Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-1-14 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 16-35/603-268
Karar Tarihi : 27.10.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER : Başak TEKÇAM, Hakan EREK, İbrahim KUŞÇU
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Re’sen/İhbar
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILAN : İzmir Kuyumcular Odası
928 Sok. No: 55/206 Tezcan İş Hanı Mezarlıkbaşı, İzmir
(1) E. DOSYA KONUSU: İzmir Kuyumcular Odasının başta altının satış fiyatını
belirlemek ve fiyatlara uymayan esnafa bazı yaptırımlar uygulamak olmak üzere,
birtakım faaliyetlerle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin
tespiti.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: İhbarda; İzmir Kuyumcular Odasının (ODA), başta altının satış
fiyatını belirlemek ve fiyatlara uymayan esnafa bazı yaptırımlar uygulamak olmak üzere
rekabetin kısıtlanmasına yönelik birtakım faaliyetlerde bulunarak 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’u (4054 sayılı Kanun) ihlâl ettiği iddia edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: 20.02.2015 tarihli ihbar üzerine hazırlanan 24.02.2015 tarih,
2015-1-14/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun (Kurul) 05.03.2014 tarihli
toplantısında görüşülerek 15-10/143-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir. Yapılan önaraştırma sonucunda hazırlanan 04.05.2015 tarihli ve 2015-1-
14/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu, Kurul’un 07.07.2015 tarihli toplantısında görüşülerek,
15-28/308-M sayı ile ODA hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip
etmediğinin tespiti amacıyla aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına karar verilmiştir.
(4) Kurul’un almış olduğu soruşturma kararının ardından, 11.07.2015 tarih ve 7070 sayılı
yazı ile 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ODA’ya hakkında
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunulmuş ve 30 gün içinde ilk yazılı savunmasını
göndermesi talep edilmiştir. ODA tarafından gönderilen ilk yazılı savunma 4054 sayılı
Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen süre içinde 13.08.2015 tarih ve
3820 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(5) 14.12.2015 tarih ve 2015-1-14/BN sayılı Bilgi Notu Kurul’un 24.12.2015 tarihli
toplantısında görüşülerek 15-45/748-M sayı ile 4054 sayılı Kanun'un 43. maddesinin
birinci fıkrası uyarınca soruşturmanın ilk altı aylık süresinin bitiminden itibaren iki ay
uzatılmasına karar verilmiştir. Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan 07.03.2016 tarih
ve 2015-1-14/SR sayılı Soruşturma Raporu ve ekleri Kurul üyeleri ile soruşturma
tarafına 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ve soruşturma
tarafının ikinci yazılı savunması talep edilmiştir.
16-35/603-268
2/36
(6) ODA tarafından gönderilen ikinci yazılı savunma, yasal süresi içerisinde 05.04.2016
tarih ve 2297 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu yazılı savunma
üzerine Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan Ek Yazılı Görüş, 4054 sayılı Kanun’un
45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafa tebliğ edilmiştir. ODA’nın üçüncü yazılı
savunması 20.05.2016 tarih ve 3320 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Tarafın
talebi üzerine Kurul, 25.08.2016 tarih ve 16-29/478-M sayılı kararıyla, 26.10.2016
tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar vermiştir. 26.10.2016 tarihinde
yapılan sözlü savunmanın ardından Kurul, 27.10.2016 tarihinde 16-35/603-268 sayı ile
nihai kararını vermiştir.
(7) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Soruşturma raporunda ve Ek Yazılı Görüşte; ODA’nın,
başta altının satış fiyatını belirlemek ve fiyatlara uymayan esnafa bazı yaptırımlar
uygulamak olmak üzere rekabetin kısıtlanmasına yönelik birtakım faaliyetlerde
bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği, bu nedenle ODA’ya,
4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,
Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek
Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Yönetmelik) uyarınca idari para cezası verilmesi
gerektiği, ayrıca ihlalin oluşmasında belirleyici etkisi olması nedeniyle, ODA Başkanı
Turgay BARANSEL’e de 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin dördüncü fıkrası ve
Yönetmelik uyarınca para cezası verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İzmir Kuyumcular Odası (ODA)
(8) 1952 yılında İzmir Kuyumcular ve Sarraflar Cemiyeti adı altında kurulmuş olan ODA’nın,
2015 yılı Eylül ayı itibarıyla yönetim kurulu; Turgay BARANSEL (Başkan), Serhat
DEMİRAY (Başkan Vekili), Ertuğrul YAPICI (Üye), Murat BUYRUKÇU (Üye), Nihat
AHLAT (Üye), Mustafa KARPUZKALDIRAN (Üye) ve Bayram İPEKLİ’den (Üye)
oluşmaktadır. ODA’nın mevcut durumda yaklaşık 1.000 üyesi bulunmaktadır.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(9) Hakkında soruşturma yürütülen ODA’nın kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiği
dikkate alınarak ilgili ürün pazarı, “kuyumculuk pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(10) Soruşturma konusu iddiaların ODA’ya yönelik olması ve ODA üyesi kuyumcuların
ürünlerini İzmir’deki müşterilere satması dikkate alınarak, “İzmir” ilgili coğrafi pazar
olarak belirlenmiştir.
I.3. Önaraştırma Sürecinde Yapılan Görüşmeler ve Elde Edilen Belgeler
I.3.1. Yerinde İncelemede Elde Edilen Belgeler
(11) Önaraştırma kapsamında 19.03.2015 tarihinde ODA’da yapılan yerinde incelemede
elde edilen belgelerden önemli görülenlerine aşağıda yer verilmektedir:
16-35/603-268
3/36
(12) Belge-1: ODA’ya hitaben yazıldığı değerlendirilen imzasız bir yazıda aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“ÖNCELİKLE GÖREVE GELDİĞİNİZDEN İTİBAREN İLK İCRAAT OLARAK
İŞÇİLİKLERİ YÜKSELTEREK BİZİM PARA KAZANMAMIZ İÇİN YAPTIĞINIZ
MÜCADELEDEN DOLAYI ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. FAKAT BU DURUM HAKSIZ
REKABETE YOL AÇMIŞ, BURADA VERİLEN SÖZLER BAZI ESNAF
ARKADAŞLARCA TUTULMAMIŞTIR. BURADA ALINAN KARARLARI HARFİYEN
UYGULAYAN ESNAFLARIMIZ, ESNAF VE İŞ KAYBINA UĞRAMIŞTIR. DAHA
ÖNCE AZ İŞLERİ OLAN ATÖLYELER NE HİKMETSE BAŞLARINI KAŞIYAMAZ
HALE GELMİŞTİR, BU MANİDAR DEĞİL MİDİR? ŞİMDİ BURADA ATÖLYE İSMİ
VERMEK İSTEMİYORUM, FAKAT PERAKENDECİ ESNAF TELEFON AÇIP
BİLEZİĞİ KAÇA YAPARSIN DİYE SORDUĞUNDA, KUYUMCULAR ODASININ
BELİRLEDİĞİ FİYATLARI VERDİĞİMİZ ZAMAN GERİ DÖNMÜYORLAR. BU DA
AÇIKÇA GÖSTERİYOR Kİ, ODANIN BELİRLEDİĞİ FİYATLARDAN DAHA AŞAĞI
BİLEZİK YAPTIKLARI BELLİ OLUYOR. NASIL Kİ TOPTANCI VE
PERAKENDECİLER DENETLENİYORSA, ATÖLYELER DE DENETLENMELİDİR.
UYGUNSUZLUK TESPİT EDİLDİĞİNDE CEZAİ İŞLEM UYGULANMALIDIR. O
ATÖYLENİN İŞ YAPTIĞI BÜTÜN ESNAFLARDA DAHA SIK DENETLENMELİDİR…”
(13) Belge-2: 25.03.2014 tarihinde ODA Başkanı tarafından tüm üyelere gönderilen Yönetim
Kurulu kararında şu hususlara yer verilmiştir:
“(…) 22 AYAR BİLEZİK İMALATÇILARI VE TOPTAN SATICILARININ BULUNDUĞU
GRUP TOPLANTISINDA, 22 AYAR BİLEZİK İMALATI YAPAN ATÖLYELER VE
SATAN TOPTANCILARIMIZDAN, 01.04.2014 TARİHİNDEN SONRA “DÜZ BİLEZİK
EN DÜŞÜK 930 MİLYEM VE EN BASİT CNC BİLEZİKLERİN EN DÜŞÜK 935
MİLYEMDEN SATILMASI” KONUSUNDA MALİYETELERİN ARTMASI SEBEBİ
GÖSTERİLEREK TAVSİYE KARARI ALMIŞLARDIR. (…)
TOPTAN SATIŞ YAPANLARIN, PAREKENDE SATIŞ YAPMALARININ YASAK
OLDUĞU BİLGİSİ İLE BİRLİKTE “SATIŞIMIZ TOPTANDIR, PAREKENDE
SATIŞIMIZ YOKTUR” ŞEKLİNDE TABALA ASMALARININ GEREĞİ, (…)”
(14) Yukarıda yer verilen belgenin devamında ise;
“Kuyumcular Odasında 18.03.2014 tarihinde yapılan toplantıda tel bilezikte 930,
cns’de en düşük 935 olmak kaydıyla altta imzası bulunan arkadaşlar söz vermiştir.
Yanlış yapan arkadaşa ilk ceza 5 ata ikincide üç katı cezayı kendileri onaylamıştır.”
ifadelerine yer verilmiştir. Söz konusu yazının altında aşağıda yer alan teşebbüslerin
ve/veya kuyumcuların isimleri ile imzaları bulunmaktadır:
“(…..TİCARİ SIR…..).”
(15) Bahse konu belgeden, ODA’nın toptancıların perakende satış kısmına girmesini
engellemeye çalıştığı ve bilezik yapımında asgari ölçüt belirlediği, ölçütlere
uymayanların cezalandırılması konusunda anlaşmaya varıldığı tespit edilmektedir.
(16) Belge-3: İzmir’in Hatay ilçesinde kuyumcuların temsilcisi olduğu anlaşılan (…..)’ın
açıklamalarının bulunduğu belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“Hatay temsilcisiyim (…..) odamızın isteği doğrultusunda hataydaki esnaf
arkadaşlarımız tek tek aradım fiyat birliğinden memnun olduklarını fakat
arkadaşlarımızın genele yakını (…..)’ün fiyatlara uymadığını bildirdiler ben kendimde
defalarca kendisini uyarmama rağmen suç üzeri yakalayamadığımız yakaladığımız
zamanda inkar etmesinden dolayı bir şey yapamadık gereğinin yapılmasını
odamızdan Arz ederiz.”
16-35/603-268
4/36
(17) Belge-4: İzmir’in Şirinyer semtinde bulunan (…..) ve (…..) tarafından kaleme alındığı
anlaşılan belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“14 Ayar= işçilik dahil bir fiyat belirlenerek gerek gr. 75 tl
22 Ayar aynı kalsın
Çey-Yarım Ata= Aynı kalsın
Pırlantada %50 indirim olsun
hurda geri alımı= Toptancı fiatının geri alış fiatı ile Aynı olsun”
(18) Belge-4: İzmir’in Yeşilyurt semtinin temsilcisi olduğu anlaşılan (…..) tarafından
oluşturulduğu anlaşılan belgede:
“Seçilmiş Ürünlerde %30 yapıp elimizde kalmış Modası geçmiş ürünleri çıkarmış olup
Vitrini temizlemiş olup Yeni modellerle Vitrini müşteriye sunma fırsatı oluşturmuş
oluruz zihnet altında indirim yapmak Müşterinin devamlı indirim isteme fırsatı
doğurur.”
ifadeleri yer almaktadır.
(19) Belge-5: (…..) tarafından oluşturulan belgede ise;
“(…) Lütfen Cumhuriyet altından olan (1-2-3-4-) Liralık küsuratları bizleri çok zorluyor.
Dostlarımıza karşı çok zor durumda kalıyoruz.”
ifadeleri bulunmaktadır.
(20) Belge-6: (…..) tarafından hazırlandığı anlaşılan belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“Çeyrek ve Diğer Zihnet altınlarda indirim istemiyoruz
Ancak 14 ayar’da %2 indirim olabilir. Ayrıca Bilezik indirimsiz satılmasını istiyorum.”
(21) Belge-6: (…..) tarafından oluşturulan belgede;
“Bizler şu anki fiyat birlikteliğine yeni yeni alışmışken en az bir yıl daha herhangi bir
ürün için indirim yapılması çeşitli sakıncalar doğuracaktır. Bizler yeni yeni zirveye
doğru çıkmışken, zirvedeki yerimizin sağlam olması için süre gerekli. Zirveye çıkmak
çok zor Ama o zirvede Kalmak daha zordur. Zirvedeki yerimizin sağlam olması için 1
yıl daha zamana ihtiyacımız vardır ondan sonra indirime gidilebilir.”
ifadeleri yer almaktadır.
(22) Belge-7: (…..) adına oluşturulduğu anlaşılan belgede;
“İndirim haftalarından iş yapamadığımız 3. Ay gibi bir Ay seçilerek o aydan indirim
yapılması. Bırak fiyatları bizim fiyat listesi olan tabletlerden (Not: 75 TL işçiliksiz
müşteriye) yazılması. Mesela 14 ayar gramı 75 tl den yazılarak esnaflar arası
beraberliği sağlamış oluruz.”
(23) İzmir’in Buca ilçesinde faaliyet gösteren (…..) tarafından hazırlanan belgede ise;
“Müşterilerimiz ve esnaf arkadaşlar bu fiyatlara alışmış durumdalar. Ziynet ve Ata da
aynı şekilde devam etmeyi uygun buluyorum. 14 Ayar ürünlerde indirimi uygun
buluyorum. Billboardlarda kısa süre için Kampanya başladı yazarsak daha ilgi çekici
olabilir.”
ifade edilmektedir.
16-35/603-268
5/36
(24) Belge-8: İzmir’in Buca ilçesinde faaliyet gösteren ve aynı zamanda semt temsilcisi
olduğu anlaşılan (…..) tarafından kaleme alındığı anlaşılan “KUYUMCU ESNAFI
TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN KONULAR” başlıklı belgede şu hususlar yer almaktadır:
“…/…/… Tarihinde İZMİR KUYUMCULAR ODASI BAŞKANLIĞI’nda düzenlenen
Kuyumcu esnafının sorunları ve çözüm önerilerinin tartışıldığı toplantıda
esnaflarımızın kendi aralarında almış oldukları tavsiye niteliğindeki prensip kararları
aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.
1- 22 ayar bilezik satışlarında, odanın açıklamış olduğu tavsiye bilezik fiyatının en
çok; 2 tl altında satış yapılacağı bunun dışında indirim yapılmayacağı.
2- Çeyrek, yarım, tam, Ata altını satış fiyatlarında kesinlikle indirim
yapılmayacaktır, odanın açıkladığı fiyatlardan satış yapılabilecektir (Kredi Kartı
ile satışlarda Çeyrekte 4, Yarımda 8 Ziynet ve Ata Altında 16 TL, 22 Ayar
Bilezikte %3 komisyon ilanı edilecektir. Gram Altın indirimsiz 22 Bilezik fiatından
KK ile %3 komisyon ilave edilerek satılacaktır.).
3- Yeni Çeyrek 5 TL Yeni Yarım 10 TL Y.Ziynet 20 TL Ata 20 TL aşağı alınacaktır.
4- 8 ayar hurda alışları en çok; 250 milyem,
14 ayar hurda alışları en çok; 550 milyem,
18 ayar hurda alışları en çok; 675 milyem,
22 ayar hurda satışları en çok; 900 milyem X has satış fiyatından olacaktır.
Bu fiyatların altında alış yapalabilir, ancak kesinlikle üstünde satış yapılamaz.
5- Baskı tarzında çeyrek, yarım, vs, alınıp satılmayacaktır. (…)
12- Kasada para yoksa hurda’ya fiyat verilmemesi, Yeni ürüne fiat verilmemesi
13- Telefonda odanın tavsiye ettiği fiyatların verilmesi (…)
15- Camlara brandalara işportacı gibi fiyat yazılmaması
16- Müşteriye fiyat birliği var vs. denilmeyecek karlarımız düştüğü için indirim
yapmıyoruz denilsin
Alınan tavsiye kararlar, …/…/… tarihinden itibaren yürürlüktedir.
İşbu tutanak; İzmir Kuyumcular Odası nezdinde yapılan bilgilendirme toplantısı
sonucu Kuyumcu Esnaflarının kendi aralarında almış olduğu tavsiye kararların bir
metnidir.”
16-35/603-268
6/36
(25) Belge-9: Kuyumculara dağıtıldığı anlaşılan bir duyuru metninde;
“Tüm Kuyumcu Esnafımızın Dikkatine!!!
23 10 2014 Perşembe günü Tamir ve Özel sipariş yapan atölyecilerimizle yapılan
geniş katılımlı Toplantıda atölyeci esnafımızın işçilik ayar ve patenli ürün konuları ele
alınmıştır. Bu konudaki sorunların çözüme kavuşturulabilmesi için gereken kararlar
oy birliği ile alındı.
Buna göre 27 10 2014 Pazartesi tarihinden geçerli olmak üzere
*En küçük tamir kaynak küçültme, büyütme 4 tl (dört tl.)
*İsim kolyeler 35 tl (otuz beş tl.)
*Aile kolyeleri isim başına 25 tl (yirmi beş tl.) olarak belirlenmişlerdir.
Fiyatlar atölyeci esnafımızın kendi aralarında aldıkları karardır.
Odamız özellikle bu konuda belirleyici olmamıştır.
NOT: Ayar denetimleri isim kolye ve tamirat yapan atölyelerde belirli periyodlarda
yapılacağını bu konunun Odamızın sıkı denetimi ve kontrolünde olacağını tüm
kuyumcu esnafımıza bildiririz.”
ifadeleri yer almaktadır.
(26) Belge-10-11: “BUCA İLÇESİ KUYUMCU ESNAFI TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN
KONULAR” başlıklı belgede aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
“29/04/2014 Tarihinde İZMİR KUYUMCULAR ODASI BAŞKANLIĞI’nda düzenlenen
Kuyumcu esnafının sorunları ve çözüm önerilerinin tartışıldığı toplantıda
esnaflarımızın kendi aralarında almış oldukları tavsiye niteliğindeki prensip kararlar
aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.
1- Esnaf temsilcileri seçilmiştir
2- a) 22 ayar bilezik satışlarında, odanın açıklamış olduğu tavsiye bilezik fiyatının
en çok; 2 tl altında satış yapılacağı bunun dışında indirim yapılmayacağı,
b) Çeyrek, yarım, tam, Ata altını satış fiyatlarında kesinlikle indirim
yapılmayacaktır, odanın açıkladığı fiyatlardan satış yapılabilecektir.
c) 8 ayar hurda alışları en çok; 250 milyem,
14 ayar hurda alışları en çok; 550 milyem,
18 ayar hurda alışları en çok; 675 milyem,
22 ayar hurda satışları en çok; 900 milyem X has satış fiyatından olacaktır.
Bu fiyatların altında alış yapılabilir, ancak kesinlikle üstünde satış yapılamaz.
d) Baskı tarzında çeyrek, yarım, vs, alınıp satılmayacaktır (…)
10- Kasada para yoksa hurda’ya fiyat verilmemesi.
11- Yeni ürüne fiyat verilmemesi.
12- Telefonda odanın tavsiye ettiği fiyatların verilmesi (…)
14- Camlara brandalara işportacı gibi fiyat yazılmaması.
15- Müşteriye fiyat birliği var vs. denilmeyecek karlarımız düştüğü için indirim
yapmıyoruz denilsin.
Alınan tavsiye kararlar, 30/04/2014 tarihinden itibaren yürürlüktedir.
16-35/603-268
7/36
İşbu tutanak; İzmir Kuyumcular Odası nezdinde yapılan bilgilendirme toplantısı
sonucu Kuyumcu Esnaflarının kendi aralarında almış olduğu tavsiye kararların bir
metnidir.”
(27) Söz konusu belgenin devamında yer alan semt temsilcilerinin isimleri şu şekildedir:
- Buca Temsilcisi: (…..)
- Şirinyer Temsilcileri: (…..)
- Gediz ve Göksu Temsilcileri: (…..)
- Üçkuyular, Çevik Bir, Heykel, Atatürk Mah. ve Yıldız Mah. Temsilcileri: (…..)
- Kozağaç ve Çamlıkule Temsilcileri: (…..)
- İşçievleri ve Evka Temsilcisi: (…..).
(28) Belge-12: Yukarıda yer verilen belgeye benzer nitelikteki “ÜÇYOL, HATAY,
ÜÇKUYULAR, EŞREFPAŞA, YAĞHANELER, ÇİMENTEPE, KADİFEKALE KUYUMCU
ESNAFI TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN HUSUSLAR” başlıklı belgede ise şu ifadeler
yer almaktadır:
“22/04/2014 Tarihinde İZMİR KUYUMCULAR ODASI BAŞKANLIĞI'nda düzenlenen
Kuyumcu esnafının sorunları ve çözüm önerilerinin tartışıldığı toplantıda
esnaflarımızın kendi aralarında almış oldukları tavsiye niteliğindeki prensip kararları
aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.
1- Esnaf temsilcileri seçilmiştir
2- a) 22 ayar bilezik satışlarında, odanın açıklamış olduğu tavsiye bilezik fiyatının en
çok; 2 tl altında satış yapılacağı bunun dışında indirim yapılmayacağı.
b) Ziynet altın satış satış fiyatlarını odamız yaklaşık; çeyrek altında; 5 tl, yarım altında
10 tl; ziynet altında 15 tl, Ata lirada; 10 tl, olmak üzere açıklayacak ve odanın
açıkladığı fiyatlardan satış yapılacak, kesinlikle indirim yapılmayacaktır.
c) 8 ayar hurda alışları en çok; 250 milyem,
14 ayar hurda alışları en çok; 550 milyem,
18 ayar hurda alışları en çok; 675 milyem,
22 ayar hurda satışları en çok; 900 milyem X has satış fiyatından olacaktır.
Bu fiyatların altında alış yapılabilir, ancak kesinlikle üstünde satış yapılamaz.
3- Baskı tarzında çeyrek, yarım, vs, alınıp satılmayacaktır (…)
10- Kasada para yoksa hurda’ya fiyat verilmemesi.
11- Yeni ürüne fiyat verilmemesi.
12- Telefonda odanın tavsiye ettiği fiyatların verilmesi
Alınan tavsiye kararlar, 28/04/2014 tarihinden itibaren yürürlüktedir.
İşbu tutanak; İzmir Kuyumcular Odası nezdinde yapılan bilgilendirme toplantısı
sonucu Kuyumcu Esnaflarının kendi aralarında almış olduğu tavsiye kararların bir
metnidir.”
16-35/603-268
8/36
(29) Belgenin devamında yer alan semt temsilcilerinin isimleri şu şekildedir: (…..) (Üçyol)-
(…..) (Üçyol)- (…..) (F.ALT)- (…..) (F.ALT)- (…..) (Eşrefpaşa, Yağhaneler, Çimentepe,
Kadifekale semtlerini temsilen)- (…..).
(30) Belge-13: 28.10.2014 tarihinde (…..) tarafından ODA’ya atılan “BİRLİKTEN KUVVET
DOĞAR” başlıklı e-postada şu hususlar yer almaktadır:
“ (…) Tıpkı fiyat birlikteliği konusundaki kararlılığımız ve işin üzerine giderek çözüme
ulaşmamıza etken olan birlikte ve beraberliğimiz kredi kartına taksitlendirme
kısıtlaması sorunun aşılmasında da etkili oldu. (…)”
I.3.2. Teşebbüslerle Yapılan Görüşmelerde Elde Edilen Bilgiler
(31) 19.03.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile yapılan görüşmede (Belge-14) şu hususlar
ifade edilmiştir:
“Kuyumcular satış fiyatlarında birliktelik sağlamak amacıyla 2014 yılının ortalarında
İzmir Kuyumcular Odası bünyesinde kuyumcuların oy birliği ile karar alındı.
Yayınlanan liste fiyatlarının uygulanması için Oda’nın bir yaptırımı yok ancak
kuyumcular olarak bu fiyatlara uyulması temennimiz.”
(32) 19.03.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile yapılan görüşmede (Belge-15) şu hususlar
ifade edilmiştir:
“Oda, tarafından belirlenen fiyatlar sadece tavsiye niteliğinde olup, bu fiyatlara
uyulmaması durumunda herhangi bir yaptırım yoktur.
Fiyat listeleri, Oda seçiminin gerçekleştiği Şubat 2014’ten 2-3 ay sonra
yayımlanmaya başlamıştır. Oda’ya üye olan kuyumcular bu fiyat listelerinin
oluşturulmasına karar verdi. Bu toplantılar ise semtler bazında gerçekleşti.
Odaya yaptığımız bağış ise tamamen destek amacıyla yapıldı.”
(33) 19.03.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile yapılan görüşmede (Belge-16) şu hususlar
ifade edilmiştir:
“Kuyumcular arasındaki fiyat birlikteliği İzmir Kuyumcular Odası’nın yeni yönetimi ile
birlikte başladı. Bütün kuyumcuların isteğiyle böyle bir sisteme geçildi. Böylece kâr
oranlarımız arttı ve kuyumcuların saygınlığı arttı.
Önceden satış fiyatlarında müşterilere uyuyorduk ama artık fiyatlar ve bunlar
üzerinden yapılacak indirim oranları belli olduğu için belirlenen fiyatların altında satış
yapmıyoruz.
Ancak liste fiyatının altında satış yaptığımız iddiasıyla biz odanın da borcu olduğu için
1500 TL tutarında bağış yaptık. Ama bu sistemden çok memnunuz kuyumcular için
faydalı olduğunu düşünüyoruz.
Fiyatların uyumu ise semtlerde bulunan bazı kuyumcular denetliyor.”
16-35/603-268
9/36
I.4. Soruşturma Sürecinde Yapılan Görüşmeler ve Elde Edilen Belgeler
I.4.1. Yapılan Görüşmelerde Elde Edilen Bilgiler
(34) 05.08.2015 tarihinde ODA Başkanı ile gerçekleştirilen görüşmede şu hususlar ifade
edilmiştir (Belge-17):
“Öncelikle herhangi bir ürünün imalat aşamasında fiyata müdahale etmemiz söz
konusu değil, bizim çalıştığımız sektörde bütün hesaplar altın üzerinden milyem
hesabıyla tutulur, işlemin parasallaşması ancak nihai müşteriye yapılacak satışta
gerçekleşir.
Bizim Oda olarak amacımız ürünlerin niteliklerine göre uygun şekilde alınıp ve
satılmasını sağlamaktır. Bunun için kuyumcularda denetlemeler gerçekleştiriyoruz.
Odamızın sürekli denetimler gerçekleştirmesi, hileli satış yapan firmaları rahatsız etti
ve Odamız hakkında asılsız şikâyetlerde bulunmaya başladılar.
Toptancılar arasında birliktelik bakımından, İzmir’de has ürün satan az sayıda
toptancı var, diğer toptancılar bozulan ürünler üzerinden üretim gerçekleştiriyor. Biz
göreve geldiğimizden bu yana imalatçılara ve toptancılara yönelik yaptığımız
denetimlerde, bazı ürünlerde milyemlerin düşük olduğunu tespit ettik ve bunun
üzerinde tüm imalatçı ve toptancıları topladık, dertlerinin ne olduğunu sorduk. Buna
karşılık olarak aldığımız cevap, normal şartlar altında kar yapmalarının mümkün
olmadığını, kar edebilmek için ürün ayarlarının düşürmek durumunda kaldıklarını
ifade ettiler. Bu noktada, hangi milyem seviyesinin kendilerini kurtardığını sorduk,
928-930 milyemin kendilerini kurtardığını ifade ettiler, o zaman milyemi bu şekilde
belirleyelim ve düşük milyemi geride bırakalım dedik. Söz konusu ayarlama
Odamızın bir uygulaması değildir, tamamen toptancılardan gelen talepler
doğrultusunda oluşmuştur. Biz yalnızca bu hususun takipçisi olduk ve
denetlemelerimizi gerçekleştirdik.
Ayrıca, göreve geldiğimiz dönemde, toptancıların perakende satış yapması
kuyumcularımızın kanayan yarasıydı. Bazı toptancılar sadece toptan satış yapmak
için izne sahip olmasına rağmen perakende satış yapıyordu, biz bu duruma engel
olduk. Ancak, ilgili toptancının, perakende satış yapmak için izin alması durumunda
bizim için herhangi bir sıkıntı yoktur. Buna bir müdahalemiz olmamıştır.
Üretim aşamasındaki bu hususa benzer bir durum ürün satışlarındaki fiyatlarda da
geçerlidir. Tavsiye fiyat uygulaması gerek esnafın, gerekse vatandaşı korumak
amacıyla başladı. Yönetime geldikten sonra 6 ay boyunca tüm ilçe ve semtlerde
toplantılar gerçekleştirildi. Kuyumcuların talepleri ve kendi aralarında aldıkları kararlar
doğrultusunda fiyat ekranı uygulaması gerçekleşti. Etiket yasası uyarınca piyasa
ortalama fiyatları elektronik ekranlarda yayınlandı. Odanın bu kararlarda herhangi bir
rolü bulunmamaktadır. Odamızın esas amacı düşük ayarlı ürünlerin satışını
engellemektir.
Kuyumcuların fiyat birlikteliğinden anladıkları, bizim bilgilendirme amacıyla yaptığımız
uygulamalardır. Bu uygulamada, İstanbul piyasasındaki ortalama fiyat
yayınlanmaktadır. Bu uygulama hem esnafı hem de tüketiciyi rahatlatıyor. İki taraf da
piyasa rakamlarını öğreniyor. Ayrıca bu fiyatlara uyulması zorlayıcı da değil,
kuyumcular indirim yapabiliyor.
16-35/603-268
10/36
Bir kuyumcuda satılan yüzlerce çeşit ürün vardır, bu ürünlerin fiyatlarını kontrol etme
şansımız bulunmamaktadır. Bizim odaklandığımız husus, darphane malı olan çeyrek,
yarım, tam ve ata altını gibi ürünlerdir. Bu ürünlerin darphane çıkış fiyatı bellidir, bir
kuyumcu maliyetinin altında anılan ürünlerin satışını gerçekleştiriyorsa, bu ürünlerden
malzeme çalınmaması mümkün değildir. Bu noktada, kuyumcu mesleğinin itibarı ve
bilinçli olmayan müşteriyi korumak için bunlara müdahale ediyoruz. Bizim
misyonumuz bu tip iş yapan kuyumcularla savaşmaktır.
İncelemede elde edilen bağış makbuzlarının, önceden belirlendiği iddia edilen
fiyatlara uymayanlara kesilen cezaların karşılığı olduğu da tamamen yanlıştır.
Toplanılan bağışlar, Kemeraltı’nda yapılan elektronik ekranlar, kepenkler ve
kameraların masraflarını karşılamak için ve Oda olarak yaptığımız ramazan
yardımları gibi uygulamalar için toplandı.”
(35) 05.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme yapılmış ve söz konusu
görüşmede (Belge-18) şu hususlar ifade edilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odası bünyesinde kuyumcular olarak çeyrek altın, yarım altın, tam
altın ve 22 ayar altın fiyatları konusunda anlaşma yapıldı. Bu doğrultuda kuyumculara
asılan elektronik tabloda asılan fiyatlara altın satışı yapılmaktadır. Biz bu fiyat
anlaşmasından memnunuz.”
(36) 05.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile görüşülmüştür ve söz konusu görüşmede
(Belge-19) aşağıdaki hususlara değinilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odası bünyesinde İzmir kuyumcuları olarak çeyrek altın, yarım
altın, tam altın ve 22 ayar altın fiyatlarına ilişkin anlaşma yapıldı. Bu fiyat
anlaşmasından memnunuz bu sayede para kazanabilir hale geldik. Bu fiyat
anlaşmasını bozan kuyumcular ödeme yapmak zorundadır. Odanın aldığı karardan
memnunuz.”
(37) 05.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme gerçekleştirilmiş, anılan
görüşmede (Belge-20) yetkili şu hususları ifade etmiştir:
“Buca-Şirinyer Oda sorumlusuyum. İzmir Kuyumcular Odası bünyesinde kuyumcular
bir araya gelerek fiyat birliği konusunda anlaşıldı. Bu fiyat anlaşmasından memnunuz
bu anlaşma sayesinde maliyet altı satışlar engellendi ve fiyat standardı oluştu.
Bilerek fiyat anlaşmasını bozan kuyumculara birinci ihlalde 5 ata altın, ikinci ihlalde
10 ata altın alınması kararlaştırılmıştır. İzmir’deki kuyumcular olarak bu kararı
beraber aldık. Fiyat anlaşması çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve 22 ayar altına
ilişkindir.”
(38) 05.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir, söz konusu
görüşmede (Belge-21) aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Yıllardır uygulanan tavsiye fiyat listeleri yeni oda yönetimi ile birlikte tekrar
etkinleştirildi. Elektronik fiyat listeleri Kuyumculara yerleştirildi. Herhangi bir fiyat
anlaşması bulunmamaktadır. İzmir Kuyumcular Odası sadece tavsiye fiyat listesi
yayımlamaktadır. Bilgim dahilinde başka bir husus bulunmamaktadır.”
(39) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşe yapılmıştır, bahsi geçen
görüşmede (Belge-22) şu hususlar ifade edilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odası’nın uygulamakta olduğu çeyrek altın, yarım altın, tam altın
ve 22 ayar altın fiyatlarındaki birliği destekliyoruz. Fiyat birliği olmadan önce belirsizlik
vardı, esnaf birbirine düşüyordu. Fiyat birliği sistemini destekliyoruz, bu sayede
kuyumcular olarak biraz para kazanabilir hale geldik. Fiyat birlikteliği olan ürünlerde
kar marjı çok düşük.”
16-35/603-268
11/36
(40) 06.08.2015 tarihinde (…..) Yetkilisi (…..) ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir, söz konusu
görüşmede (Belge-23) şu hususlar ifade edilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odası’nın uygulamakta olduğu fiyat birliği uygulamasını doğru
bulmuyoruz. Sermaye yapısı güçlü olan kuyumcular olarak çeyrek altın, yarım altın,
tam altın gibi ürünleri hurdadan ucuza temin edebiliyoruz. Bu sebeple odanın
belirlediği fiyattan daha aşağı fiyattan ürün satmak istiyoruz. Bu sistem küçük
kuyumcuları koruyor. Bu sistemin bu şekilde devam etmeyeceğine inanıyoruz.
Odanın üzerimizde baskısı var, devamlı suretle fiyat kontrolü yapılıyor, bu sisteme
uymayanlara para cezası verilerek ve denetimler ile baskı altına alınıyor.
(41) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile görüşülmüş ve anılan görüşmede (Belge-24)
aşağıda yer alan hususlar dile getirilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odasının belirlemekte olduğu çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve
22 ayar altın fiyatlarından satış yapılıyor. Yeni oda yönetimi ile birlikte bu uygulamaya
geçildi. Belirlenen altın fiyatların üzerinde ve aşağısında satış gerçekleşmiyor alınan
karar doğrultusunda odanın uygulamasından çok memnunuz. Fiyat birlikteliğine
uymayan kuyumculara ceza verildiğine ilişkin duyumlarım var.”
(42) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme yapılmıştır, bahsi geçen
görüşmede (Belge-25) aşağıda yer alan hususlar belirtilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odasının uygulamakta olduğu fiyat birliği sisteminden çok
memnunuz. Bu fiyat birlikteliği sayesinde çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve 22
ayar altında para kazanabilir hale geldik. Bu fiyat birliği uygulamasını destekliyoruz.”
(43) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir, söz konusu
görüşmede (Belge-26), şu hususlar ifade edilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odası tarafından, fiyat birlikteliği için Karşıyaka bölgesinde
herhangi bir baskıda bulunulmamıştır.”
(44) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme yapılmıştır, bahsi geçen
görüşmede (Belge-27) aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Karşıyaka Çarşı esnafı olarak 3-4 yıldır bir birliktelik olsun isteniyor, belli bir birliktelik
sağlanıyor ama sonrasında çoğu esnaf uymadığı için söz konusu fiyat birlikteliği
yürümedi.
İzmir Kuyumcular Odası’nın yukarıda belirtilen fiyat birlikteliğine ilişkin bir telkini
olmamıştır. Bizim işimiz toptancılık, ancak yazar kasa edinerek perakende satış
yapabiliriz, bunun önünde kanunen bir engel bulunmamaktadır.
İsmimin gizli tutulmasını talep ediyorum.”
(45) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir, söz konusu
görüşmede (Belge-28) aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Karşıyaka çarşı bölgesinde fiyat birlikteliği olsun çok istedik, ancak esnafımız
fiyatlara uymadığı için fiyat birlikteliği yürümedi.
(…..) olarak, hem perakende hem toptan seviyede faaliyet gösteriyoruz. Bu
bağlamda, gerek toptan gerek perakende faaliyetlerimize, verdiğimiz fiyatlara İzmir
Kuyumcular Odası tarafından herhangi bir müdahale olmamıştır. İzmir Kuyumcular
Odasının fiyatlarla ilgili yegane uygulama, Oda’nın tavsiye fiyatlarını gösteren
elektronik ekranlar konulması oldu. Ancak, ekranlarda yer alan fiyatlara esnafımızın
uyması gibi bir zorunluluk söz konusu değildir.”
16-35/603-268
12/36
(46) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Bahsi geçen
görüşmede (Belge-29) aşağıda yer alan hususlar dile getirilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odası’nın yönetimine gelen Turgay BARANSEL ile birlikte, fiyat
birlikteliği uygulaması daha ciddi ve sert bir şekilde gerçekleşmeye başladı. Daha
önceki Oda yönetimlerinin de bu yönde uygulamaları zaman zaman olmuştu, ancak
söz konusu uygulama takip edilmemişti.
Yeni yönetimle birlikte, yayımlanan fiyatlara uyulmadığı durumlarda, yaptırım ve
cezalarla karşılaşmaya başladık. Biz de belirtilen liste fiyatının altında satış
yaptığımız için 1500 TL ceza ödedik, ancak Oda yetkilileri cezayı, Oda’ya yardım adı
altında aldı.
Para cezasının yanı sıra, fiyatlara uymayanları sindirmek ve gözdağı vermek için
sıklıkla ürün denetimi gerçekleştirip ve mali polise şikayet etmekle tehdit ediyorlar.
Bu uygulamalar sonucunda, bizi sindirmeyi ve korkutmayı başardılar, geldiğimiz
noktada Oda tarafından yayımlanan fiyatlara uymaya çalışıyoruz.
Fiyatlara uyulması için yapılan tehditlerin benzeri, Pazar günleri dükkânın açılmaması
için de yapılıyor.”
(47) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme yapılmıştır, söz konusu
görüşmede (Belge-30) aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Önceki Oda yönetimleri de fiyat birlikteliği yapıyordu, ancak yeni gelen Oda yönetimi
fiyat birlikteliği uygulamasını sert ve ciddi bir şekilde gerçekleştiriyor.
Oda tarafından yayımlanan liste fiyatına uymamam nedeni ile önce 1500 TL’lik ceza
ile karşılaştım, ancak bu cezayı bağış adı altında yapıldı. Bunun yanı sıra, sürekli
yapılan denetimlerle, benim masraf yapmama sebep oluyorlar. Söz konusu
denetimlerin her biri 500-1000 TL arasında zarara uğramama neden oluyorlar.
Oda yönetimi kendine yakın olan esnafları denetlemeyip, kendisine karşı olan
esnafları büyük denetimlere maruz bırakıyorlar.”
(48) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir, söz konusu
görüşmede (Belge-31) aşağıdaki ifadeler yer almıştır:
“İzmir Kuyumcular Odası’nın elektronik ekranlar üzerinden yayımladığı fiyatlar
tamamen tavsiye niteliğindedir. Bu fiyatlara uyulması için Oda tarafından herhangi bir
zorlama gerçekleşmemiştir.”
(49) 06.08.2015 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) ile bir görüşme yapılmıştır, söz konusu
görüşmede (Belge-32) aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“İzmir Kuyumcular Odası’nın Turgay BARANSEL başkanlığındaki yeni yönetimi ile
Oda tarafından yayınlanan fiyatlara uyum zorunluluğu geldi. Fiyatlara uymayan
kuyumculara ise hem para cezası hem de farklı baskı ve yaptırımlar uygulanıyor.
Kuyumcular arasındaki toplantıları oda ayarladı ve kuyumcuların toplantıya katılması
için baskı uygulandı. Biz belirlenen fiyatlara uymadığımız için 5 ata altını karşılığı
ceza alınmak istendi ve bunu bağış adı altında almak istediler. Ödemediğimiz için
dükkanımızı bastılar. Buna ilişkin savcılıkta yürüyen bir dosyamız var.
16-35/603-268
13/36
Fiyatlara uymadığımız için sıklıkla bizden numune alıp ayar denetimi
gerçekleştiriyorlar ve bu bizi zarara uğratıyor. Ayrıca toptancılara bize ürün
vermemeleri yönünde baskı yapıldığını öğrendik. Oda, sadece perakende satış
fiyatlarını değil; hurda alış fiyatlarını da belirliyor. Toptancıların fiyatlarını da Oda
belirliyor.
Yapılan semt toplantısında alınan kararlara ilişkin tutanak elimizde var. Bunu size
göndeririz. Bir de Turgay BARANSEL’in dükkanımıza gelip yaptığı konuşmanın da
kaydı var, bunu da göndeririz.”
I.4.2. Kurum Kayıtlarına İntikal Ettirilen Belgeler
(50) Kuyumcular ile yapılan görüşmelere ek olarak, (…..) tarafından gönderilen ve Kurum
kayıtlarına 08.09.2015 tarih, 4225 sayı ile intikal eden belgeler (Belge-33)
bulunmaktadır. Anılan belgelerde özetle;
- ODA Başkanı’nın, fiyat komitesinin hazırlattığı ve uyulacak kuralların yazılı olduğu
belgeyi Bayraklı’daki kuyumcular toplantısında dağıttığı, İzmir’deki kuyumcuların
semt bazında bölünerek her bir semte bu dağıtımın yapıldığı,
- Gönderilen yazıda yer alan, alım-satımlarda kesinlikle indirim yapılmaması,
yapılacak satışların yüksek fiyattan, hurda alımların düşük fiyattan yapılması
şartlarının kuyumculara kabul ettirilmeye ve imzalattırılmaya çalışıldığı,
- (…..)’un bu oluşum içinde yer almadığı,
- Belirtilen şartları imzalayan kuyumcuların, şartlara uymamaları durumunda 5 ata
altın miktarında cezalandırıldığı ve söz konusu cezanın karşılığında ceza makbuzu
değil, bağış makbuzu kesildiği,
- (…..)’un sahibi (…..) ile ODA Başkanı’nın (…..) ile yaptıkları görüşmede,
yönetimdeki kişilerin çarşıda devamlı olarak denetim yaptıklarını ve fiyatlara
uymayan bütün kuyumculara 5 ata altın ceza kesildiğini dile getirdiği,
- (…..)’un anılan şartları kabul etmemesi nedeni ile ODA Başkanı’nın, “sizleri rahat
bırakmam, mali polis, maliye, ticaret odası ve diğer aklınıza ne geliyorsa sık sık
denetimlere gelip seni zarara uğratacağım bu anlaşmaya eninde sonunda…
imzalayacaksınız” şeklinde (…..)’u tehdit ettiği,
- ODA Başkanı ile (…..)’un sahibi (…..)’nun (…..) yetkilisi (…..) ile yaptıkları
görüşmede, “satışlarda ve alışlarda Kuyumcular Odası’nın fiyatlarının dışında
çıkmayacağını çıkarsan seni yakarım” şeklinde tehditlerde bulunduğu,
- Başta (…..) ve diğer ODA üyeleri olmak üzere, sekiz-on kişilik bir ekibin (…..)’a
baskın yapar gibi denetime geldikleri ve bu sebepten dolayı dükkândaki müşterileri
kaçırdıkları,
- Yapılan denetimin ardından ODA Başkan Yardımcısı (…..)’nın (…..) ile bir
görüşme yaptığı ve yapılan görüşmede ODA’nın hazırladığı fiyat birlikteliğine
uyulması gerektiği, uyulmaz ise ODA’nın çok büyük yaptırımları ve cezalarının
olduğunu söylediği,
- ODA Başkanı ile ticaret odasının kuyumculara bakan meslek komite üyesi olan
Adnan CİNSTAŞ ve diğer üyelerin (…..)’a yapılan baskıya alet oldukları,
- (…..) ile (…..)’nın, (…..)’ın ofisinde (…..) yetkilisi (…..) ile (…..)’un sahibi (…..)’in de
katıldığı bir toplantı düzenlediği ve söz konusu toplantıda (…..) yetkilisi (…..)’ye
ODA’nın hazırladığı fiyat birlikteliğine uyması için ısrar edildiği,
16-35/603-268
14/36
- ODA Başkanı ve diğer yönetim kurulu üyelerinin çarşıda imalatçı ve toptancı
firmalarla toplantı yaparak, (…..)’a mal satılmaması, hurda alınmaması ve kuryeler
ile mal götürülmemesi yönünde baskı yaparak, (…..)’un ticaretini engellemeye
çalıştığı
ifade edilmiştir.
(51) Yukarıda özetlenen belgelerle birlikte; (…..) yetkilisi (…..)’nin ODA Başkanı, (…..)’un
sahibi (…..) ve ODA Başkan Yardımcısı (…..) ile yaptığı görüşmeleri içeren güvenlik
kamera görüntüsü de Kurumumuz ile paylaşılmıştır. Anılan görüşme kaydında önemli
görülen hususlara aşağıda yer verilmektedir1:
- 01:05: (…..): Fiyat birlikteliği ile ilgili problem yaşıyoruz.
- 04:54: (…..): Bana benim kasam para doluyken hurda alım yaptırmıyorsunuz.
- 08:15: Turgay BARANSEL: Kemeraltındaki 100 tane kuyumcuyu öğretmenevine
topladım seni de ((…..)kastediliyor) davet ettim gelmedin.
- 12:34: (…..): Buradakilerin hepsi uyduktan sonra, o müşteriler sana gelip senden
alacak.
- 14:07: (…..): Toptancı fiyatından neden ala mıyorum?
- 15:00: Turgay BARANSEL: Bu durum Kemeraltı kuyumcular toplantısında da
tartışıldı. Hacılar, benim çok fazla bilezik müşterim var hepsini has alırsam zarar
ederim diye itiraz etti, o yüzden fiyat 900 değil, 905 milyeme çıkaralım dediler.
- 19:17: Turgay BARANSEL: Bir telefon geldi bugün bilezikle ilgili 2 lira aşağı mal
satmış adam, çocukları gönderdim adamın söylediği aynen şu, özür dilerim hiç
başkana haber vermeyin buyrun 5 Ata.
- 20:22: Turgay BARANSEL: O tamam (toptancı fiyattan hurda alınması) gerisine
uyacak mısın ((…..)’ye)?
- 21:19: Turgay BARANSEL: Toplandık, toplantıda adamlar diyor ki, en yüksek
hurdayı 550’den alalım para kazanalım.
- 23:12: Turgay BARANSEL: 585’ten hurda alırsan ben nasıl para kazanayım
((…..)’ye)
- 23:50: Turgay BARANSEL: Bileziği geçtik, çeyrekte yapıyon, yarımda yapıyon,
atada yapıyon, tamda yapıyon hangi birini söyleyeyim.
- 28:26: Turgay BARANSEL: 120 tane Kemeraltında Soysal’ından tut, Hacılarına
kadar öbür Hacılarına kadar bütün …. Her toplantıya katıldılar bir günden bir güne
itiraz etti mi, satmıcaksın bu fiyata bitti.
- 28:52: Turgay BARANSEL: Sor bakalım Soysal’a aldığı fiyatın 1 lira altında bir şey
verebiliyor mu?
1 (…..) tarafından gönderilen ses ve görüntü kayıtlarının, gerek (…..) tarafından gönderilen yazıda video
kaydının mağazada bulunan güvenlik kamerası tarafından çekilmiş olduğunun belirtilmesi, gerekse de
video kaydının 44:00 ile 44:30 saniyeleri arasında (…..) yetkilisinin yapılan konuşmaların kamera
tarafından kayda alındığını ifade etmesi dikkate alındığında; yürütülen soruşturma kapsamında delil
olarak kullanılmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Nitekim güvenlik kamerası kayıtlarının
hukuka uygun elde edilen delil olduğuna dair Yargıtay 13’üncü Ceza Dairesinin 26.03.2012 tarih, E.
2011/180, K. 2012/8523 sayılı kararı bulunmaktadır.
16-35/603-268
15/36
- 29:52: Turgay BARANSEL: Geçen gün bir olay oldu bir ay önce adamın biri 70 ata
altın alacak geziyor, kimseden alamıyor, iki lira için kimse aşağı inmiyor, en
sonunda Soysal sayıyor abi, tak telefonlar Soysal sattı, hemen denetçiler gidiyor,
çarşıdaki arkadaşlar gidiyor nasıl sattın bunu bilmem ne diye, adam diyor ki hayır
ben 572’den sattım diyor, hemen kameraları açıyorlar, kasa kağıdına bakıyorlar
572’den satmış, nasıl sattın böyle diye soruyorlar, abi demiş müşteriye nereye
gidersen git bu fiyat aynı bunda karımız belli ama istersen sana darphaneden gıcır
gıcır altın getireyim demiş.
- 31:11: Turgay BARANSEL: Hiç kimse bozmuyor, bozarsa … hayatlarını
- 31:56: Turgay BARANSEL: Bunu da Bayraklı için yaparım (Hurda alımının istenen
fiyattan yapılması kast ediliyor) başka yer için yapamam, her yerde bu iş oturmuş,
sen ((…..)’ye) Bayraklı’da bunu istiyorsan, ben bunu uygularım, ben arayacağım
şimdi sen ((…..)’ye) toptan fiyatına alabilirsin.
- 32:16: Turgay BARANSEL: İzmir’in her yerinde bu fiyat geçerli.
- 35:00: Turgay BARANSEL: Alışta ben size ((…..)’ye) ikram verdim, ama
diğerlerine uyacaksınız.
- 37:15: Turgay BARANSEL: Oda’nın verdiği fiyat telefonda çeyrekte, yarımda bide
bilezikte başka bir şey istemiyorum.
Alışı toptancı fiyatından yapabilirsiniz, ama diğerlerinde yamuk istemiyorum
adamlarına tembihle.
- 41:19: Turgay BARANSEL: Fiyatı esnaf belirliyor, biz sadece (ODA’yı kastediyor)
fiyatı yayınlıyoruz.
- 42:56: Turgay BARANSEL: Ben sana ((…..)’ye) 588’den al 590’dan sat demiyorum
ki, 588’den aldırıp 595’e sattırıyorum, ben sana 7 lira para kazandırtıyorum zaten,
sen 2 lira için beni niye satıyorsun diyorum (Alış fiyatındaki tartışma kastediliyor).
- 43:51: Turgay BARANSEL: Ben bir şeye karar verdim mi? Esnaf karar verdi, ben
onların arkasında duruyorum.
- 46:54: Turgay BARANSEL: %3 ile %15 arası çeyreklerde kar koymam lazım… sen
de bu malı maliyetine satıyorsan o malda bir bozukluk vardır.
- 47:47: Turgay BARANSEL: İstediğini yap birader ya, ticaret odasına geç, ben seni
yine gelip denetliyeceğim, ayda bir denetlerim… benim görevim bu, bu kadar.
- 01:11:45: (…..): Turgay bana dedi ki, biz gittik (…..) Abi ile konuştuk, tamam dedi,
sonra uymadı.
- 01:19:28: (…..): ODA’nın belirlemiş olduğu fiyatı verdiğim zaman müşteri bir şey
soruyor ve altını vermeden geri gidiyor.
- 01:19:39: (…..): Biz ODA’nın verdiği fiyatlar ilk ne yaptık biliyor musun abi
((…..)’ye) Menemen’de, Çiğli’de, Bayraklı’da ilk toplandığımız bunlardır, bu
arkadaşların önerilerini dikkate aldık… taşlar yerine oturuyor abi ((…..)’ye), ben de
perakendeciyim… 3,5-4 yıl Buca’da semt temsilciliği yapıyorum 72 tane kuyumcu
var abi… İzmir’de fırtına koparken Çiğli, Bornova, Buca’da rekabet etmedik kendi
aramızda para kazandık. Diyelim ki sen adam 82 lira hurdaya fiyat verdin misal,
çarşı kaça alıyormuş, 82,5’a alıyor, 82 verdin gitti vatandaş, peki diğer arkadaş
öbür arkadaş herkes bunu böyle verince ne yapacak? Adam bugün gidecek yarın
gidecek bir gün Kemeraltına gidecek orda da fiyat aynı, sonra taşlar yerine
oturuyor Ahmet Abi yine adam bu fiyata geliyor abi. Yani diyorum ki bu geçiş
16-35/603-268
16/36
dönemi… Biz esnaf arkadaşların aldıkları kararlara uyalım hepimiz para
kazanalım.
- 01:22:33: (…..): Eskiden 500 kuruş para kazanırken ya da 1 lira para kazanırken
şimdi 3 lira, 2,5 lira para kazanıyoruz.
- 01:23:21: (…..): Burada şimdi… semt kuyumcuları alıyor da herkes kendi karar
alıyor gibi bir şey yok yalnız. ODA’nın iki ayrı hazırlatmış olduğu protokol var,
anlaşma metni var. Onu devamlı toplantı yaparaktan alışlar bunlar, satışlar bunlar
diye siz (ODA’yı kastediyor) bana gönderiyorsunuz.
- 01:24:04: (…..): Herkese o kağıtlar (ODA’nın verdiği iddia edilen metinler
kastediliyor) verildi ve o kağıtları, sizin o anlaşma kağıtlarını götürüp burada bütün
kuyumcular (Bayraklı esnafı kastediliyor) imzaladı, bir tek (…..) olarak biz
imzalamadık ve bugüne kadar da 5 ata altın ceza kesildi bağış adı altında.
- 01:26:22: (…..): Biz ODA olarak, esnaf arkadaşların aldıkları kararları yayınlayalım
yazdık bunu, ondan sonra dedik ki diğer semtteki esnaf arkadaşlar böyle karar
aldılar burada, ne diyorsunuz arkadaşlar dedik.
- 01:29:15: (…..): Kendi aramızda toplantı yapmıyoruz ki, siz diyorsunuz ki toplantı
var.
- 01:29:28: (…..): Turgay beni aradı, kağıtta yazanları söyledi, şu dedi böyle olacak,
bu dedi böyle olacak.
- 01:30:42: (…..): Şu ilk kâğıt ilk toplantıda dağıtıldı, denildi ki, Menemen ve
Kemeraltı’ndaki arkadaşlar böyle bir karar aldılar biz bu kararları size okuyalım.
Sizin için uygunsa siz de bunu uygulayın değilse … Sonra buradaki esnaf
arkadaşların hepsi (Bayraklı esnafı kastediliyor) tamam dediler bizim için uygun
dediler, biz de imzalayın dedik.
- 01:31:50: (…..): İlk toplantıda (…..) geldi, üslubu yanlıştı, geldi kağıdı önüme attı
imzala dedi.
- 01:42:31: (…..): ODA 2 lira aşağı açıkladı değil mi has fiyatını, buna kim karar
verdi, başkan ve yönetim 2 lira mı olsun, 1 lira mı olsun, 3 lira mı olsun hastan diye
yönetim karar verdi. Biz de diyoruz ki kardeşim, has fiyattan ne kadar aşağı
olacağını biz karar vermeyelim, bizim semtteki arkadaşlar karar versinler, kendileri
karar versin, biz onların verdiği karara mesaj atalım, internet sitesine yükleyelim,
esnaf para kazansın, onlar ne diyorsa o olsun.
- 01:45:06: (…..): Şimdi niye tutmuyor diyorsun ya (İstanbul Altın Borsası fiyatları ile
kuyumcuların sunduğu fiyatlar arasındaki fark), biz yönetime geldikten sonra artık
müşteri bunu söylemiyor (…..) Abi… Bütün İzmir’in her yerinde, biz esnaf
arkadaşların aldığı bu kararı açıklayarak, biz esnaf arkadaşlara para
kazandırmaya çalışıyoruz, saygınlık kazandırmaya. Eskiden fiyat soran müşteri
artık direk sadece Bayraklı oturmadı Abi, direk kuyumcu dükkanına gidiyor bana 5
tane çeyrek verir misin diyor, bana 34 gram bilezik verir misin diyor, fiyat soran
yok, çünkü neden o dışarıya açtığımız tabelada var, bide herkeste fiyatın aynı
olması sebebiyle Abi, en ufak sıkıntı söz konusu değil.
- 01:51:34: (…..): Samimi söylüyorum bütün kararları onlar (esnafı kastediyor)
alıyor, biz uyguluyoruz Abi.
16-35/603-268
17/36
(52) Soruşturma süreci içerisinde 27.07.2015 tarih ve 3430 sayı ile intikal eden ve (…..)
adresinden gönderilen e-postada (Belge-34); “izmir kuyumcular odası turgay Baransel
bize zorla fiyat birlikteliği uyguluyor şu fiyata altın alıp bi fiyata satacaksınız diye
rekabetimizi engelliyor uymayan arkadaşlarımıza 3000 tl lik ve 1500 tl lik bağış
makbuzu adı altında ceza kesiyor… ödemeyenleri mali polis getiririm dükkanını
kapattırırım diye tehdit ediyor bıktık bu adamdan” ifadeleri yer almaktadır2.
(53) ODA hakkında yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen bir diğer belge de
06.08.2015 tarih ve 3694 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden ve (…..) adresinden
gönderilen belgedir (Belge-35)3. Bahsi geçen belgede; “izmir kuyumcular odası başkanı
turgay baransel fiyatların tekelleşmesi açısından baskı yapıyor ve ceza yazıyor şimdi de
bi anket dağıtıyor ama anketin zorunlu cevaplarını da veriyor bu cevapları
yazmayanlara mali polis gönderip dükkanlarını kapattıracağını söylüyor dosyalar
ektedir.” şeklinde ifadeler bulunmaktadır. İddiaların bulunduğu e-postanın ekinde,
ODA’nın yaptırdığı anketin cevaplarını içerdiği iddia edilen belgelerin fotoğrafları
bulunmaktadır4.
(54) Ayrıca yürütülen soruşturma kapsamında, Kurum kayıtlarına 02.12.2015 tarih ve 5784
sayı ile giren 22.10.2015 tarihli İzmir Cumhuriyet Savcısı talimatı üzerine T.C. İçişleri
Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün yazısında (Belge-36), Kurumumuz tarafından
ODA hakkında herhangi bir inceleme yürütülüp yürütülmediği, yürütülüyorsa söz konusu
incelemelerde elde edilen belgelerin paylaşılması talep edilmiştir. Söz konusu yazıya
cevaben gönderilen, 04.12.2015 tarih ve 12707 sayılı yazı ile ODA hakkında yapılan
önaraştırmaya ilişkin rapor ve önaraştırma kapsamında elde edilen bilgiler paylaşılmış,
soruşturma safhasında elde edilen bilgi ve belgelerin de soruşturmanın bitimini takiben,
talep edilmesi durumunda paylaşılabileceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, İzmir İl
Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce ODA Başkanı
hakkında yürütülmekte olan bir soruşturmanın bulunması, bu soruşturmada elde edilen
bilgi ve belgelerin Kurumumuzca yürütülen soruşturmada yararlı olabileceği
değerlendirilerek, söz konusu belgelerin örneği 22.12.2015 tarihli ve 13406 sayılı yazı
ile talep edilmiştir. Ancak Kurum kayıtlarına herhangi bir cevabi yazı intikal
ettirilmemiştir.
(55) İzmir İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmada, ODA Başkanı ile
husumet yaşadığı belirtilen (…..) yetkilisi (…..) ile telefon görüşmesi yapılmıştır. Anılan
görüşmede; Üretim fazlası olarak elde kalan pırlanta ve mücevherlerin sökülmesi ve
eritilmesi çok maliyetli olduğu için, hem reklam yapmak hem de tüketiciye ek bir fayda
sağlamak amacıyla söz konusu ürünlerde %50-60'lara varan indirimlerin yapıldığı ve
kampanyaların düzenlendiği, ODA Başkanı’nın kendilerine "size uygun fiyattan bu
ürünleri sattırmayacağım" şeklinde uyarılarının bulunduğu, bu amaçla (…..)'un
kampanyaları hakkında satılan malların sahte olduklarına ve vatandaşın kandırıldığına
ilişkin gazetelerde ve ODA'nın yayımladığı dergide haber yaptırdığı, yapılan
kampanyaları baltalamak adına kendilerini Kaymakamlık, Belediye ve Emniyet
Müdürlüğü gibi birçok kuruma asılsız gerekçelerle şikâyet ettiği ifade edilmiştir.
2 Anılan belge çerçevesinde başvuru sahibi olduğu değerlendirilen (…..) ile 05.08.2015 tarihinde
gerçekleştirilen görüşmede (…..), belirtilen başvuruyu kendisinin yapmadığını ifade etmiştir.
3 Söz konusu e-posta adresi dışında herhangi bir kimlik veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.
4 Anılan başvuru ile ilgili olarak, (…..) yetkilisi (…..) ile 17.08.2015 tarihinde bir telefon görüşmesi yapılmış
ve söz konusu görüşme tutanak altına alınmıştır (Belge-38), anılan görüşmede (…..); “kendisinin Rekabet
Kurumuna herhangi bir başvuruda bulunmadığını (…..)’un adını kullanarak yapılan şikâyetten haberdar
olduğunu ve bununla ilgili gerekli mercilere başvuruda bulunduğunu” ifade etmiştir.
16-35/603-268
18/36
I.5. DEĞERLENDİRMELER
I.5.1. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme
(56) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte olan anlaşma, uyumlu
eylem ve teşebbüs birliği kararları” hukuka aykırıdır.
(57) Önaraştırma ve soruşturma evrelerinde elde edilen belgeler değerlendirildiğinde, İzmir
ilinde ODA tarafından çeyrek, yarım, tam ve ata altının hem alış (hurda fiyatı) hem de
satış fiyatlarının belirlenmeye çalışıldığı görülmektedir.
(58) Dosya sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda, soruşturma kapsamındaki
ODA’nın davranışları ile kuyumculara yerleştirilen ve elektronik ekranlara yansıyan
tavsiye fiyat uygulamalarının maksadını aşarak “fiyat birlikteliğine” yol açması nedeniyle,
vakaya ilişkin bulgular fiyat birlikteliğinin kapsamı, süresi ve bu birlikteliğe uyulması
konusunda zorlayıcı davranışlar bakımından ayrı alt bölümler halinde ele alınmıştır.
Fiyat Birlikteliğine İlişkin Bulgular
(59) Önceki bölümlerde yer verilen ve önaraştırma ile soruşturma kapsamında elde edilen
belgeler içerisinde, dosya konusu fiyat birlikteliğini açık bir şekilde ortaya koyan belgeler
arasında İzmir’deki farklı semtlerde yapılan toplantılar sonucunda kaleme alındığı
anlaşılan “KUYUMCU ESNAFI TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN KONULAR”, “BUCA
İLÇESİ KUYUMCU ESNAFI TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN KONULAR” ve “ÜÇYOL,
HATAY, ÜÇKUYULAR, EŞREFPAŞA, YAĞHANELER, ÇİMENTEPE, KADİFEKALE
KUYUMCU ESNAFI TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN HUSUSLAR” başlıklı belgeler
dikkat çekmektedir. Söz konusu belgelerden;
İzmir’in Buca ilçesinde faaliyet gösteren, aynı zamanda semt temsilcisi olduğu
anlaşılan ve (…..) yetkilisi (…..) tarafından oluşturulduğu değerlendirilen
“KUYUMCU ESNAFI TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN KONULAR” başlıklı Belge-8’e
yukarıda kararın ilgili bölümünde yer verilmiştir. Bu belgeye benzer olarak, “BUCA
İLÇESİ KUYUMCU ESNAFI TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN KONULAR” başlıklı
Belge-10-11’de ve “ÜÇYOL, HATAY, ÜÇKUYULAR, EŞREFPAŞA, YAĞHANELER,
ÇİMENTEPE, KADİFEKALE KUYUMCU ESNAFI TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN
HUSUSLAR” başlıklı Belge-12’de yer alan “İZMİR KUYUMCULAR ODASI
BAŞKANLIĞI'nda düzenlenen”, “22 ayar bilezik satışlarında, odanın açıklamış
olduğu tavsiye bilezik fiyatının en çok; 2 tl altında satış yapılacağı bunun dışında
indirim yapılmayacağı”, “Çeyrek, yarım, tam, Ata altını satış fiyatlarında kesinlikle
indirim yapılmayacaktır, odanın açıkladığı fiyatlardan satış yapılabilecektir”,
“Müşteriye fiyat birliği var vs. denilmeyecek” ifadelerinden, ODA’nın bilgisi dahilinde
İzmir kuyumcuları arasında semt bazında gerek bilezik, çeyrek, yarım, ata altın gibi
ürünlerin satışlarında; gerekse hurda alımlarda ürün bazında fiyatlara ve indirim
oranlarına ilişkin oldukça ayrıntılı kararlar alındığı anlaşılmaktadır.
16-35/603-268
19/36
(60) Fiyat birlikteliği uygulamasına başlandıktan sonra, çeşitli kuyumcuların istek ve
görüşlerine yer verilen ve ODA’ya hitaben yazılan belgelerdeki ifadeler de yukarıda
yapılan tespitleri desteklemektedir. Söz konusu belgeler içerisinde yer alan;
“Hatay temsilcisiyim Hakan Alkılıç odamızın isteği doğrultusunda hataydaki esnaf
arkadaşlarımız tek tek aradım fiyat birliğinden memnun olduklarını […]” (Belge-37);
“14 Ayar= işçilik dahil bir fiyat belirlenerek gerek gr. 75 tl
22 Ayar aynı kalsın
Çey-Yarım Ata= Aynı kalsın
Pırlantada %50 indirim olsun
hurda geri alımı= Toptancı fiatının geri alış fiatı ile Aynı olsun” (Belge-4),
“Çeyrek ve Diğer Zihnet altınlarda indirim istemiyoruz
Ancak 14 ayar’da %2 indirim olabilir. Ayrıca Bilezik indirimsiz satılmasını istiyorum.”
(Belge-6);
“Bizler şu anki fiyat birlikteliğine yeni yeni alışmışken en az bir yıl daha herhangi bir
ürün için indirim yapılması çeşitli sakıncalar doğuracaktır. […] Zirvedeki yerimizin
sağlam olması için 1 yıl daha zamana ihtiyacımız vardır ondan sonra indirime
gidilebilir.” (Belge-6);
“Müşterilerimiz ve esnaf arkadaşlar bu fiyatlara alışmış durumdalar. Ziynet ve Ata da
aynı şekilde devam etmeyi uygun buluyorum. 14 Ayar ürünlerde indirimi uygun
buluyorum.[…]” (Belge-7);
şeklindeki ifadelerden, ODA tarafından bilezik, çeyrek, yarım ve ata altına ilişkin satış
fiyatları ile indirim oranlarına belirli sınırlar getirildiği açıkça görülmekte ve ayrıca bahsi
geçen “fiyat birlikteliği”’nin kuyumcular tarafından genel olarak kabul gördüğü ve
uygulandığı anlaşılmaktadır.
(61) İncelemeler sırasında elde edilen belgelere ek olarak, önaraştırma ve soruşturma
safhasında İzmir’in çeşitli semtlerindeki kuyumcularla görüşmeler gerçekleştirilmiş ve
söz konusu görüşmeler tutanak altına alınmıştır. Anılan görüşmelerde, Belge-15, 38 ve
28’de kuyumcular arasında herhangi bir “fiyat birlikteliği” olmadığı belirtilse de, Belge-
14, 16, 18, 19, 20, 22, 23, 24, 25, 29, 30, 32 ve 33 gibi birçok tutanakta ise “fiyat
birlikteliği”’nin olduğu açıkça ifade edilmiştir. Söz konusu görüşme tutanaklarında yer
alan;
“[…] Önceden satış fiyatlarında müşterilere uyuyorduk ama artık fiyatlar ve bunlar
üzerinden yapılacak indirim oranları belli olduğu için belirlenen fiyatların altında satış
yapmıyoruz. […]” (Belge-16);
“İzmir Kuyumcular Odası’nın uygulamakta olduğu çeyrek altın, yarım altın, tam altın
ve 22 ayar altın fiyatlarındaki birliği destekliyoruz. Fiyat birliği olmadan önce belirsizlik
vardı, esnaf birbirine düşüyordu. […]” (Belge-22);
“İzmir Kuyumcular Odasının belirlemekte olduğu çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve
22 ayar altın fiyatlarından satış yapılıyor. […]” (Belge-24);
“İzmir Kuyumcular Odasının uygulamakta olduğu fiyat birliği sisteminden çok
memnunuz. Bu fiyat birlikteliği sayesinde çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve 22
ayar altında para kazanabilir hale geldik. Bu fiyat birliği uygulamasını destekliyoruz.”
(Belge-25)
16-35/603-268
20/36
yönündeki ifadeler, dosya konusu fiyat birlikteliği kapsamında ürün fiyatlarının ODA
tarafından belirlendiği yönündeki tespitleri güçlendirmektedir.
(62) Ayrıca, (…..) tarafından gönderilen 08.09.2015 tarihli ve 4225 sayılı yazıda (Belge-33)
belirtilen; ODA Başkanı’nın, fiyat komitesinin hazırlattığı ve uyulacak kuralların yazılı
olduğu belgeyi Bayraklı’daki kuyumcular toplantısında dağıttığı ve gönderilen yazıda yer
alan, alım-satımlarda kesinlikle indirim yapılmaması, yapılacak satışların yüksek
fiyattan, hurda alımların düşük fiyattan yapılması şartlarının kuyumculara kabul
ettirilmeye ve imzalattırılmaya çalışıldığı şeklindeki ibareler de fiyat birlikteliği iddiasını
desteklemektedir.
(63) Sonuç olarak, yukarıda yer verilen belgeler göz önünde bulundurulduğunda, ODA’nın
altın alış ve satış fiyatlarında belirleyici bir rol oynadığı anlaşılmaktadır.
Fiyat Birlikteliğinin Süresine İlişkin Bulgular
(64) Fiyat birlikteliğinin sağlanmasına yönelik faaliyetlerin başlama tarihi tam olarak
saptanamamakla birlikte; fiyat birlikteliği uygulamasının 2014 yılının ortalarına doğru
Turgay BARANSEL başkanlığındaki yeni yönetim kurulunun göreve gelmesiyle
başladığı tahmin edilmektedir. Nitekim 29.04.2014 tarihli Buca ilçesi kuyumcu esnafı ile
yapılan toplantı sonucunda alınan kararların 30.04.2014 tarihinden itibaren
uygulanacağı (Belge-10-11), 22.04.2014 tarihli Üçyol, Hatay, Üçkuyular, Eşrefpaşa,
Yağhaneler, Çimentepe, Kadifekale kuyumcu esnafı toplantısında ise alınan kararların
28.04.2014 tarihinde yürürlüğe gireceği (Belge-12) yönündeki ifadeler, fiyat birlikteliğinin
başlangıcına ilişkin değerlendirmeyi doğrulamaktadır.
(65) Buna ek olarak, çeşitli kuyumcularla yapılan görüşmeleri içeren Belge-14, Belge-15,
Belge-16, Belge-24, Belge-29 ve Belge-32’de fiyat birlikteliğinin 2014 yılının ortalarında
ODA’nın yönetiminin değişmesiyle başladığı belirtilmekte, bu ifadeler de yukarıda yer
verilen tespitleri desteklemektedir. Söz konusu fiyat birlikteliği faaliyetinin sona erip
ermediğine ilişkin olarak ise kesin bir değerlendirme yapılamamakla birlikte; Belge-29,
Belge-30 ve Belge-32’de yer alan görüşme tutanaklarından fiyat birlikteliği
uygulamasına 06.08.2015 tarihinde de devam edildiği anlaşılmaktadır.
Fiyat Birlikteliği Kapsamında ODA’nın Zorlayıcı Davranışlarına İlişkin Bulgular
(66) ODA’da yapılan yerinde incelemede elde edilen Belge-2’nin ikinci kısmında yer alan;
“Kuyumcular Odasında 18.03.2014 tarihinde yapılan toplantıda tel bilezikte 930,
cns’de en düşük 935 olmak kaydıyla altta imzası bulunan arkadaşlar söz vermiştir.
Yanlış yapan arkadaşa ilk ceza 5 ata ikincide üç katı cezayı kendileri onaylamıştır.”
ifadesiyle, yine ODA’dan elde edilmiş olan ve İzmir’in Hatay ilçesinin temsilcisi olduğu
anlaşılan Hakan ALKILIÇ tarafından oluşturulduğu değerlendirilen Belge-3’te yer alan;
“Hatay temsilcisiyim (…..) odamızın isteği doğrultusunda hataydaki esnaf
arkadaşlarımız tek tek aradım fiyat birliğinden memnun olduklarını fakat
arkadaşlarımızın genele yakını (…..)’ün fiyatlara uymadığını bildirdiler ben kendimde
defalarca kendisini uyarmama rağmen suç üzeri yakalayamadığımız yakaladığımız
zamanda inkar etmesinden dolayı bir şey yapamadık gereğinin yapılmasını
odamızdan Arz ederiz.”
ifadeleri çerçevesinde, ODA’nın önderliğinde yapılan toplantılarda alınan “fiyat
birlikteliği” kararlarına uyulmaması durumunda belli yaptırımlar öngörüldüğü ve anılan
birlikteliğe uyulup uyulmadığının semt temsilcileri aracılığıyla kontrol edildiği
anlaşılmaktadır.
16-35/603-268
21/36
(67) Elde edilen belgelerin yanı sıra, sahada yapılan görüşmelerde ODA’nın fiyatları kontrol
etme gibi bir faaliyeti olmadığı yönünde açıklamalarda bulunan kuyumcular olsa da
(Belge-26, 27, 28, 31), ODA’nın yayımlanan fiyatlara uyulması yönünde kuyumcuları
zorladığına ilişkin çok sayıda görüş verilmiştir. “Fiyat birlikteliği” uygulamasının ODA
tarafından denetlendiğine ilişkin ifadelere aşağıda yer verilmektedir:
“ […] Ancak liste fiyatının altında satış yaptığımız iddiasıyla biz odanın da borcu
olduğu için 1500 TL tutarında bağış yaptık. Ama bu sistemden çok memnunuz
kuyumcular için faydalı olduğunu düşünüyoruz.
Fiyatların uyumu ise semtlerde bulunan bazı kuyumcular denetliyor.” (Belge-16);
“[…] Bu fiyat anlaşmasını bozan kuyumcular ödeme yapmak zorundadır. Odanın
aldığı karardan memnunuz.” (Belge-19);
“[…] Bilerek fiyat anlaşmasını bozan kuyumculara birinci ihlalde 5 ata altın, ikinci
ihlalde 10 ata altın alınması kararlaştırılmıştır. İzmir’deki kuyumcular olarak bu kararı
beraber aldık. Fiyat anlaşması çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve 22 ayar altına
ilişkindir.” (Belge-20);
“[…] Odanın üzerimizde baskısı var, devamlı suretle fiyat kontrolü yapılıyor, bu
sisteme uymayanlara para cezası verilerek ve denetimler ile baskı altına alınıyor.”
(Belge-23);
“[…] Yeni yönetimle birlikte, yayımlanan fiyatlara uyulmadığı durumlarda, yaptırım ve
cezalarla karşılaşmaya başladık. Biz de belirtilen liste fiyatının altında satış
yaptığımız için 1500 TL ceza ödedik, ancak Oda yetkilileri cezayı, Oda’ya yardım adı
altında aldı.
Para cezasının yanı sıra, fiyatlara uymayanları sindirmek ve gözdağı vermek için
sıklıkla ürün denetimi gerçekleştirip ve mali polise şikayet etmekle tehdit ediyorlar.
Bu uygulamalar sonucunda, bizi sindirmeyi ve korkutmayı başardılar, geldiğimiz
noktada Oda tarafından yayımlanan fiyatlara uymaya çalışıyoruz […]” (Belge-29);
“[…] Oda tarafından yayımlanan liste fiyatına uymamam nedeni ile önce 1500 TL’lik
ceza ile karşılaştım, ancak bu cezayı bağış adı altında yapıldı. Bunun yanı sıra,
sürekli yapılan denetimlerle, benim masraf yapmama sebep oluyorlar. Söz konusu
denetimlerin her biri 500-1000 TL arasında zarara uğramama neden oluyorlar.
Oda yönetimi kendine yakın olan esnafları denetlemeyip, kendisine karşı olan
esnafları büyük denetimlere maruz bırakıyorlar.” (Belge-30);
“İzmir Kuyumcular Odası’nın Turgay BARANSEL başkanlığındaki yeni yönetimi ile
Oda tarafından yayınlanan fiyatlara uyum zorunluluğu geldi. Fiyatlara uymayan
kuyumculara ise hem para cezası hem de farklı baskı ve yaptırımlar uygulanıyor.
Kuyumcular arasındaki toplantıları oda ayarladı ve kuyumcuların toplantıya katılması
için baskı uygulandı. Biz belirlenen fiyatlara uymadığımız için 5 ata altını karşılığı
ceza alınmak istendi ve bunu bağış adı altında almak istediler. Ödemediğimiz için
dükkanımızı bastılar. […]
Fiyatlara uymadığımız için sıklıkla bizden numune alıp ayar denetimi
gerçekleştiriyorlar ve bu bizi zarara uğratıyor. Ayrıca toptancılara bize ürün
vermemeleri yönünde baskı yapıldığını öğrendik. […]” (Belge-32).
16-35/603-268
22/36
(68) Yukarıda yer verilen açıklamaların, ODA’nın fiyat birlikteliğinin uygulamasını takip
ettiğine ve uymayanlara para cezası da dahil olmak üzere birçok yaptırımda
bulunduğuna işaret ettiği değerlendirilmektedir. Özellikle, tek fiyat uygulamasından
duyduğu memnuniyeti dile getiren (…..) ((…..)), (…..) ((…..)) ve (…..) ((…..)) gibi
kuyumcuların da yapılan denetimlerden ve verilen para cezalarından bahsetmeleri,
ODA’nın denetim yaptığına ilişkin iddiaları desteklemektedir. Bununla birlikte, ODA’da
yapılan incelemede çok sayıda 1.500 TL tutarında bağış makbuzunun bulunması ise
bazı kuyumcular tarafından belirtilen ODA’nın 1.500 TL’lik para cezası kestiği ve bunu
bağış adı altında aldığı yönündeki iddiaları güçlendirmektedir.
(69) Bunlara ek olarak, (…..) tarafından gönderilen 08.09.2015 tarihli ve 4225 sayılı yazı
(Belge-33) ekinde yer alan (…..) yetkilisi (…..)’nin ODA Başkanı, (…..)’un sahibi (…..) ve
ODA Başkan Yardımcısı (…..) ile yaptığı görüşmeleri içeren görüntü kaydında yer alan;
“19:17: Turgay BARANSEL: Bir telefon geldi bugün bilezikle ilgili 2 lira aşağı mal
satmış adam, çocukları gönderdim adamın söylediği aynen şu, özür dilerim hiç
başkana haber vermeyin buyrun 5 Ata.”
“23:50: Turgay BARANSEL: Bileziği geçtik, çeyrekte yapıyon, yarımda yapıyon,
atada yapıyon, tamda yapıyon hangi birini söyleyeyim.”
“28:26: Turgay BARANSEL: 120 tane Kemeraltında Soysal’ından tut, Hacılarına
kadar öbür Hacılarına kadar bütün …. Her toplantıya katıldılar bir günden bir güne
itiraz etti mi, satmıcaksın bu fiyata bitti.”
“31:11: Turgay BARANSEL: Hiç kimse bozmuyor, bozarsa … hayatlarını”
şeklindeki konuşmaların, fiyat birlikteliğine yönelik ODA tarafından denetim yapıldığı ve
uymayan kuyumculara para cezası uygulandığı iddialarını birebir ODA Başkanının
ağzından doğruladığı görülmektedir.
(70) Yine aynı görüntü kayıtlarında, yapılan konuşmalarda (…..) yetkililerinin geri adım
atmamaları sonucunda Turgay BARANSEL’in altın alış fiyatlarında sırf bu teşebbüsün
daha düşük fiyat uygulamasına izin verdiğini ancak ODA tarafından belirlenen diğer
kurallara uymak zorunda olduklarını ifade ettiği görülmektedir:
“35:00: Turgay BARANSEL: Alışta ben size ((…..)’ye) ikram verdim, ama diğerlerine
uyacaksınız.”
“37:15: Turgay BARANSEL: Alışı toptancı fiyatından yapabilirsiniz, ama diğerlerinde
yamuk istemiyorum adamlarına tembihle.”
(71) Elde edilen belgeler ile yapılan görüşmelerde belirtilen hususlar bir arada
düşünüldüğünde, ODA’nın fiyat birlikteliğini kontrol ettiği ve uymayanlara yönelik
yaptırımda bulunduğu yönünde ciddi bulgulara ulaşıldığı değerlendirilmektedir.
(72) Yukarıda yer verilen hususlar ışığında, ODA’nın altının alış ve satış fiyatlarını belirlediği
ve fiyatlara uymayan esnafa bazı yaptırımlar uyguladığı; bu eylemlerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kar gibi her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a)
bendinde sayılan haller ile uyumlu olduğu, dolayısıyla ortada 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında ihlal niteliği taşıyan teşebbüs birliği kararı bulunduğu kanaatine
ulaşılmıştır.
16-35/603-268
23/36
I.5.2. Yapılan Savunmalar ve Savunmaların Değerlendirilmesi
(73) ODA tarafından yapılan savunmada özetle;
- ODA’ya atfedilen tüm suçlamaların asılsız olduğu, ODA’yı yönetmekte olan
yönetim kurulunun, kuyumculuk sektöründe tüketicilerin güven içerisinde olmasını
mümkün kılacak düzeni sağlamak için çalışmalar yürüttüğü, ODA yönetiminin
uygulamalarının şeffaf ve güvenilir bir piyasa ortamı için rekabetin
gerçekleşmesine yönelik olduğu,
- Ucuz fiyata alıp yüksek fiyatlara satmanın veya piyasada tutunmak amacıyla
rakiplerden daha düşük fiyatlara satış yapmanın meslek erbabının tercihine kalan
hususlar olduğu, ODA yönetiminin bu tercihe müdahale girişiminin bulunmadığı,
- ODA’nın düzenleme yapma yetkisinin bulunmaması sebebi ile her ilgilinin altın
fiyatlarından haberdar olmasının sağlanması ve yapılan denetimlerle tartı
cihazlarının doğruluğundan ve düşük ayarlı mal satılmadığından emin olunmasının
ODA yönetimince benimsenen yöntem olduğu,
- Altın borsasının varlığı sebebi ile altının rayiç değerlerinin televizyon, radyo ve
internet üzerinden rahatlıkla öğrenilebildiği ve borsası olan bir ürünün tek fiyat
uygulamasına konu olamayacağının tüm kuyumcu esnafınca bilindiği,
- ODA’nın kuyumculara baskı uygulayabilecek bir yetkisinin veya imkânın
bulunmadığı, iddia edilen fiyat birlikteliği gibi bir durum olsa bile, bu durumun ODA
tarafından öğrenilmesinin ve buna karşı bir yaptırım uygulamasının mümkün
olmadığı,
- Gün içinde yayın organlarından altın fiyatlarını öğrenen tüketicilerin öğrendiği fiyat
ile kendisine verilen fiyat arasındaki farklılıkların alışveriş esnasında
güvensizliklere yol açtığı, bunun yanında günde bir kaç kere değişebilen altın
fiyatlarının anında takibinin İzmir esnafı için oldukça zor olduğu, bu sebeple İzmir
kuyumcu esnafının hem zarara uğradığı hem de fiyatı internet üzerinden öğrenmiş
olan tüketiciler karşısında güvenilirliklerini kaybettiği,
- Anılan nedenle, ODA yönetimi tarafından tespit edilen ortalama altın piyasa
fiyatlarından esnafın haberdar edilmesi yoluna gidildiği,
- Tüm esnafın sabit bir fiyat uygulaması halinde piyasadaki değerlerin yeniden
oluşması diye bir kavramın olmayacağı, her kuyumcunun bildiği gibi, piyasa
şartları itibarıyla meslek erbabı kişilerin zaman zaman daha ucuza veya pahalıya
satım yaptıkları ve bunun yeni fiyatın oluşmasına neden olduğu, bu durumun
aksinin tasavvur edilmesinin abesle iştigal olacağı,
- Hem tüketicinin korunması hem de tüketici-esnaf güveninin oluşması amacıyla,
her işyerinde uygulanacak altın fiyatlarının elektronik ekranlarda işyerinin dışında
dahi ilan edilmesinin tavsiye haline getirildiği, burada güdülen amacın, bir
tüketicinin daha işyerine girmeden karşılaşacağı fiyatlandırmanın ne kadarının
altından, ne kadarının işçilikten kaynaklandığını anlayabilmesi ve duruma göre
başka bir işyerini seçebilme imkânına sahip olması olduğu,
- Yapılan uygulamanın tam bir şeffaflık sağlama amacı taşıdığı, bugüne kadar bu
uygulamadan ne kuyumcu esnafının ne de tüketicilerin herhangi bir şikâyetinin
bulunduğu, aksine genel bir memnuniyetin söz konusu olduğu,
- Etiket kanunu gereğince her ürünün üzerinde fiyat bulunması gerektiği, altın
sektöründe günde birkaç fiyat değişmesinin ürünlerin üzerine etiket konulmasını
imkânsız hale getirdiği, tabeladan fiyatların yayımlanmasının bu anlamda kolaylık
sağlayacağının düşünüldüğü,
16-35/603-268
24/36
- ODA’nın yaptığı denetimlerin, altın ayarları ile ölçü ve tartı aletlerinin
düzgünlüğünün kontrolünden ibaret olduğu, yapılan incelemelerde sınırlı sayıda
aksaklıklara rastlandıysa da gerekli hukuki sürecin başlatıldığı, düşük ayarlı altın
satımı yapıldığına dair şikâyet alınan yerlere yapılan sıkı kontrol ve uyarıların,
kontrole muhatap olan işyerlerinde sıkıntı yarattığı, ODA hakkında gerçeklikle
tamamen zıt olan iddiaların ortaya atılmasının nedeninin yapılan denetimler
olabileceği, sektörün büyük bir kısmının yapılan denetimlerden memnun olduğu ve
aynen devam ettirilmesini istediği,
- Denetimlerde kanuna aykırı durumları bulunmayan kişiler hakkında bir şikâyette
veya başka bir başvuruda bulunma imkânlarının bulunmadığı, dosya konusu
şikâyetlerde yer alan ODA’nın denetim yapmakla tehdit ederek zor kullandığı
beyanlarını kabul etmedikleri,
- Hukukun en temel ilkelerinden birinin; kanundan kaynaklı yetkilerin kullanılmasının
suç veya kusur kabul edilememesi olduğu, ODA’nın denetim yapmasının;
kendisine tanınmış bir yetkinin ötesinde, kaynak kanunun yüklediği bir görev
olduğu,
- Bir odanın; kendisine kanunla yüklenen bir görevi yapmasının, ya da yapacak
olmasını bildirmesinin bir tehdit veya şantaj olarak kabul edilemeyeceği,
- Ülkemizde sadece darphane tarafından basılan yarım, çeyrek, ata gibi altın
ürünlerinin çok düşük fiyatlara satılması nedeni ile şüpheli durumların oluştuğu,
bununla birlikte; piyasada sahte ürünlerin bulunduğunun bilindiği, kimi
kuyumcuların sahte basım altınları piyasa fiyatının altında sattığına ilişkin
söylentiler bulunduğu ve bu durumla ilgili şikâyetlerin ODA’ya ihbar olarak geldiği,
- ODA’nın, ihbar ve söylentileri değerlendirerek denetimleri artırma kararı aldığı,
şüpheli kuyumcuların yapılan denetimler esnasında örnek alımlara izin
vermediğinin görüldüğü ve bu engel karşısında savcılıklar nezdinde girişimlerde
bulunulduğu,
- ODA’nın halka açık bir internet sitesine sahip olduğu ve yayın organı olarak bir
dergiye sahip olduğu, anılan iletişim araçları vasıtasıyla sabit fiyat hakkında
herhangi bir kararın yayımlanmadığı,
- ODA’nın resmi kurum olması nedeni ile her uygulamasının kararla gerçekleştiği ve
incelenen ODA yönetim kurulu defterlerinde de ne sabit fiyata ilişkin ne de bunun
devamındaki uygulamaya ilişkin en ufak bir kararın bulunmadığı,
- İddia edildiği gibi, ceza kesilmesinin imkânsız olduğu, mevcut ODA yönetim
kurulunun göreve geldiğinden bu yana tek bir ceza uygulamasının bulunmadığı,
- Her esnafın işçilik payını bizzat kendisinin belirlediği durumda uygulamada sabit
bir fiyat tesisinin söz konusu olamayacağı,
- Kendisinden bağış alınan esnafın kimler olduğunun belli olduğu, bunların
çoğunlukla Kuyumcular Çarşısında yapılan güvenlik düzenlemeleri (kapı, alarm,
güvenlik kameraları, karakolla bağlantı) ile diğer çevre düzenlemeleri için verildiği,
bağış veren esnafın uygulamalardan memnun olduğu ve denetimlerin devam
etmesini talep ettiği, bu durumun da ODA tarafından yapılan bir cezalandırma
yöntemi olamayacağının en açık göstergesi olduğu,
16-35/603-268
25/36
- Mevcut ODA yönetiminin, göreve geldiği tarihten itibaren, meslek erbabının
sorunlarını öğrenmek ve çözüm geliştirmek amacıyla semt toplantıları yapma
kararı aldığı, bu bağlamda yönetim kurulundaki kişilerin de katıldığı toplantıların
yapıldığının doğru olduğu, ancak ilk toplantıları takip eden toplantılarda yönetim
kurulu üyelerinin katılımının pek olmadığı, bu tip toplantıların yapılmasına ve
sonuçlarından ODA yönetiminin haberdar edilmesine karar verildiği,
- ODA yönetiminden kimsenin katılmadığı kimi toplantılarda kanuna uygun olmayan
kararlar alındığı, kimi toplantılarda da sadece kendi aralarında alınıp ODA
yönetimini ilgilendirmesi söz konusu olamayacak kararların alındığının görüldüğü,
bu toplantılara ilişkin olarak, semt esnafının temsilci olarak belirlediği kişilere genel
olarak sözlü şekilde bilgilendirme yapıldığı, bu bilgilendirmede, bölgesel sorunlar
doğrultusunda yasal girişimlerde bulunulacağı söylenmekle birlikte, kanuna ve
usule aykırı kararların uygulamasının mümkün olamayacağı, ODA’nın buna taraf
olamayacağı ve bir kısım esnafın kendi arasında aldıkları kararların ODA’yı ve
diğer esnafları bağlamayacağı hususlarının belirtildiği,
- ODA’ya yollanan ve hakkında açıklama istenen belgelerin herhangi bir ajanda
yaprağına yazılarak tutulan tutanaklar olduğu, ODA’nın dahil olduğu bir toplantıda
böyle bir şey olamayacağının açık olduğu, ODA yönetiminden kimsenin temsilci
olarak toplantıda bulunmadığı ilgili toplantıda hazır olanların belli olduğu, kimi semt
toplantılarında alınan ve yaptırım uygulanmasının istenildiği kararların ODA
gündemine gelmediği ve doğal olarak hiçbir işlem yapılmadığı,
belirtilmiştir.
(74) ODA tarafından gönderilen savunmanın ekinde ODA’nın İzmir’deki kuyumcu esnafı
arasında yaptırdığı memnuniyet anketinin sonuçları da paylaşılmış ve savunmada
ankette sunulan kuyumcu esnafı görüşlerinden de fiyat birlikteliği uygulaması veya
zorlamasının bulunmadığının görüleceği belirtilmiştir. Anket kapsamında 88 tane
kuyumcu esnafına yöneltilen sorular ile verilen cevaplara ilişkin örneklere aşağıdaki
tabloda yer verilmiştir.
16-35/603-268
26/36
Tablo 1: Anket Soruları ve Kuyumcu Esnafı Tarafından Verilen Yanıtlar
1. Soru: İş yeri dışarısındaki elektronik levhalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Müşteriler aşırı düşük fiyat ve aşırı yüksek fiyat farklılarından şikayetçi olup, hep birbirimize
şüphe ile bakıyorlardı. Artık bu olmuyor. Böylece makul olanı anlıyorlar. Dolandırıcılığa karşı
kendilerini güvende hissediyorlar.
- Ürünlere tek tek satış fiyatı etiketi koyma imkanı yok. Dışarıdaki levhalar sayesinde piyasa
altın fiyat ortalamalarından haberdar olan tüketici ile aramızda bir sorun olmuyor. Müşteriler
değişen altın fiyatlarından anında haberdar oldukları için aldatıldıklarını düşünmüyorlar.
- Ekran sayesinde, müşterilere ekstradan güven vermiş oluyoruz. Gittiği her yerde aynı
rakamları ve ekranı gören müşteri, daha rahat ve huzurlu bir şekilde alışverişini yapıyor.
2. Soru: ODA’mız tarafından tespiti yapılan; İstanbul piyasa değerleri, Borsa ve Merkez Bankası
verileri ışığında şekillenen İzmir piyasası ortalama altın alım satım değerleri ve bunların
yayınlanması hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Her birimizin tek tek bu verileri takip etmesi imkansız denecek kadar zor. Bazen günde birkaç
kez değişiyor. Bizler İstanbul fiyatlarını takip etmek zorundayız. Oda bunları bizim yerimize
takip ediyor ve bildiriyor. Bu iyi bir hizmet.
- Müşteriler televizyondan altın fiyatlarını TV ve internetten takip ediyor ve bize geldiğinde o
fiyatlardan haberdar olmazsak şüphe ile bakıyor. Bu uygulama daha iyi oldu.
3. Soru: ODA’nın yayınladığı bildirimi yapılan tespit edilen piyasa fiyatları miktarları hakkında ne
düşünüyorsunuz? Fiyatlar konusunda bir telkin veya baskıya maruz kaldınız mı?
- Serbestiz ama piyasadan bizim de müşterilerin de haberdar olması güven oluşturuyor.
Piyasa bu ama biz böyle satacağız da diyebiliyoruz. Kimsenin zorlandığını ne gördüm ne
duydum.
- Bunlar bizi haberdar edecek şeyler isteyen bu değerlere veya yakın değerlere göre alıp
satıyor istemeyen hiç umursamıyor. Öyle olmasa bile kimin ne kadara sattığını nasıl kontrol
edebilir. Sen niye ucuz sattın diye birbiri hakkında konuşanları duyuyoruz ama oda kimseye
ne bir şey söyledi ne de zorladı.
- Odanın yayınladığı fiyatlar tavsiye edilen fiyatlardır. Herhangi bir baskı veya telkin görmedik.
Uygulama tamamen bilgilendirme ve fiyat kirliliğini önleme maksatlıdır. Kuyumcular da
müşteriler de bu uygulamadan memnun.
4. Soru: Meslek erbaplarının işyeri uygulamaları ya da kendi aralarındaki toplantılarda aldıkları
kararların haberlerinin yayınlanması hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Odanın mesleğe dair gelişmelerden haberdar etmesi gerekiyor. Piyasanın nasıl oluştuğundan
haberdar olmak isterim.
5. Soru: ODA’mız tarafından artırılan denetimler hakkında düşünceniz nedir?
- Eskiden ben düşük fiyattan satıyorum diye düşük ayarlı altın satıyorlardı. Böyle yaparak
rekabeti bozuyorlardı. Şimdi düzen oluştu. Yeni durumdan rahatsız olanlar sürekli oda
aleyhine konuşuyorlar. Şimdi yapamıyorlar. Bizim çekinecek bir şeyimiz yok. Denetimden
doğru esnaf neden korksun.
- Denetimlerin artması içimizdeki kötü niyetlilerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Altını düşük
ayarlı veya sahte basım altınlar satanlar artık cesaret edemez oldular. Aramızda haksız
rekabet oluyordu bunu önlediği için memnunum.
Kaynak: Birinci Yazılı Savunma
(75) Gönderilen anketler incelendiğinde, yukarıdaki tabloda yer verilen cevapların aynısına
veya çok benzerlerine 33 kuyumcu esnafı tarafından yer verildiği dikkat çekmektedir.
25 kuyumcu esnafı ise “olumlu”, “pozitif”, “çok iyi” gibi kısa ifadelerle sorulara olumlu
yanıtlar vermiştir. Geriye kalan kuyumcu esnafı ise anket sorularına olumlu yönde cevap
vermekle birlikte bunu farklı şekilde ifade etmişlerdir.
(76) ODA tarafından yapılan savunmada temel olarak; ODA yönetiminin uygulamalarının
tamamının tüketicinin korunmasına, şeffaf ve güvenilir ve rekabetçi bir piyasa ortamına
yönelik olduğu, kuyumcuların alış-satış fiyatlarının kendilerince belirlendiği ve ODA’nın
buna yönelik bir müdahalesinin bulunmadığı ifade edilmektedir. Bununla birlikte, hem
altın fiyatlarının anlık olarak takibinin kolaylaştırılabilmesi hem de tüketicinin korunması
ve tüketici-esnaf güveninin oluşması amacıyla, elektronik ekranlar aracılığıyla tavsiye
fiyat uygulaması yoluna gidildiği belirtilmektedir. Ancak aşağıda ayrıntılarına yer verilen,
önaraştırma ve soruşturma kapsamında elde edilen belgeler ile yapılan görüşmeler
sonucunda ulaşılan bilgiler söz konusu savunmayı geçersiz hale getirmektedir.
16-35/603-268
27/36
(77) ODA’da yapılan yerinde incelemede elde edilen İzmir’deki farklı semtlerde yapıldıkları
anlaşılan toplantılar sonucunda düzenlendiği anlaşılan “KUYUMCU ESNAFI
TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN KONULAR”, “BUCA İLÇESİ KUYUMCU ESNAFI
TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN KONULAR” ve “ÜÇYOL, HATAY, ÜÇKUYULAR,
EŞREFPAŞA, YAĞHANELER, ÇİMENTEPE, KADİFEKALE KUYUMCU ESNAFI
TOPLANTISINDA ÖNE ÇIKAN HUSUSLAR” başlıklı belgelerde yer alan “İZMİR
KUYUMCULAR ODASI BAŞKANLIĞI'nda düzenlenen”, “22 ayar bilezik satışlarında,
odanın açıklamış olduğu tavsiye bilezik fiyatının en çok; 2 tl altında satış yapılacağı
bunun dışında indirim yapılmayacağı”, “Çeyrek, yarım, tam, Ata altını satış fiyatlarında
kesinlikle indirim yapılmayacaktır, odanın açıkladığı fiyatlardan satış yapılabilecektir”
şeklindeki ifadeler, altın alış ve satış fiyatlarının ODA tarafından belirlendiğini
göstermektedir. Benzer şekilde, kararın fiyat birlikteliğine ilişkin bulgulara yer verilen
bölümünde değerlendirilmiş olan, fiyat birlikteliği uygulamasına başlandıktan sonra
çeşitli kuyumcuların istek ve görüşlerine yer verilen ve ODA’ya hitaben yazılan
belgelerin de ODA’nın fiyat birlikteliğine ilişkin uygulamalarını açıkça gösterdiği
değerlendirilmektedir.
(78) Aynı zamanda İzmir’in çeşitli semtlerindeki kuyumcularla yapılan ve kararın önaraştırma
ve soruşturma döneminde teşebbüslerle yapılan görüşmelerde elde edilen bilgiler
bölümünde yer verilen görüşmelerde dosya konusu fiyat birlikteliği uygulamasının ODA
tarafından yürütüldüğü ve denetiminin de ODA tarafından gerçekleştirildiği ifade
edilmiştir (Belge-16, 22, 24, 25). Nitekim yukarıda yer verilen görüntü kayıtlarına ilişkin
konuşma metnine bakıldığında da incelenmekte olan fiyat birlikteliğinin ODA tarafından
uygulandığı ve belirlenen fiyatlara uyulması yönünde kuyumculara baskı yapıldığı ve
uymayanlara da para cezası verildiği ODA Başkanı tarafından açıkça dile getirilmiştir.
Dolayısıyla, ODA’nın fiyat birlikteliğini sağlamak adına bir uygulamasının bulunmadığına
yönelik savunması kabul edilememektedir. Elde edilen bu bilgi ve belgeler
doğrultusunda, ODA tarafından yapılan denetimlerin altın ayarları ile ölçü ve tartı
aletlerinin düzgünlüğünün kontrolünden ibaret olduğu, bunun dışında bir denetimin
bulunmadığına yönelik savunmanın da kabul edilmesi mümkün değildir.
(79) Savunmada öne çıkan bir diğer husus ise ODA’nın resmi kurum olması nedeni ile her
uygulamasının kararla gerçekleştiği, ancak incelenen ODA yönetim kurulu defterlerinde
ne sabit fiyata ilişkin ne de bunun devamındaki uygulamaya ilişkin en ufak bir kararın
bulunduğu, kimi semt toplantılarında alınan ve yaptırım uygulanmasının istenildiği
kararların ODA gündemine gelmediği ve doğal olarak hiçbir işlem yapılmadığı, ayrıca
ODA yönetiminden kimsenin katılmadığı kimi toplantılarda kanuna uygun olmayan
kararlar alınmasının ve bir kısım esnafın kendi arasında aldıkları kararların ODA’yı ve
diğer esnafları bağlamayacağı yönündedir. Ek olarak, ODA’ya yollanan ve hakkında
açıklama istenen belgelerin herhangi bir ajanda yaprağına yazılarak tutulan tutanaklar
olduğu da belirtilmektedir.
(80) Karar kapsamında yer verilen tespitler doğrultusunda, dosya konusu fiyat birlikteliğinin
sağlanmasında ODA’nın belirleyici bir rol oynadığı ve altının alış ile satış fiyatlarının
ODA tarafından belirlendiği değerlendirilmiş ve bu doğrultuda, ODA’nın söz konusu
uygulamaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde yasaklanan bir teşebbüs
birliği kararı olarak nitelendirilmiştir. Yapılan savunmada ODA yönetim kurulu
defterlerinde söz konusu fiyat birlikteliğine ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı
yönündeki husus ise, teşebbüs birliği kararının yazılı olması şartının aranmaması
sebebiyle, dosya konusu teşebbüs birliği kararına yönelik ihlal tespitine halel
getirmeyecektir.
16-35/603-268
28/36
(81) Nitekim Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği, Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası ve
Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası hakkında yürütülen
soruşturma sonucunda alınan Rekabet Kurulunun 18.09.2000 tarihli ve 00-35/392-219
sayılı kararında da;
“Soruşturmaya konu olan teşebbüs birlikleri, yaptıkları yazılı ve sözlü savunmalarında
konuya ilişkin olarak herhangi bir bağlayıcı karar almadıklarını ifade etmişlerdir.
Kanunun 4 üncü maddesi anlamında teşebbüs birliklerine ait "karar" kavramı, birlik
kurallarını, üyeleri bağlayıcı kararları, tavsiyeleri ve birliğin üyelerinin davranışlarını
koordine etmeye yönelik tüm fiillerini kapsamaktadır. Yukarıdaki açıklamaların
ışığında, PÜİS ve TABGİS’in kredi kartlı satışlarda komisyon uygulanmaya
başlanması ve promosyon faaliyetlerinin kaldırılmasına ilişkin gerçekleştirdikleri basın
duyuruları ve yazışmaların, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4
üncü maddesi kapsamında bir aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu
teşebbüs birliklerinin karar defterlerinde konuya ilişkin bir kararın olmaması ya da bu
kararı üyelerine resmi tebligat kurallarına göre göndermemiş olmaları, bu eylemlerin
Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamı dışına çıkması için yeterli bir gerekçe değildir.”
ifadelerine yer verilerek, teşebbüs birliğinin uygulamalarının karar defterinde yer
almadığı yönündeki savunma reddedilmiştir.
(82) Öte yandan, ODA’nın savunmasında yer alan söz konusu hususlara yönelik yapılacak
değerlendirmede, Rekabet Kurulunun “anlaşma” kavramına yönelik yaklaşımı da
dikkate alınabilecektir. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde belirtildiği
üzere; anlaşmanın varlığı için tarafların kendilerini bağlı hissettikleri herhangi bir
uzlaşma ya da uyuşmanın mevcut olması yeterlidir. Bu çerçevede yazılı, sözlü, sarih
veya zımni herhangi bir suretle taraf iradelerinin uyuşması yeterli olmakta; anlaşmanın
kurulması bakımından ilave bir geçerlilik şartı aranmamaktadır. İhlalin tespitinde şekil
şartlarına uygunluğun aranmaması sebebiyle, rakipler arasında anlaşma sağlandığını
ortaya koyan belgelerin imzalı olup olmadığı yahut görüşmeye/toplantıya katılan şahsın
teşebbüsü temsile yetkili olup olmadığı hususları, teşebbüsün ihlalden dolayı sorumlu
tutulabilmesi bakımından önem taşımamaktadır.
(83) Kurul Ankara Ekmek II kararında5 benzer bir olayda aşağıda yer verilen hususlara işaret
ederek, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki ihlallerin tespitine ilişkin ispat
standartlarına açıklık getirmektedir:
“…4054 sayılı Kanun’da, Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku mevzuatında kullanılan
‘sözleşme’ ya da ‘akit’ terimleri yerine ‘anlaşma’ terimi kullanılmıştır. Kanun’un 4.
maddesinin gerekçesi de dikkate alındığında, anlaşmada Medeni Hukuk’un geçerlilik
koşullarına uyma ölçütünün aranmadığı ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, taraflar
arasındaki danışıklı ilişki ya da irade uyuşmalarının anlaşma olarak
değerlendirilmesinde hukuki geçerlilik ve bağlayıcılık şartı aranmamalıdır.
Bu nedenle, soruşturma konusu anlaşma belgelerinin taraflar açısından herhangi bir
hukuki bağlayıcılık içermemesi ve bazılarının imzasız olması gibi özellikler, söz
konusu belgelerin anlaşma olarak değerlendirilmesine engel oluşturmamaktadır.
Hatta teşebbüsleri ilzam ve temsil yetkisine sahip olmayan personelin rakip
teşebbüslerle ulaştığı yazılı veya sözlü mutabakatlar, eğer teşebbüslerin bilgileri
dahilinde veya yönlendirmeleri doğrultusunda olmuşsa ya da rekabeti sınırlayıcı
etkiler doğurmuşsa bunlar da anlaşma olarak değerlendirilmektedir. Nitekim Kurul
26.11.1998 tarih ve 93/750-159 sayılı Kararı ile; ‘Rekabet Hukuku açısından
anlaşmalarda sekil şartının aranmadığı, dolayısıyla Gaziantep Tilmen Oteli’nde
5 20.01.2009 tarih ve 09-03/49-18 sayılı karar.
16-35/603-268
29/36
yapılan toplantıya katılan şahısların ilgili firmaları temsile yetkili olmadığı ve adı
geçen anlaşmada imzalarının bulunmadığı yönündeki savunmaların 4054 sayılı
Kanun’a aykırı bir anlaşmanın varlığını ortadan kaldırmadığı’ sonucuna ulaşmıştır.
Ayrıca, 4054 sayılı Kanun delil ve ispat araçları ile ilgili bir sınır öngörmemektedir.
Dolayısıyla hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delil ve ispat araçlarının
anlaşmaların varlığını kanıtlamak amacıyla kullanılmasında bir sakınca
bulunmamaktadır. Bu bakımdan, ilgili belgelerin bir anlaşma olarak değerlendirilmesi
açısından delil niteliğinde olduğu; yapılan yerinde incelemelerde elde edilen diğer
bilgilerin ise anılan anlaşma belgelerini destekleyici nitelikte olduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
…Dolayısıyla hakkında soruşturma açılan taraflarca, belgelerde imzanın
bulunmaması, belgelerin yetkisiz kişilerce imzalanması ve hukuki bağlayıcılığının
olmaması yönünde yapılan savunmalar ihlalin varlığını ortadan kaldırmamaktadır.”
(84) Söz konusu kararda yer verilen açıklamalar, Rekabet Kurulunun kullanılacak olan
delillere ilişkin ispat standardına yönelik genel bakış açısını göstermekte olup, bu
doğrultuda söz konusu değerlendirmeler dosya kapsamında teşebbüs birliği kararları
için de geçerli olacaktır.
(85) Bu noktada, ODA tarafından gönderilen savunmanın ekinde yer alan İzmir’deki 88 tane
kuyumcu esnafına yaptırılan anketlere ilişkin bir değerlendirme yapılması
gerekmektedir. Anketlerde yer alan sorulara verilen cevaplarda genel olarak;
kuyumculara asılan elektronik levhalar ile birlikte fiyat karmaşasına son verildiği,
kuyumcu esnafına büyük kolaylık sağlandığı ve böylece tüketicinin güvenli bir şeklide
alışveriş yapma imkânı elde ettiği, ODA tarafından belirlenen fiyatların tavsiye fiyatlar
olduğu, ODA’nın bilgilendirme yapmasının zaruri olduğu, denetimler sonucunda düşük
ayarlı veya sahte altın satanların tespit edildiği ifade edilmiştir.
(86) Bununla birlikte, yukarıda belirtilen hususlardan farklı olarak ankette fiyat birliğine ilişkin
değerlendirmede bulunan kuyumcu esnafının verdiği cevaplar içerisinde dikkat çeken
ifadelere aşağıda yer verilmektedir.
(87) (…..) isimli kuyumcu tarafından aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmiştir:
“Biz firma olarak bu sisteminizden ve tabelalardan fiyat uygulamasından memnunuz
devam etmesini talep ediyoruz. Ancak uymayanlarında oda tarafından gerekli cezayı
almalarını bekliyoruz.”
“Derneğimizin belirlediği fiyatlara uyuyoruz. Diğer esnafında bunlara uymasını
ümit ediyoruz.”
(88) (…..) isimli kuyumcu tarafından aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmiştir:
“Denetimler devam etsin gereği neyse yapılsın. Haksız rekabet ortadan kalksın.
Herkes derneğe ve fiyatlara uysun. Müşterinin kuyumcuya olan güveni de bu
durumda artar….”
(89) (…..) isimli kuyumcu tarafından aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmiştir:
“Bu şekilde elektronik levhaların kurulması biz kuyumcular ve sevgili müşterilerimiz
açısından faydalı olmuştur. Bazı meslektaşlarımız az miktarda karla bilezik ya da
başka bir altın çeşidini satabiliyorlardı. Bu şekilde piyasadaki mevcut olan
durumun önüne geçilmiş olur.”
“Odanın uyguladığı yerinde görüyorum. Biz kuyumcular için daha iyi oldu. Kar
marjımız yükseldi. Bir telkin ya da baskıya maruz kalmadım”
16-35/603-268
30/36
(90) (…..) isimli kuyumcu tarafından aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmiştir:
“Çok iyi isabet olmuş bir uygulama hem müşterilerde esnaflar arasındaki ciddiyeti
belirliyor. Rahat nefes aldık. Müşteri memnun”
“altınların ve gümüşlerin alım satım arasında ki fiyatlar gayet normal olup. Esnaf
arkadaşlarımızın para kazançları bakımından memnun olmuştur…”
“Kazanç olarak esnaflar olarak memnunuz kazanmanın ne olduğunu bu
uygulamalardan sonra öğrendik. Fiat konusunda ne baskısı, ne maruzu bizler
istedik. Tavsiye edilen fiyatları her esnaf daha evvel birbirine düşman gibiydi şimdi
herkes memnun.”
“Bu denetimlerin bile daha fazlasının istiyoruz. Şimdiye kadar böyle bir çalışma
olmamıştı Sonsuz TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
(91) (…..) isimli kuyumcu tarafından aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmiştir:
“zaman zaman toptandan aldığımız fiyatlarla sattığımız perakende fiyatlar çok yakın
sattığımıza değmiyor düzenlenmesini istiyoruz”
“daha çok sık denetim yapılsın yaptırım olarak birşeyler yapılmasını istiyoruz.
Caydırıcı odadan zaman zaman görevlendirilmiş arkadaşlar, iş yerlerine altın alıp
satmak için müşteri gibi gidip denetleyebilir. Toplantıda alınan kararlara esnaflar
uymuyor, alış ve satışlarda, bu bizleri müşteriler karşı zor durumda bırakıyor, daimi
müşterilerimizden çoğunun güvenini yitiriyoruz.”
(92) (…..) isimli kuyumcu tarafından aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmiştir:
“BELİRLENEN FİYAT ÜZERİNDEN SATIŞ YAPMAK BİZE VE MÜŞTERİLERE
İTİRAZ ETMELERİNİ ORTADAN KALDIRDI.”
(93) (…..) isimli kuyumcu tarafından aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmiştir:
“Denetimi, genelde dürüst olmayan esnaflara yaparlar. O yüzden odamızın dediği
gibi dürüst olana doğru olana hiçbir sıkıntı olmaz ve korkmaz Fiyat birliği genelde
iyi gidiyor. Ama bazı bozan kişiler oluyor. Ama genelde iyi gidiyor.”
(94) (…..) isimli kuyumcu tarafından aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmiştir:
“Kar oranları değişiklik göstersede aradaki fark tatmin edici bir oran faiş fiyatlar
olması müşteri kaybına yol açıyor odanın kontrolü müşteriler açısındanda olumlu
Kendine güvenen esnafı yıpratacak hiçbir sorun odayla yaşanmaz.”
(95) Söz konusu ifadelerin yanı sıra, bazı anketlerde “fiyat birliğinin bozulmaması”, “herkesin
uymasını istiyoruz”, “fiyat birliği ve fiyatların anlık takibi açısından oldukça faydalı
olduğunu düşünüyoruz”, “Fiyatlardan memnunuz”, “para kazanmamız açısından çok
önemli”, “Aramızda rekabet oluyordu, bunu önlemiştir”, “Tabiki gönlümüz herkesin aynı
fiyata satmasından yana” ve “ama fiyat birliğinin hem müşteri hem esnaf açısından daha
sağlıklı olacağını düşünüyorum”. şeklindeki ifadelere yer verildiği görülmektedir.
16-35/603-268
31/36
(96) Bu çerçevede, anketlere verilen cevaplar içerisinde yer alan ifadelerin, ODA’nın altın
fiyatlarında belirleyici rol oynadığı ve fiyat birlikteliğine yönelik ODA tarafından denetim
gerçekleştirildiği yönündeki tespitleri de destekler nitelikte olduğu görülmektedir.
(97) Bununla birlikte anketlerde dikkat çeken bir diğer husus ise birçok kuyumcu esnafının
neredeyse birebir aynı cevapları vermeleridir. Her ne kadar (…..) yetkilisi tarafından
yapılan görüşmede kendisinin Rekabet Kurumuna herhangi bir başvuruda bulunmadığı
ifade edilmiş olsa da, 06.08.2015 tarih ve 3694 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden ve
(…..) adresinden gönderilen yazıda da, ODA’nın belirlediği cevapları anketlere
doldurmaları hususunda kuyumcu esnafına telkinde bulunduğu belirtilmiştir. Söz konusu
yazı ekinde yer alan ve ODA tarafından kuyumculara anket cevabı olarak verildiği iddia
edilen yazıda yer alan hususların, kuyumcuların verdiği cevaplarla birebir aynı olduğu
görülmektedir. Bu durum ODA tarafından hazırlanan ve kuyumculara dağıtılan
cevapların kuyumcu esnafı tarafından birebir veya biraz değiştirilerek anketlere yazıldığı
iddialarını desteklemektedir. Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda,
savunmanın ekinde yer alan anketler yapılan değerlendirmede dikkate alınamamıştır.
(98) Sonuç olarak, tarafın beyan ettiği savunmaların herhangi bir somut dayanağı
bulunmadığından, savunmalara esas teşkil eden hususlar vakanın değerlendirilmesini
değiştirecek nitelikte değildir.
(99) ODA savunmasında, yukarıda yer verilen savunmalara ek olarak, yapılan toplantılar
özelinde olmak üzere şu hususlara yer verilmiştir;
- Yeni ODA yönetimin görevine başlamasıyla ilçelerde ve hatta semtlerde özel
olarak birlikler oluşmasını sağlamak ve böylece tabandaki tüm kuyumculara
ulaşmanın hedeflendiği, bu doğrultuda bilgilendirme amaçlı ziyaretlerin yapıldığı ve
semt toplantılarının özendirildiği,
- Ortaya çıkan fikirlerin iletilmesi için her ilçenin kendi içinde bir temsilci seçtiği,
aslen resmi sıfatı olmayan bu temsilcinin ilçe esnafının temsilcisi olup, ODA’nın
temsilcisi olmadığı,
- Toplantıların ODA’nın koyduğu kuralların denetlenmesi amacını taşımadığı,
ODA’ya sorunları ve çözümleri iletme yeri olduğu, bu nedenle de bağımsız nitelik
taşıdığı ve ODA yetkililerinin bu toplantılara katılmadığı,
- ODA yönetiminin ilçelerde yapılan toplantılara katılmamaya özen gösterdiği, bu
durumun alınan semt kararlarının birbirinden farklı olmasından anlaşılabileceği ve
kanuna veya mesleğin gerekliliklerine aykırı bulunan karar veya taleplerin ODA
tarafından herhangi bir yaptırıma tabi tutulmadığının ortada olduğu,
- Yapılan semt toplantılarında alınan kararların hiçbirinde ODA yönetim kurulu
üyelerinin imzasının bulunmadığı,
- Toplantılar çerçevesinde kuyumcu esnafının belediyelerle ve diğer kurumlarla
yaşadığı sorunlar, güvenlikle ilgili problemler ve mesleki diğer hususlara ilişkin
tespitler yapıldığı ve bu sorunlarla ilgili kurumlar nezdinde sözlü ve yazılı
girişimlerde bulunulduğu,
- Resmi bir kurum olan ODA’nın, yetkisini aşacak hiçbir oluşumun ya da talebin
muhatabı olmadığı, bu tip eylemlerin içinde bulunmasının veya buna yönelik karar
alınmasının söz konusu olamayacağı, ODA’nın da diğer resmi kurumlar gibi
sadece kendisine gelen başvuruları kıstas alarak ve gelen başvuruları ilgili
kanunlar yönünden değerlendirerek sonuca bağladığı,
- ODA’yı hedef alan herhangi bir başvurunun bulunmadığı, bu nedenle ODA’nın
herhangi bir kararı veya uygulamasının da olmadığı,
16-35/603-268
32/36
- Semt toplantılarında belirgin olarak ortaya atılan iki sorun bulunduğu, bunlardan
ilkinin bazı kuyumcu esnafının diğer meslektaşlarının sattığı fiyattan daha düşük
fiyata altın satacağını beyan etmesine rağmen, alım yapmak isteyen tüketiciye
elinde mal bulunmaması gerekçesiyle satış yapmaması ve böylelikle
meslektaşlarını kötülemesi olduğu,
- Komşu kuyumcuları yüksek fiyattan alım-satım yapıyor gibi göstererek
meslektaşların ticari hayatına zarar verildiği, böylelikle tüketicinin bu esnaflara
yönlendirildiği ve bu durumun da haksız rekabet teşkil ettiği,
- İkinci sorunun ise düşük bedelle hatta kimi zaman maliyetinin altında satış yapan
bazı esnafın zarara uğramamak amacıyla gösterdiği ayarla ilgisi olmayan düşük
ayarlı altın satması ve tüketiciyi kandırması olduğu,
- Bu nedenle geniş anlamda mesleğin güvenliğinin zedelendiği, özel olaraksa
tüketiciyi ve o yöredeki esnafın zarara uğradığı,
- ODA yönetiminin bunlara karşı esnafın çözüm önerilerini aldığı ve ortaya iki çözüm
yolunun çıktığı; birincisinin altında uygulanacak fiyatların işyerinin dışındaki
tabelalarda bildirilmesi, ikincisinin ise denetimlerin sıklaştırılması olduğu,
- Daha önce denetimlerde düşük ayarlı altın ölçümü yapılan ve öncelikle mektup ile
uyarılan ve devamında savcılığa şikâyet edilen ve hatta bundan dolayı haksız
rekabet hükümlerine aykırı davranmaktan ceza alan kişiler ve bunlarla aynı
duruma düşmekten çekinen bir kısım kuyumcu esnafının bulunduğu,
- Uygulayacağı fiyatlar konusunda halkı yanılttığı ve düşük ayarlı altın sattığı
iddiasıyla sürekli sözlü şikâyetlere konu olan ve bu nedenle denetlemeye konu
edilen (…..)’nin ((…..)) daha önce işletmesinde 01.08.2014 tarihinde yapılan
denetimde düşük ayarlı altın tespit edildiği ve ardından 14.04.2015 ve 06.07.2015
tarihlerinde denetim yapılmasına izin vermediği, bu nedenle denetimin ODA
tarafından veya savcılık eli ile yapılmasına yönelik ODA’nın başvurusu (İzmir C.
Başsavcılığı 2.015/91673 soruşturma) bulunduğu,
- Diğer yandan (…..)’in (ve ortağı olduğunu belirttiği (…..)’in) açmış olduğu sergide
yapılan denetimlerde sattıkları ürünlerin taşlarında değer düşüklüğünün tespit
edildiği,
- ODA tarafından tavsiye fiyat açıklaması yapılmasının yeni bir uygulama olmadığı,
açıklanan fiyatların darphane ürünleri olan ziynet, çeyrek, yarım, tam, ata altınları
ile 22 ayar (bilezik) piyasa fiyatları olduğu, bunların hem esnafı hem de tüketiciyi
bilgilendirme amaçlı olduğu, bunların işçilik bedelleri ve kar unsuru ile bağlantılı
kısımlar olmadığı, zaten bu fiyatların da altın borsası ve darphane fiyat bildirimleri
ile ortaya çıkan piyasa takip uygulamasından başka bir şey olmadığı, ayrıca
bugüne kadar hiçbir kişiye ceza yaptırımı uygulanmadığı,
- Dosyada bahsi geçen video kayıtlarının ise aktarılan ifadeler üzerinden bile
bakıldığında nasıl bir oyunun oynandığını gösterdiği, fiyat birlikteliği zorlaması ve
ceza kesilmesi gibi söylemlerin tamamının konuşmanın içinde sürekli (…..)
tarafından zikredildiği, söz konusu görüşmelerin (…..) tarafından devam eden
sorunları ortadan kaldırmak amacıyla ODA yöneticilerinin işyerine davet edilmesi
ile gerçekleştirildiği, (…..)’nin konuşmalarında geçen ifadelerin şu andaki
iddialarını ortaya atmak üzere önceden tasarlanmış ifadeler olduğu
belirtilerek, işlenemez suç hali olduğu ortada olan iddialar hakkında kusursuz oldukları
yönünde karar verilmesi; bunun mümkün olmaması halinde ise teşebbüs birliği kararına
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet tanınması talep edilmiştir.
16-35/603-268
33/36
(100) Yukarıda özetlenen savunmada, kararın ilgili bölümlerinde yapılan değerlendirmelere ek
olacak veya bunları değiştirecek nitelikte bir görüş bulunmamaktadır. Bununla birlikte,
söz konusu savunmalara ilişkin değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir.
(101) Kararın ilgili bölümünde ayrıntılı bir şekilde yer verildiği üzere, ODA’da yapılan yerinde
incelemelerde bulunan esnaf toplantılarına ilişkin tutanaklarda yer alan “İZMİR
KUYUMCULAR ODASI BAŞKANLIĞI'nda düzenlenen”, “22 ayar bilezik satışlarında,
odanın açıklamış olduğu tavsiye bilezik fiyatının en çok; 2 tl altında satış yapılacağı
bunun dışında indirim yapılmayacağı”, “Çeyrek, yarım, tam, Ata altını satış fiyatlarında
kesinlikle indirim yapılmayacaktır, odanın açıkladığı fiyatlardan satış yapılabilecektir”,
“Müşteriye fiyat birliği var vs. denilmeyecek” ifadelerinden, ODA’nın bilgisi dahilinde
İzmir kuyumcuları arasında semt bazında gerek bilezik, çeyrek, yarım, ata altın gibi
ürünlerin satışlarda; gerekse hurda alımlarda ürün bazında fiyatlara ve indirim
oranlarına ilişkin oldukça ayrıntılı kararlar alındığı anlaşılmaktadır.
(102) Yine kararın ilgili bölümlerinde yer verilen ve gerek önaraştırma gerekse soruşturma
döneminde İzmir’in çeşitli semtlerinde rastgele seçilen kuyumcularla yapılan
görüşmelerde, dosya konusu fiyat birlikteliği uygulamasının ODA tarafından yürütüldüğü
ve denetiminin de ODA tarafından gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Söz konusu
görüşmelerde geçen ifadelerden bir kaçına aşağıda yer verilmektedir:
“İzmir Kuyumcular Odası’nın uygulamakta olduğu çeyrek altın, yarım altın, tam altın
ve 22 ayar altın fiyatlarındaki birliği destekliyoruz. Fiyat birliği olmadan önce belirsizlik
vardı, esnaf birbirine düşüyordu. […]”;
“İzmir Kuyumcular Odasının belirlemekte olduğu çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve
22 ayar altın fiyatlarından satış yapılıyor. […]”;
“İzmir Kuyumcular Odasının uygulamakta olduğu fiyat birliği sisteminden çok
memnunuz. Bu fiyat birlikteliği sayesinde çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve 22
ayar altında para kazanabilir hale geldik. Bu fiyat birliği uygulamasını destekliyoruz.”
16-35/603-268
34/36
(103) Öte yandan yapılan görüşmelerde ODA’nın yayımlanan fiyatlara uyulması yönünde
kuyumcuları zorladığına ve denetimler gerçekleştirdiğine yönelik de bir çok ifade
bulunmaktadır. Kararın ilgili bölümünde de değerlendirilen söz konusu ifadelerin bazıları
şu şekildedir:
“ […] Ancak liste fiyatının altında satış yaptığımız iddiasıyla biz odanın da borcu
olduğu için 1500 TL tutarında bağış yaptık. Ama bu sistemden çok memnunuz
kuyumcular için faydalı olduğunu düşünüyoruz.
Fiyatların uyumu ise semtlerde bulunan bazı kuyumcular denetliyor.”
“[…] Bu fiyat anlaşmasını bozan kuyumcular ödeme yapmak zorundadır. Odanın
aldığı karardan memnunuz.”;
“[…] Bilerek fiyat anlaşmasını bozan kuyumculara birinci ihlalde 5 ata altın, ikinci
ihlalde 10 ata altın alınması kararlaştırılmıştır. İzmir’deki kuyumcular olarak bu kararı
beraber aldık. Fiyat anlaşması çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve 22 ayar altına
ilişkindir.”;
“[…] Odanın üzerimizde baskısı var, devamlı suretle fiyat kontrolü yapılıyor, bu
sisteme uymayanlara para cezası verilerek ve denetimler ile baskı altına alınıyor.”;
“[…] Yeni yönetimle birlikte, yayımlanan fiyatlara uyulmadığı durumlarda, yaptırım ve
cezalarla karşılaşmaya başladık. Biz de belirtilen liste fiyatının altında satış
yaptığımız için 1500 TL ceza ödedik, ancak Oda yetkilileri cezayı, Oda’ya yardım adı
altında aldı.
Para cezasının yanı sıra, fiyatlara uymayanları sindirmek ve gözdağı vermek için
sıklıkla ürün denetimi gerçekleştirip ve mali polise şikâyet etmekle tehdit ediyorlar.
Bu uygulamalar sonucunda, bizi sindirmeyi ve korkutmayı başardılar, geldiğimiz
noktada Oda tarafından yayımlanan fiyatlara uymaya çalışıyoruz […]”;
“[…] Oda tarafından yayımlanan liste fiyatına uymamam nedeni ile önce 1500 TL’lik
ceza ile karşılaştım, ancak bu cezayı bağış adı altında yapıldı. Bunun yanı sıra,
sürekli yapılan denetimlerle, benim masraf yapmama sebep oluyorlar. Söz konusu
denetimlerin her biri 500-1000 TL arasında zarara uğramama neden oluyorlar.”;
“İzmir Kuyumcular Odası’nın Turgay BARANSEL başkanlığındaki yeni yönetimi ile
Oda tarafından yayınlanan fiyatlara uyum zorunluluğu geldi. Fiyatlara uymayan
kuyumculara ise hem para cezası hem de farklı baskı ve yaptırımlar uygulanıyor.
(104) Yukarıda yer verilen açıklamaların, ODA’nın fiyat birlikteliğinin uygulamasını takip
ettiğine ve uymayanlara para cezası da dahil olmak üzere birçok yaptırımda
bulunduğuna işaret ettiği değerlendirilmektedir. Ayrıca her ne kadar ODA tarafından
yapılan savunmada, soruşturma kapsamında incelenen iddiaların ODA’nın yaptığı
denetimlerinden rahatsız olan ve düşük ayarlı ürün satışı gerçekleştiren kuyumcu esnafı
tarafından dile getirildiği belirtilse de, yukarıda kısaca yer verildiği üzere, ODA’nın fiyat
birlikteliğine ilişkin uygulamalarının çok sayıda kuyumcu tarafından doğrulandığı açıkça
görülmektedir. Nitekim, ODA tarafından sunulan savunmanın ekinde yer alan İzmir’deki
88 tane kuyumcu esnafına yaptırılan anketlere verilen cevaplar içerisinde yer alan
ifadeler de ODA’nın altın fiyatlarında belirleyici rol oynadığı ve fiyat birlikteliğine yönelik
ODA tarafından denetim gerçekleştirildiği yönündeki tespitleri desteklemektedir.
Dolayısıyla ODA’nın İzmir’deki kuyumcular arasında alınan kararlarda ve fiyat birlikteliği
uygulamasında herhangi bir rolünün bulunmadığı ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal etmediği yönünde yapılan savunmanın kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir.
16-35/603-268
35/36
(105) Son olarak, kararda yer verilen (…..) yetkilisi (…..)’nin ODA Başkanı, (…..)’un sahibi
(…..) ve ODA Başkan Yardımcısı (…..) ile yaptığı görüşmeleri içeren görüntü kaydında
geçen ifadelerden, incelenmekte olan fiyat birlikteliğinin ODA tarafından uygulandığı,
fiyat birlikteliğine yönelik ODA tarafından denetim yapıldığı ve uymayan kuyumculara
para cezası verildiği hususlarının ODA Başkanı tarafından dile getirildiği görülmektedir.
Görüntü kaydında geçen ifadelerin (…..) tarafından tasarlandığı, fiyat birlikteliğine ilişkin
hususların (…..) tarafından dile getirildiği şeklindeki iddiaların somut dayanağı
bulunmadığından kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir.
(106) Yukarıda açıklanan nedenlerle, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal
niteliği taşıyan teşebbüs birliği kararına muafiyet tanınması mümkün değildir.
I.5.3. Ceza Miktarının Takdirine İlişkin Değerlendirme
(107) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yılsonunda
oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali
yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde
onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
(108) Yönetmelik’in 1. maddesinde ise Yönetmelik’in amacı; “4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun 4. ve 6. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda
bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyeleri ile bunların yönetici ve
çalışanlarına, aynı Kanunun 16. maddesi gereğince verilecek para cezasının tespitine
ilişkin usul ve esasları düzenlemek” şeklinde belirlenmiştir.
(109) Bu bağlamda kararın önceki bölümlerinde yer verilen bilgi, bulgu ve değerlendirmeler
çerçevesinde; ODA’nın fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiği anlaşıldığından, ODA’ya 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi ve ilgili
Yönetmelik hükümleri uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği sonucuna
ulaşılmıştır.
(110) ODA’nın fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmesi,
Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde diğer ihlaller
kategorisinde değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme ile aynı maddenin ikinci fıkrası
çerçevesinde ODA’nın fiyat tespiti eyleminin tüketici refahında yol açacağı muhtemel
zarar ile fiyatlara uymayan kuyumculara uygulanan yaptırımların olumsuz etkisi dikkate
alınarak %1,5 oranı belirlenmiştir. ODA’nın dosya konusu eyleminin bir yıldan uzun ve
beş yıldan kısa sürmesi nedeniyle Yönetmelik’in 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a)
bendi uyarınca bu oran yarısı oranında artırılarak hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüs birliğine 2015 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık
gayri safi gelirlerinin takdiren %2,25 oranında idari para cezası verilmesi gerektiği
kanaatine ulaşılmıştır.
(111) Diğer taraftan ODA Başkanı Turgay BARANSEL’in ihlalde belirleyici etkisinin
bulunmadığı değerlendirildiğinden, söz konusu kişiye idari para cezası verilmesine
gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
16-35/603-268
36/36
J. SONUÇ
(112) 07.07.2015 tarih, 15-28/308-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü
savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- İzmir Kuyumcular Odasının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,
2- Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a)
bendi hükümleri uyarınca 2015 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından
belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren %2,25 oranında olmak üzere;
- İzmir Kuyumcular Odasına 4.740,35 TL
idari para cezası verilmesine,
3- İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Turgay BARANSEL’e idari para cezası
verilmesine gerek olmadığına,
OYBİRLİĞİ ile Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy