Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-1-2 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 16-14/205-89
Karar Tarihi : 20.04.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN,
Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖRLER: Hilmi BOLATOĞLU, Başak TEKÇAM, Metin DEMİRCİ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Soda Sanayii A.Ş.
İş Kuleleri, Kule-3, 34330, 4. Levent, Beşiktaş, İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Soda Sanayii A.Ş.'nin bazik krom sülfat pazarındaki
uygulamaları ile bu pazardaki hakim durumunu kötüye kullandığı ve yatay/dikey
nitelikteki rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar vasıtası ile 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği
iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kuruma yapılan başvuruda özetle;
- Deri üretiminin, üretimde krom tuzlarının kullanılmaya başlamasıyla büyük
değişikliğe uğradığı; üretim prosesinin süresinin kısaldığı, derinin ısıya, ışığa ve
yırtılmaya karşı dayanıklılığının arttığı, deriye yumuşaklık ve boyanabilirlik
özelliklerinin kazandırıldığı,
- Günümüzde derilerin tabaklanmasında yaklaşık %80-90 oranında krom tuzlarının
kullanıldığı, bu nedenle krom tuzu olan bazik krom sülfatın deri üretiminin temel
girdilerinden birisini oluşturduğu,
- Tabaklama işlemi için ancak 3 değerlikli (Cr III) krom kullanıldığı ve bu kimyasalın
yerine başka bir kimyasal kullanarak aynı kalitede deri elde etmenin mümkün
olmadığı,
- Türkiye'de bazik krom sülfat ürününün sadece Soda Sanayii A.Ş. (SODA) tarafından
üretilmekte olduğu ve söz konusu pazarda SODA’nın hakim durumda olduğu,
- SODA tarafından üretilen "Tankrom AB", "Tankrom SB" ve "Tankrom FS"
komplekslerinin deri üretiminde en çok kullanılan bazik krom sülfat ürünleri olduğu,
- Türkiye’de faaliyet gösteren deri üreticilerinin, kullandıkları bazik krom sülfat
ürününü uzun yıllardır SODA’dan temin ettikleri, fakat SODA’nın deri kalitesini
doğrudan etkileyen bazik krom sülfat bileşenini yerli deri üreticilerine yurtdışı
alıcılarına oranla çok daha yüksek fiyatlara sattığı ve yurtiçi alıcılar bakımından
haksız ticari koşullar yarattığı,
- SODA’nın, bazik krom sülfat bileşenini yurtdışındaki alıcılara indirimli olarak satması
nedeniyle mahrum kaldığı kar marjını, yurtiçi alıcılara aşırı fiyatlama yaparak
kompanse etmeye çalıştığı,
16-14/205-89
2/25
- İlaveten, SODA’nın bayileri aracılığıyla gerçekleştirdiği satışlarda bayilerinin
yeniden satış fiyatlarına müdahale ettiğinin düşünüldüğü, piyasadaki bayilerden
fiyat talep edildiğinde tüm bayilerin benzer tekliflerde bulunmasının bu durumun bir
göstergesi olduğu,
- Türkiye'deki tek üretici olması nedeniyle SODA’nın bayilerinin yeniden satış fiyatına
müdahale etmesinin tüketicinin daha düşük fiyattan ürün elde edebilmesini
engellediği,
- SODA’nın bayilerin fiyatlarına müdahale ederek piyasadaki fiyatları sabit tutmasının
aynı zamanda yurt dışındaki alıcılara daha avantajlı fiyatlarla satış yapma yönündeki
politikasını desteklediği,
- SODA’nın Türkiye’deki tek bazik krom sülfat üreticisi olmasının yanında dünyadaki
en büyük bazik krom sülfat üreticilerinden biri olduğu, deri üretiminin temel girdisi
olan bazik krom sülfatın kalitesinin işleme sonucunda elde edilen derinin niteliği ve
değeri açısından çok önemli olduğu, ithalat yoluyla temin edilen bazik krom sülfatın
gereken girdi kalitesini sağlayamadığı, dolayısıyla ithalatın SODA tarafından
üretilen bazik krom sülfat ürününe ikame olamayacağı,
- Türkiye’deki deri üreticilerinin söz konusu kalite farkına rağmen yurtdışındaki
tedarikçilerden sipariş verdiklerinde ise tedarikçilerin Türkiye pazarına satış
yapmadıklarını belirterek deri üreticilerinin taleplerini reddettiği,
- SODA’nın eşit durumdaki Türk ve yabancı deri üreticilerine farklı koşullarla
davrandığı, yurtiçi ve yurtdışı alıcılar arasında fiyat ayrımcılığı yaptığı ve Türk deri
üreticilerine aşırı fiyat uygulamak suretiyle yerli üreticileri rekabette dezavantajlı
konuma getirdiği
iddia edilerek, SODA hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un
(4054 sayılı Kanun) 9. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ihlalden önceki durumu
koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamını aşmayacak şekilde geçici tedbir alınması ile
4054 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca doğrudan soruşturma açılması için gerekli
işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 05.01.2016 tarih ve 33 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 11.02.2016 tarihli, 2016-1-002/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu,
18.02.2016 tarihli Rekabet Kurulu (Kurul) toplantısında görüşülmüş ve 16-05/112-M sayı
ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 11.04.2016
tarih ve 2016-1-002/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; SODA hakkında soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığı ve şikayetin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade
edilmiştir. Raportörlerden Hilmi BOLATOĞLU tarafından, 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinde, aşırı fiyata müdahale edilmesine cevaz veren bir hukuki düzenlemenin
bulunmadığı farklı gerekçesiyle, 2016-1-002/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu’nun “3.1.2.
Aşırı Fiyat İddialarına İlişkin Değerlendirme” başlıklı bölümüne katılınmadığı ifade
edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında İnceleme Yapılan Teşebbüs: Soda Sanayii A.Ş.
(5) Halka açık bir şirket olan SODA, 1935 yılında kurulan Şişecam Topluluğu (ŞİŞECAM)
bünyesinde yer almaktadır. ŞİŞECAM; düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve
kimyasallar alanında faaliyet göstermektedir. Kimyasallar grubunda ise ŞİŞECAM, soda,
krom kimyasalları, cam elyaf, endüstriyel hammadde, vitamin K3 türevleri, sodyum
metabisülfit alanlarında faaliyet göstermektedir.
16-14/205-89
3/25
(6) Kimyasallar grubu bünyesinde yer alan SODA, Türkiye, Bulgaristan, Bosna Hersek,
İtalya’daki üretim tesisleri ve Çin’deki şirketi ile faaliyetlerini sürdürmektedir.
(7) 1969 yılında kurulan Soda Fabrikası ve kimyasallar grubuna 1982 yılında katılan Kromsan
Krom Bileşikleri Fabrikasında üretilen kimyasallar; cam, deterjan, kimya, deri ve ilaç sanayi
başta olmak üzere yüzden fazla üründe ana girdi olarak kullanılmaktadır.
(8) Soda Fabrikasında üretilen; rafine sodyum bikarbonat, ağır ve hafif soda, sodyum sülfat
ürünleriyle başta cam sanayi olmak üzere deterjan, kimyasal madde üretimi, kâğıt, tekstil,
gıda ve hayvan yemi sektörlerinde kullanılmaktadır. Dünyanın en büyük bazik krom sülfat
üretim tesislerinden olan Kromsan Fabrikası ise sodyum bikromat, bazik krom sülfat, krom
sintan, kromik asit ve krom III ürünleri üretmektedir. SODA; Kromsan Fabrikasında üretilen
sodyum bikromat, Tankrom markasıyla bazik krom sülfat, Resintan markasıyla krom
sintan, Kromofix markasıyla magnezyum oksit bazlı bazifikasyon malzemesi ve krom III
ürünleri ile başta deri sanayi olmak üzere, metal kaplama, ahşap koruma ve daha birçok
sektörün ana tedarikçisi konumundadır.
(9) Dünyanın lider sodyum bikromat ve bazik krom sülfat üreticisi konumunda olan SODA1,
İtalya’daki üretim ve dağıtım şirketi Cromital firması, ayrıca Çin’deki Shanghai ve
Guangzhou satış teşkilatı ve depoları ile yurtdışı bazik krom sülfat pazarlarındaki
faaliyetlerini sürdürmektedir.
I.2. Sektöre İlişkin Bilgiler2
(10) Deri işleme prosesi; ıslatma ve yumuşatma, kıl giderme ve kireçlik, kireç giderme ve sama,
yağ giderme, piklaj, tabaklama, retenaj ve boyama/finisaj aşamalarından oluşmaktadır.
İnceleme konusu bazik krom sülfat, ağırlıklı olarak derinin tabaklanması aşamasında
kullanılmaktadır.
(11) 20. yüzyıl başında krom tuzlarının tabaklamada kullanılmaya başlaması ile deri üretimi
büyük değişikliğe uğramıştır. Krom tuzlarının kullanılmasıyla birlikte üretim prosesinin
süresi kısaltılmış, derinin ısıya, ışığa, yırtılmaya karşı dayanıklılığı artırılmış ve deriye,
yumuşaklık ve mükemmel boyanabilirlik özellikleri kazandırılmıştır. Günümüzde
tabaklanan derilerin %80-90'ının tabaklanmasında krom tuzları kullanılmaktadır3. Bu
nedenle günümüzde deri üretiminin temel girdilerinden birisini bazik krom sülfat
oluşturmaktadır.
(12) Her ne kadar derinin birden fazla madde ile tabaklanabilmesi mümkün olsa da; farklı
maddelerle ve usullerle tabaklanan derilerin farklı amaçlara hizmet ettiği görülmektedir.
Mineral tabaklama maddelerinin kullanılması, deriye bitkisel tabaklanmış bir deriden daha
farklı bir karakter kazandırmaktadır. Mineral tabaklanmış bir deri, bitkisel tabaklanmış
deriye nazaran daha yumuşak, hafif, esnek ve daha fazla uzama kabiliyetindedir. Bitkisel
tabaklayıcıların kendine özgü kahverengi-kızılımtırak renklerinin deriye geçmesi ve bu
tonlarda elde edilen deri renginin değiştirilmesinde yaşanan sıkıntılardan dolayı krom ile
tabaklanan derinin boyanması ve yağlanması daha kolaydır. Bununla birlikte, mineral
tabaklamada kullanılan ürünler soğuk suda dahi kolayca çözünebilmektedir ve nüfuz etme
kabiliyetleri bitkisel tabaklayıcılara nazaran daha yüksektir. Ayrıca kromla tabaklama
maliyeti bitkisel tabaklama maliyetinden oldukça düşüktür. Bu özelliklerinden dolayı
mineral tabaklama giderek yayılmış ve günümüz modern deri anlayışının ortaya çıkmasına
neden olmuştur.
1 (Son erişim tarihi:
31.03.2016)
2 Bu bölümün hazırlanmasında adresinde yer alan bilgiler, yatırımcı
sunumları ve faaliyet raporları ile başvuru dilekçesinde yer alan bilgilerden yararlanılmıştır.
3 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü, Deri Sektörü, 2012.
16-14/205-89
4/25
(13) Mineral tabaklama yönteminde en sık başvurulan yöntem ise kromla tabaklamadır ve
tabaklama işleminin gerçekleşmesini sağlayan ana kimyasal madde bazik krom sülfattır.
Bazik krom sülfat bileşeninin yanı sıra, mineral tabaklamada -bazik krom sülfat kadar
yaygın kullanılmıyor olsa da- alüminyum, zirkonyum, titanyum ve demir tuzları da
kullanılabilmektedir. Nitekim bazik krom sülfat üretiminin tamamı da deri sanayii tarafından
tüketilmektedir.
(14) Alüminyum kullanılarak yapılan tabaklama, tek başına kullanıldığında tabaklamada
yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle alüminyum pratikte diğer tabaklayıcılar ile kombine
edilerek tabaklama işleminde kullanılmaktadır. Ancak her halükarda, alüminyum tuzu ile
tabaklanmış bir deri kromlu deriye nazaran yatık, sert, gevrek ve yıkandıkça özelliklerini
kaybeden bir deridir. Öte yandan; kromlu deri 100°C’nin üzerinde büzülme gösterirken,
alüminyumla tabaklanmış deri 70°C'de büzülme sıcaklığına sahiptir. Bu duruma ek olarak,
alüminyumla tabaklamada yağlarla deri üzerinde oluşan alüminyum sabunları boyama ve
finisajda güçlük yaratmaktadır.
(15) Zirkonyum bakımından ise tuzunun asit derecesi ve yüksek maliyeti, bu yöntemin ticari
yönden kabul edilebilirliğini sınırlandırmakta ve ilgili yöntemin krom tabaklamaya rakip
olmasını engellemektedir. Zirkonyum tuzları son zamanlarda kromlu derilerde retenaj
maddesi olarak fazlasıyla kullanılmakta olup, derilere dolgunluk ve sıkı bir cilt yüzeyi
vermektedir.
(16) Demir tuzları kullanılarak yapılan tabaklamada; hidroksil asitlerin maskeleme maddesi
olarak kullanılmasıyla başarı sağlanabilmesine karşın, uygun kaliteye ulaşmada pek çok
zorluk yaşanmaktadır. Tabaklamada kullanılan demir tuzları, bitkisel tabaklama elemanları
ile uyuşamayarak deri içinde koyu (mürekkep) renkli demir-tanen kompleksleri
oluşturmaktadır. İşlemin karışıklığı ve iyi bir tabaklama için maskeleme elemanlarının
gerekliliği dikkate alındığında; demir tuzlarının tabaklama elemanı olarak kromdan pahalı
olduğu ve tabaklamada krom tuzlarına nazaran teknolojik bir üstünlük sağlayamadığı
ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle demir tuzları da, mineral tabaklamada tercih edilen bir
ürün olma niteliği kazanamamıştır.
(17) Bazik krom sülfat ise inorganik yöntem ile indirgenerek elde edilen genel kimyasal
kompozisyonu Cr(OH)S04, NH2O olan krom kompleksidir. Tabaklamada ve retenajda, her
türlü deri işlentisinde kullanılabilen bazik krom sülfat kompleksi, büyükbaş ve küçükbaş
derilerde tola ağırlığı üzerinden %6-10, kürk işlentisinde banyo miktarı üzerinden %15-25
g/l oranlarında kullanılır4. Bazik krom sülfatın kuvvetli maskeleme özelliği, ürünün kalitesi
açısından çok önemli olan anyonik yapıyı verir. Böylece, kromun deriye penetrasyonunu
arttırır. Öte yandan, bazifikasyonun hızlı ve düzensiz yapılması nedeniyle derinin kesitinde
ve yüzeyinde oluşabilecek homojen olmayan krom dağılımı önlenir ve mamul deri kalitesi
arttırılır. Tüm bu özellikler, deri üretiminde bazik krom sülfatı diğer ürünlere nazaran daha
avantajlı konuma getirmektedir.
I.3. İlgili Ürün Pazarı
(18) İlgili ürün pazarının tespitinde; fiyatı, kullanım amacı ve niteliği bakımından birbiriyle
değiştirilebilir veya ikame edilebilir olarak kabul edilen bütün mal veya hizmetlerden oluşan
pazar dikkate alınmakta, tespit edilen pazarı etkileyebilecek diğer unsurlar da
değerlendirilmektedir.
4
kimyasallari/tankrom-ab-tr/ (Son erişim tarihi:04.04.2016)
16-14/205-89
5/25
(19) SODA’nın bayileri ile imzalamış olduğu anlaşmalara menfi tespit belgesi
verilmesi/muafiyet tanınması talebinin incelendiği 17.06.2005 tarih ve 05-40/553-134
sayılı Kurul kararında ilgili ürün pazarı “hafif soda ve deri kimyasalları” olarak
tanımlanmıştır. Söz konusu kararda ilgili ürün pazarına ilişkin yer verilen açıklamalarda,
“İlgili başvuruların konusunu; hafif soda ve deri kimyasalları oluşturmaktadır. Hafif
soda; esas bileşimi sodyum karbonat (Na2CO3) olan, beyaz, toz halinde ve suda
kolayca çözünebilen kimyevi bir maddedir. Cam, tekstil, deterjan, kimya sanayi ve
deri sanayi gibi birçok sektörde kullanılmaktadır. Deri kimyasalları ise deri
tabaklama işlemlerinde kullanılan krom bazlı kimyasal ürünlerdir. İşbu karar
kapsamında, söz konusu ürünlere ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapmaya gerek
bulunmayıp, ilgili ürün pazarı “hafif soda” ve “deri kimyasalları” olarak
tanımlanmıştır.”
ifadelerinin kullanıldığı ve söz konusu ürünlere ilişkin ayrıntılı bir değerlendirmeye gerek
duyulmadığı görülmektedir.
(20) SODA, Oxyvit Kimya San. ve Tic. A.Ş., Cromital S.p.A., Societe Italiana Per Le All'estro
S.p.A. ve Cheminvest Türkiye Deri Kimyasalları Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından
kurulacak Sintan Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. adlı ortak girişime izin verilmesi talebinin
incelendiği 05.10.2006 tarih ve 06-70/936-270 sayılı Kurul kararında ise ilgili ürün pazarı
"sepileme-tabaklama işlemlerinde kullanılan kimyasal maddeler" olarak tanımlanmıştır.
Söz konusu kararda ilgili ürün pazarına ilişkin yer verilen açıklamalarda,
"Deri tabaklama-sepileme ve retenaj işlemlerinde kullanılan maddeler pazarına
bakıldığında, oldukça geniş bir ürün yelpazesi ile karşılaşılmakla beraber, bu
kimyasallar içinde en çok kullanılan madde, Soda Sanayi'nin de ürettiği bazik krom
sülfattır. Sodyum bikromat da bir tabaklama kimyasalı olarak gözükmesine
rağmen, aslında bazik krom sülfat üretiminde girdi olarak kullanılan ve kromit
cevheri kullanılarak üretilen bir ara hammaddedir. Dolayısıyla, tespit edilen ilgili
ürün pazarında kullanılan kimyasallarda ağırlık yaklaşık %60-70 'lik bir oranla krom
bazlı deri tabaklama kimyasallarındadır. "
ifadelerinin kullanıldığı ve devralınan şirketin faaliyet alanları ile işlemin niteliği göz önüne
alınarak ilgili ürün pazarının "sepileme-tabaklama işlemlerinde kullanılan kimyasal
maddeler" şeklinde tanımlandığı görülmektedir.
(21) Her ne kadar geçmiş tarihli Kurul kararlarında, dosyanın gerekleri doğrultusunda ilgili ürün
pazarının “deri kimyasalları” ve "sepileme-tabaklama işlemlerinde kullanılan kimyasal
maddeler" şeklinde geniş tanımlanması yeterli görülmüşse de; işbu dosya konusu iddialar
çerçevesinde daha detaylı bir ayrıma gitme gereği nedeniyle, yukarıda “Sektöre İlişkin
Bilgiler” bölümünde yer verilen açıklamalar doğrultusunda, deri üretiminde bazik krom
sülfat ürününün kullanılması ve bu kimyasalın kalitesinin, işleme sonucunda elde edilen
derinin niteliğini ve değerini önemli ölçüde etkilemesi nedeniyle bazik krom sülfatın diğer
kimyasallardan ayrılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle işbu dosya kapsamında
ilgili ürün pazarı "bazik krom sülfat pazarı" olarak tanımlanmıştır.
I.4. İlgili Coğrafi Pazar
(22) Bazik krom sülfat ürününün pazar koşulları bakımından ülkenin tamamında homojen
özelliklere sahip olması ve önemli değişiklik göstermemesi nedeniyle ilgili coğrafi pazar
“Türkiye” olarak belirlenmiştir.
16-14/205-89
6/25
I.5. Yapılan İnceleme ve Tespitler
I.5.1. Yerinde İncelemede Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
(23) Önaraştırma kapsamında SODA’da yapılan yerinde incelemede alınan belgeler içerisinde
SODA’nın yetkili satıcılarına göndermiş olduğu “Satış Sirküleri” örnekleri, doğrudan satış
gerçekleştirdiği müşterilere ilişkin bilgiler, “Yurtiçi Yetkili Satıcılık Sözleşmesi” örneği ve
Mart 2016 tarihli “Yurtiçi Değerlendirme Sunumu” bulunmaktadır.
(24) Ayrıca yerinde inceleme sonrasında Krom Pazarlama ve Satış Grup Müdürü (…..) ve
Yurtiçi Satış Müdürü (…..) ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
"Tankrom AB, tankrom SB, tankrom FS, tankrom F24, tankrom OBM ve Ecol-Tan
bazik krom sülfat kimyasalına ait markalardır. Söz konusu ürünler deri üreticilerine
satılmaktadır. Dünyada deri tabaklamanın yaklaşık %90'ı bazik krom sülfat ile
gerçekleştirilmektedir. Bazik krom sülfatın deri sanayindeki maliyet içerisindeki oranı
%0,5-0,8 aralığındadır. Türkiye’deki üretimi yalnızca Soda Sanayi A.Ş.
gerçekleştirmekte, ithalat ise yaklaşık %10-15 civarındadır. Soda Sanayi A.Ş. olarak
bayilerimiz aracığıyla olduğu gibi doğrudan kendimiz de ürünü satabilmekteyiz.
Müşteriler yayımladığımız sirkülerdeki fiyat üzerinden bizden alabileceği gibi yetkili
satıcılardan da alabilirler. Bayinin fiyatına müdahale etmemiz söz konusu değildir.
Müşterilerin yetkili satıcılardan ürünü temin etmeleri bizim de tercih ettiğimiz bir
durumdur. Şirketimiz ıskonto usulüne göre çalışmakta olup yetkili satıcılara (…..)
ıskonto uygulanmaktadır. Bayilerin fiyat politikası üzerinde herhangi bir
tasarrufumuz bulunmamaktadır. Taşıma, vade, miktar gibi durumlar nedeniyle
bayinin fiyatta değişiklikler yapması mümkündür. Şirketimiz, talepleri anında
karşılama odaklı olarak çalışmakta ve minimum 15 günlük satış miktarı kadar stok
tutulmaktadır."
I.5.2. SODA’nın Yetkili Satıcıları ile Yapılan Görüşmelerde Elde Edilen Bilgi ve
Belgeler
(25) Önaraştırma kapsamında SODA’nın yetkili satıcısı olan Herkim Kimyevi Maddeler
Pazarlama A.Ş. (HERKİM) ile yapılan görüşmede teşebbüs yetkilisi tarafından aşağıdaki
hususlar ifade edilmiştir:
“Soda Sanayii A.Ş. eskiden çok daha güçlü konumdaydı. Fakat daha sonra ithalat
seçeneği devreye girdi. İran, Kazakistan vb. ülkelerden birkaç yıldan beri ithalat
yapılıyor. Bazik krom sülfat ürününü ithal etmek maliyet olarak daha avantajlı
değildir. İthalat sadece vade gibi konularda Soda Sanayi A.Ş.’den farklı seçenekler
sunabilir. Toplu miktarda alım yapabilen müşteriler için ithalata yönelmek mantıklı
olabilir. Ham derinin işlenmesinde kullanılan kimyasal madde maliyetin yaklaşık
(…..)’ını oluşturmaktadır. Krom ise bunun içerisinde tahminen (…..)’lik paya sahip
olabilir. Kromun fiyatı herkes tarafından bilinmekte olup çok da fazla değişiklik
göstermez.
Soda Sanayi A.Ş.’nin fiyat konusunda bize herhangi bir dayatması
bulunmamaktadır. Satış yapılan müşterilere ilişkin bir yönlendirmeleri de yoktur. Tek
kısıtımız vade süresinin kısa olması ve teminat mektubu zorunluluğudur. Krom
zaten çok düşük kâr marjı olan bir ürün. Eskiden krom satışında vade konusunda
daha esnek davranmaktaydık. Ancak deri sektörünün ciddi sıkıntılar yaşıyor olması
nedeniyle artık uzun vadeli satış gerçekleştirmemekteyiz. Piyasada uygulanan
ortalama vade (…..) iken bizim (…..) vade uyguladığımız müşteriler oldu. Vade
süresinin kısalması deri üreticilerinin şikayet etmesine neden olmuş olabilir.
Soda Sanayi A.Ş.’nin ürettiği bazik krom sülfat ithalata nazaran daha kaliteli olup
ithalatta ürünün saflık yüzdesi istenilen değerde olmayabilmektedir. Ayrıca krom
16-14/205-89
7/25
ucuz olmasına rağmen navlun masrafları ve depolamaya ilişkin maliyetler ithalatı
cazip kılmamaktadır.”
(26) SODA’nın bir başka yetkili satıcısı olan Hmk Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (HMK) ile
yapılan görüşmede ise teşebbüs yetkilisi tarafından aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Soda Sanayi A.Ş.’nin üzerimizde herhangi bir fiyat baskısı bulunmamaktadır. Hatta
fiyat kırma konusunda çok düşük marjlar ile çalıştığımız için sıkıntılıyız. Ayrıca Soda
Sanayi A.Ş.’nin bölge paylaşımı gibi bir uygulaması da bulunmamaktadır.
Soda Sanayi A.Ş.’nin ürünü Lanxess ile beraber dünyadaki en kaliteli üründür. Şu
anda Lanxess ürünü Türkiye’deki bazı bayiler tarafından ithal edilmektedir. Biz de
şirket olarak zamanında Hindistan’dan ithalat yapmıştık. İthalat konusunda Soda
Sanayii A.Ş. ya da yasal mevzuat kaynaklı herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.
Fakat kaliteli ürün bulmak kolay olmadığı için diğer markalar pek tercih edilmez.
Kromun toplam deri maliyeti içerisindeki oranı maksimum (…..) civarında olup en
büyük maliyet kalemi (…..) varan oran ile ham deridir. Krom inorganik bir madde
olduğu için krom dışında organik tabaklama yöntemleri de bulunmaktadır fakat
maliyetleri çok yüksek olduğu için pek fazla tercih edilmez.”
I.5.3. SODA’nın Gönderdiği Bilgiler
(27) SODA tarafından gönderilen yazıda;
- Günümüzde dünyada tabaklama işleminin %90'ının bazik krom sülfat ile yapıldığı,
- Küresel bazik krom sülfat pazarının yıllık 380-400 bin ton seviyesinde olduğu,
- Şişecam Kimyasallar Grubu altında faaliyet gösteren Kromsan Fabrikasının yıllık
(…..) ton üretim kapasitesi ile dünyanın en büyük bazik krom sülfat üretim tesisi
olduğu,
- Zengin kromit yataklarına sahip olan Türkiye'deki cevherin yüksek kalitede bazik
krom sülfat üretmeye uygun olmaması sebebiyle üretimde kullanılan ana
hammaddenin ithal edildiği,
- SODA’nın bazik krom sülfat ürünlerini Tankrom markası ile her yıl 60'tan fazla
ülkeye ihraç ettiği, Tankrom ürünlerinin aralarında Çin, G.Kore, Pakistan'ın da
bulunduğu birçok ülkede pazar lideri olduğu,
- Türkiye deri sektörünün, 2013 sonunda en önemli iki ihracat pazarı olan Ukrayna ile
Rusya arasında başlayan jeopolitik krizden oldukça etkilenerek 2014 ve 2015
yıllarında büyük düşüş yaşadığı, 2013 yılında 21.480 ton bazik krom sülfat ihraç
edilmiş iken bu miktarın 2014 yılında 17.206 tona, 2015 yılında ise 15.082 tona
gerilediği;
- İhracat yapılan ülkelerin uyguladıkları vergi oranları, gümrük duvarları, ülkeler
arasındaki bölgesel ve ikili anlaşmalardan kaynaklanan rekabet dezavantajları ve
sevkiyat problemi gibi birçok konunun SODA’nın satış stratejisini etkilediği, giderek
tüm dünyada daha sık görülmeye başlanan ani ekonomik ve politik değişikliklerin
SODA’nın oldukça geniş bir coğrafyada gerçekleştirdiği ihracatlar üzerinde zorlayıcı
bir unsur oluşturduğu,
- Bazik krom sülfatın ithalatı ile ilgili herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı, ürünün
Kazakistan, Rusya ve Romanya başta olmak üzere birçok ülkeden düzenli olarak
ithal edildiği,
- SODA’nın krom kimyasallarında 2015 yılında en fazla alım yapan yetkili satıcısı
Arba Kimya Deri İml. San. Nak. ve Eğt. Hiz. Tur. Tic. Ltd. Şti.’nin (ARBA) aynı
zamanda Lanxess firmasının da Türkiye distribütörü olduğu ve her iki firmanın bazik
16-14/205-89
8/25
krom sülfat ürününü de sattığı, ayrıca diğer bazı yetkili satıcıların da zaman zaman
rakip ürünlerin ithalat ve satışını yaptıkları, SODA’nın yetkili satıcılarını hiçbir koşul
altında direkt veya dolaylı olarak etki altına almaya teşebbüs etmediği, hiçbir yetkili
satıcının münhasırlığının bulunmadığı,
- SODA’nın satış politikasının şeffaf ve net olduğu, afişe fiyat listesinin son kullanıcıya
yönelik olmak üzere yayımlandığı, yetkili satıcılara liste fiyatı üzerinden ıskonto
uygulandığı, ıskonto oranının ise tüm yetkili satıcılar için aynı olduğu, son
kullanıcıların dilemesi halinde minimum sipariş miktarının altına düşmemek şartıyla
SODA’dan doğrudan alım yapabilme imkanına sahip olduğu,
- 2012 yılında SODA’nın üretiminin grev sebebiyle 47 gün durduğu, bu süre zarfında
bazik krom sülfat ihracatının sözleşmeli satışlar haricinde tamamen durdurularak
mevcut stokların yurt içindeki tabakhanelerin ihtiyaçlarına tahsis edildiği, ilaveten
rakip üreticilerden ve ŞİŞECAM’ın İtalya’daki şirketi olan Cromital SpA'dan ithalat
yapıldığı, 2012 yılında SODA’nın yurt içi satışlarının (…..) tonunun ithal edilen
üründen oluştuğu,
- Tankrom AB, Tankrom SB, Tankrom OBM ve ecol-tan ürünlerinin tabaklamada aynı
oranda kullanıldığı takdirde birbirine ikame olduğu, Tankrom SB’nin yurt içinde
satılan en düşük fiyatlı bazik krom sülfat olduğu, Tankrom FS ve Tankrom F24’nin
ise genellikle tabaklamadan sonraki proseslerden biri olan krom retenajda kullanılan
özellikli bazik krom sülfat ürünleri olduğu,
- SODA’ya ait know-how ile geliştirilen ecol-tan markasının, krom tabaklama
prosesinin çevreye olan olumsuz etkilerini minimuma indiren inovatif bazik krom
sülfat ürünü olduğu, tabakhanelerin ecol-tan markasını kullanıp kullanmamalarının
teknik bir konu olduğu, ürünün fiyatının yüksekliğine rağmen bazı tabakhaneler
tarafından düzenli kullanılmasının bazik krom sülfatın deri üretiminin toplam
maliyetindeki payının ne kadar düşük olduğunu gösterdiği,
- Deri üretimi maliyetinde ana kalemin (…..) varan oran ile ham deri olduğu,
kimyasallar ve enerji maliyetinin (…..) bölümünü oluşturduğu, kalan (…..) payın
işçilik ve diğer giderlere ait olduğu, bazik krom sülfat ürününün toplam maliyetteki
payının ise (…..) seviyesinde olduğu,
- Türkiye deri üretim sektörünün 2013 yılından beri küçülmekte olduğu, Rusya'nın son
dönemde Türkiye'den yapılan ithalatı zorlaştırması ile yurt içi bazik krom sülfat
pazarının 2016 yılı Ocak ayında 1.000 ton seviyesine gerilemesinin sorunun
derinleşerek devam ettiğini gösterdiği
ifade edilmektedir.
I.5.4. Lanxess Kimya Tic. Ltd. Şti.’nin (Lanxess Türkiye) Gönderdiği Bilgiler
(28) Yapılan görüşmeler kapsamında, Türkiye’de mevcut durumda SODA ile aynı kalitede
bazik krom sülfat ürününün LANXESS AG’ye (LANXESS) ait olduğu, ayrıca ve SODA’nın
dünyadaki en büyük rakibinin LANXESS olduğu belirtilmiştir5. Bu kapsamda, Lanxess
Türkiye’den bazik krom sülfat pazarında Türkiye’de faaliyette bulunduğu süre, satış
fiyatları, maliyet kalemleri ve elde edilen pazar payına ilişkin bilgi ile bazik krom sülfat
pazarına yönelik olarak ithalat koşullarına ve pazara giriş engellerine ilişkin açıklama
talep edilmiştir.
5 ARBA ile yapılan telefon görüşmesinde, tüketici profili olarak SODA ve LANXESS müşterileri arasında
ölçek, bölge vb. herhangi bir ayrışma bulunmadığı, fiyatın bütün tüketiciler nezdinde en önemli kriter olduğu;
fiyat değişikliğinde tüketicilerin de kullandıkları markayı değiştirdiklerinin gözlendiği belirtilmiştir. Ayrıca,
Lanxess ürününün daha çok şirketin fabrikalarının bulunduğu Romanya, Rusya, Kazakistan ve
Hindistan’dan ithal edildiği bilgisi verilmiştir.
16-14/205-89
9/25
(29) Lanxess Türkiye tarafından gönderilen cevabi yazıda, LANXESS’in Türkiye’deki iş birimi
olarak 14.12.2011 tarihinde kurulan Lanxess Türkiye’nin, 01.06.2012’den itibaren
faaliyetlerini kendi adı altında sürdürmeye başladığı ifade edilmiştir. LANXESS’in bazik
krom sülfat için Türkiye pazarında hem acente hem de distribütör firma üzerinden işlem
yaptığı belirtilmiştir. Bununla birlikte, bazik krom sülfat pazarına giriş önünde herhangi bir
engel bulunmadığı, Lanxess Türkiye’nin faaliyetleri kapsamında karşılaştığı toplam
maliyet içerisinde ithalat vergisinin (…..) oranında olduğu; gümrük, navlun ve nakliye
masraflarının (…..)/ton olduğu; bunlar haricinde depolama maliyetinin bulunduğu ifade
edilmektedir.
(30) Gönderilen bilgilerden, LANXESS’in 2012, 2015 ve 2016 (Ocak-Mart)’da Türkiye’de satış
gerçekleştirdiği; bu dönemdeki satış fiyatlarının sırasıyla (…..) ABD Doları/ton, (…..) ABD
Doları/ton ve (…..) ABD Doları/ton olduğu; pazar payının ise (…..) ve (…..) olarak
gerçekleştiği görülmektedir.
(31) Bununla birlikte, LANXESS’in temsilciliğini yapmakta olan ve aynı zamanda SODA’nın en
büyük yetkili satıcılarından biri olan ARBA’dan da LANXESS ürünlerine ilişkin satış
fiyatları talep edilmiştir. Gönderilen cevabi yazıda, satış fiyatının6 2012 yılında (…..) ABD
Doları/ton, 2015 yılında (…..) ABD Doları/ton, 2016 yılında ise (…..) ABD Doları/ton olarak
gerçekleştiği belirtilmiştir.
I.5.5. Türkiye Deri Sanayicileri Derneği’nin Gönderdiği Bilgiler
(32) Türkiye Deri Sanayicileri Derneği (TDSD) tarafından gönderilen yazıda,
- Deri işleme sürecine ilişkin olarak yapılacak maliyet analizinde, maliyet kalemlerinin
oransal değerlerinin işçilik ve deri türü gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik
gösterebildiği, bu nedenle ancak ortalama bir maliyet analizinin mümkün olduğu,
- 1 ton ham deriyi nihai ürüne çevirebilmek için harcanan ortalama maliyetin (…..)
ABD Doları olduğu, söz konusu maliyet kalemlerinden; ham deri alım maliyetinin
(…..) ABD Doları (toplam maliyet içerisindeki oranı (…..)), işlenti kimyasal
maliyetlerinin (…..) ABD Doları (toplam maliyet içerisindeki oranı (…..)), genel gider
maliyetlerin ise (…..) ABD Doları (toplam maliyet içerisindeki oranı (…..)) olduğu,
- İşlenti kimyasal maliyetlerinden; tabaklama prosesi için gerekli krom maliyetinin
(…..) ABD Doları (işlenti kimyasal maliyeti içerisindeki oranı %(…..)), alt işlenti
bölümü için krom hariç diğer kimyasallar maliyetinin (…..) ABD Doları (işlenti
kimyasal maliyeti içerisindeki oranı (…..)), retenaj bölümü için gerekli kimyasallar
maliyetinin (…..) ABD Doları (işlenti kimyasal maliyeti içerisindeki oranı (…..)) ve
finisaj bölümü için gerekli kimyasallar maliyetinin (…..) ABD Doları (işlenti kimyasal
maliyeti içerisindeki oranı (…..)) olduğu,
- Bazik krom sülfat ürününün fiyatının işlenmiş deri fiyatı içerisindeki oranının yaklaşık
(…..)7 seviyesinde olduğu,
- Bazik krom sülfat ürününün ithalatının oldukça kısıtlı olarak yapılmakta olduğu,
bunun en önemli sebebinin ise SODA tarafından üretilen bazik krom sülfat ile
yurtdışından ithal edilen bazik krom sülfat arasında gerek nitelik gerekse nicelik
bakımından ciddi farklılıkların bulunması olduğu,
6 Fiyat bilgisi LANXESS’in Tankrom AB’ye karşılık gelen ve piyasada en çok talep edilen ürününe aittir.
7 Bazik krom sülfatın toplam maliyet içerisindeki oranının, SODA tarafından (…..) arasında, Kaçar Kimya
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (KAÇAR) tarafından (…..), HERKİM tarafından (…..) arasında, HMK tarafından
(…..), ARBA tarafından (…..) arasında olduğu ifade edilmiştir.
16-14/205-89
10/25
- SODA tarafından üretilen bazik krom sülfat bileşeninin kalite bakımından ikamesinin
bulunmadığı, bu nedenle yerli deri üreticilerinin faaliyetlerinin SODA tarafından
üretilen bazik krom sülfat ürününe bağımlı durumda olduğu,
- Bazik krom sülfatın ithalatı ile ilgili herhangi bir yasal kısıtlamanın bulunmadığı, buna
rağmen ithal ürünün kalite açısından SODA tarafından üretilen bazik krom sülfata
ikame olmaması nedeniyle gerçekleştirilen ithalatın oldukça kısıtlı olduğu, ayrıca
yurtdışındaki bazı tedarikçilerin bilinmeyen sebeplerle Türkiye’ye mal satmaktan
imtina ettiği, dolayısıyla ithalatta –yasal olmasa bile- fiili engellerin varlığından söz
edilebileceği,
- Türkiye’de SODA dışında bazik krom sülfat üreten herhangi bir üreticinin
bulunmadığı, yurtiçindeki sınırlı sayıda distribütörden alım yapılabilmesi mümkün
olmakla birlikte alım miktarlarının sınırlı olduğu
ifade edilmektedir.
I.5.6.Sözleşme Örneği
(33) SODA ile yetkili satıcıları arasında imzalanmakta olan “Yurtiçi Yetkili Satıcılık
Sözleşmesi”nin8 (Sözleşme) konusu, SODA’nın üretmekte olduğu ürünlerin yetkili
satıcılar tarafından pazarlanması ve dağıtımı ile tarafların karşılıklı hak ve
yükümlülüklerini kapsamaktadır. Sözleşme’nin içeriğinde yer alan rekabet hukuku ile ilgili
hükümlere aşağıda yer verilmektedir:
2. Ana Satış Bölgesi
YETKİLİ SATICI'nın ana satış, bölgesi, depo ve satış personeli bakımından
yerleşik olduğu ildir.
Yetkili satıcı diğer tüm illerde istediği şekilde satış yapmakta, depo açmakta ve
aktif satış ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmakta serbesttir.
5. Sağlayıcının Hak ve Yükümlülükleri
…
5.2. SAĞLAYICI, YETKİLİ SATICI'nın ana satış bölgesindeki kamu kuruluşlarına,
Sözleşme Konusu Ürünler’i üretiminde hammadde olarak kullanan sanayicilere ve
diğer kullanıcı çevrelere doğrudan satış yapabilir, istediği yerde dilediği kişi ve
kuruluşlara yeni yetkili satıcılıklar verebilir, gerektiğinde kendisine bağlı şubeler,
dağıtım şirketleri, depolar açabilir.
9. Sözleşme Süresi
İşbu Sözleşme, 20.12.2013 tarihinden geçerli olmak üzere bir yıllıktır ve
20.12.2014 tarihinde sona erecektir. YETKİLİ SATICI, sözleşmenin sona erme
tarihinden en az bir ay önce sözleşmeyi bir yıl daha uzatma isteğini SAĞLAYICI'ya
yazılı olarak bildirir. SAĞLAYICI'nın bu talebi kabul etmesi halinde sözleşme bir yıl
daha uzamış kabul edilir.
8 Rekabet Kurulunun 17.06.2005 tarihli ve 5-40/553-134 sayılı kararı ile SODA’nın yeniden satıcıları ile
akdettiği “Deri Kimyasalları Yetkili Satıcılık Sözleşmesi”nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, söz
konusu kararda incelenen sözleşmenin mevcut durumda geçerli olan sözleşme ile büyük ölçüde farklılaştığı
görülmektedir.
16-14/205-89
11/25
(34) Sözleşme hükümleri incelendiğinde; yetkili satıcıya münhasır bir bölgenin tahsis
edilmediği gibi yerleşik olduğu il dışındaki aktif ve pasif satışlarının da kısıtlanmadığı,
SODA’nın, yetkili satıcının yerleşik olduğu ilde kendisinin doğrudan satış yapabileceği,
bunun yanında SODA’nın başka satıcılar vasıtasıyla da yetkili satıcının yerleşik olduğu
ilde ürünü satabileceği ve sözleşme süresinin bir yıl olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
(35) Bunun dışında, Sözleşme hükümleri içerisinde yetkili satıcıların satış fiyatlarına yönelik
olarak da herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir. SODA’nın son
kullanıcıya yönelik satış fiyatlarını ise belirli dönemlerde yayınladığı satış sirkülerleri
aracılığıyla açıkladığı, söz konusu sirkülerlerde ayrıca yetkili satıcılara yönelik ıskonto
oranları ve vade gibi hususların da düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mevcut durumda geçerli
olan ıskonto oranları ise “Satış Sirküleri (2015/4)” başlıklı belgede düzenlenmekte; buna
göre SODA’nın bazik krom sülfat markaları olan Tankrom AB/FS/F24/OBM/SB ve Ecol-
Tan için 06.04.2015 31-12.2015 tarihleri arasında yurtiçi yetkili satıcılara (…..) ıskonto
uygulanmaktadır. Yine aynı belgede tüm ürünlerde peşin alımlarda ilave (…..) yetkili
satıcı ıskontosu uygulanacağı belirtilmiştir. Daha sonra sözleşme taraflarına gönderilen
sirkülerlerden mevcut ıskontonun halen uygulanmakta olduğu görülmektedir. 23.12.2013,
03.05.2013 ve 02.01.2012 tarihli belgelerden ıskonto uygulamasının geçmiş yıllarda da
bulunduğu anlaşılmaktadır.
I.6. Değerlendirme
I.6.1. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Kapsamında Yapılan Değerlendirme
(36) 4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde hâkim durum, “belirli bir
piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” şeklinde tanımlanmaktadır.
(37) Kanun’un “Hakim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesinde ise bir veya
birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet
piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da
birlikte davranışlar ile kötüye kullanmasının hukuka aykırı ve yasak olduğu
düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, sınırlayıcı olmamak üzere kötüye
kullanım hallerinin özellikle neler olduğu hükme bağlanmıştır.
(38) Kanun’un 6. maddesinde yasaklanan eylemleri genel itibarıyla sömürücü, dışlayıcı ve
ayrımcı nitelikteki eylemler olarak gruplamak mümkündür. Sömürücü eylemler, esas
olarak hakim durumdaki teşebbüsün müşterilerinden aşırı fiyatlama veya benzer yollarla
değer transferini hedef alan eylemlerdir. Dışlayıcı eylemlerin kapsamına ise hakim
durumdaki teşebbüsün rakiplerini pazar dışına itmeye yönelik eylemleri girmektedir.
Ayrımcılık ile ise hâkim durumdaki teşebbüs, ilgili piyasada var olan rekabet şartlarını
kendi lehine çevirmeye çalışmaktadır.
(39) Bu çerçevede, yukarıda yer verilen SODA’nın aşırı fiyatlama yoluyla hakim durumunu
kötüye kullandığı şeklindeki başvuru konusu iddiaların Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirilebileceği görülmüştür. Bu doğrultuda, SODA’nın hakim durumunu kötüye
kullandığı yönündeki iddia kapsamında yapılan tespit ve değerlendirmelere geçmeden
önce SODA’nın ilgili pazardaki konumunun ele alınması gerekmektedir.
16-14/205-89
12/25
I.6.1.1. SODA’nın Pazardaki Konumuna İlişkin Değerlendirme
(40) Yukarıda belirtildiği üzere, Kanun’un tanımlar başlıklı 3. maddesinde hâkim durum, “belirli
bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” şeklinde tanımlanmaktadır. Hâkim durum tespiti için ise pazar payı
oranı, pazar payının süresi ve potansiyel rekabet koşulları dikkate alınmaktadır. Bu
çerçevede dosyadaki bilgiler doğrultusunda, ilgili pazar olarak belirlenen bazik krom sülfat
pazarındaki SODA’nın konumuna yönelik değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir.
(41) Genel kural olarak, teşebbüslerin ilgili pazarlardaki konumlarının birincil göstergesi, pazar
paylarıdır. Hakim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki
Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’un 12. paragrafında yer verildiği
üzere; bir teşebbüsün hâkim durumda bulunduğuna dair delil teşkil eden belirli bir pazar
payı eşiği bulunmamakla birlikte, aksini gösterecek bir durum söz konusu değilse,
Kurul’un yerleşik uygulamasında %40’ın altında pazar payına sahip olan teşebbüslerin
hâkim durumda olması ihtimalinin düşük olduğu kabul edilmekte, bu düzeyin üzerindeki
pazar payına sahip olan teşebbüsler bakımından ise daha detaylı bir incelemeye
gidilmektedir.
(42) ŞİŞECAM’ın kimyasallar grubunda yer alan SODA’nın üretimini gerçekleştirdiği ürünler
temel olarak, soda kimyasalları ve krom kimyasalları olarak iki gruba ayrılmaktadır.
İncelemeye konu olan bazik krom sülfat ürünün içinde yer aldığı krom kimyasalları
grubunda SODA’nın hem Dünya’da hem de Avrupa’da lider konumda olduğu da
belirtilmelidir9.
(43) SODA’nın 2011-2015 yılları arasında gerçekleştirdiği üretim, satış ve ihracat rakamları şu
şekildedir:
Tablo 1: SODA’nın Bazik Krom Sülfat Üretim, Türkiye Satış ve İhracat Verileri
Üretim (Ton) Toplam Satış Miktarı (Ton) İhracat (Ton)
Türkiye Satış
Miktarı (Ton)
Türkiye Satışının
Toplam Satışlara
Oranı (%)
2011 (….) (….) (….) (….) (….)
2012 (….) (….) (….) (….) (….)
2013 (….) (….) (….) (….) (….)
2014 (….) (….) (….) (….) (….)
2015 (….) (….) (….) (….) (….)
Kaynak: SODA tarafından gönderilen cevabi yazı.
(44) Tablo 1’de yer alan veriler incelendiğinde; SODA’nın gerçekleştirdiği toplam satış
içerisinde ihracatın büyük bir orana sahip olduğu, yurtiçine olan satışların (…..) bandında
kaldığı görülmektedir. Bununla birlikte, Tablo 2’den ise SODA’nın Türkiye bazik krom
sülfat pazarındaki payının yıllar içerisinde dalgalanmalar olsa da yüksek seviyelerde; (….)
bandında olduğu anlaşılmaktadır.
9 (Son erişim tarihi:
31.03.2016).
16-14/205-89
13/25
Tablo 2: Türkiye Bazik Krom Sülfat Pazarında SODA’nın Pazar Payı
SODA’nın Türkiye Satış Miktarı (Ton) İthalat Miktarı (Ton)
Türkiye Pazar
Büyüklüğü (Ton)
SODA’nın Pazar Payı
(%)
2011 (….) (….) (….) (….)
2012 (….) (….)10 (….) (….)
2013 (….) (….) (….) (….)
2014 (….) (….) (….) (….)
2015 (….) (….) (….) (….)
Kaynak: SODA tarafından gönderilen cevabi yazı.
(45) Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının
Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’un 7. paragrafında 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında incelenen bir davranışın ihlal teşkil edebilmesi için davranışı gerçekleştiren
teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda olması ve davranışın bir kötüye kullanma niteliği
taşıması gerektiği, Kurul’un bu iki temel unsurdan birinin bulunmadığını açıkça
gösterebildiği durumlarda diğer unsura ilişkin analize yer vermeyebileceği ifade
edilmektedir. Bu doğrultuda bir ihlalin varlığı için gerekli her iki koşuldan herhangi birinin
noksan olması, analize konu olay bakımından 6. madde ihlalinin bulunmayacağı anlamını
taşımaktadır. Dolayısıyla analize herhangi bir koşulun değerlendirilmesinden
başlanabilecek, koşulun varlığının ortaya konulması halinde analize devam edilebilecek,
yokluğu halinde ise hâkim durumun kötüye kullanılmasından bahsedilemeyeceği
sonucuna ulaşılabilecektir.
(46) Yukarıda sunulan pazar payı verileri dikkate alındığında SODA’nın Türkiye bazik krom
sülfat pazarında oldukça güçlü bir konumda bulunduğu görülmektedir. Bu çerçevede, işbu
dosya kapsamında kesin bir hâkim durum tespiti yapılmamakla birlikte SODA’nın ilgili
pazarda hakim durumda olduğu varsayımı altında, teşebbüsün aşırı fiyatlama yoluyla
kötüye kullanma eyleminde bulunup bulunmadığı analiz edilmiştir.
I.6.1.2. Aşırı Fiyat İddialarına İlişkin Değerlendirme
I.6.1.2.1. Rekabet Hukukunda Aşırı Fiyatlama
(47) Aşırı fiyat, pazar gücünün uygulanması sonucunda sürekli olarak rekabetçi düzeyin
önemli ölçüde üzerinde belirlenen fiyat olarak tanımlanmaktadır11. Aşırı fiyatlama
sonucunda rekabetçi piyasalarda oluşan tüketici fazlasının bir kısmı pazar gücünü elinde
bulunduran firmaya üretici fazlası olarak geçmekte; bir kısmı ise tamamen
kaybolmaktadır.
(48) Rekabet hukuku uygulamalarının tüketici refahı odaklı olduğu göz önünde
bulundurulduğunda, sömürücü nitelikteki davranışlar içerisinde yer alan ve tüketici
refahında doğrudan bir kayba ve dağılım etkinsizliğine yol açan aşırı fiyatlama
davranışının, rekabet hukukunun temel ilgi alanlarından birini oluşturduğunu söylemek
mümkündür. Ancak aşırı fiyatlamaya müdahale bazı tartışmaları da beraberinde
getirmekte; bazı rekabet hukuku sistemlerinde ihlal olarak nitelendirilen aşırı fiyatlama,
bazı sistemlerde ise hukuka uygun kabul edilmektedir. Bu tartışmaların kavramsal ve
uygulamaya yönelik olduğu görülmektedir.
10 Soda Sanayii A.Ş.'nin 2012 yılında yaptığı bazik krom sülfat ithalatı dahil değildir.
11 O’Donoghue ve Padilla 2006, 604.
16-14/205-89
14/25
(49) Kavramsal olarak değerlendirildiğinde, tekel gücüne sahip olan veya hâkim durumda
bulunan teşebbüslerin fiyat belirleyici konumda bulundukları ve fiyatlarını kendi maliyet
yapılarına göre belirledikleri yönünde yapılan tanımlamalar dikkate alınacak olursa12, aşırı
fiyatlama tekel gücü ve hâkim durum kavramlarından ayrı düşünülemeyecektir. Bu
nedenle aşırı fiyatlamayı yasaklama, belirli bir düzeyde pazar gücüne sahip olan
teşebbüslerin kar maksimizasyonu davranışlarını yasaklama sonucunu doğurabilecektir.
Uygulamaya yönelik olarak yapılan tartışmaların ise aşırı fiyatlamanın tanımında yer alan
“fiyatın sürekli bir biçimde ve önemli ölçüde rekabetçi fiyatın üzerinde olması” durumunun
rekabet otoritelerince sağlıklı bir şekilde tespit edilip edilemeyeceği ile rekabet hukukunun
aşırı fiyatlamaya müdahale etmede doğru bir araç olup olmadığına ilişkin olduğu
görülmektedir.
(50) ABD’de aşırı fiyatlamaya rekabet hukuku çerçevesinde müdahale edilmediği görülmekte;
AB rekabet hukukunun aşırı fiyatlama davranışına müdahale etmesinin yasal dayanağını
ise Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Anlaşma’nın (ABİDA) 102. maddesi oluşturmaktadır.
Bu maddede kötüye kullanma örnekleri arasında sayılan “Doğrudan ya da dolaylı olarak
haksız alım ya da satış fiyatları uygulamak veya haksız ticari koşullar öne sürmek” aşırı
fiyatlamayı da içine alan bir başlık olarak kabul edilmektedir. Ancak uygulamaya
bakıldığında bu kötüye kullanma halinin sınırlı sayıda karara konu olduğu görülmektedir.
Her iki hukuk sistemi uygulamasında da pazarın kısa ya da orta vadede kendi kendini
düzeltmesinin beklendiği hallerde rekabet otoritelerinin aşırı fiyatlamaya müdahale
etmemesi gerektiği yönünde geniş bir görüş birliği vardır. Bununla birlikte, yüksek giriş
engellerinin var olduğu ve uzun dönemde rekabetin sağlanamayacağı durumlarda
düzenleme gereğinin ortaya çıktığı iki hukuk sisteminde de kabul edilmiştir13.
(51) Aşırı fiyatlamaya müdahale, beraberinde getirdiği birtakım sakıncalar nedeniyle
tartışmalara konu olmaktadır. Bu sakıncalar, yüksek fiyatların sağlayacağı pazara yeni
girişlerin engellenmesi, yatırım ve inovasyon güdüsünün azaltılması ile rekabet
otoritelerinin uygulamada karşılaşabileceği aşırı fiyat tespitinde yapılabilecek hatalar,
yaptırım ve tedbir uygulamalarının neden olabileceği zararlar olarak karşımıza
çıkmaktadır14. Bu nedenle aşırı fiyatlama yoluyla hâkim durumun kötüye kullanıldığı
sonucuna ulaşabilmek için pazara ilişkin aşağıdaki faktörlerin de değerlendirilmesi
gerekmektedir:
- pazar payları ve pazardaki yoğunlaşma oranları,
- pazara giriş ya da pazarda genişleme engelleri (yasal engeller, kapasite
sınırlamaları, kapsam ve ölçek ekonomileri, mutlak maliyet avantajları, anahtar
girdiye ayrıcalıklı erişim, yüksek derecede gelişmiş dağıtım ve satış ağı, yerleşik
firmanın pozisyonu –tecrübe, şöhret ve kapasitesi- ve şebeke etkisi, uzun süreli
stratejik engeller gibi diğer stratejik engeller),
- alıcı gücü.
12 ABD rekabet hukukunda Sherman Antitröst Yasası’nda tekel gücü fiyatları kontrol etme ya da rekabeti
engelleme gücü olarak tanımlanmakta; AB rekabet hukukunda ABiDA 102. maddesinde ise hakim durum
teşebbüse rakiplerinden, müşterilerinden ve nihai olarak tüketicilerinden önemli ölçüde bağımsız davranma
gücü vererek ilgili pazardaki etkin rekabeti önleme olanağı sağlayan ekonomik güce sahip olmak şeklinde
tanımlanmaktadır.
13 ÜNAL, Ç. (2009), Aşırı Fiyat Kavramı ve Aşırı Fiyatlama Davranışının Rekabet Hukukundaki Yeri,
Rekabet kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi, No:103, Rekabet Kurumu Ankara, s. 25.
14 Ünal 2009, s. 44-49.
16-14/205-89
15/25
(52) Aşırı fiyatlamaya ilişkin yapılan tartışmalardan bir diğeri ise sektörel düzenlemenin
bulunması durumunda rekabet otoritelerinin aşırı fiyatlama davranışlarına müdahale edip
etmeyeceğidir. İki yönde de görüşlerin olduğu görülmekle birlikte, sektörel düzenlemelerin
başarısızlığı nedeniyle aşırı fiyatlamanın gerçekleşmesi halinde rekabet otoritesinin
müdahalede bulunmak yerine, rekabet savunuculuğu çerçevesinde ilgili otoriteye bu
yöndeki görüşlerini iletmesi gerektiğini savunanlar da bulunmaktadır15.
(53) Tüm bu tartışmalar ışığında, aşırı fiyatın tanımlanmasına ve tespitine ilişkin hukuki
çerçevenin alınan kararlarla çizildiği görülmektedir. ABAD United Brands kararında16,17,
“hâkim durumdaki teşebbüsün bu durumdan kaynaklanan, normal ve yeterli derecede
etkin rekabetin olması halinde elde edemeyeceği ticari faydaları elde edebileceği
imkanlardan faydalanıp faydalanmadığının belirlenmesi”nin önemine vurgu yapmış ve
“sunulan ürünün ekonomik değerine kıyasla aşırı” fiyat uygulamanın bir kötüye kullanma
hali olduğunu belirtmiştir. Buradan yola çıkarak hâkim durumda bulunan bir teşebbüsün
rekabetçi şartlarda uygulayamayacağı ve sunduğu ürünün/hizmetin ekonomik değerinin
önemli ölçüde üzerinde olan fiyatların rekabet hukuku anlamında aşırı fiyat olarak
değerlendirileceği söylenebilecektir.
(54) Aşırı fiyatın tespitine yönelik yapılan değerlendirmelerde “ekonomik değer testi”nin (EDT)
uygulamaların temelini oluşturduğu, daha sonra geliştirilen yöntemlerin ise EDT ile çizilen
temel çerçeveye dayandığı görülmektedir. Alternatif yaklaşımlar içerisinde ise aşırı karlılık
yaklaşımı, kanıtların sayıca fazlalığı yaklaşımı, giriş sonrası fiyat düşüşleri yaklaşımı ve
yapısal yaklaşım bulunmaktadır.
(55) İki aşamalı bir test olan EDT’nin ilk aşamasında incelemeye konu ürün/hizmet fiyatı ile
maliyeti karşılaştırılmakta, ikinci aşamada ise incelenen fiyat kendi içinde ya da rakip
ürün/hizmet fiyatları ile kıyaslanmaktadır. Fiyat-maliyet karşılaştırmasında, bir
ürün/hizmetin sunulması için katlanılan maliyetler ile satış fiyatı arasındaki fark
değerlendirilmekte ve bir teşebbüsün ne oranda kar elde ettiği tespit edilmektedir. Bu
yaklaşımda maliyetin ve üzerine eklenen makul kar marjının toplamını aşan fiyatların aşırı
olduğu kabul edilmektedir. Ancak ekonomik değerin yalnızca katlanılan maliyetler gibi arz
yönlü faktörlerle hesaplanması durumunda, talep gibi maliyet dışı unsurların göz ardı
edilmesi eksik değerlendirmelere yol açabilmektedir. Doğru maliyet kavramının
belirlenmesine ilişkin bu zorluklar yanında, maliyetin hesaplanmasına ve makul kar
oranının belirlenmesine ilişkin zorluklar bu yöntem ile aşırı fiyat tespitinin objektif olarak
yapılmasını zorlaştırmaktadır.
(56) EDT’nin ilk aşamasında yaşanan zorluklardan bir diğeri ise ne ölçüde bir kar marjının aşırı
olacağının belirlenmesidir. Faaliyet gösterilen sektörün özellikleri, yatırım miktarı, batık
maliyetler ve fırsat maliyetleri gibi faktörler makul kar marjının hesaplanmasında göz
önünde bulundurulmalıdır. Ancak tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, fiyat-
maliyet karşılaştırmasının her zaman ve her sektör için doğru sonuçlar veremeyeceği
açıktır. Bu nedenle, aşırı fiyat tespitinde ilk aşamada ulaşılan sonuçların tek başına yeterli
olamaması nedeniyle ikinci aşamada elde edilen bulgularla birlikte değerlendirilmesi
gerekmektedir.
15 Ünal 2009, s. 59.
16 Case 27/76 United Brands Company v. Commision (1978) ECR 207.
17 United Brands kararında, Komisyon’un Chiquita kararına karşı yapılan temyiz başvurusu
değerlendirilmiştir. Komisyon, söz konusu kararında, Chiquita markalı muzların sağlayıcısı olan ve Belçika,
Lüksemburg, Danimarka, Almanya, İrlanda ve Hollanda’dan oluşan ilgili pazarda hâkim durumda olduğu
tespit edilen United Brands’in hakim durumunu yeniden satış koşullarını belirlemek, fiyat ayrımcılığı
yapmak, mal vermeyi reddetmek ve haksız satış fiyatları uygulamak suretiyle kötüye kullandığına
hükmetmiştir. ABAD, Komisyon kararının haksız satış fiyatlarına ilişkin kısmını delil yetersizliğinden dolayı
bozmuş, diğer üç ihlale ilişkin kısmını onamıştır.
16-14/205-89
16/25
(57) Fiyat kıyaslamasının konu olduğu ikinci aşamada, ürün/hizmet fiyatı teşebbüsün hem
kendi fiyatı ile hem rakip teşebbüs fiyatları ile karşılaştırılmaktadır. Bu kapsamda
rakipler/pazarlar arasında fiyat karşılaştırması, coğrafi fiyat karşılaştırması ve zaman
içerisinde fiyat karşılaştırması yöntemleri uygulanmaktadır. Bu aşamada fiyat
düzeylerinin kıyaslanması esas olmakla birlikte, kar marjlarının kıyaslanması söz konusu
olabilmektedir. Kendi fiyatları ile yapılan kıyaslamada, teşebbüsün farklı coğrafi
bölgelerde, farklı müşteri gruplarına ve farklı zaman dilimlerinde uyguladığı fiyatlar
karşılaştırılabilmektedir.
(58) Aşırı fiyat kavramına ve tespitine yönelik Rekabet Kurulu kararları incelendiğinde ise;
hakim durumda bulunan bir teşebbüsün rekabetçi şartlarda uygulayamayacağı ve
sunduğu ürününü/hizmetin ekonomik değerinin önemli ölçüde üzerinde olan fiyatların
rekabet hukuku anlamında aşırı fiyat olarak değerlendirildiği görülmektedir. Kurulun
bugüne kadar izlediği yaklaşım, aşırı fiyata ancak sınırlı bazı koşullar altında rekabet
hukuku çerçevesinde müdahale edilmesi gerektiğini işaret etmektedir. Bu yaklaşımın
altında yatan gerekçe, müdahale sonucunda teşebbüslerin karlarının sınırlanacak olması
nedeniyle pazara yeni girişlerin ve pazarda yatırımların engellenmesi gibi pazarın
işleyişine ilişkin sakıncalar ve rekabet otoritelerinin aşırı fiyatlamanın tespiti ve aşırı
fiyatlamaya müdahale yöntemindeki hata riskidir.
(59) Kurulun 06.04.2001 tarihli ve 01-17/150-39 sayılı BELKO kararının18, aşırı fiyatlamanın
soruşturma konusu yapıldığı ve ihlal tespit edilerek cezai yapıtırım uygulanan ilk karar
olması nedeniyle incelenmesi gerekmektedir. Söz konusu kararda aşırı fiyatlamanın 4054
sayılı Kanun kapsamında ele alınmasına yönelik yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:
“Uygulamada Kanun'da öngörülenlerden başka bir takım kötüye kullanma halleri
benimsenebileceğine göre, tekelci fiyatın da bunlardan biri olmaması için bir sebep
bulunmamaktadır.
… tekelci fiyat tekelden kaynaklanan sosyal maliyetin temel sebeplerinden biridir ve
eğer anti-tekel hükmüyle izlenen amaç tekelden kaynaklanan olumsuzlukların
bertaraf edilmesi ise, bu uygulamanın yasaklama kapsamında kabul edilmesi doğal
bir netice olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim anlamı itibarıyla kötüye kullanma
kavramına tekelci fiyatlamadan belki de daha uygun bir örnek davranış biçimi
bulmak güçtür ...
Her ne kadar fiyatlara müdahale mercii olmasa da Rekabet Kurumu, gerek
sömürücü gerekse dışlayıcı sonuçlar doğursun hakim durumdaki teşebbüslerin bu
tür uygulamaları karşısında önlem alma zorunluluğunda olan yegane Kurum olarak
karşımıza çıkmaktadır.”
18 Söz konusu kararda, Ankara ilinde kömür ithalatı ve satışı hakkını münhasıran elinde bulunduran bir
belediye teşebbüsü olan BELKO’nun Ankara ısınma amaçlı kömür pazarındaki hakim durumunu aşırı fiyat
uygulayarak kötüye kullandığı iddiası incelenmiştir.
16-14/205-89
17/25
(60) Yapılan bu değerlendirme ile aşırı fiyat uygulamasının 4054 sayılı Kanun kapsamında ele
alınması gereken bir kötüye kullanma hali olarak kabul edildiği görülmektedir. İlgili
kararda aşırı fiyatın tespitinde farklılık gösterse de EDT esas alınmış, diğer coğrafi
pazarlardaki satış fiyatları ile karşılaştırarak BELKO’nun fiyatlarının %50-60 oranında
daha yüksek olduğu tespit edilmiş ve yapılan değerlendirme sonucunda BELKO’nun aşırı
yüksek fiyat uygulayarak hakim durumunu kötüye kullandığına karar verilmiştir. Bu
noktada Danıştay’ın BELKO kararını onadığını belirtmek gerekmektedir19. Benzer
şekilde, HAVAŞ20 kararında da “ürünün ekonomik değeriyle kabul edilebilir bir ekonomik
bağı bulunmayan aşırı fiyat” hakim durumun kötüye kullanılması olarak
değerlendirilmiştir.
(61) Aşırı fiyat tespitinde ürünün ekonomik değeri ile fiyatı arasındaki ilişkinin belirlenmesinde
ise Kurulun fiyat karşılaştırması ve fiyat-maliyet analizinden oluşan iki aşamalı bir test
benimsediği; ancak AB yaklaşımından farklı olarak fiyat karşılaştırmasına öncelik verdiği
ve fiyat-maliyet analizine maliyetlerin kesin olarak hesaplanabildiği durumlarda yer verdiği
görülmektedir. Bu doğrultuda BELKO kararında, Kurul maliyetlere ilişkin kapsamlı bir
analiz gerçekleştirmiş ve finansman maliyeti de dahil olmak üzere şirketin tüm muhasebe
kaynaklı maliyetlerini dikkate almıştır. TEDAŞ21 kararında ise fiyat-kar marjı analizi
gerçekleştirilmiş ve muhasebe temelli toplam maliyetler dikkate alınarak hesaplanan
ortalama birim maliyet ile genel ortalama fiyatlar karşılaştırılmıştır. Yapılan analizde,
elektrik fiyatlarındaki artış enflasyon oranıyla kıyaslanmış, ayrıca OECD ülkeleri ile
Türkiye elektrik fiyatları karşılaştırılmıştır22.
(62) Kurulun hangi ölçüde bir kar marjını aşırı olarak kabul ettiğine ilişkin kesin bir şey
söylemek mümkün değildir. BELKO kararında tespit edilen %50-60 oranındaki fiyat farkı
doğrultusunda, MTS kararında23 aşırı fiyatın tespitine ilişkin olarak fiyat kıyaslaması
yapılmış ancak %25-30 aralığında olan fiyat farklılığı aşırı fiyat tespiti için yeterli
bulunmamış; Biletix kararında24 ise aşırı fiyatın tespiti için %11-18 aralığında olan marjın
aşırı olmadığı değerlendirilmiştir.
(63) Kurul, BOTAŞ-EGO-İZGAZ-İGDAŞ kararında25 ise düzenlemeye tabi olan pazarlar
bakımından aşırı fiyatlama değerlendirmesi yapmamayı tercih etmiş, teşebbüslerin aşırı
fiyatlama davranışlarına müdahele edebilmek için fiyat serbestine sahip olmaları gerektiği
yönünde bir değerlendirme yapmıştır. İncelemeye konu olan teşebbüslerin doğal gaz
satış fiyatlarının alt ve üst limitlerinin ilgili bakanlık tarafından belirlenmesi nedeniyle fiyat
serbestisine sahip olmadıkları değerlendirilerek, aşırı fiyatlamanın söz konusu
olmadığına karar verilmiştir.
19 Danıştay, 2001/4817 E., 2003/4770 K. sayılı kararında, aşırı fiyat kavramını ele alırken, söz konusu
uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ele alınabileceğine hükmetmiş; “rekabet
koşullarının bulunmadığı, piyasanın kendi kendini düzeltemediği, aşırı fiyatlandırmanın yeni girişleri teşvik
etmediği, giriş engellerinin bulunduğu, bilgi akışının tam ve homojen olmadığı bir ekonomide… [aşırı fiyat]
gibi istismar edici eylemlere rekabet kuralları aracılığıyla müdahale edilebileceğini” ifade etmiştir.
20 03.01.2008 tarihli ve 08-01/5-4 sayılı Kurul kararı.
21 30.04.2002 tarihli ve 02-26/262-102 sayılı Kurul kararı.
22 ÖZDEMİR, Ü.N. (2009), Fiyatlamaya İlişkin Tek Taraflı Davranışların Değerlendirilmesinde Kullanılan
Maliyet Ölçütleri, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi, No:96, Rekabet Kurumu, Ankara, s. 70-72.
23 26.05.2006 tarihli ve 06-36/462-124 sayılı Kurul kararı.
24 01.03.2007 tarihli ve 07-18/164-54 sayılı Kurul kararı.
25 08.03.2002 tarihli ve 02-13/127-54 sayılı Kurul kararı.
16-14/205-89
18/25
(64) Ancak Kurul ASKİ-2 kararında26, düzenlemeye tabi bir pazar olduğu ve fiyatın tespit
yönetimine ilişkin bir düzenleme bulunduğu halde; fiyatların aşırı olabileceği
değerlendirmesi yaparak, ilgili düzenlemenin uygun olmadığı ve aşırı fiyat düzeylerinin
önüne geçecek şekilde yeniden tanzim edilmesi yönünde görüş gönderilmesine karar
vermiştir.
(65) Kurulun aşırı fiyat tespitinde bulunduğu son karar ise TÜPRAŞ kararıdır27. Kararda,
TÜPRAŞ tarafından uygulanan rafineri satış fiyatları (RSF), en yakın erişilebilir dünya
serbest piyasa fiyat oluşumu olarak kabul edilen Platts İtalya CIF Med fiyatları ve
TÜPRAŞ’ın ihracat fiyatları ile karşılaştırılmıştır. RSF’nin Platts İtalya CIF Med fiyatları ile
karşılaştırılması sonucunda; 11.10.2008-01.01.2009 tarihleri arasında ortalama RSF’nin,
ortalama Platts İtalya CIF Med fiyatlarından benzinde %14,5 ve motorinde %15 oranında
daha yüksek olduğu görülmüştür. RSF ile ihracat fiyatlarının karşılaştırılması sonucunda
ise; 2008’in son üç ayında RSF ile ihracat fiyatları arasındaki farkın kurşunsuz benzinde
%20-30, motorinde ise %20 oranına kadar çıktığı tespit edilmiştir. Yapılan
değerlendirmede, inceleme konusu akaryakıt ürünlerinin tüm sektörleri etkileyen önemli
bir maliyet kalemini oluşturduğu, hane halkı tüketim haracamalarında önemli bir paya
sahip olduğu ve tüketici fiyatları endeksinde de ciddi bir paya sahip olduğunun dikkate
alınması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, TÜPRAŞ’ın hâkim durumda olduğu
kurşunsuz benzin toptan satışı ve motorin toptan satışı pazarlarında 11.10.2008-
01.01.2009 tarihleri arasında fiyatlandırma davranışları ile hâkim durumunu kötüye
kullandığına ve böylelikle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine karar verilmiştir.
I.6.1.2.2. Aşırı Fiyatlama Kapsamında SODA’nın Fiyatlarına İlişkin Yapılan İnceleme,
Tespit ve Değerlendirmeler
(66) Yapılacak müdahalenin pazarın işleyişine ilişkin sakıncalar doğurabilmesi, rekabet
otoritelerinin tespit ve müdahale yönteminde hata riskinin bulunması nedeniyle Rekabet
Kurulu aşırı fiyatlamaya ancak sınırlı bazı koşullar altında müdahale etmektedir. Rekabet
Kurulunun yaptığı tespitlerde AB uygulamalarına benzer şekilde ürünün ekonomik değeri
ile fiyatı arasındaki ilişkinin değerlendirildiği ancak öncelikle fiyat karşılaştırması daha
sonra ise fiyat-maliyet analizinden oluşan iki aşamalı bir testin benimsendiği
görülmektedir.
26 20.12.2006 tarihli ve 06-92/1176-354 sayılı Kurul kararı.
27 17.04.2014 tarihli ve 14-03/60-24 sayılı Kurul kararı.
16-14/205-89
19/25
(67) SODA’nın üretimini ve satışını gerçekleştirdiği ürünler incelendiğinde, bazik krom sülfat
grubu içerisindeki ürünlere28 ait markaların Tankrom AB, Tankrom SB, Tankrom OBM,
ecol-tan29, Tankrom FS ve Tankrom F24 olduğu görülmektedir. Bunlardan Tankrom AB,
Tankrom SB, Tankrom OBM ve ecol-tan tabaklamada - aynı oranda kullanılarak - ikame
edilebilir ürünlerdir. SODA tarafından gönderilen yazıda Tankrom SB’nin, ithal ürünler
dahil olmak üzere yurt içinde satılan bazik krom sülfat ürünleri içinde en düşük fiyatlı ürün
olduğu belirtilmektedir. Tankrom FS ve Tankrom F24 ise genellikle tabaklamadan sonraki
proseslerden biri olan krom retenajda kullanılan özellikli bazik krom sülfat ürün oldukları
görülmektedir.
(68) Söz konusu ürünlerin 01.01.2011 ve 01.03.2016 tarihleri arasındaki döneme ait değişim
tarihleri itibariyle satış fiyatı bilgileri (CIF Fiyat, KDV hariç) aşağıdaki tabloda
gösterilmektedir.
Tablo 3: SODA Tarafından Satılan Bazik Krom Sülfat Ürünleri Yurtiçi Satış Fiyatları (ABD Doları/Ton)
Geçerlilik
Tarihi Tankrom AB Tankrom SB
Tankrom
OBM Ecol-tan Tankrom FS Tankrom F24
26.1.2011 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
2.1.2012 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
9.7.2012 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
1.3.2013 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
8.5.2013 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
4.11.2013 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
2.1.2014 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
18.4.2014 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
6.4.2015 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
14.9.2015 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
4.1.2016 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
22.2.2016 (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Kaynak: SODA tarafından gönderilen cevabi yazı.
28 SODA tarafından gönderilen açıklamada, bazik krom sülfatın, sodyum bikromatın indirgenmesi ile elde
edildiği, indirgeme işlemi sırasında kükürtdioksit (SO2) kullanılırsa inorganik yöntemle indirgenmiş, şeker
kullanılırsa organik yöntemle indirgenmiş bazik krom sülfat üretileceği, kromoksit (Cr2O3) miktarı, altı
değerli krom (Cr6) içermemesi ve safsızlıkların (çeşitli ağır metaller) tanımlanmış limitlerin altında olmasının
ürününün kalitesini belirlerken; bazisite oranının kullanım özelliğinde ön plana çıkan bir unsur olduğu
belirtilmiştir. Bazisitenin en basit şekli ile ürünün kullanımı sırasında deriye penetrasyon özelliğini yansıtan
bir faktör olduğu, %33 bazisiteli ürünlerin deriye kolayca penetre olması sebebiyle tüm dünyada en çok
tercih edilen ürün grubu olduğu; bazisitesi daha yüksek olan ürünlerin ise penetrasyon gücünün daha zayıf
olduğu ve genellikle deri üretiminin tabaklama sonrası proseslerinde kullanıldığı belirtilmiştir. SODA’nın
ürünlerine ilişkin bilgiler şu şekildedir: Tankrom AB: %(…..) Bazisite İnorganik, Tankrom SB: %(…..)
Bazisite Organik, Tankrom FS: %(…..) Bazisite, Tankrom F24: %(…..) Bazisite, Tankrom OBM: Oto
Bazifikasyon özellikli, ecol-tan: İnovatif BCS ürünü.
29 SODA’ya ait know-how ile geliştirilen ecol-tan, krom tabaklama prosesinin çevreye olan olumsuz etkilerini
minimuma indiren inovatif BCS ürünüdür. Fiyatı diğer ürünlere nazaran daha yüksek olan ecol-tan’ın
tabakhaneler tarafından kullanılıp kullanılmamaları söz konusu tesislerin teknik özelliklerine bağlıdır. Gerek
teknik özellikleri sebebiyle kullanımının yaygın olmaması gerekse ihracatının çok sınırlı kalması sebebiyle
ecol-tan ürünü, aşırı fiyat değerlendirmesi kapsamının dışında tutulmuştur.
16-14/205-89
20/25
(69) Tablo 3’te görüldüğü üzere, SODA’nın ürünleri içerisinde Tankrom SB en düşük fiyata
sahiptir. Bununla birlikte, yıllar içerisinde ürünlerin fiyatlarında çok fazla bir değişimin
yaşanmadığı, hatta fiyatlarda son yıllarda zaman zaman düşüşler olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca tabaklamada kullanılan ürünler içerisinde fiyatlar farklılaşırken, retenajda
kullanılan Tankrom FS ve Tankrom F24 ürünlerinin fiyatlarının birebir aynı olduğu
görülmektedir.
(70) Aşırı fiyatlamaya ilişkin yapılacak tespitte öncelikle bazik krom sülfat ürünlerinin SODA
tarafından uygulanan satış fiyatı, rakip ürün fiyatları ile karşılaştırılacaktır. Buna ek olarak,
SODA’nın yurtiçi satış fiyatları, ihracatta uyguladığı fiyatları ile karşılaştırılacaktır. Son
olarak, SODA’nın yurtiçi satış fiyatları ve elde ettiği kâr marjı oranları ile ihracat fiyatları
ve marj oranlarına yer verilecek; sonrasında bu marj oranları kıyaslanacaktır.
(71) Yerinde incelemede elde edilen “Yurtiçi Değerlendirme Sunumu”nda SODA’nın bazik
krom sülfat ürününe dair bir fiyat kıyaslamasına yer verildiği görülmektedir. Bahse konu
sunum içerisindeki “Ortalama Fiyatlar” başlıklı tabloda yer alan SODA’nın yurtiçi satış
fiyatlarıyla30 dünya genelindeki ortalama fiyatlar karşılaştırıldığında 2013-2015 yılları
arasında SODA’nın yurtiçi satış fiyatlarının sırasıyla (…..),(….) ve (….) oranında daha
yüksek olduğu görülmektedir.
(72) Ayrıca SODA’nın ürünleriyle benzer kaliteye sahip olduğu belirtilen LANXESS’in fiyatları
ile yapılan karşılaştırmada31, 2012, 2015 ve 2016 yıllarında SODA’nın fiyatlarının
sırasıyla (….),(….) ve (….) oranında daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
(73) Aşağıdaki grafiklerde sırasıyla Tankrom AB, Tankrom SB, Tankrom OBM, Tankrom FS
ve Tankrom F24 ürünlere ilişkin 2011-2016 (Şubat) yıllarına ait yurtiçi satış fiyatları ve
ihracat fiyatlarına (CIF fiyat, vergiler hariç) yer verilmektedir.
Grafik 1: Tankrom AB Yurtiçi Satış ve İhracat Fiyatı Karşılaştırması (ABD Doları/Ton)
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 2: Tankrom SB Yurtiçi Satış ve İhracat Fiyatı Karşılaştırması (ABD Doları/Ton)
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 3: Tankrom OBM Yurtiçi Satış ve İhracat Fiyatı Karşılaştırması (ABD Doları/Ton)
(…..TİCARİ SIR….)
30 Yurtiçi ortalama fiyat belirlenirken Tankrom AB’nin baz alındığı belirtilmektedir.
31 Yapılan karşılaştırmada SODA’nın Tankrom AB ürünün fiyatları alınmıştır.
16-14/205-89
21/25
Grafik 4: Tankrom FS Yurtiçi Satış ve İhracat Fiyatı Karşılaştırması (ABD Doları/Ton)
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 5: Tankrom F24 Yurtiçi Satış ve İhracat Fiyatı Karşılaştırması (ABD Doları/Ton)
(…..TİCARİ SIR….)
(74) Grafik 1-5’te görüldüğü üzere, SODA’nın yurtiçi satışlarda uyguladığı fiyatlar, incelenen
dönem içerisinde ihracat fiyatlarının üzerinde gerçekleşmiştir. Ürünler özelinde ise fiyat
farkı Tankrom’de (…..), Tankrom FS’te (…..), Tankrom OBM’de (…..), Tankrom FS’te
(…..), Tankrom F24’te ise (…..) aralığında değişmiştir32.
(75) Bununla birlikte, söz konusu ürünlere ilişkin hem yurtiçi, hem de ihracatta uygulanan
fiyatlarla (net FOB Fiyat, vergiler hariç) gerçekleşen kar marjı oranlarına ise aşağıdaki
grafiklerde yer verilmektedir.
Grafik 6: Tankrom AB Yurtiçi Satış Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 7: Tankrom AB İhracat Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 8: Tankrom SB Yurtiçi Satış Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 9: Tankrom SB İhracat Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
32 Net FOB fiyatları üzerinden yapılan değerlendirme de ise farkın Tankrom AB ve Tankrom FS’te (…..) ile
(…..) arasında olduğu, Tankrom SB’de -2013 yılı hariç olmak üzere- (…..) civarında gerçekleştiği, Tankrom
OBM ve Tankrom F24 ürünlerinde ise (…..) aralığında olduğu görülmektedir.
16-14/205-89
22/25
Grafik 10: Tankrom FS Yurtiçi Satış Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 11: Tankrom FS İhracat Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 12: Tankrom F24 Yurtiçi Satış Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 13: Tankrom F24 İhracat Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 14: Tankrom OBM Yurtiçi Satış Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
Grafik 15: Tankrom OBM İhracat Fiyatı (ABD Doları/Ton) ve Kâr Marjı
(…..TİCARİ SIR….)
(76) Yukarıda yer verilen grafikler incelendiğinde, SODA’nın inceleme konusu ürünlerin
tamamında gerek yurtiçine gerçekleştirdiği satışlarda gerekse ihracatta son 5 yıl
içerisinde iniş çıkışlar gösterse de yüksek marjlarla çalıştığı anlaşılmaktadır. Ancak daha
önce de belirtildiği üzere, aşırı fiyat değerlendirmesine ilişkin fiyat-maliyet analizinde
doğru maliyet kavramının belirlenmesinin yanı sıra maliyetin hesaplanmasında ve ne
ölçüde bir kar marjının aşırı olacağının belirlenmesinde yaşanan zorluklar bu yöntem ile
aşırı fiyat tespitinin objektif olarak yapılmasını zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla, SODA’nın
16-14/205-89
23/25
satışları kapsamında yapılan ve yukarıda yer verilen fiyat-maliyet analizinin aşırı fiyat
değerlendirmesinde tek başına anlamlı bir sonuç sağlayamayacağı değerlendirilmektedir.
(77) Bu noktada, yurtiçi satış ve ihracat kâr marjı oranlarının karşılaştırılmasının daha anlamlı
sonuçlar vereceği değerlendirilmektedir. Yukarıdaki grafiklerden görüldüğü üzere, yurtiçi
ve ihracat satışlarında oluşan kâr marjı farkı Tankrom AB’de (…..), Tankrom SB’de (…..),
Tankrom FS’te (…..), Tankrom F24’te %(…..) ve Tankrom OBM’de ise (…..) civarında
gerçekleşmiştir.
(78) Yapılan incelemede, SODA’nın yurtiçine yaptığı satışlarda uyguladığı fiyatlar ve elde
ettiği kâr marjlarının ihracata kıyasla daha yüksek olduğu görülmektedir. Bununla birlikte,
SODA’nın yurtiçine olan satışlarının, toplam satışları içerisinde yaklaşık (…..) paya sahip
olduğu göz önüne alındığında, satış ve pazarlama stratejisini ihracat üzerine
yoğunlaştırdığı görülmektedir. Nitekim SODA tarafından gönderilen yazıda, deri
sektöründe, Türkiye’nin 2013 (21.480 Ton) sonunda en önemli iki ihracat pazarı olan
Ukrayna ile Rusya arasında başlayan jeopolitik krizden oldukça etkilenilerek, 2014
(17.206 Ton) ye 2015 (15.082 Ton) yıllarında büyük düşüş yaşandığı, bu doğrultuda
yurtiçi bazik krom sülfatı pazarının da son iki yıllık dönemde tonaj bazında %30 daraldığı
ifade edilmektedir. Bununla birlikte, bazik krom sülfatın sürekli üretim sistemi ile üretildiği
ve satışının da kesintisiz yapılmasının zorunlu olduğu, yaşanan bu süreçte ortaya çıkan
yaklaşık 7.000 ton ürünün ihracat pazarlarına satılması çabalarına girilmesini gerektirdiği
belirtilmektedir. SODA tarafından yapılan açıklamada, ithalatı gerçekleştiren alıcının
masraflarının yalnızca limana kadar olan nakliye ile sınırlı olmadığı, ülkelerin kendi kanun
ve içtihatlarına göre bağımsız olarak belirledikleri vergi oranları ve ilave masrafların33
bazik krom sülfat maliyetlerini artırdığı, dolayısıyla ihracat müşterilerinin ve yurtdışındaki
tabakhanelerin alım fiyatlarının, SODA satış fiyatlarından daha yüksek olduğu
belirtilmektedir. Ayrıca, bazı ülkelerde satışların distribütöre yapılmasının da alım
fiyatlarını yükselttiği ifade edilmektedir. Tüm bu hususların, SODA’nın ihracatta daha
düşük bir fiyat stratejisi belirlemesinde etkili olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yurtiçi
satış ve ihracat fiyatları arasındaki farka ilişkin aşırı fiyat kapsamında yapılacak
değerlendirmede bu durumun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
(79) Ayrıca, aşırı fiyat değerlendirmesinde ilgili ürün pazarına girişin önünde herhangi bir engel
bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir. Pazara giriş engellerinin
bulunmadığı durumda aşırı fiyat, pazara yeni rakiplerin girmesine ve böylece fiyatların
düşmesine neden olacak; dolayısıyla, aşırı fiyat süreklilik kazanmayacaktır. Bazik krom
sülfat pazarında her ne kadar SODA’nın yüksek pazar payını yıllar içerisinde koruduğu
görülse de Türkiye bakımından bazik krom sülfat ürününün herhangi bir kısıtlamaya tabi
olmaksızın dış ticarete konu olduğu ve çeşitli ülkelerden ithalatının herhangi bir kısıtlama
olmaksızın gerçekleştirildiği görülmektedir34. Nitekim TDSD tarafından gönderilen yazıda
da bazik krom sülfatın ithalatı ile ilgili herhangi bir yasal kısıtlamanın bulunmadığı
belirtilmiştir.
33 Ülkelerin yerel üreticiyi korumak ve gelir elde etmek gibi amaçları doğrultusunda gümrük vergisinin
ülkelere göre büyük farklılıklar gösterdiği, Çin’de %6,5 olan gümrük vergisinin Hindistan’da %28’e çıktığı,
Gümrük Birliği’nden dolayı ithalat vergisinin %0 olduğu AB ülkelerinde dahi, alıcıların ithalat işlemleri
sırasında ödemek zorunda oldukları bazı masraflar olduğu, yine ülkelere göre değişen oranlarda katma
değer vergisi, liman ve gümrük masrafları ve iç nakliye gibi masrafların da alıcı tarafından ayrıca ödenmesi
gerektiği ifade edilmiştir.
34 Bkz. Tablo 3, Tablo 4.
16-14/205-89
24/25
(80) SODA’nın söz konusu pazar gücünü korumasının altında yatan sebeplerden birisi hiç
şüphesiz hem Dünya’da hem de Avrupa’da incelemeye konu olan bazik krom sülfat
pazarında ilk sırada yer almasıdır. Bunun yanında, SODA’ya ait ürünlerin kalitesi de en
önemli gerekçelerden biri olarak gösterilebilecektir. Nitekim şikayet dilekçesinde de deri
üretiminin temel girdisi olan bazik krom sülfatın kalitesinin işleme sonucunda elde edilen
derinin niteliği ve değeri açısından çok önemli olduğu, ithalat yoluyla temin edilen bazik
krom sülfatın gereken girdi kalitesini sağlayamadığı, dolayısıyla ithalatın SODA
tarafından üretilen bazik krom sülfat ürününe ikame olamayacağı ifade edilmiştir. Ayrıca
TDSD tarafından gönderilen yazıda, bazik krom sülfat ürününün ithalatının kısıtlı olarak
yapılmasının en önemli sebebinin SODA tarafından üretilen bazik krom sülfat ile
yurtdışından ithal edilen bazik krom sülfat arasında gerek nitelik gerekse nicelik
bakımından ciddi farklılıkların bulunması olduğu, SODA tarafından üretilen bazik krom
sülfat bileşeninin kalite bakımından ikamesinin bulunmadığı ifade edilmiştir.
(81) Bununla birlikte, hem SODA’nın yetkili satıcısı hem de LANXESS’in temsilcisi olan ARBA
ile yapılan görüşmede şu hususlar ifade edilmiştir:
“Dünyada bazik krom sülfat ürününü kaliteli olarak üreten 5-6 adet teşebbüs
bulunmaktadır. LANXESS, SODA’nın ardından kalite, pazar payı ve tanınmışlık
olarak ikinci sırada gelmektedir. Türkiye’de SODA ve LANXESS dışında kalite
olarak kalburüstü diyebileceğimiz markaların satışı yok denecek kadar azdır. Bazik
krom sülfatta ithalatın payı genel olarak %10-15 aralığında değişmektedir. İthalatta
esas payı Rusya, Kazakistan ve Uzak Doğu ülkelerinden getirilen ucuz ama kalitesiz
ürünler oluşturmaktadır…”
(82) Sonuç olarak, başvuru konusu SODA’nın aşırı fiyatlama yoluyla hakim durumunu kötüye
kullandığı iddiasına ilişkin olarak soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı sonucuna
varılmıştır.
I.6.2. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Yapılan Değerlendirme
(83) Mevcut önaraştırma kapsamında incelenen hususlardan birisi de, SODA’nın, bazik krom
sülfat satışı yapan bayilerinin yeniden satış fiyatlarını belirleyerek 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında bir ihlale neden olduğu iddiasıdır. Bilindiği üzere, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin (a) bendinde; dikey veya yatay ilişkiler konusunda herhangi bir
ayrıma gidilmeksizin “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının belirlenmesi” hukuka
aykırı eylemler arasında sayılmıştır.
(84) Dikey kısıtlamalara ilişkin çerçeve, mevzuatımızda özellikle 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) ile çizilmektedir. Rekabet
hukukunda “açık kısıtlamalar” olarak kabul edilen bazı dikey kısıtlamalar, anlaşmaları
grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır. İnceleme konusu yeniden satış fiyatının
belirlenmesi uygulaması, 2002/2 sayılı Tebliğ’de bu tür kısıtlamalar arasında
sayılmaktadır.
(85) Yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasının rekabet karşıtı etkilerinin özellikle
yoğunlaşmış pazarlarda daha fazla olabildiği dikkate alındığında, ortaya çıkması
muhtemel olan rekabeti kısıtlayıcı sonuçlara yer verilmesinde fayda görülmektedir. Ürün
fiyatlarının yükselmesi, satış noktalarının sağlayıcılar üzerinde uygulayabilecekleri fiyat
düşürme baskısının azalması, satış noktalarının tüketici tercihlerini yeniden satış fiyatı
belirlenen ürünlere doğru yönlendirmesi, alt pazara düşük maliyetlerle ve düşük fiyatlarla
girebilecek teşebbüslerin önünün tıkanması yeniden satış fiyatının belirlenmesi
uygulamasının negatif etkilerindendir.
16-14/205-89
25/25
(86) Önaraştırma sürecinde gerçekleştirilen değerlendirme kapsamında SODA’da yapılan
yerinde incelemede, SODA’nın bazik krom sülfat satışı yapan bayilerinin yeniden satış
fiyatlarını belirlediği iddiasını destekleyen herhangi bir bilgi ya da belgeye ulaşılamamıştır.
SODA’nın yetkili satıcıları olan HMK ve HERKİM ile yapılan görüşmelerde ve KAÇAR ile
ARBA tarafından gönderilen cevabi yazılarda ise söz konusu iddianın aksine yetkili
satıcıların satış fiyatlarını belirlemekte serbest oldukları ve SODA’nın satış fiyatının
belirlenmesinde hiçbir etkisinin olmadığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla SODA’nın, bayilerin
yeniden satış fiyatlarını belirleyerek 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğini ortaya
koyabilecek nitelikteki delillere ulaşılamadığı, bu çerçevede Kanun’un 4. maddesi
anlamında bir ihlalin söz konusu olmadığı ve şikâyetin reddedilmesi gerektiği
değerlendirilmektedir.
(87) Şikâyet dilekçesinde yer alan 4054 sayılı Kanunun 9. maddesinin son fıkrası kapsamında
ihlalden önceki durumu koruyucu geçici tedbir alınması talebinin de önaraştırma
kapsamında herhangi bir ihlal sonucuna ulaşılmadığından reddedilmesi gerektiği
kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(88) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy