Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-3-8
Karar Sayısı : 17-31/524-227
Karar Tarihi : 10.10.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN,
Şükran KODALAK; Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Evrim Özgül KAZAK, Çiğdem Gizem OKKAOĞLU, Cansu TOPAK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş.
Temsilcisi: Av. Şahin ARDIYOK
Büyükdere Cad. Bahar Sok. No:13 River Plaza Kat 11-12
34394 Levent ISTANBUL
(1) D. DOSYA KONUSU: Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş.’nin, 15.05.2017 tarih ve
17-16/224-M sayılı Kurul kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun
(İYUK) 11. maddesi uyarınca yeniden değerlendirilerek, kendisinin soruşturma
kapsamından çıkarılması talebi.
(2) E. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri
A.Ş., Edenred Kurumsal Çözümler A.Ş., Network Servisleri A.Ş. (NETWORK), Multinet
Kurumsal Hizmetler A.Ş. (MULTİNET), Winwin Hizmet Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(WİNWİN) ile Set Kurumsal Hizmetler A.Ş. (SET) hakkında soruşturma açılmasına
ilişkin 15.05.2017 tarih ve 17-16/224-M sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesi uyarınca yeniden
değerlendirilerek MULTINET’in soruşturma kapsamından çıkartılması talep
edilmektedir.
(3) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 01.08.2017 tarihinde 5553 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 15.09.2017 tarihli ve 2010-3-8/BN-2 sayılı Bilgi Notu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; MULTINET tarafından yapılan başvurunun
reddedilmesinin uygun olacağı ifade edilmektedir. Raportörlerden Çiğdem Gizem
OKKAOĞLU tarafından ise aleyhe bozmama ilkesi nedeniyle MULTİNET’in;
Danıştay’ın iptal kararının bir kısmi iptal kararı olması nedeniyle ise SET ve WİNWİN’in
soruşturma kapsamından çıkartılması gerektiği belirtilmektedir.
17-31/524-227
2/7
H. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
H.1. Başvuruya Yönelik Süreç
(5) Kurum kayıtlarına 06.01.2010 tarih, 76 sayı ile giren ve MULTİNET tarafından yapılan
şikâyet başvurusunda, Sodexo Restoran Servisleri A.Ş. (güncel ticaret unvanı ile
Sodexo Motivasyon Çözümleri A.Ş.) (SODEXO) ve Accor Servisleri International
A.Ş.’nin (ACCOR) (güncel ticaret unvanı ile Edenred Kurumsal Çözümler A.Ş.
(EDENRED)) rakipleri olan MULTİNET’i karalamaya ve itibarını zedelemeye yönelik
davranış ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulundukları, ihalelerde danışıklı hareket
ettikleri ve MULTİNET’i zarara uğratmak için iskonto oranlarını birlikte hareket ederek
yükselttikleri iddia edilerek şikâyet edilenler hakkında soruşturma açılmasına, bu
uygulamaların yasaklanmasına, ihlallere son verilmesine, gerekirse ihlallerden önceki
durumu koruyucu mahiyette nihai karar verilinceye kadar uygun geçici tedbirlerin
alınmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
(6) Anılan iddialara yönelik olarak hazırlanan 03.02.2010 tarihli, 2010-3-8/İİ-10-YY sayılı İlk
İnceleme Raporu Rekabet Kurulunun 11.02.2010 tarihli toplantısında görüşülmüş,
SODEXO ve ACCOR’un MULTİNET’i karalayıcı, itibarını zedeleyici davranış ve
gerçeğe aykırı beyanlarda bulundukları iddialarının Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 55
ve devamı maddeleri kapsamında olduğuna, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun
kapsamında olmadığına, diğer iddialara yönelik olarak ise önaraştırma yapılmasına 10-
16/181-M sayı ile karar verilmiştir.
(7) Öte yandan Kurum kayıtlarına 04.02.2010 tarih, 999 sayı ile giren ve Antalya Ticaret ve
Sanayi Odası (ATSO) tarafından yapılan başvuruda, yemek kuponu/kartı sektöründe
faaliyet gösteren teşebbüslerin son birkaç yıldır ortak hareket ederek restoranlardan
%7 ila 10 arasında değişen yüksek oranlarda komisyon aldıkları belirtilerek, yemek
kuponu/kartı komisyon oranlarının %3 seviyelerine indirilmesine yönelik hukuksal
düzenleme/çalışma yapılması talep edilmiştir. Kurum kayıtlarına 15.02.2010 tarih, 1251
sayı ile giren ve Sait İskender Restoran’ın sahibi tarafından yapılan başvuruda ve bu
başvuru ile tamamen aynı içeriğe sahip, İstanbul İçkili İçkisiz Lokanta, Kebapçı, Köfteci
ve Ayakta İçki Satanlar Esnafı Odası tarafından yapılan 22.02.2010 tarih ve 1613 sayılı
başvuruda ise yemek kuponu/kartı sağlayıcısı firmaların lokanta, restoran ve büfelerle
yaptıkları anlaşmalarda güçlü taraf olarak haksız kazanç elde ettikleri, kendileriyle
anlaşmayan işyerlerini ise zor durumda bıraktıkları ayrıca bu kuponların para yerine
kullanılması sonucu ortaya çıkan hukuki ve ekonomik sorunlara bağlı olarak işçi
ücretlerinde ve iş verimliliğinde olumsuz etkiler ortaya çıktığı iddialarına yer verilerek,
söz konusu sakıncaların giderilmesi için yemek kuponu sağlayıcısı firmaların faaliyet ve
izinlerinin durdurulması, söz konusu kupon ve kartların tamamen kaldırılması, eğer bu
yapılamayacaksa gerekli hukuki düzenlemelerin yapılarak bu düzenlemelere
uyulmasının sıkı bir şekilde denetlenmesinin sağlanması talep edilmiştir.
(8) Söz konusu üç başvurunun birlikte değerlendirildiği 03.03.2010 tarihli, 2010-3-45/İİ-10-
YY sayılı ilk inceleme raporu Kurul’un 11.03.2010 tarihli toplantısında görüşülmüş,
başvuru konusu iddialara yönelik olarak önaraştırma açılmasına ve bu önaraştırmanın
Kurul’un yukarıda da yer verilen 11.02.2010 tarihli, 10-16/181-M sayılı kararı uyarınca
açmış olduğu önaraştırma ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
(9) İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 24.06.2010 tarih 2010-3-
8/ÖA-10-261.YY sayılı Önaraştırma Raporu 01.07.2010 tarih ve 10-47 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
17-31/524-227
3/7
(10) Söz konusu Kurul kararı ile haklarında önaraştırma yürütülen SODEXO, EDENRED,
NETWORK, MULTİNET, WİNWİN ve SET hakkında soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığına karar verilmiştir.
(11) 01.07.2010 tarih ve 10-47/862-299 sayılı Kurul kararı, MULTINET tarafından Danıştay
13. Dairesinde dava konusu edilmiş ve Danıştay 13. Dairesinin 28.12.2016 tarih ve
2010/4565 E., 2016/4508 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
(12) Danıştay iptal gerekçesinde; haklarında davacı tarafından şikâyet başvurusunda
bulunulan SODEXO ile ACCOR’un %49,9998'er paylarla NETWORK’e ortak oldukları,
incelenen dönem içerisinde söz konusu teşebbüslerin gerek pazar payları gerekse üye
restoran sayıları itibarıyla ilgili ürün pazarında en büyük iki teşebbüs konumunda
bulundukları, şikâyet eden teşebbüsün de pazarda üçüncü sırada paya sahip olduğu,
SETCARD ve WİNWİN’in ise ilgili ürün pazarında görece düşük pazar paylarına sahip
oldukları, önaraştırma kapsamında elde edilen verilerden ilgili ürün pazarında
teşebbüsler arasında müşteri hareketliliğinin yoğun olduğu, ancak pazardaki en büyük
iki teşebbüs arasındaki müşteri hareketliliğinin sınırlı kaldığı ve incelenen dönem
içerisinde SODEXO ve ACCOR’un ihale müşterisi olarak nitelendirilen müşteriler
özelinde ve sınırlı da olsa diğer müşteriler geneline yönelik faaliyetleri hakkında
rekabet ihlali şüphelerinin bulunduğunun anlaşıldığı; bu hususlar birlikte
değerlendirildiğinde Kurum tarafından yapılacak incelemelerde yeterince tatminkâr bilgi
ve belgelere ulaşılarak bir değerlendirme yapılması gerektiği halde soruşturma
açılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığı ifade edilmiş ve Kurul kararı iptal edilmiştir.
(13) Söz konusu iptal kararı üzerine, Kurul tarafından alınan 15.05.2017 tarih ve 17-16/224-
M sayılı karar ile 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak
aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca; SODEXO, EDENRED, NETWORK, MULTİNET
WİNWİN ile SET hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(14) Birinci yazılı savunmanın akabinde MULTİNET tarafından Kurumumuza bir dilekçe
gönderilmiştir. 01.08.2017 tarih ve 5553 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden ve
15.05.2017 tarih ve 17-16/224-M sayılı Kurul kararının 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesi uyarınca yeniden değerlendirilmesi talepli
başvuruda; Kurul kararının iptal edilen kısmının Danıştay’ın iptal gerekçesinde
belirtildiği üzere SODEXO ve EDENRED’i ilgilendirdiği, Kurul kararının iptal edilmeyen
bölümünde kusur veya noksanlık tespit edilmediği vurgulanarak Danıştay kararının
gerekçesi irdelenmeden, dava konusu işlemin hangi kişi ve olaylar yönünden
sakatlanarak mahkemece iptal edilmiş olduğu konusu açıklığa kavuşmadan, ‘işlem iptal
edilmiş ve bu nedenle külliyen ortadan kalkmıştır’ önermesinin kabul edilerek
uygulanması ve buna göre yeni bir işlem tesis edilmesinin tamamen hatalı ve sakat
yeni bir işlemin doğmasına sebebiyet vereceği ifade edilmiştir.
(15) Yargı kararının gereklerini yerine getiren idarenin kararın gerekçesini anlayarak ve
kararın ne sebeple hangi kişi ve hangi olaylar açısından iptal edildiğini göz önüne
alarak uygulamak zorunda olduğu, Danıştay tarafından iptal edilen önaraştırma
kararının kısmi bir iptal niteliği taşıdığı ve bu nedenle iptal edilmeyen bölümün
kesinleştiği belirtilmiştir. Danıştay gerekçesinde yalnızca belirli teşebbüs ve olaylardan
bahsedilmesi sebebiyle, Danıştay’ın MULTİNET için usulü bir kazanılmış hakkı zımnen
kabul ettiğine değinilmiştir. Meşru ve aktüel menfaati olan bir davacı olan MULTİNET’in
açtığı dava sonucunda verilen iptal kararının idarece uygulanmasının MULTINET
aleyhine sonuç doğuruyor olmasına benzer bir örneğin idari yargılama ilkelerine
uymadığı ve böyle bir kabulün evrensel hukukla da çelişeceği ifade edilmiştir.
17-31/524-227
4/7
(16) Söz konusu başvuruda ayrıca MULTİNET’in soruşturmaya dâhil edilmesinin hukuk
devleti ve demokratik toplumun sağladığı hukuksal güvence kapsamında olan ve
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile koruma altına alınan hak arama özgürlüğünün bir
gereği olan aleyhe bozma yasağına aykırı olduğu iddia edilmiştir. Danıştay 10.
Dairesinin 19.12.1990 tarih ve E.1990/905, K.1990/3076 sayılı kararında “Dava açma
hakkını kullanan kişinin söz konusu Anayasal hakkını kullanması nedeniyle yargı
kararıyla dava konusu işlemden daha aleyhte bir durumla karşı karşıya bırakılması
düşünülemez.” değerlendirmelerinde bulunulduğu, Danıştay 13. Dairesi’nin 11.11.2015
tarih ve E.2015/5483, K.201/3835 sayılı kararında “(…) yasal dava hakkını kullanması
sonucunda yargı kararının uygulanması gerekçe gösterilerek davacının daha ağır bir
yaptırımla karşı karşıya bırakıldığının anlaşıldığı, hukuk devletinde kişilerin hukuki
haklarını kullanmaları üzerine alınan kararların kişilerin aleyhine sonuç doğuracak
şekilde uygulanamayacağı” ifadelerine yer verildiği belirtilerek aleyhe bozma yasağının
Kurul kararları bakımından da dikkate alınması gerektiğine değinilmiştir. Ek olarak üst
kurulların yarı yargısal olmasından yola çıkarak bu kurulların kararları için aleyhe
bozma yasağı ve usulü müktesep hak müessesesinin çalıştırılmamasının, hukukun
evrensel ilkeleriyle ve hakkaniyetle çelişeceği ifade edilmiştir.
(17) Yukarıda bahsi geçen iddia ve açıklamaların yanı sıra MULTİNET’in mevcut
soruşturmaya dâhil edilmesinin aleyhe bozma yasağına aykırı olduğu, mevcut
soruşturma kapsamındaki iddiaların konu ve hükümden etkilenen kişiler bakımından
birbirinden ayrılması nedeniyle ayrı dosyalar kapsamında değerlendirilmemesinin 6100
sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesine aykırı olduğu belirtilmiş ve
bahsi geçen nedenlerden ötürü Kurul’un 15.05.2017 tarih ve 17-16/224-M sayılı
kararının kaldırılması ve MULTİNET hakkında soruşturma açılmaması yönünde karar
verilmesi arz ve talep edilmiştir.
H.2. Değerlendirme
(18) İYUK’un ‘Üst makamlara başvurma’ başlıklı 11. maddesi “İlgililer tarafından idari dava
açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir
işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari
dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava
açma süresini durdurur.” hükmünü haizdir. Aynı maddede ayrıca altmış gün içinde
idarece başvuru sahibine bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve isteğin
reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde başvurma tarihine kadar geçmiş süre
de hesaba katılarak dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı hükme
bağlanmıştır.
(19) MULTİNET tarafından yapılan ve soruşturma açma kararının İYUK’un 11. maddesi
uyarınca yeniden değerlendirilmesi talepli başvuruda özetle, Danıştay’ın iptal kararında
kendi teşebbüslerine yönelik herhangi bir gerekçe veya tespite yer verilmediği, Kurul
tarafından soruşturma açılması gereken tarafların Danıştay’ın kararında
gerekçelendirdiği SODEXO ve EDENRED olması gerekirken şikâyetçi konumundaki
MULTİNET’e soruşturma açma yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edilerek,
MULTİNET’in soruşturma kapsamından çıkartılması talep edilmektedir.
17-31/524-227
5/7
(20) Danıştay kararının gerekçeleri Kurul’un 15.05.2017 tarihli toplantısında değerlendirilmiş
ve söz konusu kararın ilgili Kurul kararını kısmen iptal ettiği yönünde açıkça bir
çıkarımda bulunulamadığından, 17-16/224-M sayılı karar ile sadece SODEXO ve
EDENRED’e değil MULTİNET de dahil olmak üzere iptal edilen karara konu
önaraştırmada incelenen tüm teşebbüslere (SODEXO, EDENRED, NETWORK,
MULTİNET, WİNWİN, SET) soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede,
15.05.2017 tarih ve 17-16/224-M sayılı Kurul kararının geri alınmasına, kaldırılmasına,
değiştirilmesine veya yeni bir işlem yapılmasına yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I. SONUÇ
(21) Yapılan yeniden değerlendirme sonucunda ve 27.09.2017 tarihli ilk oylama ile
10.10.2017 tarihli ikinci oylama sonucunda; Rekabet Kurulunun 15.05.2017 tarih ve
17-16/224-M sayılı kararının geri alınmasına, kaldırılmasına, değiştirilmesine veya yeni
bir işlem yapılmasına yer olmadığına gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün
içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYÇOKLUĞU ile
karar verilmiştir.
17-31/524-227
6/7
Rekabet Kurulu’nun 10.10.2017 Tarih ve 17-31/524-227 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurulumuz, 10.10.2017 tarih ve 17-31/524-227 sayılı kararında; Multinet Kurumsal
Hizmetler A.Ş. nin (MULTİNET)15.05.2017 tarih ve 17-16/224–M sayılı Kurul Kararının
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 11. Maddesi uyarınca yeniden değerlendirilerek,
kendisinin soruşturma kapsamından çıkarılması talebi üzerine, 27.09.2017 tarihli ilk oylama ve
müteakiben 10.10.2017 tarihli ikinci oylamada söz konusu kararın geri alınması, değiştirilmesi
veya yeni bir işlem yapılmasına yer olmadığına OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir. Aşağıda
ayrıntıları sunulan gerekçelerle Kurulumuzun mezkûr kararına katılmamız mümkün
olmamıştır.
Başvuruya yönelik süreci incelediğimizde, MULTİNET tarafından yapılan şikâyet
başvurusu üzerine Rekabet Kurulu’nun 11.02.2010 tarih ve 10-16/181-M sayılı kararı ile ön
araştırma başlatılmış. Diğer taraftan Antalya Ticaret ve Esnaf Odası(ATSO) ve Sait İskender
Restoran sahibi tarafından yapılan başvuru üzerine, söz konusu üç başvuru raporunun birlikte
değerlendirildiği inceleme raporu Kurulun 11.03.2010 tarihli toplantısında görüşülmüş,
başvuru konusu iddialara yönelik olarak önaraştırma açılmasına ve bu önaraştırmanın Kurulun
yukarıda yer verilen 11.02.2010 tarih ve 10-16/181-M sayılı kararı ile açmış olduğu
önaraştırma ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleştirme sonrası MULTİNET yürütülen
önaraştırmada hem şikâyet eden hem de şikâyet edilen durumundadır.
Akabinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor 01.07.2010 tarih ve 10-47 sayılı
Kurul toplantısında görüşülmüş ve Kurulca Sodexo Restoran Servisleri A.Ş.(SODEXO),
Edenred Kurumsal Çözümler A.Ş.(EDENRED), Network Servisleri A.Ş.(NETWORK),
MULTiNET, Winwin Hizmet Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.(WiNWiN) ve Set Kurumsal
Hizmetler A.Ş. (SET)hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığıma karar verilmiştir.
Bu Kurul kararı, MULTINET tarafından Danıştay 13. Dairesinde dava konusu edilmiş
ve Danıştay 13. Dairesi’nin 28.12.2016 tarih ve 2010/4565 E- 2016/4508 K. sayılı karan ile
iptal edilmiştir. Söz konusu kararın gerekecesinde"haklarında davacı tarafından şikâyet
başvurusunda bulunulan SODEXO ile ACCOR'un %49,9998'er
paylarla NETWORK’e ortak oldukları, incelenen dönem içerisinde söz konusu
teşebbüslerin gerek pazar payları gerekse üye restoran sayıları itibarıyla ilgili ürün
pazarında en büyük iki teşebbüs konumunda bulundukları, şikâyet eden teşebbüsünde
pazarda üçüncü sırada paya sahip olduğu, SETCARD ve WINWIN kısa ünvanlı
teşebbüslerin ise ilgili ürün pazarında görece düşük pazar paylarına sahip oldukları,
önaraştırma kapsamında elde edilen verilerden ilgili ürün pazarında teşebbüsler arasında
müşteri hareketliliğinin yoğun olduğu, ancak pazardaki en büyük iki teşebbüs arasındaki
müşteri hareketliliğinin sınırlı kaldığı ve incelenen dönem içerisinde SODEXO ve
ACCOR'un ihale müşterisi olarak nitelendirilen müşteriler özelinde ve sınırlı da olsa diğer
müşteriler geneline yönelik faaliyetleri hakkında rekabet ihlali şüphelerinin bulunduğunun
17-31/524-227
7/7
anlaşıldığı; bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde Rekabet Kurumu tarafından yapılacak
incelemelerde yeterince tatminkâr bilgi ve belgelere ulaşılarak bir değerlendirme yapılması
gerektiği" ibarelerine yer verilerek iptale karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesinde “ Danıştay, Bölge İdare
Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin
kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya
mecburdur. …..”hükmüne yer verilmiştir. İdarelerin söz konusu yargı kararları icaplarına göre
işlem tesis etmesi kanuni olarak düzenlenmiş olup, kararların gereği ifa edilirken karar
gerekçesi ve hüküm fıkrasının beraber değerlendirileceği hukuken istikrar kazanmıştır.
Söz konusu hukuki sürece baktığımızda MULTİNET’in birleştirme kararı öncesi
şikâyet başvurusunda bulunduğu, Kurul tarafından verilmiş olan soruşturma açılmaması
yönündeki kararın soruşturmanın tarafı MULTINET’in lehine olduğu, lehine olan bu kararı
dava ettiği görülmektedir. Aleyhe bozma ve hüküm verme yasağının Ceza Muhakemesi
Kanununda (265. madde) düzenlendiği ancak Yargıtay içtihatlarıyla hukuki itilaflarda da
uygulandığı ve yine farklı Danıştay ve idari yargı kararlarında da bu ilkeye atıf yapıldığı
bilinmektedir.
Danıştay 13. Dairesi’nin anılan iptal kararı gerekçesi ve süreci birlikte
değerlendirdiğimizde Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve farklı
Danıştay ve ilk derece mahkemeleri kararlarıyla ile istikrar kazanmış olan aleyhe bozma yasağı
ilkeleri çerçevesinde MULTİNET’in soruşturma kapsamından çıkarılması gerektiği,
Yine sözkonusu kararın gerekçesinin tetkikinden, Kurul tarafından Karar çerçevesinde
talep edilen tatminkâr bilgi ve belgelere ulaşılarak yeni ve sağlıklı bir değerlendirme
yapılabilmesi için SODEXO ve EDENRED'in MULTiNET'in şikâyetlerine konu olan
faaliyetlerinin araştırılmasının zaruri olduğu, SET ve WiNWiN'in soruşturmaya dâhil
edilmesinin SODEXO ve EDENRED'in faaliyetleri hakkında tatminkâr bilgi ve belgelere
ulaşmaya yardımcı olmayacağı ve bu nedenle bu teşebbüslerin soruşturmaya dâhil edilmesinde
somut bir faydası olmadığı, öte yandan NETWORK'un SODEXO ve EDENRED tarafından
kurulan bir ortak girişim olması nedeniyle faaliyetlerinin araştırılmasının dolaylı yönden
Danıştay’ca talep edilen değerlendirmeye katkı sağlayabileceği, bu nedenle de NETWORK'un
soruşturma kapsamında kalması gerektiği düşünülmektedir
Yukarıda yer verilen tespit ve gerekçeler doğrultusunda MULTİNET, SET ve
WİNWİN’in soruşturma kapsamından çıkarılması kanaati ile çoğunluk görüşüne katılmamız
mümkün olmamıştır.
Prof. Dr. Ömer TORLAK Şükran KODALAK
Başkan Üye
Full & Egal Universal Law Academy