Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-4-51
Karar Sayısı : 17-16/233-98
Karar Tarihi : 15.05.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN,
Adem BİRCAN, Şükran KODALAK; Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Esin AYGÜN, Erdem AKTEKİN, Cüneyd DAL, Noyan DELİBAŞI
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Citibank A.Ş.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. K. Korhan
YILDIRIM ve Av. Eda DURU
Çitlenbik Sokak No:12 Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş, İSTANBUL
(1) D. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulunun 20.04.2016 tarih ve 16-14/219-M sayılı
kararı uyarınca yürütülen soruşturma kapsamında Citibank A.Ş.’nin, 4054 sayılı
Kanun ve 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların
Korunmasına İlişkin Tebliğ uyarınca dosyaya giriş talebinin değerlendirilmesi.
(2) E. İDDİALARIN ÖZETİ: Citibank A.Ş. (CİTİ) tarafından yapılan ve Kurum kayıtlarına
27.04.2017 tarihinde giren başvuruda, yazılı savunmanın tam ve eksiksiz bir biçimde
hazırlanması ve savunma hakkının tesisi amacıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) ve 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının
Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ (2010/3 sayılı Tebliğ)
uyarınca dosyaya giriş talebinde bulunulmuştur.
(3) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.04.2017 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 09.05.2017 tarihli ve 2015-4-51/BN-6 sayılı Bilgi Notu, görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(4) G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; kurum içi yazışma niteliği taşıyan ve taraf ile
ilişkili olmayan 02.11.2015 tarih ve 15-39/660-MP sayılı Rekabet Kurulu (Kurul)
kararına erişim talebinin reddedilmesi gerektiği; kurum içi yazışma niteliği taşıyan ve
tarafa ilişkin, taraf ile paylaşılmamış aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliğini haiz kısımları
bulunmayan, 02.11.2015 tarih ve 2015-4-051/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu ve
03.12.2015 tarih ve 2015-4-051/ÖA sayılı Önaraştırma Raporuna erişim talebinin
reddedilmesi gerektiği; 2010/3 sayılı Tebliğ kapsamında kurum içi yazışma niteliğini
haiz pişmanlık başvurusu ve ekleri ile özel sektör gerçek ve tüzel kişileri gibi bilgisine
başvurulanlarla yapılan yazışmalar arasında yer alan, 11.07.2016 tarih ve 4311 sayılı
Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (TURKCELL) cevabi yazısının ve 19.09.2016 tarih ve
5513 sayılı Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş. (TÜPRAŞ) cevabi yazısının teşebbüs ile ilgili
kısımlarının ticari sırlardan arındırılarak Kurum merkezinde herhangi bir elektronik veya
mekanik kopyasının alınmadan incelenmek üzere erişime açılabileceği; yerinde
inceleme tutanaklarından CİTİ ile ilgili olan, Soruşturma Bildiriminde yer verilen fakat
Soruşturma Raporuna girmemiş olan Belge-21 / s. 1096, Belge-28 / s. 70-71 ve Belge-
19 / s. 24’ün ticari sırlardan arındırılarak kendilerine gönderilebileceği, ancak mezkur
belgeler haricindeki yerinde inceleme tutanaklarının ve eklerinin CİTİ’ye ilişkin ek bir
17-16/233-98
2/9
ihlal isnadı içermemesi ve bu bankayla bir ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi
gerektiği; Soruşturma Raporunun ekinde 2010/3 sayılı Tebliğin 6. maddesi kapsamında
ticari sırları karartılarak sunulan belgelerin karartılmamış hallerinin sunulmasına yönelik
talebin ilgili madde hükmü göz önüne alınarak reddedilmesi gerektiği; dosya
kapsamında CİTİ’yle ilgili olabilecek bütün belgelere ve varsa iktisatçı raporuna erişim
talebinin reddedilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
H. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
H.1. Dosyaya Giriş Talebinin Kapsamı
(5) Rekabet Kurulunun 20.04.2016 tarih ve 16-14/219-M sayılı kararı uyarınca yürütülen
soruşturma kapsamında, Kurum kayıtlarına 27.04.2017 tarihinde giren ve CİTİ’ye ait
dosyaya giriş talebini içeren başvuruda, 4054 sayılı Kanun’un 43 ve 44. maddeleri
çerçevesinde savunma hakkının layıkıyla kullanılmasının temin edilmesi için CİTİ
tarafından talep edilen bilgi ve belgeler şunlardır:
03.12.2015 tarih ve 2015-4-051/ÖA sayılı Önaraştırma Raporunun ticari
sırlardan arındırılmış versiyonu ve ekleri (Belge-80),
Varsa dosyaya girmiş olan iktisatçı raporu,
Kurum kayıtlarına 26.08.2015 tarihinde faks yoluyla iletilmiş olan pişmanlık
başvurusunun ve eklerinin ticari sırlardan arındırılmış versiyonu (Belge-1 ve 2),
Soruşturma Raporunda yer verilen tespitlere ilişkin olarak raporun eklerinde yer
alan şu belgelerin karartılmamış versiyonları: Tespit 29 (Belge-2/s.118), Tespit
20 (Belge-2/s.116), Tespit 32 (Belge-2/s.124-125), Tespit 31 (Belge-32 /s.147-
148) Tespit 30 (Belge-24/s.140),
Soruşturma Raporunda yer alıp niteliği tam olarak tespit edilemeyen
belgelerden CİTİ’yi ilgilendiren ve CİTİ’nin adının geçtiği şu belgelerin tümünün
ticari sırlardan arındırılmış versiyonu: Belge-175, Belge-227, Belge-3, Belge-6,
Belge-14, 15, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 24, 28, 31 ve 32,
Kurumun uhdesinde bulunabilecek ve işbu soruşturma kapsamında CİTİ’yi
ilgilendiren ve CİTİ’nin adının geçtiği diğer tüm bilgi ve belgeler.
H.2. Dosyaya Giriş Talebine İlişkin Değerlendirme
(6) 4054 sayılı Kanun’un “Delillerin Toplanması ve Tarafların Bilgilendirilmesi” başlıklı 44.
maddesinin ikinci fıkrasında “Haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen taraflar
sözlü savunma hakkını kullanma taleplerine kadar kurum bünyesinde kendileri ile ilgili
düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her türlü delilin bir
nüshasının kendilerine verilmesini isteyebilir” hükmü yer almaktadır. Buna ek olarak,
aynı Kanun’un 44. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Kurul, tarafları bilgilendirmediği ve
savunma hakkı vermediği konuları kararlarına dayanak yapamaz.” hükmü, evrak ve
bilgi verilmesinin savunma hakkının esasına ilişkin olduğunu göstermektedir. Nitekim
4054 sayılı Kanun’un 44. maddesinin madde gerekçesinde “Kurulun soruşturmaları
gizli değildir. Savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için sözlü savunma
toplantısına kadar, taraflar Kurulca kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve
delilin bir nüshasını alabilmektedir. Böylelikle savunma hakkının tam ve eksiksiz
biçimde kullanılması mümkün olacaktır. Bir başka deyişle, taraflar herhangi bir
ummadıkları sürprizle karşılaşmamaktadırlar.” denmek suretiyle konunun önemi
açıklanmıştır.
17-16/233-98
3/9
(7) Kurul tarafından yayımlanan 2010/3 sayılı Tebliğ, tarafların kendileri hakkında
düzenlenen belgelere erişimini mümkün kılarken bunun istisnalarını da düzenlemiş
bulunmaktadır. Teşebbüslerin soruşturma kapsamında kendileri ile ilgili düzenlenmiş
bilgi ve belgeleri isteme hakları bulunmakla birlikte, bu bilgi ve belgelere erişimin yine
mevzuat hükümlerinin izin verdiği ölçüde gerçekleştirilmesi esastır. Buna ek olarak
2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinde yer alan, “Taraflar dosyaya giriş hakkı
kapsamında, Kurum içi yazışmalar ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin
ticari sır ve diğer gizli bilgileri içerenler hariç olmak üzere, Kurum bünyesinde kendileri
ile ilgili düzenlenmiş her türlü evraka ve elde edilmiş her türlü delile erişebilir.”
hükmüyle, tarafların kendileri hakkında düzenlenmiş evrak ve delillere ulaşabileceği
ancak Kurum içi yazışmaların ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin
ticari sır ve sair gizli bilgi içeren evrakın bu kapsamda yer almadığı ifade edilmiştir.
Dolayısıyla hangi belgelerin Kurum içi yazışma olduğu veya teşebbüs, teşebbüs birliği
ve kişilere ait ticari sır niteliği taşıdığı hususu önem arz etmektedir.
(8) Talebin değerlendirilmesi kapsamında incelenmesi gereken 2010/3 sayılı Tebliğ’in
“Kurum İçi Yazışmalar” başlıklı 7. maddesinde;
“(1) Kurum içi yazışmalar, Kurulun aldığı nihai kararlar bakımından hazırlayıcı
işlem niteliğinde olan birimler arası yazışmalardır.
(2) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgi ve belgeler ile Kurumun diğer kamu
kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya özel sektör gerçek
ve tüzel kişileri gibi bilgisine başvurulanlarla yaptığı yazışmalar da iç yazışma
olarak kabul edilir.”
hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre Kurul’un alacağı nihai karara kadar
gerçekleştireceği hazırlayıcı işlem niteliğindeki yazışmalar, Kartellerin Ortaya
Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmeliği (Pişmanlık
Yönetmeliği) kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ve Kurumun bilgisine başvurduğu
kamu veya özel sektör üçüncü kişileriyle ile yaptığı yazışmalar iç yazışma olarak kabul
edilmektedir.
(9) Buna ek olarak 2010/3 sayılı Tebliğ ile tarafların dosyaya erişim haklarının ne şekilde
kullandırılacağına dair de bir düzenleme getirilmiştir. İlgili tebliğin “Dosyaya giriş
hakkının kullandırılması” başlıklı 10. maddesi şu şekildedir:
“(1) Dosyaya giriş hakkı, ilgilinin talebi de dikkate alınarak; dosya mevcudunda
bulunan ve erişime açılan evrakın fotokopi yolu ile çoğaltılmış nüshalarının veya
elektronik kopyalarının verilmesi ya da gönderilmesi suretiyle kullandırılabilir.
(2) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgiler ile aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği
bulunan diğer kurum içi yazışmalar, Kurum merkezinde incelenebilir.”
(10) Madde metni değerlendirildiğinde, her ne kadar 2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinde
tarafların Kurum içi yazışmalara erişemeyeceği ifade edilmişse de, Tebliğin 7. maddesi
kapsamında tanımlanan Kurum içi yazışmalara erişimin tamamen engellenmediği
ancak aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği bulunan diğer kurum içi yazışmaların
Pişmanlık Yönetmeliği kapsamında yapılan başvurularda sunulan belgeler ile benzer
şekilde Kurum merkezinde incelenebileceğinin düzenlediği anlaşılmaktadır.
17-16/233-98
4/9
H.2.1. Önaraştırma ve İlk İnceleme Raporunun Paylaşılması Talebinin
Değerlendirilmesi
(11) CİTİ, dosyaya giriş başvurusunda 03.12.2015 tarih ve 2015-4-51/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporunun ticari sırlardan arındırılmış hali ve eklerinin, 02.11.2015 tarih
ve 2015-4-051/İİ sayılı İlk İnceleme Raporunun (Belge-3) ve 02.11.2015 tarih ve 15-
39/660-MP sayılı Kurul kararının (Belge-6) kendileriyle paylaşılmasını talep etmiştir.
(12) Öncelikle belirtmek gerekir ki CİTİ, talep ettiği ve nihai karar niteliği bulunmayan
02.11.2015 tarih ve 15-39/660-MP sayılı Kurul kararının tarafı konumunda değildir. Bu
nedenle, kurum içi yazışma niteliği taşıyan ve kendisi ile ilgili düzenlenmediği açık olan
ilgili Kurul kararının 2010/3 sayılı Tebliğ kapsamında teşebbüsün erişimine açılması
mümkün değildir.
(13) İlk İnceleme Raporu ve Önaraştırma Raporuna yönelik talebin 2010/3 sayılı Tebliğ
kapsamında karşılanıp karşılanamayacağına yönelik yapılacak değerlendirmede ise,
öncelikli olarak yukarıda talep edilen belgelerin Kurum içi yazışma niteliğinde olup
olmadığının ve daha sonra eğer bu niteliği haiz ise teşebbüsü aklayıcı ya da suçlayıcı
delil niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Danıştay 13.
Dairesi, 16.03.2007 tarih ve E:2005/6715 ve K:2007/1416 sayılı kararında, Kurul
tarafından önaraştırma sonucunda alınan soruşturma açılması kararının iptali istemini
değerlendirmiştir. Daire, kararında, “İdari işlemlerin yukarıda belirtilen niteliği ve dava
konusu işlemin içeriği birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Kurul kararının, kesin
ve yürütülebilir bir işlem olmadığı, buna karşılık nihai kararın tesisine yönelik hazırlayıcı
işlem olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bu duruma göre 2577 sayılı Kanunda yer alan yasal
düzenleme karşısında, idari davaya konu edilebilecek nitelikleri taşımayan, soruşturma
açılmasına yönelik dava konusu Rekabet Kurulu kararının iptali isteminin esasının
incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.” ifadeleri ile soruşturma açılması kararının nihai
kararın tesisine yönelik hazırlayıcı bir işlem olduğu tespitini yapmıştır.
(14) Bu çerçevede, hazırlayıcı işlem niteliğindeki soruşturma açılması kararına kadarki
dönemde Kurum bünyesinde hazırlanan İlk İnceleme Raporu ve Önaraştırma
Raporunun da hazırlayıcı işlem niteliğinde birimler arası birer yazışma olduğuna şüphe
bulunmamaktadır.
(15) Ulaşılan noktada değerlendirilmesi gereken bir diğer durum söz konusu iki raporun
2010/3 sayılı Tebliğ’in 10. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında “aklayıcı ya da
suçlayıcı delil niteliğine yönelik kısımlarının” bulunup bulunmadığıdır. İlk İnceleme
Raporlarının, nitelikleri ve hazırlandıkları aşama dikkate alındığında, bir anlamda
başvuruların şekil ve kapsam açısından mevzuata uygunluklarını denetleyen, taraflar
açısından herhangi bir delil içermeyen ve önaraştırma dönemine geçişi sağlayan
hazırlayıcı işlemler olduğu değerlendirilmektedir.
17-16/233-98
5/9
(16) Kurul’un soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için gerçekleştirdiği, bilgi
ve belge toplamaya ilişkin 30 günlük sürecin sonunda hazırlanan Önaraştırma Raporu
ise tarafların 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiklerine veya etmediklerine ilişkin herhangi bir
yargı içermemektedir. Bu bağlamda içerikleri, süreçte elde edilen bilgi ve belgelerin ve
raportörlerin soruşturma açılmasına gerek olup olmadığına ilişkin görüşünün Kurul’un
bilgisine sunulmasını kapsamaktadır. Bu noktada hatırlatılmalıdır ki, önaraştırma
döneminde elde edilen tüm deliller, soruşturma sürecinin değişik aşamalarında
tarafların tam erişimine açıktır. Tarafla ilgili kullanılan tüm deliller soruşturma
bildiriminde tarafa iletilmekte, ayrıca Soruşturma Raporunun tebliği esnasında, eğer
ilgili teşebbüse yönelik 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiğine dair bir iddia var ise, bu iddiayı
desteklemek için kullanılan deliller Soruşturma Raporu ekinde bir kez daha taraflara
sunulmaktadır. Kurumca tarafa gönderilen bu delillere ek olarak, taraf ile ilgili
önaraştırma ve soruşturma döneminde elde edilen tüm bilgi ve belgelerin ticari
sırlarından arındırılmış halleri 2010/3 sayılı Tebliğ kapsamında teşebbüslerin erişimine
açılmaktadır.
(17) Bu kapsamda, tarafa ilişkin elde edilen tüm delillerin yukarıda açıklanan süreçler ile
erişime açılmasının bir sonucu olarak “aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği bulunan
kısımlarının” taraf ile paylaşıldığı anlaşılan ve bunun dışında hazırlayıcı Kurum içi
yazışma olan ve niteliği gereği taraf hakkında 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiğine dair
herhangi bir iddia içermeyen Önaraştırma Raporunun 2010/3 sayılı Tebliğ’in 10.
maddesinin ikinci fıkrası kapsamında teşebbüsün erişimine açılamayacağı sonucuna
ulaşılmıştır.
(18) Nitekim Ankara 2. İdare Mahkemesi’nin E:2013/583 ve K:2013/1736 sayılı kararında
ise “Ayrıca Ankara 11. İdare Mahkemesinin 26.04.2012 günlü, E:2011/1735,
K:2012/590 sayılı kararıyla ön araştırma raporunun bilgi edinme başvurusu
kapsamında verilmesi gerektiği yolunda karar verilmiş ise de, bilgi edinme kapsamında
verilmesi gereken belgelerin soruşturma aşamasında verilmesi yolunda yasal bir
zorunluluk bulunmaması nedeniyle anılan husus işlemi sakatlar nitelikte değildir.”
ifadeleri yer almaktadır1.
(19) Sonuç olarak, 03.12.2015 tarih ve 2015-4-051/ÖA sayılı Önaraştırma Raporunun,
02.11.2015 tarih ve 2015-4-051/İİ sayılı İlk İnceleme Raporunun ve 02.11.2015 tarih ve
15-39/660-MP sayılı Kurul kararının paylaşılmasına ve/veya erişime açılmasına yönelik
talep kabul edilemeyecektir.
1 Benzer yönde bkz. Ankara 4. İdare Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli E:2014/1187, K:2015/593 sayılı
kararı.
17-16/233-98
6/9
H.2.2. Pişmanlık Başvurusu ve Ekleri ile Özel Sektör Gerçek ve Tüzel Kişileri
Gibi Bilgisine Başvurulanlarla Yapılan Yazışmalar Arasında Yer Alan Belgelerin
Paylaşılması Talebinin Değerlendirilmesi
(20) CİTİ tarafından kendileriyle paylaşılması talep edilen diğer bir belge de pişmanlık
başvurusunun ve eklerinin ticari sırlardan arındırılmış versiyonudur. Konu ile alakalı
olarak hangi belgelerin Kurum içi yazışma olduğu veya teşebbüs, teşebbüs birliği ve
kişilere ait ticari sır niteliği taşıdığı hususuna yönelik diğer bir hüküm, 2010/3 sayılı
Tebliğ’in “Kurum İçi Yazışmalar” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer almaktadır:
“Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgi ve belgeler ile Kurumun diğer kamu
kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya özel sektör gerçek
ve tüzel kişileri gibi bilgisine başvurulanlarla yaptığı yazışmalar da iç yazışma
olarak kabul edilir.”
(21) Tebliğ hükmü incelendiğinde, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrası
ve 9. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde elde edilmiş olan pişmanlık başvurusu
ve ekleri ile bilgisine başvurulan özel sektör gerçek ve tüzel kişileri tarafından
gönderilen belgelerin de Kurum içi yazışma olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
(22) 2010/3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin ikinci fıkrasındaki hükmüyle birlikte aynı Tebliğ’in
“Dosyaya Giriş Hakkının Kullandırılması“ alt başlıklı bölümünde yer alan 10.
maddesinin ikinci fıkrasına da değinilmesi gerekmektedir. Söz konusu fıkrada;
“Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgiler ile aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği
bulunan diğer kurum içi yazışmalar, Kurum merkezinde incelenebilir.“
hükmü yer almaktadır. İlgili mevzuat hükümleri ele alındığında, CİTİ tarafından talep
edilen, Kurum kayıtlarına 26.08.2015 tarihinde faks yoluyla iletilmiş olan pişmanlık
başvurusunun ve eklerinin ticari sırlardan arındırılmış halinin, “özel sektör gerçek ve
tüzel kişileri gibi bilgisine başvurulanlarla yapılan yazışmalar” arasında yer alan,
TURKCELL tarafından gönderilen 11.07.2016 tarih ve 4311 sayılı yazı ile TÜPRAŞ
tarafından gönderilen 19.09.2016 tarih ve 5513 sayılı yazının, kurum içi yazışma
niteliği taşımasından ötürü, fotokopi yoluyla çoğaltılmış nüshaları veya elektronik
kopyaları verilemeyecek olup bu belgelerin teşebbüs ile ilgili kısımları Kurum
merkezinde incelenmek üzere ticari sırlardan arındırılarak tarafa sunulabilecektir.
(23) Bu bağlamda, Soruşturma Bildiriminde CİTİ’ye gönderilen ancak herhangi bir ihlal
isnadına dayanak yapılmadığı gerekçesiyle Soruşturma Raporunda yer verilmeyen
belgeler arasında yer alan ve pişmanlık başvurusu kapsamında Kurum kayıtlarına
intikal etmiş olan Belge-2/s.208, 221, 218 (Tespit 42), Belge-2/s.199-201 (Tespit 46),
Belge-2/s.251, 253 (Tespit 49), Belge-2/s.391 (Tespit 91), Belge-2/s. 417-418 (Tespit
96), Belge-2/s. 446 (Tespit 103) ve Belge-2/s.532 (Tespit 105) ticari sırlardan
arındırılmış olarak Kurum merkezinde erişime açılabilecektir. Belge-2/s.281, 291
(Tespit 48) ise telefon görüşmesi kayıtları olup iletişimlerin sadece ilgili kısımlarının
ticari sırlardan arındırılmış olarak Kurum merkezinde erişime açılabilmesi mümkündür.
17-16/233-98
7/9
(24) Ayrıca Kurum merkezinde gerçekleştirilecek inceleme esnasında, 2010/3 sayılı
Tebliğ’in 10. maddenin ikinci fıkrasında öngörülen farklı usul ile korunduğu anlaşılan
belgelerin gizliliğinin temin edilmesi amacıyla, teşebbüs yetkililerinin belgelere erişimleri
esnasında herhangi bir kayıt tutmamaları ve yine bu kapsamda yanlarında telefon,
kayıt cihazı, bellek, fotoğraf makinesi ve not defteri benzeri kayıt tutmaya yarayacak
cihaz/eşya bulundurmamaya özen göstermeleri gerektiği değerlendirilmiştir. Nitekim
Avrupa Birliği Komisyonu da benzer yöntemi benimsemekte ve yayınladığı “Leniency
Notice” belgesinde, pişmanlık başvurusuna ilişkin erişimde, başvuruda yer alan
herhangi bir bilginin elektronik/mekanik vb. araçlarla kopyasının alınamayacağını
hüküm altına almaktadır2.
H.2.3. Yerinde İnceleme Tutanakları ve Eklerinin Paylaşılması Talebinin
Değerlendirilmesi
(25) CİTİ tarafından talep edilen yerinde inceleme tutanakları ve ekleri (Belge-14, 15, 16,
18, 19, 20, 21, 22, 24, 28, 31, 32) aralarında CİTİ’nin de (Belge-31) bulunduğu
soruşturma tarafı bankalarda gerçekleştirilen yerinde incelemelerde elde edilen bilgi ve
belgeleri içermektedir.
(26) Soruşturma kapsamında CİTİ hakkında kullanılmış ve/veya ihlal isnadı yapılmış olan
tüm bilgi ve belgeler, ilgili bankaya Soruşturma Bildiriminde ve Soruşturma Raporunun
eklerinde tebliğ edilmiştir. Bunun haricinde, yerinde incelemede tutanağa bağlanan
belgeler arasında CİTİ’ye ilişkin başka bir belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla yukarıda
belirtilen yerinde inceleme tutanaklarının CİTİ’nin savunmasını destekleyici veya eksik
kılacak yönde bir etkisi bulunmamaktadır. CİTİ ile ve/veya soruşturmayla
ilişkilendirilmeyen bu belgelerin CİTİ’nin erişimine açılması mümkün değildir. Ayrıca, 31
numaralı belge CİTİ’de gerçekleştirilen yerinde incelemeye ilişkin tutanak olup, yerinde
inceleme sonrasında bu belgenin bir sureti kendilerine bırakılmıştır.
(27) Öte yandan, Soruşturma Bildiriminde CİTİ’ye gönderilen ancak herhangi bir ihlal
isnadına dayanak yapılmadığı gerekçesiyle Soruşturma Raporunda yer verilmeyen
belgelerin arasında yer alan ve yerinde incelemede çeşitli bankalardan elde edilen
Belge-21/s.1096 (Tespit 4), Belge-28/s.70-71 (Tespit 90) ve Belge-19/s.24’ün (Tespit
104) ticari sırlardan arındırılmış olarak CİTİ’ye gönderilebilmesi mümkündür. Açıklanan
nedenlerle sayılan bu belgeler dışında kalan yerinde inceleme tutanaklarına ve eklerine
erişim talebi reddedilmiştir.
2 2006/C 298/11 sayılı Kartel Dosyalarında Cezalardan Bağışıklık ve Cezalardan İndirime dair
Komisyon Bildirisi, paragraf 33: “Pişmanlık başvurusuna erişim yalnızca soruşturmanın tarafı olan
teşebbüslere ve teşebbüslerin temsilcilerine; erişim sağlanan başvuruda yer alan bilgilerin, herhangi bir
kısmının mekanik veya elektronik kopyasını yapmayacaklarını taahhüt etmeleri halinde verilir.”
17-16/233-98
8/9
H.2.4. Soruşturma Raporundaki Tespitlere İlişkin Raporun Eklerinde Yer Alan
Belgelerin Karartılmamış Hallerinin Paylaşılması Talebinin Değerlendirilmesi
(28) Soruşturma Raporu ekinde, soruşturma kapsamında haklarına yer verilen iddialara
dayanak yapılan belgelerin tamamı, ticari sırlar karartılmış olarak, soruşturmanın bütün
taraflarına ulaştırılmaktadır. Diğer taraftan, belirli bir müşteri işleminde ihlal isnadı
yapılan bankaya, aynı işlem üzerinde tesis edilmiş ve tarafı olmadığı diğer iki taraflı
rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaya / anlaşmalara ilişkin belgeler de temin edilmek suretiyle,
ilgili bankaya işlem üzerinde bütüncül bir savunma yapma olanağı sunulmuştur. Bu
nedenle söz konusu belgeler 2010/3 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca ticari sırlar
karartılarak CİTİ ile paylaşılmıştır. Ayrıca ilgili işlemde adı geçip herhangi bir ihlal isnadı
yapılmayan bankalara ilişkin bilgiler de, CİTİ’yle ilişkili olmadıkları gerekçesiyle
karartılmıştır. CİTİ’ye yönelik ihlal isnadına dayanak teşkil eden ve Soruşturma
Raporunun ekinde, herhangi bir karartma yapılmadan yer verilmiş olan Belge-2/s.124-
125’in ise bu kapsamda sehven talep edildiği değerlendirilmektedir. Açıklamalar
çerçevesinde 2010/3 sayılı Tebliğin 6. maddesi kapsamında ticari sır nitelendirilmesi
gereğince karartılarak tarafa sunulan belgelerin karartılmamış hallerinin gönderilmesine
ilişkin talep uygun bulunmamıştır.
H.2.5. Dosya Kapsamına Girmiş (Varsa) İktisatçı Raporu ile Kurumun Uhdesinde
Bulunabilecek ve CİTİ’yi İlgilendiren Tüm Belgelerin Paylaşılması Talebinin
Değerlendirilmesi
(29) Son olarak, varsa dosya kapsamına girmiş olan iktisatçı raporu ile Kurum uhdesinde
bulunabilecek ve CİTİ’yi ilgilendiren / CİTİ’nin adının geçtiği tüm belgelerin 2010/3
sayılı Tebliğ kapsamında erişime açılması talep edilmiştir. Teşebbüs ile ilişkili tüm
belgelere ticari sırlardan arındırılmak suretiyle Soruşturma Bildiriminde yer verilmiş ve
buna ek olarak CİTİ hakkında ihlal isnadına esas tüm belgeler Soruşturma Raporunun
eklerinde tarafa sunulmuş olup, rapor metninde tüm bu belgelere, belge numaraları
belirtilmek suretiyle atıf yapılmıştır. Buna ek olarak, CİTİ hakkında oluşturulan ihlal
iddiasının desteklenmesinde kullanılmış olan ve yapacağı savunmayı etkilemesi
bakımından CİTİ’yi ilgilendiren tüm belgeler kendisine tebliğ edilmiştir. Kaldı ki,
dosyaya giriş taleplerinin karşılanması ile de kendisi ile ilgili olarak düzenlenmiş
belgelere erişimin tamamlanması beklenmektedir.
(30) Dolayısıyla, dosya kapsamında Citibank A.Ş.’yle ilgili olabilecek bütün belgelere ve (var
ise) iktisadi rapora erişim talebinin de, soruşturma kapsamında elde edilmiş belirli bir
belgeye yönelik olmaması nedeniyle, reddi gerekmiştir.
17-16/233-98
9/9
I. SONUÇ
(31) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Rekabet Kurulunun
20.04.2016 tarih ve 16-14/219-M sayılı kararı uyarınca yürütülen soruşturma
kapsamında Citibank A.Ş. tarafından yapılan dosyaya giriş hakkının kullanılması
talebine ilişkin olarak;
- 2010/3 sayılı Tebliğ kapsamında “Kurum içi yazışma” niteliğini haiz Pişmanlık
başvurusu ve ekleri ile özel sektör gerçek ve tüzel kişileri gibi bilgisine
başvurulanlarla yapılan yazışmalar arasında yer alan, 11.07.2016 tarih ve 4311
sayılı TURKCELL cevabi yazısının ve 19.09.2016 tarih ve 5513 sayılı TÜPRAŞ
cevabi yazısının teşebbüs ile ilgili kısımlarının ticari sırlardan arındırılarak
Kurum merkezinde herhangi bir elektronik veya mekanik kopyasının alınmadan
incelenmek üzere erişime açılmasına,
- Kurum içi yazışma niteliği taşıyan ve taraf ile ilişkili olmayan 02.11.2015 tarih ve
15-39/660-MP sayılı Kurul kararına erişim talebinin reddine,
- Kurum içi yazışma niteliği taşıyan ve tarafa ilişkin, taraf ile paylaşılmamış
aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliğini haiz kısımları bulunmayan, 02.11.2015
tarih ve 2015-4-51/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu ve 03.12.2015 tarih ve 2015-4-
51/ÖA sayılı Önaraştırma Raporuna erişim talebinin reddine,
- Yerinde inceleme tutanaklarından Citibank A.Ş. ile ilgili olan, Soruşturma
Bildiriminde yer verilen fakat Soruşturma Raporuna girmemiş olan Belge-21 / s.
1096, Belge-28 / s. 70-71 ve Belge-19 / s. 24’ün haricindeki yerinde inceleme
tutanaklarına ve eklerine yönelik talebin, bu belgelerin teşebbüse sunulanlar
dışında Citibank A.Ş. ile ilgili olmamaları nedeniyle, reddine,
- Soruşturma raporunun ekinde 2010/3 sayılı Tebliğin 6. maddesi kapsamında
ticari sırları karartılarak sunulan belgelerin karartılmamış hallerinin sunulmasına
yönelik talebin ilgili madde hükmü göz önüne alınarak reddine,
- Dosya kapsamında Citibank A.Ş.’yle ilgili olabilecek bütün belgelere ve varsa
iktisadi rapora erişim talebinin ise soruşturma kapsamında elde edilmiş belirli bir
belgeye yönelik olmaması nedeniyle, reddine
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy