Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Yargı Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-4-46 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 15-34/514-162
Karar Tarihi : 01.09.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER: Mehmet YANIK, Esin AYGÜN, Süleyman DAĞDEVİREN
C. ŞİKÂYET EDEN : - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
İnönü Bulvarı No:42 06520 Emek Ankara
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
- Tera Medikal Sistemler ve Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.
Üsküp Cad. No:24/9 Kavaklıdere, Çankaya Ankara
(1) E. DOSYA KONUSU: Tıbbi sarf malzemeleri pazarında, iyileştirici nitelikteki
kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak
suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettikleri iddiası
üzerine alınan 16.03.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı Kurul kararının, Danıştay 13.
Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararı ile iptal
edilmesi üzerine konunun yeniden değerlendirilmesi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Tıbbi Sarf Malzemesi pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin
aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’u (4054 sayılı Kanun) ihlal ettikleri iddia edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Şikâyet dilekçesinin Kurum kayıtlarına 08.03.2002 tarih ve 1096
sayı ile intikali üzerine hazırlanan 29.03.2002 tarihli Bilgi Notu, Rekabet Kurulunun
09.04.2002 tarih ve 02-21/234-M sayılı toplantısında görüşülerek soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) Yapılan önaraştırma sonucunda Rekabet Kurulunca alınan 06.06.2002 tarih ve 02-
36/396-164 sayılı kararın Danıştay 13. Dairesinin 22.06.2005 tarih ve 2005/938 E.,
2005/3245 K. sayılı kararıyla “yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı” gerekçesiyle
iptal edilmesi üzerine Rekabet Kurulu, 15.08.2005 tarih ve 05-51/785-M sayı ile 28
teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına karar vermiştir. 4054 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakkında soruşturma açılan teşebbüsler ve şikayetçiye
soruşturma açıldığına dair bildirim yapılmış ve söz konusu bildirime cevaben gönderilen
ilk yazılı savunmalar alınmıştır. Rekabet Kurulunun 09.02.2006 tarih ve 06-11/142-M
sayılı kararı ile soruşturmanın süresi 6 ay uzatılmıştır.
(5) Soruşturma Heyeti’nce hazırlanan 15.08.2006 tarih ve SR/06-17 sayılı Soruşturma
Raporu, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca Rekabet Kurulunun tüm üyeleri ile
ilgili taraflara tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince 30 gün içerisinde
ikinci yazılı savunmaların gönderilmesi talep edilmiştir.
15-34/514-162
2/71
(6) Medim Dış Tic. A.Ş. (MEDİM), Arte Dış Tic. A.Ş. (ARTE), Meday Sağlık Ürünleri Paz. Tic.
Ltd.Şti. (MEDAY), Proses Medikal Analitik Sistemler Paz. San. ve Tic. A.Ş. (PROSES),
Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti. (TARCEM), Mutlu Medikim Tıbbi Malz. Tic.
Ltd. Şti. (MUTLU MEDİKİM), Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş. (SESA), Onmed Tıbbi
Ürünler Paz. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. (ONMED), Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş.
(ELEKTRA), Tera Medikal Sistemler ve Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. (TERA) ve Promesis
Profesyonel Medikal Sistemler San. ve Tic. A.Ş. (PROMESİS) 4054 sayılı Kanun’un 45.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek süre talebinde bulunmuştur. Rekabet Kurulu
tarafından ikinci yazılı savunma süresi için ek süre talebinde bulunan teşebbüslere 30
günlük ek süre verilmiştir.
(7) Taraflardan Anki Medikal Paz ve Tic. Ltd. Şti. (ANKİ), Dörtel Medikal Ürünler İthalat,
İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. (DÖRTEL), Ekin Sağlık Ürün. Paz ve Tic.Ltd. Şti. (EKİN),
Poyra Dış Tic. Ltd. Şti. (POYRA), ELEKTRA, Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd.
Şti. (FORMED), Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd Şti. (SUMED), Light Medikal
Tıbbi Malzeme İhr-İth. Ltd. Şti. (LIGHT), MEDAY, MEDİM-ARTE, Medistar Biomedikal
Mühendislik A.Ş. (MEDİSTAR)-Nemed Tıbbi Ürünler San ve DIŞ TİC. Ltd. Şti. (NEMED),
MUTLU MEDİKİM-TARCEM, ONMED, P-M Group Tıbbi Malzeme Pazarlama Ltd. Şti. (P-
M GROUP), Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti. (REMED), Reysaş Tıbbi
Cihaz. Tem. ve Tic A.Ş. (REYSAŞ), PROSES, PROMESİS, SESA, Selen Biomedikal
Mühendislik ve Ticaret Ltd. Şti. (SELEN) ve TERA ikinci yazılı savunmalarını yapmıştır.
Soruşturma Raporu’nda yer alan AGE İthalat İhracat Ltd. Şti. (AGE), MMT Merit Medikal
Ltd. Şti. (MMT), ELT Endoluminal Sist. Ltd. Şti. (ELT), Genç Girişim Medikal Sistemleri
San. ve Tic. Ltd. Şti. (GENÇ GİRİŞİM) ise kendileri ile ilgili yapılan tespit ve
değerlendirmelere itiraz etmemiş ve savunma haklarını kullanmamışlardır. İkinci
savunmalarında birincisine nazaran farklılıklar bulunan teşebbüslerin savunmalarına
yönelik Soruşturma Heyeti’nin değerlendirmelerini içeren 29.11.2006 tarihli Ek Görüş
Raporu, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca Rekabet Kurulunun tüm üyeleri ile
ilgili taraflara tebliğ edilmiştir.
(8) Soruşturma taraflarından ANKİ, DÖRTEL, EKİN, POYRA, ELEKTRA, FORMED,
SUMED, MEDAY, MEDİM, ARTE, MEDİSTAR, NEMED, MUTLU MEDİKİM, TARCEM,
ONMED, P-M GROUP, REYSAŞ, PROMESİS, PROSES, SESA, TERA, MMT üçüncü
yazılı savunmalarını yapmış, diğer teşebbüsler ek savunma göndermemiştir.
Teşebbüslerin üçüncü savunmaya ilişkin 30 günlük süreleri 16.01.2007 tarihinde sona
ermiştir.
(9) 24.01.2007 tarih ve 07-09/50-M sayılı Kurul kararı ile sözlü savunma toplantısının
06.03.2007 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Anılan tarihte yapılan sözlü savunma
toplantısının ardından Kurul, 16.03.2007 tarihinde 07-24/236-76 sayı ile nihai kararını
vermiştir. Söz konusu kararda;
- Tıbbi sarf malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat ve
satım şartlarının rakiplerle birlikte belirlenmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip
teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin ihlal edildiğine,
- Aralarında TERA’nın da bulunduğu 6 teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca 2001 yılı net satışlarının takdiren %5’i oranında idari para cezası
verilmesine,
- On iki teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2001 yılı
net satışlarının takdiren %4’ü oranında idari para cezası verilmesine,
- 4 teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2001 yılı net
satışlarının takdiren %2’si oranında idari para cezası verilmesine,
15-34/514-162
3/71
- 6 teşebbüsün ise 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine
karar verilmiştir.
(10) Gerekçeli kararın taraflara tebliği ertesinde, TERA tarafından Kurul’un 16.03.2007 tarih
ve 07-24/236-76 sayılı kararının söz konusu şirkete yönelik kısımlarının iptali istemiyle
dava açılmıştır. Danıştay 13. Dairesi, 16.02.2010 tarih ve 2007/11233 E., 2010/1337 K.
sayılı kararı ile söz konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle
davanın reddine karar vermiştir. Anılan kararın davacı şirket tarafından temyizi üzerine
İdari Dava Daireleri Kurulunun 20.02.2014 tarih ve 2010/3065 E., 2014/420 K. sayılı
kararı ile Danıştay 13. Dairesince verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez
Danıştay 13. Dairesi, 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararı ile söz
konusu bozma kararına uyarak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen
gerekçelerle dava konusu Kurul kararının iptaline karar vermiştir. Anılan karar Rekabet
Kurumu kayıtlarına 30.07.2015 tarihinde intikal etmiştir.
(11) Bunun üzerine Kurul, 01.09.2015 tarih ve 15-34 sayılı toplantısında, mezkûr mahkeme
kararı çerçevesinde hazırlanan 26.08.2015 tarih ve 2002-4-46/BN sayılı Bilgi Notu’nu
görüşerek konuya ilişkin nihai kararını vermiştir.
(12) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Soruşturma raporunda ilgili raportörlerce;
- ELT ve GENÇ GİRİŞİM hakkında başlanmış olan soruşturmanın, ilgili teşebbüslere
ilişkin 4054 sayılı Kanun ihlalini oluşturacak yeterli belge bulunamaması sebebiyle
kapatılması gerektiği;
- ANKİ, ARTE, DÖRTEL, EKİN-POYRA, ELEKTRA, FORMED-SUMED, LIGHT, MMT,
MEDİM, MEDİSTAR-NEMED, MUTLU MEDİKİM-TARCEM, ONMED, REMED,
REYSAŞ, PROSES, PROMESİS, SESA, SELEN, TERA’nın Türkiye iyileştirici nitelikli
kardiyoloji malzemeleri pazarında rekabeti engelleyici, bozucu ve sınırlayıcı şekilde
fiyat tespit etmek, pazar paylaşmak, ortak satım şartları tespit etmek, ihalelere fesat
karıştırmak ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin piyasa dışında belirlenen
davranışlarla haksız yere zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettikleri ve ilgili teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca 2006/1 sayılı Tebliğ ile değişik 6.368 TL’den az olmamak üzere 2002 mali yıl
sonunda oluşan yıllık gayrı safi gelirlerinin %10’una kadar para cezası ile
cezalandırılmaları gerektiği ifade edilmiştir.
(13) Danıştay 13. Dairesinin iptal kararı üzerine hazırlanan 26.08.2015 tarih ve 2002-4-46/BN
sayılı Bilgi Notu’nda ise;
- Rekabet Kurumu kayıtlarına 11.08.2015 tarih ve 3775 sayı ile intikal eden bilgi ve
belge talebine cevap yazısından da anlaşılacağı üzere TERA’nın; 2001 mali yıl
sonunda oluşan net satışlarının (…..) TL; 2006 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının
(…..) TL; 2014 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının (…..) TL olduğunun görüldüğü,
- Yapılan inceleme sonucunda, TERA’nın 2014 yılındaki gayrisafi geliri üzerinden
hesaplanacak olan idari para cezası miktarının, 2001 ve 2006 yıllarındaki gayrisafi
gelirleri üzerinden hesaplanacak idari para cezaları miktarlarına kıyasla daha düşük
olduğu,
- Dolayısıyla, 4054 sayılı Kanun’un bugün yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile değişik
16. maddesi hükmünün, ihlal tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesi hükmüne
kıyasla TERA bakımından daha lehe bir düzenleme olduğu,
- Danıştay 13. Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı
kararında öngörüldüğü şekliyle; 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde yapılan
15-34/514-162
4/71
değişikliğin davacı lehine sonuç doğurduğunun dikkate alınması gerektiği ve TERA’ya
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin yürürlükteki hükümleri uyarınca karardan bir
önceki yıl olan 2014 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirleri üzerinden idari para
cezası verilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Danıştay 13. Dairesinin İptal Kararı
(14) Danıştay 13. Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı iptal
kararında, İdari Dava Daireleri Kurulunun 20.02.2014 tarih ve 2010/3065 E., 2014/420 K.
sayılı kararında belirtilen gerekçeler aynen aktarılarak, davacı TERA’nın, tıbbi sarf
malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat ve satış
şartlarının rakiplerle birlikte tespit edilmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip teşebbüslerin
faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğinin
açık olduğuna karar verilmiştir.
(15) Ancak Danıştay 13. Dairesinin söz konusu kararında;
- 4054 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan, yasaklanmış olan davranışların gerçekleştirildiği tarihten bir yıl
önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi
gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği yolundaki hükmün, 08.02.2008 tarih
ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un
472. maddesi ile “…nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun
hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan
ve Kurul tarafından saptanacak olan gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idari para
cezası verilir.” şeklinde değiştirildiği,
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel Kanun Niteliği” başlıklı 3. maddesinde, bu
Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer
kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para
cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında
uygulanacağı ifadelerine yer verildiği; “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasının göndermede bulunduğu 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümlerinin farklılığı halinde,
failin lehine olan kanunun uygulanacağının kurala bağlandığı,
- Davacı şirkete 4054 sayılı Kanun’un işlemin tesisi tarihinde yürürlükte olan 16.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, eylemin en son gerçekleştiği yıl olan 2002 yılından
bir önceki yıl olan 2001 yılı gayri safi geliri üzerinden para cezası verildiği; ancak
davacı tarafından sunulmuş olan dilekçelerden şirketin 2006 mali yıl sonunda oluşan
net satışlarının 2001 yılındaki net satışlardan daha düşük olduğunun görüldüğü;
08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728
sayılı Kanun’un 472. maddesi ile yapılan değişiklik çerçevesinde 2006 yılı gayri safi
gelir üzerinden idari para cezası verilmesinin davacının lehine olduğu,
- Bu durumda tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren diğer teşebbüslerle
birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği saptanan davacı şirketin, anılan
Kanun’un 16. maddesinde yapılan ve lehine sonuç doğuran değişiklikten
yararlandırılarak, nihai karar tarihine en yakın mali yıl olan 2006 yılı sonunda oluşan
yıllık gayri safi geliri üzerinden cezalandırılması gerektiğinden, işlem tesis tarihinde
yürürlükte olan yasa hükmü uyarınca 2001 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi
15-34/514-162
5/71
gelirlerinin %5’i üzerinden para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu
Rekabet Kurulu kararında hukuka uygunluk görülmediği
gerekçesiyle Rekabet Kurulunun 16.03.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı kararının
iptaline karar verilmiştir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(16) Hakkında soruşturma yürütülen taraflar sağlık kuruluşlarına tıbbi sarf malzemesi temin
etmektedirler. Taraflarca sağlık kuruluşlarına temin edilen tıbbi sarf malzemeleri genel
olarak; koroner stent, kalp pili, kalp kapakçığı, PTCA, defibrilatör gibi ürünlerden oluşan
iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleridir. Bu anlamda ilgili ürün pazarının
“iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleri pazarı” şeklinde alt pazara ayrılması
mümkün olmakla beraber, soruşturma konusu açısından herhangi bir farklılık
doğurmayacağı için ilgili pazar genel olarak tıbbi sarf malzemeleri pazarı olarak
belirlenmiştir.
(17) Stent, ana maddesi paslanmaz bir metalin lazer ışını yardımıyla özel dizaynla kesilmesi
sonucu oluşan, yaklaşık iki toplu iğne başı genişliğinde, dizaynı gereği çapının genişleme
özelliği olup, olağan halde yeniden daralma özelliği bulunmayan boru biçimli tel bir
kafestir. Bu tel kafes içinde özel yapılmış bir balonla damarın daralan bölümüne stent,
kılavuz tel aracılığıyla yerleştirilmekte, bu aşamada vücut dışındaki bir pompa aracılığıyla
bu balon şişirilmektedir. Balonun şişme derecesine göre genişleyen stent, damarın tıkalı
bölümünde bir genişleme sağlamaktadır. Balonun havasının alınmasını müteakiben stent
genişlemiş haliyle damar içinde kalmakta ve böylelikle damarın daralan bölümünde
istenen genişleme ve dolayısıyla yeterli kan akışı sağlanmaktadır. Kalp pili ise sağ
kulakçıkta elektrik uyarıları çıkaran ve sinüs düğümü adı verilen özel hücre gruplarının
olağan çalışmadığı durumlarda veya kalp içi elektriksel iletim yollarında blok oluştması
halinde, elektriksel uyaranlar göndererek kalbin düzgün çalışmasını sağlayan bir araçtır.
Son olarak, kalp içi defibrilatör (AICD), kalp kaslarının fibrilasyonunu (kalbin fazla hızlı ya
da zayıf çarpmasını) önlemek için elektrik şokları oluşturan bir alettir. Ani ölümlere neden
olabilecek ventriküler aritmisi bulunan hastalarda kullanılmaktadır. Kalp pili ve defibrilatör
hastanın göğüs kafesinin içindeki kaslı bölgeye yerleştirilmekte, elektrotları ise kalp içine
takılmaktadır. Bu ürünlerin yanında, kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan ve
kardiyovasküler cerrahi (KVC) branşı konusu olan yapay kalp kapakları, monoleaflet kalp
kapakları (tek yapraklı) ve bileaflet kalp kapaktan (çift yapraklı) olarak ikiye
ayrılmaktadırlar. Bu kapaklar en çok mitral ve aort ameliyatlarında kullanılmaktadır.
(18) Tarafların sağlayıcısı olduğu ürünlerden sadece ikisi, stent ve balon, ülkemizde de
üretilebilmektedir. Dolayısıyla, ülkemizde satışa sunulan iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf
malzemeleri başta ABD, Japonya ve AB üyesi ülkeler olmak üzere ağırlıklı olarak yurt
dışından ithal edilmektedir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(19) Tıbbi sarf malzemeleri, homojen arz ve talep koşulları nedeniyle ülke genelinde alınıp
satılabildiğinden, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
15-34/514-162
6/71
I.3. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
I.3.1. Rekabeti Önleme Amaç ve Etkili Anlaşmalar Yapılmasına İlişkin Tespitler
(20) 1. ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN'in bilgisayarından alınan 01.02.2002 tarihli
belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Toplantı Notları:
1. Cerrahi malzemeler ve İntraaortik balon dışında kalan tüm konsinyeler tüm
Türkiye'deki hastanelerden 1 Şubat 2002 tarihinde çekilecektir.
2. Firmalar bayilerinin de alınan kararlara uygun hareket etmesinden sorumlu
olacaktır.
3. Hastanelere firmaların oluşturacağı gruplar tarafından ziyaret edilmek suretiyle
alınan bu karar açıklanacaktır.
4. Nemed firması da CE dosyası için yaptığı klinik çalışmaları erteleyecektir.
5. Kardiyoloji çalışma grubu tarafından Star gazetesinde çıkan habere bir tekzip
yazısı gönderilecektir.
6. Kardiyoloji çalışma grubunun aldığı tüm kararlar 17 Ocak tarihli yazıda İmzası
bulunan tüm firmalara bildirilecektir.
7. Kardiyoloji çalışma grubu tarafından tüm ilgili bakanlıklara bir yazı yazılarak
gerekirse karşılıklı görüşme için randevu talebinde bulunulacaktır.
8. Kardiyoloji Çalışma Grubu:
Başkan: İbrahim Erdoğan [Sesa]
Genel Sekreter: Banu Ünal [Medim-Arte]
Defibrilatör - pacamaker koordinatörü: Leyla Tekbulut [Remed]-A. Reşit
Onuralp [Onmed]-Serkan İncekli [Medistar-Nemed]-Mert Aygen [Tera]
Kardiyoloji koordinatörü: Osman Sürücü [Ekin-Poyra]-Murat Özügüzel
[Formed]-Erdal Ergene [Medim-Arte]-Osman Alkan, Ahmet Tatar [Anki].”
(21) 2. MEDİM’den Erdal ERGENE ve Aydın ÜNAL, ONMED’den Mehmet Nazif EDİN ve Ali
Reşit ONURALP, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, SESA’dan İbrahim ERDOĞAN ve
EKİN’den Osman SÜRÜCÜ’ye Kardiyoloji Çalışma Grubu toplantısında alınan kararlara
ilişkin olarak gönderilen 28.01.2002 tarihli elektronik posta iletisinde;
“- Tüm konsinyeler tüm Türkiye’deki hastanelerden 1 Şubat 2002 itibariyle çekilecektir.
- Firmalar bayilerinin de alınan kararlara uymasından sorumlu olacaktır.
- Nemed firması CE dosyası için yaptığı klinik çalışmayı erteleyecektir.
- Grubun aldığı kararlar, 17 Ocak tarihli yazıda imzası olan tüm firmalara
bildirilecektir.”
ifadeleri yer almaktadır.
(22) 3. SESA’dan İbrahim ERDOĞAN, MUTLU MEDİKİM’den Cezmi MUTLU, MMT’den
Cumhur ÇEKEN, REMED’den Leyla TEKBULUT, ONMED’den Mehmet Nazif EDİN,
MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL, FORMED’den Murat
ÖZÜGÜZEL, ELEKTRA’dan İsmail C, EKİN’den Osman SÜRÜCÜ, ARTE’den Orkide
SALAR ve TERA’dan Mert AYGEN arasındaki 29.01.2002 tarihli elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
15-34/514-162
7/71
“Yaptığımız çalışmalara bağlı olarak bir takım kararlar aldık ve bir takım görevler
yüklendik. Bu karar ve görevler aynı anda yerine getirilmek zorundadır. Hepimiz
buna göre disipline olmak zorundayız.”
(23) 4. 30.01.2002 tarihinde ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen
aşağıdaki elektronik posta iletisinde Pacing ve Elektrofizyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı
Firmalar Platformu (PEFİP) Etik Kodeksi hakkında bilgi verilmektedir.
“PEFİP Etik Kodeksi
1. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili Kurumlar (SSK, Emekli
Sandığı, vs.) ile yapılacak tüm fiyat teklifleri ve sözleşmelerinde ortak hareket
edecektir.
2. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını
ödüllendirme amacı doğrultusunda, doktorlara nakit para (parasal rüşvet) teklif
etmeyecektir, rüşvet yolunu kesinlikle reddedecektir.
3. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını
ödüllendirme amacı doğrultusunda, doktorların nakit para (parasal rüşvet) dışındaki
isteklerini (menkul ya da gayrimenkul değer) ancak diğer PEFİP üyesi firmalara
danışarak giderebilecektir.
4. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını
ödüllendirme amacı doğrultusunda, özel hastanelerin komisyon isteklerini ancak diğer
PEFİP üyesi firmalara danışarak belirleyecektir. Özel hastanelere uygulanan
komisyon oranları tüm PEFİP üyesi firmalar tarafından belirlenecek ve aynı seviyede
tutulacaktır.
5. PEFİP, Yeşil Kartlı hastalar için her PEFİP üyesi firma için kota ve her model cihaz
için fiyat belirleyecektir. PEFİP üyesi firma, bu kota ve fiyatlara kesinlikle uyacaktır.
6. Pacing ve Elektrofizyoloji merkezlerine yapılacak büyük yatırımlar (capital
investment), tüm PEFİP üyesi firmaların bilgisi dâhilinde yapılacaktır. Hiçbir PEFİP
üyesi firma, hiçbir Pacing ve Elektrofizyoloji merkezinde tekelleşmeye gitmeyecektir
ve yatırımları malzeme kullanımı karşılığı diğer bir, iki, vs. sayıda PEFİP üyesi firma
ile paylaşacaktır.
7. Yerel Pacing ve Elektrofizyoloji toplantılarını, tüm PEFİP üyesi firmalar ortak
düzenlemeye gayret edecektir.
8. Yurtdışı Pacing ve Elektrofizyoloji toplantıları ve kongrelerinin organizasyonu ve
sponsorluğu (örnek: NASPE, CARDIOSTIM, EUROPACE) tüm PEFİP üyesi firmalar
tarafından ortak planlanacak ve uygulanacaktır.
9. PEFİP üyesi bir firma, ürün veya servis bazında teknik bir sorun ile karşılaştığında
(recall, safety alert, hasta takibinde olabilecek aksaklık, personel hatası vs.), tüm
PEFİP üyesi firmalar, sorunlu PEFİP üyesi firmaya yardım ve desteklerini şartsız
verecektir. Herhangi bir doktor, dernek veya medya kuruluşunun gerçekleri saptırarak
yaptığı veya yapacağı söylem ve eylemler durumunda, tüm PEFİP üyeleri ortak
hareket edecek ve ilk etapta bir deklarasyon hazırlayacaktır ve bu deklarasyonu
Türk Kardiyoloji Derneği'ne ve/veya kamuoyuna sunacaktır. Deklarasyon sonrası
söylem ve eylemler durdurulamadığı ve sorunlu PEFİP üyesi firmanın asılsız söylem
ve etkinlikler neticesinde prestij, satış, hatta Kurumlar ile yaptığı anlaşmaların kaybı söz
konusu olduğu takdirde, tüm PEFÎP üyeleri ortak hareket ederek gerçekleri saptırıcı
eylem ve söylemde bulunan doktor veya doktorları, dernek veya dernekleri ve
15-34/514-162
8/71
medya kuruluş veya kuruluşlarını protesto ve boykot edecek, hatta tüm yasal yolları
arayacaktır.
10. Aşağıda adı geçen PEFİP üyesi firmalar yukarıda PEFİP Etik Kodeksi'nde
belirtilen tüm maddeleri kabul ettiğini ve bu maddeler doğrultusunda hareket
edeceğini taahhüt eder.
1. MEDİKİM adına Cezmi Mutlu
2. MEDİSTAR adına Mehmet Tüysüz
3. MMT adına Cumhur Çeken
4. ONMED adına Mehmet Edin
5- REMED adına Leyla Tekbulut
6- REYSAŞ adına Altan Ataman
7- SESA/Matek adına İbrahim Erdoğan
8- TERA adına Mert Aygen”
(24) 5. SESA’dan İbrahim ERDOĞAN, MUTLU MEDİKİM’den Cezmi MUTLU, REMED’den
Leyla TEKBULUT, ONMED’den Mehmet Nazif EDİN, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER,
MEDİM’den Aydın ÜNAL, FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL, ELEKTRA’dan İsmail C.,
EKİN’den Osman SÜRÜCÜ, ARTE’den Orkide SALAR, TERA’dan Mert AYGEN,
PROSES’den İdeal ÖZTOKLU, ANKİ’den Ahmet TATAR, REYSAŞ, TARCEM, DÖRTEL,
LIGHT ve AGE arasındaki senet tanzimine ilişkin elektronik ortamdaki 01.02.2002 tarihli
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Bugün İstanbul’da yapılan toplantıda Cezmi Mutlu (Medikim), Leyla Tekbulut
(Remed) ve Mehmet Tümer (Medistar) anlaşma gereği vermeleri gereken senetleri
imzalamış ve teslim etmişlerdir. Ankara’dan da Mert Aygen (Tera) söz konusu
senedi imzalamış ve tarafımıza göndermek üzeredir.”
(25) 6. İlk olarak 04.02.2002 tarihinde saat 09:57’de Murat ÇELEBİ tarafından SESA’dan
Hasan ÇEVİK’e; daha sonra yine aynı gün saat 11:22’de Hasan ÇEVİK tarafından
onmed-1; mtumer@, TERA; leyla.tekbulut@ ve MEDİKİM’e
gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Değerli Arkadaşlar,
Bildiğiniz gibi Medistar, Medikim, Remed, Tera, Onmed ve Sesa olarak
hareketimizdeki kararlılığımızı gerekli taahhütler ile güçlendirdik. Ancak henüz MMT
ve Reysaş firmaları belirtilen taahhütleri yerine getirmemişlerdir. Bu nedenle bundan
sonra pil grubu içerisinde gerçekleşen bazı sirkülâsyonlar (e-mail, faks) kendilerine
iletilmeyecektir. Öncelikle sizlerden ricamız kendi kişisel ilişkilerinizi de kullanarak
bu firmalara taahhütleri yerine getirmeleri konusunda uyarıda bulunmanızdır. Bu
taahhüt grubumuzda yer alabilmenin ilk ve vazgeçilmez koşuludur.”
(26) 7. 18.02.2002 tarihinde MEDİM’den Aydın ÜNAL tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Grup Mensupları, Yarın hazır herkes gelmişken, sözleşmelerin de son şeklini
getirirseniz orada yetkililer tarafından imzalanır. Cumhur Çeken’in senedini,
imzalaması için yanımda götürüyorum. İ.Erdoğan”
“Sn.İ. Erdoğan, Sözleşmenin son iki şeklini de yanımda getiriyorum. Özellikle
Ankara’daki arkadaşların tamamına imzalatmış olarak sözleşme konusu bitmiş
olur.”
15-34/514-162
9/71
(27) 8. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde, Kardiyoloji Çalışma Grubu Üyelerinin avukat nezdinde Sözleşme imzalayıp
teminat senedi hazırladıklarına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,
Konuyla ilgili olarak hazırlanan sözleşmede taraflar
1) Emin Aydın ÜNAL
2) İbrahim ERDOĞAN
3) Cenk TOPARLAKLI
4) Hüseyin ÜNVER
5) Mehmet TÜMER
6) Mehmet EDİN
7) Cezmi MUTLU
8) Leyla TEKBULUT
9) Mert AYGEN
10) Haydar OBALİ
şeklinde olmalı. Bunlara Rıfat Bey, Sinan Bey ve Cumhur Bey ilave edilebilir.
Avukatla bir sözleşme yaparak;
1) Hazırlanmış olan senetlerin yeddi emin olarak kendisine teslim edileceği
2) Bu senetten, adi ortaklık sözleşmesinde belirtilen amaçlar dışında
kullanılamayacağı ve üçüncü kişilere hiçbir surette devredilemeyeceği, kefalet olarak
kullanılamayacağı belirtilmeli.
3) Adi sözleşmeye imza koyan tüm ortakların onayı ve başkanın bu kararı tevsiki ile
senetler iade olabilir veya irad kaydedilebilir maddesinin konması diye düşünüyorum.
Bilgilerinize sunulur.”
(28) 9. MEDİM ortaklarından Aydın ÜNAL’ın SESA’dan İbrahim ERDOĞAN’a gönderdiği
04.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın İbrahim Erdoğan, Av. Ersin Bey tarafından gönderilen taslak son şekli ile
ilişiktedir. Öncelikle inceleyip, uygunsa tüm çalışma grubu mensuplarına iletilmesini
rica ederim.” Anılan taslaktan alıntı: “ Ortaklardan birinin sözleşme hükümlerine
yahut alınacak kararlara aykırı davranması halinde, aykırılığın ne olduğu hususunda
sebep dahi göstermeksizin, diğer ortakların % 70 çoğunluk ile alacakları karar ile
aykırı davranan ortağın vermiş olduğu senet paraya çevrilerek, ortaklığa irat
kaydedilecektir.”
(29) 10. MEDİM’den Aydın ÜNAL ile Avukat Ersin YILMAZ arasındaki 04.02.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“Sayın Ersin Yılmaz, Hazırlamış olduğunuz adi ortaklık mukavelesinin aşağıdaki
değişiklikler yapılarak revize edilmesini, ayrıca üstlenmiş olduğunuz yedieminlik
görevinin aşağıdaki görüş çerçevesinde tanzim edilmesini, senetlerin muhafazası
için bir banka kasası kiralanmasını rica ediyorum.”
‘Aşağıdaki görüş’ ile kast edilen satırlar Hasan ÇEVİK tarafından 04.02.2002
tarihinde gönderilen elektronik posta iletisinde yer alan;
15-34/514-162
10/71
“Taraflar Aydın Ünal (Medim), İbrahim Erdoğan (Sesa), Cenk Toparlaklı (Formed),
Hüseyin Ünver (Ekin), Mehmet Tümer (Medistar), Mehmet Edin (Onmed), Cezmi
Mutlu (Medikim), Leyla Tekbulut (Remed), Mert Aygen (Tera), Haydar Obalı (Light
Medikal). Bunlara Rıfat, Sinan (Elektra) ve Cumhur (MMT) da ilave edilebilir. Bu
senetler sözleşmede belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz ve üçüncü kişilere
devredilemez. Kefalet olarak kullanılamaz.” ifadeleridir.
(30) 11. MEDİM’den Emin Aydın ÜNAL, SESA’dan İbrahim ERDOĞAN, FORMED’den Cenk
TOPARLAKLI, EKİN ve POYRA’dan Hüseyin ÜNVER, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER,
ONMED’den Mehmet Nazif EDİN, MUTLU MEDİKİM’den Zeynep MUTLU, REMED’den
Leyla TEKBULUT, TERA’dan Mert AYGEN, LIGHT’tan Haydar OBALI, Bülent
USTAOĞLU ve Mustafa TEZ tarafından imzalanan Adi Ortaklık Ön Mukavelesi’nde
aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
“Tarafları:
1- Emin Aydın ÜNAL
2- İbrahim ERDOĞAN
3- Cenk TOPARLAKLI
4- Hüseyin ÜNVER
5- Mehmet TÜMER
6- Mehmet EDİN
7- Zeynep MUTLU
8- Leyla TEKBULUT
9- Mert AYGEN
10- Bülent USTAOĞLU
11- Mustafa TEZ
12- Haydar OBALI
KONUSU: Esas mukavele sonradan hazırlanmak üzere, aşağıdaki amaçlar doğrul-
tusunda ön hazırlıkların ikmali, fizibilite çalışmaları yapılması, tarafların sermaye
taahhüdü gibi amaca uygun ön hazırlıkların düzenlenmesidir.
AMAÇ: Sağlık alanındaki mevcut boşluğun ülkenin ihtiyacı doğrultusunda
giderilmesi için, bir televizyon kanalı ve radyo istasyonu kurularak bilimsel
gelişmelerin takibi, bu alandaki yeniliklerin ve teknolojinin ülkeye transferi, bu
hususta kamuoyu oluşturularak halkın aydınlatılması, bu alanda çalışan bilim
adamlarının ihtiyaç duyduğu bilimsel gelişmelerin takibi ve onlara ulaştırılarak
bilimsel çalışmalarında teşvik edilmesi, kamuoyunun öncelikle koruyucu sağlık
hizmetleri açısından bilinçlendirilmesidir.
SERMAYE
Şirket ortaklan tarafından, işin ciddiyetini teminen kurulması planlanan şirkete
sermaye koyma yükümlülüklerine teminat teşkil etmek üzere kişi (ortak) başına
250,000 USD (ikiyüzellibin amerikan doları) lık bono tanzim edilerek akdin imzası ile
birlikte ortak kasaya/yediemine tevdi edilecektir.
Sermayenin İrad Kaydedilmesi
Ortaklardan birinin sözleşme hükümlerine yahut alınacak kararlara aykırı
davranması halinde, aykırılığın ne olduğu hususunda sebep dahi göstermemizin
15-34/514-162
11/71
diğer ortakların %70 çoğunluk ile alacakları karar ile aykırı davranan ortağın vermiş
olduğu senet paraya çevrilerek ortaklığa/ üç aylık süre sonunda feshe karar
verilmesi halinde diğer ortaklara eşit miktarda irad kaydedilecektir. Senetlerin
paraya çevrilerek irad kaydedilmesi amacına yönelik %70 çoğunlukla alınacak
kararlar hiçbir şekilde tartışılmayacaktır.
Aleyhine karar alınacak ortaklar, her türlü kanuni takibatı ve bu doğrultuda alınacak
kararları kabul ettiklerini ve bu hususta her türlü itiraz haklarından iş bu sözleşmeyi
imzalamakla feragat ettiklerini beyan, kabul ve taahhüt ederler.
SÜRE
İşbu ön protokol imza tarihinden itibaren 3 (üç) aylık süre için akdedilmiş olup,
aşağıdaki fesih hallerinden birsinin gerçekleşmesi ve/veya esas mukavelenin
tanzimi ile nihayet bulacaktır.
AKDİN FESHİ
Sözleşme aşağıdaki hallerde fesholacaktır.
1- Üç aylık süre bitiminde, oy birliği ile alınacak karar ile
2- Her bir ortak için üç aylık süre bitiminde, sebep göstermeksizin ayrılmak
istediğinde, o ortak için sözleşme feshedilmiş sayılacak olup, diğer ortaklar
sözleşmenin devamı konusunda muhtardırlar. Ortaklıktan ayrılan ortağın sermaye
taahhüdü bakımından koymuş olduğu senet, aykırı davranışı nedeni ile irad
kaydedilmemiş ise kendisine iade edilecektir.
İş bu ön protokol, Türk Ticaret Kanununda öngörülen, ticari şirket- ortaklık- kazanç
sağlamaya yönelik tüzel kişiliğe haiz olmayıp, birlikte imzalanarak yürürlüğe
girmiştir.”
(31) 12. 11.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından MUTLU MEDİKİM’den
Cezmi MUTLU ve Zeynep MUTLU, ONMED’den Ali Reşit ONURALP, MEDİSTAR’dan
Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, FORMED’den Murat
ÖZÜGÜZEL, Osman ALKAN’a, SESA’dan İdeal ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, TERA,
ANKİ, EKİN, PROSES ve LIGHT’a gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasında
anlaşma için toplantı yapıldığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:
“SSK'da yapılan toplantı sonucu her ne kadar pil satışları konusunda bir esneklik
ortaya çıkmış ise de Stent ve diğer malzemeler konusunda henüz böyle bir karar
alınmamıştır. Yapılacak toplantının şartları, haksız rekabet ortamının giderilmesine
yönelik tedbirler ve çalışma prensipleri ortaya çıkmadan mal teslim etmek isteyen
arkadaşlara diyecek bir şeyimiz yok! Bugün saat 13.00'te Altunizade'deki irtibat
büromuzda yapılacak toplantıya müşterek menfaatlerimiz nedeniyle herkesin
katılması çok elzemdir!..”
(32) 13. 16.04.2002 tarihinde PEFIP Grubu üyeleri arasında elektronik ortamda gerçekleşen
yazışmalarda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Perşembe akşamı Hilton Oteli’nde yeni bir PEFIP toplantısı öneriyoruz. Emekli
Sandığı için hazırlanan taslak listeyi ne zaman düşünüyoruz? Ali Reşit Onuralp”
“Toplantının Hilton dışında yapılmasının daha iyi olacağını düşünüyorum. Atilla
Küçükyalçın”
(33) 14. 11.02.2002 tarihinde SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
15-34/514-162
12/71
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları, 8 Şubat’ta Ankara’da yapılan
toplantıda ortaya çıkan gelişmeler önemlidir. Birlik beraberlik içinde mesafe almak
kolay! Zaruret olmadıkça tüm toplantılarımız Altunizade’de yapılacaktır. Toplantılara
tüm firmalar yetkili ortakları ile katılmalıdır. Toplantılardan önce mutlaka gündem
tespit edilmeli ve toplantı bu gündem ile yapılmalıdır.”
(34) 15. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 16.05.2002 tarihinde saat 10:21:15’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve babası Osman EDİN arasındaki telefon görüşmesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Osman: Bence sizin bir yani grup halindesin ya, bir avukatlan beraber olmanızda
fayda var.
Mehmet: Hı, şimdi okey, başka bir firmanın sahibiylen görüştüm de, O da dedi ki O
görüşmüş üç tane avukatınlan, bilgi olarak veriyim sana.
Osman: Hı.
Mehmet: Şey, DGM Mali Polisi görevlendirîrmiş, Mali Polis'de gelip ifade alırmış,
prosedürü bu.
Osman: Anladım.
Mehmet: Bu bu.
Osman: Böyle.
Mehmet: Tamam.
Osman: Dolayısıyla?
Mehmet: Dolayısıyla yapılacak şey bu yani bize Mali Polis gelebilir bugün yarın.
Osman: O değil Mehmet, sizin birisiyle danışmanız, Mali Polis geldiği zaman ne
söyleyeceğinizi.
Mehmet: Ha bir şeyi de sana anlatayım, bugün rekabet kurulundan iki tane
müfettiş bizim Sader Yönetim Kurulu üyelerimizden birine, birinden ifadesini aldı,
orda da söylenen şey bu biz bir Şubattan evvel bir yazı yazmıştık her tarafa, işte
reçete işine geri dönmezseniz kaos olacak, biz malzeme veremez duruma
düşecez, çünkü ihaleyle alınamaz bu mallar dîye bir şeyler yazmıştık, mektuplar
yazmıştık, onun altına da yirmi tane yirmi sekiz tane firma imza atmıştı.
Osman: Hı.
Mehmet: Araştırmalarının sebebi de bu firmalar tekel oluşturuyor mu? bir de ihaleye
fesat karıştırdılar mı? doğruları da anlattığın zaman, doğrular da nedir? Hayır,
ihaleye fesat karıştırılmadı, herkes teklifini verdi, ama SSK yönetim kurulu en
düşük teklifin yüzde on eksiğine herkese kabul ettirmeye zorladı.
Osman: Hı.
Mehmet: Firmalar da o fiyata satamadığı için, ihale gerçekleşemedi.
Osman:Hı hı.
Mehmet: îkincisi de bu firmalar böyle bir deklarasyon da bulundular,
bulunmalarının sebebi de Sağlık Bakanlığını ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını yanlış
yolda.
Osman: Bunlar.
15-34/514-162
13/71
Mehmet: Bunlar işte ama ortak denecek lafların hepsi bunlar zaten baba.
Osman: İşte tamam peki yani bunlara herkesin bilmesi lazım.
Mehmet: Tabi tabi.
Osman: Hakikatleri nasıl ifade edilecek, nedir ne oluyor, yani bir avukat bu işi
koordine etmeli.
Mehmet: Anladım.
Osman: Bir avukat bu işi koordine ediyor olmalı, link sen olmalı falan yani.
Mehmet: Şimdi mesela şuan bizim böyle toplanmamız da bir nevi rekabet kuruluna
aykırı, yani anlıyorum dediğini ortak bir tane avukat olmalı diyorsun.
Osman: Ortak olmasın, hepinizin ayrı ayrı avukatları olsun, o avukatlar konuşuyor
olsun, yani ne yapmanız gerektiğini bir tartmanız lazım…”
(35) 16. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Murat ÇELEBİ tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde anlaşmaya taraf firmaların taahhütlerini yerine getirmesi için çalışma yapılması
istenmektedir. Buna göre;
“Sayın Mert Aygen,
Pil grubu içerisinde yer alan SESA, Onmed, Medistar, Medikim, Remed ve siz
gerekli taahhütleri yerine getirerek kararlılıklarını ortaya koymuşladır. Ancak henüz
Reysaş ve MMT firmaları istenilen taahhütleri yerine getirmemişlerdir. Bu nedenle
pacemaker grubu içerisinde gerçekleşen e-mail ve faks sirkülâsyonlarının da,
taahhütlerini yerine getirene kadar bu iki firmaya durdurulmasını talep etmekteyiz.
Sizden ricamız Ankara'daki kişisel ilişkilerinizi kullanarak bu iki firmanın da gerekli
taahhütleri yerine getirmeleri konusunda girişimde bulunmanızdır. Bu iki firmaya
ilaveten CCC ve Neurocor firmaları da SSK'ya başvurmuş olduklarından eğer grup
içinde yer almak istiyorlarsa belirtilen taahhütlere uymaları gerekmektedir. Bu iki
firmanın da Ankara firması olmasından dolayı yine bu konuda da sizden yardımınızı
rica ediyoruz.”
denilmektedir.
(36) 17. 15.03.2002 tarihli SESA’dan Murat ÇELEBİ ve TERA ortaklarından Mert AYGEN’e ait
elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Murat Çelebi (Sesa):
…Düzenli yapmayı planladığımız toplantılarımızın yapılmaması ve mesaj
trafiğimizdeki azalma grubun birlikteliği konusunda derin endişeler uyandırmaktadır.
Haftaya yapmayı planladığımız toplantının Perşembe yapılacak olması ise acil
bekleyen konular nedeni ile geç gibi görünmektedir. Önerimiz toplantının Salı günü
olması ki Cumhur Bey de Salı günü İstanbul'da olacak, Perşembe günü de gelecek
olanlarla gerekirse tekrarlanması.
Mert Aygen (TERA):
Lütfen panik yapmayalım. Stent işinin böyle olacağı zaten en bastan belliydi biz de o
yüzden ayrı bir grup yapmıştık hatırlıyorsanız ve de aynı sebepten ayrı senet verelim
diyorduk. Hiç endişelenecek bir şey yok, yapmamız gereken şey sadece birliğe
devam.
Birbirimizi kırmadan görüşlerimizi ve duyduklarımızı bildirelim (tabi kesin kanıtlar
varsa bilemem) ve cevap isteyelim tabi ki. Eminim Medistar’ın aşağıdaki söylentiye
cevabı hazırdır.
15-34/514-162
14/71
Reysaş ile yaptığım görüşmeler doğrultusunda defalarca bizle birlikte olduklarını
fakat Rıfat beyin senet vermediğini söylüyorlar. Yapacak bir şey yok. Zaten şimdiye
kadar % 30’u verdiler de bütün pilleri onlar mı taktı. Her koşulda bizim şu anda ki
birliğimiz bozulmadığı sürece sonuç kesin başarı olacaktır.”
(37) 18. ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen 22.03.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde firmalar arasındaki anlaşmanın sürdürülmesini temin etmek için
gösterilen çabalara işaret eden şu ifadeler yer almaktadır:
Leyla Tekbulut (Remed):
“Daha önceki çeşitli mesajlarımızda bayilerle ilgili problemlerimizi sizlere bildirmiş ve
tespit edilen ve bizim üzerinde hassasiyetle durduğumuz bayi komisyonu nedeniyle
bazı bayilerimizi ve satışları kaybettiğimizi anlatmıştık. Ayrıca yine gruba bu sorunun
bir tek bizim tarafımızdan yaşanan bir sorun olup olmadığını sormuş ve aldığımız
cevaplardan öyle olduğuna hayret ederek karar vermiştik.
Dünkü toplantıya aynı konuyu getirdik ve REMED olarak yıllardır çalıştığımız bayimiz
TALYA'yı örnek vererek bir çözüm bulmamız gerektiğini söyledik.
Oysa çözüm zaten bizim dışımızdaki firmalar tarafından üretilmiş ve uygulanmakta
imiş. Örneğin, bizim gündeme getirdiğimiz bayimiz TALYA zaten TERAMED ile çok
daha iyi şartlarda çalışmak üzere anlaşmak üzere imiş. Bugün Serdar Kızılkaya ile
görüşüldüğünde ayrıca kendisi bunca yıldır bize ekmek yediren bir kişi olarak son
derece kırgındı ancak Mert Aygen'in kendisine tanıdığı muhtelif haklar nedeniyle de
ona son derece müteşekkirdi. Bizimle yüz yüze görüşmeyi bile zorla kabul etti ve
pazartesiye randevu verdi.
Yaptığımız değerlendirmede biz REMED olarak şu karara vardık:
Pacemaker grubunun çok önemli bir fırsatı ele geçirdiğini ve birlik beraberliğin tüm
grup mensupları için yararlı olacağına inancımız tamdır ve REMED olarak bu grubun
aldığı kararları çok ciddiye almaktayız. Ancak ayni inancı maalesef tüm grup
mensupları ile paylaşamamaktayız ve kararları ciddiye aldığımız için de mağdur
olmuş bulunuyoruz. Bu nedenle bundan böyle pacemaker grubu içinde yer almaktan
vazgeçtiğimizi bildirir, kalan arkadaşlara bundan sonraki çalışmalarında başarılar
dileriz.”
Ali Reşit Onuralp (Onmed):
“Sayın Leyla Hanım,
İşbirliğimizi bu seviyelere taşıdıktan sonra, herhangi bir grup mensubu arkadaşın
aramızdan ayrılmasını büyük üzüntüyle karşılarız. Grubun çözülmesi, hepimize zarar
verecektir! Aramızda halledilmeyecek hiç bir sorun yoktur. Remed dışında başka bir
firmanın alınan kararları ciddiye almadığı görüşü doğru değildir. Talya konusunda
yapılması gereken şey, Tera'nın Remed'den resmen özür dileyip, Talya ile olan tüm
bağlarını derhal koparmasıdır. Gerekirse, Tera dışındaki firmalar da Talya ile
herhangi bir ilişkiye girmeyeceğini Remed'e taahhüt etmelidir. Böylelikle Talya’nın
Remed dışında bir firma ile çalışma imkânı kalmayacaktır. Beraberliğimizin devam
etmesi ümidi ile...”
(38) 19. REMED’den Leyla TEKBULUT’un tepkisine ilişkin olarak TERA ortaklarından Mert
AYGEN ile SESA’dan Murat ÇELEBİ’nin 25.03.2002 tarihli cevaplarına ise aşağıda yer
verilmiştir:
Mert Aygen - TERA (Leyla Tekbulut’a cevaben):
”Sayın Leyla Hanım ve arkadaşlar;
15-34/514-162
15/71
Bizim en bastan beri tutumumuz herkes tarafından biliniyor sanırım. Şimdiye kadar
Trabzon’daki %5’lik bayi hatasından başka da bir hatamız veya karar dışı hareketimiz
olmamıştır. Umarım bu konudaki uyumumuz herkes tarafından da biliniyordur. Bu
konuda "hayır siz kararlara uymuyorsunuz" diyen varsa lütfen söylesin çünkü Leyla
hanımın yaptığı gibi herkesin aklındakiyle sözündekinin bir olmasını istiyorum. Ben
de aynısını yapıyorum zaman zaman Medistar veya Medikimi veya da başka
firmaları eleştiriyor, cevap istiyorum. Toplantıda da söylediğim gibi ancak bu şekilde
işlerin yolunda gideceğini düşünüyorum.
Dünkü toplantıda herkes vardı. Talya medikalin bayilik konusuna benim yaklaşımım
Remed dışında kimseden aksi bir tepki almadı. Bende konuyu savunurken mantıki
acıdan haklı olduğumu düşündüğüm için ve oradan herkesin hemfikir olarak ayrılması
için konuyu üstüne basarak tekrar tekrar izah ettim. Anladığım kadarı ile de diğer
bütün firmaların yaptığı şey aynıydı. Bir bayi hem acenteye veya özel hastaneye
anlaştığımız üzere 10% verip hem de nasıl para kazanacak?
Leyla Hanım, kızgınlığınızı anlıyorum ama bir kez daha düşünün, çünkü orada
herkesin konuya bakışı benim gibiydi. Talya konusuna gelince, konuştuğumuz gibi,
bence öncelik sizindir ve bayinizi almak gibi hiçbir düşüncemiz olamaz. Eğer bayiniz
başka sebeplerden değil de komisyon meselesi yüzünden 2 ay önce çalışmayı
durdurmuşsa lütfen konuyu Talya ile görüşüp halledin çünkü benim onlara vaat
ettiklerim gerçekten toplantıda söylediklerimden başka birsek değil. Ekliyorum, sizin
Talya ile çalıştığınız yerlerin biri hariç hepsinde biz zaten varız ve pazar payımızda
bayi kullanmamızı engelleyecek kadar iyi (Taşra için konuşuyorum). Yani Talya'ya
verilmiş bir sözümüz veya tanınmış hak yok ve ayrıca çalışacağı alan olarak sizi
seçmesi daha mantıklı olacaktır.
Tekrar ediyorum arkadaşlar bu sitenin ve toplantılarımızın amacı içinde
bulunduğumuz durumdan iyi bir şekilde çıkabilmektir, bu yolda en son Reysaş'ın da
uyumu ile daha da iyi bir yere gelebiliriz, eleştiriler ve anlaşmazlıklar olabilir yeter ki
kimse ark niyetli olmasın, biz değiliz ve bu son olayın üzerinde bu kadar durmam da
bu yüzden.”
Murat Çelebi (Sesa):
”Sn. Leyla Hanım ve pacemaker grup üyeleri,
Birlik ve beraberliğimizin giderek önem kazandığı bir ortamda ayrılıkların
hiçbirimize fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Konuşarak, tartışarak ve en
önemlisi daha sık biraraya gelerek aramızdaki sorunları aşabileceğimize
inanıyorum. Bugüne kadar gayet seviyeli ve yapıcı birçok toplantı gerçekleştirdik, bu
da çözemeyeceğimiz hiç bir sorunun olmadığını, olmayacağım gösteriyor. Kararınızı
yeniden gözden geçirmenizin hepimiz için çok önemli olduğuna inanıyorum.”
(39) 20. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde firmaların kararlılığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları;
1) Alınan prensip kararlarından, ufak hesaplar nedeniyle kısmi bozulmalar, kendimizi
piyasaya rezil etmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu durumları, lütfen yazı ile
birbirimize sirküle edelim. İkili görüşmelerden ve karşılıklı muhaberattan kaçınalım
lütfen!
2) Bu amaçla hastanelere yazılan yazının hastanelerin yanı sıra tüm kullanıcılara
dağıtılmasında yarar olacaktır.
15-34/514-162
16/71
3) Bizi desteklemeyen ve vaka yapmakta direnen kişilerin de tespit edilerek ileriye
yönelik olarak yapacağımız planlarda gözden geçirilmeleri gerekir.
4) Herkes birbirini marke etsin ancak en akıllı ve mantıklı çözüm; haklı ve doğru bir
nedenle Pil, ICD ve Stent yapacak firmaların bunu, evvelden gruba gerekli bilgileri
vererek sirküle etmeleri gerekiyor. (Sayın Osman Sürücü örneği gibi!) Bugünden
sonra bu şekilde davranmayıp olay ortaya çıktıktan sonra müdafaasını yapan veya
kendisini savunan firmaların güvenilirliği de tartışma konusudur!
5) Bizleri desteklemeyerek mallarımızı geriye vermeyen ve bizi müşkül durumda
bırakan hastanelerin de tespit edilerek, gelecekte buralara konsinye malzeme
bırakılmaması sağlanmalıdır. Bugünden itibaren bu tür hastanelere konsinye bırakan
veya ACİL şemsiyesi altında mal bırakan firmalar da sözleşmeyi bozmuş
sayılacaklardır. DURUMU BİLGİLERİNİZE SUNAR, HERKESİN SORUMLU
DAVRANMASI RİCA OLUNUR.”
(40) 21. 15.02.2002 tarihinde elektronik ortamda SESA’dan İbrahim ERDOĞAN ile ARTE ve
MEDİM ortaklarından Aydın ÜNAL arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Sayın Kardiyo Çalışma Grubu Mensupları,
Birlik ve beraberlik havasının devam etmesi için, çoğunluk ile alınmış olan kararlara
herkesin uyması gerekir. Örneğin, Int Hospital’a bir yazı yazılmış! Bu yazı ile bizi
destekleyen insanların hiddetini üzerimize çekmiş bulunuyoruz. Bu yazı neden
yazıldı? Çalışma grubu olarak başarının koşulları; inanmak, güvenmek, temiz ve
büyük düşünmektir. Piyasada otokontrol yaparken centilmence ve mantıklı
davranmalı, yıpratıcı hareketlerden kaçınmalı. Stratejimizi tekrar etmenin yararlı
olacağına inanıyorum: Mevcut sistemi açmak, tebliğden kurtulmak Taahhütname
işini çözmek Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak Yeni
protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak Genelge yürürlükte
kalacaksa, çalışanlar için strateji geliştirmek.
İbrahim Erdoğan”
(41) 22. 15.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“… Bu gelişmeler karşısında stratejimizi tekrar etmenin yararlı olacağına
inanıyorum;
a) Mevcut sistemi açmak, tebliğden kurtulmak.
b) Taahhütname işini çözmek
c) Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak
d) Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak
e) Genelge yürürlükte kalacaksa, "çalışanlar" için strateji geliştirmek.”
(42) 23. SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen 12.02.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Kardiyo Grubu, Az önce aldığımız bilgiye göre Emekli Sandığı da reçete
işine olur veriyormuş. Herkesin gözü aydın. Düşündüğümüz her şeyi aşama aşama
elde ediyoruz. Birlik beraberlik ve dürüstlükle hareket edince her şey hallediliyor.”
(43) 24. MEDİSTAR ve NEMED’in ortaklarından Mehmet TÜYSÜZ’ün 16.01.2003 tarihinde
verdiği ifadesine aşağıda yer verilmiştir:
15-34/514-162
17/71
“Ben bugün özellikle makamınıza gelerek bazı gerçekleri dile getirmek için ifade
vermek istedim. Emniyet Müdürlüğünde ve C.Başsavcılığında sorgularım sırasında
bazı olayları açıkla anlatamadım. Çünkü korku hali içindeyim. Şimdi bildiğim tüm
gerçekleri size anlatmak istiyorum.
2001 yılının mayıs ayı içerisinde dünyada stend fiyatlarında aşırı derecede bir
düşüş meydana gelmiştir. Zira teknolojik gelişmeler ve yeni üreticilerin piyasaya
girmesi bir arz fazlalığı yaratmıştır. O dönemde Türkiye’de stend ve kalp pili satan
firmalar arasında bir panik başladı. Zira Dünya da artık 300 dolar civarındaki stend
fiyatı varken bu stendler Türkiye de kamu kurumlarına 1715 dolar ve üzerindeki
fiyatlarla satılmaktaydı. O dönemde malzeme satıcısı İbrahim Erdoğan'ın
çevresinde bulunan diğer tıbbi malzeme satıcılarından oluşan bir gruba sürekli
toplantılar yaptırdığını gördüm. Amaç Türkiye’deki pil ve stend fiyatlarının düşmesini
önlemeye yönelik olarak gizli bir oluşum içinde çalışmak. Bu toplantılara genellikle
Cezmi Mutlu, Cenk Toparlaklı, Hüseyin Ünver, Aydın ve Banu Ünal, Murat
Özügüzel, Mehmet Nazif Edin, Ali Reşit Onuralp, Cezmi Mutlu’nun adını
hatırlayamadığım kızı, Leyla Samiye Tekbulut ve Mehmet Tümer katılıyorlardı. Bu
toplantıların yukarıda belirttiğim gibi asıl amacı Türkiye’de malzeme fiyatlarının
indirilmesine yönelik çalışmaları engellemekti. Bu amaçla bu grubun, politikacıları
devreye soktukları, onlarla görüştüklerim örneğin Hüsamettin Özkan'ın devreye
sokulmak istendiğini, bu kişiyle görüşüldüğünü hatta Rahşan Ecevit'e ulaşılıp ondan
bir talimat alınmaya çalışıldığını, yine Yaşar Okuyan'la iki kez görüşülerek ona
malzeme fiyatlarının düşürülmesi konuşunda baskı yapılmaya çalışıldığını biliyorum.
2001 yılı içinde kesin tarihini hatırlayamadığım bir gün İbrahim Erdoğan hepimizi
topladı. Bizlere fiyatların indirilmemesi için bir oluşum işine gireceklerdi. Hatta bu
amaçla bir televizyon kanalı kuracaklardı. Gereken gücü kullanacaklardı. Yine
İbrahim Erdoğan böyle bir oluşumu ilerde büyük bir şirkete dönüştürebileceklerini
hepimizin bir arada davranacağını söyledi.
Aslında önce stend satan firma sahipleri bir araya geldiler. Böyle bir birlik
oluşumuna geçtiler. Ben o dönemde yapılan toplantılarda ve alınan karardan uzak
kaldım ancak Türkiye'ye ilk defa yerli stendi üretmiştim Bana karşı ürettiğim stend
dolayısıyla fiyatların düşmesi gibi bir durum yaratabileceğinden tepki vardı. Bütün
firmaların bana yönelik bu tepkilerinden çekindim. Sadece siz nasıl bir karar
alıyorsanız ben de ona uyarım demekle yetinip bir haber gönderdim. Bir süre sonra
bu kez pil satıcıları arasında yine bir oluşum başlatıldı. Amaç aynıydı. Genellikle
Cezmi Mutlu'nun bürosunda toplanılıyordu. Ben bu toplantılara bir kez iştirak ettim.
Ancak benim grubumdan Mehmet Tümer ile Atilla Küçükyalçın bu toplantıların
tümüne katıldılar tüm ayrıntıları onlar bilirler. Bu toplantıların birinde yani stende
ilişkin toplantılarından birinde 'İbrahim Erdoğan katılanlardan senet istedi. Senetler
250 bin dolar değerinde dolduruldu. Aslında senetlerin düzenlenmesinde ki temel
amaç ilerde fiyatları düşürecek firmalar aleyhine bu senetleri tahsile koyarak o
firmaları maddi yönden güç duruma sokmaktı. Benim ucuz stend üretmeme rağmen
bu senet imzalama işine katılmaktan başka bir çarem yoktu. Zira o dönemde benim
stendimi ilişki içinde oldukları doktorlara kullandırıp hastaların ölümüne neden
olarak bunu benim aleyhime kullanabileceklerinden korkuyordum. Zira o dönemde
Koşuyolu Kalp Hastanesi doktorlarından Fikret Turan benim stendime büyük bir
tepki gösteriyordu. Hatta ihaleye girip ihalede benim stendimin alınması gibi bir
durum ortaya çıkarsa sonuçlarını sen düşün diye beni tehdit etmiştir. Ayrıca İzmir
Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Oktay Ergene de benim stendimin kötü olduğu
yolunda genel bir imaj yaratıp bu stendin kullanılmaması yolunda tutanaklar
tutturduğunu da biliyorum. Bu nedenle o dönemde korkumdan senedi imzalamak
15-34/514-162
18/71
zorunda kaldım. Nitekim Oktay Ergene'nin tutanakları bu senet imzalanmasından
sonra oldu. Ben şüphelerimde haklı çıktığımı böylece gördüm. Bu senetler size
ayrıca gönderilecektir. Senetlerle ilgili olarak bir de protokol düzenlendi. Protokolde
gerçek amaç gizlendi. Senetlerin verilişine bir kılıf uyduruldu. Bu işte asıl önderliği
yapanlar çok sayıda mal satanlardır...”
I.3.2. İlgili Pazardaki Ürünlerin Arz Koşullarının Piyasa Dışında Belirlenmesine
İlişkin Tespitler
(44) Tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren soruşturma tarafı teşebbüslerin mal
vermeme boykotu uyguladığı, konsinyeleri hastanelerden çektiği ve ihalelere katılmamak
suretiyle ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesine yol
açtığına ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmektedir.
(45) 25. Hastanelere (Devlet, SSK, Üniversite ve Özel) ve diğer sağlık kurumlarına
gönderilen, altında ilgili pazarda faaliyet gösteren 24 teşebbüsün imzasının bulunduğu
17.01.2002 tarihli mal vermeme ve konsinyelerin geri çekilmesine ilişkin yazıya aşağıda
yer verilmiştir:
“Sayın İlgili, Bizler, Türkiye Sağlık Sektörüne yıllardır hizmet veren ve Sağlık
Bakanlığına bağlı hastanelere, SSK hastanelerine, Üniversite hastanelerine ve Özel
hastanelere malzeme temin eden firmalarız.
....
Bu şartlar altında, hastanelerdeki konsinye malzemelerimizi geri çekmek, hasta
başvurularına olumsuz cevap verme tedbirine başvurmak zorunda kalacağız.
Gelecek günlerde ne yapacağımızı bilemediğimiz için bu tedbir kendimizi korumak
amacıyla ortaya koyacağımız en doğal savunma hakkımızdır. Bugünden itibaren 15
gün içerisinde bu konudaki belirsizlikler giderilmediği takdirde üzülerek ve
istemeyerek de olsa malzeme teslimlerimizi 1.2.2002 tarihiden itibaren durdurmak
zorunda kalacağımızı bilgilerinize sunuyoruz.”
(46) Söz konusu belge unvanları aşağıda yer alan teşebbüslerce imzalanıp kaşelenmiştir.
1. Anki Medikal Paz ve Tic. Ltd. Şti
2. Arte Dış Tic A.Ş
3. Dörtel Ltd.
4. Ekin Sağlık Ürün. Paz ve Tic. Ltd. Şti.
5. Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.S.
6. ELT Endoluminal Sist. Ltd
7. Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.
8. Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth Ltd. Şti.
9. MMT Merit Medikal Ltd. Şti.
10. Medim Dış Ticaret A.Ş.
11. Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.
12. Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti.
13. Nemed Tıbbi Ürünler San ve DIŞ TİC. Ltd. Şti
14. Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic Ltd. Şti
15. Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti
15-34/514-162
19/71
16. Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem ve Tic. A.Ş.
17. Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.
18. Proses A.Ş.
19. Promesis Prof. Medikal sis. San. ve Tic. A.Ş.
20. Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş.
21. Selen Ltd.
22. Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd Şti.
23. Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti.
24. Tera Medikal Ltd. Şti.
(47) Aynı içerikli yazı 30.01.2002 tarihinde dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Yaşar OKUYAN’a da gönderilmiştir.
(48) 26. 23.01.2002 tarihinde SSK Başkanlığına gönderilen ve aralarında ANKİ, NEMED,
ONMED, LIGHT, PM GROUP, MEDİM, SESA, PROSES, TARCEM, EKİN, GENÇ
GİRİŞİM, ARTE, MEDİSTAR, FORMED, POYRA ve AGE’nin de bulunduğu 20 teşebbüs
tarafından imzalanan “Tıbbi İyileştirici Nitelikteki Sarf Malzeme Alımı ve Protokolleri”
konulu belgede;
“Sayın Başkan,
29/12/2001 talihli Resmi Gazete de yayınlanan ilanınız gereği Tıbbi İyileştirici Sarf
Malzeme ihalenize protokol yapılmak üzere tekliflerimizi vermiş bulunuyoruz. Aynı
zamanda gerek sözleşme metnine dönük eksikliklerin hatırlatılması, gerekse de
geçmişte imzalanan taahhütnamelerin ne olacağı konusuna soru ve önerilerimizi
içeren çeşitli yazılar tarafınıza iletilmiştir.
...
Yukarıda kısaca bahsettiniz belirsizlikler nedeniyle ticari faaliyetlerimiz büyük bir
belirsizlik içine girmiştir. Bizler yarın karşımıza ne çıkarılacağı konusunda hiç bir
öngörüye sahip değiliz.
...
Yukarıda belirtilen hususlara 31.1.2002 tarihine kadar resmi bir cevap alamadığımız
takdirde ithalatçı ve üretici firmalar olarak tüm piyasa faaliyetlerimizi 1.2.2002
tarihinden itibaren durdurmak durumunda kalacağımızı üzülerek tekrar bilgilerinize
arz ediyoruz.”
ifadeleri yer almaktadır.
(49) 27. İzmir Özel Şifa Hastanesi, Florence Nightingale Hastanesi ve Üniversal Hastanesi
yetkililerine hitaben yazılan her bir yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Biz aşağıda isimleri belirtilen firmalar, bildiğiniz gibi kardiyoloji alanında geniş bir
ürün yelpazesine sahibiz.
Maliye Bakanlığının 07.01.2002 tarihli tebliğinden sonra kardiyoloji alanındaki sarf
malzemelerinin alımında büyük belirsizlikler meydana gelmiştir.
Bu sebepten 17.01.2002 ve 30.01.2002 tarihlerinde tüm ilgili makamlara yazılı
olarak müracaat edilmiş ve bu belirsizliğe kesin bir çözüm bulunamazsa 01.02.2003
tarihi itibariyle Türkiye’deki tüm hastanelerden konsinye malzemelerimizi
çekeceğimiz 26 firma tarafından bildirilmiştir.
15-34/514-162
20/71
Mücadelemizi anlatabilmek için İstanbul, Ankara ve İzmir'de ekipler kurulup tüm
hastane yönetimleri ziyaret edilmiş, tüm ilgili doktorlar tarafımızda yer almıştır.
Yaptığımız tespitlere göre Adana bölgesinde sadece sizin hastanenizde Formed
firmasından alınmış stentler bulunmaktadır.
Adana bölgesindeki hastanelerden de bu mücadelemize tam destek aldık. Ancak
sizin durumunuzdan dolayı bütçenizdeki diğer hastanelerde de tedirginlik
yaşanmaktadır.
Biz bu mücadeleyi tüm hastaneler, tüm ilgili doktorlar, tüm ilgili firmalar ve dernekler
namına yürütmekteyiz. Bu sebepten hastaneniz ve Sn. Doktorlarınızı da bu
mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz. Acil olmadığı müddetçe elinizdeki
stentleri kullanmamanızı önemle rica ediyoruz. Bilhassa SSK, Emekli Sandığı ve
Bağ-kur hastalarına işlem yapmamanızı rica ediyoruz.
Bu konu sizler, bizler ve sektörümüz için hayati önem taşıdığından gerekli ilgiyi ve
desteği göstereceğinizden eminiz. Bu destek ve anlayışı göremememiz durumunda
aşağıda isimleri bulunan firmalar ve bizi destekleyecek tüm diğer firmalar ile birlikte
hastanenize hiç bir şekilde malzeme verilmeyeceğini üzülerek bildiririz.
Bu yazı sırf polemikleri ve yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için verilmiştir.
İlginiz ve desteğinizden dolayı teşekkürler.
1. Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti.
2. Arte Dış Tic. Ltd. Şti.
3. Ekin Sağlık Paz. Tic. Ltd. Şti.
4. Formed Tıbbi Ürün. Paz. ve Dış Tic..
5. Medim Dış Tic. A.Ş.
6. Medisis Müh. ve Tic. Ltd. Şti.
7. Medistar Biyomedikal Müh. A.Ş.
8. Onmed Tıbbi Ür. Paz. ve Dış Tic. Ltd.
9. Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.
10. Proses San. ve Tic. A.Ş.
11. Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş.”
(50) 28. ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN’in 08.01.2003 tarihli polis ifadesinde;
“kurumlara hitaben yazılan yazıya imza attık. Benim kaşemin altına, benim adıma
bilgim dahilinde Meday’ın sahibi İsmail Uğur imza attı.” denilmektedir.
(51) 29. 08.01.2003 tarihinde ARTE Genel Müdürü Orkide SALAR tarafından birlikte karar
alma, mal vermeme ve konsinyelerin çekilmesi konularına ilişkin olarak Kaçakçılık ve
Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde verdiği ifadesinde;
“Ankara’daki toplantılara ben katılıyordum, İstanbul’daki toplantılara Aydın Ünal
katılıyordu. 28.1.2002 tarihli toplantıda firmalar SSK’ya mal vermeme konusunda
karar almıştır, bu kararı ben de imzaladım.”
demiştir.
(52) 30. ARTE Genel Müdürü Orkide SALAR polis ifadesinde ise birlikte karar alma, mal
vermeme ve konsinyeleri çekmeye ilişkin olarak;
15-34/514-162
21/71
“SSK’nın stent fiyatlarını önce 450 daha sonra 260 dolara kadar düşürmesi üzerine,
tüm şirketlerle birlikte SSK hastanelerine stent satılmaması konusunda karar
aldıklarını”
ifade etmiştir.
(53) 31. SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN 10.01.2003 tarihinde savcılıkta verdiği
ifadesinde birlikte karar alma ve mal vermemeye ilişkin olarak;
“Belirsizliğin giderilmesi amacıyla çeşitli firmalar bir araya geldik… Bu dönem
içerisinde çeşitli hastanelerde bulunan ürünlerimizin kullanılmamasını istedik.
Madem ihale sistemi geçerli, o halde malı ihaleyle alın” diyerek, bazı hastanelerde o
ürünü kullandırmadık.”
demiştir.
(54) 32. DÖRTEL’in ortaklarından Fuat İlker ÇIKIKÇI’nın birlikte karar alma, mal vermeme ve
konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.01.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;
“Firmalar arasında bazı toplantılar gerçekleştirildi. 28.1.2002 tarihinde yapılan
toplantıya ben de katıldım. Firma temsilcileri buradaki toplantıda bu genelge
konusunu gündeme getirdiler. Malzeme satışını durdurma ve hastanelerde bulunan
konsinye ürünleri de geri çekme kararı aldılar. Ben o toplantıda hazırlanan yazıyı
imzalamakla birlikte konuya bir şerh getirdim buna göre diğer firma temsilcilerine
sattığımız ürünlerin insan hayatı ile doğrudan ilgili olduğunu belirterek hayati
tehlikesi bulunan kişilerin tedavisinde kullanılan bu malzemelerin satışının
durdurulmaması gerektiğini belirttim. Ancak konsinye ürünlerin geri çekilmesine
ilişkin kararı ben de onayladım zira Maliye Bakanlığı bu tip kullanıma açılmış
malzemelerin parasının ödenmeyeceğini belirten bir genelge yayınlamıştı.”
denilmektedir.
(55) 33. ELEKTRA’nın ortaklarından Mehmet Sinan KARAASLAN’ın birlikte karar alma, mal
vermeme ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.01.2003 tarihinde verdiği savcılık
ifadesinde;
“28.1.2002 tarihinde bir otelde kardiyoloji firmalarınca bir toplantı yapıldı, ben de
katıldım. Belli bir tarihten sonra ürün satışının durdurulması yönünde bir karar
alındı, bu kararı ben de imzaladım. Bu dönemde aslında çok sayıda toplantı yapıldı,
zaman zaman kardiyoloji firmaları bir araya geldi, zaman zaman da SADER altında
toplantılar gerçekleşti.”
denilmektedir.
(56) 34. LIGHT’ın ortaklarından Haydar OBALI’nın mal vermeme ve konsinyeleri geri
çekmeye ilişkin olarak 28.01.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;
“Malzeme verilmemesi için dokuz bayimize faks çektik ve Emekli Sandığı, Bağ Kur
ve kurum hastalarına tıbbi malzeme verilmemesini bildirdik.”
denilmektedir.
(57) 35. LIGHT’ın ortaklarından İlker USLUER’in birlikte karar alma, mal vermeme ve
konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 29.01.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;
“bir yazı getirilerek imzalamamız istendi, ben de imzaladım.”
denilmektedir.
(58) 36. ANKİ’nin ortaklarından Ahmet TATAR’ın birlikte karar alma, mal vermeme ve
konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 29.01.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;
15-34/514-162
22/71
“Belli düşünceleri bakanlara ilettik, yazıların altındaki imzalar bana aittir. Konsinye
malları hastanelerden aldık.”
denilmektedir.
(59) 37. MEDAY’da ofis boy olarak çalışan Bektaş KADEROĞLU’nun konsinyeleri geri
çekmeye ilişkin olarak 28.04.2003 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde verdiği
ifadesinde;
“2002 yılının ilk aylarında, Salih Uğur ve İsmail Uğur beni odalarına çağırarak,
‘Hacettepe’deki bütün konsinye ürünlerimizi al’ dediler. Ben de konsinyeleri toplayıp
firmaya getirdim ve kendilerine teslim ettim. Zaten kendilerinde Hacettepe de
bulunan firma konsinyelerin listesi vardı. Bana da bu listeyi verdiler. Ben de gittim
Hacettepe hastanesindeki Meday firmasına ait tüm konsinyeleri topladım ve
çantaya koyarak firmaya getirdim verdim....”
denilmektedir.
(60) 38. Eski MEDAY çalışanı ve ANKİ bayisi Sentez Medikal’in ortaklarından Ümit ATMACA
28.4.2003 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde verdiği ifadesinde birlikte karar
alma ve mal vermemeye ilişkin olarak;
“ANKİ’den Ahmet Tatar’ı arayarak, “abi ne yapacağız, neden mal vermiyorsunuz
bize?” diye sordum. O da bana “bizler; Anki, Formed, Meday, Onmed, Medim,
Medistar, Sesa, Light, vb. Türkiye’de stent satan tüm firmalarla geçenlerde Uludağ
Restaurant’ta bir araya geldik ve bu toplantıda, “fiyatlar düzelene kadar piyasaya
mal vermeyeceğiz, konsinyelerimizi çekeceğiz” diye karar aldık, birbirimize karşı
200 bin dolarlık senetlere imza attık. Bu nedenle mal vermiyoruz” demiştir.
(61) 39. MEDİM’in Pazarlama Müdürü Erdal ERGENE’nin birlikte karar alma, mal vermeme ve
konsinyeleri çekmeye ilişkin olarak verdiği polis ifadesinde şu hususlar yer almaktadır:
“Emin Aydın Ünal’ın talimatı ile konsinyeleri geri çektik.”
(62) 40. MEDİSTAR VE NEMED’in ortaklarından Mehmet TÜMER birlikte karar alma, mal
vermeme ve konsinyelerin çekilmesine ilişkin olarak verdiği polis ifadesinde aşağıdaki
hususlara değinmiştir:
“Bütün firmalar bir araya gelerek bir toplantı düzenledik. Bu toplantıda bütün
firmalar, ‘alacağımız ortak karara göre hareket edelim’ biçiminde bir karar aldılar.
SSK’nın ihale ile mal alması istenmemiş ve protesto edilerek SSK’ya baskı
yapılması amaçlanmıştı.”
(63) 41. MEDİM’in Pazarlama Müdürü Erdal ERGENE’nin poliste verdiği ifadeye aşağıda yer
verilmiştir:
“SSK ile anlaşması bulunan firmaların katıldığı, mal vermeme ve konsinyeleri
çekme konulu toplantıya katıldım. Toplantıda, SSK’nın yapacağı ihalede koroner
stent malzemesinin kalitesine göre sınıflandırılması ve bu sınıflandırmaya göre
fiyatın belirlenmesi konusunda görüş birliğine varıldı.” “SSK’ya malzeme
verilmemesi konusunda karar alındıktan sonra bu karar tüm firmaların imzalaması
sonucunda SSK’ya bildirilmiştir. Bizim firmanın da malzemelerini çekme kararı
alması üzerine patronum Aydın Ünal bana bu yönde talimat verdi.”
(64) 42. Kardiyoloji Çalışma Grubu Defibrilatör-Pacemaker Koordinatörü REMED’den Leyla
TEKBULUT’un pacemaker@'a gönderdiği 31.01.2002 tarihli elektronik
posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Bu sabah Mehmet Tümer ile bir araya geldik ve sadece pacemaker firmalarını
ilgilendiren su görüşlerde birleştik:
15-34/514-162
23/71
1) Daha önce anlaşıldığı gibi 1 Şubat 2002 tarihi dâhil olmak üzere pacemaker satışı
ve tüm kurumlara teklif verilmesinin durdurulması. Ancak bu tarihten önce teklif
verilmiş ve alım kararı çıkmış ürünler teslim edilecek. Önümüzde şu anda örneğin
Siyamı Ersek'in 5 Şubat 2002'ye kadar verilmesi istenen teklifi var. Bu tür istemlere
hepimiz sessiz kalacağız. Ancak kendinden ücretli hastalara ürün verilecek.
2) SSK, Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı ve Sağlık Bakanlığı'na sadece pacemaker
işini anlatan ve isteklerimizi sıralayan bir rapor hazırlayarak heyet halinde gidilmesi.
Gidilecek yetkili isimler konusunda Mehmet Tümer araştırma yapacak. Lütfen bilgisi
olanlar aktarsınlar.
5 Şubat 2002 Şalı saat 10:00'dan itibaren Cezmi Mutlu'nun daha önce toplandığımız
bürosunda toplantı yapılması.
Toplantının gündemi:
- Durdurma kararı ve son gelişmeler
- İhale kararına karşı SSK, Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı ve Sağlık Bakanlığı'nda
ve ihaleye çıkan hastanelere karşı izlenecek yollar
- Hastane ve bayi komisyonları (geleceğe hazırlık olarak)
- Etik kuralların tartışılması”
(65) 43. ANKİ, ARTE, EKİN, FORMED, MEDİM, MEDİSTAR, ONMED, POYRA, PROSES ve
SESA tarafından mal vermemeye ilişkin olarak Üniversal Hastanesi’ne gönderilen
31.01.2002 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“…Hastanenizi ve doktorlarınızı mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz.
Elinizdeki stentleri (konsinyeler kastediliyor) kullanmamanızı rica ederiz. Bu destek
ve anlayışı göstermemeniz durumunda, aşağıda isimleri bulunan firmalar ve bizi
destekleyecek diğer tüm firmalar ile birlikte, hastanenize hiçbir şekilde malzeme
verilmeyeceğini bildiririz.”
(66) 44. Arz boykotu ve konsinyelerin geri çekilme eylemelerine geçildiği zamana denk gelen
ve 2002 yılı Şubat ayının başlarında ONMED çalışanı Efkan TUNÇ tarafından yazıldığı
anlaşılan bir durum raporunda aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
“Adana Bölge Son Durum:
Üniversal Hastanesi:
İlk eylem günü firmalar toplu olarak ziyaretine gittik. (FORMED, SESA, ELEKTRA,
MEDİM, ONMED) İlk tepki ellerinde konsinye malzeme olmadığı, FORMED den
aldığı toplu malzeme olduğu idi. Ve kullanmama gibi bir durum söz konusu
olamayacağı idi. Ancak 04.02.2002 tarihinde eyleme katıldı. Acil hastalar dışında
kullanmadı. Ama bugünden itibaren kullanmaya başlayacağını deklare etti. Bir BAĞ-
KUR hastası için bizden pil istedi ve biz de veremeyeceğimizi söyledik.
Seyhan Hastanesi
İlk eylem gününde ziyaret edildi ve bunun neticesinde MEDİM dışında herkes
konsinyelerini çekti. Tüm ısrarlarımıza rağmen MEDİM malzemeleri çekilmedi. Ve
en son aldığımız haberlere göre malzeme bol miktarda kullanılmış. Sadece
MEDİM’den tabi ki…
Başkent Hastanesi
Firmalar toplu olarak burayı da ziyaret etti. Başhekim malzemeleri veremeyeceğini
söyledi. Ankara BAŞKENT’ten onay alması gerektiğini söyledi. FORMED ile birlikte
15-34/514-162
24/71
aynı içerikli bir yazı ile resmi başvuru yaptık. Buna rağmen malzemelerimiz iade
edilmedi. Bizden 6 adet stent kullanıldı. İkinci resmi başvurumuz tehditvari olan
ikinci olarak ortaya çıkan ortak yazı idi. Halen konsinyelerimiz iade edilmedi. Ama
tüm firmalar tanıktır ki biz her türlü resmi girişimi yaptık. Bunun sonucunda bir karşı
tepki alabiliriz.
Ortadoğu Hastanesi
Şu anda orada hiç malzeme yok ve işlem yapılmıyor.
Mersin Üniversitesi
Herkes konsinyelerini çekmişti. Ancak TERA’nın oradaki bayii BRAUN marka
stentleri koydu ve eylem dışı olduğunu söyleyip bazı hastalara kullandırdı. En son
bugünkü tarih ile MEDİSTAR, BAĞ-KUR’lu hastaya pil taktı. Bizim reddettiğimiz bir
hastaydı bu da. Bugün FORMED ve MEDİM konsinye malzemelerini teslim ettiler.
FORMED’den acil hasta için malzeme kullanılacak.
Sözün kısası eylemi en aktif ve doğru dürüst uygulayan sadece biziz. Herkes bir
çıkış yolu bulup malzeme kullandırmaya çalışıyor. Bunun sonucunda bir karşı
yaptırımla karşı karşıya kalabiliriz. Firmalar en ufak bir meltemi sanki
firtınaymışçasına buradaki temsilcilerine iletiyorlar ve sanki her şey çözümlenmiş
gibi bir hava yaratılıyor. Hatta SEYHAN hastanesi bize eylemin sona erdiğini
söyledi. Biz de yok öyle bir şey dedik. Bir kaçak güreşme durumu mevcut. Herkes
eylem sonrası parsa kapma derdinde. Bunun içinde doktor ve hastanelere karşı sert
duruşlar gösteremiyorlar.( Bizim dışımızda)”
(67) 45. 04.02.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN’in SESA’dan Hasan ÇEVİK ve İdeal
ÖZTOKLU, REMED’den Leyla TEKBULUT, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, Osman
ALKAN’a, MEDİKİM, TERA, ANKİ, ONMED ve EKİN’e gönderilen elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“…Ayrıca konsinye çekilme işleminin belirli bir süre içinde olması, konsinyelerin
çekildikten sonra, daha önce yazılan makamlara bir yazı daha yazılıp,
konsinyelerimizi almak zorunda kaldığımızı ve bunun süresi ile diyalog taleplerimizi
yenilememizin daha uygun olacağını düşünüyoruz.”
(68) 46. 05.02.2002 tarihinde SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN’ın mal vermekle
suçlanan bayisine ilişkin açıklama yaptığı ve MUTLU MEDİKİM’den Cezmi MUTLU,
REMED’den Leyla TEKBULUT, ONMED’den Mehmet Nazif EDİN, MEDİSTAR’dan
Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL, FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL, EKİN’den
Osman SÜRÜCÜ, TERA’dan Mert AYGEN, PROSES’ten İdeal ÖZTOKLU ve LIGHT’a
gönderdiği elektronik posta iletisine aşağıda yer verilmiştir:
“Dün Antalya bayim Altuniş beni aradı… Altuniş’in elindeki konsinyeler iade alındı ve
Antalya’ya tamamen kendilerine ait malzemeler sevketmiş oldular. (Böylece Altuniş
tamamen devre dışı kaldı ve dün kullanılan malzemeler konusunda da hiçbir duhulü
olmadı, fatura kesmedi ve kesmeyecek de!) Bu durum karşısında Hoca’ya
teessüflerimi bildirdim… Bu arada Aydın Bey (Medim) ve Ali Reşit Bey’in (Onmed)
‘enfarktüs geçiren acil hastalar için, hiçbir ayrım olmaksızın (Kurumlu-Özel vb.)
malzeme verilebileceği şeklinde yorum yapıldığı bilgisi ulaştı. Emircan Bey de bu
durumu Light Medical temsilcisi Onur Bey’e söylemiş. Bugün malzeme talebi olunca
Onur çağrılmış. Onur Bey de Haydar Bey’den (Obalı) (Light) onay alarak Sayın İ.
Demir’e konsinye mal vermiş. Bildiklerimiz bunlardır. Bundan böyle SON UYARIDIR!
- Hangi şartla olursa olsun, hiçbir hastaneye kesinlikle konsinye bırakılmayacaktır.
15-34/514-162
25/71
- Konsinyeleri iade etmeyen hastanelere konsinye bırakmak, malzeme vermek
olmamalıdır.
- Firmaların veya bayilerinin, alınmış kararlara rağmen aksi davranışları olursa en katı
tedbirleri almak durumundayız.
- Kurumlu hastalar konusunda ne gerekçeyle olursa olsun ACİL malzeme temin
edilmesi mümkün değildir.
- Malzeme temini ancak bedeli ve ödeme koşulları tarafımızca belirlenmiş olan
şartlara uygun olarak, hiçbir kuruma bağlı olmayan özel hastalar için mümkündür.
Grup olarak, fedakârca, gece-gündüz çalışarak ortaya koyduğumuz emeğimizi hiçe
sayan, ufak hesaplar peşinde koşarak birlikteliğimizi bozucu davranışlara tevessül
eden firma veya bayiler, bir an önce bu tavırlardan vazgeçmeliler. Bunun hiçbir
mazereti olmamalıdır.”
(69) 47. 05.02.2002 günü saat 20:00’de SESA’dan Hasan Çevik tarafından SESA’dan İdeal
ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, MUTLU MEDİKİM'den Cezmi MUTLU ve Zeynep
MUTLU, REMED’den Leyla TEKBULUT, ONMED’den Ali Reşit ONURALP,
MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL,
FORMED’den Filiz ŞAHİN, Murat ÖZÜGÜZEL ve Cenk TOPARLAKLI, Osman ALKAN’a,
TERA’dan Mert AYGEN, ANKİ, EKİN ve PROSES’e gönderilen elektronik posta iletisinde
aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları
Bir bayimizden aldığımız mesaja göre;
1) Hastanelere yazdığımız yazıda yer alan “Bu geçiş döneminde acil durumlarda
malzeme temini insan sağlığını riske etmeyecek şekilde sağlanacaktır” ifadesi
nedeniyle tereddüt olduğunu beyan etmiştir. BİZ, kendisine buradaki aciliyet
kavramının sadece ve sadece hiçbir kuruma bağlı olmayan özel hastalar için geçerli
olduğunu yazıyoruz. Kesinlikle kurumlu hastalara acil de olsa malzeme
verilmeyeceği açıklamasını gönderiyoruz…”
(70) 48. 06.02.2002 tarihinde MEDİM’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde
aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
“Sayın Çalışma Grubu Mensupları, aldığımız kararlar doğrultusunda, International
hastanesi ile anlaşma yapan firmanın bu anlaşmayı da durdurması gerekir.”
(71) 49. Ankara 1 Nolu DGM ve Ankara 2 Nolu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 08.02.2002 tarihinde, saat 12:13:48’de ONMED
ortaklarından Mehmet Nazif EDİN ve Erdal adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“M: Mehmet Nazif EDİN E: Erdal
M:Bir dakika dinle, Devlet Hastanesi, Devlet Üniversitesinde konsinye mal
koymayacağız, SSK'lı hasta çıkarsa, bir arkadaş çanta ile orada duracak, SSK'lı
hastaya verecek malı.
E:Stend için söylüyorsunuz?
M:Stend için söylüyorum. Tamam mı?
E:Tamam. Yani stend de de bir nebze eylem bitti.
M:Bitmedi, yarın biz bu tebligatı şey değiliz diye haber çıkana kadar bir şey
söyleyemiyorum. O haber çıksın ondan sonra…”
15-34/514-162
26/71
(72) 50. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 08.02.2002 tarihinde, saat 17:30:46’da MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve Mehmet OĞUZ (Mehmet YAVUZ da olabilir) adlı kişi
arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Mehmet OĞUZ: Tümer şimdi 90 tane stend 10 tane balon teklifi var salı günü
eksiltmesi var. Şimdi yalnız hastane.
…
Mehmet TÜMER: Eksiltme ama şimdi biz şuanda stendi simdi üniversitelere
biz simdi şuanda vermiyoruz şey fiyat şey, şu anda hiçbir şey vermiyoruz onu
söylim yani üniversitelere vermiyoruz yani muhtemelen.
Mehmet OĞUZ: Yapma ya niye abi.
Mehmet TUMER: İşte bu şey var ya firmalar şu an da bi birlik içinde hareket ediyor.
Mehmet OĞUZ: Yani diğer firmalar da mı vermicek.
Mehmet TUMER: Hiç kimse vermicek.
Mehmet OĞUZ: Ha güzel o zaman tamam o zaman ben sadece biz vermicez
başkası satacak diye bi an düşündüm.
Mehmet TÜMER: Belki verebilir, belki verebilir tamam mı belki fakat biz vermicez
yani…”
(73) 51. SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen 11.02.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde;
“Sayın Cumhur Çeken, Bilindiği üzere Ege Radyoloji bizim en güçlü olduğumuz
yerlerden birisidir. Buna rağmen alınmış olan kararlara uyarak buraya malzeme ve
teklif vermemekteyiz. Ancak aldığımız habere göre tarafınızca malzeme ve teklif
verilmeye devam edilmektedir. Bu tavır birlik ve beraberliğimizi tehlikeye sokacak
boyutlardadır. Gereken önlemlerin alınmasını, bu konuda gruba izahat yapılmasını
rica ederim.”
ifadeleri yer almaktadır.
(74) 52. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 13.02.2002 tarihinde, saat 17:44:21’de ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve MEDİSTAR ortaklarından Mehmet TÜMER arasındaki
telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“M: Mehmet EDİN MT: Mehmet TÜMER
M: Aman bırak… Şimdi olanları ben sana söyliyim, International, amerikan şey Özel
Yaşam şey Florans Natingel onların hepsine bu tebliğ edildi.
MT: Eee
M: Ve grupsal edildi ve sonuçta kabul edildi.
MT: Stentlerden bahsediyorsun değil mi?
M: Stentlerden evet kullanırlar kullanmazlar yani onlara kalmış bir şey ama 4 tane
firma abi Medim, Formet, Ekin, Sesa ve biz gittik konuştuk, böyle söyledik.
MT: Evet.
15-34/514-162
27/71
M: Özel Marmara’da tamam, Acıbadem’de tamam, Alman’da tamam, bu ne
demektir bir nevi de kullanamayacaklar eğer hakikaten bizden aldıkları
komisyonlarla yaşıyorlarsa tamamen.
MT: Peki öbür Boston’u nasıl durduracaksınız.
M: Bostan’da, ya Bostan ne yapacak abi verecek hastanelere peki nasıl SSK’ya
kesecek onu söyle bana.
MT: Anladım onu çözerse 1 ay sonra yapacak ama 15 gün sonra.
M: Zaten 1 Mart’ta mı çözülüyor bunların şeyi.
MT: Evet evet evet.
M: Yasağı, peki ondan sonra gidip SSK ile anlaşma yapması lazım.
…
MT: Şu an’a kadar bir net hiçbir şey söyleyen olmadı… bize hiç kimse söylemedi,
bir tek o şeyde belki yani neydi o Konukoğlu Hastanesi zıpladı şeyde pilde, onlar
stende hiç şey yapamayacaklarını düşünüyorlar yani bu yani bir şey yapamazlar
yani alma, alma bizi kimse engellemez bişeyler, dedim valla siz bilirsiniz, isterseniz
arayın sorun dedim bütün firmaları dedim.
M: Tamam anladım.
MT: Öyle bir şey oldu Mehmet, yani çok değil hadise aynen devam ediyor iyi
duruyoruz…”
(75) 53. MEDİSTAR ve NEMED ortaklarından Mehmet TÜMER’in Pacemaker Grubu’na
gönderdiği 13.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Bu çerçevede;
…
4- Devlet ve Üniversitelerde Reçete aldığımız hastalarda herhangi bir komisyon
verilemez. Toplu ihalelere önceden karar verilen şekilde fiyat atılmayacaktır.”
(76) 54. TERA’dan Mert AYGEN’in Girişimsel Grubu’na gönderdiği 06.03.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde mal vermemeye ilişkin olarak şu ifadeler yer almaktadır:
“Bugün aldığım bilgi söyle:
Ankara Üniversitesi Anki medikal bayisi Cebeci de kurumlara 3 adet stent
kullandırmış olup reçete işini sonra halledeceğini söylemiş. Stent kullandırmasına
bir şey demiyorum ama merak ettiğim resmi kurumlar reçeteleri ödemeye başladı
mı, yani bizde stent verelim mi yoksa Anki 'alırsam karizma olur, alamazsam da o
kadar mühim değil, sonrası için yatırım olur" düşüncesinde mi?
Yine Ankara Üniversitesi'ne Nemed'in bedava birçok stent verdiğini biliyorum. Bu
stentleri "çalışma adı altında veriyorsa bile bilin ki 'çalışma' için uygun bir zaman
değil, böyle yaparak en büyük kozlarımızdan biri olan Ankara Üniversitesi"nin artık
Bakan’a kadar gidip Vaka alamıyoruz şu işi bitirin bir an önce" demesini önlemiş
olacağız. Çünkü Ankara Üniversitesi şu ana kadar Maliye Bakanlığın yazısına uyup
reçete işini ve dolayısı ile hasta almayı durduran tek yerdi. Şu anda olan olay ise
artık bakana, yönetmelik ile ilgili herhangi bir şikâyete gerek kalmamasını sağlıyor.
Tabi bu arada her ne kadar Nemed stentleri bedava verdik dese de Ankara
Üniversitesinin "hayır vakfa böyle bir bağışı bedava alamayız, minimum da olsa bir
ücretlendirme yapılacak" dediğini biliyoruz. Şimdi Nemed'den ricam bu bağışı pazar
15-34/514-162
28/71
payı için bir fırsat olarak kullanmamaları, bağış yapacaklarsa bekleyip durum
çözülünce yapmaları bana göre en adil olanıdır. Saygılar “
(77) 55. 12.03.2002 tarihinde elektronik ortamda MMT’den Cumhur ÇEKEN’in gerçekleştirdiği
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Aydıncığım günaydın,
İhalelerde koroner stent ile ilgili son durum nedir? Cumhur.”
“Sevgili Cumhur, Bu konuyu yarın Onmed’de yapılacak olan toplantıda gündeme
getireceğim. Eğer sana daha acil bir cevap gerekiyorsa, arkadaşlarla telefonda
görüşüp sana cevap vermeye çalışayım. Aydın.”
“koroner stentlerde devlet ve üniversite hastanelerinin ihalelerine girmemek pek
anlamlı gelmiyor bana! Zaten geçen senelerde pek çok yer ihale ile alıyordu, şimdi
ihaleye girmeyerek ne kazandığımızı kestiremiyorum. Çarşamba günü ihale var,
dolayısıyla erken haber alabilirsem sevinirim. Cumhur.”
“Sayın Grup Üyeleri, Aşağıda Cumhur Çeken’in görüşlerini bulacaksınız. Kendisi,
ihalelerde stent fiyatlarının rekabete açık olmasını, mevcut uygulamanın sonuç elde
edilmesine yardımcı olmadığını vurgulamaktadır. Konu ile ilgili görüşlerinizi en kısa
zamanda belirtirseniz açıklık getirmiş oluruz. Aydın.”
(78) 56. ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN'in bilgisayarından alınan ve hastane
yöneticilerine hitaben hazırlanan belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın hastane yöneticileri
…Aksi bir tebliğ yayınlanmadığı sürece tüm hastaneler bu malzemeleri kendi
olanakları çerçevesinde temin etmek durumundadırlar. Bu geçiş döneminde acil ve
zaruri durumlarda hastaların kendi paralarını verme durumunda uygulanacak fiyat
listemiz mevcuttur. Sizin bu malzemeleri talep etmeniz durumunda ise 60 gün vade
ile uygulanacak fiyat listemizde aşağıdadır.
Bu arada aşağıda detayları verilen durumlarda da haksız rekabeti önlemek,
sektörü korumak ve sağlıklı bir düzen getirebilmek için ihalelere girmeme
konusunda da anlaşılmıştır. Gümrük Birliğine ve Avrupa Ekonomik Topluluğu'na
katılma süreci içinde iken, liberal ekonomiyi yok edici, tek taraflı, "ben yaptım
oldu" sistemlerine de artık uyamayız.
1. Pahalı ve ömürlü malzemelerde 1 senelik sari ihaleler kesinlikle yapılamaz.
% 90 enflasyonun olduğu bir ülkede 1 yıl geçerli sabit TL fiyat uygulaması kabul
edilemez.
2. Ödeme garantisi verilmeyen (maksimum 90 gün) ihalelere katılmayacağız.
Ödeme garantisi verilip, ancak vadesinde ödenmeyen alacaklarımız için yasal faiz
talep edebilme hakkına sahip olmalıyız.
3. İhale öncesi ön firma yeterliliği tam olarak yapılmamış ihalelere
girilmeyecektir.
4. Hayati önem taşıyan malzemelerin ön elemesi (FDA, CE, Uluslararası klinik
çalışma, vs) yeterliliklerine göre değerlendirilmelidir.
5. % 30 arttırım veya eksiltmeye ihale sonuçlandığında karar verilmelidir. Daha
sonra geriye dönük uygulama yapılamaz, nitekim ilgili kanun maddesi de bu
şekildedir. Ancak bugüne kadar bu uygulama suiistimal edilmiştir.”
15-34/514-162
29/71
(79) 57. 15.02.2002 tarihinde ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN tarafından SESA,
MEDİKİM, REMED, ONMED, MEDİSTAR, MEDİM, FORMED, ELEKTRA, EKİN, ARTE,
TERA, REYSAŞ, ANKİ, DÖRTEL, LIGHT, AGE ve TARCEM’e gönderilen elektronik
posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“çeşitli çatlak sesler bizi hedeften saptırmaya çalışmakta. Temel noktalarda
birlikteliğimizin devam ettiğini düşünmek istiyorum. Bizim için elinde sopası olan tatlı
cadı gelip isteklerimizi yapacak diye beklentiye kapılmayın, bütün iktidar gene
bizlerde. Bu çerçevede; …Toplu ihalelerde, önceden karar verilen şekilde, fiyat
atılmayacaktır…”
(80) 58. 26.02.2002 tarihinde Altunizade’deki toplantıya ilişkin olarak SESA’dan Murat
ÇELEBİ’nin gönderdiği elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Değerli Arkadaşlar, 26.2.2002’de Altunizade’deki toplantının özeti aşağıdadır:
Gündem:
- Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatının değerlendirilmesi
- Ara alımlar,
- ihaleler,
- yeşil kart teklifleri
- Özel hastane indirimleri
Alınan kararlar:
- Bundan sonra grubu temsil hakkının SADER’e verilmesi,
- bireysel cevaplardan kaçınılması
- İhalelere girilmemeye devam edilmesi,
- miktarı 1’in üstünde olan ara alımlara teklif verilmemesi…”
(81) 59. 06.03.2002 tarihinde elektronik ortamda gerçekleşen ONMED’den Ali Reşit
ONURALP ile ARTE’den Orkide SALAR arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Arkadaşlar, Sağdan soldan ‘Hocam siz kullanın, biz bir şekilde anlaşırız’ gibi
laflarla, özel hastanelerdeki satın alma bölümlerine mavi boncuk dağıtıldığı
konusunda elimize bilgiler ulaşıyor. En son Özel Çamlıca Hastanesi’nde Light
Medical ve Arte firmalarının adı geçti. Bu konuda en kısa zamanda bilgilendirilmek
isteriz. Reşit Onuralp”
“Sayın Grup Üyeleri, Özel Çamlıca Hastanesi’ne ARTE adına verilen herhangi bir
taahhüdümüz bulunmamaktadır. Ayrıca, söz konusu hastanede komisyonsuz satış
uygulamasına geçildiğinden beri hiçbir ürünümüz kullanılmamıştır. Orkide Salar”
“Florence Nightingale’de Biodivysio stentin SSK hastalarına 1 Şubat öncesi satış
şartlarına göre kullanıldığını öğrendik. Light firmasından açıklama bekliyoruz. Reşit
Onuralp”
(82) 60. 14.03.2002 tarihinde MEDİKİM’den Dinçer SERTKAYA tarafından Pacemaker Grubu
üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Toplantı için 19 veya 21 Mart olabilir. Bizim toplantı salonumuz müsait. Stent
grubunun birbirlerine verdikleri güvenceleri iptal ederek birlikteliklerine son verdiklerini
ve satışa bireysel kararları ile devam edeceklerini duyduk.
15-34/514-162
30/71
Son günlerde istemeden de olsa meydana gelen bayi hatalarının grubun beraberliğini
tehlikeye sokmasından endişe ediyoruz. "Gruptan ayrılmak için bahane arayanlar var"
şeklindeki ifadeleri kullanmamalı ve hata yapmadan yolumuza devam etmeliyiz.”
(83) 61. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 14.11.2002 tarihinde, saat 16:10:44’de ONMED’in
Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve TERA’dan Mert AYGEN
arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İSMAİL: Şimdi bugün bizim bir raporumuzu imzalamışta sözüm ona, sizin,
MEDİKİM'in bir de MEDİSTAR'in raporları bekliyormuş ellerinde bekleyenler
varmış, bizim çocuğa da şey demiş, bu son demiş bir zahmet gelsinlerde görüşelim
artık demiş, biz kaçıyorduk hep, ne yapalım
MERT: Valla ben o herifle görüşmem, Eulan görüşürüz belki, ben vermiyorum abi,
istiyorsa takmasın, istiyorsa yani
İSMAİL: Ben vermiyorum diyorsun,
MERT: Yok abi
İSMAİL: Tamam ben de vermeyeceğim zaten de, yani birlikte hareket edelim
MERT: Başka birde Metronik mi var
İSMAİL: MEDİSTAR varmış, TERA varmış, MEDİKİM varmış
MERT: MEDİKİM ile MEDÎSTAR'a söyleriz şimdi
İSMAİL: Ben arayayım mı MEDİSTAR’ı, Mehmet’i arayayım mı?
MERT: Hı, ara sen, ben de Dinçer'i arayıp söyleyim,
İSMAİL: Tamam sen de onu söyle abi
MERT: Ondan sonra,
İSMAİL: Yani hocaya birlikte gitmememizin bir anlamı var mı?
MERT: Yok beraber gitmeyelim, hocam yok yani daha yeni %30 fiyatlar indi daha
ne yüzde kaç istiyon yani, …nu çıkarma falan diyeceğiz yani,
İSMAİL: Bence de yani, ben o zaman kendi adıma gider bu zaten fiyatlar
düştü bizim marjımız yok, böyle böyle bir şeyler var hocam çokta bu iş stent gibi
sirkülerde olan bir iş değil zaten, firma başına haftada bir tane ya düşüyor ya
düşmüyor,
MERT: Evet, evet
İSMAİL: O yüzden bu konuda size yardımcı olamıyoruz hocam
MERT: Olacağımız zaman olduk işte yani,
…
İSMAİL: Tamam ben MEDİSTAR'ı arıyorum, sende şeyi ara abi
MERT: Tamam oldu
İSMAİL: MEDİKİM'i ara
MERT: Tamam…”
(84) 62. 08.08.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN ile REMED’den Leyla TEKBULUT
arasındaki elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
15-34/514-162
31/71
“Sayın Grup Üyeleri, Kızı için kalp piline ihtiyaç duyan bir hasta yakını geldi. Daha
önce 4 firma mal veremeyeceklerini söylemişler. Hasta sahibinin Emekli
Sandığı’nda çalışıyor olmasını da dikkate alarak, ne yapılmasını önerirsiniz? Bu pili
takıp emekli sandığı yetkililerini bu işi yapmaya zorlamak bir yöntem olabilir. İkinci
öneri, hasta yakını Onmed’e yönlendiririz onlar takar, hep beraber şikayet dilekçeleri
veririz. Cumhur Çeken”
“Bizim önerimiz, hastanın Emekli Sandığı çalışanının yakını olduğunu da göz önüne
alarak, pili vermemek. Hasta yakınını da Onmed’e değil Emekli Sandığı’na tekrar
yönlendirip olayı krize sokmak. Leyla Tekbulut-Remed”
I.3.3. Fiyat ve Satım Şartlarının Rakiplerle Birlikte Belirlenmesine İlişkin Tespitler
(85) 63. ONMED’den Ali Ahir SARAÇ’ın bilgisayarından alınan 21.01.2002 tarihli elektronik
posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sevgili arkadaşlar,
Ankara Üniversitesinde istenen pil fiyatları için aşağıdaki sabit fiyatları öneriyoruz:
> DR 7.980.000.000 TRL
> DDD 6.900.000.000 TRL
> VDD(R) 7.180.000.000 TRL,
> SR 6.800.000.000 TRL
> SSI 5.200.000.000 TRL
Yukarıdaki fiyatların diğer hastaneler için de örnek teşkil etmesini öneriyoruz...”
(86) 64. ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP’in Ankara’daki bayisi MEDAY’ın
ortaklarından İsmail UĞUR’a gönderdiği 21.01.2002 tarihli elektronik posta iletisinde pil
fiyat koordinasyonuna ilişkin aşağıdaki bilgiler yer almaktadır:
“Ali Reşit ONURALP (Onmed):
Arkadaşlar,
1 Şubat'a kadar tüm firmaların mutabık kaldığı cihaz birim fiyatı aşağıdaki gibidir.
Ali Reşit ONURALP (Önceki e-postası)
Sevgili arkadaşlar,
Ankara Üniversitesi'nde istenen pil fiyatları için aşağıdaki sabit fiyatlan öneriyoruz:
DR 7.980.000.000 TRL
DDD 6.900.000.000 TRL
VDD(R) 7.180.000.000 TRL
SR 6.800.000.000 TRL
SSI 5.200.000.000 TRL
Yukarıdaki fiyatların diğer hastaneler için de örnek teşkil etmesini öneriyoruz...”
(87) 65. İlk olarak 04.02.2002 tarihinde saat 09:57’de Murat ÇELEBİ tarafından SESA’dan
Hasan ÇEVİK’e; daha sonra yine aynı gün saat 11:22’de Hasan ÇEVİK tarafından
onmed-1; mtumer@, TERA; leyla.tekbulut@ ve MEDİKİM’e
gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki metin yer almaktadır:
15-34/514-162
32/71
“…Daha önce kararlaştırdığımız şekilde 1 Şubat öncesi kararları veya alımları
yapılmış olan pil ve ICD’lerin takılabileceği belirtilmişti. 1 Şubat itibarı ile malzeme
verilmemektedir ancak peşin paralı hastalar veya çok çok acil durumlarda
hastanelerin münferit alım yapma istekleri karşısında aşağıdaki formülü öneriyoruz.
Peşin paralı hastada mevcut SSK protokol fiyatının günlük kurla çarpılarak
fiyatlandırma yapılması. Haksız rekabete neden olabilecek ekstra indirim veya KDV
muafiyetinden kaçınılması. Hastanenin alım yapmak istemesi durumunda ise Ocak
2002 SSK protokol taslağındaki fiyatlar üzerinden hazırlanmış ekteki TL liste
fiyatlarının uygulanması. Burada herkesin tam olarak aynı fiyatı vermesi
gerekmektedir. Alttaki liste önümüzdeki 15 gün için geçerli TL fiyat listesidir.
Pil Hastane Satış
Fiyatı
DDDR 7.980.000.000 TL
DDD 7.420.000.000 TL
VDDR 7.420.000.000 TL
VDD 7.140.000.000 TL
VVIR 6.860.000.000 TL
VVI (Basic) 4.200.000.000 TL
VVI (high) 6.300.000.000 TL
CRT (Kalp yetmezliği) 14.700.000.000 TL
DDD (atriya I tedavi
algoritma 11)
12.600.000.000 TL
CS Lead 3.360.000.000 TL
Ventriküler High
Empedans
1.260.000.000 TL
Lead 700.000.000 TL
Single Lead 1.260.000.000 TL
Selamlar
İbrahim Erdoğan”
(88) 66. 04.02.2002 tarihinde, MMT’den Cumhur ÇEKEN’nin yukarıdaki elektronik posta
iletisine cevaben SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde ise mal vermenin koşullarının belirlendiğini gösteren ve tüm firmaların
anlaşmanın şartlarına uyması gerektiğinin altını çizen aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Bugün tüm hastanelere gönderilen ve kullanıcıların da okumasını istediğimiz yazıyı
görmüşsünüzdür. Aldığımız karar; 7.1.2002 tarihli Maliye Bakanlığı Genelgesi ile
Devlet'in tüm hastaneler için reçete ve konsinye işini terk ederek, kendi imkânları ile
malzeme temin etmelerini emretmeleri ve bu konuda bizleri muhatap bile kabul
etmemeleri sonucu alınmış olan karardır.
Doktor veya kullanıcı kim olursa olsun bizim üzerimize gelerek bizleri yumuşatmaya
çalışmak yerine mevcut gerçekler karşısında kendi hastanelerine yönelik olarak
çözüm bulmaya yönelik çaba harcamalarıdır.
Hastaneler veya kullanıcılarla yapılan tüm anlaşmalar, 7.1.2002 tarihli genelge ile
otomatik olarak devreden çıkmış olmaktadır ve geçerliliği kalmamıştır. Bu konuda,
alım yapmak isteyenlere mal satmayacağız demiyoruz,
15-34/514-162
33/71
Kardiyoloji ve radyoloji stentlerinde 1.750.000.000.-TL +KDV
PTA ve PTCA balonlarda 840.000.000.-TL +KDV ile ve 60 gün vadeli olarak satış
yapmamız konusundaki mutabakatımız geçerlidir,
Peşin mal almak isteyenler konusunda da SSK fiyat listesi x günlük kur + KDV
uygulanacağını da kabul ediyoruz.
Bu kararlar dışında, eski alışkanlıklara tevessül edilerek farklı tutumlar sergilenirse
haksız rekabete neden olacaktır. Bu işlerde beraberlik ve birlik ancak alınan
kararlara istisnasız olarak uyularak oluşur. Buna uymayan hastane ve kullanıcıların
da buna göre değerlendirilmeleri gerekir. Tüm arkadaşların da durumu buna göre
değerlendirmeleri gerekir. Kısacası alınmış olan karar herkese standart olarak
uygulanacaktır.
Satışların engellenmesi diye bir şey yok! Alınan kararlar doğrultusunda teklif vermek
serbesttir. BU konuda da herkes kendinden sorumludur.”
(89) 67. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK’in MEDİM’den Aydın ÜNAL, MMT’den
Cumhur ÇEKEN, REMED’den Leyla TEKBULUT, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER,
Osman ALKAN’a, SESA’dan İdeal ÖZTOKLU, TERA, ANKİ, ONMED, MEDİKİM ve EKİN
gönderdiği 04.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde firmaların yaptıkları satışlarla ilgili
olarak birbirlerini bilgilendirdiklerini gösteren aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,
1) Bugün acil koşullarda Acıbadem Carosussel hastanesine başvuran ve hiçbir sosyal
güvencesi olmayan bir hastaya 1 adet stent kullanılmış ve bu stent yaptığımız
anlaşmada belirtildiği şekilde hastaneye fatura edilmiştir.
2) Ayrıca aldığımız bilgilere Akdeniz Üniversitesi'nde Cumartesi günü İbrahim DEMİR
tarafından hastanede başka malzeme olmadığından 3 adet Bıodtamond ve pazartesi
günü de Oktay Sancaktar tarafından 5 adet Boston Scientific stent kullanılmıştır.
Bilgilerinize sunulur.”
(90) 68. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK’in FORMED’den Cenk TOPARLAKLI,
MEDİM’den Aydın ÜNAL, MMT’den Cumhur ÇEKEN, REMED’den Leyla TEKBULUT,
MEDISTAR’dan Mehmet TÜMER, Osman ALKAN’a, SESA’dan İdeal ÖZTOKLU, TERA,
ANKİ, ONMED, MEDİKİM ve EKİN’e gönderdiği elektronik posta iletisinde mal
vermemenin şartlarının hatırlatıldığı şu ifadeler yer almaktadır:
“Grup olarak malzeme satışımız konusunda tereddütler hâsıl olmuştu. Konuyu 3
madde halinde özetlemişsiniz.
1) Tüm Acil vakalarda hastaneye satılacak fiyat YERİNE Tüm özel acil vakalarda
hastaneye satılacak fiyat demek daha doğru olacaktır.
2) Bu madde konusunda herhangi bir değişikliğe gerek yok.
3) Bu madde konusunda da herhangi bir değişiklik gerekmiyor.
Eğer hasta kurumlu ise kesinlikle malzeme verilmiyor dememiz gerekiyor. Bu durumda
1.2.2002 liste fiyatı değil, hiçbir fiyat uygulanmayacak yani malzeme verilmeyecek
şeklinde anlaşılması daha doğru olacaktır. Bilgilerinize sunulur.”
(91) 69. 04.02.2002 tarihinde EKİN’den Osman SÜRÜCÜ tarafından ARTE firmasına
gönderilen elektronik posta iletisinde ihalede anlaşmalı teklif verildiğine işaret eden
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
15-34/514-162
34/71
“11.02.2002 tarihinde SSK ESKİŞEHİR BÖLGE HASTANESİ'nde yapılacak olan
kardiyoloji sarf malzemesi ihalesine, içinde bulunduğumuz durum ve mücaledelemiz
nedeni ile ortak fiyat verilmesini öneriyorum. Verilecek olan fiyatların EMEKLİ
SANDIĞI PROTOKOL fiyatlarının olması anlamlı olacaktır. Bizler bu fiyatları veriyoruz.
Lütfen bu mesajımı diğer ilgili firmalara yönlendiriniz.”
(92) 70. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde fiyatların anlaşmayla belirlendiğine ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,
Hastaneler yazdığımız yazıda eksik olan bir eksik vardır, fiyatlar konusunda bir
açıklama yoktur. Aşağıdaki ilavenin yapılması doğru olacaktır;
Kardiyoloji ve Radyoloji stentleri için hastanelere satış fiyatı 1.750.000.000.-TL +KDV,
PTCA'lar için 840.000.000.-TL + KDV
Malzemenin bedeli hasta tarafından ödenecekse mevcut SSK listesi x günlük kur +
KDV olarak fiyat verilecektir. Bilgilerinize sunulur.”
(93) 71. 04.02.2002 tarihinde FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL tarafından çalışma grubuna
gönderilen elektronik posta iletisinde mal vermeme konusunda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Kıbrıslı hastaların özel statüde olmaları sebebiyle belirlemiş olduğumuz fiyattan
elçiliğe fatura edilmesinin uygun olduğunu düşünüyoruz. Ancak konsinye bırakmak
veya çantayla laboratuarın içerisinde malzeme tutmak, diğer hastanelerden tüm
malzemeleri çekmişken olumsuz olacaktır. Bu merkezde ağırlıklı çalışan Onmed,
Tera ve bizim ortak çözümümüz hastaneye bakan satış elemanının arabasının
bagajında malzeme bulunması ve Kıbrıslı hastada ihtiyaç olan ürünün laboratuara
iletilerek faturasının elçiliğe kesilmesidir.”
(94) 72. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Aydın Ünal,
Fiyatlar konusunda yazılanların yanlış ifade olunduğunu sanıyoruz. Belirlenen ve
ifade olunan şudur,
1- Hastaneleri yapmak istedikleri alımlarda belirtilen 1.750.000.000.-TL ve
840.000.000.-TL’lik fiyatlar verilecektir.
2- Hastaneler kesinkes konsinye konmayacak ve kurumlu hastalara kesinlikle fatura
kesilmeyecek. Kurumlu hastanın bu hizmeti alabilmesi için faturayı hastanenin
kesmesi durumunda ve yukarıdaki fiyatlarda satış yapılabilecektir.
3- SSK fiyatı x günlük kur + KDV fiyatlandırması ise sadece ve sadece ÖZEL
Hastalar için geçerlidir. Bilgilerinize sunulur.”
(95) 73. 04.02.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN’in SESA’dan Hasan ÇEVİK ve İdeal
ÖZTOKLU, REMED’den Leyla TEKBULUT, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, Osman
ALKAN’a, MEDİKİM, TERA, ANKİ, ONMED ve EKİN’e gönderilen elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“…Özellikle Kalp Pillerinde ve defibrilatörlerde malzemeleri kendi imkânları ile satın
almak isteyenler ile hastaneden gelecek satın alma taleplerine tek bir fiyat ile cevap
verilmesini ve bu fiyat kabul edildiği taktirde de malzemelerin hastaya temin
edilmesinin uygun olacağı düşüncesindeyiz…”
15-34/514-162
35/71
(96) 74. 05.02.2002 günü saat 20:00’de SESA’dan Hasan Çevik tarafından SESA’dan İdeal
ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, MUTLU MEDİKİM'den Cezmi MUTLU ve Zeynep
MUTLU, REMED’den Leyla TEKBULUT, ONMED’den Ali Reşit ONURALP,
MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL,
FORMED’den Filiz ŞAHİN, Murat ÖZÜGÜZEL ve Cenk TOPARLAKLI, Osman ALKAN’a,
TERA’dan Mert AYGEN, ANKİ, EKİN ve PROSES’e gönderilen elektronik posta iletisinde
aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları
Bir bayimizden aldığımız mesaja göre;
…
2) Aynı bayimize, bulunduğu şehrin Üniversite yetkilileri tarafından elindeki tüm
stentleri, protokol fiyatının % 10 eksiği ile satın alma önerisinde bulunmuş. Bu
malzemeleri, özellikle acil hastalar için alacaklarmış. Bayimiz de verdiği cevapta, bu
sektörde binlerce insan yaşayacaksa 1-2 kişi ölebilir bu da Sağlık Bakanı ve diğer
ilgili bakanların sorunu cevabını vermiş ve teklifi reddetmiş! Bayimiz, acil vakalar için
Üniversite mesela 10 adet stent ihalesine çıksa ne yapılacağını soruyor. Biz de
kesinlikle toplu alımlar için teklif verilmeyeceğini, 1 750 000 000 TL + KDV fiyatının
ancak teker teker alım yapılması durumunda olacağını belirtiyoruz.
Durumu bilgilerinize sunar, konuyla ilgili yorumlarınızı bekleriz. İ.Erdoğan”
(97) 75. 06.02.2002 tarihinde MEDİM’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde
aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
“Sayın Kardiyoloji Grubu, Dr Ahmet Sağbaş çok acil bir hastası için malzeme talep
etmiştir. Biz de belirlenen fiyat prosedürünün ve koşulların geçerli olacağını bildirdik.
Koşullarımızı kabul ettikleri için bugün mal vereceğiz, bilgilerinize arz ederiz…
Osman Sürücü.”
“Alınan kararların halen tam olarak anlaşılmadığı görülüyor. Tekrarlamakta yarar
var: hasta acil ve hiçbir kuruma bağlı değilse belirlediğimiz koşullarda malzeme
verilecektir. Bunun aksi bir karar alındığı konusunda benim bilgim yok. Aydın Ünal.”
(98) 76. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 08.02.2002 tarihinde saat 17:30:46’da MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve Mehmet AKBAŞ adlı kişi arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“MEHMET AKBAŞ- Bu stent konusunda bugün toplantı varmış galiba siz de
bulundunuz mu acaba?
MEHMET TÜMER- Ben de bulundum sonuç şöyle çıktı, SSK'lı hastalara 1715
Dolara verilecek ve özel hastanelere sıfır komisyonla verilecek, 1200 dolarlık özel
hastaneler, emekli sandığı ve bağ-kura fatura kesilecek
MEHMET AKBAŞ- şimdi özel hastanedeki SSK’lı hasta 1715 dolardan, emekli
sandığı ve bağkurlar ise 1200 dolardan yanlış anlamadıysam
MEHMET TÜMER- evet yanlış anlamadın.
MEHMET AKBAŞ- O zaman biz yarın başlıyor muyuz abi
MEHMET TÜMER- Yarın o fiyattan alıyorlarsa başlayalım tabi zaten SSK
hastasına komisyon verilmiyor hastaneye kolay bir hadise değil, yani demek
istediğim şey şu sen fatura ediyorsun ya adam onun üzerinden 600-700-800-900
dolar geri alamayacak yani böyle çıktı karar bilmiyorum ne kadar doğru yapılır
15-34/514-162
36/71
MEHMET AKBAŞ- o sizin kendi aranızda aldığınız bi karar anladığım kadarıyla
MEHMET TÜMER - tabi tabi
MEHMET AKBAŞ- anladım yani siz diyorsunuz ki biz 1715 dolardan özel hastaneye
satacağız
MEHMET TÜMER- hayır 1715 dolardan SSK dan alıyoruz ya reçeteyi abi
hastaneye komisyon vermeyeceğiz
MEHMET AKBAŞ- E nereye gidecek 1715 dolar
MEHMET TÜMER- Firmaya
MEHMET AKBAŞ- olduğu gibi firmaya kalacak
MEHMET TÜMER- tabi tabi
MEHMET AKBAŞ- ne kadar süre devam edecek bu hep böyle mi devam edecek
MEHMET TUMER- ben inanmıyorum bu kadar devam edeceğine ama işte artık
duruma göre yani
MEHMET AKBAS- Peki özel hastaneler demeyecek mi kardeşim 1715 dolardan
SSK’lı hastaya veriyordunuz 500 dolar 1000 dolar alıyorduk ta şimdi niye
vermiyorsunuz demeyecek mi?
MEHMET TUMER- diyecek onun şeyi şu geri ödemelerimizi düşünerek geri
ödeme vereceğiz SSK’ya bunu nerden vereceğiz diye bir şey konuşacağız yani
geri ödemeler olacak ya onu nerden alacağız diyecekler hiç değilse böyle biraz
kendimize garantiye alalım ondan sonra geri ödeme bitsin sizi de düşünürüz
sonradan denecek ama biraz şey tabi saçma oldu ama öyle sen de doğru
düşünüyorsun
MEHMET AKBAŞ- abi şimdi düşün ki adam şafakta 100 tane stent takıyor ayda
yani atıyorum 500 dolardan adam alıyor 50.000 dolar para…”
(99) 77. 11.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından MUTLU MEDİKİM’den
Cezmi MUTLU ve Zeynep MUTLU, ONMED’den Ali Reşit ONURALP, MEDİSTAR’dan
Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, FORMED’den Murat
ÖZÜGÜZEL, Osman ALKAN’a, SESA’dan İdeal ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, TERA,
ANKİ, EKİN, PROSES ve LIGHT’a gönderilen elektronik posta iletisinde şu ifadeler yer
almaktadır:
“…
Bugünkü toplantı için gündem maddelerimiz;
1) Özel hastane ve üniversitelerde SSK'lı hastalara takılan stentler için hastanelere
komisyon verilmemesi.
2) Özel hastanelerde. Emekli Sandığı ve Bağ Kur'lu hastalar için kullanılacak
stentlerin hastaneye satış fiyatlarının belirlenmesi.
3) İhale fiyatlarının belirlenmesi
4) Stentlerde konsinyenin kaldırılması, vakalara çanta ile gidilmesi.
5) Promosyon ve yatırımlar belirlenmesi”
(100) 78. 12.02.2002 tarihinde EKİN’den Hüseyin ÜNVER tarafından MEDİM, ARTE, SESA,
FORMED, ONMED, ANKİ, MEDAY, MUTLU MEDİKİM, MEDİSTAR, MMT, TERA ve
ELEKTERA’ya gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
15-34/514-162
37/71
“11 Şubat tarihinde Kardiyoloji Çalışma Grubu merkezinde yapılan toplantıda alınan
kararlar:
- Durum netleşene kadar tüm satışlarda stent fiyatı; SSK hastaları için 1715$ ve 0
komisyon SSK dışı hastalar için 1200$xGünlük Kur
- Rapor-reçete sisteminin mutlaka devam etmesi gerektiği sonucuna varıldı.
- SSK ve Bağ Kur’a hangi koşullarda mal verileceği üzerinde tartışıldı.”
(101) 79. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 12.02.2002 tarihinde, saat 13:23:41’de MEDİM
ortaklarından Aydın ÜNAL ve FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Murat - bugün için Florans [Nightingale]’e beraber gidilsin diye şey konuşuldu mu?
Aydın – Bugün için gitmeyi düşünüyorduk; ama işte şey gelmedi Vedat Hoca
öğleden sonra yokmuş yarımdan sonra, yarına bıraktık o işi.
Murat – Anladım, tamam. Biz ayrıca bir şey yapmıyoruz. Bir şey yapılacaksa bize
de haber verirsiniz, okey?
Aydın – ee herhalde canım tabiî ki
Murat- Tamam, oldu. Aydın, dünkü prensiplerde mutabık mıyız?
Murat – Dünkü prensipler, dediğiniz 1715 – 0 komisyon; 1200 diğer hastalar.
Aydın – Evet
Murat – Orda mutabıkız.
Aydın – Mutabıkız, tamam oldu hayatım.
….
Aydın- Şimdi bu ortak prensipte mutabık değil miyiz bir kere bu işe başlarken
gerçekten bu sektörü ıslah edelim farklı şeyleri komisyonları şunları bunları ıslah
edelim diye başladık esasında.
Murat- Aynen öyle.
Aydın- Dolayısıyla bunda mutabıksak şu anda gelinen noktada alınan kararlar hiç
biri bu mutabık olduğumuz kararı muhalefet etmiyor değil mi? hiç biri kararın aksi bir
karar değil yani bu başlangıç kararıyla çelişen bir şey değil. Dolayısıyla sizin dünkü
itirazınızı ben gerçekten anlayamadım yani.
Murat- Dünkü itirazımın nedeni şuydu, sonuçta eğer bu bir hastanelere tamam gidip
SSK’ya msk'ya bağırsınlar ve sonuçta böylelikle bizim istediğimiz yönde bir takım
kararlar alınabilsin. Talebimizi tutabilecek olan şey pil’di diye düşünüyorum.
…bence çok önemli bir karar pilin çözülmesi o zaman pek çok şeyin tekrar
değerlendirilmesi lazım çünkü biz gücümüzü kayıp ediyoruz pili çözdüğümüz
zaman.
…
Murat- pil bu birlikteliğin en önemli yaptırım gücü olan kalemiydi bence. …
Aydın- Bugün tekrar toplanılacak herhalde bu Emekli Sandığı çözüldü ya
biliyorsunuz.
Murat- Emekli sandığı yüzde yüz mü?
15-34/514-162
38/71
Aydın- Yüzde yüz reçeteye döndü. Ondan sonra geri kalan özel hastanelere ne
şekilde yapacağımızı hepsini tek tek oturup konuşalım dedik yani böyle başıboş
bırakmayalım diye düşündük. Bugün tekrar toplanılacak ama yani konuşurken
bence senin konuşman daha iyi çünkü sen daha sakin bir adamsın, Cenk biraz
daha lafın sonunu baştan söylüyor falan çok hızlı düşünüyor, o iyi olmuyor bence,
olabilirse öylesi daha iyi olur.
Murat-Tamam, tamam hoşça kal.” denilmektedir.
(102) 80. MEDİSTAR ve NEMED ortaklarından Mehmet TÜMER’in Pacemaker Grubu’na
gönderdiği 13.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“…Bu çerçevede;
1- Pazartesi toplantıda aldığımız kararlara göre fiyat listemiz sabittir ve $ kuru
yuvarlanarak küsuratsız olmalıdır.
2- Özel hastanelerde SSK (reçete aldığımız zaman) hastalan için komisyon % 0
olmalıdır.
3- Özel hastanelerde NON - SSK 'larda komisyon % 10 olmalıdır. (Özel hastalar,
bankalar, ücretliler dahil)
…
5-Yeşil kart ihalelerinde belirlediğimiz liste fiyatları verilecektir.
6- Reçete alamadığımız Devlet hastanelerinde (Direk faturalama Örnek; Koşuyolu)
fiyatlarımız liste fiyatıdır.”
(103) 81. 14.02.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN tarafından gönderilen elektronik
posta iletisinde fiyat anlaşmasının varlığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:
“Yeşil kartlı hastalar ile ilgili uygulamayı bir sonuca vardırsak iyi olacak. Bugün
Balcalı’daki yeşil kartlı hastaya bizim emekli sandığı fiyatlarımızdan artırılarak fiyat
verildi. Hastanenin indirim yapın hemen ödeyelim teklifi ise geri çevrildi. Leyla
hanımın aşağıdaki mailine dün daha fazla yorum gelmediği ve yeşil kartlı hastalara
ara alım ile pil sağlanması zorunlu olduğundan teklif verildi.
SORU 1: YEŞİL KARTLI HASTALARA HANGİ FİYATLAR VERİLECEK?
SORU 2: EMEKLİ SANDIĞINDA WIR PİLİN PROTOKOL FİYATI BİZİM SSK İÇİN
BELİRLEDİĞİMİZ FİYATIN ALTINDA. BU, İLERDE BİZE SORUN ÇIKARTIR MI?”
(104) 82. 15.02.2002 tarihinde ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN tarafından SESA,
MEDİKİM, REMED, ONMED, MEDİSTAR, MEDİM, FORMED, ELEKTRA, EKİN, ARTE,
TERA, REYSAŞ, ANKİ, DÖRTEL, LIGHT, AGE ve TARCEM’e gönderilen elektronik
posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“çeşitli çatlak sesler bizi hedeften saptırmaya çalışmakta. Temel noktalarda
birlikteliğimizin devam ettiğini düşünmek istiyorum. Bizim için elinde sopası olan tatlı
cadı gelip isteklerimizi yapacak diye beklentiye kapılmayın, bütün iktidar gene
bizlerde. Bu çerçevede;
- Pazartesi toplantıda aldığımız kararlara göre fiyat listemiz sabittir.
- Devlet ve Üniversitelerde komisyon verilmez.
- ...
- Yeşil kart ihalelerinde belirlediğimiz liste fiyatları verilecektir.
15-34/514-162
39/71
- Mehmet Tümer” “Mehmet, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur özel ve Devlet/Üniversite
hastaneleri için de açıklık getirir misin?
- Leyla Tekbulut-Remed” “Leyla Hanım, reçete aldığın sürece komisyon yok, özel
hastaneler için % 10. gene de açık değilse beni ara.
- Mehmet Tümer” “İsmail, Salih (Meday), alınan kararlar ekteki gibidir, karışıklık
olmasın diye size yolluyorum. Maddeleri okursanız sevinirim. Mehmet Nazif Edin”
(105) 83. MEDİSTAR’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN tarafından Pacemaker Grubu’na gönderilen
Medistar’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN ile MEDAY’dan İsmail UĞUR ve Pınar AKALIN
arasında elektronik ortamda gerçekleşen 18.02.2002 tarihli yazışmalarda aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Atilla Küçükyalçın:
Trabzon Numune'de geçen hafta çıkan pil alımında AYTUĞ Medikal firması VDD set
fiyatı olarak KDV dahil 8.700.000.000.- TL fiyat vermiştir. Bizim verdiğimiz fiyat,
anlaştığımız üzere, 8.300.000.000- TL + KDV'dir. Bu firma kimin bayisi ise lütfen
gruba bilgi versin. Bu olay aynı merkezde ikinci kez oluyor ve gruptaki bazı
arkadaşların anlaşmalarımıza pek; önem vermediğini hissetmeye başlıyoruz.
9 Eylül ile ilgili olarak: Bu hastanedeki alım çalışmalarına başından beri uzak durduk.
Somut bir takım veriler olmadan, hislerle bu tür yazışmaların yapılmamasını (insanların
gruba güvenlerinin zedelenmemesi için) yapılmamasını rica ederim. BU hastanede
daha aktif olan Medikim ve Onmed firmalarının önerilerini takip edeceğimizi bir kez
daha tekrar ediyorum.
Pınar Akalın (Cevaben):
“Trabzon'daki bayimizden aldığım bilgiye göre Numune Hastanesi'nde düşük fiyat
vererek pacemaker'ı alan firma bilgileri aşağıdaki gibidir. Gerekirse Trabzon'daki bayi
aracılığı ile Firmanın Hastane'ye kestiği faturanın fotokopisi temin edilebilecektir.”
(106) 84. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 20.02.2002 tarihinde, saat 17:01:21’de MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve MEDİSTAR Atilla KÜÇÜKYALÇIN arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ATİLLA: Bütün firmalar verdi bugün teklifi Uludağ'a mesela, herkes aynı fiyatı verdi
MEHMET: Hı
ATİLLA: Yarın biz takıcaz
MEHMET: Anladım, ben çok güzel yani böyle işte ama bu konsessusu fena
yakalamadık Atilla, burada güzel oldu, özellikle özel hastaneler filan böyle muma
dönmüş Ankara'da ben dolaştım bugün…”
(107) 85. 20.02.2002 tarihinde MEDİSTAR’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN tarafından Pacemaker
Grubu’na gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasındaki fiyat anlaşmasını
gösteren şu ifadeler yer almaktadır:
“İzmir'deki olayı araştırıyoruz. Yarınki toplantıda ayrıntılı bilgi vereceğiz.
Bursa Yüksek İhtisas İhalesindeki olayın aslı şöyledir: Anlaştığımız 7,500,000,000.-
TL fiyatın 500,000,000.- TL'si lead, 50,000,000.- TL'si introducer kalanı ise pildir.
İhalede pil-lead-introducer ayrı ayrı çıkmıştır. Bursa'daki bayimiz pile anlaştığımız
fiyatı atmış lead-introducer muhammen bedelleri düşük olduğu içinse fiyat
vermemiştir. Doktorlarla yapılan görüşmede bu kalemler için yüksek muhammen
15-34/514-162
40/71
bedelli ayrı bir alıma çıkılması konusunda görüş birliğine varılmıştır. Olayda bayiniz
Can Medikal hiçbir şekilde Mehmet Küçükyalçın'la işbirliğine gitmemiştir. Bu olayla
ilgili Tezcan Bey'le görüşmeniz gerekmektedir, çünkü bayimiz hazırladığı teklifler
ihale saatine kadar açık tutup isteyen herkese bilgi vermiştir. International'da herhangi
bir olay yoktur. Satın almacıların asli görevleri bizi birbirimize düşürüp kaos
oluşturmaktır.”
(108) 86. 20-21.02.2002 tarihlerinde FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL ve Aydın ÜNAL
tarafından gönderilen elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın grup mensupları,
Herkesin özveriyle mücadele ettiği günlerde referans yazıdaki negatif tarzın fazla
hassasiyetten kaynaklandığını düşünüyorum.
Formed Çamlıca Hayat'ta bir adet stent satmış 1200 $'dan hastaneye faturalamış,
İsviçre'ye hiç stent satmamış, Marmara'ya bir adet 1200$'a satmış, Memorial'a da
grupça anlaştığımız koşullarda malzeme sağlamıştır. Böyle bir durumdayken neden
adımızın bu kadar çok yerde geçtiğini ben de anlamakta zorluk çekiyorum. Formed
anlaşmayı bozmaya karar verirse tüm merkezlerde bozar. Amacımızın dışına
çıkarak yıpratıcı üsluplardan kaçınmak hepimizin yararına olacaktır.”
(109) 87. 26.02.2002 tarihinde Altunizade’deki toplantıya ilişkin olarak SESA’dan Murat
ÇELEBİ’nin gönderdiği elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Değerli Arkadaşlar, 26.2.2002’de Altunizade’deki toplantının özeti aşağıdadır:
Gündem:
- Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatının değerlendirilmesi
- Ara alımlar,
- ihaleler,
- yeşil kart teklifleri
- Özel hastane indirimleri
Alınan kararlar:
- …
- yeşil kartlılara ve özel hastalara ekli listedeki fiyatların uygulanması”
(110) 88. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 01.03.2002 tarihinde, saat 15:21:43’te MEDİM
ortaklarından Aydın ÜNAL ile ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP arasındaki
telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“AYDIN: Ama şu da var şimdi mesela önümüzdeki ay tekrardan bu ihaleyi
yenileyecekler Mart ayı içerisinde bu yapamadıkları kardiyoloji ihalesini orda fiyat
vericez mi vermicez mi? mesela dün Bakan dedi ki biz bu ihaleyi tekrarlıyacaz ve
dedi sizden dürüstlüğünüzü göstermeniz için dedi
REŞİT: Ama olur mu ya taahhütnameyi çözmeden olur mu ya hayır yine aynı şey
AYDIN: Dönüp dolaşıp aynı şeyi konuşuyoruz dedik taahhütname işi çözülmeden
biz dedik şu anki fiyatlardan bir dolar dahi aşağı fiyat veremeyiz efendim dedik.
REŞİT: Çünkü biz çok güzel söylemişsin orda. Burada biz rayiç bedel olarak 1715'i
görüyoruz anlatabildim mi. Ben bundan niye kımıldıyım abi durup dururken niye ben
şey yapım anda bu herif bana …cektir demektir yani 1715'in altında ne varsa o
15-34/514-162
41/71
farka demektir ekstradan niye bunu yapalım abi abi hiç oynamayalım tamam mı biz
çok güzel gidiyoruz o ihalede birlik beraberlik olursa aynen gene aynı fiyatları
veririz. Herifler bi da şey olurlar abi tamam mı ondan sonra da herifler derlerse ki
kardeşim yok ben bunu kabul etmiyorum derlerse ondan sonra herhangi bir adımda
bulunurlarsa o zaman belki yine de malı kesmek durumunda kalırız ama o zaman
yine onlar zor durumda kalırlar Aydın yani bence şuanda bi kere en zor dönemi
atlattık neydi o dağınıktık tamam mı şuan biraz toparlandık. SADER denen bir
şeyimiz yar derneğimiz yar tamam mı ee piyasayı belirleyen firmalar birlik beraberlik
sağlamış durumda en azından ondan ortak bir şeyleri var tavırları var bir deseler hiç
değiştirmeye gerek yok abi. Kendi aramızda konuşuruz tamam mı ondan sonra ona
göre de bir çizgi belirleriz. İhale yaptığı vakitte abi o zamana kadar halletmiyorsa
taahhütname işini gene aynı fiyatlara veririz abi gene aynı oyun bir daha oynanır
şeydeki Ankara'da bir daha oynanır abi. Doğru değil mi?
AYDIN: Evet evet yani. Doğru doğru. Netice oraya geliyor yani…
...
REŞİT: He işte abi görüyorsun yani çok bunları görüyorsun yani bunlar tesadüfî
değil bunlar hepsi bunun neticesi herif çözemiyor anladın-mı bundan sonraki
önümüzdeki ihalede beceremezlerse trafik zaten yani tamam mı ondan sonra da
zaten herif o aman mecburen daha pratik bir çözüm bulma durumunda olacak… ”
(111) 89. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 08.03.2002 tarihinde, saat 16:10:30’da MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“MERT: Abi şimdi şöyle bir durum olmuş bizim, Trabzon'da Numunede bir
tane yeşil kartlı bir hasta varmış, bizim bayiye biz fiyatları çekmiştik te, bu nasıl
olsa ben hiç alamıyorum diye gitmiş fiyat vermiş tamam mı bu seferde bizde kalmış
tabi çünkü %6 daha indirimli vermiş.
MEHMET: Ha yanlışlık olmuş,
MERT: Şimdi ben bunu vermezsem ağzıma … falan diyor, ben de dedim ki valla
ben veremem bu kadar anlaşma yapmışken firmalar arasında, ben acaba sonra
düşündüm ki bizim grubu dönüp o aradaki fiyat farkı kadar ceza ödesem olur mu
yoksa ne yapım ne halin varsa gör diyim mi yani
MEHMET: Yo, ben yani şey yapalım ya o kadar da bir şey değil böylesine
olabiliyor çünkü o kadar şey ki dinamik gördüğü için hadise yani % 6'lık mı bir
indirim yapmış herif
MERT: Hayır şimdi 8.400 vermesi gereken teklif 7.780 vermiş yani %6 daha
düşük vermemiz gereken tekliften aşağı vermiş, hata yani
MEHMET: Abi yani hata var sen bunu böyle yaz buradan bu böyle bir hata
olmuştur ben yani bunun neyse aradaki farkı ben buna şeyim bir yemek vereyim
herkese filan de madem öyle bir şey yap
MERT: Ama gene de şeye aykırı hareket etmiş oluyoruz yani, ben biraz üzüldüm
tabi şimdi ne halin varsa gör demek üzereyim adama ama gene de bir sorim de
olabiliyorsa izin
MEHMET: Ben yani şöyle yani adam vermese iyi olur aslında çünkü fiyatta belli
olmamış olur ama bilemiyorum ne bu Kağan KULAN'ın yerimi Üniversite mi
…
15-34/514-162
42/71
MERT: Stent işi gidiyor abi biz şu pili bir önce kurtaralım çünkü stent olayı kötü
yani ben sana söyleyeyim
MEHMET: Stentte abi biz girmiyoruz ihalelere millet bize küfür ediyor biliyor
musun, siz…diyor bilmem valla bir kısmı, bir kısmı da giriyor yani fiyatları
düşürmeyin diye küfür ediyor herkes bize küfür ediyor anlayacağın Mert. Adam
diyor ki sen diyor bu fiyatı ülkeyi diyor ülkenin şartlarında diyor sen bize destek
olman lazım di mi diyor, hocam valla kusura bakmayın dedim ama yani biz dedim
yapamayız dedim yani benim bir şeyim var anlaşmam var ben dedim bunu
mümkün değil bozmam dedim, o zaman...git dedi herif yani aynen böyle oldu
yemin ediyorum sana yani adam…”
(112) 90. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 13.03.2002 tarihinde, saat 18:23:43’te ONMED
ortaklarından Mehmet Nazif EDİN ve ONMED Bayisi MEDAY’dan Salih UĞUR arasındaki
telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“SALİH: Şimdi şey bu pil firmalarıyla siz centilmenlik anlaşması yaptınız ya. Bir fiyat
listesi falan belirlediniz.
MEHMET: Evet.
SALİH: Şimdi ihalelere o fiyatın altına teklif yapılmıyor değil mi?
MEHMET: Bir dakika Reşit yanımda, o yaptı bütün fiyat belirlemelerini sana daha iyi
cevap verir olur mu, veriyorum.
…
SALİH: Ya şimdi bu pil firmalarıyla bir fiyat listesi falan belirlediniz ya.
REŞİT: He. esas sana büyük haber. Bugün girişimsel toplandı ya her şey serbest
gene. Yani resmi olarak.
SALİH: Ney resmi?
REŞİT: Eski zamana döndük. Vuruşabiliriz yani açık, açık.
SALİH: Pilde falan vuruşabilir miyiz?
REŞİT: Hayır pil hariç bak girişimsel diyorum bir tek şey stent. Pil değil.
SALİH: Tamam stente istediğin fiyata, istediğin şeyi yapabiliyorsun.
REŞİT:
SALİH: Tamam pilde ne yapıyorsun abi?
REŞİT: Pilde . pilde fiyatlarımız var ya şu andaki durum öyle.
SALİH: Tamam. Tamam, peki sana şunu söyleyeceğim. Şimdi Ankara Tıp'ta tamam
mı, Ankara Tıp'ta geçen öyle pil çıktı, ondan sonra biz bu firmalarla falan filan
konuştuk. Herkes işte o belirlenen fiyatları atıyor tamam mı, ondan sonra şimdi Erat
bey telefon etti. Ondan sonra bir tane pil daha var gene ben senin takmanı istiyorum.
Hocam dedim firmalarla biz böyle böyle bir anlaşmamız var dedim. Gene dedim ben
aynı fiyatı atayım Mehmet o zaman 10 milyar 800 tutuyordu tamam mı? Biarpil, iki
tane lif, iki tane inturustuduyla birlikte.
REŞİT: 10 milyar 800 değil ki o, 9 milyar 400 yüz olması lazım.
SALİH: Nasıl 9 milyar 400
15-34/514-162
43/71
REŞİT: Öyle abi ya sen almadınız mı ya bizim şeyimizi listemizi verdim ben size
yolladım. Nasıl ya.
SALİH: Abi o listeden hesapladık bizde.
REŞİT: Olur mu abi ya ben size oraya yazmışım 9 milyar 400 diye yuvarlatılmış TL.
diye var orda.
SALİH: Ya İsmail bana yanlış listeden bahsediyor.
REŞİT: Ee herhalde abi yani. Yollayayım mı bir daha ben sana?”
(113) 91. TERA’dan Mert AYGEN’e ait 13.03.2002 tarihli elektronik posta iletisinde anlaşmaya
sadakatini ve anlaşmaya uymayanların karşılaştıkları yaptırımı gösteren şu ifadeler yer
almaktadır:
“Atilla Küçükyalçın (Medistar):
Cuma günü Trabzon Numune hastanesindeki yeşil kartlı bir VDD hastası için teklife
çıkıldı. Daha önce anlaştığımız üzere 8.300.000.000.- TL + KDV fiyat verildi. Fakat
ihale 7.730.000.000.- TL + KDV ile ÖZMED isimli bir bayide kalmıştır. Bu firma kimin
bayisi ise lütfen durumla ilgili açıklama yapsın
Mert Aygen (TERA, Ekin Medikal):
Arkadaşlar;
Özmed ne yazık ki bizim bayimiz ve ilk kez gerçekten benim dışımda gelişen bu olay
için özür diliyorum. Sanırım pili de takmışlar. Bu konu ile ilgilli Mehmet Tümer'i de
arayıp bilgi vermiştim hafta sonunda.
Gruptan özür dilemek için normal fiyat olan 8.300.000 ile aradaki fark kadar bir cezayı
ödemeye hazır olduğumuzu bildiriyorum.
Şimdiye kadar bizden kaynaklanan hiçbir eleştiri olmadığını hatırlatır, bunun
gerçekten bizim dışımızda oluştuğunu bildirir ve özürlerimi sunarım.”
(114) 92. 19.03.2002 tarihinde MUTLU MEDİKİM’den Dinçer SERTKAYA tarafından
Pacemaker Grubu üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde;
“Sayın Pacemaker grup üyeleri,
Replasman (kalp pilinin değiştirilmesi) kararı alınan ve reçetesi doktor tarafından
bize verilerek işlemlerine başlanan bir hastamız vardı. Böyle durumlarda satın
almadan Abdullah Bey firmaları arayarak fiyat alıyor. Bizim bayimiz de diğer
firmaların bölge sorumlularını arayarak, hastanın replasman olduğunu, fiyat
vermeleri gerekirse bu durumu göz önünde bulundurmalarını (düşük fiyat
vermemelerini) rica etmiş. Her zaman indirim yapan Reysaş, belirttiğim nedenle
fiyat vermemiş. Bu centilmen davranış için teşekkür ederiz. Bugün replasman için
Medistar’ın fiyatının kabul edildiğini öğrendik! Bugün yapılan Bursa ihalesi
sonuçlandı. Medistar bize gönderdiği mailde, bu yeşil kartlı hastalar için
belirlediğimiz liste fiyatını (7500+KDV) verdiğini belirtti. Biz de bu fiyatı verdik.
Tercihi doktora bıraktık. Ama ihalede lead’i bedelsiz verdiklerini ve introducer için
belirlediğimiz fiyatı değil önceki fiyatı vermişler. Sonuçta 6500 TL civarı sonuçlandı.”
ifadeleri yer almaktadır.
(115) 93. ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN’in dizüstü bilgisayarından alınan
09.04.2002 tarihli belgede aşağıda yer verilen Kardiyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı
Firmaların Toplantı Gündemi yer almaktadır:
15-34/514-162
44/71
“Kardiyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Toplantısı
GÜNDEM
1. Aritmi Toplantısı, Ankara, 18-20 Nisan 2002
=> MMT firması sponsorluk yapmayacaktır.
2. Sader'in Emekli Sandığı ile yürüttüğü protokol görüşmeleri
=> ES'nın Kalp Yetersizliği pili için hesapladığı 10.750 USD civarındaki sistem fiyatı
uygun bulunmuştur.
=> Sayın Atilla Küçükyalçın, ES'na en kısa zamanda sunmak üzere pil/ICD fiyat
listesi hazırlayacak ve Pacemaker@Yahoogroups.Com üzerinden dağıtacaktır.
3. Bakan Okuyan ile yapılan son görüşmenin detayları
4. Bayi sorunları
=> PEFİP Kodeksi'ne uygun hareket edilmesi kabul olunmuştur.
=> Pil/ICD işinin azami teknik! ve ticari denetimini ve PEFİP kurallarına uygunluk
sağlamak açısından tüm Türkiye'de direk organizasyon kurmanın zorunluluk olduğu
düşünülmektedir
5. Özel hastane komisyonları
=> Özel hastane komisyonlarında (ARO: tabii ki diğer hastane komisyonlarında da
bir oynama yok!!!) herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır. Gerekirse özel
hastanelerin pil alımında firmalar ortak teklif görüşmesi yapacaktır.
=> Başkent Üniversitesi'nin ICD için %10 komisyon talebi tekrar değerlendirilecek,
%5 teklifi götürülecektir.
6. Yeşil Kartlı hastalarda verilen fiyatlar
=> Yeşil Kartlı hastalardaki pillerde haksız bir dağılım söz konusu olmuştur. Bunu
önlemek amacıyla 10.04.02 tarihinden itibaren çıkacak Yeşil Kartlı piller aşağıdaki
alfabetik sıralamaya göre takılacaktır:
MATEK
MEDİKİM
MEDİSTAR
MMT
ONMED
REMED
REYSAŞ
TERA
Yeşil Kartlı hasta çıkması durumunda, pilin ne zaman hangi merkezde takılacağı
Pacemaker@Y üzerinden bildirilecektir.
Alfabetik sıralamaya göre bundan sonraki Yeşil Kartlı pil Matek firması tarafından
takılacaktır.
7. İzmir SSK.
15-34/514-162
45/71
=> Reysaş firması, bayisi Data firması üzerinden SSK'ya yüksek fiyat teklif
edecektir. Yüksek faturanın tahsilatı konusunda Reysaş, diğer firmaları
bilgilendirecektir.
8. İhaleler
=> Ankara Yüksek ihtisas
=> Konya Selçuk Üniversitesi
=> Bu iki ihaleye de PEFİP üyesi 8 firma katılmayacaktır. Konya ihalesine, Onmed
gözlemci firma olarak katılacak, herhangi PEFİP dışında bir firmanın hareketi
durumunda,
DDD(R), VDD(R) pilleri 2.500 USD
VVI(R) pililer 2,000 USD
taban fiyattan ihalede teklif edilecektir.
ihalenin kazanılması durumunda - ki arzulanmayan bir durum-piller dönüşümlü
olarak 8 firma tarafından takılacaktır.
=> Elazığ’ı
9. PEFİP kodeks
=> PEFİP Etik Kodeksi'nin grubumuzun ideallerini oluşturması açısından yön
gösterici olduğu kabul edilmiştir.
=> PEFİP Etik Kodeksi, platformumuzun diyalogunun sürdürülmesi ve
güçlendirilmesi sayesinde hayata geçirilebilecektir.”
(116) 94. Dinçer SERTKAYA tarafından PEFİP üyelerine gönderilen 11.04.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde PEFİP Kodeksi’ne uyum gösterildiğine ilişkin aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“Sayın PEFİP üyeleri,
Medikim Şirketler grubu olarak Adana Üniversal Hastanesi ile mikrobiyoloji,
hematoloji, cross match, kontrast made- pacemaker ve bazı kardiyoloji ürünlerini de
içine alan bir paket anlaşma yapmış bulunmaktayız. Anlaşma gereği Üniversal bu
ürünleri sadece grubumuz firmalarından temin edecektir. Yapılan bu anlaşmada
PEFİP Şartlarının dışına çıkan bir durum kesinlikle yoktur.”
(117) 95. 11.04.2002 tarihinde MEDİSTAR’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN tarafından Pacemaker
Grubu üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasında hastane
komisyonlarının ortak belirlenmesine ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya tüm
firmaların uyması için kontrol mekanizmasının işlediğini gösteren aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Adana üniversal hastanesi son birkaç yıldır pacemaker ihtiyaçlarını bizden
karşılamaktaydı. Firmalar olarak aramızda yaptığımız anlaşma gereği bu
hastanedeki komisyon oranımızı %10'a çekmiştik. Dün satmalına müdürü Dr. Ahmet
Üstel pacemaker konusunda Medikim'le çok iyi şartlarla bir anlaşma yaptıklarını,
bundan sonra Medistar ile çalışmayacaklarını deklare etti. Bugüne kadar satın
almacıların piyasayı kızıştırma çabalarına alışmış olmamıza rağmen (bu tüm
firmalar için geçerli) ilk defa bir hastane sürekli çalıştığı bir firmayı değiştirme yoluna
gitti, bu yüzden Medikim'den bir açıklama bekliyoruz.”
15-34/514-162
46/71
(118) 96. 12-13-14.04.2002 tarihli elektronik posta iletilerinde firmalar arasındaki pazar
paylaşımına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Değerli Arkadaşlar, Trabzon’da yeşil kartlı bir hasta için kalp pili fiyatı istenmekte.
Alfabetik listede sıra bizde olduğundan bu alım için 26.2.2002 tarihli toplantımızda
kararlaştırılan liste fiyatından toplam 8500+KDV fiyat vereceğiz. Diğer grup üyesi
arkadaşların buna göre daha yüksek fiyat vermelerini rica ederiz. Murat Çelebi-
Sesa.”
“Arkadaşlar, Trabzon’daki yeşil kartlı hastanın ihalesi bizde kaldı. Dün Leyla Hanım
ve ben İzmir’deydik, bu nedenle ancak bu sabah mesajı okuyabildim, hemen bayimi
aradım fakat teklifi vermişti. Murat’ı arayıp durumu anlattım, o da anlayışla karşıladı.
Kimsenin aklında soru kalmasın diye gruba bilgi vermek istedim. Nuran Sezer-
Remed”
“Bu durumda ilk yeşil kartlı hastayı tekrar biz alacağız. Remed’in sırası geldiğinde
sıra bir sonraki firmaya atlar. Murat”
“Şu sıralamayı bir yazar mısın, ben de takip edeyim. Mert Aygen-Tera” “Matek,
Medikim, Medistar, MMT, Onmed, Remed, Reysaş, Tera. Murat Çelebi”
(119) 97. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 10.05.2002 tarihinde, saat 15:49:10’da SESA
ortaklarından ve SADER Başkanı İbrahim ERDOĞAN ve Semih Şaban ER adlı kişi
arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İbrahim: Oldu oğlum, peki, kapak kapak dokuzyüzon dolardan kalacak mı böyle?
Semih: Yani abi, simdik ben sana bir şey söyleyeyim, biz de Reysaşla çok güzel bir
işbirliğine girdik işte, hiçbir yerde biz fiyatımızı düşük vermiyoruz, İzmir’de mesela
[bin]ikiyüzdoksanbeş dolar veriyoruz, Ankara'da binikiyüzdoksanbeş dolar
veriyoruz, tamam mı? Hani sigorta alım yapıyor Ya? binikiyüzdoksanbeşin beş
kuruş altına vermiyoruz, Süreyya Paşa. İstedi, halen teklif yapıyor, istiyorsan bak
büroya gidiyorum şimdi büroya gidince sana fakslarım, iki milyar yediyüzmilyon
KDV dahil fiyat verdim, SSK Süreyya Paşa'ya orada da Reysaş'la ikimiz verdik,
Bıçakçıların haberi yok oradaki alımdan, orda da şey yaptılar, hatta ben adamı
aradım, sigorta yazı göndermiş bin yetmiş dolar KDV dahil bin yetmiş doların üstüne
alım yapmamaya dikkat edin diye…”
(120) 98. Kardiyoloji Çalışma Grubu’nun üyelerine yönelik 17.01.2002 tarihli duyuruda rekabet
koordinasyonuna yönelik olarak aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın İlgili,
Cumartesi günü Ankara'da yapılan toplantıda alınan karar gereği, aşağıdaki
konuların 17.1.2002 tarihli yazıda imzası bulunan arkadaşlara ve söz konusu yazıda
imzası olmasa bile konuya olumlu yaklaşan arkadaşlara duyurulması konusunda
gereğinin yapılması önemle rica olunur.
1) İstanbul, Ankara ve İzmir'deki firmalar, kendi aralarında gruplar kurarak
derhal Üniversite, Devlet, SSK Hastaneleri ziyaretlerini gerçekleştirmeli ve
1.2.2002 tarihi itibarı ile cerrahi malzeme ve intraaortik balon dışındaki tüm
konsinyelerimizin iade alınacağı söylenmelidir. (Bu çalışma İstanbul'da
yapılmıştır.) Bu kararı almamızda, SSK ihalesinin belirleyici olmadığı, ancak
resmi alımlar konusunda alım şeklinin belirsizliği ve gelecekte yapılacaklar
konusunda net bir şeyler ortaya çıkmadığından ve bu nedenle de önümüzü
göremediğimizden kendimizi korumak amacıyla böyle bir karar almak
15-34/514-162
47/71
zorunda kaldığımız, SSK, Emekli Sandığı ve Bağ Kur'daki belirsiz durum
giderilene kadar buna devam edileceği uygun bir dille ve doktorları karşımıza
almadan anlatılmalıdır.
2) Alınmış olan kararlar konusunda kesinlikle tavizkar davranılmamalı ve kararların
uygulanmasında kesinkes kaçak olmamalıdır.
3) Alınmış olan kararın uygulanacağı güne (1.2.2002) kadar, kararın
uygulanacağı günleri kurtarmak amacıyla, haksız bir rekabet ortamı doğuracak
şekilde toplu satışlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu konuda tüm arkadaşların
gereken titizlik ve sorumluluk içerisinde davranmaları, herkesin kendi
bünyesinde ve piyasadaki tüm firmalar konusunda denetimlerde bulunması
gerekmektedir. Bu arada ihale ve ara alımlar için belirlenmiş olan stent
fiyatları ( 1.750.000.-TL + KDV) geçerlidir.
4) Tüm firmalar, alınmış olan kararın uygulanması konusunda bayilerinden de
sorumludurlar. Konsinyelerin bayilerden iade alınması, bayilerin de
kullanıcılardan iade almaları gerekmektedir. Bu karara uymayan bayinin
bayiliği derhal iptal edilmeli ve kararın muhalifi olan bayiye hiçbir
arkadaşımız tarafından bayilik verilmemelidir.
5) Star gazetesi ve Devlet yetkililerine yazılacak yazılar için, 17.1.2002 tarihli
yazı ekindeki imzalarınızın kullanılması konusunda acil teyidiniz rica olunur.
Konunun ve bu yazıların aciliyeti nedeniyle şimdilik söz konusu imzalarınız
kullanılacaktır. Daha sonra, bu yazılara orijinal imzalarınız alınacaktır.
Gereği ricasıyla tüm arkadaşlara duyurulur. “
I.3.4. Pazarın Rakipler Arasında Paylaşımına İlişkin Tespitler
(121) 99. 05.02.2002 tarihinde REMED ortaklarından Leyla TEKBULUT tarafından gönderilen
elektronik posta iletisinde kalp pilleri pazarında acil durumlarda firmaların sırayla mal
vermeleri konusunda anlaşıldığına ilişkin şu ifadeler yer almaktadır:
“Murat,
Acil konusu son derece suiistimale açık. Bu konuyu pacemaker grubu uzun uzun
tartıştı ve herkesin anlaştığı bir karara vardık. Siz de acil durumlar için bir havuz
oluşturup sırayla oradan stent verebilirsiniz ama anlaşma zemini bir kez “şüpheli bir
acil” ile zarar görürse toparlamak zor olabilir.”
(122) 100. 13.02.2002 tarihinde MEDİKİM’den Dinçer SERTKAYA tarafından gönderilen
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Çalışma Grubu Üyeleri,
Medistar'dan Mehmet Tümer'in dün akşam yazdığı mail'de kullandığı ifade şu
şekildedir;
Medikim İzmir bayisinin Atakalp'de Yapı Kredi sandığına bağlı bir hastaya verilen
pace konusunda bir açıklaması olacak mı ? (Verilen veya verilmeyen komisyon
miktarı? )
"Yapı Kredi sandığına" ifadesi tamamen yanlış olup, Bu hasta Yapı Kredi Bankası’na
ait olan Yaşam Sağlık/Hayat Sigortası'nın bir hastasıdır. Bu hasta için Bankanın
sigorta işleri ile ilgili kişilerle görüşülerek hastanın ihtiyacı olan malzemelerin eski
protokol fiyatlarımız ile iskontosuz olarak verileceği söylenmiş ve fatura indirimsiz
olarak kesilmiştir. Atakalp Merkezi’ne de kesinlikle iskonto yapamayacağımız
bildirilmiştir.
15-34/514-162
48/71
….
5.Toplantıda önce özel hastanelere %10 indirim yapılacağı söylenmişti. Ücretli
hastalara da %10 yapılacaktı. Firmalar arasında da bu konularda belirsizlik
olduğundan bu hastada bu indirimlerin hiçbirini yapmadık.
6.Her hastayı danışarak ve ortak karar alarak birbirimizle irtibat halinde olduğumuzu
biliyor ve bunu uyguluyoruz. Dün öğleden sonra ofis dışında olduğumuzdan bu hasta
ile ilgili bilgileri size mail ile bildiremedik. Ancak Leyla Hanım'ın telefonuna mesaj
bırakabildik. Özel hastanelerde yapılacak vakalar için Murat Çelebi ve Atilla
Küçükyalçın ile bir kaç kez telefonla görüştük. Hasta ve hastane ismi 'zaten o
saatlerde belli değildi. Bu hasta ve hastanenin durumunda, birlikte aldığımız
kararlardan bir sapma olmadığı ve yanlış anlaşılma ihtimali hissetmediğimizden
bildirmekte de biraz geciktik. Bu durumun yanlış anlaşılmasından ve imalı bazı
ifadelerden dolayı üzüntü duyuyoruz.
…
Reysaş'ın İzmir' de SSK Bozyaka Hastanesi'nde VVI pace replasmanı için verdiği
fiyat bizim kararlaştırdığımız fiyatın yaklaşık 1,5 milyar daha altında olduğundan alım
için Reysaş'a karar verilmiş ve implantasyon haftaya Çarşamba günü
gerçekleştirilecekmiş.
…
Pazartesi günü yaptığımız toplantıda 8100$'lık Atrial Taşikardi önleme özellikli
pace'in fiyatını geri çekeceğimizi söyledik. Bu fiyata çok yakın olan Tera’nın Euro
cinsinden verdiği yaklaşık 8600$’lık fiyatını geri çekmemesi, Medistar'ın 9600$' lık
fiyatının bu ürün için belirlenmesini engelledi. Fiyatımızı çekmekle ürünü tekrar
protokole dâhil edememe riskini de üzerimize almış olacağız.
Birlikte kurmuş olduğumuz dayanışma ortamında sonuna kadar var olduğumuzu her
fırsatta dile getirmekteyiz. Yukarıda yazmış olduğumuz maddeler ve diğer
hususlardan dolayı ithamlarda bulunarak, herhangi bir yanlış anlaşılmanın ortaya
çıkmasına izin vermek istemiyoruz. Ortalıkta dolaşan bu çeşit söylentilerin
ilişkilerimize zarar vermemesi için asıllarının araştırılması düşüncesindeyiz.
Belirsizliğin hala devam ettiği bu kritik günlerde hepimizin biraz daha anlayışlı olması
birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirecektir.”
(123) 101. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 18.02.2002 tarihinde saat 14:45:54’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve ONMED Ankara bayisi İsmail UĞUR arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İ: İsmail UĞUR M: Mehmet EDİN
M: Bundan sonraki pil bizim.
İ: Bu fiyat teklifini aldık biz onların tamam mı?
M: Tamam.
İ: Onun üstünde fiyat………
M: Tamam, şimdi bundan sonraki pil bizim.
İ: SSK’da Dışkapı’da
M: Evet.
İ: Veya Etlik’te nerde olursa.
15-34/514-162
49/71
M: Ama bizim pil ona göre ayarlıycaz tamam.
İ: Ben fiyatı vericem onlar düşük mü vericekler, yüksek mi?
M: Hayır biz düşük vericez onlar yüksek vericek.
İ: Peki bir tavan fiyat var mı tavan tavan.
M: İşte onu şimdi onu belirliycez, yarın toplantı yapıcaz inşallah.”
(124) 102. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 20.02.2002 tarihinde saat 13:13’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve ONMED Ankara bayisi Salih UĞUR arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“S: Salih UĞUR M: Mehmet EDİN
M: Tamam alıma çıkacak.
S: Söz vermiyorum hocam dedim ihale almaya da dedim.
M: Alıma çıkacak ama ilk pil bizden.
S: Bizim mi?
M: Ha bizim şöyle Proses aldı ya iki tane.
S: Evet.
M: Bizim almamız lazım, dönüşümlü yapacağız ta ki şu işler oturana kadar.
S: Kimle dönüşümlü yapacağız?
M: Ee kim veriyor oraya teklif?
S: Herkes… Medistar veriyor.
M: Herkes veriyorsa işte öyle dönüşümlü olacak, ilk başta öyle olacak yani şuan
çünkü
S: Öbür pilcilerin haberi var mı bu işten.
M: Valla hepsinin haberi var bundan sonraki ilk pil bizim veyahut sen iki tane
takacaksın abi o iki tane acili takacaksın.
S: % 30 indirimli mi vereyim?
M: Yoo hayır % 30 indirimli vermeyeceksin, ben verdim bütün fiyatları İsmail’e.
S: Biliyorum hı hı.
M: İşte o fiyatlardan takacaksın.
S: Tamam.
M: Tamam mı? Yani şimdi iki tane Proses aldı, iki tane de biz alalım bu iki tane acili
diye düşünüyorum ben, sen konuşun Medistar ile Ankara ofisiyle konuşun, ondan
sonra çıkacak iki taneyi başkası alsın…”
(125) 103. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 25.02.2002 tarihinde saat 14:10:58’de MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“MERT: Ben şimdi İstanbul'dayım, dönecektim abi, ondan sonra toplantıya kalim
diye kaldım abi ne konuşulacak, bir şey de konuşulmayacak abi
15-34/514-162
50/71
MEHMET: Yok, bir şey yok abi, sistemde yürüyor aslında yani öyle toplantı mesela
işte yeşil kartta filan bazı soru işaretleri olmuşta şeyde Siyami Ersek'te şey
olmuş, yeşil karta veriyorduk şey olarak fiyat teklifi atıyorduk, başka bir soru daha
ol şöyle bir sorun oldu sana sadece bilgi vereyim dedim, o şeylerle oldu bu da
Mehmet EDİN'ler falan anlayamamışlar onlar, şimdi mesela şöyle şey oldu diyelim
12-20 gündür geçici duran hastalar var tamam mı, hastaların kurumu ödeme
yapmıyor, diyor ki bize Üniversite fatura etsin diyor, bir tane oldu öyle, Bursa'da
oldu öyle bir hadise, hasta doktor da dedi ki ulan dedi oldu olacak öldürelim hastayı
dedi, enfeksiyon kapmış çünkü o şey hani temoroldan girince geçecek falan, ondan
sonra bu sefer o temorali çıkartmışlar oradan hastanın bu sefer öbür bacağına
geçmişler filan onlarda adamlarda demişler ki ya böyle manyakça bir şey olabilir mi
tamam 15-20 gün bekledik ama burada demiş yapacak bir şey yok, o tür hadiseleri
birbirimize haber vererek fiyat teklifi atalım, bir de şey oldu Ankara SSK'daki sırayla
takma hadisesine döndük orda da, hani Ankara SSK'da fiyatlar çünkü hep
Biyotonik'in fiyatı çıkıyor çünkü düşük ya onun fiyatı
MERT :Hııi
MEHMET: Öyle bir durum oldu yani bu tür şeyler yani temel sağlam olan bir yapımız
var o yapının üzerinde mesela bizim Özel Hastanelere filan Mert beton gibi
duruyoruz abi hiçte vermiyoruz, ne yaparlarsa yapsınlar yani
MERT: Çokta iyi oldu abi %10'a indirdik yani ne oldu takmıyorlar mı yine takıyorlar
MEHMET: Hem takmıyor heee hem öyle isteyen geçen 1-2 hastane dedi ki işte bize
yok işte biz dedi takmayız uğurlar olsun dedik bana ne abi ne yaparsanız yapın,
heriflere hiçbir şey olmadı yemin ediyorum sana, hiçbir sorun çıkmadı yani, yani
ben şuana kadar bir sorun görmedim yahu pacemakerde böyle güzel güzel gidiyor
ama öbür taraf önemli değil ben hiç uğraşmıyorum zaten.”
(126) 104. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 08.03.2002 tarihinde saat 16:10:30’da MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“MERT: Abi şimdi şöyle bir durum olmuş bizim, Trabzon'da Numunede bir
tane yeşil kartlı bir hasta varmış, bizim bayiye biz fiyatları çekmiştik te, bu nasıl
olsa ben hiç alamıyorum diye gitmiş fiyat vermiş tamam mı bu seferde bizde kalmış
tabi çünkü %6 daha indirimli vermiş.
MEHMET: Ha yanlışlık olmuş,
MERT: Şimdi ben bunu vermezsem ağzıma…falan diyor, ben de dedim ki valla ben
veremem bu kadar anlaşma yapmışken firmalar arasında, ben acaba sonra
düşündüm ki bizim grubu dönüp o aradaki fiyat farkı kadar ceza ödesem olur mu
yoksa ne yapım ne halin varsa gör diyim mi yani
MEHMET: Yo, ben yani şey yapalım ya o kadar da bir şey değil böylesine
olabiliyor çünkü o kadar şey ki dinamik gördüğü için hadise yani % 6'lık mı bir
indirim yapmış herif
…
MERT: Ama gene de şeye aykırı hareket etmiş oluyoruz yani, ben biraz üzüldüm
tabi şimdi ne halin varsa gör demek üzereyim adama ama gene de bir sorim de
olabiliyorsa izin
15-34/514-162
51/71
MEHMET: Ben yani şöyle yani adam vermese iyi olur aslında çünkü fiyatta belli
olmamış olur ama bilemiyorum ne bu Kağan KULAN'ın yerimi Üniversite mi
…
MERT: Stent işi gidiyor abi biz şu pili bir önce kurtaralım çünkü stent olayı kötü
yani ben sana söyleyeyim
MEHMET: Stentte abi biz girmiyoruz ihalelere millet bize küfür ediyor biliyor
musun, siz…diyor bilmem valla bir kısmı, bir kısmı da giriyor yani fiyatları
düşürmeyin diye küfür ediyor herkes bize küfür ediyor anlayacağın Mert. Adam
diyor ki sen diyor bu fiyatı ülkeyi diyor ülkenin şartlarında diyor sen bize destek
olman lazım di mi diyor, hocam valla kusura bakmayın dedim ama yani biz dedim
yapamayız dedim yani benim bir şeyim var anlaşmam var ben dedim bunu
mümkün değil bozmam dedim, o zaman...git dedi herif yani aynen böyle oldu
yemin ediyorum sana yani adam…”
(127) 105. TERA’dan Mert AYGEN’e ait 13.03.2002 tarihli elektronik posta iletisinde anlaşmaya
sadakatini ve anlaşmaya uymayanların karşılaştıkları yaptırımı gösteren şu ifadeler yer
almaktadır:
“Atilla Küçükyalçın (Medistar):
Cuma günü Trabzon Numune hastanesindeki yeşil kartlı bir VDD hastası için teklife
çıkıldı. Daha önce anlaştığımız üzere…fiyat verildi. Fakat ihale…ÖZMED isimli bir
bayide kalmıştır. Bu firma kimin bayisi ise lütfen durumla ilgili açıklama yapsın
Mert Aygen (TERA, Ekin Medikal):
Arkadaşlar;
Özmed ne yazık ki bizim bayimiz ve ilk kez gerçekten benim dışımda gelişen bu olay
için özür diliyorum. Sanırım pili de takmışlar. Bu konu ile ilgilli Mehmet Tümer'i de
arayıp bilgi vermiştim hafta sonunda.
Gruptan özür dilemek için normal fiyat olan 8.300.000 ile aradaki fark kadar bir cezayı
ödemeye hazır olduğumuzu bildiriyorum.
Şimdiye kadar bizden kaynaklanan hiçbir eleştiri olmadığını hatırlatır, bunun
gerçekten bizim dışımızda oluştuğunu bildirir ve özürlerimi sunarım.”
(128) 106. 12-13-14.04.2002 tarihli elektronik posta iletilerinde firmalar arasındaki pazar
paylaşımına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Değerli Arkadaşlar, Trabzon’da yeşil kartlı bir hasta için kalp pili fiyatı istenmekte.
Alfabetik listede sıra bizde olduğundan bu alım için…fiyat vereceğiz. Diğer grup
üyesi arkadaşların buna göre daha yüksek fiyat vermelerini rica ederiz. Murat
Çelebi-Sesa.”
“Arkadaşlar, Trabzon’daki yeşil kartlı hastanın ihalesi bizde kaldı. Dün Leyla Hanım
ve ben İzmir’deydik, bu nedenle ancak bu sabah mesajı okuyabildim, hemen bayimi
aradım fakat teklifi vermişti. Murat’ı arayıp durumu anlattım, o da anlayışla karşıladı.
Kimsenin aklında soru kalmasın diye gruba bilgi vermek istedim. Nuran Sezer-
Remed”
“Bu durumda ilk yeşil kartlı hastayı tekrar biz alacağız. Remed’in sırası geldiğinde
sıra bir sonraki firmaya atlar. Murat”
“Şu sıralamayı bir yazar mısın, ben de takip edeyim. Mert Aygen-Tera” “Matek,
Medikim, Medistar, MMT, Onmed, Remed, Reysaş, Tera. Murat Çelebi”
15-34/514-162
52/71
(129) 107. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 16.04.2002 tarihinde saat 14:13:03’te MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve Ali KILINÇASLAN arasındaki telefon görüşmesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ALİ: Bu Konya ihalesi şeyine aldın mı ya sonuçlarını?
MEHMET: Ama perşembe günü açılıyormuş zarflar Çağrı'da.
ALİ: Bi saniye bi şey soracam bu ONMED niye giriyor ihaleye?
MEHMET: Neden bilmiyorum ki.
ALİ: ONMED pile teklif atıyor. Niye başka firmalar girmiyor da ONMED giriyor...
MEHMET: Hayır orda şey oldu öyle bi anlaşma var, Atilla var Atilla'yla görüş onu
artı orda şöyle bi olay oldu bi hadise oldu valla detayları Atilla biliyor ben
ilgilenmiyorum o pilin şeyiyle pil grubu var ya.
ALİ: He.
MEHMET: O pil grubunun görüşmelin var o bi alt yapı hazırladılar sırayla falan
ihaleye girilecek gibi bi şeyler sen bi Atilla'yla görüş be şey.
ALİ: Tamam. Yüksek İhtisas kimde, Yüksek İhtisası nasıl kaptırıyoruz biz ya.
MEHMET: Yüksek İhtisasta ihaleye mi girdiler.
ALİ: İhalemiz var yarın perşembe günü.
MEHMET: Hayır ihaleye kimse girmiyor yüksek ihtisasta.
ALİ: Allah Allah.
MEHMET: Abiciğim bak.
ALİ: Etraf yine paylaşıldı…”
(130) 108. ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen 17.04.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde müşteri paylaşımına işaret eden şu ifadeler yer almaktadır:
“İzmir Atatürk Devlet Hastanesinde yeşil kartlı Hatice Can isimli hasta için DDD pil
alımı yapılacaktır. Sırada Matek var galiba. Lütfen gereği yapılsın. Matek bize
vereceği teklifi bildirsin.”
(131) 109. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 16.05.2002 tarihinde saat 10:21:15’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve İzmir Bölge’den Mahir adlı kişi arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ME: Mehmet EDİN M: Mahir
ME:Günaydın, Mahir, biz bizim büro ofisten Onmed İzmir ofisinden diğer firmalara
periyodik sıra uygulaması konusunda bir faks çektik mi?
M:Dün öyle bir şey hazırladık çekildi mi bilmiyorum, ne oldu?
ME:Niye çekiyorsunuz ya?yazılı böyle bir şey çekilir mi Mahir?şey yapılmaz ya!
M: Şey olmasın belge olmasın diye mi diyorsunuz?
ME :E tabi.
M:Anladım.
ME: Kim yani böyle bir şey yapmadan evvelde haberim olsun benim yani.
15-34/514-162
53/71
M: Sizin o konuyla ilgili bilginiz yok muydu?
ME:Yok hayır, hayır yazıyla onları ilgili var da yazı yazıp yolluyoruz lan hiç öyle
yani biz burada bütün e-mailleri siliyoruz her bir şeyi yapıyoruz.
M:Firmaların haberdar olması.
ME:Telefonlan yapılır.
M: Şeydeki İstanbul'daki nasıl yapılıyor? -
ME: Telefonlan.
M: Öyle mi?
ME: Hiç öyle yazılı bir şey, katiyen.
M: Hıı! anladım tamam.
ME: Yani sizin düşünmemeniz beni şaşırttı Mahir.
M: Valla yok.
ME: Hakikaten şaşırttı, yani bu ciddi bir şey, hakketen şaşırdım.
M: Mehmet Bey şimdi bu faksı çekilen firmalar belli firmalar biliyorsunuz.
ME: Ben hiçbir firmaya güvenmiyorum Mahir, ben bir tek sana güvenirim, kendi
firmama güvenirim, başka hiçbir yere güvenmem, hiçbir yerde hiçbir yazılı.
M: Tamam, biz bu güvene dayalı olarak iş yapıyoruz burada.
ME: Yok yok, başka firmaya güvenmeyeceksin Mahir, lütfen, işimizi yapacağız
ama başka firmaya hiç bir şekilde güvenmeyeceğiz, lütfen.
M: Tamam olabilir olabilir tamam tamam peki.
ME: Antetli kağıda mı yazıldı bu?
M: Düşünemedim kusura bakmayın.
ME: Peki antetli kağıda mı yazıldı.
M: Görmedim ben, bir şimdi sorarım…”
(132) 110. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 17.07.2002 tarihinde saat 18:17:31’de ONMED’in
Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve MMT’den Cumhur ÇEKEN
adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İSMAİL: Cumhur bey merhaba İsmail ben ONMED den.
CUMHUR: Ha efendim.
İSMAİL: Rahatsız ediyorum da bugün bi tane hasta var Ayşe AKMANI diye, ona VVI
teklifimiz var o pil bizim onla ilgili siz Ayhan'la bi görüşebilirmisiniz, yüksek teklif
atabilirimi ona?
CUMHUR: Bi dakka teklif inşallah vermedik bugün yarın mı takılacak bu.
İSMAİL: Yarın ihalesi yapılacak.
CUMHUR: Yarın ihalesi yapılacak.
İSMAİL: İhale teklifi verdiyse de geri çeker mi bilmiyom çevirebilirse.
CUMHUR: Bi dakka alım hastanın adını?...”
15-34/514-162
54/71
(133) 111. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 17.07.2002 tarihinde saat 18:26:51’de ONMED’in
Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve MMT’den Cumhur ÇEKEN
adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İSMAİL: Cumhur merhaba tekrar İsmail ben. Ya şimdi ben hocaya ulaşamadım.
Bizimkiler yanlış anladı muhtemelen sen zaten beş milyar küsur fiyat vereceksin ona
değil mi?
CUMHUR: Eee valla teklifi götürmüş bile olabilirler herhalde.
İSMAİL: Teknik olarak öyle vermen lazım çünkü fiyatın düşük bizimki de altı milyar
küsur o zaman tamam üstü zaten sizde kalıyor bi sorun yok yani.
CUMHUR: Tamam ondan sonra gene bak bizim pilimiz gene atmadınız etmediniz
demeyin ha, çünkü.
İSMAİL: Yok abi konuştuk ya.
CUMHUR: Tamam. Şey gidiyorum, senden sonra ben öyle bişey hazırladık mı
dedim, hatırlıyorum bakacam dediler yani zaten.
İSMAİL: Tamam neyse sonuçta yani benimse de sana geçtiyse yarın birgün başka
pilde hesaplaşırız tekrar sorun değil bu senin olsun…”
(134) 112. 01.10.2002 tarihinde ONMED'deki Pelin URAL’dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN'a
gönderilen elektronik posta iletisinde ihale paylaşımına işaret eden şu ifadeler yer
almaktadır:
“Pınar'cığım,
Trabzon'da VDD hastası. Osman Öztabak
Remed'inmiş teklif verilirse 9,600+KDV”
(135) 113. ONMED’den İsmet MAR’ın MEDAY’dan Pınar AKALIN’a gönderdiği 02.10.2002
tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“...Diyarbakır'da Sakine Çakmak dddr Medistarın pili bilgin olsun teklif atılırsa
11,000+kdv”
(136) 114. 10.10.2002 tarihinde ONMED’deki İsmet MAR'dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN’a
gönderilen elektronik posta iletisinde müşteri paylaşımına işaret eden şu ifade yer
almaktadır:
“Malatya'da SSK’LI bir hastaya VVI isteniyormuş. Adı Adile Öztürk. Medikimin hastası
teklif atmıycakmışız bilgin olsun...”
(137) 115. 21.10.2002 tarihinde ONMED'deki İsmet MAR'dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN’a
gönderilen elektronik posta iletisinde fiyat tespitine ve müşteri paylaşımına işaret eden şu
ifade yer almaktadır:
“... günaydın; İyi haftalar dilerim. Ankara Yüksek İhtisas’ta 2 adet pil istemi varmış.
VVI ya da VVIR olacakmış. Yeşil kart Medikiminmiş.
VVI: 6000+KDV
VVIR: 8000+KDV
Bilgin olsun...”
15-34/514-162
55/71
(138) 116. 22.10.2002 tarihinde ONMED'deki İsmet MAR'dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN'a
gönderilen elektronik posta iletisinde pazar paylaşımı ve ihalede anlaşmaya işaret eden
şu ifadeler yer almaktadır:
“...Erzurum'da Yeşil kartlı hastaya VVIR isteniyormuş Tera'nın pili fiyat atmamıza
gerek yokmuş Reşit Bey İsmail Beye iletmemi söyledi bilgin olsun canımcım.”
(139) 117. 08.11.2002 tarihinde ONMED'deki İsmet MAR'dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN’a
gönderilen elektronik posta iletisinde ihale’de anlaşma yapıldığını ve müşterilerin
paylaşıldığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:
“...Ank. Eğitimde ICD varmış. Rukiye Küçük VDDR Medistarın. Teklif atmayın
atarsanız da 52,730+KDV verin diyor ...”
I.3.5. Rakiplerin Faaliyetlerinin Zorlaştırılmasına İlişkin Tespitler
(140) 118. 06.02.2002 tarihinde MEDİM’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta
iletisinde aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
“Sayın Kardiyoloji Grubu,
…Elektra’dan İsmail Bey’den; Akdeniz Hastanesi’ne yoğun baskı sonucu mal
vermek zorunda kaldıklarını, diğer merkezlere gerek Boston gerek Elektra
tarafından kesinlikle mal verilmeyeceğini öğrendim. Akdeniz Üni. Hastanesi: Alınan
karar sonrasında konsinyelerin iadesini takiben, Eta ürünlerini çekmediği için,
Medim bayisi olan Medika yetkilisi Eta’nın bayiliğini yapmayacağını Eta’ya bildirmiş.
Alınan karar gereği şu anda Boston, Cordıs, ACS ürünlerinin bayisi olan Altuniş’in,
Boston’un işlerini takip ettiği için aynı şekilde bilgilendirilmesi, uygulamalarına
devam ettiği takdirde, SESA ve Onmed tarafından yaptırıma tabi tutulması
gerekmektedir. Osman Sürücü.”
(141) 119. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 14.02.2002 tarihinde saat 19:23’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve SESA ortaklarından ve SADER başkanı İbrahim
ERDOĞAN arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İ: İbrahim ERDOĞAN M: Mehmet EDİN
İ: Yavrum şimdi yanlış anlaşma var şey için Antalya şeyi, ihalesi için. Şimdi Antalya
ihalesinde bikere Altunişe talimat ver, 1 milyar yedi yüz elli milyon açsın bi kere
stente.
M: Benim stentim girmiyor.
İ: Niye.
M: Girmeyeceğiz diye ben sabah söyledim girme dedim.
İ: Ee tamam.
M: İstiyorsan 1750’den girsin önemli değil.
İ: Şundan dolayı adam belki diyormuş ki; yapamaz ama ben alacam bölüştürücem
diyormuş, belki de bölüştürecek adam. Ben bu ihaleyi fiyat ihalesi
yaptım…kullanırsam 1750, …kullanırsam 1750 diyecek belki de.
M: Olabilir peki o zaman 1750’ye falan ben söyleyim.
İ: Tamam biz prensip kararı ne dedik kardeşim, 1750den yapmayacak mıydık,
herkesinkini 1750 yapsın, Formetinkini Bostonun altında açacağız çanak olacak,
15-34/514-162
56/71
eğer iki tarafta da şey olacak…Eğer bunu ben sana söylemezsem yarın tü abi bana
niye söylemedin demezsiniz, dersiniz diye söylüyorum.
M: Problem değil ki canım ben şimdi açar söylerim 1750den verebiliyorsak verelim
hemen,…Teminat falan…
İ: Tamam balona fiyatı tut ver, pile fiyatı tut ver, stente 1750 verin.
M: Tamam canım ben balonda yokum zaten.
İ: Oldu yavrum ben onun için aradım.
M: ee Boston ne veriyor?
İ: ee Boston’un verdiği fiyatın altında atacağız biz son dakikada, söyleyeceğiz yarın
fiyatı.”
(142) 120. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 20.02.2002 tarihinde saat 09:50:15’te ONMED
ortakları Mehmet Nazif EDİN ve Ali Reşit ONURALP arasındaki telefon görüşmesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“M: Mehmet Nazif EDİN R: Reşit ONURALP
M: Şimdi Antalya Devlet'te ihale var.
R: Haaa iyi. Giriliyor mu?
M: Giriliyor. Biz 1750 veriyoruz, işte Altuniş veriyor 1750. Ondan sonra Formed'e
aldıracağız.
R: Hm.
M: Çanak olacak.
R: Hııı, çok iyi.
M: Ondan sonra son dakika şeyin fiyatını öğrenecekler, Boston'un.
R: Hııı.
M: Boston'un 5 milyon altına teklif verecek hemen Formed…”
I.3.6. TERA’ya İlişkin Tespitler
(143) Stent ve pil satışı ile iştigal eden TERA Kardiyoloji Çalışma Grubu (KÇG) üyesidir ve
PEFİP Etik Kodeksini kabul etmiştir (Tespit 1, 2, 4). TERA, pazarda faaliyet gösteren
soruşturma tarafı teşebbüslerle birlikte hastanelerden konsinye malzemelerin çekilmesi
ve hastanelere mal vermemeye ilişkin olarak hazırlanan bildiriye imza atmıştır (Tespit 25,
26). Teşebbüsün ayrıca adi ortaklık sözleşmesini ve 250.000 ABD Dolarlık borç senedini
imzaladığı 5, 6, 10 ve 11 no’lu tespitlerle belirlenmiştir. Teşebbüs; 38, 42, 45, 47, 54, 57,
58, 60 ve 61 no’lu tespitlerde görüldüğü üzere rakiplerle birlikte mal vermeme boykotu
uygulamak, konsinyeleri hastanelerden çekmek ve ihalelere katılmamak suretiyle ilgili
pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesine yol açmıştır. Ayrıca
TERA’nın rakip teşebbüslerle birlikte pazardaki fiyat ve satım şartlarını belirlediğine ilişkin
deliller 65, 70, 71, 72, 73, 74, 78, 82, 83, 86, 87, 89, 90, 91, 93 ve 96 no’lu tespitlerde,
rakipleriyle birlikte pazar paylaşımı eylemlerine katıldığına ilişkin deliller ise 93, 102, 103,
104, 105, 106 ve 116 no’lu tespitlerde yer almaktadır.
15-34/514-162
57/71
I.4. Yapılan Savunmalar ve Savunmaların Değerlendirilmesi
I.4.1. İlgili pazarda 4054 sayılı Kanun’un uygulanamayacağına yönelik savunmalar
(144) Soruşturma sürecinde ONMED temsilcisi, Kanun koyucu tarafından 4054 sayılı Kanun’un
uygulanacağı pazarlarda rekabetin varlığının bir veri olarak kabul edildiğini belirtmiş,
4054 sayılı Kanun’un ancak serbest piyasa ekonomisinin hakim olduğu pazarlarda
uygulanabileceğine, serbest rekabetin mümkün olmadığı güdümlü piyasalarda 4054
sayılı Kanun’un uygulanmasının mümkün olmadığına dikkat çekmiş ve ilgili pazarda
piyasa dinamiklerinin tek taraflı bir şekilde kamu tarafından belirlendiğine işaretle pazarın
rekabete açık olmayan güdümlü bir piyasa olduğunu, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un bu
pazarda uygulanamayacağını savunmuştur.
(145) 4054 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde de vurgulandığı üzere, temel yapı ve unsurları
itibarıyla bugün ülkemizde varolan ekonomik sistem, piyasa ya da pazar ekonomisidir.
Piyasa ekonomilerinde işlerliğin sağlanması ve korunması için uygulanan ekonomik
politikanın temel ve merkezi unsuru rekabettir. 4054 sayılı Kanun’un 1. maddesinde
Kanun’un amacı, “mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya
kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu
hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve
denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak” şeklinde düzenlenmiştir. 4054
sayılı Kanun’un 2. maddesinde ise, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet
piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün
aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve
kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve
rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî
işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve
denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer” ifadesine yer verilmiştir. 4054
sayılı Kanun’un “amaç” ve “kapsam” maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, 4054
sayılı Kanun’un, ayrım yapılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki mal ve
hizmet piyasalarının tamamında uygulanabileceği anlaşılmaktadır.
(146) Ülkemizde sağlık hizmetlerinin önemli bir kısmının Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık
kuruluşları tarafından sunuluyor olması ve yine bu hizmetlerin finansmanının da büyük
ölçüde SSK, Bağkur, Emekli Sandığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından
karşılanıyor olması, devletin ilgili pazarda hem alıcı hem de düzenleyici bir aktör olarak
varlığını beraberinde getirmektedir.
(147) İlgili pazar özelinde değerlendirme yapmak gerekirse devlet, gerek pazardaki
sağlayıcılarla yaptığı protokollerle gerekse Bütçe Uygulama Talimatı vasıtasıyla, ilgili
pazarda yer alan ürünlerin tavan fiyatlarını doğrudan veya dolaylı yollarla belirlemektedir.
Devletin ilgili pazarda özellikle fiyat unsuru üzerinde kendini gösteren düzenleyici
rolünün, pazarın güdümlü bir pazar haline gelmesine yol açtığını kabul etmek mümkün
değildir. Zira yukarıda belirtildiği üzere, devletin ilgili pazara müdahalesi daha çok tavan
fiyat tespiti ile sınırlıdır. Devlet, tavan fiyatlarını belirlerken, ilgili pazardaki ürünlerin
üretim ve ithalat maliyetleri, piyasada oluşan rayiç bedelleri vs. gibi pek çok unsuru
dikkate almaktadır. Dolayısıyla devletin tavan fiyatlarını belirlemesi işleminin diğer piyasa
parametrelerinden tamamen kopuk bir eylem olmadığını belirtmek gerekmektedir. Öte
yandan, ilgili pazardaki tavan fiyatlar kamu tarafından belirlenmekle birlikte, taban
(minimum) fiyatlara ilişkin herhangi bir kamu müdahalesinin bulunmadığının; dolayısıyla
piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin tavan fiyatların altında rekabet etmesine imkân
veren geniş bir rekabet alanının bulunduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca ilgili
pazarda teşebbüslerin üzerinde rekabet edeceği hususların fiyatla sınırlı olmadığının da
belirtilmesi gerekmektedir. Örneğin, soruşturma konusu dosyada da görüldüğü üzere
15-34/514-162
58/71
teşebbüsler hastanelerde konsinye bulundurma hizmetini rekabetin bir unsuru olarak
hastanelere sunabilmektedirler.
Diğer taraftan, ilgili pazarda fiyat dışındaki piyasa parametrelerinden olan arz miktarı,
giriş-çıkış engelleri, teşebbüs sayısı vs. gibi hususlarda kamunun hemen hemen hiçbir
müdahalesinin bulunmadığı görülmektedir. Bütün bu hususlar, ilgili pazarda kamu
müdahalesinin sınırlı olduğunu ve ilgili pazarın güdümlü bir piyasa olmadığını ortaya
koymaktadır.
I.4.2. Soruşturmaya konu edilen hususlar hakkında Ankara 11. Ağır Ceza
Mahkemesinde yargılama devam etmekteyken Rekabet Kurulunca sözkonusu
yargılamaya paralel bir soruşturma başlatılmasının ve başlatılan soruşturma
sonucunda teşebbüsler aleyhinde bir karar alınmasının hakimin kararına etki
anlamına geleceği; bu nedenle Kurul tarafından yürütülen soruşturmanın hukuka
uygun olmadığı yönündeki savunmalar
(148) Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava ile Rekabet Kurulu tarafından yürütülen
soruşturma, farklı hukuki düzenlemelere tabi olup; konusu, araçları ve tarafları açısından
birbirinden bağımsız iki ayrı işlemdir. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından
yürütülen dava, Türk Ceza Kanunu ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle
Mücadele Kanunu çerçevesinde yürütülen bir ceza yargılaması davasıdır. Rekabet
Kurulu tarafından açılan ve yürütülen soruşturma ise; 4054 sayılı Kanun kapsamında
yürütülen idari bir soruşturmadır. Bu farklılığın doğal bir sonucu olarak, 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde yürütülen soruşturmada incelenen ihlal unsurları ile ceza yargılamasında
araştırılan suç unsurları birbirinden farklılık arz etmektedir. Diğer taraftan 11. Ağır Ceza
Mahkemesi tarafından yürütülen davanın tarafları gerçek şahıslar iken, Kurul’un
yürüttüğü soruşturmanın tarafları teşebbüslerdir. Durum böyleyken, Rekabet Kurulunun
dosyaya ilişkin soruşturma açmasının veya soruşturma sonucunda teşebbüsler aleyhinde
bir karar vermesinin hakimin kararına etki edeceğini kabul etmek mümkün değildir.
I.4.3. Rekabet Kurulunun aynı hususlara ilişkin aldığı önceki karar ve Kurum
tarafından Danıştay’a sunulan savunmalar ile soruşturma sürecinde teşebbüslere
yöneltilen iddiaların çeliştiğine yönelik savunmalar
(149) Bazı firma temsilcileri; firmaların 17.01.2002 tarihli bildiriyi yayınlaması ve 18.01.2002
tarihli toplantıda teklif vermemesi Rekabet Kurulunun 06.06.2002 tarih ve 02-36/396-164
sayılı Kararında, ihlal olarak değerlendirilmemişken mevcut soruşturmada aynı eylemlerin
ihlal olarak değerlendirilmesinin hem Kurul’un önceki kararıyla çelişeceğini hem de
Rekabet Kurumunun Danıştay’a sunduğu savunma ile çelişeceğini iddia etmişlerdir.
(150) Rekabet Kurulunun 06.06.2002 tarih ve 02-36/396-164 sayılı soruşturma açmama
kararının, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesiyle iptal edilmesine ilişkin
Danıştay 13. Dairesinin 22.06.2005 tarih ve 2005/938 E., 3245 K. sayılı kararı uyarınca
dosya konusuna ilişkin Rekabet Kurulu, 15.08.2005 tarihinde 05-51/785-M sayılı kararı ile
soruşturma açılmasına karar vermiştir. Yeterli inceleme ve araştırma yapılmaması
gerekçesiyle Rekabet Kurulu kararının iptal edilmesi, söz konusu hukuka aykırılığın usul
olarak ele alınmasıyla birlikte bu usul eksikliğinin esastaki unsurları köklü şekilde
etkilemesi sebebiyle yeniden yapılacak incelemede elde edilen yeni bilgi ve belgeler
doğrultusunda esastan yeni bir değerlendirme yapılmasını zorunlu hale getirmektedir.
Rekabet Kurulunun soruşturmaya yer olmadığına dair evvelki kararındaki kanaat,
düşünce ve gerekçelerinde, aradan geçen süre zarfında eğer ihlal durumu zaman
aşımına uğramamışsa, değişikliğe gidilmesi pekâlâ mümkündür. Kurul’un önceki
kararının, ilgili teşebbüsler hakkında elde edilen mevcut delillerden yoksun olarak verilmiş
olması ve elde edilen yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda önceki karardan vazgeçilmiş
olmasının hukuka aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
15-34/514-162
59/71
I.4.4. Teşebbüslere gönderilen soruşturma bildirim yazısında iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilginin bulunmadığına; dolayısıyla teşebbüslerin savunma
haklarının kısıtlandığına yönelik savunmalar
(151) Soruşturma kararının alındığı aşamada eldeki mevcut tüm bilgiler taraflara gönderilmiş
olup konunun ayrıntılarını ortaya koyan diğer bilgi ve belgeler bu aşamadan sonra
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi arşivinden elde edildiği için Soruşturma Raporu’yla
birlikte taraflara ulaştırılmış ve sözkonusu belge ve bilgilere ilişkin taraflara savunma
hakkı verilmiştir. Dolayısıyla, teşebbüslerin savunma haklarının kısıtlandığı yönündeki
savunmalarına katılmak mümkün değildir.
I.4.5. Soruşturma Raporundaki iddiaların dayanağının Ankara 11. Ağır Ceza
Mahkemesinde görülmekte olan davaya ilişkin olarak hazırlanan Savcılık
İddianamesi olduğu; sözkonusu iddianamenin hukuken bağlayıcılığının
bulunmadığı ve sadece iddiadan ibaret olduğu; dolayısıyla Rekabet Kurulunun
yürüttüğü soruşturmada delil olarak kullanılamayacağı; kullanılsa bile
iddianamedeki iddiaların mahkeme sürecinde çürütüldüğünün dikkate alınması
gerektiğine ilişkin savunmalar
(152) Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmanın, savcılık tarafından yürütülen
soruşturma ile organik bir bağı bulunmamaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere savcılık
soruşturmasında ve Rekabet Kurulu soruşturmasında, tamamen ayrı mevzuatın
uygulanması söz konusudur. Durum böyleyken savcılık iddianamesinde yer alan iddia ve
değerlendirmelerin 4054 sayılı Kanun kapsamında yürütülen bir soruşturmadaki iddialara
dayanak teşkil etmesi mümkün değildir.
(153) Teşebbüs savunmalarında belirtildiğinin aksine, Soruşturma Raporu’nda yer alan
iddiaların Savcılık İddianamesindeki değerlendirmelere ve iddialara dayanması
sözkonusu değildir. Savcılık İddianamesi ile Soruşturma Raporu arasında ortak olan tek
nokta, Rapor’aki iddialara dayanak teşkil eden delillerin Savcılık İddianamesi ekinde yer
alan delillerden oluşmasıdır. Soruşturma sürecinde Soruşturma Heyeti tarafından,
Savcılık soruşturması kapsamında kolluk kuvvetleri tarafından toplanan deliller
incelenmiş ve bunlardan soruşturma kapsamıyla da ilgili olanlar, 4054 sayılı Kanun
kapsamında değerlendirilerek soruşturma sürecinde kullanılmıştır. Savcılık soruşturması
kapsamında usulüne uygun bir şekilde toplanan delillerin Rekabet Kurulunun yürüttüğü
soruşturmada kullanılmasında hukuken herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
(154) Soruşturma kapsamında kullanılan delillerin hukuka uygun olarak toplanmış oldukları
kabul edildiğinde, Savcılık İddianamesindeki iddiaların yargı sürecinde çürütülmüş
olması; 4054 sayılı Kanun kapsamında açılmış olan soruşturmadaki iddiaların da
çürütülmesi anlamına gelmemektedir. Benzer eylemlere ilişkin olsalar bile, 4054 sayılı
Kanun kapsamında öngörülen ihlal unsurları ile Ceza Kanunu veya Savcılık
İddianamesinin dayanağı olan diğer kanunlarda öngörülen suç unsurlarının aynı
olmaması, soruşturma sürecinde teşebbüslere yöneltilen iddiaları Savcılık
İddianamesindeki benzer iddialardan bağımsız kılmaktadır. Birtakım teşebbüsler
tarafından, Savcılık İddianamesindeki iddiaların yargı sürecinde çürütüldüğü ileri
sürülmekle birlikte soruşturma kapsamında kendilerine yöneltilen iddiaların veya
iddiaların dayandığı delillerin geçersizliğini ortaya koyan 4054 sayılı Kanun kapsamında
kabul edilebilir bir savunma sunulmuş değildir.
I.4.6. Soruşturma sürecinde kullanılan delillerin teşebbüslerle ilgisinin bulunmadığı
iddiası
(155) Soruşturmaya taraf bazı teşebbüsler, soruşturma sürecinde delil olarak kullanılan
bildirilerde yer alan imzaların teşebbüslerini temsile yetkili kişilere ait olmadığını ileri
15-34/514-162
60/71
sürmüşler; yine e-posta, telefon görüşmesi tutanağı, bilgisayar kayıtları vs. delillerin
firmalarıyla bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmişler ve sözkonusu delillerin kendilerine ait
olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesinin gerekli olduğunu savunmuşlardır. Bazı
teşebbüsler ise soruşturma sürecinde delil olarak kullanılan elektronik posta iletilerinin
hiçbirine kendileri tarafından cevap verilmediğini, söz konusu iletilerin kendilerine bilgi
amacıyla gönderildiğini ileri sürmüşlerdir.
(156) Diğer tüm hukuk alanları gibi 4054 sayılı Kanun’da da bir başkasının eyleminden dolayı
bir (tüzel ya da gerçek) kişinin suçlanması mümkün değildir. Ancak 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında bir anlaşmalarının varlığından söz edilebilmesi için; sözkonusu
anlaşmanın yazılı olması veya teşebbüsü temsile yetkili kişilerce imzalanmış olması
gerekmemektedir. Diğer bir ifadeyle, rekabeti sınırlayıcı anlaşmalarda şekil şartı
bulunmamaktadır. Hatta rekabeti sınırlayıcı anlaşmanın uygulanmış olması veya
uygulanması için cezai yaptırımın bulunması da gerekmemektedir; 4054 sayılı Kanun’a
aykırılık için tarafların söz konusu anlaşmayla kendilerini bağlı saymaları ve bu
anlaşmalara uymaları yeterli bir tespit olmaktadır.
(157) Kararın tespitlere ilişkin bölümünde yer alan delillerin incelenmesi sonucunda, haklarında
soruşturma yürütülen teşebbüsler tarafından kardiyoloji sarf malzemelerinin satışlarında
2002 yılı başından itibaren ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında
belirlendiği, ürün fiyatlarının ve satım şartlarının rakiplerle birlikte tespit edildiği, ilgili
pazarın rakip teşebbüsler arasında paylaşıldığı ve bu mutabakatlara uyulduğu
anlaşılmaktadır. Anılan eklerde yer alan kararlarda firmaları temsilen görevlilerinin
bulunması, alınan kararların grup üyeleri arasında sirküle edilerek paylaşılması ve
kararlara paralel davranışlar gösterilmesi akabinde grup üyelerine durumun bildirilerek
anlaşmaya sadakatin ispatlanması, ayrıca bazı belgelerde firma kaşelerinin bulunması,
teşebbüslerin rekabeti önleyici bu kararların rakip teşebbüslerle birlikte alınmasına
katıldığını ve anlaşmanın bir tarafı olarak alınan kararlar paralelinde uygulamalarda
bulunduğunu göstermekte olup teşebbüslerin kendilerini söz konusu anlaşma ile bağlı
hissettiğini ortaya koymaktadır.
(158) Diğer taraftan, 16 no’lu tespitte yer alan e-postadan da anlaşılacağı üzere grup üyeleri,
taahhütlerini yerine getirmeyen teşebbüslere e-posta sirkülasyonunu durdurmayı dahi
gündeme getirmektedirler. Anlaşmaya taraf olup da taahhütlerini yerine getirmeyenlere
bile bu tür yaptırımlar gündeme gelirken, anlaşmaya taraf olmayan teşebbüslere bilgi
amaçlı e-posta gönderilmesinin kabul edilmeyeceği açıktır.
I.4.7. İlgili pazarda kamunun büyük oranda tek alıcı olduğu, pazarda faaliyet
gösteren teşebbüslerin hem tek alıcı konumundaki kamunun hem de ürünlerinin
üreticisi konumundaki yurtdışı firmalarının baskısı altında bulunduğu, bu şartlar
altında soruşturmaya taraf teşebbüslerin, söz konusu belirleyicilerden bağımsız bir
şekilde ticari politikalar belirlemesinin ve rakipleriyle anlaşmasının mümkün
olmadığına yönelik savunmalar
(159) İlgili ürün pazarında kamunun yüzde yüze yaklaşan bir pazar payıyla tek alıcı olduğu
hususu bir gerçektir; ancak tek alıcı konumundaki bir alıcının satıcılar karşısındaki
üstünlüğünü mutlak bir üstünlük olarak kabul etmek doğru olmayacaktır. Çünkü tek alıcı
bile olsa bütün alıcılar, ihtiyacı kadar ürünü tedarik edememe riskiyle karşı karşıyadır.
Zaten soruşturmaya taraf teşebbüsler de kamunun bu zaafından faydalanmak
düşüncesiyle mal vermeme boykotuna girişmişler ve böylece kamunun politikalarını kendi
çıkarları doğrultusunda yönlendirmeyi amaçlamışlardır. Diğer yandan, üretici firmaların
Türkiye distribütörlerine ürünlerin Türkiye’deki son satış fiyatlarını dayattığına ilişkin bir
tespit de bulunmamaktadır. Şu halde, ilgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin belirli
15-34/514-162
61/71
kısıtlar altında da olsa ticari politikalarını bağımsız bir şekilde belirleyebildiklerini
vurgulamak gerekir.
I.4.8. İlgili pazarın yapısı gereği kartellerin kurulamayacağı yönündeki savunmalar
(160) ONMED, MUTLU MEDİKİM ve TARCEM firmalarının temsilcisi, ilgili pazarın “giriş çıkış
engelinin yokluğu”, “alternatif temin kaynaklarının mevcudiyeti”, “her üründe dağıtıcıların
çeşitli rakiplerinin olmasının alıcının seçeneğini artırması” ve “satılan ürünlerin homojen
olmayıp çok çeşitli olması” gibi özellikleri taşıdığı; dolayısıyla bu özelliklere sahip bir
pazarda kartellerin kurulamayacağını ileri sürmüştür.
(161) Teşebbüs temsilcisinin ilgili pazara ilişkin olarak ileri sürdüğü niteliklerin gerçekten de ilgili
pazarın özelliklerini yansıtıp yansıtmadığı hususu tartışmalıdır. Zira pazardaki
teşebbüslerin büyük çoğunluğunun kartele taraf olduğu dikkate alındığında, alıcıların
alternatif temin kaynaklarının oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan, şekli gerçekliğin yanında fiili gerçekliğin ortaya çıkartılmasını amaçlayan
rekabet hukuku soruşturmalarında, ilgili pazarın özelliklerinin soruşturma sürecinde elde
edilen tespitlerle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kararın tespitlere ilişkin
bölümünde, teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı anlaşma yaptıklarını
ve bu anlaşmaları uygulama noktasında bilgi alışverişinde bulunup birbirlerini
denetlediklerini ortaya koyan deliller açıkça sunulmuşken, ilgili pazarda kartellerin
kurulamayacağı ve sürdürülemeyeceği genellemesine katılmak mümkün değildir.
I.4.9. Yayımlanan bildirilerin, konunun ehemmiyetini ortaya koymak amaçlı olduğu,
şahsen yapılan girişimler sonuçsuz kaldığı için bu yöntemin tercih edildiği,
sözkonusu bildirilerin firmaların yasal dilekçe haklarının kullanılmasından ibaret
olduğu yönündeki savunmalar
(162) Teşebbüsler tarafından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildiriler gönderilmesinin,
teşebbüslerin şahsen yaptığı girişimlerin sonuçsuz kalması neticesinde yapılmış eylemler
olması, sözkonusu bildirilerin teşebbüsler arasındaki rekabeti bozucu bir anlaşma
sonucunda yayımlandığı gerçeğini değiştirmemediği gibi, teşebbüslerin rekabeti bozucu
sözkonusu anlaşmadan doğan sorumluluklarını da ortadan kaldırmamaktadır.
Soruşturmaya konu bildirilerin incelenmesinden; bildiriye imza atan teşebbüslerin,
bildiride dile getirilen sorunların çözümlenmemesi halinde mal vermeyi durdurma ve
hastanelerdeki konsinyeleri çekme konusunda anlaştıkları görülmektedir. Kararın ilgili
bölümlerinde de ortaya konulduğu üzere pek çok teşebbüsün bu anlaşmaya uyduğu ve
mutabık kalınan eylemleri hayata geçirdiği de ortadadır.
I.4.10. 18.1.2002 tarihli çalışmanın bir ihale değil, fiyat belirleme çalışması olduğu;
sözkonusu toplantıya pazardaki 50 firmadan 30’unun katıldığı; dolayısıyla ihaleye
katılmak isteyen firmaların engellenmesinin sözkonusu olmadığı, bu durumun SSK
yetkililerinin soruşturmadaki ifadelerinden de anlaşılacağı iddiası
(163) Kurul tarafından, anılan teşebbüslerin 18.01.2002 tarihli toplantıya katılmak isteyen
firmaları engellediklerine ilişkin bir tespit yapılmış değildir.
I.4.11. 18.1.2002 tarihili ihaleye katılım sağlandığı, dolayısıyla ihale boykotu
iddiasının geçersiz olduğu yönündeki savunmalar
(164) Soruşturmaya taraf teşebbüslerden TERA firması, 18.01.2002 tarihli toplantıda, SSK’ya
rayiç bedelin altında teklif sundukları halde SSK’nın tekliflerini kabul etmediğine dikkat
çekmek suretiyle; 18.01.2002 tarihli çalışmaya katıldığını belirtmiş ve teşebbüslerine
yönelik ihalenin boykot edilmesi iddiasının geçersiz olduğunu savunmuştur.
15-34/514-162
62/71
(165) Kurul tarafından, teşebbüslerin 18.01.2002 tarihli ihaleyi boykot ettiğine ilişkin bir tespit
yapılmış değildir. İlgili pazarda teşebbüslere ilişkin olarak tespit edilen rekabet ihlalleri;
18.01.2002 tarihli toplantıdaki eylemlerinden ziyade 2002 yılı boyunca süren faaliyetlerine
ilişkindir.
I.4.12. Konsinye malların, mülkiyeti firmalara ait olan ve emaneten hastanelere
bırakılan mallar olduğu, ayrıca konsinye bırakmanın kanuni bir zorunluluk
olmadığı; durum böyleyken teşebbüslerin kendilerine ait ürünleri geri çekmesinin
rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki savunmalar
(166) Konsinye sistemi sayesinde, hastaneler acil ihtiyaç duyduğu ürünlere kolaylıkla
ulaşabilmekte, firmalar da konsinye bulundurmanın stok maliyetine katlanarak satışlarını
artırmakta ve pazara daha iyi nüfuz edebilmektedir. Konsinyelerin hastanelerde
bulundurulması hukuki bir zorunluluk olmasa bile, hastanelere konsinye ürünlerin
bırakılmasının firmaların ticari faaliyetlerinin bir parçası olduğu ve firmalar arası rekabette
kullanılabilecek bir araç olduğu açıktır. Soruşturmaya konu dosyada, konsinyelerin
hastanelerden çekilmesinin mal vermeme boykotunun bir parçası olarak uygulandığı
anlaşılmaktadır. Bu nedenledir ki, teşebbüsler arasındaki e–posta iletilerinde
hastanelerden konsinyelerin çekilmesi gerektiği özellikle vurgulanmakta; bazı e-
postalarda ise konsinyelerin çekildiği bilgisi diğer firmalara verilmektedir.
(167) Üzerinde rekabete girilebilecek her unsurla ilgili rekabet kısıtlamaları 4054 sayılı Kanun
kapsamındadır. Dolayısıyla teşebbüsler, konsinyeyi bir rekabet unsuru olarak
uyguladıklarına göre ve bırakılan bu konsinye malzemelerin geri toplanmasını topluca
bildiriler yayınlayarak yaptıklarına göre bu durum 4054 sayılı Kanun’un açık ihlalini teşkil
etmektedir.
I.4.13. Konsinye malların, reçete ve konsey raporu beraberinde daha önceden belli
olan protokol fiyatlarını aşmamak koşuluyla faturalandığı; ancak Maliye
Bakanlığının tebliğleri ile bu yolun kapandığı, 17.01.2002 tarihli yazıda çekileceği
ifade edilen malzemelerin de bu malzemelerden ibaret olduğu, kaldı ki zaten
tebliğin yayınlanmasının ardından bizzat hastaneler tarafından bu malzemelerin
sahiplerine iade edildiği savunması
(168) Maliye Bakanlığının tebliğleri ile reçeteli alımlar tamamen kapanmış değildir. Teşebbüsler
tarafından sadece reçeteli alımların tamamen yasaklandığı 12.11.2001 tarihli Maliye
Bakanlığı genel yazısına odaklanılmaktadır. Oysaki; Maliye Bakanlığının 02.01.2002
tarihli tel emriyle, acil malzeme uygulaması gereken hallerde sağlık kurulu raporu ile
reçeteyle alım mümkün hale getirilmiş; Maliye Bakanlığının 07.01.2002 tarihli genel
yazısıyla da, sistem daha da esnetilerek üç uzman hekimin uygun görmesi halinde reçete
ile alınabileceği belirtilmiştir.
(169) Görüldüğü üzere, reçeteli alım hiçbir zaman tamamen yasaklanan bir uygulama
olmamıştır. Dolayısıyla, konsinyelerin geri çekilmesinin Maliye Bakanlığı tebliğlerinin
doğal sonucu olduğu yönündeki teşebbüs savunmalarının kabul edilmesi mümkün
değildir.
I.4.14. Firmaların SSK’ya mal vermeye devam ettikleri yönündeki savunmaları
(170) Soruşturma sürecinde, MUTLU MEDİKİM, LIGHT, DÖRTEL, ONMED, MEDİSTAR,
SESA, MMT ve TERA firmaları fatura örnekleri sunarak teşebbüslerine yöneltilen mal
vermeme iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunmuşlardır.
(171) Teşebbüslerin mal vermeme iddialarına yönelik savunmaları değerlendirilirken öncelikle
birkaç hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. İlk olarak, Karar’ın ilgili
bölümünde de ortaya konulduğu üzere, 01.02.2002 tarihinden itibaren başlayan kurumlu
15-34/514-162
63/71
hastalara mal vermeme uygulaması, en yoğun şekilde 01.02.2002-08.02.2002 tarihleri
arasında uygulanmıştır. Ayrıca mal vermeme uygulamasının, teşebbüslerin amaçlarına
ulaşmalarını sağlayacak etkinlikte olmakla birlikte, belirli sınırlamalara ve istisnalara tabi
olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin 72 no’lu tespitten anlaşıldığı üzere, kartel üyesi
teşebbüsler kurumlu hastalar için faturayı hastanenin kesmesi şartıyla kartelce belirlenen
fiyatlardan satış yapılabilmesini kabul etmişlerdir. Diğer taraftan tespitler kısmında
sunulan bazı yazışmalardan da görüldüğü üzere, teşebbüslerin zaman zaman kartel
anlaşmasına aykırı hareketleri de sözkonusu olabilmektedir. Ancak hiç şüphesiz bu
durum, teşebbüsler arasında mal vermeme boykotuna yönelik bir anlaşma yapıldığı
gerçeğini değiştirmemektedir.
(172) Yapılan anlaşmanın uygulanıp uygulanmadığı noktasında ise, mal vermeme
uygulamasının esnekliği dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
(173) TERA firması tarafından 2002 yılına ait tüm fatura dökümleri sunulmuştur. Kurumlara
yapılan satışlara ilişkin en erken tarihli fatura 18.02.2002 tarihlidir. TERA firması
tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına
işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme
uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.
I.4.15. Yapılan satışların fiyat anlaşmalarına uymadığı yönündeki TERA’nın
savunması
(174) TERA’nın ikinci yazılı savunmasında, satışlarının 65 no’lu Tespit’teki stent fiyat listesine
uymadığını göstermek amacıyla 1 adet stent faturası ve 8 adet pil faturası sunulmuştur.
(175) Sunulan stent faturasındaki fiyat (1.665.000 TL+KDV) 98 no’lu Tespit’te yer verilen
(1.750.000 TL+KDV) olarak belirlenmiş anlaşma fiyatına uymamaktadır. İki adet pil
faturasındaki fiyatlar da Tespit 65’te sunulan anlaşma fiyatlarına uymamaktadır. Diğer altı
adet pil faturası ise pile ilişkin fiyat listelerinin (Tespit 65, 87) geçerli olduğu tarihler
dışındaki satışlara ilişkindir. Teşebbüs savunmasında sunulan az sayıdaki fatura
örnekleri, birkaç vakada TERA’nın fiyat anlaşmalarına aykırı davrandığını gösterse bile,
TERA’nın rakip teşebbüslerle anlaşma yaparak ilgili pazardaki rekabeti bozma iradesinin
bulunmadığına delil teşkil etmemektedir.
(176) Nitekim TERA’nın ortağı Mert AYGEN tarafından rakip teşebbüs yetkililerine gönderilen
04.02.2002 tarihli elektronik posta mesajında şu ifadeler yer almaktadır (Tespit 71):
“Kıbrıs'lı hastaların özel statüde olmaları sebebiyle belirlemiş olduğumuz fiyattan
elçiliğe fatura edilmesinin uygun olduğunu düşünüyoruz…”
(177) Yine, Mert AYGEN’in bizzat kendi ifadeleriyle anlaşmaya taraf rakip teşebbüslerden
Trabzon bayisinin anlaşma şartlarına aykırı bir eyleminden dolayı özür dilemesi bu
eylemin teşebbüsler arasındaki diğer yazışmalara da konu olması (Tespit 89, 91) ve yine
Mert AYGEN’in rakip teşebbüs yetkililerine hitaben yazmış olduğu elektronik posta
mesajında Trabzon bayisinin söz konusu eylemi dışında firmalarının anlaşma dışına
çıkan bir eyleminin bulunmadığını ifade etmesi (Tespit 19) teşebbüsler arasındaki
anlaşmalara TERA’nın da taraf olduğuna ve uyduğuna işaret etmektedir.
I.4.16. İlgili pazarda rekabeti ihlal eden kurumun SSK olduğu iddiası
(178) Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin bir kısmı tarafından yapılan savunmalarda
ilgili piyasada en büyük alıcının SSK’nın da aralarında olduğu sosyal güvenlik kuruluşları
olduğu; bu alıcıların piyasada hâkim konumda bulunduğu, alım koşullarının bu kuruluşlar
tarafından tek taraflı olarak belirlendiği; 2002 yılı Ocak ayında SSK tarafından
düzenlenen fiyat tespit toplantısında açık eksiltme yaparak SSK’nın firmaları birbirine
15-34/514-162
64/71
karşı kullanarak teşebbüsleri zor duruma düşürdüğü ve onlara zarar verdiği
belirtilmektedir.
(179) 4054 sayılı Kanun’un kapsamı, 2. maddede; “...mal ve hizmet piyasalarında faaliyet
gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti
engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan
teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak
birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin
korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun
kapsamına girer.” şeklinde belirlenmiştir. SSK’nın ihlal olduğu iddia edilen eylemlerinin
yukarıda aktarılan 4054 sayılı Kanun’un kapsamında yer alabilmesi için her şeyden once,
ihlal iddialarının ileri sürüldüğü dönemde bu kurumun teşebbüs niteliklerini haiz olması
gerekmektedir.
(180) SSK, 4792 sayılı “Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu” ile kurulmuştur. Bu Kanun’a göre
SSK, Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı, idari ve mali özerkliği haiz bir kamu
kuruluşudur. SSK’nın görev ve yetkileri ise, 506 sayılı “Sosyal Sigortalar Kanunu” ile
belirlenmiştir. 2002 yılı itibariyle SSK, sosyal güvenlik hizmetleri dahilinde sigorta ve
sağlık hizmetleri vermiştir. SSK bu hizmetleri yerine getirirken bir kısım mal ve hizmeti
özel teşebbüslerden temin edebilmektedir. Rekabetin SSK tarafından bozulduğu iddia ve
savunması, bu alımlar bağlamında değerlendirilebilecek bir husustur. Bu açıdan SSK’nın
kendisine verilen görevleri yerine getirirken ve söz konusu alımları dolayısıyla teşebbüs
sayılıp sayılmayacağının ortaya konması gerekmektedir.
(181) SSK’nın üyelerine sağlamakta olduğu sağlık hizmetleri, Kanun tarafından kendine görev
olarak verilen kâr amacı olmayan, tamamen sosyal içerikli ve hatta sunulan hizmet
bedellerinin sigortalıdan alınan primlerle kıyaslanmayacak ölçüde yüksek olabildiği bir
faaliyettir. Bu hizmet dolayısıyla SSK, piyasada teşebbüs olarak yer alan bir kurum
değildir ve sisteme dâhil olanlar lehine yürüttüğü sağlık hizmetlerinin de normal iktisadi
faaliyet nitelikleri taşımadığı değerlendirilmiştir.
(182) Netice olarak yukarda yer verilen savunma konusu eylemin –gerçek olup olmadığı
araştırmasına girilmeksizin- ilgili kuruluşun SSK olması ve 4054 sayılı Kanun
kapsamındaki rekabet sınırlamalarının sadece teşebbüs ya da teşebbüs birliklerince
yapılabilmesi ve SSK’nın da 4054 sayılı Kanun çerçevesinde teşebbüs ya da teşebbüs
birliği olarak değerlendirilememesi sebebiyle, konu hakkında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde herhangi değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
I.5. Gerekçe ve Hukuki Dayanak
(183) 4054 sayılı Kanun uyarınca yürütülen soruşturma, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf
malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle
ilgili pazardaki fiili ve potansiyel rekabeti kısıtlamalarına ilişkindir. Bu çerçevede yapılan
tespitlere, ihlal unsurlarına, teşebbüs savunmalarına ve değerlendirmelerine ayrıntılı
olarak yukarıdaki bölümlerde yer verilmiştir. Bu bölümde ise, soruşturma sonucunda
alınmış olan Kurul kararının genel gerekçesi ve hukuki dayanaklarına yer verilecektir.
(184) Bu bağlamda öncelikle soruşturmaya konu rekabet ihlallerinin ortaya çıkmasına yol açan
sürecin ve bu süreçte teşebbüslerin içinde bulundukları motivasyonun ana hatlarıyla
ortaya konulması önemlidir. Bilindiği üzere, soruşturmaya taraf teşebbüslerin en büyük
müşterileri Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur gibi sağlık sigortası
hizmetleri veren sosyal güvenlik kuruluşları ile diğer kamu kurumlarından oluşmaktadır.
(185) Çağdaş sağlık hizmeti oluşturmada en önemli etkenlerden biri olan tıbbi malzemeler ile
ilgili ruhsatlandırma, fiyat tespiti, endikasyon belirleme, tedarik zinciri yönetimi
konularındaki politikasızlık ve denetimsizlik 1990’lı yılların başına doğru oldukça önemli
15-34/514-162
65/71
bir maliyet kalemi olarak sağlık sistemimizin gündemine oturmuştur. Yapılan
değerlendirmeler sonucunda çoğu ithal olan bu malzemelerin kurumlara fatura edilen
fiyatlarında büyük farklılıklar olduğu, işletme ve mali yapıları itibarı ile kamu
hastanelerinin bu yükün altından kalkamayacağı sonucuna varılmış ve malzeme
fiyatlarını sağlıklı bir şekilde tespit etmek koşulu ile bu fonksiyonun kamu sağlık finans
sistemleri tarafından sürdürülmesine karar verilmiştir. Bu şartlar altında yürütülen
çalışmalar sonucunda “son kullanıcı düzeyinde liste birim fiyatını“ ifade eden Emekli
Sandığı Protokol Fiyatları oluşmuştur. Emekli Sandığı protokolleri “liste birim fiyatı”
konusunda boşluğu kısmen de olsa doldurmuş ve birçok malzemede çeşitli kamu kurum
ve kuruluşlarına (SSK, Bağkur, Üniversite Hastaneleri, Sağlık Bakanlığı Devlet
Hastaneleri) referans noktası olarak önemli açılımlar sağlamıştır.
(186) 1992 yılından önceki dönemde tıbbi malzemelerin alımı SSK’ya bağlı ünitelerce bağımsız
olarak yerine getirilirken, kuruma bağlı çeşitli ünitelerce aynı malzemenin farklı fiyatlarla
alınması kurumu yeni düzenleme yapmaya itmiş ve yapılan çalışmalar sonucunda,
09.03.1992 tarihinden geçerli olmak üzere 28 firmayla protokol imzalanmıştır. 1994 yılına
gelindiğinde malzemeler arasındaki fiyat ve kalite farklılıkları gözlendiğinden 1992 yılında
yapılan protokollerin revize edilmesi gerekli görülmüş, belirlenen yeni fiyatlar
çerçevesinde yeni protokoller imzalanmış ve 25.05.1994 tarihi itibarıyla yeni protokol fiyat
listesi ilgililere duyurulmuştur.
(187) Protokol, alıcı ile satıcı firma arasında ticarete konu ürünün azami fiyatını belirlemeye
yarayan bir sözleşmedir. Protokol aynı zamanda malzemenin kuruma bağlı sağlık
kuruluşlarında kullanılabileceği hususunda bir referans sayılmaktadır. Protokol sistemi
ihaleyle alımı ortadan kaldıran bir sistem değildir. Ancak uygulamada özellikle ileri
teknoloji ürünü malzemelerin tüm alımları protokol sistemine dayalı olarak yapılır hale
gelmiştir. Zira acil uygulamalarda ihale sonuçlarını beklemenin uzun süreyi alacak olması
nedeniyle reçete karşılığı alım kolaylığı getirilmiştir. Sağlık kuruluşu görevlilerince ihale ile
uğraşmaktansa, daha pratik bir yol olan reçete uygulaması yaygınlaşmıştır.
(188) 1998 yılında ABD Dolarının diğer para birimleri karşısında değer kazanması, keza diğer
ülke para birimleriyle de ithalat yapılması göz önüne alınarak kardiyoloji branşının da
bulunduğu bazı malzeme alımlarına dair protokoller SSK’nın tek yanlı bir kararıyla iptal
edilmiş, yeni hazırlanacak protokollere kadar geçecek sürede, kurum aleyhine doğacak
fiyat farklarının firmalarca ödenmesi yolunda taahhütname alınmış, bir kısım firmaya bu
şekilde taahhütnameli satış yetkisi verilmiştir.
(189) Taahhütnameli alım sistemi, alımların eski protokol fiyatları üzerinden sürdürülmesini,
yapılacak yeni bir protokol ile ya da protokolün yapılamaması halinde rayiç değerin
belirlenmesi sonucunda satın alınan malzemenin fiyatında eski protokol fiyatına göre bir
düşüş gözlenmişse; iki fiyat arasındaki kurum aleyhine oluşacak farkın distribütör
firmalarca kuruma iade edilmesini öngörmüştür. Söz konusu taahhütnamenin
imzalanması, bir taraftan kısa vadede eski protokol fiyatları üzerinden satış yapma
imkânını sağlarken diğer taraftan tahsilat zamanı ve miktarı belli olmayan ve muhtemelen
her satışla birlikte artan potansiyel bir borç yükünü firmalara yüklemiştir. Bu risk,
firmaların ilgili pazardaki ürünlerin fiyatlarının düşmemesi yönünde direnç göstermesinin
temel motivasyonlarından birini teşkil etmektedir.
(190) Soruşturmaya konu ihlallerin başlangıcı, 2001 yılının son çeyreğinde tıbbi sarf
malzemelerine ilişkin kamu alım politikalarında değişikliğe gidilmesine ilişkin kararlara
dayanmaktadır. Reçeteli alım sisteminde hasta ve hasta yakınlarının doğrudan malzeme
sağlayıcısı veya dağıtıcısı teşebbüsler ile muhatap olmasının sakıncalarının farkedilmesi
üzerine, Sağlık Bakanlığının talebi ile Maliye Bakanlığı tarafından 12.11.2002 tarihinde
bir genel yazı yayımlanmıştır. Bu yazı ile kaynak israfının önlenmesi amacıyla resmi
15-34/514-162
66/71
sağlık kurum ve kuruluşlarındaki tedavi sırasında kullanılacak sarf malzemelerinin reçete
ile dışarıdan temini yerine ihale usülüyle temin edilmesi gerektiği belirtilmiş ve alımların
bu şekilde yapılmaması halinde ücretin ödenmeyeceği ifade edilmiştir. Buna paralel
olarak SSK Yönetim Kurulunun 16.11.2001 ve 03.01.2002 tarihli kararları ile protokollü
alımlardan vazgeçilerek açık elksiltmeye dayalı ihale yoluyla alımlar yapılması
öngörülmüştür. Bazı sarf malzemelerinin hastanelerde bulunmaması nedeniyle cerrahi
girişimlerin yapılamadığı ve hastaların mağdur olduğuna yönelik olarak yapılan
başvurular üzerine Maliye Bakanlığı tarafından 02.01.2002 tarihinde bir tel emri
yayımlanarak, tıbbi malzemelerin sağlık kurumlarında bulunmaması durumunda sağlık
kurulu raporu ile reçeteli alımlara izin verilmiştir. Yine Maliye Bakanlığı tarafından
yayımlanan 07.01.2002 tarihli Genel Yazı ile de, aralarında stent ve kalp pilinin de
bulunduğu Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 84 kalemlik listede yer alan sarf
malzemelerinin hastane tarafından temin edileceği; ancak zorunlu hallerde üç hekimin
uygun görmesi durumunda reçeteli alımın mümkün olacağı belirtilmiştir.
(191) Pazardaki en büyük alıcıların tıbbi sarf malzemesi alımlarında protokolle belirlenen
fiyatlar üzerinden reçeteli alım yerine ihaleyle alım yönünde kararlar alması üzerine, tıbbi
sarf malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı firmalar için üç önemli tehlike ortaya çıkmıştır.
Bunlardan birincisi, malzeme fiyatlarında gerçekleşecek önemli fiyat düşüşleri; ikinci
husus ise düşen fiyatlar ve dolayısıyla taahhütnameler sebebiyle SSK’ya yapılması
gereken büyük hacimli geri ödemelerdir. Bunların yanı sıra, ihaleli sistemin uygulamaya
konulmasıyla birlikte piyasaya girecek yeni firmalar tarafından önceki pazar yapısının
rekabetçi yönde değiştirilecek olması da mevcut teşebbüsleri harekete geçiren önemli bir
etken olmuştur.
(192) Tespitler bölümünde sunulan delillerin incelenmesinden, 2001 yılı sonunda ve 2002 yılı
içerisinde kardiyoloji malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı birtakım teşebbüslerin; reçeteli
sistemin uygulanmasına devam edilmesini ve yüksek kar marjları içeren fiyat düzeylerinin
sürdürülmesini sağlamak; zorunlu kalınırsa eski protokollerin yenilenerek bir nebze fiyat
indirimiyle o zamanki mevcut düzenin sürdürülmesini temin etmek amacıyla Ankara’da
Çetin Emeç’te, Uludağ Restoran’da, SESA firmasının ofisinde, TERA firmasının ofisinde;
İstanbul’da Altunizade’de, MUTLU MEDİKİM’in yeni bir ofisinde veya başkaca yerlerde
çok sayıda toplantı düzenledikleri; Kardiyoloji Çalışma Grubu, Stent Grubu ve Pacing ve
Elektrofizyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Platformu isimleri altında çalışma grupları
oluşturdukları ve bu grupların çatısı altında; mal vermeme boykotu, konsinyelerin
çekilmesi, ürünlerin fiyat ve diğer arz koşullarının belirlenmesi, yeşil kartlı hastalara ve
acil durumdaki hastalara satılacak pillerin sıraya konulması ve rakip durumdaki
teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılmasına yönelik kararlar aldıkları anlaşılmaktadır.
(193) MEDİSTAR ortağı tarafından; rakip teşebbüsler arasında yapılan bu toplantıların
amacının, Türkiye’de malzeme fiyatlarının indirilmesine yönelik çalışmaları engellemek
olduğu ifade edilmiştir (Tespit 24). SESA firması yetkilisi tarafından firmaların o
dönemdeki stratejileri ise şu şekilde özetlenmektedir: (Tespit 21):
”- Mevcut sistemi açmak, Tebliğden kurtulmak,
- Taahhütname işini çözmek
- Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak
- Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak
- Genelge yürürlükte kalacaksa, çalışanlar için strateji geliştirmek.”
(194) Teşebbüslerin yapmış oldukları anlaşmalara ilişkin deliller ayrıntılı olarak Karar’ın
tespitlere ilişkin bölümünde sunulmuş olmakla birlikte, bu bölümde toplantılarda alınan
15-34/514-162
67/71
ortak kararlarda ve teşebbüsler arasındaki yazışmalarda gönderme yapılan iki belgeye
değinmek yerinde olacaktır. Bunlardan birincisi Hastanelere (Devlet, SSK, Üniversite ve
Özel) ve diğer sağlık kurumlarına gönderilen, altında ilgili pazarda faaliyet gösteren 24
teşebbüsün imzasının bulunduğu 17.01.2002 tarihli mal vermeme ve konsinyelerin geri
çekilmesine ilişkin yazıdır (Tespit 25). Bu belgede, özetle ilgili pazardaki belirsizliklerin
giderilmemesi halinde 01.02.2002 tarihinden itibaren mal temininin durdurulacağı
belirtilmektedir. Toplantı gündemlerinde yer alarak ortak mutabakatın önemli
belgelerinden biri olan diğer belge de, PEFİP Etik Kodeksidir (Tespit 4). Bu belgede
maddeler halinde yer alan ilkeler Pacing ve Elektrofizyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı
Firmalar Platformunu oluşturan firmalarca ortak ilke olarak benimsenmiştir.
(195) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri yasaklanmış ve bu madde
kapsamında ihlal olarak değerlendirilebilecek birtakım durumlar örnek olarak sayılmıştır.
Bu kapsamda, soruşturmaya taraf birtakım teşebbüslerin mal vermeme boykotu,
konsinyelerin çekilmesi, ürünlerin fiyat ve diğer satış koşullarının belirlenmesi, yeşil kartlı
hastalara ve acil durumdaki hastalara satılacak pillerin sıraya konulması ve rakip
durumdaki teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması amacına yönelik yaptıkları
anlaşmaların, amaç ve etkisi bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde örnek
niteliğinde sayılmış olan “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”, “mal
veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının
paylaşılması ya da kontrolü”, “mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya
bunların piyasa dışında belirlenmesi” ve ”rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması,
kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer
davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi”
durumlarıyla örtüştüğü; dolayısıyla teşebbüsler arasında yapılan sözkonusu anlaşmaların
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
Teşebbüslerin iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemeleri pazarındaki inceleme konusu
eylemleri, aşağıdaki başlıca beş madde altında toplanabilir:
- İlgili pazarda rekabeti önleme amaç ve etkili anlaşmalar yapılması ve
Bu anlaşmalarla;
- İlgili ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi,
- İlgili ürünlerin fiyat ve satım şartlarının birlikte belirlenmesi,
- Rekabeti ortadan kaldırma amaç ve etkili anlaşma ve oluşumlara katılanlar
arasında pazarın bölüşülmesi.
- Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması ve pazara yeni giren
teşebbüslerin pazar dışına çıkarılması.
(196) Söz konusu rekabet ihlallerine ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca
re’sen muafiyet değerlendirmesi yapıldığında, söz konusu davranışların “malların üretim
veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik
veya teknik gelişmenin sağlanması” gibi bir sonuç doğurmadığı gibi davranışlar sonucu
ortaya çıkan faydanın da tamamen kartel üyeleri lehine etki doğurması sebebiyle ve daha
da önemlisi müşteriler ve tüketiciler bağlamında bu kesimin büyük oranda zarar görmesi
nedenleriyle muafiyete hak kazanabilecek bir anlaşma olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
15-34/514-162
68/71
(197) Yukarıda da belirtildiği üzere soruşturmaya taraf birtakım teşebbüsler, işbirliği
faaliyetlerini; Kardiyoloji Çalışma Grubu, Stent Grubu ve PEFİP gibi oluşumlar altında
gerçekleştirmişlerdir. Bunlardan, Kardiyoloji Çalışma Grubu, stent, pil, balon, kateter gibi
kardiyoloji malzemeleri sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbülerin oluşturduğu bir üst
örgütlenme olduğu; bu örgütlenme altında stent grubunun temel olarak stent sağlayıcısı
ve dağıtıcısı teşebbüslerden; PEFİP’in ise temel olarak kalp pili sağlayıcısı ve dağıtıcısı
teşebbüslerden oluşan alt örgütlenmeler olduğu anlaşılmaktadır.
(198) Kartele taraf teşebbüslerin ilk planda yaptıkları anlaşma, 01.02.2002 tarihinden itibaren
mal tesliminin durdurulmasına ilişkin olmuştur. Buna paralel olarak stent sağlayıcısı ve
dağıtıcısı birtakım teşebbüslerin hastanelerde bulunan konsinyelerini çektikleri
anlaşılmıştır. Kartele taraf teşebbüslerin mal vermeme eylemlerinin ağırlıklı olarak
01.02.2002 tarihi ile 08.02.2002 tarihi arasında devam ettiği anlaşılmaktadır. Ancak bu
eylemin kısa sürmekle birlikte, karteli amacına ulaştıracak etkinlikte olduğu görülmektedir.
Nitekim İbrahim ERDOĞAN tarafından grup üyelerine aşağıdaki gönderilen e-postada da
bu duruma işaretle, “Sayın Kardiyo Grubu, Az önce aldığımız bilgiye göre Emekli Sandığı
da reçete işine olur veriyormuş (ihale sisteminden feragat). Herkesin gözü aydın.
düşündüğümüz her şeyi aşama aşama elde ediyoruz. Birlik beraberlik ve dürüstlükle
hareket edince her şey hallediliyor. İ.Erdoğan” (Tespit 23) ifadeleri yer almaktadır.
(199) Diğer taraftan, kartel içerisinde yer alan teşebbüslerce toplu alımlara katılmama, katılım
sağlandığı zaman ise tamamen kartelin amaçları doğrultusunda davranma sağlandığı
tespit edilmiştir. Teşebbüslerin fiyata ve diğer satım şartlarına ilişkin rekabetçi
davranışlarının önceden eşgüdümlenmesi amacıyla alınan kararlar ve belirlenen
politikalar grup üyeleri arasında kurulan e-posta grubu üzerinden dağıtılmaktadır ve
olaylar gerçekleştikten sonra grup üyelerinin bilgilendirilmesi de ihmal edilmemektedir.
(200) Kartelin dikkati çeken bir diğer eylemi, kartele üye olmayan Boston Scientific ünvanlı
stent sağlayıcısı teşebbüsün ilgili pazardaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasıdır. Tespitler
bölümünde yer alan 119 no’lu belgeden de görüldüğü üzere, kartele üye birtakım
teşebbüsler, Antalya ihalesini Boston Scientific’in kazanmasına engel olmak için
sözkonusu teşebbüsün teklifinin altında teklif vermek üzere anlaşmışlardır. Diğer taraftan,
kartel üyesi ONMED ve SESA’nın bayiliğini yürüten Altuniş isimli bayinin, Boston
Scientific’in bayiliğini bırakmaya zorlanması ve bu konuda ONMED ve SESA tarafından
Altuniş’e baskı yapılması hususu kartel üyeleri tarafından gündeme getirilmiştir.
(201) Tespitler bölümünde sunulan belgelerin incelenmesinden, 2001 yılı sonunda ve 2002 yılı
boyunca yapılan toplantılarda yapılan anlaşmalara MEDİSTAR, MUTLU MEDİKİM,
SESA, ONMED, TERA, REMED, ANKİ, EKİN, POYRA, MMT, PROSES, PROMESİS,
REYSAŞ, NEMED, MEDİM, ARTE, FORMED, SUMED, MEDAY, LIGHT, DÖRTEL ve
ELEKTRA unvanlı teşebbüsler iştirak etmiştir.
(202) Anlaşmalara taraf teşebbüslerin, sadece anlaşmaları yapmakla kalmayıp bu anlaşmalara
uygun davranışlar sergilediği, anlaşmaya uyum noktasında birbirlerini takip ettikleri ve
anlaşmaya uyumu sağlamak için yaptırım mekanizmaları geliştirdikleri görülmektedir. Bu
bağlamda, birtakım teşebbüslerin, yapılan anlaşmalara uyumu sağlamak üzere bir adi
ortaklık sözleşmesi ve buna ek olarak 250.000 ABD Doları tutarında bir borç senedi
imzaladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca yine; kartel üyesi teşebbüslerin anlaşma
hükümlerine aykırı hareket eden teşebbüsleri uyardıkları, sözkonusu teşebbüslerden
açıklama istedikleri ve bu teşebbüslere yönelik e-posta trafiğinin durdurulması gibi
birtakım tedbirleri gündeme getirdikleri görülmektedir.
(203) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda
15-34/514-162
69/71
oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl
sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde
onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin beşinci
fıkrasında “Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli
ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin
tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin
gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye
yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi
hususları dikkate alır.” şeklinde hüküm yer almaktadır.
(204) 4054 sayılı Kanun’un rekabeti sınırlayıcı anlaşmaların yasaklandığı 4. maddesinde örnek
mukabilinde sayılan anlaşma konuları arasında ilk sırayı, yukarda bahsedilen kardiyoloji
firmalarının belirtilen davranışları yer almaktadır. Fiyat tespiti, pazar paylaşımı, ihale
tekliflerinin ortak ayarlanması, arz boykotu ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin
zorlaştırılmasına yönelik bu davranışlar, rekabetçi sürecin merkezine doğrudan
saldırıyı/müdahaleyi temsil ettiği için ağır rekabet ihlali olarak değerlendirilmektedir.
Bunların, rekabet hukuku uygulamalarında hangi rekabet karşıtı etkide bulunacağı
değerlendirmesine dahi ihtiyaç duyulmaksızın her zaman rekabete zararlı olduğu kabul
edilmektedir.
(205) İhlal sürecinde teşebbüslerin stratejilerini ayrıntılı olarak ortaya koymaları, bu stratejileri
gerçekleştirmeye yönelik örgütlenmeler kurup bu örgütlenmelerde organizasyonel bir
yapı oluşturmaları, aralarındaki iletişimi sürekli kılmak üzere e-posta grupları kurmaları,
ayrıca yapılan anlaşmalara uyumu sağlamak üzere, yaptırım mekanizmaları geliştirmeleri
ve birbirlerini denetlemeleri, teşebbüslerin rekabetçi sürecin kasıtlı olarak engellendiğini
göstermektedir. Hatta bazı teşebbüslerin yaptıkları anlaşmalarla 4054 sayılı Kanun’u ihlal
ettiklerinin farkında oldukları anlaşılmaktadır.
(206) Teşebbüsler tarafından gerçekleştirilen ihlallere ilişkin idari para cezası takdir edilirken
göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus, kartele taraf teşebbüslerin iyileştirici
nitelikte kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin önemli bir kısmını
oluşturduğu hususudur. Diğer taraftan; SSK, Emekli Sandığı, Bağkur ve diğer kamu
kurum ve kuruluşlarının ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin yaklaşık %90’ının finanse eden
kuruluşlar olduğu dikkate alındığında; kartel üyelerinin bu kurumlara yönelik uyguladığı
mal vermeme boykotu, konsinyelerin geri çekilmesi, toplu ihalelere katılmama gibi
eylemlerinin sağlık hizmetlerinin sunumunda çok ciddi sıkıntılara neden olacağı kabul
edilecektir. Nitekim bu nedenle teşebbüslerin mal vermeme boykotu kısa sürmesine
rağmen, ilgili pazarda etkisini derhal göstermiş ve amacına ulaşmıştır.
(207) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca ceza takdir edilirken, hakkında rekabet ihlali
yaptığı tespit edilen teşebbüslerin bu ihlallerin ortaya çıkışındaki rollerinin,
gerçekleştirdikleri ihlallerin niteliğinin ve süresinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Teşebbüslere ilişkin ihlal tespitlerinin ortaya konulduğu bölümde ayrıntılı olarak
sunulduğu üzere, soruşturmaya taraf teşebbüslerden, MEDİSTAR, MUTLU MEDİKİM,
SESA, ONMED, TERA, REMED, ANKİ, EKİN, POYRA, MMT, PROSES, PROMESİS,
REYSAŞ, NEMED, MEDİM, ARTE, FORMED, SUMED, MEDAY, LIGHT, DÖRTEL ve
ELEKTRA’nın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri belirlenmiştir. Tespitler
bölümünde sunulan delillerin incelenmesinden, bu teşebbüslerden MEDİSTAR, MUTLU
MEDİKİM, SESA, ONMED, TERA ve REMED’in kartelin oluşumunda ve yürütülmesinde
öncülük edip kartel organizasyonunda aktif rol aldıkları, diğer teşebbüslerin ise yapılan
anlaşmalara uymakla birlikte kartel organizasyonunda öncü olmadıkları
değerlendirilmiştir.
15-34/514-162
70/71
(208) Diğer taraftan, iki ürünün satışlarında uygulanan yöntemlerin farklılık göstermesi ve bu
farklılıklar sebebiyle teşebbüslerin ayrı ayrı örgütlenmeleri nedeniyle soruşturma tarafı
teşebbüslerin stent ve kalp pili alanındaki faaliyetlerinin ayrıştırılmasında fayda
görülmektedir. Yapılan tespitlere göre;
- sadece stent satan teşebbüsler: AGE, ANKİ, MEDİM, ARTE, DÖRTEL, EKİN,
ELEKTRA, ELT, FORMED, GENÇ GİRİŞİM, LIGHT, POYRA, PROMESİS, PM
GROUP, SELEN, SUMED;
- hem stent hem pil satışı yapan teşebbüsler: MEDİSTAR, NEMED, MUTLU
MEDİKİM, ONMED, MMT MERİT MEDİKAL, MEDAY, PROSES, REMED, SESA,
TARCEM, TERA;
- sadece pil satan teşebbüs: REYSAŞ’tır.
(209) Bu ayrımın belirginleştirilmesi, icra edilen davranışlarda 4054 sayılı Kanun’a aykırılık
noktalarında da farklılık olması ve rekabet ihlallerinin süresi ve ağırlığı sebebiyle de
önem arz etmektedir. İhlal noktalarında belirtilmesi gereken en önemli husus, rakiplerle
ortak fiyat tespiti ve diğer satım şartlarının tespit edilmesi, konsinyelerin geri çekilmesi ve
arz boykotu, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması eylemleri sadece stent
ürünleri satıcıları için geçerli ihlal noktaları iken; fiyat tespiti, satış koşullarının tespiti, arz
boykotu ve pazar paylaşımı kalp pili ve AICD ürün satıcıları için geçerlidir. İhlal
noktalarındaki farklılık kalp pillerinde konsinye uygulamasının olmaması ve pazar
paylaşımının sadece PEFİP organizasyonu tarafından uygulanmasından
kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan, yapılan tespitler neticesinde stente ilişkin kartel
oluşumunun 2002 yılının Mart ayı ortalarına değin devam ettiği ancak kalp pillerinde
rekabet ihlallerinin daha yoğun olduğu ve 2002 yılı boyunca sürdüğü belirlenmiştir.
I.6. TERA Bakımından Ceza Miktarının Takdirine İlişkin Değerlendirme
(210) Soruşturma kapsamında yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda,
Kurul’un 16.03.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı kararı ile tıbbi sarf malzemeleri
pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat ve satım şartlarının
rakiplerle birlikte belirlenmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin
zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine, bu çerçevede
TERA’ya 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2001 yılı net
satışlarının takdiren %5’i oranında olmak üzere 370.283,61 YTL idari para cezası
verilmesine karar verilmiştir.
(211) Danıştay 13. Dairesinin, Kurul’un söz konusu kararını iptal ettiği 01.07.2015 tarih ve
2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararında ise özetle, 4054 sayılı Kanun’un işlem
tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, yasaklanmış olan
davranışların gerçekleştirildiği tarihten bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul
tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası
verileceği yolundaki hükmün, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile “… nihai karardan
bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai
karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan gayri
safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilir.” şeklinde değiştirildiği, davacı
tarafından sunulmuş olan dilekçelerden şirketin 2006 mali yıl sonunda oluşan net
satışlarının 2001 yılındaki net satışlardan daha düşük olduğunun görüldüğü, 2006 yılı
gayri safi gelir üzerinden idari para cezası verilmesinin davacının lehine olduğu ifade
edilmiştir.
(212) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin beşinci fıkrasında “Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî
para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17
15-34/514-162
71/71
nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya
teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen
taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya
gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.” şeklinde hüküm yer
almaktadır.
(213) Söz konusu hüküm uyarınca soruşturma konusu eylemlerin hukuki niteliği, kapsamı ve
somut olayın koşulları değerlendirildiğinde, TERA’ya takdiren %5 oranında idari para
cezası verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
(214) Para cezasının hesaplanmasında hangi yıla ait gayri safi gelirin temel alınacağı
konusunda ise, Danıştay 13. Dairesinin iptal kararındaki gerekçe dikkate alınarak,
TERA’nın 2001, 2006 ve 2014 yılı gayri safi gelirleri incelenmiştir. Buna göre TERA’nın;
2001 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının (…..)TL; 2006 mali yıl sonunda oluşan net
satışlarının (…..)TL; 2014 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının (…..)TL olduğu
görülmüştür.
(215) Bu çerçevede, TERA’nın 2014 yılındaki gayri safi geliri üzerinden hesaplanacak olan idari
para cezası miktarının, 2001 ve 2006 yıllarındaki gayri safi gelirleri üzerinden
hesaplanacak idari para cezaları miktarlarına kıyasla daha düşük olduğu tespit edilmiş ve
idari para cezasının hesaplanmasında TERA’nın lehine olacak şekilde 2014 yılı gayri safi
geliri esas alınmıştır. Bu çerçevede, TERA’ya 2014 yılı gayri safi gelirinin takdiren %5’i
oranında olmak üzere 175 TL idari para cezası verilmiştir.
J. SONUÇ
(216) Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları,
raporlar, yargı kararı ve dosya içeriğinde yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi
sonucunda; tıbbi sarf malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında
belirlenmesi, fiyat ve satım şartlarının rakiplerle birlikte belirlenmesi, pazarın bölüşülmesi
ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği belirlenen; Tera Medikal
Sistemler ve Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye söz konusu Kanun’un 16. maddesi ile
Danıştay 13. Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararı
dikkate alınarak 2014 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri
safi gelirlerinin takdiren % 5’i oranında olmak üzere 175 TL idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy