Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı: 2014-3-57 (Nihai İnceleme)
Karar Sayısı: 15-02/8-6
Karar Tarihi: 08.01.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK (İkinci Başkan), Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN,
Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER
:Necla SÜMER ÖZDEMİR, Yusuf ÜLKER, Mesut KOÇ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN
: Ferrero International S.A.
Temsilci: Av. Bengisu DİNÇER
Adres: Cerrahoğlu Avukatlık Bürosu Barbaros Bulvarı Mustafa
İzzet Efendi Sokak No:11
Cerrahoğlu Binası, Balmumcu Beşiktaş/İSTANBUL
(1) D. DOSYA KONUSU : Oltan Gıda Maddeleri İhracat İthalat ve Ticaret Ltd. Şti,
Oltan Fındık İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, Oltan Fındık Sanayi ve Ticaret
Ltd. Şti, Oltan Boyer Sas ve Oltan Grout Ltd.'nin (OLTAN) sermayesinin ve oy
hakkının %100'ünün Ferrero International S.A. tarafından devralınması işlemine
izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 07.08.2014 tarih ve 4495 sayı ile giren ve
eksiklikleri 20.08.2014, 22.08.2014, 25.08.2014 tarihlerinde sırasıyla 4750, 4788 ve
4830 sayılı yazılar ile tamamlanan bildirim üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in ilgili hükümleri uyarınca yapılan
inceleme sonucu düzenlenen 28.08.2014 tarihli ve 2014-3-57/Öİ. sayılı Ön İnceleme
Raporu, Kurulun 03.09.2014 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 14-30/623-M sayı ile
bildirime konu işlemin Kanun’un 10. maddesi birinci fıkrası uyarınca nihai incelemeye
alınmasına karar verilmiştir.
(3) Söz konusu işlemden doğan rekabetçi endişelerin işlem taraflarına bildirilmesi üzerine
Ferrero International S.A.’nın (FERRERO) ilk yazılı görüşü 10.09.2014 tarihli ve 10028
sayılı yazı ile talep edilmiş, teşebbüsün cevabi yazısı 21.10.2014 tarihinde 5957 sayı
ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
(4) Nihai inceleme kararının alınmasını takiben hem işlem tarafı teşebbüslerden hem de
sektördeki diğer oyunculardan bilgi talebinde bulunulmuştur. Bu kapsamda işlem
tarafları FERRERO’dan 28.11.2014 tarihli, 12920 sayılı yazı ve OLTAN’dan
28.11.2014 tarihli, 12907 sayılı yazı ile bilgi talep edilmiş, FERRERO’dan gelen cevabi
yazı 05.12.2014 tarihinde 6953 sayı, OLTAN’dan gelen cevabi yazı ise 08.12.2014
tarihinde 6979 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
15-02/8-6
2/35
(5) Sektördeki diğer oyunculardan OLTAN’ın rakibi olan Atik Tarım Ürünleri San. ve Tic.
Ltd. Şti. (ATİK), Özgün Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. (ÖZGÜN), Karadere Tarım Ürünleri
Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. (KARADERE), Trabzon Tarım Turz. İnş. Nakl. Gıda San. ve
Tic. Ltd. Şti. (TRABZON TARIM) ve Poyraz Fındık Entegre A.Ş.’den (POYRAZ)
28.11.2014 tarihli ve 12962 sayılı yazı ile bilgi talebinde bulunulmuş, söz konusu talep
üzerine yukarıda belirtilen sırada teşebbüslerden gelen cevabi yazılar, 04.12.2014,
05.12.2014, 08.12.2014, 30.12.2014 tarihlerinde 6920, 6949, 6984 - 6977, 7464 sayı
ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
(6) Öte yandan fındığın girdi olarak kullanıldığı çikolata ve çikolatalı ürünlerin üretimi ve
satışı alanında FERRERO’nun rakibi konumundaki teşebbüslerden Yıldız Holding A.Ş.
(ÜLKER), Nestle Türkiye Gıda Sanayi A.Ş. (NESTLE) ve Sanset Gıda Turizm San. ve
Tic. A.Ş.’den (SANSET) 01.12.2014 tarihli ve 12953 sayılı yazı ile bilgi talep edilmiş,
cevabi yazılar sırasıyla 09.12.2014 ve 05.01.2015 tarihlerinde 6998 ve 9; 11.12.2014
ve 05.01.2015 tarihlerinde 7063 ve 8; 09.12.2014 tarihinde 7013 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir.
(7) OLTAN’a fındık tedarik eden firmalardan Özyılmaz Fındık ve Tic. San. Ltd. Şti.
(ÖZYILMAZ), Karaçuha Tarım Ürünleri İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.
(KARAÇUHA), Yılmaz Kardeşler Gıda San. ve Tic. A.Ş. (YILMAZ KARDEŞLER),
İstanbul Fındık San. A.Ş. (İSTANBUL FINDIK), Durak Fındık San. ve Tic. A.Ş.’nin
(DURAK) söz konusu devralma işlemine izin verilip verilmeyeceği yönündeki nihai
değerlendirmede kullanılmak üzere 19.12.2014 tarihinde 13768 sayılı yazı ile bilgi,
belge ve görüşleri talep edilmiştir. Bunun üzerine, ÖZYILMAZ’dan gelen bilgiler
25.12.2015 tarihinde 7319, KARAÇUHA’dan gelen bilgiler 26.12.2014 tarihinde 7373,
İSTANBUL FINDIK’tan gelen bilgiler 23.12.2014 tarihinde 7246, DURAK’tan gelen
bilgiler 26.12.2014 tarihinde 7375 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
(8) Nihai İnceleme Raporu 08.01.2015 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek 15-02/8-6
sayı ile karara bağlanmıştır.
F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; bildirim konusu işlemin
2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında düzenlenen eşikleri aştığı ve Rekabet
Kurulunun iznine tabi olduğu,
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde hâkim durum yaratılması veya
mevcut hâkim durumun güçlendirilmesi yoluyla rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğuran nitelikte olmadığı
bu nedenle işleme izin verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Taraflar
G.1.1. Devralan Taraf: Ferrero International S.A.
(9) Ferrero International S.A., Ferrero Grubunun holding firmasıdır. FERRERO şekerleme
ve diğer şekerli ürünlerin (çikolatalı atıştırmalık, şekerler, atıştırmalıklar ve sürülebilir
ürünler) üretim ve satış alanlarında faaliyet gösteren uluslararası bir gıda ürünleri
imalatçısıdır. FERRERO ürün gamında yer alan dünya çapında bilinirliğe sahip Nutella,
Kinder Bueno gibi ürünlerinin üretiminde fındık kullanmaktadır.
(10) FERRERO, 2013 yılında IF Mariano Stelliferi S.p.A’dan Türkiye ve İtalya’da fındık
ticareti ile iştigal eden Stelliferi şirketlerini (STELLIFERI) devralmasıyla Türkiye’de
15-02/8-6
3/35
fındık ticareti alanında da faaliyet göstermeye başlamıştır. FERRERO, Türkiye’deki
ana faaliyetlerini ise tamamı kendine ait bir yan kuruluşu olan Ferrero Türkiye Çikolata
ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. ve Korvella Gıda Sanayi ve Dış Ticaret
A.Ş. aracılığıyla sürdürmektedir.
G 2. Devre Konu Teşebbüsler:
G.2.1. Oltan Gıda Maddeleri İhracat İthalat ve Ticaret Ltd. Şti.
(11) Trabzon’da kurulu Oltan Gıda Maddeleri İhracat İthalat ve Ticaret Ltd. Şti.’nin (OLTAN
TRABZON) faaliyet konusu toptan fındık ticaretidir ve hâlihazırda Türkiye'nin en büyük
fındık ihracatçısı ve işleyicisi konumundadır. Firma, faaliyetlerini Trabzon'un Maçka ve
Arşın ilçelerinde bulunan iki adet fındık kırma tesisinde sürdürmektedir.
G.2.2. Oltan Fındık İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(12) Türkiye kanunlarına göre kurulmuş bir firma olan Oltan Fındık İşletmeleri Sanayi ve
Ticaret A. Ş. (OLTAN ORDU) Türkiye'nin ana fındık üretim bölgelerinden biri olan Ordu
ilinde toptan fındık ticareti alanında faaliyet göstermektedir. Şirket satın aldığı fındıkları
yalnızca OLTAN TRABZON’a satmaktadır. Faaliyetlerini Ordu'da bulunan fındık kırma
tesisi üzerinden yürütmektedir. Şirketin hisselerinin %50’si Orhan Veli OLTAN, kalan
%50’si ise Şükrü Güngör KÖLEOĞLU tarafından kontrol edilmektedir.
G.2.3. Oltan Fındık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(13) Oltan Fındık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (OLTAN DÜZCE), Düzce ilinde fındık ticareti
alanında faaliyet gösteren ve tek faaliyeti bu bölgedeki üretici ve tüccarlardan fındık
satın almak, bu fındıkları kırmak ve yalnız OLTAN TRABZON’a satmak olan bir
şirkettir.
G.2.4. Oltan Boyer S.A.S.
(14) Fransa kanunlarına göre kurulmuş bir firma olan Oltan Boyer S.A.S. (OLTAN BOYER),
OLTAN TRABZON’dan fındık alıp, bunları Avrupa'da ve diğer pazarlarda satmaktadır.
Firma, fındıkların yaklaşık %95'ini OLTAN TRABZON’dan ithal etmektedir.
G.2.5. Oltan Grout Limited
(15) Birleşik Krallık kanunlarına göre kurulmuş bir firma olan Oltan Grout Limited (OLTAN
GROUT) OLTAN TRABZON’dan fındık alıp, bunları Avrupa'da ve diğer yerlerde
satmaktadır. Firma fındıkların yaklaşık %100'ünü OLTAN TRABZON’dan ithal
etmektedir.
G.3. İlgili Pazar
G.3.1. Genel Olarak Türkiye Fındık Pazarı
(16) Fındık, bademden sonra dünyada yetiştiriciliği en yaygın yapılan sert kabuklu meyve
konumundadır. Dünya fındık üretimi, 1960’lı yıllarda yaklaşık 250 bin ton civarında iken
son beş yıllık süreçte ortalama 797 bin tona çıkmıştır. Dünya fındık üretimi 2009-2013
yılları arası ortalama rakamlarına bakıldığında, Türkiye’nin dünya üretiminin
%68,76’sını gerçekleştirdiği, ülkemizi üretim rakamlarında sırasıyla İtalya (%12,96),
Azerbaycan (%4,64) ve ABD’nin (%4,25) takip ettiği anlaşılmaktadır.
15-02/8-6
4/35
(17) Tüketim ele alındığında, dünyada fındık tüketiminin tamamına yakın kısmı (%91)
Avrupa ülkeleri tarafından gerçekleştirilmekte ve büyük ölçüde (%80’i) çikolata ve
şekerleme sanayinde ham madde olarak kullanılmaktadır. Türkiye üretimde olduğu gibi
fındık ihracatında da dünyada ilk sıradadır. Son beş yıl ortalaması 621 bin ton olan
fındık ihracatının %81’i Türkiye tarafından gerçekleştirilmektedir.
(18) Fındığın ülke içerisindeki tüketimi ise düşük miktarlarda seyretmektedir. 2013 yılında
toplam üretimin yaklaşık %25’i (142.000 ton) iç pazara sunulmuştur.
(19) Dünya fındık üretiminde verimlilik oranlarına yönelik olarak bildirim sahibi tarafından
aşağıdaki bilgiler sunulmuştur. En yüksek verimlilik ABD’de görülürken, bunu İtalya,
Azerbaycan ve Gürcistan takip etmekte, Türkiye ise Şili ile birlikte son sıralarda
gelmektedir. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından Türkiye’nin birim alandan diğer
üretici ülkelerden daha düşük verim elde etmesinin uluslararası piyasalardaki rekabet
gücünü azalttığı belirtilmiştir.
(20) İç pazara ilişkin kısımda üzerinde durulmasında yarar görülen bir diğer husus TMO’nun
piyasadaki faaliyetleridir. Bilindiği üzere, Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin
(Fiskobirlik) mali sorunlar yaşamaya başlaması ve üreticilere karşı olan
yükümlülüklerini yerine getirememesi nedeniyle piyasa istikrarının sağlanması
amacıyla TMO, 2006/10865 sayılı Kararname ile fındık alımıyla görevlendirilmiştir.
TMO bu görevi 2009 yılına kadar sürdürmüş, 2009/15202 sayılı Kararname ile bahsi
geçen görev sonlandırılmıştır. Bunun yanı sıra TMO, iç tüketimi teşvik etmek amacıyla
2009-2012 yılları arasında fındıktan ürettiği çeşitli ürünlerin satışıyla iştigal etmiştir.
(21) Fındık üretimine ve tüketimine ilişkin sunulan genel bilgilerin dışında aşağıda bildirim
konusu işlemin etkilerinin esas olarak görüleceği fındık tedarik zincirine ilişkin bilgilere
yer verilecektir.
(22) Türkiye'de, fındık tedarik zinciri dört seviyeye ayrılmış durumdadır. Tedarik zincirinin
ilk seviyesinde yaklaşık bir hektarlık alanlara bölünmüş bahçelerde fındık üretimi ile
uğraşan 300.000 - 400.000 civarında çiftçi bulunmaktadır. Çiftçiler ürettikleri fındıkları
sektörde “manav” olarak adlandırılan teşebbüslere satmaktadırlar. Manavların ana
işlevi, fındıkları bahçelerden satın almak ve zincirin bir sonraki seviyesinde yer alan
“kırıcı”lara veya ihracatçı firmalara satmaktır. Türkiye’de yaklaşık olarak 800-1.000
civarında manav olarak adlandırılabilecek firma olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Üçüncü
seviyede faaliyet gösteren kırıcılar, fındıkları kabuklarından ayıran ve kabuksuz
fındıkların boyut ve kalitelerine göre ilk ayrımını gerçekleştiren teşebbüslerdir.
Türkiye'de yaklaşık olarak 80-100 kırıcı bulunduğunun tahmin edildiği bildirim
formunda ifade edilmiştir.
(23) Pazarın son seviyesinde yer alan ve toptan fındık ihracatı ve satımı ile iştigal eden
teşebbüsler ise, genellikle, kırıcıların gerçekleştirebileceğinden daha karmaşık ayrım
işlemlerini gerçekleştirebilen ve fındıkları işlemek, örneğin kavurmak veya parçalamak
için gerekli know-how’a ve alt yapılara sahip olan görece daha büyük firmalardır. Türk
fındığı rekoltesinin yaklaşık %80'i ihraç edildiği için, bu seviyedeki teşebbüsler
genellikle piyasada ihracatçı olarak da adlandırılabilmektedir. Fındıklar tedarik
zincirinin bu son halkasında, toptan olarak diğer tacirlere, şekerleme sektöründeki
büyük endüstriyel müşterilere ve daha küçük olan diğer şekerleme imalatçılarına,
fırınlara ve pastanelere satılmaktadır.
(24) Açıklanan tedarik zincirine ek olarak, farklı ülkelerden fındık ve diğer yenilebilir kabuklu
yemişlerden satın alarak küresel ölçekte pazarda faaliyet gösteren Cargill, Olam,
Tiryaki Agro, Shoei Fodds, Besana gibi tacirler ve brokerler gibi uluslararası firmaların
15-02/8-6
5/35
varlığından da bahsedilebilecektir. Söz konusu firmalar genelde, en büyük endüstriyel
müşteriler olan doğrudan ihracatçılarla çalışma eğilimi gösterseler de yenilebilir
kabuklu yemiş veya diğer gıda maddeleri gibi birçok ürünle ilgili faaliyette bulunmakta
ve potansiyel olarak ihracatçılarla aynı müşterilere satış yapmaktadırlar.
(25) Bununla birlikte, Türkiye'deki fındık alım zincirinin yukarıda açıklanan yapısı çok katı
değildir. Özellikle, ihracatçılar fındıkları kırıcılardan veya manavlardan alabilmektedir.
OLTAN, örneğin, her iki kategorideki tedarikçiden alım yapmaktadır.
G.3.2. İlgili Pazarlar
(26) Bildirilen işleme taraf olan teşebbüslerin, yukarıda yer verilen faaliyet alanları
değerlendirildiğinde, hem devralan FERRERO’nun hem de devre konu OLTAN’ın
Türkiye’de toptan fındık alımı ve satın alınan fındığın Türkiye’de ve dünyada satışına
yönelik faaliyetleri bulunmaktadır. Ayrıca FERRERO, çikolata ve çikolatalı mamuller
üretiminde dünya çapında faaliyet göstermektedir. Yukarıda değinildiği gibi, dünya
genelinde üretilen fındığın %80’i çikolata ve şekerleme sanayinde hammadde olarak
kullanılmaktadır. Bu çerçevede, ilgili pazarlar, fındık ticaretine yönelik bir üst pazar ile
fındığın girdi olarak kullanıldığı çikolata ve çikolatalı mamullere yönelik bir alt pazar
olmak üzere iki aşamalı olarak incelenecektir. Bununla birlikte, yapılan
değerlendirmeler açısından belirleyici bir niteliği olmaması nedeniyle kesin bir ilgili
pazar tanımı yapılmamıştır.
G.3.2.1 Üst Pazar: Toptan Fındık Ticareti
(i) İlgili Ürün Pazarları
(27) Başvurunun değerlendirilmesinde toptan fındık ticaretine ilişkin ilgili pazar tanımının iki
temel ekseni bulunmaktadır. Bunlar toptan fındık alım (tedarik) pazarı ile toptan fındık
satış pazarıdır.
(28) Toptan fındık ticareti açısından başvuru sahibi FERRERO, ilgili ürün pazarlarının
yenilebilir kabuklu yemiş alım ve satım pazarları olarak tanımlanması gerektiğini
belirtmiştir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) emtia
sınıflandırmalarında fındığın Brezilya fıstığı, Antep fıstığı, kaju, ceviz, kestane ve
badem ile birlikte sınıflandırıldığını ifade eden FERRERO iddialarını, yenilebilir kabuklu
yemişlerin benzer özelliklerinin bulunduğu, besin içerikleri itibarıyla oldukça benzer
oldukları, yenilebilir kabuklu yemişlerin farklı miktarlarda olsa da antioksidan içerdikleri,
atıştırmalık olarak tüketilebildikleri veya bir gıda içeriği olarak kullanılabildikleri,
kaydadeğer sayıda tüketicinin birden fazla yenilebilir kabuklu yemiş tükettiği, yenilebilir
kabuklu yemiş satın alımı için gerekli olan know-how, aletler ve lojistik altyapının diğer
kabuklu yemişler için gerekli olanlarla benzerlik taşıdığı temellerine dayandırmıştır.
(29) Genel itibarıyla yenilebilir kabuklu yemişlerin besin içeriklerinin oldukça benzer olduğu,
yenilebilir kabuklu yemişlerin bütün tiplerinin farklı seviyelerde de olsa antioksidan
içerdiği, bu ürünlerin bir gıdanın üretiminde girdi olarak kullanılabildiği, atıştırmalık
olarak yenebildiği ya da tatlı sürülebilir ürünlerde, kek, pasta, ekmek ürünlerinin
hazırlanmasında kullanılabildiği kabul edilmektedir.
(30) Bununla birlikte, teşebbüs tarafından yukarıda yer verilen değerlendirmelerin nihai
tüketiciler ele alınarak yalnız talep ikamesine yönelik yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak
arz ikamesine yönelik hususların da gözden kaçırılmaması gerekmektedir. İşlem
taraflarının değerlendirmeye konu faaliyetleri toptan fındık ticaretinde
15-02/8-6
6/35
yoğunlaşmaktadır. Tarafların satış pazarında karşılaştıkları müşteriler ya fındığı girdi
olarak kullanan çikolata ve şekerleme üreticileri ya da kendileri gibi satış marjları
üzerinden gelir elde etmeyi hedefleyen büyük çaplı tüccarlardır. Her ne kadar nihai
tüketiciler açısından farklı kabuklu yemişler ve bunlardan üretilen şekerlemeler
arasında görece daha yüksek bir ikame olabileceği kabul edilebilecekse de, belirli
ürünlerini fındık içerecek şekilde piyasaya sürmüş ve bu şekilde tanıtmış üreticiler
açısından böyle bir ikame imkanı olduğunu söylemek mümkün görülmemektedir.
Örneğin, devralan FERRERO’nun, dünyada yaygın olarak tüketilen ve kendi pazarında
jenerik ürün niteliğine yaklaşan Nutella ürününün üretiminde fındık kullanılmaktadır ve
şirketin bu ürünü üretmek için talep ettiği fındığın, fındık fiyatında gerçekleşen
dalgalanmalardan bağımsız olduğu söylenebilecektir.
(31) FERRERO tarafından ürün pazarının belirlenmesinde üzerinde durulan bir diğer nokta,
fındık ve benzeri kabuklu yemiş ticareti yapan teşebbüslerin benzer know-
how’lardan/makinelerden faydalandığı ve bu nedenle pazarda arz ikamesi olanağının
yüksek olduğudur.
(32) Bildirim konusu işleme yönelik Avrupa Birliği Komisyonunun (Komisyon) aldığı kararda,
Komisyonun bilgi talebinde bulunduğu fındık müşterilerinin büyük çoğunluğunun gerek
fındığın ikame edilebilirliğini engelleyen eşsiz tadı, gerekse nihai ürün tarifleri için
ayarlama gerektirmesi bakımından fındığın diğer yenilebilir kabuklu yemişlerle ikame
olmadıklarını belirttiği, bu durumun Komisyon tarafından bilgi talebinde bulunan fındık
alıcılarının son 5 yıl içinde alımlarını fındık yerine diğer yenilebilir kabuklu yemişlere
aktarmaması ile onaylandığı ifade edilmiştir. Buna ek olarak söz konusu müşteriler
fındık satıcılarının diğer yenilebilir kabuklu yemişleri satmaya başlamalarının mümkün
olmadığını ve fındıktaki bir fiyat değişiminin diğer yenilebilir kabuklu yemiş ürünleri
üzerinde bir etkisinin olamayacağını belirtmişlerdir. Kararda kesin bir pazar
tanımlamasına gerek bulunmasa da, işlemin etkileri sadece fındık tedarik ve arzı
alanında değerlendirilmiştir. Keza, Türkiye’de OLTAN ve OLTAN seviyesindeki
rakiplerin de (ÖZGÜN, PROGIDA, TRABZON TARIM, KARADERE ve POYRAZ vb.)
yalnızca fındık ve fındık bileşenlerinin ticareti ile iştigal ettiği görülmektedir.
(33) Arz ikamesine yönelik bir diğer iddia, kabuklu yemiş ağacı yetiştiriciliğinin verimli
gelişimi için gerekli olan toprak ve hava şartlarının benzer olduğu, içlerinde Türkiye,
Kaliforniya ve İtalya'nın da yer aldığı birkaç ülkenin toprak ve hava şartlarının birçok
değişik türde yenilebilir kabuklu yemişin yetiştirilebilmesine imkan tanıdığı, örneğin,
Türkiye fındık, Antep fıstığı, badem ve kestane üretirken, İtalya'da fındık, Antep fıstığı,
badem ve ceviz yetiştirildiği yönündedir. Bununla birlikte, her bir ürün farklı iklim ve
toprak şartlarına ihtiyaç duymakta, farklı bölgelerde yetiştirilmektedir. Salt Türkiye veya
İtalya gibi mevsimsel çeşitliliğe sahip bölgelerde birden fazla çeşit kabuklu yemişin
yetiştirilebiliyor olmasından hareket ederek, söz konusu yemişlerin birbirine ikame
olduğu söylenemeyecektir. Nitekim söz konusu ürünlerin aynı bölgelerde, aynı
alanlarda, aynı verimlilikle yetiştirilmesi de söz konusu değildir.
(34) FERRERO başvurusunda ayrıca, çikolata ve şekerleme üreticilerinin farklı kabuklu
yemiş içeren ürünleri aynı anda piyasaya sürmelerinin ve bu nedenle farklı kabuklu
yemişleri aynı anda satın almalarının, bu ürünlerin aynı pazarda yer aldığına işaret
ettiğini öne sürmektedir.
(35) Belirtmek gerekir ki, çikolata ve şekerleme tipi atıştırmalık ürün üreticileri daha fazla
nihai tüketicinin damak tadına hitap etmeyi başarabilmek amacıyla genellikle ürün
farklılaştırmasına odaklanmaktadır. Bu nedenle teşebbüsler birçok farklı tedarikçiden
farklı girdiler temin etmektedir. Bu bilgiden hareket ederek, üreticiler tarafından girdi
15-02/8-6
7/35
olarak satın alınan tüm ürünleri aynı ilgili ürün pazarına dâhil etmek doğru bir yaklaşım
olmayacaktır. Burada esas değerlendirilmesi gereken husus, kabuklu yemiş
fiyatlarındaki görece değişimlerde firmaların üretimlerini ucuzlayan girdi türüne
kaydırıp kaydırmadıklarıdır. Bilindiği üzere, atıştırmalıkların da içinde yer aldığı hızlı
tüketim malları pazarında ürünler önemli reklam ve promosyon harcamaları ile
tüketicilere tanıtılmakta ve tüketici talebini çekebilen ürünler pazarda tutunabilmektedir.
Üreticiler farklılaştırdıkları ürünlerden hangisini pazara sunmaya devam edeceklerini
girdi fiyatlarından çok, farklılaştırılmış ürüne yönelik talebe göre karar vermektedirler.
Bu bağlamda, pazarda fındık içeren ve belirli bir talebe ulaşmış bir ürün üretiminin
kabuklu yemiş piyasasındaki fiyat hareketlerine göre başka bir kabuklu yemişe
kaydırılmasının söz konusu olamayacağı düşünülmektedir. Yine yukarıda
örneklendirildiği üzere FERRERO yıllar içerisinde kabuklu yemiş fiyatlarındaki
değişmelerden hareketle herhangi bir üretim yılında Nutella ürününü fındık dışındaki
başka bir kabuklu yemişi girdi olarak kullanarak üretmemiştir.
(36) Bunun yanında, Rekabet Kurulu da, STELLIFERI’nin FERRERO tarafından satın
alınmasına ilişkin başvuruyu değerlendirdiği kararında ilgili ürün pazarlarını fındık
tedariki, doğal fındık ticareti ve yarı işlenmiş fındık ticareti olarak belirlemiştir.
(37) OLTAN ve FERRERO’nun alım yaptığı seviyedeki rakiplerinin işlem taraflarıyla benzer
fındık işleme teknolojilerine sahip olduğu ve fındık işlemenin yüksek yatırım
gerektirmeyen basit bir işlem olması bilgilerinden hareketle bu aşamada satış
pazarının fındığın işleniş şekline göre daha dar alt pazarlara ayrıştırılmasına ise, bu
aşamada gerek olmadığı değerlendirilmiştir.
(38) Yapılan değerlendirmeler neticesinde, bildirim sahibi tarafından yapılan ilgili ürün
pazarının yenilebilir kabuklu yemişlere yönelik olduğu iddiasının reddedilmesi gerektiği
kanaatine varılmıştır. Diğer yandan her ne kadar tedarik aşamasına ilişkin olarak ilgili
ürün pazarlarının “toptan fındık alım pazarı” ve “toptan fındık satış pazarı” olarak
belirlenmesi mümkünse de dosya kapsamında yapılan değerlendirme ve ulaşılan
sonuçları etkilemeyeceği dikkate alınarak kesin bir pazar tanımlanmamıştır.
(ii) İlgili Coğrafi Pazarlar
(39) Ön İnceleme Raporu’nda, dosya konusu ürünler bakımından pazara giriş, üretim,
dağıtım, pazarlama ve satış gibi rekabet şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği
göz önüne alınarak tüm ilgili ürün pazarları açısından ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak
tespit edilmiştir.
(40) Bildirim formunda ise ilgili coğrafi pazar dünya olarak tanımlanmıştır. Türkiye şeklindeki
alternatif coğrafi pazar tanımının yenilebilir kabuklu yemişleri yalnızca yerel düzeyde
satın alan ve bunları küresel pazarda satan aracılardan meydana gelen tedarik
zincirinin bir bileşenini izole edeceğinden dolayı oldukça dar olacağı ifade edilmiştir.
İşlem tarafları; yenilebilir kabuklu yemişlerin üretiminin her ne kadar Türkiye, ABD ve
Çin’de yoğunlaşmış olsa da, dünyada birçok ülkede üretim yapıldığını ve bunların alım
ve satımının küresel ölçüde gerçekleştiğini, arz ikamesi bakımından yenilebilir kabuklu
yemiş alımı açısından, bir oyuncunun yeni bir ülkeye girmesinin makul ölçüde kolay
olduğunu, fındık satıcılarının ürünlerini daha önce satış yapmadıkları bir müşteriye
satmaya karar verdikleri zaman herhangi bir müşteriyi değiştirme maliyeti meydana
gelmediğini, fındıkların alım ve satımı için gerekli olan alet, know-how’ın her üretici
ülkede aynı olduğunu ve bu işlemlerin kolay olduğunu, herhangi bir ülkede ilgili pazara
girişlerin önünde önemli bir engel bulunmadığını, yenilebilir kabuklu yemişlerin kolay
15-02/8-6
8/35
bozulan ürünler olmadıkları için üretildikleri ülkelerden dünyanın herhangi bir yerine
kolaylıkla nakledilebildiklerini, gümrük masraflarının düşük olduğunu ileri sürmüştür.
(41) Buna karşın, dünya kabuksuz fındık üretiminin yaklaşık %70’inin Türkiye’de
gerçekleşiyor olması, Türkiye’deki rekolte hacminden ötürü dünya fiyatlarının
Türkiye’deki fındık fiyatlarından etkileniyor olması Türkiye’nin pazar özelliklerini geri
kalan ülkelerden farklılaştıran önemli bir unsurdur.
(42) Bildirimde yer alan iddialara ek olarak birinci görüş yazısında, Komisyon tarafından
pazarın coğrafi kapsamının dünya çapında olduğuna ilişkin nihai karara varıldığı,
06.11.2012 tarihli, 12-54/1520-538 sayılı ve 30.04.2014 tarihli, 14-16/291-123 sayılı
Rekabet Kurulu kararlarında da pazarın dünya çapındaki boyutuna işaret eden tespitler
yapıldığı öne sürülmüştür.
(43) Komisyon kararında tarafların iddiaları sonucunda pazarın küresel olduğu, kesin bir
pazar tanımlamasına gerek bulunmadığı, ancak pazarın en azından Avrupa
kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bu noktada, Rekabet Kurulu Türkiye açısından
rekabet değerlendirmesine odaklanırken Komisyon tarafından yapılan
değerlendirmenin Avrupa Ekonomik Alanı içerisindeki rekabet koşullarına
yoğunlaştığı, bu halde Avrupa’nın hangi noktasından olursa olsun fındığın ithal edildiği
ve benzer oranda nakliye vs. masraflarına katlanıldığı, Türkiye’nin ise fındık
ithalatçılığından ziyade önemli miktarda fındık üreticiliği ve ihracatçılığı konumunun
Rekabet Kurulu tarafından yapılan coğrafi değerlendirmeyi Komisyonun
değerlendirmesinden farklılaştırdığı düşünülmektedir. Görüşte atıf yapılan ve fındık
piyasasında faaliyet gösteren teşebbüslerin fındık alım fiyatlarını birlikte belirlediği
iddialarının incelendiği kararlarda ise ilgili pazar tanımlanmamıştır.
(44) Bununla birlikte, dosya kapsamında yapılan değerlendirme ve ulaşılan sonuçları
etkilemeyeceği dikkate alınarak kesin bir coğrafi pazar tanımlanmamış, toptan fındık
alım ve satış pazarları hem ulusal hem de küresel çapta incelenmiştir.
G.3.2.2. Alt Pazar: Çikolata ve Çikolatalı Ürünlerin Üretimi ve Satışı
(i) İlgili Ürün Pazarları
(45) Ön İnceleme Raporu’nda FERRERO’nun üretimini yaptığı ürünlerin bulunduğu ilgili
ürün pazarlarını ele alan birçok birleşme/devralma ve muafiyet dosyasının Rekabet
Kurulunun gündemine geldiği belirtilerek işbu dosya kapsamında ilgili pazarlar, bu
kararlara paralel olarak, çikolata pazarı, çikolata kaplamalı ürünler pazarı, krem
çikolata pazarı ve taze sütlü tatlılar pazarı olarak belirlenmiştir.
(46) Rekabet Kurulunun konuya ilişkin geçmiş kararları incelendiğinde, kararların
yoğunlukla Ülker Grubunun faaliyetlerini konu edindiği ve bu dosyalarda ilgili ürün
pazarlarının çikolata, krem çikolata, çikolata kaplamalı ürünler pazarları şeklinde ele
alındığı görülmektedir.
(47) Bildirimde ise ilgili pazarların “çikolatalı atıştırmalıkların, tatlı sürülebilir ürünlerin ve
meyveli ve aromalı kaşıkla yenilebilen yoğurtları da kapsamına alan taze sütlü tatlılar
ve şekerli atıştırmalıkların üretim ve satışına yönelik pazarlar” şeklinde tanımlanması
gerektiği ifade edilmiştir.
(48) Bununla birlikte, yapılacak her iki alternatif pazar tanımında da, işlem taraflarının pazar
paylarının dosya kapsamında varılan sonucu etkileyebilecek derecede değişmemesi
nedeniyle, her iki alternatif de incelenmiş, ancak kesin bir tanımlama yapılmamıştır.
15-02/8-6
9/35
(ii) İlgili Coğrafi Pazarlar
(49) Ön İnceleme Raporu’nda dosya konusu ürünler bakımından pazara giriş, üretim,
dağıtım, pazarlama ve satış gibi rekabet şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği
göz önüne alınarak tüm ilgili ürün pazarları açısından ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak
tespit edilmiştir.
(50) Bildirimde, Rekabet Kurulunun yaklaşımıyla paralel olarak çikolatalı atıştırmalık üretimi
ve satışına yönelik pazarın en dar olarak ulusal bir kapsamının bulunduğu, ancak
nakliye maliyetlerinin hammadde ve işçilik maliyetleri gibi diğer fiyat bileşenleriyle
kıyaslandığında nihai çikolata ürünlerinin fiyatları üzerinde önemsiz bir etkisinin olması,
üreticilerin büyük-orta ölçekli firmalar olması ve bunların birçok AB üyesi ülkede üretim
tesislerinin bulunması gerekçeleriyle, söz konusu pazarların gittikçe uluslararası,
harmonize ve en azından Avrupalılaşmış bir boyuta geçtiğini içeren bir kapsamda ele
alındığı belirtilmiştir.
(51) Bu aşamada, tanımlanabilecek en dar pazarın Türkiye olması sebebiyle ilgili coğrafi
pazar Türkiye olarak ele alınmış, ancak bu halde dahi ulaşılan sonucun değişmemesi
sebebiyle kesin bir tanımlama yapılmamıştır.
G.3.3. Etkilenen Pazarlar
(52) 2010/4 sayılı Tebliğ ekinde yer alan bildirim formunda etkilenen pazarlar, bildirim
konusu işlemden etkilenme ihtimali olan ve
a) Taraflardan iki veya daha fazlasının aynı ürün pazarında ticari faaliyette
bulunduğu (yatay ilişki),
b) Taraflardan en az bir tanesinin bir diğerinin faaliyet gösterdiği herhangi bir ürün
pazarının alt veya üst pazarında ticari faaliyette bulunduğu (dikey ilişki),
ilgili ürün pazarları şeklinde tanımlanmıştır. İlgili Pazarlar başlığı altında değinildiği gibi,
işlem taraflarının her ikisinin de Türkiye’de toptan fındık alımı ve satın alınan fındığın
Türkiye’de ve dünyada satışı alanında faaliyetleri bulunmaktadır. Ayrıca FERRERO,
fındığın girdi olarak kullanıldığı çikolata ve çikolatalı mamuller üretiminde dünya
çapında faaliyet göstermektedir. Bu çerçevede, tarafların tüm faaliyetlerinde yatay
ve/veya dikey kesişmenin bulunması sebebiyle, işbu dosya kapsamında etkilenen
pazarlar ilgili ürün pazarlarından farklılaşmamaktadır.
G.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
G.4.1. Devralma İşlemi
(53) Bildirilen işlem sonucunda, OLTAN’ın sermayesinin ve oy hakkının %100'ü, beş
şirkette hisse ve yetkisi bulunan diğer hissedarlar adına ve namına hareket etme
yetkisini haiz Orhan Veli OLTAN tarafından FERRERO’ya devredilecektir. Öngörülen
işlem ile ilgili olarak üç adet pay alım/satım sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmelerden
biri OLTAN TRABZON, OLTAN DÜZCE ve OLTAN ORDU’ya, diğeri OLTAN
BOYER’e, sonuncusu ise OLTAN GROUT’a ilişkin olarak hazırlanmıştır. Sözleşmeler
uyarınca devre konu beş şirketin FERRERO tarafından satın alınması işlemi eş
zamanlı olarak tamamlanmadıkça, taraflar herhangi bir şirkete yönelik payların satışını
tamamlamakla yükümlü değillerdir. Bu itibarla, OLTAN’ın kontrol yapısında kalıcı
değişikliğe yol açılacağından tam kontrolün devralınması işlemi niteliği taşıyan başvuru
15-02/8-6
10/35
konusu işlem, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tek
bir işlem olarak değerlendirilmiştir.
(54) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesi uyarınca söz konusu Tebliğ kapsamına giren bir
birleşme veya devralma işleminin Rekabet Kurulunun iznine tabi olması için;
“a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem
taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya
b) Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde
ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun otuz milyon TL’yi ve diğer
işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi”
aşması gerekmektedir. Bu kapsamda işlem taraflarının ciroları aşağıda sunulmuştur.
Tablo 1: İşlem taraflarının ciroları
İşlem Tarafları Türkiye Cirosu (TL)
FERRERO
(…..)
(…..)
OLTAN (…..)
(…..)
TOPLAM
(…..)
(…..)
Kaynak: Bildirim Formu
(55) Tablo’dan tarafların Türkiye ciroları incelediğinde, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde öngörülmüş olan eşiklerin aşıldığı ve bildirime konu
işlemin izne tabi bir devralma işlemi olduğu anlaşılmıştır.
G.4.2. İşlemin Muhtemel Rekabet Karşıtı Etkiler Bakımından Değerlendirilmesi
(56) Bildirim konusu işlem ile FERRERO, Türkiye’de yerleşik ana girdi sağlayıcısı olan
OLTAN’ı devralacaktır. Dosya konusu işlem, FERRERO’nun Türkiye toptan fındık
ticareti pazarındaki ikinci devralması olacaktır. Teşebbüs daha önce, Kurulun
09.08.2012 tarih, 12-41/1245-401 sayılı kararı ile izin verilen işlemle İtalya’da yerleşik
Türkiye ve dünya toptan fındık ticareti piyasasında faaliyetleri bulunan STELLIFERI’yi
devralmıştır. Bu nedenle işlem sonucunda, tanımlanan ilgili ürün pazarlarında hem
dikey hem de yatay yoğunlaşma görülecektir. İşlem sonucunda gerçekleşecek
yoğunlaşmaların etkileri devam eden kısımlarda değerlendirilecektir.
G.4.2.1. Üst Pazar-Toptan Fındık Ticareti Bakımından Değerlendirme
G.4.2.1.1. Toptan Fındık Alım Pazarı
(57) İşlem taraflarından devre konu şirket olan OLTAN Türkiye’de fındık alımı ve dünya
çapında fındık satışı ile iştigal etmektedir. Teşebbüs, Türkiye’de toptan fındık alım ve
satış pazarlarında ilk sırada bulunmaktadır. Aşağıda söz konusu pazarlarda OLTAN
ve rakiplerinin paylarına yer verilmektedir:
15-02/8-6
11/35
Tablo 2: Türkiye toptan fındık alım pazarındaki teşebbüslerin alım miktarları ve pazar payları
Yıl 2011 2012 2013
Teşebbüs Kabuksuz/Ton
Pazar
Payı Kabuksuz/Ton
Pazar
Payı Kabuksuz/Ton
Pazar
Payı
Oltan (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Progıda (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Özgün (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Stelliferi(Ferrero) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Balsu (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Durak (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Poyraz (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Gürsoy (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Arslantürk (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Yavuz (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Karadere (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Sabırlar (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Atik (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Trabzon Fındık (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Diğer (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 283.512 100 298.599 100 307.412 100
Kaynak: FERRERO’dan gelen bilgiler
(58) Tablodan OLTAN’ın 2011, 2012 ve 2013 yılları itibarıyla satın aldığı fındık miktarının
sırasıyla (…..) ve (…..) ton şeklinde seyrettiği görülmektedir. Teşebbüs söz konusu
yıllarda sırasıyla (…..),(…..) ve (…..) şeklindeki pazar payları ile Türkiye pazarında
öncü konumdadır. OLTAN’ı 2013 yılındaki (…..) pazar payıyla PROGIDA takip
etmektedir. PROGIDA’nın yıllar itibarıyla pazar payları incelendiğinde, 2011 yılındaki
(…..)’lik payının iki yıl sonra (…..)’e yükseldiği dikkat çekmektedir. STELLIFERI de
dahil olmak üzere, pazardaki diğer oyuncuların paylarının daha istikrarlı olduğu
görülmektedir. OLTAN’ın PROGIDA dışındaki rakiplerinden STELLIFERI, ÖZGÜN,
BALSU ve DURAK’ın pazar payları (…..)’in üzerindedir.
(59) Yukarıdaki tablodaki verilerden hareketle Türkiye toptan fındık alım pazarı için işlem
öncesi ve sonrası HHI endeks değerleri hesaplanmıştır. Buna göre işlem öncesi (…..)
olarak hesaplanan HHI endeksi, işlem sonrası (…..) birim artışla (…..)’e yükselecektir.
İşlem sonrası FERRERO’nun ilgili pazardaki pazar paylarının toplamı ise yaklaşık
(…..).
(60) Yatay Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuz’a göre birleşme
sonrası pazardaki HHI endeksi 1.000 ile 2.000 arasında olan ve işlem neticesinde HHI
endeksindeki değişim 250’nin altında kalan işlemlerde, Kılavuz’da sayılan istisnalar
hariç olmak üzere, rekabetçi kaygılar oluşması ihtimali düşük olduğu belirtilmektedir.
Dosya konusu işlem Kılavuz’da bu ifadenin istisnası olarak listelenen işlemlere bir
benzerlik göstermemekle birlikte işlem sonrası HHI endeksindeki artış Kılavuz’da
belirtilen değeri aşmaktadır.
15-02/8-6
12/35
(61) Bununla birlikte Kılavuz’da belirtilen değerler yüksek ihtimalle rekabetçi endişe
yaratmayacak işlemleri belirtmek için kullanılmakta, bu değerleri aşan işlemler için ise
daha kapsamlı değerlendirmeler yapılması gerektiği belirtilmektedir.
(62) Bildirimde iddia edilen ilgili pazarların ele alınması hâlinde ise, tarafların pazar payları
aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
Tablo 3: Bildirimde iddia edilen pazar tanımına göre tarafların 2013 yılı pazar payı bilgileri
İlgili Ürün Pazarı Taraflar
Coğrafi Pazar (%)
Türkiye Dünya
Ciro Miktar Ciro Miktar
Yenilebilir kabuklu yemiş
alımı pazarı
TOPLAM (…..) (…..) (…..) (…..)
Fındık alımı pazarı
OLTAN (…..) (…..) (…..) (…..)
FERRERO (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu
(63) Bildirim sahibi tarafından ileri sürülen pazarın dünya yenilebilir kabuklu yemiş alımı
pazarı olduğu iddiaları ilgili pazar kısmında reddedilmiştir. Söz konusu iddia bir yana
bırakıldığında, toptan fındık alımına yönelik ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak kabul
edildiğinde tarafların toplam pazar payları (…..) civarındayken, ilgili coğrafi pazar
dünya olarak kabul edildiğinde de toplam pazar payları ancak % (…..)’e düşmektedir.
(64) Kılavuz’da birleşik teşebbüslerin ilgili pazardaki paylarının toplamının % 20’nin altında
olması halinde, birleşme işleminin rekabet bakımından olumsuz etkilerinin,
incelemenin derinleştirilmesini ve birleşmenin yasaklanmasını gerektirecek düzeyde
olmadığının varsayılabileceği belirtilmiştir.. Şu halde, iki alternatif coğrafi pazar verisine
göre de toplam pazar paylarının %20’nin üzerinde olması sebebiyle, toptan fındık alım
pazarındaki yoğunlaşmaya ilişkin inceleme aşağıda derinleştirilmektedir.
(65) Yatay birleşmeler, temelde iki şekilde hâkim durum yaratmak veya mevcut hâkim
durumu güçlendirmek suretiyle rekabeti önemli ölçüde azaltabilirler:
(a) Tek taraflı etkiler bağlamında bir veya daha fazla teşebbüs üzerindeki önemli
düzeydeki rekabetçi baskıların ortadan kaldırılması sonucunda hâkim durum
yaratılması ya da mevcut hâkim durumun güçlendirilmesi (tek başına hâkim
durum).
(b) İlgili pazarda cereyan eden rekabetin doğasında değişikliğe yol açarak daha
önce davranışları arasında koordinasyon bulunmayan teşebbüslerin,
koordinasyon içinde bulunmak suretiyle rekabeti önemli ölçüde engellemeleri
(birlikte hâkim durum). Böyle bir birleşme, ilgili pazardaki teşebbüsler
arasındaki hâlihazırda mevcut olan koordinasyonu işlem öncesi duruma göre
daha kolay, istikrarlı ya da etkin hale getirebilir.
(66) Türkiye’de fındık tedarik zinciri birçok katmandan oluşmakta ve bu katmanlarda çok
sayıda irili-ufaklı teşebbüs faaliyet göstermektedir. Bildirim sahibinin tahminlerine göre
çiftçiden direk alım yapan yaklaşık 1000 civarı manav, manavlardan alım yapan
yaklaşık 100 civarı kırıcı teşebbüs bulunmaktadır. Söz konusu tedarik zincirinde kesin
15-02/8-6
13/35
sınırlar bulunmadığı da dikkate alındığında, OLTAN ve rakiplerinin potansiyel olarak
alım yapabileceği oldukça fazla sayıda oyuncu olduğu görülmektedir.
(67) Keza pazar dünya çapında ele alındığında, özellikle çok uluslu ve finansal açıdan güçlü
çok sayıda fındık taciri de kapsama girmektedir. Dolayısıyla işbu dosya çerçevesinde,
fındık ticaretine yönelik ilgili pazarlardaki oyuncu sayısının fazla olması ve
yoğunlaşmanın görece düşük olmasının, işlem ile koordinasyon oluşturulması veya
koordinasyonun sürdürülmesi için gerekli koşulların sağlanmasını güçleştirdiği
düşünülmektedir. Bu bakımdan, işbu dosya özelinde koordinasyon riskinden ziyade
tek başına hakim durum oluşturulması riski ön plana çıkmaktadır. Bu sebeple, aşağıda
işlem ile rekabeti önemli ölçüde engelleyecek nitelikte tek taraflı etkilere yol açılıp
açılmayacağı incelenmektedir:
(i) Birleşme Taraflarının Sahip Olduğu Yüksek Pazar Payı
(68) İlgili tedarik pazarının yapısına bakıldığında alım yapan çeşitli büyüklüklerde gerek
ulusal gerek küresel çapta birçok teşebbüs olduğu görülmektedir. Bu durum pazarın
işlem öncesi HHI endeksinden de görülmektedir.
(69) İşbu dosyada, işlem sonrası tarafların Türkiye toptan fındık alım pazarındaki paylarının
toplamı yaklaşık (…..)’tir. İşlem öncesi (…..) olarak hesaplanan HHI endeksi, işlem
sonrası (…..) birim artışla (…..)’e yükselecektir. Söz konusu değerler her ne kadar
Kılavuz’daki güvenli liman olan %20 eşiğini aşmaktaysa da, ABD Adalet Bakanlığı ve
Federal Ticaret Komisyonu tarafından yayımlanan “Yatay Birleşme Rehberi”ne göre,
işlem öncesi 1500’ün altında HHI endeksine sahip olan pazarlar, “yoğunlaşmamış
pazarlar” kategorisine girmekte ve rehberde bu pazarlardaki işlemlerin rekabeti
kısıtlayıcı etkileri olmayacağının kabul edildiği belirtilmektedir.
(70) Ayrıca, aksini gösterecek bir durum söz konusu değilse, Kurulun yerleşik
uygulamasında %40’ın altında pazar payına sahip olan teşebbüslerin hâkim durumda
olması ihtimalinin düşük olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla pazarın en dar şekilde
tanımlandığı halde dahi toplamda yaklaşık (…..)’lik pazar payı tek başına hakim durum
tespiti için yeterli görülmemektedir.
(ii) Birleşme Taraflarının Yakın Rakip Olması
(71) Birleşmenin taraflarının ürünleri arasındaki ikame oranı ne kadar yüksekse, birleşik
teşebbüsün fiyatları önemli ölçüde artırma olasılığı da o derece yüksektir. Örneğin,
ürünleri önemli ölçüde tüketici tarafından birinci ve ikinci tercih olarak görülen
teşebbüsler arasında gerçekleşen bir birleşme işlemi, fiyatlarda önemli ölçüde bir
artışa yol açabilecektir. Rakip teşebbüslerin ürünlerinin birleşen teşebbüslerin
ürünleriyle olan ikame edilebilirliğinin yüksek olduğu durumlarda, birleşik teşebbüsün
fiyatları artırma güdüsü sınırlanacaktır. Bu nedenle, birleşik teşebbüs ile rakip
teşebbüslerin ürünleri arasındaki ikame oranı ne kadar yüksekse, ilgili birleşmenin
hâkim durum yaratmak ya da mevcut hâkim durumu güçlendirmek suretiyle rekabeti
önemli ölçüde azaltma olasılığı da o kadar düşük olacaktır.
(72) Bildirimde OLTAN ile STELLIFERI’nin yakın rakip olmadıkları, gerek STELLIFERI’nin
devralınmasından önce gerek sonra, her iki teşebbüs arasında etkin bir rekabet
baskısının oluşmadığı belirtilmiştir. Nitekim her iki teşebbüsün 2013 yılı müşterileri
incelendiğinde, oldukça sınırlı bir örtüşme olduğu görülmektedir. OLTAN’ın 2013 yılı
satışlarının yaklaşık %80’ini (…..) oluşturan en büyük beş müşterisinden ikisi olan (…..)
ve (…..), Türkiye'de STELLIFERI’den fındık almamaktadır. Söz konusu müşterilerden
15-02/8-6
14/35
(…..), 2011/2012 yıllarında (20 ton kabuksuz fındık olmak üzere) sınırlı miktarda alım
yapmış, (…..) ise herhangi bir alım yapmamıştır. Buradan da başlıca müşterilerden
hiçbirinin STELLIFERI ve OLTAN’ı kayda değer bir şekilde satın alımlarında
tamamlayıcı olarak kullanmadıkları sonucu ortaya çıkmaktadır.
(73) İki teşebbüsün yakın rakip olmamalarına yönelik somut gerekçelerin talep edilmesi
üzerine gönderilen yazıda, yukarıdaki bilgilere ek olarak,
(…..TİCARİ SIR…..),
(…..TİCARİ SIR…..),
(…..TİCARİ SIR…..),
(…..TİCARİ SIR…..)
belirtilmiştir.
(74) Diğer yandan, toptan fındık alım pazarında faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin
ürünlerinin birleşen teşebbüslerin ürünleriyle olan ikame edilebilirliği yüksektir.
Örneğin, girdi olarak kullandıkları fındığın kalitesine yönelik duyarlılıklarını bildirimde
dile getiren FERRERO yalnız OLTAN ve STELLIFERI’den fındık almamakta, aşağıdaki
kısımlarda ayrıntılarıyla görüleceği üzere, birçok başka tedarikçi ile de çalışmaktadır.
Dolayısıyla, bildirim sahibi tarafından verilen bilgiler çerçevesinde birleşen şirketlerin
yakın rakip olmadıkları, buna karşın OLTAN ile diğer rakiplerinin ürünlerinin ikame
edilebilir olduğu anlaşılmaktadır.
(iii) Müşterilerin Sağlayıcı Değiştirme Olanaklarının Sınırlı Olması
(75) Birleşme taraflarının müşterileri, pazarda az sayıda alternatif sağlayıcı olması ya da
diğer sağlayıcılara geçiş yapmanın önemli geçiş maliyetlerine katlanılmasını
gerektirmesi nedenleriyle diğer sağlayıcılara geçiş yapmakta sıkıntı yaşayabilirler.
(76) Ancak, daha önce de belirtildiği üzere, manav ve kırıcılara göre daha az yoğunlaşmış
olsa da, işlem taraflarının rakibi konumundaki ihracatçı ve/veya kırıcılar da bölünmüş
bir yapıya sahiptir. Türkiye toptan fındık alım pazarının yaklaşık (…..)’lik kısmını (…..)
ayrı teşebbüs oluşturmaktadır.
(77) Ayrıca, fındık alım ve satım süreci uzun vadeli ve/veya münhasır sözleşmelerle
karakterize edilmemekte, fındık miktarları her yıl ayrı pazarlıklarla kısa vadeli teslim ile
spot olarak yapılmaktadır. Ayrıca, telefonla veya internet üzerinden fındık satın alımı
gerçekleştirmek mümkündür ve bu şekilde fiziksel olarak birbirlerinden uzak aktörler
arasında iş ilişkileri kurulabilmektedir. Keza dosya kapsamında elde edilen bilgilerden
alt pazardaki müşterilerin yıllar itibarıyla tedarikçi değiştirebildiği anlaşılmaktadır.
(78) Bildirim sahibine göre ayrıca, fındık satıcıları ürünlerini daha önce satış yapmadıkları
bir müşteriye satmaya karar verdikleri zaman herhangi bir değiştirme maliyeti meydana
gelmemektedir. Bu endüstri kolunda sözleşmeler belirli miktarlar için "spot" bazında
yapıldığından değiştirme maliyetleri bulunmamaktadır ve fındıklar başka bir müşteriye
satılırsa maddi anlamda değerlerini kaybedebilmeleri açısından ilişkilere bağlı olarak
belirlenen herhangi bir lojistik yatırımı veya başkaca yatırım yoktur.
(79) Son olarak, yukarıda belirtildiği üzere, fındık alım satım pazarında küresel çapta
faaliyet gösteren tacirler de müşteriler için alternatif sağlayıcılar arasındadır.
Dolayısıyla gerek alternatif sağlayıcı sayısından gerekse sağlayıcı değiştirmeye
yönelik önemli bir maliyetin/engelin bulunmamasından hareketle, müşterilerin
sağlayıcı değiştirme olanaklarının sınırlı olmasından söz edilememektedir.
15-02/8-6
15/35
(iv) Rakiplerin Fiyat Artışları Karşısında Üretimlerini Artırmalarının Muhtemel
Olmaması
(80) Pazar koşullarının, birleşik teşebbüsün rakiplerinin, fiyat artışları karşısında üretim
miktarlarını kayda değer biçimde artırmalarının olası olmaması halinde; birleşik
teşebbüs, üretim miktarını, birleşme öncesinde tarafların toplam üretim miktarlarından
daha aşağı düzeye düşürme ve böylece piyasa fiyatını artırma yönünde bir saike sahip
olabilir. Birleşme işlemi, birleşik teşebbüse, çıktının azalması sonucunda fiyatların
artmasından kaynaklanan yüksek marjların elde edildiği daha geniş bir satış tabanı
sunarak üretim miktarını azaltması yönünde bir teşvik mekanizması sağlar.
(81) Yukarıdaki durumun aksine, pazar koşullarının, rakip teşebbüslerin yeterli kapasiteye
sahip olması ve üretimi yeterli düzeyde artırmayı kârlı bulmaları yönünde olması
halinde, birleşme işleminin hâkim durum yaratmak ya da mevcut hâkim durumu
güçlendirmek suretiyle rekabeti önemli ölçüde azaltması olası görünmemektedir.
Ancak rakip teşebbüslerin kapasite kısıtı altında olmaları ve kapasite artırımının
maliyetli olması ya da mevcut atıl kapasitenin işletilmesinin, hâlihazırdaki kapasitenin
işletilmesinden önemli ölçüde maliyetli olması hallerinde rakip teşebbüslerin üretim
miktarlarını artırmaları bilhassa olası değildir.
(82) Kurulu firmanın herhangi bir giriş tehdidinin yokluğunda yaptığı stratejik kapasite
yatırımları, daha sonraki girişlere daha agresif tepki göstermesine imkan
verebilmektedir. Buradaki amaç yeni firma girişlerini caydırma amaçlıdır. Nitekim uzun
dönemde fazla kapasite bulundurulması Komisyon ve ATAD kararlarında da tekel
gücünün göstergesi sayılmaktadır.
(83) Bilindiği üzere, katma değer açısından fındık kırıcıları tedarik zincirinin ilk unsurudur.
Türkiye'de toplam 80-100 fındık kırıcısı bulunmaktadır ve bunların atıl kapasite miktarı
bildirim sahipleri tarafından yapılan tahminlere göre Türkiye'deki ortalama hasatın üç
katı miktardadır.
(84) Kapasite kısıtlamaları bakımından toptan fındık alım pazarında faaliyet gösterebilmek
için dört çeşit fiziksel ya da lojistik altyapı ve hizmete gereksinim bulunmaktadır: (i)
depolama kapasitesi; (ii) fındık kabuklu olarak alınmışsa kırma kapasitesi; (iii) eğer
alıcı fındığı işlenmiş ürün olarak yeniden satmak istiyorsa işleme kapasitesi; (iv)
nakliyeciler tarafından verilen nakliye hizmetleri.
(85) Depolama kapasitesi bakımından, pazarda faaliyet gösteren FERRERO ve OLTAN
dışındaki oyuncuların tahmini olarak yaklaşık 100.000 ton kabuksuz fındık depolama
kapasiteleri bulunmaktadır. Diğer yandan, kabuklu ve çekirdek olmak üzere OLTAN’ın
depolama kapasitesi toplam (…..), FERRERO’nun kapasitesi ise toplam (…..) tondur.
Ayrıca, 2008/2009 kampanyası verileri uyarınca, TMO’nun da yaklaşık 185.000 ton
kabuksuz fındık depolama kapasitesi bulunmaktadır. Bu da birleşen şirketler dışındaki
şirketlerin ellerinde yaklaşık 285.000 tonluk kabuksuz fındık depolama kapasitesi
olduğunu göstermektedir. 285.000 tonluk kabuksuz fındık kapasitesi, 2013 yılında
işlem tarafları dışındaki oyuncular tarafından yapılan kabuksuz fındık alımından
yaklaşık (…..) ton fazladır. Bunun yanında, olağandışı miktarlarda hasat olursa,
üçüncü kişilerin sahip oldukları tesislerin kiralanması son derece basit ve ucuzdur. Bu
sebeple, işlem taraflarının tahminlerine göre, FERRERO ve OLTAN dışındaki alıcıların
depolamaya ilişkin yeterli kapasitelerinin bulunduğu, hatta bu kapasitenin hemen
hemen tüm Türkiye üretimi için de yeterli olduğu görülmektedir.
15-02/8-6
16/35
(86) Kırma kapasitesi bakımından ise, bildirim sahiplerince, kabuklu fındığa ilişkin olarak
Türkiye’deki toplam kırma kapasitesinin yaklaşık 2.000.000 ton olduğu, bu rakamın
Türkiye’deki toplam hasadın yaklaşık üç katına denk geldiği ifade edilmiştir. OLTAN’ın
kabuklu fındığa ilişkin olarak toplam kırma kapasitesinin (…..) ton olduğu
düşünüldüğünde, diğer alıcıların ellerinde (…..) tonluk kabuklu fındık kapasitesinin
olduğu belirtilmektedir. Ufak bir alıcının kırma tesisi bulunmasa bile, kapasitesine bağlı
olarak yıllık 50.000-100.000 ABD Doları’na kiralanacak boş kırma tesislerinin her
zaman mevcut olduğu da eklenmiştir.
(87) İşleme kapasitesi bakımından, bildirim sahipleri tarafından, kavurma ve doğrama gibi
işleme tesislerinin yüksek miktarda atıl kapasitesinin bulunduğu, bunun genelde
vardiyalarla çalışmaktan kaynaklandığı, bu sebeple, sadece üçüncü vardiyanın
başlatılması ile kapasitenin %50 oranında arttırılabileceği, her halükarda fındık doğal
hali ile satılabildiğinden, pazarda faaliyet gösterebilmek için işleme kapasitesine sahip
olmanın gerekli olmadığı açıklamaları yapılmıştır.
(88) Benzer şekilde, OLTAN’ın rakiplerinden bir teşebbüs de, pazarın kapasitesinin
tamamen o yılki rekolteye ve piyasa şartlarına göre değişkenlik arz ettiğini ve bu halde
de ülkemizdeki sektör firmalarının üretim, işleme, toplama kapasitesinin Türkiye
üretiminin tamamını karşılayabilecek düzeyde olduğunu ifade etmiştir. İlgili teşebbüs,
fındığın farklı formlarında olsa da fındık entegre tesislerinde toplamda (…..) tonluk
kapasitelerinin olduğunu belirtirken bir diğer rakip yıllık kabuklu fındık kırma
kapasitelerinin ortalama (…..) ton olduğunu, diğer bir rakip fındığın farklı formları için
toplamda (…..) ton kapasitelerinin olduğunu belirtmiş ve OLTAN’ın başka bir rakibi ise
iç fındık üretimlerinin (…..), piyasadan aldıkları iç fındığın (…..) olmak üzere toplamda
(…..) ton kapasitelerinin olduğunu ifade etmiştir.
(89) Sonuç oIarak, birleşen şirketin rakipIerinin önemIi öIçüde kapasitelerinin/kapasite
fazIasının bulunduğu ve birleşen şirketlerin rekabetçi seviyeden ayrışan nitelikte fıyat
uygulamaları halinde, rakipIerin söz konusu uygulamalara cevap verebilecek
kapasiteye sahip olduğu anlaşılmaktadır.
(v) Birleşik Teşebbüsün Rakiplerin Büyümesini Önleyebilecek Kapasitede
Olması
(90) Bazı birleşme işlemleri, gerçekleşmeleri halinde, birleşik teşebbüsün, görece küçük ya
da potansiyel rakiplerin büyümelerini daha da zorlaştıracak ya da rakiplerin rekabet
etme yeteneklerini kısıtlayacak ve birleşik teşebbüsün bu yöndeki davranışlarını teşvik
edecek bir konum elde etmeleri ile sonuçlanabilecek niteliktedir. Böyle bir durumda,
rakipler tek tek ya da birlikte, birleşik teşebbüsü fiyatları artırmaması ya da rekabete
zarar verebilecek diğer eylemlerde bulunmaması yönünde baskı altında tutabilecek bir
konumda olamayacaklardır. Örneğin, birleşik teşebbüsün girdiler veya dağıtım
kanalları üzerinde, rakiplerin büyümesini ya da pazara girmelerini daha maliyetli
kılacak kadar kontrolü bulunabilir. Benzer şekilde, birleşik teşebbüsün patentler ya da
diğer çeşitli fikri mülkiyet haklarından kaynaklanan gücü de aynı sonuçlara yol
açabilecek nitelikte olabilir. Farklı altyapılar ya da platformlar arasında birlikte
çalışılabilirliğin önemli olduğu pazarlarda, bir birleşme işlemi, birleşik teşebbüse
rakiplerin hizmet kalitelerini düşürmeleri ya da maliyetlerini artırmaları yönünde olanak
ve teşvik sunabilir. Bu çerçevede yapılacak değerlendirmelerde, birleşik teşebbüsün
rakiplerine göre sahip olduğu finansal güç, diğer faktörlerin yanında, göz önünde
bulundurulması gereken bir husustur.
15-02/8-6
17/35
(91) Bu bağlamda ilgili piyasa incelendiğinde söz konusu risklerin oluşmayacağı
öngörülmektedir. Nitekim Türkiye’de bölünmüş fındık bahçesi yapısıyla yaklaşık
400.000 civarı çiftçi, 1000 kadar manav ve yaklaşık 100 adet kırıcı bulunmaktadır. Bu
rakamlar fındık alımı yapmak isteyen herhangi bir alıcıya birçok satıcı ile anlaşma
fırsatı vermektedir. Bununla birlikte FERRERO gibi alım piyasasında küresel çapta
faaliyet gösteren güçlü bir konuma sahip olan Olam, Tiryaki Agro ve Besana Grup gibi
firmaların alım piyasasında rekabetçi baskı oluşturacağı gözlemlenmekte ve bu husus
yukarıda alıntılanmış olan “rakiplerinin piyasada daha yüksek pazar payına erişmesine
engel olma” riskinin oluşmasını engelleyebilecek niteliktedir.
(92) Kılavuzda bahsi geçen “patent ve fikri mülkiyet hakkına ilgili teşebbüsün sahip olması”
riski yine ilgili pazarın yapısında geçerliliği olmayan bir husustur. Söz konusu piyasa
için gerekli olan alet ve know-how tüm ülkelerde benzer nitelik taşımakta ve ilgili
pazarda alım yapmak isteyen teşebbüs FERRERO’dan gelecek olan bir girdiye muhtaç
olmayacak veya FERRERO ile işbirliğine gitme zorunluluğu, patent, fikri mülkiyet hakkı
gibi engeller ile karşılaşmayacaktır.
(93) Bahsedilmesi gerekli olan bir başka husus ise FERRERO’nun girdiler veya dağıtım
kanalları üzerinde, rakiplerin büyümesini ya da pazara girmelerini daha maliyetli
kılacak kadar kontrolünün bulunup bulunmadığı hususudur. Teşebbüsün Ülker, Nestle
ve Eti gibi piyasada yerleşik rakiplerinin karşısında dağıtım kanalları açısından kontrol
elde etme riski muhtemel görülmemektedir. Zira alt pazara ilişkin değerlendirmelerde
yer verileceği üzere FERRERO söz konusu rakiplerle bir pazar dışında (krem
çikolata/tatlı sürülebilir ürünler) takipçi olarak rekabet etmektedir. Keza söz konusu
teşebbüslerin yanı sıra hem alt hem de üst pazarlarda finansal açıdan güçlü çok sayıda
teşebbüs faaliyet göstermektedir. Girdi olarak kullanılan fındık özelinde kontrol
sağlayabilme gücü ise daha önceki kısımlarda değerlendirilmiştir. Sonuç olarak
Kılavuz’da bahsi geçen “rakip teşebbüslerin maliyetlerinin artma” riski, işbu dosya
açısından bulunmamaktadır.
(vi) Birleşmenin Önemli Bir Rekabetçi Gücü Ortadan Kaldırması
(94) Kılavuz’da belirtildiği üzere bazı teşebbüsler, faaliyette bulundukları pazarlardaki
rekabetçi süreç üzerinde, pazar payları ve benzeri göstergelerin işaret ettiklerinden
daha yüksek düzeyde etkiye sahip olabilmektedirler. Bu nitelikteki bir teşebbüsü
kapsayan bir birleşme işlemi, özellikle ilgili pazarın yoğunlaşmış olduğu bir durumda,
pazarın rekabetçi dinamiklerinde, ciddi ve rekabet karşıtı bir yönde değişikliğe yol
açabilmektedir.
(95) Bu çerçevede, zaten OLTAN’ın 2013 yılındaki satışlarının yaklaşık (…..)’ünü
FERRERO’ya yaptığı, bu oranların geçmiş yıllarda da birbirine yakın olduğu hususları
dikkate alındığında, bahse konu birleşme işleminin pazarın yapısında radikal
değişikliklere yol açmayacağı kanaati hasıl olmuştur. Nitekim salt teşebbüslerin
birleşme sonrası toptan fındık alım pazarındaki toplam paylarının (…..)’e varmasının,
sayıları onu geçkin kurumsallaşmış, küresel çapta faaliyet gösteren teşebbüslerin
oluşturduğu, önünde herhangi bir hukuki ya da iktisadi giriş engellerinin bulunmadığı
bir pazarda rekabetçi endişelere neden olmayacağı düşünülmektedir. Ayrıca gerek
yeniden tesis kurma ya da halihazırda kurulu olan tesisleri kiralama yoluyla pazara
girişlerin mümkün olması, gerekse çiftçi, manav, kırıcı, ihracatçı şeklindeki pazarın
bölünmüş yapısı ve bu yapının meydana getirdiği alternatif arz kaynakları, hem pazar
paylarının katı olmasının önünde bir engel teşkil etmekte, hem de pazara yeni girişler
için cazip bir zemin hazırlamaktadır. Bu koşullar altında, işlem ile toptan fındık alım
15-02/8-6
18/35
pazarında rekabetin ortadan kaldırılacağına ilişkin kaydadeğer bir riskin görülmediği
değerlendirilmiştir.
(vii) Giriş Engelleri
(96) Kılavuz’da pazara girişlerin yeterince kolay olması durumunda, bu pazardaki birleşme
işlemlerinin rekabeti sınırlayıcı etkiler doğurma riskinin az olacağı, dolayısıyla ilgili
piyasaya giriş analizinin rekabet değerlendirmesinin en önemli unsurlarından biri
olduğu ifade edilmektedir. Piyasaya girişlerin birleşme işlemine taraf olan teşebbüsler
üzerinde rekabetçi baskı oluşturabilmeleri için gerçekleşmelerinin muhtemel,
zamanında ve yeterli düzeyde olması gerekmektedir. Bu çerçevede aşağıda toptan
fındık alım pazarında giriş engellerine ilişkin değerlendirmelere yer verilmektedir.
(97) Dünya fındık üretiminin toplam %70'ini karşılayan Türkiye pazarında, 800 ila 1000
arasındaki manav ve 100 civarında fındık kırıcısının faaliyette bulunduğu bölünmüş
yapısı, fındık alımına ilişkin olarak önemli bir ölçek ekonomisi olmadığının ve sektörün
genişlemesinin kolay olduğunun bir göstergesi olarak ele alınabilecektir.
(98) Bildirim sahipleri tarafından da
iç pazarın yerel rekoltenin yaklaşık olarak %20 ila 30’luk kısmına tekabül eden
iç tüketim miktarının, Türkiye’de fındık üretim fazlalığını oluşturduğu, bu üretim
fazlasının pazara yeni girecek kırıcı veya ihracatçılar için yeterli miktarda
olduğu,
fındık alımının basit bir süreç gerektirdiği, her yıl ayrı pazarlıklarla kısa vadeli
teslim ile spot olarak yapıldığı, bu süreçte uzun vadeli ve/veya münhasır
sözleşmelerin söz konusu olmadığı, telefonla veya internet üzerinden fındık
satın alınabildiği,
satıcı/alıcı değiştirme giderlerinin bulunmadığı,
tesis maliyetlerinin düşük olduğu, pazara yeni girmek isteyen bir ihracatçının,
herhangi bir kırma kapasitesine ihtiyaç duymadan kabuksuz fındık tedarik
edebildiği, fındık kırma tesisine ihtiyaç duyması halinde bu tesisi kiralama bedeli
olarak, kapasitesine göre yıllık 50.000 ila 100.000 ABD Doları ödeyerek temin
edebileceği, yeni baştan inşa edilecek bir kırma tesisinin ise, birinci kalitede
ekipmanın seçilmesi halinde dahi kapasiteye bağlı olarak 3-7 milyon ABD Doları
maliyet gerektireceği,
fındık alımı için gerekli olan know-how ve teçhizatın her üretici ülkede aynı
olduğu, başka bir ülkeden ilk kez fındık satın almak isteyen bir tacirin
karşılaşabileceği tek potansiyel engelin ilişkiler ve lisan bağlamında olduğu,
ancak bahse konu tacirin üretici ülkede sektörde deneyimli yerli personel
istihdam ederek açacağı bir ticaret şubesi ile tüm bu engellerin üstesinden
gelebildiği,
nakliye ve gümrük masraflarının düşük olduğu
gerekçeleriyle ilgili pazarda giriş engellerinin bulunmadığı savunulmuştur.
(99) İlgili piyasada geçmiş dönemde gerçekleşen giriş ve çıkışlar, giriş engellerinin
büyüklüğü hakkında önemli bilgiler sunabilmektedir. 2010-2012 yılları arasında 7
teşebbüsün piyasaya girmesi, ilgili piyasada rekabeti sınırlayıcı derecede giriş
engellerinin bulunmadığını doğrular niteliktedir. İstanbul İhracatçılar Birliği tarafından
yayımlanan Türk ihracatçıları ve ihracat verisine ilişkin veriler uyarınca, 2010 yılında 3
ihracatçı pazara girmiştir, ihracat payları %1,8'dir; 2011 yılında 1 ihracatçı pazara
15-02/8-6
19/35
girmiştir, ihracat payı %1,8'dir; 2012 yılında 3 ihracatçı pazara girmiştir, ihracat payları
%0,8'dir; 2013 yılında 3 ihracatçı pazara girmiştir, ihracat payları %0,4'tür.
(100) İşlem taraflarının rakiplerine yöneltilen sorulara istinaden, (…..TİCARİ SIR…..) giriş
engellerinin bulunmadığı şeklinde cevap alınmış, OLTAN’ın rakipleri de Türkiye’de
fındık alım satım pazarlarına girme hususunda hiçbir zorluğun mevcut olmadığını, 100-
150.000 ABD Doları civarında kaynağın bile işe başlamak için yeterli olduğunu,
Türkiye'de fındık alım satımı ve bu pazara hakim olmak için, sermaye yapısının
kırılmalara karşı güçlü olması gerektiğini ve sektörde yapılacak iş hacmine orantılı
olarak sermayeye ihtiyaç bulunduğunu belirtmişlerdir.
(101) Yukarıda pazarın yapısına ilişkin verilen bilgiler, işlem tarafları ve rakiplerden gelen
beyanlar çerçevesinde, toptan fındık alım ve satım pazarında yüksek giriş
maliyetlerinden ve ölçek ekonomilerinin varlığından söz etmek mümkün
görülmemektedir.
(viii) Alıcı Gücü
(102) Kılavuz’da üst pazarlarda alıcı gücü oluşturan ya da mevcut alıcı gücünü güçlendiren
birleşmelere ilişkin olarak
“Bir birleşme işleminin, aynı zamanda üst pazarlardaki sağlayıcılar üzerinde ne
düzeyde bir alıcı gücü yarattığı da yürütülecek rekabet analizinde göz önünde
bulundurulması gereken önemli hususlardan biridir. Bir birleşme, üst pazarda (alım
pazarında) bir alıcının hâkim duruma gelmesine ya da mevcut hâkim durumunu
daha da güçlendirmesine yol açmak suretiyle rekabeti önemli ölçüde engelleyebilir.
Birleşik teşebbüs, üst pazarda alım yaptığı girdi miktarında azalmaya giderek söz
konusu girdileri daha düşük fiyat düzeyinden elde edebilir. Ancak böyle bir durum,
nihai ürün pazarındaki çıktı düzeyinde de bir düşüşe yol açarak tüketici refahının
zarar görmesine yol açacaktır. Böyle bir durum, üst pazarın, özellikle satıcılar
itibarıyla görece dağınık bir yapı sergilediği hallerde daha olasıdır. Birleşik
teşebbüsün sağlayıcılar üzerinde alıcı gücünü kullanarak rakiplerin girdilere
erişimini kısıtlaması durumunda, alt pazarlardaki rekabet de olumsuz yönde
etkilenebilecektir.
Öte yandan, alıcı gücündeki artış rekabet açısından yararlı sonuçlar da getirebilir.
Alıcı gücündeki artış, alt pazardaki rekabeti sınırlandırmadan, girdi maliyetlerinde
azalma sağlayabilir. Bunun neticesinde tüketici yararına daha düşük fiyatlar
gözlenebilir”
açıklamaları yapılmıştır.
(103) Alıcı gücüne yönelik olarak, OLTAN’a fındık tedarik eden teşebbüslere, söz konusu
devralma işleminin teşebbüslerine ve piyasadaki diğer oyunculara/kanallara rekabet
açısından ne şekilde yansıyacağı sorusu yöneltilmiştir. Teşebbüslerin ekseriyeti
işlemin piyasayı daha rekabetçi bir hale getireceği, işlem ile verimlilik ve kalitenin
artacağı, bunun da kendilerine yansımasının olumlu olacağı hususunda birleşmişlerdir.
(104) FERRERO tarafından, hiçbir fındık tedarikçisinin OLTAN veya STELLIFERI’ye, diğer
alıcılara kolaylıkla satılamayacak, önemli miktarda fındık satışı yapmadığı
savunulmuştur. Gerçekten de, OLTAN’ın en büyük beş tedarikçisinin OLTAN’ın
alımları içerisindeki payının %4 ile %12 arasında olduğu dikkate alındığında, söz
konusu tedarikçilerin faaliyetleri açısından OLTAN’a bağımlılığından ve dolayısıyla
üzerlerinde uygulanabilecek alıcı gücü oluşturulmasından söz edilememektedir.
15-02/8-6
20/35
(105) Kaldı ki, fındık da dahil olmak üzere farklı kabuklu yemiş ticareti ile uğraşan ulusal veya
uluslararası boyutta çok sayıda alternatif de mevcuttur. FERRERO’nun sağlayıcılara
yönelik alıcı gücü uyguladığı varsayımsal bir senaryo altında, fiili olarak fındık alım
satımı ile iştigal etmeyenler de dahil olmak üzere finansal açıdan çok daha güçlü olan
söz konusu firmaların bu yönde bir gücü dengeleyeceği/bertaraf edeceği
beklenmektedir.
(106) Diğer yandan FERRERO, alt pazara ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerde
ayrıntılarından bahsedileceği üzere, kaliteli fındık elde etmek amacıyla çeşitli
sağlayıcılardan fındık aldığını ve alacağını belirtmektedir. Bu durumda teşebbüsün
sağlayıcılarının bölüneceği ve dolayısıyla birim sağlayıcı başına alacağı fındık
miktarının daha parçalı olacağı değerlendirilmektir.
(107) Aşağıda işlemin amaçları ve işlem ile hedeflenen etkinliklere ilişkin bölümde de
değinilen çiftçilerin üretimde verimlilik ve kalite artışını amaçlayan FFV projesi ve
benzer diğer girişimlerinin, FERRERO’nun rekabetçi seviyelerin altında fiyat
uygulayarak fındığın çıktı miktarını azaltmaya yönelik bir niyetinin olmadığını gösterdiği
belirtilmektedir.
(108) Ayrıca, alıcı gücünün rekabetçi açıdan risk uyandırabilmesi için elde edilen ve
uygulanan bu gücün kötüye kullanılarak tüketicilere yansıtılması/yansıtılabilmesi
gerekmektedir. Tüketicilere karşı olumlu etkiler oluşturan alıcı gücünden de söz
edilebildiğinden, alıcı gücünün oluşması per se bir yaklaşımla ihlal sayılmamalıdır. Şu
halde, aşağıda alt pazara yönelik yapılacak değerlendirmelerde de görüleceği üzere,
FERRERO’nun üst pazarda alıcı gücü elde ettiği bir senaryonun varsayımı halinde
dahi, bu gücü alt pazardaki tüketicilere yansıtabilmesi muhtemel görünmemektedir.
(109) Sonuç olarak, FERRERO her ne kadar ürünlerinde girdi olarak rakiplerine göre daha
fazla miktarda fındık kullansa da, alt pazardaki bölünmüş yapı, çok sayılı ve finansal
açıdan güçlü alternatif sağlayıcılar, giriş engelleri, üst pazardaki sağlayıcıların
beyanları, FERRERO’nun üst pazara yönelik gerçekleştireceğini öne sürdüğü
uygulamalar, FERRERO’nun alt pazardaki konumu gibi hususlar bir arada
değerlendirildiğinde, FERRERO’nun üst pazardaki oyunculara yönelik ciddi bir alıcı
gücü oluşturma ve bunu alt pazardaki tüketicilere yansıtabilme ihtimalinin bulunmadığı
kanaatine varılmıştır.
G.4.2.1.2. Toptan Fındık Satış Pazarı
(110) İşlem taraflarının faaliyetleri arasında yatay örtüşme gözlemlenen bir diğer pazar ise
toptan fındık satış pazarıdır. Sektöre ilişkin bilgilerde sunulduğu üzere, Türkiye fındık
iç tüketimi ihraç edilen fındık miktarına göre oldukça kısıtlı düzeydedir. 2013 yılı için
Türkiye pazarına fındık satışı gerçekleştiren teşebbüsler, tahmini satış miktarları ve
pazar payları aşağıda sunulmaktadır:
Tablo 4: Türkiye’de toptan fındık satışı gerçekleştiren teşebbüslerin brüt tahmini satış miktarları ve
pazar payları
Yıl 2011 2012 2013
Teşebbüs Ton Pazar Payı (%) Ton Pazar Payı (%) Ton Pazar Payı
ÖZGÜN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OLTAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ATIK (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
15-02/8-6
21/35
KARADERE (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
TRABZON
FINDIK
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
GURSOY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
PROGIDA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ARSLANTÜRK (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
STELLIFERI (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
BALSU (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
YAVUZ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DURAK (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SABIRLAR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: FERRERO’dan gelen bilgiler
(111) Yukarıdaki tablodaki verilerden, Türkiye toptan fındık satışı pazarında ilk sırada (…..)
pazar payıyla ÖZGÜN’ün yer aldığı, OLTAN’ın 2013 yılı için (…..) pazar payıyla ikinci
sırada bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak geçmiş yıllarda OLTAN’ın pazar payının
(…..) civarında seyrettiği dikkat çekmektedir. ATİK, KARADERE ve TRABZON
FINDIK’ın (…..) üzerinde payla piyasada faaliyet gösterdiği görülürken, STELLIFERI
(…..) paya (söz konusu pazar payı bildirim formunda (…..) olarak verilmiştir) sahip
bulunmaktadır.
(112) Dosya kapsamında, söz konusu pazarda da işlem öncesi ve sonrası HHI endeks
değerleri hesaplanmıştır. Buna göre işlem öncesi (…..) olarak hesaplanan HHI
endeksi, işlem sonrası (…..) birim artışla (…..)’ya yükselecektir. İşlem sonrası
FERRERO’nun ilgili pazardaki toplam pazar payı ise yaklaşık (…..) olmaktadır.
Belirtilen oranlar Kılavuz’da güvenli liman olarak açıklanan oranların altında
kalmaktadır. Buna ek olarak genel itibarıyla pazarın yoğunlaşma seviyesinin düşük
olduğu görülmektedir. Ayrıca, pazardaki oyuncuların hepsi iç pazara satış yapmanın
yanı sıra fındık ihraç eden teşebbüslerdir. Bu nedenle yurt içi fındık talebindeki
herhangi bir artışın kolaylıkla teşebbüsler tarafından karşılanabileceği tespitinin
yapılması mümkündür.
(113) Yurt içinde kısıtlı miktardaki talep ile pazarın açıklanan yapısı birlikte
değerlendirildiğinde, işlem sonrasında FERRERO’nun pazarda, fındık satış fiyatını
artırma imkanı sunan bir pazar gücüne sahip olamayacağı değerlendirilmektedir.
(114) Diğer yandan bildirimde iddia edilen ilgili pazarlar kapsamında ise, tarafların pazar
payları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
Tablo 5: Bildirimde iddia edilen pazarlar çerçevesinde tarafların pazarı payları
15-02/8-6
22/35
İlgili Ürün Pazarı Taraflar
Coğrafi Pazar (%)
Türkiye Dünya
Ciro Miktar Ciro Miktar
Yenilebilir kabuklu yemiş
satışı pazarı
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..)
Fındık satışı pazarı OLTAN (…..) (…..) (…..) (…..)
FERRERO (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu
(115) Bildirim sahibi tarafından ileri sürülen pazarın dünya yenilebilir kabuklu yemiş satış
pazarı olduğu iddiaları ilgili pazar kısmında reddedilmiştir. Söz konusu pazar bir yana
bırakıldığında, toptan fındık satışına yönelik ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak kabul
edildiğinde tarafların toplam pazar payları (…..) iken, ilgili coğrafi pazar dünya olarak
kabul edildiğinde toplam pazar payları (…..)’ya düşmektedir. Kılavuz’da birleşik
teşebbüslerin ilgili pazardaki paylarının toplamının % 20’nin altında olması halinde,
birleşme işleminin rekabet bakımından olumsuz etkilerinin, incelemenin
derinleştirilmesini ve birleşmenin yasaklanmasını gerektirecek düzeyde olmadığının
varsayılabileceği belirtilmiştir. Bu bakımdan, ilgili coğrafi pazarın Türkiye olarak kabulü
halinde, tarafların toplam pazar paylarının %20’nin altında kalması sebebiyle,
incelemenin derinleştirilmesine gerek bulunmamaktadır.
(116) Kılavuz’un 17. paragrafında,
“Çok yüksek pazar payları (örneğin, %50’den yüksek paylar) hâkim durumun
varlığının göstergesi olarak kullanılabilir. Ancak, pazardaki diğer küçük teşebbüsler,
örneğin kendi satış miktarlarını artırma kapasitesi ve güdüsüne sahip iseler, yüksek
pazar payına sahip teşebbüs üzerinde rekabetçi baskı oluşturabilirler. Birleşme
işlemine taraf olan teşebbüslerin toplam pazar payları %50’nin altında olduğu
durumlarda da rekabetçi kaygılar söz konusu olabilir. Böyle durumlarda, pazardaki
diğer teşebbüslerin sayıları ve güçleri, kapasite kısıtı altında olup olmadıkları ve
birleşme işlemine taraf olan teşebbüslerin birbirlerine yakın rakip olup olmadıklarına
bakılır. İşleme taraf olan teşebbüslerin toplam payları %40’ın altında olsa dahi, bu
tür faktörleri dikkate almak suretiyle, yeni teşebbüsün hâkim durumda olduğu
değerlendirmesi yapılabilir.”
hükmü düzenlenmiştir.
(117) İlgili coğrafi pazarın dünya olarak kabulü halinde, pazarın özellikleri ve pazardaki diğer
oyuncuların konumları dikkate alındığında, tarafların toplam pazar paylarının hakim
durum oluşturacak ya da hakim durumun güçlendirilmesini sağlayacak bir eşikte
olmadığı görülmektedir.
(118) Zira Komisyonun aynı işlem için aldığı kararda da fındık müşterilerinin farklı
kaynaklardan fındık tedarik etmeyi ve farklı satıcılar arasında geçiş yapmanın yaygın
olduğunu, geçen yıllarda 4 veya 5 farklı tedarikçilerinin olduğunu, gelecekte alımlarını
artırmak istedikleri takdirde piyasada yeterli sayıda alternatif sağlayıcı
edinebileceklerini, herhangi bir fiyat artışı olmasında önemli maliyetlere katlanmadan
geçiş yapabileceklerini, fındık tedarik ve arz pazarlarının oldukça bölünmüş bir yapıda
olduğunu, genel olarak işlem sonrasında yeteri kadar oyuncunun piyasada aktif
kalacağını, satıcılardan birçoğunun kalite belgesi sunduklarını, OLTAN’ın vazgeçilmez
15-02/8-6
23/35
oyuncu olmadığını ya da sunduğu fındıkların kalite olarak kendine özgü olmadığını
belirttiği ifade edilmiştir. Tarafların Avrupa Ekonomik Alanı’nda fındık toptan satışındaki
toplam pazar payının (…..) olmasına rağmen işleme izin verilmiştir.
G.4.2.2. Alt Pazar-Çikolata ve Çikolatalı Ürünlerin Üretimi ve Satışı Bakımından
Değerlendirme
(119) Üst pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüs ile alt pazarda yer alan bir teşebbüsün konu
olduğu devralma işlemleri dikey bütünleşme ile sonuçlanmaktadır. FERRERO’nun
fındığın girdi olarak kullanıldığı çikolata ve çikolatalı ürünlerin üretimi ve satışı
alanındaki faaliyetleri nedeniyle işlem neticesinde bir dikey bütünleşme ortaya
çıkmaktadır.
(120) Dikey birleşmeler gibi yatay olmayan birleşmelerin rekabet üzerinde iki tür olumsuz
etkisi bulunmaktadır. Bunlar tek taraflı etkiler (unilateral effects) ve koordinasyon
doğurucu (coordinated effects) etkilerdir.
(121) Tek taraflı etkiler, asıl olarak yatay olmayan birleşmelerin pazarı kapamaya yol
açabileceği durumlarda ortaya çıkabilecektir. Bu kılavuzda, pazarı kapama kavramı,
birleşme nedeniyle mevcut ve potansiyel rakiplerin tedarik kaynaklarına ya da
pazarlara erişiminin güçleştirilmesi veya engellenmesi ve bu yolla söz konusu
rakiplerin rekabet edebilme imkânı ve/veya güdüsünün azaltılmasını ifade etmektedir.
Pazarı kapamanın sonucu olarak, birleşik teşebbüsün ve muhtemelen bazı rakiplerinin
fiyatları kârlı bir şekilde yükseltebilme ihtimalleri ortaya çıkmaktadır. Fiyatlarda artışa
yol açabilecek türdeki pazarı kapama davranışlarına yol açan bir birleşmenin, hâkim
durum yaratacağı veya mevcut bir hâkim durumu güçlendireceği ve bunun bir sonucu
olarak rekabeti önemli ölçüde azaltabileceği kabul edilecektir.
(122) Koordinasyon doğurucu etkiler, birleşme öncesinde davranışlarını uyumlaştırmadan
faaliyet gösteren teşebbüslerin birleşme sonrasında koordinasyon yoluyla fiyatları
yükseltme ya da rekabeti azaltma ihtimallerinin önemli ölçüde artmasını ifade
etmektedir. Birleşme öncesinde pazardaki teşebbüslerin zaten koordinasyon halinde
faaliyet gösteriyor olmaları halinde ise, pazarda gerçekleşecek bir birleşme işlemi
mevcut koordinasyonun daha kolay, kalıcı ve etkili bir biçimde sürdürülmesini
destekleyecektir. Koordinasyon doğurucu etkiler içeren bir birleşme neticesinde, ilgili
piyasalarda birlikte hâkim durum yaratılacağı veya mevcut bir birlikte hâkim durumun
güçlendirileceği ve bunun sonucunda rekabetin önemli ölçüde azaltılabileceği kabul
edilecektir.
(123) Bu çerçevede dikey birleşmelerin öne çıkan rekabeti sınırlayıcı etkileri;
Tek taraflı etkiler (pazar kapama) çerçevesinde,
o Alt pazardaki oyuncuların girdi kaynaklarından dışlanması - girdi
kaynaklarının kapatılması (input foreclosure)
15-02/8-6
24/35
o Üst pazardaki oyuncuların müşteri kaynaklarından dışlanması - müşterilerin
kapatılması (customer foreclosure)
Rekabeti sınırlayıcı koordinasyon yaratılması
olarak sıralanabilecektir.
(124) Ön İnceleme Raporu ve geçmiş Rekabet Kurulu kararlarına paralel olarak ele alınan
ilgili pazarlarda FERRERO ve rakiplerinin pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir.
Tablo 6: FERRERO ve rakiplerinin fındığın girdi olarak kullanıldığı çikolata ve çikolatalı ürünlerin üretimi
ve satışı alanlarındaki Türkiye pazarı payları (%)
Krem Çikolata Çikolata Çikolatalı Kaplamalı Ürünler Taze Sütlü Tatlılar
Teşebbüs Pazar Payı Teşebbüs
Pazar
Payı Teşebbüs
Pazar
Payı Teşebbüs
Pazar
Payı
Ülker (…..) Ülker (…..) Ülker (…..) Danone (…..)
FERRERO (…..) Eti (…..) Eti (…..) Sütaş (…..)
Nestle (…..) Nestle (…..) Sanset (…..) Ülker (…..)
Sanset (…..) Mondelez (…..) Nestle (…..) FERRERO (…..)
Saray (…..) Sanset (…..) Mars (…..) Eker (…..)
Konya Şeker (…..) FERRERO (…..) FERRERO (…..) Eti (…..)
Diğer (…..) Diğer (…..) Diğer (…..) Diğer (…..)
TOPLAM 100,00 TOPLAM 100,00 TOPLAM 100,00 TOPLAM 100,00
Kaynak: FERRERO’dan gelen bilgiler
(125) Verilen pazar payları değerlendirildiğinde, FERRERO’nun krem çikolata pazarı hariç
oldukça kısıtlı pazar payına sahip olduğu ve faaliyette bulunduğu pazarlarda Ülker,
Nestle, Eti gibi önemli rakiplerle rekabet halinde olduğu anlaşılmaktadır. Krem çikolata
pazarında ise (…..)’in (…..) pazar payı ile ilk sırada yer aldığı, FERRERO’nun (…..)
pazar payı ile (…..)’i takip ettiği görülmektedir.
(126) İlgili pazarlar bildirim formunda iddia edilen haliyle ele alındığında ise FERRERO’nun
pazar payı verileri aşağıdaki şekildedir:
Tablo 7: Bildirimde iddia edilen pazar tanımlamasına göre FERRERO’nun Türkiye 2013 yılı pazar payı
bilgileri (%)
İlgili Ürün Pazarı Ciro Miktar
Çikolatalı atıştırmalık üretim ve satışı (…..) (…..)
Tatlı sürülebilir ürünlerin üretim ve satışı (…..) (…..)
Taze sütlü atıştırmalıklar ve tatlıların üretim ve satışı (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu
15-02/8-6
25/35
Verilen bilgiler ışığında, dosya konusu işlem ile oluşacak dikey bütünleşmelerin ortaya
çıkması muhtemel rekabeti sınırlayıcı etkileri aşağıda değerlendirilecektir.
G.4.2.2.1 Alt pazardaki oyuncuların girdi kaynaklarından dışlanması
(127) Girdi kısıtlaması, birleşik teşebbüsün birleşme sonrasında sağlayıcısı olduğu girdilerin
alt pazardaki rakiplere arzını sınırlaması ve böylece rakiplerin birleşme öncesindeki
durumdakine benzer fiyat ve koşullarda girdi temin etmelerini zorlaştırarak maliyetlerini
artırmasını ifade etmektedir. Bu durum, birleşik teşebbüsün tüketiciye uyguladığı
fiyatları kârlı bir şekilde yükseltebilmesine yol açacaktır. Girdi kısıtlaması şeklindeki
pazarı kapama etkisinin tüketici zararına yol açtığının kabul edilmesi için, rakiplerin
birleşme sonrasında mutlaka pazardan çıkmak zorunda kalmaları şartı aranmamalıdır.
Bu değerlendirmede kıstas, artan girdi maliyetlerinin tüketicilere daha yüksek fiyatlar
uygulanmasına neden olup olmayacağıdır. Diğer yandan, birleşmeden kaynaklanan
etkinliklerin birleşik teşebbüse fiyat düşürme imkânı ya da güdüsü sağlaması ve
böylece tüketici üzerindeki toplam etkinin nötr ya da olumlu olması mümkündür.
(128) Girdi kısıtlamasına ilişkin değerlendirmede, öncelikle birleşik teşebbüsün alt pazarda
girdilere erişimi önemli ölçüde kısıtlama imkânı olup olmadığı incelenmelidir. İkinci
olarak ise, birleşik teşebbüsün bu yönde bir güdüsü olup olmadığı dikkate alınmalıdır.
Son olarak, bu yöndeki bir pazar kapama uygulamasının alt pazardaki rekabeti önemli
ölçüde bozup bozmayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
(129) Teşebbüsün gerek üst gerekse alt pazarlardaki pazar paylarına bakıldığında, alt
pazarda girdilere erişimi önemli ölçüde kısıtlama imkânının oluşturulabileceğini
doğrudan söylemek güçtür. Bu açıdan daha ayrıntılı inceleme yapmak gerekirse, ilk
olarak, FERRERO ile rakiplerinin yıllık fındık ihtiyacının incelenmesi yol gösterici
olacaktır. Aşağıdaki tablo ile FERRERO’nun geçmiş yıllarda tedarik ettiği ve gelecek
üç dönem için ihtiyaç duyacağını tahmin ettiği kabuksuz fındık miktarları gösterilmiştir:
Tablo 8: FERRERO’nun kabuksuz fındık ihtiyacı (ton)
2010/2011 2011/2012 2012/2013 2014/2015 2015/2016 2016/2017 2017/2018 2018/2019
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: FERRERO’dan gelen bilgiler
(130) FERRERO 2013 yılında yaklaşık (…..) ton fındık satın almıştır. 2018/2019 dönemi için
öngörülen fındık ihtiyacının ise yaklaşık (…..) ton civarında olduğu görülmektedir.
Aşağıdaki grafikte ise FERRERO’nun tahminlerine göre teşebbüsün ve rakiplerinin
2013 yılı fındık ihtiyaçlarını gösteren verilere yer verilmiştir:
Grafik 1: (…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Bildirim Formu (FERRERO’nun kendi tahminlerine dayanmaktadır.)
15-02/8-6
26/35
(131) Buna göre, sektörde ikinci en büyük alıcı olan Mondelez (…..) ton fındık almıştır.
Tablo’da görülen FERRERO’nun en büyük pazar payına sahip rakiplerinden ÜLKER
(…..) ton, NESTLE (…..) ton, Mars ise (…..) ton kabuksuz fındık almıştır. Grafikteki
veriler baz alındığında, bildirimde, Türkiye pazarında (…..) pazar payına sahip ve (…..)
ton fındık alan Trabzon Fındık’ın Türk çikolata pazarında (…..) pazar payına sahip Eti
gibi bir fındık alıcısının tüm ihtiyacını tek başına karşılayabildiği, Balsu gibi alım
pazarında (…..) pazar payına sahip bir teşebbüsün, sürülebilir çikolata pazarında (…..)
pazar payına sahip ÜLKER’in tüm ihtiyacını tek başına karşılayabildiği, ayrıca, (…..)
pazar payı ile (…..) ton kabuksuz fındık alan PROGIDA ve (…..) pazar payı ile (…..)
ton kabuksuz fındık satın alan ÖZGÜN gibi önemli alıcıların da mevcut olduğu
belirtilmiştir.
(132) Özellikle FERRERO’nun görece yüksek pazar payına sahip olduğu krem çikolata
pazarında (tatlı sürülebilir ürünlerin üretim ve satışı) en yakın rakibi konumunda olan
ÜLKER, NESTLE ve SANSET’ten yıllık fındık ihtiyaçlarına ilişkin istenen bilgiler ise
aşağıdaki şekildedir:
Grafik 2: (…..TİCARİ SIR…..)
(133) Grafikte yer alan bilgilerden, FERRERO’nun rakiplerinin fındık ihtiyacının
FERRERO’nun tahminlerinden çok daha az miktarda olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim
ÜLKER’in ihtiyacı olan kabuksuz fındığın (…..) ton civarında, SANSET’in (…..) tonun
altında ve NESTLE’nin (…..) tonun altında olduğu görülmektedir. Türkiye’de üretilen
kabuksuz fındık miktarının yaklaşık 300.000 ton ve iç piyasaya sürülen fındık
miktarının 60.000 ton olduğunun da bu noktada tekrar dikkate alınmasında fayda
olduğu düşünülmektedir.
(134) Dosya kapsamında yukarıda adı geçen teşebbüslere işlemin kendilerine ne gibi etkileri
olacağı sorulmuş, FERRERO’nun en yakın rakibi konumundaki ÜLKER bahse konu
işlemin serbest piyasayı bozucu bir etkisinin olmayacağını belirtmiştir. SANSET
tarafından, Oltan Gıda ile çalışmadıkları, bu nedenle bildirim konusu işlem ve bunun
sonuçlarına yönelik herhangi bir öngörülerinin bulunmadığı, ancak son dönemde fındık
fiyatlarında fahiş bir artış olduğu ifade edilmiştir. NESTLE ise şirketlerinin fındık alım
oranının Türkiye’deki fındık alımının %1’inden az olduğunu belirtmiş, dosya konusu
işlemin şirketlerinin Oltan Grup şirketlerinden alım yapamayacağı sonucunu
doğuracağını ve Türkiye’de fındık alım maliyetlerini artırabileceklerini ifade etmiştir.
Ancak söz konusu iddialara somut gerekçe sunulmamıştır.
(135) Diğer taraftan, söz konusu teşebbüslerin fındık ihtiyaçlarını karşıladığı çok sayıda farklı
tedarikçi bulunmaktadır. Aşağıda, NESTLE’nin fındık tedarik ettiği sağlayıcılar
arasında OLTAN’ın bulunmadığı, STELLIFERI’den ise 2012 yılından sonra anılan
teşebbüs tarafından herhangi bir alım yapılmadığı görülmektedir. Kaldı ki, söz konusu
iki sağlayıcıdan alım yapamasa dahi, NESTLE’nin ihtiyacı olan yalnız (…..) ton
civarındaki fındığı sağlayabilecek birçok tedarikçinin bulunması, teşebbüsün söz
konusu iddialarının rekabeti sınırlayıcı bir sonuç doğurma riskinin olmadığını
göstermektedir.
15-02/8-6
27/35
Tablo 9:Teşebbüslerin fındık sağlayıcıları
Teşebbüs Fındık Sağlayıcıları Sağlayıcıların Piyasaya Toplam Fındık Satış Miktarı
Ülker (…..)
Nestle
(…..) (…..)
(…..) (…..)
(…..) (…..)
(…..) (…..)
Sanset
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..) (…..)
(…..) (…..)
(…..)
(…..)
Kaynak: Teşebbüslerden ve Bildirim Sahibinden Gelen Bilgiler
(136) FERRERO da, müşterilerin genellikle bir ya da iki Türk ihracatçısından alım yaptığını,
ancak ana müşterilerden hiçbirinin FERRERO'yu, bir veya iki ihracatçıya ilave olacak
şekilde ana tedarik kaynağı olarak görmediğini ifade etmiştir. Örneğin, Mondelez’in
(…..)'dan alım yaptığını, aynı zamanda fındık ihtiyacının (…..)'tan fazlasını (…..)'tan
sağladığını; Nestle’nin alımlarını (…..) ve (…..)'dan yaptığını, Storck’un alımlarını
(…..), (…..) ve (…..)'dan yaptığını, birleşen şirket ile Progıda, Özgün ve Balsu gibi
firmalar arasında yüksek ölçüde ikamenin bulunduğunu belirtmiştir.
(137) Bunun yanında FERRERO'nun rakipleri, yalnız OLTAN'ın rakiplerinden doğrudan alım
yapmamakta, bunun yanı sıra OLTAN gibi ihracatçılardan temin edip daha sonra
bunları tüm dünyaya satan Cargill gibi tacirlerden de alım yapmaktadırlar. Örneğin,
2013 yılında Oltan (…..) ton kabuksuz fındığı, ürünlerini genelde çikolata şekerleme
pazarında faaliyet gösteren endüstriyel bir müşteri olan (…..)'ya satmıştır. Bildirimde
diğer kabuklu yemiş ve gıda bileşenlerinin yanında fındık ticaretiyle de iştigal eden ve
ciro ya da finansal açıdan oldukça güçlü olduğu belirtilen Olam, Tiryaki Agro, Shoei
Fodds, John B Sanfilippo &Son, Cap Industries, Besana Group, Kenkko Ingredients,
Helios Ingredients, Caroll Partners, GB Commtrade, Harlem Food, Eurobroker, Marsia
Foods, Monnier & Partners, Global Nut, J Warner, MWT Foods/Waring, Naturfoods,
Red River Foods, Serfruit, Trumps gibi tacirlerin de Türkiye’den fındık tedarik ettikleri
ifade edilmiştir.
(138) Kaldı ki, işlemden sonra FERRERO tarafından BALSU, OLAM, YAVUZ ve GÜRSOY
gibi fındık tedarikçilerinden ürün alımına devam edileceği, Türkiye’de üretilen fındığın
arz miktarının ve kalitesinin arttırılması için sadece OLTAN ile değil tüm üst pazar
tedarikçileri ile işbirliği yapılacağı, (…..TİCARİ SIR…..) belirtilmiştir.
(139) Bir sonraki bölümde ayrıntılarına yer verileceği gibi, FERRERO, ürünlerinin üretimi için
yalnız belirli kalite standartlarına uygun fındıkları kullandığı için, OLTAN tarafından
15-02/8-6
28/35
piyasadan alınan fındıkların tamamını kullanmak gibi bir eğilim içinde olmadığını,
kendi dikey entegre yapısından en yüksek kalitede fındığın istikrarlı olarak
alınabilmesinin oldukça güç olduğunu açıklamıştır. STELLIFERI'nin devralınmasından
sonra, içinde belli başlı rakiplerinin de bulunduğu çok sayıda İtalyan ve uluslararası
müşterilere fındık satımına devam edilmesi de bu duruma örnek gösterilmiştir.
FERRERO'nun tahminine göre, önümüzdeki beş yıl içinde, halihazırdaki gereksinimler
olan toplam (…..) tonluk ihtiyacın (…..) tonluk kısmı, yani toplam gereksinimlerin
yaklaşık (…..)'i yine üçüncü taraflardan alınacaktır. Dolayısıyla, birleşik teşebbüsün alt
pazardaki oyunculara girdi kısıtlaması yönünde bir güdüsünün olmadığı kabul
edilebilecektir.
(140) Netice itibarıyla, gerek Türkiye’de üretilen/tüketilen, gerekse FERRERO’nun ve
fındığın girdi olarak kullanıldığı çikolata ve çikolatalı ürünlerin üretimi ve satışı
pazarındaki rakiplerinin kullandıkları ve gelecek yıllarda kullanmayı tahmin ettikleri
fındık miktarı, pazarın çok oyunculu, nispeten homojen yapısı ve FERRERO’nun işlem
sonrasına yönelik uygulamayı öne sürdüğü eylemleriyle birlikte göz önünde
bulundurulduğunda, bahse konu işlemin FERRERO’nun ilgili pazardaki rakiplerinin
fındığa erişimini kısıtlaması sonucuna yol açmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
G.4.2.2. Üst pazardaki oyuncuların müşteri kaynaklarından dışlanması
(141) Üst pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüsün, alt pazarda kayda değer bir pazar gücü
bulunan bir müşteri ile birleşmesi müşteri kısıtlaması yoluyla rekabeti engelleme
ihtimali barındırmaktadır. Birleşik teşebbüsün alt pazarda da faaliyet gösterecek olması
sebebiyle, üst pazardaki mevcut ve potansiyel rakiplerinin önemli büyüklükteki müşteri
tabanına erişimini kısıtlaması üst pazardaki rakiplerin rekabet etme imkânlarını ve
güdülerini azaltabilecektir. Bu durum alt pazardaki rakiplerin, girdileri birleşme
öncesindeki fiyat ve koşullarla edinmesini zorlaştırarak, maliyetlerinin yükselmesine yol
açacaktır. Böylece birleşik teşebbüs alt pazarda kârlı biçimde fiyatlarını
yükseltebilecektir. Diğer yandan, birleşmeden kaynaklanan etkinlik kazanımları birleşik
teşebbüsün fiyatları düşürmesini sağlayabilir. Müşteri kısıtlamasının tüketicilere zarar
verdiğinin kabul edilebilmesi için birleşik teşebbüsün rakiplerinin piyasadan çıkmak
zorunda kalmaları şartı aranmamalıdır. Bu konudaki ilgili kıstas artan girdi
maliyetlerinin tüketicilere yüksek fiyatlar olarak yansıyıp yansımayacağıdır.
(142) Müşteri kısıtlamasına ilişkin değerlendirmede, öncelikle birleşik teşebbüsün üst
pazardaki rakiplerden yapacağı alımları azaltarak onların alt pazarlara erişimi
açısından pazarı kapama imkânı olup olmadığı incelenmelidir. İkinci olarak ise, birleşik
teşebbüsün üst pazardaki rakiplerden yapacağı alımları azaltması yönünde bir güdüsü
olup olmadığı dikkate alınmalıdır. Son olarak, bu yöndeki bir pazar kapama
uygulamasının alt pazardaki tüketiciler üzerinde olumsuz etkileri olup olmayacağı göz
önünde bulundurulmalıdır.
(143) Söz konusu hususlar çerçevesinde, bir piyasada müşteri kaynaklarından dışlanma
sorununun ortaya çıkması için üst pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin birleşen
yeni teşebbüs haricinde yeterli bir müşteri tabanına ulaşamamaları gerekmektedir.
FERRERO’nun 2012/2013 döneminde fındık satın aldığı teşebbüsler, teşebbüslerin
faaliyette bulunduğu bölgeler ve satış miktarları aşağıdaki tabloda sunulmuştur.
Tablo 10: FERRERO’nun 2012/2013 döneminde teşebbüs bazında tedarik ettiği fındık miktarı ve bu
teşebbüslerin faaliyette bulundukları bölgeler
15-02/8-6
29/35
Teşebbüs Miktar (Kabuksuz/ton) Bölge Oran
OLTAN (…..) Türkiye (…..)
STELLIFERI (…..) Türkiye (…..)
STELLIFERI (…..) İtalya (…..)
Balsu (…..) Türkiye (…..)
Olam (…..) Türkiye (…..)
Yavuz (…..) Türkiye (…..)
George Packing Company (…..) ABD (…..)
Barbero Dario (…..) İtalya (…..)
A Pro N. Vit. Soc. Coop. Corsortie (…..) İtalya (…..)
Gürsoy Tarımsal Ürünler Gıda San. (…..) Türkiye (…..)
La Gentile S.r.l (…..) İtalya (…..)
Bio Nocciola S.r.l (…..) İtalya (…..)
Fratelli Caffa Di Cafa Giovanni (…..) İtalya (…..)
Sca Unicoque (…..) Fransa (…..)
Diğer Türkiye (…..) Türkiye (…..)
Diğer İtalya (…..) İtalya (…..)
TOPLAM (…..) - (…..)
Kaynak: Teşebbüsten gelen bilgiler
(144) Tabloda yer verilen FERRERO’nun 2013 yılındaki fındık alım miktarları, teşebbüsün
ihtiyacının önemli bir kısmını OLTAN ve 2013 yılında devraldığı STELLIFERI
üzerinden Türkiye’den karşıladığını göstermektedir. FERRERO, Türkiye’den toplamda
(…..) ton fındık almıştır. Bu miktarın ise yalnız (…..) tonluk kısmı OLTAN ve
STELLIFERI dışındaki firmalardan tedarik edilmiştir. Türkiye’de toplam fındık
üretiminin 300.000 ton olduğu, bunun %25’inin iç tüketimde kullanıldığı, kalanının ihraç
edildiği dikkate alındığında, FERRERO’nun dışında da yeter düzeyde müşteri
tabanının olduğu görülmektedir.
(145) FERRERO’nun geçmiş alım miktarı, teşebbüse benzer faaliyet kollarında çalışan
birçok uluslararası ve yerel firmanın varlığının yanı sıra fındığın yemiş olarak doğrudan
tüketilebilmesi göz önüne alındığında işlem sonrasında ihracatçıların müşteri
kaynaklarından dışlanması gibi bir durumun ortaya çıkmayacağı değerlendirilmiştir.
G.4.2.3. Rekabeti Sınırlayıcı Koordinasyon Yaratılması
(146) Dikey birleşmeler, alt ve üst pazarlardaki teşebbüslerin belli bir koordinasyonun
koşulları hakkında mutabakata varmalarını kolaylaştırıcı bir unsur olabilir. Genel
olarak, pazardaki oyuncuların sayısındaki azalma pazarda kalan diğer teşebbüslerin
koordinasyon kurmalarını kolaylaştırabilir. Ayrıca, dikey birleşmelerin pazarda faaliyet
gösteren teşebbüsler arasındaki simetriyi ve pazar şeffaflığını artırma yönünde etkileri
de olabilir. Bu yolla pazardaki teşebbüslerin aralarında koordinasyon kurma ihtimali
artabilir ve pazarda varsa oyunbozan teşebbüsün de ortadan kalkmasına sebep
olabilir.
(147) Dikey birleşmenin birleşik teşebbüse rakipleri hakkında hassas bilgilere erişim imkânı
tanıması, pazarı kapamaya yol açması, piyasaya giriş engellerini yükseltmesi gibi
15-02/8-6
30/35
hallerde koordinasyon riski artabilmektedir. Piyasadaki önemli bir alıcının varlığı
halinde, üst pazardaki teşebbüsler bu alıcıya yapılacak yüklü miktardaki satışların
getireceği faydayı göz önüne alarak mevcut bir koordinasyonu bozma yönünde
davranabilirler. Ancak, söz konusu önemli alıcının bir dikey birleşme işlemi sayesinde
rakiplerden birisinin bünyesine katılması, üst pazardaki koordinasyonun devam
ettirilmesi riskini artırabilecektir.
(148) Toptan fındık ticareti pazarı ilgili bölümlerde de değerlendirildiği üzere nispeten az
yoğunlaşma seviyesine sahip rekabetçi bir pazar yapısındadır. Üreticilerin ve alt
seviyelerde ürün sağlayan teşebbüslerin sayıca çok olması ve satış tarafında alıcı
konumundaki nihai ürün üreticilerin belirli alım gücüne sahip olması, pazara önemli
giriş engellerinin bulunmaması, ticari ilişkilerin münhasırlık veya uzun dönemli
sözleşme gibi bağlayıcı uygulamalara dayanmaması, alıcı ve sağlayıcı değiştirme
açısından önemli bir engelin veya maliyetin bulunmaması bu pazarda ortaya
çıkabilecek koordinasyon riskini azaltan diğer unsurlar olarak ele alınabilecektir.
(149) Buna ek olarak pazarın incelenen seviyesindeki teşebbüsler hakkında Rekabet Kurulu
tarafından iki önaraştırma yürütülmüştür. Her iki önaraştırmada da teşebbüsler
arasında koordinasyonu işaret eden bir saptama yapılmamış ve piyasadaki ürün
fiyatının temel olarak yıl içerisinde arz edilen fındık miktarına bağlı olarak oluştuğu
tespiti yapılmıştır.
(150) Fındığın girdi olarak kullanıldığı alt pazarlarda ise FERRERO ile birlikte gerek ulusal
gerek uluslararası marka bilinirliği yüksek güçlü teşebbüsler yer almaktadır. İşlem
sonucunda FERRERO’nun rakipleri ile arasındaki şeffaflığı artırıcı bilgilere erişmesi
açısından kayda değer bir risk görülmemektedir. Sonuç olarak fındık teşebbüslerin
kullandığı farklı yüzlerce girdiden bir tanesidir ve basit alım/satım işlemlerine konudur.
Ticaretin herhangi bir aşamasında FERRERO veya rakipleri tarafından üst pazardaki
tedarikçilerine herhangi bir know-how transferi gerçekleştirilmemektedir.
(151) Yukarıda açıklanan nedenlerle işlem sonrasında alt veya üst pazarlarda rekabeti
sınırlandırıcı koordinasyon yaratılması riskinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.4.3. İşlemin Amaçları, Hedefleri ve Etkinlik Kazanımları
(152) FERRERO üreticisi olduğu çikolatalı atıştırmalık, tatlı sürülebilir ürünler, taze sütlü tatlı
ve şekerli atıştırmalık ürünlerinin üretiminde genel itibarıyla yüksek fiyat
dalgalanmalarına konu olan bazı hammaddelere (kakao, süt tozu, fındık) ihtiyaç
duymaktadır. Teşebbüs, nihai maliyetleri azaltabilmek, daha tahmin edilebilir ve verimli
üretim planları yapabilmek ve hammaddelerin ve yukarıda bahsedilen alt pazardaki
ürünlerin kaliteli olmasını sağlayabilmek için bu gibi riskleri mümkün olduğunca
azaltmayı istemektedir. Taleplerinin, satın alma miktarlarını daha kolay ayarlayabilen
ve ürün kalitesine duyarlılıkları daha az diğer alıcıların taleplerine oranla, daha az
esnek olduğunu ifade eden FERRERO, toptan fındık satış pazarındaki fiyat artışlarının,
çıktı miktarındaki azalmaların ve çıktı kalitesindeki düşüklüğün fiyat açısından nihai
tüketiciye potansiyel olarak artan bir fayda aktarmasını engellediğini belirtmiştir. Bu
çerçevede işlemin ekonomik gerekçesi, genel hatlarıyla Türkiye’deki fındık
bahçelerinin verimliliğini geliştirme yoluyla fındık rekoltesi hacmini artırmak ve yüksek
kaliteli fındığın düzenli ve güvenli bir şekilde tedarik edilmesi ihtiyacıyla ilgili riskleri
minimuma indirmek olduğunu ifade etmektedir.
(153) Bildirim sahibi, bahse konu ekonomik gerekçeler ve işlemden elde edilmesi muhtemel
avantajlar hususunda İtalya ve Türkiye’de yerleşik bulunan ve FERRERO’nun en
15-02/8-6
31/35
büyük ikinci fındık tedarikçisi olan STELLIFERI’nin devralınması örneğini ön plana
çıkarmıştır. Bahse konu devralma işlemi ile;
2013 yılı boyunca İtalya’daki fındık fiyatlarının, önceki iki yıl ile kıyaslandığında
daha istikrarlı hale geldiği, yıl içinde daha az dalgalanmanın olduğu anlamına
gelen bu durumdan tedarik zincirindeki tüm oyuncuların yararlandığı,
yüksek kaliteli fındık alımında artış olduğu,
devralma öncesinde STELLIFERI’nin FERRERO dışındaki müşterilere ve
FERRERO’nun rakiplerine fındık satmaya devam ettiği
belirtilmiştir.
(154) Bu çerçevede yukarıda değinilen etkinlikleri işbu devralma işlemine emsal gösteren
FERRERO, OLTAN’ın devralınmasıyla bahsedilen faydaları daha geniş bir kapsamda
gerçekleştirme imkanı kazanacağını belirtmektedir. Bahse konu etkinlikler ve işlemin
gerekçeleri şu şekilde özetlenebilecektir.
G.4.3.1. İhtiyaç yetersizliği riskinin azaltılması ve istikrarlı bir fındık tedariğinin
güvence altına alınması
(155) Son 15 yılda, Türkiye'deki fındık bahçelerinin zayıf üretimi, çiftçilerin düşük ücretlerle
çalıştırılmalarından dolayı memleketlerini terk etmeleri ve yeni yetiştirme ve toplama
tekniklerine odaklanmama gibi çeşitli sebeplerle fındık hacmi düşmektedir. FERRERO
öngörülen işlem ile fındık alımında maruz kaldığı riskleri azaltmayı ve Türkiye'deki
fındık hasadının miktar ve kalitesini artırmayı amaçlamaktadır.
G.4.3.2. Fındığın doğrudan kırıcı ve manavlardan alınarak FERRERO’nun satın
alım fiyatlarının düşürülmesi
(156) FERRERO, kendisi ile çiftçiler arasındaki ilişkilerde aracı sayısını mümkün olduğunca
az tutma eğilimindedir. Teşebbüs, bunu OLTAN’ın halihazırda sahip olduğu yapısının
ve bilgi birikiminin (know-how) muhafaza edilmesi ve devralmadan sonra önemli bir rol
oynayacak mevcut yönetim ve çalışanlarla işbirliğine devam edilmesi ile sağlamayı
hedeflemektedir. Nitekim bu husus taraflar arasında imzalanan pay satım ve alım
sözleşmesinin 11.3. madesinde de düzenlenmiştir.
G.4.3.3. Fındık rekoltesinin kalitesinin artırılmasını sağlayabilmek için üreticilerle
daha yakın çalışılması
(157) FERRERO kalitenin, tazeliğin ve güvenlik standartlarının geliştirilerek
gereksinimlerinin karşılanabilmesi için fındık üretim zincirinin modernizasyonuna ve
mekanize hale getirilmesine yatırım yapmayı planlamaktadır. Bu çerçevede daha
yüksek kalite ve verimliliğe göre ücretlendirilecek olan üreticiler, manavlar ve kırıcılar
ile FERRERO'nun üçüncü şahıslara yapmaya devam edeceği daha yüksek kaliteli
rekabetçi fiyata sahip fındık satışlarından alt pazarlardaki rakiplerin de fayda
sağlayacağı belirtilmektedir. Aynı zamanda tüm sektör ile Türkiye'deki findık
ihracatçıları da fayda sağlayacaktır.
(158) Sektöre İlişkin Bilgiler başlığı altında yer verildiği üzere Türkiye’de fındık üretim
verimliliği diğer ülkelere göre düşük kalmaktadır. FERRERO bu çerçevede, kalite ve
verimliliğin artırılmasına yönelik “Ferrero Farming Value (FFV)” adında bir proje
yürütmekte, 2020 yılı itibarıyla bu proje kapsamında, Türkiye’de (…..)’luk yatırım
yapmayı hedeflemektedir. İlgili proje ile fındık üretiminin teknolojik koşulları ile fındık
bahçelerinin verimliliği ve fındığın izlenebilirliğinin artırılması amaçlanmaktadır.
15-02/8-6
32/35
Teşebbüsün ifadelerine göre, fındığın sürdürülebilir şekilde tedariğini amaçlayan bu
proje ile
fındık işlemede, tarlalardan başlayıp hasat sonrasına kadar verimli bir sistem
takip edilerek çiftçiler ve fındık işleyicilerin işbirliği sağlanacak ve bu da ürünlerin
tazeliğine ve kalitesine katkı sağlayacak,
kimyasal maddelerin kullanımı en aza indirgenerek, tarım uygulamaları çevreyi
ve biyolojik çeşitliliği koruyacak şekilde sürdürülecek ve ekolojik olarak
sürdürülebilir tarım uygulamaları desteklenecek,
uluslararası görüşmelerde alınan kararların yanında yürürlükteki kanun ve
yönetmelikler uyarınca çalışma ve iş koşullarına saygı gösterilmesi ve
tedarikçilerin de bu kurallara uyması sağlanacak,
çocuk işçilerin çalışması engellenecek,
özel ticari şartlar uygulanarak çiftçi gelirlerindeki istikrar sürdürülecek,
her bir tedarikçinin güvenlik, hizmet ve güncel bilgisini garantilemek için kendi
tedarik zincirine entegresine imkân veren iş güvenliği kuralları uygulanacak,
hem çiftçiler hem de tedarikçiler için adil ve şeffaf fiyat politikaları teşvik
edilecek; menfaat sahipleri, söz konusu kişilerin ayrı bir ekonomik varlık olarak
bağımsızlıklarını tanıyacak ve bunun sonucunda her birinin üretim, dağıtım,
pazarlama ve finans alanlarında kendi stratejilerini ve yönetim politikalarını
serbestçe belirlemelerine itibar gösterecektir.
(159) Hâlihazırda söz konusu FFV projesi Düzce-Akçakoca ve Ordu, Giresun ve Trabzon’da
uygulanmaktadır. FERRERO bahse konu projeler ile Türkiye’deki kabuklu fındık
üretiminin 650.000 tondan 744.000 tona çıkacağını tahmin etmektedir. FFV
alanlarında fındık bahçelerinin verimliliği 1,05 ton/hektardan 1,40 ton/hektara
çıkarmayı ve bu alanlarda, hasarlı fındıkların hacmini %30-50 oranında azaltmayı
hedeflemektedir. FERRERO tüm bu amaçların tedarik zincirindeki tüm oyuncularla
birlikte tüketicinin faydasına olduğunun altını çizmektedir.
(160) Tüm bu hususların yanında FERRERO söz konusu projeyi (…..), (…..) ve (…..) gibi
OLTAN’ın şu anki rakipleri ile birlikte yürütmektedir. Bu bağlamda FERRERO,
OLTAN’ın yanında diğer tedarikçilerle de çalışmaya devam edecektir. Örneğin,
FERRERO, (…..) ile yaptığı işbirliği sonucunda 2020 itibarıyla (…..) model tarlanın
geliştirilmesini hedeflemektedir; bu sayı OLTAN’la birlikte geliştireceği tahmini (…..)
model tarla sayısına oldukça yakındır.
(161) Öngörülen işlem ile, tedarik zincirine nüfuz edip manav ve çiftçiler gibi ana oyuncularla
doğrudan iletişime geçerek, fındık kaynağına doğrudan erişim sağlanacağı ifade
edilmektedir. Ferrero'nun çiftçilerle doğrudan iletişime geçmesi, FERRERO'nun bu
kişilere daha fazla ve daha adil ödemeler yapmasına ve orta vadede gerçek primler
vermesine imkan sağlayacağı belirtilmektedir.
(162) Bildirim sahibi tarafından orta vadede, öngörülen işlemin pazarda yeni bir durum
yaratacağı ifade edilmiştir. Bu çerçevede ilk olarak FERRERO, manav ve çiftçilerden
doğrudan tedarik ettiği miktarı kademeli olarak artırabilecektir. Buna ek olarak, fındık
kırıcıları ile ihracatçılarının sezon başında sahip olduğu miktarlara erişim ile mali güç
ve depolama kapasitesine ve bunları düzgün bir şekilde idare edecek pazara ilişkin
bilgi birikimine de sahip olmayı hedeflemektedir.
15-02/8-6
33/35
G.4.3.4. FERRERO’nun ve nihai tüketicinin aleyhine olan özellikle yetersiz
rekolte durumlarında fındıktaki spekülatif fiyat artışlarının minimize edilmesi
(163) Fındık uzun süre depolanabildiği için, risk almaya eğilimli teşebbüsler, depolama
kapasitesi, finansal gücü ve yerel pazar bilgisine bağlı olarak fiyatlarla ilgili
spekülasyon yapabilmektedirler. Spekülatif mekanizma genel itibarıyla çiftçilerin
mümkün olduğunca çok miktarda fındığı elden çıkarıp nakde çevirmek istedikleri
sezon başında çok miktarda satın alımla başlamaktadır. Daha sonraki adımlar fındığın
pazara sunulmasını önleyerek depolamak, nihai fiyat artışı ile birlikte talep baskısını
artmasını beklemek ve daha sonra sezonda daha yüksek fiyatlardan satmak şeklinde
gerçekleştirilmektedir.
(164) FERRERO, çiftçilere doğrudan erişiminin çok kısıtlı olması, yeterli depolama
kapasitesi, işlemesi ve pazarda satış know-how’ı bulunmaması gibi sebeplerden
yukarıda açıklanan fiyat spekülasyonuna müdahale olananağının olmadığını
belirtmektedir. Fakat STELLIFERI’nin devralınmasından sonra tedarik zincirine
girilmesi, İtalyan çiftçiler ile çiftçi birlikleri gibi pazarın esas aktörleri ile daha fazla irtibat
kurulması, FERRERO’nun ürünün kaynağına doğrudan erişim elde etmesini
sağlamıştır. Bu anlamda teşebbüs spekülatörlerle aynı oranda ve hızda satın alacak
pozisyonda, spekülasyonu önleme çabası içerisinde olmayı hedeflemektedir. Bu
FERRERO'nun spekülatörlerin mevcut güvenliğine yardımcı önemli bir faktörü artan
bir biçimde düşürerek sezonun sonlarında daha az fındık ihtiyacı olacağı anlamına
gelmektedir. Artan fiyat istikrarı, daha makul ve etkin fındık alımı ve üretim
planlamasına izin verdiğinden, bu durumun sadece FERRERO'ya değil tüm pazar
oyuncularının menfaatine olacağı ifade edilmektedir. Ayrıca spekülasyonun azalması
ile FERRERO'nun ve diğer pazar oyuncularının daha adil fiyatlardan iyi kalite fındık
alımı için çiftçilere ve manavlara ödeme yapmalarının mümkün hale geleceği, bunun
da çiftçilerin artan verimliliğe ve fındığın kalitesine yatırım yapma eğilimlerini artıracağı
belirtilmektedir.
(165) Bildirime göre, marjinal masraflarını indirebilmek, daha tutarlı ve etkin planlama
yapabilmek ve hammaddelerinin ve nihai olarak alt pazarlarda ürünlerinin en yüksek
kalitede olmasını temin etmek için böyle bir riski en aza indirmede FERRERO'nun çok
yüksek bir menfaati bulunmaktadır. Bu durum tüm hammaddeler ve rakiplerine
nazaran daha hassas bir konumdaki FERRERO için önemli bir içerik malzemesi olan
fındık için özellikle geçerlidir. Zira kahve çekirdeği ya da sütteki fiyat dalgalanmaları
tüm rakipleri eşit derecede etkilerken, fındıktaki fiyat spekülasyonları ile fiyat artışları
FERRERO'yu orantısız bir şekilde etkilemekte ve sonuç olarak alt pazarlarda rekabetçi
fiyatlarla yüksek kalitedeki ürünlerin satışını zorlaştırmaktadır.
(166) FERRERO tarafından öne sürülen etkinliklere ve işlemin hedeflerine yönelik yukarıdaki
hususlar toptan fındık alım satımı ile iştigal eden ve OLTAN’ın rakibi konumunda olan
teşebbüsler ile OLTAN’a fındık sağlayan teşebbüsler tarafından da doğrulanmıştır.
Nitekim söz konusu teşebbüslerden gelen cevabi yazılarda özetle, işlemin piyasanın
işleyişini güçlendirirken üreticilere de katkı sunacağı, bu doğrultuda FERRERO’nun
doğrudan kendileriyle irtibata geçebileceği ve bunun da üreticiler için daha faydalı
olacağı, FERRERO’nun Türkiye dışındaki fındık dikim alanlarına ilgisinin azalacağı,
bunun da Türkiye’deki üreticilerin lehine olacağı, çok geniş bir alana yayılan ve
400.000 üretici aileden oluşan sektörde alıcı tekelinin oluşturulamayacağı,
FERRERO’nun verimliliğe yönelik tarımsal yatırımlarına işaret edilerek işlem ile bu
yatırımlar sayesinde fındık tüketiminin artacağı, Türk fındığının değer kazanacağı,
istihdamın ve AR-GE çalışmalarının artacağı ifade edilmiştir.
15-02/8-6
34/35
(167) Yukarıdaki bilgilere ek olarak işlem sonrasında FERRERO’nun; (…..), (…..), (…..) ve
(…..) gibi fındık tedarikçilerinden ürün almaya devam edeceği, Türkiye’de üretilen
fındığın arz miktarının ve kalitesinin arttırılması için, sadece OLTAN ile değil tüm üst
pazar tedarikçileri ile işbirliği yapılacağı ifade edilmektedir.
(168) İşlemin muhtemel rekabete aykırı etkilerinin incelendiği bir önceki bölümde yapılan
değerlendirmelerde işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde hâkim
durum yaratılması veya mevcut hâkim durumun güçlendirilmesi yoluyla rekabetin
önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran nitelikte bir risk görülmemiştir. Söz
konusu değerlendirmelerle işbu bölümde yer verilen ve FERRERO tarafından işlemin
amaçları, hedefleri ve işlem ile kazanılması planlanan etkinlikler bir arada ele
alındığında işleme izin verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
(168) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak
çıkarılan 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı
Kanun maddesinde yasaklanan nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut
hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının
söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine OYÇOKLUĞU ile karar
verilmiştir.
15-02/8-6
35/35
Rekabet Kurulu’nun 08.01.2015 Tarih ve 15-02/8-6 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurulumuz, mezkur kararıyla Oltan Gıda Maddeleri İhracat İthalat ve Ticaret Ltd. Şti,
Oltan Fındık İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, Oltan Fındık Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti, Oltan Boyer Sas ve Oltan Grout Ltd.'nin sermayesinin ve oy hakkının %100'ünün
Ferrero International S.A. tarafından devralınması işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi
olduğuna , işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklanan nitelikte hakim
durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece
rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin
verilmesine karar vermiş olup, karara usul yönünden katılmadığımdan, karşı oy
gerekçelerim aşağıda açıklanmıştır.
Karşı oyum özetle; 4054 Sayılı Kanunda emredici olan usul hükümlerinin, Rekabet
Kurumu Başkanlığınca çıkarılan 21.08.2014 gün ve 91157375-010.069344 sayı ile
2014/5 sayılı Genelge olarak uygulamaya konulan “Denetim ve Uygulama Daireleri
Raporlama, Yazışma ve Yazım ve Kuralları Prosedürü” nün 3.2 maddesi (pragraf 83)
ile getirilen hükmün uygulanarak ve bunun sonucunda Rekabet Kurulu kararı ile anılan
yasal usul hükümlerinin ihmal edilip, yok sayılarak uygulanmaması noktasından
doğmaktadır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un “Birleşme veya Devralma”
başlığı altındaki 7.maddesinde: “Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum
yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin
bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli
ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir
teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının
tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren
araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve
yasaktır.
Hangi tür birleşme ve devralmaların hukukî geçerlilik kazanabilmesi için Kurula
bildirilerek izin alınması gerektiğini Kurul, çıkaracağı tebliğlerle ilan eder.’’ hükmü yer
almıştır.
Yine aynı kanunun “Birleşme ve Devralmaların Kurula Bildirilmesi” başlığı
altındaki 10.maddesinde de: “7nci madde kapsamına giren birleşme veya devralma
anlaşmaları Kurula bildirildiği tarihten itibaren Kurul, on beş gün içinde yapacağı ön
inceleme sonucunda birleşme veya devralma işlemine ya izin vermek ya da bu işlemi
nihaî incelemeye almaya karar verdiği takdirde, ön itirazını bildiren yazısı ile birlikte
birleşme veya devralma işleminin nihaî karara kadar askıda olduğunu ve uygulamaya
sokulamayacağını, gerekli gördüğü diğer tedbirlerle birlikte ilgililere usulüne göre tebliğ
etmek zorundadır. Bu durumda, bu Kanun’un 40 ila 59 uncu maddeleri hükümleri
uygulanır. ’’ hükmü sevk edilmiştir.
Yasa koyucu, bu hükümlerle, teşebbüslerin iç dinamiği, verimli çalışması ve yeni
teknoloji bulması gibi kendi çaba, çalışma ve kararları dışında, rekabeti önemli ölçüde
sınırlamaması adına birleşme ve devralma yoluyla hakim duruma gelmesini veya var
15-02/8-6
36/35
olan hakim durumunu güçlendirmesini yasaklamış, ancak Rekabet Kurulu’na da bu
yasak göz ardı edilmeksizin, birleşme ve devirlerle ilgili objektif ölçü veya ölçütler
belirleyerek, bu ölçü veya ölçütleri aşan birleşme ve devirleri kontrol etme yetkisi
vermiş bulunmaktadır. Yasa koyucu, aynı zamanda, Rekabet Kurulu’na bu kontrol ve
denetim sonucunda karar verirken, 15 gün içerisinde bildirim konusu işlemi inceleyip,
dosya içerisinde bulunan tüm verilere göre ya birleşme ve devirlere izin vermesi veya
işlemi nihai incelemeye alması gerektiğini açıkça belirtmiş ve işlemin; nihai
incelemeye alınması halinde, anılan Yasa’nın 40. ve 59 maddesinde öngörülen
usule ilişkin maddelerinin yani bütün bu sürecin uygulanması gereğinden
hareketle rekabet ihlallerinin soruşturulmasına paralel bir uygulama getirmiştir.
Yasa Koyucunun öngördüğü kurallar, birleşme devralmanın önaraştırma ile başlayan
ve içine soruşturma raporunun düzenlenip taraflara bildirilmesi, diyeceklerinin
beklenmesi ve sözlü savunma yapılması (tarafların talebi veya resen)/yapılmaması ve
nihai kararın verilerek, yargı aşamasına götürülebilecek işlem ve eylemleri de içerisine
alan bir sürecin izlenerek konunun nihai karar verilerek sonuçlandırılmasını
emretmektedir. Bir başka deyişle yasa koyucu Rekabet Kuruluna anılan 4054 sayılı
yasanın 40.maddesi ile başlayan ve 59.maddesi ile biten tüm hükümleri, birleşme
devralma işlemlerinin nihai incelemeye alınması halinde uygulanmasına ilişkin bağlı bir
yetki vermektedir. Bu hükümler yeni bir Yasa ile değiştirilmedikçe veya kaldırılmadıkça,
Rekabet Kurulu veya Başkanlık kendi yapacağı bir düzenleme ile bu usulü hükümlerin
uygulanmasını kısmen veya tamamen değiştirmeye veya kaldırmaya hukuken
muktedir olmadığı gibi, bu konuda vereceği kararlarda açıklanan emredici hükümleri
ihmal eden bir takdir yetkisi kullanması da asla söz konusu olamaz.
Nihai İnceleme Raporu raportörlerce hazırlandıktan sonra 4054 sayılı Yasa gereğince
süreç devam ettirilerek raporun taraflara tebliği, tarafların buna yanıt verme ve sözlü
görüş toplantısı yapılıp yapılmaması konusunda talepte bulunma olanağı verilmesi ve
ayrıca Kurulun resen sözlü görüş toplantısı düzenlenmesi konusunda olumlu veya
olumsuz karar vermesi gerekirken, Başkanlık Makamınca dosya gündeme alınmış ve
raportörlerce Kurula takdim edilmiştir. Tarafımdan gerek Raportörlere ve gerekse Kurul
Başkanına neden yasal süreç devam ettirilmeden dosyanın gündeme getirildiği
sorulduğunda yanıt olarak,“Denetim ve Uygulama Daireleri RAPORLAMA,
YAZIŞMA VE YAZIM KURALLARI PROSEDÜRÜ” nün (Süreçler, İlkeler ve Şablonlar
– Ağustos 2014 – Versiyon 3) Nihai İnceleme Safhası başlığı altındaki 3.2 maddesine
göre Kurul gündemine getirildiği belirtilmiştir. Anılan madde de aynen ;
“Nihai İnceleme safhasında, soruşturma sürecine ilişkin olarak yukarıda belirtilen usul
kıyasen uygulanır. Nihai İnceleme süreci sonucunda ise, raportörlerin işleme herhangi
bir koşul olmaksızın veya tarafların öne sürdükleri taahhütlerin olduğu gibi kabul
edilmesi neticesinde izin verilebileceğine kanaat getirmeleri durumunda, hazırlanan
Nihai İnceleme Raporu “DosyaNo/Nİ” şeklinde numaralandırılıp, sayfaları paraflanıp
mühürlenerek Kurula sunulmak üzere Daire Bürosu’na teslim edilir. Kurulun hazırlanan
rapor doğrultusunda işleme koşulsuz olarak veya tarafların sunmuş olduğu taahhütleri
kabul ederek izin vermesi durumunda Kurul kararı, Meslek Personeli tarafından
hazırlanan “Birleşme / Devralma Karar Tutanağı Bildirim Yazısı” (BF-23) ile taraflara
mümkünse faksla, ardından APS vasıtasıyla Daire Bürosu tarafından bildirilir.’’ hükmü
yer almıştır. Rapor yazım konusunda şekli yani paragraf nerden başlar, nerede büyük
harf kullanılır gibi konuları düzenlemesi gerekli olan Prosedür hükümleri 4054 sayılı
Yasa ile düzenlenen usul hükümlerini bir başka deyişle birleşme ve devralmalar için
öngörülen yasal süreci kesme ve bu anlamda yasa hükümlerini değiştirme konusunda,
dosya raportörüne ve sonucunda da Kurula bir takdir yetkisi tanınmaktadır. Bu Genel
Hukuk Kurallarının tanımadığı Mutlak Butlan sonucunu doğuran Hukuk
15-02/8-6
37/35
Terminolojisinde ‘’ FONKSİYON GASPI ‘’ olarak adlandırılan bir durumdur. Başka bir
anlatımla Erkler aykırılığı Teorisine göre Yasama Erkinin konusuna giren bir
düzenleme idari makam tarafından düzenleme yapılarak kaldırılmakta ve
değiştirilmektedir. Bu yasal aykırılığı anlamak için hukukçu olmaya bile gerek yoktur.
Bu düzenleme Hukuk Devletinde asla kabul edilmez bir durumdur. Zaten bu durum,
birçok İdari Otoritenin ben işlemi tesis edeyim mahkeme iptal ederse etsin mantığının
bir sonucudur. Bu durumda kabul edilmez bir görüş olup, hukuka saygılı bir idare
anlayışına ters düşen bir davranıştır.
Belirtilen prosedür hükümleri konusu Kurul Toplantısında görüşülmesine ve Kurul
çoğunluğunca toplantı gündemine alınmasına dayanak teşkil etmesine rağmen
maalesef karar gerekçesinde yer almamıştır. Bununda ötesinde kararda, Nihai
İnceleme Sürecini düzenleyen 4054 sayılı yasanın yukarıda sözü edilen 10.maddesi
hükmüne göre 40 ile 59.maddeler arasında öngörülen hükümlerin neden
uygulanmadığı ve bu sürecin neden kesildiği konusu hiçbir gerekçede
bulunmamaktadır. İster Prosedür hükümlerine göre, ister başka nedenlerle olsun
yasanın uygulanması zorunlu olan hükmünün uygulanmaması işlemi usul yönünden
sakatlamaktadır. Bunun sonucu da olası bir idari yargı denetiminde iptal sonucunu
doğurması mutlaktır. Çünkü idari işlemin yani kararın sakatlığı yokluk hükmündedir.
Sonuç olarak, bu uygulama nihai incelemeye alınmış birleşme/devralma işlemleri için
hızlı sonuçlandırılması adına pratik bir çözüm olabilir. Bunda bir tereddüt
bulunmamaktadır. Bende bu duruma sonuç olarak katılmaktayım. Ancak, yasayla
konulan usul hükümlerinin ihmal edilerek sonuca gidilmesi ve yasal süreç
tamamlanmadan karar verilmesi hukuken asla olanaklı değildir. Bu nasıl olanaklı hale
gelir sorusunun yanıtı ise, ancak yasa değişikliği ile olacağıdır. Yasal sürece
uyulmaması durumunda, yapılması olası bir sözlü görüş toplantısında
Birleşme/Devralma işleminde meşru ve aktüel menfaati olan kişilerin kendilerini ifade
etmeleri de önlenmiş olmaktadır. 4054 Sayılı Yasanın 27/g maddesine göre ilgili
mevzuatta yapılacak değişiklikler konusunda görüş bildirme görev ve yetkisi olmasına
rağmen Kurulumuz gündemine Başkanlıkça getirilmeyen, daha sonra bilgi sahibi
olduğumuz yeni yasa tasarısının 3.maddesinde, bu husus düşünülerek,
birleşme/devralma işlemlerinin nihai incelemeye alınması konusunda, soruşturma ile
ilgili hükümlerden ayrık yeni hükümlerle, sürecin çok doğru olarak dört aylık bir süre
ile sınırlandırılması önerildiğinden (bu süre tartışılmak koşuluyla), bizim dışımızda bu
yasaya emeği geçen dar kadrodaki arkadaşlara da sadece bu nedenle sınırlı olarak
teşekkür etmek gerekir. Zaten doğru olan böyle bir yasa değişikliğidir. Ancak, böyle bir
yasal, yani kanun düzeyinde bir değişiklik olmadan, mevcut hükümlere göre, yasadaki
süreç tamamlanmaksızın karar verilmesi asla olanaklı olamaz. İşlemi yok hükmünde
sakatlayan usulü bir eksikliktir. Ayrıca bu husus yukarıda da belirttiğimiz gibi, olası bir
idari yargı denetiminde ortaya çıktığında, kararın bu nedenle mutlak iptali durumunda
birleşme /devralma işlemine taraf olan teşebbüslerin aleyhine süreç lüzumsuz olarak
uzayacak ve beklide teşebbüsler bu durumdan büyük zarar görecektir. Öte yandan,
böyle keyfi bir düzenlemeye ve uygulamaya prim tanınması halinde, bu kötü bir örnek
olacak, olasıdır ki, ileride soruşturmalar içinde bu yönde İdarece düzenlemeler
yapılarak prosedürler çıkarılıp, Rekabet Kurulu Başkanlığı sonuç olarak yasa koyucu
gibi hareket ederek fonksiyon gaspı ölçüsünde düzenlemeler yapabilecektir. Rekabet
Kurulu tarihinde ilk kez olmaya başlayan, bu anlamdaki gayri yasal durumun
başlangıçta önlenmesi adına bu karşı oyun yazılması adeta bir zorunluluk olarak
ortaya çıkmıştır.
15-02/8-6
38/35
Öte yandan, bu düzenleme prosedür değil de, yönetmelik veya tebliğ olsa da durum
değişmez. 2577 Sayılı İ.Y.U.K ’ nun 7.maddesinin son fıkrası hükmünde, İdari yargı
yerlerine, yasalara açıkça aykırı düzenlemeleri, bu düzenlemeler dava konusu
edilmeyip, sadece uygulama işlemleri dava konusu edilmiş olsa bile; ihmal etmek
suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesine olanak tanınması karşısında, bu hükümlerin
kanun dışında hangi düzenlemede yer alırsa alsın, anılan hükümlerin esas alınarak
işlem tesis edilmesi, işlemin yasal dayanaktan yoksun bir işlem olmasını ortadan
kaldırmayacaktır. İdari Yargı yerince uygulanan bu hükmün Rekabet Kurulu
kararlarında da kıyasen uygulanması olanaklı olup, bu konuda çeşitli Danıştay kararları
bulunmaktadır.(1)
4054 Sayılı Yasanın 05.07.2012 gün ve 6352 sayılı yasanın 63.maddesi ile değişik
55.maddesinde ; “İdari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava
açılabilir. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır.” hükmü
bulunmaktadır. Bu hükme göre; şikayetçi veya bu kararın sonucu ile ilgili meşru ve
aktüel menfaati olan 3.kişilerin 2577 sayılı İ.Y.U.K hükümlerine göre dava açması
halinde, usul hükümleri yönünden yok hükmünde sakat bir işlem olması nedeniyle
mezkur kararımızın iptal edilmesi gerektiği inancını taşıyorum.
Geniş olarak açıklamaya çalıştığım nedenlerle, 4054 Sayılı Kanunda emredici olan
usul hükümlerinin, Rekabet Kurulunca çıkarılan bir prosedür ve bunun sonucunda veya
bir başka nedenle Kurulumuz kararı ile ihmal edilip yok sayılarak uygulanmaması ve
yasal süreç tamamlanmadan, işleme izin verilmesi yolundaki çoğunluk kararına
katılmıyorum.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
(1)Danıştay İ.D.D.K ‘ nun 06.11.2013 gün ve E.2010/1286 – K.2013/3570 sayılı kararı
Danıştay 10.Dairesinin 08.07.2014 gün ve E.2014/1643 – K.2014/4624 sayılı kararı
Full & Egal Universal Law Academy