Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-2-57 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 16-37/628-279
Karar Tarihi : 07.11.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN,
Adem BİRCAN, Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER : Neyzar ÜNÜBOL, Hatice YAVUZ,
Gözde MAVİ, H. Mustafa DUMAN
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Erdem AKTEKİN
(…..)
- Resen
- Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILANLAR :- Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Tic. A.Ş.
Temsilcileri: Av. Efser Zeynep ERGÜN, Av. Sibel YILMAZ ATİK,
Av. Ceren GÖRMÜŞ AVUNDUK
Büyükdere Cad. No:127 Astoria A Kule Kat 6-24-26-27 B Kule Kat
24 Esentepe İstanbul
- Bimeks Bilgi İşlem ve Dış Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Ü. Fırat ARKUN
Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay Cad. Okul Sok. Altunizade
Sitesi B Blok D:12 Altunizade Üsküdar İstanbul
- Doğan Müzik Kitap Mağazacılık Pazarlama A.Ş.
Temsilcisi Dr. Kemal Tahir SU
Atatürk Mah. Turgut Özal Bulvarı Gardenya 1 Plaza 42 B Ofis
Kat:7 Ataşehir İstanbul
- Teknosa İç ve Dış Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Turgan GÜRMEN
Mete Cad. 12/7-8 Taksim İstanbul
- Vatan Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. Kemal EROL
Süleyman Seba Spor Cad. Spor Apt. No: 62/4 Valideçeşme
Beşiktaş İstanbul
- Gold Teknoloji Marketleri San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcileri: Av. Miraç ARAZ, Av. Ful YILDIZ, Av. H. Kübra FİDAN
Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad. No:13 Yukarı Dudullu Ümraniye
İstanbul
- Kliksa İç ve Dış Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Turgan GÜRMEN
Mete Cad. 12/7-8 Taksim İstanbul
- LG Electronics Tic. A.Ş.
Temsilcileri: Av. Efser Zeynep ERGÜN, Av. Sibel YILMAZ ATİK,
Av. Ceren GÖRMÜŞ AVUNDUK
Büyükdere Cad. No:127 Astoria A Kule Kat 6-24-26-27 B Kule Kat
24 Esentepe İstanbul
- MS İstanbul İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.
16-37/628-279
2/196
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Hakan ÖZGÖKÇEN,
Av. Esen ERGÜL, Av. Görkem YARDIM
Çitlenbik Sokak No:12 Yıldız Mah. Beşiktaş İstanbul
- Türk Philips Ticaret A.Ş.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. K. Korhan YILDIRIM,
Av. Eda DURU, Av. Betül BAŞ ÇÖMLEKÇİ
Çitlenbik Sokak No:12 Yıldız Mah. Beşiktaş İstanbul
- Vestel Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umurpaşa Sokak Bimar Plaza 38/7-8 Balmumcu Beşiktaş
İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: - Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Ticaret A.Ş.'nin dağıtımını
yaptığı bilgisayar ve konsol oyunlarının perakende satışını yapan teşebbüsler ile
anlaşma/uyumlu eylem içinde olduğu ve oyun fiyatlarını yükseltmek amacıyla nihai
satış noktalarında yeniden satış fiyatını belirlediği iddiası.
-Tüketici elektroniği ürünleri piyasasında sağlayıcılar LG
Electronics Tic. A.Ş., Türk Philips Ticaret A.Ş. ve Vestel Tic. A.Ş.’nin ürünlerinin
yeniden satışını gerçekleştiren perakendeciler ile anlaşma/uyumlu eylem içinde
olduğu ve nihai satış noktalarında yeniden satış fiyatının belirlendiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Bilgisayar ve konsol oyunları pazarına yönelik 13.11.2014 tarihli
başvuruda özetle; Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Ticaret A.Ş.’nin (ARAL) bilgisayar ve
konsol oyunlarının Türkiye'deki tek yetkili dağıtıcısı konumunda olduğu, ARAL’ın dağıtımını
yaptığı oyunları yüksek fiyata satabildiği, ARAL’ın nihai satış noktalarına yönelik yeniden
satış fiyatının belirlenmesi uygulaması içerisinde olduğu, bilgisayar ve konsol oyunlarının
farklı platformlarda satışının yaygınlaşmasıyla fiyatlarda meydana gelen düşüşleri ARAL’ın
ana oyun dağıtıcıları ile yaptığı anlaşma/uyumlu eylem ile engellediği iddia edilerek
ARAL’ın eylemlerinin incelenmesi talep edilmektedir.
(3) Tüketici elektroniği pazarında resen yapılan önaraştırmada sağlayıcılar ile
perakendecilerin anlaşma/uyumlu eylem ile fiyat tespiti yaptığı ve ‘hub and spoke’ tarzı
kartel yapılanması kurduğu, sağlayıcıların nihai satış noktalarında yeniden satış fiyatını
belirlediği iddiaları incelenmiştir. Soruşturma sürecinde Kuruma gelen 04.01.2016 tarihli
gizlilik talebi bulunan başvuruda ise Gaziantep ilinde LG Electronics Tic. A.Ş.'nin (LG) aktif
olarak piyasayı takip ettiği ve Gaziantep’teki bayilerin LG’nin belirlediği satış fiyatı altında
bir fiyat belirlemesi halinde LG'nin aradaki farkı, fiyat farkı adı altında bayilere fatura ettiği,
bayilerinin satış fiyatını belirleyen LG’nin, kendisiyle yapılan yazışmalarda rekabet
kurallarının ihlali anlamına gelmemesi amacıyla tavsiye edilen satış fiyatları ya da
kampanya fiyatları şeklinde ibarelere yer verdiği, dolayısıyla LG’nin bayilerine son tüketici
fiyatlarını belirleme yönünde baskı ve telkinleri olduğu ifade edilmektedir.
(4) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 04.11.2014 ve 13.11.2014 tarihlerinde giren
başvurular üzerine hazırlanan 02.12.2014 tarih ve 2014-2-57/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu
14-50 sayılı Kurul toplantısında ele alınmış ve Kurul’un 11.12.2014 tarih ve 14-50/894-M
sayılı kararı uyarınca bilgisayar ve konsol oyunları pazarına ilişkin iddialar hakkında
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan önaraştırma neticesinde düzenlenen
10.02.2015 tarih ve 2014-2-057/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu Kurul’un 15-08 sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 19.02.2015 tarih ve 15-08/108-M sayılı karar ile ARAL,
Bimeks Bilgi İşlem ve Dış Tic. A.Ş. (BİMEKS), Doğan Müzik Kitap Mağazacılık Pazarlama
A.Ş. (DR), Teknosa İç ve Dış. Tic. A.Ş. (TEKNOSA) ve Vatan Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş.
(VATAN) hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı
Kanun) 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
16-37/628-279
3/196
(5) Önaraştırma ve soruşturma sürecinde yapılan yerinde incelemelerde elde edilen
belgelerden Gold Teknoloji Marketleri Sanayi ve Tic. A.Ş. (GOLD) ve Kliksa İç ve Dış Tic.
A.Ş.’nin (KLİKSA) de soruşturma kapsamına dâhil edilmesi gerektiği anlaşılmış ve buna
ilişkin hazırlanan 13.05.2015 tarih 2014-2-57/BN1 sayılı Bilgi Notu Kurul’un 07.07.2015
tarihli toplantısında görüşülerek, GOLD ve KLİKSA’nın bilgisayar ve konsol oyunları
pazarında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik
soruşturma açılmasına ve 19.02.2015 tarih ve 15-08/108-M sayılı soruşturma ile
birleştirilmesine 15-28/319-M sayı ile karar verilmiştir.
(6) 2014-2-057 sayılı önaraştırma kapsamında yapılan yerinde incelemelerde dosya konusu
ihlal iddialarının tüketici elektroniği pazarında da gerçekleşmiş olabileceğine ilişkin
emarelere ulaşılması üzerine Kurul tarafından 19.02.2015 tarih ve 15-08/108-M(1) sayı ile
4054 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca, televizyon, ev sinema sistemleri gibi çeşitli
tüketici elektroniği ürünlerinde sağlayıcılar ile dağıtıcıların yatay ya da dikey ilişki içinde
anlaşarak veya uyumlu eylem ile fiyat tespiti yapıp yapmadıkları ile ilgili olarak BİMEKS,
GOLD, LG, MS İstanbul İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. (MS), Samsung Electronics İstanbul
Pazarlama ve Tic. Ltd. Şti. (SAMSUNG), TEKNOSA, Türk Philips Ticaret A.Ş. (PHILIPS),
VATAN ve Vestel Ticaret A.Ş. (VESTEL) hakkında resen önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir. Yapılan önaraştırma sonucunda düzenlenen 21.04.2015 tarih ve 2015-2-9/ÖA
sayılı Önaraştırma Raporu Kurul tarafından görüşülerek 07.07.2015 tarih ve 15-28/319-M
sayılı ile BİMEKS, LG, MS, TEKNOSA, PHILIPS, VATAN ve VESTEL’in 4054 sayılı Kanun
41. maddesi uyarınca aralarında yaptıkları yatay ya da dikey anlaşmalarla veya uyumlu
eylem ile tüketici elektroniği ürünleri alanında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip
etmediklerinin tespitine yönelik olarak soruşturma açılmasına, soruşturmanın 19.02.2015
tarihli ve 15-08/108-M sayılı karar ile başlatılan soruşturma ile birleştirilmesine karar
verilmiştir.
(7) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bilgisayar ve konsol oyunları
pazarı ile ilgili olarak alınan soruşturma kararı ve ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği
hakkında bilgi, 27.02.2015 tarihli yazılar ile ARAL, BİMEKS, DR, TEKNOSA ve VATAN’a
tebliğ edilerek 30 gün içinde ilk yazılı savunmalarının iletilmesi talep edilmiştir. Anılan
teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları Kurum kayıtlarına süresi içerisinde intikal etmiştir.
(8) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tüketici elektroniği pazarı ile
ilgili olarak alınan soruşturma kararı ve ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği hakkında bilgi,
20.07.2015 tarihli yazılar ile BİMEKS, LG, MS, PHILIPS, TEKNOSA ve VESTEL’e,
20.07.2015 ve 06.08.2015 tarihli yazılar ile VATAN’a tebliğ edilerek 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarının gönderilmesi talep edilmiştir.
(9) Bilgisayar ve konsol oyunları pazarında yürütülen soruşturmaya sonradan dâhil edilen
GOLD’a ve KLİKSA’ya soruşturma kararı ile ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği hakkında
bilgi 21.07.2015 tarihli yazılar ile tebliğ edilerek 30 gün içinde ilk yazılı savunmalarının
gönderilmesi talep edilmiştir. Tarafların ilk yazılı savunmaları süresi içerisinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
(10) Soruşturma süresinin uzatılmasına ilişkin 21.07.2015 tarih ve 2014-2-057/BN2 sayılı Bilgi
Notu Kurul’un 28.07.2015 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 15-32/455-M sayı ile
soruşturmanın süresinin bitiminden itibaren altı ay uzatılmasına karar verilmiştir. ARAL,
DR, BİMEKS, LG, MS, PHILIPS, TEKNOSA, VATAN, VESTEL, GOLD ve KLİKSA’ya
soruşturma süre uzatımına ilişkin bildirim 30.07.2015 tarihli yazılar ile yapılmıştır.
16-37/628-279
4/196
(11) Kurum kayıtlarına 04.01.2016 tarihinde giren gizlilik talepli başvuruya ilişkin 08.01.2016
tarih ve 2014-2-057/BN3 sayılı Bilgi Notu hazırlanarak Kurul’un 16.10.2015 tarihli
toplantısında görüşülmüştür. Söz konusu başvurunun Kurul’un 19.02.2015 tarih, 15-
08/108-M sayılı ve 07.07.2015 tarih, 15-28/319-M sayılı kararları ile yürütülen
soruşturmaya dâhil edilmesine 21.01.2016 tarih ve 16-03/50-M sayı ile karar verilmiştir.
(12) Kurum kayıtlarına 06.03.2015 tarihinde giren ve BİMEKS tarafından yapılan başvuru ile
soruşturma dosyasından bilgi ve belge talep edilmiştir. Söz konusu başvuruya ilişkin
değerlendirmeler 18.03.2015 tarihli cevabi yazı ile teşebbüse gönderilmiştir. Dosyaya giriş
kapsamında ARAL tarafından yapılan ve Kurum kayıtlarına 27.03.2015 tarihinde giren
başvuruya ilişkin 06.04.2015 tarihli cevabi yazı teşebbüse iletilmiştir. LG tarafından
gönderilen ve 27.07.2015 tarihinde Kurum kayıtlarına giren dosyaya giriş talebi konulu bir
başvuru ile 31.07.2015 tarihinde Kurum kayıtlarına giren LG aleyhine kullanılan belgelerde
kapatılan bilgilere erişim sağlanması talepli diğer bir başvuru hakkında hazırlanan
11.08.2015 tarihli cevabi yazı da teşebbüse gönderilmiştir. Kurum kayıtlarına 04.08.2015
tarihinde giren ve BİMEKS tarafından yapılan başvuruda, soruşturma dosyasına giriş hakkı
talep edilmiştir. Söz konusu başvuruya ilişkin 10.08.2015 tarihli cevabi yazı teşebbüs
vekiline bildirilmiştir. LG tarafından 18.11.2015 tarihli yazı ile dosyaya giriş hakkı talep
edilmiştir. Anılan talep üzerine hazırlanan 25.11.2015 tarih ve 2014-2-057/BN4 sayılı Bilgi
Notu Kurul’un 02.12.2015 tarihli toplantısında görüşülerek, talebin reddine 15-42/693-247
sayı ile karar verilmiştir. Karara ilişkin bildirim teşebbüse 03.12.2015 tarihli yazı ile
yapılmıştır.
(13) Soruşturma kapsamında 26.03.2015 tarihinde ARAL, DR, GOLD ve BİMEKS’te,
24.03.2015 tarihinde LG, PHILIPS, VESTEL ve SAMSUNG’da, 25.03.2015 tarihinde MS,
VATAN ve TEKNOSA’da, 12.08.2015 tarihinde KLİKSA'da, 10.09.2015 tarihinde MS ve
VESTEL’de, 09.09.2015 tarihinde LG’de, 08.09.2015 tarihinde BİMEKS, TEKNOSA,
GOLD ve PHILIPS’te yerinde incelemeler yapılmıştır. 29.09.2015 tarihinde Kategori
Mağazacıları Derneği yetkilileri ile görüşme yapılmıştır.
(14) Dosya kapsamında bilgi isteme ve yerinde inceleme yetkilerinin Seiko Epson Corporation,
Enkay Group (ENKAY), CarrefourSA Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş.
(CARREFOUR), Mascom Bilgisayar Aksesuar Tic. Ltd. Şti., Xerox Büro Araçları Ticaret ve
Servis Ltd Şti. (XEROX), Verbatim, Seagate ve HP Inc.’i (HP) de kapsayacak şekilde
genişletilmesi için 03.12.2015 tarih ve 2014-2-057/BN5 sayılı Bilgi Notu hazırlanmıştır.
Bahse konu Bilgi Notu, Kurul’un 09.12.2015 tarihli toplantısında görüşülerek, yerinde
inceleme ve bilgi isteme yetkilerinin anılan teşebbüsleri ve gerekmesi durumunda hakkında
belge bulunabilecek diğer ilgili teşebbüsleri içerecek şekilde genişletilmesine 15-43/721-M
sayı ile karar verilmiştir. Bu doğrultuda 22.12.2015 tarihinde ENKAY, XEROX ve HP’de,
23.12.2015 tarihinde Boğaziçi Bilgisayar Tic. ve San. A.Ş., Penta Teknoloji Ürünleri
Dağıtım ve Tic. A.Ş. ve CARREFOUR’da yerinde inceleme yapılmıştır.
(15) Bilgisayar ve konsol oyunları alanındaki faaliyetleri ile ilgili olarak 27.07.2015 tarihli yazı ile
Valve Corporation (VALVE), 28.07.2015 tarihli yazı ile Microsoft Bilgisayar Yazılım Hiz. Ltd.
Şti. (MICROSOFT) ve 28.07.2015 tarihli yazı ile Sony Eurasia Pazarlama A.Ş. (SONY)’den
bilgi ve belge talep edilmiş, SONY ve MICROSOFT tarafından gönderilen cevaplar Kurum
kayıtlarına ulaşmıştır. Ancak VALVE tarafından herhangi bir bilgi ve belge
gönderilmemiştir. VALVE’ye yönelik talep yazısı Dış İlişkiler, Eğitim ve Rekabet
Savunuculuğu Dairesi Başkanlığı aracılığıyla 06.11.2015 tarihinde tekrar gönderilmiştir.
11.11.2015 tarihli yazı ile Maliye Bakanlığı’ndan VALVE'nin son üç yılda Türkiye'ye yaptığı
satışlara ilişkin bilgi talep edilmiştir. Söz konusu talebe ilişkin cevabi yazı 27.11.2015
tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. 02.12.2015 tarihli yazı ile Bankalararası Kart
Merkezi’nden VALVE'nin son üç yılda Türkiye'ye yaptığı satışlara ilişkin bilgi talep
edilmiştir. Söz konusu cevabi yazı 17.12.2015 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
16-37/628-279
5/196
(16) Dosya kapsamında LG’den 08.10.2015 ve 26.01.2016 tarihlerinde; PHILIPS'ten
08.10.2015, 26.01.2016 ve 09.02.2016 tarihlerinde; VESTEL’den 08.10.2015, 25.12.2015
ve 26.01.2016 tarihlerinde; KLİKSA'dan ve GOLD'dan 09.10.2015 ve 31.12.2015
tarihlerinde; ARAL ve DR'den 31.12.2015 tarihinde; MS'den 08.10.2015, 19.01.2016 ve
26.01.2016 tarihlerinde; TEKNOSA, BİMEKS ve VATAN'dan 08.10.2015, 31.12.2015,
19.01.2016 ve 26.01.2016 tarihlerinde bilgi ve belge talep edilmiştir. Anılan bilgi ve belge
talebine ilişkin cevaplar Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. BİMEKS vekili tarafından
hazırlanan ve soruşturma konusuna ilişkin ilave açıklamalarını içeren yazı 25.01.2016
tarihinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
(17) Soruşturma konusuna yönelik LG tarafından sunulan Ekonomik Analiz Raporu konulu
belge 22.01.2016 tarihinde Kurum kayıtlarına ulaşmıştır. Rapora ilişkin olarak 26.01.2016
tarihli yazı ile Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi'nden (EAAD) görüş talep edilmiştir.
Söz konusu talebe ilişkin EADD görüşü 09.02.2016 tarihli yazı ile gönderilmiştir
(18) Elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde hazırlanan 19.02.2016 tarih ve 2014-2-057/SR
sayılı Soruşturma Raporu LG, MS, PHILIPS, VESTEL, ARAL, TEKNOSA ve KLİKSA ’ya
19.02.2016 tarihli yazıların ekinde gönderilmiştir. Soruşturma Raporu LG tarafından
23.02.2016 tarihinde; MS, VESTEL, PHILIPS, ARAL, GOLD, VATAN, BİMEKS, DR,
TEKNOSA ve KLİKSA tarafından 24.02.2016 tarihinde tebellüğ edilmiştir. MS, PHILIPS,
VESTEL, ARAL ve TEKNOSA’ya Soruşturma Raporu'nun birkaç sayfasının eksik tebliğ
edildiği tespit edilerek, ilgili sayfalar anılan teşebbüslere 25.02.20016 tarihli yazılar ile tebliğ
edilmiştir. Bu nedenle MS, PHILIPS, VESTEL, ARAL ve TEKNOSA bakımından tebellüğ
tarihi olarak Soruşturma Raporu'nun eksik sayfalarının tebliğ edildiği tarih esas alınmıştır.
Soruşturma Raporu'nun eksik sayfaları MS, PHILIPS, ARAL ve TEKNOSA tarafından
29.02.2016 tarihinde; VESTEL tarafından 01.03.2016 tarihinde tebellüğ edilmiştir.
(19) ARAL, KLİKSA, PHILIPS, VATAN, DR, VESTEL, LG, MS ve TEKNOSA, 4054 sayılı
Kanun’un 45. maddesinde öngörülen 30 günlük sürenin Soruşturma Raporu'nun kapsamı
dikkate alındığında savunmanın oluşturulabilmesi için gerekli olan bilgilerin toplanması ve
şirket birimleri arasındaki yazışmaların gerçekleştirilebilmesi için yeterli olmadığı
gerekçeleriyle yaptıkları ayrı ayrı başvurularda ikinci yazılı savunma süresinin 30 günlük
yasal sürenin bitiminden itibaren 30 gün uzatılmasını talep etmiştir. Kurul’un 16.03.2016
tarih ve 16-10/161-M sayılı kararı ile anılan teşebbüsler için ikinci yazılı savunma süresi 30
gün uzatılmıştır. GOLD ve BİMEKS’in süre uzatımına ilişkin bir talebi olmamıştır. Tüm
tarafların ikinci yazılı savunmaları süresi içinde Kuruma intikal etmiştir.
(20) Tarafların ikinci yazılı savunmaları üzerine hazırlanan 10.05.2016 tarihli ve 2014-2-57/EG
sayılı Ek Görüş taraflara tebliğ edilmiştir. ARAL, KLİKSA, VATAN, DR, LG ve TEKNOSA,
4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinde öngörülen 30 günlük sürenin ileri sürülen iddiaların
kapsamı dikkate alındığında Ek Görüş’e ilişkin savunmanın oluşturulabilmesi için detaylı
çalışma gerekmesi gerekçeleriyle yaptıkları ayrı ayrı başvurularda üçüncü yazılı savunma
süresinin 30 günlük yasal sürenin bitiminden itibaren 30 gün uzatılmasını talep etmiştir.
Kurul’un 01.06.2016 tarih ve 16-19/325-M sayılı; 09.06.2016 tarih ve 16-20/334-M sayılı
kararları çerçevesinde LG, ARAL, TEKNOSA, KLİKSA, DR ve VATAN için üçüncü yazılı
savunma süresi 30 gün uzatılmıştır. BİMEKS, GOLD, PHILIPS, MS ve VESTEL’in süre
uzatımına ilişkin bir talebi olmamıştır. BİMEKS’in üçüncü yazılı savunması 25.05.2016
tarihinde, PHILIPS ve VESTEL’in üçüncü yazılı savunması 10.06.2016 tarihinde, MS’nin
üçüncü yazılı savunması 13.06.2016 tarihinde, GOLD’un üçüncü yazılı savunması
15.06.2016 tarihinde, ARAL ve LG’nin üçüncü yazılı savunması 30.06.2016 tarihinde,
TEKNOSA, KLİKSA, DR ve VATAN’ın üçüncü yazılı savunması 11.07.2016 tarihinde, yasal
süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Bu doğrultuda soruşturma safhası
11.07.2016 tarihinde sona ermiştir. Haklarında soruşturma yürütülen taraflardan BİMEKS,
16-37/628-279
6/196
MS, PHILIPS, VESTEL, ARAL, LG, TEKNOSA, KLİKSA, VATAN ve DR sözlü savunma
toplantısı yapılmasını talep etmiştir.
(21) Kurul’un 04.08.2016 tarih ve 16-26/456-M sayılı kararı ile sözlü savunma toplantı tarihi
06.09.2016 olarak belirlenmiştir.
(22) VESTEL tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 08.08.2016 tarihinde giren dilekçede,
02-07.09.2016 tarihleri arasında Berlin’de düzenlenecek uluslararası ve önemli bir tüketici
elektroniği fuarı olan İFA ile sözlü savunma tarihinin çakıştığı, hem bahse konu fuara hem
de sözlü savunma toplantısına üst düzey yöneticilerin katılımının istendiği belirtilerek
06.09.2016 tarihinde yapılacak olan sözlü savunma toplantısının ertelenmesi talep
edilmiştir. Kurul tarafından ilgili başvuru 10.08.2016 tarih ve 16-27/467-M sayılı kararında
değerlendirilmiş ve sözlü savunma toplantı tarihinin ertelenmesine ilişkin mazeretin kabul
edilebilir nitelikte olmaması nedeniyle talep reddedilmiştir.
(23) VATAN’ın Kurum kayıtlarına 11.07.2016 tarihinde intikal eden üçüncü yazılı savunmasını
içeren yazı kapsamında bir de dosyaya giriş ve ek savunma hakkı talebi bulunmaktadır.
Ancak ilgili başvurunun 30.03.2016 tarih ve 16-12/188-83 sayılı Kurul kararı ile reddedilen
başvurunun tekrarı niteliğinde olması nedeniyle, Kurul 04.08.2016 tarih ve 16-26/436-194
sayılı kararında yeni bir karar tesisine yer olmadığını değerlendirmiştir. Bu kapsamda
dosyaya giriş ve buna bağlı ek savunma hakkı tanınması talebi reddedilmiştir.
(24) LG tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 15.08.2016 tarihinde giren dilekçede ise LG
tarafından hazırlatılan bağımsız akademisyen tarafından yürütülen iktisadi ve ekonometrik
analizlerin sonuçlarını ihtiva eden uzman görüşünün sözlü savunma toplantısında bizzat
bu çalışmaları yürüten akademisyen tarafından Kurul üyelerine doğrudan aktarılmasının
LG’nin hukuki menfaatlerine daha uygun olacağı ifade edilerek sözlü savunma
toplantısında uzman görüşünün dinlenmesi talep edilmiştir. İlgili başvuru Kurul’un
25.08.2016 tarih ve 16-29/484-M sayılı kararında ele alınmış ve talep kabul edilmiştir.
(25) Kurul’un 25.08.2016 tarih ve 16-29/499-M sayılı kararı ile sözlü savunma toplantısı tarihi
25.10.2016 olarak değiştirilmiştir. Söz konusu değişikliğe ilişkin bildirim yazısı şikâyetçi ve
taraflara iletilmiştir.
(26) LG tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 14.10.2016 tarihinde giren yazıda 2010/2
sayılı Rekabet Kurulu Nezdinde Yapılan Sözlü Savunma Toplantıları Hakkında Tebliğ’in 9.
maddesine dayanarak sunumlarının bazı bölümlerinin ticari sır ihtiva etmesinden dolayı
sözlü savunma toplantısında LG tarafından yapılacak sunumun gizli oturumda dinlenmesi
talep edilmiştir. Kurul söz konusu başvuruyu 24.10.2016 tarih ve 16-34/588-M sayılı
kararında değerlendirmiş ve sunum planı çerçevesinde bir kısım slaytlar bakımından gizli
oturum talebini ticari sır içermeleri gerekçesiyle kabul etmiş, sunumun kalan kısmı
bakımından ise talep reddedilmiştir.
(27) 25.10.2016 tarihinde teşebbüs temsilcilerinin katılımıyla sözlü savunma toplantısı
gerçekleştirilmiştir. Kurul yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek
Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan
açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre 03.11.2016 tarihinde yapılan ilk oylama
ve 07.11.2016 tarihinde yapılan ikinci oylama sonucunda 16-37/628-279 sayılı nihai
kararını vermiştir.
16-37/628-279
7/196
(28) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; bilgisayar ve konsol oyunları pazarında; ARAL’ın,
DR, VATAN, TEKNOSA, KLİKSA ve GOLD ile bilgisayar ve konsol oyunları pazarında
perakende fiyatların tespiti konusunda anlaşma içinde olduğu ve söz konusu teşebbüslerin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği, anılan teşebbüslere aynı Kanun’un 16.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği ancak
BİMEKS’in 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine dair yeterli bulguya
ulaşılamadığı ifade edilmektedir. Tüketici elektroniği pazarında ise LG’nin MS ve
TEKNOSA ile tüketici elektroniği pazarında perakende fiyatların tespiti konusunda anlaşma
içinde olduğu ve söz konusu teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği,
anılan teşebbüsler hakkında aynı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idari
para cezası uygulanması gerektiği, VESTEL’in ürünlerinin perakende satışını yapan
teşebbüslerin yeniden satış fiyatını tespit etmek yolu ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiği bu nedenle teşebbüse aynı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
idari para cezası uygulanması gerektiği, PHILIPS’in ürünlerinin perakende satışını yapan
teşebbüslerin yeniden satış fiyatını tespit etmek yolu ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiği bu nedenle teşebbüse aynı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
idari para cezası uygulanması gerektiği ancak VATAN ve BİMEKS’in 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesini ihlal ettiğine dair yeterli bulguya ulaşılamadığı belirtilmektedir.
I. İNCELEME GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. Bilgisayar ve Konsol Oyunları Pazarında Yürütülen Soruşturmanın Tarafları
I.1.1. ARAL
(29) ARAL, İstanbul merkezli bir firma olup dünyanın önde gelen video oyun, konsol ve aksesuar
firmalarının Türkiye’deki dağıtım hakkını elinde bulundurmaktadır. MICROSOFT, Xbox,
Electronic Arts, Activision Blizzard, Ubisoft, Take-Two Interactive, Konami, Sega, Namco
Bandai, Warner Bros Games, Square Enix, Capcom, Codemasters, Razer, Thrustmaster,
Speedlink, Roccat gibi önemli markaların bütün formatlardaki ürünlerinin Türkiye’de tek
distribütörü olan ARAL 30 yıldan fazla süredir bu alanda faaliyet yürütmektedir.
I.1.2. TEKNOSA ve KLİKSA
(30) Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. bünyesinde kurulan TEKNOSA teknoloji ürünlerini
tüketicilere sunmayı amaçlayan bir teknoloji perakende zinciridir. Türkiye'nin 81 ilinde
300'ün üzerinde mağazası bulunmaktadır.
(31) TEKNOSA’nın bir iştiraki olan KLİKSA ise internet üzerinden satış yapmaktadır.
Televizyon, görüntü sistemleri, cep telefonu, bilgisayar, beyaz eşya, spor ve outdoor, anne,
bebek ve oyuncak, oto aksesuarları, züccaciye ve ev düzeni, saat, gözlük ve aksesuar gibi
kategorilerde ürün satmaktadır.
I.1.3. BİMEKS
(32) BİMEKS, müşterilerine bilişim teknolojisi, tüketici elektroniği, beyaz eşya ve küçük ev
aletleri sunan teknomarketler arasında yer almaktadır. 2013 yılında Electro World İç ve Dış
Ticaret A.Ş.’yi (ELECTROWORLD) satın almıştır1.
I.1.4. VATAN
(33) VATAN, telefon, bilgisayar, kamera, ev elektroniği, televizyon, ofis malzemeleri, oyun, hobi,
ev aletleri, kişisel bakım ve spor aletleri olmak üzere geniş bir alanda hizmet sunmaktadır.
1 İlgili işleme Kurul’un 03.10.2013 tarih ve 13-56/782-334 sayılı kararı ile izin verilmiştir.
16-37/628-279
8/196
I.1.5. DR
(34) Doğan Medya Grubu'nun bir şirketi olan DR, kitap müzik, film, elektronik, oyun, hobi,
hediyelik eşya, kırtasiye gibi ürünlerin satışı alanında faaliyet göstermektedir.
I.1.6. GOLD
(35) GOLD, LCD televizyon, notebook, telefon, fotoğraf makinesi, küçük ev aletleri, bilgisayar
donanımı, ofis gereçleri, telekomünikasyon ürünlerinin satışı alanında faaliyet
göstermektedir.
I.2.Tüketici Elektroniği Pazarında Yürütülen Soruşturmanın Tarafları
(36) BİMEKS, TEKNOSA ve VATAN’ın aynı zamanda tüketici elektroniği pazarında yürütülen
soruşturmanın da tarafı olması sebebiyle anılan teşebbüslere tekraren yer verilmemiştir.
I.2.1. MS
(37) MS, Almanya merkezli MS ve Saturn teknomarketlerin Türkiye’de faaliyet gösteren
iştirakidir. Televizyonlardan dizüstü bilgisayarlara, navigasyon cihazlarından dijital fotoğraf
makinelerine, oyun konsollarından kahve makinelerine kadar geniş bir ürün yelpazesine
sahiptir. MS, tüketici elektroniğinde perakendecilik alanında Avrupa’nın önemli şirketleri
arasında yer almaktadır.
I.2.2. PHILIPS
(38) PHILIPS, elektronik sektöründe aydınlatma, tüketiciye yönelik elektronik eşya, medikal
sistemler, ev aletleri ve kişisel bakım ürünleri gibi elektrikli ve elektronik aletlerin ithalatı,
yurtiçinde satışı ve ihracatı faaliyetleri ile iştigal etmektedir.
I.2.3. VESTEL
(39) VESTEL pazarda tüketici elektroniği, beyaz eşya, bilgi teknolojileri ve dijital alandaki
ürünleri ile faaliyet göstermektedir.
I.2.4. LG
(40) LG, televizyon, ev sinema sistemleri, video, televizyon aksesuarları, cep telefonu, tablet ve
aksesuarları, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, elektrikli süpürge, fırın,
monitör, projektör, optik sürücü, klima, xEV çözümler, emniyet ve kolaylık çözümleri, bilgi
ve eğlence cihazları ile faaliyette bulunan global bir şirkettir.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. Bilgisayar ve Konsol Oyunları Pazarı
I.3.1.1. Sektör Hakkında Genel Bilgiler2
(41) Genel olarak oyun sistemleri; bilgisayar veya konsol, yan ürün (kamera, kumanda, pil
paketleri), oyunlar ve aksesuarlar (kasa ve kılıf) olmak üzere dört temel unsurdan
oluşmaktadır. İnceleme konusu olan bilgisayar ve konsol oyunları da oyun sisteminde yer
alan bu dört unsurdan birini oluşturmaktadır.
2 07.08.2014 tarih ve 14-26/528-234 sayılı Kurul kararından yararlanılmıştır.
16-37/628-279
9/196
(42) Tüketiciler, bilgisayar ve konsol oyunlarını internetten ücreti karşılığında indirmek suretiyle
ya da teknomarketlerden satın almak yoluyla temin edebilmektedir. İnternet üzerinden
indirmek için ülkemizde kullanılan en yaygın internet siteleri Steam, Play Station Store,
Microsoft Store, Xbox Store ve Nintendo olarak sıralanabilir. DR, MS, TEKNOSA, VATAN,
GOLD, BİMEKS gibi teknomarketlerde bilgisayar ve konsol oyunu satışı yapmaktadır.
Bilgisayar ve oyun konsolları temininin bir diğer alternatifi ise anılan teknomarketlerin
internet sitelerinden ve Hepsi Burada, KLİKSA gibi çevrimiçi alışveriş sitelerinden sipariş
etmektir.
(43) Ülkemize ithal edilen popüler oyunları, Microsoft Xbox, Electronic Arts, Activision Blizzard,
Ubisoft, Take-Two Interactive, Konami, Sega, Namco Bandai, Warner Bros Games,
Square Enix, Capcom, Codemasters, Razer, Thrustmaster, Speedlink, Roccat, Bethesda
gibi markalar oluşturmaktadır. Anılan markaların Türkiye’de dağıtımı sadece ARAL
tarafından yapılmaktadır. ARAL dışında Bilkom, Tradeks, SONY gibi firmalar oyun ithalatı
ve dağıtımı yapmaktadır.
(44) Dosya mevcudu bilgilere göre ARAL’ın dağıtımını yaptığı oyunlar, teşebbüslerin satışını
yaptığı oyunların %(…..)’ini oluşturmaktadır. Nitekim perakendecilerden elde edilen ve
aşağıdaki tabloda yer verilen bilgiler 2013 yılında piyasada satılan oyunların yaklaşık
%(…..)’inin ARAL tarafından tedarik edildiğini göstermektedir.
Tablo 1: Beş Büyük Perakendecinin 2013 Yılı Oyun Satış Miktarı ve Cirosu ile Aral’ın Toplam İçindeki Payı
Perakendeci Satış Miktarı Satış Cirosu (milyon TL)
Satılan ARAL Oyun
Adedi
ARAL Oyun Satış Cirosu
(milyon TL)
DR (…..) (…..) (…..) (…..)
TEKNOSA (…..) (…..) (…..) (…..)
VATAN (…..) (…..) (…..) (…..)
BİMEKS (…..) (…..) (…..) (…..)
MS (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..)
(45) Benzer şekilde ARAL tarafından soruşturma tarafı perakendecilere yapılan satışların
ARAL’ın cirosu içerisindeki payı aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere 2015 yılı itibariyle
toplam %(…..) oranında gerçekleşmiştir. Perakendeciler arasında alıcı gücü en yüksek
olan teşebbüsün DR olduğu ve 2013-2015 yılları arasında payının arttığı anlaşılmaktadır.
DR’yi TEKNOSA takip etmekte, ARAL bakımından alıcı gücü en düşük teşebbüslerin ise
KLİKSA ve GOLD olduğu görülmektedir.
Tablo 2: 2013-2015 Döneminde Aral’ın Toplam Cirosu İçerisinde Perakendecilerin Payı (%)
Perakendeciler 2013 2014 2015
DR (…..) (…..) (…..)
TEKNOSA (…..) (…..) (…..)
BİMEKS (…..) (…..) (…..)
VATAN (…..) (…..) (…..)
KLİKSA (…..) (…..) (…..)
GOLD (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..)
(46) Oyun tedariki konusunda ARAL’ın tedarikçilerle arasındaki ticari ilişkinin konsinye satış
ilişkisi olduğu ifade edilmektedir. ARAL ile teknomarketlerin bazıları arasında “Satınalma
Sözleşmesi” adı altında sözleşmeler imzalanırken bazı teşebbüsler ile şifahi olarak
anlaştıkları belirtilmiştir. ARAL tarafından teknomarketlere ürün tedariki yapılmakta ve
tavsiye edilen satış listesi belirlenmektedir. Böylece ürünlerin mülkiyetinin teknomarketlere
geçmediği, ürünlere ilişkin ayıp, hasar gibi sorumlulukların ARAL’ın üzerinde bulunduğu
ifade edilmektedir.
16-37/628-279
10/196
I.3.1.2. İlgili Ürün Pazarı
(47) Bilgisayar ve konsol oyunlarına ilişkin Kurul kararlarına bakıldığında ilgili ürün pazarının
“makineler (oyun konsolları)” ve “oyunlar‘’ olmak üzere ikiye ayrıldığı görülmektedir.
Kurul’un Nintendo kararında3, “elde taşınan konsol oyunları”, “sabit konsol oyunları” ve
“bilgisayar oyunları” pazarlarının ayrı pazarlar olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.
(48) Dosya kapsamında ilgili ürün pazarının önceki Kurul kararlarında yapılan değerlendirmeler
esas alınarak “bilgisayar oyunları” ve “konsol oyunları”, konsol oyunları bakımından da
“elde taşınan konsol oyunları” ve “sabit konsol oyunları” olarak tanımlanması mümkündür.
Ancak, dosya kapsamında yapılacak değerlendirmeyi değiştirmemesi nedeniyle kesin bir
pazar belirlenmemiş olup değerlendirmeler “bilgisayar ve konsol oyunları” pazarı esas
alınarak yapılmıştır.
I.3.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
(49) İlgili ürün pazarında tanımlanan ürünlerin dağıtımı, pazarlaması, satışı ve fiyatlandırılması
tüm Türkiye genelinde benzer nitelik arz ettiğinden ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
I.3.2. Tüketici Elektroniği Pazarı
I.3.2.1. Sektör Hakkında Genel Bilgiler4
(50) Elektronik sektörü, son dönemde, tüm diğer sektörlerin gelişmesine katkıda bulunan ve
ülke ekonomileri için stratejik öneme sahip temel bir sanayiye dönüşmüştür. Sektör, Batı
Avrupa, ABD, Japonya gibi gelişmiş ülkelerin yanı sıra, özellikle gelişmekte olan ülkeler için
de ekonomik kalkınmada önemli bir role sahiptir.
(51) Elektronik sektörünün hızla gelişmesi sonucunda rekabet artmış, özellikle arge
faaliyetlerinin yoğunlaşması, kullanılan teknolojinin sürekli olarak yenilenmesi sonucunu
doğurarak elektronik sektörünün belirleyici özelliğini oluşturmuştur. Diğer yandan bu hızlı
değişim, piyasaya sunulan ürünlerin yaşam evrelerinin nispeten kısa olması sonucunu da
ortaya çıkarmıştır.
(52) Türkiye’de tüketici elektroniği pazarında son yıllarda önemli gelişmelerin yaşandığı
görülmektedir. GFK’nın verilerine göre, tüketici elektroniği sektörünün, 2015 yılının ilk sekiz
ayındaki büyüklüğü yaklaşık olarak 25,6 milyar TL’dir. Geçen senenin aynı dönemine göre
pazar %17 büyüme göstermiştir. 2012 yılında 4,4 milyar ABD dolarına ulaşarak % 34,8 ile
Türkiye elektronik piyasasındaki en büyük paya sahip olmuştur5. Sektörün büyüklüğü 2013
yılı sonu itibarıyla 30 milyar TL’ye ulaşmış ve 2012 yılına göre %20’lik bir büyüme
yaşanmıştır. Bu doğrultuda sektörün son dönemdeki büyüme hızının genel ekonomiye göre
daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
3 24.11.2005 tarih ve 05-79/1086-312 sayılı Kurul kararı.
4 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı Kurul kararından ve adresinde bulunan faaliyet
raporlarından faydalanılmıştır.
5 Erişim Tarihi: 25.01.2016
16-37/628-279
11/196
(53) Beyaz eşya, küçük ev aletleri, telekomünikasyon ürünleri, bilgi teknolojileri ürünleri ve
fotoğraf ürünleri olarak alt segmentlere ayrılabilen pazarın beş ana dağıtım kanalı
bulunmaktadır:
- Migros, Real ve Kipa gibi hızlı tüketim malları perakendecilerinin bulunduğu kanal
(mass kanal),
- TEKNOSA, BİMEKS, VATAN, GOLD ve MS’in bulunduğu teknomarketler (TSS:
technology super stores),
- Bayilerin olduğu geleneksel kanal,
- Casper, Escort, Apple gibi özelleşmiş mağazaların bulunduğu bilgisayar
mağazaları,
- Turkcell, Vodafone ve Avea ürünlerini satan mağazaların yer aldığı
telekomünikasyon mağazaları.
(54) Yukarıda yer verilen dağıtım kanallarından bazıları dar kapsamda ürün satışı yaparken
bazıları tüketici elektroniği ürünlerinin hemen her alanında faaliyet göstermektedir.
Örneğin, telekomünikasyon mağazalarında panel televizyon ya da beyaz eşya
bulunmayabilirken, hızlı tüketim malları perakendecileri ya da teknomarketler kanalında
telefondan bilgisayara, beyaz eşyadan küçük ev aletlerine kadar pek çok ürün tüketiciye
sunulmaktadır. Ayrıca internet üzerinden alışverişin yaygınlaşması ile birlikte internet sitesi
aracılığıyla tüketici elektroniği ürünleri satışı yapan firma sayısının arttığı belirtilmelidir.
(55) Günümüzde tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarının hızla değiştiği, özellikle daha büyük
alanlı ve daha fazla ürün çeşitliliğinin bulunduğu organize perakende kanalının tüm
dünyada yaygınlaştığı görülmektedir. Buna paralel olarak tüketici elektroniği ürünlerinin
satış ve dağıtım alt yapısı da değişmiş, geleneksel satış noktalarına kıyasla alıcı gücü
yüksek olan ve maliyet avantajı nedeniyle ürünleri daha uygun fiyatlarla sunabilen
teknomarketler gelişmiştir. Yine bu noktalarda değişik markalara ait çeşitli ürünlerin birlikte
sergilenmesi, tüketicilerin klasik bayilere nazaran teknomarketlerden alışveriş yapmalarını
sağlayan bir diğer unsur olarak ortaya çıkmaktadır.
(56) Tedarikçi tarafına bakıldığında tüketici elektroniğinin tek bir alt segmentinde faaliyet
gösteren tedarikçilerle birlikte, pek çok tüketici elektroniği ürünlerini bir arada sunan
tedarikçilerin de bulunduğu görülmektedir. Örneğin, SAMSUNG cep telefonu, panel
televizyon ve beyaz eşya gibi pek çok alanda ürün satışı yaparken, sadece bilgisayar
donanımları satan küçük ölçekli tedarikçiler de yer almaktadır.
(57) Tüketici elektroniği pazarındaki dağıtım kanallarında yer alan satış noktaları ve bunların
pazardaki payları aşağıdaki tabloda gösterilmektedir. Tabloda özellikle dağıtım kanalları
bakımından yaşanan gelişmeler dikkat çekmektedir.
Tablo 3: Tüketici Elektroniği Pazarında Dağıtım Kanalı Yapısı
Dağıtım Kanalı Kanaldaki Yaklaşık
Satış Noktası Sayısı
2012 Pazar Payı (%) 2013 Pazar Payı (%)
Telekomünikasyon Mağazaları 17.000 33 35
Geleneksel Kanal 17.000 13 11
Bilgisayar Mağazaları 6.000 5 5
Mass Kanal 7.000 14 12
Teknomarketler 540 35 38
(58)
16-37/628-279
12/196
(59) Görüldüğü üzere, teknomarket kanalı tüketici elektroniğinde pazar payı en yüksek dağıtım
kanalı olma özelliğini taşımaktadır. Pazarda beş teknomarket faaliyet göstermektedir. 2009
yılında Mavi Bilgisayar, Darty, ELECTROWORLD ve Best Buy gibi dört büyük
teknomarketin daha bulunduğu teknomarket kanalında pazardan çıkmalar ve devralmalar
yoluyla yoğunlaşma gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 2015 yılının ilk sekiz aylık sonuçlarına
göre TEKNOSA, BİMEKS, GOLD, MS ve VATAN’ın tüketici elektroniği pazarındaki payı
%23 olarak gerçekleşmiştir. TEKNOSA’nın teknomarket kanalındaki payı ise %33
seviyesindedir6.
(60) Tüketici elektroniği pazarının alt segmentlerinden olan panel televizyon pazarında GFK
verilerine göre 2010-2013 döneminde pazar lideri konumunda olan SAMSUNG’un pazar
payı 2014 yılında %(…..)’a gerilemiş ve SAMSUNG 2014 yılında lider konumunu
kaybetmiştir. LG 2010 yılında %(…..) olan pazar payını 2014 yılında %(…..)’e kadar
yükselterek pazar lideri olmuştur. Pazarda ilk beş teşebbüsün %80-85 aralığında pazar
payını elinde bulundurduğu anlaşılmaktadır.
(61) GFK verilerine göre toplam televizyon satışlarının 2010 yılında %36’sı teknomarketlerde
yapılırken bu oran 2013 yılında %48’e yükselmiştir. Bu bakımdan Türkiye pazarında toplam
televizyon satışlarının yaklaşık yarısı teknomarketler tarafından yapılmaktadır.
(62) Panel televizyonların dağıtım kanallarına göre dağılımına bakıldığında ise daha
yoğunlaşmış bir yapı ile karşılaşılmaktadır. LG’nin televizyon satışlarında kanal bazında
ciro dağılımı aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
Tablo 4: Dağıtım Kanallarının LG Televizyon Satış Cirosu İçindeki Payı
Kanal Toplam Ciro İçindeki Payı (%)
TEKNOSA (…..)
VATAN (…..)
MS (…..)
BİMEKS (…..)
GOLD (…..)
Diğer kanallar (Geleneksel, Mass vb.) (…..)
(63) Yukarıdaki tablodan anlaşılacağı üzere, teknomarketler televizyon satışlarında LG
açısından %(…..) ile önemli bir pay almaktadır. Bu durum teknomarketlerin televizyon
sağlayıcısı teşebbüsler karşısında önemine işaret etmektedir.
I.3.2.2. İlgili Ürün Pazarı
(64) Kurul’un tüketici elektroniği sektörüne ilişkin kararlarında7 kullanımlarına göre ürünlerin
farklı pazarlar olarak tanımlandığı ve “buzdolabı pazarı”, “çamaşır makinesi pazarı”,
“bulaşık makinesi pazarı”, “mikrodalga fırın pazarı” ve panel televizyon pazarı” gibi pazar
tanımlarının benimsendiği görülmektedir.
(65) Dosya kapsamında incelenen iddialar hakkında yapılacak değerlendirmeyi
değiştirmeyeceğinden kesin bir ilgili pazar tanımı yapılmamıştır. Bununla birlikte
değerlendirmeler “tüketici elektroniği pazarı” esas alınarak yapılmıştır.
I.3.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
(66) İlgili ürün pazarında tanımlanan ürünlerin dağıtımı, pazarlaması, satışı ve fiyatlandırılması
tüm Türkiye genelinde benzer nitelik arz ettiğinden ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
6
7 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı, 18.10.2011 tarih ve 11-53/1353-479 sayılı Kurul kararları.
16-37/628-279
13/196
I.4. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler
(67) Bu bölümde bilgisayar ve konsol oyunlarına ilişkin elde edilen belgeler ile tüketici
elektroniğine ilişkin belgelere, birbiriyle ilişkili belgeler ayrılmaksızın kronolojik sıra ile yer
verilecektir.
I.4.1. Bilgisayar ve Konsol Oyunları Pazarına İlişkin Belgeler
(68) Belge 1: TEKNOSA ile ARAL arasındaki 13-14.09.2010 tarihli e-posta yazışması aşağıdaki
şekildedir:
“TEKNOSA: [Starcraft isimli oyun fiyatı] Bizde 139 ama fiyatı 99 a düşürmüşsünüz
genelde haberimiz yok. Adamlar 99 genel fiyata da çarpı atmışlar yarı fiyatımıza
satıyorlar?
ARAL: Starcraft 2 oyununun tavsiye fiyatında hiçbir değişiklik bulunmamaktadır.
Fiyat farklılıkları ve promosyon uygulamalarında firmalar kendi marjları ile oynayarak
bu tarz fiyatlar uygulamaktadır. Maalesef bu tarz fiyat farklılıkları sadece Starcraft 2
oyunu için değil tüm oyunlar için her zaman olabilmektedir. Serbest rekabet şartları
gereği fiyat konusunda müdahale edememekteyiz…. Starcraft 2 oyununun
mağazalarınızda olmaması World of Warcraft gece açılışını olumsuz şekilde
etkileyecektir.
TEKNOSA: Starcraft oyunlarını toplatalım iade edeceğiz.
TEKNOSA: 104 TL ye bana verdiğiniz oyunu benden daha ucuza alan yerler var ise
World of Warcraft açılışında da olmayalım kardeşim. Teknosa kazıkçı dedirtmeyiz
kimseye. Kaldı ki sizin malları iade edip Bestbuy dan ürün aldırıyorum daha ucuza.
Onları satışa koyarım.”
(69) Belge 2: 10.11.2010 tarihinde ARAL ile ELECTROWORLD arasında geçen yazışmada
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ELECTROWORLD: … selam, herşeyi sizle paylaşarak yapıyoruz ama yine de biz
sizden beklediğimiz desteği alamıyoruz. Yapacağımız 1 günlük gazete ilanı alt tarafı.
Oyunun fiyatını başkaları gibi tek başına bozmuyoruz… millet medal of honor fiyatını
bozmuş çatır çatır satıyor sesimizi çıkartmadık. D&R medal of honorda fiyat bozmuş
yine bir şey demedik, kendileri yapıyor deme, D&R destek olmadan fiyat bozmaz
bunu herkes biliyor…
ARAL: … belirtmiş olduğunuz firma da diğer oyuncular gibi kendi marjından
fedakarlık yaparak onlara ayak uydurmaya çalışıyor ve kesinlikle o da yanlış yapıyor.
Biz firmaların kendi aralarındaki bu tip rekabetlerin içinde olmadık ve
olmayacağız…”
16-37/628-279
14/196
(70) Belge 3: GOLD ile ARAL arasındaki 12.10.2011 tarihli e-posta yazışmasında aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“GOLD: Aşağı da PES 2012 fiyatını görüyorsunuzdur umarım sizin saha da gezen
ekibiniz var ya … bizim etiketlerimizi kontrol edip çok titiz bir şekilde resim çeken bu
insert için müdahalenizi merakla bekliyorum bu tutumlarda ki samimiyetinizi görmek
istiyorum bizi tehdit ettiğiniz gibi mal mı vermeyeceksiniz yada sizin ve yurt dışının
net belirleyici kurallarından biri muhakkak geçerli olacaktır bundan şüphem yok art
niyet aramama da gerek yoktur diye düşünmüyorum düşünmek istiyorum…
ARAL: Bizimde sabah insertten haberimiz oldu. Bu haberi görmek için saha ekibine
ihtiyacımız yok. Sizin gibi çalışmış olduğumuz firmalardan bilgilerini alıyoruz.
Sahada resim çekmek merch ekibimizin iş tanımlarından bir tanesidir, sizin
mağazanıza özel çalışma değildir. Tüm noktalarımızda aynı çalışmayı yapıp,
raporlarını yurt dışı firmalarına sunmaktayız. Mailinden anladığım kadarıyla düşük
fiyatla çıkarsan ürün vermem sözüme çok fazla takılmışsın. Bu bizim tüm
noktalarımıza fiyat bozmamaları için yapmış olduğumuz satış taktiğidir ve en
azından bu taktik sayesinde ürün çıkış tarihinde fiyat bozulmamıştır.
Hiçbir noktamıza şimdiye kadar düşük fiyatla çıkmış olduğu insert için daha sonra
başka ürün vermeme gibi bir durumumuz olmamıştır, çalışmamızı bitirmemişizdir.
Sadece o insert tarihi boyunca ekstra ürün gönderilmeme kararı alınmıştır. … Biz de
sabahki insertü hayretle karşıladık, sizlerde takdir edersinizki böyle bir fiyat bizim
alış fiyatımızın bile çok altındadır. Böyle bir inserte destek vermemiz veya
onaylamamız mümkün değildir.
GOLD: …Bugüne kadar benim attığım bimeks insertleri veya diğer maillere hiç
dönüş olmamıştı sanırım sen bu maile çok takılmışsın. Ürünün fiyatı çıktığı gün
VATAN ve BİMEKS firmaların kendi bünyelerinde yaptıkları kampanyalar ile
bozulmuştur ve sen yine biz destek vermiyoruz tüm ürünlere yapıyorlar deyip işin
içinden çıkmıştın. Sana soruyorum tekel olduğun bir üründe tek yetkili dağıtıcısın ve
oyun yeni çıkıyor fiyatın bozulmaması en büyük politikan olmasına rağmen kendi
bünyesi içinde yapılmış bir kampanyaya göz yumman normal mi sonrada biz
bozacağız dediğimiz de satış politikanız olan tehdit unsurunu kullanıyorsunuz…”
(71) Belge 4: DR ile ARAL arasında gerçekleşen 12.11.2011 tarihli ve “Call of Duty mw3 atakoy
plus dusuk fiyat” başlıklı e-posta yazışmasında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“DR: Call of Duty mw3 atakoy plus over game’de ps3 190 tl pc 150 tl fiyatla satiliyor
dusuk fiyatlari düzelttirir misniz ya da bizde mi fiyat indirelim”
16-37/628-279
15/196
(72) Belge 5: DR ile ARAL arasında gerçekleşen 14.11.2011 tarih ve “Adana Media Markt Call
of Duty:Modern Warfare 3 Satış fiyatı Hakkında” başlıklı e-posta yazışmalarında aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“DR: Adana Media Markt Call of Duty fiyatları: Satış fiyatı Call of Duty Modern
Warfare 3PC -129TL, Satış fiyatı: Call of Duty Modern Warfare 3 PS3 159 TL.
ARAL: Adana mağazasıyla görüştük. Yanlışlıkla o fiyattan çıkmışlar ama
düzeltmişler sistemlerinde.
DR: Ataköy Plus Over Game fiyatları da düzelttirebilir misiniz?
PS3-190 TL
PC-150TL satıyorlar.
ARAL: Oyunların fiyatları normal üzerinde fiyat etiketi var. Sadece Over Game kart
olanlara %5 indirim yapıyorlar. Adana Media Markt’da sistemde fiyatları düzelttirdik.
Sadece fiyat etiketi üzerinde kalmış onu da bugün düzelttiriyoruz.
DR: Bizde d&r kartı olana % indirim yapalım bence.”
(73) Belge 6: DR ile ARAL arasında gerçekleşen 08.04.2011 tarihinde geçen “Rakip fiyatlar
Hk.” başlıklı e-posta yazışmasında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ARAL: (iç yazışma) D&R’dan gelen fiyatları kontrol ettirdim. Bursa bölgesinde
problem gözüküyor. Diğer yerlerde fiyat problemi yok.
ARAL: (DR’ye) Buna göre düzenleme yapalım.
DR: (iç yazışma) Ankara cepa 139Tl
Ümraniye meydan 149 tl
DR: (ARAL’a) Meydan düzelmiş cepa düzelmemiş. Buna göre ilerliyoruz.
ARAL: (iç yazışma) Ankara’daki bölge sorumlusu arkadaş fiyata mağazadan
baktırdı. Fiyat doğru 149,99 TL.”
(74) Belge 7: DR ile ARAL arasındaki 19.10.2012 tarihli “Vatan %25 indirim” başlıklı e-postada
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“DR: Vatan tüm ürünleri ve oyunlarda yeni çıkan çok satanlar dahil mağazalarında
%25 indirim uyguluyor (web dahil). Düzelttirebilir misiniz?
Müşterinin özellikle yeni çıkan oyunda %25 indirim görmemesi gerekiyor.”
(75) Belge 8: DR ile ARAL arasındaki 23.10.2012 tarihli “aşağıdaki fiyat farkını kontrol ve
düzelttirebilirmiyiz lütfen” başlıklı e-postada NBA2K13 PC oyununun DR ve Bursa
CARREFOUR MS fiyatı sırasıyla 79,99 TL ve 69,99 TL olarak verilmiştir.
(76) Belge 9:DR ile ARAL arasındaki 26.11.2012 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“ DR: (iç yazışma) AVM içindeki Satürn mağazasında Football Manager 2013 PC
69,99 TL’den satılmaktadır. Bizde ise 79,99 tl. Dolayısıyla müşterilerimiz tarafından
tepki alıyoruz. Mağazamıza özel 69,99tl’den tanımlamanız mümkünse, acilen
yardımlarınızı rica ederiz.
DR: Gaziemir mağazanın Cumartesi günü rakip fiyat bildirimini aşağıda iletiyorum.
ARAL: Satürn mağaza ile konuşuldu.Tavsiye edilen fiyata çekecekler.”
16-37/628-279
16/196
(77) Belge 10: DR ile ARAL arasındaki 20.12.2012 tarihli yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“DR: Markafoni Aral kampanyasında yeni çıkan çok satan ürünlerin indirimli
fiyatlarını düzeltebilir miyiz.
ARAL: 2 günlük bir kampanya sadece
DR: Rakip fiyatlarda tek günlük kampanyalar dahi aksiyon almaktayız.
Bizde fiyat düşebiliriz, ya da Markafoni’de yeni çıkan çok satan düşük fiyatlarda
düzeltme yapılabilir.”
(78) Belge 11: DR ile ARAL arasındaki 15.03.2013 tarihli e-posta yazışmasında aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“DR: Ekteki rakip fiyatı düzelttirebilir misiniz, ya da aynı fiyata inelim bizde
ARAL: Ürünün fiyatını mağazada kontrol ettirdik. Satış fiyatı 179,99 TL.”
(79) Belge 12: DR ile ARAL arasında gerçekleşen 02.04.2013 tarihli “Düşük fiyat” konulu e-
posta yazışmasında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“DR: Aşağıdaki fiyat araştırmamıza istinaden düşük rakip fiyatları görebilirsiniz.
Fiyatlar kontrol edilip düzelttirilebilir mi, ya da bizde aynı fiyatlara inmek isteriz.
ARAL: GOW J. Ürünümüz MM Ümraniye mağazasında bulunmamakta.
Anarchy Reigns ise 18.03.2013 tarihinde fiyatı düştü. Firmanıza stok koruması
verildi, web sayfanızda fiyat doğru gözüküyor. Sisteminizde kontrol edebilirseniz
sevinirim.”
(80) Belge 13: DR ile ARAL arasında gerçekleşen 07.05.2013 tarih ve “Oyun Rakip Fiyatlar”
başlıklı e-posta yazışmasında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“DR: Ekte yer alan rakip fiyatların düzeltilebilir mi, ya da bizde aynı fiyatları
uygulamak isteriz.
ARAL: Fiyatları kontrol ettik, sorun gözükmemekte. 0000000426610 kodlu ürünün
kampanyalı fiyatı 99,99TL dir.”
(81) Belge 14: DR ile ARAL arasında gerçekleşen 28.06.2013 tarihli e-posta yazışmasında
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“DR: Total War 2 ön siparişte bizde aynı fiyata inmek isteriz, 75 TL
ARAL: Bildiğiniz üzere bazı özel oyunların bu oyuna özel kullanıcılarının kullandıkları
ve yorumları ile ürünün gelişimi için çabaladıkları bu türdeki sitelerin, ürünlerin
Türkce olması ile beraber artışlarını sizde bizde gözlemliyoruz. Bu uygulama bu tür
sitelerin kapasitesini ölçmek adına yapılmış çok kısıtlı bir adetlik inceleme
çalışmasıdır.
Retail kanal’da satışa etkisinin olacağını düşünmüyoruz, bilgilerinize.
DR: Rakip fiyatlarda stok adedi veya kampanya modellerinde fark gözetmeksizin
(stok bitirmek, mağaza açılış, mağaza kapanış, belirli tüketicilere ya da sürede
promosyon, vb.) düşük rakip fiyatlara karşı D&R’da aynı fiyatı uyguluyoruz,
Rakiplerden daha alt fiyata inmek, ya da oyunu ucuza satmak değil, piyasada pahalı
fiyatta kalmak istemiyoruz,
Rakip fiyat düzeltmesi ya da bizim aynı fiyata inmemiz için tekrar değerlendirir
misiniz lütfen.
16-37/628-279
17/196
ARAL: Rakip değil bizim siteden alınıyor zaten, 6 tllik bir promosyon çeki olarak
düşünebilirsiniz. Kaldı ki public bir kampanya değil bu yaptıkları, total war
sevdalılarına özelden bildirdiler üyelerine.
DR: Rakip firmaların kampanya duyurularından bağımsız (gazete reklamı, TV
reklamı, web banner, web sitesi vb.) biz tüm rakip fiyatlarda mutlaka aynı fiyata
inmek ya da fiyatın düzeltilmesi şeklinde çalışıyoruz.
Rakip fiyat düzeltilemiyorsa D&R web sitesinde de aynı fiyatı uygulamak isteriz..”
(82) Belge 15: 18.09.2013 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen yazışmada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“ARAL: Merhaba … Bey, Teknosa ve Bimeks ile görüşüldü. Yarın hepsinin fiyatı 220
TL olacak. Güncellemeleri yapmışlar.”
(83) Belge 16: DR ile ARAL arasındaki 04.10.2013 tarihli yazışmalarda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“DR: … merhaba Gold insertünde PES 2014 Ps3 159 TL bizdeki fiyatı 179,90 TL.
Bu fiyatlar bizim tarafta problem oluyor ve müşteri şikayeti almamıza neden oluyor.
Konuyla ilgili müdahalenizi rica ediyor ya da bizde fiyatları indirmek istiyoruz.
… Bu ürün yine inserte çıkmış bu durumda bizde fiyatlan 159 TL ye düşeceğiz.
Bilginize.
ARAL: İlgileniyorum … Gold'la görüşecek acil fiyatı yükseltmek için sizi
bilgilendireceğim.”
(84) Belge 17: DR ile ARAL arasında gerçekleşen ve Belge 16’ya cevap niteliğindeki e-postada
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ARAL: B. Çok kontrol ediyoruz kimse fiyat bozmasın diye ama bazen böyle kaçaklar
olabiliyor. Gold’da da çok az ürün var fazla mağaza da yok. Zaten başka bir noktada
fiyat indirimi yok kesinlikle.”
(85) Belge 18: BİMEKS ile ARAL arasındaki 22.05.2014 tarihli e-posta yazışmalarında
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“BİMEKS: … Ayrıca durup dururken pazarda fiyat bozulması gibi aksiyonları da
pazarlama planlıyorsa, biz direkt olarak onlarla bu pazarlıkları yürütelim.
ARAL:… Piyasadaki fiyat bozmayla ilgili senin yapmış olduğun kampanyalarda (tüm
ürünlerde %20 ve %30) pazarlamamız ne rol aldıysa diğer firmalarda da o kadar rol
almıştır. … Biz tüm firmalara eşit mesafedeyiz ki bunun için yıllardır herkes ile
sorunsuz çalışıyoruz.
BİMEKS: Aşağıdaki resimlerde her firmaya ne kadar eşit olduğunuz ortada…
mesela basit bir hesapla 179,9 TLden satılan pes i, tam bir hafta sizin bile haberiniz
olmadan (Ya da sadece …Bey in haberi yokmuş) DR tam desteksiz ve zararına
olacak şekilde %55 indirimle satıyor. Sonra yine haberiniz olmadan, (telefonda direkt
pazarlamadan destek almışlar dediğiniçin bu şekilde yazıyorum.) Teknosa bir adım
ileri gidiyor ve tüm Aral oyunlarında %45 e varan indirimler diye insert çıkıp, üç tane
oyunu da fiyatını bozup, duruyor.
(…..). Ve biz o kampanyada yinede gazete ilanına herhangi bir Top oyununun
fiyatının bozulduğunu duyurmamak için ayrıca özen gösterdik.
(…..TİCARİ SIR…..)
16-37/628-279
18/196
(86) Belge 19: 27.06.2014 tarihli BİMEKS ile ARAL ve BİMEKS çalışanları arasındaki “Rakip
Insertü” başlıklı ayrı e-postalarda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“BİMEKS: Fiyat bozma alışkanlığı bir gelenek oldu sanırım.
BİMEKS: Daha iyisini sen yapmalısın hemen, aradaki farkı Aral karşılayacak; bu ilk
değil, sürekli biz eziliyoruz, buna izin vermeyin kesinlikle. Hemen çalışmanı yap.”
“BİMEKS: Fiyat bozma alışkanlığı bir gelenek oldu sanırım.
ARAL: … sadece 4 üründe %10’luk indirim yapılmış olup bizim desteğimiz
bulunmamaktadır.”
(87) Belge 20: 19.06.2014-08.07.2014 tarihleri arasında TEKNOSA Kategori Müdürü ile
Tedarik Zinciri Direktörü arasında gerçekleşen yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“…. Her iki tablodaki kırmızılılar, en düşük fiyatı işaret ediyor. Yani bir önceki tabloda
Vatan fiyatlarını herkesten aşağıda konumlandırmışken, şu andaki durumda biz hem
Vatan fiyatlarını yukarı çektirerek hem de kendi fiyatlarımızı gerektiği kadar indirerek
tüm rakiplerimizin içinde oldukça iyi bir duruma geldik. Şimdi Vatan’ı kontrol ettim
tekrar, An itibariyle ‘ünlü Vatan İndirimi’ kampanyası varken bile oyun fiyatlarına
dokunmamışlar, bu durumda da bizim tepkimizin etkisini gösteriyor. Aral ciddi
şekilde uyardı. …”
…Size aşağıdaki ilk maili gönderdikten ve tespitleri yaptıktan sonra, hem Aral hem
de diğer oyuncular üzerine çalışmaya devam ettik. Şu anda durum aşağıdaki gibidir,
Vatan fiyatları yukarı çekti (hafta sonları yine bozabilir takipteyiz), biz önemli title
larda destek alarak bit miktar marjla oynayarak daha rekabetçi olduk…
…Oyun yazılım grubunda ana ürünler yaptığım çalışma aşağıdaki gibidir. Tabloda
ilk görüleceği üzere Vatan’ın diğer tüm retaillere göre çoğu üründe düşük olduğu,
Bimeks ve ana rakibimiz D&R’ın ise genel olarak rutin fiyatlandırmaya sadık
kaldığıdır. MM bir iki üründe hareket yapsa da ucuzluk olarak dikkat çekici bir adres
değil…”
(88) Belge 21: VATAN’dan ARAL’a gönderilen 20.08.2014 tarihli “Aral PS4 oyun fiyat sorunları”
başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“VATAN: PS4 oyunları için kırmızı işaretli olan TEKNOSA, GOLD, HIZLIAL,
Mediamark fiyatları oldukça düşük. Benim satış kaybetmeme neden oluyor. Acil
fiyatların düzeltilmesini sağlarmısın.
Ayrıca, Aral kendi sitenizde de fiyatlarınızı ACİL’en düzeltmelisiniz. Bize rakip
olmamanız gerekir. Sizin sitenizde bu fiyatlar olduğu sürece piyasadaki fiyatları
düzeltirmenizde mümkün olmayacaktır.
16-37/628-279
19/196
Ağustos VATAN BİMEKS TEKNOSA GOLD HIZLIAL MEDİAMARKT
PS4 Call of Duty Ghost 280 279 280 244 255 229
PS4 FIFA 14 249 249 225 215 219 249
PS4 NBA LIVE 14 250 249 250 218 228 249,9
PS4 Assasian's Creed
Black Flag 250 249 249,99 175 219 219
PS4 Just Dance 250 249 249 218 219 249
PS4 Battlefield 4 249 249 224 215 221 179
PS4 NBA 2K14 250 249 249 165 249
PS4 Lego Marvel
Superheros 249 249 249 189 139
PS4 Injustice Gods
among Us Goty 250 249 249 199 221 179
PS4 Lego Hobbit 240 239 239 209 239
PS4 Battlefield Hardline 230 229 230
PS4 EA Sports UFC 220 219,9 219,99 189 219
PS4 Tomb Rider
Definitive Editation 250 249 249 218 227 249
PS4 Thief 250 224 219 227 179
PS4 Metal Gear Solid V:
Ground zeroes 150 149 149 131 149
PS4 Wach Dogs 260 259 233 219
Acil fiyatlar düzeltildi bilgi mailini bekliyorum.”
(89) Belge 22: GOLD ile ARAL arasındaki 29.09.2014 tarihli yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“ARAL: Xbox ve Xbox one fifa 15lerin fiyatını web sayfanızda düzeltebilir misiniz?
GOLD: Başta hepsiburada olmak üzere agresif fiyatlar var. Biz düzeltiyoruz şimdi.
Lütfen onlara da müdahale eder misiniz?
ARAL: Müdahale ediliyor.
GOLD: Vur kafasına şamarı düşsünler…”
(90) Belge 23: 17.10.2014 tarihinde ARAL ile KLİKSA arasında geçen yazışmada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“ARAL: Merhaba …, Oyun fiyatlarında web tarafında biliyorsun %10’dan agresif
fiyatlar çıkılmıyor. Sizin de özellikle yeni ürün fiyatlarında bu oranı geçmemeye özen
göstermenizi rica ederim. Özellikle Fifa 15 için bu düzeltmeyi yapabilir misiniz?”
(91) Belge 24: 18.11.2014 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen yazışmada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“VATAN: ….Bey merhaba, Yine rakipte bizim altımızda fiyat var. Her ne kadar bu
tarz konularla alakalı sizden dönüş alamasam da aşağıdaki fiyatlarda bir yanlışlık mı
var? PC BATTLEFIELD 4 NAVAL STRIKE tanımlı oyun bizde 50 TL iken GOLD' da
27 TL.
ARAL: Merhaba …, Böyle bir fiyat farkı olması mümkün değil. Hemen müdahale
ediyoruz…”
16-37/628-279
20/196
(92) Belge 25: Yukarıdaki yazışmanın ardından aynı gün ARAL ile GOLD arasında yapılan
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ARAL: … bey merhaba, bu oyunun fiyatı 50 TL olması gerekiyor. Kontrol edip
güncelleme yapabilir misiniz?
GOLD: Müdahale ediyoruz. Teşekkürler”
(93) Belge 26: 21.11.2014 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen yazışma aşağıdaki
gibidir:
“VATAN: ….merhaba, Aşağıda görselleri olan oyunun fiyatının düzeltilmesi
konusunda acilen yardımcı olur musun?” (Görselde: Fifa 15 oyunu için Vatan = 230
TL, Happy= 195 TL)
(94) Belge 27: KLİKSA ile ARAL arasındaki 28.11.2014 tarihli yazışma aşağıdaki şekildedir:
“KLİKSA: Abi selam, Hepsiburada’da 199 TL’den satılıyor GTA V PS4 versiyonu
bizde bu fiyata inebilir miyiz?
ARAL: Fiyatını düzelttiriyoruz. Bilgin olsun.”
(95) Belge 28: 05.12.2014 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen yazışmada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“VATAN: …Gold’la aramızda fiyat farkları mevcut. Bu ürünler bizde yılbaşı
kampanyasına dahil olduğu halde Gold bizden daha uyguna satıyor. Acilen
düzelttirir misiniz?” (Görselde: Fifa 15 oyunu Vatan= 170 TL, Gold: 153 TL)
ARAL: …merhaba, %10 indirim yapılmış, %10 indirim oranını siz de
kullanabilirsiniz…
VATAN: …merhaba, %10 indirimli veremeyiz, kar marjımız düşüyor, Gold fiyatlarının
düzeltilmesi gerekiyor…”
(96) Belge 29: 17.12.2014 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen yazışmada aşağıdaki
ifadeler bulunmaktadır:
“VATAN: … hepsiburada’ da bizim fiyatımızın oldukça altında bir fiyat var.
Kampanyasız fiyat bile bizden çok düşük. Bu fiyatın acilen düzeltilmesi konusunda
yardımcı olur musun?
ARAL: …ekstra fiyat düşüşü için hepsiburada’ya maili atıldı…”
16-37/628-279
21/196
(97) Belge 30: ARAL’dan DR’ye gönderilen “2014 Performans ve 2015 Planlama toplantısı Hk.”
konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ARAL: Marj konuları bizim tek başımıza verdiğimiz kararlar değildir.
Distribütörlüğünü yapmış olduğumuz firmalar tüm marjlarımızı tespit etmektedir. Bu
firmaların bize devamlı baskıları Türkiye’deki retail marjlarının yüksek olduğudur.
….
2014 performansı değerlendirme ve 2015 çalışma şartları taleplerinize dönüşlerimiz
aşağıdaki gibidir. …
%(…..) ciro primi
%(…..) lojistik destek primi
%(…..) Fire destek primi
%(…..) Çeşitlilik Primi
%(…..) + %(…..) Pazarlama Primi- Buradaki anlaştığımız %1, Rekabet Primi’dir.
Rakip firmaların bizim kontolümüzün dışında yapmış olduğu fiyat indirimlerine karşı
sizi korumak ve cevap vermeniz için kullanılmalıdır. …”
(98) Belge 31: 12-14.01.2015 tarihleri arasında ARAL ile VATAN arasında geçen yazışmada
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“VATAN: …merhaba, Rekabette yine fiyat var. Hem de çok fazla, Görseller
aşağıdaki gibidir. Dönüş yapar mısın çok acil.
… merhaba,
Aşağıda fiyat farklarının hiç biri değişmemiş. Forza 5 ve Diablo 3 düzeltilmiş. Ama
aşağıda görselleri bulunan ürünlerde görünen fiyat farkları hala devam etmektedir.
Konuyla acilen ilgilenir misin?
(Görsellerde yer alan oyunlarda KLİKSA ve VATAN oyun fiyatları vardır. Buna göre;
Napoleon VATAN=20 TL,KLİKSA: 10 TL, DNF VATAN= 50 TL, KLİKSA= 20
TL vb. fiyatlar mevcuttur.)
ARAL: Mail attım…, bugün tekrar hatırlatırım.
VATAN: …merhaba, Fiyatlarda hala bir değişiklik yok. 3 gündür bu fiyatlara satış
yapılıyor...
ARAL:…merhaba, Telefon ile görüşüyorum, mail atıyorum. Revize olacağını
belirtiyorlar. Bugün tekrar hatırlatma yaparım”
(99) Belge 32: Bu yazışmadan sonra ARAL ile KLİKSA arasında ise aşağıdaki yazışma
gerçekleşmiştir:
“ARAL:…Merhaba, Yılbaşı kampanyası 5.1.2015 tarihinde sona erdi. Sitende halen
kampanya fiyatları mevcut. Acilen düzeltilmesi gerekmektedir…
KLİKSA: Merhaba …, bugün revize ediyoruz…
ARAL: Günaydın …, eski kampanya fiyatların hala değişmemiş. Hem sizin için satış
büyük zarar, hem de piyasadan tepki alıyoruz. Dönüş yaptıktan sonra bilgi verir
misiniz?
KLİKSA: …Selam, …Gecikme için kusura bakma lütfen. Bugün fiyat revizeleri
tamamlıyorum…”
16-37/628-279
22/196
(100) Belge 33: 12-14.01.2015 tarihleri arasında ARAL ile VATAN arasında geçen yazışmada
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“VATAN: … merhaba, Bimeksle PC Diablo 3 oyunda fiyat farkı mevcut. Konuyla
alakalı dönüş bekliyorum. (Görselde anılan oyun Vatan= 140 TL, Bimeks= 120 TL)
ARAL: Günaydın…, Firmaya mail atıldı, bilgine.”
Bu yazışmadan sonra Vatan çalışanları kendi arasında konu hakkında aşağıdaki şekilde
yazışmışlardır:
“… Fiyatı takip et. Düzeltilmez ise öğleden sonra tekrar mail gönder ve ara…”
(101) Belge 34: 20.01.2015 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen yazışmada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“VATAN: …merhaba, Kliksa ile aramızda fiyat farkı mevcut. Görselleri aşağıda
mevcut. Düzelttirilmesi konusunda acil desteğini bekliyorum. (Görselde: DAI Vatan
= 230 TL, Kliksa: 198 TL)
ARAL: …gerekli bilgilendirmeyi yaptım. Bilgi vereceğim…”
(102) Belge 35: Belge 34 sonrasında ARAL ile KLİKSA arasında geçen yazışma aşağıdaki
şekildedir:
“ARAL: Merhaba …: Aşağıdaki linkte bulunan ve diğer tüm ürünler için fiyatlarınızı
piyasa fiyatının %10 altına inmemenizi rica ederim. Bu doğrultuda fiyatlarını
güncelleyebilir misiniz?
KLİKSA: … Selam, SK fiyat listeniz var mı? Benimle paylaşırsan tüm ürünleri kontrol
edelim.”
I.4.2. Tüketici Elektroniği Pazarına İlişkin Belgeler
(103) Bu bölümde LG, VESTEL ve PHILIPS hakkında elde edilen belgelere ayrı başlıklar altında
kronolojik sıra ile yer verilecektir.
I.4.2.1. LG’ye İlişkin Belgeler
(104) Belge 36: TEKNOSA’da bulunan 08-09.10.2012 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri
arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): M. Bey, Bir müşterimiz … kodlu LG 55LM615S
DVB-S 3D FHD LED LCD TV'den 3 adet satın almak istemektedir. Urunun Media
Markt fiyatı bizden 200.00 TL ucuzdur. Etiket fotoğrafını ekte gönderiyorum.
Müşterimiz mağazamızda acil dönüş beklemektedir. Konuyu bilgilerinize sunarım.
… kodlu LG 55LM615S DVB-S 3DFHD LED LCD TV 2.999 TL, ürünün mm fiyatı
2.799 TL'dir.
TEKNOSA (TEKNOSA Merkeze): Merhaba verebilir miyiz?
(TEKNOSA yukarıdaki yazışmayı LG’ye iletmektedir.)
LG: Desteğe ekliyorum. Bu fiyat devam etmeyecek.”
16-37/628-279
23/196
(105) Belge 37: TEKNOSA’da bulunan 15.10.2012 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): Aşağıda bilgileri verilen özel fiyat talebi onayınıza
sunulmuştur.
‘Gönderen Mağaza: SAMSUN BULVAR EXXTRA
Urun Kodu: … LG 42LM640 DVB-S FHD 3D LED LCD TV + 4 Gözlük
Açıklama: Mağaza: Merhaba, ilgili urün mağazamıza 200 mt mesafede olan vatan
computer mağazasında 1799 TL’dir. Ürünü en düşük fiyat garantisi ile sunmamız
nedeniyle müşterimiz ürünü bizden almak istemektedir. Ürünün fiyatına ait resimler
mevcuttur. Slip çekildi. Yardımlarınızı rica ederim. İyi çalışmalar.’
TEKNOSA (LG’ye): Saat 4 'e kadar dönüş bekliyorum. Bende düşmek
durumundayım.
LG: Abi lütfen hemen bir fotoğraf rica ediyorum.
TEKNOSA (TEKNOSA Şubeye): Etiket fotosu alabilir miyiz? Çok önemli
TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): Ektedir. Kolay gelsin.
TEKNOSA (LG’ye): Buyur SAMSUN????
LG: Ok. Hemen ilgileniyorum.”
(106) Belge 38: TEKNOSA’da bulunan 16.10.2012 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA: MM İzmir mağazasında 47lm615 e 1799 diyecek bilgisi geldi? Doğru
mu?
LG: Önümüzdeki hafta doğum günü varmış mağazanın. Dip maliyetleri 1799'un
üzerinde. 1899 yapabilirler.
TEKNOSA: Öğrenip dönermisin. İzmir’de match edeceğim.
LG: Haber ve fiyat geldiğinde bölgede match ederiz.”
(107) Belge 39: TEKNOSA’da bulunan 18-19-22.10.2012 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri
arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): Merhaba lyi Calişmalar, … kodlu LG 55LM640
ürününün MediaMarkt satış fiyatı 3299tl dır. Ayni fiyata düşmemiz durumunda
müşterimiz ürünü bizden alacaktır. Müşterimize ürünün satışı yapılmış olup fiyat
açılmaz ise iade almak zorunda kalacağız…
TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya) : Dün mağaza kapanışında istemiş olduğumuz özel
fiyata ilişkin rakip de bulunan fiyatın resmi ektedir.6.500 TL tutarındaki siparişi geri
iade aldım fakat müşterim hafta sonu yeniden gelecek ilgili ürüne fiyat alabilirmiyiz..
TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): Merhaba, Dün gece konuşmuştuk. MM in fiyat
fotosu ektedir. Bu fiyattan veriyoruz.
TEKNOSA (LG’ye): Genelde bu fiyata mı geçelim?
LG: Desteğe ekliyorum. Fiyat 3499 olacak heryerde olduğu gibi.”
16-37/628-279
24/196
(108) Belge 40: TEKNOSA’da bulunan 21-22.10.2012 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri
arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): Z. Bey; MM bugün için … LG 42LM660S DVB-S
3D FHD LED LCD TV 2,499 TL. den 1,999 TL. özel fiyat uygulamıştır. Konuyla ilgili
fotoğraf ektedir. Ürüne özel fiyat tanımlanması için yardımınız gerekmektedir.
TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): Günaydın, Üründe MM fiyatı ektedir. İzmir Agora
extra mağazadan hafta sonu bir müşteri almak istemiştir. Özel fiyat tanımlanması
için yardımını rica ederim.
TEKNOSA (LG’ye): Gunaydin ... , Her Pazartesi ayni şeyleri konuşmaktan sıkıldım,
Benzer aksiyonları bizde de göreceksiniz.
LG: Bende sıkılıyorum, keşke daha yaratıcı şeyler konuşabilsek enerjimizin en
yüksek olduğu Pazartesi günleri. Ben kendimi senin yerine koyup tüm iyi niyetimle,
elimden gelen en hızlı şekilde her türlü durumla mücadele etmeye çalışıyorum. Ama
sen de bu tarafa hak ver. Yüzlerce satış noktası var, bir mağazadan bir etiket
gönderiyorsun gereği de yapılıyor. Çıkan insert'lerin tamamını match edip
arkasından sürekli sizin de duyuru yapmanız için urun arıyorum. Burada kampanya
duyurumu olsun, adet alokasyonu olsun her konuda gözler ilk hep bende. Her
konuda önceliklisiniz. Stratejik toplantılarımızda başka hiçbir kanala bakan kimse
yok sadece ben varım. Biz elimizden geleni yapmaya devam edelim, siz de bizim
niyetimizden şüphelenmeyin.”
(109) Belge 41: TEKNOSA’da bulunan 08.11.2012 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA: (Konu kısmında) Bahçelievler MM fiyatlan ile ilgili ne yapıyoruz?
LG: Doğum günü var yarın mağazanın biliyorsun. Bizden sadece 899'a 42PA4500
çıkacak
TEKNOSA: Barış insert bugün dağıldı. 949 a plazma çıkmış. 100 TL indirim kartlı
yani 849 a geliyor. 1599 a 42lm615 var oda 100 TL indirim kartlı 1499 TL (Ekte MS
broşürü var)
LG: 42LM615 adetleri 15 adet, mal vermiyoruz. Ben burada cevap verecek birşey
görmüyorum. MM aracılığı ile herhangi mağazaya gelecek tüm fiyat taleplerine onay
veririz. Adamlar doğum günü yapıyorlar ürün bile bulamamışlar bizden görüyorsun.
TEKNOSA: Bende 100tl teknosacard hediyeli insert çıkayım o zaman fiyatları
bozmadan olur mu?
LG: Ben fiyat bozmamışlar demedim ki. Olabilecek en zararsın ürünlerde 15 stokla
doğum günü yapmaya çalışıyorlar dedim. Daha ne kadar yönetelim ki bu işi. Yazık
günah değil mi sadece bizim devam edeceğimiz 42LM615 fiyatına şu 50 TL farklı 15
adet için müdahale edersek? Dediğim gibi çevre mağazalardaki tüm taleplere
istersen 50 TL altına gir destekliyim yarın.
TEKNOSA: durumunu anlıyorum zor ama kıvırmasan?”
16-37/628-279
25/196
(110) Belge 42: TEKNOSA’da bulunan 09.11.2012 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA: (Konu kısmında) fiyat düşmedi hediye çeki veriyorlar geyiği
yapıyorsunuz. Madem öyle bizde 'Teknosa Hediye" çeki verip aynı fiyatı yapıyoruz.
Hediye çekinin tüm maliyetini karşılıyorsunuz.
LG: Ben öyle bir laf etmedim başkası ile karıştırıyor olabilir misin? Geyik yok. Hediye
çeki = Fiyat kabul ediyorum. Bimeks bunu çıktıysa aynisini yaparız. OK”
(111) Belge 43: TEKNOSA’da bulunan 26.11.2012 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA: Merhaba, fiyat devam ediyor diye bizde devam ediyoruz ok?
(Aşağıda LG 50PM6900
LED TV fiyatı var. KDV dahil 1699 TL)
LG: Merhaba, Darty 1 gün fiyat yaptı diye size 5 gün yaptırdım ama fiyatımız 2199,
gün içerisinde görürüz zaten. Lütfen fiyatı 2199 yapalım. 1699’a göre
destekleyemem daha fazla.
TEKNOSA: Vatan 1699?
LG: Vatan 2199, Teşekkürler.”
(112) Belge 44: TEKNOSA’da bulunan 15.11.2013 tarihli TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA (LG’ye): rekabet fiyatları ortada… söz verdiğim gibi 47la860 ve 55la860
fiyatlarını yükselttim webde, 2 saat bekliyoruz, değişme varsa düşmeyeceğiz tekrar,
yoksa bu fiyatlara tekrar düşüyoruz. (Ekte Vatan, Bimeks ve MS fiyatları var)
TEKNOSA (LG’ye): (6 saat sonra) epey bekledik herhangi bir düzelen fiyat olmadığı
için desteğinizle geçtik bu fiyatlara, yarım günü de kaybettik yine, not: 47-55 la860
fiyatlarını düşmüyoruz, herkes yükseltmiş.”
(113) Belge 45: MS’te bulunan 20.12.2013 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TÖ: Herkese merhaba; %30 kampanya fiyatlarımız, bugün yayınlanan gazete ilanı
ve rakip fiyatları ile bazı ürünlerde farklılık göstermektedir, değişiklikler aşağıdaki
gibi uygulanmalıdır, ekteki csv. dosyası ile güncellemelerinizi yapabilirsiniz, konu hk.
yardımlarınızı rica ederim. İyi çalışmalar.
42LA620 Teknosa da 1649 fiyat göreceksiniz, LG ile görüşüldü bu fiyat öğleye kadar
1699 olacak, biz de 1699 devam edeceğiz.
IPHONE 4 8 GB 899 TL. Teknosa fiyatı ile ilgili, biz 999 devam edeceğiz, fiyat
değişikliği olursa ayrıca paylaşacağım.”
16-37/628-279
26/196
(114) Belge 46: TEKNOSA’da bulunan 24-25.03.2014 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri
arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır
“TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): M. bey, Müşterimiz ekteki fotoğrafları bizimle
paylaşmıştır. Onayınıza istinaden özel fiyat talebi girilmiştir. İyi çalışmalar.
TEKNOSA (LG’ye): Bu nedir? T da 1599- 47lm640,1399 a 42lm640
duyurayım herkes eşitleyip zarar etsin.(Aşağıdaki tabloda 47lm640 fiyatı peşin 2199
olarak görünüyor)”
(115) Belge 47:TEKNOSA’da bulunan 30.04.2014 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA Şube: M. Merhaba, Mağazamızın yanındaki LG Bayisindeki fiyatlar
Cumartesi gününden beri devam etmektedir, K.’la görüşmemde bana pazartesi
fiyatların kaldırılacağını iletmişti fakat hala bayii bu fiyat dan satış yapmaya devam
etmektedir, ya biz de aynı fiyattan satalım ya da Bayii acil olarak fiyatını kaldırsın
desteğini rica ederim.
MS 2022D Mikrodalga FIYATI TEKNOSA 149.00 TL Bayi 119.00 TL
VC 2020 NNTR Elektrikli SUPURGE TEKNOSA 259.00 TL Bayi 149.00 TL
TEKNOSA: K., Bu fiyatlar devam ediyorsa tüm bağlantı siparişi iptal, ayrıca biz de
bu fiyatlara inip farkı size faturalıyoruz. Acil dön lütfen yarma kadar fiyatlar
değişmezse bayide biz bu fiyatlara inip farkı kesiyoruz.
LG: Slm, İlgili konuyu ilettim ama değişiklik olmamış. Tavsiye edilen fiyatlar revize
olacak. Değişiklik olana kadar mağazaya gelen (Gebze Center) müşterileri geri
çevirmeyelim…”
(116) Belge 48: TEKNOSA’da bulunan 18.07.2014 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): M. Bey, Trakya bölgeme ait Gold fiyat araştırması
aşağıdaki gibidir…
TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): Merhaba, Gold fiyat araştırmasıdır. Bilginize.
TEKNOSA (LG’ye): ????
Panel TV Gold Teknosa Fark
LG 42LB670 1899 TL 2199 TL -300 TL
LG 49LB620 1899 TL 1999 TL -100 TL
LG: … Merhaba, bir yanlışlık olmuştu düzeltildi oda. Bu fiyatlardan satış
yapamayacaklardır. Bilgine.”
16-37/628-279
27/196
(117) Belge 49: TEKNOSA’da bulunan 18.07.2014 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): …LG42LB670V …TV’nin rakip vatan da mevcut
olan fiyatı 1899 TL olması üzerine müşterimiz tarafımıza ulaşarak aynı fiyatı
verebilmemiz durumunda bizi tercih edeceği bilgisini aktarmıştır…
TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): O. Merhaba, Manisa Vatanda aynı fiyat talep eden
müşterileri kaçırmamak için aynı fiyattan verebilir miyiz?
TEKNOSA (LG’ye): Veriyoruz aynı fiyatlardan heryerde desteğinizle
LG: O. Vatan fiyatları dediğim gibi sabahtan kalma fiyatlar. Bana ilettiğin noktalara
haber veriyoruz fiyat güncellemeleri için. Yani birkaç satış için onay verelim fakat şu
an alınamıyor olması lazım Vatandan. Sen sana talep eden geldikçe bana
iletebilirsen sevinirim.
TEKNOSA (LG’ye): Şu an gelen bilgi çatır çatır satıldığı. Attığım her yerdeki etiket
güncel görselini bekliyorum o gelene kadar vereceğiz desteğinizle.
LG: Ben bu ürüne sürekli 1899 dan destek olamam …max. Olabileceğim adet 10
dur. O da etiketi değiştirmemiş mağazalar yüzünden mağdur olmayın diye. Bunun
dışında destek olmamı bekleme lütfen. Vatanın mevcut regular fiyatı 2199 dur.
TEKNOSA (LG’ye): Sürekli ol demiyoruz, düzelene kadar verdiğimiz satışlar için.
Sonuçta bu fiyata geçmiyor oluşumuz bile bir şey.”
(118) Belge 50: VATAN’da bulunan 09.08.2014 tarihli iç yazışmada (…..) arasında aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“ ŞY: Ekteki görselde Teknosa’da LG 55ub850 modelin satış fiyatı 3799 TL’dir. Bu
fiyattan destek alabilir miyim?
Y: merhaba, Firma ile görüştük, fiyat düzelmiş rakipte.
BM: bizim kampanyanın içeriği değişmiş, Rakibi gör, markayı ara, etiketi düzelttir,
fiyatı değiştirme. ..Fırsatı değerlendirmiyoruz.
GMY: destekle alakalı bir konu o fiyat maliyet altı, adam hatalı fiyat koymuş zaten
bunun için üretici arayınca yükseltiyor.”
(119) Belge 51: TEKNOSA’da bulunan 15.08.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“OA: 50pb690’ı 1799’a yükseltebilir misin? LG ile kriz oldu.
CO: tamam yükseltelim ama ilana çıktık…”
“OA: 42lb620 fiyatını 1399 niye yaptın şu an hepsi burada da 1469 fiyat?
CO: rakipler MM’i izledi, MM yaptı fiyatı.
OA: düzeliyor düzeltelim biz de, düzelmezse bakarız 1-2 saat sonra tekrar..
…42 lb620 fiyatını 1469 yapalım, düzeltti millet,
CO: ok yapalım…”
(120) Belge 52: TEKNOSA’da bulunan 22.08.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“TEKNOSA Şube: …müşterimize gelen mail sonrası fiyat değişikliklerinin düzeltildiği
bilgisi alınmıştır…”
16-37/628-279
28/196
(121) Belge 53: MS Ankara Antares AVM Mağazası’nda bulunan 22-23.10.2014 tarihli iç
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“CEK: Selam tekrar, Yani LG de rekabette fiyat olduğu zaman ne yapacağız? Bu
durumda 2 seçenek kalıyor bize ya ürünü satıştan çekip satış kaybedeceğiz ya da
fiyatı görüp zarar edip magaza marjını aşağıya çekeceğiz. İkisi de tabi istediğimiz
strateji değil. Yani LG nasıl rakipteki fiyata kayıtsız kalır anlamıyorum. Eğer biz
destek alamıyorsak en azından rekabetteki fiyatı yükselttiremez miyiz? Yani bu işin
normali bu genelde. Ya biz fiyatı görürüz desteğini de tedarikçi verir ya da karşı taraf
fiyatı yükseltir?
GS: …Aslında normal de Real, Carrefour gibi noktalar bizim rakip olarak
belirlediğimiz yerlerde değil sen haklısın eğer rakip de fiyat var ise tedarikçinin ya o
fiyatı düzeltmesi ya da bize de destek oluyor olması lazım. LG özelinde bunu ana
rakiplerimizde için sağlayabiliyoruz bize sattırmadıkları bir fiyattan rakip fiyat
yayınlarsa ya fiyat değişiyor ya da bizim satış kaçırmayacağımız bir yol bulunuyor
ama bu noktada rakip olarak belirlenen noktalar Teknosa, Vatan, Bimeks gibi bizim
ana rakiplerimiz.
CEK: Selam, Ok ben LG deki Bimeks, Teknosa zincire özel durumu anlıyorum.
Bölge toplantısında Real ve Metroya fiyat farkı vereceğiz dendi. Ben Aynı AVM de
bulunduğum Real'in fiyatına düşmezsem fiyat farkı vermek zorunda kalacağım hem
de her yerde fiyat garanti görsellerimiz varken (Ankara’da bu fiyat garantisi durumu
üst yönetim isteği ile yeniden başladı) yanı başımızda Real’de daha ucuz fiyatı gören
müşterinin bize gülmemesi işten değil. Hatta etrafta bu fiyat garantisini inandırıcılığı
ile ilgili baya negatif etki yaratır.
O zaman bizim magaza özelinde senden ricam realin fiyatlarına baskı kurdurabilir
misin? 2-3 ay sonra zaten Beğendik olacak ama en azından o süreçte ben bu
ikilemde kalmayalım. Gerekirse bunun bu mağaza özel oluşunu da off the record
tutarız. Yani şu an tedarikçiler biz (…..) tüm paraları verdik bizden size bişey çıkmaz
demeseler ben zaten (…..) arar o fiyat ile ilgili baskımı kurarım ama şu an dümen
sende o yüzden senin desteğin gerekiyor bu konuda.
Ayrıca realdeki ürünler paralel filanda değil LG servisleri kuruyor yani LG Türkiye’nin
malı. Sen nasıl bizi arayıp 1111 fiyat sıkıntı yarattı diyorsan Realin de aynı baskıyı
yemesi ve fiyatını yükseltmesi lazım…”
(122) Belge 54: TEKNOSA’da bulunan 13.11.2014 tarihli, TEKNOSA ve LG yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA: Merhaba, Yorum sizin, ikinci defa uygulama yapılıyor, gerekli aksiyonu
alıyoruz. Ayrıca bu şartlarda 7 kg yi 8 kg nin altında satamayacağımızdan ilgili
siparişimizi iptal ediyoruz. Teşekkürler (Referans gösterilen eposta altta)
‘Merhaba, Bulunduğumuz AVM içerisinde bulunan rakip Firma MM Şanlıurfa’daki
birinci yılına özel Beyaz Eşya kategorisinde kampanya düzenlemiş ve kampanyayı
Billboardlarla duyurmuştur. İlgili görseller ektedir. Bilginize. (TEKNOSA Şanlıurfa
Mağaza sorumlusu)’”
16-37/628-279
29/196
(123) Belge 55: LG’de bulunan 24-25.11.2014 tarihli, Mall of İstanbul LG bayisi ve LG yetkilileri
arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“LG Bayisi: Sayın yetkili, Mall of LG bayisi olarak electronic marketlerin bulunduğu
katta olduğumuzdan dolayı ayni sırada Medimarkt -Teknosa- Vatan -Bimeks vb
mağazaların rekabetleri takdir ederseniz bayi olarak fiyat konusunda bizi zor
durumda bırakmaktadır. Media markt -Teknosaya istinaden en uygun biziz mantığı
ile fiyatları Teknosanın fiyatının altına vermektedir. ve kendi mağazasında özel
fiyatlar vermektedir.
Teknosa -ise Türkiye pazarında en iyi benim diyor ve Media markt mağazalarına
istinaden özellikle uhd tv lerde turuncu etiket üzerinden %5 iskonto yapıyor. ve
bandilli olan ürünleri de hediye veriyor. bu durum karşısında biz lg bayi olarak bu
fiyatları yapamadığımız için müşteri özel fiyat veren yerleri tercih ediyor.
…LG bayisi olarak fiyatların tabiki eşit olarak satılmasını isteriz ama maalesef
rekabetin içinde herkez gücü bünyesinde başa çıkmaya çalışmakta ve güçlü olan
kazanıyor.
…Degerli yetkili sizlerden ricamız sadece fiyat konusunda eşit fiyat belirlemeniz ve
bayi olarak bizlerden iyi hizmet ile satışı sonlandırmamızdır.”
(124) Belge 56: TEKNOSA’da bulunan 20.12.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“TEKNOSA Şube: Merhaba O. AVM içinde yer alan rakiplere yönelik araştırma ve
etiketler aşağıda çıkarılmıştır…(Aşağıda LG TV kutuları bulunmaktadır)
OA: Çok teşekkürler, Gün içinde fiyatlarını takip edelim, müdahale edileceği iddiası
var takipte olalım 2-3 saat sonra tekrar düzelmeyen fiyatları iletirsiniz.
OA: Düzelmezse 20 TL altına verin sizde…”
(125) Belge 57: LG’de bulunan 30.01.2015 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“arkadaşlar merhaba, daha önce de defalarca konuştuğumuz gibi serbest rekabet
kurallarının uygulandığı ülkemizde bizim herhangi bir müşterimize ve/veya
kanalımıza herhangi bir model için belirlenmiş bir fiyattan ürün satması konusunda
zorlama politikamız yoktur. Bu sebeple hiçbir çalışanımızın herhangi bir müşterimize
tavsiye edilen fiyatlardan ürün satılacağı yönünde baskı yapması, fiyat düzelttirmeye
çalışması vb aksiyonlar şirketimizce kabul edilemeyecek bir söylem ve davranış
biçimidir. Bizlerin açıkladığı tüm fiyatlar tüm yazışmalarımızda belirttiğimiz tavsiye
edilen fiyatlardır. Tavsiye ettiğimiz fiyatların altında ve/veya üstünde fiyatlardan ürün
satılması tamamı ile müşterilerimizin ve satış noktalarının insiyatifindedir.
Şirketimizin bu fiyatlara uyulması yönünde hiçbir çabası olamaz. Aşağıdaki bir
müşterimiz ile yapılmış yazışma örneğiniz görebilirsiniz. Sizlere müşterilerimizden
bu yönde bir baskı gelmesi halinde lütfen yazılı olarak aşağıdaki örneğe benzer bir
şekilde cevap verelim…”
(126) Belge 58: LG’de bulunan 05.02.2015 tarihli, TEKNOSA yetkilileri ve LG yetkilileri
arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA: Ulusal Gold bugünün gazete ilanı…İpinizle kuyuya inilmez
yeminle…ilana koydum 1799 yanında 99 TL farkla 2540 diye… tamam yine avantajlı
da tüketici de salak…teknosa 100 TL fiyata geçirip aslında 199 TL farkla veriyor
kablolu soundbar’ı demiycek öyle mi?
LG: Ben bunların yapacağı işe…”
16-37/628-279
30/196
(127) Belge 59: MS’te bulunan 17.02.2015 tarihli, MS ve LG yetkilileri arasındaki “Rekabet
Fiyatları” konulu yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“MS: … bey merhaba bimeks mağazasında bu ürünlerde fiyat farkı var,
müşterilerimizi kaybetmemek için şimdiden destek hakkında bir bilgi alabilirmiyim…
MS: … bey merhaba, LG tv ürünlerindeki fiyatlarımızın Bimeks mağazalarında
fiyatlarının daha ucuz olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumda müşterilerimizin bizi
tercih etmesi için, ekte sunulan stoklarımızdaki modeller dikkate alınarak
satışlarımızın arttırılması için müşterilerimizin lehine bir düzenleme yapılması
gerektiğini düşünüyorum. Bu önerime dair başkaca bir dil içeren 14.02.2015 tarihli
mailimde belirtmek istediğim husus bu olup, hiç bir şekilde başkaca bir fiyat tespiti
şüphesine yol açabilecek niyetimin bulunmadığını belirtmek isterim.
LG: Gönderdiğiniz ekteki fiyatların tamamı bizim kampanya fiyatlarımızla
uyuşmaktadır ve destekleri merkezden girilmektedir…”
(128) Belge 60: MS Ankara Forum AVM Mağazası’nda bulunan 23-24.02.2015 tarihli iç
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“BC: Arkadaşlar merhaba. Aşağıdaki ürünlerden birer adet satma hakkimiz var. LG
tarafında rakiple görüşmeler devam ediyor. Fiyatları değiştirilmeye çalışılıyor. Ben
duruma göre tekrar bilgilendireceğim. Satılan ürünlerin desteğini yarın LG den
onayını alarak kesebilirsiniz. Destekler günlük notta belirtilen satış fiyatıyla aradaki
fark kadar olacak…”
(129) Belge 61: MS’te bulunan 24.02-02.03.2015 tarihleri arasındaki, “Teknosa Fiyatları” konulu
iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“BC: T. selam. Aşağıdaki fiyatlar Teknosa’nın 2 gündür uyguladığı fiyatlar. LG
firması bu ürünlere günde 1 adet Teknosa fiyatına satıldığı zaman destek veriyor.
Bilgine. İyi çalışmalar.
40UB800 1699
42LB620 1299
42LB652 1599
32LB652 1099
49LB620 1749
47LB652 1899
TÇ: geçen hafta LG ile toplantı yaptık. Eğer rekabet olursa stok koruma vereceklerini
söylediler. Dün Teknosa çok agresif fiyatlarla çıktı ve bugünde devam ediyor. Bu
rekabet nedeniyle LG 1 adet ürün için stok koruma veriyor. Daha fazla ciro kaybı
istemiyorum. Sadece 1 adeti nasıl kabul edelim. Toplantımızda konuştuğumuz gibi
tüm stoklarımız için stok koruma vermeliler. Ben bölgemdeki tüm LG tv fiyatlarını
göreceğim. Ve sattığım tüm adetler için stok koruma bekleyeceğim. Vermezlerse,
ben de insertlerde agresif fiyatlar yazacağım, ondan sonra LG rakiplerime sadece 1
adet için stok koruma veririm desin8!!!...”
8 İngilizce orjinalinden Türkçe’ye çevirilmiştir.
16-37/628-279
31/196
(130) Belge 62: LG’de bulunan 04.03.2015 tarihli, bir LG bayisi ve LG yetkilileri arasındaki
“04.03.2015 teknosa ve media markt fiyatlar” konulu yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“LG Bayisi: Merhaba, ilgili magaza fiyat etiketleri ektedir. etiketler az önce alınmıştır.
55UB830..3599
65UB980..7499
49UB830..2899
55LB670..2899
40UB800..1799
65UB950..6499
42LB620..1399
LG: M. Bey merhaba, Rekabet kanunu gereği pazar fiyatlarına müdahale şansımız
bulunmamaktadır. Herkes istediği fiyata satış yapma hakkına sahiptir. Konuyu
bilginize sunar, iyi çalışmalar dilerim. Saygılarımla
LG Bayisi: … selam, Fiyatlar müdahale etmeniz için değil bilgilendirme maksatlı
gönderilmiştir. Kolay gelsin.”
(131) Belge 63: MS’te bulunan 07.03.2015 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TÇ: Merhaba, Vatan bilgisayar tüm tv ürünlerinde çok agresif fiyatları var. Tüm
tedarikçilerle görüşüyoruz. Samsung - Philips den haber bekliyoruz. LG ye
ulaşamıyor ve çok zarar ediyoruz. Yardımcı olmanızı rica ederim.
GS: Merhaba, Lg de hangi ürünlerde fiyat rekabetinde sıkıntı yaşıyoruz?
TÇ: Merhaba, Hemen hemen hepsi vatan sitesindeki fiyatların hepsi mağazada da
uygulanıyor.
…Biraz önce Lg D. ile konuştum B. İle konuşup sıkıntıyı çözdüklerini belirtti.”
16-37/628-279
32/196
I.4.2.2. VESTEL’e İlişkin Belgeler
(132) Belge 64: 30.05.2014 tarihli “Teknosa KEA9Fiyatları” başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“Teknosa için fiyat çalışması aşağıdaki gibidir. Belirtilen perakendeler
bozulmamalıdır.” ifadesi yer almaktadır. E-posta içeriğindeki tablo aşağıda
gösterilmektedir.
Ürün
Kodu
Ürün Adı Perakende Zincir Nakit Alış
(KDV Dahil)
Zincir Marj
20242004 V-Brunch Serisi 1000
Beyaz Çay Makinesi
104,9 (…..) (…..)
Kod yok V-Brunch Serisi 2001
Beyaz Izgara ve Tost
Makinesi
119,9 (…..) (…..)
Kod yok V-Brunch Serisi 1000 Inox
kırmızı Çay Makinesi
139,9 (…..) (…..)
Kod yok V-Brunch Serisi2001
Kırmızı Izgara ve Tost
Makinesi
119,9 (…..) (…..)
(133) Belge 65: 03.09.2014 tarihli “Hepsiburada fiyatları” başlıklı VESTEL çalışanları arasındaki
e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“H için KEA’da perakendeyi bozan özel fiyat mı çalıştınız? Maalesef
bu nokta toplantı esnası dahil müşterilerimizin anında perakende kontrolü yaptığı bir
kanal. Üst üste birçok toplantıda güç durumda kaldık.
Özel perakende çalıştığınız ürünlerin listesini alabilir miyiz rica etsem. Bu fiyatları
sitede düzelttirmemiz gerekiyor. Zincir ürünlerini de daha önceki farklı bir
yazışmamda belirttiğim gibi mümkünse bu kanala açmayalım. Açacaksak da bizim
listemizden pahalıya çıksın. Örneğin 2001 kırmızı tost makinesi 89 TL zincir
standard, aksiyon ve h fiyatı olduğunda zaten limitli olan SKU
sayımızda alternatif yaratma, paket yaratma gibi bir şansımız kalmıyor.”
9 Küçük Ev Aletleri
16-37/628-279
33/196
(134) Belge 66: 08.09.2014 tarihli “TEKNOSA Fiyatları Hakk.” başlıklı VESTEL çalışanları
arasındaki e-posta yazışmalarında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“O.Y: Aşağıda belirtmiş olduğum ürünün toptan fiyatı 3453 TL olmasına rağmen,
Teknosa mağazasında 3099 TL’den satılmıştır. Ürünün faturası ektedir. Bu tarz
fiyatlar, özellikle Teknosa mağazalarıyla aynı cadde üzerinde ya da yakın bölgede
yer alan bayilerimizin satış yapmasını olanaksız hale getirmektedir. LED TV lerimiz
için sunulan diğer perakende fiyatlara da linkten ulaşabilirsiniz.
… Vestel 3d smart- 55pf9090-55 (Söz konusu ürünün uygulama toptan fiyatı 2817
TL, burada 2799 TL olarak belirtilmiş)
… Vestel smart 50pf7175b-50 (Söz konusu ürünün toptan fiyatı 1793TL burada
1799 TL olarak belirtilmiş)
K.Y: Merhaba, Vestel 65PF7575 ürünü Teknosa’da 3799 TL’den satılmaktadır. Ekli
link (ürünün Teknosa web sitesinde fiyatını gösteren link). Teşhir düzen konusunda
bozukluk varsa düzelttirilir ancak ürünün fatura fiyatına müdahale edemeyiz, kasada
iskonto yapılmış olabilir.
Vestel 55PF9090 ürünü internet satışında yoktur.
Vestel 50 PF7175 ürünü 1799 TL’den satılmaktadır. Bu ürün için teşhir düzeltilince
şahsen bilgi verilecektir.”
(135) Belge 67: VESTEL’de bulunan 04-12.09.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
(…..TİCARİ SIR…..)
(136) Belge 68: BİMEKS’te bulunan 02.10.2014 tarihli, BİMEKS ve VESTEL yetkilileri arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:
“BİMEKS: (Görselde Vestel 40PF7120’nin Teknosa’da 1099 TL olduğunu gösteren
broşür var) ????
VESTEL: …Teknosa’dan 1199 TL ye çıkacak. 1099 tl hatalı fiyat, fiyatın gün sonuna
kadar sayfalarında düzelmiş olacağı teyit edilmiştir.
BİMEKS: aşağıdaki web fiyatı ile ilgili devamlı kontrol ediyor olacağız, biz de buna
göre webde fiyat aksiyonlarımızı düzenleyeceğiz.
VESTEL: …bu gibi fiyat bozma durumlarında bize aynı şekilde mail ya da telefon
yolu ile önce bilgi verirseniz biz de müşterilerin fiyatları düzeltmesi için gerekli
aksiyonları alıyor olacağız.”
(137) Belge 69: VESTEL’de bulunan 23.10.2014 tarihli ve “Hepsi Burada 42PF7175 ürünü hk”
konulu iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
(…..TİCARİ SIR…..)
16-37/628-279
34/196
(138) Belge 70: VESTEL’de bulunan 23.10.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
(…..TİCARİ SIR…..)
(139) Belge 71: VESTEL’de bulunan 23.10.2014 tarihli TEKNOSA ve VESTEL arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
(…..TİCARİ SIR…..)
(140) Belge 72: VESTEL ve MS arasında gerçekleşen 28.10.2014 tarihli e-postada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“VESTEL: Sizi arıyorum fakat ulaşamıyorum. Daha önce … görüşmeye geldiğimizde
fiyaşar konusunda bu doğrultuda bir uzlaşmaya varmıştık, daha sonra uygulanmadı.
Dilerseniz sizinle tekrar masaya oturabiliriz fakat şimdilik isteğimizi yerine
getirebilirseniz bizi sevindirirsiniz. (MS’in internet kanalındaki fiyatlarının arttırılması
talep ediliyor)
MS:..Kliksa fiyatın da da düzeltme istiyorum lütfen.
VESTEL: İnternet sitenizde açıkladığınız fiyatlar, spottan Vestel ürünü alıp satan
firmalara (kliksa, hızlıal, webdenal, gittigidiyor, n11 vb) eştir.
Bu sitelerde satılan ürünlere extra destek vermiyoruz, çünkü bu firmalar Vestel’in
yetkili satıcısı değildir, satış kampanyalarını kendileri kurgulamaktadır. Bu sitelerdeki
ürünlere 2 yıl garanti ve montaj ücretli olarak yapılmaktadır.
MM-Vestel işbirliğinde anlaşılan sözleşmeye göre MM Vestel insertlerine inline
olacak şekilde hareket etmektedir, yani 3 yıl garanti ve ücretsiz montaj şartlarında
satış yapılmaktadır. Farklı kampanya kurguları için önceden bilgi verilmektedir. Eğer
spottan alım yapan firmaların fiyatlarına eşdeğer fiyatlar ile satmaya devam
edecekseniz, sitenizde satılan ürünleri de 2 yıl garanti ve ücretli montaj şeklinde
tanımlatacağız. …
İnternet sitenizdeki satışa Vestel insertlerine inline şeklinde kampanyaya dahil
olunacaksa bilgilendirmenizi isterim.
MS: Ok, konuşuyorum ekiple.”
(141) Belge 73: VESTEL’de bulunan 06.11.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“SL: Merhaba, Fiyat bozulan ürünler ile ilgili toplu maili ekte bulabilirsiniz. İlgili
resimleri sıra numarasına göre rar dosyasında bulabilirsiniz. Fiyatların acilen
düzeltilmesi konusunda gereğini rica ederiz. Saygılar.”
16-37/628-279
35/196
(142) E-postanın ekinde ise fiyat bozan perakendecilerin bölgesi, ürün, tarihi, fiyatı, fotoğrafı gibi
detayları içeren aşağıdaki tablolar yer almaktadır.
(143) Belge 74: VESTEL’de bulunan 06-07.11.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“SL: Merhaba, Teknosada şu anda 620 P perakende fiyatı 1999 TL.'dir. Bayi
kanalında toptan fiyatı 1939 perakende fiyatı 2249 TL'dir. Fiyatın acile dzeltilmesi
konusunda gereğini rica ederiz…
…M. Hnım, Fiyat hala aynı…Ne zaman düzelecek?”
(144) Belge 75: VESTEL’de bulunan 07.11.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“SL: Merhaba, MediaMrkt'da 799TL'ye satılan HIZLI 7810TE Çamaşır Makinesinin
toptan fiyatı 944TL'dir. Bu ürünün bayideki perakendesi ise 1099 TL'dir. Fiyatının
düzeltilmesi konusunda gereğini rica ederiz…”
(145) Belge 76: MS Kayseri Mağaza Müdürü tarafından VESTEL yetkililerine gönderilen
07.11.2014 tarihli “Vestel Bayi-Media Markt Kıyaslama” başlıklı e-postada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Sizin ile her ay adetli sipariş çekme talebinde bulunarak çalışmak istiyoruz, ancak
her seferinde rekabetteki fiyatları bildirdiğimizde bizlere sabit fiyat politikanız
olduğunu ve bayiler dahil kimsenin fiyatı bozmayacağı bilgilerini veriyorsunuz.
Bayilerinizden etiket altı fiyatlar verdiğini söylediğimizde bize bunu ispatlamamız
gerektiğini belirtiyordunuz.
…
Şunu merak ediyorum, Vestel Bayi ile aramızda bu kadar uçurum olmasının nedeni
nedir ve nerdeyse her hafta yapılan AHB (Acil hizmet bedeli) uygulamasının neden
bizde de yapılmıyor?”
16-37/628-279
36/196
(146) Belge 77: VESTEL’de bulunan 14.11.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“S.Y. :Media Markt Denizli’de bu ürün yaklaşık 2 aydır bu fiyata satılıyor. Stok eritme
dediler fakat yeni broşür bastırdıklarına göre…olduğu bu dönemde bayilerimiz iyice
zor durumda kalıyorlar.
İ.K: Bu konu herhalde daha önceden de gündeme getirilmiş. Az önce bu maili atan
satış temsilcisiyle de konuştum…İki ay olmuş galiba bunun ilk dile getirilmesinin
üzerinden geçen zaman.
Gereğinin yapılmasını ve sonrasında bilgilendirme yapmanızı önemle rica ederim.”
(147) Belge 78: VESTEL’de bulunan 17.11.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“CT: Kayseri/Forum Media Makette Kasım ayı toptan listemizde 1.317 TL fiyatı olan
42 PF7175 ;1.197 TL den satılmaktadır, Fiyat değişikliği için bilgilerinize…
İK: Aşağıdaki emailde de belirtildiği gibi, MediaMrkt'te bizdeki toptan fiyatının bile
çok altında perakende satış yapılmaktadır. Bu konuda gereğinin yapılmasını,
sonrasında bana raporlayabilmem için bildirilmesini rica ederim…”
(148) Belge 79: VESTEL’de bulunan 17.11.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“YY: Aşağıda açıklamaları bulunan 2 ürün için, Teknosa firması çok düşük fiyatlar
deklare etmiş olup, …ilçesindeki bayilerimiz bu sabah arayıp, rahatsızlıklarını dile
getirmişlerdir. Bayilerimizi ikna etmek konusunda…bu fiyattan bizim sattırdığımıza
inanıyorlar. Fiyatların acilen düzeltilmesi için yardımlarınızı rica ederim…42 PF 7175
için Bizdeki toptan fiyatı 1.317 tl ve perakende fiyatı 1.449 tl olup, hafta sonu ahb
uygulamaları ile 1.399 tl dir…Teknosa şu anda internet sitesinde 1.299 tl den 9 taksit
ile perakende satmaktadır. CMH-XXL 9310 TL için Ürün, şu anda bizim
listelerimizde mevcut değil. Eskiden satmış olduğumuz bir ürün. Bizdeki muadili
EKO 9710 …fiyatı 1.219 tl dir. Teknosa'da CMH XXL 9310 TL urun 899 tl tutar ile
perakende de satılmaktadır…
İK: Aşağıda Y. beyin de belirttiği üzere, toptanı bile 1317 TL olan 42PF7175 Tvmiz
1299 TL'ye perakendede satılmaktadır. Yine Teknosa'da CMH 9310 TL
perakendede 899 TL'ye satılmaktadır. Halbuki bu ürünün muadili olan 9710 TL'nin
toptan…Bu konuyu düzeltmek adına alınacak adımları benimle de paylaşmanızı rica
ederim…”
(149) Belge 80: VESTEL’de bulunan 20.11.2014 tarihli Satış Temsilcisi ile Satış Sorumlusu
arasında gerçekleşen yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“YK: …Teknosa Optimum ve Polatlı mağaza fiyatları ekteki gibidir. Gereğini
bilgilerinize sunarım.
İD: …Teknosa fiyatları ektedir. Yardımlarınızı bekliyoruz…
Sırasıyla Teknosa Vestel Broşür
65PF7575 2.999 TL 3.799 TL
50PF7175… 1.799 TL 1.999 TL
İK: Aşağıdaki ürünlerin bir kısmını bildirmiştim önceden. Gelenlerin hepsini size
iletmem gerekiyor. Aşağıda belirtilmiş ürünlerin fiyatları konusunda gereğinin
yapılmasını rica ederim….”
16-37/628-279
37/196
(150) Belge 81: VESTEL Satış Geliştirme Müdürü tarafından gönderilen 24.11.2014 tarihli
“Mersin Forum AVM Media Markt Fiyatları Hakk.” başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Mersin Forum AVM Media Markt ile Adana M1 AVM ve Adana Optimum AVM’de
ekte fotoğrafları ve aşağıda fiyatları bulunan ürünler ile ilgili acil aksiyon alınması
gerekmektedir.
Fiyatlar düzeltildiğinde geri dönüş yapılmasını önemle rica ederim.”
(151) Belgede VESTEL’in çeşitli ürünlerinin VESTEL toptan satış fiyatı ve MS perakende
fiyatlarını gösteren tablo yer almaktadır. Ürünlerin çoğunda MS perakende fiyatının
VESTEL toptan fiyatının altında olduğu görülmektedir.
(152) Belge 82: VESTEL Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı tarafından gönderilen
24.11.2014 tarihli ve “Teknosa Hareket Planı” başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Bir süredir özellikle Teknosa kanalında münhasır bayilerimizi hatta diğer zincir
mağazaları bile (MediaMarkt ve Bimeks) etkileyecek boyutta kampanya hareketleri
yaşanmıştır. Bugünü milat kabul ederek Teknosa işinin başladığı günlerdeki “tüm
satış kanalları açısından güvenilir perakendeci” konumuna geri döndürmek
zorundayız. Bu konuda Vestel ve Teknosa üst yönetimleri ortak anlayıştadır. Satış
kanalı genişlemesini mevcut işlerimizi bozmadan ilerletmemiz ve tüm kanallarda
büyümemizi sağlıklı şekilde yürütmemiz esastır.
Bu amaçla satıştaki ve sahadaki tüm ekiplerimizin yardımıyla bir düzeltme
(normalleşme) seferberliği başlatıyoruz.
Tüm satış ekibimize ve tüm saha ekiplerimize bu seferberliği duyurup önümüzdeki
üç gün içinde suların durulmasını sağlamak üzere mağazaların ziyaret edilmesini
sağlayalım. … Yarından itibaren üç gün boyunca her gün mesai bitiminde
düzeltmelerle ilgili raporunuzu dinliyor olacağım.”
(153) Belge 83: VESTEL’de bulunan 25.11.2014 tarihli VESTEL ve TEKNOSA arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA: Merhaba, Rakip fiyatlar konusunda bizim kadar hassas değil diye
düşünüyorum. Aralıklı iki taraflı çok hassas biz şu anda satışının tüm formülleri
uyguluyoruz, kuralına göre oynuyoruz. Üst Yönetim bizim fiyatlara gösterdiği
hassasiyeti ilgili rakip içinde göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Saygılarımla.”
(154) Belgenin devamında “price2spy” isimli bir adresten TEKNOSA’ya “fiyat değişikliği tespit
edildi” konulu bir e-posta gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu e-postada TEKNOSA, KLİKSA
ve MS fiyatlarının fiyat değişimlerinin anlık olarak izlendiği anlaşılmaktadır.
16-37/628-279
38/196
(155) Belge 84: TEKNOSA’da bulunan 25-26.11.2014 tarihli, TEKNOSA ve VESTEL yetkilileri
arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“VESTEL: Günaydın C. Bey, Dün konuştuğumuz şekilde tavsiye edilen perakende
fiyatlarının düzeltilmesini rica ediyoruz. İnternet sitenizde yer alan aşağıda
görsellerini paylaştığım ürünlere de ayrıca müdahale edebilir miyiz? Ütü bundlemız
7210 csl ile degll, Akilli seri 9614TE çamaşır makinesiyleydi, onu da düzeltmenizi
rica ediyoruz. (Görselde; 1. Çamaşır Makinesi; Teknosa Fiyat: 899 TL, VESTEL
Tavsiye Fiyat: 1228 TL; 2. Çamaşır Makinesi Teknosa Fiyat: 799 TL, VESTEL
Tavsiye Fiyat: 959 TL)
TEKNOSA: Bugün değişecek…
VESTEL: C. bey, internet sitenizde fiyatlar hala güncel değil, sıkıntı devam ediyor.
Yardımlarınızı rica ediyorum. Sadece 620 X'in fiyatı düzelmiş.
TEKNOSA: Fiyatlar öğleden önce tanımlandı web e import sonrası yansıyacaktır.
VESTEL: Merhaba, Internet sitenizde Buzdolabı fiyatlan haricinde çamaşır
makineleri ve bulaşık makinelerinde bir değişiklik göremiyoruz. Konuyla ilgili
dönebilir misiniz? Teşekkürler.
TEKNOSA: Sadece bu iki ürün mü stok yok zaten sadece teşhirler yoksa tüm bulaşık
ve çamaşırlar mı?
VESTEL: C. Bey, Aşağıdaki ürünlerdir. (Aşağıda muhtelif çamaşır ve bulaşık
makineleri bulunmaktadır)
TEKNOSA: Değiştireceğiz ama diğer TSS rakibimizde örnek 9812 1.299 orda da
gereken yapılması gerekiyor (aşağıdaki tabloda 9812’nin PFT fiyatı 1399 TL).”
(156) Belge 85: VESTEL’de bulunan 02.12.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“SL: Merhaba, 18.10.2014 ve 01.12.2014 tarihleri arasında zincir kanalında
meydana gelen fiyat bozulmalarının detaylı raporu ekteki gibidir…Süreci
netleştirmek gerekirse, bize zincir kanalından düzeltildi bilgisi geldiğinde kontrol
edilerek tablolara işlenmektedir ve bu mail atılmadan önce düzeltilen ve bildirilmeyen
bilgisi var mı diye ilgili kişilerden teyid alınmaktadır.”
(157) Belge 86: VESTEL’de bulunan 27-28.01.2015 tarihli VESTEL ve TEKNOSA arasındaki
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOSA: Merhaba, Ekteki görselde bulunan, rakip firmada 1199 tl ye satılan
çamaşır makinesi bizde 1453 tl'dir. Bu konuyla ilgili ayni maliyeti bize de sağlamanızı
veya fiyatla ilgili bilgi rica ederim. Teşekkürler.
VESTEL: Mağaza bilgisi almam mümkün mü? Hemen müdahale edelim.
TEKNOSA: Media markt mağazası.
VESTEL: Günaydın, mağaza bilgisi derken hangi ildeki hangi MS mağazası
olduğunu öğrenebilir miyim? Biliyorsunuz MS'lerde mağaza bazlı fiyat…edelim.
Teşekkürler.
TEKNOSA: Merhaba, Bize İzmir mavişehir şubemizden geldi görüntü, muhtemelen
oraya yakın bir mağazadan gelmiştir. Teşekkürler.”
16-37/628-279
39/196
(158) Belge 87: VESTEL Satış Müdürü tarafından, Satış Geliştirme Müdürü’ne gönderilen
04.02.2015 tarihli “47PF9090 ürünümüz hk.” başlıklı e-posta yazışmaları aşağıdaki gibidir:
“S.M: www.h internet sitesinde 47PF9090 ürünümüzün perakende
fiyatı 1899 TL’dir. Ürünün bizdeki toptan fiyatı 1999 TL olup, toptan fiyatın bile 100
TL altında perakende satılmaktadır. Bunlara ilave olarak 100 TL world puan, 200
TL’de hediye çeki verilmektedir. Gerekli düzeltme işlemleri için bilgilerinize sunarım.
S.G.M.: …’ya bilgi verelim fiyatı yukarı çeksin. Ürün Teknosa’da 2199’a satılıyor.
Aynı seviyeye çeksin. Aksiyon yapacaksa kapalıdan yapsın.”
(159) Belge 88: MS’de bulunan 07.03.2015 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“TÇ: Merhaba …, Vestel de Top 70 ürünümüz de ayın sonuna kadar Teknosa da
fiyat var. Vestel toplantı da fiyat bozmayım bizim fiyatımız bozulmaz diyordu. Destek
alabilir miyiz
GS: T. Merhaba. Dün Vestel tarafı ile görüştüm teknosanın toplam stoku bu üründe
400 adetten fazla değil ve teşhir için fiyat yapıyorlar. Ürünün devamını da biz
alacağımız için sıkıntı olmayacaktır biz şu anda fiyatımızı koruyarak ilerleyelim
satışta sıkıntı olduğu noktada gerekli baskıyı beraberce kurarız…”
I.4.2.3. PHILIPS’e İlişkin Belgeler
(160) Belge 89: PHILIPS çalışanları arasında gerçekleşen 25.04.2008 tarihli “Fiyat araştırması”
başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“B.O: Aşağıda 22.04.2008 tarihinde alınmış perakende fiyat listeleri bulunmakta.
Teknosa’nın yeni fiyatlara geçmediğine dair şikayetler geliyor. Aşağıdaki müşterilere
bakacak olursak Nerdeyse tüm müşteriler yeni fiyat listesine geçmemiş. Bununla
birlikte çoğunda özel fiyatlarda bulunmakta. Son toplantıda konuştuğumuz gibi, tüm
kanalda paralel tavır içinde bulunmamız gerekiyor. (e-postada yer alan tabloda
muhtelif ürünler için Nisan ayı PHILIPS fiyat listesi ve çeşitli perakendecilerin
perakende satış fiyatları verilmiştir, uygulanan perakende satış fiyatlarının PHILIPS
fiyat listesindeki fiyatlardan düşük olduğu görülmektedir)
M.G: …Bu tabloya göre düzeltilmesi gereken fiyatlar için biz önlem alıyoruz.
O.A: Bu konuyu CMMler ve Bayi onunde tartismak yerine bu maillesmeye bir son
vermeyi ve kendi satis toplantimizda bir yaklasim belirlemeyi teklif ediyorum.”
(161) Belge 90: 07.07.2008 tarihli “fiyatlar” başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“PHILIPS bayisi: ..Fiyatlarımız piyasaya göre ayarladığımızda marjımız kalmıyor
hemde sizlerdende ikazlar alıyoruz. Bu yüzden mümkün olduğunca sizlerin de
tavsiyeleri doğrultusunda işler yapmaya çalışıyoruz. Ama bu seferde fiyatımızın int
ve zincir kanala göre yüksek oluyor satamıyoruz sattığımızı iade alıyoruz. Fiyat
düşürünce de gelirimiz giderimizi karşılamıyor. (e-posta devamında electroworld
fiyatlarının düşüklüğü şikayet edilmektedir)
T.S. (PHILIPS): Aşağıdaki gelen maille ilgili sizden fiyatlarla ilgili acil yardımlarınızı
istiyoruz.
S.G (PHILIPS): Fiyatlardan haberim var. Bugün düzeltildi yarın mağazalardaki
etiketler değişecek. Buna ek olarak bayimizin gönderdiği fiyatlar nakittir. EW’de
Media gibi nakite taksit yok.”
16-37/628-279
40/196
(162) Belge 91: 07.05.2009 tarihli “Madiamarkt bonus 5 taksit fiatı” başlıklı e-postada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“TEKNOMIX: Sizlerle olan toplantımızda istikrar diyorduk. Bhu firma herseyi bozmak
üzerine çalışmalar yapmaktadır. Bu fiat politikası ile mal satılamaz olmaktadır.
Geleceğimizi ipotek altına alıyoruz. Bu fiatlarla oynadığında diğer rakiplere de hak
doğuyor. Lütfen bu uygulamalara yeni seriler ile fırsat vermeyelim. Tüm firmaların
duruşu ileriki günler için ölçü olacaktır.
H.S (PHILIPS): … Beyin maili aşağıda. Lütfen yeni ürünlerde işin başında iken tedbir
alalım. Fiyat hergün bir seviye aşağı iniyor. Yakında korkarım 1999 TL 12 ay taksite
oturacak. Bu şekilde bizim mal sattırma şansımız kalmayacak.
O.A. (PHILIPS): Farklı sebepleri olsa da mutlaka bunu engellemeliyiz, hâklisin.
Kendi adimiz hemen aksiyon alıyor olacağız.”
(163) Belge 92: 12-16.06.2009 tarihleri arasında PHILIPS çalışanları arasında gerçekleşen e-
posta yazışmalarında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“O.A:… bu konu ve bunun gibi piyasadaki bozuk PHILIPS fiyatları sebebi ile Cuma
günü Media Markt tum mağaza müdürleri, … katıldığı bir toplantıda ciddi tartışmalar
yaşadık. Nasıl olacak bilmiyorum bu tür aksiyonları daha koordineli yapmanın bir
yolunu bulmalıyız….
Bu arada bilginiz olsun Cuma günü Hts3568’i aksiyona sokmak durumunda kaldım,
teknosa fiyatları sebebi ile. Bu ürün su an teknosalarda 749tl 10 taksitlli…Ben de
10% nakit düşmeden bu fiyata indirdim. Ama finansmanı nasıl sağlayacağımı
bilmiyorum.
A.U: %10 nakit düşmeden 749, yani nakit indirimiyle 675 TL mi demek?
OA: Normalde taksitli 749 tl ve nakit 675 tl olması gerekliliğine rağmen, ben daha
fazla fiyat dalgalanması olmasın diye nakit 749’a çektirttim..Satıslarına vereceğim
desteği…
O.T: Bizde müşterilerle toplantılarda sorun yaşıyoruz. Aynı şekilde bir faul listesi
ortaya koymak istesek her account için tavsiye dışı durumlar bulabiliriz. Durumun
iyileştirilmesi için bu mail ortamını kullanmaya gerek yok diye düşünüyorum. OPEN
OFFICE in nimetlerinden yararlanalım.”
16-37/628-279
41/196
(164) Belge 93: BİMEKS’te bulunan 11.01.2010 tarihli, BİMEKS yetkilileri ve PHILIPS yetkilileri
arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“BİMEKS: Philips hts3568 ev sinema seti Teknosa’da 749 TL fiyatı revize edebilir
miyiz?
BİMEKS: Lütfen bunu bana açıklar mısın?
PHILIPS: A., kaç tane hts3568 stoğun var?
BİMEKS: 19 adet
PHILIPS: sipariş çalışalım, altından destek vereyim sana, stoğun yok zaten fazla
BİMEKS: bu dediğini açıklama olarak mı algılıyorsun, Teknosa o fiyatı acilen
internetten kaldırabilir mi? Biliyorsun biz yapınca fiyatları kıyamet kopuyor, lütfen
fiyatı düzeltelim…3377’yi bu Teknosa aksiyonuna karşılık 547 TL ya da 499 TL’den
mi ne dersin?
…geçen toplantımızda da konuştuğumuz üzere biz Bimeks olarak oyunu bozan
olmak istemiyoruz ve olmayacağız da. ...bu tür piyasa bozucu hareket yapmak çok
kolay, hele Philips markalı ürünlerde en kolay zira her yerde daha düşük maliyetli
ürün var. mesela geçen hafta Ö. Bey'in ricasıyla Alu Katı meyve sıkacağındaki
fiyatlarımıza müdahale ettik. Ürünü çok daha ucuza piyasadan almamıza rağmen
sizlerin söylediklerine güvenerek hemen hareket ettik ve üzmedik …”
(165) Belge 94: PHILIPS çalışanları arasındaki 16.01.2010 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“H.S: Zincir mağazaların özellikle haftasonu uygulamalarından iyice bıktık. Hafta
içinde zaten ucuz sattıkları ürünlerin fiyatlarını hafta sonları iyice indiriyorlar. …Bizim
artık bayiye söyleyecek sözümüz bitti.Ya işleri artık oluruna bırakmamız gerekiyor.
Fiyat yapmak isteyen zincirler o zaman istediği gibi fiyat yapar ve isteyen
dayanabiliyorsa çalışır isteyende bizimle çalışmaz, yada gerçekten de artık gözle
görülür bir takım tedbirler alınır. … A.Ş. kasım ayında aldığı ve parasını ödediği
stoğundaki şuan mevcut olan 53 adet 42PFL5604 STOĞU İLE SINIRLI BİR
HAFTALIĞINA 1.699 TL K.KARTI TEK ÇEKİM satış yapmak istiyor. Bu konuda ek
bir destek verilemeyecekse de en azından ilişkilerimiz dahada gerilmesin diye onay
istiyor… ”
(166) Belge 95: MS İzmir Beyaz Eşya Takım Liderinin PHILIPS yetkilisine gönderdiği 11.03.2012
tarihli “Vatan fiyat” başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Müdahale etmeni rica ederim. Fiyat bozulacaksa Ben Bozarım.”
(167) Belge 96: MS İzmir Beyaz Eşya Takım liderinin PHILIPS yetkilisine gönderdiği 08.04.2012
tarih ve “İzmir Optimum Karaca Mağazası” başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“İzmir optimum alışveriş Merkezi içindeki Karaca Magazasındaki Philips ürünlerinde
yapmış olduğu %50 ındırım Bızı Inanılmaz Zora Sokuyor. Magazaya Müdahale
etmez ıseniz Bu hafta Magazamdaki Tum Etiketleri %60 indiririm. Bu adam
Yuzunden 2 adet utuyu ıade almak zorunda kaldım. Fc 9220 utu bız 719 tl ye
satarken orası 499 tl Bu Hıc etık degıl (bu sadece bır ornek)
Bırde Bızde endusuk fıyat garantısı olduğunu Hatırlatmak ısterım. Fark var ıse 2 katı
veriyoruz.”
16-37/628-279
42/196
(168) Belge 97: TEKNOSA’da bulunan 17.10.2014 tarihli iç yazışmada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“OC: Aşağıdaki ürünün fiyatını 100 TL yükseltiyorlar internette. Rakiplerde de web
de fiyat yükseltecekler. Ben kapalı devre 100 TL verilmesi için onay aldım. Bunu
yapabilir miyiz?. Teşekkürler (altta verilen linkte Philips 42pfk630912 TV bilgileri
var)”
(169) Belge 98: Özşanal unvanlı perakendecinin Metro broşürü ile ilgili “Soruyorum ben ne
yapayim?” şeklindeki e-postası üzerine PHILIPS çalışanları arasındaki e-posta
yazışmalarında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“HH: Sakın üstüne alınma zincir mağazalarda sürekli yaşadığımız şeyler bunlar
hergün birtanesinden gol yiyoruz. Özşanalda 400 civari kıyma makinesi var ve
aşağıdaki soruya ben cevap bulamıyorum. Ayrıca buay almam gereken 500-600
civarı ürün var. Pazarlama doğal olarak ne zaman çıkacaksınız diye soruyor. Ama
bizde plan verirken 369 perakende ye göre %10 altında fiyat çıkacakmış gibi
veriyoruz. Dün bu mailden sonra izmir de yaptığımız fiyat araştırması sonucunda
M.Markt 289 TL TeknosaBimeks ve Vatan da henüz ürün gelmemiş fakat geldiğinde
farklı tablo olmayacak örneğin Vatan %30 kampanyası neredeyse hergün var. Yani
sorun tek başına Metro veya bir başka zincir değil albirini vur öbürüne peki
geleneksel hele hele distribütör bayisi inanın bana ki artık herşey şeffaf kimin ne
marjı var görüyoruz bu fiyatlarla ürün almıyorlar.
KA: …Klasik olacak ama bziim bilgimiz dışında olan bir insert. Biliyorsun bu tip
ürünlerde asla piyasayı bozacak teklifler vermeyiz.”
I.5. Hukuki Değerlendirme
I.5.1. Bilgisayar ve Konsol Oyunları Pazarındaki İddialara İlişkin Değerlendirme
(170) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”
denilmek suretiyle teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve
kararlar yasaklanmıştır. Madde metninde yasak kapsamında tahdidi olmamakla birlikte
sayılan hallerden biri “mal ve hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet,
kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” şeklindedir.
(171) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca teşebbüsler arasındaki bir anlaşmanın varlığı
bakımından herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır. Rekabet hukuku kapsamında
anlaşma kavramı borçlar hukuku kapsamındaki sözleşme kavramından farklı olarak geniş
yorumlanmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde bu husus açıkça dile
getirilmiş ve “Maddenin amacı bakımından anlaşma, Medeni Hukukun geçerlilik koşullarına
uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma
anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı ya da sözlü olmasının önemi yoktur.” ifadesi ile
ortaya konmuştur.
(172) Yukarıda yer verilen belgelerden görüldüğü üzere 2011 ve 2015 yılları arasında ARAL ile
bilgisayar ve konsol oyunları satışı yapan bazı perakendeciler arasında bazı bilgisayar ve
konsol oyunlarının fiyat seviyesini yükseltmeye (ya da korumaya) yönelik iletişim
bulunmaktadır. Bu nedenle belgelere ilişkin değerlendirmeler her bir perakendecinin ARAL
ile ilişkisini ortaya koyacak şekilde gruplandırılarak ele alınmış ve her bir perakendecinin
ARAL ile ilişkisinin bilgisayar ve konsol oyunları pazarında perakende satış fiyatlarının
yükseltilmesi amacı taşıyan bir uzlaşmayı ortaya koyup koymadığı analiz edilmiştir.
16-37/628-279
43/196
I.5.1.1. DR ve ARAL İlişkisi
(173) Belge 4, 12.11.2011 tarihinde DR ile ARAL arasında gerçekleşen yazışmaları içermektedir.
Belgede DR tarafından, Ataköy Plus Over Game mağazasında Call of Duty mw3 oyununun
fiyatının düşük olduğundan şikâyet edilmekte ve fiyatın yükseltilmesi ya da kendilerinin de
aynı fiyata inmesi talebinde bulunulmaktadır. Bu talebe ilişkin olarak Belge 5’te ARAL
tarafından Ataköy Plus Over Game mağazasında fiyat etiketlerinin doğru olduğu, sadece
oyun kartı olanlara indirim yapıldığı belirtilmiştir. Söz konusu belge ARAL’ın DR’ın şikâyeti
üzerine fiyat kontrolü yaptığını göstermektedir.
(174) DR ile ARAL arasındaki 14.11.2011 tarihli iletişime yönelik Belge 5’te Adana MS
mağazalarında DR mağazalarından düşük fiyata satılan oyunların fiyatlarının yükseltilmesi
talep edilmektedir. Belgeden ARAL’ın Adana MS ile görüştüğü ve fiyatların sistemde
yükseltildiği, fiyat etiketlerinin de düzeltileceği bilgisini DR’ye ilettiği anlaşılmaktadır.
Belgedeki ifadeler DR ve ARAL’ın piyasadaki oyun fiyatlarını yükseltme yönünde ortak bir
amaçla hareket ettiklerini göstermektedir. Ancak MS’ye iletilen talebin piyasadaki
rakiplerinden birinden geldiği konusunda MS’nin bilgisi olup olmadığı söz konusu belgeden
anlaşılamamaktadır.
(175) DR ile ARAL arasında gerçekleşen 08.04.2011 tarihli yazışmaların yer aldığı Belge 6,
DR’nin ARAL’a rakiplerinin düşük fiyatlarını bildirdiğini gösteren bir başka belgedir.
Belgeden DR’nin ARAL’a bildirdiği mağazalardaki fiyatların ARAL’ın bölge sorumlusu
tarafından kontrol edilerek fiyatlara müdahale edildiği anlaşılmaktadır.
(176) DR tarafından 19.10.2012 tarihli Belge 7’deki e-postada ise VATAN’ın tüm ürünlerde
uyguladığı %25 indirimin düzeltilmesi talep edilmektedir. Aynı belgede bu talebin amacı
“Müşterinin özellikle yeni çıkan oyunda %25 indirim görmemesi gerekiyor” şeklinde ifade
edilmektedir. Piyasaya yeni çıkan oyunların fiyatları en yüksek noktada olmakta ve oyun
eskidikçe fiyatı düşmektedir. Bu nedenle DR’nin oyunun satışının en karlı olduğu dönemde
rakiplerin fiyat rekabeti yaratmasının önüne geçmek istediği anlaşılmaktadır.
(177) ARAL’ın, DR’nin VATAN’ın %25 indirim kampanyasına son verilmesi talebine cevabının ne
olduğu belirsizdir. Diğer yandan belgenin konusunu oluşturan VATAN’ın %25 indirim
kampanyasının uygulandığı dönemdeki oyun fiyatları da incelenmiştir. Buna göre VATAN
tarafından %25 indirim kampanyası DR’nin e-postayı ARAL’a gönderdiği 19.10.2012’den
sonra 20-21.10.2012 ile 27-28.10.2012 tarihlerinde devam etmiştir. Belge tarihi
sonrasındaki fiyat hareketleri fiyatların yükseldiğini ortaya koymamakla birlikte, belge içeriği
DR’nin pazardaki fiyatları yapay olarak yükseltme amacını ortaya koymaktadır.
(178) DR ile ARAL arasındaki 23.10.2012 tarihli “aşağıdaki fiyat farkını kontrol ve
düzelttirebilirmiyiz lütfen” başlıklı Belge 8’e konu e-postada DR, NBA2K13 PC oyununun
Bursa CARREFOUR AVM içindeki MS mağazasındaki fiyatının 69,99 TL’den 79,99 TL’ye
yükseltilmesi talebinde bulunmuştur. DR ile ARAL arasındaki 26.11.2012 tarihli e-postayı
içeren Belge 9’da ise DR, Satürn mağazasında Football Manager 2013 PC oyununun 69,99
TL’den satıldığını, aynı AVM içinde bulunan DR mağazasına da aynı fiyatın tanımlanmasını
talep etmektedir. ARAL’ın yanıtı ise “Satürn mağaza ile konuşuldu. Tavsiye edilen fiyata
çekecekler” şeklinde olmuştur. Söz konusu belgeler DR’nin piyasadaki rakip fiyatları takip
ettiğine ve fiyat düşüşü tespit edilmesi halinde ARAL’ın müdahale etmesini sağladığına
yöneliktir. Belgede ARAL’ın müdahalesi sonucunda fiyatın yükseltileceği açıkça belirtilmiş
olmakla birlikte, Satürn’ün talebin rakiplerinden birinden geldiğini bilip bilmediği belirsizdir.
16-37/628-279
44/196
(179) Belge 10’da DR “Rakip fiyatlarda tek günlük kampanyalar dahi aksiyon almaktayız. Bizde
fiyat düşebiliriz, ya da Markafoni’de yeni çıkan çok satan düşük fiyatlarda düzeltme
yapılabilir.” ifadeleri ile fiyat düşüşleri karşısındaki politikasını ortaya koymaktadır. Söz
konusu talebe ARAL’ın cevabının ne şekilde olduğuna ilişkin bilgi elde edilememiştir.
Bununla birlikte diğer belgelerle birlikte değerlendirildiğinde bu belgedeki ifadeler de DR ile
ARAL arasında bilgisayar ve konsol oyunlarının perakende satış fiyatının yükseltilmesine
yönelik iletişim bulunduğunu göstermektedir.
(180) 2013 yılına ait Belge 11 ve Belge 13’te DR ARAL’a rakip mağazadaki fiyatı ileterek, bu
fiyatın yükseltilmesini ya da yakınındaki DR mağazalarında da aynı fiyatı uygulamak
istediğini belirtmektedir. ARAL’ın cevabından ise ilgili mağazalardaki fiyatların kontrol
edildiği ve fiyatların düzeltildiği bir başka deyişle yükseltildiği anlaşılmaktadır.
(181) DR ile ARAL arasında gerçekleşen 28.06.2013 tarihli e-posta yazışmasına konu Belge
14’te yine DR düşük fiyatla satış yapılmasından şikâyet etmekte ve belgede yer alan “Rakip
firmaların kampanya duyurularından bağımsız (gazete reklamı, TV reklamı, web banner,
web sitesi vb.) biz tüm rakip fiyatlarda mutlaka aynı fiyata inmek ya da fiyatın düzeltilmesi
şeklinde çalışıyoruz.” ifadeleri DR’nin çalışma şeklini özetlemektedir. Nitekim DR’nin rakip
fiyatların yükseltilmesine ilişkin yukarıdaki diğer belgelerde yer alan çeşitli tarihlerdeki talebi
ve fiyat yükseltilmesinin ARAL’ın müdahalesi ile gerçekleştirilmesi uygulaması da bu
belgede bahsedilen DR’nin genel çalışma şekli ile örtüşmektedir.
(182) Belge 16’da DR ile ARAL arasındaki 04.10.2013 tarihli yazışmalar yer almaktadır. Bu
yazışmalarda, DR, rakibi olan GOLD’un oyun fiyatlarında indirim yaptığını ARAL’a
bildirmektedir. Ayrıca ARAL’dan müdahalede bulunarak GOLD’a fiyatını yükseltmesini
söylemesini istemektedir. ARAL ile DR arasındaki söz konusu yazışmada:
“DR: … merhaba Gold insertünde PES 2014 Ps3 159 TL bizdeki fiyatı 179,90 TL.
Bu fiyatlar bizim tarafta problem oluyor ve müşteri şikayeti almamıza neden oluyor.
Konuyla ilgili müdahalenizi rica ediyor ya da bizde fiyatları indirmek istiyoruz.
… Bu ürün yine inserte çıkmış bu durumda bizde fiyatlan 159 TL ye düşeceğiz.
Bilginize.
ARAL: İlgileniyorum … Gold'la görüşecek acil fiyatı yükseltmek için sizi
bilgilendireceğim.”
ifadeleri yer almaktadır.
(183) Söz konusu belgeden DR’nin rakibi olan GOLD’un PES 2014 PS3 oyununun perakende
satış fiyatını 20 TL yükseltmesini istediği ve bu fiyat artışının gerçekleşmesi için her iki
perakendecinin de sağlayıcısı konumunda olan ARAL’ın, GOLD’a müdahalede
bulunmasını beklediği anlaşılmaktadır. ARAL’ın ise DR’nin bu talebine olumlu yanıt verdiği
ve GOLD’un ilgili üründe fiyatını 20 TL yükseltmesi yönünde girişimde bulunacağını ifade
ettiği anlaşılmaktadır.
(184) Belgede ARAL’ın GOLD’la gerçekten görüşüp görüşmediği ve GOLD’un bu talebi olumlu
karşılayarak fiyatını yükseltip yükseltmediği hususlarına ilişkin belirlilik bulunmamaktadır.
Bu nedenle GOLD’un ilgili dönemdeki PES 2014 PS satış fiyatları incelenmiştir. GOLD’un
ilgili oyundaki satış fiyatları aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo 5: GOLD’un İlgili Dönemde PES 2014 PS3 Perakende Satış Fiyatları
Ürün Adı Satış Tarihi Perakende Satış Fiyatı (TL)
PES 2014 PS3 (…..) (…..)
PES 2014 PS3 (…..) (…..)
PES 2014 PS3 (…..) (…..)
16-37/628-279
45/196
(185) Yukarıdaki tablodan ürünün satış fiyatının DR’nin ARAL’a Belge 16’da yer alan e-postayı
gönderdiği 04.10.2013 tarihinde (…..) TL’den (…..) TL’ye düşürüldüğü, bu e-postadan
dokuz gün sonra ise fiyatın (…..)’a yükseldiği görülmektedir. 13.10.2013’teki fiyat artışı ile
ürün fiyatı DR’nin istediği (…..) TL seviyesine gelmiş olmaktadır. GOLD’un ürün satış
fiyatlarındaki değişim ARAL’ın e-postada belirtildiği şekilde GOLD’un satış fiyatını artırması
yönünde müdahalede bulunduğuna işaret etmektedir. Bununla birlikte belge özelinde
GOLD’un, fiyat yükseltilmesi talebinin rakiplerinden birinden geldiği konusunda bilgi sahibi
olup olmadığı belirsizdir.
(186) Belge 17’de DR’nin yukarıda yer verilen e-postasına cevaben ARAL’ın:
“… Çok kontrol ediyoruz kimse fiyat bozmasın diye ama bazen böyle kaçaklar
olabiliyor. Gold’da da çok az ürün var fazla mağaza da yok. Zaten başka bir noktada
fiyat indirimi yok kesinlikle.”
ifadesini kullandığı görülmektedir. Bu belge perakendecilerin farklı ve düşük fiyat
uygulamaması için ARAL tarafından da perakende satış fiyatlarının sıkı bir şekilde kontrol
edildiğini ve ARAL’ın DR’ye rakiplerinin fiyat düşürmesi halinde müdahale edileceği
konusunda güvence verdiğini göstermektedir.
(187) ARAL’dan DR’ye gönderilen Belge 30’da ARAL ile DR çalışma şartlarına ilişkin bilgiler yer
almaktadır. Belgede listelenen primler arasında %1 “Rekabet Primi” olduğu görülmektedir.
ARAL, DR’ye verilen bu primin amacını şu ifadeyle açıklamaktadır:
“…Rakip firmaların bizim kontrolümüzün dışında yapmış olduğu fiyat indirimlerine
karşı sizi korumak ve cevap vermeniz için kullanılmalıdır…”
(188) Bu belge ARAL’ın DR’ye rakiplerin fiyat indirimlerini kontrolü altında tutacağını ve kontrol
dışında gerçekleşen bir indirim olması durumunda da DR’yi koruyacağını taahhüt ettiğini
göstermektedir. ARAL’ın diğer perakendecilerin yeniden satış fiyatlarını kontrol altında
tutacağı yönünde verdiği güvence ve hatta kontrol dışı fiyatlar olması halinde DR’nin
zararını sübvanse etmek amacıyla “Rekabet Primi” vermesi, DR’nin fiyat rekabetine
girmesini engellemek amacını taşımaktadır.
(189) Yukarıda değerlendirilen belgeler DR’nin ARAL tarafından ithal edilen bilgisayar ve konsol
oyunlarının perakende satış fiyatının yükseltilmesi amacını ve ARAL’ın da aynı amaç
doğrultusunda DR ile koordinasyon içinde olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, DR ve
ARAL arasında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir
anlaşma olduğu değerlendirilmiştir. Elde edilen bilgiler bu anlaşmanın 2011-2015 yıllarında
devam ettiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, DR’nin fiyat yükseltilmesi taleplerinde
üçüncü taraf olarak yer alan perakendecilerden Ataköy Plus Over Game, MS ve Satürn’ün
ARAL’dan kendilerine iletilen fiyat yükseltilmesi talebinin diğer bir rakipten geldiğini
öngörebileceklerine ilişkin bir bulgu elde edilmemiştir. Bu nedenle ilgili perakendecilerin de
dahil olduğu üçlü bir anlaşmadan söz edilememektedir. Belgelerde yer alan bir başka taraf
olan GOLD’un sorumluluğu ile ilgili olarak ise, aşağıda ayrıca bir değerlendirme yapılmıştır.
16-37/628-279
46/196
I.5.1.2. VATAN ve ARAL İlişkisi
(190) Elde edilen belgeler VATAN tarafından da rakiplerinin fiyatlarının sıkı takip edildiğini ve
düşük fiyat uygulanan ürünlerin fiyatlarının yükseltilmesi amacıyla sağlayıcı ARAL’a
şikâyette bulunulduğunu göstermektedir.
(191) ARAL ile VATAN arasındaki 20.08.2014 tarihli Belge 21’e konu yazışmada TEKNOSA,
GOLD, Hızlıal ve MS’nin PS4 oyunlarında fiyatlarının düşük olduğu ve bu nedenle
kendilerinin satış kaybettiği belirtildikten sonra fiyatların yükseltilmesi için müdahale
edilmesi talep edilmektedir. Belgede ayrıca ARAL’ın kendi internet sitesindeki fiyatları
yükseltmesi gerektiği de ifade edilmiştir. Ancak ARAL’ın VATAN’ın talebine ne şekilde
cevap verdiği tespit edilememiştir. Bu noktada ARAL’ın cevabına bağlı olarak taraflar
arasındaki rekabeti kısıtlayıcı amacın varlığı değişeceğinden bu belge ihlali ortaya koyan
bir belge olarak değerlendirilmemiştir.
(192) ARAL ile VATAN arasındaki 05.12.2014 tarihli Belge 28’e konu yazışmada, VATAN FIFA
15 PS3 ve FIFA 15 XBox oyununun fiyatının kendilerinde 170 TL iken GOLD’da 153 TL
olduğunu belirtip, “Acilen düzelttirir misiniz?” ifadesi ile fiyatın yükselttirilmesini talep
etmektedir. Belgenin ilgili bölümlerine aşağıda yer verilmektedir:
“VATAN: …Gold’la aramızda fiyat farkları mevcut. Bu ürünler bizde yılbaşı
kampanyasına dahil olduğu halde Gold bizden daha uyguna satıyor. Acilen
düzelttirir misiniz?” (Görselde VATAN ve GOLD internet sitelerinin sayfa görüntüleri
yer almaktadır. FIFA15 PS3 ve FIFA 15 XBox oyunu VATAN = 170 TL, GOLD: 153
TL)
ARAL: … %10 indirim yapılmış, %10 indirim oranını siz de kullanabilirsiniz…
VATAN: … %10 indirimli veremeyiz, kar marjımız düşüyor, Gold fiyatlarının
düzeltilmesi gerekiyor…”
(193) Bu belgede ARAL VATAN’ın fiyat yükseltilmesi talebini doğrudan kabul ederek müdahale
edeceğini belirtmemektedir. Aksine ARAL tarafından, bu talebe cevaben VATAN’ın da
GOLD gibi %10 indirim uygulayabileceği belirtilmiştir. VATAN ise kar marjının düşeceği
gerekçesiyle indirim yapmayı reddederek GOLD’un fiyatının yükseltilmesi konusunda ısrar
etmektedir. Söz konusu ifadeler VATAN’ın amacının piyasadaki rekabetin bir sonucu olarak
fiyatların ve dolayısıyla kendi karlılığının düşmesini engellemek olduğunu açıkça
göstermektedir.
(194) Belge 28’de yer alan ifadeler sonrasında ARAL’ın VATAN’ın talebine olumlu yanıt verip
vermediği tespit edilememiştir. Ancak GOLD’dan talep edilen FIFA 15 oyunundaki Aralık
2014 günlük satış fiyatları incelendiğinde, FIFA15 PS3 oyununun fiyatının Aralık ayı
boyunca (…..) TL olduğu anlaşılmıştır. Bu bilgiler GOLD’un 05.12.2014 tarihli internet sitesi
sayfa görüntüsündeki 153 TL satış fiyatını (…..) TL’ye yükselttiğine işaret etmektedir.
16-37/628-279
47/196
(195) 18.11.2014 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen Belge 24’e konu yazışmada yine
GOLD’un “Battlefield 4 Naval Strike” oyununda uyguladığı 27 TL fiyatın düşük olduğu
belirtilmiş, ARAL’ın yanıtı ise “Hemen müdahale ediyoruz…” şeklinde olmuştur. Belgeden
anlaşılacağı üzere, VATAN ARAL’a fiyata müdahale edilmesi yönünde açık bir ifade ile
talepte bulunmasa dahi, sadece fiyatın düşük olduğunun bildirilmesi ARAL’ın müdahale
etmesi için yeterli olmaktadır. Aynı tarihte ARAL ile GOLD arasındaki Belge 25’e konu
yazışmada,
“ARAL: … bu oyunun fiyatı 50 TL olması gerekiyor. Kontrol edip güncelleme
yapabilir misiniz?
GOLD: Müdahale ediyoruz. Teşekkürler”
ifadeleri bulunmaktadır. Bu yazışmalardan anlaşılacağı üzere, GOLD’un 27 TL’ye sattığı
oyun VATAN’ın müdahalesiyle 50 TL’ye çıkarılmıştır. Söz konusu belgelerden VATAN’ın
perakende satış fiyatlarının yükseltilmesi ve fiyat rekabetinin engellenmesi amacının ARAL
tarafından benimsendiği ve ikisinin aynı amaçla koordinasyon içinde olduğu
anlaşılmaktadır. Belgede ARAL, GOLD’a fiyatın 50 TL olması gerektiğini belirtirken, fiyatın
yükseltilmesi talebinin piyasadaki rakiplerden geldiğini açıkça belirtmemiştir.
(196) Belge 31’de yer alan 12-14.01.2015 tarihleri arasında ARAL ile VATAN arasında geçen e-
posta yazışmasında VATAN, KLİKSA fiyatlarının düşüklüğü konusunda ARAL’a şikâyette
bulunmakta ve düşük fiyatların yükseltilmesini istemektedir. Belgedeki ifadelerden ARAL’ın
KLİKSA ile görüştüğünü belirtmesine rağmen fiyatın üç gün boyunca değiştirilmediği ve
VATAN’ın bu durumu takip ederek ARAL’a şikâyetini tekrar ettiği anlaşılmaktadır.
(197) Bu yazışmadan sonra Belge 32’de yer alan ARAL ile KLİKSA arasında geçen yazışma
aşağıdaki şekildedir:
“ARAL: … Yılbaşı kampanyası 5.1.2015 tarihinde sona erdi. Sitende halen
kampanya fiyatları mevcut. Acilen düzeltilmesi gerekmektedir…
KLİKSA: … bugün revize ediyoruz…
ARAL: … eski kampanya fiyatların hala değişmemiş. Hem sizin için satış büyük
zarar, hem de piyasadan tepki alıyoruz…
KLİKSA: …Gecikme için kusura bakma lütfen. Bugün fiyat revizeleri
tamamlıyorum…”
(198) ARAL ve KLİKSA arasındaki yazışma, VATAN’ın fiyat yükseltilmesi konusunda ARAL
aracılığıyla yaptığı müdahalenin pazarda sonuç doğurduğunu ve KLİKSA’nın bu talebi
olumlu karşılayarak fiyatını yükselttiğini göstermektedir. Ayrıca ARAL’ın KLİKSA’ya fiyata
müdahale etme nedeninin rakiplerin tepkisi olduğunu açıkça ifade ettiği görülmektedir.
Dolayısıyla belgeden KLİKSA’nın da rakiplerin fiyat rekabetine girmeme amacına uygun
hareket ederek fiyatlarını yükseltmeyi kabul ettiği anlaşılmaktadır.
(199) Belge 33’te yer alan 12-14.01.2015 tarihleri arasında ARAL ile VATAN arasında geçen
yazışmada şu ifadeler yer almaktadır:
“VATAN: … Bimeksle PC Diablo 3 oyunda fiyat farkı mevcut. Konuyla alakalı dönüş
bekliyorum. (Görselde anılan oyun VATAN = 140 TL, BİMEKS= 120 TL)
ARAL: … Firmaya mail atıldı, bilgine.”
(200) Bu yazışmadan sonra VATAN çalışanları kendi arasında konu hakkında yazışmışlardır. Bu
yazışmada “…Fiyatı takip et. Düzeltilmez ise öğleden sonra tekrar mail gönder ve ara…”
ifadeleri kullanılmıştır.
16-37/628-279
48/196
(201) Belgede adı geçen oyunun Ocak 2015 içindeki günlük perakende satış bilgileri BİMEKS’ten
istenmiştir. Yapılan incelemede 01-13.01.2015 tarihleri arasında 120 TL olan DİABLO 3
ürün perakende satış fiyatının 14.01.2015 tarihinde (…..) TL’ye çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Ürünün fiyatında (…..) TL artış gerçekleşmesi, VATAN’ın ARAL’a fiyatı şikâyet ederek
fiyatın düzeltilmesi konusundaki talebinin, ARAL tarafından BİMEKS’e iletildiğine ve
BİMEKS’in de bu talebi uygulamaya soktuğuna yönelik değerlendirilmiştir. Bununla birlikte
BİMEKS’in kendisine iletilen talebin piyasadaki rakiplerinden geldiği konusunda bilgisi olup
olmadığı bilinmemektedir.
(202) 20.01.2015 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen e-posta yazışmalarını içeren Belge
34’te, VATAN tarafından ARAL’a KLİKSA’nın düşük fiyatlarından şikayet edilmekte,
VATAN’da fiyatı 230 TL olan Dragon Age Inquisition (DAI) adlı oyunun KLİKSA fiyatının
198 TL olduğu belirtilerek “Düzelttirilmesi konusunda acil desteğini bekliyorum”
denilmektedir. Belgede ARAL’ın VATAN’a cevabı “gerekli bilgilendirmeyi yaptım. Bilgi
vereceğim” şeklinde olmuştur. Dolayısıyla VATAN’ın rakibinin uyguladığı düşük fiyatın
yükseltilmesi yönündeki talebine ARAL’ın olumlu cevap verdiği anlaşılmaktadır.
(203) VATAN ile ARAL’ın yazışması sonrasında ARAL’ın KLİKSA’ya gönderdiği 20.01.2015
tarihli Belge 35’e konu e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“…Aşağıdaki linkte bulunan ve diğer tüm ürünler için fiyatlarınızı piyasa fiyatının %10
altına inmemenizi rica ederim. Bu doğrultuda fiyatlarını güncelleyebilir misiniz?...”
(204) Belgeden KLİKSA’nın bu talebe olumlu cevap verdiği ve son kullanıcı fiyat listesi
gönderildiği takdirde tüm ürünlerin fiyatlarını kontrol edeceklerini belirttikleri
anlaşılmaktadır. KLİKSA’dan belgede adı geçen DAI oyununun Ocak 2015’te günlük satış
fiyatları talep edilmiştir. Ancak KLİKSA’dan gelen cevapta bu dönemde ilgili ürünün
satışının olmadığı ve bu nedenle fiyat bilgisi verilemeyeceği belirtilmiştir.
(205) Benzer şekilde 17.12.2014 tarihinde ARAL ile VATAN arasında geçen Belge 29’a konu
yazışmada Hepsiburada fiyatları, 21.11.2014 tarihli Belge 26’ya konu yazışmada ise
fiyatları şikâyet edilerek, bu fiyatlara ARAL’ın müdahale etmesi talep
edilmektedir. Söz konusu şikâyetlere ARAL’ın ne şekilde yanıt verdiği, ARAL’ın bu talepleri
diğer teşebbüslere iletip iletmediği ve şayet iletildiyse adı geçen teşebbüslerin nasıl yanıt
verdiği konularında belirsizlik bulunmakla birlikte söz konusu belgelerin VATAN’ın piyasa
fiyatlarını yükseltme amacını göstermesi bakımından önemli olduğu belirtilmelidir.
(206) ARAL ile VATAN arasında geçen 18.09.2013 tarihli Belge 15’e konu yazışmada “Teknosa
ve Bimeks ile görüşüldü. Yarın hepsinin fiyatı 220 TL olacak. Güncellemeleri yapmışlar.”
ifadeleri yer almaktadır. ARAL’ın VATAN’a rakipleri TEKNOSA ve BİMEKS’in
fiyatlamasında gerçekleştirecekleri değişiklikleri ilettiği ve bu şekilde rakipler arasında
dolaylı bilgi paylaşımı sağladığı ve fiyatın rakiplerde ne seviyede olacağına ilişkin VATAN’a
bilgi verdiği görülmektedir.
(207) Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde ARAL tarafından ithal edilen bilgisayar
ve konsol oyunlarının perakende satışını yapan VATAN’ın ARAL ile oyunların perakende
satış fiyatının yükseltilmesi amacına yönelik bir anlaşma içinde olduğu değerlendirilmiştir.
Bu bağlamda, VATAN ve ARAL arasında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Belge tarihleri dikkate
alındığında bu anlaşmanın 2014-2015 yıllarında devam ettiği belirlenmiştir. Belgelerde
VATAN’ın fiyatların yükseltilmesine ilişkin talepte bulunduğu üçüncü taraflardan
Hepsiburada, Hızlıal, MS ve Happy internet sitesine ARAL’ın müdahalede bulunup
bulunmadığı tespit edilememektedir.
16-37/628-279
49/196
(208) Bununla birlikte ARAL’ın GOLD, BİMEKS ve KLİKSA’ya e-posta göndererek fiyatlarını
yükseltmelerini istediği anlaşılmaktadır. BİMEKS’in Belge 33’teki ifadeleri teyit eder şekilde
ilgili oyun fiyatını 20 TL artırdığı tespit edilmiş olmakla birlikte BİMEKS’in fiyat yükseltme
talebinin VATAN’dan geldiği konusunda bilgi sahibi olup olmadığı bilinmemektedir. Belge
28 ve Belge 25’teki yazışmaların tarihleri dikkate alınarak GOLD’un fiyat hareketleri
incelendiğinde, ARAL’ın fiyat yükseltme talebine GOLD’un olumlu yanıt verdiği
anlaşılmaktadır. Bununla birlikte GOLD’un fiyat yükseltme talebinin rakiplerinden geldiği
konusunda bilgi sahibi olup olmadığı bilinmemektedir. KLİKSA ise hem ARAL’ın fiyat
yükseltme talebine olumlu yanıt vermiş, hem de fiyatını yükseltmesinin piyasadaki
rakiplerinin tepkisi nedeniyle istendiği bilgisini Belge 32’de edinmiştir.
I.5.1.3. TEKNOSA ve KLİKSA’dan Oluşan Ekonomik Bütünlüğün ARAL ile İlişkisi
(209) TEKNOSA ile ARAL arasındaki 13-14.09.2010 tarihli e-postayı içeren Belge 1’deki
yazışmada, TEKNOSA ARAL’a Starcraft 2 oyununun rakiplerdeki fiyatlarının
düşüklüğünden şikâyetçi olmakta ve fiyatlara müdahale edilmezse ürünleri iade edeceğini
belirtmektedir. ARAL’ın TEKNOSA’ya yanıtı,
“…Starcraft 2 oyununun tavsiye fiyatında hiçbir değişiklik bulunmamaktadır. Fiyat
farklılıkları ve promosyon uygulamalarında firmalar kendi marjları ile oynayarak bu
tarz fiyatlar uygulamaktadır. Maalesef bu tarz fiyat farklılıkları sadece Starcraft 2
oyunu için değil tüm oyunlar için her zaman olabilmektedir. Serbest rekabet şartları
gereği fiyat konusunda müdahale edememekteyiz…. Starcraft 2 oyununun
mağazalarınızda olmaması World of Warcraft gece açılışını olumsuz şekilde
etkileyecektir...”
şeklinde olmuştur.
(210) TEKNOSA ise “…104 TL ye bana verdiğiniz oyunu benden daha ucuza alan yerler var ise
World of Warcraft açılışında da olmayalım kardeşim. Teknosa kazıkçı dedirtmeyiz kimseye.
Kaldı ki sizin malları iade edip Bestbuy dan ürün aldırıyorum daha ucuza. Onları satışa
koyarım…” şeklinde yanıt vermiştir. Bu noktada ARAL’ın 2010 yılındaki bu e-postada ifade
ettiği piyasa fiyatlarına müdahale edemeyeceği ve serbest rekabet şartları gereği firmaların
kendi fiyatlarını belirlediği şeklindeki ifadelerinin bir ay sonraya ait Belge 2’deki “…Biz
firmaların kendi aralarındaki bu tip rekabetlerin içinde olmadık ve olmayacağız…”
ifadeleriyle çeliştiğini belirtmek gerekmektedir. Dolayısıyla bu belgedeki ifadelerin ARAL’ın
piyasadaki tutumu ve uygulamalarını yansıtmaktan ziyade, kendisinden fiyat indirimi için
destek isteyen TEKNOSA’ya karşı kullanılan gerekçeler olduğu değerlendirilmiştir.
(211) Belge 1’de TEKNOSA açıkça ARAL’dan rakiplerin fiyatları yükseltmesini istememektedir.
Belgedeki ifadelerin TEKNOSA’nın ARAL’dan daha düşük fiyatla ürün temini sağlamak
adına rakiplerin fiyatlarını bir pazarlık unsuru olarak kullandığı şeklinde de yorumlanması
mümkündür. Dolayısıyla belgenin rekabeti kısıtlama amacı yönünden belirsizlik taşıdığı
değerlendirilmektedir. TEKNOSA’nın ARAL’a doğrudan bir rakibinin fiyatını şikâyet ettiği ve
müdahalede bulunmasını istediği tek belge, Belge 1’dir. Ancak bu belgede ARAL fiyatlara
müdahale edemeyeceğini belirttiği için belgenin TEKNOSA ve ARAL arasında bir
anlaşmanın varlığını göstermediği ifade edilmelidir.
16-37/628-279
50/196
(212) Bununla birlikte TEKNOSA’nın oyun bölümünde çalışan yetkililerin kendi aralarında
yaptıkları yazışmaları içeren 19.06.2014-08.07.2014 tarihli Belge 20, TEKNOSA’nın oyun
pazarındaki rakiplerine karşı tutumu ve oyun pazarındaki fiyatların belirlenme
mekanizmasını açıkça ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır. Belgede;
“…Her iki tablodaki kırmızılılar, en düşük fiyatı işaret ediyor. Yani bir önceki tabloda
Vatan fiyatlarını herkesten aşağıda konumlandırmışken, şu andaki durumda biz
hem Vatan fiyatlarını yukarı çektirerek hem de kendi fiyatlarımızı gerektiği kadar
indirerek tüm rakiplerimizin içinde oldukça iyi bir duruma geldik. Şimdi Vatan’ı
kontrol ettim tekrar, An itibariyle ‘ünlü Vatan İndirimi’ kampanyası varken bile
oyun fiyatlarına dokunmamışlar, bu durumda da bizim tepkimizin etkisini
gösteriyor. Aral ciddi şekilde uyardı. …
…Size aşağıdaki ilk maili gönderdikten ve tespitleri yaptıktan sonra, hem Aral
hem de diğer oyuncular üzerine çalışmaya devam ettik. Şu anda durum
aşağıdaki gibidir, Vatan fiyatları yukarı çekti (hafta sonları yine bozabilir takipteyiz),
biz önemli title larda destek alarak bit miktar marjla oynayarak daha rekabetçi
olduk…
…Oyun yazılım grubunda ana ürünler yaptığım çalışma aşağıdaki gibidir. Tabloda
ilk görüleceği üzere Vatan’ın diğer tüm retaillere göre çoğu üründe düşük olduğu,
Bimeks ve ana rakibimiz D&R’ın ise genel olarak rutin fiyatlandırmaya sadık
kaldığıdır. MM bir iki üründe hareket yapsa da ucuzluk olarak dikkat çekici bir adres
değil…”10
ifadeleri yer almaktadır.
(213) Belgedeki ifadeler göstermektedir ki serbest piyasa koşullarında ve pazarın kendi
dinamikleri çerçevesinde oluşması gereken oyun pazarındaki fiyatlar pazar dışında
belirlenmekte ve TEKNOSA bu işleyişi tedarikçi konumundaki ARAL aracılığıyla
sağlamaktadır. TEKNOSA’da elde edilen bu belge pazardaki fiyatların yükseltilmesinin ne
şekilde sağlandığını ve ARAL’ın bu süreçteki işlevini özetlemektedir. TEKNOSA’nın
müdahalesi ve ARAL’ın uyarılarıyla VATAN’ın oyun ürünlerinde fiyatını yükselttiği ve
oyunları genel indirim dışında tuttuğu anlaşılmaktadır. Belgeden diğer rakipler olarak ise
BİMEKS, DR ve MS’nin takip edildiği anlaşılmaktadır. BİMEKS ve DR’nin “rutin
fiyatlandırma” yaptığı yani farklı ve düşük fiyat uygulamadığı, MS’nin ise sınırlı ve etkisiz
seviyede indirim uyguladığı değerlendirmeleri yapılarak VATAN dışındaki rakiplere
müdahale gereği duyulmadığı ifade edilmektedir.
(214) Söz konusu e-postada yer alan “Vatan fiyatları yukarı çekti (hafta sonları yine bozabilir
takipteyiz)” ifadeleri rakiplerin fiyatının TEKNOSA tarafından sürekli takip edilerek indirim
yapılması halinde müdahalede bulunulduğunu göstermektedir. 2014 tarihli bu belgenin
TEKNOSA’nın ARAL tarafından ithal edilen bilgisayar ve konsol oyunlarında fiyat rekabetini
önlemek ve fiyatların yükseltilmesini sağlamak amacıyla ARAL ile iletişim içinde olduğunu
ve ARAL’ın da TEKNOSA’nın rekabeti kısıtlama amacı doğrultusunda hareket ettiğini
göstermektedir.
10 Vurgu ilgili kısımlara dikkat çekmek için eklenmiştir.
16-37/628-279
51/196
(215) TEKNOSA’nın %100 iştiraki olan ve sadece internet üzerinden satış yapan KLİKSA’nın ise
çeşitli tarihlerde ARAL tarafından fiyatlarını yükseltmesi konusunda uyarıldığı
görülmektedir. Belge 23’te 17.10.2014 tarihinde, Belge 35’te ise 20.01.2015 tarihinde
ARAL’ın KLİKSA’yı, internet üzerinden yapılan satışlarda %10’un üzerinde indirim
yapmaması konusunda uyardığı görülmektedir. ARAL’ın Belge 23’teki e-postada yer alan
“Oyun fiyatlarında web tarafında biliyorsun %10’dan agresif fiyatlar çıkılmıyor.” ifadesinden
mağaza satışları ve internet üzerinden satışlar bakımından farklı bir fiyat politikası
benimsendiği ve internet üzerinden satışlar için en fazla %10 daha düşük fiyat sunulması
konusunda bir uzlaşı olduğu anlaşılmaktadır.
(216) ARAL ile KLİKSA arasında gerçekleşen Belge 32’ye konu yazışmalarda ARAL, 12.01.2015
tarihinde gönderdiği e-posta ile KLİKSA’yı “yılbaşı kampanyası 5.1.2015 tarihinde sona
erdi. Sitende halen kampanya fiyatların mevcut. Acilen düzeltilmesi gerekmektedir.”
ifadeleri ile fiyatlarını yükseltmesi konusunda uyarmaktadır. 14.01.2015’te ARAL tarafından
KLİKSA’ya gönderilen e-postada fiyatların “düzeltilmesi” yani yükseltilmesi uyarısı
tekrarlanmaktadır. KLİKSA’da bu talebe olumlu karşılık vererek fiyatları “revize” edeceği
bilgisini ARAL’la paylaşmış ancak fiyatlarını yükseltmemiştir. Bunun üzerine 16.01.2015
tarihinde ARAL tarafından KLİKSA’ya gönderilen e-postada “…eski kampanya fiyatların
hala değişmemiş. Hem sizin için satış büyük zarar, hem de piyasadan tepki alıyoruz. Dönüş
yaptıktan sonra bilgi verir misiniz?” ifadeleri yer almaktadır. KLİKSA ise bu talebe olumlu
yanıt vermiştir. Piyasadaki diğer teşebbüslerin KLİKSA fiyatından rahatsız olduğunu
ARAL’ın KLİKSA’ya iletmesi ve bunun sonrasında KLİKSA’nın fiyatını yükselteceğini ifade
etmesi KLİKSA’nın da oyun fiyatlarının yükseltilmesi amacı taşıyan ARAL ile koordinasyon
içinde olduğunu göstermektedir.
(217) 28.11.2014 tarihli Belge 27’ye konu yazışmada, KLİKSA ARAL’a GTA V PS4 oyununda
Hepsiburada fiyatına inmek istediğini belirtmekte, ARAL ise Hepsiburada’nın fiyatının
düzelttirileceğini söylemektedir. Görüleceği üzere, teşebbüsün talebinin rakibinin fiyatının
yükseltilmesi olmadığı durumda dahi ARAL’ın tepkisi fiyata müdahale ederek, fiyatın
yükseltilmesi şeklinde olmaktadır. Bununla birlikte bu belgenin KLİKSA hakkındaki ihlal
iddiasını destekler nitelikte olmadığını, ARAL’ın perakende satış fiyatlarının
belirlenmesindeki yaklaşımını ortaya koyduğu için değerlendirildiğini belirtmek
gerekmektedir.
(218) Belge 20 nedeniyle TEKNOSA’nın 2014 yılında ve Belge 23 ile Belge 32 dolayısıyla
KLİKSA’nın 2014 ve 2015 yıllarında ARAL ile bilgisayar ve konsol oyunlarının fiyatının
yükseltilmesine yönelik bir anlaşma içinde oldukları belirlenmiştir.
I.5.1.4. GOLD ve ARAL İlişkisi
(219) 12.10.2011 tarihinde ARAL ile GOLD arasında geçen Belge 3’teki yazışmada GOLD, MS
insertinde yer alan oyun fiyatlarından şikâyetçi olmakta ve müdahale edilmesini
istemektedir. Belgede ayrıca GOLD, düşük fiyat uyguladığında ARAL tarafından mal
vermemekle tehdit edildiğini ifade etmiştir. ARAL ise “düşük fiyatla çıkarsan ürün vermem”
ifadesinin teşebbüslerin fiyat bozmamaları için bir satış taktiği olarak uygulandığını ve bu
tehdit sayesinde oyunun en pahalı olduğu çıkış tarihinde fiyat düşüşü yaşanmadığını
belirtmiştir. Ayrıca belgeden ARAL’ın ürün fiyatını düşüren teşebbüsleri disipline etmek
amacıyla fiyat düşüşünün ilan edildiği insert tarihi boyunca ürün vermediği anlaşılmaktadır.
Bu uygulama ile fiyat düşüşü yapan teşebbüs sadece elindeki stok miktarı kadar ürünü
indirimli fiyattan satabilmekte ve düşük fiyatlı ürüne daha fazla talep olması halinde bu talep
ARAL tarafından karşılanmamaktadır. Bu uygulamanın ARAL’ın kontrolü dışında
gerçekleşen fiyat düşüşünün piyasadaki etkisinin en aza indirilmesine yönelik olduğu
değerlendirilmektedir. Bu belgede ARAL’ın GOLD’a olumlu yanıt verip vermediği
anlaşılamadığından belgenin ihlal iddiasına esas oluşturamayacağı belirtilmelidir.
16-37/628-279
52/196
(220) Aynı belgede yer alan GOLD’un aşağıdaki ifadeleri, piyasadaki fiyat oluşum
mekanizmasının işleyişini anlatması bakımından önemli görülmektedir:
“…Ürünün fiyatı çıktığı gün VATAN ve BİMEKS firmaların kendi bünyelerinde
yaptıkları kampanyalar ile bozulmuştur ve sen yine biz destek vermiyoruz tüm
ürünlere yapıyorlar deyip işin içinden çıkmıştın. Sana soruyorum tekel olduğun bir
üründe tek yetkili dağıtıcısın ve oyun yeni çıkıyor fiyatın bozulmaması en büyük
politikan olmasına rağmen kendi bünyesi içinde yapılmış bir kampanyaya göz
yumman normal mi sonrada biz bozacağız dediğimiz de satış politikanız olan tehdit
unsurunu kullanıyorsunuz…”
(221) GOLD ile ARAL arasındaki 29.09.2014 tarihli Belge 22’ye konu yazışmada ARAL, GOLD’u
Xbox ve Xbox one FİFA 15 oyununda fiyatının yükseltilmesi konusunda uyarmaktadır.
GOLD ise bu uyarıya cevaben “…Başta hepsiburada olmak üzere agresif fiyatlar var. Biz
düzeltiyoruz şimdi. Lütfen onlara da müdahale eder misiniz?...” diyerek fiyatı düşük olan
rakiplere müdahale edilmesini talep etmektedir. Belgeden ARAL’ın “Müdahale ediliyor”
ifadesiyle bu talebe olumlu yanıt verdiği görülmektedir.
(222) GOLD’un rakiplerinin fiyatına müdahale edilmesi yönünde talebini içeren başka bir belge
elde edilmemiştir. Bunula birlikte yukarıda yer verilen Belge 16’da DR’nin GOLD’un fiyatına
müdahale edilmesi talebini ARAL’a iletmesinden sonra GOLD’un fiyatının bu talebe paralel
olarak yükseldiği görülmektedir. Belge 25 ve Belge 28’de de GOLD’un ARAL aracılığıyla
kendisine iletilen fiyat yükseltilmesi taleplerine olumlu yanıt verdiği anlaşılmaktadır.
(223) GOLD’a ilişkin belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde GOLD’un rakiplerinin
fiyatının yükseltilmesi amacıyla ARAL’a talepte bulunduğu ve bu talebin ARAL tarafından
olumlu karşılandığı ve GOLD’un ARAL’ın talebi üzerine kendi fiyatını yükselttiği
anlaşılmaktadır. GOLD’un ARAL aracılığıyla kendisine iletilen fiyat yükseltme talebinin
rakiplerden geldiğine ilişkin bilgisi olup olmadığı ise tespit edilememiştir. Bu bağlamda
GOLD ile ARAL’ın 2013-2014 yıllarında bilgisayar ve konsol oyunlarının fiyatının
yükseltilmesine yönelik bir anlaşma içinde olduğu değerlendirilmiştir.
I.5.1.5. BİMEKS ve ARAL İlişkisi
(224) Belge 19’da BİMEKS ve ARAL arasındaki 27.06.2014 tarihli yazışmalar bulunmaktadır.
Anılan yazışmada TEKNOSA’nın fiyat indirimi yapması, BİMEKS tarafından ARAL’a şu
şekilde şikâyet edilmektedir:
“BİMEKS: Fiyat bozma alışkanlığı bir gelenek oldu sanırım. (yazı devamında
TEKNOSA’nın broşürü ve indirimli fiyatları yer almaktadır)
ARAL: … sadece 4 üründe %10’luk indirim yapılmış olup bizim desteğimiz
bulunmamaktadır.”
16-37/628-279
53/196
(225) Söz konusu belgede BİMEKS ARAL’a doğrudan TEKNOSA’nın satış fiyatlarının
yükseltilmesi talebinde bulunmamakla birlikte, fiyatların düşmesinden duyulan rahatsızlık
BIMEKS tarafından dile getirilmektedir. “Fiyat bozma” ifadesi ile kastedilenin sabit bir fiyat
yerine farklı ve daha düşük fiyatların piyasada yer alması olduğu e-posta içeriğinden
anlaşılmaktadır. ARAL ise söz konusu indirimin sınırlı sayıda üründe yapıldığı ve sınırlı bir
oranda kaldığını ifade etmektedir. ARAL’ın “bizim desteğimiz bulunmamaktadır” ifadesine
ilişkin olarak sektördeki genel bir uygulamayı açıklamakta fayda bulunmaktadır.
Perakendeciler bazı ürünlerde indirim yapacakları zaman ilgili tedarikçiden ekstra indirim
veya avantaj talep ederek, yapacakları indirime tedarikçinin destek olmasını istemektedir.
Dolayısıyla rakiplerde daha düşük fiyatların olması perakendecilerin sağlayıcı
konumundaki ARAL’dan daha fazla destek talep etmesine de yol açabilmektedir.
Yukarıdaki e-postada ARAL’ın BİMEKS’e TEKNOSA indiriminde kendi destekleri
olmadığını açıklaması da indirimi TEKNOSA’nın kendi inisiyatifi ile kendi kar marjını
azaltarak gerçekleştirdiğini göstermektedir. İşbu belgede ARAL BİMEKS’e olumlu bir yanıt
vermemiş, TEKNOSA fiyatlarına müdahale edeceğine yönelik bir ifade kullanmamıştır.
(226) Belge 19’da BİMEKS piyasadaki bozuk fiyatları şikâyet etmekte ve kendisinin fiyatı daha
fazla düşürüp, aradaki farkı ARAL’a fatura edeceğini ifade etmektedir. Bu e-postadaki
ifadelerden fiyat düşürülmemesini sağlamak amacıyla sadece ARAL’ın perakendecileri
değil perakendecilerin de ARAL’ı, fiyat düşüşü nedeniyle oluşan gelir kaybını ARAL’dan
tahsil etmekle tehdit edebildiği anlaşılmaktadır. Bu belge bağlamında BİMEKS’in doğrudan
rakiplerinin fiyatının yükseltilmesini talep etmediği görülmektedir. Dolayısıyla belgenin
BİMEKS’in daha fazla indirim yapmak istediği ancak ARAL’ın buna izin vermediği şeklinde
anlaşılması da mümkündür.
(227) 10.10.2010 tarihinde ARAL ile BİMEKS’in sahip olduğu ELECTROWORLD arasında geçen
yazışmaları içeren Belge 2’de;
“ELECTROWORLD: … herşeyi sizle paylaşarak yapıyoruz ama yine de biz sizden
beklediğimiz desteği alamıyoruz. Yapacağımız 1 günlük gazete ilanı alt tarafı.
Oyunun fiyatını başkaları gibi tek başına bozmuyoruz… millet medal of honor fiyatını
bozmuş çatır çatır satıyor sesimizi çıkartmadık. D&R medal of honorda fiyat bozmuş
yine bir şey demedik, kendileri yapıyor deme, D&R destek olmadan fiyat bozmaz
bunu herkes biliyor…”
ifadeleri ELECTROWORLD’un fiyatla ilgili kararlarını ARAL’ın bilgisi dâhilinde aldığı ve
bunu piyasada “oyunun fiyatını bozmamak” amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.
ELECTROWORLD’un bu e-postasına cevaben ARAL;
“ … belirtmiş olduğunuz firma da diğer oyuncular gibi kendi marjından fedakarlık
yaparak onlara ayak uydurmaya çalışıyor ve kesinlikle o da yanlış yapıyor. Biz
firmaların kendi aralarındaki bu tip rekabetlerin içinde olmadık ve olmayacağız…”
ifadeleri ile teşebbüslerin fiyat rekabetine girmesini istemediğini, rekabetin olmamasını
tercih ettiğini göstermektedir. Söz konusu ifadeler oyunun perakende satış fiyatının
teşebbüslerin tabiriyle bozulması yani düşürülmesinin hem ARAL hem de
ELECTROWORLD tarafından olumsuz karşılandığına işaret etmektedir.
16-37/628-279
54/196
(228) 22.05.2014 tarihinde BİMEKS ile ARAL arasında gerçekleşen Belge 18’e konu
yazışmalarda, BİMEKS’in diğer teşebbüslerin “fiyatı bozmasından” şikâyet ettiğine ve
BİMEKS’in de ARAL’dan destek alarak indirim yapmak istediğine ilişkin ifadeler yer
almaktadır. Ayrıca belgede BİMEKS, kampanya yaptığı dönemde de oyun fiyatlarındaki
düşüşü duyurmamak adına oyun fiyatlarına gazete ilanlarında yer vermediğini
belirtmektedir. Yukarıda ifade edildiği gibi bir perakendecinin indirimli satış yapması halinde
diğer perakendeciler ARAL’dan destek isteyebilmektedir. ARAL’ın BİMEKS’in indirim
yaptığını duyurmamasını istemesinin nedeninin diğer perakendecilerin ARAL’a baskı
yapmasını önlemek olduğu değerlendirilmektedir. Böylece pazarda faaliyet gösteren
rakiplerin indirimden haberdar olup tepki vermesi engellenebilecektir. Ancak bu belge de
BİMEKS ve ARAL’ın fiyat rekabetini kısıtlamaya yönelik olarak birlikte hareket ettiğini
göstermemektedir.
(229) Yukarıda VATAN ile ilgili bölümde yer verilen Belge 33 sonrasında BİMEKS’in fiyatları
incelendiğinde, ilgili oyundaki fiyatının belgedeki ifadelere paralel şekilde 20 TL arttığı
anlaşılmıştır. Bununla birlikte BİMEKS’in fiyat yükseltme talebinin diğer teşebbüslerden
geldiğini bilip bilmediği belirsizlik taşımaktadır.
(230) Bu bölümde yer verilen belgeler incelendiğinde BİMEKS’in ARAL’a rakiplerinin fiyatlarını
yükseltmesi yönünde bir talebinin olmadığı görülmektedir. Bu bağlamda belgelerin BİMEKS
ve ARAL’ın rekabeti kısıtlamaya yönelik bir anlaşma içinde olduklarını ortaya koymak için
yeterli olmadığı değerlendirilmektedir.
I.5.1.6 Bilgisayar ve Konsol Oyunları Pazarındaki Eylemlerin 4054 sayılı Kanun’un 4.
ve 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirilmesi
(231) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlalin tespiti bakımından tarafların
rekabeti kısıtlama amacı taşıyan bir uzlaşma içinde olunduğunun gösterilmesi yeterlidir.
Dosya içeriğinde yer alan belgeler, her bir perakendeci ile ARAL arasındaki anlaşmaların
amacının oyun fiyatlarının yükseltilmesi ve fiyat rekabetinin kısıtlanması olduğunu net bir
şekilde ortaya koymaktadır. Perakendeciler ve ARAL arasındaki söz konusu anlaşmalar
dikey anlaşmalar olmakla birlikte, bazı yönleriyle ilgili perakendeciler arasındaki yatay bir
anlaşmaya benzer niteliktedir. Zira belgelerden her bir dikey anlaşmanın amacının ARAL’ın
Türkiye’de tek yetkili dağıtıcısı olduğu bilgisayar ve konsol oyunlarındaki fiyat rekabetini
kısıtlamak olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu anlaşmalar, -kümülatif olarak bakıldığında-
ARAL tarafından ithal edilen bilgisayar ve konsol oyunları pazarında fiyat rekabetinin
kısıtlanmasına yönelik tek bir ihlale işaret etmektedir. Sonuç olarak, ARAL’ın DR, VATAN,
TEKNOSA, KLİKSA ve GOLD ile tek tek bilgisayar ve konsol oyunları pazarında fiyat
rekabetinin kısıtlanması amacıyla anlaştığı değerlendirilmektedir. Soruşturma taraflarından
BİMEKS bakımından ise bir ihlal tespit edilememiştir.
(232) Bununla birlikte rakip perakendeciler arasında yatay bir anlaşmanın olup olmadığı da
değerlendirilmiştir. Genel olarak bir sağlayıcı ve dağıtıcıları arasında veya bir dağıtıcı ile
sağlayıcıları arasındaki iletişim neticesinde rekabet açısından hassas bilgilerin paylaşımı
ve bu yolla rekabeti kısıtlayıcı anlaşma veya uyumlu eylem ortaya çıkması rekabet hukuku
literatüründe “Hub and Spoke” ya da “A-B-C” anlaşmalar olarak adlandırılmaktadır. Bu tip
uygulamalarda “Hub” ya da “merkez” konumunda olan teşebbüs “spoke” ya da “uydu”
konumundaki teşebbüslerden rekabet açısından hassas bilgileri elde etmekte ve uydu
konumundaki diğer teşebbüslerle paylaşmaktadır.
16-37/628-279
55/196
(233) Birleşik Krallık Temyiz Mahkemesi’ne göre i) A perakendecisi, sağlayıcı B’ye geleceğe
yönelik fiyat bilgisini B’nin bu bilgiyi pazar koşullarını etkilemek üzere kullanabileceğini
öngörerek paylaşması ve ii) B’nin bu bilgiyi C perakendecisine (C’nin bilginin B’ye A
tarafından verildiğini öngördüğü koşulu ile) iletmesi ve iii) C’nin bu bilgiyi kullanarak kendi
gelecek fiyatlarını belirlemesi halinde A, B ve C rekabeti kısıtlayıcı anlaşma veya uyumlu
eylemin tarafı olmaktadır.11 Bu ilişkideki üçüncü teşebbüs olan C’nin rekabeti kısıtlayıcı
anlaşma veya uyumlu eylemin tarafı olarak kabul edilmesi için, C’nin B’den gelen bilginin
(ya da talebin) A tarafından geldiğini öngörüyor olması gerekmektedir.
(234) İşbu dosya kapsamında, rakip perakendecilerin ortak sağlayıcıları aracılığıyla gelecekte
uygulamayı planladıkları fiyatlar gibi rekabete hassas bilgilerini paylaştıklarına ilişkin bir
bulguya ulaşılmamıştır.
(235) Alternatif olarak, A perakendecisinin sağlayıcı B’ye diğer bir C perakendecisinin fiyatlarını
şikâyet etmesi ve sağlayıcının bu şikâyet doğrultusunda aksiyon alarak C perakendecisinin
rekabetçi davranışlarını kısıtlaması da “A-B-C” arası anlaşmalar kapsamında
incelenebilmektedir. Replica Kit kararında Birleşik Krallık Rekabet Temyiz Mahkemesi
(Competition Appeal Tribunal), bir A perakendecisinin sağlayıcı B’ye diğer bir C
perakendecisinin fiyatlarını şikâyet etmesi ve sağlayıcının bu şikâyet doğrultusunda
aksiyon alarak C perakendecisinin rekabetçi davranışlarını kısıtlamasının, hangi koşullar
altında rekabeti sınırlayıcı bir yatay anlaşma sayılacağına açıklık getirmiştir. Mahkemeye
göre, “B’nin aksiyonu nedeniyle C’nin rekabetçi davranışının kısıtlanmasından fayda
sağlayan A, A’nın yaptığı şikâyet ile B’nin C’ye yönelik aksiyonu arasında nedensellik bağı
bulunması halinde, uyumlu eylemin tarafı kabul edilir”12.
(236) Birleşik Krallık Rekabet Temyiz Mahkemesi’nin bu yorumu perakendecinin sağlayıcıya
yapacağı her şikâyetin rekabet ihlali sayılabileceği nedeniyle eleştirilmiş13, konu bir üst
mahkeme olan Temyiz Mahkemesi’ne (Court of Appeals) taşınmıştır. Temyiz
Mahkemesi’ne göre rakibini şikâyet eden A perakendecisinin ihlalin tarafı sayılabilmesi için,
şikâyeti sonrasında sağlayıcı B’nin C perakendecisinin rekabetçi davranışlarını kısıtlayacak
bir aksiyon alacağını öngörüyor olması gerekmektedir. Mahkeme, davada JJB’nin
Umbro’ya rakibi Sports Soccer’ın fiyatını şikâyet ederken Umbro’nun aksiyon almasını
istemiş ve bu aksiyonun Umbro ve Sports Soccer arasında fiyat anlaşması olacağını
öngördüğü tespitinde bulunarak, bu koşullar altında JJB’nin sorumluluktan
kaçamayacağını belirtmiştir.14
11 Case Nos 2005/1071, 1074 and 1623 Argos Limited and Littlewoods Limited v Office of Fair Trading and
JJB Sports Plc v Office of Fair Trading [2006] EWCA Civ 1318, para. 141
12 Cases 1021/1/1/03 and 1022/1/1/03 JJB Sports plc v Office of Fair Trading; Allsports Limited v Office of
Fair Trading [2004] CAT 17, para 666
13 Odudu, Okeoghene (2011) Indirect Information Exchange: The Constituent Elements of Hub and Spoke
Collusion, European Competition Journal, 7:2, 205-24, s. 208
14 Case Nos 2005/1071, 1074 and 1623 Argos Limited and Littlewoods Limited v Office of Fair Trading and
JJB Sports Plc v Office of Fair Trading [2006] EWCA Civ 1318, para 86
16-37/628-279
56/196
(237) İngiliz mahkemeleri tarafından kabul edilen testin dosya konusu iddialar bakımından önemli
olduğu belirtilmelidir. Zira yukarıda değerlendirilen belgelerden görüleceği üzere DR,
VATAN, TEKNOSA, KLİKSA ve GOLD, rakiplerini fiyatlarının düşük olduğu gerekçesiyle
ARAL’a şikâyet etmekte ve rakiplerinin fiyatının yükseltilmesi konusunda ARAL’dan
müdahalede bulunmasını talep etmektedir. Bu doğrultuda teşebbüslerin şikâyetlerinin
neticesinde ARAL’ın doğrudan müdahale etmesini talep etmeleri, müdahalede
bulunabileceğini öngördüklerini ortaya koymaktadır. Bu noktada, sağlayıcı tarafından
fiyatına müdahalede bulunulan üçüncü tarafın fiyat yükseltilmesi talebinin piyasadaki
rakiplerinden geldiğini bilip bilmediği ya da bunu öngörebilmesinin mümkün olup olmadığı
önem taşımaktadır. Bu tespitin yapılabileceği tek teşebbüs KLİKSA’dır. Zira Belge 32’den
anlaşıldığı üzere KLİKSA, ARAL’ın piyasadan alınan tepkiler nedeniyle fiyatını
yükseltmesini istediği bilgisine sahip olup bu talebe uymuştur. Ancak diğer belgelerin
hiçbirinde üçüncü tarafın ARAL tarafından iletilen fiyat yükseltilmesi talebinin pazardaki
rakiplerinden geldiğini bildiği ya da öngörebileceği tespit edilememiştir. Bu bağlamda dosya
kapsamında elde edilen belge ve bulguların rakip perakendeciler arasında dolaylı bir
iletişim olduğunu tespit etmek noktasında yeterli olmadığı dolayısıyla pazardaki iletişimin
rakipler arasında yatay bir anlaşma seviyesine ulaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(238) Yapılan inceleme ve değerlendirmeler ışığında,
- DR ve ARAL’ın 2011-2015 yıllarında,
- VATAN ve ARAL’ın 2014-2015 yıllarında,
- TEKNOSA ve ARAL’ın 2014 yılında,
- KLİKSA ve ARAL’ın 2014-2015 yıllarında,
- GOLD’un 2013-2014 yıllarında
ARAL tarafından ithal edilen bilgisayar ve konsol oyunlarının satış fiyatının kontrol altında
tutulması ve fiyat düşüşü olması halinde yükseltilmesi amacıyla anlaştıkları tespit edilmiştir.
(239) Bilindiği gibi 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca aynı maddede sayılan dört şartı
sağlayan anlaşmaların 4. maddenin yasaklayıcı hükmünden muaf tutulması mümkündür.
Teşebbüslerin malların alım ya da satım şartlarını etkilemeye yönelik anlaşma ve uyumlu
eylemleri rekabet hukukunda açık kısıtlama sayılan hallerdendir. Bu amaca yönelik bir
anlaşma veya uyumlu eylemin malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında
yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması sonucunu
doğurmayacağı kabul edilmektedir. Bu bakımdan soruşturma kapsamında tespit edilen
eylemlerin fiyat rekabetini önleme amacı taşıması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde sayılan şartlardan ilkini karşılamadığı açıktır.
(240) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden bir anlaşma ve/veya uyumlu eylemin muafiyet
alabilmesi için sayılan şartların tamamını bir arada sağlaması gerekmektedir. Dolayısıyla
bu şartlardan herhangi birinin sağlanmadığının ortaya konması halinde muafiyet
değerlendirmesi bakımından diğer şartların incelenmesi gereği ortadan kalkmaktadır.
Sonuç olarak, soruşturmaya taraf teşebbüsler arasında varlığı tespit edilen anlaşmanın
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartları sağlamadığı ve bu nedenle muafiyet
alamayacağı değerlendirilmiştir.
16-37/628-279
57/196
I.5.2. Tüketici Elektroniği Pazarındaki İddialara İlişkin Değerlendirme
I.5.2.1. LG ve Perakendeciler Arasındaki Belgelerin Değerlendirilmesi
(241) TEKNOSA’da bulunan 08-09.10.2012 tarihli Belge 36’da bir müşterinin LG markalı
televizyondan üç adet istemesi üzerine MS’nin söz konusu televizyonu 200 TL daha ucuza
sattığının tespit edildiği, TEKNOSA’nın bu durumu LG’ye ilettiği, LG’nin ise "Desteğe
ekliyorum. Bu fiyat devam etmeyecek.” şeklinde cevap vererek talep edilen miktar için
TEKNOSA'nın vereceği düşük fiyata destek vereceği anlaşılmaktadır. Belge sadece
TEKNOSA’ya verilen desteğe ilişkin değerlendirilmiş olup taraflar arasında rekabeti
kısıtlayıcı bir amacı gösterir nitelikte bulunmamıştır.
(242) 15.10.2012 tarihli Belge 37’de TEKNOSA’nın Samsun’da bulunan bir mağazası aracılığıyla
söz konusu mağazaya oldukça yakın konumda bulunan VATAN mağazasında “LG
42LM640 DVB-S FHD 3D LED LCD TV + 4 Gözlük” ürününün fiyatının düşük (1799 TL)
olduğunu tespit ettiği ve LG’ye bu durumu “Saat 4 'e kadar dönüş bekliyorum. Bende
düşmek durumundayım.” ifadeleriyle aktardığı görülmektedir. LG’nin fiyatı gösteren bir
fotoğraf istediği ve akabinde verdiği “Ok. Hemen ilgileniyorum.” şeklindeki cevaptan ise
LG’nin duruma müdahale etmek istediği anlaşılmaktadır. Ancak belgede LG’nin VATAN ile
gerçekten görüşüp görüşmediği ve VATAN’ın bu talebi olumlu karşılayarak fiyatını yükseltip
yükseltmediği hususlarına ilişkin belirlilik bulunmamaktadır. Bu nedenle VATAN’dan
“VATAN Samsun Bulvar Mağazasında LG42LM640 DVB-S 3D LED TV +4 Gözlük
ürününün 10-30.10.2012 tarihlerindeki günlük KDV dahil Perakende satış fiyatı fiyatları”
talep edilmiştir. VATAN tarafından gönderilen bilgilerde VATAN’ın ilgili dönemdeki
satışlarının aşağıdaki gibi olduğu belirtilmiştir:
Tablo 6: VATAN’ın 2012 yılı Ekim Ayı LG42LM640 Ürünü Samsun Satış Bilgileri
Tarih Kod Ürün Miktar Fiyat (TL)
13.10.2012 42LM640S LG 42LM640S 3D LED TV 107 cm FULL HD,400 HZ, DLNA, 4xHDMI,USB,Wİ-Fİ,HD Uydu
(…..) (…..)
12.10.2012 42LM640S LG 42LM640S 3D LED TV 107 cm FULL HD,400 HZ, DLNA, 4xHDMI,USB,Wİ-Fİ,HD Uydu
(…..) (…..)
(243) Yukarıdaki tablodan VATAN’ın söz konusu belgenin tarihi olan 15.10.2012 sonrasında
Ekim ayında başka bir satış yapmadığı, ayrıca söz konusu tarih öncesinde aynı ayda
yaptığı satışlara ilişkin fiyatların ise belgede yer verilen fiyat ile örtüşmediği görülmektedir.
Bu bağlamda, LG’den VATAN’a fiyat konusunda bir müdahale gelip gelmediği tespit
edilememektedir.
(244) TEKNOSA’da bulunan 16.10.2012 tarihli Belge 38’de, TEKNOSA'nın MS'nin İzmir
mağazasında bir LG ürünü için ileri bir tarihte uygulayacağı fiyat hakkında aldığı bilgiyi
LG'den teyit etmek istediği buna karşılık olarak LG'nin "Önümüzdeki hafta doğum günü
varmış mağazanın. Dip maliyetleri 1799'un üzerinde. 1899 yapabilirler." şeklinde cevap
verdiği görülmektedir. Ayrıca belgeden LG'nin fiyat hakkında bilgi edinmesi durumunda
bunu TEKNOSA ile paylaşacağı da anlaşılmaktadır.
(245) TEKNOSA’da bulunan 18-19-22.10.2012 tarihli Belge 39’da MS’nin LG markalı bir
televizyonu TEKNOSA’dan 200 TL daha ucuza sattığı, TEKNOSA’nın bu durumu "Genelde
bu fiyata mı geçelim? ifadesiyle LG’ye bildirdiği, LG’nin ise "Desteğe ekliyorum. Fiyat 3499
olacak heryerde olduğu gibi.” yanıtını vererek MS fiyatına müdahale edeceği
anlaşılmaktadır. Diğer yandan, LG'nin MS fiyatına müdahale edip etmediği tespit
edilememektedir. Bu nedenle belge taraflar arasındaki rekabeti kısıtlayıcı amacı ortaya
koyar şekilde değerlendirilmemiştir. Ancak belge TEKNOSA'nın LG üzerinde fiyat düşürme
baskısı kurabilme gücünü göstermektedir.
16-37/628-279
58/196
(246) TEKNOSA’da bulunan 21-22.10.2012 tarihli Belge 40’ta TEKNOSA'nın LG marka bir
televizyonun MS'te daha düşük fiyatla satıldığını tespit etmesi üzerine durumu "Her
Pazartesi ayni şeyleri konuşmaktan sıkıldım, Benzer aksiyonları bizde de göreceksiniz."
ifadeleriyle LG'ye bildirdiği görülmektedir. LG bu duruma,
"Bende sıkılıyorum, keşke daha yaratıcı şeyler konuşabilsek enerjimizin en yüksek
olduğu Pazartesi günleri. Ben kendimi senin yerine koyup tüm iyi niyetimle, elimden
gelen en hızlı şekilde her türlü durumla mücadele etmeye çalışıyorum. Ama sen de
bu tarafa hak ver. Yüzlerce satış noktası var, bir mağazadan bir etiket gönderiyorsun
gereği de yapılıyor. Çıkan insert'lerin tamamını match edip arkasından sürekli sizin
de duyuru yapmanız için urun arıyorum. Burada kampanya duyurumu olsun, adet
alokasyonu olsun her konuda gözler ilk hep bende. Her konuda önceliklisiniz.
Stratejik toplantılarımızda başka hiçbir kanala bakan kimse yok sadece ben varım.
Biz elimizden geleni yapmaya devam edelim, siz de bizim niyetimizden
şüphelenmeyin.”
şeklinde yanıt vermektedir.
(247) Belgeden TEKNOSA’nın LG’yi MS'nin yaptığı gibi fiyatı düşürmekle tehdit ettiği
anlaşılmaktadır. LG'nin verdiği cevaptan ise TEKNOSA'nın LG nezdinde öncelikli bir
konuma sahip olduğu görülmektedir. Buna karşın, "Çıkan insert'lerin tamamını match edip
arkasından sürekli sizin de duyuru yapmanız için urun arıyorum" ifadesinde yer alan
"match etmek"ten tam olarak neyin (rakip fiyatının yükseltilmesinin mi yoksa satış desteği
vererek benzer indirimin TEKNOSA tarafında da yapılmasının sağlanması mı) kastedildiği
anlaşılmamaktadır. Diğer yandan "... bir mağazadan bir etiket gönderiyorsun gereği de
yapılıyor." ifadesinin fiyatlara müdahale edildiği anlamında kullanılabileceği
değerlendirilmektedir.
(248) TEKNOSA’da bulunan 08.11.2012 tarihli Belge 41’de TEKNOSA'nın MS'nin Bahçelievler
şubesinde bazı ürünlerde düşük fiyat uygulamasından şikâyetçi olduğu ve bunu LG'ye
bildirdiği, LG'nin ise söz konusu mağazanın doğum günü olduğu ve ellerinde sınırlı sayıda
ürün bulunduğu şeklinde açıklama yaptığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık TEKNOSA'nın
verdiği "Bende 100tl teknosacard hediyeli insert çıkayım o zaman fiyatları bozmadan olur
mu?" şeklindeki tepki ve LG'nin "Ben fiyat bozmamışlar demedim ki. Olabilecek en zararsız
ürünlerde 15 stokla doğum günü yapmaya çalışıyorlar dedim. Daha ne kadar yönetelim ki
bu işi. Yazık günah değil mi sadece bizim devam edeceğimiz 42LM615 fiyatına şu 50 TL
farklı 15 adet için müdahale edersek?" cevabından LG’nin TEKNOSA’nın desteklemesiyle
fiyatları belirli düzeyde tutmak istediği, ”fiyatın bozulmaması” için pazardaki fiyatları
yönetmeye çalıştığı ve bazı durumlarda fiyatlara müdahale ettiği anlaşılmaktadır.
(249) TEKNOSA’da bulunan 09.11.2012 tarihli Belge 42’den, TEKNOSA'nın “ fiyat düşmedi
hediye çeki veriyorlar geyiği yapıyorsunuz. Madem öyle bizde 'Teknosa Hediye" çeki verip
aynı fiyatı yapıyoruz. Hediye çekinin tüm maliyetini karşılıyorsunuz." ifadesiyle bir rakibin
hediye çeki vermesi üzerine benzer bir kampanya yapıp tüm indirimi LG'nin karşılamasını
talep ettiği, LG'nin ise "Ben öyle bir laf etmedim başkası ile karıştırıyor olabilir misin? Geyik
yok. Hediye çeki = Fiyat kabul ediyorum. Bimeks bunu çıktıysa aynisini yaparız. OK”
ifadeleriyle bunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu belge bir kez daha TEKNOSA-
LG ilişkisinde pazarlık gücü yüksek olan tarafın TEKNOSA olduğunu göstermektedir.
16-37/628-279
59/196
(250) TEKNOSA’da bulunan 26.11.2012 tarihli Belge 43’den TEKNOSA’nın LG 50PM6900 LED
televizyon fiyatının VATAN’ın internet sitesinde düşük olduğunu LG’ye bildirdiği ve
TEKNOSA’nın da söz konusu düşük fiyatı uygulayacağı buna karşılık olarak LG’den destek
beklediği anlaşılmaktadır. LG tarafından verilen “…Darty 1 gün fiyat yaptı diye size 5 gün
yaptırdım ama fiyatımız 2199, gün içerisinde görürüz zaten. Lütfen fiyatı 2199 yapalım.
1699’a göre destekleyemem daha fazla.” şeklindeki cevaptan TEKNOSA’nın LG karşısında
önemli bir pazarlık gücü bulunduğu ve LG’nin söz konusu perakendeciden gelen talepleri
karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu noktada, LG’nin düşük fiyattan satış yapması için
TEKNOSA’ya destek vermesi veya VATAN fiyatının artırılması şeklinde iki seçeneği olduğu
görülmektedir. “Fiyatımız 2199, gün içerisinde görürüz zaten” ifadesi LG’nin maliyetli olan
ilk tercih yerine ikinci seçeneği uygulayarak VATAN’ın fiyatlarının artırılması yönünde
müdahalede bulunacağına yönelik değerlendirilmektedir. Ancak, VATAN’ın uyguladığı
fiyatın artıp artmadığı15 ve artması durumunda söz konusu artışın LG müdahalesi ile mi
gerçekleştiği hususunda bir tespit yapılamamaktadır.
(251) TEKNOSA’da bulunan 15.11.2013 tarihli Belge 44’te TEKNOSA’nın rakipleri VATAN,
BİMEKS ve MS’in iki adet üründe (47la860 ve 55la860) fiyatı düşürdüğünü tespit ettiği, söz
konusu ürünler için LG’ye fiyatları yükseltme sözü verdiği ve fiyatları yükselttiği ancak
ürünlerden birinin (55la860) söz konusu rakiplerdeki fiyatının yükselmemesi nedeniyle fiyatı
(altı saat bekledikten sonra) düşürdüğü anlaşılmaktadır. Fiyatı yükselen ürün açısından ise
fiyatın LG müdahalesi ile mi yükseldiği tespit edilememektedir. Söz konusu belgenin daha
sağlıklı değerlendirilebilmesi amacıyla VATAN, BİMEKS ve MS’den “LG 47LA860 ve
55LA860 ürünlerinin 10-20.11.2013 tarihlerindeki duyurulan günlük KDV dahil perakende
satış fiyatı” talep edilmiştir. Bunun üzerine VATAN söz konusu ürünlerden belirtilen
tarihlerde internet mağazasından satışlarının bulunmadığını ve 2015 yılı öncesinde internet
ilanlarının kayıt altına alınmadığını, internet sitesinde hangi ürünü hangi fiyata sattıklarının,
ancak o gün ilgili ürünün satışı yapılmışsa bulunabildiğini belirtmiştir. Bu gerekçeyle söz
konusu ürünlerde istenen tarihe ilişkin bilgi sunulmamıştır.
(252) MS tarafından iletilen bilgilerde söz konusu ürünlerin talep edilen dönemdeki fiyatları
aşağıdaki gibidir:
15 VATAN’dan “LG 50PM6900 kodlu LED TV’nin 01.11.2012-30.11.2012 tarihlerinde VATAN internet
mağazasında duyurulan günlük KDV dahil perakende satış fiyatı” talep edilmiştir. Bunun üzerine VATAN söz
konusu ürünlerden belirtilen tarihlerde internet mağazasından satışlarının bulunmadığını ve 2015 yılı
öncesinde internet ilanlarının kayıt altına alınmadığını, internet sitesinde hangi ürünü hangi fiyata
sattıklarının, ancak o gün ilgili ürünün satışı yapılmışsa bulunabildiğini belirtmiştir. Bu gerekçeyle söz konusu
ürünlerde istenen tarihe ilişkin bilgi sunulmamıştır.
16-37/628-279
60/196
Tablo 7: MS’nin 10-20.11.2013 Tarihlerindeki LG 47LA860V.APD Ürünü Satış Bilgileri
Tarih Ürün Adı Mağaza Adı Satış Fiyatı (KDV dahil)
10.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
10.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 4 (…..)
10.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 7 (…..)
11.11.2013 47LA860V.APD Media Ankara 4 (…..)
11.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
12.11.2013 47LA860V.APD Media Markt Online TR (…..)
14.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
14.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 3 (…..)
15.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
16.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
16.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 3 (…..)
17.11.2013 47LA860V.APD Media Bursa 1 (…..)
17.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
17.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 3 (…..)
17.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 5 (…..)
19.11.2013 47LA860V.APD Media Istanbul 3 (…..)
19.11.2014 47LA860V.APD Media Istanbul 5 (…..)
Tablo 8: MS’nin 10-20.11.2013 Tarihlerindeki LG 55LA860V.APD Ürünü Satış Bilgileri
Tarih Ürün Adı Mağaza Adı Satış Fiyatı (KDV dahil)
10.11.2013 55LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
10.11.2013 55LA860V.APD Media Istanbul 3 (…..)
10.11.2013 55LA860V.APD Media Samsun 1 (…..)
11.11.2013 55LA860V.APD Media Markt Online TR (…..)
13.11.2013 55LA860V.APD Media Bursa 2 (…..)
13.11.2013 55LA860V.APD Media Istanbul 13 (…..)
14.11.2013 55LA860V.APD Media Ankara 5 (…..)
15.11.2015 55LA860V.APD Media Ankara 2 (…..)
15.11.2015 55LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
16.11.2015 55LA860V.APD Media Istanbul 1 (…..)
17.11.2015 55LA860V.APD Media Istanbul 5 (…..)
20.11.2015 55LA860V.APD Media Markt Online TR (…..)
(253) MS’nin fiyatlarına ilişkin yukarıdaki tablolardan fiyatın yükseldiği belirtilen 47LA860
ürününün fiyatının belge tarihi olan 15.11.2013’te (…..) TL olduğu ve sonrasında
yükselmediği, yalnızca 17.11.2013’te “Media İstanbul 5” şeklinde adlandırılan mağazadaki
fiyatının (…..) TL olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bahse konu mağazada da söz konusu
ürünün fiyatının 19.11.2013’te (…..) TL’ye düştüğü görülmektedir. Dolayısıyla belge tarihi
itibariyle belgedeki ifadeyle uyumlu bir fiyat yükselişi gözlemlenmemiştir. Diğer yandan,
55la860 ürününde ise 15.11.2013’te (…..) TL olan mağaza fiyatının 17.11.2013’e kadar
değişmediği görülmektedir. Söz konusu ürünün online fiyatlarına bakıldığında
11.11.2013’te (…..) TL olan fiyatın 20.11.2013’te düşerek (…..) TL olduğu görülmektedir.
16-37/628-279
61/196
(254) BİMEKS tarafından gönderilen bilgilerde BİMEKS’in istenen dönemde 47LA860 ürününün
satış fiyatının (…..) TL, 55LA860 ürününü satış fiyatının ise (…..) TL olduğu ve söz konusu
fiyatların değişmediği anlaşılmaktadır.
(255) Teşebbüslerden gelen bilgiler değerlendirildiğinde Belge 44’te yer alan ve TEKNOSA’nın
fiyat yükseltme talebi üzerine LG’nin fiyatlara müdahale ettiği veya fiyatının yükseldiği
belirtilen ürünün fiyatının gerçekten yükseldiği yönünde bir tespit yapılamamaktadır.
(256) TEKNOSA’da bulunan 24-25.03.2014 tarihli Belge 46’da TEKNOSA’nın, rakiplerinin düşük
fiyatları nedeniyle rahatsız olduğu, LG’yi fiyatları daha da düşürmekle tehdit ettiği
anlaşılmaktadır.
(257) TEKNOSA’da bulunan 30.04.2014 tarihli Belge 47’den,TEKNOSA’nın, bir LG bayisinin
küçük ev aletleri kategorisindeki iki adet ürünün düşük fiyatından rahatsız olduğu,
Gebze’deki söz konusu bayinin mikrodalga fırını TEKNOSA’dan 30 TL (%20 oranında),
elektrikli süpürgeyi ise 110 TL (%40 oranında) daha ucuza sattığı, TEKNOSA’nın LG'den
bu fiyatların yükselmesini istediği anlaşılmaktadır. TEKNOSA'nın LG'ye söz konusu
durumu "... Bu fiyatlar devam ediyorsa tüm bağlantı siparişi iptal, ayrıca biz de bu fiyatlara
inip farkı size faturalıyoruz. Acil dön lütfen yarına kadar fiyatlar değişmezse bayide biz bu
fiyatlara inip farkı kesiyoruz." şeklinde ifadesi, TEKNOSA'nın diğer bayilere göre LG
karşısındaki gücünü göstermektedir. Bunun üzerine LG’nin "... İlgili konuyu ilettim ama
değişiklik olmamış. Tavsiye edilen fiyatlar revize olacak." şeklindeki cevabından LG'nin
bayi ile konuştuğu ve bayinin fiyatlarını değiştireceği yönünde bir çıkarım yapılması
mümkündür.
(258) TEKNOSA’da bulunan 18.07.2014 tarihli Belge 48’den TEKNOSA’nın, iki üründe
kendisinden 100 TL ve 300 TL ucuza ürün satan GOLD’u LG’ye şikâyet ettiği, LG’nin ise
"… Merhaba, bir yanlışlık olmuştu düzeltildi oda. Bu fiyatlardan satış yapamayacaklardır.
Bilgine.” şeklinde yanıt verdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu ifadeden GOLD 'un fiyatlarını
değiştirdiği anlaşılmakta ancak, söz konusu fiyat değişikliğinin TEKNOSA'nın şikâyeti
üzerine ve LG'nin müdahalesiyle gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilememektedir.
(259) TEKNOSA’da bulunan 18.07.2014 tarihli Belge 49’da TEKNOSA'nın VATAN'ın Manisa
şubesinde bir televizyonda düşük fiyat uygulamasını LG'ye şikâyet edip destek alarak aynı
fiyattan satış yapacağını bildirdiği, LG'nin ise "... Vatan fiyatları dediğim gibi sabahtan kalma
fiyatlar. Bana ilettiğin noktalara haber veriyoruz fiyat güncellemeleri için. Yani birkaç satış
için onay verelim fakat şu an alınamıyor olması lazım Vatandan. Sen sana talep eden
geldikçe bana iletebilirsen sevinirim." şeklinde cevap verdiği görülmektedir. TEKNOSA'nın
VATAN'ın aynı fiyattan satmaya devam ettiğini belirtmesi ve etiketlerin güncel görselleri
gelene kadar düşük fiyatla satış yapmaya devam edeceğini iletmesi üzerine ise LG "... Ben
bu ürüne sürekli 1899 dan destek olamam …max. Olabileceğim adet 10 dur. O da etiketi
değiştirmemiş mağazalar yüzünden mağdur olmayın diye. Bunun dışında destek olmamı
bekleme lütfen. Vatanın mevcut regular fiyatı 2199 dur." şeklinde cevap vermiştir.
TEKNOSA’nın ise "Sürekli ol demiyoruz, düzelene kadar verdiğimiz satışlar için. Sonuçta
bu fiyata geçmiyor oluşumuz bile bir şey.” ifadesiyle VATAN’ın fiyatları yükselene kadar
LG'den satış desteği alacağı anlaşılmaktadır. Söz konusu belgeden LG'nin TEKNOSA'nın
talebi üzerine VATAN'ın fiyatlarına müdahale etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. LG'nin
VATAN'ın fiyatına müdahale edip etmediği ise tespit edilememektedir.
16-37/628-279
62/196
(260) VATAN’da bulunan 09.08.2014 tarihli iç yazışma niteliğindeki Belge 50’de bir LG ürününün
fiyatının TEKNOSA'da düşük olduğunun tespiti üzerine (…..) tarafından söz konusu fiyattan
satış yapabilmek üzere destek talep edildiği ancak VATAN’da (…..) olduğu anlaşılan diğer
bir çalışanın "... Firma ile görüştük, fiyat düzelmiş rakipte." şeklinde cevap verdiği
anlaşılmaktadır. Söz konusu belgede VATAN’ın LG’ye rakibinin fiyatının yükseltilmesi
talebinde bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca VATAN’ın (…..) Mağaza Müdürü’nün LG’den
aldığı TEKNOSA’nın fiyatı yükselteceği bilgisini Bölge Müdürü ile paylaştığında Bölge
Müdürü’nün "bizim kampanyanın içeriği değişmiş, Rakibi gör, markayı ara, etiketi düzelttir,
fiyatı değiştirme. ..Fırsatı değerlendirmiyoruz." şeklinde cevap verdiği görülmektedir. (…..)
TEKNOSA’nın fiyatının yükseltilmesi karşısında kendi fiyatlarını değiştirmemeyi fırsatı
değerlendirmemek olarak ifade etmesinin bu işleyişten memnuniyetsizlik duyduğuna işaret
ettiği söylenebilir. Ancak bu e-postaya cevaben ilgili VATAN (…..) "destekle alakalı bir konu
o fiyat maliyet altı, adam hatalı fiyat koymuş zaten bunun için üretici arayınca yükseltiyor.”
şeklinde bir açıklamada bulunmuştur. Dolayısıyla söz konusu belgede yer alan “rakibi gör,
markayı, ara, etiketi düzelttir, fiyatı değiştirme” şeklinde özetlenen işleyişin VATAN’ın
stratejisi olarak görülemeyeceği belirtilmelidir. Belge bu uygulamanın gerçekleşip
gerçekleşmediğini göstermemektedir. Ayrıca, TEKNOSA'nın fiyatının değişmesinin
VATAN'ın talebiyle veya LG müdahalesi ile gerçekleşip gerçekleşmediği de
anlaşılmamaktadır.
(261) TEKNOSA’da bulunan 15.08.2014 tarihli iç yazışma niteliğindeki Belge 51’de“50pb690’ı
1799’a yükseltebilir misin? LG ile kriz oldu.” ifadesinden LG’nin 50 inç ekran televizyon için
TEKNOSA’yı aradığı ve fiyatını yükseltmesini istediği, 42 inç ekranlı televizyon (42LB620)
ile ilgili olarak da MS’nin fiyatını düşürdüğü, TEKNOSA’nın ise 1-2 saat içerisinde fiyatın
düzeleceği beklentisiyle fiyatı düşürmemeyi tercih ettiği, en sonunda da rakiplerin fiyatı
yükselttiği anlaşılmaktadır. Aşağıda söz konusu belgedeki yazışmanın tamamına yer verilip
ardından bahse konu fiyat hareketlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği incelenecektir.
“OA: 50pb690’ı 1799’a yükseltebilir misin? LG ile kriz oldu.
CO: tamam yükseltelim ama ilana çıktık…”
“OA: 42lb620 fiyatını 1399 niye yaptın şu an hepsi burada da 1469 fiyat?
CO: rakipler MM’i izledi, MM yaptı fiyatı.
OA: düzeliyor düzeltelim biz de, düzelmezse bakarız 1-2 saat sonra tekrar..
…42 lb620 fiyatını 1469 yapalım, düzeltti millet,
CO: ok yapalım…”
(262) Belgede yer alan ifadeler MS’nin fiyat düşürmesini takip eden diğer teşebbüslerin de fiyat
indirimine gittiğini ancak LG’nin müdahalesi ile fiyatların tekrar yükseldiğini göstermektedir.
Söz konusu belgelere ilişkin olarak TEKNOSA’dan “LG 50PB690 ürününün 10.08-
30.08.2014 tarihlerindeki internet mağazasında duyurulan günlük KDV dahil perakende
satış fiyatı” ve “LG 42LB620 ürününün 10-20.08.2014 tarihlerindeki internet mağazasında
duyurulan günlük KDV dahil perakende satış fiyatı” bilgileri talep edilmiştir. Aşağıdaki
tablolarda TEKNOSA’nın istenen dönemlerde bahse konu ürünlere ilişkin fiyat bilgilerine
yer verilmektedir.
16-37/628-279
63/196
Tablo 9: TEKNOSA’nın 10-30.08.2014 Tarihlerindeki LG 50PB690 Ürünü Satış Bilgileri
Tarih Ürün adı Birim fiyat (TL) Fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 15-18.08.2014 turuncu web
13.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
19.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
20.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
23.08.14 LG 50pb690v dvb-s2/t2/c fhd 3d smart plazma tv (…..) 22-25.08.2014 turuncu web
Tablo 10: TEKNOSA’nın 10-20.08.2014 Tarihlerindeki LG 42LB620 Ürünü Satış Bilgileri
Tarih Ürün Adı Birim Fiyat (TL) Fiyat Listesi
10.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 08-11.08.2014 turuncu web
10.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 08-11.08.2014 turuncu web
10.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 08-11.08.2014 turuncu web
18.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 15-18.08.2014 turuncu web
13.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
14.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
19.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
20.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
20.08.14 LG 42LB620V DVB-S2/T2/C 3D FHD LED LCD TV (…..) 2014 görüntü fiyat listesi
(263) TEKNOSA’nın LG 50PB690 fiyatının 14.08.2014 tarihinde (…..) TL olduğu ve 20.08.2014
itibariyle belgedeki ifadeyle uyumlu olacak şekilde (…..) TL’ye yükseldiği anlaşılmaktadır.
Ancak 19.08.2014’te (…..) TL’lik bir fiyat gözlemlenmektedir. Diğer yandan LG 42LB620
fiyatının 10-20.08.2014 tarihleri arasındaki dönemde (…..) TL olduğu ve yalnızca
13.08.2014 tarihinde (…..) TL fiyat uygulandığı görülmektedir. Bu bağlamda 15.08.2014
tarihli belgedeki “42lb620 fiyatını 1399 niye yaptın şu an hepsi burada da 1469 fiyat?”
ifadesindeki fiyat düşüşünün gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilememektedir.
16-37/628-279
64/196
(264) Ayrıca belgede geçen “rakipler MM’i izledi, MM yaptı fiyatı” ve “42 lb620 fiyatını 1469
yapalım, düzeltti millet” şeklindeki ifadelerden hareketle MS’nin de 10-20.08.2014
dönemindeki LG 42LB620 fiyatlarına bakılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
Aşağıdaki tabloda MS’nin ilgili dönemdeki fiyatları gösterilmektedir:
Tablo 11: MS’in 10-20.08.2014 Tarihlerindeki LG 42LB620 Ürünü Satış Bilgileri
Tarih Satış Adedi Satış Fiyatı (KDV dahil, TL)
10.08.2014 (…..) (…..)
11.08.2014 (…..) (…..)
11.08.2014 (…..) (…..)
11.08.2014 (…..) (…..)
11.08.2014 (…..) (…..)
12.08.2014 (…..) (…..)
12.08.2014 (…..) (…..)
12.08.2014 (…..) (…..)
13.08.2014 (…..) (…..)
13.08.2014 (…..) (…..)
13.08.2014 (…..) (…..)
14.08.2014 (…..) (…..)
14.08.2014 (…..) (…..)
14.08.2014 (…..) (…..)
14.08.2014 (…..) (…..)
15.08.2014 (…..) (…..)
15.08.2014 (…..) (…..)
15.08.2014 (…..) (…..)
16.08.2014 (…..) (…..)
17.08.2014 (…..) (…..)
17.08.2014 (…..) (…..)
17.08.2014 (…..) (…..)
18.08.2014 (…..) (…..)
18.08.2014 (…..) (…..)
18.08.2014 (…..) (…..)
19.08.2014 (…..) (…..)
19.08.2014 (…..) (…..)
20.08.2014 (…..) (…..)
20.08.2014 (…..) (…..)
(265) MS’nin fiyatlarına bakıldığında belgede geçen (…..) TL şeklinde bir fiyatın uygulanmadığı
ancak, 12.08.2014’te (…..) ve 13.08.2014’te (…..) TL’lik fiyatların uygulandığı
görülmektedir. Ayrıca belge tarihi olan 15.08.2014 sonrasında da (…..) TL fiyatına
düşüldüğü anlaşılmaktadır. Söz konusu fiyatlar birlikte değerlendirildiğinde, LG 50PB690
fiyatının belge ile uyumlu olacak şekilde yükseldiği ancak fiyat yükseltmesinde LG’nin
herhangi bir rolünün olup olmadığı bilinmemektedir. LG 42LB620 bakımından ise rakiplerin
fiyatlarının yükseldiğinin ve LG’nin rakip fiyatlarına müdahale ettiğinin tespiti
yapılamamaktadır.
(266) TEKNOSA’da bulunan 22.08.2014 tarihli iç yazışma niteliğindeki Belge 52’de
“…müşterimize gelen mail sonrası fiyat değişikliklerinin düzeltildiği bilgisi alınmıştır…”
ifadesi yer almakta ve yazışmanın ekinde VATAN’ın LG ve Samsung markalı televizyon
fiyatlarını yükselttiği görülmektedir. Ancak, söz konusu fiyat artışının TEKNOSA talebi
üzerine gerçekleşip gerçekleşmediği veya söz konusu sağlayıcıların müdahalesinin
bulunup bulunmadığı tespit edilememektedir.
16-37/628-279
65/196
(267) MS’te bulunan iç yazışma niteliğindeki 20.12.2013 tarihli Belge 45’te yer alan "42LA620
Teknosa da 1649 fiyat göreceksiniz, LG ile görüşüldü bu fiyat öğleye kadar 1699 olacak,
biz de 1699 devam edeceğiz." ifadelerinden, TEKNOSA’nın LG marka bir televizyonu 50
TL ucuza sattığı, MS’nin bunu fark ettiği, konuyu LG ile paylaştığı ve LG’nin fiyatı
yükselttirerek 1.699 TL’ye çıkmasını sağlayacağı ve bu nedenle MS’nin ilgili ürünün fiyatını
düşürmediği anlaşılmaktadır.
(268) MS Ankara Antares AVM Mağazası’nda bulunan 22-23.10.2014 tarihli iç yazışma
niteliğindeki Belge 53’ten MS'nin söz konusu mağazadaki Mağaza Genel Müdür
Yardımcısı’nın aynı alışveriş merkezinde yer alan Real fiyatından şikâyetçi olduğu, bu
durumu başka bir MS çalışanı ile "... Eğer biz destek alamıyorsak en azından rekabetteki
fiyatı yükselttiremez miyiz? Yani bu işin normali bu genelde. Ya biz fiyatı görürüz desteğini
de tedarikçi verir ya da karşı taraf fiyatı yükseltir?" ifadesini de kullanarak paylaştığı ve
LG'nin Real fiyatına müdahale etmesi yönünde talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Karşı
taraftaki Tüketici Elektroniği Ürün Yöneticisi’nin ifadesi ise, piyasada LG fiyatlarına
müdahalenin ne şekilde gerçekleştiğini net olarak özetlemektedir:
"... Real, Carrefour gibi noktalar bizim rakip olarak belirlediğimiz yerlerde değil sen
haklısın eğer rakip de fiyat var ise tedarikçinin ya o fiyatı düzeltmesi ya da bize de
destek oluyor olması lazım. LG özelinde bunu ana rakiplerimizde için
sağlayabiliyoruz bize sattırmadıkları bir fiyattan rakip fiyat yayınlarsa ya fiyat
değişiyor ya da bizim satış kaçırmayacağımız bir yol bulunuyor ama bu noktada
rakip olarak belirlenen noktalar Teknosa, Vatan, Bimeks gibi bizim ana rakiplerimiz."
(269) Buna göre düşük fiyatlı bir teknomarket olduğunda, diğer teknomarketlerin genel olarak iki
seçenek arasında seçim yaptığı, ya kendilerinin de fiyat düşürme amacıyla sağlayıcıdan
destek istediği, ya da rakiplerinin fiyatını yükseltmesi konusunda sağlayıcıyı kullandıkları
anlaşılmaktadır. “Yani bu işin normali bu genelde. Ya biz fiyatı görürüz desteğini de
tedarikçi verir ya da karşı taraf fiyatı yükseltir” ifadeleriyle özetlenen bu işleyişi MS’nin,
TEKNOSA, BİMEKS ve VATAN için sağlayabildiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, belgede
geçen "... Sen nasıl bizi arayıp 1111 fiyat sıkıntı yarattı diyorsan Realin de aynı baskıyı
yemesi ve fiyatını yükseltmesi lazım…” ifadesinden ise önceki bir dönemde bir ürün için
LG’nin MS’ye fiyat yükselttirdiği de anlaşılmaktadır. Öte yandan, Real’in böyle bir taleple
karşılaşıp karşılaşmadığı, karşılaştı ise ne cevap verdiği bilinmemektedir.
(270) TEKNOSA’da bulunan 13.11.2014 tarihli Belge 54’ten TEKNOSA’nın, rakibi olan MS’nin
LG beyaz eşya fiyatlarının düşük olmasından dolayı olumsuz etkilendiği, bu durumun ilk
defa olmadığı, daha önce verilen siparişin de iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bu belge
TEKNOSA’nın LG karşısında pazarlık gücünün yüksekliğine işaret etmektedir.
(271) Belge 55’te yer alan ve LG’de bulunan 24.11.2014 tarihli, bir LG bayisi ve LG yetkilileri
arasındaki yazışmadan, teknomarketlerin fiyat düşürebilme gücünün yüksek olduğu ve bu
durumun görece daha güçsüz olan bayileri zor durumda bıraktığı belirtilerek "… Değerli
yetkili sizlerden ricamız sadece fiyat konusunda eşit fiyat belirlemeniz ve bayi olarak
bizlerden iyi hizmet ile satışı sonlandırmamızdır.” ifadesiyle, LG ürünlerinin fiyatlarının tüm
yeniden satıcılarda aynı olması konusunda bayinin bir talebinin olduğu anlaşılmaktadır.
Buna karşılık LG’nin herhangi bir cevap verip vermediği tespit edilememiştir.
(272) TEKNOSA’da elde edilen 20.12.2014 tarihli Belge 56’da yer alan “…Gün içinde fiyatlarını
takip edelim, müdahale edileceği iddiası var takipte olalım 2-3 saat sonra tekrar
düzelmeyen fiyatları iletirsiniz. …Düzelmezse 20 TL altına verin sizde…” ifadelerinden
TEKNOSA’nın, LG’nin düşük fiyatlı ürün satan teşebbüslere müdahale edeceğini beklediği
ve müdahale edilmezse rekabet ederek fiyatını düşüreceği de anlaşılmaktadır.
16-37/628-279
66/196
(273) LG’de bulunan 30.01.2015 tarihli iç yazışma niteliğindeki Belge 57’de yer alan ifadelerden
LG’nin rekabet kuralları konusunda bilinçli olduğu ve satış personelinin teknomarketlerden
gelecek olan fiyat müdahalesi taleplerine olumsuz yanıt vermeleri konusunda uyarıldığı
anlaşılmaktadır. Bu belgenin ortaya koyduğu iki önemli husus bulunmaktadır. İlk olarak, LG
bünyesinde rekabet kuralları konusunda farkındalık bulunmakta ve üst yönetim rekabet
mevzuatına aykırı davranışlar konusunda personelini uyarmaktadır. İkinci olarak ise,
teknomarketlerden gelen rakip teknomarketlerin fiyatlarına müdahale taleplerinin rekabet
kurallarına aykırı olabileceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, söz konusu uyarının
rekabet hukuku çerçevesinde bir delil olarak kullanılacak yazışmaların engellenmesi
amacıyla sadece yazışmalarda bu şekilde cevap verilmesi mi yoksa uygulamada da
rekabet hukukuna uygun davranılması amacıyla mı yapıldığı tam olarak
anlaşılmamaktadır.
(274) LG’de bulunan 05.02.2015 tarihli Belge 58’den, GOLD’un fiyatını düşürmesi nedeniyle
TEKNOSA’nın rahatsız olduğu, durumu LG’ye bildirdiği, hatta “ipinizle kuyuya inilmez”
söylemi ile LG’nin TEKNOSA’ya fiyatlar konusunda güvence vermiş olabileceği, LG’nin de
“ben bunların yapacağı işe” söylemiyle GOLD’un düşük fiyatından rahatsız olduğu
anlaşılabilmektedir.
(275) MS’de bulunan 17.02.2015 tarih ve “Rekabet Fiyatları” konulu Belge 59’dan MS'in BİMEKS
mağazasında düşük fiyatlı ürün olduğunu tespit etmesi üzerine durumu LG'ye "... LG tv
ürünlerindeki fiyatlarımızın Bimeks mağazalarında fiyatlarının daha ucuz olduğu
gözlemlenmiştir. Bu durumda müşterilerimizin bizi tercih etmesi için, ekte sunulan
stoklarımızdaki modeller dikkate alınarak satışlarımızın arttırılması için müşterilerimizin
lehine bir düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu önerime dair başkaca bir dil
içeren 14.02.2015 tarihli mailimde belirtmek istediğim husus bu olup, hiç bir şekilde
başkaca bir fiyat tespiti şüphesine yol açabilecek niyetimin bulunmadığını belirtmek
isterim." şeklinde bildirdiği, LG'nin ise "Gönderdiğiniz ekteki fiyatların tamamı bizim
kampanya fiyatlarımızla uyuşmaktadır ve destekleri merkezden girilmektedir…” cevabını
verdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu belgeden MS’nin BİMEKS’in düşük fiyatları karşısında
LG’den destek talep ettiği ve rekabet kuralları konusunda hassas davranmaya çalıştıkları
anlaşılmaktadır. Ancak belgede bahsedilen MS'nin 14.02.2015 tarihli e-postasının içeriği
bilinmemektedir.
(276) MS Ankara Forum AVM Mağazası’nda bulunan 23-24.02.2015 tarihli iç yazışma
niteliğindeki Belge 60’da geçen “... Aşağıdaki ürünlerden birer adet satma hakkimiz var. LG
tarafında rakiple görüşmeler devam ediyor. Fiyatları değiştirilmeye çalışılıyor. Ben duruma
göre tekrar bilgilendireceğim…” ifadelerinden, MS’nin LG aracılığıyla rakip fiyatlarını
yükseltmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık, LG'nin MS'ye ne şekilde cevap verdiği
ve rakiplerin fiyatlarında bir değişiklik olup olmadığı tespit edilememektedir.
16-37/628-279
67/196
(277) MS’de bulunan 24.02-02.03.2015 tarihleri arasındaki, “Teknosa Fiyatları” konulu Belge
61’de yer alan iç yazışmada16 TEKNOSA'nın düşük fiyat uygulaması ile ilgili olarak
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
"...geçen hafta LG ile toplantı yaptık. Eğer rekabet olursa stok koruma vereceklerini
söylediler. Dün Teknosa çok agresif fiyatlarla çıktı ve bugünde devam ediyor. Bu
rekabet nedeniyle LG 1 adet ürün için stok koruma veriyor. Daha fazla ciro kaybı
istemiyorum. Sadece 1 adeti nasıl kabul edelim. Toplantımızda konuştuğumuz gibi
tüm stoklarımız için stok koruma vermeliler. Ben bölgemdeki tüm LG tv fiyatlarını
göreceğim. Ve sattığım tüm adetler için stok koruma bekleyeceğim. Vermezlerse,
ben de insertlerde agresif fiyatlar yazacağım, ondan sonra LG rakiplerime sadece 1
adet için stok koruma veririm desin!!!...”
(278) Bu ifadelerden, rakiplerin fiyat düşürmesi durumunun LG ile görüşüldüğü ancak TEKNOSA
fiyatlarına karşılık vermek için LG'nin verdiği desteğin yeterli bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu belge LG’den TEKNOSA fiyatlarına müdahale etme konusunda herhangi bir
talep bulunduğunu göstermemektedir. Diğer yandan, bir teknomarket olan MS'nin LG'yi
fiyat düşüşü ile tehdit edebildiği ve bu durumun muhtemelen fiyatların düşmesi durumunda
LG'nin fiyatı yüksek kalan diğer perakendeciler karşısında zor durumda kalmasından
kaynaklanabileceği değerlendirilmektedir.
(279) LG’de bulunan 04.03.2015 tarihli, bir LG bayisi ve LG yetkilileri arasında geçen “04.03.2015
teknosa ve media markt fiyatlar” konulu Belge 62’den bayinin rakibi olduğu anlaşılan bir
mağazanın fiyatını LG'ye ilettiği buna karşılık olarak LG'nin "... Rekabet kanunu gereği
pazar fiyatlarına müdahale şansımız bulunmamaktadır. Herkes istediği fiyata satış yapma
hakkına sahiptir. Konuyu bilginize sunar, iyi çalışmalar dilerim. Saygılarımla" şeklinde
cevap verdiği görülmektedir. Bayinin ise "... Fiyatlar müdahale etmeniz için değil
bilgilendirme maksatlı gönderilmiştir.Kolay gelsin.” cevabını verdiği anlaşılmaktadır.
(280) MS’de bulunan 07.03.2015 tarihli iç yazışma niteliğindeki Belge 63’te, VATAN tarafından
televizyonda çok agresif fiyat verildiğinin tespiti üzerine LG'ye ulaşılamadığından zarar
edildiği belirtilmiş, Tüketici Elektroniği Ürün Yöneticisi olduğu anlaşılan diğer bir MS
çalışanı ise "…Biraz önce LG D. ile konuştum B. İle konuşup sıkıntıyı çözdüklerini belirtti.”
şeklinde yanıt vermiştir. Söz konusu belgeden, teknomarketler arasında yaşanan fiyat
rekabeti nedeniyle MS’nin sağlayıcılarla görüşmeye çalıştığı, LG ile görüşüldüğü ve
problemin çözüldüğü anlaşılmaktadır. MS’nin SAMSUNG, PHILIPS ve LG ile görüşmeye
çalışmasındaki amaç fiyatlara müdahale edilerek yükselmesi yönünde olabileceği gibi,
sağlayıcılardan destek alarak fiyatı düşürme yönünde de olabilir. Bu nedenle, sıkıntının
çözülmesi şeklindeki ifadenin tam olarak neye karşılık geldiği anlaşılamamaktadır. Diğer
taraftan söz konusu belgenin LG ile MS arasındaki, diğer belgelerde görülen işleyişe ilişkin
tespiti kuvvetlendirdiği/desteklediği görülmektedir.
16İngilizceden tercüme edilmiştir.
16-37/628-279
68/196
I.5.2.2. LG ve Perakendecileri Arasındaki Belgelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 5.
Maddeleri Kapsamında Değerlendirilmesi
(281) Yukarıda yer verilen belgelerde, soruşturma tarafı teşebbüslerden TEKNOSA ve MS’nin
tüketici elektroniği tedarikçisi olan LG’ye rakiplerinin fiyat düşürdüğüne ilişkin şikâyette
bulunduğu ve şikâyet etmekle kalmayıp rakiplerin fiyatlarına müdahale edilmesini talep
ettiği görülmektedir. Bu noktada ilk olarak, LG’nin söz konusu iki teşebbüsten gelen fiyat
müdahalesi taleplerine ne şekilde cevap verdiğinin incelenmesi önem arz etmektedir.
TEKNOSA’da elde edilen Belge 41’den LG’nin TEKNOSA’ya olumlu yanıt vermediği, Belge
47’den ise LG’nin TEKNOSA’nın talebi doğrultusunda hareket ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca
TEKNOSA’da elde edilen belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, TEKNOSA’nın
rakip fiyatlarını LG’ye bildirmesi üzerine LG’nin fiyatın yükseleceği şeklinde cevap verdiği
görülmektedir.
(282) MS’de bulunan Belge 53’te ise MS ile LG arasındaki işleyiş aktarılmakta ve LG aracılığıyla
rakip fiyatlarının yükseltilebildiği ifade edilmektedir. Ayrıca, bu belge MS’nin LG aracılığıyla
perakende fiyatlara müdahale ettiğine ilişkin Belge 45 ile de desteklenmektedir. Bu
bağlamda, LG’nin, TEKNOSA ve MS’nin talebi üzerine perakende fiyatlara müdahale ettiği
sonucuna ulaşılmaktadır.
(283) Soruşturma taraflarından VATAN ve BİMEKS’in ise fiyat yükseltilmesine ilişkin LG’ye
şikâyette veya talepte bulunduklarına ilişkin herhangi bir bilgi veya belge mevcut değildir.
Yukarıda yer verilen ve VATAN’da elde edilen Belge 50’den VATAN’ın LG ile görüştüğü
ifade edilse de, söz konusu belgenin LG’den rakip fiyatına müdahale edilmesinin talep
edildiğini göstermediği değerlendirilmektedir.
(284) Diğer yandan soruşturma kapsamında incelenmesi gereken bir diğer husus ise sağlayıcı
aracılığıyla rakip fiyatlarının yükseltilmesini talep ettiği yönünde bir tespit yapılamayan
VATAN ve BİMEKS’e LG aracılığıyla diğer rakiplerinden bu yönde bir talep gelip gelmediği
ve gelmesi durumunda fiyat yükseltme taleplerini olumlu karşılayıp karşılamadıklarıdır.
Yukarıda yer verilen Belge 37, Belge 43 ve Belge 49’dan TEKNOSA’nın LG’den VATAN
fiyatlarına müdahale edilmesini talep ettiği ve LG’nin de bu talebi olumlu karşıladığı
anlaşılmaktadır. Benzer şekilde, Belge 63’te ise MS’nin VATAN fiyatlarından rahatsız
olduğu ve LG ile konuşularak “sıkıntının çözüldüğü” ifade edilmektedir. Buna karşın, bu
belgelerin devamında, LG’nin diğer perakendecilerin fiyat yükseltme talebini VATAN’a
iletmesi üzerine VATAN’ın fiyatlarını yükselttiğini gösterir bir bilgi veya tespit
bulunmamaktadır.
(285) Diğer yandan, Belge 42’den TEKNOSA’nın BİMEKS’in düşük fiyatını LG’ye bildirdiği ve
LG’nin TEKNOSA’ya BİMEKS’in kampanyasına benzer bir kampanya yapması durumunda
destek olacağını belirttiği anlaşılmaktadır. Ayrıca Belge 59’dan ise MS'nin BİMEKS
mağazasında düşük fiyatlı ürün olduğunu tespit etmesi üzerine durumu LG'ye bildirdiği
ancak herhangi bir fiyat yükseltme talebi olmadığı görülmektedir. Bu bağlamda, LG'nin
diğer perakendecilerin talebi üzerine BİMEKS fiyatına müdahale ettiği tespiti
yapılamamakta ve bunun bir sonucu olarak BİMEKS’in herhangi bir fiyat yükseltme talebi
karşısındaki tepkisi bilinememektedir.
16-37/628-279
69/196
(286) Yukarıdaki belgelerden özellikle TEKNOSA’nın LG karşısında pazarlık gücünün yüksek
olduğu ve LG aracılığıyla rakip fiyatlarına müdahale edebildiği ve LG’ye piyasa fiyatlarını
agresif düzeylere indirme konusunda baskı uygulayabildiği ve bunun da LG tarafından
istenmeyen bir durum olduğu görülmektedir. Belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
TEKNOSA veya MS’in rakibi olan perakendecilerin fiyatlarının düşmesi durumunda bu iki
teşebbüsten LG’ye; (1) kendilerinin de fiyatı düşürebilmesi için LG’nin destek vermesi veya
(2) fiyatı düşüren rakibin/rakiplerin fiyatının artırılması şeklinde talep geldiği görülmektedir.
LG tarafından maliyetli olan ilk tercih yerine ikinci seçeneğin uygulanmaya, diğer bir
ifadeyle fiyat düşüren perakendecilerin fiyatına müdahale edilmeye çalışıldığı
anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, piyasadaki bahse konu bu işleyişin daha sağlıklı olarak
değerlendirebilmesi maksadıyla belgelerin hangi ürüne ilişkin olduğunun tespit edilebildiği
durumlarda yine belgelerde adı geçen perakendecilerden ilgili dönem fiyatları talep
edilmiştir. Ancak, yukarıda da aktarıldığı üzere bir kısım bilgiler elde edilememiş ve gelen
fiyat bilgilerinden de gerek fiyat yükseltilmesini talep eden perakendecilerin gerekse LG’nin
müdahale edeceğini belirttiği teşebbüslerin fiyatlarının belgeler ile uyumlu şekilde
yükseltildiğini ortaya koymak mümkün olmamıştır.
(287) Yukarıda aktarılanlar ışığında, belgelerde rakip fiyatlarına müdahale edilmesini açıkça
talep eden TEKNOSA ve MS ile bu talebi olumlu karşılayan LG açısından incelenen
eylemlerinin amacının, tüketici elektroniği pazarında LG ürünlerinin fiyatlarının piyasa
dışında belirlenmesi ve fiyat rekabetinin sınırlanması olduğu değerlendirilmektedir. Bu
noktada LG’nin ilgili piyasada sağlayıcı, TEKNOSA ve MS’in ise perakendeci konumunda
olması nedeniyle, LG ile perakendeciler arasındaki ilişkinin dikey nitelikte olduğu ve
incelenen eylemlerin yeniden satış fiyatının tespitine ilişkin olduğu iddialarına yönelik
değerlendirmede bulunmak gerekmektedir. Yukarıda yer verilen belgelerden anlaşıldığı
üzere, iddia konusu eylemler bakımından LG dikte eden konumundan ziyade talepleri kabul
eden konumundadır. Zira fiyat yükseltilmesi konusunda baskının perakendecilerden geldiği
ve hatta bu taleplere zaman zaman LG’nin fiyat düşürme durumunda maliyetlere kendi
katlanarak destek verdiği belgelerdeki ifadelerden anlaşılmaktadır. Bu değerlendirmeler
ışığında, LG’nin ayrı ayrı TEKNOSA ve MS ile perakende fiyatların belirlenmesi konusunda
anlaşma içinde olduğu ve bu eylemlerinden dolayı söz konusu teşebbüslerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri tespit edilmiştir.
(288) Bilindiği gibi 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca aynı maddede sayılan dört şartı
sağlayan anlaşmaların 4. maddenin yasaklayıcı hükmünden muaf tutulması mümkündür.
Teşebbüslerin malların alım ya da satım şartlarını etkilemeye yönelik anlaşma ve uyumlu
eylemleri rekabet hukukunda açık kısıtlama sayılan hallerdendir. Bu amaca yönelik bir
anlaşma veya uyumlu eylemin malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında
yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması sonucunu
doğurmayacağı kabul edilmektedir. Bu bakımdan soruşturma kapsamında tespit edilen
eylemlerin satış fiyatlarının yükseltilmesi ve markiçi fiyat rekabetini önleme amacı taşıması
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartlardan ilkini karşılamadığı
açıktır.
(289) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden bir anlaşma ve/veya uyumlu eylemin muafiyet
alabilmesi için sayılan şartların tamamını bir arada sağlaması gerekmektedir. Dolayısıyla
bu şartlardan herhangi birinin sağlanmadığının ortaya konması halinde muafiyet
değerlendirmesi bakımından diğer şartların incelenmesi gereği ortadan kalkmaktadır.
Sonuç olarak, soruşturmaya taraf teşebbüsler arasında varlığı tespit edilen anlaşmanın
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartları sağlamadığı ve bu nedenle muafiyet
alamayacağı değerlendirilmiştir.
16-37/628-279
70/196
I.5.2.3. VESTEL’e İlişkin Değerlendirme
(290) VESTEL’e ilişkin belgeler incelendiğinde, VESTEL’in ürünlerinin perakende satış fiyatlarını
belirlemeye yönelik bir iradesi olduğu ve çeşitli tarihlerde ürünlerinin perakende satışını
gerçekleştiren teşebbüslerin fiyatlarına müdahalede bulunduğu anlaşılmaktadır.
VESTEL’in dağıtım ağı içinde bayilerinin önemli bir yeri vardır. Aşağıda belgelere ilişkin yer
verilecek açıklamalardan görüleceği üzere VESTEL kendi bayileri, teknomarketler ve
internetten satış gibi farklı dağıtım kanalları arasında fiyat farkı oluşumunu engellemeye
çalışmaktadır.
(291) Belge 64’te VESTEL küçük ev eşyaları için zincir alış fiyatı, perakende satış fiyatı ve zincirin
bu ürünlerden elde edeceği marjın belirlendiği bir tablo yer almakta ve belge içeriğinde
TEKNOSA için belirlenen bu fiyatların bozulmaması gerektiği ifade edilmektedir. 2014
tarihli belge VESTEL’in perakendecilerin satış fiyatı ve kar marjını belirlemeye yönelik
amaç içinde olduğunu ve bu yöndeki uygulamasını gösteren ilk belgedir.
(292) Belge 65’de ise Hepsiburada’da yer alan fiyatlara ilişkin VESTEL Satış Stratejileri
Geliştirme Sorumlusu ve Küçük Ev Aletleri Kategori Sorumlusu olduğu anlaşılan
çalışanların yazışmaları yer almakta ve küçük ev aletlerinde Hepsiburada internet sitesinde
uygulanan fiyatların düşük olduğu ve bu kanalda düşük perakende satış fiyatı ile
çalışılmaması gerektiği ifade edilmektedir. Belgede ayrıca teknomarketlerde satılan
elektrikli küçük ev aletlerinin internet satış kanalına verilmemesi gerektiği ifade
edilmektedir.
(293) Belge 66’da VESTEL Kıdemli Satış Temsilcisi, TEKNOSA’nın VESTEL 65PF7575 model
televizyonda toptan fiyatının altına satış yaptığını (ürünün satış fiyatının faturadan tespit
edildiği anlaşılmaktadır), bazı televizyon modellerinin fiyatını düşürdüğünü ve bu nedenle
yakınındaki bayilerin zarar gördüğünü ifade etmektedir. Burada VESTEL’in
teknomarketlerin rekabetçi fiyatlarına karşı bayilerine koruma sağlamak istediği
anlaşılmaktadır. Aynı belgede VESTEL Satış Müdürü ise VESTEL 65PF7575 televizyonun
TEKNOSA internet sitesindeki etiket fiyatının yüksek olduğunu belirttikten sonra “Teşhir
düzen konusunda bozukluk varsa düzelttirilir ancak ürünün fatura fiyatına müdahale
edemeyiz, kasada iskonto yapılmış olabilir.” ifadelerini kullanmaktadır. Bu belgeden
VESTEL’in internet üzerinden duyurulan fiyata veya mağaza içinde teşhir fiyatına
müdahale edebildiği ancak tüketiciye bireysel olarak kasada farklı bir fiyat uygulanması
halinde müdahale etmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
(294) BİMEKS Ürün Yöneticisi’nin, VESTEL Müşteri Yöneticisi’ne gönderdiği ve yine 2014 yılına
ait bir e-posta olan Belge 68’de ise BİMEKS, TEKNOSA’nın VESTEL 40PF7120 ürününü
de içeren fiyat broşürünü VESTEL’e iletmektedir. VESTEL çalışanından BİMEKS’e verilen
cevapta ise, broşürdeki fiyatın hatalı olduğu ifade edilerek TEKNOSA’nın 1.099 TL’ye değil,
1.199 TL’ye satacağı bildirilmiştir. BİMEKS’in ise bu ürünün fiyatını takip edeceği ve eğer
fiyatta VESTEL’in bildirdiği gibi bir yükseliş olmazsa fiyat indirimi yapmayı planladığı
anlaşılmaktadır. VESTEL ise “bu gibi fiyat bozma durumlarında bize aynı şekilde mail ya
da telefon yolu ile önce bilgi verirseniz biz de müşterilerin fiyatları düzeltmesi için gerekli
aksiyonları alıyor olacağız.” şeklinde yanıtlamaktadır. Dolayısıyla VESTEL perakende satış
fiyatlarına müdahale edebilmek için BİMEKS’ten haberdar olduğu düşük fiyatları VESTEL’e
bildirmesini istemektedir.
16-37/628-279
71/196
(295) MS’ye ait Belge 72’de VESTEL, daha önce perakende satış fiyatları konusunda
mutabakata varmalarına rağmen MS’nin üzerinde anlaşılan satış fiyatlarına uymadığını
belirtilmekte ve internet kanalındaki bu fiyatların düzeltilmesini istemektedir. MS ise
KLİKSA’yı örnek vererek, bu durumda KLİKSA’nın da fiyatının yükseltilmesi gerektiğini
söylemektedir. Bu belgeden MS’nin internet üzerinden satış yapan diğer kanallardaki fiyatı
VESTEL’in dikte ettiği satış fiyatlarına uymamanın gerekçesi olarak gösterdiği
anlaşılmaktadır. VESTEL ise KLİKSA’nın da dahil olduğu bazı internet üzerinden satış
sitelerinin VESTEL ürünlerini spottan temin ettiğini ve bu kanalda satılan ürünlerde iki yıl
garanti ve ücretsiz montaj hizmetlerinin sunulmadığını belirtmiştir. Devamında ise
VESTEL’in MS’nin internet sitesinde ürün fiyatlarının yükseltilmemesi halinde, yaptırım
olarak MS internet sitesi üzerinden satılan ürünlere iki yıl garanti ve ücretsiz montaj hizmeti
verilmeyeceği anlaşılmaktadır.
(296) Belge 73’e bakıldığında ise VESTEL’in MS, Hepsiburada, TEKNOSA, BİMEKS gibi farklı
kanallarda ürün bazında kontroller yaptığı, bu kontroller sonucunda belirlenen VESTEL
ürünlerinde fiyatını düşüren perakendecilerin fiyatlarının düzeltilmesine çalışıldığı
anlaşılmaktadır. Belgede yer alan tablolardan birinde ürünlerin toptan fiyatı, broşür fiyatı,
firmaya fiyat düzeltmesi yapılmasının bildirildiği tarih bölümleri dolu iken düzeltme tarihi
kolonunun boş olduğu görülmektedir. Söz konusu belge VESTEL’in perakendeci fiyatlarını
kontrol etme amacını ortaya koymaktadır. Belge 85’te yer alan “18.10.2014 ve 01.12.2014
tarihleri arasında zincir kanalında meydana gelen fiyat bozulmalarının detaylı raporu ekteki
gibidir… Süreci netleştirmek gerekirse, bize zincir kanalından düzeltildi bilgisi geldiğinde
kontrol edilerek tablolara işlenmektedir ve bu mail atılmadan önce düzeltilen ve
bildirilmeyen bilgisi var mı diye ilgili kişilerden teyid alınmaktadır.” ifadeleri de VESTEL’in
sistemli bir şekilde perakendecilerin yeniden satış fiyatlarını gözlediğini ve düzeltilmesi için
müdahalede bulunduğunu göstermektedir.
(297) Belge 74’te, bayilerden sorumlu Satış Müdürü tarafından VESTEL’in TEKNOSA’da 1.999
TL’ye satılan 620 P ürününün, perakende fiyatının 2.249 TL olması gerektiği ifade
edilmekte ve Key Account Müdürü’nden acilen düzeltilmesi için müdahalede bulunulması
istenmektedir. Belge 75’de ise aynı pozisyondaki kişiler arasındaki yazışmada benzer
şekilde MS’ye 7810TE çamaşır makinesinin fiyatının yükseltilmesi için müdahale edilmesi
istenmektedir.
(298) Belge 76’da MS Kayseri Mağaza Müdürü’nün VESTEL yetkilerine gönderdiği e-posta yer
almaktadır. Bu e-postada MS ve VESTEL bayisi fiyatları kıyaslanmakta ve MS’nin fiyat
indirimi yapmak istemesine rağmen VESTEL’in “sabit fiyat politikası” olduğu gerekçesiyle
engellendiği belirtilmektedir. Belge 88’de benzer şekilde MS Ürün Yöneticileri arasında
VESTEL’in sabit fiyat politikası olduğu ifadeleri kullanılmaktadır. Belgede TEKNOSA’nın
VESTEL ürünlerinde fiyatının daha düşük olduğu belirtildikten sonra “Vestel toplantı da fiyat
bozmayım bizim fiyatımız bozulmaz diyordu. Destek alabilir miyiz” denilmektedir. Bunun
üzerine diğer bir MS Ürün Yöneticisi’nin gönderdiği e-postada VESTEL ile görüştüğü ve
VESTEL’in TEKNOSA’nın elindeki stok miktarının az olduğunu ve fiyatın teşhir amaçlı
yapıldığını söylediği belirtilerek “biz şu anda fiyatımızı koruyarak ilerleyelim” denilmektedir.
(299) Belge 77’de VESTEL’in MS Denizli şubesinde düşük fiyata satılan bir ürünün fiyatına
müdahale etme çabası görülmektedir. Uyarılmasına rağmen MS’nin iki aydır fiyatını
yükseltmediği, bayilerin zor durumda kaldığı ve gereğinin yapılması gerektiği
belirtilmektedir. Benzer şekilde Belge 78’de MS’nin düşük perakende satış fiyatlarına
müdahale edilmesi ve sonucun raporlanması istenmektedir. Belge 79’da ise TEKNOSA’nın
bazı ürünlerindeki düşük fiyatlara yine bayileri koruma amacıyla müdahale edilmesine
yönelik ifadeler yer almaktadır. TEKNOSA fiyatlarına müdahale edilerek yükseltilmesi
gerektiği ifade edilen bir başka iç yazışma ise Belge 80’de yer almaktadır.
16-37/628-279
72/196
(300) Belge 81’de VESTEL Satış Geliştirme Müdürü tarafından gönderilen 24.11.2014 tarihli e-
postada Mersin ve Adana MS mağazalarındaki fiyatların yükseltilmesi talep edilmektedir.
Belgede VESTEL’in çeşitli ürünlerinin VESTEL toptan satış fiyatı ve MS perakende satış
fiyatlarını gösteren tablo yer almaktadır. Ürünlerin çoğunda MS perakende satış fiyatının
VESTEL toptan satış fiyatının altında olduğu görülmektedir.
(301) 24.11.2014 tarihli Belge 82’de yer alan VESTEL Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı
tarafından yazılan “Teknosa Hareket Planı” başlıklı e-postada, TEKNOSA’nın bir süredir
yaptığı kampanyalara müdahale edilmesi gerektiği belirtilmektedir. İlgili genel müdür
yardımcısı “Bu amaçla satıştaki ve sahadaki tüm ekiplerimizin yardımıyla bir düzeltme
(normalleşme) seferberliği başlatıyoruz” ifadeleri ile çalışanlarından TEKNOSA’nın
kampanya yaparak fiyat düşürmesinin önüne geçmelerini istemektedir. Belgede ayrıca
çalışanların fiyat yükseltilmesi konusundaki çalışmalarını her gün kendisine raporlaması
gerektiği belirtilmektedir.
(302) 25.11.2014 tarihli Belge 83’te, TEKNOSA’nın VESTEL’e KLİKSA ve MS’nin VESTEL
ürünlerindeki fiyatlarını göndererek, “Üst Yönetim bizim fiyatlara gösterdiği hassasiyeti ilgili
rakip içinde göstermesi gerektiğini düşünüyorum” denilmiştir. 25-26.11.2014 tarihli Belge
84’teki VESTEL ve TEKNOSA arasındaki yazışmada ise, VESTEL tarafından belirli ürün
kodları sayılarak fiyatlarının VESTEL tarafından belirtilen seviyeye getirilmesi
istenmektedir. TEKNOSA ise “bugün değişecek” cevabını vermiştir. Belgenin devamında
VESTEL’in TEKNOSA’daki fiyatların değişip değişmediğini takip ettiği ve TEKNOSA’ya
fiyatın yükseltilmesi için hatırlatmalarda bulunduğu anlaşılmaktadır. TEKNOSA ise
VESTEL’den gelen bu talepler üzerine kendi fiyatlarını yükselteceğini ancak diğer
teknomarketlerin fiyatlarının da düşük olduğunu ifade etmiştir.
(303) TEKNOSA tarafından Ocak 2015’te gönderilen Belge 86’da yer alan bir e-postada ise
VESTEL’e MS’nin bir mağazasında Vestel marka bir çamaşır makinesinin fiyatının düşük
olduğu belirtilerek aynı fiyatın kendilerine de sağlanması talep edilmektedir. Bunun üzerine
VESTEL çalışanı, indirimli fiyatın uygulandığı mağazanın hangisi olduğunu sormakta ve
“hemen müdahale edelim” demektedir.
(304) Belge 87’de ise, VESTEL Satış Müdürü tarafından, Satış Geliştirme Müdürü’ne
“47PF9090” kodlu televizyonun Hepsiburada internet sitesindeki satış fiyatının düşük
olduğu ve TEKNOSA’daki fiyat seviyesine çekilmesi için müdahale edilmesi gerektiği dile
getirilmektedir. Belgede yer alan “aksiyon yapacaksa kapalıdan yapsın” ifadeleri ile
listelenen fiyatların belirli seviyede tutulmasının istendiği, ancak diğer perakendecilerin
haberdar olmayacağı şekilde müşteri bazında yapılacak indirimlere ise izin verilebildiği
anlaşılmaktadır.
(305) Yukarıda yer verilen belgeler VESTEL’in, ürünlerinin perakende satışını yapan
teşebbüslerin yeniden satış fiyatını tespit etme amacı olduğunu göstermektedir. Yeniden
satış fiyatının sağlayıcı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak belirlenmesi, 2002/2 sayılı
“Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”nin (2002/2 sayılı Tebliğ) 4. maddesinde
sıralanan ve dikey anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamalardan en
temel olanıdır. Yeniden satış fiyatının tespiti, alıcının kar marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat
niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının yapabileceği indirimin en üst
seviyesinin belirlenmesi, alıcının belli bir yeniden satış fiyatına bağlı kalması için yapılan
indirimlerin ya da kampanyaların maliyetini sağlayıcının üstlenmesi, alıcının belli bir
yeniden satış fiyatına bağlı kalmaması halinde uyarılması, tehdit edilmesi, cezai
yaptırımlara muhatap olması, sözleşmesinin feshedilmesi, siparişlerinin geciktirilmesi ya da
iptal edilmesi gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilmektedir.
16-37/628-279
73/196
(306) Belgelerin incelenmesinden yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik olarak 2014 ve
2015 yıllarında TEKNOSA, MS, BİMEKS, Hepsiburada gibi teşebbüslere VESTEL’in
ürünlerinin perakende satış fiyatlarını bildirdiği, VESTEL tarafından bildirilen satış fiyatı
üzerinden indirimli satış yapan teşebbüslerin takip edildiği ve uyarıldığı, ürünün yeniden
satış fiyatının değiştirilemeyeceği yönünde telkinde bulunulduğu ve teşebbüslerin, fiyatın
düşürülmesi halinde garanti ve montaj gibi hizmetlerden yararlandırmama yaptırımı
uygulamakla bir nevi tehdit edildiği anlaşılmaktadır.
(307) VESTEL, geniş bir bayi ağına sahip bir tüketici elektroniği sağlayıcısıdır. 2015 yılında
VESTEL’in bayi kanalı, özellikle televizyon, klima, ütü gibi ürünlerinde satışların
%(…..)’undan fazlasını gerçekleştirmiştir. Belgelerde yer alan ifadeler VESTEL’in bayi
kanalını diğer tüketici elektroniği perakendecilerinin fiyat rekabetinden koruma amacı
olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte bayi kanalında yeniden satış fiyatının tespit
edildiğine yönelik herhangi bir belge veya bulgu bulunmamaktadır. Bu kapsamda
VESTEL’den 2012-2015 yılları arasında imzalamış olduğu bayilik sözleşmelerinin örnekleri
talep edilmiştir. Soruşturma Raporunun hazırlandığı dönemde gönderilen ve VESTEL’in
bayileri ile imzalamış olduğu “Yetkili Satıcılık Sözleşmesi”nin “Genel Satış Şartları” başlıklı
4. maddesinin (a) ve (b) bendleri bayilerin yeniden satış fiyatlarını düzenlemektedir. (a)
bendi “Yetkili satıcının, VESTEL’den aldığı ürünlerde esas olan fiyat, VESTEL’in
yayınladığı sirküler fiyatlarıdır.” denilmektedir. Bu ifadeden yeniden satış fiyatının mı yoksa
bayinin alış fiyatının mı kastedildiği anlaşılmamakla birlikte, (b) bendinde yer alan tavsiye
edilen satış fiyatları ifadesi nedeniyle bu düzenleme ile satış fiyatının tespit edildiği
değerlendirmesini yapmak mümkün görünmemektedir. Maddenin (b) bendinde, “Yetkili
satıcı, VESTEL tarafından bildirilen, sözleşme konusu ürün ve hizmetlerin tavsiye edilen
satış fiyatları konusunda dağıtım ağının ortak kimliğini ve VESTEL’in kurumsal kimliğini
bozabilecek ve tüketici aleyhine etkiler doğurabilecek her türlü uygulamadan kaçınacaktır.”
ifadesi yer almaktadır. İşbu ifade doğrudan yeniden satış fiyatının tespiti anlamı
taşımamakla birlikte, “yeniden satış fiyatı konusunda dağıtım ağının ortak kimliğini
bozabilecek uygulamalardan kaçınmak” tüm bayilerde ortak ve sabit fiyat uygulaması
şeklinde anlaşılabilecektir. Bu tespiti içeren Soruşturma Raporu VESTEL’e tebliğ edildikten
sonra VESTEL’in ikinci yazılı savunmasının ekinde sunduğu yenilenmiş Yetkili Satıcılık
Sözleşmesinde ilgili maddenin “YETKILI SATICI, sözleşme konusu mal ve hizmetlerin
tüketiciye satış fiyatlarını serbestçe tayin etme hak ve yetkisine sahiptir. Şu kadar ki asgari
satış fiyatına veya sabit satış fiyatına dönüşmemek koşuluyla Vestel, YETKILI SATICI'ya
azami satış fiyatı veya tavsiye edilen satış fiyatı bildirme hakkına sahiptir.” şeklinde
değiştirildiği görülmekte bu metnin daha açık ve anlaşılır olduğu değerlendirilmektedir.
(308) VESTEL’in ürünlerinin perakende satışını yapan teşebbüslerin yeniden satış fiyatını
belirlemesi 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmektedir. Yukarıda belirtilen
uygulamalarla markaiçi rekabeti kısıtlamayı amaçlayan VESTEL’in ürünlerinin yeniden
satış fiyatını belirlemesinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet alması
mümkün değildir. Zira söz konusu uygulama 5. maddenin (a) ve (b) bentlerinde sayılan
“malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin
ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” ve “tüketicilerin bundan yarar
sağlaması” koşullarını sağlamamaktadır. Yeniden satış fiyatının belirlenmesinin VESTEL
ürünlerinin dağıtım ağında ve teknomarketlerin sunduğu ürün ve hizmetlerde gelişme ve
iyileşme oluşturmayacağı belirtilmelidir. Yeniden satış fiyatının belirlenmesi neticesinde
Vestel markalı bir ürün almak isteyen tüketiciler markaiçi rekabetin sınırlanması nedeniyle
daha yüksek fiyatlarla karşılaşacaktır. Fiyat rekabetinin piyasalarda etkinliği ve dolayısıyla
iktisadi refahın artırılmasını sağlayan temel unsur olduğu göz önüne alındığında, fiyat
rekabetinin ortadan kalkması tüketici refahını önemli ölçüde olumsuz etkileyebilecektir.
16-37/628-279
74/196
(309) VESTEL’in dağıtım sistemine ilişkin bir diğer uygulamasının ise, bayilerin toptan satışını
yasaklamak ve toptan satış yapan bayilerine cezai yaptırım uygulamak olduğu yerinde
incelemelerde elde edilen belgelerden anlaşılmaktadır. Belge 67’de VESTEL’in internetten
satış yapan perakendecilere satış yapmadığı ancak bazı bayilerin VESTEL’den perakende
satış amacıyla aldıkları ürünleri toptan olarak internet üzerinden satış yapan
perakendecilere sattıkları belirtilmiştir. Belge 69’da ise bayilerin hem düşük fiyatlardan
şikâyet ettiği hem de ürünleri “spot’a satarak” kontrol edilemez fiyatlar oluşmasına neden
oldukları ifade edilmiştir. Aynı belgede toptan satış yapan bayilere sattıkları ürünlerin (…..)
ancak bu cezai yaptırımın caydırıcı olmadığı anlaşılmaktadır. Belge 70 ve Belge 71’de ise
VESTEL’in KLİKSA ve GOLD internet sitelerinde satılan düşük fiyatlı VESTEL ürünlerinden
(…..) anlaşılmaktadır.
(310) VESTEL’in bu uygulaması son tüketiciye perakende satış yapan bayilerin toptan satış
yapmasının kısıtlanması olarak görülmektedir. VESTEL’in bayileri ile imzaladığı “Yetkili
Satıcılık Anlaşması” incelendiğinde 4. maddenin (c) bendinde şu hüküm bulunmaktadır:
(…..TİCARİ SIR…..)
(311) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin (b) bendi uyarınca “sağlayıcı tarafından kendisine
veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna
yapılacak aktif satışların kısıtlanması” Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanabilmektedir.
Bu kapsamda VESTEL’in bayilerine sadece son kullanıcılara satış yapma yükümlülüğü
getirmesi ve toptan seviyede aktif satış yapmasını kısıtlaması, %40’lık pazar payı eşiğinin
aşılmaması halinde grup muafiyetinden yararlanabilecektir. Yukarıda yer verilen
düzenleme seçici dağıtım türünde bir dağıtım sınırlamasına da işaret etmektedir. Mağaza
sözleşmelerinde seçici dağıtım kriterlerinin kullanılması, ürünün özellikleri bakımından
kalite algısının korunması yolunda gerekli bir sınırlama olarak nitelendirilebilir. Nitekim
Kurul’un 18.10.2011 tarih ve 11-53/1353-479 sayılı kararında Arçelik’in bayilik
sözleşmelerinde yer alan sadece son kullanıcılara ve sistem içindeki diğer bayilere satış
yapma düzenlemesinin bireysel muafiyet alabileceği değerlendirilmektedir. VESTEL’in
hiçbir ürün grubundaki pazar payının 2014 ve 2015 yıllarında %40’ın üzerinde olmadığı
tespiti altında, VESTEL’in bayilerine getirdiği sadece son kullanıcılara ve sistem içindeki
bayilere satış yapma ve yetkilendirilmemiş satıcılara toptan satış yapmama
yükümlülüğünün 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanabileceği
değerlendirilmektedir.
I.5.2.4. PHILIPS’ e İlişkin Belgelerin Değerlendirilmesi
(312) Dosya kapsamında PHILIPS’in 2015 yılında imzaladığı distribütörlük sözleşmeleri ve
satınalma sözleşmelerinden örnekler incelenmiş sözleşmede yeniden satış fiyatının
tespitine yönelik bir hüküm yer almadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, PHILIPS’e ilişkin
belgeler incelendiğinde, PHILIPS’in ürünlerinin perakende satış fiyatlarını belirleme amacı
olduğu ve çeşitli tarihlerde ürünlerinin perakende satışını gerçekleştiren teşebbüslerin
fiyatlarına müdahalede bulunduğu anlaşılmaktadır.
16-37/628-279
75/196
(313) PHILIPS Satış Yöneticileri ve Kilit Müşteri Yöneticisi arasında gerçekleşen 25.04.2008
tarihli “Fiyat araştırması” başlıklı Belge 89’da yer alan yazışmada perakende fiyatların
güncellendiği belirtilerek “Teknosa’nın yeni fiyatlara geçmediğine dair şikâyetler geliyor.
Aşağıdaki müşterilere bakacak olursak Nerdeyse tüm müşteriler yeni fiyat listesine
geçmemiş. Bununla birlikte çoğunda özel fiyatlarda bulunmakta. Son toplantıda
konuştuğumuz gibi, tüm kanalda paralel tavır içinde bulunmamız gerekiyor.” ifadeleri ile
perakendecilerin yeni fiyatlara geçmediğinden duyulan rahatsızlık dile getirilmektedir.
Belgede yer alan tablodan uygulanan perakende satış fiyatlarının PHILIPS fiyat listesindeki
fiyatlardan düşük olduğu görülmektedir. Bu bağlamda PHILIPS’in yayımladığı yeni fiyat
listesindeki fiyatları uygulamayan perakendeciler olmasından rahatsızlık duyduğu ve
konuyla ilgili olarak belgede geçen “…Bu tabloya göre düzeltilmesi gereken fiyatlar için biz
önlem alıyoruz.” ve “kendi satis toplantimizda bir yaklasim belirlemeyi teklif ediyorum”
ifadesinden yeni fiyatlara geçişin sağlanması için bazı önlemlerin alınmasının planlandığı
anlaşılmaktadır
(314) 07.07.2008 tarihli Belge 90’da ise bir PHILIPS bayisinin “Fiyatlarımız piyasaya göre
ayarladığımızda marjımız kalmıyor hemde sizlerdende ikazlar alıyoruz. Bu yüzden
mümkün olduğunca sizlerin de tavsiyeleri doğrultusunda işler yapmaya çalışıyoruz. Ama
bu seferde fiyatımızın int ve zincir kanala göre yüksek oluyor satamıyoruz sattığımızı iade
alıyoruz. Fiyat düşürünce de gelirimiz giderimizi karşılamıyor.” şeklindeki ifadesinden
PHILIPS’in bayilerin satış fiyatını kontrol ettiği ve daha düşük fiyat uygulayan bayileri ikaz
ettiği anlaşılmaktadır. Bayinin de satış yapmada güçlük çekmesine rağmen PHILIPS’in
ikazlarına uygun olarak fiyatlama yapmayı tercih ettiği anlaşılmaktadır. Belgenin
devamında ise ELECTROWORLD fiyatlarının düşüklüğü şikâyet edilmektedir. Bu konu bir
PHILIPS Televizyon Satış Sorumlusu tarafından Grup Satış Yöneticisi’ne iletilmiş ve buna
karşılık olarak “Fiyatlardan haberim var. Bugün düzeltildi yarın mağazalardaki etiketler
değişecek. Bu na ek olarak bayimizin gönderdiği fiyatlar nakittir. EW’de Media gibi nakite
taksit yok.” cevabı verilmiştir. Söz konusu belge PHILIPS’in perakende fiyatın düşük olması
konusunda bayiden şikâyet aldığını ve bunun üzerine perakende fiyatlara müdahale ettiğini
göstermektedir.
(315) 07.05.2009 tarihli “Madiamarkt bonus 5 taksit fiatı” başlıklı Belge 91’de Teknomix adlı bir
bayinin “Sizlerle olan toplantımızda istikrar diyorduk. Bhu firma herseyi bozmak üzerine
çalışmalar yapmaktadır. Bu fiat politikası ile mal satılamaz olmaktadır. Geleceğimizi ipotek
altına alıyoruz. Bu fiatlarla oynadığında diğer rakiplere de hak doğuyor. Lütfen bu
uygulamalara yeni seriler ile fırsat vermeyelim. Tüm firmaların duruşu ileriki günler için ölçü
olacaktır.” ifadeleriyle MS’nin fiyat düşürmesinden doğan endişesini ve rakibin başka
ürünlerde fiyatı düşürmemesi yönündeki talebini dile getirdiği görülmektedir. Bunun üzerine
bir PHILIPS Satış Yöneticisi tarafından diğer bir Satış Yöneticisi’ne söz konusu e-posta
iletilmiş ve “…Lütfen yeni ürünlerde işin başında iken tedbir alalım. Fiyat hergün bir seviye
aşağı iniyyorç Yakında korkarım 1999 TL 12 ay taksite oturacak. Bu şekilde bizim mal
sattırma şansımız kalmayacak.” ifadeleriyle fiyat düşüşünü engellemek üzere tedbir
alınması gerektiği belirtilmiştir. Cevaben verilen “Farklı sebepleri olsa da mutlaka bunu
engellemeliyiz, hâklisin. Kendi adimiza hemen aksiyon aliyor olacagiz.” ifadelerinden ise
PHILIPS’in fiyat düşüşünü engelleme amacı anlaşılmaktadır.
16-37/628-279
76/196
(316) PHILIPS’in Kilit Müşteri Yöneticisi pozisyonundaki çalışanları arasında gerçekleşen 12-
16.06.2009 tarihleri arasında e-posta yazışmalarını içeren Belge 92’de geçen “… bu konu
ve bunun gibi piyasadaki bozuk PHILIPS fiyatları sebebi ile Cuma günü Media Markt tum
mağaza müdürleri, … Bey ve …Hm’ın katıldığı bir toplantıda ciddi tartışmalar yaşadık. Nasıl
olacak bilmiyorum bu tür aksiyonları daha koordineli yapmanın bir yolunu bulmalıyız….”
ifadelerinden PHILIPS ürünlerinin fiyatının düşmesinden MS’nin rahatsızlığını dile getirdiği
anlaşılmaktadır. Ayrıca belgeden PHILIPS’in Hts3568 ürününün TEKNOSA tarafından 10
taksitle 749 TL’ye satılması üzerine (MS olduğu tahmin edilen) diğer perakendeciye daha
düşük fiyatla satıldığı anlaşılmaktadır. “Normalde taksitli 749 tl ve nakit 675 tl olması
gerekliliğine rağmen, ben daha fazla fiyat dalgalanması olmasın diye nakit 749’a
çektirttim..Satıslarına vereceğim desteği…” ifadesinden ise ürün fiyatının piyasada farklılık
göstermesinin engellenmeye çalışıldığı görülmektedir. Ayrıca belgede geçen “Bizde
müşterilerle toplantılarda sorun yaşıyoruz...Aynı şekilde bir faul listesi ortaya koymak
istesek her account için tavsiye dışı durumlar bulabiliriz. Durumun iyileştirilmesi için bu mail
ortamını kullanmaya gerek yok diye düşünüyorum. OPEN OFFICE in nimetlerinden
yararlanalım.” ifadelerinden, tavsiye edilen perakende satış fiyatına uyulmamasından
PHILIPS’in rahatsız olduğu ve bunu engellemeye yönelik adım atılması amacı bulunduğu
anlaşılmaktadır.
(317) BİMEKS’te bulunan 11.01.2010 tarihli Belge 93’te geçen “Philips hts3568 ev sinema seti
Teknosa’da 749 TL fiyatı revize edebilir miyiz?” ifadesinden BİMEKS’in fiyatı düşüren
TEKNOSA’nın fiyatına müdahale etmek istediği ve PHILIPS’e bu durumu “Lütfen bunu
bana açıklar mısın?” şeklinde bildirdiği bunun üzerine PHILIPS’in, BİMEKS’in söz konusu
üründe düşük fiyata satış yapabilmesi için stokundaki ürün miktarına destek vermeyi
(indirim uygulamayı) teklif ettiği anlaşılmaktadır. Ancak BİMEKS’in “bu dediğini açıklama
olarak mı algılıyorsun, Teknosa o fiyatı acilen internetten kaldırabilir mi? Biliyorsun biz
yapınca fiyatları kıyamet kopuyor, lütfen fiyatı düzeltelim…3377’yi bu Teknosa aksiyonuna
karşılık 547 TL ya da 499 TL’den mi ne dersin?” ifadeleriyle, PHILIPS’in teklifinden memnun
olmadığını bunun yerine TEKNOSA fiyatlarının yükselmesini ve buna karşılık başka üründe
fiyat düşürmeyi dile getirdiği anlaşılmaktadır. BİMEKS’in bu talebi karşısında PHILIPS’in
yanıtının ne olduğu, PHILIPS’in bu talebe olumlu yanıt verip müdahale edeceğini bildirip
bildirmediği bilinmemektedir. Bu nedenle BİMEKS’in tek taraflı olarak ilettiği talebin fiyat
rekabetini kısıtlama amacı olduğu kabul edilse de BİMEKS ve PHILIPS arasında bir
anlaşma olduğu tespitini yapmak için tek başına yeterli olmadığı belirtilmelidir.
(318) Yine aynı belgede geçen BİMEKS’in “…bu tür piyasa bozucu hareket yapmak çok kolay,
hele Philips markalı ürünlerde en kolay zira her yerde daha düşük maliyetli ürün var. mesela
geçen hafta …Bey'in ricasıyla Alu Katı meyve sıkacağındaki fiyatlarımıza müdahale ettik.
Ürünü çok daha ucuza piyasadan almamıza rağmen sizlerin söylediklerine güvenerek
hemen hareket ettik ve üzmedik …” şeklindeki ifadelerinden, piyasadaki fiyatların
korunmaya çalışıldığı, PHILIPS’ten yetkili bir kişinin ricası nedeniyle BİMEKS’in fiyatlarını
yükselttiği anlaşılmaktadır.
16-37/628-279
77/196
(319) PHILIPS Satış Yöneticileri ile Bölge Satış Müdürü arasında gerçekleşen 16.01.2010 tarihli
yazışmaları içeren Belge 94’te geçen “Zincir mağazaların özellikle haftasonu
uygulamalarından iyice bıktık. Hafta içinde zaten ucuz sattıkları ürünlerin fiyatlarını hafta
sonları iyice indiriyorlar. …Bizim artık bayiye söyleyecek sözümüz bitti.Ya işleri artık
oluruna bırakmamız gerekiyor. Fiyat yapmak isteyen zincirler o zaman istediği gibi fiyat
yapar ve isteyen dayanabiliyorsa çalışır isteyende bizimle çalışmaz, yada gerçekten de
artık gözle görülür bir takım tedbirler alınır.” ifadelerinden PHILIPS’in zincir mağazaların
fiyat indirimlerinden rahatsız olduğu, bu duruma müdahaleye etmeye çalışıldığı buna
rağmen fiyatların istenen düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır. Belgeden PHILIPS’in
perakendecileri fiyatlama kararlarında serbest bırakmadığı ve buna rağmen fiyat farklılıkları
olduğu için daha sıkı önlemler alınabileceğinin dile getirildiği görülmektedir.
(320) PHILIPS’te bulunan MS İzmir Beyaz Eşya Takım Lideri’nin PHILIPS yetkilisine gönderdiği
11.03.2012 tarihli “Vatan fiyat” başlıklı Belge 95’de“Mudahale etmenı rıca ederım. Fıyat
bozulacaksa Ben Bozarım.” ifadelerinden, VATAN’ın uyguladığı düşük fiyatlar nedeniyle
şikâyette bulunulduğu ve PHILIPS’ten müdahale etmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
PHILIPS yetkilisi ilgili e-postayı Grup Satış Müdürü’ne iletmiştir, ancak MS’ye ne şekilde
cevap verildiği bilinmemektedir.
(321) MS İzmir Beyaz Eşya Takım Lideri’nin PHILIPS yetkilisine gönderdiği 08.04.2012 tarih ve
“İzmir Optimum Karaca Mağazası” başlıklı Belge 96’da“İzmir optimum alışveriş Merkezi
içindeki Karaca Magazasındaki Philips ürünlerinde yapmış olduğu %50 ındırım Bızı
Inanılmaz Zora Sokuyor. Magazaya Müdahale etmez ıseniz Bu hafta Magazamdaki Tum
Etiketleri %60 indiririm. Bu adam Yuzunden 2 adet utuyu ıade almak zorunda kaldım. Fc
9220 utu bız 719 tl ye satarken orası 499 tl Bu Hıc etık degıl (bu sadece bır ornek) …Bırde
Bızde endusuk fıyat garantısı olduğunu Hatırlatmak ısterım. Fark var ıse 2 katı veriyoruz.”
ifadeleri ile rakip perakendecinin fiyatı düşürmesi şikayet edilerek PHILIPS’in fiyatlara
müdahale etmesi talep edilmektedir. Belgeden ayrıca MS’nin, fiyatlara müdahale etmemesi
durumunda PHILIPS’i tüm ürünlerde fiyatı düşürmekle tehdit ettiği ve bu nedenle MS’nin
PHILIPS karşısında önemli bir güce sahip olduğu anlaşılmaktadır. BİMEKS’le ilgili belgede
olduğu gibi MS ile ilgili belgelerde de PHILIPS’in bu talebi kabul edip etmediği ya da bu
talep doğrultusunda müdahale edip etmediği tespit edilemediğinden, bu belgelerin MS’nin
tek taraflı talebini gösterdiği ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bağlamında bir
anlaşmanın varlığını ortaya koymak için yeterli olmadığı değerlendirilmektedir.
(322) TEKNOSA’da bulunan 17.10.2014 tarihli iç yazışma niteliğindeki Belge 97’de“Aşağıdaki
ürünün fiyatını 100 TL yükseltiyorlar internette. Rakiplerde de web de fiyat yükseltecekler.
Ben kapalı devre 100 TL verilmesi için onay aldım. Bunu yapabilir miyiz?. Teşekkürler (altta
verilen linkte PHILIPS 42pfk630912 TV bilgileri var)” ifadeleri bulunmaktadır. Bu
ifadelerden, PHILIPS markalı televizyon için TEKNOSA’nın rakiplerinin geleceğe yönelik
fiyatlarından haberdar olduğu anlaşılmaktadır. “kapalı devre 100 TL verilmesi için onay
aldım” ifadesi, PHILIPS’in TEKNOSA’ya diğer perakendecilerin haberi olmaksızın
yapılacak indirim için müsaade ettiği şeklinde değerlendirilmektedir. Bununla birlikte ifade
içeriğinin muğlak olması ve bu ifadenin TEKNOSA çalışanına ait olması dikkate alındığında
belgenin PHILIPS aleyhine kullanılamayacağı değerlendirilmiştir.
16-37/628-279
78/196
(323) Özşanal unvanlı perakendecinin Metro broşürü ile ilgili “Soruyorum ben ne yapayim?”
şeklindeki e-postası üzerine PHILIPS Ege Bölge Müdürü, Satış Direktörü, Satış Yöneticisi
ve Grup Satış Müdürü arasındaki e-posta yazışmalarını içeren Belge 98’de“Sakın üstüne
alınma zincir mağazalarda sürekli yaşadığımız şeyler bunlar hergün birtanesinden gol
yiyoruz. Özşanalda 400 civari kıyma makinesi var ve aşağıdaki soruya ben cevap
bulamıyorum.” ifadesinden zincir mağazaların fiyat düşürmesinden rahatsızlık duyulduğu
ve fiyatın düşmesinin PHILIPS’i diğer perakendeciler karşısında zor durumda bıraktığı
anlaşılmaktadır. Ayrıca belgede geçen “… Dün bu mailden sonra izmir de yaptığımız fiyat
araştırması sonucunda M.Markt 289 TL TeknosaBimeks ve Vatan da henüz ürün gelmemiş
fakat geldiğinde farklı tablo olmayacak örneğin Vatan %30 kampanyası neredeyse hergün
var. Yani sorun tek başına Metro veya bir başka zincir değil albirini vur öbürüne peki
geleneksel hele hele distribütör bayisi inanın bana ki artık herşey şeffaf kimin ne marjı var
görüyoruz bu fiyatlarla ürün almıyorlar.” ifadeleri de PHILIPS’in zincir mağazalardaki fiyat
düşüşlerini bir sorun olarak algıladığını ortaya koymaktadır. Buna karşılık olarak PHILIPS
Satış Yöneticisi’nin verdiği “…Klasik olacak ama bziim bilgimiz dışında olan bir insert.
Biliyorsun bu tip ürünlerde asla piyasayı bozacak teklifler vermeyiz.” şeklindeki cevaptan
ise PHILIPS’in piyasadaki ürün fiyatlarını korumaya çalıştığı anlaşılmaktadır.
(324) Daha önce de ifade edildiği üzere yeniden satış fiyatının sağlayıcı tarafından doğrudan
veya dolaylı olarak belirlenmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde sıralanan ve dikey
anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamalardan en temel olanıdır.
Yeniden satış fiyatının tespiti, alıcının kar marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde ilan
edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının yapabileceği indirimin en üst seviyesinin belirlenmesi,
alıcının belli bir yeniden satış fiyatına bağlı kalması için yapılan indirimlerin ya da
kampanyaların maliyetini sağlayıcının üstlenmesi, alıcının belli bir yeniden satış fiyatına
bağlı kalmaması halinde uyarılması, tehdit edilmesi, cezai yaptırımlara muhatap olması,
sözleşmesinin feshedilmesi, siparişlerinin geciktirilmesi ya da iptal edilmesi gibi çeşitli
şekillerde ortaya çıkabilmektedir.
(325) Yukarıda yer verilen belgelerden anlaşıldığı üzere PHILIPS, ürünlerinin yeniden satış
fiyatının serbest rekabet koşulları çerçevesinde belirlenmesini engellemeye yönelik
uygulamalarda bulunmaktadır. Bu tür uygulamalarla PHILIPS markaiçi rekabeti kısıtlamayı
amaçlamaktadır. PHILIPS’in ürünlerinin perakende satışını yapan teşebbüslerin yeniden
satış fiyatını belirlemesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği ve 5. maddesi
kapsamında muafiyet alamayacağı değerlendirilmektedir. Zira söz konusu uygulama 4054
sayılı Kanun’un 5. maddenin (a) ve (b) bentlerinde sayılan “malların üretim veya dağıtımı
ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik
gelişmenin sağlanması” ve “tüketicilerin bundan yarar sağlaması” koşullarını
sağlamamaktadır. Yeniden satış fiyatının belirlenmesinin PHILIPS ürünlerinin dağıtım
ağında ve teknomarketlerin sunduğu ürün ve hizmetlerde gelişme ve iyileşme oluşturması
mümkün değildir. Yeniden satış fiyatının belirlenmesi neticesinde PHILIPS markalı bir ürün
almak isteyen tüketiciler markaiçi rekabetin sınırlanması nedeniyle daha yüksek fiyatlarla
karşılaşacaktır. Fiyat rekabetinin piyasalarda etkinliği ve dolayısıyla iktisadi refahın
artırılmasını sağlayan temel unsur olduğu göz önüne alındığında, fiyat rekabetinin ortadan
kalkmasının tüketici refahını önemli ölçüde olumsuz etkileyebileceği değerlendirilmektedir.
16-37/628-279
79/196
I.5.3. Tarafların Savunmalarına İlişkin Değerlendirme
(326) Bilgisayar ve konsol oyunlarına ilişkin soruşturma taraflarının savunmalarının tamamında
ortak olan husus perakendecilerin ve ARAL’ın bir kartel anlaşması (hub and spoke kartel)
içinde olmadıklarına ilişkindir. Aynı savunma tüketici elektroniği pazarındaki soruşturma
muhatapları tarafından da yapılmaktadır. Her ne kadar soruşturma bildiriminde taraflara bu
yönde bir iddia yöneltilmiş olsa da yapılan soruşturma neticesinde perakendeciler arasında
doğrudan veya dolaylı iletişimi gösterir yeterli belge ve bulgu olmadığı ve bu durumda yatay
bir anlaşmanın varlığından söz edilemeyeceği tespit edildiğinden bu iddiadan
vazgeçilmiştir. Bu bağlamda “hub and spoke kartel”e ilişkin teşebbüslerin savunmalarına
ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.
I.5.3.1. ARAL’ın Savunmalarına İlişkin Değerlendirme
ARAL’ın Savunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Savunmalar
(327) ARAL’ın birinci yazılı savunmasını Kuruma teslim etmesi gereken yasal tarihten birkaç gün
önce ARAL’da yeni bir yerinde inceleme yapıldığı, incelemede elde edilen belgelerin
soruşturma bildiriminde yer almadığı ve söz konusu belgelere ilişkin açıklama
yapılamamasının ARAL’ın savunma hakkını kısıtladığı ifade edilmektedir.
(328) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca Kurul tarafından soruşturmaya
başlanması kararının verilmesinden itibaren 15 gün içerisinde ilgili teşebbüse hakkında
soruşturma açıldığı bildirilir ve bildirimde ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği hakkında
yeterli bilgi teşebbüse sunulur. Teşebbüsün, bu bildirimden itibaren 30 gün içerisinde ilk
yazılı savunmasını göndermesi gerekmektedir. Bununla birlikte 44. maddenin ikinci
fıkrasında, ihlal iddiası yöneltilen teşebbüslerin soruşturma safhasında her zaman, kararı
etkileyebilecek bilgi ve delili Kurula sunabilecekleri düzenlenmektedir. Keza teşebbüslerin
ikinci ve üçüncü yazılı savunma ile sözlü savunma haklarına ilişkin düzenlemeler 4054
sayılı Kanun’un 45. ve 46. maddelerinde yer almaktadır. Bu doğrultuda Kanun’un 44.
maddesi birinci fıkrası uyarınca, raportörlerin soruşturma aşamasında yaptığı yerinde
incelemelerde alınan belgeler hakkında teşebbüslerin beyan dilekçeleri ile ve/veya ikinci
ve üçüncü yazılı savunmaları ile açıklama yapmalarının önünde bir engel
bulunmamaktadır. Bununla birlikte, soruşturma döneminde yapılan yerinde incelemede
elde edilen belgelere dayanarak ihlal iddiasında bulunulması halinde bu belgeler
soruşturma raporu ile birlikte ilgili tarafa tebliğ edilmektedir. Açıklanan sebeplerle
teşebbüsün savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin savunmalarının yerinde olmadığı
değerlendirilmektedir.
Perakendeciler ile ARAL Arasındaki Ticari İlişkinin Acentelik ilişkisi Olduğuna İlişkin
Savunmalar
(329) ARAL ve perakendeciler arasındaki ilişkinin konsinye satış usulü olduğu, bu durumun
perakendecilerin alıcı gücüne sahip olmasından kaynaklandığı, bu nedenle bu dikey ilişkide
tüm mali ve ticari riskin ARAL üzerinde olduğu iddia edilmektedir. Bu iddiaya dayanak
olarak ARAL ile DR ve ARAL ile TEKNOSA arasında imzalanan anlaşmalar uyarınca
ürünün konsinye olarak satıldığı dile getirilmektedir. Bu kapsamda perakendecilerde satışı
gerçekleşen ürün mülkiyetinin ARAL'a ait olduğu, ürün bedelinin perakendecilerde satışı
gerçekleştikten sonra ARAL’a ödendiği, ürünün nakliyesine ait masrafların ARAL
tarafından karşılandığı, ürünün iade edilmesi, bozuk/ayıplı çıkması, tamir edilmesi ve
tüketiciye geri gönderilmesi durumunda dahi taşıma masraflarını ARAL’ın üstlendiği
belirtilmektedir. Satış noktalarının sadece bu pazara özgü yatırım yapmasının söz konusu
olmadığı ve satış artırma faaliyetlerine katılmadığı, satış artırıcı pazarlama faaliyetleri için
sözleşme uyarınca ARAL’ın perakendecilere belirli miktarda ödeme yaptığı, ürünlerin
güvenlik kutularında satıldığı ve güvenlik kutusu, barkod basım, gondol başı, raf giydirme
vb. maliyetlere, satış sonrası hizmet sunma maliyetine ARAL’ın katlandığı ve hatta
16-37/628-279
80/196
perakende mağazasında çalışmak üzere saha destek elemanı istihdam edildiği ileri
sürülmektedir. İlaveten ARAL’ın arızalı, ayıplı veya satılmayan ürünleri geri alma garantisi
verdiği ve ürünlere ilişkin tüm sorumluluğun ARAL üzerinde olduğu, iade masraflarının
ARAL tarafından karşılandığı ifade edilmiştir. ARAL’ın perakendecilerden teminat talep
etmemesi, perakendecilerin stok bulundurma sorumluluğunun olmaması ve satış sonrası
destek hizmetlerinin de ARAL’ın sorumluluğunda olması yine acentelik ilişkisini
destekleyen unsurlar olarak belirtilmiştir.
(330) Türk Ticaret Kanunu’nda acente, “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya
müstahdem gibi tabi bir sıfatı olmaksızın bir mukaveleye dayanarak muayyen bir yer veya
bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya
bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimse” olarak tanımlanmaktadır. 4054
sayılı Kanun bakımından ise, şayet acente müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık
ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir mali veya ticari risk almamışsa, acentenin müvekkili
adına yaptığı ya da aracılık ettiği iş ve işlemler bakımından müvekkil tarafından acenteye
getirilen sınırlamalar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışındadır. Diğer taraftan,
akdedilen anlaşmanın adının acentelik anlaşması olması, bu anlaşmanın kendiliğinden
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığı anlamına gelmemektedir.
(331) Burada, teşebbüsler arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup
olmadığını belirleyen unsur, acentenin, müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili
olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığıdır. Acentelik sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun
kapsamı dışında değerlendirilmesinde 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına İlişkin Kılavuz (Dikey Kılavuz) yol göstericidir. Dikey
Kılavuz’da acentelik ilişkisinde acentenin sağlayıcı ile olan ilişkisi bağlamında ticari ve mali
risk alıp almadığı kriteri esas alınmaktadır ve sınırlayıcı olmamakla birlikte ticari ve mali
riskler örneklendirilmektedir. ARAL ile perakendeciler arasındaki ilişkide arızalı veya
satılmayan malların koşulsuz iadesi, nakliye masraflarının ARAL tarafından karşılanması,
satış artırıcı pazarlama faaliyetlerine ARAL’ın belirli miktarda ödeme ile katılması gibi
unsurlar Dikey Kılavuz’da verilen örneklerle benzeşmektedir. Bu unsurlar operasyonel
maliyetlerin bir kısmına ARAL’ın katıldığını göstermekle birlikte, perakendecilerin her birinin
kendi operasyonel kararlarını veren ve maliyetlerine katlanan bağımsız ekonomik birimler
olduğunu değiştirmemektedir. Ancak esasen bu tür uygulamaların, organize
perakendeciliğin geneline yaygın olan ve organize perakendecilerin alım gücünün yüksek
olması nedeniyle sağlayıcılardan elde edebildikleri ve sağlayıcıların maliyetlerini artıran
hususlar olduğu değerlendirilmelidir. Bu tür masraflar sağlayıcılar tarafından kabul
edilmekte ve genellikle ürünün satış fiyatına yansıtılmaktadır. Dolayısıyla sayılan
maliyetlerin ARAL tarafından karşılanmasının acentelik ilişkisini belirlemeye yeterli
olmayacağı belirtilmelidir. Nitekim ARAL ile perakendeciler arasındaki ilişkide
perakendecilerin kendi satış fiyatlarını belirleyebildiği ve promosyon ile kampanyalara
ilişkin kararları kendilerinin aldığı görülmektedir. Teşebbüslerin pazarlama stratejisini
belirlemede serbest oldukları bu ilişkide risk almadıkları ve pazarda sadece ARAL’ın
acentesi şeklinde davrandıkları savunması gerçekçi görülmemektedir. Bu nedenle ARAL
ile perakendeciler arasındaki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaların 4054 sayılı Kanun kapsamı
dışında olması gerektiği yorumuna katılmak mümkün değildir.
16-37/628-279
81/196
(332) Konsinye satış ilişkisi diğer rekabet uygulamalarında da her durumda acentelik benzeri
olarak değerlendirilmemektedir. ABD’de Yüksek Mahkeme tarafından Simpson v.
UnionOilCo. davasında UnionOil’in konsinye satış anlaşması imzaladığı benzin
istasyonlarında yeniden satış fiyatını tespit etmesi rekabet ihlali olarak değerlendirilmiştir17.
Kararda benzin istasyonunun operasyonel maliyetlere katlanması gerekçesiyle konsinye
satış sözleşmesi rekabet yasalarının kapsamı dışında sayılmamıştır.
(333) Savunmada konsinye satış sözleşmesinin acentelik gibi değerlendirildiği Kurul karar
örneklerine yer verilmiştir18. 04.03.2010 tarih ve 10-21/273-101 sayılı kararda Boyner ile
Samsonite Türkiye arasındaki dikey ilişki acentelik ilişkisi olarak değerlendirilmiştir. Ancak
söz konusu kararda dikkate alınan unsurlardan biri “Ürünün perakende satış fiyatının
temelde Samsonite Türkiye tarafından belirlenmekte olduğu, verilen fiyata göre o ürünü
satıp satmama kararının Boyner’e ait olduğu”dur. Kurul’un Miele’nin beyaz eşya satıcısı
bayilerinin yeniden satış fiyatını tespit ettiğine ilişkin 29.12.2011 tarih ve 11-64/1660-590
sayılı kararında ise “mağazada teşhir edilen ürünlerin konsinye olarak Miele tarafından
sağlandığı, satılan ürünlerin tüketiciye teslimatının Miele tarafından yapıldığı, satış
işleminin Miele’nin sistemi kullanılarak gerçekleştirildiği, ürünlerin fiyatlarının ve satış
koşullarının Miele tarafından belirlendiği, ödemelerin Miele’e ait pos cihazıyla doğrudan
Miele’e yapıldığı ve buna karşılık Miele’den komisyon alındığı” gerekçeleriyle Miele ve
perakendeciler arasındaki ilişki acentelik olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla her iki
kararda da acentelik incelemesinde satış fiyatı belirleme konusunda perakendeci
teşebbüsün bağımsızlığının olup olmaması dikkate alınmıştır.
ARAL’ın Konsinye Satış İle Çalıştığı İçin Yeniden Satış Fiyatını Belirleme Hakkının
Bulunduğu Savunması
(334) ARAL’ın ürünlerle ilgili ticari ve finansal riskleri üstlenmesinden dolayı ürünün yeniden satış
fiyatını tespit etme hakkının olduğu, ancak alıcı gücü nedeniyle hakkını kullanamadığı ve
yalnızca ürün satış fiyatını tavsiye edebildiği, ARAL’ın söz konusu hakkı olduğu halde
perakendecilerle anlaşma içinde olup 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmesinin
mümkün olmadığı savunulmaktadır.
(335) Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ARAL ile perakendeciler arasında konsinye satış
ilişkisi olması, aralarındaki ticari ilişkinin acentelik olarak değerlendirilmesini
gerektirmemektedir. Perakendeciler ticari ve mali risk aldığı müddetçe ARAL ile
perakendeciler birbirinden bağımsız ekonomik birimler olarak ele alınmakta ve bunlar
arasında ürünlerin satış fiyatını etkilemeye yönelik bir anlaşma 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Dolayısıyla konsinye satış yaptığı için ARAL’ın
fiyat belirleme hakkı olduğu ancak belirlemediği savunması kabul edilebilir değildir.
17U.S. Supreme Court Simpson v. UnionOilCo. of California, 377 U.S. 13 (1964)
18 08.07.2004 tarih ve 04-46/593-144 sayılı; 09.10.3012 tarih ve 13-57/807-344 sayılı Kurul kararları.
16-37/628-279
82/196
Perakendecilerin Alıcı Gücüne İlişkin Savunmalar
(336) Hakkında soruşturma yürütülen perakendecilerin, ARAL’ın cirosu içerisindeki payının
yaklaşık %(…..) ve pazar payları toplamının yaklaşık %(…..) olmasından hareketle
perakendecilerin ARAL karşısında yüksek alıcı gücüne sahip olduğu belirtilmektedir. Bu
durumun sonucu olarak, ARAL’ın konsinye satış sistemi gereğince oyunların tüketiciye
satış fiyatlarına müdahale hakkı bulunmaktayken her zaman tavsiye niteliğinde fiyat
belirlediği, sözleşmelerde perakendecilere finansal fayda sağlayan hükümlerin bulunduğu
ifade edildikten sonra soruşturma bildiriminde yer alan belgelerdeki ifadelerin
perakendecilere yapacakları kampanyalarda ARAL’ın vereceği desteklerle ilgili olduğu ileri
sürülmektedir. Nitekim perakendecilerin fiyat düşürme sonucu karşılaştığı gelir kaybını
ARAL'dan tahsis etme isteğinde olduğu belirtilmektedir. ARAL’ın herhangi bir ürünü az
satılan satış noktasından, çok satılan perakende satış noktasına taşımak istediğinde
perakendecilerin ARAL’ın ürün iade talebini reddettiği ya da belirli koşullarla kabul ettiği,
perakendecilerin alıcı gücüne sahip olmasında dolayı ARAL’ın zarar etme durumu ile
karşılaştığı ve perakendecilerin söz konusu durumu kendi lehlerine kullanabildiği
savunulmaktadır.
(337) Perakendecilerin alıcı gücünün olması ARAL’ın rekabeti kısıtlayıcı amacı olan bir
anlaşmanın tarafı olarak kabul edilmesini engellememektedir. Belgelerin bir kısmında
ARAL’ın vereceği desteklerle ilgili ifadeler bulunmakla birlikte, doğrudan ARAL’ın fiyata
müdahale taleplerini olumlu karşılayarak fiyatların yükseltilmesi yönündeki iradesini ortaya
koyan belgeler de bulunmaktadır. Perakendecilerin oyun satışları içinde ARAL’ın dağıtımını
yaptığı oyunların payı Tablo 1’de yer verildiği üzere oldukça yüksektir. Dolayısıyla ARAL’ın
perakendeciler karşısında pazarlık gücünde zayıf konumda olduğu da söylenemeyecektir.
Alıcı Gücünden Kaynaklı Piyasa Aksaklıklarının Giderilmesi Amacıyla Perakende
Pazarının Düzenlenmesi Gerektiği Savunması
(338) Perakendecilerin belirli günlerde özel indirimi olduğu ya da piyasadaki en düşük fiyatı
uygulama konusunda perakendecinin kendi karından feragat etmeden sağlayıcıdan destek
alma yönünde baskı kurabildiği ve bu durumun piyasa aksaklığına neden olduğu, söz
konusu aksaklığın cezasını sağlayıcıların çekmek zorunda kaldığı ancak sağlayıcı
yüzünden kaynaklanmayan piyasa aksaklıklarının giderilmesi amacıyla perakende
pazarının düzenlenmesi gerektiği savunulmaktadır.
(339) ARAL’ın perakendecilerle anlaşması bir piyasa aksaklığının sonucu olarak ortaya çıksa
dahi bu durum, 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasını veya teşebbüslerin sorumluluğunu
engelleyecek bir husus olarak değerlendirilmemelidir.
Markalı Ürünlerinin Dağıtımını Sadece ARAL’ın Gerçekleştirmediğine İlişkin Savunma
(340) Bilgisayar ve konsol oyunları sağlayıcılarının internet mağazaları ve mağaza satış noktaları
dışında, internet yoluyla satış yaparak ÖTV, KDV, gümrük masrafı gibi maliyetlere
katlanmadığı, Play Station ve Xbox ürün gruplarının sahip olduğu internet satış platformları
aracılığıyla da ürün satışının gerçekleştiği, ayrıca bilgisayar ve konsol oyunlarının ve orijinal
olmayan ürünlerin internet üzerindeki kaçak platformlarda da satılabildiği ve söz konusu
satışların pazar payının %35-50 arasında olduğu savunulmaktadır.
(341) İnternet kanalından satış yapan platformların ÖTV, KDV gibi masraflara katlanmadığı ve
orijinal olmayan oyunların da satışının yapıldığına ilişkin belirtilenler ARAL’ın 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddialarını etkileyecek nitelikte değildir. Tablo 1’de
görüleceği üzere ARAL’ın satışını yaptığı oyunlar soruşturma tarafı perakendecilerin oyun
satışlarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
16-37/628-279
83/196
ARAL’ın Satış Fiyatının Sabit Olduğu, Perakendecilerin Tüketiciye Yüksek Fiyattan Ürün
Satmasından ARAL’ın Menfaatinin Olmadığı Savunması
(342) Ürün fiyatı ve talebin ters yönlü hareket ettiği temel varsayımı altında, ARAL’ın sağlayıcısı
olduğu oyunları perakendecilerin düşük fiyatla satması, ürüne olan talebin artmasına ve
daha çok ürün satılmasına imkan verecektir. Perakende pazarında talebin artması ise
ARAL’ın toptan seviyede perakendecilere daha çok oyun satması ve ARAL’ın ürün başına
kar marjının değişmemesi halinde daha çok kar elde etmesine neden olacaktır. Bu
bakımdan savunmada belirtildiği gibi ARAL’ın oyunların perakende satış fiyatının
yükselmesinden menfaatinin olmadığı söylenebilecektir. Bu etki talebin fiyat esnekliğinin
yüksek olduğu durumlarda daha belirgin olacaktır. Diğer yandan ARAL’ın sağladığı
oyunların özellikle ilk piyasaya sürüldüğü dönemde talep esnekliğinin düşük bu nedenle
fiyatının yüksek olduğu, zamanla oyunun perakende satış fiyatının düştüğü bilinmektedir.
Diğer yandan ARAL’ın savunmasının bazı bölümlerinde belirttiği ve incelenen belgelerin
de gösterdiği üzere perakendeciler arasında fiyat rekabeti olması halinde perakendeciler
düşük fiyata satan rakiplerini bir pazarlık unsuru olarak kullanmakta ve ARAL’dan ekstra
indirim vermesini talep etmektedir. Bu ise ARAL’ın kar marjını doğrudan olumsuz
etkilemektedir. ARAL’ın özellikle de talep esnekliği düşük olan ürünler bakımından
perakendecilerin fiyat rekabetini kısıtlaması kendi kar marjını korumasını sağlayacaktır.
Dolayısıyla ARAL’ın perakendecilerle oyun fiyatlarının yükseltilmesi ve fiyat rekabetinin
kısıtlanması amacı taşıyan anlaşma içinde olmasının ARAL’ın menfaatine aykırı olduğu
savunması kabul edilememektedir.
ARAL’ın Perakendecilerin Satış Fiyatlarına Müdahale Ettiği Tespitinin Herhangi Bir Analize
Dayanmadığı Savunması
(343) VATAN’la ARAL arasındaki anlaşmanın tespit edildiği kısma atıfla yapılan savunmada
ARAL’ın, perakendecilerin satış fiyatlarına müdahale ettiği tespitinin herhangi bir analize
dayanmadığı ve varsayıma dayalı genel ifadelerle değerlendirme yapıldığı, ARAL’ın
rekabet ihlali içinde olduğu tespitinin yapılabilmesi için etki analizi yapılmasının zorunlu
olduğu savunulmaktadır.
(344) VATAN ile ARAL arasındaki yazışmaları içeren belgeler incelendiğinde VATAN’ın çeşitli
tarihlerde çeşitli rakip perakendecilerdeki oyun fiyatlarının yükseltilmesi konusunda
ARAL’dan talepte bulunduğu ve ARAL’ın cevaben bu talepleri kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Bazı durumlarda ARAL’ın kendisine iletilen talep doğrultusunda düşük fiyat uygulayan
perakendeci ile iletişime geçip fiyatını yükseltmesini istediği anlaşılmaktadır (Belge 31,
Belge 32, Belge 35). Belge 33’te VATAN tarafından iletilen talep sonrasında BİMEKS’in
ilgili oyundaki 20 TL kadar düşük olan fiyatının yükseltildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte
bazı belgelerde (Belge 29, Belge 26) VATAN’ın bazı perakendecilerin fiyatının
yükseltilmesine ilişkin ARAL’dan talepte bulunduğu ortaya konulmasına rağmen ARAL’ın
bu taleplere cevabının ne olduğuna ilişkin tespitte bulunulamamıştır. Ancak sınırlı sayıdaki
belgeler için ARAL’ın cevabının tespit edilememiş olması, diğer belgelerle ortaya konulan
perakendeciden gelen rakip oyun fiyatlarının yükseltilmesi talebinin ARAL tarafından kabul
edildiği ve bu şekilde ARAL’ın rekabeti kısıtlama amacı taşıyan bir anlaşmanın tarafı olduğu
değerlendirmesini etkilememektedir.
İddia Konusu Davranışlar Hakkında Etki Analizi Yapılmadığına İlişkin Savunmalar
(345) Taraflar arasındaki ilişkinin dikey nitelik taşıdığı, dikey ilişkilerde rekabet ihlalinin ortaya
konulması için gerekli olan pazardaki rekabet koşulları üzerindeki olumsuz etkinin ortaya
konulmadığı ve aynı ürün için aynı ay içerisinde farklı perakende satış noktalarında farklı
fiyatların uygulandığı ileri sürülmektedir.
16-37/628-279
84/196
(346) Amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar rekabeti kısıtlayıcı etki doğurmasa da 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak nitelendirilmektedir. Kurul19 “Rekabeti
bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak
çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece
rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi
yasaktır.” tespiti ile amacı rekabeti kısıtlamak olan bir anlaşmanın etkisinin aranmayacağını
açıkça ortaya koymuştur. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bakımından amaç ve etki ayrımı
anlaşmanın yatay ya da dikey olmasına bağlı olarak belirlenmemektedir. Örneğin dikey
anlaşma olan yeniden satış fiyatının tespiti amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalardan
kabul edilmekte ve ihlal tespiti için rekabeti kısıtlayıcı etkisinin ortaya konması
aranmamaktadır20. Dolayısıyla ARAL ile perakendeciler arasındaki anlaşmanın bir dikey
anlaşma olması nedeniyle etki analizi yapılmasının zorunlu olduğu savunması kabul
edilmemektedir. Bununla birlikte bazı belgeler bakımından fiyat yükseltilmesi talebinin
ARAL’a iletilmesinin ardından fiyat artışı yaşandığı tespit edilmiştir. Ancak teşebbüslerin
tamamının talep edilen oyunlar için belirlenen tarihlerdeki satış fiyatlarını sunamaması
nedeniyle bu analiz kısıtlı kalmıştır.
Perakendecilerde Farklı Fiyat Uygulamaları Olduğundan ARAL ile Perakendecilerin
Anlaşma İçinde Olduğunun Kanıtlanamadığı Savunması
(347) Perakendecilerin oyunların çok sattığı çıkış döneminde dahi farklı fiyat uygulamaları
yaptığı, buna örnek olarak VATAN’ın iki yıl boyunca yeni çıkan ürünler dahil olmak üzere
hafta sonu %25 indirim yaptığı, DR’nin internet satışlarında %10 indirim yaptığı, söz konusu
örnek uygulamaların ilgili pazarda herhangi bir etki doğmadığını gösterdiği, ARAL aleyhine
kullanılan belgelerin rekabet ihlali içinde olduğunu göstermediği, şüpheye yer
bırakmayacak şekilde yapılması gereken rekabet ihlali tespitinin varsayıma ve yoruma
dayalı olduğu belirtilmektedir.
(348) Daha önce de ifade edildiği üzere amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar rekabeti
kısıtlayıcı etki doğurmasa da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak
nitelendirilmektedir. Dolayısıyla bu tür ihlallerde anlaşmanın etkisinin ortaya çıkmış olması
aranmamaktadır. Bu nedenle anlaşmanın etkisinin oluşmadığı kabul edilse dahi bu, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlalini ortadan kaldırmamaktadır.
1919.01.2011 tarihli ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı.
20 Kurul’un 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı kararında “Daha önce de belirtildiği üzere amacının
rekabeti kısıtlamak olduğu kabul edilen YSFB uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
yer aldığına şüphe bulunmamaktadır. Bu nedenle 4. madde hükmü göz önüne alındığında ihlalin ortaya
konulabilmesi için YSFB uygulamalarına yönelik olarak bir etki analizi yapılması zorunluluğu
bulunmamaktadır.” denilerek yeniden satış fiyatının belirlenmesinin amaç yönüyle rekabeti kısıtladığının
kabul edildiği ortaya konulmuştur.
16-37/628-279
85/196
(349) Savunmada ayrıca incelenen belgelerin ARAL’ın rekabet ihlali içinde olduğunu
göstermediği ve ihlal iddialarının varsayıma ve yoruma dayalı olduğu iddia edilmektedir.
Oysaki ihlal tespiti yerinde incelemelerde elde edilen belgelerin değerlendirilmesi ve
teşebbüslerden talep edilen fiyat bilgilerinin incelenmesi sonucunda oluşturulmuştur. 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde “Maddenin amacı bakımından anlaşma,
hukuki şekil şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma
ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi
yoktur.” denilerek anlaşma kavramı tanımlanmıştır. Buna paralel olarak Kurul bir kararında
“Sözleşme olmaksızın da rekabet ortamını bozan her türlü ilişkinin uygulamaya sokulması
da anlaşma niteliğindedir” tespitinde bulunmuştur21. Başka bir kararda22 ise “Rekabet
hukuku mevzuatında anlaşma kavramı taraflar arasındaki her türlü irade uyuşması
anlamında kullanılmaktadır.” denilmiştir. Kurul’un bir başka tespiti23 ise “rekabet hukuku
uygulamalarında anlaşma, borçlar hukukunun konusunu oluşturan sözleşmelerden daha
geniş yorumlanmakta ve bağlayıcı olma, yazılı şekil, yükümlülüklerin ifa edilmemesi halinde
uygulanacak yaptırımın düzenlenmesi yahut yürürlük koşulları gibi herhangi bir şekil şartı
aranmamaktadır.” şeklindedir. Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun kapsamında bir anlaşmanın
ortaya konması için tarafların anlaştıklarını açıkça ifade ettikleri bir mutabakat ya da karar
aranmamakta tarafların iradelerinin uyuşması yeterli görülmektedir.
(350) Bu doğrultuda ARAL ile DR, VATAN, TEKNOSA, KLİKSA ve GOLD arasındaki yazışmaları
içeren belgelerde perakendecilerin ARAL’dan rakiplerindeki oyun fiyatlarının
yükseltilmesini talep ettiği ve ARAL’ın bu taleplere olumlu yanıt verdiği ve bazı durumlarda
uygulamaya geçerek fiyat indirimi yapan perakendeciyi uyardığı ve fiyatını yükseltmesini
istediği anlaşılmaktadır. Rekabeti kısıtlayıcı bir uygulamaya ilişkin talep ve bu taleplerin
kabul edildiğine ilişkin ARAL tarafından verilen olumlu yanıtlar 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir anlaşmanın varlığını ortaya koymaktadır. Bu anlaşmanın
hedefinin fiyat rekabetinin önlenmesi olması nedeniyle, amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı
bir anlaşma olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Perakendecilere Sağlanan Finansal Desteğe İlişkin Savunmalar
(351) Perakendecilerin elde ettiği kardan vazgeçmeden indirimli fiyat uygulayabilmek veya
kampanya yapmak için ARAL’dan destek talep ettiği, ARAL’ın söz konusu taleplere karşı
perakendecilere kendi bütçesinden finansal destek sağladığı, Belge 30’da yer alan
ifadelerden finansal destek sağlanan perakendecinin fiyat rekabetine girmesinin
engellendiği tespitinin yapılmasının kabul edilemeyeceği, söz konusu desteğin en çok
kayrılan müşteri şartı hükmü ile değerlendirilmesi gerektiği, Belge 18’in pazarın işleyişini
ve ARAL’ın niyetini ortaya koyduğu, perakende satış noktalarına sağlanan finansal
desteğin yeniden satış fiyatına müdahale olarak değerlendirilmemesi gerektiği
savunulmaktadır.
(352) Belge 30’da ARAL ile DR arasındaki imzalanan sözleşmede yer alan “Rekabet Primi”ne
ilişkin açıklamalar bulunmaktadır. Bu primin amacı ARAL tarafından şu şekilde
açıklanmaktadır:
“Rakip firmaların bizim kontrolümüzün dışında yapmış olduğu fiyat indirimlerine karşı
sizi korumak ve cevap vermeniz için kullanılmalıdır”
2119.01.2011 tarih ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı.
2225.11.2009 tarih ve 09-57/1393-362 sayılı Kurul kararı.
2318.04.2011 tarih ve 11-24/464-139 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
86/196
(353) ARAL bu durumun en çok kayrılan müşteri şartı hükmü gibi değerlendirilmesi gerektiğini
belirtmektedir. Bu hüküm, bir müşteriye sağlanan olumlu alım/satım koşullarının,
sözleşmesinde en çok kayırılan müşteri şartı yer alan diğer müşterilere de yansıtılmasını
ifade etmektedir24. Bu bağlamda ARAL’ın DR’ye en çok kayrılan müşteri şartı sunması
halinde oyunları DR’ye en düşük fiyata sunması beklenecektir. Burada bahsedilen fiyat
ARAL’ın DR’ye satış fiyatı olup, DR’nin satın aldığı ürünlerin perakende satış fiyatı
konusunda ARAL’ın rolünün olmaması gerekir. En çok kayrılan müşteri şartı ARAL’ın
DR’ye diğer perakendecilerin yeniden satış fiyatını kontrol edeceği yönünde garanti
vermesini ya da DR’nin yeniden satış fiyatına bir müdahaleyi meşru kılmamaktadır.
Yukarıda yer verilen ifadeden görüleceği üzere, ARAL DR’ye rakip perakendecilerin
perakende satış fiyatlarını kontrol edeceği garantisi vermekte ve kontrol dışı oluşan
perakende fiyatları için de DR’yi “Rekabet Primi” ile sübvanse etmeyi taahhüt etmektedir.
Böyle bir garantinin sonucunda DR’nin fiyat rekabetine girme güdüsünü azalacaktır. Bu
uygulama DR ile ARAL arasındaki anlaşmayı ve bu anlaşmanın doğrudan oyun perakende
satış fiyatları üzerinde rekabeti kısıtlayıcı amacını göstermektedir.
(354) Belge 18 için işbu dosyada “BİMEKS ve ARAL’ın fiyat rekabetini kısıtlama amacı ile birlikte
hareket ettiğini göstermemektedir.” değerlendirmesi yapılmış ve ihlal iddiasına delil olarak
kullanılmamıştır. Dolayısıyla belgenin BİMEKS’in talebini içermesine rağmen ARAL’ın bu
talebi nasıl cevapladığının ortaya konulamaması nedeniyle anlaşmanın varlığını
kanıtlamak için yetersiz bir delil olduğu değerlendirilmiştir. Zaten ARAL ile BİMEKS
arasında rekabeti kısıtlama amacı taşıyan bir anlaşma olduğu tespiti de yapılmamıştır.
Belge 1 ve Belge 2’ye İlişkin Değerlendirmelerin Birbiriyle Çeliştiği Savunması
(355) Yukarıda değerlendirildiği üzere Belge 1 ihlal iddiasına dayanak olarak gösterilmemiştir.
Belge 2’de ise ARAL tarafından gönderilen e-postada yer alan “…Biz firmaların kendi
aralarındaki bu tip rekabetlerin içinde olmadık ve olmayacağız” ifadesi Belge 1’deki
ifadelerden ayrışmaktadır. Belge 1’de ARAL perakendecilerin fiyatlarına müdahale
edemeyeceğini belirtirken, Belge 2’de perakendecilerin fiyat rekabetine girmesini
desteklemediğini ifade etmiştir. Dolayısıyla belgelerin değerlendirilmesinde çelişki olduğu
söylenemeyecektir.
Belge 16, Belge 20, Belge 21 ve Belge 33‘te Herhangi Bir Analiz Yapılmadan Varsayımlara
Dayalı Değerlendirme Yapıldığı Savunması
(356) Belge 16’dan DR’nin, ARAL’dan GOLD’un PES 2014 PS3 oyununun perakende satış
fiyatını 20 TL yükseltmesi için GOLD’a müdahalede bulunmasını istediği anlaşılmaktadır.
ARAL’ın ise DR’nin bu talebine olumlu yanıt verdiği görülmektedir. Bu noktada ARAL ile
DR arasında DR’nin rakibinin fiyatını yükseltmek konusunda irade uyuşmasının ortaya
çıktığı görülmektedir. GOLD’un 159,01 TL olan fiyatının bu yazışmadan yaklaşık dokuz gün
sonra 178,99 TL’ye yükseldiği tespiti de yapılmıştır. Bu noktada kesin bir yargıya
varılamayan husus ise GOLD’un fiyat yükseltme talebinin ilk olarak rakibi DR’den geldiği
bilgisine sahip olup olmadığıdır. Şayet GOLD’un bu talebin DR’nin isteği üzerine kendisine
ARAL tarafından iletildiğini bilerek, bu talebe uygun hareket ettiğine işaret eden deliller olsa
idi, rakipler arasında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın olduğu söylenebilecekti. Ancak
dosya kapsamında ARAL ile DR arasındaki ilişki ortaya konulmuş ve GOLD’un ARAL ile
DR arasındaki iletişimin niteliğinden haberdar olduğu tespit edilememiştir. Söz konusu
durum ARAL ile DR bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında sorumluluğu
ortadan kaldırmamakta, sadece GOLD bakımından herhangi bir ihlal iddiasına delil teşkil
etmemektedir. Benzer şekilde Belge 33’te de VATAN ile ARAL arasında BİMEKS’in oyun
fiyatının yükseltilmesi konusunda bir irade uyuşması gösterilmekte, BİMEKS’in bu konuda
bilgi sahibi olup olmadığı bilinmemektedir. Dolayısıyla söz konusu belgelerin DR ile ARAL
24 Rekabet Terimleri Sözlüğü, 5. Baskı, Nisan 2014
16-37/628-279
87/196
veya VATAN ile ARAL arasında rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaya işaret ettiği varsayıma değil,
belgelerdeki ifadelere dayanmaktadır. Varsayıma dayalı çıkarımlarda bulunulduğu iddia
edilen Belge 20 ise TEKNOSA çalışanlarının ARAL ile olan çalışma şeklini özetledikleri bir
belge olup, ihlal iddiası belgedeki ifadelere dayanmaktadır.
(357) Belge 21’de ise VATAN’ın talebine ilişkin ARAL’ın cevabının ne olduğunun tespit
edilememesi nedeniyle belgedeki ifadelere ilişkin yorumun değişebileceği, bu nedenle
belgenin ihlalin delili olarak kabul edilmemesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Bununla
birlikte belgenin ihlal iddiasını destekleyen deliller arasında kullanılmaması ihlal süresini ve
niteliğini değiştirmeyecektir.
Belge 35’te ARAL’ın KLİKSA'dan Fiyatlarını Düşürmesini Talep Ettiği Dolayısıyla Belgenin
Aleyhine Kullanılamayacağı Savunması
(358) Belgede yer alan ifadelerden KLİKSA’dan fiyatların düşürülmesinin talep edildiğinin
anlaşılması mümkün değildir. Belgedeki ifade, “Aşağıdaki linkte bulunan ve diğer tüm
ürünler için fiyatlarınızı piyasa fiyatının %10 altına inmemenizi rica ederim. Bu doğrultuda
fiyatlarını güncelleyebilir misiniz?” şeklindedir. Bu ifadeden KLİKSA’nın fiyatını düşürmesini
değil, indirimin belirli bir yüzdeyi geçmeyecek şekilde ayarlanmasının talep ettiği
anlaşılmaktadır. Zira Belge 23’te de ARAL tarafından KLİKSA’ya gönderilen “Oyun
fiyatlarında web tarafında biliyorsun %10’dan agresif fiyatlar çıkılmıyor. Sizin de özellikle
yeni ürün fiyatlarında bu oranı geçmemeye özen göstermenizi rica ederim. Özellikle Fifa
15 için bu düzeltmeyi yapabilir misiniz?” ifadesinden internet kanalı üzerinden yapılacak
satışlarda %10’a kadar indirim yapılmasına müsaade edildiği ancak bunun üzerinde indirim
oranlarının uygulanmamasının istendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla belgenin fiyat
düşürülmesinin istendiği şeklinde anlaşılması ve bu nedenle ARAL aleyhine
kullanılamayacağı savunmasına katılmak mümkün değildir.
ARAL’a İdari Para Cezası Verilmesi Durumunda Hafifletici Sebeplerin Bulunduğu
Savunması
(359) ARAL aleyhine idari para cezası verilmesi durumunda alıcı gücü, yerinde inceleme dahil
soruşturma sürecinde Kurum ile işbirliği içinde olunması ve ARAL’ın yasal yükümlülüklerini
yerine getirmesi hususlarının hafifletici unsur olarak görülmesi gerektiği savunulmaktadır.
(360) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (Ceza Yönetmeliği)
“Hafifletici Unsurlar” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında “Temel para cezası, yasal
yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu
otoritelerinin teşvikinin veya diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere
gönüllü olarak tazminat ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin
yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının çok düşük olması gibi haller ilgili teşebbüs veya
teşebbüs birliği tarafından ispatlanırsa, dörtte bir ile beşte üç arasında indirilebilir.”
denilmektedir. ARAL’ın incelemeye yardımcı olması hususu yasal yükümlülüklerini yerine
getirmenin ötesine geçmediğinden hafifletici unsur olarak dikkate alınması uygun
olmayacaktır. Yukarıda ifade edildiği üzere perakendecilerin oyun satışları içinde ARAL’ın
dağıtımını yaptığı oyunların payı oldukça yüksektir. Dolayısıyla ARAL’ın perakendeciler
karşısında pazarlık gücünde zayıf konumda olduğu da söylenemeyecektir.
16-37/628-279
88/196
I.5.3.2. DR’nin Savunmalarına İlişkin Değerlendirme
Belge 2’ye İlişkin Savunmalar
(361) Belgede yer alan ifadelerden DR’nin rekabetçi davrandığının anlaşıldığı belirtilerek söz
konusu belgenin 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal olarak değerlendirilebilecek nitelikte
olmadığı ileri sürülmektedir.
(362) Belgede yer alan ifadeler 2010 yılına ait olup, ihlal iddiasını destekleyen belgeler arasında
yer almamaktadır. Soruşturma sonucunda DR’nin 4. maddeyi ihlal ettiği sürenin 2011’den
başladığı tespiti yapılmıştır.
Ticari İlişki İçindeki Sağlayıcı ile Alıcının Piyasada Etkin Hareket Edebilmek İçin Yaptığı
Bilgi Paylaşımının Kartel Olarak Değerlendirilmesinin Etkinsizliğe Yol Açacağı Savunması
(363) Elde edilen bilgi ve belgelere ilişkin yapılan değerlendirmede rakip perakendecilerin, ortak
sağlayıcı vasıtasıyla gelecekte uygulamayı planladıkları rekabete hassas bilgilerini
paylaştıklarına, sağlayıcı ile yaptıkları iletişim yoluyla fiyatlarda koordinasyon sağlamayı
amaçladıklarına ilişkin tespitte bulunulmamış, ayrıca rakip perakendeciler arasında dolaylı
yollardan bir iletişim gerçekleştiğine ilişkin de bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle
soruşturmaya taraf teşebbüsler arasında gerçekleşen iletişimin kartel iddiasına yol açacak
yatay bir anlaşma seviyesine ulaşmadığı, ARAL ile DR arasında dikey bir anlaşma olduğu
tespiti yapılmıştır.
(364) DR’nin ürünlerin perakende satış fiyatına ilişkin bilgi toplaması ve bu bilgileri kendi ticari ve
promosyonel aktivitelerini planlamakta kullanması rekabet hukukuna aykırı bir eylem olarak
değerlendirilmemektedir. Bununla birlikte DR ile ilgili belgeler DR’nin rakiplerinin oyun
fiyatlarını yükseltmesi için ARAL ile anlaşma içinde olduğunu ve oyun fiyatlarının serbest
rekabet koşulları çerçevesinde belirlenmesini engellemeye yönelik uygulamalarda
bulunduğunu ortaya koymuştur.
DR ile ARAL Arasındaki Ticari İlişkilere İlişkin Savunmalar
(365) DR ile ARAL’ın kar marjı esası ve belirli kar marjı garantisiyle çalıştığı, DR ile ARAL
arasında yapılan sözleşme hükmüne göre ARAL’ın ürün satış fiyatını tavsiye ettiği, tavsiye
edilen fiyat üzerinden taraflarca önceden kararlaştırılan oranda iskonto yapıldığı ve DR’ye
fatura edildiği, oyunlarda DR'nin kar marjının %(…..) olduğu ve kendi kararıyla indirim
yapabildiği, piyasada daha düşük fiyat olması durumunda DR’nin söz konusu fiyat ile
rekabet etmesi gerektiği, ancak DR’nin kar marjının %(…..) olarak belirlenmesi nedeniyle
ARAL'ın da DR'ye satış fiyatını düşürmesi gerektiği, söz konusu durum ARAL’a iletilerek
ticari ihtilafın önüne geçildiği, tüm bunlara rağmen DR’nin bilgisayar ve konsol
oyunlarındaki karlılığının yıllar itibariyle %(…..)’nin altında olduğu, bilgisayar ve konsol
oyunlarında bilgi asimetrisinin minimum olduğu, söz konusu ürünleri talep edenlerin
herhangi bir indirimden anında haberinin olduğu, DR’nin yüksek fiyatla satış yapması
durumunda hem itibarının zedeleneceği hem de ticari kaybının olacağı, rakip teşebbüste
daha düşük fiyatla ürün olması durumunda DR’nin karlılığının düşmemesi için ARAL’dan
indirim talebinin olduğu, ARAL’ın da sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmek ve ticari
kayba uğramamak için bazen rakip teşebbüslerin fiyatını artırma girişiminde bulunduğu,
ARAL’ın söz konusu davranışında DR’nin tercihi olmadığı, ürünün düşük fiyatla satılması
durumunda DR’nin elde edeceği toplam gelirin artacağı ve kar marjının korunduğu sürece
karlılığının yüksek olacağı, ARAL’ın ithal ettiği ürünlerin fiyatının sabit olduğu ve
perakendecilere indirim yaptığı zaman karlılığının düştüğü, bu sebeple ARAL’ın ticari
menfaatinin oyun fiyatlarının yüksek olmasına dayandığı, tüm bu nedenlerle DR’nin indirim
istemesi talebine karşı ARAL’ın rakip teşebbüslerin fiyatına müdahale ederek karşılık
verdiği ve indirim yapmaktan kaçındığı, bu durumlarda da DR çalışanlarının nasıl hareket
edileceği hususunda ARAL’a danıştığı iddia edilmektedir.
16-37/628-279
89/196
(366) Belgelerde yer alan ifadeler DR’nin satış fiyatının düşürülmesinden ziyade fiyatı düşük olan
rakibinin fiyatının yükseltilmesi yönünde talepte bulunulduğuna ilişkindir. Bu bakımdan
belgeler ARAL ile DR’nin oyun fiyatlarının yükseltilmesi ve fiyat rekabetinin kısıtlanması
amacını taşıyan anlaşma içinde olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. DR ile ARAL
arasında yapılan anlaşma dikey anlaşma olmakla birlikte, amacının bilgisayar ve konsol
oyunlarında fiyat rekabeti oluşmasını kısıtlamak olduğu anlaşılmaktadır. Belge 5’te; “DR:
Ataköy Plus Over Game fiyatları da düzelttirebilir misiniz?”, Belge 6’da; “ARAL: … gelen
fiyatları kontrol ettirdim. Bursa bölgesinde problem gözüküyor. Diğer yerlerde fiyat problemi
yok. ARAL: (DR’ye) Buna göre düzenleme yapalım”, Belge 7’de; “… tüm ürünleri ve
oyunlarda yeni çıkan çok satanlar dahil mağazalarında %25 indirim uyguluyor (web dahil).
Düzelttirebilir misiniz?”, Belge 8’de; “aşağıdaki fiyat farkını kontrol ve düzelttirebilirmiyiz
lütfen”, Belge 10’da; “Rakip fiyatlarda tek günlük kampanyalar dahi aksiyon almaktayız.
Bizde fiyat düşebiliriz, ya da Markafoni’de yeni çıkan çok satan düşük fiyatlarda düzeltme
yapılabilir” ve Belge 17’de; “ARAL: B. Çok kontrol ediyoruz kimse fiyat bozmasın diye ama
bazen böyle kaçaklar olabiliyor. GOLD’da da çok az ürün var fazla mağaza da yok. Zaten
başka bir noktada fiyat indirimi yok kesinlikle” gibi ifadeler yer almaktadır. Bu ifadeler DR
çalışanlarının satış fiyatını düşürmek yerine piyasada düşük fiyat uygulayan rakip
perakendeci fiyatının yükseltilmesi yönünde ARAL’dan talepte bulunulduğunu
göstermektedir. Sıralanan belgeler DR çalışanlarının söz konusu durumlar karşısında
ARAL’a danışıp bilgi aldığı ve ARAL’ın rakip teşebbüslerin fiyatını artırma girişiminde
bulunmasında DR’nin rolünün olmadığı savunmasını çürütmektedir.
Belge 4, Belge 5, Belge 6, Belge 8, Belge 9 ve Belge 10’a İlişkin Savunmalar
(367) İlgili belgelerin sağlayıcı vasıtasıyla rakip teşebbüslerin fiyatlarının yükseltilmesi ihlaline
kanıt olarak dosya kapsamında yer almaması gerektiği, söz konusu belgelerde DR
çalışanın hakkında soruşturma yürütülmeyen Over Game, Satürn, MS ve Markafoni
fiyatlarını şikâyet ettiği, fiyat şikâyeti ifadesinin fiyatların yükseltilmesi amacını taşımadığı,
DR’nin ARAL’ın satış fiyatını düşürmesini istediği, rakip perakendecilerin sağlayıcı
koordinasyonun fiyatlarını arttırdığının iddia edilmesi durumunda söz konusu tüm
perakendecilerin aynı davranışı sergilemesi gerektiği, ancak belgelerde anılan Over Game,
Satürn, MS ve Markafoni unvanlı teşebbüslere soruşturma açılmadığı, hakkında
soruşturma açılmayan teşebbüslerle ilgili olan belgelerin DR ve diğer perakendecilerle ilgili
belgeleri desteklemek amacı ile kullanılmasının hukuken kabul edilebilir olmadığı iddia
edilmektedir.
(368) Belge 5’te; “DR: Ataköy Plus Over Game fiyatları da düzelttirebilir misiniz?”, Belge 6’da;
“ARAL: … gelen fiyatları kontrol ettirdim. Bursa bölgesinde problem gözüküyor. Diğer
yerlerde fiyat problemi yok. ARAL: (DR’ye) Buna göre düzenleme yapalım”, Belge 8’de;
“aşağıdaki fiyat farkını kontrol ve düzelttirebilirmiyiz lütfen”, Belge 10’da; “Rakip fiyatlarda
tek günlük kampanyalar dahi aksiyon almaktayız. Bizde fiyat düşebiliriz, ya da Markafoni’de
yeni çıkan çok satan düşük fiyatlarda düzeltme yapılabilir” ifadeleri yer almaktadır. Belge
9’da DR’nin fiyat düşürme talebine karşılık ARAL “Satürn mağaza ile konuşuldu. Tavsiye
edilen fiyata çekecekler” cevabını vermektedir. Belge 4’te“DR: Call of Duty mw3 atakoy
plus over game’de ps3 190 tl pc 150 tl fiyatla satiliyor dusuk fiyatlari düzelttirir misniz ya da
bizde mi fiyat indirelim.” ifadeleri değerlendirildiğinde DR’nin rakip perakendecilerin
uyguladığı fiyatları takip ettiği, düşük fiyat olması durumunda ARAL’a ileterek fiyatların
düzelttirildiği görülmektedir.
16-37/628-279
90/196
(369) Yukarıda değerlendirilen belgeler DR’nin ARAL tarafından ithal edilen bilgisayar ve konsol
oyunları perakende satış fiyatının yükseltilmesi amacını ve ARAL’ın da aynı amaç
doğrultusunda DR ile koordinasyon içinde olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, DR ve
ARAL arasında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir
anlaşma olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, DR’nin fiyat yükseltilmesi taleplerinde
üçüncü taraf olarak yer alan Ataköy Plus Over Game, MS, Satürn ve Markafoni unvanlı
perakendecilerden ARAL’dan kendilerine iletilen fiyat yükseltilmesi talebini diğer bir
rakipten geldiğini öngörebileceklerine ilişkin bir bulgu elde edilmemiştir. Dolayısıyla bu
perakendecilerin de dahil olduğu üçlü bir anlaşmanın olduğuna ilişkin bir tespitte
bulunulmamıştır.
Belge 4’e İlişkin Savunmalar
(370) Belge 4’te DR çalışanının, Over Game mağazasındaki fiyatı şikâyet ettiği, şikâyet sonucu
ARAL’ın oyun kartı olanlara indirim yapıldığını bildirdiği, iddia edilen fiyat artışının
yaşanmadığı, mağaza satış fiyatının değişmediği ve oyun kartlarına yapılan indirimin geri
alınmadığı, DR’nin şikâyeti üzerine ARAL’ın fiyat kontrolü yapmasının doğal olduğu iddia
edilmektedir.
(371) Belge 4'te Ataköy Plus Over Game mağazasında Call of Duty MW3 oyun fiyatının düşük
olduğu şikâyet edilmekte ve fiyatın yükseltilmesi ya da kendilerinin de aynı fiyata inmesi
talebinde bulunulmaktadır. Bu talebe ilişkin olarak ARAL tarafından Ataköy Plus Over
Game mağazasında fiyat etiketlerinin doğru olduğu, sadece oyun kartı olanlara indirim
yapıldığı bildirilmiştir. Rakip perakendecilerin düşük fiyat uygulaması durumunda DR, direkt
olarak ARAL’ı bilgilendirerek müdahalede bulunmasını talep etmektedir. Ayrıca DR’ye
ilişkin diğer bazı belgelerde (Belge 5, Belge 6, Belge 7, Belge 8, Belge 10 ve Belge 17) DR
çalışanlarının fiyata müdahale ederek etiket fiyatlarını değiştirttiği veya ürün fiyatının yukarı
çıktığı açıkça görülmektedir.
Belge 5’e İlişkin Savunmalar
(372) Belge 5'te DR çalışanının MS fiyatını ARAL'a bildirdiği, ARAL’ın MS ile iletişime geçtiğinde
söz konusu fiyatın yanlışlıkla yayınlandığı bilgisini aldığı, DR'nin yüzdesel kar marjı
korunarak fiyat indirimi uygulamak ve toplam karını artırmak istediği, ARAL'ın tercihinin ise
indirim yapmamak ve piyasa fiyatını mümkün olan en yüksek seviyede tutmak yönünde
olduğu iddia edilmektedir.
(373) Yukarıda yer verilen iddiaya ilişkin olarak, dosya kapsamında incelenen belgelerden de
görüleceği üzere ARAL ile DR’nin olağan ticari politikalarının ihlale yol açtığı şeklinde bir
değerlendirme yer almamaktadır. Ancak daha önce de ifade edildiği üzere DR piyasada
uygulanan düşük fiyatı tespit etmesi halinde ARAL’a düşük fiyat uygulama ya da söz
konusu fiyatların düzeltilmesi isteğini bildirmektedir. ARAL ise söz konusu taleplere olumlu
yanıt vererek DR’nin rakiplerinin perakende satış fiyatlarına müdahalede bulunmaktadır.
ARAL’ın rakiplerdeki düşük perakende fiyatlarına müdahale edeceğinin bilinmesi DR’nin
bilgisayar ve konsol oyunlarında fiyat rekabetine girme güdüsünü azaltacaktır.
Belge 6’ya İlişkin Savunmalar
(374) Belge 6’da ARAL iç yazışmasında, DR'den gelen fiyatların kontrol ettirildiği, ancak
yazışmalarda DR'den gelen mesaj olmadığı, yazışmanın devamında ARAL'ın MS
fiyatlarına müdahale ettiği, DR’nin piyasadaki rekabeti karşılamak için ARAL'ın teyidine
ihtiyacı olduğu bu nedenle piyasa fiyatlarının ARAL'a bildirilmesinde aykırı bir durum
olmadığı, ARAL'ın tasarrufları konusunda DR'nin bilgisi olmadığı savunulmaktadır.
16-37/628-279
91/196
(375) Belge 6’da; “ARAL: (iç yazışma) DR’dan gelen fiyatları kontrol ettirdim. Bursa bölgesinde
problem gözüküyor. Diğer yerlerde fiyat problemi yok. ARAL: (DR’ye) Buna göre
düzenleme yapalım. DR: (iç yazışma) Ankara cepa 139Tl Ümraniye meydan 149 tl, DR:
(ARAL’a) Meydan düzelmiş cepa düzelmemiş. Buna göre ilerliyoruz. ARAL: (iç yazışma)
Ankara’daki bölge sorumlusu arkadaş fiyata mağazadan baktırdı. Fiyat doğru 149,99 TL.”
ifadeleri yer almaktadır. DR, rakip perakendecilerde uygulanan düşük fiyatları ARAL’a
bildirmekte, ARAL’ın da fiyatlara müdahale ettiği görülmektedir. Söz konusu belge, DR’nin
piyasadaki rakip fiyatları takip ettiği ve ARAL’ın da söz konusu taleplere karşı eylemde
bulunduğunu göstermektedir. Dolayısıyla ARAL’ın davranışlarından DR’nin bilgisinin
olmadığı savunması kabul edilebilir nitelikte değildir. Söz konusu belgenin ARAL ile DR’nin
karşılıklı teyitleri ile piyasada uygulanan düşük fiyatlar ile ilgili olduğu görülmektedir. Söz
konusu belgede ARAL ve DR’nin fiyat rekabetini önlemeyi amaçladıkları anlaşılmaktadır.
Belge 7’ye İlişkin Savunmalar
(376) Belge 7’de DR'nin VATAN fiyatlarından şikayet ettiği, ancak ARAL’ın DR’nin şikayetine
cevap vermediği, dolayısıyla DR şikayetinin piyasa fiyatlarına yansımadığı, ancak
şikayetten sonra VATAN’ın indirimli fiyat uyguladığı ve fiyatını yükseltmediği, ARAL'ın
perakendeciye müdahalesinin olmadığı, piyasa fiyatının yükselmediği savunulmaktadır.
(377) Belge 7’de yer alan “DR: VATAN tüm ürünleri ve oyunlarda yeni çıkan çok satanlar dahil
mağazalarında %25 indirim uyguluyor (web dahil). Düzelttirebilir misiniz?’’ ve ‘‘Müşterinin
özellikle yeni çıkan oyunda %25 indirim görmemesi gerekiyor.” ifadelerinden DR’nin
piyasaya yeni çıkan ve bu zaman diliminde fiyatların en yüksek seviyede olduğu oyunlarda
rakip tarafından indirime gidilmesinden rahatsız olduğu ve DR’nin oyun satışının en karlı
olduğu dönemde rakiplerin fiyat rekabeti yaratmasının önüne geçmek istediği
anlaşılmaktadır. ARAL’ın, DR’nin talebine cevabının ne olduğu belirsiz olmakla birlikte,
VATAN’ın %25 indirim kampanyasının uygulandığı dönem incelenmiş, kampanyanın
DR’nin e-postayı ARAL’a gönderdiği 19.10.2012’den sonra 20- 21, 27-28.10.2012
tarihlerinde devam ettiği tespit edilmiştir. Belge içeriği ve sonrasındaki fiyat hareketleri
fiyatların yükseldiğini ortaya koymamakla birlikte, DR’nin pazardaki fiyatları yapay olarak
yükseltme amacını ortaya koymaktadır. Nitekim öncesinde ifade edildiği üzere 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlalin varlığını tespit etmek için rekabeti kısıtlayıcı
amacın ortaya konulması yeterli olup, anlaşmanın etkisinin ortaya konulması
aranmamaktadır.
Belge 8 ve Belge 9’a İlişkin Savunmalar
(378) Belge 9'da DR çalışanının ARAL’a Satürn mağazasının indirimli satış yaptığını belirttiği,
DR'nin de aynı fiyattan satış yapabilmek için indirim talep ettiği, ARAL’ın ise Satürn'le
temasa geçip fiyatı yükselttiğini ifade ettiği, ARAL'ın söz konusu eyleminden dolayı DR’nin
sorumlu tutulamayacağı, DR'nin piyasadaki rakip fiyatları gözetlediği ve fiyat düşüşü tespit
etmesi durumunda ARAL’ın müdahale etmesini sağladığı tespitinin DR'nin piyasa fiyatlarını
takip etmek için özel ekip kurduğu ve bu ekibin sürekli ARAL'a bilgi sağladığı gibi bir
varsayıma dayanılarak yapıldığı, fiyattaki değişimlerin müşteri şikâyetlerinden öğrenildiği
ve söz konusu belgedeki fiyat bilgisinin de DR ile Satürn mağazasının aynı binada
olmasından dolayı müşteriden öğrenildiği, DR’nin ARAL’ın müdahalede bulunmasını
sağladığı tespitinin doğru olmadığı, belgede indirim talebinde bulunulduğu, ancak ARAL'ın
Satürn'ün uyguladığı fiyata müdahale ettiği ve bu müdahalenin ARAL'ın kendi tasarrufu
olduğu, söz konusu belgenin ihlal olarak değerlendirilmesi durumunda sağlayıcıdan indirim
talep eden her alıcının rekabet ihlali iddiası ile karşılaşacağı belirtilmektedir. Belge 8’de DR
saha ekibinin MS fiyatına ilişkin tespitlerini paylaştığı, ancak şikâyet edilen hususun
sonucunun bilinmediği, hakkında soruşturma açılmamış teşebbüsü ilgilendiren konuda
DR’nin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, söz konusu belgeler için DR'nin piyasadaki
fiyatları gözetlediği ve fiyat düşüşü tespit etmesi halinde ARAL'ın müdahale etmesini
16-37/628-279
92/196
sağladığı tespitinin yapıldığı, ancak söz konusu belgelerin rekabet ihlalini göstermediği
iddia edilmektedir.
(379) Belge 9’da DR, Satürn mağazasında uygulanan düşük fiyatı ARAL’a şikâyet ederek aynı
alışveriş merkezi içinde bulunan DR mağazasına da aynı fiyatın tanımlanmasını talep
etmiştir. DR’nin fiyat düşürme talebine karşılık ARAL “Satürn mağaza ile konuşuldu.
Tavsiye edilen fiyata çekecekler” cevabını vermiştir. Belge 8’de de DR, rakip
perakendecide uygulanan fiyatın yükseltilmesini talep etmektedir. Söz konusu belgeler,
DR’nin piyasadaki rakip fiyatları gözetlediği ve fiyat düşüşü tespit etmesi halinde ya düşük
fiyatı uygulama ya da fiyata müdahale etme isteğini ARAL’a bildirdiğini göstermektedir.
Belgede ARAL’ın müdahalesi sonucunda fiyatın yükseltileceği açıkça belirtilmiştir. Söz
konusu ifadeler ile ARAL, DR’nin talebini dikkate alarak fiyatın yükseltileceği bilgisini DR’ye
iletmiş ve düşük fiyatlı ürün satan perakendecinin fiyatının yükseltilmesi konusunda
anlaşılmıştır. Dolayısıyla ARAL’ın söz konusu müdahalesinden dolayı DR’nin sorumlu
tutulamayacağı savunmasının kabul edilebilir olmadığı değerlendirilmektedir.
(380) Daha öncede ifade edildiği üzere amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar rekabeti
kısıtlayıcı etki doğurmasa da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak
nitelendirilmektedir. Bu nedenle anlaşmanın etkisinin oluşmadığı kabul edilse dahi bu
durum 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlalini ortadan kaldırmamaktadır. Bu
anlaşmanın hedefinin fiyat rekabetinin önlenmesi olması nedeniyle, amaç yönüyle rekabeti
kısıtlayıcı bir anlaşma olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. MS’e iletilen fiyat
yükseltilmesi talebinin diğer bir rakipten geldiğini öngörebileceğine ilişkin bir bulgu elde
edilmemiştir. Dolayısıyla bu perakendecilerin de dahil olduğu üçlü bir anlaşmadan söz
edilmeyeceği değerlendirilmektedir. Söz konusu belgeler ARAL ile DR’nin koordinasyon
içinde olduğunu göstermektedir.
(381) Bu bağlamda, DR ve ARAL arasında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma olduğu tespit edilmektedir. Savunmada söz konusu tespitin
DR'nin piyasa fiyatlarını takip etmek için özel ekip kurduğu ve bu ekibin sürekli ARAL'a bilgi
sağladığı gibi bir varsayıma dayanılarak yapıldığı iddia edilmektedir ancak dosya
kapsamında böyle bir değerlendirmede bulunulmamaktadır. Zira mağazaların satış fiyatları
hem internet kanalından hem de mağaza kanalından rahatlıkla öğrenilebilmektedir.
Belge 10’a İlişkin Savunmalar
(382) Belge 10'da DR çalışanının, Markafoni fiyatını şikâyet ettiği, ARAL’ın şikâyete karşı
Markafoni kampanyasının kısa süreli olması nedeniyle DR'ye indirim yapmaya
yanaşmadığı, DR’nin şikâyeti sonrası ARAL'ın Markafoni'ye müdahale etmediği, Markafoni
fiyatlarının yükselmediği, ARAL'ın söz konusu husus hakkında dönüş yapmadığı iddia
edilmektedir.
(383) Belge 10’da DR, Markafoni’deki bazı indirimli fiyatların düzeltilmesini talep etmiştir.
ARAL’dan aldığı cevap sonrasında “Rakip fiyatlarda tek günlük kampanyalar dahi aksiyon
almaktayız. Bizde fiyat düşebiliriz, ya da Markafoni’de yeni çıkan çok satan düşük fiyatlarda
düzeltme yapılabilir.” ifadesiyle DR rakip perakendecilerde uygulanan düşük fiyatlara karşı
yürüttüğü ticari politikasını ortaya koymaktadır. Ancak belge DR’nin “… fiyat düşebiliriz, ya
da... düşük fiyatlarda düzeltme yapılabilir” talebi içermesine rağmen ARAL’ın bu talebi nasıl
cevapladığının ortaya konulamaması nedeniyle anlaşmanın varlığını kanıtlamak için tek
başına yetersiz bir delil olarak görülmüştür. Fakat Belge 10’daki ifadeler diğer belgeler ile
değerlendirildiğinde, DR ile ARAL arasında bilgisayar ve konsol oyunlarının perakende
satış fiyatının yükseltilmesi amacı ve ARAL’ın da aynı amaç doğrultusunda DR ile
koordinasyon içinde olduğunu göstermektedir.
16-37/628-279
93/196
Belge 11 ve Belge 13’e İlişkin Savunmalar
(384) Belgelerde DR çalışanının isimleri belirtilmeyen rakibin fiyatından şikayetçi olduğu, ancak
ARAL’ın fiyatları kontrol ettiği ve DR’nin belirttiği fiyatta sorun gözükmediği bilgisini aldığı
savunulmaktadır.
(385) Belgelerde DR ARAL’a rakip mağazadaki fiyatı ileterek, bu fiyatın yükseltilmesini ya da
yakınındaki DR mağazalarında aynı fiyatı uygulamak istediğini belirtmektedir. ARAL’ın
cevabından ise ilgili mağazalardaki fiyatların kontrol edildiği ve düzeltildiği yani yükseltildiği
anlaşılmakta, sonuç olarak belgelerin bilgisayar ve konsol oyunlarında fiyat rekabetinin
engellenmesini amaçlayan bir anlaşmayı ortaya koyduğu değerlendirilmektedir.
Belge 11, Belge 12 ve Belge 13’e İlişkin Savunmalar
(386) Belge 12'de DR çalışanının, TEKNOSA ve MS’in uyguladığı fiyatı şikayet ettiği, ARAL’ın
şikayet edilen ürünün ilgili MS mağazasında bulunmadığını, TEKNOSA için belirtilen
ürünün ise fiyatının düştüğünü ve DR'ye stok koruması verildiği bilgisini ilettiği
belirtilmektedir. Belge 11, Belge 12 ve Belge 13’te DR’nin ARAL’a şikayeti sonucu fiyatlarda
bir değişim olmadığı, DR'nin saha ekibinin topladığı bilgilerin ya da DR sistemindeki
verilerin hatalı olduğunun ortaya çıktığı, kararda fiyatların yükseldiği değerlendirmesinin
yapıldığı ancak belgelerin tamamında DR'nin verdiği bilgilerin hatalı olduğunun ortaya
çıktığı ve ARAL'ın fiyatları düzelttirmesi ya da yükselttirmesinin söz konusu olmadığı
savunulmaktadır.
(387) Belge 12'de DR’nin rakip teşebbüslerdeki oyun fiyatlarına ilişkin çalışma yaptığı ve söz
konusu fiyatların düşük olduğu görülerek ARAL’a düzeltme talebinde bulunduğu, düzeltme
mümkün değil ise ARAL’dan destek alarak aynı fiyata inmek istediği görülmektedir. Her ne
kadar ARAL’ın oyun fiyatlarını düzelttirmesi ya da yükselttirmesinin söz konusu olmadığı
iddia edilse de söz konusu belgede ARAL ile DR’nin rakip fiyatlara ilişkin koordinasyon
içinde olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar
rekabeti kısıtlayıcı etki doğurmasa da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal
olarak nitelendirilmektedir. Dolayısıyla anlaşmanın etkisinin ortaya çıkmış olması
aranmamaktadır. Bu nedenle ilgili belgelerin fiyatları değiştirtmediği dolayısıyla anlaşmanın
etkisinin oluşmadığı kabul edilse dahi bu durum 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlalini
ortadan kaldırmamaktadır.
Belge 14’e İlişkin Savunmalar
(388) Belge 14’te DR çalışanının, ARAL'ın internet sitesinde satışa sunduğu ürün fiyatını şikâyet
ettiği ve DR’nin de aynı fiyatı uygulamasını talep ettiği, ARAL’ın kampanya etkisinin çok
kısıtlı olması nedeniyle DR'nin talebini kabul etmediği, perakendecinin sağlayıcının
uyguladığı fiyattan rahatsız olmasının doğal olduğu, DR ile ARAL arasındaki ticari ilişkiden
dolayı ARAL’ın, perakendecinin satışlarını etkileyecek uygulamalara girmesinin makul
olmadığı, sonucunda DR’nin talebini ARAL’ın karşılamadığı, söz konusu belgeye ilişkin
değerlendirmenin hukuki olmadığı ve belgenin DR aleyhine kullanılmasının mümkün
olmadığı iddia edilmektedir.
(389) Belge 14’te DR düşük fiyatla satış yapılmasından şikayet etmekte ve belgede yer alan
“Rakip firmaların kampanya duyurularından bağımsız (gazete reklamı, TV reklamı, web
banner, web sitesi vb.) biz tüm rakip fiyatlarda mutlaka aynı fiyata inmek ya da fiyatın
düzeltilmesi şeklinde çalışıyoruz.” ifadeleri DR’nin çalışma şeklini özetlemektedir. DR’nin
çalışma şeklinden anlaşılacağı üzere, DR sağlayıcı ARAL’a oyun fiyatlarına yönelik sürekli
‘düzeltme’ ve/veya ‘destek’ talebinde bulunmakta, ARAL’da bu talepleri olumlu
karşılamaktadır. DR ile ARAL arasındaki bu koordinasyon rekabete aykırı olacak şekilde
fiyatlar üzerinde baskı oluşturma ve bu sayede fiyatları belli bir seviyede tutma amacını
taşımaktadır.
16-37/628-279
94/196
Belge 16 ve Belge 17’ye İlişkin Savunmalar
(390) Belge 16 ve Belge 17’nin aynı olay üzerine gerçekleşmiş yazışmalar olduğu, GOLD’un PES
2014 oyununu 27-30.09.2013 tarihleri arasında 159 TL'den satışa sunacağını duyurduğu,
aynı ürünün DR satış fiyatının 179,90 TL olduğu, fiyat farkının ARAL'a şikâyet edildiği ve
DR'ye de indirim yapılması talep edildiği, kampanyanın kısa süreli olması nedeniyle söz
konusu talebin karşılanmadığı, GOLD’un bir hafta sonra tekrar aynı kampanyayı yaptığı,
DR’nin rekabet etmek için indirim yapacağını ARAL'a bildirdiği, söz konusu dönem sonunda
ARAL'ın iki kampanya için de GOLD fiyatlarına müdahale etmediği belirtilmektedir. Belge
17’nin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı olmadığı, Belge 16’da yer alan “Konuyla
ilgili müdahalenizi rica ediyoruz ya da bizde fiyat indirmek istiyoruz.” ifadesinin benzer
durumlarda kullanılan standart bir ifade olduğu, tüketici mevzuatına göre reklamlarda ilan
edilen fiyatlara perakendecinin uymak zorunda olduğu, reklamlarında ilan ettiği fiyatı
yükseltemeyeceği, değiştirilmesi mümkün olmayan kampanya fiyatına sağlayıcının
müdahalesinin istenmesinin anlamsız olduğu söz konusu ifadenin 4054 sayılı Kanun'a
aykırılık kastıyla kullanılmadığı, kararda GOLD'un ilgili döneme ait uyguladığı fiyatların
incelendiği, kampanyalı dönemde indirimli fiyat olduğu, kampanyadan sonra fiyatların
arttığı tespiti yapıldığı ve artışın ARAL müdahalesiyle gerçekleştiğinin iddia edildiği,
GOLD’un kampanyanın sadece hafta sonunda geçerli olacağını önceden duyurduğu söz
konusu kampanyadan ARAL ile perakendecilerin haberdar olmadığı, bu nedenle ARAL'ın
müdahalesiyle fiyat yükseldiği tespitinin geçersiz olduğu savunulmaktadır.
(391) Söz konusu belgeden DR’nin rakibi olan GOLD’un PES 2014 PS3 oyununun perakende
satış fiyatını 20 TL yükseltmek için ARAL’dan GOLD’a yönelik müdahalede bulunmasını
istediği, ARAL’ın ise DR’nin bu talebine olumlu yanıt verdiği ve fiyatın yükselmesi yönünde
girişimde bulunacağını ifade ettiği anlaşılmaktadır. Ancak belgede ARAL’ın bahse konu
girişime geçtiğine dair belirlilik bulunamamış, bu nedenle GOLD’un ilgili dönemdeki PES
2014 PS satış fiyatları incelenmiştir. Ürünün satış fiyatının DR’nin ARAL’a Belge 16’da yer
alan e-postayı gönderdiği 04.10.2013 tarihinde 180 TL’den 159,01 TL’ye düşürüldüğü, bu
e-postadan dokuz gün sonra ise fiyatın 178,99 TL’ye yükseltildiği görülmektedir.
13.10.2013’teki fiyat artışı ile ürün fiyatı DR’nin istediği 179 TL seviyesine gelmiş
olmaktadır. GOLD’un ürün satış fiyatlarındaki bu değişim, ARAL’ın e-postada belirtildiği
şekilde GOLD’un satış fiyatını artırması yönünde müdahalede bulunduğu hususunu
kuvvetlendirmiş ve bu şekilde yorumlanmıştır.
(392) Belge 17’de DR’nin yukarıda yer verilen 27.09.2013 tarihli e-postasına cevaben ARAL’ın:
“… Çok kontrol ediyoruz kimse fiyat bozmasın diye ama bazen böyle kaçaklar olabiliyor.
GOLD’da da çok az ürün var fazla mağaza da yok. Zaten başka bir noktada fiyat indirimi
yok kesinlikle.” ifadesini kullandığı görülmektedir. Bu belge perakendecilerin farklı ve düşük
fiyat uygulamaması için ARAL tarafından da perakende satış fiyatlarının sıkı bir şekilde
kontrol edildiğini ve DR’ye rakiplerinin fiyat düşürmesi halinde müdahale edileceği
konusunda güvence verildiğini göstermektedir.
Belge 30’a İlişkin Savunmalar
(393) Belgede ARAL’ın 2015 yılı çalışma şartlarını bildirdiği, rekabet priminin rakip firmaların
ARAL'ın kontrolü dışında yapmış olduğu fiyat indirimlerine karşı kullanılmak üzere verildiği,
ARAL’ın hem perakendecilerin yeniden satış fiyatını kontrol ettiği hem de DR’nin fiyat
rekabetine girmesine engellediği düşünülüyorsa soruşturma tarafının sadece ARAL olması
gerektiği, ARAL’ın DR ile yaptığı sözleşmeden dolayı belirli bir kar marjı taahhüt ettiği,
rekabet etmesi gereken dönemde taahhüttün ihtilaf konusu olma ihtimalinin olduğu ve
rekabet priminin bu ihtilafı ortadan kaldırmaya yönelik otomatik bir mekanizma işlevi
gördüğü iddia edilmektedir.
16-37/628-279
95/196
(394) Belgede ifade edilen durum öncelikle, ARAL’ın tek taraflı bir uygulanmasından değil, DR
ve ARAL arasında yapılan bir anlaşmadan kaynaklanmaktadır. Yerinde incelemede elden
edilen birçok belgede de görüleceği üzere DR ve ARAL’ın rakip fiyatların kontrolü ve
düzeltilmesine ilişkin koordinasyonu bulunmaktadır. ARAL’ın DR’ye rakip perakendecilerin
perakende satış fiyatlarını kontrol edeceği garantisi verdiği ve kontrol dışı oluşan
perakende fiyatları için de DR’yi “Rekabet Primi” ile sübvanse etmeyi taahhüt ettiği
anlaşılmaktadır. Söz konusu primlerin de DR ve ARAL arasındaki koordinasyonu taahhüt
altına alan bir mekanizma olduğu değerlendirilmektedir. Böyle bir mekanizmanın sonucu
DR’nin fiyat rekabetine girme güdüsünü azaltacağından söz konusu anlaşmanın amacının
rekabeti kısıtlamak olduğu tespit edilmiştir.
İddia Edilen İhlalde Perakendecilere Sorumluluk Atfedilemeyeceği Savunması
(395) Elde edilen bilgi ve belgelerin DR'nin 4054 sayılı Kanun'u ihlal ettiğini göstermediği,
sağlayıcı ile her bir perakendecinin ikili anlaşmalar yoluyla gerçekleştirdiği işlemlerin
perakendeci açısından sorumluluk doğurmadığı, hem sağlayıcı hem de perakendecilerin
sorumlu olması için, teşebbüslerin iradelerinin uyuştuğunu gösteren anlaşmanın olması
gerektiği, yazışmalarda şikâyet edilen perakendeci hakkında soruşturma açılmadığı, söz
konusu belgelerin yatay irade uyuşmasını göstermediği, Belge 14 ve Belge 30'un ARAL ile
DR arasında olduğu piyasa geneline ilişkin yazışma olmadığı, Belge 7, Belge 11, Belge 12,
Belge 13, Belge 16 ve Belge 17’de DR çalışanının şikayetinin karşılıksız kaldığı, piyasaya
etkisinin olmadığı veya yazışmalar sonucunda rakip fiyatlarda değişiklik olmadığı,
yazışmaların yatay seviyede sonuç doğurmadığı, belgelerin taraflar arasındaki irade
uyuşmasını göstermediği savunulmaktadır.
(396) Soruşturma neticesinde ARAL ile DR arasında dikey bir anlaşma olduğu tespit edilmekle
birlikte, bu dikey anlaşmanın DR’nin rakiplerinin fiyatlarının yükseltilmesine yönelik olduğu
tespit edildiğinden markaiçi rekabeti kısıtlayıcı olduğu ve rekabeti kısıtlayan bu eylemden
hem DR hem de ARAL’ın sorumluluğu olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle
perakendecinin bu anlaşmadan sorumlu olmadığı iddiasının geçerli olmadığı belirtilmelidir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi rekabeti kısıtlayıcı amaç veya etkisi olan anlaşmaları
yasaklamaktadır. Dolayısıyla ilgili madde dikey/yatay anlaşmalar bakımından ihlalin ortaya
çıkması için mutlak surette etkinin gösterilmesini aramamaktadır. Kaldı ki fiyat yükseltilmesi
talebinin ARAL’a iletilmesinin ardından şikâyet edilen rakip teşebbüsün ürünlerinde fiyat
artışı yaşandığı da bazı belgelerde tespit edilmiştir.
Taraflar Arasındaki İlişkinin Dikey Olduğu ve İddiaların Kurul’un Anadolu Elektronik Kararı
İle Çeliştiği Savunması
(397) Bilgisayar ve konsol oyunları bakımından ARAL ile DR ve rakip perakendecilerin yaptığı
anlaşmaların dikey anlaşma olduğu belirtildikten sonra Kurul’un dosya konusuna benzeyen
Anadolu Elektronik-Samsung kararı25 örnek verilmektedir. Anılan kararın konusunun
Anadolu Elektronik tarafından dağıtım sistemindeki kimi alıcıların şikâyeti üzerine Samsung
markalı ürünlerin tüketiciye satış fiyatında yapılan indirimlerin iptal ettirilmesi olduğu ve
kararda eylemlerin dikey kısıtlama niteliğinde değerlendirildiği, soruşturma sonucunda
distribütörlük faaliyeti yapan Anadolu Elektronik’in sorumlu tutulduğu, bayilerden gelen fiyat
yükseltme şikâyetinin tek başına anlam ifade etmediği ve ihlalin varlığına delil olmadığı
savunulmaktadır. Bu doğrultuda benzer konunun somut olay nezdinde yatay
kısıtlama/kartel anlaşması olarak değerlendirilmesinin piyasada faaliyet gösteren
teşebbüsler arasında hukuki belirsizlik yaratacağı, konunun mevcut soruşturma
bakımından da dikey kısıtlama olarak ele alınması gerektiği ifade edilmektedir.
25 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
96/196
(398) Soruşturma neticesinde ARAL ile DR arasında dikey bir anlaşma olduğu tespit edilmiştir.
Ancak örnek verilen karardan farklı olarak ARAL ile DR arasındaki anlaşmanın pazardaki
diğer rakiplerin fiyatlarının yükseltilmesine yönelik olduğu tespit edildiğinden anlaşmanın
iki tarafının da sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
(399) Örnek verilen Anadolu Elektronik kararında sağlayıcının perakendecilerin yeniden satış
fiyatını belirlemesine yönelik iddialar incelenmiştir. Bu dosya özelinde DR’nin rakiplerindeki
bilgisayar ve konsol oyunlarının fiyatlarının yükseltilmesi yönünde açık bir irade ortaya
koyduğu, fiyat rekabetinin kısıtlanması talebinin DR’den ARAL’a iletildiği görülmektedir. Bu
yönüyle dosya özelindeki ihlal iddiasının yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasından
farklılaştığı ifade edilmelidir. Zira belgelerde ARAL’ın DR’ye uygulaması gereken fiyata
ilişkin bir uyarı veya telkinde bulunduğuna ilişkin bir ifade yer almamakta, DR’nin talebi
üzerine pazarda faaliyet gösteren diğer perakendecilere müdahalede bulunulmaktadır. Bu
yönüyle DR’nin de 4054 sayılı Kanun kapsamında sorumlu tutulması gerekmektedir.
I.5.3.3. VATAN’ın Savunmalarının Değerlendirilmesi
Uyumlu Eylemin Unsurlarının Gerçekleşmediğine İlişkin Savunmalar
(400) Uyumlu eylemin unsurlarından “paralel eylem”in gerçekleşebilmesi için sağlayıcı ile rakip
teşebbüsler arasındaki bilgi değişimine konu hususların öğrenilmesi zor, maliyetli ve
rakiplerin hızlı ulaşamayacağı bilgiler olması gerektiği, VATAN ile ARAL arasında
gerçekleştirilen yazışmalarda yer alan bilgilerin ise ticari sır niteliğinde bilgiler olmadığı, söz
konusu fiyat bilgisinin internet sitesi, mağaza, gazete gibi mecralarda ilan edildiği, bu
nedenle bilinçli paralelliğin oluşmadığı ifade edilmektedir. Ayrıca, VATAN’ın rakipleriyle
direkt iletişim kurmadığı ve uyumlu davranmadığı, ARAL’ın VATAN’a gerçekleştirdiği
satışlarda VATAN’ın fiyat ve karlılık oranını korumaya çalıştığı, piyasadaki fiyatlara
müdahale etme eğiliminde olmadığı ve VATAN’ın rakip teşebbüslerin internet sitesi veya
ilanlarında yer alan fiyat bilgisini sorgulamasının piyasanın normal davranışı olduğu
belirtilmektedir. Keza uyumlu eylemin kabulü için gerekli bir diğer unsur olan rekabetin
sınırlanması ve uyumlu eyleme katılmayan teşebbüslere yönelik yaptırım uygulama veya
zorlaştırmanın da VATAN tarafından yapılmadığı ileri sürülmektedir.
(401) Soruşturma kapsamında elde edilen belge ve bulgular, teşebbüslerin rekabet bakımından
hassas bilgileri paylaşarak uyumlu eylem içinde olduklarına yönelik değildir. Belgeler
incelendiğinde VATAN’ın 2014 ve 2015 yıllarına ait belgelerde ARAL’dan rakiplerinin
uyguladığı düşük fiyatlara müdahale ederek fiyat seviyesinin yükseltilmesi talebinde
bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak VATAN’a yönelik ihlal iddiaları teşebbüslerin rakipleri ile
doğrudan iletişim kurduğu tespitine dayanmamaktadır. Dolayısıyla, rakip teşebbüsler
arasındaki bilgi değişimine konu hususların öğrenilmesi zor, maliyetli ve rakiplerin hızlı
ulaşamayacağı bilgiler olması gerektiği savunmasına katılmak mümkün değildir.
VATAN ile ARAL Arasındaki Ticari İlişkinin Konsinye Olduğuna İlişkin Savunmalar
(402) ARAL’ın bilgisayar ve konsol oyunu satışlarını konsinye ya da satıldıkça öde şeklinde
gerçekleştirdiği dolayısıyla oyunların etiketinde yer alan fiyat bilgisinin ürün barkoduna
basılı halde tavsiye edilen fiyat olarak bildirildiği, hatta kampanyalar dâhil fiyat belirleme
yetkisinin ARAL’da olduğu, VATAN’ın ürünlerin satışını gerçekleştirmeden ARAL’a ödeme
yapmadığı ve VATAN’ın ARAL ile arasında belirlediği kar marjı üzerinden satış
gerçekleştirmesi sebebiyle e-posta yazışmalarının yapıldığı ifade edilmektedir. Bunların
yanı sıra bilgisayar ve konsol oyunlarının fiyatı hakkında e-posta ile bilgi verilmesinin
ARAL’a ait oyunların hangi fiyattan satılacağının bilinmesi ve ARAL’ın VATAN’a vereceği
kar marjının aynı kalması halinde, eksi bakiyeye düşeceğinin bilgilendirilmesine ilişkin
olduğu belirtilmektedir.
16-37/628-279
97/196
(403) Her ne kadar VATAN savunmasında ARAL’ın acentesi şeklinde çalıştığını ve ARAL’ın satış
fiyatlarını belirlediğini belirtse de ARAL ile perakendeciler arasındaki ilişkide
perakendecilerin kendi satış fiyatlarını belirleyebildiği ve promosyon ile kampanyalara
ilişkin kararları kendilerinin aldığı görülmektedir. Teşebbüslerin pazarlama stratejisini
belirlemede serbest oldukları bu ilişkide risk almadıkları ve pazarda sadece ARAL’ın
acentesi şeklinde davrandıkları savunması gerçekçi görülmemektedir. Bu nedenle ARAL
ile perakendeciler arasındaki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaların 4054 sayılı Kanun kapsamı
dışında olması gerektiği yorumuna katılmak mümkün görülmemektedir.
Belge 31’e İlişkin Savunmalar
(404) Belgede yer alan VATAN ile ARAL arasında gerçekleşen e-postalarda; VATAN’ın satış
rakamlarını artırmak ve pahalı marka imajı oluşmasını engellemek amacıyla ilgili üründe
fiyat düşürmek için ARAL’dan talepte bulunulduğu ve diğer teşebbüslerin uyguladıkları
fiyattan daha yüksek fiyatların olduğu yönünde ARAL’ın bilgilendirildiği ve ARAL’dan fiyatı
düşürmesi veya diğer teşebbüslerin uyguladıkları fiyatları dengeye getirmesinin istendiği
ifade edilmektedir. Ayrıca rakiplerin sehven maliyetin altında bir fiyatla satışa çıktıkları, bu
yanlışlığın bahse konu e-postalarla ARAL’a bildirildiği ve haksız rekabetin önlenmesinin
amaçlandığı belirtilmektedir.
(405) Belgede, 12-14.01.2015 tarihleri arasında ARAL ile VATAN arasında geçen e-posta
yazışmasında VATAN, KLİKSA fiyatlarının düşüklüğü konusunda ARAL’a şikayette
bulunmakta ve düşük fiyatların yükseltilmesini istemektedir. Savunmada iddia edilen
gayeler belgede yer alan ifadelerden anlaşılmamaktadır. Belgedeki ifadelerden ARAL’ın
KLİKSA ile görüştüğünü belirtmesine rağmen fiyatın üç gün boyunca değiştirilmediği ve
VATAN’ın bu durumu takip ederek ARAL’a şikâyetini tekrar ettiği anlaşılmaktadır.
Rakiplerin maliyet altında satış yapması rakip teşebbüslerin bağımsız karar vermesi
gereken bir husus olup, sehven dahi yapılmış olsa ARAL ile VATAN arasındaki anlaşma
ile fiyatın yükseltilmesi teşebbüslerin ticari kararlarındaki bağımsızlığına zarar vermektedir.
Teşebbüs Çalışanlarının Yaptığı Yönetim Kurulunun Bilgisi Dışındaki Yazışmalardan
VATAN’ın Sorumlu Tutulamayacağına İlişkin Savunmalar
(406) VATAN’da çalışan personelin belirli bir prim sistemi ile çalıştığından belgelere personelin
satış arttırma çabasının yansıdığı belirtilerek bu yazışmaların şirket içi fiyat analizi, rakip
değerlendirmesi, kampanya çalışmalarına yönelik olduğu ve VATAN yönetiminin bilgisi
olmadığı, bu nedenle 4054 sayılı Kanunu’nun 4. maddesinin uygulanmasını gerektirecek
nitelikte olmadığı ifade edilmektedir.
(407) Rekabet hukuku bağlamında bir ihlalin değerlendirilmesi noktasında hukuken geçerli bir
vekâletname/temsil yetkisi aranmamakta; teşebbüsün yazışmayı yapan tarafından
kendisini temsil ettiğini kabul etmesi ve ayrıca ihlale taraf diğer teşebbüsler nezdinde
teşebbüs iradesinin temsil edildiği izleniminin yaratılması yeterli olmaktadır. Özellikle somut
olayda olduğu gibi şirketin günlük, rutin işleri söz konusu olduğunda bu durumun önemi
artmaktadır. Nitekim dosya kapsamındaki belgelerin, ana faaliyet konusu çeşitli ürünlerin
satılması olan bir teknomarketin fiyat gibi satış koşullarına ilişkin olduğu görülmektedir.
Teşebbüs tarafından istihdam edilen personelin, teşebbüsün olağan/günlük işlerini
yaparken yönetim kurulunun bilgisine başvurmayacağı aşikârdır. Diğer taraftan ilgili
belgelerde VATAN çalışanlarının ARAL çalışanları ile yazışmalarının olduğu ve ARAL
çalışanlarının VATAN çalışanlarının yetkisinin varlığı konusunda şüphesinin bulunmadığı
anlaşılmaktadır.
16-37/628-279
98/196
(408) 4054 sayılı Kanunu’nun 16. maddesinde ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs yönetici
veya çalışanlarına da idari para cezası verilebileceği düzenlenmektedir. Madde metnine
bakıldığında yalnızca “teşebbüs çalışanı” ifadelerine yer verildiği görülmekle birlikte bunun
dışında yönetim kurulu onayı gibi bir şartın aranmadığı anlaşılmaktadır. Zira bu ve benzeri
düzenlemeler rekabet hukukunda delillerin katı şekil şartlarına tabi olmadığını
göstermektedir.
(409) Yukarıda sunulan bilgiler ışığında teşebbüs tarafından istihdam edilen personelin
teşebbüsün günlük/rutin işlerini yaparken gerçekleştirdiği eylemlerinden teşebbüsün
sorumlu olduğu, yönetimin bilgisi veya onayının aranmayacağı, bu bakımdan teşebbüsün
savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Sektörde Fiyatların Herkes Tarafından Erişilebilir Olduğu Savunması
(410) Sektöre ilişkin açıklamalarda da bulunan VATAN, perakendeciler açısından bakıldığında,
ürün çeşitliliğinin fazla, coğrafi pazarın geniş olduğu piyasada birçok dağıtım kanalının ve
e-ticaretin payının yüksek olduğunu, tüketicilerin ürünlerin hem özellikleri hem de fiyatları
ile ilgili en doğru bilgiye ulaşma imkânının bulunduğunu ifade ederek özellikle teknoloji
ürünlerine yönelik alışverişi kolaylaştırmak için , ,
, gibi anlık fiyat karşılaştırması yapan bilgi
kaynaklarının var olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla bu sektörde, perakendecilerin,
özellikle teknomarketlerin fiyatlar konusunda kendi aralarında anlaşmalarının ve
sağlayıcıların perakende seviyede fiyat birliğini sağlamasının olası olmadığını
belirtmektedir.
(411) Dosya konusu bilgisayar ve konsol oyunlarının fiyat bilgisinin herkes tarafından erişilebilir
olması ve bu fiyatların paylaşılması rekabeti kısıtlayıcı nitelikte bulunmamaktadır. İhlal
tespitinin esasını VATAN ve ARAL’ın bu fiyatları yükselttirme iradesi oluşturmaktadır.
İdari Para Cezası Takdir Edilirse Hafifletici Sebeplerin Bulunduğu Savunması
(412) Eğer VATAN’ın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği değerlendirmesi yapılıp idari
para cezası takdir edilmesi söz konusu olursa ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya
teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen
taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya
gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların göz önünde bulundurulması
gerektiği, VATAN’ın talep edilen bilgi ve belgeleri eksiksiz teslim etmesi, düşük pazar payı,
önceden bu tür bir eylemde bulunmaması, gerçekleşen veya gerçekleşebilecek herhangi
bir zararın doğmamış olması hususları göz önüne alınarak idari para cezası tespitinde üst
sınırdan uzaklaşılması talep edilmektedir.
(413) Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinde “ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler
içerisindeki payının çok düşük olması” hafifletici unsur olarak sayılmış ve bu unsurun varlığı
halinde temel para cezasının indirilebileceği düzenlenmiştir. Bu doğrultuda teşebbüsün
toplam satışları içinde bilgisayar ve konsol oyunlarının satışından elde ettiği gelirin %(…..)
oranında olması, Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici
neden olarak dikkate alınmıştır. Bununla birlikte VATAN’ın bilgi ve belgeleri Kuruma
eksiksiz teslim etmesi iddiasının yasal yükümlülüklerini yerine getirmenin ötesine
geçmediği dile getirilmelidir.
Perakendeciler ile ARAL Arasındaki Belgelerin VATAN’da Olmamasından Dolayı Bunlara
İlişkin Değerlendirme Yapılamadığı Savunması
(414) Sorusturma Raporunda atıfta bulunulan bazı belgeler ile atıfta bulunulmasa da dosya
içerisinde yer alan ve VATAN lehine ve aleyhine olabilecek bazı belgelerin incelenebilmesi
için dosyaya giriş hakkının kullanıllması için yapılan dosyaya giriş başvurusunun
reddedildiği bu nedenle bu belgelere ilişkin savunma yapılamadığı belirtilmektedir.
16-37/628-279
99/196
(415) VATAN ile ARAL arasındaki ilişkilerin incelenmesinden teşebbüslerin arasında 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma olduğu tespit edilmiş ve
ilgili belgeler Soruşturma Raporu’nda ve ekinde teşebbüse gönderilmiştir. Diğer belgeler
VATAN’ın rakibi olan diğer perakendecilerin ARAL ile yazışmalarına ilişkin olup VATAN ile
ilgili iddialara dayanak yapılmamıştır. Söz konusu belgeler üçüncü kişilerin ticari sırlarını
ihtiva etmekte ve VATAN ile ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla VATAN’dan diğer
perakendeciler ile ARAL arasında gerçekleşen iletişime ilişkin bir değerlendirme yapılması
beklenmemektedir.
ARAL’la Aralarında VATAN’a En Düşük Fiyatla Ürün Tedarik Edileceği Yönünde Bir
Anlaşma Olduğu Savunması
(416) VATAN ile ARAL arasında gerçekleşen iletişimin satış fiyatını belirli seviyede tutma veya
ürün fiyatlarını yükseltme amacını taşımadığı, VATAN ile ARAL arasındaki anlaşmaya göre
ARAL’ın en uygun fiyat ile VATAN’a ürün tedarik edeceği konusunda iki tarafın anlaştığı ve
ARAL’ın diğer perakendecilere göre VATAN’a daha uygun fiyatla ürün temin edeceği
konusunda güvence verdiği, VATAN ile ARAL arasında yapılan anlaşma gereğince
herhangi bir perakendecinin VATAN’dan daha ucuza ürün sattığında ARAL’ın konu
hakkında bilgilendirildiği, söz konusu durumunun fiyatın yükselttirilmesi olarak
yorumlanamayacağı iddia edilmektedir.
(417) ARAL ile VATAN arasında yapıldığı iddia edilen anlaşmaya göre ARAL dağıtımını yaptığı
ürünleri en uygun fiyatla VATAN’a tedarik edecektir. Bahse konu anlaşmanın bir örneği
ve/veya bu sözleşmenin varlığına ilişkin herhangi bir emare savunmada yer almamaktadır.
Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerden de ARAL ile VATAN arasında anılan
türde bir anlaşmaya rastlanmamıştır. Dolayısıyla varlığı kanıtlanamayan bir anlaşma
kullanılarak yapılan savunmanın salt bu nedenle yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
(418) VATAN’ın ARAL’dan uygun şartlarda ürün temin edeceğine ilişkin taahhüt aldığı ve
ARAL’ın VATAN’a en çok kayrılan müşteri şartı uyguladığı kabul edilse dahi bu hüküm
VATAN’ın alım şartlarına ilişkin olup, VATAN’ın veya ARAL’ın diğer perakendecilerin
perakende satış fiyatlarını ne şekilde belirleyeceği konusunda müdahale imkanı
tanımamaktadır. Dolayısıyla VATAN’ın ARAL’dan da uygun şartlarda ürün temin edeceğine
ilişkin taahhüt aldığı savunması VATAN ile ARAL arasında oyun fiyatlarının yükseltilmesi
ve oyun pazarında rekabetin kısıtlanması amacı taşıyan bir anlaşma olduğu
değerlendirmesini değiştirmemektedir.
Diğer Perakendecilerin Fiyatlarının Takip Edilmesinin Rekabet İhlali Olmadığı Savunması
(419) VATAN ile ARAL arasında gerçekleşen yazışmalarda perakende satış fiyatını yükseltme
amacını gösteren delil olmadığı, diğer perakendecilerin piyasada uyguladığı fiyatları takip
etmenin ihlal olduğu sonucunu doğuran rekabet hukuku kuralı olmadığı, ayrıca
teşebbüslerin uygulamış oldukları fiyatların elektronik sistemler sayesinde anlık olarak
kamuoyu ile paylaşılmasının ve söz konusu fiyatların herkes tarafından izleniyor olmasının
rekabet hukuku bakımından olumsuz sonuç doğurmayacağı iddia edilmektedir.
(420) Belge 28’de VATAN’ın GOLD’da düşük fiyat bulunduğunu iletmesi sonrası ARAL
tarafından VATAN’a aynı fiyata düşebileceğinin belirtilmesi üzerine VATAN’ın bunu kabul
etmeyerek ısrarla rakibinin fiyatını yükselttirmek istemesi açıkça VATAN’ın rakiplerinin
fiyatını takip etmesi durumunu aşmaktadır. Teşebbüslerin rakiplerinin fiyatlarını takip
etmesi ticari hayatın olağan akışından sayılabilecek ve rekabet ettiklerinin bir göstergesi
olarak değerlendirilebilecektir. Ancak bahse konu yazışmaların amacının sadece fiyat takibi
olması ve VATAN’ın GOLD ile rekabet etmeyi tercih etmesi durumunda VATAN’ın fiyatını
düşürmesi beklenmektedir. Aynı zamanda bu belge VATAN’ın fiyatların piyasa dışında
belirlenmesine ilişkin iradesini de açıkça ortaya koymaktadır. Keza ARAL ile VATAN’ın
ilişkisinin değerlendirildiği diğer belgelerde geçen ifadeleri de bu belgeyi desteklemektedir.
16-37/628-279
100/196
Belge 21’e İlişkin Savunmalar
(421) ARAL ile VATAN arasında gerçekleşen yazışmada yer alan "bize rakip olmamanız gerekir"
ifadesi ile ARAL’ın kendi internet sitesinde yaptığı satışlarda uyguladığı fiyatların şikâyet
edildiği, perakendecilerin katlandığı maliyetler dikkate alındığında sağlayıcının düşük
fiyatla ürün satması durumunda perakendecilerin uygulanan fiyatla rekabet edemeyeceği
hususunun ARAL’a bildirildiği savunulmaktadır.
(422) Belgede VATAN’ın talebine ilişkin ARAL’ın cevabının ne olduğunun tespit edilememesi
nedeniyle, belgedeki ifadelere ilişkin yorumun değişebileceği ve bu nedenle belgenin ihlalin
delili olarak kabul edilmemesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Bununla birlikte
belgenin ihlal iddiasını destekleyen deliller arasında kullanılmaması ihlal süresini ve
niteliğini değiştirmeyecektir.
VATAN’ın Karlılık Oranlarının Düşük Olduğu Savunması
(423) Taraflar arasında rekabetçi fiyatın üstünde bir fiyat anlaşması olması durumunda VATAN’ın
karlılık oranın yüksek olacağı oysa mevcut durumda VATAN’ın karlılık oranları
incelendiğinde tam tersi bir sonucun görülebileceği, bu analiz yapılmadan sonuca
varılmasının hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
(424) Dosya kapsamında teşebbüslerin bilgisayar ve konsol oyunları pazarında rekabeti
kısıtlayıcı uygulamalar içerisinde olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bilindiği üzere
teşebbüsler arasında yapılan bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına
girebilmesi için rekabeti engelleme/bozma/kısıtlama amacını taşıması yeterli görülmekte,
böyle bir anlaşma piyasada etkisi olmasa bile ihlal olarak kabul edilmektedir. Bu doğrultuda
teşebbüsün karlılığının düşmesinin veya karlılığının analiz edilmemesinin taraf olduğu
rekabeti bozucu anlaşmanın niteliğini değiştirmediği ortadadır. Dolayısıyla teşebbüsün
karlılık oranının düştüğüne ilişkin savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
Kampanya Dönemi Sonrasında Perakendecilerin Alım Fiyatı Altında Satış Yapmasının
ARAL’a Bildirilmesinin Uygun Olduğu Savunması
(425) Kampanya döneminde, VATAN’ın almış olduğu ürünü ARAL’ın desteğiyle alım fiyatının
altında bir fiyatla satabildiği, ARAL’ın desteği sona erdiğinde belirli bir karlılık ile tekrar
satışların gerçekleştiği, kampanya sona erdiğinde rakip teşebbüslerin alım fiyatının altında
bir fiyatla ürün sattığı hususunun ARAL’a bildirilmesinin uygun olduğu, oysaki bu sürecin
fiyatın rekabetçi seviyede belirlenmesine müdahale olarak tespit edildiği savunulmaktadır.
(426) İlgili savunmanın Belge 28 ile çeliştiği görülmektedir. Zira anılan belgede yılbaşı
kampanyası sırasında VATAN’ın indirimli fiyattan satmak istememesini “kar marjımız
düşüyor” ifadeleriyle gerekçelendirdiği görülmektedir. Teşebbüsün anılan ifadelerinden
kârını azaltarak rekabet etmek yerine rakiplerinin fiyatlarının yükseltilmesi iradesine sahip
olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Diğer taraftan rakiplerin maliyet altında satış
yapması rakip teşebbüslerin bağımsız karar vermesi gereken bir husus olup, ARAL ile
VATAN arasındaki anlaşma ile fiyatın yükseltilmesi teşebbüslerin ticari kararlarındaki
bağımsızlığına zarar vermektedir. Dolayısıyla VATAN’ın rakiplerin satış fiyatının tedarik
fiyatının altında olmasının ARAL’a bildirilmesinin fiyatlara müdahale olarak
değerlendirilemeyeceği yönünde savunması kabul edilemeyecektir.
VATAN ile ARAL Arasında Gerçekleşen Yazışmaların Fiyat Yükseltme Amacını
Taşımadığı Savunması
(427) Teşebbüsler arasında yapılan yazışmaların, rakip teşebbüsün uygulamış olduğu fiyatta bir
hesap hatası olup olmadığı veya kampanya şartlarına uygun olup olmadığı hususunda
bilgilendirme yazısı olarak değerlendirilmesi gerektiği, yazışmaların sadece belirli bir
kısmının değerlendirilerek ihlal tespiti yapılmasının makul olmadığı savunulmaktadır.
16-37/628-279
101/196
(428) VATAN hakkında rekabeti kısıtlayıcı anlaşmanın tarafı olmasına dayanak gösterilen
belgelerden Belge 28’de “%10 indirimli veremeyiz, kar marjımız düşüyor, Gold fiyatlarının
düzeltilmesi gerekiyor”, Belge 31’de “Rekabette yine fiyat var. Hem de çok fazla” ifadelerine
yer verildiği, teşebbüs ile ilgili diğer belgelerde de gerekçe belirtmeksizin rakiplerin düşük
fiyatlarına müdahale edilmesinin talep edildiği görülmektedir. Dolayısıyla VATAN’ın
rakiplerinin fiyatlarını takip ederek kendisinden düşük olan her fiyat için müdahale talep
ettiği, ARAL’ın da bu taleplere olumlu yanıt verdiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle
teşebbüsün yazışmaların bilgilendirme amacını taşıdığına ilişkin savunmalarının yerinde
olmadığı değerlendirilmektedir.
VATAN’ın Sağlayıcıdan Diğer Teşebbüslerin Uygulamış Olduğu Fiyatları Yükseltmesi
Hususunda Talebinin Olmadığı Savunması
(429) VATAN’ın uygulamış olduğu fiyatın altında fiyat tespit edilmesi durumunda aradaki farkı
sağlayıcıya yansıttığı, ancak ARAL’ın söz konusu fiyat farkını VATAN’ın yansıtacağını
bildiği için rakip perakendecileri bilgilendirdiği, VATAN’ın rakip teşebbüslerin uygulamış
olduğu fiyat konusunda, sağlayıcıdan diğer teşebbüslerin uygulamış olduğu fiyatları
yükseltmesi hususunda talebinin olmadığı savunulmaktadır.
(430) VATAN’a isnat edilen rekabeti bozucu anlaşmanın delili olarak kullanılan belgelerde sıklıkla
rakibin düşük fiyatı belirtilmekte ve “acil fiyat düzeltildi bilgisini bekliyorum”, “Gold
fiyatlarının düzeltilmesi gerekiyor”, “fiyatı takip et. Düzeltilmezse öğleden sonra tekrar
gönder ve ara”, “düzelttirilmesi konusunda acil desteğini bekliyorum” gibi fiyatların
değiştirilmesini isteyen ifadeler kullanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla teşebbüsün fiyatlara
müdahale edilmesi yönündeki iradesini açıkladığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla söz konusu
yazışmaların bilgilendirme amaçlı yazışmalardan farklılaştığı, VATAN’ın rakiplerinin
fiyatlarının yükseltilmesi amacıyla ARAL ile anlaşma içinde olduğunu gösterdiği
değerlendirilmektedir.
(431) Soruşturma kapsamında VATAN’ın taleplerinin akabinde ARAL ile KLİKSA ve ARAL ile
GOLD arasında yazışmalar yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan yazışmalarda “Acilen
düzeltilmesi gerekmektedir”,“piyasa fiyatının %10 altına inememenizi rica ederim.”,“bu
oyunun fiyatı 50 TL olması gerekiyor. Kontrol edip güncelleme yapabilir misiniz?” gibi fiyat
yükseltme/güncelleme talebini içeren ifadelerin geçtiği, bu ifadelere karşılık ilgili
perakendecilerin olumlu yanıt verdiği görülmektedir. Dolayısıyla bahse konu yazışmaların
da bilgilendirme amaçlı yazışmalardan ibaret olmadığı, ARAL’ın, perakendecilerin
VATAN’ın fiyatlarından düşük fiyatlarını yükseltmesini amaçladığı değerlendirilmektedir.
Açıklanan sebeplerle teşebbüsün, belgelerin ARAL’ın diğer perakendecileri bilgilendirdiğini
gösterdiğine yönelik savunmalarının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Belge 31’e İlişkin Savunmalar
(432) Belgenin yılbaşında uygulanan kampanya dönemiyle ilgili olduğu, kampanya bitmesine
rağmen diğer perakendecilerin düşük fiyatla ürün satışı yapması hususunun ARAL’a
sorulduğu, VATAN’ın sağlayıcının desteği olmadan diğer teşebbüslerin indirimli fiyat
uygulamasını sorgulamasının uygun olduğu ve kampanyanın devam etmesi durumunda
tüm teşebbüslerin kampanyadan eşit yararlanması gerektiğinin ARAL’dan talep edildiği
ancak bu durumun diğer teşebbüslerin fiyatının yükseltilme isteği olarak değerlendirildiği,
söz konusu durumun diğer perakendeciler tarafından da ARAL’a bildirildiği
savunulmaktadır.
16-37/628-279
102/196
(433) Belgede, 12-14.01.2015 tarihleri arasında ARAL ile VATAN arasında geçen e-posta
yazışmasında VATAN, KLİKSA fiyatlarının düşüklüğü konusunda ARAL’a şikayette
bulunmakta ve düşük fiyatların yükseltilmesini istemektedir. Belgedeki ifadelerden ARAL’ın
KLİKSA ile görüştüğünü belirtmesine rağmen fiyatın üç gün boyunca değiştirilmediği ve
VATAN’ın bu durumu takip ederek ARAL’a şikâyetini tekrar ettiği ve sonrasında ARAL’ın
KLİKSA’yı uyararak fiyatını yükseltmesini istediği anlaşılmaktadır. Birbirinden bağımsız
olan perakendeciler istediği dönemde kampanya yapmak, istediği dönemde fiyat düşürmek
ve hatta istediği takdirde ürünü maliyetinin altında bir fiyata satmak gibi kararları bağımsız
ve kendi ticari gerekçeleri çerçevesinde alabilmektedir. Bu bağlamda VATAN’ın KLİKSA
fiyatlarına müdahale edilmesi talebinin ve ARAL’ın bu yöndeki müdahalesinin, KLİKSA’nın
kampanyanın bittiğine ilişkin bilgilendirilmesi şeklinde açıklanamayacağı belirtilmelidir.
İhlal İddiasına Konu Davranışların Sürekliliği Olmadığı Savunması
(434) İhlal iddialarının genel ve sürekliliği olan bir uygulamaya ilişkin belgelere dayanılarak
hazırlanmadığı, az sayıda ürünle ilgili kampanya dönemlerinde yapılan yazışmalara
dayanılarak hazırlandığı ileri sürülmektedir. İlaveten VATAN ile ARAL arasındaki
yazışmaların ihlal olduğu varsayımında dahi ilgili belge 12-14.01.2015 tarih aralığında
olduğundan VATAN’ın iki yıl süre ile ihlalde bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceği
savunulmaktadır.
(435) Dosya kapsamında VATAN aleyhinde elde edilen belgelere bakıldığında Belge 15’in
18.09.2013 tarihli, Belge 24’ün 18.11.2014 tarihli, Belge 26’nın 21.11.2014 tarihli, Belge
28’in 05.12.2014 tarihli, Belge 29’un 17.12.2014 tarihli, Belge 31’in 12-14.01.2015 tarihli,
Belge 34’ün 20.01.2015 tarihli olduğu görülmektedir. Anılan her bir belge de ARAL ile
VATAN’ın fiyatların yükseltilmesi yönündeki iradesi tespit edilmektedir. Bu doğrultuda
VATAN’ın ihlale dâhil olduğuna ilişkin ilk belge 18.09.2013 tarihli e-posta yazışması, son
belge ise 20.01.2015 tarihli e-posta yazışması olduğundan VATAN’ın ihlale dâhil olduğu
sürenin bir yıldan uzun beş yıldan kısa olduğu söylenebilecektir. Zira teşebbüsler
arasındaki danışıklı eylemlerin zaman zaman daha az görünür olmasının veya bazı
dönemlere ilişkin az sayıda belgeye ulaşılmasının mümkün olmasının yanında teşebbüsler
arasındaki iletişimin bazı dönemlerde azalması da mümkündür. Somut olay bakımından
2013 yılından 2015 yılına kadar teşebbüsün rekabeti kısıtlama iradesini gösteren birbirini
destekleyici nitelikte yazışmaların bulunduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan
açıklamalar ışığında teşebbüsün ihlalin sürekliliğine ve süresine ilişkin savunmalarının
yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
İhlalin Ağırlığı ve İhlalden Doğan Zararın Yanlış Tespit Edildiği Savunması
(436) Bilgisayar ve konsol oyun satışlarının VATAN’ın toplam cirosunun %(…..)’üne denk geldiği,
Kurul’un dosyaya ilişkin ihlal tespitinde bulunmasının hatalı bir değerlendirme olacağı
ancak böyle bir durumda takdir edilecek cezada VATAN’ın bir önceki yıl toplam cirosunun
alınmasının cezanın nispiliği ya da ölçülü olma prensibine aykırı olacağı savunulmaktadır.
16-37/628-279
103/196
(437) VATAN’ın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğu tespit edilen uygulamaları
sonucunda piyasadaki fiyatların arttığına ilişkin değerlendirmelere yukarıda yer verilmiştir.
Bu doğrultuda tarafların söz konusu eylemleri sonucunda fiyatların arttığı sonucuna
ulaşılmıştır. Bazı belgelerde geçen ürünlere ilişkin fiyatların artıp artmadığının tespiti için
perakendecilerin ilgili dönemlere ait fiyat hareketleri talep edilmiş ancak perakendeciler
tarafından ilgili bilgiler tedarik edilememiştir. Bununla birlikte belgelerde tarafların rekabeti
kısıtlama amacı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında bir eylemin ihlale yol açıp açmadığının değerlendirilmesinde etkinin ortaya
çıkması şartı aranmamakta amaç yeterli kabul edilmektedir. Bu doğrultuda somut olayda,
olduğu gibi etki gösterip göstermemesinden bağımsız olarak rekabet ihlali olduğu yönünde
şüphe bulunan bir uygulama hakkında soruşturma açılması 4054 sayılı Kanun’un gereği
olmakla birlikte bu tür eylemin cezalandırılması için de amaç unsurunun varlığı yeterli olup
teşebbüsün dosya konusu eylemler hakkında hatalı değerlendirme yapıldığına ilişkin
savunmasına iştirak edilmemektedir.
(438) Teşebbüs tarafından iddia edilen bir diğer husus VATAN’ın bir önceki yıl toplam cirosunun
alınmasının cezanın nispiliği ya da ölçülü olma prensibine aykırı olacağıdır. 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinde Kanun’da yasaklanan davranışlarda bulunan
teşebbüslere/teşebbüs birliklerine nihai karardan önceki mali yılsonunda oluşan veya
bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yılsonunda oluşan
ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin %10’una kadar idari para
cezası verilebileceği düzenlenmektedir. Keza Ceza Yönetmeliği’nde aynı esaslar
benimsenmektedir. Bu doğrultuda mevzuatta gelirin unsurları bakımından bir ayrım
yapılmadığı görülmektedir.
(439) Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinde “ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler
içerisindeki payının çok düşük olması” hafifletici unsur olarak sayılmış ve bu unsurun varlığı
halinde temel para cezasının indirilebileceği düzenlenmiştir. Bu doğrultuda teşebbüsün
toplam satışları içinde bilgisayar ve konsol oyunlarının satışından elde ettiği gelirin %(…..)
oranında olması, Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici
neden olarak dikkate alınmıştır.
Ceza Yönetmeliği’nin Anayasaya Aykırı Olduğu Savunması
(440) Teşebbüs tarafından idari para cezası dayanağının Ceza Yönetmeliği olduğu, kanunilik
ilkesine göre hangi eyleme hangi idari para cezasının verilmesi hususunun kanunda yer
alması gerektiği, yönetmelik ile ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, kanunda alt sınır
olmamasına rağmen yönetmelikte cezalara ilişkin alt sınır getirilmesinin 4054 sayılı
Kanun'un 16. maddesine, normlar hiyerarşisine ve anayasaya aykırı olduğu ileri
sürülmektedir.
16-37/628-279
104/196
(441) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesinde “Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu
tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını
sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkabilirler.” hükmü yer
almaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde aynı Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerinde
yasaklanmış davranışlarda bulunanlara Kurul tarafından saptanacak yıllık gayrisafi
gelirlerinin %10’una kadar idari para cezası verileceği hüküm altına alınmaktadır. Aynı
maddenin diğer fıkralarında cezaların belirlenmesinde dikkate alınacak hususlar, esas
alınacak gayrisafi gelir gibi unsurlar belirlendikten sonra son fıkrasında ise bu maddeye
göre verilecek idari para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususların Kurul tarafından
çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği belirtilmektedir. Bu doğrultuda çıkarılan Ceza
Yönetmeliği, 15.02.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış ve o tarihten
beri 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunan
teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyeleri ile bunların yönetici ve
çalışanlarına uygulanmaktadır. Ceza Yönetmeliği’nin “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1.
maddesinde Yönetmelik’te yasaklanan davranışlara 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi
gereğince verilecek cezaların tespitine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği belirtilirken
“Dayanak” başlıklı 2. maddesinde Yönetmelik’in 4054 sayılı Kanun’un 16. ve 27.
maddelerine dayanılarak hazırlandığı ifade edilmektedir. Anılan hükümlerin birlikte
değerlendirilmesi sonucunda Ceza Yönetmeliği’nin kanunda belirtilen esasların
uygulanmasına ilişkin olduğu ve kanunilik ilkesinin ihlal edilmediği açıktır.
(442) Ceza Yönetmeliği’nin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğu iddiasının değerlendirildiği
Danıştay 13. Dairesi’nin 2014/5110 E., 2015/1998 K. sayılı ve 27.05.2015 tarihli kararında
“Yönetmeliğin, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen hususlara ilişkin olarak ve
anılan maddenin verdiği yetki uyarınca, Kabahatler Kanunu'nun 4. maddesinde ifadesini
bulan kanunilik ilkesi sınırları çerçevesinde ve anılan Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrası
ile 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinde idari para cezası miktarının belirlenmesinde
kullanılacağı öngörülen kriterler göz önüne alınarak, Kanun'da öngörülen azami yüzde
onluk oranı aşmamak üzere belirlenmesine yönelik ve Kanun'un verdiği takdir yetkisinin
objektifleştirilmesi amacıyla yapılan dava konusu düzenlemelerinde üst hukuk normlarına
ve dayanağı Kanun hükümlerine aykırılık görülmemiştir.” ifadelerine yer verilerek Ceza
Yönetmeliği hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla teşebbüsün, Ceza Yönetmeliği’nin
hukuka aykırı olduğuna yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
Belge 24’ye İlişkin Savunmalar
(443) Belgede VATAN'ın yazdığı mail ile GOLD'daki ürün fiyatının 27 TL den 50 TL’ye
çıkartıldığına hükmedildiği, ancak "..her ne kadar bu tarz konularla alakalı sizden dönüş
alamasam da..." ifadesine vurgu yapılmadan "fiyatlarda bir yanlışlık mı var" sorusunun
ardından fiyatın yükseltilmiş olmasından dolayı VATAN’ın rekabet ihlalinde bulunduğu
sonucuna varmanın hatalı olduğu, VATAN'ın bu müracaatının fiyat yükseltilmesi amacına
dayanmadığı, yanlışlıkla etiketlenmiş bir fiyat ya da kampanya koşullarına aykırılık olup
olmadığı gibi hususlar hakkında bilgi talep etmek amacıyla başvurulduğu, ARAL ile GOLD
arasında yazışma gibi başka bir delil olmamasına rağmen ihlal sonucuna varılmasının
hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
16-37/628-279
105/196
(444) Belgede VATAN, ARAL’a fiyata müdahale edilmesi yönünde açık bir talepte bulunmamakla
birlikte, VATAN’ın sadece fiyatın düşük olduğunu bildirmesi ARAL’ın müdahale etmesi için
yeterli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu bakımdan Belge 24’ün VATAN ile ARAL
arasında süregelen anlaşmayı ve bu yöndeki diğer belgeleri desteklediği
değerlendirilmektedir. İlaveten belgede yer alan yazışmanın ardından aynı tarihte ARAL ile
GOLD arasında bir yazışmanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. ARAL tarafından GOLD’a
VATAN’ın ilettiği oyunun fiyatının 27 TL den 50 TL’ye çıkarılması gerektiği belirtilmekte,
GOLD ise cevaben müdahale ettiklerini ifade etmektedir. Dolayısıyla teşebbüsün ARAL ile
GOLD arasında yazışma gibi başka bir delilin olmadığı yönündeki savunmasının kabulü
mümkün bulunmamaktadır.
Belge 26 ve Belge 29’a İlişkin Savunmalar
(445) VATAN’ın ARAL’a yaptığı müracaatlara yanlış anlam verildiği, söz konusu yazışmaların
piyasa fiyatını yükseltme amacını taşımadığı, ARAL'ın söz konusu müracaatlara ne tepki
verdiğinin tespit edilemediği, tepki verdi ise H ve Hepsiburada’nın ne şekilde tepki
gösterdiğinin tespit edilemediği, bu sebeplerle ihlal sonucuna varmanın hatalı olacağı
savunulmaktadır.
(446) Belge 26’da VATAN tarafından ARAL’dan “… Aşağıda görselleri olan oyunun fiyatının
düzeltilmesi konusunda acilen yardımcı olur musun?” ifadeleriyle talepte bulunulduğu
anlaşılmakta ancak ARAL’ın bu talebe ne cevap verdiği tespit edilememektedir. Belge
29’da yer alan ve VATAN tarafından gönderilen “… hepsiburada’ da bizim fiyatımızın
oldukça altında bir fiyat var. Kampanyasız fiyat bile bizden çok düşük. Bu fiyatın acilen
düzeltilmesi konusunda yardımcı olur musun?” şeklindeki e-postaya karşılık ARAL
tarafından “… ekstra fiyat düşüşü için hepsiburada’ya maili atıldı…” denilerek olumlu cevap
verildiği görülmektedir. Söz konusu belgeler VATAN’ın piyasa fiyatlarını yükseltme amacını
göstermektedir.
Belge 28’e İlişkin Savunmalar
(447) Belgede ARAL'ın, VATAN'ın talebine olumlu yanıt verip vermediğinin tespit edilemediği,
ancak GOLD'un internet sitesinde olduğu belirtilen bir ilana istinaden fiyatının 170 TL’ye
yükseldiği yargısına varıldığı, ancak GOLD’un hangi fiyattan sattığına ilişkin VATAN’ın
bilgisinin olmadığı, ARAL’ın söz konusu talebe olumsuz cevap verdiği ve %10 indirim
yapabileceği hususunu bildirdiği, söz konusu hususun VATAN ile ARAL arasında bir
anlaşmanın olmadığını kanıtladığı savunulmaktadır.
(448) Bahse konu belgede VATAN tarafından ARAL’a, GOLD’un kendisinden daha düşük fiyatla
ürün satıldığı iletilmekte ve GOLD’un bu ürünün fiyatına ilişkin internet sayfa görüntüsüne
yer verilmektedir. ARAL’ın, VATAN’ın da %10 indirim yapabileceğini belirtmesi üzerine
VATAN, kar marjının düşeceğini ve %10 indirim yapamayacağını ifade etmektedir. Bu
doğrultuda GOLD’dan bahse konu ürünün günlük satış fiyatları talep edilmiştir. GOLD’un
satış fiyatları incelendiğinde VATAN’ın 153 TL olarak gönderdiği görsele karşın GOLD’un
satış fiyatının 170 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu durum GOLD’un fiyatını yükselttiğini
göstermektedir.
(449) Diğer taraftan belgede geçen VATAN’a ait ifadelerin, ARAL’ın cevap vermesinden
bağımsız olarak, VATAN’ın piyasadaki rekabetin bir sonucu olarak fiyatların ve dolayısıyla
kendi karlılığının düşmesini engelleme amacını açıkça gösterdiği değerlendirilmektedir.
Zira anılan belgede VATAN’ın indirim yapmak yerine karını arttırmaya yönelik ısrarlı bir
tutum içerisinde olduğu görülmektedir. İlaveten bu belge özelinde ARAL’ın VATAN’a cevap
verip vermediği tespit edilememiş olsa da GOLD’un fiyatının taleple eş zamanlı olarak
yükselmiş olması ARAL’ın müdahalede bulunduğuna yönelik değerlendirilmiştir. Zira dosya
kapsamında VATAN’ın, rakiplerinin düşük fiyatlarına müdahale edilmesi şeklindeki
taleplerine ARAL’ın olumlu cevap verdiği birçok belge bulunmaktadır.
16-37/628-279
106/196
Belge 31’e İlişkin Savunmalar
(450) Belgede, Napoleon isimli bilgisayar oyununun VATAN'da 20 TL’ye satılırken KLİKSA'da 10
TL'ye; DNF isimli oyunun ise VATAN'da 50 TL’ye satılırken KLİKSA'da 20 TL'ye satılmış
olduğu hususunun araştırıldığı, KLİKSA'ya desteğin devam edip etmediğinin sorgulandığı,
fiyatın olması gerekenden daha yukarıya çıkartılmasını amaçlayan bir şikâyet olmadığı,
desteklenen dönem için sağlayıcının verdiği destek kalkmış olmasına rağmen, eski indirimli
fiyatın devam ediyor olmasının bir gerekçesi olup olmadığı hususunun VATAN tarafından
sorgulanmasının doğal olduğu ve bilinçli şikâyet unsuru taşımadığı, ARAL’ın yılbaşı
kampanyasının bittiğini ve maliyet altı fiyat nedeniyle KLİKSA'nın da zarar etmekte
olduğunu KLİKSA'ya bildirdiği, diğer firmaların da aynı desteğin kendilerine sağlanması ya
da herkesin kampanya koşullarından eşit yararlanmasını istediği, ancak sadece VATAN’ın
fiyat yükselttirmesi şikâyeti olarak değerlendirildiği, ARAL'ın "piyasadan tepki alıyoruz"
sözü yerine, VATAN'dan böyle bir şikâyet geldi demesi gerektiği savunulmaktadır.
(451) Bahse konu belgede VATAN’a ait, KLİKSA’nın fiyatlarının düşmediği ve ARAL’ın bu
fiyatlarla ilgilenmesini belirten ısrarlı ifadelerden sağlayıcının verdiği destek hakkında bir
sorgulamanın bulunduğu anlaşılamamaktadır. Belgede yer alan yazışmaların akabinde
ARAL’ın KLİKSA ile fiyatlarını yükseltmesine ilişkin yaptığı yazışma değerlendirilmektedir.
(452) İlaveten yukarıda belirtildiği üzere rakiplerin maliyet altında satış yapması rakip
teşebbüslerin bağımsız karar vermesi gereken bir husus olup, ARAL ile VATAN arasındaki
anlaşma ile fiyatın yükseltilmesi teşebbüslerin ticari kararlarındaki bağımsızlığına zarar
vermektedir.
Belge 33’e İlişkin Savunmalar
(453) Belgede yer alan yazışmaların yılbaşı kampanyası dönemine denk gelmesi nedeni ile
kampanya bitmiş olmasına rağmen destek verilen dönemdeki fiyatın uygulanmaya devam
ettiği hususunun araştırılması ile ilgili olduğu, söz konusu talebin rakiplere iletilip
iletilmediğinin bilinmemesi sebebiyle ihlal olarak değerlendirilmemesi gerektiği
savunulmaktadır.
(454) Belgede ARAL’a, BİMEKS’in PC Diablo 3 oyununu VATAN’dan daha ucuza sattığı ve
konuyla ilgili acil dönüş beklendiği ifade edilmektedir. Anılan yazışmanın akabinde VATAN
çalışanları arasındaki yazışmada ise “… Fiyatı takip et. Düzeltilmez ise öğleden sonra
tekrar mail gönder ve ara…” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Bu ifadeler VATAN’ın,
ARAL’a yaptığı şikâyeti BİMEKS’e ileteceği ve BİMEKS’in fiyatlarını değiştireceğini
öngördüğüne yönelik değerlendirilmiştir. Zira VATAN çalışanları arasında iç yazışmada
yalnızca fiyatların takip edilmesi istenmemekte aynı zamanda fiyatların değişmemesi
durumunda tekrar mail gönderilmesi ve aranması talep edilmektedir. Keza özellikle
“düzeltilmezse” ifadesinin, teşebbüsün kampanyalı fiyatların araştırılması yönünde bir
talebine işaret etmediği belirtilmelidir.
Belge 34’e İlişkin Savunmalar
(455) İlgili belgenin KLİKSA ile ilgili olduğu, VATAN’la ilgisi olmadığı ve VATAN’ın
suçlanamayacağı ileri sürülmektedir.
(456) VATAN’ın belgede yer alan Dragon Age Inquisiton adlı oyunu KLİKSA’nın daha ucuza
sattığına ve düzelttirilmesi konusunda acil destek beklediğine ilişkin e-postasına karşılık
ARAL’ın olumlu cevap verdiği akabinde aynı gün ARAL’ın KLİKSA’ya durumu bildirerek
fiyatlarını yükseltmesini istediği ve bu isteğin KLİKSA tarafından kabul edildiğinin
değerlendirildiği görülmektedir. ARAL’ın, VATAN’a “gerekli bilgilendirmeyi yaptım. Bilgi
vereceğim” şeklinde cevap vermesi KLİKSA ile olan yazışmasının VATAN’ın talebi üzerine
gerçekleştiğini göstermektedir.
16-37/628-279
107/196
İlgili Ürün Pazarına İlişkin Savunmalar
(457) İlgili ürün pazarının "tüketici elektroniği ürünleri pazarı" ve beş ana dağıtım kanalı
bakımından (Mass, Teknomarketler, Geleneksel, Bilgisayar Mağazaları, Telekom
Mağazaları) nasıl tanımlandığının anlaşılamadığı ifade edilmektedir. İlaveten tüketici
elektroniği pazarının "ilgili pazar" olarak kabul edilmesinin hatalı olduğu, zira tüketici
elektroniği pazarında birbirlerinden farklı ve biri diğerine alternatif olamayacak on binlerce
çeşit ürün bulunduğu, bu ürünlerin her bir türünde birçok rakip üretici/tedarikçi bulunduğu
gibi aynı üretici tarafından üretilen ürünlerin farklı dağıtım kanalları aracılığı ile tüketiciye
iletilebildiği, böylesine karmaşık ve rekabetçi bir sektörde ürünlerin fiyatlarına ilişkin bir
kartel oluştuğu yolundaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir.
(458) Dosya kapsamında ilgili ürün pazarının ürün bazında “beyaz eşya”, “küçük ev aletleri”,
“telekom ürünleri”, “panel TV” gibi alt segmentlere ayrılabileceği, ancak dosyanın esası
hakkında yapılacak genel değerlendirmeyi değiştirmeyeceğinden kesin bir pazar tanımı
yapılmamakla birlikte değerlendirmelerin “tüketici elektroniği pazarı” esas alınarak
yapılacağı ifade edilmiştir. İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da pazar
tanımlamasının temel amacı, incelenen teşebbüslerin karşı karşıya bulundukları rekabet
koşullarının belirlenmesi, pazarın hem ürün hem de coğrafi bölge boyutlarıyla
tanımlamasındaki amaç ise, incelenen teşebbüslerin davranışlarını sınırlama ve etkin bir
rekabetçi baskıdan bağımsız olarak davranmalarını önleme gücüne sahip rakiplerinin
ortaya çıkarılması olarak ifade edilmektedir. Akabinde pazar tanımının, pazar gücüne ilişkin
olarak 4054 sayılı Kanun’un özellikle 6 ve 7. maddelerinin uygulanması bakımından önem
taşıyan pazar payı hesaplamaları yapılmasını sağladığı belirtilmektedir.
(459) Konuya ilişkin Danıştay 13. Dairesi tarafından 25.11.2008 tarih, 2006/4724 E. ve
2008/7418 sayılı kararında ilgili pazarın belirlenmesi ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin uygulanmasına yönelik bir pazar payı eşiğinin bulunmadığına, bu nedenle bir
anlaşma, eylem veya kararın bu madde kapsamına girip girmediğinin tespitinde soruşturma
tarafı teşebbüslerin pazar gücüne bakılmasına ve ilgili pazarın tanımlanmasına gerek
olmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
(460) Keza Kurul’un 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında inceleme yaptığı kararlarda
ilgili ürün pazarının net bir biçimde tanımlanmasının yapılan değerlendirmeler üzerinde
belirleyici bir etkisi olmaması durumunda, ilgili ürün pazarının tanımlanmayabileceği ifade
edilmiştir. Bu doğrultuda ilgili ürün pazarının her durumda net bir tanımının yapılmasına
gerek bulunmamakta olup pazarın yapısını ve şartlarını göstermek yeterli olabilmektedir.
(461) Bu noktada ilgili ürün pazarının net bir tanımının yapılması taraflar arasında var olan
rekabeti kısıtlayıcı anlaşma/uyumlu eylemin niteliğini değiştirmeyecek veya rekabet karşıtı
etkisini ortadan kaldırmayacaktır.
16-37/628-279
108/196
I.5.3.4. TEKNOSA’nın Savunmalarının Değerlendirilmesi
TEKNOSA ile ARAL Arasında Konsinye Alım Satım Sözleşmesi Olduğuna İlişkin
Savunmalar
(462) TEKNOSA’nın, ARAL ile konsinye alım satım sözleşmesi ile çalıştığı, oyunların mülkiyetinin
ve söz konusu ürünlere ilişkin tüm hakların ARAL’da olduğu, oyunların fiyatının ARAL
tarafından belirlendiği, tüketiciye satılmasının akabinde karşılığının ARAL’a ödendiği,
oyunların satılamadığı durumda dahi TEKNOSA’nın ticari risk üstlenmediği bu nedenlerle
söz konusu ilişkinin acentecilik bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, TEKNOSA’nın
bilgisayar ve konsol oyunlarına talebi ve rekabeti artırmak amacıyla kampanyalar (oyun
fiyatlarında indirim, oyunların konsollarla birlikte sunulması gibi) yaptığı, böylece rakip
teşebbüslerden bağımsız hareket ettiği ifade edilmektedir. Ayrıca TEKNOSA tarafından
rakip fiyatların değil, ARAL’ın farklı platformlardaki ticari uygulamalarının takip edildiği,
böylece avantajlı ise benzer şartlar sağlanarak satış gerçekleştirmek istendiği
belirtilmektedir.
(463) TEKNOSA ve ARAL arasındaki ticaretin konsinye satış şeklinde gerçekleşmesi,
aralarındaki ilişkinin her durumda acentelik kabul edileceği ve 4054 sayılı Kanun kapsamı
dışında olacağı şeklinde algılanmamalıdır. Öncesinde de ifade edildiği üzere, ARAL ile
perakendeciler arasındaki ilişkide perakendecilerin kendi satış fiyatlarını belirleyebildiği ve
promosyon ile kampanyalara ilişkin kararları kendilerinin aldığı görülmektedir.
Teşebbüslerin pazarlama stratejisini belirlemede serbest oldukları bu ilişkide risk
almadıkları ve pazarda sadece ARAL’ın acentesi şeklinde davrandıkları savunması
gerçekçi görülmemektedir. Bu nedenle ARAL ile perakendeciler arasındaki rekabeti
kısıtlayıcı anlaşmaların 4054 sayılı Kanun kapsamı dışında olması gerektiği yorumuna
katılmak mümkün değildir.
Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Savunmalar
(464) Soruşturma bildiriminde TEKNOSA aleyhindeki belgelere içerikleri karartılmış şekilde yer
verildiği, on beş adet belgenin sekiz tanesinin içeriğinin bilinmediği, soruşturma raporu ve
eklerinin de büyük kısmının karartıldığı bu nedenle TEKNOSA’nın söz konusu raporda yer
alması muhtemel lehe bilgilere ulaşamadığı, TEKNOSA’nın lehindeki belgelerin
toplanmadığı, bu nedenlerle teşebbüsün savunma hakkının kısıtlandığı ifade edilmektedir.
(465) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul’un başlattığı soruşturmaları,
soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara
bildireceği ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermelerini isteyeceği
belirtilmiştir. Maddenin devamında ise “Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin
başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında
yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla
soruşturma bildiriminde o aşamaya kadar edinilmiş her tür belgenin değil, iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilginin taraflara gönderilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede,
soruşturma bildirimi ile hakkında soruşturma açılmış olan her bir teşebbüse kendileri
hakkında hâlihazırda elde edilmiş olan belgelerin içeriği gönderilmiştir.
(466) Diğer taraftan ihlal şüphesi yaratmakla birlikte henüz ihlal kararına varılmamış eylemleri
gösteren diğer teşebbüslere ait belgeler/yazışmalar ticari sır niteliğini taşıyabilmektedir. Bu
belgelerin TEKNOSA veya diğer bir teşebbüse gönderilmesi birtakım ticari sırlara rakibin
vakıf olması sonucunu doğurabilecektir. Şüphesiz ki bahse konu belgelerin ihlalin varlığını
kanıtlaması halinde belgeler hakkındaki değerlendirmeler değişebilecektir. Ayrıca birtakım
belgelerin TEKNOSA’ya gönderilmemiş olmasının nedeni, belgenin, TEKNOSA
aleyhinde/lehinde olmaması ve dolayısıyla TEKNOSA’nın bu belgeler hakkında savunma
yapmasına gerek olmamasıdır.
16-37/628-279
109/196
(467) Soruşturma Raporu’nun ekinde ihlal iddiasına dayanak gösterilen belgeler teşebbüse
gönderilmiştir. Bunun dışındaki belgeler üçüncü kişilere ait ticari sırları içermekte olup
teşebbüsle ilgisi bulunmamaktadır. Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 44. maddesi
uyarınca Kurul tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları kararlarına
dayanak yapamamaktadır. Dolayısıyla teşebbüs hakkında Kurul tarafından verilebilecek
herhangi bir karar teşebbüsün bilgilendirildiği ve savunma hakkını kullandığı bir konuya
ilişkin olacaktır. Bu doğrultuda teşebbüsün savunma hakkının kısıtlanması söz konusu
olmamaktadır.
(468) Konuya ilişkin Danıştay kararlarına bakıldığında; Danıştay 13. Dairesi’nin 2006/1094 Esas
sayılı ve 30.05.2006 tarihli kararında26“4054 sayılı Kanun’un 44. Maddesinde tarafların
kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş her türlü delilin
bir nüshasının kendilerine verilmesini isteyebilecekleri belirtilmek suretiyle bu şekilde
istenen her türlü evrakın ve delilin taraflara verileceği zorunluluğunun düzenlenmediği
görülmektedir. Nitekim Kurulun bu yönde takdirini kullanmasının işlemin hukukiliğine etkisi,
Kanun’un 44. Maddesinin son fıkrasında öngörüldüğü üzere, tarafları bilgilendirmediği ve
savunma hakkı vermediği konuları kararlarına dayanak yapamayacağı çerçevesinde
değerlendirilmesi mümkündür.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Benzer şekilde
Danıştay 13. Dairesi üçüncü kişilere ait ticari sırlar bulunması sebebiyle tarafa verilmeyen
verilerin karara dayanak yapıldığı gerekçesiyle açılan iptal davası sonucunda Kurul kararını
hukuka uygun bulmuştur. 14.05.2008 tarih, 2006/1147 E., 2008/4203 K. sayılı kararında,
davacının istediği bilgilerin rakip teşebbüslerin fiyat politikalarını gösteren bilgiler içermesi
karşısında davacının isteminin Kurum tarafından reddinin hukuka aykırı olmadığına
hükmedilmiştir. Dolayısıyla Kurul’un uygulamasının yargı kararlarıyla da onaylandığı
görülmektedir.
Soruşturma Bildiriminde Çelişkili İfadelerin Bulunduğuna İlişkin Savunmalar
(469) Soruşturma bildiriminde sektörde rekabet olduğu ve perakendecilerin fiyatlarını serbestçe
belirlediği gerekçeleriyle ARAL’ın hâkim durumda olmadığı değerlendirmesi yapılırken
soruşturmaya taraf olan teşebbüslerin kartel içinde yer aldığı tespitinin çelişkili olduğu ifade
edilmektedir.
(470) Teşebbüse gönderilen soruşturma bildiriminin birinci paragrafında belirtildiği üzere işbu
soruşturma dosyasının başlangıcı olan başvuruda yer alan iddialar, esas itibariyle üçe
ayrılmaktadır. Başvuru sahibi tarafından ilk olarak ARAL’ın aşırı fiyat uyguladığı, ikinci
olarak ARAL tarafından nihai satış noktalarında yeniden satış fiyatının belirlendiği, son
olarak ARAL ile perakendeciler arasında anlaşma/uyumlu eylem olduğu iddia edilmiştir. Bu
doğrultuda öncelikle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ARAL’ın aşırı fiyat
uygulayıp uygulamadığı incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde aşırı fiyatlama türünde bir
ihlal için yeterli bulgulara ulaşılamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu değerlendirmede
sektörde rekabetin olduğuna ilişkin bir sonuca ulaşılması mümkün görünmemektedir.
(471) Perakendecilerin fiyatlarını serbestçe belirledikleri yönündeki tespit ise ARAL tarafından
belirlenen ve uygulanması zorunlu bir fiyat tarifesinin bulunmadığını ve teorik olarak her bir
perakendecinin kendi fiyatlarını belirleme serbestisine sahip olduklarını perakendecilerin
kendi ifadelerine dayanarak ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda soruşturma bildiriminde
çelişkili ifadeler bulunduğuna ilişkin savunmalar itibar edilebilir bulunmamıştır.
26 Aynı yönde bkz. Danıştay 13. Dairesi’nin 2006/1041 E., 2008/5023 K. sayılı, 24.06.2008 tarihli kararı.
16-37/628-279
110/196
Soruşturma Kapsamında Elde Edilen Belgelere İlişkin Savunmalar
(472) Soruşturma bildiriminde yer alan belgelerin çoğunda TEKNOSA’nın oyun fiyatlarında
yaptığı indirimlere karşı rakip teşebbüslerin gösterdiği tepkilerin yer aldığı, ancak bu
durumun yapılan değerlendirmelerde dikkate alınmadığı ifade edilmektedir.
(473) TEKNOSA’nın adının geçtiği belgelerin bir kısmında TEKNOSA’nın fiyatlarının düşük
olduğuna ilişkin diğer rakiplerden ARAL’a gelen şikâyetler yer aldığı doğru olmakla birlikte,
19.06.2014-08.07.2014 tarihli Belge 20’de yer alan “şu andaki durumda biz hem Vatan
fiyatlarını yukarı çektirerek hem de kendi fiyatlarımızı gerektiği kadar indirerek tüm
rakiplerimizin içinde oldukça iyi bir duruma geldik. Şimdi Vatan’ı kontrol ettim tekrar, An
itibariyle ‘ünlü Vatan İndirimi’ kampanyası varken bile oyun fiyatlarına dokunmamışlar, bu
durumda da bizim tepkimizin etkisini gösteriyor. Aral ciddi şekilde uyardı. ……Size
aşağıdaki ilk maili gönderdikten ve tespitleri yaptıktan sonra, hem Aral hem de diğer
oyuncular üzerine çalışmaya devam ettik. Şu anda durum aşağıdaki gibidir, Vatan fiyatları
yukarı çekti” ifadeleri TEKNOSA’nın oyun pazarındaki rakiplerine karşı tutumunu ve oyun
pazarındaki fiyatların belirlenme mekanizmasını açıkça ortaya koymaktadır.
Tüketicilerin Olumsuz Etkilendiğine İlişkin Bir Değerlendirmenin Yapılmadığı Savunması
(474) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi rekabeti kısıtlayıcı amacı veya etkisi olan anlaşma veya
uyumlu eylemleri yasaklamaktadır. İlgili maddenin ihlali için rekabeti kısıtlayıcı amaç yeterli
olup etkinin varlığının ispat edilmesi aranmamaktadır. Teşebbüslerin bilgisayar ve konsol
oyunları pazarındaki fiyatların koordinasyonunu amaçladıkları incelenen belgelerle ortaya
konulmaktadır. Bununla birlikte, bazı belgeler bakımından, ilgili oyununun fiyatının belgede
geçen tarihte arttığı tespiti de yapılmıştır.
4054 Sayılı Kanun’un 43. Maddesinde Öngörülen Yasal Sürelerin Aşıldığı Savunması
(475) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca soruşturmaların en geç altı ay içerisinde
tamamlanması gerekmekle birlikte gerekli görüldüğü hallerde bir defaya mahsus olmak
üzere altı aya kadar ek süre verilebilmektedir. Dosya konusu soruşturma kapsamında
birden fazla dosya birleştirilerek birlikte görülmüştür. Şöyle ki Kurul’un 19.02.2015 tarih ve
15-08/108-M sayılı kararı ile ARAL, BİMEKS, DR, TEKNOSA ve VATAN unvanlı
teşebbüsler hakkında, bilgisayar ve konsol oyunları pazarında 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak soruşturma açılmasına karar
verilmiştir. Akabinde Kurul’un 07.07.2015 tarih ve 15-28/319-M sayılı kararında ise,
bilgisayar ve konsol oyunları alanında 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal edip
etmediklerinin tespitine yönelik olarak GOLD ile KLİKSA hakkında soruşturma açılmasına
ve bu soruşturmanın 15-08/108-M sayı ile yürütülen soruşturma ile birleştirilmesine karar
verilmiştir. Dolayısıyla işbu soruşturma dosyasının başlangıç tarihi 19.02.2015’tir. Bununla
birlikte 28.07.2015 tarihli ve 15-32/455-M sayılı kararıyla soruşturmanın süresinin
bitiminden itibaren altı ay uzatılmasına karar verilmiştir. Bu doğrultuda soruşturma,
19.02.2016 tarihine kadar uzatılmıştır. Dolayısıyla teşebbüsün 4054 sayılı Kanun’un 43.
maddesinde düzenlenen sürelerin aşıldığına ilişkin savunması yerinde bulunmamıştır.
16-37/628-279
111/196
Ceza Yönetmeliği’nin Kanuna Aykırı Olduğu Savunması
(476) Daha önce de ifade edildiği üzere Ceza Yönetmeliği’nin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğu
iddiasının değerlendirildiği Danıştay 13. Dairesi’nin 2014/5110 E., 2015/1998 K. sayılı ve
27.05.2015 tarihli kararında “Yönetmeliğin, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen
hususlara ilişkin olarak ve anılan maddenin verdiği yetki uyarınca, Kabahatler Kanunu'nun
4. maddesinde ifadesini bulan kanunilik ilkesi sınırları çerçevesinde ve anılan Kanun'un 17.
maddesinin ikinci fıkrası ile 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinde idari para cezası
miktarının belirlenmesinde kullanılacağı öngörülen kriterler göz önüne alınarak, Kanun'da
öngörülen azami yüzde onluk oranı aşmamak üzere belirlenmesine yönelik ve Kanun'un
verdiği takdir yetkisinin objektifleştirilmesi amacıyla yapılan dava konusu düzenlemelerinde
üst hukuk normlarına ve dayanağı Kanun hükümlerine aykırılık görülmemiştir.” ifadelerine
yer verilerek Ceza Yönetmeliği hukuka uygun bulunmuştur.
TEKNOSA ve KLİKSA’nın Ekonomik Bütünlük İçinde Olmasına İlişkin Savunmalar
(477) Dosya kapsamında TEKNOSA ve KLİKSA’ya ilişkin olarak ayrı ayrı suç isnadı yapıldığı,
ancak, her iki şirketin aynı "ekonomik bütünlük" içinde olduğundan bahsedildiği ifade
edilmektedir. Kesişen ürün grupları satsalar bile her iki şirketin farklı ticari politikalar
izledikleri, zira her iki şirketin gerek ticari yapılanmaları gerekse maliyet yapıları nedeniyle
çok farklı konumda oldukları ve en nihayetinde bu iki şirketin gerektiğinde "rekabet" ettiği
vurgulanmaktadır.
(478) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde rekabet hukukunun öznesini oluşturan teşebbüs
“piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız
karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmıştır.
Kanun gerekçesinde ise teşebbüs tanımı yapılırken ekonomik bütünlük ilkesinin
benimsendiği, bir yavru şirketin tek başına değil, bağlı olduğu diğer şirket veya şirketlerle
birlikte tek teşebbüs olarak değerlendirileceği belirtilmiştir. KLİKSA’nın hissedarlık yapısına
bakıldığında %100 oranında hissesinin TEKNOSA’ya ait olduğu anlaşıldığından KLİKSA,
TEKNOSA ile aynı ekonomik bütünlük içerisinde değerlendirilmiştir.
(479) 4054 sayılı Kanun ile benimsenen ekonomik bütünlük yaklaşımı aynı ekonomik bütünlük
içerisinde bulunan şirketlerin kendi aralarında yaptıkları anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında olmaması ve ekonomik bütünlük içerisindeki bir yavru şirketin
rekabet ihlalinden dolayı ana şirketinin sorumlu tutulmasına zemin oluşturması olmak üzere
iki temel işleve sahiptir. Diğer taraftan somut olay bakımından hem TEKNOSA hem de
KLİKSA’nın ARAL ile anlaşma içinde olmalarından dolayı ayrı ayrı 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği tespit edilmektedir. Teşebbüslerin ayrı ayrı rekabet ihlaline taraf
olmaları neticesinde uygulanacak idari para cezasının belirlenmesinde her bir teşebbüsün
ihlale taraf olduğu süre ve ayrı ayrı ciroları esas alınmıştır.
Soruşturma Raporunda Çelişkili Tespitler Bulunduğu Savunması
(480) Soruşturma Raporu’nda yer alan ve ‘‘LG'nin TEKNOSA ve MS ile perakende fiyatların
belirlenmesi konusunda anlaşma içinde olduğu ve bu eylemlerinden dolayı söz konusu
teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettikleri düşünülmektedir." şeklinde
ifade edilen tespitin, ‘‘perakende seviyede rekabeti bozucu yatay bir anlaşma seviyesine
ulaşmamakla birlikte’’ ifadesi ile uyuşmadığı, söz konusu durumun teşebbüsler arasında
gerçekleşen yatay bir anlaşmanın değil, yeniden satış fiyatının tespit edilmesi şeklinde
yorumlanması gerektiği iddia edilmektedir.
16-37/628-279
112/196
(481) LG, TEKNOSA ve MS arasındaki işleyiş, fiyat yükseltilmesi konusundaki baskının
perakendecilerden geldiği dikkate alınarak değerlendirilmiş ve sağlayıcı LG ile perakendeci
TEKNOSA ve MS arasında amacı LG ürünlerinin fiyatlarının tespiti olan bir anlaşmanın
varlığı sonucuna ulaşılmıştır. Sağlayıcı tarafından fiyatına müdahalede bulunulan üçüncü
tarafın fiyatının artıp artmadığı, artırması durumunda fiyat yükseltilmesi talebinin piyasadaki
rakiplerinden geldiğini bilip bilmediği ya da bunu öngörebilmesinin mümkün olup olmadığı
ise fiyatına müdahale edilen söz konusu tarafın sorumluluğu bakımından incelenmiştir.
Ancak bu tespitin yapılamaması fiyatları artırmayı talep eden perakendeciler ile bunu
olumlu karşılayan sağlayıcı açısından ulaşılan sonucu değiştirebilir nitelikte değildir.
Sağlayıcı Seviyesindeki Rekabetin Yok Sayıldığına İlişkin Savunmalar
(482) Fiyatları sabitlemenin sağlayıcının işine gelmeyeceği, zira fiyatlarının rakiplerine göre
yukarıda kalması halinde, bahse konu sağlayıcının pazar kaybetmesinin mümkün olacağı
savunulmaktadır.
(483) Markalararası fiyat rekabetinin yaşandığı bir ortamda bir sağlayıcının fiyatlarını
yükseltmesinin, söz konusu sağlayıcıyı diğer markalar karşısında dezavantajlı konuma
düşüreceği bilinen bir durumdur. Bu bağlamda mevcut dosya özelinde, LG tarafından
tavsiye niteliğindeki ilk perakende fiyatların oluşturulması aşamasında markalararası
rekabetin dikkate alınmış olması beklenmektedir. Diğer yandan, LG’nin perakendeciler için
belirlediği tavsiye fiyatın altına düşülmesi durumunda, fiyatı yüksek kalan perakendecilerin
şikâyet ve talebi üzerine perakende fiyatları tavsiye fiyata çekme çabası içerisinde olduğu
görülmektedir. Bu bağlamda, söz konusu fiyat müdahalesinin markalararası rekabetten
ziyade markaiçi rekabeti önleme ile sonuçlanacağı değerlendirilmektedir. Aksi takdirde
dosya kapsamında elde edilen belgelerden LG’nin perakende fiyatı düşüren bir aksiyon
karşılığında fiyatı yüksek kalan diğer birtakım perakendecilere finansal destek sağlamak
durumunda kaldığı görülmektedir ki bunun da LG’yi maddi olarak oldukça güç durumda
bıraktığı yine elde edilen belgelerden anlaşılmaktadır.
LG, TEKNOSA ve MS Arasındaki İhlal İddialarının Piyasa Mantığı İle Örtüşmediği
Savunması
(484) Sadece iki teknomarket ve bir sağlayıcının katıldığı bir kartelin, hem teknomarket ve
elektronik ürünler pazarındaki perakende rekabet ortamı, hem de sağlayıcıların yatay
seviyede yaşadığı yoğun rekabet yüzünden mantıklı bir iddia olmadığı, iki teknomarketin
fiyatlarını sabitlediği bir ortamda, diğer teknomarketlerin serbest hareket edeceği, fiyat dahil
her türlü bilginin şeffaf ve kolay ulaşılabilir olduğu bir dünyada ise talebin ister istemez daha
uygun fiyat sunan teknomarketlere kayacağı iddia edilmekte, bu basit piyasa mantığının az
sayıda teşebbüsün katıldığı ihlal iddiasının senaryodan öte gidemeyeceğinin göstergesi
olduğu ifade edilmektedir.
(485) Yukarıda da belirtildiği üzere dosya kapsamında ulaşılan sonuçların esasını
teşebbüslerden elde edilen belgeler oluşmaktadır. Bu nedenle, gerek soruşturmanın tarafı
olmayan gerekse soruşturmaya taraf olup da hakkında yeterli belge bulunmayan
teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri gibi bir sonucuna ulaşmanın
beklenmesi anlamlı bulunmamaktadır. Ayrıca dosya kapsamında sadece iki
perakendecinin fiyatları sabitlediği değil söz konusu iki perakendecinin diğer
perakendecilerin fiyatlarını yükseltmeye çalıştığı ve LG’nin de bu talepleri olumlu
karşıladığı tespit edilmiştir. Bu nedenle bu iki perakendeci dışındakilerin fiyatlarının daha
uygun olacağı şeklinde bir çıkarım yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Delil Standardına Yönelik Savunmalar
16-37/628-279
113/196
(486) 4054 sayılı Kanun'da ya da ikincil mevzuatta delillerin ispat ölçütlerine ilişkin herhangi bir
hüküm olmadığı ve Kurul’un ispat ölçütlerini açıklayan bir içtihadı da bulunmadığı
belirtilmektedir. Danıştay’ın bu konuda bir içtihat yarattığı ve ispat ölçütü açısından, idari
para cezasına bağlanmış fiilleri gerçekleştirenlere herhangi bir yaptırım uygulanabilmesi
için, fiilin tüm unsurları ile oluşmuş bulunması şartını aradığı vurgulanmaktadır. Bunun yanı
sıra dosya kapsamında ikincil nitelikte delillerin kullanıldığı belirtilerek bu delillerin
piyasadaki uygulamalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
(487) Dosya kapsamındaki iddialar yerinde incelemelerde elde edilen belgelerin
değerlendirilmesi ve teşebbüslerden talep edilen fiyat bilgilerinin incelenmesi sonucunda
oluşturulmuştur. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde “Maddenin amacı
bakımından anlaşma, hukuki şekil şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı
hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı
veya sözlü olmasının önemi yoktur.” denilerek anlaşma kavramı tanımlanmıştır. Buna
paralel olarak Kurul,” Sözleşme olmaksızın da rekabet ortamını bozan her türlü ilişkinin
uygulamaya sokulması da anlaşma niteliğindedir” tespitinde bulunmuştur27. Başka bir
kararda28 ise “Rekabet hukuku mevzuatında anlaşma kavramı taraflar arasındaki her türlü
irade uyuşması anlamında kullanılmaktadır.” denilmiştir. Kurul’un bir başka tespiti29 ise
“rekabet hukuku uygulamalarında anlaşma, borçlar hukukunun konusunu oluşturan
sözleşmelerden daha geniş yorumlanmakta ve bağlayıcı olma, yazılı şekil, yükümlülüklerin
ifa edilmemesi halinde uygulanacak yaptırımın düzenlenmesi yahut yürürlük koşulları gibi
herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır.” şeklindedir. Dolayısıyla rekabet hukuku
bakımından bir anlaşmanın ortaya konması için tarafların anlaştıklarını açıkça ifade ettikleri
bir mutabakat, karar aranmamakta tarafların iradelerinin uyuşması yeterli görülmektedir.
Bu doğrultuda ARAL ile DR, VATAN, TEKNOSA, KLİKSA ve GOLD arasındaki yazışmaları
içeren belgelerde perakendecilerin ARAL’dan rakiplerindeki oyun fiyatlarının
yükseltilmesini talep ettiği ve ARAL’ın bu taleplere olumlu yanıt verdiği ve bazı durumlarda
uygulamaya geçerek fiyat indirimi yapan perakendeciyi uyardığı ve fiyatını yükseltmesini
istediği anlaşılmaktadır. Rekabeti kısıtlayıcı bir uygulamaya ilişkin talep ve bu taleplerin
kabul edildiğine ilişkin ARAL tarafından verilen olumlu yanıtlar 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir anlaşmanın varlığını ortaya koymaktadır. Benzer bir durum
tüketici elektroniği pazarında da geçerli olup TEKNOSA’nın LG’den rakip perakendecilerin
fiyatlarına müdahale edilmesini talep ettiği LG’nin ise bu talebi olumlu karşıladığı açık bir
şekilde ortaya konulmuştur. Bu anlaşmaların hedefinin fiyat rekabetinin önlenmesi olması
nedeniyle amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma olarak değerlendirilmesi
gerekmektedir.
İddia Edilen Fiyat Düzeltmelerinin Yapılmadığı Savunması
(488) Soruşturma Raporu’nda TEKNOSA aleyhine sunulan ve suça isnat edilebilecek 20
dokümanın 14'ünün 12'sinde fiyatların düzeltildiğine dair herhangi bir tespitin
yapılamadığının açıkça belirtildiği, ayrıca incelenen birçok ürünün fiyatında sadece iki
üründe "düzeltme" olduğunun ortaya konulduğu, ortalama 5.000 değişik kalem ürün satan
teşebbüsün sadece iki ürününde fiyat yükseltilmesinin ticari hayatın doğal bir sonucu
olduğu, bu durumun hiçbir şekilde kartele delalet etmediği savunulmaktadır.
2719.01.2011 tarih ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı.
28 25.11.2009 tarih ve 09-57/1393-362 sayılı Kurul kararı.
2918.04.2011 tarih ve 11-24/464-139 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
114/196
(489) Yukarıda ifade edildiği üzere amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar rekabeti
kısıtlayıcı etki doğurmasa da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak
nitelendirilmektedir. Kurul30“Rekabeti bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi
bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve
yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma
etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.” tespiti ile amacı rekabeti kısıtlayıcı olan bir
anlaşmanın etkisinin aranmayacağını açıkça ortaya koymuştur. Bununla birlikte, tarafların
amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı olduğu açık olan fiyat indirimlerini önlemeye yönelik bir
anlaşma içinde oldukları belgelerle ortaya konulmuştur. Belgede az sayıda ürün geçmesi
veya az sayıdaki üründe fiyat değişikliği olduğunun gösterilmesi dosya kapsamında
ulaşılan sonucu değiştirebilir nitelikte değildir. Kaldı ki ürünün sayısı değil satışlar içindeki
payının daha anlamlı olduğu ifade edilmelidir. Bu durum LG’nin sadece TEKNOSA’ya
sattığı televizyonlardan elde ettiği gelirin toplam cirosu içindeki büyüklüğünden de
anlaşılmaktadır.
Sağlayıcının ve TEKNOSA’nın Gücüne İlişkin Savunmalar
(490) Sağlayıcının fiyatı düşük olan perakendeciye müdahalesinin sağlayıcının kendi
inisiyatifinde olduğu, eğer bir sağlayıcı perakendecinin talepleri karşısında daha edilgen
ise, bu durumun sağlayıcının perakendeciye kıyasla daha zayıf konumda olmasından
dolayı değil sağlayıcının kendi rakiplerine karşı pazardan pay alma ya da doğrudan veya
dolaylı fiyat rekabetiyle pazarı büyütme çabası nedeniyle teknomarketler ile iyi geçinmek
istemesinden kaynaklandığı şeklinde ifade edilmektedir. Bu duruma LG'nin geçtiğimiz
yıllarda, pazarda agresif olarak adlandırılan, ancak perakendecilerle ilişkilerde edilgen bir
tavır olarak görülebilen, satış ve pazarlama faaliyetleri sonucunda en büyük rakibi
SAMSUNG'u, özellikle de televizyon pazarında geçerek kendini kanıtladığı örnek
gösterilmektedir. Soruşturma heyeti tarafından önemli görülen konulardan birinin de
TEKNOSA'nın pazardaki gücü olduğu, Soruşturma Raporu’ndaki iddialardan anlaşıldığı
kadarıyla, TEKNOSA'nın gücünün bir perakendeci olarak bu kartel denkleminin içinde
olmasının ana sebeplerinden biri olduğu ifade edilmektedir. TEKNOSA'nın önemli bir alıcı
olarak pazarda bir gücü olduğu ve fakat bu gücün, güçlü sağlayıcılar nezdinde bir karşılıklı
ticari bağımlılıktan öteye gidemediği savunulmaktadır.
(491) Rekabet hukukunda alıcı gücü incelenirken temel olarak alım piyasasındaki pazar payları,
alım piyasasındaki teşebbüs davranışları (alıcıların makul olmayan şartlar ileri sürüp
süremediği) ve alıcıların sağlayıcı değiştirme maliyetleri incelenmektedir. Gerek bilgisayar
ve konsol oyunları pazarında gerekse tüketici elektroniği pazarında teknomarket kanalının
ARAL ve LG içerisindeki payına yukarıda yer verilmiştir. Bu bağlamda söz konusu
kanaldaki alıcıların bahse konu sağlayıcılar açısından önemi ortaya konulmuştur. Diğer
yandan TEKNOSA ve 4054 sayılı Kanun’a aykırı davrandığı tespit edilen diğer
teşebbüslerin perakende seviyedeki rakip fiyatlarına müdahale edilmesi veya bunun
yapılmaması durumunda kendilerine finansal destek sağlanmasını ileri sürebilmesi ise
alıcıların sağlayıcı açısından makul olmayan şartlar ileri sürebildiğini ortaya koymaktadır.
Son olarak alıcıların sağlayıcı değiştirme maliyetinin ise mevcut dosya açısından oldukça
sınırlı olduğu değerlendirilmektedir. Zira perakende satış noktaları ilgili ürünlerin herhangi
bir üretim aşamasında yer almadıkları için aldıkları ürünleri sadece son kullanıcıya
ulaştırma faaliyeti yürütmektedir. Ayrıca piyasada alternatif ürün ve sağlayıcıların olduğu
da dikkate alındığında alıcıların temin kaynaklarını değiştirme güçlerinin bulunduğu
belirtilmelidir. Bu aktarılanlar ışığında, mevcut dosya kapsamında ihlale taraf olan
perakendecilerin durumunun tam olarak neye karşılık geldiği anlaşılamayan sağlayıcıların
“edilgen” tavrı ile açıklanamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüslerden elde edilen
belgelerde yer alan ifadeler de bu tespiti destekler niteliktedir. Örneğin Belge 47’den
3019.01.2011 tarih ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
115/196
TEKNOSA’nın fiyatların yükseltilmemesi durumunda LG ile olan bağlantıların iptal edileceği
şeklinde LG’yi tehdit edebildiği anlaşılmaktadır.
Sağlayıcının Perakendecilere Verdiği Desteğe İlişkin Savunmalar
(492) Teknomarketlerin faaliyetlerinin son derece sert bir rekabet ortamında gerçekleştiği, bu
yoğun rekabet ortamında ayakta kalmak isteyen perakendecilerin, kendi marjlarından
yaptıkları fedakarlıkların yanında sağlayıcılardan da destek elde etmeye çalıştığı, bu
desteklerin, sağlayıcı tarafından herhangi bir beklenti içinde olmadan verilmediği,
sağlayıcının verdiği destek ile kendi önceliğini finanse ettiği ya da perakendecinin bu
uğurdaki talebine cevap verdiği, sağlayıcıların bir yandan çeşitli finansal ya da sair
uygulamalar ile perakendecileri destekler iken sistemden ana beklentilerinin
"perakendecilerin sağlayıcının satış politikasına uyması" olduğu, perakendecilerin de
sağlayıcılardan kendilerine en iyi şartları temin edebilmek için, sağlayıcıların uyarılarına
yasal sınırlar dahilinde uymaya çalıştığı, sağlayıcıların uyarılarına uymamanın, ilerideki bir
dönemde sağlayıcının vereceği bir destekten mahrum kalınmasına neden olabileceği,
bunun da rekabetten geri kalmak anlamına geleceği ifade edilmektedir. TEKNOSA'nın
gelirlerinin" %(…..)'ini Samsung markalı ürünlerin, %(…..)'ini LG markalı ürünlerin
oluşturduğu göz önüne alınarak, 5.000 adet marka ile çalışan TEKNOSA'nın sadece iki
sağlayıcıya/markaya olan bağımlılığını bu oranların açıkça ortaya koyduğu örnek
gösterilmektedir.
(493) Dosya kapsamında LG’den finansal destek alınması değil fiyatını düşüren perakendecilerin
fiyatlarına müdahale edilmesinin talep edilmesi ve LG’nin de fiyata müdahale etmesi
ve/veya bu yönde beyanda bulunması 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı
bulunmuştur. Finansal destek verilmesi LG açısından maliyetli bir seçenek olmakla birlikte
LG’nin fiyatı düşüren perakendecinin fiyatına müdahale etmek yerine az sayıda ürün için
destek vermeyi tercih ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, LG açısından oldukça maliyetli bir
seçenek olan destek vermek yerine fiyat düşüşlerinin engellenmesi tercih edilmektedir.
Nitekim Belge 43’ten LG tarafından verilen desteklerin teşebbüs üzerinde oldukça büyük
bir finansal yük yarattığı ve LG tarafından da istenmediği bir kez daha anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla yukarıda yer verilen iddiaların aksine finansal destek verilmesi LG tarafından
değil daha ziyade perakendecilerin baskısıyla gerçekleştirilen bir uygulamadır.
Belge 1’e İlişkin Savunmalar
(494) Anılan e-postanın TEKNOSA'nın Starcraft oyununun satış fiyatı 139 TL iken, oyunun
piyasada 99 TL'ye satılması üzerine kendi satış rakamlarını düşürmediğini bunun konsinye
alım şartı ile çalıştığından ARAL'dan alacağı komisyonların düşmesini istemediğini
gösterdiği ifade edilmektedir. Ayrıca TEKNOSA’nın "104 TL'ye bana verdiğiniz oyunu
benden daha ucuza alan yerler var ise World of Wareraft açılışında da olmayalım kardeşim.
TEKNOSA kazıkçı dedirtmeyiz kimseye." ifadeleri ile piyasada kendi fiyatının yüksek
kalmasına sitem ederken, rekabet edebilme isteğini de açıkça ortaya koyduğu, zaten dosya
kapsamında bu e-postaların bir anlaşmanın varlığını göstermediğinin belirtildiği
vurgulanmaktadır.
(495) İlgili belgeye yönelik değerlendirmede belgenin rekabeti kısıtlama amacı yönünden
belirsizlik taşıdığı, TEKNOSA’nın ARAL’a doğrudan bir rakibinin fiyatını şikayet ettiği ve
müdahalede bulunmasını istediği tek belge olduğu ancak ARAL’ın fiyatlara müdahale
edemeyeceğini belirttiği için belgenin TEKNOSA ve ARAL arasında bir anlaşmanın
varlığını göstermediği tespiti yapılmıştır. Söz konusu belge ihlal iddiasına dayanak olarak
gösterilmemiştir.
16-37/628-279
116/196
Belge 20’ye İlişkin Savunmalar
(496) Belgeye konu yazışma gerçekleşmeden evvel ilgili Kategori Müdürü’ne iç yazışma yoluyla
bir mesaj iletildiği, bu mesajda TEKNOSA ve DR'nin oyun satışı konusunda en önemli satış
noktaları oldukları fakat fiyat anlamında da rakiplerine kıyasla daha üst seviyede
kaldıklarının belirtildiği, yüksek fiyatlı kalmanın TEKNOSA'nın imajına zarar verebileceği,
bugün oyun alan gençlerin, yarın telefon, televizyon gibi tüketici elektroniği ürünleri
ihtiyaçları doğduğunda, yüksek fiyata sahip olan TEKNOSA'yı tercih etmeyebileceklerinin
değerlendirildiği belirtilmekte, dolayısıyla söz konusu değerlendirmenin, TEKNOSA'nın
sadece ARAL ile olan ilişkisine değil, aynı zamanda TEKNOSA açısından çok daha önemli
olan TEKNOSA'nın tüketicileri nezdindeki imajına zarar verilebileceğinin de altını çizdiği
ifade edilmektedir. İlgili Kategori Müdürü’nün ilk önce sağlayıcı ile satış şartlarını
değiştirmesinin, diğer bir deyişle konsinye sistemden satın alma yöntemine geçmesinin
şirket üzerindeki etkilerini araştırdığı, daha sonra sağlayıcı ile temasa geçerek ürünlerin
fiyatlarını oluşturan ARAL'ın diğer perakendecilere uyguladığı fiyatları sorguladığı, yazının
amacının rekabeti engellemek değil, konsinye satış sistemi sayesinde fiyatları belirleme
yetkisine sahip olan ARAL'ın TEKNOSA'nın satış gücünü suiistimal etmesinin ve bunun yol
açacağı pahalı olma algısının önüne geçmek olduğu, ayrıca TEKNOSA’nın oyun satışları
sonunda elde edeceği komisyonunun diğer perakendecilere bırakmamak için ARAL ile
işbirliğine gittiği savunulmaktadır.TEKNOSA Kategori Oyun Müdürü’nün biraz da abartılı
ifadelerle direktörüne gönderdiği e-posta ile yaptığı çalışmalar ve faaliyetler ile
TEKNOSA'yı ön plana çıkardığını göstermek istediği, e-posta içeriğinden TEKNOSA'nın
rakiplerinden geri kalmak istemediğinin anlaşıldığı, Kategori Müdürü’nün fiyat bilgilerinden
yararlanarak direktörüne, TEKNOSA'nın iyi fiyat seviyesine gelmesinde kendisinin payı
olduğunu vurgulamak istediği iddia edilmektedir.
(497) Yukarıdaki savunmalarda TEKNOSA’nın fiyat olarak rakiplerinden daha dezavantajlı
konumda kalmak istememesinin ticari gerekçelerine yer verilmektedir. Söz konusu
gerekçeler belge ile ulaşılan sonucu değiştirmemektedir. Bunun yanı sıra belgede geçen
“şu andaki durumda biz hem Vatan fiyatlarını yukarı çektirerek hem de kendi fiyatlarımızı
gerektiği kadar indirerek tüm rakiplerimizin içinde oldukça iyi bir duruma geldik. Şimdi
Vatan’ı kontrol ettim tekrar, An itibariyle ‘ünlü Vatan İndirimi’ kampanyası varken bile oyun
fiyatlarına dokunmamışlar, bu durumda da bizim tepkimizin etkisini gösteriyor. Aral ciddi
şekilde uyardı. … …Size aşağıdaki ilk maili gönderdikten ve tespitleri yaptıktan sonra, hem
Aral hem de diğer oyuncular üzerine çalışmaya devam ettik. Şu anda durum aşağıdaki
gibidir, Vatan fiyatları yukarı çekti” ifadelerinin salt oyun müdürünün üst yönetime kendini
ispatlama aracı olarak görülmesi yanlış bir değerlendirmeye yol açacaktır. Zira söz konusu
yazışmanın içeriğinden oyun kategorisinde rakip fiyatlarını takip etme, TEKNOSA fiyatlarını
belirleme ve ARAL ile ilişkileri yönetme yetkisinin oyun müdürüne ait olduğu
anlaşılmaktadır. Bu nokta, bir kişiye ait ifadelerin tüm teşebbüsün niyetini göstermede
yeterli olup olmadığı açısından önemli bir hususu ihtiva etmektedir. Teşebbüs yetkililerin
kendi yetki alanlarına ilişkin ifadelerinin tüm teşebbüsün niyeti olarak kabul edilmesi
gerektiği gerçeğinden hareketle söz konusu belgenin de teşebbüsün genel stratejisi olarak
kullanması önünde bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Belge 36’ya İlişkin Savunmalar
(498) TEKNOSA'nın LG'ye yazdığı e-postada kullandığı ifadelerin oldukça açık olup, bahse konu
ifadelerin rekabeti kısıtlayıcı bir etki doğuracak şekilde yorumlanma olanağının
bulunmadığı, TEKNOSA’nın, müşterisini kaybetmemek ve aynı fiyata ürün verebilmek için
LG'den destek dışında hiçbir talebi olmadığı ifade edilmektedir.
(499) Söz konusu belgede TEKNOSA’nın fiyata müdahale talebi bulunmadığından, belge
TEKNOSA aleyhine kullanılmamıştır.
16-37/628-279
117/196
Belge 37’e İlişkin Savunmalar
(500) LG'nin VATAN'da satılan ürün fiyatına ilişkin görsel talep etmesi üzerine "Ok Hemen
ilgileniyorum" cevabını raportörlerin "LG'nin müdahalesi" olarak yorumladığı ve akabinde
hem "belgede LG'nin VATAN ile gerçekten görüşüp görüşmediğinin" belirli olmaması hem
de "VATAN'ın bu talebi karşılayarak fiyatını yükseltip yükseltmediği hususlarına ilişkin
belirlilik bulunmamaktadır" tespitini yaptığı, bu noktada yine rekabeti kısıtlayıcı etki ortada
yokken, TEKNOSA'nın sadece destek isteme niyetinden dolayı, sağlayıcının kendi
inisiyatifi ile farklı yoruma müsait ifadeleri üzerinden TEKNOSA'ya rekabeti kısıtlayıcı bir
amaç yüklenemeyeceği savunulmaktadır.
(501) Söz konusu belgenin VATAN fiyatları hakkında bilgi verildikten sonraki kısmına aşağıda
tekrar yer verilmektedir:
“TEKNOSA (LG’ye): Saat 4 'e kadar dönüş bekliyorum. Bende düşmek
durumundayım.
LG: Abi lütfen hemen bir fotoğraf rica ediyorum.
TEKNOSA (TEKNOSA Şubeye): Etiket fotosu alabilir miyiz? Çok önemli
TEKNOSA Şube (TEKNOSA’ya): Ektedir. Kolay gelsin.
TEKNOSA (LG’ye): Buyur SAMSUN????
LG: Ok. Hemen ilgileniyorum.”
(502) Yukarıdaki ifadelerden TEKNOSA’nın kendi fiyatını düşürmeden önce rakip fiyatlarının
yükselmesini beklediği, LG’nin de bu beklentiyi karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla belgenin salt destek talebi ile açıklanamayacağı belirtilmelidir.
Belge 38’e İlişkin Savunmalar
(503) TEKNOSA’nın piyasadan aldığı duyum ile MS'nin televizyon ürününde kendisinin oldukça
altında bir fiyata satış yapacağı bilgisini edindiği, teknomarket pazarında, satılan ürünlerin
niteliği, mağazaların yaygınlığı ve pazarlama bilgilerinin kamuoyuna yayılma hızı nedeniyle
perakendecilerin rakip kampanya bilgilerine ulaşımının özel bir çaba gerektirmediği,
TEKNOSA’nın edindiği fiyat bilgisi eğer doğru ise, düşük fiyatla rekabet etmesi zorlaşacağı
için aynı fiyata inebilmek için sağlayıcı ile iletişime geçtiği, sağlayıcının ise aynı desteği
TEKNOSA'ya da vereceği anlamında "match ederiz" ifadesini kullandığı belirtilmekte, bu
noktada TEKNOSA'ya rekabeti kısıtlamaya ilişkin bir suç isnat edilemeyeceği iddia
edilmektedir.
(504) Söz konusu belgeye dayanarak TEKNOSA'ya bir ihlal isnadında bulunulmamıştır.
Belge 39’a İlişkin Savunmalar
(505) TEKNOSA mağazasının düşük fiyatla MS'de satılan bir televizyonun fiyatına inebilmek için
LG'den fiyat desteği istediği, LG’nin de desteği kabul ettiği ifade edilmekte, LG’nin aynı
zamanda ürün fiyatının her yerde 3.499 TL olacağını da belirttiği, LG'nin bu ifadesinin
TEKNOSA'yı bağlayıcı herhangi bir yanının bulunmadığı savunulmaktadır. LG'nin her
perakendecinin bu fiyata geçilmesi için bir müdahalede bulunup bulunmadığı, fiyatların her
yerde aynı olup olmadığı, LG'nin talebine rağmen TEKNOSA'nın bu fiyata geçip
geçmediğin bilgisi ve dolayısı ile LG'nin e-postada kullandığı ifadenin bir etkisinin
bulunmadığı vurgulanmaktadır.
(506) Söz konusu belge TEKNOSA'nın LG üzerinde fiyat düşürme baskısı kurabilme gücünü
gösterdiği yönü ile değerlendirilmiştir. Belgeye “I.5.2.2. LG ve Perakendecileri Arasındaki
Belgelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirilmesi” başlıklı
bölümde yer verilmediğine dikkat çekilmelidir.
16-37/628-279
118/196
Belge 40’a İlişkin Savunmalar
(507) Belgede yer alan LG'nin "çıkan insert'lerin tamamını match edip arkasından sürekli sizin de
duyuru yapmanız için ürün arıyorum" ifadesinden, LG’nin gelecekte kendisinden yine
destek talebinde bulunulacağını anladığı TEKNOSA'ya karşı pazarlık sürecinde öne
geçmek istediği, “match etmek” deyiminin ise diğer teşebbüslere sağlanan desteklerin
aynısının TEKNOSA'ya da sağlandığı anlamına geldiği belirtilmektedir. TEKNOSA'nın
"benzer aksiyonları bizde de göreceksiniz" ifadesinin LG'yi tehdit etmek olarak
anlamlandırıldığı ancak burada açıkça müşteriye ucuza ürün satma ve dolayısı ile rekabet
etme niyetiyle LG'den destek isteyebilmek için pazarlık yapıldığı vurgulanmaktadır. Bu gibi
durumların sıkça yaşanması nedeniyle TEKNOSA’nın bundan sonra artık LG'nin direkt
destek vermesini istediğini ifade ettiği, bu ifadenin tehdit olarak yorumlanmasının birbirine
bağımlı olan bu teşebbüslerin faaliyet gösterdiği pazarın gerçeklerini tamamen göz ardı
etmek anlamına geleceği iddia edilmektedir.
(508) Söz konusu belgede TEKNOSA MS’nin fiyat düşürmesinden şikâyetçi olmakta ancak açık
bir şekilde fiyatı düşürmek için destek talep etmemektedir. Bu nedenle belgede geçen
“match etmek” ve "bir mağazadan bir etiket gönderiyorsun gereği de yapılıyor" ifadelerinin
LG tarafından TEKNOSA'ya sağlanan satış desteklerini ortaya koyduğu sonucuna kesin
bir şekilde ulaşmanın mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Diğer yandan, dosya
kapsamında bir teşebbüs hakkında ulaşılan sonuçlara söz konusu teşebbüs ile ilgili tüm
belgeler bir bütün olarak değerlendirilerek ulaşılmıştır. Bu nedenle söz konusu belgede
geçen ifade yorumlanırken LG ve TEKNOSA arasında geçen ve fiyata müdahale talebi
içeren diğer belgeler de dikkate alınmıştır. Kaldı ki ilgili belgeye “I.5.2.2. LG ve
Perakendecileri Arasındaki Belgelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 5. Maddesi Kapsamında
Değerlendirilmesi” başlıklı kısmında yapılan değerlendirmede yer verilmemiştir.
(509) Ayrıca, TEKNOSA’nın "benzer aksiyonları bizde de göreceksiniz" şeklindeki ifadesi LG’nin
cevabı ile birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanmaktadır. LG’nin verdiği cevaptan
TEKNOSA’nın LG üzerinde baskı oluşturduğu açık bir şekilde görülmektedir.
Belge 43’e İlişkin Savunmalar
(510) TEKNOSA'nın VATAN'da uygulanan düşük fiyat üzerine, LG'nin de destek vermesi
durumunda kendisinin de fiyatını düşüreceğini ifade ettiği, LG'nin bu yazışmada "VATAN
2199, Teşekkürler" ifadesini kullanmasının, TEKNOSA'nın bir sonraki e-postasında
yeniden destek istemesinin önüne geçmek ve yazışmayı sona erdirmek için başvurduğu
bir pazarlık oyunu olduğu savunulmakta, burada VATAN'ın bu fiyata geçip geçemediğinin
bilinmediği tespitinin de dosya kapsamında yapıldığı ifade edilmektedir.
(511) Söz konusu belgeden LG’nin ürüne destek vermekten rahatsız olduğu ve fiyatın
yükseleceğini TEKNOSA’ya bildirerek TEKNOSA’nın yüksek olan fiyatı uygulamasını talep
ettiği görülmektedir. Nitekim LG’nin VATAN’ın fiyatının yükseldiğini TEKNOSA’ya bildirdiği
anlaşılmaktadır. Diğer yandan, ilgili döneme ilişkin kayıtların bulunmadığı gerekçesiyle
VATAN’dan söz konusu döneme ilişkin fiyat verileri temin edilememiştir. Ancak, bu
durumun dosya kapsamında TEKNOSA ve LG açısından ulaşılan ve söz konusu
teşebbüslerin perakende pazardaki fiyatları piyasa dışında belirleme amacıyla bir anlaşma
içinde oldukları şeklindeki sonucu değiştirmeyeceği belirtilmelidir. Zira söz konusu belge ve
dikkate alınan diğer belgelerden TEKNOSA’nın sağlayıcı konumundaki LG’den rakip
fiyatlarına müdahale talep ettiği ve LG’nin de bu talebi olumlu karşıladığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca LG tarafından verilen cevaptan VATAN’ın yüksek fiyata fiilen geçtiğine işaret edildiği
anlaşılmaktadır.
16-37/628-279
119/196
Belge 44’e İlişkin Savunmalar
(512) Yazışma içeriğinden, yazışma öncesinde ilk olarak LG'nin TEKNOSA'dan fiyat yükseltme
talebinde bulunduğu, burada LG'nin kendiliğinden pazardaki ürünlerinin fiyatını takip ettiği,
perakendecilerinin hangi fiyattan ürün satması gerektiğinin kendi kendine tespitini yapıp
sonrasında TEKNOSA'nın da onun istediği fiyattan satması için fiyatını yükseltmesini talep
ettiği, TEKNOSA’nın fiyatını yükseltirse ürünlerini satamayacağının bilincinde olduğu, bu
sebeple LG'nin fiyat yükseltme talebine uyarak satış kaybetmek de istemediği,
TEKNOSA’nın rekabet etme isteğinden vazgeçmeyerek zarar görmeye başlayacağı
noktada fiyatını tekrar düşürdüğü, TEKNOSA'nın bu eyleminin, her zaman öncelikle kendi
rekabet politikasını önemsediğini gösterdiği iddia edilmektedir.
(513) Söz konusu belge yürütülen soruşturma kapsamında TEKNOSA hakkında yapılan nihai
değerlendirmede dikkate alınmamıştır.
Belge 47’ye İlişkin Savunmalar
(514) TEKNOSA'nın 149.00-TL ve 259.00-TL'ye sattığı ürünlerin LG bayisinde 119.00 TL ve
149.00 TL olduğu, bu derece fiyat farkının olduğu bir durumda, TEKNOSA'nın anılan
ürünleri satabilme olanağı bulunmayacağı, TEKNOSA’nın bu fiyatlarla rekabet edebilmek
için LG'den destek istediği, ardından LG'nin "bu fiyatlar kaldırdacaktır" dediği, LG'nin
fiyatların kaldırılacağını iletmesinin aslında LG'nin TEKNOSA'ya destek olma yükünün
altına girmek istememesinden kaynaklandığı, bu noktada yazışma tarihinden önceki ilk
görüşmede LG’nin TEKNOSA'ya kendi inisiyatifi ile bayisinin fiyatına müdahale edeceğini
belirttiği ifade edilmektedir.
(515) Rekabet hukukuna aykırı bulunan durum TEKNOSA’nın satış desteği talep etmesi olmayıp
belgede yer alan bu yöndeki ifadenin de teşebbüs aleyhine kullanılmadığının altı
çizilmelidir. Belgede geçen "... Bu fiyatlar devam ediyorsa tüm bağlantı siparişi iptal, ayrıca
biz de bu fiyatlara inip farkı size faturalıyoruz. Acil dön lütfen yarına kadar fiyatlar
değişmezse bayide biz bu fiyatlara inip farkı kesiyoruz." şeklindeki ifadeden TEKNOSA’nın
sadece satış desteği istemediği rakip fiyatlarına müdahale talep ettiği açık bir şekilde
görülmektedir.
Belge 49’a İlişkin Savunmalar
(516) TEKNOSA'nın müşterinin talebi doğrultusunda VATAN'da mevcut olan düşük fiyat
karşısında LG’nin desteği ile fiyatını düşürmek istediği, ancak bu durumun LG'nin
TEKNOSA'nın talebi üzerine VATAN'ın fiyatlarına müdahale etmeye çalıştığı şeklinde
yorumlandığı belirtilmekte, TEKNOSA’nın LG ile rekabeti kısıtlayıcı herhangi bir eylem
içinde olmadığı ve iddiaların da ispat edilemediği iddia edilmektedir.
(517) Belgeden VATAN’ın fiyatlarının LG tarafından yükseltilemeye çalışıldığı ve fiyat yükselene
kadar LG’nin TEKNOSA’ya sınırlı sayıda ürün satışı için destek olacağı anlaşılmaktadır.
TEKNOSA tarafından yapılan savunmada belgedeki ifadeler hakkında bir değerlendirmeye
yer verilmeden sadece VATAN’ın fiyatlarının arttığının somut bir şekilde gösterilmediği
üzerinde durulduğu görülmektedir. Daha önce de belirtildiği gibi VATAN fiyatlarında
değişikliğin somut bir şekilde gösterilememiş olması, LG ve TEKNOSA’nın perakende
fiyatlara müdahale etme amacını taşıyan bir anlaşma içinde bulundukları sonucunu
değiştirmemektedir.
16-37/628-279
120/196
Belge 52’ye İlişkin Savunmalar
(518) Sunulan belgede herhangi bir yargıya varılamayacak kadar az bilgi mevcut olduğu ve
belgenin rekabeti kısıtlayıcı herhangi bir niyet, eylem ya da etki ile ilişkilendirilmesinin
imkansız olduğu belirtilmekte, ayrıca dosya kapsamında "ancak söz konusu fiyat artışının
TEKNOSA talebi üzerine gerçekleşip gerçekleşmediği veya söz konusu sağlayıcıların
müdahalesinin bulunup bulunmadığı tespit edilememektedir." ifadelerine yer verilerek
herhangi bir aykırılık tespit edilemediğini açıkça belirttiği ifade edilmektedir.
(519) Söz konusu belge yürütülen soruşturma kapsamında TEKNOSA hakkında yapılan nihai
değerlendirmede dikkate alınmamıştır.
Belge 58’e İlişkin Savunmalar
(520) Aynı sağlayıcıdan ürün elde eden başka bir perakendecinin aynı ürünleri çok daha ucuza
satması durumunda, sağlayıcı ile iletişime geçilerek benzer bir desteğin kendilerine
sunulup sunulamayacağını sormanın perakendecinin sağlayıcısı ile arasındaki olağan
konuşmalardan olduğu savunulmakta, somut belge kapsamında herhangi bir hukuka
aykırılık olmadığı gibi rekabeti kısıtlayıcı bir niyetin de bulunmadığı ifade edilmektedir.
(521) Söz konusu belge yürütülen soruşturma kapsamında TEKNOSA hakkında yapılan nihai
değerlendirmede dikkate alınmamıştır.
İlgili Ürün Pazarına İlişkin Savunmalar
(522) İlgili ürün pazarının "tüketici elektroniği ürünleri" pazarı olarak tanımlanması ve pazara
ilişkin yapılan diğer tespitlerin isabetli olduğu ancak sektörün son dönemdeki yapısını daha
iyi ortaya koyabilmek bakımından Darty, ELECTROWORLD ve BestBuy gibi firmaların
Türkiye pazarından çıkma nedenlerinin ve panel televizyon pazarında nispeten daha ucuz
markaların (Sunny, Regal, Sanyo, Axen gibi) çok düşük pazar payına sahip olmasına
karşılık pahalı markaların yüksek pazar gücüne sahip olmasının nedenlerinin de
irdelenmesi gerektiği belirtilmektedir.
(523) Teşebbüslerin davranışları hakkında yapılan değerlendirmede fiyatın tüketici
tercihlerindeki yerine ilişkin bir analiz yer almamaktadır. Teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’u
ihlal ettiğine ilişkin yapılan tespitlere teşebbüsler hakkındaki belgelerden hareketle
ulaşılmıştır. Bu bağlamda, TEKNOSA tarafından yapılan yukarıdaki savunmanın dosya
kapsamında ulaşılan sonuçları etkileyemeyeceği belirtilmelidir.
TEKNOSA’nın Sağlayıcılarla Olan Ticari İlişkilerine İlişkin Hususlar
(524) Perakendecilerin sağlayıcılardan daha güçlü olduğu varsayımının hatalı olduğu, zira
rekabete karşılık verebilmek bakımından sağlayıcıların vereceği desteklerin ve primlerin
büyük önem arz ettiği belirtilmektedir. Ayrıca teşebbüs, sağlayıcıların düzenli olarak tavsiye
edilen fiyat listelerini perakendecilere gönderdiğini ve fiyat seviyelerini piyasada yakından
takip ettiğini, bu doğrultuda perakendecilerin sağlayıcılara fiyat konusunda bağlı olduğunu
söylemenin yanlış olmayacağını, çünkü perakendecinin tedarikçiden uygun fiyatı ve gerekli
destekleri alması için perakendecinin de sağlayıcıların uygulamalarını takip etmesi ve çoğu
zaman tedarikçiden gelen zorlayıcı istekleri karşılaması gerektiğini ileri sürmektedir.
(525) TEKNOSA’nın sağlayıcı karşısında önemli bir pazarlık gücüne sahip olduğu
değerlendirilmiş, bu değerlendirme ise TEKNOSA’dan elde edilen belgelerde yer alan
ifadeler doğrultusunda yapılmıştır. Örneğin Belge 40, Belge 42, Belge 43, Belge 46 ve
Belge 54 TEKNOSA’nın düşük fiyat uygulayabilmek için destek alabilme veya piyasadaki
fiyatları daha da düşürme hususlarında güce sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
16-37/628-279
121/196
Dosya Konusunun Kurul’un Anadolu Elektronik Kararı İle Aynı Olmasına Rağmen Farklı
Değerlendirildiği Savunması
(526) Kurul’un dosya konusuna benzeyen Anadolu Elektronik-Samsung kararında31 yeniden
satış fiyatı tespiti yapılıp, perakendecilere ceza verilmediği ifade edilmektedir.
(527) Örnek verilen Anadolu Elektronik kararında sağlayıcının perakendecilerin yeniden satış
fiyatını belirlemesine yönelik iddialar incelenmiştir. Bu dosya özelinde TEKNOSA’nın
bilgisayar ve konsol oyunları pazarında rakiplerindeki ARAL oyunlarının, tüketici elektroniği
pazarında rakiplerindeki LG ürünlerinin fiyatlarının yükseltilmesi yönünde açık bir irade
ortaya koyduğu, fiyat rekabetinin kısıtlanması talebinin ARAL ya da LG’ye iletildiği
görülmektedir. Bu yönüyle dosya özelindeki ihlal iddiasının yeniden satış fiyatının tespiti
uygulamasından farklılaştığı ifade edilmelidir. Zira belgelerde ARAL’ın TEKNOSA’ya ya da
LG’nin TEKNOSA’ya uygulaması gereken fiyata ilişkin bir uyarı veya telkinde bulunduğuna
ilişkin bir ifade yer almamakta, TEKNOSA’nın talebi üzerine pazarda faaliyet gösteren diğer
perakendecilere müdahalede bulunulmaktadır. Bu yönüyle TEKNOSA’nın da 4054 sayılı
Kanun kapsamında sorumlu tutulması gerekmektedir.
I.5.3.5. KLİKSA Tarafından Yapılan Savunmaların Değerlendirilmesi
(528) KLİKSA’nın savunmalarının TEKNOSA ile birebir örtüşen kısımlarına tekrar niteliğinde
olacağından bu bölümde yer verilmemekte olup TEKNOSA’dan farklı olan savunmalar
incelenmektedir.
Tedarikçilerin Güçlü Taraf Olmadığı Varsayımına İlişkin Savunmalar
(529) Perakendeci ile sağlayıcı arasındaki ilişkide güçlü tarafın perakendeci olduğu varsayımının
hatalı olduğu, zira perakendecilerin güçlü olması durumunda sağlayıcıların uyarılarını
dikkate almayacağını ve rakip teşebbüslerin uyguladıkları fiyatları takip etmek yerine
doğrudan rakip teşebbüsler ile iletişime geçebileceği belirtilmektedir. Ayrıca tedarikçinin
perakendecilere destek ve prim vermesinin pazardaki rekabeti belirleyen unsur olduğu ve
sağlayıcının güçlü olmasında bir etken olduğu ileri sürülerek ARAL’ın ürünlerini geleneksel
kanal gibi farklı kanallarda da satabileceği ifade edilmektedir.
(530) Söz konusu savunma çeşitli varsayımlara dayanmaktadır. Belgeler incelendiğinde
perakendecilerin fiyatları yükseltmek amacıyla rakipleri ile anlaşmadığı bunun yerine
sağlayıcı ile anlaştığı görülmektedir. Perakendecilerin taleplerinin sağlayıcı tarafından
olumlu karşılanmasında perakendecilerin pazarlık gücünün olduğu düşünülmekle birlikte,
aksinin ihlale ilişkin değerlendirmeyi değiştirmeyeceği belirtilmelidir.
ARAL’ın İlgili Pazardaki Konumunun Göz Ardı Edildiği Savunması
(531) Hâkim durumun tespitinde, her olayda teşebbüsün ilgili pazardaki payı tek başına belirleyici
olmayacağından, bunun yanı sıra ilgili pazarın, inceleme konusu teşebbüsün ve ilgili
ürünün yapısı, mevcut ve potansiyel rakiplerin konumu, pazara giriş engellerinin varlığı ve
niteliği gibi pek çok ölçütün birlikte incelenmesi gerektiği ifade edilmekte, ancak ARAL'ın
ilgili pazardaki konumunun göz ardı edildiği iddia edilmektedir.
(532) Soruşturmanın konusunu bilgisayar ve konsol oyunları pazarında faaliyet gösteren
teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti
oluşturmaktadır. Dolayısıyla ARAL’ın ilgili pazardaki olası hâkim durumu işbu dosya
bakımından önem taşımadığından değerlendirilmemiştir. ARAL’ın pazardaki konumu
KLİKSA’nın taraf olduğu hukuka aykırı anlaşmanın niteliğini değiştirmeyecektir.
3123.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
122/196
KLİKSA’nın Teknomarketler İle Aynı Pazarda Olmadığı Savunması
(533) KLİKSA’nın bazı teknomarketler ile aynı kartel iddiasında yer aldığının görüldüğü, halbuki
KLİKSA’nın, teknomarketler ile aynı pazarda faaliyet göstermediği iddia edilmektedir.
KLİKSA’nın, tüketici elektroniği veya bilgisayar ve konsol oyunları pazarlarıyla sınırlı
kalmaksızın teknomarketlere nazaran çok daha fazla ürünü pazarlayan bir teşebbüs
olduğu, KLİKSA'nın tüketiciler nezdindeki konumu, çalışma metodu, organizasyon yapısı
ve bunlarla bağlantılı maliyet hesaplarının diğer teknomarketlerden ayrıldığı ifade
edilmektedir. Ayrıca KLİKSA’nın, çalışma dinamikleri nedeniyle teknomarketlerden daha
avantajlı maliyetlere sahip olduğu, "düşük fiyattan" dolayı şikâyet edilen bir teşebbüs
konumunda bulunduğu belirtilmekte, dolayısıyla KLİKSA hakkındaki iddiaların doğru
çerçevede değerlendirilemediği savunulmaktadır.
(534) Mevcut soruşturma dosyası kapsamında teşebbüslerin bilgisayar ve konsol oyunları
pazarında rekabeti kısıtlayıcı uygulamalar içerisinde olup olmadığı değerlendirilmiştir.
KLİKSA’nın bilgisayar ve konsol oyunları pazarında faaliyet gösterdiği bilgisi ışığında
teknomarketlerden daha geniş bir ürün gamına sahip olması, tüketiciler nezdindeki
konumunun, çalışma metodunun, organizasyon yapısının, maliyet hesaplarının
teknomarketlerden farklı olması gibi hususlar KLİKSA’nın taraf olduğu rekabeti bozucu
anlaşmanın niteliğini değiştirmemektedir. Diğer taraftan Belge 23 ve Belge 32’de
KLİKSA’nın ARAL ile fiyatların belirlenmesine yönelik uzlaşı içerisinde olduğu
anlaşılmaktadır. Bu nedenle KLİKSA’nın düşük fiyattan dolayı şikâyet edilen teşebbüs
olması ARAL ile arasındaki uzlaşının rekabeti kısıtlayıcı olmasını değiştirmemektedir.
İhlalden ARAL’ın Sorumlu Tutulması Gerektiği Savunması
(535) İhlal tespitinin KLİKSA ve ARAL arasında gerçekleşen yatay bir anlaşmadan değil söz
konusu teşebbüsler arasında yeniden satış fiyatının tespit edilmesi şeklinde olduğu
vurgulanmaktadır. Bu nedenle sağlayıcı ARAL'ın, yeniden satıcılarının faaliyetlerini gerek
bizzat gerekse rakip teknomarketlerden gelen tepkiler sayesinde kontrol ettiği ve farklı bir
fiyat seviyesi tespit edildiğinde müdahalede bulunduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla da
rekabetin olmadığı, fiyatın sağlayıcı tarafından sabitlenmeye çalışıldığı pazarlarda bahse
konu işten en kârlı çıkan aktörün sağlayıcı olduğu, dosya özelinde de söz konusu aktörün
ARAL olduğu iddia edilmektedir.
(536) Dosya kapsamında KLİKSA hakkında varılan sonuç KLİKSA ile ARAL arasında, bilgisayar
ve konsol oyunlarının yeniden satış fiyatlarının yükseltilmesi amacıyla bir uzlaşma
olduğudur. Söz konusu anlaşmanın yatay bir anlaşma olduğu ya da bir kartel anlaşması
olarak değerlendirilmesi gerektiği tespitleri yer almamakta, anlaşma dikey bir anlaşma
olarak değerlendirilmektedir. Bu sonuca, KLİKSA aleyhindeki belgeler (Belge 23 ve Belge
32) vasıtasıyla ulaşılmıştır. Bahse konu belgeler ARAL ile KLİKSA arasında oyun
fiyatlarının yükseltilmesi amacı taşıyan bir koordinasyonun bulunduğunu göstermektedir.
ARAL’ın KLİKSA’nın oyun fiyatını yükseltmesine yönelik uyarısına KLİKSA olumlu yanıt
vermektedir. Ayrıca ARAL’ın bu yöndeki talebin piyasadaki diğer rakiplerden gelen tepkiler
nedeniyle olduğunu KLİKSA’ya açıkça ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda
teşebbüsün, piyasadaki fiyatların ARAL tarafından sabitlendiği, bu işten en karlı çıkan
aktörün sağlayıcı olduğuna yönelik savunmalarının KLİKSA hakkında tespit edilen ihlalin
niteliğini değiştirmeyeceği belirtilmelidir.
16-37/628-279
123/196
Soruşturma Raporundaki İhlal İddialarının Belirsiz Olduğu Savunması
(537) Dosya kapsamında dünya rekabet literatürüne yeni girmiş bir kavram olan ‘‘Hub and
Spoke’’ karteli üzerinde yoğunlaşıldığı, teşebbüsler arasında uzun bir zamanı kapsayan
(2011 yılından günümüze) "fiyat tespitine yönelik" bir Hub and Spoke karteli iddiasında
bulunulmasına rağmen kartel üyelerinin birbirleriyle anlaştıklarının, düzenli toplantılar
yaptıklarının, üye faaliyetlerinin birbirleriyle uyumlu olduğunun, üyelerin anlaşmaya
uymayanları tespit ettiklerinde ceza verdiklerinin, özetle ortada açık bir kartel olduğunun
belgeleri ile kanıtlanamadığı ve dosyada belirsizlikler olduğu iddia edilmektedir. Ayrıca
kartele delil olarak teşebbüslerin pazardaki davranışları, fiyat hareketleri ve uyumuna ilişkin
herhangi bir ekonomik araştırma, bulgu veya veri de bulunmadığı belirtilmektedir.
(538) Dosya kapsamında taraflar hakkında açık bir kartel kurdukları şeklinde bir tespit
bulunmamaktadır. Soruşturma süresince “topla-dağıt” karteli olup olmadığı da incelenmiş
ve varlığı için perakendeciler arasında dolaylı da olsa iletişimin ortaya konulması gerektiği,
bunun için perakendecinin sağlayıcı tarafından kendisine iletilen fiyat yükseltilmesi talebinin
aslen pazardaki diğer rakiplerinden geldiğini bildiğinin gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Ancak perakendecilerin ARAL tarafından iletilen fiyat yükseltilmesi talebinin pazardaki
rakiplerinden geldiğini bildiği ya da öngörebileceği tespit edilememiştir. Bu bağlamda rakip
perakendeciler arasında dolaylı bir iletişimin genel olarak ortaya konulamaması nedeniyle,
pazardaki iletişimin rakipler arasında yatay bir anlaşma seviyesine ulaşmadığı tespitinde
bulunulmuştur. Dosyada her bir perakendeci ile ARAL arasında dikey bir anlaşma
bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu anlaşmalar, -kümülatif olarak bakıldığında-
ARAL tarafından ithal edilen bilgisayar ve konsol oyunları pazarında fiyat rekabetinin
kısıtlanmasına yönelik tek bir ihlale işaret etmektedir. Dolayısıyla ne kartel türünde bir
rekabet ihlalinden ne de buna delil olarak kullanılan belgelerden söz edilebilmektedir. Diğer
taraftan teşebbüsler arasında yapılan bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamına girebilmesi için rekabeti engelleme/bozma/kısıtlama amacını taşımasının
yeterli görüldüğünün belirtilmesinde fayda bulunmaktadır. KLİKSA ile ARAL arasında
gerçekleşen yazışmalardan tarafların bilgisayar ve konsol oyunlarının satış fiyatının
yükseltilmesi yönünde iradelerinin uyuştuğu ve bu amaçla anlaştıkları görülmektedir. Bu
itibarla teşebbüsün dosyanın belirsiz olduğuna ilişkin savunmalarının itibar edilebilir
olmadığı değerlendirilmiştir.
ARAL Tarafından Sağlanan Desteklere İlişkin Savunmalar
(539) Teknomarketlerin ve online satış kanallarının ortaya çıkmasının sağlayıcıları farklı
yöntemler ile çalışmaya zorladığı, yeni düzende büyük markaların (üretici ve/veya
distribütörler) özellikle de ARAL gibi son derece güçlü markaları pazarlayan teşebbüslerin
dizginleri yeniden satıcılara bırakmak niyetinde olmadığı ifade edilmektedir. Teknomarket
ve online mağazacılık işinin son derece sert bir rekabet ortamında gerçekleştiği, bu yoğun
rekabet ortamında ayakta kalmak isteyen perakendecilerin, kendi marjlarından yaptıkları
fedakarlıkların yanında sağlayıcılardan da destek elde etmeye çalıştığı, bu desteklerin,
sağlayıcı tarafından herhangi bir beklenti içinde olmadan verilmediği, sağlayıcının verdiği
destek ile kendi önceliğini finanse ettiği ya da perakendecinin bu uğurdaki talebine cevap
verdiği, bu desteklerin rekabetçi olabilmek ve pazardaki gelişmelere rekabetçi bir şekilde
cevap verebilmek için hem markalararası hem de teknomarketler arasındaki rekabet
açısından sektörün "olmazsa olmaz"ını oluşturduğu, sağlayıcıların bir yandan çeşitli
finansal ya da sair uygulamalar ile perakendecileri destekler iken sistemden ana
beklentilerinin "perakendecilerin sağlayıcının satış politikasına uyması" olduğu,
perakendecilerin de sağlayıcılardan kendilerine en iyi şartları temin edebilmek için,
sağlayıcıların uyarılarına yasal sınırlar dahilinde uymaya çalıştığı, sağlayıcıların uyarılarına
uymamanın, ilerideki bir dönemde sağlayıcının vereceği bir destekten mahrum kalınmasına
neden olabileceği, bunun da rekabetten geri kalmak anlamına geleceği ifade edilmektedir.
16-37/628-279
124/196
(540) Perakendecilerin daha düşük fiyattan satış yapabilmek üzere ARAL’dan satış desteği talep
etmeleri ve ARAL’ın bu desteği sağlaması değil, perakendecilerin ARAL aracılığıyla
rakiplerinin fiyatlarına müdahale etmek istemesi ve ARAL’ın da bu yöndeki talepleri olumlu
karşılaması rekabet ihlali niteliğinde görülmektedir. KLİKSA’nın ihlal konusu davranışlarının
görüldüğü e-posta yazışmalarında da KLİKSA’nın bir ürünü düşük fiyata satarken ARAL’ın
başka perakendecilerin rahatsız olduğunu belirterek yaptığı uyarıyla fiyatını yükseltmeyi
kabul ettiği görülmektedir. Dolayısıyla belgelerde KLİKSA’nın ARAL’dan herhangi bir
destek istediğine yönelik bir ibare görülmemektedir. Diğer taraftan sağlayıcının desteğini
alabilmek için ARAL’ın uyarılarına uyulması, KLİKSA ile ARAL arasında yapıldığı tespit
edilen anlaşmanın niteliğini de değiştirmemektedir.
Belge 27’ye İlişkin Savunmalar
(541) KLİKSA’nın rakiplerini takip etmesi neticesinde GTA V PS4 versiyonunun Hepsiburada'da
99TL'den satıldığını tespit ettiği ve bu fiyata inmenin mümkün olup olmadığını araştırdığı,
burada arzu edilen sonucun KLİKSA'nın indirimde bulunması durumunda ARAL'ın destek
vermesi olduğu, ARAL'ın "fiyatını düzelttiriyoruz. Bilgin olsun." şeklindeki yanıtının ise
KLİKSA'nın talep ettiği bir sonuç olmayıp, tamamen sağlayıcının "hayır destek vermek
istemiyorum, onun yerine gücümü kullanarak, kendi istek ve arzumla, diğer perakendeciye
müdahale ediyorum" şeklinde bir karar ve ifade olduğu belirtilmekte, KLİKSA'nın
Hepsiburada'daki fiyatlara müdahale etme gibi bir derdinin olmadığı savunulmaktadır.
(542) Söz konusu belge KLİKSA hakkındaki ihlal iddiasını destekler nitelikte bulunmamaktadır.
Belge 32’ye İlişkin Savunmalar
(543) Belgeye ilişkin olarak bütün kampanyaların belli bir süre sonra bitirilerek ardından yeni ve
güncel (sezon) fiyat belirlemeleri yapıldığı, ekonomik anlamda kâr amacı güden hiçbir
teşebbüsün kampanyalı sunduğu fiyatı uzun süreler devam ettiremeyeceği, bu noktada
KLİKSA'nın sağlayıcısı olan ARAL tarafından internet sitesinde hala kampanyalı fiyatların
bulunduğu bilgisinin KLİKSA'ya söylenmesinin olağan bir uyarı olduğu savunulmakta,
KLİKSA’nın kampanyalı fiyatları ARAL söylediği için yükseltmediği ve fiyatlara herhangi bir
müdahale söz konusu olmadığı belirtilmektedir. Bununla beraber söz konusu yazışmadaki
" ... hem de piyasadan tepki alıyoruz" ifadesinin sağlayıcının piyasayı kontrol etme niyetini
ortaya koyduğu, ancak her halükarda piyasada oluşan bir tepkinin varlığından söz
edilebilecek dahi olsa, bunun yalnızca KLİKSA'nın rekabetçi bir politika izlediğinin
göstergesi olabileceği iddia edilmektedir.
(544) Bahse konu belgeden KLİKSA’nın, rakiplerinden daha düşük belirlediği ürün fiyatını
piyasadaki diğer teşebbüslerin rahatsız olduğunu öğrendikten sonra yükselteceğini ifade
ettiği anlaşılmaktadır. KLİKSA’nın ARAL’ın müdahalesiyle fiyat yükseltmesinin rekabet
hukuku kuralları uyarınca olağan olmadığı, fiyatların piyasa dışında belirlendiğini gösterdiği
ifade edilmelidir. Aynı durum ARAL’ın perakende fiyatlara müdahalesi için de geçerli olup
bu nedenle bahse konu belge, taraflar arasındaki rekabeti bozucu anlaşmanın delili olarak
kabul edilmiştir. Diğer taraftan her ne kadar teşebbüs tarafından kampanyalı fiyatlarını
ARAL söylediği için yükseltmediği iddia edilse de teşebbüsün savunmasında bu iddiasını
kanıtlayacak herhangi bir somut veriye yer vermediği görülmektedir.
16-37/628-279
125/196
Belge 23 ve Belge 35’e İlişkin Savunmalar
(545) ARAL'ın piyasa fiyatlarının %10 altına inilmemesini rica ettiği ve KLİKSA'nın da bu talebe
olumlu veya olumsuz herhangi bir yanıt vermeyip yalnızca tüm ürünleri kontrol edeceğini
belirtmesinin, rekabetin kısıtlandığı iddiasını kanıtlamak için yeterli bir dayanak
oluşturmadığı iddia edilmekte, KLİKSA'nın ürünlerinde piyasa fiyatlarının %10 altına düşüp
düşmediğini gösteren hiçbir belgenin de mevcut olmadığı ifade edilmektedir. Ayrıca
KLİKSA'nın ARAL'dan fiyatlandırma ile ilgili defalarca uyarı almasının KLİKSA’nın rekabet
ettiğini gösterdiği belirtilmekte, bununla birlikte KLİKSA’nın rekabetçi yapısını korurken aynı
zamanda sağlayıcı ile sürdürülebilir bir ilişki de muhafaza edebilme çabası içerisinde
olduğu ifade edilmektedir.
(546) Bahse konu belgeler teşebbüsün amacını göstermesi bakımından dosya kapsamında esas
alınmıştır. Teşebbüsün belirttiği üzere KLİKSA’nın piyasa fiyatının %10 altına düşüp
düşmediğini gösteren herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bununla birlikte böyle bir
göstergenin bulunması şart olmayıp, yukarıda da ifade edildiği üzere, teşebbüsün amacının
ortaya konulması bu eylemlerin 4054 saylı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yasaklanan
eylemlerden sayılması için yeterli olmaktadır. Amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı
anlaşmalar rekabeti kısıtlayıcı etki doğurmasa da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında ihlal olarak nitelendirilmektedir. Kurul32 “Rekabeti bozucu nitelikte olan
anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar adına gözden
çıkardıkları bir yapısal çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece rekabete aykırı bir
anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.” tespiti ile
amacı rekabeti kısıtlamak olan bir anlaşmanın etkisinin aranmayacağını açıkça ortaya
koymuştur. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bakımından amaç ve etki ayrımı anlaşmanın
yatay ya da dikey olmasına bağlı olarak belirlenmemektedir. Örneğin dikey anlaşma olan
yeniden satış fiyatının tespiti açıkça amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalardan kabul
edilmekte ve ihlal tespiti için rekabeti kısıtlayıcı etkisinin ortaya konması aranmamaktadır.
I.5.3.6. GOLD Tarafından Yapılan Savunmaların Değerlendirilmesi
GOLD ile ARAL Arasındaki Ticari İlişkinin Konsinye Olduğuna İlişkin Savunmalar
(547) GOLD’un bilgisayar ve konsol oyunu ürünlerini satın alma koşulunun satıştan ödemeli,
faturalı konsinye şeklinde olması nedeniyle, ARAL'dan aldığı ürünleri satış kaygısı
bulunmadığı, ARAL'dan faturalı olarak teslim alınan ürünlerin, ARAL tarafından
mağazalara yönlendirildiği, GOLD tarafından stant tahsisi dışında hiçbir sürece müdahale
edilmediği, dolayısıyla satışa konu ürünlerin, satış sonrası hizmet kapsamındaki tüm
yükümlülüklerinin de ARAL'a ait olduğu, satışı gerçekleşmeyen, ambalajı bozulmuş veya
herhangi bir şekilde iadesi gerçekleştirilen tüm ürünlerin ARAL'a iade edildiği belirtilmekte,
bu sebeple ürün satış kaygısı bulunmayan GOLD’un, ürün satışına ya da fiyatlara
müdahale etme amacı bulunmadığının açıkça ortada olduğu iddia edilmektedir. GOLD ile
ARAL arasında "Satınalma Anlaşma Formu" adı altında 2013 yılında yapılan sözleşme ile,
GOLD’un sözleşme kapsamındaki ürünlerle ilgili olarak, satılamayan mallarda (ambalajı
bozulmuş ürünler de dahil olmak üzere) %100 iade hakkına sahip olduğu ifade edilmekte,
bu bağlamda, GOLD’un ürün satışında risk almadığı, satılamayan ürünler nedeniyle
herhangi bir zararının söz konusu olamayacağı iddia edilmektedir.
3219.01.2011 tarih ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
126/196
(548) Konsinye satış ilişkisi her durumda acentelik benzeri olarak değerlendirilmemektedir.
ABD’de Yüksek Mahkeme Simpson v. Union Oil Co. Davasında Union Oil’in konsinye satış
anlaşması imzaladığı benzin istasyonlarında yeniden satış fiyatını tespit etmesini rekabet
yasasına aykırı değerlendirmiştir. Kararda benzin istasyonunun operasyonel maliyetlere
katlanması gerekçesiyle konsinye satış sözleşmesi rekabet yasalarının kapsamı dışında
sayılmamıştır. ARAL ile perakendeciler arasındaki ilişkide savunmada yer verilen arızalı
veya satılmayan malların koşulsuz iadesi, nakliye masraflarının ARAL tarafından
karşılanması, satış artırıcı pazarlama faaliyetlerine ARAL’ın belirli miktarda ödeme ile
katılması gibi unsurlar operasyonel maliyetlerin bir kısmına ARAL’ın katıldığını göstermekle
birlikte, perakendecilerin her birinin kendi operasyonel kararlarını veren ve maliyetlerine
katlanan bağımsız ekonomik birimler olduğunu değiştirmemektedir. ARAL tarafından
sayılan masraf kalemlerine sağlayıcılar tarafından katılım sağlanması organize
perakendecilikte sıkça rastlanan bir durumdur ve bu tür masraflara katılımın acentelik
ilişkisini belirlemeye yeterli olmayacağı değerlendirilmektedir. Acentelik ilişkisinde 4054
sayılı Kanun’un uygulanıp uygulanmayacağı hususunda belirleyici unsur acentenin,
müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp
almadığıdır. ARAL ile perakendeciler arasındaki ilişkide ise perakendecilerin kendi satış
fiyatlarını belirleyebildiği ve promosyon ile kampanyalara ilişkin kararları kendilerinin aldığı
görülmektedir. Teşebbüslerin satış fiyatını ve pazarlama stratejisini belirlemeleri ticari risk
aldıklarının en önemli göstergelerinden biridir. Bu bağlamda perakendecilerin hiçbir ticari
veya mali risk almadığı ve ARAL’ın acentesi şeklinde davrandıkları savunması gerçekçi
görülmemektedir.
(549) Söz konusu sözleşme ile belirlenen iade hakkının GOLD’u sadece satılamayan ürünlerde
zarar kapsamı dışına çıkardığı, ancak satılması hedeflenen/satılan ürünlere ilişkin
sorumluluğun GOLD’un üzerinde olduğu görülmektedir. Zira GOLD’un kendi satış fiyatını
belirleyebildiği, promosyon ve kampanyalara ilişkin kararları kendisinin aldığı
anlaşılmaktadır. Ayrıca GOLD her ürün satışında belirli bir kar marjı elde etmektedir.
Dolayısıyla satılamayan ürünlerle alakalı zarar edilmediği iddia edilse dahi, satılamayan
ürünlerin bir alternatif maliyetinin olduğunun göz ardı edilmemesi gerekmektedir.
Soruşturma Bildiriminde Yer Alan Yazışmalara İlişkin Savunmalar
(550) Teşebbüs, pazar payının düşüklüğü sebebiyle piyasadaki diğer firmalarla eşit şartlarda
olmadığını ve müşterilerine söz konusu firmaların uyguladığı fiyatları sunabilmek için ARAL
ile yazıştığı, fiyatlara müdahale amacının bulunmadığını belirtmektedir. Keza ihlal kanısına
ulaşabilmek için yazışmaların somut verilerle desteklenmesi ve ilgili dönem öncesi-
sonrasının karşılaştırılması gerektiğini ileri sürmektedir.
(551) Teşebbüsün pazar payının düşük olması 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali
nedeniyle doğacak sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Bununla birlikte,
yazışmalardan rekabeti kısıtlayıcı amacın ortaya konması yeterli olmakla birlikte,
değerlendirme bölümünde ortaya konduğu gibi GOLD’un ARAL’a rakiplerinin fiyatını
yükseltmesi yönünde talepte bulunduğu ve kendisine iletilen fiyat yükseltme taleplerine
olumlu cevap vererek fiyat artışı uyguladığı anlaşılmıştır.
ARAL’ın Tavsiye Niteliğinde Fiyat Listesine GOLD’un Müdahalesinin Bulunmayacağı
Savunması
(552) ARAL’ın bilgisayar ve konsol oyunları pazarında neredeyse sektördeki tüm firmalara ürün
tedarik ettiği, buna bağlı olarak, ürün satışlarına ilişkin tavsiye niteliğindeki fiyat listelerinin
de yine ARAL tarafından belirlendiği vurgulanmakta, başka teşebbüslerin ve özellikle de
GOLD gibi küçük pazar payına sahip bir teşebbüsün fiyatlara müdahalesinin söz konusu
olamayacağı savunulmaktadır.
16-37/628-279
127/196
(553) Teşebbüslerin ilgili pazardaki pazar payının düşük olması, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin ihlali nedeniyle doğacak sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Nitekim
elde edilen yazışmalardan rekabeti kısıtlayıcı amacın ortaya konması ihlal tespiti için
yeterlidir. Bu noktada GOLD’un ARAL’a rakiplerinin fiyatını yükseltmesi yönünde talepte
bulunduğu ve kendisine iletilen fiyat yükseltme taleplerine olumlu cevap vererek fiyat artışı
uyguladığı anlaşılmıştır.
ARAL’ın Fiyatlar Konusunda Baskı ve Tehdidinin Bulunduğu Savunması
(554) GOLD’un ARAL’ın baskı ve tehdidi altında bulunduğu, ARAL'ın bu baskı ve tehdidi altında
pazardaki payı hâlihazırda diğer teşebbüslere oranla çok düşük olan GOLD’un, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ederek diğer teşebbüslerle anlaşma yaptığı iddiasının
taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı belirtilmektedir.
(555) GOLD ile ARAL arasında yapılan yazışmalarda, ARAL’ın fiyatlara yönelik müdahaleleri
görülmekle birlikte aynı şekilde GOLD tarafından da rakip fiyatlarına ilişkin ARAL’a
müdahale ve düzeltme talepleri bulunmakta, bu durumun sağlayıcının baskı ve
tehditlerinden ziyade her iki tarafın çıkarlarının örtüşmesi sebebiyle ortaya çıkan ve
rekabeti kısıtlama amacı ve/veya etkisi taşıyan bir koordinasyonun varlığını ortaya çıkardığı
değerlendirilmektedir.
Belgelere Yönelik Savunmalar
(556) GOLD tarafından yapılan yazışmalarda, GOLD’un hiçbir şekilde diğer perakendeci
teşebbüslerin fiyatlarına doğrudan müdahalede bulunmasını talep etmediği belirtilmekte,
söz konusu yazışmaların diğer teşebbüslerin GOLD hakkındaki yazılarına ithafen kendi
haklılığını ifade etmek ve diğer teşebbüslerin müdahalesinin yanlış olduğunu belirtmek için
yapıldığı iddia edilmektedir.
(557) GOLD’a ilişkin belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde GOLD’un rakiplerinin
fiyatının yükseltilmesi amacıyla ARAL’a talepte bulunduğu ve bu talebin ARAL tarafından
olumlu karşılandığı ve GOLD’un da ARAL’ın talebi üzerine kendi fiyatını yükselttiği
anlaşılmaktadır. Söz konusu duruma GOLD ile ARAL arasındaki 29.09.2014 tarihli Belge
22 örnek gösterilebilir.
Taraflar Arasında Yatay Bir Anlaşma Olmadığı Savunması
(558) Belge 32 haricindeki diğer belgelerin hiçbirinde üçüncü tarafın ARAL tarafından iletilen fiyat
yükseltilmesi talebinin pazardaki rakiplerinden geldiğini bildiği ya da öngörebildiği
hususunun tespit edilemediği ifade edilmekte, bu bağlamda rakip perakendeciler arasında
dolaylı bir iletişimin rakipler arasında yatay bir anlaşma seviyesine ulaşmadığı iddia
edilmektedir.
(559) Soruşturma neticesinde ARAL ile GOLD arasında dikey bir anlaşma olduğu tespit
edilmekle birlikte, söz konusu anlaşmanın pazardaki diğer rakiplerin fiyatlarının
yükseltilmesine yönelik olduğu tespit edildiğinden anlaşmanın iki tarafının da sorumluluğu
olduğu değerlendirilmiştir.
16-37/628-279
128/196
GOLD’a İlişkin Yazışmaların Şirket Yekilileri Tarafından Yapılmadığı Savunması
(560) Rekabet hukuku bağlamında bir ihlalin değerlendirilmesi noktasında hukuken geçerli bir
vekâletname/temsil yetkisi aranmamakta; teşebbüsün yazışmayı yapan tarafından
kendisini temsil ettiğini kabul etmesi ve ayrıca ihlale taraf diğer teşebbüsler nezdinde
teşebbüs iradesinin temsil edildiği izleniminin yaratılması yeterli olmaktadır. Özellikle somut
olayda olduğu gibi şirketin günlük, rutin işleri söz konusu olduğunda bu durumun önemi
artmaktadır. Nitekim dosya kapsamındaki belgelerin, ana faaliyet konusu çeşitli ürünlerin
satılması olan bir teknomarketin fiyat gibi satış koşullarına ilişkin olduğu görülmektedir.
Teşebbüs tarafından istihdam edilen personelin, teşebbüsün olağan/günlük işlerini
yaparken yönetim kurulunun bilgisine başvurmayacağı aşikârdır. Diğer taraftan ilgili
belgelerde GOLD çalışanlarının ARAL çalışanları ile yazışmalarının olduğu ve ARAL
çalışanlarının GOLD çalışanlarının yetkisinin varlığı konusunda şüphesinin bulunmadığı
anlaşılmaktadır.
(561) 4054 sayılı Kanunu’nun 16. maddesinde ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs yönetici
veya çalışanlarına da idari para cezası verilebileceği düzenlenmektedir. Madde metnine
bakıldığında yalnızca “teşebbüs çalışanı” ifadelerine yer verildiği görülmekle birlikte bunun
dışında yönetim kurulu onayı gibi bir şartın aranmadığı anlaşılmaktadır. Zira bu ve benzeri
düzenlemeler rekabet hukukunda delillerin katı şekil şartlarına tabi olmadığını
göstermektedir.
(562) Yukarıda sunulan bilgiler ışığında teşebbüs tarafından istihdam edilen personelin
teşebbüsün günlük/rutin işlerini yaparken gerçekleştirdiği eylemlerinden teşebbüsün
sorumlu olduğu, yönetimin bilgisi veya onayının aranmayacağı, bu bakımdan teşebbüsün
savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
I.5.3.7. BİMEKS Tarafından Yapılan Savunmaların Değerlendirilmesi
Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Savunmalar
(563) Teşebbüste yapılan yerinde incelemelerde, BİMEKS hakkında önaraştırma
yürütüldüğünden bahsedilmediği, teşebbüse önaraştırma raporunun tebliğ edilmediği,
soruşturma bildiriminde ihlal iddiasının dayandırıldığı 15 adet belgenin 11 tanesinin
içeriğinin gizlendiği, bu nedenle teşebbüs tarafından bu belgelerde kendileriyle nasıl bir
bağlantı kurulduğunun anlaşılamadığı, dolayısıyla soruşturma bildiriminde teşebbüsün
savunma yapmasına yeterli bulgu ve tespitin gönderilmediği ve savunma hakkının
kısıtlandığı ifade edilmektedir.
(564) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 40-55. maddeleri arasında Kurul’un inceleme ve
araştırmalarında uygulayacağı usul düzenlenmektedir. Önaraştırmalarda uygulanacak
usulün yer aldığı 40 ve 41. maddelerde hakkında önaraştırma açılan teşebbüse bunun
bildirilmesi gibi bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer taraftan önaraştırma açılması üzerine
4054 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca teşebbüste yerinde inceleme yapılmakta, bu
incelemeye başlanmadan önce yetki belgeleri ibraz edilerek dosya hakkında bilgi
verilmekte, ilgililerce yetki belgesinin bir nüshasının alınması sağlanmakta ve inceleme
sonucunda tutanak tutulmaktadır. Bu usulün BİMEKS’te yapılan yerinde incelemelerde de
uygulandığı teşebbüs temsilcileri tarafından imzalanan 06.02.2015 tarihli Yerinde İnceleme
ve Bilgi Tutanağı’nda da görülmektedir. Bu doğrultuda teşebbüsün, yerinde incelemelerde,
BİMEKS hakkında önaraştırma yürütüldüğünden bahsedilmediğine ilişkin savunmalarının
yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
16-37/628-279
129/196
(565) Kurul tarafından soruşturma açılması üzerine 15 gün içerisinde ilgili taraflara bildirim
yapılacağı 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre Kanun,
soruşturma açılması üzerine taraflara iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi içeren
bildirimin yapılmasını şart koşmaktadır. Ancak bu bildirimin önaraştırma raporunun tebliğ
edilmesi olarak anlaşılmasına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu doğrultuda BİMEKS’e
hakkında soruşturma açıldığı ve ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi
bildirilmiştir.
(566) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul’un, başlattığı soruşturmaları,
soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara
bildireceği ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermelerini isteyeceği
belirtilmiştir. Maddenin devamında ise “Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin
başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında
yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla
Kanun’un bu maddesi uyarınca; soruşturma bildiriminde o aşamaya kadar edinilmiş her tür
belgenin değil, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilginin taraflara gönderilmesi
gerekmektedir. Bu çerçevede, soruşturma bildirimi ile hakkında soruşturma açılmış olan
her bir teşebbüse kendileri hakkında hâlihazırda elde edilmiş olan belgelerin içeriği
gönderilmiştir.
(567) Diğer taraftan ihlal şüphesi yaratmakla birlikte henüz ihlal kararına varılmamış eylemleri
gösteren diğer teşebbüslere ait belgeler/yazışmalar ticari sır niteliğini taşıyabilmektedir. Bu
belgelerin BİMEKS veya diğer bir teşebbüse gönderilmesi birtakım ticari sırlara rakibin vakıf
olması sonucunu doğurabilecektir. Şüphesiz ki bahse konu belgelerin ihlalin varlığını
kanıtlaması halinde belgeler hakkındaki değerlendirmeler değişebilecektir. Ayrıca birtakım
belgelerin BİMEKS’e gönderilmemiş olmasının nedeni, belgenin, BİMEKS
aleyhinde/lehinde olmaması ve dolayısıyla BİMEKS’in bu belgeler hakkında savunma
yapmasına gerek olmamasıdır. Yoksa BİMEKS’e gönderilmeyen belgeler kullanılarak
teşebbüs hakkında idari para cezasına hükmedilmesi hukukun genel ilkelerinden savunma
alınmadan ceza verilemeyeceği ilkesine ters düşecektir.
(568) Soruşturma bildiriminde BİMEKS ile ilgili olan iddiaların dayanağını BİMEKS’te yapılan
yerinde incelemelerde alınan belgeler oluşturmaktadır. Yerinde incelemelerde uygulanan
usul uyarınca teşebbüslerden alınan belgelerin birer nüshası teşebbüste bırakılmaktadır.
Bu doğrultuda BİMEKS’ten alınan belgelerin ilgili kısımlarına soruşturma bildiriminde açık
bir şekilde yer verilmiş bu belgeler hâlihazırda teşebbüsün elinde bulunduğundan ayrıca
gönderilmemiştir.
(569) Yukarıda ifade edilen hususlar çerçevesinde teşebbüsün savunma hakkına yönelik
herhangi bir kısıtlama söz konusu olmadığından teşebbüsün savunmasının yerinde
olmadığı değerlendirilmiştir.
Dosyaların Birleştirilmesine İlişkin Savunmalar
(570) BİMEKS tarafından savunmasında tüketici elektroniği pazarında açılan soruşturmanın
bilgisayar ve konsol oyunları pazarında yürütülen soruşturma ile birleştirilmesinin hatalı
olduğu, zira her iki soruşturmanın konu, taraf ve sair hususlarının farklı olduğu
belirtilmektedir. Teşebbüs bu farklılıkları, konu itibariyle oyun pazarı ile tüketici elektroniği
pazarının farklı olması, taraf bakımından soruşturma tarafı bazı teşebbüslerin televizyon,
ev sinema sistemleri satmıyorken, bazı teşebbüslerin oyun satışında bulunmadıklarından
faaliyet alanları ve iştigal sahalarının uyumlu olmadığı şeklinde sıralamaktadır.
16-37/628-279
130/196
(571) Bilindiği üzere, Kurul’un 19.02.2015 tarih ve 15-08/108-M sayılı kararıyla aralarında
BİMEKS’in de bulunduğu teşebbüsler hakkında, bilgisayar ve konsol oyunları pazarında
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğine yönelik soruşturma açılmıştır.
Anılan soruşturma ile aynı tarihte 15-08/108-M(1) sayı ile BİMEKS’in de aralarında
bulunduğu teşebbüsler hakkında bu sefer tüketici elektroniği pazarında 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlalin bulunup bulunmadığına ilişkin önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir. Önaraştırma neticesinde, tüketici elektroniği pazarında, hub
and spoke tipi kartel yapılanmasının mevcudiyetine yönelik emareler bulunduğundan
soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Bununla birlikte tüketici elektroniği pazarında
açılan soruşturma ile bilgisayar ve konsol oyunları pazarında yürütülen soruşturma
kapsamında araştırılan kartel yapılanmasının ve piyasa işleyişinin benzerlik göstermesi,
her iki soruşturmanın taraflarından bazılarının aynı olması sebepleriyle her iki dosyanın
birleştirilmesi usul açısından daha doğru bulunmuştur. Diğer taraftan her iki dosyanın
birleştirilmesinin dosyaların esasına ilişkin yapılan değerlendirmelere bir etkisi
bulunmamakta, teşebbüslerin savunma haklarını ve/veya savunma yaptıkları süreleri
herhangi bir şekilde kısıtlamamaktadır. Bu doğrultuda BİMEKS’in dosyaların
birleştirilmesine ilişkin savunmaları itibar edilebilir değildir.
Teşebbüste Yapılan Yerinde İncelemeye İlişkin Savunmalar
(572) 06.02.2015 tarihinde teşebbüste yapılan yerinde incelemede önaraştırma konusunun
‘‘ARAL firması’’ ve "bilgisayar ve konsol oyunları pazarı" ile ilgili olduğunun bildirildiği, buna
karşılık teşebbüsün incelenen bilgisayarlarında "tüketici elektroniği ürünleri pazarı" ile ilgili
araştırmalar yapıldığı belirtilmektedir. Teşebbüs, bu doğrultuda 06.02.2015 tarihi itibariyle
tüketici elektroniği ürünleri pazarı ile ilgili alınmış bir önaraştırma kararı olmadığını ve
yerinde inceleme yetkisinin kapsamının usule aykırı olarak genişletildiğini iddia etmektedir.
Ayrıca teşebbüs tarafından bir dosyanın raportörü olmayan Kurum meslek personelinin, bu
dosya kapsamında yerinde inceleme yapmasının hukuken mümkün olmadığı ve 4054
sayılı Kanun’un 40-44. maddelerinde düzenlenen görevlendirme usulüne aykırı olacağı ileri
sürülmektedir.
(573) BİMEKS’te, bilgisayar ve konsol oyunları pazarında yapılan önaraştırma kapsamında
06.02.2015 tarihinde yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Anılan inceleme esnasında,
BİMEKS’in, oyun haricindeki başka ürünlerde de, hub and spoke uygulamasını işaret eden
yazışmaları bulunmuştur. Bahse konu belgelere istinaden Kurul’un 19.02.2015 tarih ve 15-
08/108-M(1) sayılı kararıyla önaraştırma açılmıştır. Dolayısıyla teşebbüste yapılan
incelemenin esasını bilgisayar ve oyun konsolları pazarında yapılan yerinde inceleme
oluştururken, inceleme esnasında 4054 sayılı Kanun’a aykırı olabileceği düşünülen başka
bir belge ile karşılaşılması söz konusudur.
(574) Danıştay 13. Dairesi’nin 08.04.2008 tarih, 2006/4084 E., 2008/3628 K. sayılı kararında
yetki belgelerinde incelemenin konusu ve amacının bulunmamasının hukuka aykırılık teşkil
etmeyeceğine karar vermiştir. Yüksek mahkeme bu kararına gerekçe olarak 4054 sayılı
Kanun’un 15. maddesinde Kurul’un teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin defterlerini, her türlü
evrak ve belgelerini incelemeye ve gerekirse suretlerini almaya, belirli konularda yazılı ve
sözlü açıklama istemeye ve ayrıca teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde
incelemeler yapmaya yetkili olduğunun belirtilmesi ve yetki belgesinde bu hususların
açıkça yer alması gösterilmiştir. Bu doğrultuda yerinde incelemeyi gerçekleştiren
raportörler, 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca teşebbüsün her türlü evrak ve
belgesinden gerektiğinde suret alma yetkisine sahip bulunmaktadır. Diğer taraftan yerinde
incelemelerin amacının 4054 sayılı Kanun’a aykırılıkların ortaya çıkarılmasında etkinliğin
sağlanması olduğu göz önüne alındığında 4054 sayılı Kanun’a aykırı olabilecek bir
belgenin salt konu dışı olması sebebiyle alınmaması bu amaca hizmet edemeyecektir.
16-37/628-279
131/196
(575) Benzer şekilde Kurul’un 28.01.2010 tarih ve 10-10/90-40 sayılı kararında bir önaraştırma
kapsamında bir teşebbüste yapılan yerinde incelemede önaraştırma dışı bir başka
teşebbüs ile ilgili 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil edebilecek belgelerin bulunması
üzerine teşebbüs hakkında önaraştırma ve akabinde soruşturma başlatılarak idari para
cezası uygulanmıştır. Kurul’un söz konusu kararı Danıştay 13. Dairesi’nin 28.01.2014 tarih,
2010/2941 E., 2014/145 K. sayılı kararıyla hukuka uygun bulunmuştur.
(576) Konuya ilişkin Kurul içtihadına bakıldığında, 18.04.2011 tarih ve 11-24/464-139 sayılı
kararda, bir önaraştırma çerçevesinde yapılan yerinde incelemelerde önaraştırmanın
konusu dâhilinde olmayan belgelerin bulunması üzerine bu belgelerle ilgili önaraştırma,
ardından soruşturma açıldığı ve teşebbüslere idari para cezası uygulandığı görülmektedir.
Keza 17.11.2011 tarih ve 11-57/1510-538 sayılı kararda, bir önaraştırma sürecinde yapılan
yerinde incelemelerde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal niteliği taşıması
muhtemel bazı belgelere ulaşılması üzerine resen yapılan önaraştırma sonucunda
soruşturma açılarak idari para cezası uygulanmıştır. Bu doğrultuda Kurul’un yerleşik
uygulamasının yerinde incelemeler sırasında alınan konu dışı belgelerin yeni bir
önaraştırma kapsamında değerlendirilerek sonuca ulaşılması olduğu görülmektedir.
Dolayısıyla BİMEKS’in yerinde inceleme kapsamının usule aykırı olarak genişletildiğine
ilişkin savunmasının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(577) Teşebbüsün bir diğer savunması dosya raportörü olmayan meslek personelinin yerinde
inceleme yapmasının hukuken mümkün olmadığına ilişkindir. İşbu dosya gibi geniş
kapsamlı ve çok taraflı soruşturmalarda en etkili delil toplama biçimi hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüslerde eşzamanlı yerinde inceleme gerçekleştirmektir. Bu doğrultuda
dosyalarda görevli meslek personeli sayısının yeterli olmaması halinde görevli olmayan
meslek personeli Başkanlık Makamı tarafından görevlendirilmektedir. 4054 sayılı Kanun’un
40-44. maddelerine bakıldığında meslek personelinin bir dosyada yalnızca yerinde
inceleme yapmak için görevlendirilmesini yasaklayan bir hüküm bulunmamaktadır.
BİMEKS’te yapılan yerinde incelemede de Başkanlık Makamı’nın 20.03.2015 tarih ve 3157
sayılı olurları ile ek meslek personeli görevlendirilmiştir.
İlgili Pazarın Doğru Belirlenmediğine İlişkin Savunmalar
(578) İlgili pazarın doğru şekilde tanımlanmadığı, çelişkili ve hatalı tespitler yapıldığı, ilgili pazarın
dinamiklerinin (pazarın özellikleri, oyuncu sayısı, boyutu, hâkimiyet durumu gibi) eksik
incelendiği ifade edilmektedir. Bu eksik inceleme nedeniyle ARAL’ın piyasadaki hâkim
durumunun ve etkilerinin tespit edilemediği belirtilmektedir. Ayrıca bilgisayar ve konsol
oyunlarını birlikte değerlendirmenin hatalı bir tespit olduğu ifade edilmektedir. Tüketici
elektroniği pazarının da bir ürünü ifade etmediği ve böyle bir tanımın ürün bazlı rekabet
ihlali incelemesi yerine genel yoruma bağlı inceleme yapılmasına sebebiyet verdiği, bu
nedenle tüketici elektroniği pazarında fiyat tespiti şeklinde bir ihlalin fiilen
gerçekleşemeyeceği ifade edilmektedir.
16-37/628-279
132/196
(579) Soruşturma bildiriminde pazarın yapısı, pazardaki oyuncular, rakiplerin pazar payları gibi
bilgilere yer verildikten sonra ilgili ürün pazarının ürün bazında “beyaz eşya”, “küçük ev
aletleri”, “telekom ürünleri”, “panel TV” gibi alt segmentlere ayrılabileceği, ancak dosyanın
esası hakkında yapılacak genel değerlendirmeyi değiştirmeyeceğinden kesin bir Pazar
tanımı yapılmamakla birlikte değerlendirmelerde “tüketici elektroniği pazarı”nın esas
alınacağı ifade edilmiştir. İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da pazar
tanımlamasının temel amacı, incelenen teşebbüslerin karşı karşıya bulundukları rekabet
koşullarının belirlenmesi, pazarın hem ürün hem de coğrafi bölge boyutlarıyla
tanımlamasındaki amaç ise, incelenen teşebbüslerin davranışlarını sınırlama ve etkin bir
rekabetçi baskıdan bağımsız olarak davranmalarını önleme gücüne sahip rakiplerinin
ortaya çıkarılması olarak ifade edilmektedir. Akabinde pazar tanımının, pazar gücüne ilişkin
olarak 4054 sayılı Kanun’un özellikle 6. ve 7. maddelerinin uygulanması bakımından önem
taşıyan pazar payı hesaplamaları yapılmasını sağladığı belirtilmektedir.
(580) Konuya ilişkin Danıştay 13. Dairesi tarafından 25.11.2008 tarih, 2006/4724 E. ve
2008/7418 sayılı kararında ilgili pazarın belirlenmesi ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin uygulanmasına yönelik bir pazar payı eşiğinin bulunmadığı, bu nedenle bir
anlaşma, eylem veya kararın bu madde kapsamına girip girmediğinin tespitinde soruşturma
tarafı teşebbüslerin pazar gücüne bakılmasına ve ilgili pazarın tanımlanmasına gerek
bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
(581) Keza Kurul’un 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında inceleme yaptığı kararlarda
ilgili ürün pazarının net bir biçimde tanımlanmasının yapılan değerlendirmeler üzerinde
belirleyici bir etkisi olmaması durumunda, ilgili ürün pazarının tanımlanmayabileceği ifade
edilmiştir. Bu doğrultuda ilgili ürün pazarının her durumda net bir tanımının yapılmasına
gerek bulunmamakta olup pazarın yapısını ve şartlarını göstermek yeterli olabilmektedir.
(582) Hâlihazırdaki dosya kapsamında, gerek tüketici elektroniği gerekse oyun pazarlarında
perakendecilerin kendi aralarında veya perakendeciler ile sağlayıcılar arasındaki,
perakende fiyatların tespitine yönelik, ilişkiler incelenmektedir. Diğer bir deyişle BİMEKS
hakkında yürütülen soruşturmada, rakipleriyle veya sağlayıcılar ile arasında fiyatları
belirlemeye yönelik bir anlaşmanın mevcudiyetine ilişkin değerlendirmeler yapılmaktadır.
Bu noktada ilgili ürün pazarının tanımlanması BİMEKS ile rakipleri arasında var olan
rekabeti kısıtlayıcı anlaşmanın niteliğini değiştirmeyecek veya rekabet karşıtı etkisini
ortadan kaldırmayacaktır. Diğer taraftan soruşturma bildiriminde, pazardaki işleyişi ortaya
koyabilmek amacıyla açıklamalara yer verilmiştir.
I.5.3.8. MS Tarafından Yapılan Savunmaların Değerlendirilmesi
Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Savunmalar
(583) Soruşturma bildirimi ile dosya kapsamında yer alan bütün belgelerin MS’ye iletilmediği, bu
nedenle teşebbüsün savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmektedir. Ayrıca soruşturma
raporunun tebellüğ edilmesinin ardından 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile 2010/3
sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ
(2010/3 sayılı Tebliğ) kapsamında birtakım bilgi ve belgelerin talep edilmesine rağmen
üçüncü kişilere ilişkin ticari sırların bulunması gerekçesiyle verilmemesinin Anayasa,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve 4054 sayılı Kanun tarafından teminat altına alınan
savunma hakkını kısıtladığı ileri sürülmektedir. İlaveten teşebbüs, dosya kapsamında talep
ettiği bilgi ve belgelerin doğrudan kendisinin savunma hakkına ilişkin olduğunu
savunmaktadır.
16-37/628-279
133/196
(584) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesisin ikinci fıkrasında Kurul’un başlattığı soruşturmaları,
soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara
bildireceği ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermelerini isteyeceği
belirtilmiştir. Maddenin devamında ise “Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin
başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında
yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla
Kanun’un bu maddesi uyarınca; soruşturma bildiriminde o aşamaya kadar edinilmiş her tür
belgenin değil, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilginin taraflara gönderilmesi
gerekmektedir.
(585) Soruşturma bildiriminde MS ile ilgili olan iddiaların dayanağını MS’de yapılan yerinde
incelemelerde alınan belgeler oluşturmaktadır. Yerinde incelemelerde uygulanan usul
uyarınca teşebbüslerden alınan belgelerin birer nüshası teşebbüste bırakılmaktadır. Bu
doğrultuda MS’den alınan belgelerin ilgili kısımlarına soruşturma bildiriminde açık bir
şekilde yer verilmiş bu belgeler hâlihazırda teşebbüsün elinde bulunduğundan ayrıca
gönderilmemiştir. Diğer teşebbüslerden alınan belgelerden MS aleyhinde kullanılabilecek
olanlar ise ticari sırları kapatılmış olarak ve fakat teşebbüsün savunma yapmasına imkân
tanıyacak ölçüde gönderilmiştir.
(586) Diğer taraftan ihlal şüphesi yaratmakla birlikte henüz ihlal kararına varılmamış eylemleri
gösteren diğer teşebbüslere ait belgeler/yazışmalar ticari sır niteliğini taşıyabilmektedir. Bu
belgelerin MS veya diğer bir teşebbüse gönderilmesi birtakım ticari sırlara rakiplerin vakıf
olması sonucunu doğurabilecektir. Ayrıca birtakım belgelerin MS’ye gönderilmemiş
olmasının nedeni belgenin MS aleyhinde/lehinde olmaması ve dolayısıyla bu belgeler
hakkında savunma yapmasına gerek olmamasıdır.
(587) MS tarafından soruşturma raporunun tebliğinin akabinde 2010/3 sayılı Tebliğ kapsamında
dosyaya giriş hakkı talep edilmiştir. Kurul’un 16-11/169-76 sayılı ve 23.03.2016 tarihli
kararıyla teşebbüsün önaraştırma raporuna ilişkin talebi kabul edilirken diğer taleplerinin
üçüncü kişilerin ticari sırlarını içermesi ve MS ile ilgili düzenlenmemiş/elde edilmemiş
belgelere ilişkin olduğundan reddedilmesine karar verilmiştir. Teşebbüs tarafından talep
edilen belgelerin muhteviyatının incelenmesinden bu belgelerin soruşturmanın diğer
tarafları arasında yapılan yazışmalara ilişkin olduğu ve bu tarafların fiyatlandırmaya ilişkin
stratejik bilgilerini içerdiği görülmektedir. Keza anılan belgeler vasıtasıyla MS’ye yöneltilen
bir ihlal isnadı bulunmamaktadır. Diğer taraftan teşebbüs tarafından ikinci yazılı
savunmasında, bahse konu belgelerin doğrudan kendisinin savunma hakkına ilişkin olduğu
iddia edilmekteyse de bu iddianın kaynağı anlaşılamamaktadır. Bu tür kaynağı belli
olmayan ve somut veriler içermeyen bir iddiaya dayanılarak üçüncü kişilerin ticari sırlarını
ihtiva eden belgelerin teşebbüse verilemeyeceği belirtilmelidir.
16-37/628-279
134/196
(588) Konuya ilişkin Danıştay kararlarına bakıldığında; Danıştay 13. Dairesi’nin 2006/1094 esas
sayılı ve 30.05.2006 tarihli kararında33 “4054 sayılı Kanun’un 44. Maddesinde tarafların
kendileri düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş her türlü delilin bir
nüshasının kendilerine verilmesini isteyebilecekleri belirtilmek suretiyle bu şekilde istenen
her türlü evrakın ve delilin taraflara verileceği zorunluluğunun düzenlenmediği
görülmektedir. Nitekim Kurulun bu yönde takdirini kullanmasının işlemin hukukiliğine etkisi,
Kanun’un 44. Maddesinin son fıkrasında öngörüldüğü üzere, tarafları bilgilendirmediği ve
savunma hakkı vermediği konuları kararlarına dayanak yapamayacağı çerçevesinde
değerlendirilmesi mümkündür.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Benzer şekilde
Danıştay 13. Dairesi üçüncü kişilere ait ticari sırlar bulunması sebebiyle tarafa verilmeyen
verilerin karara dayanak yapıldığı gerekçesiyle açılan iptal davası sonucunda Kurul kararını
hukuka uygun bulmuştur. Yüksek mahkeme 14.05.2008 tarih, 2006/1147 E., 2008/4203 K.
sayılı kararında, davacının istediği bilgilerin rakip teşebbüslerin fiyat politikalarını gösteren
bilgiler içermesi karşısında davacının isteminin Kurum tarafından reddinin hukuka aykırı
olmadığını hükmetmiştir. Dolayısıyla Kurul’un uygulamasının yargı kararlarıyla da
onaylandığı görülmektedir.
(589) Yukarıda ifade edilen hususlar çerçevesinde teşebbüsün savunma hakkının kısıtlandığı
yönündeki savunmaları itibar edilebilir değildir.
Soruşturma Bildiriminde İddia Konusunun Anlaşma ya da Uyumlu Eylemden Hangisi
Olduğunun Belirtilmediğine İlişkin Savunmalar
(590) Soruşturma bildiriminde isnat edilen eylemlerin tam ve açık olarak gösterilmediği, bu
eylemlerin ne tür bir ihlal teşkil ettiğinin (anlaşma ya da uyumlu eylem kavramlarından
hangisi kapsamında değerlendirildiğinin) net olarak belirtilmediği ifade edilerek bu durumun
mevcut soruşturmanın içeriği ve ihlal iddialarının somut bir zemine oturtulamadığından ileri
geldiği belirtilmektedir.
(591) Bilindiği üzere, önaraştırma sürecinde teşebbüsler hakkında kesin bir ihlal sonucuna
ulaşılmamakta, bunun yerine 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal oluşturabilecek
davranışların daha detaylı değerlendirilmesi amacıyla soruşturma açılmaktadır. Bu
bağlamda, Soruşturma Raporu’nda gerek önaraştırma gerekse soruşturma döneminde
elde edilen bilgi ve belgeler daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilerek ihlal olduğu
kanaatine ulaşılan davranışların niteliği ve ortaya çıkan ihlalin türü hakkında
değerlendirmelere yer verilmektedir. Dolayısıyla tarafın savunması kabul edilebilir
görülmemektedir.
Soruşturma Açılmasına Dair Kanuni Sürelere Uyulmadığına İlişkin Savunmalar
(592) Dosya konusu soruşturmaya ilişkin önaraştırmanın Kurul’un 19.02.2015 tarihli kararıyla
açılmasına karşılık MS ve diğer teşebbüsler hakkında 07.07.2015 tarihinde soruşturma
açılmasına karar verildiği ifade edilmektedir. 4054 sayılı Kanun'da düzenlenen kanuni
süreler gereğince soruşturmanın en geç 2015 yılının Nisan ayının ilk haftasında başlatılmış
olması gerektiği bu nedenle usul kurallarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
33 Aynı yönde bkz. Danıştay 13. Dairesi’nin 2006/1041 E., 2008/5023 K. sayılı, 24.06.2008 tarihli kararı.
16-37/628-279
135/196
(593) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un önaraştırma aşamasını düzenleyen 40. maddesinde
önaraştırma süresi 30 gün olarak belirlenmiştir. Madde metninde önaraştırma yapmakla
görevlendirilen raportörün 30 gün içerisinde görüşlerini yazılı olarak Kurula bildireceği
ifadelerinden raportörlerin görevlendirme tarihinin 30 günlük sürenin başlangıcı olarak esas
alınacağı anlaşılmaktadır. Kanun’un 41. maddesinde ise Kurul’un önaraştırma raporu
hakkında, raporun Kurula teslimini takip on gün içerisinde karar vereceği
düzenlenmektedir. Mevcut dosya kapsamına baktığımızda, tüketici elektroniği pazarında
faaliyet gösteren teşebbüsler hakkındaki önaraştırmanın 19.02.2015 tarihli Kurul kararıyla
açıldığı, raportörlerin dosyada görevlendirme tarihinin 23.03.2015 olduğu, önaraştırma
raporunun tarihinin ise 21.04.2015 olduğu görülmektedir. Bu itibarla 30 günlük önaraştırma
süresinin aşılmadığı anlaşılmaktadır.
(594) Dosya mevcuduna bakıldığında, önaraştırma raporu hakkındaki Kurul kararının
07.07.2015 tarihinde verildiği görülmektedir. Bu doğrultuda 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesinde yer alan on günlük sürenin aşıldığı söylenebilecektir. Diğer taraftan bahse
konu sürenin idarenin iç işleyişine yönelik, idarenin işlerini düzgün ve hızlı yapmasını
sağlamak üzere getirilen düzenleyici sürelerden olduğu görülmektedir. Zira bahse konu
sürelerin aşılmasına Kanun tarafından herhangi bir yaptırım bağlanmadığı gibi sürelerin
geçmesiyle herhangi bir hakkın düşmesi veya doğması da öngörülmemiştir.
(595) Konuya ilişkin Danıştay tarafından da aynı tespitlerde bulunulmuştur. Danıştay 13.
Dairesi’nin 04.11.2003 tarih, 2001/1632 E., 2003/4243 K. sayılı kararı ile Danıştay 10.
Dairesi’nin 04.11.2003 Tarih, 2001/1629 E., 2003/4241 K. sayılı kararında “… soruşturulan
olayın niteliği ve önemi gözönüne alındığında soruşturma sürecine hız kazandırmak,
Kurulun işleri süratli karara bağlamasını sağlamak amacıyla getirilen ve iç uygulamaya
yönelik bu 10 günlük sürenin aşılması dava konusu Kurul kararını sakatlayan ve bu haliyle
sonuca etki eden bir husus olarak görülmemiştir …” ifadelerine yer verilmiştir. Bu bağlamda
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesindeki sürenin geçmesi Kurul kararını sakatlayan bir usuli
eksiklik olarak değerlendirilmediğinden MS’nin kanuni sürelere uyulmadığına ilişkin
savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
Soruşturmaların Birleştirilmesine İlişkin Savunmalar
(596) Soruşturma bildiriminde, bilgisayar ve konsol oyunları alanında daha önceden açılan
soruşturma hakkında herhangi bir bilgi yer almamakla birlikte, bahse konu soruşturmanın
kapsamının genişletilmesine dair herhangi bir gerekçeye ve bu soruşturmanın MS
hakkında açılan soruşturma ile birleştirilmesinin nedeni hakkında herhangi bir açıklamaya
yer verilmediği belirtilmektedir.
(597) Kurul’un 19.02.2015 tarih ve 15-08/108-M sayılı kararıyla, bilgisayar ve konsol oyunları
pazarında faaliyet gösteren bazı teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip
etmediğine yönelik soruşturma açılmıştır. Anılan soruşturma ile aynı tarihte 15-08/108-M(1)
sayı ile MS’nin de aralarında bulunduğu teşebbüsler hakkında bu sefer tüketici elektroniği
pazarında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlalin bulunup bulunmadığına
ilişkin önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Önaraştırma neticesinde, tüketici
elektroniği pazarında, “hub and spoke” tipi kartel yapılanmasının mevcudiyetine yönelik
emareler bulunduğundan soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Bununla birlikte tüketici
elektroniği alanında açılan soruşturma ile bilgisayar ve konsol oyunları pazarında yürütülen
soruşturma kapsamında araştırılan kartel yapılanmasının ve piyasa işleyişinin benzerlik
göstermesi, her iki soruşturmanın taraflarından bazılarının aynı olması sebepleriyle her iki
dosyanın birleştirilmesi usul açısından daha doğru bulunmuştur. Diğer taraftan her iki
dosyanın birleştirilmesinin dosyaların esasına ilişkin yapılan değerlendirmelere bir etkisi
bulunmamakta, teşebbüslerin savunma hakkını ve/veya savunma sürelerini herhangi bir
şekilde kısıtlamamaktadır.
16-37/628-279
136/196
4054 Sayılı Kanun’un 9. Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanmasına İlişkin Savunmalar
(598) Dosya kapsamında MS’ye isnat edilen iddianın pazarda etki göstermemiş bir anlaşmaya
ilişkin olması karşısında idari para cezası kanaatine ulaşılmasının idare hukukunun
ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayacağı ifade edilerek işbu soruşturma sonucunda 4054 sayılı
Kanun’un 9.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş gönderilmesinin daha faydalı
olacağı ileri sürülmektedir. Teşebbüs bu kanısına gerekçe olarak dosya konusunun ağır bir
kartel yapılanmasına ilişkin olmadığını, aksine piyasada etki doğurmayan ve yeterince delil
bulunmayan bir anlaşmanın söz konusu olduğunu göstermektedir.
(599) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan
veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar
yasaklanmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde ise Kanun’un 4. maddesinde
yasaklanmış davranışlara uymayanlara idari para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan maddelerde idari para cezası gerektiren eylemler sayılırken rekabet ihlali
sayılabilecek eylemin pazarda etki göstermesi veya ağır bir kartel yapılanmasına ilişkin
olması gibi bir şartın bulunmadığı görülmektedir. Keza 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesine
dayanılarak çıkarılan Ceza Yönetmeliği’nin temel para cezasının belirlenmesine ilişkin 4.
ve 5. maddelerinde cezalandırılabilir bir rekabet ihlali için etkisinin ortaya konulması veya
kartel niteliğinde bir ihlal olması da şart koşulmamaktadır. Bununla birlikte ihlal neticesinde
gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığının temel para cezasının
belirlenmesinde dikkate alınacağı ve kartellerin söz konusu olması durumunda temel para
cezası için %2-4 arasında bir oranın esas alınacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla esasen
teşebbüsün savunduğu ölçülülük ilkesinin 4054 sayılı Kanun ve Ceza Yönetmeliği’nde
gözetildiği, ağır kartel yapılanmaları için daha yüksek, diğer ihlaller için daha az miktarda
cezanın belirleneceği söylenebilecektir. İlaveten para cezasının belirlenmesine ilişkin
hükümlerde hafifletici ve ağırlaştırıcı unsurların düzenlenmiş olması da yine somut olayın
niteliğine göre ölçülülük ilkesinin korunmasına hizmet edebilecektir.
(600) MS hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini bir yıldan uzun beş yıldan kısa bir süre
boyunca ihlal ettiği tespiti yapıldıktan sonra teşebbüsün LG ürünlerinin satışından elde
ettiği gelirin toplam cirosu içerisindeki oranının düşük olduğu belirlenmiş ve bu durumun
teşebbüs lehine hafifletici unsur olarak görülebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
(601) Kurul’un sağlayıcının pazar gücü, pazardaki markalararası rekabetin seviyesi ve
uygulamanın pazardaki etkisinin sınırlı olması gibi hususları değerlendirerek önaraştırma
sonunda soruşturma açmadığı ve 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca
görüş gönderilmesine karar verdiği dosyalar bulunmakla birlikte, bu husus yeniden satış
fiyatının amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalardan sayılmadığı anlamında
değerlendirilmemelidir.
(602) 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasında Danıştay 13.
Dairesi’nin 2009/4016 E., 2013/901 K. sayılı ve Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin 2013/1478
E., 2015/655 K. sayılı örnek kararlarında kısaca; önaraştırma sürecinde elde edilen deliller,
herhangi bir kuşku yaratmayacak şekilde soruşturma açılmamasını destekliyorsa
soruşturma açılmayacağı, ancak bu sonuca ulaşmaya engel olacak kuşku varsa
soruşturma açılması gerektiği değerlendirmesinde bulunmaktadır.
İhlalin Süresine İlişkin Savunmalar
(603) İhlalin dayanağı olarak gösterilen belgelerin birbirini takip etmediği ve süreklilik arz etmediği
ifade edilerek isnat edilen ihlalin bir yıldan uzun beş yıldan kısa sürdüğünün
kanıtlanamadığı dolayısıyla Ceza Yönetmeliği’nin ihlalin süresi dolayısıyla idari para
cezasının arttırılmasına ilişkin hükmün dosya kapsamında uygulanamayacağı ileri
sürülmektedir.
16-37/628-279
137/196
(604) Dosya kapsamında MS’in aleyhinde elde edilen belgelere bakıldığında Belge 45’in
20.12.2013 tarihli olduğu, Belge 53’ün 22-23.10.2014 tarihli olduğu, Belge 60’ın 23-
24.02.2015 tarihli olduğu, Belge 61’in 24.02-02.03.2015 tarihli olduğu ve Belge 63’ün
07.03.2015 tarihli olduğu görülmektedir. Bu doğrultuda MS’in ihlale dahil olduğuna ilişkin
ilk belge 20.12.2013 tarihli e-posta yazışması son belge ise 07.03.2015 tarihli e-posta
yazışması olduğundan MS açısından ihlalin süresi bir yıldan uzun beş yıldan kısadır. Zira
teşebbüsler arasındaki danışıklı eylemlerin zaman zaman daha az görünür olmasının veya
bazı dönemlere ilişkin az sayıda belgeye ulaşılmasının mümkün olmasının yanında
teşebbüsler arasındaki iletişimin bazı dönemlerde azalması da olasıdır. Bununla birlikte
özellikle rakipler arasında vuku bulan rekabet ihlalleri bakımından delillerin tespitinin güç
olması karşısında hakkında delil bulunmayan dönemlerde de ihlalin devam ettiğini kabul
etmeye yetecek objektif ve tutarlı delillerin varlığı durumunda ihlalin kesintisiz olarak devam
ettiği varsayılabilecektir. Somut olay bakımından 2013 yılından 2015 yılına kadar
teşebbüsün rekabeti kısıtlama iradesini gösteren birbirini destekleyici nitelikte yazışmaların
bulunduğu anlaşılmaktadır.
İddiaların Mesnetsiz Olduğuna ve Belgelere İlişkin Savunmalar
(605) Teşebbüste yapılan yerinde incelemelerde elde edilen belgelerin az sayıda olduğu ve
belirsiz ifadeler içerdiği ve ileri sürülen iddiayı kanıtlamaktan uzak olduğu, bu doğrultuda
ihlal iddiaların mesnetsiz olduğu ileri sürülmektedir. Teşebbüs, ileri sürülen ihlalin
koşullarının incelenmediği ve belgeler ile iddialar arasında nedensellik bağının
kurulamadığını iddia etmektedir.
(606) Bilindiği üzere rekabet ihlallerinin tespitinde resmi delille ispat yükümlülüğü bulunmayıp
teşebbüslerin ihlal içerisinde olduğunu gösteren her türlü belge kullanılabilmektedir.
Dolayısıyla belgelerin az sayıda olması teşebbüslerin rekabet ihlali içerisinde olduğu
gerçeğini değiştirmemektedir. Kimi zaman tek bir tutanak birden fazla teşebbüsün rekabet
ihlali içerisinde olduğunu gösterebilirken kimi zaman birçok doküman destekleyici delillerin
bulunmaması sebebiyle teşebbüslerin ihlali gerçekleştirdiğini kanıtlayamamaktadır. Keza
teşebbüslerin otel ve konaklama kayıtları dahi delil olarak kullanılabilmektedir. Soruşturma
raporunda MS aleyhinde kullanılan delillere bakıldığında bu delillerin MS yetkililerinin
arasında yaptığı iç yazışmalara ve LG ile yaptığı e-posta yazışmalara ilişkin olduğu
görülmektedir. E-postalarda yetkililer iradelerini açıkça ortaya koymakta ve rakip fiyatlarının
yükseltilmesinin piyasadaki olağan bir uygulama olduğu izlenimini yaratmaktadır. Söz
konusu yazışmaların teşebbüsün rakip fiyatlara ilişkin rahatsızlığını içerdiği ve
yazışmalardan MS’nin LG ile görüşerek bu fiyatları yükseltmeye çalıştığı görülmektedir.
Rakip fiyatların düşmesi ile birlikte MS tedarikçi ile iletişim kurarak bu fiyatların yükselmesini
ya da LG’nin desteğiyle kendisinin fiyatlarını düşüreceğini belirtmektedir. Bu itibarla
belgelerde geçen ifadelerin teşebbüsün savunmasında belirtildiği gibi fiyatlara yönelik
serzenişlerden çok daha fazlası olduğu, iç yazışmalarda LG’ye yönelik tehditkâr
açıklamaların yapıldığı görülmektedir. Tarafların fiyat gibi asli bir unsur üzerinde
anlaşmasının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin en temel ihlali olduğu aşikârdır.
Belge 45’e İlişkin Savunmalar
(607) Söz konusu belgenin MS’in, LG’den TEKNOSA’nın fiyatlarının artması yönünde bir
talebinin mevcudiyetini, akabinde LG’nin TEKNOSA ile fiyatlarını arttırması için görüşme
yaptığını ve TEKNOSA’nın fiyatını arttırdığını göstermediği belirtilmektedir. Teşebbüs, ilgili
belgenin, MS, LG ve TEKNOSA arasında fiyat seviyesine ilişkin açık ya da zımni bir
mutabakatın varlığına ilişkin bir emare içermediğini ileri sürmektedir.
16-37/628-279
138/196
(608) Bahse konu belgeden 42LA620 televizyonun TEKNOSA’daki fiyatının MS’nin fiyatından 50
TL daha düşük olmasından rahatsızlık duyulduğu görülmektedir. Aynı şekilde MS’nin LG
ile görüştüğü ve LG tarafından TEKNOSA’nın fiyatının artacağı taahhüdünün verildiği bu
nedenle MS’nin fiyatını düşürmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu ifadeler
MS’nin kendisinden daha düşük olan fiyatları kendi seviyesine çekme ve böylece 42LA620
televizyonun fiyatını suni bir şekilde yüksek seviyede tutma amacını göstermektedir. Kaldı
ki bahse konu e-postaya benzer birçok e-postanın bulunması karşısında bu belgedeki
ifadelerin tesadüf eseri olmadığı değerlendirilmektedir.
Belge 53’e İlişkin Savunmalar
(609) Bahse konu belgenin MS çalışanlarının aralarında Real’in düşük fiyatları hakkında
yaptıkları serzenişten ibaret olduğu ve LG’ye baskı kurulduğunu gösterir herhangi bir bilgi
ve belge içermediğinden anlaşmanın kanıtı olamayacağı ifade edilmektedir.
(610) Söz konusu belgede geçen “Yani LG nasıl rakipteki fiyata kayıtsız kalır anlamıyorum. “…
Eğer biz destek alamıyorsak en azından rekabetteki fiyatı yükselttiremez miyiz? Yani bu
işin normali bu genelde. Ya biz fiyatı görürüz desteğini de tedarikçi verir ya da karşı taraf
fiyatı yükseltir?” ifadelerinin çalışanların serzenişlerinin ötesine geçtiği ve fiyatı yükseltmeyi
amaçladığı anlaşılmaktadır. Ayrıca “… LG özelinde bunu ana rakiplerimizde için
sağlayabiliyoruz bize sattırmadıkları bir fiyattan rakip fiyat yayınlarsa ya fiyat değişiyor ya
da bizim satış kaçırmayacağımız bir yol bulunuyor…” ifadelerinden de LG ile MS arasında
irade uyuşmasının bulunduğu, rakip teşebbüslerin MS’den düşük fiyatlar yayınlaması
durumunda LG’nin müdahale ettiği anlaşılmakta, MS yetkilileri tarafından yazışmada
özellikle LG ile bu uygulamayı devam ettirdiklerinin altının çizildiği görülmektedir.
Dolayısıyla MS’nin açık bir şekilde rekabet karşıtı iradesini içeren belgenin anlaşmanın
kanıtı olarak değerlendirilebileceği açıktır.
Belge 60’a İlişkin Savunmalar
(611) Belgenin iç yazışmadan ibaret olduğu ve rakibin kimliği, sağlayıcının rakip ile iletişime geçip
geçmediği gibi hususları ortaya koyamadığı belirtilerek belgenin ihlali ispat edemediği ileri
sürülmektedir.
(612) Anılan belgede MS’nin LG aracılığıyla rakip fiyatlarını yükseltmeye çalıştığı
anlaşılmaktadır. Her ne kadar LG’nin MS’ye ne şekilde cevap verdiği belgeden
anlaşılamasa da bu belgenin diğer belgeleri desteklediği, benzer ifadelerin bu belgede de
geçtiği anlaşılmaktadır. Bahse konu yazışmanın iç yazışmadan ibaret olması teşebbüsün
belgede geçen fiyatları değiştirme amacını ortadan kaldırmamaktadır.
Belge 61’e İlişkin Savunmalar
(613) Anılan belgenin içeriğinin belirsiz ve kesinlikten uzak olduğundan MS’nin LG karşısındaki
gücünü gösteremeyeceği, soruşturma konusu dışında kabul edilmesi gerektiği
belirtilmektedir.
(614) Belgede MS’nin LG ile yapılan toplantı üzerine TEKNOSA’nın agresif fiyat uygulamasından
duyduğu rahatsızlık dile getirilmekte ve buna karşılık LG’nin verdiği desteğin yeterli
bulunmadığı “… ben de insertlerde agresif fiyatlar yazacağım, ondan sonra LG rakiplerime
sadece 1 adet için stok koruma veririm desin!!!..” ifadeleriyle dile getirilmektedir. Yazışmada
geçen bu ifadelerin diğer belgelerdeki yazışmaları desteklediği, bu itibarla soruşturma
konusu dışında kabul edilmesi yönündeki savunmaya itibar edilemeyeceği
değerlendirilmektedir.
16-37/628-279
139/196
Belge 63’e İlişkin Savunmalar
(615) Belgenin, teşebbüsün rakipleriyle olan rekabetini devam ettirebilmek için sağlayıcıdan
destek talep etmesine ilişkin olduğundan ileri sürülen ihlal iddiasıyla ilgisinin bulunmadığı
ileri sürülmektedir.
(616) Söz konusu belgeden, teknomarketler arasında yaşanan fiyat rekabeti nedeniyle MS’nin
sağlayıcılarla görüşmeye çalıştığı, LG ile görüşüldüğü ve problemin çözüldüğü
anlaşılmaktadır. “sıkıntının çözüldüğü” ifadesinin neye karşılık geldiği tam olarak
anlaşılamasa da bütün belgelerin birlikte değerlendirilmesi halinde bahse konu sıkıntının
rakip fiyatların düşmesinden doğmuş olabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Keza belgede
geçen “…Vatan bilgisayar tüm tv ürünlerinde çok agresif fiyatları var. Tüm tedarikçilerle
görüşüyoruz.” ifadelerinin de bu değerlendirmeyi desteklediği belirtilmelidir.
Anlaşmanın İspatlanamadığına İlişkin Savunmalar
(617) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında anlaşma için gerekli olan tarafların karşılıklı
beyanı, irade uyuşmasının varlığı ve tarafların kendilerini bu anlaşmayla bağlı
hissettiklerinin gösterilemediği ileri sürülmektedir. MS ile LG arasında bir irade uyuşmasının
bulunmamasına gerekçe olarak Belge 45, Belge 53 ve Belge 60’ın kurum içi yazışma
niteliğinde olması, MS ve TEKNOSA arasındaki iletişimi ortaya koyamaması ve sadece
MS’nin rakiplerin düşük fiyatlarına yönelik serzenişlerini içermesi gösterilmektedir. Özellikle
Belge 53’te MS ile LG’nin ürün fiyatları ile ilgili olarak iletişime geçtiğini gösterir bir ifadenin
bulunmadığı belirtilmektedir. Belge 60 ve Belge 61’te MS’nin talebine ilişkin LG’nin verdiği
cevap ile rakiplerin fiyatlarında bir değişiklik olup olmadığına yönelik bir tespit bulunmadığı
ve MS’nin LG’den TEKNOSA’nın fiyatlarına müdahale etme talebinin ortaya konulamadığı
bu sebeple taraflar arasındaki irade uyuşmasının ispatlanamadığı iddia edilmektedir.
(618) Belgelerde rakip fiyatlarına müdahale edilmesini açıkça talep eden MS ile bu talebi olumlu
karşılayan LG açısından incelenen eylemlerin amacının, tüketici elektroniği pazarında
fiyatların piyasa dışında belirlenmesi ve fiyat rekabetinin sınırlanması olduğu tespit edilerek
MS ile LG’nin anlaşmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna
ulaşılmıştır. Belge 53’te yer alan ifadelerin MS ile LG arasındaki işleyişi ortaya koyduğu
tespit edilmiştir. Ayrıca MS’nin LG aracılığıyla perakende fiyatlara müdahale ettiğine ilişkin
tespit Belge 45 ve Belge 60 ile desteklenmiş olup Belge 63’te MS’nin VATAN’ın
fiyatlarından rahatsız olarak LG ile konuştuğu ve sıkıntıyı çözdükleri, Belge 59’da MS’nin
BİMEKS’in düşük fiyatlarından rahatsız olarak durumu LG’ye bildirdiği şeklindeki ifadeler
de tespiti kuvvetlendirmiştir.
(619) Bir rekabet ihlalinin delili olabilecek taraflarca yapılan hukuka aykırı gizli anlaşmaların aleni
bir şeklinin olmayacağı gerçeği karşısında rekabet hukukunda delillerin değerlendirilmesi
konusunun titizlikle ele alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda birincil delil ve ikincil delil
ayrımı yapılmaktadır. Birincil delilerin bulunmaması durumunda ikincil deliller bir bütün
olarak değerlendirilerek sonuca ulaşılmaktadır. Bu noktada iletişim delili olarak da
adlandırılan telefon kayıtları, e-posta yazışmaları gibi ikincil delillerin ispat kabiliyetinin
diğer ikincil delillere göre daha yüksek olduğu kabul edilmektedir. Somut olayda MS
aleyhinde elde edilen belgelere bakıldığında hemen hepsinde teşebbüsün fiyatlardan
duyduğu rahatsızlığı tedarikçiyle paylaştığı ve tedarikçinin sorunu çözmesini beklediği
görülmektedir. Diğer yandan söz konusu belgelerde, MS’nin taleplerine karşılık LG’nin
herhangi bir itirazının olduğunu gösteren bir ifade de yer almamaktadır. Bu durum tarafların
kendilerini bu anlaşmayla bağlı hissettikleri şeklinde yorumlanabilecektir.
16-37/628-279
140/196
(620) MS’nin, VATAN, TEKNOSA, BİMEKS ve diğer rakiplerinin düşük fiyatları karşısında fiyatını
düşürmesi veya ticaret hayatının gerekleri doğrultusunda zarar etmek istemeyen
teşebbüsün tedarikçisinden destek istemesi olağan karşılanacaktır. Buna karşılık MS
hakkındaki belgelerde teşebbüsün fiyatların yükseltmesine yönelik talepte bulunmasının,
teşebbüs yetkililerinin serzenişlerinin ötesine geçtiği ve rastlantısal olmadığı
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla belgelerin bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde
teşebbüsün fiyatları piyasa dışında belirlemeye yönelik iradesinin açık bir şekilde ortaya
çıktığı LG tarafından da bu iradenin benimsendiği anlaşılmaktadır.
(621) Yukarıda ifade edilen hususlar çerçevesinde teşebbüsün anlaşmanın ispatlanamadığına
ilişkin savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
MS ile TEKNOSA’nın Temasa Geçtiğine İlişkin Belgenin Bulunmadığı Savunması
(622) LG’nin TEKNOSA ile ve yine LG’nin MS ile perakende fiyatların belirlenmesi konusunda
anlaşma içinde olduğu ve bu eylemlerinden dolayı söz konusu teşebbüslerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Tek bir sağlayıcının aynı
piyasada yer alan perakendecilerle yaptığı uygulamalar tek bir anlaşma sonucu
doğurmaktadır. Dosya kapsamında TEKNOSA ve MS arasında doğrudan bir anlaşma
olduğuna ilişkin bir tespit veya iddia bulunmamaktadır.
Anlaşmanın Pazarda Etki Yaratmadığına İlişkin Savunmalar
(623) MS, LG ve TEKNOSA arasında yapıldığı iddia edilen anlaşmanın pazarda etki
doğurmadığının dosya kapsamında kabul edildiği ifade edilmektedir. Ayrıca pazarda etki
doğurmayan anlaşmalar hakkında soruşturma açılmamasına ilişkin Kurul kararları örnek
gösterilmekte ve MS hakkında idari para cezası verilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Kurul’un idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi halinde ise anlaşmanın etki
doğurmamasının cezadan indirim sebebi kabul edilmesi gerektiği savunulmaktadır.
(624) Dosya kapsamında MS’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğu tespit edilen
uygulamaları sonucunda piyasadaki fiyatların arttığına ilişkin bir bulguya ulaşılamamıştır.
Bu doğrultuda tarafların söz konusu eylemlerinin etkisini gösterebilmek mümkün
olmamıştır. Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir eylemin ihlale
yol açıp açmadığının değerlendirilmesinde etkinin ortaya çıkması şartı aranmamakta amaç
yeterli kabul edilmektedir. Bu doğrultuda somut olayda, olduğu gibi etki gösterip
göstermemesinden bağımsız olarak rekabet ihlali olduğu yönünde şüphe bulunan bir
uygulama hakkında soruşturma açılması 4054 sayılı Kanun’un gereği olmakla birlikte bu
tür eylemin cezalandırılması için de amaç unsurunun varlığı yeterli olup teşebbüsün etkisi
bulunmayan dosya konusu eylemler hakkında idari para cezası verilmemesi gerektiğine
ilişkin savunmasına iştirak edilmemektedir.
(625) Diğer yandan, eylemin piyasada etkisi Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci
fıkrasında açıkça sıralanan hafifletici unsurlardan değildir. Ancak temel para cezasının
belirlenmesinde eylemin piyasada ne ölçüde etki gösterdiği dikkate alınmaktadır. Dosya
kapsamında da temel para cezasının belirlenmesinde bu husus dikkate alınmıştır.
MS’nin Sağlayıcılara Baskı Uygulamadığına İlişkin Savunmalar
(626) Dosya kapsamında MS’nin sağlayıcılara baskı uyguladığı yorumunun yapıldığı Belge 61’in
bu yorum için yeterli olmadığı ifade edilerek MS’nin satış gelirleri içerisinde LG ürünlerinin
payının %(…..) gibi bir oran olmasının bu yorumla bağdaşmayacağı savunulmaktadır.
Ayrıca TEKNOSA, BİMEKS, GOLD, MS ve VATAN’ın tüketici elektroniği pazarındaki
payının %23 olarak gerçekleştiğinin ifade edildiği, bu doğrultuda MS’nin pazar payının
%40’ın altında olduğu ve LG ürünlerinin tüketiciler tarafından tercih edildiği belirtilerek LG
üzerinde baskı uygulama gücüne sahip olmadıkları ileri sürülmektedir.
16-37/628-279
141/196
(627) Rekabet hukukunda alıcı gücü incelenirken temel olarak alım piyasasındaki pazar payları,
alım piyasasındaki teşebbüs davranışları (alıcıların makul olmayan şartlar ileri sürüp
süremediği) ve alıcıların sağlayıcı değiştirme maliyetleri incelenmektedir. Tüketici
elektroniği pazarında teknomarket kanalının LG satışları içerisindeki payına yer verilmiştir.
Bu bağlamda söz konusu kanaldaki alıcıların bahse konu sağlayıcılar açısından önemi
ortaya konulmuştur. Diğer yandan MS ve 4054 sayılı Kanun’a aykırı davrandığı tespit
edilen diğer teşebbüslerin perakende seviyedeki rakip fiyatlarına müdahale edilmesi veya
bunun yapılmaması durumunda kendilerine finansal destek sağlanmasını ileri sürebilmesi
ise alıcıların sağlayıcı açısından makul olmayan şartlar ileri sürebildiğini ortaya
koymaktadır. Son olarak alıcıların sağlayıcı değiştirme maliyetinin ise mevcut dosya
açısından oldukça sınırlı olduğu değerlendirilmektedir. Zira perakende satış noktaları ilgili
ürünlerin herhangi bir üretim aşamasında yer almadıkları için aldıkları ürünleri sadece son
kullanıcıya ulaştırma faaliyeti yürütmektedir. Ayrıca piyasada alternatif ürün ve
sağlayıcıların olduğu da dikkate alındığında alıcıların temin kaynaklarını değiştirme
güçlerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
(628) Günümüzde tüketici alışkanlıklarının değişmesi sonucu teknomarketlerin payı
yükselmektedir. Bu doğrultuda geleneksel bayi kanalı karşısında teknomarketlerin gücü
artmaktadır. Tedarikçiler açısından bakıldığında da teknomarketler cazip hale gelmekte ve
tedarikçiler ürünlerini teknomarketlerde bulundurmak istemektedir. Aynı durum sağlayıcı
LG ile teknomarket MS hakkında da geçerli olmaktadır. Bu doğrultuda teşebbüsün
savunmasında belirttiği MS’nin satışlarında LG markalı ürünlerin satışının kayda değer
olması MS’nin LG üzerinde baskı gücüne sahip olmadığını göstermemektedir. Kaldı ki
böyle bir gücün olası göstergesinin LG’nin MS’deki cirosu değil MS’nin LG’nin cirosu
içerisindeki payı olabileceği değerlendirilmektedir.
(629) İlaveten soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelere bakıldığında sağlayıcılar ile
perakendeciler arasındaki ilişkinin perakendeciler tarafından şekillendirildiği
anlaşılmaktadır. Belge 45’te yer alan “… LG ile görüşüldü, bu fiyat öğleye kadar 1699
olacak, biz de 1699 devam edeceğiz.” şeklindeki kesinlik içeren ifadeden MS’nin, kendi
fiyatını düşürmek yerine TEKNOSA’nın fiyatını arttırma yoluna gittiği bunu da LG üzerinden
gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Keza Belge 53’te yer alan “…Yani bu işin normali bu
genelde. Ya biz fiyatı görürüz desteğini de tedarikçi verir ya da karşı taraf fiyatı yükseltir?"
ifadelerinden de bu uygulamanın piyasada süregelen genel bir uygulama olduğu çıkarımı
yapılabilmektedir. Söz konusu yazışma, talebin sağlayıcıdan gittiğini, tedarikçinin ise bu
talep karşısında iki seçeneği olduğunu göstermektedir. Ancak teşebbüsler rekabetçi
fiyatlara inmek yerine fiyatlarını arttırmayı seçmektedir.
(630) Yukarıda ifade edilenlerin yanı sıra MS ile LG arasında gerçekleştiği tespit edilen rekabeti
bozucu anlaşma bakımından MS’nin LG üzerinde baskı kurma gücüne sahip olması asli
unsur olarak değerlendirilmemektedir. Dosya kapsamında elde edilen belgelerden LG ile
MS arasında, LG markalı ürünlerin fiyatlarının piyasa dışında belirlenerek fiyat rekabetinin
sınırlandırılması amacını taşıyan bir anlaşmanın yapıldığı tespit edilmiştir.
Yeni Bir Tür Rekabet İhlalinin Varlığına ve Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin
Savunmalar
(631) LG ile MS ve diğer perakendeciler arasındaki ilişkinin dikey nitelikte olmasından hareketle
ilgili eylemlerin yeniden satış fiyatının belirlenmesi türünden bir ihlal kapsamında
değerlendirilebileceği, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında anlaşma
değerlendirmesinin yeni bir rekabet ihlali türü niteliğini taşıdığı iddia edilmektedir. Bu
nedenle yeniden satış fiyatının tespitine yönelik iddialara odaklanılması gerektiği
savunulmaktadır.
16-37/628-279
142/196
(632) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un rekabet ihlali oluşturabilecek davranışların belirlendiği
4. ve 6. maddelerinde yasaklanan davranışlar örnek olarak belirlenmiş ve en sık rastlanan,
zarar doğurma ihtimali en yüksek olan rekabet ihlali halleri sayılmıştır. Keza 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde “… Maddenin ikinci fıkrasında en sık rastlanan
rekabeti sınırlama anlaşmaları örnek olarak sayılmış ve bu tür anlaşmaların bizatihi yasak
olduğu vurgulanmıştır. Şuna da dikkat çekilmelidir ki bu fıkrada zikredilen örnekler tahdidi
değil tadadidir.” ifadeleriyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olabilecek
davranışların maddede sayılanlarla sınırlı olamayacağı vurgulanmaktadır. Rekabet
ihlallerinin tahdidi bir şekilde sayılmamasının sebebi ticaret hayatının belirsizliği ve bu
belirsizlik sonucunda ilişkilerin karmaşıklaşabileceği ihtimali karşısında teşebbüslerin
rekabet kuralları dışına çıkmasının önüne geçebilmektir. Bu doğrultuda MS tarafından 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilebilmesinin yollarına ilişkin yapılan
değerlendirmelerin yerinde olmadığı belirtilmelidir.
(633) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini kapsamına giren anlaşmalar dikey veya
yatay olabilmektedir. Somut olay kapsamında LG ile MS’nin arasında dikey ilişki bulunduğu
görülmektedir. Bu ilişki kapsamında yeniden satış fiyatının tespiti şeklinde rekabet ihlali
gündeme gelebilecekse de LG’nin fiyatları dikte eder konumda olmasından ziyade
fiyatlarda meydana gelen düşüşler karşısında rakip perakendecilerin taleplerini kabul ettiği
görülmektedir. Diğer taraftan dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerden aralarında
dikey ilişki bulunan sağlayıcı LG ile perakendeci MS arasında, LG markalı ürünlerin rakip
perakendecilerde satış fiyatlarında rekabetin kısıtlandığı ve fiyatların piyasa dışında
belirlendiği ortaya konulmaktadır. Dolayısıyla MS ile LG’nin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir anlaşma içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. Bu tür bir
anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’da sayılmıyor olması böyle bir anlaşmanın rekabeti
kısıtlamayacağı anlamına gelmemektedir. Keza yukarıda belirtildiği üzere 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinde yasaklı davranışlar tadadi bir şekilde sayıldığından LG ile MS
arasındaki anlaşmanın yeni bir tür rekabet ihlali olduğu söylenemeyecektir.
MS’nin Rekabet Hukuku Kuralları Uyumuna Önem Verdiğine İlişkin Savunmalar
(634) MS tarafından teşebbüs nezdinde rekabet hukuku kurallarına önem verildiği ve çeşitli
rekabet hukuku eğitim seminerleri düzenlendiği, Kurul’un rekabet hukukuna uyum
programlarını bir hafifletici sebep olarak göz önünde bulundurduğu ifade edilmektedir.
(635) Teşebbüsün rekabet hukuku kuralları konusunda bilinçli olmasının 4054 sayılı Kanun’u ihlal
eder nitelikteki davranışları açısından yapılan davranışı ve ulaşılan sonucu etkileyebilecek
nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir. Ayrıca, Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci
fıkrasında yer verilen hafifletici unsurlar arasında da “rekabet hukukuna uyum” yer
verilmemekte dolayısıyla teşebbüsün savunmasının yerinde olmadığı
değerlendirilmektedir.
16-37/628-279
143/196
MS Tarafından Yapılan İktisadi Analizin MS’nin LG ve TEKNOSA İle Anlaşma İçinde
Olamayacağını Gösterdiği Savunması
(636) MS tarafından yapılan iktisadi analizde fiziksel olarak birbirine yakın bir şekilde
konumlanmış birçok perakendecinin pazarda mevcut olduğu, ürünlerin yüksek derecede
farklılaşmış olduğu, üretim döngüsünün hızlı olduğu, ürünlerin fiyatlarının raflarda yer
aldıkları zaman boyunca istikrarlı bir şekilde azaldığı, MS’nin pazar payının kolektif bir
davranışın ortaya çıkabilmesine neden olacak ve varsayımsal koordinasyonun dışında
kalan rakiplerin tepkilerini dikkate almadan varsayımsal koordinasyonu sürdürebilecek
kadar yüksek olmadığı, talebin zaman içerisinde dalgalanmasından dolayı varsayımsal
rekabeti bozucu anlaşmayı bozan teşebbüslerin tespit edilemeyeceği, bu durumun da
anlaşmanın sürdürülebilirliğini zorlaştırdığı, Türkiye’de perakende televizyon pazarının
yapısının rekabeti kısıtlayıcı anlaşmanın gerçekleştirilebilmesine uygun olmadığı tespitleri
yapılmaktadır. Bu tespitlerle iktisadi analiz raporunun MS’nin fiyatlama davranışlarının
anlaşmanın söz konusu olduğu pazardaki teşebbüs davranışlarıyla uyumlu olmadığını
ortaya koyduğu dile getirilmektedir.
(637) Dosya kapsamında MS ile ilgili ihlal tespiti belgelere yönelik yapılan değerlendirmeye
dayanmaktadır. Belgelerde rakip fiyatlarına müdahale edilmesini açıkça talep eden MS ile
bu talebi olumlu karşılayan LG açısından incelenen eylemlerin amacının, tüketici elektroniği
pazarında fiyatların piyasa dışında belirlenmesi ve fiyat rekabetinin sınırlanması olduğu
tespit edilerek MS ile LG’nin anlaşmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Belge 53’te yer alan ifadelerin MS ile LG arasındaki işleyişi
ortaya koyduğu tespit edilmiştir. Ayrıca MS’nin LG aracılığıyla perakende fiyatlara
müdahale ettiğine ilişkin tespit Belge 45 ve Belge 60 ile desteklenmiş olup Belge 63’te
MS’nin VATAN’ın fiyatlarından rahatsız olarak LG ile konuştuğu ve sıkıntıyı çözdükleri,
Belge 59’da MS’nin BİMEKS’in düşük fiyatlarından rahatsız olarak durumu LG’ye bildirdiği
şeklindeki ifadeler de tespiti kuvvetlendirmiştir. Bu nedenle pazarın yapısı gereği MS’nin
böyle bir anlaşmaya taraf olamayacağı sonucuna ulaşan iktisadi analiz raporuna katılmak
mümkün değildir.
I.5.3.9. LG Tarafından Yapılan Savunmaların Değerlendirilmesi
Soruşturma Açılmasına Dair Kanuni Sürelere Uyulmadığına İlişkin Savunmalar
(638) Dosya konusuna ilişkin önaraştırmanın 19.02.2015 tarihinde açılmasına ve raportörlerin
23.03.2015 tarihinde görevlendirilmesine rağmen soruşturma açılmasına dair Kurul
kararının 07.07.2015 tarihinde verilmesinin 4054 sayılı Kanun’da düzenlenen kanuni
sürelere aykırı olduğu ifade edilmektedir.
(639) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un önaraştırma aşamasını düzenleyen 40. maddesinde
önaraştırma süresi 30 gün olarak belirlenmiştir. Madde metninde yer alan önaraştırma
yapmakla görevlendirilen raportörün 30 gün içerisinde görüşlerini yazılı olarak Kurula
bildirir ifadelerinden raportörlerin görevlendirme tarihinin 30 günlük sürenin başlangıcı
olarak esas alınacağı anlaşılmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesinde ise Kurul’un
önaraştırma raporu hakkında, raporun Kurula teslimini takip eden on gün içerisinde karar
vereceği düzenlenmektedir. Tüketici elektroniği pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler
hakkında önaraştırmanın 19.02.2015 tarihli Kurul kararıyla açıldığı, raportörlerin dosyada
görevlendirme tarihinin 23.03.2015 olduğu, önaraştırma raporunun tarihinin ise 21.04.2015
olduğu görülmektedir. Bu itibarla 30 günlük önaraştırma süresinin aşılmadığı
anlaşılmaktadır.
16-37/628-279
144/196
(640) Dosya mevcuduna bakıldığında, önaraştırma raporu hakkındaki Kurul kararının
07.07.2015 tarihinde verildiği görülmektedir. Bu doğrultuda 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesinde yer alan on günlük sürenin aşıldığı söylenebilecektir. Diğer taraftan bahse
konu sürenin idarenin iç işleyişine yönelik, idarenin işlerini düzgün ve hızlı yapmasını
sağlamak üzere getirilen düzenleyici sürelerden olduğu görülmektedir. Zira bahse konu
sürelerin aşılmasına Kanun tarafından herhangi bir yaptırım bağlanmadığı gibi sürelerin
geçmesiyle herhangi bir hakkın düşmesi veya doğması da öngörülmemiştir.
(641) Konuya ilişkin Danıştay tarafından da aynı tespitlerde bulunulmuştur. Danıştay 13.
Dairesi’nin 04.11.2003 tarih, 2001/1632 E., 2003/4243 K. sayılı kararı ile Danıştay 10.
Dairesi’nin 04.11.2003 tarih, 2001/1629 E., 2003/4241 K. sayılı kararında “… soruşturulan
olayın niteliği ve önemi gözönüne alındığında soruşturma sürecine hız kazandırmak,
Kurulun işleri süratli karara bağlamasını sağlamak amacıyla getirilen ve iç uygulamaya
yönelik bu 10 günlük sürenin aşılması dava konusu Kurul kararını sakatlayan ve bu haliyle
sonuca etki eden bir husus olarak görülmemiştir …” ifadelerine yer verilmiştir. Bu bağlamda
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesindeki sürenin geçmesi Kurul kararını sakatlayan bir usuli
eksiklik olarak değerlendirilmediğinden LG’nin kanuni sürelere uyulmadığına ilişkin
savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Savunmalar
(642) İlgili pazarda teknomarketlerin alıcı gücünün yüksek ve markalararası rekabetin yoğun
olması nedeniyle sağlayıcıların perakendecilerin fiyatlarına müdahale etmesinin mümkün
olmadığı, teknomarketlerin güçlü bir dağıtım ağına sahip olmaları nedeniyle
teknomarketlerden herhangi birinin LG’den ürün almamasının teşebbüsün pazar payı
kaybetmesine neden olacağı, bu nedenle pazarın yapısı gereği yeniden satış fiyatının
belirlenmesi türünde bir ihlalin söz konusu olamayacağı belirtilmektedir. LG dosya
kapsamındaki belgelerin, LG’nin kendi kar marjından fedakârlık ederek perakendecilere
verdiği finansal destekler hakkında yapılan müzakerelerden ibaret olduğunu belirtmektedir.
Teknomarketlere verilen bu desteklerin bayilere de verildiğini ifade eden teşebbüs,
bayilerin bu desteklerin dışında indirim yapmak konusunda her zaman serbest olduğunu
dile getirmektedir. Ayrıca pazarın en büyük oyuncuları arasında LG ile birlikte SAMSUNG,
Arçelik, VESTEL, PHILIPS ve Beko'nun sayılabileceği, söz konusu markalara ek olarak
ürün bazında farklı rakip markaların da ortaya çıktığı (Sony, Grundig, Altus, Toshiba gibi),
bu durumun pazardaki yoğun rekabetin göstergesi olduğu belirtilmektedir. İlaveten, 2011
yılında Kurum tarafından yapılan perakende sektörüne ilişkin pazar araştırmasında da
yüksek alıcı gücünden kaynaklanan rekabet sorunlarına değinildiği ancak bu zamana kadar
piyasa aksaklıklarının giderilmesi için hiçbir girişimde bulunulmadığı ifade edilerek
teknomarketler ve zincir mağazaların kurdukları sistemden sağlayıcıların sorumlu
tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu savunulmaktadır.
(643) Yukarıda yer verilen iddialar hakkında öncelikle pazarda markalararası yoğun rekabetin
bulunmasının, LG ve perakendecileri arasındaki perakende fiyatların belirlenmesine ilişkin
eylemlerin incelendiği mevcut dosya kapsamında ulaşılan sonuçları etkileyemeyeceği
değerlendirilmektedir. Diğer yandan dosya kapsamında, LG’nin perakendecilere destek
vermesinin değil, bazı perakendecilerin talebi üzerine perakende fiyatlara müdahale
etmesinin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, LG’nin tek
başına yeniden satış fiyatının tespiti yoluyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği şeklinde bir
sonuca ulaşılmamıştır.
16-37/628-279
145/196
LG’nin Talep Ettiği Bilgilerin Verilmemesi Nedeniyle Savunma Hakkının Kısıtlandığına
Yönelik Savunmalar
(644) LG’nin, kendisine isnat edilen iddiaların gerçeği yansıtmadığının, pazarda uygulanan
perakende satış fiyatlarının satış noktaları tarafından serbestçe belirlendiğinin ve iddialara
konu olan dönemde ilgili ürün pazarında herhangi bir rekabeti sınırlayıcı etki doğmadığının
ortaya konulması amacıyla bağımsız bir uzman tarafından ekonomik analiz
gerçekleştirmek istediği, bu çalışmanın gerçekleştirilmesi amacıyla soruşturma dosyasında
yer alan perakende satış noktalarının geçmiş tarihli satış verilerinin talep edildiği, söz
konusu talebin dosyaya giriş talebi olarak değerlendirilip reddedildiği, bunun üzerine söz
konusu verilerin tekrar talep edildiği, "...soruşturma raporunun yazımının halen
tamamlanmamakla birlikte talep konusu bilgiler ile başvuru sahibinin leh ve/veya aleyhinde
başvuru sahibine yapılan bir istinat bulunmadığı gibi bu bilgiler ile böyle bir istinadın yapılıp
yapılmayacağı belirsizlik taşımaktadır. Hal böyleyken talep edilen bilgilerin temininin
soruşturmanın geleceği hakkında gerçek olmayan yol açabileceği değerlendirilmektedir."
gerekçesiyle talebin reddedildiği ancak belgelerde bahsi geçen ürünler bakımından
iddialara konu olan dönemde ilgili ürün pazarında herhangi bir rekabeti sınırlayıcı etki
doğmadığının ortaya konulmasının LG’ye isnat edilen ihlale ilişkin olduğu, LG tarafından
talep edilen verilerin bir kısmının da soruşturma raporu kapsamında kullanıldığının
görüldüğü iddia edilmektedir.
(645) Ayrıca talep edilen verilerin iç yazışma niteliği taşımadığı söz konusu verilerin, herhangi bir
özel sektör gerçek ve tüzel kişisi tarafından sağlanan veriler olmadığı, aksi bir
değerlendirmede soruşturma kapsamındaki tüm teşebbüslerden elde edilecek bilgilerin iç
yazışma olarak görüleceğinin kabul edilmiş olacağı, bu durumun 2010/3 sayılı Tebliğ'in
amacı ile uyuşmadığı belirtilmektedir.
(646) İlaveten talep edilen verilerin kamuya açıklanmış olan geçmiş döneme ait raf fiyatlarından
ibaret olduğu, bu nedenle ilgili verilerin "soruşturmanın sağlıklı ve güvenli bir şekilde
yürütülebilmesi ve muhtemel delillerin karartılması tehlikesini" içerdiğini de iddia etmenin
mümkün olmadığı, verilerin geçmiş tarihli satış fiyatı verileri olması sebebiyle ticari sır
olarak da değerlendirilemeyeceği savunulmaktadır.
(647) Son olarak iddialara konu olan dönemde ilgili ürün pazarında herhangi bir rekabeti
sınırlayıcı etki doğmadığının ortaya konulması için gerçekleştirilecek ekonomik çalışmada
kullanılmak üzere talep edilen verilerin verilmemesinin 4054 sayılı Kanun'a ve 2010/3 sayılı
Tebliğ'e uygun olmadığı ve verilerin sağlanmamasının LG’nin 4054 sayılı Kanun'un 44.
maddesinde de yer verilen savunma hakkını tam ve doğru şekilde kullanmasını engellediği
iddia edilmektedir.
(648) LG’nin savunmasında geçen bahse konu bilgiler Soruşturma Raporu tamamlanmadan
istenmiştir. Dolayısıyla verilerin talep edildiği dönem, söz konusu bilgilere Soruşturma
Raporunda yer verilip verilmeyeceği, verilerin yapılacak değerlendirmede ne şekilde bir yer
bulacağı ve dosya kapsamında ulaşılacak sonucu ne yönde etkileyeceğinin öngörülmesinin
mümkün olmadığı bir döneme karşılık gelmektedir. Bu nedenle, söz konusu verilerin
açılmasının uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Soruşturma Raporunda LG lehine veya
aleyhine yapılan tüm değerlendirmelere esas olan bilgi veya belgeler teşebbüse iletilmiştir.
Dolayısıyla teşebbüsün savunma hakkının kısıtlandığı iddiası itibar edilebilir değildir.
16-37/628-279
146/196
(649) Bilindiği üzere 2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi “Taraflar, dosyaya giriş hakkı
kapsamında, Kurum içi yazışmalar ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin
ticari sır ve diğer gizli bilgileri içerenler hariç olmak üzere Kurum bünyesinde kendileri ile
ilgili düzenlenmiş her türlü evraka ve elde edilmiş olan her türlü delile erişebilir.” şeklinde
düzenlenmiştir. Kurum içi yazışmaların tespitine ilişkin olarak 7. maddenin ikinci fıkrasında
ise Kurumun özel sektör gerçek ve tüzel kişiler gibi bilgisine başvurulanlarla yaptığı
yazışmalar da iç yazışma olarak kabul edilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerinde özel sektör
kişileri için getirilen bir istisna hükmü yer almamaktadır. Bu nedenle mevcut soruşturma
özelinde teşebbüslerden istenen bilgilerin 2010/3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin ikinci fıkrası
dışında kaldığı şeklinde bir yorum yapılması mümkün görünmemektedir.
(650) Tüketici elektroniği pazarında her ne kadar perakendecilerin anlık satış verilerine ulaşmak
mümkün olsa da soruşturma kapsamında teşebbüslerden geçmiş dönemde ve bazı
durumlarda Türkiye genelinde uyguladıkları fiyatlar ve hatta yaptıkları satışlarına ilişkin
bilgiler toplu şekilde talep edilmiştir. Teşebbüslerden gelen verilerin bir kısmında satış
adetleri ve alıcı adlarının da bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle piyasadaki rakiplerin bu
kadar geniş bir alan ve döneme yayılmış verilerin kamuya açık kaynaklardan temin edilmesi
oldukça güç niteliktedir.
(651) Yukarıda da belirtildiği üzere, soruşturma raporunda LG lehine veya aleyhine yapılan tüm
değerlendirmelere esas olan bilgi veya belgeler teşebbüse iletilmiştir. Ayrıca dosya
kapsamında LG’nin 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği sonucuna ulaşılırken teşebbüslerden
elde edilen belgeler temel dayanak noktasını oluşturmuş, talep edilen veriler ihlal
bulgusunu destekleyici nitelikte kullanılmıştır. LG hakkında yapılan değerlendirmelerde
kullanılan verilere de soruşturma bildiriminde yer verilmiştir. Söz konusu bildirimden sonra
teşebbüsün iki yazılı ve bir de sözlü savunma hakkı bulunduğu dikkate alındığında,
teşebbüsün savunma hakkının kısıtlandığı iddiasının itibar edilebilir olmadığı
değerlendirilmektedir.
Belge 45’in Tarihinin Kurum kayıtlarında Olmasına Rağmen LG'ye Verilmemesine Yönelik
Savunma
(652) LG tarafından ilgili belgenin tarihinin talep edilmesi üzerine Kurum tarafından gönderilen
cevap yazısında "anılan e-postanın tarihi bulunmamaktadır" ifadesine yer verilmiştir. Zira
belgenin tarihi LG’ye ilgili cevap verilirken Kurum kayıtlarında mevcut değildir. Ancak
belgenin tarihi daha sonra MS’den talep edilmiş ve Soruşturma Raporunun hemen
öncesinde 17.02.2016 tarihinde MS tarafından verilen bilgi üzerine tespit edilebilmiştir. Bu
nedenle taraf Soruşturma Raporu ile birlikte belgenin tarihini öğrenmiştir. Dolayısıyla
Kurum kayıtlarında var olan bir bilginin olmadığının belirtilmesi gibi bir durum söz konusu
değildir.
İddia Edilen Anlaşmanın Rekabeti Kısıtlama Amacı Taşıdığının ya da Bu Etkiyi
Doğurduğunun Kanıtlanamadığı Savunması
(653) 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında ihlalin varlığından söz edebilmek için
anlaşmanın rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıması ve/veya bu etkiyi
doğurmasının gerektiği, Kurul’un genel yaklaşımı kapsamında dikey ilişkileri içeren ihlal
iddialarında amaç analizi ile birlikte etki analizinin de yapıldığı, sadece amaç analizi ile
yetinilmesi durumunda dahi amacın "per se" ihlal bulgusu olarak değerlendirilmemesi ve
amacın tam ve doğru olarak ortaya konulması için etkin bir analizin gerçekleştirilmesi
gerektiği, LG, MS ve TEKNOSA arasında ortak bir irade beyanı, başka bir ifade ile bir
anlaşma bulunmadığı, ayrıca LG’nin tüketici elektroniği pazarında perakende fiyatlara
müdahale etme gibi bir amacı bulunmadığı, belgelerin böyle bir amacı ortaya koyamadığı
savunulmaktadır.
16-37/628-279
147/196
(654) Ayrıca LG ile teknomarketler arasında dikey bir ilişkinin söz konusu olduğu, Kurul’un
geçmiş tarihli kararları34 incelendiğinde dikey ilişkilerde rule of reason analizinin
benimsendiği, anlaşmanın amacı ile yetinilmeyip piyasada yarattığı etkilerin de incelendiği,
LG’nin rekabete kısıtlama amacının bulunmaması nedeniyle de LG aleyhine bir ihlal
iddiasında bulunulması için etki analizinin yapılması gerektiği, ancak dosya kapsamında
belge özelinde sınırlı şekilde yapılan analizlerde LG'nin herhangi bir müdahalede
bulunduğunun tespit edilemediği, LG tarafından etki analizinin gerçekleştirilerek bir etkinin
doğmadığının ortaya konulduğu da ifade edilmektedir.
(655) Amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar rekabeti kısıtlayıcı etki doğurmasa da 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak nitelendirilmektedir. Kurul35 “Rekabeti
bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak
çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece
rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi
yasaktır.” tespiti ile amacı rekabeti kısıtlamak olan bir anlaşmanın etkisinin aranmayacağını
açıkça ortaya koymuştur. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bakımından amaç ve etki ayrımı
anlaşmanın yatay ya da dikey olmasına bağlı olarak belirlenmemektedir. Örneğin dikey
anlaşma olan yeniden satış fiyatının tespiti amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalardan
kabul edilmekte ve ihlal tespiti için rekabeti kısıtlayıcı etkisinin ortaya konması
aranmamaktadır.36 Dolayısıyla anlaşmanın bir dikey anlaşma olması nedeniyle etki analizi
yapılmasının zorunlu olduğu savunması kabul edilmemektedir.
(656) Yukarıda da belirtildiği üzere, tüketici elektroniği pazarında perakendeciler ve LG’nin
fiyatların yükseltilmesi ve fiyat rekabetinin önlenmesine yönelik bir anlaşma içinde oldukları
sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda her ne kadar LG, perakendeciler ile aynı seviyede
faaliyet göstermese de perakendecilerin fiyatlarının yükseltmesinde bir aracı görevi
görmektedir. Diğer yandan, bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
bir eylemin ihlale yol açıp açmadığının değerlendirilmesinde etkinin ortaya çıkması şartı
aranmamaktadır. Buna karşın, LG bakımından yapılan değerlendirmelerde,
teşebbüslerden elde edilen veriler ile gösterilememiş olmasından bağımsız olarak LG’nin
fiyatları yükseltmek için bir eylem içinde bulunduğunu ve perakendecilerin LG aracılığıyla
fiyatlara müdahale edilebildiğini ifade ettiği dikkate alındığında ihlal olduğu değerlendirilen
eylemlerin piyasada etki doğurduğunu da söylemek yanlış olmayacaktır.
34 LG tarafından 13.10.2011 tarih ve 11-52/1316-467 sayılı, 03.05.2012 tarih ve 12-24/667-189 sayılı,
13.03.2013 tarih ve 13-14/204-105 sayılı, 12.02.2014 tarih ve 14-06/103-43 sayılı, 16.12.2015 tarih ve 15-
44/731-266 sayılı kararlar örnek olarak gösterilmiştir.
3519.01.2011 tarih ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı
36 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
148/196
LG'nin Alıcı Gücü Nedeniyle Perakendecilere Satış Desteği Vermek Zorunda Olduğu
Savunması
(657) LG’nin her ayın başında tavsiye niteliğindeki satış fiyatı listelerini perakendecilerine ilettiği
söz konusu listelerin rakip markalar tarafından gerçekleştirilen indirim kampanyalarına göre
revize edilebildiği, perakendecilerin birbirlerinin fiyatlarını yakından anlık olarak takip ettiği,
tüketici elektroniği pazarında perakendecilerin rakiplerinin mevcut durumda uyguladıkları
fiyatlara kamuya açık kaynaklardan anlık olarak oldukça kolaylıkla ulaşabildiği,
perakendecilerden biri tarafından herhangi bir LG ürününde yapılan indirim üzerine diğer
perakendecilerin kendi fiyatlarını da aynı seviyeye çekmek amacıyla ilgili ürünün tavsiye
edilen perakende satış fiyatı ile rakip perakendecinin uyguladığı perakende fiyat arasındaki
farkın önemli bir bölümünü, çoğu zaman onay dahi almaksızın sadece ay içerisinde LG’ye
gönderilen bir bilgilendirme e-postası sonrasında ay sonunda destek faturası altında talep
ettiği, alıcı gücü nedeniyle LG’nin kimi zaman tüm satışlar için, kimi zaman ise sadece belirli
bir adet ürün satışı için destek sağlamayı kabul etmek zorunda kaldığı, söz konusu finansal
desteklerin hacmi nedeniyle LG’nin 2009 ve 2013 yılları dışında her yıl zarar ettiği, bu
durumda LG’nin perakende fiyatların tespiti amacı taşıdığını iddia etmenin mümkün
olmadığı, LG’nin bu yönde bir amacı olması durumunda milyonlarca Türk Lirası
harcamaksızın perakende satış fiyatlarına müdahale etmesinin bekleneceği iddia
edilmektedir.
(658) Yukarıda yer verilen iddiaya ilişkin olarak, dosya kapsamında incelenen belgelerden de
görüleceği üzere LG’nin perakendecilere finansal destek sağladığı aşikardır ve söz konusu
uygulamanın ihlale yol açtığı şeklinde bir değerlendirme de bulunmamaktadır. Ancak daha
önce de ifade edildiği üzere LG’nin perakende fiyatlarına müdahalede bulunması ve
fiyatların yükselmesine yol açacak eylemleri nedeniyle bahse konu anlaşmanın tarafı
olduğu değerlendirilmektedir. Bu tespitin dayanağını ise teşebbüslerden elde edilen
belgeler oluşturmaktadır. Bu nedenle LG’nin destek vermesi ve zarar ediyor olmasının
ulaşılan sonucu değiştirebilecek nitelikte olmadığı belirtilmelidir.
Markalarası Rekabetin Yoğun Olduğu Pazarda İddia Edilen Tarzda Bir Anlaşmanın LG'ye
Ancak Zarar Vereceği Savunması
(659) Tüketici elektroniği sektörünün büyüme hızının genel ekonomiye göre daha yüksek
seviyelerde olması nedeniyle ilgili pazarın cazip hale geldiği ve böylece pazardaki rekabetin
arttığı söz konusu pazarda markaların birbirlerini izleyen çalışmalar yapması ve bu nedenle
ürünlerin teknik özelliklerinin benzemesi nedeniyle rekabette en önemli belirleyici faktörün
fiyat olduğu, diğer bir ifadeyle ilgili pazarda marka bağımlılığı bulunmadığı, dolayısıyla ilgili
pazarda markalararası yoğun bir rekabet yaşandığı ve rekabette bir adım öne çıkabilmek
için genellikle maliyetlerine sağlayıcılar tarafından katlanılan kampanyaların sıklıkla
düzenlendiği, LG’nin tüketici elektroniği pazarında yoğun bir rekabetçi baskı ile karşı
karşıya olduğu, markaiçi rekabetin sınırlanmasının, belli bir malın fiyatının düşmesi
yönündeki rekabetçi baskının azalmasına yol açarak markalararası rekabete olumsuz etki
yapabileceği, ancak somut olayda LG’nin perakendecilerin fiyatlarına müdahale ederek
onların fiyat seviyelerini yükselttiğinin kabulü halinde LG markasının pazarda pay
kaybetmesinin bekleneceği, böyle bir durum söz konusu olmadığı, bu nedenle LG’nin bu
denli yoğun bir fiyat rekabet içerisindeyken perakendecilerinin fiyatlarına müdahale ederek
yükseltme amacının olduğunun kabul edilemeyeceği, Komisyon tarafından da markaiçi
rekabetin azaltılmasının ancak markalararası rekabetin sınırlı olması durumunda problem
teşkil edeceğinin belirtildiği iddia edilmektedir.
16-37/628-279
149/196
(660) Markalararası fiyat rekabetinin yaşandığı bir ortamda bir sağlayıcının fiyatlarını
yükseltmesinin, söz konusu sağlayıcıyı diğer markalar karşısında dezavantajlı konuma
düşüreceği bilinen bir durumdur. Bu bağlamda mevcut dosya özelinde, LG tarafından
tavsiye niteliğindeki ilk perakende fiyatların oluşturulması aşamasında markalararası
rekabetin dikkate alınmış olması beklenmektedir. Diğer yandan, LG’nin perakendeciler için
belirlediği tavsiye fiyatın altına düşülmesi durumunda, fiyatı yüksek kalan perakendecilerin
şikayet ve talebi üzerine perakende fiyatları tavsiye fiyata çekme çabası içerisinde olduğu
görülmektedir. Bu bağlamda, söz konusu fiyat müdahalesinin markalararası rekabetten
ziyade markaiçi rekabeti önleme ile sonuçlanacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle,
LG’nin pazar payı kaybetmemesinin dosya kapsamında elde edilen bulguları ve ulaşılan
sonuçları etkilemeyeceği değerlendirilmektedir.
Alıcı Gücü Nedeniyle Perakendecilere Herhangi Bir Fiyatın Dikte Edilemeyeceği
Savunması
Pazar dinamikleri ve pazarın yapısı incelendiğinde teknomarketlerin alıcı gücünün
sağlayıcıları tehdit etmeye ve onlardan talep ettikleri finansal destekleri onay dahi
beklemeksizin almaya yetecek seviyeye geldiğinin görüldüğü, dolayısıyla, sağlayıcıların
herhangi bir teknomarketin (talep bir başka teknomarketten gelse dahi) perakende
fiyatlarına müdahale etmesinin veya teknomarketlere herhangi bir fiyat dikte etmesinin
mümkün olmadığı, LG tarafından "kabul edilen" şeyin diğer perakendecilerin fiyatlarına
müdahale talepleri değil, destek taleplerinin karşılanması olduğu, teknomarketler LG'nin
karşısında bu denli baskın bir güce sahipken LG tarafından söz konusu teknomarketlerin
fiyatlarına müdahale edildiği yönündeki iddianın kabul edilmesinin mümkün olmadığı
belirtilmektedir. Ayrıca LG'ye yönelik olarak idari para cezası uygulanması kararı verilirse
alıcı gücünün hafifletici sebep olarak kabul edilmesi gerektiği dile getirilmektedir.
(661) Dosya kapsamında TEKNOSA’nın önemli bir alıcı gücü olduğu değerlendirilmektedir.
Ayrıca, perakende seviyedeki oyuncularından gelen talepler üzerine LG’nin fiyatlara
müdahalesinin söz konusu olduğu görülmektedir. Ancak, LG’nin bir perakendeciden gelen
fiyat müdahalesi talebini kabul etmesi, fiyatını yükseltmeye çalıştığı diğer perakendeci
karşısında bir gücü bulunduğuna da işaret etmektedir. LG’nin destek taleplerini değil fiyata
müdahale taleplerini olumlu karşılaması ihlal olarak değerlendirilmiştir. Bu kapsamda alıcı
gücünün varlığı ihlal tespitini ortadan kaldırmayacaktır.
(662) Diğer yandan Ceza Yönetmeliği’nin hafifletici unsurları düzenleyen 7. maddesinin birinci
fıkrasında “Temel para cezası, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde
incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu otoritelerinin teşvikinin veya diğer
teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere gönüllü olarak tazminat ödenmesi,
diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki
payının çok düşük olması gibi haller ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliği tarafından
ispatlanırsa, dörtte bir ile beste üç arasında indirilebilir.” denilmektedir.
(663) Belge 40, 41 ve 53’te perakendecilerin LG karşısında önemli bir alıcı gücüne sahip olduğu,
rakip fiyatlarının yükseltilmesi hususunda LG’ye baskı kurabildikleri, Belge 47’de ise
fiyatların yükseltilmemesi durumunda LG ile olan bağlantıların iptal edileceği şeklinde tehdit
edebildikleri anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mevcut dosya kapsamında incelenen eylemleri
açısından LG’nin söz konusu perakendeciler karşısındaki konumunun Ceza
Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici unsur olarak sayılmasının
uygun olacağı değerlendirilmektedir.
16-37/628-279
150/196
Alıcı Gücü Kaynaklı Piyasa Aksaklığına Yönelik Savunmalar
(664) Türkiye Hızlı Tüketim Ürünleri Perakendeciliği Sektör Raporu'nda da belirtildiği üzere
esasen dikey kısıtlama niteliği taşıyan bir takım alıcı gücü kaynaklı uygulamalar ile riskin
orantısız olarak tedarikçilerde bırakılmasına yol açıldığı, yüksek alıcı gücünün yarattığı
piyasa aksaklığının giderilmesini sağIamak üzere bir piyasa düzenlemesinin gerektiği,
sektörün tüm oyuncularını ve ürün gruplarını kapsamına aImayan işbu soruşturmanın
sektördeki kalıcı rekabetçi sorunIarın ortadan kaIdırıIması bakımından yeterli oImayacağı,
dünya uyguIamaIarının da bu yönde olduğu belirtilmektedir.
(665) Atıfta bulunulan sektör raporunda organize perakendecilerin sağlayıcılara dayattığı haksız
alım-satım koşulları, sağlayıcılara yüklenen ek maliyetler ve sağlayıcıdan talep edilen
bedeller incelenmiş olup, işbu dosya kapsamında yer alan sağlayıcı aracılığıyla rakiplerinin
fiyatlarına müdahale edilmesi gibi bir uygulama incelenmemiştir. Bu nedenle alıcı gücünün
tespit edilmiş olması LG ile MS ve TEKNOSA arasında tespit edilen rekabeti kısıtlayıcı
anlaşmanın rekabet hukuku bağlamındaki niteliğini değiştirmemektedir. Diğer yandan
LG’nin perakendecilerle anlaşması bir piyasa aksaklığının sonucu olarak ortaya çıksa dahi
bu durum, 4054 sayılı Kanun uygulanmasını veya teşebbüslerin sorumluluğunu
engelleyecek bir husus olarak değerlendirilmemelidir.
LG'nin Dosya Süresince Kurum İle İşbirliği İçinde Bulunma Durumunun Hafifletici Unsur
Olarak Kabul Edilmesine Yönelik Savunma
(666) Ceza Yönetmeliği'nin 7.1. maddesi uyarınca "yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi
haricinde incelemeye yardımcı olunması" durumunda uygulanan idari para cezasında
indirim yapılabildiği, LG'nin yerinde inceleme safhası da dahil olmak üzere tüm soruşturma
süresince Kurum ile işbirliği içinde hareket ettiği ve soruşturmanın salahiyeti açısından ilgili
olabileceği düşünülen tüm ilgili belge ve bilgileri Kurumun dikkatine zamanında sunduğu,
soruşturma bildirimi alındıktan sonra şirket politikası gereği çalışanların e-posta
yazışmaları belirli bir süre sonra silinse dahi gerek çalışanların kendi arşivledikleri
dosyalardan, gerekse "Monitoring Retail" sisteminden soruşturma için gerekli olabilecek ve
önem arz edebilecek her türlü bilgi ve belgeye ulaşılmaya çalışılıp Kuruma sunulduğu, söz
konusu çalışma ile soruşturmaya konu olan belgelere yönelik detaylı açıklama sağlanarak
yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemeye yardımcı olunduğu, ayrıca
LG tarafından bir ekonomik analiz gerçekleştirildiği ve bu analizin de tüm verileri ile birlikte
Kuruma sunulduğu, bu kapsamda LG'ye verilmesi planlanan olası bir idari para cezasında
indirim uygulanabileceği ifade edilmektedir.
(667) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 14. maddesi, “Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği
görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve
kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir. Bu makamlar,
teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri istenen bilgileri Kurulun belirleyeceği süre
içinde vermek zorundadır.” şeklindedir.
16-37/628-279
151/196
(668) Kanun’un 15. maddesi ise şu şekilde düzenlenmiştir:
"Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde,
teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde incelemelerde bulunabilir. Bu amaçla teşebbüslerin veya
teşebbüs birliklerinin:
a) Defterlerini, her türlü evrak ve belgelerini inceleyebilir ve gerekirse suretlerini
alabilir,
b) Belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir,
c) Teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde incelemeler yapabilir.
İnceleme, Kurul emrinde çalışan uzmanlar tarafından yapılır. Uzmanlar incelemeye
giderken yanlarında incelemenin konusunu, amacını ve yanlış bilgi verilmesi halinde
idarî para cezası uygulanacağını gösteren bir yetki belgesi bulundururlar. İlgililer
istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtaların suretlerini vermekle yükümlüdür.”
(669) Ayrıca, 4054 sayılı Kanun’un 44. maddesinde, “Kurul adına hareket eden ve Kurul
tarafından belirlenip görevlendirilen raportörlerden oluşan bir heyet, soruşturma safhasında
bu Kanunun 14 üncü maddesinde düzenlenen bilgi isteme ve 15 inci maddesinde
düzenlenen yerinde inceleme yetkilerini kullanabilir. Belirlenen bu süre içinde lüzum
gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilginin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer
yerlerden isteyebilir...” hükmü yer almaktadır.
(670) Bu bağlamda LG’nin Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri sunmasının kanuni bir
yükümlülük olduğu ve "yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemeye
yardımcı olunması" olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmelidir. Ayrıca LG tarafından
yapılan ekonomik analiz ise Kurum tarafından talep edilmemiş olup, LG tarafından ileri
sürülen iddialarını desteklemek amacıyla yaptırılmıştır. Bu bağlamda LG tarafından ileri
sürülen söz konusu hususların hafifletici unsur olarak dikkate alınması uygun
görülmemiştir.
İddia Edilen Eylemin Pazarda Etki Doğurmamasının Hafifletici Sebep Olarak Kabul
Edilmesi Gerektiği Savunması
(671) LG aleyhine idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi durumunda piyasada
herhangi bir rekabete aykırı etki doğmamasının ceza miktarının belirlenmesinde indirim
sebebi olarak göz önüne alınması gerektiği savunulmaktadır.
(672) Yukarıda da belirtildiği üzere LG’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğu tespit
edilen uygulamaları sonucunda piyasadaki fiyatların arttığına ilişkin bir bulguya
ulaşılamamıştır. O yüzden söz konusu eylemlerin etkisini gösterebilmek mümkün
olmamıştır. Diğer yandan, eylemin piyasada etkisi Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin
birinci fıkrasında açıkça sıralanan hafifletici unsurlardan değildir. Ancak temel para
cezasının belirlenmesinde eylemin piyasada ne ölçüde etki gösterdiği dikkate alınmaktadır.
Dosya kapsamında da temel para cezasının belirlenmesinde bu husus dikkate alınmıştır.
LG'nin Rekabete Uyum Hususundaki Şirket Politikasının Hafifletici Unsur Olarak Kabul
Edilmesi Gerektiği Savunması
(673) LG’nin soruşturma bildiriminden çok önce, şirket politikası olarak rekabet hukuku
kurallarına uyum konusunda hassasiyet gösterdiği, bu kuralları çalışanlarına hatırlatmak
ve iş yapış şekillerine yansımasını sağlamak adına çeşitli tedbirleri uygulamaya koyduğu,
LG çalışanlarının, yeniden satıcılardan gelen talep ve isteklere yönelik verdiği rekabet
hukukuna uygun cevapların da LG'nin rekabet hukuku konusundaki hassasiyetini
gösterdiği belirtilmektedir.
16-37/628-279
152/196
(674) Yukarıda da belirtildiği üzere teşebbüsün rekabet hukuku kuralları konusunda bilinçli
olmasının 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder nitelikteki davranışları açısından ulaşılan sonucu
etkileyebilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.
Belgelerin Geneline Yönelik Savunmalar
(675) LG aleyhine kullanılan belgeler genel olarak değerlendirildiğinde, söz konusu belgelerin LG
ile MS ve TEKNOSA arasındaki rekabeti sınırlayıcı irade uyuşmasını ortaya koymadığı,
ilgili belgelerin teknomarketlerin piyasada diğer perakendecilerin uyguladıkları düşük
fiyatlardan dolayı kendi kar marjlarından fedakarlık etmeksizin satış yapmak amacıyla
LG’den destek talep etmesinden ibaret olduğu, belgelerin büyük bir bölümünde LG’nin
fiyatlara müdahale ettiği yönünde bir tespit yapılamadığı, soruşturmaya konu olan
teşebbüslerin tüketici elektroniği pazarında perakende fiyatların tespiti konusunda anlaşma
içinde olması durumunda teknomarketlerden gelen e-postalar üzerine LG’nin piyasadaki
fiyatlara müdahale etmesinin bekleneceği ancak bu yönde bir müdahalenin ortaya
konulamadığı, LG’nin bütçesinin yettiği ölçüde fiyatların düşürülmesi için perakendecilere
destek sağladığı, bu kapsamda, LG, TEKNOSA ve MS arasındaki irade uyuşmasının
şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un
4. maddesi kapsamında bir anlaşmanın varlığından söz edilemeyeceği savunulmaktadır.
(676) Perakendecilerin daha düşük fiyattan satış yapabilmek üzere LG’den satış desteği talep
etmeleri ve LG’nin bu şekilde bir desteği sağlaması değil, perakendecilerin LG aracılığıyla
rakiplerinin fiyatlarına müdahale etmesi ve LG’nin de bu talebi olumlu karşılaması 4054
sayılı Kanun’a aykırı bulunmuştur. Bu bağlamda, rakip fiyatlarına müdahale edilmesini
açıkça talep eden perakendeciler ile bu talebi olumlu karşılayan LG’nin tüketici elektroniği
pazarında fiyatların piyasa dışında belirlenmesi ve fiyat rekabetinin sınırlanmasının
amaçlandığı ortaya konmuştur. Somut bir müdahale tespiti ise fiyatına müdahale edilmek
istenen diğer perakendecilerin de bahse konu anlaşmanın parçası olup olmadığının
değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir. Bu nedenle, LG tarafından yapılan
iddianın anlaşmanın olmadığını göstermek için yeterli olmadığı değerlendirilmektedir.
Belge 40'a İlişkin Savunma
(677) Belgeden TEKNOSA'nın LG 42LM660S model ürün bakımından düşük fiyat uygulayan
MS'yi şikayet ettiği ve bu konuda LG'yi tehdit ettiğinin görüldüğü, TEKNOSA'nın LG'yi
fiyatlarını düşürmekle tehdit etmesinin nedeninin, TEKNOSA tarafından fiyatların kendi kar
marjından fedakarlık etmeksizin tavsiye edilen fiyat ile pazardaki rekabet sonucu oluşan
fiyat (inmekle tehdit ettiği fiyat) arasındaki farkı LG' den destek olarak talep etmesi olduğu,
söz konusu yazışma sonrasında MS'nin fiyatlarına müdahale edildiğini ortaya koyan
herhangi bir belge ve/veya veri bulunmadığı, bunun yerine LG’nin şikayet eden
perakendeciye satış desteği sağladığı, belgede geçen, "match etmek” ve "bir mağazadan
bir etiket gönderiyorsun gereği de yapılıyor" ifadelerinin LG tarafından TEKNOSA'ya
sağlanan satış desteklerini ortaya koyduğu, yazışma tarihini kapsayan ilgili dönemde
TEKNOSA'ya satış desteği sağlandığı37, aynı zamanda TEKNOSA özelinde bir kampanya
çalışması yapıldığı ifade edilmektedir.
37 LG tarafından yapılan savunmada Ekim 2012 döneminde verilen satış desteklerine ilişkin bir tablo
sunulmuştur.
16-37/628-279
153/196
(678) Daha önce de ifade edildiği üzere belgede TEKNOSA MS’nin fiyat düşürmesinden şikayetçi
olmakta ancak açık bir şekilde fiyatı düşürmek için destek talep etmemektedir. Bu nedenle
belgede geçen “match etmek” ve "bir mağazadan bir etiket gönderiyorsun gereği de
yapılıyor" ifadelerinin LG tarafından TEKNOSA'ya sağlanan satış desteklerini ortaya
koyduğu sonucuna kesin bir şekilde ulaşmanın mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Diğer yandan, dosya kapsamında bir teşebbüs hakkında ulaşılan sonuçlara söz konusu
teşebbüs ile ilgili tüm belgeler bir bütün olarak değerlendirilerek ulaşılmıştır. Bu nedenle
söz konusu belgede geçen ifade yorumlanırken LG ve TEKNOSA arasında geçen ve fiyata
müdahale talebi içeren diğer belgeler de dikkate alınmıştır. Kaldı ki ilgili belgeye "I.5.2.2.
LG ve Perakendecileri Arasındaki Belgelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 5. Maddesi
Kapsamında Değerlendirilmesi” başlıklı kısmında yapılan değerlendirmede yer
verilmemiştir.
Belge 41'e İlişkin Savunma
(679) Belgede TEKNOSA tarafından gönderilen şikayet e-postası sonrasında LG çalışanı
tarafından TEKNOSA'ya satış desteği verebileceğinin belirtildiği finansal desteklerin
perakendecilerin rekabette dezavantajlı duruma gelmemeleri ve kar marjlarından fedakarlık
etmeksizin fiyatlarını düşürebilmeleri için sağlandığı, sağlayıcının fiyatın düşmesi amacıyla
perakendeciye destek sağlaması sonucunda fiyatları belirli bir seviyede tutmak gibi bir
amacının olduğunu iddia etmenin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, söz konusu
e-postadan sonra MS'nin ilgili ürün bakımından uygulanan fiyatın yükseldiğini ortaya koyan
herhangi bir belge ve/veya verinin ortaya konulamadığı, Ekonomik Analiz Raporu
kapsamında fiyatların şikayet sonrası istatistiksel olarak anlamlı biçimde azaldığının
gösterildiği ifade edilmektedir.
(680) Yukarıdaki savunmada yer verilen belgede TEKNOSA 'nın MS'nin Bahçelievler şubesinde
bazı ürünlerde düşük fiyat uygulamasından şikayetçi olması üzerine LG’nin durumu
açıklamaya çalıştığı,"Ben fiyat bozmamışlar demedim ki. Olabilecek en zararsız ürünlerde
15 stokla doğum günü yapmaya çalışıyorlar dedim. Daha ne kadar yönetelim ki bu işi. Yazık
günah değil mi sadece bizim devam edeceğimiz 42LM615 fiyatına şu 50 TL farklı 15 adet
için müdahale edersek?" şeklinde verdiği cevaptan ise TEKNOSA’nın fiyata müdahale
edilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Daha önce de belirtildiği gibi dosya kapsamında
LG’nin finansal destek vermesi değil perakendecilerin talebi üzerine fiyata müdahale
etmesi ve/veya bu yönde beyanda bulunması 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı
bulunmuştur. Finansal destek verilmesi LG açısından maliyetli bir seçenek olmakla birlikte
söz konusu belgede LG’nin fiyatı düşüren perakendecinin fiyatına müdahale etmek yerine
az sayıda ürün için destek vermeyi tercih ettiği anlaşılmaktadır. Ancak TEKNOSA’nın
verilen bu cevaptan tatmin olmadığını gösterir ifadeler kullanması dosyadaki bulguları
destekler niteliktedir. Dolayısıyla, LG açısından oldukça maliyetli bir seçenek olan destek
vermek yerine fiyat düşüşlerinin engellenmesi, iddiaların aksine ticari hayatın olağan
hayatına aykırı olmak bir yana ticari olarak oldukça anlamlı bir hal almaktadır. Nitekim
Belge 43'ten LG tarafından verilen desteklerin teşebbüs üzerinde oldukça büyük bir
finansal yük yarattığı ve LG tarafından da istenmediği bir kez daha anlaşılmaktadır.
Belge 43'e İlişkin Savunma
(681) Belgede LG'nin perakendecilerin fiyatlarına müdahale ettiğini gösteren veya işaret eden
herhangi bir ifade bulunmadığı, ayrıca VATAN'ın ilgili dönemde söz konusu ürün
bakımından fiyatlarını yükselttiğinin de ortaya konulmadığı, VATAN’ın e-posta tarihi olan
26.11.2012 tarihinden sonra da ilgili ürünü 1.699 TL'ye satmaya devam ettiği ve ilgili
dönemde e-postada belirtildiği gibi söz konusu ürünü 2.199 TL'den satmadığı bu sebeple
bu belgenin LG aleyhine kullanılmasının mümkün olmadığı belirtilmektedir.
16-37/628-279
154/196
(682) Söz konusu belgeden LG’nin ürüne destek vermekten rahatsız olduğu ve fiyatın
yükseleceğini TEKNOSA’ya bildirerek TEKNOSA’nın yüksek olan fiyatı uygulamasını talep
ettiği görülmektedir. Bunun üzerine LG’nin VATAN’ın fiyatının yükseldiğini TEKNOSA’ya
bildirdiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, ilgili döneme ilişkin kayıtları bulunmadığı
gerekçesiyle VATAN’dan söz konusu döneme ilişkin fiyat verileri temin edilememiştir.
Ancak, bu durumun dosya kapsamında TEKNOSA ve LG açısından ulaşılan ve söz konusu
teşebbüslerin perakende pazardaki fiyatları piyasa dışında belirleme amacıyla bir anlaşma
içinde oldukları şeklindeki sonucu değiştirmeyeceği belirtilmelidir. Zira söz konusu belge ve
dikkate alınan diğer belgelerden TEKNOSA’nın sağlayıcı konumundaki LG’den rakip
fiyatlarına müdahale talep ettiği ve LG’nin de bu talebi olumlu karşıladığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca LG tarafından verilen cevaptan VATAN’ın yüksek fiyata fiilen geçtiğine de işaret
edildiği hatırlatılmalıdır.
Belge 47'ye İlişkin Savunma
(683) Belgeye yönelik olarak dosya kapsamında LG'nin bayi ile konuştuğu ve bayinin fiyatlarını
değiştireceği yönünde bir çıkarım yapılmasının mümkün olduğunun ifade edildiği, ancak
"çıkarım" olduğu açıkça ifade edilen söz konusu yorumların hiçbir somut veriye ve/veya
belgeye dayandırılmadığı, LG'nin TEKNOSA'nın müdahale talebine uygun davranarak
bayinin fiyatlarına müdahale ettiğinin ortaya konulamadığı, söz konusu belgenin tarihinin
ay sonuna denk geldiği (30.04.2014), her aybaşında LG tarafından revize tavsiye edilen
yeniden satış fiyatı listelerinin perakendeciler ile paylaşıldığı, LG tarafından kullanılan
"Tavsiye edilen fiyatlar revize olacak..." ifadesinin, fiyatların aybaşında revize edileceğine
işaret ettiği, bu kapsamda ilgili ifadeden de LG' nin fiyatlara müdahale ettiği çıkarımının
yapılmasının mümkün olmadığı, ilgili belgede bahsi geçen " ... değişiklik olana kadar
mağazaya gelen müşterileri geri çevirmeyelim... " ifadesinin, revize tavsiye satış fiyatı
listeleri yayınlanıncaya kadar Gebze Center'daki TEKNOSA'ya satış desteği sağlanacağını
ortaya koyduğu ifade edilerek ilgili belge sonrasında TEKNOSA ile LG çalışanları arasında
yapılan ve LG tarafından söz konusu belgede yer alan ürünler özelinde TEKNOSA'ya satış
desteği sağlandığını ortaya koyan yazışmaya yer verilmiştir. İlaveten mikrodalga ve elektrik
süpürgesi satışlarının toplam LG ürünleri satışları içerisindeki oranının oldukça düşük
olduğu ifade edilmektedir.
(684) Söz konusu belge özelindeki değerlendirmenin esasını teşkil eden “.. İlgili konuyu ilettim
ama değişiklik olmamış.” ifadesi hakkında savunmada herhangi bir açıklamaya yer
verilmediği görülmektedir. Daha önce belirtildiği üzere rekabet hukukuna aykırı bulunan
durumun TEKNOSA’ya satış desteği sağlanması olmadığının ve belgede yer alan bu
yöndeki ifadenin de teşebbüs aleyhine kullanılmadığının altı çizilmelidir. Söz konusu
ürünlerden elde edilen gelirlerin toplam ciro içerisindeki ağırlığı ise dosya kapsamında
ulaşılan sonuç bakımından önemli değildir.
Belge 49’a İlişkin Savunma
(685) Belgeye ilişkin "LG'nin VATAN fiyatlarına müdahale edip etmediği ise tespit
edilememektedir" çıkarımı yapılmışken LG belgelerine ilişkin genel değerlendirmenin yer
aldığı bölümde ilgili belgeye ilişkin olarak yer verilen "TEKNOSA'nın LG'den VATAN
fiyatlarına müdahale edilmesini talep ettiği ve LG'nin bu talebi olumlu karşıladığı
anlaşılmaktadır" yorumunun kabul edilemeyeceği, şikayet tarihi olan 18.07.2014 tarihinden
sonra VATAN tarafından uygulanan fiyatlarda artış olmadığı, şikayet döneminde VATAN
tarafından 1.899 TL, 1.999 TL, 2.199 TL ve 2.200 TL olmak üzere farklı fiyatların
uygulanmaya devam ettiği, bu durumun LG tarafından VATAN'ın fiyatlarına müdahale
edilmediğini açıkça gösterdiği ifade edilmektedir.
16-37/628-279
155/196
(686) Belgeden VATAN’ın fiyatlarının LG tarafından yükseltilemeye çalışıldığı ve fiyat yükselene
kadar LG’nin TEKNOSA’ya sınırlı sayıda ürün satışı için destek olacağı anlaşılmaktadır.
LG tarafından yapılan savunmada belgedeki ifadeler ve belge hakkında dosya kapsamında
yapılan genel değerlendirmelere yer verilmeden sadece VATAN’ın fiyatlarının arttığının
somut bir şekilde gösterilmediği üzerinde durulduğu görülmektedir. Daha önce de belirtildiği
gibi VATAN fiyatlarında değişikliğin somut bir şekilde gösterilememiş olması LG ve
TEKNOSA’nın perakende fiyatlara müdahale etme amacını taşıyan bir anlaşma içinde
bulundukları sonucunu değiştirmemektedir.
Belge 53'e İlişkin Savunmalar
(687) Belge 53'te MS Ankara Antares AVM Mağazası çalışanının LG’nin perakende satış
fiyatlarına müdahale etme amacının bulunmadığını kendi iç yazışmasında özetlediği, ilgili
yazışmada geçen " ... Yani LG de rekabette fıyat olduğu zaman ne yapacağız? Bu durumda
2 seçenek kalıyor bize ya ürünü satıştan çekip satış kaybedeceğiz ya da fıyatı görüp zarar
edip mağaza marjım aşağıya çekeceğiz. İkisi de tabi istediğimiz strateji değil. Eğer biz
destek alamıyorsak en azından rekabetteki fıyatı yükselttiremez miyiz? Yani bu işin normali
bu genelde. Ya bizfıyatı görürüz desteği de tedarikçi verir ya da karşı taraf fıyatı yükseltir."
ifadesinin LG’nin diğer sağlayıcılardan farklı bir strateji izlediğini ve perakende fiyatlara
müdahale etmediğini açıkça ortaya koyduğu belirtilmektedir. Belgeye yönelik olarak dosya
kapsamında LG'nin perakende satış fiyatlarına müdahale ettiğinin ortaya konulamaması ve
ilgili belge tarihinde pazarda farklı fiyatların uygulandığının gösterilmesi nedeniyle söz
konusu belgenin LG aleyhine kullanılamayacağı dile getirilmektedir.
(688) Söz konusu belgede geçen "... Real, Carrefour gibi noktalar bizim rakip olarak belirlediğimiz
yerlerde değil sen haklısın eğer rakip de fiyat var ise tedarikçinin ya o fiyatı düzeltmesi ya
da bize de destek oluyor olması lazım. LG özelinde bunu ana rakiplerimizde için
sağlayabiliyoruz bize sattırmadıkları bir fiyattan rakip fiyat yayınlarsa ya fiyat değişiyor ya
da bizim satış kaçırmayacağımız bir yol bulunuyor ama bu noktada rakip olarak belirlenen
noktalar TEKNOSA, VATAN, Bimeks gibi bizim ana rakiplerimiz." ifadesinden iddia edilenin
aksine LG’nin perakende fiyatlarına müdahale etmesi yönüyle diğer sağlayıcılardan farklı
olduğu görülmektedir.
(689) Söz konusu belgede LG aracılığıyla rakip fiyatlarına müdahale edilmesi durumu herhangi
bir tarihe atıf yapılmadan genel bir uygulama olarak aktarılmaktır. Bu nedenle, belgenin
üretildiği tarihte farklı fiyatların uygulanıyor olmasının belgede yer alan açık ifadeler ile
ulaşılan sonucu değiştirir nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.
Belge 57 ve Belge 62'ye İlişkin Savunmalar
(690) İlgili belgelerde LG çalışanlarının rekabet hukuku kurallarını perakendecilere hatırlatarak
pazardaki fiyatlara müdahale etmediklerinin açıkça belirtildiği, söz konusu e-postaların
LG’nin perakendeci fiyatlarına müdahale etme amacı taşımadığını ortaya koyduğu, LG’nin
rekabet hukuku kurallarına hassasiyet gösterdiği, rekabet hukukuna tam uyumun
sağlanması amacıyla çalışanlara düzenli olarak eğitimler verildiği ve hatırlatmalar yapıldığı
iddia edilmektedir.
(691) Söz konusu her iki belge de ihlal tespiti için bir gerekçe oluşturmamıştır. Diğer yandan,
rekabet hukuku alanında bilgili teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmeyeceği şeklinde
genel bir yargıya varmanın mümkün olmadığı belirtilmelidir.
16-37/628-279
156/196
Belge 63'e İlişkin Savunma
(692) Belgeden MS'nin destek talep ettiğinin anlaşıldığı, belgede geçen "sıkıntıyı çözmek"
ifadesinin herhangi bir müdahaleyi değil, perakendecilere daha düşük fiyattan satış
yapabilmeleri için sunulan ek desteği/kampanyayı ifade ettiği, aksine bir yorumun MS'nin
üç ayrı sağlayıcıdan fiyatlara müdahale etmesini talep ettiği yönünde bir yoruma neden
olacağı, bu yönde bir yorumun kabul edilemeyeceği, ilgili dönemde söz konusu ürün
bakımından piyasada birçok farklı fiyat uygulandığı belirtilmektedir.
(693) Dosya kapsamında söz konusu belge hakkında MS’nin sağlayıcılar ile görüşmeye
çalışmasındaki amacın fiyatlara müdahale edilerek yükselmesi yönünde olabileceği gibi,
sağlayıcılardan destek alarak fiyatı düşürme yönünde de olabileceği, bu nedenle, sıkıntının
çözülmesi şeklindeki ifadenin tam olarak neye karşılık geldiğinin anlaşılamadığı şeklinde
bir değerlendirme yer almaktadır. Ayrıca belgede rakip fiyatların düşük olmasından dolayı
zarar edildiği belirtilmekte sağlayıcılardan destek talep edildiğine yönelik bir ifade yer
almamaktadır. Belgede geçen “sıkıntının çözüldüğü” ifadesinin neye karşılık geldiği tam
olarak anlaşılamasa da bütün belgelerin birlikte değerlendirilmesi halinde bahse konu
sıkıntının rakip fiyatların düşmesinden doğmuş olabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Keza
belgede geçen “…Vatan bilgisayar tüm tv ürünlerinde çok agresif fiyatları var. Tüm
tedarikçilerle görüşüyoruz.” ifadelerinin de bu değerlendirmeyi desteklediği belirtilmelidir.
LG Tarafından Sunulan Ekonomik Analiz ve Buna İlişkin Değerlendirmeler
(694) Soruşturma kapsamında, LG tarafından yukarıda yer verilen savunmaların yanı sıra, LG’ye
isnat edilen iddiaların piyasadaki olası etkilerinin tespit edilmesi amacıyla yaptırılan
ekonomik analiz sonucunda hazırlanan bir rapor sunulmuştur. Aşağıda söz konusu raporun
özetine ve ardından da rapora ilişkin olarak EAAD’den alınan görüş ve değerlendirmelere
yer verilecektir.
(695) Raporda analize, LG aleyhinde yorumlanan belgelerin dâhil edildiği ve etki analizinin
yapılabilmesi için ihtiyaç duyulan teknomarketlerin satış fiyatı verilerinin LG tarafından
kullanılan “Monitoring Retail” sisteminden temin edildiği belirtilmiştir.
(696) Raporda, belgelerde yer alan teknomarket şikâyetlerinden sonra ilgili ürün fiyatlarındaki
düşüşlerin engellenip engellenmediğinin ve fiyatların artıp artmadığının analiz edildiği ifade
edilmektedir. Bu doğrultuda şikâyet tarihlerinden 30 gün öncesinde ve sonrasında
teknomarketlerdeki ilgili ürün fiyatlarının veri seti olarak ele alındığı belirtilmektedir.
Teşebbüs tarafından sunulan raporda bahse konu analiz “İstatistiksel Analiz” ve
“Ekonometrik Analiz” olmak üzere iki başlık altında sunulmaktadır.
(697) İstatistiksel analiz başlığı altında, teknomarketler tarafından şikâyet edilen LG ürünlerinin
ortalama fiyatları ile yapılan hipotez testlerinin sonucunda LG markalı ürünlerin fiyatının
belgelerdeki şikâyet tarihlerinden sonra istatistiki olarak anlamlı biçimde artmadığı, tersine,
ürünlerin büyük kısmının fiyatının istatistiki olarak anlamlı biçimde düşerken geri kalan
kısmının fiyatının istatistiki olarak değişmediği tespiti yapılmıştır.
(698) Ekonometrik analiz başlığı altında, regresyon yöntemi ile LG ürün fiyatlarının diğer
muhtemel belirleyenlerinin altı farklı model dâhilinde incelendiği ifade edilmektedir.
İnceleme sonucunda, Model 1’e göre, şikâyet sonrası fiyatların, öncesine göre (…..) TL
daha düşük olduğu, Model 2 ve 5’e göre teknolojik pazarlardaki fiyatlarda gözlenen negatif
genel trend ve her bir ürünün yaşam döngüsü sebebiyle fiyatlarında barındırdığı negatif
trend de analize katıldığında şikâyet sonrası fiyatların öncesine göre (…..) TL düşük olarak
hesaplandığı, Model 6’ya göre yazışmalar sonrasında şikâyet edilen fiyat düşüşlerini
engellemeye yönelik girişimin bulunması durumunda LG ürünlerinin ortalama fiyatlarının
en az (…..) TL daha yüksek seyredeceği tespitine ulaşılmıştır.
16-37/628-279
157/196
(699) Her iki başlık altında ortaya konulan tespitler doğrultusunda soruşturma konusu ürünlerin
fiyatlarının düşmesine ilişkin şikâyet yazışmaları üzerine LG’nin fiyat düşüşlerini
engellemeye yönelik iddia konusu eylemlerinin fiyatların düşmesini engelleyici bir etki
doğurmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
(700) LG tarafından sunulan ekonomik analiz raporu hakkında EAAD’den görüş talep edilmiştir.
Alınan görüşte teşebbüsün sunduğu raporun, kullanılan veri seti ve yapılan istatistiki ve
ekonometrik analizler bakımından değerlendirmesi yer almaktadır.
(701) Görüşte, raporda kullanılan veri setine yönelik olarak öncelikle on sekiz belgedeki toplam
yirmi beş üründen on dördüne ilişkin fiyat analizi yapıldığından, ulaşılan sonuçların doğru
kabul edilmesi halinde dahi ihlal iddiasına dayanak oluşturan belgelerin tamamına ilişkin
sonuç doğurmayacağı ifade edilmektedir. Keza veri sayılarının şikâyet öncesi ve sonrası
tarihler açısından dağılımının hem ürün bazında hem de kümülatif olarak dengeli olmadığı
belirtilerek bu durumun şikâyet sonrası dönemdeki fiyatların olduğundan daha düşük
ölçülmesine veya eksik tahmin edilmesine sebebiyet verebileceği dile getirilmektedir.
(702) Raporda kullanılan veri setinin genişletilmiş veri seti olması görüşte sunulan bir diğer
sakıncalı noktayı oluşturmaktadır. Şöyle ki, aynı satış noktasında, aynı tarihte, aynı fiyattan
satılan birden fazla ürün, satış adedi kadar çoğaltılarak istatistiki ve ekonometrik
analizlerde kullanılmıştır. Bu durum, suni bir şekilde standart sapma değerini düşürerek
analiz sonuçlarının güvenilirliğini arttırmakta ve ürün bazında ortalama fiyatların daha
düşük çıkmasına yol açmaktadır. Görüşte ayrıca raporda kullanılan MS’ye ilişkin verilerin
çok az olduğu belirtilmekte ve EAAD tarafından genişletilmemiş veriler esas alınarak
teknomarketlerde uygulanan şikâyet öncesi ve sonrası tarihlerdeki ortalama fiyatlar
incelendiğinde fiyatların MS’te %(…..), TEKNOSA’da %(…..) oranında arttığı, ürün ve
teknomarket düzeyinde ayrıştırma yapılmaksızın genişletilmemiş veriler kullanılarak
ortalama fiyatların karşılaştırılmasından şikâyet öncesi (…..) TL olan ortalama fiyatın
şikâyet sonrası (…..) TL’ye arttığı tespitlerine yer verilmektedir. Bu doğrultuda raporda
yapılan analizlerde kullanılan veri setinin genişletilmemiş olarak kullanılmasının daha
uygun olmakla birlikte genişletilmemiş veri setinin de şikâyet öncesi ve sonrasına ilişkin
gerek ürün gerek teknomarket düzeyindeki veri sayısının tutarlı ve anlamlı sonuçlar
çıkarmak bakımından yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(703) Raporda yapılan istatistiksel analizin EAAD tarafından genişletilmemiş verilerle
tekrarlanması ile BİMEKS’te satılan 32LB652V, 49LB620V; VATAN’da satılan 32LB652V,
42LM640S; TEKNOSA’da satılan 49LB620V, 55UB850; MS’te satılan 42LM660S,
42PA4500 ve kanal ayrımsız 49LB620V ürünlerinde şikâyet sonrası dönemlerde fiyatların
azalmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(704) EAAD tarafından gönderilen görüşte, ekonometrik analizde kullanılan LG ürünlerinin
fiyatlarına etki eden unsurları belirlemek amacıyla indirgenmiş form modelinin herhangi bir
talep ve/veya maliyet değiştiricisini içermemesi nedeniyle teknik bazı zayıflıkların
bulunduğu tespitine yer verilmektedir. Rapordaki ekonometrik analizin genişletilmemiş
verilerle tekrarlanması neticesinde şikâyet öncesi döneme kıyasla şikâyet sonrasında
fiyatların (…..) TL arasında azaldığı görülmüş ve fakat raporda uygulanan Model 6
bakımından istatiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte (…..) TL fiyat artışı yönünde bir
sonuç elde edilmiştir.
(705) Yukarıda yer verilen görüş dikkate alındığında LG tarafından sunulan raporun dosya
kapsamında ulaşılan sonuçları etkileyebilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.
LG Tarafından Sunulan Ekonomik Analizin Güvenilirliğine Yönelik Savunmalar
16-37/628-279
158/196
(706) LG tarafından yapılan veri taleplerinin reddedilmesinden sonra "Monitoring Retail"
sisteminden temin edilen sınırlı verilerle ekonomik analiz yapıldığı ve fiyatların yükselmesi
yönünde rekabeti sınırlayıcı bir etki doğmadığının ortaya konulduğu buna karşın,
soruşturma raporunda "veri sayılarının şikâyet öncesi ve sonrası tarihler açısından
dağılımının hem ürün bazında hem de kümülatif olarak dengeli olmadığı"nın ifade edildiği,
LG’nin veri talebinin reddedilmesi üzerine eldeki veriler ile ortaya koyduğu çalışma için bu
yönde bir yorumda bulunulmasının yerinde olmadığı, Kurumun hem kendi uhdesindeki
verileri sağlamadığı hem de bu nedenle LG tarafından sınırlı veri seti ile yapılan ekonomik
analizin güvenirliğine yönelik haksız değerlendirmelerde bulunduğu iddia edilmektedir.
(707) LG tarafından sunulan ekonomik analiz ve ulaşılan sonuçlar iktisadi bir bakış açısıyla
değerlendirilmiştir. Dolayısıyla yapılan iktisadi değerlendirmede LG’nin veri toplama
kapasitesi ve söz konusu veri talebinin reddi gibi hususların dikkate alınarak iktisadi olarak
anlamlı olmayan bir analizin kabul edilmesinin makul ve mümkün olmadığı
değerlendirilmektedir. Kaldı ki yukarıda söz konusu verilerin reddedilmesinin gerekçelerine
de yer verilmiştir.
LG tarafından İletilen İkinci Ekonomik Analiz Hakkında Yapılan Değerlendirme
(708) LG’nin ikinci yazılı savunmanın ekinde LG’ye isnat edilen iddiaların piyasadaki olası
etkilerinin tespit edilmesi amacıyla yaptırılan ikinci ekonomik analiz sonucunda hazırlanan
bir rapor daha sunulmuştur. Ayrıca LG tarafından sunulan ilk ekonomik analiz raporu
hakkında EADD’den alınan görüşe ilişkin değerlendirmelerde de bulunulmuştur.
(709) Delil niteliği bulunmayan, teşebbüsün cirosu içerisinde çok düşük paya sahip olan, LG
ürünlerinin yoğun olarak satılmadığı kanallardaki ürünlerin yapılan analizlere dâhil
edilmediği ve bu durumun etki analizi açısından sorun yaratan bir durum oluşturmadığı
belirtilmiştir. Ayrıca, soruşturma sürecinde değerlendirmeye alınan belgeler oldukça
spesifik olduğundan yapılan analizler için gerekli satış verilerine ulaşmanın güç olduğu ve
her tespit için eşit sayıda gözlem bulunmasını beklemenin anlamlı olmadığı, farklı
kanallarda satılan farklı ürünler için eşit gözlem bulmanın mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Bu çerçevede, Komisyon tarafından da önerildiği şekliyle verinin mükemmel ve tam olma
şartından ziyade verinin mevcut limitleri ve varsayımları bilinerek, sonuçları ona göre
yorumlayarak temsil kabiliyeti ilk rapora göre daha yüksek olan bir veri setiyle II. Ekonomik
Analiz Raporu’ndaki analizlerin gerçekleştirildiği dile getirilmiştir.
(710) Genişletilmiş verinin ise LG personelinin sisteme girdiği çoklu gözlemleri ayrıştırmak
amacıyla kullanıldığı ifade edilmiştir. Bunun aksine bir uygulamanın birçok gözlemi dikkate
almamaya yol açarak yapılan analizlerin sonuçlarının güvenilir olmamasına neden olacağı
dile getirilmiştir.
(711) LG’nin 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiasına yönelik belgeler esas alınarak LG
ürünlerinin teknomarketlerdeki satış fiyatlarının artıp artmadığı istatistiki ve ekonometrik
yöntemlerle test edilmiştir. Söz konusu analizlerin yapılabilmesi amacıyla LG tarafından
kullanılmakta olan “Monitoring Retail” sisteminde yer alan teknomarket perakende satış
fiyatı bilgilerinden yararlanılmıştır.
(712) II. Ekonomik Analiz Raporu’nda yer verilen istatistiki analiz sonuçlarına göre TEKNOSA
kanalında 42LA620Sve 49LB620V, VATAN kanalında 32LB652V ve 42LM640S, BİMEKS
kanalında 49LB620V ve 32LB652V, MS kanalında 42LM660S ürünleri haricinde incelenen
diğer ürünlerin ortalama fiyatları şikâyet tarihleri sonrasında şikâyet tarihi öncesine göre
istatistiksel olarak anlamlı biçimde azalmaktadır. Ayrıca, şikâyet sonrasındaki dönemde
söz konusu ürünlerin fiyatlarının istatistiki olarak değişmediği ifade edilmektedir.
16-37/628-279
159/196
(713) Kanal ve ürün ayrımı olmaksızın yapılan toplu analiz sonuçlarında ise incelenen ürünlerin
ortalama fiyatlarının şikâyet sonrasındaki dönemde şikâyet öncesine kıyasla istatistiksel
olarak anlamlı biçimde düştüğü sonucuna ulaşılmıştır.
(714) II. Ekonomik Analiz Raporu’nda, şikâyet tarihinin fiyatlar üzerindeki olası etkisini fiyatı
etkileyebilecek diğer unsurlardan arındırmak üzere farklı modeller kullanılarak regresyon
analizi yapılmıştır. Ekonometrik analiz sonuçları, şikâyet sonrası ürün fiyatlarının şikâyet
öncesine göre ortalama (…..) TL ila (…..) TL arasında daha düşük seyrettiğini ve söz
konusu fiyat farkının istatistiki olarak anlamlı olduğunu ortaya koymaktadır.
(715) Bu çerçevede II. Ekonomik Analiz Raporu’nda özetle, herhangi bir teknomarketin diğer
teknomarketlerin fiyatlarını LG'ye şikâyet etmesinin şikâyete konu olan ürünlerin fiyatlarının
yükselmesi gibi bir sonuç doğurmadığı, aksine söz konusu ürünlerin fiyatlarının düşmeye
devam ettiği görüşü dile getirilmektedir.
(716) LG tarafından sunulan II. Ekonomik Analiz Raporu hakkında EAAD’den görüş talep
edilmiştir. Bunun üzerine alınan görüşte teşebbüsün sunduğu rapor, kullanılan veri seti ve
yapılan istatistiki ve ekonometrik analizler bakımından yeniden değerlendirilmiştir.
(717) EAAD tarafından sunulan görüşte, ilk EAAD Raporu’nda, LG’nin iktisadi savunmasında
yapılan analizlere ilişkin ifade edilen çekincelerin, tıpkı II. Ekonomik Analiz Raporu’nda
Komisyon metnine atıfla belirtildiği gibi verinin mevcut limitleri ve varsayımlarının
netleştirilmesi ve bu bilgiler ışığında sonuçların yorumlanmasına ilişkin olduğu belirtilmiştir.
Birinci ve ikinci ekonomik analiz raporunda istatistiki ve ekonometrik yöntemler kullanılarak
analiz edilmeye çalışılanın teknomarketlerden herhangi birinin diğer teknomarketlerin
uyguladığı düşük fiyatlardan şikâyetçi olarak sağlayıcıyı araması neticesinde şikâyet edilen
teknomarketin fiyatını arttırıp arttırmadığı iddiası olduğu, bu bağlamda raportörlerce elde
edilen belgelerin farklı teknomarketlerdeki farklı ürünlere ilişkin olarak her biri kendi başına
ihlal iddiası açısından önem taşıdığı dile getirilmiştir.
(718) İhlal iddiasına dayanak teşkil eden tespitlerden bazılarının çeşitli gerekçelerle yapılan
ekonomik analizlere dâhil edilemediği durumlarda, diğer tespitlerin kullanılması ile elde
edilen analiz sonuçlarının genelleştirilmesinin sıkıntı doğurabileceği, raportörlerin dosya
kapsamındaki somut belge ve bilgileri dikkate almasının doğru olacağı, yapılan istatistiki
ve ekonometrik analizlere dâhil edilebilen tespitler ve özellikle bu analizler sonucunda fiyat
azalışı belirlenemeyen ürünler için ulaşılacak sonuçların dosya kapsamındaki bilgi ve
belgeler ile sağlaması yapılmasının önemli olduğu, örneğin yapılan ekonomik analizlerde
bir teknomarkette satılan belirli bir ürüne ilişkin fiyat artışı tespit edilememesine rağmen
soruşturma kapsamında elde edilen belgelerde fiyat artışına ilişkin somut bir bilgi olması
durumunda bu belgenin esas alınacağı belirtilmiştir.
(719) II. Ekonomik Analiz Raporu’nda, soruşturma raporunda ihlal iddiasına dayanak teşkil
etmeyen bazı tespitlerin analize dâhil etme zorunluluğunun bulunmadığı, söz konusu
durumun yapılan çalışmanın etkisini azaltmadığı tespitinin yapıldığı, ilk ekonomik analiz
raporunda bu bilgi olmaksızın söz konusu tespitlerin yeterli veri olmadığı gerekçesiyle
analize dâhil edilmediği, ihlal iddiası için kullanılmayan belgelerin yapılan analizlerde
kullanılmamasının makul olduğu, söz konusu durumun teyidinin ve bahse konu ürünlerin
soruşturma açısından öneminin raportörler tarafından değerlendirilmesi gerektiği ifade
edilmiştir.
16-37/628-279
160/196
(720) II. Ekonomik Analiz Raporu’nda yapılan analizler için gerekli satış verilerine ulaşmanın güç
olduğu belirtilerek her tespit için eşit sayıda gözlem bulunmasını beklemenin anlamlı
olmadığı, farklı kanallarda satılan farklı ürünler için eşit gözlem beklemenin mümkün
olmadığı, ilk raporda eşit veri dağılımı yerine dengeli bir dağılım olmasının yapılan
analizlerin tutarlılığını artıracağı üzerinde durulduğu, mevcut veri setinin sınırlarının
belirlenmesi açısından bu hususların önemli olduğu, veri toplama aşamasında karşılaşılan
güçlüklerin anlaşılabilir olduğu ancak mevcut tablonun doğru fiyat tahmini yapılmasını
güçleştireceği ve ihlal iddiaları açısından önem taşıyan şikâyet sonrası dönemdeki fiyatların
olduğundan daha düşük ölçülmesine veya eksik tahmin edilmesine sebebiyet verebileceği
dile getirilmektedir.
(721) II. Ekonomik Analiz Raporu’nda perakende seviyede LG ürünlerine yönelik anlaşma
iddiasının TEKNOSA ve MS ile sınırlı tutulduğu, ancak veri setinde MS'e ait veri sayısının
çok az olduğu, bu durumun özellikle söz konusu şikâyetlere ilişkin değerlendirmelerde göz
önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir. Nitekim kullanılan veri setinin
teknomarketlere göre dağılımı şöyledir:
Tablo 12: Verilerin Teknomarket Bazında Dağılımı
Teknomarket Veri Sayısı Dağılımı (%)
BİMEKS 4.117 24,50
MEDIA MARKT 101 0,60
TEKNOSA 9.976 59,37
VATAN 2.608 15,53
TOPLAM 16.510 100,00
(722) II. Ekonomik Analiz Raporu’nun genişletilmiş veri kullanımını içerdiği, aynı satış
noktasında, aynı tarihte, aynı fiyattan satılan birden fazla ürün, satış adedi kadar
çoğaltılarak elde edilen veri setinin istatistiki ve ekonometrik analizlerde kullanılmasının veri
setinde gözlemlenen şikâyet öncesi ve sonrasındaki veri dağılımındaki eşitsizlikle ilişkili
olduğu belirtilmektedir. Dengeli bir dağılımın söz konusu olmadığı mevcut veri setinde,
belirli fiyatlardan şikâyet öncesi veya sonrasında satılan çok fazla ürünün olması
durumunda sonuçların veri kümesindeki aşırı değerlerden kolaylıkla etkilenebileceği
belirtilmiştir. Aşağıda tablo genişletilmiş ve genişletilmemiş ürünlerin ortalama fiyatları
arasındaki farklılıkları göstermektedir:
Tablo 13: Ürün Bazında Ortalama Fiyatlar
Ürün Genişletilmiş Veri Genişletilmemiş Veri
32LB652V 1203,79 1204,28
40UB800 1726,00 1734,59
42LA620S 1676,23 1679,42
42LB620V 1441,43 1462,53
42LB652V 1755,37 1766,66
42LB670V 1948,48 1953,20
42LM640S 1876,52 1903,96
42LM660S 2020,14 2018,56
42PA4500 914,51 992,57
47LB652V 2128,49 2152,76
47LB670V 2447,00 2466,31
49LB620V 1768,41 1768,80
50PB690V 1617,37 1651,33
55LM640S 3360,35 3360,55
55UB850V 4928,44 4952,40
16-37/628-279
161/196
(723) II. Ekonomik Analiz Raporu’nda veri toplamada karşılaşılan güçlüklere ilişkin belirtilen farklı
gerekçelerin makul olduğu, bu durumun ekonomik analizlere dâhil edilmeyen tespitlerin
varlığını ve bu tespitler hakkında herhangi bir etki analizi yapılamadığı gerçeğini ortadan
kaldırmadığı, II. Ekonomik Analiz Raporu’nda, soruşturma raporunda yer alan ve LG’nin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine ilişkin iddialara dayanak teşkil eden on
sekiz belge esas alınarak analizlerin gerçekleştirildiği, ancak yeterli veri olmaması (dört
belge) ve soruşturma raporunda ihlal iddiası için kullanılmaması (beş belge) gibi sebeplerle
yapılan istatistiki ve ekonometrik analizlere belgelerden dokuzunun dâhil edilebildiği, söz
konusu on sekiz belgede yer alan toplam yirmi beş üründen sadece on beşine ilişkin fiyat
analizi yapılabildiği, yapılan istatistiksel analiz sonucunda bu ürünlerden yedisinin ortalama
fiyatında şikâyet tarihleri sonrasında öncesine göre istatistiksel olarak anlamlı bir azalma
görülmediği ifade edilmiştir.
(724) II. Ekonomik Analiz Raporu’nda kanal ve ürün ayrımı olmaksızın yapılan toplu analiz
sonucunda, incelenen ürünlerin ortalama fiyatlarının şikâyet sonrasındaki dönemde şikâyet
öncesine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı biçimde düştüğü, ama belirli kanallarda satılan
belirli ürünlere yönelik fiyat seyrinin ihlal iddialarına dayanak teşkil ederek incelendiği bir
soruşturma kapsamında genel eğilimi ortaya koyabilecek böylesi bir sonucun ihlalin
varlığını veya yokluğunu ortaya koymak açısından tek başına yeterli olmadığı belirtilmiştir.
(725) Böylelikle II. Ekonomik Analiz Raporu’nda yer verilen istatistiki analiz sonuçları doğru kabul
edilse dahi, ihlal iddiasına dayanak oluşturan belgelerin tamamına ilişkin sonuç
doğurmayacağının göz önüne alınması gerektiği ifade edilmiştir.
(726) II. Ekonomik Analiz Raporu’nda da istatistiksel analizin yanında şikâyet tarihi dışında LG
ürünlerinin fiyatlarını belirleyen başka faktörler olup olmadığının tespit edilebilmesi
amacıyla regresyon yöntemi kullanıldığı, bu amaçla ürün fiyatları üzerinde etkisi olabileceği
düşünülen şikâyet tarihi, alış maliyeti, ürünün satıldığı teknomarket kanalı, ürünün yaşı ve
gözlem tarihinin açıklayıcı değişkenler olarak belirlendiği, söz konusu değişkenlerin ürün
fiyatları üzerindeki etkisi, farklı kombinasyonlarla beş model şeklinde Sıradan En Küçük
Kareler Yöntemi ile tahmin edildiği dile getirilmiştir.
(727) Veri azlığının (özellikle belirli ürün ve teknomarket kanallarında) çok sayıda değişkenin
modele dâhil edilmesinin asıl ölçülmek istenilen “dönem” parametresinin etkisini azaltmış
olabileceği belirtilmiştir.
(728) “Dönem” parametresinde şikâyet tarihinin, mevcut ise soruşturma raporunda ele alınan
ihlal iddialarına ilişkin başlangıç tarihi ile karşılaştırılması gerektiği, soruşturma kapsamında
raportörler tarafından ihlalin başlangıcı için herhangi bir tarihin tespit edilmiş olması
durumunda söz konusu tarih ile II. Ekonomik Analiz Raporu’nda esas alınan belgelerdeki
şikâyet tarihleri arasındaki ilişkinin ortaya konulmasının yerinde olacağı, örneğin incelenen
belgelerden birinde şikâyet öncesi olarak kabul edilen bir tarihin raportörlerin hâlihazırda
ihlalin var olduğunu tespit ettiği bir döneme denk gelmesi durumunda II. Ekonomik Analiz
Raporu’nda yer alan analiz sonuçlarının farklı değerlendirilmesine yol açacağı ifade
edilmiştir.
(729) Ayrıca, rakip fiyatın talep tahmininde dikkate alınması gerekli bir parametre olduğu göz
önüne alındığında, rakip fiyat kaynaklı bir şikâyetin ekonometrik modelde bağımsız bir
değişken olarak kullanılmasının içsellik sorununa yol açabileceği dile getirilmiştir.
16-37/628-279
162/196
(730) Sonuç olarak;
- Analizde yer verilen veri setinin şikâyet öncesi ve sonrasına ilişkin ürün ve
teknomarket düzeyindeki veri sayısının tutarlı ve anlamlı sonuçlar çıkarmak
açısından yeterli düzeyde olmadığı,
- II. Ekonomik Analiz Raporu’nda yapılan istatistiksel ve ekonometrik analiz
sonuçlarının doğruluğu kabul edilse dahi analizin incelen on sekiz belgeden
dokuzuna ve yirmi beş üründen on beşine ilişkin olduğu, bunlardan dört farklı
teknomarkette satılan yedi ayrı ürün için fiyat düşüşü tespiti yapılamadığı,
dolayısıyla, analiz sonuçlarının ihlal iddiasına dayanak oluşturan belgelerin
tamamına ilişkin sonuç doğurmadığı,
- Analiz sonuçlarının dosya mevcudu bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirilmesinin
yerinde olacağı
değerlendirilmiştir.
I.5.3.10. VESTEL Tarafından Yapılan Savunmaların Değerlendirilmesi
İlgili Ürün Pazarına İlişkin Savunmalar
(731) VESTEL’e yönelik ihlal iddialarına temel teşkil eden yazışmalara konu ürünlerin büyük
çoğunluğunun 40 inç üstü panel televizyonlar ve beyaz eşya ürünlerinden oluştuğundan
hareketle yapılacak değerlendirmelerin daha sağlıklı olması için anılan ilgili ürün
pazarlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Ayrıca yeniden satış fiyatı
tespitine ilişkin soruşturmalarda ilgili ürün pazarı tespitinin özellikle ihlalin kapsamı, içeriği
ve etkisinin belirlenmesi açısından oldukça önemli olduğu, zira Kurul’un da özellikle
markalararası rekabetin yoğun olduğu pazarlarda, dikey ilişkiler yoluyla markaiçi rekabetin
kısıtlanması sonucunu doğurabilecek uygulamaların, kimi durumlarda etkinlik artışı
sağlayarak markalararası rekabeti artırabilmesi nedeniyle, muafiyet koruması içine alınarak
yasaklama kapsamı dışında bırakılabileceği tespitlerinde bulunduğu38 ifade edilmekte, bu
nedenle ihlal iddiasının dikey bir rekabet kısıtlamasına yönelik olması ve ihlale konu ürün
dinamiklerinin farklılık göstermesi nedeniyle, ilgili ürün pazarının "40 inç üstü panel TV
pazarı" ve "beyaz eşya ürünleri pazarı" olarak belirlenmesi gerektiği savunulmaktadır.
Ayrıca Danıştay 13. Dairesi'nin 18.12.2012 tarih ve E. 2009/6923, K. 2012/3882 sayılı
kararında, 4054 sayılı Kanun'un hangi maddesinin incelendiğine bakılmaksızın, ilgili ürün
pazarının hatalı tespit edildiği gerekçesiyle ilgili Kurul kararının iptal edildiği belirtilerek
dosya kapsamındaki ilgili ürün pazarının özelliklerine bakıldığında; pazara giriş engellerinin
bulunmadığı, araştırma maliyetleri düşük olduğundan markalararası geçiş yapılabildiği,
pazarın büyümeye devam ettiği, ürün çeşitlendirmesi ile farklılaştırmasının yoğun olması
nedeniyle dinamik bir yapı gösterdiği ve markalararası rekabetin yoğun olduğu, VESTEL’in
pazar payının yüksek olmadığının gözlenebildiği iddia edilmektedir.
38 25.11.2009 tarih ve 09-57/1365-357 sayılı; 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı; 13.03.2013 tarih ve
13-14/204-105 sayılı Kurul kararları.
16-37/628-279
163/196
(732) Dosya kapsamında pazarın yapısı, pazardaki oyuncular, rakiplerin pazar payları vb. gibi
bilgilere yer verildikten sonra ilgili ürün pazarının ürün bazında “beyaz eşya”, “küçük ev
aletleri”, “telekom ürünleri”, “panel TV” gibi alt segmentlere ayrılabileceği, ancak dosyanın
esası hakkında yapılacak genel değerlendirmeyi değiştirmeyeceğinden tüketici elektroniği
ürünleri olarak tanımlanmasının yeterli olacağı ifade edilmiştir. İlgili Pazarın
Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da pazar tanımlamasının temel amacı, incelenen
teşebbüslerin karşı karşıya bulundukları rekabet koşullarının belirlenmesi olarak, pazarın
hem ürün hem de coğrafi bölge boyutlarıyla tanımlamasındaki amaç ise, incelenen
teşebbüslerin davranışlarını sınırlama ve etkin bir rekabetçi baskıdan bağımsız olarak
davranmalarını önleme gücüne sahip rakiplerinin ortaya çıkarılması olarak ifade
edilmektedir. Akabinde pazar tanımının, pazar gücüne ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un
özellikle 6 ve 7. maddelerinin uygulanması bakımından önem taşıyan pazar payı
hesaplamaları yapılmasını sağladığı belirtilmektedir.
(733) Konuya ilişkin Danıştay 13. Dairesi tarafından 25.11.2008 tarih, 2006/4724 E. ve
2008/7418 sayılı kararında ilgili pazarın belirlenmesi ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin uygulanmasına yönelik bir pazar payı eşiğinin bulunmadığı, bu nedenle bir
anlaşma, eylem veya kararın bu madde kapsamına girip girmediğinin tespitinde soruşturma
tarafı teşebbüslerin pazar gücüne bakılmasına ve ilgili pazarın tanımlanmasına gerek
olmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
(734) Keza Kurul’un 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında inceleme yaptığı kararlarda
ilgili ürün pazarının net bir biçimde tanımlanmasının yapılan değerlendirmeler üzerinde
belirleyici bir etkisi olmaması durumunda, ilgili ürün pazarının tanımlanmayabileceği ifade
edilmiştir. Bu doğrultuda ilgili ürün pazarının her durumda net bir tanımının yapılmasına
gerek bulunmamakta olup pazarın yapısını ve şartlarını göstermek yeterli olabilmektedir.
Yeniden satış fiyatı tespitinin rekabeti kısıtlama amacı yönüyle açık bir rekabet ihlali olduğu
değerlendirildiğinden, farklı pazar tanımları altında dahi ihlal tespitine ilişkin değerlendirme
değişmeyecektir. Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğinin tespiti için
pazardaki etkisinin incelenmesi gerekmemektedir. İlgili ürün pazarının özellikleri, pazara
giriş engeli bulunup bulunmadığı, markalararası rekabetin yoğunluğu gibi pazar özellikleri
rekabeti kısıtlayıcı amacı olan bir anlaşmanın etkisiyle ilgili olmakla birlikte anlaşmanın
amaç yönüyle 4. maddeyi ihlal ettiği tespitini değiştirmemektedir.
(735) Bu dosya kapsamında ilgili ürün pazarının net bir tanımının yapılması VESTEL ile diğer
teşebbüsler arasında var olan rekabeti kısıtlayıcı anlaşmanın niteliğini değiştirmeyecek
veya rekabet karşıtı etkisini ortadan kaldırmayacaktır.
price2spy Adlı İnternet Sitesi Aracılığıyla Fiyatların Anlık Takip Edildiği İddiasına İlişkin
Savunmalar
(736) Dosya kapsamında TEKNOSA, KLİKSA ve MS’nin fiyatlarının ‘‘price2spy’’ adlı internet
sitesi yolu ile VESTEL tarafından anlık olarak izlenebildiği iddiası bulunduğu ancak söz
konusu internet sitesinin, kullanıcıların rakiplerini takip etmesini sağlamayı, rekabetçi
ortamı arttırmayı, tüm bilgileri bir arada toplayarak kullanıcıların zamandan tasarruf
etmesini sağlamayı amaçladığı, dolayısıyla bahse konu internet sitesi ile rakiplerin rekabeti
sınırlamadığı, aksine bu sitenin sektördeki rekabetçi yapının güçlü olduğunu gösterdiği ileri
sürülmektedir. İlaveten VESTEL, söz konusu internet sitesi aracılığıyla ile fiyat takibinde
bulunmadığını da ifade etmektedir.
(737) Dosya kapsamında söz konusu internet sitesinin kullanımına ilişkin bir değerlendirmeye
yer verilmemiştir
16-37/628-279
164/196
Tüketici Tercihlerinde Fiyatın Tek Önemli Unsur Olmadığına İlişkin Savunmalar
(738) Dosya kapsamında fiyatın tüketici tercihleri bakımından en önemli gösterge olduğu
iddiasına ilişkin olarak, teşebbüsün tüketici tercihlerine yönelik bağımsız araştırma firmaları
aracılığıyla gerçekleştirdiği çalışmalarda, fiyatın markalar için tek önemli unsur olmadığı
ifade edilmektedir. Teşebbüs buna gerekçe olarak, 2004 yılındaki çalışmaya göre
televizyon satın alırken fiyatın ikinci sırada yer aldığını, 2012 yılındaki çalışmaya göre fiyat
ve ödeme koşullarının önemli olsa da geri planda kaldığını, 2015 yılında yapılan çalışmaya
göre fiyat dışında birçok değişkenin marka kararını etkilediğini göstermektedir. İlaveten ilgili
çalışmalarda, VESTEL tüketicilerinin sektöre göre daha az fiyat odaklı olduğunun tespit
edildiği, bayi ve teknomarketlerde farklı fiyatlar gören tüketicilerin %(…..)’ünün markaya
karşı güven kaybı yaşadığının ve %(…..)’sinin sürekli indirim kampanyası yapan markaların
kalitesiz olduğunu düşünmeye başladığının ortaya konulduğu, dolayısıyla Kurul’un
02.11.2011 tarih ve 11-55/1434-509 sayılı Bellona kararında ifade edildiği üzere, marka
imajı için ciddi yatırımlar yapan teşebbüslerin ürünlerini nispeten yüksek bir fiyattan
satmasının makul olduğu ileri sürülmektedir.
(739) Dosya kapsamında VESTEL’in davranışları hakkında yapılan değerlendirmede fiyatın
tüketici tercihlerindeki yerine ilişkin bir tespit yer almamaktadır. VESTEL’in 4054 sayılı
Kanun’u ihlal ettiğine ilişkin yapılan tespitlere VESTEL hakkındaki belgelerden hareketle
ulaşılmıştır.
Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Savunmalar
(740) VESTEL’in genel bir politika olarak tüm dağıtım kanallarında perakende yeniden satış
fiyatlarının belirli bir seviyenin altına düşmesini arzu etmediği ve bu doğrultuda yeniden
satış sözleşmelerinde VESTEL’in tavsiye fiyatları ile kampanyalarına uyum gösterilmesi,
VESTEL’in onayı olmaksızın kampanya yapılmamasının kararlaştırıldığı ifade edilmektedir.
Yeniden satış sözleşmelerinde ayrıca bayilerin internet sitelerine spot satış yapmalarının
yasaklandığı, bu yasağın temel nedeninin seçici dağıtım sisteminde yer alan bayilerin
sistem dışında kalan yetkisiz yeniden satıcılara yapacakları satışların engellenmesi olduğu,
yoksa bayilerin nihai tüketicilere ve birbirlerine yapacakları satışların engellenmediği ve
bayiye bu tip satışları nedeniyle bayilikten çıkarma cezası verilmediği belirtilmektedir.
Teşebbüs, VESTEL’in perakendeciler seviyesinde yaşanan rekabetin maliyetine
katlanmak yerine fiyat düşüren teknomarketleri ikaz ettiğini ancak bu konuda yaptırım
uygulamadığını, kaldı ki VESTEL tarafından yapılan ikazların etkili olmadığını ve piyasada
fiyatların VESTEL’in tavsiye niteliğindeki perakende fiyatlarından farklı şekillerde cereyan
ettiğini ileri sürmektedir.
(741) VESTEL’in yeniden satış fiyatını tespit ettiğine ilişkin değerlendirmeye esas teşkil eden
belgelerden VESTEL tarafından bildirilen satış fiyatı üzerinden indirimli satış yapan
teşebbüslerin takip edildiği ve uyarıldığı, ürünün yeniden satış fiyatının değiştirilemeyeceği
yönünde telkinde bulunulduğu ve bu teşebbüslerin fiyatın düşürülmesi halinde garanti ve
montaj gibi hizmetlerden yararlandırmama yaptırımı uygulamakla bir nevi tehdit edildiği
anlaşılmaktadır. Diğer yandan dosya kapsamında VESTEL’in, bayilerin internet sitelerine
spot satış yapmalarının yasaklanması şeklinde davranışlarının grup muafiyetinden
yararlanabileceği değerlendirilmiştir.
(742) VESTEL tarafından bayilik sözleşmelerinde yeniden satış fiyatının tespitine yol açabilecek
hükümler yer almakta, ayrıca VESTEL’e ilişkin belgelerden perakendecilerin VESTEL’den
gelen talep doğrultusunda hareket ettiği durumların olduğu da anlaşılmaktadır. Bu
bağlamda perakende fiyatları yakından takip eden ve fiyat indirimine müdahale eden
VESTEL’in ikazlarının etkili olmadığı nedeniyle yeniden satış fiyatını tespit etmediği
şeklindeki savunmasının makul olmadığı değerlendirilmektedir.
16-37/628-279
165/196
(743) VESTEL tarafından yeniden satış fiyatının tespiti ile ilgili olarak üzerinde durulan bir diğer
husus eylemin ‘‘rule of reason’’ analizine tabi tutulması gerektiğidir. Teşebbüs, Kurul’un da
‘‘bu tip uygulamaların ancak rekabet üzerindeki olumsuz etkilerinin olduğu durumlarda
yasaklanması gerektiği, marka içi rekabeti sınırlandıran bu tip uygulamalardansa markalar
arası rekabeti sınırlandırıcı nitelikteki uygulamalara önem verilmesi gerektiği’’ görüşünü
benimsediğini ifade etmektedir.
(744) Oysaki Kurul 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı Anadolu Elektronik kararında
soruşturma taraflarından birinin benzer bir savunmasına “Daha önce de belirtildiği üzere
amacının rekabeti kısıtlamak olduğu kabul edilen YSFB uygulamalarının 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer aldığına şüphe bulunmamaktadır. Bu nedenle 4.
madde hükmü göz önüne alındığında ihlalin ortaya konulabilmesi için YSFB
uygulamalarına yönelik olarak bir etki analizi yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.”
şeklinde bir değerlendirme yapmıştır. Bu bağlamda, markalararası rekabetin sınırlandığı
durumlarda daha büyük bir tüketici kitlesinin etkilenmesi beklenmekle birlikte, aynı markayı
satan perakendeciler arasındaki rekabetin kısıtlanmasının da rekabet sürecini ve
tüketicileri olumsuz etkileyeceği aşikardır. Kurul’un sağlayıcının pazar gücü, pazardaki
markalararası rekabetin seviyesi ve uygulamanın pazardaki etkisinin sınırlı olması gibi
hususları değerlendirerek önaraştırma sonunda soruşturma açmadığı ve 4054 sayılı
Kanun’un 9. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca görüş gönderilmesine karar verdiği dosyalar
bulunmakla birlikte, bu husus yeniden satış fiyatının amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı
anlaşmalardan sayılmadığı anlamına gelmemektedir. Bu nedenle VESTEL’in, 4054 sayılı
Kanun kapsamında muafiyet alamayacağı belirlenen dosya konusu davranışları açısından
ayrı bir etki değerlendirmesine ihtiyaç olmadığı değerlendirilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesinde Sayılan Şartların Karşılandığına İlişkin Savunmalar
(745) VESTEL’in dosya konusu eylemleri hakkında 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
kapsamında değerlendirme yapılmış ve bireysel muafiyet alamayacağı belirlenmiştir. Bu
nedenle bu kısımda yeniden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemektedir.
VESTEL'e Yönelik İhlal İddialarına Konu Eylemin Piyasada Etki Doğurmadığı Savunması
(746) VESTEL’in ikazları üzerine gerçekleştirilen teknomarket davranışları incelendiğinde,
bunlardan büyük çoğunluğunun VESTEL’in telkinlerini uygulamaya geçirmediği, bu
nedenle VESTEL’in talebi doğrultusunda gerçekleştirilen teknomarket davranışlarının
oldukça sınırlı sayıda kaldığı ve pazardaki rekabeti sınırlandırıcı etki doğurabilecek nitelikte
olmadığı iddia edilmektedir. Yeniden satış fiyatı tespiti uygulamaları bakımından rekabeti
kısıtlayıcı etkinin söz konusu olmadığı durumlarda, emsal Kurul kararlarında soruşturma
açılmaksızın 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca görüş gönderilmesi
kanaatine varıldığı savunulmaktadır.
16-37/628-279
166/196
(747) Amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar etki doğurmasa da 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında ihlal olarak nitelendirilmektedir. Kurul39 “Rekabeti bozucu nitelikte
olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar adına
gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece rekabete aykırı
bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.” tespiti
ile amacı rekabeti kısıtlayıcı olan bir anlaşmanın etkisinin aranmayacağını açıkça ortaya
koymuştur. Yeniden satış fiyatının tespitinin AB rekabet hukuku kapsamında da amaç
yönüyle rekabeti kısıtladığı kabul edilmektedir. Komisyon tarafından 2014 yılında
yayımlanan “Amaç Yönünden Rekabet Kısıtlarına İlişkin Kılavuz”40un 3.4. maddesinde
yeniden satış fiyatının tespitinin amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı olduğu ifade edilmiştir.
Bu bağlamda yeniden satış fiyatının tespiti için etki analizine dayanılması gerektiği
savunmasının doğru olmadığı belirtilmelidir. Kurul’un 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262
sayılı kararında “Daha önce de belirtildiği üzere amacının rekabeti kısıtlamak olduğu kabul
edilen YSFB uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer aldığına
şüphe bulunmamaktadır. Bu nedenle 4. madde hükmü göz önüne alındığında ihlalin ortaya
konulabilmesi için YSFB uygulamalarına yönelik olarak bir etki analizi yapılması
zorunluluğu bulunmamaktadır.” denilerek yeniden satış fiyatının belirlenmesinin amaç
yönüyle rekabeti kısıtladığının kabul edildiği açıkça ortaya konmuştur. Bu nedenle
VESTEL’in yeniden satış fiyatının tespitine ilişkin uygulamalarının etkisinin olmaması, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucunu değiştirmeyecektir.
(748) Kurul’un sağlayıcının pazar gücü, pazardaki markalararası rekabetin seviyesi ve
uygulamanın pazardaki etkisinin sınırlı olması gibi hususları değerlendirerek önaraştırma
sonunda soruşturma açmadığı ve 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca
görüş gönderilmesine karar verdiği dosyalar bulunmakla birlikte, bu hususun yeniden satış
fiyatının amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalardan sayılmadığı anlamına gelmediği
ifade edilmelidir.
(749) Diğer yandan, eylemin piyasada etkisi Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci
fıkrasında açıkça sıralanan hafifletici unsurlardan değildir. Ancak temel para cezasının
belirlenmesinde eylemin piyasada ne ölçüde etki gösterdiği dikkate alınmaktadır. Dosya
kapsamında da temel para cezasının belirlenmesinde bu husus dikkate alınmıştır.
39 19.01.2011 tarihli ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı.
40 Guidance on restrictions of competition "by object" for the purpose of defining which agreements may
benefit from the De Minimis Notice, Madde 3.4.
16-37/628-279
167/196
İddia Konusu Uygulamaların Marka İmajını Korumak Amacıyla Gerçekleştirildiği
Savunması
(750) İddia konusu uygulamanın fiyat düşüşlerinin tüketiciler nezdinde kalitesizlik algısı
yaratması nedeniyle gerçekleştirildiğini ve marka imajı ile kalitenin artırılarak etkinlik
sağlanmasına yönelik olduğu, bu çerçevede Vestel marka imajını sağlamak, geliştirmek ve
korumak amaçlarıyla perakende satışlarda fiyatlarının belirli bir seviyede olması ve fazla
düşük seyretmemesinin arzu edildiğinden bazı yöntemlere başvurulduğu; marka imajını
yükseltmek amacıyla mağazalara yatırımlar yapılığı ve markanın iletişim yatırımlarının
arttırıldığı, kalite algısının arttırılması amacıyla arge ve müşteri hizmetleri yatırımlarının
hızlandırıldığı, markaya duyulan güvenin korunması ve arttırılması amacıyla da fiyatların
farklı dağıtım kanallarında fazla değişkenlik göstermesinin önlenmeye çalışıldığı iddia
edilmektedir. Kurulun Dogati kararında41 "Dogati tarafından franchise alanların kendi
fiyatlarını belirleme serbestisinin kısıtlandığını gösteren emareler olsa da Dogati'nin sabit
bir fiyatı dikte etme çabasından ziyade fiyatları belli bir seviyede tutma çabası içinde
olduğu" şeklinde bir vurgu bulunduğu, anılan kararda ilgili teşebbüs açısından satış artışıyla
birlikte, kalite-fiyat dengesinin tutturulmasının marka imajı ve müşteri memnuniyeti gibi
kazanımların elde edilmesi bakımından önem taşıdığı ifade edilmiş ve teşebbüsün marka
imajının zarar görmemesi saikiyle giriştiği fiyatlar üzerindeki müdahaleci davranışlarının bu
rasyonaliteye dayandırılabileceğinin belirtildiği ileri sürülmüştür.
(751) Sağlayıcıların marka imajının korunması, satış noktasındaki servis kalitesinin artırılması ve
müşteri memnuniyetinin sağlanması için ürünlerinin satışını yapan perakendecilere çeşitli
dikey kısıtlamalar getirmesi mümkündür. Örneğin perakendecinin mağazasında sağlayıcı
tarafından belirlenen koşulların sağlanması (mağaza büyüklüğü, dekorasyonu, müşterilere
sunulan imkanlar vb.) veya belirli bilgi düzeyinde ve yeterli sayıda personelin çalıştırılması
gibi dikey kısıtlamalar marka imajının oluşturulması ve korunması için alınabilecek
sınırlamalardan olup, bu tür uygulamalar genellikle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
ihlali olarak değerlendirilmemektedir. Sağlayıcı ayrıca perakendecilere satış fiyatını
artırmak ya da azaltmak suretiyle dolaylı olarak perakendecilerin yeniden satış fiyatını
etkileyebilecektir. Ancak savunmada belirtildiği gibi marka imajının zarar görmemesi
saikiyle de olsa perakendecilerin satış fiyatlarının belirlenmesi markaiçi fiyat rekabetinin
ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda amaç yönüyle 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesinin ihlali sayılan yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasının marka imajının
korunması saiki gerekçesiyle yapıldığı için ihlal olarak değerlendirilmemesi mümkün
görülmemektedir. Savunmada atıfta bulunulan Dogati kararı hızlı yemek sektöründeki bir
franchise zincirinde yeniden satış fiyatının tespiti iddiasına ilişkin olup, bir önaraştırma
neticesinde alınmış bir karardır. VESTEL’in faaliyet gösterdiği pazara benzer özellikler
gösteren 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı kararında ise Kurul, teşebbüsün yeniden
satış fiyatının tespiti yoluyla 4. maddeyi ihlal ettiğine idari para cezası uygulanmasına karar
vermiştir.
41 22.10.2014 tarih ve 14-42/764-340 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
168/196
VESTEL'in Yurtiçinde Rekabetçi Fiyatlar Sunduğu Savunması
(752) Halihazırda kendisini orta ve üst segmentte konumlandırarak kalite algısı oluşturmaya
çalışan VESTEL'in fiyatlarını genel olarak artırmış olmasına rağmen, çok pahalı bir marka
olmadığı ve ürünlerini yurtdışında daha pahalıya sattığı, yurtiçinde halen rekabetçi bir
marka olarak faaliyet gösteren VESTEL'in ihraç fiyatlarının yurtiçi fiyatlarından daha yüksek
seviyelerde olduğu ifade edilmektedir. Rekabetçi fiyatlar sunan bir yerli üretici olmanın,
tüketici elektroniği ürünleri bakımından markalararası rekabette önem arz ettiği ve geçmişte
oldukça yüksek maliyet teşkil eden ilgili ürünlere erişimin, günümüzde son derece
ulaşılabilir olmasında VESTEL markasının önemli bir katkısının bulunduğu
savunulmaktadır.
(753) Yukarıda ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere, ürünlere ilişkin kalite algısı ya da marka imajı
oluşturulması veyahut ürünlerin yurtiçi fiyatının yurtdışı fiyatına kıyasla düşük olması gibi
gerekçelerin yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
uyarınca rekabeti kısıtlama amacı taşıdığı yönündeki sonucu değiştirecek nitelikte olmadığı
değerlendirilmektedir.
Bayilik Sözleşmelerinin Yeniden Düzenlendiği Savunması
(754) Dosya kapsamında VESTEL'in bayi kanalını diğer tüketici elektroniği perakendecilerinin
fiyat rekabetinden koruma amacı olduğuna değinildiği; bayi kanalında yeniden satış
fiyatının tespit edildiğine yönelik herhangi bir bilgi veya bulgu bulunmadığı ifade edilerek,
Soruşturma Raporunda VESTEL'in bayileriyle imzalamış olduğu Yetkili Satıcılık
Sözleşmesi'nin 4. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin yeniden satış fiyatının tespiti olarak
anlaşılmasına sebep olmaması açısından tekrar düzenlenmesinin uygun olacağının ifade
edildiği, nitekim VESTEL Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin, soruşturma raporu henüz
hazırlanmadan önce, soruşturma yürütülürken 30.12.2015 tarihinde yeniden düzenlendiği
ve soruşturma raporunda muğlak olduğu ifade edilen hususların netleştirildiği, buna
istinaden 18.01.2016 tarihinden itibaren akdedilecek sözleşmeler bakımından, yeniden
düzenlenmiş sözleşme metninin kullanılmaya başlandığı belirtilmektedir.
(755) Soruşturma raporunda Yetkili Satıcılık Sözleşmesinin (b) bendinde, “Yetkili satıcı, VESTEL
tarafından bildirilen, sözleşme konusu ürün ve hizmetlerin tavsiye edilen satış fiyatları
konusunda dağıtım ağının ortak kimliğini ve VESTEL’in kurumsal kimliğini bozabilecek ve
tüketici aleyhine etkiler doğurabilecek her türlü uygulamadan kaçınacaktır.” ifadesi yer
almaktadır. İşbu ifade doğrudan yeniden satış fiyatının tespiti anlamı taşımamakla birlikte,
“yeniden satış fiyatı konusunda dağıtım ağının ortak kimliğini bozabilecek uygulamalardan
kaçınmak” tüm bayilerde ortak ve sabit fiyat uygulaması şeklinde anlaşılabileceği ve bu
bağlamda ilgili maddelerin VESTEL’in bildirdiği yeniden satış fiyatlarının tavsiye niteliğinde
olduğu ve bayilerin yeniden satış fiyatını belirlemesinin serbest olduğunu açıkça ifade
edecek şekilde yenilenmesinin uygun olacağı tespitinde bulunulmuştur. VESTEL’in
savunmasının ekinde sunduğu yenilenmiş Yetkili Satıcılık Sözleşmesinde ilgili maddenin
“YETKILI SATICI, sözleşme konusu mal ve hizmetlerin tüketiciye satış fiyatlarını serbestçe
tayin etme hak ve yetkisine sahiptir. Şu kadar ki asgari satış fiyatına veya sabit satış fiyatına
dönüşmemek koşuluyla Vestel, YETKILI SATICI'ya azami satış fiyatı veya tavsiye edilen
satış fiyatı bildirme hakkına sahiptir.” şeklinde değiştirildiği görülmekte bu metnin daha açık
ve anlaşılır olduğu değerlendirilmektedir.
16-37/628-279
169/196
VESTEL'in Bayi Kanalı İle Olan İlişkisine Yönelik Savunmalar
(756) VESTEL'in amacının bayi kanalını diğer tüketici elektroniği perakendecilerinin fiyat
rekabetinden korumak olduğunun, dosya kapsamında isabetli bir şekilde tespit edildiği,
bununla birlikte, VESTEL'in bayilerini finanse ettiği ve bayilerinin önemli bir bölümüne açık
kredi vermekte olduğu hususunun dikkate alınmadığı iddia edilmekte, VESTEL’in
bayileriyle konsinye benzeri açık kredili ticari ilişki çerçevesinde çalıştığı, bayilerin finansal
durumunun kötüye gitmesinin doğrudan VESTEL aleyhine sonuçlar doğuracağı,
VESTEL’in bazı bayilerden alacaklarını güvence altına almak adına teminat mektubu gibi
enstrümanları kullansa da markalararası rekabetin yoğun olduğu pazarda alınan tedbirlere
rağmen bayilerin bir kısmının bu rekabete dayanamayarak iflas ettiği veya ödeme güçlüğü
içine düştüğü ifade edilmektedir. Uluslararası zincir olmaları sebebiyle pazarlık gücüne
sahip teknomarketlerin yarattığı, pazarda yıkıcı etkiler doğuran aşırı rekabete karşı
fiyatların belirli bir seviye üzerinde tutulmasının, bayilerin korunması amacına hizmet ettiği
ve bayiler ile teknomarketlere sağlanan kredilerin geri alınabilmesi için VESTEL’in
müdahalesinin zorunlu olduğu ifade edilmektedir.
(757) Uygulamaların bayilerin teknomarketler karşısında korunması amacıyla yapılmış olması
markaiçi fiyat rekabetinin kısıtlanmasına yönelik anlaşmanın makul görülmesini
sağlamayacaktır. Bayilerin yararına da olsa söz konusu uygulamalar fiyat rekabetinin
kısıtlanmasına ve tüketicilerin daha yüksek fiyat ödemek durumunda kalmasına neden
olmaktadır.
Perakende Pazarda Rekabetin Yoğun Olduğuna Yönelik Savunmalar
(758) Teknomarketler tarafından uygulanan yıkıcı fiyatların, sadece bayileri zor durumda
bırakmadığı; Electric Partners, Best Buy, Darty, ELECTROWORLD gibi yabancı menşeili
teknomarketlerin pazardan çıkmak zorunda kaldığı, GOLD, Real ve Beğendik’in iflas
erteleme yoluna başvurduğu42, TEKNOSA’nın zarar açıkladığı43 ve iştiraki KLİKSA’nın
küçülerek TEKNOSA'nın outlet kanalı haline geldiği44, MS’nin bilanço zararlarını kapatmak
amacıyla sermaye artırımına gittiği ve BİMEKS’in geçtiğimiz yıla oranla çok düşük kar
açıkladığı belirtilmekte, bu durumun, aynı zamanda perakende pazardaki rekabetin
varlığını açıkça kanıtladığı, yoğun rekabet baskısına dayanamayan teşebbüslerin
pazardan çıkmak zorunda kaldıklarını ortaya koyduğu vurgulanmaktadır.
(759) Perakende pazarında teknomarketlerin varlığı ile artan rekabet ortamının hem bayilere
hem de başka perakendecilere zarar verdiği gerekçesiyle VESTEL’in fiyat rekabetini
kısıtlamayı amaçlayan uygulamalarda bulunduğu savunması ihlal değerlendirmesini
değiştirecek nitelikte değildir.
42
iflaserteleme-istedi
atamasi-yapildi/
43
44
16-37/628-279
170/196
VESTEL'in İddia Konusu Eylemlerinin Haklı Gerekçeleri Olduğu Savunması
(760) Yeniden satış fiyatı tespitinin ekonomik literatürde kabul edilen olumlu yönlerinden birinin,
küçük ölçekli perakendecilerin (örneğin bayilerin) büyük ölçekli perakendeciler (örneğin
teknomarketler) karşısında korunmasının sağlanması olduğu, VESTEL'in teknomarketlere
ürünlerini maliyet altında fiyatlara satmamaları yönünde telkinde bulunmasının, rekabeti
kısıtlama amacına yönelik değil münhasır bayileri zincir teknomarketlere karşı korumayı
hedeflediği belirtilmekte, bu kapsamda VESTEL'in anılan uygulaması, bayilere destek
olunması ve aynı zamanda VESTEL tarafından bayilere sağlanan kredilerin geri ödenmesi
amacına hizmet ettiği savunulmakta, VESTEL'in söz konusu amacının objektif haklı
gerekçe olarak değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmektedir.
(761) Bilindiği üzere bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği tespit edilse de
aynı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulları karşılaması halinde anlaşma 4. maddenin
uygulanmasından muaf tutulabilmektedir. Muafiyetin şartlarından ikisi, anlaşma ile malların
üretim ve dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında iyileşme ve ekonomik ve teknik gelişmenin
sağlanması ve bu gelişmeden tüketicilerin yarar sağlamasıdır. VESTEL tarafından yeniden
satış fiyatının tespitine yönelik uygulamaların bayilerin teknomarketler karşısında
korunması amacıyla gerçekleştirildiği belirtilmekte olup, rekabet gücü zayıf olan bayilerin,
teknomarketlerin fiyat düşürmesine engel olmak suretiyle korunmasının malların
dağıtımında bir iyileşme veya gelişme sağlanmasına katkısı olmadığı
değerlendirilmektedir. Diğer yandan söz konusu uygulamalar nedeniyle fiyat rekabeti
sayesinde daha düşük fiyatlı ürünler satın alabilecek olan tüketiciler zarar görmekte ve fiyat
seviyesinin yapay olarak yükseltilmesine neden olunmaktadır. Sayılan nedenlerle
VESTEL’in yeniden satış fiyatı tespitinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
şartları sağlamadığı tespit edilmektedir.
Belge 72'ye İlişkin Savunmalar
(762) Belgede VESTEL yetkilisi tarafından nakliye, montaj ve garanti hizmetlerine ilişkin yapılan
açıklamanın amacının, MS'nin fiyatını yükseltmek için zorlamaya veya yaptırım
uygulamaya yönelik değil, vermiş olduğu ürünün satış fiyatı içerisinde bizzat sunduğu
nakliye, garanti ve montaj hizmetinin bedelinin de bulunduğunu belirtmek olduğu, zira
MS'nin fiyatını düşürdükten sonra VESTEL'e fark faturası keserek aradaki 200 TL'Iik farkı
VESTEL'den talep etmesinin, böylelikle VESTEL'e ilgili ürünün toptan satış fiyatını
düşürtmesinin söz konusu olduğu, bu nedenle VESTEL tarafından ürünün düşük fiyattan
alınmak istenmesi halinde, ilgili ürün satışının nakliye, garanti ve montaj hizmeti olmaksızın
da gerçekleştirilebileceğinin ifade edildiği, diğer bir deyişle VESTEL'in MS'ye yönelik bir
tehdidinin bulunmadığı, VESTEL’in ilişkileri zedelemek yerine yapıcı bir tutum
sergilemesinin söz konusu olduğu savunulmaktadır.
(763) İlgili belgede VESTEL’in MS’ye düşük fiyatlarını yükseltmesi gerektiğine ilişkin uyarıları
sonrasında, “MM-Vestel işbirliğinde anlaşılan sözleşmeye göre MM Vestel insertlerine
inline olacak şekilde hareket etmektedir, yani 3 yıl garanti ve ücretsiz montaj şartlarında
satış yapılmaktadır. Farklı kampanya kurguları için önceden bilgi verilmektedir. Eğer
spottan alım yapan firmaların fiyatlarına eşdeğer fiyatlar ile satmaya devam edecekseniz,
sitenizde satılan ürünleri de 2 yıl garanti ve ücretli montaj şeklinde tanımlatacağız.” ifadeleri
ile ürün fiyatını yükseltmediği takdirde MS’de satılan ürünlerin garanti ve montaj
koşullarının değiştirileceği yönünde ikazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu ikazın MS’nin
fiyatlarının VESTEL tarafından belirlenen satış fiyatı seviyesine getirilmesi için kullanıldığı
değerlendirilmektedir.
16-37/628-279
171/196
VESTEL İle Bayileri Arasında Konsinye Benzeri Bir İlişki Bulunduğu Savunması
(764) VESTEL’in bayilerine finansal destek verdiği ve bayilerin ürün satışından sonra VESTEL’e
ödeme yaptığı belirtilerek aralarındaki sözleşmede geçmese de aralarında konsinyeye
benzer açık kredili ticari bilişki bulunduğu ifade edilmektedir.
(765) Türk Ticaret Kanunu’nda acente, “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya
müstahdem gibi tabi bir sıfatı olmaksızın bir mukaveleye dayanarak muayyen bir yer veya
bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya
bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimse” olarak tanımlanmaktadır. 4054
sayılı Kanun bakımından ise, şayet acente müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık
ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir mali veya ticari risk almamışsa, acentenin müvekkili
adına yaptığı ya da aracılık ettiği iş ve işlemlerle ilgili olarak müvekkilin acenteye getirdiği
sınırlamalar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışındadır. Diğer taraftan, akdedilen
anlaşmanın adının acentelik anlaşması olması, bu anlaşmanın kendiliğinden 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığı anlamına gelmemektedir.
(766) Burada, teşebbüsler arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup
olmadığını belirleyen unsur, acentenin, müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili
olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığıdır. Acentelik sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun
kapsamı dışında değerlendirilmesinde Dikey Kılavuz yol göstericidir. Dikey Kılavuz’da
acentelik ilişkisinde acentenin sağlayıcı ile olan ilişkisi bağlamında ticari ve mali risk alıp
almadığı kriteri esas alınmaktadır ve sınırlayıcı olmamakla birlikte ticari ve mali riskler
örneklendirilmektedir. Savunmada bayilerin hiçbir mali ve ticari risk üstlenmediğini ortaya
koyan hususlara yer verilmemekte VESTEL’in bayilere kredi vermesi ve bayilerin ürün
satışı sonrası ödeme yapması hususlarına dayanılarak aralarındaki ilişkinin konsinye
benzeri olduğu belirtilmektedir. Bu bakımdan savunmanın kabul edilmesi mümkün değildir.
İdari Para Cezasının Hesaplanmasında İhracat Cirosunun Dikkate Alınmaması Gerektiği
Savunması
(767) Teşebbüsün ilgili savunması kabul edilmiş ve dosya kapsamında 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği tespit edilen teşebbüslere 2015 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul
tarafından yurtiçi satışları dikkate alınarak saptanan yıllık gayri safi gelirleri üzerinden idari
para cezası uygulanmıştır.
VESTEL’e İdari Para Cezası Verilmesi Durumunda Hafifletici Sebeplerin Bulunduğu
Savunması
(768) VESTEL’in teknomarketlere yönelik uygulamalarına son vermesi, ihlalin pazarda etki
doğurmamış olması, Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin yeniden düzenlenmiş olması, Kuruma
her türlü bilgi ve belgeyi sağlayarak Kurumla işbirliği içinde olması hususlarının ceza
takdirinde hafifletici unsur olarak dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
16-37/628-279
172/196
(769) Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasında “Temel para cezası, yasal
yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu
otoritelerinin teşvikinin veya diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere
gönüllü olarak tazminat ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin
yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının çok düşük olması gibi haller ilgili teşebbüs veya
teşebbüs birliği tarafından ispatlanırsa, dörtte bir ile beşte üç arasında indirilebilir.”
denilmektedir. VESTEL’in incelemeye yardımcı olması iddiasının yasal yükümlülüklerini
yerine getirmenin ötesine geçmediği dile getirilmelidir. Diğer yandan, eylemin piyasada
etkisi Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasında açıkça sıralanan hafifletici
unsurlardan değildir. Ancak temel para cezasının belirlenmesinde eylemin piyasada ne
ölçüde etki gösterdiği dikkate alınmaktadır. Dosya kapsamında da temel para cezasının
belirlenmesinde bu husus dikkate alınmıştır. Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin yeniden
düzenlenmiş olması hafifletici neden olarak dikkate alınmıştır.
I.5.3.11. PHILIPS Tarafından Yapılan Savunmaların Değerlendirilmesi
Soruşturma Taraflarına İlişkin Savunmalar
(770) Soruşturmaya konu teşebbüslerin herhangi bir gerekçeye dayanmaksızın belirlendiği,
tüketici elektroniği ürünleri pazarında, çok fazla oyuncunun faaliyet gösterdiği dikkate
alındığında soruşturmanın hangi nedenden dolayı sadece mevcut soruşturmaya konu
teşebbüsler ile sınırlandırıldığının anlaşılamadığı ifade edilmektedir.
(771) Piyasada oluşabilecek rekabet ihlallerine karşı Kurul, resen ya da kendisine intikal eden
başvurular üzerine harekete geçerek yaptırım uygulayabilmektedir. Hakkında inceleme
yapılacak taraf, başvuru söz konusu olduğunda çoğunlukla başvuru dilekçesinden yola
çıkılarak belirlenmekte ve elde edilen bilgi ve belgelere göre değişkenlik
gösterebilmektedir. Resen açılan önaraştırma/soruşturmalarda da çoğunlukla elde edilen
bilgi ve belgelerden yola çıkılarak taraflar belirlenmektedir. Önaraştırma/soruşturmalarda,
sektörde faaliyet gösteren bütün teşebbüslerin incelenmesi ile rekabet ihlaline taraf
olanların tespit edilmesi gibi bir yöntemden ziyade ihlale taraf olduğu yönünde şüphe
bulunan teşebbüslerin incelenmesi, usul ekonomisine de uygun bir şekilde tercih
edilmektedir.
(772) Mevcut dosya konusu soruşturma, başka bir önaraştırma kapsamında ulaşılan bilgi ve
belgelere dayanılarak resen yapılan önaraştırma sonucunda açılmıştır. Dolayısıyla
hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler, önaraştırma kapsamında elde edilen
belgelere göre belirlenmiştir. Bunun en önemli göstergesi, mevcut soruşturma açılmadan
önce SAMSUNG hakkında önaraştırma yapılmasına karşılık bahse konu teşebbüsün
soruşturma kapsamına dâhil edilmemesidir. Bu doğrultuda teşebbüs tarafından yapılan
soruşturma taraflarına ilişkin savunmanın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
Dosyaların Birleştirilmesine İlişkin Savunmalar
(773) Bilgisayar ve konsol oyunları alanında daha önceden açılmış bulunan soruşturmanın
kapsamının genişletilerek tüketici elektroniği alanında açılan soruşturma ile
birleştirilmesine ilişkin herhangi bir gerekçenin soruşturma bildiriminde bulunmadığı, bu
nedenle Kurul’un usul kurallarını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
16-37/628-279
173/196
(774) Bilindiği üzere, Kurul’un 19.02.2015 tarih ve 15-08/108-M sayılı kararıyla, bilgisayar ve
konsol oyunları pazarında faaliyet gösteren bazı teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal edip etmediğine yönelik soruşturma açılmıştır. Anılan soruşturma ile aynı
tarihte 15-08/108-M(1) sayı ile PHILIPS’in de aralarında bulunduğu teşebbüsler hakkında
bu sefer tüketici elektroniği pazarında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir
ihlalin bulunup bulunmadığına ilişkin önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Önaraştırma neticesinde, tüketici elektroniği pazarında, “hub and spoke” tipi kartel
yapılanmasının mevcudiyetine yönelik emareler bulunduğundan soruşturma açılmasına
karar verilmiştir. Bununla birlikte tüketici elektroniği alanında açılan soruşturma ile
bilgisayar ve konsol oyunları pazarında yürütülen soruşturma kapsamında araştırılan kartel
yapılanmasının ve piyasa işleyişinin benzerlik göstermesi, her iki soruşturmanın
taraflarından bazılarının aynı olması sebepleriyle iki dosyanın birleştirilmesi usul açısından
daha doğru bulunmuştur. Diğer taraftan iki dosyanın birleştirilmesinin dosyaların esasına
ilişkin yapılan değerlendirmelere bir etkisi bulunmamakta, bu durum teşebbüslerin
savunma hakkını ve/veya savunma sürelerini herhangi bir şekilde kısıtlamamaktadır.
İddia Konusu İhlalin Türünün Açık Olmadığına İlişkin Savunmalar
(775) Soruşturma bildiriminde yer alan rakipler arasında gerçekleştiği iddia edilen ticari ilişkilerin
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil eden eylemlerden (teşebbüsler
arası anlaşma, uyumlu eylem, teşebbüs birliği kararı) hangisi kapsamında ihlal teşkil
edebileceğinin açık bir şekilde ortaya koyulmadığı belirtilmektedir.
(776) Bilindiği üzere, önaraştırma sürecinde teşebbüsler hakkında kesin bir ihlal sonucuna
ulaşılmamakta, bunun yerine 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal oluşturabilecek
davranışların daha detaylı değerlendirilmesi amacıyla soruşturma açılmaktadır. Bu
bağlamda, soruşturma raporunda gerek önaraştırma gerekse soruşturma döneminde elde
edilen bilgi ve belgeler daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilerek ihlal olduğu kanaatine
ulaşılan davranışların niteliği ve ortaya çıkan ihlalin türü hakkında değerlendirmelere yer
verilmiştir.
Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Savunmalar
(777) Soruşturma bildiriminde PHILIPS ile ilgili olmayan belgelerin hiçbir şekilde PHILIPS'e
gösterilmediği, PHILIPS’in içeriğine ve kapsamına vakıf olamadığı belgelere istinaden
savunma geliştirmesinin düşünülemeyeceği, bu doğrultuda bildirimde yer alan belgelerin
neredeyse tamamının karartılmasından dolayı PHILIPS'in savunma hakkının ihlal edildiği
ileri sürülmektedir.
(778) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul’un, başlattığı soruşturmaları,
soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara
bildireceği ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermelerini isteyeceği
belirtilmiştir. Maddenin devamında ise “Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin
başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında
yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla
soruşturma bildiriminde o aşamaya kadar edinilmiş her tür belgenin değil, iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilginin taraflara gönderilmesi gerekmektedir.
(779) Bildirimde PHILIPS ile ilgili olan iddiaların dayanağını PHILIPS’te yapılan yerinde
incelemelerde alınan belgeler oluşturmaktadır. Yerinde incelemelerde uygulanan usul
uyarınca teşebbüslerden alınan belgelerin birer nüshası teşebbüste bırakılmaktadır. Bu
doğrultuda PHILIPS’ten alınan belgelerin ilgili kısımlarına soruşturma bildiriminde açık bir
şekilde yer verilmiş hâlihazırda teşebbüsün elinde bulunduğundan bu belgeler ayrıca
gönderilmemiştir. Diğer teşebbüslerden alınan belgelerden PHILIPS aleyhinde
kullanılabilecek olanlar ise ticari sırları kapatılmış olarak ve fakat teşebbüsün savunma
yapmasına imkân tanıyacak ölçüde gönderilmiştir.
16-37/628-279
174/196
(780) Diğer taraftan ihlal şüphesi yaratmakla birlikte henüz ihlal kararına varılmamış eylemleri
gösteren diğer teşebbüslere ait belgeler/yazışmalar ticari sır niteliğini taşıyabilmektedir. Bu
belgelerin PHILIPS veya diğer bir teşebbüse gönderilmesi birtakım ticari sırlara rakiplerin
vakıf olması sonucunu doğurabilecektir.
(781) Yukarıda ifade edilen hususlar çerçevesinde PHILIPS’in savunma hakkına yönelik
herhangi bir kısıtlamanın söz konusu olmadığı değerlendirilmektedir.
Kanuni Sürelerin Aşıldığına İlişkin Savunmalar
(782) Dosya konusuna ilişkin önaraştırmanın Kurul’un 19.02.2015 tarihli kararıyla açılmasına
karşılık soruşturmanın 07.07.2015 tarihinde açıldığı, usul kuralları dikkate alındığında,
Kurulun en geç 2015 yılının Nisan ayının ilk haftasında soruşturma açmış olması
gerektiğinden kanuni sürelerin aşıldığı ifade edilmektedir.
(783) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un önaraştırma aşamasını düzenleyen 40. maddesinde
önaraştırma süresi 30 gün olarak belirlenmiştir. Madde metninde geçen önaraştırma
yapmakla görevlendirilen raportörün 30 gün içerisinde görüşlerini yazılı olarak Kurula
bildirir ifadelerinden raportörlerin görevlendirme tarihinin 30 günlük sürenin başlangıcı
olarak esas alınacağı anlaşılmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesinde ise Kurul’un
önaraştırma raporu hakkında, raporun Kurula teslimini takip eden on gün içerisinde karar
vereceği düzenlenmektedir. Mevcut dosya kapsamına, tüketici elektroniği alanında faaliyet
gösteren teşebbüsler hakkında önaraştırmanın 19.02.2015 tarihli Kurul kararıyla açıldığı,
raportörlerin dosyada görevlendirme tarihinin 23.03.2015 olduğu, önaraştırma raporunun
tarihinin ise 21.04.2015 olduğu görülmektedir. Bu itibarla 30 günlük önaraştırma süresinin
aşılmadığı anlaşılmaktadır.
(784) İlaveten önaraştırma raporu hakkındaki Kurul kararının 07.07.2015 tarihinde verildiği
görülmektedir. Bu doğrultuda 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesinde yer alan on günlük
sürenin aşıldığı söylenebilecektir. Diğer taraftan bahse konu sürenin idarenin iç işleyişine
yönelik, idarenin işlerini düzgün ve hızlı yapmasını sağlamak üzere getirilen düzenleyici
sürelerden olduğu görülmektedir. Zira bahse konu sürelerin aşılmasına 4054 sayılı Kanun
tarafından herhangi bir yaptırım bağlanmadığı gibi sürelerin geçmesiyle herhangi bir hakkın
düşmesi veya doğması da öngörülmemiştir.
(785) Konuya ilişkin Danıştay tarafından da aynı tespitlerde bulunulmuştur. Danıştay 13.
Dairesi’nin 04.11.2003 tarih, 2001/1632 E., 2003/4243 K. sayılı kararı ile Danıştay 10.
Dairesi’nin 04.11.2003 Tarih, 2001/1629 E., 2003/4241 K. sayılı kararında “… soruşturulan
olayın niteliği ve önemi gözönüne alındığında soruşturma sürecine hız kazandırmak,
Kurulun işleri süratli karara bağlamasını sağlamak amacıyla getirilen ve iç uygulamaya
yönelik bu 10 günlük sürenin aşılması dava konusu Kurul kararını sakatlayan ve bu haliyle
sonuca etki eden bir husus olarak görülmemiştir …” ifadelerine yer verilmiştir. Bu bağlamda
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesindeki sürenin geçmesi Kurul kararını sakatlayan bir usuli
eksiklik olarak değerlendirilmediğinden PHILIPS’in kanuni sürelere uyulmadığına ilişkin
savunması yerinde bulunmamaktadır.
16-37/628-279
175/196
PHILIPS’in Perakende Satış Fiyatları İle İlgili Eylemlerinin Yeniden Satış Fiyatının Tespiti
Olmadığı Savunması
(786) PHILIPS’e ilişkin iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu ve e-posta iletilerinin içeriğinin
yanlış yorumlanarak yeniden satış fiyatının tespit edildiği sonucuna varıldığı, perakende
distribütörlerinin PHILIPS ile nihai tüketiciler arasında aracı vazifesi gördüğü ve
distribütörlerin perakende satış fiyatlarının PHILIPS’in performansı ile doğrudan ilişkili
olduğu, PHILIPS’in toptan satış fiyatları ya da promosyon aktiviteleri gibi bir takım ticari
kararlarında perakende satış fiyatlarının etkili olduğu, bu nedenle PHILIPS’in perakende
satış fiyatları ile ilgili izlenim oluşturması gerektiği ve şirket içi yazışmalarda perakende
satış fiyatının ne olması gerektiğine ilişkin PHILIPS’in kendi görüşünün yer almasının
hukuka aykırı olmadığı savunulmaktadır.
(787) Savunmada belirtildiği üzere PHILIPS’in ürünlerinin perakende satış fiyatına ilişkin bilgi
toplaması ve bu bilgileri kendi ticari ve promosyonel aktivitelerini planlamakta kullanması
ve PHILIPS’in ürünlerinin yeniden satış fiyatının ne olması gerektiğine ilişkin görüşünün
olması rekabet hukukuna aykırı bir eylem olarak değerlendirilmemektedir. Zira PHILIPS’in
ürünlerinin perakende satış fiyatının ne olması gerektiğine ilişkin görüşünün sadece iç
yazışmalarda yer alması değil, tavsiye edilen perakende satış fiyatını perakendecilere
bildirmesi de rekabet hukukuna aykırılık teşkil etmeyecektir. Bununla birlikte PHILIPS’le
ilgili belgeler incelendiğinde PHILIPS’in yeniden satış fiyatının tavsiye edilmesinin ötesinde
yeniden satış fiyatının serbest rekabet koşulları çerçevesinde belirlenmesini engellemeye
yönelik uygulamalarda bulunduğu tespit edilmiştir.
PHILIPS'in İddia Konusu Eylemlerinde İhlal Tespiti Yapılabilecek Unsurların Bulunmadığı
Savunması
(788) PHILIPS’in düşük perakende satış fiyatlarına karşı aksiyon almak istediği kabul edilse dahi,
bunun tek taraflı iradesiyle toptan satış fiyatının ayarlanması, tedarik miktarının
ayarlanması, yeni ya da geliştirilmiş ürünlerin piyasaya sürülmesi gibi meşru yollarla
yapılmasının mümkün olduğu ve somut olayda perakendecilere sabit veya asgari fiyatların
dayatıldığını veya perakendeciler üzerinde sabit veya asgari fiyatların uygulanması
konusunda bir baskı oluşturulduğu ve perakendecilerin de bu durumu kabul ettiğini gösterir
bulgu veya delil bulunmadığı savunulmaktadır.
(789) Dosya kapsamında PHILIPS’in ürünlerinin perakende satış fiyatı üzerinde hiçbir etkisinin
olmaması gerektiği iddia edilmemektedir. Zira üretici teşebbüsler ürünlerinin piyasaya arz
miktarı, toptan satış fiyatı ve hatta ürünler için yaptıkları reklam ve promosyon miktarını
değiştirerek dolaylı olarak perakende satış fiyatlarını etkileme potansiyeline sahiptir. Ancak
PHILIPS’in bu tür meşru yollar dışında perakendecilerin uyguladıkları yeniden satış
fiyatlarına doğrudan müdahalede bulunduğu tespitinde bulunulmuştur. Zira Belge 93'de
PHILIPS yetkilisinin talebi üzerine BİMEKS’in Alu Katı Meyve Sıkacağı fiyatını yükselttiği
anlaşılmaktadır. Belge 90 da ise bir PHILIPS bayisinin “Fiyatlarımız piyasaya göre
ayarladığımızda marjımız kalmıyor hemde sizlerdende ikazlar alıyoruz.” şeklindeki ifadeleri
PHILIPS’in bayilerin bağımsız ticari kararları neticesinde belirlemeleri gereken perakende
satış fiyatına müdahalede bulunduğunu göstermektedir. Dolayısıyla PHILIPS’in
uygulamasının yeniden satış fiyatının tavsiye edilmesinden ileriye gittiği anlaşılmaktadır.
Yeniden Satış Fiyatının Tespitinin Sistematik Bir Uygulamayı Gerektirdiği Savunması
(790) Dosya kapsamındaki belgelerin sayıca az, farklı ürünlere ilişkin ve birbirinden kopuk olduğu
ve delillerin sistematik, organize ve yapısal bir davranış biçimine işaret etmediği
savunulmaktadır. Davranışın sistematik olması gerekliliğine ilişkin olarak Kurul’un
04.07.2007 tarihli ve 07-56/669-232 sayılı 3M kararı örnek gösterilmiştir. Dosya
kapsamında sadece sekiz belge olduğu ve farklı zaman aralıklarına ve farklı ürünlere ilişkin
bu belgelerin PHILIPS’in genel politikasını yansıtmaktan uzak olduğu belirtilmiştir.
16-37/628-279
176/196
(791) Belgelerin sayıca az olması veya farklı ürünlere ve farklı zaman aralıklarına ilişkin olması
bir rekabet ihlalinin varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belgelerin sayıca az olmasına
rağmen bayileri de kapsayan farklı perakendecilerin, 2008-2014 yılları arasında çeşitli
tarihlerde yeniden satış fiyatına müdahalede bulunulduğu anlaşılmaktadır. Belgelerde
PHILIPS’in pek çok çalışanının benzer ifadeler kullandığı görülmektedir. Dolayısıyla salt
belge sayısının az olması, farklı ürünlere ve zaman aralıklarına ait olması gerekçesiyle
PHILIPS’in yeniden satış fiyatlarına müdahale konusundaki uygulamasının münferit olduğu
ve sistematik bir uygulama olmadığı değerlendirmesinde bulunulması mümkün değildir.
Zira bu noktada savunmada örnek gösterilen 3M kararında, Kurul’un soruşturma
açılmamasına ilişkin kararının yeniden satış fiyatının tespitine işaret edebilecek sadece tek
bir belgenin bulunması ve bulguların tamamının bayi yetkililerinin beyanlarına dayanması
yönüyle işbu dosyadan farklılaştığı görülmektedir.
Rekabeti Kısıtlayıcı Bir Anlaşmanın Kanıtlanamadığı Savunması
(792) 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi bakımından bir ihlalinin söz konusu olabilmesi için
yeniden satış fiyatının tespit edilmesi konusunda bir anlaşmanın olması gerektiği, böyle bir
anlaşmanın tespit edilemediği, belgelerin PHILIPS Türkiye ile perakendeciler arasında 4.
madde anlamında bir anlaşma (karşılıklı beyan ve irade uyuşması) olduğunu hiçbir surette
kanıtlamaya yeterli olmadığı ve PHILIPS’in tek taraflı irade beyanlarını içerdiği
savunulmaktadır. Volkswagen v. Commission, Setre ve UFO kararları bu hususa örnek
verilmektedir.
(793) 4054 sayılı Kanun kapsamında anlaşma kavramı yazılı veya sözlü olmasından bağımsız
olarak taraflar arasındaki her türlü uzlaşmayı karşılamaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin gerekçesinde “Maddenin amacı bakımından anlaşma, hukuki şekil şartlarına
uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma
anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi yoktur.” denilerek
anlaşma kavramı tanımlanmıştır. Buna paralel olarak Kurul,” Sözleşme olmaksızın da
rekabet ortamını bozan her türlü ilişkinin uygulamaya sokulması da anlaşma niteliğindedir”
tespitinde bulunmuştur.45 Başka bir kararda46 ise “Rekabet Hukuku mevzuatında anlaşma
kavramı taraflar arasındaki her türlü irade uyuşması anlamında kullanılmaktadır.”
denilmiştir. Kurul’un bir başka tespiti47 ise “rekabet hukuku uygulamalarında anlaşma,
borçlar hukukunun konusunu oluşturan sözleşmelerden daha geniş yorumlanmakta ve
bağlayıcı olma, yazılı şekil, yükümlülüklerin ifa edilmemesi halinde uygulanacak yaptırımın
düzenlenmesi yahut yürürlük koşulları gibi herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır.”
şeklindedir. Dolayısıyla rekabet hukuku bakımından bir anlaşmanın ortaya konması için
tarafların anlaştıklarını açıkça ifade ettikleri bir mutabakat, karar ya da irade beyanı
aranmamaktadır.
45 19.01.2011 tarih ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı.
46 25.11.2009 tarih ve 09-57/1393-362 sayılı Kurul kararı.
47 18.04.2011 tarih ve 11-24/464-139 sayılı Kurul Kararı.
16-37/628-279
177/196
(794) PHILIPS ile perakendeciler arasında geçen yazışmalar incelendiğinde, perakende satış
fiyatlarına PHILIPS’in müdahalesi konusunda ortak bir iradenin varlığının ortaya çıktığı
görülmektedir. Belge 90’da bir PHILIPS bayisinin ürün fiyatlarına ilişkin “…sizlerden ikaz
alıyoruz. Bu yüzden mümkün olduğunca sizlerin tavsiyeleri doğrultusunda işler yapmaya
çalışıyoruz.” ifadeleri PHILIPS’in perakende satış fiyatları ile ilgili ikazlarının bayi tarafından
kabul edilerek uygulandığına yönelik değerlendirilmektedir. Belge 91’de ise bir başka
PHILIPS bayisinin “Sizlerle olan toplantımızda istikrar diyorduk” ifadesinin devamında
MS'nin fiyat düşürmesine müdahale edilmezse istikrar sağlanamayacağına dair endişe dile
getirilmekte, bu e-posta üzerine PHILIPS Satış Yöneticileri “yeni ürünlerde işin başında
tedbir alalım.” demektedir. Belge 90’da PHILIPS çalışanı ELECTROWORLD unvanlı
perakendecinin uyguladığı düşük fiyatlara ilişkin “Bugün düzeltildi, yarın mağazalardaki
etiketler değişecek.” şeklindeki ifadesinden perakende fiyatlarını gösteren mağaza
etiketlerinin değiştirilmesi hususunda bir ortak anlayışa varıldığı anlaşılmaktadır. Belge
92’de ise “Normalde taksitli 749 tl ve nakit 675 tl olması gerekliliğine rağmen, ben daha
fazla fiyat dalgalanması olmasın diye nakit 749’a çektirttim..Satıslarına vereceğim
desteği…” ifadeleri PHILIPS’in fiyat artırma yönünde talepte bulunduğu ve bu talebin
muhatabı tarafından kabul edilip uygulandığını göstermektedir. Yukarıdaki açıklamalar
ışığında PHILIPS’in belgelerin sadece tek taraflı irade beyanlarını içerdiği ve 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi anlamında bir anlaşmanın varlığının ortaya koyulamadığı
savunmasını kabul etmenin hatalı olacağı görülmektedir.
(795) Savunmada örnek gösterilen Setre kararında48 Kurul, fiyat etiketlerinin ürünlerin üzerine
basılarak mağazalara gönderilmesinin, mağazanın etiketteki fiyatı istediği gibi
değiştirmesini engelleyen herhangi bir yaptırım veya uygulama olmadığı gerekçesiyle fiyat
tavsiyesi niteliğinde olduğu değerlendirmesini yapmıştır. UFO kararında ise Kurul, UFO
bayilerinin kendi inisiyatifleriyle liste fiyatlarına uyma eğiliminde oldukları ve UFO’nun ya
da distribütörlerinin uygulanan fiyatlara herhangi bir müdahalesinin olmadığı tespitinde
bulunmuş, yeniden satış fiyatının belirlenmesine ilişkin herhangi bir belge veya bulgu
olmadığı gerekçesiyle soruşturma açılmasına gerek görmemiştir. Bu yönleriyle ilgili
kararların PHILIPS’in işbu dosya kapsamında incelenen uygulamaları ile
karşılaştırılabilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.
Perakendecilere Herhangi Bir Yaptırım Uygulanmadığı Savunması
(796) Belirtilen nihai satış fiyatına uyulmaması halinde PHILIPS tarafından perakendecilere
yaptırım uygulanmadığı, yaptırım uygulanmasının Kurul tarafından yeniden satış fiyatının
tespitine dair bir anlaşma olmadığının işareti olarak yorumlandığı belirtilmiştir. Setre49,
Reckitt Benkiser50, Çağdaş51 kararları örnek olarak gösterilmiştir.
(797) PHILIPS’in yeniden satış fiyatı düşük olan perakendecileri ikaz ettiği ve uyardığı
anlaşılmaktadır. Savunmada örnek gösterilen Reckitt Benkiser kararında Kurul, alıcının
belli bir yeniden satış fiyatına bağlı kalmaması halinde uyarılmasının yeniden satış fiyatının
belirlenmesine yönelik dolaylı uygulamalardan olduğu tespitinde bulunmuştur. Çağdaş
kararında ise Kurul’un belgelerde yer alan yeniden satış fiyatının tespitine ilişkin ifadeler
nedeniyle teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca görüş
gönderilmesine karar verdiği görülmektedir.
48 09.02.2012 tarih ve 12-06/191-53 sayılı Kurul kararı.
49 09.02.2012 tarih ve 12-06/191-53 sayılı Kurul kararı.
50 13.06.2013 tarih ve 13-36/468-204 sayılı Kurul kararı.
51 24.10.2013 tarih ve 13-59/825-350 sayılı Kurul kararı.
16-37/628-279
178/196
Herhangi Bir Ekonomik Analize Dayanılmadığı Savunması
(798) Dosya kapsamında PHILIPS’e ilişkin belgeler incelenmiş ve PHILIPS’in ürünlerinin yeniden
satış fiyatının serbest rekabet koşulları çerçevesinde belirlenmesini engellemeye yönelik
uygulamalarda bulunduğu ve bu tür uygulamalarla PHILIPS’in markaiçi rekabeti kısıtlamayı
amaçladığı değerlendirilmiştir. Amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar etki
doğurmasa da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak
nitelendirilmektedir. Kurul52 “Rekabeti bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi
bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve
yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma
etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.” tespiti ile amacı rekabeti kısıtlayıcı olan bir
anlaşmanın etkisinin aranmayacağını açıkça ortaya koymuştur. Bu nedenle PHILIPS’in
yeniden satış fiyatının tespitine ilişkin uygulamalarının etkisinin incelenmemiş olması,
PHILIPS’in 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucunu değiştirmeyecektir.
Yeniden satış fiyatının tespitinin AB rekabet hukuku kapsamında da amaç yönüyle rekabeti
kısıtladığı kabul edilmektedir. Komisyonu tarafından 2014 yılında yayımlanan “Amaç
Yönünden Rekabet Kısıtlarına İlişkin Kılavuz53”un 3.4. maddesinde yeniden satış fiyatının
tespitinin amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı olduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda yeniden
satış fiyatının tespiti için ekonomik analize dayanılması gerektiği savunmasının doğru
olmadığı belirtilmelidir. Kurul 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı kararında “Daha
önce de belirtildiği üzere amacının rekabeti kısıtlamak olduğu kabul edilen YSFB
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer aldığına şüphe
bulunmamaktadır. Bu nedenle 4. madde hükmü göz önüne alındığında ihlalin ortaya
konulabilmesi için YSFB uygulamalarına yönelik olarak bir etki analizi yapılması
zorunluluğu bulunmamaktadır.” tespiti ile yeniden satış fiyatının belirlenmesinin amaç
yönüyle rekabeti kısıtladığını kabul etmektedir.
Muafiyet Analizinin Yetersiz Olduğu Savunması
(799) Bir anlaşmanın varlığı kabul edilecek olsa dahi 4054 sayılı 5. maddesi kapsamında
muafiyet değerlendirmesi yapılması gerektiği ancak dosya kapsamındaki değerlendirmenin
yetersiz olduğu savunulmaktadır.
(800) Teşebbüslerin malların alım ya da satım şartlarını etkilemeye yönelik anlaşma ve uyumlu
eylemleri rekabet hukukunda açık kısıtlama sayılan hallerdendir. Bu amaca yönelik bir
anlaşma veya uyumlu eylemin malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında
yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması sonucunu
doğurmayacağı kabul edilmektedir. Bu bakımdan soruşturma kapsamında tespit edilen
anlaşmanın markaiçi rekabeti önleme amacı taşıması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde sayılan şartlardan ilkini karşılamadığı açıktır.
(801) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden bir anlaşma ve/veya uyumlu eylemin muafiyet
alabilmesi için sayılan şartların tamamını bir arada sağlaması gerekmektedir. Dolayısıyla
bu şartlardan herhangi birinin sağlanmadığının ortaya konması halinde muafiyet
değerlendirmesi bakımından diğer şartların incelenmesi gereği ortadan kalkmaktadır.
Sonuç olarak, soruşturmaya taraf teşebbüsler arasında varlığı tespit edilen anlaşmanın
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan birinci şartı sağlamadığı ve bu nedenle
muafiyet alamayacağı değerlendirilmiştir.
52 19.01.2011 tarihli ve 11-04/64-26 sayılı Kurul kararı.
53 Guidance on restrictions of competition "by object" for the purpose of defining which agreements may
benefit from the De Minimis Notice, Madde 3.4.
16-37/628-279
179/196
Belge 89'a İlişkin Savunma
(802) Belgedeki ifadelerden PHILIPS’in yeni fiyatlara geçmeyen perakendecilerden duyduğu
rahatsızlığı dile getirdiğinin anlaşıldığı, “rahatsızlık duymanın” bir anlaşmanın var olduğu
ve yeniden satış fiyatının tespit edildiği şeklinde yorumlanmasının hatalı olduğu iddia
edilmiştir. Belgede geçen “fiyat düzeltme” ifadesinin satış fiyatına müdahale olarak
yorumlandığı ancak fiyat düzeltmenin fiyat listelerini güncellemek gibi meşru bir yolla da
yapılmış olabileceği ancak bunun araştırılmadığı iddia edilmiştir.
(803) Belge alıcı kısmında PHILIPS çalışanlarının e-posta yazışmalarından oluşmaktadır.
Dolayısıyla yeni fiyatlara geçilmemesine ilişkin rahatsızlık bayilerle paylaşılmakta ve “tüm
kanallarda paralel tavır içinde olmamız gerekir” ve “Bu tabloya göre düzeltilmesi gereken
fiyatlar için biz önlem alıyoruz” ifadeleri ile de bayilerde yeni fiyat listesinin uygulanması
konusunda tavır alınacağı algısının oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle belgedeki
ifadeler PHILIPS’in tek taraflı beyanı olarak değerlendirilemeyecektir. Belgede geçen “fiyat
düzeltme” ifadesinin satış fiyatına müdahale olarak yorumlanmasının hatalı olduğu, fiyat
düzeltmenin fiyat listelerini güncellemek gibi meşru yollarla da yapılabileceği savunması
ise gerçekçi görülmemektedir. Zira PHILIPS’e ilişkin diğer bazı belgelerde PHILIPS
çalışanlarının fiyata müdahale ederek etiket fiyatlarını değiştirttiği veya ürün fiyatını yukarı
çektirdiği açıkça ifade edilmektedir (Belge 90, Belge 92). Belgeler bütün olarak ele
alındığında PHILIPS çalışanının fiyat düzeltme ifadesinin fiyat listelerini güncellemek
olduğu savunması itibar edilebilir değildir.
Belge 90'a İlişkin Savunma
(804) Belgede bir perakendecinin tek taraflı talebinden oluşan bir e-posta iletisine dayanılarak
PHILIPS’e rekabet hukuku ihlali isnat edilmesinin hatalı olduğu, e-postada geçen fiyatların
düzeltildiğine ilişkin ifadelerin farklı yorumlanmasının mümkün olduğu, bahsedilen fiyatların
perakende satış fiyatları olup olmadığına ilişkin dosya kapsamında bir değerlendirmenin
bulunmadığı ve belgenin herhangi bir rekabet ihlaline işaret etmediği iddia edilmektedir.
(805) İlgili belge bir perakendecinin tek taraflı beyanı olarak ele alınamayacak niteliktedir.
Belgede perakendeci farklı fiyatlar uyguladığında PHILIPS’ten ikaz aldığını beyan etmekte
ve ardından bir başka perakendecinin ise düşük fiyatlı ürün sattığı gündeme getirilmektedir.
Perakendecinin bu beyanının ardından PHILIPS çalışanları arasındaki yazışmalar ise şu
şekildedir:
“T.S. (PHILIPS): Aşağıdaki gelen maille ilgili sizden fiyatlarla ilgili acil yardımlarınızı
istiyoruz.
S.G (PHILIPS): Fiyatlardan haberim var. Bugün düzeltildi yarın mağazalardaki
etiketler değişecek.”
(806) Söz konusu ifadelerden perakendecinin beyanı dikkate alınarak PHILIPS tarafından
eyleme geçildiği ve düşük fiyatlı ürün satan perakendecinin fiyatlarının yükseltilip,
mağazadaki fiyat etiketlerinin değişmesi konusunda anlaşıldığı görülmektedir. Dolayısıyla
belgenin tek taraflı ifadeler olduğu ve bir anlaşmanın varlığını göstermediği savunmasının
kabul edilebilir olmadığı değerlendirilmektedir.
Belge 91'e İlişkin Savunma
(807) Belgede yer alan ifadelerin şirket içi yazışmalar olduğu ve PHILIPS’in gelecekteki
stratejisine ve yeni ürünlere ilişkin alınabilecek aksiyonlara ilişkin olduğu, bu aksiyonların
mahiyetine ilişkin bir bilgi olmadığı ve e-postada yer alan hiçbir ifadenin bir anlaşmanın
varlığını ispat etmediği iddia edilmiştir.
16-37/628-279
180/196
(808) Belgede öncelikle bir bayinin e-posta iletisi yer almaktadır. Söz konusu e-postada PHILIPS
ile yapılan toplantıda “istikrar diyorduk” denildikten sonra MS’deki bazı PHILIPS fiyatlarının
istikrarı bozduğu ifade edilmektedir. Bunun üzerine PHILIPS Satış Yöneticileri arasında
gerçekleşen yazışmada bir Satış Yöneticisi tarafından “Lütfen yeni ürünlerde işin başında
iken tedbir alalım.” derken, buna cevaben diğer bir Satış Yöneticisi tarafından “…hemen
aksiyon alıyor olacağız” ifadeleri kullanılmıştır. Belgenin ilk bölümündeki bayi e-
postasından PHILIPS’in bayilerle bir toplantı yaptığı ve bu toplantıda PHILIPS ürünlerinde
fiyat istikrarı üzerinde durulduğu anlaşılmaktadır. Belgenin ikinci bölümündeki yazışmalar
PHILIPS çalışanları arasında olduğu için şirket içi yazışma sayılabilecekse de içeriği
itibarıyla ihlal iddialarını destekleyici niteliktedir. PHILIPS Satış Yöneticilerinin bayinin
iradesine paralel olarak düşük PHILIPS fiyatlarına müdahale edilmesine ilişkin yazışması
ve bir Satış Yöneticisinin kullandığı “hemen aksiyon alıyor olacağız ifadesi” PHILIPS’in
gelecekteki stratejisi olduğuna ilişkin savunmayla uyuşmamaktadır.
Belge 92'ye İlişkin Savunma
(809) Belgede yer alan ifadelerin MS’nin PHILIPS’e rakip fiyatları şikayet etmesi üzerine,
PHILIPS’in müşterisini memnun etmek amacıyla ek indirim verdiğini gösterdiği, bu
durumun fiyat düşürücü ve markalararası rekabeti artırıcı nitelikte olduğu ve rekabet
hukuku kapsamında sorun teşkil edecek bir husus olmadığı iddia edilmektedir. Belgede yer
alan “tavsiye dışı durumlar” ifadesinin tavsiye edilen satış fiyatı anlamına gelmeyebileceği,
bu anlamda kullanıldığı kabul edilse dahi bir anlaşmanın varlığını kanıtlamaya yeterli
olmadığı iddia edilmiştir.
(810) Elbette PHILIPS’in perakendecilere ek indirim vermesi bir rekabet ihlali olarak
değerlendirilmemektedir. Bir perakendecinin diğer bir perakendecideki fiyatları
PHILIPS’ten daha uygun şartlarda alım yapmak için bir pazarlık unsuru olarak kullanması
da mümkündür. Bununla birlikte belge incelendiğinde görüleceği üzere PHILIPS kilit
müşteri yöneticileri arasında geçen yazışmadaki ifadeler TEKNOSA’da PHILIPS’in
Hts3568 kodlu ürününün (ev sinema sistemi) satış fiyatına müdahale edildiğini
göstermektedir. Belgedeki “Normalde taksitli 749 tl ve nakit 675 tl olması gerekliliğine
rağmen, ben daha fazla fiyat dalgalanması olmasın diye nakit 749’a çektirttim” ifadeleri
fiyata yapılan müdahaleyi ve TEKNOSA’nın da müdahaleyi kabul ettiğini açıkça ortaya
koymaktadır. Belgede geçen “tavsiye dışı durumlar” ifadesinin tavsiye edilen satış fiyatı
anlamına gelmeyebileceği savunulmaktadır. Şayet farklı bir anlamda kullanılmış ise bu
anlamın ne olduğu konusunda bir bilgi verilmemiş, iş hayatındaki pek çok farklı uygulamaya
işaret etmek için kullanılabileceğini ifade etmiştir. Ancak farklılaşan perakende satış
fiyatlarının tartışıldığı bir yazışma silsilesin içinde kullanılan bu ifadeler, belgenin bütünü
içinde değerlendirildiğinde tavsiye edilen satış fiyatı olarak anlaşılmaktadır.
Belge 93’e İlişkin Savunma
(811) Belgede yer alan ifadelerin BİMEKS’in tek taraflı beyanları olduğu, belgede geçen Ö. Bey’in
PHILIPS çalışanı olup olmadığının teyit edilmediği, kişinin kimliği ve faaliyeti hakkında bilgi
sağlanmadıkça bu belgenin PHILIPS için bağlayıcı olamayacağı, “fiyatlara müdahale ettik”
ifadesinin fiyatların düşürülmesi yönünde bir talep doğrultusunda yapılmış bir müdahale
olarak da yorumlanmasının mümkün olduğu ve muğlak ve belirsiz bu ifadelerin rekabet
hukuku bağlamında delil teşkil etmeyeceği iddia edilmiştir.
16-37/628-279
181/196
(812) Belgede BİMEKS tarafından soruşturma raporunda kişi isimlerini kullanmamak hassasiyeti
ile Ö. Bey olarak kısaltılan kişinin talebi üzerine Alu Katı Meyve sıkacağı fiyatını
yükselttikleri ifade edilmektedir. Söz konusu e-posta PHILIPS Satış Müdürü S. U.’ya
gönderilmiştir. Bahsedilen Ö. Beyin de PHILIPS Satış Müdürü olan Ö. T. olduğu
değerlendirilmektedir. Savunmada “Fiyatlara müdahale ettik” ifadesinin fiyatların
düşürülmesi şeklinde de olabileceği iddia edilmiştir. Ancak metnin tamamı ele alındığında
Alu katı meyve sıkacağı fiyatının yükseltilmesinin kastedildiği anlaşılmaktadır. Zira bu
ifadeden hemen sonra kullanılan “Ürünü çok daha ucuza piyasadan almamıza rağmen
sizlerin söylediklerine güvenerek hemen hareket ettik ve üzmedik” ifadesi, yapılan
müdahalenin fiyatın artırılmasına yönelik olduğunu göstermektedir.
Belge 94’e İlişkin Savunma
(813) Belgede yer alan ifadelerin bir şirket çalışanının önerilerini içerdiği, herhangi bir eyleme
işaret etmediği ve önerilerin hayata geçirilip geçirilmediğinin tespit edilmediği ve belgedeki
ifadelerin bir anlaşmanın varlığını ispat etmediği iddia edilmektedir.
(814) Belge bir PHILIPS çalışanının PHILIPS Satış Müdürü S.U.’ya hitaben yazdığı bir e-postayı
içermektedir. E-postada zincir mağazaların düşük fiyatlı ürün satmasına ilişkin bayi
şikayetlerinden bahsedilmekte ve “…Bizim artık bayiye söyleyecek sözümüz bitti. Ya işleri
artık oluruna bırakmamız gerekiyor.” Fiyat yapmak isteyen zincirler o zaman istediği gibi
fiyat yapar ve isteyen dayanabiliyorsa çalışır isteyende bizimle çalışmaz, yada gerçekten
de artık gözle görülür bir takım tedbirler alınır.” ifadeleri kullanılmaktadır. Bu ifadeden
PHILIPS’in perakende satış fiyatlarını perakendecilerin özgür iradesi ile belirlemesini
istemediği ve bu yönde müdahalede bulunduğu ancak istenen fiyat seviyesini korumak için
gözle görülür tedbirlere ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır. Belgede ayrıca bir
perakendecinin stokunda bulunan 42PFL5604 ürününü (TV) 1.699 TL kredi kartı tek çekim
koşullarında satmak için onay istediği ve bu talebin Satış Müdürüne iletildiği görülmektedir.
Bu içeriği ile de belge bazı perakendeciler ile PHILIPS arasında yeniden satış fiyatının
PHILIPS tarafından tespitine yönelik bir irade birliği olduğunu göstermektedir.
Belge 95’e İlişkin Savunma
(815) Belgenin bir perakendecinin PHILIPS’ten tek taraflı talebini içerdiği ve PHILIPS’in
cevabının ne olduğunun bile bilinmediği, e-postanın PHILIPS bakımından rekabet hukuku
bağlamında sonuç doğurmayacağı iddia edilmiştir.
(816) Belgeden bir perakendecinin PHILIPS’ten diğer bir perakendecinin satış fiyatına müdahale
etmesinin istediği anlaşılmaktadır. PHILIPS yetkilisi ilgili e-postayı Grup Satış Müdürüne
iletmiştir, ancak talep eden perakendeciye ne şekilde cevap verdiği bilinmemektedir. Bu
tespit dosya kapsamında da yer almakta olup, söz konusu belge yeniden satış fiyatının
tespiti iddiasına dayanak gösterilmemiştir.
Belge 97’ye İlişkin Savunma
(817) Belgede yer alan e-posta yazışmalarının tarafının PHILIPS olmadığı, TEKNOSA çalışanları
arasındaki yazışmanın içeriğindeki ifadelerin yanlış yorumlandığı ve belgede bahsedilen
ürünün televizyon olduğu ancak PHILIPS’in 2012 yılından itibaren televizyon satışının
olmadığı ve belgelerin layıkıyla incelenmediği iddia edilmiştir.
16-37/628-279
182/196
(818) Belgedeki “Aşağıdaki ürünün fiyatını 100 TL yükseltiyorlar internette. Rakiplerde de web
de fiyat yükseltecekler. Ben kapalı devre 100 TL verilmesi için onay aldım. Bunu yapabilir
miyiz?.” ifadelerinden PHILIPS markalı televizyon için TEKNOSA’nın rakiplerinin geleceğe
yönelik fiyatlarından haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında, “kapalı devre
100 TL verilmesi için onay aldım” ifadesinin PHILIPS’in TEKNOSA’ya diğer
perakendecilerin haberi olmaksızın yapılacak indirim için müsaade ettiği şeklinde
anlaşıldığı belirtilmiştir. Bununla birlikte ifade içeriğinin muğlak olması ve bu ifadenin
TEKNOSA çalışanına ait olması dikkate alındığında bu belge özelinde tarafın
savunmasında haklı olduğu kabul edilmektedir. Bununla birlikte, bu belgenin delil olarak
kullanılmaması diğer belgelere ilişkin değerlendirmeyi değiştirmemekte ve ihlal süresinde
bir değişikliğe neden olmadığı anlaşılmaktadır.
Belge 98’e İlişkin Savunma
(819) Belgede yer alan ifadelerin yanlış yorumlanarak rekabet ihlali sonucuna ulaşıldığı, belgenin
PHILIPS’in perakende aktiviteleri ya da promosyonları bilebilecek durumda olmadığını
gösterdiği savunulmaktadır.
(820) Belge, Özşanal unvanlı perakendecinin Metro broşürü ile ilgili “Soruyorum ben ne
yapayim?” şeklindeki e-postası üzerine PHILIPS Ege Bölge Müdürü, Satış Direktörü, Satış
Yöneticisi ve Grup Satış Müdürü arasındaki e-posta yazışmalarını içermektedir. “…Klasik
olacak ama bizim bilgimiz dışında olan bir insert. Biliyorsun bu tip ürünlerde asla piyasayı
bozacak teklifler vermeyiz.” şeklindeki cevaptan PHILIPS’in piyasadaki ürün fiyatlarını
korumaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu ifadelerle üründeki indirimin PHILIPS’ten onay
alınmadan yapıldığı vurgulanmaktadır. Dolayısıyla belgede PHILIPS’in kendi bilgisi dışında
gerçekleşen perakende promosyonlarından rahatsızlık duyduğu ve buna yönelik önlemler
almak istediği anlaşılmaktadır. Söz konusu belgedeki ifadeler farklı yoruma açık olsa da,
PHILIPS’in uygulamalarını gösteren diğer belgelerle birlikte değerlendirildiğinde dosya
kapsamında ulaşılan sonucu destekler nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.
Yeniden Satış Fiyatının Rule Of Reason Analizine Tabi Tutulduğu Savunması
(821) PHILIPS tarafından yeniden satış fiyatının belirlendiği iddiası kabul edilmemekle birlikte,
yeniden satış fiyatının tespitine ilişkin uygulamaların diğer yargı çevrelerinde giderek daha
yaygınlaşan şekilde rule of reason analizine tabi tutulduğu ve somut olayın bu analize tabi
tutulması gerektiği savunulmaktadır. Bu kapsamda uygulamanın etkisinin olmaması,
yüksek alıcı gücü, PHILIPS’in pazar gücünün düşük olması ve uygulamanın rekabeti
kısıtladığının tespit edilmemiş olması nedenleriyle ihlal tespitinin yapılmaması gerektiği
savunulmaktadır.
16-37/628-279
183/196
(822) ABD antitröst hukuku uygulamasında Leegin kararı sonrasında yeniden satış fiyatının
tespiti anlaşmaları rule of reason çerçevesinde değerlendirilmeye başlanmış olmakla
birlikte, mehaz mevzuat niteliğindeki AB rekabet hukuku uygulamasında yeniden satış
fiyatının tespiti amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalardan sayılmaktadır. Ülkemizde
rekabet hukukunda ise yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere AB ile benzer şekilde
yeniden satış fiyatının tespiti amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı kabul edilmektedir. Kurul’un
sağlayıcının pazar gücü, pazardaki markalararası rekabetin seviyesi ve uygulamanın
pazardaki etkisinin sınırlı olması gibi hususları değerlendirerek önaraştırma sonunda
soruşturma açmadığı ve 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş
gönderilmesine karar verdiği dosyalar bulunmakla birlikte, bu hususun yeniden satış
fiyatının amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalardan sayılmadığı anlamında
değerlendirilmemesi gerektiği belirtilmelidir. Kurul bu yöndeki kararlarında hakkında
inceleme yürütülen teşebbüslerin kimi zaman sözleşmelerde yer alan hükümler yoluyla,
kimi zaman fiili uygulamalar vasıtasıyla ve bazen de her iki yolu da kullanarak dağıtıcılarının
yeniden satış fiyatlarını belirledikleri ve bunun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında rekabet ihlali olduğunu kabul etmişse de ilgili teşebbüsler hakkında
soruşturma açılmasına gerek görmemiş; ilgili teşebbüslere 4054 sayılı Kanun’un 9.
maddesinin 3. fıkrası uyarınca söz konusu uygulamalarına son vermeleri hususunu içeren
görüş yazısı yollanmasına karar vermiştir. Sayılan kararların işbu dosyadan farklı yönü ilgili
kararların önaraştırma sonucunda alınmış olmasıdır.
Pazar Tanımına İlişkin Savunmalar
(823) Pazar tanımı yapılmamasının açıklamasının yüzeysel olduğu iddia edilmekte, tüketici
elektroniği içinde olduğu varsayılan küçük ev aletlerinin tüketici elektroniği sınıfı içinde yer
almadığı bu nedenle bazı belgelerin (Belge 90, Belge 95, Belge 98) soruşturma
kapsamında kullanılamayacağı savunulmaktadır.
(824) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da pazar tanımlamasının temel amacı,
incelenen teşebbüslerin karşı karşıya bulundukları rekabet koşullarının belirlenmesi,
pazarın hem ürün hem de coğrafi bölge boyutlarıyla tanımlamasındaki amaç ise, incelenen
teşebbüslerin davranışlarını sınırlama ve etkin bir rekabetçi baskıdan bağımsız olarak
davranmalarını önleme gücüne sahip rakiplerinin ortaya çıkarılması olarak ifade
edilmektedir. Akabinde pazar tanımının, pazar gücüne ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un
özellikle 6 ve 7. maddelerinin uygulanması bakımından önem taşıyan pazar payı
hesaplamaları yapılmasını sağladığı belirtilmektedir.
(825) Konuya ilişkin Danıştay 13. Dairesi tarafından 25.11.2008 tarih, 2006/4724 E. ve
2008/7418 sayılı kararında ilgili pazarın belirlenmesi ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin uygulanmasına yönelik bir pazar payı eşiğinin bulunmadığı, bu nedenle bir
anlaşma, eylem veya kararın bu madde kapsamına girip girmediğinin tespitinde soruşturma
tarafı teşebbüslerin pazar gücüne bakılmasına ve ilgili pazarın tanımlanmasına gerek
olmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Keza Kurul’un 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında inceleme yaptığı kararlarda ilgili ürün pazarının net bir biçimde
tanımlanmasının yapılan değerlendirmeler üzerinde belirleyici bir etkisi olmaması
durumunda, ilgili ürün pazarının tanımlanmayabileceği ifade edilmiştir. Bu doğrultuda ilgili
ürün pazarının her durumda net bir tanımının yapılmasına gerek bulunmamakta olup
pazarın yapısını ve şartlarını göstermek yeterli olabilmektedir.
16-37/628-279
184/196
PHILIPS Açısından Hafifletici Unsurların Bulunduğu Savunması
(826) İhlal konusu ürünlerin PHILIPS’in cirosu içinde düşük bir paya sahip olması, ürünlerin
PHILIPS portföyü içinde küçük bir bölümü oluşturması, PHILIPS’in incelemeye yardımcı
olması ve rekabet hukuku uyumu konusunda yüksek duyarlılığa sahip olması hususlarının
ceza takdirinde hafifletici unsur olarak dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
(827) Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasında “Temel para cezası, yasal
yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu
otoritelerinin teşvikinin veya diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere
gönüllü olarak tazminat ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin
yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının çok düşük olması gibi haller ilgili teşebbüs veya
teşebbüs birliği tarafından ispatlanırsa, dörtte bir ile beşte üç arasında indirilebilir.”
denilmektedir. Bu doğrultuda ihlal konusu ürünlerin PHILIPS portföyü içinde küçük bir yeri
olması ve bu ürünlere ilişkin cironun PHILIPS’in cirosu içinde düşük paya sahip olması
hafifletici neden olarak kabul edilmiştir.
(828) Bununla birlikte PHILIPS’in incelemeye yardımcı olması iddiasın yasal yükümlülüklerini
yerine getirmenin ötesine geçmediği dile getirilmelidir. Bu nedenle her iki durumun da
hafifletici unsur olarak dikkate alınması uygun olmayacaktır. Diğer yandan rekabet hukuku
uyumu konusunda yüksek duyarlılık sahibi olunması, çalışanlarına rekabet hukuku eğitimi
verilmiş olması gibi hususlar rekabet hukukuna uyum anlamında önemli adımlar olmakla
birlikte, Kurul’un ihlal tespiti halinde rekabet hukuku uyumuna önem verilmesine rağmen
ihlalin gerçekleşmiş olmasının hafifletici unsur olarak değerlendirilmesinin uygun
olmayacağı belirtilmelidir.
PHILIPS Lehine Delillerin Gözden Kaçırıldığı Savunması
(829) Bu savunma kapsamında teşebbüs Kuruma birtakım belgeler sunmuş olup belgelerde
PHILIPS’in perakendeciler tarafından iletilen perakende satış fiyatına ilişkin taleplere
verdiği rekabet hukukuna uyumlu cevapları yer almaktadır. PHILIPS’in çeşitli durumlarda
bu tür cevaplar vererek yeniden satış fiyatına müdahale etmemiş olması, PHILIPS’in
perakende fiyatlara müdahale ettiğini gösteren belgelere ilişkin değerlendirmeyi
değiştirmeyecektir. Kaldı ki rekabet hukuku alanında bilgili teşebbüslerin 4054 sayılı
Kanun’u ihlal etmeyeceği şeklinde genel bir yargıya varmak da mümkün değildir.
PHILIPS Tarafından Hazırlanan Ekonomik Analiz
(830) Dosya kapsamındaki yazışmalara konu PHILIPS ürünlerinin perakende satış fiyatlarına
ilişkin bulguların, yazışmaların bir yeniden satış fiyatının tespit edilmesi anlaşmasına yol
açtığına dair iddialar ile uyuşmadığı iddia edilmiştir. Ampirik bulgularla desteklenmeden
sadece az sayıda yazışmayla yeniden satış fiyatının tespit edildiği sonucuna varılmasının
mümkün olmadığı belirtilmiştir.
(831) PHILIPS’in yazılı savunmasının ekinde sunulan raporda ampirik bulguların yeniden satış
fiyatının tespiti ile uyumlu olup olmadığı PHILIPS’in yazışmalara konu ürünleri için Kayra
(PHILIPS’in promosyon aktivitelerinden sorumlu firma) tarafından sekiz mağazadan
mağaza ziyareti esnasında toplanan haftalık perakende satış fiyatları, yazışmaların tarihini
de içine alan belirli dönemler için incelenmiştir. Rapor sonucuna göre ürünlerin ortalama ve
medyan (ortanca) değerleri PHILIPS tarafından tavsiye edilen perakende satış fiyatından
uzak bir dağılım sergilemektedir. Ayrıca rapor sonucu perakende satış fiyatı verileri
toplanan mağazaların satış fiyatlarının da birbirinden farklılaştığını göstermektedir. Sonuç
olarak rapor seçilen PHILIPS ürünleri için incelenen dönemde sekiz mağazanın perakende
satış fiyatlarında paralellik tespit etmediği gibi, perakende satış fiyatlarının PHILIPS
tarafından tavsiye edilen yeniden satış fiyatından uzak olduğunu göstermektedir.
16-37/628-279
185/196
(832) Yukarıda da belirtildiği gibi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi rekabeti kısıtlayıcı amacı veya
etkisi olan anlaşmaları yasaklamakta ve yeniden satış fiyatının tespiti amaç yönünden
rekabeti kısıtlayıcı görülmektedir. Bu doğrultuda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali
için anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etkisinin olması aranmamaktadır. Bununla birlikte,
inceleme konusu ürünlerin belirli haftalardaki ortalama ve medyan fiyatlarının farklı
mağazalarda birbirinden farklı olduğuna ilişkin PHILIPS tarafından sunulan ampirik
çalışma, anlaşmanın etki doğurmadığına işaret etmektedir. Bu durum yeniden satış
fiyatının tespit edilmesi anlaşması ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin amaç yönüyle
ihlal edildiği iddiasını değiştirmemekle birlikte, ceza takdirinde dikkate alınmıştır.
I.5.4. 4054 sayılı Kanun’un 16. Maddesi ve Ceza Yönetmeliği Kapsamında
Değerlendirme
I.5.4.1. Tarafların Ciroları
(833) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Kanun’un 4, 6 ve 7 nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda
oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl
sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde
onuna kadar idarî para cezası verilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu çerçevede soruşturma
kapsamında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği tespit edilen teşebbüslere 2015
yılında oluşan ve yurtiçi net satışları dikkate alınarak Kurul tarafından saptanan yıllık gayri
safi gelirleri üzerinden idari para cezası uygulanmıştır.
(834) Bilgisayar ve konsol oyunları pazarında gerçekleşen ihlal için uygulanacak idari para
cezasında tarafların 2015 yılı gayri safi gelirleri yurtiçi net satışları dikkate alınarak ARAL
için (…..) TL, DR için (…..) TL, VATAN için, (…..) TL, TEKNOSA için (…..) TL, KLİKSA için
(…..) TL, GOLD için (…..) TL olarak belirlenmiştir.
(835) Tüketici elektroniği pazarında gerçekleşen ihlal için uygulanacak idari para cezasında
tarafların 2015 yılı gayri safi gelirleri yurtiçi net satışları dikkate alınarak LG için (…..) TL,
TEKNOSA için (…..) TL, MS için (…..) TL, VESTEL için (…..) TL, PHILIPS için (…..) TL
olarak belirlenmiştir.
I.5.4.2. Ceza Yönetmeliği Kapsamında Değerlendirme
(836) Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinin ilk fıkrası uyarınca, para cezası belirlenirken, öncelikle
temel para cezası belirlenmekte ve ardından varsa ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar
uygulanarak nihai para cezası tespit edilmektedir.
(837) Temel para cezasının tespitine ilişkin hususlar Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinde
düzenlenmektedir. Anılan maddenin ilk fıkrasında, temel para cezasının belirlenmesi
bakımından “karteller” ve “diğer ihlaller” şeklinde bir ayrım yapılmıştır. Dosya kapsamında
bilgisayar ve konsol oyunları pazarı ile tüketici elektroniği pazarında tespit edilen ihlaller,
“diğer ihlaller” kategorisinde değerlendirilmektedir. Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin ilk
fıkrasında, diğer ihlaller için temel para cezası hesaplanırken ihlalde bulunan teşebbüslerin
Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde beşi ile yüzde üçü
arasında bir oranın esas alınması gerektiği düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci
fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin veya
teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi
muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların dikkate alınacağı hükmüne yer verilmiştir. Dosya
kapsamındaki değerlendirmeler ışığında ihlal konusu eylemlerin piyasadaki etkisi dikkate
alınarak tüm taraflar açısından %(…..) oranı esas alınmıştır.
16-37/628-279
186/196
(838) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre temel para cezasının
belirlenmesinde dikkate alınacak diğer bir unsur ise ihlalin süresi olup aynı maddenin birinci
fıkrasına göre belirlenen oran, bir yıldan uzun, beş yıldan kısa süren ihlallerde yarısı
oranında artırılmaktadır. Diğer taraftan Ceza Yönetmeliği’nin 6. ve 7. maddeleri
kapsamında temel para cezasının artırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren haller
düzenlenmektedir. Buna göre, “ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki
payının çok düşük olması” da hafifletici haller arasında yer almaktadır. Hafifletici hallerin
bulunması durumunda verilecek cezanın dörtte bir ile beşte üç arasında indirilebileceği
ifade edilmektedir.
(839) Aşağıda, yukarıda aktarılan hususlar göz önünde bulundurularak, hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüslerden ihlal tespitinde bulunulanlar için idari para cezasının
belirlenmesinde Ceza Yönetmeliği uyarınca değerlendirmelerde bulunulmaktadır.
I.5.4.3. Bilgisayar ve Konsol Oyunları Pazarındaki İhlal İddialarına İlişkin
Değerlendirme
I.5.4.3.1. ARAL
(840) ARAL’ın bilgisayar ve konsol oyunları pazarında fiyatların belirlenmesine yönelik olarak
soruşturma tarafı teşebbüslerden DR, VATAN, TEKNOSA, KLİKSA ve GOLD ile anlaşma
içinde olduğu ve teşebbüsün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği ve hakkında
idari para cezası uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüse ilişkin belgelerin
2011-2015 yıllarına ait olduğu dolayısıyla ARAL’ın ihlale dahil olduğu sürenin bir yıldan
uzun beş yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple %(…..) oranı yarısı oranında
artırılarak tarafa %(…..) oranında idari para cezası uygulanmıştır.
I.5.4.3.2. DR
(841) DR’nin bilgisayar ve konsol oyunları pazarında fiyatların belirlenmesine yönelik olarak
bilgisayar ve konsol oyunları sağlayıcısı ARAL ile anlaşma içinde olduğu ve teşebbüsün
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği dolayısıyla hakkında idari para cezası
uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüse ilişkin belgelerin 2011-2015
yıllarına ait olduğu dolayısıyla DR’nin ihlale dahil olduğu sürenin bir yıldan uzun beş yıldan
kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple %(…..) oranı yarısı oranında artırılarak %(…..)
oranına ulaşmıştır. Ancak DR’nin toplam satışları içinde bilgisayar ve konsol oyunlarından
elde ettiği gelirin %(…..) oranında olması, Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası
uyarınca hafifletici neden olarak dikkate alınmış ve temel para cezasında %50 indirime
gidilmiştir. Bu tespitlerle DR’ye %(…..) oranında idari para cezası uygulanmıştır.
I.5.4.3.3. VATAN
(842) VATAN’ın bilgisayar ve konsol oyunları pazarında fiyatların belirlenmesine yönelik olarak
bilgisayar ve konsol oyunları sağlayıcısı ARAL ile anlaşma içinde olduğu ve teşebbüsün
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği dolayısıyla hakkında idari para cezası
uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüse ilişkin belgelerin 2014 ve 2015
yıllarına ait olduğu, dolayısıyla VATAN’ın ihlale dahil olduğu sürenin bir yıldan uzun beş
yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple %(…..) oranı yarısı oranında artırılmış ve
%(…..) oranına ulaşmıştır. Ancak VATAN’ın toplam satışları içinde bilgisayar ve konsol
oyunlarından elde ettiği gelirin %(…..) oranında olması, Ceza Yönetmeliği’nin 7.
maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici neden olarak dikkate alınmış ve temel para
cezasında %50 indirime gidilmiştir. Bu tespitlerle VATAN’a %(…..) oranında idari para
cezası uygulanmıştır.
16-37/628-279
187/196
I.5.4.3.4.TEKNOSA
(843) TEKNOSA’nın bilgisayar ve konsol oyunları pazarında fiyatların belirlenmesine yönelik
olarak bilgisayar ve konsol oyunları sağlayıcısı ARAL ile anlaşma içinde olduğu ve
teşebbüsün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği dolayısıyla hakkında idari para
cezası uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüse ilişkin belgelerin 2014
yılına ait olduğu dolayısıyla TEKNOSA’nın ihlale dahil olduğu sürenin bir yıldan kısa olduğu
tespit edilmiştir. Ayrıca TEKNOSA’nın toplam satışları içinde bilgisayar ve konsol
oyunlarından elde ettiği gelirin %(…..) oranında olması, Ceza Yönetmeliği’nin 7.
maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici neden olarak dikkate alınmış ve %(…..)
oranındaki temel para cezasında %50 indirime gidilmiştir. Bu tespitlerle TEKNOSA’ya
%(…..) oranında idari para cezası uygulanmıştır.
I.5.4.3.5. KLİKSA
(844) TEKNOSA’nın %100’üne sahip olduğu KLİKSA’nın bilgisayar ve konsol oyunları pazarında
fiyatların belirlenmesine yönelik olarak bilgisayar ve konsol oyunları sağlayıcısı ARAL ile
anlaşma içinde olduğu ve teşebbüsün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği
dolayısıyla hakkında idari para cezası uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Teşebbüse ilişkin belgelerin 2014 -2015 yıllarına ait olduğu dolayısıyla KLİKSA’nın ihlale
dahil olduğu sürenin bir yıldan uzun beş yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple
%(…..) oranı yarısı oranında artırılmış ve %(…..) oranına ulaşmıştır. Ancak KLİKSA’nın
toplam satışları içinde bilgisayar ve konsol oyunlarından elde ettiği gelirin %(…..) oranında
olması, Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici neden olarak
dikkate alınmış ve temel para cezasında %50 indirime gidilmiştir. Bu tespitlerle KLİKSA’ya
%(…..) oranında idari para cezası uygulanmıştır.
I.5.4.3.6. GOLD
(845) GOLD’un bilgisayar ve konsol oyunları pazarında fiyatların belirlenmesine yönelik olarak
bilgisayar ve konsol oyunları sağlayıcısı ARAL ile anlaşma içinde olduğu ve teşebbüsün
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği dolayısıyla hakkında idari para cezası
uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüse ilişkin belgelerin 2013 ve 2014
yıllarına ait olduğu dolayısıyla GOLD’un ihlale dahil olduğu sürenin bir yıldan uzun beş
yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple %(…..) oranı yarısı oranında artırılmış ve
%(…..) oranına ulaşmıştır. Ayrıca GOLD’un toplam satışları içinde bilgisayar ve konsol
oyunlarından elde ettiği gelirin %(…..) oranında olması, Ceza Yönetmeliği’nin 7.
maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici neden olarak dikkate alınmış ve temel para
cezasında %50 indirime gidilmiştir. Bu tespitlerle GOLD’a %(…..) oranında idari para
cezası uygulanmıştır.
I.5.4.4. Tüketici Elektroniği Pazarındaki İhlal İddialarına İlişkin Değerlendirme
I.5.4.4.1. LG
(846) Tüketici elektroniği pazarında LG’nin ayrı ayrı TEKNOSA ve MS ile rekabeti kısıtlayıcı
anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği ve LG hakkında
idari para cezası uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüse ilişkin belgelerin
2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait olduğu, dolayısıyla LG’nin ihlale dahil olduğu sürenin
bir yıldan uzun beş yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple %(…..) oranı yarısı
oranında artırılmış ve %(…..) oranına ulaşmıştır. Ayrıca LG açısından ihlalde diğer
teşebbsülerin zorlamasının bulunması Ceza Yönetmeliğinin 7. maddesinin birinci fıkrası
uyarınca hafifletici neden olarak dikkate alınmış ve temel para cezasında %60 indirime
gidilmiştir. Bu tespitlerle LG’ye %(…..) oranında idari para cezası uygulanmıştır.
16-37/628-279
188/196
I.5.4.4.2. TEKNOSA
(847) Tüketici elektroniği pazarında LG ile rekabeti kısıtlayıcı anlaşma yapmak suretiyle 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğinden TEKNOSA hakkında idari para cezası
uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüse ilişkin belgelerin 2012, 2013,
2014 ve 2015 yıllarına ait olduğu dolayısıyla TEKNOSA’nın ihlale dahil olduğu sürenin bir
yıldan uzun beş yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple %(…..) oranı yarısı
oranında artırılmış ve %(…..) oranına ulaşmıştır. Ayrıca 2015 yılında TEKNOSA’nın LG
ürünlerinin satışından elde ettiği gelirin toplam cirosu içindeki oranının %(…..) olması Ceza
Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici neden olarak dikkate
alınmış ve temel para cezasında %60 indirime gidilmiştir. Bu tespitlerle TEKNOSA’ya
%(…..) oranında idari para cezası uygulanmıştır.
I.5.4.4.3. MS
(848) Tüketici elektroniği pazarında LG ile rekabeti kısıtlayıcı anlaşma yapmak suretiyle 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılan MS hakkında idari para cezası
uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşebbüse ilişkin belgelerin tarihlerinin 2013
ve 2015 yılllarına ait olduğu dikkate alındığında MS’nin ihlale dahil olduğu sürenin bir yıldan
uzun beş yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple %(…..) oranı yarısı oranında
artırılmış ve %(…..) oranına ulaşmıştır. Ayrıca 2015 yılında MS’nin LG ürünlerinin
satışından elde ettiği gelirin toplam cirosu içindeki oranının %(…..) olması, Ceza
Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici neden olarak dikkate
alınmış ve temel para cezasında %60 indirime gidilmiştir. Bu tespitlerle MS’ye %(…..)
oranında idari para cezası uygulanmıştır.
I.5.4.4.4. VESTEL
(849) VESTEL’in alıcılarının yeniden satış fiyatını tespit etmeye yönelik eylemlerde bulunmak
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan davranışlarda bulunduğu ve bu
uygulamalarının bireysel muafiyetten yararlanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu
kapsamda, VESTEL hakkında idari para cezası uygulanması gerekmektedir. VESTEL’in
bu eyleminin 2014 ve 2015 yıllarında gerçekleştirmiş olduğundan hareketle ihlal sürenin bir
yıldan uzun beş yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple %(…..) oranı yarısı
oranında artırılmış ve %(…..) oranına ulaşmıştır. VESTEL’in sözleşmelerinde yaptığı
değişiklikler Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hafifletici neden
olarak dikkate alınmış ve temel para cezasında %60 indirime gidilmiştir. Bu tespitlerle
VESTEL’e %(…..) oranında idari para cezası uygulanmıştır.
I.5.4.4.5. PHILIPS
(850) PHILIPS’in alıcılarının yeniden satış fiyatını tespit etmeye yönelik eylemlerde bulunmak
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan davranışlarda bulunduğu ve bu
uygulamalarının bireysel muafiyetten yararlanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu
kapsamda, PHILIPS hakkında idari para cezası uygulanması gerekmektedir. İhlal konusu
ürünlerin PHILIPS portföyü içinde küçük bir yeri olması Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin
birinci fıkrası uyarınca hafifletici neden olarak dikkate alınmış ve %(…..) oranındaki temel
para cezasında %60 indirime gidilmiştir. Bu tespitlerle PHILIPS’e 2015 yılı yıllık gayri safi
geliri üzerinden %(…..) oranında idari para cezası uygulanmıştır.
16-37/628-279
189/196
J. SONUÇ
(851) 15.02.2015 tarih, 15-08/108-M sayılı ve 07.07.2015 tarih, 15-28/319-M sayılı Kurul kararları
uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan
delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve
incelenen dosya kapsamına göre,
03.11.2016 tarihinde yapılan ilk oylama ve 07.11.2016 tarihinde yapılan ikinci oylama
sonucunda;
1. a) Bilgisayar ve konsol oyunları pazarında; Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Tic.
A.Ş.’nin, Doğan Müzik Kitap Mağazacılık Pazarlama A.Ş., Vatan Bilgisayar San. ve
Tic. A.Ş., Teknosa İç ve Dış. Tic. A.Ş., Kliksa İç ve Dış Tic. A.Ş. ve Gold Teknoloji
Marketleri San. ve Tic. A.Ş. ile perakende fiyatların tespiti konusunda anlaşma içinde
olduğuna, bu suretle adı geçen teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettiklerine OYBİRLİĞİ ile,
b) Bilgisayar ve konsol oyunları pazarında Bimeks Bilgi İşlem ve Dış Tic. A.Ş.’nin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine dair yeterli bulguya ulaşılamadığına
ve bu nedenle idari para cezası uygulanmasına yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
c) Bilgisayar ve konsol oyunları pazarındaki ihlal nedeniyle;
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,
Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek
Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve
ikinci fıkrası,
i. ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası hükümleri
uyarınca 2015 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık
gayri safi gelirlerinin takdiren, %(…..)’i oranında olmak üzere,
Doğan Müzik Kitap Mağazacılık Pazarlama A.Ş.’ye 2.307.544,54 TL.
Gold Teknoloji Marketleri San. ve Tic. A.Ş.’ye 1.489.549,58TL.
Kliksa İç ve Dış Ticaret A.Ş.’ye 1.192.116,00TL
Vatan Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş.’ye 10.363.565,71 TL
ii. ve üçüncü fıkrasının (a) bendi hükümleri uyarınca 2015 mali yılı sonunda
oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren,
%(…..)’i oranında olmak üzere,
Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Tic. A.Ş.’ye 863.538,50 TL
iii. ve 7. maddesinin birinci fıkrası hükümleri 2015 mali yılı sonunda oluşan ve
Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren, %(…..)’i
oranında olmak üzere,
Teknosa İç ve Dış Ticaret A.Ş.’ye 7.651.563,82 TL.
idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile
16-37/628-279
190/196
2. a) Tüketici elektroniği pazarında;
- LG Electronics Tic. A.Ş.’nin, MS İstanbul İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve Teknosa İç ve
Dış. Tic. A.Ş. ile perakende fiyatların tespiti konusunda anlaşma içinde olduğuna
ve bu suretle söz konusu teşebbüslerin 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine OYÇOKLUĞU ile,
- Vestel Ticaret A.Ş. ve Türk Philips Tic. A.Ş.’nin, ürünlerinin perakende satışını
yapan teşebbüslerin yeniden satış fiyatını tespit etmek yolu ile 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine OYÇOKLUĞU ile,
b) Tüketici elektroniği pazarında Vatan Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş. ve Bimeks Bilgi
İşlem ve Dış Tic. A.Ş.’nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiğine dair yeterli bulguya ulaşılamadığına, dolayısıyla adı geçen
teşebbüslere bu kapsamda idari para cezası verilmesine yer olmadığına OYBİRLİĞİ
ile
c) Tüketici elektroniği pazarındaki ihlal nedeniyle;
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,
Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek
Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve
ikinci fıkrası, 7. maddesinin birinci fıkrası hükümleri
i. uyarınca 2015 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık
gayri safi gelirlerinin takdiren, %(…..)’si oranında olmak üzere,
Türk Philips Ticaret A.Ş.’ye 1.255.290,42 TL
ii. ve 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 2015 mali yılı sonunda
oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren,
%(…..)’ü oranında olmak üzere,
M.S. İstanbul İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti.’ye 5.776.015,29 TL
Teknosa İç ve Dış Ticaret A.Ş.’ye 9.181.876,58 TL
LG Electronics Tic. A.Ş.’ye 6.221.201,00 TL
Vestel Ticaret A.Ş.’ye 8.024.370,30 TL
idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
16-37/628-279
191/196
Rekabet Kurulu’nun 7.11.2016 Tarih ve 16-37/628-279 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurulumuz, 7.11.2016 tarih ve 16-37/628-279 sayılı kararında;
- Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Ticaret A.Ş.'nin dağıtımını yaptığı bilgisayar ve
konsol oyunlarının perakende satışını yapan teşebbüsler ile anlaşma/uyumlu eylem
içinde olduğu ve oyun fiyatlarını yükseltmek amacıyla nihai satış noktalarında
yeniden satış fiyatını belirlediği ve
- Tüketici elektroniği ürünleri piyasasında sağlayıcılar LG Electronics Tic. A.Ş., Türk
Philips Ticaret A.Ş. ve Vestel Tic. A.Ş.’nin ürünlerinin yeniden satışını gerçekleştiren
perakendeciler ile anlaşma/uyumlu eylem içinde olduğu ve nihai satış noktalarında
yeniden satış fiyatının belirlendiği
iddiaları incelemiş ve yapılan oylama sonucunda,
- 1(a): Bilgisayar ve konsol oyunları pazarında; Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Tic.
A.Ş.’nin, Doğan Müzik Kitap Mağazacılık Pazarlama A.Ş., Vatan Bilgisayar San. ve
Tic. A.Ş., Teknosa İç ve Dış. Tic. A.Ş., Kliksa İç ve Dış Tic. A.Ş. ve Gold Teknoloji
Marketleri San. ve Tic. A.Ş. ile perakende fiyatların tespiti konusunda anlaşma içinde
olduğuna, bu suretle adı geçen teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettikleri,
- 2(a): Tüketici elektroniği pazarında; LG Electronics Tic. A.Ş.’nin, MS İstanbul İç ve
Dış Tic. Ltd. Şti. ve Teknosa İç ve Dış. Tic. A.Ş. ile perakende fiyatların tespiti
konusunda anlaşma içinde olduğuna ve bu suretle söz konusu teşebbüslerin 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri
- Vestel Ticaret A.Ş. ve Türk Philips Tic. A.Ş.’nin, ürünlerinin perakende satışını yapan
teşebbüslerin yeniden satış fiyatını tespit etmek yolu ile 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri
ve bu teşebbüslere idari para cezası verilmesine karar verilmiştir. Bu çerçevede, tüketici
elektroniği pazarı bakımından alınan Kurul kararının 2(a) maddesine aşağıda yer verilen
gerekçelerle katılmamız mümkün olmamıştır.
Mezkur Kurul kararı, rekabet hukukunda sıklıkla karşılaşılan yeniden satış fiyatının tespiti
(YSFB) uygulamalarını konu edinmektedir. Bu bakımdan öncelikle YSFB uygulamalarının
genel mantığının iyi bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir.
Rekabet kuralları piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerden ziyade, piyasanın rekabetçi
düzeyine ve bu düzeyin tüketicilere yansımasına odaklanmaktadır. Bu bakımdan, yapılan
incelemelerde iddia konusu uygulamalar farklı bakış açıları ile ele alınmaktadır. Böylelikle
hatalı pozitif risk minimum seviyeye indirilerek piyasa işleyişinin rekabet otoritesi eli ile
bozulmasının önüne geçilmeye gayret gösterilmektedir.
Doğru stratejiyle yapılan dikey anlaşmalar teşebbüslere karlılık artışı olarak dönebilmekte;
ancak söz konusu anlaşmaların zaman zaman rekabet hukuku kurallarını ihlal ettikleri de
bilinmektedir. Bu nedenle; dikey anlaşmaların niteliği ve kapsamı çok dikkatli ve hassas bir
incelemeye tabi tutulmalıdır.
16-37/628-279
192/196
YSFB, alıcının kendi satış fiyatını belirlemesinin önüne geçmekte ve sağlayıcının ürünlerini
sabit veya asgari bir fiyattan satılmasını sağlamaktadır. Bu bakımdan YSFB’nin piyasada
fiyat birlikteliğine yol açtığı ifade edilebilecektir. Öte yandan, YSFB’nin salt anti-rekabetçi
bir uygulama olduğu sonucuna varılmamalıdır. Nitekim teşebbüslerin ticari menfaatlerini
koruma noktasında sonuç doğurduğu da bilinmelidir.
YSFB’nin çeşitli gerekçelerle etkinlik doğurucu sonuçları olduğundan bahsedilebilmektedir:
(i) YSFB, piyasaya yeni ürün sürüldüğünde perakendecinin üretici menfaati doğrultusunda
hareket etmesini kontrol eder ve kısa vadede düşük fiyat stratejisi izlenerek ürüne olan
talep arttırılmaya çalışılabilir. Burada perakendecinin ürün üzerinden yüksek kar marjı elde
etmesinin önüne geçilir ve dolayısıyla tüketicinin ürüne daha ucuza ulaşması mümkün olur.
(ii) YSFB, bedavacılık sorununun önüne geçilmesini sağlayabilir. Bazı perakendeciler satış
öncesi hizmetlere ağırlık vererek ürünün tanıtımını/promosyonunu yaparken, diğerleri bu
hizmetlere yer vermeyerek ürünü daha düşük bir bedelden satmak isteyebilir. Tüketici
düşük fiyatlı perakendeciyi tercih ederek bu tip satış öncesi hizmetlerin zamanla ortadan
kalkmasına yol açabilir. (iii) YSFB, ürünlere ilişkin kategoriler oluşmasını sağlar. Üreticiler
her bir kategori için tasarlanmış ürünlerle rekabet etme olanağı bulur. (iv) YSFB ile marka
değerinin ve bayi yapısının korunması sağlanabilir.
YSFB’ye ilişkin en eski içtihat gelişimi ABD uygulamasında görülmektedir. 1911 yılında
alınan Dr.Miles kararına 54 ilişkin olarak yüksek mahkemenin “Sağlayıcıların kendi
mülkiyetlerinden çıkarak dağıtıcıların mülkiyetine giren ürünlerinin satış koşulları üzerinde
herhangi bir söz hakkı yoktur.” şeklindeki katı yaklaşımı 2007 yılında alınan Leegin kararı55
ile değişmiştir. Leegin tüm son satış noktaları için minimum YSFB belirlemektedir. Gerekçe
olarak bu fiyatın altında satış yapıldığı takdirde marka imajının zedeleneceği öne
sürülmüştür. Mahkeme bu kararında, YSFB’nin dağıtıcılar arasındaki bedavacılık sorununu
çözebileceği, pazara yeni sağlayıcıların girmesini kolaylaştırabileceği ve tüm bu
kazanımların tüketici faydası sağlayabileceğine vurgu yaparak 96 yıllık per se yaklaşımını
terk etmiştir. Leegin kararı sonrasında da pazar payı ile tüketici zararı düşük olduğu tespit
edilen uygulamalara daha gevşek standartlarla yaklaşılmıştır.
AB uygulamasına bakıldığında, Komisyonun YSFB’ye karşı daha katı bir tutum sergilediği
görülmektedir. Komisyon çeşitli kararlarında56 YSFB uygulaması tespit edilen teşebbüslere
idari para cezası uygulamıştır. Öte yandan bu kararlarda, Genel Mahkeme, komisyonun
sunduğu delilleri yetersiz bulmuş ve kararın ilgili bölümlerini iptal etmiştir. Bu noktada,
Genel Mahkemenin “anlaşma” kavramının sınırları üzerinde durduğu ve bu sınırlar
çerçevesinde etki bazlı değerlendirme yaparak ispat standardını yükselttiği görülmektedir.
Gerek ABD gerekse AB uygulamalarında da görüldüğü üzere, YSFB, klasik anlamda ciddi
rekabetçi endişeler doğuran anti-rekabetçi yatay anlaşmalardan farklı bir noktada
konumlandırılmaktadır. Her ne kadar kanunun “anti-rekabetçi anlaşmaları” yasaklayan
hükümleri çerçevesinde değerlendirilse de, hakim durumun kötüye kullanılması
dosyalarında öne çıkan pazar gücü ve etki temelli yaklaşımları da içine alan holistik bir
yaklaşımın benimsendiği görülmektedir.
Kurulun geçmiş yıllarda aldığı kararlar konuya ilişkin belirli bir içtihat zincirinin
oluşturulmasında güçlüklerin ortaya çıktığını göstermektedir. Bu noktada, zaman zaman
per se ihlal, zaman zamansa rule of reason yaklaşımının hakim olduğu görülmektedir. Öte
yandan, Kurul’un 2005 yılında aldığı Efes kararı57 ile 2006 yılında aldığı Kütaş kararı58 etki
54 Dr. Miles Medical Co v. Jon D. Park & Sons Co 220 US 373 1911
55 Leegin Creative Leather Products., Inc. v. PSKS, Inc., 127 S. Ct. 2705 2007
56 Case COMP.F.1/35.918 (2000); Case COMP.F.2/36.693 (2001).
57 13.7.2005 tarih, 05-46/669-171 sayılı karar.
58 24.8.2006 tarih 06-59/773-226 sayı karar.
16-37/628-279
193/196
temelli bir analiz yaparak dikey anlaşmaların fayda doğurucu kapasitelerinin korunması
gerekliliğini ön plana çıkarmıştır. Kütaş kararında, YSFB tespiti yapılsa da, YSFB’nin
markalar arası rekabet üzerinde olumsuz etki yaratmadığı ve ilgili pazarın dinamik
rekabetçi bir yapı gösterdiği vurgusu yapılmıştır. Sonraki dönemlerde de bazı istisnai
kararlar haricinde bu yaklaşımın korunduğu gözlemlenmektedir.
Yukarıda açıklanan argümanlar, çoğunluk oyuyla verilen kararda açık ve ayrıntılı olarak
tartışılmamış ve hatalı pozitif müdahale riski bertaraf edilmeksizin (veya en azından
minimize edilmeksizin) sonuca ulaşılmıştır. Tüketici elektroniği gibi dinamik ve rekabetçi bir
sektörün de yukarıda yer verilen içtihat zinciri göz önünde bulundurularak ele alınması
gerekmektedir.
Kurul kararında LG’nin, MS ve Teknosa ile perakende fiyatların tespiti konusunda anlaşma
içinde olduğuna ve Vestel ile Philips’in, ürünlerinin perakende satışını yapan teşebbüslerin
yeniden satış fiyatını tespit etmesi yoluyla Kanun’un 4.maddesi ihlali gerçekleştiği
sonucuna ulaşılmaktadır. Bu sonuç, kapsamlı bir etki analizinin ürünü olmadığı gibi,
gerekçe olarak öne sürülen dokümanların da zaman zaman belirsizlik içermesi gerçeğine
dayanmaktadır. Örneğin kararda yer verilen bazı belgelerde aşağıdaki ifadeler
kullanılmaktadır;
- TEKNOSA’da bulunan 16.10.2012 tarihli Belge 38’de, TEKNOSA'nın MS'nin İzmir
mağazasında bir LG ürünü için ileri bir tarihte uygulayacağı fiyat hakkında aldığı
bilgiyi LG'den teyit etmek istediği buna karşılık olarak LG'nin "Önümüzdeki hafta
doğum günü varmış mağazanın. Dip maliyetleri 1799'un üzerinde. 1899
yapabilirler." şeklinde cevap verdiği görülmektedir. Ayrıca belgeden LG'nin fiyat
hakkında bilgi edinmesi durumunda bunu TEKNOSA ile paylaşacağı da
anlaşılmaktadır.
- TEKNOSA’da bulunan 18-19-22.10.2012 tarihli Belge 39’da MS’nin LG markalı bir
televizyonu TEKNOSA’dan 200 TL daha ucuza sattığı, TEKNOSA’nın bu durumu
"Genelde bu fiyata mı geçelim? ifadesiyle LG’ye bildirdiği, LG’nin ise "Desteğe
ekliyorum. Fiyat 3499 olacak heryerde olduğu gibi.” yanıtını vererek MS fiyatına
müdahale edeceği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, LG'nin MS fiyatına müdahale edip
etmediği tespit edilememektedir. Bu nedenle belge taraflar arasındaki rekabeti
kısıtlayıcı amacı ortaya koyar şekilde değerlendirilmemiştir. Ancak belge
TEKNOSA'nın LG üzerinde fiyat düşürme baskısı kurabilme gücünü göstermektedir.
- TEKNOSA’da bulunan 21-22.10.2012 tarihli Belge 40’ta TEKNOSA'nın LG marka
bir televizyonun MS'te daha düşük fiyatla satıldığını tespit etmesi üzerine durumu
"Her Pazartesi ayni şeyleri konuşmaktan sıkıldım, Benzer aksiyonları bizde de
göreceksiniz." ifadeleriyle LG'ye bildirdiği görülmektedir. LG bu duruma, …, şeklinde
yanıt vermektedir. Belgeden TEKNOSA’nın LG’yi MS'nin yaptığı gibi fiyatı
düşürmekle tehdit ettiği anlaşılmaktadır. LG'nin verdiği cevaptan ise TEKNOSA'nın
LG nezdinde öncelikli bir konuma sahip olduğu görülmektedir. Buna karşın, "Çıkan
insert'lerin tamamını match edip arkasından sürekli sizin de duyuru yapmanız için
urun arıyorum" ifadesinde yer alan "match etmek"ten tam olarak neyin (rakip
fiyatının yükseltilmesinin mi yoksa satış desteği vererek benzer indirimin TEKNOSA
tarafında da yapılmasının sağlanması mı) kastedildiği anlaşılmamaktadır. Diğer
yandan "... bir mağazadan bir etiket gönderiyorsun gereği de yapılıyor." ifadesinin
fiyatlara müdahale edildiği anlamında kullanılabileceği değerlendirilmektedir.
- … MS’nin fiyatlarına ilişkin yukarıdaki tablolardan fiyatın yükseldiği belirtilen
47LA860 ürününün fiyatının belge tarihi olan 15.11.2013’te (…..) TL olduğu ve
sonrasında yükselmediği, yalnızca 17.11.2013’te “Media İstanbul 5” şeklinde
adlandırılan mağazadaki fiyatının (…..) TL olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bahse
16-37/628-279
194/196
konu mağazada da söz konusu ürünün fiyatının 19.11.2013’te (…..) TL’ye düştüğü
görülmektedir. Dolayısıyla belge tarihi itibariyle belgedeki ifadeyle uyumlu bir fiyat
yükselişi gözlemlenmemiştir. Diğer yandan, 55la860 ürününde ise 15.11.2013’te
(…..) TL olan mağaza fiyatının 17.11.2013’e kadar değişmediği görülmektedir. Söz
konusu ürünün online fiyatlarına bakıldığında 11.11.2013’te (…..) TL olan fiyatın
20.11.2013’te düşerek (…..) TL olduğu görülmektedir.
BİMEKS tarafından gönderilen bilgilerde BİMEKS’in istenen dönemde 47LA860
ürününün satış fiyatının (…..) TL, 55la860 ürününü satış fiyatının ise (…..) TL olduğu
ve söz konusu fiyatların değişmediği anlaşılmaktadır.
Teşebbüslerden gelen bilgiler değerlendirildiğinde Belge 44’te yer alan ve
TEKNOSA’nın fiyat yükseltme talebi üzerine LG’nin fiyatlara müdahale ettiği veya
fiyatın yükseldiği belirtilen ürünün fiyatının gerçekten yükseldiği yönünde bir tespit
yapılamamaktadır.
Belgeler geneli itibarı ile çok sayıda belirsizliği beraberinde getirmektedir. Kararda
YSFB’nin uygulanıp uygulanmadığı, uygulandı ise kim tarafından dikte edildiği, bu
uygulamanın piyasanın ne kadarlık bölümünü kapsadığı, uygulamanın gerekçesi ve
rekabetçi yönlerinin neler olduğu gibi noktalarda ciddi eksiklikler bulunmaktadır. 4054 sayılı
Kanun’un 4.maddesi bakımından incelenen dosyalarda, anlaşmanın tarafları, konusu,
süresi ve tarafların bu anlaşmanın tespiti bakımından geliştirdikleri aksiyonların belirli bir
sistematik çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, Kurul kararının, rekabet
ihlali sonucuna hangi sistematik inceleme ile ulaştığı noktasında belirsizlik hakim olmuştur.
Bu belirsizlik, YSFB gibi etkinlik doğurucu yönleri olduğu kabul edilen dikey bir anlaşma için
daha da önemli bir noktaya gelmektedir.
Mezkur Kurul kararı, YSFB davranışının tespitinde dahi belirsizliklerin oluşmasına yol
açmış, YSFB tespitinin açık bir şekilde yapıldığı dosyalarda benimsenen etki temelli
yaklaşımı tamamıyla göz ardı etmiştir. Yapılan değerlendirme dikey eksende sürdürülmüş,
yatay bir anlaşma tespiti yapılamamış, ancak dikey anlaşmanın yatay etkileri öne
sürülmüştür. Örneğin karada;
“MS’de bulunan Belge 53’te ise MS ile LG arasındaki işleyiş aktarılmakta ve LG
aracılığıyla rakip fiyatlarının yükseltilebildiği ifade edilmektedir.”,
“Yukarıdaki belgelerden özellikle TEKNOSA’nın LG karşısında pazarlık gücünün
yüksek olduğu ve LG aracılığıyla rakip fiyatlarına müdahale edebildiği ve LG’ye
piyasa fiyatlarını agresif düzeylere indirme konusunda baskı uygulayabildiği ve
bunun da LG tarafından istenmeyen bir durum olduğu görülmektedir.” ve
“…iddia konusu eylemler bakımından LG dikte eden konumundan ziyade talepleri
kabul eden konumundadır. Zira fiyat yükseltilmesi konusunda baskının
perakendecilerden geldiği ve hatta bu taleplere zaman zaman LG’nin fiyat düşürme
durumunda maliyetlere kendi katlanarak destek verdiği belgelerdeki ifadelerden
anlaşılmaktadır.”
şeklinde kaleme alınan ifadelerden üst pazarda faaliyet gösteren LG’nin pazarlık gücü
bakımından zayıf kaldığı ve bir anlamda alt pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin
inisiyatifinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, alt pazardaki perakendecilerin fiyat
yükseltmek için yaptığı çalışmalar, raporda LG-Teknosa ve LG-MS arasında kurulduğu
ifade edilen ve fakat kurulup kurulmadığı dahi belirsizlik taşıyan anlaşmalar üzerinden
değerlendirilmektedir. Başka bir ifade ile anti-rekabetçi uygulamanın yeniden satış fiyatı
ekseninde incelenmesi neticesinde, yatay bir anlaşmanın sonucu olabilecek bir şablon
dikey bir anlaşma kalıbına oturtulmaya çalışılmıştır. Dolayısıyla, kararın inşa edildiği zemin
sağlam bir teorik çerçevenin ürünü olmaktan uzaktır.
16-37/628-279
195/196
Kararda Vestel ve Philips açısından da YSFB uygulaması değerlendirmesi yapılmaktadır.
Bu noktada, bir önceki bölümde LG açısından yapılan değerlendirmenin aksine, geniş bir
bayilik ağı olan söz konusu teşebbüslerin davranışları, literatürde ve ülke içtihatlarında
YSFB olarak tanımlanan davranış kalıbına daha yakın görülmektedir. Ancak yine bu
noktada, YSFB gibi hakkında derinlemesine inceleme yapılması gereken ve pozitif yönleri
de bulunabilen bir uygulama açısından yüzeysel bir değerlendirme yapılmakla yetinilmiştir.
Kararda;
“Belgelerin incelenmesinden yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik olarak
2014 ve 2015 yıllarında TEKNOSA, MS, BİMEKS, Hepsiburada gibi teşebbüslere
VESTEL’in ürünlerinin perakende satış fiyatlarını bildirdiği, VESTEL tarafından
bildirilen satış fiyatı üzerinden indirimli satış yapan teşebbüslerin takip edildiği ve
uyarıldığı, ürünün yeniden satış fiyatının değiştirilemeyeceği yönünde telkinde
bulunulduğu ve teşebbüsleri fiyatın düşürülmesi halinde garanti ve montaj gibi
hizmetlerden yararlandırmama yaptırımı uygulamakla bir nevi tehdit ettiği
anlaşılmaktadır.”
“Yukarıda yer verilen belgelerden anlaşıldığı üzere, PHILIPS ürünlerinin yeniden
satış fiyatının serbest rekabet koşulları çerçevesinde belirlenmesini engellemeye
yönelik uygulamalarda bulunmaktadır. Bu tür uygulamalarla PHILIPS markaiçi
rekabeti kısıtlamayı amaçlamaktadır.”
denilerek her iki teşebbüs açısından da YSFB tespiti yapılmış ve idari para cezası
öngörülmüştür.
Yeniden ifade etmek gerekirse, YSFB, rekabet karşıtı etkilere neden olabileceği gibi belirli
şartlar altında rekabetçi olarak kabul edilebilecek etkilere de sahiptir. Bu noktada, Vestel
ve Philips için etkinlik doğurucu vurgu içeren “YSFB ile marka değerinin ve bayi yapısının
korunması sağlanabilir.” argümanının etraflıca değerlendirilmesi ihtiyacı bulunmaktadır.
Tarafların yaptıkları savunmalar kararın ilgili kısımlarına aşağıdaki şekilde yansımıştır;
Kurul kararı 749. paragraf:
(749) İddia konusu uygulamanın fiyat düşüşlerinin tüketiciler nezdinde kalitesizlik algısı yaratması
nedeniyle gerçekleştirildiğini ve marka imajı ile kalitenin artırılarak etkinlik sağlanmasına yönelik olduğu, bu
çerçevede Vestel marka imajını sağlamak, geliştirmek ve korumak amaçlarıyla perakende satışlarda
fiyatlarının belirli bir seviyede olması ve fazla düşük seyretmemesinin arzu edildiğinden bazı yöntemlere
başvurulduğu; marka imajını yükseltmek amacıyla mağazalara yatırımlar yapılığı ve markanın iletişim
yatırımlarının arttırıldığı, kalite algısının arttırılması amacıyla arge ve müşteri hizmetleri yatırımlarının
hızlandırıldığı, markaya duyulan güvenin korunması ve arttırılması amacıyla da fiyatların farklı dağıtım
kanallarında fazla değişkenlik göstermesinin önlenmeye çalışıldığı iddia edilmektedir. Kurulun Dogati
kararında "Dogati tarafından franchise alanların kendi fiyatlarını belirleme serbestisinin kısıtlandığını
gösteren emareler olsa da Dogati'nin sabit bir fiyatı dikte etme çabasından ziyade fiyatları belli bir seviyede
tutma çabası içinde olduğu" şeklinde bir vurgu bulunduğu, anılan kararda ilgili teşebbüs açısından satış
artışıyla birlikte, kalite-fiyat dengesinin tutturulmasının marka imajı ve müşteri memnuniyeti gibi kazanımların
elde edilmesi bakımından önem taşıdığı ifade edilmiş ve teşebbüsün marka imajının zarar görmemesi saikiyle
giriştiği fiyatlar üzerindeki müdahaleci davranışlarının bu rasyonaliteye dayandırılabileceğinin belirtildiği ileri
sürülmüştür.
Kurul kararı 755. paragraf:
(755) VESTEL'in amacının bayi kanalını diğer tüketici elektroniği perakendecilerinin fiyat rekabetinden
korumak olduğunun, dosya kapsamında isabetli bir şekilde tespit edildiği, bununla birlikte, VESTEL'in
bayilerini finanse ettiği ve bayilerinin önemli bir bölümüne açık kredi vermekte olduğu hususunun dikkate
alınmadığı iddia edilmekte, VESTEL’in bayileriyle konsinye benzeri açık kredili ticari ilişki çerçevesinde
çalıştığı, bayilerin finansal durumunun kötüye gitmesinin doğrudan VESTEL aleyhine sonuçlar doğuracağı,
VESTEL’in bazı bayilerden alacaklarını güvence altına almak adına teminat mektubu gibi enstrümanları
16-37/628-279
196/196
kullansa da markalararası rekabetin yoğun olduğu pazarda alınan tedbirlere rağmen bayilerin bir kısmının bu
rekabete dayanamayarak iflas ettiği veya ödeme güçlüğü içine düştüğü ifade edilmektedir. Uluslararası zincir
olmaları sebebiyle pazarlık gücüne sahip teknomarketlerin yarattığı, pazarda yıkıcı etkiler doğuran aşırı
rekabete karşı fiyatların belirli bir seviye üzerinde tutulmasının, bayilerin korunması amacına hizmet ettiği ve
bayiler ile teknomarketlere sağlanan kredilerin geri alınabilmesi için VESTEL’in müdahalesinin zorunlu olduğu
ifade edilmektedir.
Kurul kararı 820. paragraf:
(820) PHILIPS tarafından yeniden satış fiyatının belirlendiği iddiası kabul edilmemekle birlikte, yeniden
satış fiyatının tespitine ilişkin uygulamaların diğer yargı çevrelerinde giderek daha yaygınlaşan şekilde rule
of reason analizine tabi tutulduğu ve somut olayın bu analize tabi tutulması gerektiği savunulmaktadır. Bu
kapsamda uygulamanın etkisinin olmaması, yüksek alıcı gücü, PHILIPS’in pazar gücünün düşük olması ve
uygulamanın rekabeti kısıtladığının tespit edilmemiş olması nedenleriyle ihlal tespitinin yapılmaması gerektiği
savunulmaktadır.
Yukarıda yer verilen ifadelerden de anlaşılacağı üzere, Vestel ve Philips, YSFB
uygulamasının yapıldığı iddiasının kabul edilmesi durumunda, Kurul’un bu uygulamayı
“rule of reason” analizine tabi tutması gerekliliği üzerinde durmuş ve bu konuya
savunmalarında yer vermiştir. Söz konusu analiz yapılırken “marka imajının korunması”,
“bayilik ağının korunması” hususları üzerinde durulmuştur. Kanaatimizce, Kurul’un bu
savunmaları derinlemesine incelemesi ve rekabetçi-anti rekabetçi yönlerini sıralayarak
nihai bir kanaate ulaşması gerekmektedir. Kararda bu yönde bir analize gidilmemiş,
savunmalar derinliği olmayan tespitlerle reddedilmiştir. YSFB konusunda yapılacak
değerlendirmeler, hatalı pozitif riskin aza indirilmesi bakımından, çok dikkatli bir
değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Mevcut kararda böylesi bir değerlendirme yapılmamış
olup, hatalı müdahale yapılması söz konusudur. Bu gibi durumlarda müdahaleden kaçınma
gerekliliği ön plana çıkmaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, tüketici elektroniği pazarında 4054 sayılı
Kanun’un 4.maddesinin ihlal edildiği tespitinin yapılamayacağından hareketle, çoğunluk
görüşü ile alınan Kurul kararının 2(a) maddesine esas yönünden katılmamız mümkün
olmamıştır.
Arslan NARİN
İkinci Başkan
Adem BİRCAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy