Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-3-1 (Nihai İnceleme)
Karar Sayısı : 15-29/420-117
Karar Tarihi : 09.07.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN,
Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER: Didem ULUÇ, İbrahim Hilmi KOÇAK, Hatice ODABAŞ BUBA
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Anadolu Endüstri Holding A.Ş.
Temsilcisi: Av. Efser Zeynep ERGÜN, Av. İsmail Ünal DOĞAN
Büyükdere Cad. No: 127 Astoria A Kule K: 6-26-27 34394
Esentepe/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Anadolu Endüstri Holding A.Ş. tarafından Moonlight Capital
S.A. kontrolündeki MH Perakendecilik ve Ticaret A.Ş.’nin çoğunluk hisselerinin
devralınması suretiyle Migros Ticaret A.Ş. üzerinde kontrolün sağlanması işlemine
izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Dosya konusu bildirim Kurum kayıtlarına en son 27.03.2015
tarihinde girmiştir.
(3) Bildirim kapsamında yapılan ön inceleme aşamasında söz konusu devralma işlemine
yönelik olarak, (…..TİCARİ SIR…..) itirazı 08.01.2015 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
(4) Yine ön inceleme aşamasında Anadolu Endüstri Holding A.Ş. (AEH) yetkilileri tarafından
24.03.2015 ve 26.03.2015 tarihlerinde taahhüt paketi sunulmuştur.
(5) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 7. maddesi ile
2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme
sonucu düzenlenen 30.03.2015 tarih ve 2015-3-1/Öİ sayılı Ön İnceleme Raporu,
Kurulumuzun 24.04.2015 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 15-21/257-M sayı ile
bildirime konu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrası uyarınca nihai
incelemeye alınmasına karar verilmiştir.
(6) Nihai inceleme kararı, başvuru sahibine 04.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Söz konusu
teşebbüs, 05.05.2015 tarihinde dosyaya erişim talebinde bulunmuş, talebin olumlu
karşılanması üzerine, teşebbüs tarafından Kurum merkezinde 14.05.2015 tarihinde
dosya incelenmiştir. Takiben AEH tarafından gönderilen birinci yazılı görüş, yasal süre
içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(7) Nihai inceleme aşamasında, (…..) tarafından yapılan itiraz ve ön inceleme aşamasında
AEH tarafından sunulan taahhütlere yönelik olarak 14.05.2015 tarih ve 2483 sayı ile ek
görüş hazırlanmıştır.
(8) AEH tarafından birinci yazılı savunmada revize edilen ve birtakım ilavelerde bulunulan
taahhüt paketine ilişkin olarak (…..) ve (…..TİCARİ SIR…..) tarafından 15.06.2015
tarihinde görüş sunulmuş, ayrıca (…..) incelemeye konu işleme yönelik 29.05.2015 tarihli
yazısı ile sözlü savunma talebinde bulunmuştur.
15-29/420-117
2/68
(9) (…..) Kurum kayıtlarına 15.06.2015 tarihinde intikal eden yazısında, (…..TİCARİ SIR…..)
şikayet edilmiştir.
(10) Son olarak, AEH tarafından 30.06.2015 tarihinde taahhüt metni güncellenmiş ve ardından
Migros Ticaret A.Ş. (MİGROS) vekili tarafından, devreden Moonlight Capital S.A.’in
(MOONLIGHT) söz konusu taahhütlere herhangi bir itirazının bulunmadığı yönündeki
beyanı 02.07.2015 tarihli yazı ile Kuruma sunulmuştur.
(11) Nihai inceleme sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde hazırlanan
03.07.2015 tarih ve 2015-3-1/Nİ sayılı Nihai İnceleme Raporu görüşülerek, dosya konusu
karara bağlanmıştır.
(12) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
AEH tarafından MOONLIGHT’ın kontrolündeki MH Perakendecilik ve Ticaret A.Ş.’nin
(MH PERAKENDECİLİK) çoğunluk hisselerinin devralınması suretiyle MİGROS üzerinde
tek kontrolün sağlanması işlemine ilişkin olarak yapılan ön incelemede ulaşılan tespit ve
değerlendirmeler ışığında;
i) Bildirime konu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi kapsamında bir devralma
olduğu,
ii) Bildirime konu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinde öngörülen ciro eşikleri
aşıldığından hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kurulun iznine tâbi olduğu,
iii) Bildirime konu işlemin bira pazarı dışındaki ilgili ürün pazarlarında 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde hâkim durum yaratılması veya mevcut hâkim
durumun güçlendirilmesi yoluyla rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğurmadığı,
iv) AEH tarafından 30.06.2015 tarihinde sunulan taahhüt ve MOONLIGHT’ın, MİGROS
üzerinde ortak kontrolün sağlanacağı ara dönemde işlem taraflarınca verilen taahhütlerin
uygulanması konusunda herhangi bir itirazının bulunmadığı, MİGROS’ta hissedar olduğu
sürece taahhütlerin AEH veya MİGROS tarafından uygulanmasına engel olmayacağına
dair 02.07.2015 tarihli beyanı ile birlikte işleme izin verilebileceği,
v) 3 numaralı taahhüdün uygulanması sürecinde ilgili teşebbüslerin hangi yöntemlerle ne
tür tedbirler alındığını içeren raporun, gerekçeli karar beklenmeksizin kısa kararın
tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ve taahhütlerin devam ettiği süre boyunca yılda bir
defa olmak üzere AEH tarafından Kuruma sunulmasının uygun olacağı,
vi) AEH’nin seçeceği denetleyici uzman ile yapılacak sözleşmenin kararda belirtilen
kriterler çerçevesinde Kurul tarafından onaylandıktan sonra geçerlilik kazanacağı,
vii) 1 ve 4 numaralı taahhütlerin şart; 2, 3 ve 5 numaralı taahhütlerin ise yükümlülük
niteliğini haiz olduğu,
viii) şartların süresi içinde hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, verilen iznin
geçersiz sayılacağı,
ix) işleme konu taahhütlerin uygulanmasını kolaylaştırmak bakımından,
a. Denetleyici uzman ile imzalanacak anlaşmaların onaylarının,
b. Uzman raporlarının değerlendirilmesi ve Kurul kararının ruhuna aykırı olmadıkça yan
taahhütlere ilişkin tali değişiklikler önerilmesi hallerinde onay işlemlerinin
yapılabilmesi için Başkanlığın yetkilendirilmesinin uygun olacağı görüşlerine yer
verilmiştir.
15-29/420-117
3/68
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İşlemin Konusu
(13) Bildirime konu işlem, taraflarca imzalanan Hisse Alım Sözleşmesi (HAS) ve Hissedarlar
Sözleşmesi (HS) çerçevesinde MOONLIGHT’ın doğrudan kontrolündeki MH
PERAKENDECİLİK’in %(…..) oranındaki hisselerinin AEH tarafından devralınması
suretiyle MİGROS üzerinde tek kontrolün sağlanmasına ilişkindir. Söz konusu devralma
işlemi iki aşamadan oluşmaktadır. Ara dönem olarak adlandırılan ilk aşamada MİGROS,
MOONLIGHT ve AEH’nin ortak kontrolünde olacaktır. Aşağıdaki tabloda, MH
PERAKENDECİLİK ve MİGROS’un işlem öncesi ve sonrası hissedarlık yapılarına yer
verilmektedir:
Tablo 1: MH PERAKENDECİLİK ve MİGROS’un İşlem Öncesi ve Sonrası Hissedarlık Yapısı
Teşebbüs
İşlem Öncesi İşlem Sonrası
Hissedarlar Hisse Oranı (%) Hissedarlar Hisse Oranı (%)
MH
PERAKENDECİLİK
MOONLIGHT 100
MOONLIGHT (…..)
AEH (…..)
Toplam 100 Toplam 100
MİGROS
MH
PERAKENDECİLİK (…..) MOONLIGHT
1 (…..)
MOONLIGHT (…..) AEH2 (…..)
Diğer (Halka Açık) (…..) Diğer (Halka Açık) (…..)
Toplam 100 Toplam 100
Yukarıdaki tabloda yer alan hissedarlık ilişkisini aşağıdaki kontrol zinciriyle özetlemek
mümkündür.
Şekil 1: İşlem Sonrası MH PERAKENDECİLİK ve MİGROS Kontrol Yapıları
(…..TİCARİ SIR…..)
(14)
(…..TİCARİ SIR…..)
(15)
(…..TİCARİ SIR…..)
1 (…..) doğrudan, (…..) ise MH PERAKENDECİLİK’te sahip olunan (…..) hisse yoluyla dolaylı olarak.
2 MH PERAKENDECİLİK’te sahip olunan (…..) hisse yoluyla dolaylı.
15-29/420-117
4/68
(16)
(…..TİCARİ SIR…..)
G.2. Taraflar
G.2.1. Devralan: Anadolu Endüstri Holding A.Ş.
(17) Yazıcılar Holding A.Ş. ve Özilhan Sınai Yatırım A.Ş. tarafından kontrol edilen AEH, anılan
şirketler ile bunların iştiraklerinden oluşan Anadolu Grubu’nun holding şirketi sıfatıyla,
faaliyette bulunmaktadır. Bu bağlamda, Anadolu Grubu bünyesindeki bira, meşrubat,
otomotiv, perakende, finans, bilişim, enerji, gıda, gayrimenkul ile sağlık sektörlerinde
faaliyet göstermekte olan şirketler AEH çatısı altında toplanmakta ve
yönetilmektedir. AEH’nin başlıca görevleri Anadolu Grubu şirketleri arasındaki
koordinasyonu sağlamak, hissedarlar adına yönetim, denetim ve kontrol fonksiyonlarını
yürütmek ve Anadolu Grubu’nun yatırım stratejisini belirlemektir.
(18) Anadolu Grubu;
- alkollü içecekler pazarında SABMİLLER OLC ve Anadolu Grubu’nun ortak girişimi olan
Anadolu Efes Biracılık ve Malt Sanayii A.Ş. (ANADOLU EFES),
- alkolsüz içecekler pazarında The Coca-Cola Company/The Coca Cola Export
Corporation ile ortak girişimi olan Coca Cola İçecek A.Ş. (CCİ),
- zeytinyağı pazarında Seef Foods S.A.R.L. ve Anadolu Grubu’nun ortak girişimi olan Ana
Gıda İhtiyaç Maddeleri San. ve Tic. A.Ş. (ANA GIDA),
- yaş sebze ve meyve pazarında Burlingtown LLP, Etap Endüstri ve Yatırım Holding A.Ş.
ile Anadolu Grubu arasında bir ortak girişim olan AEP Anadolu Etap Penkon Gıda ve
Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. (ANADOLU ETAP),
- kırtasiye malzemeleri pazarında ise Adel Kalemcilik Tic. ve San. A.Ş. (ADEL)
şirketleriyle faaliyet göstermektedir.
(19) Bunun yanında, Anadolu Grubu iştiraklerinden ANADOLU EFES’in Türkiye’deki satış ve
pazarlama faaliyetlerini yürütmekte olan Efes Pazarlama Dağıtım ve Ticaret A.Ş. (EFPA)
tarafından 2012 yılında “Ekomini” adı altında hızlı tüketim ürünlerine yönelik bir
perakende zinciri kurulmuştur. Ekomini mağazaları ile esas olarak; alkollü içki satan
noktaların içki satış ruhsatı alma konusunda yaşadığı sıkıntıların tek noktadan (EFPA
tarafından) çözümünü sağlama, satış yapan noktaların sayısının belirli bir seviyenin altına
inmesini önleyerek markalarının sayısal bulunurluğunu arttırma gibi hususlar
amaçlanmıştır3. Ekomini perakende zinciri, halihazırda 76 ilde 1.156 mağazayla faaliyette
bulunmaktadır4.
3 23.05.2012 tarih ve 12-27/795-223 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
4 , Erişim Tarihi: 25.02.2015.
15-29/420-117
5/68
G.2.2. Devredilen
G.2.2.1. MH Perakendecilik ve Ticaret A.Ş.
(20) Dosya mevcudu bilgilere göre, MİGROS’un ana ortağı olan MH PERAKENDECİLİK, gıda
ve diğer ihtiyaç ürünlerini üreticiden tüketiciye sağlamak için üreticiden toplanması,
ürünlerin sevkiyatı, boşaltılması, ayrımı, paketlenmesi, depolanması ve pazarlanması
alanlarında perakendecilik piyasasında faaliyet göstermektir. Teşebbüsün pazarda
MİGROS’taki faaliyetleri dışında başka bir varlığı yoktur.
(21) MH PERAKENDECİLİK hisselerinin tamamı MOONLIGHT’a aittir. Nihai olarak BC Funds
tarafından kontrol edilmektedir.
(22) Devralma işlemi gerçekleştiği takdirde MH PERAKENDECİLİK’in iştiraki olması nedeniyle
dolaylı olarak kontrolü AEH’ye geçecek olan MİGROS’a ilişkin bilgiler aşağıda
sunulmaktadır.
G.2.2.2. Migros Ticaret A.Ş.
(23) Dosya mevcudu bilgilere göre MİGROS, 1954 yılında İsviçre Migros Kooperatifler Birliği
ve İstanbul Belediyesi işbirliği ile kurulmuş olup 1975 yılında çoğunluk hisselerinin devri
ile Koç Holding’in kontrolüne geçmiştir. Şirket 2005 yılında Tansaş Perakende
Mağazacılık Tic. A.Ş.’nin (TANSAŞ) %70,77’sine tekabül eden hissesini devralmıştır5.
Ardından, 2008 yılında MİGROS’un %50,83 oranındaki hisseleri MOONLIGHT’ın
Türkiye’deki iştiraki olan Moonlight Perakendecilik ve Tic. A.Ş. tarafından devralınmış6;
2009 yılında ise MOONLIGHT’ın ek hisseler iktisap etmesi yoluyla MİGROS (o
dönemdeki unvanı Moonlight Perakendecilik ve Tic. A.Ş.) ve Migros Türk Ticaret A.Ş.
birleşmiş ve o tarihten itibaren teşebbüsün faaliyetleri MİGROS’un bugünkü ticaret unvanı
olan Migros Tic. A.Ş. altında yürütülmeye başlanmıştır. 2011 yılında MİGROS ve diğer
hissedarlar tarafından Şok mağazaları, Yıldız Holding A.Ş. iştirakleri Gözde Finansal
Hizmetler A.Ş. ve Bizim Toptan Satış Mağazaları A.Ş.’ye (BİZİM TOPTAN)
devredilmiştir7. Son olarak Kurulumuzun 08.05.2014 tarih ve 14-17/321-139 sayılı
kararıyla MİGROS, OMV Petrol Ofisi A.Ş.'nin maliki, intifa hakkı sahibi ya da kiracısı
olduğu akaryakıt istasyonlarında kurulu ve bayisi ya da üçüncü kişiler tarafından işletilen
akaryakıt istasyonu marketlerinin işletme hakkını devralmıştır.
(24) Halihazırda ana ortağı MH PERAKENDECİLİK olan MİGROS, nihai olarak BC Funds
tarafından kontrol edilmektedir.
(25) MİGROS, perakende sektöründe gıda, temizlik ve kişisel bakımdan oluşan hızlı tüketim
mallarının yanı sıra kırtasiye, züccaciye, beyaz eşya, kitap, konfeksiyon gibi ürünleri de
kapsayan geniş ürün portföyü ve Migros (M-Jet, M, MM, MMM, 5M), TANSAŞ (Mini, Midi,
Maxi), Macrocenter ve yurtdışında Ramstore markalarını taşıyan farklı konsepte sahip
mağazalarıyla faaliyette bulunmaktadır. Bunun yanında MİGROS, Sanal Market markası
ile çeşitli illerde online satış ve ayrıca MİGROS TOPTAN markasıyla hızlı tüketim
mallarının perakende tüketimine yönelik toptan satış da gerçekleştirmektedir.
(26) MİGROS’un 13.02.2015 tarihi itibarıyla; 69 ilde 919 Migros (322 M, 212 MM, 79 MMM,
282 M-JET, 24 5M), altı ilde 210 TANSAŞ (128 Mini, 53 Midi, 29 Maxi) ve beş ilde 29
Macro Center olmak üzere yurtiçinde 70 ilde 1.158 mağazası; yurtdışında ise Kazakistan
ve Makedonya olmak üzere iki ülkede 44 Ramstore ile toplamda 1.202 mağazası
bulunmaktadır. MİGROS’un 2008-2014 yılları arasında mağaza sayıları aşağıdaki
tabloda gösterilmektedir:
5 31.10.2015 tarih ve 05-76/1030-287 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
6 13.3.2008 tarih ve 08-24/240-76 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
7 17.08.2011 tarih ve 11-45/1044-357 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
15-29/420-117
6/68
Tablo 2: MİGROS Mağaza Sayısı
Markalar Mağaza Formatları 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014
MİGROS
M 93 112 166 239 261 299 319
2M 101 110 143 190 191 205 219
3M 44 46 53 59 66 74 79
M-Jet - - - 23 78 144 273
5M 6 7 11 16 18 21 24
MİGROS Toplam 244 275 373 527 614 743 914
TANSAŞ
Mini 133 146 128 94 127 123 128
Midi 86 97 91 60 67 54 54
Maxi 52 59 45 23 25 22 30
TANSAŞ Toplam 271 302 264 177 219 199 212
Şok 652 980 1.254 - - - -
MacroCenter 8 9 11 13 17 23 28
TOPLAM 1.175 1.566 1.902 717 850 965 1.154
(27) Yukarıdaki tablo incelendiğinde, ilk olarak MİGROS’un Şok mağazalarını devrettiği 2011
yılında Migros markası altında küçük süpermarket olarak nitelendirilebilecek olan ve M-
Jet8 adı verilen9 23 yeni mağazayla faaliyet göstermeye başladığı dikkat çekmektedir.
Bunun yanında, tüm formatlar bakımından MİGROS mağaza sayısının 2008-2014 yılları
arasında düzenli olarak arttığı görülmektedir. Özellikle 2011 yılında, M ve 2M mağaza
sayılarında görülen sıçrama ve 23 M-Jet mağazasının açılmasına bağlı olarak toplam
MİGROS mağaza sayısında büyük bir artış olduğu anlaşılmaktadır. Tablodaki en dikkat
çekici husus ise, M-Jet mağazalarındaki hızlı artıştır. 2011’de 23 olan M-Jet sayısı, 2014
yılında 279’a ulaşmıştır. Buna karşılık daha büyük satış alanına sahip bir süpermarket
formatı olan 3M ile hipermarket mağaza formatındaki 5M mağazalarının ise yıllar bazında
çok daha sınırlı bir artış gösterdiği anlaşılmaktadır.
(28) Diğer taraftan MacroCenter mağaza sayılarının düzenli bir şekilde arttığı, bununla birlikte
TANSAŞ sayısında üç format bakımından da yıllar bazında dalgalanma olduğu, ancak
TANSAŞ özelinde genel olarak bir azalma yaşandığı görülmektedir.
(29) Aşağıdaki tabloda MİGROS'un mağaza sayılarının 2008-2014 yılları arasındaki artış
oranına yer verilmektedir:
8 2012 yılında M-Jet mağazaları, 150-200 m2’lik bir satış alanında 3.100 ürün çeşidin bulunduğu, taze ürün
kategorilerini de bünyesinde barındıran, kolay ve hızlı alışveriş imkanı veren küçük süpermarketler olarak
tanımlanmıştır.
9 MİGROS 2011 Faaliyet Raporu.
15-29/420-117
7/68
Tablo 3: MİGROS Mağaza Sayısının Artış Oranı
Markalar
Mağaza
Formatları 2009 2010 2011 2012 2013 2014
MİGROS
M 20,4 48,2 44,0 9,2 14,6 6,7
2M 8,9 30,0 32,9 0,5 7,3 6,8
3M 4,5 15,2 11,3 11,9 12,1 6,8
M-Jet - - - 239,1 84,6 89,6
5M 16,7 57,1 45,5 12,5 16,7 14,3
MİGROS Toplam 12,7 35,6 41,3 16,5 21,0 23,0
TANSAŞ
Mini 9,8 -12,3 -26,6 35,1 -3,1 4,1
Midi 12,8 -6,2 -34,1 11,7 -19,4 0,0
Maxi 13,5 -23,7 -48,9 8,7 -12,0 36,4
TANSAŞ Toplam 11,4 -12,6 -33,0 23,7 -9,1 6,5
Şok 50,3 28,0 - - - -
Macro Center 12,5 22,2 18,2 30,8 35,3 21,7
TOPLAM 33,3 21,5 -62,310 18,5 13,5 19,0
(30) Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, 2009 yılında bütün mağazaların sayıları artış
göstermekle birlikte, en yüksek orandaki artış indirim mağazacılığı formatındaki Şok
mağazalarında gerçekleşmiştir. 2010 ve 2011 yıllarında ise genel olarak tüm MİGROS
markalı mağazaların sayılarında bir önceki yıla göre çok daha yüksek bir artış olmuştur.
Ancak anılan yıllarda TANSAŞ markasının tüm mağaza formatlarının artış oranının eksi
değerde olduğu göze çarpmaktadır. Bu durumun altında yatan sebebi, MİGROS’un 2011
yılı faaliyet raporunda yer alan “Şirket 2010 yılının 2. yarısında, Tansaş markasını
bölgesel bazda konumlandırma kararı almış ve bu çerçevede, Ege ve Akdeniz Bölgesi
dışındaki Tansaş mağazalarını Migros formatına dönüştürmeye başlamıştır. Dönüşüm
süreci 2011 yılının Nisan ayında tamamlanmıştır…” ifadeleri açıklığa kavuşturmaktadır.
Keza, 2010 ve 2011 yıllarında toplam Migros sayısında gerçekleşen sırasıyla %35,6 ve
%41,3 şeklindeki artış oranları da bu ifadeleri desteklemektedir.
(31) Ardından 2012 yılında, M ve 5M mağaza sayıları önceki yıllara nazaran çok daha düşük
bir artış göstermiş, bununla birlikte M-Jet mağaza sayısı %239,1 oranında son derece
dikkat çekici bir artış sergilemiştir. Ayrıca anılan yılda MacroCenter mağaza sayısında da
görece yüksek bir artış gerçekleşmiştir. Bu durum, 2012 yılında MİGROS’un MacroCenter
ve daha büyük oranda M-Jet mağazaları vasıtasıyla büyüdüğünü göstermektedir.
(32) 2013 yılında da en yüksek oranda artış, M-Jet ve Macro Center mağaza sayılarında
olmuştur. 2014 yılında ise dikkat çeken husus, genel olarak artış oranlarının bir önceki
yıla göre azalması ve yalnızca M-Jet mağazaları ile Mini ve Maxi TANSAŞ mağazalarının
bir önceki yıla nazaran daha yüksek oranda bir artış sergilemesidir.
(33) Aşağıdaki tabloda 2008-2014 yılları arasında süpermarket, indirim marketi ve
hipermarket şeklinde alt kırılımlar bazında MİGROS’un yurtiçi net satış alanı
gösterilmektedir:
10 2011 yılında toplam mağaza sayısındaki artış oranının eksi değerde görünmesinin nedeni, 2011 yılında
MİGROS tarafından Şok mağazalarının devredilmesidir. Şok mağazaları hesaba dahil edilmediği takdirde
artış oranı %10,6 şeklinde olmaktadır.
15-29/420-117
8/68
Tablo 4: MİGROS Yurtiçi Net Satış Alanı (Bin m2)
Mağaza Formatı 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014
Süpermarket 512 565 609 639 684 720 777
İndirim 118 173 239 - - - -
Hipermarket 39 44 70 99 107 112 117
TOPLAM11 669 783 917 739 790 833 894
(34) Yukarıdaki tablo incelendiğinde, MİGROS’un indirim mağazacılığı alanındaki faaliyetinin
Şok mağazalarının devriyle birlikte 2011 yılında sona erdiği anlaşılmaktadır. Bunun
yanında MİGROS’un sahip olduğu toplam net satış alanının büyük oranının süpermarket
kanalına ayrıldığı, hipermarket net satış alanının ise sınırlı kaldığı görülmektedir.
(35) MİGROS, hipermarket ve süpermarket mağazalarıyla her bir format bazında
farklılaşmakla birlikte geniş ürün portföyü, yüksek stok tutma birimi, görece düşük özel
markalı ürün oranı, büyük satış alanları ve ilave hizmet sunumlarıyla tüketicilere tek
duraklı alışveriş imkânı sağlamakta ve bu yönleriyle MİGROS mağazaları temel olarak
fiyat odaklı bir yaklaşım benimseyen indirim mağazalarından farklılaşmaktadır. Bu
anlamda MİGROS’un rakiplerinin temel olarak, yine indirim mağazacılığı alanında
faaliyetleri bulunmayan CARREFOURSA, TESCO KİPA, KİLER, REAL gibi ulusal zincir
mağazalar ile süpermarket kanalında faaliyet gösteren yerel süpermarket zincirleri olduğu
söylenebilecektir. Aşağıdaki tabloda MİGROS (indirim mağazacılığı formatında yer alan
ve 2011 yılında devredilen Şok mağazaları hariç) ile MİGROS’un rakipleri
CARREFOURSA ve TESCO KİPA’nın 2008-2013 yılları arasındaki toplam mağaza
sayılarına yer verilmektedir:
Tablo 5: CARREFOURSA ve TESCO KİPA Mağaza Sayıları
Teşebbüs 2008 2009 2010 2011 2012 2013
MİGROS 523 586 648 717 850 965
CARREFOURSA 147 186 245 243 243 244
TESCO KİPA12 96 105 121 148 191 192
(36) Tabloda görüldüğü üzere tüm yıllar bakımından MİGROS’un toplam mağaza sayısı,
pazarda en yakın rakibi olduğu bilinen CARREFOURSA mağaza sayısından oldukça
yüksektir. Tablonun başlangıç yılı olarak alınan 2008 yılında MİGROS’un toplam mağaza
sayısının CARREFOURSA ve TESCO KİPA mağaza sayıları toplamının iki katından fazla
olması dikkat çekicidir. O dönemde MİGROS’un kontrolünde olan ŞOK mağazalarının
(652 mağaza) hesaba dahil edilmediği göz önünde bulundurulduğunda, aradaki fark daha
çarpıcı bir hal almaktadır.
(37) Yıllar itibarıyla söz konusu teşebbüslerin mağaza sayıları değerlendirildiğinde 2009
yılında sayıca en fazla artışı MİGROS’un gösterdiği, 2010 yılında ise tüm teşebbüslerin
mağaza sayılarında bir önceki yıla göre daha yüksek bir artış gerçekleştiği görülmektedir.
Öte yandan, 2011 senesinde MİGROS ve TESCO KİPA mağaza sayıları artış gösterirken
CARREFOURSA’nın mağaza sayısında azalma olmuştur.
11 Alt kırılımlarda verilen değerlerin toplamının “TOPLAM” satırında yer alan değerlerle eşleşmemesi, söz
konusu satırdaki değerlerin hesaplanmasında alt kırılım değerlerinin tabloya yansıtılmayan küsuratlarının
da hesaba dahil edilmesinden kaynaklanmaktadır.
12 TESCO KİPA mağaza sayıları, teşebbüsün faaliyet raporlarına paralel olarak “esas alınan yılın Mart ayı
başı ile izleyen yılın Şubat ayı sonu” şeklindeki bir yıllık dönemlere ilişkindir.
15-29/420-117
9/68
(38) 2012 yılında MİGROS ve TESCO KİPA tabloda yer alan yıllar bazında mağaza sayısı
anlamında en büyük artışı sergilemişlerdir. MİGROS’un söz konusu artışı yeni mağaza
açmasına dayanmakla birlikte; TESCO KİPA’nın mağaza sayında bu denli artış olmasının
büyük oranda, Kurulumuzun 09.02.2012 tarih ve 12-06/185-47 sayılı kararı ile TESCO
KİPA’nın Trakya bölgesinde bulunan ve Ardaş markası altında faaliyet gösteren 21 adet
mağazanın kiracılık haklarını bazı sabit kıymetler ile birlikte devralmasından
kaynaklandığı şeklinde bir çıkarımda bulunmak mümkündür.
(39) 2013 yılında ise MİGROS sayıca bir önceki yıla göre artış göstermiş, ancak gerek
CARREFOURSA ve gerekse TESCO KİPA mağaza sayısında yalnızca bir mağaza artışı
gerçekleşmiştir. Böylece, 2008 yılında olduğu gibi söz konusu yılda da MİGROS’un
toplam mağaza sayısı CARREFOURSA ve TESCO KİPA’nın mağaza sayıları toplamının
iki katını aşmıştır.
(40) Yukarıda MİGROS hakkında verilen bilgiler özelinde MİGROS’un indirim mağazacılığı
şeklinde hizmet veren BİM, A101 gibi mağazalar hariç tutularak, süper ve hipermarket
formatında faaliyet gösteren marketler içerisinde son derece önemli bir yere sahip olduğu
görülmektedir. Bu bağlamda devre konu şirketin ülkemizde uzun yıllardır, farklı bölge ve
illerde yaygın bir şekilde faaliyet gösteriyor olması, hemen her formatta marketinin
bulunması ve bu çerçevede birçok farklı ürün grubuna hitap ederek aynı seviyedeki
rakiplerine göre en hızlı büyüyen teşebbüslerden olması önem taşımaktadır. Ayrıca
AEH’in çeşitli rakipleriyle yapılan görüşmeler çerçevesinde, MİGROS’un perakende
pazarındaki rakipleri ve geleneksel kanaldaki teşebbüslerce uygulama ve fiyatları sıkı bir
şekilde izlenen bir perakendeci olduğu da belirtilmelidir.
G.3. İlgili Pazar
G.3.1. İlgili Ürün Pazarı
(41) AEH; bağlı şirketleri, müşterek yatırımları ve sair iştirakleri ile bankacılık, kırtasiye, sigorta
acenteliği, elektrik üretim ve satış, leasing, zeytinyağı, kurumsal iş
uygulamaları/danışmanlık, içecek, spor, meyvecilik/meyve suyu, gayrimenkul, otomotiv,
sağlık, varlık yönetimi, turizm, yemek ve ambalaj sektörlerinde faaliyet göstermektedir.
MİGROS’un satışını gerçekleştirdiği ürünler dikkate alındığında, AEH’nin faaliyet alanları
içerisinde olan, alkollü içecekler pazarında ANADOLU EFES ürünleri, alkolsüz içecekler
pazarında CCİ ürünleri, zeytinyağı pazarında ANA GIDA ürünleri, kırtasiye malzemeleri
pazarında ADEL ürünleri, yaş sebze meyve pazarında ANADOLU ETAP ürünleri
arasında örtüşme olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda ilk olarak söz konusu ürün
gruplarıyla ilgili pazar bilgileri incelenmiştir.
(42) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da, ilgili ürün pazarının tespitinde dikkate
alınacak unsurlar belirtilmektedir. Buna göre ürün pazarının tespitinde, tüketicinin
gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından aynı sayılan mal ve
hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınmakta, ayrıca tespit edilen pazarı etkileyebilecek
diğer unsurlar da değerlendirilebilmektedir.
(43) Alkollü içeceklere yönelik olarak, ANADOLU EFES’in satış ve pazarlama uygulamaları
daha önce Kurulumuzun başta 22.04.2005 tarih ve 05-27/317-80 sayı, 10.04.2008 tarih
ve 08-28/321-105 sayı, 18.03.2010 tarih ve 10-24/331-119 sayılı kararları olmak üzere
birçok karara konu olmuştur. Kararlarda da belirtildiği üzere genel olarak bar, otel ve
lokanta gibi noktaların dahil olduğu “açık satış yapılan bira pazarı” (yerinde tüketim) ve
bakkal, market, büfe gibi noktaları kapsayan “kapalı satış yapılan bira pazarı” (perakende
kanalı) olmak üzere iki farklı ilgili ürün pazarı belirlenebilir. Bu bağlamda ilgili ürün
pazarlarından ilki “kapalı satış yapılan bira pazarı” olarak tespit edilmiştir.
15-29/420-117
10/68
(44) Alkolsüz içeceklere yönelik olarak, CCİ ve Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.’nin (CCSD) satış
ve pazarlama uygulamaları daha önce Kurulumuzun 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327
sayı, 14.10.2010 tarih ve 2010-3-154 sayılı kararlarına konu olmuştur. Kararlarda CCSD
tarafından satış ve dağıtım yapılan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili ürün pazarları
“kolalı içecek”, “portakallı (aromalı) gazoz”, “sade gazoz”, “paketlenmiş su”, “meyve suyu,
meyve nektarı ve meyveli içecekler”, “buzlu çay”, “sporcu içeceği”, “enerji içeceği” olarak
belirlenmiş, ayrıca pazarlar bira pazarında olduğu gibi açık ve kapalı satış ayrımına tabi
tutulmuştur. Mevcut dosyada da ürün bazında daha önce kabul edilen ilgili ürün pazarları
aynı şekilde benimsenecek ve devralmanın etkisi sayılan ürünlerdeki kapalı pazarlar
özelinde ele alınacaktır.
(45) Zeytinyağı ile ilgili daha önce Kurulumuzun almış olduğu 16.11.2000 tarih ve 00-45/475-
260 sayılı, 17.07.2003 tarih ve 03-51/577-253 sayılı, 13.07.2006 tarih ve 06-51/663-188
sayılı, 03.05.2007 tarih ve 07-37/393-153 sayılı, 18.09.2008 tarih ve 08-54/857-344 sayılı
kararlarında olduğu gibi mevcut dosya kapsamında da ilgili ürün pazarı “zeytinyağı
pazarı” olarak tanımlanmıştır.
(46) Devralmanın etkileyeceği diğer bir önemli pazar, hızlı tüketim mamülleri (HTM)
perakende pazarıdır. Kurulumuzun geçmiş birçok kararına konu olduğu üzere bu pazar
geleneksel ve organize olarak iki ayrı pazar şeklinde tanımlanmaktadır. Bu bağlamda ilgili
ürün pazarı “HTM perakende organize pazarı”dır.
(47) Devralma kapsamında etki doğurması beklenen diğer pazarlar “toptan perakende
pazarı”, “kırtasiye malzemeleri pazarı” ve “yaş sebze meyve pazarı”dır.
G.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
(48) İlgili coğrafi pazar; inceleme konusu ilgili ürün pazarlarında yer alan ürünler bakımından
pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşma, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının
bölgesel bir farklılık göstermediği göz önüne alınarak, “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.3.3. İlgili Pazarlar Bağlamında Pazar Payları
G.3.3.1. Bira Pazarı
(49) Türkiye bira pazarında, iki yerli üreticinin beraberinde az sayıda ithalatçı yer almaktadır.
Duopol bir yapıda olan pazarda ithalatın oranı %(…..) altında seyretmektedir. Geçmiş
Kurulumuz kararlarında hâkim durumda olduğu tespit edilen ANADOLU EFES’in mevcut
halde de bu konumunu koruduğu görülmektedir. Ancak son yıllarda TUBORG’un pazar
payındaki artışa paralel olarak ANADOLU EFES’in pazar payı kaybettiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda 2010 yılında yaklaşık %(…..) pazar payına sahip olan TUBORG 2011-2014
arasındaki dört yıl içerisinde ülke çapında %(…..) seviyesinde bir pazar payına ulaşmıştır.
Teşebbüslerin Türkiye pazar payıyla organize ve geleneksel pazar paylarının geçtiğimiz
yıllarda kabaca eşit olduğu, ancak son iki yılda ANADOLU EFES’in organize pazardaki
payının geleneksele, TUBORG’un ise geleneksel pazar payının organizeye kıyasen daha
yüksek olduğu tespit edilmiştir. Pazardaki diğer teşebbüsler ise son derece düşük ve
ihmal edilebilir bir payla faaliyetlerini devam ettirmektedirler.
G.3.3.2. Kolalı İçecek Pazarı
(50) Bu pazarda Coca Cola markasıyla faaliyet gösteren AEH ülke çapında yaklaşık %(…..)
pazar payına sahipken en yakın rakibi Pepsi Cola Servis ve Dağıtım Ltd. Şti.’nin
(PEPSICO) pazar payı %(…..) dolaylarındadır. Her iki teşebbüsün pazar payları
geçtiğimiz yıllara göre artarken ÜLKER’deki düşüş dikkat çekicidir. Bu pazarda AEH ve
PEPSICO geleneksel kanalda organizeye göre daha yüksek pazar paylarına sahiptirler.
Bunda özellikle indirim marketlerde satılan “özel markalı market ürünlerinin” organize
kanaldan aldığı pay etkilidir. Dosya mevcudu bilgilere göre, pazarın küçük aktörlerine ait
bu payın 2008 yılından günümüze düzenli olarak arttığı da yapılan bir başka tespittir.
15-29/420-117
11/68
G.3.3.3. Sade Gazoz Pazarı
(51) Sade gazozlara yönelik yapılan 2010-2014 yılları arasındaki döneme ilişkin analizde
PEPSICO’nun bu pazarda her iki kanalda da lider konumda olduğu tespit edilmiştir.
Organize kanal özelinde ise PEPSICO’yu ÜLKER ve Erbak Uludağ İçecek A.Ş.’nin
(ULUDAĞ) takip ettikleri ve AEH’nin bu kanalda 4. konumda olduğu görülmektedir.
Pazarda dikkat çekici husus ULUDAĞ’ın ve Niğde Meşrubat ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd.
Şti.’nin pazar payındaki artış ve AEH’deki düşüştür. AEH’nin pazarda düşen bir paya
sahip olması tespit edilen bir başka unsurdur.
G.3.3.4. Aromalı Gazoz Pazarı
(52) Aromalı gazoz pazarında 2008-2014 yılları arasındaki yedi yıllık dönem için yapılan analiz
sonucundan, AEH’nin lider konumda bulunduğu ve sırasıyla PEPSICO ile ÜLKER’in adı
geçen teşebbüsü takip ettiği görülmektedir. AEH bu pazarda geleneksel kanalda organize
kanala kıyasla çok daha yüksek bir pazar payına ulaşmıştır. PEPSICO ise son yıllarda bu
iki kanal arasındaki makası kapatmıştır. ÜLKER’in pazarda pazar payı kaybettiği ve
organize kanalda “market markalı ürünlerin” yer aldığı diğer üreticilerin payının arttığı
tespit edilmiştir.
G.3.3.5. Paketlenmiş Su Pazarı
(53) Görece rekabetçi bir yapı sergileyen paketlenmiş su pazarında NESTLE ERİKLİ şirketleri
diğer teşebbüslere göre yüksek pazar payıyla lider konumdadır. Sade ve aromalı gazoz
pazarlarında olduğu gibi, özellikle organize kanalda faaliyet gösteren, pazarda küçük
paya sahip teşebbüslerin pazar payındaki artış dikkat çekicidir. AEH ise pazarda 2.
konumda bulunmakla birlikte teşebbüsün pazar payının %10’un altında olduğu
görülmektedir.
G.3.3.6. Meyve Suyu Pazarı
(54) Paketlenmiş su pazarı kadar olmasa da çok sayıda aktörün faaliyet gösterdiği bir pazar
olan “meyve suyu” pazarında hem organize kanalda hem de geleneksel kanalda AEH
pazar lideridir. AEH’nin yıllar içerisinde pazar payı artarken geleneksel kanalda organize
kanala göre daha yüksek bir pazar payına sahip olduğu görülmektedir. Diğer üreticilerin
de belli bir büyüklüğe sahip olduğu pazarda, özellikle organize kanalda ULUDAĞ ve
PEPSICO’nun pazar payları artış göstermiştir.
G.3.3.7. Buzlu Çay Pazarı
(55) Buzlu çay pazarında PEPSICO lider konumda iken AEH pazarda ikinci durumdadır.
Ancak son iki yıldır her iki teşebbüsün de her iki kanalda pazar payları ciddi şekilde
düşmektedir. Bu noktada ÇAYKUR’un özellikle geleneksel kanalda pazara hızlı bir giriş
yaptığı anlaşılmaktadır. Pazardaki diğer teşebbüslerin organize kanaldaki yüksek pazar
payı dikkat çekici bir başka olgudur.
G.3.3.8. Enerji İçeceği Pazarı
Diğer üreticilerin belli bir büyüklüğe ulaştığı enerji içecekleri pazarında RED BULL son
birkaç yılda pazar payı kaybetmesine karşın halen lider konumdadır. Piyasada ikinci
konumda olan AEH, 2014 yılında özellikle organize kanalda pazar payı kaybetmiştir.
Benzer şekilde NATURA’nın da pazar payı kaybı yaşadığı görülmektedir.
G.3.3.9. Sporcu İçeceği Pazarı
(56) Görece küçük ve yeni gelişen bir pazar olan sporcu içeceği pazarında AEH neredeyse
tam bir tekel pozisyonunda faaliyet gösterirken, rakip üreticiler olan PEPSICO ve ÜLKER
pazardan fazla bir pay alamamaktadırlar.
15-29/420-117
12/68
G.3.3.10. Zeytinyağı Pazarı
(57) Araştırma şirketi NIELSEN’in verilerine göre zeytinyağı pazarında hem organize kanalda
hem de geleneksel kanalda, AEH en yakın rakibinin yaklaşık üç katı bir pazar payına
sahiptir. Organize kanalda TARİŞ ve KRİSTAL markalarının düşüşlerine rağmen
YUDUM’un pazar payı artışı ve geleneksel kanalda KRİSTAL’in yüksekliği dikkat
çekicidir.
(58) Diğer yandan bu pazarda genel olarak pazar payları tartışma konusudur. Zira NIELSEN
verilerinin bu pazarda önemli bir büyüklüğe tekabül eden açık pazar, toptan kanallardaki
perakende satışlar ve diğer alternatif kanalları kapsamadığı öne sürülerek aslında pazar
paylarının daha farklı bir seyir izlediği öne sürülmektedir.
(59) Bu çerçevede bir başka araştırma şirketi olan IPSOS’un tespit ettiği pazarda faaliyet
gösteren teşebbüslerin verilerine göre, AEH 2014 yılında pazardan yaklaşık %(…..) pay
almaktadır. Market markaları ise pazarda ikinci konumda gözükmektedir. YUDUM yıllar
boyunca artan payıyla 2014 senesinde %(…..)’ye ulaşırken diğer şirketlerin pazardan
%(…..) pay aldığı görülmektedir.
G.3.3.11. Kırtasiye Malzemeleri Pazarı
(60) Dosya mevcudu bilgilere göre, pazarda ADEL markasıyla faaliyet gösteren AEH yaklaşık
%(…..) paya sahiptir. Çok sayıda küçük üreticinin bulunduğu pazar görece rekabetçi bir
yapı sergilemektedir.
(61) Bildirim formunda teşebbüs yetkilileri, kırtasiye malzemeleri pazarına yönelik sektör
büyüklüğüne ilişkin bir veriye sahip olunmadığını, ancak pazarın %(…..) bağımsız küçük
işletmelerden oluştuğunu eklemişlerdir. Bu kapsamda toplam pazarın yaklaşık %(…..)
organize zincir mağaza satışlarından ve ayrıca yaklaşık %60-70 gibi bir bölümünün ithal
ürünlerden oluştuğunun düşünüldüğü ifade edilmektedir.
G.3.3.12. Yaş Sebze Meyve Pazarı
(62) Bildirim formunda AEH’nin faaliyet alanları arasında yaş sebze meyve pazarı olduğu
bilgisi verilmiştir. Bu çerçevede pazar payı tahmininde Türkiye'de yaş meyve ve sebze
pazarının büyüklüğünün 75 milyar TL olduğunun düşünüldüğü ve sektörde bu rakamın
%5'ine tekabül eden büyüklüğe sahip herhangi bir firmanın olmadığının bilindiği ifade
edilmektedir. Ayrıca, toplam yaş meyve ve sebze pazarının satış miktarı olarak
46.700.000 ton düzeyinde olduğunun tahmin edildiği, AEH’in yıllık faaliyetlerinin (…..) ton
kadar olduğu, bu faaliyetlerin toplam pazarın %(…..) denk geldiği ve söz konusu
büyüklüğün ilgili pazarın ihmal edilebilecek kadar küçük bir kısmını oluşturduğu
belirtilmektedir
G.3.3.13. HTM Toptan Pazarı
(63) Devre konu MİGROS, hızlı tüketim malları organize perakende pazarının yanı sıra,
MİGROS TOPTAN markası altında hızlı tüketim mallarının toptan pazarında da faaliyet
göstermektedir. MİGROS TOPTAN, MİGROS’tan farklı olarak catering şirketlerine,
otellere/cafe-restoran işletmelerine, kurumsal şirketlere ve özel müşterilere hizmet
vermektedir.
(64) Kurumumuzca hazırlanan Türkiye HTM Perakendeciliği Sektör İncelemesi Nihai
Raporu’nda, “HTM perakendeciliği pazarı”ndan farklı olarak ayrı bir başlık altında ele
alınan “HTM toptan perakende pazarı”nda METRO, BİZİM TOPTAN, TESPO KİPA başta
olmak üzere zincir veya bağımsız kuruluşlar faaliyet göstermektedir. Tüketim ve alışveriş
kalıpları farklı olduğu için perakende HTM pazarından ayrı bir ilgili pazar olarak
değerlendirilebilecek olan HTM toptan pazarına yönelik olarak bildirim formunda,
MİGROS'un pazardaki rakiplerinden BİZİM TOPTAN’ın toptan gıda ticareti içerisindeki
15-29/420-117
13/68
pazar payının yaklaşık %1,5 olduğunun değerlendirildiği, halka açık kaynaklardan elde
edilen bilgileri doğrultusunda adı geçen teşebbüs net satışlarının yaklaşık olarak 2,2
milyar TL olduğunun bilindiği, MİGROS TOPTAN'ın cirosunun ise yaklaşık olarak (…..)
TL olduğu göz önüne alındığında, MİGROS TOPTAN'ın pazardaki faaliyetlerinin minimal
düzeyde olduğu ve pazarda yüksek bir rekabetin varlığını sürdürdüğünün görüldüğü
vurgulanmaktadır. Bu bilgilere göre MİGROS TOPTAN’ın bu pazardaki payının %0-5
aralığında olduğu değerlendirilmektedir.
G.3.3.14. HTM Organize Perakendeciliği Pazarı
(65) Türkiye HTM Perakendeciliği Sektör İncelemesi Nihai Raporu’nda, HTM
perakendeciliğinde organize perakendenin payının giderek arttığı ve HTM perakendeciliği
içerisindeki ağırlığının 2005’te %31,26 iken 2009’da %45,51 düzeyine ulaştığı, sektörün
sergilediği büyüme trendi paralelinde 2011 yılının ilk altı ayında bu oranın %50,86
seviyesinde olduğunun tahmin edildiği belirtilmektedir.
(66) Anılan raporda, yükselen gelir seviyesi, genç nüfus ve kentleşmenin hızlı bir şekilde
artması, araç sahibi olma oranının yükselmesi gibi unsurların organize gıda
perakendeciliğinin payını artırdığı, AVM sayılarındaki artışa paralel olarak AVM’ler içinde
başta hipermarketler ve süpermarketler olmak üzere organize perakende kanalının
payının da yükseldiği, son yıllarda organize perakende sektöründe yaşanan bir diğer
gelişmeninse indirim mağazalarının yaygınlaşması olduğu noktalarına vurgu
yapılmaktadır.
(67) Yukarıda bahsi geçen raporda, mağaza formatları ayrı ayrı gösterilmiş olsa da HTM
perakendeciliği sektöründe temelde perakende ve toptan olmak üzere iki alt pazardan
bahsetmenin mümkün olduğu, organize perakende kanalının ise kendi içinde
hipermarket, süpermarket, indirim mağazacılığı formatlarının bulunduğu belirtilmiş ve bu
kapsamda yerel zincir marketlere ayrı bir başlık açılmıştır.
(68) Mevcut dosya bağlamında yapılan değerlendirme kapsamında MİGROS’a ait organize
pazar paylarına bakıldığında, MİGROS’un tek haneli pazar payını yıllardır koruduğu,
bununla birlikte 2012 sonrası pazar payının hafif bir artış eğilimine yöneldiği
görülmektedir. Ancak yine de MİGROS pazarda tek haneli bir pazar payına sahiptir
(2008-2014 yılları arasında %(…..) ile %(…..) arasında değişmiştir).
G.4. Yapılan Tespitler
G.4.1. Ön İnceleme Döneminde Sektör Temsilcileri İle Yapılan Görüşmeler
(69) MİGROS’un kontrolünün AEH tarafından devralınması işlemine ilişkin düşüncelerini
almak ve bilgi edinmek amacıyla başta devralan taraf olmak üzere sektörde yer alan
teşebbüslerin temsilcileri ile çeşitli tarihlerde Raportörlerce görüşmeler yapılmıştır. Bu
görüşmeler aşağıda kısaca özetlenmiştir.
G.4.1.1. AEH ile Yapılan Görüşme
(70) Yapılan görüşmede teşebbüs yetkilileri öncelikle, işleme izin verilmesi durumunda belirli
bir süre işlem taraflarının MİGROS üzerinde ortak kontrol uygulayacağı, ardından
MİGROS’un, AEH’nin tek kontrolüne geçeceğini vurgulamışlardır.
(71) Yetkililer AEH ve grup şirketlerinin hiçbirinin MİGROS ile aynı pazarda faaliyet
göstermediğini, grup şirketlerinden ANADOLU EFES’in yürüttüğü Ekomini franchise
sisteminin “modern bakkal” olarak ifade edilebileceğini ve bu noktaların geleneksel pazar
içinde değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla işlemin yatay anlamda yoğunlaşma
yaratmayacağını belirtmişlerdir. Öte yandan, işlemin dikey anlamda da bir yoğunlaşma
meydana getirmeyeceği, zira MİGROS’un faaliyetlerinin pazar kapama etkisi yaratacak
seviyede olmadığı ifade edilmiştir. Bu noktada bira pazarı özelinde bazı açıklamalar
15-29/420-117
14/68
yapılmış olup MİGROS’un bira satışlarının tüm kapalı perakende bira pazarının %(…..),
organize perakende satışlarının da %(…..) karşılık geldiği, bira ürününde anlık alımlara
cevap veren geleneksel kanalın organize kanala alternatif olduğu belirtilmiştir. Bira pazarı
ANADOLU EFES’in en yakın rakibi olan TUBORG bakımından incelendiğinde ise,
TUBORG’un 2010 ve 2011 yılının bir bölümünde ticari sebeplerden dolayı MİGROS’ta
bulunmadığı, buna rağmen kapalı pazar payının artarak 2014’te %(…..) seviyelerine
ulaştığı, kaldı ki Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun (TAPDK) düzenlemeleri
uyarınca noktalarda tek marka satışının (münhasırlığın) yasaklandığı ve çok marka
satışının perakendeci olan MİGROS’un maksimum ürün sunma hedefiyle de uyumlu
olduğu, ayrıca TUBORG’un MİGROS’tan dışlanmasının bira pazarında hâkim durumda
olan ANADOLU EFES’in 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine uygun davranma
yükümlülüğü ile bağdaşmayacağı, dolayısıyla bira pazarında kapamanın fiilen mümkün
olmadığı ifade edilmiştir.
(72) Kolalı içecek pazarı bakımından yapılan açıklamalarda ise MİGROS’un bu pazarda
önemli bir oyuncu olmadığı, pazarın %70’inin geleneksel, %30’unun organize kanaldan
oluştuğu, kapalı kanal toplamında kolalı içecek satışları bakımından MİGROS pazar
payının yaklaşık %(…..), organize kanalda ise %(…..)’e yakın olduğu ifade edilmiştir.
(73) Sıvıyağ ve zeytinyağı pazarına ilişkin olarak ise, organize perakende kanalında sıvıyağ
satışlarında MİGROS’un yaklaşık %(…..), zeytinyağı satışlarında ise yaklaşık %(…..)
pazar payına sahip olduğu, söz konusu iki ürün arasında tüketiciler nezdinde belirli bir
ikame olanağının bulunduğu ve bu bağlamda sıvıyağ ve zeytinyağı pazarlarının
ayrıştırılmaması gerektiği, bu pazarlar bakımından da MİGROS’un pazar kapama etkisi
yaratacak büyüklükte bir faaliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir.
(74) Öte yandan, Anadolu Grubu şirketleri, MİGROS ve diğer perakendecilerin ayrı birer
teşebbüs olduğu, işlemden sonra Anadolu Grubu’nun diğer perakendecilere ürün
vermemesi gibi bir sonucun rasyonel olmayacağı, kaldı ki rakip perakendecilere ürün
vermeme sonucu oluşacak kaybın, MİGROS’taki satışları arttırmak suretiyle telafi
edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, rakiplere ayrımcı uygulamalar yapılmayacağı
vurgulanmıştır.
(75) Money Club Kart uygulaması ile ilgili olarak ise tedarikçilerin kendileri ile ilgili kümülatif
bilgilere (örneğin kendi ürünlerinin kaç farklı tüketici tarafından satın alındığı, tüketicilerin
yaş ve cinsiyeti gibi) erişilebildiği belirtilmektedir. Bu çerçevede, MİGROS’un bu verileri
derleyerek mevcut müşterilere daha fazla avantaj sağladığı ifade edilmiştir. Kart
uygulamaları kapsamında yılda ortalama (…..) büyük genel kampanya ve (…..) adet
kişiye özel kampanya yapıldığı, ancak söz konusu uygulamalarla büyük müşteri
kitlelerinin tercihlerini yönlendirmenin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Yetkililere göre,
kişiye özel olarak atılan cep telefonu kısa mesajlarından (…..) mesajdan bir hafta içinde
sadece (…..) geri dönüş alınabilmektedir.
(76) Görüşmede son olarak tedarikçi anlaşmalarının kapsamı ve koşullarına yönelik bazı
bilgiler edinilmiştir. Bu kapsamda yetkililer tarafından anlaşmaların (…..) olarak yapıldığı,
görüşmelerin genellikle (…..) ayı gibi başladığı ve (…..) kadar sürdüğü, ürün tanıtım ve
teşhir sayısının anlaşmada yer aldığı, ancak yıl içerisinde ek anlaşmalar yapılabildiği,
hiçbir tedarikçi ile raf payı anlaşması yapılmadığı, MİGROS’un ciro bazında raf
dizilimlerini planladığı, söz konusu politikanın ve MİGROS’un ürün çeşitliliğine yönelik
vizyonunun devralma işleminden sonra da aynı şekilde devam edeceği belirtilmiştir.
15-29/420-117
15/68
G.4.1.2. Pepsi Cola Servis ve Dağıtım Ltd. Şti. ile Yapılan Görüşme
(77) Görevli raportörler, ön inceleme döneminde kolalı içecekler pazarındaki ikinci büyük
oyuncu konumunda bulunan ve aynı zamanda MİGROS’a ürün tedarik eden
PEPSICO’nun yetkilileri ile işleme yönelik itirazları ve genel olarak işlemin pazara
etkilerine yönelik görüşleri hakkında görüşme yapmışlardır.
(78) PEPSICO yetkililerince, MİGROS ile yapılan ürün tedarik anlaşma sürelerinin iki yıl
olmakla birlikte pratikte sözleşmelerin her yıl yenilendiği; bu sözleşmelerde yıl boyunca
yapılacak aktiviteler, yeni ürün reklamlarının lansmanı gibi konuların yer aldığı; ayrıca
ciro, prim, ıskonto ve listeleme gibi bedellerin yanı sıra müşteri ilişkileri yönetimi (customer
relationship management-CRM) araçlarını (Money Club Kart) kullanmak, radyo ve
mağazalardaki görseller için de MİGROS ile görüşülebildiği ifade edilmiştir. Ayrıca
yetkililerden sözleşmeye konu olmayan bazı hususların değişen şartlar nedeniyle
sonradan sözleşmeye ilave edilebildiği, örneğin belirlenen “değerli satış alanı”nın
sözleşme dönemi boyunca artıp azalabildiği, mağaza içi bulunurluk ve dolap bulunurluğu
gibi hususların da karşılıklı müzakereye dayalı olarak sonradan şekillenebildiği bilgisi
edinilmiştir. Öte yandan MİGROS’un indirimli ürünlerini tanıttığı dergisinde kendilerine yer
verip vermeme konusundaki inisiyatifin MİGROS’ta olduğu da görüşmede belirtilmiştir.
PEPSICO yetkilileri, önemli bir müşterisi olması nedeniyle MİGROS ile imzaladığı
sözleşmeler nedeniyle oluşabilecek ihtilafları yargı yoluna taşımayı tercih etmediklerini
ifade etmişlerdir.
(79) PEPSICO yetkilileri, MİGROS’un günümüzde her segmentte hizmet veren ve geniş
tüketici kitlesine hitap eden bir organize perakendeci olarak pazar için büyük önem
taşıdığını, pazar payı kaybetmeyen tek ulusal zincir olarak indirim marketleri dahil bütün
marketlerin MİGROS’u takip ettiğini, PEPSICO olarak MİGROS’ta bulunmalarının ürün
bilinirliğinde artış anlamına geldiğini ifade ederek, MİGROS’un pazardaki önemli
konumuna dikkat çekmiştir.
(80) MİGROS’un sahip olduğu Money Club Kart verisine ilişkin olarak yetkililerce, verilerin çok
detaylı bilgiler içerdiği, bu bilgiler sayesinde her türlü aktiviteye ilişkin aksiyon alınmasının
mümkün olduğu, kasalarda hangi saatte hangi üründen kaç adet alındığına kadar her
türlü verinin derlenebileceği ve verilerdeki ayrıntıların NIELSEN datalarında mevcut
olmadığı ifade edilmiştir.
(81) Son olarak görüşmede, indirim harici dönemlerde MİGROS raflarındaki ürünlerinin
fiyatlarına müdahalede bulunamadıkları, örneğin mevcut durumda bazı ürünlerin tavsiye
fiyatın üzerinde bir fiyatla satışa sunulduğu, devralma sonrası MiGROS’un fiyatlarla
oynaması durumunda buradaki stratejinin pazardaki diğer marketlere de yansıyabileceği
ifade edilmiştir. Mevcut durumda MİGROS’taki raf paylarının pazar paylarından yüksek
olduğu, ancak devralma işlemi sonrası farklı saiklerin devreye girebileceği, bu bağlamda
ürünlerin göz hizasından uzaklaştırılması gibi birtakım uygulamaların hayata
geçirilebileceği, MİGROS’un mevcut durumda tüm ürün satışlarını maksimize etme
hedefinin sadece AEH ürün satışlarını artırmak hedefine evrilebileceği öne sürülmüştür.
MİGROS’un pazara genel etkisinin, satış oranından çok daha yüksek olduğu ve bu
nedenle MİGROS’ta bulunmamadan doğan kaybın telafi edilemeyeceği yönünde görüş
bildirilmiştir.
G.4.1.3. (…..) ile Yapılan Görüşme
(82) (…..) yetkilileri ile yapılan görüşmede söz konusu devralma işlemine ilişkin olarak, (…..)
özelinde bir risk görmedikleri, Anadolu Grubu’nun kendilerine ürün vermemek gibi bir
motivasyonu olmayacağı, bununla birlikte işlemden sonra bazı ürünlerin kampanyasının
ilk kez MİGROS’ta yapılabileceği, ayrıca ıskonto, vade gibi unsurlarda MİGROS’a avantaj
sağlanabileceği ifade edilmiştir.
15-29/420-117
16/68
(83) Öte yandan, Anadolu Grubu’nun MİGROS’la bütünleşmesi sonucunda ülke genelindeki
yerel zincir marketlerin birtakım sorunlar yaşayabilecekleri ifade edilmiştir. Son olarak
(…..) yetkilileri görüşmede MİGROS’un tedarikçilerle anlaşma şartlarını bilmesinin
kendilerini rahatsız edeceğini, ayrıca CRM bilgilerinin sektör için önemli bir data
olduğunu, devralma işleminin amaçlarından birinin de bu datayı devralmak olduğunu
belirtmişlerdir.
G.4.1.4. (…..) ile Yapılan Görüşme
(84) Raportörlerin (…..) yetkilileri ile yaptığı görüşmede, öncelikle CCİ’nin alkolsüz içecekler
pazarının çoğu segmentinde hakim durumda olduğu ve AEH’in işlemle birlikte büyük bir
müşteri tabanını devralacağı ifade edilerek, (…..) devralma sonrası rakibine ürün
satmaya çalışan bir teşebbüs konumuna geleceği hususuna vurgu yapılmıştır.
(85) Teşebbüs yetkililerince, satış noktalarına ürün sevk ettiklerinde noktaların ürünlerin
MİGROS’ta satılıp satılmadığını dikkate aldıkları, dolayısıyla MİGROS’ta bulunmanın
pazarın geneli için reklam etkisi bakımından önemli olduğu, fiyat bakımından da MİGROS
ve Birleşik Mağazalar A.Ş.’nin (BİM) belirleyici konumda bulunduğu ve diğer noktaların
söz konusu iki perakendecinin davranışlarını takip ettiği ifade edilmiştir. Devralma
sonrasında MİGROS’un AEH ürünlerinin pazar payını arttırma saikiyle (…..) ve diğer
rakiplere raf payı ya da raf düzeni gibi konularda daha ağır şartlar ileri sürebileceği, (…..)
indirimli MİGROS ürünlerinin tanıtıldığı dergiye dahil etmeyebileceği ve bu durumun
teşebbüs bakımından %30-40 satış kaybı ile sonuçlanabileceği ileri sürülmüştür.
MİGROS CRM verileri ile AEH müşterilerine özel indirimler tanınabileceği, MİGROS sanal
markette (…..) ürünlerinin görünürlüklerinin azaltılabileceği ve sonuç olarak (…..) AEH’nin
MİGROS vasıtasıyla pazarı rakiplere kapatabileceğine yönelik risk vurgulanmıştır.
(86) Söz konusu endişelere binaen, işleme izin verilmesi durumunda AEH’den bazı taahhütler
alınması gerektiği, bu kapsamda MİGROS’a erişimlerinin devam etmesi, MİGROS’la
çalışma koşullarının MİGROS’un rakipleriyle paylaşılmaması, ticari anlaşma koşullarının
AEH ile paylaşılma riskine karşı MİGROS’taki mevcut koşullarının tespiti ve bu
koşullarının ağırlaşmamasının temini hususları dile getirilmiştir.
G.4.1.5. Advin Reklam Malzemeleri Danışmanlık Tercüme ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
(KRAFT) ile Yapılan Görüşme
(87) Bira pazarında üç yıldır ithalatçı olarak faaliyet gösteren ve FULLERS markası başta
olmak üzere 23 çeşit bira ile pazarda faaliyet gösteren KRAFT’ın yetkilisi raportörlerle
yaptığı görüşmede, ürünlerinin çoğunlukla yerinde tüketim kanalında tüketilmesi
nedeniyle, MİGROS veya MacroCenter’da bulunmamalarının faaliyetlerini belirgin şekilde
etkilemeyeceğini ifade etmiştir. Bununla birlikte teşebbüs yetkilisi, özellikle
MacroCenter’da bulunmanın önemli bir reklam gücü etkisi olduğuna dikkat çekmiş ve
buradaki bulunurluklarının kapalı pazardaki durumlarını olumlu etkilediğini ifade etmiştir.
G.4.1.6. Kavaklıdere Şarapları A.Ş. (KAVAKLIDERE) ile Yapılan Görüşme
(88) Alkollü içecek pazarında ağırlıklı olarak şarap üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren,
bununla birlikte bira ithalatı da gerçekleştiren KAVAKLIDERE firmasının yetkilisi,
raportörlerle yaptığı görüşmede, öncelikle devralmanın ardından AEH’nin rakip ürünlere
ne kadar adaletli davranacağının belirsizliğine vurgu yapmış, özellikle ANADOLU EFES
raf paylarının artırılması suretiyle şarap raflarının azaltılabileceği düşüncesini ifade
etmiştir.
(89) Yetkili, MİGROS’un kendileri için önemli bir müşteri olduğunu, özellikle ithal bira
kategorisinde MİGROS’ta en çok ürün bulunduran firmanın kendileri olduğunu ifade
etmiş, söz konusu teşebbüsün pazardaki gücü nedeniyle ağır ticari şartlar ileri
sürebildiğini, bu durum nedeniyle devralmadan sonra ticari koşulların daha da
15-29/420-117
17/68
ağırlaşması ihtimalinden dolayı duydukları endişeyi dile getirmiştir. Ayrıca devralma
işleminin ardından MİGROS’un fiyatlarla oynayabileceği, MİGROS’a verdikleri tavizlerin
CARREFOURSA, REAL gibi süpermarketlerle paylaşılabileceği, ayrıca AEH’nin Money
Club Kart bilgilerine ulaşmasının MİGROS’a ürün tedarik eden tüm firmalar için sakınca
teşkil ettiği, bu durumun AEH’yi rakipleri karşısında avantajlı duruma getireceği
hususlarına vurgu yapmıştır. Yetkili son olarak, işlemden sonra AEH’nin tarafsız ve adil
bir yönetim uygulaması halinde söz konusu endişelerin giderilebileceğini ifade etmiştir.
G.4.1.7. Yeni Çağdaş İhtiyaç ve Gıda Maddeleri İnş. Tic. Ltd. Şti. ile Yapılan
Görüşme
(90) İşleme yönelik değerlendirmeleri alınan teşebbüs yetkilisi, raportörle yaptığı görüşmede
organize perakende sektöründeki yoğunlaşma sürecinin bir süredir devam ettiğini,
bununla birlikte sektörde üreticilerin perakendecileri devralması sonucunda aynı
teşebbüsün hem üretici hem perakendeci olması şeklinde tezahür edecek bir oluşumun
rekabeti kısıtlayacağını ifade etmiştir.
(91) Yetkili; MİGROS’un bir üretici tarafından devralınması nedeniyle rekabetçi endişeler
taşıdıklarını belirtmiş ve devralma işlemi sonucunda tarafların birbirlerinin ticari şartlarını
bilmemesini sağlayabilecek bir gizlilik duvarı sisteminin bu işlem bakımından amacına
hizmet etmeyeceğini ifade etmiştir.
G.4.1.8. Real Hipermarketler Zinciri A.Ş (REAL) ile Yapılan Görüşme
(92) Organize perakende sektöründe MİGROS ile aynı pazarda faaliyet gösteren
oyunculardan REAL’in yetkilisi, konuya ilişkin olarak üreticinin perakendeciyi
devralmasını prensip olarak doğru bulmadıklarını ifade etmiştir. Bununla birlikte, işlemden
sonra AEH’nin ürünlerini rakip perakendecilere vermeme gibi bir yöntem izlemesine
ihtimal vermedikleri ifade edilerek, devralmanın pazarda rekabeti çok fazla
etkilemeyeceği görüşü paylaşılmıştır. Öte yandan yetkili; AEH’nin rakiplerle hangi ticari
koşullarda çalıştığını MİGROS’un bilecek olmasının kendileri bakımından sorun teşkil
etmeyeceğini, zira ticari koşullar bakımından rakipler arasında büyük bir fark
bulunmadığını; ayrıca AEH’nin kurumsal bir firma olması nedeniyle, her bir ürün
segmentine yönelik ticari ilişkilerini birbirinden ayrı tutabildiği ve işlemden sonra adil
davranacağı kanısını taşıdığını belirtmiştir.
G.4.1.9. (…..) ile Yapılan Görüşme
(93) İnceleme kapsamında görüşülen, zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren ve aynı
zamanda MİGROS’a ürün tedarik eden (…..) yetkilisi, öncelikle zincir mağaza ve bayi
kanalı olmak üzere iki kanaldan satış yaptıklarını ve zincir mağaza satışlarının (…..)
MİGROS üzerinden gerçekleştiğini ifade etmiştir. Teşebbüs yetkilisi, söz konusu miktarın
Türkiye toplam satışlarının (…..) teşkil ettiğini belirterek, MİGROS’un kendileri için çok
önemli bir müşteri olduğuna vurgu yapmıştır.
(94) Yetkili, işlemden sonra MİGROS’un ticari şartları zorlaştırmak suretiyle rakipleri
mağazalardan çıkarabileceğini; bu durumda, MİGROS’un; ANA GIDA’nın KOMİLİ ve
KIRLANGIÇ markaları ile butik markaları ve private label ürünü olmak üzere toplamda
dört ürün ile faaliyet göstereceği yönünde tüketici algısı oluşacağını ifade etmiştir. (…..),
MİGROS’tan çıkarılmaları durumunda toplam satışlarının (…..) kaybedecekleri
hususunun ve bu kayıplarını başka bir kanaldan telafisinin mümkün olmadığının altını
çizmiştir.
15-29/420-117
18/68
(95) Öte yandan, zeytinyağı pazarına yönelik bağımsız pazar araştırma şirketi olan IPSOS’un
verilerinde yer alan “açık pazar” kalemine yönelik olarak teşebbüs yetkilisinden bilgi
alınmış olup, söz konusu pazarın ağırlıklı olarak “beyaz teneke” olarak tabir edilen
markasız ürünlerden oluştuğu, bu ürünlerin laboratuvar denetimlerinden geçmeden
piyasaya sunulduğu ve tüketicilerde oluşan bu ürünlerin daha sağlıklı olduğu şeklindeki
yanlış algıdan faydalanıldığı ifade edilmiştir. Açık pazarın nicelik olarak organize kanal
kadar hacme sahip olduğu, ancak bu ürünlerin nitelik olarak organize kanaldan tamamen
farklı olduğu ve açık pazarın organize kanala ikame olamayacağı özellikle vurgulanmıştır.
G.4.1.10. (…..) ile yapılan görüşme
(96) (…..) yetkilisi raportörlerle yaptığı görüşmede, AEH’nin zeytinyağı pazarında Komili ve
Kırlangıç’ın yanında Sezai Ömer Madra markasıyla faaliyet gösterdiğini, kendilerinin
işlemle ilgili en büyük endişelerinin bilgi değişimi riski olduğunu belirterek, MİGROS’un,
Türkiye’nin en büyük zeytinyağı perakendecisi olduğunu (pazarın yaklaşık %20’si) ve
işlemden sonra tedarikçilerine tarafsız davranmasının sektör açısından önem arz ettiğini
ifade etmiştir.
(97) (…..) yetkilisi tüketici alışkanlığı araştırmalarına göre organize perakende sektöründe
mağazaya giren her beş müşteriden sadece birinin aradığı ürünü bulamadığında mağaza
değiştirdiğini, diğer dört müşterinin ise mağazada o anda bulduğu ürünü aldığını
vurgulayarak, perakende sektöründe bulunurluğun önemine işaret etmiştir. Buna göre
(…..) MİGROS’ta bulunması marka imajlarına önemli katkı sağlayan bir unsurdur.
(98) (…..) yetkilisi, NIELSEN’in açık pazarı ölçümlemediği gibi Anadolu’yu da çok sağlıklı
ölçümlemediğini belirtmiş, bununla birlikte IPSOS ölçümleme sistemine oranla NIELSEN
verilerinin organize perakende pazarını daha sağlıklı gösterdiğini öne sürmüştür.
(99) Açık pazara ilişkin olarak, söz konusu pazarın markasız beyaz teneke satışlarından
oluştuğu, bu pazarın organize kanaldan büyük olduğu, ancak organize kanala ikame
olmadığı, açık pazar dışarıda tutulduğunda organize kanalın toplam pazarın %80’ini
oluşturduğu belirtilmiştir.
(100) Ayrıca (…..) yetkilisi, MİGROS’ta bulunmamalarından dolayı telafi edemeyecekleri kaybın
tüketici ile olan temasları olduğunu, MİGROS tüketicisinin kendileri için çok değerli
olduğunu ifade etmiştir.
(101) Görüşmede son olarak, özel markalı ürünlerde tüketiciye alternatif sunulursa pazarı
büyütmek konusunda bir motivasyon oluşacağı, ancak sunulmazsa bu pazarın
daralacağı; öte yandan BİM’in henüz zeytinyağı pazarında potansiyelini kullanmadığı,
potansiyelini kullanması durumunda pazarda çok önemli bir oyuncu haline geleceği
vurgulanmıştır.
G.4.2. (…..) Tarafından Öne Sürülen İddialar
(102) Ön inceleme döneminde (…..TİCARİ SIR…..), söz konusu devralma işlemi ile ilgili olarak
bir itiraz başvurusunda bulunmuştur.
(103) Söz konusu yazıda;
(…..TİCARİ SIR…..)
belirtilerek işleme izin verilmesine karşı olduklarının altı çizilmiştir.
15-29/420-117
19/68
(104) Bunun yanında, Kurulumuz devralmayı şartlı bir şekilde onaylayacak olursa, işlem
taraflarına davranışsal tedbirler getirmesi, söz konusu tedbirlerin işlem öncesi (…..)
rekabet düzeyini koruyacak ve işlem sonrası rekabetçi endişeleri tamamen giderecek
spesifik koşul ve yükümlülükleri açık ve kesin bir şekilde içermesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu kapsamda işlemle ilgili;
(…..TİCARİ SIR…..)
gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
(105) (…..) Kurum kayıtlarına daha sonra giren ek görüş yazısında ise (…..TİCARİ SIR…..)
iki görüş bildirmiştir. (…..) görüşte (…..) tarafından sunulan ilk görüş yazısındaki
hususlardan farklı olarak;
(…..TİCARİ SIR…..)
vurgulanmıştır.
(106) (…..TİCARİ SIR…..) görüşünde ise temel olarak;
(…..TİCARİ SIR…..)
ifade edilmiştir.
G.4.3. (…..) Tarafından Öne Sürülen İddialar
(107) Ön inceleme döneminde AEH’nin (…..) pazarındaki rakibi (…..) söz konusu devralma
işlemi ile ilgili olarak Kurumumuza gönderdiği görüş yazısında;
(…..TİCARİ SIR…..)
- 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesine aykırı olmasına rağmen devralma başvurusuna izin
verilmesinin söz konusu olması durumunda muhtemel rekabeti bozucu uygulamaların
15-29/420-117
20/68
gerçekleşmesini önlemek amacıyla bazı tedbirlerin ve şartların öngörülmesinde fayda
görüldüğü
hususlarına dikkat çekilmiştir.
G.5. Değerlendirme
G.5.1. 2010/4 Sayılı Tebliğ Kapsamında Değerlendirme
(108) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde kontrolde kalıcı
değişiklik meydana getirdiği takdirde; “bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da
bir kısmının doğrudan veya dolaylı kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın
alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya
halihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir ya da daha fazla kişi tarafından
devralınması birleşme devralma sayılmaktadır.” hükmü yer almaktadır.
(109) 2010/4 sayılı Tebliğ’in anılan maddesinin üçüncü fıkrasında ise, “Bağımsız bir iktisadi
varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması, bu
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma işlemidir.” ifadeleri
bulunmaktadır. Bu hüküm çerçevesinde bir ortak girişimin 2010/4 sayılı Tebliğ
kapsamında devralma sayılabilmesi için ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması
ve ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması şeklinde iki unsurun
birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
(110) Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’un (Kontrol
Kılavuzu) 50. ve devamı paragraflarında ise bir ortak girişimde ortak kontrolden söz
edilebilmesi için tarafların eşit oy hakkına sahip olması, stratejik kararların alınmasında
veto haklarının bulunması ya da oy haklarının ortaklaşa kullanılması gibi şartların
sağlanması gerektiği düzenlenmiştir.
(111) Bildirime konu işlem bakımından, işlem gerçekleştiği takdirde ilk aşamada MİGROS’un
MOONLIGHT ve AEH’nin ortak kontrolünde olup olmayacağı hususunun
değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
(112) Söz konusu işlemin tamamlanmasıyla birlikte, ara dönemde MOONLIGHT ve AEH
MİGROS’ta eşit oranda (%(…..)) hisse sahibi olacaktır. Bunun yanında HS’nin 3. maddesi
uyarınca (…..TİCARİ SIR…..) Ayrıca, HS’nin 3.6. maddesi uyarınca (…..TİCARİ SIR…..)
Diğer taraftan aynı sözleşmenin 4. maddesinde; (…..TİCARİ SIR…..) hükme
bağlanmıştır.
(113) Yukarıdaki hususlar birlikte ele alındığında ara dönemde MİGROS’un MOONLIGHT ve
AEH’nin ortak kontrolünde olacağı görülmektedir. Bu noktada, ara dönemin en fazla (…..)
sürecek olması ve bu dönem sonunda MİGROS’un kontrolünün kendiliğinden AEH’ye
geçecek olması önem taşımaktadır. Zira bu hususlardan hareketle bildirim formunda, ilk
aşamada ortak kontrolün kalıcı bir şekilde kurulmadığı ve tarafların asıl niyetinin AEH’nin
MİGROS’un üzerinde tek kontrol sağlaması olduğu vurgulanmakta; bu itibarla AB
Komisyonunun (Komisyon) BS/BT13 ve Albacom14 kararları ile Kontrol Kılavuzu’nun ilgili
hükümlerine atıfta bulunulmaktadır.
(114) Anılan kararlar incelendiğinde; Komisyonun ortak kontrolün yalnızca ortak girişimin
kuruluşundan sonraki üç yıl için söz konusu olması ve daha sonra ana teşebbüslerden
birinin kontrolü ele geçirmesini, ortak kontrolün kalıcılığı bakımından yeterli bulmadığı ve
yapılan başvuru kapsamında tek kontrolün devralındığına hükmettiği anlaşılmaktadır.
13 Komisyonun 28.03.1994 tarih ve IV/M.425 sayılı kararı.
14 Komisyonun 15.09.1995 tarih ve IV/M.604 sayılı kararı.
15-29/420-117
21/68
(115) Konuya ilişkin olarak Kontrol Kılavuzu’nun 27. paragrafında, hedef şirket üzerinde belirli
bir geçiş dönemi için sağlanan ortak kontrolün, hukuken bağlayıcı olan anlaşmalar
uyarınca ortak kontroldeki hissedarlardan birinin tek kontrolüne dönüşecek olması
durumunda, kontrolde kalıcı değişiklik oluşmadığından işlemin bütününün tek kontrolün
devralınması şeklinde kabul edilebileceği belirtilmektedir. Bununla birlikte, ortak kontrolün
pazarın yapısı üzerindeki etkilerini göz ardı etmemek için bu dönemin genelde bir yılı
aşmamasının ve ortak kontrol döneminin geçici olmasının beklendiği de ifade edilmiştir.
(116) Diğer taraftan benzer bir durumun söz konusu olduğu 09.05.2007 tarih ve 07-39/439-159
sayılı Kurulumuz kararında, ilgili işlem tek başına kontrolün devralınması olarak
değerlendirilmemiş olup bu durumun gerekçesini, tarafların ortak kontrolün geçiciliği
konusundaki niyetinin bir anlaşma hükmüyle hukuki bağlayıcılığa kavuşmaması
oluşturmuştur.
(117) Bildirime konu işlemde ise,
(…..TİCARİ SIR…..)
tarafların nihai amacının MİGROS üzerinde kalıcı bir ortak kontrol sağlamaları değil,
AEH’nin MİGROS üzerinde tek kontrol sağlaması olduğu noktasında tereddüde yer
bırakmamaktadır. Bu bağlamda, gerek Komisyonun yukarıda değinilen kararları ve
gerekse Kurulumuz kararının gerekçesi doğrultusunda, bildirime konu işlemin 2010/4
sayılı Tebliğ kapsamında AEH tarafından MİGROS’un tek kontrolünün devralınması
şeklinde kabul edilmesinin gerektiği değerlendirilmektedir. Kontrol Kılavuzu’nda geçen
“…bu döneminin genelde bir yılı aşmamasının ve ortak kontrol döneminin geçici
olmasının beklendiği” ifadesi de bu yönde değerlendirmede bulunmaya engel teşkil
etmemektedir. Zira ifadenin lafzından, ortak kontrol uygulanacak sürenin bir yılı
aşmasının tek başına ortak kontrolü geçici olmaktan çıkarmayacağı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla işlemle ilgili yapılan incelemede AEH’nin MİGROS üzerinde tek kontrol
sağlayacağı kabul edilmektedir.
(118) Öte yandan, tarafların 2013 yılı ciro bilgileri incelendiğinde, Dünya ciroları toplamının
(…..) TL, Türkiye ciroları toplamının ise (…..) TL olduğu görülmektedir. Bu çerçevede,
işlem taraflarının cirolarının 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinde yer alan eşikleri aştığı
ve bu nedenle işlemin Kurulumuzun iznine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
G.5.2. Devralma Analizi
(119) 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde “Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum
yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü
yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da
kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını
ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap
durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır.” denilerek
birleşme/devralma işlemlerinin rekabet hukuku açısından sınırları çizilmektedir.
15-29/420-117
22/68
(120) AEH’nin faaliyet alanları arasında MİGROS tarafından satışa sunulan ürün gruplarından
bira, kolalı içecek, aromalı gazoz, sade gazoz, paketlenmiş su, meyve suyu, meyve nektarı
ve meyveli içecekler, buzlu çay, sporcu içeceği, enerji içeceği, zeytinyağı, kırtasiye
malzemeleri ve yaş sebze-meyve bulunmaktadır. Ayrıca devralma işlemi, organize
perakende pazarını ve toptan organize pazarını da etkilemektedir. Bu nedenle
devralmanın etkileri bağlamında yukarıda anılan pazarlara yönelik inceleme yapılmıştır.
(121) MİGROS’un AEH tarafından devralınması işlemi temel olarak bir dikey devralma işlemidir.
Dikey birleşmeler “tedarik zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler
arasında gerçekleştirilen işlemler” olarak tanımlanmaktadır. Rekabet hukukunda genel
kabul gördüğü şekilde dikey devralmalar yatay devralmalar kadar rekabetçi endişe
yaratmasa da bazı hususlarda rekabetçi endişeler doğurabilmektedir. Bu nedenle ilerleyen
bölümlerde söz konusu endişelerin ortaya çıkıp çıkmayacağı değerlendirilecektir. Söz
konusu değerlendirme için “Yatay Olmayan Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi
Hakkında Kılavuz (Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu) yol gösterici nitelikte olup
aşağıda anılan Kılavuz inceleme konusu devralma özelinde önem taşıyan noktalar
ışığında özetlenmektedir.
G.5.3. Yatay Olmayan Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında
Kılavuz
(122) Rekabet hukukunda farklı ilgili ürün pazarlarında faaliyet gösteren teşebbüsler arasında
gerçekleşen birleşme ve devralma işlemleri yatay olmayan birleşme ve devralmalar olarak
tanımlanmaktadır. Söz konusu işlemler hakkında yapılacak değerlendirmelerde dikkate
alınacak genel ilkeler Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu ile Kurulumuz tarafından
belirlenmiştir.
(123) Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda yatay olmayan birleşmeler, dikey birleşmeler ile
çok pazarlı birleşmeleri kapsayıcı olarak ele alınmıştır. Dikey ticari ilişkiler bağlamında bir
ürün veya hizmetin üretimi, dağıtımı ve perakende satışı seviyelerinde faaliyet gösteren
teşebbüslerin aralarında gerçekleşecek olan birleşmeler dikey birleşmeler kapsamında
değerlendirilmektedir. Dikey birleşmelerin değerlendirilmesinde birleşme tarafı olan
teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri pazarlar genel olarak alt pazar ve üst pazar olarak
ayrıma tabi tutulmakta, üst pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin, alt pazarda faaliyet
gösteren teşebbüslere girdi sağladıkları kabul edilmektedir.
(124) Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda işleme taraf teşebbüslerin ürün ya da
faaliyetlerinin birbirini tamamlayıcı olduğu yatay olmayan birleşmeler sonucu, çifte tekelci
fiyatlamanın ortadan kaldırılması, pazarın belirli bir seviyesinde hizmet kalitesi ya da
inovasyonun artması, ürün satış ve dağıtım süreçlerindeki işlem maliyetlerinin azaltılması,
tüketicilere tek duraklı alışveriş imkanı sunulması gibi birtakım etkinlik kazanımlarına yer
verilerek, bu birleşmelerin yatay birleşmelere kıyasla hâkim durum yaratmaya veya
mevcut bir hâkim durumu güçlendirmeye yönelik olarak rekabeti önemli ölçüde azaltma
ihtimalinin daha düşük olduğu ifade edilmiştir.
(125) Bununla birlikte bazı durumlarda üst ya da alt pazardaki teşebbüslerin birbirleri için ciddi
potansiyel rakipler olabileceğine dikkat çekilerek, bu tür birleşmelerin hâkim durum
yaratma veya mevcut bir hâkim durumu güçlendirme ve bunun sonucunda rekabeti önemli
ölçüde azaltabilme potansiyeli ihtiva ettikleri ifade edilmiştir. Söz konusu Yatay Olmayan
Birleşmeler Kılavuzu’nda bu etkiler;
- Yatay olmayan birleşmenin mevcut ve potansiyel rakiplerin tedarik kaynaklarına ya da
pazarlara erişiminin güçleştirilmesi veya engellenmesi ve bu yolla söz konusu rakiplerin
rekabet edebilme imkânı ve/veya güdüsünün azaltılmasına (pazar kapama) yol
açabileceği durumlar (tek taraflı etkiler),
- Önceden davranışları arasında koordinasyon bulunmayan teşebbüslerin, birleşme
15-29/420-117
23/68
sonrasında koordinasyon yoluyla fiyatları yükseltme ya da rekabeti azaltma ihtimallerinin
önemli ölçüde artması (koordinasyon doğurucu etkiler)
olarak iki gruba ayrılmıştır.
(126) Pazar kapama etkisi olarak ifade edilen tek taraflı etkiler, birleşme nedeniyle mevcut ve
potansiyel rakiplerin tedarik kaynaklarına ya da pazarlara erişiminin engellenmesi
sonucunda rakiplerin rekabet edebilme imkânı ya da güdüsünün azaltılmasını ifade
etmektedir. Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda pazara girişleri veya pazardaki
mevcut oyuncuların büyümelerini zorlaştırmanın yanı sıra rakipleri pazardan dışlayıcı bir
etki de oluşturan pazar kapama;
- Birleşme sonrasında birleşik teşebbüsün, alt pazardaki rakiplerin ihtiyacı olan önemli
girdilere erişimini kısıtlaması ve bu yolla rakiplerin maliyetlerini artırması sonucu oluşan
girdi kısıtlaması (input foreclosure),
- Birleşme sonrasında birleşik teşebbüsün, üst pazardaki rakiplerin yeterli müşteri
tabanına erişimini kısıtlaması sonucu oluşan müşteri kısıtlaması (customer foreclosure)
olarak iki grupta incelenmektedir.
(127) Ayrıca Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda söz konusu iki etki haricinde dikey
birleşmelerin, birleşik teşebbüse alt ve üst pazardaki rakipleri hakkında kritik ticari bilgilere
erişim imkânı sağlaması sonucunda, bazı tek taraflı etkilerin ortaya çıkmasına neden
olabileceği ifade edilerek, dikey birleşme sonucunda alt pazardaki rakibinin sağlayıcısı
olan bir teşebbüsün rakipleri hakkında elde edeceği bilgiler neticesinde alt pazarda fiyatları
yüksek tutması ya da dikey bütünleşik teşebbüsün elindeki kritik bilgilere erişim imkanının,
rakiplerin pazara girişlerini veya pazar genişletmelerini engelleme ihtimali bu duruma
örnek olarak gösterilmiştir.
G.5.3.1. Girdi Kısıtlaması
(128) Birleşik teşebbüsün birleşme sonrasında sağlayıcısı olduğu girdilerin alt pazardaki
rakiplere arzını sınırlaması ile ortaya çıkan girdi kısıtlaması, rakiplerin birleşme
öncesindeki durumdakine benzer fiyat ve koşullarda girdi temin etmelerini zorlaştırarak
rakiplerin maliyetlerini artırabilmektedir. Buradaki temel rekabetçi endişe, girdi kısıtlaması
sonucu rakiplerin artan girdi maliyetleri sonucu birleşik teşebbüsün tüketiciye uyguladığı
fiyatları kârlı bir şekilde artırması ve böylelikle ortaya çıkan pazar kapama etkisinin tüketici
zararına yol açmasıdır.
(129) Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda girdi kısıtlamasına ilişkin olarak;
- Birleşik teşebbüsün alt pazarda girdilere erişimi önemli ölçüde kısıtlama imkânı olup
olmadığı,
- Birleşik teşebbüsün girdi kısıtlama güdüsü olup olmadığı,
- Girdi kısıtlaması sonucu oluşacak pazar kapama uygulamasının alt pazardaki rekabeti
önemli ölçüde bozup bozmayacağı
hususlarının değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
(130) Girdi kısıtlaması, alt pazardaki mevcut ve potansiyel rakiplere girdi sağlamanın tamamen
durdurulması, girdi miktarının sınırlandırılması, satış fiyatının yükseltilmesi veya arz
koşullarının birleşme öncesi duruma kıyasla dezavantajlı hale getirilmesi şeklinde ortaya
çıkabilir ve bunun sonucunda ilgili ürünlerin alt pazar için önemli bir girdi olması
durumunda pazar kapama etkisi meydana gelebilir. Söz konusu etki, birleşme sonrası
oluşacak dikey bütünleşik teşebbüsün üst pazardaki pazar gücü ile yakından ilişkilidir.
15-29/420-117
24/68
(131) Birleşik teşebbüs haricindeki bağımsız girdi sağlayıcılarının etkinlik seviyesinin görece
düşük olması, daha az tercih edilen alternatifler sunmaları, kapasite kısıtları veya ölçeğe
göre azalan getiri sebebiyle girdi arzındaki azalma karşısında girdi üretimini
artıramamaları gibi durumlar, alt pazarın girdi kısıtlamasından olumsuz etkileneceğine
ilişkin gösterge niteliğindedir.
(132) Girdi kısıtlamasına ilişkin ikinci unsur olan kısıtlama güdüsü, birleşik teşebbüs bakımından
kısıtlamanın ne ölçüde kârlı ve rasyonel olacağı ile bağlantılıdır. Bu unsurun
değerlendirmesinde dikkate alınacak husus, rakiplere uygulanan girdi kısıtlaması sonucu
gerçekleşecek kâr kaybının kısa ya da uzun vadede alt pazardaki satışları artırarak
tüketicilere uygulanan fiyatları yükseltmek suretiyle telafisinin mümkün olup olmadığıdır.
Dolayısıyla üst pazardaki kâr kaybı ile alt pazardaki telafi imkanının karşılaştırılması
gerekmektedir.
(133) Birleşik teşebbüsün alt pazardaki rakiplerinin maliyetini artırma güdüsü, alt pazardaki
talebin dışlanan rakiplerden birleşik teşebbüse hangi oranda kayacağına bağlıdır. Söz
konusu girdinin alt pazardaki ürünlerin önemli bir parçası olması ve alt pazardaki rakipler
için maliyetin önemli bir kısmını oluşturması halinde, girdi kısıtlamasının alt pazardaki
olumsuz etkisinin artması beklenmektedir. Öte yandan, birleşik teşebbüsün alt pazarda
sahip olduğu pazar payı ne kadar büyükse artan kâr marjını yansıtacağı satışların miktarı
ve böylece girdi kısıtlama güdüsünün o kadar yüksek olacağı varsayılmaktadır. Yatay
Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda bu konuya ilişkin olarak, birleşik teşebbüsün belirli bir
alt pazara odaklanma şansının düşük olduğu ölçüde, girdi fiyatını yükseltme güdüsünün
fazla olmayacağı vurgulanmaktadır.
(134) Söz konusu pazar kapama etkilerinin yanı sıra Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda
alt pazarda yeterli oranda alıcı gücü bulunması veya üst pazarda gerçekleşecek olası
girişlerin etkin rekabeti sağlayabilme ihtimalinin dikey birleşmeler bakımından dengeleyici
faktör olarak dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca girdi kısıtlanmasının
meydana getireceği olumsuz etkilerin, birleşmeden kaynaklı bazı etkinlik kazanımları ile
bertaraf edilebileceği vurgulanmıştır.
G.5.3.2. Müşteri Kısıtlaması
(135) Dikey birleşmeler sonucu birleşik teşebbüsün alt pazarda da faaliyet gösterecek olması
sebebiyle, üst pazardaki mevcut ve potansiyel rakiplerin önemli büyüklükteki müşteri
tabanına erişimi kısıtlanabilir. Özellikle alt pazarda kayda değer pazar gücü bulunan bir
teşebbüsle birleşme durumunda müşteri kısıtlaması yoluyla rekabetin engellenmesi
ihtimali bulunmaktadır. Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda müşteri kısıtlamasına
ilişkin olarak;
- Birleşik teşebbüsün üst pazardaki rakiplerden yapacağı alımları azaltarak onların alt
pazarlara erişimi açısından pazarı kapama imkânı,
- Birleşik teşebbüsün üst pazardaki rakiplerden yapacağı alımları azaltması yönünde bir
güdüsü,
- Bu yöndeki bir pazar kapama uygulamasının alt pazardaki tüketiciler üzerinde olumsuz
etkileri olup olmayacağı,
hususlarının değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
(136) Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda müşteri kısıtlamasına örnek olarak, birleşik
teşebbüsün alt pazardaki biriminin, tüm girdi alımlarını üst pazardaki biriminden
sağlamaya ve böylece üst pazardaki rakiplerden alım yapmayı durdurmaya ya da
rakiplerden daha az alım yapmaya yönelmesi ihtimaline yer verilmektedir.
15-29/420-117
25/68
(137) Müşteri kısıtlamasının bir başka sonucu ise alt pazardaki birimin birleşme öncesindeki
duruma göre girdileri rakipler bakımından daha dezavantajlı olacak koşullarda temin
etmeye başlamasıdır.
(138) Müşteri kısıtlamasının rekabet bakımından bir endişe yarattığının kabul edilebilmesi için
söz konusu dikey birleşmenin tarafı olan alt pazar biriminin önemli bir müşteri olması ve
alt pazarda ciddi pazar gücüne sahip olması gerekmektedir. Bu noktada üst pazardaki
rakiplerin alternatif sağlayıcılara yönelme ihtimali rekabetçi endişeleri azaltan bir faktör
olarak dikkate alınmaktadır.
(139) Müşteri kısıtlaması ile ilgili yapılacak değerlendirmede üst pazardaki rakip teşebbüslerin
alt pazardaki satış seviyelerini korumak amacıyla, agresif biçimde fiyatlama yapmak gibi
birtakım karşı stratejilerin etkili ve zamanında hayata geçirilebilme ihtimali de dikkate
alınacaktır.
(140) Öte yandan alt pazara erişimi kısıtlama güdüsünün varlığı, birleşik teşebbüs bakımından
kısıtlamanın ne ölçüde kârlı olacağı ile doğrudan bağlantılıdır. Bunun için birleşik
teşebbüs, gerçekleştireceği fiyat artışı ile üst pazardaki rakiplerden girdi temin etmemesi
durumunda karşılaşacağı zararı telafi edebiliyor olmalıdır. Fiyat artışının yaratacağı etki,
birleşik teşebbüsün alt pazarda görece yüksek pazar payına sahip olması durumunda
daha fazladır.
(141) Söz konusu müşteri kısıtlamasının, üst pazardaki rakiplerin maliyetinin artması sonucunda
alt pazardaki rakipleri olumsuz etkilemesi ihtimali de bulunmaktadır. Böyle bir durumda
müşteri kısıtlaması sonucu üst pazarda yer alan rakiplerin gelirlerindeki düşüş, zamanla
yayılma etkisi gösterebilecek ve tüketici zararına sebep olabilecektir.
(142) Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’na göre bir dikey birleşmenin üst pazarda hâkim
durum yaratacağını veya mevcut bir hâkim durumu güçlendireceğini ve bunun sonucunda
rekabeti önemli ölçüde azaltacağını ileri sürebilmek açısından, üst pazardaki toplam çıktı
miktarının önemli bir kısmının söz konusu birleşmeden etkilendiğinin ortaya konulması
belirleyicidir. Bu noktada, girdi kısıtlamasına benzer şekilde bazı dengeleyici faktörlerin
varlığı müşteri kısıtlamasının olumsuz etkilerini bertaraf edebilir. Söz konusu dengeleyici
unsurlar, alıcı gücünün bulunması, etkin rekabete katkı sağlayabilecek olası yeni girişler
ve birleşmeden kaynaklı etkinliklerdir.
- Koordinasyon Doğurucu Etkiler
(143) Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda dikey birleşmelerin birtakım koordinasyon
doğurucu etkiler yaratabileceğine işaret edilmektedir. Buna göre, bir dikey birleşmenin
pazar kapamaya yol açacağının ortaya konulması durumunda, sadece rakiplerin
sayısındaki azalmanın bile pazarda kalan diğer teşebbüslerin koordinasyon kurmasını
kolaylaştırması mümkün olabilecektir. Ayrıca bu kapsamdaki bir işlemin, pazardaki
teşebbüsler arası simetriyi ve pazar şeffaflığını da artırabileceği değerlendirilmelidir.
(144) Dikey birleşmelere yönelik işaret edilen diğer bir rekabetçi endişe ise birleşik teşebbüse,
rakipleri hakkında hassas bilgilere erişim imkânı tanıması sayesinde pazardaki şeffaflığı
artırabilme ve böylece koordinasyonun kurulması ve yürütülmesini kolaylaştırma
ihtimalidir. Özellikle nihai tüketiciye uygulanan fiyatların kamuya açık olduğu; buna karşılık
ana girdi fiyatlarının gizli olduğu durumlarda, bir başka deyişle, alt pazarın üst pazara göre
daha şeffaf olması halinde, üst pazardaki teşebbüslerin nihai fiyatları belirleme ihtimalinin
ve dolayısıyla koordinasyonun daha etkili olacağı ifade edilmektedir.
15-29/420-117
26/68
G.5.4. Devralma İşleminin Yatay Boyutu
(145) Yukarıda da belirtildiği gibi inceleme konusu devralma temel olarak dikey devralma özelliği
taşımaktadır. Ancak AEH aynı zamanda 2012 yılından itibaren perakende pazarında da
faaliyet göstermektedir. Bu amaçla kurulan Ekomini, AEH’nin franchise sözleşmeleri ile
bir perakende zinciri tasarlanmasına yönelik bir sistemdir. Aşağıda belirtilen iki adet Kurul
kararına konu olan Ekomini yaklaşık iki yıl içerisinde 76 şehir ve 1.166 mağazaya ulaşarak
büyüme ve yayılma stratejisi izleyerek küçük ölçekli bir perakendeci formatında hizmet
vermektedir.
(146) Ekomini; temel olarak, modern HTM perakendecilerinin büyüyerek, geleneksel HTM
perakendecisi olan ve alkollü içecek satışı yapan standart kapalı satış noktalarının
kapanmasına yol açmasının ANADOLU EFES’in sayısal dağıtım oranı üzerinde yarattığı
problemi çözmek, satış noktalarının alkollü içki izni ve ruhsatının alınması süreçleriyle
daha kurumsal biçimde ilgilenebilmek, ağırlıklı olarak alkollü içecek ve tütün mamulleri
satan standart kapalı satış noktalarının yaşadığı kârlılık ve buna bağlı olarak ortaya çıkan
sürdürebilirlik sorununu rekabetçi fiyatlarla, markalı ürünler satan noktalar oluşturarak
çözme amacıyla kurulmuştur. Ayrıca yetkililerce, bir diğer amacın da, zincir HTM
perakendecileriyle rekabet edebilecek ve tüketicilerin alkollü içkiler dışındaki ürünler için
de bir alternatif oluşturabilecek bir kanal yaratılması olduğu belirtilmiştir.
(147) İlk olarak Kurumumuza yapılan başvuru sonucunda Kurulun 23.05.2012 tarih ve 12-
27/795-223 sayılı kararına konu olan Ekomini’lerde, AEH; noktalardaki yerleşim, yapım,
renk düzeni, grafik gibi kurumsal kimliğe uygun görsel malzemeler, iş ve işletme modeli ile
yeknesak bir tasarım yapmakta ve sistem içinde franchise veren konumunun yanı sıra bira
ürünlerinin satışını yapan teşebbüs kimliği de bulunmaktadır. Ekomini noktalarında
sadece AEH tarafından belirlenen ürünler değil, aynı zamanda tarafların karşılıklı
mutabakatına bağlı olan ihtiyari ürünler de satılmaktadır. Ayrıca, tesis edilmeye çalışılan
konseptin bozulmaması ve her noktanın bireysel alım yaptığı duruma kıyasla daha
avantajlı koşullarla mal alabilmesini sağlayan merkezi pazarlık ve alım yapılmaktadır.
(148) Adı geçen kararda yapılan değerlendirmede, AEH tarafından talep edilen ve Coca Cola
ile gazlı içecek, UNILEVER ile dondurma, FRİTO LAY ile paketlenmiş cips, MEY İÇKİ ile
rakı ürünlerinde münhasır anlaşmalar yapılması ve birada tek tedarikçi olarak ANADOLU
EFES ile çalışılmasına yönelik talep Kurulumuz tarafından uygun görülmeyerek adı geçen
teşebbüslerin söz konusu ürün gruplarının 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamında olmadığı ve bu ürünlerde tek satıcı
olarak çalışılamayacağı hükme bağlamıştır.
(149) Kurum kayıtlarına 20.06.2013 tarihinde giren bir başka Ekomini dosyasında, AEH
muafiyeti geri alınan teşebbüslerle bir önceki paragrafta adı geçen ürün kategorileri
bağlamında münhasır sözleşmeler akdedebilme yetkisini Kurulumuzdan talep etmiştir.
09.10.2013 tarih ve 13-57/802-341 sayılı kararla başvuru konusunun 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında olmadığına ve 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet de
tanınamayacağına, ürünler bakımından bahse konu sözleşmelerin münhasırlık içerecek
şekilde akdedilemeyeceğine karar vermiştir.
(150) Yukarıda yer verilen 23.05.2012 tarih ve 12-27/795-223 sayılı ilk Ekomini kararında
Ekomini’nin faaliyet gösterdiği pazar “geleneksel perakende hizmetleri” olarak ele
alınmıştır. Dolayısıyla organize perakende pazarında faaliyet gösteren MİGROS’un
Ekomini ile aynı pazarda olmadığı ve işlemin yatay anlamda bir yoğunlaşma artışı
yaratmadığı öne sürülebilir. Öte yandan, Ekomini’nin organize perakendenin toplu alım,
pazarlık, yeknesaklık gibi bazı özelliklerine sahip olduğu, ilave olarak organize ve
geleneksel pazarın birbirleriyle önemli ölçüde etkileşim içerisinde bulundukları, dolayısıyla
yatay yoğunlaşma artışına yönelik bir endişenin söz konusu olabileceği de iddia edilebilir.
15-29/420-117
27/68
Ancak Türkiye HTM Perakendeciliği Sektör İncelemesi Nihai Raporu’na da yansıdığı
şekilde pazarda hızlı bir şekilde hem yerel hem de indirim marketlerin payı artmaktadır.
Nitekim söz konusu tespit 26.06.2013 tarih ve 13-40/513-223 sayılı Yıldız Holding A.Ş. ve
Şok Marketler Ticaret A.Ş. tarafından DiaSA Dia Sabancı Süpermarketler Ticaret A.Ş.
hisselerinin alınmasına ilişkin Kurul kararına yansımıştır. Kararda ülke çapında organize
perakende pazar paylarına yer verilmiş olup buna göre 2012 yılı itibarıyla BİM’in %20-25,
ŞOK’un %5-10, MİGROS’un %5-10 aralığında pazar payına sahip olduğu görülmektedir.
2012 yılından günümüze söz konusu tablonun fazla değişmediği bilinmektedir. Nitekim
MİGROS’un 2014 yılı itibarıyla %5-10 aralığında pazar payı bulunmaktadır.
(151) Diğer yandan Ekomini’nin toplam cirosu 2014 yılı itibarıyla AEH tarafından yapılan
tahmine göre toplam (…..) TL büyüklüğe ulaşmıştır. Ekomini’nin yukarıda yer verilen
özellikleri nedeniyle organize kanal içerisinde yer aldığı varsayılsa bile organize
perakende içerisinde çok düşük bir paya sahip olacaktır. Şöyle ki; Bildirim Formu’nda
organize perakende kanal büyüklüğünün 2013 yılında toplam (…..) TL olduğu ve bunun
her yıl %(…..) büyüyeceğinin öngörüldüğü belirtilmektedir. Buna göre söz konusu
büyüklüğün 2014 yılı için kabaca (…..) TL olacağı tahmin edilebilir. Buna göre,
Ekomini’nin; organize perakende içindeki payı yaklaşık olarak göz önünde
bulundurulduğunda, toplam pazar payının %(…..) olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu
varsayımlar altında Ekomini ve MİGROS’un toplam pazar paylarının ise en fazla %(…..)
ulaşabileceği görülmekte olup perakende pazarının mevcut koşulları, diğer perakendeciler
ve BİM’in varlığı değerlendirildiğinde, AEH’nin, Ekomini’nin organize kanalda faaliyet
gösterdiği varsayımı altında dahi, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi bağlamında perakende
pazarında hâkim duruma geçmeyeceği anlaşılmaktadır.
G.5.5. Devralma İşleminin Dikey Boyutu
(152) Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’na göre dikey devralmaların pazarı kapama ve
koordinasyon doğurma şeklinde rekabet üzerinde iki olumsuz etkisi olabilmektedir. Pazar
kapama etkisinin rakipleri pazardan dışlayıcı bir sonuca yol açabileceği öne sürülerek
bunun,
- Birleşme sonrasında birleşik teşebbüsün, alt pazardaki rakiplerin ihtiyacı olan önemli
girdilere erişimini kısıtlaması ve bu yolla rakiplerin maliyetlerini artırması sonucu oluşan
girdi kısıtlaması,
- Birleşme sonrasında birleşik teşebbüsün, üst pazardaki rakiplerin yeterli müşteri
tabanına erişimini kısıtlaması sonucu oluşan müşteri kısıtlaması
olarak ortaya çıkabileceği vurgulanmaktadır.
(153) Girdi kısıtlaması olasılığı;
- Birleşik teşebbüsün alt pazarda girdilere erişimi önemli ölçüde kısıtlama imkânının olup
olmadığı,
- Birleşik teşebbüsün girdi kısıtlama güdüsünün olup olmadığı,
- Girdi kısıtlaması sonucu oluşacak pazar kapama uygulamasının alt pazardaki rekabeti
önemli ölçüde bozup bozmayacağı
şeklindeki üç unsurun değerlendirilmesiyle analiz edilir.
(154) Adı geçen Kılavuz’da belirtilen hususlar doğrultusunda inceleme konusu devralma
özelinde girdi kısıtlanması riski olup olmadığı aşağıda değerlendirilmektedir.
15-29/420-117
28/68
G.5.5.1. Girdi Kısıtlamasına Yönelik Değerlendirme
(155) Bu başlık altında AEH’nin ürünlerinin devralmayla birlikte MİGROS’un organize perakende
pazarındaki rakiplerine verilmemesi veya verilen miktarın azaltılması girdi kısıtlanması
olarak değerlendirilmiştir.
(156) Öncelikle bira pazarı açısından değerlendirme yapılmıştır. Bunun nedeni bira pazarında
AEH’nin yüksek pazar payıyla hâkim durumda olmasıdır.
(157) Bira pazarı katı reklam yasakları olan bir pazardır. Dolayısıyla bu pazarda üreticilerin
tüketiciyle tek iletişim noktası satış noktaları olduğundan, zincir marketler daha fazla önem
taşımaktadır. Bu kapsamda tüketicilerin hem daha fazla vakit geçiriyor olmaları hem de
teşhir imkanları nedeniyle alkollü içecek üreticileri için organize perakende son derece
önem taşımaktadır. Kaldı ki ülkemizde alkollü içecek satış noktalarının son yıllarda azalma
eğiliminde olduğu dikkate alındığında, mevcut satış noktalarının bu açıdan anlamı
artmaktadır. AEH’nin satış noktalarındaki azalma nedeniyle perakende kanalında Ekomini
sistemini geliştirdiği düşünüldüğünde, ANADOLU EFES‘in mümkün olduğu ölçüde satış
noktalarında bulunma gayreti içerisinde olacağı açıktır. Bu nedenlerle ANADOLU EFES,
250 civarında mağazası olan CARREFOURSA ve 140’a yakın satış noktası bulunan
TESCO KİPA gibi MİGROS’un ulusal çaptaki rakiplerinde de yer almak isteyecektir.
(158) Diğer yandan bira, zincir marketlerin sattığı birçok üründen yalnızca biridir ve bir
perakendecinin cirosu içerisinde son derece düşük bir paya sahiptir. Nitekim MİGROS
cirosu içerisinde biranın 2013 yılı içinde %(…..) oranında payı bulunmaktadır. Organize
perakende müşterisinin bir alışverişte tek bir üründen çok, bir sepet satın aldığı ve market
seçiminde marketlerdeki ürün çeşitliliği, fiyat, otopark, ulaşım gibi birçok parametreye
dayalı tercihte bulunduğu dikkate alındığında, rakip perakendecilerde ANADOLU EFES
ürünlerinin bulunmaması, MİGROS’a herhangi bir rekabetçi avantaj sağlamayacak ve
perakende pazarındaki rekabeti fazla etkilemeyecektir. Aynı zamanda bu, organize
perakendecilerin cirolarındaki bira payı açısından değerlendirildiğinde, MİGROS’un
rakipleri açısından da bir kayıp olarak nitelenemeyecektir. Kaldı ki anılan noktalarda
ANADOLU EFES bulamayan tüketicilerden en azından bir kısmının TUBORG ürünlerine
talebini kaydırabileceği düşünüldüğünde girdi kısıtlama stratejisi AEH açısından bir kayıp
olarak ortaya çıkabilecektir.
(159) Yukarıdaki bilgilerden hareketle AEH’nin MİGROS’un rakiplerine girdi kısıtlaması
uygulayabileceği yönünde bir güdüsünün bulunmayacağı, bira ve organize perakendedeki
pazar koşulları düşünüldüğünde girdi kısıtlama imkanının çok gerçekçi olmayacağı
görülmektedir. Ayrıca bu hususun alt pazardaki rekabeti fazla etkilemeyeceği de dikkate
alındığında, devralma özelinde bira ürünlerine yönelik bir girdi kısıtlaması endişesinin
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(160) Öte yandan, yüksek pazar payına sahip diğer AEH ürünleri için konu değerlendirildiğinde;
MİGROS cirosu içerisinde kolalı içeceklerin %(…..), aromalı gazozların %(…..) ve
zeytinyağının %(…..) paya sahip olduğu görülmektedir. Bu bilgilere göre, bira için yukarıda
yapılan değerlendirmeler söz konusu ürünler için de geçerlilik taşımaktadır.15 Kaldı ki
organize perakendenin rekabetçi yapısı, gelişmeye ve büyümeye açık pazar koşulları ile
MİGROS’un %(…..) ve rakip BİM’in %(…..) aralığındaki pazar payı dikkate alındığında bu
stratejinin MİGROS’un perakende pazarında 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde
yasaklanan ve devralma sonrasında hakim duruma geçilmesiyle neticelenen bir sonucu
doğurmayacağı neticesine varılmıştır.
15 Söz konusu ürünler için MİGROS özelinde verilen oranların diğer perakendeciler için de kabaca benzer
olduğu düşünülmektedir.
15-29/420-117
29/68
G.5.5.2. Müşteri Kısıtlamasına Yönelik Değerlendirme
(161) Bildirime konu dikey devralmanın müşteri kısıtlamaya yönelik bir etkisi olup olmayacağı
değerlendirilmesi önem arz eden bir husustur. Buna göre üst pazardaki üreticilerin alt
pazardaki müşteri tabanına erişiminde sıkıntı olup olmayacağı değerlendirilmiştir. Bu
kapsamda;
- Birleşik teşebbüsün üst pazardaki rakiplerden yapacağı alımları azaltarak onların alt
pazarlara erişimi açısından pazarı kapama imkânının,
- Birleşik teşebbüsün üst pazardaki rakiplerden yapacağı alımları azaltması yönünde bir
güdüsünün,
- Bu yöndeki bir pazar kapama uygulamasının alt pazardaki tüketiciler üzerinde olumsuz
etkilerinin
olup olmayacağı hususlarının incelenmesi gerekmektedir.
(162) Birleşik teşebbüsün alt pazardaki biriminin, tüm girdi alımlarını üst pazardaki biriminden
sağlamaya ve böylece üst pazardaki rakiplerden alım yapmayı durdurmaya ya da
rakiplerden daha az alım yapmaya yönelmesi ihtimali müşteri kısıtlamasına örnek olarak
verilebilir. Bu kapsamda alt pazardaki birimin önemli bir müşteri olması ve pazarda ciddi
bir pazar gücüne sahip olması gerekmektedir. Eğer üst pazardaki teşebbüslerin alternatif
sağlayıcılara yönelme olasılığı var ise bu rekabetçi endişeleri giderici bir faktör olarak
addedilir. Ayrıca müşteri kısıtlamasının birleşik teşebbüs için ne ölçüde kârlı bir strateji
olduğu ve üst pazardaki toplam çıktı miktarının ne kadarlık bir kısmının bu birleşmeden
etkilendiğinin ortaya konulmasında fayda bulunmaktadır. Bu analizler sonucunda ilgili ürün
pazarları açısından 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen haliyle hâkim durum
yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik bir husus olup olmadığı
değerlendirilmiştir.
(163) Bu aşamada belirtilmesi gereken husus alt pazardaki birleşmiş teşebbüsün pazarda sahip
olduğu payın önem arz ettiğidir. Yukarıda da belirtildiği gibi MİGROS organize perakende
kanalında %(…..) oranında bir pazar payına sahip olup pazarda önemli bir oyuncu
olmadığı söylenebilir. Ancak aynı zamanda MİGROS’un ilgili ürün pazarlarındaki payı da
önem taşımaktadır. Şöyle ki üst pazardaki ürünler açısından MİGROS’un piyasada önemli
bir konumu bulunması veya ilgili ürün satışları özelinde belli bir büyüklüğü olması
durumunda müşteri kısıtlaması, pazarda rekabetçi anlamda olumsuz etki doğurabilecektir.
Üstelik bu etki AEH’nin üst pazarda yüksek payı bulunması durumunda pekişebilecektir.
Bu nedenle ilgili ürün pazarları bazında bir dikey yoğunlaşma analizi yapılmıştır.
- Paketlenmiş Su Pazarı
(164) AEH paketlenmiş su pazarında “Damla” markasıyla faaliyet göstermektedir. Pazarda
devralmayla birlikte AEH’nin müşteri kısıtlaması oluşturmak suretiyle hâkim duruma geçip
geçmeyeceği önem taşımaktadır. Bu çerçevede Türkiye paketlenmiş su pazarına yönelik
ev kanalı pazar paylarına bakılmıştır. Dosya mevcudu bilgilere göre, su pazarı görece
rekabetçi bir yapı sergilemektedir. Pazarda lider konumda NESTLE ERİKLİ
bulunmaktadır. NESTLE ERİKLİ bu pazarda yıllar itibarıyla pazar payını artırarak 2014
yılında yaklaşık %(…..) ulaşmıştır. AEH Damla markasıyla pazarda ikinci konumda
olmakla beraber teşebbüsün pazar payı yıllar bazında %(…..) aralığında seyretmiştir.
Pazardaki diğer üreticilerin anlamlı bir büyüklüğe ulaştığı görülmektedir.
(165) Esasen müşteri kısıtlamasının pazarda etki gösterebilmesi için alt pazardaki birleşmiş
teşebbüsün yüksek bir pazar payına sahip olması gerekmektedir. Bu kapsamda
MİGROS’un pazardaki konumu incelenmiştir. Dosya mevcudu bilgilerden, MİGROS’un
paketlenmiş su pazarından aldığı payın yıllar içerisinde organize perakende pazarında
azalmaya başladığı tespit edilmektedir. 2008 yılında %(…..) olan MİGROS’un payı 2014
15-29/420-117
30/68
yılına kadar her yıl düzenli bir şekilde azalarak 2014 yılı itibarıyla %(…..) düşmüştür.
Şirketin su pazarındaki düşen payı dikkate değerdir.
(166) Diğer yandan su pazarında AEH tarafından bir müşteri kısıtlaması uygulanması
durumunda bunun pazarın geneline nasıl yansıyacağını anlamak amacıyla paketlenmiş
su pazarında geleneksel ve organize satışların kırılımı incelenmiştir.
(167) Teşebbüsten gelen bilgilere göre, 2014 yılında su pazarında organize kanalın payı %40
olup pazarda organize kanalın payı artmaktadır. Bununla birlikte, MİGROS’un organize
kanaldan aldığı payın azaldığı görülmektedir.
(168) Bu bilgilerin ışığında 2012 yılı içerisinde MİGROS’un Türkiye paketlenmiş su pazarındaki
payı %(…..), 2013’te %(…..) ve 2014’te %(…..) olarak gerçekleşmiştir. Pazarda AEH
tarafından müşteri kısıtlaması uygulanarak rakiplerin MİGROS’ta ayrımcı ve dışlayıcı bir
uygulamaya tabi tutulması ve bu kaybı rakiplerin telafi edememesi durumda dahi, AEH’nin
görece düşük payı, NESTLE ERİKLİ’nin lider konumu ve MİGROS’un su ticaretindeki payı
dikkate alındığında devralma sonrasında MİGROS’u elinde bulunduran AEH’nin
paketlenmiş su pazarında hâkim duruma geçmeyeceği anlaşılmaktadır. Kaldı ki rakip
üreticilerin MİGROS’tan dışlanmaları durumunda bunu diğer perakendeciler vasıtasıyla
telafi edebilecekleri kanaati taşınmaktadır.
- Sade Gazoz Pazarı
(169) AEH sade gazoz pazarında “Sprite ve Sensun” markalarıyla faaliyet göstermektedir. Sade
gazoz pazarında devralmayla birlikte AEH’nin müşteri kısıtlaması yaratarak pazarda
hâkim duruma geçip geçmeyeceği önem taşımaktadır. Bu nedenle, teşebbüslerin Türkiye
sade gazoz pazarına yönelik ev kanalı pazar payları incelenmiştir.
(170) Buna göre, sade gazoz pazarında lider PEPSICO olup AEH pazarda ikinci konumda
bulunmaktadır. 2014 yılı itibarıyla AEH %(…..), PEPSICO ise yaklaşık %(…..) pazar
payına sahiptir. Pazarda NİĞDE son yıllarda hızla büyürken, ÜLKER küçülmektedir.
(171) Öte yandan, müşteri kısıtlamasına yönelik bir analiz yapılabilmesi için MİGROS’un
pazardaki konumu incelenmiştir. Bu kapsamda sade gazoz pazarında MİGROS’un
organize pazardaki payına bakıldığında yıllar itibarıyla pazar payı kaybı yaşamakta olduğu
belirlenmiştir. Şirket, 2014 yılında organize kanaldaki sade gazoz ticaretinin yaklaşık
olarak %(…..) gerçekleştirmiştir.
(172) Bir diğer tespite göre, sade gazoz pazarında 2008’den günümüze kadar geçen sürede ev
tüketiminde geleneksel ve organize kanalların payları kabaca sabit kalarak 2014 yılında
sırasıyla %65 ve %35 oranında gerçekleşmiştir. Organize kanalda MİGROS’un payının
2014 yılında %(…..) olduğu dikkate alındığında MİGROS’un sade gazoz pazarındaki
toplam büyüklüğünün 2014 yılında pazarın %(…..), 2013 yılında ise %(…..) karşılık geldiği
görülmektedir.
(173) Son olarak, pazarda AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanarak rakiplerin
MİGROS’ta ayrımcı ve dışlayıcı bir uygulamaya tabi tutulması ve bu kaybı rakiplerin telafi
edememeleri durumunda dahi, AEH’nin pazar payı, PEPSICO’nun lider konumu ve
MİGROS’un pazardaki düşük payı dikkate alındığında, devralma sonrasında MİGROS’u
elinde bulunduran AEH’nin sade gazoz pazarında hâkim duruma geçmeyeceği
değerlendirilmektedir. Kaldı ki rakip üreticilerin MİGROS’tan dışlanmaları durumunda
bunu diğer perakendeciler vasıtasıyla telafi edebilecekleri değerlendirilmektedir.
- Enerji İçeceği Pazarı
(174) AEH enerji içeceği pazarında “Burn” markasıyla faaliyet göstermektedir. Pazarda
devralmayla birlikte AEH’nin müşteri kısıtlaması oluşturmak suretiyle hâkim duruma geçip
geçmeyeceği önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Türkiye enerji içeceği pazarına yönelik
15-29/420-117
31/68
ev kanalı pazar paylarına yönelik olarak yapılan incelemede, pazarda “Redbull”un 2014
yılı itibarıyla %(…..) civarında bir pazar payıyla lider durumda olduğu görülmektedir. AEH
ise 2014 yılı itibarıyla %(…..) oranındaki payıyla pazarda ikinci konumdadır.
(175) “Paketlenmiş su pazarı” ve “sade gazoz pazarı”na ilişkin incelemelerde olduğu gibi “enerji
içeceği pazarı”nda da müşteri kısıtlamasına yönelik değerlendirme için MİGROS’un pazar
payları incelenmiştir. Enerji içeceği pazarında 2008 yılında organize kanalda %(…..)
civarında payı bulunan MİGROS’un 2009 ve 2010 yıllarında bu payı azalmış ve 2011-
2014 yıllarında yaklaşık %(…..) oranında sabitlenmiştir.
(176) Diğer yandan pazarda AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanması durumunda bunun
pazarın geneline nasıl yansıyacağını anlamak amacıyla pazarda geleneksel ve organize
kanal satışlarının kırılımı incelenmiştir. Sonrasında ise en olumsuz rekabetçi senaryo
olarak, AEH’nin MİGROS’tan rakiplerinin tamamını çıkarıp MİGROS’ta münhasır olarak
satılmaya başlanmasına yönelik analiz yapılmıştır. Bu pazardaki organize ve geleneksel
kırılıma baktığımızda, 2008 yılından günümüze organize kanalın bu pazardan aldığı pay
artmış olmasına rağmen, 2014 yılında hala pazarın kabaca %75’i, geleneksel kanaldan
oluşmaktadır. Buna göre MİGROS’un ev kanalında enerji içeceğindeki payı 2014 yılında
%(…..) oranına tekabül etmektedir.
(177) Pazarda AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanarak rakiplerin MİGROS’ta ayrımcı
ve dışlayıcı bir uygulamaya tabi tutulması ve bu kaybı rakiplerin telafi edememesi
durumunda dahi, AEH pazar payı, Redbull’un lider konumu ve MİGROS’un pazardaki
düşük payı dikkate alındığında, devralma sonrasında MİGROS’u elinde bulunduran
AEH’nin enerji içeceği pazarında hâkim duruma geçmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Kaldı
ki rakip üreticiler MİGROS’tan dışlanmaları durumunda bunu diğer perakendeciler
vasıtasıyla telafi edebileceklerdir.
- Buzlu Çay Pazarına Yönelik Değerlendirme
(178) AEH buzlu çay pazarında “Fuse Tea” markasıyla faaliyet göstermektedir. Pazardaki
teşebbüslerin konumları incelendiğinde, Lipton’un 2014 yılında pazarda yaklaşık %(…..)
payıyla lider konumda olduğu görülmektedir. ÇAYKUR pazara 2013 yılında hızlı bir giriş
yapmış ve 2013 yılını %(…..), 2014’ü ise %(…..) oranında bir payla kapatarak pazarda
ikinci konuma ulaşmıştır. AEH ise 2014 yılında pazarda %(…..) ile üçüncü sırada
bulunmaktadır.
(179) Öte yandan, MİGROS’un organize pazarda buzlu çay içeceğindeki pazar payı son yıllarda
düşmektedir. 2008 yılında organize perakende pazarındaki buzlu çay ticaretinin %(…..)’a
yakınını gerçekleştiren MİGROS’un pazar payı 2014 yılı itibarıyla %(…..) civarına
gerilemiştir.
(180) Buzlu çay pazarında AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanması durumunda bunun
pazarın geneline nasıl yansıyacağını görmek için pazarda geleneksel ve organize kanal
satışlarının kırılımı incelenmiştir. Buna göre 2008 yılında organize kanalın pazardaki
büyüklüğü %61,5 iken bu oran yıllar içerisinde hızlı bir şekilde düşerek 2013 yılında %47,4
2014 yılında ise %38 olmuştur. Öte yandan, MİGROS’un ev kanalında 2014 yılı içerisinde
buzlu çay satışlarındaki payının %(…..) olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu oran 2013
yılı için %(…..)’dir.
(181) Pazarda AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanarak rakiplerin MİGROS’ta ayrımcı
ve dışlayıcı bir uygulamaya tabi tutulması ve bu kaybı rakiplerin telafi edememesi
durumunda dahi; AEH’nin pazar payı ve pazardaki üçüncü sıradaki konumu, Redbull’un
lider pozisyonuyla birlikte marka bilinirliği ve MİGROS’un pazardaki düşük payı dikkate
alındığında, devralma sonrasında MİGROS’u elinde bulunduran AEH’nin buzlu çay
pazarında hâkim duruma geçmeyeceği anlaşılmaktadır. Kaldı ki rakip üreticilerin
MİGROS’tan dışlanmaları durumunda bunu diğer perakendeciler vasıtasıyla telafi
15-29/420-117
32/68
edebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır.
- Meyve Suyu Pazarına Yönelik Değerlendirme
(182) AEH meyve suyu pazarında “Cappy” markasıyla faaliyet göstermektedir. Çok sayıda
aktörün faaliyet gösterdiği ve giriş engellerinin görece düşük olduğu söz konusu pazarda
AEH 2014 yılındaki %(…..)’e yakın pazar payıyla lider konumda bulunmaktadır. AEH’nin
pazar payının 2010 yılından günümüze kadar düzenli bir artış gösterdiği görülmektedir.
Pazarda ikinci konumda ise 2014 yılında yaklaşık %(…..) pazar payıyla DİMES
bulunmaktadır.
(183) Diğer taraftan, MİGROS’un meyve suyu satışlarındaki organize perakende pazarı
içerisindeki payı 2008 yılından günümüze düşüş eğilimine girmiştir. 2008 yılında söz
konusu pay yaklaşık %(…..) iken 2014 yılı itibarıyla %(…..) gerilemiştir.
(184) Genel olarak baktığımızda, organize kanalın meyve suyu satışlarındaki payı azalma
eğiliminde olup, geleneksel kanal satışlarında bir artış görülmektedir. Nitekim organize
kanal 2008 yılında toplam satışların yaklaşık %45’ini gerçekleştirirken, 2014 yılında bu
oran %38,3’e gerilemiştir.
(185) Dosya mevcudu verilere göre, MİGROS’un tüm pazarda meyve suyu satışları içerisindeki
payı 2014 yılında %(…..) civarında gerçekleşmiştir. 2013 yılı için bu oran %(…..). Bu
bilgiler bağlamında pazarda AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanarak rakiplerin
MİGROS’ta ayrımcı ve dışlayıcı bir uygulamaya tabi tutulması ve bu kaybı rakiplerin telafi
edememesi durumunda dahi; AEH’nin pazar payı, meyve suyu pazarının çok aktörlü
yapısı ve MİGROS’un pazardaki düşük payı dikkate alındığında devralma sonrasında
MİGROS’u elinde bulunduran AEH’nin meyve suyu pazarında hâkim duruma
geçmeyeceği görülmektedir. Kaldı ki rakip üreticilerin MİGROS’tan dışlanmaları
durumunda bunu diğer perakendeciler vasıtasıyla telafi edebilecekleri kanaati
taşınmaktadır.
- Sporcu İçeceği Pazarına Yönelik Değerlendirme
(186) Son derece küçük ve gelişmeye açık olan pazarda, halihazırda neredeyse tek aktör olarak
AEH bulunmaktadır. Bu nedenle, devralmayla birlikte bir değişme olmayacağı öngörülen
pazara ilişkin değerlendirme yapılmayacaktır.
- Kırtasiye Malzemeleri Pazarı
(187) Yukarıda da yer verildiği üzere, kırtasiye malzemeleri pazarının büyüklüğüne ilişkin bir veri
bulunmamaktadır. Ayrıca, Bildirim Formunda pazarın %75’inin bağımsız küçük
işletmelerden ve %60-70’inin ithal ürünlerden oluştuğu belirtilmektedir. Pazarın %75’inin,
HTM perakendeciliğindeki geleneksel kanala benzetilebilecek, daha çok eğitim kurumları
etrafında kümelenmiş küçük kırtasiyecilerden oluştuğu düşünüldüğünde, organize kanalın
bu pazarda fazla ağırlığının olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki organize kanal içerisinde
MİGROS’a rakip perakendecilerin yanı sıra büyük kırtasiye mağazaları da bulunmaktadır.
Bu çerçevede, pazarda AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanarak rakiplerin
MİGROS’ta ayrımcı ve dışlayıcı bir uygulamaya tabi tutulması durumunda, devralma
sonrasında kırtasiye malzemeleri pazarında oluşacak %10-20 aralığındaki pazar payı ile
AEH’nin hâkim duruma geçmeyeceği açıktır. Kaldı ki rakip üreticilerin MİGROS’tan
dışlanmaları durumunda bunu diğer perakendeciler, küçük kırtasiyeler ve büyük kırtasiye
mağazaları vasıtasıyla telafi edebilecekleri anlaşılmıştır.
- Yaş Sebze Meyve Pazarı
(188) Yaş sebze meyve pazarında büyüklükleri değişmekle birlikte çok fazla oyuncu yer
almaktadır. Bunların içerisinde küçük aile işletmeleri olduğu gibi büyük yaş sebze meyve
toptancıları da vardır. Bildirim Formunda, Türkiye’de toplam yaş sebze meyve büyüklüğü
15-29/420-117
33/68
olan 75 milyar TL içerisinde %5 pazar payına tekabül eden herhangi bir firmanın
olmadığının bilindiği belirtilmektedir. Öte yandan 46.700.000 ton satış gerçekleştirilen yaş
sebze meyve pazarında, (…..) tonluk AEH satışları pazarın %(…..) oluşturmaktadır.
Pazardaki yoğunlaşma oranının çok düşük olmasıyla birlikte tedarikçiler açısından küçük
manavlar, rakip perakendeciler ve semt pazarları akla gelen ilk alternatiflerdir. Bu
kapsamda, pazarda AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanarak rakiplerin
MİGROS’ta ayrımcı ve dışlayıcı bir uygulamaya tabi tutulması durumunda AEH’nin yaş
sebze meyve pazarında hâkim duruma geçmeyeceği anlaşılmaktadır. Kaldı ki rakip
üreticilerin MİGROS’tan dışlanmaları durumunda bunu diğer perakendeciler, küçük
manavlar ve semt pazarları vasıtasıyla telafi edebilecekleri değerlendirilmektedir.
- Toptan Perakende Pazarı
(189) HTM toptan perakende pazarına yönelik olarak Bildirim Formunda, pazarda faaliyet
gösteren MİGROS TOPTAN ile rakiplerinden BİZİM TOPTAN’ın büyüklüğü ele alınmış ve
buradan MİGROS TOPTAN hakkında çıkarımda bulunulmuştur. Halka açık kaynaklardan
elde edilen bilgilere göre 2,2 milyar TL cirosu olduğu öğrenilen BİZİM TOPTAN’ın yaklaşık
%1,5 pazar payına sahip olmasından yola çıkarılarak, (…..) TL ile MİGROS TOPTAN’ın
pazar payının %(…..) olduğu değerlendirilmektedir. Öte yandan pazarda METRO, TESCO
ve BESAŞ gibi organize kanalda faaliyet gösteren güçlü rakipler yer almaktadır. Ayrıca
bölgesel bazda da özellikle geleneksel olarak çok sayıda toptancı bulunmaktadır. Sonuç
olarak, pazarda AEH tarafından müşteri kısıtlaması uygulanarak rakiplerin MİGROS
TOPTAN’da ayrımcı ve dışlayıcı bir uygulamaya tabi tutulması durumunda, rakiplerin bunu
diğer ulusal ve bölgesel toptancılar vasıtasıyla telafi edebilecekleri anlaşılmaktadır. Ayrıca,
girdi kısıtlaması açısından pazarın çok büyük bir bölümünün rakip toptancılar üzerinden
yürümesi, AEH açısından buralara mal vermemenin rasyonel olmaması ve MİGROS
TOPTAN’ın büyüklüğü dikkate alındığında, AEH’nin HTM toptan perakende pazarında
hâkim duruma gelmeyeceği kanaatine varılmıştır.
- Kolalı İçecek Pazarına Yönelik Değerlendirme
(190) Bildirime konu işlem kapsamında değerlendirilmesi gereken hususlardan biri, kolalı içecek
pazarında “Coca Cola” markasıyla hâkim durumda bulunan AEH’nin işlemin
gerçekleşmesiyle birlikte hâkim durumunu güçlendirip güçlendirmeyeceğidir. Yukarıda
ilgili ürünler bazında yapılan analizlerin bu pazar özelinde daha detaylı olarak
yapılmasında fayda bulunmaktadır. AEH bu pazarda uzun yıllardır hâkim durumda
bulunmaktadır. Aşağıda detaylı olarak sergileneceği üzere de en yakın rakibinin (…..)
büyük bir pazar payına sahiptir. Ayrıca (…..TİCARİ SIR…..).
(191) AEH’nin alkolsüz içecekler pazarındaki en büyük rakibi olan PEPSICO’dan gelen veriler
incelendiğinde dikkat çeken husus, toplam PEPSICO perakende satışları içerisinde
MİGROS’un payının onu takip eden CARREFOUR’un payının (…..) aşmasıdır. Bu
anlamda MİGROS’un, PEPSICO’nun doğrudan tüketiciye satış yapan kanallar bazında en
büyük müşterisi konumunda olduğu görülmektedir.
(192) Bu endişeler çerçevesinde kolalı içecekler bazında müşteri kısıtlamasına yönelik ayrıntılı
analiz yapılmıştır.
(193) Dosya mevcudu bilgilere göre, kolalı içecekler pazarında 2008 yılında %(…..) olan
AEH’nin pazar payı, görece durağan bir seyir izleyerek 2014 yılında %(…..) olarak
gerçekleşmiştir. Bu noktada dikkat çekici husus, 2008 yılında %(…..) olan ÜLKER’in pazar
payındaki ciddi düşüştür. ÜLKER’in pazar payının son üç yılda %(…..)’te sabitlendiği
görülmektedir. Göze çarpan bir başka nokta ise, 2008 ve 2009 yılında pazar payı sırasıyla
%(…..) ve %(…..) olan PEPSICO’nun 2010 yılında AEH, ÜLKER ve diğer teşebbüslerden
birer puan almak kaydıyla payını %(…..) yükseltmesi ve bu payın 2013 ve 2014 yıllarında
artırarak en son 2014 yılında %(…..) ulaşmasıdır.
15-29/420-117
34/68
(194) Daha ayrıntılı incelendiğinde, 2008-2014 yılları arasında MİGROS’un kolalı içecek
pazarındaki payı organize kanalda %(…..) seviyelerinde değişirken, tüm Türkiye’deki ev
kanalında gerçekleşen toplam kolalı içecek satışlarındaki payının %(…..) seviyelerinde
seyrettiği görülmektedir. Bu durum, her ne kadar organize kanalda PEPSICO’nun en
büyük müşterisi olsa da toplam kolalı içecek pazarı dikkate alındığında, MİGROS’un sahip
olduğu önemi büyük oranda yitirdiğine işaret etmektedir. Bir diğer ifadeyle MİGROS kolalı
içecekler pazarında hem organize kanalda hem de Türkiye çapında çok önemli bir oyuncu
konumunda değildir. Nitekim kolalı içecekler özelinde geleneksel kanal payının 2008-2014
yılları arasında sırasıyla %69, %67, %66, %68, %69, %70 ve %70 seviyesinde olduğu
hususu da söz konusu pazarda geleneksel kanalın önemini ortaya koyan diğer verilerdir.
(195) Bununla birlikte, MİGROS tarafından gerçekleştirilen kolalı içecek satışları içerisinde
teşebbüslerin pazar paylarının incelenmesi, bu pazar özelindeki değerlendirmelere katkı
sağlayacaktır.
(196) Mevcut bilgilerden, MİGROS satışları içerisinde AEH’nin payının rakiplerinden bir hayli
yüksek olduğu görülmektedir. 2008 yılında %(…..) olan AEH’nin payı, 2014 yılında %(…..)
ulaşmıştır. AEH’nin payında görülen bu artışın büyük oranda ÜLKER’in payının
düşmesine dayandığı anlaşılmaktadır. Zira 2008 yılında %(…..) olan ÜLKER’in payı, 2011
yılında %(…..) düşmüş ve izleyen yıllarda da bu seviyede kalmıştır. PEPSICO’nun payı
ise yıllar bazında dalgalanma göstermekle birlikte, 2008 yılında %(…..) iken 2014 yılında
%(…..) düşmüştür. Diğer markaların payı ise 2008, 2009 ve 2010 yıllarında yaklaşık
%(…..), izleyen yıllarda da bu oranın da altında gerçekleşmiştir. Sonuç olarak MİGROS’ta
çok büyük oranda AEH kolalı içeceklerinin satıldığı anlaşılmaktadır.
(197) MİGROS’un kolalı içecek satışlarının halihazırda %(…..) AEH’nin ürününe dayalı olması
hususunun, bildirime konu devralma işlemi gerçekleştiğinde MİGROS’un rakip ürünleri
gözden çıkararak satışlarına son vermesi ihtimalini artırdığını söylemek mümkündür.
Bununla birlikte PEPSICO’nun toplam alkolsüz içecek satışlarında 2014 yılında %(…..)
paya sahip olan MİGROS’un bu teşebbüs için önemini koruduğundan bahsetmek güçtür.
Zira PEPSICO’nun satışını yapan diğer teşebbüslerin payı son üç yılda artış
göstermektedir.
(198) Öte yandan, PEPSICO ve ÜLKER’in MİGROS kanalıyla yaptığı satışların pazardaki
toplam satışlara oranı incelenmiştir. Buna göre 2014 yılı için PEPSICO kolalı içeceklerde
tüm pazarda MİGROS’taki satışlarından %(…..) oranında pazar payı kazanmıştır. Pazarın
organize pazar olarak ayrı tanımlanması durumunda ise bu oran %(…..) yükselmektedir.
2008 yılına kıyasla PEPSICO verilerinde hem organize hem de tüm pazar özelinde küçük
bir düşüş yaşandığı görülmektedir.
(199) Bu veriler ÜLKER bakımından değerlendirildiğinde ise söz konusu oran son derece
sembolik bir hal almaktadır. Pazarın organize kanal olarak ayrı ele alınması durumunda
dahi, ÜLKER’in genel kolalı içecek pazarındaki payının düşmesine paralel olarak MİGROS
satışlarındaki payının da düştüğü anlaşılmaktadır. Bu pay 2008 yılında %(…..) iken 2014
yılında %(…..) inmiştir. Tüm pazarda ise ÜLKER açısından gelinen nokta 2014 yılı
itibarıyla %(…..). Bu bilgiler ışığında PEPSICO ve ÜLKER’e ilişkin veriler göz önünde
bulundurulduğunda, MİGROS satışlarının bu teşebbüslerin toplam pazar paylarına düşük
oranda katkı yaptığını söylemek mümkündür.
(200) Bu çerçevede devralma sonrasına yönelik bir analiz yapıldığında öncelikle MİGROS’un
2014 yılı itibarıyla kolalı içecekler pazarındaki satışlarının organize kanaldaki payının
%(…..) ve toplam kolalı içecekler pazarındaki payının ise %(…..) olduğu ve bu verilerin
düşme eğiliminde olduğu dikkate alınmalıdır. MİGROS’un PEPSICO ve ÜLKER’in her
ikisini birden satış noktalarından çıkarması ve adı geçen teşebbüslerin bu kayıplarını diğer
perakendecilerden telafi edememeleri durumunda dahi pazarın genelinde PEPSICO’nun
15-29/420-117
35/68
%(…..), ÜLKER’in ise %(…..) pazar payı kaybedeceği görülmektedir. Bu payların AEH
tarafından devralınması durumunda ise AEH’nin pazar payı tüm pazarda yalnızca %(…..)
oranında artacaktır.
(201) Diğer yandan PEPSICO ve ÜLKER tarafından kaybedilen paylar, bu iki teşebbüs
tarafından diğer organize ve geleneksel perakendeciler aracılığıyla telafi edilebilir. Nitekim
hem organize kanaldaki hemen her perakendecinin kolalı içecek satıyor oluşu hem de
geleneksel kanalın yıllardır ağırlığını koruyarak kolalı içecek ticaretinin %70’ini oluşturuyor
olması bu tespiti güçlendirmektedir. Ayrıca, organize kanalın yapısı gereği tüketicilerin
marketlerde belli bir ürün kategorisinde birden fazla markayı raflarda görmek istemesi,
PEPSI markasının tüketici nezdindeki bilinirliği ve ÜLKER’in de pazardaki zayıf konumu
dikkate alındığında, yerine ikame edilebilecek bir başka markanın da bulunmaması
nedeniyle MİGROS’un PEPSICO’yu satış noktalarından çıkartmamasının da olasılık
dahilinde olduğu değerlendirilmektedir. Ancak her koşulda bu devralmanın müşteri
kısıtlanması suretiyle kolalı içecek pazarında AEH’nin hâkim durumunu güçlendirmesi
beklenmemektedir.
- Aromalı Gazoz Pazarına Yönelik Değerlendirme
(202) AEH aromalı gazoz pazarında “Fanta” ve “Schwepps” markalarıyla faaliyet
göstermektedir. Bu pazara ilişkin olarak geçtiğimiz yıllarda alınan Kurulumuz kararlarında
aromalı gazoz ayrı bir pazar olarak değerlendirilmiş olmakla birlikte, bu pazarda AEH’nin
hâkim durumda olup olmadığına yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır. Ancak pazarda
AEH’nin rakiplerine kıyasla görece yüksek bir pazar payına sahip olduğu görülmektedir.
(203) Buna göre, gazoz pazarında AEH’nin pazar payı 2008 yılında %(…..) iken bu oran yıllar
itibarıyla %(…..) üzerinde kalarak 2014’te %(…..) seviyesine ulaşmıştır. AEH’yi “Yedigün”
markasıyla takip eden PEPSICO ise organize kanalda pazar payı kaybetmekle birlikte, bu
kaybını geleneksel kanaldaki artışıyla telafi edebilmiştir. 2014 yılı itibarıyla PEPSICO
%(…..)civarında bir pazar büyüklüğüne sahiptir. ÜLKER ise kolalı içecekler pazarında
olduğu gibi aromalı gazoz pazarında da gerek organize kanalda gerekse geleneksel
kanalda pazar payı kaybetmiş, dolayısıyla bu husus Türkiye pazar paylarına yansımıştır.
ÜLKER’in 2014 itibarıyla pazar payı %(…..) olarak gerçekleşmiştir.
(204) Aromalı gazoz pazarı kapsamında, MİGROS kanalıyla yapılan satışların etkisini tespit
edebilmek için MİGROS’ta yapılan aromalı gazoz satışlarının organize kanal ve tüm
aromalı gazoz pazarı içerisindeki payına bakılmıştır.
(205) Buna göre, organize kanal içerisinde MİGROS vasıtasıyla yapılan satışlar yıllar itibarıyla
azalmıştır. Zira organize kanalda 2008-2010 yıllarında yaklaşık %(…..) olan MİGROS’un
payı 2011’de (…..) puan düşmüştür. 2011 sonrasında da bu düşüş devam etmiş ve 2013
ve 2014 yıllarında %(…..) seviyesine gerilemiştir. MİGROS satışlarının tüm aromalı gazoz
pazarı içerisindeki payı ise 2008 yılında %(…..) iken 2009 sonrası azalmaya başlamış ve
2014 yılı itibarıyla %(…..) düşmüştür. Bu verilerden ev kanalında MİGROS’un bu ürün
özelinde pazar payı kaybettiği görülmektedir.
(206) Diğer yandan aromalı gazoz pazarında ev kanalındaki (tüketicinin ürünü kapalı olarak
aldığı ve bunu ürünü satın aldığı yerin dışında başka bir yerde tükettiği market, büfe,
bakkal gibi satış noktaları) satışların organize ve geleneksel kanal oranlarının yıllar
içerisinde fazla değişmediği ve sabit kaldığı yönündedir. Bu çerçevede kabaca pazarın
2/3’ünün geleneksel kanaldan oluştuğu anlaşılmaktadır.
(207) MİGROS tarafından gerçekleştirilen aromalı gazoz satışları içerisinde teşebbüslerin pazar
paylarının incelenmesi bu pazar özelindeki değerlendirmelere katkı sağlayacaktır.
(208) Buna göre, MİGROS’ta yapılan aromalı gazoz satışlarında en büyük pay AEH’ye (…..) ait
olup söz konusu teşebbüsü PEPSICO (…..) takip etmektedir. Her iki teşebbüsün de
15-29/420-117
36/68
paylarında dalgalanma görülmekle birlikte, ÜLKER’in payında ciddi bir azalma
görülmektedir (…..). Buna karşılık ULUDAĞ’ın payının 2010 yılından itibaren düzenli bir
şekilde arttığı, diğer teşebbüslerin payının ise 2008-2011 yılları arasında azalma eğilimi
gösterdiği ve 2012 yılından itibaren %(…..) seviyesinde olduğu anlaşılmaktadır.
(209) Öte yandan, anılan pazarda PEPSICO, ÜLKER ve ULUDAĞ’ın MİGROS kanalıyla yaptığı
satışların söz konusu teşebbüslerin organize kanal ve toplam aromalı gazoz pazarındaki
satışlarına oranına ilişkin verilere bakıldığında, PEPSICO satışlarının organize kanaldaki
ağırlığının giderek azaldığı anlaşılmaktadır. Nitekim 2008 yılında organize kanal
içerisindeki PEPSICO satışlarının %(…..) MİGROS vasıtasıyla yapılmakta iken bu veri
2014 yılında %(…..) seviyesine düşmüştür. Yine benzer şekilde PEPSICO özelinde
MİGROS’taki satışların tüm aromalı gazoz pazarındaki PEPSICO satışlarına etkisi
incelenen dönemindeki en yüksek değerine 2008 yılında ulaşmış ve sonrasında düşmeye
başlayarak 2014 yılında %(…..) seviyesine inmiştir. Bunun yanında, MİGROS’taki ÜLKER
satışlarının gerek organize gerekse toplam aromalı gazoz pazarındaki ÜLKER satışlarına
etkisinin giderek azaldığı ve %(…..) altına düştüğü görülmektedir. Bu veri 2014 yılı
itibarıyla tüm pazar için %(…..). MİGROS’taki ULUDAĞ satışlarının organize kanala
etkisinde çok sınırlı bir artış görülmekte, tüm aromalı gazoz pazarına etkisinde ise 2009-
2014 yıllarını kapsayan son altı yılda bir değişme olmadığı anlaşılmaktadır.
(210) Bu aşamada müşteri kısıtlaması özelinde yapılan değerlendirmede öncelikle belirtilmesi
gereken husus, MİGROS’un söz konusu pazardaki satışlarının organize kanal ve tüm
pazar içerisinde azalma eğiliminde olduğudur. Bu noktada organize kanalın pazar
içerisinde ağırlığı sabit kalırken MİGROS’un pazar payı kaybetmesi, rakip organize
perakendecilerin aromalı gazoz ticaretindeki paylarını artırdığını göstermektedir.
(211) Diğer taraftan, AEH’nin rakiplerinin MİGROS satışlarının toplam pazar paylarına etkisi
incelendiğinde, 2014 yılında MİGROS’taki satışların PEPSICO’nun pazar payına %(…..),
ÜLKER’in satışlarına %(…..) ve ULUDAĞ’a %(…..) katkı sağladığı belirlenmiştir.
(212) Buna göre, MİGROS’tan çıkarılması halinde PEPSİCO’nun bu kaybını telafi edemediği
varsayımı altında, 2014 yılında organize kanalda MİGROS satışlarından kazandığı %(…..)
pazar payını kaybedecektir. Bu kaybın PEPSICO’nun toplam pazar payına etkisi ise
%(…..) şeklinde olacaktır. Aynı yıl verileri dikkate alındığında MİGROS’tan çıkarılması
durumu, ÜLKER bakımından organize kanalda %(…..), tüm pazarda ise %(…..) oranında
bir pazar payı kaybına yol açacaktır. ULUDAĞ açısından da pazar payı kaybı ÜLKER
seviyelerinde gerçekleşecektir. Bu işlem sonucunda tüm pazar paylarının AEH tarafından
devralınması durumunda AEH’nin aromalı gazoz pazarındaki pazar payının en fazla
%(…..) oranında artacağı öngörülmektedir.
(213) Ancak bu noktada aromalı gazoz ve kolalı içecek pazarı özelinde bazı hususların
belirtilmesi gerekmektedir. Öncelikle aşağıda daha detaylı olarak değinileceği üzere bira
pazarından farklı olarak bu pazarlarda teşebbüslerin MİGROS’tan dışlanmaları halinde
kayıplarını telafi edebilecekleri perakendeci sayısının fazla olduğu görülmektedir. Özellikle
bira pazarında göz ardı edilen alkollü içki satmayan geleneksel kanal, indirim marketleri
ve yerel marketler alkolsüz ticari içecek üreticileri için alternatif olabilecektir.
(214) Ayrıca bu pazarlar özelinde bira pazarından farklı olarak reklama yönelik herhangi bir
kısıtlama olmaması hususu da önem arz etmektedir. Reklam yasaklarının olmaması
MİGROS’un bira pazarı için taşıdığı önemi bu pazarlar için azaltmaktadır.
(215) Öte yandan, bira pazarında düopol bir yapı bulunmasına rağmen kolalı içecek ve aromalı
gazoz pazarlarında özel markalı ürünler de dahil olmak üzere daha fazla sayıda oyuncu
bulunmaktadır. Dolayısıyla bu durum; rakiplerin olası pazar payı kayıplarından diğer
rakiplerin de faydalanabileceği anlamına gelmekte ve rakiplerinin pazar payı kayıplarının
doğrudan AEH’nin faydalanacağı savını zayıflatmaktadır.
15-29/420-117
37/68
(216) Yukarıdaki hususlar birlikte ele alındığında, devralma sonrasında müşteri kısıtlamasına
yönelik endişelerin kolalı ve aromalı gazoz pazarları bakımından geçerliliğini korumadığı
ve 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ihlalinin söz konusu olmayacağı
değerlendirilmektedir.
- Bira Pazarına Yönelik Değerlendirme
(217) Bira pazarına yönelik olarak devralma sonrasında bir müşteri kısıtlaması olup olmayacağı
hususunun değerlendirilmesi kolalı içecek ve aromalı gazozlarda olduğu gibi detaylı olarak
yapılmıştır. Bunun başlıca nedeni ANADOLU EFES’in uzun yıllardır yüksek pazar payıyla
pazarda hâkim durumda olması ve her ne kadar son dönemde pazar payı kaybediyor olsa
da, teşebbüsün hâkim durumunu kaybettiğine yönelik herhangi bir emare
bulunmamasıdır. Diğer bir gerekçe ise pazarın duopol bir özellik göstermesi ve TUBORG
ile ANADOLU EFES’in toplamda %(…..) pazar payına sahip olmasıdır. Sayıları sınırlı
ithalatçılar ise pazardan ancak %(…..) oranında pay alabilmektedirler. Teşebbüslerin ev
kanalı pazar payları yıllar itibarıyla incelenmiştir.
(218) Buna göre, ANADOLU EFES tarafından son yıllarda kaybedilen pazar payının tamamı
(…..) TUBORG (…..) tarafından alınmıştır. Bu noktada ağırlıklı olarak organize kanalda
satışa sunulan ithal biraların pazar paylarını artıramadıkları ve pazarda halen son derece
düşük paylarıyla söz konusu iki yerli üreticiye alternatif olmaktan uzak oldukları tespit
edilmektedir.
(219) Diğer taraftan bira pazarında müşteri kısıtlamasına yönelik bir rekabetçi endişe olup
olmadığını değerlendirmek amacıyla ev kanalındaki bira satışlarının organize ve
geleneksel kanal ayrımında kırılımına bakılmıştır. Bu inceleme sonucunda, ev kanalında
tüketilen biranın ağırlıklı olarak geleneksel kanalda satıldığı anlaşılmıştır. 2008 yılında
%89 olan geleneksel kanal payı 2014 yılına gelindiğinde bir puan artarak %90 olmuştur.
Burada değerlendirilmesi gereken bir başka olgu 2013 yılının Eylül ayında yürürlüğe giren
saat yasağının pazara olan etkileridir. Buna göre, kapalı satış noktaları saat 22.00’den
sonra alkol satışı yapamamaktadır. İlgili düzenleme üzerinden bir yıl gibi kısa bir süre
geçmiş olmasının, değerlendirme açısından yetersiz olduğu düşünülmekle birlikte, bu
dönemde organize kanalın bir puan artışla %10 paya ulaştığını söylemek mümkündür.
Ancak pazarın geçmişine bakıldığında zaten aynı seviyede seyreden organize kanal
payının ilgili düzenlemeden bu aşamada pek etkilenmediği söylenebilir. Bu bilgilerden bira
pazarında geleneksel kanalın satışlarda önemli bir ağırlığının bulunduğu ve yıllardır bu
durumunu koruduğu anlaşılmaktadır.
(220) Müşteri kısıtlamasına yönelik olarak yapılan analizler kapsamında bira pazarında
MİGROS’un ağırlığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada görülen husus alkolsüz
içeceklerden farklı olarak MİGROS’un organize kanaldaki bira satışlarından aldığı payın
dalgalanmakla birlikte hafif bir artış eğiliminde olmasıdır. Bunda alkollü içki satan organize
perakende noktalarındaki azalmanın ve MİGROS’un organize kanaldaki büyümesinin
etken olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim organize kanalda satılan biranın hacim
bazında yarısından fazlası, değer bazında ise yaklaşık yarısının MİGROS’ta satıldığı
görülmektedir.
(221) Söz konusu rakamlara göre, MİGROS’ta satışı yapılan biranın hacim ve değer bazındaki
payları arasında farklılık bulunmaktadır. Bu durum MİGROS’ta satılan biranın birim
fiyatının diğer organize perakende noktalarında satılan bira fiyatından daha düşük olduğu
izlenimini vermektedir.
(222) Organize kanalda pazarın yarısından fazlasına hâkim olan MİGROS’un ev kanal payı,
pazarın ağırlıklı olarak geleneksel kanal üzerinden işlemesinden dolayı düşmektedir. 2010
yılında yaklaşık %(…..) olan söz konusu payın, 2012 yılında %(…..) düştüğü, takiben 2014
yılındaki artışla %(…..) ulaştığı tespit edilmiştir.
15-29/420-117
38/68
(223) Bu kapsamda MİGROS’ta satılan biraların tedarikçilere göre payları incelendiğinde, 2010
yılı hariç hemen hemen pazardaki eğilimle karşılaşılmaktadır. 2008 yılında TUBORG’un
MİGROS’taki payı yaklaşık %(…..) iken, bu pay 2009 yılında %(…..) düşmüştür. 2014
yılında ise söz konusu oran yaklaşık %(…..) çıkmıştır.
(224) MİGROS paylarında 2010 yılının diğer yıllardan farklılık arz ettiği görülmektedir. TUBORG
MİGROS’la yaşadığı ticari anlaşmazlık nedeniyle 2010 yılının Ocak ayından 2011 yılının
Haziran ayına kadar geçen sürede MİGROS’ta satılmamıştır. Bu dönemde MİGROS’ta
satılan biranın tamamına yakını ANADOLU EFES tarafından sağlanmıştır. 2011 yılı
ortalarıyla birlikte MİGROS’la yeniden çalışmaya başlayan TUBORG, 2012 yılından
itibaren pazar payına paralel şekilde MİGROS’taki satışlarını arttırmış ve 2013 yılında
yaklaşık %(…..) pay almıştır. MİGROS’ta satışı yapılan ve ağırlıklı olarak ithal biralardan
oluşan diğer ürünlerin payı ise yıllar itibarıyla yaklaşık %(…..) oranında sabit kalmıştır.
(225) Teşebbüslerin MİGROS’taki pazar payları organize ve Türkiye pazar paylarıyla
kıyaslandığı takdirde, AEH ve TUBORG’un 2013 yılı hariç organize ve perakende kanalı
pazar paylarının kabaca aynı olduğunu belirtmek gerekmektedir. Ancak Türkiye pazar
payları ile MİGROS payları kıyaslandığında AEH’nin Türkiye ortalamasına kıyasla
MİGROS’ta daha yüksek bir payı olduğu görülmektedir. Buna karşın TUBORG’un payı
MİGROS’ta Türkiye payına göre daha düşüktür.
(226) Diğer yandan TUBORG’un toplam ev kanalındaki satışlarında MİGROS’un payına
bakıldığında, MİGROS’ta TUBORG’un satılmadığı 1,5 yıllık dönem dışarıda bırakılırsa,
yıllar itibarıyla bu payda önemli bir değişiklik olmadığı ve payın yaklaşık %(…..)
seviyesinde seyrettiği görülmektedir.
(227) Müşteri kısıtlamasına yönelik olarak değerlendirilmesi gereken bir başka veri MİGROS’ta
satılan TUBORG biralarının toplam ev kanalındaki bira satışlarına oranına etkisidir.
Mevcut veriler incelendiğinde MİGROS’un TUBORG satışlarındaki yerinin fazla büyük
olmadığı söylenebilir. Nitekim 2014 yılında bu oran organize kanal için %(…..) tüm Türkiye
içinse %(…..). Organize kanal ve tüm Türkiye açısından söz konusu payın büyüme
eğiliminde olduğu dikkat çekmektedir.
(228) Öte yandan, diğer pazarlarda olduğu gibi değerlendirme bu pazar özelinde de yapılacak
olmakla birlikte, %(…..) gibi bir oranın bu açıdan görece küçük bir pay olacağı söylenebilir.
Ancak karanlık pazar koşulları, alkol satan geleneksel kanal ve organize kanal nokta
sayılarında yaşanan düşüş, MİGROS’un reklam ve tanıtım etkisi gibi faktörlerin
MİGROS’un hacimsel büyüklüğüyle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
(229) Bu kapsamda yapılacak ilk analizde dikkat çeken husus, TUBORG’un yıllar itibarıyla
toplam pazardaki satışlarını ve pazar payını arttırmasına paralel olarak MİGROS
satışlarındaki payını artırdığıdır. 2008 yılında %(…..) olan pay 2014 yılına kadar artarak
%(…..) ulaşmıştır. Söz konusu payın önümüzdeki dönemde bu eğilimi takip ederek
artması beklenmektedir.
(230) MİGROS’un hacimsel büyüklüğü haricindeki etkilerin dışarıda tutulması durumunda, ilgili
devralma işlemi sonrasında pazarda oluşabilecek etkilere ilişkin en olumsuz senaryo,
yukarıda diğer ürünler için de yapılmış olan, TUBORG’un MİGROS’tan dışlanması ve
bunu başka kanallarda telafi edememesi durumunda pazar payında yaşayacağı düşüştür.
Bu çerçevede TUBORG’un toplam pazar payında %(…..) bir düşüş meydana gelecek, bu
pay geçmişte olduğu gibi ANADOLU EFES tarafından devralınacak ve ANADOLU
EFES’in pazar payı artacaktır.
(231) Ancak MİGROS’un bu pazar özelindeki yeri ve pazarın kendine has dinamikleri nedeniyle
anılan %(…..) etkinin büyüyeceği ve bu bağlamda TUBORG’un devralmadan daha
olumsuz, ANADOLU EFES’in ise daha olumlu bir şekilde etkileneceği
değerlendirilmektedir.
15-29/420-117
39/68
(232) Buna yönelik gerekçeler incelenirken ilk olarak TUBORG’un pazarda elde etmiş olduğu
bulunurluk ve büyüme oranlarına bakılmıştır.
(233) Yıllar itibarıyla incelendiğinde, TUBORG’un, düşük pazar paylarıyla birlikte pazarda düşük
bulunurluk oranlarına (…..) sahip olduğu görülmektedir. 2010 yılı sonrasında TUBORG
bulunurluğu, artışını sürdürerek 2014 yılı itibarıyla %(…..) seviyesine ulaşmıştır.
(234) TUBORG’un bulunurluk oranları dönemsel olarak incelendiğinde, 2008-2010 yılları
arasında ortalama %(…..) bulunurluk oranına sahip olduğu anlaşılmaktadır. TUBORG’un
MİGROS mağazalarında satışının yapılmadığı 2010 Ocak ve 2011 Mayıs arası dönemde
önceki yıllara kıyasla bulunurluğu artmasına karşın oran %(…..) seviyesinde kalmıştır.
(235) TUBORG’un yeniden MİGROS mağazalarında satışa çıktığı 2011 Mayıs ve 2011 Aralık
arası dönemde, çok kısa sürede, TUBORG’un bulunurluk ortalaması %(…..) seviyesine
yükselmiştir. 2011 Haziran ve 2012 Haziran arasındaki bir yıllık sürede TUBORG
bulunurluk oranını istikrarlı bir şekilde artarak %(…..) çıkarmıştır. Daha geniş bir zaman
aralığını kapsayacak şekilde yani TUBORG’un MİGROS mağazalarında yeniden
satışından günümüze kadar geçen sürede ortalama bulunurluk oranı %(…..) seviyesine
yükselmiştir.
(236) TUBORG, 2011 yılından sonra, MİGROS’un geniş coğrafi kapsama alanı ve tüketiciler
nezdinde reklam ve tanıtım etkileriyle bulunurluk oranlarını 2012, 2013 ve 2014 yıllarında
sırasıyla %(…..), %(…..) ve %(…..) seviyelerine çıkarmıştır. Çeşitli dönemler özelinde
alınan veriler TUBORG’un MİGROS’ta yeniden satılmaya başlamasını takiben
bulunurluğu hızlı bir şekilde artırdığını göstermektedir.
(237) Diğer taraftan, TUBORG özelinde pazardaki büyüme oranlarını gösteren veriler
incelendiğinde TUBORG’un MİGROS’ta satılmadığı 2010 yılında %(…..) oranında
büyüdüğü ve büyüme hızının 2011 yılında artarak %(…..) ulaştığı görülmektedir. Ancak
MİGROS’ta altı aylık dönemde satıldığı 2011 ve özellikle 2012 yılıyla birlikte TUBORG’un
son derece hızlı büyüdüğü anlaşılmaktadır. TUBORG’un büyüme oranları 2012-2014
yıllarında sırasıyla %(…..), %(…..) ve %(…..) olarak gerçekleşmiştir. Bunun pazardaki
MİGROS etkisini gösteren bir unsur olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim pazarda
görüşme yapılan birçok teşebbüs temsilcisi MİGROS’un geleneksel kanal için bir gösterge
niteliğinde olduğunu, yalnızca organize kanaldakilerin değil, geleneksel kanaldaki
perakendecilerin de MİGROS’u takip ettiklerini, MİGROS’un bu anlamda bir kaldıraç etkisi
oluşturduğunu ve MİGROS’ta bulunmanın tüm kanala sirayet ettiğini belirtmiştir.
(238) Bu veriler çerçevesinde bira pazarı ve işlem değerlendirildiğinde, 2009 yılında %(…..)
pazar payına sahip olan ANADOLU EFES, 2009 sonrası pazar payı kaybetmeye başlamış
ve 2014 yılı sonu itibarıyla %(…..) oranına gerilemiştir. Kaybedilen söz konusu pazar payı
TUBORG tarafından alınmış, ithalatçı teşebbüsler açısından bu noktada herhangi bir
gelişme yaşanmamıştır. Nitekim 2009 senesinde %(…..) olan TUBORG payı 2014
senesinde %(…..) ulaşmıştır. 2009 öncesinde ANADOLU EFES’in pazar payı kazanımını
TUBORG’tan pay alarak sağladığı bilinmektedir. Bu çerçevede pazar payı anlamında bir
teşebbüsün kaybı diğer teşebbüsün kazancı olmaktadır. TUBORG bu yıllar içerisindeki
büyüyen bira pazarından %(…..) üzerinde pay alırken ANADOLU EFES için bu pay %(…..)
civarında kalmıştır. Dolayısıyla ANADOLU EFES’in TUBORG karşında son yıllardaki
konumu ANADOLU EFES için görece olumsuz bir tablo çizmektedir. Bu durum ise
ANADOLU EFES’in TUBORG’u MİGROS’tan dışlaması için bir gerekçe oluşturabilecektir.
(239) Diğer yandan ANADOLU EFES’in TUBORG’u MİGROS satış noktalarından dışlamasının
AEH açısından rasyonel olup olmayacağını analiz etmek amacıyla AEH ve MİGROS’tan
bazı veriler istenmiştir. Bu veriler, MİGROS’un TUBORG ve ANADOLU EFES’ten
pazarlama harcamaları hariç ve pazarlama harcamaları dahil ayrı ayrı olmak üzere ve
ayrıca ANADOLU EFES’in MİGROS’a yaptığı satışlardan elde ettiği litre başına birim
15-29/420-117
40/68
kârları göstermektedir. Buna göre MİGROS’un TUBORG’u satış noktalarından dışlaması
durumunda bunun, AEH için kârlı olup olmayacağı değerlendirilmiştir.
(240) Analiz kapsamında ilk olasılığa göre devralma sonrasında MİGROS, ANADOLU EFES’ten
mevcut durumda olduğu gibi çeşitli bedeller almaya devam edecektir. Bu analizde 2014
yılı satışları baz alınarak MİGROS’un ANADOLU EFES satıyor olmasından kaynaklanan
kâr ile ANADOLU EFES’in MİGROS satışlarından elde ettiği kâr toplanmış, MİGROS’un
TUBORG satışından elde ettiği kâr bu toplamdan çıkartılmıştır. Analize TUBORG
müşterilerinin tamamının MİGROS’ta TUBORG bulamadıkları takdirde taleplerini
ANADOLU EFES ürünlerine kaydırdıkları varsayılmıştır. Bu varsayım sonucunda,
ANADOLU EFES ve MİGROS’un elde ettiği kâr yukarıdaki toplama ilave edilmiştir. Buna
göre ANADOLU EFES ve MİGROS’tan oluşan birleşik teşebbüs bu olasılığa göre (…..)
TL kâr elde etmektedir.
(241) İlk olasılık dahilinde yapılan analiz geliştirildiğinde, MİGROS’ta TUBORG bulamayan
tüketicilerin kabaca %(…..) ANADOLU EFES ürünlerine yöneldiği, %(…..) ise TUBORG
ürünlerini diğer alternatif kanallardan satın almayı tercih ettiği durumda ise bu
operasyonun AEH için herhangi bir kâr/zarar içermeyeceği görülmüştür. Ancak
tüketicilerin %(…..) daha fazlasının TUBORG ürünlerini başka kanallardan almaya karar
vermesi halinde TUBORG’un MİGROS’tan dışlanması işlemi AEH için kârsız hale
gelecektir.
(242) İkinci bir olasılık, devralma sonrasında ANADOLU EFES’in MİGROS’ta bulunmak için
çeşitli bedeller vermemesi durumudur. Buna göre aynı holding içinde yer alıyor olmaları
nedeniyle MİGROS’un ANADOLU EFES’ten söz konusu giderleri talep etmeyebileceği
varsayılmıştır. Anılan varsayıma göre yapılan analiz sonucunda da benzer bir tablo ile
karşılaşılmış ve bu durumda da AEH’nin TUBORG’u MİGROS’tan çıkarması durumunda
TUBORG tüketicilerinin yaklaşık %(…..) ANADOLU EFES ürünlerini tercih etmesi halinde
bu operasyonun AEH açısından kâr/zarar doğurmayacağı görülmüştür.
(243) Diğer yandan birada tüketici sadakatini araştıran IPSOS çalışmasında TUBORG markalı
ürünlerde tüketici sadakatinin %(…..) civarında olduğu tespit edilmiştir. Bir diğer deyişle
TUBORG tüketicilerinin ancak %(…..) markaya sadık kalarak rakip ürünlere
yönelmemekte, diğer TUBORG tüketicileri ise ANADOLU EFES ürünlerini ikame
edebilmektedir. Söz konusu oranın yukarıdaki kâr/zarar analizi kapsamında da anlam
taşıdığı görülmektedir. Kaldı ki organize perakende tüketicisi davranışları
düşünüldüğünde, teşebbüslerin bu yönde bir çalışması olmamakla birlikte, talep ettiği veya
kullandığı ürünü rafta bulamayan tüketicinin büyük kısmı ürünün talebini kolaylıkla o
markette bulunan rakip ürünlere kaydırabilecektir.
(244) Bu çerçevede MİGROS’a alışveriş yapmak için gelen tüketicilerin bir sepet satın aldığı ve
biranın da bu sepette yer alan bir ürün olduğu dikkate alındığında, TUBORG tüketicilerinin
büyük kısmının aradıkları ürünü bulamadıkları takdirde o ürünü MİGROS’taki başka bir
ürünle ikame etmeleri beklenebilir. Bu ikame ise pazarın duopol yapısı gereği ve geçmişte
de olduğu üzere ANADOLU EFES ürünlerine olacaktır. Nihayetinde bu husus, ANADOLU
EFES’in rakibi TUBORG karşısındaki pazar payını arttıracağı anlamına gelmektedir.
(245) Bu kapsamda tüketicilerin çok büyük kısmının zincir marketlerde alışveriş yaparken
yalnızca tek bir ürün almadıkları, bir diğer deyişle tüketicilerin marketlere sadece bira
almak için girmedikleri hususu dikkate alınmalıdır. Ayrıca tüketicilerin zincir marketleri
genel olarak fiyat, ulaşım ve park yeri kolaylığı, rahat alışveriş, ürün portföyü gibi hususları
dikkate alarak seçtiği ve burada marketin ürün portföyünün söz konusu parametrelerden
sadece biri olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla TUBORG satmaması durumunda
MİGROS’un anlamlı bir büyüklüğe ulaşacak sayıda müşteri kaybetmeyeceği
öngörüldüğünde, AEH açısından TUBORG’un satış noktalarında dışlanmasına yönelik bir
15-29/420-117
41/68
güdü olabileceği değerlendirilmektedir. Kaldı ki söz konusu dışlanma sonucunda
TUBORG’un sadık tüketicisi aradığı ürünü bulmak için yeni bir perakende kanalına
yöneldiğinde, bu tüketici için ilave bir çaba ve maliyet getirecektir.
(246) Diğer yandan zincir marketlerin doğaları ve tüketici tercihleri gereği birden fazla tedarikçi
ile çalıştıkları bilinmektedir. Bu kapsamda pazarın duopol yapısı ve ithalatçıların ihmal
edilebilir büyüklüğü dikkate alındığında TUBORG’un MİGROS’ta ister istemez yer alacağı
öne sürülebilir.
(247) Ancak ANADOLU EFES tarafından, ANADOLU EFES markalı çeşitli ürünlerin yanı sıra
Bomonti, Gusta, Marmara, Mariachi, Becks, Miller gibi biralar üretildiği gibi Peroni, Duvel,
Samuel Adams, Kozel, Birell gibi farklı markalar da ithal edilmektedir. MİGROS’tan
TUBORG’un dışlanması durumunda tüketiciler söz konusu farklı markaları MİGROS
raflarında görebilecekler ve ortalama bir tüketici MİGROS’un tek bir tedarikçiyle çalıştığını
anlamayabilecektir. Üstelik MİGROS pazarda %(…..) civarında payı olan ithalatçılara da
yer verilmek suretiyle tek tedarikçi algısının oluşmasını engelleyerek ANADOLU EFES’in
pazar payını artırabilecektir. Bu ise TUBORG’un satış noktasından dışlanabilmesi için bir
güdü oluşturabilecektir.
(248) Bu kapsamda değinilmesi gereken bir başka husus MİGROS’un bira ticaretindeki
önemidir. Yukarıda da belirtildiği gibi ülkemizde ev kanalındaki bira satışlarının kabaca
%(…..) geleneksel kanalda yapılmakta ve organize kanal bu ticarette yalnızca %(…..) pay
alabilmektedir. Bu oran yukarıda da belirtildiği gibi yıllardır kabaca aynı seviyede
seyretmektedir. Ancak organize kanal içerisinde bira satışlarında MİGROS’un payı
artmakta, 2008 yılında %(…..) olan MİGROS payı 2014 yılında %(…..) ulaşmış
bulunmaktadır. MİGROS’un pazarda doğrudan tüketiciye alkollü içecek satışı yapan en
büyük ulusal zincir olması, pazardaki birçok yerel ve indirim market zincirlerinin alkollü
içecek satmaması, alkollü içecek satan en büyük ulusal zincirlerden olan CarrefourSa ve
TESCO KİPA’nın 2013 yılında sırasıyla 244 ve 192 mağazası varken MİGROS mağaza
sayısının 965 olması bu açıdan önem taşımaktadır. Ayrıca MİGROS’un hem TUBORG
hem de ANADOLU EFES’in pazardaki en büyük müşterisi olduğu vurgulanmalıdır. Nitekim
TUBORG’un doğrudan tüketiciye satış yapan organize perakendecilere yönelik satışları
içerisinde 2014 yılında MİGROS %(…..), CARREFOURSA %(…..), TESCO KİPA ise
%(…..) paya sahiptir. ANADOLU EFES içinse bu oranlar sırasıyla %(…..), %(…..) ve
%(…..)’dir. Bu tablo MİGROS’un organize perakende pazarındaki önemini ortaya
koymaktadır.
(249) Yukarıda da görüldüğü gibi MİGROS doğrudan tüketiciye satış yapan organize
perakendeciler içerisinde ANADOLU EFES ve TUBORG’un en büyük müşterisi
konumunda bulunmakta16 ve organize kanalda giderek önemi artmaktadır. MİGROS’un
ardından diğer büyük perakendeci olan CARREFOURSA’nın payı ise MİGROS’un
ortalama 1/3’ü kadar olmaktadır. Mevcut verilerden görüldüğü üzere, MİGROS organize
kanaldaki diğer tüm perakendeciler kadar satış yapmaktadır.
(250) MİGROS’un bu kanaldaki önemini pekiştiren bir başka olgu ülkemizde alkollü içki
reklamlarının yasak oluşudur. Bazı Kanunlar ve 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında 6487 Sayılı Kanun’un 2. maddesiyle alkollü
içkilerin her türlü tanıtımının yapılması yasaklanmıştır. Bu çerçevede çok sayıda tüketici
tarafından ziyaret edilen zincir marketlerin alkollü içki üreticileri için önemi artarak sadece
rafta bulunmanın ötesine geçmiştir. Tüketicilerin zincir marketlerde raflar önünde
geleneksel kanala göre daha çok vakit geçirerek ürünleri çeşitli açılardan kıyaslayabilmesi,
tanıtımın yasak olduğu pazarda üreticiler için ürünlerini tanıtmak adına bir fırsat
16 Bu kapsamda doğrudan tüketiciye satış yapmadığı gerekçesiyle organize toptan marketler değerlendirme
dışında tutulmaktadır.
15-29/420-117
42/68
oluşturmaktadır. Bu bağlamda yılda yaklaşık (…..) kişinin ziyaret ettiği MİGROS
teşebbüsler için önemli bir satış ve tanıtım kanalı haline gelmiştir.
(251) Diğer yandan pazarda alkollü içki satan satış noktalarının giderek azalması MİGROS’un
önemini pekiştiren bir unsurdur. 2008 yılında 60.000 olan nokta sayısı 2014 yılında
53.000’e gerilemiştir. Bu hususların tamamı dikkate alındığında bira üreticileri için
MİGROS’un pazardaki önemi anlaşılmaktadır. Bunun ise TUBORG’un MİGROS’tan
dışlanması ve/veya MİGROS’ta mevcut durumdan daha az etkin bir şekilde bulunması
durumunda, ANADOLU EFES açısından pazar payını artırıcı bir süreci beraberinde
getireceği değerlendirilmektedir.
(252) Bu aşamada belirtilmesi gerekli olan bir diğer husus CRM (Migros Club Kart) verileridir.
Yukarıda da yer verildiği gibi tüketici özelinde bilgi toplanan bu kartlar tanıtımın yasak
olduğu pazarda ANADOLU EFES’e bira tüketicileri özelinde avantaj sağlayabilecektir.
Tüketici bilgisine bu veriler sayesinde daha detaylı şekilde hâkim olabilen ANADOLU
EFES’in bu sayede pazardaki hâkim durumunu güçlendirebileceği endişesi taşınmaktadır.
Üstelik bira pazarı; dağıtımda ölçek ekonomilerinin yüksek, reklam yasaklarının katı
olması, satış noktalarındaki yer problemi dolayısıyla yaygın bulunurluğunun kolay
olmaması gibi nedenlerle giriş engellerinin yüksek olduğu bir pazar olarak
değerlendirilmektedir. Nitekim pazarda yıllardır yalnızca iki üreticinin bulunması, küçük
üreticilerin pazardan çekilmesi, diğer teşebbüslerin yalnızca ithalat yoluyla pazardan ihmal
edilebilir bir pay alması bu tespiti doğrulamaktadır. Üstelik pazarda TAPDK düzenlemeleri
doğrultusunda diğer ürünlerde olduğu gibi özel markalı ürünler üretilememektedir. Bu
hususlar pazardaki duopol yapıya katkı sağlamaktadır.
(253) İlave olarak 2012 yılından günümüze kadar geçen sürede, artan sayıda nokta ile faaliyet
gösteren Ekomini’ler özelinde Kuruma ANADOLU EFES tarafından iki kez, içerisinde
biranın da olduğu ürünler için münhasır anlaşma yapabilme talebiyle başvuruda
bulunulmuştur. Kurul tarafından bu başvurular reddedilmiş ve franchise olarak hizmet
veren noktaların bu ürünler bazında serbestçe karar vermesi gerektiği sonucuna
ulaşılmıştır. Bu noktalar bazında AEH’nin içecek pazarındaki rakiplerinin durumu
incelendiğinde 1.176 Ekomini noktasının (…..) PEPSICO ürünleri bulunduğu
görülmektedir ki bu oran %(…..) karşılık gelmektedir. PEPSICO dolap sayısı bulunan
Ekomini nokta sayısı (…..) olup, bu sayı %(…..) oranına tekabül etmektedir. PEPSICO’nun
gazlı içeceklerdeki tüm Türkiye çapında ağırlıklı bulunurluğunun %(…..), geleneksel
kanalda ise %(…..) civarında olduğu dikkate alındığında, PEPSICO’nun Ekomini
bulunurluk oranının düşük olduğu görülmektedir.
(254) Benzer bir inceleme TUBORG bulunurluğu ve dolapları açısından yapıldığı takdirde
Ekomini noktalarında (…..) mağazada (oran olarak %(…..)) TUBORG bulunduğu
görülmektedir. 2014 yılında TUBORG bulunurluğunun ülke çapında %(…..), geleneksel
kanalda ise %(…..) olduğu dikkate alındığında bu oranın genel olarak oldukça düşük
kaldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yalnızca sadece (…..) Ekomini noktasında TUBORG dolabı
bulunmaktadır. PEPSICO ve TUBORG örnekleri dışlama konusunda aşağıda yer verilen
hususlarla birlikte yol gösterici olacaktır.
(255) Ekomini özelinde yapılan değerlendirmeler yukarıdaki unsurlarla birlikte ele alındığında,
TUBORG’un MİGROS’tan dışlanması durumunda, hem yerel hem de indirim marketlerinin
birçoğunun alkollü içki satmadığı ve bu alanda faaliyet gösteren noktaların giderek
azaldığı göz önünde bulundurulduğunda, devralma sonrasında ANADOLU EFES’in
müşteri kısıtlamak suretiyle pazardaki hâkim durumunu güçlendirebileceği kanaati
taşınmaktadır.
(256) Nitekim ön inceleme döneminde Kurumumuz Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi
(EAAD) tarafından hazırlanan görüşte de bira satışları bakımından, organize perakende
15-29/420-117
43/68
ve geleneksel kanalın toplamından oluşan pazarda devralma sonrasında AEH’nin
TUBORG’u MİGROS’tan dışlama güdüsüne sahip olabileceği; olası bir dışlanma
durumunda, MİGROS’taki satış hacmi kaybının, üretim maliyetleri üzerindeki etkisinin de
ötesinde, pazar dinamiklerine bağlı olarak, pazarlama maliyetleri, işlem maliyetleri ve geri
besleme etkisi sebebiyle diğer kanallardaki satışların kaybedilmesine ilişkin maliyetler gibi
ilgili pazarın bütününe yayılabilecek maliyet artırıcı etkilerinin ortaya çıkabileceği
değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca maliyetlerinin yükselmesine bağlı olarak TUBORG’un
fiyatlarında meydana gelecek bir artışın bu teşebbüsün ilgili pazarda satış kaybetmesine
ve dolayısıyla rekabet etme yetenek ve güdüsünün azalmasına yol açabileceği,
dolayısıyla işlem ile birlikte bir pazar kapama etkisi ortaya çıkabileceği ve bunun, AEH’nin
hâkim durumda olması halinde, pozisyonunun güçlendirilmesi anlamına geleceği
değerlendirilmiştir.
(257) Bira pazarı özelinde yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ve bulguları kısaca
özetlenen EAAD tarafından hazırlanan görüş bağlamında inceleme konusu işleme
taahhütsüz bir şekilde izin verilmemesi gerektiği neticesine varılmıştır.
- Zeytinyağı Pazarına Yönelik Değerlendirme
(258) Zeytinyağı pazarında da Komili ve Kırlangıç markalarıyla faaliyet gösteren AEH’nin lider
durumda olması ve MİGROS’un konumu dikkate alınarak ayrıntılı inceleme yapılmıştır.
(259) Söz konusu pazarda geleneksel ve organize kanal haricinde alternatif kanalların
bulunması zeytinyağı pazarı özelinde sağlıklı verilere ulaşılmasını engeller niteliktedir.
(260) AEH tarafından gönderilen NIELSEN verilerine göre zeytinyağı pazarı ülkemizde 2014
yılında 30.000-40.000 ton büyüklüğündedir. Bu veriler dikkate alındığında, pazarın %90-
95’lik kısmının organize kanaldan oluştuğu görülmektedir. Ancak Uluslararası Zeytinyağı
Konseyi ve Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi verilerine göre pazar çok daha büyüktür.
(261) Söz konusu veriler incelendiğinde, ülkemizde zeytinyağı tüketiminin 2009-2012 yılları
arasında artma eğiliminde olduğu görülmektedir. Benzer şekilde anılan yıllarda AEH’nin iç
satışlarının da arttığı ve bu sayede zeytinyağı pazarındaki %(…..) payını koruduğu
görülmektedir. 2012-2013 yıllarında ise AEH’nin iç satışlarında küçük miktarda azalma
olmasına karşın toplam zeytinyağı tüketiminde belirgin bir düşüş görülmesi sebebiyle
AEH’nin payının %(…..) seviyelerine çıktığı anlaşılmaktadır.
(262) Her iki Konseyin verileri birbirine oldukça yakın olmakla birlikte 2013-2014 yıllarına ilişkin
rakamların farklılaştığı dikkat çekmektedir. Zira Uluslararası Zeytinyağı Konseyi verilerine
göre anılan yıllarda iç tüketim 150.000-160.000 ton ve AEH’nin payı %(…..) olmasına
karşın; Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi verilerine göre söz konusu yıllarda iç tüketim
100.000-110.000, AEH’nin payı %(…..) şeklindedir. Bu noktada teşebbüs tarafından yer
verilen 2013-2014 yıllarına ilişkin Uluslararası Zeytinyağı Konseyi verilerinin nihai ve kesin
bilgi niteliğini haiz olmadığının belirtilmiş olması, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi
verilerinin gerçeğe daha yakın olduğu izlenimini uyandırmıştır. Bu kapsamda iç pazar
büyüklüğünün 100.000-110.000 ton olarak ele alınması uygun görülmüştür.
(263) Teşebbüs tarafından NIELSEN verilerinin pazarın yalnızca 1/3’lük kısmını ölçme
gerekçesi olarak, zeytinyağı pazarında tüketicinin alternatif kanallardan önemli ölçüde
alışveriş yapması gösterilmiştir. Bu noktada açık pazarın son derece önemli olduğu, ayrıca
geleneksel toptancılar gibi kanalların dikkate alınması gerektiği belirtilmelidir. Bu nedenle
ilave verilere ihtiyaç duyulmuş ve bu kapsamda IPSOS verileri incelenmiştir. Ancak
öncelikle NIELSEN verilerine bakılmıştır.
(264) Buna göre, AEH’nin pazar payı 2009 yılı itibarıyla büyük bir sıçrama yapmış ve %(…..)
seviyesine ulaştıktan sonra bu seviyesini koruyup 2014 yılını %(…..) ile kapatmıştır.
AEH’yi %(…..) ile “diğer” ürün grubu izlemektedir. Diğer grubunun içerisinde marketlerde
15-29/420-117
44/68
satılan özel markalı ürünler ile görece küçük ölçekli işletmelerin zeytinyağı ürünleri
bulunmaktadır. 2014 yılında diğer grubunu %(…..) ile YUDUM, %(…..) ile TARİŞ ve
%(…..) ile KRİSTAL markaları izlemektedir. Pazar paylarında dikkati çeken başka bir
husus 2013 yılı itibarıyla pazardaki ikinci büyük oyuncu konumundaki TARİŞ’in bir yıl
içerisinde yaklaşık %(…..) pazar payı kaybı ile birlikte 2014 yılında pazar payının %(…..)’e
gerilemesidir. Esasen, TARİŞ 2008-2014 yılları arasında pazar payı kaybetmiştir.
(265) NIELSEN verileri topluca değerlendirildiğinde ise 2010 yılından bu yana TARİŞ, KRİSTAL
ve DİĞER grubunun pazar payı kaybettiği, YUDUM’un pazar payındaki artışın 2012
yılında %(…..)’e ulaştıktan sonra bu seviyenin üzerine çıkamadığı ve AEH’nin yaklaşık
%(…..) olduğu görülmektedir.
(266) NIELSEN verileri kapsamında yapılabilecek bir başka tespit, AEH’nin pazar payı artışını
özellikle diğer grubundaki rakipler başta olmak üzere tüm rakiplerinden aldığı pazar
payıyla sağladığıdır. YUDUM ise genel olarak AEH hariç her rakipten aldığı az
miktarlardaki pay ile kendi pazar payını artırmıştır.
(267) Buna göre AEH pazar payının son yıllardaki marka bazında kırılımı incelendiğinde,
KOMİLİ’nin açık ara üstünlüğü bulunmaktadır. Bu kapsamda, KIRLANGIÇ markasının
pazar payının geçtiğimiz yıllar içerisinde düşme eğiliminde olduğu, bununla birlikte KOMİLİ
markası ile elde edilen pazar payının giderek arttığı ve 2014 yılı itibarıyla %(…..)
seviyesine ulaştığı görülmektedir.
(268) NIELSEN verileri özelinde, işlemin zeytinyağı pazarındaki etkisi incelenmiştir. Bu verilere
göre 2014 yılında Türkiye pazarının %96’sı organize kanaldır. Organize kanal neredeyse
pazarın tamamı olduğu için bu kanaldaki toplam zeytinyağı satışı içerisinde MİGROS’un
payı dosya konusu açısından önemlidir. 2010-2014 yılları itibarı ile MİGROS’un organize
kanalda zeytinyağı satışları içindeki payı sırasıyla %(…..), %(…..), %(…..), %(…..),
%(…..). Bir diğer ifadeyle organize kanalda satılan (…..TİCARİ SIR…..) MİGROS’ta
satıldığı ve MİGROS’un pazarda payının az da olsa arttığı söylenebilir.
(269) Öte yandan, MİGROS’ta satılan zeytinyağının son beş yıl içerisinde marka bazında
dağılımına yönelik yapılabilecek ilk tespit, AEH’nin organize kanal genelindeki payına
kıyasla MİGROS’ta daha yüksek bir pazar payına sahip olmasıdır (2010’da %(…..)-
2014’te %(…..)). AEH’nin MİGROS’ta 2014 yılı itibarıyla en yakın rakibi olan YUDUM’un
(%(…..)) (…..) katı pazar payına sahip olması dikkat çekicidir. YUDUM’u %(…..) ile
KESKİNOĞLU takip etmektedir. Söz konusu verilerde dikkati çeken bir diğer husus ise
son 5 yıl içerisinde diğer grubunun pazar payının tamamına yakınını kaybetmiş olmasıdır.
Bu noktada, AEH’nin bir miktar TARİŞ ve YUDUM’dan, ağırlıklı olarak ise diğer grubundan
pazar payı aldığını söylemek mümkündür.
(270) Devralma sonrasına yönelik bir müşteri kısıtlaması projeksiyonu yapılması durumunda en
kötü olasılık olarak AEH’nin MİGROS’ta yalnızca kendi markaları olan Kırlangıç, Komili,
Sezai Ömer Madra ile faaliyet göstereceği ve diğer rakiplerini MİGROS marketlerinde
bulundurmayacağı ihtimali ele alınmıştır. Bu bağlamda MİGROS söz konusu markaların
yanı sıra bir özel markalı ürün ürettirerek de zeytinyağı raflarını düzenleyebilir ve tüketicide
tek bir marka zeytinyağı satıldığı izlenimi uyanmasını engelleyebilir. Bu çerçevede,
YUDUM, KESKİNOĞLU ve TARİŞ markalarının MİGROS’ta satılmadığını ve adı geçen
teşebbüslerin bu kayıplarını başka kanallarda telafi edemediğini varsaydığımızda, toplam
pazar bazında NIELSEN verilerine göre YUDUM (…..), KESKİNOĞLU (…..) ve TARİŞ
(…..) puan kaybedecek ve bu pazar payları AEH tarafından devralınacaktır.
(271) Bunun sonucunda ise AEH pazarda yüksek bir paya ulaşacaktır (%(…..)). Ancak bu
noktada belirtilmesi gereken olgu bu pazarın bira pazarından farklı özellikler taşıdığıdır.
Öncelikle bu pazarda reklam ve tanıtım önünde bir engel bulunmamaktadır. Teşebbüsler
reklam olanaklarını kullanabileceği gibi, MİGROS’un ürün tanıtımı yönüyle bira
15-29/420-117
45/68
pazarındaki kadar baskın bir konumu yoktur.
(272) Diğer yandan yine bira pazarından farklı olarak bu pazarda özellikle organize kanaldaki
hemen her perakendecinin zeytinyağı satışının bulunduğu, bazı perakendecilerin pazara
özel markalı ürünler de sunduğu bilinmektedir. Bu çerçevede, anılan senaryoya göre
teşebbüslerin olası kayıplarını kapatabilecekleri düşünülmektedir. Üstelik pazarda
MİGROS ve birçok ulusal zincirde olmayan ve ağırlıklı olarak yerel perakende ve
geleneksel kanal üzerinden satış yaparak faaliyetlerini başarılı bir şekilde yürüten
KRİSTAL örneğinin bulunması pazar açısından önemli bir fikir vermektedir.
(273) Tüm bunların yanında daha da önem taşıdığı düşünülen husus zeytinyağı iç pazar
büyüklükleridir. 2014 yılında Türkiye zeytinyağı tüketimi “Uluslararası Zeytinyağı
Konseyi”ne göre 150.000-160.000, “Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi”ne göre ise
yaklaşık 100.000-110.000 ton dolayında gerçekleşmiştir. Oysa NIELSEN verilerine göre
2014 yılında iç pazar büyüklüğü 30.000-40.000, 2013’te ise 35.000-45.000 ton
civarındadır.
(274) Yukarıda adı geçen konseyler tarafından sunulan verilerin baz alınması durumunda
AEH’nin pazar payları %(…..) ve %(…..) olarak gözükmektedir. Burada pazarın toplam
büyüklüğünün daha düşük tahmini veri olan 100.000-110.000 ton olarak alınması
durumunda dahi AEH’nin %(…..) civarında pazar payı olduğu görülmektedir. Kaldı ki
mezkur Konsey verisinin geçtiğimiz yıllar içerisinde toplam pazarın en düşük olduğu yıla
ait veri olduğu; buna karşılık 2014 yılında AEH’nin de en yüksek üretim seviyesine ve buna
paralel olarak en yüksek pazar payına ulaştığı vurgulanmalıdır. Bu verilerin NIELSEN
verilerinden farklılaştığı açıktır.
(275) Öte yandan, IPSOS verilerine başvurulduğunda, zeytinyağı pazarının değer bazında
%20’sinin, litre bazında ise yaklaşık %35’inin açık pazardan oluştuğu anlaşılmaktadır.
NIELSEN verilerini yukarıda yer verilen Konsey ve IPSOS verilerinden farklılaştıran unsur,
özellikle pazarın önemli bir kesimini oluşturan açık pazardaki satışların örnekleme dahil
edilmemesidir. Nitekim IPSOS verileri baz alınarak hesaplanan pazar paylarına göre
pazardaki yapı farklılaşmaktadır.
(276) IPSOS verilerine göre pazarda 2014 yılı itibarıyla AEH’nin payı %(…..) iken BİM’in Sırma
markasıyla birlikte özel markaların payı %(…..)’ye ulaşmaktadır. Diğer başlığı altındaki
teşebbüsler ise yaklaşık %(…..) büyüklüğündedir. 2011-2014 yıllarında “diğer”deki artış
dikkat çekicidir.
(277) Öte yandan pazarın 2014 yılında 100.000-110.000 ton ve %35’inin açık pazar olduğu
dikkate alındığında, pazarın geriye kalan kısmını oluşturan organize, geleneksel ve diğer
kanalların büyüklüğü yaklaşık 60.000-70.000 tondur. MİGROS’un 2014 yılında (…..) ton
satış yaptığı dikkate alındığında devralma konusu teşebbüsün toplam pazardan %(…..)
civarında pay aldığı hesaplanmaktadır.
(278) Bununla birlikte açık pazarın diğer kanallarla ikame olmadığı ve bu nedenle açık pazardaki
satışların toplam pazar verilerinden çıkartılarak analiz edilmesi gerektiği ileri sürülebilir.
Açık pazardaki ürünlerin genel olarak markalı ürünler olmasa da, birçok tüketici tarafından
satın alındığı bilinmektedir. Nitekim IPSOS verileri bu tespiti doğrulamaktadır.
Zeytinyağının hacimli olarak satıldığı; bira, kolalı içecek gibi sık sık satın alınmadığı ve
tüketimini bu kanaldan yapan bir tüketicinin en azından belli bir süre diğer kanallara yönelik
bir talebi olmayacağı göz önüne alındığında, her iki kanalın birbirlerine ikame olabileceği
değerlendirilmektedir.
(279) Ancak yine de açık pazarın diğer kanallara ikame olmadığı varsayımı altında da bir analiz
yapılması gerekirse rekoltenin düşük olduğu ve AEH’nin en yüksek üretimi yaptığı yıl baz
alınabilir. Buna göre AEH (…..) ton ile 60.000-70.000 tonluk pazardan %(…..) pay
almaktadır. MİGROS’un 2014 yılında (…..) ton zeytinyağı satışı yaptığı ve bunun (…..)
15-29/420-117
46/68
litresinin AEH ürünleri olduğu dikkate alındığında, bu teşebbüsün MİGROS’taki payı
%(…..) olarak tespit edilmektedir. AEH’nin MİGROS’ta tüm rakiplerini dışladığı ve
rakiplerinin kaybı telafi edemedikleri durumda, AEH’nin satışında (…..) tonluk bir artış
olacaktır. Bu ise AEH’nin pazar payında yaklaşık (…..) puanlık bir artış sağlayarak,
teşebbüsün yaklaşık %(…..) pazar payına ulaşmasına sebep olacaktır. AEH söz konusu
pazar payıyla zeytinyağı pazarında hâkim duruma geçmeyecektir.
(280) Diğer yandan açık kanalın ikame olarak alınması durumunda ise bu pay daha da
düşecektir. Zeytinin her sene rekoltesinin çok dalgalandığı dikkate alındığında bu pazar
paylarının artıp azalabileceği, ancak AEH’nin devralma ile bağlantılı olarak hâkim duruma
geçemeyeceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yukarıda yer verilen tespit ve
değerlendirmelerle birlikte ele alındığında, devralma sonrasında müşteri kısıtlamasına
yönelik endişelerin zeytinyağı pazarı bakımından geçerliliğini korumadığı
değerlendirilmektedir.
G.5.5.3. Koordinasyona Yönelik Değerlendirmeler
(281) Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda; yatay olmayan birleşmelerin, işlem öncesi
rekabeti bozucu şekilde anlaşma içinde olmaksızın faaliyetlerini sürdüren teşebbüslerin
birleşme sonrası fiyat anlaşması yapmaları veya rekabete zarar verici diğer konularda
davranışlarını koordine etme ihtimallerini artırabileceği ifade edilmiştir.
(282) Söz konusu Kılavuz’da bir dikey birleşme işleminin pazarı kapamaya yol açması durumu,
birleşme sonrası oyuncu sayısındaki azalma nedeniyle koordinasyon kurmayı
kolaylaştırıcı unsurlara örnek olarak gösterilmiştir. Öte yandan, dikey birleşmelerin
pazarda faaliyet gösteren teşebbüsler arasındaki simetriyi ve pazar şeffaflığını artırma
yönünde etkileri de olabileceği, bu durumun da pazardaki teşebbüslerin aralarında
koordinasyon kurma ihtimalini artırabileceği vurgulanmıştır.
(283) Bunların yanı sıra dikey birleşmelerin pazar şeffaflığını arttırabilecek ve böylelikle
koordinasyonun kurulmasını ve yürütülmesini kolaylaştırabilecek en kritik noktası, birleşik
teşebbüse rakipleri hakkındaki hassas bilgilere erişim imkanı sağlamasıdır.
(284) Söz konusu dikey devralma işlemi sonrasında ilgili pazarlar bakımından rakipler hakkında
hassas bilgilere erişim ve dolayısıyla koordinasyon riski aşağıda yer verilen üç ayrı alanda
ortaya çıkmaktadır:
- Anadolu Grubu iştiraklerinin faaliyet gösterdiği alanlardaki rakiplerinin (PEPSICO,
TUBORG vb.) MİGROS ile olan ticari ilişkileri kapsamında MİGROS’un elde ettiği
bilgilerin, Anadolu Grubu iştirakleri ile paylaşılması,
- Anadolu Grubu iştiraklerinin faaliyet gösterdiği alanlarda MİGROS ile ticari ilişki içerisinde
bulunan rakiplerinin bilgilerinin, MİGROS’un perakende sektöründeki rakipleri ile (REAL,
CARREFOUR, KİPA vb.) paylaşılması,
- Anadolu Grubu iştiraklerinin, MİGROS’un perakende sektöründeki rakipleri ile olan ticari
ilişkileri kapsamında elde ettiği her türlü ticari bilginin, MİGROS ile paylaşılması.
(285) Yukarıda sayılanlardan ilki, rakiplerin MİGROS ile yaptığı görüşmeler sonucunda akdettiği
sözleşmeler kapsamında MİGROS’un elde ettiği ticari açıdan hassas bilgilerin Anadolu
Grubu iştiraklerince öğrenilmesi riskini barındırmaktadır. Söz konusu ticari şartların
öğrenilmesi, Anadolu Grubu iştirakleri ve rakiplerinin faaliyet gösterdiği pazarlar
bakımından şeffaflaşmaya neden olarak koordinasyon riskini arttırmaktadır.
(286) İkinci olarak, Anadolu Grubu iştiraklerinin rakiplerince MİGROS ile sürdürülen ticari ilişkiler
kapsamında MİGROS’un elde ettiği ticari açıdan hassas her türlü bilginin, Anadolu Grubu
iştirakleri tarafından MİGROS’un rakipleriyle paylaşılması riski bulunmaktadır. Söz konusu
ticari şartların ve hassas her türlü bilginin MİGROS’un perakende pazarındaki rakipleri
15-29/420-117
47/68
tarafından öğrenilmesi, Anadolu Grubu’na rakip teşebbüslerin gizli tüm ticari bilgilerinin
ortaya çıkmasına yol açmak suretiyle pazarda koordinasyon riskini artırabilecektir.
(287) Son olarak, söz konusu işlem, Anadolu Grubu iştiraklerinin perakende sektöründe
MİGROS’un rakipleri konumunda olan CARREFOUR, TESCO KİPA gibi perakendeciler
ile sürdürdüğü ticari ilişkiler kapsamında elde edilen her türlü ticari bilginin, Anadolu Grubu
tarafından MİGROS ile paylaşılması riskini barındırmaktadır.
(288) Yukarıda yer verilen pazarın şeffaflaşması ve koordinasyonuna yönelik riskleri
önleyebilmek için, gerek AEH ve gerekse MİGROS’un yukarıda sayılan ticari ilişkilerden
edindikleri her türlü ticari açıdan hassas bilginin ve sözleşme koşullarının paylaşılmaması
önem arz etmektedir. Bu çerçevede, “bilgi değişiminin engellenmesi mekanizmasının”
kurulması elzemdir.
(289) Bir diğer sorunlu alan, devralma işlemi sonucunda MİGROS’un elinde bulunan ve
Türkiye’deki en kapsamlı perakende müşteri datası niteliğini taşıyan CRM datalarının
şeffaflaşmasıdır. Mevcut durumda MİGROS, elinde bulunan CRM verilerinin, sadece
kendilerini ilgilendiren kısmını tedarikçilere sağlamaktadır. Söz konusu işlem sonrasında
Anadolu Grubu’nun kendi iştirakleri dahil olmak üzere, rakiplerinin ticari açıdan hassas
nitelikteki CRM verilerine (örneğin TUBORG’a ilişkin müşteri satın alma dataları) MİGROS
üzerinden ulaşma imkanı bulunacaktır. Bunun ise Anadolu Grubu’nun bira pazarındaki
hâkim durumunu, rakipleri aleyhine avantaj elde etmek suretiyle ve bira pazarının karanlık
pazar niteliğini haiz olmasının etkisiyle, güçlendirebileceği değerlendirilmektedir.
H. NİHAİ İNCELEME AŞAMASI
H.1. İlk Yazılı Savunma ve Değerlendirilmesi
(290) AEH, birinci yazılı savunmasında öncelikle nihai inceleme bildiriminde yapılan tespitleri
sıralayarak kolalı ve aromalı gazoz pazarları ile zeytinyağı pazarı hakkında yapılan
değerlendirmelere ilişkin herhangi bir itirazları olmadığını belirtmiştir. Ardından ön
inceleme raporunda yer alan bira pazarına yönelik endişeler ve koordinasyon riskine ilişkin
aşağıdaki savunmalar yapılmıştır:
(291) - Savunmada, bira pazarına yönelik olarak rakip firmalarca sunulan beyanların pazar
dinamikleriyle uyumsuz ve taraflı olduğu, gerçeği yansıtmadığı belirtilmiştir. Takiben,
dışlama etkisi anlamında; AEH temsilcilerinin beyanlarının, sunulan ekonomik veri ve
tespitler ile beyan edilen davranışsal taahhütlerin farazi bir dışlama güdüsünün olmadığını
açıkça ortaya koyduğu, kaldı ki perakende sektörüne yönelik Yıldız/ŞOK kararında
devralma işlemine koşulsuz izin verildiği ifade edilmiştir. Öte yandan HTM perakendeciliği
sektörünün özellikleri, tüketiciye maksimum ürün çeşitliliği sunma gerekliliği nedenleriyle
rakipleri dışlamanın rasyonel bir temele dayanmadığı vurgulanmıştır. Ayrıca MİGROS’un,
AEH iştiraklerinden ve ilişkili şirketlerinin mevcut operasyonlarından tamamen bağımsız
bir işkolu olarak değerlendirildiği yinelenmiştir.
(292) - Daha sonra, dışlama etkisinin niceliksel büyüklüğüne ilişkin yapılan hesaplamalarda
tutarsızlık olduğu, raporda TUBORG’un MİGROS’tan dışlanması durumunda %(…..) bir
kayıp yaşayacağı belirtilmesine rağmen, MİGROS'taki bira satışlarının ev kanalındaki
yıllar itibarıyla payı ve MİGROS'ta yapılan bira satışlarının tedarikçilere göre paylarında
TUBORG'un yıllar içerisindeki payının çarpımı ile belirlenen kayıp oranının %(…..) olduğu,
raporda bahsedilen kartopu etkisinin herhangi bir veri ile desteklenmediği veya herhangi
bir şekilde kartopu etkisini açıklayacak ve nasıl oluştuğunu belirtecek tanımlamanın yer
almadığı dile getirilmiştir.
(293) - Son olarak, TUBORG’un geçmiş yıllarda pazar payındaki dalgalanma göz önüne
alındığında, MİGROS'taki satış hacmi kaybının üretim maliyetleri üzerindeki olumsuz etkisi
ile birlikte pazarlama maliyetleri, işlem maliyetleri ve geri besleme etkisinin, diğer
15-29/420-117
48/68
maliyetlerde artışa sebep olabileceği iddiası ile kartopu etkisi ortaya çıkabileceği
yönündeki iddiaların ekonomik veriler ve analizler ile ortaya konulması gerektiği dile
getirilmiştir.
(294) Devralma işlemine ilişkin olarak hazırlanan ön inceleme raporunda yer alan MİGROS’taki
bira satışlarının ev kanalındaki yıllar itibarıyla payına ilişkin veri ciro üzerinden
hesaplanmış olmasına rağmen sehven hacim olarak yazılmıştır. TUBORG’un
MİGROS’tan dışlanması durumunda toplam ev kanalında yaşayacağı %(…..) düşüş tespiti
bu çerçevede doğruluğunu korumaktadır. Kaldı ki raporda da detaylı olarak irdelendiği
üzere reklam yasakları, karanlık pazar koşullarından dolayı yaşanan kaybın %(…..) veya
%(…..) olması değerlendirmeyi etkilemeyecektir.
(295) - Savunmada, TUBORG’un yıllar itibarıyla MİGROS’taki ve tüm pazardaki büyüme
rakamlarına bakıldığında, MİGROS’taki pazar payı dalgalanmalarına rağmen tüm
Türkiye’de istikrarlı bir şekilde büyüdüğü, TUBORG’un MİGROS’taki satışları ile tüm
Türkiye’de ve MİGROS harici HTM perakende pazarındaki satışları arasında iktisadi bir
korelasyon bulunmadığı vurgulanmıştır. Bununla birlikte 2014 yılında oransal olarak
MİGROS’taki TUBORG satışları bir önceki yıla göre düşerken tüm Türkiye satışlarının
büyümesinin dahi kartopu etkisi olmadığını gösterdiği belirtilmiş ve kartopu etkisi
iddiasının değerlendirilmemesi gerektiği ifade edilmiştir.
(296) MİGROS’un HTM perakende pazarında ve özellikle alkollü içecek kategorisinde önemli
konumuna yönelik değerlendirmeler kararın ilgili bölümlerinde yapılmıştır. Kaldı ki kartopu
etkisi söz konusu değerlendirmelerde esaslı bir unsur olarak ele alınmamıştır.
(297) - Ön inceleme raporunda yer alan EAAD görüşünde de pazarın organize ve geleneksel
kanal toplamından oluştuğundan hareketle pazarda yaklaşık %(…..) büyüklüğe sahip olan
MİGROS’un pazarın geri kalanını etkilemesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Raporda ayrıca, TUBORG bulunurlukları ile ilgili bölümde verilerin 2008 yılından itibaren
yer almasına karşılık yorumların 2011 Mayıs’tan itibaren yapıldığı, 2010 yılında
MİGROS’ta yer almayan TUBORG’un bulunurluğunun 2009 yılına göre daha yüksek
olduğu, TUBORG’un pazarda büyümeye başladığı yılların MİGROS’a tekrar giriş yaptığı
yıllara denk gelmesinin tesadüf olduğu, TUBORG'un Türkiye pazarındaki büyümesinin
temel kaynağının, adeta MİGROS'taki bulunurluğuna dayandırılmasının gerçekçi bir
yaklaşım olmadığı ilave edilmiştir,
(298) Bulunurlukla ilgili sayısal verilere dayanan açıklamalar, raporda “Bira Pazarına Yönelik
Değerlendirme” başlığı altında yapılmıştır. Burada, MİGROS mağazalarında rakip ürün
bulundurulmasından elde edilecek kazancın rakiplerin dışlanmasından elde edilecek
ekonomik değerden daha büyük olduğu, HTM perakendeciliğinin “tek duraklı alışveriş”
niteliği gereği marka bağımlılığı olan bir müşterinin tüm sepetinden vazgeçerek başka bir
mağazaya gideceği ve MİGROS’un daha büyük zararları olacağı, bu nedenle dışlama
güdüsü hakkındaki hesaplamaların sadece bira ürünlerinden elde edilebilecek gelirlere
odaklanarak basite indirgenmesinin HTM perakendeciliği dinamikleriyle bağdaşmadığı
belirtilmiştir.
(299) Dışlama etkisine yönelik açıklamalara yukarıda “Bira Pazarına Yönelik Değerlendirme”
başlığı altında yer verilmiştir.
(300) - Savunmada, TAPDK düzenlemeleri gereği, alkollü içki satın alan tüketicilerin
seçeneklerini azaltmayacak nicelikte ürün bulundurulması zorunluluğu, alkollü içeceklerin
her türlü promosyonunun yasak olması ve Money Club Kart sahiplerine alkollü içkiler
nezdinde bilgilendirme veya yönlendirme yapmanın hukuken mümkün olmamasından
dolayı CRM verileri aracılığıyla da dışlama etkisi ihtimalinin olmadığı ilave edilmiştir.
(301) TAPDK ile Rekabet Kurumunun korumayı hedeflediği menfaatler farklılık arz etmektedir.
Buna bağlı olarak her iki otorite tarafından kullanılan enstrümanlar da farklılaşabilmektedir.
15-29/420-117
49/68
Öte yandan TAPDK mevzuatında yer alan bulunurluğa ilişkin düzenlemeden farklı olarak
rekabet hukuku bağlamında etkin ve rekabeti teşvik edecek bulunurluğun sağlanması
önem taşımaktadır. CRM verilerine yönelik açıklamalara ise yukarıda “Bira Pazarına
Yönelik Değerlendirme” başlığı altında yer verilmiştir.
(302) - Savunmada, koordinasyon endişeleri hususunda MİGROS’un pazardaki büyüklüğü
nazara alındığında böyle bir etkinin doğmasının mümkün olmadığı, kaldı ki pazarın henüz
yoğunlaşmamış bir pazar olduğu ve pazarda BİM gibi güçlü rakiplerin yer aldığı ifade
edilmiştir. AEH’nin devralma işlemi kapsamında faaliyet gösterdiği pazardaki
iştiraklerinden ANADOLU EFES, CCİ, ANA GIDA’nın tam işlevsel birer ortak girişim
olduğu ve dolayısıyla AEH’nin tek karar merci olmadığı, bu durumunsa koordinasyon
endişelerinin önüne geçecek nitelikte olduğu eklenmiştir.
(303) - Öte yandan hem ANADOLU EFES’in hem de MİGROS’un halka açık şirketler olduğu ve
bu anlamda da koordinasyon riskinin olmadığı, ANADOLU EFES’in MİGROS’ta elde ettiği
kar marjından feragat etmesinin transfer fiyatlaması ve ilgili mevzuat gereğince mümkün
olmadığı, dolayısıyla hem TTK, SPK kanunu hükümleri gereği hem de rasyonel olarak
koordinasyonun mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Ayrıca CRM verilerinin de
koordinasyon etkisi doğurabilecek nitelikte olmadığı ilave edilmiştir.
(304) Koordinasyona yönelik değerlendirmelere yukarıda “Koordinasyona Yönelik
Değerlendirmeler” başlığı altında yer verilmiştir.
H.2. AEH Tarafından Verilen Taahhütler
H.2.1. Dikey Birleşme/Devralmalarda Taahhüt Mekanizması
(305) Dikey birleşme/devralmalar (devralma) üretim ve/veya dağıtım zincirinin farklı
seviyelerinde yer alan teşebbüslerin bütünleşmeleriyle ortaya çıkmaktadır. Literatürde
genellikle dikey devralmaların yatay devralmalar kadar rekabetçi endişeler taşımadığı
kabul edilir. İlave olarak dikey devralmaların etkinlik doğurucu sonuçları olabileceği de
belirtilir. Ancak yine de bazı dikey devralmalarda işlem sonucunda oluşabilecek rekabet
karşıtı etkileri ortadan kaldırmak amacıyla çeşitli çözüm yollarına başvurabileceği de genel
kabul görmektedir.
(306) Rekabet hukukunda, anti rekabetçi etkileri bertaraf etmek için kullanılan başlıca iki
yöntem, yapısal çözümler ve davranışsal çözümlerdir. Bir üçüncü seçenek ise söz konusu
iki yöntemin bir arada kullanıldığı çözümlerdir. Devralmalara yönelik çözümlere ilişkin
uluslararası en güncel ve kapsamlı düzenleme ABD Adalet Bakanlığı Rekabet Biriminin
2011 yılında yayımladığı Birleşme/Devralma Çözümlerine İlişkin Rehber’dir17 (Rehber).
(307) Anılan Rehber’de, yatay devralmalar için genellikle yapısal, dikey devralmalar için de
davranışsal çözümlerin uygun olduğu vurgulanmaktadır (para. 2). Bu kapsamda, dikey
devralmalar nedeniyle ortaya çıkan rekabetçi endişeleri bertaraf etmek için davranışsal
taahhütlerin etkili bir yöntem olabileceği ve hatta bazen yatay devralmalar sonucu ortaya
çıkan endişelerde de yapısal çözümlerle birlikte kullanılabileceği belirtilmektedir (para. 12).
(308) Birleşme/Devralma İşlemlerinde Rekabet Kurumunca Kabul Edilebilir Çözümlere İlişkin
Kılavuz’da (Taahhüt Kılavuzu) davranışsal çözümlerin tek başına rekabet sorununu
gidermedeki yeterliliğinin tespitinde, uygulama ve denetimden kaynaklanacak maliyet ve
risklerin göz önünde bulundurulacağı, bir yoğunlaşma işleminde yapısal çözümlerin
uygulanması olanaklı değilse, davranışsal çözümlerin tek başına kabul edilmesinin söz
konusu olabileceği belirtilmektedir. Konuyla ilgili verilen örnekte mevcut durumda sıkı
düzenlemeye tabi ve sürekli izlenen bir pazarda bu türden çözümlerin denetiminin ve
17 Policy Guide To Merger Remedies, U.S. Department of Justice Antitrust Division June 2011,
15-29/420-117
50/68
uygulanmasının daha kolay olabileceği ifade edilmektedir.
(309) Rehber’de, davranışsal çözümlerin etkili olabilmesi için koşulların sağlanması adına
yapılması gerekenlerin kararda tam ve açık olarak tek tek belirtilmesi gerektiği, aksi halde
devralan tarafın yükümlülüklerinden kaçınabileceği ifade edilmektedir. Bu sebeple kararda
yer alacak muğlak ifade ve boşlukların etkili bir uygulamanın önünde engel olacağı
vurgulanmaktadır.
(310) Rehber’de en çok tercih edilen başlıca davranışsal çözüm yolları aşağıdaki şekilde
sıralanmıştır:
(311) Güvenlik Duvarı (Firewall) Tedbirleri: Güvenlik duvarı tedbirleri, hassas bilgilerin teşebbüs
içerisinde dağıtılmasının engellenmesi için kullanılmaktadır. Bu uygulama sınırlı
olmamakla birlikte genellikle alt pazarda veya üst pazarda bilgi paylaşımı vasıtasıyla
koordineli etkilerin ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla tercih edilmektedir.
(312) Ayrımcılık Karşıtı Tedbirler: Ayrımcılık karşıtı tedbirler, kaynaklara adil erişimi, adil
girişimleri ve adil koşulları kapsamaktadır. Söz konusu adil uygulamalar, devralan
teşebbüsün alt pazarda veya üst pazarda yer alan rakiplerine cazip olmayan koşullar ileri
sürmesi veya sözleşme yapmayı reddetmesi hususlarında önem kazanmaktadır. Daha öz
bir anlatımla devralan teşebbüsün alt pazardaki iştirak ve rakiplerine adil koşullar ileri
sürmesi anlamına gelmektedir.
(313) Zorunlu Lisanslama Tedbirleri: Daha çok, yenilik ve teknoloji gerektiren pazarlarda önem
kazanan söz konusu tedbirler, belirli bir teknoloji ve varlığın taraflarca adil ve makul bir
şekilde lisanslanmasının kararlaştırılmasını ifade etmektedir.
(314) Şeffaflık Tedbirleri: Daha çok telekomünikasyon gibi düzenleyici otoritelerin bulunduğu
sektörlerde kullanılan söz konusu tedbirler, fiyat gibi belirli verilerin devralan teşebbüs
tarafından düzenleyici otoriteye bildirmesini içermektedir.
(315) Cezalandırma Karşıtı Tedbirler: Söz konusu tedbirler, devralan teşebbüsün müşterilerini
veya sözleşme ilişkisi içerisinde diğer tarafları veya rakipleriyle ticari ilişkisi olan
teşebbüsleri cezalandırmasını engellemeye yöneliktir. Anılan tedbirlerle, devralan
teşebbüsün makul olmayan gerekçelerle rekabeti kısıtlamasının önüne geçilmesi
hedeflenmektedir.
(316) Belirli Tip Sözleşmelere Kısıtlamalar: Bazı durumlarda, devralan teşebbüs tarafından
yapılabilecek olan kısıtlayıcı/sınırlayıcı sözleşme hükümlerine yasak getirilebilmektedir.
Örneğin devralan teşebbüs sınırlayıcı veya münhasır sözleşmelerle rakiplerinin girdiye
ulaşımını kısıtlayabilir, kilit müşterileriyle otomatik yenileme hükümleri olan kısa süreli
sözleşmelerle girişleri yavaşlatabilir ya da kapama etkisi yaratabilir. Özellikle devralan
teşebbüsün çok önemli bir girdiyi elinde bulundurduğu ve rakiplerinin söz konusu girdiye
erişiminin kritik olduğu durumlarda devralan teşebbüsün sınırlayıcı veya münhasır
sözleşmeler yapmasına kısıtlamalar getirilebilmektedir.
(317) Yukarıda sıralanan çözümlerin hangisinin veya hangilerinin kullanılacağının dosya
özelinde yapılacak değerlendirmelere göre şekilleneceği aşikardır. Ancak son dönemde
ABD’de gerçekleşen Google-ITA18, Comcast-NBC Universal19, Live Nation-Ticket
18 “Competitive Impact Statement,” U.S. v. Google Inc. and ITA Software, Inc., No. 1:11-cv-00688
(D.D.C., filed April 8, 2011),
19 “Competitive Impact Statement,” U.S. and Plaintiff States v. Comcast Corp., et al., No. :11-cv-
00106 (D.D.C. filed January 18, 2011),
15-29/420-117
51/68
Master20, GrafTech-Seadrift21 ve In the matter of PepsiCo, Inc.22 kararlarının ele alındığı
bir çalışmada23 kararlarda en çok vurgu yapılan çözümlerin devralan teşebbüsün
kontrolündeki varlıklara giriş (erişim çözümleri) ve güvenlik duvarı çözümleri olduğu
belirtilmektedir.
(318) Buna karşılık, 2005 yılında Avrupa Komisyonu Rekabet Genel Müdürlüğü tarafından
birleşme/devralma çözümlerine ilişkin yapılan çalışmada24 erişim çözümlerinin az sayıda
örnekte etkin olduğu belirtilmektedir. Bunun altında yatan sebeplerin, etkili bir erişimin
sağlanması ve denetlemenin yapılmasındaki zorluklar olduğu sayılmıştır. Ancak her
halükarda bu tarz çözümlerde yeniden gözden geçirme ve değerlendirme hükümlerinin
yer alması gerektiği vurgulanmıştır.
(319) Benzer şekilde Taahhüt Kılavuzu’nda da, erişim sağlama çözümlerinin etkin bir biçimde
uygulandığının doğrulanabilmesi için izlemeye ilişkin yöntemlerin de çözüm önerisinde
bulunmasının zorunlu olduğu ifade edilmektedir.
(320) Söz konusu tedbirlerin ne kadar süreyle uygulanacağı konusunda ise, formüle edilmiş bir
süre olmamakla birlikte çözümler için, örneğin Google-ITA kararında beş yıl, Comcast-
NBC Universal kararında yedi yıl, Live Nation-Ticket Master kararında 10 yıl belirlenmiştir.
Güvenlik duvarı tedbirleri ise, GrafTech-Seadrift kararında 10 yıl, In the matter of PepsiCo,
Inc. kararında 20 yıl olarak benimsenmiştir.
(321) Taahhüt Kılavuzu’nda da, Kurulun çözümlerin sınırlı bir süre ile uygulanmasını kabul
edebileceği ve süre tespitinin somut olayın özellikleri çerçevesinde incelenerek karara
bağlanacağı belirtilmektedir.
(322) Uygun çözüm yöntemi seçildikten sonra, çözümün etkili bir şekilde uygulanıp
uygulanmadığının takip edilmesi gerekmektedir. Bu noktada rekabet otoritelerinin iş
yükleri de dikkate alınarak üçüncü kişilerden yardım alınabilmektedir. Yapısal çözümlerde
ayrıştırma uzmanı kullanılmaktayken, davranışsal çözümlerde gözetim faaliyetlerini
denetleyici uzman yürütmektedir (p. 12-13)25.
(323) Taahhüt Kılavuzu’nda, gerek ön inceleme gerekse de nihai inceleme aşamasında,
yoğunlaşma işleminin ilgili pazarda hâkim durum yaratılması ya da hâkim durumun
güçlendirilmesi yoluyla rekabetin önemli ölçüde azalacağı endişesinin taşınması
durumunda bu endişenin taraflara iletileceği, rekabet sorunlarını gidermeye yönelik çözüm
önerip önermemenin tarafların takdirinde olduğu belirtilmiştir. Ardından, bir
yoğunlaşmanın çözüm önerisiyle birlikte 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ihlaline yol
açıp açmadığının değerlendirilmesinin yine Kurulun yetki ve görev alanında olduğu ifade
edilmiştir. Bu noktada taraflarca sunulan çözüm önerilerinin Kurulun izin kararına temel
oluşturabilmesi için;
- Taraflarca üstlenilen esasa ve uygulamaya ilişkin hususların tam ve ayrıntılı olarak
belirlenmesi,
20 “Competitive Impact Statement,” U.S. v. Ticketmaster Entertainment Inc. and Live Nation, Inc.,
No. 1:10-cv-00139 (D.D.C., filed January 25, 2010),
21 “Competitive Impact Statement,” U.S. v. GrafTech International Ltd., and Seadrift Coke, L.P.,
No. 1:10-cv-02039, (D.D.C., filed November 29, 2010),
22 In the Matter of PepsiCo,Inc.,FTC File No. 091 0133 (filed February 26, 2010),
23 The Role of Conduct Remedies in Addressing Merger Competitive Effects, The Threshold, Volume XII,
Number 1, Fall 2011
24 European Commission’s Directorate General for Competition, “Merger Remedies Study,” 2005,
25 OECD Policy Roundtables, Remedies in Merger Cases, 2011.
15-29/420-117
52/68
- Usulüne uygun olarak yetkilendirilmiş bir kişi tarafından imzalanmış olması,
- İncelemenin yapılabilmesi için taahhüde ilişkin yeterli bilgiyi içeren ve ticari sırlardan
arındırılmış bir kopyasının Kuruma sunulması, sunulan bu kopyanın üçüncü kişilerin
önerilen çözümün rekabet ile ilgili kaygıları etkin ve işleyebilir bir biçimde giderip
gidermediğine yönelik tam bir analiz yapılabilmesine olanak vermesi
gerektiği belirtilmiştir.
(324) Ayrıca, Kurulun uygun görmesi halinde konuyla ilgili üçüncü kişilerin görüşlerini alabileceği
de ifade edilmiştir. Bu bağlamda Kurulun yalnızca yukarıda sayılan özellikleri ve taraflara
iletilen endişeleri ortadan kaldırma yeterliliğini haiz çözüm önerilerini kabul edeceği
belirtilmiş; bu nedenle çözüm önerilerinin işleme ilişkin rekabet ile ilgili kaygıları tereddüde
yer bırakmayacak şekilde ve sürdürebilir bir biçimde gidermesi ve her açıdan anlaşılabilir
olması gerektiği vurgulanmıştır. Öte yandan, pazar koşulları değişebileceğinden, çözüm
önerilerinin mümkün olan en kısa zamanda ve etkili bir şekilde uygulanabilir olması
gerektiğine dikkat çekilmiştir.
(325) Taahhüt Kılavuzu’nda, bir yoğunlaşma işleminin yarattığı rekabet sorunlarını ortadan
kaldırmaya yönelik çözüm önerilerinin yapısal ya da davranışsal nitelikte olabileceğine
değinildikten sonra, bu konuda en etkili yol olarak nitelendirilen bir iş biriminin elden
çıkarılması şeklindeki yapısal taahhüde ve bu süreci takip edip raporlamak üzere atanacak
olan elden çıkarma uzmanına ilişkin detaylı bilgi verilmiştir. Elden çıkarma uzmanına ilişkin
anılan Kılavuz’da yer alan hükümlerin kıyasen davranışsal taahhütlerdeki denetleme
uzmanı hakkında da esas alınabileceği değerlendirilebilmektedir.
- Elden Çıkarma Uzmanı
(326) Taahhüt Kılavuzu’nda, Kurum tarafından elden çıkarma işlemlerine ilişkin tüm aşamalarda
tarafların taahhütlere uyumunun sürekli bir biçimde denetlenmesi mümkün olmadığından
bu denetimi Kurum adına yapacak bir elden çıkarma uzmanı atanacağı ve taraflarca
yapılacak bu atamanın Kurul tarafından onaylanması gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda,
elden çıkarma uzmanının taraflara tüm tedbirleri önerebileceği, bununla birlikte tarafların
Kurumun onayı olmaksızın elden çıkarma uzmanına emir ve talimat veremeyeceği
belirtilmiş ve bu suretle elden çıkarma uzmanının bağımsız çalışabilmesi koruma altına
alınmıştır. Ayrıca anılan Kılavuz’da elden çıkarma uzmanının Kurum gözetiminde
yürüteceği temel görevler ve sahip olması gereken başlıca yetkiler sayılmıştır. Bunlardan
kıyasen davranışsal taahhütlerde atanan denetleme uzmanı bakımından da
uygulanabilecek nitelikte olanlara aşağıda yer verilmektedir:
- Taahhüt Kılavuzu’nda elden çıkarma uzmanının, ilgili sürecin taahhütlere uygun bir
biçimde yürütülüp yürütülmediğine yönelik olarak her aşamaya ilişkin bir rapor
hazırlayarak Kuruma sunması gerektiği belirtilmiş ve ayrıca Kurumun elden çıkarma
uzmanından belli bir konuda yeni veya ek bir rapor hazırlamasını isteyebileceği ifade
edilmiştir.
- Bunun yanında elden çıkarma uzmanının taraflara ve üçüncü kişilere ait ulaştığı her türlü
özel ve ticari sırrı gizli tutma yükümlülüğü getirilmiştir.
- Öte yandan elden çıkarma uzmanının taahhüdün uygulanması ile ilgili olduğu sürece
uzmanın, taraflara ait bilgi ve belgelere ulaşma ve taraflardan idari destek isteme hak ve
yetkisi tanınmıştır.
(327) Taahhüt Kılavuzu’nda yukarıda yetki ve görevleri sayılan elden çıkarma uzmanının
atanmasının Kurul onayına bağlı olduğu, bu anlamda elden çıkarma uzmanı
aday/adaylarının taraflarca şartlı izin kararını izleyen en kısa sürede belirlenerek
Kurulumuzun onayına sunulması gerektiği ve söz konusu sürenin gecikmeyi haklı kılacak
herhangi bir neden olmadıkça kısa kararın tebliğinden itibaren 30 günü geçmemesi
15-29/420-117
53/68
gerektiği ifade edilmiştir.
(328) Taahhüt Kılavuzu’nda ayrıca;
- Tarafların elden çıkarma uzmanlığı için denetim firmaları ya da danışmanlık firmalarını
önerebileceği gibi ilgili sektörde iş deneyimi olan ve görevin gereklerini yerine getirebilecek
nitelik ve kaynaklara sahip kişileri de önerebileceği,
- Önerilecek elden çıkarma uzmanının taraflardan bağımsız olarak görevini yerine
getirebilecek nitelikte ve çıkar çatışmasına maruz kalmayacak konumda bir kişi olması
gerektiği,
- Bu bağlamda Kurulun tarafların kendi denetçilerinin veya yatırım danışmanlarının ya da
yasal temsilcilerinin elden çıkarma uzmanı olarak atanması taleplerini kabul etmeyeceği,
- Tarafların önerisi ve Kurulun onayı üzerine atanan elden çıkarma uzmanının Kurulun
onayı veya talebi olmaksızın görevinden azledilemeyeceği,
- Elden çıkarma uzmanı için belirlenecek ücretin, bu kişinin görevlerini yerine getirmede
bağımsızlığını ve etkinliğini zedelemeyecek seviyede belirlenmesi gerektiği
hususlarına dikkat çekilmiştir.
(329) Davranışsal taahhütlerin uygulanması ve denetimi, bir iş biriminin elden çıkarılması gibi
yapısal taahhütlerin uygulanması ve denetiminden çok daha güçtür. Bu nedenledir ki
Taahhüt Kılavuzu’nda davranışsal çözümlerin tek başına rekabet sorununu gidermedeki
yeterliliğinin tespitinde uygulama ve denetimden kaynaklanacak maliyet ve risklerin göz
önünde bulundurulacağı ve bu çerçevede bir yoğunlaşma işleminde yapısal çözümlerin
uygulanması olanaklı değilse davranışsal çözümlerin tek başına kabul edilmesinin söz
konusu olabileceği ifade edilmiştir. Bu bağlamda Taahhüt Kılavuzu’nda mevcut durumda
sıkı düzenlemeye tabi ve sürekli izlenen bir pazarda davranışsal taahhütlerin denetimi ve
uygulanmasının daha kolay olabileceği belirtilmiştir.
(330) Yapısal taahhütlere kıyasla davranışsal taahhütlerin uygulanması ve denetiminin daha zor
olması yapısal taahhütlerin bir kez gerçekleştirilmek suretiyle sona ermesine karşın
davranışsal taahhütlerin devamlılık arz etmesiyle de ilgilidir. Taahhüt Kılavuzu’nda
Kurulun davranışsal taahhütleri belirli bir süreyle sınırlı olarak kabul edebileceği, süre
sınırının kabul edilebilirliği ve sürenin tespitinin ise somut olayın özellikleri çerçevesinde
incelenerek karara bağlanacağı belirtilmiştir. AB ve ABD rekabet hukuku uygulamaları
dikkate alındığında, davranışsal taahhütlerde belirlenen sürenin 20 yıla kadar uzanabildiği
yukarıda verilen örneklerle desteklenmektedir. Nitekim davranışsal taahhüdün bir sürece
yayılması, uygulamanın yanında denetimdeki zorluğu da beraberinde getirmekte ve
kuşkusuz söz konusu süre uzadıkça denetim daha da kritik bir önemi haiz olmaktadır. Hal
böyleyken, bir iş biriminin elden çıkarılması gibi gözlemi ve denetimi kolay bir taahhüt
bakımından elden çıkarma uzmanına getirilen ve yukarıda değinilen görev ve yetkilerin,
evleviyetle davranışsal taahhütlerde atanan denetleme uzmanı bakımından da geçerli
olduğu değerlendirilmektedir. Bu itibarla davranışsal taahhütlerde;
- Taraflarca denetleme uzmanına ilişkin önerinin kısa kararının tebliğinden itibaren
ivedilikle Kurulumuzun onayına sunulması ve zorlayıcı nedenler olmadıkça Taahhüt
Kılavuzu’nda öngörülen 30 günlük sürenin aşılmamasına özen gösterilmesi26,
26 In the Matter of PepsiCo. Inc. kararında, ABD Federal Ticaret Komisyonu (Komisyon) ile yapılan onay
sözleşmesinin imzalanmasının ardından Komisyon’un, PepsiCo’nun yükümlülüklerine ve sorumluluklarına
uyup uymadığını temin etmek adına herhangi bir zamanda denetleyici uzman atayabileceği hükmü yer
almaktadır. Bu kapsamda, PepsiCo’nun makul olmayan nedenlerle bu işten kaçınmaması için Komisyon
denetleyici uzmanın kendisi tarafından seçilebileceğini, kısa kararın ardından 10 gün içerisinde seçilen
denetleyici uzmana PepsiCo’nun yazılı olarak gerekçeleriyle birlikte itirazda bulunmaması halinde aday
gösterilen denetleyici uzmanın onaylanmış sayılacağı belirtilmektedir. 26 Şubat 2010 tarihinde Komisyonca
15-29/420-117
54/68
- Salt gözlemden ziyade kimi zaman denetleme uzmanının yorumunu da gerektirecek olan
raporların hazırlanmasında tarafların denetleme uzmanına her türlü desteği verme
noktasında azami hassasiyet gösterilmesi,
- Ayrıca denetleme uzmanı tarafından Kurumumuza sunulacak raporların düzenli
aralıklarla yapılan gözlem ve denetimlere dayanarak detaylı ve kapsamlı bir şekilde
hazırlanması
hususlarının taviz verilmeksizin yerine getirilmesi gerekmektedir.
H.2.2. Nihai İnceleme Aşamasında AEH Tarafından Sunulan Taahhüt Paketi
(331) İşlemin nihai incelemeye alınmasının ardından, ön inceleme aşamasında sunulmuş olan
taahhütler daha sonra bir yazı ile işlem tarafınca revize edilmiş ve ayrıca söz konusu yazı
ile AEH tarafından Kurulun işleme izin vermesi kaydı ile ikinci ve üçüncü yazılı savunma
ile sözlü savunma haklarından feragat edildiği beyan edilmiştir. Ardından bir yazı ile
MOONLIGHT’ın; devralma işlemine taahhütler ışığında izin verilmesi durumunda
MİGROS üzerinde ortak kontrolün sağlanacağı ara dönemde işlem taraflarınca verilen
taahhütlerin uygulanması konusunda herhangi bir itirazının bulunmadığı ve MİGROS’ta
hissedar olduğu sürece taahhütlerin AEH veya MİGROS tarafından uygulanmasına engel
olmayacağına dair beyanı Kurumumuz kayıtlarına girmiştir. Aşağıda AEH’nin sunduğu
taahhütler ile bu taahhütler hakkındaki açıklamalarına yer verilmektedir.
H.2.2.1. Taahhüt Paketi
(332) “1. Devralma İşlemi sonrasında 3 yıllık süre boyunca ve AEH’nin Migros ve Anadolu Efes
üzerinde kontrol hakkı devam ettiği müddetçe:
a. Migros; bira kategorisinde, genel bira pazar şartlarını, HTM organize perakende pazarı
dinamiklerini, kendi müşterilerinin tercihlerini, süregelen mevcut (mevcut durumun tespiti
bakımından dosya hakkındaki Rekabet Kurulu kararı tarihinden önceki üç ayın ortalaması
ve sonraki her dönem için bir önceki dönem itibariyle) ticari ilişkilerini, bu ilişkilerin içerdiği
sözleşmeler ve teamüllerdeki ticari şartları göz önüne alarak; Anadolu Efes’in tüm rakipleri
ile ticari ilişkilerine, mevcut ve çıkaracağı yeni ürünler bakımından, işbu paragrafta
belirtilen kriterlere uygun ve objektif olarak devam edeceğini;
b. Migros; bira kategorisinde, yukarıda belirtilen kriterlere uygun olarak; bira pazarına giriş
yaparak Anadolu Efes’e yeni rakip olacak üretici/tedarikçiler ile, yine yukarıda belirtilen
kriterlere uygun ve objektif olarak, ticari ilişki kuracağını;
c. Migros; bira kategorisinde, yukarıda belirtilen kriterlere uygun olarak; Anadolu Efes’in
ürünlerine rakip olan ürünlerin satışını engellemeyeceğini ve bira kategorisinde
müşterilerine sunduğu tüm tedarikçi/üretici, ürün ve marka çeşitliliğini ve yine yukarıda
belirtilen kriterlere uygun olarak sıcak/soğuk alanlarındaki raf paylarını ve teşhirlerini
devam ettireceğini;
d. AEH, Migros’un; bira kategorisinde, Anadolu Efes’in tüm rakipleri ile olan ticari
ilişkilerine, kendisinin ya da herhangi bir iştirakinin ve/veya ilişkili şirketinin, herhangi bir
yöntemle (toplantı yapmak, talimat vermek, tavsiyede bulunmak gibi) müdahil
olmayacağını
taahhüt etmektedir.
kabul edilen onay sözleşmesinde yer alan denetleyici uzman görevlendirilmesi hükmüne binaen, PepsiCo
tarafından 23 Nisan 2010 tarihinde denetleyici uzman sözleşmesi Komisyona 2 aya yakın bir sürede
sunulmuştur.
15-29/420-117
55/68
2. 1 taahhüdün fiilen uygulanmasının takip edilmesi ve raporlanması konusunda ise
AEH tarafından, aşağıdaki gözetim ve raporlama sistematiğinin Devralma İşlemi akabinde
3 yıllık süre ile tesisi taahhüt edilmektedir:
a. AEH, Rekabet Kurulu’nun kısa kararının tebliğinden itibaren 45 gün içerisinde;
Migros’un bağımsız üçüncü kişi bir firma (“Denetçi Uzman”) ile anlaşmasını sağlayacaktır.
Denetçi Uzman, Migros mağazalarında yukarıda 1/a, b ve c maddede belirtilen
kriterlere uygun olarak bira kategorisi ürünlerine raf payı verildiğini ve teşhir edildiğini
düzenli olarak gözlemleyerek, Rekabet Kurumu’na gerekirse önerilerini de içerecek
şekilde raporlanmasını sağlayacaktır. Bu kapsamda AEH:
i. Rekabet Kurulu’nun kısa kararının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Denetçi Uzman
ile yapılacak anlaşmanın genel koşullarını içerir ihale şartnamesini Rekabet Kurumu’na
sunacaktır.
ii. Rekabet Kurulu’nun kısa kararının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ilgili ihale
kapsamında aday bağımsız üçüncü kişi araştırma firmalarının konu hakkındaki tekliflerini
alacak ve yine aynı süre içerisinde taslak sözleşmeyi Rekabet Kurumu’na sunacaktır.
iii. Rekabet Kurulu’nun kısa kararının tebliğinden itibaren 45 gün içerisinde Denetçi Uzman
ile akdedilen ilgili sözleşmenin bir suretini Rekabet Kurumu’na sunacaktır.
b. Söz konusu raporlar, Denetçi Uzman tarafından Devralma İşlemi’nin kapanışını takiben
3 yıl boyunca her yılın 1 ve 7’inci ayı sonuna kadar Rekabet Kurumu’na ve eşzamanlı
olarak AEH’ye sunulacaktır. Denetçi uzman, Rekabet Kurumu’nun talebi üzerine veya
gerekli gördüğü takdirde re’sen, yukarıda bahsi geçen 1 ve 7’inci aylar dışında ara rapor
sunabilecektir.
c. AEH ve Migros, ilgili raporlamanın gerçekleşmesi için dürüstlük kuralı çerçevesinde,
Migros’un bira kategorisinde akdettiği ilgili sözleşmelerin, Denetçi Uzman’dan her türlü
gizlilik taahhüdü alınması kaydı ile sunulması dâhil olmak üzere, gerekli her türlü desteği
sağlayacaktır.
3. Koordinasyon hususu ve bu husus kapsamında Rekabet Kurumu tarafından belirtilen
çekinceleri gidermek üzere, Devralma İşlemi sonrasında:
a. AEH, Migros’un operasyonel yönetimi, personel ve organizasyon yapısı itibariyle
Anadolu Grubu şirketlerinden ayrı yapılanmasına devam edeceğini taahhüt etmektedir.
Bu kapsamda, Migros operasyonel yönetiminde yer alan yöneticiler, aynı anda AEH’nin
kendi bünyesinde ya da AEH’nin iştirakleri ve/veya ilişkili şirketlerinde görev almayacaktır.
Aynı bağlamda AEH’nin kendi bünyesinde ya da AEH’nin iştirakleri ve/veya ilişkili
şirketlerinde operasyonel yönetimde yer alan yöneticiler aynı zamanda Migros bünyesinde
görev almayacaklardır. (Operasyonel yönetim, günlük işlerin yönetimi ve idaresi
anlamında tanımlanmakta olup, işlerin günlük yönetimi ile ilgili sorumlu olmayan yönetim
kurulu üyeleri, bu kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bununla birlikte, yukarıda ifade
edilen operasyonel ayrıştırma, söz konusu ticari ilişkilerin genel müdür yardımcısı
seviyesine kadar ayrı kişi ve ekiplerin sorumluluğunda takip edilmesini kapsamaktadır.);
b. Bunun yanında AEH:
i. Herhangi bir iştirakinin ve/veya ilişkili şirketinin, perakende sektöründe Migros’un
rakipleri konumunda olan perakendeciler ile sürdürdüğü ticari ilişkiler kapsamında elde
ettiği ticari açıdan hassas her türlü bilgiyi, doğrudan veya herhangi bir iştiraki ve/veya ilişkili
şirketi aracılığıyla Migros ile paylaşmayacağını;
ii. Migros’un, AEH’nin herhangi bir iştirakinin ve/veya ilişkili şirketinin faaliyet gösterdiği
pazarlardaki rakipleri ile sürdürdüğü ticari ilişkiler kapsamında elde ettiği ticari açıdan
hassas her türlü bilgiyi (tedarik koşulları, kampanyalar, insertler, bunlara ilişkin takvimler
15-29/420-117
56/68
başta olmak üzere), AEH’nin herhangi bir iştiraki ve/veya ilişkili şirketi ile
paylaşmayacağını;
bu kapsamda AEH, hassas bilgilere erişim konusunda bahsi geçen organizasyonlar
arasında bu amaca uygun ve hizmet eden erişim kısıtlamalarını sağlayacağını taahhüt
etmektedir.
c. AEH, Migros’un, bira pazarı özelinde, Anadolu Efes’in rakipleri ve rakip
üretici/tedarikçilerin sunduğu ürünleri tercih eden tüketiciler hakkındaki ticari olarak hassas
nitelikteki CRM verilerini, doğrudan ya da dolaylı olarak Anadolu Efes ile
paylaşmayacağını ve onun kullanımına açmayacağını, ayrıca bira pazarı özelinde AEH ile
sadece Anadolu Efes’e ilişkin CRM verilerini paylaşabileceğini taahhüt etmektedir.
4. AEH tarafından verilen taahhütler, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ m. 6/1/(a) kapsamında Migros’un
“kontrol değişikliğine yol açmayan grup içi işlemlerle” devredilmesi halinde de devralan
grup içi şirketler tarafından uygulanmaya devam edecektir.
5. Yukarıda AEH tarafından verilen taahhütler Devralma İşlemi’nin kapanışından itibaren
3 yıllık süre için geçerlidir. Söz konusu sürenin sonunda Rekabet Kurulu, yukarıda
belirtilen taahhütleri ve taahhütlerin uygulanma süresini yeniden değerlendirebilecektir.
H.2.2.2. Taahhüt Paketine İlişkin AEH Açıklamaları
- 1/a Numaralı Taahhüt Hakkında Açıklama
(333) AEH tarafından; 1/a numaralı taahhüdün MİGROS’un bira kategorisinde devralma işlemi
öncesindeki ticari ilişkilerinin devralma sonrasında da devam edecek ticari ilişkilere yön
göstereceğini ortaya koyduğu, bu durumun tek istisnasının rasyonel sebeplerle
açıklanabilen ürün ya da perakende pazarı koşullarındaki veya MİGROS müşteri
tercihlerindeki değişiklikler sonucu ortaya çıkabileceği belirtilmiş ve bu sayede devralma
işlemi sonrasında pazarlık gücünün sözleşme taraflarından herhangi biri lehine sonuç
doğurmasının önüne geçildiği ifade edilmiştir.
- 1/b ve 1/c Numaralı Taahhütler Hakkında Açıklama
(334) AEH tarafından, 1/b numaralı taahhüt ile MİGROS’un müşterilerine farklı ürün ve markaları
sunma eğilimini devam ettirme isteğinin ortaya konulduğu, zira aksi bir faaliyetin
MİGROS’un marka değerine zarar vereceğinden rasyonel bir davranış olmayacağı dile
getirilmiştir. Bu taahhüt kapsamında AEH’nin MİGROS’un bira kategorisinde ANADOLU
EFES’e rakip olan ürünlerin satışını engelleyecek herhangi bir davranışta bulunmayacağı
ve MİGROS’un bira kategorisinde müşterilerine sunduğu tedarikçi/üretici çeşitliliğini, ürün
ve marka çeşitliliğini, bunlara sağlanan raf paylarını ve teşhirini 1/a numaralı taahhüt
çerçevesinde belirlenen kriterlere uygun ve objektif olarak devam ettirmesini sağlayacağı
ifade edilmiştir.
- 1/d Numaralı Taahhüt Hakkında Açıklama
(335) İlgili taahhüt kapsamında, MİGROS’un; bira kategorisindeki tedarikçileri ile alım ilişkilerini
bugüne kadar olduğu gibi pazar koşullarının ve HTM organize perakende dinamiklerinin
gerektirdiği şartlar, tarafların geçmiş sözleşmesel ilişkileri ile ortaya koydukları ticari
şartlarla orantılı ticari pazarlıklar ve yakın geçmiş ile gelecekteki MİGROS müşterilerinin
tercihleri ışığında tedarikçilere sunacağı objektif koşullar çerçevesinde, AEH ve
iştiraklerinden bağımsız olarak gerçekleştireceği dile getirilmiştir.
- 2 Numaralı Taahhüt Hakkında Açıklama
(336) AEH tarafından; söz konusu taahhütlerin fiilen hayata geçirildiğinin en açık göstergesinin,
ürünlerin rafta, ticari teamüller ve ikili ticari anlaşmalara uygun ve objektif bir biçimde yer
15-29/420-117
57/68
alması ve teşhir edilmesi olduğu, bu açıdan bira kategorisinde ürün/marka çeşitliliğinin
sağlandığının, rakip ürünlere uygun ve objektif olarak raflarda yer verildiğinin ve ürün
teşhirinin uygun ve objektif olarak yapıldığının periyodik olarak gözlemlenmesi ve
raporlanmasının öngörüldüğü belirtilmiştir. Söz konusu raporlamanın ise bağımsız bir
pazar araştırması kuruluşu tarafından yapılmasının planlandığı ve bu konuda gerekli
sistematiğin, Kurulun kısa kararının tebliğinden itibaren 45 günlük süre içerisinde tesis
edilmesinin öngörüldüğü ifade edilmiştir. HTM sektörü özelinde denetim ve gözlem
mekanizması öngören bir taahhüdün, daha önce gerek ülkemizde gerekse de mehaz
Avrupa Birliği Rekabet Hukuku kapsamında bir örneğinin olmaması ve ilgili denetim
kuruluşunun büyük bir örneklem içinde daha önce hiç öngörülmemiş bir denetim ve
raporlama süreci tesis edeceği nazara alındığında; 45 günlük sürenin makul olduğu
belirtilmiştir. Söz konusu süreçte AEH ve MİGROS’un, bu denetim ve raporlamayı
yapabilecek üçüncü kişiler için hizmetin çerçevesini belirleyip Kurumumuza sunacağı,
hizmeti verebilecek ve Kurumumuz tarafından onaylanabilecek itibara sahip üçüncü
kişilerle çerçeve hizmetin uygulanabilirliğini değerlendireceği ve görüşmelerini
gerçekleştireceği, akabinde de imzalı sözleşmeyi Kurumumuza sunarak sistemin faaliyete
geçmesini sağlayacağı beyan edilmiştir.
(337) Bunun yanında, araştırma şirketinin oluşturacağı mağaza örnekleminde yapacağı
gözlemlerini raporlara dönüştüreceği ve söz konusu raporları devralma işleminin
kapanışından sonraki üç yıllık süreçte her yılın 1. ve 7. ayının sonuna kadar eşzamanlı
olarak Kuruma ve AEH’ye sunacağı ifade edilmiştir.
- 3 Numaralı Taahhüt Hakkında Açıklama
(338) Öncelikle söz konusu taahhüdün 3/a maddesinde AEH tarafından nihai inceleme
bildiriminde yer alan koordinasyon hususu konusundaki endişeler nazara alınarak,
MİGROS’un, Anadolu Grubu iştirakleri ve/veya ilişkili şirketlerindeki operasyonlarından
ayrı personel, yönetici ve organizasyon yapısı ile faaliyetlerine devam edeceği ifade
edilmiştir.
(339) Taahhüdün 3/b-i maddesi kapsamında, AEH’nin iştirakleri ve/veya ilişkili şirketlerinde
perakende sektöründe MİGROS’un rakipleri konumunda olan perakendeciler ile
sürdürdüğü ticari ilişkiler kapsamında elde ettiği rekabete hassas nitelikteki ticari bilginin,
MİGROS ile paylaşılmasının önlendiği, 3/b-ii kapsamında da, MİGROS’un AEH’nin
iştirakleri ve/veya ilişkili şirketlerinin faaliyet gösterdiği pazarlardaki perakendeciler ile
ilişkileri kapsamında elde ettiği rekabete hassas bilgilerin, AEH’nin iştirakleri ve/veya ilişkili
şirketleri ile paylaşılmasının önüne geçildiği belirtilmiştir.
(340) 3/c kapsamında ise MİGROS’un elinde bulunan rakipler ve rakip üretici/tedarikçilerin
sunduğu ürünleri tercih eden tüketiciler hakkındaki CRM verilerinin, ANADOLU EFES ile
paylaşılmasının önüne geçildiği, bu kapsamda rakipler ve onların ürünlerini tercih eden
tüketiciler hakkındaki CRM verilerinin, MİGROS tarafından ANADOLU EFES ile
paylaşılmayacağı ve onun kullanımına açılmayacağı hususunun temin edildiği ifade
edilmiştir.
- 4 Numaralı Taahhüt Hakkında Açıklama
(341) Söz konusu taahhütlerin, MİGROS’un rekabet hukuku bağlamında grup içi bir işlem ile
gelecekte devralınması gündeme gelse dahi (2010/4 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi) devralan grup içi şirketler tarafından uygulanacağı belirtilmiştir.
- 5 Numaralı Taahhüt Hakkında Açıklama
(342) Taahhütte, üç yıl süre ile sınırlı olarak verilen taahhütlerin süresinin sonunda Rekabet
Kurulu tarafından taahhütlerin geçerli bir şekilde uygulanmaya devam etmesi ya da
etmemesine yönelik bir değerlendirme yapılmasının öngörüldüğü; bu değerlendirmede,
15-29/420-117
58/68
devralma işlemi hakkında verilen gerekçeli kararda belirtilen kriterlerin göz önüne
alınacağı, fakat bu kriterler ile sınırlı olmamak üzere başka lehe durumların da (özellikle
ilgili ürün pazarını bira pazarı olarak tanımlamaya devam edip etmemesi, ANADOLU
EFES’in bira pazarında hâkim durumda olup olmaması veya Migros’un, kapalı bira pazarı
toplam satışları içerisindeki yerinin önemli ölçüde azalıp azalmaması gibi haller) dikkate
alınması gerektiği ifade edilmiştir.
(343) Yukarıda yer verilen taahhüt ve açıklamalar çerçevesinde AEH tarafından;
- Devralma işlemine Kurulun nihai kararı ile izin verilmesi talep edilerek,
- İşleme izin verilmesi durumunda AEH’nin işlem kapsamında kendisine tanınan ikinci ve
üçüncü yazılı savunma hakları ile sözlü savunma hakkından feragat edeceği ifade
edilmiştir.
H.2.2.3. Bildirime Konu İşlem Kapsamında AEH Tarafından Sunulan Taahhütlerin
Değerlendirilmesi
- Genel Çerçeve
(344) Temel olarak bir yoğunlaşma işlemine taahhütler çerçevesinde koşullu olarak izin
verilebilmesi, ilgili pazardaki işleme yönelik rekabetçi endişelerin tümünün ortadan
kalkacağının kesin olmasını gerektirir. Bu bağlamda rekabetin işlem öncesi seviyesini
korumak bir taahhüt için olmazsa olmazdır. Taahhütler işleme ilişkin rekabetçi endişeleri
tamamen gidermeli ve her açıdan anlaşılabilir ve etkili olmalıdır. Bu noktaların dikkate
alınmasıyla sorunsuz, etkin, tartışmaya ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde oluşturulan
taahhüt kısa sürede uygulanabilmelidir.
(345) Güncel taahhüt paketinin genel esaslarıyla Taahhüt Kılavuzu’na uygun ve bira pazarı
özelindeki endişeleri giderme noktasında yeterli olduğu değerlendirilmektedir. Ancak etkin
ve sorunsuz bir uygulama için taahhütte yer verilen bazı hususların ne şekilde anlaşılması
ve yorumlanması gerektiğine aşağıda yer verilmektedir.
- AEH Taahhüdüne İlişkin Kapsam ve Tanımlar
1/a Numaralı Taahhüt
(346) Taahhüdün 1/a bendinde yer alan “genel bira pazar şartları” ifadesinden, bira pazarındaki
yeni giriş ve çıkışlar; pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar payları, pazardaki
konumları, bulunurlukları; organize ve geleneksel kanalda bira pazarındaki rekabet şartları
ve bunlardaki değişim gibi hususların anlaşılması gerekmektedir.
(347) “HTM organize perakende pazarı dinamikleri” ile bu pazarda yaşanan yeni giriş, çıkışlar,
genişlemeler ve büyümeler, pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin nitelikleri, pazar
payları ve pazardaki konumları, pazardaki rekabet ve tedarik koşulları ve bu hususlardaki
değişimin anlaşılması gerekmektedir.
(348) “Kendi müşterilerinin tercihleri” ile ilgili olarak ise MİGROS müşterilerinin halihazırda ve
geçmişteki tercihleri baz alınarak bu tercihlerin makul, objektif ve hiçbir şüpheye yer
bırakmayacak bir şekilde değerlendirilmesi, keyfi ve yanlı uygulamalar için bir araç olarak
görülmemesi gerekmektedir.
(349) “Süregelen mevcut ticari ilişki” ifadesinin, MİGROS mağazalarında örneklem sureti ile
mevcut durumun tespiti ve önceki durumla karşılaştırmaya olanak sağlaması bakımından,
işbu işleme ilişkin Kurulumuzun kısa kararının başvuran tarafa tebliği tarihinden önceki
son üç ayın ortalamasının (sıcak/soğuk bulunurluklar ve teşhirlerin her birisi kendi içinde
ayrı ayrı değerlendirilmek koşuluyla) başlangıç kriteri olarak esas alınmak suretiyle ve
sonraki her dönem için bir önceki sözleşme dönemi baz alınacak şekilde anlaşılması
gerekmektedir.
15-29/420-117
59/68
(350) “Uygun ve objektif” kavramlarının; adil, makul, ekonomik olarak rasyonel bir şekilde
dışlayıcı ve ayrımcı olmayacak uygulamaları içerecek şekilde anlaşılması ve son olarak
söz konusu unsurların, MİGROS’un bira kategorisindeki ürün fiyatlama stratejisi
bağlamında da esas alınması gereklidir.
1/b Numaralı Taahhüt
(351) Söz konusu bentte yer alan yeni rakip ifadesinden, yeni rakip/tedarikçilerin, mağazalarda
yeni ürünleriyle etkin şekilde bulunurluklarının sağlanması gerekliliği anlaşılmalıdır.
1/c Numaralı Taahhüt
(352) Bentte yer alan ANADOLU EFES’e rakip olan ürünlerin satışının engellenmeyeceği
ifadesindeki “engellememe”nin, yeni ürünleri makul ve objektif olmayan gerekçelerle
engellememeyi ve mevcut rakiplerin faaliyetlerini yine makul ve objektif olmayan
gerekçelerle zorlaştırmama hususlarını da içerir şekilde yorumlanması gerekmektedir.
Bendin devamındaki “Migros'un bira kategorisinde müşterilerine sunduğu tüm
tedarikçi/üretici, ürün ve marka çeşitliliğini ve yine yukarıda belirtilen kriterlere uygun
olarak sıcak/soğuk alanlarındaki raf paylarını ve teşhirlerini devam ettirmesini
sağlayacağı” ifadesinin, kaliteli teşhir ve sergi imkanları aracılığıyla rakiplerin MİGROS
mağazalarında etkin ve anlamlı şekilde bulundurulmasının sağlanması şeklinde
anlaşılması gerekmektedir. Ayrıca söz konusu ifadenin taraflarca yapılan pazarlıklar
sonucu kararlaştırılan ek teşhir alanlarında, rakip teşebbüslere de adil ve objektif koşullar
çerçevesinde teklifte bulunulması şeklinde anlaşılması gerekmektedir.
2/a, 2/b ve 2/c Numaralı Taahhütler
(353) Komisyonun davranışsal taahhütlere ilişkin uygulamalarına benzer şekilde Kurul
tarafından onaylandıktan sonra atanacak olan denetleyici uzman, denetleme sürecinin
taahhütlere uygun bir biçimde yürütülüp yürütülmediğine yönelik olarak raporlar
hazırlayarak bunları Kurumumuza sunacaktır.
(354) Denetleyici uzmanın, her yılın 1. ve 7. aylarının sonunda sunacağı raporların, MİGROS
tarafından bira kategorisinde tedarikçilerle akdettiği sözleşmelerin ve hangi ad altında
olursa olsun taraflarca sözleşme dışında gerçekleşen ve çeşitli aktiviteleri konu alan
anlaşmaların esaslarını ihtiva etmesi gerekmektedir. Ayrıca söz konusu sözleşmelere
ilişkin olarak denetleyici uzmana getirilebilecek herhangi bir gizlilik şartının, Kurumumuza
karşı ileri sürülemeyeceği vurgulanmalıdır.
(355) Kurumumuz belli bir şikayet veya gerek duyduğu bazı hallerde denetleyici uzmandan ek
rapor veya belli sorulara yanıt verilmesini isteyebilecektir. Bunun yanında denetleyici
uzman da ihtiyaç duyduğu takdirde yılın 1. ve 7. aylarını beklemeksizin Kurulumuza görüş
gönderebilecektir. Aynı zamanda denetleyici uzman gerek gördüğü hususlarda
Kurumumuza konuya ilişkin önerilerini iletebilecektir.
(356) Denetleyici uzmana taahhüt kapsamında faaliyet gösterirken taahhüdün uygulanması ile
ilgili olduğu sürece taraflara ait her türlü bilgi ve belgelere ulaşma ve taraflardan idari
destek isteme hak ve yetkisi tanınmalıdır. Ayrıca taraflar, uzmanın masraflarını karşılamalı
ve eğer taahhütlerin yerine getirilmesi için gerekliyse, danışman atamasına izin vermelidir.
Ancak denetleyici uzmana taraflara ve üçüncü kişilere ait ulaştığı her türlü özel ve ticari
sırrı gizli tutma yükümlülüğü getirilmelidir.
(357) Bu bağlamda denetleyici uzmanının görevini yerine getirebilecek nitelikte, çıkar
çatışmasına maruz kalmayacak konumda ve taraflardan bağımsız olması esastır.
Dolayısıyla denetleyici uzman olarak atanacak kişinin teşebbüsün kendi denetçileri veya
yatırım danışmanları ya da yasal temsilcileri arasından seçilmemesi gereklidir. Uzman için
belirlenecek ücretin, bu kişinin görevlerini yerine getirmede bağımsızlığını, tarafsızlığını
ve etkinliğini zedelemeyecek seviyede belirlenmesi şarttır. Ayrıca taahhüdün, son derece
15-29/420-117
60/68
dinamik ve hızlı tüketilen ürünlerin olduğu bir pazarda MİGROS gibi ülke çapında yaygın
bir teşebbüsün davranışlarına yönelik olması nedeniyle denetleyici uzman, HTM
pazarında yaygın bir gözlem ve denetleme yapabilecek, bunları değerlendirebilecek, ilgili
sözleşmeleri yorumlayabilecek yeterlilikte, bağımsız ve güvenilir bir taraf olmalıdır.
(358) Denetleyici uzmanın bağımsız çalışabilmesini teminen, taraflar, Kurumumuzun onayı
olmaksızın denetleyici uzmana emir ve talimat veremeyecektir. Bunun yanında, tarafların
önerisi ve Kurulumuzun onayı üzerine atanan denetleyici uzman Kurul onayı veya talebi
olmaksızın görevinden azledilemeyecektir.
(359) İlave olarak denetleyici uzmanın görev ve yükümlülükleri detaylı olarak, Kurumumuz
tarafından onaylanacak ve denetleyici uzman ve taraflar arasında akdedilecek olan
“Denetleyici Uzman Anlaşması”nda belirlenecektir.
3/a, 3/b ve 3/c Numaralı Taahhütler
(360) Söz konusu taahhütlerin (a) bendinde AEH ve MİGROS çalışanlarına yönelik operasyonel
ayrıştırma yapılacağı, (b) bendinde gerek AEH’nin gerekse MİGROS’un rakiplerine ilişkin
ticari açıdan hassas bilgilere erişimin kısıtlanacağı, (c) bendinde bira pazarı özelinde CRM
verilerine ilişkin erişim kısıtlamaları getirileceği ve bu yönde gerekli tedbirlerin alınacağı
taahhüt edilmektedir.
(361) Anılan taahhütlerin uygulanması sürecinde AEH ve MİGROS tarafından hangi yöntemlerle
ne tür tedbirler alındığını içeren raporun, kısa kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde
ve taahhütlerin devam ettiği süre boyunca yılda bir defa olmak üzere Kurumumuza
sunulmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
H.3. Taahhüde Yönelik (…..) Görüşleri
(362) AEH tarafından Kuruma sunulan ve (…..) taahhüt metni hakkında, (…..) ön inceleme ve
nihai inceleme aşamalarında görüşü alınmıştır. Söz konusu görüşlerde kısaca;
(…..TİCARİ SIR…..)
(363)
(…..TİCARİ SIR…..)
görüşüne yönelik değerlendirmemiz aşağıdaki şekildedir:
(364) Taahhütte belirsiz olarak nitelenen bazı ifadelerin nasıl algılanması gerektiği yönündeki
değerlendirmelere yukarıda yer verilmiştir. Bununla birlikte AEH’nin MİGROS’un (…..) tüm
rakipleri ile olan ticari ilişkilerine müdahil olmayacağı taahhütte yer almaktadır.
Taahhütlerin uygulanacağı süre konusunda ise, sürenin her üç yılda bir Kurulumuz
tarafından değerlendirileceği ve gerek duyulursa sürenin uzatabileceği ve ayrıca kriterlerin
de yeniden değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Diğer yandan MİGROS’taki (…..)
tedarikçilerinin mevcut durumlarının, devralma sonrasında yapılacak değerlendirmelerde
esas alınabileceği, MİGROS’ta (…..) bu bağlamda bir değişiklik olması halinde bunun
kriterlerde meydana gelen anlamlı ve esaslı bir değişiklik sonucu olup olmadığının
15-29/420-117
61/68
incelenmesi gerektiği de açıktır.
(365)
(…..TİCARİ SIR…..)
(366) Öte yandan (…..) paylaşılması engellenen ticari açıdan hassas bilgi kavramının belirsiz
olduğu, bunun yerine rakiplerin MİGROS ile ticari ilişkilerinden kaynaklanan tüm bilgilerin
paylaşılmasının engellenmesi yönündeki önerisi kabul edilebilir değildir. Zira ticari ilişkiden
kaynaklanan her türlü bilgi ticari sır veyahut gizli bilgi niteliğini haiz olmayabilecektir.
(367)
(…..TİCARİ SIR…..)
(368) Öte yandan, (…..) arka kapı satışlarının MİGROS’taki pazar payı hesaplamasına dahil
edilmesi suretiyle, kendilerinin MİGROS satışlarındaki pazar payının düşürülebileceği
şeklindeki endişesinin yerinde olduğu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda MİGROS’un
(…..) mağaza içi pazar payı hesaplamalarında yalnızca tüketiciler için raflara konularak
satılan ürünlerin esas alınması, bir başka deyişle arka kapı olarak ifade edilen toptan
satışların bu hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
(369) Yukarıda (…..) özelinde rakip ürünlerin MİGROS’tan çıkarılmaları durumunda (…..) pazar
payının %(…..) artabileceği, ancak MİGROS’un pazardaki konumu ve (…..) koşullarının
gereği bu %(…..) artabileceği (…..TİCARİ SIR…..) Bu doğrultuda (…..) tarafından getirilen
öneriler değerlendirildiğinde önerilerin bir kısmının uygulanabilir olmadığı ve dinamik
pazarın getirdiği esneklikten uzak olabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca bu önerilerin bir
kısmı yeni diğer rakiplerin MİGROS’a giriş yapmasını önleyici de olabilecektir. Son olarak
ise taahhütlerin, rakiplerden çok rekabeti koruması ve rekabetin işlem öncesindeki
seviyesinin korunmasına hizmet etmesi gerektiği belirtilmelidir. (…..) bazı önerilerinin bu
prensiplerin ötesine geçilmesi sonucu doğurabileceği düşünülmektedir.
H.4. Taahhüde Yönelik PEPSICO Görüşleri
(370) PEPSICO’nun konuya ilişkin yazısında, ön inceleme aşamasında yer alan endişeler
yinelenmiş ve işleme hangi koşullar altında izin verilmesi gerektiğine ilişkin görüş
sunulmuştur.
(371) Buna göre CCİ’nin kolalı/gazlı içecek pazarında hâkim durumda olduğu, MİGROS’un hem
PEPSICO’nun hem de PEPSICO bünyesinde yer alan paketlenmiş cips üreticisi FRITO
LAY’in en büyük müşterisi olduğu, ayrıca MİGROS’un hızlı tüketim mamulleri bakımından
2014 yılı itibarıyla 1.260 noktaya, organize perakende içinde %(…..), ulusal zincir
mağazalar içinde %(…..), ulusal ve yerel zincir mağazalar içinde %(…..), PEPSICO yeni
ürün lansmanı bakımından %(…..), hane halkı penetrasyonu bakımından %(…..) paya
sahip olduğu, bu nedenle gerekli önlemler alınmazsa CCİ’nin hâkim durumunu daha da
güçlendireceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, işleme yönelik PEPSICO;
- Hukuki veya fonksiyonel ayrıştırma kapsamında MİGROS ve CCİ'nin operasyonel
yönetimi ve organizasyon yapısının birbirinden bağımsız olması ve ilgili şirketlerdeki
yönetici ve çalışanların farklı kişilerden oluşması,
15-29/420-117
62/68
- Ticari koşulların devamının sağlanması kapsamında MİGROS’un, CCİ'nin rakipleri ile
arasındaki 31.12.2014 tarihi itibarıyla geçerli sözleşmesel ve fiili ticari koşulları söz konusu
rakip teşebbüsler aleyhine (mevcut pazar koşulları sürdüğü müddetçe) kötüleştirmekten
kaçınması,
- Bir üst maddeye ilişkin olarak, halihazırdaki pazar konumu dikkate alınarak özellikle
MİGROS'un CCİ'nin rakipleri ile arasındaki mevcut veya ileride akdedilecek
sözleşmelerde, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile ortaya
çıkacak anlaşmazlıkların (mahkemeye başvuru hakkına halel getirmeksizin) bağımsız bir
hakeme götürülebilmesi hakkı tanınması,
- Güvenlik duvarı mekanizması kapsamında MİGROS’un, CCİ ve CCİ'nin rakipleri ile
sürdürdüğü ticari ilişkileri genel müdür yardımcısı seviyesine kadar ayrı kişi ve ekiplerin
sorumluluğunda yönetmesi ve bu kişilerin birbirlerinin verilerine erişimini kısıtlayan
tedbirler getirmesi,
- Rekabete duyarlı bilgi paylaşımının engellenmesi kapsamında MİGROS’un, CCİ'nin
rakibi konumunda bulunan teşebbüsler ile sürdürdüğü ticari ilişkiler vasıtasıyla elde ettiği
ticari açıdan hassas her türlü bilgiyi (özellikle tedarik koşulları, kampanyalar, insertler,
bunlara dair takvimler ve benzeri) CCİ ile paylaşmaması, bu konuda uygun
yapısal/davranışsal tedbirleri alması,
- Bu kapsamda MİGROS’un özellikle CCİ'nin rakiplerini ilgilendiren, işlem bazında zaman,
müşteri, fiyat, adet, değer bilgilerini içeren kasa çıktısı bilgileri, "Moneycard" veya benzeri
tüketici kartları dolayısıyla elde edilen satış bilgileri ve mağaza bazında pazar payı
bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşmaması ve bu amaçla gerekli tedbirleri alması,
- Bağımsız denetim şartı kapsamında MİGROS’un ileri sürülen önerileri uygulayıp
uygulamadığı hususunda bağımsız denetim şirketlerince periyodik olarak denetlenmesi
ve konuya ilişkin denetim raporlarını düzenli biçimde Kurul bilgisine sunması
gerektiğini ifade etmiştir.
Yukarıda yer verilen yazı kapsamında PEPSICO’nun görüşü değerlendirilmiştir. Öncelikle,
alkolsüz içecekler hakkında yapılan inceleme sonucunda CCİ’nin devralma işlemi
sonrasında kolalı ve aromalı gazlı içecek pazarlarında hâkim durumunu güçlendirmesi
yönünde bir endişenin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla AEH’nin alkolsüz
içecekler pazarına yönelik olarak başkaca bir taahhütte bulunulmasına gerek olmadığı
kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
(372) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
I- İlgili dosya kapsamında sözlü görüş toplantısı yapılmasına gerek olmadığına
OYÇOKLUĞU ile;
II-
i) Anadolu Endüstri Holding A.Ş. (AEH) tarafından Moonlight Capital S.A. kontrolündeki
MH Perakendecilik ve Ticaret A.Ş.’nin çoğunluk hisselerinin devralınması suretiyle Migros
Ticaret A.Ş. üzerinde kontrolün sağlanması işleminin 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan
İzin Alınması Gereken Birleşme Devralmalar Hakkında Tebliğ’in 5. maddesi kapsamında
bir devralma olduğuna,
ii) Söz konusu işlemin anılan Tebliğ’in 7. maddesinde öngörülen ciro eşikleri aşıldığından
hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kurulun iznine tâbi olduğuna,
OYBİRLİĞİ ile
15-29/420-117
63/68
III-
i) Bahse konu işlemin bira pazarı dışındaki ilgili ürün pazarlarında 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde hâkim durum yaratılması veya
mevcut hâkim durumun güçlendirilmesi yoluyla rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğurmadığına,
ii) Anadolu Endüstri Holding A.Ş. tarafından 30.06.2015 tarih ve 3048 sayı ile sunulan;
“1. Devralma İşlemi sonrasında 3 yıllık süre boyunca ve AEH’nin Migros ve Anadolu Efes
üzerinde kontrol hakkı devam ettiği müddetçe:
a. Migros; bira kategorisinde, genel bira pazar şartlarını, HTM organize perakende
pazarı dinamiklerini, kendi müşterilerinin tercihlerini, süregelen mevcut (mevcut
durumun tespiti bakımından dosya hakkındaki Rekabet Kurulu kararı tarihinden
önceki üç ayın ortalaması ve sonraki her dönem için bir önceki dönem itibariyle)
ticari ilişkilerini, bu ilişkilerin içerdiği sözleşmeler ve teamüllerdeki ticari şartları göz
önüne alarak; Anadolu Efes’in tüm rakipleri ile ticari ilişkilerine, mevcut ve
çıkaracağı yeni ürünler bakımından, işbu paragrafta belirtilen kriterlere uygun ve
objektif olarak devam edeceğini;
b. Migros; bira kategorisinde, yukarıda belirtilen kriterlere uygun olarak; bira
pazarına giriş yaparak Anadolu Efes’e yeni rakip olacak üretici/tedarikçiler ile, yine
yukarıda belirtilen kriterlere uygun ve objektif olarak, ticari ilişki kuracağını;
c. Migros; bira kategorisinde, yukarıda belirtilen kriterlere uygun olarak; Anadolu
Efes’in ürünlerine rakip olan ürünlerin satışını engellemeyeceğini ve bira
kategorisinde müşterilerine sunduğu tüm tedarikçi/üretici, ürün ve marka
çeşitliliğini ve yine yukarıda belirtilen kriterlere uygun olarak sıcak/soğuk
alanlarındaki raf paylarını ve teşhirlerini devam ettireceğini;
d. AEH, Migros’un; bira kategorisinde, Anadolu Efes’in tüm rakipleri ile olan ticari
ilişkilerine, kendisinin ya da herhangi bir iştirakinin ve/veya ilişkili şirketinin,
herhangi bir yöntemle (toplantı yapmak, talimat vermek, tavsiyede bulunmak gibi)
müdahil olmayacağını
taahhüt etmektedir.
2. 1 taahhüdün fiilen uygulanmasının takip edilmesi ve raporlanması konusunda
ise AEH tarafından, aşağıdaki gözetim ve raporlama sistematiğinin Devralma İşlemi
akabinde 3 yıllık süre ile tesisi taahhüt edilmektedir:
a. AEH, Rekabet Kurulu’nun kısa kararının tebliğinden itibaren 45 gün içerisinde;
Migros’un bağımsız üçüncü kişi bir firma (“Denetçi Uzman”) ile anlaşmasını
sağlayacaktır. Denetçi Uzman, Migros mağazalarında yukarıda 1/a, b ve c
maddede belirtilen kriterlere uygun olarak bira kategorisi ürünlerine raf payı
verildiğini ve teşhir edildiğini düzenli olarak gözlemleyerek, Rekabet Kurumu’na
gerekirse önerilerini de içerecek şekilde raporlanmasını sağlayacaktır. Bu kapsamda
AEH:
i. Rekabet Kurulu’nun kısa kararının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Denetçi
Uzman ile yapılacak anlaşmanın genel koşullarını içerir ihale şartnamesini
Rekabet Kurumu’na sunacaktır.
ii. Rekabet Kurulu’nun kısa kararının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ilgili
ihale kapsamında aday bağımsız üçüncü kişi araştırma firmalarının konu
hakkındaki tekliflerini alacak ve yine aynı süre içerisinde taslak sözleşmeyi
Rekabet Kurumu’na sunacaktır.
15-29/420-117
64/68
iii. Rekabet Kurulu’nun kısa kararının tebliğinden itibaren 45 gün içerisinde Denetçi
Uzman ile akdedilen ilgili sözleşmenin bir suretini Rekabet Kurumu’na
sunacaktır.
b. Söz konusu raporlar, Denetçi Uzman tarafından Devralma İşlemi’nin kapanışını
takiben 3 yıl boyunca her yılın 1 ve 7’inci ayı sonuna kadar Rekabet Kurumu’na ve
eşzamanlı olarak AEH’ye sunulacaktır. Denetçi uzman, Rekabet Kurumu’nun
talebi üzerine veya gerekli gördüğü takdirde re’sen, yukarıda bahsi geçen 1 ve
7’inci aylar dışında ara rapor sunabilecektir.
c. AEH ve Migros, ilgili raporlamanın gerçekleşmesi için dürüstlük kuralı
çerçevesinde, Migros’un bira kategorisinde akdettiği ilgili sözleşmelerin, Denetçi
Uzman’dan her türlü gizlilik taahhüdü alınması kaydı ile sunulması dâhil olmak
üzere, gerekli her türlü desteği sağlayacaktır.
3. Koordinasyon hususu ve bu husus kapsamında Rekabet Kurumu tarafından
belirtilen çekinceleri gidermek üzere, Devralma İşlemi sonrasında:
a. AEH, Migros’un operasyonel yönetimi, personel ve organizasyon yapısı itibariyle
Anadolu Grubu şirketlerinden ayrı yapılanmasına devam edeceğini taahhüt
etmektedir. Bu kapsamda, Migros operasyonel yönetiminde yer alan yöneticiler,
aynı anda AEH’nin kendi bünyesinde ya da AEH’nin iştirakleri ve/veya ilişkili
şirketlerinde görev almayacaktır. Aynı bağlamda AEH’nin kendi bünyesinde ya da
AEH’nin iştirakleri ve/veya ilişkili şirketlerinde operasyonel yönetimde yer alan
yöneticiler aynı zamanda Migros bünyesinde görev almayacaklardır. (Operasyonel
yönetim, günlük işlerin yönetimi ve idaresi anlamında tanımlanmakta olup, işlerin
günlük yönetimi ile ilgili sorumlu olmayan yönetim kurulu üyeleri, bu kapsamında
değerlendirilmeyecektir. Bununla birlikte, yukarıda ifade edilen operasyonel
ayrıştırma, söz konusu ticari ilişkilerin genel müdür yardımcısı seviyesine kadar
ayrı kişi ve ekiplerin sorumluluğunda takip edilmesini kapsamaktadır.)
b. Bunun yanında AEH:
i. Herhangi bir iştirakinin ve/veya ilişkili şirketinin, perakende sektöründe Migros’un
rakipleri konumunda olan perakendeciler ile sürdürdüğü ticari ilişkiler kapsamında
elde ettiği ticari açıdan hassas her türlü bilgiyi, doğrudan veya herhangi bir iştiraki
ve/veya ilişkili şirketi aracılığıyla Migros ile paylaşmayacağını;
ii. Migros’un, AEH’nin herhangi bir iştirakinin ve/veya ilişkili şirketinin faaliyet
gösterdiği pazarlardaki rakipleri ile sürdürdüğü ticari ilişkiler kapsamında elde ettiği
ticari açıdan hassas her türlü bilgiyi (tedarik koşulları, kampanyalar, insertler,
bunlara ilişkin takvimler başta olmak üzere), AEH’nin herhangi bir iştiraki ve/veya
ilişkili şirketi ile paylaşmayacağını;
bu kapsamda AEH, hassas bilgilere erişim konusunda bahsi geçen organizasyonlar
arasında bu amaca uygun ve hizmet eden erişim kısıtlamalarını sağlayacağını taahhüt
etmektedir.
c. AEH, Migros’un, bira pazarı özelinde, Anadolu Efes’in rakipleri ve rakip
üretici/tedarikçilerin sunduğu ürünleri tercih eden tüketiciler hakkındaki ticari olarak
hassas nitelikteki CRM verilerini, doğrudan ya da dolaylı olarak Anadolu Efes ile
paylaşmayacağını ve onun kullanımına açmayacağını, ayrıca bira pazarı özelinde
AEH ile sadece Anadolu Efes’e ilişkin CRM verilerini paylaşabileceğini taahhüt
etmektedir.
4. AEH tarafından verilen taahhütler, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ m. 6/1/(a) kapsamında
15-29/420-117
65/68
Migros’un “kontrol değişikliğine yol açmayan grup içi işlemlerle” devredilmesi
halinde de devralan grup içi şirketler tarafından uygulanmaya devam edecektir.
5. Yukarıda AEH tarafından verilen taahhütler Devralma İşlemi’nin kapanışından
itibaren 3 yıllık süre için geçerlidir. Söz konusu sürenin sonunda Rekabet Kurulu,
yukarıda belirtilen taahhütleri ve taahhütlerin uygulanma süresini yeniden
değerlendirebilecektir.”
şeklindeki taahhüt ve Moonlight Capital S.A.’nın Migros Ticaret A.Ş. üzerinde ortak
kontrolün sağlanacağı ara dönemde işlem taraflarınca verilen taahhütlerin uygulanması
konusunda herhangi bir itirazının bulunmadığı ve Migros Ticaret A.Ş.’de hissedar olduğu
sürece taahhütlerin Anadolu Endüstri Holding A.Ş. veya Migros Ticaret A.Ş. tarafından
uygulanmasına engel olmayacağına dair 02.07.2015 tarih ve 3080 sayılı beyanı ile birlikte
işleme izin verilebileceğine,
iii) 3 numaralı taahhüdün uygulanması sürecinde ilgili teşebbüslerin hangi yöntemlerle
ne tür tedbirler alındığını içeren raporun, kısa kararın tebliğinden itibaren 60 gün
içerisinde ve taahhütlerin devam ettiği süre boyunca yılda bir defa olmak üzere AEH
tarafından Kuruma sunulmasının uygun olacağına
iv) Anadolu Endüstri Holding A.Ş. tarafından seçilecek denetleyici uzmanın kararda
belirtilen kriterler çerçevesinde Kurul tarafından onaylandıktan sonra geçerlilik
kazanacağına,
v) yukarıda yer alan 1 ve 4 numaralı taahhütlerin şart; 2, 3 ve 5 numaralı taahhütlerin
ise yükümlülük niteliğini haiz olduğuna,
vi) şartların süresi içinde hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, verilen iznin
geçersiz sayılacağına,
vii) işleme konu taahhütlerin uygulanmasını kolaylaştırmak bakımından
a) Denetleyici uzman ile imzalanacak anlaşmaların onaylarının,
b) Uzman raporlarının değerlendirilmesi ve Kurul kararının ruhuna aykırı olmadıkça
yan taahhütlere ilişkin tali değişiklikler önerilmesi hallerinde onay işlemlerinin,
yapılabilmesi için Başkanlığın görevlendirilmesine,
OYÇOKLUĞU ile
karar verilmiştir.
15-29/420-117
66/68
09.07.2015 tarihli ve 15-29/420-117 sayılı Kurul Kararı’na
USUL YÖNÜNDEN KARŞI OY
Anadolu Endüstri Holding A.Ş. tarafından Moonlight Capital S.A. kontrolündeki
MH Perakendecilik ve Ticaret A.Ş.’nin çoğunluk hisselerinin devralınması suretiyle Migros
Ticaret A.Ş. üzerinde kontrolün sağlanması işlemine izin verilmesi talebi üzerine,
Kurulumuz mezkur kararı ile devralan tarafın verdiği bazı taahhütler kabul edilerek ve bu
taahhütlerin bir kısmına bazı şartlar konularak izin verilmiş bulunmaktadır. Karara esas
yönünden sonuç olarak katılmakla birlikte, usul yönünden, aşağıda ayrıntılı olarak
gerekçelendireceğimiz üzere mevcut talep üzerine veya resen sözlü savunma toplantısı
yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile karşıyız.
4054 sayılı Yasa’nın “Sözlü Savunma Toplantısı’’ başlığı altındaki 46. maddesinin
birinci fıkrasında; “Sözlü savunma toplantısı, tarafların cevap dilekçesi ya da savunma
dilekçelerinde sözlü savunma hakkını kullanmak istediklerini bildirmeleri üzerine yapılır.
Ayrıca Kurul, kendiliğinden sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verebilir.” hükmü
bulunmaktadır. Bu hüküm doğrultusunda, tarafların sözlü savunma talebi olmadığı
yolundaki bilgiyi de içeren 03.07.2015 gün ve 2015-3-1/Nİ sayılı Nihai İnceleme Raporu
Kurula getirilmişse de raportör beyanları dikkate alınarak, resen sözlü savunma toplantısı
yapılıp yapılmayacağının karara bağlanması, sözlü savunma toplantısı yapılmamasına
karar verildiği taktirde nihai karar toplantısının tarihinin saptanması için karar alınması
gerekirken, Kurulumuz aynı gün 2 üyenin karşı oyu ile sözlü savunma toplantısı
yapılmamasına ve devamında da taahhütlerin kabulü ile izin verilmesine ilişkin mezkur
nihai kararını vermiştir.
Oysa gerekçeli kararın 1. sayfasının son satırında da görüleceği üzere Anadolu
Endüstri Holding 29.05.2015 günlü dilekçesi ile “sözlü savunma düzenlenmesi
talebinde’’ bulunmuştur. Daha sonra teşebbüsün talebinden vazgeçtiğine ilişkin bir
beyanı dosya içeriğinde ve hatta karar gerekçesinde bulunmamaktadır. Kurulumuzca,
Anadolu Endüstri Holding’in bu talebi meskut geçilmiş, yukarıda belirtilen Kanun’un 46.
maddesinin birinci fıkrasının emredici hükmüne göre talep doğrultusunda yapılması
zorunlu olan sözlü savunma toplantısı yapılmamıştır. Bu bir usul eksikliğidir. Aynı şekilde
başka bir dosyada sözlü savunma talebi olmasına rağmen Kurulumuzca sözlü savunma
yapılmaması nedeniyle kararımız iptal edilmiştir27.
Öte yandan, bir an için bu talebin olmadığını düşünsek bile, Kurulumuza resen
sözlü savunma yapılıp yapılmaması konusunda vereceği kararlarda yukarıda anılan yasa
hükmü ile bir takdir yetkisi tanınmıştır. Kurulun, bu takdir yetkisini kullanırken, soruşturma
konusu piyasanın yapısı, büyüklüğü, niteliği ve yine birleşme/devralma taraflarının
pazardaki gücü, pazar payları, pazara giriş koşulları, koordinasyon etkileri ve engelleri ile
potansiyel rekabet konuları gibi hususları dikkate alarak konunun ekonomik hayattaki
yansımalarını da göz ardı etmeksizin karar vermesi gerekir. HTM perakendeciliği
pazarının yapısal olarak ne denli önemli ve hacminin büyük olduğunun, yine
birleşme/devralma tarafları olan Anadolu Endüstri Holding ile Migros’un da bu pazardaki
27 Ankara 10.İdare Mah.E.2014/1029 sayılı kararı
15-29/420-117
67/68
güçlerinin ve pazardaki payları ile piyasa durumlarının dikkate alınarak, işlemin tüm
tüketicileri ilgilendirdiği gerçeğinden hareketle Kurulumuzun takdir yetkisini sözlü
savunma yapılması yönünde kullanması gerekirdi. Çünkü sözlü savunma toplantılarında,
kurul üyelerince teşebbüs yetkililerine sorulacak soru ve alınacak yanıtlar, konunun
aydınlanmasına büyük hizmet etmektedir. Maalesef, yapılması zorunlu sözlü savunma
toplantısının yapılmaması nedeniyle hiçbir üyenin soruları sorma ve yanıtlarını alma
olanağı olmamıştır. Ayrıca, sözlü savunma toplantısı yapılmamakla, itiraz eden tarafa da
itirazlarını ve gerekçelerini ortaya koyma olanağı tanınmamıştır. Öte yandan Kurul
kararında sözlü savunma yapılmaması yolundaki kararının gerekçelerinin yazılması ve
açıklanması gerekirken bu yapılmamıştır. Çünkü yasalarla idarelere tanınan takdir yetkisi
mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. Takdir yetkisi hangi yönde
kullanılırsa kullanılsın, idareyi kullandığı yöne sevk eden objektif nedenler açıkça ortaya
konulup, kararda gerekçeleri yazılmalıdır. İdareler takdir yetkisini kullanırken, benim
takdir yetkim var ve takdirimi bu şekilde kullandım diyerek işin içinden çıkamaz. Çıkmaya
çalışırsa bu durumda hukuk devleti yolundan ayrılmış olur. Kararların sonuçları ne kadar
doğru olursa olsun usul hükümlerine uymak, asla ihmal edilemez kanuni bir zorunluluktur.
Şunu da belirtmek gerekir ki, bir mahkeme için duruşma ne ise, sözlü savunma da
Rekabet Hukuku için aynı anlamı ifade eder. Bu mekanlar, her türlü gerçeğin
aydınlatılmasında büyük rol oynayan, demokratik platformlardır. Hukuki dinlenilme, adil
yargılanma hakkı özü itibarıyla düşünce özgürlüğünün yargısal sürümünü güvenceye
almaya kilitlenir. İddia ve savunma hakkını kısıtlayan fiili ve hukuki engellerin, hükme
kaynak taşınmasını, hükmün yeterince beslenmesini önleyeceği, zayıflayan hükmün en
küçük bir dirençle karşılaştığında tuz buz olacağının örnekleri de çoktur.
Yukarıda geniş olarak sunulan ve açıklanan nedenlerle, karara -esas olarak
katılmakla birlikte- usul yönünden, idarenin talebi de dikkate alınarak resen sözlü
savunma toplantısı yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile karşıyım.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
15-29/420-117
68/68
KARŞI OY
(09.07.2015 tarihli 15-29/420-117 Sayılı Kurul Kararı)
Anadolu Endüstri Holding A.Ş. tarafından Moonlight Capital S.A. kontrolündeki MH
Perakendecilik ve Ticaret A.Ş.’nin çoğunluk hisselerinin devralınması suretiyle Migros
Ticaret A.Ş. üzerinde kontrolün sağlanması işlemine izin verilmesi talebine ilişkin Kurul
Kararının I.ve III. maddelerine aşağıda yer alan açıklamalar doğrultusunda katılmam
mümkün olmamıştır.
Öncelikle, AB ölçeğinde de benzeri olmayan “ilk örnek” olması hasebiyle, bu dosya
kamuoyu önünde sözlü savunma kurumunun ruhuna uygun bir şekilde tartışmayı
gerektiriyordu.
Rapor, iki rakip firma arasındaki rekabete indirgenmiş haliyle kapsayıcı nitelikte bir analiz
içermiyor. İlk kez ihdas edilen “denetçi” formülü vasıtasıyla tarihi datadan ilk çıkış
noktası(benchmark) oluşturma konusundaki metodolojik sorunlara, ya da taktik ihlaller
yapılması yolunun seçilmesi durumunda Kurumun hangi adımları atılabileceği gibi
sorulara açıklık getirilmemiştir. Bu, Rekabet Kurumunu gereksiz yere “zabıta” rolüne
indirgeyerek, olayın takibinde karşılaşılma ihtimali olan zorluklarla birlikte, kaynak israfına
yol açacaktır.
Hesapta bunca yıllık tecrübe sonrasında, Rekabet Kurulunun bu kararı, tarihinden ders
almadığının bir işaretidir. Bu karar, 7 Nisan 2015 öncesinde Kuruma hâkim olan “derin
yapı”nın ciddiyet ve ehliyetten yoksun, kamu kaynaklarını heder eden ve hesap da
vermeyen çarpık yapısı düşünüldüğünde, beklenebilirdi. Bu bağlamda, yeni yönetimin
elde olmayan sebeplerle gecikmeli olarak ele aldığı bu önemli dosyanın, Kurul üzerinde
oluşturulan kamuoyu baskısının ötesinde, şeffaf bir tutumla kamuya mal edilerek
tartışılması daha yerinde olurdu.
Dr.Metin ARSLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy