Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-2-197
Karar Sayısı : 16-17/285-128
Karar Tarihi : 18.05.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN
Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖRLER: Ayşe Özlem UZUN, Nimet KAVAK
C. İLGİLİ TARAF : - Mahmut Talat KARASAKALOĞLU-Bilgi Teknoloji Telefon
Sistemleri Tekstil San. Ltd. Şti.
Kristal Çıkmazı No: 3/B Paşabahçe İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin distribütörlerine ve
bayilerine yönelik uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği
sonucuna ulaşılan Rekabet Kurulu'nun 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı
kararına dayanak oluşturan dosya kapsamında bilgi sunan Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU’nun mahkemeye sunduğu beyanların ilgili dosya kapsamında
değerlendirilmesi; dosya kapsamında sunulan yanlış/yanıltıcı bilgilerin Kanun’un
14. ve 16. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi.
(2) E. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) Hukuk Müşavirliği tarafından ilgili
Denetim ve Uygulama Daire Başkanlığı’na gönderilen 14.03.2016 tarihli görüş talebi
yazısında Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (TURKCELL) vekili tarafından Danıştay 13.
Dairesi’nin 2011/4540 sıra numarasına kayden açılan dava kapsamında Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU tarafından mahkemeye sunulan dilekçe örneğine yer verilmekte
olup Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’na ait dilekçe ve ekinde yer alan noter onaylı
beyanında ifade ettiği bazı hususların ilgilinin daha önceden Kuruma bilgi sunduğu
06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının sıhhatini
etkileyip etkilemeyeceği hususunda görüş talep edilmiştir. Söz konusu hususa ilişkin
görüş 16.03.2016 tarihinde Hukuk Müşavirliği’ne iletilmek üzere gönderilmiştir.
(3) Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun dilekçesinde ve dilekçe ekinde yer alan noter
onaylı beyanında özetle;
09.09.2009 tarih ve 09-41/1047-M sayılı Kurul kararı ile başlatılan önaraştırma
kapsamında Kurum’da yapılan bir toplantıya şikâyetçiler ile birlikte gelerek
yanlış/yanıltıcı beyanda bulunduğu,
Söz konusu dosya kapsamında yer alan şikâyetçilerin TURKCELL’i Kurum
nezdinde cezalandırmak için usulsüz ve karmaşık ilişkiler içinde bulunduğu, bayi
yetkililerinin ekonomik sıkıntı nedeniyle veya belli vaatler karşılığında toplantıya
katıldığı, söz konusu karmaşık ilişkiler kapsamında kendi şahsının da bulunduğu,
söz konusu davranışının nedeninin şikâyetçi tarafından yapılan 1 milyon ABD doları
teklifi olduğu ve söz konusu teklifi o dönemde Smile Holding A.Ş. (SMILE) bayisi
olarak faaliyet gösteren (…..) nedeniyle kabul ettiği,
16-17/285-128
2/7
Mep İletişim ve Dış Ticaret A.Ş. ortaklarının, Doğan Dağıtım Satış Pazarlama
Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. tarafından kurulan SMILE’ın
distribütörlüğünü yaptığı,
SMILE’ın ticari kayıplarını rekabet mevzuatındaki tazminat hakkı ile gidermeye
çalıştığı,
Ancak TURKCELL aleyhine yaptığı beyanlardan ötürü vicdanen rahatsızlık
duyduğu, söz konusu hususu TURKCELL ile paylaştığı ancak bir sonuca
ulaşamadığı
ifade edilerek; dilekçede mahkemeden şahsının ve SMILE bayisi olarak çalışan
çocuklarının maddi zararı olması nedeniyle davacı yanında müdahil olma talebinde
bulunduğu anlaşılmaktadır.
(4) F. DOSYA EVRELERİ: Danıştay 13. Dairesi’nin 2011/4540 sıra numarasına kayden
açılan dava kapsamında Mahmut Talat KARASAKALOĞLU tarafından mahkemeye
sunulan dilekçe dolayısıyla hazırlanan 11.05.2016 tarih ve 2009-2-197/BN sayılı Bilgi
Notu, görüşülerek karara bağlanmıştır.
(5) G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda; Kuruma yanlış/yanıltıcı bilgi vermesi
sebebiyle Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’na 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
uyarınca idari para cezası verilmesi veya söz konusu duruma ilişkin olarak Cumhuriyet
Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması gerektiği ifade edilmektedir.
H. TESPİT VE DEĞERLENDİRME
(6) 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Kurul kararına dayanak teşkil eden dosya
incelendiğinde; Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun dosyada şikâyetçi sıfatına haiz
olmadığı, dosya kapsamında yer alan tutanaklardan birinde beyanı bulunan bayilerden
sadece biri olduğu, bu tutanağın Soruşturma Raporu’nda yapılan değerlendirme ve
tespitler içinde öne çıkan veya vurgulayıcı bir yönünün olmadığı, söz konusu tutanağa
esas teşkil eden toplantıya katılma talebinin kendisinden geldiği, Soruşturma
Raporu’nda yapılan değerlendirmelerde isminin ya da ifadelerinin geçmediği, tutanakta
yer alan beyanları doğrultusunda yetkilisi gibi davrandığı bayinin tüzel unvanı olan Bilgi
Teknoloji Telefon Sistemleri Tekstil San. Ltd. Şti.’nin (BİLTEK) Soruşturma Raporu’nda
zikredilmediği anlaşılmaktadır.
(7) 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Kurul kararına dayanak oluşturan Soruşturma
Raporu’nda TURKCELL’in fiili münhasırlık uygulamalarına ilişkin olarak dosya
kapsamında yer alan ve TURKCELL’de yapılan yerinde incelemelerde elde edilen e-
postalardaki yazışmalar, yerinde incelemelerde ve pazardaki oyuncularla yapılan
görüşmelerde iddiaları destekleyecek nitelikte bilgi ve belgeler, TURKCELL satış
noktalarında yapılan görüşmelerde TURKCELL’in söz konusu uygulamalarına yönelik
bayi beyanları ve cevaplarına ilişkin yapılan değerlendirmeler, diğer şikâyetçi olan rakip
teşebbüslerden elde edilen bilgilere yönelik analizler, Avrupa Birliği Komisyonu’nun ve
Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin örnek kararları ve ilgili pazarın özel yapısı gibi
hususlar dikkate alınarak bütünsel ve kapsamlı bir analiz ile ihlal sonucuna ulaşılmıştır.
Bu sebeple, Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun beyanlarının 06.06.2011 tarih ve
11-34/742-230 sayılı Kurul kararının sıhhatini etkilemesi mümkün değildir.
(8) Dosya sürecinde distribütörlerle yapılan toplantıya kendi talebi ile katılan ve
şikayetlerini ileten Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’ndan iddialarını destekleyici bilgi
ve belgeler raportörler tarafından talep edilmiştir. İlgili belgeler Soruşturma
Raporu’ndaki değerlendirmeleri etkilememekle beraber dosya kapsamında yer
16-17/285-128
3/7
almaktadır. Mahmut Talat KARASAKALOĞLU Danıştay 13. Dairesi’nin 2011/4540 sıra
numarasına kayden açılan dava kapsamında mahkemeye sunduğu dilekçesinde
Kuruma sunduğu bilgi ve belgelerde yanlış yanıltıcı beyanda bulunduğunu kendisi dile
getirmektedir. Bu bakımdan Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun dosya kapsamında
yer alan bilgi ve belgelerinin yanlış yanıltıcı olduğu açıktır. Bu noktada ilgili kararın
sıhhatini etkilemeyecek olmakla beraber Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun
soruşturma sürecinde Kuruma sunduğu yanlış yanıltıcı beyanın 4054 sayılı Kanun
kapsamında nasıl değerlendireleceği ele alınmalıdır.
(9) 4054 sayılı Kanun’un “Bilgi İsteme” başlıklı 14. maddesinde “Kurul, bu Kanunun
kendisine verdiği görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu
kurum ve kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir. Bu
makamlar, teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri istenen bilgileri Kurulun
belirleyeceği süre içinde vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.
(10) 4054 sayılı Kanun’un idari para cezasının düzenlendiği 16. maddesinde yanlış ya da
yanıltıcı bilgi verilmesi ile ilgili hüküm şu şekilde belirlenmektedir: “Kurul, teşebbüs
niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine; …
c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı
bilgi veya belge verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç
verilmemesi, …hallerinden (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenler için teşebbüsler ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda
oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl
sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde
biri oranında, (d) bendinde belirtilenler için ise aynı şekilde saptanacak olan gayri safi
gelirlerinin binde beşi oranında idarî para cezası verir. Ancak bu esasa göre
belirlenecek ceza onbin Türk Lirasından az olamaz.”
(11) 4054 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 14. maddesinde bilgi isteme yetkisi
teşebbüslere yönelmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde düzenlenen idari
yaptırımların muhatabı da teşebbüslerdir. Bu bakımdan Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU’nun teşebbüs niteliğinin ortaya konması gerekmektedir. 4054 sayılı
Kanun’un 3. maddesinde tanımlandığı üzere teşebbüs piyasada mal veya hizmet
üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve
ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimleri ifade etmektedir.
(12) İlgili tanımından hareketle ilk olarak Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun gerçek kişi
olarak teşebbüs faaliyeti sürdürüp sürdürmediği değerlendirilmelidir. Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU ile 16.03.2016 tarihinde yapılan telefon görüşmesinde 06.06.2011
tarih ve 11-34/742-230 sayılı Kurul kararının dosya kapsamında yer alan tutanaktaki
ifadelerinin aksine o dönemde bir bayisinin olmadığı, söz konusu karmaşık ilişkiler
kapsamında Kurum’da beyanda bulunduğu ifade edilmiş, (…..) başka herhangi bir
gelirinin olmadığı belirtilmiştir. Taraftan edinilen bilgilere göre Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU piyasada gerçek kişi olarak ekonomik bir faaliyet
gerçekleştirmediğinden 4054 sayılı Kanun bakımından tek başına bir teşebbüs olarak
nitelendirilememektedir.
(13) Bu durumda Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun adına beyanda bulunduğu
BİLTEK’in yanlış yanıltıcı beyanda bulunma eyleminden sorumluluğuna ilişkin bir
değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu değerlendirmede ise Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU ile BİLTEK arasında BİLTEK’i temsil yetkisine sahip olduğunu
gösterecek hukuki veya fiili bir bağın varlığı ortaya konulmalıdır. BİLTEK yetkilisi (…..)
KARASAKALOĞLU ile 21.03.2016 tarihinde yapılan telefon görüşmesinde, Mahmut
16-17/285-128
4/7
Talat KARASAKALOĞLU’nun kendisinin babası olduğu ve Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU’nun BİLTEK ile ortaklık, temsil veya imza yetkisi anlamında hiç bir
hukuki ilişkisi olmadığı ifade edilmiş olup bu husus (…..) KARASAKALOĞLU tarafından
Kuruma gönderilen dilekçe ve ekindeki sirkülerde de görülmektedir. Dolayısıyla
Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun BİLTEK ile temsil yetkisini gösterir hukuki bir
bağı bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki fiili bağ ise sadece aile ilişkilerine
dayanmaktadır. Bu noktada sadece BİLTEK yetkilisinin babası olmaktan kaynaklanan
ailevi bağın Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun BİLTEK’i temsil ettiğini ortaya
koymadığı değerlendirilmiş ve ailevi bağ BİLTEK’in Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU’nun yanlış yanıltıcı beyanda bulunma eyleminden sorumlu
tutulmasına imkan verecek yeterlilikte görülmemiştir.
(14) Bu değerlendirmeler ışığında Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun gerçek kişi olarak
teşebbüs niteliğinin bulunmaması, BİLTEK ile arasında BİLTEK’i temsil ettiğini gösterir
şekilde, kendisinin eyleminden bu teşebbüsü sorumlu tutabilecek yeterlilikte hukuki ya
da fiili bağ olmaması nedeniyle Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun 06.06.2011 tarih
ve 11-34/742-230 sayılı Kurul kararına konu dosya kapsamında yer alan yanlış yanıltıcı
beyanı hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında bir idari para cezası uygulama imkanı
bulunmamaktadır.
(15) Diğer yandan Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ’in (2012/2 sayılı
Tebliğ) 4. maddesinde “Kuruma başvuru; ihbar, şikâyet veya Bakanlık kanalıyla
yapılabilir. Başvurular gerçek kişilerce yapılabileceği gibi, kurum, kuruluş, birlik, dernek
ve benzeri tüzel kişilerce de yapılabilir” hükmü yer almaktadır. İlgili hükümde Kuruma
başvuru yapabilmesi bakımından teşebbüs niteliğinin taşınması beklenmemektedir.
Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun Kuruma resen yapmış olduğu başvuru bu
çerçevede değerlendirilebilir. 2012/2 sayılı Tebliğ’in 8. maddesinde ise “Kuruma
başvuruları sırasında kasıtlı olarak yanlış ya da yanıltıcı bilgi verenler hakkında yasal
işlem uygulanabilir.” hükmü yer almaktadır. Bu doğrultuda, kasıtlı olarak Kuruma yanlış
yanıltıcı bilgi vermesi sebebiyle Mahmut Talat KARASAKALOĞLU hakkında
Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulabilecektir.
(16) İlgili fiil ceza yargılaması açısından değerlendirildiğinde, Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU’nun bir resmi belge olan tutanak tutma yetkisine sahip meslek
personeline karşı yalan beyanda bulunduğu ve beyanın yalan olduğu hususunun
ilgilinin noter onaylı kendi beyanı ile sabit olduğu değerlendirildiğinden Türk Ceza
Kanunu’nun (TCK) “Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan” başlıklı 206(1)
maddesi kapsamında bir eylem söz konusu olabilir. Bunun yanı sıra ilgilinin noter
onaylı beyanından, Kurum nezdindeki ifadesinin amacının, bir teşebbüs aleyhine idari
yaptırım uygulanmasını sağlamak olduğu anlaşıldığından, bu noktada TCK’nın “İftira”
başlıklı 267(1) sayılı maddesi çerçevesinde de bir ceza yargılaması yapılabilmesi de
mümkündür.
(17) Sonuç olarak, yukarıda yer verilen gerekçeler temelinde, Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU’nun 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Kurul kararının
dosya kapsamında yer alan yanlış yanıltıcı beyanı bakımından 2012/2 sayılı Tebliğ’in
8. maddesi dolayısıyla yasal işlem uygulanmasının mümkün olması yanı sıra TCK’nın
206(1) ve 267(1) maddelerinde yer verilen “Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan
Beyan” ve “İftira” suçları ile ilgili olarak da Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda
bulunulabileceği değerlendirilmektedir.
16-17/285-128
5/7
I. SONUÇ
(18) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin distribütörlerine ve bayilerine yönelik
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılan
Rekabet Kurulu'nun 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı kararına dayanak
oluşturan dosya kapsamında bilgi sunan Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun
mahkemeye sunduğu beyanların değerlendirilmesi sonucunda, Bilgi Teknoloji
Telefon Sistemleri Tekstil San. Ltd. Şti.’ne ceza verilmesine gerek olmadığına
OYÇOKLUĞU ile,
2. Mahmut Talat KARASAKALOĞLU hakkında yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç
duyurusunda bulunmak üzere Başkanlığın görevlendirilmesine OYÇOKLUĞU ile
karar verilmiştir.
KARŞI OY
(18.05.2016 Tarih ve 16-17/285-128 ayılı Karar)
Türk Ceza Kanunun 206 ncı maddesi “Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine
sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” Hükmünü, 267 nci maddesinin birinci fıkrası
“Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla,
işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da
idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat
eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Hükmünü
içermektedir.
Kararda tespit edildiği üzere Kurulun 06.06.2011 tarihli ve 11-34/742-230 sayılı
kararına dayanak teşkil eden dosyada; Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun
dosyada şikayetçi sıfatına haiz olmadığı, dosya kapsamında yer alan tutanaklardan
birinde beyanı bulunan bayilerden sadece biri olduğu, bu tutanağın Soruşturma
Raporu’nda yapılan değerlendirme ve tespitler içinde öne çıkan veya vurgulayıcı bir
yönünün olmadığı, soruşturma Raporu’nda yapılan değerlendirmelerde isminin ya da
ifadelerinin geçmediği ve dolayısı ile söz konusu kişinin beyanlarının kurul kararına
etkisinin olmadığı görülmektedir.
Bu itibarla Türk Ceza Kanunun 206 ve 267/1 maddesinde düzenlenen suç
unsurlarının oluşmaması nedeniyle kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması
yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Arslan NARİN
II. Başkan
16-17/285-128
6/7
Rekabet Kurulu’nun 18.05.2016 Tarih ve 16-17/285-128 Sayılı Kararına
KARŞI OY
4054 sayılı Kanun'un 14. ve 15. maddelerindeki bilgi isteme yetkilerinin meslek
personelince kullanıldığı durumlarda, teşebbüs adına verilecek beyanlar ve yapılacak
açıklamalar için, ayrıca yasal bir dayanak bulunmadığı sürece, teşebbüsü temsil
yetkisinin bulunması zorunlu değildir. Teşebbüsün yasal temsilcisi olmasa dahi
teşebbüs ile fiili bağı bulunan kişilerin verdiği beyanların/bilgilerin yanlış veya yanıltıcı
olması durumunda teşebbüs hakkında Kanunda öngörülen idari para cezası
uygulanması gereklidir.
Somut olay değerlendirildiğinde, resmî/hukukî bir çalışma veya temsil yetkisi
bulunmamakla birlikte Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun gerek ön araştırma
aşamasında gerekse de soruşturma sonrası aşamada Kurum'a Bilgi Teknoloji Telefon
Sistemleri Tekstil San. Ltd. Şti (BİLTEK) adına başvurularda bulunduğu
anlaşılmaktadır. Bu husus resmî olmasa da fiili bir ilişkinin varlığını ortaya
koymaktadır. Ayrıca adı geçen gerçek kişinin Danıştay Onüçüncü Dairesi'ne sunduğu
dilekçesi ekinde yer alan ve Ankara 21. Noterliği tarafından 07.03.2016 tarih 1833
yevmiye numarası ile onaylanan "İfade Beyanname" başlıklı metinde, (…..TİCARİ
SIR…..), Turkcell'in hakim durumunu kötüye kullandığı iddialarını boşa çıkarmak için
fatura, bayi listesi, bayi dekorasyon, tabela ve aktivasyon listeleri gibi belgeleri de
sunmasının mümkün olduğunu belirttiği görülmektedir.
Bu noter onaylı beyanlardan açıkça görüldüğü üzere, (…..), ayrıca Turkcell’in
hakim durumunu kötüye kullanmadığına yönelik, ancak şirket uhdesinde
bulunabilecek ve şirket ile fiili bağı olan kimsenin sunabileceği fatura, bayi listesi ve
diğer belgeleri verebileceğini öne süren Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’nun söz
konusu teşebbüs ile fiili bir temsil bağı/ilişkisi bulunduğu açıktır.
Soruşturma öncesinde yapılan ön araştırma kapsamında Mahmut Talat
KARASAKALOĞLU tarafından sunulan beyanların yanlış veya yanıltıcı olduğu, kendisi
tarafından mahkemeye sunulan dilekçede ifade edilmektedir. Mevcut dosya
kapsamında, Mahmut Talat KARASAKALOĞLU'nun BiLTEK'i fiilen temsil yetkisine
sahip olduğu ve teşebbüs ile bir organik bağı bulunması nedeniyle BİLTEK adlı
teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
çerçevesinde idari para cezası verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluğa katılmıyoruz.
Kenan TÜRK Adem BİRCAN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
16-17/285-128
7/7
KARŞI OY
(18.05.2016 tarihli 16-17/285-128 Sayılı Kurul Kararı)
Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin distribütörlerine ve bayilerine yönelik
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılan
Rekabet Kurulu'nun 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı kararına dayanak
oluşturan dosya kapsamında bilgi sunan Mahmut Talat KARASAKALOĞLU’ nun
mahkemeye sunduğu beyanların ilgili dosya kapsamında değerlendirilmesi; dosya
kapsamında sunulan yanlış/yanıltıcı bilgilerin Kanun’un 14. ve 16. Maddeleri
kapsamında değerlendirilmesi kararında; Bilgi Teknoloji Telefon Sistemleri Tekstil
San. Ltd. Şti.’ ne 4054 sayılı Kanun’un 16. Maddesinin birinci fıkrasının ( c ) bendi
çerçevesinde para cezası verilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluk görüşüne katılmak
mümkün olmamıştır.
Dr.Metin ARSLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy