Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-2-14
Karar Sayısı : 16-15/255-110
Karar Tarihi : 03.05.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN,
Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖRLER: Hatice YAVUZ, Beyza AĞVAZ, Ali ŞENGÜL
C. İLGİLİ TARAF : - Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Turgut Özal Bulvarı 06103 Aydınlıkevler/Ankara
(1) D. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu'nun 01.10.2014 tarih ve 14-37/701-M sayılı
kararı uyarınca sabit telefon hizmeti kapsamında Ev Avantaj tarifelerinde uyguladığı
fiyatlandırma yoluyla 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin
tespitine yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde Türk Telekomünikasyon
A.Ş.'nin sunduğu bilgilerin Kanun’un 14 ve 16. maddeleri kapsamında
değerlendirilmesi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: 26.01.2016 tarih ve 2013-2-14/BN-8 sayılı Bilgi Notu görüşülerek
karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’ye idari para cezası verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Rekabet Kurulu 01.10.2014 tarihli ve 14-37/701-M sayılı toplantısında, Türk
Telekomünikasyon A.Ş.'nin (Türk Telekom) sabit telefon hizmeti kapsamında "Ev Avantaj
Tarifeleri”nde uyguladığı fiyatlandırma yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal
ettiği iddiasının incelenmesine yönelik olarak aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca Türk
Telekom hakkında soruşturma açılmasına karar vermiştir. Ayrıca Kurul, 12.03.2015 tarih
ve 15-11/150-M sayılı kararı ile sabit telefon hizmeti kapsamında Ev Avantaj tarifelerinde
uyguladığı fiyatlandırma yoluyla 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin
tespitine yönelik olarak aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca TTNet A.Ş. (TTNET)
hakkında soruşturma açılmasına ve bu soruşturmanın 01.10.2014 tarihli ve 14-37/701-M
sayılı karar ile başlatılan soruşturma ile birleştirilmesine, ayrıca soruşturma kapsamının
yürütülen tüm Ev Avantaj kampanyalarını içerecek şekilde genişletilmesine karar vermiştir.
16-15/255-110
2/9
(5) Soruşturma kapsamında Türk Telekom’un Ev Avantaj tarife ve kampanyaları kapsamında
uyguladığı fiyatlamanın fiyat sıkıştırmasına yol açıp açmadığı incelenmiştir. Türk
Telekom’un 200’e yakın tarife ve kampanya bileşiminin karlılık değerlendirmesi yapılmış ve
bu kapsamda Türk Telekom’dan bilgiler talep edilmiştir. Yapılan karlılık analizlerinde
incelenen kampanyanın başlangıç dönemi ve abone ömrü dikkate alınarak Türk
Telekom’un ilgili tarifesinden elde ettiği gelirler ve katlandığı bütün toptan ve (tarifelere
dağıtılmış) perakende maliyetler, ortalama trafik miktarı da dikkate alınarak her bir
kampanya ve tarife bileşeni için tek tek hesaplanmıştır. Kapsamlı ve detaylı analiz ve
hesaplama gerektiren soruşturmada Türk Telekom tarafından sunulan veriler oldukça kritik
öneme sahip olmuş ve verilerdeki en küçük bir yanlışlık veya eksiklik yapılan tüm analiz ve
hesaplamaları ve buna dayanılarak yapılan değerlendirme ve sonuçları etkileme
potansiyeli taşımıştır.
(6) Dosya kapsamında gerek Soruşturma Raporunun teslimi öncesinde gerekse Ek Görüşün
hazırlanması aşamasında Türk Telekom’dan müteaddit defa bilgi talebinde bulunulmuş ve
buna karşılık Türk Telekom tarafından, istenen formatta sunulmayan bilgiler Soruşturma
Heyetinin çabasıyla hesaplamada kullanılır hale getirilmiş, birçok defa sunulan bilgilerde
tutarsızlıklar ile karşılaşılmış, teşebbüse konu hakkında dönüş yapılarak, kendilerinin de
talebi üzerine toplantı gerçekleştirilip yine Türk Telekom’un belirlediği veri toplama
konusunda yetkili teknik çalışanlara istenen veriler detaylı şekilde aktarılmıştır. Bu
aşamada Türk Telekom’dan doğru bilgi temin edilmeye çalışılarak dosya konusunun
gerektirdiği analizlerin sağlıklı bir şekilde yapılması hedeflenmiştir. Aşağıda teşebbüsten
talep edilen bilgiler, teşebbüsün cevapları ve sunulan bilgilerin niteliği özetlenmektedir.
(7) İlk olarak 25.03.2015 tarih ve 3319 sayılı yazı ile Türk Telekom’dan “Her bir Ev Avantaj
Kampanyasından kampanya süresi boyunca her ay kaç abonenin yararlanmaya
başladığına, söz konusu abonelerin taahhüt süresi sona erdikten sonra ay bazında ayrılma
miktarlarına ilişkin bilgi” talep edilmiştir. Türk Telekom tarafından cevaben gönderilen ve
Kurum kayıtlarına 12.05.2014 tarih ve 2434 sayı ile giren yazıda:
“Bilgi talebine ilişkin olarak, teknik ekibimizin tüm çabasına rağmen sistemlerimizden,
Kurumunuzun talep ettiği kırılımı (Söz konusu verilerin Türk Telekom aboneliğinden
ayrılma, Türk Telekom'un başka kampanyasından faydalanmak üzere ayrılma veya
herhangi bir kampanyadan faydalanmadan devam etme şeklinde ayrıştırılması
gerekmektedir.) ihtiva edecek sağlıklı bir veri temin edilememiştir.
Şirketimizin bu zamana kadarki tüm önaraştırma/soruşturmalarda Kurumunuzun bilgi ve
belge taleplerini teknik imkanlar dahilinde eksiksiz ve süresinde karşıladığı
malumlarınızdır ancak bahse konu soru Şirketimizin teknik ekibinin tüm sistemleri
seferber etmesine rağmen karşılanamamıştır.
Soruşturma sürecini sekteye uğratmamak adına, Kurumunuzun bahse konu kırılımı
talep etmekteki muradının Şirketimiz ile paylaşılması durumunda, amaca ulaşmak için
farklı bir yol çizilebileceği düşünülmekte olup, bu husustaki iş birliği teklifimizi
Soruşturma Heyeti'nin takdirlerine sunarız.”
ifadeleri yer almaktadır.
(8) Bunun üzerine 07.08.2015 tarih ve 8222 sayılı yazı ile, Türk Telekom tarafından
düzenlenen Ev Avantaj kampanyaları kapsamında 01.10.2012-30.06.2015 tarihleri
arasında kazanılan abonelerin (12 ay ve 24 aylık taahhüt verenler için ayrı ayrı olarak ve
verilen tablo formatlarına uygun şekilde) aylık bazda abone kayıp (churn – diğer bir
STH’ye geçen veya aboneliğini iptal eden abone) sayısı ve farklı bir tarife veya
kampanyaya geçen abone sayısı talep edilmiştir.
16-15/255-110
3/9
(9) Türk Telekom'un bilgi talebine ilişkin ilk cevabi yazısı tanınan ek sürenin ardından
24.08.2015 tarih, 3991 sayı ve 25.08.2015 tarih, 4002 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
Sunulan bilgilerin incelenmesinden gönderilen verinin bilgi talebiyle iletilen formata uygun
olmadığı, bahsedilen abone hareketlerinin istenen ayrımla örtüşmediği ve aynı zamanda
bilgi isteme yazısında sadece Ev Avantaj tarife ve kampanyalarına ilişkin bilgi istenmesine
rağmen gönderilen bilginin Türk Telekom'un sabit telefon hizmetine ilişkin bütün
kampanyalarını içerdiği anlaşılmıştır.
(10) 26.08.2015 tarihinde bir seri e-posta ile açıklama istenmiştir. Abone hareketlerine ilişkin
veri Türk Telekom tarafından, Kurum kayıtlarına 10.09.2015 tarih ve 4254 sayı ile giren e-
posta ile tekrar iletilmiştir. Bu kez de söz konusu verilerde abonelerin (CDR ve SABİT
şeklinde) mükerrer sayıldığı, aynı veriye ilişkin abone sayılarının birbiriyle örtüşmediği
görülmüş ve verilerde yer alan kampanyalardan faydalanan abone sayısının bu
kampanyalardan iptal veya değişiklik nedeniyle ayrılan abone sayılarından düşük olması
gibi tutarsızlıklar tespit edilmiştir. 10.09.2015 tarihinde Kurumumuzda yapılan toplantıda
veriler üzerinden gidilerek istenen bilgi hakkında Türk Telekom yetkililerine detaylı
açıklamalar yapılmıştır. Bunun üzerine abone hareketlerine ilişkin verilerin yer aldığı e-
posta da 11.09.2015 tarih ve 4269 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Ancak bu
veride de bir önceki verideki tutarsızlıkların birçoğunun devam ettiği görülmüştür.
(11) Türk Telekom tarafından bir dizi halinde sunulan verilerin hesaplamaya elverişli olmadığı
ve eksik, yanlış veya yanıltıcı olduğunun tespiti üzerine söz konusu bilgiler 11.09.2015
tarihli ve 9567 sayılı yazı ile tekrar talep edilmiştir. Buna karşın, herhangi bir kampanya
veya tarife kırılımını içermeyen abone hareketleri verisi Kurumumuza 15.09.2015 tarih ve
4360 sayılı yazı ile iletilmiştir. Ancak Türk Telekom tarafından gönderilen 2. yazılı
savunmada, Soruşturma Raporunda maliyetlerini karşılamadığı tespiti yapılan üç
kampanya özelinde kampanya bazlı abone hareketleri verisinin kullanıldığı görülmüştür.
Dolayısıyla, Türk Telekom’un en başta kampanya bazında ayrıştırılamadığını belirttiği
verinin ayrıştırılmasının teknik olarak mümkün olduğu ve Türk Telekom’un önceki
beyanının yanlış veya yanıltıcı olduğu değerlendirilmiştir.
(12) Öte yandan, 07.08.2015 tarihli ve 8191 sayılı yazı ile Ev Avantaj kampanya ve tarifeleri
bazında aylık trafik bilgisi talep edilmiştir. Ayrıca bu bilgiye uygun olacak şekilde Ekim
2012 - Haziran 2015 döneminde Ev Avantaj kampanya ve tarifeleri bazında aylık abone
sayısı istenmiştir. Cevaben gönderilen ve Kurum kayıtlarına 10.09.2015 tarih ve 4255 sayı
ile giren e-postadaki verinin sadece kampanya bazında olduğu, tarife kırılımını içermediği
görülmüştür. Bu durumun iletilmesi üzerine gönderilen e-postayla Kurum kayıtlarına
11.09.2015 tarih ve 4270 sayı ile giren verinin ise Kurum kayıtlarına 28.04.2015 tarih ve
2184 sayı ile giren e-postadaki Ocak 2013 - Şubat 2015 döneminde Ev Avantaj kampanya
ve abone bazında abone sayısını gösterir veri ile uyuşmadığı, 4270 sayı ile kayda giren
veri ile 24.08.2015 tarih ve 3992 sayılı yazının ekinde yer alan "aylık trafik" verisinin
kullanılmasıyla %30 İndirimli Ev Avantaj 100 kampanyasının Ev Avantaj 100 tarifesindeki
bir abonenin aylık ortalama kullanım süresinin (trafik miktarının) 10,6 dk. olarak
hesaplandığı görülmüştür. Bu çerçevede Türk Telekom’un Soruşturma Raporunun
tesliminden önce sunduğu verilerin hesaplamalarda kullanılmaya elverişli olmadığı; yanlış,
yanıltıcı veya eksik olduğu değerlendirilmiştir.
16-15/255-110
4/9
(13) Bu tespit üzerine, konu ile ilgili olarak hangi bilginin talep edildiğinin tam olarak
açıklanması amacıyla Türk Telekom yetkilileri ile Kurumumuzda bir toplantı
gerçekleştirilmiş, ardından 11.09.2015 tarih ve 9567 sayılı yazı ile Ekim 2012 - Haziran
2015 döneminde “aylık bazda kampanya ve tarife bazında trafik ve abone sayısı bilgileri”
talep edilmiştir. Bahse konu yazıda abonelerin yalnızca kampanyanın devam ettiği sürede
gerçekleştirdiği trafik miktarı gibi bir kısıtlama yer almamakla beraber trafik miktarının talep
edildiği dönem de açıkça yer almaktadır. Dolayısıyla bilgi istemeye konu kampanya ve
tarifelerden faydalanan abonelerin kampanyaya katıldıkları aydan itibaren eğer varsa
Haziran 2015 tarihine kadar olan trafiklerinin istendiği açıktır. Nitekim abone ömrünün
hesaplanması amacıyla talep edilen abone hareketleri bilgisinden de anlaşılacağı üzere,
bir abonenin, kampanyaya girdiği aydan itibaren başka bir tarife veya kampanyaya geçene
veya aboneliğini iptal edene kadar söz konusu kampanyanın abonesi olarak kabul edildiği
ve abone ömrünün devam ettiği varsayılmaktadır.
(14) Türk Telekom tarafından gönderilen 2. yazılı savunmada da bu yaklaşıma ilişkin bir itirazın
bulunmadığı görülmüştür. Dolayısıyla “Ekim 2012 - Haziran 2015 döneminde aylık olarak
kampanya ve tarife bazında abone başına ortalama kullanım süresi (trafik miktarı-dk)
bilgisi veya bu bilgiyi hesaplamak için gerekli olan ve yukarıda da bahsedilen aylık bazda
kampanya ve tarife bazında trafik ve abone sayısı bilgileri” şeklinde sunulan bilgi
Soruşturma Raporunda kullanılmıştır. Buna karşın 2. yazılı savunmada yer alan “Toptan
seviyedeki maliyetlerin hesaplanması için öncelikle her bir kampanya bazında ortalama bir
abonenin kaç dakika konuştuğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada Soruşturma
Raporunda her bir kampanya özelinde abonelerin yalnızca kampanya süresince
gerçekleştirdikleri görüşmelerin dikkate alındığı, kampanya sonrasında gerçekleştirilen
görüşmelerin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu durumu düzeltmek adına
kampanya sonrası görüşme miktarlarına ilişkin veriler temin edilerek gerçekleşen görüşme
miktarları güncellenmiştir.” ifadesi üzerine 15.09.2015 tarih ve 4391 sayılı yazı ile
Kurumumuza iletilen önceki bilgilerin eksik, yanlış veya yanıltıcı olduğu değerlendirilmiştir.
(15) Bunun dışında soruşturma kapsamında Türk Telekom’un sabit ücret ve kota aşım geliri
dışında gelirinin bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi talep edilmiş, Kurum kayıtlarına
31.08.2015 tarih ve 4070 sayı ile giren 28.08.2015 tarihli e-postada bazı gelir
kalemlerinden bahsedilmiş, “Şirketimizce bu gelir kalemlerin ayrıntısına ilişkin bilgiye bu
aşamada ulaşılamamıştır. Bu bilgi en kısa sürede Kurumunuza sunulacaktır.” ifadesine yer
verilmiştir. 10.09.2015 tarih ve 4254 sayı ile Kurum kayıtlarına giren 03.09.2015 tarihli e-
postada ise bağlantı ücreti, nakil ücreti, özellik ücreti gibi bazı gelirlerin toplam tutarları
sunularak “Sadece EA abonelerine ait veya 23 kampanya özelinde bu bilgi
ayrıştırılamamıştır.” denilmiştir. Buna karşın Türk Telekom’un 2. yazılı savunmasında söz
konusu gelirler Ev Avantaj 100 ve Ev Avantaj 200 aboneleri için ayrıştırılarak sunulmuştur.
Dolayısıyla, Türk Telekom’un söz konusu gelir tutarlarını Ev Avantaj hizmetinin geneli veya
her bir Ev Avantaj kampanyası için ayrıştıramayacağına ilişkin önceki beyanının yanlış
veya yanıltıcı olduğu değerlendirilmiştir.
(16) Yukarıda aktarılan süreç ile ilgili Türk Telekom’dan 22.12.2015 tarih ve 13467 sayılı yazı
ile varsa açıklamaları talep edilmiştir. Türk Telekom tarafından gönderilen ve Kurum
kayıtlarına 05.01.2016 tarih ve 40 sayı ile giren yazıda, yukarıda yanlış veya yanıltıcı
olduğu değerlendirilen her bir bilgi özelinde bazı açıklamalarda bulunulmuştur. Söz konusu
açıklamalar aşağıda özetlenmektedir.
16-15/255-110
5/9
(17) İlk olarak abone hareketleri hakkında sunulan bilgilere ilişkin olarak Türk Telekom
tarafından yapılan açıklamaları;
- Türk Telekom’un söz konusu bilgi ve belgeyi sunmak için elinden geleni yaptığı, talep
edilen bilginin Türk Telekom sisteminde talep edildiği haliyle bulunmamasına rağmen
sağlandığı, söz konusu bilgilerin sağlanması aşamalarında problemler yaşandığı,
Türk Telekom’un yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi sunma amacında olmadığı,
yaşanılan problemlerin Türk Telekom’un talep edilen bilgileri farklı IT sistemlerinden
ve büyük bir veri havuzundan çeşitli formülasyonlarla elde etmesinden kaynaklandığı,
söz konusu formüller ile ve farklı sistemlerden çekilen verilerle elde edilen bilgilerin
tutarsızlık oluşturabildiği,
- IT sisteminden bilgi elde etmenin zaman aldığı, soruşturma kapsamının genişlemesi
sonucu talep edilen bilgi ve belgelerin kapsamının genişlemesiyle, IT sisteminden
elde edilen bilgilerin doğruluğu kontrol edilemeden Kurum’a sunulduğu,
- Bilgi ve belgelerin, belirli bir zaman içinde teslim edilmesinin talep edilmesi nedeniyle,
tek tek kampanya özelinde değil toplam bazda sunulduğu, üç kampanya özelinde
talep edilen bilgi ve belgelerin ise 2. Yazılı Savunma ile sunulduğu,
- Türk Telekom’un, sunulan bilgi ve belgelerin hangi sebeple tutarsız olduğunu IT
çalışmaları ile anlayabildiği, söz konusu çalışmaların belirli bir zaman aralığında
yürütüldüğü, tespit edilen tutarsızlık giderildikten sonra bilginin sunulduğu, söz
konusu tutarsızlıklar giderildikten sonra doğru bilginin sunulmasının yanlış ya da
yanıltıcı bilgi ve belge olarak değerlendirilmemesi gerektiği,
- Talep edilen bilgi ve belgelerin IT sistemlerinde kayıtlı teknik hususlara ilişkin olduğu,
bu hususun bilginin sunulmasında ve kapsamının belirlenmesinde yanlış
anlaşılmalara bağlı hatalı değerlendirmelere yol açtığı
şeklinde özetlemek mümkündür.
(18) Ayrıca ortalama trafik verisi ile ilgili süreç hakkında;
- Türk Telekom’un belirli bir süre içerisinde bilgi talebinin içeriğinden anladığı
kapsamda bilgi ve belgeyi sistemden çektiği, söz konusu durumun eksik, yanlış ya da
yanıltıcı bilgi vermek gibi bir amacı içermediği ve yanlış anlaşılmaya bağlı bir hata
olduğu,
- Türk Telekom’un sunmuş olduğu bilgi ve belgelerin Türk Telekom aleyhine olduğu,
bu nedenle söz konusu bilgi ve belgelerin yanlış ve yanıltıcı olarak
değerlendirilmemesi gerektiği,
- Türk Telekom’un Soruşturma Raporu öncesinde sunduğu trafik verisinin 2. Yazılı
Savunmada güncel haliyle yer aldığı ve güncel bilgi, belge sunumunun eksik, yanlış
veya yanıltıcı bilgi olarak değerlendirilmemesi gerektiği
şeklinde açıklamada bulunulmuştur.
(19) Türk Telekom tarafından, önce kampanya/tarife bazında ayrıştırılamadığı belirtilen, 2.
yazılı savunmada ise Ev Avantaj 100 ve Ev Avantaj 200 aboneleri için ayrıştırarak sunulan
ek gelir bilgisine ilişkin olarak yapılan açıklamada; talep edilen bilgi ve belgelerin
karşılanmasında yaşanan problemlerin, bu bilgilerin Türk Telekom’un IT sisteminde talep
edilen biçimde tutulmamasından kaynaklandığı, sistemsel problemlerden kaynaklı söz
konusu durumun eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi ve belge sunmak amacı taşımadığı, talep
edilen bilgi ve belgelerin belirli süreler içinde hangi birimden temin edileceği hususunda
problemler yaşandığı, söz konusu problemlere rağmen istenilen bilgi ve belgelerin
karşılanmaya çalışıldığı belirtilmiştir.
16-15/255-110
6/9
(20) Yukarıda aktarılan ve Türk Telekom tarafından yanıltıcı veya yanlış bilgi, belge
sunulmasına ilişkin süreç hakkında gönderilen yazıda yer alan diğer genel açıklamalar ise
özetle;
- Ekim 2014’te başlayan, uzun soluklu, kapsamı genişletilen ve Rekabet Kurumu
tarafından da iki sefer üçer aylık olmak üzere süresi uzatılan, yaklaşık 14 aydır
devam eden süreçte çok sayıda bilgi talebi olduğu, bu bilgilerin bazılarının resmi
olarak, bazılarının e-posta kanalı ile, bazılarının ise telefon ile Türk Telekom’a
iletildiği,
- Soruşturma Heyetinde değişikliğe gidildiği ve Heyete yeni görevlendirmeler yapıldığı,
Heyette meydana gelen her bir değişiklik sonucunda da talep edilen verilerin
kapsamlarında değişiklikler olduğu, Soruşturma Raporunu hazırlayan Soruşturma
Heyetinin Ağustos 2015 tarihinde teşekkül etmesi ile birlikte Ekim 2014’te başlayan
soruşturmada Ağustos 2015 ve Eylül 2015 tarihlerinde bilgi taleplerinin sıkıştığı, Türk
Telekom’un özellikle Soruşturma Raporu’nun nihayetlenmesi öncesindeki zaman
dilimi olan Ağustos 2015 ve Eylül 2015 tarihlerinde çok yoğun bilgi talebine muhatap
olduğu, bazı zamanlarda telefonla birkaç saat içerisinde veri talep edildiği ve 35 bini
aşkın personelden oluşan organizasyon yapısı içerisinde, bilginin hangi birimden elde
edileceğinin araştırılmasının zaman aldığı, hangi verinin hangi birimden elde
edilebileceği bilgisi de araştırılarak, eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi sunma kastı ve
iradesi olmaksızın o tarih itibariyle ulaşılabilen ve elde edilebilen kapsamda cevap
verildiği,
- IT sistemlerinden çekilen bilgilerin Türk Telekom uygulamasında çapraz kontroller
yapılarak nihayetlendiği ancak kısıtlı bir zaman diliminde talep edilen bilgilerin süre
kısıtı nedeniyle çoğu zaman çapraz kontroller yapılmaksızın sunulmak durumunda
kalındığı,
- Türk Telekom’un soruşturma süreci kapsamında iyi niyetini, verilerin sistemlerden
çekilmesinden sorumlu ilgili IT personelini sürece dâhil ederek gösterdiği, IT
personelinin yapılan toplantılara iştirak ederek Soruşturma Heyetinin talep ettiği
veriler ile neyi murat ettiğini anlamak için süreçte yer aldığı,
- Soruşturmanın devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, Türk Telekom’un
zaman içerisinde verilere ulaştıkça bu verileri Kuruma sunma hakkına sahip olduğu,
- Türk Telekom Grubu nezdinde gerçekleşen ve soruşturma dönemine denk gelen
entegrasyon süreci kapsamında organizasyonel değişiklikler yapıldığı, ilgili iş
birimlerinin ve ilgili personelin görev alanları ve iş tanımlarının değiştiği, entegre
organizasyon yapısının süreçte bilgi ve belgelere ulaşma noktasında sıkıntılar
yaşattığı,
- Rekabet Kurumu nezdinde birçok önaraştırma ve soruşturmaya maruz kalan ve ilgili
dönemde toplam üç soruşturma geçiren Türk Telekom’un bu zamana kadar geçirdiği
önaraştırma ya da soruşturmalar kapsamında yanlış ve yanıltıcı bilgi sunma gayreti
içerisinde yer almadığı
şeklindedir.
16-15/255-110
7/9
(21) Türk Telekom tarafından gerek talep edilen bilgiler özelinde gerekse genel nitelikte yapılan
açıklamalarda Türk Telekom’un yanlış veya yanıltıcı belge sunma niyeti taşımadığı ileri
sürülerek sunulan bilgilerin yanlış veya yanıltıcı olması teknik ve organizasyonel sorunlar,
zaman kısıtı ve yanlış anlaşılma gerekçelerine dayandırılmıştır. Türk Telekom’dan ayrıca
çok yoğun ve kısıtlı zamanda bilgi talep edildiği ve bu nedenle şirket içi çapraz kontrollerin
yapılamadığı iddia edilmektedir. Mevcut soruşturma kapsamında Türk Telekom’un
yaklaşık üç yıl boyunca uyguladığı tüm Ev Avantaj tarife ve kampanyalarına ilişkin fiyat
sıkıştırması incelemesi yapılmıştır. Dolayısıyla, yapılan analizin doğal bir gerekliliği olarak
oldukça kapsamlı hesaplamalar yapılmakta ve bunun için yoğun bilgi gerekmektedir. Diğer
yandan Türk Telekom’dan özellikle soruşturmanın son aşamasında yoğun bilgi talep
edilmesinin diğer bir nedeni ise Türk Telekom tarafından sürekli yanlış veya tutarsız bilgi
gönderilmesi nedeniyle aynı bilginin birçok defa yeniden istenmesi zorunluluğunun hâsıl
olmasıdır. Bununla birlikte, Türk Telekom’dan istenen bilgiler genellikle ilk verilen süre
içerisinde alınamamış ve buna gerekçe olarak şirket içinde yapılan çapraz kontroller
gösterilmiştir. Dolayısıyla Türk Telekom’un kısıtlı süre nedeniyle çoğunlukla çapraz kontrol
yapamadığı açıklamasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
(22) Soruşturma Raporunun teslimi öncesinde Türk Telekom tarafından sunulan bilgilerin
birçok defa yanlış veya tutarsız olduğu tespit edilerek teşebbüsten aynı bilgi tekrar talep
edilmiştir. Bu durum gerek Türk Telekom yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, gerekse
11.09.2015 tarih ve 9567 sayılı yazı ile Türk Telekom’a bildirilmiştir. Soruşturma
Raporunda Türk Telekom’un fiyat sıkıştırması yoluyla hâkim durumunu kötüye kullanması
sonucuna ulaşılmış olması nedeniyle, Türk Telekom’un Soruşturma Raporunun tebligatına
kadar sunamadığını belirttiği verileri 2. yazılı savunmasında kullandığı ve kendi aleyhine
sonuç doğuran verilerin yanlış olduğunu belirterek kendi lehine olan yeni veriler sunduğu
görülmüştür. Dolayısıyla, bu durum (i) Soruşturma Raporunda kötüye kullanma sonucuna
ulaşılmamış olması halinde Türk Telekom’un yanlış bilgi verdiğinin veya bilgi vermediğinin
anlaşılamaması veya (ii) Türk Telekom’un sunduğu yanlış veriler sonucunda kötüye
kullanma niteliğindeki bir davranış hakkında doğru tespitin yapılamaması gibi oldukça
büyük hatalara yol açma riskini barındırmıştır.
(23) Bu bağlamda, bir telekomünikasyon şirketi olan ve önemli sayıda aboneye hizmet eden,
sunduğu hizmetin niteliği gereği ciddi veri saklamak durumunda olan ve bundan önce de
benzer nitelikte soruşturmalar geçiren bir teşebbüsün bilgi taleplerini yanlış anladığı veya
veri çekme noktasında teknik sıkıntılar yaşadığı gibi gerekçeler ileri sürmesinin makul
olmadığı değerlendirilmektedir. Zira Türk Telekom’un da açıklamalarında ifade ettiği üzere,
teşebbüsün yeterli insan ve teknoloji gücüne sahip olduğu ve gerek hukuk/regülasyon
gerekse IT alanlarında uzmanlaşmış birimlerinin bulunduğu bilinmektedir. Kaldı ki, tutarsız
olduğu anlaşıldıktan sonra yanlış olduğu tespit edilen verilerin tekrar ve tekrar istenmesi,
teşebbüs yetkilileri ve veri toplayan ilgili mühendis ile toplantılar düzenlenmiş olması da bu
kanaati güçlendirmektedir.
(24) 4054 sayılı Kanun’un konuya ilişkin 14. maddesi hükmü,
“Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü her
türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs
birliklerinden isteyebilir.
Bu makamlar, teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri istenen bilgileri Kurulun
belirleyeceği süre içinde vermek zorundadır.”
şeklindedir.
16-15/255-110
8/9
(25) Kanunun 16. maddesinde ise;
“Kurul, teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu
birliklerin üyelerine;
...
c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi
veya belge verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç
verilmemesi,
…
hallerinden (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenler için teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri
veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun
hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve
Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında, (d)
bendinde belirtilenler için ise aynı şekilde saptanacak olan gayri safi gelirlerinin binde
beşi oranında idarî para cezası verir. Ancak bu esasa göre belirlenecek ceza onbin Türk
Lirasından az olamaz.”
hükmü yer almaktadır.
(26) Soruşturma kapsamında Türk Telekom’dan elde edilen ve yukarıda detayları aktarılan bilgi
veya belgelerin yanlış veya yanıltıcı olduğu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, mevcut
dosya kapsamında Türk Telekom’a Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin
uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
H. SONUÇ
(27) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, sabit telefon hizmeti kapsamında
Ev Avantaj tarifelerinde uygulanan fiyatlandırma yoluyla 4054 sayılı Kanun'un 6.
maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak 01.10.2014 tarih, 14-37/701-M
sayılı ve 12.03.2015 tarih, 15-11/150-M sayılı kararlar uyarınca Türk Telekomünikasyon
A.Ş. ve TTNET A.Ş. hakkında yürütülmekte olan soruşturma sürecinde, Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’den 4054 sayılı Kanun’un 14. maddesi çerçevesinde talep edilen
birtakım bilgi ya da belgelerin yanlış veya yanıltıcı olduğunun değerlendirilmesi nedeniyle
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesinde Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’ye 2015 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen
yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında olmak üzere 7.551.953,95 TL idari para
cezası verilmesine OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
16-15/255-110
9/9
KARŞI OY GEREKÇESİ
(03.05.2016 tarihli ve 16-15/255-110 sayılı Kurul Kararı)
Kurulun 03/05/2016 Tarih ve 16-15 Sayılı Toplantısında görüşülen 01.10.2014 tarih
ve 14-37/701-M sayılı kararı uyarınca, sabit telefon hizmeti kapsamında Ev Avantaj
tarifelerinde uyguladığı fiyatlandırma yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’ nin sunduğu bilgilerin Kanun’ un 14 ve 16. Maddeleri kapsamında
değerlendirilmesi kararına;
İdari para cezasına gerekçe olarak gösterilen eksik ve hatalı bilginin, 14 ay süren
soruşturmanın son 1,5 aya sıkıştırılmasından, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ nin tarife bazlı
yürüttüğü işlemlerin kampanya bazlı olarak istenmesinden ve ayrıca daha önceki
önaraştırmada sınırlı sayıda kampanya için yapılan incelemenin iş bu soruşturmada tüm
kampanyaları kapsayacak şekilde genişletilmesinden kaynaklandığı, zaman baskısı da
dikkate alındığında soruşturma heyetince istenilen belge ve bilgilerin istenilen formatta
sunulamadığına yönelik taraf savunmasına itibar edilmeksizin idari para cezası verilmesi
şeklindeki oluşan çoğunluk görüşüne karşıyım.
Fevzi ÖZKAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy