Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-2-52 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 14-51/900-410
Karar Tarihi : 12.12.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: Erdem AYGÜN, Nilgün KOCADAĞ, Ahmet ŞAHİN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Televizyon Yayıncıları Derneği
Temsilcisi: Av. Cemal ARAALAN
Merkez Mahallesi Akar Caddesi No:3 iTower Bomonti Kat:27
Şişli/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş.
Temsilcileri: Sinem UYGUR, Bahadır BALKI ve Dr. M. Fevzi TOKSOY
Çamlıca Köşkü Francalacı Sok. No:28 Arnavutköy Beşiktaş/İstanbul
- ve bu teşebbüsten Media Barometer hizmeti alan teşebbüsler
(1) E. DOSYA KONUSU: Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş.’nin
hakim durumunu kötüye kullandığı ve bu şirkete ait “Media Barometer” hizmetini
alan reklamveren teşebbüslerin alım karteli kurup kurmadıklarının tespiti ve ihlal
teşkil eden uygulamalara yönelik geçici tedbir uygulanması talebi.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 15.09.2014 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 08.10.2014 tarih ve 2014-2-52/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 16.10.2014 tarihli
Kurul toplantısında görüşülmüş ve 14-40/745-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 19.11.2014 tarih ve 2014-2-52/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu 14-46 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek ek çalışma yapılmasına
karar verilmiştir. Anılan karar doğrultusunda hazırlanan 2014-2-52/BN sayılı Bilgi Notu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) Ayrıca, başvurunun Kurum kayıtlarına intikalinin ardından 26.09.2014 tarih ve 5554 sayı
ile Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Ticaret A.Ş. (Yurddaş and Partners -YP)
vekili tarafından yapılan başvuruda; basın ve yayın organları vasıtasıyla Televizyon
Yayıncıları Derneği’nin (TVYD) başvurusundan haberdar olunduğu belirtilerek başvuru
hakkında kendilerine bilgilendirme yapılması talep edilmiştir.
(4) TVYD vekili tarafından yapılan 15.10.2014 tarihli ve 5864 sayılı ikinci başvuruda ise
şikayete konu olan “Media Barometer” sistemi nedeniyle ileride telafisi güç hatta imkansız
zararların ortaya çıkma riski olduğu gerekçesiyle anılan sistemin faaliyetlerinin
durdurulmasını teminen 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı
Kanun) 9. maddesi kapsamında geçici tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.
(5) G. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; YP’nin medya denetçiliği pazarında hakim
durumda olduğu, televizyon kanalları reklam yeri pazarında kartel kurulmasına aracılık
ederek hakim durumunu kötüye kullandığı ve YP’den medya denetçiliği hizmeti alan
reklamveren teşebbüslerin de televizyonlara ödeyecekleri reklam yeri fiyatları konusunda
bir alım karteli oluşturdukları iddia edilmektedir.
14-51/900-410
2/22
(6) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip
edilmediğinin tespiti amacıyla unvanlarına önaraştırma raporunda yer verilen teşebbüsler
hakkında soruşturma açılması gerektiği ve Media Barometer hizmeti hakkında anılan
Kanun’un 9. maddesi kapsamında geçici tedbir kararı verilmesine gerek olmadığı ifade
edilmiştir. Ayrıca bilgi notunda; Media Barometer sisteminin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceği; söz
konusu sisteme anılan Kanun’un 5. maddesinde yer verilen koşulları sağlamaması
nedeniyle muafiyet tanınamayacağı da belirtilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(7) Önaraştırma kapsamında YP’de ve “Media Barometer” hizmetini alan reklamveren
teşebbüslerden;
(8) …..(TİCARİ SIR)…..
yerinde inceleme yapılmıştır.
(9) İnceleme sürecinde gerek duyulması nedeniyle;
a. Media Barometer uygulamasının etkilerini değerlendirmek için; Turkuvaz Aktif
Televizyon Prodüksiyon A.Ş. (ATV), DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (Kanal D),
Huzur Radyo TV. A.Ş. (Fox TV), Işıl TV Yayıncılık A.Ş. (Star TV), AKS Televizyon
Reklamcılık ve Filmcilik San. ve Tic. A.Ş. (Show TV) ve Hayat Görsel Yayıncılık A.Ş.
(Kanal 7)’den,
b. Media Barometer sistemi hakkında detaylı bilgi edinmek için Pizza Restaurantları
A.Ş. (Dominos Pizza), Çelik Motor Tic. A.Ş. (Çelik Motor) ve Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş. (Turkcell)’den,
c. Gerekli görülen ek bilgiler için YP’den,
d. Medya denetçiliği hakkında bilgi almak için, YP’nin rakip olarak tanımladığı;
Accenture Danışmanlık Ltd. Şti. (Accenture), Erhan Toprakkıran Danışmanlık Tur.
İnş. Gıda San. ve Tic. A.Ş. (EMM) ve MMIST Medya ve Bilgi Yönetimi A.Ş.
(MMIST)’den,
bilgi talep edilmiştir. Adı geçen teşebbüsler istenilen bilgileri Kuruma göndermişlerdir.
I.1. Taraflar
I.1.1.YP
(10) 2001 yılında kurulan şirketin esas mukavelesinde, medya planlarının ve medya
satınalımlarının performans ölçümünün ve değerlendirmesinin yapılması faaliyet konuları
içinde yer almaktadır. Üç ortaklı şirket medya sektöründe Yurddaş and Partners olarak
bilinmekte olup, 2009 yılının Ocak ayında başlayan Media Barometer sisteminin sahibidir.
I.1.2. Media Barometer Hizmeti Alan Reklamverenler
(11) Media Barometer hizmetini alan reklamverenlerin sayısı yıllar içinde değişmektedir. Bazı
reklamverenler 2009 yılında ilk kurulumdan itibaren hizmet alırken, bazı reklamverenler
ise sonraki yıllarda hizmet almaya başlamışlardır. Yıllar içinde hizmet alımını çeşitli
sebeple durduran reklamverenler de bulunmaktadır.
(12) Sistem içinde yer alan reklamverenler değişik sektörlerde faaliyet göstermektedir. Dosya
mevcudu bilgiler çerçevesinde, Media Barometer hizmetini almış ya da alan 69 şirketin
bulunduğu ve bunlardan 15 tanesinin sadece bir dönem rapor aldıkları anlaşılmaktadır.
I.2. İlgili Pazar
14-51/900-410
3/22
I.2.1. Pazara İlişkin Genel Bilgiler
(13) Televizyonlarda reklam yayını konusunda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)
tarafından çıkarılan “Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği” ilgili
piyasadaki düzenlemeleri konu edinmektedir.
(14) Anılan Yönetmelik’te son olarak 03.04.2014 tarihinde yapılan değişiklikle reklama ilişkin
hükümler güncellenmiştir. Söz konusu Yönetmelik’in 10. maddesinde, reklam ve tele-
alışveriş yayınlarının biçim ve sunuşuna; 11. maddesinde ise, televizyon kanallarında
yayınlanacak reklamların sürelerine ilişkin düzenlemeler getirilmektedir. Bu iki madde
kapsamında düzenlenen reklamcılık faaliyetleri televizyon kanallarının ana gelir
kaynaklarını (%95’ini) oluşturmaktadır.
(15) Reklamlara ilişkin düzenlemelerin ardından izleyici, televizyon kanalı, medya ajansı,
reklamveren, medya denetçisi gibi tüm aktörlerin rollerine değinmekte fayda
görülmektedir. Buna göre;
- İzlenme payını ölçen şirketler izleyici ve televizyon arasındaki etkileşimi analiz
ederek reytingleri kamuyla paylaşmaktadır,
- Reytinglerin ortaya çıkmasıyla belirlediği hedef kitleye ulaşmak isteyen
reklamverenler reklamlarını yayınlayacak kanallar konusunda bilgi sahibi olmaktadır,
- Değişik kanallarda değişik dönemlerde reklam yayınlamak isteyen reklamverenler
adına kanallar ile görüşmeleri medya ajansları yürütmektedir,
- Bazı durumlarda ise medya ajansları ile televizyon kanalları arasında medya satış
şirketleri de bulunabilmektedir,
- Medya denetçisi olan şirketler ise reklamverenin belirlediği kriterler çerçevesinde
reklamların ilgili televizyon kanallarında yayınlanıp yayınlanmadığı, istenen
reytinglere ulaşıp ulaşılmadığı konularında reklamveren adına medya ajanslarının
performansını denetlemektedir,
- Ancak, reklam fiyatları konusunda karar verici konumunda olanlar reklamverenler ve
televizyon kanallarıdır, diğer bir ifadeyle medya ajansları ya da medya satış şirketleri
sadece aracılık faaliyeti yürütmekte, gerekli süreci devam ettirmekte, ancak fiyatlar
konusunda karar verici durumunda olmamaktadır,
- Medya ajansları reklamverenden belirli bir komisyon ya da risturn1 olarak bilinen
ücreti almaktadır,
- Son dönemde büyük reklamverenlerin medya ajanslarına hiç ücret ödememe
yönünde bir eğilimi olduğu görülmektedir,
- Medya ajansları sadece kanallardan aldıkları risturnlerle reklamverene hizmet
sunabilmektedir, hatta bazı durumlarda reklamveren dahi risturnun belirli bölümünü
medya ajansından isteyebilmektedir.
(16) TV reklamlarının yayın fiyatlarının hesaplaması konusunda ise ölçülen ve ölçülmeyen
kanallar arasında farklılıklar bulunmaktadır. Ölçülen kanallar izlenme oranları reyting
kuruluşları tarafından raporlanan kanallardır. Bu kanalların reklam yayın bedelleri CPP
(cost per rating point) olarak adlandırılan birim fiyatlar üzerinden yapılmaktadır.
Ölçülmeyen kanallar ise tematik içerikte (belgesel, haber, çocuk, vb.) yayın yapan kanallar
olup, bu kanallarda reklam yayın fiyatlarının ölçülen kanallara göre nispeten düşük olduğu
anlaşılmaktadır.
1 Risturn, medya ajanslarının televizyon kanallarına getirdikleri reklam bütçelerinin belirli bir oranı olarak geri
ödenen bedeli ifade etmektedir.
14-51/900-410
4/22
(17) Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) tarafından yayınlanan “2013 Yılı
Reklam Verileriyle Türkiye Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Sektör Raporu”nda yer alan
bilgilere göre televizyon mecrasında yayınlanan reklamların toplam büyüklüğü yaklaşık
(…..) TL olup, toplam reklam pastasından (…..) pay almaktadır.
(18) Media Barometer içinde yer alan reklamverenlerin 2013 yılı reklam bütçe büyüklükleri ise
yaklaşık (…..) TL olup, toplam televizyon reklam piyasasının (…..) hizmet sunmaktadır.
TV reklamlarının hangi tarihlerde yayınlanacağı reklamverenlerce her sene başında
hazırlanan medya planları ile belirlenmektedir. Kampanyanın başlayacağı tarihten bir süre
önce, reklam yayını için kanallar ile görüşülmektedir. Bu görüşmelerde reyting oranı
(GRP-gross rating point) hedefleri belirlenerek, kanallar ile CPP fiyatlarının pazarlığı
yapılmaktadır. Ancak, bazı dönemlerde RTÜK’ün reklam konusundaki düzenlemeleri
nedeniyle sınırlı sayıdaki reklam süreleri için talep fazlası gündeme gelebilmektedir. Bu
durumda fiyat üzerinde anlaşmaya varılsa dahi sektörde atılma olarak tabir edilen bir
olayla bazı reklamlar yayın kuşağından çıkarılmaktadır. İhaleye benzer şekilde kanalların
kendilerine özgü çeşitli kriterleri çerçevesinde reklamverenler arasında sıralama
yapılmakta ve sınırlı süreye sığacak kadar reklam seçilerek yayınlanmaktadır.
I.2.2. İlgili Ürün Pazarı
(19) Dosya kapsamında incelenen teşebbüsleri iki gruba ayırmak mümkündür. İlk grupta Media
Barometer’in sahibi olan YP bulunmaktadır. YP, temel olarak üç alanda faaliyet
göstermektedir; “Medya Denetimi”, “Media Barometer” ve “Ajans Sistemleri”. Mevcut
dosya açısından incelenen alan ise ikinci sırada belirtilen “Media Barometer” ile ilgili
bulunmaktadır.
(20) Dosya kapsamındaki birçok belgede YP’nin Media Barometer ile yapmak istediği faaliyetin
medya denetimi olduğu yazılmaktadır. Ancak, YP’nin kendi tanıtım sunumlarından Media
Barometer ile medya denetimin ayrı faaliyet alanı olduğu anlaşılmaktadır. Zira medya
denetimi faaliyeti olarak; “süreç denetimi”, “verimlilik analizi”, “coverage analizi” ve “medya
karışımı optimizasyonları” anlaşılırken, Media Barometer kapsamında temel olarak “fiyat
karşılaştırması” yapılmaktadır. Ayrıca, YP’nin kendine ait internet sitesinde de “medya
denetimi” ile “Media Barometer”in farklı faaliyet alanı oldukları açıkça yazılmaktadır.
(21) Media Barometer, önemli reklamveren teşebbüslerin gerçek reklam fiyatlarının toplandığı
ve herbir bireysel reklamverenin çeşitli havuz ortalamaları ile karşılaştırıldığı bir hizmet
sunmaktadır. Bu kapsamda yukarıda belirtilen ve diğer bazı şirketler tarafından da
sunulan klasik anlamdaki medya denetim hizmeti ile Media Barometer arasında farklılıklar
bulunmaktadır. Her ne kadar inceleme sürecinde Media Barometer’in medya ajanslarının
performanslarını ölçmek için kullanıldığı ifade edilse de gerek YP’nin tanıtımlarından
gerekse Media Barometer’in fiili olarak kullanım amacından herhangi bir performans
denetiminin yapıldığı anlaşılmamaktadır.
(22) Bu çerçevede, dosya konusu Media Barometer’in sunduğu hizmet bakımından
tanımlanabilecek ilk ilgili ürün pazarı “reklamverenler için medya satınalım koşulları
karşılaştırılması hizmeti”dir. Dosya kapsamında incelenen ikinci grup teşebbüsler ise
YP’nin Media Barometer hizmetinden faydalanan ve fiyat havuzunda2 yer alan
reklamveren niteliğindeki teşebbüslerdir. Bahsi geçen reklamveren teşebbüsler çeşitli
sektörlerde faaliyet göstermektedir. Örneğin, bankalar, sigorta şirketleri, otomotiv
şirketleri, enerji şirketleri, beyaz eşya ve elektronik ürün üreticileri, perakende mağazalar,
pizzacılar, lastikçiler gibi muhtelif sektörlerden büyük teşebbüsler fiyat havuzunda yer
almaktadır. Bu gruptaki teşebbüsleri faaliyet gösterdikleri sektörlere göre alt gruplara
2 Karar metninde kullanılan “fiyat havuzu” ifadesi, YP tarafından Media Barometer hizmetinin içeriğini ifade
etmek için kullanılan bir tanımdır.
14-51/900-410
5/22
ayırmak mümkün olduğu gibi reklam piyasasındaki işleyiş bakımından reklam bütçelerine
göre de ayırmak mümkündür.
(23) Bu çerçevede, dosya kapsamında incelenecek diğer ilgili ürün pazarı, Media Barometer’in
fiyat havuzunda toplanan bilgilerin ait olduğu “televizyon kanalları reklam yeri alım
pazarı”dır. Anılan pazarda faaliyet gösteren televizyon kanalları dosya kapsamında satıcı
durumunda olan ve fiyat havuzu kurulması nedeniyle reklam birim fiyatlarının baskılandığı
iddiasında bulunan tarafları temsil etmektedir. Reklamverenler de anılan pazarda alıcı
durumda bulunan teşebbüslerdir. Televizyon kanallarını kendi içinde “reytingleri ölçülebilir
televizyon kanalları” ve “reytingleri ölçülmeyen televizyon kanalları” olarak ya da “tematik”,
“tematik olmayan”, “haber”, “spor”, “çocuk” ve “müzik” kanalları olarak ayırmak mümkün
olsa da böyle bir ayrımın değerlendirme için gerekli olmadığı anlaşılmıştır. Bununla
birlikte, Media Barometer’in kendi işleyişi çerçevesinde ölçüm yapılabilirliğine göre bir
ayrım anlam ifade edebilecektir.
I.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
(24) İlgili ürün pazarında tanımlanan hizmetlerin dağıtımı, pazarlaması, satışı ve
fiyatlandırılması tüm Türkiye genelinde benzer nitelik arz ettiğinden, ilgili coğrafi pazar
“Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Yerinde İncelemede Elde Edilen Belgeler
(25) Önaraştırma sürecinde yapılan yerinde incelemelerde elde edilen belgeleri iki gruba
ayırmak mümkündür: İlk olarak, Media Barometer hizmetinin ne olduğu, kapsamı,
müşterileri, amacı, etkisi ve örnek uygulamalarını ortaya koyan belgeler; ikinci olarak ise
bazı reklamverenlerin 1998, 2005 ve 2011 yılında kendi aralarında bahsettikleri
“televizyon kanallarını boykot etme” hususundaki belgelerdir.
I.3.1. Media Barometer’e İlişkin Belgeler
I.3.1.1. Media Barometer’in İçeriği ile İlgili Belgeler
(26) Media Barometer’in tanımı ve içeriği hakkındaki bilgiler, öncelikle sistemin kurucusu olan
YP’nin tanıtım sunumlarından daha sonra ise Media Barometer kullanmak isteyen
teşebbüsler ile YP arasındaki sözleşme ya da protokollerden alınmıştır. Aşağıda buna
ilişkin belgeler yer almaktadır.
(27) Belge–38/30’da yer alan ifadelere göre Media Barometer;
- Türkiye’nin ilk ve tek medya (TV) fiyat havuzudur,
- Aralık 2010 itibarıyla 8 ölçülen ve 18 ölçülmeyen olmak üzere toplam 26 TV
kanalının fiyat yapısını incelemektedir,
- Pazardaki önde gelen reklamverenlerin gerçek ve güncel medya fiyatlarını
havuza göndermesi ve havuzdan çeşitli ortalamalar almasına dayanmaktadır,
- Medya firmaları (TV’ler) ve medya ajanslarına açık değildir,
- Medya fiyatlandırmalarının kontrolünü medya ajanslarından reklamverenlerin
ortak aklına geçmesine yardımcı olmaktadır,
- Türkiye medya pazarında kabul gören bir referans göstergedir.
(28) Belge-38/22-23’te YP ile (…..) arasında 2012-2013 yılları arasında hizmet alımı hakkında
imzalanan sözleşmenin ilk iki sayfası yer almaktadır. Anılan Sözleşme’nin 3. maddesinde;
- Media Barometer’in fiyat veritabanı olduğu,
- 32 TV kanalı kapsamında analiz yapıldığı,
14-51/900-410
6/22
- Yılda 4 defa rapor hazırlandığı,
- Gelecek dönemin TV medya birim fiyatları beklentilerinin derleneceği,
- Gelecek döneme ilişkin medya satınalma ile ilgili tavsiyelerde bulunulacağı
ifadeleri yer almaktadır.
(29) Belge-38/29’da ise YP ile (…..) arasında 2011 yılı için hazırlanan Hizmet Protokolü’nün3
ilk sayfası yer almaktadır. Bu Protokol’ün 2. maddesinde YP’nin yükümlülükleri
sayılmaktadır.
(30) Belge-40/42-43’te, YP ile (…..) arasında düzenlenen 2009 yılına ait Hizmet
Sözleşmesi’nin ilk iki sayfası bulunmaktadır. Bu belgelerde, diğer sözleşme ya da
protokollerde olduğu gibi YP’nin hangi hizmeti nasıl vereceği düzenlenmektedir. Anılan
sözleşmenin giriş paragrafında Media Barometer’in 12 TV kanalını kapsayan “TV medya
fiyat havuzu” olduğu yazmaktadır.
(31) Belge-38/39-40-41, YP ile (…..) arasındaki ve 2013 ve 2014 yıllarına dair hizmet alımını
düzenleyen Hizmet Sözleşmesi ile ilgili belgeleri içermektedir.
(32) Belge-30/37-54-55-70, YP’nin (…..)’a göndermiş olduğu ve Media Barometer’i tanıttığı
sunumların bazı bölümlerini ve iki şirket arasında 2011-2012 yılları için hazırlanan Hizmet
Sözleşmesi’nin ilk sayfasını içermektedir.
(33) Belge-31/35-36’da YP ile (…..) arasında 2014-2015 tarihlerini kapsayan hizmet
sözleşmesinin ilk iki sayfası yer almaktadır. Bu belgede de Media Barometer’in fiyat
havuzu olduğu, enflasyon beklentilerinin derleneceği ve tavsiyelerde bulunulacağı
yazmaktadır.
(34) Belge-38/150-151’de Murat Yurddaş’ın (…..) yetkililerine gönderdiği tanıtım yazısı
bulunmaktadır.
(35) Belge-37/98-99-100-101-102-103-104’te (…..) ile YP arasında hazırlanan 2010-2011 ve
2012-2013 yılları arasını kapsayan sözleşmelerin bazı bölümleri yer almaktadır. Bu
sözleşmelerde fiyat projeksiyonlarının aralığından bahsedilmektedir.
I.3.1.2. Media Barometer’in Kullanım Alanı ile İlgili Belgeler
(36) Belge-65/8, (…..) tarafından Kuruma gönderilen ve (…..) medya ajansı (…..) arasında
gerçekleşen yazışmayı içermektedir.
(37) Belge-65/9 (…..) tarafından Kuruma gönderilen ve medya ajansı (…..) yetkilileri arasında
gerçekleşen yazışmayı içermektedir.
(38) Belge-65/10, (…..) tarafından Kuruma gönderilen ve (…..) yetkilileri arasında gerçekleşen
yazışmaya yöneliktir.
(39) Belge-65/11, (…..) tarafından Kuruma gönderilen ve (…..)’nin medya ajansı (…..) ile (…..)
arasında gerçekleşen yazışmayı içermektedir.
(40) Belge-56/3-4-5, (…..) tarafından Kuruma gönderilen ve (…..) medya ajansı (…..) ile (…..)
yetkilileri arasında gerçekleşen yazışmaya ilişkindir.
(41) Belge-56/7, (…..) tarafından Kuruma gönderilen ve (…..) medya ajansı (…..) yetkilileri
arasında gerçekleşen yazışmayı içermektedir.
(42) Belge-37/45’te (…..) yetkilileri ile (…..)’ın medya ajansı arasındaki “Performans Bonus
Sistemi” ile ilgili yazışmanın bir bölümü yer almaktadır.
3 İlgili teşebbüsün ifadesine göre bu protokol sadece taslak olarak kalmış ve imza aşamasına geçilmemiştir.
Ancak hizmet alımı arada sözleşme bulunmaksızın devam etmiştir.
14-51/900-410
7/22
(43) Belge-31/86-89-92-98-106’da (…..) arasında düzenlenmiş olan Medya Ajansı Hizmet
Sözleşmesi’nin bazı bölümleri ve Ek-2 olarak yazılan MBI tahmini bulunmaktadır.
(44) Yukarıda yer verilen belgelerden özetle; reklam fiyatlarının belirlenmesinde Media
Barometer kapsamında sunulan MBI’nın baz olarak alındığı, fiyatların düşürülmesi ve
gelecek dönem reklam fiyatlarının belirlenmesinde kullanıldığı; ayrıca, reklam fiyatlarının
artması nedeniyle kurulduğu öne sürülen bu sistemde reklam birim fiyatlarının yıllık bazda
düşürülmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
I.3.1.3. Media Barometer’a Gönderilen ve Buradan Alınan Bilgilere İlişkin Belgeler
(45) Belge-39/152-175 arasındaki 24 sayfa belgede, YP’nin (…..) için hazırladığı Media
Barometer 2014 yılının ikinci çeyreğine ait örnek sunum bulunmaktadır. Sunumun son
sayfasında en büyük 5 TV kanalı için 2014 yılı beklenen medya fiyatları yer almaktadır.
(46) Belge-39/120-121-122-131-132’de bulunan 5 sayfa belgede de YP’nin (…..) gönderdiği
Media Barometer sunumunun bir bölümü yer almaktadır. Bu belgelerde her kanal özelinde
ortalama vadelerin karşılaştırması yer almaktadır. Ayrıca (…..) ve (…..) özelinde Media
Barometer içinde yer alan her ayrı grubun ortalama fiyatları karşılaştırılmaktadır.
(47) Belge-31/10-11-17-23-27’de bulunan 5 sayfa belgede ölçülmeyen kanallara (reytingi
nispeten düşük olan kanallar) yönelik Media Barometer raporunun hazırlanması için
istenen verilerin neler olduğuna ilişkin örnekler bulunmaktadır. (…..)’nın 2011 yılı ikinci
çeyrek raporu için gerekli olan veriler ikinci çeyreğin bitiminden 2 gün sonra olan 2
Temmuz 2011’de talep edilmiş, anılan veriler 8 Temmuz 2011 tarihinde (…..) YP’ye
iletilmiştir.
(48) Belge-32/9’da YP tarafından (…..) gönderilen 2009-2013 yılları arasında gerçekleşen
enflasyon rakamlarını ve 2014 yılı beklenen enflasyon rakamını içeren doküman
bulunmaktadır. Bu MBI rakamları YP tarafından hazırlanan Media Barometer sunumları
içinde olağan olarak bulunmaktadır. Ayrıca burada paylaşılan belgenin aynısı Belge-
39/215-216’dan da anlaşıldığı üzere (…..) ile de paylaşılmıştır.
(49) Belge-32/15-16-17’de ise (…..) YP’ye gönderilen bilgiler bulunmaktadır. 2014 yılı 3.
çeyreğine ait veriler arasında kanal özelinde reklam bütçeleri ve ödeme vadeleri
bulunmaktadır. Ayrıca, bu belgenin ardından gelen iki sayfalık çalışma sayfasında ise
daha detaylı verilere yer verilmektedir. Bu paylaşım sadece (…..) tarafından
yapılmamaktadır. Tüm sistem üyeleri aynı verileri aynı şekilde YP ile paylaşmaktadır.
(50) Belge-39/194’te YP tarafından (…..)’e gönderilen ve 5 büyük kanal özelinde Fem20+
hedef kitlesi için hazırlanmış fiyatlandırma verileri yer almaktadır.
(51) Belge-34/46-47’te YP’nin (…..)’den istediği verilere ilişkin bazı bilgiler bulunmaktadır.
I.3.1.4. Media Barometer için Yapılan Rekabet Hukuku Değerlendirmelerine İlişkin
Belgeler
(52) Dosya kapsamında yapılan yerinde incelemelerde Media Barometer hakkında rekabet
hukuku kapsamında yıllar içinde yapılmış bazı değerlendirmelere rastlanılmıştır.
(53) Belge-38/139-140-141-142-143’de bulunan 5 sayfalık bölümde 2011 yılı Haziran ayında
(…..)’ın Media Barometer hakkında yaptığı rekabet hukuku değerlendirmeleri ve konuya
ilişkin ekleri bulunmaktadır. Bu değerlendirme metninin YP ile paylaşıldığı, YP’nin
14-51/900-410
8/22
kurucusu Murat Yurddaş’ın da bu değerlendirmeleri şirket avukatı ile paylaştığı
anlaşılmaktadır.
(54) Belge-38/137-138’de (…..) ile YP arasında yapılmış olan ve Media Barometer’in rekabet
hukuku kapsamında sorun teşkil edip etmeyeceğine ilişkin ifadeler içeren yazışmalar
bulunmaktadır.
(55) Belge-35/5-7-9’da (…..)’nın Media Barometer ve rekabet hukuku ilişkisi hakkındaki iç
yazışmaları yer almaktadır.
(56) Belge-39/225-226-227’de (…..)’in şirket içinde yaptıkları rekabet hukuku değerlendirmesi
hakkında bazı bilgiler bulunmaktadır.
(57) Yerinde incelemelerde elde edilen bilgilerden birini de Media Barometer hakkında 2011
yılı Ocak ayında yayınlanmış bir köşe yazısı oluşturmaktadır. Anılan köşe yazısı gerek
YP’de (Belge-38/144-145) gerekse (…..) (Belge-34/37-38) ve diğer bazı teşebbüslerde de
yer almaktadır.
(58) Yukarıda yer verilen belgelerden özetle, (…..) Media Barometer hizmeti almadan önce
sistemi kendi içinde değerlendirdiği ve bu sistemin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
edebileceğini, ancak aynı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet
alabileceğini düşündükleri, ayrıca rekabet hukuku açısından endişe duyduklarını
birbirlerine aktardıkları, diğer bir ifadeyle, sistemin içinde yer alan reklamverenlerin
rekabet hukuku konusunda bilgi sahibi oldukları anlaşılmıştır.
I.3.1.5. Media Barometer’de Bireysel Verilere Erişim İmkanına İlişkin Belgeler
(59) Belge-38/45’de (…..) yetkilisi ile Murat Yurddaş arasındaki yazışma bulunmaktadır. Bu
belgede:
…..(TİCARİ SIR)…..
ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadelerden (…..)’in (…..) ile kendi şirketini karşılaştırdığı ve
onların bireysel olarak fiyatları hakkında bilgi edindiği anlaşılmaktadır. Bu belge hakkında
YP tarafından yapılan açıklamada (Belge-57/3-4):
…..(TİCARİ SIR)…..
ifadeleri bulunmaktadır.
(60) Belge-38/88’de YP ile (…..) yetkilileri arasında gerçekleşen yazışmalar bulunmaktadır.
Bu belgede:
…..(TİCARİ SIR)…..
ifadeleri bulunmaktadır. Bu belgeden, (…..),(…..),(…..),(…..) ve (…..)’nin havuzda yer
aldığından emin olunduğu, bu reklamverenlerin PT özel fiyatlarının (…..)’den yukarıda
olduğu, YP ortağı olan kişiden Haziran ayına ilişkin detaylı bilgiler istendiği
anlaşılmaktadır. Bu belgeye ilişkin YP tarafından yapılan açıklamada (Belge-57/3-4);
…..(TİCARİ SIR)….
ifadelerine yer verilmektedir.
(61) Belge-34/18-19 (…..)’den alınan ve iç yazışma niteliğinde bilgiler ihtiva etmektedir. Bu
belgeden, (…..) havuzda kimlerin olduğunu tahmin etmeye çalıştığı, ancak, YP’nin ortağı
olan kişinin şirket isimleri konusunda açıklama yapmadığı anlaşılmaktadır.
(62) Belge-34/22-36 arasındaki 15 sayfa belgede ve Belge-34/40’da, (…..),(…..) ve YP
arasındaki (…..) üçlü yazışmalar bulunmaktadır.
(63) Bu belgelerden;
14-51/900-410
9/22
…..(TİCARİ SIR)…..anlaşılmaktadır.
(64) Belge-33/7-8’de (…..) YP tarafından gönderilen tanıtım sunumunun bazı sayfaları
bulunmaktadır. Bu sayfalardan birinde ise 2012 yılı Temmuz ayında Media Barometer
sisteminde kimlerin yer aldığına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. (…..) yetkilileri bu bilginin
gizli olduğunu ve medya ajansı dahil kimseyle paylaşılmaması gerektiğini de
vurgulamaktadır. Benzer bir bilgilendirmenin 2011 yılı Mayıs ayında (…..) için de yapıldığı
Belge-30/27’den anlaşılmaktadır.
I.3.2. Reklamverenlerin Boykotuna İlişkin Belgeler
(65) Mevcut dosya incelemesinde bazı reklamverenlerin 1998, 2005 ve 2011 yıllarında 3 defa
boykot konusunda iletişim içinde oldukları anlaşılmaktadır. Ancak, ilgili belgelere yer
verilmeden önce 1998 ve 2005 tarihli yazışmalar bakımından ilgili mevzuatta bulunan
soruşturma zamanaşımının geçtiğinin belirtilmesi önem taşımaktadır. Bununla birlikte,
anılan belgelere aşağıda yer verilmiştir.
(66) Belge-40/19-20-21-22-23-24’de yer alan belgelerde 7 Eylül 2005 tarihinde yapılacak bir
toplantı hakkında yazışmalar yer almaktadır. Bu yazışmaların; (…..) arasında geçtiği
anlaşılmaktadır. Burada bahsedilen 20 teşebbüsün haricinde 3 teşebbüsün daha olduğu,
o dönemin (…..) Genel Müdür Yardımcısı’nın göndermiş olduğu e-postadan
anlaşılmaktadır.
(67) (…..) yetkilisi tarafından gönderilen anılan e-postaya cevaben (…..) yöneticisi olduğu
tahmin edilen bir kişi tarafından; (…..) sorusunun sorulduğu anlaşılmaktadır. Sonrasında
ise (…..) temsilcilerinin toplantının yeri, gündemi ve katılımcıları konusunda soru
sordukları anlaşılmaktadır. Devamında ise (…..) yetkilisinin 6 aylık boykot konusundaki
endişelere verdiği cevap yer almaktadır.
(68) Dosya mevcudunda yer alan ve yukarıda bahsedilen e-postadan:
- 1998 yılında reklamverenler tarafından boykot yapıldığı ve bu boykotun başarılı
olduğu,
- 23 reklamverenin ortak hareket etmesi halinde televizyon kanallarının 1.5 ay içinde
nakit sıkıntısına gireceklerinin tahmin edildiği,
- Boykotun küçük reklamverenlerce de takip edileceğinin tahmin edildiği,
- 23 reklamverenin normal şartlarda televizyon reklam yeri bakımından rekabet
ettikleri (diğer bir ifade ile sektörden bağımsız olarak reklamverenlerin rakip
olduğunun söylenebileceği),
- Boykot eyleminin ağır sonuçlar doğurması bakımından yılsonunda yapılmasının
daha etkili olacağının düşünüldüğü
anlaşılmaktadır.
(69) Belge-34/3-4-5-6-9-16-20-21’de (…..) yetkilisi ile YP yöneticisi arasında gerçekleşen
(…..) başlıklı yazışma ve e-posta ekinde bulunan sunumun bazı bölümleri bulunmaktadır.
Anılan e-postada, (…..) yetkilisi tarafından YP yöneticisine hitaben boykota ilişkin soruları
yer almaktadır. Ayrıca dosyadan, bu e-postaya YP yöneticisi tarafından cevap verildiği;
(…..) yetkilisi tarafından medya ajansı çalışanına konuyla ilgili e-posta gönderildiği ve
medya ajansı yetkilisi tarafından da (…..) yetkilisine cevabi e-posta yolllandığı
görülmektedir.
(70) Tüm bu yazışmalardan;
- 2011 yılı Nisan ayında boykot yapılmasının planlandığı,
- (…..) gibi büyük grupların boykota katılmayı düşünmedikleri,
14-51/900-410
10/22
- Medya ajansı olan (…..) müşterisi olan reklamverenlerin bazılarının boykota
katılacakları,
- (…..) reklamverenlerin de boykota katılabilecekleri,
- 10 günlük bir boykotun endişeye yol açmasının beklendiği
kanaatine ulaşılmıştır.
(71) Konuya ilişkin olarak (…..) tarafından yapılan açıklamada (Belge-50/1-2) ise:
…..(TİCARİ SIR)…..
ifadeleri bulunmaktadır.
I.3.3. Televizyon Kanallarından Gelen Bilgiler
(72) Dosya mevcudundan; Türkiye’deki ulusal yayın yapan televizyonların önemli bir bölümünü
temsil eden TVYD’nin şikayet dilekçesinde yer alan iddialarının televizyon yeri reklam yeri
piyasasındaki etkilerini anlamak amacıyla raportörlerce, Media Barometer kapsamında en
büyük 5 kanal diye tabir edilen Kanal D, ATV, Star TV, Fox TV ve Show TV ile Kanal 7’ye
aşağıda yer verilen soruların yöneltilerek, çeşitli bilgilerin talep edildiği görülmüştür:
1. Media Barometer verilerini kullanmak suretiyle tarafınızdan reklam yeri fiyatlarına
yönelik indirim talep eden reklamveren var mı?
2. Media Barometer kullanan bir teşebbüsün diğerlerinden daha düşük bir reklam yeri
fiyatı ödediğini gösterir belge bulunmakta mıdır?
3. Reklam gelirlerinizin toplam gelirleriniz içerisindeki payı nedir?
4. Reklam gelirlerinin alt kırılımlarının (sponsor, spot, kayan reklam vb.) bu gelirler
içerisindeki payı nedir?
5. Reklam verenler arasında tercih yaparken kullandığınız kriterler nelerdir? Reklam
verenlerin ne şekilde ve nasıl sınıflandırıldığına ilişkin bilgi verebilir misiniz?
6. Reklam yerinin birim fiyatları sektör için gizlilik arz eder mi? Sektöre ilişkin gizli
kabul edilebilecek bilgiler nelerdir?
(73) Dosyada ayrıntılarına yer verilen cevaplar özetlendiğinde beş tespite ulaşıldığı
görülmüştür;
- Media Barometer kapsamında sektördeki bazı bilgiler (fiyat ve fiyatı oluşturan vade,
bütçe, pay ve zamanlama gibi bilgiler) paylaşılmaktadır,
- Televizyon gelirlerinin yaklaşık (…..) reklam gelirlerinden, bu gelirlerin de (…..)
Media Barometer kapsamında incelenen spot reklam gelirlerinden oluştuğu için,
Media Barometer havuzunda paylaşılan verilerle televizyonların gelirlerinin yaklaşık
(…..) etkilenmektedir,
- Sistemde üretilen ortalama fiyat ve enflasyon verisi ile gelecek döneme ait referans
fiyatlar belirlenmekte ve bu fiyatlar pazarlıkta kullanılmaktadır,
- Sistemde paylaşılan ortalama vade süreleri nedeniyle, kanallara yapılan ödemelerin
vadesi uzamaktadır,
(74) Media Barometer sistemi nedeniyle yapılan baskılarla kanalların fiyat indirimi yapmak
zorunda kaldığı ya da indirim yapmaması durumunda bu kanallara reklam verilmemesi
durumunun söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.
14-51/900-410
11/22
I.3.4. Medya Denetimi Yapan Diğer Teşebbüslerden Gelen Bilgiler
(75) Dosya kapsamında YP’de yapılan incelemede ilgili teşebbüs yetkililerine medya denetimi
alanında rakip olarak gördükleri şirketler sorulmuştur. Alınan cevap sonrasında EMM,
MMIST ve Accenture’dan medya denetimi ve faaliyetlerinin içeriği hakkında bilgi talep
edilmiştir.
(76) MMIST ve EMM, (…..) ifade etmektedir. Accenture ise (…..) belirtmektedir. Ancak, bu veri
havuzunun nasıl oluştuğu ve müşterilerden hangi bilgilerin istenip hangi bilgilerin onlara
sunulduğu konusunda detaylara girilmemiştir.
I.3.5. Diğer Reklamverenlerden Gelen Bilgiler
(77) İnceleme sürecinde Media Barometer ile ilgili olarak:
- Bu sisteme hiç girmemiş olan (…..)’den,
- Sistem hakkında kendisine tanıtım yapılan ancak rekabet hukuku çekinceleri olduğu
anlaşılan (…..)’dan,
- Sistemin içinde yer alıp sonradan çıkan (…..)’dan
bilgi talep edilmiştir.
(78) Bu bilgilerde özetle:
- (…..)’in Media Barometer hakkında bilgi sahibi olmadığı, YP tarafından herhangi bir
tanıtımda bulunulmadığı,
- (…..)’a Media Barometer tarafından sunum yapıldığı, ancak şirket politikaları ve
gereksinimleri göz önünde bulundurularak sistem içine girilmediği,
- Reklam harcama bilgileri, fiyatlar ve bütçe bilgisi gibi bilgilerin reklam sektöründe gizli
nitelikte olduğu
ifade edilmektedir.
I.3.6. Teşebbüslerden Gelen İlave Açıklamalar
(79) İnceleme sürecinde (…..) ve YP mevcut dosya kapsamında ek açıklamalarda
bulunmuşlardır. (…..) tarafından gönderilen açıklamada özetle:
- Bilgi değişimi konusunda;
o Bilginin stratejik olup olmadığı,
o Bilgi değişiminin pazarın ne kadarını kapsadığı,
o Bilgilerin toplulaştırılmış olup olmadığı/bireysel veri içerip içermediği,
o Bilginin yaşı,
o Bilgi değişiminin sıklığı,
o Değişilen bilginin kamuya açık olup olmadığı,
o Bilgi değişiminin kamunun erişimine açık olup olmadığı
hususlarının önemli olduğu,
- Media Barometer uygulaması kapsamında söz konusu olan "medya birim fiyatları
denetimi"nin cost benchmarking hizmeti çerçevesinde, reklam verenlerin medya
reklam masraflarının bağımsız olarak kıyaslanmasından ibaret olduğu,
- YP tarafından hazırlanan raporların, 1 yıl içerisinde dört kere, her 3 aylık periyodun
ardından gelen ay içerisinde reklam verenlere sunulduğu, diğer bir deyişle raporun
14-51/900-410
12/22
kapsamında yer alan bilgiler geçmişe yönelik, gerçekleşmiş verileri kapsadığı,
literatürde geçmişe yönelik bilgilerin paylaşımında risk teşkil eden asıl amacın “bir kez
ortak bir anlayışa varıldıktan sonra, rakiplerin davranışlarının izlenebilmesi
olduğunun” kabul edildiği,
- (…..) açısından söz konusu raporların, geçmiş dönemdeki satın alma performansının
denetlenmesinde ve (…..) bütçe yönetimi hususunda hesap verilmesinde kullanıldığı,
- Değiştirilecek bilgilerin doğrudan teşebbüsler arasında veya teşebbüs birlikleri
aracılığıyla toplanıp derlenmesine kıyasla, bilgi derleme ve toplama işlemlerinin
bağımsız üçüncü taraflarca yürütülmesinin rekabete aykırı etkilerin ortaya çıkması
bakımından daha düşük bir risk teşkil ettiği,
- Media Barometer içinde bulunan reklamverenlerin, Ulusal TV yayıncılığı reklam yeri
pazarının en fazla (…..) kapsadığı, dolayısıyla en dar bakış acısı ile dahi, pazarı
kapsama derecesi (…..) bir yapının söz konusu olduğu,
- YP’nin, reklamverenler tarafından kurulmuş bir teşebbüs veya teşebbüs birliği
olmadığı, reklamverenler adına da hareket etmediği, reklamverenlerin söz konusu
hizmetin sağlanması ya da hizmeti alacak diğer reklam verenlerin seçimi noktasında
hiçbir inisiyatifi ve müdahalesi bulunmadığı,
- Media Barometer’in, (…..) medya satın alma performansının denetlenmesi ve (…..)
içerisinde yer alan (…..) hesap verilebilmesi amacıyla sınırlı olarak ve sadece 4 çeyrek
dönem için alındığı,
- Media Barometer’in; ilgili pazarların yapısı, bilginin niteliği ve bilgi değişiminin amacı
ve uygulanma şekli itibarıyla rekabeti sınırlama amacı ya da etkisi doğurabilecek
nitelikte bir hizmet olmadığı,
- Reklamverenler aleyhine yapılmış olan şikayetin reddedilmesi ve bir soruşturma
açılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği,
- Bununla birlikte, Rekabet Kurulunun Media Barometer uygulaması ile ilgili bir takım
rekabetçi kaygılarının bulunması halinde, Kurulun bu kaygıların ortadan kaldırılması
amacı doğrultusunda ve tüm sektörlerin menfaatine olacak şekilde, uyulması gereken
prensipleri konu alan yol gösterici nitelikte bir önaraştırma kararı vermesi gerektiği
ifade edilmektedir.
(80) YP tarafından gönderilen ek bilgilerde ise özetle:
- Media Barometer içinde yeni bir sektörel grup oluşması için asgari (…..) şirketin
olması gerektiği,
- Media Barometer benzeri sistemlerin dünya çapında da kullanıldığı,
- Romanya’da benzer içerikte enflasyon tahmininin yapıldığı,
- Gelecek dönemlerin ortalama fiyat tahmininin (estimation of market averages) farklı
medya denetim firmalarının, kendi analizleri içerisinde yaptıkları bir çalışma olduğu,
- Bu çalışmanın şart olmayıp söz konusu reklamveren firmanın ihtiyacına göre yapılan
ek ve geleceği öngörmeyi kolaylaştıran bir analiz olduğu,
- Bu tür analizlerin, medya denetim hizmetinden yararlanan reklamveren firmaların fiyat
dikte etmesi anlamına gelmediği, aksine medya ajansının tahminlerinin
sorgulanmasına yol açtığı,
14-51/900-410
13/22
- Medya denetçilerinin çalışmaları kapsamında tahmin yapabileceği, tahminlerini
güncelleyebileceği ve reklamveren ile paylaşabileceği, reklamverenin de bu analizi
alıp, kendi karar süreçlerine dahil edebileceği
ifade edilmektedir.
I.4. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
(81) Başvuruda yer alan YP’nin hakim durumunu kötüye kullanıldığı iddiasında öne sürülen
eylem, esas itibarıyla “başka bir piyasada kartel oluşmasına aracılık etmek”e yöneliktir.
Bu çerçevede, Kabahatler Kanunu’nun ilgili maddeleri ile Rekabet Kurulunun vermiş
olduğu eski tarihli kararı da4 dikkate alınarak, reklamverenlerce bir alım karteli kurulduğu
ve YP’nin bu kartelin oluşmasında etkisi olduğu iddiası incelenmiştir. Nitekim, benzer
nitelikteki eylemler 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde değil, 4. maddesi
kapsamında ele alınmıştır.
(82) Dosya konusu iddialardan biri, Media Barometer sisteminde bulunan reklamverenlerin
alım karteli oluşturduğuna ilişkindir. Esas itibarıyla, bir piyasada alıcıların boykot kararı
almaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında incelenebilmektedir. Nitekim,
boykot konusunda elde edilen belgelerin bazıları 2005 yılına ait olup, 1998 ve 2005
yıllarında planlanan ya da gerçekleşen boykota ilişkin ifadeleri içermektedir. Bu belgeler
açısından mevzuatta geçen zamanaşımı sürelerinin dolması nedeniyle 1998 ve 2005’teki
sürece yönelik olarak herhangi bir işlem yapılmasına gerek duyulmamıştır.
(83) 2011 yılı boykot planı için ise yapılan inceleme sonucunda herhangi bir destekleyici bilgi
ve belge elde edilememiştir. Belgelerde adı geçen YP’de yapılan incelemelerde de
herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır. Bu çerçevede yeterli delil olmaması nedeniyle 2011
yılına ait boykot planı için de soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı kanaatine
varılmıştır.
(84) Media Barometer fiyat havuzu için, bilgi değişiminin tek başına bir ihlal teşkil edip etmediği
hususu değerlendirildiğinde ise, konuya ilişkin olarak elde edilmiş herhangi bir belge
bulunmamaktadır. Örneğin, bir boykot eylemine uyulup uyulmadığının ya da bir
maksimum fiyat tespitine uyulup uyulmadığının tespiti amacıyla bilgi değişimi yapıldığı
yönünde herhangi bir belgeye ulaşılamamıştır.
(85) Media Barometer sistemine dahil olan taraflar arasında doğrudan fiyat tespitini ve
rekabetin ihlalini öngören herhangi bir belge bulunmamakla birlikte, bu sistemin reklam
birim süre fiyatları ve ödeme vadeleri üzerinde bir takım etkiler doğuracağı
değerlendirilmektedir. Dosya konusu olayda, YP ile anlaşma yaparak çalışma şekline ve
kapsamına ilişikin detaylı bilgi verilen Media Barometer sistemine dahil olan bir reklam
veren; geçmiş üç aylık döneme ilişkin olarak gerçekleşen reklam fiyatlarını tarih ve
saatlerine göre TV kanalı ve program bazında YP’ye iletmekte, bunun karşılığında
YP’den, Media Barometer sisteminde yer alan aynı veya farklı sektörde faaliyet gösteren
teşebbüslerden benzer şekilde ve nitelikte YP’nin elde ettiği bilgilerin kullanılarak
oluşturulduğu bazı istatistiki bilgileri temin etmektedir. YP tarafından Media Barometer’e
dahil olan teşebbüslere üçer aylık dönemler halinde sunulan bu bilgiler içerisinde; TV
kanalı ve programı bazında en çok, en az ve ortalama reklam birim fiyatları, ödeme
vadeleri ve geleceğe dönük olarak beklenen fiyat artış oranı tahminleri bulunmaktadır.
(86) Bu açıdan bakıldığında, Media Barometer sistemi üzerinden reklam birim fiyatlarına ilişkin
elde edilen bu bilgilerin sisteme dahil olan teşebbüsler tarafından gelecek dönemlerde
reklam süresi satın almayı planladığı TV kanallarına sunacağı fiyat teklifleri ve ödeme
planlarının belirlenmesinde kullanıldığı görülmektedir. Bu durumda örneğin geçmiş
4 2.12.2013 tarih ve 13-67/929-391 sayılı Rekabet Kurulu Kararı.
14-51/900-410
14/22
dönemde belirli bir TV kanalına ödediği fiyatın yine o döneme ilişkin olarak aynı TV
kanalına Media Barometer’e dahil olan sektörün diğer oyuncuları tarafından ödenen
ortalama fiyattan yüksek olduğu biligisini edinen bir teşebbüs doğal olarak sonraki döneme
ilişkin olarak TV kanalına yapacağı fiyat teklifini sektör ortalamasına yaklaştıracaktır.
Ortalama fiyatın üzerinde kalan diğer bütün teşebbüslerin de benzer bir davranış
sergileyeceği dikkate alındığında, reklam birim fiyatlarının tek bir fiyat seviyesine doğru
yakınsaması durumu ortaya çıkacaktır. Benzer bir durum fiyata ilişkin diğer önemli bir
unsur olan vade konusunda da yaşanacak ve mevcut farklı vadeler en uzun vadeye doğru
yakınsayacaktır.
(87) Bununla birlikte, fiyat havuzuna gönderilen bilgilerin bireysel olduğu, ancak sistemden
çıkan bilgilerin toplulaştırılmış halde bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, toplulaştırılmış
verilerin kanal ve ay bazında hatta program bazında detaylandırıldığı, bu durumun ise
reklamverenlerin elinde bulunan diğer bilgilerle birlikte kullanıldığında teşebbüslerin
bireysel reklam birim fiyat verileri gibi stratejik öneme sahip bir takım bilgilere ulaşılmasını
ve geleceğe dönük bilgi paylaşımını mümkün kılabileceği kanaatine varılmıştır.
(88) Her ne kadar Media Barometer sistemi içinde yer alan teşebbüsler arasında rekabeti
sınırlama amacı taşıyan bir anlaşmaya dair bir belge elde edilememiş olsa da, bu sistem
çerçevesinde YP tarafından teşebbüslerle paylaşılan bilgilerin içeriği, paylaşım sıklığı ve
yaşı dikkate alındığında, ayrıntılarına yukarıda yer verilen şekilde işleyen Media
Barometer’in bizatihi kendisinin piyasalarda teşebbüsler arasında fiyatlara ilişkin bilgi
değişimini kapsayan bir anlaşma ile benzer etkileri doğurabilecek nitelikte olduğu ve
özellikle TV reklam yeri pazarında fiyatlara ve ödeme vadelerine ilişkin bir takım rekabetçi
endişeler barındırdığı sonucuna ulaşılmıştır.
(89) Öte yandan, Media Barometer’in mevcut hizmet alan teşebbüs sayısı ve durumu ile
devam etse dahi sistemin kendisinin bu rekabetçi endişelere yol açacağı açıktır. Bununla
birlikte, teşebbüsler arasında doğrudan ve ilk elden rekabeti engelleme amacı taşıyan
sözlü veya yazılı bir anlaşmanın mevcut olmaması nedeniyle dosya konusu inceleme
kasamında teşebbüsler hakkında bu aşamada soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
ancak Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili teşebbüslere Media
Barometer sistemi ile ilgili söz konusu faaliyetlerine son vermeleri yönünde görüş
bildirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(90) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Media Barometer sistemine Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş. ile
ayrı ayrı sözleşme yapmak suretiyle dahil olan reklam veren teşebbüsler arasında ilgili
pazarlarda rekabeti sınırlayıcı nitelikte olan ve Kanun’un 4. maddesi kapsamına
girebilecek sözlü veya yazılı bir anlaşma veya bir irade uyuşması olduğuna dair herhangi
bir bilgi veya belge bulunamamış olması ve sisteme dahil olan reklam verenlerin reklam
harcamalarının toplam reklam harcamalarındaki payı dikkate alındığında, Diye
Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş.’ye ve bu teşebbüsten Media Barometer
hizmeti alan teşebbüslere dosya konusu iddialar hakkında bu aşamada 4054 sayılı 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına Kurul Üyesi Dr. Murat
ÇETİNKAYA’nın farklı gerekçesi ve OYÇOKLUĞU ile
2. Bununla birlikte Media Barometer Sistemi üzerinden sunulan hizmet kapsamında
reklam verenlerce elde edilen bilgilerin niteliği ile birlikte sisteme dahil olan reklam
verenlerin sayılarının artması sonucunda oluşabilecek kümülatif etkinin, ilgili pazarlarda
orta ve uzun vadede bazı rekabetçi endişeler doğurabileceği göz önünde
bulundurulduğunda; Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca söz konusu
14-51/900-410
15/22
faaliyetlerine son vermeleri, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
işlem başlatılacağı yönünde, Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş.’ye
ve bu teşebbüsten Media Barometer hizmeti alan teşebbüslere görüş bildirilmesi için
Başkanlığın görevlendirilmesine OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
KARŞI OY GEREKÇESİ
(12.12.2014 tarihli ve 14-51/900-410 sayılı Kurul Kararı)
Mezkur dosyada Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş.’nin (DİYE) hakim
durumunu kötüye kullandığı ve bu şirkete ait “Media Barometer” hizmetini alan reklam
veren teşebbüslerin alım karteli kurup kurmadıklarının tespiti ve ihlal teşkil eden
uygulamalara yönelik geçici tedbir uygulanması talebi incelenmiştir. Sonuç olarak
Rekabet Kurulunca:
Media Barometer sistemine DİYE ile ayrı ayrı sözleşme yapmak suretiyle dahil olan
reklam veren teşebbüsler arasında ilgili pazarlarda rekabeti sınırlayıcı nitelikte olan
ve Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilecek sözlü veya yazılı bir anlaşma veya
bir irade uyuşması olduğuna dair herhangi bir bilgi veya belge bulunamamış olması
ve sisteme dahil olan reklam verenlerin reklam harcamalarının toplam reklam
harcamalarındaki payı dikkate alındığında, DİYE’ye ve bu teşebbüsten Media
Barometer hizmeti alan teşebbüslere dosya konusu iddialar hakkında bu aşamada
4054 sayılı Kanunun 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına,
Bununla birlikte Media Barometer Sistemi üzerinden sunulan hizmet kapsamında
reklam verenlerce elde edilen bilgilerin niteliği ile birlikte sisteme dahil olan reklam
verenlerin sayılarının artması sonucunda oluşabilecek kümülatif etkinin, ilgili
pazarlarda orta ve uzun vadede bazı rekabetçi endişeler doğurabileceği göz
önünde bulundurulduğunda; Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca söz
konusu faaliyetlerine son vermeleri, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde işlem başlatılacağı yönünde, DİYE’ye ve bu teşebbüsten Media
Barometer hizmeti alan teşebbüslere görüş bildirilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine
karar verilmiştir. Bu kararın ilk bölümüne farklı gerekçe ile katılmakla birlikte, ikinci
bölümüne karşı oyumuz bulunmaktadır.
Kararda belirtilenin aksine, televizyon yayıncılığı sektörünün yapısı, bu yapı içerisinde
reklam yerlerini pazarlayan televizyon kanallarının gücü, medya ajansları ve satınalma
şirketlerinin konumu gibi hususlar dikkate alındığında, söz konusu Media Barometer
uygulamasının kararda belirtilen gerekçeden hareketle soruşturma açılmaması yönünde
değil, bizatihi Media Barometer uygulamasının 4. maddeye aykırı olmaması nedeniyle
soruşturma açılmaması kanaatine sahip olduğumuzdan kararın bu kısmına aynen katılma
imkanı bulunamamıştır. Gerçekten televizyon yayıncılığı alanında bir analiz yapılıyorsa şu
hususlara bilhassa dikkat etmek gerekmektedir:
14-51/900-410
16/22
Ulusal televizyon kanallarındaki reklam yerlerinin ve sürelerinin diğer yerel
televizyon kanallarından ve diğer mecralardaki reklam yerlerinden farklılaştığı ve
reklam veren gözünde farklı bir pazar oluşturduğu,
İzleyicilere ücretsiz bir şekilde ulaştırılan kanallar ile aylık abonelik çerçevesinde
hizmet sunan kanalların birbirinden farklılık arz ettiği,
Bu hususların, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) reklam yeri ve
sürelerine ilişkin düzenlemeleri ile birlikte düşünüldüğünde, esasen ulusal yayın
yapan televizyon kanallarındaki reklam yerlerinin ve sürelerinin sınırlı olduğu (süre
olarak bir üst limitinin bulunduğu),
Bu çerçevede ulusal yayın yapan televizyon kanallarının esasen ellerinde kıt
kaynak sayılabilecek bir ürüne sahip oldukları,
Reklam yeri satışında televizyon kanallarının izlenme oranlarının ve paylarının
önemli bir gösterge olmakla birlikte satın alınan reklam yerinin fiyatını belirlemede
net ve yeterli bir gösterge olmadığı,
Bu bakımdan, reklam yeri piyasasında televizyon kanallarının lehine olacak
şekilde, onlara reklam verenler üzerinde bir pazar gücü oluşturacak mahiyette bir
asimetrik bilginin ortaya çıktığı,
Medya ajanslarının ve medya satın alma şirketlerinin de reklam verenlerin bu
asimetrik bilgiden kaynaklanan bilgi eksikliğini gidermede ve reklam verenlere
televizyon kanalları karşısında bir pazarlık gücü sağlama anlamında yetersiz
olduğu,
Medya endüstrisinin çok taraflı pazar niteliği de dikkate alındığında, klasik
pazarlardaki hakim durum ve anlaşma analizlerinin pazardaki rekabetçi sürecin
işlemesini anlamak için yeterli olmayacağı.
Ulusal televizyon kanalları reklam yeri piyasasının yapısına ve işleyişine ilişkin olarak yer
verilen bu bilgilerin yanı sıra, mezkur dosyada gerçekleştirilen Media Barometer
uygulamasının rekabet hukuku kapsamındaki tanımlanması da önem arz etmektedir.
Kurul çoğunluğunca, Media Barometer uygulaması bir anlamda alım karteline benzer veya
ona yakın etkiler doğuracağı varsayılmıştır. Ne var ki Media Barometer uygulamasının
alım karteli ile gerek tanım gerekse kapsam olarak uzaktan yakından ilgisi
bulunmamaktadır. Olsa olsa böyle bir yapıya Kanunun 4. maddesi çerçevesinde rekabete
hassas bilgilerin değişimi nedeniyle itiraz edilebilir. Ancak dosyada mevcut bilgi ve
belgeler incelendiğinde, her ne kadar bazı televizyon kanalları bu bilgileri gizli olarak
nitelemiş olsalar da, söz konusu bilgilerin, reklam verenler arasındaki ya da reklam
verenlerle televizyon kanalları arasındaki rekabetçi sürece zarar verecek nitelikte bilgiler
olmadığı görülmektedir. Televizyon kanalları tarafından bu bilgilerin gizli olarak
addedilmesinin altında yatan gerekçenin, bu bilgilerin televizyon kanallarına reklam
verenler üzerinde asimetrik bilgiden kaynaklanan bir pazar gücü sağlamasından
kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, Media Barometer hizmeti alan reklam verenlerin
bu uygulama çerçevesinde rakiplerinin bireysel bilgilerine ulaşamadığını da belirtmek
gerekmektedir. Zaten kararda da böyle bir bilgi değişiminin halihazırda ne gibi bir rekabetçi
zarara yol açtığı da ortaya konulamamıştır. Sadece geleceğe ilişkin somut verilere
dayanmayan spekülatif bir değerlendirme yapılarak bu uygulamaya son verilmesi talep
edilmiştir.
Belirtilen bu hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde Media Barometer
uygulamasının Kanunun 4. maddesini ihlal etmediği kanaatine ulaşılmıştır.
14-51/900-410
17/22
Kararın ikinci kısmına yönelik karşı oyumuz da temel olarak yukarıda belirtilen gerekçelere
dayanmaktadır. Zira Kanunun 4. maddesine aykırı olmadığı tespiti yapılan bir
uygulamanın 9/3. madde çerçevesinde sonlandırılmasını talep etmek mümkün değildir.
Ancak bu hususun dışında burada belirtilmesi gereken bir nokta daha bulunmaktadır. Söz
konusu uygulama incelenerek Kurul çoğunluğunun da kabul ettiği gibi bir soruşturma
açılmıyorsa, bu uygulamanın tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olarak Kanunun
9/3. maddesi çerçevesinde karar tesis etmek ne hukuk tekniği ne de rekabet hukuku
mantığı ve benzer içeriklerdeki şimdiye kadar gözlenen Rekabet Kurulu yaklaşımı ile de
örtüşmemektedir. Şöyle ki, bir dosyada tespit edilen bilgi değişiminin Kanunun 4. maddesi
çerçevesinde rekabete zarar verdiği tespiti yapılmamışsa, doğrudan doğruya gelecekte
ortaya çıkması muhtemel durumları hesaba katarak 9/3. madde çerçevesinde bir görüş
oluşturmadan önce, 5. madde çerçevesinde bir muafiyet değerlendirmesi yapmak
gerekmektedir. Bu değerlendirme neticesinde böyle bir bilgi değişimi uygulamasının
gelecekte rekabeti bozmayacak şekilde nasıl tasarlanması gerektiğine ilişkin tespitler
yapılması ve bu tespitler çerçevesinde mezkur uygulamanın ne şekilde devam
edebileceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Mezkur kararda böyle bir yaklaşım
izlenmeden doğrudan doğruya Media Barometer uygulamasına son verilmesine yol
açacak bir 9/3. madde kararı alınmıştır.
Tekraren belirtmek gerekirse, mevcut dosyadaki uygulama, piyasalardaki asimetrik
bilgiden kaynaklanan pazar gücünün törpülenmesi amacına hizmet eden, böylece
rekabetçi sürecin daha belirli ve öngörülebilir bir şekilde işleyerek, mal ve hizmetlerin
(burada reklam yerlerinin), reklam verenlerin ödeme gücü arzusu ve reklam yerlerine
verdiği değere göre fiyatlandırılmasını sağlayacak, rekabete aykırı olmayan bir bilgi
değişimi uygulamasıdır. Pazarın yapısına ve işleyişine ilişkin hatalı varsayımlar üzerine
kurulan mezkur karar, gelirinin hemen hemen tamamını Media Barometer
uygulamasından elde eden DİYE üzerinde ve DİYE’den Media Barometer hizmeti alan
reklam verenler üzerinde belirsizlikler yaratmaktadır. Halbuki rekabet hukukunun
uygulanması ve Rekabet Kurulu kararları piyasalarda belirsizlikler yaratarak şirketlerin
önlerini görmelerini engelleyecek nitelikte olmamalıdır. Bilakis rekabet hukuku uygulaması
şeffaf, etki bazlı analizler içeren, güvenilir verilerle desteklenen sağlam varsayımlara
dayanan, belirsizlikleri ortadan kaldıran ve öngörülebilir nitelikte olmalıdır. Bu kapsamda
değerlendirildiğinde, Kurulun çoğunluk görüşü, burada belirttiğimiz asimetrik pazar
yapısından kaynaklanan piyasa aksaklığının devam etmesine ve bu asimetrik bilgiden
kaynaklanan güçle elde edilen ekonomik rantın (dolaylı da olsa tüketiciye yansıması
yerine) gücü elinde bulunduran piyasa aktörlerine aktarılmasına yol açmak bir tarafa, aynı
zamanda geleceğe ilişkin ciddi belirsizlikler de yaratma potansiyeline sahiptir.
Belirtilen görüşlerimiz çerçevesinde, Kurul Kararının 1. maddesine yukarıda yer verilen
farklı gerekçemiz ile katılmakla birlikte, Kararın 2. maddesine yine yukarıda açıklanan
gerekçelerle katılma imkanı bulunamamıştır.
Dr. Murat Çetinkaya
Kurul Üyesi
14-51/900-410
18/22
12.12.2014 tarihli ve 14-51/900-410 sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Rekabet Kurumu kayıtlarına Televizyon Yayıncıları Derneği vekili tarafından yapılan
başvuruda özetle; Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Ticaret A.Ş’nin; (Media
Barometer) medya denetçiliği pazarında hakim durumda olduğu, televizyon kanalları
reklam yeri pazarında kartel kurulmasına aracılık ederek hakim durumunu kötüye
kullandığı ve bu teşebbüsten medya denetçiliği hizmeti alan reklam veren teşebbüslerin
de televizyonlara ödeyecekleri reklam yeri fiyatları konusunda bir alım karteli
oluşturdukları iddia edilmiş, bunun üzerine açılan önaraştırma sonucu düzenlenen rapor
14-46 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek ek çalışma yapılmasına karar verilmiş, anılan
karar doğrultusunda hazırlanan Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmış ve sonuç olarak;
1. Media Barometer sistemine Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş. ile
ayrı ayrı sözleşme yapmak suretiyle dahil olan reklam veren teşebbüsler arasında ilgili
pazarlarda rekabeti sınırlayıcı nitelikte olan ve Kanun’un 4. maddesi kapsamına
girebilecek sözlü veya yazılı bir anlaşma veya bir irade uyuşması olduğuna dair herhangi
bir bilgi veya belge bulunamamış olması ve sisteme dahil olan reklam verenlerin reklam
harcamalarının toplam reklam harcamalarındaki payı dikkate alındığında, Diye
Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş.’ye ve bu teşebbüsten Media Barometer
hizmeti alan teşebbüslere dosya konusu iddialar hakkında bu aşamada 4054 sayılı 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına Kurul Üyesi Dr. Murat
ÇETİNKAYA’nın farklı gerekçesi ve OYÇOKLUĞU ile
2. Bununla birlikte Media Barometer Sistemi üzerinden sunulan hizmet kapsamında
reklamverenlerce elde edilen bilgilerin niteliği ile birlikte sisteme dahil olan reklam
verenlerin sayılarının artması sonucunda oluşabilecek kümülatif etkinin, ilgili pazarlarda
orta ve uzun vadede bazı rekabetçi endişeler doğurabileceği göz önünde
bulundurulduğunda; Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca söz konusu
faaliyetlerine son vermeleri, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
işlem başlatılacağı yönünde, Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş.’ye
ve bu teşebbüsten Media Barometer hizmeti alan teşebbüslere görüş bildirilmesi için
Başkanlığın görevlendirilmesine OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir. Mezkur karar aşağıda
geniş olarak belirteceğim nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunduğundan tarafdımdan
kararın her iki maddesine aşağıda geniş olarak belirteceğim nedenlerle karşıyım.
4054 sayılı Rekabetඈn Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesඈnde Kanunun amacının,
mal ve hඈzmet pඈyasalarındakඈ rekabetඈ engelleyඈcඈ, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar
ve uygulamaları ve pඈyasaya hâkඈm olan teşebbüslerඈn bu hâkඈmඈyetlerඈnඈ kötüye
kullanmalarını önlemek, bunun ඈçඈn gereklඈ düzenleme ve denetlemelerඈ yaparak rekabetඈn
korunmasını sağlamak olduğu belඈrtඈlmඈş; 40. maddesඈnඈn 1. fıkrasında, Kurul re’sen veya
kendඈsඈne ඈntඈkal eden başvurular üzerඈne doğrudan doğruya soruşturma açabඈleceğඈ gඈbඈ,
soruşturma açılıp açılmayacağının saptanması bağlamında önaraştırma yaptırabඈleceğඈ;
aynı Kanun’un 41.maddesඈnde de, yapılan önaraştırma sonucunda düzenlenen raporu
değerlendඈrerek soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar vereceğඈ hükme
bağlanmıştır. Kanunun 40. ve 41.maddelerඈnඈn gerekçelerඈ ඈncelendඈğඈnde de; Kurul’un
kendඈsඈne yapılan her türlü ඈhbar, şඈkayet ve başvuruyu mutlaka değerlendඈrmeye alarak,
ඈhbar ve şඈkayetlerඈn cඈddඈ bඈr şekඈlde ele alınmasının amaçlandığı, yaptırılacak
önaraştırmadan sonra cඈddඈ bulunan ඈddඈaların derඈnleştඈrඈlerek soruşturma aşamasının
yerඈne getඈrඈlmesඈ gerektඈğඈ ඈfade edඈlmඈştඈr.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, önaraştırma sonucunda rekabet kurallarını ඈhlal eden
eylem, karar ve anlaşmaların varlığının bulunmadığı hususunda Kurulun tam bඈr kanaate
14-51/900-410
19/22
sahඈp olması halඈnde soruşturma açılmamasına karar verඈleceğඈ, ancak önaraştırma
sonucu elde edඈlen belge ve bඈlgඈler bu kanıya ulaşılmasını sağlamıyorsa, bඈr başka deyඈşle
bඈlgඈ ve belgelerඈn yetersඈzlඈğඈ nedenඈyle böyle bඈr kanaate varılamıyorsa veya ඈhlallerle ඈlgඈlඈ
olarak daha detaylı ඈnceleme yapılması sonucunda yenඈ belge ve bඈlgඈlere
ulaşılabඈleceğඈnඈn öngörülmesඈ hallerඈnde soruşturma açılması gerektඈğඈ açıktır. 4054 sayılı
Kanunun yukarıda açıklanan amacına hඈzmet etmek adına, soruşturma açılmamasına
karar verඈlebඈlmesඈ ඈçඈn önaraştırma sonucu elde edඈlen bඈlgඈ ve belgelerඈn, olayda
rekabet ඈhlalඈ olmadığını açık olarak ortaya koyması gerekඈr. Danıştay’ın yerleşmඈş
ඈçtඈhatları(5) da bu yöndedඈr. Danıştay kararlarında, soruşturma açılmaması kararı
verඈlebඈlmesඈ ඈçඈn rekabet ඈhlalඈne ඈlඈşkඈn cඈddඈ bulguların olmamasından çok, öncelඈkle
önaraştırmada elde edඈlen belge ve bඈlgඈlerඈn değerlendඈrඈlmesඈ sonucu, ඈddඈa konusu
ඈhlallerඈn olmadığı yolunda Kurul’a tam bඈr kanaat gelmesඈ hususunun varlığı aranmaktadır.
Dosya konusu olaya gelince; Media Barometer’in rekabet hukuku kapsamında incelemesi
yapılırken temel olarak aşağıdaki hususlarda değerlendirilmesi gerektiği inancındayım.
Media Barometer’de paylaşılan bilgilerin yaşı: Sistemde yıl içinde 4 rapor verilmekte
olup, bu raporlar üçer aylık bilgiler toplandıktan sonra yazılmaktadır. Örneğin, Ocak-
Şubat-Mart aylarına ait veriler Nisan ayının ilk haftasında ilgili teşebbüslerden talep
edilmekte ve Nisan ayı bitmeden ilk çeyreğe ait rapor ilgililerine gönderilmektedir. Bu
çerçevede, sistemde yer alan veriler geçmiş döneme ait değil güncel olarak
değerlendirilmelidir. Ayrıca, raporlarda gönderilen MBI endeksleri bakımından ise
geleceğe dönük tahminlerin gönderildiği de anlaşılmaktadır. Sistemde yer alan tüm
teşebbüsler kanal bazında aynı ortalama fiyatları ve aynı enflasyon tahminlerini
gördüklerinden geleceğe dair olarak aynı fiyat eşiklemesi yapmaları beklenmektedir. Diye
Danışmanlık tarafından MBI için yapılan tanıtımlarda da endeksin referans fiyat olarak ele
alındığı ve fiyat eşiklemesi için kullanıldığı ifade edilmektedir. Bu çerçevede, sisteme giren
verilerin güncel, sistemden dağıtılan bilgilerin ise güncel ve geleceğe dönük olduğu
değerlendirilmektedir. Bilgi paylaşımı noktasında sadece sisteme gönderilerin bilgilerin
esas alınmaması gerektiğinin, sistemden çıkan bilgilerin de tüm teşebbüslerle paylaşılan
bilgiler olduğunun altının çizilmesi gerekmektedir. Ayrıca güncel verilerin bir sonraki
dönem, yani gelecek dönem fiyatları için baz alındığı anlaşılmaktadır.
Media Barometer’de paylaşılan bilgilerin niteliği: Reklamverenlerin ve televizyon
kanallarının en mahrem bilgileri olan ve sektördeki tüm tarafların mahremiyeti konusunda
ittifak ettikleri bilgiler olan reklam birim fiyatları, ödeme vadeleri, reklam bütçeleri, kanal
bazında reklam harcamaları ve harcama dönemleri bilgileri sistem içine gönderilmektedir.
Bu kapsamda, rekabete en duyarlı verilerin fiyat havuzuna gönderildiği söylenebilir.
Sistemden çıkan Media Barometer ortalaması ve sektörel bazlı ortalamalar ile
karşılaştırmaların kanal ve ay bazında detaylı olarak yer aldığı hatta program bazında bu
verilere erişim imkanının olduğu düşünüldüğünde sistemden çıkan verilerin de stratejik
önemi haiz olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, reklam veren açısından bakıldığında
fiyatlamanın değişik kriterler çerçevesinde değiştiği bir piyasada bireysel verilerden ziyade
ortalama verilerin karar alma sürecinde daha yardımcı olduğunu söylemenin doğru olduğu
düşünülmektedir.
Media Barometer’de paylaşılan bilgilerin kamuya açıklığı: Sistemde kamuya açık bilgi
paylaşılmamaktadır. Ayrıca, sistemden çıkan bilgiler de sadece sistem üyesi olan
reklamverenlerle paylaşılmakta, hiçbir zaman satıcı konumunda olan televizyon
kanallarıyla paylaşılmamaktadır. Bu nedenle, ilgili piyasada sadece alıcılar tarafında
şeffaflık artmakta, satıcılar tarafında bilgi asimetrisi devam etmektedir. Bu durum ise
(5) Danıştay 13.Daඈresඈnඈn 07.02.2011 gün ve E.2010-4155,K.2011-492 sayılı kararı
14-51/900-410
20/22
serbest piyasa koşullarına nazaran pazarlık gücü kaybeden bir satıcı grubunu ortaya
çıkarırken fiyatların kontrolünde söz sahibi olan alıcı grubunu öne çıkarmaktadır.
Media Barometer’de paylaşılan bilgilerin bireysel olup olmadığı: Fiyat havuzuna
gönderilen bilgiler bireysel olmakla beraber sistemden çıkan bilgiler toplulaştırılmış halde
bulunmaktadır. Ancak toplulaştırılmış verilerin kanal ve ay bazında hatta program bazında
detaylandırılabilmektedir. Ayrıca, reklamverenlerin elinde bulunan diğer bilgilerle bireysel
reklam birim fiyat verilerine ulaşılması da mümkün olmaktadır. Diğer bir ifadeyle, Media
Barometer kapsamında toplulaştırılmış veri gönderiminin klasik anlamda toplulaştırılmış
olarak nitelenemeyeceği ve diğer veri kaynaklarıyla birlikte kullanıldığında bireysel verilere
erişime imkan tanıyabileceği düşünülmektedir.
Media Barometer’de bilgi paylaşımının sıklığı: Sistemde her üç ayda bir veriler
toplanmakta, analiz edilmekte ve üyelere rapor halinde gönderilmektedir. Rekabet
Kurulu’nun Reklamcılar Derneği ve önceki kararları dikkate alındığında bilgi paylaşımının
sık olduğu düşünülmektedir.
Görüldüğü üzere, bilgi paylaşımı konusunda değerlendirmede kullanılan temel
hususlardan sadece bilgilerin toplulaştırılması bakımından nispeten az endişe
oluşmaktadır. Öte yandan; bilgilerin stratejik ve son derece mahrem olması, mevcut
bilgilerin paylaşılması, değişimin sık aralıklarla yapılması, değişilen bilgilerin kamuya açık
olmaması ve bilgilerin sadece tek tarafla paylaşılırken satıcıların bahsi geçen bilgilere
vakıf olmaması ve pazarın tek tarafının şeffaflaşması gibi hususlar düşünüldüğünde
Media Barometer sisteminin ilgili pazardaki rekabeti kısıtlayabileceği söylenebilir.
Media Barometer konusundaki diğer tartışmalı hususlar ise aşağıdaki şekilde sıralanabilir.
Maliyet ve birim fiyata ilişkin olarak herhangi bir tavsiyede bulunup bulunulmadığı
ve bu tavsiyelerin kapsamı ve reklam veren tarafından bu tavsiyenin ne derecede
takip edildiği: MBI endeksi reklamverenlere gönderilmektedir. Bu endeks, ortalama
fiyatlarla beraber düşünüldüğünde geleceğe yönelik referans fiyatların tespiti anlamına
geldiği düşünülmektedir. Ayrıca, televizyon kanallarından gelen bilgilerden açıkça
anlaşılacağı üzere reklamverenler bu tavsiyeleri kanallara kabul ettirmeye çalışmaktadır.
Söz konusu raporların kamuya açıklanıp açıklanmadığı: Raporlar kamuya
açıklanmamakta ve tek taraflı şeffaflığa sebep olunmaktadır.
Televizyon yayınları reklam yeri alım fiyatlarının belirlenmesinde Media
Barometer’in etkisinin ne olduğu, örneğin alım fiyatı tavsiyesinde bulunup
bulunmadığı, bu tavsiyelerin ne derece uygulandığı: Televizyon kanalları tarafından
gönderilen yazılardan anlaşılacağı üzere ortalama fiyatlar ve MBI endeksleri fiyat
pazarlıklarında kullanılmaktadır. Bu fiyatlara göre indirim talep edilmekte, indirim
yapmayan kanallara reklam verilmemesi gündeme gelmektedir.
Media Barometre’nin reklamverenlerin televizyon kanalları karşısındaki pazarlık
güçlerini artırıp artırmadığı ve reklam ücretlerinin düşmesi sonucunu doğurup
doğurmadığı: Reklamverenlerin pazarlık güçlerinin artırılması Media Barometre’nin
amaçları arasında yer almaktadır. Nitekim pazarlık güçleri artan reklamverenlerin reklam
fiyatlarını düşürdükleri ve sürekli indirim talebinde bulundukları da dosya kapsamında yer
alan belgelerden anlaşılmaktadır.
Hizmetin ne amaçla alındığı: Media Barometer’in amacı konusunda çok sayıda belgeye
önceki bölümlerde yer verilmektedir. Söz konusu sistemin amacının reklam fiyatlarının
kontrolünün reklamverenlere geçmesi olduğu bilinmektedir. Alıcıların fiyat kontrolünü
elinde bulundurmasının fiyatları düşürmek ile eş anlamlı olduğu düşünülmektedir. Zira
kontrolü elinde bulunduran bir alıcının rasyonel olarak fiyatları düşürmeye çalışmasını
beklemek gerekmektedir. Bu çerçevede Media Barometer’in amacının sistemi kullanan
reklamverenlerce fiyatı baskılamak olduğu düşünülmektedir.
Yukarıda yer verilen temel hususları Media Barometer özelinde aşağıdaki tabloda
özetlemek olanaklıdır:
14-51/900-410
21/22
Tablo 3. Skor Kartı
Kriter Az Riskli Riskli Çok Riskli
Piyasanın Yapısı +
Bilginin Stratejikliği +
Bilginin Yaşı +
Bilgi Paylaşımının Sıklığı +
Değişilen Bilginin Kamuya Açıklığı +
Bilgi değişiminin Kamuya açıklığı +
Bilginin Toplulaştırılması +
Reklamverenlerin Toplanarak
paylaşılan bilgileri Konuşması
+
Geleceğe Dönük Tavsiye veya Tahmin
Yapılması
+
Bu çerçevede, Media Barometer sisteminin içinde yer alan reklamverenlerin “televizyon
kanalları reklam yeri alımı pazarı”nda rekabeti kısıtlayıcı nitelikte bir anlaşmanın tarafı
olabilecekleri düşünülmektedir. Media Barometer sistemi içinde paylaşılan stratejik önemi
haiz, güncel ve kamuya kapalı bilgilerin sık aralıklarla değişimi, bu bilgilerin kullanımı ile
geleceğe yönelik fiyat tahminleri yapılması, ortalama fiyat bilgisi ve enflasyon tahmininin
tüm reklamverenlerde bulunması, bu iki bilginin kullanımı neticesinde geleceğe dair olarak
tüm reklamverenlerde aynı fiyat beklentisinin oluşması ve bu tahminlerin sistemi kullanan
reklamverenlerce televizyon kanalları ile yapılan pazarlıklarda referans alınması
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4.Maddesi çerçevesinde rekabeti kısıtlayan bir
anlaşmanın varlığından bahsedilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Pek çok Rekabet Kurulu kararında ve Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz
(YİAK)’da fiyat bilgilerinin paylaşılmasının ve geleceğe yönelik tahminlerde
bulunulmasının önemli riskler taşıdığı belirtilmiştir. Bu riskler nedeniyle, Media Barometer
kapsamında yapılan bilgi değişimleri neticesinde önemli zararlar ortaya çıkma olasılığı da
bulunmaktadır:
Bu tespitler karşısında, olayda 4054 sayılı yasanın 4.maddesi kapsamına girebilecek
nitelikte birtakım bulgu ve emarelerin olduğunu göstermektedir. Kaldı ki Kurul çoğunluğu
da aynı şekilde elde edilen bazı bulgu ve emareleri dikkate almasına rağmen soruşturma
açılması yolunu seçmemiş, sadece başka bir yöntemle çözüm bulmaya çalışmıştır. Kurul,
kararının hüküm fıkrasın 2.maddesinde Media Barometer Sistemi üzerinden sunulan
hizmet kapsamında reklamverenlerce elde edilen bilgilerin niteliği ile birlikte sisteme dahil
olan reklamverenlerin sayılarının artması sonucunda oluşabilecek kümülatif etkinin, ilgili
pazarlarda orta ve uzun vadede bazı rekabetçi endişeler doğurabileceği göz önünde
bulundurulduğunda; Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca söz konusu
faaliyetlerine son vermeleri, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
işlem başlatılacağı yönünde, Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş.’ye
ve bu teşebbüsten Media Barometer hizmeti alan teşebbüslere görüş bildirilmesi için
Başkanlığın görevlendirilmesine OYÇOKLUĞU ile karar vermiştir. Kurulumuzca bu
gerekçelerle soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmışsa da, ilgili
teşebbüs arasındaki bu paylaşımların uygulama alanının ve etki sınırlarının ne olduğunun
bu aşamada mevcut dosya kapsamında, kesin yargıya varacak ölçüde saptanmasına
olanak verecek bilgi ve belgelerin bulunmadığı kanaatindeyiz.
Mevcut önaraştırma bakımından; Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Ticaret
A.Ş’nin; (Media Barometer) organizasyonu altında 4054 sayılı yasanın 4.maddesine aykırı
rekabeti bozucu, engelleyici ve kısıtlayıcı birtakım eylem ve işlemler içerisinde
bulundukları yönünde ciddi şüphelerin bulunduğu, etkilerin hangi ölçüde olduğu,
uygulama alanının ne aşamada kaldığı konularının bu aşamada açıklığa, kavuşmaması
14-51/900-410
22/22
nedenleriyle, anılan hususların aydınlatılması bakımından; Diye Danışmanlık Eğitim ve
Medya Hizmetleri Ticaret A.Ş’nin; (Media Barometer) hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılması gerektiği görüşündeyiz.
Öte yandan, Danıştay 13.Dairesinin birçok kararında(6) Rekabet Kurulunun kendisine
gelen şikayetleri 4054 sayılı Yasanın 9/3 maddesi ile görüş bildirerek sonlandıramayacağı,
eğer ihlal yönünde birtakım emareler görüyorsa soruşturma açması gerektiği belirtilmiştir.
Ancak çoğunluk, olayımızda şikayet konularına ilişkin belge ve bilgiler yeterli
görülmediğinden soruşturma açmıyoruz ve 9/3.maddesine görüş gönderiyoruz
demektedir. Bu durumda kararın kendi içerisindeki çelişkisidir, anılan Danıştay kararları
ışığında 9/3 gönderilmesi hatalıdır.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle şikayetçi iddialarının, dosya içeriği belge ve bilgiler
karşısında; önaraştırmaya konu edilen olayın soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı
yönünde kesin bir kanaate ulaşmaya yetecek ölçüde aydınlatılmadığı anlaşıldığından,
şikayet konusunun derinlemesine incelenmesi için şikayet edilen Diye Danışmanlık Eğitim
ve Medya Hizmetleri Ticaret A.Ş (Media Barometer) hakkında soruşturma açılması
gerekirken, anılan Teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına ilişkin
Kurulumuzun çoğunluk kararına katılmıyorum.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
(6)Danıştay 13.Dairesinin 30.11.2011 gün ve
E.2008/3117, K.2011/5424 sayılı kararı
Full & Egal Universal Law Academy