Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-2-15 (Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 17-30/490-212
Karar Tarihi : 27.09.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Beyza AĞVAZ ERBAYAT, Selin DURSUN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN :- T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu
Müdürlüğü
Fatih Sultan Mehmet Bulvarı 13. km No: 448 Hava Müzesi Karşısı
Yenimahalle/Ankara
(1) D. DOSYA KONUSU: Türkiye genelindeki açık cezaevlerine Türk
Telekomünikasyon A.Ş. tarafından ön ödemeli arama kartı sağlanmasına yönelik
olarak Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü ile Türk
Telekomünikasyon A.Ş. arasında imzalanan Ön Ödemeli Arama Kartı (Kazımalı
Kart) Hizmeti Protokolü’ne menfi tespit belgesi verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 07.04.2017 tarih ve 2468 sayı ile
giren ve en son 15.09.2017 tarih ve 6597 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine
düzenlenen 18.09.2017 tarih ve 2017-2-15/MM sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Raporu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü ile Türk
Telekomünikasyon A.Ş. arasında 23.03.2017 tarihinde akdedilmiş olan Protokol’e -
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi
kapsamında olması nedeniyle- menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
- Söz konusu sözleşmenin 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile Değişik
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığı,
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü (İşyurdu
Müdürlüğü) tarafından yapılan başvuruda, İşyurdu Müdürlüğü ile Türk Telekomünikasyon
A.Ş. (TÜRK TELEKOM) arasında 23.03.2017 tarihinde akdedilen Ön Ödemeli Arama
Kartı (Kazımalı Kart) Protokolü’ne (Protokol) 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi
çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde Protokol’e
muafiyet tanınması talep edilmektedir.
17-30/490-212
2 / 8
(5) Başvuruya konu Protokol, Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğüne bağlı
Türkiye genelindeki açık cezaevlerine TÜRK TELEKOM tarafından ücreti mukabilinde
beş yıl boyunca kazımalı kart sağlanmasını öngörmektedir.
(6) Süre açısından yeniden düzenlenen Protokol 10.05.2017 tarih ve 3250 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir. Ayrıca talep edilen bilgilere istinaden İşyurdu Müdürlüğü’nce
gönderilen cevabi yazı 26.07.2017 tarih ve 5365 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
(7) Öte yandan; IPC Telekomünikasyon Tic. A.Ş.’den (IPC), EMN Telekomünikasyon
Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden (EMN), TTM Telekomünikasyon ve İletişim
Hizmetleri San. ve Dış Tic. A.Ş.’den (TTM), İstelia Telekomünikasyon ve İletişim
Hizmetleri A.Ş.’den (İSTELİA), Mega Uluslararası Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’den
(MEGA), İkon İletişim ve Telekomünikasyon A.Ş.’den (İKON), Superonline İletişim
Hizmetleri A.Ş.’den (SUPERONLİNE), Millenicom Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’den
(MİLLENİCOM), VİP Haberleşme Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden (VİP), TÜRK
TELEKOM’dan ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) talep edilen bilgilere
ilişkin cevabi yazılar Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(8) Söz konusu başvurunun elektronik haberleşme sektörüne ilişkin olması sebebiyle, 5809
sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (EHK) 7. maddesinin ikinci fıkrası gereğince
BTK’dan görüş talep edilmiştir. Bu görüşe göre;
"Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve
Süreleri" başlıklı doküman uyarınca kullanıcıların arama kartı ve benzeri araçlarla,
işletmecinin Kurumca tahsis edilen erişim numarasını çevirmek suretiyle,
işletmecinin platformuna eriştikten sonra aranan abone numarasını çevirdiği arama
yöntemi olarak tanımlanan "iki kademeli arama yöntemi"nin, Sabit Telefon Hizmeti
(STH) yetkilendirmesi kapsamında hizmet sunabilen işletmeciler tarafından
kullanılabilecek yöntemler arasında yer aldığı ve söz konusu düzenleme uyarınca,
arama kartı ile telefon hizmeti sunulmasına imkân tanıyan ilgili pazarın bu konuda
yetkilendirilmiş işletmecilerin serbestçe rekabet edebilmelerine elverişli, diğer bir
ifade ile tekel mahiyetinde hükümler ihtiva etmeyen bir yapıda olduğu,
Söz konusu protokolde yer alan "cezaevlerinde bulunan ankesörlü telefonlardan
diğer arama kartlarına ait erişim numaralarını kısıtlayacaktır" şeklindeki hükümden,
planlanan uygulamayla Türkiye genelinde cezaevlerindeki ankesörler üzerinden
sadece TÜRK TELEKOM kartlarının kullanılabileceğinin anlaşıldığı; bu durumun
"arama kartları hizmetleri pazarı"nın bir bölümünün alternatif işletmecilere
kapatılması anlamını taşıyabileceğinin değerlendirildiği,
17-30/490-212
3 / 8
Diğer yandan, 5809 sayılı EHK’nın "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6.
maddesinde "Kurumun görev ve yetkileri şunlardır: a) Elektronik haberleşme
sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya
kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak bu amaçla
ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer
işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak"
şeklindeki hükmün, EHK'nın "Erişim Yükümlülüğü" başlıklı 16. maddesinde "Kurum,
erişim yükümlüsü işletmecilere, diğer işletmecilerin makul erişim taleplerini, bu
Kanun hükümleri çerçevesinde karşılamalarına yönelik olarak eşitlik, ayrım
gözetmeme, şeffaflık açıklık maliyet ve makul kara dayalı olma yükümlülükleri ile
erişim hizmetlerini kendi ortaklarına, iştiraklerine veya ortaklıklarına sağladıkları ile
aynı koşul ve kalitede sunma yükümlülüğü getirebilir" şeklindeki hükmün ve
08/09/2009 tarihli ve 27343 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren
Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin "Ayrım gözetmeme" başlıklı 10. maddesinde
de "Kurum, ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere, elektronik
haberleşme hizmetlerini sağlamak için kendi kullandıkları veya üçüncü şahısların
elektronik haberleşme hizmetlerini sunmak için gereksinim duydukları hizmetleri,
söz konusu hizmetleri talep edenlere; ayrım gözetmeksizin ve kendi ortaklarına,
iştiraklerine veya hükmü ortaklılarına sağladıkları ile aynı koşul ve kalitede temin
etme yükümlülüğü getirebilir" şeklindeki hükmün yer aldığı; elektronik haberleşme
mevzuatı gereği, Etkin Piyasa Gücüne (EPG) sahip işletmecilerin haksız rekabetin
önlenmesi ve etkin rekabet ortamının sağlanması açısından ayrım gözetmeme
yükümlülüğünün büyük önem taşıdığı, rekabet ettikleri ve ayrıca hizmet sağladıkları
işletmecilere kendi iç birimlerine uyguladığı şartlarda hizmet sunmaları gerektiği,
mevcut durum itibariyle, Pazar Analizi Yönetmeliği’ne göre sabit şebekede çağrı
başlatma pazarında, EPG olarak tespit edilmiş olan TÜRK TELEKOM’un
yükümlülükleri arasında taşıyıcı seçimi ve ayrım gözetmeme ilkelerinin olduğu,
ankesörlü telefonlardan diğer arama kartlarına ait erişim numaralarına kısıtlama
getirilmesinin, toptan seviyede ilgili pazarda EPG olan TÜRK TELEKOM'un ayrım
gözetmeme ve taşıyıcı seçimi yükümlülüğüne aykırı bir durumun ortaya çıkmasına
neden olabileceğinin değerlendirildiği,
Arama kartı hizmetlerinin, ister kamuya açık alanlarda ister askeriye, öğrenci yurtları
ve cezaevleri gibi kısıtlanmış alanlarda BTK tarafından yetkilendirilmiş ilgili tüm
işletmeciler tarafından sunulmasının tüketicilerin alternatif ve çeşitlendirilmiş arama
kartı hizmetlerine erişimi açısından mer'i mevzuata uygun bir işleyiş olduğunun
düşünüldüğü, bunun yanı sıra, Protokol’de arama kartlarına ilişkin belirtilen erişim
tedbirlerinin diğer işletmeciler tarafından da alınabileceği ihtimali dikkate
alındığında, farklı işletmeciler tarafından sunulabilecek içerik ve ücret açısından
çeşitlendirilmiş/farklılaştırılmış arama kartı hizmetlerinden yararlanamayacak
şekilde tüketici haklarının kısıtlanmasının EHK'nın 4. maddesinde yer alan tüketici
hak ve menfaatinin korunması ilkesi ile uyumlu olmayabileceğinin değerlendirildiği,
Ayrıca protokolde söz konusu ürünün perakende satış bedeli belirlenmiş olmasına
rağmen kullanım süresine (hangi yöne kaç dakika) ilişkin herhangi bir detaya yer
verilmediğinden sunulan bilgiler kapsamında tüketici hakları açısından bir
iyileşmenin olup olmadığı konusunun değerlendirilemediği,
17-30/490-212
4 / 8
TÜRK TELEKOM dışındaki teşebbüslerce mahkûmlara sunulan arama kartları ile
yapılan aramalarda kartın üzerinde belirtilen görüşme sürelerinden daha az dakika
kullandırıldığının tespit edilmesi durumunda konu ile ilgili gerekli tedbirleri almakla
görevli BTK’ya konunun iletilebileceği, diğer taraftan görüşme sürelerinden daha az
dakika kullandırılmasına ilişkin olarak somut örneklere ve şikâyetlere yer
verilmediğinden kesin bir değerlendirmede bulunulamamakla birlikte konunun
ücretlendirme periyodu ile ilişkili olabileceğinin, dolayısıyla tüketici menfaatine aykırı
bir durumun söz konusu olmayabileceğinin düşünüldüğü,
BTK’nın, 5397 sayılı Kanun kapsamındaki önleyici-istihbari amaçlı ve 5271 sayılı
Kanun’un 135. maddesi kapsamındaki adli amaçlı iletişimin tespit edilmesi,
dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına yönelik
işlemleri süresinde, eksiksiz ve herhangi bir aksamaya sebebiyet vermeyecek
şekilde yerine getirmekle yükümlü olduğu ve Kurumun ilgili birimlerince, ancak adli
mercilerden gelen talepler doğrultusunda, ilgili işletmecilerden bilgi talep edilerek
işlem yapılabildiği,
İşletmecilerin, tüm harcamaları kendilerine ait olmak üzere, ilgili mevzuat gereği
verilmesi gereken bilgi, belge ve veriyi BTK tarafından belirlenecek usul, esas ve
standartlarda eksiksiz ve zamanında kanunen yetkili mercie teslim etmekle, her türlü
sistemin işletilmesi bakımından, altyapı kullanımının sağlanması ile söz konusu
sistemlerin çalışır vaziyette tutulması için gerekli donanım, yazılım, bakım, onarım,
teknik destek gibi gerekli tedbiri almakla ve bunları etkileyen donanım, yazılım,
altyapı ve şebekeye ilişkin değişiklikleri yine BTK onayını alarak yapmakla yükümlü
oldukları,
Öte yandan her ne kadar arama kartı hizmetlerinin rekabete açık bir pazarda
sunuluyor olması, serbest rekabet ortamının tüketicilerin lehine sonuçlar
doğurabilmesi ve EPG ilan edilen işletmecilere yönelik bazı yükümlülüklerin mevcut
olduğu görülse de; EHK'nın 4. maddesinde sayılan ilkeler arasında yer alan "Aksini
gerektiren objektif nedenler bulunmadıkça veya toplumdaki ihtiyaç sahibi kesimlere
özel, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri dışında, eşit
şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve
hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması" ve
“Milli güvenlik ile kamu düzeni gereklerine ve acil durum ihtiyaçlarına öncelik
verilmesi" şeklindeki ilkeler uyarınca, milli güvenlik ve kamu düzeni gerekleri ile acil
durumlar gibi "aksini gerektiren objektif nedenler bulunması" halinde; aboneler,
kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmesinin ve hizmetlerin benzer
konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olmamasının mümkün
olabildiği, asayiş ve denetimin kurum görevlilerinin gözetim ve denetimine bırakıldığı
Açık Ceza İnfaz Kurumlarında, işletmeciler arasında ayrım gözetilmesini
gerektirecek objektif nedenlerin niteliğine ilişkin olarak söz konusu başvuru sahibi
idarenin; Ceza İnfaz Kurumlarında hükümlülere tanınan telefonla görüşme hakkının
kapsamı ile milli güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle bu hakkın kısıtlanmasına
dair alınabilecek güvenlik, disiplin ve düzen tedbirlerine ilişkin olarak ilgili mevzuat
hükümleri çerçevesinde Adalet Bakanlığının görüşlerinin esas alınmasında fayda
görüldüğü,
ifade edilmektedir.
17-30/490-212
5 / 8
G.1. Taraflar
G.1.1. İşyurdu Müdürlüğü
(9) 06.08.1997 tarih ve 4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunun
Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun (4301 sayılı Kanun) kapsamında hükümlü ve
tutukluların meslek ve sanatlarının korunup geliştirilmesi veya bir meslek ve sanat
öğrenmeleri amacına yönelik olarak çalışmalarını sağlamak üzere; iş yurtları açmak ve
bunların bütün mali ve idari işlerini bir merkezden düzenlemek ve yönetmek amacıyla
Adalet Bakanlığı’na bağlı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu
kurulmuştur. 4301 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre işyurtları, hükümlü ve tutukluların
meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek veya bunlara bir meslek ve sanat öğretmek, bu
suretle üretilen ekonomik değerleri pazarlamak için ceza infaz kurumları ile tutukevleri
bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerdir. Ankara Açık Ceza İnfaz
Kurumu İşyurdu Müdürlüğü de bu çerçevede faaliyet göstermektedir.
G.1.2. TÜRK TELEKOM
(10) Türkiye’de sabit telefon, mobil telefon, veri ve internet hizmetleri ile katma değerli
hizmetler sunan TÜRK TELEKOM, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’na ve özel hukuk
hükümlerine tabi bir anonim şirket statüsünde olup 14.11.2005 tarihi itibarıyla %55
oranındaki hissesi blok olarak Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’ye (OJER TELEKOM)
satılmak suretiyle özelleştirilmiştir. 15.05.2008 tarihinde ise TÜRK TELEKOM hisselerinin
%15’lik payı halka arz edilmiştir. TÜRK TELEKOM Grubu bünyesinde, Avea İletişim
Hizmetleri A.Ş., TTNET A.Ş., Argela Yazılım ve Bilişim Teknolojileri A.Ş., Innova Bilişim
Çözümleri A.Ş., Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş., AssisTT Rehberlik ve Müşteri
Hizmetleri A.Ş., Türk Telekom International ve iştirakleri gibi şirketler bulunmaktadır.
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(11) Mevcut dosya kapsamında ilgili ürün pazarı Rekabet Kurulunun 25.06.2014 tarih ve 14-
22/456-201 sayılı kararına paralel bir şekilde iki kademeli arama yapma imkânı sağlayan
şifreli, ön ödemeli kartları kapsayacak şekilde “arama kartı hizmetleri pazarı” olarak
tanımlanmıştır.
G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(12) İlgili coğrafi pazar, “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
G.3.1. İşyurdu Müdürlüğü’nün Teşebbüs Niteliğine İlişkin Değerlendirme
(13) Öncelikle başvuruya konu Protokol’ün 4054 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının,
diğer bir ifadeyle T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu
Müdürlüğünün mevcut başvuru bakımından bir teşebbüs olup olmadığının belirlenmesi
gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs kavramı tanımlanmıştır.
17-30/490-212
6 / 8
(14) Başvuruya konu Protokol kapsamında arama kartlarının TÜRK TELEKOM’dan temin
edilerek işyurdu kantinlerinde işyurdu adına ve hesabına mahkûmlara yeniden satılması
öngörülmektedir1. Protokol’e konu arama kartları mevcut durumda işyurdu kantinleri
dışındaki satış noktalarından da satın alınabilmektedir. Protokole göre tanesi (…..)
TL’den temin edilecek olan kartlar (…..) TL’den yeniden satılacaktır, diğer bir ifadeyle kart
satışı faaliyeti sonucunda işyurtları kâr elde edecektir. Nitekim Protokol’ün amaçlarından
biri de “iş yurtları kantinlerinin kart satışı gelirlerinin ölçülmesi, denetlenmesi ve gelir
kaybının önlenmesidir.” İşyurdu ile yapılan görüşmede söz konusu kârın işyurdu geliri
olarak muhasebeleştirildiği, bu gelirle mahkûmların maaşlarının ödendiği, yıl sonunda
mahkûmlar ile personele kâr payı dağıtıldığı belirtilmiştir. Bu çerçevede işyurtları
tarafından yürütülen ve Protokol’e konu olan arama kartı satışının ekonomik bir faaliyet
olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
(15) Tutukevleri İşyurtları Kurumu (İşyurtları Kurumu) 4301 sayılı Kanun ile işyurtlarının mali
ve idari işlerinin bir merkezden düzenlenmesi amacıyla kurulmuştur. 4301 sayılı Kanun’un
4. maddesine göre işyurtlarının genel amaç ve politikaları İşyurtları Kurumu’nun organı
olan İşyurtları Kurumu Yüksek Kurulunca belirlenmektedir. Dosya içeriği bilgilerden,
Protokol’ün İşyurtları Kurumu’nun organı olan İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığının
onayına tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda İşyurtları Kurumu’nun ve ona bağlı
işyurtlarının bir ekonomik bütünlük oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede
İşyurtları Kurumu’nun başvuruya konu faaliyet açısından bir teşebbüs olarak
nitelendirilebileceği ve İşyurtları Kurumu’nun bir birimi olan Ankara Açık Ceza İnfaz
Kurumu İşyurdu Müdürlüğünün taraf olduğu başvuruya konu anlaşmanın 4054 sayılı
Kanun anlamında teşebbüsler arası anlaşma niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir.
G.3.2. İşlemin Niteliğine İlişkin Değerlendirme
(16) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) 2.
maddesinde “Üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da
daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden
satımı amacıyla yapılan anlaşmalar” dikey anlaşma olarak nitelendirilmektedir. Başvuru
konusu Protokol, Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğüne bağlı Türkiye
genelindeki açık cezaevlerine (alıcı) TÜRK TELEKOM (sağlayıcı) tarafından kazımalı kart
sağlanmasına ilişkindir.
(17) İşyurdu Müdürlüğü ile TÜRK TELEKOM’un pazarın farklı seviyelerinde faaliyet
göstermesi ve anlaşmanın kazımalı kart alım ve satımına yönelik olması sebebiyle
başvuru konusu Protokol’ün, 2002/2 sayılı Tebliğ anlamında dikey anlaşma niteliğinde
olduğu kanaatine varılmıştır.
G.3.3. Menfi Tespit Değerlendirmesi
(18) 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi, bir anlaşma, karar ya da
eylemin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olmadığının belirlenmesi halinde verilmektedir.
1 Protokol madde 6.1.
17-30/490-212
7 / 8
(19) Bildirim konusu işlem ile cezaevlerinde meydana gelen hukuka aykırı satış yöntemlerinin,
mahkûmlara baskı oluşturan şifre ticaretinin, kurum güvenliğinde meydana gelen
tehditlerin, kart temini için gerçekleştirilen ihale ve alım süreçlerinin oluşturduğu iş
yükünün, piyasadan temin edilen kartların taahhüt ettiği görüşme süresiyle fiili görüşme
süresinin uyuşmaması gibi sorunların önüne geçmek ve ayrıca iş yurtları kantinlerinin kart
satışından elde ettikleri gelirlerin ölçümünü ve denetimini sağlamak hedeflenmektedir.
(20) Söz konusu Protokol’ün 5.5. maddesi gereğince TÜRK TELEKOM, cezaevlerinde
bulunan ankesörlü telefonlardan diğer arama kartlarına ait erişim numaralarını
kısıtlayacak; Protokol’ün 6.3. maddesi gereğince Ankara Ceza İnfaz Kurumu ise
kantinlerinde yalnızca TÜRK TELEKOM tarafından özel olarak üretilen arama kartlarını
satacaktır. Söz konusu maddelerden anlaşma süresi boyunca TÜRK TELEKOM’un
arama kartı hizmetleri pazarındaki rakiplerinin Türkiye genelindeki açık cezaevlerine
arama kartı satışı gerçekleştiremeyecekleri anlaşılmaktadır. Arama kartı hizmetinin, daha
çok cezaevleri, yurt, askeri birlik gibi yerlerde ve turistler, göçmenler gibi ülkemizdeki
yabancılar tarafından tercih edildiği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu Protokol
sonucunda rakiplerin açık cezaevlerine kart satışı gerçekleştiremeyecek olmaları arama
kartı hizmetleri pazarında rekabetin kısıtlanmasına yol açabilecektir. Dolayısıyla bildirim
konusu Protokol’ün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu anlaşıldığından
menfi tespit belgesi verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.4. 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından Değerlendirme
(21) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde dikey anlaşmalar, Tebliğ’de belirtilen koşulları
taşımaları kaydıyla, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan Kanun’un 5.
maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak grup olarak muaf tutulmuş ve 2002/2 sayılı
Tebliğ ile sağlanan muafiyetin, sağlayıcının dikey anlaşmaya konu mal veya hizmetleri
sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması koşuluyla uygulanacağı
belirtilmiştir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde ise alıcıya belirsiz süreli veya süresi
beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmesi durumunda sözleşmenin 2002/2
sayılı Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacağı hükmü yer almaktadır.
(22) Dosya içeriği bilgilerden, TÜRK TELEKOM’un ilgili ürün pazarındaki 2015, 2016 ve 2017
yılları pazar payının %40’ın altında olduğu anlaşılmıştır. Protokol’ün 7.1. maddesinde
sözleşmenin beş yıl geçerli olacağı belirtilmiş ve Protokol’de sözleşmenin süresinin
zımnen yenilenmesine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Ayrıca Protokol’de
2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde sayılan anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına
çıkaran sınırlamalar kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir hükmün bulunmadığı
anlaşılmıştır. Dolayısıyla söz konusu Protokol’ün 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup
muafiyetinden yararlandığı sonucuna ulaşılmıştır.
17-30/490-212
8 / 8
H. SONUÇ
(23) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
- T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü ile Türk
Telekomünikasyon A.Ş. arasında 23.03.2017 tarihinde akdedilmiş olan Ön Ödemeli
Arama Kartı (Kazımalı Kart) Hizmeti Protokolü’ne, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olması nedeniyle, menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
- Söz konusu Protokol’ün 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy