Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-4-90 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 15-11/154-69
Karar Tarihi : 12.03.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER : Esin AYGÜN, Zeynep ŞENGÖREN ÖZCAN,
H. İbrahim GÜLEROĞLU
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Deriner Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Mustafa AKSU
Seyrantepe Mahallesi Nato Caddesi No: 48 Kağıthane/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.
Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad. No:47 Ümraniye/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Mais Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin yetkili servis
sözleşmesinin ve sözleşme gereği yapılan uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’a ve
2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne aykırılığının tespiti ve gerekli yaptırımların
uygulanması talebi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ:
(2) Başvuruda özetle;
- Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.’nin (MAİS) yetkili servisliğini yapan Deriner
Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (DERİNER)’in yetkili servis sözleşmesinin MAİS
tarafından haksız bir şekilde ve 2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey
Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2005/4 sayılı Tebliğ)’nde
yer alan feshi ihbar sürelerine uyulmadan feshedildiği,
- Taraflar arasında yapılan Yetkili Servis Sözleşmesi’nin (SÖZLEŞME) 2005/4 sayılı
Tebliğ’e aykırı olarak alternatif kaynaklardan yedek parça tedarikinin engellenmesine
yönelik hükümlerinin bulunduğu,
- Ayrıca, yedek parça alım hedeflerinin MAİS tarafından bayiler üzerinde bir baskı unsuru
olarak kullandığı, hedeflere uyulmadığı takdirde sözleşmelerin feshedildiği
belirtilmiş ve SÖZLEŞME’nin ve bu SÖZLEŞME dayanak gösterilerek yapılan
uygulamaların 4054 sayılı Kanun ve 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında incelenmesi talep
edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.11.2014 tarih ile intikal eden başvuru
üzerine hazırlanan 05.12.2014 tarihli ve 2014-4-90/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu
18.12.2014 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 14-53/912-M sayı ile önaraştırma
15-11/154-69
2/7
yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme üzerine hazırlanan,
03.03.2015 tarih ve 2014-4-90/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, önaraştırma konusuna ilişkin olarak ilgili
teşebbüs hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(5) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarı “Renault markalı araçlara yönelik
satış sonrası hizmetler pazarı” ve ilgili coğrafi pazar ise “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
(6) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasak” kabul
edilmiştir. Bununla birlikte, 2005/4 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi uyarınca yeni motorlu
taşıtların, bunların yedek parçalarının ya da tamir ve bakım hizmetlerinin alımı, satımı
veya yeniden satımı konulu dikey anlaşmalar, dikey sınırlamalar içermeleri halinde söz
konusu Tebliğ’de düzenlenen koşullara uymak kaydıyla, Kanun’un 4. maddesindeki
yasaklamadan Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak grup olarak muaf
tutulmuştur.
I.1. SÖZLEŞME’nin ve SÖZLEŞME’nin Feshedilmesi Sürecinin 2005/4 sayılı Tebliğ’e
Aykırı Olduğu İddiası
I.1.1. SÖZLEŞME Bakımından Yapılan Değerlendirme
(7) 2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi, Tebliğ kapsamında tanınan muafiyetin genel
koşullarını belirlemiştir. Buna göre, muafiyet hükümleri sağlayıcının, motorlu taşıt veya
yedek parça ya da bakım ve onarım hizmeti sağladığı ilgili pazardaki pazar payının
%30’u; motorlu taşıtların dağıtımı için niceliksel seçici dağıtımın tercih edildiği
anlaşmalarda ise %40’ı geçmemesi durumunda uygulanmakta olup niteliksel seçici
dağıtım sistemi oluşturan anlaşmalar için ise herhangi bir pazar payı eşiği
bulunmamaktadır. Öte yandan Tebliğ, sağlayıcı ile dağıtıcı ya da yetkili servis arasında
yapılan anlaşmada, dikey anlaşmadan doğan hakların ve yükümlülüklerinin seçilen başka
bir dağıtıcıya veya yetkili servise aktarılmasını; feshin detaylı ve objektif gerekçelerini
içerecek biçimde yazılı olarak yapılmasını öngörmekte ve buna ilişkin süreleri
belirlemekte, son olarak taraflar arasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların bağımsız
uzmana götürülmesine imkân vermektedir. Bununla birlikte, feshe ilişkin olarak,
taraflardan birinin ana yükümlülüklerinden birini yerine getirmemesi sebebiyle diğer
tarafın anlaşmaya son verme hakkının etkilenmeyeceği belirtilmiştir ve “anlaşmanın fesih
bildiriminde gösterilen gerekçelerin anlaşmanın feshini haklı gösterip göstermeyeceği”
hususu da hakem veya bağımsız uzmana götürülebilecek anlaşmazlık konuları arasında
sayılmıştır.
(8) Dosya mevcudundan anlaşıldığı üzere, taraflar arasında imzalanan SÖZLEŞME’nin (…..)
maddesinde (…..) tesis edildiği düzenlemesine yer verilmiştir. Dolayısıyla, satış sonrası
hizmetlerde seçilen dağıtım sistemi bakımından Tebliğ’de öngörülen koşullara aykırılık
bulunmadığı düşünülmüştür.
(9) SÖZLEŞME’nin (…..) maddesinde (…..) düzenlemesine yer verilmiştir.
(10) SÖZLEŞME’nin (…..) maddesinde (…..), SÖZLEŞME’nin (…..). maddesinde ise (…..)
hüküm altına alınmıştır. (…..) SÖZLEŞME’nin (…..). maddesinde düzenlenmiştir.
15-11/154-69
3/7
(11) Söz konusu maddeler dikkate alındığında, taraflar arasında akdedilen SÖZLEŞME’nin
2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi çerçevesinde belirtilen muafiyet için gerekli olan genel
koşulları sağladığı anlaşılmıştır.
(12) 2005/4 sayılı Tebliğ’in 5.maddesi ise anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran
sınırlamaları düzenlemektedir. Buna göre, tavsiye niteliğinde fiyatlar istisna olmak şartıyla
dağıtıcı ya da yetkili servisin kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin kısıtlanması ya da
Tebliğ’de belirlenen bazı istisnalar dışında dağıtıcı ya da yetkili satıcının anlaşma konusu
mal ve hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamaların getirilmesi, seçici
dağıtım sisteminde sistem üyelerinin kendi aralarındaki alışverişlerinin engellenmesi gibi
bazı haller anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.
(13) SÖZLEŞME’nin (…..). maddesinde yedek parça bedellerinin ve işçilik ücretlerinin
hesaplanmasına ilişkin esaslar düzenlenmiştir. (…..) hüküm altına alınır iken, (…..)
düzenlenmiştir. Bu kapsamda yetkili servislerin fiyat belirleme serbestisinin kısıtlanmadığı
görülmüştür.
(14) Yedek parça bakımından ise SÖZLEŞME’nin (…..). ve (…..). maddelerinde MAİS ve
MAİS dışındaki kaynaklardan parça temini düzenlenmiştir. (…..) maddede düzenlenmiş,
(…..). maddede hüküm altına alınmıştır.
(15) Sözleşme’nin incelenmesi sonucunda söz konusu anlaşmada Tebliğ’in 5. maddesinde
yer verilen ve anlaşmanın tümünün grup muafiyetinden yararlanmasını engelleyecek
hükümlerin bulunmadığı saptanmıştır. Dolayısıyla SÖZLEŞME’nin 2005/4 sayılı Tebliğ’e
uygun olmadığı iddiasının geçerli bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
I.1.2. SÖZLEŞME’nin Feshedilmesi Süreci Bakımından Yapılan Değerlendirme
(16) Başvuruda, ana yükümlülük ihlali gerçekleşmemesine rağmen sözleşmenin MAİS
tarafından feshedildiği ve bu süreçte de Tebliğ’in 4. maddesinde öngörülen iki yıllık feshi
ihbar süresine uyulmadığı iddia edilmiştir. Dosya mevcudunda yer alan belgelerden,
MAİS ve DERİNER arasında Mart 2012’den beri çeşitli zamanlarda noter vasıtasıyla
gönderilmiş pek çok ihtarnamenin olduğu, bu ihtarnamelerin bir kısmının, MAİS’in
DERİNER’in tesis yerinde, yetkili servislik kriterlerine uymayan bazı hususlar saptaması
ve bunların 30 gün içerisinde düzeltilmesi amacıyla DERİNER’e bildirmesine ilişkin
olduğu görülmüştür.
(17) MAİS tarafından, yetkili servislik pazarında niteliksel dağıtım sistemi uygulanmaktadır. Bu
dağıtım sisteminde motorlu taşıt sağlayıcıları, araçlarının bakım ve onarımı ile iştigal
edecek teşebbüsler için kalite ve eğitim şartları da dahil olmak üzere hizmetin gereği olan
birtakım standartlar öngörmektedir. Bu standartları sağlayan teşebbüslerin sağlayıcının
yetkili servislik ağına dahil edilmesi gerekmektedir. Dosya mevcudunda yer alan
belgelerden, MAİS’in belirli aralıklarla hizmet aldığı bir şirket vasıtasıyla standart denetimi
yaptığı ve bu denetimlerde belirlenen eksikliklerin teşebbüslere düzeltilmesi amacıyla
bildirildiği anlaşılmıştır. MAİS yetkili satıcılık ve servislik sözleşmelerinin sırasıyla (…..).
ve (…..). maddelerinde seçici bir dağıtım sistemi çerçevesinde belirlenmiş olan seçim
kriterine bağlı esas karakteri nedeniyle yetkili servisin seçim kriterlerinin birini veya
birkaçını yerine getirmemesi durumunda MAİS’in yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi
feshedeceği düzenlenmiştir. Dosya mevcudundan, (…..) ve (…..)’nun sözleşmelerinin
kriterlerdeki eksikliklerin giderilmemesi sebebiyle 09.10.2014 tarihinde feshedilmesine
ilişkin tespitlere ulaşıldığı görülmüştür.
(18) İhtarnamelerde bahsi geçen konulardan diğerleri ise, teminat mektubu verilmemesi,
DERİNER’in MAİS’e olan borçlarının kapatılması, garanti uygulamaları ve hedeflere
uyulmamasıdır. DERİNER’in cevaben gönderdiği ihtarnamelerde MAİS’in tespitlerine
ilişkin itiraz ve açıklamaları yer almakta olup, yetkili satıcılık ve servislik sözleşmelerinin
15-11/154-69
4/7
sırasıyla (…..) ve (…..). maddesi sözleşme ana yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi
halinde sözleşmenin feshedileceğini düzenlemekte ve yine sırasıyla sözleşmelerin (…..).
ve (…..). maddelerinde taraflardan birinin diğerine vadesi geçmiş borçlarının bulunması
halinde sözleşmenin diğer tarafça feshedilebileceği belirtilmiştir.
(19) DERİNER’in konuyla ilgili olarak açtığı dava dilekçesinde, sözleşmesinin fesih
bildiriminde yer verilen hususların ana yükümlülük ihlali olmadığı iddia edilmiş ve
sözleşmenin feshine gerekçe gösterilen kriter eksiklikleri, teminat gösterilmemesi, mali ve
ticari performansın yetersiz olması, güven ve dürüstlük kurallarının ihlal edilmesi, garanti
uygulamalarının kötüye kullanılması hallerinin her biri için DERİNER’in iddia ve
gerekçeleri açıklanmıştır. Dosya mevcudunda yer alan bilgi ve belgelerden MAİS’in
sözleşmeyi, sözleşmenin (…..). maddesinde yer alan kriter eksiklikleri, (…..). maddede
yer verilen ana yükümlülüklerin ihlal edilmesi ve karşılıklı güven ve dürüstlük ilkesinin ihlal
edilmesi sebebiyle feshettiğini belirttiği ancak DERİNER’in fesih bildiriminde yer alan
gerekçelerin ana yükümlülük ihlali anlamına gelmediğini iddia ettiği, kriter eksikliklerine
itiraz ettiği ve bunlara ilişkin açıklamalar getirdiği görülmüştür.
(20) 2005/4 sayılı Tebliğ ile sözleşmelerin feshi ihbar sürelerine ve feshin objektif gerekçeye
dayanmasına ilişkin getirilen hükümler, yetkili satıcı veya servislerin mevcut Tebliğ ile
kendilerine tanınmış olan çok markalılık veya sağlayıcı dışındaki kaynaklardan yedek
parça temini gibi hakların kullanılması sonucunda sözleşmelerin feshedilmesini
engellemeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte, sözleşmelerdeki ana yükümlülüklerin ihlali
halinde taraflar Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca sözleşmeyi
feshedebileceklerdir. 2005/4 sayılı Tebliğ ile Rekabet Kurumu her ne kadar yetkili
dağıtıcıları koruyan fesih hükümlerine yer vermiş olsa da feshin haklı gerekçeye dayanıp
dayanmadığı, fesih bildirimindeki gerekçelerin anlaşma yükümlülüklerinin ihlali olup
olmadığı veya feshin gerçekten fesih bildiriminde yazan gerekçelerle gerçekleştirilip
gerçekleştirilmediği hususlarının tespiti Rekabet Kurumu’nun görev ve yetki alanında
değildir. Nitekim, Tebliğ’in 4. maddesinin dördüncü fıkrasında “anlaşmanın fesih
bildiriminde gösterilen gerekçelerin anlaşmanın feshini haklı gösterip göstermeyeceği”
hususundaki anlaşmazlıkların mahkeme, bağımsız uzman veya hakem değerlendirmesi
çerçevesinde belirleneceğini düzenlemiştir.
(21) Sözleşme ve feshi ihbar sürelerine ilişkin uyuşmazlıklar, 2005/4 sayılı Tebliğ’den önce
yürürlükte olan 1998/3 sayılı Tebliğ’in uygulanması döneminde de gündeme gelmiştir.
Rekabet Kurulunun Automobile Dacia S.A. ile bayileri arasında yapılan anlaşmalarda
1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı olarak düzenlenen sözleşme ve feshi ihbar sürelerinin grup
muafiyetinden yararlanmaya engel olduğu ancak sözleşmenin diğer hükümlerinde açık
ihlal olarak nitelendirilebilecek herhangi bir ihlale rastlanmadığından soruşturma
açılmasına gerek bulunmadığına ilişkin 29.1.2004 tarih ve 04-09/79-21 sayılı kararı,
Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 12.12.2006 tarihli E.2005/1724, K.2006/4710 ve
E.2005/1722, K.2006/4711 sayılı kararları ile onaylanmıştır.
(22) Feshi ihbar sürelerinin ve feshin haklı gerekçelere dayandırılmasının, muafiyetten
yararlanmanın ön koşulu olmakla birlikte; açık bir rekabet ihlali taşımadığı hususu
08.01.2009 tarih ve 09-01/8-7 sayılı Rekabet Kurulu Kararı’nda ise şu şekilde ifade
edilmiştir: “… 2005/4 sayılı Tebliğ yetkili satıcı ve servisleri sağlayıcı karşısında korumayı
amaçlayan muhtelif hükümler içermektedir. Bu tür hükümler bireysel olarak
değerlendirildiklerinde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi altında değerlendirilebilecek
nitelikte hükümler olmayıp, yetkili satıcıların sağlayıcı karşısındaki bağımsızlıklarının
güçlendirilmesi ile daha rekabetçi bir pazar yapısının oluşabileceği düşüncesiyle
dercedilmişlerdir. Bu nedenle her ne kadar muafiyetin genel koşulları arasında
düzenlenmiş olması dolayısıyla, uyulmaması halinde sözleşmenin bir bütün halinde grup
muafiyeti kapsamı dışına çıkması olasılığı söz konusu olsa da, söz konusu hükümlere
15-11/154-69
5/7
uyulmaması başlıbaşına bir rekabet ihlali yapıldığı anlamına gelmemektedir. Buna
karşılık ilgili hükümlerin muafiyetin bir koşulu olarak sözleşmede yer almış olması
nedeniyle, şikayet konusunda olduğu gibi, aykırı hareket edilmesi özel hukuk
uyuşmazlığını ortaya çıkarmaktadır.”
(23) Konunun halihazırda DERİNER tarafından mahkemeye intikal ettirildiği de göz önünde
bulundurulduğunda, fesih sürecinde 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırı hareket edildiğine ilişkin
iddia çerçevesinde Rekabet Kurumunun herhangi bir işlem tesis etmesine gerek olmadığı
değerlendirilmiştir.
I.2. MAİS’in Yedek Parça Alım Hedeflerinin Yetkili Servisler Üzerinde Bir Baskı
Unsuru Olarak Kullanıldığı İddiasına İlişkin Değerlendirme
(24) 2005/4 sayılı Tebliğ’de motorlu taşıt sağlayıcısı ile yetkili dağıtıcılar arasında satım hedefi
belirlenip belirlenemeyeceği, belirlenmesi durumunda hedeflere uyulmamasının
sözleşmenin feshini haklı kılıp kılmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm
bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey
Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına Dair
Kılavuz (Kılavuz)’un 25. sorusunda Tebliğ’in sağlayıcının dağıtıcıyla, belirli bir bölgede
ulaşmak için gayret göstereceği satış hedefleri üzerinde anlaşmasına imkan verdiği
belirtilmektedir. Ayrıca Kılavuz’un 27. maddesinde, sağlayıcıların bayilerle satış hedefleri
belirlemekte özgür olduğu bir kez daha ifade edildikten sonra Tebliğ’in, sağlayıcının
kararlaştırılmış satış hedeflerine ulaşmak için yeterli gayreti gösteremediği durumlarda
anlaşmayı sona erdirebilmesini engellemediği, ancak belirli bir dönemde, dağıtıcının
hedeflere sadece bir defa ulaşamamış olması halinde anlaşmanın derhal feshedilmesinin
de özellikle çok markalı dağıtıcılar için dolaylı rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul
edilebileceği için grup muafiyetinden yararlanamayacağı belirtilmekte ve her halde,
bayilerin satış hedeflerini belirlemeye veya gerçekleştirmeye ilişkin uyuşmazlıklar için
hakeme gitme haklarının saklı tutulması gerektiğini vurgulamaktadır. Kılavuz’da ayrıca,
hedef belirlenmesine ilişkin uygulamaların ve bundan kaynaklanan prim veya cezaların
seçici dağıtım sisteminde bölge dışına yapılacak satışları kısıtlamaması gerektiği
belirtilmiştir.
(25) Kılavuz’da yer alan açıklamalardan rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul
edilebilecek haller dışında Tebliğ’in yetkili dağıtıcının hedeflere ulaşamaması durumunda
sözleşmenin feshedilmesini engellemediği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında, yeterli
mali ve ticari performans gösterilememesi fesih gerekçelerinden biri olarak sayılmakla
birlikte sözleşme feshi için öne sürülen tek gerekçe değildir. Ayrıca, hedeflerin MAİS ile
yetkili dağıtıcılar arasında mutabakat ile belirlendiği ve çeşitli dönemlerde belirlenen
hedeflerde revizyon yapılabildiği hem MAİS hem de görüşme gerçekleştirilen MAİS yetkili
servisleri tarafından ifade edilmiştir. Ayrıca, MAİS çalışanı (…..) tarafından Hukuk
Müşaviri (…..) 26.06.2013 tarihli e-postadan 2013 Nisan-Haziran döneminde DERİNER
bakımından belirlenen hedeflerin düşürüldüğü anlaşılmıştır.
(26) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, MAİS’in aylık hedef belirlemesine ilişkin
uygulamasının yetkili dağıtıcılar üzerinde baskı kurulması, onların çok markalılık veya
başka bölgelere satış yapılması gibi rekabetçi faaliyetlerinin engellenmesini
amaçlamadığı, hedeflere bir kez uyulmamasının fesih gerekçesi yapılmadığı, zaman
zaman hedef tutarlarında revizyon yapılabildiği anlaşılmış ve bu uygulamanın 2005/4
sayılı Tebliğ’e aykırılık taşımadığı kanaatine ulaşılmıştır.
15-11/154-69
6/7
I.3. MAİS’in Kendisi Haricindeki Kaynaklardan Yedek Parça Alımını Engellediği
İddiasına İlişkin Değerlendirme
(27) 2005/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin (j) bendinde bir dağıtıcı veya yetkili servisin orijinal
yedek parçaları veya eşdeğer kalitedeki yedek parçaları kendi tercih ettiği üçüncü bir
teşebbüsten satın almasının ve bunları motorlu araçların bakım ve onarımı için
kullanmasının engellenmesi sözleşmelerin tamamını grup muafiyeti kapsamı dışına
çıkaran ağır sınırlamalardan biri olarak sayılmıştır. Ancak garanti kapsamında yapılan
tamir, ücretsiz bakım ve araç geri çağırma işlerinde, motorlu taşıt sağlayıcısı kendisinin
sağladığı orijinal parçaların kullanımını zorunlu kılabilmektedir.
(28) MAİS’in yetkili servislik sözleşmesinin (…..). maddesinde aşağıdaki hüküm yer almıştır:
…..(TİCARİ SIR)….
Söz konusu ifade MAİS’in başka kaynaklardan orijinal parça alımına imkan tanımadığı
şeklinde yorumlanabilecek olsa da, MAİS’in söz konusu maddenin başka kaynaklardan
yedek parça teminini engellemediği, hükmün MAİS tarafından sağlanan Renault markalı
orijinal yedek parçalara ilişkin olduğu, sözleşmenin (…..) maddesinde ise başka
kaynaklardan temin edilen yedek parçaların faturalanmasına ilişkin esaslar getirildiği
yönündeki açıklamalarından ve Sözleşmenin (…..). maddesinden, (…..) anlaşılmıştır.
Sadece, (…..) ilgili maddede yer almıştır. Ayrıca, yetkili servisler, MAİS dışındaki başka
kaynaklardan yedek parça alımının engellenmediği, yalnızca bu parçaların farklı bir
referans numarası altında izlendiği, sağlayıcıdan başka kaynaktan elde edilen orijinal ve
eşdeğer yedek parçaların, ayrı referans kodları ile gösterilmek suretiyle, kullanımının
mümkün olduğu yönünde görüş belirtmiş olup, fatura örnekleri de bu hususu teyit etmiştir.
(29) Bu nedenlerden dolayı, MAİS’in yetkili servisleri ile yaptığı anlaşmalarda yer alan
hükümlerin MAİS dışındaki kaynaklardan eşdeğer ve orijinal parça alımını kısıtlamadığı
anlaşılmıştır. Ayrıca yapılan görüşmeler ve elde edilen belge ve bulgular sonucunda
uygulamada yetkili servislerin MAİS dışındaki tedarikçilerden de yedek parça alımı
gerçekleştirdikleri ve bunu bakım onarım faaliyetlerinde kullandıkları, ancak garanti
kapsamındaki bakım onarımlarda kullanılacak yedek parçalar için MAİS’e bağlı olunması,
yetkili servisin müşterilerine daha kaliteli hizmet verebilmek adına orijinal parça
kullanmayı tercih etmesi ve farklı bir dağıtıcı ile çalışmanın getirdiği ilave personel ve
zaman maliyetleri gibi sebeplerden dolayı alternatif tedarikçilerden yedek parça alımının
sınırlı kaldığı görülmüştür. Bu sebeple, yedek parça tedariki konusunda, MAİS’in yetkili
servis sözleşmesinde yer alan hükümlerin ve pazardaki uygulamalarının 2005/4 sayılı
Tebliğ’e aykırı olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu hususlar ışığında, dosya konusuna ilişkin olarak soruşturma açılmasına gerek
olmadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(30) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy