Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-3-54 (Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 14-35/687-304
Karar Tarihi : 24.09.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: Nesrin ATA, Necla SÜMER ÖZDEMİR, Hatice ODABAŞ BUBA,
Ferhat BOZKAYA
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN :- Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.
Temsilcisi: Av. Çağdaş DÖNMEZ
Esenkent Mah. Deniz Feneri Sokak No:4 34776
Ümraniye/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Doğadan Gıda Ürünleri Sanayi ve Pazarlama A.Ş. ile Coca-
Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. arasında paketlenmiş bitki ve meyve çayları dağıtımına
yönelik imzalanan distribütörlük sözleşmesine bireysel muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 04.08.2014 tarih ve 4388
sayı ile giren bildirim üzerine düzenlenen 28.08.2014 tarih ve 2014-3-54/MM sayılı Menfi
Tespit/Muafiyet Raporu Rekabet Kurulunda (Kurul) görüşülmüş ve Coca-Cola İçecek
A.Ş.’nin (CCİ) tam işlevsel bir ortak girişim olup olmadığı, dosya konusu başvurunun
bildirime tabi olup olmadığı hususlarında ek bilgi ve belge talep edilmesi üzerine
hazırlanan 18.09.2014 tarih ve 2014-3-41/BN sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Coca Cola İçecek A.Ş.’nin ortak girişim olduğu,
- Coca-Cola Satış ve Dağıtım A. Ş. ile Doğadan Gıda Ürünleri San. ve Paz. A.Ş. arasında
imzalanan Ana Distribütörlük Sözleşmesinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi kapsamında olmadığı
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Taraflar
G.1.1. Doğadan Gıda Ürünleri Sanayi ve Pazarlama A.Ş. (Doğadan)
(4) Doğadan, her türlü çayın, toz ve granül dahil her türlü bitki ve meyve ile meşrubatın
üretimi, paketlenmesi, ithalat ve iharacatı konusunda faaliyet göstermektedir. Şirket,
09.10.2007 tarih ve 07-78/967-368 sayılı Kurul kararı ile The Coca-Cola Company’nin
(TCCC) tüm hisselerine sahip olduğu European Refreshments Limited (ER) tarafından
devralınarak TCCC kontrolüne geçmiştir. TCCC, TCCC’nin mülkiyet zincirinde bulunan
şirketlerin yöneticilerini atama yetkilerini kullanarak ER’yi kontrol etmektedir. Dolayısıyla
Doğadan tek başına ER ve dolayısıyla TCCC tarafından kontrol edilmektedir. Doğadan,
14-35/687-304
2 / 11
“Doğadan” markasının ve ürünler üzerinde kullanılan marka ile bağlantılı diğer fikri
mülkiyet haklarının sahibidir.
(5) TCCC’nin faaliyet alanını; çeşitli meşrubat markalarının, marka ve lisans sahipliği ile
birlikte alkolsüz içecek konsantreleri ile şurupları, bazı durumlarda da şişeleme ve
kutulama tesislerine sattığı hazır içecekleri ve ayrıca yetkili toptan satıcılara ve perakende
satıcılara sattığı fıçıda alkolsüz içecek şurupları üretmek oluşturmaktadır.
G.1.2. Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. (CCSD)
(6) Ticari içecek pazarında ürünlerin satış, dağıtım ve pazarlaması konusunda faaliyet
gösteren CCSD hisselerinin %99,6’sı 2002 yılında Coca-Cola İçecek A.Ş. (CCİ)
tarafından devralınmış ve böylece şirket CCİ’nin kontrolüne girmiştir. Mevcut durumda
CCSD, CCİ ve Doğadan ürün portföyünün satış ve dağıtımını yapmaktadır.
(7) CCİ’nin faaliyeti esas olarak TCCC markalarından oluşan gazlı ve gazsız alkolsüz
içeceklerin üretim, satış ve dağıtımından oluşmaktadır. Şirket, ortağı konumunda bulunan
TCCC ile imzaladığı şişeleme ve dağıtım sözleşmeleri neticesinde TCCC adına tescilli
Coca-Cola, Coca-Cola Zero, Coca-Cola light, Fanta, Sprite, Cappy, Sen Sun, Powerade,
Burn, Gladiator ve Fuse Tea markalı içeceklerin TCCC’nin onayladığı ambalajlarda
Türkiye’de üretim, satış ve dağıtımında tek yetkilidir. CCİ’nin TCCC ile imzaladığı söz
konusu şişeleme ve dağıtım sözleşmelerinin süresi, 30 Haziran 2016 tarihinde sona
erecektir.
(8) Halihazırda CCİ’nin hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmiştir.
Tablo 1: CCİ’nin Hissedarlık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı(%)
Anadolu Efes Biracılık ve Malt Sanayi A.Ş. (…..)
The Coca-Cola Export Corporation (…..)
Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. (…..)
Özgörkey Holding A.Ş. (…..)
Halka Açık (…..)
TOPLAM 100,00
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(9) Mevcut dosya bakımından ilgili ürün pazarı “paketlenmiş bitki ve meyve çayları pazarı”
olarak tanımlanmıştır.
G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(10) İlgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak saptanmıştır.
G.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
G.3.1. Küresel Çapta Coca-Cola Sistemi
(11) Amerika menşeili The Coca Cola Company (TCCC), kurduğu yerel ölçekte faaliyet
gösteren ancak küresel bir sistem olan Coca-Cola sistemi ile çalışmaktadır. Bu
kapsamda, TCCC ürünlerinin perakendecilere arzı, birbiriyle bağlantılı iki etkinlik sonucu
gerçekleşmektedir: Marka sahipliği ve şişeleme. Marka sahibi olarak TCCC, içecek
markalarını yaratmakta ve bunların tanıtımını yapmakta, bu içeceklerin konsantrelerinin
arzını sağlamakta ve yerel şişeleyicileri, içeceklerin hazırlanması, paketlenmesi,
pazarlanması, dağıtımı ve satışı konularında yetkilendirmektedir. Dosya içeriğinden, bu
anlamda tüketici talebinin yaratılması, marka sahibi olarak TCCC’nin stratejisi iken, bu
talebi karşılama görevinin anchor bottler olarak nitelendirilen şişeleyicilerin olduğu
14-35/687-304
3 / 11
anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, marka haklarını koruma açısından, şişeleyicilerinin
hammaddeyi TCCC’den temin etmesi, diğer hammadde ve şişeleme ile ilgili diğer teknik
hususlar için de TCCC’den onay alması gerekmektedir.
G.3.2. Türkiye’de Coca-Cola Sistemi
(12) 1988 yılında Türkiye pazarında üretime başlayan TCCC, 1996 yılına kadar iki üretim ve
iki dağıtım şirketi ile faaliyetini sürdürmüştür. 1996 yılında üretim ve dağıtım şirketlerinin
%33,3’ünü satın alan Anadolu Grubu ile ortak girişim kurmuştur. 1998 yılındaki ikinci
yapısal değişiklikle, Özgörkey Grubu, üretim ve iki dağıtım şirketiyle ortak girişime
katılmıştır. Böylece ortak girişim üç üretim, dört dağıtım şirketine sahip olmuştur. 2000
yılındaki yeniden yapılanmada ise, üretim ve dağıtım şirketleri birer üretim ve dağıtım
şirketi çatısı altında toplanmıştır: Üretim faaliyetinde bulunan CCİ ve dağıtım şirketi Coca-
Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. (CCSD). 2002 yılında CCİ, CCSD’nin %99,6’sını satın
almıştır1. CCİ hisselerinin %33,37’sinin halka arzı işlemine izin verilmesiyle, CCİ’nin halen
bir ortak girişim niteliğinde olduğu, ancak işlem sonrası ortak kontrolünün Anadolu Grubu
ve Coca-Cola Grubu arasında kaldığı tespit edilmiştir2. Sonraki Kurul kararlarında CCİ ile
TCCC ayrı teşebbüsler olarak değerlendirilmiştir3. Tarafların kendi aralarındaki
sözleşmelerde de, CCİ, TCCC ile Anadolu Efes’in ortak bir ortak girişim olarak kabul
edilmiştir.
(13) Türkiye’de de TCCC veya iştiraklerine ait olan ürünlerin marka mülkiyeti faaliyetleri ve
şişeleme faaliyetleri ayrı ayrı yürütülmektedir. Türkiye'de, marka mülkiyeti faaliyetleri;
Coca-Cola Meşrubat Pazarlama Danışmanlık Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Coca Cola
Meşrubat); şişeleme, satış ve dağıtım faaliyetleri ise CCİ ve CCSD tarafından
yürütülmektedir. Coca Cola Meşrubat’ın tüm sermayesi TCCC'nin iştiraki olan
Refreshment Products Services Inc'e aittir. TCCC veya iştiraklerine ait olan ürünlerin
marka mülkiyeti faaliyetleri ile marka imajı ve pazarlama (reklam, sponsorluk gibi),
araştırma ve geliştirme faaliyetlerini TCCC ve Coca Cola Meşrubat yürütmektedir. Bu
amaçla, televizyon, radyo, sinema ve gazetelerdeki reklam faaliyetlerini yürütmekte ve
müzik spor etkinliklerinde de reklam destekçisi olmaktadır. İçecek konsantresinin CCİ'ye
tedariki de Coca Cola Meşrubat tarafından yapılmaktadır.
(14) Bununla birlikte, CCİ, şişeleme ve üretim için gereken personel alımını doğrudan kendisi
gerçekleştirmektedir ve tüm fabrika ve üretim hatları üzerinde mülkiyet hakkı sahibidir.
Ayrıca CCİ’nin ürettiği ürünlerin satış ve dağıtım faaliyetleri CCİ’nin iştiraki konumunda
olan CCSD tarafından yürütülmektedir. Bunun yanında, tüketici profiline bağlı olarak satış
noktası bazında yapılan promosyonlar ile bölgesel promosyonlar gibi küçük çaplı
promosyon faaliyetleri de satış ve dağıtım faaliyetleri kapsamında yine CCSD tarafından
yapılmaktadır.
(15) Bu çerçevede, Türkiye’de TCCC ile CCİ arasındaki ilişki incelendiğinde, CCİ’nin, küresel
Coca Cola sistemine paralel şekilde know howı TCCC’ye ait olan meyve özütlerini,
münhasıran TCCC’den tedarik etmesinin gerektiği görülmektedir. Bu nedenle CCİ
Şişeleme Sözleşmesi gereğince, doğrudan pazardan meyve püresi ve meyve suyu
konsantresi alamamaktadır ve üretimde kullandığı diğer hammaddeleri, TCCC’nin teknik
olarak onayladığı hammadde tedarikçilerinden temin etmektedir. Dosya içeriği bilgilerden
CCİ’nin, TCCC markalı ekipmanları TCCC ürünleri dışında ürünlerin dağıtılması için
kullanamayacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde,
CCİ’nin faaliyet alanının TCCC markalarıyla sınırlı olduğu, TCCC ile CCİ ve hatta Anadolu
1 13.05.2004 tarih ve 04-34/398-100 sayılı Kurulu kararı.
2 13.05.2004 tarih ve 04-34/398-100 sayılı Kurul kararı.
3 08.07.2010 tarih ve 10-49/899-313 sayılı, 12.09.2013 tarih ve 13-52/737-309 sayılı Kurul kararları.
14-35/687-304
4 / 11
Grubu arasında bir münhasırlık ilişkisinin olduğu kanaati oluşmuştur.
G.3.3. Coca Cola İçecek A.Ş.’nin Niteliği
(16) Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in
(2010/4 sayılı Tebliğ) “5. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde”, bir ortak girişimin 2010/4
sayılı Tebliğ kapsamında bir devralma olarak değerlendirilebilmesi için “ortak kontrol” ve
“tam işlevsellik (bağımsız iktisadi varlık)” koşullarını taşıması gerekmektedir.
G.3.3.1. CCİ’nin Ortak Kontrol Bakımından Değerlendirilmesi
(17) Ortak kontrol kavramı, Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında
Kılavuz’un (Kılavuz) 48. paragrafında; “İki ya da daha fazla teşebbüs ya da kişi başka bir
teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama imkânına sahipse ortak kontrolden söz
edilecektir. Bu anlamda belirleyici etki bir teşebbüsün stratejik ticari davranışlarını
belirleyen eylemleri engelleme yetkisi anlamına gelir. Belirli bir hissedara bir teşebbüste
stratejik kararları belirleme yetkisi veren tek kontrolün aksine, ortak kontrolün özelliği iki
ya da daha fazla ana şirketin önerilen stratejik kararları reddetme yetkisinden
kaynaklanan kilitleme olasılığıdır. Ortak kontrole sahip hissedarlar ortak girişimin ticari
politikasına karar verirken ortak bir anlayışa sahip olmak ve işbirliği yapmak zorundadır.
Hissedarlar (ana şirketler) kontrol edilen teşebbüsle (ortak girişim) ilgili önemli kararlarda
mutabakata varmak zorundaysa ortak kontrol söz konusudur” şeklinde yer almaktadır.
(18) CCİ’nin ana sözleşmesine göre (6. ve 7. maddeler) şirket esas sermayesi A, B ve C
grubu hisselere ayrılmıştır. A ve B grubu hisseler nama yazılı ve imtiyaz sahibi hisse
olarak düzenlenirken, C grubu hisseler hamile yazılı hisse olarak düzenlenmiş ve bu
hisselere herhangi bir imtiyaz tanınmamıştır. A grubu hisseler Anadolu Grubuna ve B
grubu hisselerin TCCC’ye aittir. Şirket ana sözleşmesinin
- 8.1. maddesine göre şirketin idaresi genel kurul tarafından seçilen 12 yönetim kurulu
üyesi tarafından yürütülecektir. Yönetim kurulunun yedi üyesi A grubu payların çoğunluğu
tarafından gösterilen adaylar arasından, bir üyesi B grubu payların çoğunluğu tarafından
gösterilen adaylar arasından ve dört üyesi de herhangi bir pay sahibi tarafından gösterilen
adaylar arasından seçilecektir.
- 8.3.1 ve 8.3.2 maddesine göre yönetim kurulu en az 7 üyenin hazır bulunmasıyla
toplanacak, olağan işlerde Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre hazır bulunan
oyların salt çoğunluğu ile karar alınabilecektir.
- 8.3.3. maddesine göre yine ana sözleşmenin 8.3.5. maddesinde yer alan “önemli
kararlar” için B grubu hissedarları temsil eden yönetim kurulu üyesinin olumlu oyu
aranacaktır. İlgili hükümde; ana sözleşme değişikliği, şirket çıkarılmış sermayesinin
artırımı veya azaltılması, işletme konusunda önemli eklemeler, eksiltmeler ve
değişikliklerin yapılması, şirketin feshi ve bir başka şirketi devralması, kar dağıtımı
konuları önemli kararlar arasında sayılmaktadır.
- 8.4.2. maddesine göre yönetim kurulu, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi
için, A grubu hissedarların çoğunluğu tarafından yönetim kuruluna aday gösterilerek
seçilmiş bulunan üyelerce gösterilen adaylar arasından seçilecek bir murahhas aza
atayacaktır. Murahhas azanın başlıca görevleri; yönetim kurulu kararlarını uygulamak,
şirket iş planlarını hazırlamak ve yönetmek, iş planları kapsamında olmayan yatırımlarla
ilgili önerilerde bulunmak, şirketin mali durumu ve faaliyetleri hakkında yönetim kuruluna
periyodik raporlar vermek ve şirket ile diğer tarafta şirketin sermayesinin %5 veya
fazlasını temsil eden paylara sahip pay sahipleri veya şirketin sermayesinin %5 veya
14-35/687-304
5 / 11
fazlasını temsil eden paylara sahip pay sahiplerinin bağlı kuruluşları arasındaki
sözleşmeler için tavsiyelerde bulunmak ve bu sözleşmeleri hazırlamaktır.
- 8.4.4. maddesine göre murahhas azanın azli ise belli koşullar altında yönetim kurulu
üyelerinden herhangi birince talep edilebilecektir ve nihayet murahhas azanın azline
yönetim kurulu karar verecektir.
- 10. (c ve d) maddesine göre olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında A ve B
grubu dahil olmak üzere, her pay sahibinin 1 oy hakkı bulunmaktadır. Genel kurul karar
nisabı ise TTK hükümlerine göre belirlenir. Ancak 8.3.5. maddede belirtilen türden önemli
kararların alınabilmesi, A ve B grubu pay sahiplerinin ayrı ayrı en az %80’inin toplantıda
hazır bulunması ve olumlu oy kullanmasını gerektirir.
- “Çözümlenemeyen anlaşmazlık (deadlock)” başlıklı 16.1. maddesine göre A ve B gubu
pay sahiplerinin çabalarına rağmen 8.3.5.’te belirtilen türden önemli kararlar ile ilgili
hususlarda 2 ay ve daha uzun süre çözüme varılamamış olması durumunda, A ve B
grubu pay sahiplerinin yazılı olarak yetkilendirdikleri kişiler çözüm için bir araya gelecek;
bu girişime rağmen çözümsüzlük hali devam edecek olursa pay sahipleri diğer grup pay
sahiplerine yönelen satın alma ihbarında bulunabilecektir. Satın alma bedelinin ne şekilde
belirleneceğine ilişkin ilgili maddeler incelendiğinde ise, satış bedelinin şirketin borsa
değeri veya borsa değerinin gerçek değerinden düşük olması halinde kura ile atanan
bağımsız şirketin belirleyeceği bedel gibi araçlarla objektif şekilde tespit edileceği
anlaşılmaktadır.
(19) Ayrıca, sözleşmenin 16.2. maddesi ile B grubu pay sahiplerine “satın alma ihbarı”nda
bulunma hakkı getirilmiştir. Buna göre;
... (c) A ve B grubu paylara sahip pay sahipleri arasında imzalanmış olan
Protokol’ün veya A ve B grubu paylara sahip pay sahipleri arasında imzalanacak
olan ve taraflarınca anılan Protokol4 ile ilgili olduğu belirtilen diğer herhangi bir
sözleşmenin A grubu paylara sahip pay sahipleri tarafından ihlalinin ortaya çıkması
ve bu ihlalin giderilmesinin yazılı olarak istenmesini takip eden 180 gün içinde
giderilememesi,
... (e) A grubu paylara sahip pay sahiplerinin herhangi birinin kontrolünde doğrudan
veya dolaylı bir değişiklik olması veya A grubu paylara sahip pay sahiplerinden
herhangi birinin mülkiyetinin TCCC’nin bir rakibinin eline geçmiş olması ... veya A
grubu paylara sahip pay sahiplerinin veya bu pay sahiplerinden herhangi birinin
Bağlı Kuruluşunun TCCC’nin rakibi olan herhangi bir şirket ile imzalanmış şişeleme
veya benzer bir anlaşmaya taraf olması ve/veya
(f) Şirket ile TCCC ve The Coca Cola Export Corporation (TCCEC) arasında
akdedilen herhangi bir Şişeleyici Sözleşmesinin5 sona ermiş olmasından itibaren
60 (altmış) günü aşan bir süre içinde yenilenmemesi veya böyle bir Şişeleyici
Sözleşmesinin feshedilmesi hallerinden biri vuku bulduğu takdirde
A grubu paylara sahip pay sahiplerine satın alma ihbarı gönderilecektir. Satın alma
bedelinin ne şekilde belirleneceğine ilişkin Sözleşmenin ilgili maddeleri (16.2 A (i) ve 16.2.
C maddeleri) incelendiğinde ise, satış bedelinin şirketin borsa değeri veya borsa
değerinin gerçek değerinden düşük olması halinde kura ile atanan bağımsız şirketin
belirleyeceği bedel gibi araçlarla objektif şekilde tespit edileceği anlaşılmaktadır. CCİ’nin
kuruluş amacı her türlü alkolsüz içeceğin6 üretimi, paketlenmesi ve doldurulması ile ilgili
4 (…..)
5 (…..)
6 Her türlü gazlı gazsız içecekler, meyve ve sebze suları, maden ve içme suları, doğal mineralli sular, doğal kaynak suları, meyveli
14-35/687-304
6 / 11
tesislerin kurulması, işletilmesi ve bunların depolama, satış ve dağıtım alanlarında faaliyet
göstermek olsa da, CCİ’den ziyade Anadolu Grubunun her türlü bağlı kuruluşunun
TCCC’ye rakip herhangi bir şirket ile doğrudan ya da dolaylı olarak işbirliği içerisine
giremeyeceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Aksi halde, Anadolu Grubu CCİ’deki hisselerini
satın almak üzerine TCCC’nin bir nevi rüçhan hakkı bulunmaktadır.
(20) CCİ’nin kontrol yapısının anlaşılması için, yukarıda alıntılanan ana sözleşme
hükümlerinin Kılavuz bağlamında irdelenmesi gerekmektedir.
(21) Kılavuz’un 51. paragrafında pay sahibi iki teşebbüsün üçüncü bir teşebbüs üzerinde
belirleyici etki uygulama imkanına sahip olduğu durumda ortak kontrolün varlığından söz
edilebileceği; bu şekilde ortak kontrolü sağlayan aracın ise muhakkak oy haklarında ya
da karar alma organlarında eşitlik şeklinde ortaya çıkmasının gerekmediği, azınlık
hissedarlarının ortak girişimin stratejik ticari davranışı konusunda kararları veto etmelerini
sağlayan hakların da ortak kontrole imkan vereceği ifadeleri yer almaktadır. Ayrıca
Kılavuz’un 53. paragrafında ortak kontrolü sağlayan veto haklarının tipik olarak bütçe,
işletme planı, önemli yatırımlar ya da üst yönetimin atanması gibi kararları içerdiği; ancak
ortak kontrol konusu teşebbüsün günlük işleyişinde belirleyici olma hakkının
aranmayacağı belirtilmektedir.
(22) CCİ ana sözleşmesinin ilgili hükümleri incelendiğinde, B grubu hissedarlar (TCCC) için
sağlanan veto haklarının, ortak girişimin işletme politikası hakkındaki stratejik kararlarla
ilgili olmasından ziyade, yatırımcıların finansal çıkarlarının korunması için azınlık
hissedarlarına verilen olağan veto hakları olarak ortaya çıktığı söylenebilir.
(23) Azınlık konumunda bulunan TCCC’nin, iş planının hazırlanması ve yürütülmesinden
sorumlu olan murahhas azanın azlini isteyebilmesi, alkolsüz içecekler alanında sahip
olduğu marka değeri, tek hammadde sağlayıcısı olma özelliği ve yukarıda belirtilen
sözleşme hükümleri çerçevesinde CCİ’ye yalnızca TCCC markaları ile iştigal etme
şeklinde getirdiği yükümlülük, azınlık hisselerine rağmen CCİ üzerinde kontrol gücünün
olduğunu göstermektedir.
(24) Anadolu Grubunun ise özellikle ürün farklılaştırmasının gerek pazar gerekse TCCC için
önem kazandığı bir alanda, sahip olduğu yerel know how ve deneyimi, hisseleri
vasıtasıyla operasyonel ve stratejik kararlarda belirleyici etkisi, CCİ’nin üzerinde kontrol
gücü olduğunu gösterecek yeterliktedir. Dolayısıyla, her iki tarafın da sözleşmeyi
yürütmek üzere ortak çıkarlarının ve motivasyonlarının olduğu ve CCİ üzerinde ortak
kontrol sağladıkları kanaatine varılmıştır.
G.3.3.2. CCİ’nin Tam İşlevsellik (Bağımsız İktisadi Varlık) Bakımından
Değerlendirilmesi
(25) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde “bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerinin kalıcı
olarak yerine getirilmesi” bir devralma işlemi sayılmıştır. Tam işlevsel ortak girişim olarak
kabul edilen bu işlemler açısından, Kılavuz’un 80. paragrafında tam işlevselliğin
operasyonel bağımsızlık gerektirdiği ifade edilmektedir. Kılavuz’da belirtildiği üzere; tam
işlevsellik ile ilgili değerlendirmelerde ortak girişimin, bağımsız olarak faaliyet göstermek
üzere yeterli kaynaklara sahip olması, ana şirketlerin belirli bir işlevi ötesinde faaliyet
göstermesi, satış ve satın alma ilişkilerinde ana şirketlere bağımlı olmaması ve kalıcı
olarak faaliyet gösterme gibi kriterlerin karşılanması aranmaktadır.
(26) Tam işlevsellik esas olarak, bir ortak girişimin aynı pazarda faaliyet gösteren diğer
teşebbüslerin normalde yerine getirdikleri fonksiyonları yerine getirerek pazarda faaliyet
göstermesi gerektiği anlamına gelmektedir. Kılavuz’un 82. paragrafında belirtildiği üzere,
doğal mineralli gazlı içecekler, aromalı doğal mineralli gazlı içecekler, işlenmiş sular, her türlü çay, bitki çayları, her türlü kahve, kakao
veya çikolata bazlı içecekler ile ayran, yoğurtlu içecekler, süt ve süt bazlı her türlü içecek dahil olmak üzere.
14-35/687-304
7 / 11
ortak girişimin bunu gerçekleştirebilmesi için, ortak girişim anlaşmasında öngörülen
alandaki işlerini kalıcı olarak yürütmek üzere, günlük faaliyetleriyle ilgilenen bir yönetime
sahip olması, örneğin mali anlamda ve personel anlamında yeterli kaynaklara ve (maddi
ve gayri maddi) varlıklara erişim sağlayabilmesi gereklidir.
(27) Dosya içeriği bilgilerden, CCİ’nin bağımsız olarak faaliyet göstermek, faaliyetleri ile ilgili
yatırımlarını sürdürebilmek ve finanse edebilmek için yeterli kaynağının mevcut olduğu
(arsa, bina ve makine tesisleri) anlaşılmıştır. CCİ, sahip olduğu dağıtım ağının yanı sıra,
satış noktaları ve bayileri ile kurduğu ticari ilişkilerini ortaklarından bağımsız olarak da
yürütmesi sonucunda, tek başına faaliyet gösterebileceği bir müşteri ve bayi portföyüne
sahiptir.
(28) Şirketin esas sözleşmesi de, şirketin sözleşmede öngörülen alandaki işlerin kalıcı olarak
yürütülmek üzere, günlük faaliyetleriyle ilgilenen bir yönetime sahip olduğu, örneğin mali
anlamda ve personel anlamında yeterli kaynaklara ve (maddi ve gayri maddi) varlıklara
erişim sağlayabilme yeteneğinin olduğunu ortaya koymaktadır.
(29) CCİ yalnızca ana şirketlerin belirli bir işlevini yerine getirmemektedir. Zira CCİ,
konsantresini temin ettiği TCCC markalarının üretim, şişeleme, satış, pazarlama ve
dağıtım faaliyetlerini yürütmekte olup, salt bir satış acenteliği fonksiyonundan öte
niteliktedir. Kaldı ki, gıda sektöründe, çok sayıdaki perakende noktasına erişim
sağlayabilecek kapasitede bir satış ve dağıtım kanalının kurulması/işletilmesi yönündeki
faaliyetlerin bile azımsanacak kadar etkisiz bir işleve sahip olduğu söylenemeyecektir.
(30) Ortak girişimin ana şirketlerinden yaptığı alımların değerlendirilmesinde, ortak girişimin
ilgili ürünlere sağladığı katma değer önemlidir. Konsantrenin üretim sürecindeki kullanım
oranı, sadece Coca Cola markasının kilit önemini göz ardı etmekle kalmamakta, aynı
zamanda pazarlama, satış ve dağıtım aşamalarında sağlanan katma değer ile söz
konusu aşamalarda özellikle kıtalar arası çapta faaliyet gösteren TCCC gibi bir şirket için
sağlanan yerel düzeyde pazarın dinamikleri, talebin niteliği, risk ve fırsatları gibi
unsurlarda önemli derecede deneyim ve know howın değerini de hesaba katmamaktadır.
Dolayısıyla, CCİ tarafından TCCC’den alınan konsantrelere sağlanan katma değer, her
ne kadar ürünlerin üretim sürecindeki kullanım oranı (maliyet veya miktar bazında) ile
objektif olarak ölçülemeyecek olsa da, yukarıda sayılan unsurlar çerçevesinde, söz
konusu katma değerin önemli seviyede olduğu açıktır.
(31) CCİ’nin TCCC’den yaptığı hammadde alımları, olağan ve serbest piyasa koşullarına
uygun olarak gerçekleşmektedir. CCİ’nin halka açık bir şirket olması ve sermaye piyasası
ve vergi mevzuatı kapsamındaki yükümlülükleri nedeniyle TCCC tarafından CCİ’ye
yapılan satışlarda piyasa koşulları (örneğin düşük fiyatlı) dışında bir işlem söz konusu
değildir.
(32) Dosya içeriğinde yer alan bilgilerden, CCİ’nin, satış ve satın alma ilişkilerinde ana
şirketlere bağımlı olmadığı, herhangi bir şekilde Coca-Cola markalı ürünlerin üretimine
son verilmesi durumunda sahip olduğu tesislerin, potansiyel ticari faaliyetlerde ciddi bir
değer kaybı olmaksızın kullanılabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. TCCC markalarının
üretimine son verilmesi halinde CCİ’nin sahip olduğu tüm tesisler ve diğer varlıklar
Anadolu Grubunun elinden çıkarılacaktır. Bu durumda TCCC’nin kullanacağı rüçhan
hakkının göz ardı edildiği kanaati oluşmuştur.
(33) Bununla birlikte, Anadolu Grubunun halihazırda alkollü içecek pazarında lider olarak
faaliyet gösterdiği, bu pazarda sahip olduğu markalar ile sadece yurt içinde değil, yurt
dışında da önemli derecede rekabet pozisyonu yakaladığı bilinmektedir. Dosya içeriği
bilgiler dikkate alındığında TCCC ile işbirliğinin sonlandırılması ve CCİ’de sahip olduğu
hisselerini satması halinde bile, Anadolu Grubu gibi bir teşebbüs için alkollü/alkolsüz
14-35/687-304
8 / 11
içecek pazarında gerek kendi markasıyla, gerek TCCC’nin rakipleriyle işbirliği yoluyla
faaliyet göstermesinin mümkün olduğu anlaşılmıştır.
(34) Ayrıca, CCİ’nin TCCC’ye bağımlı olup olmadığını değerlendirirken, TCCC markalarının
ilgili pazarlardaki konumu da yol gösterici niteliktedir. Nitekim TCCC, Coca Cola
markasıyla kolalı içecekler pazarında lider konumdayken, diğer segmentler/pazarlar için
aynı durum söz konusu olmayabilmektedir. Dosya içeriğinde yer alan Türkiye’de alkolsüz
içecek alt segmentlerinde TCCC markalarının sahip olduğu pazar payları verilerinden,
CCSD’nin her pazarda lider konumda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bilgilere göre;
kolalı içecekler pazarında CCSD % (…..) civarında pazar payına sahipken, aromalı gazoz
pazarında ise %(…..)’ın üzerindeki pazar payıyla lider konumdadır. Bahsi geçen pazarda
(…..)%(…..) pazar payıyla ikinci konumdadır. Diğer teşebbüslerin pazar paylarının en
fazla %(…..)’ler civarında olduğu görülmektedir. Çok sayıda aktörün faaliyet gösterdiği bir
pazar olan “meyve suyu, nektarı ve meyveli içecekler” pazarında CCSD %(…..) ile pazar
lideridir. Pazarda (…..) %(…..) ile ikinci konumdadır. Ancak bu pazarda, rakipler ile
CCSD’nin pazardaki konumlarının birbirlerine yakınlığı dikkat çekicidir. CCSD sporcu
içeceği pazarında ise lider pozisyonunda faaliyet göstermektedir.
(35) Buna karşın, sade gazozlara yönelik yapılan analizde (…..)’nun bu pazarda lider olduğu,
CCSD ve (…..)’in ise sırasıyla 2. ve 3. sırayı paylaştıkları görülmektedir. Pazarda dikkat
çekici husus (…..)’ın pazar payındaki artış ve CCSD ve (…..)’deki düşüştür. Dahası,
görece rekabetçi bir yapı sergileyen paketlenmiş su pazarında (…..) lider konumundadır.
CCSD 2013 yılında %(…..) pazar payı ile söz konusu teşebbüsü takip etmektedir. Buzlu
çay pazarında ise (…..) lider konumda iken CCSD pazarda ikinci durumdadır. Pazara
2013 yılında giren (…..) ise pazar payını hızla yükselterek %(…..)’lik bir büyüklüğe
ulaşmıştır. Diğer üreticilerin belli bir büyüklüğe ulaştığı enerji içecekleri pazarında (…..)
son birkaç yılda pazar payı kaybetmesine karşın halen liderdir.
(36) Paketlenmiş bitki ve meyve çayları pazarında %(…..) pazar payı ile Doğadan hacim/adet
bazında pazar payı bakımından lider konumdadır. Doğadan’ı %(…..) pazar payı ile (…..)
ve %(…..) pazar payı ile (…..)’ın takip ettiği ve bu teşebbüslerin pazarın %(…..)’inden
fazlasına sahip olduğu bilinmektedir. Pazarın diğer oyuncuları ise private label (özel
markalı ürün) ile faaliyet göstermektedir.
(37) Diğer yandan, Türkiye’de ilgili pazarların miktar ve ciro bazında göreceli büyüklükleri
dikkate alındığında ise gazlı içecek pazarının içecek pazarındaki payının, satış miktarına
göre %(…..), ciroya göre %(…..) olduğu dosya içeriği verilerden anlaşılmaktadır. Bu
veriler ışığında, TCCC markalarının Anadolu grubu için tek alternatif olmadığı, TCCC ile
işbirliğinin bozulması halinde Anadolu grubunun kolalı içecekler pazarında faaliyet
göstermek üzere kapasite ve imkanlarının olduğu, bunun yanı sıra, gazlı içecek pazarı
kadar diğer içecek pazarlarında da benzer kapasitede faaliyet gösterilebileceği sonucuna
ulaşılmaktadır.
(38) Öte yandan, yalnız TCCC ürünlerinin üretim-satış-dağıtımına yönelik münhasırlık şartı
olmadığı halde dahi, bir şirketin Coca-Cola gibi bir markayla üretim, satış ve dağıtım
anlaşması varken rasyonel olarak operasyonel gücünün bir kısmını başka markalara
ayırmayı tercih etmeyebileceği, diğer bir deyişle, Coca Cola dışında bir markanın satış ve
dağıtımını yapma arayışına girmeyebileceği imkan dahilindedir.
(39) Sonuç olarak, her ne kadar halihazırda CCİ’nin faaliyetleri yalnız TCCC markaları ile
sınırlı olsa da, Anadolu grubunun TCCC dışında markalarla faaliyet gösterme potansiyeli
mevcuttur. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, CCİ’nin satış ve satın alma ilişkilerinde
ana şirketlere bağımlı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
(40) Kılavuz’a göre, ortak girişimin tam işlevsel olabilmesi için kalıcı olarak faaliyet göstermesi
hedeflenmelidir. CCİ ana sözleşmesinde CCİ, sınırsız bir süre ile kurulmuştur. CCİ’nin
14-35/687-304
9 / 11
faaliyetlerinde girdi olarak kullandığı konsantrenin temin durumuna bakılacak olursa,
TCCC ile CCİ arasında ilk olarak (…..) yılında altı yıllığına bir Şişeleme Sözleşmesi
imzalanmış, daha sonra ise sözleşme (…..) daha uzatılmıştır. Bu sözleşme (…..) kadar
geçerlidir. Diğer yandan, yukarıda da değinildiği gibi, CCİ’nin faaliyetleri, bu faaliyetler için
katlanılan maliyetler ve faaliyetlerden sağlanan gelirler vb. unsurlar açısından, tarafların
aralarındaki sözleşmeyi sonlandırmamak üzere kurulduğu kanaati oluşmuştur.
(41) Yukarıdaki tüm bilgi ve değerlendirmeler kapsamında CCİ’nin TCCC ve Anadolu
Grubunun kontrolünde bir ortak girişim niteliğini haiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.4. Başvurunun Bildirime Tabi Olup Olmadığının Değerlendirilmesi
(42) Bir ortak girişimin tam işlevsel bir teşebbüs olabilmesi için “operasyonel bakımdan iktisadi
bağımsızlığa sahip olması” gerekmekte olup bu durum stratejik kararların alınmasında da
ana teşebbüslerden bağımsız hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Aksi bir
değerlendirmede, ortak kontrol edilen bir teşebbüs hiçbir zaman tam işlevsel bir ortak
girişim olarak nitelendirilemeyecek ve dolayısıyla 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin
üçüncü fıkrasında belirtilen şart hiçbir zaman yerine getirilemeyecektir. Bu nedenle tam
işlevsellik kriterinin sağlanabilmesi için ortak girişimin operasyonel bakımdan bağımsız
olması yeterlidir. Dolayısıyla, bir şirket ortak girişim niteliği taşısa dahi, o şirketi kontrol
eden ana şirketlerin ortak girişimlerinin piyasadaki fiyat, rekabet, satış vs. gibi
politikalarının da dahil olduğu stratejik kararlarını verebilmesi imkan dahilindedir.
(43) Diğer taraftan, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin konusu teşebbüsler arası
anlaşmalarla sınırlandırılmıştır. 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde ise teşebbüs,
“piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız
karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak
tanımlanmıştır.
(44) Bu tanımlar ışığında, CCİ tam işlevsel bir ortak girişim olarak kabul edilse dahi, “CCİ ile
TCCC” ve “CCİ ile Anadolu Grubu” arasında çıkar birliği bulunmaktadır. Nitekim söz
konusu ana şirketler ortak girişimin faaliyetlerinden kar/zarar elde etmekte veya ortak
girişimin stratejik kararlarını belirlemede kontrol sahibi olmaktadırlar. Bu çerçevede,
mevcut dosya kapsamında TCCC’nin doğrudan sahibi olduğu Doğadan ile ortak girişimi
CCİ aracılığıyla sahip olduğu paketlenmiş bitki ve meyve çayları arasında bir rekabetten
söz edilemeyecektir. Bitki ve meyve çayları pazarında gerçek anlamda ancak üçüncü
taraflara karşı rekabet etmektedirler. Dolayısıyla, “mevcut dosya konusu kapsamında”
TCCC ile CCİ’nin bir ekonomik bütünlük teşkil ettiği, bahsi geçen “paketlenmiş bitki ve
meyve çayı” dağıtımına ilişkin olarak imzalanan satış-dağıtım sözleşmesinin 4. madde
kapsamında teşebbüsler arası bir anlaşma sayılamayacağı, bu sebeple 4. madde
kapsamında bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
14-35/687-304
10 / 11
H. SONUÇ
(45) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Coca-Cola Satış ve Dağıtım A. Ş. ile Doğadan Gıda Ürünleri San. ve Paz. A.Ş. arasında
“paketlenmiş bitki ve meyve çayı” dağıtımına ilişkin olarak imzalanan Ana Distribütörlük
Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığına OYÇOKLUĞU
ile karar verilmiştir.
24.09.2014 tarihli ve 14-35/687-304 sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurumumuz kayıtlarına 04.08.2014 gün ve 4388 sayı ile giren, Doğadan Gıda Ürünleri
Sanayi ve Pazarlama A.Ş.(DOĞADAN) ile Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. (CCSD)
arasında paketlenmiş bitki ve meyve çayları alım satımı ve yeniden satımı amacına
yönelik imzalanacak olan Ana Distribütörlük Sözleşmesi’ne bireysel muafiyet tanınması
talebi İle yapılan başvuru sonucunda, Kurulumuz mezkûr kararı ile adı geçen teşebbüsler
arasındaki bu sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’un 4.maddesi kapsamında olmadığına
karar vermiş olduğundan, çoğunluk kararının aksi yönünde düşüncede olduğumuzdan
karara katılmama gerekçelerimizi aşağıda belirteceğiz.
CCSD ile DOĞADAN arasında yapılan distribütörlük sözleşmesi için başvuran tarafından
istenilen menfi tespit veya bireysel muafiyet tanınmasıdır. Sözleşmede öngörülen,
belirlenen ürünlerin yeniden satışı için CCSD’nin tek münhasır distribütör olarak atanması
nedeniyle, sözleşme dikey bir anlaşmadır. Anlaşma ile DOĞADAN sözleşme yürürlükte
olduğu sürece ürünleri bölgede dağıtmak veya satmaktan veya dağıtımı ve satışı için
üçüncü kişileri yetkilendirmekten kaçınmayı taahhüt etmektedir. Bunun dışında CCSD’ye
de yüklenen birtakım edimler bulunmaktadır. Örneğin ürünleri sözleşmede tanımlanan
bölge dışına satmamak, ürünleri doğrudan veya belirli alt distribütörlere satmak gibi
edimler bulunmaktadır. Bildirim konusu Sözleşmenin DOĞADAN’a getirilen tek alıcıya
sağlama, CCSD’ye getirilen rekabet etmeme yükümlülükleri ile azami ve tavsiye satış
fiyatı belirleme hükmü nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti
sınırlayan hükümler içerdiği görülmüştür.
Öte yandan CCSD ile DOĞADAN arasında birtakım organik bağlar nedeniyle, aradaki
bağı kuran Coco-Cola İçecek A.Ş’nin (CCİ) ortak girişimi kuran teşebbüslerden bağımsız
olarak hareket etmesi (satış ve satın alma ilişkilerinde ana şirketlere bağımlı olunmaması-
tam işlevsellik) ve ortak girişimin kalıcı olması şartlarını taşımadığı ileri sürülebilirse de,
bu ortak girişimin temel tanımına ters düşer. Bu nedenlerle CCİ’nin TCCC (The Coco
Cola Company) ve Anadolu Gurubunun kontrolünde bir ortak kontrol olduğu
tartışmasızdır. Tarafımızdan teşebbüsler arasında diğer üst teşebbüsler nedeniyle
ekonomik bütünlük olduğu bu nedenle sözleşmenin 4.maddesine girmediği görüşü kabul
14-35/687-304
11 / 11
görmemiştir. Bu Rekabet Kurulunda bir içtihat değişikliğidir. Bundan böyle teşebbüsler
4.maddeyi aşma adına aralarında dolaylı bağlar olan teşebbüsler bu tip yöntemler
deneyebilirler. Bir başka anlatımla CCİ, TCCC ile Anadolu gurubu arasında oluşturulan
bir ortak girişim olup, TCCC ürünlerin dağıtım faaliyetini gerçekleştirmektedir. CCİ
yönetim olarak TCCC’den, bazı stratejik kararlar haricinde, bağımsız hareket etmektedir.
Kaldı ki muafiyet/menfi tespit başvurusu yapan CCİ’nin kendisi de bunu başvurusunda
özellikle vurgulamıştır. CCİ ile TCCC arasındaki dağıtım ilişkisinin, bu dosya özelinde olsa
dahi, 4054 sayılı Kanun kapsamı dışına çıkarılması, bundan sonraki dönemde CCİ’nin
TCCC ile yaptığı benzer diğer tüm anlaşmaları kapsam dışına çıkarma
ihtimalini gündeme getirecek, hatta daha ileri gidilirse bundan sonraki süreçte CCİ’nin
faaliyetinden TCCC’nin sorumluluğu argümanı dahi gündeme gelebilecektir. Bu
nedenlerle, başvuru yapan teşebbüsün kendisinin dahi bağımsız çalıştıkları ve kapsam
dışında olmadıkları beyanı bulunurken, anılan başvurunun kapsam dışı olarak
nitelendirilmesine katılmam olanaklı değildir.
Bu nedenlerle, sözleşmenin hem alıcıya hem de satıcıya rekabet etmeme yükümlüğü
getirmesi ayrıca satıcının azami satış fiyatını tespit etmesi nedenleriyle, anılan
sözleşmenin 4.madde kapsamına girdiği anlaşıldığından ve bu nedenle anılan başvuru
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyet incelemesine tabi olduğu, bu
kapsamda muafiyet alabilecek bir işlem olduğu düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun
aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy