Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-2-25 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 17-12/145-64
Karar Tarihi : 06.04.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK,
Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Selvi KOCABAY, Beyza AĞVAZ, Emircan AKSAKAL,
Mesut MORGÜL
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Aydınevler Mah. İnönü Cad. No:20 Küçükyalı Plaza Park 34854
Maltepe/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Turkcell Satış ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş. ile KVK Teknoloji
Ürünleri ve Tic. A.Ş. ve Genpa Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri San. ve Tic.
A.Ş. arasında akdedilen Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’ne muafiyet
tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 10.06.2016 tarihli, 3764 sayılı ve 15.08.2016
tarihli, 4975 sayılı yazılar ile giren ve eksiklikleri 15.08.2016 tarihli, 4975 sayılı; 15.11.2016
tarihli, 6655 sayılı ve 14.03.2017 tarihli, 1762 sayılı yazılar ile tamamlanan başvuru üzerine
hazırlanan 29.03.2017 tarih ve 2016-2-25/MM sayılı Muafiyet/Menfi Tespit Raporu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
1. Turkcell Satış ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş. (Turkcell Satış) ile KVK Teknoloji Ürünleri
ve Tic. A.Ş. (KVK) ve Genpa Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri San. ve Tic.
A.Ş. (Genpa) arasındaki ilişkinin acentelik ilişkisi niteliğinde olmadığı, bu nedenle
Turkcell Satış ile KVK ve Genpa arasında akdedilen Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği
Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı
Kanun) 4. maddesi kapsamında olduğu,
2. Turkcell Satış ile KVK ve Genpa arasında akdedilen Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği
Sözleşmesi’ne 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle
menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
3. Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’nin, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin
(Turkcell) ilgili ürün SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma setinin toptan dağıtımı
pazarındaki payının %40’ın üzerinde olması ve Sözleşme’nin akıllı telefon, tablet ve
aksesuarların toptan dağıtımı pazarında pasif satışların engellenmesi sonucunu
doğuran hükmü nedeniyle 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamında olmadığı,
4. Diğer taraftan Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’ne 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde sayılan koşulların tamamını karşılaması nedeniyle sözleşme süresince
bireysel muafiyet tanınabileceği
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
17-12/145-64
2/32
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Taraflar
G.1.1. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (Turkcell)
(4) 05.10.1993 tarihinde kurulan ve 27.04.1998 tarihinde T.C. Ulaştırma Bakanlığı ile 25 yıllık
GSM lisans anlaşması imzalayan Turkcell’in faaliyet konuları “GSM-Pan Avrupa Mobil
Telefon Sistemi” ihalesinde öngörülen iş ve hizmetler ile 406 sayılı Telgraf ve Telefon
Kanunu’na aykırı olmamak üzere her türlü telefon, telekomünikasyon ve benzeri hizmetler
ve IMT-2000/UMTS hizmet ve altyapılarına ilişkin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetler
olarak belirlenmiştir1. Turkcell iştirakleri aracılığıyla Ukrayna, KKTC, Belarus, Azerbaycan,
Gürcistan, Kazakistan, Moldova ve Almanya’da da faaliyette bulunmaktadır2. Halka açık
bir şirket olan Turkcell’in mevcut ortaklık yapısı aşağıdaki şekildedir:
Tablo 1:Turkcell’in Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Turkcell Holding A.Ş. 51,00
Sonera Holding B.V. 13,07
Çukurova Holding A.Ş. 0,05
Halka açık 35,88
Toplam 100,00
Kaynak: Bildirim Formu
G.1.2.Turkcell Satış ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş. (Turkcell Satış)
(5) Turkcell Satış, dolaylı olarak %100 Turkcell iştiraki olup Turkcell tarafından kontrol
edilmektedir. Turkcell Satış, hizmetlerini müşterilerine ulaştırmak için dağıtım kanalları
kurmakla yetkilendirilmiştir. Ayrıca uzaktan eğitim, öğretim, çevrimiçi platform işletmeciliği
gibi faaliyetlerde bulunmaktadır. “Turkcell flagship mağazaları”3 ve “Turkcell online
mağaza”, Turkcell Satış sahipliğinde yönetilmektedir. Turkcell Satış tarafından “flagship”
ve “Turkcell online” mağaza dâhil olmak üzere Turkcell kanalına veya başka bir kanala
cihaz ve operatör ürünü satış ve dağıtımı yapılmamaktadır. 2017 yılında ise Turkcell
Satış'ın “flagship”lere ve “Turkcell online” mağazaya kontratsız cihaz dağıtımı yapması
planlanmaktadır. Turkcell Satış’ın ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
Tablo 2: Turkcell Satış’ın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Turktell Bilişim Servisleri A.Ş.4 (…..)
Kule Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. (…..)
Global Bilgi Pazarlama Danışmanlık ve Çağrı Servisi Hizmetleri A.Ş. (…..)
Turkcell İnteraktif Dijital Platform ve İçerik Hizmetleri A.Ş. (…..)
Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. (…..)
Toplam 100,00000
Kaynak: Turkcell tarafından gönderilen bilgiler
1 Bildirim Formu ve Rekabet Kurulunun 01.10.2014 tarihli ve 14-37/702-310 sayılı kararı.
2 (Erişim Tarihi: 17.01.2017)
3 Turkcell tarafından kontrol edilen mağazaları ifade etmektedir.
4 Turktell Bilişim Servisleri A.Ş.’nin tek pay sahibi Turkcell olup internet ortamının sağladığı servis ve
hizmetleri cep telefonları ve kablosuz haberleşme vasıtasıyla kullanıcıların hizmetine sunmak üzere
kurulmuştur.
17-12/145-64
3/32
G.1.3. Turkcell Finansman A.Ş. (Turkcell Finansman)
(6) 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu başta olmak
üzere, ilgili diğer mevzuat hükümleri ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun
(BDDK) düzenlemeleri uyarınca, her türlü mal ve hizmet alımı için kredi vererek finansman
sağlamak üzere kurulmuştur. 2016 yılının Ocak ayında BDDK'dan faaliyet izni alan ve
müşterilerinin teknolojik ihtiyaçları için finansman desteği sağlayan Turkcell Finansman
hâlihazırda sadece Turkcell müşterilerine hizmet vermektedir. Turkcell Finansman’ın
sermaye dağılımı aşağıdaki gibidir:
Tablo 3: Turkcell Finansman’ın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Turktell Bilişim Servisleri A.Ş (…..)
Turkcell Gayrimenkul Hizmetleri A.Ş. (…..)
Turkcell Satış ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş. (…..)
Turkcell Teknoloji Araştırma ve Geliştirme A.Ş. (…..)
Superonline iletişim Hizmetleri A.Ş. (…..)
Toplam 100,00
Kaynak: Turkcell tarafından gönderilen bilgiler
G.1.4. KVK Teknoloji Ürünleri ve Ticaret A.Ş. (KVK)
(7) Mobil iletişim ürünleri satış ve satış sonrası hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren KVK;
Samsung, Blackberry, Nokia, HTC, Huawei, ZTE, Sony Ericsson, Motorola, ViewSonic,
Tom Tom gibi markalarla çalışmakta ve ana faaliyet alanı cep telefonu distribütörlüğü
olmakla birlikte operatör ürünlerine ilişkin satış ve satış sonrası hizmetlerini de
sunmaktadır5.
(8) 1993 yılında Çukurova Holding ve MV Holding ortaklığında kurulan KVK, halihazırda MV
Holding yönetimindedir. MV Holding telekomünikasyon, medya, enerji, gayrimenkul ve
turizm sektörlerinde faaliyet göstermektedir.
G.1.5. Genpa Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. (Genpa)
(9) Genpa, her çeşit cep telefonu ve mobil telefonların, telefon santrallerinin, telsiz haberleşme
cihazlarının, nakil vasıtalarının, elektronik alarm sistemlerinin ve bunların yedek parça ve
aksesuarlarının distribütörlüğü faaliyetini yürütmektedir. Genpa’nın başlıca hissedarlarına
ve bunların hisse oranlarına aşağıda yer verilmiştir.
Tablo 4: Genpa’nın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Zeynel Abidin ERDEM6 (…..)
Erdem Holding A.Ş. (…..)
Kaynak: Turkcell tarafından gönderilen bilgiler
5 (Erişim Tarihi: 17.01.2017)
6 Zeynel Abidin ERDEM, Erdem Holding A.Ş.'nin %(…..) hissesine sahiptir.
17-12/145-64
4/32
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(10) Daha önce de bahsedildiği üzere bildirimin konusunu, Turkcell Satış ile KVK ve Genpa
arasında akdedilen Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’ne muafiyet tanınması
talebi oluşturmaktadır. Bahse konu Sözleşme kapsamındaki distribütörlük ilişkisi
çerçevesinde, Turkcell abonelerine SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma setinin toptan
seviyede dağıtımı KVK ve Genpa tarafından yapılacaktır. Cihaz işbirliği ilişkisi
çerçevesinde ise KVK ve Genpa, akıllı telefon, tablet ve aksesuarların dağıtımını
üstlenecektir.
- Distribütörlük İlişkisine Yönelik İlgili Ürün Pazarı Tespiti
(11) Turkcell’in SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma setinin teminini ve dağıtımını konu edinen
benzer nitelikli sözleşmeler Kurul’un önceki kararlarına da konu olmuştur. Söz konusu
kararlarda ilgili ürün pazarının tespitinde Turkcell’in GSM hizmetleri pazarı ile ilgili/ilişkili
birçok farklı alanda faaliyet göstermekte olduğu belirtilmiş, ancak ilgili pazarın başvuru
konusu gereği SIM kart, kontör kart ve abonelik işlemlerinin sunumu şeklinde
tanımlanmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede, Turkcell ile Ataçlar İletişim Dağıtım A.Ş.
ve 56 firma arasında imzalanan “Turkcell Dağıtım Merkezi Sözleşmesi”ne muafiyet
verilmesine yönelik 09.10.2008 tarihli ve 08-57/913-364 sayılı Kurul kararında ilgili ürün
pazarı “SIM kart ve kontör kartların toptan satışı, dağıtımı ve abonelik işlemleri pazarı”
olarak, Turkcell’in Turkcell Extra olarak adlandırılan firmalarla imzaladığı “Turkcell Extra
Sözleşmesi”ne muafiyet verilmesine yönelik 09.07.2008 tarihli ve 08-44/603-230 sayılı
Kurul kararında ise ilgili ürün pazarı “SIM kart, kontör kart dağıtım, aktivasyon ve diğer
abonelik işlemleri pazarı” olarak tanımlanmıştır. Benzer şekilde Turkcell’in distribütör ve
bayilerine yönelik uygulamalarının incelendiği 06.06.2011 tarihli ve 11-34/742-230 sayılı
soruşturma kararında ilgili ürün pazarı “GSM hizmetleri pazarı” ve “SIM kart, kontör kart,
dijital kontör, aktivasyon ve diğer abonelik hizmetlerinin toptan ve perakende satışı pazarı”
olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, bahse konu kararlarda ilgili ürün pazarlarının Turkcell’in
toptan ve perakende satışa konu olan ürün ve hizmetlerinden oluştuğu sonucuna
ulaşılmıştır.
(12) Mevcut dosyaya konu Turkcell ürünlerinin temini ve dağıtımına ilişkin olarak ilgili ürün
pazarı tespitine geçmeden önce söz konusu ürünlerin ve işlevlerinin açıklanması faydalı
olacaktır.
- Tanışma seti, esasen yeni abonelik tesisinde, müşteriden alınması gereken Yeni Tesis
Özel İletişim Vergisi (ÖİV) ve Telsiz Ruhsatname Ücretinin (TRÜ) tahsil edilmesi
amacına hizmet etmektedir. Tanışma seti söz konusu iki tutarın toplamına eşit, kar
marjı içermeyen bir fiyatla ((…..) TL) sunulmaktadır. Bu fiyat bayilere azami satış fiyatı
olarak bildirilmektedir. Tanışma seti sadece ön ödemeli abonelikler için
kullanılmaktadır. Faturalı aboneliklerde ÖİV ve TRÜ abonenin ilk faturasına
yansıtılmaktadır.
- SIM kart, mobil telefonun numarasına bağlı çalışan, abone tarafından kullanılan
numaranın tanınmasını ve operatöre ait ön ödemeli ve faturalı sistemde kullanım
imkânı sağlayan akıllı karttır. SIM kart aboneye, yeni hat açılışında, numara taşıma
işleminde ya da kayıp/çalıntı durumunda temin edilmektedir. Yeni abonelik ve numara
taşıma yöntemi ile Turkcell’e geçen abonelere sağlanan esnek SIM kartlar için Turkcell
tarafından aboneden ücret talep edilmemekte, bu SIM kartlar bayilere ücretsiz olarak
sunulmaktadır. Yeni aboneliklerde sağlanan fiziki SIM kartlar ((…..) TL) ve yedek SIM
kart amacıyla kullanılmak üzere bayilere temin edilen esnek SIM kartlar ((…..) TL) için
ise bayilerden ve dolayısıyla son kullanıcıdan ücret talep edilmektedir.
17-12/145-64
5/32
- Fiziksel TL, abonelerin ön ödemeli hizmetlerden faydalanmasını sağlayan, GSM
operatörü ile distribütör ve bayi arasında alım ve satıma konu olan ücretlendirme
araçlarından biridir. Eskiden “kontör kart” olarak bilinen bu kartlarla abone,
haberleşme hizmetlerinde kullanmak üzere hesabına para yükleyebilmektedir. Bu
işlem, dijital TL olarak adlandırılan yöntem ile Turkcell internet sitesi, Turkcell çağrı
merkezi, banka ATM’leri, bayi ve market POS cihazları gibi kanallardan da
gerçekleştirilebilmektedir. 20 TL’lik GSM faydası sunan fiziksel TL kartı distribütörlere
(…..) TL’ye; 30 TL’lik GSM faydası sunan kart ise (…..) TL’ye sunulmaktadır.
(13) Bu çerçevede SIM kart ve tanışma seti satışının Turkcell’in abonelerine sunduğu GSM
hizmetlerinin sunumundan ayrı tutulamayacağı değerlendirilmektedir. Diğer bir ifadeyle
SIM kart ve tanışma seti satışı müstakil bir ticari faaliyet alanı olarak ortaya çıkmamaktadır.
Zira tanışma seti ön ödemeli abonelerden vergi tahsilatı için kullanılan bir araçtır. SIM karta
ilişkin olarak ise bildirim formunda SIM kartların çoğunun ücretsiz olarak sunulduğu, SIM
kart üretim ve dağıtımının kar elde etmek amacıyla yürütülmediği, söz konusu faaliyetin
şirketin ana faaliyeti olan mobil haberleşme hizmetinin sunumu için bir araç olarak
görüldüğü ifade edilmektedir. Bu çerçevede SIM kart ve tanışma seti satışında esas
belirleyici unsurun Turkcell’in GSM hizmetleri pazarındaki gücü olduğu
değerlendirilmektedir. Fiziksel TL kart ise ön ödemeli GSM hizmetleri için ödeme
gerçekleştirme işlevi görmektedir. SIM kart ve tanışma seti satışında olduğu gibi fiziksel TL
satışı ile GSM hizmetleri pazarı arasında da yakın bir ilişki olduğu değerlendirilmektedir.
(14) Dolayısıyla, bildirime konu ürün ve hizmetlerin satışının Turkcell’in GSM hizmetleri
pazarında hizmet sunumundan kaynaklandığı görülmekte, SIM kart ve tanışma seti
sunumunun yeni GSM abonesi kazanımının bir unsuru olduğu, fiziksel TL satışının ise
kazanılmış olan ön ödemeli abonelerin almış olduğu GSM hizmeti bedelinin ödenmesi
yöntemi olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda her ne kadar dosya konusu ürün/hizmetler
GSM hizmetlerinin sunumundan kaynaklı olsa da, mevcut dosyada önceki Kurul kararları
ile uyumlu olarak ve Turkcell’in GSM hizmetleri pazarındaki gücünün ise pazar payı
tespitinde dikkate alınması gerektiği değerlendirilerek, distribütörlük ilişkisi açısından ilgili
ürün pazarı “SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma setinin toptan satışı pazarı” olarak
belirlenmiştir.
- Cihaz İşbirliği İlişkisine Yönelik İlgili Ürün Pazarı Tespiti
(15) Bildirime konu Sözleşme, Turkcell’in dağıtım ağı içerisinde Turkcell tarafından
kontratlanmış cihazların kontratlı olarak satılacak cihazların (akıllı telefon, tablet ve
aksesuar) müşterilere sunulmasını kapsamaktadır. Turkcell bayilerine cihaz temini ve
dağıtımına ilişkin olarak Kurul kararlarında kesin bir ilgili ürün pazarının tanımlanmadığı
görülmektedir. Turkcell’in cihaz temininde distribütörler arasında ayrımcı uygulamalarda
bulunduğu ve kampanyalı cihazların yeniden satış fiyatının ve koşullarının tespit edildiği
iddialarının incelendiği 24.11.2011 tarihli ve 11-59/1516-541 sayılı önaraştırma kararında
“Esas itibarıyla mobil cihazlar, cep telefonu (mobilephone) ve akıllı telefon (smartphone)
olarak ayrılmıştır.” ifadesi yer almakta ve her iki mobil cihaz grubu için de analiz
yapılmaktadır. 12.02.2014 tarihli ve 14-06/102-42 sayılı kararda ise “mobil cihaz” ve “akıllı
cihaz” ifadeleri kullanılarak daha detaylı bir ayrıma gidilmemiştir.
(16) Mevcut dosya kapsamında ise, ilgili ürün pazarı cihaz işbirliği ilişkisinin konusunu oluşturan
"akıllı telefon, tablet ve aksesuarların toptan dağıtım pazarı" şeklinde tanımlanmıştır.
G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(17) Başvuru konusu ürünlerin dağıtımı, pazarlaması, satışı ve fiyatlandırılmasının tüm Türkiye
genelinde benzer nitelik arz etmesi ve ülke genelinde rekabet koşullarında bölgeler
bazında belirgin farklılıkların bulunmaması dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye”
olarak belirlenmiştir.
17-12/145-64
6/32
G.3. Değerlendirme
G.3.1. Bildirime Konu Sözleşme
(18) Turkcell’in dolaylı olarak %100 iştiraki olan Turkcell Satış ile KVK ve Genpa arasında
imzalanan başvuru konusu Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi, 26.04.2016
tarihinde yürürlüğe girmiştir ve 01.01.2021 tarihine kadar geçerli olacaktır. Bu sürenin
sonunda başkaca herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın sözleşmenin kendiliğinden sona
ereceği ifade edilmiştir. Bahse konu Sözleşme esas itibarıyla iki ana bölümden
oluşmaktadır. Bunlardan ilki Turkcell kampanyaları çerçevesinde Turkcell ürünleriyle
birlikte Turkcell ürün ve hizmetlerinin satıldığı satış kanallarından kampanyalı şekilde
sunulacak cihazların tedarik ve sunumuna ilişkin ticari işbirliği koşullarının belirlendiği
“Cihaz İşbirliği İlişkisi”ni düzenlemektedir. Sözleşme kapsamındaki cihazlar Sözleşme’nin
ikinci maddesinde, “Turkcell kampanyaları dâhilinde satılan/satılacak cep telefonu, tablet,
SIM kart ile çalışan taşınabilir kişisel ekipmanlar ve bunlarla çalışan veya bunlara
giydirilebilir aksesuarlar” şeklinde tanımlanmıştır.
(19) Sözleşme’nin ikinci bölümü ise Turkcell ürünlerinin KVK ve Genpa tarafından tedarik ve
dağıtımına ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği “distirbütörlük ilişkisi”ni
düzenlemektedir. Sözleşmenin ikinci maddesinde Turkcell ürünleri, Turkcell’in lisansı
çerçevesinde yetkilendirildiği hizmetler kapsamında SIM kart, fiziksel TL kartı, tanışma seti
ve ileride Turkcell ekosistemine dâhil edilecek ve/veya Turkcell tarafından KVK ve
Genpa’ya bildirilecek olan Turkcell’in ürün ve hizmetleri olarak belirlenmiştir.
(20) Sözleşme’nin 3. maddesine göre Sözleşme, KVK ve Genpa’nın, Turkcell ürünlerinin ve
cihazların satış ve dağıtımını satış bölgelerinde Sözleşme ile belirlenen satış ve dağıtım
kanallarına münhasır hak yetkisiyle yapması ve KVK ve Genpa’nın üreticilerle gireceği
ticari ilişkilerde daha avantajlı teklifler/ticari koşullar elde etmesi ile cihazlar için abone
memnuniyetinin sağlanması konusunda Turkcell Satış ile işbirliğinde bulunulması
konularını kapsamaktadır.
(21) Başvuru konusu Sözleşme’nin cihaz işbirliği ilişkisi açısından ilgili maddelerindeki rekabeti
kısıtlayıcı hükümleri aşağıda sunulmaktadır.
Sözleşme’nin 5.1.1. maddesine göre “(…..).”
Sözleşme’nin 5.1.2. maddesine göre “(…..).”
Sözleşme’nin 5.1.3. maddesine göre; “(…..).”
Sözleşme'nin 5.1.7. maddesine göre; “(…..).”
Sözleşme’nin 5.1.8. maddesine göre; “(…..).”
(22) Başvuru konusu Sözleşme’nin distribütörlük ilişkisi açısından ilgili maddelerindeki rekabeti
kısıtlayıcı hükümleri aşağıda sunulmaktadır.
Sözleşme’nin 5.2.1. maddesinde “(…..)” denilmektedir.
Sözleşme’nin 5.2.2. maddesine göre, “(…..).”
Sözleşme’nin 5.2.3. maddesine göre; “(…..).”
17-12/145-64
7/32
(23) Sözleşme’nin cihaz işbirliği ve distribütörlük ilişki için geçerli, önem arz eden ortak
hükümleri ise aşağıda sıralanmıştır.
Sözleşme’nin 5.3.1. maddesinde, “(…..).” ifadesi yer almaktadır.
Sözleşme’nin 5.3.2. maddesine göre, “(…..).”
Sözleşme'nin 5.3.9. maddesiyle KVK ve Genpa'nın işletmekte olduğu perakende
seviyedeki bayilerin elden çıkarılması öngörülmektedir. Söz konusu maddede ayrıca,
“(…..)” denilmektedir.
G.3.2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Görüşü
(24) Başvuru konusuna ilişkin olarak, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 7.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) görüş
talep edilmiştir. BTK tarafından hazırlanan görüş 12.10.2016 tarih ve 5996 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir. Görüşte;
- Mobil şebeke işletmecileri tarafından çeşitli adlar altında sunulan ve elektronik
haberleşme hizmeti de ihtiva eden cihaz tekliflerinde BTK’ya bildirim yükümlülüğü
bulunduğu, ancak sadece cihaza ilişkin olan ve tarife niteliği taşımayan hususlara
ilişkin bildirim zorunluluğunun olmadığı,
- SIM kart, fiziksel kart ve tanışma seti ile Turkcell kampanyaları dahilinde kontratlı
olarak satılacak olan cep telefonu, tablet ve aksesuarların dağıtımının KVK tarafından
üstlenilmesinin Turkcell'in başta mezkûr yükümlülükler olmak üzere BTK
düzenlemelerine ilişkin yükümlülükleri karşısındaki sorumluluğunu ortadan
kaldırmayacağı
ifade edilmiştir.
G.3.3. Turkcell’in Distribütörlük Sistemi Hakkında Bilgi
(25) Distribütörler KVK ve Genpa, Turkcell ürünlerinin (SIM kart, tanışma seti ve fiziksel TL) ve
Turkcell kampanyaları dahilinde olan cihazların (akıllı telefon, tablet, aksesuar) Turkcell
İletişim Merkezlerine (TİM7), Turkcell Dağıtım Merkezlerine (TDM), alternatif kanallara
(Turkcell Mağaza (flagship), TurkcelI Web (Turkcell Online Mağaza) ve Telesatış kanalı)
ve Kurumsal Çözüm Merkezlerine (KÇM)8 satış ve dağıtımını yapmakla sorumludur.
TDM’ler Turkcell Satış Noktalarına (TSN9) ve Yetkili Turkcell Satış Noktalarına (YTŞN)
ürün sağlarken; adı geçen bu noktalar ile TİM ve alternatif kanallar son tüketiciye hizmet
vermektedir. Turkcell ürünleri ve cihazlar bakımından KVK ve Genpa ile başlayıp nihai
tüketiciye doğru devam eden dağıtım yapılanmasını aşağıdaki şekilde açıklamak
mümkündür.
7 TİM (Turkcell İletişim Merkezi): Turkcell alt bayi yapılanması kapsamında ağırlıklı olarak bireysel
müşterilerin abonelik işlemlerini yapmak üzere oluşturulmuş nihai satış noktalarıdır.
8 KÇM: Kurumsal Çözüm Merkezileri kurumsal müşterilere hizmet veren TİM benzeri perakende satış
noktaları olarak tanımlanabilir.
9 TSN: Turkcell Satış Noktaları
17-12/145-64
8/32
Şekil 1: Dağıtım Süreci10
(26) Halihazırda Turkcell dağıtım kanalında iki distribütör, (…..) TDM, (…..) TİM, (…..) KÇM,
(…..) “Flagship”, (…..) YTSN ve (…..) TSN ve (…..) adet sektör dışı kanal (SDK)11
bulunmaktadır.
(27) Daha önce de bahsedildiği üzere dosyaya konu Sözleşme; SIM kart, tanışma seti ve
fiziksel TL gibi ürünlerin tedarik ve dağıtımını kapsayan distribütörlük ilişkisi ve akıllı
telefon, tablet ve bunlara ait aksesuarların tedarik ve dağıtımını öngören cihaz işbirliği
ilişkisi olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Bu bağlamda aşağıda iki grup ürün için
ayrı ayrı olmak üzere tedarik, dağıtım ve satış süreçleri hakkında bilgi verilecektir.
(28) Sözleşme konusu Turkcell ürünleri öncelikle distribütörlere satılmaktadır. Turkcell'in bu
ürünler bakımından distribütörler dışında başka bir satış noktasına ya da kanala doğrudan
satışı bulunmamaktadır12. Distribütörler tarafından Turkcell'den tedarik edilen ürünler TDM,
TİM ve KÇM’lere satılmaktadır. TDM'ler ise münhasır nitelik taşımayan bayiler olan TSN
ve SDK’ya satış yapmaktadır. TDM, TİM ve KÇM'ler, bulundukları bölgelere göre ilgili
distribütör ile münhasıran çalışabilmektedir. Bu çerçevede distribütörler Sözleşme ile
belirlenen ve kendilerine tahsis edilmiş bölgelerdeki satış ağına aktif satış yapmaktadır.
10 Distribütörler Turkcell ürünlerini (SIM kart, fiziksel TL, tanışma seti) Turkcell’den tedarik ederken cihazları
(akıllı telefon, tablet, aksesuar) üretici firmalardan tedarik etmektedir.
11 SDK: Dosya konusu sözleşme dışında olmakla birlikte, esasen elektronik haberleşme hizmetleri dışında
faaliyette bulunan, fakat bu faaliyetleri sırasında dijital kontör satış işlemleri de gerçekleştiren, benzin
istasyonu, ulusal ya da yerel marketler, büfeler gibi satış noktaları ile Turkcell Finansman’ın Turkcell
müşterilerinin satın aldığı ürünleri kontratlayabildiği diğer perakende satış firmalarını kapsamaktadır.
12 Dijital TL satışı Turkcell tarafından distribütör dışı kanallara da yapılmakta olup bildirime konu sözleşmede
yer alan ürünlerin satışı yalnızca distribütör kanalına yapılmaktadır.
TURKCELL / ÜRETİCİ
DİSTRİBÜTÖRLER (KVK ve GENPA)
TURKCELL İLETİŞİM
MERKEZLERİ
TURKCELL
DAĞITIM
ALTERNATİF
KANALLAR
KURUMSAL ÇÖZÜM
MERKEZLERİ
TURKCELL SATIŞ
NOKTALARI
YETKİLİ TURKCELL
SATIŞ NOKTALARI
MÜŞTERİ
17-12/145-64
9/32
(29) TurkceIl, SIM kart ve fiziksel TL üretim adetleri ve türleri için ihaleye çıkmakta olup, ihalenin
sonucuna göre birim fiyat ve ayrılması gereken bütçe belirlenmektedir. Üretim planlaması
üretici ile aylık olarak yapılıp sipariş talepleri üreticiye aylık olarak geçildikten sonra
üreticinin gönderdiği ürünlerin depoda tanımlama işlemleri yürütülmekte ve sonrasında
kartlar satışa hazır hale getirilmektedir. Turkcell’in belirlediği aktivasyon hedeflerine bağlı
olarak kanallardan (TİM, TDM vb.) Turkcell’e iletilen SIM kart talepleri bayi bazında liste
haline getirilerek distribütörlerle paylaşılmakta, ardından distribütörler depodan teslim
aldıkları ürünlerin Turkcell’in gönderdiği listeye uygun olarak ilgili bayilere sevkiyatını
gerçekleştirmektedir.
(30) Turkcell yeni abonelik veya numara taşıma yöntemi ile gelen müşterilere esnek SIM
kartların ücretsiz olarak sunulduğunu; bu SIM kartların bayilere de bedelsiz olarak
sağlandığı belirtmektedir. Fiziki SIM kartlar ile yedek SIM kartlar ise distribütörlere ve
bayilere bedel karşılığı satılmaktadır. Bayinin elinde tüketebileceğinden fazla ürün stoğu
biriktiğinde, Turkcell tarafından bu stoğun distribütör veya bayiler aracılığı ile ihtiyacı olan
bayilere aktarılabildiği veya stok fazlasının Turkcell’e iade edilebildiği ifade edilmektedir.
Fiziksel TL ise Turkcell’den distribütörlere tavsiye satış fiyatına çok yakın bedeller
karşılığında satılmaktadır.
(31) Turkcell, pazar araştırmaları, müşteri analizleri ve kendi ticari stratejileri doğrultusunda tüm
kanalların kontratlı cihaz hedefini belirlemektedir. Toplam hedeflenen adet üzerinden satın
alma fiyatı oluşacağı için Turkcell Satış ve distribütörler üretici karşısında birlikte satın alma
müzakeresi yapmaktadır. Bu yolla, cihazların en uygun koşullarda distribütörlere ve
dolayısıyla nihai tüketicilere ulaştırılabilmesi amacıyla, pazar gücüne sahip ve ekseriyetle
yurt dışı menşeili üretici firmalar karşısında alım gücü oluşturulmaktadır. Bu bağlamda,
ürünün fiyatı, vadesi, iade koşulları, reklam ve pazarlama desteği sağlanması gibi
unsurlarda avantajlı teklifler alınmaya çalışılmaktadır.
(32) Distribütörlerden, Turkcell kampanyaları dâhilinde kontratlanabilecek cihazların
sağlanması amacıyla üreticiden yeterli miktarda ürünü tedarik etmesi beklenmektedir13. Bu
aşamadan sonra distribütörlerce TİM, TDM ve KÇM’lere hangi model ve miktarda cihaz
sağlanacağı, distribütörler tarafından söz konusu kanallardan iletilen talebe ve talepte
bulunan noktaların mali yeterliliklerine göre Turkcell kontratlı cihaz hedefleri gözetilerek
belirlenmektedir. Distribütörler söz konusu bayilere ürün satışını cihaz peşin (kontratsız)
satılacakmış gibi vadeli olarak yapmaktadır. Cihazın satışının peşin olarak gerçekleşmesi
halinde bayi sattığı cihazın alış bedelini distribütör tarafından kendisine kesilen cihaz
faturasında belirtilen vadeye uygun olarak ödemekte, bu tür satışlarda tahsilat sürecine
Turkcell dahil olmamaktadır.
(33) Eğer ürün kontratlı olarak satılırsa Turkcell Finansman, müşteri ile kredi sözleşmesinin
imzalanmasını takiben 7 ila 10 gün içerisinde cihazın bedelini ilgili distribütöre peşin olarak
ödemektedir. Distribütör tarafından, kontratlanan cihazın bedeli Turkcell Finansman'dan
tahsil edilmiş olduğu için bayiden bu ürüne ilişkin herhangi bir tahsilat yapılmamaktadır.
Turkcell Finansman ise ürün bedelini aboneden Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. aracılığı
ile aylık faturaya yansıtılan taksitler aracılığı ile tahsil etmektedir.
13 Ayrıca, distribütörler dilerlerse Turkcell’in sağlamış olduğu imkânlar sonucu üreticilerden elde edilen
avantajlı teklifler üzerinden peşin olarak satılmak üzere daha fazla cihaz tedarik edebilmektedir. Ek olarak
satın alınacak ürün adedine distribütör kendi inisiyatifi ile karar vermektedir.
17-12/145-64
10/32
(34) Turkcell’in katkısıyla kontratlı cihazlar distribütörler tarafından üreticilerden vadeli bir
şekilde temin edilerek yine bayi kanalına vadeli bir şekilde iletilmektedir. Söz konusu vade
değişmekle birlikte yaklaşık 30 gündür. Genelde 30 gün vadeli olarak sağlayıcılardan temin
edilen kontratlanabilir cihazların ortalama 15-20 gün içinde satıldığı ve satışın ardından
cihaz bedelinin 7-10 gün içinde Turkcell tarafından peşin olarak distribütöre ödendiği
dikkate alınarak; kontratlı cihazlar bakımından distribütörlerin, cihazın üreticilerden temin
edilmesi ve sahaya indirilmesi süreçlerinde üstlendikleri rolün, bir nevi lojistik hizmeti
olduğu, kontratlı ürünler bakımından finansal anlamda distribütörlerin anlamlı bir stok riski
bulunmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca kontratlı cihazlara ilişkin bütün tahsilat ve finansman
risklerinin yukarıda anlatılan yolla Turkcell Finansman tarafından üstlenildiği
belirtilmektedir.
(35) Dosya konusu Sözleşme ile Turkcell ürünleri ve cihazların satış ve dağıtımı bakımından
Türkiye kuzey ve güney olmak üzere iki bölgeye ayrılmış olup, kuzeyde KVK, güneyinde
Genpa yetkilendirilmiştir. Bu ayrım satışlar firma merkezlerinden yapıldığı için KVK ve
Genpa’nın merkezlerinin konuma göre belirlenmiştir. Bu bölgesel münhasırlığın istisnasını
alternatif satış kanallarına yapılacak satışlar oluşturmaktadır. Bu kanallardan gelecek
talebin iki distribütör tarafından eşit oranda karşılanması öngörülmüştür.
G.3.4. Cihaz İşbirliği İlişkisine Yönelik Değerlendirme
(36) Turkcell kampanyaları çerçevesinde Turkcell bayileri tarafından müşterilere sunulan
kontratlı cihazların tedarik ve dağıtım sürecinde, cihazlar üreticilerden distribütörler
tarafından tedarik edilmekte, üreticilerle yapılan satın alma müzakerelerine Turkcell
tarafından da katılım sağlanmakla birlikte, bu süreç esas itibarıyla distribütörler tarafından
yürütülmektedir. Cihazların fiyatı, adedi, vadesi, iade koşulları ve reklam ve satış desteği
gibi hususlar distribütör ve üretici arasında yapılan pazarlıklar sonucunda şekillenmektedir.
Üreticiden vadeli olarak alınan söz konusu cihazlar distribütörler tarafından yine vadeli
olarak bayi kanalına iletilmektedir. Bayiler tarafından cihazların satılmasının akabinde ise
Turkcell tarafından cihaz bedeli müşteriden vadeli olarak tahsil edilmekte, öte yandan
distribütörlere peşin ödeme yapılmaktadır. Bayiler açısından cihaz satışı konsinye satış
niteliğinde olup, distribütörlere herhangi bir ücret ödememekte, müşterilerden de tahsilat
yapılmamaktadır. Bayiler satılan ürün üzerinden Turkcell’den prim almakta, satılamayan
ürünleri distribütörlere iade etmekte, bu anlamda ticari ve finansal herhangi bir riske
katlanmamaktadır. Başka bir deyişle bayiler bu açıdan Turkcell’in acentesi olarak faaliyet
yürütmektedir.
(37) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde dikey anlaşmalar “Üretim veya dağıtım zincirinin
farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya
hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar” olarak
tanımlanmıştır. Cihazların tedariki, dağıtımı ve satış süreci incelendiğinde, distribütörler ile
Turkcell arasındaki ilişkinin dikey bir ilişki niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim,
distribütör tarafından üreticiden temin edilen cihazlar, bazı noktaları doğrudan Turkcell’e
bağlı olan (“flagship” mağaza, “online” mağaza) Turkcell bayi ağına dağıtılmakta, Turkcell
bayileri tarafından ise müşterilere satılmaktadır. Her ne kadar, bayiler konsinye satış
gerçekleştirmekte ise de, bayiler Turkcell’in acentesi niteliğinde olduğundan, cihazların
müşterilere yeniden satışının Turkcell tarafından gerçekleştiğini söylemek mümkündür.
Bahse konu dikey ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirmesine
geçmeden önce, başvuruya konu cihaz işbirliği ilişkisinin acentelik ilişkisi niteliğinde olup
olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.
17-12/145-64
11/32
G.3.4.1. Acentelik İlişkisinin Varlığına İlişkin Değerlendirme
(38) Turkcell tarafından yapılan başvuruda, Turkcell ile distribütörler KVK ve Genpa arasındaki
cihaz işbirliği ilişkisinin bir acentelik ilişkisi olduğu, bu bağlamda Sözleşme’nin de bir
acentelik sözleşmesi niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir. Başvuruda, cihaz tedariki ve
dağıtımında distribütörlerin Turkcell’in acentesi gibi faaliyet gösterdiği, bu nedenle yapılan
Sözleşme’nin Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği ifade
edilmektedir.
(39) Bilindiği üzere, Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 9. paragrafında,
teşebbüslerin mal veya hizmetlerin alım veya satımında bağımsız teşebbüsleri kullanmak
yerine zaman zaman acentelik sistemini tercih edebildikleri ve Türk Ticaret Kanunu’nda
acentenin, “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tabi bir sıfatı
olmaksızın bir mukaveleye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette
ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı
meslek edinen kimse” olarak tanımlandığı ifade edilmiştir. Başka bir ifadeyle, bir
sözleşmeye dayanarak bir teşebbüsün üçüncü kişilere hizmet sunmasına aracılık eden kişi
veya teşebbüslere acente denilmektedir.
(40) Bahse konu Kılavuz’un 10. paragrafında acentelik ilişkisini belirleyen temel faktörün
acentenin, müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp
almadığı hususu olduğu belirtilmekte ve “Şayet, acente müvekkili adına yapmış olduğu ya
da aracılık ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir mali veya ticari risk almamışsa, acente
ile müvekkil arasındaki ilişki Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışındadır. Böyle bir durumda,
acentenin alış veya satış faaliyeti müvekkilin faaliyetlerinin bir parçası olarak
değerlendirilir.” ifadesine yer verilmektedir. Bahse konu ilişki Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olmadığından kural olarak muafiyet rejiminin de konusu değildir.
(41) Bir anlaşmanın acentelik anlaşması olup olmadığının tespitindeki temel unsur acentenin
müvekkili hesabına yaptığı işler nedeniyle ticari ve mali risk taşıyıp taşımadığıdır. Bu husus
her olay özelinde değerlendirilecek olmakla birlikte Kılavuz’un 12. paragrafında acentenin
ticari veya mali riske katlandığı durumlara örnek olarak aşağıdakilere yer verilmektedir:
“Taşıma masrafları da dâhil olmak üzere mal veya hizmetlerin alım veya
satımına ilişkin masraflara acentenin katkıda bulunması,
Acentenin satış arttırma faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı olarak katkıda
bulunmaya zorunlu tutulması,
Stokta tutulan sözleşme konusu malların finansmanı ya da kayıp malların
maliyeti gibi riskleri acentenin taşıması ve satılmayan ürünleri acentenin
müvekkile iade edememesi,
Acentenin satış sonrası hizmet, tamir veya garanti hizmeti vermekle yükümlü
tutulması,
Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli
olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda
bırakılması,
Satılan ürünün sebep olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişilere karşı acentenin
sorumlu olması,
Müşterilerin sözleşmenin şartlarını yerine getirmemesinden dolayı, acentenin,
komisyonunu alamamasının dışında başka bir sorumluluk taşıması.”
17-12/145-64
12/32
(42) Kurul kararlarında14 ise acentenin riske katlandığı durumlara örnek olarak aşağıdakiler
sayılmıştır:
Ticari faaliyetleri süresince bağımsız bir tacir gibi davranması,
İşlemle ilgili ticari riskin acentenin üzerinde olması,
Elinde sözleşme konusu mallardan minimum miktarda stok bulunması,
Müşteriler için kendi hesabına olmak üzere ücretsiz servis hizmeti vermesi,
Fiyatlar ve ticaret koşullarını belirleme yetkisinin bulunması.
(43) Dosya konusu Sözleşme bakımından yukarıda sayılan hallerin veya benzerlerinin söz
konusu olup olmadığının tespitine ilişkin yapılacak değerlendirmenin öncesinde, Turkcell
tarafından yapılan başvuruda yer verilen, cihaz işbirliğinin acentelik ilişkisi niteliğinde
olduğuna ilişkin öne sürülen gerekçelere yer verilecektir. Turkcell tarafından gönderilen
bilgilerde, Turkcell’in mobil haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilmiş bir işletmeci
olduğu, distribütörlerin ise cihaz dağıtımı alanında faaliyet gösterdiği belirtilmiş; cihaz
işbirliği kapsamında Turkcell ile distribütörler arasındaki ilişkinin doğrudan bir tedarikçi-
dağıtıcı ilişkisi olmadığı, diğer taraftan nihai tüketicilere cihaz satışı hedeflendiğinden bu
ilişkinin dikey benzeri bir ilişki olduğu ifade edilmiştir.
(44) Distribütörlerin, Turkcell ile kurdukları cihaz işbirliği ilişkisinde, kendi faaliyetlerini
gerçekleştirirken aldıkları risklerden farklı bir risk almadıkları belirtilmiştir. Cihazların
distribütörler tarafından üreticilerden vadeli bir şekilde temin edilerek bayi kanalına vadeli
bir şekilde iletildiği, üreticilerden tedarik edilen ürünlere ilişkin ortalama vade süresinin 30
gün civarında olduğu, bayi kanalında cihazların ortalama satışa dönme hızının ise 15 gün
civarında olduğu, satılan kontratlı cihazların bedelinin ise 7 ila 10 gün içerisinde Turkcell
tarafından distribütörlere peşin olarak ödendiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda kontratlı
cihazlara ilişkin olarak, distribütörlerin cihazın üreticiden temin edilerek sahaya indirilmesi
süreçlerinde bir nevi lojistik hizmeti üstlendiği, finansal anlamda anlamlı bir stok risklerinin
bulunmadığı öne sürülmüştür.
(45) Turkcell cihaz portföyüne alınan bir cihazın hedeflenen adette satışının yapılamadığı
durumda ise, cihazların satılabilmesi için cihaz üreticisi (kanala özel prim kampanyalarının
düzenlenmesi, kampanya ve iletişim desteği, başka bir ürünle değişim, iade gibi) ve
Turkcell tarafından destek sağlandığı (hedefe bağlı prim sistemi, iletişim desteği, hedefe
bağlı kanal kampanyaları, finansman desteği gibi), ayrıca distribütörlerin Sözleşmenin
5.1.7. maddesinde yer alan koşullar çerçevesinde Turkcell kanalları dışında diğer kanallara
cihaz satışı yapma imkânının bulunduğu ifade edilmiştir.
(46) Bayilerin yaptığı satışlar bakımından ise, kontratlı cihazların distribütörler tarafından bayi
kanalına vadeli bir şekilde iletildiği, bayilerle açık hesap şeklinde çalışıldığı, bayilerin
satılamayan ürünleri distribütörlere iade edebildiği ve sadece satılan cihaz üzerinden prim
kazandığı, hiçbir sermaye yatırımında bulunmadığı ya da hiçbir risk üstlenmediği
belirtilmiştir.
14 26.12.2013 tarih, 13-72/996-427 sayılı; 10.03.2016 tarih, 16-09/152-67 sayılı kararlar.
17-12/145-64
13/32
(47) Son olarak, satış sonrası hizmetler bakımından iade, değişim ve onarıma ilişkin taleplerin
karşılanmasından, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında satıcı,
üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, Abonelik
Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 18. maddesi uyarınca verilen hizmetle birlikte bir malın
mülkiyetinin veya kullanım hakkının devredildiği abonelik sözleşmelerinde hizmet
sağlayıcısının malın ayıbından sorumlu olduğu, bu çerçevede Turkcell’in de tüketicilere
karşı sorumluluğunun bulunduğu, bunun yanı sıra Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından
müşterinin kontratlı cihaza ilişkin iade, değişim ve onarım taleplerinin karşılanmasından
Turkcell’in sorumlu tutulduğu ifade edilmiştir. Son olarak BTK’nın 03.01.2013 tarihli
kararıyla cihaz temini içeren taahhütlerde işletmecinin de cihazın ayıbından sorumlu
olduğunun hükme bağlandığı belirtilmiştir. Distribütörlerin ise Turkcell portföyüne
sağladıkları cihazların ithalatçısı olmadıkları için satış sonrası hizmetler bakımından
herhangi bir ticari riske katlanmadıkları, distribütörlerin satış sonrası hizmetlerin
sağlanmasından sorumlu teknik servislerinin ücretlerinin de üretici tarafından üstlenildiği
ifade edilmiştir.
(48) Acentelik ilişkisinin varlığına ilişkin yapılacak değerlendirmede, Turkcell tarafından öne
sürülen hususların yanı sıra, Sözleşme maddeleri ile kontratlı cihaz satışının işleyişinin
incelenmesinde fayda görülmektedir. Sözleşme’nin 5.3.4. maddesinde müşteri
memnuniyetinin sağlanması için distribütör ve bayi çalışanlarına her yıl eğitim verilmesi
öngörülmektedir. Söz konusu eğitimleri verecek şirket ile imzalanacak eğitim sözleşmesine
distribütör imza atacak ve eğitim giderine distribütör katlanacaktır. Ayrıca dağıtım ağının
distribütörden memnun olup olmadığının tespiti için yılda bir veya iki kez yapılacak olan
anketlerin maliyeti de distribütörlerce karşılanacaktır (madde 5.3.6.).
(49) Sözleşme’nin 5.1.9. maddesine göre, Turkcell Satış üreticilerle yapılacak müzakere
toplantılarına katılabilecek ve gerekli gördüğünde toplantı yapılmasını talep edebilecektir.
Öte yandan nihai olarak tedarik sözleşmesi üretici ve distribütör arasında akdedilmektedir.
Sözleşme’nin 5.1.1. maddesi uyarınca cihaz işbirliği kapsamında distribütörlerin
yükümlülüklerinden biri satış ve dağıtımını yapmayı taahhüt ettiği cihazları ilgili üreticiden
gerekirse ithalatını yapmak suretiyle tüm sorumluluğu münhasıran üstlenerek tedarik
etmektir. Sözleşme’nin 5.3.11. maddesinde “(…..)” hükmü yer almaktadır. 5.3.12.
maddede ise “(…..)” ifadesi bulunmaktadır. 5.3.17. maddede ise distribütörlerin finansal
risklerini yönetmek üzere bayilerden teminat mektubu alabileceği, teminat mektubu
vermeyen bayilerle çalışmaktan imtina edebileceği belirtilmektedir.
(50) Bu maddelerden anlaşıldığı üzere, her ne kadar Turkcell’in toplantılara katılabileceği
belirtilse de, cihaz teminine ilişkin müzakereler üreticiler ile distribütörler arasında
gerçekleşmektedir. Sözleşme maddesinde de belirtildiği gibi, distribütörler cihazları tüm
sorumluluğu münhasıran üstlenerek tedarik etmektedir. Üreticiye siparişler doğrudan
distribütör tarafından verilmekte, distribütör üreticilerle Turkcell adına değil kendi hesabına
sözleşme imzalamakta, distribütöre asgari stok tutma yükümlülüğü getirilmekte, bunlardan
doğan sorumluluk ve masraflar (taşıma, depolama, sigortalama) ise tek başına distribütöre
ait bulunmaktadır. Distribütörün finansal risk taşıyabileceği kabul edilerek bayilerden
teminat mektubu isteyebileceği belirtilmektedir. Distribütörün çalışacağı bayileri mali
açıdan değerlendirme yetkisi bulunmaktadır. Ayrıca müşteri ve bayi memnuniyetine yönelik
olarak yapılacak bazı masraflara distribütör katlanmaktadır.
17-12/145-64
14/32
(51) Turkcell dağıtım ağında kontratlı olarak satışa sunulacak cihaz marka, model ve sayısı
Turkcell hedefleri çerçevesinde Turkcell tarafından belirlenmektedir. Üreticiler ile
müzakereler Turkcell Satış ve distribütörlerin katılımıyla yürütülmektedir15. Temin
aşamasından sonra hangi bayiye, kaç adet, hangi marka ve model cihaz temin edileceğine
ise distribütör tarafından karar verilmektedir16.
(52) Sözleşme’de “cihaz” Turkcell kampanyaları dahilinde satılan cep telefonu, tablet, SIM kart
ile çalışan taşınabilir kişisel ekipman ve bunlara ait aksesuarlar olarak tanımlanmaktadır.
Tanımı gereği Turkcell kampanyaları ile satılan cihazlar kontratlı ve kontratsız olarak
aboneye sunulabilmektedir. Kontratlı cihaz alan aboneler cihaz bedelini öngörülen vade ile
taksitler halinde ödemektedir. Turkcell bu cihazlar bakımından distribütörlerin anlamlı bir
riski bulunmadığını ileri sürmekte; cihazların genelde 30 gün vadeyle sağlayıcılardan temin
edildiğini, cihazların ortalama 15-20 gün içinde satıldığını ve satışın ardından cihaz
bedelinin 7-10 gün içinde Turkcell tarafından peşin olarak distribütöre ödendiğini
belirtmektedir. Bu işleyiş son tüketiciden tahsilat riskini bayiler açısından ortadan kaldırsa
da, üretici tarafından tanınan vadenin kısalması veya satış süresinin uzaması karşısında
distribütörün katlanacağı finansman maliyeti riskini ortadan kaldırmamaktadır. Ayrıca
bayinin kontratlı cihazları vadesi içinde satamadığı durumlarda, distribütörün
katlandığı/katlanacağı cihaz bedelini Turkcell’den tahsil etmesinin mümkün olmaması
durumunda katlanılacak maliyetlere ilişkin riskler ortadan kalkmamaktadır. Her ne kadar,
cihazların hedeflenen adette veya vadesi içerisinde satılamadığı durumlarda, distribütörün
satışın sağlanmasına ilişkin bir yükümlülüğü bulunmasa da, nihai noktada cihazların
satılamadığı durumda finansal riske distribütör katlanmaktadır. Distribütörün söz konusu
cihazları başka kanallara satabilecek olması ise distribütörün herhangi bir ticari riske
katlanmadığını göstermemektedir.
(53) Kontratsız olarak satılan cihazlarda ise abone cihaz bedelini peşin olarak ödemektedir.
Kontratsız cihazların bedelinin bayi tarafından vadesi içinde distribütöre ödenmesi
öngörülmektedir. Cihaz bedelinin aboneden veya bayiden tahsil edilmesinde Turkcell’in
rolü bulunmamaktadır. Bu cihazlar bakımından tahsilat riski de distribütörlerin üzerindedir.
Nitekim bayilerden teminat mektubu alınması, mali olarak yeterli görülmeyen bayiler ile
çalışmaktan kaçınılabilmesi gibi önlemlerin bu risklere binaen Sözleşme’de yer aldığı
değerlendirilmektedir. Bu çerçevede özellikle distribütörlerin bayiler ile girecekleri
sözleşmeler bakımından sadece Turkcell’in acentesi olarak işlev gördüğünü söylemek
zordur.
(54) Diğer taraftan, kontratlı cihazların satış sonrası hizmetlerine ilişkin olarak, bakım onarım
hizmetlerinin sunumu distribütör yetkili servisleri tarafından gerçekleşse de, garanti
kapsamındaki bakım onarım ve iade maliyetlerine üreticilerin katlanması, garanti
sonrasındaki maliyetlerin ise müşteri tarafından karşılanması, distribütörlerin ticari
sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
15 Apple tüm dünyada sadece operatörler ile sözleşme yapmayı tercih etmektedir. Apple’a yıllık alım
taahhüdünün doğrudan Turkcell tarafından verildiği, distribütörlerin ise satın alma ve dağıtımda
yetkilendirildiği ifade edilmektedir.
16 Turkcell grup şirketi tarafından üretilen Turkcell T Serisi telefonların hangi bayiye ne kadar tedarik
edileceğine Turkcell karar vermektedir.
17-12/145-64
15/32
(55) Buraya kadar yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde, KVK ve Genpa’nın Turkcell ile
gerçekleştirdiği cihaz işbirliği ilişkisi kapsamında cihaz temini ve dağıtımı faaliyetleri
sonucunda katlandığı mali ve ticari risklerin acentelik ilişkisinde öngörülenden öteye geçtiği
değerlendirilmektedir17. Bunun yanı sıra, cihaz işbirliği ilişkisinde, distribütörler tarafından
tedarik edilen cihazların yeniden satışı Turkcell tarafından gerçekleştirildiğinden, cihaz
dağıtımında Turkcell’in distribütörlerin acentesi olarak faaliyet gösterip göstermediğinin de
incelenmesi gerekmektedir. Bahse konu dağıtım ilişkisinde, Turkcell’in müşterilere vadeli
satış yaparken distribütörlere peşin ödemede bulunması, cihazların vadesi içerisinde
satılmasını teminen satış, pazarlama ve reklam desteği vermesi, ayrıca müşterilerden
tahsil edilmeyen ücretlerden Turkcell’in sorumlu olması nedeniyle Turkcell’in ticari ve
finansal risklerinin bulunduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla dosya konusu
Sözleşme’nin cihaz işbirliği ilişkisi bakımından acentelik sözleşmesi niteliğinde olmadığı,
bu ilişkiyi düzenleyen hükümlerinin de 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi karşısında
değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
G.3.4.2. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi ve 2002/2 sayılı Tebliğ Kapsamında
Değerlendirme
(56) Sözleşme ile cihaz dağıtımına ilişkin olarak getirilen rekabeti kısıtlayıcı hükümleri rekabet
etmeme yükümlüğü ve münhasır bölge/müşteri belirlenmesi başlıkları altında toplamak
mümkündür. “Bildirime Konu Sözleşme” başlıklı bölümde detaylarına yer verilen
Sözleşme’ye göre, distribütörlere münhasır bölge/müşteri tahsisi yapılmış olup Turkcell
dağıtım ağındaki bayiler (TİM, TDM, TSN, vb.), KVK ve Genpa arasında bölge esasına
göre paylaşılmakta, distribütörlerin birbirlerinin bölgesindeki bayilere aktif satışta
bulunması yasaklanmaktadır (5.1.1. madde). Sözleşmenin ekinde yer alan listeler ile her
bir bayi bulunduğu bölgeye göre (kuzey veya güney) iki distribütörden birine atanmaktadır.
Bu yapının korunması için cihazların bayi ve distribütör ile eşleştirilmesi (IMEI kilitlemesi)
ve abonelere sadece eşleştirilmiş kanallardan satış yapılması öngörülmektedir (5.1.2.
madde). Distribütörlerin Turkcell’in onayladığı üretici veya tedarikçiler dışındaki
tedarikçilerden ürün temin ederek dağıtım kanalına sunması da yasaklanmıştır (5.1.8.
madde). Ayrıca distribütörlerin Sözleşme süresi boyunca başka bir kanala (rakip işletmeci,
rakip işletmeci satış kanalı veya zincir mağazalar gibi) satış yapması Turkcell iznine tabi
kılınmaktadır (5.1.7. madde)18. Turkcell ise Sözleşme süreci boyunca distribütörlere ilgili
bölgelerde münhasır bölge verdiğini kabul etmekte, sözleşme konusu ürünler açısından
farklı distribütörler ile çalışmayacağını taahhüt etmektedir (5.3.1. madde). Son olarak
distribütörlerin bayi seviyesindeki iştiraklerini elden çıkararak bu seviyede faaliyet
göstermeye son vermesi, ayrıca distribütörlerin, ortaklarının 2. dereceye kadar olan
akrabaları ve eşlerinin Turkcell bayisi ve/veya TDM sıfatıyla faaliyet göstermesinin
yasaklanması öngörülmektedir (5.3.9. madde).
(57) Bahse konu hükümler 4054 Kanun’un 4. maddesi uyarınca rekabeti kısıtlayıcı nitelikte
olduğundan, bildirim konusu Sözleşme 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındadır.
17 11-59/1536-541 sayılı kararda “Turkcell’in kontratlı kampanyalar yoluyla pazara sunduğu telefon
cihazlarının yeniden satış fiyatını tespit etmesi uygulamasının, dağıtım kanalında yer alan teşebbüslerin
herhangi bir ticari risk üstlenmemeleri ve uygulamaya yalnızca aracılık etmelerinden dolayı, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.” ifadeleri yer almaktadır.
Turkcell söz konusu karara konu yapının benzer şekilde devam ettiğini belirtmektedir. Öte yandan bahse
konu Kurul kararı kontratlı cihazların satışında bayilerin son tüketiciye sunduğu fiyatların Turkcell tarafından
tespit edildiği iddiasına yöneliktir. Kararda “ana distribütör”lerden ziyade diğer distribütörler ile bayilerin mali
ve ticari bir riske katlanıp katlanmadığı üzerinde durulmaktadır. Bu itibarla distribütörler ile Turkcell arasındaki
ilişkinin acente-müvekkil ilişkisi olarak değerlendirilmemesinin çelişki yaratmadığı anlaşılmaktadır.
18 Turkcell kampanyasına hiç girmemiş veya kampanyası bitmiş cihazlar ile IMEI numarası sisteme hiç
kaydedilmemiş cihazlar izne tabi değildir.
17-12/145-64
16/32
(58) Kanun’un 5. maddesi kapsamında öncelikle dikey anlaşma niteliğinde olduğu tespit edilen
dosya konusu Sözleşme’nin cihaz işbirliğine ilişkin hükümlerinin 2002/2 sayılı Tebliğ
çerçevesinde ele alınıp alınamayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Tebliğ’in 2.
maddesinde grup muafiyetinin, sağlayıcının dikey anlaşmaya konu mal veya hizmetleri
sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması koşuluyla uygulanacağı
belirtilmiştir. Turkcell ile KVK ve Genpa arasındaki cihaz işbirliği ilişkisinde sağlayıcı
konumunda olan KVK ve Genpa’nın akıllı telefon, tablet ve aksesuarların toptan dağıtımı
pazarındaki ayrı ayrı pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
Tablo 5: KVK ve Genpa’nın Pazar Payları (%)
KVK Genpa
2013 2014 2015 2013 2014 2015
Akıllı Telefon (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablet (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Aksesuar (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu
(59) Tablodan görüldüğü üzere, KVK ve Genpa’nın akıllı telefon, tablet ve aksesuarların toptan
dağıtımı pazarındaki pazar payları %40’ın altındadır. Dolayısıyla Sözleşme’nin cihaz
işbirliğine ilişkin hükümlerinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi kapsamında grup
muafiyetinden yararlanıp yararlanmadığı incelenmiştir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. ve 5.
maddelerinde bir anlaşmayı grup muafiyeti dışına çıkaran sınırlamalara yer verilmiştir.
Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde alıcıya getirilen belirsiz süreli veya
süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan
muafiyetin uygulanamayacağı hükmü yer almaktadır. Dosyaya konu Sözleşme’nin cihaz
işbirliği ilişkisine yönelik olan 5.1.7. ve 5.3.1. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğüne
yer verilmiş olsa da, Sözleşme’nin süresinin 5 yıldan kısa olması nedeniyle, bahse konu
rekabet etmeme yükümlülüğünün muafiyetten yararlanabileceği değerlendirilmektedir.
(60) Öte yandan, Sözleşme’nin 5.1.2. maddesi ile, her bir bayinin bağlı bulunduğu bölge ve
distribütör ile IMEI bazında eşleşmesi sayesinde, bayiler sadece kendi bölgelerinden
sorumlu distribütörden (Kuzey bölgesi için KVK, güney bölgesi için Genpa) cihaz temin
edebilecek ve distribütör tarafından IMEI numarası bazında kendisi ile eşleştirilen cihazları
kontratlayabilecektir. Bu durumda bir bayinin, diğer bölge distribütöründen pasif satış
kapsamında cihaz temin ederek kontratlayabilmesi mümkün olamayacaktır.
(61) Sözleşme ile benimsenen söz konusu uygulamanın pasif satışların kısıtlanması sonucunu
doğuracağı değerlendirilmektedir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti
Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde “Alıcının
müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı tarafından kendisine
veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna
yapılacak aktif satışların kısıtlanması” dışında kalan, alıcının gerçekleştireceği pasif
satışların kısıtlanması durumunun anlaşmayı grup muafiyetinden çıkaracağı hükme
bağlanmıştır. Kılavuz’un 24. paragrafında ise başka bir alıcının bölgesindeki veya müşteri
grubundaki müşterilerden gelen ve alıcının aktif çabaları neticesi olmayan talepleri
karşılamak, alıcı malın teslimatını müşterinin adresine götürerek yapsa dahi, “pasif satış”
olarak tanımlanmaktadır. Mevcut dosya kapsamında, alıcı konumundaki bayilerin, diğer
bayilerden gelen ve pasif satış niteliğinde olan talepleri karşılamasının kısıtlanması
durumunun, Sözleşme’nin cihaz işbirliği ilişkisine yönelik hükümleri bakımından 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanmasına engel teşkil ettiği kanaatine
varılmıştır. Bu nedenle Sözleşme’nin, cihaz işbirliği ilişkisini düzenleyen bölümü
bakımından 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet
değerlendirmesine tabi tutulması gerekmektedir.
17-12/145-64
17/32
G.3.4.3. 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
(62) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen bireysel muafiyet şartlarını sağlayan bir
anlaşmanın refah üzerindeki etkisinin pozitif olduğu veya en azından net etkisinin sıfır
olduğu kabul edilmektedir. Bu bağlamda, aşağıda yer alan ikisi pozitif, ikisi negatif toplam
dört şartın tamamının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
“(a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
(b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
(c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
(d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.”
(63) Aşağıda bu şartların sağlanıp sağlanmadığına yönelik değerlendirmeye yer verilmektedir.
a) Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(64) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre bir anlaşmanın
muafiyet hükümlerinden faydalanabilmesi için içerdiği rekabet kısıtlarını bertaraf
edebilecek düzeyde etkinlik artışı sağlaması gerekmektedir. Bu etkinlikler objektif olan tüm
ekonomik etkinlikleri kapsamakla birlikte genel olarak maliyetlerin düşürülmesi, yeni ürün
ortaya çıkarılması, ölçek ve kapsam ekonomilerinden faydalanılması, üretimde veya
malların sunulmasında iyileşme sağlanması şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Etkinlik
kazanımlarının doğrudan anlaşmadan kaynaklanması, belirli ya da öngörülebilir olması
gerekmektedir. Anlaşmanın yalnızca taraflar açısından etkinlik sağlaması yeterli
bulunmamakta, anlaşma ile bu kazanımlar arasında bulunan illiyet bağının incelenmesi
gerekmektedir19.
(65) Turkcell tarafından cihaz işbirliği ilişkisi kapsamında birçok etkinlik kazanımının ortaya
çıkacağı belirtilmiştir. Bu etkinlik kazanımlarından en önemlisinin, ürünlerin alım sürecinin
Turkcell koordinasyonu ile gerçekleşmesi sonucunda Samsung ve Apple gibi dünya
çapında faaliyet gösteren büyük üreticiler karşısında distribütörler lehine alım gücü
yaratılması ve böylelikle ürünlerin daha uygun fiyatlarla piyasaya sunulması olduğu ifade
edilmiştir. Nitekim Turkcell tarafından gönderilen bilgilerde cihaz tedarikinde üreticiler
karşısında oluşturulan alım gücünün somut yansımasına aşağıdaki örnek verilmiştir:
“(…..).”
(66) Ayrıca iş ortaklarıyla oluşturulan yeni sistemle birlikte uygulamaya koyulan Cep Hızır
servisi sayesinde satış sonrası hizmet süreçlerinde önemli bir iyileşme sağlandığı, değişen
prim sistemi ile birlikte hedefini gerçekleştiren firma oranında (hedefini gerçekleştiren firma
sayısı/toplam firma sayısı) 17 puanlık bir artış yaşandığı, toplam giderlerin ise 2014 yılına
göre ortalama %(…..) oranında (operasyonel giderlerde %(…..), ticari finansman
giderlerinde %(…..) düşüş) azaldığı belirtilmiştir.
(67) Turkcell’in sözleşmedeki bazı hükümlerle iş ortaklarına ürün bulunurluğu, teşhir, satış
kanalları çalışanlarının eğitimi, satış sonrası hizmetler, hizmet kalitesinin artırılması ve
müşteri memnuniyeti gibi konularda verimliliğin artırılması için belirli yükümlülükler getirdiği
görülmektedir:
(.....TİCARİ SIR…..)
19 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz (Muafiyet Kılavuzu), para. 22-29.
17-12/145-64
18/32
(68) Turkcell’in rakipleri Vodafone ve Avea’nın da Turkcell dağıtım ağına benzer bir yapı
içerisinde distribütörleri ile münhasıran çalıştığı, distribütörlerine münhasır bölgeler ve
müşteri grupları tahsis ederek rekabet etmeme yükümlülüğü getirdiği görülmektedir. Adı
geçen teşebbüsler tarafından, münhasırlık uygulamalarının distribütörlerin etkin bir şekilde
stok yönetimi yapabilmesini ve ürünlerin satış kanallarına tam ve zamanında sevk
edilmesini kolaylaştırdığı, ürün satışının desteklenmesiyle arzın devamlılığını sağladığı,
dağıtıcının tüm faaliyetlerini tek markaya veya bölgeye yöneltmesinin daha yoğun
pazarlamaya olanak sağlayarak dağıtımda ölçek ekonomilerinin ortaya çıkmasına neden
olduğu, bir bölgeye aktif olarak sadece kendisinin satış yapacağını bilen dağıtıcının yatırım
güdüsünün arttığı ve özel yatırımların teşvik edildiği belirtilmiştir. Ayrıca dağıtıcılara
bölgesel münhasırlık ve müşteri münhasırlığının verilmesinin dağıtıcılar arasında
bedavacılık sorununun ortaya çıkmasını engelleyerek yatırımların ve satışların optimum
düzeyde gerçekleşmesine katkıda bulunduğu ifade edilmiştir.
(69) Sözleşme ile getirilecek uygulamalardan biri de IMEI kilitlemesidir (m.5.1.2.). Sözleşmenin
5.1.2. maddesine göre, cihazların kontratlanabilmesi için ilgili Turkcell sistemlerinde satışı
yapacak olan dağıtım kanalının bölgesel olarak bağlı olduğu distribütör ile IMEI bazında
eşleştirilmesi öngörülmektedir. Turkcell IMEI kilitlenmesinin “belirli bir bölgede satılan
cihazlar için o bölge özelinde sadece tek bir firma ile işbirliği ilişkisine girilmesini olanaklı
kılacak teknik bir gelişme” olarak tanımlamaktadır. Söz konusu uygulamanın pasif
satışların engellenmesi sonucunu doğuracak olması nedeniyle, uygulamadan beklenen
faydaların ayrıca açıklanması gerekmektedir. IMEI kilitlemesi ile aşağıdaki etkinliklerin
doğacağı belirtilmektedir:
Distribütörler tarafından kontratlanacak cihazların bayiler arasında daha eşit bir
şekilde dağılmasının sağlanması, sadece büyük bayilerin değil diğer bayilerin
de ürün taleplerinin karşılanması, kanalın tamamında ürün dağılımının orantılı
bir biçimde sağlanması,
Turkcell’in kontratlı satışlar sonucu bir distribütöre diğerinden daha borçlu
olmasının önlenmesi, distribütörlerin hem gelir hem alacak yönünden Turkcell
karşısındaki eşit pozisyonlarının korunması,
Bir bayinin her iki distribütörden de cihaz alarak borçlanması halinde finansal
risklerin hem bayi hem de distribütör tarafından yönetilmesinin zorlaşmasının
önüne geçilmesi, bayilerin kredibilitesinin tespit edilebilmesi ve böylece ürün
akışının doğru yönlendirilmesi,
Cihazların etkili şekilde takip edilmesi sonucu bayilerin ve müşterilerin talep
ettikleri özellikte ve sayıda cihaza ulaşabilmeleri için etkin stok yönetiminin
sağlanması, cihazların bölgesel penatrasyonu başta olmak üzere çeşitli
konularda raporlama imkânına kavuşulması,
Bayilerin tahmin yoluyla bulduğu IMEI numarası ile farklı bir cihazı kontratlaması
şeklinde sahtecilik vakalarının önlenmesi,
Müşteri deneyiminin IMEI numarası ile cihaz takibine dayalı süreçler ile (örneğin
sipariş sürecinin otomatikleştirilmesi) geliştirilmesi.
(70) Yukarıda yer verilen etkinliklerin çoğu esasen cihazların merkezi ve sistemli şekilde takip
edilebilmesinden doğmaktadır. Cihazların IMEI kilitlemesi ile sahteciliğin önlenmesi ve
bayilerin finansal risklerinin takip edilebilmesi hususlarının, Sözleşme ile getirilen pasif
satışların engellenmesi ile doğrudan ilgili olduğu, IMEI kilitlemesinin bu anlamda etkinlik
doğurduğu değerlendirilmektedir.
17-12/145-64
19/32
(71) Sözleşmenin 5.3.9. maddesi uyarınca sözleşme süresi içerisinde, gerek doğrudan
distribütörün kendisi, gerekse distribütörün grup şirketleri ve distribütörün ortaklarının 2.
dereceye (2. derece dahil) kadar olan akrabaları ve eşleri Turkcell’in yazılı izni olmadan
Turkcell bayisi olarak ve/veya TDM sıfatıyla ayrı bir faaliyette bulunmayacaktır. Anılan
hüküm ile elde edilecek faydalar;
Distribütörlerin perakende seviyede faaliyet göstermesi halinde kendi satış
noktalarına ürün temininde fiyat ve bulunurluk açısından birtakım imtiyazlar
sunmasının önlenmesi, bayiler arasındaki eşit konumun korunması,
Distibütörlerin tamamen toptan seviyede dağıtım işine odaklanmasının
sağlanması,
olarak ifade edilmektedir. Söz konusu faydaların sağlanması açısından, yukarıda
bahsedilen kısıtlamanın gerekli olabileceği değerlendirilmektedir.
(72) Açıklamalar çerçevesinde, Turkcell ile distribütörler arasında imzalanan anlaşmanın
ürünlerin bulunurluğu, stok yönetimi, ürünlerin tedariki ve pazarlanması, satış sonrası
hizmetler, cihaz satışında sahteciliğin önlenmesi, bayilerin finansal durumlarının takip
edilmesi, distribütörlerin toptan dağıtım işine odaklanması, distribütörler karşısında
bayilerin eşit konumda olması gibi konularda iyileşme yarattığı ve bu şekilde başvuruya
konu Sözleşme’nin cihaz işbirliği ilişkisi bakımından 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin
birinci fıkrasının (a) maddesinde yer alan koşulu sağladığı kanaatine varılmıştır.
b) Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(73) 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında olan anlaşmalara muafiyet tanınması için
aranan şartlardan biri de 5. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen, tüketicilerin
bu anlaşma ile oluşacak faydadan pay almasıdır. Tüketicinin elde edeceği fayda, ilgili
ürünün/hizmetin fiyatının düşmesi, kalitesinin veya çeşitliliğinin artması, satış sonrası etkin
hizmet, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, bu ürünün dağıtımında veya hizmetin
sunulmasında elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıması şeklinde olabilir. Söz konusu
faydaların, doğrudan sözleşmeye bağlı olarak oluşması, muafiyet talebine konu sözleşme
nedeniyle doğacak rekabet kısıtlamasıyla orantılı olması ve makul bir zaman içerisinde
tüketiciye yansıması beklenmektedir20.
(74) Bu kapsamda, Turkcell tarafından yapılan başvuruda ve bilgi taleplerine cevaben gelen
yazılarda, bahse konu Sözleşme sonrasında hedeflenen dağıtım ağı düzenlemesi sonucu
tüketicinin alacağı hizmetin kalitesi ile ürünün çeşitliliği ve bulunurluğunun artacağı, ayrıca
bu hizmetin mümkün olan en çok noktadan sunulması sonucu tüketicilerin farklı perakende
satış noktaları arasındaki ve aynı ya da farklı markalı ürünler arasındaki seçim özgürlüğüne
olumlu katkı sağlayacağı, bu sayede nihai tüketicilerin daha çeşitli ve daha uygun fiyatlı
ürün ve hizmetlere daha iyi koşullarla erişme imkânı bulabileceği, satış sonrasında ise
tüketicilere standart ve daha iyi bir teknik servis hizmeti sunulacağı hususları ifade
edilmiştir. Distribütörlerin Turkcell ürün ve cihazlarını bölgesel münhasırlık esasına uygun
olarak dağıtacağı, bu sayede ürünleri daha hızlı bir şekilde bölgelerindeki satış kanallarına
ulaştırabileceği (m.5.1.10.), ayrıca sözleşme sonrası distribütörlerin üretici karşısında alıcı
gücüne sahip olacağı ve ürünleri daha düşük maliyetle temin edip tüketiciye daha uygun
fiyat ve vade ile sunabileceği belirtilmiştir.
20 Muafiyet Kılavuzu, para. 42-45.
17-12/145-64
20/32
(75) Dosya kapsamında Turkcell ile benzer dağıtım süreci yürüten Vodafone ve Avea’dan gelen
bilgilerden başvuruda anlaşma sonucunda doğacağı belirtilen tüketici yararına benzer
sonuçların diğer mobil operatörlerce de değerlendirildiği görülmüştür. Avea’dan gelen
cevabi yazıda münhasıran çalışılan distribütörlerin bölgesel yapıya göre hizmet verdiği, bu
sayede distribütörlerle satış kanalları arasındaki ilişkinin daha koordineli ve hızlı bir şekilde
yürütüldüğü, bunun sonucunda ise ürünlerin satış kanallarına tam ve zamanında sevki
gerçekleştirilerek müşteri memnuniyetinin artırıldığı ifade edilmiştir. Vodafone’dan gelen
cevabi yazıda ise, münhasırlık uygulamaları ile dağıtıcının tüm faaliyet ve çabasını tek
markaya ve bölgeye yöneltmesinin dağıtım faaliyetini rasyonelleştirdiği, ürün ve hizmetlerin
mümkün olduğunca çok sayıda satış kanalında ve sürekli bulunurluğunu sağlayarak
tüketiciye yarar sağladığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, yukarıda yer verilen bilgiler de göz
önüne alınarak Turkcell ile distribütörler arasında imzalanan anlaşmanın ürünlerin
bulunurluğu, stok yönetimi, ürünlerin tedariki ve pazarlanması, satış sonrası hizmetler,
cihaz satışında sahteciliğin önlenmesi, bayilerin finansal durumlarının takip edilmesi,
distribütörlerin toptan dağıtım işine odaklanması, distribütörler karşısında bayilerin eşit
konumda olması gibi konularda yaratacağı iyileşmelerden nihai tüketicilerin de yarar
sağlayacağı, bu nedenle başvuruya konu Sözleşme’nin, cihaz işbirliğine ilişkin
düzenlemeleri bakımından 4054 sayılı Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde yer alan koşulu sağladığı değerlendirilmektedir.
c) İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(76) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üçüncü şart anlaşma
sonucunda pazarın önemli bir bölümünde rekabetin sınırlanmaması ve rekabetçi sürecin
devam etmesidir. Rekabetin ortadan kalkıp kalkmadığının değerlendirilmesi için ilgili
pazarda sözleşmenin imzalanmasından önceki rekabetin derecesi ve anlaşmanın rekabet
üzerindeki kısıtlayıcı etkilerinin analizi önem arz etmektedir. Bu değerlendirmede
piyasadaki rakiplerin durumu, piyasadaki rekabetçi baskının seviyesi ve anlaşmanın
mevcut rekabetçi yapı üzerindeki etkisi dikkate alınacaktır21. Bildirim konusu sözleşmede
“Cihaz İşbirliği” açısından rekabeti kısıtlayıcı hükümlerin kampanyalı cihazların münhasır
bölge/müşteri grubu kurgusunda dağıtılması ve rekabet etmeme yükümlülüğü olduğu
görülmektedir.
(77) Cihazlara ilişkin ürün değer zincirinde “cihaz üretimi”, “cihaz dağıtımı” ve “cihaz perakende
satışı” olmak üzere üç ana faaliyet bulunmaktadır. Önce her üç faaliyet için de pazarın
mevcut durumu hakkında bilgi verilmesi faydalı olacaktır.
(78) İletişim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmelerle birlikte mobil cihaz pazarında özellikle
akıllı telefonlarda yoğun bir talep artışı görülmekte ve bu durum ürünlerin küresel ölçekli
üreticileri (Apple, Samsung, LG, Sony vb.) arasında rekabetin artmasına neden olmaktadır.
Nitekim Türkiye’de 2014 ve 2015 yıllarında gerçekleştirilen mobil telefon satış adetleri
sırasıyla 11,6 milyon ve 12,7 milyon; akıllı telefon satışlarının mobil telefon satışları içindeki
payı ise 2014 ve 2015 yılları için sırasıyla %89,2 ve %94 olarak gerçekleşmiştir. Gelir
bakımından ise 2014 yılında 4,5 milyar Euro olan akıllı telefon gelirleri 2015 yılında 5,5
milyar Euro’ya yükselmiştir.
(79) Akıllı telefon pazarında en önemli sektör oyuncularının Samsung ve Apple olduğu
görülmektedir. Başvuruda akıllı telefon satışında 2014 ve 2015 yılları için Samsung’un adet
bazında sırasıyla %(…..) ve %(…..), gelir bazında sırasıyla %(…..) ve %(…..) pazar payı
elde ettiği, Apple’ın ise 2014 ve 2015 yıllarında adet bazında %(…..), gelir bazında yaklaşık
%(…..) pazar payına sahip olduğu belirtilmiştir.
21 Muafiyet Kılavuzu, para. 54-56.
17-12/145-64
21/32
(80) Akıllı telefon pazarında yıllar itibariyle gerçekleşen talep artışına benzer bir artış da tablet
pazarında görülmektedir. Türkiye’de toplam tablet satış adedi 2013 yılından 2015 yılına
%50’nin üzerinde artış göstererek 2.983.000’e ulaşmıştır. Özetle akıllı cihaz pazarı hızla
büyümektedir ve teknolojik gelişmeler sonucunda dinamik bir yapıya sahiptir.
(81) Cihaz dağıtımı ve perakende satışı Türkiye’de büyük perakende mağazalar, telekom
perakendecileri, perakende teknoloji mağazaları ve tüketici elektroniği zincirleri tarafından
gerçekleştirilmektedir. Bu perakende satış noktalarına genellikle cihaz distribütörleri
tarafından doğrudan satış yapılabilmekle birlikte özellikle perakende teknoloji mağazaları
tarafından üreticilerden doğrudan alım yapılabilmektedir. Türkiye’deki başlıca satış
kanallarına ve bu kanalların satılan akıllı mobil cihaz adedine göre pazar paylarına
aşağıdaki tablolarda yer verilmiştir.
Tablo 6: Türkiye’deki Başlıca Mobil Cihaz Perakende Satış Kanalları
Büyük Perakende
Mağazalar Telekom Perakendecileri
Perakende Teknoloji
Mağazaları
Tüketici Elektroniği
Zincirleri
Hiper/Süper
Marketler(Real, Carrefour,
Migros vb.)
Münhasır Perakende
Satış Noktaları (Turkcell,
Vodafone, Avea vb.)
(Teknosa,
Mediamarkt, Vatan
Bilgisayar, Bimex
vb.)
Münhasır Kanal
(Arçelik, Samsung,
LG, Sony vb.)
Çokkatlı/bölümlü Mağazalar
(YKM, Boyner vb.)
Münhasır olmayan/Karışık
Kanallar (TSN, ASN,
VSN)
Diğer Perakende
Mağazalar (Hepsiburada,
n11, Koçtaş vb.)
Tablo 7: Satış Kanallarının Akıllı Mobil Cihaz Pazarında Adet Bazında Pazar Payları (%)
Satış Kanalları 2012 2013 2014 2015
Perakende Teknoloji Mağazaları (…..) (…..) (…..) (…..)
Büyük Perakende Mağazalar (…..) (…..) (…..) (…..)
Tüketici Elektronik Zincirleri (…..) (…..) (…..) (…..)
Turkcell (…..) (…..) (…..) (…..)
Avea (…..) (…..) (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..) (…..) (…..)
Karışık Kanallar (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu
(82) KVK ve Genpa’nın faaliyet gösterdiği aşamada ise diğer mobil operatörlerle çalışanlar
başta olmak üzere pek çok distribütör bulunmaktadır. Tablo 5’ten de görüldüğü üzere pazar
payları yıldan yıla değişiklik gösterebilmektedir. KVK ve Genpa’nın 2015 sonu itibariyle
pazarın en büyük bölümü olan akıllı telefonlar açısından payları sırasıyla %(…..) ve
%(…..)’tir.
(83) Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda mobil cihaz pazarının üretim, dağıtım ve perakende
bölümlerinde birden çok önemli oyuncunun bulunduğu görülmektedir.
(84) Turkcell’in KVK ve Genpa ile münhasır çalışmasının pazar üzerindeki etkilerinin
değerlendirilmesinde diğer operatörlerin cihaz işbirliği bakımından distribütörleri ile olan
ilişkileri önem arz etmektedir. Avea ve Vodafone dağıtım sistemlerinin açıklandığı
bölümden anlaşılacağı üzere her iki teşebbüs de cihazların dağıtımı için distribütörleriyle
Turkcell dağıtım ağına benzer bir yapı içinde çalışmaktadır. (…..).
17-12/145-64
22/32
(85) Bölge bazında ya da müşteri bazında getirilen münhasırlığın rekabet üzerinde yarattığı risk
esas olarak marka içi rekabetin kısıtlanmasıdır. Bu çerçevede bu tür dikey kısıtların temel
olarak rakip sağlayıcıları dışlayıcı, pazara giriş engeli yaratıcı etkilerinin bulunmadığı, bu
yönüyle markalar arası rekabete sınırlama getirebilecek kısıtlamalardan daha az olumsuz
etkilere sahip oldukları kabul edilmektedir. Pazardaki markalar arası rekabetin yoğunluğu
ne kadar fazlaysa, marka içi rekabetin kısıtlanmasından kaynaklı olumsuz etkiler o kadar
az olacaktır.
(86) Operatörlerin kontratlı cihaz uygulamalarında öncelikli amaçlarından birinin müşteri
memnuniyetinin sağlanması, mobil hizmetlere talebin artırılması olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle markalar arası rekabet hususu değerlendirilirken mobil iletişim sektöründeki
rekabetin dikkate alınması gerekmektedir. Özellikle numara taşıma uygulamasının hayata
geçirilmesiyle operatör arası abone geçişleri kolaylaşmış ve bu durum operatörler arasında
rekabetin artmasına yol açmıştır. Nitekim Turkcell’in mobil iletişim pazarındaki pazar payı
giderek düşmektedir. BTK verilerine göre abone sayısı bazında 2013 yılı sonunda %50,53
olan Turkcell’in pazar payı kademeli olarak gerileyerek 2016 yılı sonunda %44 olmuştur.
(87) Sözleşme’nin 5.1.2 maddesinde Turkcell ile distribütörleri arasında kurulması planlanan
yapılanmaya göre cihazların IMEI numaraları ile distribütörlerin satış bölgesi eşleştirilerek
cihazların sadece bu bölgede kontratlanmasına olanak sağlayan bir yapı (IMEI kilitlenmesi)
kurulacaktır. Bu uygulama sadece Turkcell hizmetleri ile kontratlanacak cihazlar için geçerli
olup bu şekilde satılan cihazların pazar payı 2015 yılı itibariyle sadece %(…..)’dir.
(88) Distribütörlerin ve iştiraklerinin ortaklarının ve 2. dereceye (2. derece dahil) kadar
akrabaları ile eşlerinin bayi olarak faaliyet göstermesi Sözleşme’nin 5.3.9. maddesi ile
engellenmektedir. Söz konusu uygulama ile rekabetin önemli ölçüde etkilenmeyeceği
değerlendirilmektedir. Nitekim KVK’ya ait 6, Genpa’ya ait 9 mağazanın devri söz
konusudur. Söz konusu bayiler kapatılmamakta, üçüncü kişilere devredilmektedir.
Turkcell’in binlerce bayisi bulunduğu göz önüne alındığında bahse konu faaliyet yasağının
rekabeti önemli ölçüde kısıtlamayacağı kanaatine varılmaktadır.
(89) Dolayısıyla markalar arası rekabetin yoğun olması, operatörlerin birden fazla distribütörle
veya doğrudan üretici ile çalışma imkânına sahip olması ve perakende satış kanalında
oldukça çok sayıda ve güçlü teşebbüslerin (diğer elektronik ticaret zincirleri ve diğer
işletmecilere bağlı münhasır perakende satış noktaları ve herhangi bir işletmeciye bağlı
olmayan perakende satış noktaları, zincir marketler vb.) bulunması nedeniyle cihaz işbirliği
kapsamında getirilen dikey kısıtlamaların ilgili piyasadaki rekabeti ortadan kaldırmayacağı
kanaatine varılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu Olandan
Fazla Sınırlandırılmaması
(90) 4054 sayılı Kanun’un 5.maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre anlaşma ile getirilen
rekabet kısıtlarının anlaşma sonucunda ortaya çıkan ve tüketiciye fayda sağlayan mal veya
hizmetlerin üretim ya da dağıtımında iyileşme ile ekonomik veya teknik gelişme için zorunlu
olması gerekmektedir. Rekabetin zorunlu olandan fazla sınırlanıp sınırlamadığına ilişkin
değerlendirilmesi gereken husus rekabet kısıtlarının var olduğu durumda, var olmadığı
duruma nazaran daha fazla etkinlik sağlayıp sağlamadığıdır22.
22 Muafiyet Kılavuzu, para. 65-66.
17-12/145-64
23/32
(91) Bildirim konusu Sözleşme’de distribütörlere rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmektedir.
Tebliğin 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü, alıcının anlaşma konusu mal ve
hizmetlerle rekabet eden mal ve hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını ya da
yeniden satmasını engelleyen doğrudan ya da dolaylı yükümlülük olarak tanımlanmıştır.
Genel olarak Sözleşme ile getirilen münhasırlık ve rekabet etmeme yükümlülüğünün
distribütörler ile Turkcell arasındaki işbirliğinin gerçekleşmesi için gerekli olduğu
değerlendirilmektedir. Turkcell distribütörlerine belirli bölge ve müşteri grupları tahsis
ederek diğer bölge ve müşteri gruplarına aktif satış yapılmasını yasaklamıştır. Aktif satış
kısıtlaması münhasırlığın ve bundan kaynaklı etkinlik kazanımlarının sağlanabilmesi için
gerekli bir kısıtlamadır. Nitekim münhasırlık uygulaması neticesinde distribütörlerin kendi
bölgelerine daha fazla odaklanması, yatırım yapması ve toptancılık faaliyetlerine
yoğunlaşarak daha etkin şekilde dağıtım faaliyetlerini yürütmesi sağlanabilecektir.
(92) Sözleşme kapsamında distribütörlere getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi
yaklaşık 4,5 yıldır ve bu süre sonunda 3 ay önceden herhangi bir mutabakata varılmaması
halinde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği görülmektedir. Bu nedenle sözleşme
belirli süreli bir sözleşmedir. Sözleşmenin kapsamı ve sektördeki benzer ilişkiler için
öngörülen süreler dikkate alındığında getirilen rekabet kısıtlamalarının süresinin etkinlik
kazanımlarının sağlanması için makul olduğu değerlendirilmektedir.
(93) IMEI kilitlemesi uygulamasında ise son tüketiciler ve bayiler açısından mevcut rekabet
seviyesi ile elde edilen faydalarda bir azalma olmaması beklenebilecektir. IMEI kilitlemesi
sadece kontratlı cihazlar için geçerlidir ve bu cihazların satım şartları yeknesak olarak
Turkcell tarafından belirlenmektedir. Bunun yanı sıra, nihai tüketiciler istedikleri bayiden
ürün almak konusunda serbest olup bu anlamda nihai tüketiciler açısından pasif satışların
kısıtlanması söz konusu değildir. Bu nedenle son tüketiciler açısından uygulamanın bir
yansımasının olmayacağı değerlendirilmektedir. Bayiler açısından ise, Sözleşme ile
bayilerin sadece diğer bölge distribütöründen ürün tedarik etmesi yasaklanmış olup, kendi
bölgesinde faaliyet gösteren diğer bayilerden cihaz temin etmesi engellenmemektedir.
Ayrıca bayilerin cihaz satışından sadece prim kazanmaları nedeniyle zaten hâlihazırda
distribütörler arasında arbitraj yapma imkânı bulunmamaktadır. Talep fazlası olan bayilerin
kendi bölge ditribütöründen veya diğer bayilerden kontratlı satmak üzere cihaz alarak prim
kazanmasının önünde bir engel bulunmamaktadır. Bayi memnuniyetini korumaya yönelik
önlemler alındığı23 da dikkate alındığında bayiler açısından etkinin nötr olması
beklenmektedir.
(94) Sözleşme’nin 5.3.9 maddesinde “(…..).” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm hem
distribütörlük ilişkisi hem de cihaz işbirliği açısından geçerlidir. Sözleşme’de ve
Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesinin Değişikliğine İlişkin Ek Sözleşme’de
distribütörlerin işletmekte olduğu perakende seviyedeki bayilerin elden çıkarılması
öngörülmüştür. Başka bir deyişle distribütörlerin aynı zamanda Turkcell bayisi ve TDM
olarak faaliyet gösteremeyeceği hüküm altına alınmıştır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ikinci istisnaya göre toptancı
seviyesinde faaliyet gösteren alıcının son kullanıcılara satış yapması kısıtlanabilmektedir.
23 Distribütörlerin bayi olarak faaliyet göstermesinin engellenmesi, bayi memnuniyetinin distribütörler için bir
performans kriteri olarak belirlenmesi, vb.
17-12/145-64
24/32
(95) Bildirim konusu sözleşmede distribütörlere getirilen Turkcell bayisi ve TDM olarak faaliyet
gösterme yasağı ile distribütörlerin sahip olduğu bu nevi satış ve dağıtım noktalarının elden
çıkarılması sağlanarak distribütörlerin faaliyetlerini esas faaliyet alanı olan distribütörlük
alanında yoğunlaştırmalarının, perakende seviyede eşit koşullardaki bayiler arasında
oluşabilecek muhtemel ayrımcı davranışların önüne geçilebilmesinin amaçlandığı
belirtilmektedir. Söz konusu faaliyet yasağının eş ve 2. dereceye kadar akrabaları
kapsamasının sadece kâğıt üstünde kalacak devirlerin önüne geçilmesi bakımından
gerekli olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca distribütörlerin Turkcell bayisi olarak hizmet
vermeyen perakende satış noktaları da faaliyet yasağı kapsamında değildir. Turkcell’in
kendi bayilerini özgürce seçme hakkı olduğu da dikkate alındığında böyle bir kısıtlama
getirilmesinin dağıtım ağının etkinliğinin korunabilmesi ve mal ve hizmetlerin uç noktalarda
eşit koşullarda tüketiciye sunulabilmesi açısından gerekli olduğu, etkinlik kazanımı elde
edilmesi ve tüketici yararının sağlanması için rekabeti zorunlu olandan daha fazla
sınırlamadığı kanaatine varılmıştır.
(96) Yukarıda yer verilen bilgiler ve değerlendirmeler ışığında incelemeye konu Sözleşme’nin
cihaz işbirliğine yönelik hükümleri açısından 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendinde açıklanan şarta uygun olduğu değerlendirilmektedir.
(97) Sonuç olarak, Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’nin, akıllı telefon, tablet ve
aksesuarların dağıtımına yönelik cihaz işbirliğine ilişkin hükümleri bakımından, 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulları sağladığı kanaatine varılmıştır.
G.3.5. Distribütörlük İlişkisine Yönelik Değerlendirme
(98) Turkcell ile KVK ve Genpa arasında imzalanan dosya konusu Sözleşme’nin distribütörlük
ilişkisine yönelik hükümleri, Turkcell tarafından üretimi planlanan ve üreticiler tarafından
üretimi gerçekleştirilen ürünlerin (SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma seti) distribütörlerce
TDM, TİM ve KÇM’lere yeniden satışını kapsamaktadır. Bu bağlamda söz konusu
Sözleşme dikey anlaşma niteliğindedir.
G.3.5.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi ve 2002/2 sayılı Tebliğ Kapsamında
Değerlendirme
(99) Bildirim konusu Sözleşme’nin 5.2.1. maddesi ile distribütörler KVK ve Genpa’ya münhasır
satış bölgesi tahsis edilmiş olup Turkcell dağıtım ağındaki bayiler, KVK ve Genpa arasında
bölge esasına göre paylaşılmıştır. Sözleşmenin ekinde yer alan listeler ile her bir bayi
bulunduğu bölgeye göre (kuzey veya güney) iki distribütörden birine atanmakta olup,
distribütörlerin birbirlerinin bölgesindeki bayilere aktif satışta bulunması yasaklanmaktadır.
5.3.1. maddeyle ise Turkcell, Sözleşme süreci boyunca distribütörlere ilgili bölgelerde
münhasır yetki verdiğini kabul etmekte, sözleşme konusu ürünler açısından farklı
distribütörler ile çalışmayacağını taahhüt etmektedir. Rekabet etmeme yükümlülüğü içeren
5.2.2. maddede, distribütörlerin Turkcell’in rakibi olan diğer GSM operatörlerinin SIM
kartlarını, fiziksel TL kartlarını ve sair ürünlerini tedarik etmeleri ve satmaları
yasaklanmıştır. 5.2.3. maddede ise, distribütörlerin grup şirketlerinin ve yönetim kurulu
üyelerinin Turkcell'in rakibi durumunda olan diğer GSM operatörlerinin ürün tedarikini,
satışını ve dağıtımını yapan bir şirkette kontrol sahibi konumunda ortak olmayacağı, bu
gerçek/tüzel kişilerin madde kapsamında belirtilen her türlü yapıda danışman, yönetici ve
sair sıfatla çalışmayacağı hükme bağlanmıştır. Son olarak 5.3.9. madde ile distribütörlerin
bayi seviyesindeki iştiraklerini elden çıkararak bu seviyede faaliyet göstermeye son
vermesi, ayrıca distribütörlerin ortaklarının 2. dereceye kadar olan akrabaları ve eşlerinin
Turkcell bayisi ve/veya TDM sıfatıyla faaliyet göstermesinin yasaklanması
öngörülmektedir.
17-12/145-64
25/32
(100) Bahse konu hükümler 4054 Kanun’un 4. maddesi uyarınca rekabeti kısıtlayıcı niteliktedir.
Bu nedenle dosya konusu Sözleşme’nin SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma setinin
dağıtımına ilişkin hükümleri bakımından da, cihaz işbirliğine yönelik hükümleri bakımından
olduğu gibi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
(101) Kanun’un 5. maddesi kapsamında öncelikle dikey anlaşma niteliğinde olduğu tespit edilen
dosya konusu Sözleşme’nin distribütörlük ilişkisi bakımından 2002/2 sayılı Tebliğ
çerçevesinde ele alınıp alınamayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Tebliğ’in 2.
maddesinde grup muafiyetinin, sağlayıcının dikey anlaşmaya konu mal veya hizmetleri
sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması koşuluyla uygulanacağı
belirtilmiştir. Dolayısıyla, Turkcell ile KVK ve Genpa arasındaki distribütörlük ilişkisinde
sağlayıcı konumunda olan Turkcell’in SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma seti pazarındaki
pazar payının incelenmesi gerekmektedir. İlgili pazar bölümünde de bahsedildiği üzere,
Turkcell’in SIM kart ve tanışma setinin dağıtımı pazarındaki faaliyetleri esasen GSM
hizmetleri pazarındaki faaliyetlerden kaynaklanmakta, SIM kart ve tanışma seti satışında
esas belirleyici unsur da Turkcell’in GSM hizmetleri pazarındaki gücü olarak ortaya
çıkmaktadır. Dolayısıyla GSM operatörlerinin SIM kart pazar paylarının yanı sıra, GSM
hizmetleri pazarındaki payları da incelenmiştir. Sadece ön ödemeli aboneliklerde yeni
abone tesisinde vergi tahsilatı amacıyla satılan tanışma setine ve ön ödemeli GSM
hizmetleri için ödeme gerçekleştirme işlevi gören fiziksel TL kart satışına ilişkin olarak ise
GSM operatörlerinin ön ödemeli abone sayıları bazında pazar payları ele alınmıştır.
(102) Bu doğrultuda aşağıda ilk olarak Turkcell’in ve diğer mobil işletmecilerin SIM kart adetleri
bazında pazar paylarına yer verilmiştir. Tablodan görüleceği üzere, Turkcell’in pazar payı
2014, 2015 ve 2016 (Haziran ayı itibariyle) yıllarında %40’ın üzerindedir.
Tablo 8: SIM Kart Sayısı Bazında Pazar Payları (%)
2014 2015 2016 (Haziran)
Turkcell (…..) (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..) (…..)
Avea (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüsler tarafından gönderilen bilgiler neticesinde raportörlerce hesaplanmıştır.
(103) Aşağıdaki grafiklerde ise GSM operatörlerinin abone sayısı ve gelir bazında pazar
paylarına yer verilmiştir. Tablolardan görüleceği üzere, Turkcell’in pazar payı, %40’ın
üzerinde seyretmektedir. Söz konusu pazar paylarının Turkcell’in SIM kart ve tanışma seti
pazarındaki gücünün bir göstergesi niteliğinde olduğu ve söz konusu pazardaki payının da
%40’ın üzerinde olduğuna işaret ettiği değerlendirilmektedir.
17-12/145-64
26/32
Grafik 1: Mobil İşletmecilerin Abone Sayısına Göre Pazar Payları (%)
Kaynak: BTK 2016 Yılı 3. Çeyrek Verileri
Grafik 2: Mobil İşletmecilerin Toplam Gelire Göre Pazar Payları (%)
Kaynak: BTK 2016 Yılı 3. Çeyrek Verileri
(104) Aşağıdaki tabloda ise GSM operatörlerinin fiziksel TL satış gelirleri bazında pazar
paylarına yer verilmiştir. Tablodan, 2014 ve 2015 yıllarında Turkcell’in pazar payının
%40’ın üzerinde olduğu görülmektedir.
Tablo 9: Fiziksel TL Satış Geliri Bazında Pazar Payları (%)
2014 2015 2016 (Haziran)
Turkcell (…..) (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..) (…..)
Avea (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüsler tarafından gönderilen bilgiler neticesinde raportörlerce
hesaplanmıştır.
47,6 47,1 46,8 46,2 45,2 44,2 44
29,3 29,7 30,1 30,4 30,8 31,3 31,3
23,1 23,2 23,2 23,4 24 24,5 24,7
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
2015-1 2015-2 2015-3 2015-4 2016-1 2016-2 2016-3
Turkcell Vodafone Avea
43,3 43 43,2 42,2 40,1 39,3 40,1
35,2 35,7 35,9 36,8 38,5 38,7 37,9
21,5 21,3 20,9 21 21,4 22 22
0
10
20
30
40
50
60
70
80
90
100
2015-1 2015-2 2015-3 2015-4 2016-1 2016-2 2016-3
Turkcell Vodafone Avea
17-12/145-64
27/32
(105) Aşağıdaki grafiklerde ise Turkcell’in, ön ödemeli abonelerinin toplam ön ödemeli abone
sayısı içindeki payına yer verilmiştir. Turkcell’in fiziksel TL kart pazarındaki payının, ön
ödemeli abone sayısı bazındaki pazar payına paralel olacağı değerlendirilmektedir.
Turkcell’in ön ödemeli abone sayısı bazında 2015-2016 dönemindeki pazar payının %40’ın
üzerinde olduğu görülmektedir. Ön ödemeli abonelerden elde edilen gelir bazındaki pazar
payının ise 2015 yılında %40’ın üzerinde, 2016 yılının ilk iki çeyreğinin sonunda sırasıyla
%(…..) ve %(…..); üçüncü çeyrekte ise %(…..) olduğu anlaşılmaktadır.
Grafik 3: Ön Ödemeli Abonelerin Dağılımı (%)
Kaynak: BTK 2016 Yılı 3. Çeyrek Verileri
Grafik 4: Ön Ödemeli Gelir Pazar Payı (%)
Kaynak: BTK 2016 Yılı 3. Çeyrek Verileri
(106) Yukarıda yer verilen bilgilerden Turkcell’in ilgili pazardaki pazar payının %40’ın üzerinde
olduğu, bu nedenle Sözleşme’nin SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma setinin dağıtımını
konu olan distribütörlük ilişkisi bakımından 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında olmadığı
değerlendirilmiş ve 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet analizi
yapılmıştır.
43,1 40,6 43,4 41,9 39,7 39,3 40,3
31,9 33,8 32,6 33,2 33,6 33,2 33,3
25 25,7 24,1 24,9 26,7 27,5 26,4
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
2015-1 2015-2 2015-3 2015-4 2016-1 2016-2 2016-3
Turkcell Vodafone Avea
47,7 47 46,7 45,7 44,2 43,1 42,9
30,6 31,2 31,5 31,9 32,3 32,9 32,9
21,7 21,8 21,8 22,4 23,5 24 24,2
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
2015-1 2015-2 2015-3 2015-4 2016-1 2016-2 2016-3
Turkcell Vodafone Avea
17-12/145-64
28/32
G.3.5.2. 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
(107) Daha önce de bahsedildiği üzere, Sözleşme’nin distribütörlük ilişkisini düzenleyen
hükümleri çerçevesinde, SIM kart, fiziksel TL kart ve tanışma setinden oluşan Turkcell
ürünleri TDM’lere, TİM’lere ve KÇM’lere münhasıran distribütörler KVK ve Genpa
tarafından dağıtılacaktır. KVK ve Genpa’nın diğer GSM operatörleri ile çalışması,
Turkcell’in de diğer distribütörler vasıtasıyla ürün dağıtımı yapması yasaklanmıştır. Bunun
yanı sıra, Turkcell’in söz konusu kanallara doğrudan satışı bulunmamaktadır. Ayrıca,
Sözleşme ile bölgesel münhasırlık sistemi benimsenmiş olup bu çerçevede diğer
distribütörün bölgesine aktif satışlar kısıtlanmıştır. Son olarak, distribütörlerin bayi
seviyesindeki iştiraklerini elden çıkararak bu seviyede faaliyet göstermeye son vermesi,
ayrıca distribütörlerin, ortaklarının 2. dereceye kadar olan akrabaları ve eşlerinin Turkcell
bayisi ve/veya TDM sıfatıyla faaliyet göstermesinin yasaklanması öngörülmüştür. Bahse
konu dağıtım sistemine ilişkin Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet
değerlendirmesine aşağıda yer verilmektedir.
a) Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(108) Turkcell’in GSM hizmetlerinin sunumundan kaynaklanan SIM kart, fiziksel TL kart ve
tanışma seti gibi ürünlerinin, ülke genelinde oldukça çok sayıda bulunan TDM, TİM ve KÇM
gibi bayiler tarafından bu ürünleri üreten üreticilerden doğrudan temin edilmesi yerine,
distribütörler tarafından temin edilerek söz konusu bayi kanalına dağıtılmasının ürünlerin
tedariği ve dağıtımının daha hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacağı,
ürünlerin stoklanması ve ürün arzının devamlılığı açısından süreçlerin daha belirli ve etkin
bir şekilde işleyeceği beklenmektedir. Turkcell tarafından yapılan bildirimde söz konusu
ürünlerin tedarik ve dağıtımı beş distribütör tarafından yapılmakta iken, bildirime konu
Sözleşme ile getirilen sistemle sadece iki distribütörle çalışılmasının öngörüldüğü
belirtilmiştir. Daha az sayıda distribütörle çalışılmasının, etkinlik kazanımlarını artıracağı
değerlendirilmektedir.
(109) Turkcell tarafından distribütörlere getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün,
distribütörlerin sadece Turkcell ürünlerinin dağıtımına odaklanmasını sağlayarak etkinlik
doğurması beklenmektedir. Distribütörlere getirilen bölgesel münhasırlık ise,
distribütörlerin sadece kendi bölgelerindeki bayilerle çalışmaya odaklanması, bayiler
açısından belirlilik sağlanması nedenleriyle Turkcell ürünlerinin dağıtımında etkinlik
yaratacaktır. Avea’nın da Turkcell dağıtım ağına benzer bir yapı içerisinde distribütörleri ile
münhasıran çalıştığı, distribütörlerine münhasır bölgeler ve müşteri grupları tahsis ederek
rekabet etmeme yükümlülüğü getirdiği görülmektedir. Vodafone ise SIM kart ve fiziksel TL
kart dağıtımını Vodafone Dağıtım Hizmetleri A.Ş. aracılığı ile gerçekleştirmektedir.
(110) Turkcell tarafından yapılan bildirim ve gönderilen bilgilerde de, akdedilen Sözleşme
sonucunda birçok etkinlik kazanımının ortaya çıkacağı belirtilmiştir. Turkcell ve diğer GSM
operatörleri, münhasırlık uygulamalarının distribütörlerin etkin bir şekilde stok yönetimi
yapabilmesini ve ürünlerin satış kanallarına tam ve zamanında sevk edilmesini
kolaylaştırdığı, ürün satışının desteklenmesiyle arzın devamlılığını sağladığı, dağıtıcının
tüm faaliyetlerini tek markaya veya bölgeye yöneltmesinin daha yoğun pazarlamaya olanak
sağlayarak dağıtımda ölçek ekonomilerinin ortaya çıkmasına neden olduğu, bir bölgeye
aktif olarak sadece kendisinin satış yapacağını bilen dağıtıcının yatırım güdüsünün arttığı
ve özel yatırımların teşvik edildiği belirtilmiştir. Ayrıca dağıtıcılara bölgesel münhasırlık ve
müşteri münhasırlığının verilmesinin dağıtıcılar arasında bedavacılık sorununun ortaya
çıkmasını engelleyerek yatırımların ve satışların optimum düzeyde gerçekleşmesine
katkıda bulunduğu ifade edilmiştir.
17-12/145-64
29/32
(111) Yukarıda yer verilen hususlar çerçevesinde, Turkcell ile distribütörler arasında imzalanan
anlaşmanın ürünlerin bulunurluğu, stok yönetimi, ürünlerin tedariki ve pazarlanması, satış
sonrası hizmetler gibi konularda iyileşme yarattığı ve bu şekilde başvuruya konu
Sözleşme’nin dağıtım ilişkisini düzenleyen hükümleri bakımından da Kanun’un 5.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan koşulu sağladığı değerlendirilmektedir.
b) Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(112) Bu kapsamda, Turkcell tarafından yapılan başvuruda ve gelen cevabi yazılarda bahse
konu Sözleşme sonrasında hedeflenen dağıtım ağı düzenlemesi sonucu tüketicinin
alacağı hizmetin kalitesi ile ürün bulunurluğunun artacağı, ayrıca hizmetin mümkün olan
en çok noktadan sunulması sonucu tüketicilerin ürün ve hizmetlere daha iyi koşullarla
erişme imkanı bulabileceği ifade edilmiştir. Distribütörlerin Turkcell ürünlerini bölgesel
münhasırlık esasına göre dağıtması sayesinde, ürünleri daha hızlı bir şekilde
bölgelerindeki satış kanallarına ulaştırabileceği belirtilmiştir.
(113) Dosya kapsamında Turkcell ile benzer dağıtım süreci yürüten Vodafone ve Avea’dan da
bilgi istenilmiş olup; Avea’dan gelen cevabi yazıda, münhasıran çalışılan distribütörlerin
bölgesel yapıya göre hizmet verdiği, bu sayede distribütörlerle satış kanalları arasındaki
ilişkinin daha koordineli ve hızlı bir şekilde yürütüldüğü, bunun sonucunda ise ürünlerin
satış kanallarına tam ve zamanında sevki gerçekleştirilerek müşteri memnuniyetinin
artırıldığı ifade edilmiştir. Vodafone’dan gelen cevabi yazıda ise, münhasırlık uygulamaları
ile dağıtıcının tüm faaliyet ve çabasını tek markaya ve bölgeye yöneltmesinin dağıtım
faaliyetini rasyonelleştirdiği, ürün ve hizmetlerin mümkün olduğunca çok sayıda satış
kanalında ve sürekli bulundurulması suretiyle tüketiciye yarar sağlandığı belirtilmiştir.
(114) Turkcell ve diğer GSM operatörlerinin de belirttiği üzere, Turkcell ürünlerinin distribütörler
tarafından münhasırlık hükümleri çerçevesinde tedariki ve dağıtımının doğuracağı etkinlik
kazanımlarının tüketici faydası sağlayacağı, dolayısıyla Sözleşmenin distribütörlük
ilişkisine yönelik hükümleri bakımından da 4054 sayılı Kanunun 5. maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde yer alan koşulu sağladığı değerlendirilmektedir.
c) İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(115) Mobil hizmetlerden aboneler faturalı ve ön ödemeli olmak üzere iki şekilde
faydalanabilmektedir. Fiziksel TL ise abonelerin ön ödemeli hizmetlerden faydalanmasını
sağlayacak ücretlendirme araçlarından biri olarak tanımlanabilir. Pazarın yapısını anlamak
açısından ön ödemeli ve faturalı abonelerin oranına baktığımızda son yıllarda faturalı
abone lehine bir artış görülmektedir. Dolayısıyla dijital ödeme araçlarındaki gelişimle
birlikte fiziksel TL satışları her geçen gün düşmekte ve hem aboneler hem de teşebbüsler
açısından önemini yitirmektedir.
(116) Bu nedenle fiziksel TL’nin ön ödemeli aboneler için ödeme araçlarından yalnızca bir tanesi
olduğu ve dijitalleşmeyle birlikte fiziksel TL kullanımının çok sınırlı kaldığı gerekçesiyle
Turkcell’in rakipleri konumundaki Vodafone ve Avea’nın da benzer dağıtım ağı kurarak
faaliyette bulundukları göz önüne alınarak, fiziksel TL bakımından sözleşmeyle getirilen
kısıtlayıcı hükümlerin rekabet üzerindeki etkisinin çok sınırlı olacağı, SIM kart satış
işlemlerinin ise teşebbüs tarafından kâr elde etmek için yürütülen bir işlem olarak
görülmediği ve büyük bir kısmının abonelere ücretsiz olarak verildiği, teşebbüsün ana
faaliyeti olan mobil haberleşme hizmetlerinin sunumu için gerekli olan abonelik ilişkilerinin
kurulması amacıyla bir araç olarak görüldüğü bu sebeplerle rekabet üzerinde olumsuz bir
etki yaratmayacağı değerlendirilmektedir.
17-12/145-64
30/32
(117) Turkcell’in distribütörler ile münhasırlık içeren sözleşme imzalaması rekabet üzerinde
pazar kapama gibi olumsuzluklara yol açabilir. Ancak, Turkcell’in mobil telekomünikasyon
hizmetleri pazarındaki rakiplerinin de distribütörler ile münhasıran çalışması ve
çalışabilecekleri diğer alternatif teşebbüslerin de bulunması sebebiyle dosya konusu
sözleşme nedeniyle markalar arası rekabetin önemli ölçüde kısıtlanmayacağı kanaatine
varılmıştır.
(118) Yukarıda açıklanan nedenlerle bildirim konusu Sözleşme’yle ilgili piyasanın önemli bir
bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu Olandan
Fazla Sınırlandırılmaması
(119) SIM kart, fiziksel TL ve tanışma setini kapsayan distribütörlük ilişkisi sonucunda ortaya
çıkacak etkinlik kazanımlarına yukarıda 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bendlerine ilişkin yapılan değerlendirmelerde yer verilmiştir. Bu
bölümde sözleşme ile kararlaştırılan rekabet kısıtlarının elde edileceği düşünülen etkinlikler
açısından zorunlu olup olmadığı değerlendirilecektir.
(120) Turkcell ile KVK ve Genpa arasında imzalanan anlaşmada distribütörlük ilişkisi
kapsamında belirlenen rekabet kısıtlarının münhasır bölge/münhasır müşteri grubu,
rekabet etmeme yükümlülüğü ve Turkcell bayisi ve TDM olarak faaliyet gösterme yasağı
olarak sınıflandırılması mümkündür.
(121) Bildirime konu sözleşme ile distribütörlere belirli bölge veya müşteri grupları tahsis edilmiş,
kendi bölge ve/veya müşteri grupları dışındakilere aktif satış yapmama yükümlülüğü
getirilmiştir. Aktif satış kısıtlaması bir bölge veya müşteri grubunun münhasırlığının
sağlanabilmesi için gerekli bir unsurdur. Nitekim dikey nitelikli anlaşmalarda yeniden
satıcılara getirilen, münhasır olarak tayin edilen diğer bölgelere aktif satış kısıtlamaları
muafiyet alabilir kısıtlamalardan görülmektedir.
(122) Ayrıca sözleşmenin 5.2.1. maddesinde alternatif kanalların24 bölgesel münhasırlığın
istisnası olduğu, alternatif kanalların toplam ürün satış cirosunun %50’lik kısmının satış ve
dağıtımının distribütörler tarafından yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu
anlaşma maddesiyle belirtilen hususun bölgesel münhasırlığın tüm satış kanallarını
kapsamaması nedeniyle rekabetçi açıdan olumlu olduğu değerlendirilmektedir.
(123) Diğer taraftan münhasır bölge/müşteri grubu belirlenmesinden kaynaklı etkinlik artışlarının
elde edilebilmesi için sadece aktif satışların kısıtlanması gerekli olmakla birlikte aynı
zamanda da yeterlidir. Başka bir ifadeyle söz konusu etkinlik kazanımlarının ortaya
çıkabilmesi için distribütörlerin, diğer dağıtıcıların veya sağlayıcının kendisinin aktif
çabaları sonucu ortaya çıkmayan pasif satışlardan25 kaynaklı rekabetten korunmamaları
gerekmektedir. Bildirim konusu sözleşme ile SIM kart, fiziksel TL ve tanışma setini
kapsayan distribütörlük ilişkisinde pasif satışlara yönelik herhangi bir kısıtlamanın
getirilmediği görülmektedir.
24 Telesatış, Online ve Turkcell Mağazalar/Flagshipler birlikte anıldığında kullanılan kısaltmayı ifade
etmektedir.
25 Başka bir alıcının bölgesindeki veya müşteri grubundaki müşterilerden gelen ve alıcının aktif çabaları
neticesi olmayan talepleri karşılamak, alıcı malın teslimatını müşterinin adresine götürerek yapsa dahi “pasif
satış” anlamına gelmektedir (Kılavuz, para. 24).
17-12/145-64
31/32
(124) Rekabet etmeme yükümlülüğü bakımından sözleşmenin zorunlu olandan fazla bir
sınırlama içerip içermediğinin değerlendirilmesinde anlaşmanın süresi de önem arz eden
bir husustur. Dikey nitelikli anlaşmalarda süresi beş yılı aşmayan veya beş yıldan sonraki
uzatmanın her iki tarafın açık iradesi ile mümkün olduğu ve alıcının beş yıllık süre sonunda
rekabet etmeme şartına son vermesini engelleyen herhangi bir durumun olmadığı hallerde
önemli rekabetçi endişeler ortaya çıkmayabilecektir26. Bildirime konu Sözleşme’de rekabet
etmeme yükümlülüğünün süresinin anlaşma süresi ile paralel olarak yaklaşık 4,5 yıl olduğu
görülmektedir. Distribütörlerin bu dönem sonunda serbest kalmalarını zorlaştıran bir
hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca sözleşme sonrası döneme ilişkin herhangi bir rekabet
yasağı öngörülmemektedir.
(125) Son olarak distribütörler, distribütörlerin iştirakleri ve ortaklarının eşleri ve 2. dereceye
kadar akrabalarının Turkcell bayisi olarak faaliyet göstermesini engelleyen Sözleşme’nin
5.3.9. maddesinin - G.3.4.3. numaralı bölümde açıklandığı üzere- rekabeti elde edilmesi
öngörülen etkinliklere ve tüketici faydasına erişilmesi için gerekenden fazla kısıtlamadığı
değerlendirilmektedir.
(126) Sonuç olarak, Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’nin, SIM kart, fiziksel TL kart ve
tanışma setinin dağıtımına ilişkin hükümleri bakımından da, cihaz işbirliğine ilişkin
hükümleri bakımından olduğu gibi, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında
sayılan koşulları sağladığı, bu nedenle bildirime konu Sözleşme’ye aynı madde
kapsamında bireysel muafiyet tanınabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
(127) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Turkcell Satış ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş. ile KVK Teknoloji Ürünleri ve Tic. A.Ş. ve
Genpa Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen
Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olduğuna,
- Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’nin, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına,
- Bununla birlikte Distribütörlük ve Cihaz İşbirliği Sözleşmesi’ne, 4054 sayılı Kanun’un
5. maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların tamamını karşılaması nedeniyle,
bireysel muafiyet tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
26 Kılavuz, para. 35.
Full & Egal Universal Law Academy