Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Yargı Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-151 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 16-34/589-259
Karar Tarihi : 24.10.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER : Nimet KAVAK, Bahar ERSOY ZENGİN, Hatice ODABAŞ BUBA
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Siemed Tıbbi Sistemleri Elektrik Elektronik İletişim Sağlık
Hizmetleri Danışmanlık Bilgisayar ve San. Tic. Ltd. Şti.
Anadolu Bulvarı 174. Cadde ATB İş Merkezi C Blok No: 83
Macunköy Yenimahalle, Ankara
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Dr. Kemal Tahir SU
Mustafa Kemal Mahallesi 2146. Sokak Demirler Atlas Plaza
No:14/13-14 06510 Çankaya, Ankara
(1) E. DOSYA KONUSU: Siemens San. ve Tic. A.Ş.’nin, 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-
39 sayılı Rekabet Kurulu kararında öngörülen yükümlülüklere uymayarak hakim
durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal
ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- Rekabet Kurulunun (Kurul) 18.02.2009 tarihli ve 09-07/128-39 sayılı kararının,
cihazlara servis verilmesine olanak sağlayan aparatların/cihazların satıcı firmalara
kiralanması mecburiyetini yüklediği; ancak 16.04.2010 tarihinde Siemens Sanayi ve
Ticaret A.Ş.’den (SIEMENS) toolkit kiralama ve satış fiyatlarının talep edilmesine
rağmen, 21.04.2010 tarihinde yalnızca satış fiyatlarının kendilerine sunulduğu,
- 30.04.2010 ve 17.05.2010 tarihlerinde ayrıca toolkit kiralama fiyatlarını talep ettikleri,
ancak kendilerine cevap verilmediği,
- SIEMENS hakkında daha önce yürütülen soruşturma döneminde1, SIEMENS’in
internet sitesinde üç ay geçerliliği olan 13.01.2009 tarihli ve bir yıl geçerliliği olan
15.10.2009 tarihli fiyat listelerine yer verildiği; ancak Kurul kararının açıklanması
sonrasında 15.10.2009 tarihli yedek parça ve tüp liste fiyatlarının internet
sayfasından kaldırıldığı,
1 Soruşturma, Siemens markalı tıbbi cihazların teknik servisi pazarında şifre uygulaması ve yedek parça
teminindeki davranışlarıyla SIEMENS’in hakim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığının tespiti
amacıyla açılmış olup, Kurul’un 16.03.2010 tarihli ve 10-23/326-114 sayılı kararı ile sonuçlanmıştır. Ancak
söz konusu Kurul kararı, Danıştay 13. Dairesinin 28.01.2014 tarihli, 2010/3851 E., 2014/146 K. sayılı
kararı ile iptal edilmiştir.
16-34/589-259
2/64
- Söz konusu listelerde, MR Coil ve Ultrasound Probe gibi2 sık kullanılan yedek
parçalara yer verilmediği; keza PET/CT3 sistemine dahil birtakım yedek parçaların
fiyatının da SIEMENS tarafından yayımlanan listelerde bulunmadığı,
- İhalelere katılabilmek için yedek parçaların REP’siz satış fiyatlarına ihtiyaç
duyulduğu, bu nedenle yedek parça fiyat listelerinde REP’li satış fiyatlarının yanı sıra
REP’siz satış fiyatlarının da yayımlanması gerektiği4,
- SIEMENS’in DURA 202 X ışın tüpünü, internet sayfasında yayımlayıp daha sonra
kaldırdığı yedek parça fiyatları üzerinden ((…..) Euro + KDV) Siemed Tıbbi Sistemleri
Elektrik Elektronik İletişim Sağlık Hizmetleri Danışmanlık Bilgisayar ve San. Tic. Ltd.
Şti.’ye (SIEMED) sattığı; ancak kendisi ile bakım-onarım anlaşması olan Medikal
Park Van Hastanesine ise internette yer alan fiyatlar üzerinden %20 civarında bir
indirim yaparak (…..) Euro+KDV’ye sattığı,
- SIEMENS tarafından kamuya gerçekleştirilen yedek parça ve tüp satışlarında fahiş
fiyatlar uygulandığı, bu bağlamda kamuya sunulan tüp fiyatlarının internet sayfasında
yayımlanıp soruşturma sonrası kaldırılan listedeki fiyatlara oranla %20 daha yüksek
olduğu, özel sektöre ise söz konusu fiyatlar üzerinden %20 indirim yapıldığı, bu fiyat
ayrımcılığına örnek olarak Medikal Park Van Hastanesi ile İstanbul Üniversitesi
Cerrahpaşa Tıp Fakültesine (Cerrahpaşa Hastanesi) yapılan PET/CT sistemine
ilişkin tüp satışlarının gösterilebileceği,
- Bilgisayarlı tomografi cihazı X ışın tüpünün (DURA 422) liste fiyatının (…..) Euro
(KDV hariç) olduğu, ancak 2010/43957 no’lu Kamu İhale Kurumu dosyası
kapsamında söz konusu tüpün SIEMENS tarafından Cerrahpaşa Hastanesine KDV
hariç (…..) TL’ye (o günkü kur üzerinden yaklaşık (…..) Euro) satıldığı; bununla
birlikte bahsi geçen tüpün SIEMENS’e maliyetinin (…..) Euro olduğu, dolayısıyla
SIEMENS’in %161 oranında kar elde etmek suretiyle fahiş fiyat uyguladığı,
- SIEMENS tarafından yetersiz düzeyde servis şifresi verilmesi nedeniyle bazı
işlemlerin yapılamadığı; bu bağlamda, Test Tools menüsüne giriş için gereken üst
düzey şifrelerin genellikle SIEMENS’ten temin edilemediği, müşterilerin ısrarcı olması
halinde söz konusu şifrelerin sadece 1 haftalık zaman dilimi için müşterilere
sunulduğu, fakat bu sürenin en az 1 yıl olarak belirlenmesi gerektiği ya da Test Tools
işlemlerine yönelik alternatif yöntemlerin yazılı olarak bağımsız servis sağlayıcılara
(BSS) sunulması gerektiği,
2 Bahsi geçen parçalar, manyetik rezonans (MR) ve ultrason cihazlarının görüntü alabilmesine yarayan
parçalardır.
3 Büyük ölçüde kanser hastalarında kullanılan PET/CT, pozitron emisyon tomografisi (PET) ve bilgisayarlı
tomografinin (CT) birleşiminden oluşan bir görüntüleme cihazıdır.
4 REP’li fiyat, değişimi yapılan arızalı yedek parçanın iadesi halinde, yenisinin normal liste fiyatından daha
düşük bir bedel ile verileceğini ifade eden indirimli fiyattır. REP’siz fiyat ise, değişimi yapılan arızalı yedek
parçanın iadesi söz konusu olmaksızın uygulanan fiyattır.
16-34/589-259
3/64
- SIEMENS tarafından hazırlanan Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’nin, servis
şifresini sunan SIEMENS ile müşteriler arasında değil, SIEMENS ve servis şifresini
kullanacak olan servis organizasyonları arasında imzalanması gerektiği; aksi takdirde
müşterilere sorumluluk yükleyen bu Sözleşme’yi imzalayacak kimse
bulunamayacağı; nitekim Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) satılan tüplerin Siemens
marka sistemlere takılması akabinde yapılması gereken kalibrasyonlar için servis
şifresine ihtiyaç duyulduğu, fakat mevcut durumda anılan Sözleşme’nin SIEMENS ile
şifre talep eden müşteriler arasında imzalanması gerektiğinden, TSK içerisinde
sözleşmeyi imzalayacak yetkiye sahip bir kişiye ulaşılamadığı
ifade edilerek SIEMENS’in 18.02.2009 tarihli ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararında
öngörülen yükümlülüklere uymamak suretiyle Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve
teşhis cihazlarına yönelik yedek parça pazarındaki hakim durumunu kötüye kullandığı
iddia edilmiştir.
(3) SIEMED tarafından gönderilen ikinci başvuruda ise özetle;
- 31.08.2010 ve 08.09.2010 tarihlerinde yeniden toolkit kiralama fiyatlarının
SIEMENS’ten talep edildiği, ancak söz konusu fiyatlara ilişkin olarak kendilerine cevap
verilmediği,
- Servis şifresinin verilmesine yönelik hukuki sorumluluğu düzenleyen Servis Yazılımı
Kullanım Sözleşmesi’nin, şifreyi kullanacak olan BSS’lere imzalatılması gerektiği,
nitekim şifre kullanılarak yapılacak bakım ve onarım esnasında/akabinde ortaya
çıkabilecek, insan sağlığını tehdit edebilecek türden sorular karşısında müşterilerin söz
konusu hukuki sorumluluğu üstlenmek istemediği ve bu nedenle söz konusu
Sözleşme’yi imzalamaktan kaçındıkları, bu bağlamda Kurul kararlarında yeri olmayan
servis sözleşmesi uygulamasına son verilmesi gerektiği,
- Servis şifresi düzeyinin Kurul kararlarında ifade edilen düzeyde verilmediği, bu
bağlamda tüp değişimi sonrası sistemde Tube Info bölümüne girilip bazı işlemlerin
yapılması gerektiği, SIEMENS’in servis dokümanında bu işlemlerin yapılması
gerektiğine ilişkin birtakım bilgilere yer verilmesine karşın, SIEMENS’in bu işlemleri
yapabilmek için gerekli olan şifreyi kendilerine temin etmediği
iddia edilmiştir.
(4) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 26.05.2010 tarih ve 4168 sayı,
30.09.2010 tarih ve 7560 sayı ile giren ve yukarıda özetlenen başvurular üzerine
hazırlanan 13.10.2010 tarihli ve 2010-2-151/ÖA-10-196.HSÖ sayılı Önaraştırma
Raporu, Kurul’un 21.10.2010 tarihli toplantısında görüşülerek, SIEMENS’in 18.02.2009
tarihli ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararında öngörülen yükümlülükleri yerine getirdiği
ve iddiaların yersiz olduğu kanaatine varılmış; SIEMENS’in Kurul kararlarına
uymadığına veya hâkim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’u (4054 sayılı Kanun) ihlal ettiğine dair herhangi bir
bulguya rastlanılmaması sebebiyle anılan teşebbüs hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına 21.10.2010 tarih ve 10-
66/1408-527 sayı ile karar verilmiştir.
16-34/589-259
4/64
(5) Anılan kararın iptali istemiyle SIEMED tarafından açılan dava sonucunda, Danıştay 13.
Dairesinin 14.04.2015 tarihli ve 2011/317 E., 2015/1454 K. sayılı kararında, şikayete
konu olayların 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında incelenmesi ve Kurum
tarafından araştırmanın genişletilmesi suretiyle elde edilecek bilgi, belge ve deliller
ışığında değerlendirilmesi ve her türlü şüpheden uzak bir şekilde açıklığa
kavuşturulması için soruşturma açılması gerekirken, eksik inceleme sonucunda
şikayetin önaraştırma aşamasında reddi ile soruşturma açılmasına gerek olmadığı
yönünde tesis edilen 21.10.2010 tarihli ve 10-66/1408-527 sayılı Kurul kararında hukuka
uygunluk bulunmadığından bahisle, anılan kararın iptaline hükmedilmiştir.
(6) Mezkûr mahkeme kararı çerçevesinde hazırlanan 18.08.2015 tarih ve 2010-2-151/BN
sayılı Bilgi Notu, Kurul’un 01.09.2015 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 15-34/503-M
sayı ile SIEMENS hakkında 18.02.2009 tarihli ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararında
öngörülen yükümlülüklere uymayarak hâkim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak aynı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(7) Soruşturma açılmasına ilişkin kararın ardından, 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca soruşturma kararı ve ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği
hakkında yeterli bilgi, hakkında soruşturma yürütülen SIEMENS’e 10.09.2015 tarihinde
tebliğ edilerek 30 gün içinde ilk yazılı savunmasının iletilmesi talep edilmiştir.
Teşebbüsün ilk yazılı savunması 12.10.2015 tarih ve 4767 sayı ile yasal süresi içinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(8) Söz konusu soruşturmanın 01.03.2016 tarihinde sona eren ilk altı aylık süresinin, 4054
sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde, bitiminden itibaren dört ay
uzatılmasına 10.02.2016 tarih ve 16-04/86-M sayı ile karar verilmiştir.
(9) Dosyaya ilişkin olarak hazırlanan 01.07.2016 tarihli ve 2010-2-151/SR sayılı Soruşturma
Raporu ve ekleri 4054 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kurul
üyeleri ile ilgili tarafa tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hakkında
soruşturma yürütülen teşebbüsten 30 gün içinde ikinci yazılı savunmasını göndermesi
talep edilmiştir.
(10) Soruşturma Raporu SIEMENS tarafından 12.07.2016 tarihinde tebellüğ edilmiş olup,
SIEMENS’in ikinci yazılı savunması 05.08.2016 tarih ve 4813 sayı ile yasal süresi
içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca,
Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan ek yazılı görüş tarafa gönderilmiştir. Ek yazılı
görüş, SIEMENS tarafından 24.08.2016 tarihinde tebellüğ edilmiştir. Teşebbüsün
üçüncü yazılı savunması 22.09.2016 tarih ve 5601 sayı ile süresi içinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
(11) 29.09.2016 tarih ve 2010-2-151/BN sayılı Bilgi Notu, Kurul’un 05.10.2016 tarihli
toplantısında görüşülmüş ve 16-32/546-M sayı ile hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsün sözlü savunma toplantısı yapılması yönünde talebinin olmadığından bilgi
alınarak 4054 sayılı Kanun’un 46. maddesine göre sözlü savunma toplantısı
yapılmasına gerek olmadığına, nihai karar toplantısının 24.10.2016 tarihinde
yapılmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede Kurul, 24.10.2016 tarihli toplantısında 16-
34/589-259 sayı ile soruşturmaya ilişkin nihai kararını vermiştir.
16-34/589-259
5/64
(12) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Soruşturma Raporu’nda;
1. SIEMENS’in “Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik yedek
parça ve sarf malzemesi” ile “Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis
cihazlarına yönelik servis” pazarlarında hâkim durumda bulunduğu,
2. Bu çerçevede,
- SIEMENS’in Kurul’un tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarına yönelik yaptığı
önaraştırma neticesinde alınan 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı kararında
yer verilen yükümlüklerin gereğini yerine getirdiği,
- SIEMED’in toolkit kiralama fiyat taleplerinin SIEMENS tarafından yanıtlanmadığı
iddialarının gerçeği yansıtmadığı,
- Toolkitlerin bağımsız servis sağlayıcılara kiralanması durumunda çeşitli aksaklıklar
yaşanabildiği ve bağımsız servis sağlayıcıların toolkit satın almaları yönünde
herhangi bir ekonomik engelleri olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde
toolkit satışının makul olduğu,
- Yedek parça ve tüpler bakımından, SIEMENS’in 2009 tarihli Kurul kararında
öngörülen yükümlülüğün ötesinde bir fiyat listesi hazırladığı ve fiyat listelerinde sık
kullanılan bazı parçalara yer verilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığı,
- 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararı doğrultusunda SIEMENS’in,
kolaylaştırıcı nitelikteki yazılımlara ilişkin şifre taleplerine yanıt vermekle yükümlü
olmadığı; SIEMED tarafından şifrelerin yetersiz düzeyde verildiğine ilişkin olarak
ileri sürülen iddianın gerçeği yansıtmadığı,
- Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının yedek parça/sarf
malzemesi satışında rakip servis sağlayıcılara yönelik sistemli bir şekilde ayrımcı
veya dışlayıcı uygulamada bulunduğuna yönelik yeterli delil bulunmadığı,
- Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’nin imzalanmasının zorunlu tutulmasına
ilişkin iddiaların dosya konusu soruşturma kapsamında ayrıca değerlendirilmesine
yer olmadığı
hususları dikkate alındığında, SIEMENS’in 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde hâkim durumunu kötüye kullanmadığı, diğer yandan 18.02.2009 tarih ve
09-07/128-39 sayılı Kurul kararının sonuç bölümünde “Tıbbi cihazların, son 3 (üç) yıllık
satış verilerine dayanarak, en çok kullanılan 100 (yüz) yedek parçanın güncel fiyat
listelerinin Internet ortamında herkesin ulaşabileceği şekilde ilan edilmesi” biçiminde
öngörülen 5 numaralı yükümlülüğün kaldırılmasının yerinde olduğu ifade edilmiştir.
16-34/589-259
6/64
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Danıştay 13. Dairesinin 14.04.2015 tarihli ve 2011/317 E., 2015/1454 K. sayılı
kararı
(13) Mahkemenin gerekçeli kararında;
- SIEMED’in toolkit kiralama bedel ve koşullarını öğrenebilmek amacıyla talepte
bulunmasına rağmen SIEMENS’ten cevap alamadığı iddiasına ilişkin olarak; müşteri
talep yazısının SIEMED tarafından sunulmadığı gerekçesiyle SIEMED’in talebine
cevap verilmediği, ancak 18.02.2009 tarihli ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararı
uyarınca fiyat taleplerinin cevaplandırılması için yazılı bir başvuru öngörülmediği,
aksine en geç üç gün içinde gerek müşterilerden gerekse de rakip servis
sağlayıcılarından gelen fiyat taleplerinin cevaplandırılması gerektiği belirtilmiş ve bu
yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğine ilişkin olarak Kurul tarafından yeterli bir
araştırma yapılmadığı kanaatine varılmıştır.
- Yedek parça ve tüp fiyatlarının SIEMENS’in internet sayfasında yeteri kadar
yayımlanmadığı iddiasına ilişkin olarak; Kurul kararında SIEMENS’in internet
sayfasında yayımlanan listeye dair bir inceleme yapılmaksızın SIEMENS’in Kurul
kararı ile getirilen yükümlülüğün ötesinde ürün yayımladığına yönelik bir tespitte
bulunulduğu belirtilmiş, bu çerçevede yayımlanan listenin en sık kullanılan yüz parça
esasına uygun olup olmadığına yönelik Kurul tarafından bir araştırma yapılmadığı
kanaatine varılmıştır.
- SIEMENS’in yetersiz düzeyde servis şifresi sağladığı iddiasına ilişkin olarak; Kurul
kararında SIEMENS'in kendi uzmanlarına bir üst seviye olan "feed back" verecek
servis seviyesini açması, diğer teşebbüslere ise bakım onarım işlemi
gerçekleştirilebilecek temel servis seviyesini açmasının 18.02.2009 tarihli ve 09-
07/128-39 sayılı Kurul kararına bir aykırılık teşkil etmediği, nitekim şikâyet
başvurusunda bu konuyla ilgili somut bir iddiaya da yer verilmediği yönünde
değerlendirme yapıldığı; bununla birlikte, şikâyet dilekçesinde yer alan tüp değişimi
sonrası sistemde Tube Info bölümüne girilip bazı işlemlerin yapılması gerektiği, bu
işlemlerin insan ve çevre sağlığı açısından önemli olduğu, yine bu işlemlerin
yapılması gerektiğine ilişkin SIEMENS'in servis dokümanında da bilgilerin mevcut
olduğu yönündeki somut iddiaların bahse konu Kurul kararı çerçevesinde yeterince
incelenmediği, bu kapsamda, iptal kararı üzerine açılacak soruşturmada, Kuruma
sunulan şikâyet dilekçesinde yer almamakla beraber Mahkemeye sunulan dilekçede
yer alan, Yenikent Devlet Hastanesindeki bir tıbbi cihazın değişimi sağlanan yedek
parçasının SIEMENS’ten temin edilen şifrenin yeterli seviyede olmaması nedeniyle
sistemde çalışmasının sağlanamadığı yönündeki iddianın da araştırılması gerektiği
kanaatine varılmıştır.
- Fiyat ayrımcılığı yapıldığı ve Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’nin imzalanmasının
zorunlu tutulduğu iddialarına ilişkin olarak; dava konusu Kurul kararında SIEMENS'in
uyguladığı indirim sisteminin belirli objektif kıstaslar çerçevesinde teşebbüsler
arasında ayrımcılık yapılmadan uygulandığı yönünde değerlendirme bulunulduğu,
bununla birlikte, SIEMED’in DURA 202 X ışın tüpü için kendilerine (…..) Euro,
Medikal Park Van Hastanesine (…..) Euro fiyat verildiği iddiası dikkate alındığında,
SIEMENS'in toptan seviyede verdiği fiyatın perakende seviyede verdiği fiyattan daha
yüksek olduğunun görüldüğü ifade edilerek, Kurul’un aynı konuyu ele aldığı
16.03.2010 tarihli ve 10-23/326-114 sayılı kararının Danıştay 13. Dairesinin
28.01.2014 tarihli ve 2010/3851 E., 2014/146 K. sayılı kararı ile "Siemens'in tıbbi
cihazların bakım ve onarım hizmetinin verilebilmesi için gerekli olan yedek parçaların
satışında diğer servis firmaları aleyhine objektif kriterlere dayanmayan ayrımcılık
16-34/589-259
7/64
yaptığı…” gerekçesine dayanarak iptal edildiği göz önünde bulundurulduğunda,
ayrımcılık iddialarına ilişkin olarak da yeterince araştırma yapılmadığı kanaatine
varılmıştır.
I.2. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüs: SIEMENS
(14) SIEMENS, enerji, bina teknolojileri, ulaşım, sürücü teknolojileri, sağlık, tüketici ürünleri
ve finansal hizmetler alanlarında faaliyet göstermektedir. SIEMENS’in hisselerinin
tamamına yakını Siemens AG’ye aittir. Yönetim kurulu (…..) (Başkan), (…..) (Başkan
Yardımcısı) ve (…..)’tan (Üye) oluşmaktadır.
(15) SIEMENS, Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları ile bunlara ait (orijinal
ya da yenileştirilmiş) yedek parçaların satışı konusunda Türkiye’de yetkili tek distribütör
konumundadır. Bunun yanı sıra, anılan cihazlara yönelik bakım-onarım hizmeti
sunmaktadır. Söz konusu hizmetler SIEMENS bünyesinde faaliyet gösteren “tıp
çözümleri” birimi tarafından gerçekleştirilmektedir. SIEMENS, cihaz satışlarında
standart olarak özel sektöre (…..) yıl, kamuya -talep üzerine- (…..) yıl süreli garanti
uygulamaktadır. Garanti hizmetleri standart olarak kamu hastanelerinde ve özel
hastanelerde mühendislik ve yedek parçayı kapsamaktadır. SIEMENS, garanti sonrası
dönemde tıbbi görüntüleme sistemlerine yönelik olarak müşterileri ile süreli bakım-
onarım sözleşmeleri imzalamakta, Siemens markalı tıbbi görüntüleme cihazı kullanan
ve sözleşme imzalamamış diğer müşterilere ise çağrı yaptıklarında hizmet vermektedir.
(16) Siemens AG bünyesinde sağlık sektörüne ilişkin faaliyetlerin ayrı bir tüzel kişilik altında
yürütülmesi şeklinde bir stratejinin benimsenmesi neticesinde, Türkiye’deki sağlık
sektörüne yönelik tüm faaliyetlerin 01.01.2016 tarihinden itibaren yeni bir tüzel kişilik
olan Siemens Healthcare Sağlık A.Ş. (SIEMENS HEALTHCARE) tarafından
gerçekleştirilmesi benimsenmiştir. Anılan şirket 2015 yılında kurulmuş olup5, hâlihazırda
hisselerinin tamamı SIEMENS’e aittir. Söz konusu şirket; tıp tekniği, tıp diagnostiği ve
bilişim, yazılım ve donanım sistem ve ürünleri, elektronik bileşenler v.b. tıp tekniği ve
sağlık hizmetleri alanında fikri ve sınai ürünlerin geliştirilmesi, imalatı, dahili ve harici
toptan ticareti ve dağıtımı, bu hususlara dair olmak üzere bakım ve servis hizmetleri
verilmesi alanlarında faaliyet göstermektedir.
I.3. Şikâyet Eden Taraf: SIEMED
(17) SIEMED, genel olarak tıbbi cihazların bakım ve onarımı, elektrik-elektronik, sağlık
hizmetleri ve bilgisayar alanında faaliyet göstermektedir. Şirket, SIEMENS’in yanı sıra
(…..) gibi markaların tıbbi cihazları için de bakım ve onarım hizmeti vermekte; aynı
zamanda “hastane biyomedikal yönetim sistemi” hizmeti sunmaktadır. Teşebbüsün
2009-2015 yılları arasında hizmet verdiği toplam görüntüleme cihazı sayısı (…..) olup,
bunun (…..) adedini Siemens marka cihazlar oluşturmaktadır. SIEMED, bakım-onarımın
yanı sıra yedek parça temini de yapmaktadır.
I.4. 18.02.2009 Tarihli ve 09-07/128-39 Sayılı Kurul Kararı
(18) Yukarıda belirtildiği üzere, soruşturmanın konusunu, SIEMENS’in 18.02.2009 tarih ve
09-07/128-39 sayılı Kurul kararında öngörülen yükümlülüklere uymayarak hakim
durumunu kötüye kullandığı iddiası oluşturmaktadır.
5 SIEMENS, iş deneyim belgelerinin kullanılabilmesi amacıyla SIEMENS HEALTHCARE isimli şirketin
2015 yılında kurulduğunu belirtmiş ve bu çerçevede 31.12.2015 tarihinde SIEMENS bünyesinde bulunan
varlıkların, sözleşmelerin ve personelin geçişlerinin yapıldığını, ancak Kamu İhale Sözleşmeleri
Kanunu’nun 16. maddesi gereği idareler ile yapılan sözleşmelerin ((…..) adet) devrinin mümkün
olmadığını, bu nedenle söz konusu sözleşmelerin SIEMENS bünyesinde kaldığını belirtmiştir. Bu
bağlamda SIEMENS, anılan sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin, sözleşme süresi sonuna kadar
SIEMENS tarafından yerine getirileceğini ifade etmiştir. Diğer yandan SIEMENS, özel hastanelerle
yapılan sözleşmelerin devir sürecinin henüz tamamlanmadığını bildirmiştir.
16-34/589-259
8/64
(19) 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararı (2009 tarihli Kurul kararı) ile tıbbi
görüntüleme ve teşhis cihazları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin kendi
ürünlerine yönelik bakım-onarım hizmeti ve yedek parça pazarlarında, ayrı ayrı hâkim
durumda olduklarından bahisle bu teşebbüslerin bahsi geçen pazarlarda şifre
uygulaması ve yedek parça temini uygulamalarıyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini
ihlal edip etmedikleri değerlendirilmiştir. Kararda, aralarında SIEMENS’in de bulunduğu
tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere;
1. Tıbbi cihazların garanti sürelerinin bitiminden sonra, cihazları satın alan müşterilerin
yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri müşterilerden alan teknik servislerin
yazılı başvuruda bulunması durumunda, cihazlara ilişkin şifrelerin veya bu anlama
gelecek her türlü dâhili sistemin firmalar tarafından mücbir sebepler haricinde,
çalışma günlerinde olmak kaydıyla, 24 (yirmidört) saat içerisinde ücretsiz olarak
temin edilmesi,
2. Cihaz harici takılan ve anılan cihazlara ilişkin teknik servis verilmesine olanak
sağlayan aparatlar/cihazların, müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı
talepleri müşterilerden alan teknik servislerin yazılı başvuruda bulunması durumunda,
talep anından itibaren en çok 3 (üç) gün içerisinde müşteriye tesliminin yapılması,
3. Bu aparatlara ilişkin kiralama ücretlerinin, ayrımcı olmayacak şekilde ve aparatın
maliyetiyle orantılı bir biçimde belirlenmesi,
4. Cihazların ilk satımı aşamasında yukarıda yer verilen hususlar konusunda
müşterilerin yazılı olarak bilgilendirilmesi,
5. Tıbbi cihazların, son 3 (üç) yıllık satış verilerine dayanarak, en çok kullanılan 100
(yüz) yedek parçanın güncel fiyat listelerinin internet ortamında herkesin
ulaşabileceği şekilde ilan edilmesi,
6. Müşterilerden ve rakip servis sağlayıcılardan gelen yedek parça fiyat taleplerinin en
geç 3 (üç) işgünü içerisinde cevaplandırılması,
7. Yedek parça satışında rakip servis sağlayıcılara ve onların müşterilerine yönelik,
objektif kriterlere dayanmayan ayrımcı uygulamalar yapılmaması,
aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılacağının söz
konusu teşebbüslere bildirilmesi hususlarında aynı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü
fıkrası uyarınca görüş yazısı gönderilmesi için Başkanlığa yetki verilmesine
hükmedilmiştir.
(20) Söz konusu Kurul kararı ile, tıbbı görüntüleme ve teşhis cihazlarının ardıl pazarı olarak
değerlendirilen bakım-onarım pazarının rekabetçi bir hale getirilmesi, suni engellemeler
ile söz konusu pazarın BSS’lere kapatılmaması hedeflenmiştir.
16-34/589-259
9/64
I.5. İlgili Pazar
I.5.1. İlgili Ürün Pazarı
(21) Tıbbi cihaz yönetmeliklerinde6, tıbbi cihaz;
“Üretici tarafından amaçlanan uygulama için gerekli olan donanım da dahil olmak
üzere, insanlar üzerinde;
- Hastalığın teşhisi, önlenmesi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi,
- Herhangi bir yaralanma veya sakatlığın teşhisi, izlenmesi, tedavisi, hafifletilmesi
veya telafi edilmesi,
- Anatominin veya fizyolojik prosesin incelenmesi, değiştirilmesi veya
modifikasyonu,
- Gebeliğin kontrolü
amacıyla tek başına veya beraber kullanılan ve insan vücudu üzerinde esas kullanım
amacını farmakolojik, immünolojik veya metabolik vasıtalarla gerçekleştirmeyen ancak
bu vasıtalardan yardım alan her türlü alet, aparat, cihaz veya başka bir madde”
şeklinde tanımlanmıştır. Anlaşılacağı üzere, tıbbi cihaz tanımının genişliği sebebiyle
tıbbi cihaz sektörü de çok sayıda ve çok çeşitli alanlarda çalışan teşebbüsün faaliyet
gösterdiği bir sektör konumundadır.
(22) Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları7, tıbbi cihazlar sektörünün bir alt kolu olup, tüm
dünyada bu cihazları üreten yabancı üreticilerin yavru şirketi veya distribütörü olarak
Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin başında SIEMENS, Türk Philips Ticaret A.Ş.
(PHILIPS), GE ve TMST Tıbbi Sistemler Pazarlama Ticaret ve Servis A.Ş. (TOSHIBA)
gelmektedir8. Dosya mevcudu bilgilerden, tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazı pazarında,
SIEMENS’in 2015 yıllında sahip olduğu tahmini pazar payı %(…..)’tür.
(23) Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarında faaliyet gösteren şirketler, ithal ettikleri
tıbbi görüntüleme cihazlarını ve bunlara ait yedek parçaları ve sarf malzemelerini
Türkiye’de müşterilerine satmakta ve bu cihazların bakım-onarımını yapmaktadır.
(24) Piyasadaki tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları alım sözleşmeleri incelendiğinde, kamu
kurumlarının cihaz alım ve bakım işlerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi
olduğu görülmektedir. Özel sektörde ise serbest piyasa koşulları geçerli olmaktadır.
Özel sektörde faaliyet gösteren teşebbüsler, cihaz üreticilerinden teklif almakta (bakım-
onarım bedeli, yedek parça ve tüp fiyatları gibi), cihazın ekonomik ömrü boyunca toplam
sahiplik maliyetini hesaba katarak alım yapmaktadır. Pazarda tıbbi görüntüleme ve
teşhis cihaz üreticileri ile BSS’ler arasındaki rekabet, cihazın garanti süresinin bitmesi ile
gündeme gelmektedir.
6 Ülkemizin Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum çalışmaları çerçevesinde tıbbi cihazlara yönelik üç adet
yönetmelik (Tıbbi Cihaz Yönetmeliği, Vücuda Yerleştirilebilir Aktif Tıbbi Cihazlar Yönetmeliği ve Vücut
Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği) hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.
7 Tıbbi Görüntüleme Teşhis ve Tedavi Teknolojileri Derneği, tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının, her
türlü röntgen cihazı, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans, anjiyo, ultrasonografi, gama kamera,
PET/CT, mamografi, kemik dansitometresi, spect-CT, MR-PET bazında sınıflandırıldığını ifade etmiştir.
8 BSS’lerden sunulan bilgilere göre, hâlihazırda BSS’ler tarafından Hitachi, Shimadzu, Aloka, Bluex, BMI,
Canon, Castellini, Dornier, Drgem, Elekta, Elscint, Genoray, Hologic, Ibex, IMS, İbis, Kodak, Medrad,
Planmeca, Sonoscope, Villa, Zeihm gibi markalara da hizmet sunulmaktadır.
16-34/589-259
10/64
(25) Soruşturmaya konu iddiaların esasını, SIEMENS’in Siemens markalı tıbbi görüntüleme
ve teşhis cihazlarının bakım ve onarımı hizmeti ile yedek parça ve sarf malzemesi
pazarındaki eylemleri oluşturmaktadır.
(26) Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının “dayanıklı mallar/ürünler”
olarak adlandırılması mümkündür. Zira dayanıklı mallar, uzun dönemli kullanım ve fayda
elde etme amacıyla satın alınmakta ve bu sebeple kullanım ömürleri boyunca tamir,
bakım, yedek parça ve/veya sarf malzemesi gibi ürün ve hizmetlere ihtiyaç
duyulmaktadır. Dayanıklı malların oluşturduğu ve tıbbi görüntüleme ve teşhis
cihazlarının da içerisinde yer aldığı pazarlar, zamanla tamamlayıcı ürün ve hizmetlere
duyulan ihtiyaç sebebiyle “öncül” (birincil) ve “ardıl” (ikincil) pazar şeklinde ikiye
ayrılabilmektedir. Bu kapsamda yedek parça, sarf malzemesi, tamir, bakım-onarım
hizmetleri gibi öncül ürünle birlikte kullanılan ve öncül ürünün satın alınmasından belli
bir süre sonra ihtiyaç duyulan ürün ve hizmetlerin bulunduğu pazarlar ise “ardıl” pazarlar
olarak tanımlanmaktadır.
(27) Rekabet hukuku literatüründe, öncül ve ardıl ürün ve hizmetlerin yer aldığı pazarların
tanımlanmasında i) söz konusu ürün ve hizmetlerin aynı pazara dahil edilip
edilemeyeceği, ii) eğer bu sonuca ulaşılamazsa ardıl ürün ve hizmetlerin yer aldığı
pazarların marka-spesifik tanımlanıp tanımlanamayacağı hususlarının analizi ön plana
çıkmaktadır.
(28) Avrupa Komisyonunun (Komisyon) öncül ve ardıl ürünlerin/hizmetlerin yer aldığı
pazarların tanımlanması hususundaki güncel yaklaşımı, 2005 yılında yayımlanan “EU
Discussion Paper on Modernization of Article 82 (102)” başlıklı metnin (Tartışma Metni)
ardıl pazarların değerlendirilmesine ilişkin bölümünden görülebilmektedir. Bu çerçevede,
ardıl piyasalarda ilgili pazar tanımlanırken, normal bir pazar tanımında kullanılan
yaklaşımın temel alınacağı ifade edilmektedir. Bu durum, ardıl pazarda yer alan
ürünlerin ayrı bir pazar oluşturup oluşturmadığı incelenirken, birincil ürünün satışları
üzerindeki (o ardıl pazarın oluşmasına neden olan) etkilerin dikkate alınmayacağı
anlamına gelmektedir. Bir başka ifadeyle, pazar tanımının odağında, gelecekte birincil
ürünü alma olasılığı olan potansiyel müşterilere değil, hâlihazırda birincil ürünü satın
almış olan müşterilere yapılan ikincil ürün ve hizmet satışlarının yer aldığı
anlaşılmaktadır.
(29) Tartışma Metni’nde, marka-spesifik ardıl pazar tanımlanması yapılıp yapılamayacağı
noktasında göz önünde bulundurulan hususlara da değinilmiştir. Bunlardan ilki, başka
üreticilerin ardıl ürünlerine geçişin mümkün olup olmaması hususudur. Belli bir
markanın birincil ürününü alan müşteri, ardıl pazarda fiyatların artması halinde, o
markanın ikincil ürününe kilitlenmeyip başka marka üreticilerin ikincil ürünlerine
geçebiliyorsa, (marka-spesifik olmayan) ortak bir ardıl pazar tanımı yapmak
gerekmektedir.
16-34/589-259
11/64
(30) Tartışma Metni’nde marka-spesifik ardıl pazar tanımlanmasının yapılıp yapılamayacağı
noktasında göz önünde bulundurulacağı belirtilen hususlardan ikincisi ise, başka marka
birincil ürüne geçmek suretiyle ardıl pazardaki yüksek fiyatlardan kaçınabilme
olasılığıdır. Bu durum ancak başka marka birincil ürüne geçiş maliyetinin yüksek
olmamasıyla mümkün olabilecektir. Bu pazarlar için geçiş maliyetleri ise, temel olarak iki
türde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ilki, kullanılmış birincil ürünü, geçişin ekonomik
olduğu cazip bir fiyattan satmanın/satın almanın mümkün olmaması halinde ortaya
çıkan maliyettir. Bu durum, birincil ürünün fiyatı geçiş maliyetine katlanmaktan
vazgeçirecek derecede ikincil ürünün fiyatından yüksekse, daha da önemli hale
gelmektedir. İkinci tür geçiş maliyeti ise, fiyat hariç ürüne özgü yapılmış yatırımları
kapsamaktadır. Bu maliyetler eğitim, kullanımına aşina olunmuş bir ürünü değiştirme,
yeni yazılım yüklenmesi ihtiyacı gibi durumlardan kaynaklanabilmektedir. İkinci tür
maliyetlerin yüksek olduğu bir durumda, cihazı kullanan müşteriler, ikinci el bir cihazı
cazip bir fiyattan almak/satmak mümkün olsa dahi başka marka bir cihaza geçişten
kaçınabilecektir. Sonuç olarak, her marka bazında ayrı bir ardıl pazarın olmadığına
karar verildiği durumlarda, analiz (birincil ve ikincil ürünlerin birlikte yer aldığı) toplam
sistem pazarı üzerinden yapılmaktadır.
(31) Ardıl pazarlara ilişkin olarak Kurul’un 08.05.2001 tarihli ve 01-22/192-50 sayılı Hewlett
Packard (HP) kararında, HP marka yazıcılarda kullanılan yedek parçaların sadece HP
tarafından üretiliyor olması, üretimin ileri teknoloji ve başlangıç maliyeti gerektirmesi
nedeniyle başka teşebbüslerce üretilmesinin zor olması ve bu sebeple HP markalı
yazıcıların yedek parçaları ve servis hizmetlerinin yakın ikamesinin bulunmaması göz
önüne alınarak ilgili ürün pazarları “HP markalı yazıcıların satış sonrası servis hizmetleri
pazarı” ve “HP markalı yazıcılarda kullanılan yedek parça ve sarf malzemeleri pazarı”
olarak tanımlanmıştır.
(32) 08.07.2005 tarihli ve 05-144/618-155 sayılı Kone Asansör kararında, Kone Asansör’ün
kendi markasını taşıyan asansörlerdeki elektronik kartlarda şifre uygulaması nedeniyle
diğer asansör firmalarının faaliyetlerinin engellediği iddiasına yönelik olarak yapılan
değerlendirmede, iddia konusu eylemlerin bir kötüye kullanma olması sonucuna
varılması halinde bir pazar tanımı yapılacağı ifade edilmiş, ancak şifreleme iddiasına
yönelik somut bir delil bulunamadığından soruşturma açılmasına gerek olmadığına
hükmedilmiştir. Dolayısıyla söz konusu kararda ilgili ürün pazarı tanımlanmamıştır.
(33) Vestel Angel ev güvenlik sistemleri bakım-onarım hizmetlerinin sağlanmasında şifre
uygulandığı iddiasının değerlendirildiği 14.08.2008 tarihli ve 08-50/758-308 sayılı Vestel
kararında ise, pazarda herhangi bir markanın ürünlerinin bakım-onarım hizmetlerinin
başka bir firma tarafından sağlanması önünde herhangi bir teknik ve ticari bir
imkânsızlık olmaması (belli bir düzeyde teknik donanıma sahip olduktan sonra, bir
reset’leme işlemi ile sisteme erişimin mümkün olması) sebebiyle ilgili ürün pazarı “ev
güvenlik sistemleri bakım ve tamir hizmetleri” olarak tanımlanmıştır.
(34) Görüldüğü üzere Kurul kararlarında, ardıl pazarların marka-spesifik tanımlanıp
tanımlanamayacağına karar verilirken, ürün veya hizmetin gerek üretimde gerekse
kullanımdaki ikame edilebilirliği, tüketici talebi ve başka teşebbüslerce üretimin önünde
herhangi bir engel olup olmadığı gibi faktörler göz önüne alınmaktadır.
16-34/589-259
12/64
(35) Dosya özelinde bakıldığında, tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının üreticileri,
ürünlerine ait yedek parça ve sarf malzemesinin büyük kısmını kendileri üretmektedir.
Ancak, belli parçaların üretimi, özel olarak başka firmalara yaptırılabilmektedir. Bu
durumun söz konusu olduğu hallerde, genellikle, fason üretim yapan firmaya, bu
parçaları başka bir teşebbüse satmama yükümlülüğü getirilmektedir.
(36) Dosya kapsamında SIEMENS tarafından gönderilen yazıda, tıbbi görüntüleme
cihazlarının “yeni” olmayan iki tip yedek parçası olabileceği, bunların ise “yenileştirilmiş”
(refurbished) ve “çıkma/ikinci el” parçalar olarak adlandırıldığı belirtilmiştir9. Bu
çerçevede, yenileştirilmiş parçaların, yeni ürünlerle tamamen aynı test ve kontrol
işlemlerinden geçirildiği, dolayısıyla risk değerlendirilmesi yapılarak piyasaya sürüldüğü;
ikinci el/çıkma parçaların ise, anılan test ve kontrol sistemine tabi olmaksızın bir
cihazdan çıkarılıp diğerine takılan parçalar olduğu ifade edilmiştir.
(37) Bunun yanı sıra, sarf malzemesi niteliğinde olan tüplerin de cihaz üreticisi veya yalnızca
cihaz üreticisine satış yapan firmalar haricindeki teşebbüsler tarafından üretilip satıldığı
bilinmektedir. Ayrıca, dosya konusu kapsamında incelenmekte olan tüplerin
yenileştirilmiş (refurbished) kullanımının mevcut olduğu SIEMENS yetkilileri tarafından
ifade edilmiştir.
(38) Dosya mevcudu bilgilere göre, SIEMENS’in birtakım yedek parçaları ve sarf
malzemelerini bazı firmalara kendi standartlarına göre ürettirdiği, söz konusu firmaların
benzer üretimi başka markalar adı altında da yapabildiği belirtilmiştir. Tüplerin de
orijinalleri ile ikame edilebilirliğinin eskiye göre arttığı ve çeşitli firmaların tıbbi cihazlarda
kullanılan tüpleri ürettiği ifade edilmektedir. Buna ek olarak tomografi cihazlarında
kullanılan (CT tube) tüplerin birtakım bakım ve onarım işlemlerinden sonra ikinci elinin
refurbished olarak piyasada sunulabildiği ifade edilmektedir.
(39) Dosya kapsamında da SIEMENS tarafından üretilen veya ürettirilen parçaların oranının
yaklaşık olarak %(…..) civarında olduğu bilgisi edinilmiştir. Bunun yanında herhangi bir
Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazında, o cihazın muadili olabilecek
rakip cihazlarda kullanılan yedek parçalar kullanılamamakta, yani rakip markalı
cihazların yedek parçaları birbirleriyle ikame edilememektedir. Diğer bir ifadeyle,
Siemens markalı bir cihaza sahip olan müşteri, rakip markaların ikincil ürününe
geçememekte ve bu durum söz konusu müşteriyi Siemens markalı ikincil ürünlere
bağımlı kılmaktadır.
(40) Yukarıda yer verilen analizler, yalnızca yedek parça ve sarf malzemeleri için değil
Siemens markalı cihazlara verilen servis için de geçerlidir. Her ne kadar Siemens
markalı cihazlara verilecek servis ile rakip markalı cihazlara verilecek servis ikame gibi
görünse de söz konusu cihazların ileri teknoloji içermesi, pazarda yeni ürünlerin çıkış
hızının yüksekliği ve her cihaz için, genelde üretici firmanın ana merkezinde (Siemens
markalı cihazlar bakımından Almanya’da bulunan Siemens AG’de) verilen eğitimleri
almak gerektiğinden rakip cihazlara verilen servis hizmetinin yakın ikame olduğunu
söylemek zordur. Zira Siemens markalı cihazlara servis veren bir mühendisin, rakip
markalı cihazlar üzerinde yapabilecekleri sınırlıdır.
9 SIEMENS yetkilileri yenileştirilmiş yedek parçaların da COCIR’a göre orijinal olarak sınıflandığını ifade
etmekte iken; Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü, yedek parçaların -yenileştirilmiş olsalar dahi-
gümrük mevzuatına göre kullanılmış (ikinci el) olarak değerlendirildiğini belirtmektedir.
16-34/589-259
13/64
(41) Tüm bunların yanında, tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları oldukça maliyetli
cihazlardır. Bu durum, cihazlar bir kez satın alındıktan sonra bir başka marka cihaza
geçişin maliyetinin yüksek olması sonucunu doğurmakta ve böylelikle müşteriyi söz
konusu cihazı kullanım ömrünün sonuna kadar değiştirmemeye sevk etmektedir. Geçiş
maliyetlerinin yüksekliğine tekabül eden bu durum, ikincil ürünlerin fiyatlarının birincil
ürüne göre düşük olması da göz önüne alındığında daha da önem kazanmaktadır.
Kurul’un tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazı sektörüne ilişkin kararları incelendiğinde,
ardıl pazar tanımlamalarında marka-spesifik pazar tanımlama anlayışının benimsendiği
görülmektedir10.
(42) Bu çerçevede yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, ilgili ürün pazarları, “Tıbbi
görüntüleme ve teşhis cihazları pazarı” (öncül pazar), “Siemens markalı tıbbi
görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik yedek parça ve sarf malzemeleri pazarı11” ve
“Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik servis pazarı” (ardıl
pazarlar) olarak belirlenmiştir
I.5.2. İlgili Coğrafi Pazar
(43) İncelemeye konu faaliyetlerin tüm Türkiye çapında gerçekleştirilmesi ve pazar
farklılaşması yaratacak faktörlerin bulunmaması nedeniyle ilgili coğrafi pazar "Türkiye"
olarak tespit edilmiştir.
I.6. Değerlendirme
I.6.1. Hakim Durum Analizi
(44) Dosya özelinde hâkim durum analizine geçmeden önce, Amerika Birleşik Devletleri
(ABD), AB ve Türk rekabet hukuku içtihadında öncül pazar-ardıl pazar ilişkisi
çerçevesinde hâkim durum/pazar gücü tespitinin nasıl yapıldığına değinilecektir.
(45) ABD’de Kodak marka fotokopi makinası ve mikrografik ekipmanına bakım-onarım
hizmeti sunan bir grup BSS tarafından açılan Kodak davasında12, Kodak’ın kendisi
tarafından üretilen fotokopi makinası ve mikrografik ekipmanına ilişkin yedek parça
pazarında sahip olduğu hâkim durumunu servis pazarını tekelleştirme amacıyla
kullandığı; BSS’lere yedek parça sağlamayı reddederek, kendi servis hizmetlerini yedek
parçalara bağladığı ve bu şekilde servis pazarındaki rekabeti engellediği iddia edilmiştir.
(46) Bu davada Kodak tarafından, fotokopi makinası ve mikrografik ekipman pazarlarının
oldukça rekabetçi olması sebebiyle, bu pazarlara ilişkin ardıl pazarlarda hiçbir şekilde
pazar gücü uygulama imkânının olmadığı; ikincil ürünlerin fiyatının artırılmasının birincil
üründe bir fiyat artışı ile aynı etkiyi doğuracağını ve öncül pazarda satış kaybı
yaratacağını; yedek parça pazarında öncül pazardan bağımsız bir pazar gücüne sahip
olmaması gerekçesiyle, yedek parçaları servis pazarına bağlamak suretiyle servis
pazarını tekelleştirmeye çalıştığı yönündeki iddiaların geçersiz olduğu ifade edilmiştir.
10 Örneğin Kurul’un 18.02.2009 tarihli ve 09-07/128-39 sayılı, 25.04.2012 tarihli ve 12-22/572-166 sayılı,
15.11.2012 tarihli ve 12-57/1540-553 sayılı, 04.06.2013 tarihli ve 13-33/447-198 sayılı, 27.09.2013 tarihli
ve 13-55/762-321 sayılı, 20.08.2014 tarihli ve 14-29/613-266 sayılı kararları.
11 Kurul’un 20.08.2014 tarihli ve 14-29/613-266 sayılı kararına paralel bir şekilde, bu tanıma Siemens
markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik sarf malzemeleri de dahil edilmiştir.
12 Eastman Kodak Company v. Image Technical Services, Inc., 504 US 451 (1992).
16-34/589-259
14/64
(47) Bununla birlikte Yüksek Mahkeme, Kodak tarafından yapılan savunmayı haklı
bulmamıştır. Yüksek Mahkeme, bir pazardaki rekabetin başka bir pazarda firmanın
davranışlarını sınırlandırmasının, müşterilerin bir pazardaki fiyat artışı karşısında diğer
pazardaki tüketimlerini ne ölçüde değiştirdiklerine (çapraz fiyat esnekliği) bağlı olduğunu
ve öncül pazarın ardıl pazar üzerinde sınırlayıcı etkiye sahip olmasının, ardıl pazarda
pazar gücünün ortaya çıkmasını bütünüyle ortadan kaldırmadığını belirtmiştir. Bir başka
ifadeyle, öncül pazarda yaşanan rekabetin, her zaman ardıl pazardaki rekabeti disipline
edeceği ve ardıl pazardaki müşterilerin istismar edilmesini engelleyeceği yönündeki
iddialar, Yüksek Mahkeme tarafından kabul görmemiştir.
(48) Kodak davası, ABD rekabet hukukunda bir dönüm noktası olmuştur. Anılan davadan
sonra, ardıl pazarda pazar gücü bakımından ABD mahkemeleri aşağıdaki kriterleri
dikkate almaya başlamıştır:
- Kilitlenmiş müşterilerin ve dolayısıyla geçiş maliyetlerinin söz konusu olup olmadığı,
- Birincil ürünün satın alınması esnasında toplam sahiplik maliyetinin hesaplanması
bakımından bilgiye erişimin kolay olup olmadığı,
- Teşebbüslerin ardıl pazarlarda beklenmedik bir şekilde strateji değişikliğine gidip
gitmediği,
- Birincil ürüne ilişkin sözleşmelerde ikincil ürüne ilişkin bir kısıtlama getirilip
getirilmediği.
(49) Konuya AB rekabet hukuku açısından bakıldığında da, teşebbüslerin yedek parçayı
servis hizmetine bağlama veya BSS’lere mal vermeyi reddetme uygulamalarının hâkim
durumun kötüye kullanılması kapsamında değerlendirildiği kimi davalar mevcuttur.
Hugin kararında, öncül pazar-ardıl pazar ilişkisi çerçevesinde bir değerlendirme
yapılmaksızın, yazar kasa pazarında yoğun bir rekabetle karşı karşıya kalan ve bu
pazarda yaklaşık %13 oranında pazar payına sahip olan Hugin’in, ardıl pazarda fikri
mülkiyet hakkına sahip olması ve dolayısıyla bu pazarda tek üretici olması sebebiyle
hâkim durumda olduğu sonucuna varılmıştır.
(50) Benzer şekilde, Hilti kararında13 da Komisyon, öncül pazar-ardıl pazar ilişkisine
değinmeksizin; çivi tabancası pazarında %55 oranında pazar payı ile lider konumunda
bulunan Hilti’nin, Hilti uyumlu kartuşlar ve Hilti uyumlu çiviler olarak tanımlanan ardıl
pazarlarda, elinde bulundurduğu patent hakları ve bahsi geçen ardıl pazarlarda tek
üretici konumunda bulunması sebebiyle, hâkim durumda olduğuna kanaat getirmiştir.
(51) Komisyon’un benzer davalarda, teşebbüslerin sadece yedek parça pazarında tek üretici
konumunda bulunmasından hareketle, satış sonrası ürün hizmet pazarlarında pazar
gücüne sahip olduğu sonucuna ulaşması, eleştiri konusu olmuştur. Söz konusu
davalarda, birincil ve ikincil ürünlerin tamamlayıcı niteliğinin ve teşebbüsün ikincil ürün
fiyatlarını artırma niyetinde olması halinde bu fiyat artışını öncül pazarda satış kaybı
yaşamaksızın devam ettirip ettiremeyeceğinin incelenmemiş olduğu; daha genel bir
ifadeyle birincil ve ikincil ürün pazarları arasındaki bağlantının tam anlamıyla ele
alınmadığı yönündeki eleştiriler, Komisyon’un ardıl pazarlarda rekabeti sınırlayıcı
davranışların değerlendirilmesine yönelik yaklaşımını gözden geçirmesine sebep
olmuştur.
13 Eurofix Ltd. & Bauco Ltd. v. Hilti AF, Case 138/88, OJ 1988 L65/19.
16-34/589-259
15/64
(52) Bu çerçevede 25. Rekabet Politikası Raporu’nda14, gerek öncül pazardaki rekabetin
ardıl pazardaki rekabeti sınırlayıcı davranışları her durumda engelleyeceği yönündeki
yaklaşımın, gerekse ikincil ürünlerdeki yüksek pazar payının her koşulda hâkim durum
teşkil ettiği görüşünün per se kabulünün doğru olmadığı belirtilmiştir. Buna ek olarak,
hâkim durumun “rakiplerden ve müşterilerden kayda değer ölçüde bağımsız hareket
edebilme yeteneği” olarak tanımlandığı, dolayısıyla ardıl pazarlara ilişkin olarak yapılan
hâkim durum değerlendirmesinde öncül pazar ve ardıl pazar arasındaki bağlantının göz
önünde bulundurulmasının ve olay bazında analiz yapılmasının gerekli olduğu ifade
edilmiştir. Raporun devamında, firmanın ardıl pazarda hâkim durumdan kaynaklanan
herhangi bir kötüye kullanma davranışının mevcut olup olmadığı araştırılırken, öncül
pazar ve ardıl pazar arasındaki ilişkinin göz önünde bulundurulması ve firmanın birincil
ürün pazarından bağımsız bir şekilde ikincil ürün fiyatlarını artırıp artıramayacağının
sorgulanması gerektiği belirtilmiştir. Bu çerçevede benzer davalarda, Kodak
davasındaki yaklaşıma paralel bir şekilde, öncül pazardaki ürünün fiyatı ve ömrü, ardıl
pazarlarda ikincil ürünün fiyatlarındaki şeffaflık, ikincil ürünün fiyatının birincil ürünün
fiyatına oranı ve bütün bu bilgileri elde etme sürecinde katlanılan maliyetlerin yüksekliği
gibi hususların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.
(53) Görüldüğü üzere, ABD rekabet hukukunda önemli bir yere sahip olan Kodak davası ile
birlikte AB rekabet hukuku uygulaması bu davadaki yaklaşımdan oldukça etkilenmiştir.
Bu bağlamda Kodak davası sonrasında, artık ardıl pazarlarda pazar gücü tespiti
bakımından öncül ve ardıl pazarların birlikte değerlendirilmesi gerekliliği ortaya
çıkmıştır.
(54) AB rekabet hukuku uygulamasında, Kodak davasının etkilerinin görüldüğü kararlardan
biri Digital kararıdır. Anılan kararda Komisyon, her ne kadar Digital’in bilgisayar
sistemleri pazarında yoğun bir rekabet yaşadığını belirtmiş olsa da, Digital’in kendi
ürünlerine ilişkin yazılım ve donanım servisleri pazarlarında hâkim durumda olduğu
sonucuna ulaşmıştır. Komisyon’un bu sonuca ulaşmasında, bilgisayar sistemi
maliyetinin servis hizmetlerine kıyasla yüksek olması, dolayısıyla müşterilerin bir marka
bilgisayar siteminden başka bir marka sisteme geçişte yüksek maliyetlerle karşılaşması,
bir başka ifadeyle müşterilerin “kilitlenmiş” olması; bilgisayar sisteminin satın alınması
esnasında ürünün toplam sahiplik maliyetinin gözlemlemenin mümkün olmaması gibi
hususlar rol oynamıştır.
14 XXVth Report on Competition Policy, 1995.
16-34/589-259
16/64
(55) Kodak davasının etkisinin görüldüğü bir diğer karar olan Pelikan-Kyocera kararında15,
yazıcı ve bu yazıcılar için toner kartuşu üreten Kyocera’nın toner kartuşu pazarında
faaliyet gösteren Pelikan’ı kartuş pazarından çıkarmaya çalıştığı ve Kyocera’nın sarf
malzemelerinde paket indirimleri yapmak suretiyle bağlama uygulamalarında bulunduğu
yönündeki iddialar değerlendirilmiştir. Pelikan, Kyocera’nın Kyocera uyumlu toner
kartuşu pazarında hâkim durumda olduğunu iddia etmişse de, Komisyon bu iddiayı
reddetmiş ve yazıcı pazarındaki (öncül pazar) rekabetin, Kyocera uyumlu toner kartuşu
pazarındaki (ardıl pazar) rekabeti disipline ettiği kanaatine varmıştır. Komisyon, öncül
pazar-ardıl pazar ilişkisine yönelik olarak;
- Yazıcının ömrü boyunca kullanılan sarf malzemelerinin maliyetinin yazıcının toplam
sahiplik maliyetine (ürün fiyatı + teknik servis bedeli + sarf malzemeleri bedeli)
oranının yüksek olması,
- Toner kartuşlarının fiyatına ilişkin bilgilerin ulaşılabilir olması,
- Toner kartuşlarının fiyatının artması halinde, başka marka yazıcıya geçişte ciddi bir
maliyetin söz konusu olmaması ve yeterli sayıda müşterinin makul bir sürede başka
marka yazıcıya geçebilmesi,
- Eski ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkânının mevcut olmaması
hususlarını göz önünde bulundurarak, yazıcı pazarında hakim durumda bulunmayan
Kycore’nın ikincil ürünler bakımından da hakim durumda olmadığı kanaatine ulaşmıştır.
Komisyon bu kararda, ardıl pazarı öncül pazar ile birlikte değerlendirmiş ve öncül
pazardaki rekabetin ardıl pazarda rekabeti kısıtlayıcı davranışları engelleyeceği
sonucuna ulaşmıştır.
(56) Fotokopi makinası üreten Ricoh’un BSS’lere kendi fotokopi makinasıyla uyumlu boş
toner kartuşu sağlamadığına yönelik iddiaların değerlendirildiği Info-Lab/Ricoh
kararında16 ise Komisyon, Pelikan kararındaki kriterler çerçevesinde;
- Toner kartuşlarının fiyatına ilişkin bilgilerin ulaşılabilir olması,
- Müşterilerin toplam sahiplik maliyetini gözlemleyebiliyor olması,
- Toner kartuşlarının fiyatının artması halinde, başka marka fotokopi makinasına
geçişte ciddi bir maliyetin söz konusu olmaması ve yeterli sayıda müşterinin makul
bir sürede başka marka fotokopi makinasına geçebilmesi
hususlarını dikkate alarak, öncül pazarda (fotokopi makinaları) yaşanan rekabetin, ardıl
pazarda Ricoh’un rekabeti sınırlayıcı davranışlarını engellediği kanaatine ulaşmış ve
Ricoh’un hakim durumda olmadığını belirtmiştir.
(57) Son olarak, Komisyon tarafından 2005 yılında yayımlanan Tartışma Metni’nin ardıl
pazarlarda hâkim durum ile ilgili bölümünde yer alan bazı hususlara yer vermekte fayda
bulunmaktadır:
15 Case IV/34330, European Commission 25. Report on Competition Policy 1995, s. 41, para. 87.
16 Case IV/E 2/36.431 Info-Lab/Ricoh (1999).
16-34/589-259
17/64
(58) Birincil ürünlere ait ikincil ürün ve hizmetlerin oluşturduğu ardıl pazarların tanımlandığı
durumlarda, bu pazarlardaki hâkim durum, hem öncül hem de ardıl pazarlardaki
rekabetin analiz edilmesinden sonra ortaya konulabilmektedir. Ardıl pazardaki hâkim
durumun, birincil ürünü alma olasılığı olan müşteriler ve birincil ürünü almış olan
müşteriler üzerindeki etkisinin ayırt edilmesi gerekmektedir. Öncül pazardaki rekabet,
ardıl pazarda yüksek fiyatlar sebebiyle potansiyel müşterilerin zarar görmesini
engelleyebilmektedir. Ancak, hâlihazırda birincil ürünü satın almış olanların, üreticinin
politika değiştirerek fiyatları yükseltmesinden (veya kaliteyi düşürmesinden) olumsuz
etkilenmesi mümkündür.
(59) Üreticinin, ardıl pazardaki fiyatları düşük tutmasının veya birincil ürünün fiyatlarını
düşürerek, ardıl pazardaki yüksek fiyatlardan kaynaklanan tüketici zararını telafi etmek
istemesinin iki sebebi olabilmektedir. Bunlardan ilki, müşterilerin öncül ürün pazarındaki
seçimlerini yaparken yalnızca birincil ürünün fiyatını değil, ardıl pazardaki ürün ve
hizmetlerin fiyatını da hesaba katmasıdır. İkincisi ise, müşteriler tercihlerini ürünün
toplam ömür maliyeti üzerinden yapmasalar da rakiplerin bu hesaplamaları yaparak
birincil pazardaki rekabeti kızıştırmalarıdır. Bu iki durumda üretici, ardıl pazarlardaki
yüksek fiyata rağmen sistemden yüksek kar elde edemeyebilecektir.
(60) Müşterilerin birincil ürünü alırken sistemin toplam maliyetini hesaplayarak tercih
yapmaları, elde edebildikleri bilginin miktarına bağlıdır. Müşterilerin geçerli
hesaplamalar yapabilmek için gerekli olan bilgiye ulaşabilmesi gerekmektedir. Bunun
yanı sıra, söz konusu toplam ömür maliyet hesaplamalarının yeterli miktarda müşteri
tarafından yapılabiliyor olması ve üreticinin bu hesaplamaları yapan ve yapmayan
müşteriler arasında ayrım yapmıyor olması gerekmektedir.
(61) Türk rekabet hukuku içtihadına bakıldığında ise, Kurul’un 08.05.2001 tarihli ve 01-
22/192-50 sayılı HP kararında HP marka yazıcıların satış sonrası hizmetlerinin çok
büyük oranda HP servis ağı kapsamında gerçekleştirilmesinden hareketle, HP’nin söz
konusu servis ağı sebebiyle, kendisi tarafından satışı yapılan ve kendi markasını
taşıyan yazıcıların satış sonrası servisleri açısından hâkim durumda olduğuna
hükmedildiği görülmektedir.
(62) Xerox marka yazıcıların tonerlerinin yüksek fiyata satıldığı ve bu nedenle tüketicilerin
zor durumda bırakıldığı iddiası üzerine verilen 15.05.2008 tarihli ve 08-33/417-143 sayılı
Xerox kararında,
“- Şikâyetçinin almış olduğu yazıcının ve kullanmak istediği tonerin fiyatı arasında
yaklaşık üçte birlik bir oran olduğu, bu nedenle yazıcının ekonomik ömrü süresince
kullanılacak tonerin toplam maliyetinin yazıcı maliyetine oranının yüksek olduğu,
- Toner fiyatlarına ilişkin bilginin ulaşılabilir olduğu,
- Toner fiyatlarının artması halinde başka marka yazıcıya geçişte ciddi bir maliyetin
söz konusu olmadığı”
değerlendirmesinde bulunularak; yazıcı almayı düşünen ve henüz tercih aşamasında
olan kullanıcıların ödeyecekleri toplam maliyetlerini düşünerek bir marka seçmelerinden,
bu seçim sırasında yazıcı piyasasındaki firma sayısı kadar seçenek bulunduğundan ve
yazıcı pazarının rekabetçi yapısından dolayı Xerox firmasının “yazıcı” ve “toner”
pazarlarında hakim durumda bulunmadığı ve bu nedenle şikayet ile ilgili olarak herhangi
bir işlem tesis edilmesine ihtiyaç bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
16-34/589-259
18/64
(63) SIEMENS’in Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik yedek
parça teminindeki davranışlarıyla hâkim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığına
yönelik olarak SIEMENS hakkında daha önce yürütülen soruşturma sonucunda Kurul’un
almış olduğu 20.08.2014 tarihli ve 14-29/613-266 sayılı kararında ise,
“ - Cihazın ömrü süresince kullanılan yedek parça ve teknik servisin toplam
maliyetinin cihazın maliyetine oranının düşük olması,
- Yedek parça fiyatlarına ilişkin bilginin şeffaf olmaması,
- Toplam sahiplik maliyetinin özellikle kamu hastaneleri tarafından hesaplanamıyor
olması, bu hesaplamanın önünde hukuki belirsizliğin bulunması,
- İkincil ürünlerin fiyatının artması halinde başka marka cihaza geçişteki maliyetlerin
yüksekliği,
- Kilitlenmiş ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkânının mevcut
olması”
hususları gözetilerek, SIEMENS’in kendi markasını taşıyan cihazların ardıl pazarlarında
iktisadi parametreleri belirleyici güce ulaşabildiği; bu nedenle “Siemens markalı tıbbi
teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik yedek parça” ile “Siemens markalı tıbbi teşhis
ve görüntüleme cihazlarına yönelik servis” pazarlarında hakim durumda olduğu
belirtilmiştir.
I.6.2. SIEMENS’in Hâkim Duruma İlişkin Değerlendirme
(64) Yukarıda yer verilen açıklamalar ve kararlar çerçevesinde, tıbbi görüntüleme ve teşhis
cihazlarına ait ikincil ürünlerden oluşan yedek parça, sarf malzemesi ve servis
pazarlarının ayrı birer ilgili ürün pazarı olarak tanımlanmasından sonra, söz konusu
pazarlarda bir hâkim durumun varlığı, öncül ve ardıl pazarlar arasındaki ilişkinin analiz
edilmesiyle ortaya konulacaktır. Bu çerçevede dosya özelinde, üreticinin öncül
pazardaki davranışlarının ardıl pazardaki davranışlarından etkilenip etkilenmediğinin
anlaşılması için aşağıdaki faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir:
- Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının fiyatı ve ömrü,
- Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının toplam sahiplik maliyeti içerisinde yedek
parça, sarf malzemesi ve bakım-onarım maliyetlerinin payı,
- Ardıl pazar (yedek parça, sarf malzemesi ve bakım-onarım) fiyatlarındaki şeffaflık,
- Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının satışı esnasında, söz konusu cihazların
toplam sahiplik maliyetinin hesaplanabilirliği,
- Başka bir cihaza geçişin maliyeti,
- Kilitlenmiş ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkânının mevcut olup
olmadığı.
16-34/589-259
19/64
Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının fiyatı ve ömrü:
(65) Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları üretim maliyetleri içerisinde ar-Ge faaliyetlerinin
büyük yer kapladığı yüksek teknolojili cihazlar olup, fiyatları milyon dolarları
bulabilmektedir. Örneğin; 2008 yılı fiyatları esas alındığında, SIEMENS tarafından
üretilen Magnetom serisi MR cihazların (…..) Euro, Somatom serisi BT cihazların (…..)
TL, Biograph serisi PET/CT cihazların (…..) ABD Doları, Eclipse serisi PET Molekuler
Görüntüleme (Cyclatron Solutions) cihazların ise yaklaşık (…..) ABD Doları olduğu
bilinmektedir. Diğer yandan, söz konusu tıbbi cihazların ortalama ömrü 10-12 yıl gibi
uzun bir döneme tekabül etmekle birlikte, daha uzun süre kullanımlarının da mümkün
olduğu bilinmektedir.
Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının toplam sahiplik maliyeti içerisinde yedek parça,
sarf malzemesi ve bakım-onarım maliyetlerinin payı:
(66) Uygulamada her ne kadar tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının yedek parça, sarf
malzemesi ve bakım-onarım maliyetlerinin yüksek olduğu bilinmekteyse de, bu
maliyetlerin cihazların toplam sahiplik maliyeti (cihaz fiyatı + yedek parça fiyatı + sarf
malzemesi fiyatı + bakım-onarım fiyatı) içindeki payı görece düşük kalmaktadır. Bunun
sebebi de tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının maliyetlerinin yüksekliğidir. Bu
bağlamda SIEMENS’ten gelen bilgiye göre, her cihaz için farklı olabilmekle birlikte,
garanti sonrası bakım-onarım, yedek parça ve sarf malzemesi maliyeti, cihaz maliyetinin
yıllık yaklaşık %(…..) ila %(…..)’una denk gelmektedir17. Dolayısıyla tıbbi görüntüleme
ve teşhis cihazlarının ortalama 10-12 yıllık bir ekonomik ömrü olduğu dikkate
alındığında, bu oranın %(…..) ila %(…..) arasında bir değere tekabül edeceği açıktır.
Sonuç olarak dosya mevcudu bilgilerden, tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının
garanti sonrası bakım-onarım, yedek parça ve sarf malzemesi giderleri toplam sahiplik
maliyeti içinde görece düşük bir yer tutmaktadır.
Ardıl pazar (yedek parça, sarf malzemesi ve bakım-onarım) fiyatlarındaki şeffaflık:
(67) Yukarıda özetlenen 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararı öncesinde
piyasada, tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarında faaliyet gösteren
teşebbüslerin yedek parça ve/veya sarf malzemesi fiyat listeleri ilan edilmemekteydi.
(68) Söz konusu karar ile getirilen fiyat listelerini ilan yükümlülüğünün ardıl pazarlardaki
şeffaflığı sağlamak bakımından iki rolü bulunmaktadır. Anılan yükümlülük ilk olarak,
BSS’lerin hastanelerin bakım-onarım ihalelerinde teklif verirken, bilgi eksikliğinden
kaynaklanan rekabet edememe dezavantajlarını ortadan kaldırmaya yaramaktadır. Zira
fiyat listelerine erişilemediği bir durumda, tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazı pazarında
faaliyet gösteren teşebbüslerin orijinal yedek parça/sarf malzemesi fiyatlarının tek
belirleyicisi olmalarından ötürü, rakip konumundaki BSS’lerin sömürülmesi olasılık
dahilindedir. İkinci olarak, söz konusu yükümlülük, BSS’lerin yanı sıra bu cihazları
kullanan hastaneler ve diğer sağlık merkezleri açısından önem teşkil etmektedir.
Nitekim söz konusu kullanıcılar cihazın ekonomik ömrü boyunca katlanacakları toplam
maliyeti söz konusu listeler aracılığıyla hesaplayabilme imkânı bulabilmektedir.
17 SIEMENS'in (…..) ile imzaladığı (…..) sözleşmede, garanti süresinin bitiminden sonra parça dahil
bakım-onarım anlaşmasında yer alan hükme göre, anlaşmanın bedeli cihaz bedelinin %(…..)'sını
geçmeyecektir. Uygulamaya bakıldığında ise, SIEMENS'in (…..) ile imzaladığı (…..) tarihinde başlayıp
(…..) tarihinde biteceği öngörülen parça dahil bakım-onarım sözleşmesinde, (…..) sistem numaralı bir
adet (…..) cihazı ile (…..) sistem numaralı bir adet (…..) adlı cihazın yıllık toplam parça dahil bakım-
onarım ücreti KDV hariç (…..) Euro olarak belirlenmiştir. (…..) cihazının 2008 yılında farklı müşterilere
(…..) Euro, (…..) Euro, (…..) TL, (…..) TL gibi fiyatlara satıldığı dikkate alındığında, bakım-onarımın
(yedek parça dahil) cihaz fiyatının yaklaşık %(…..)'sine denk geldiği görülmektedir.
16-34/589-259
20/64
(69) Yedek parçaların ve sarf malzemelerinin fiyatları bakımından şeffaflığı sağlamaya
yarayan bir başka yöntem ise, müşteriler konumundaki hastanelerin cihaz alımına ilişkin
teklif ve/veya sözleşme esnasında cihaza ilişkin tüm yedek parça ve sarf malzemesi
listelerini ilgili dosya ekinde istemeleridir. Nitekim SIEMENS yetkilileri tarafından da
müşterilerin yedek parça ve sarf malzemesi fiyat listelerini cihaz alımı esnasında
sözleşme ekinde istedikleri, birtakım firmaların yedek parça/sarf malzemesi fiyatlarını
belli bir dönem değiştirmemek için sabit fiyat taahhüdü aldığı, yurtdışındaki firmalar veya
çeşitli internet siteleri aracılığıyla yedek parça (orijinal veya ikinci el) ve sarf malzemesi
fiyatlarına ulaşılabildiği, bu anlamda yedek parça, sarf malzemesi ve servis pazarlarında
fiyatların şeffaflaştığı dile getirilmiştir. Bunun yanı sıra, TKHK’dan gelen yazıda, Sağlık
Bakanlığının 2012/30 sayılı Genelgesi’nin 6. maddesine göre, garanti sonrası yedek
parça ve sarf malzemesi ihtiyacının karşılanmasına ilişkin olarak bakım-onarım hizmet
sözleşmelerinde, teklif edilen cihaza ait tüm yedek parçalar ile sarf malzemelerinin
(röntgen tüpü vb.) adını, kullanım ömrünü, garanti süresini, TL ve döviz bazında fiyatını
ve idarece belirlenecek diğer bilgileri içeren listesinin isteneceğinin hükme bağlandığı
ifade edilmiştir. Ayrıca aynı maddeden, yedek parçaların fiyatlarının cihazın kullanım
ömrü boyunca taahhüt edilen döviz fiyatlarını geçmemek üzere temin edileceğine dair
ilgili taraflardan taahhüt alınacağı da görülmektedir. Son olarak, Türkiye İlaç ve Tıbbi
Cihaz Kurumundan (TİTCK) gelen yazıda, sağlık tesislerinin, alım yaptıkları tıbbi
cihazlara ilişkin yedek parça fiyatlarının kendilerine verilmesine dair idari ve teknik
şartnamelerine çeşitli hükümler koyabildiği ifade edilmiştir.
(70) Diğer yandan, bakım-onarım hizmeti kapsamında günlük mühendislik hizmet bedeli
belirlenirken esas alınan kriterlerin, (…..) gibi hususlar olduğu tespit edilmiştir.
Dolayısıyla fiiliyatta bu kriterlere bağlı olarak teklif edilen fiyatların değişkenlik gösterdiği
bilinmektedir. Bu durum ise, bakım-onarım pazarında mühendislik hizmet bedelinin
müşteriler nezdinde öngörülebilir olmadığına işaret etmektedir.
(71) Söz konusu bilgiler ışığında, yedek parça ve sarf malzemesi fiyatlarının şeffaflığı
yönünde piyasada gelişme kaydedildiği değerlendirilmekle birlikte, yedek parça ve sarf
malzemesi sayısının çokluğu dikkate alındığında internette yayımlanan yedek parça
fiyat listelerinden her bir yedek parçanın/sarf malzemesinin fiyatına ulaşılamadığı;
bakım-onarım hizmeti kapsamında mühendislik hizmet bedeli belirlenme kriterlerinin
çokluğu ve bu kriterlere bağlı olarak teklif edilen fiyatların değişkenlik gösterdiği ve
öngörülebilir olmadığı dikkate alındığında ardıl pazarlarda fiyatların tam anlamıyla
şeffaflaştığı sonucuna ulaşmanın güç olduğu değerlendirilmektedir.
Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının satışı esnasında, söz konusu cihazların toplam
sahiplik maliyetinin hesaplanabilirliği:
(72) Hastanelerin tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarını satın alırken söz konusu cihazların
toplam sahiplik maliyeti hesaplayarak bir tercihte bulunmaları, elde edebildikleri bilginin
miktarına bağlıdır. Bir başka ifadeyle, doğru bir hesaplama yapabilmek için gerekli olan
bilgiye müşteri konumundaki hastanelerin ulaşabiliyor olması gerekmektedir.
16-34/589-259
21/64
(73) Toplam sahiplik maliyetinin hesaplanabilmesinde en önemli etken fiyat listeleridir.
SIEMENS hakkında daha önceden yürütülen soruşturma neticesinde alınan 20.08.2014
tarihli ve 14-29/613-266 sayılı Kurul kararında “Yedek parça fiyat listelerinin
yayımlanmaması, müşterilerin cihazın toplam sahip olma maliyetini hesaplamaları
önünde bir engel teşkil edebilir18. Her ne kadar, toplam ömür maliyetini hesaplamak
isteyen bir müşterinin, cihaz alımı esnasında üreticiden garanti sonrası belli yılları
kapsayacak şekilde yedek parça ve servis fiyat listesini talep ettiği görülse de bu
uygulamanın çoğunlukla büyük özel hastaneler tarafından yapıldığı ve henüz
yaygınlaşmadığı bilinmektedir. Belirli özel hastaneler, yalnızca tıbbi cihaz alımıyla
uğraşan departman ve personele sahip olabilmekte ve alım esnasında yalnızca cihazın
fiyatına değil, garanti sonrası, örneğin 10 yıl boyunca yedek parça ve bakım-onarım
fiyatlarının ne olacağı ile ilgili taahhüdü üretici firmadan alarak, buna göre hesaplama
yapabilmektedir. Oysa tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarını talep eden ağırlıklı grup
olan kamu hastaneleri, ürün ve hizmet alımında kamu ihale mevzuatına göre hareket
etmekle yükümlüdür. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan
‘…ihale, ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerinde bırakılır.’ hükmü
sebebiyle cihaz alım ihaleleri sonucunda, ihaleyi kazanan taraf genellikle cihaz için en
uygun fiyatı veren firma olmaktadır… Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin tespitinde
belirli kriterlerin olmaması, bu hesaplamayı yapacak personel eksikliği ve bu kriterleri
belirlemenin de ihaleyi gerçekleştirenin uhdesinde olmaması, garanti sonrası yedek
parça ve servis fiyatlarının cihaz alımı esnasında dikkat edilen bir husus olmasını ve
dolayısıyla toplam sahiplik maliyetinin hesaplanmasını engellemektedir.”
değerlendirmesine yer verilmiştir. Bu çerçevede anılan kararda, toplam sahiplik
maliyetinin özellikle kamu hastaneleri tarafından hesaplanamadığı; bu hesaplamanın
önünde hukuki bir belirsizliğin söz konusu olduğu ifade edilmiştir19.
18 Uygulamada her ne kadar yedek parça fiyat listelerinin toplam sahiplik maliyetinin hesaplanmasında bir
rolü olduğu kabul edilebilecekse de, halihazırda fiyat listelerinin en sık kullanılan 100 parçayı (tüpler dahil)
kapsaması ve şeffaflığı sağlamak adına yedek parçaların fiyatlarının yayınlanmasına ilişkin olarak TİTCK
tarafından getirilmiş bir düzenleme olmadığı dikkate alındığında, halihazırda yayımlanan yedek parça
listelerinin toplam sahiplik maliyetini hesaplamada kısıtlı bir rolü olduğu değerlendirilmektedir.
19 SIEMENS tarafından sunulan özel hastanelerle yapılan sözleşme örneklerinden, zincir hastanelerin
toplam sahiplik maliyetini hesaplayabilmek adına, garanti sonrası yedek parça/sarf malzemesi fiyatlarını
sabit tutmaya yönelik birtakım hükümlere yer verildiği görülmektedir.
16-34/589-259
22/64
(74) Bununla birlikte SIEMENS tarafından hâlihazırda, kamu hastaneleri tarafından da
toplam sahiplik maliyetinin dikkate alındığı ve cihaz kullanımı boyunca sıklıkla ihtiyaç
duyulan yedek parça ve sarf malzemelerine yönelik olarak ilgili mevzuat kapsamında
fiyatların sabit tutulmasının talep edildiği ifade edilmektedir20. Bu doğrultuda, TKHK’dan
konuya ilişkin bilgi talep edilmiştir. Söz konusu cevabi yazıda, hâlihazırda kamu
hastanelerince tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının alımını yaptıkları esnada ilk alım
ve garanti sonrası bakım-onarım, yedek parça ve tüp fiyatları gibi sarf malzemesi
giderlerine ilişkin olarak cihazın ömrü boyunca oluşacak toplam sahiplik maliyetinin
hesaplanmadığı; bununla birlikte Sağlık Bakanlığının 2012/30 sayılı Genelgesi gereği
cihazın ömrü boyunca kullanılan yedek parça ve sarf malzemelerinin fiyatına ilişkin
taahhüt alındığı, böylece garanti ve sonrası döneme ilişkin işletme ve yedek parça ve
sarf malzemesi maliyetlerinin azaltılmaya çalışıldığı ifade edilmiştir. TKHK tarafından
ayrıca, toplam sahiplik maliyetinin hesaplanabilmesi için sabit yatırım maliyetlerine ek
olarak, değişken giderlere ait birim maliyet ve geçmişe dayalı istatistiki bilgilere ihtiyaç
duyulduğu; değişken giderler kapsamında da cihazların çalışmadığı sürede kaybettirdiği
ortalama fatura bedelleri, işletme giderleri, servis ve yedek parça bedelleri gibi gizli
maliyetlerin raporlanması gerektiği; toplam sahiplik maliyeti analizinin yapılabilmesi için
mevcut durumda yeterli sistemin olmadığı, bununla birlikte gerekli yazılım ve insan
kaynağı geliştirme çalışmalarının devam ettiği belirtilmiştir.
(75) Toplam sahiplik maliyetinin hesaplanabilirliğine ilişkin olarak TİTCK’dan gelen yazıda
ise, TİTCK ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TUBİTAK) tarafından
yürütülen “Ürün Takip Sistemi Projesi” kapsamında ülkemizde üretilen veya ithal edilen
tıbbi cihazların takibinin yapılacağı, bu proje kapsamında ayrıca bakım-onarım ve/veya
kalibrasyona tabi tıbbi cihazların teknik servis faaliyetlerine ilişkin kayıtlar tutularak
kullanım ömrü boyunca ortaya çıkan maliyetler, cihazların aktif çalışma oranları vb. gibi
parametrelerin kayıt altında tutulmasının hedeflendiği belirtilmiştir.
(76) Bu bağlamda, toplam sahiplik maliyetinin hesaplanmasında kamu ve özel hastaneler
tarafından yapılan alımlarda yedek parça ve sarf malzemesi fiyatlarının cihazın ömrü
boyunca sabitlenmesi gibi uygulamalar vesilesiyle aşama kaydedildiği görülmekle
birlikte, mevcut verilerle toplam sahiplik maliyetinin hesaplanabilirliğinin tam anlamıyla
uygulamaya geçirilebildiğini söylemek mümkün değildir.
20 SIEMENS tarafından sunulan verilere göre kamu ve özel hastane müşterileri ile 2015 yılında yapılan
tüm sözleşmelerin %(…..) kadarının cihaz alımlarının yanı sıra, yedek parça ve bakım onarım hizmetlerini
içerdiği görülmektedir. Yalnızca özel hastanelerle yapılan sözleşmeler dikkate alındığında bu oran yine
2015 yılı için %(…..), sadece kamu hastaneleriyle yapılan sözleşmeler değerlendirildiğinde ise aynı yılı
için %(…..) olmaktadır. SIEMENS yetkilileri ile 16.05.2016 tarihinde yapılan toplantıda 2011 yılında
TKHK’nın toplu alım yaptığı, bu nedenle bu dönemlerdeki oranların (…..) olduğu belirtilmiştir.
16-34/589-259
23/64
Başka bir cihaza geçişin maliyeti:
(77) Orijinal tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının fiyatının yüksek olması sebebiyle,
müşterilerin bir marka cihazdan başka bir marka cihaza geçerken büyük maliyetlere
katlanması gerekmekte olup, ekonomik açıdan makul bulunmamaktadır. Yeni cihaz
fiyatının yanı sıra, söz konusu cihazın kurulum maliyeti, teknik personel eğitimi gibi
maliyetler de dikkate alındığında, fiiliyatta müşteriler yüksek maliyetlerle
karşılaşmaktadırlar. Nitekim SIEMENS hakkında daha önce yürütülen soruşturma
döneminde SIEMENS tarafından yaptırılan anket sonuçlarına göre, süresi dolmadan
cihazı değiştirme eğiliminde olan katılımcı oranının %(…..) olduğu, söz konusu taban
(%(…..)) içinden %(…..)’inin bu değişimi bakım onarım fiyatlarının yüksek olması
nedeniyle gerçekleştirdiği görülmektedir21. Söz konusu oranlardan, bakım onarım
fiyatlarının yüksek olması nedeniyle, toplam katılımcıların %(…..)’ünün cihazı, süresi
dolmadan değiştirme eğiliminde oldukları anlaşılmaktadır. Söz konusu anket sonuçları
da başka bir cihaza geçişin maliyetinin yüksek olduğunu teyit etmektedir.
Kilitlenmiş ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkânının mevcut olup
olmadığı:
(78) SIEMENS hakkında daha önceden yürütülen soruşturma neticesinde alınan 20.08.2014
tarihli ve 14-29/613-266 sayılı Kurul kararında belirtildiği üzere, “Toplam sahiplik
maliyetini hesaplayarak cihaz alımı gerçekleştiren bir alıcı, bu kriterini başta üreticiye
sunmakta ve üretici de müşteriye buna uygun teklif vermektedir. Dolayısıyla yeni
müşteriye verilen teklifin duruma göre revize edilme olasılığı bulunmaktadır. Ancak
cihaz alımı esnasında, garanti sonrası şartların pazarlık konusu edilmediği ve cihaz alım
sözleşmesine yansıtılmadığı durumlarda kilitlenmiş müşterilere verilen yedek parça/sarf
malzemesi ve bakım-onarım fiyatları daha yüksek olabilmektedir. Dolayısıyla üreticinin
elinde fiyat farklılaştırması yapabilme olanağı mevcuttur.” Tıbbi görüntüleme ve teşhis
cihazı pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin yayımladığı yedek parça fiyat
listelerinde tüm ürünlere yer verilmediği de dikkate alındığında, kilitlenmiş ve yeni
müşteriler arasında fiyat ayrımcılığı yapılması imkânının daha da ön plana çıktığı
değerlendirilmektedir.
21 Ankette, süresi dolmadan değiştirme eğiliminde olan %(…..)’lik katılımcının %(…..)’ünün, teknolojik
değişimler sebebiyle cihazı ömrü dolmadan değiştireceği görülmektedir. Bu nedenle bakım onarım
fiyatlarının yüksek olmasından ziyade teknolojik gelişimleri takip etmenin (%(…..)) cihazı değiştirmede
daha fazla rol oynadığı anlaşılmaktadır.
16-34/589-259
24/64
(79) Yukarıda yer verilen kriterler bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
- Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının yüksek fiyatlı ve uzun ömürlü oluşu,
- Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazının ömrü süresince katlanılan yedek parça, sarf
malzemesi ve bakım-onarım maliyetinin, cihazın toplam sahiplik maliyetine oranının
görece düşük olması,
- Ardıl pazar fiyatlarının yeteri kadar şeffaf olmaması,
- Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının toplam sahiplik maliyetinin
hesaplanabilirliğinin henüz gelişme aşamasında olması,
- Düzenlenmiş aktif bir ikincil pazarın yokluğu ve ikincil ürünlerin fiyatının artması
halinde başka marka cihaza geçişteki maliyetlerin yüksek olduğu,
- Kilitlenmiş ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkânının mevcut olduğu
dikkate alınarak SIEMENS’in ardıl pazarları etkileme gücü olduğu, dolayısıyla “Siemens
markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik yedek parça ve sarf malzemeleri
pazarı” ve “Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik servis
pazarı” olarak tanımlanan ardıl pazarlarda hakim durumda olduğu kanaatine
ulaşılmıştır.
(80) SIEMENS’in ve BSS’lerin sırasıyla servis, yedek parça ve sarf malzemesi (ardıl)
pazarlarındaki konumu incelendiğinde ise öncelikle 2009-2015 yılları açısından,
SIEMENS’in ardıl (bakım-onarım) pazarında cihaz sayısı bakımından pazar payının
sırasıyla yaklaşık %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..) olduğu
görülmektedir. 2009-2015 yıllarında SIEMENS’in, Siemens marka cihazların toplam
servis gelirlerinden elde ettikleri pazar payı ise %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..),
%(…..), %(…..) civarındadır. 2009-2015 yıllarında SIEMENS’in Siemens marka
cihazların bakım onarımından elde ettiği gelirler bakımından pazar payları sırasıyla
%(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..)’dir. SIEMENS’in son yıllarda
pazar payı kaybettiği ve payının yıllar geçtikçe azalarak %(…..)’ye düştüğü
anlaşılmaktadır. SIEMENS yetkilileri tarafından pazarda cihaz sayısının arttığı, ancak
bakımı yapılan cihaz sayısındaki artışın cihaz sayısındaki artış kadar olmadığı, eş
deyişle ardıl pazarda pazar payı kaybettikleri ifade edilmiştir.
(81) SIEMENS dışındaki teşebbüsler olan BSS’ler açısından bakıldığında ise, SIEMED’in
Siemens marka cihazların bakım-onarımından elde edilen gelirler bakımından pazar
payını yıllar içinde artırdığı, piyasaya (…..) yılında giriş yapan (…..)22’in ise pazar payını
kısa sürede artırarak ((…..) yılına ait pazar payı yaklaşık %(…..)) SIEMED’in ((…..)
yılına ait pazar payı yaklaşık %(…..)) önüne geçtiği anlaşılmaktadır.
22 (…..) yurtdışı menşeli bir firma olan (…..) şirketlerindendir.
16-34/589-259
25/64
(82) SIEMENS’in yedek parça ve sarf malzemesi pazarındaki konumunun incelenmesine
geçmeden önce, söz konusu pazarın yapısına ve ilgili mevzuata değinmek
gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere, yedek parçalar ve sarf malzemeleri, tıbbi
görüntüleme ve teşhis pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler tarafından orijinal veya
yenileştirilmiş (refurbished) olarak satılmaktadır. Bunun yanı sıra, söz konusu ürünlerin
yurtiçinde veya yurtdışında bulunan farklı kaynaklardan da temin edilmesi mümkündür.
Nitekim BSS’lerden gelen cevabi yazılarda, orijinal ve yenileştirilmiş yedek parça
tedarikinin çoğunlukla yurtdışındaki üreticilerden veya distribütörlerden yapıldığı, ikinci
el yedek parçaların ise hem yurtiçinde cihazlardan sökülen ve çıkma tabir edilen yedek
parçaları satanlardan hem de yurtdışından sağlandığı ifade edilmektedir23.
(83) Gerek tıbbi görüntüleme ve teşhis cihaz üreticileri, gerekse de BSS’ler yedek
parçalarını/sarf malzemelerini yurt dışından temin ederken birtakım yasal
düzenlemelere uymak zorundadır. Ekonomi Bakanlığı tarafından sunulan yedek
parçaların ithalatına ilişkin düzenlemelerle ilgili olan cevabi yazıda, yeni ve
kullanılmamış tıbbi cihaz ve yedek parçaların ithalinin Tıbbi Cihazların İthalat Denetimi
Tebliği kapsamında yapılan denetimlere24 tabi olduğu; bununla birlikte İthalat Rejimi
Kararı'nın 7. maddesinin "Eski, kullanılmış, yenileştirilmiş, kusurlu (defolu) ve yatık
(zamanla dayanıklılığını yitirmiş) malların ithali izne tabidir." hükmünü içerdiği, bu
çerçevede kullanılmış tıbbi cihazların bir bütün olarak veya parça ve aksam olarak
ithalinin farklı uygulamalara tabi olduğu ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, ikinci el tıbbi
cihazların bir bütün olarak ithaline Sağlık Bakanlığı görüşleri25 doğrultusunda izin
verilmediği; yenileştirilmiş olsalar dahi, gümrük mevzuatı uyarınca kullanılmış olarak
değerlendirilen aksam ve parçalarına ilişkin ithalat taleplerinin ise İthalat Rejimi
Kararı'nın 7. maddesi uyarınca Ekonomi Bakanlığı iznine tabi olduğu; aynı zamanda
kullanılmış eşya ithaline ilişkin usul ve esasların ise 2016/1 sayılı İthalat Tebliği’nin ikinci
kısmında “Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Olarak İthal Edilebilecek Bazı Maddelere
İlişkin Usul ve Esaslar” çerçevesinde düzenlendiği belirtilmiştir. SIEMENS yetkilileri ile
16.05.2016 tarihinde yapılan toplantıda da Ekonomi Bakanlığından gelen yazıya paralel
şekilde, tüm sektörlere yönelik ikinci el cihazların ithalatının yasak ancak ikinci el yedek
parça ithalatının izne tabi olduğu beyan edilmiştir. Bu doğrultuda SIEMENS, yedek
parçaların/sarf malzemelerinin yurtdışı temin sürecinin diğer BSS’lerden
farklılaşmadığını, ithal etmek isteyen tüm teşebbüslerin benzer süreçlere tabi olduğunu,
büyük miktarlı ithalat yapıldığında ise ek açıklama yapılması ihtiyacı doğduğunu ifade
etmiştir.
23 Bazı BSS’ler söz konusu yedek parçanın bakımı yapılan cihazın sahibi olan hastane tarafından temin
edildiğini ifade etmektedir.
24 Bu çerçevede, denetimlerde işaret (CE işareti, marka ve tıbbi cihaz yönetmeliklerince ürünün taşıması
gereken diğer işaretlemeler) ve belge kontrolü yapıldığı belirtilmiştir.
25 Sağlık Bakanlığının 26.11.2002 tarihli ve 25529 sayılı yazısında; ülkemizde yıllar itibariyle kullanılmış
tıbbi cihaz ithalinin artması, ithal edilen bu cihazların büyük ölçüde yurtdışında ekonomik ömrünü
tamamlamış cihazlar olması, bu cihazların kullanımının servis, yedek parça ve yüksek işletme maliyetleri
nedeniyle kaynak israfına yol açması, bu cihazlarla verilen hizmetin kalitesinin düşük olması ve cihazların
radyasyon üretmeleri nedeniyle tehdit unsuru olmaları gibi gerekçeler göz önüne alınarak, söz konusu
cihazların komple ithal edilmesine izin verilmemesi gerektiği yönünde görüş bildirdiği ifade edilmiştir.
16-34/589-259
26/64
(84) Orijinal olmayan (kullanılmış veya yenileştirilmiş26) yedek parçaların/sarf malzemelerinin
ithali Ekonomi Bakanlığının iznine tabi olmakla birlikte, Türkiye’de gerek kamu
hastanelerinde gerekse de özel hastanelerde ikinci el veya yenileştirilmiş yedek parça
kullanımını engelleyen mevcut bir düzenleme olmaması sebebiyle bir esneklik olduğu
görülmektedir. Bu doğrultuda, TİTCK’dan gelen yazıda, Türkiye’de tıbbi cihazlarda ikinci
el yedek parça kullanımına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, bununla
birlikte TİTCK’nın ikinci el yedek parçaların kullanımını uygun bulmadığı, buna karşın
yenileştirilmiş parçaların kullanımında ise herhangi bir sakınca görülmediği ifade
edilmektedir. İkinci el veya yenileştirilmiş ürünlerin kamu hastanelerinde kullanımına
ilişkin olarak ise TKHK tarafından, sistemlerin çalışır ve sağlık hizmeti sunar halde
teslim edilmesinin esas olduğu, kullanılan yedek parça ve sunulan teknik hizmetin
kalitesinin ve aktif çalışma süresine etkisinin incelendiği belirtilmektedir. Bunun yanı
sıra, çeşitli sistemlerde üreticinin yedek parça üretiminin sınırlı olması veya çeşitli
nedenlerle üretimi durdurması hallerinde zorunlu olarak yenileştirilmiş parçalar
kullanıldığı, duruma göre de ikinci el yedek parçaların kullanılabildiği ifade
edilmektedir27.
(85) SIEMENS tarafından, Siemens markalı yedek parçaların/sarf malzemelerinin asgari
%(…..)’ini kendisinin ürettiği; geri kalan kısmın ise Siemens AG’nin bazı firmalara kendi
standartlarına göre ürettirdiği yedek parça ve tüplerden oluştuğu ifade edilmiştir28.
Bunun yanı sıra SIEMENS yetkilileri ile yapılan toplantıda, Siemens markalı yedek
parçaların/sarf malzemelerinin yurtdışından çeşitli temin kaynaklarının bulunduğu ifade
edilmiştir29. Bu çerçevede, BSS’lerin önemli bir kısmının yedek parçaları SIEMENS’ten
tedarik etmediği vurgulanmış ve BSS’lerin bahsi geçen temin kaynakları aracılığıyla
alım yaptığının düşünüldüğü belirtilmiştir.
26 SIEMENS yetkilileri yenileştirilmiş parçaların da COCIR standartlarına göre orijinal olarak sınıflandığını
ifade etmektedir.
27 Kamu hastanelerinde tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının kullanılmış yedek parçalarının iadesine
ilişkin olarak HEK (hurda, eskimiş, kullanılamaz) ve Taşınır Mal Yönetmeliği hükümlerine tabi olduğu,
ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, MKE, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun bahse konu hususa ilişkin
mevzuatının bulunduğu ifade edilmektedir.
28 Dosya kapsamında raportörlerce SIEMENS yetkilileri ile yapılan toplantıda, Dunlee firmasının CT
Tubes (tomografi cihazı tüpleri) üreterek SIEMENS ve PHILIPS’e tüp sağladığı; yine Varian firmasının X-
ray tüpleri ürettiği ifade edilmiştir.
29 Bu kapsamda raportörlerce yapılan toplantıda, W7global ve Pantheon Healthcare Group ait kataloglar
sunulmuştur. Pantheon Healthcare Group bünyesinde bu alanda faaliyet gösteren çeşitli grup şirketleri
bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, Almanya menşeli Omega firmasının da söz konusu yedek parça
tedarikçilerden olduğu ve SIEMED’in Omega’dan yedek parça talebinde bulunduğuna ve anılan firmanın
da SIEMED’e fiyat teklifi verdiğine ilişkin belgelerin SIEMENS hakkında daha önce yapılmış olan
soruşturma dosyası kapsamında sabit olduğu ifade edilmiştir. Toplantıda ayrıca, BSS’lerin,
internet adresi üzerinden orijinal veya çıkma/ikinci el (used/pre-owned) yedek parçaları
ve tüpleri temin ettiğinin bilindiği belirtilmiştir. Ayrıca toplantıda, yurtdışında Siemens AG’den toplu alım
yapan distribütörlerin (Medser gibi) varlığından bahsedilmiş, söz konusu firmaların toplu alım
yapmalarından kaynaklı maliyet avantajını kullanarak BSS’lere yedek parça sağladıkları belirtilmiştir.
16-34/589-259
27/64
(86) Yukarıda yer verilen açıklamalardan sonra, SIEMENS’in söz konusu yedek parça ve
sarf malzemesi pazarındaki konumu ve BSS’lerle olan ilişkisine yönelik olarak 2009 ve
2010 yılları için SIEMENS ve SIEMED’den temin edilen yedek parça satış ve alım
bilgileri incelenecektir. Dosya mevcudu bilgilere göre, SIEMENS’in SIEMED’e satış
verileri (SIEMENS beyanına göre 2010 yılı için (…..)) ile SIEMED’in SIEMENS’ten alım
tutarlarının (SIEMED beyanına göre 2010 yılı için (…..)) birbirine görece yakın olduğu
görülmektedir. Bununla birlikte, SIEMED’in toplam servis gelirinin (…..) TL civarında
olduğu dikkate alındığında, SIEMED’in SIEMENS’ten gerçekleştirdiği yedek parça/sarf
malzemesi alımlarının SIEMED’in toplam yedek parça/sarf malzemesi alımlarının çok
cüzi bir kısmını oluşturduğu değerlendirilmektedir30. Nitekim SIEMED’in yalnızca
SIEMENS’ten ilgili yıllarda almış olduğu yedek parça ve sarf malzemesi karşılığında bu
kadar çok servis geliri elde etmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Bu
doğrultuda, SIEMED’in Siemens marka yedek parça ve sarf malzemesi bakımından
SIEMENS’e bağımlı olmadığı; bir başka ifadeyle SIEMED’in alternatif yedek parça
tedarikçilerine erişim imkânının olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim, SIEMED’in yurt
dışında sahip olduğu depo da bu durumu destekler niteliktedir.
(87) SIEMENS tarafından diğer BSS’lere satılan Siemens marka yedek parça/sarf
malzemesi toplam tutarları (SIEMENS beyanına göre 2010 yılı için (…..)) bakımından
değerlendirildiğinde de söz konusu satışların sembolik olduğu görülmekte, bu nedenle
diğer BSS’lerin de SIEMED gibi alternatif yedek parça/sarf malzemesi tedarikçilerine
erişiminin olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
(88) Yukarıda yer verilen hâkim durum değerlendirmesinde, cihazların fiyatı, ömrü, cihazın
ömrü boyunca katlanılan maliyetlerin toplam sahiplik maliyetine oranı, ardıl pazarda
fiyatların şeffaflığı, toplam sahiplik maliyetinin hesaplanabilirliği, aktif bir ikincil pazar ve
kilitlenmiş ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkânının mevcut olup
olmaması kriterleri kapsamında SIEMENS’in hâkim durumda olduğu tespit edilmiştir.
Nitekim servis gelirine ilişkin pazar payları (%(…..)-(…..)) bakımından da SIEMENS’in
rakiplerinden açık ara farkla önde olduğu görülmektedir. Çoğunlukla marka uyumunun
önemli olduğu yedek parça ve sarf malzemeleri pazarındaki konumuna ilişkin olarak ise
özetle; üretimin çoğunluğunun (%(…..) seviyesinde31) SIEMENS tarafından veya
kontrolünde yapıldığı görülmekle birlikte, BSS’lerin yedek parça ve sarf malzemelerine
erişimde önceki döneme göre alternatiflerinin mevcut olduğu, SIEMENS’ten alımlarının
sembolik düzeyde olduğu, bu bağlamda SIEMENS’e bağımlılığın azaldığı sonucuna
ulaşılmıştır.
30 SIEMED tarafından, verdiği hizmetin niteliği itibariyle şifre ve yedek parça temini bakımından tamamen
SIEMENS’e bağımlı olarak çalışıldığı iddia edilmişse de SIEMED bilgi talebine rağmen tüm yedek parça
alımları bilgisini paylaşmamış, sadece SIEMENS’ten yaptığı alımları sunmuştur. Bu çerçevede SIEMED
alım yaptığı tedarikçi bazında değil marka bazında bilgi sunarak, aldığı yedek parçaların %(…..)’inin
SIEMENS marka olduğunu ifade etmiştir.
31 Dosya kapsamında bilgisine başvurulan kamu kurumlarından alınan bilgilerden, ikinci el piyasaya
yönelik herhangi bir düzenlemenin olmadığı anlaşılmaktadır.
16-34/589-259
28/64
I.6.3. Hakim Durumun Kötüye Kullanıldığı İddialarına İlişkin Değerlendirme
I.6.3.1. Toolkit Kiralama Taleplerine Cevap Verilmediği İddiası
(89) Başvuru sahibi tarafından,
- 2009 tarihli Kurul kararının, cihazlara servis verilmesine olanak sağlayan
aparatların/cihazların satıcı firmalara kiralanması mecburiyetini yüklediği; ancak
16.04.2010 tarihinde SIEMENS’ten toolkit kiralama ve satış fiyatlarının talep
edilmesine rağmen, 21.04.2010 tarihinde yalnızca satış fiyatlarının kendilerine
sunulduğu,
- 30.04.2010 ve 17.05.2010 tarihlerinde toolkit kiralama fiyatlarını ayrıca talep ettikleri,
ancak kendilerine cevap verilmediği,
- 31.08.2010 ve 08.09.2010 tarihlerinde yeniden toolkit kiralama fiyatlarının talep
edildiği, ancak söz konusu fiyatlara ilişkin olarak kendilerine cevap verilmediği
iddia edilmiştir.
(90) Yukarıda da belirtildiği üzere, 2009 tarihli Kurul kararında, tıbbi görüntüleme
cihazlarının teknik servis bölümüne (yazılım sistemine) erişim için gerekli olan şifre veya
bu işlevi gören aparatlara/cihazlara ilişkin olarak,
“1- Tıbbi cihazların garanti sürelerinin bitiminden sonra, cihazları satın alan
müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri müşterilerden alan teknik
servislerin yazılı başvuruda bulunması durumunda, cihazlara ilişkin şifrelerin veya bu
anlama gelecek her türlü dâhili sistemin firmalar tarafından mücbir sebepler
haricinde, çalışma günlerinde olmak kaydıyla, 24 (yirmidört) saat içerisinde ücretsiz
olarak temin edilmesi,
2- Cihaz harici takılan ve anılan cihazlara ilişkin teknik servis verilmesine olanak
sağlayan aparatlar/cihazların, müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı
talepleri müşterilerden alan teknik servislerin yazılı başvuruda bulunması durumunda,
talep anından itibaren en çok 3 (üç) gün içerisinde müşteriye tesliminin yapılması,
3- Bu aparatlara ilişkin kiralama ücretlerinin, ayrımcı olmayacak şekilde ve aparatın
maliyetiyle orantılı bir biçimde belirlenmesi,
4- Cihazların ilk satımı aşamasında yukarıda yer verilen hususlar konusunda
müşterilerin yazılı olarak bilgilendirilmesi”
yükümlülüğü getirilmiştir.
(91) Kararın cihaz harici takılan aparatlara/cihazlara ilişkin değerlendirmeleri içeren
bölümünde ise, “Kurul Kararı’nda bu aparatların kiralanması öngörülüyor olmakla
birlikte, üretici firma tarafından makul gerekçeler ileri sürülerek bunun mümkün
olmadığının kanıtlanması durumunda da bunları talep eden müşteri ve/veya teknik
servis firmasının talebi halinde bu aparatların satın alınması olanağı tanınmalıdır. Satış
fiyatının belirlenmesinde de yukarıda kiralamaya ilişkin yer verilen hususlar dikkate
alınmalıdır.” ifadelerine yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalar ve başvuru sahibinin
iddiaları birlikte ele alındığında, toolkitlerin başvuru sahibi tarafından “cihaz harici
aparat” olarak değerlendirildiği, bu doğrultuda da SIEMENS’in şikâyete konu toolkitleri
kiralama mecburiyetinden söz edildiği görülmektedir.
16-34/589-259
29/64
(92) Bu bağlamda öncelikle, şikâyete konu toolkitlerin niteliği üzerinde durulacaktır. Zira
2009 tarihli Kurul kararında, talep edilmesi halinde temin edilmesi yükümlülüğü getirilen
şifre ve erişim aparatlarının/cihazlarının, sadece bakım ve onarım hizmeti kapsamında
cihazların teknik servis bölümüne erişim için zorunlu olan, yokluğunda tamir ve bakım
yapılamayan aparatlar/cihazlar olduğu ifade edilmiştir32. Devamında ise, üretici firmalar
tarafından geliştirilen ve cihazlara erişim için şart olmayan kolaylaştırıcı yazılımların
anılan karar kapsamında olmadığı, bunların kiralanması yahut satışına ilişkin taleplere
cevap verilip verilmemesinin üreticinin inisiyatifine bırakıldığı vurgulanmıştır. Dolayısıyla
değerlendirmeyi etkileyecek esas husus, anılan şikâyete konu toolkitlerin “cihazların
teknik servis bölümüne erişim için zorunlu olan, yokluğunda bakım ve onarım
yapılamayan aparatlar/cihazlar” olup olmadığıdır.
(93) Söz konusu kararın lafzından, yükümlülüklerin cihaz harici kullanılan ve ayrı bir
aparat/cihaz niteliği taşıyan toolkitleri de kapsayabileceği çıkarımı yapılması mümkün
olmakla birlikte, o dönemde anılan yükümlülüklerin esasen şifre ve şifre işlevi gören
aparatlara/cihazlara getirilmiş olduğu bilinmektedir. Bir başka ifadeyle, bahsi geçen
yükümlülükler, cihaz harici takılan aparat/cihaz niteliğinde olan toolkitleri
kapsamamaktadır.
(94) Gerek başvuru sahibi konumunda olan SIEMED, gerekse de SIEMENS tarafından
belirtildiği üzere, şikayete konu toolkitler MR cihazlarına yöneliktir. SIEMED tarafından
yapılan başvurularda, MR cihazlarına yönelik olarak şikâyete konu toolkitlerin isim ve
modelleri açıkça belirtilmemekle birlikte, gerek SIEMED tarafından gerekse de
SIEMENS tarafından Kurumumuza sunulan belgeler (2009 yılından günümüze kadar
taraflar arasında yapılan yazışmalar, teklif talepleri ile proforma faturalar)
incelendiğinde, şikâyete konu MR toolkitlerinin Magnet Power Supply, 3600 Standard
Extension Kit ve Array Shim Device isimli toolkitler olduğu anlaşılmaktadır33. Söz
konusu toolkitlerin kullanım amaçlarına aşağıda yer verilmektedir:
- Magnet Power Supply: Cihazın ilk kurulumunda ve yeniden çalıştırılmasında (örneğin
cihazın taşınması veya bakım-onarım sonrası) cihaza güçlü bir elektrik akımı
verilmesini sağlayarak cihaza manyetik alan yüklemektedir (“ramp-up”). Ayrıca anılan
toolkit, cihazda bakım-onarım yapılabilmesi amacıyla cihazın manyetik alanının geri
alınması işleminde (“ramp-down”) kullanılmaktadır.
- Array Shim Device: “Ramp-up” işlemi ya da cihazın bulunduğu ortamdaki değişim
(örneğin, cihazın yakınına asansör kurulması, cihazın yan odasına başka bir cihaz
konulması) sonrası cihazın manyetik alanının homojenitesinin ölçülmesini
sağlamaktadır. Bu şekilde, cihazda kaliteli bir görüntü alınması sağlanmaktadır.
- 3600 Standard Extension Kit: Bazı MR cihazlarında, Magnet Power Supply toolkit
bağlantısı için kullanılan bir aparattır.
32 20.08.2014 tarihli ve 14-29/613-266 sayılı Kurul kararında, cihazlara ilişkin çeşitli ayarların, arıza
tespitinin, yedek parça değişimlerinin ve benzeri uygulamaların yapılabilmesi için bir şifreye veya benzer
bir işlev gören cihaza sahip olmak gerektiği; söz konusu şifre ve aparatların/cihazların, belli rakamlardan
oluşan kod, ”dongle” veya “key” adı verilen ve cihaza harici olarak eklenen aygıt şeklinde ortaya
çıkabildiği belirtilmektedir.
33 SIEMENS’ten gelen bilgiler doğrultusunda, MR cihazlarına ilişkin olarak farklı özellikte ve çok sayıda
toolkitin mevcut olduğu; bunların bir kısmının yalnızca SIEMENS tarafından temin edildiği ((…..) adet), bir
kısmının ise piyasadan temin edilmesinin mümkün olduğu ((…..) adet); bunun yanı sıra bir kısım toolkitin
((…..) adet) ise cihaz sevkiyatı sırasında cihazla birlikte sevk edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu
bilgilerden, Magnet Power Supply, 3600 Standard Extension Kit ve Array Shim Device isimli toolkitlerin
yalnızca SIEMENS tarafından temin edildiği görülmektedir.
16-34/589-259
30/64
(95) 2009 tarihli Kurul kararında talep edilmesi halinde temin etme yükümlülüğü getirilen
cihaz ve aparatlar, cihazın bakım ve onarım aşamasına geçilmesine olanak sağlayan,
cihaza takılmadığı müddetçe cihazın yazılımlarına erişilemediği ve dolayısıyla bakım ve
onarımın başlatılamadığı cihaz ve aparatlardır. Bir başka ifadeyle, söz konusu
aparatlar/cihazlar şifre yerine geçen bir işleve sahip olup, tıbbi görüntüleme cihazlarının
yazılımlarına/ayar menüsüne erişilmesini sağlamaktadır. Yukarıda yer verilen bilgiler
dahilinde, şikâyete konu toolkitlerin ise böyle bir özellik taşımadığı, yalnızca belli onarım
işlerini gerçekleştirmek üzere kullanıldığı görülmektedir34. Söz konusu açıklamalar
çerçevesinde, şikâyete konu toolkitlerin kiralanması veya satışı bakımından, 2009 tarihli
Kurul kararının ilgili hükümleri uyarınca SIEMENS’e herhangi bir yükümlülük
getirilmediği değerlendirilmektedir35.
(96) Bu noktada, rakip markalardan farklı olarak, Siemens markalı tıbbi görüntüleme
cihazlarında şifre işlevi gören harici bir aparat/cihaz kullanılmadığının da belirtilmesinde
fayda görülmektedir. SIEMENS yetkilileri ile yapılan görüşmede, bazı rakip firmalarda
cihazların yazılımlarına erişim için birtakım harici aparatlar kullanıldığı36 ve söz konusu
aparatların temini bakımından 2009 tarihli Kurul kararında üç günlük bir sürenin
öngörüldüğü, SIEMENS bakımından ise böyle bir durumun söz konusu olmadığı,
nitekim Siemens markalı tıbbi görüntüleme cihazlarında bu türden bir aparat
kullanılmadığı, yazılıma erişilebilmesi için belirli sayıda rakam veya harfin bir araya
gelmesiyle oluşan bir şifreye (koda) ihtiyaç duyulduğu, SIEMENS tarafından ilgili şifrenin
üretilerek 24 saat içinde ücretsiz olarak talep sahibine iletildiği anlaşılmıştır.
(97) Dosya kapsamında değerlendirilmesi gereken bir diğer husus, toolkitlerin “yedek parça”
olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğidir. Bir ürünün işlemez duruma geldiği
durumlarda bozulan parçanın yerine kullanılan parça, yedek parça olarak
adlandırılmaktadır. Bu bağlamda, 2009 tarihli Kurul kararı uyarınca teşebbüslere,
“Müşterilerden ve rakip servis sağlayıcılardan gelen yedek parça fiyat taleplerinin en
geç 3 (üç) işgünü içerisinde cevaplandırılması” yükümlülüğü getirilmiştir. Yukarıda
detaylı olarak açıklandığı üzere, MR cihazlarına yönelik toolkitler belli onarım işlerini
gerçekleştirmek üzere kullanılan teknik ekipmandır. Dolayısıyla, toolkitlerin yedek parça
niteliğini haiz olmadığı açıktır. Bununla birlikte Danıştay 13. Dairesinin gerekçeli
kararında, 2009 tarihli Kurul kararı uyarınca fiyat taleplerinin cevaplandırılması için yazılı
bir başvuru öngörülmediği, aksine en geç üç gün içinde gerek müşterilerden gerekse de
rakip servis sağlayıcılarından gelen fiyat taleplerinin cevaplandırılması gerektiği
belirtilmiş ve bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğine ilişkin olarak Kurul
tarafından yeterli bir araştırma yapılmadığı ifade edilmiştir. 2009 tarihli Kurul kararının
ilgili hükmü karşısında Danıştay 13. Dairesinin yaptığı değerlendirmeden, toolkitlerin
sehven yedek parça olarak yorumlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim 2009 tarihli Kurul
kararında şifre benzeri işlev gören cihaz harici aparatların/cihazların kiralanması (yahut
34 SIEMED, toolkitlerin işlevinin, otomobil servislerinde kullanılan arıza tespiti, yazılım yükleme,
kalibrasyonların yapılması vb. işlemleri gerçekleştiren bilgisayarlı arıza test cihazının işlevine ciddi oranda
benzerlik gösterdiğini ifade etmiştir.
35 Bununla birlikte, Danıştay 13. Dairesinin 14.04.2015 tarihli ve 2011/317 E., 2015/1454 K. sayılı kararı
ile iptal edilen 21.10.2010 tarihli ve 10-66/1408-527 sayılı Kurul kararında “…18.2.2009 tarihli Rekabet
Kurulu kararı, Siemens’in dile getirdiği gibi, müşterinin yazılı talebi üzerine verilmesi gerektiği hükmünü
içerdiğinden, bağımsız servis sağlayıcılarına kiralama ve satış için her durumda fiyat verme
yükümlülüğünü getirmemiştir. Bahsi geçen iddia konusunun da bu çerçevede değerlendirilmesi
gerekmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Söz konusu ifadelerden, kararda açık bir şekilde
belirtilmemekle birlikte, toolkitlerin “cihaz harici aparat” kategorisinde değerlendirildiği ve bu çerçevede
toolkitlerin kiralanması veya satışının 2009 tarihli Kurul kararı kapsamında ele alındığı görülmektedir.
36 Örneğin, 2009 tarihli Kurul kararında belirtildiği üzere, Philips marka tıbbi görüntüleme cihazlarının
teknik servis bölümüne erişilmesi için, bir tür anahtar niteliğinde olan, “dongle” isimli aparatların
kullanıldığı bilinmektedir.
16-34/589-259
31/64
ikinci alternatif olarak satışı) bakımından yazılı başvuru şartı getirilmiş olup, yedek
parçaların satışı bakımından ise yazılı başvuru şartı getirilmemiştir. Yukarıda açıklanan
nedenlerle, toolkitlerin “yedek parça” olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından37,
toolkit kiralama/satış fiyatı taleplerinin en geç üç işgünü içinde cevaplandırılmasına
yönelik olarak SIEMENS’e bir yükümlülük getirilmediği değerlendirilmektedir.
(98) Her ne kadar 2009 tarihli Kurul kararındaki hükümlerin toolkitlerin kiralanmasına veya
satışına ilişkin bir yükümlülük getirmediği kabul edilse de, dosya kapsamında
SIEMENS’in hâkim durumda bulunduğu dikkate alınarak, 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi uygulamaları çerçevesinde SIEMENS’in, BSS’lerin toolkit taleplerine makul bir
şekilde cevap vermesi gerektiği değerlendirilmektedir.
(99) Bu konuya ilişkin değerlendirmeye geçmeden önce, bu noktada öncelikle SIEMENS’in
toolkitlere ilişkin politikasından bahsetmekte fayda görülmektedir. SIEMENS tarafından
gönderilen yazıda,
(…..TİCARİ SIR…..)
belirtilmiştir.
(100) Bu noktada SIEMENS’in Türkiye içinde gerek SIEMED gerekse de diğer BSS’lerden
gelen toolkit kiralama ve satış talepleri karşısında nasıl bir tutum izlediğine
bakılmasında fayda bulunmaktadır. Dosya kapsamında yapılan incelemelerden,
SIEMENS’in SIEMED’in MR cihazlarına yönelik olarak toolkit kiralama/satış taleplerine
olumlu cevap verdiği; bununla birlikte SIEMED tarafından söz konusu tekliflerin
genellikle reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, 2010-2015 yılları arasında
SIEMED tarafından yapılan toolkit kiralama ve satış taleplerine ve bu taleplere yönelik
olarak SIEMENS tarafından yapılan tekliflere ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda
gösterilmektedir:
Tablo 1: SIEMENS’in SIEMED’e Sunduğu Teklifler38
SIEMED’e Verilen Toolkit Teklif ve Onay Durumları
Teklif No Teşebbüs Talep Tarihi
Teklif
Tarihi Teklif içeriği Onay Durumu
80029524
SIEMED 16.04.2010 19.04.2010 Satış ve kiralama
Teklif firma tarafından kabul edildi -
Satış
80033406 SIEMED 15.12.2010 24.12.2010 Satış ve kiralama Teklif firma tarafından reddedildi
80035688
SIEMED 22.07.2011 25.07.2011 Satış ve kiralama
Teklif firma tarafından kabul edildi -
Kiralama
32004394 SIEMED 18.09.2012 21.09.2012 Satış ve kiralama Teklif firma tarafından reddedildi
32005177 SIEMED 30.11.2012 05.12.2012 Satış ve kiralama Teklif firma tarafından reddedildi
32006556 SIEMED 26.03.2013 29.03.2013 Satış ve kiralama
Teklif firma tarafından kabul edildi -
Kiralama
32009101 SIEMED 05.11.2013 11.11.2013 Satış ve kiralama Teklif firma tarafından reddedildi
32012872 SIEMED 27.05.2014 30.05.2014 Satış ve kiralama Teklif firma tarafından reddedildi
32019970 SIEMED 08.05.2015 12.05.2015 Satış ve kiralama Teklif firma tarafından reddedildi
Kaynak: SIEMENS’ten Gelen Bilgiler
37 Nitekim 02.06.2011 tarihli ve 11-33/704-217 sayılı Kurul kararında, “Şikayete konu olan toolkitler bir
yedek parça niteliğinde olmayıp, bakım onarım için gerekli olan bir teknik ekipman niteliğindedir. Yedek
parçalarda olduğu gibi her an stok tutma zorunluluğu bulunmadığından firmanın elinde stok olarak ancak
gerektiği durumlarda kullanılmak üzere az sayıda bulundurulmaktadır. Bu nedenle toolkitler yedek parça
benzeri parçalara göre daha farklı düşünülmelidir.” ifadelerine yer verilmiştir.
38 Söz konusu teklifler aynı zamanda SIEMED’den de talep edilmiştir. Bununla birlikte, SIEMED
tarafından yalnızca 2009, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin bazı yazışmalar sunulmuştur.
16-34/589-259
32/64
(101) Diğer yandan, SIEMENS tarafından toolkitlerin satışı veya kiralanması yönünde diğer
BSS’lerle herhangi bir sorun yaşanmadığı ifade edilmektedir. SIEMENS’e 2010-2015
yılları arasında SIEMED haricindeki BSS’ler tarafından yapılan toolkit kiralama ve satış
taleplerine ve bu taleplere yönelik olarak SIEMENS tarafından yapılan tekliflere ilişkin
bilgiler ise aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo 2: SIEMENS’in Diğer BSS’lere Sunduğu Teklifler
Diğer BSS’lere Verilen Toolkit Teklif ve Onay Durumları
Teklif No Teşebbüs Talep Tarihi Teklif Tarihi Teklif İçeriği Onay Durumu
32003131 SPINTECH 25.05.2012 30.05.2012
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Kiralama
32003879 SPINTECH 01.08.2012 03.08.2012
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Kiralama
32004884 SPINTECH 05.11.2012 08.11.2012
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Kiralama
32005996 SPINTECH 06.02.2013 11.02.2013 Satış
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Satış
32006567 SPINTECH 28.03.2013 01.04.2013
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından
reddedildi
32007143 SPINTECH 20.05.2013 23.05.2013
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından
reddedildi
32007831 SPINTECH 22.07.2013 25.07.2013
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Kiralama
32008041 SPINTECH 14.08.2013 19.08.2013
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Kiralama
32010484 SPINTECH 15.01.2014 22.01.2014
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Kiralama
32011914 LINK 09.04.2014 14.04.2014
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından
reddedildi
32012273 SPINTECH 28.04.2014 30.04.2014
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Kiralama
32013325 HEALTHICA 19.06.2014 24.06.2014
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından
reddedildi
32014705 HEALTHICA 03.09.2014 05.09.2014
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından kabul
edildi - Kiralama
32015206 SPINTECH 23.09.2014 26.09.2014
Satış ve
kiralama
Teklif firma tarafından
reddedildi
Kaynak: SIEMENS’ten Gelen Bilgiler
(102) Dosya kapsamında raportörlerce SIEMENS yetkilileri ile yapılan toplantıda, toolkitlerin
SIEMED ve diğer BSS’lere kiralama ve satışı hizmetlerinin devam ettiği, herhangi bir
BSS her ne kadar bir toolkit satın almış olsa da bir başka müşterisi için fazladan bir
toolkit kiralama ihtiyacının doğabileceği, bu anlamda SIEMED’in ve diğer BSS’lerin
zaman zaman fiyat talebinde bulunduğu ve kiralama/satın alım işlemlerinin sürdüğü
ifade edilmiştir. Yukarıda yer verilen tablolardan da SIEMED ve diğer BSS’lerin 2010
yılını takip eden yıllarda toolkit kiralama ve satış taleplerinin devam ettiği
anlaşılmaktadır39.
39 Söz konusu fiyat tekliflerinin BSS’ler tarafından reddedilmesine ilişkin olarak BSS’lerin SIEMENS’ten
farklı tedarik kaynakları olduğu, SIEMENS’in satmış olduğu toolkitleri birbirlerine kiralayabildikleri, bu
şekilde SIEMENS tekliflerini reddedebildikleri bilgisi SIEMENS yetkililerinden alınmıştır.
16-34/589-259
33/64
(103) Soruşturma kapsamında iddia konusu tarihlere ilişkin olarak yapılan araştırmalardan,
- 16.04.2010 tarihinde SIEMED’in Magnet Power Supply, 3600 Standart Extension Kit,
Array Shim Device isimli toolkitler için kiralama ve satış amacıyla faks yoluyla fiyat
(REP’li ve REP’siz) talebinde bulunduğu, bu kapsamda SIEMENS tarafından
19.04.2010 tarihinde her iki talebe uygun olarak ilk teklifin sunulduğu (teklif
no:80029524), akabinde 21.04.2010 tarihinde SIEMENS’in anılan toolkitler
bakımından satış teklifi verdiği; 02.06.2010 tarihinde SIEMED’in önceki teklifin
süresinin dolması nedeniyle satış amacıyla yeniden fiyat talebinde bulunduğu,
SIEMENS’in 03.06.2010 tarihinde yeni teklif verdiği; 15.06.2010 tarihinde Magnet
Power Supply ve Standard Enhanced Current Lead isimli toolkitler için satış amacıyla
fiyat talebinde bulunduğu, bu kapsamda 16.06.2010 tarihinde SIEMENS’in anılan
toolkitler bakımından satış teklifi verdiği; akabinde SIEMENS’in anılan toolkitler
bakımından 12.08.2010 tarihinde (…..) satış teklifi verdiği ve 10.03.2011 tarihli
faturadan söz konusu toolkitlerin (…..) şirketi aracılığıyla SIEMED’e satışının
yapıldığı anlaşılmıştır40. Dolayısıyla iddianın gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.
- SIEMED’in yukarıda bahsi geçen 16.04.2010 tarihli talebinin (kiralama bedeli)
karşılanmadığı ve yalnızca satış bedellerinin taraflarına ulaştırıldığı iddiasıyla
30.04.2010 tarihinde SIEMENS’e bir faks gönderdiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte
yukarıda da ifade edildiği üzere, SIEMENS’in 19.04.2010 tarihinde hem satış hem
kiralama talebine uygun olarak teklif sunduğu görülmüştür (teklif no:80029524).
Dolayısıyla iddianın gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.
- 17.05.2010 tarihinde SIEMED tarafından SIEMENS’e gönderilen e-postada,
SIEMED’in yukarıda bahsi geçen 16.04.2010 ve 30.04.2010 tarihli fakslarına
istinaden, SIEMENS’in yalnızca satış bedellerini sunduğu ifade edilmiştir. Bu
çerçevede, anılan toolkitlerin kiralama fiyatları talep edilmiştir. Bununla birlikte
yukarıda da ifade edildiği üzere, SIEMENS’in 19.04.2010 tarihinde hem satış hem
kiralama talebine uygun olarak teklif sunduğu görülmüştür (teklif no:80029524).
Dolayısıyla iddianın gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.
40 SIEMED, (…..) şirketi aracılığıyla söz konusu toolkitleri finansal kiralama yoluyla satın almış olup, bahsi
geçen toolkitler SIEMENS tarafından 04.03.2011 tarihinde SIEMED çalışanı (…..)’a teslim edilmiştir.
SIEMENS tarafından gönderilen yazıda, SIEMENS’in elinde fazla toolkit bulundurmaması, SIEMED’in
yedek parçalar için uyguladığı agresif yöntemi (sürekli satışa dönüşmeyen fiyat teklifi talep edilmesi)
toolkitler için de uygulayacak olması ihtimali ve toolkit teslimlerinde SIEMED ile ihtilaflar yaşanmış olması
nedenleriyle SIEMED’e satış yapılabileceğine karar verildiği; bu çerçevede SIEMED’e satış teklifinde
bulunulduğu ve SIEMED’in de toolkitleri satın almayı kabul etmesi üzerine satış işleminin gerçekleştirildiği
ifade edilmiştir.
16-34/589-259
34/64
- 31.08.2010 tarihinde SIEMED’in Magnet Power Supply, 3600 Standart Extension Kit,
Array Shim Device isimli toolkitler için kiralama amacıyla faks yoluyla fiyat talebinde
bulunduğu; akabinde 08.09.2010 tarihinde 31.08.2010 tarihli talebe istinaden tekrar
bir dilekçe (faks) ile SIEMENS’e başvurduğu; söz konusu dilekçede 03.09.2010 tarihli
telefon konuşması ve 06.09.2010 tarihli e-posta yazışması çerçevesinde
SIEMENS’ten herhangi bir cevap alınamadığı gerekçesiyle talebini tekrarladığı
görülmüştür. Bu kapsamda SIEMENS tarafından gönderilen yazıda, 2010 yılında söz
konusu yazışmaların yapıldığı dönemde SIEMED’in SIEMENS’e sürekli olarak
gayriciddi fiyat teklifi taleplerinde bulunduğu ve bu talepleri kiralama veya satın
almaya dönüştürmediği; bu dönemin SIEMED’in kötü niyetini en bariz şekilde
gösterdiği dönem olduğu ifade edilmiştir. Devamında, 2009 tarihli Kurul kararında
toolkitlere ilişkin herhangi bir düzenleme olmamasına karşın, söz konusu kararda
getirilen ikinci yükümlülüğe41 kıyasen ve olası ihtilaflardan kaçınmak için, toolkitlerin
geniş bir yorumla “müşterinin yazılı talebi üzerine” kiralanabileceğinin düşünüldüğü;
anılan tarihlerde SIEMED tarafından yapılan taleplerin bu şartı karşılamaması
sebebiyle gayriciddi talepler olarak değerlendirildiği ve bu çerçevede fiyat teklifinde
bulunulmadığı belirtilmiştir. Bu çerçevede, SIEMENS’in SIEMED’e bahsi geçen
toolkitler bakımından kiralama fiyat teklifi sunmamasının, 2009 tarihli Kurul kararının
farklı yorumlanmasından kaynaklanmakta olduğu anlaşılmıştır. Bir başka ifadeyle,
söz konusu olay bazında SIEMENS’in herhangi bir kasıtlı davranışından söz etmek
mümkün değildir.
(104) Yukarıda yer alan değerlendirmeler ışığında SIEMENS’in SIEMED ve diğer BSS’lerden
gelen fiyat taleplerini, makul sürelerde sunduğu fiyat teklifleri ile cevapladığı, tekliflerin
kabul edilmesi halinde taleplerin kiralama veya satış yoluyla karşılandığı, genel olarak
SIEMED’in cevaplanmadığını iddia ettiği başvuruların cevaplandığı, dolayısıyla
SIEMED’in toolkit kiralama fiyat taleplerinin SIEMENS tarafından yanıtlanmadığı
iddialarının gerçeği yansıtmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
I.6.3.2. Yedek Parça ve Tüp Fiyatlarının İnternette Yayımlanmadığı İddiası
(105) Başvuru sahibi tarafından,
- SIEMENS hakkında daha önce yürütülen soruşturma döneminde, SIEMENS’in
internet sitesinde üç ay geçerliliği olan 13.01.2009 tarihli ve bir yıl geçerliliği olan
15.10.2009 tarihli fiyat listelerine yer verildiği; ancak Kurul kararının açıklanması
sonrasında (soruşturma sonucunda 16.03.2010 tarihli ve 10-23/326-114 sayılı Kurul
kararı alınmıştır) 15.10.2009 tarihli yedek parça ve tüp liste fiyatlarının internet
sayfasından kaldırıldığı,
- Söz konusu listelerde, MR Coil ve Ultrasound Probe gibi tüm müşteriler tarafından
sık kullanılan parçalara yer verilmediği; keza PET/CT sistemine dahil birtakım yedek
parçaların fiyatının da SIEMENS’in tarafından yayımlanan listelerde bulunmadığı,
- İhalelere katılabilmek için yedek parçaların REP’siz satış fiyatlarına ihtiyaç
duyulduğu, bu nedenle yedek parça fiyat listelerinde REP’li satış fiyatlarının yanı sıra
REP’siz satış fiyatlarının da yayımlanması gerektiği
iddia edilmiştir.
41 “2. Cihaz harici takılan ve anılan cihazlara ilişkin teknik servis verilmesine olanak sağlayan
aparatlar/cihazların, müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri müşterilerden alan teknik
servislerin yazılı başvuruda bulunması durumunda, talep anından itibaren en çok 3 (üç) gün içerisinde
müşteriye tesliminin yapılması”
16-34/589-259
35/64
(106) Yukarıda belirtildiği üzere, 2009 tarihli Kurul kararında tıbbi görüntüleme ve teşhis
cihazları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere “Tıbbi cihazların, son 3 (üç) yıllık
satış verilerine dayanarak, en çok kullanılan 100 (yüz) yedek parçanın güncel fiyat
listelerinin Internet ortamında herkesin ulaşabileceği şekilde ilan edilmesi” yükümlülüğü
getirilmiştir. Söz konusu yükümlülük esasen yedek parçalara ilişkin olmakla birlikte, aynı
kararda “Cihazlarda kullanılan, tüpler gibi, sık değişen parçaların fiyatlarının güncel
biçimde ilanı, var olan belirsizliği ortadan kaldırabilecektir.” ve “…Bu nedenle,
günümüzde bunun firmaların internet sitelerinde kolaylıkla yapılabileceği göz önüne
alınarak, en çok kullanılan 100 (yüz) yedek parçanın güncel fiyat listelerinin Internet
ortamında herkesin ulaşabileceği şekilde ilan edilmesi gerektiği, bu yedek parçaların
tespiti için son 3 (üç) yıllık satış verilerine bakılabileceği, zira hiç talep görmeyen
parçaların listelenmesinin herhangi bir faydası olmayacağı açıktır. Örneğin cihazlarda
kullanılan tüplerin fiyatlarının, bunların sık değiştirilmesi gereken yüksek bedelli parçalar
olmaları sebebiyle, söz konusu listelerde olması gerekmektedir.” ifadeleri geçmektedir.
Bu çerçevede, söz konusu yükümlülüğün hem yedek parçaları hem de sarf malzemesi
niteliğindeki tüpleri kapsadığı görülmektedir.
(107) SIEMED tarafından iddia edilen hususun geçmiş döneme ilişkin olması nedeniyle fiyat
listelerinin hangi tarihlerde yayımda olduğu ve güncellendiği konusunda hâlihazırda bir
inceleme yapılması mümkün olmamakla birlikte, önaraştırma döneminde alınan Kurul
kararında fiyat listesinin yayımda olduğunun tespit edildiği görülmektedir42. Soruşturma
döneminde yapılan incelemelerde ise SIEMENS’ten 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin olarak
temin edilen fiyat listeleri esas alınmıştır.
(108) İnternette yayımlanan fiyat listelerinde sık kullanılan bazı parçalara yer verilmediği
iddiasına ilişkin olarak SIEMED’e, PET/CT sisteminde sıklıkla kullanıldığı halde
yayımlanmadığı ifade edilen parçaların hangileri olduğuna yönelik bilgi talebine cevaben
11 adet (13 ürünün iki adedi aynıdır) parça ismine yer verilmiştir. Bunun yanı sıra,
SIEMENS’ten 2009 ve 2010 yılı fiyat listelerine dayanak teşkil eden son üç yıla ilişkin
satış adedi bilgileri elde edilmiştir43. Bu çerçevede, SIEMED tarafından sunulan 11 adet
parçanın yanı sıra şikâyet kapsamındaki diğer ürünlerin (MR Coil, Ultrasound Probe ve
tüpler) internet listelerinde yayımlanıp yayımlanmadığı bilgisi ile satış adetleri aşağıdaki
tabloda sunulmaktadır:
42 Nitekim 21.10.2010 tarihli ve 10-66/1408-527 sayılı Kurul kararında “Siemens’in soruşturma sürecinde
internet sayfasına koyduğu yedek parça ve tüp liste fiyatlarının Rekabet Kurulu kararlarının açıklanması
sonrasında sayfadan kaldırıldığı, internette yayımlanan yedek parçaların sayısının yetersiz olduğu ve
Kurul kararlarında ifade edilen en sık kullanılan ilkesi gözetilmeden koyulduğu iddiaları incelenmiş, sitenin
hâlihazırda faal durumda olduğu raportörlerce gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra, teşebbüs yetkilisi, karar
yayınlanmadan önce yedek parça ve tüp liste fiyatlarını internet sitesinde yayınlamaya başladıklarını,
fiyatları yayınladıktan 190 sonra, yedek parça fiyatlarında %10 iskonto yapıp listeyi güncellediklerini,
30.9.2010 tarihi itibarıyla üretici fiyatları güncellediği için şu anda bir çalışma yapmakta olduklarını ve
yakın tarihte tekrar güncelleyeceklerini, söz konusu yedek parça ve tüp liste fiyatlarını hiçbir zaman
siteden kaldırmadıklarını ve hâlihazırda, 1810 yedek parça ve yaklaşık 30 kadar tüp fiyatı yayınladıklarını
ifade etmiştir. Nitekim Siemens’in internet sitesinde, yetkilisinin dile getirdiği gibi Kurul kararı ile getirilen
yükümlülüğün ötesinde ürün listelendiği ve yayımlandığı tespit edilmiştir.” ifadelerine yer verildiği
görülmektedir.
43 SIEMENS, fiyat listeleri oluşturulurken Siemens markasına ilişkin global istatistiklerin kullanılarak en sık
kullanılan 100 parçanın tespit edildiğini, bununla birlikte daha fazla parçayı içerecek şekilde listelerin
hazırlandığını ifade etmektedir.
16-34/589-259
36/64
Tablo 3: SIEMED Tarafından İnternette Yayımlanan Fiyat Listesinde Bulunmadığı İddia Edilen Parçalar
ve Satış Adetleri
Sayı Parça Kodu Parça İsmi
2006-
2007-
2008
Satış
Toplamı
2009
Listesinde
Olup
Olmadığı
2007-
2008-
2009
Satış
Toplamı
2010
Listesinde
Olup
Olmadığı
1 8727021
ACCEL II LSO Detector (HiRez) (PET/CT
Dedektör) (…..) Yok (…..) Yok
2 5534750 DURA 202 Tube-MV included (…..) Var (…..) Var
3 3814501 ICS Tower 4B cpl. (…..) Yok (…..) Yok
4 8879426 ICS-Tower 6B (P10 A,B) (…..) Var (…..) Var
5 7711828 ICS-Tower 5B (P10 A,B) (…..) Var (…..) Var
6 3806333 CARBON BRUSH SET, POWER (…..) Var (…..) Var
7 3806341 CARBON BRUSH SET, DATA (…..) Var (…..) Var
8 3804684 CARBON BRUSH SET, DATA_S (…..) Var (…..) Var
9 3804700 Carbon Brush Set (…..) Var (…..) Var
10 8879582 ICS Tower 7B cpl. (…..) Var (…..) Var
11 10513270 D400 main control P15 + MCB2 SaC CT (…..) Yok (…..) Yok
12 7577906 Neck Matrix MR Coil (…..) Yok (…..) Yok
13 7579910 PA Matrix MR Coil (…..) Yok (…..) Yok
14 7580033 Tx/Rx Head MR Coil Avanto (…..) Yok (…..) Yok
15 8623485 Breast Matrix MR coil (…..) Yok (…..) Yok
16 8625043 8-ch wrist MR coil 1.5T (…..) Yok (…..) Yok
17 8625035 8-ch foot ankle MR coil 1.5T (…..) Yok (…..) Yok
18 10185552 Flex Small 4 MR coil 1.5T (…..) Yok (…..) Yok
19 8626009 16Ch Body Array Anterior MR Coil 1 (…..) Yok (…..) Yok
20 10185553 Flex Small 4 MR coil 1.5T (…..) Yok (…..) Yok
21 7100048 CP Body Array Flex 63 MR Coil (…..) Yok (…..) Yok
22 7581882 8 channel head MR coil (…..) Yok (…..) Yok
23 10185451 16Ch Body Array Posterior MR Coil 1 (…..) Yok (…..) Yok
24 10185500 1.5T 32-ch Head Coil MR Coil (…..) Yok (…..) Yok
25 10185556 1.5T Loop 4 cm MR coil (…..) Yok (…..) Yok
26 10185655 Flex Loop Large MR coil (…..) Yok (…..) Yok
27 7573624 HeartLiver MR Coil (…..) Yok (…..) Yok
28 7576106 6 channel body MR Coil posterior (…..) Yok (…..) Yok
29 8622693 8 Channel Knee MR Coil (…..) Yok (…..) Yok
30 10043226 7CF2 Transducer w/o probe hldr, S200044 (…..) Yok (…..) Yok
31 5534990 DURA 352 Tube (…..) Var (…..) Var
32 5534776 DURA 422 Tube (…..) Var (…..) Var
33 4791005 DURA Akron B (…..) Var (…..) Var
34 7393148 DURA Akron Q (…..) Var (…..) Var
35 3754517 MEGALIX 125/15/40/80CM-120GLW (…..) Var (…..) Var
36 3754509 MEGALIX 125/15/40/80CM-120GW (…..) Var (…..) Yok
37 5764522 MEGALIX Cat 125/15/40/80-121GW (…..) Var (…..) Var
38 5765222 MEGALIX CAT 125/15/40/80-122GW (…..) Var (…..) Yok
39 3134181 MEGALIX 125/40/82CM-120LW (…..) Var (…..) Yok
40 3134199 MEGALIX 125/40/82CM-120W (…..) Var (…..) Yok
41 5764506 MEGALIX Cat 125/35/80-121GW (…..) Var (…..) Yok
42 10145086 MEGALIX Cat Plus 125/20/40/80-121GW (…..) Var (…..) Var
44 2009 yılı internette yayımlanan fiyat listesine dayanak oluşturan son üç yıla ilişkin satış adetleri
listesinde, içinde “Probe” geçen 8 adet ürüne rastlanmış olup söz konusu ürünlerin satış sıklığı 203’ün
altındadır. 2010 yılında internette yayımlanan fiyat listesine dayanak oluşturan son üç yıla ilişkin satış
adetleri listesinde, içinde “Probe” geçen 15 adet ürüne rastlanmış olup söz konusu ürünlerin satış sıklığı
773’ün altındadır. Bununla birlikte SIEMENS, söz konusu ürünlerin ultrason veya diğer modalitelerde
genellikle ısı ve ışık ölçmekte kullanılan yedek parçalar olduğunu, 2009 ve 2010 yılları fiyat listelerine
dayanak teşkil eden son üç yıla ilişkin satış adetleri listelerinde geçen “Ultrasound Probe Handle” isimli
malzemenin ise görüntüleme amaçlı kullanılan ultrasound probe’u olmadığını, ultrasound probe
malzemesinin girdiği yuva olduğunu beyan etmiştir.
16-34/589-259
37/64
Tablo 3’ün devamı
Sayı Parça Kodu Parça İsmi
2006-
2007-
2008
Satış
Toplamı
2009
Listesinde
Olup
Olmadığı
2007-
2008-
2009
Satış
Toplamı
2010
Listesinde
Olup
Olmadığı
43 10144181 MEGALIX Cat Plus 125/40/90-121GW (…..) Var (…..) Yok
44 10144184 MEGALIX Cat Plus125/20/40/80-122GW (…..) Var (…..) Yok
45 5765040 Megalix Cat 125/35/80-122 GW (…..) Var (…..) Yok
46 7115301 STRATON TUBE (…..) Var (…..) Yok
47 1173355 SIREPHOS 2000 TUBE (…..) Yok (…..) Var
48 10141960 Single Tank Unit P40 MoW-100G (…..) Yok (…..) Var
49 7742450 Single Tank (…..) Yok (…..) Var
50 1125314 Tube Unit P40 MOW-100G (…..) Yok (…..) Var
51 4803404 OPTILIX 150/30/50C-100 (…..) Yok (…..) Var
52 3345209 OPTITOP 150/40/80HC-100 3PH (…..) Yok (…..) Var
En sık kullanılan 100 parçanın son 3 yıllık toplam satış adedi 203 773
Kaynak: SIEMENS Tarafından Gönderilen Veriler
(109) SIEMENS tarafından sağlanan satış adetlerinin sunulduğu listelerden 2009 yılı internet
fiyat listesine dayanak oluşturan son üç yıla (2006, 2007, 2008) ilişkin satış adetleri
listesinde en sık kullanılan 100 parçanın toplamda 203 adet; benzer şekilde 2010 yılına
dayanak oluşturan son üç yıla (2007, 2008, 2009) ilişkin satış adetleri listesinde ise en
sık kullanılan 100. parçanın toplamda 773 adet satıldığı görülmektedir. Yukarıdaki
tablodan,
- 2009 yılı fiyat listesine dayanak teşkil eden satış adetleri incelendiğinde, iddia konusu
ürünlerin yalnızca 2 tanesinin 203 adet üzerinde satıldığı ve bahsi geçen ürünlerin
2009 yılına ilişkin fiyat listesinde yer aldığı,
- 2010 yılı fiyat listesine dayanak teşkil eden satış adetleri incelendiğinde, iddia konusu
ürünlerin yalnızca 9 tanesinin 773 adet üzerinde satıldığı ve bahsi geçen ürünlerin
2010 yılına ilişkin fiyat listesinde yer aldığı,
- Her iki yıl bakımından, iddia konusu ürünlerden bazılarının -satış adedi limitleri
altında olmasına rağmen- ilgili yıllara ilişkin fiyat listelerinde yer aldığı45
tespit edilmiştir.
(110) SIEMENS’in 2009 ve 2010 yılları için yayımladığı listelerde toplamda 1800 civarında
ürün fiyatının ilan edildiği görülmektedir. Buna ek olarak yapılan incelemelerde, son üç
yıla ilişkin satış adedi toplamları bakımından en çok satılan ilk 100 parça, her iki yıl
internette yayımlanan fiyat listelerinde yer almıştır. Diğer yandan söz konusu listede
2009 yılında 1, 2010 yılında ise 12 adet ürünün yayımlanmadığı tespit edilmiştir. Bu
ürünlere ilişkin bilgiler ve SIEMENS tarafından sunulan açıklamalar aşağıdaki tablolarda
yer almaktadır:
45 Bu çerçevede iddia edildiğinin aksine, tüplerin fiyatlarına her iki yıla ilişkin listede yer verildiği tespit
edilmiştir. Bu noktada Ultrasound Probe ve MR Coil gibi ürünlerin satış adetleri limitler altında olmakla
birlikte, 2009 ve 2010 yılı fiyat listelerinde bahsi geçen ürünlere neden yer verilmediğinin izah edilmesinde
fayda bulunmaktadır. Bu hususa ilişkin olarak, SIEMENS tarafından sunulan açıklamalarda,
müşterilerden alınan talepler doğrultusunda söz konusu ürünlerin bu listelere 2014 yılı itibariyle ilave
edildiği; bu döneme kadar bu ürünlerin listelerde bulunmamasının sebebinin, bu ürünlerin sarf malzemesi
olarak değerlendirilmesi olduğu; nitekim söz konusu ürünlerin kullanıma bağlı olarak zamanla yıprandığı
ve işlevsiz hale geldiği; dolayısıyla SIEMENS'in müşterileri ile yaptığı sözleşmelerde, geçmişten bu yana
bu ürünlerin sarf malzemesi olarak tanımlandığı ifade edilmiş ve bu çerçevede bazı sözleşme örnekleri
sunulmuştur. Dolayısıyla soruşturma kapsamında yapılan araştırmalardan, söz konusu ürünlerin geçmişte
sarf malzemesi olarak nitelendirilmesi sebebiyle fiyat listelerinde yer almadığı, kaldı ki bahsi geçen
ürünlerin satış adetleri gözetildiğinde en sık kullanılan 100 parçaya girmediği anlaşılmıştır.
16-34/589-259
38/64
Tablo 4: 2009 Yılı İnternet Listesinde Yayımlanmayan Ürüne İlişkin Bilgi ve Açıklama
2009 Ürün kodu Ürün adı
Son
üç yıl
satış
adedi
Açıklama
1 10142434 Basic processor MRC R630 3600 3G/(…..) (…..)
Listede benzer modeller yer aldığı için bu ürüne yer
verilmemiştir.
Kaynak: SIEMENS’ten Gelen Bilgiler
Tablo 5: 2010 Yılı İnternet Listesinde Yayımlanmayan Ürünlere İlişkin Bilgiler ve Açıklamalar
2010 Ürün kodu Ürün adı
Son
üç yıl
satış
adedi
Açıklama
1 8241472 PWA, TSTD BDM2/(…..) (…..) Benzer malzemeler internet listesinde mevcuttur.
2 7370195 Retrofit temp. superv. D31 start up/ (…..) (…..) Sarf malzemesi olduğu için listede yer almamıştır.
3 8686763 DRIVE;DVD PX-760A =!D= /(…..) (…..)
Listede benzer modeller yer aldığı için bu ürüne yer
verilmemiştir.
4 8377694 IRS3_REC/(…..) (…..)
. Listede benzer modeller yer aldığı için bu ürüne
yer verilmemiştir
5 3099751 DRIVE;CD-REC. 52/24/52 /(…..) (…..)
Benzer modeller listede yer aldığı için listede yer
almamıştır. Listede benzer modeller yer aldığı için
bu ürüne yer verilmemiştir.
6 10042383 Hard Drive, 73GB, ST373455LW, SCSI /(…..) (…..)
Listede benzer modeller yer aldığı için bu ürüne yer
verilmemiştir
7 1927198 PCB ASSY,INJ LV CONTROL /(…..) (…..)
Parça numarası değişmiştir, yeni parça
no:10390113 ve internet listesinde mevcuttur.
8 8239132 PWA, TSTD MX3-R /(…..) (…..)
Transmit kartı. Benzer malzemeler internet
listesinde mevcuttur.
9 10036619 Trackball, III, Slate Grey, SEQ/(…..) (…..) Sarf malzemesi olduğu için listede yer almamıştır.
10 4777020 Footswitch Monoplane for Artis /(…..) (…..) Sarf malzemesi olduğu için listede yer almamıştır.
11 5252502 ECG 3-Lead PatientCbl US Metal 10'/ (…..) (…..) Sarf malzemesi olduğu için listede yer almamıştır.
12 8377793 IRS3_TCR /(…..) (…..)
Listede benzer modeller yer aldığı için bu ürüne yer
verilmemiştir
Kaynak: SIEMENS’ten Gelen Bilgiler
(111) Yukarıdaki tablolarda yer verilen açıklamalardan genel olarak, yayımlanmayan ürünlerin
benzerlerinin, fiyat listelerinde yer aldığı veya ürünün sarf malzemesi niteliği nedeniyle
listede yayımlanmadığı görülmektedir. SIEMENS’in internet listelerinin, sık satılan
ürünleri kapsadığı ve 1.800 civarında ürüne yer verildiği, bu çerçevede SIEMENS’in
yükümlülüğünün ötesinde bir fiyat listesi hazırladığı anlaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında,
SIEMENS’in yayımladığı fiyat listelerinde sık kullanılan bazı parçalara yer verilmediği
iddiasının gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
16-34/589-259
39/64
(112) Son olarak, ihalelere katılabilmek için yedek parçaların REP’siz satış fiyatlarına ihtiyaç
duyulduğu, bu nedenle yedek parça fiyat listelerinde REP’li satış fiyatlarının yanı sıra
REP’siz satış fiyatlarının da yayımlanması gerektiği iddiası değerlendirilmiştir. TKHK ile
yapılan telefon görüşmesinde, kamu hastanelerinin değiştirilen yedek parçanın eskisini
üretici firmalara iade etmediği, bu bağlamda ihalelerde uygulanacak fiyatların REP’siz
fiyat olabileceği bilgisi alınmıştır. Söz konusu bilgi, SIEMED’in şikâyetinde dile getirdiği
durum ile örtüşmekle birlikte 2009 tarihli Kurul kararında getirilen yükümlülükte fiyatların
türüne ilişkin herhangi bir ayrıntıya yer verilmemiş olması, uygulamada çok daha uygun
fiyatlı olmasından dolayı müşteriler ve BSS’ler tarafından REP’li parçaların tercih
edildiği, her parça bakımından REP’li REP’siz satış ayrımının yapılmasının mümkün
olmadığı46, REP’siz fiyatlara ihtiyaç duyulması halinde SIEMENS’ten fiyat teklifi
talebinde bulunulabileceği, REP’li ve/veya REP’siz yedek parça fiyat listesi
oluşturulmasının cihaz üreticisinin kendi inisiyatifinde olduğu, fiyat listelerinde REP’li
fiyatın ilan edilmesinin daha önemli olduğu göz önünde bulundurularak, bu bölüm
altında değerlendirilen son iddianın da dayanağının olmadığı kanaatine varılmıştır.
I.6.3.3. Yetersiz Düzeyde Servis Şifresi Verildiği İddiası
(113) Başvuru sahibi tarafından,
- SIEMENS tarafından yetersiz düzeyde servis şifresi verilmesi nedeniyle bazı
işlemlerin yapılamadığı; bu bağlamda, Test Tools menüsüne giriş için gereken üst
düzey şifrelerin genellikle SIEMENS’ten temin edilemediği, müşterilerin ısrarcı olması
halinde söz konusu şifrelerin sadece 1 haftalık zaman dilimi için müşterilere
sunulduğu, fakat bu sürenin en az 1 yıl olarak belirlenmesi gerektiği ya da Test Tools
işlemlerine yönelik alternatif yöntemlerin yazılı olarak BSS’lere sunulması gerektiği,
- Servis şifresi düzeyinin Kurul kararlarında ifade edilen düzeyde verilmediği, bu
bağlamda tüp değişimi sonrası sistemde Tube Info bölümüne girilip bazı işlemlerin
yapılması gerektiği, SIEMENS’in servis dokümanında bu işlemlerin yapılması
gerektiğine ilişkin birtakım bilgilere yer verilmesine karşın, SIEMENS’in bu işlemleri
yapabilmek için gerekli olan şifreyi kendilerine temin etmediği47
iddia edilmiştir.
(114) Bunun yanı sıra, Danıştay 13. Dairesi’nin gerekçeli kararında, Kuruma sunulan şikâyet
dilekçesinde yer almamakla beraber mahkemeye sunulan dilekçede yer alan, Yenikent
Devlet Hastanesindeki bir tıbbi cihazın değiştirilen yedek parçasının SIEMENS’ten
temin edilen şifrenin yeterli seviyede olmaması nedeniyle çalışmadığı yönündeki
iddianın da araştırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
46 SIEMENS tarafından gönderilen yazıda, tamir edilmesi mümkün ve ticari olarak rasyonel yedek
parçalar bakımından REP uygulamasının söz konusu olduğu ifade edilmiştir.
47 SIEMED’in şifre seviyesinin yetersizliğine ilişkin benzer iddiaların ele alındığı 12-57/1540-553 sayılı ve
15.11.2012 tarihli Kurul kararında da SIEMENS’in gerektiğinde üst seviye şifre temin ederek çözüm
yoluna gittiği görülmektedir.
16-34/589-259
40/64
(115) Öncelikle SIEMENS’in şifre sistemine ilişkin açıklamada bulunmak yerinde olacaktır.
SIEMENS’ten alınan bilgiye göre en son güncellenen servis yazılımı doğrultusunda
hâlihazırda müşteri seviyesi, temel seviye48 ve ileri seviye olmak üzere üç şifre düzeyi
bulunmaktadır. Bunlardan;
Müşteri seviyesi şifre ile kalite doğrulama, cihazın günlük rutin kontrolleri ve güvenlik
kontrolleri işlemleri müşteriler tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Söz konusu
şifrelere tüm müşteriler serbestçe erişebilmektedir. Müşteri seviyesi şifre, eski
sistemdeki 1. ve 2. seviye şifrelere tekabül etmektedir.
Temel seviye şifre ile performans standartları, kurulum, ayarlama ve güvenlik
kontrolleri, bakım ve yedek parça değişimleri ile kalite güvence ölçümleri
gerçekleştirilebilmektedir. Söz konusu şifreler, 2009 tarihli Kurul kararı gereği
müşterilerin yazılı talebi üzerine kendilerine ücretsiz olarak sağlanmaktadır. Temel
seviye şifreler, eski sistemdeki 3. ve 4. seviye şifreleri kapsamaktadır49.
İleri seviye şifrelerle kolaylaştırıcı nitelikte teşhis ve tespit gereçleri ile onarım
yönergelerine ve diagnostik araçlara erişim sağlanmaktadır. Şifre Siemens markalı
cihazların bakım-onarımının yapılması için zorunlu/gerekli olmayıp, bu hizmetin
sunulmasını kolaylaştırıcı nitelikte olduğundan, şifrenin içeriği tescilli olup fikri
mülkiyet hakları ile korunmaktadır. Bununla birlikte eski yazılımların söz konusu
olduğu bazı cihazlarda, bakım-onarım hizmetlerinin sunulması için temel seviye şifre
yeterli olmayabilmekte, ileri seviye şifreye ihtiyaç duyulabilmektedir50. İleri seviye
şifreler, eski sistemdeki 5. ve üzeri seviye şifrelere tekabül etmektedir.
(116) Başvuru sahibinin SIEMENS’in şifre uygulamalarına ilişkin iddialarına ve söz konusu
iddialara ilişkin değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir.
I.6.3.3.1. Test Tools Menüsüne Giriş için Gerekli Olan Şifrelerin Verilmediğine
İlişkin İddialar
(117) SIEMED tarafından, Test Tools menüsüne girişe ilişkin sorunla ilgili olarak;
SIEMENS’in müşterilerinin tümüne 4. seviye şifre verdiği, kendi mühendislerine ise 7.
seviye şifre sunduğu, 7. seviye şifrenin sistemlerde oluşan arızaların belirlenmesi,
dijital kartlardaki hataların tespiti ve kartın değiştirilmesi durumunda değişen kartın
cihazla uyumlu bir şekilde çalışabilmesi için gerekli yazılımın, cihaz tarafından karta
yüklenmesi adına önem taşıdığı, 7. seviye şifre olmadan sisteme network ayarının
yapılması gibi basit işlemlerin dahi gerçekleştirilemediği,
Genel olarak 4. seviye şifre ile Test Tools menüsündeki tüm işlemlerin yapılamadığı,
örneğin sistemde IP’nin değiştirilemediği, bu durumda sistemin hastane network
ağına bağlanamadığı, görüntülerin saklanamadığı ve çıktı alınamadığı, ayrıca hasta
ve çalışan sağlığı açısından sistemde yapılması gereken bazı güvenlik testlerinin
gerçekleştirilemediği,
48 2009 tarihli Kurul kararıyla cihazlara bakım-onarım yapılması sırasında bu cihazların yazılımına erişim
için zorunlu olan ve ücretsiz temini sağlanan şifredir.
49 Mevcut durumda 3 ve 4. seviye “Advanced” olarak, 5. seviye şifre “Expert” seviyesi, 7. seviye şifre ise
“Siemens” seviyesi olarak adlandırılmaktadır. Temel seviye şifrenin, uygulamada Advanced seviye
şifreye, ileri seviye şifrenin ise uygulamada “Expert ve Siemens” seviyelerine denk geldiği hastane
uygulamasında görülmüştür.
50 SIEMENS, eski yazılımın yüklü olduğu Siemens markalı cihazların hala bazı müşteriler tarafından
kullanılmakta olduğunu belirtmektedir.
16-34/589-259
41/64
SIEMENS servis dokümanlarının sistemlere servis işlemlerinin nasıl verilmesi ve
hangi durumda hangi testlerin yapılması gerektiğini ifade eder şekilde yazıldığı,
bakım-onarım işlemi verilmesi sırasında baz alınabilecek tek dokümanın SIEMENS
servis dokümanları olduğu, bu kapsamda servis dokümanlarında bahsedilen
işlemlerin 7. seviye şifre ile yapılıyor olmasının iddiaların gerçeği yansıttığını ortaya
koyduğu, dokümanlarda ve Almanya eğitimlerinde sürekli 7. seviye şifrenin
kullanılması baz alınmışken 4. seviye şifre verilmesinin teknik servis işlemlerinin
aksamasına yol açabileceği, hatta bazı durumlarda hasta, çalışan ve/veya
mühendisin sağlığını tehlikeye atabileceği,
7. seviye şifrenin SIEMENS’in bahsettiği gibi kolaylaştırıcı bir şifre değil zorunlu bir
şifre olduğu, sistemlerin çok teknolojik ve yazılım bazlı olması nedeniyle eski servis
tekniklerinin işe yaramadığı, eski servis tekniklerinde şahısların kartlar üzerindeki
entegrelerde yer alan arızaları bulup değiştirme yoluna gidebildiği, fakat
günümüzdeki servis işlemlerinde arızalı kartın bulunup değiştirilmesi gerektiği, arızalı
kartın bulunması için sistem içindeki testlerin kullanılmasının zorunluluk arz ettiği, zira
100’ün üzerinde kart ve parçanın olduğu bir sistemde Test Tools olmadan (yazılım
desteği olmadan) servis elemanının ilk etapta hangi noktaya odaklanması gerektiğini
bulmasının mümkün olmadığı,
Test Tools bölümüne erişim olmadan kartların çalışabilirliğinin veya fonksiyon
testlerinin yapılabilmesinin mümkün olmadığı; 7. seviye şifre olması halinde Test
Tools bölümünde bulunan tüm testlerin yaklaşık 2 dakika içerisinde yapılabildiği, 7.
seviye şifre olmaması halinde ise kartları deneyerek sonuca ulaşılabildiği ve bunun
da en az 1-2 günlük iş ve maliyet kaybına neden olduğu
hususları ifade edilmiştir.
(118) Yukarıdaki beyanlar dikkate alındığında, SIEMED’in aşağıda yer alan işlemler
bakımından 4. seviye şifrenin yetersiz kaldığını, bunun için 7. seviye şifreye ve Test
Tools menüsüne girmeye ihtiyaç duyduğunu somut olarak iddia ettiği görülmektedir:
- Arızaların tespiti,
- Dijital kartlardaki hataların tespiti ve kartın değiştirilmesi durumunda değişen kartın
cihazla uyumlu bir şekilde çalışabilmesi için gerekli yazılımın, cihaz tarafından karta
yüklenmesi,
- Network ayarının yapılması, sistemin network ağına bağlanması ve network ağına
bağlanılarak görüntülerin saklanması ve çıktı alınması,
- Network adres (IP) değişimi.
(119) SIEMED’in beyanlarından ayrıca, Test Tools menüsüne erişim olmaksızın 4. seviye ile,
hasta ve çalışan sağlığı açısından sistemde yapılması gereken bazı güvenlik testlerinin
gerçekleştirilemediğinin iddia edildiği görülmekteyse de, SIEMED söz konusu güvenlik
testlerinin neler olduğu hakkında somut veriler sunmamıştır. Dolayısıyla bu konu
hakkında soruşturma kapsamında bir tespit yapılamamıştır.
16-34/589-259
42/64
(120) SIEMENS tarafından 4. seviye şifre ile yapılabilen işlemlere ve Test Tools menüsüne
erişime ilişkin olarak,
Yazılımı eski olan Siemens cihazlarında, istisnai olarak bazı zorunlu işlemlerin
yapılması için temel seviye şifrenin yeterli olmayabildiği,
Böyle bir durumda müşterinin yazılı talebi üzerine ileri seviyede şifre üretimi yapıldığı,
Söz konusu ileri seviye şifre ile Test Tools olarak adlandırılan kolaylaştırıcı unsurların
bulunduğu bölüme de erişilebildiği,
Bu tür durumlarda tanımlanan şifrenin genellikle 1 hafta gibi kısa bir süre için geçerli
olduğu,
Ayrıca, Siemens cihazlarında bakım-onarım yapmak konusunda yetkin bir servis
mühendisinin, cihazların Test Tools menüsüne erişim yapmadan da her türlü işlemi
yapabileceği,
Hatalı kartların değiştirilmesi, gerekli yazılımların cihazdan karta yüklenmesi, network
ayarlarının yapılması gibi işlemlerin temel seviye şifre ile yapılabildiği,
Benzer şekilde, sistemdeki ve dijital kartlardaki hasarların tespiti için ileri seviye
şifreye erişimin zorunlu olmadığı hususunun Siemens AG tarafından da teyit edildiği
belirtilmiştir. Ayrıca SIEMENS yetkilileri tarafından hastanede yapılan uygulama
sırasında, 4. seviye şifrenin uygulanmasının sakıncalı olduğuna dair bir hükmün
kullanım talimatlarında geçmediği ifade edilmiştir.
(121) Bu çerçevede 4. seviye şifrenin temel servis işlemlerinin yapılabilmesi için yeterli olup
olmadığı ve Test Tools menüsüne giriş için 4. seviyenin gerekli olup olmadığına ilişkin
BSS’lerden bilgi talep edilmiş olup, konuya ilişkin olarak cevabi yazılarda;
(…..) tarafından, eski cihazlarda Test Tools adında bir bölüm olmadığı, nadiren servis
verdikleri yeni cihazlar bakımından ise şifrelerin seviyelerine ilişkin bir bilgilerinin
bulunmadığı,
(…..) tarafından, Test Tools menüsünün temel servis hizmetleri için gerektiği, 4.
seviye şifrenin ise temel servis hizmetleri ve arıza tespitinde yeterli olmadığı ve
SIEMENS servis kitaplarında bahsedilen onarım yöntemlerinin ancak 7. seviye şifre
ile yapılabildiği,
(…..) tarafından, “Test Tools ve control” altındaki menüler için 4. seviye şifrenin
yeterli olmadığı, bununla birlikte 4. seviye şifre ile “IP değişimi, network node tanıtımı”
işlemlerinin yapılabildiği,
(…..) tarafından, Test Tools menüsüne giriş için 5. seviye şifre gerektiği,
(…..) tarafından, Siemens marka tıbbi cihazların temel servis işlemlerini yapabilmek
için Test Tools’un çok önemli bir araç olduğu, 4. seviye şifre ile bu menüye erişimin
mümkün olmadığı, cihazların arıza tespitinin Test Tools menüsü ile çok daha hızlı
yapılabildiği ve ayrıca 4. seviye şifre ile IP değişiminin mümkün olmadığı,
(…..) tarafından, Test Tools bölümü ve kalibrasyon sayfalarının kullanımının ve cihaz
üzerinde hastane ismini değiştirmenin 4. seviye şifre ile mümkün olmadığı, bu
seviyedeki şifre ile yapılabilen tek önemli işlemin hata log (event log) kontrolü olduğu,
16-34/589-259
43/64
(…..) tarafından, Test Tools menüsüne girilemediği, 4. seviye şifrenin cihazda arıza
tespiti konfigurasyon altında bazı değişiklikleri yapmak için yetersiz olduğu51,
(…..) tarafından ise, Test Tools bölümünden temel servis hizmetlerinin 4. seviye şifre
ile yapılmasının mümkün olmadığı
ifade edilmiştir.
(122) 4. seviye şifre ile yapılamayan temel servis işlemleri bakımından BSS’lerin yukarıda yer
alan beyanları dikkate alındığında, söz konusu beyanların genel olarak SIEMED’in
iddiaları ile örtüştüğü görülmektedir. Bununla birlikte, (…..) tarafından ifade edilen 4.
seviye şifre ile IP değişimi, network node tanıtımı işlemlerinin yapılabildiği hususunun
SIEMED tarafından iddia edilenin aksini gösterdiği anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra
BSS’lerin ifadeleri, hâlihazırda Test Tools olarak adlandırılan kolaylaştırıcı unsurların
bulunduğu bölüme, ileri seviye şifre ile erişilebildiği yönündeki SIEMENS’in ifadeleri ile
örtüşmektedir.
(123) Uygulamayı yerinde görmek amacıyla 16.05.2016 tarihinde Hacettepe Üniversitesi
Onkoloji bölümünde 4. seviye şifre ile Somatom Emotion 2003 model bilgisayarlı
tomografi cihazında yapılabilen işlemler SIEMENS yetkilileri tarafından anlatılmıştır. Bu
bağlamda yetkililer tarafından öncelikle, bir menüye herhangi bir seviye şifre ile
girilebiliyor olmasının o menüdeki işlemleri yapabilmek anlamına geldiği; şifrenin
yetersiz olduğu durumlarda o menüye girmenin mümkün olmadığı belirtilmiş ve
uygulaması gösterilmiştir. Bunun yanı sıra uygulamada52, 4. seviye şifre ile Test Tools
menüsüne erişimin -SIEMENS ve BSS’lerin tamamı tarafından yukarıda da ifade edildiği
üzere- mümkün olmadığı ifade edilmiş, bu husus raportörler tarafından da
görülmüştür53. Diğer yandan yetkililer tarafından, 4. seviye şifre ile ve Test Tools
menüsüne girmeksizin kalibrasyon54, quality55, IP değişimi56 ve network ayarlarının57
yapılabildiği uygulamalı olarak gösterilmiştir. Bunun yanı sıra, cihazda kullanılan 4.
seviye şifre ile “Event log” menüsünden hata mesajlarına ulaşarak arızayı tespitin
mümkün olduğu yetkililer tarafından gösterilmiştir.
(124) Söz konusu bilgi ve belgeler ışığında SIEMED’in 4. seviye şifre ile Test Tools menüsüne
giriş olmaksızın temel servis işlemlerinin yapılamadığına yönelik iddialarının gerçeği
yansıtmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki SIEMED’in “7. seviye şifre olması halinde Test
Tools bölümünde bulunan tüm testlerin yaklaşık 2 dakika içerisinde yapılabildiği, 7.
seviye şifre olmaması halinde ise kartları deneyerek sonuca ulaşılabildiği ve bunun da
en az 1-2 günlük iş ve maliyet kaybına neden olduğu” şeklindeki ifadelerinin de Test
Tools menüsü için gerekli olan şifrenin kolaylaştırıcı nitelikte olduğu hususunu
desteklediği değerlendirilmektedir. 2009 tarihli Kurul kararında da kolaylaştırıcı
nitelikteki yazılımlara ilişkin şifre taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağının üreticinin
inisiyatifinde olduğu, ancak temel servis hizmetlerinin verilmesi için gerekli olan zorunlu
şifrelerin BSS’lere ücretsiz olarak temin edilmesi gerektiğinin belirtildiği de dikkate
alındığında; SIEMENS’in Test Tools bölümündeki kolaylaştırıcı işlemlere yönelik olarak
şifre vermesi gibi bir yükümlülüğünün olmadığı değerlendirilmektedir.
51 PROBMED ağırlıklı olarak GE Marka ultrason görüntüleme cihazlarına ait probe'ların onarımı ve satışı
işlerinin yapıldığı gerekçesiyle, biyomedikal hizmeti sunduğu bilinen E GROUP ise teknik bir konu olması
nedeniyle test tools ve tüp değişim işlemlerine ilişkin şifre sorularına yanıt verememiştir.
52 Söz konusu uygulamada, tarafsızlık ilkesi adına BSS’lerden birinin davet edilmesi raportörlerce teklif
edilmiş, söz konusu husus SIEMENS tarafından know-how endişelerine yol açmıştır. Bu nedenle şifre
ihtilafına yönelik sorular BSS’lere bilgi talebi yoluyla iletilmiştir.
53 Bu çerçevede, (…..) şifre seviyeleri ile Test Tools bölümüne giriş yapılabildiği anlaşılmıştır.
54 Anılan işlemin “(…..)” menüsünden yapılabildiği görülmüştür.
55 Anılan işlemin “(…..)” menüsünden yapılabildiği görülmüştür.
56 Bu çerçevede, IP değişiminin “(…..)” bölümü altında bulunan “(…..)” kısmından yapıldığı görülmüştür.
57 Anılan işlemin menüde (…..) adımları doğrultusunda yapıldığı anlaşılmıştır.
16-34/589-259
44/64
I.6.3.3.2. Yenikent Devlet Hastanesi için Gerekli Olan Şifrelere İlişkin İddialar
(125) SIEMED’in başvuru dilekçesinde olmayan ancak mahkemeye sunulan dava
dilekçesinde yer alan Adapazarı Yenikent Devlet Hastanesindeki bir tıbbi cihazın
değiştirilen yedek parçasının, SIEMENS’ten temin edilen şifrenin yeterli seviyede
olmaması nedeniyle çalışmadığı yönündeki iddiaya ilişkin olarak SIEMED, söz konusu
sistemin Somatom Emotion 2003 model 792ct46473 numarasına sahip Siemens marka
bilgisayarlı tomografi sistemi olduğunu belirtmiş ancak yaşanılan şifre sorununun hangi
döneme/tarihe ilişkin olduğuna dair herhangi bir bilgi vermemiştir. Bunun üzerine, aynı
hususa ilişkin olarak yeniden bilgi talebinde bulunulmuş, buna cevaben ise, sorunun
yaşandığı tarih tam olarak bilinememekle birlikte, Yenikent Devlet Hastanesi ve
SIEMED arasındaki sözleşmenin 2010 yılına ilişkin olduğu dikkate alınarak, sorunun
2010 yılında yaşanmış olduğu ifade edilmiştir.
(126) SIEMED’den söz konusu şikayet kapsamında spesifik bir tarih bilgisi alınamamakla
birlikte; SIEMENS tarafından yapılan incelemeler sonucunda, 2010 yılında anılan
hastane ile ilgili olarak, SIEMED’in tanımlanmış talep prosedürleri doğrultusunda hiçbir
yazılı veya sözlü talebinin olmadığı, bununla birlikte elektronik sistemde Yenikent Devlet
Hastanesi için 7. seviye servis şifresinin birden çok kez üretildiğinin tespit edildiği
belirtilmiş ve bu husus verilerle desteklenmiştir. Aşağıdaki tabloda adı geçen hastane
için üretilen şifrelere ilişkin bilgilere yer verilmektedir:
Tablo 6: SIEMENS Tarafından Yenikent Devlet Hastanesi için Üretilen Şifreler
Şifre Seviyesi Oluşturma tarihi Bitiş Tarihi
Oluşturulan
Kullanıcı
SW-Key High Power (HIGH_POWER) Sistem lisansı - (…..)
SW-Key Emotion V40 (EMOTION) Sistem lisansı - (…..)
4. seviye 11.03.2010 10.03.2011 (…..)
7. seviye 09.07.2010 10.07.2010 (…..)
7. seviye 16.02.2010 17.02.2010 (…..)
7. seviye 01.02.2010 11.02.2010 (…..)
7. seviye 26.01.2009 25.01.2010 (…..)
7. seviye 14.01.2009 20.01.2009 (…..)
7. seviye 06.01.2009 12.01.2009 (…..)
7. seviye 02.01.2009 03.01.2009 (…..)
7. seviye 24.11.2008 21.12.2008 (…..)
7. seviye 24.09.2008 18.11.2008 (…..)
7. seviye 10.09.2008 16.09.2008 (…..)
7. seviye 21.07.2008 18.08.2008 (…..)
7. seviye 16.06.2008 14.07.2008 (…..)
7. seviye 08.04.2008 07.05.2008 (…..)
7. seviye 30.03.2007 29.03.2008 (…..)
7. seviye 30.01.2007 28.02.2007 (…..)
Kaynak: SIEMENS Tarafından Gönderilen Bilgiler
16-34/589-259
45/64
(127) Tablodan görüldüğü üzere, 2007-2010 yıllarını kapsayan süreçte Yenikent Devlet
Hastanesi için 1 adet 4. seviye, 15 adet 7. seviye şifre oluşturulduğu ve bunlardan
bazılarının geçerlilik tarihinin bir haftadan uzun belirlendiği görülmektedir. SIEMED’in,
iddiasının gerçekleştiğini öngördüğü 2010 yılında ise SIEMENS tarafından Yenikent
Devlet Hastanesi için 1 adet 4. seviye, 3 adet 7. seviye şifre oluşturulduğu
anlaşılmaktadır. SIEMED’in iddiasının tabloda yer alan 4. seviye ile ilgili olması ihtimal
dâhilindedir. Ancak anılan şifre bakımından SIEMED’in şifre talebinin 7. seviyeye ilişkin
olup olmadığı bilgisi mevcut değilken, varsayım yoluyla salt söz konusu şifrenin 4.
seviye olmasından yola çıkarak SIEMED’in iddiasının bu şifre çerçevesinde
gerçekleşmiş olduğu sonucuna ulaşmak, eksik ve hatalı bir değerlendirmeye yol
açacaktır. Diğer yandan SIEMENS tarafından 2010 yılının farklı tarihlerinde 7. seviye
şifrenin sunulduğu da görülmektedir. Dolayısıyla mevcut veriler ile SIEMENS tarafından
2010 yılında SIEMED’den kendilerine anılan hastane için prosedüre uygun bir
taleplerinin bulunmadığı ve SIEMED’in iddiasını somutlaştırarak SIEMENS tarafından
sunulan yukarıdaki bilgilerin aksini ortaya koyamadığı dikkate alındığında, SIEMED’in
Yenikent Devlet Hastanesi ile şifre taleplerinin karşılanmadığı yönündeki iddiaların
gerçeği yansıtmadığı değerlendirilmektedir.
I.6.3.3.3. Tube Info Bölümündeki İşlemler için Gerekli Olan Şifre Seviyesine İlişkin
İddialar
(128) SIEMED tarafından, servis şifresi düzeyinin Kurul kararlarında ifade edilen düzeyde
verilmediği, bu bağlamda tüp değişimi sonrası sistemde Tube Info bölümüne girilip bazı
işlemlerin yapılması gerektiği, SIEMENS’in servis dokümanında bu işlemlerin yapılması
gerektiğine ilişkin birtakım bilgilere yer verilmesine karşın, SIEMENS’in bu işlemleri
yapabilmek için gerekli olan şifreyi kendilerine temin etmediği ifade edilmiştir58.
(129) 16.05.2016 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nde yapılan
uygulamada SIEMENS yetkilileri tarafından, , Somatom Emotion Duo model CT
(bilgisayarlı tomografi) cihazı üzerinde 4. seviye şifre ile Tube Info bölümüne giriş
yapılarak tüpün (DURA 202) anlık geçmiş (current history) ve tüm geçmiş (all history)
bilgileri gibi tüp bilgilerine bakılabildiği, tüpün ilk takılması, yükseltme (upgrade)
yapılması, değişim, tarama saniyeleri gibi verilere ulaşılabildiği, yedekleme (back up),
tune-up ve tüp değişimi işlemlerinin yapılabildiği görülmüştür.
(130) Uygulamada gösterilen hususların teyit edilmesi amacıyla konuya ilişkin olarak diğer
BSS’lerden bilgi talep edilmiştir. Bunun üzerine gönderilen cevabi yazılarda;
(…..) tarafından, Siemens marka cihazların nispeten eski modellerine hizmet
verdikleri, bu cihazlarda tek bir şifre olduğu ve bu şifre ile tüp ayarları dahil her türlü
servis hizmeti verilebildiği,
(…..) tarafından, 4. seviye şifre ile Tube Info bölümüne giriş yaparak sadece tüp
değişimi yapmanın mümkün olduğu, ancak tüp değişiminin yeterli olmadığı,
anjiyografi tüpleri için tüp değişiminden sonra counter sıfırlamasının gerektiği, bu
işlemin ise ancak 7. seviye şifre ile yapılabildiği, ayrıca haricen tüp arızası tespiti
dışında bazı durumlarda tüp arızasının tespiti için 7. seviye şifre gerektiği ve bu
hususun Siemens’in kendi servis kitaplarında da belirtildiği,
(…..) tarafından, 4. seviye şifre ile “tube replace, tune up” işlemlerinin yapılabildiği,
58 SIEMED’in şifre seviyesinin yetersizliğine ilişkin benzer iddiaların ele alındığı 12-57/1540-553 sayılı ve
15.11.2012 tarihli Kurul kararında da SIEMENS’in gerektiğinde üst seviye şifre temin ederek çözüm
yoluna gittiği görülmektedir.
16-34/589-259
46/64
(…..) tarafından, tüp işlemlerinin 4. seviye şifre ile yapılabilmesinin mümkün olmadığı
ve 5. seviye şifre gerektiği; 4. seviye şifrenin temel servis hizmetleri için yeterli
olduğu,
(…..) tarafından, SIEMENS'ten alınan 4. seviye servis şifresi ile Tube Info ve Tune-up
işlemlerinin yapılabildiği,
(…..) tarafından, 4. seviye şifre ile tüp değişim işleminin yapılamadığı,
(…..) tarafından, 4. seviye şifre ile tüp değişimi ve bu esnada gereken tune up
kalibrasyonlarının yapılabildiği,
(…..) tarafından ise, Siemens marka tıbbi görüntüleme teşhis cihazlarında, bakım ve
onarımda Tube Info bölümünün eski tüpün bilgilerini görüntüleme amaçlı olduğu,
2008 yılına kadar üretilen Siemens marka cihazlarda 4. seviye şifre ile tüp değişimi
ve akabinde yapılması gereken backup alma işleminin yapılmasının mümkün olduğu,
2008’den sonra üretilen cihazlarda ise 4. seviye şifreyle tüp değişiminin tam olarak
yapılamadığı, tüp değişimi için en az 7. seviye şifre gerektiği
ifade edilmiştir.
(131) Yukarıda yer alan BSS beyanlarının Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesinde
yapılan uygulamada gösterilen işlemler ile büyük ölçüde örtüştüğü görülmekte, 4. seviye
şifrenin Tube Info bölümü için yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
(132) Diğer yandan SIEMENS tarafından birinci yazılı savunma ekinde sunulan video
kaydında da 4. seviye şifre (temel seviye şifre) ile Tube Info bölümüne girilerek işlem
yapılabildiği görülmektedir.
(133) Yukarıda yer alan beyanlar teşebbüslerin sektördeki Siemens marka cihaz bakımına
odaklılıkları ve bu alandaki yetkinlikleriyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
a. Piyasada SIEMED haricinde, pazar payı görece yüksek olan (…..)’in 4. seviye şifre
ile “tube replace, tune up, IP değişimi, network node tanıtımı” işlemlerinin
yapılabildiğini ifade ettiği,
b. (…..)’nin verilen 4. seviye şifre ile Tube Info (tüp değişimi, tune up) ve/veya temel
servis işlemlerini (IP değişimi, network ayarları, hata log kontrolü) gerçekleştirmenin
mümkün olduğunu ifade ettiği görülmektedir.
(134) Bu bağlamda, SIEMENS tarafından da ifade edilen, BSS’leri yetkin olması gerekliliğinin
önem taşıdığı anlaşılmaktadır. Bazı BSS’ler tarafından dile getirilen 4. seviye şifrenin
yeterli olmadığı durumlara ilişkin olarak SIEMENS tarafından da ifade olunduğu üzere
gerekli hallerde ileri seviye (7. seviye) şifre, teşebbüs tarafından BSS’lere
sağlanmaktadır. Bu bilgiler ışığında, SIEMED tarafından öne sürülen yetersiz şifre
iddialarının gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
I.6.3.4 Fiyat Ayrımcılığı Yapıldığına İlişkin İddialar
I.6.3.4.1. Fiyat Ayrımcılığı
(135) Genel olarak ayrımcılık, bir ürünün aynı maliyete sahip olmasına rağmen farklı
müşterilere farklı fiyata satılması veya maliyet farkına rağmen aynı fiyata satılması
sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında fiyat dışında farklı koşullar uygulamak
da ayrımcılık kapsamında değerlendirilebilmektedir. Her ne kadar sürdürülebilir
ayrımcılığın pazar gücü ile ilişkili olduğu belirtilse de, rekabetçi etkilerinin varlığından
dolayı fiyat ayrımcılığının rekabet hukuku kapsamında ihlal sayılabilmesi için kapsamlı
değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir.
16-34/589-259
47/64
(136) Literatürde, yöneltildiği taraflara göre ayrımcılığın birincil seviye zarar doğuran ayrımcılık
ve ikincil seviye zarar doğuran ayrımcılık olarak ikiye ayrıldığı görülmektedir. Birincil
seviye zarar doğuran ayrımcılıkta, hâkim durumdaki teşebbüsün kendisinin veya
bağlantılı olduğu teşebbüslerin faaliyet gösterdiği pazarlarda rakiplerinin aleyhine olacak
ayrımcı davranışları söz konusudur. Bu ayrımcılık türünde hâkim durumdaki teşebbüs,
doğrudan veya dolaylı olarak kendisinin veya bağlantılı olduğu teşebbüslerin faaliyet
gösterdiği pazarlardaki rakipleri o pazardan dışlamak ya da rakiplerin faaliyetlerini
zorlaştırmak amacıyla hareket etmektedir. İkincil seviye zarar doğuran ayrımcılıkta ise,
hâkim durumdaki teşebbüs kendisinin faaliyette bulunmadığı pazarlardaki müşterilerine
yönelik olarak ayrımcı davranışlarda bulunmaktadır.
(137) Hâkim durumdaki teşebbüslerin ayrımcı davranışları Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair
Anlaşma’nın (ABİDA) 102. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi çerçevesinde
değerlendirilmektedir. Anılan hükümde “Ticari taraflar arasında eşit işlemler için farklı
koşullar uygulayarak onları rekabetçi açıdan dezavantajlı konuma düşürmek” örnek bir
kötüye kullanma hali olarak sayılmıştır. AB içtihadında, her iki tür fiyat ayrımcılığının
hâkim durumun kötüye kullanılması kapsamında ihlal olarak kabul edilmesi için
kümülatif olarak;
Hâkim durumdaki teşebbüsün incelemeye konu uygulamalarının eşit işlemler olması,
Uygulamanın alıcılardan birini rekabette dezavantajlı konuma düşürmesi,
Hâkim durumdaki teşebbüsün iddia konusu davranışlarının haklı bir gerekçesinin
bulunmaması
koşulları aranmaktadır.
(138) Komisyon tarafından, incelemeye konu uygulamaların eşit işlem olup olmadığı
değerlendirilirken, ürünlerin fiziki ve kimyasal yapısı ile işlevleri bakımından birbirleriyle
ikame edilebilir olup olmadıkları (O’Donoghue ve Padilla 2013, 790) 59 ile bu ürünlerin
pazarlama koşulları (Gerard 2005, 16), işlemlerin sağlayıcıya maliyeti (Whish ve Bailey
2012, 761)60, aynı dönem içerisinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği (O’Donoghue ve
Padilla 2013, 791-795), ticari koşulları ve satın alınan miktar gibi hususlar dikkate
alınmaktadır. Bu bağlamda Komisyon, ürün ve hizmetin doğasını dikkate almakla
birlikte, alıcıya ilişkin hususları göz ardı ettiği yönünde eleştirilmektedir (Gerard 2005,
16).
59 O’DONOGHUE, R. ve J. PADILLA (2013), The Law and Economics of Article 102 TFEU, Second
Edition, Hart Publishing.
60 WHISH, R. ve D. BAILEY (2012), Competition Law, Seventh Edition, Oxford University Press, New
York.
16-34/589-259
48/64
(139) ABİDA’nın ayrımcılığı düzenleyen 102. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinden farklı
olarak, 4054 sayılı Kanun’un hakim durumdaki teşebbüslerin kötüye kullanma
eylemlerini konu edinen 6. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde alıcıların da eşit
durumda olması gerektiğinin belirtildiği görülmektedir. Zira, anılan maddenin ikinci
fıkrasının (b) bendinde; “eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve
edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık yapılması”
ifadeleri yer almaktadır. Dolayısıyla ayrımcılık iddialarını konu alan Kurul kararlarında
genel olarak, öncelikle alıcıların eşit durumda olup olmadığı değerlendirilmiştir61. Söz
konusu değerlendirme yapılırken, alıcıların satın alma miktarı ile birlikte pazarlık güçleri
dikkate alınmıştır. Kurul kararlarının bir kısmında ise, ayrımcı uygulamada bulunulan
teşebbüslerin birbirinin rakibi konumunda olması şartı aranmıştır62.
(140) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde aranan bir diğer koşul
ise, eşit hak ve yükümlülükler için farklı şartlar ileri sürülmesidir. Bu kapsamda Kurul
kararlarında genel olarak alıcılara uygulanan fiyatların yanında, kampanyalar, alıcıların
ödeme koşulları, sağlayıcının katlandığı ek maliyetler ve ticari gerekçeler gibi hususlar
göz önünde bulundurulmuştur.
(141) 4054 sayılı Kanun’da mehaz mevzuattan farklı olarak, ayrımcı uygulamalar karşısında
alıcıların rekabette dezavantajlı duruma düşmesi şartı yer almamaktadır. Bununla
birlikte, Kurul kararlarının bir kısmında63 söz konusu koşulun arandığı görülmektedir.
(142) Aşağıda dosya kapsamında fiyat ayrımcılığına ilişkin iddiaların değerlendirmelerine yer
verilecektir.
I.6.3.4.2. SIEMENS Tarafından Kamu Hastanelerine Ayrımcılık Uygulandığı İddiası
(143) Başvuru sahibi tarafından fiyat ayrımcılığına ilişkin ileri sürülen iddialardan biri,
SIEMENS tarafından kamuya gerçekleştirilen yedek parça ve tüp satışlarında fahiş
fiyatlar uygulandığı, bu bağlamda kamuya sunulan tüp fiyatlarının internet sayfasında
yayımlanıp soruşturma sonrası kaldırılan listedeki fiyatlara oranla %20 daha yüksek
olduğu, özel sektöre ise söz konusu fiyatlar üzerinden %20 indirim yapıldığıdır. Bu fiyat
ayrımcılığına örnek olarak Medikal Park Van Hastanesi ile Cerrahpaşa Hastanesine
yapılan PET/CT sistemine ilişkin tüp satışlarının gösterilebileceği belirtilmiştir. Her ne
kadar şikâyetin ilk kısmının lafzından kamuya fahiş fiyat uygulandığı iddiası anlaşılsa
da, şikâyetin devamından iddiaların özünü fiyat ayrımcılığının oluşturduğu
görülmektedir.
(144) Söz konusu iddia, SIEMENS’in müşterilere karşı uygulamalarını konu almaktadır.
Dolayısıyla, bu iddia kapsamında SIEMENS’in ikincil seviye zarar doğuran ayrımcılık
yaptığı ileri sürülmektedir.
61 Bkz. 5.3.2015 tarihli ve 15-10/139-62 sayılı; 8.1.2015 tarihli ve 15-02/5-3 sayılı; 24.9.2014 tarihli ve 14-
35/697-309 sayılı;19.12.2013 tarihli ve 13-71/971-417 sayılı; 25.4.2012 tarihli ve 12-22/572-166 sayılı;
21.4.2011 tarihli ve 11-25/470-141 sayılı; 19.01.2011 tarihli ve 11-04/61-24 sayılı; 4.7.2007 tarihli ve 07-
56/668-231 sayılı; 4.5.2005 tarihli ve 05-29/368-101 sayılı; 12.6.2001 tarihli ve 01-27/260-74 sayılı;
21.12.2000 tarihli ve 00-50/533-295 sayılı Kurul kararları.
62 Bkz. 16.01.2014 tarihli ve 14-02/41-19 sayılı; 01.11.2012 tarihli ve 12-53/1493-521 sayılı; 30.10.2008
tarihli ve 08-61/996-388 sayılı; 26.5.2005 tarihli ve 05-36/453-106 sayılı Kurul kararları.
63 24.09.2014 tarihli ve 14-35/697-309 sayılı; 20.03.2014 tarihli ve 14-11/205-89 sayılı; 16.01.2014 tarihli
ve 14-02/41-19 sayılı Kurul kararları.
16-34/589-259
49/64
(145) Bu noktada, yedek parça ve tüp satışlarında fiyat farklılıklarına yol açabileceğinden
hareketle, söz konusu satışlarda SIEMENS tarafından uygulanan indirim sistemine
değinmek gerekmektedir.
(146) SIEMENS tarafından, objektif bir biçimde ve her müşteriye eşit koşullarda uygulanan
indirim sistemi kapsamında yedek parça ve tüp fiyatlarının belirlendiği, ancak bu
durumun iki istisnası olduğu belirtilmektedir. Bu istisnalara, cihaz satış aşamasında bir
taahhüt verilmiş olması veya kamu hastanelerinin uyguladığı -açık ihaleler- gibi farklı
satın alma yöntemleri olarak belirtilmektedir64.
(147) Yedek parça fiyat talebi durumunda uygulanacak fiyata ilişkin olarak; öncelikle müşteri
ile mevcut bir sözleşme olup olmadığının, bu kapsamda bir taahhüt sunulup
sunulmadığının incelendiği, sözleşmenin veya sabit fiyat taahhüdünün olmadığı
durumlarda, yıllar itibariyle yaptığı alıma bağlı olarak müşterinin kazandığı indirim oranı
üzerinden fiyat teklifinde bulunulduğu SIEMENS tarafından ifade edilmiştir. Bahse konu
indirim sisteminin detaylarına ilişkin olarak, soruşturma döneminde,
- Ödemenin (…..) yapılması halinde uygulanan %(…..) oranında (…..) indirimi,
- (…..) esas alınarak oluşturulan baremlere göre %(…..), %(…..) ve %(…..) oranında
ciro indirimi,
- Müşterinin (…..) olup olmamasına göre uygulanan %(…..) görüntüleme merkezi
indirimi
olmak üzere üç kritere göre indirim verildiği, bu çerçevede azami indirim oranının
%(…..) ile sınırlandırıldığı belirtilmiştir.
(148) Yukarıdaki bilgiler incelendiğinde, SIEMENS tarafından indirim sistemi çerçevesinde
müşterilerin (…..) olup olmaması hususlarının dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Fiyat
ayrımcılığına ilişkin değerlendirme bakımından, (…..) ile (…..) farklı olmasına bağlı
olarak müşterilere farklı fiyat uygulanması halinde, alıcıların eşit olduğu şeklinde bir
değerlendirmede bulunmak mümkün olmayacaktır. Ödemenin (…..) olup olmamasına
bağlı olarak müşterilere farklı fiyat uygulanması halinde ise, işlemlerin ticari koşullarının
farklı olmasına dayanarak alıcıların edim, hak ve yükümlülüklerinin eşit olduğu
söylenemeyecektir. Bu bağlamda, yukarıda yer alan kriterlerden herhangi birine
dayanarak indirim uygulanmasından kaynaklanan fiyat farklılıkları, her hâlükârda fiyat
ayrımcılığı olarak değerlendirilemeyecektir.
64 SIEMENS’in büyük müşterilerinin, ihale yöntemini uygulayan veya taahhüt talep eden hastaneler
olduğu dikkate alındığında, SIEMENS’in uygulamada indirim sisteminden genellikle sapmak zorunda
kaldığı anlaşılmaktadır.
16-34/589-259
50/64
(149) SIEMENS tarafından, gerek indirim sistemine gerekse yukarıda değinilen iddiaya ilişkin
olarak;
Özel hastanelere kamu hastanelerinden daha düşük fiyat uygulandığı şeklindeki bir
genellemenin hatalı bir yaklaşım olduğu,
Cihazın satışı aşamasında hastane tarafından yedek parça fiyatlarına ilişkin bağlayıcı
bir taahhüt alınması ve açık ihale gibi farklı satın alma koşulları hariç olmak üzere,
müşterilere objektif kriterlere dayanan bir indirim sistemi uygulandığı,
Söz konusu indirim sistemi kapsamında (…..) gibi kriterlerin dikkate alındığı,
Bu kapsamda yedek parça ve tüp satışları bakımından müşterilere uygulanan fiyatlar
arasında farklılık oluşabildiği,
Medikal Park Bursa Hastanesi ile 04.09.2006 tarihinde bir sözleşme imzalanarak
hastanenin tüm şubeleri bakımından DURA 202 tüplerinin (…..) yıl süreyle
sabitlenmesi yönünde taahhüt verildiği, bu sözleşme kapsamında Medikal Park Van
Hastanesine de anılan tüplerin sabitlenen fiyatlar (KDV hariç (…..) Euro) üzerinden
satıldığı
ifade edilmiştir.
(150) Ayrıca SIEMENS tarafından, yurtiçinde tüp üretimi yapılmadığından tüplerin ithalat
yoluyla temin edildiği ve Euro döviz kuru üzerinden tedarikçiye ödeme yapıldığı,
müşterilere ise satışların TL üzerinden yapılması nedeniyle döviz kuru riskinin gündeme
geldiği ve söz konusu riskin ödeme vadesi ve müşterinin geçmiş tahsilat performansı
dikkate alınarak fiyatlandırma yapılması suretiyle yönetildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda,
iddiada bahsi geçen Cerrahpaşa Hastanesinin (…..) yansıtıldığı ifade edilmiştir.
(151) Yukarıda bahsi geçen Kurul içtihadı dikkate alınarak; fiyat ayrımcılığına ilişkin
değerlendirme bakımından “alıcıların eşit olması” ve “alıcılara eşit edim, hak ve
yükümlülükler için farklı şartlar ileri sürülmesi” şartlarının kümülatif şartlar olduğu
söylenebilecektir. Böylelikle, söz konusu şartların birinin gerçekleşmemiş olması,
SIEMENS tarafından fiyat ayrımcılığı yapıldığı yönünde bir tespitte bulunulmasının
önünde engel teşkil edecektir.
(152) Bahse konu iddia kapsamında SIEMENS tarafından Cerrahpaşa Hastanesi ve Medikal
Park Van Hastanesi ile imzalanan sözleşmelerin incelenmesi gerekmektedir.
Cerrahpaşa Hastanesi ile 05.07.2010 tarihinde imzalanan sözleşmeye ilişkin olarak,
teşebbüs tarafından,
Sözleşmeye konu cihazın, kanser vakalarında kullanılan, özel bir moleküler
görüntüleme cihazı olan PET/CT cihazı olduğu ve
Anılan sözleşme kapsamında Cerrahpaşa Hastanesi tarafından PET/CT cihazı için
DURA 422 olarak adlandırılan X-ışın tüpünün (KDV hariç (…..) TL’den) satın
alındığı65
belirtilmiş ve söz konusu sözleşmenin bir nüshası sunulmuştur. Sözleşme
incelendiğinde, teşebbüs tarafından belirtilen hususların tümü teyit edilebilmektedir.
65 Anılan tüp o günkü kur üzerinden KDV hariç yaklaşık (…..) Euro’ya satılmıştır. İddianın aksine, satış
işlemi 2009 yılı liste fiyatının %20 fazlası üzerinden değil, 2009 yılı liste fiyatı üzerinden gerçekleşmiştir.
16-34/589-259
51/64
(153) İddia kapsamında incelenmesi gereken diğer sözleşme SIEMENS’in Medikal Park Van
Hastanesiyle 24.09.2007 tarihinde imzaladığı sözleşmedir. SIEMENS tarafından,
Anılan sözleşmeye konu cihazın Somatom Spirit isimli Bilgisayarlı Tomografi Cihazı
(CT) olduğu,
Kanser vakalarında kullanılan, özel bir moleküler görüntüleme cihazı olan PET/CT
cihazının CT’den farklı olduğu,
Buna bağlı olarak söz konusu cihazlar için kullanılan tüplerin de farklılaştığı, zira CT
cihazı için DURA 202 tüpünün kullanıldığı,
Medikal Park Hastaneler zinciri adına imzalanan Medikal Park Bursa Cihaz Alım
Sözleşmesi’nin Ek-M isimli ekinde de anılan cihaza uygun X-ışın tüpü modelinin
DURA 202 olduğunun görülebildiği66
belirtilmiş ve Medikal Park Van Hastanesiyle imzalanan sözleşmenin bir nüshası
sunulmuştur. Medikal Park Van Hastanesi ile imzalanan sözleşme incelendiğinde67,
sözleşmeye konu cihazın Somatom Spirit olduğu ve cihaz için DURA 202 tüp modelinin
kullanıldığı teyit edilebilmektedir. Ayrıca teşebbüs tarafından sunulan Medikal Park Van
Hastanesine yapılan satışa ilişkin 22.12.2009 tarihli proforma fatura incelendiğinde de,
satışa konu tüpün DURA 202 model olduğu açıkça görülebilmektedir. Buna ek olarak
söz konusu tüplerin ilgili dönemdeki liste fiyatları karşılaştırıldığında, DURA 202 model
tüpün 2009 yılı liste fiyatı (…..) Euro iken, DURA 422 model tüpün liste fiyatının
şikâyetçi tarafından da ifade edildiği üzere (…..) Euro olduğu görülmektedir.
(154) Yukarıda verilen bilgiler ışığında, iddiada belirtilenin aksine, SIEMENS tarafından
Cerrahpaşa Hastanesi ile Medikal Park Hastanesine satışı gerçekleştirilen tüp
modellerinin, farklı cihazlara ait farklı fiyatlardaki farklı tüpler olduğu hususu açıklığa
kavuşmuştur. Bu bağlamda, fiyat ayrımcılığına ilişkin şartlardan biri olan “alıcılara eşit
edim, hak ve yükümlülükler için farklı şartlar ileri sürülmesi” şartının sağlanmadığını
belirtmek mümkündür. Zira, satışa konu tüplerin farklı tüpler olduğunun ortaya
konulmasının ardından, alıcıların edim, hak ve yükümlülüklerinin eşit olduğundan söz
edilemeyecektir. Dolayısıyla, “alıcıların eşit olması” şartının incelenmesi gerekmeksizin,
SIEMENS tarafından kamu hastanelerine fiyat ayrımcılığı yapıldığı yönündeki iddianın
gerçeği yansıtmadığı söylenebilecektir.
(155) Diğer taraftan, iddiada bahsi geçen hastanelere aynı model tüplerin farklı fiyata satıldığı
varsayımı altında dahi, doğrudan fiyat ayrımcılığı yapıldığı yönünde bir tespitte
bulunmak yerinde bir yaklaşım olmayacaktır. Bu durumun iki ayrı nedeni bulunmaktadır.
Bunlardan ilki, SIEMENS’in Cerrahpaşa Hastanesi ile geçmiş yıllarda (…..) dikkate
alındığında, SIEMENS tarafından kur riskini bertaraf etmek amacıyla anılan hastaneye
yapılan satışlarda, fiyatın diğer müşterilere göre yüksek belirlenmesinin fiyat ayrımcılığı
olarak değerlendirilmesinin, ticari hayatın olağan akışıyla bağdaşmayacağıdır.
66 Birinci yazılı savunma ekinde sunulan sözleşmenin 7.13. sayılı maddesinde yer alan, “(…..)” hükmü
uyarınca DURA 202 tüplerin (…..) yıllığına KDV hariç (…..) Euro üzerinden satılacağı görülmektedir.
67 Alımların merkezi olarak yürütüldüğü, söz konusu sözleşmenin eklerinin zincirde bulunan diğer Medikal
Park Hastanelerine de uygulandığı teşebbüs tarafından ifade edilmektedir.
16-34/589-259
52/64
(156) Bir diğer neden ise, şikâyetçi tarafından sunulan birer örneğe dayanarak sistematik bir
şekilde kamu hastanelerine özel hastanelere göre daha yüksek fiyat uygulandığı
yönünde genel bir kanaate ulaşmanın mümkün olmayacağıdır. Nitekim, SIEMENS
tarafından kamu hastanelerine özel hastanelerden daha düşük fiyat uygulanabildiği,
örneğin liste fiyatı (…..) Euro olan MEGALIX Cat Plus 125/20/40/80-122GW model X-
Işın tüpünün Sağlık Bakanlığının toplu alımlarında yapılan cihaz satış sözleşmenin eki
niteliğindeki yedek parça fiyatı taahhüdü kapsamında (…..) 24.12.2015 tarihinde (…..)
Euro bedel ile satılırken, aynı tüpün (…..) 05.03.2015 tarihinde (…..) Euro’ya satıldığı
belirtilmiş ve ilgili satışlara ilişkin belgelerin birer nüshası sunulmuştur. Bu kapsamda,
aksi yönde bir örnek olarak, SIEMENS tarafından aynı model tüp satışı için (…..), (…..)
daha düşük fiyat uygulanmasının, fiyatların kamu hastanesi-özel hastane ayrımı
bağlamında belirlendiği şeklinde bir çıkarım yapmayı güçleştirdiği değerlendirilmektedir.
(157) Sonuç olarak, şikâyetçi tarafından ileri sürülen somut iddialar doğrultusunda, SIEMENS
tarafından kamu hastanelerine özel hastanelere göre daha yüksek fiyat uygulanmak
suretiyle ayrımcılık yapıldığı yönünde bir değerlendirmede bulunulamamaktadır.
I.6.3.4.3. SIEMENS Tarafından SIEMED’e Ayrımcılık Uygulandığı İddiası
(158) Başvuru sahibi tarafından, fiyat ayrımcılığına ilişkin ileri sürülen iddialardan bir diğeri,
SIEMENS’in DURA 202 X ışın tüpünü SIEMED’e internet sayfasında yayımlayıp daha
sonra kaldırdığı yedek parça fiyatları üzerinden ((…..) Euro+KDV)68; ancak kendisi ile
bakım-onarım anlaşması olan Medikal Park Van Hastanesine ise internette yer alan
fiyatlar üzerinden %20 civarında bir indirim yaparak (…..) Euro+KDV’ye sattığıdır.
68 SIEMED tarafından başvuru dilekçesinin ekinde sunulan 02.09.2009 tarihli tüp liste fiyatlarından, anılan
tüpün liste fiyatının (…..) Euro+KDV olduğu görülmektedir.
16-34/589-259
53/64
(159) SIEMENS tarafından söz konusu iddiaya ilişkin olarak;
Medikal Park Van Hastanesine satılan tüpün fiyatının, cihaz satış aşamasında
Medikal Park Hastaneler zinciri ile yapılan sözleşmeden dolayı düşük olduğu, zira
anılan hastane ile yapılan cihaz satım sözleşmesinde anılan tüpün fiyatının (…..)
yıllık bir süre için (…..) Euro olarak sabitlendiği,
Anılan hastanenin Kamu İhale Kanunu’na tabi olmamakla birlikte, uygulamada
pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerden teklif almak suretiyle nihai kararını verdiği,
Bu bağlamda anılan hastaneye düşük fiyat sunulmasının cihaz satışı aşamasında
tıbbi cihaz üreticileriyle rekabet edilmesinin doğal bir sonucu olduğu,
Aynı tüp için fiyat teklifi verilen SIEMED’in 2009 yılında indirim sistemi çerçevesinde
herhangi bir indirim kriterine sahip olmaması nedeniyle anılan teşebbüse liste
fiyatının uygulandığı,
SIEMED’e indirim sisteminin ilk uygulanmaya başlandığı tarihten itibaren %(…..)’lik
(…..) indirimi uygulandığı69, bununla birlikte SIEMED’in (…..) indirimine 2013 yılında
hak kazanması nedeniyle SIEMED’e yapılan satışlarda %(…..)’lik (…..) indiriminin
2013 yılı itibariyle hayata geçtiği
belirtilmiş ve ayrıca Medikal Park Van Hastanesi ile imzalanan sözleşmenin bir örneği
sunulmuştur. SIEMENS tarafından ifade edildiği üzere Medikal Park Bursa Cihaz Alım
Sözleşmesi, Medikal Park Hastaneler zinciri adına imzalanmış olup, sözleşmenin
eklerinde bulunan hususlar zincir bünyesindeki tüm hastaneleri kapsamaktadır. Bu
çerçevede, Medikal Park Bursa Cihaz Alım Sözleşmesi’nin Ek-M isimli ekinde sayılan,
aralarında DURA 202 X ışın tüpünün de bulunduğu altı adet sarf malzemesinin fiyatının
(…..) yıl süreyle sabitlendiği teyit edilmiştir.
(160) SIEMED’in bakım onarım pazarında SIEMENS’in rakibi konumunda olması nedeniyle,
söz konusu iddia birincil seviye zarar doğuran ayrımcılığı konu almaktadır.
(161) Bahse konu iddia kapsamında, ilk olarak alıcıların eşit durumda olup olmadığının
incelenmesi gerekmektedir. SIEMED, bakım onarım pazarında faaliyet gösteren ve
SIEMENS’ten aldığı yedek parça ve tüpleri yeniden satan bir teşebbüstür. Buna karşın
Medikal Park Van Hastanesi ise, SIEMENS’ten aldığı yedek parça ve tüplerin nihai
kullanıcısı konumundadır. Ayrıca diğer hastaneler gibi Medikal Park Van Hastanesinin
de aynı zamanda cihaz alıcısı konumunda olduğu düşünüldüğünde, bu örnekte olduğu
gibi hastanelerin BSS’lerden farklı olarak pazarlık gücünün, bir diğer ifadeyle alıcı
gücünün bulunduğu söylenebilecektir. İddiaya konu olayda Medikal Park Van Hastanesi
ile imzalanan sözleşmede çeşitli sarf malzemelerin fiyatının (…..) yıl gibi uzun bir süre
için sabitlenmiş olması da bu hususu desteklemektedir. Tüm bu hususlar birlikte
değerlendirildiğinde, SIEMED’in hastanelerle eşit alıcı konumunda olmadığı, dolayısıyla
herhangi bir hastane ile SIEMED’e uygulanan fiyatlardaki farklılıkların fiyat ayrımcılığı
olarak değerlendirilemeyeceği değerlendirilmektedir.
69 SIEMENS tarafından sunulan bilgilerden, SIEMED’e uygulanan ilk (…..) indiriminin (…..) tarihinde
yapıldığı anlaşılmaktadır.
16-34/589-259
54/64
(162) Diğer taraftan, SIEMED’in bakım onarım pazarında SIEMENS’in rakibi konumunda
olduğu dikkate alındığında, söz konusu pazarda hakim durumda olan SIEMENS’in
anılan teşebbüse uyguladığı fiyatların 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında dışlayıcı etki doğurup doğurmadığının incelenmesi
gerekmektedir. Nitekim SIEMENS’in hastanelere nazaran SIEMED’e daha yüksek fiyat
uygulaması, SIEMED’in bakım-onarım pazarından dışlanmasına yol açabilecektir. Bu
noktada, 2009 ve 2010 yıllarında SIEMED’in satın aldığı parçalar özelinde, SIEMED’e
ve diğer müşterilere uygulanan fiyatlara aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 7: Karşılaştırmalı Fiyat Tablosu
Ürün Adı ve
Kodu
Yıl Müşteri Teklif Tarihi Satış Tarihi Birim Satış
Bedeli
(Euro)
Liste
Fiyatları
(Euro)
Carbon Brush
Set, Power
(3806333)
2009
(…..) 25.02.2009 20.03.2009 (…..)
(…..)
(…..) 13.03.2009 31.03.2009 (…..)
(…..) 23.02.2009 21.04.2009 (…..)
(…..) 04.03.2009 25.05.2009 (…..)
(…..) 31.08.2009 31.08.2009 (…..)
(…..) 26.08.2009 24.09.2009 (…..)
(…..) 04.12.2009 17.12.2009 (…..)
(…..) 22.12.2009 31.12.2009 (…..)
Pre-filter
AXIOM =si=,
Rev.: 0
(5892380)
2009
(…..) 18.03.2009 31.03.2009 (…..)
(…..) (…..) 21.08.2009 31.08.2009 (…..)
(…..) 02.10.2009 07.10.2009 (…..)
Form filter
replacement kit
(3815292)
2009 (…..) 21.05.2009 10.06.2009 (…..) (…..) (…..) 14.12.2009 23.12.2009 (…..)
2010
(…..) 10.05.2010 21.05.2010 (…..)
(…..) (…..) 20.08.2010 15.09.2010 (…..)
(…..) 12.10.2010 31.10.2010 (…..)
Ext. release
button with
holding de
(5662866)
2010
(…..) 28.01.2010 04.02.2010 (…..)
(…..)
(…..)
03.11.2010 22.11.2010
(…..)
Frequency
converter
0..1600HZ
1.7KV
(3084456)
2010
(…..) 21.05.2010 15.06.2010 (…..)
(…..)
(…..) 01.07.2010 08.07.2010 (…..)
(…..)
13.08.2010 15.09.2010
(…..)
Powerstage
Popeye
(5938316)
2010
(…..) 12.05.2010 20.05.2010 (…..)
(…..) (…..) 07.05.2010 27.05.2010 (…..)
(…..) 2.11.2010 11.11.2010 (…..)
Kaynak: SIEMENS’ten Gelen Bilgiler
(163) SIEMENS’ten yukarıdaki tabloda yer alan her bir fiyat farklılığına ilişkin açıklama talep
edilmiştir. Teşebbüsün açıklamaları incelendiğinde genel olarak fiyat farklılıklarının
yukarıda değinilen döviz kuru riskini bertaraf etmeyi hedefleyen kur tahmini (forward
kur) uygulaması çerçevesinde fiyat belirlenmesinden ve önceki bölümlerde detaylarına
yer verilen indirim sistemi kapsamında müşterilere peşin indirimi, ciro indirimi gibi çeşitli
indirimler uygulanmasından kaynaklandığı görülmektedir. Bununla birlikte, Carbon
Brush Set Power adlı ürün bakımından (…..)’a indirim sistemi ya da kur tahminiyle
açıklanamayacak ölçüde düşük fiyat uygulandığı dikkat çekmektedir. Teşebbüs
tarafından bu durumun sebebi; (…..) Euro liste fiyatı üzerinden %(…..) indirim
uygulanmakla birlikte, müşteriye Euro üzerinden değil sehven TL üzerinden fatura
kesilmesi olduğu şeklinde açıklanmıştır.
16-34/589-259
55/64
(164) Bu noktada belirtilmelidir ki, SIEMENS tarafından tüm müşterilere birebir aynı fiyatın
uygulanması beklenemeyecektir. Zira, indirim sistemi ya da kur tahminine dayalı fiyat
belirleme nedenlerinden dolayı fiyatların tabloda görüldüğü miktarlarda farklılaşmasının,
ticari hayatın olağan akışıyla bağdaşır bir durum olduğu değerlendirilmektedir. Bu
bağlamda önemli olan husus fiyat farklılıklarının sistematik olarak SIEMED aleyhine
olup olmadığı, bir başka deyişle SIEMENS tarafından SIEMED’e yönelik dışlayıcı bir
fiyat politikası uygulanıp uygulanmadığıdır. Bu bağlamda, yukarıdaki tabloda yer alan
bilgiler SIEMED özelinde ele alındığında;
“Ext. release button with holding de” adlı ürün bakımından SIEMED’e diğer
müşterilere oranla daha yüksek fiyat uygulandığı,
“Pre-filter AXIOM =si=, Rev.: 0” adlı ürün bakımından SIEMED’e bir müşteriyle eşit
fiyat uygulanırken diğer müşteriye kıyasla yüksek fiyat uygulandığı, ancak yine de
SIEMED’e uygulanan fiyatın liste fiyatının altında kaldığı,
“Carbon Brush Set Power” ve “Powerstage Popeye” adlı ürünler bakımından
SIEMED’e uygulanan fiyatın orta aralıkta kaldığı (en düşük veya en yüksek değil),
“Form filter replacement kit” adlı ürün bakımından 2009 yılı satışlarında SIEMED’e
diğer müşterilere göre daha yüksek fiyat uygulanırken, 2010 yılında anılan teşebbüse
uygulanan fiyatın orta aralıkta kaldığı, ancak her hâlükârda söz konusu fiyatların liste
fiyatından çok cüz’i miktarda farklılaştığı (2009 yılı satışında SIEMED’e uygulanan
fiyat (…..) Euro, liste fiyatı (…..) Euro; 2010 yılı satışında SIEMED’e uygulanan fiyat
(…..) Euro, liste fiyatı (…..) Euro),
“Frequency converter 0..1600HZ 1.7KV” adlı ürün bakımından ise en düşük fiyatlı
satışın SIEMED’e gerçekleştirildiği
dikkat çekmektedir.
(165) Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; SIEMENS tarafından SIEMED’e sistematik olarak
dışlama amacıyla yüksek fiyat uygulanmadığı, bunun yanında anılan teşebbüse
uygulanan fiyatlarla diğer müşterilere uygulanan fiyatlar arasındaki farkın dışlayıcı etki
doğuracak boyutta olmadığı değerlendirilmektedir.
I.6.3.5. Aşırı Fiyat Uygulandığı İddiası
(166) Başvuru sahibi tarafından, bilgisayarlı tomografi cihazı X ışın tüpünün (DURA 422) liste
fiyatının (…..) Euro70 olduğu, ancak 2010/43957 no’lu Kamu İhale Kurumu dosyası
kapsamında söz konusu tüpün SIEMENS tarafından Cerrahpaşa Hastanesine (…..)
TL’ye71 (o günkü kur üzerinden yaklaşık (…..) Euro) satıldığı; bununla birlikte bahsi
geçen tüpün SIEMENS’e maliyetinin (…..) Euro olduğu, dolayısıyla SIEMENS’in %161
oranında kar elde etmek suretiyle fahiş fiyat uyguladığı iddia edilmiştir.
70 Söz konusu tüpün 2009 yılı liste fiyatı olup, KDV hariçtir.
71 Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerden söz konusu fiyatın KDV hariç fiyat olduğu
anlaşılmıştır.
16-34/589-259
56/64
(167) Anılan iddiaya ilişkin olarak yukarıda fiyat ayrımcılığına ilişkin iddiaların ele alındığı
bölümde de değinildiği üzere SIEMENS tarafından;
a. Kamu hastanelerine yapılan tüp satışlarında fiyatlamanın TL olarak yapıldığı, tüplerin
yurtiçinde üretilmemesi nedeniyle yurtdışından ithal edildiği, bu bağlamda döviz kuru
riski oluştuğu ve söz konusu riskin fiyatlamanın ödeme vadesi ve müşterinin geçmiş
tahsilat performansı dikkate alınarak yapılması yoluyla giderildiği,
b. Satışın yapıldığı (…..); cihazın Siemens markalı olması sebebiyle, ihaleye katılmama
gibi bir seçenek olmadığı ve maliyeti ne olursa olsun ihaleye katılım sağlandığı ve
talep edilen tüpün tedarik edilmesi yoluna gidildiği,
c. Kimi örneklerde tahsilatın birkaç yıl sonra yapılması tecrübesi yaşandığı, bu nedenle
Cerrahpaşa Hastanesinin (…..) sağlıklı bir biçimde hesaplanamadığı,
d. İddiaya konu işlemde, Cerrahpaşa Hastanesinin belirlediği yaklaşık maliyet dikkate
alınmak suretiyle ihalenin SIEMENS üzerinde kaldığı72, kaldı ki kamu ihale mevzuatı
gereğince yaklaşık maliyeti aşan tekliflerde idarelerin ihaleyi iptal etme hakkı olduğu;
o günkü koşullar çerçevesinde yukarıda belirtilen maliyet unsurları dikkate alınarak
fiyatlandırma yapıldığı, teklif edilen fiyatın Cerrahpaşa Hastanesi tarafından kabul
edildiği, bunun sonucunda da satış işleminin gerçekleştirildiği
ifade edilmiştir. İlaveten, SIEMENS tarafından;
Vadeli alım yapan veya ödeme performansı yeterli/tatmin edici olmayan müşterilere
yapılan satışlarda, müşterinin ödemeyi yapması muhtemel olan zamanın tahmin
edildiği ve o tarihte oluşacak döviz kurunun tahmin edilmesi (forward kur) suretiyle
hesaplama yapıldığı,
İddiaya konu ihalenin yapıldığı tarihte Euro kurunda arızi olarak ani bir düşüş
gerçekleştiği,
Zira ilk teklif tarihi olan 02.12.2009 tarihinde 2,30 TL seviyelerinde olan Euro
kurunun, ihale tarihi olan 13.05.2010 tarihinde ise 1,94 TL seviyesine gerilediği,
(…..) hesaba katıldığı; ihale gününde de Cerrahpaşa Hastanesinin ödeme
yapmasının muhtemel olduğu ileriki dönemde kurun tekrardan 2,25 TL seviyesini
aşabileceği tahmin edilerek fiyatlama yapıldığı,
Nitekim kamu ihalelerinde TL üzerinden teklif yapıldığı ve ihalenin kazanılması
halinde faturanın bu bedel üzerinden düzenlendiği,
İhale şartnamesinde ödeme için bir yıllık vade belirlendiği ve bu vadenin dolduğu
tarihteki kurun 2,26 TL seviyesinde olduğu, bu durumun ise forward kur
hesaplamasının isabetli bir yöntem olduğunu ortaya koyduğu
belirtilmiştir. Söz konusu hususa ilişkin Cerrahpaşa Hastanesi ile 05.07.2010 tarihinde
imzalanan sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 12.2.2. maddesinde ödemenin kabul
raporu düzenlenmesinden itibaren en geç 365 gün içerisinde yapılacağının
kararlaştırıldığı görülmüştür. Gerçekten de SIEMENS tarafından belirtildiği gibi Euro
döviz kuru 2009 sonunda düşmeye başlayarak 2010 yılını düşük geçirmiş ve ödemenin
yapılacağının kararlaştırıldığı 2011 yılında hızla yükselmiştir73.
72 2010/43957 sayılı Kamu İhale Kurumu dosyasından, 13.05.2010 tarihinde gerçekleşen söz konusu
ihalenin açık ihale usulü ile yapıldığı ve yalnızca SIEMENS tarafından teklif sunulduğu anlaşılmaktadır.
73 Gösterge niteliğindeki TCMB Euro Döviz Alış Kuru, Cerrahpaşa Hastanesi tarafından ilana çıkılan
02.12.2009 tarihinde 2,2505 TL iken, ihale tarihi olan 13.05.2010’da 1,9050 TL’dir. Nitekim TCMB kur
16-34/589-259
57/64
(168) SIEMENS’in Cerrahpaşa Hastanesine aşırı fiyat uyguladığı iddialarına yönelik olarak
yapılan inceleme sonucunda, söz konusu fiyatlandırmanın rasyonel bir ticari gerekçe
olarak nitelendirilebilecek döviz kuru riski analizinin bir sonucu olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim ithal edilen ürünlerin satış fiyatında, döviz kurunun belirleyici bir etkiye sahip
olduğu yadsınamayacaktır. Kaldı ki, kamu ihalelerinde idarelerin yaklaşık maliyeti
dikkate almak zorunda olduğu ve bu maliyeti aşan teklifler söz konusu olduğunda ihaleyi
iptal etme hakkına sahip olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla iddiaya konu fiyatlandırmanın
aşırı fiyat yönünde bir ihlale yol açmadığı kanaatine varılmaktadır.
I.6.3.6. Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’nin İmzalanmasının Zorunlu
Tutulduğu İddiası
(169) Başvuru sahibi tarafından,
- SIEMENS tarafından hazırlanan Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’nin, servis
şifresini sunan SIEMENS ile müşteriler arasında değil, SIEMENS ve servis şifresini
kullanacak olan servis organizasyonları arasında imzalanması gerektiği; aksi takdirde
müşterilere sorumluluk yükleyen bu sözleşmeyi imzalayacak kimse bulunamayacağı;
nitekim TSK’ya satılan tüplerin Siemens marka sistemlere takılması akabinde
yapılması gereken kalibrasyonlar için servis şifresine ihtiyaç duyulduğu, fakat mevcut
durumda anılan sözleşmenin SIEMENS ile şifre talep eden müşteriler arasında
imzalanması gerektiğinden, TSK içerisinde sözleşmeyi imzalayacak yetkiye sahip bir
kişiye ulaşılamadığı,
- Servis şifresinin verilmesine yönelik hukuki sorumluluğu düzenleyen Servis Yazılımı
Kullanım Sözleşmesi’nin, şifreyi kullanacak olan BSS’lere imzalatılması gerektiği,
nitekim şifre kullanılarak yapılacak bakım ve onarım esnasında/akabinde ortaya
çıkabilecek, insan sağlığını tehdit edebilecek türden sorunlar karşısında müşterilerin
hukuki sorumluluğu üstlenmek istemediği ve bu nedenle söz konusu sözleşmeyi
imzalamaktan kaçındıkları, bu bağlamda Kurul kararlarında yeri olmayan servis
sözleşmesi uygulamasına son verilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
grafikleri incelendiğinde ilana çıkılan dönem ve öncesinde yüksek seyreden kurun, ihale döneminde
düşmüş olduğu anlaşılmaktadır.
16-34/589-259
58/64
(170) SIEMENS tarafından yapılan ve Kurum kayıtlarına 25.05.2010 tarih ve 4163 sayı ile
intikal eden bildirimde74, 2009 tarihli Kurul kararı ile tıbbi görüntüleme ve cihaz
üreticilerine, bu cihazlara bakım hizmeti verilmesi için gerekli olan seviyede şifrelerin
müşterilerine tedarik edilmesi konusunda bir yükümlülük getirildiği, bu doğrultuda
erişimle ilgili olarak ortaya çıkabilecek yükümlülüklerin hukuki zeminde cihaz sahibi
müşteriye yansıtılmasına yönelik bir protokol (Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi)
hazırlandığı belirtilmiştir. Bu çerçevede, Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis
cihazlarına bakım hizmeti verebilmek için gerekli olan şifreleri talep eden müşteriler ile
imzalanması planlanan Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’ne menfi tespit belgesi
verilmesi/muafiyet tanınması talebinin ve söz konusu Sözleşme’ye ilişkin iddiaların
değerlendirildiği 07.10.2010 tarih ve 10-63/1315-492 sayılı Kurul kararında aşağıdaki
değerlendirme yapılmıştır:
“Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının servisini özel kılan iki ana unsur
bulunmaktadır. Birincisi, tıbbi cihazların bakımı teknik bilgi ve uzmanlık
gerektirmektedir. Bu bakımı yapacak kişilerin ilgili dallarda üniversite öğrenimi
görmenin yanı sıra söz konusu cihazların her biri, hatta her cihazın farklı modelleri
için ayrı eğitim alması şarttır. Bu eğitimi de ancak ilgili cihazın üreticisi
verebilmektedir. İkincisi, bu cihazların doğru çalışmasının insan sağlığı açısından
hayati önem taşımasıdır. Kalibrasyonların doğru yapılmaması ve benzeri hatalar, çok
küçük oranlarda dahi olsa, ölümlere ya da sakatlıklara yol açabilmektedir. Bu
durumda zincirleme olarak hastane yönetimlerinin ve cihaz üreticilerinin de
sorumluluğu doğmaktadır.
Bu iki özellik nedeniyle tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına servis hizmeti verecek
firmaların ve bunların çalışanlarının yeterliliklerinin tespiti ve belgelenmesi hayati
önem arz etmektedir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda bir düzenlemeyi
henüz hayata geçirmemiş olması tüm ilgili taraflar açısından bir belirsizliğe yol
açmaktadır. Dolayısıyla hastane idarelerinin ve cihaz üreticilerinin, söz konusu
cihazların bakımını üstlenecek firmalardan ilgili riskleri ortadan kaldıracak bir takım
güvenceler talep etmeleri tabidir. Bunun yanında üretici firma da, bağımsız servis
firması tarafından hizmet sunulan bir cihazdan kaynaklanan sorun sebebiyle hukuki
sorumluluğu bulunmadığını taraflara bildirmek isteyecektir. İşbu Sözleşme de bu
kapsamda değerlendirilmelidir.”
(171) Bu doğrultuda, anılan kararda
“1. Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından menfi tespit talebiyle bildirilen “Servis
Yazılımı Kullanım Sözleşmesi”ne menfi tespit belgesi verilmesine,
2. Başvuru tarihinden sonra sözleşmenin değişikliğe uğraması ve son haliyle
sözleşmeye menfi tespit belgesi verilmesi nedeniyle T.C. Sağlık Bakanlığı Dr.
Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Siemed Tıbbi
Sistemler Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan başvuruların reddine”
hükmedilmiştir.
74 Kurum kayıtlarına 21.06.2010 tarih ve 4827 sayı ile intikal eden yazıda, Servis Yazılımı Kullanım
Sözleşmesi’nde birtakım değişiklikler yapılması sebebiyle, yapılmakta olan menfi tespit/muafiyet
değerlendirmesinde yeni hükümlerin dikkate alınması talep edilmiştir.
16-34/589-259
59/64
(172) Görüldüğü üzere, servis şifresi talep eden müşterilere Servis Yazılımı Kullanım
Sözleşmesi’nin imzalatılması, tıbbi cihazların yazılımlarına erişilmesi esnasında yahut
sonrasında ortaya çıkabilecek hukuki sorumluluğun müşterilerce üstlenilmesi amacıyla
benimsenmiş olup; 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil etmemesi nedeniyle söz konusu
Sözleşme’ye menfi tespit verilmiştir.
(173) Bu doğrultuda Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’nin imzalatılmasına ilişkin iddiaların
soruşturma çerçevesinde değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmamıştır.
I.7. Genel Değerlendirme
(174) SIEMED’in iddiaları karşısında, soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler bir
bütün olarak değerlendirildiğinde,
- SIEMED’in toolkit kiralama fiyat taleplerinin SIEMENS tarafından yanıtlanmadığı
iddialarının gerçeği yansıtmadığı,
- Yedek parça ve tüpler bakımından, SIEMENS’in 2009 tarihli Kurul kararında
öngörülen yükümlülüğün ötesinde bir fiyat listesi hazırladığı ve SIEMENS’in
yayımladığı fiyat listelerinde sık kullanılan bazı parçalara yer verilmediği iddiasının
geçerlilik taşımadığı,
- SIEMENS’in şifre taleplerine yanıt verdiği, ihtiyaç halinde ileri düzey şifreyi makul
sürelerde kullanılmak üzere BSS’lere ve müşterilerine sunduğu, SIEMENS tarafından
sunulan şifrelerle BSS’lerin bakım-onarım hizmeti sunabileceği, BSS’lerin 2009-2015
yılları arasındaki pazar paylarının gelişiminin de bu durumu desteklediği,
- SIEMED tarafından kamu ve özel hastanelere ayrımcı koşullarda satıldığı iddia
edilen tüplerin farklı cihazlarda kullanılan farklı fiyatlardaki sarf malzemeleri olduğu,
bu nedenle eşit işlem koşullarının en başından sağlanmadığı; öte yandan kamu
hastanelerine daha düşük fiyatlarla da ürün sunulabildiği, dolayısıyla SIEMENS
tarafından kamu hastanelerine özel hastanelere göre daha yüksek fiyat uygulanmak
suretiyle ayrımcılık yapıldığı yönünde iddialarının gerçeği yansıtmadığı,
- SIEMED’in hastanelerle eşit alıcı konumunda olmadığı, SIEMED’in SIEMENS
tarafından uygulanan indirime o dönemde hak kazanmamış olması ve Medikal Park
Van Hastanesi ile imzalanan sözleşme çerçevesinde çeşitli sarf malzemelerin
fiyatının (…..) yıl gibi uzun bir süre için sabitlenmiş olması nedenleriyle herhangi bir
hastane ile SIEMED’e uygulanan fiyatlardaki farklılıkların fiyat ayrımcılığı olarak
değerlendirilemeyeceği, Cerrahpaşa Hastanesine uygulanan fiyatın kur riski ve (…..)
gibi rasyonel gerekçeleri olması sebebiyle aşırı fiyat olarak nitelendirilmesinin
mümkün olmadığı,
- Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’nin imzalanmasının zorunlu tutulmasına ilişkin
iddiaların işbu soruşturma kapsamında ayrıca değerlendirilmesine yer olmadığı,
- Sonuç olarak, SIEMENS’in 2009 tarihli Kurul kararında öngörülen yükümlülüklere
uygun davrandığı ve 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediği
kanaatine ulaşılmıştır.
16-34/589-259
60/64
I.8. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
I.8.1. Toolkit Kiralama Taleplerine Cevap Verilmediği İddiasına İlişkin Savunma ve
Değerlendirme
(175) Savunmada,
Şikâyet konusu ihtilafın, şikâyetin yapıldığı ve Kurul kararının iptali istemiyle davanın
henüz açılmadığı dönemde, şikâyetçi teşebbüsün kiralama talebinde bulunduğu
toolkiti satın almasıyla çözüme kavuştuğu,
Toolkitlerin, MR cihazlarının ilk kurulumu ve bakımı/onarımı işlemleri sırasında
cihazın enerjisinin geri alınması ve yeniden yüklenmesinin ve MR sistemlerinin
manyetik alan homojenitesinin ölçülmesinin gerektiği durumlarda kullanıldığı;
toolkitlerin ne tıbbi görüntüleme cihazlarının yazılımlarına erişimi sağlayan “cihaz
harici aparat” ne de söz konusu cihazların “yedek parçası” olduğu; bu anlamda 2009
tarihli Kurul kararının toolkitleri kapsayan bir hüküm ihtiva etmediği,
Bununla birlikte SIEMENS’in konuya yapıcı yaklaşarak geçmiş dönemlerde toolkit
kiralama taleplerine olumlu cevap verdiği; ancak toolkitlerin kiralanması yerine
satışının yapılmasının daha uygun olacağı; zira,
Hasta güvenliği ve müşterilerle yapılan sözleşmelerde yer alan yükümlülükler
nedeniyle, acil durumların ortaya çıkması ihtimaline binaen depoda bir adet toolkit
bulundurmanın zorunlu olduğu; cihazların ilk kurulumları veya taşınmalarının söz
konusu olduğu hallerde bile, toolkitlerin cihazlarda kullanım sürelerinin yapılacak
işleme göre değişkenlik gösterdiği dikkate alınarak, depoda hazır bekletilen
toolkitin kullanılmayarak acil durumlar için bekletildiği; dolayısıyla söz konusu
toolkitin belirli veya belirsiz bir süre için kiralanmasının acil durumlarda
SIEMENS’in yükümlülüklerini yerine getirememesine sebebiyet vereceği; nitekim
2009 tarihli Kurul kararının henüz alınmamış olduğu dönemde şikâyetçinin toolkit
kiralama talebinin olumlu karşılandığı, akabinde şikâyetçinin SIEMENS’e teslim
ettiği toolkitin çalışmamasından dolayı SIEMENS’in müşterisine karşı zor durumda
kaldığı ve arızanın giderilmesi için yurtdışına gönderilen toolkitten bir süre
faydalanılamadığı,
Bu tür sorunların yaşanmamasını teminen, tookitlerin gerek kiralanmadan, gerekse
işlem bitiminde SIEMENS tarafından teslim alınmasından önce, sağlıklı çalışıp
çalışmadığının test edilmesi gerektiği, bu durumun ise kiralama maliyetine ek
olarak iki ayrı testin maliyetini de beraberinde getirdiği, dolayısıyla toolkitlerin satın
alınmayıp kiralanmasının zaman kaybı ve işlem maliyetine yol açtığı,
Ayrıca tıbbi teşhis ve görüntüleme bakım onarım hizmeti verecek olan her
teşebbüsün, hasta güvenliğinin sağlanması ve faaliyetlerin kesintisiz bir şekilde
sürdürülebilmesi amacıyla bu toolkitlere sahip olması gerekliliği ortada iken,
toolkitleri satın alma maliyetine katlanmayıp bu maliyeti rakiplere yüklemesinin
bakım onarım hizmeti pazarındaki rekabeti olumsuz etkileyeceği,
Toolkitlerin SIEMENS’in mülkiyetinde olmadığı, iç işleyişten kaynaklanan
sebeplerle Siemens AG’nin bu cihazları Siemens bünyesindeki bağlı şirketlere
kiraladığı,
2009 tarihli Kurul kararının değerlendirme bölümünde, makul gerekçelerin varlığı
halinde BSS’lere şifre yerine geçen cihaz harici aparatları kiralamak yerine,
bunların satışı yönünde opsiyon sunmanın 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil
etmediğinin ortaya konulduğu,
16-34/589-259
61/64
SIEMENS markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarında kullanılan çok sayıda
toolkit olduğu, bunların önemli bir kısmının başka üretici firmalar tarafından
üretildiği, bu noktada söz konusu üreticiler tarafından üretilen toolkitler bakımından
SIEMENS’in herhangi bir yükümlülüğünün söz konusu olmadığı,
Danıştay 13. Dairesinin iptal kararında toolkitler bakımından 2009 tarihli Kurul
kararında yedek parçalar için öngörülen prosedür çerçevesinde değerlendirmede
bulunulmak suretiyle açık bir hataya sebebiyet verildiği
belirtilmiştir.
(176) Kararın 1.6.3.1. sıra numaralı bölümünde, söz konusu iddia bağlamında ayrıntılı
inceleme yapıldığından, konu ile ilgili olarak yapılan savunmaya yönelik ayrı bir
değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu çerçevede, SIEMENS’in
toolkitlerin satışına ilişkin yukarıda sunduğu gerekçelerin makul olduğu
değerlendirilmektedir. Anılan bölümde de belirtildiği üzere, 2009 tarihli Kurul kararı ile
getirilen yükümlülükler esasen şifre ve şifre işlevi gören aparatlara/cihazlara getirilmiş
olup, cihaz harici takılan aparat/cihaz niteliğinde olan toolkitleri kapsamamaktadır. Diğer
yandan, ilgili bölümde incelendiği üzere, SIEMED ve SPINTECH’in ihtiyaç halinde toolkit
satın alarak söz konusu ihtiyaçlarını karşılayabildiği görülmektedir. Toolkitin SIEMENS
tarafından BSS’lere kiralanması durumunda çeşitli aksaklıklar yaşanabildiği ve BSS’lerin
toolkit satın almaları yönünde herhangi bir ekonomik engelleri olmadığı hususları bir
arada değerlendirildiğinde, toolkit satışının makul olduğu kanaatine ulaşılmaktadır.
I.8.2. Yedek Parça ve Tüp Fiyatlarının İnternette Yayımlanmadığı İddiasına İlişkin
Savunma ve Değerlendirme
(177) Savunmada,
İptale konu Kurul kararına ilişkin incelemenin yapıldığı dönemde SIEMENS’in internet
sitesinde 1.810 adet yedek parçanın ve yaklaşık 30 adet tüp fiyatının yayımlandığı ve
fiyat listesinin en sık kullanılan 100 adet yedek parçayı da kapsadığı belirtilmiş,
Esas itibariyle 2009 tarihli Kurul kararında yedek parça fiyat listesinin
yayımlanmasına ilişkin yükümlülüğün yedek parça fiyatları bakımından bilgi
asimetrisini ortadan kaldıracağı ve böylelikle rekabetçi etkiler doğuracağı
varsayımıyla getirildiğinin düşünüldüğü fakat söz konusu yükümlülüğün ardıl pazarda
faaliyet gösteren rakip servis sağlayıcılarının, kimi zaman SIEMENS’in internet
sayfasındaki fiyatları, kimi zaman da SIEMENS’ten istedikleri teklif yazılarını
müşterilerine göstererek kendi fiyatlarını maksimize etmelerine yol açtığı75; ancak
SIEMENS’in orijinal yedek parçalarının fiyatlarına yakın seviyede fiyatlandırılan söz
konusu yedek parçaların ikinci el/çıkma parça olmalarının ihtimal dahilinde olduğu
ifade edilerek anılan karar ile getirilen en sık kullanılan 100 adet yedek parçanın
fiyatlarının internette yayımlanması yükümlülüğünün, sonuçlarının incelenmesi ve
olumsuz sonuçlar doğurduğunun tespit edilmesi halinde kaldırılması talep edilmiştir.
75 Bu bağlamda, SIEMED’in günümüze kadar birçok yedek parçaya ilişkin olarak fiyat teklif talebinde
bulunduğu, ancak bu taleplerin objektif iyi niyet prensibiyle bağdaşmayacak şekilde az bir kısmının
siparişe dönüştüğü; nitekim 2011 yılından günümüze kadar SIEMED’den 617 kez teklif talebi geldiği,
bunların yalnızca 145 adedinin satın almaya dönüştüğü; 2011 yılından önceki dönem bakımından ise,
teklif taleplerinin satın almaya dönüşme oranlarının çok daha düşük olduğu ifade edilmiştir.
16-34/589-259
62/64
(178) Kararın I.6.3.2. sıra numaralı bölümünde, söz konusu iddia çerçevesinde ayrıntılı
inceleme yapıldığından, konu ile ilgili olarak yapılan savunmaya yönelik ayrı bir
değerlendirme yapılmasına ihtiyaç duyulmamıştır. Bununla birlikte, yukarıda anılan
karar ile getirilen en sık kullanılan 100 adet yedek parçanın fiyatlarının internette
yayımlanması yükümlülüğünün kaldırılmasına yönelik SIEMENS’in talebi ayrı bir
inceleme konusu olabileceğinden, bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
I.8.3. Yetersiz Düzeyde Servis Şifresi Verildiği İddiasına İlişkin Savunma ve
Değerlendirme
(179) Savunmada,
2009 tarihli Kurul kararında talep halinde temin edilmesi yükümlülüğü getirilen
şifrenin, “sadece bakım ve onarım hizmetinin kapsamında cihazların teknik servis
bölümüne erişim için zorunlu olan, yokluğunda tamir ve bakım yapılamayan şifre”
şeklinde tanımlandığı ve SIEMENS’in söz konusu tanıma istinaden gerekli şifre
seviyelerini talep sahibine sağladığı,
Genel olarak dördüncü seviyenin üstündeki şifrelerin cihazlara erişim için şart
olmayan, bununla birlikte bakım ve onarım işlemini kolaylaştırıcı yazılımları edinmeyi
sağlayan şifreler olduğu ve 2009 tarihli Kurul kararı çerçevesinde bu tür şifrelerin
talep edilmesi halinde temin edilmesi yönünde bir zorunluluk bulunmadığı,
SIEMENS’in, şifre taleplerinde standart bir uygulama olarak, iki hafta ile bir yıl
arasında değişen bir süre için geçerli olmak üzere dördüncü seviye şifreyi talep
sahiplerine temin ettiği, bununla birlikte kimi hallerde (çok sayıda modeli bulunan
cihazların bazılarında, -bilhassa eski model olanlarda- yapılacak müdahale için
dördüncü seviye şifre yeterli olmaması ve daha üst seviye şifre gerekmesi hali)
yapılacak işlem için daha üst seviye şifreye ihtiyaç duyulabildiği, bu tür durumlarda
gerekli seviyedeki şifrenin üretilerek talep sahibine temin edildiği, ancak dördüncü
seviyenin üzerindeki şifrelerin SIEMENS’in fikri mülkiyet haklarına erişimi sağlaması
ve cihaz üzerinde temel değişikliklerin gerçekleştirilmesini mümkün kılmasından
hareketle bu tür şifrelerin kısa bir geçerlilik süresi ile temin edildiği,
İptale konu Kurul kararına ilişkin incelemenin yürütüldüğü dönemde yetersiz seviyede
şifre sağlandığı yönünde iddiada bulunan şikâyetçinin bu iddiasını somut bir olayla
destekleyemezken, iptal davası aşamasında Yenikent Hastanesinde bahse konu
sorunun yaşandığını iddia ettiği; konuya ilişkin olarak yapılan araştırmada
şikâyetçinin SIEMENS’e tanımlanmış talep prosedürü çerçevesinde hiçbir yazılı veya
sözlü talebine rastlanmadığı; bununla birlikte adı geçen hastanede bulunan tıbbi
cihazlar için dördüncü ve daha üst seviyede şifre temin edildiğini gösterir çok sayıda
kayıt bulunduğu, ancak şikâyetçinin ileri sürdüğü iddianın hangi şifre üretimini konu
aldığının bilinemediği,
Şikâyetçinin “tüp değişimi sonrası sistemde Tube Info bölümüne girilip bazı işlemlerin
yapılması gerektiği, ancak SIEMENS’in sağladığı şifrenin bu işlemi yapmak için
yeterli olmadığı” yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığı, zira savunmanın ekinde
paylaşılan video kaydında dördüncü seviye şifreyle Tube Info bölümüne giriş yaparak
tüp değişimi yapmanın mümkün olduğunun görüldüğü
ifade edilmiştir.
(180) Kararın I.6.3.3. sıra numaralı bölümünde, söz konusu iddia kapsamında ayrıntılı
inceleme yapıldığından, konu ile ilgili olarak yapılan savunmaya yönelik ayrı bir
değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.
16-34/589-259
63/64
I.8.4. Fiyat Ayrımcılığı Yapıldığı İddiasına İlişkin Savunma ve Değerlendirme
(181) Savunmada,
SIEMENS’in yedek parça satışlarında uyguladığı indirim sisteminin belirli objektif
kriterlere dayandığı ve tüm teşebbüslere eşit olarak uygulandığı,
Tıbbi görüntüleme cihazı alıcılarının, cihaz alımlarında pazarlık yapmak suretiyle alım
sonrası önemli maliyet unsurlarını da içerecek biçimde alımlarını gerçekleştirdikleri;
nitekim Medikal Park Van Hastanesi’nin de tıbbi cihaz alırken cihazın ömrü boyunca
katlanacağı en yüksek maliyet kalemlerinden biri olan tüp fiyatlarını (…..) yıl boyunca
(…..) Euro olarak sabitlediği,
SIEMENS’in indirim sisteminde toptancılık/perakendecilik ayrımını esas alan bir kriter
bulunmadığı, bu nedenle şikayetçinin toptancı olması sebebiyle daha yüksek indirime
sahip olması gerektiği yönündeki iddiasının kabul edilebilir olmadığı, öte yandan
şikayetçinin (…..) yılından itibaren (…..) indirimine hak kazandığı ve %(…..)
oranındaki bu indirimin şikayetçinin alımlarına yansıtıldığı, bunun yanı sıra indirim
sisteminin ilk uygulanmaya başladığı dönemden itibaren şikayetçinin %(…..)
indiriminden de faydalandırıldığı,
Danıştay 13. Dairesinin işbu soruşturmadaki ayrımcılık iddialarına ilişkin olarak atıf
yaptığı 20.01.2014 tarihli ve 2010/3851 E., 2014/146 K. sayılı kararı ile, Kurul’un
SIEMENS hakkında daha önce yürütmüş olduğu bir soruşturma sonucunda aldığı ve
ceza verilmesine yer olmadığına hükmettiği 16.03.2010 tarih ve 10-23/326-114 sayılı
kararının iptal edildiği, anılan Danıştay kararında SIEMENS’in yedek parçaların
satışında diğer servis sağlayıcılarının aleyhine ayrımcılık yaptığının ifade edildiği;
bununla birlikte söz konusu Danıştay kararının temyiz edildiğinden ve hukuki süreç
halen devam ettiğinden bahse konu tespitin kesinlik arz etmediği; kaldı ki temyiz
sürecinde Kurum tarafından sunulan 22.08.2014 tarihli dilekçede, “ayrımcılık fiilinin
nasıl gerçekleştiğine dair açıklamaya yer verilmemesi ve eşit durumda olmayan
alıcılar arasında vuku bulan farklı muamelelerin ayrımcılık olarak vasıflandırılmasının
yerinde olmaması” gerekçeleriyle Danıştay’ın ayrımcılık konusundaki tespitinin
isabetsiz olduğunun belirtildiği
ifade edilmiştir.
(182) Kararın I.6.3.4. sıra numaralı bölümünde, söz konusu iddia kapsamında ayrıntılı
değerlendirme yapıldığından, burada tekrarına gerek görülmemiştir.
I.8.5. Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’nin İmzalanmasının Zorunlu Tutulduğu
İddiasına İlişkin Savunma ve Değerlendirme
(183) Savunmada, Danıştay 13. Dairesi’nin ilgili kararında bahsi geçen Servis Yazılımı
Kullanım Sözleşmesi’nin Siemens markalı tıbbi görüntüleme, teşhis ve tedavi
cihazlarının yazılımlarına erişilmesi sırasında ve/veya sonrasında, bu erişimle bağlantılı
olarak ortaya çıkabilecek yükümlülüklerin hukuki zeminde cihaz sahibi müşteriye
yansıtılmasını konu aldığı, söz konusu sözleşmelere ilişkin SIEMENS’in Kuruma menfi
tespit başvurusunda bulunduğu ve Kurulun 07.10.2010 tarihli ve 10-63/1315-492 sayılı
kararı ile menfi tespit talebinin kabul edildiği, dolayısıyla söz konusu Servis Yazılımı
Kullanım Sözleşmesi’nin müşterilerce imzalanmasının 4054 sayılı Kanun kapsamında
bir aykırılık teşkil etmediği, müşteriler arasında ayrımcı sonuçlar doğurmaması amacıyla
bu protokolün benzer talepte bulunan tüm müşterilerle imzalandığı, müşterilerin
protokolü imzalamaktan imtina etmesi halinde talep edilen şifrelerin kendilerine tedarik
edilmediği ifade edilmiştir.
16-34/589-259
64/64
(184) Kararın I.6.3.6. sıra numaralı bölümünde, Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis
cihazlarına bakım hizmeti verebilmek için gerekli olan şifreleri talep eden müşteriler ile
imzalanması planlanan Servis Yazılımı Kullanım Sözleşmesi’ne 4054 sayılı Kanun
kapsamında menfi tespit verildiği ve söz konusu Sözleşme’nin müşterilerle
imzalanmasının 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir aykırılık teşkil etmediği hususlarına
detaylıca yer verildiğinden, burada tekrarına gerek görülmemiştir.
J.SONUÇ
(185) 01.09.2015 tarih ve 15-34/503-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara ve
incelenen dosya kapsamına göre; Siemens San. ve Tic. A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un
6. maddesini ihlal etmediğine, dolayısıyla aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca adı
geçen teşebbüse idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy