Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-5-21 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 15-34/517-164
Karar Tarihi : 01.09.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ,
Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER: Serap TOPALÖMER, Hasan ADIYAMAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB)
Esentepe Mah. Villa Cad. No:7 Şişli İSTANBUL
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Turist Rehberleri Birliği (TUREB)
Kızılay Mah. Menekşe 1 Sok. Orkide Apt. No:8-B D: 19
Çankaya ANKARA
(1) E. DOSYA KONUSU: 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu’ndan aldığı
yetkiyle tek başına turist rehberliği sınavı açma yetkisine sahip olan Turist
Rehberleri Birliğinin (TUREB) bu yetkisini sektördeki ticari faaliyetleri engelleyici,
bozucu ve zorlaştırıcı nitelikte hiç veya gereği gibi kullanmaması nedeniyle 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği
iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- TUREB’in 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanuna (6326 sayılı Kanun) göre
kurulan bir meslek birliği olduğu ve rehberlik mesleğinin icrasında tek yetkili kuruluş
olduğu,
- 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nun 10.
maddesine göre seyahat acentelerinin turlarda ve paket turlarda, tur başına kırk beş
kişiye kadar en az bir rehber bulundurmak zorunda olduğu, turistlere rehberler
dışında herhangi bir kimse vasıtasıyla rehberlik faaliyeti niteliğinde bilgi
verilemediği, aksi durumlarda seyahat acentelerine idari para cezası uygulandığı,
- TUREB’in sektörde rehber ihtiyacının karşılanması için sınav açmasının zorunlu
olduğu, ancak rehber sayısının artmasının önlenmesi ve piyasaya yeni girişlerin
engellenmesi amacıyla sınav düzenlemekten kasıtlı olarak imtina ettiği, tek yetkili
olması sebebiyle sınav açmamak şeklindeki bu eylemin rekabeti engellediği,
- Kültür ve Turizm Bakanlığının (BAKANLIK) oluru ile açılmış bir sertifika programının
BAKANLIK oluru olmaksızın TUREB tarafından ertelendiği, bu eylemi çerçevesinde
TUREB’in kanunen kendisine tanınan yetkiyi aşarak hukuka aykırı işlem tesis ettiği,
- Turizm sektöründe seyahat acentelerinin faaliyetlerinin aksamaması adına rehber
sayısının arttırılması gerektiği, ancak TUREB’in sınav düzenlemekten kasıtlı olarak
imtina etmesi nedeniyle rehber sayısının azlığından dolayı yasal olarak rehber
bulundurmak zorunluluğu altındaki seyahat acentelerinin faaliyetlerinin zorlaştığı ve
hatta bu nedenle birçok tur ile paket turun iptal edildiği, dolayısıyla eylemin
15-34/517-164
2/9
sektördeki faaliyetleri zorlaştırması nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) çerçevesinde incelenmesi gerektiği,
- TUREB’in tek başına turist rehberliği sınavı açma yetkisine sahip olması nedeniyle
hâkim durumda olduğu, TUREB’in yetkisini hiç veya gereği gibi kullanmayarak ülke
genelinde ve belirli bölgelerde ihtiyaç olan dillerde turist rehberi sayısının azlığı
sorunlarını dikkate almadığı, bu sorunları ortadan kaldıracak nitelikte olan
görevlerini yerine getirmeyerek sektörü bir çıkmaza sürüklediği
belirtilerek 4054 sayılı Kanun kapsamında gereğinin yapılması talep edilmiştir. Bunun
yanı sıra Kurum kayıtlarına 11.06.2015 tarih ve 2803 sayı ile intikal eden ve yine
TURSAB tarafından gönderilen bir başka yazıda özetle; önceki başvuruya ek olarak,
4054 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ve 30. maddesinin
birinci fıkrasının (f) bendi gereğince; 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nun
5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4. alt bendi, 6. maddesinin birinci fıkrası ve
ikinci fıkrasının ilk cümlesi, 6. maddesinin dördüncü fıkrası ve 13. maddesinin beşinci
fıkrası ile 26.12.2014 tarihli Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği’nin 36., 37. ve 38.
maddeleri hakkında görüş bildirilerek, söz konusu yasa ve yönetmelik maddeleri için
ilgili sürecin TBMM ve Başbakanlık nezdinde başlatılması talebinde bulunulmaktadır
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 05.06.2015 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 30.06.2015 tarih ve 2015-5-21/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 07.07.2015
tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 15-28/397-M sayı ile önaraştırma yapılmasına
karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 21.08.2015 tarih ve 2015-5-21/ÖA
sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
TUREB hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı, Turist Rehberliği Meslek
Kanunu ile Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği’ne ilişkin olarak görüş bildirmek
suretiyle TBMM ve Başbakanlık nezdinde herhangi bir girişimde bulunulmasına gerek
olmadığı belirtilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Taraf: TUREB
(5) TUREB, 22.06.2012 tarih ve 28331 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
giren 6326 sayılı Kanun kapsamında kurulmuş, kendisine bağlı yedi meslek odası ile
altı bölgesel meslek odası olmak üzere tüm Türkiye'de örgütlenmiş on üç odanın kamu
kurumu niteliğinde meslek üst kuruluşudur.
(6) Merkezi Ankara bulunan TUREB’in temel görevlerinden birisi, Turist Rehberliği Meslek
Yönetmeliği’nin (Meslek Yönetmeliği) 4. maddesinin “(1) Birlik ve TÜRSAB’ın ortak
önerileri ve Bakanlığın onayıyla turizm sektörünün ihtiyaçları dikkate alınarak,
belirlenen dillerde Bakanlığın gözetimi ve denetimi altında Birlik tarafından ülkesel
veya bölgesel turist rehberliği sertifika programları düzenlenir. (2) Birlik ve TÜRSAB
hangi dillerde sertifika programı açılacağına ilişkin ortak önerilerini yazılı olarak
Bakanlığa bildirir. Sertifika programı açılacak diller, önerilen diller arasından turizm
sektörünün ihtiyaçları da gözetilerek Bakanlık tarafından karara bağlanır ve bu karar
Birlik ve TÜRSAB’a bildirilir.” şeklindeki birinci ve ikinci fıkralarında yer verilen
hükümler uyarınca turist rehberliği sertifika programlarının düzenlenmesidir.
15-34/517-164
3/9
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(7) Başvuru konusu iddialar TUREB’in kuruluş kanunundan aldığı yetkiyle tek başına
turist rehberliği sınavı açma yetkisini hiç veya gereği gibi kullanmaması nedeniyle
sektördeki ticari faaliyetleri engellediği ve bozduğuna yöneliktir. Şikâyet konusu,
TUREB’in turist rehberliği mesleğine ilişkin faaliyetlerinden oluşmaktadır. Bu
çerçevede en geniş haliyle ilgili ürün pazarının “turist rehberliği hizmeti” olarak ele
alınması mümkündür.
(8) Bununla birlikte İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında da
ifade edildiği gibi “inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası
alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da
alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar
tanımı yapılmayabilir”. Bu çerçevede dosya konusu iddialar bakımından ilgili ürün
pazarı tanımlanmamıştır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(9) TUREB, 6326 sayılı Kanun uyarınca kurulan, tüm Türkiye’de örgütlenmiş kamu
kurumu niteliğinde meslek üst kuruluşudur. Bu bilgiler çerçevesinde şikâyet konusuyla
bağlantılı olarak ve en geniş haliyle ilgili coğrafi pazarın “Türkiye” olarak ele alınması
mümkündür.
(10) Bununla birlikte yukarıda yer verilen, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un
20. paragrafı da dikkate alınmak suretiyle, dosya konusu iddialar bakımından bu
aşamada ilgili coğrafi pazarın tanımlanmasına gerek görülmemiştir.
I.3. Yapılan İnceleme ve Tespitler
I.3.1. TUREB’den Edinilen Bilgiler ve Belgeler
(11) Dosya konusu iddiaların incelenebilmesi amacıyla önaraştırma kapsamında
TUREB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve TUREB’den talep edilen
belgelere aşağıda yer verilmektedir:
(12) TUREB tarafından 06.02.2015 tarihinde BAKANLIK’a gönderilen yazı ile Trabzon,
Şanlıurfa, Gaziantep ve Adana Bölgesel Rehberler Odalarının yetki çevrelerinde yer
alan illerde bölgesel sertifika programlarının düzenlenmesinin planlandığı bildirilmiştir.
Bu bilgiye cevaben 19.02.2015 tarih ile verilen BAKANLIK onayı ile söz konusu
bölgesel sertifika programlarının yapılmasının uygun olduğu TUREB’e bildirilmiştir.
(13) TUREB tarafından 11.03.2015 ve 22.04.2015 tarihlerinde BAKANLIK’a gönderilen
yazılarda ise;
“… Bölgenin rehber ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak Trabzon ve Şanlıurfa
illerinde açılması planlanan Bölgesel Sertifika Programı için, duyuru metninde de
belirtildiği üzere, Adana, Gaziantep Trabzon ve Şanlıurfa Odalarının yetki çevresinde
yer alan illerde ikamet edenlerin kabul edileceği belirtilmiş olmasına rağmen yapılan
başvurular ve alınan duyumlardan sertifika programı için belirtilen bölgelerden
müracaatların yanı sıra, o bölgeler dışından da kişilerin geçici olarak ikinci yerleşim
yeri belgesi edindikleri ve sertifika programının tamamlanmasının ardından asıl
yerleşim yerine ikametgâhlarını aldıracakları yönünde çok sayıda bilgiye ulaşıldığı, bu
nedenle açılacak sertifika programının belirlenen ve planlanan amaca hizmet
etmeyeceği ve aynı bölgelerde ve illerde rehber ihtiyacının devam edeceği
düşüncesiyle sertifika programının ileri bir tarihe ertelenmesinin TUREB tarafından
15-34/517-164
4/9
uygun görüldüğü bu illerde ikamet etmemelerine rağmen sadece sertifika programı
için geçici ikamet alarak müracaat edenlerin de olduğu duyumları alınmıştır.
Bu durumda olanların tespiti amacıyla o illerin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlükleri
ile yazışmalar yapılmış olup, prosedürün tamamlanmasını müteakip ertelenen Sertifika
Programına ilişkin yeni sınav tarihleri belirlenerek tarafınıza bildirilecektir.” ifadelerine
yer verilerek sınavı erteleme kararı bildirilmiştir. Bunun üzerine BAKANLIK tarafından
30.03.2015 tarihli ve 07.07.2015 tarihli yazılar ile sertifika programının yeniden
düzenleneceği tarihin tespit edilerek ivedilikle bildirilmesi istenmiştir.
(14) Yukarıda yer verilen belgelerden görüleceği üzere, sertifika programlarına ilişkin
yürütülen süreçler 6326 sayılı Kanun ve Meslek Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde
BAKANLIK gözetim ve denetimi altında gerçekleştirilmiştir. TUREB, sertifika
programının ilanını Meslek Yönetmeliği’nin 5. maddesine dayanarak hazırlamıştır.
Anılan Yönetmelik maddesinde; “Sertifika programları, seçme sınavının yapılacağı
tarihten en az bir ay önce Birliğin resmi internet sitesinde ve gerekli görüldüğü hallerde
diğer iletişim kanalları ile duyurulur. Duyuruda programa hangi yabancı dillerde ve en
fazla kaç katılımcı kabul edileceği, programın en az kaç katılımcıyla yapılacağı,
programın hangi il veya illerde yürütüleceği, ülkesel mi bölgesel mi olduğu, hangi
bölge veya bölgeler ile hangi odaların yetki çevresindeki iller için katılımcı kabul
edileceği, program ücretleri, başvuru süresi ve yeri ile gerekli görülen diğer hususlar
belirtilir.” denilmektedir. Görüleceği üzere sertifika programına hangi katılımcıların
başvurabileceğini belirleme yetkisi Meslek Yönetmeliği’nin ilgili maddesi uyarınca
TUREB’e verilmiştir.
(15) Ayrıca, TUREB’den gelen bilgiler içerisinde rehber unvanının kazanılması için gerekli
koşullar ve tamamlanması gereken süreçlere ilişkin bilgilere yer verilmiş olup; 6326
sayılı Kanun’un 3. maddesinde de yer verildiği üzere iki şekilde rehber olunmaktadır:
“1-Üniversitelerin turist rehberliği bölümlerinin önlisans, lisans veya yüksek lisans
programlarından mezun olmak suretiyle,
2-Üniversitelerin turist rehberliği bölümü dışındaki diğer bölümlerinden en az lisans
düzeyinde mezun olduktan sonra, birliklerin ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinin
ortak önerileri ve Bakanlığın onayıyla turizm sektörünün ihtiyaçları da dikkate alınarak
belirlenen dillerde, gerektiği hallerde, belirlenen bölgelerde, yönetmelikle kurs ve
sınavlara ilişkin belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlığın gözetimi ve
denetimi altında birlikler tarafından düzenlenen ülkesel veya bölgesel turist rehberliği
sertifika programını başarıyla tamamlamak suretiyle.”
(16) Yine anılan yazıda hâlihazırda YÖK’e bağlı kırk civarında ön lisans ve lisans
düzeyinde eğitim veren turist rehberliği okulunun bulunduğu, bu okullardan her yıl
1300-1500 civarında kişinin mezun olduğu ve ÖSYM veya TUREB tarafından yapılan
yabancı dil seviye belirleme sınavına katılarak başarılı olmaları ve TUREB tarafından
düzenlenen yurt içi uygulama gezisini tamamlamaları halinde rehber olabildikleri
belirtilmiştir. İlgili ifadelerden sadece TUREB tarafından açılan sertifika programıyla
turist rehberliği unvanının elde edilmediği, turist rehberliği hizmeti açısından asıl
kaynağın üniversitelerin turist rehberliği bölümleri mezunları kanalı ile karşılandığı
anlaşılmaktadır.
15-34/517-164
5/9
I.3.2. BAKANLIK’ta Yapılan Görüşmeye İlişkin Tespitler
(17) Önaraştırma kapsamında 05.08.2015 tarihinde BAKANLIK Araştırma ve Eğitim Genel
Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı Mehmet AKYAPI ve Şube Müdürü Zeynep
KÖSE ile bir görüşme yapılmıştır. Yapılan görüşmede aşağıdaki ifadeler kayda
alınmıştır:
“TUREB’in sınav ve sertifika programlarına ilişkin faaliyetleri bakanlığımızın gözetim
ve denetiminde gerçekleştirilmektedir.
Son açılan ve daha sonra ertelenen Trabzon, Şanlıurfa, Adana, Gaziantep
bölgelerinde Almanca, Fransızca, İngilizce, Arapça, Japonca, Rusça, Farsça,
Yunanca, Romence, Sırpça, Slovakça, İsveççe, Çekçe, Danimarkaca, Korece ve
Çince dillerini içeren sertifika programı bizim bilgimiz dâhilindedir. TUREB, bu sertifika
programını 6326 Sayılı Kanuna dayanılarak 26 Aralık 2014 tarih ve 29217 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Meslek Yönetmeliği’nin “Sertifika
Programı Seçme Sınavı Duyurusu başlıklı” 5. maddesinde yer alan “… programın
hangi il veya illerde yürütüleceği, ülkesel mi bölgesel mi olduğu, hangi bölge veya
bölgeler ile hangi odaların yetki çevresindeki iller için katılımcı kabul edileceği...
belirtilir” hükmüne aykırı durumlar tespit edildiğinden erteleme kararı almış, bu durumu
Bakanlığımıza bir yazı ile bildirmiştir. Bakanlık tarafından da yazıda belirtilen gerekçe
6326 sayılı Kanun ve Meslek Yönetmeliği çerçevesinde uygun olduğu, diğer taraftan,
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 07.07.2015 tarih ve 131699 sayılı yazıyla
ertelenen sertifika programının yeniden düzenleneceği tarihin tespit edilerek ivedilikle
bildirilmesini içeren yazı TUREB’e gönderilmiştir.”
(18) Söz konusu ifadelerden TUREB’in sınav açma ve sertifika programlarına ilişkin
faaliyetlerinin BAKANLIK’ın gözetim ve denetiminde gerçekleştirildiği, TUREB
tarafından açılan ve daha sonra çeşitli nedenlerle ertelenen sertifika programından
BAKANLIK’ın bilgisi olduğu ve BAKANLIK tarafından da sertifika programının
ertelenmesinin Meslek Yönetmeliği’ne uygun görüldüğü anlaşılmaktadır.
I.4. Değerlendirme
I.4.1. Başvuru Konusu İddialara İlişkin Değerlendirme
(19) TUREB 6326 sayılı Kanun çerçevesinde kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu
olarak nitelendirilmektedir. Kavram, Anayasa’nın 135. maddesinde;
“Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe
mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini
kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,
meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni
hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan
ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi
altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.”
şeklinde tanımlanmaktadır. Öte yandan, rekabet hukukunda bu tür kuruluşlar
“profesyonel meslek birlikleri” olarak da tasvir edilmektedir. Profesyonel meslek
birliklerine ilişkin Rekabet Kurulu tarafınca alınan kararlara bakıldığında 27.5.2008
tarih ve 08-35/464-164 sayılı TÜRMOB kararında “TÜRMOB, tüzel kişiliğe sahip,
kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü olup rekabet hukuku bağlamında bir
teşebbüs birliği olarak kabul edilmektedir” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Yine
Kurulun 22.6.2006 tarih ve 06-45/572-156 sayılı kararında TÜRSAB’ın teşebbüs birliği
olarak kabul edildiği görülmektedir.
15-34/517-164
6/9
(20) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs kavramı; “piyasada mal veya hizmet
üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve
ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmaktadır. Bu
çerçevede, 4054 sayılı Kanun’da geniş bir teşebbüs tanımı kabul edilmektedir. Bu
tanım çerçevesinde, bağımsız olarak ekonomik bir faaliyet yürüten turist rehberlerinin
teşebbüs niteliğini haiz olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, turist rehberlerinin
mesleklerini icra edebilmek için kaydolmak zorunda oldukları meslek odalarının, 4054
sayılı Kanun’un 3. maddesinde “teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için
oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler” olarak
tanımlanan teşebbüs birliği niteliğini haiz olduğu değerlendirilmektedir.
(21) Bununla birlikte konuyla ilgili Rekabet Kurulu ve Danıştay kararları incelendiğinde,
kamu kurumu niteliğindeki profesyonel meslek birliklerinin her türlü kararının 4054
sayılı Kanun kapsamında bir teşebbüs birliği kararı olmadığı sonucuna ulaşıldığı
görülmektedir. Bu çerçevede Rekabet Kurulunun Türkiye Barolar Birliği, Türk
Eczacıları Birliği (TEB) ve Danıştay’ın TEB kararları örnek gösterilebilir.
(22) Rekabet Kurulunun 02.10.2001 tarih ve 01-46/475-119 sayılı TEB 6. Bölge Samsun
Eczacı Odası kararında, TEB 6. Bölge Samsun Eczacı Odasının, yatarak tedavi gören
hastaların reçetelerindeki ilaçlardan hastane eczanelerince karşılanamayanların
Oda’nın belirleyeceği sıraya göre diğer eczaneler tarafından karşılanması yönündeki
kararının, özel bir hukuki düzenleme ile Odaya tanınmış yetkiler kapsamında alınması
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır.
(23) Kurulun 13.11.2003 tarih ve 03-73/876(a)-374 sayılı Türkiye Barolar Birliği kararında,
Birliğin avukatlık asgari ücret tarifesi belirleme yetkisinin 1136 sayılı Avukatlık
Kanunu’nun 164. ve 168. maddeleri çerçevesinde açıkça Türkiye Barolar Birliğine
verilmesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun kapsamında işlem tesis edilemeyeceği
sonucuna ulaşılmıştır.
(24) Benzer şekilde, Danıştay 13. Dairesinin 05.01.2010 tarih ve 2007/2748 E., 2010/8 K.
sayılı; Ankara 12. İdare Mahkemesinin 19.11.2014 tarih ve 2014/978 E. sayılı
kararlarında yasal düzenlemelerle verilen görevlerin yerine getirilmesine ilişkin
hususların 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verildiği
görülmektedir.
(25) Yukarıda konu hakkında yer verilen çeşitli Kurul kararları ve yargı kararı ele
alındığında, profesyonel meslek birliklerinin genelde teşebbüs birliği olarak nitelendiği
ancak kanuni düzenlemeden kaynaklanan uygulamalarına yönelik eylemlerinde
herhangi bir işlem tesis edilmediği açıkça görülmektedir. Rekabet hukuku bağlamında
da bir kararın 4054 sayılı Kanun kapsamında teşebbüs birliği kararı olup olmadığının
değerlendirilmesinde teşebbüs birliğinin düzenlemelerle açıkça verilen yetkiler dışında
ekonomik hayata ilişkin kararlar alıp almadığı hususu önem kazanmaktadır. Danıştay
13. Dairesinin 16.12.2014 tarih ve 2010/4769 E., 2014/4294 K. sayılı kararında:
“… [Y]asayla kurulmuş olan oda veya birlik gibi kamu tüzel kişiliğine sahip olan
teşebbüs birliklerinin, yasayla verilmiş herhangi bir yetkiye dayanmayan karar ve
uygulamalarının ise 4054 sayılı Yasa kapsamında olacağına şüphe bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, bir teşebbüs birliği, kuruluş yasasında ve ona bağlı olarak çıkarılmış
mevzuatta kendisine açıkça verilmeyen bir yetkiyi kullanarak rekabeti sınırlayıcı bir
karar almış ise, böyle bir durumda, söz konusu kararın rekabeti sınırlayıcı olan
herhangi bir teşebbüs birliği kararından farkı olmayacaktır.” ifadesi ile söz konusu
kararın iktisadi bir faaliyet olup olmadığının önemi vurgulanmıştır.
15-34/517-164
7/9
(26) Bu noktada yukarıda altıncı paragrafta yer verilen, 07.06.2012 tarihli ve 6326 sayılı
Kanun’a dayanılarak hazırlanan Meslek Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci ve ikinci
fıkralarında yer alan hükümler uyarınca TUREB’in turist rehberliği sertifika
programlarının düzenlenmesi ile ilgili yetkilendirildiği ve bu kapsamda gerçekleştirdiği
eylemlerinin düzenleyici bir işlem olduğu; bununla birlikte tüm sürecin BAKANLIK
tarafından turizm sektörünün ihtiyaçları gözetilerek alınan kararlar doğrultusunda
yürütüldüğü görülmektedir. Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun çerçevesinde başvuruya
konu iddialar hakkında TUREB’e yönelik herhangi bir işleminin tesis edilemeyeceği
düşünülmektedir.
(27) Yukarıda yer verilen tüm bilgi, belge ve değerlendirmeler ele alındığında; TUREB’in
turist rehberliği sınavı/sertifika programı ile ilgili faaliyetlerini tamamen 6326 sayılı
Kanun’dan aldığı yetkiyle gerçekleştirmesi ve anılan faaliyetlerin düzenleyici bir işlem
niteliğinde olması nedeniyle, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde başvuruya konu iddialar
hakkında TUREB’e yönelik herhangi bir işlem tesis edilmemesinin yerinde olacağı,
bununla birlikte TUREB’in sertifika programını düzenlemekten kasıtlı olarak imtina
etmediği, sertifika programlarının ve bu kapsamda sınav açılmasına ilişkin sürecin
BAKANLIK onayı ve denetimi altında yürütüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.
I.4.2. TURSAB’ın Görüş Gönderilmesi Talebine İlişkin Değerlendirme
(28) Yapılan başvuruya ek olarak TURSAB tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına
11.06.2015 tarih ve 2803 sayı ile intikal eden başka bir yazıda; 6326 sayılı Kanun’un
5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4. alt bendi, 6. maddesinin birinci fıkrası ve
ikinci fıkrasının ilk cümlesi, 6. maddesinin dördüncü fıkrası ve 13. maddesinin beşinci
fıkrası ile Meslek Yönetmeliği’nin 36., 37. ve 38. maddeleri hakkında görüş bildirilerek,
söz konusu yasa ve yönetmelik maddeleri için ilgili sürecin TBMM ve Başbakanlık
nezdinde başlatılması talebinde bulunulmaktadır. Söz konusu 6326 sayılı Kanun ve
Meslek Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerine bakıldığında, belirtilen maddelerin
önaraştırma konusu ile ilgili olmadığı ve genel olarak BAKANLIK tarafından belirlenen
taban fiyat ücretleri ve turist rehberliği sözleşmesi yapma zorunluluğuna ilişkin
düzenlemelerden oluştuğu tespit edilmiştir. 6326 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine
bakıldığında:
- 5. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin 4. alt bendinde; “turist rehberliği
sözleşmesi yapmadan veya taban ücretin altında çalışılması”,
- 6. maddenin birinci fıkrasında; “taban ücret tarifesi, birlikler ile Türkiye Seyahat
Acentaları Birliğinin görüşleri alınarak Bakanlık tarafından net ücret üzerinden
belirlenir ve her yıl 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer
298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme
oranından az olmamak kaydıyla artırılarak en geç aralık ayında, izleyen takvim
yılının başından itibaren yürürlüğe girmek üzere Bakanlık tarafından ilan edilir”,
- 6. maddenin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde; “turist rehberleri, taban ücret tarifesinde
belirlenen ücretin altında turist rehberliği hizmeti sunamazlar”,
- 6. maddenin dördüncü fıkrasında; “tur için yazılı sözleşme yapmayan veya taban
ücretin altında ücret ile çalışan turist rehberi, ilgili birlik tarafından her bir fiil için ayrı
ayrı olmak, birlik bütçesine gelir kaydedilmek ve üç günlük taban ücretinden az
olmamak üzere turun toplam süresine karşılık gelen taban ücret kadar idari para
cezasıyla cezalandırılır.”
hükümleri yer almaktadır.
15-34/517-164
8/9
(29) Meslek Yönetmeliği’nin;
- 36. maddesinde; “taban ücret tarifesi, birlikler ile TÜRSAB’ın görüşleri alınarak
Bakanlık tarafından net ücret üzerinden belirlenir ve her yıl 4.1.1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit
ve ilan edilen yeniden değerleme oranından az olmamak kaydıyla artırılarak en geç
Aralık ayında, izleyen takvim yılının başından itibaren yürürlüğe girmek üzere
Bakanlık tarafından ilan edilir. Taban ücretleri tur, paket tur, gece turu ve transfer
olarak günlük ve aylık taban ücreti üzerinden belirlenir”,
- 37. maddesinde; “turist rehberleri, taban ücret tarifesinde belirlenen ücretin altında
turist rehberliği hizmeti sunamaz…”,
- 38. maddesinde; “turist rehberlerinin tur için belirlenen ücreti ihtiva eden yazılı turist
rehberliği sözleşmesi yapmaları zorunludur. Sözleşme seyahat acentası ile turist
rehberi arasında veya doğrudan turist rehberi ile turist/turistler arasında hizmet
vermeye başlamadan önce yapılır. Haklı nedenlerin bulunduğu hallerde ve geçerli
mazeretleri sona erdiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yazılı olarak
düzenlenmek kaydıyla e-posta, faks, telefon mesajı ve benzeri yollarla sözleşme
yapılabilir”
ifadeleri yer almaktadır.
(30) Rekabet Kurumu tarafından 18.03.2015 tarihinde yayımlanan “Rekabet Politikası
Perspektifinden Ülkemiz Mevzuatının Taranması” başlıklı 2015 Rekabet Raporunda
çeşitli kanun ve yönetmelik hükümleri incelenmiş, inceleme sonucunda bazı
düzenlemelerde piyasada oluşacak fiyata etki edebilecek birtakım hükümler tespit
edilmiş ve bu tespitler kamuoyuyla paylaşılmıştır. Anılan raporda söz konusu tespitler,
6326 sayılı Kanun’a yönelik olarak;
“Düzenlemenin 6. ve geçici 3. maddesinde piyasada oluşacak fiyata etki edecek
hükümler getirilmektedir. Düzenlemenin genelinde teşebbüs birliklerine faaliyette
bulundukları pazara ilişkin düzenleme yapma yetkisi verilmektedir.”
Meslek Yönetmeliği’ne yönelik olarak;
“30. madde ile rehberlerin seyahat acenteliği faaliyetinde bulunmaları
yasaklanmaktadır. 35. madde ile taban fiyat uygulaması düzenlenmektedir. 33. madde
ile reklam ve tanıtım düzenlenmiş olup seyahat acenteliğine benzer reklam ve haksız
rekabet yasaklanmaktadır.”
ifadeleri ile yer almaktadır. Bu doğrultuda ilgili mevzuatta değişiklerin gündeme
gelmesi ve ilgili düzenlemelerin taslak ya da olası metinlerinde mevcut ya da sonradan
eklenen, rekabeti sınırlama ihtimali bulunan hükümlerin bulunması halinde, ilgili
kurumlara görüş bildirilebilecektir. Bu aşamada söz konusu düzenlemelerin ilgili
maddelerine ilişkin görüş bildirilmek suretiyle TBMM ve Başbakanlık nezdinde
herhangi bir girişimde bulunulmasının gerekmediği sonucuna varılmıştır.
15-34/517-164
9/9
J. SONUÇ
(31) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy