Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-2-40 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 15-06/74-31
Karar Tarihi : 05.02.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER : Ümit Nevruz ÖZDEMİR, Gözde MAVİ, Hacı Mustafa DUMAN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - TTNET A.Ş.
Esentepe Mah. Salih Tozan Sok. Karamancılar İş Merkezi D Blok
No: 16 Şişli 34394 İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: TTNET A.Ş. tarafından sunulan Tivibu hizmetinin, TTNET
A.Ş.'nin internet ve ses hizmetleri ile birlikte pazara sunulmasını (paketlenmesini)
hedef alan uygulamalarına menfi tespit belgesi verilmesi/muafiyet tanınması
talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 21.08.2014 tarihinde giren bildirim üzerine
03.09.2014 tarih ve 9782 sayılı yazı ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun
7. maddesi ikinci fıkrası uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) görüş
talep edilmiş, söz konusu görüş 22.11.2014 tarih ve 5988 sayılı yazıyla Kurum
kayıtlarına girmiştir.
(3) Öte yandan, bildirim formunda yer alan eksikliklerin giderilmesi amacıyla TTNET
A.Ş.’den (TTNET) 01.10.2014 tarih, 10909 sayılı ve 28.11.2014 tarih, 12881 sayılı
yazılar ile çeşitli bilgi ve belgeler talep edilmiş; söz konusu bilgi ve belgeler 20.11.2014
tarih, 6618 sayılı, 30.12.2014 tarih, 7461 sayılı, 14.01.2015 tarih, 217 sayılı, 28.01.2015
tarih, 463 sayılı yazılarla Kurum kayıtlarına girmiştir.
(5) Dosya kapsamında ayrıca TTNET’in ilgili pazarlardaki rakiplerinden de bilgi ve belgeler
talep edilmiştir. Vodafone Net İletişim Hizmetleri A.Ş.’den (VodafoneNet) gelen cevabi
yazı 15.10.2014 tarih ve 5862 sayı, Superonline İletişim Hizmetleri A.Ş.’den
(Superonline) gelen cevabi yazı 17.10.2014 tarih ve 5932 sayı, Mozaik İletişim
Hizmetleri A.Ş.’den (D-Smart) gelen cevabi yazı 17.10.2014 tarih ve 5928 sayı, Türksat
Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.’den (Türksat) gelen cevabi yazı
17.10.2014 tarih ve 5931 sayı, Turknet İletişim Hizmetleri A.Ş.’den (Turknet) gelen
cevabi yazı 22.10.2014 tarih ve 5993 sayı, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon
A.Ş.’den (Digiturk) gelen cevabi yazı 24.10.2014 tarih ve 6050 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir. Tüm bilgi ve belgeler doğrultusunda düzenlenen 30.01.2015 tarih
ve 2014-2-40/MM sayılı Menfi Tespit Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(6) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; dosya kapsamında sunulan veriler ve söz
konusu verilere ilişkin varsayım ve projeksiyonlar çerçevesinde başvuru konusu
kampanyalara menfi tespit belgesi verilebileceği ifade edilmiştir.
15-06/74-31
2/17
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. BTK’dan Alınan Görüş
(7) Söz konusu görüşte özetle;
TTNET tarafından perakende seviyede sunulan internet hizmetinin sunumunda
abone ile TTNET arasındaki bağlantının sağlanmasında Türk Telekomünikasyon
A.Ş.’nin (Türk Telekom) altyapısının kullanıldığı, başka bir deyişle Türk
Telekom'dan toptan seviyede hizmet satın alındığı,
Bu itibarla TTNET’in; usul, esas ve ücretleri Kurum tarafından belirlenen IP
Seviyesinde Veri Akış Erişimi (VAE) hizmeti kapsamında Türk Telekom'a abone
başına toptan ücret ödediği, bunun haricinde abone ölçeğine göre birim maliyeti
değişen internet omurga bağlantısına ilişkin maliyetlerle karşı karşıya kaldığı,
Mevcut durumda internet servis sağlayıcılığı (İSS) faaliyetine ilişkin yetkilendirilmiş
323 adet işletmeci bulunduğu, bu işletmecilerden 161 adetinin Türk Telekom ile
DSL ve/veya fiber internet hizmeti sunmak üzere erişim sözleşmesi imzalamış
olduğu, TTNET'in bu hizmetler içerisindeki payının Ağustos 2014 itibariyle %85,30
seviyesinde gerçekleştiği,
Yeni mevzuat çerçevesinde DSL veya fiber internet hizmetinin sunumunda Türk
Telekom’un, ilgili pazar analizleri kapsamında kendisine getirilen yükümlülükler
çerçevesinde TTNET ve diğer İSS'lere ayrım gözetmeksizin hizmet sunmak
zorunda olduğu değerlendirildiğinde, TTNET'in sahip olduğu yüksek abone
sayısından kaynaklı ölçek ekonomisi haricinde herhangi bir avantajı olmadığı,
alternatif işletmecilerden farklı olarak TTNET'e toptan genişbant (Al-sat ve VAE)
tarifelerinde %5 oranında negatif ayrımcılık uygulandığı ve yapılan bazı toptan
kampanyalarda alternatif işletmecilere daha fazla destek verildiği; ölçek ve kapsam
ekonomileri göz önünde bulundurularak alternatif işletmeciler lehine uygulanan söz
konusu ayrımcılık dışında TTNET'in diğer İSS'lerle aynı koşullarda söz konusu
toptan ürünleri satın aldığının görüldüğü,
TTNET'in sahip olduğu ölçek ve kapsam ekonomisi ile bilgi asimetrisinden
kaynaklanabilecek olası avantajların önemli ölçüde dengelendiğinin
değerlendirildiği, söz konusu yükümlülüklerin, yerleşik (etkin piyasa gücüne sahip)
işletmeciden toptan ürün alan alternatif işletmecilerin yerleşik işletmecinin ya da
iştirakinin sunduğu ürünlere denk ve bunlarla yarışabilir rekabetçi ürünler
sunmalarına zemin hazırladığı,
Kurum nezdinde yürürlüğe konulan söz konusu öncül düzenlemelerle gerek tekil
gerekse paket hizmetlerin sunumunda olası rekabet aksaklıklarının önlenebileceği,
özellikle fiyat sıkıştırması yükümlülüklerinin ve Tivibu benzeri IPTV hizmetlerinin
teknik anlamda tekrar edilebilirliğini sağlayan (ve ilgili pazar analizi ile Referans IP
Seviyesinde VAE Teklifi’nin konusu olan) multicast hizmeti sunma yükümlülüğünün
bu kapsamda dikkate alınması gerektiğinin düşünüldüğü,
TTNET tarafından Tivibu Ev adı altında pazarlanan IPTV hizmetinde, içerik merkezi
ile Türk Telekom mülkiyetinde bulunan abonelerin bağlı olduğu lokal santrallerde
bulunan IP DSLAM'lar arasında içeriğin MPLS şebekesinde çoklu (multicast) yayın
üzerinden taşınmasının söz konusu olduğu, TTNET’in bu taşıma hizmetini toptan
seviyede Türk Telekom'dan satın aldığı,
15-06/74-31
3/17
Türk Telekom’un, 11.01.2013 tarih ve 2013/DK-SRD/29 sayılı Kurul Kararı ile
onaylanan Veri Akış Erişimini İçeren Toptan Genişbant Erişim Pazarı kapsamında
VAE topolojisinde multicast teknolojisinin kullanılabilmesini sağlayacak şekilde
erişim hizmeti sunma yükümlülüğüne tabi kılınmış olduğu, söz konusu hizmetin
sunumuna ilişkin usul ve süreçlerin (Referans Seviyesinde IP VAE Teklifi
kapsamında) belirlenmesine ilişkin çalışmaların devam ettiği, bununla birlikte
hâlihazırda Türk Telekom’un, Multicast VPN ve IPTV Altyapı Hizmeti adıyla veri
iletim hizmetini toptan seviyede talep eden işletmecilere sunmakta olduğu, söz
konusu hizmetler için belirli bir sabit ücret ve iletilen trafik miktarına bağlı olarak
değişen ücretlerin bulunduğu
belirtilmekte, ayrıca; hesap ayrımı ve maliyet muhasebesi yükümlülüklerinin
uygulanması hususunda ilgili pazarlar kapsamında yükümlü kılınan (EPG'ye sahip)
işletmecilerin mezkur yükümlüklerinin gereği olarak Kurum tarafından onaylanan usul
ve esaslar çerçevesinde hesaplarını ayrıştırdığı ve hesap ayrımı raporlarını Kuruma
sunduğu ifade edilmektedir.
G.2. Başvuruya Konu Uygulamaya İlişkin Bilgiler
(8) Başvuruya konu uygulama, esas olarak TTNET’in Tivibu hizmetini hâlihazırda Türk
Telekom ile dikey bütünleşik yapı içinde sunduğu diğer hizmetler olan ses ve internet
hizmeti ile bir arada (paket olarak) son kullanıcılara sunabilmesine yönelik iki
kampanyadır.
(9) Rekabet Kurulu 19.12.2013 tarih ve 13-71/992-423 sayılı kararında “toptan genişbant
internet hizmetleri piyasasında hâkim durumda bulunan Türk Telekom ile aynı
ekonomik bütünlükte bulunan TTNET’in, perakende genişbant internet erişim hizmetleri
piyasasında uyguladığı fiyatlama politikasıyla fiyat sıkıştırmasına yol açtığı iddiası”nı
incelemiştir. Söz konusu kararda Kurul, hakkında soruşturma yürütülen ve Türk
Telekom ile TTNET’ten oluşan ekonomik bütünlük tarafından düzenlenen bazı
kampanyaların maliyetlerini karşılayamadığı bulgusuna ulaşmış, ancak mevcut durum
itibarıyla söz konusu uygulamaların piyasadaki rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol
açmasının beklenmemesi nedeniyle ekonomik bütünlüğün fiyat sıkıştırması yoluyla
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde hâkim durumunu kötüye kullanmadığı
sonucuna ulaşmıştır. Bununla birlikte, Tivibu Ev hizmeti ve iptal engelleme içeren
kampanyaların, ileride piyasa kapamaya yol açabileceği; bu sebeple söz konusu
kampanyaların suresi bitiminden itibaren mevcut şartlarla yenilenmemesi hususunda
ekonomik bütünlüğe Başkanlıkça bir uyarı yazısı gönderilmesine karar vermiştir.
(10) Kurul tarafından alınan kararın akabinde Başkanlıkça TTNET’e 02.01.2014 tarih ve 54
sayı ile gönderilen yazının ardından TTNET kararda zikredilen kampanyaları sona
erdireceğini 22.01.2014 tarih ve 478 sayılı yazı ile bildirmiş ve Tivibu Ev kampanyalarını
mevcut şartlar ile yenilemeyi durdurarak bu kampanyalar ile yeni müşteri alımına son
vermiştir. Karar tarihinden günümüze kadar TTNET tarafından kararda belirtilen
kampanyaların dışında genişbant internet hizmeti ile üçüncü taraflarca sağlanan
ödemeli televizyon ve/veya ses hizmeti ürünlerinin bir arada sunulduğu kampanya
yapılmamıştır.
G.2.1. Paketleme İçeren Pazarlama Uygulamaları
(11) Dosyanın incelenmesinde, genişbant internet hizmetinin ödemeli yayıncılık ve/veya ses
hizmetleri ile paketlenerek sunulduğu pazarlama uygulamaları ve bu uygulamaların
gelişimine bakılması önem taşımaktadır. Bu bağlamda, pazarda faaliyette bulunan
önemli teşebbüslerden 2013 Ocak ayı ile 2014 Eylül ayı arasındaki abone kazanımına
15-06/74-31
4/17
ve toplam abone sayılarına ilişkin veriler talep edilmiştir. İlk olarak hâlihazırda gerek
toptan pazarda gerekse perakende pazarda Türk Telekom ve TTNET’in en önemli
rakibi konumunda bulunan Superonline’ın verileri incelenmiştir. Superonline’ın ilgili
dönemde kazandığı abonelerin ortalama (…..) ödemeli televizyon yayıncılığını da
içeren paketlerden elde ettiği tespit edilmiştir. Söz konusu oran incelenen dönemde
hiçbir ayda (…..) altına düşmezken, 2014 yılının Eylül ayında (…..) ulaşmış
görünmektedir. Anılan dönemde gözlemlenen eğilim sonucunda, 2014 yılı Eylül ayı
sonu itibarıyla Superonline’ın (…..) abonesinin (…..) ödemeli televizyon yayıncılığını da
içeren paketlere abone olduğu anlaşılmaktadır.
(12) TTNET’in pazarda kendi altyapısına sahip olmayan en fazla aboneye sahip rakibi
konumundaki D-Smart bakımından daha da yüksek oranların ortaya çıktığı tespit
edilmiştir. Dosyadaki bilgilere göre, incelenen dönemde D-Smart’ın kazandığı yeni
abonelerin (…..) ödemeli televizyon yayıncılığını da içeren paketlerle abone yapılmıştır.
Söz konusu oran en düşük (…..) olarak gerçekleşirken, oranın (…..) çıktığı
gözlemlenmiştir. Bunun sonucunda, 2014 Eylül ayı sonu itibarıyla D-Smart’ın
abonelerinin (…..) ödemeli televizyon yayıncılığını da içeren paketlerde bulunduğu
tespit edilmiştir.
(13) Son olarak, farklı bir teknoloji üzerinden hizmet sunan Türksat’a ait verilerin
incelenmesi sektörde oluşan genel trendin ortaya konulması bakımından önem
taşımaktadır. Dosyada yer alan bilgilere göre, Superonline ve D-Smart’a benzer bir
trendin Türksat için de geçerli olduğu tespit edilmiştir. İncelenen dönemde Türksat
tarafından yeni kazanılan abonelerin ortalama (…..) ödemeli televizyon yayıncılığı
hizmetini genişbant internet hizmeti ile birlikte almayı tercih etmiştir.
(14) Öte yandan, yukarıda anılan teşebbüslerden çok daha az bir aboneye sahip Turknet ve
VodafoneNet’in ise genişbant internet hizmetlerini ödemeli televizyon hizmeti ile değil
de daha çok ses hizmeti ile paketlediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, güncel
kampanyaların bir bölümü incelendiğinde, sektörde genişbant internet hizmetinin
ödemeli yayıncılık ve/veya ses hizmetleriyle paketlenerek sunulması yönünde bir
eğilimin olduğu ve söz konusu trendin pazardaki rekabeti belirleyen önemli
parametrelerden biri haline geldiği anlaşılmıştır.
G.2.2. Başvuruya Konu Kampanyalar
(15) TTNET'in Tivibu hizmetini paket olarak son kullanıcılara 2015 yılında sunmayı
planladığı iki adet kampanya vardır. Bunlardan ilki “Fiber İnternet, Erişim ve Tivibu Maxi
Paket” adlı kampanyadır. Söz konusu kampanyada Fibernet/Hipernet limitsiz internet
hizmeti, TTNET ALO ses hizmeti ve Tivibu Ev Maxi hizmetleri birlikte yer almaktadır.
Kampanyanın 24 ay taahhüt ile aylık 64,90 TL’ye sunulması hedeflenmektedir.
Kampanyaya ait detaylı bilgiler ise aşağıda yer almaktadır:
Fiber İnternet: 24 Mbps hıza kadar, 75 GB AKN, FTTH/FTTB/FTTC, modem dahildir.
Tivibu Ev: Tivibu Ev Maxi Paket, STB cihazı dahildir (Mülkiyeti TTNET’e aittir).
Erişim: FTTH/FTTB için aylık 18 TL, FTTC aylık 15 TL (Yalın internet seçilmesi
durumunda kampanyaya dahil olan ücretleri ifade etmektedir.)
TTNET ALO Paketi: TTNET ALO aylık sabit 15 TL, TTNET Alo konuştukça Öde
Paketi (Ücretsiz dakika içermemekte, aranılan yöne ve süreye göre
ücretlendirilmektedir.)
(16) Başvuru kapsamında kullanıcılara sunulması planlanan ikinci kampanya ise ‘‘Fiber
15-06/74-31
5/17
İnternet, Erişim ve Tivibu Sinema’’ adlı kampanyadır. Söz konusu kampanyada
Fibernet/Hipernet limitsiz internet hizmeti, TTNET ALO ses hizmeti ve Tivibu Ev
Sinema hizmetleri birlikte yer almaktadır. Kampanyanın 24 ay taahhüt ile aylık 74,90
TL’ye sunulması hedeflenmektedir. Kampanyaya ait detaylı bilgiler ise aşağıda yer
almaktadır:
Fiber İnternet: 24 Mbps’ye kadar, 75 GB AKN (Adil Kullanım Kotası),
FTTH/FTTB/FTTC, modem dahildir.
Tivibu Ev: Tivibu Ev Sinema Paketi, STB cihazı dahildir (Mülkiyeti TTNET’e aittir).
Erişim: FTTH/FTTB için aylık 18 TL, FTTC aylık 15 TL’dir. (Yalın internet seçilmesi
durumunda kampanyaya dahil olan ücretleri ifade etmektedir.)
TTNET ALO Paketi: TTNET ALO aylık sabit 15 TL, TTNET ALO konuştukça Öde
Paketi (Ücretsiz dakika içermemekte, aranılan yöne ve süreye göre
ücretlendirilmektedir.)
G.3. İlgili Pazar
G.3.1. İlgili Ürün Pazarı
(17) Dosya kapsamında TTNET tarafından sunulan Tivibu hizmetinin internet ve ses
hizmetleri ile birlikte paketlenerek tüketicilere sunulması uygulaması ve söz konusu
uygulamaya ilişkin fiyatlandırma politikaları aracılığıyla; toptan ve perakende seviyede
genişbant internet erişim, sabit şebeke üzerinden sağlanan ses ve ödemeli yayıncılık
hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen davranışları incelenmektedir. Ancak, rekabet
hukuku anlamında ortaya çıkması muhtemel sorun Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan
ekonomik bütünlüğün toptan genişbant internet hizmetleri pazarındaki hâkim durumunu
perakende pazarlarda fiyat sıkıştırması ve indirim sistemleri (paketleme) yoluyla kötüye
kullanmasıdır. Bu bağlamda, mevcut başvuru bakımından, analizin temel hareket
noktasını genişbant internet pazarı oluşturacak, yayıncılık ve telefon hizmetlerine ilişkin
analizler ancak tali bir etkiye sahip olacaktır. Öte yandan, İlgili Pazarın Tanımlanmasına
İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında; “…inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de
coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler
yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu
oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir.” ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla, bu bölümde
sadece genişbant internet ve ödemeli yayıncılık hizmetlerine yönelik olarak pazar
tanımlarına yer verilecek, sabit şebeke üzerinden sağlanan ses hizmetleri içinse bir
pazar tanımı gerçekleştirilmeyecektir.
G.3.1.1. Genişbant İnternet Hizmetleri1
(18) Genişbant erişim için kullanılan teknolojileri ikiye ayırmak mümkündür. İlk genişbant
erişim türü “sabit genişbant” olup; bakır kablo ağı üzerinden sunulan hizmetler, kablo
TV şebekesi üzerinden sunulan hizmetler ile fiber erişim hizmetleri bu kapsamda yer
almaktadır. Genişbant erişimin bir diğer türü, mobil şebekeler üzerinden erişimdir. BTK
tarafından mobil genişbant erişimi, “3G veya daha üstündeki mobil standartları kullanan
1 Genişbant internet hizmetleri pazarının tanımlanmasında büyük ölçüde “toptan genişbant internet
hizmetleri piyasasındaki hâkim durumda bulunan Türk Telekom ile aynı ekonomik bütünlükte bulunan
TTNET’in, perakende genişbant internet erişim hizmetleri piyasasında uyguladığı fiyatlama politikasıyla
fiyat sıkıştırmasına yol açtığı iddiası”nın incelendiği 19.12.2013 tarih ve 13-71/992-423 sayılı Rekabet
Kurulu kararı dikkate alınmıştır.
15-06/74-31
6/17
internet erişimi” olarak tanımlanmaktadır.
(19) Sabit genişbant internet abonelerinin büyük bir çoğunluğu Türk Telekom’un sahip
olduğu bakır kablo ağı altyapısı üzerinden (DSL teknolojisi ile) hizmet almaktadır.
(20) Kablo TV altyapısı üzerinden sağlanan internet hizmetleri de sabit genişbant alanında
uzun zamandır var olan bir teknolojidir. Son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte abone
sayısında hissedilir bir artış gözlenen kablo internet, Eylül 2014 itibarıyla Türkiye’nin 22
ilinde üç milyondan fazla haneye ulaşmış durumdadır.
(21) Sabit genişbant alanında son dönemde yaygınlık kazanan bir diğer erişim biçimi;
abonelere yüksek bant genişliklerinde erişim imkânı sağlayan fiber erişim teknolojisidir.
İşletmecilerin fiber altyapısına olan yatırımlarının arttığı görülmektedir. DSL
teknolojisinin aksine hâlihazırda BTK’nın fiber erişim altyapısına ilişkin herhangi bir
tarife düzenlemesi bulunmamaktadır2.
(22) Genişbant erişimin diğer türü olan mobil genişbant erişim ise Türkiye’de Ağustos 2009
tarihinde 3. nesil telekomünikasyon hizmetlerinin (3G) devreye girmesi ile mobil
telekomünikasyon operatörleri Avea, Turkcell ve Vodafone aracılığıyla sunulmaya
başlamıştır.
(23) Pazara ilişkin genel açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, internet hizmetinin
sağlanabilmesi için nihai tüketicilere yönelik bir perakende pazar ile tüketicilere söz
konusu hizmeti sağlayan teşebbüslere altyapı hizmetinin sağlandığı bir toptan pazar
ayrımına gidilmesi gerekmektedir. Bu açıdan genişbant pazarı; alıcının son kullanıcılara
sunduğu hizmete yönelik alt pazar olan ‘‘perakende genişbant hizmetleri’’ ile yerleşik
işletmeciden temin edilen hizmete yönelik üst pazar olan ‘‘toptan genişbant hizmetleri’’
olmak üzere iki aşamalı olarak incelenmiştir.
(24) Dosya konusu kampanyalarla benzer içerikli kampanyaların da incelendiği 19.12.2013
tarih ve 13-71/992-423 sayılı Rekabet Kurulu kararında perakende pazara ilişin
değerlendirmede altyapı, yatırım gereksinimi, teknoloji, veri kapasitesinin paylaşılması,
kullanıcı kitlesi ve alışkanlıkları, tüketilen veri miktarı, sunulan bağlantı hızı,
hizmet/bağlantı kalitesi ve fiyat gibi unsurlar özellikle göz önünde bulundurulmuş ve
mobil internet erişim hizmetleri dahil edilmeyerek perakende seviye için ilgili ürün pazarı
“sabit genişbant internet erişim hizmetleri” olarak belirlenmiştir.
(25) Söz konusu Kurul kararından bu güne ilgili pazarın belirlenmesinde dikkate alınan
hususlarda değerlendirmeyi değiştirecek bir gelişme olmaması nedeniyle perakende
seviyede ilgili ürün pazarı, DSL, kablo ve fiber teknolojilerini içerecek şekilde
“perakende sabit genişbant internet erişim hizmetleri” olarak tespit edilmiştir.
(26) Öte yandan, İSS’lerin perakende seviyede internet erişim hizmeti sunabilmesi için ya
kendi altyapılarına sahip olması ya da böyle bir altyapıya erişebiliyor olması
gerekmektedir. Toptan seviyede belirlenecek pazar bakımından da anılan Kurul kararı
göz önünde bulundurularak, ilgili ürün pazarı toptan seviyede Kablo TV şebekesini
içermeyecek şekilde “toptan sabit genişbant internet erişim hizmetleri” olarak
belirlenmiştir.
2 BTK, 03.10.2011 tarihli ve 2011/DK-10/511 sayılı ‘Fibere Erişim’ konulu kararı ile beş yıl boyunca veya
fiber internet abonelerinin sabit genişbant internet aboneleri içerisindeki payı %25’e ulaşana dek fibere
erişim hizmetlerinin pazar analizi sürecine dahil edilmemesine karar vermiştir. Bu şekilde fiber toptan
(VAE/Al-Sat) tarifelerin söz konusu süre boyunca Kuruma bildirilmesi yeterli görülmüştür.
15-06/74-31
7/17
G.3.1.2. Ödemeli Yayıncılık Hizmetleri
(27) Başvurunun esasını, TTNET tarafından sunulan Tivibu Ev3 hizmetinin internet ve ses
hizmetleri ile birlikte paketlenerek tüketicilere sunulması uygulaması oluşturmaktadır.
Tivibu hizmeti temel olarak, genişbant internet bağlantısı üzerinden televizyon
yayınlarının sunulması olarak tanımlanabilir. Tivibu Ev televizyon, bilgisayar vb. mobil
cihazlar üzerinden Tivibu içeriklerinin sunumunu kapsamaktadır. Tivibu’nun internet
tabanlı yayın iletimi (IPTV) hizmeti sunması bakımından öncelikle televizyon yayıncılığı
ve yayınların iletim yöntemleri hakkında bilgi verilmesi faydalı olacaktır.
(28) Türkiye’de televizyon izlemek isteyen bir kişinin çeşitli seçenekleri bulunmaktadır.
Bunlardan ilki, en eski yöntem olan kılçık anten ile televizyon yayınlarına ulaşmaktır
(analog karasal yayın). Söz konusu yöntemin kullanım oranının düşüş içerisinde olduğu
bilinmektedir. Her evde en az bir yöntem ile televizyon yayınlarına ulaşıldığı varsayımı
altında kılçık antenin hane penetrasyonunun yaklaşık %12 olduğu tahmin edilmektedir.
(29) Ülkemizde en sık kullanılan televizyon yayınlarına ulaşma yöntemi ise uydu aracılığıyla
iletimdir. Türkiye hane halkının yaklaşık %80’i uydu aracılığıyla televizyon yayınlarına
ulaşmaktadır. Bu oran içerisinde bir set-üstü-kutu (set-top box) satın almak suretiyle
Türksat uydusu üzerinden ücretsiz olarak birçok televizyon kanalını izleyebilen (Uydu
FTA) hane sayısı oranı ise yaklaşık %60’tır. Uydu FTA haricinde D-Smart ve Digiturk
platformları uydu üzerinden yayın iletimi yapmaktadır. D-Smart platformu Türksat
uydusunu, Digiturk ise hem Turksat hem de Eutelsat uydularını kullanmaktadır. Ayrıca
Platformturk Dijital Platform Hizmetleri A.Ş. “Filbox” isimli yeni bir dijital yayın platformu
kurarak 2014 yılının ikinci çeyreğinden itibaren uydu üzerinden faaliyet göstermeye
başlamıştır.
(30) Türkiye’de televizyon yayınlarına ulaşmak için kullanılan bir diğer yöntem ise Kablo TV
altyapısı ile sağlanan analog ve sayısal (Teledünya) yayınlardır. Son olarak, genişbant
internet üzerinden sağlanan IPTV hizmetinin yaygınlığının da gün geçtikçe arttığı
görülmektedir. Türkiye’de IPTV alanında ilk olarak TTNET tarafından Tivibu hizmeti
sunulmaya başlamıştır. Hâlihazırda Tivibu’nun yanı sıra 2014 yılının ikinci çeyreğinde
faaliyete başlayan Turkcell Superonline tarafından geliştirilen Turkcell TV+, IPTV olarak
faaliyet göstermektedir.
(31) Yukarıda yer verilen televizyon yayıncılığı yöntemlerinden analog karasal yayın ve set-
üstü-kutu ile uydu yayınlarına ulaşım yöntemleri herhangi bir abonelik ve dolayısıyla
aylık/yıllık/yayın başına herhangi bir ödeme gerektirmemektedir. Bu bağlamda, ilk
etapta yapılan anten ve set-üstü-kutu yatırımı haricinde, yayınlar izleyiciye ücretsiz
olarak ulaşmaktadır (free TV, free-to-air, FTA). Ayrıca, analog ve sayısal Kablo TV,
uydu üzerinden sunulan platform hizmetleri ve IPTV ise “ödemeli yayıncılık”
kategorisinde yer almaktadır (pay TV).
(32) Ödemeli yayıncılık, kullanılan teknolojiden bağımsız olarak, abonelik tabanlı hizmet
sunan bir televizyon yayın yöntemi olarak tanımlanmaktadır. Temel televizyon
yayınlarına/kanallarına ücretsiz olarak ulaşmanın mümkün olduğu bir ortamda, ödemeli
yayıncılık hizmetlerinin talep görmesi ancak temel televizyon kanallarında yer almayan
içeriğin sunulması yoluyla mümkün olabilmektedir. Dolayısıyla, ödemeli televizyon
yayıncılığı, temel açık kanalların yanında belgesel, çizgi film gibi özel içerik sunan
kanallar ve birincil içeriğin yer aldığı kanallardan oluşan bir yayın buketini izleyiciye
3 Tivibu’nun “Ev” ve “Go” olmak üzere iki servisi bulunmaktadır. Tivibu Go, televizyon ekranına bağlı
kalmaksızın internet bağlantısı bulunan bir cihazdan Tivibu içeriklerine ulaşmayı sağlamaktadır.
15-06/74-31
8/17
ulaştıran ödemeli yayıncılık platformları tarafından sunulan bir hizmet haline gelmiştir.
(33) Ödemeli yayıncılık platformları uydu, analog ve sayısal Kablo TV altyapısı4 veya
genişbant internet altyapılarını kullanmak suretiyle çeşitli kanalları bir araya getirerek
oluşturdukları paketleri abonelerine ulaştırmaktadır. Bu kapsamda genel uygulamanın,
önde gelen açık televizyon kanalları ve bazı özel içerikli kanallardan oluşan bir temel
abonelik paketinin yanında, birincil içeriğin türüne bağlı farklı “premium” paketlerin
sunulması olduğu görülmektedir. Uydu FTA’dan farklı olarak abonenin sahip olduğu
abonelik türüne (paketine) göre hangi yayınları izleyip izleyemeyeceği bir şifreleme
sistemi aracılığıyla kontrol edilmektedir. Bu sisteme göre, birincil içeriğe ilişkin yayınlar
platform işletmecisi tarafından şifrelenmekte ve bu şekilde abonelerin hanesinde yer
alan set-üstü-kutulara ulaşmaktadır. Sonrasında, örneğin, abonenin sinema paketi
varsa, kutulara yerleştirilmiş olan kartlar, sinema kanallarında yer alan şifrelemeyi
çözmektedir.
(34) Türkiye’de ödemeli yayıncılık alanında faaliyet gösteren teşebbüsler; D-Smart, Digiturk,
Filbox, Türksat Kablo (analog Kablo TV ve sayısal Teledünya), Tivibu ve Turkcell
TV+’tır. Anılan teşebbüsler üç farklı iletim yöntemi üzerinden yayınlarını tüketicilere
ulaştırmaktadır. D-Smart, Digiturk ve Filbox uydu, Türksat Kablo karasal yayın, Tivibu
ve Turkcell TV+ ise internet üzerinden yayın iletimini gerçekleştirmektedir. İletim
yöntemleri farklı olsa da her bir yayın platformu temelde içerik çeşitlendirmesi yoluyla
abone sayısını arttırmayı hedeflemektedir. Dolayısıyla, talep yönlü bakış açısından
bahse konu teşebbüslerin birbiriyle rekabet halinde olduğu söylenebilecektir.
(35) Diğer taraftan, IPTV hizmetinin sağlanabilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi
gerekmektedir. Bildirim formunda, Tivibu hizmetinin sunulabilmesi için birtakım teknik
gereksinimlerin bulunduğu ve bugünün şartları altında en iyi ihtimalle Türkiye’nin (…..)
ulaşabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, altyapının iyileştirilmesi ve teknolojik
gelişmeler yoluyla yaygınlığının artma potansiyeline sahip olduğu da görülmektedir.
Ancak, hâlihazırda rakiplerinin (özellikle Türkiye Süper Ligi yayın haklarını elinde
bulunduran Digiturk’ün) rekabetçi baskısı altında olduğu aşikârdır. Bu doğrultuda
bildirim konusu işlem çerçevesinde ilgili pazarlardan bir diğeri “ödemeli televizyon
yayıncılığı” pazarı olarak belirlenmiştir.
G.3.1.3. Sabit Şebeke Üzerinden Sağlanan Ses Hizmetleri
(36) Başvuru konusu kampanyalar dahilinde sunulan paketlerde yer alan ürünlerden birisi
de “TTNET ALO” ses hizmetidir. Bu hizmet TTNET'in Türk Telekom santralleri
üzerinden sabit telefon erişim hizmetini sunmasına olanak sağlamaktadır. Hizmetin
içeriği göz önünde bulundurulduğunda, tıpkı genişbant internet hizmetlerinde olduğu
gibi, söz konusu hizmet bakımından da Türk Telekom ile TTNET arasında dikey bir
ilişki bulunmaktadır. Bir başka deyişle, TTNET ALO hizmeti bakımından toptan
seviyede bir üst pazar ile perakende seviyede bir alt pazar bulunmaktadır. Ancak,
başvuruya konu kampanyaların değerlendirilmesinde sabit ses hizmetlerine ilişkin
rekabet açısından endişe yaratan bir durumun olmadığı sonucuna ulaşıldığından
herhangi bir ilgili pazar tanımı yapılmamıştır.
4 Kablo TV altyapısı ile ulaşılan analog yayıncılık hizmeti ile dijital yayıncılık hizmeti arasında da fark
bulunmaktadır. Her ikisi de abonelik ve aylık belirli bir bedel karşılığında sunulmakta ise de, dijital
yayınlara ulaşabilmek için set-üstü-kutu ihtiyacı bulunurken, analog yayınlar için böyle bir durum söz
konusu değildir. Bunun yanında analog kablo TV hizmeti alan bir izleyicinin, dijital yayın hizmeti alan bir
izleyici gibi bedeli karşılığında farklı kanalların içerisinde bulunduğu paketlere ulaşması mümkün değildir.
15-06/74-31
9/17
(37) Sabit şebeke üzerinden ses hizmetinin sağlanabilmesi için toptan seviyede çağrı
başlatma, çağrı taşıma ve çağrı sonlandırma hizmetlerine ihtiyaç duyulmaktadır.
Perakende seviyede ise dikkate alınması gereken en önemli husus, TTNET ALO ses
hizmetinin, esas olarak toptan hat kiralama yoluyla sunulan bir hizmet olmasıdır.
TTNET sağladığı bu hizmeti Türk Telekom santralleri üzerinden sunmakta, altyapı
yatırımı son derece sınırlı kalmaktadır. Bu bakımdan, TTNET ALO ses hizmeti sabit
şebekede bir yeniden satış hizmeti olarak karşımıza çıkmakta, hizmetin sunulması için
toptan seviyede yukarıda ayrıntılarına yer verilen hizmetlerin hiçbiri için yatırım
gerektirmemektedir.
G.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
(38) Başvuru konusu hizmetler bakımından ülke çapında rekabet şartlarının homojen olması
nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
G.4. Değerlendirme
G.4.1. Uygulama ve Teori Bakımından Değerlendirmenin Çerçevesi
(39) Kampanya kurgusuna bakıldığında temel beklentinin, Türk Telekom ve TTNET’in gerek
toptan gerekse perakende seviyede genişbant internet erişim hizmetleri pazarlarında
sahip olduğu güçten faydalanarak Tivibu ürününü yaygınlaştırmak olduğu
anlaşılmaktadır. Nitekim, bildirim formunda TTNET’in ödemeli televizyon yayıncılığı
pazarına Tivibu aracılığıyla etkin bir şekilde giriş yapmaya çalıştığından bahsedilmekte
ve 19.12.2013 tarih ve 13-71/992-423 sayılı karar neticesinde TTNET'in Tivibu Ev
hizmetini içeren kampanyalarını durdurmasının TTNET’i rekabette dezavantajlı duruma
düşürdüğü ve pazara etkin giriş yapmasının önüne geçtiği ifade edilmektedir.
(40) Dolayısıyla, dosya kapsamında Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan ekonomik
bütünlüğün Tivibu hizmetini paket olarak son kullanıcılara sunmayı planladığı
paketleme içeren kampanyalar ile fiyat sıkıştırması uygulayarak perakende pazardaki
etkin rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığı 4054 sayılı Kanun kapsamında en temel rekabetçi
sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle fiyat sıkıştırması kavramı5 ile
bu tür ihlallerin değerlendirilmesinde dikkate alınan kıstaslara özet olarak aşağıda yer
verilmiştir.
(41) Fiyat sıkıştırması, dikey ilişkili pazarlarda faaliyet gösteren ve üst pazarda hâkim
durumda bulunan bir teşebbüsün üst pazar ürünü fiyatı ile alt pazar ürünü fiyatı
arasındaki marjı, alt pazarda eşit derecede etkin bir rakibin dahi kârlı bir şekilde kalıcı
olarak ticari faaliyette bulunmasına imkân vermeyecek nitelikte belirlemesidir. Üst
pazarda hâkim durumda bulunan teşebbüs, üst pazar ürününün fiyatını yükselterek, alt
pazar ürününün fiyatını düşürerek veya her ikisini aynı anda uygulayarak marj
sıkıştırmasına yol açabilmektedir. Böylece, hâkim durumdaki teşebbüs üst pazardaki
ürün üzerinde sahip olduğu pazar gücünü alt pazara aktarabilmekte ve bu şekilde
rekabetin kısıtlanması sonucunu doğurabilmektedir.
(42) Anılan TTNET kararında, teşebbüsün fiyatlandırma stratejisi/politikası sonucunda
oluşan fiyat sıkıştırması incelemesinde öncelikle söz konusu teşebbüsün, rakiplerin ve
5 Kurulun 08-65/1055-411 sayılı kararı, Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan ekonomik bütünlüğün, toptan
genişbant internet erişim hizmetleri pazarındaki hâkim durumunu, perakende genişbant internet
hizmetleri pazarında fiyat sıkıştırması yoluyla kötüye kullandığı sonucuna ulaşıldığı ve fiyat sıkıştırması
incelemesi yapıldığı bir karar olması ve mevcut başvurunun yapılmasına neden olan 19.12.2013 tarih ve
13-71/992-423 sayılı Rekabet Kurulu kararına da kaynak teşkil etmesi nedenleriyle önem arz etmektedir.
Bu nedenle anılan kararlardaki konuya ilişkin değerlendirmelere bu kararda da özetle yer verilmiştir.
15-06/74-31
10/17
ilgili pazarın yapısına ilişkin belirli ekonomik ve hukuki koşulların eş zamanlı varlığının
tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, söz konusu koşullardan bir ya da
birkaçının sağlanamadığı durumlarda fiyat sıkıştırmasının rekabete zarar veren bir
davranış olarak nitelendirilmesinin güçleştiği ifade edilmiştir. Söz konusu kararda bu
hususlar aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
Teşebbüsün öncelikle, bir üretim/hizmet zincirinde birbiriyle bağlantılı üst ve alt
pazarda (toptan ve perakende pazarda) faaliyeti olacak şekilde dikey bütünleşik
yapıda olması ve tek bir ekonomik bütünlüğü teşkil etmesi,
Söz konusu teşebbüsün toptan pazardaki girdinin üretiminde/sunumunda tekele
yaklaşan pazar gücüne sahip olacak şekilde hâkim durumda bulunması,
Toptan pazardaki girdinin perakende pazarda teşebbüsün kendisi ve rakiplerinin
üretim yapabilmeleri ve rekabet edip pazarda kalabilmeleri için zorunlu nitelik
taşıması, bir başka deyişle, söz konusu girdinin üst pazarda yakın ikamesinin
(alternatifinin) bulunmaması ve daha düşük bir maliyetle kısa sürede üretilmesinin
mümkün olmaması,
Toptan ve perakende fiyat arasındaki marjın teşebbüsün veya teşebbüs kadar
etkin bir rakibin alt pazarda kâr elde edemeyeceği ve uzun dönemde pazarda
kalamayacağı kadar düşük belirlenmesi, bir başka deyişle, teşebbüsün rakipleri
gibi aynı toptan fiyatı açıktan ödemek zorunda kalması durumunda alt pazarda
kârlı bir şekilde faaliyet gösteremeyecek olması,
Teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan davranışı sonunda perakende
pazarda rekabetin kısıtlanması,
Teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan fiyatlama politikasına ilişkin objektif
gerekçelerinin bulunmaması.
(43) Diğer taraftan Rekabet Kurumu mevzuatındaki güncel duruma bakıldığında, 2013
yılında “Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki
Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz” (Kılavuz) yayımlanmıştır. Kılavuz’da
dışlayıcı davranışlara yönelik olarak yapılan değerlendirmenin esasını, hâkim
durumdaki teşebbüs davranışının fiili veya muhtemel rekabet karşıtı piyasa kapamaya
yol açıp açmadığının incelenmesi oluşturmaktadır. Bu bağlamda, hâkim durumun
kötüye kullanılması değerlendirmelerinde rekabet karşıtı piyasa kapama kavramının
neye karşılık geldiği ve nasıl incelendiği hususları da önem kazanmıştır.
(44) Rekabet karşıtı piyasa kapama, hâkim durumdaki teşebbüsün davranışları sonucunda
tüketicilerin zararına olacak şekilde mevcut ya da potansiyel rakiplerin arz kaynaklarına
veya pazarlara ulaşımının zorlaştırılması ya da engellenmesidir. Tüketici zararı, fiyat
artışı, ürün kalitesindeki ve yenilik düzeyindeki düşüşler, mal ve hizmet çeşitliliğinde
azalışlar şeklinde gerçekleşebilir. Rekabet karşıtı piyasa kapamanın varlığı incelenirken
genellikle; hâkim durumdaki teşebbüsün ve rakiplerinin konumu, ilgili pazardaki
koşullar, müşterilerin ya da sağlayıcıların konumu, incelenen davranışın kapsamı ve
süresi, fiili piyasa kapamayla ilgili olası deliller, dışlayıcı stratejiye dair doğrudan veya
dolaylı deliller ile teşebbüsün yapısı, ürünün niteliği, teşebbüsün ilgili pazar(lar)daki
konumu ve fiyatlar arasındaki marj gibi birçok husus dikkate alınmaktadır.
(45) Mevcut başvuru kapsamında perakende pazarda ikisi dikey bütünleşik üç hizmetten
oluşan iki farklı paketin sunulmasının planlanması nedeniyle fiyat sıkıştırması
kavramına paralel olarak bahsedilmesi gereken diğer bir kavram ise paketlemedir.
15-06/74-31
11/17
Pazar payı görece yüksek ve/veya hâkim durumdaki teşebbüsler tarafından mal veya
hizmetlerin paketleme yoluyla sunularak piyasada rekabeti kısıtlama amacı taşıyan
uygulamalar olarak da tanımlanabilecek olan paketleme rekabet hukuku literatüründe
‘‘indirim sistemleri’’ başlığı altında ‘‘paket indirimleri’’ olarak geçmektedir.
(46) İndirim sisteminde yer alan satın alma koşulu birden çok ürünü veya pazarı kapsıyorsa
söz konusu indirimler “paket indirimleri” olarak nitelendirilmektedir. Paket indirimlerinin
farklı görünümlerde ortaya çıkması mümkündür. Bu indirimlerin en basit şekli, mevcut
dosyada da olduğu gibi, birbirinden farklı iki veya daha fazla üründen oluşan bir pakete,
paket içerisindeki ürünlerin bağımsız satış fiyatları toplamından daha düşük bir fiyatın
uygulanmasıdır. Bu tür bir indirimin uygulanması durumunda, paket içerisindeki her bir
ürün bağımsız satış fiyatı ile satılırken, bu ürünlerden oluşan paket, indirimli bir fiyatla
satılmaktadır. Paket indirimlerinin, pazar gücüne sahip teşebbüsler tarafından verilmesi
halinde ortaya çıkan rekabetçi kaygı, indirim veren teşebbüsün pazar gücüne sahip
olduğu üründeki hâkim durumunu, paket indirimi yoluyla diğer ürünlere (bağlanan
ürünlere) de aktarmasıdır. Söz konusu indirim uygulamalarının birim fiyatları
maliyetlerin altına düşürmeleri durumunda ise “yıkıcı fiyat” uygulamasına dönüşmeleri
mümkün olmaktadır.
(47) Kılavuz’da paketleme uygulamalarına yönelik olarak, Kurulun paket indirimlerin rekabeti
kısıtlayıcı etkilerine yönelik değerlendirmelerinin, hâkim durumdaki teşebbüsün
sunduğu pakete, rakiplerinin (tek başına ya da diğer rakiplerle birlikte) makul bir
alternatif paket sunarak rekabet edebilmesinin mümkün olup olmamasına göre farklılık
gösterdiği belirtilmektedir. Paketler arası rekabetin mümkün olduğu durumlarda ortaya
çıkması muhtemel rekabeti kısıtlayıcı etkilerin, yıkıcı fiyatlamayla benzer nitelikte
olacağı vurgulanmaktadır.
(48) Yukarıda yer verilen açıklamalardan hareketle, TTNET’in Tivibu hizmetini paket olarak
piyasaya sunmak istemesinin indirim sistemleri bağlamında da değerlendirilmesi
gereken bir husus olduğu belirtilmelidir. Başvuruya konu uygulamada Türk Telekom ve
TTNET’ten oluşan ekonomik bütünlük, üst pazarda rakiplerine sunduğu internet erişim
hizmeti ve sabit şebeke üzerinden sağlanan ses hizmetini alt pazarda Tivibu hizmeti ile
birlikte paketleme yoluna gitmekte ve bu uygulamaya muafiyet/menfi tespit talep
etmektedir. Bu bağlamda, ister fiyat sıkıştırması isterse indirim sistemleri kapsamında
değerlendirilsin, dosya bağlamında en temel tespit edilmesi gereken husus başvuru
konusu kampanyaların maliyetlerini karşılayıp karşılayamadığı olmaktadır.
G.4.2. Hâkim Durum Değerlendirmesi
(49) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre, bir teşebbüsün söz konusu madde hükmünde
yasaklanan davranışlarda bulunması ancak hâkim durumda olmasıyla mümkündür.
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde hâkim durum şu şekilde tanımlanmaktadır: “Belirli
bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü”.
(50) Tanımdan da anlaşılacağı üzere hâkim durum değerlendirmesi yapılırken, esasen,
incelenen teşebbüsün rekabetçi baskılardan ne ölçüde bağımsız davranabildiği
araştırılmaktadır. Hâkim durum değerlendirmesinde göz önünde bulundurulan temel
unsurlar; incelenen teşebbüsün ve rakiplerinin ilgili pazardaki konumu, pazara giriş ve
pazarda büyüme engelleri, alıcıların pazarlık gücü olarak sınıflandırılabilir.
(51) Bu unsurlar çerçevesinde aşağıda, “toptan sabit genişbant internet erişim hizmetleri”,
“perakende sabit genişbant internet erişim hizmetleri” ve “ödemeli televizyon
15-06/74-31
12/17
yayıncılığı” olarak belirlenen ilgili ürün pazarlarında Türk Telekom ve TTNET’in konumu
değerlendirilecek, diğer pazar ve hizmetlere ilişkin olarak ise anılan ekonomik
bütünlüğün pazardaki durumları hakkında bilgi sunulacaktır.
G.4.2.1. Toptan Sabit Genişbant İnternet Erişim Hizmetleri Pazarı
(52) Genişbant internet abonelerinin çoğunluğu Türk Telekom’un sahip olduğu bakır kablo
ağı altyapısı üzerinden (DSL teknolojisi ile) hizmet almaktadır. Bu bakımdan, Türk
Telekom dışındaki altyapıya sahip olan teşebbüslerin altyapılarının kapasite ve
kullanım durumlarının ne düzeyde olduğunun incelenmesi önem arz etmektedir.
(53) Pazar payı, incelenen teşebbüsün pazardaki konumunun birincil göstergesi olarak
kabul edilmektedir. Ayrıca, pazar payının zaman içerisindeki istikrarı, ilgili pazarda
faaliyet gösteren rakiplerin sayısı ve pazar payları da hâkim durum analizinde dikkate
alınmaktadır.
(54) Hâlihazırda kendi altyapısını kurup işletmek suretiyle İSS’lere bakır şebeke üzerinden
toptan genişbant erişim hizmeti sunan tek işletmeci Türk Telekom’dur. Bunun dışında
Türk Telekom ve Superonline’ın fiber altyapısı, Türksat’ın ise Kablo TV altyapısı
bulunmaktadır. Bu doğrultuda, teşebbüslerden gelen bilgilere göre toptan seviyede
sabit genişbant internet erişim hizmeti pazarında faaliyet gösteren ana oyuncuların
2013-2014 yıllarındaki abone sayısı bilgileri ve bunlara göre pazar payları incelenmiştir.
(55) Dosyada ayrıntıları yer alan tablo ve grafiklerden, Türk Telekom’un toptan seviyedeki
pazar payının 2013 yılı başında %(…..) olduğu ve bu oranın 2014 yılı son çeyreğinde
%(…..) azalarak %(…..)’a düştüğü; ancak her hâlükârda %(…..)’ın üzerinde seyrettiği
anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, altyapı üzerinden hizmet alan abone sayısı
bakımından Türk Telekom’un toptan pazardaki tek rakibi olan Superonline’a kıyasla
oldukça yüksek oranlarda pazar payına sahip olduğu da görülmektedir. Ayrıca, genel
olarak erişim şebekelerine yapılacak yatırımların yüksek ve batık maliyet niteliğinde
olduğu ve bu şebekelerde yüksek seviyeli ölçek ve kapsam ekonomilerinin bulunduğu
dikkate alındığında, Türk Telekom’un toptan seviyedeki gücünün kısa vadede
değişmesinin mümkün olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
(56) Bu bilgiler ışığında, yasal ve idari engeller, batık maliyetler, ölçek ve kapsam
ekonomileri ile şebeke etkileri gibi pazar özelliklerinin toptan seviyede sabit internet
erişim hizmetleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin büyümesinin ya da pazara
yeni teşebbüslerin girmesinin önünde engel yarattığını belirtmek mümkündür.
(57) Hâkim durum değerlendirmesinde dikkate alınan bir diğer husus ise alıcıların gücüdür.
Kurulun 06.11.2013 tarih ve 13-71/992-473 sayılı kararında; D-Smart sunduğu internet
hizmetlerinin tamamında Türk Telekom’un altyapısını, TurkNet ve Superonline kendi
fiber altyapılarını ve Türk Telekom’un altyapısını, VodafoneNet ise büyük ölçüde Türk
Telekom altyapısını kullandıklarını ifade etmektedir. Söz konusu karardan bu yana
teşebbüslerin yukarıda belirttiği hususlarda herhangi bir değişiklik olmadığı ve aynı
durumun günümüzde de devam ettiği, dolayısıyla DSL hizmeti sunan İSS’lerin büyük
ölçüde Türk Telekom altyapısını kullandığı anlaşılmaktadır. Türk Telekom ile aynı
ekonomik bütünlük içerisinde bulunan TTNET dışındaki İSS’lerin pazar paylarının
düşük olması ve toptan seviyede İSS’lere internet hizmeti sunan alternatif bir
sağlayıcının bulunmaması, İSS’lerin kısa vadede kendi altyapıları oluşturmalarının
önünde engellerin bulunması toptan seviyede alıcı konumunda bulunan İSS’lerin alıcı
gücünün oldukça düşük seviyede olduğunu göstermektedir.
15-06/74-31
13/17
(58) Bu çerçevede, Türk Telekom’un yüksek pazar payına sahip bulunduğu, piyasada
büyüme ve piyasaya giriş engellerinin yüksek olduğu ve alıcı gücünün düşük olduğu
toptan sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunduğu
sonucuna varılmıştır.
G.4.2.2. Perakende Sabit Genişbant İnternet Erişim Hizmetleri Pazarı
(59) Fiyat sıkıştırması yoluyla bir ihlalin oluşup oluşmadığı tespit edilirken dikey ilişkili
pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsün alt pazarda hâkim durumda bulunması bir
unsur olarak aranmamaktadır. Bununla birlikte, ilgili pazarda 4054 sayılı Kanun
bakımından TTNET’in konumunun belirlenmesinde fayda görülmektedir.
(60) Alt pazar bakımından gerçekleştirilecek hâkim durum analizinde ilk olarak perakende
sabit genişbant internet hizmeti sunan teşebbüslerin (TTNET, Superonline, D Smart,
Turknet, Türksat, diğerleri) Ocak 2013-Eylül 2014 dönemi arasındaki aylık ortalama
abone sayıları incelenmiştir. Dosyada yer alan tablo ve grafiklerden, incelenen
dönemde TTNET’in pazar payında gerileme yaşandığı anlaşılmakla birlikte, 2014 yılı
Eylül ayı itibarıyla TTNET’in %(…..) oranında bir paya sahip olduğu görülmektedir.
Buna karşın pazarda TTNET’in en yakın rakibi konumunda bulunan Superonline ise
%(…..) pazar payına sahip bulunmaktadır. TTNET dışındaki diğer işletmecilerin pazar
payları toplamının ancak TTNET’in 1/3’ü civarında oldukları anlaşılmıştır.
(61) Perakende seviyede internet hizmeti sunulması için öncelikle BTK’nın yetkilendirmesi
gerekmektedir. Bunun yanı sıra, mevcut dosya kapsamında incelenen teşebbüslerin
dikey bütünleşik yapıya, güçlü ve ortak bir dağıtım ağına, geniş bir ürün portföyüne,
yüksek marka bilinirliğine, finansal ve ekonomik güce sahip olmasının da teşebbüslerin
büyümesinin veya piyasaya yeni teşebbüslerin girmesinin önünde giriş engeli
oluşturmasına yol açması muhtemeldir. Dolayısıyla perakende seviyede, toptan
seviyedeki pazara kıyasla daha düşük seviyede de olsa, giriş engellerinin bulunduğunu
söylemek mümkündür.
(62) Bu bilgiler çerçevesinde, sabit perakende genişbant internet hizmetleri pazarında
TTNET’in yüksek ve rakipleriyle orantısız pazar payı, piyasaya giriş engellerinin
bulunması ve düşük alıcı gücü dikkate alınarak, ayrıca önceki Kurul kararlarıyla6
örtüşür şekilde TTNET’in perakende sabit genişbant internet hizmetleri pazarında
hâkim durumda olduğu sonucuna varılmıştır.
G.4.2.3. Ödemeli Yayıncılık Hizmetleri Pazarı
(63) Ülkemizde televizyon izlemek isteyen bir kişi kılçık anten, uydu, karasal yayın ve
internet tabanlı televizyon yayıncılığı seçeneklerine sahip bulunmaktadır. Bu bakımdan
Türkiye TV yayıncılığı piyasasında TV izlemek için kullanılan yönteme göre 2013 yılı
pazar paylarına (hane penetrasyon oranı) bakıldığında; televizyon yayıncısı seçiminde
ilk sırayı bir set-üstü-kutu satın alınması suretiyle Türksat uydusu üzerinden ücretsiz
olarak birçok televizyon kanalını izleme imkanı sunan Uydu FTA’nın oluşturduğu
görülmektedir. Daha sonra uydu platform yayıncısı Digiturk’ün geldiği, en son sırada ise
Tivibu’nun yer aldığı anlaşılmaktadır.
(64) Ödemeli yayıncılık alanında faaliyet gösteren teşebbüsler D-Smart, Digiturk, Filbox,
Türksat Kablo (analog Kablo TV ve sayısal Teledünya), Tivibu ve Turkcell TV+’tır.
Turkcell TV+ ile Filbox, pazara yeni giriş yapmış olmaları nedeniyle henüz kayda değer
bir pazar payına ulaşamamıştır. Buna karşılık, pazar lideri konumundaki Digiturk
6 Rekabet Kurulunun 19.11.2008 tarih, 08-65/1055-411 sayılı ve 06.11.2013 tarih, 13-71/992-473 sayılı
kararları.
15-06/74-31
14/17
sektöre birçok rakibinden önce giriş yapması nedeniyle avantajlıdır. Bunun yanı sıra
ülkemizde en çok rağbet gören birincil içerik olarak gösterilebilecek Türkiye Süper Lig
futbol karşılaşmalarının yayın hakkına sahiptir. Ayrıca, birincil film içeriği sağlayıcısı
birçok Amerikan stüdyosu ile olan anlaşması doğrultusunda film kanalları, çizgi film
kanalları, belgesel kanalları vb. dolayısıyla platformundaki içerik çeşitliliğinin fazla
olması da Digiturk’e rekabetçi avantaj sağlamaktadır. Bir diğer uydu platform işletmecisi
D-Smart’ın, NBA ve bazı Avrupa ligi karşılaşmalarının yayın hakkına sahip olmasının
yanında film, çocuk, belgesel vb. kanallara platformunda yer vermesi nedeniyle de
pazarda Digiturk’ten sonra gelmektedir. Tivibu, Turkcell TV+, Filbox ve Teledünya ise
birincil film içeriğini Oflaz Medya Grubu’na ait içerik sağlayıcısı Sinema TV’den tedarik
etmektedir. Dolayısıyla, birincil içerik temini noktasında ödemeli TV yayıncılarının sıkıntı
yaşamadığı, ancak Digiturk ve D-Smart’ın daha avantajlı olduğu görülmektedir.
(65) Diğer taraftan, üzerinde durulması gereken bir diğer husus, ödemeli televizyon
yayıncılarının iletim yönteminin yaygınlığıdır. Dosyadaki bilgilerden, ödemeli televizyon
yayıncıları arasında uydu vasıtasıyla iletilenlerin oranının (…..) olduğu görülmektedir.
Buna karşılık internet tabanlı televizyon yayıncılığının sunulabilmesi için birtakım teknik
gereksinimlerin karşılanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bildirim Formu’nda da Tivibu
hizmetinin sunulabilmesi için minimum 8 Mbps internet hızı, santrale 2 km uzaklıkta
olunması ve ilgili santralin IPTV’ye uyumlu olması gerektiği ifade edilmiştir. Bu
doğrultuda bugün için en iyi ihtimalle IPTV’nin Türkiye’nin (…..)’ine ulaşabileceği
belirtilmiştir. Bununla birlikte, IPTV işletmecisi Turkcell TV+’ın pazara giriş yaptığı,
ayrıca ülkemizde devam eden altyapı iyileştirmeleri ve teknolojik gelişmeler ile IPTV
işletmeciliğinin de gelişmekte olduğu anlaşılmıştır. BTK’nın 2014 yılı 3. Çeyrek Pazar
Verileri Raporu’na göre pazara yeni giriş yapan Turkcell TV+’ın 2014’ün ikinci
çeyreğinde 1.448 abonesi bulunmasına karşılık üçüncü çeyrekte abone sayısını
15.270’e arttırdığı görülmektedir.
(66) Yukarıda ifade edilen hususlar çerçevesinde ödemeli televizyon yayıncılığı pazarında
bildirim konusu işlem kapsamında TTNET’in hâkim durumda olmadığı kanaatine
varılmıştır.
G.4.2.4. Sabit Şebeke Üzerinden Sağlanan Ses Hizmetleri
(67) Dosya kapsamında sabit şebekeler üzerinden sağlanan ses hizmetleri bakımından net
bir pazar tanımı yapılmamakla birlikte, değerlendirme açısından söz konusu hizmetlere
yönelik pazardaki rekabetin yapısı hakkında bilgi verilmesinde fayda görülmektedir.
(68) Toptan seviyede, Türk Telekom sabit şebekede çağrı başlatma, çağrı taşıma ve çağrı
sonlandırma pazarlarında BTK tarafından etkin piyasa gücüne (EPG) sahip işletmeci
olarak tanımlanmış ve bu konuda çeşitli yükümlülüklere tabi kılınmıştır.
(69) Perakende pazar bakımından ise, BTK tarafından yayınlanan 2014 yılı 3. Çeyrek Pazar
Verileri Raporu’nda Türk Telekom’un sabit telefon hizmetleri pazarındaki payının hafif
bir düşüş eğiliminde olmakla birlikte, uzun süredir yüksek seviyede seyrettiği ifade
edilmektedir. Türk Telekom ve STH işletmecilerinin telefon hizmetlerinden elde ettikleri
gelirlere göre oluşan pazar paylarına bakıldığında; Türk Telekom’un pazar payının
2013 yılı ilk çeyreğinde %85 iken, 2014 yılı üçüncü çeyreğinde %59’a düştüğü
anlaşılmıştır.
(70) Bununla birlikte, STH işletmecilerinin kullanıcı sayısına göre pazar payları
incelendiğinde ise; TTNET’in %52,8; Superonline’ın %17,4; Turknet’in %8,9; İş Net’in
%7,2; Millenicom’un %5,5; Vodafone Net’in %4; TTM Telekom’un %1,8; NetGSM’in
%1,5; diğerlerinin %0,8 pazar payına sahip oldukları görülmüştür.
15-06/74-31
15/17
G.4.3. Genel Değerlendirme
(71) Mevcut bildirim kapsamında yer alan kampanyalar ile TTNET tarafından yeniden
ödemeli yayıncılık ve ses hizmetlerini de içeren kampanyalar yürütülmesinin planlandığı
anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda TTNET tarafından yukarıda ayrıntılarına yer verilen
başvuru kapsamında düzenlenmesi planlanan iki kampanyaya 4054 sayılı Kanun’un 5.,
6. ve 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit verilmesi ya da muafiyet tanınması talep
edilmektedir.
(72) Teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararları, 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde belirtilen şartları taşımaları halinde, aynı Kanun’un 4. maddesi
hükümlerinden muaf tutulabilmektedir. Başka bir deyişle, 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin uygulanabilmesi için öncelikle teşebbüsler arası bir anlaşma ya da uyumlu
eylem veya bir teşebbüs birliği kararının olması gerekmektedir. Buna karşın, başvuru
konusu kampanyalar herhangi bir anlaşma, uyumlu eylem ya da teşebbüs birliği kararı
sonucunda ortaya çıkmamaktadır. Dolayısıyla, dosya konusu başvuruya 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet tanınması söz konusu olamayacaktır.
(73) Öte yandan, düzenlenmesi planlanan kampanyaların başvuru sahibi teşebbüsün tek
taraflı bir uygulamasından kaynaklanacağı açıktır. Dolayısıyla söz konusu
kampanyalar, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumun kötüye
kullanılması ve aynı Kanun’un 8. maddesi çevresinde menfi tespit belgesi verilmesi
bakımından değerlendirmeye tabi tutulacaktır.
(74) Dosya kapsamında incelenen kampanyalarla ilgili temel rekabetçi kaygı Türk Telekom
ve TTNET’ten oluşan ekonomik bütünlüğün Tivibu hizmetini paket olarak son
kullanıcılara sunmayı planladığı paketleme içeren kampanyalar ile fiyat sıkıştırması
uygulayarak perakende pazardaki etkin rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığıdır. Bu
bağlamda, fiyat sıkıştırması bakımından teşebbüsün
Dikey bütünleşik yapıya sahip olması,
Üst pazarda sunulan ürün ya da hizmetin alt pazarda faaliyet gösterebilmek için
vazgeçilmez olması,
Teşebbüsün üst pazarda hâkim durumda bulunması ve
Üst ve alt pazar ürünleri arasındaki marjın, üst pazarda hâkim durumda bulunan
teşebbüs kadar etkin bir rakibin alt pazarda kâr elde edemeyecek ve kalıcı şekilde
faaliyet gösteremeyecek kadar düşük olması
gerekmektedir.
(75) Sayılan koşulların ilk üçünün gerçekleştiği gerek mevcut dosya kapsamında yapılan
tespit ve değerlendirmelerden gerekse Kurulun konuya ilişkin önceki kararlarından
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, ister fiyat sıkıştırması isterse indirim sistemleri
kapsamında değerlendirilsin, dosya bağlamında en temel tespit edilmesi gereken
husus, anılan kampanyaların maliyetlerini karşılayıp karşılayamadığı olmaktadır. 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında yapılan analiz ve değerlendirmeler güncel ve
gerçekleşmiş veriler (gelir, maliyet kalemleri vb.) esas alınarak yapılmaktadır. Ancak
mevcut dosya bakımından öncelikle ve önemle belirtilmesi gereken husus, bu noktada
davranışın henüz gerçekleşmemesi nedeniyle “ex-post” analizin gerçekleştirilmesinin
mümkün olmamasıdır. Bu bağlamda, mevcut başvuru hâkim durumun “ex-ante” bir
analiz ile ihlal edilip edilmeyeceğinin tespitine yönelik bir başvuru halini almaktadır.
Dolayısıyla, dosya konusu kampanyalara menfi tespit verilip verilemeyeceği TTNET
15-06/74-31
16/17
tarafından sağlanan geleceğe yönelik varsayımlar ve projeksiyonlarla belirlenen maliyet
hesaplamaları üzerinden gerçekleştirilmek zorunda kalınmıştır. Bu doğrultuda ulaşılan
sonucun ancak ve ancak dosya kapsamında sunulan ve kullanılan veriler çerçevesinde
geçerli olacağı vurgulanmalıdır.
(76) Kampanyanın kârlılığına ilişkin TTNET’ten talep edilen bilgi ve belgeler nihai olarak
28.01.2014 tarih ve 463 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına ulaşmıştır. Anılan yazıda,
başvuru formunda “port+transmisyon” modeline göre sunulan veriler, söz konusu
modelin BTK tarafından 2015 yılı sonuna ertelenmesi7 neticesinde güncellenerek
Rekabet Kurumuna tekrar sunulmuştur.
(77) Buna göre, piyasaya 64,90 TL’ye sunulacak paketin üç yıllık bir projeksiyon
kapsamında 2015 yılı için VAE modeli çerçevesinde (…..)TL, port+transmisyon modeli
çerçevesinde ise (…..)TL kâr elde etmesinin beklendiği ifade edilmektedir. 19.12.2013
tarih ve 13-71/992-423 sayılı kararda tespit edildiği gibi (…..) aylık bir müşteri ömrünün
geçerli olduğu kabul edilirse, ilk paketin yıllık ortalama (…..)TL kâr elde edeceği
öngörülmektedir.
(78) Öte yandan, Sinema TV içeren ve piyasaya 74,90 TL üzerinden sunulacak paketin ise
yine üç yıllık bir projeksiyon kapsamında 2015 yılı için VAE modeli çerçevesinde
(…..)TL, port+transmisyon modeli çerçevesinde ise (…..)TL kâr elde etmesinin
beklendiği belirtilmektedir. Aynı şekilde, 19.12.2013 tarih ve 13-71/992-423 sayılı
kararda tespit edildiği gibi (…..) aylık bir müşteri ömrünün geçerli olduğu kabul edilirse,
Sinema TV içeren paketin yıllık ortalama (…..)TL kâr elde edeceği anlaşılmaktadır.
(79) Sunulan verilere göre, kampanya dahilinde yer alan her iki paketin de maliyetlerini
karşılayacağının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, dosya kapsamında sunulan
veriler, verilerin hazırlanmasında kullanılan varsayımlar ve projeksiyonlar çerçevesinde,
başvuruya konu kampanyaların maliyetlerini karşılayarak kâra geçmesinin beklendiği
görülmektedir. Buna göre, verilerin hazırlanmasında kullanılan varsayımlar ve
projeksiyonların geçerli olması koşuluyla, başvuruya konu kampanyaya menfi tespit
belgesi verilebileceği; bununla birlikte dosya kapsamında sunulan varsayımların
gerçekleşmemesi durumunda ise dosya konusu tarifelerin/paketlerin 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır.
7 BTK tarafından toptan seviyede VAE modelinden Port Transmisyon modeline geçiş planlanmaktaydı.
Gerek dosya konusu kampanyaların maliyetlerinde, gerekse pazarın işleyişinde derin değişikler
gerçekleştirecek söz konusu geçiş tarihi BTK tarafından aksi bir karar alınmadıkça 1 Ocak 2015 olarak
belirlenmişti. Öte yandan BTK tarafından konu hakkında verilen güncel 22.12.2014 tarih ve 2014/DK-
ETD/659 sayılı kararda, "Mevcut Paket Bazlı IP Seviyesinde Veri Akış Erişimi Tarifelerinin Uygulama
Süresinin Uzatımı" konusu ele alınmış ve İSS'lerin karar tarihi itibariyle yeni tarife yapısına geçiş
yapmadıkları ve dolayısıyla mevcut tarifelerin uygulamadan kalkış süresi olarak öngörülen 31 Aralık 2014
tarihi itibariyle mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre, mevcut ücretlendirme yapısına yönelik
referans teklif hükümlerinin 2015 yılı sonuna kadar uygulamada kalması" yönünde karar verilmiştir.
Başka bir deyişle, port-transmisyon yönündeki fiyatlama modeline geçişin 2015 sonuna dek ertelenmiştir.
15-06/74-31
17/17
H. SONUÇ
(80) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
a. Sunulan veriler ve söz konusu verilere ilişkin varsayım ve projeksiyonlar
çerçevesinde başvuruya konu olan kampanyaların maliyetlerini karşılayarak kâra
geçmesi durumunda söz konusu kampanyalara 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi
uyarıca menfi tespit belgesi verilmesine,
b. Bununla birlikte sunulan varsayımların gerçekleşmemesi durumunda dosya
konusu tarifelerin/paketlerin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirilebileceğine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy