Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-3-71 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 17-13/172-74
Karar Tarihi : 20.04.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN,
Adem BİRCAN, Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: M. Okan ALPAY, Mehmet GERÇEK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Vahdettin BEYDÜZ
Yeni Cami Mah. Sahil Cad. Çarşı İçi Edremit Van
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Bekiroğlu Pazarlama Dağıtım Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık
Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
Süphan Mah. İpekyolu Cad. Van Gölü Toptancılar Sitesi Mavi
Ada A Blok Dk: 24/25 Merkez Van
- Eti Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Hoşnudiye Mah. Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Cad. No: 11
Tepebaşı Eskişehir
(1) E. DOSYA KONUSU: Eti Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve distribütörü Bekiroğlu
Pazarlama Dağıtım Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. tarafından
şikâyetçiye ait satış noktası üzerinde baskı oluşturularak raf düzenlerine
müdahale edildiği, şikâyetçinin bu müdahaleye itirazı üzerine de ürün tedarikinin
kesildiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kurum kayıtlarına 07.12.2016 tarihinde giren başvuruda, Eti
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ETİ)’nin distribütörü olarak Van’ın Edremit ilçesinde
faaliyet gösteren Bekiroğlu Pazarlama Dağıtım Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi
Ltd. Şti.’nin (BEKİROĞLU) şikayetçinin marketinin raf düzenine müdahale ettiği, bu
kapsamda Eti markalı ürünlerde çeşitliliğin artırılmasının ve rakip marka ürünlerin aynı
rafta bulundurulmamasının talep edildiği, aksi halde ürün tedarikinin kesileceğinin şifahi
olarak bildirildiği, akabinde bu taleplerin yerine getirilmemesi üzerine ürün tedarikinin
kesildiği, durumun ETİ’ye iletildiği ancak herhangi bir sonuç alınamadığı iddia edilerek
konunun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)
kapsamında incelenmesi talep edilmiştir
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 07.12.2016 tarihinde intikal eden başvuru
üzerine hazırlanan 20.12.2016 tarihli ve 2016-3-71/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu,
Rekabet Kurulunun (Kurul) 28.12.2016 tarihli toplantısında görüşülmüş ve başvuru
konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrası
uyarınca önaraştırma yapılmasına 16-45/727-M sayı ile karar verilmiştir.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; önaraştırma konusu iddialar çerçevesinde
4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlal edilmediği, bu nedenle aynı Kanun’un
17-13/172-74
2/6
41. maddesi uyarınca BEKİROĞLU ile ETİ hakkında soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. Taraflar
I.1.1. ETİ
(5) ETİ; 1962 yılında gıda sektöründe faaliyet göstermeye başlamıştır. ETİ temel olarak
bisküviler ve gofretler, krakerler, kekler ve turtalar, lifli ürünler, kahvaltılık ürünler,
çikolatalar ve çikolatalı ürünler, dondurulmuş ürünler ile soğuk atıştırmalıklar üretiminde
bulunmakta olup ayrıca gıda sektörüne makine ve ekipman da sağlamaktadır.
I.1.2. BEKİROĞLU
(6) BEKİROĞLU Van İlinde ETİ’nin distribütörlüğü faaliyetinde bulunmaktadır. Teşebbüs
Van ilinde 1.500 noktaya satış yaptığını, bu noktalardan 300’ünün başvuru sahibinin
işletmesi ile benzer nitelikte olduğunu beyan etmiştir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. Pazar Hakkında Genel Bilgiler
(7) Başvuruda davranışı şikâyete konu edilen BEKİROĞLU, Eti markasına ait bisküvi,
çikolata ve şekerleme ürünlerinin dağıtımı ile iştigal etmektedir. Dolayısıyla, rekabetin
sınırlandırıldığı iddia edilen ürün pazarları temel olarak bu ürünleri ihtiva etmektedir.
Gıda sektöründe alt sektör niteliğindeki bisküvi, kek, çikolata ve şekerleme
pazarlarında Türkiye’de çok sayıda üretici firma yer almaktadır. Sektörde önde gelen
üreticiler arasında Ülker markası ile Yıldız Holding A.Ş. grup firmaları (YILDIZ), Torku
markası ile Konya Şeker Sanayi ve Ticaret A.Ş., ETİ, Saray Bisküvi ve Gıda San. A.Ş.,
Şölen Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., Bifa Bisküvi ve Gıda San. A.Ş. yer
almaktadır. Sektörde Ülker markası ile YILDIZ’ın pazar liderliği konumunu uzun yıllardır
muhafaza ettiği görülmekle birlikte, YILDIZ’ın başta ETİ olmak üzere yoğun bir rekabet
ile karşı karşıya olduğu da gözlemlenmektedir.
(8) Dosya kapsamında elde edilen bilgiler çerçevesinde Van ilinde Eti markasının yanı sıra
Ülker, Torku, Bifa ve Şölen marka ürünlerin dağıtımı ile iştigal eden farklı firmalar
bulunmaktadır. Bu çerçevede Türkiye genelinde bisküvi, çikolata ve şekerleme ürünleri
sektöründe yaşanan rekabetin benzerinin Van ili özelinde de yaşandığı
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Van ilinde yer alan perakende satış noktalarının sektörün
önde gelen diğer markalarına erişimi olduğu görülmektedir. Dosya kapsamında yapılan
inceleme ve taraflardan temin edilen bilgiler Van’ın Edremit ilçesinde hızlı tüketim
ürünleri perakendeciliği alanında başvuru sahibi ile benzer nitelikte 50’nin üzerinde
satış noktası bulunduğunu ortaya koymaktadır.
I.2.2. İlgili Ürün Pazarı ve Coğrafi Pazar
(9) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında “Ancak inceleme
konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları
çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar
açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir.”
ifadesi yer almaktadır. Bu doğrultuda mevcut dosyada yer alan iddialar bakımından,
detaylı bir pazar tanımı yapmanın sonuca herhangi bir etkisi olmayacağından
hareketle, ilgili ürün pazarı ve coğrafi pazar tanımlanmamıştır.
17-13/172-74
3/6
I.3. Değerlendirme
(10) Dosya konusu iddia temel olarak ETİ’nin Van ili distribütörünün, Vahdet Market’in raf
düzenine müdahale etmek istemesi, bu talebin olumsuz karşılanması sonucunda ise
mal tedarikinin durdurulmasıdır. Başvurunun tarafları tedarik zincirinin farklı
kademelerinde yer almakta olup, bu anlamda aralarında dikey bir ilişki bulunmaktadır.
Bu çerçevede iddia öncelikle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ardından
sözleşme yapmanın reddi çerçevesinde 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirilecektir.
I.3.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Yapılan Değerlendirme
(11) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi “Belirli bir mal ve hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri”
yasaklamaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde ise 4. madde yasağı
kapsamında yer almakla birlikte Kanun’un 5. maddesinde yer alan muafiyet şartlarını
sağlayan anlaşmaların 4. madde yasağından muaf tutulabileceği belirtilmektedir. Bu
kapsamda aynı maddede Kurul’a “belirli konulardaki anlaşma türlerine bir grup olarak
muafiyet tanınmasını sağlayan ve bunların şartlarını gösteren tebliğler” çıkarma yetkisi
verilmektedir. Bu yetki uyarınca 4054 sayılı Kanun’un 4. madde yasağından grup
olarak muaf tutulacak dikey anlaşmalara yönelik olarak 2002/2 Sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) yürürlüğe konmuştur.
(12) 2002/2 sayılı Tebliğ temel olarak sağlayıcının pazar payının %40 eşiğinin altında
kaldığı ve Tebliğ’in 4. maddesinde belirtilen “anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına
çıkaran sınırlamaları” içermeyen dikey anlaşmalara muafiyet tanımaktadır. 2002/2
sayılı Tebliğ’de yer alan %40 pazar payı eşiği sağlayıcının pazar gücüne referans teşkil
etmek üzere öngörülmüştür. Uygulamada %40 pazar payı, pazar gücünün hâkim
duruma dönüşebileceği eşik olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in dikey anlaşmalara yaklaşım mantığı, ağır sınırlamaların söz konusu olmadığı
hallerde sağlayıcının önemli pazar gücü bulunmuyorsa dikey sınırlamalar dolayısıyla
taraflar arasındaki ticaret koşullarına müdahale edilmemesi şeklindedir.
17-13/172-74
4/6
(13) Başvuru konusu iddia, distribütörün Eti ürünlerinin rakiplerle aynı raflarda yer almasını
istememesi nedeniyle perakende noktanın raf düzenine müdahale etmesini konu
etmektedir. Diğer yandan ilk inceleme aşamasında yapılan telefon görüşmesinde
başvuru sahibi söz konusu müdahalenin Torku markalı ürünlerin işletmesinde satılması
sebebiyle gerçekleştirildiğini iddia etmiştir. İddia konusu davranış, gerek raf düzenine
müdahale gerekse rakip ürünün noktada bulundurulmaması olarak ele alındığında,
distribütör (BEKİROĞLU) ve/veya üretici (ETİ) tarafından tedarik zincirinin alt
kademesinde yer alan perakende satış noktasına getirilen sınırlama niteliği
taşımaktadır. Bahsi geçen dikey sınırlamalar, anlaşmayı 2002/2 sayılı Tebliğ ile
sağlanan muafiyet kapsamından çıkaran Tebliğ’in 4. maddesinde yer alan
sınırlamalardan değildir. Sınırlamaların sağlayıcının pazar gücü bakımından rekabetçi
bir endişe doğurup doğurmayacağı konusunda ise ETİ’nin çikolata, kek ve bisküvi
ürünleri pazarında Türkiye’de ve benzer şekilde Van ilinde Ülker başta olmak üzere
Torku, Şölen, Bifa gibi birçok markanın rekabetçi baskısı altında olduğu ön plana
çıkmaktadır. Anılan rakip markaların Van ilinde satışını yapan farklı distribütörler
olduğu, gerek BEKİROĞLU’nun gerekse perakende noktanın şikâyetinde yer alan
hususlardan da anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra çikolata ve bisküvi ürünleri pazarında
her ne kadar ETİ’nin yakın markajında olsa da YILDIZ (Ülker) yıllardır lider firma olma
pozisyonunu korumaktadır. Diğer yandan kek pazarında ETİ yaklaşık (…..) pazar
payıyla lider firma konumundayken YILDIZ (Ülker) yaklaşık (…..) pazar payıyla önemli
bir rekabetçi baskı oluşturmaktadır. Tablo 1 de ETİ’nin ve rakiplerinin 2015-2016
yıllarına ait bisküvi, kek ve çikolata pazarlarındaki Türkiye pazar payları ciro bazında
gösterilmektedir:
Tablo 1: Ciro Bazında Bisküvi, Kek ve Çikolataya İlişkin Türkiye Pazar Payları (%)
2015 2016
Marka Bisküvi Kek Çikolata Bisküvi Kek Çikolata
Eti (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ülker (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Market Markalı Ü. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şölen (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Torku (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MNLDZ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nestle (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ferrero (…..) (…..) (…..)
Mars (…..) (…..)
Sunset (…..) (…..)
Diğer (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(14) ETİ, kek ürünleri pazarında %40 eşiğini aşsa dahi, diğer kategorilerde %40 pazar
payını aşmadığı gibi lider firma konumunda da değildir. Dolayısıyla ETİ’nin veya
distribütörünün pazardaki mevcut konumu ve pazarın bahsi geçen yapısı dâhilinde
rekabetçi endişe yaratacak bir uygulamayı dikte edebilecek bir pazar gücüne sahip
olmadığı değerlendirilmektedir.
17-13/172-74
5/6
(15) Diğer taraftan iddiaya karşılık olarak BEKİROĞLU tarafından yapılan açıklamada, raf
düzenine ilişkin talebin herhangi bir markanın noktada yer almaması şeklinde olmadığı,
noktada Eti ürünlerinin rakiplere nazaran daha arka planda ve kısıtlı satış alanında
sergilendiğinin tespiti üzerine, ürün görünürlüğünün artırılmasını sağlamak amacıyla Eti
ürünlerinin ayrı bir stantta yer almasını konu edindiği ifade edilmiştir. BEKİROĞLU,
ürünlerin raflardaki konumlandırmasının ürünün imajı bakımından önemli olduğuna
vurgu yaparak, ETİ’nin pazardaki konumu ve imajına uygun olarak raflarda yer
bulmasının temin edilmeye çalışıldığını belirtmiştir. Pazardaki diğer perakende
noktalarla da benzer raf düzeni şartlarıyla çalışıldığını belirten BEKİROĞLU, pazarda
en yüksek pazar payı ve karlılığa ulaşma hedefleri doğrultusunda başvuru sahibi nokta
ile aradaki anlaşmazlığın giderilmesi halinde ticaretin olağan akışına dönmesi önünde
kendileri bakımından bir engel olmadığını ifade etmiştir. BEKİROĞLU tarafından raf
düzenine müdahale bakımından ürün imajını öne çıkaran açıklamasının, pazarın
mevcut yapısı dahilinde ETİ’nin konumu, pazarın işleyişi ve tüketici tercihleri ile uyumlu
olduğu değerlendirilmektedir.
(16) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda iddia konusu dikey sınırlamaların 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.2. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Kapsamında Yapılan Değerlendirme
(17) Başvuruda raf düzenine müdahale edilmesi iddiasının devamında mal tedarikin
kesildiği hususu ifade edilmektedir. Bu konuya ilişkin olarak öncelikle ifade edilmesi
gereken, rekabet hukuku uygulaması bakımından da ticari ilişkilerde sözleşme
serbestisinin esas olduğu, tüm teşebbüslerin ticaret yapacakları teşebbüsleri özgürce
seçme hakları bulunduğudur. Bununla birlikte, istisnai olarak teşebbüslerin sözleşme
yapmayı reddetmeleri rekabeti kısıtlayıcı bir davranış olarak değerlendirilebilmekte ve
teşebbüse rekabet hukuku çerçevesinde sözleşme yapma yükümlülüğü
getirilebilmektedir. Sözleşme yapma/mal vermenin reddi 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinde düzenlenmektedir. Bu çerçevede bir teşebbüs ancak pazarda hakim
durumda ise ve davranışı kötüye kullanma niteliğinde ise 4054 sayılı Kanun’un ihlal
edildiğinden bahsedilebilecektir. “Hakim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye
Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz”da (Kılavuz)
hâkim durumdaki bir teşebbüsün mal/hizmet vermeyi reddetme eyleminin rekabet
hukukunda ihlal olarak kabul edilebilmesi için kümülatif olarak aranan şartlar aşağıdaki
şekilde sayılmıştır:
- Reddetme, alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da
hizmete ilişkin olmalı,
- Reddetmenin, alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırması muhtemel olmalı,
- Reddetmenin tüketici zararına yol açması muhtemel olmalıdır.
(18) Yukarıdaki şartlar bakımından yapılan değerlendirmede, ETİ’nin ve/veya
BEKİROĞLU’nun pazarda hâkim durumda olduğu kabul edilse dahi davranışının
kötüye kullanma teşkil etmediği görülmektedir. Zira pazara ilişkin verilen bilgiler
çerçevesinde, pazarda ETİ ile rekabet halinde başta YILDIZ (Ülker) olmak üzere çok
sayıda firmanın olduğundan hareketle ETİ’ye ait ürünlerin perakende satış noktaları
için vazgeçilmez olmadığı değerlendirilmektedir. ETİ ürünlerini rafında bulundurmayan
bir perakendecinin pazar dışına itileceği yönündeki bir değerlendirmenin
yapılamayacağı, kaldı ki Vahdet Market’in pazardan çıkmasının son tahlilde tüketici
zararına yol açmasının mümkün olmadığı belirtilmelidir.
17-13/172-74
6/6
(19) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda başvuruya konu davranışın 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
(20) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına gerekçeli kararın
tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak
üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy