Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-2-59 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 16-15/243-105
Karar Tarihi : 03.05.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN
Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖRLER: Gözde MAVİ, Ahmet ŞAHİN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Arçelik A.Ş.
Temsilcisi: Av. M. Haluk ARI
Atatürk Mah. Turgut Özal Bul. Gardenya 1 Plaza 42 B Ofis
Kat: 7 Ataşehir/ İSTANBUL
(1) D. DOSYA KONUSU: TP Vision Elektronik Ticaret A.Ş.’den tedarik edilecek
Philips markalı televizyonların Arçelik A.Ş’nin yetkili satıcılarında satılmasına
yönelik anlaşmaya menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 30.12.2015 tarihinde giren bildirim üzerine
hazırlanan 27.04.2016 tarihli Muafiyet/Menfi Tespit Raporu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Arçelik A.Ş. (ARÇELİK) ile TP Vision Elektronik Ticaret A.Ş. (TP VISION) arasında
imzalanan anlaşmaya 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054
sayılı Kanun) 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle menfi tespit belgesi
verilemeyeceği,
- Söz konusu anlaşmanın 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
(2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamında grup muafiyetinden yararlanamayacağı,
- 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşulların tamamının varlığı nedeniyle
bildirime konu anlaşmaya üç yıl süreyle bireysel muafiyet tanınabileceği,
- Bildirim Formu ile eki Satın Alma Sözleşmesi arasında çelişkili ifadeler bulunmakla
birlikte söz konusu bilgiler yanlış/yanıltıcı nitelik taşımadığından 4054 sayılı Kanun’un
16/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesine gerek olmadığı
ifade edilmektedir.
16-15/243-105
2/16
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Taraflar
G.1.1. ARÇELİK
(4) ARÇELİK, 1955 yılında kurulmuş olup dayanıklı tüketim ve tüketici elektroniği
sektörlerinde üretim, pazarlama ve satış sonrası destek hizmetleri alanlarında faaliyet
göstermektedir. ARÇELİK’in içerisinde bulunduğu Koç Grubu bünyesinde Arçelik,
Beko, Grundig, Blomberg, Elektrabregenz, Arctic, Leisure, Flavel, Defy ve Altus olmak
üzere 10 adet marka bulunmaktadır. ARÇELİK üretim faaliyetlerini altı farklı ülkede
bulunan 15 üretim tesisinde gerçekleştirmektedir. Arçelik ve Beko markalı ürünler
Türkiye’de yaklaşık (…..) civarındaki yetkili dağıtıcı ve servis ağıyla tüketicilere
ulaştırılmaktadır.
G.1.2.TP VISION
(5) TP VISION ve TP Vision Grubu televizyon ve televizyon aksesuarları satış, pazarlama
ve dağıtımı alanında faaliyette bulunmaktadır. TP Vision Grubu, 2012 yılında
televizyonlarda Philips markasının kullanım hakkını almıştır. Grup, halen Philips
markalı televizyonların üretim, dağıtım ve satışını yapmaktadır. TP Vision Grubu
şirketlerinin ana ortağı olan TPV Technology Limited başvuru konusu televizyonların
üretim hakkını elinde bulundurmaktadır. Teşebbüsün yetkili bayi ağı bulunmamakla
birlikte ürünleri teknomarketler, hipermarketler, organize perakende satış noktaları ve
internet üzerinden satışa sunulmaktadır.
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(6) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da 1997/1 sayılı Tebliğ’e atıfta bulunularak
ilgili ürün pazarının tespitinde dikkate alınacak unsurlar belirtilmiştir. Buna göre ürün
pazarının tespitinde tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri
bakımından aynı sayılan mal ve hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınmakta, ayrıca
tespit edilen pazarı etkileyebilecek diğer unsurlar da değerlendirilebilmektedir.
(7) ARÇELİK ile TP VISION arasında akdedilen başvuru konusu anlaşma ile Arçelik ve
Beko yetkili satıcılarında, TP VISION tarafından tedarik edilecek Philips markalı
televizyonların satılması sağlanacaktır. Bu doğrultuda ilgili ürün pazarının tanımı
bakımından esas alınması gereken ürün grubu televizyondur.
(8) Günümüzde elektronik sektörünün hızla gelişmesi sonucunda rekabet artmıştır.
Özellikle AR-GE faaliyetlerinin yoğunlaşması kullanılan teknolojinin sürekli olarak
yenilenmesi sonucunu doğurarak elektronik sektörünün belirleyici özelliğini
oluşturmaktadır. Diğer yandan bu hızlı değişim, piyasaya sunulan ürünlerin yaşam
evrelerinin nispeten kısa olması sonucunu da ortaya çıkarmaktadır. Bu doğrultuda
televizyonlar kendi içerisinde tüplü (CRT) televizyonlar ile panel televizyonlar olarak
ayrışmaktadır. Zaman içerisinde tüplü televizyonların yerini panel televizyonlara
bıraktığı görülmektedir. Gelişen üretim teknolojileri ile panel televizyonlar da plazma,
LCD, LED, OLED ve diğer yeni teknolojilerin kullanıldığı televizyonlar olarak
çeşitlenmektedir. Panel televizyonlar hem sahip oldukları teknik özellikleri hem de fiyat
seviyeleri bakımından birbirlerine benzemekte ve tüplü televizyonlardan ayrılmaktadır.
Dolayısıyla dosya konusu bakımından ilgili ürün pazarı, teknolojik gelişmelere
uyumluluğu, boyutları ve görüntü kalitesiyle tüplü televizyonlardan önemli farklılıklar
göstermesi nedeniyle “panel televizyon pazarı” olarak belirlenmiştir.
16-15/243-105
3/16
G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(9) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un dördüncü paragrafında 1997/1 sayılı
Tebliğ’e atıf yapılmak suretiyle coğrafi pazar; teşebbüslerin mal ve hizmetlerinin arz ve
talebi konusunda faaliyet gösterdikleri, rekabet koşullarının yeterli derecede homojen
ve özellikle rekabet koşulları komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı olduğu için
bu bölgelerden kolayca ayrılabilen bölgeler olarak tanımlanmaktadır.
(10) Başvuru konusu ürünlerin dağıtımı, pazarlaması, satışı ve fiyatlandırılmasının tüm
Türkiye genelinde benzer nitelik arz etmesi ve ülke genelinde rekabet koşullarında
bölgeler bazında belirgin farklılıklar bulunmaması dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar
“Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.3. Tespit ve Değerlendirme
G.3.1. İlgili Kurul Kararları
(11) Bildirim konusu işleme büyük ölçüde benzeyen Kurulun 19.11.2004 tarih ve 04-
72/1049-261 sayılı kararının konusunu Sony Eurasia Pazarlama A.Ş (SONY) ile
ARÇELİK arasında Sony markalı belirli ürünlerin ARÇELİK yetkili satıcılarında
satılmasına ilişkin yapılan Satış Sözleşmesi’ne menfi tespit belgesi verilmesi veya
muafiyet tanınması talebi oluşturmaktadır. Kararda sözleşmeye konu ürünlerden
televizyon pazarı dışındaki pazarlarda ARÇELİK’in üretim ve dağıtım faaliyetlerinin
olmaması nedeniyle bu pazarlarda rekabetin kısıtlanmasının mümkün olmadığı,
bununla birlikte televizyon pazarında ARÇELİK ile SONY’nin hem üretim hem de
dağıtım seviyesinde rakip olmaları dikkate alınarak böyle bir işbirliğinin rekabetin
kısıtlanmasına yol açabileceği, bu nedenle televizyon pazarında ilgili sözleşmenin
genel hükümlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı
olduğu belirtilerek menfi tespit belgesi verilmesi talebi reddedilmiştir. Diğer yandan
sözleşme sayesinde pazarlarda ürünlerin dağıtımı ve hizmetlerin sunulmasında
gelişme sağlanarak, ürünlerin daha etkin bir şekilde ve mevcut satış noktalarına ek
olarak daha çok satış noktasında tüketicilere ulaşması, tüketicilerin marka içi
rekabetten yararlanarak daha fazla seçeneğe sahip olması, pazarların önemli bir
bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması hususları dikkate alınarak, bildirim konusu
sözleşmeye beş yılı aşmamak kaydıyla sözleşme süresince bireysel muafiyet
tanınmasına karar verilmiştir. Taraflar bu beş yıllık sürenin dolmasını müteakip aynı
sözleşmeyi tekrar imzalayarak bildirimde bulunmuşlardır.
(12) Bu bildirim Kurulun 04.02.2010 tarih ve 10-13/145-61 sayılı kararında ele alınmıştır.
Kararda, Satış Sözleşmesi’nin rakipler arasında yapılan yatay işbirliği anlaşması
olması sebebiyle rekabetin kısıtlanmasına yol açabileceği ve menfi tespit belgesi
verilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan kararda, ARÇELİK
ile SONY arasında imzalanan sözleşmenin dağıtım anlaşması niteliği taşıdığı,
ARÇELİK’in Türkiye geneline yaygın dağıtım ve satış ağından SONY’nin
yararlanacağı, böylece dağıtım maliyetlerinin azalacağı, ilgili ürünlerin satış öncesi ve
sonrası hizmetlerinin gelişeceği tespitlerinde bulunulmuştur. Keza mağaza içi marka
çeşitliliği artacağından tüketicilerin bundan fayda sağlayacağı belirtilmiştir. İlaveten
tarafların ve rakiplerinin pazardaki konumu, pazarın dinamik yapıda olması, satış
kanallarının çeşitliliği gibi unsurlar göz önünde bulundurularak ARÇELİK ve SONY
arasında imzalanan sözleşmeye, sözleşme süresince bireysel muafiyet tanınmasına
karar verilmiştir.
16-15/243-105
4/16
(13) Kurulun 25.09.2008 tarih ve 08-56/892-353 sayılı bir diğer kararında ARÇELİK’in yetkili
satıcıları ve yetkili servisleri ile ayrı ayrı imzaladığı anlaşmalara bireysel muafiyet
tanınıp tanınmayacağı incelenmiştir. ARÇELİK’in yetkili satıcıları ile yaptığı
sözleşmelerde yetkili mağazaların fiziki özelliklerinin, kurum kimliğini yansıtmalarının,
belli bir know-how ve eğitim çerçevesinde işletilmelerinin ön planda olduğu
görülmüştür. Sözleşmelerde, yetkili mağazanın ARÇELİK tarafından temin edilen
ürünleri münhasıran satmasını, seçici dağıtım türünde çeşitli dağıtım sınırlamalarını ve
ürünlerin tavsiye niteliği taşıyan azami yeniden satış fiyatının ARÇELİK tarafından
yeniden satıcıya iletilmesini içeren maddeler bulunmaktadır. Bu sözleşmelere 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde (2002/2 sayılı Tebliğ)
düzenlenen %40 pazar payı eşiğinin aşıldığı “buzdolabı pazarı”, “çamaşır makinesi
pazarı”, “bulaşık makinesi pazarı”, “mikrodalga fırın pazarı” ve “tüplü televizyon pazarı”
bakımından üç yıl süreyle bireysel muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
(14) Sözleşmelere tanınan 3 yıllık bireysel muafiyet süresinin sona ermesinin ardından,
ARÇELİK’in yetkili satıcıları ve yetkili servisleri ile imzaladığı Mağaza Sözleşmesi ile
Model Mağaza İşletme Sözleşmesine bireysel muafiyet tanınmasının talep edilmesi
üzerine, Kurulun 18.10.2011 tarih ve 11-53/1353-479 sayılı kararı alınmıştır. Anılan
kararda, dosya konusu sözleşmeler ile dağıtım ve stok maliyetlerinin düşürülerek
bedavacılık sorununun giderileceği, ürün portföyünün geliştirilebileceği, böylece
tüketicilerin arama maliyetlerinden kurtulacağı tespitlerine yer verilmiştir. Keza
ARÇELİK’in azalan pazar payı, güçlü rakiplerinin bulunması, pazarın dinamik yapıda
olması, dağıtım kanallarının çeşitliliği, sözleşmede azami tavsiye fiyat uygulamasının
öngörülmesi gibi unsurlar göz önünde bulundurularak %40 pazar payı eşiğinin aşıldığı
“buzdolabı pazarı”, “çamaşır makinesi pazarı”, “bulaşık makinesi pazarı”, “mikrodalga
fırın pazarı”, ve “tüplü televizyon pazarı” bakımından sözleşme süresi boyunca (altı yıl)
bireysel muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
G.3.2. Bildirime Konu Anlaşmanın Niteliği
(15) Bildirime konu anlaşmayı ARÇELİK ile TP VISION arasında imzalanmış “Satın Alma
Sözleşmesi” (Sözleşme) ile “Depolama, Ürün Teslimi, Kurulumu ve Satış Sonrası
Teslim Protokolü” (Protokol) oluşturmaktadır. Sözleşme ile, TP VISION’dan temin
edilecek Philips markalı televizyonların ARÇELİK’in dağıtım kanallarında satışı
amaçlanmaktadır. Sözleşme’nin ‘’Sözleşmenin Konusu’’ başlıklı 1. maddesinde
ARÇELİK’in malın modelini (cinsini), fiyatını, kalitesini, sevkiyatlarını ve bunun gibi
hususları TP VISION’a bir sipariş formu ile bildireceği, TP VISION’ın da bu formda yer
alan hususlara ve sözleşmeye uygun olarak malları tedarik edeceği ifade edilmiştir.
Sözleşmenin 3/c maddesinde yürürlükte olduğu süre boyunca ARÇELİK’in Sözleşme
konusu Philips markalı televizyonları münhasıran TP VISION’dan tedarik edeceği
düzenlenmektedir. Sözleşmenin devam eden maddelerinde ürünlerin teslimi,
mağazalarda teşhiri, tanıtımı, ürünlerde yapılacak kampanyalar, taraflar arasındaki
ödemeler gibi hususlar karara bağlanmaktadır. Protokol ile TP VISION tarafından
tedarik edilecek ürünlerin ARÇELİK’e ait depolara getirilmesi, ürünlerin satışı halinde
tüketiciye teslimi ve kurulumuna ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
(16) Bildirime konu anlaşmayı oluşturan Sözleşme ve Protokol (bu noktadan sonra ikisi
birlikte Satınalma Sözleşmesi adı altında değerlendirilmektedir), Philips marka
televizyonların Türkiye’deki sağlayıcısı konumunda bulunan TP VISION’ın Philips
marka televizyonları ARÇELİK’e sağlamasına ve ARÇELİK’in de bu televizyonları
kendi yetkili dağıtım kanalına yeniden satmasına yönelik düzenlemeler içermektedir.
Dolayısıyla bildirime konu anlaşma temel olarak bir dağıtım anlaşması niteliğindedir.
16-15/243-105
5/16
(17) ARÇELİK, Arçelik markalı televizyonların hem üreticisi hem de dağıtıcısı
konumundadır. Dosya kapsamında TP VISION’ın bağlı bulunduğu grup şirketlerinin
ana ortağının Philips markalı televizyonların üretim hakkını elinde bulundurduğu
belirtilmiştir. Bu doğrultuda TP VISION da Philips markalı televizyonların hem üreticisi
hem de dağıtıcısı konumundadır. Dolayısıyla bildirim konusu anlaşmanın rakipler
arasında yapılmış dağıtım anlaşması olduğu görülmektedir. Diğer taraftan Satınalma
Sözleşmesi ile TP VISION tarafından Philips markalı televizyonların ARÇELİK yetkili
satıcılarında satılmak üzere sağlanacağı kararlaştırıldığından bildirim konusu
Satınalma Sözleşmesi karşılıklı olmayan dağıtım anlaşması niteliğindedir.
G.3.3. Menfi Tespit Değerlendirmesi
(18) Dosya konusu başvuruda ilk olarak, taraflar arasında yapılan bildirime konu anlaşmaya
menfi tespit verilmesi talep edilmektedir. Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 8.
maddesi uyarınca menfi tespit belgesi bir anlaşma, karar, eylemin 4054 sayılı Kanun’a
aykırı olmadığının belirlenmesi halinde verilmektedir. Bu doğrultuda öncelikle bildirim
konusu anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olup olmadığı
değerlendirilecektir.
(19) ARÇELİK ile TP VISION arasında imzalanan Satınalma Sözleşmesi yukarıda belirtildiği
üzere bir dağıtım anlaşması niteliğindedir. Bildirim Formu’nda bildirime konu
anlaşmanın hedefi, TP VISION’ın ürünlerinin ek ve etkin bir dağıtım kanalı üzerinden
satışa sunulması, ARÇELİK yetkili satıcılarının ise daha geniş bir ürün portföyüne
sahip olması şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla bildirim konusu anlaşmanın genel
olarak rekabeti kısıtlama amacına sahip olmadığı değerlendirilmektedir. Bununla
birlikte bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık oluşturmaması için
sadece amacının değil, mevcut ve olası etkilerinin de rekabeti kısıtlayıcı olmaması
gerekmektedir.
(20) Bir dağıtım anlaşmasının rakip teşebbüsler arasında yapılması halinde yatay
anlaşmaların pazardaki etkilerine ve beraberlerinde getirebilecekleri muhtemel rekabet
sorunlarına benzer etkiler ortaya çıkarması olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle
bildirime konu anlaşma gibi rakipler arasında yapılan dağıtım anlaşmalarının kural
olarak 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan muafiyetten yararlanamayacakları
düzenlenmiştir. Zira rakipler arasında yapılan bu tür anlaşmalar rekabeti doğrudan
kısıtlayan hükümler içermeseler de doğaları gereği bazı rekabetçi endişeleri gündeme
getirebilmektedirler. Anlaşmaların tarafları arasındaki bilgi alışverişinin kolaylaşması
rekabetçi endişelere örnek olarak gösterilebilmektedir.
(21) ARÇELİK ile TP VISION arasında imzalanan bildirime konu anlaşma ile tarafların TP
VISION’ın satış fiyatlarına, düzenleyeceği kampanyalara ya da promosyonlara ilişkin
bilgi alışverişinde bulunmaları gerekecektir. Bu durum özellikle ARÇELİK’in söz konusu
işbirliği çerçevesinde rakibin fiyatlama ve pazarlama stratejileri hakkında elde ettiği
bilgileri kendi rekabetçi davranışlarını belirlerken göz önünde bulundurmasına yol
açabilecektir. Her iki teşebbüsün de panel televizyon pazarında faaliyet göstermeleri
nedeniyle böyle bir işbirliği rekabetin kısıtlanmasına yol açabilecektir. Dolayısıyla
bildirim konusu anlaşma 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğundan,
anlaşmaya menfi tespit belgesi verilemeyecektir.
16-15/243-105
6/16
G.3.4. Muafiyet Değerlendirmesi
(22) Dosya konusu başvuru ile Satınalma Sözleşmesi’ne menfi tespit belgesinin
verilmemesi durumunda muafiyet sağlanması talep edilmektedir. Muafiyetin Genel
Esaslarına İlişkin Kılavuz’da (Kılavuz) bir anlaşmaya ilişkin yapılacak muafiyet
değerlendirmesinde anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup
olmadığının tespiti ve grup muafiyeti tebliğlerinden faydalanıp faydalanmayacağının
incelenmesinin akabinde bireysel muafiyet değerlendirmesi yapılacağı belirtilmektedir.
(23) 2002/2 sayılı Tebliğ, dikey anlaşmaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
uygulamasından muaf tutmakla birlikte rakipler arasında yapılan dikey anlaşmalar kural
olarak tebliğ kapsamı dışında tutulmuştur. İstisna olarak sağlayıcının anlaşma konusu
malların hem üreticisi hem dağıtıcısı, alıcının ise malların sadece dağıtıcısı olması
halinde anlaşma tebliğ kapsamına girebilecektir. Bildirim konusu işlem ile muafiyet
tanınması talep edilen Satınalma Sözleşmesi’nin konusunu televizyon oluşturmakta
olup panel televizyonlar bakımından ARÇELİK ve TP VISION hem üretici hem de
dağıtıcı konumundadır. Bu doğrultuda bildirim konusu anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında olmadığı değerlendirilmektedir.
(24) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde bir anlaşmanın Kanun’un 4. madde
uygulamasından muaf tutulması için gereken şartlar düzenlenmekte ve şartların birlikte
gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda aşağıda bildirim konusu anlaşmanın söz
konusu şartlar çerçevesinde değerlendirmesi yapılacaktır.
G.3.4.1. Malların Üretimi veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni
Gelişme ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(25) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesinde yapılacak
muafiyet değerlendirmesinde öncelikle bir etkinlik kazanımının gerçekleşmiş olması
gerekmektedir. Bu etkinlik kazanımı ekonominin geneli için geçerli, objektif ve somut
olmalıdır. Dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması, satış öncesi
hizmet kalitesinin artırılması gibi etkiler etkinli kazanımlarına örnek olarak
gösterilebilecektir.
(26) Bildirim konusu anlaşma ile Arçelik ve Beko yetkili satıcılarında Philips markalı
televizyonların satışa sunulması amaçlanmaktadır. Böylece ARÇELİK, satışa sunduğu
ürün portföyünü marka, model ve fiyat açılarından çeşitlendirerek, bir evin ve farklı gelir
grubunda yer alan tüketicilerin ihtiyacı olabilecek çoğu elektronik eşyayı yetkili
mağazalarında bulunduran bir teşebbüs konumuna gelmeyi hedeflemektedir. Başka bir
deyişle ürün portföyünde Philips gibi bir markayı bulundurarak, mağazaların cazibesini
arttırmayı böylelikle daha fazla tüketiciyi mağazalarına çekebilmeyi amaçlamaktadır.
TP VISION ise mevcut dağıtım kanallarına ek olarak, ARÇELİK kanalı ile ürünlerini
Türkiye’nin her yerine ulaştırarak müşteri kitlesini büyütmeyi hedeflemektedir.
16-15/243-105
7/16
(27) ARÇELİK (…..) civarındaki Arçelik ve Beko markalı yetkili mağazaları ile Türkiye
geneline yaygın bir dağıtım ve satış ağına sahiptir. Başvuru konusu anlaşma sayesinde
Philips markalı ürünlerin Türkiye’de her tüketiciye hızlı bir şekilde ulaştırılabilmesi
sağlanacaktır. Türkiye genelinde tüketici elektroniğine olan talep seviyesinin nüfus ve
ortalama gelir düzeyiyle de bağlantılı olarak bölgeler bazında farklılık gösterebildiği
dikkate alındığında, sağlayıcıların ya da yeniden satıcıların çeşitli bölgelere yapacakları
yatırımların karlılığı dolayısıyla cazibesi de farklılaşabilmektedir. Ayrıca ARÇELİK’in
bayilik sistemi tüm Türkiye’yi kapsamaktadır. Dolayısıyla iki teşebbüs arasındaki
işbirliği TP VISION’ın yatırım yapmayı kârlı bulmadığı bir bölgede Philips ürünlerinin
etkin bir dağıtım ağı üzerinden tüketiciye ulaşmasına katkıda bulunabilecektir. Bu
durum markalar arası ve marka içi rekabeti bölgeler arası farklılıklara da bağlı olarak
destekleyici niteliktedir.
(28) Diğer yandan bu işbirliğinin dağıtım maliyetlerinin azaltılmasına olumlu katkı
sağlayacağı ifade edilmektedir. Anlaşma konusu ürünler için ARÇELİK depoları
kullanılacaktır. Dolayısıyla Philips ürünlerinin aynı yaygınlıkta dağıtılabilmesi için
işbirliği olmasaydı katlanılması gereken maliyetlerde -aynı unsur ve tesislere ikinci kez
yatırım yapılması gerekmediğinden- azalma olabilecektir. Ayrıca aynı dağıtım altyapısı
unsurları üzerinden daha fazla ürünün satışının yapılması, başta taşıma maliyetleri
olmak üzere, ölçek ekonomilerinden kaynaklı maliyet tasarruflarını gündeme
getirebilecektir. Diğer bir deyişle kaynaklar daha etkin kullanılmış olacaktır. Bu
bakımdan TP VISION ile ARÇELİK arasındaki işbirliğinin konusunu oluşturan ürünler
etkinlik artışına olanak tanıyan niteliktedir.
(29) Keza elektronik eşyalar gibi karmaşık teknik özelliklere sahip ürünlerde ürünlerin satışa
sunulacağı satış kanallarının o ürünler konusunda uzmanlaşması, tüketiciye sunulan
hizmet kalitesini artırabilecektir. Bildirim konusu anlaşma neticesinde ARÇELİK
mağazalarında TP VISION ürünlerinin Philips markasına uygun teşhirinin sağlanması
için gerekli dekorasyon düzenlemeleri yapılacak, ARÇELİK personeli Philips ürünleri
konusunda eğitilerek tüketicilerin tam olarak bilgilendirilmesi sağlanacaktır. Dolayısıyla
taraflar arasındaki işbirliği, bu işbirliğine konu olan ürünlerin tüm Türkiye genelinde belli
bir kalite standardıyla tüketicilere sunumuna katkı sağlayabilecektir.
(30) İlaveten Philips ürünlerinin Arçelik ve Beko yetkili satıcıları üzerinden pazara
sunulmasının mağaza içi ürün çeşitliliğini artıracağı açıktır. Daha fazla çeşitte ürünü
daha geniş bir müşteri kitlesine sunma imkânına kavuşan bayinin yatırım güdüsü de
olumlu etkilenebilecektir. Bu ise hem arzın devamlılığına hem de hizmet kalitesinin
artırılmasına katkı sağlayan bir unsur olarak değerlendirilebilecektir.
(31) Yukarıda ifade edilen hususlar çerçevesinde başvuru konusu anlaşma 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin (a) bendindeki koşulu sağlamaktadır.
G.3.4.2. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(32) Bireysel muafiyet tanınmasının ikinci şartı ortaya çıkan etkinlik kazanımlarından
tüketicinin de yarar sağlamasıdır. Bildirim konusu Satınalma Sözleşmesi neticesinde,
Philips markalı televizyonların TP VISION’ın dağıtım kanallarına ek olarak ARÇELİK
dağıtım kanalı üzerinden de satışa sunulmasının tüketicilerin bu ürünlere daha kolay
ulaşabilmesini sağlayacağı anlaşılmaktadır. Bu durum tüketicilerin farklı sağlayıcıların
farklı markaları arasındaki seçim özgürlüklerini olumlu etkileyeceği gibi Philips
televizyonların tüketiciye ulaştırıldığı dağıtım kanallarının çeşitlenmesi ve ürünlerin
daha fazla noktadan tüketiciye ulaştırılması anlamına gelebilecektir.
16-15/243-105
8/16
(33) Bildirim formunda, TP VISION’ın Philips markalı televizyonları sattığı bir yetkili satıcı
ağının bulunmadığı ifade edilmektedir. Türkiye’nin her yerinde tüketiciye ulaşan
ARÇELİK satış kanallarında Philips televizyonların satışa sunulması tüketici için
sağlanan başka bir fayda olarak değerlendirilebilecektir. Bununla birlikte televizyonların
Türkiye’de eski ve köklü bir marka imajına sahip ARÇELİK markası ile satışa
sunulması da göz önünde bulundurulabilecek bir diğer husustur. Keza anlaşmaya konu
ürünlerin detaylı teknik özelliklere sahip olduğu dikkate alındığında, ARÇELİK bayilik
sistemi, bu kanallardan alım yapacak TP VISION müşterilerinin Türkiye’nin her yerinde,
ürünlerin teknik özelliklerine ilişkin doğru ve yeterli bilgi alabilmelerine imkan
verebilecektir.
(34) Diğer yandan taraflar arasındaki işbirliği ile ARÇELİK mağazalarının ürün, marka, fiyat,
model açılarından çeşitliliğinin artırılması, dolayısıyla tüketicinin, tek bir mağazada
daha fazla çeşitte ürünü görebilmesi, karşılaştırabilmesi, ürünlere ilişkin yeterli teknik
bilgiyi alabilmesi, arama ve karşılaştırma maliyetlerini azaltacaktır. İşbirliği sonucunda
dağıtımda ortaya çıkması muhtemel maliyet tasarrufları markalar arası ve marka içi
rekabetle beraber tüketiciye yansıyabilecektir. Ayrıca Bildirim Formu’nda belirtildiği
üzere kredi kartı kullanımı yoğun olmayan bölgelerde, Philips ürünü alacak tüketicilere
senet sistemine dayalı vadeli ve taksitli satış imkânı sağlanması Philips ürünlerinin
ARÇELİK’in satış ağında pazara sunulmasının tüketiciler açısından bir diğer avantajı
olarak sayılabilmektedir.
(35) Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde başvuru konusu Satınalma Sözleşmesi 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendindeki koşulu sağlamaktadır.
G.3.4.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(36) Bireysel muafiyet değerlendirmesinin üçüncü şartını ilgili piyasanın önemli bir
bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması oluşturmaktadır. Değerlendirmede esas olan
ilgili pazardaki rekabetçi sürecin devam etmesidir. Bu doğrultuda bu şartın karşılanıp
karşılanmadığının analizinde, tarafların ve rakiplerin pazardaki durumu, pazarın yapısı
ve anlaşmanın pazardaki rekabetin üzerindeki etkisi, giriş engelleri, anlaşma konusu
olan ürünün özellikleri gibi hususlar dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla aşağıda ilgili
hususlar incelenmektedir.
G.3.4.3.1. Tarafların ve Rakiplerin Pazardaki Konumu ve Pazarın Yapısı
(37) Bildirim konusu anlaşmanın alıcı tarafı ARÇELİK uzun süredir beyaz eşya, tüketici
elektroniği sektöründe faaliyet göstermekte ve sektörün güçlü oyuncularından birisini
oluşturmaktadır. Keza ARÇELİK, Koç Grubu bünyesinde olması itibariyle finansal
bakımdan da güçlü bir firmadır. Diğer taraftan dosya konusu panel televizyon pazarına
bakıldığında sektörün rekabetçi bir yapıya sahip olduğu ve ARÇELİK’in ilk üç oyuncu
içerisinde yer almadığı görülmektedir. Bununla birlikte dosya konusu işlem neticesinde
Philips markalı televizyonlar Beko yetkili satıcılarında da satışa sunulacağından
Beko’nun da pazardaki konumunun incelenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda Arçelik
ve Beko’nun 2011-2014 yılları arasında satış değeri ve satış miktarı bazında pazar
paylarına aşağıda yer verilmektedir:
16-15/243-105
9/16
Tablo 1: Arçelik’in 2011-2014 Yılları Arasında Panel Televizyon Pazarındaki Pazar Payı (%)
2011 2012 2013 2014
Satış Değeri (…..) (…..) (…..) (…..)
Satış Miktarı (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 2: Beko’nun 2011-2014 Yılları Arasında Panel Televizyon Pazarındaki Pazar Payı (%)
2011 2012 2013 2014
Satış Değeri (…..) (…..) (…..) (…..)
Satış Miktarı (…..) (…..) (…..) (…..)
(38) Tabloların incelenmesinden Arçelik ve Beko’nun önemli pazar paylarının bulunmadığı
anlaşılmaktadır. İlerleyen bölümlerde açıklanacağı üzere pazar liderinin yaklaşık (…..)
oranında paya sahip olması karşısında ikisinin toplam pazar payının da ciddi bir pazar
gücüne işaret etmediği görülmektedir. Bildirim konusu Satınalma Sözleşmesi’nin
sağlayıcı tarafı TP VISION 2012 yılından beri Philips markalı televizyonların satışını
gerçekleştirse de televizyonlarda Philips markası uzun süredir dünya çapında var olan
markalardan birisidir. Philips’in panel televizyon pazarındaki pazar payına aşağıda yer
verilmektedir.
Tablo 3: Philips’in 2011-2014 Yılları Arasında Panel Televizyon Pazarındaki Pazar Payı (%)
2011 2012 2013 2014
Satış Değeri (…..) (…..) (…..) (…..)
Satış Miktarı (…..) (…..) (…..) (…..)
(39) Tablonun incelenmesinden TP VISION’ın Philips markalı televizyonların satışı ile elde
ettiği pazar payının önemli düzeyde olmamakla birlikte 2015 yılında düştüğü
görülmektedir. Tarafların 2013-2014 yıllarına ilişkin toplam pazar payı ise aşağıda
sunulmaktadır.
Tablo 4: Tarafların 2013-214 Yılları Arasında Toplam Pazar Payları (%)
Satış Değeri Satış Miktarı
2013 2014 2013 2014
Arçelik (…..) (…..) (…..) (…..)
Beko (…..) (…..) (…..) (…..)
Philips (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM (…..) (…..) (…..) (…..)
(40) Panel televizyon pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin 2013-2014 yıllarına ilişkin
pazar paylarına aşağıda yer verilmektedir.
16-15/243-105
10/16
Tablo 5: Panel Televizyon Pazarında 2013-214 Yılları Arasında Toplam Pazar Payları (%)
Satış Değeri Satış Miktarı
2013 2014 2013 2014
Samsung (…..) (…..) (…..) (…..)
LG (…..) (…..) (…..) (…..)
Vestel (…..) (…..) (…..) (…..)
Sony (…..) (…..) (…..) (…..)
Philips (…..) (…..) (…..) (…..)
Beko (…..) (…..) (…..) (…..)
Arçelik (…..) (…..) (…..) (…..)
Panasonic (…..) (…..) (…..) (…..)
Sunny (…..) (…..) (…..) (…..)
Toshiba (…..) (…..) (…..) (…..)
SEG (…..) (…..) (…..) (…..)
Grundig (…..) (…..) (…..) (…..)
Regal (…..) (…..) (…..) (…..)
Axen (…..) (…..) (…..) (…..)
Altus (…..) (…..) (…..) (…..)
Fınlux (…..) (…..) (…..) (…..)
Diğer (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM 100,0 100,0 100,0 100,0
(41) Tabloların incelenmesinden başvuru konusu anlaşma taraflarının toplam pazar payının
(…..) arasında olduğu görülmektedir. Bu payın tek başına önemli bir pazar gücüne
işaret etmeyeceği söylenebilirse de, tarafların satış miktarı bazındaki (…..) oranındaki
payının, (…..) ile en yüksek paya sahip LG’nin yukarısında olduğu anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte Arçelik’in bir önceki yıla göre artan (…..) oranındaki payına karşılık
Philips’in pazar payının düştüğü ve (…..) ile oldukça düşük seviyede olduğu
görülmektedir. Bu noktada tarafların karşı karşıya bulundukları marka içi ve markalar
arası rekabetin değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
(42) Arçelik ve Beko markalı ürünler esas itibariyle Philips markalı televizyonların da
dağıtılacağı Arçelik ve Beko yetkili dağıtım ağı üzerinden tüketiciye ulaşmaktadır. TP
VISION’ın sözleşme konusu ürünleri ayrıca teknomarketler, internet ve bayi kanalı
üzerinden satılmaktadır. Tarafların sundukları bilgilere göre 2015 yılında (…..) adet
Philips markalı televizyon satıldığı, bu satışların (…..) adedinin Arçelik ve Beko yetkili
satıcılarında gerçekleştiği görülmektedir. Diğer bir deyişle Philips markalı
televizyonların sadece (…..) oranı Arçelik ve Beko yetkili satıcılarında satılmıştır. Bu
durum sözleşme konusu ürünler bakımından Arçelik’in Philips marka televizyon
satışının yapıldığı diğer kanallardan kaynaklanan yoğun marka içi rekabet baskısı
altında olduğuna işaret etmektedir.
(43) Pazardaki rakiplerin konumuna bakıldığında (Tablo 5), ARÇELİK ve TP VISION’ın LG,
Samsung, Vestel gibi güçlü markalarla rekabet halinde oldukları anlaşılmaktadır. Pazar
liderliği Samsung ve LG arasında değişirken LG ve Vestel’in büyüdüğü görülmektedir.
Keza Philips pazar payı kaybetmekte, Arçelik ve Beko’nun payı artmaktadır.
16-15/243-105
11/16
(44) Pazara, dağıtım kanalları bakımından bakıldığında ise ülkemizde yoğun bir rekabet
yaşandığı görülmektedir. Dosya konusu panel televizyonlar; Migros, Kipa gibi hızlı
tüketim malları perakendecilerinin bulunduğu hipermarket kanalı; Teknosa, Bimeks,
Vatan, Gold ve MediaMarkt’ın bulunduğu teknomarket kanalı ve bayilerin olduğu
geleneksel kanal gibi birçok mecrada satışa sunulmaktadır. Günümüzde tüketicilerin
alışveriş alışkanlıklarının değiştiği, özellikle daha büyük alanlı ve daha fazla ürün
çeşitliliğinin bulunduğu teknomarket kanalının yaygınlaştığı görülmektedir.
Teknomarketlerin çay makinesinden panel televizyonlara, dizüstü bilgisayarlara kadar
çok çeşitli ürünü, çok farklı markalar altında tüketiciye sunmaları teknomarketlere ölçek
ve alan ekonomileri bağlamında ciddi maliyet avantajları sağlayabilmekte olup, bu
genişlikte ürün gamının sunuluyor olması, tüketicileri bu kanallardan alışveriş yapmaya
itmektedir. Tüketici elektroniği piyasasında 2012 yılında %35 oranında paya sahip olan
teknomarket kanalının payı 2013 yılında %38 oranına yükselmiştir1. GFK verilerine
göre toplam TV satışlarının 2010 yılında %36’sı teknomarketlerde yapılırken bu oran
2013 yılında %48’e yükselmiştir. Yani Türkiye pazarında toplam TV satışlarının
yaklaşık yarısı teknomarketler tarafından yapılmaktadır. Keza ,
gibi sanal alışveriş sitelerinin geliştiği görülmektedir. Böylece pazardaki
dağıtım kanalı çeşitliliğinin ilgili pazardaki markalar arası ve marka içi rekabeti
destekleyici bir unsur olarak ortaya çıktığı ve bayi kanalı üzerinde önemli bir rekabetçi
baskı oluşturduğu anlaşılmaktadır.
(45) Diğer taraftan tüketici elektroniği sektörlerinde güçlü bir markaya ve marka bilinirliğine
sahip olma gerekliliği, bunun için katlanılması gereken ve çoğunlukla batık maliyet
niteliğinde olan reklam harcamaları, ileri teknolojiye ve araştırma geliştirme
yatırımlarına olan ihtiyaç bu pazarlara girişi zorlaştırıcı başlıca unsurlar olarak ortaya
çıkmaktadır. Bununla birlikte sektördeki aktif rekabetin, özellikle uluslararası
oyuncuların varlığı ve dağıtım kanallarının çeşitliliğiyle birlikte artığı görülmektedir.
G.3.4.3.2. Anlaşma Konusu Ürünün Özellikleri
(46) ARÇELİK ve TP VISION arasında imzalanan Satınalma Sözleşmesi’nin konusunu
oluşturan panel televizyonlar yüksek teknolojili ve sürekli gelişen ürünler olup farklı
teknik özellik, model, kalite ve fiyatlarla pazara sunulabilmektedir. Panel televizyonlar
pazarı araştırma ve geliştirme faaliyetlerine oldukça açık, teknolojik yenilikler
doğrultusunda ürün özelliklerinin tüketici taleplerini karşılamak için sürekli geliştirildiği
dinamik bir yapıdadır. Teknolojinin gelişimine bağlı olarak yenilenme içinde bulunan
piyasada ürünlerin güncel kalma süresi kısalmakta, yeni ürün sınıfları ve modelleri
ortaya çıkmaktadır. Bu durumda herhangi bir üründe elde edilen yüksek pazar payları
teknolojik gelişmeye bağlı olarak kısa sürede anlamsız hale gelebilmektedir. Keza
geçmişte yaygın bir şekilde kullanılan tüplü (CRT) televizyonlar bitme noktasına gelmiş
ve yerini LCD ve LED televizyonlara bırakmıştır. Benzer şekilde yüksek çözünürlüğe
sahip 4K televizyonların satışa sunulduğu görülmektedir. Hızlı gelişen teknoloji
nedeniyle bu ürünlerin bulunduğu pazarların son derece dinamik olduğu, ürünlerin
tüketiciye sundukları kalite ve dayanıklılık gibi özelliklerin sürekli geliştirildiği, çoğu
ürünün piyasaya sürüldükten kısa bir süre sonra eski teknolojili olarak görüldüğünden
fiyatının düşebildiği söylenebilecektir.
1
16-15/243-105
12/16
(47) İlaveten sözleşme konusu ürünler tüketicinin gelirinden önemli bir pay alan ve uzun
yıllar kullanım amacıyla alınan ürünler olduğundan tüketicinin bu ürünler bakımından
belli kalitedeki ürünün en düşük fiyatlısını ya da belli bir fiyat karşılığında alabileceği en
kaliteli ürünü arama eğilimi yükselmektedir. Ürünlerin tüketicinin arama ve karşılaştırma
eğilimini artıran bu özellikleri, pazardaki rekabeti de olumlu etkileyen unsurlar olarak
ortaya çıkmaktadır.
(48) Bildirim formunda ifade edildiği üzere, tüketiciler tarafından Philips markalı televizyonlar
üst segment olarak görülmektedir. Bu üst segment ürünlerin Arçelik ve Beko
bayilerinde satışa sunulmasının ARÇELİK ürünlerini tamamlayıcı nitelikte olduğu
söylenebilecektir. Bu tamamlayıcılık, işbirliğinin olumsuz rekabetçi etkilerini
sınırlandıran bir unsur olarak değerlendirilmektedir.
(49) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında tarafların ve rakiplerinin pazardaki konumu,
panel televizyon pazarının dinamik ve rekabetçi yapısı, alternatif dağıtım kanallarının
çeşitliliği, anlaşma konusu ürünün yenilenen özellikleri gibi unsurlar dikkate alındığında,
ARÇELİK ve TP VISION arasındaki Satınalma Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin (c) bendindeki koşulu sağladığı sonucuna ulaşılmaktadır.
G.3.4.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(50) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (d) bendindeki koşul, anlaşmanın, anlaşma ile
hedeflenen etkinlik kazanımlarına erişmek için zorunlu olandan daha fazla sınırlayıcı
olmamasını gerektirmektedir. Bu kapsamda anlaşmada yer alan rekabet
sınırlamalarının gerekliliği ve zorunluluğu değerlendirilmektedir.
(51) Yukarıda ifade edildiği üzere ARÇELİK ve TP VISION arasında imzalanan Satınalma
Sözleşmesi karşılıklı olmayan dağıtım anlaşması niteliğini taşımaktadır. Bu tip
sözleşmelerde, rakipler arası karşılıklı dağıtım anlaşmalarında gündeme gelen pazar
paylaşımı endişesi giderilebilmektedir.
(52) Bildirim konusu Satınalma Sözleşmesi incelendiğinde tarafların anlaşma öncesi
faaliyetlerinin sınırlanmadığı görülmektedir. Diğer bir deyişle Arçelik ve Beko yetkili
satıcıları faaliyetlerine devam ederken, Philips markalı televizyonların da anlaşma
öncesi kanallarda satışına devam edilecektir. ARÇELİK’in kendi yetkili satıcısına
uygulayacağı satış fiyatlarına ve TP VISION’ın üçüncü kişilere satış yapmasına
müdahale edilmediği, alınacak ürünlerin satışının başka ürünlerin satışına
bağlanmadığı görülmektedir.
(53) Öte yandan taraflar arasında imzalanan Satınalma Sözleşmesi’nde sözleşmenin
yürürlükte olduğu süre boyunca, ARÇELİK’in sözleşme konusu ürünleri münhasıran TP
VISION’dan tedarik edeceği belirtilmektedir. Bahse konu madde, ARÇELİK’in Philips
marka televizyonları üçüncü kişilerden almasını sınırlandırarak rekabeti kısıtlayıcı
nitelik taşıyabilecektir. Keza paralel ithalat gibi alternatif temin kanallarını da
kısıtlayabilecektir. Teşebbüslerden edinilen bilgilere göre (….. TİCARİ SIR …..)
bulunmaktadır. Bunun dışında Philips markalı televizyonların üretim hakkı TP Vision
grup şirketlerinin ana ortağı olan TPV Technology Limited'e aittir. Anlaşma konusu
ürünlerin nihai tüketicilere yönelik televizyonlar olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte
yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere ARÇELİK’in satışlarındaki Philips markalı
televizyonların payının oldukça düşük olduğu ve Philips markalı televizyonların panel
televizyon pazarındaki payının önemli bir pazar gücüne işaret etmediği görülmektedir.
Keza pazarın dinamik ve rekabetçi yapısı, ürün çeşitliliği gibi unsurlar göz önünde
bulundurulduğunda söz konusu hükmün pazardaki etkisi ihmal edilebilir seviyede
olacaktır.
16-15/243-105
13/16
(54) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bildirim konusu anlaşma 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin (d) bendinde sayılan koşulu da sağlayarak muafiyetin tüm koşullarını
karşılamıştır. Bununla birlikte sözleşmede ARÇELİK’e getirilen münhasırlık hükmünün
pazardaki etkilerinin net bir şekilde görülebilmesi, sözleşmeye konu ürün pazarlarının
dinamik ve hızlı değişen yapısı dikkate alınarak, sözleşmeye beş yıl süreyle bireysel
muafiyet tanınabileceği sonucuna varılmıştır.
G.3.5. Yanlış/Yanıltıcı Bilgi Değerlendirmesi
(55) Dosya kapsamında ARÇELİK temsilcisi tarafından sunulan Menfi Tespit/Muafiyet
Bildirim Formu ile eki Sözleşme arasında tutarsız ifadeler bulunduğu tespit edilmiştir.
Bildirim Formunun muhtelif sayfalarında ARÇELİK’in üçüncü kişilerden alım yapmasına
engel teşkil eden bir münhasırlık hükmünün bulunmadığının belirtilmesine karşılık
Sözleşme’nin 3/c maddesinde Sözleşme’nin yürürlükte olduğu süre boyunca Arçelik’in
Philips markalı televizyonları münhasıran TP VISION’dan tedarik edeceği
düzenlenmektedir.
(56) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 16/1(a) maddesinde muafiyet ve menfi tespit
başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi halinde teşebbüsün
gayri safi gelirlerinin binde biri oranında idari para cezası uygulanacağı hükme
bağlanmaktadır. Anılan hüküm kapsamında teşebbüsün Bildirim Formunda yer verdiği
ifadelerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
(57) Yukarıda ifade edilen çelişkili ifadelerin tespiti üzerine ARÇELİK temsilcisinden konuya
ilişkin açıklama talep edilmiştir. Gönderilen cevabi yazıda özetle;
- Söz konusu hükmün rekabet yasağı niteliğinde olmadığı ve taraflar arasındaki
tedarik ilişkisi bağlamında konulduğu, bu nedenle Sözleşme ile Bildirim Formu
arasında bir tutarsızlığın değil yanlış anlaşılmanın bulunduğu,
- Bahse konu münhasırlığın amacının Sözleşme konusu Philips markalı
televizyonların, Türkiye’de tek yetkili olarak satım ve pazarlama haklarını elinde
bulunduran TP Vision dışında bir kaynaktan, örneğin başka bir ülkedeki bir
dağıtıcıdan tedarik edilmemesi olduğu,
- İlaveten Sözleşme’nin rakip televizyon markalarının satılmamasına yönelik bir
rekabet etmeme yükümlülüğü içermediği,
- Söz konusu Sözleşme maddesinin münhasırlık yarattığı düşünülmesi halinde
“münhasıran” kelimesinin ve cümlenin tamamının Sözleşme’den çıkarılabileceği
ifade edilmiştir.
(58) Teşebbüs temsilcisi tarafından yapılan açıklamalar ile Sözleşme ve Bildirim
Formu’ndaki ifadelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde tarafların Sözleşmede yer
alan münhasırlık hükmünü yanlış yorumladıkları anlaşılmaktadır. Zira yukarıda yer
verilen cevabi yazıda müteaddit kere Arçelik ve Beko yetkili satıcılarında, Philips
markalı televizyonlar dışındaki televizyonların satılmasına engel teşkil edecek bir
hükmün bulunmadığı belirtilmektedir. Bu ifadeler, başvuru sahibinin, Sözleşme’nin
Philips markalı televizyonların bir başka kaynaktan tedarik edilmesini engelleyen
maddesini, münhasırlık uygulaması olarak değerlendirmediği izlenimini
uyandırmaktadır. Bu doğrultuda başvuru sahibinin bahse konu Sözleşme hükmünde
rekabet hukuku açısından bir sakınca görmediği ve/veya bu hükmü rekabet hukukunun
ilgi alanına giren bir durum olarak değerlendirmediği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan
teşebbüsün açıklamalarından Sözleşme’de yer alan münhasırlık hükmünü dağıtım
anlaşmalarının rutini olarak ele aldığı görülmektedir. Bu nedenlerle teşebbüsün Bildirim
Formu’nda münhasırlığa ilişkin bir açıklama yapmaya gerek görmemiş olabileceği
söylenebilecektir.
16-15/243-105
14/16
(59) Ayrıca münhasırlık hükmü, başka bir araştırma yapmaya gerek kalmaksızın, Bildirim
Formu ile sunulan Sözleşme’den görülebilmektedir. Keza Sözleşme’nin imzalı
versiyonunun talep edilmesi üzerine ARÇELİK tarafından gönderilen ikinci
Sözleşme’de de münhasırlık hükmü aynen varlığını korumaktadır. Bu durum
ARÇELİK’in başka bir kaynaktan Philips markalı televizyonları tedarik etmesini
engelleyen münhasırlık hükmünü rekabet hukuku kapsamında görmediği ve/veya
rekabet hukuku açısından sakıncalı bulmadığı kanısını desteklemektedir. Dolayısıyla
Bildirim Formu ile Sözleşme arasındaki çelişkili ifadelerin yanlış/yanıltıcı bilgi niteliğinde
olmadığı değerlendirilmektedir.
(60) Yukarıda ifade edilen hususlar çerçevesinde başvuru sahibi tarafından gönderilen
Bildirim Formu ile eki Sözleşme arasında bulunan çelişkili ifadelerin 4054 sayılı
Kanun’un16/1(a) maddesi kapsamında olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
(61) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Arçelik A.Ş. ile TP Vision Elektronik Ticaret A.Ş. arasında imzalanan Satınalma
Sözleşmesine 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle,
menfi tespit belgesi verilemeyeceğine OYBİRLİĞİ ile
2. Söz konusu sözleşmeye, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartların
tamamını karşılaması nedeniyle 5 yıl süreyle bireysel muafiyet tanınmasına
OYÇOKLUĞU ile
3. Bildirim Formu ile eki Satınalma Sözleşmesine ilişkin yapılan değerlendirmede
yanlış/yanıltıcı bilgi niteliğini taşıyan herhangi bir husus bulunmadığından 4054
sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına
OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 03.05.2016 Tarih ve 16-15/243-105 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurulumuz, 03.05.2016 tarih ve 16-15/243-105 sayılı kararında; TP Vision Elektronik
Ticaret A.Ş.’den tedarik edilecek Philips marka televizyonların Arçelik A.Ş.’nin yetkili
satıcılarında satılmasına yönelik anlaşmaya menfi tespit belgesi verilmesi veya
muafiyet tanınması talebini incelemiş ve yapılan oylama sonucunda, sözleşmeye
menfi tespit belgesi verilemeyeceğine OYBİRLİĞİ, 4054 Sayılı Kanun’un
5.maddesinde sayılan şartların tamamını karşılaması nedeniyle 5 yıl süreyle muafiyet
tanınmasına OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir. Bu çerçevede, sözleşmeye 3 yıl
süreyle muafiyet tanınması gerektiği kanaati ile Kurulumuzun mezkur kararına
katılmamız mümkün olmamıştır.
Kararda sözleşmenin rakipler arası anlaşma niteliğinde olduğu belirtilmektedir.
Dolayısıyla menfi tespit belgesi verilemeyeceği değerlendirilmektedir. Bireysel
16-15/243-105
15/16
muafiyet değerlendirmesi kapsamında ise özellikle dağıtım alanında yaşanacak
etkinlik, ürün portföyünün gelişimine olan katkı, satış destek konusunda gelişme,
pazarda önemli rakiplerin bulunması gerekçeleri ön plana çıkmakta ve sözleşmeye
muafiyet tanınması kanaati oluşmaktadır. Bu noktada Kurul kararına iştirak edilmekle
birlikte, sözleşmeye tanınacak muafiyetin süresi konusunda aynı kanaat oluşmamıştır.
Mevcut dosya esası itibarı ile satış seviyesindeki rekabete etki etmektedir. Yeni bir
ürün veya teknoloji gelişimine olanak tanıyan ve yüksek yatırım gerektiren
sözleşmelerin aksine, mevcut bir ürünün yeniden satışını konu edinmektedir. Bu
husus teknolojik gelişmenin rekabetçi dinamiklere önemli etkilerde bulunabildiği ve
ürün yaşam döngüsünün kısa süreli olduğu panel televizyon pazarında, zorunlu
durumlar haricinde, uzun süreli muafiyetlerden kaçınılması gereğini ön plana
çıkarmaktadır.
Sonuç olarak, sözleşmeye 3 yıl bireysel muafiyet tanınmasının yeterli olduğu
kanaatinden hareketle süre yönünden çoğunluk görüşüne katılmamız mümkün
olmamıştır.
Prof. Dr. Ömer TORLAK
Kurul Üyesi (Başkan)
KARŞI OY
(03.05.2016 tarihli 16-15/243-105 Sayılı Kurul Kararı)
TP Vision Elektronik Ticaret A.Ş.’den tedarik edilecek Philips markalı televizyonların Arçelik
A.Ş’nin yetkili satıcılarında satılmasına yönelik anlaşmaya menfi tespit belgesi verilmesi veya
muafiyet tanınması talebine yönelik Kurul Kararında söz konusu sözleşmeye 3 yıl süreyle
bireysel muafiyet tanınması gerektiği görüşüyle çoğunluğa katılmak mümkün olmamıştır.
16-15/243-105
16/16
Dr.Metin ARSLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy