Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-5-22 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 15-34/518-165
Karar Tarihi : 01.09.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ,
Kenan TÜRK
B. RAPORTÖR : Semih SÜREZ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Cam Elyaf Sanayii A.Ş.
Cumhuriyet Mahallesi Şişecam Yolu Sok. No:7 41400
Gebze/KOCAELİ
(1) E. DOSYA KONUSU: Cam Elyaf Sanayii A.Ş.’nin anti-damping önlemleri
sonrasında başvuru sahibi teşebbüse mal vermeyi reddederek 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim
durumunu kötüye kullandığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- Cam Elyaf Sanayii A.Ş.’nin (CAM ELYAF) damping kuralları çerçevesinde ithal
edilen cam elyaf fitillerinin fiyatlarını artırarak Türkiye’ye girmesine engel olduğu,
- 2014 yılında bazı ürünlerini üretimden kaldırdığı, 2015 yılında talep edilen bazı
ürünleri talep edilen zamanda veremeyeceğini (…..)
- Söz konusu hususların Türkiye’de faaliyet gösteren teşebbüsleri yurtdışındaki
üreticilerden ithalat yapma mecburiyetinde bıraktığı,
- Türkiye’de üretim yapan bir kuruluşun yerli üreticilere sahip çıkmayarak ürün
vermemesinin kabul edilebilir bir davranış olmadığı
ifade edilerek gerekli önlemlerin alınması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.05.2015 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 19.06.2015 tarih ve 2015-5-22/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 07.07.2015
tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 15-28/398-M sayı ile önaraştırma yapılmasına
karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 25.08.2015 tarih ve 2015-5-22/ÖA
sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca CAM ELYAF hakkında soruşturma
açılmasına gerek olmadığı belirtilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
15-34/518-165
2/7
I.1. CAM ELYAF
(5) 1976 yılında üretime başlayan CAM ELYAF, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.
(ŞİŞECAM) grubunun bir kuruluşu olup, kompozit endüstrisinde geleneksel
mühendislik malzemelerin ikamesi olarak kullanılan kompozit malzemelerden “Cam
Elyafı Takviyeli Plastikler” (CTP) üretimi için gerekli olan “E” camı elyafı takviye
malzemeleri üretmektedir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(6) Cam elyaf, kullanım amacına uygun nitelikteki alkalisi düşük “E” camının, 5-20 mikron
çaplarında devamlı proses ile ince lifler halinde çekilmiş türüdür. Bununla birlikte, cam
elyaf, cam elyafı takviyeli plastik (CTP) ürünlerin, üretim tekniklerine bağlı olarak
doğrudan veya dolaylı olarak girdisi durumundadır. Cam elyafı takviyeli plastik ürünler
günümüzde havacılık, inşaat, elektrik/elektronik, otomotiv, denizcilik,
telekomünikasyon vb. birçok sektörde kullanılmaktadır.
(7) Cam elyaf, ısıl iletim katsayılarının düşük olmasından dolayı yalıtım malzemesi olarak
kullanılmakla birlikte yüksek mukavemet değerleri nedeniyle diğer malzemelerle
birleştirilerek kompozit malzeme üretiminde de kullanılmaktadır. Cam elyafı ürünleri,
kullanım amacına göre; keçe, kırpılmış elyaf ve fitil gibi alt bölümlere de
ayrılabilmektedir.
(8) Mevcut önaraştırma kapsamında yapılacak değerlendirmenin sonucuna ilgili ürün
pazarı tanımının herhangi bir etkisi olmayacağından, İlgili Pazarın Tanımlanmasına
İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafı dikkate alınarak detaylı bir pazar analizine ve kesin bir
ürün pazarı tanımına ihtiyaç bulunmamaktadır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(9) Başvuruya konu cam elyafı ürünlerinin tüm Türkiye genelinde satış ve dağıtımın
yapılması ve kullanımında coğrafi pazar tanımını etkileyecek bölgesel nitelikli
farklılıklar bulunmaması nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenebilecek
olmakla birlikte, yapılacak değerlendirmenin sonucuna herhangi bir etkisi
olmadığından bu önaraştırma özelinde ilgili coğrafi pazar belirlenmemiştir.
I.3. Tespitler ve Değerlendirme
(10) İnceleme kapsamında başvuru sahibi ile yapılan telefon görüşmesinde;
- (…..)
- Cam elyafın, Türkiye sınırları içerisinde yalnızca CAM ELYAF’tan temin
edilebildiği, öte yandan Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti ve Mısır pazarlarından daha
ucuza ithal edilebildiği, ancak Nisan ayından itibaren Çin Halk Cumhuriyeti
menşeli cam elyafı ürünlerine yönelik anti-damping uygulamasının başladığı,
- (…..TİCARİ SIR…..)
ifade edilmiştir.
(11) Önaraştırmaya konu başvuruda özetle, CAM ELYAF’ın anti-damping önlemleri
sonrasında başvuru sahibi teşebbüse mal vermeyi reddettiği iddia edilmektedir.
15-34/518-165
3/7
(12) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında dışlayıcı uygulamalardan söz edebilmek
için olayda danışıklı bir ilişkinin varlığı gereklidir. Oysa söz konusu başvurudaki iddia,
CAM ELYAF’ın rekabet hukukunda sözleşme yapmanın/mal vermenin reddi olarak
sınıflandırılan tek taraflı eylemlerini konu edinmektedir. Bu tür tek taraflı uygulamalar
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde değerlendirilmektedir.
(13) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesin ilk fıkrasında “Bir veya birden fazla teşebbüsün
ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim
durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte
davranışlar ile kötüye kullanması” yasaklanmakta ve maddenin ikinci fıkrasında da
örnek niteliğinde bazı kötüye kullanma halleri sayılmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin lafzından da anlaşılacağı üzere, Türk rekabet hukukunda hâkim durumun
kötüye kullanılması olarak nitelenebilecek bir ihlalin varlığı için iki koşulun bir arada
sağlanması gerekmektedir. Bunlardan birincisi, hâkim durumdaki bir teşebbüsün
varlığı, ikincisi ise hâkim durumdaki teşebbüs tarafından gerçekleştirilen eylemin
kötüye kullanma niteliğini taşımasıdır. Somut olayda bu koşullardan herhangi birisinin
bulunmaması halinde, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumun
kötüye kullanılmasından söz edilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, Hâkim
Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının
Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 7. paragrafında de belirtildiği üzere,
hâkim durumun kötüye kullanılmasının iki unsurundan birinin bulunmadığının açıkça
gösterilebildiği durumlarda diğer unsura ilişkin analize yer verilmemesi mümkündür.
(14) Bu çerçevede, mevcut dosya bakımından yapılacak bir hâkim durum analizi, 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmenin sonucunu
değiştirmeyeceğinden, Kılavuz’un yukarıda sayılan 7. maddesi dikkate alınarak, hâkim
durumun varlığına ilişkin herhangi bir analize yer verilmesi gerekmemektedir.
Dolayısıyla, aşağıda CAM ELYAF’ın eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında kötüye kullanma niteliğini taşıyıp taşımadığı değerlendirilecektir.
(15) Rekabet Kurulunun 06.04.2006 tarih ve 06-24/304-71 sayılı Karbogaz kararında
kötüye kullanma, “…[Hâkim durumdaki] teşebbüsün varlığı ile doğrudan ilişkili olan ve
piyasa yapısına normal rekabetin işleyişindeki şartlardan farklı metotlarla etkide
bulunmak suretiyle rekabetin devamını veya büyümesini engelleyen ve bu nedenle
rekabetin zayıflamasına yol açan her türlü davranış…” şeklinde tanımlanmıştır.
I.3.1. Rekabet Hukukunda Sözleşme Yapmayı/Mal Vermeyi Reddetme Eylemi
(16) Hâkim durumda olsun ya da olmasın teşebbüslerin kimlerle iş yapacakları
Anayasa’nın 48. maddesi kapsamında çalışma ve sözleşme özgürlüğü prensibi
çerçevesinde korunduğundan, tarafların bu iradelerine ancak çok sınırlı koşullar
dâhilinde müdahale edilebileceği genel kabul görmektedir.
(17) Rekabet hukuku uygulamasında; bir teşebbüsün ürettiği mal ya da hizmetler ile sahibi
olduğu maddi ya da gayri maddi işletme unsurlarını diğer teşebbüslere sağlamaması
ya da bunların diğer teşebbüsler tarafından kullanılmasına doğrudan veya dolaylı
olarak izin vermemesi sözleşme yapmayı reddetme olarak ele alınmaktadır. Bu
çerçevede hammadde niteliğindeki fiziksel ürünler, belirli hizmetlerin sağlanabilmesi
için gerekli altyapılar, ürün dağıtım sistemleri ve fikri mülkiyet hakları ile korunan yahut
korunmayan gayri maddi işletme unsurları ya da bilgileri ile teşebbüslerin sözleşme
yapma talebine konu olabilecek diğer varlıklar anılan mal, hizmet ya da unsurlar
arasında değerlendirilebilmektedir.
15-34/518-165
4/7
(18) Sözleşme yapmayı reddetme, mal, hizmet ya da unsura ilişkin mevcut bir sözleşme
ilişkisinin kesilmesi şeklinde olabileceği gibi, potansiyel müşterilerin sözleşme
taleplerinin reddedilmesi şeklinde de olabilmektedir.
(19) Rekabet hukuku uygulamasında ihlal olarak kabul edilebilecek sözleşme yapmayı/mal
vermeyi reddetme eylemi temel olarak, hâkim durumdaki bir teşebbüsün herhangi bir
rakip firmaya mal teminini doğrudan ve herhangi bir gerekçe olmaksızın reddetmesi ya
da yüksek fiyat ve/veya düşük kalitede mal temin etmek gibi olumsuz ticari koşullarda
mal vermesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Sözleşme yapmayı reddetme/mal
vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku kapsamında değerlendirilebilmesi için
söz konusu teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda bulunmasının yanı sıra birtakım
koşulların da varlığı gerekmektedir. Söz konusu koşullar Kılavuz’un 43. paragrafında
aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
- Reddetme, alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete
ilişkin olmalı,
- Reddetmenin, alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırması muhtemel olmalı,
- Reddetmenin tüketici zararına yol açması muhtemel olmalı.
(20) Öte yandan, söz konusu üç koşulun birlikte varlığının yanı sıra hâkim durumdaki
teşebbüsün ileri sürdüğü haklı gerekçeler ve etkinlik savunması da dikkate alınacaktır.
(21) Öncelikle, dosya kapsamında mal vermenin reddi şeklinde bir davranışın olup
olmadığını tespit etmek için, başvuru sahibi ile CAM ELYAF arasında mal talebine
yönelik gelişmeler incelenmiştir. Bu bağlamda aşağıdaki tabloda CAM ELYAF’ın Ocak
2014-Haziran 2015 tarihleri arasında başvuru sahibine yaptığı satışlar
gösterilmektedir:
Tablo 1: CAM ELYAF’ın Başvuru Sahibine Yaptığı Satışlar
Ürün Cinsi Satış Miktarı (Ton) Satış Fiyatı (EUR/Ton)
Ocak 2014 - - -
Şubat 2014 - - -
Mart 2014 (…..) (…..) (…..)
Nisan 2014 (…..) (…..) (…..)
Mayıs 2014 (…..) (…..) (…..)
Haziran 2014 - - -
Temmuz 2014 - - -
Ağustos 2014 - - -
Eylül 2014 (…..) (…..) (…..)
Ekim 2014 - - -
Kasım 2014 - - -
Aralık 2014 (…..) (…..) (…..)
Ocak 2015 - - -
Şubat 2015 (…..) (…..) (…..)
Mart 2015 (…..) (…..) (…..)
Nisan 2015 - - -
Mayıs 2015 - - -
Haziran 2015 (…..) (…..) (…..)
(22) Başvuru sahibi teşebbüs, söz konusu ürün için (…..) tarihinde CAM ELYAF ile
iletişime geçerek mal talebinde bulunmuş, ancak CAM ELYAF’ın söz konusu ürünü
teşebbüse sağlayamayacağı ifade edilmiştir. Bununla birlikte, başvuru sahibi teşebbüs
ile yapılan telefon görüşmesinde; (…..) Öte yandan, Tablo 1’den görüldüğü üzere,
başvuru sahibi teşebbüsün (…..) adlı ürünü talep ettiği aylarda, (…..), CAM ELYAF’tan
satın alabildiği görülmektedir. Bu bağlamda, gerek başvuru sahibi teşebbüsle yapılan
görüşmeden, gerekse CAM ELYAF’tan elde edilen bilgilerden CAM ELYAF’ın
15-34/518-165
5/7
davranışının mal vermeyi reddetme olarak değerlendirilemeyeceği görülmektedir.
Bununla birlikte mal vermeyi reddetme eyleminin gerçekleştiğine yönelik herhangi bir
bulgu olmamasına karşın eylemin gerçekleştiği varsayılarak, bu eylemin 4054 sayılı
Kanun anlamında ihlal niteliği taşıyıp taşımadığı da irdelenmiştir
(23) Kılavuz’un 42. paragrafında “…sözleşme yapmayı reddetme davranışı, hâkim
durumdaki teşebbüsün alt pazarda kendisiyle rekabet halinde olan teşebbüslere
yönelik olabileceği gibi kendisiyle rekabet içerisinde bulunmayan müşterilerine yönelik
de olabilmektedir. Burada alt pazar kavramı, sözleşme yapma talebine konu olan
unsurun mal veya hizmet üretiminde girdi olarak kullanıldığı pazarı ifade etmektedir.
Hâkim durumdaki teşebbüsün, sözleşme yapmayı reddettiği teşebbüs ile alt pazarda
rekabet ediyor olması halinde sözleşme yapmayı reddetme davranışının rekabeti
kısıtlayıcı sonuçlar ortaya çıkarması daha muhtemeldir.” açıklaması yapılmıştır.
Nitekim, hâkim ya da tekel konumda bulunan üst pazardaki dikey entegre bir
teşebbüs, rekabeti kısıtlayan eylemleri nedeniyle alt pazardaki rakiplerinin piyasa
dışına çıkmasından yararlanacağı için bu eylemlerinde rakiplerini piyasadan dışlamayı
düşünebilecektir. Şöyle ki, üst pazarda hâkim durumda olan sağlayıcı, alt pazarda
faaliyet gösteren rakiplerine daha yüksek fiyattan mal veya hizmet sağlayarak ya da
tamamen mal veya hizmet vermeyerek rakiplerinin alt pazardaki faaliyetlerini zorlaştırır
ve maliyetlerini artırırsa, dikey olarak bütünleştiği alt pazardaki teşebbüsü üzerindeki
rekabetçi baskı azalacaktır. Azalan rekabetçi baskı sonucu, alt pazardaki faaliyetleri
için rekabetçi fiyatın üstünde fiyat belirleyebilecek, hatta bu durum üst pazardaki
hâkim durumun alt pazara genişletilebilmesini sağlayacaktır. Bu nedenle hâkim ya da
tekel konumda bulunan dikey olarak bütünleşmemiş bir sağlayıcının, alt pazardaki
rekabeti bozmak veya bir alıcıyı diğerine göre avantajlı konuma getirmek istemesi,
ekonomik açıdan bir rasyonalite barındırmamasından pek olası değildir. Bu bağlamda
dosya kapsamında incelenen olayda, cam elyaf ürünlerinin sağlayıcısı durumunda
bulunan CAM ELYAF, başvuru sahibi teşebbüsün faaliyet gösterdiği alanlarda
herhangi bir faaliyetinin bulunmamasından dolayı, alt pazar(lar)da rekabetin ortadan
kalkmasından herhangi bir yarar elde edemeyecek, aksine rekabetin sınırlı olduğu bir
alt pazarda pazarlık gücü olumsuz yönde etkilenecektir. Bu çerçevede şikâyete konu
olayda CAM ELYAF’ın şikâyetçiyi piyasadan dışlama amacının olmadığı
görülmektedir.
(24) Diğer yandan, mal vermeyi reddetme iddiasının, 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder
nitelikte olup olmadığının anlaşılması için, yukarıda sayılan üç koşulun birlikte varlığı
gerektiğinden anılan koşullardan herhangi biri sağlanmadığı takdirde, mal vermenin
reddi suretiyle rekabetin ihlal edildiğinden söz edilemeyecektir. Bu bağlamda, söz
konusu üç koşuldan biri olan reddetme eyleminin alt pazarda rekabet etmek için
vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete ilişkin olması koşulu değerlendirilmiştir. Söz
konusu koşul değerlendirilirken reddetmeye konu unsurun alt pazarda etkin bir şekilde
rekabet edebilmek için nesnel olarak gerekli olup olmadığı hususu göz önüne
alınacaktır. Nesnel olarak gerekli olma kriterinden anlaşılması gereken, sunumu
reddedilen girdi olmadan alt pazara hiçbir teşebbüsün giremeyeceği ya da
faaliyetlerine devam edemeyeceği değil, girdinin sunumunun reddedilmesi sonucu
ortaya çıkan olumsuz durumla baş edebilmek için teşebbüsün alt pazarda mevcut
veya potansiyel bir ikameye – en azından uzun dönemde – güvenemeyeceği
durumdur. Bu bağlamda, başvuru sahibinin cam elyafı temin edebileceği alternatif
temin kaynaklarının sorgulanması gerekmektedir.
(25) Alternatif temin kaynaklarına yönelik değerlendirmeler kapsamında öncelikle cam elyaf
ürünleri sektöründe uygulanmakta olan korunma önlemleri hakkında bilgi verilmesi
15-34/518-165
6/7
uygun olacaktır. 31.12.2010 tarih ve 27802 5. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 2011/1 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
(2011/1 sayılı Tebliğ) uyarınca Çin Halk Cumhuriyeti menşeli cam elyafı için dampinge
karşı önlem yürürlüğe konulmuştur. Söz konusu korunma önlemi hakkında, dampingli
ithalatın yerli üretim dalı üzerinde oluşturduğu zararı ortadan kaldırmaya yeterli
olmadığı iddiasıyla, ara gözden geçirme soruşturması (AGGS) gerçekleştirilmiş olduğu
ve 17.04.2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2015/5 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2015/5 sayılı Tebliğ) ile
yürürlükte olan önlem oranlarının arttırılarak uygulanmasına karar verildiği
görülmektedir.
(26) Aşağıdaki tabloda Türkiye’de cam elyaf ürünleri sektöründe gerçekleştirilen satış
miktarları gösterilmektedir:
Tablo 2: Cam Elyafı Ürünleri Satış Miktarı
2014 2015 İlk Altı Ay
Keçe
(Ton)
Fitil
(Ton)
Kırpma
(Ton)
TOPLAM
(Ton)
Keçe
(Ton)
Fitil
(Ton)
Kırpma
(Ton)
TOPLAM
(Ton)
CAM ELYAF (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İthalat (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(27) Tablo 2’den görüldüğü üzere 2014 yılında CAM ELYAF’ın satış miktarı (…..) ton,
ithalatın miktarı ise (…..) ton, 2015 yılının ilk altı ayında CAM ELYAF’ın satış miktarı
(…..) ton, ithalatın miktarı ise (…..) ton olarak gerçekleştiğinden cam elyafı ürünleri
alanında Türkiye’deki tek üretici olan CAM ELYAF’ın yanı sıra ithalatın da önemli bir
payı bulunmaktadır. Türkiye’de cam elyaf ürünleri alanında CAM ELYAF’ın yanı sıra
PPG Fiber Glass, Chongqing Polycomp International Corporation, Owens Corning,
Jushi Group Company Ltd. ve Nippon Electric Glass Co. Ltd. vb. uluslararası
yapılanmaya sahip birçok teşebbüsün yanında ithal menşeli cam elyafı ürünlerini
satan Koloğlu Kimya San. ve İnş. Tic. Ltd. Şti., Boytek Reçine Boya ve Kimya San.
Tic. A.Ş. ve Prosim Kimya San. Tic. Ltd. Şti. vb. distribütör firmalar da faaliyet
göstermektedir. Uluslararası yapılanmaya sahip şirketlerin Çin, Avrupa, Mısır, Tayvan,
Bahreyn, Hindistan, Rusya, Meksika, Malezya ve Meksika’da üretim tesisleri
bulunmaktadır. Bu bağlamda, başvuru sahibi teşebbüs (…..) adlı ürünü, söz konusu
uluslararası şirketlerden ithalat yoluyla ve/veya distribütör firmalar vasıtasıyla temin
edebilecektir.
(28) Yukarıdaki tüm bilgi ve değerlendirmeler sonucunda, CAM ELYAF’ın başvuru sahibi
teşebbüse (…..) adlı ürünü temin etmediği iddiasına yönelik olarak herhangi bulguya
rastlanmadığı, CAM ELYAF’ın alt pazar(lar)daki rekabetin ortadan kalkmasından
herhangi bir yarar elde edemeyeceği ve söz konusu ürün için başvuru sahibi
teşebbüsün CAM ELYAF dışında alternatif temin kaynaklarına sahip olduğu
anlaşılmıştır. Bu çerçevede, CAM ELYAF’ın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal
ettiğine ilişkin herhangi bir bulgu ve/veya belgeye ulaşılmadığından bahse konu
teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
(29) Başvuru sahibi teşebbüs tarafından, mal vermenin reddi iddialarının yanı sıra, CAM
ELYAF’ın damping kuralları çerçevesinde ithal edilen cam elyaf fitillerinin fiyatlarını
artırarak Türkiye’ye girmesine engel olduğu iddia edilmektedir. 2011/1 sayılı Tebliğ ile
getirilen korunma önlemlerinin, yerli üretim dalı üzerinde oluşturduğu zararı ortadan
kaldırmaya yeterli olmadığını öne sürerek söz konusu önlemlerin gözden geçirilmesi
için AGGS açılması başvurusunda bulunan teşebbüsün CAM ELYAF olduğu, söz
konusu AGGS’nin T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından
yürütüldüğü ve AGGS sonrasında söz konusu 2015/5 sayılı Tebliğ ile 2011/1 sayılı
15-34/518-165
7/7
Tebliğ kapsamında getirilen korunma önlemlerinin arttırılarak uygulanmaya devam
edilmesine karar verildiği görülmektedir. Bu bağlamda, söz konusu ürünlere korunma
önlemleri getirilmesi ülkenin dış ticaret mevzuatı ile ilişkilendirilebilecek ve dolayısıyla
4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyecektir.
J. SONUÇ
(30) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikâyetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy