Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-2-2 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 16-17/284-127
Karar Tarihi : 18.05.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN,
Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖRLER: Gözde MAVİ, Hacı Mustafa DUMAN, Selin ŞEREF
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.
Temsilcisi: Evren GÜLDOĞAN
8. Gazeteciler Sit. Söltaş Evleri Hare Sok. No:20 K:6 Levent/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILANLAR:
- Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme
ve Uygulama Derneği
Gülbahar Mah. Yenidere Sok. No:21/A Şişli/İstanbul
- Davranış Bilgi Eğitim Araştırma ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Ltd. Şti.
Büyükdere Cad. Haberler Sok. No:2 Esentepe Şişli/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR)
Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği'nin aldığı dışlayıcı nitelikteki teşebbüs
birliği kararlarıyla Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin
EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı ve böylece hakim duruma gelen
Davranış Bilgi Eğitim Araştırma ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Ltd. Şti.’nin hakim
durumunu bağlama uygulamaları aracılığıyla kötüye kullandığı; ayrıca söz konusu
dernek ve teşebbüsün başkanı konumunda bulunan Emre KONUK'un anılan
ihlallerde belirleyici etkisi bulunduğu iddiaları.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin (INDA) "INDA" markası
altında faaliyet gösterdiği ve psikolojik danışmanlık, meslek içi eğitimler ve kurumlara
yönelik psikolojik eğitimler verdiği,
- Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma,
Geliştirme ve Uygulama Derneği’nin (EMDR Derneği), Türkiye'de 1999 Marmara
Depremi ile birlikte önem kazanarak EMDR faaliyetlerinin kurumsal kimliğe
kavuşturulması için kurulduğu, ayrıca EMDR alanında uluslararası bir sivil toplum
örgütlenmesi bulunduğu (EMDR International Association (EMDRIA)),
- EMDR'nin bu örgütlenmenin merkezinde geliştirildiği, EMDRIA'ya uluslararası
konfederasyon olarak bakılabileceği, EMDRIA üyesi olan EMDR European
Association’ın (EMDR Avrupa) ise Avrupa bölgesinde faaliyet gösteren uluslararası
federasyon olup Türkiye’deki EMDR Derneği’nin de bu federasyonun üyesi olduğu,
bahse konu yapılanmanın haricinde akredite şekilde EMDR eğitimi hizmeti
verilmesinin mümkün olmadığı,
- Davranış Bilgi Eğitim Araştırma ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Ltd. Şti.’nin (DBE)
INDA ile aynı pazarda faaliyet gösterdiği ve EMDR eğitimleri düzenlediği,
- EMDR Derneği'nin Yönetim Kurulu Başkanının (Dernek YK Başkanı) aynı zamanda
rakip teşebbüs DBE'yi kontrol eden kişi olduğu,
16-17/284-127
2/30
- EMDR yöntemini ülkemize getiren ve yaygınlaştıran kişinin Emre KONUK olması
itibarıyla kendisinin bu alanda ün yaptığı ve otorite haline geldiği, EMDR Avrupa’nın
internet sitesinde yer alan bilgiye göre ülkemizdeki hâlihazırda tek EMDR
eğitmeninin Emre KONUK olduğu,
- INDA’nın EMDR eğitmenine sahip olmaması nedeniyle söz konusu eğitimleri ancak
başka bir ülkeden bir EMDR eğitmeni getirerek sağlayabildiği, Türkiye'ye (…..) isimli
yabancı bir eğitmeni getirdiği ve bu şekilde üç eğitim düzenlendiği, Mart 2014 için
başka bir eğitim daha planlandığı ancak ilgili piyasada rekabetin oluştuğunu gören
Emre KONUK’un EMDR Derneği’ni kullanarak buna engel olduğu ve eğitimin
gerçekleştirilemediği,
- EMDR Avrupa’nın belirlediği kurallara göre bir eğitmenin ülkesi dışında eğitim
verebilmesi için eğitimin yapılacağı ülkenin EMDR Derneği’nden onay alması
gerektiği, onay şartına uymamanın yaptırımı olarak eğitmenin sertifikasının iptal
edilmesinin öngörüldüğü,
- Bu çerçevede Türk EMDR Derneği’nin yabancı eğitmene bir yazı göndererek
Türkiye'de düzenlenecek eğitimlere katılmamasını talep ettiği, yabancı eğitmenin
bahse konu yazıyı INDA ile paylaştığı, ancak bu yazı üzerine EMDR Avrupa’ya
başvuru yapmak istemediği ve kendisini bir polemik ve ihtilaf içerisine çekmekten
çekindiği,
- INDA’nın eğitimlerine liderlik edecek başka bir EMDR eğitimcisi bulamadığı,
yukarıda yer aldığı üzere EMDR Avrupa’nın kurallarını ihlal etmenin de yaptırımının
oldukça ağır olabildiği,
- Sonuç olarak INDA’nın eğitim düzenlemek için gerekli EMDR eğitimcilerini temin
edememesi sebebiyle ‘‘EMDR eğitimi hizmetleri’’ pazarından dışlanmış olduğu, buna
karşılık DBE’nin bu eğitimleri düzenleyebildiği,
- EMDR Derneği'nin teşebbüs birliği kararı sebebiyle bir teşebbüsün ilgili ürün
pazarından dışlandığı, diğer bir teşebbüsün ise hâkim duruma geldiği, bunun belirli
bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan rekabetin engellenmesine neden olduğu,
- EMDR Derneği’nin internet sitesinde "Duyurular" bağlantısında gösterilen eğitim
listesi incelendiğinde tüm eğitimlerin ya EMDR Derneği ya da DBE tarafından
verildiğinin görüldüğü, bunların haricinde Fide Danışmanlık Merkezi (FİDE)
tarafından verilen iki adet eğitimin bulunduğu, ancak INDA’nın artık eğitim verebilen
bir teşebbüs konumunda olmaktan çıkarıldığı ve dolayısıyla söz konusu piyasadan
dışlandığı,
- Ayrıca EMDR danışmanlarının, EMDRIA tarafından ortaya konulan hiyerarşide son
basamak olan ‘‘EMDR Eğitmeni’’ basamağına yükselebilmesi için belirli bir sayıda
EMDR eğitiminde “faciliator” (kolaylaştırıcı) olarak görev almalarının gerektiği, ancak
INDA’nın bu eğitimleri düzenlemesinin EMDR Derneği tarafından yasaklanması
sebebiyle kendilerinin de EMDR eğitmeni statüsüne yükselmelerinin engellendiği,
- Bahse konu eylemlerin esas olarak ‘‘EMDR eğitimi hizmeti pazarı”na yönelik olduğu,
ancak ikincil olarak ‘‘EMDR hizmeti pazarı”nı da etkilediği,
- EMDR hizmeti pazarı açısından konuyla ilgili bilinç sahibi danışanların internet
üzerinden araştırma yaptıklarında bünyesinde EMDR Avrupa tarafından akredite
EMDR eğitmeni bulunduran tek kuruluş olarak görecekleri DBE'yi tercih etme
ihtimalinin arttığı, bu durumun da INDA’nın ve EMDR hizmeti alanında faaliyet
gösteren diğer teşebbüslerin rekabet etme imkânını ortadan kaldırdığı,
- Ayrıca, hâkim durumda bulunan DBE’nin; düzenlediği EMDR eğitimlerinde
katılımcıları, teşebbüs tarafından yayımlanan EMDR kitaplar ile satılan EMDR
cihazlarını almaya ve DBE tarafından düzenlenen diğer etkinliklere (eğitimler,
çalıştaylar, EMDR süpervizyon seansları gibi) katılmaya zorlamak suretiyle 4054
16-17/284-127
3/30
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 6. maddesini
ihlal ettiği
(3) iddia edilerek EMDR Derneği, DBE ve Emre KONUK hakkında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde gerekli incelemelerin yapılması, ayrıca hukuka aykırı olduğu iddia edilen bu
eylemler sebebiyle piyasaya girişin engellendiği gözetilerek telafisi mümkün olmayacak
zararların oluşması tehlikesinin varlığı nedeni ile aynı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü
fıkrası uyarınca bu eylemlerin geçici tedbir yoluyla durdurulması talep edilmektedir.
(4) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 31.12.2015 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 28.01.2016 tarih ve 2016-2-2/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 10.02.2016 tarihli
Kurul toplantısında görüşülmüş ve önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Konuya
ilişkin karar uyarınca düzenlenen 11.05.2016 tarih ve 2016-2-2/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(5) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- EMDR Derneği hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi gereğince soruşturma
açılmasına gerek olmadığı,
- Bununla birlikte EMDR Derneği’ne;
i. EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının uygulanması
sırasında eğitime ilişkin objektif unsurların esas alınması gerektiğine ve
ii. Seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere
ilişkin kuralının kapsamına girmediği ve piyasada düzenlenebilecek bu tür
faaliyetlerin kısıtlanmaması gerektiğine
ilişkin 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş gönderilmesinin
uygun olacağı,
- DBE’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve
bulguya rastlanmadığından teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığı,
- Geçici tedbir talebinin 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrasında yer
alan şartları taşımaması nedeniyle reddedilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Pazara İlişkin Genel Bilgiler
(6) EMDR, İngilizce “Eye Movement Desensitization and Reprocessing” ifadesinin
kısaltmasıdır. Bu ifade Türkçe'ye ‘‘Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden
İşleme’’ şeklinde tercüme edilmektedir.
(7) EMDR, Amerikalı psikolog Dr. Francine SHAPIRO tarafından geliştirilmiş olan bir
psikoterapi yöntemi olup, SHAPIRO’nun göz hareketlerinin rahatsız edici düşüncelerin
şiddetini azaltabildiğini tesadüfen keşfetmesiyle başlamıştır. SHAPIRO bu etkiyi travmaya
maruz kalmış kişiler üzerinde bilimsel olarak incelemiş ve tedavide sağlanan başarıyı
gösteren birtakım çalışmalar yayımlamıştır1.
1
16-17/284-127
4/30
(8) EMDR2, zihinde etki bırakan travmatik olayların davranışsal sonuçlarının ele alınmasına
yönelik olup daha ziyade pratiğe yönelik ve hızlı sonuç veren bir yöntemdir. Örneğin,
doğal afetler, büyük kazalar, kayıplar, savaş ve taciz gibi olayların çok sayıda bireyde
travma sonrası stres bozukluğuna neden olduğu durumlarda EMDR yöntemi etkin ve
yaygın şekilde kullanılmaktadır. EMDR, bu tür anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik
temelli bir terapi olup beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlamaktadır.
(9) EMDR terapisinde sekiz aşamalı, üç yönlü (geçmiş, şimdi, gelecek) bir protokol
uygulanmaktadır. Hedef, geçmişte yaşanan anıların yeniden işlenerek duyarsızlaşmanın
sağlanması, bugünkü belirtilerin tedavisi, danışanın, gelecekte karşılaşacağı benzer
sorunlar karşısında, kazandığı olumlu inanç ve duyguların geliştirdiği yeni bakış açısının
yönlendirdiği davranışları gösterebilmesidir3.
I.1.1. EMDR Yönteminin Dünyadaki Durumu
(10) EMDR alanında uluslararası bir sivil toplum örgütlenmesi bulunmakta olup bunun
merkezinde EMDR'nin geliştirildiği Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulmuş olan EMDRIA4
bulunmaktadır. EMDRIA uluslararası bir konfederasyon şeklinde Brezilya, Uruguay,
İngiltere, İsrail, Japonya, Avustralya gibi dünyanın birçok ülkesinde faaliyet
göstermektedir. EMDRIA üyesi olan EMDR Avrupa ise Avrupa bölgesinde faaliyet
gösteren uluslararası bir dernek statüsünde olup EMDR Derneği de dâhil olmak üzere
Avrupa ülkelerindeki ilgili dernekler bu kuruluşun üyesidir. EMDR eğitimlerinin
düzenlenmesine, bu alanda akredite eğitimciler yetiştirilmesine dair kurallar söz konusu
yapılanma üzerinden düzenlenmektedir. Bu yapılanma haricinde, akredite olmadan,
bağımsız olarak verilen EMDR eğitimi sonrasında katılımcılara uluslararası düzeyde
geçerliliği bulunan bir katılım sertifikası verilememektedir. Sertifikalı EMDR eğitimi ve
hizmeti vermek isteyen birey ve/veya teşebbüslerin, bulunduğu ülke ya da ülkeler
birliğinde EMDRIA tarafından onaylanmış bir dernek aracılığıyla akredite olması,
belirlenen birtakım kurallara bağlı kalması ve bu şekilde eğitim vermesi gerekmektedir.
(11) Birçok uluslararası sağlık ve devlet kurumu tarafından da EMDR’nin etkili olduğu kabul
edilmektedir. Bunlardan bazılarına aşağıda yer verilmektedir5:
- Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO, World Health Organization)
- Amerikan Psikiyatri Birliği (American Psychiatric Association)
- Uluslararası Travmatik Stres Çalışmaları Birliği (International Society for Traumatic
Stress Studies)
- Amerika Savaş Gazileri Bakanlığı (U.S. Department of Veterans Affairs)
- Amerika Savunma Bakanlığı (U.S. Department of Defense)
- Birleşik Krallık Sağlık Bakanlığı (United Kingdom Department of Health)
2 Psikoterapide kullanılan psikanalizin; bütüncül psikoterapi, bilişsel davranışsal terapi gibi muhtelif
yöntemleri bulunmakta olup, EMDR bunların arasında yer almakta ve daha ziyade bilişsel davranışsal terapi
ile benzerlik göstermektedir.
3
4
5
16-17/284-127
5/30
I.1.2. EMDR Yönteminin Türkiye’deki Tarihi ve Gelişimi6
(12) EMDR’nin ülkemizdeki başlangıcı 1997 yılına dayanmaktadır. DBE kurucu başkanı Emre
KONUK, 1997 yılında, Türkiye'de travma psikolojisi ile ilgili eğitim eksikliğini gidermek
amacıyla, EMDR tekniği konusunda HAP (Humanitarian Assistance Programs)7 ile ilişki
kurarak, bu eğitimi Türkiye'de başlatmak istediğini bildirmiş, HAP eğitimcilerinden Jim
KNIPE, EMDR ile ilgili bilgilendirme eğitimi vermek üzere Türkiye’ye gelmiş ve EMDR'yi
tanıtan bir seminer vermiştir. Ağustos 1999 Marmara depremi döneminde Türk Psikologlar
Derneği (TPD) İstanbul Şube başkanı olan Emre KONUK’un girişimiyle EMDR-HAP ve
TPD arasında deprem mağdurlarına psikolojik yardım vermek amacıyla işbirliği
yapılmıştır. Sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde, Türkiye’de faaliyet gösteren 110
psikoloğa EMDR eğitimi vermek üzere Amerika, Avrupa ve İsrail’den birçok eğitimci ve
danışman Türkiye’ye getirilmiştir. DBE terapistleri, içerisinde başvuru sahibinin de
bulunduğu DBE çalışanları bu sürecin organizasyonunda gönüllü olarak çalışmışlar ve
eğitim alan diğer psikologlarla birlikte, alanda oluşturulan altı klinikte üç yıl boyunca
psikolojik yardım ve terapi hizmeti vermişlerdir.
(13) Yukarıda ifade edildiği üzere 1999 Marmara depremi, EMDR yönteminin Türkiye’de
başlamasına vesile olmuş, depremin ardından da Türkiye'de DBE bünyesinde organize
edilen EMDR eğitimleri; psikologlara, psikiyatrlar, psikolojik danışmanlar ve sosyal hizmet
uzmanları gibi meslek gruplarına verilmiş, söz konusu kişilerin EMDR alanında yetişmesi
sağlanmış, ayrıca bu konuda çeşitli sivil toplum faaliyetlerinde bulunulmuştur. Bunlara
örnek olarak;
- 2001 yılı Mayıs ayında TPD bünyesinde, DBE organizasyonu ile Hatay'daki sel
felaketinden etkilenen mağdurlara DBE uzmanlarının katılımıyla psikolojik destek
verilmesi (DBE ve HAP, verilen bu eğitimlerin sponsoru olmuştur.),
- 2004 yılı Kasım ayında HSBC Bank A.Ş. (HSBC) ve İngiliz Konsolosluğu’na yönelik
bombalama saldırılarının ardından DBE uzmanlarının, hem konsolosluk hem de
HSBC çalışanlarına yönelik TPD ile birlikte, psikolojik destek vermesi,
- 2005 yılı Kasım ayında Emre KONUK’un, Filistin ve Lübnan’da düzenlenen EMDR I.
ve II. düzey eğitim ve süpervizyonlarına gönüllü danışman olarak katılması,
- DBE sponsorluğunda organize edilen 7. Avrupa EMDR Kongresi’nin İstanbul’da
gerçekleştirilmesi, bu kongreye Avrupa, Amerika ve Türkiye’den yaklaşık 300 EMDR
profesyonelinin katılması,
- 2011 yılı Van depreminden sonra EMDR Derneği-HAP işbirliği ile Van’da çalışan
profesyonellere EMDR I. ve II. düzey eğitimleri ve süpervizyonu verilmesi,
- 2014 yılında Suriyeli mültecilerle çalışan ve Irak, İran, Suriye ve Filistin gibi
ülkelerden gelen uzmanlara İstanbul’da EMDR I. ve II. düzey eğitimleri verilmesi
gösterilebilir.
6 Bu bölümün hazırlanmasın EMDR Derneği’nin internet adresinden faydalanılmıştır.
7 Doğal afetler vb. olaylarda sponsorlar aracılığıyla yürütülen insani yardım programlarını ifade etmektedir.
Bu kapsamda mağdurlara ücretsiz olarak yardım amaçlı EMDR terapisi ve tedavisi uygulanmaktadır.
16-17/284-127
6/30
(14) EMDR Derneği, Türkiye’de ve dünyada EMDR alanındaki gelişmelere paralel olarak 2010
yılında Emre KONUK ve ekibi önderliğinde kurulmuştur. Derneğin tüzüğünde derneğin
amacı şu şekilde ifade edilmektedir8:
‘‘EMDR Terapisi tüm dünyada halen mevcut olan diğer danışma/tedavi yöntemlerine
göre bazı üstünlükleri ve avantajları nedeniyle giderek yaygınlaşan yaklaşım olmuş ve
çağdaş psikolojik destek yaklaşımları içerisinde etkin bir biçimde kullanılan bir teknik
halini almıştır. Dernek, etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış, kısa sürede olumlu sonuç
alınabilen GÖZ HAREKETLERİ İLE DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME
(EMDR) yönteminin;
1. Ülke genelinde tanıtılması, kullanılması ve yaygınlaşması için çalışmalar yapmak,
2.EMDR eğitiminin yaygınlaşması için koşulların ve standartların oluşmasını
sağlamak,
3. Sosyal Sorumluluk projeleri geliştirmek ve bunları desteklemek amacıyla çalışmalar
yürütmektir.”
(15) EMDR Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Emre KONUK olup, Derneğin Yönetim
Kuruluna EMDR alanında faaliyet gösteren kişiler seçilmekte ve söz konusu kişiler Dernek
aracılığıyla EMDR yönteminin Türkiye’deki gelişimi için faaliyet göstermektedirler.
I.1.3. Eğitim ve Akreditasyona Dair Kriterler
(16) Temel EMDR Eğitimi 1. düzey ve 2. düzey olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Bu
eğitimlere katılabilmek için öngörülen koşullar EMDR Derneği’nin internet adresinde tüm
katılımcılara duyurulmaktadır. EMDR temel eğitimlerinin içeriği EMDR Avrupa ve EMDRIA
tarafından belirlenmektedir. Her eğitimci uygun gördüğü takdirde eğitim sürelerini
uzatabilme ve içeriğine eklemeler yapabilme yetkisine sahip olmakla birlikte, hiçbiri eğitim
sürelerini kısaltamamakta ve içerikle ilgili azaltma yapamamaktadır.
(17) EMDR temel eğitiminin birinci basamağı olan EMDR 1. düzey eğitimi; dört eğitim günü, iki
denetim günü ve üç yazılı vaka sunumu şeklinde düzenlenmekte ve teori, teknik ve
uygulama bölümlerini içermektedir. Söz konusu eğitim, EMDR Avrupa ve/veya EMDRIA
onaylı eğitmenlerce verilebilmektedir.
(18) EMDR 1. düzey eğitimini alan bir profesyonel, aldığı katılım belgesiyle EMDR terapisi
uygulamaya hak kazanmaktadır. Terapinin belli bir süre uygulanmasından sonra daha zor
danışanlarla ve sorunlarla baş edebilmek için EMDR 2. düzey eğitimini alması
gerekmektedir. EMDR Temel Eğitimi'nin ikinci basamağı olan EMDR 2. düzey eğitimi dört
eğitim günü, iki denetim günü ve üç yazılı vaka sunumu olarak düzenlenmekte, içerikte
ileri teorik bilgi, ek müdahaleler ve tanı bazlı müdahaleler öğrenilmektedir. EMDR 2. düzey
eğitimi ancak EMDRIA ve/veya EMDR Avrupa tarafından onaylanmış eğitmenlerce
verilebilmektedir. Ardından, iki yıllık uygulama ve 20 saatlik bir denetimden sonra “EMDR
practitioner” (EMDR sertifikalı terapist) unvanına hak kazanılmaktadır. EMDR sertifikalı
terapist olduktan sonra, üç yıl süre ile en az 75 danışana en az 300 seans EMDR
uygulayarak ve 20 saat denetim vererek “EMDR Avrupa danışmanı” (süpervizörü) unvanı
alınmaktadır.
(19) Bununla birlikte EMDR 1. ve 2. düzey eğitimlerini verebilmek için en nihayetinde “eğitimci”
statüsünün alınması gerekmektedir. Eğitmen olacak danışman öncelikle kendisini eğitmen
olarak eğitecek bir EMDR eğitmeniyle anlaşmak durumundadır. Bu süreç, bilgi birikiminin
ve donanımının yanı sıra bunu aktarabilme kapasitesi olan kişilerin başvurabileceği bir
süreç olarak görülmektedir. Bu süreçte “eğitmen adayı” en az beş eğitime katılıp
eğitmenin denetiminde eğitimin belirli bölümlerinden anlatımlar yapar ve büyük gruplara
eğitmenin gözetiminde danışmanlık yapar.
8
16-17/284-127
7/30
(20) Bir eğitmen adayından; kendini geliştirmesi, yerel veya dünya çapında yapılan araştırma,
sosyal sorumluluk projeleri ve yayınlara katkı sağlaması ve EMDR yönteminin gelişimi için
katkıda bulunuyor olması beklenmektedir. Eğitmen adayının tüm gelişmeleri takip
edebilmesi için en az bir yabancı dile (tercihen İngilizce) hâkim olması tercih edilmektedir.
Tüm bu sürecin sonunda eğitmen adayının eğitmen olması için yeterli bulunmasının
akabinde aday, dosyasını hazırlamak, gerekli eğitim videolarını çekmek, İngilizce altyazı
ile videolarını tamamlamakla yükümlüdür. Ardından dosya, yurt dışında EMDR Avrupa
Akreditasyon Komitesi’nce belirlenen yetkili kişiye gönderilmekte ve değerlendirme
sonucu beklenmektedir. Bir EMDR eğitmeninin yetişebilmesi için öngörülen 8-10 yıllık
süreç sonunda EMDR Avrupa Derneği tarafından onaylanması ile kişi “EMDR temel
eğitimi eğitmeni” olabilmektedir. Bu sertifika belli koşulları yerine getirmek üzere beş yılda
bir yenilenmektedir.
(21) Yukarıda yer verilen unvanlara ilişkin sertifikalar EMDR Avrupa tarafından verilmekte ve
tüm Avrupa’da geçerli olmaktadır. Ayrıca sertifikaya sahip bir kişi tüm dünyadaki EMDR
projelerinde rol alabilmektedir. Bununla birlikte EMDR Avrupa kurallarına göre bir EMDR
eğitimcisinin kendi ülkesinden başka bir ülkede eğitim vermesi sınırlandırılmıştır. EMDR
Avrupa’nın “Eğitimin Düzenlenmesi, Avrupa'da EMDR Eğitimlerinin Sertifikasyon Kriterleri”
belgesinde (15 Mayıs 2013) aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:
"Eğitimler eğitimcinin ülke sınırları içinde düzenlenmelidir. Eğer eğitimci, kendi ülkesi
dışında eğitim vermek isterse, eğitim vermek istediği ülke EMDR Derneğinin onayını
almak zorundadır. Bu koşul eğitimin duyurulmasından önce sağlanmalıdır. Eğitimin
duyurulmasından önce konuyla ilgili yazılı bir karar metni alınmalıdır. Eğer bir
anlaşmazlık ortaya çıkarsa her iki taraf EMDR Avrupa Yönetim Kuruluna başvurabilir".
(22) EMDR Derneği tarafından gönderilen konuya ilişkin yazıda bu ilke kararının en önemli
gerekçesi, özellikle EMDR yönteminin yeni geliştiği ülkelerde yerel EMDR danışmanı ve
eğitimcilerinin yabancı eğitimcilerle olan rekabetten kurtarılıp yerel eğitimcilerin
yetişmesinin desteklenmesi olarak gösterilmektedir. EMDR Avrupa’nın belirlediği kurallar
arasında yer almamakla birlikte DBE tarafından bu ilkenin istisnası olarak; ülkede bir
felaketin olması ve çok sayıda terapist yetiştirecek EMDR eğitimcisinin bulunmaması
durumu gösterilmektedir. Böyle bir durumun var olup olmadığının belirlenmesi için de ülke
EMDR Derneği’nin EMDR Avrupa tarafından yetkili kılındığı ifade edilmektedir. Türkiye’de,
2011 Van depremi sonrasında depremzedelerle ve Suriyeli göçmenlerle çalışacak
terapistler için EMDR Derneği tarafından yabancı eğitimcilerin Türkiye’de eğitim
vermesine izin verildiği belirtilmektedir.
(23) Türkiye’de bir EMDR eğitmeni bulunmakta olup, dosya mevcudu bilgilere göre bir diğer
eğitmen ise Haziran 2016’da sertifikasını alacaktır. EMDR terapisi ise Türkiye’de
hâlihazırda üç teşebbüs tarafından verilmektedir. Bunlar DBE, FİDE ve başvuru sahibi
INDA olarak sıralanmaktadır. Her üç teşebbüs de psikolojik danışmanlık çatısı altında
faaliyet göstermekte ve EMDR yöntemine ilişkin çalışmalarda bulunmaktadır. Söz konusu
teşebbüslerin arasında sadece DBE’nin bünyesinde sertifikalı EMDR eğitmeni yer
almaktadır. Bu sebeple söz konusu teşebbüsler danışanlarına EMDR terapisi
uygulayabilse de EMDR Derneği kuralları gereğince INDA ve FİDE temel EMDR eğitimi
verememektedir. Türkiye’de EMDR terapi yönteminin uygulanması ve EMDR eğitiminin
verilmesi ile ilgili yukarıda ifade edilenlerden başka yasal bir düzenleme ve/veya bu
alanlara ilişkin kural koyan/denetim yapan herhangi bir kamu kurum/kuruluşu
bulunmamaktadır.
16-17/284-127
8/30
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(24) Mevcut dosya kapsamında incelenen teşebbüsler psikolojik danışmanlık çatısı altında
faaliyet göstermekte olup, başvuru konusu eylemler danışmanlık faaliyetlerinin
bölümlerinden biri olan ve EMDR yöntemini uygulayacak yeni terapistler yetiştirmeyi
amaçlayan EMDR eğitimi hakkındadır. Bu çerçevede ilgili ürün pazarı “EMDR eğitimi”
pazarı olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(25) İlgili hizmetin verilmesi, pazarlaması ve fiyatlandırılması tüm Türkiye genelinde benzer
nitelik arz ettiğinden, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
I.3. Yerinde İncelemede Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
I.3.1. DBE’den Elde Edilen Belgeler
(26) 06.01.2015 tarihinde yabancı bir eğitmenden Dernek YK Başkanı, INDA yetkilileri ve
(…..)’e gönderilen “Masterclass in Turkey” konulu e-posta mesajında (Belge 1) aşağıdaki
ifadeler bulunmaktadır9:
“Sevgili Emre,
EMDR Türkiye’nin başkanı olarak senin yetkinde olan bir konuda seni bilgilendirmek
istedim, meslektaşım (…..) ve ben Ocak ayında sertifikalı terapistler için “EMDR’de Üst
Seviye” çalıştayı yapmak için İstanbul’da olacağız. Bunun için INDA’dan davet aldım.(S...
ve A… cc’de). Standartlar Komitesi tarafından belirtildiği üzere yurtdışından gelen yabancı
eğitimciler ilgili ülke derneğini bilgilendirmek durumundalar. Dolayısıyla bu koşul
sağlanmış oluyor.
Bu bir EMDR eğitimi olmayacak, zira EMDR Türkiye Derneği artık eğitim yapmamamı
istedi. Bu kural sadece 1. ve 2. düzey temel eğitimler için geçerli.
Ben burada sadece Türkiye’de EMDR’nin bilgi ve pratiğini artıracak özel bir eğitimin
verileceğini düşünüyorum ve çalıştayı sabırsızlıkla bekliyorum. Herhangi bir sorunuz
olursa geri dönüş yapmaktan lütfen çekinmeyin.
Sizi İstanbul’da görmekten mutluluk duyacağım. ”
(27) 08.01.2015 tarihinde aynı yabancı eğitmenden (…..),(…..) ve Dernek YK Başkanı’na
gönderilen “Re: Turkey” konulu e-posta mesajı (Belge 2) aşağıdaki gibidir10:
“Sevgili (…..),
E-posta için teşekkürler.
Türkiye’de olan biten hakkında haberdar edilmemiştim. (…..TİCARİ SIR…..)
(…..), söylediklerini anladım ve (…..)’nin e-postasını okudum, bilgilendirdiğin için
teşekkürler. Hiç bir şeyden haberdar değildim (…..)
EMDR Türkiye ve İnda arasında uzlaşma olmadan İnda’ya dönüş yapmayacağım. Talep
olması halinde İstanbul’a eğitim veya çalıştay için dönmekten mutluluk duyarım.
Ümit ediyorum EMDR Türkiye Derneği gelecekte en iyi olur ve her şey yoluna girer.”
9 İngilizce aslından tercüme edilmiştir.
10 İngilizce aslından tercüme edilmiştir.
16-17/284-127
9/30
(28) 08.01.2015 tarihinde (…..)’in, (…..)’a gönderdiği, Dernek YK Başkanı’ndan gelen iletiyi ve
buna ilişkin kendi değerlendirmelerini içeren e-posta mesajına (Belge 3) aşağıda yer
verilmiştir11:
“Sevgili (…..),
Emre’den Inda’nın faaliyetlerine ilişkin (…..TİCARİ SIR…..) bir e-posta aldım. Anladığım
kadarıyla halen onlarla çalışıyorsun, bu konuyla ilgili bilgi almanın senin için önemli
olduğunu düşünüyorum.
Aşağıya Emre’nin e-postasının bir kısmını kopyaladım.
…
“Bir araya gelip gelemeyeceğimizi sadece bana sordular. İki kez buluşup akşam yemeği
yedik. (…..TİCARİ SIR…..) Sonrasında yönetim kurulu üyeleriyle teker teker konuşmak
istediler ve yaptılar. Bir şey değişmedi. Ardından EMDR Yahoo grubuna (1000 den fazla
üye) bir sürü ileti yolladılar ve iletilerde, (…..TİCARİ SIR…..) onları organizasyonların ve
eğitimin dışına itmeye, (…..TİCARİ SIR…..) Bu mektupları, e-posta gruplarını kullanarak
bütün psikologlara yolladılar. (…..TİCARİ SIR…..)
(…..TİCARİ SIR…..)
…
EMDR terapisinin adında meydana getireceği zararı göreceğinden eminim.
Yeni görevinde başarılar ve 2015 yılında mutluluklar dilerim.”
(29) 05.12.2015 tarihinde Dernek YK Başkanı imzasıyla EMDR Türkiye e-posta grubuna
gönderilen iletide (Belge 4);
(…..TİCARİ SIR…..)
…
Yukarıdaki metinden de net olarak anlaşılacağı gibi, temel ilke; "Eğitimlerin, eğitimcinin
kendi ülke sınırları içinde düzenlenmesi" gereğidir. Bu kısıtlamanın en önemli nedenleri;
özellikle EMDR'in yeni geliştiği ülkelerde, ülke eğitimcilerinin ve danışmanlarının
yetişmesine engel olmamaktır. Ülke Yönetim Kurulu onay koşulu, ancak bir zorunluluk
durumu, örneğin doğal afetlerde eğitimci açığının oluşması veya ülkedeki eğitimcilerin
yetersiz kalması gibi nedenlerle ilgilidir. Bu konuda karar alma yetkisi ülke EMDR Derneği
Yönetim Kurulu'na verilmiştir.
Şu anda ülkemizde EMDR Eğitimlerinin karşılanamayacağı ölçüde bir doğal afet söz
konusu değildir. EMDR Eğitimlerine talep karşılanabilmektedir. Ayrıca çok yakında iki
eğitimci sertifikalarını alacaktır. EMDR Eğitimcisi olarak ben ve mevcut EMDR
Danışmanları ülkemizin değişik bölgelerinde EMDR Danışmanlarının ve giderek
Eğitimcilerin yetişmesi için ciddi çaba harcamaktadır.
11 İngilizce aslından tercüme edilmiştir.
16-17/284-127
10/30
İNDA Van depremi sonrası Eğitimci (…..)'i davet ederek iki EMDR-HAP Temel Eğitimi
düzenledi. (…..) onay istedi. Felaketin büyüklüğünü düşünerek durumu değerlendirdik ve
onay verdik. (…..TİCARİ SIR…..) …”
denilmektedir.
(30) Yukarıda yer alan iletinin ardından 12.12.2015 tarihinde INDA yetkilisi tarafından cevaben
gönderilen e-posta mesajında aşağıdaki ifadeler kullanılmıştır:
(…..TİCARİ SIR…..)
(31) Yukarıdaki e-postaya cevaben aynı gruba EMDR Derneği Yönetim Kurulu üyeleri
tarafından gönderilen e-postalar (Belge 5) aşağıdaki gibidir:
ÜK: Bu meselelerin çözümü için çabalarımı da bilen biliyor. Kimsenin "pasta
paylaşma/para kazanma" meselesi için EMDR ortamını germeye …. hakkı yok.
AÇ: Fikrimi sorarsanız ben dışarından eğitimci getirilmesine karşıyım. Bugünkü sorunun
da Türkiye’de sadece Emre hocanın eğitimci olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.
Yakın bir zamanda Ü… hanım ve A… hanım gibi arkadaşlarımız eğitimci olduklarında
onlardan biriyle çalışmanız mümkün olacaktır. Ayrıca böyle bir Yönetmelik varken (…..)
eğitime gelmeyi kabul etmesini de etik olarak uygun görmüyorum.
(32) 14.12.2014 tarihli Belge 6’da Dernek YK Başkanı tarafından INDA’ya cevaben EMDR
Türkiye e-posta grubuna gönderilecek yazının Yönetim Kurulu üyelerinin bilgisine
sunulduğu ve yazının söz konusu üyelerden ikisi tarafından uygun bulunduğu
görülmektedir.
(33) 15.12.2014 tarihli Belge 7’de Dernek YK Başkanı tarafından EMDR Derneği Yönetim
Kurulu adına EMDR Türkiye e-posta grubuna gönderdiği ileti ve eklerinin ilgili kısımlarına
aşağıda yer verilmiştir:
“…
EMDR Avrupa Kararı: Karar metni çok nettir. "Trainings should be organized within the
trainer's national boundaries". Türkçesi de: "Eğitimler eğitimcinin kendi ülke sınırları
içerisinde düzenlenmelidir". Yani esas olan budur. Bir eğitimci kendi ülkesinde eğitim
vermelidir. Çok net. Bu kısıtlayıcı-yasaklayıcı bir karardır. Hemen her kuralın bazen
istisnaları vardır. Nitekim E… kendisine Van depremi nedeniyle bir EMDR-HAP projesi
olarak tanıtılan (yani katılımcılardan para alınmayan) ve kendisinin de para almayacağı bu
projeye onay verip vermeyeceğimizi sordu. Felaketin büyüklüğünü göz önüne alarak
hemen onay verdik. (…..), (…..) aramadan önce, İNDA'nın talebini aldığını, bizim onay
verip vermediğimizi sordu. Verirsek (…..) önereceğini söyledi. Kendisine onay
vereceğimizi söyledik. O da Eva’ya iletti. (…..TİCARİ SIR…..).
(…..TİCARİ SIR…..). Üye ülkenin onayını alma zorunluluğu, kuralın dışına çıkmaya
zorlayan durumlar varsa buna ülke derneğinin karar vermesinin uygun görülmesiyle
ilgilidir. Şu anda zorlayıcı bir neden gözükmemektedir. Sürecin detaylarını ekte
bulabilirsiniz.”
16-17/284-127
11/30
(34) Söz konusu e-postanın ekinde birisi INDA yetkilisine hitaben diğeri, EMDR Türkiye e-
posta grubuna hitaben yazılmış iki yazı bulunmaktadır. Bu yazıların esası yukarıda ifade
edilen EMDR Avrupa’nın ilke kararına ilişkin yorumlardan oluşmakta olup farklı kısımlarına
aşağıda yer verilmiştir:
- INDA yetkilisine hitaben yazılan yazı:
“EMDR Europe Derneği kararı doğrultusunda, yurtdışından bir eğitimcinin gelmesini o
ülkede EMDR eğitimci ve danışmanlarının yetişmesini desteklemeyeceği için uygun
bulmuyoruz. Bu durumda ilerde ülkemizde EMDR Temel Eğitimlerini düzenlemek
isterseniz, eğer kabul ederlerse, yurt içindeki eğitimcilerden eğitim vermelerini talep
edebilirsiniz.”
- EMDR Türkiye grubuna hitaben yazılmış yazı:
“…
“İNDA: "...Eğitmen aday olarak gösterdiği diğer iki kişi de hâlihazırda dernek yönetimi
üyesidir".
Yakında EMDR Eğitmeni sertifikalarını alacak olan A.Y. ve Ü.K.’yi desteklediğim
doğrudur. (…..TİCARİ SIR…..). EMDR Eğitmen adaylarını EMDR Eğitmenleri seçer.
Çünkü EMDR Eğitmen adayları, EMDR Eğitmenleri ile yakın ilişki içinde yetişiyor.
…”
EMDR Avrupa Genel Kurul'un "yabancı eğitimcilerle" ilgili ilke kararını delip, İNDA'ya veya
herhangi bir kuruma veya yabancı eğitimciye onay vermesi demek, her kuruma ve
yabancı eğitimciye bu onayı vermek demektir. Bu yapılacaksa, o zaman EMDR Avrupa bu
kısıtlama kararını neden aldı? EMDR Avrupa, EMDR'in üye ülkelerde gelişiminin yerel
Terapistler, Danışmanlar ve Eğitimcilerle mümkün olabileceğini ve bunun desteklenmesi
gerektiğine inanır. Tersine bir karar; EMDR Eğitimlerinin kalitesinin korunamaması, EMDR
Sertifikalı Terapistlerin, Danışmanların ve Eğitimcilerin yetişememesi, alanın doğru dürüst
eğitim ve süpervizyon almamış kişilerle dolması ve haksız rekabetin oluşmasıdır.
(…..TİCARİ SIR…..)
(35) 26.11.2014-10.12.2014 arasındaki tarihlere ait Belge 8’de INDA’nın bir çalışanının,
mezkur şirket tarafından düzenlenecek çalıştaya konuşmacı olarak yabancı eğitmen davet
ettiği, eğitmenin INDA’yı Dernek YK Başkanı’na sorduğu görülmektedir. YK Başkanının bu
e-postaya cevaben INDA hakkında açıklamalar yapması ile eğitmenin çalıştaya gelmekten
vazgeçtiği anlaşılmıştır. Konuya ilişkin yazışmalara aşağıda yer verilmektedir12:
- INDA çalışanı-Yabancı Eğitmen
“İnda olarak İstanbul’da düzenleyeceğimiz bir çalıştay için EMDR terapisti araştırmaktayız.
İsminiz ve iletişim bilgileriniz (…..) tarafından önerilmiştir. …
EMDR ve Çocuklar çalıştayını organize etmek için sizi davet etmemiz halinde böyle bir
eğitimin bütçesi ne kadar olabilecektir? Konu ile ilgili şartlarınız nelerdir? Bu çalıştaya
katılacak terapistlerin EMDR hakkındaki yeterlilik düzeyleri ne olmalıdır?”
12 İngilizce aslından tercüme edilmiştir.
16-17/284-127
12/30
- Yabancı Eğitmen –Dernek YK Başkanı
“Sevgili Emre,
Bana e-posta gönderen aşağıdaki grubu tanıyor musun? Onlarla çalışıyor musunuz? …”
- Emre KONUK- Yabancı Eğitmen
“… İNDA ile hikâyemiz şu şekildedir: birlikte yaklaşık 10 sene çalıştık. (…..TİCARİ
SIR…..). 2011 yılında Van depreminin akabinde, E…’yi, bir EMDR-HAP eğitimi vermesi
için çağırdılar. E… izin istedi. Biz de tamam dedik. (…..TİCARİ SIR…..). Bu olaylardan
beri İNDA sürekli olarak EMDR temel eğitimlerini vermek için bir eğitimci çağırmayı talep
etmektedir. EMDR Avrupa’ya da başvuruda bulundular. EMDR Avrupa’nın cevabı bu
sorunun ulusal dernek ile çözüme kavuşturulması gerektiği oldu. Biz EMDR Avrupa’nın
2013 tarihli Kurul kararı uyarınca bu taleplerini reddettik.
Dolayısıyla karar sizin.”
- Yabancı Eğitmen-Dernek YK Başkanı
“Sevgili Emre,
Açıklamaların için teşekkür ederim. Durumu anlamam bakımından çok açıklayıcı oldu.
Sizinle çalışmaktan her zaman memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Gelecekte de
birlikte çalışacağımızı umut ediyorum. Bu davete karşılık, onlarla çalışmaya uygun
olmadığımı belirteceğim…”
(36) 04.12.2014 tarihli Belge 9’da Dernek YK Başkanı’na, asistanı tarafından EMDR Derneği
karar defterine işlenecek Yönetim Kurulu kararları gönderilmektedir. Bu kararlardan birisi
“INDA'nın Eğitim Talebi değerlendirmesine Emre Konuk'un bir yanıt hazırlamasına karar
verildi. “Yanıtta ülkemizde 2 adet daha EMDR Eğitmeninin yetişmekte olduğunun
vurgulanmasına karar verildi” şeklindedir.
(37) Belge 10’da EMDR Derneği Yönetim Kurulu üyeleri arasındaki yazışmada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“SÖ: isteyen meslek örgütleri ülkemizdeki sertifikalı eğitmenlerden yardım alarak EMDR
eğitimi düzenleyebilirler. Ancak yurtdışından eğitimci talebine, doğal afet-felaket
durumlarında ülkemizdeki eğitimciler yetmediğinde EMDR Avrupa’nın da ortak kararı
doğrultusunda izin verilmektedir. İNDA'nın yaptığı başvuruya, ülkemizdeki sertifikalı
eğitmenlerle EMDR eğitim düzenleyebileceği kendilerine yönetim kurulu kararıyla
bildirilmiştir. Bu vesileyle İNDA ya da başka bir kurum eğer isterlerse ülkemizdeki
eğiticilerle EMDR eğitimi düzenleyebilirler.
AY: Güzel bir öneri S. Hanım.
Dernek YK Başkanı: Sevgili Arkadaşlar, Özellikle S Hanım'ın uyarılarını dikkate alarak
metni yeniden düzenledim. Gerek içerik, gerek bicim-üslup açısından bir kez daha lütfen
gözden geçirin.”
16-17/284-127
13/30
(38) INDA tarafından 17.11.2014 tarihinde EMDR Türkiye e-posta grubuna gönderilen “EMDR
Eğitimleri ve Kamuoyuna Bilgilendirme” başlıklı yazıya cevaben Dernek YK Başkanı’nın
Yönetim Kuruluna gönderdiği e-postada (Belge 11) aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir:
“INDA: 1999 İzmit depremi sonrası, İNDA kurucularından HY’nin de yönetim kurulu üyesi
olduğu TPD İstanbul Şubesi’nin girişimleri ile başlatılan EMDR çalışmalarına ekip olarak
uygulama-eğitim-araştırma süpervizyon gibi çeşitli alanlarda katkımızı sürdürdük ve
sürdürmekteyiz. 2009 yılında DBE'den ayrılmamız ve EMDR Derneği’nin kurulmasıyla da
araştırma-eğitim-süpervizyon çalışmalarımızı INDA bünyesinde devam ettirmeye
çalışıyoruz. Ancak eğitim çalışmalarımız, şu an Türkiye’deki tek eğitmen, EMDR eğitimi
veren tek özel kurumun sahibi ve EMDR Derneği başkanı ile yönetim kurulu tarafından
çeşitli girişimlerle durdurulmuştur. Yaklaşık son bir yıldır verdiğimiz uğraşlara karşın,
EMDR Avrupa’nın "kendi ülkesinden başka bir ülkede eğitim verecek eğitmenlerin, eğitim
vereceği ülkenin yerel EMDR derneğinin onayını almalıdır" ibaresi baz alınarak yabancı
eğitmenlerin yurtiçinde eğitmen yetişmesine engel teşkil edeceği gerekçesi ortaya
konmuştur ve eğitimlerimiz engellenmiştir. (…..TİCARİ SIR…..).
Dernek YK Başkanı: İNDA'nın yazısını okudunuz. (…..TİCARİ SIR…..).
YK adına bir yazı hazırlayacağım ve size göndereceğim.”
(39) Dosya mevcudu bilgilere göre 23.09.2014 tarihinde INDA tarafından, Aralık 2014’te
planladıkları EMDR eğitimi için ilgili Dernek’ten yabancı eğitmen onayı talep edilmiş olup,
Dernek YK Başkanı bu talebe karşılık olarak yazdığı mektubu yönetim kurulu üyelerinin
bilgisine sunmuştur. Bu mektuba ilişkin olarak bir yönetim kurulu üyesi ile Başkan
arasında geçen birebir yazışmaya aşağıda yer verilmiştir (Belge 12):
“AY: ben mektup üzerinde biraz değişiklik yaptım.
Dernek YK Başkanı: Eğer senin önerini İNDA kabul edecek olursa durum şöyle gelişecek:
İNDA eğitimler düzenleyecek, bana ve sizlere "gelin eğitimleri verin" diyecek. Bir yılda 10
eğitim düzenleyecekler. Biz, atıyorum, "5 tanesine katılırız, diğerlerine yetişemeyiz"
diyeceğiz. Onlar da "eh geri kalanları E… versin" diyecekler. (…..) bize başvuracak.
Olmaz dersek, "o zaman biz de dışardan getirelim" diyecekler. Yapamazsınız,
diyemeyeceğiz. Kısacası bir sorunu çözmek için bulduğumuz çarenin kendisi ciddi
problem doğuracak. Eski deyimle, "kabil-i tatbik değil".
(…..TİCARİ SIR…..)
16-17/284-127
14/30
(40) Dernek YK Başkanı tarafından INDA’nın yabancı eğitmen talep ettiği yazısına 11.11.2014
tarihinde gönderilen cevapta (Belge 13);
“İNDA ekibi olarak yurt dışından davet edeceğiniz EMDR Eğitmeni (…..) aracılığı ile
EMDR Temel Eğitimleri düzenleme isteğinizi EMDR Dernek Yönetim Kuruluna ilettiniz. Bu
talebinizi Yönetim Kurulu olarak son toplantımızda görüştük.
Türkiye’de EMDR eğitimleri vererek EMDR camiasını genişletme ve güçlendirme isteğinizi
olumlu karşılamakla birlikte, EMDR Europe Derneği kararı doğrultusunda, yurtdışından bir
eğitimcinin gelmesini o ülkede EMDR eğitimci ve danışmanlarının yetişmesini
desteklemeyeceği için uygun bulmuyoruz. Bu durumda ilerde ülkemizde EMDR Temel
Eğitimlerini düzenlemek isterseniz, eğer kabul ederlerse, yurt içindeki eğitimcilerden
eğitim vermelerini talep edebilirsiniz. …”
denilmiştir.
(41) Dernek YK Başkanı’na asistanı tarafından 24.10.2014 tarihinde (…..TİCARİ SIR…..)
ifadelerini içeren e-posta gönderilmiştir.
(42) Belge 14’te INDA’nın yabancı eğitimci getirme hususunda EMDR Derneği’nin Yönetim
Kurulu üyeleriyle yaptıkları birebir görüşmeleri söz konusu üyelerin paylaştığı ve bu
konuda olumsuz görüş beyan ettiklerine ilişkin yazışmalar yer almaktadır.
(43) Belge 15’te Dernek YK Başkanı’na asistanı tarafından gönderilen e-postada 09.10.2014
tarihinde yapılacak Dernek Yönetim Kurulu toplantısının gündem maddelerinden birisinin
“İNDA’nın eğitim talebinin değerlendirilmesi” olduğu görülmektedir.
(44) Belge 16’da EMDR Avrupa tarafından INDA’nın başvurusuna verilen cevap yer
almaktadır. Anılan metin aşağıdaki gibidir13:
(…..TİCARİ SIR…..)
(45) Belge 17’de yer alan EMDR Avrupa tarafından (…..)’a gönderilen yazı aşağıdaki gibidir14:
(…..TİCARİ SIR…..)
(46) Belge 18’deki EMDR Avrupa tarafından DBE’ye gönderilen yazıya aşağıda yer
verilmektedir15:
(…..TİCARİ SIR…..)
13 İngilizce aslından tercüme edilmiştir.
14 İngilizce aslından tercüme edilmiştir.
15 İngilizce aslından tercüme edilmiştir.
16-17/284-127
15/30
(47) Belge 19’da 16.01.2014 tarihinde Dernek YK Başkanı tarafından yabancı eğitmene
gönderilen mektup bulunmaktadır. İlgili kısımlarına aşağıda yer verilmiştir16:
“İki yıl önce, İNDA Danışmanlık Merkezi’nin Van depremi dolayısıyla düzenleyeceği bir
sosyal sorumluluk projesinde görev almak üzere davet aldığınızı ve bu projede görev
almanızın uygun olup olmadığını sormuştunuz. Bu girişimi olumlu bulmuş ve onay
vermiştik. (…..TİCARİ SIR…..)
Bildiğiniz üzere eğitimlere ilişkin EMDR Avrupa Derneği’nin kararına göre:
Eğitimler eğitimcinin ülke sınırları içinde düzenlenmelidir. Eğer eğitimci kendi ülkesi
dışında eğitim vermek isterse, eğitim vermek istediği ülke EMDR Derneğinin onayını
almak zorundadır. Bu konu eğitimin duyurulmasından önce halledilmelidir. Eğitimin
duyurulmasından önce konuyla ilgili yazılı bir karar metni alınmalıdır. Eğer bir anlaşmazlık
ortaya çıkarsa her iki taraf EMDR Avrupa Yönetim Kuruluna başvurabilir. (EMDR
Eğitimlerinin Organizasyonu ve Avrupa İçinde Sertifikasyonuna İlişkin Kriterler)
Bu kararın en önemli gerekçesi, özellikle EMDR’ın gelişmekte olduğu ülkelerde yerel
eğitimcilerin ve danışmanların gelişimini desteklemektir. EMDR Türkiye Yönetim Kurulu
tarafından, (…..TİCARİ SIR…..) ilk eğitimci adayı yakında eğitimini tamamlayacaktır. Bu
yaklaşımın, EMDR eğitimlerinin kalitesini arttıracağını, danışmanların ve eğitimcilerin
yeterliliğini yüksek standartlara ulaştıracağını düşünmekteyiz. Böylece EMDR eğitimlerinin
kalitesinin kontrolü çok daha kolay olacaktır.
EMDR Türkiye olarak EMDR HAP (İnsani Yardım Programları) programlarını
desteklemekteyiz. Gelecekte sizi HAP programları için burada görmekten memnuniyet
duyarız. INDA Danışmanlık Merkezinin, EMDR Avrupa ve Türkiye’nin etik kriterlerine,
amaçlarına ve görevlerine uygun olarak EMDR’ın gelişimine sağlayacakları katkıları
görmekten dolayı mutluluk duyarız. Bu doğrultuda, EMDR temel eğitimleri düzenlemek
isterlerse biz de yardım edebiliriz.
Türkiye’de EMDR gelişimine katkı sağladığınız için teşekkür ederiz. Sonraki süreçte
katkılarınızın devam etmesini temenni etmekteyiz.
…
EMDR Türkiye Başkanı”
(48) Dosya mevcudu bilgilere göre INDA, yabancı eğitmene gönderilen mektup sonrasında,
29.01.2014 tarihinde, EMDR Derneği’nden bu mektuba ilişkin bilgilendirme yapılmasını
istemiştir. Bu talebe cevaben EMDR Derneği 18.02.2014 tarihli EMDR Avrupa’nın yabancı
eğitimcilerin ülkeleri dışında verecekleri eğitimlerde o ülkenin EMDR Derneği’nin onayını
almasına yönelik kuralın genel bir açıklamasını içeren yazıyı göndermiş, INDA buna
karşılık yazıda belirtilen bazı hususlara ilişkin sorular sormuştur. Bu sorulara EMDR
Derneği tarafından 13.04.2014 tarihinde Belge 20’de yer alan cevaplar verilmiştir. Anılan
cevapların ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
16 İngilizce aslından tercüme edilmiştir.
16-17/284-127
16/30
“…
Soru: Aynı tarihli yazınızda belirtilen "EMDR Derneğinin katılım için öngördüğü kriterlere
uymadığınızı belirledik." iddiasının kanıtlarının paylaşılması. İddia edilen bu tespitle ilgili
derneğin düzeltme için "varsa" tarafımıza gönderdiği ihtarnamenin iletilmesini.
Cevap: EMDR 1. Düzey Temel Eğitiminin katilim koşularından biri; katılımcının en az 2
yıldır alanda danışan görüyor olması veya 150 saat seans yapması, en az 25 danışan
görmüş olması ve halen danışan görüyor olmasıdır. Yönetim kurulu olarak bizi verdiğiniz
eğitimle ilgili olarak kaygılandıran noktalar şunlar oldu:
• INDA'nın EMDR Eğitim duyurularında katılım koşulu olarak yalnızca 1 yıl deneyim
aranması
…”
(…..TİCARİ SIR…..)
• Kendi kaynaklarınızı kullanma isteğiniz sonucu, EMDR Avrupa’nın kurallarını çiğneyerek
dışardan eğitimci getirmek zorunda kaldınız. (…..TİCARİ SIR…..).
• (…..) eğitiminizi bir sosyal sorumluluk projesi olarak sundunuz. (…..) Yönetim
Kurulundan sizin bu sözünüze inanarak onay istedi. (…..TİCARİ SIR…..)
(49) Belge 21’de Dernek YK Başkanı tarafında yönetim kurulu üyelerine gönderilen “(…..)
Cevap” konulu e-posta mesajında aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir:
(50) (…..)’nin İNDA’ya cevabı. (…..TİCARİ SIR…..) EMDR Europe İNDA’ya Dernekle iletişim
kurmasını öneriyor. … Genel Kurul’da ne derlerse desinler cevaplarımız ikna edici
olacaktır bu durumda. Yeter ki yeter sayıda orada olalım.
(51) EMDR eğitimi almak isteyen bir psikoloğun EMDR Derneği’ne gönderdiği 27.01.2014
tarihli eğitim ile ilgili konulu e-postasına aşağıda yer verilmektedir (Belge 22):
“YB: Eğitimler hakkında bilgi almak istiyordum…
EMDR Derneği: EMDR Derneğinde temel eğitim verilmemektedir.
Şu an Türkiye’de 2 firma vermektedir. Onlar ile irtibata geçebilirseniz gerekli bilgileri
alabilirsiniz.
Bir firmanın adı DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü diğer firma ise INDA Danışmanlık’tır.”
(52) Belge 23’te Dernek YK Başkanı’nın yönetim kurulu üyelerine gönderdiği soru cevap
şeklindeki mektup yer almaktadır. Mektupta aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
SORU:
(…..TİCARİ SIR…..)
16-17/284-127
17/30
CEVAP:
Düşündüğünüz eylemin dayanaklarını bir kez daha tekrarlıyayım: EMDR Avrupa söyle
diyor: "Bir eğitimci ancak kendi ülkesinde eğitim verebilir. Başka bir ülkede verecekse o
ülkenin EMDR Derneği YK'dan onay (consent) alır. Çatışma (conflict) çıkarsa bas vuru
mercii EMDR Avrupa’dır". Onay verilmezse bir gerekçe de gerekmiyor.
…
SORU:
“Eğer eğitimsel anlamda bir usulsüzlük varsa o zaman Inda eğitimlerine müdahale
edilebilir". İnda'nın verdikleri sertifikalar EMDR-TR tarafından onaylanmadı. Toplantılardan
birinde böyle bir karar almıştık diye hatırlıyorum- tüzükte nasıl? Sanırım birkaçı derneğe
üye olmak için başvurdu, biz de onayladık. Bu dernek tüzüğüne uygun muydu? Bundan
sonra bu tür sertifikası olanlara ne yapmak lazım?
CEVAP:
Derdimiz eğitimlerin kalitesi değil. Eğitimi (…..) veriyor, o da tanınan bilinen bir insan.
Level 1 ve Level 2 eğitimlerinin sertifikasını Eğitimci imzalıyor ve bu yeterli…
(…..TİCARİ SIR…..)
(53) ‘‘INDA SORUNU: DERNEKLER VE EĞİTİMCİLER’’ başlıklı yazıda Dernek YK Başkanı
Türkiye’de EMDR eğitimine ilişkin durumu kendi ifadeleriyle anlatmakta, yaşanan
problemlere ilişkin ise detaylı açıklamalar sunmaktadır. INDA ile EMDR Derneği arasında
yaşanan olayı aşağıdaki şekilde ifade etmektedir (Belge 24):
‘‘2010'da (…..), (…..), (…..), (…..) ve (…..) DBE'den (…..TİCARİ SIR…..) ayrıldı ve
INDA'yı kurdular. 2011 Van depremi nedeniyle, bir sosyal sorumluluk projesi olarak
2012'de EMDR Eğitimi vermek istediler. Anlaştıkları eğitimci (…..) kural gereği Yönetim
Kurulunun onayını istedi. Sosyal sorumluluk projesi olduğunu ve eğitimin Van'da
düzenleneceğini söyledi. Onay verildi. Sonra ikinci bir eğitim düzenlendi. (…..TİCARİ
SIR…..). (…..) ile temasa geçildi. EMDR Avrupa Standartlar Komitesi ve Yönetim
Kurulunun 15.05.2013 tarihli yönergesi kendisine hatırlatıldı ve (…..) eğitimlerine son
verdi.’’
(54) Dernek YK Başkanı tarafından yazılan açıklamaların sonuç bölümünde ise;
‘‘3. INDA'nın talep ettiği ayrıcalık kendisine tanındığı takdirde, pek çok kuruluş (dernekler,
devlet kurumları, danışmanlık merkezleri, şahıslar vs.) aynı talepte bulunacaktır. Bu
durum EMDR Avrupa'nın söz konusu yönergeyle dile gelen hedeflerin dikkate alınmaması
anlamına gelecektir.
4. Kişilerin EMDR Avrupa kararlarının çiğnenmesini Yönetim Kurulumuzdan talep
ederken, EMDR Avrupa'ya çok sağlam gerekçelerle gidilmesi gerektiğini bilmeleri gerekir.
EMDR Avrupa'ya EMDR Terapistleri değil, ülkeler üyedir. İtirazlar 30 üyenin oybirliği ile
alınan kararlarına yönelik olacaktır.’’
şeklinde ifadeler bulunmaktadır.
16-17/284-127
18/30
(55) Belge 25’te bulunan 14-19.03.2012 tarihli yazışmalarda, INDA’nın Van depremi
sonrasında yabancı bir eğitmenden eğitim talebi ile ilgili INDA yetkilisi, yabancı eğitmen,
(…..), Dernek YK Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri arasında geçen yazışmalar yer
almaktadır:
- INDA-Yabancı eğitmen (IF):
“… EMDR eğitmeni olduğunuzu görünce sizinle iletişime geçmek istedim… Ben ve ekibim
yakın zamanda gerçekleşen Van depremi (eminim duymuşsunuzdur) için gönüllü çalışma
yapıyoruz. Bu çalışmanın bir parçası olarak, kurduğumuz NGO çatısı altında travmalarla
ilgili eğitim vermek istiyoruz. (…..TİCARİ SIR…..).
Bu çerçevede sizi Türkiye’de bir EMDR eğitiminde görmekten mutluluk duyarız.
…
Umarız sizinle çalışma ayrıcalığını yakalarız.”
- (…..) (EMDR Avrupa Başkanı)-INDA:
“E-postanızı sizinle iletişime geçmemi isteyen IF’den aldım. Kendisi, yoğun iş
programından dolayı Türkiye’ye EMDR eğitimi vermek üzere gelemeyeceğini iletti.
(…..TİCARİ SIR…..).
- Dernek YK Başkanı-Yönetim Kurulu üyeleri:
Arkadaşlar Selam,
(…..TİCARİ SIR…..).
Bir dernek kurduklarını ve Van'da eğitim için gelip gelemeyeceğini sorar.
(…..) istemez ve bana ve (…..)'ye yazar.
(…..) önce (…..)’e yazar ve ekibin eskiden DBE ile çalıştığını ve simdi yeni bir merkez ve
dernek kurup eğitim vermek istediklerini söyler.
(…..)’e de aşağıdaki mektubu yazar. Özetle: Benim HAP Projesi ve non-profit bir proje
olmak kaydıyla bu eğitimi verebileceğimi, beni istemezlerse onları başka bir eğitimciyle
buluşturabileceğini söyler.
Daha önce (…..) Bey aracılığı ile VAN'da 10 kişiyi eğittiğimizi, onları VAN'daki projede
kullanabileceklerini söylemiştim.
Birazdan (…..)’e yazıp bunu hatırlatacağım ve kar amacı gütmeyen bir projede eğitimci
olarak çalışabileceğimi söyleyeceğim.
(…..TİCARİ SIR…..)
16-17/284-127
19/30
- Dernek YK Başkanı-INDA (Bilgi (…..)):
“Van’da profesyonellere yönelik bir EMDR eğitimi vermeyi planladığınızı öğrenmekten
memnuniyet duydum. Bu eğitimi vermek benim için bir zevk olacaktır. Eminim EMDR
Türkiye Derneği yönetim kurulu üyeleri de bu projeyi destekleyecektir.
Diğer taraftan, bir eğitim düzenlemek zaman alacağından, projenizde, Van’da bulunan,
daha önceden eğitim verdiğimiz 10 profesyonelden yararlanabilirsiniz.”
(56) Belge 27’de eğitim organize etmek isteyen bir kişiye Dernek YK Başkanı’nın asistanı
tarafından aşağıdaki cevap verilmiştir:
(…..TİCARİ SIR…..)
I.3.2. EMDR Derneği’nden Elde Edilen Belgeler
(57) 09.01.2014 tarihli Dernek Yönetim Kurulu kararında aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır
(Belge 28):
“(…..) son 1 yıl içinde Van Depremi için sosyal sorumluluk kapsamında verdiği eğitimler
için teşekkür edilmesine ve kriz durumu ortadan kalktığı için EMDR Avrupa ilke
kararlarının hatırlatılmasını içeren bir mektubun email olarak gönderilmesine karar verildi.”
(58) Belge 29’da yer alan Derneğin 01.03.2014 tarihli Yönetim Kurulu kararları arasında “İNDA
Danışmanlıktan gelen mektuba Emre KONUK’un bir cevap hazırlaması ve Yönetim Kurulu
ile paylaşması …” kararı yer almaktadır. Derneğin 10.04.2014 tarihli kararları arasında
“Emre Konuk tarafından Yönetim Kurulu’na danışılarak hazırlanan ve Yönetim Kurulu
tarafından onaylanan cevap mektubunun SÖ’ye gönderilmesine karar verilmiştir.”
ifadelerine yer verilmiştir (Belge 30). Derneğin 09.09.2014 tarihli Yönetim Kurulu
kararında “INDA’nın Eğitim Talebi değerlendirmesine Emre Konuk’un bir yanıt
hazırlamasına ve yanıtta “ülkemizde 2 adet daha EMDR Eğitmeninin yetişmekte
olduğunun” vurgulanmasına karar verildi.” ifadeleri geçmektedir (Belge 31).
I.4. Değerlendirme
(59) INDA tarafından Kurumumuza yapılan başvurunun esasını, EMDR Derneği’nin, INDA’nın
EMDR eğitimi vermek üzere yabancı eğitmen getirmesini engelleyerek teşebbüsün bu
alandaki faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ve hâkim
durumda bulunan DBE’nin EMDR eğitimi alanında bağlama uygulaması yapmak suretiyle
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiaları oluşturmaktadır.
(60) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”
düzenlemesi yer almaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde, “Rakip
teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren
teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya
yeni gireceklerin engellenmesi” yasak hallere örnek olarak verilmektedir. Bu doğrultuda,
başvuruda ileri sürülen EMDR Derneği’nin aldığı Yönetim Kurulu kararıyla başvuru
sahibinin yabancı eğitmen getirmesini engellediği ve böylece piyasadaki faaliyetlerinin
zorlaştığı iddiaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde
düzenlenen yasak ile benzerlik göstermektedir.
16-17/284-127
20/30
(61) Başvuru sahibi tarafından ayrıca, hâkim durumda bulunan DBE’nin düzenlediği EMDR
eğitimlerinde katılımcıları, teşebbüs tarafından yayımlanan EMDR kitapları ve satılan
EMDR cihazlarını almaya, DBE tarafından düzenlenen diğer etkinliklere (eğitimler,
çalıştaylar, EMDR süpervizyon seansları gibi) katılmaya zorlamak suretiyle 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddia edilmektedir. 4064 sayılı Kanun’un 6. maddesinde
“Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya
hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar
ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması” yasaklanmaktadır. Anılan maddenin ikinci
fıkrasının (c) bendinde bir mal veya hizmetle birlikte diğer mal veya hizmetin satın alması
gibi alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi kötüye kullanma hallerine örnek
gösterilmektedir. Bu çerçevede başvuru dilekçesinde belirtilen söz konusu iddialar 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yasaklanan haller ile benzerlik
taşımaktadır.
I.4.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Bakımından Değerlendirme
(62) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında dışlayıcı nitelikte bir teşebbüs birliği
kararının söz konusu olabilmesi için öncelikle başvuru konusu EMDR Derneği’nin
teşebbüs birliği olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
I.4.1.1. EMDR Derneği’nin Teşebbüs Birliği Niteliği
(63) 4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde teşebbüs, “piyasada mal veya
hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek veya tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve
ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmıştır. Bu doğrultuda,
4054 sayılı Kanun’da geniş bir teşebbüs tanımı kabul edildiği görülmektedir. Tanım
çerçevesinde, bağımsız olarak ekonomik bir faaliyet yürüten psikolog ve psikiyatrlar
teşebbüs niteliğini haizdir. Aynı kanun maddesinde “Teşebbüslerin belirli amaçlara
ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlik”
teşebbüs birliği olarak tanımlanmıştır. EMDR Derneği, EMDR terapi yönteminin
yaygınlaştırılması ile bu alandaki mesleki dayanışma ve gelişimi sağlamayı amaçlayan
tüzel kişiliğe sahip bir özel dernek statüsündedir. Bu itibarla bahse konu derneğin
teşebbüs birliği olduğu anlaşılmaktadır.
I.4.1.2. EMDR Derneği Yönetim Kurulu Kararlarının Teşebbüs Birliği Kararı Niteliği
(64) Teşebbüs birlikleri, üyeleri arasındaki rekabetin kısıtlanmasına çeşitli şekillerde zemin
hazırlayabilmektedir. Teşebbüsler bir araya gelerek bilgi değişimini maksimum düzeye
çıkarabilmekte ve farklı menfaatleri tatmin edebilecek nitelikte kararların oluşmasına
imkân verebilmektedirler. Anlaşmadan farklı olarak kararlarda, karşılıklılık ve tarafların
mutlak surette uyuşmuş olmaları şartları aranmamakta, sadece çoğunluğun oluşması
yeterli sayılabilmektedir.
(65) Başvuru konusu iddia, EMDR Derneği’nin aldığı yönetim kurulu kararları vasıtasıyla
başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırdığına ilişkindir. Elde edilen bilgi ve belgeler
çerçevesinde anılan Derneğin ülkemizde EMDR eğitimi ile ilgili esasları belirleyen ve bu
terapiyi uygulayanların üye olabildiği tek yapılanma olduğu görülmektedir. Yukarıda da
açıklandığı üzere, Türk EMDR Derneği, EMDR Avrupa’nın üyesi konumunda olup
kendisini bu derneğin kurallarını uygulama yükümlülüğü altında görmektedir. Keza EMDR
Avrupa, EMDR terapisi anlamında Avrupa ülkelerinin EMDR derneklerinin üyesi olduğu bir
federasyon niteliğinde bulunmakta ve EMDR eğitim ve hizmetine ilişkin bütün üyelerini
bağlayıcı düzenlemeler yapabilmektedir.
16-17/284-127
21/30
(66) Başvuru konusu, yabancı bir eğitmenin ülkesi dışında vereceği eğitimlerde, eğitimin
verileceği ülke EMDR Derneği’nin onayının alınmasının şart koşulduğu EMDR Avrupa’nın
düzenlemesi uyarınca verilmesi gereken onayın EMDR Derneği’nin yönetim kurulu
tarafından verildiği ve bu kararın yabancı eğitmenleri ve EMDR Derneği’nin üyelerini
bağladığı anlaşılmaktadır. İlaveten EMDR Derneği’nin Tüzüğü’ne bakıldığında yönetim
kurulunun görev ve yetkileri arasında “EMDR Sertifika ve Akreditasyonuna yönelik
eğitimlerin kimler tarafından verilebileceğinin ölçütlerini belirlemek, EMDR Eğitimlerinin
standartlarını, içeriklerini, formatlarını, sürelerini ve eğitimlerde kullanılacak manuellerin
içeriklerinin hazırlanmasını üstlenmek, bunları zaman içinde yenilemek, gözden geçirmek”
sayılmaktadır. Bu doğrultuda EMDR Derneği Yönetim Kurulu kararlarının bütün üyelerine
ve duruma göre değişen bazı üçüncü kişilere uygulanma gücüne sahip olduğu
görülmektedir. Dolayısıyla derneğin Yönetim Kurulu kararlarının 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi çerçevesinde teşebbüs birliği kararı niteliği taşıdığı değerlendirilmektedir.
I.4.1.3. EMDR Derneği Yönetim Kurulu Kararlarının 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi
Kapsamında Değerlendirilmesi
(67) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde teşebbüs veya teşebbüs
birliklerinin dışlayıcı nitelikteki uygulamaları yasaklanmaktadır. Maddede sayılan halleri
genel olarak, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılmasına, teşebbüslerin piyasa
dışına çıkarılmasına ve potansiyel rekabetin kısıtlanmasına yönelik faaliyetler olarak ele
almak mümkündür. Bu doğrultuda madde kapsamına girebilecek bir uygulama, rakiplerin
ticaret yapabilme/rekabet edebilme imkânının ellerinden alınması, rakiplerin mal
satabileceği/mal sağlayabileceği kanalların kapatılması ya da ticari faaliyetin yapılabilmesi
için zorunlu birtakım hizmetlerin sağlanmasından imtina edilmesi gibi hallerde dışlayıcı
sayılabilecektir. Dışlayıcı uygulamaların değerlendirilmesi somut olay bazında değişkenlik
göstermektedir.
(68) Dosya konusu iddialar, INDA’nın yabancı eğitmen marifetiyle düzenlediği eğitimlerin
EMDR Derneği tarafından yabancı eğitmene onay verilmemek suretiyle engellenmesine
ilişkindir. Bu doğrultuda EMDR Derneği’nin eylemlerinin başvuru sahibinin faaliyetlerinin
zorlaştırılması/kısıtlanması amacına yönelik olup olmadığının değerlendirilmesi
gerekmektedir.
(69) EMDR Derneği’nin üyesi olduğu EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere ilişkin kuralı
uyarınca yabancı bir eğitmenin ülkesi dışında eğitim vermek istemesi halinde öncelikle
eğitim verilecek ülkenin EMDR Derneği’nden onay alması gerekmektedir. Bu kuralın ihlali
halinde eğitimcinin sertifikasının iptaline kadar giden yaptırımlar öngörülmektedir.
Yukarıda ifade edildiği üzere eğitimci olabilmek için gerekli sertifika EMDR Avrupa
tarafından verildiğinden ülke derneklerinin onayı eğitimciler için fazlasıyla önem
taşımaktadır. Anılan kuralın incelenmesinden, onay gerektiren halin eğitim ile sınırlı
tutulduğu ve konferans, çalıştay, seminer gibi sair faaliyetlerin bu kuralın kapsamına
alınmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte kuralda, ülke derneğinin yabancı eğitimciye
onay verip vermemeye ilişkin kararında değerlendirebileceği herhangi bir esasın
getirilmediği görülmektedir.
(70) Önaraştırma kapsamında bahse konu kural kapsamında onay verme sürecinde hangi
unsurların esas alındığının sorulması üzerine EMDR Derneği yetkilisi, eğitimcinin ülkesi
dışında eğitim vermek isterse bunun bir gerekçesi olması ve bu gerekçeyi EMDR
Derneği’ne sunarak onay alması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca EMDR Avrupa’nın
kararındaki esas ilkenin bir eğitimcinin kendi ülkesinde temel eğitimi vermesi olduğu,
kuralın temel gerekçesinin üye ülkelerde EMDR terapisinin gelişmesine birinci derecede
katkıda bulunacak danışman ve eğitimcilerin yetişmesini engellememek olduğu belirtilerek
onay verilmesinin makul gerekçeleri olarak yaygın bir felaket durumu, ülke eğitimcilerinin
yetersiz kalması gibi haller sayılmıştır. Dolayısıyla EMDR Avrupa’nın söz konusu kuralının
uygulanmasında EMDR Derneği tarafından objektif bir kriterin benimsenmediği, yorum
16-17/284-127
22/30
yoluyla kuralın kısıtlayıcı kapsamının genişletildiği anlaşılmaktadır.
I.4.1.3.1. Önaraştırma Kapsamında Elde Edilen Bilgi ve Belgelerin Değerlendirilmesi
(71) Önaraştırma kapsamında yapılan incelemelerde elde edilen bilgi ve belgelere bakıldığında
Belge 1, 2 ve 3’te INDA’nın İstanbul’da düzenleyeceği çalıştayda görev almak üzere bir
yabancı eğitmene teklif götürdüğü görülmektedir. Yabancı eğitmenin bu teklife ilk olarak
olumlu baktığı ve durumu EMDR Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ile paylaştığı, buna
karşılık Dernek YK Başkanı’nın EMDR Avrupa Başkanı aracılığıyla yabancı eğitmeni
çalıştaya katılmaktan vazgeçirdiği görülmektedir. Dernek YK Başkanı’nın, EMDR Avrupa
Başkanı’na, INDA ile şahsi husumetlerini ve INDA’nın mesleki konularda hatalı olduğunu
düşündüğü birtakım olayları aktardığı, böylece dolaylı olarak yabancı eğitmenin çalıştaya
katılması konusundaki olumsuz fikrini belirttiği anlaşılmaktadır. Yukarıda ifade edildiği
üzere EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralı çalıştay gibi faaliyetleri
kapsamına almadığından EMDR Derneği’nin onayını gerektirmemektedir. Diğer taraftan
INDA ile Emre KONUK arasında bazı husumetlerin bulunması ya da INDA’nın sair
mesleki konularda yaptığı hatalar yabancı bir eğitmenin çalıştayda görev almasının
engellenmesi bakımından haklı gerekçe oluşturmamaktadır.
(72) Benzer şekilde Dernek YK Başkanı ile bir başka yabancı eğitmen arasında yapılan
yazışmaların yer aldığı Belge 8’de YK Başkanı’nın bir çalıştayda görev almak üzere INDA
tarafından davet edilen yabancı eğitmene INDA ile yaşadıkları sorunları anlatması üzerine
yabancı eğitmenin INDA’ya olumsuz yanıt vereceğini ifade ettiği görülmektedir. Her iki
yazışmanın birlikte değerlendirilmesinden YK Başkanı’nın, INDA’nın düzenleyebileceği
organizasyonları engelleme eğiliminde olduğu anlaşılmaktadır. Yabancı eğitmenlere ilişkin
EMDR Avrupa kuralının kapsamına sadece temel EMDR eğitimlerinin girdiği bilgisi dikkate
alındığında EMDR Derneği Yönetim Kurulu Başkanı’nın bu eğiliminin haklı bir gerekçesi
bulunmamaktadır.
(73) Belge 4’te EMDR Derneği’nin bütün üyelerinin bulunduğu EMDR “yahoo grubu”ndaki
yazışmalar yer almaktadır. Yazışmalarda, INDA’nın dernek ile arasındaki yabancı eğitmen
talebini içeren sorunları söz konusu grupta açıkladığı ve Emre KONUK’un yabancı
eğitmen talebine sadece doğal afet gibi durumlarda onay verilebileceği, hâlihazırda öyle
bir durumun bulunmadığını ifade ettiği görülmektedir. Buna karşılık INDA, yabancı
eğitmene ilişkin kuralın usulen öngörülen bir onaydan ibaret olmasına rağmen EMDR
Derneği tarafından yasaklamaymış gibi yorumlandığını dile getirmektedir. Yazışmaların
devamında EMDR Derneği Yönetim Kurulu üyelerinden birkaçı yabancı eğitmene onay
verilmesine karşı olduklarını belirtmektedir (Belge 5). Özellikle üyelerden birinin “Kimsenin
“pasta paylaşma/para kazanma” meselesi için EMDR ortamını germeye … hakkı yok.”
ifadelerine yer verdiği, böylece INDA’nın rekabetini istemediği anlaşılmaktadır. Söz
konusu belgelerde Dernek YK Başkanı’nın EMDR Avrupa’nın kuralında öngörülen onayın
verilmesini zor şartların varlığına bağladığı, yönetim kurulu üyelerinin de onunla aynı
fikirde olduğu görülmektedir. Diğer bir deyişle belgeler, Dernek YK Başkanı’nın INDA’nın
yabancı eğitmen getirmesini engelleme amacını göstermektedir. Dolayısıyla EMDR
Avrupa’nın söz konusu kuralının uygulanmasında EMDR Derneği tarafından objektif bir
kriterin benimsenmediği, yorum yoluyla kuralın kısıtlayıcı kapsamının genişletildiği
anlaşılmaktadır.
(74) Belge 6’da INDA’ya, yabancı eğitmen talebine ilişkin gönderilecek yazıya yönetim kurulu
üyelerinin birlikte karar verdiği görülmektedir. Derneğin yönetim kurulu üyelerinin de,
INDA’nın yabancı eğitmen talebine olumlu bakmadıkları anlaşılmaktadır.
16-17/284-127
23/30
(75) Belge 7’de Emre KONUK, EMDR Derneği Yönetim Kurulu adına gönderdiği e-postada,
EMDR Avrupa’nın kuralının kısıtlayıcı-yasaklayıcı bir karar olduğunu tekrarlamakta ve
INDA’nın yabancı eğitmen talebini açıkça reddetmektedir. Belgede “… ileride ülkemizde
EMDR Temel Eğitimlerini düzenlemek isterseniz, eğer kabul ederlerse, yurt içindeki
eğitimcilerden eğitim vermelerini talep edebilirsiniz.” ifadelerinin yer aldığı görülmektedir.
Bu ifadelerden INDA’nın, Türkiye’de, EMDR temel düzey eğitimlerini vermesinin
kısıtlandığı, yurt içindeki eğitimcilerin talebi kabul etmemesi halinde INDA tarafından
eğitim düzenlenemeyeceği anlaşılmaktadır. Belgenin devamında yer alan “… INDA'ya
veya herhangi bir kuruma veya yabancı eğitimciye onay vermesi demek, her kuruma ve
yabancı eğitimciye bu onayı vermek demektir. Bu yapılacaksa, o zaman EMDR Avrupa bu
kısıtlama kararını neden aldı?” ifadeleri, ilgili Dernek tarafından EMDR Avrupa’nın onay
şartının bir yasaklama şartına dönüştürüldüğünü ve Türkiye genelinde herhangi bir
yabancı eğitmen talebine onay verilmemesine ilişkin niyeti göstermektedir. Belge 24’te
bulunan “INDA'nın talep ettiği ayrıcalık kendisine tanındığı takdirde, pek çok kuruluş
(dernekler, devlet kurumları, danışmanlık merkezleri, şahıslar vs.) aynı talepte
bulunacaktır.” şeklindeki ifadeler de bu durumu desteklemektedir.
Ayrıca önaraştırma kapsamında elde edilen birçok belgede olduğu gibi Belge 7’de de
Dernek YK Başkanı tarafından EMDR Derneği “yahoo grubu”na, Van depremi akabinde
(…..TİCARİ SIR…..) ifade edilmektedir. EMDR Derneği tarafından bu olayların, INDA’nın
yabancı eğitmen talebinin reddine gerekçe olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Ancak
bahse konu olaylar EMDR Avrupa’nın kuralında öngörülen onayın verilmesinde göz
önünde bulundurulabilecek objektif nitelikte bir kritere ilişkin değildir.
(76) 04.12.2014 tarihinde asistanı tarafından Dernek YK Başkanı’na gönderilen bir e-postanın
yer aldığı Belge 9’da, “INDA'nın Eğitim Talebi değerlendirmesine Emre Konuk'un bir yanıt
hazırlamasına karar verildi. "Yanıtta ülkemizde 2 adet daha EMDR Eğitmeninin
yetişmekte olduğunun vurgulanmasına karar verildi" ifadesini taşıyan bir EMDR Derneği
Yönetim Kurulu kararı bulunmaktadır.
Belge 10’un Yönetim Kurulu üyelerinin INDA’nın yabancı eğitmen getirmesine olumsuz
baktıklarını gösteren bir diğer belge olduğu görülmektedir. Belge 11’de ise INDA
tarafından EMDR “yahoo grubu”na yabancı eğitmen konusunu görüşmek üzere
olağanüstü genel kurul çağrısı yapılmaktadır. Bunun üzerine Emre KONUK tarafından
yönetim kuruluna gönderilen e-postada “… İNDA'nın yazısını okudunuz. (…..TİCARİ
SIR…..)” ifadelerinin yer aldığı görülmektedir. Anılan yazışmalar INDA’nın yabancı
eğitmen getirebilmek için başvurduğu yöntemlerde EMDR Derneği’nin engelleme
iradesine sahip olduğunu göstermektedir.
(77) Yukarıda yer verilen INDA’nın yabancı eğitmen talebini içeren yazıya Dernek YK Başkanı
tarafından 11.11.2014 tarihinde gönderilen herhangi bir objektif değerlendirme olmaksızın
verilen olumsuz cevap (Belge 12), EMDR Derneği tarafından INDA’nın yabancı eğitmen
talebine yaklaşımı göstermektedir.
(78) Belge 13, EMDR Derneği tarafından INDA’nın yabancı eğitmen talebine, herhangi bir
objektif değerlendirme olmaksızın verilen bir diğer olumsuz cevabı göstermektedir.
(79) Belge 14, INDA’nın EMDR Derneği’nin yönetim kurulu üyeleriyle birebir görüşmeler
yaparak onları yabancı eğitmen konusunda ikna etmeye çalıştığını, ancak yönetim kurulu
üyelerinin yabancı eğitmene olumlu bakmadıklarını göstermektedir. İlaveten belgelerde,
her bir yönetim kurulu üyesi INDA ile yaptığı birebir görüşmeyi bütün üyelerin bulunduğu
bir e-posta yazışmasında birbiriyle paylaşmaktadır. Bu itibarla belge, yönetim kurulu
üyelerinin bilgi alışverişi içerisinde olduğunu ve INDA’nın yabancı eğitmen talebi hakkında
aynı görüşte olduğunu göstermektedir.
16-17/284-127
24/30
(80) Belge 15’te Dernek YK Başkanı’na asistanı tarafından gönderilen e-postada 09.10.2014
tarihinde yapılacak dernek yönetim kurulu toplantısının gündem maddelerinden birisinin
“İNDA’nın eğitim talebinin değerlendirilmesi” olduğu bu talebin yönetim kurulunda
müzakere edileceği görülmektedir.
(81) Belge 19’dan Van depremi sonrasında INDA’nın yabancı eğitmen marifetiyle düzenlediği
eğitimlerin akabinde Dernek YK Başkanı’nın, söz konusu yabancı eğitmene bir mektup
yazarak EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralı gereğince sonraki eğitimlere
onay vermediği anlaşılmaktadır. Bu mektup sonrasında INDA tarafından konu ile ilgili
olarak EMDR Avrupa’ya başvuru yapılmıştır. Belge 16, 17 ve 18’de EMDR Avrupa’nın
INDA’nın başvurusuna verdiği cevap yer almaktadır. Bu cevabın INDA’nın yanı sıra
EMDR Derneği’ne ve yabancı eğitmene de gönderildiği görülmektedir. EMDR Avrupa
tarafından INDA’ya; yabancı eğitmene ilişkin çıkabilecek uyuşmazlıkların ülke EMDR
Derneği nezdinde çözüme bağlanabileceği, EMDR Avrupa’nın bu sorunun çözümünde
görev alamayacağı belirtilmektedir.
(82) INDA, yabancı eğitmene ulaşan mektup sonrasında EMDR Derneği’nden de açıklama
talep etmiştir. Dernek tarafından INDA’ya cevaben Belge 20’de yer alan yazı
gönderilmiştir. Anılan yazıdan INDA’nın gerekli şartları taşımayan kişileri eğitimlerine
kabul ettiği ve EMDR tarafından bu duruma itiraz edildiği anlaşılmaktadır. EMDR
terapisinin psikolog, psikiyatr gibi meslek grupları tarafından uygulanabilen gelişmiş bir
yöntem niteliğini taşıması nedeniyle, bu konuda uzmanlaşacak kişilere belirli yeterliliğe
sahip olmaları şartının koşulması gereklilik olarak görülebilecektir. Bu doğrultuda EMDR
Derneği’nin katılımcıların koşullarına ilişkin argümanının, eğitime ilişkin objektif bir kriter
olduğu değerlendirilmektedir.
(83) EMDR Avrupa’nın INDA’ya cevaben, sorunların EMDR Derneği vasıtasıyla
çözülebileceğini belirtmesi üzerine, Dernek YK Başkanı tarafından yönetim kurulu
üyelerine gönderilen e-postanın bulunduğu Belge 21’de “(…..)’nin İNDA’ya cevabı. (…..).
EMDR Europe İNDA’ya Dernekle iletişim kurmasını öneriyor. … Genel Kurul’da ne
derlerse desinler cevaplarımız ikna edici olacaktır bu durumda. Yeter ki yeter sayıda
orada olalım.” ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadelerin EMDR Derneği’nin INDA hakkında
sergilediği genel tavrı desteklediği anlaşılmaktadır.
(84) Belge 22’de, EMDR Derneği tarafından, söz konusu eğitim ile ilgili bilgi almak isteyen bir
psikolog ile yapılan yazışmada, EMDR eğitimi veren teşebbüsler arasında INDA’nın da
sayıldığı görülmektedir. Anılan belgede, EMDR eğitimi almak isteyen bir kişiye seçim
yapabileceği alternatifler tarafsız bir şekilde gösterilmekte olup, bu durum EMDR eğitimi
pazarındaki rekabeti destekleyici niteliktedir.
(85) Belge 23’te yer alan Dernek YK Başkanı’nın yönetim kurulu üyelerine gönderdiği soru
cevap şeklindeki mektupta; EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının
uygulamasında herhangi bir gerekçe gösterme yükümlülüğünün bulunmadığı kabul
edilmektedir. Bu doğrultuda bahse konu kuralın keyfi bir şekilde uygulanabildiği
anlaşılmaktadır. Keza belgenin soru kısmında geçen “Eğer eğitimsel anlamda bir
usulsüzlük varsa o zaman Inda eğitimlerine müdahale edilebilir. İnda'nın verdikleri
sertifikalar EMDR-TR tarafından onaylanmadı. Toplantılardan birinde böyle bir karar
almıştık diye hatırlıyorum- tüzükte nasıl?” ifadelerine karşılık Dernek YK Başkanı
tarafından “Derdimiz eğitimlerin kalitesi değil. Eğitimi (…..) veriyor, o da tanınan bilinen bir
insan. Level 1 ve Level 2 eğitimlerinin sertifikasını Eğitimci imzalıyor ve bu yeterli” cevabı
verilmektedir. Görüldüğü üzere belgede açıkça yabancı eğitmenin verdiği eğitimlerin
kalitesi bakımından bir endişe duyulmadığı belirtilmektedir. Dolayısıyla belge, EMDR
Derneği tarafından EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere ilişkin kuralının
uygulanmasında objektif kriterlerin esas alınmadığını göstermektedir. Söz konusu keyfi
uygulamanın başvuru sahibinin EMDR eğitimi piyasasındaki faaliyetlerini zorlaştırabileceği
değerlendirilmektedir.
16-17/284-127
25/30
(86) 14-19.03.2012 tarihli Belge 25’ten Van depremi sonrasında INDA’nın düzenlemek istediği
eğitim kapsamında bir yabancı eğitmeni davet ettiği, ancak yabancı eğitmenin bu talebe
olumsuz yanıt verdiği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine EMDR Derneği Yönetim Kurulu
Başkanı’nın, eğitimin kendisi tarafından verilmesini teklif ettiği görülmektedir. Anılan
belgeden yabancı eğitmenin INDA’ya olumsuz yanıt vermesinde EMDR Derneği’nin ve
Dernek YK Başkanı’nın herhangi bir müdahalesinin olup olmadığı anlaşılamamakla
birlikte, Türkiye’deki tek EMDR eğitmeni olan söz konusu kişinin INDA’nın projesinde
görev alabileceğini belirtmesi INDA’nın piyasadaki faaliyetleri bakımından alternatif bir
temin kaynağı olarak değerlendirilebilir.
(87) EMDR Derneği’nden elde edilen Belge 28, 29, 30 ve 31’de EMDR Derneği Yönetim
Kurulu’nun INDA’nın yabancı eğitmen talebine olumsuz yanıt verilmesi yönünde
hazırlanacak yazılara ilişkin oybirliğiyle alınan kararlar yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen belgelerin değerlendirilmesinden EMDR Derneği’nin, EMDR
Avrupa’nın konuya ilişkin düzenlemesine bağlı olarak yabancı eğitmenlere onay vermeme
yönünde genel bir uygulaması olduğu görülmektedir. EMDR Avrupa’nın kuralının
kapsamına girmemesine rağmen konferans, çalıştay gibi mesleki bilginin ve uygulamanın
geliştirilmesini amaçlayan organizasyonlara yabancı eğitmenlerin davet edilmesi
durumunda aynı uygulamanın devam ettirildiği görülmektedir. Teşebbüsler tarafından bu
uygulamalarının gerekçesi olarak, ülkemizde EMDR terapisinin geliştirilmesinin istenmesi,
bu gelişimin ise yerel eğitmen ve danışmanların varlığıyla daha büyük olması gösterilmiş
ve EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının temelini de bu gerekçenin
oluşturduğu ifade edilmiştir. Temel eğitimler bakımından anılan gerekçenin gösterilmesine
karşılık diğer organizasyonlar konusunda herhangi bir gerekçenin gösterilemediği
görülmektedir. Belgelerde dikkati çeken bir diğer husus ise Van depreminin akabinde
düzenlenmesi planlanan EMDR eğitiminde gösterilen ılımlı tavrın günümüze yaklaştıkça
kaybolduğu ve yerini başvuru sahibinin girişimlerini engellemeye yönelik eylemlere
bıraktığıdır. (…..TİCARİ SIR…..).
Önaraştırma kapsamında taraflara, yabancı eğitmen marifetiyle eğitim düzenleyip
düzenlemediği sorulmuştur. İlgili Dernek tarafından, EMDR Avrupa kuralları gereği
kendilerinin EMDR temel eğitimini veremeyeceği belirtilmiştir. Öte yandan, teşebbüs birliği
tarafından gönderilen cevap yazısında, (…..TİCARİ SIR…..) EMDR eğitiminde yabancı bir
eğitmenin görev aldığı ifade edilmiştir.
(88) Cevap yazısında ayrıca bahse konu yabancı eğitmenin bu eğitimi vermeyi istemesi
üzerine EMDR Derneği tarafından onay verildiği belirtilmiştir. Anılan onayın hangi
kriterlere göre verildiği ise anlaşılamamaktadır. İlaveten EMDR Derneği’nin internet
sitesinde Mart 2012 tarihinde düzenlenen 2. Düzey EMDR Temel Eğitimi’nin yabancı bir
eğitmen tarafından verildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen belgelerde ve EMDR
Derneği tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda onay verilmesinin doğal afet
vb. olağanüstü durumların gelişmesi, mevcut eğitimcilerin yetersiz kalması, planlanan bir
eğitimde görev alacak eğitmenin öngörülemeyen bir sebeple eğitime katılamayacağının
anlaşılması gibi istisnai hallere bağlanması karşısında (…..) yapılan eğitim için salt
eğitmenin talep etmesi üzerine onay verilmesi, EMDR Derneği tarafından onay
müessesinin keyfi bir şekilde kullanıldığını göstermektedir. Bu doğrultuda sair yabancı
eğitmene onay verilmesine karşılık başvuru sahibinin talep ettiği bütün onayların
reddedilmesinin onay kuralının başvuru sahibine adil bir şekilde uygulanmadığı ve
başvuru sahibi aleyhinde rekabetçi endişe yaratabileceği değerlendirilmektedir.
16-17/284-127
26/30
(89) Önaraştırma kapsamında teşebbüslere mesleki faaliyetlerin geliştirilmesi için çeşitli adlar
altında düzenlenen organizasyonlarda yabancı bir eğitmenle çalıp çalışmadıklarının
sorulması üzerine DBE tarafından, Nisan 2013, Haziran 2014 ve Mayıs 2015 tarihlerinde
muhtelif yabancı eğitmenlerle çalıştay düzenledikleri bilgisi verilmiştir. EMDR Derneği ise
muhtelif yabancı eğitmenler marifetiyle düzenlediği organizasyonları Mayıs 2011’de
seminer, Haziran 2012, Şubat 2012, Kasım 2013’te çalıştay, Kasım 2013, Mayıs 2013’te
seminer, Ağustos 2014, Mayıs 2015 ve Ekim 2015’te çalıştay şeklinde sıralamıştır. DBE
ve EMDR Derneği’nin mesleki gelişim için çeşitli organizasyonlar düzenleme konusunda
herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadığı görülmektedir. Buna karşılık yukarıda değerlendirilen
Belge 3, 4, 5 ve 8’de Dernek YK Başkanı’nın EMDR terapisinin Türkiye’deki öncüsü
olmasından kaynaklanan uluslararası alandaki tanınırlığını da kullanarak başvuru
sahibinin planladığı çalıştaylara davet ettiği yabancı eğitmenlere dolaylı olarak olumsuz
fikrini ilettiği görülmektedir. Söz konusu belgelerde yer alan yazışmalar çerçevesinde,
yabancı eğitmenlerin başvuru sahibinin herhangi bir organizasyonunda görev alıp
almadıkları belirlenememekle birlikte, belgelerde geçen ifadeler başvuru sahibinin
düzenleyebileceği herhangi bir organizasyon karşısında EMDR Derneği’nin engelleme
eğilimi gösterdiği tespitini güçlendirmektedir. EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin
onay kuralının kapsamına EMDR temel eğitimleri dışındaki organizasyonların girmediği
bilgisi çerçevesinde, EMDR Derneği’nin eğitim dışındaki organizasyonlara ilişkin
uygulamalarının başvuru sahibi bakımından adil olmadığı ve EMDR eğitimi pazarında
başvuru sahibi aleyhinde rekabetçi endişe yaratabileceği değerlendirilmektedir.
I.4.1.3.2. EMDR Eğitimi Pazarına İlişkin Değerlendirme
(90) EMDR terapisi, ülkemizde 1999 yılında gerçekleşen Marmara Depremi sonrasında
uygulanmasına başlanılması itibarıyla henüz yeni ve gelişmekte olan bir yöntem niteliği
taşımaktadır. Terapiyi uygulayabilmek için alınması gereken EMDR eğitiminin Ankara,
İstanbul, İzmir gibi büyük iller ile olağanüstü olayların (deprem, sel, maden kazaları, terör
olayları gibi) yaşandığı illerde düzenlendiği görülmektedir. Keza insan sağlığına ilişkin
olması sebebiyle EMDR terapisinin uygulanması ve eğitiminin verilmesi konusunda
mesleki eğitim, yeterlilik ve beceri unsurları ön plana çıkmaktadır. EMDR’nin, spesifik bir
alan olması, özel uzmanlık ve eğitim gerektirmesi gibi unsurlar göz önüne alındığında,
EMDR eğitimi piyasasının psikoterapi yöntemleri içerisinde ölçek olarak görece küçük bir
piyasa olduğu değerlendirilmektedir.
(91) Öte yandan, yukarıda yer verildiği üzere EMDR eğitimleri, EMDRIA ve EMDR Avrupa’nın
yaptığı düzenlemeler çerçevesinde şekillenmekte ve EMDR eğitmen sertifikası da
EMDRIA veya EMDR Avrupa tarafından verilmektedir. EMDR eğitmeni olabilmek için
yaklaşık 8-10 yıl aralığında değişen bir süre boyunca beş aşamanın geçilmesi
gerekmektedir. EMDR Avrupa üyesi 16 ülkenin toplam EMDR eğitmeni sayısının 4417
olduğu görülmektedir18. Ülkemizde EMDR terapi yönteminin uygulanmasına başlandığı
1999 yılından bu yana bir kişi EMDR eğitmeni sıfatını kazanabilmiştir. Dosya kapsamında
bir diğer EMDR eğitmeninin hâlihazırda aday statüsünde bulunduğu ve eğitmen
sertifikasını Haziran 2016’da alacağı öğrenilmiştir. Bu doğrultuda EMDR eğitimi pazarında
faaliyet gösterebilmek için EMDR eğitmeni sıfatının kazanılmasının zorunlu olup olmadığı
değerlendirilmelidir. Yurt içinde EMDR eğitmeni sertifikası bulunan eğitmenler vasıtasıyla
eğitim düzenlenebileceği gibi yasaklayıcı bir düzenlemenin bulunmaması sebebiyle
yabancı eğitmenlerin de eğitim vermeleri mümkündür. Keza ülkemizde geçmişte
düzenlenmiş ve hâlihazırda düzenlenen eğitimlerde yabancı eğitmenlerin görev aldığı
görülmektedir. Bu doğrultuda EMDR eğitimleri düzenleyebilmek ve EMDR eğitimi
17 Avusturya’da 2, Belçika’da 1, Danimarka’da 2, Fransa’da 2, Almanya’da 11, Yunanistan’da 1, İsrail’de 2,
İtalya’da 2, Norveç’te 2, İspanya’da 1, İsveç’te 1, İsviçre’de 2, Türkiye’de 1, Hollanda’da 4, Birleşik Krallık-
İrlanda’da 7, ABD’de 3 EMDR eğitmeni bulunmaktadır.
18
16-17/284-127
27/30
pazarında faaliyet gösterebilmek için EMDR eğitmeni sıfatına sahip olmanın zorunlu bir
unsur olmadığı değerlendirilmektedir.
(92) EMDR eğitmeni sertifikası bulunmaksızın gerçekleştirilebilecek eğitimlerde ise
yerli/yabancı eğitmene ödenen günlük tutar, eğitmenin ulaşım, konaklama gibi giderleri
maliyet kalemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Dosya kapsamında bu maliyet kaleminin
karşılanamayacak boyutta olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge olmadığından anılan
giderlerin faaliyetleri zorlaştırmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan bu konuda önem arz
eden bir diğer noktayı EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere ilişkin düzenlemesi
oluşturmaktadır. Bilhassa yerli EMDR eğitmenlerinin sayılarının az ve programlarının
yoğun olması durumunda EMDR derneklerinin yabancı eğitmenlere onay vermemesi bu
alanda çalışacak teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırabilecektir. Dosya konusuna
bakıldığında EMDR Derneği’nin, ülkemizde EMDR’nin ve EMDR eğitmeninin gelişmesi
amacıyla yabancı eğitmenlere onay verme konusunda negatif eğilimde olduğu, başvuru
sahibinin müteaddit kere yaptığı taleplere olumsuz cevap verdiği görülmektedir.
Ülkemizde mevcut olan tek EMDR eğitmeninin başvuru sahibinin düzenleyeceği
eğitimlerde görev alma konusundaki tavrının olumsuz yönde (Belge 12) ve iş programının
yoğun olduğu (Belge 27) anlaşılmakla birlikte, dosya kapsamında başvuru sahibinin,
EMDR eğitmeninden, düzenleyeceği eğitimlerde görev almasını talep ettiğine ilişkin bir
bilgi bulunmamaktadır. Bu çerçevede, olası bir talep halinde eğitimin düzenlenip
düzenlenmeyeceği belirsizlik göstermektedir.
I.4.1.4. Genel Değerlendirme
(93) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden EMDR eğitimi
pazarında, sektöre ilişkin düzenlemeleri yapan EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere
ilişkin kuralının önem arz ettiği, EMDR Derneği’ne yabancı eğitmen taleplerine onay
vermeme yetkisini verdiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda EMDR Derneği’nin yabancı
eğitmen talebine salt onay vermemesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olmadığı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte verilecek onayın değerlendirilmesi
aşamasında EMDR Avrupa tarafından getirilen herhangi bir kriterin bulunmamasının
anılan kuralın EMDR Derneği tarafından adil olmayan, keyfi uygulamalara yol açtığı
anlaşılmaktadır. Başvuru sahibinin her talebinin, EMDR Derneği Yönetim Kurulu’nun
aldığı teşebbüs birliği kararları vasıtasıyla objektif gerekçe olmaksızın ret ile sonuçlandığı,
elde edilen bilgi ve belgelerde yer alan ifadelerin Dernek YK Başkanı ve Yönetim Kurulu
üyelerinin başvuru sahibini dışlama amacını gösterdiği, bu nedenlerle EMDR Derneği’nin
dosya konusu eylemlerinin başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırarak rekabet edebilme
imkânını kısıtlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
(94) İlaveten seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin
kuralının kapsamında olmamasına karşın EMDR Derneği tarafından onay süreci
gerekliymiş gibi bir tavır sergilendiği anlaşılmaktadır. Başvuru sahibi tarafından bahse
konu organizasyonların düzenlenip düzenlenmediği tespit edilememekle birlikte dosya
kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerden Dernek YK Başkanı’nın başvuru sahibince
düzenlenen bu tür mesleki faaliyetleri engelleme amacıyla hareket ettiği
değerlendirilmektedir.
(95) Diğer taraftan EMDR terapisinin insan sağlığı alanına ilişkin olması, önemli mesleki eğitim,
yeterlilik ve kişisel beceri gerektirmesi, EMDR’nin, karakteristik bir alan olması, özel
uzmanlık ve eğitim gerektirmesi, EMDR eğitimi piyasasının psikoterapi yöntemleri
içerisinde ölçek olarak görece küçük bir piyasa olması gibi sebeplerle EMDR Derneği
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
16-17/284-127
28/30
(96) Bununla birlikte EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilerin ülke sınırları dışında verecekleri
eğitimlerde, öncelikle eğitimin verileceği ülkenin EMDR Derneği’nin onayının alınmasının
zorunlu olduğu kuralı gereğince yapılan onay verme/vermeme değerlendirmesinde
eğitimin kalitesi, katılımcıların taşıması gerekli şartlar, eğitim programının içermesi gerekli
hususlar gibi eğitime ilişkin objektif kriterlerin göz önünde bulundurulması ile seminer,
çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın bahse konu kuralının kapsamına
girmediğinden başvuru sahibinin bu tür faaliyetlerinin zorlaştırılmaması konularında 4054
sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince EMDR Derneği’ne görüş
gönderilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
I.4.2. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Bakımından Değerlendirme
(97) Başvuru sahibinin bir diğer iddiasını hâkim durumda bulunan DBE’nin düzenlediği EMDR
eğitimlerinde katılımcıları, teşebbüs tarafından yayımlanan EMDR kitapları ve satılan
EMDR cihazlarını almaya, DBE tarafından düzenlenen diğer etkinliklere (eğitimler,
çalıştaylar, EMDR süpervizyon seansları gibi) katılmaya zorlamak suretiyle 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası oluşturmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin ikinci fıkrası (c) bendinde bir mal veya hizmetin satın alınmasının diğer bir mal
veya hizmetin satın alınması şartına bağlanması gibi alım satım şartlarına ilişkin
sınırlamalar getirilmesi kötüye kullanma hallerine örnek gösterilmektedir. Bu doğrultuda
başvuru sahibinin iddiası anılan yasak kapsamında incelenmiştir.
(98) Esasen, bir eylemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal olarak
değerlendirilebilmesi için öncelikle iddia konusu eylemi gerçekleştiren teşebbüsün ilgili
pazarda hâkim durumda olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Hâkim Durumdaki
Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının
Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’un 7. paragrafında 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında incelenen bir davranışın ihlal teşkil edebilmesi için davranışı gerçekleştiren
teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda olması ve davranışın bir kötüye kullanma niteliği
taşıması gerektiği, Kurulun bu iki temel unsurdan birinin bulunmadığını açıkça
gösterebildiği durumlarda diğer unsura ilişkin analize yer vermeyebileceği ifade
edilmektedir. Bu doğrultuda bir ihlalin varlığı için gerekli bütün koşullardan herhangi birinin
noksan olması, analize konu olay bakımından hâkim durumun kötüye kullanılmasından
bahsedilemeyeceği anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla analize herhangi bir koşulun
değerlendirilmesinden başlanabilecek, koşulun varlığının ortaya konulması halinde analize
devam edilebilecek, yokluğu halinde ise hâkim durumun kötüye kullanılmasından
bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılabilecektir. Bu çerçevede mevcut dosya kapsamında,
ihlalde bulunduğu iddia edilen DBE’nin iddia konusu ilgili pazarda hâkim durumda olduğu
kabulü altında teşebbüsün eylemi analiz edilmiştir.
(99) Bağlama anlaşmaları, en genel tanımıyla satıcı konumundaki bir teşebbüsün bir
ürünün/hizmetin satımını alıcının ayrı bir ürünü/hizmeti de alması koşuluna bağlı olarak
yaptığı anlaşmalardır. Bu tür anlaşmalarda alıcı tarafından esas olarak talep edilen birinci
ürüne/hizmete “bağlayıcı ya da bağlayan ürün/hizmet”, bu ürünle birlikte alımı zorunlu
kılınan ikinci ürüne “bağlanan ya da bağlı ürün” adı verilmektedir.
(100) Başvuru dilekçesinde, DBE tarafından düzenlenen çalıştay, seminer gibi etkinliklerle
teşebbüs tarafından yayımlanan EMDR kitapları ve satılan EMDR cihazlarının bağlandığı
ileri sürülmekteyse de dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerde DBE’nin söz
konusu iddiaya ilişkin herhangi bir uygulamasına rastlanmamıştır. Bu doğrultuda DBE’nin
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediği ve teşebbüs hakkında soruşturma
açılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
16-17/284-127
29/30
I.4.3. Geçici Tedbir Talebinin Değerlendirilmesi
(101) 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrasında “Kurul, nihai karara kadar ciddi
ve telafi olunmayacak zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu durumlarda, ihlalden
önceki durumu koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamın aşmayacak şekilde geçici
tedbirler alabilir.” ifadelerine yer verilmektedir. Yukarıda yer verilen değerlendirmeler
çerçevesinde, 4054 sayılı Kanun’un söz konusu maddede öngörülen koşulların
gerçekleşmediği görüldüğünden geçici tedbir uygulanması talebinin reddedilmesi gerektiği
kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(102) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma,
Geliştirme ve Uygulama Derneği ve Davranış Bilgi Eğitim Araştırma ve Psikolojik
Danışma Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmamasına ve geçici tedbir talebinin reddine OYÇOKLUĞU ile
2. Bununla birlikte Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR)
Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği’ne;
i. EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının uygulanması
sırasında eğitime ilişkin objektif unsurların esas alınması gerektiğine ve
ii. Seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere
ilişkin kuralının kapsamına girmediği ve piyasada düzenlenebilecek bu tür
faaliyetlerinin kısıtlanmaması gerektiğine
yönelik 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş
gönderilmesi için Başkanlığın görevlendirilmesine OYBİRLİĞİ ile
3. T.C. Sağlık Bakanlığına konu hakkında bilgi verilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
16-17/284-127
30/30
KARŞI OY GEREKÇESİ
(18.05.2016 tarihli ve 16-17/284-127 sayılı Kurul Kararı)
Bahse konu Kurulumuz kararına esas oluşturan şikayet dilekçesinde, Göz Hareketleri
ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama
Derneği'nin aldığı dışlayıcı nitelikteki teşebbüs birliği kararlarıyla Çözüm Odaklı
Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini
zorlaştırdığı ve böylece hakim duruma gelen Davranış Bilgi Eğitim Araştırma ve
Psikolojik Danışma Hizmetleri Ltd. Şti.’nin hakim durumunu bağlama uygulamaları
aracılığıyla kötüye kullandığı; ayrıca söz konusu dernek ve teşebbüsün başkanı
konumunda bulunan Emre KONUK'un anılan ihlallerde belirleyici etkisi bulunduğu iddia
edilmektedir.
Başvuruda ileri sürülen, EMDR Derneği’nin aldığı Yönetim Kurulu kararıyla başvuru
sahibinin yabancı eğitmen getirmesini engellediği ve böylece piyasadaki faaliyetlerinin
zorlaştığı iddiaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebecek
niteliktedir. Esasen EMDR Derneği’nin üyesi olduğu EMDR Avrupa’nın getirdiği kural
uyarınca yabancı bir eğitmenin ülkesi dışında eğitim vermek istemesi halinde öncelikle
eğitim verilecek ülkenin EMDR Derneği’nden onay alması zorunludur. Yapılan
tespitlerde, sair yabancı eğitmene onay verilmesine karşılık başvuru sahibinin talep
ettiği bütün onayların reddedilmesinin onay kuralının başvuru sahibine adil bir şekilde
uygulanmadığı ve başvuru sahibi aleyhinde rekabetçi endişe yaratabileceği belirtilmiştir.
Ayrıca önaraştırma sürecindeki tespit ve değerlendirmelerden, EMDR Derneği’nin
EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere ilişkin kuralının uygulanmasında objektif
kriterleri esas almadığı, yabancı eğitmenlere onay vermeme gibi genel bir
uygulamasının söz konusu olduğu anlaşılmakta, bu durumun ise başvuru sahibinin
EMDR piyasasındaki faaliyetlerini zorlaştırabileceği düşünülmektedir.
Başvuru sahibi tarafından ayrıca, hâkim durumda bulunan DBE’nin düzenlediği EMDR
eğitimlerinde katılımcıları, teşebbüs tarafından yayımlanan EMDR kitapları ve satılan
EMDR cihazlarını almaya, DBE tarafından düzenlenen diğer etkinliklere (eğitimler,
çalıştaylar, EMDR süpervizyon seansları gibi) katılmaya zorlamak suretiyle 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddia edilmektedir. 4064 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde bir mal veya hizmetle birlikte diğer mal veya
hizmetin satın alması gibi alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi kötüye
kullanma hallerine örnek gösterilmektedir. Bu çerçevede başvuru dilekçesinde belirtilen
söz konusu iddialar 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde
yasaklanan haller ile benzerlik taşıdığından, Kanunun 6. maddesi çerçevesinde daha
detaylı bir incelemeye tabi tutulmalıdır.
Yukarıda yer verilen gerekçelerle, başvuru konusunun, mezkur Kanun’un 4. ve 6.
maddeleri çerçevesinde detaylı bir şekilde incelenmesinin uygun olacağı ve konuya
ilişkin olarak soruşturma açılması gerektiği görüşüyle çoğunluğa katılmamaktayım.
Kenan TÜRK
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy