Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-4-42 (Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 17-39/629-275
Karar Tarihi : 28.11.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Dr. Hakan BİLİR, Mücteba ALTUN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Allianz Sigorta A.Ş.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. K. Korhan YILDIRIM
Çitlenbik Sokak No: 12 Yıldız Mahallesi, Beşiktaş 34349/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Allianz Sigorta A.Ş. ile FİBA Emeklilik ve Hayat A.Ş. arasında
akdedilen sağlık sigortası poliçelerinde FİBA’nın sigortalılarına sunulacak
hizmetlerin yönetimine ilişkin operasyonel ve finansal süreçlerin ALLİANZ
tarafından yürütülmesini sağlama amacını taşıyan sözleşmeye muafiyet tanınması
talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 24.07.2017 tarih ve 5318
sayı ile giren ve en son 13.11.2017 tarih ve 8255 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim
üzerine düzenlenen 22.11.2017 tarih ve 2017-4-42/MM sayılı Menfi Tespit/Muafiyet
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Allianz Sigorta A.Ş.’nin (ALLİANZ) çeşitli teşebbüsler ile imzalamak istediği ve “çerçeve
sözleşme” olarak nitelenen iş modelinin toplu bir şekilde değerlendirmeye alınmasının
mümkün olmadığı,
- ALLİANZ ve FİBA Emeklilik ve Hayat A.Ş. (FİBA) arasında imzalanan “çerçeve
sözleşme”nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun)
4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte bir anlaşma olduğu,
- Bununla birlikte, anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyet tanınabileceği,
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
17-39/629-275
2/13
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Taraflar
G.1.1. ALLİANZ
(4) Sigorta hizmetleri pazarında faaliyet gösteren ALLİANZ’ı kontrol eden ve Allianz
Grubunun ana şirketi olan Allianz merkezi Almanya’nın Münih şehrindedir. Allianz SE,
Allianz Sigorta A.Ş. ve Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş.’nin doğrudan ortağıdır. Allianz
SE’nin, Magdeburger Sigorta A.Ş., Beykoz Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş. şirketlerinde ise doğrudan ortaklığı
bulunmamakla birlikte, Allianz Sigorta A.Ş. söz konusu üç şirketin ortağıdır. Bu nedenle,
Allianz SE’nin söz konusu üç şirkette dolaylı yoldan ortaklığı olduğu söylenebilecektir.
Ayrıca Allianz Global Assistance S.A.S. ve Mondial Assistance S.A.S. şirketlerinin AGA
Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.’nde payları bulunmaktadır. İlaveten, AWP Servis
Hizmetleri A.Ş.’de, Allianz Worldwide Partners S.A.S.’nin, AWP P&C SA’nın ve Laurence
Maurice’in hisseleri mevcuttur. Özetle, Allianz Grubunun faaliyet konusunun sigorta,
bankacılık, varlık yönetimi ve diğer finansal hizmetler ile danışmanlık hizmetleri olduğu,
bunun yanı sıra, sigorta şirketleri, bankalar, endüstriyel şirketler, yatırım şirketleri gibi
ekonomik birimlerde pay sahibi olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
G.1.2. FİBA
(5) Faaliyet ruhsatı bulunan sigorta branşlarında sigorta, reasürans, koasürans ve
retrosesyon işlemleri yapmak, bireysel emeklilik faaliyetinde bulunmak amacıyla 2012
yılında kurulan FİBA, bireysel emeklilik, hayat sigortası ve ferdi kaza sigortaları
alanlarında bankalar ve acenteleri aracılığıyla faaliyet göstermektedir.
(6) FİBA’yı kontrol eden Fiba Holding A.Ş. ise 1989 yılında kurulmuş olup faaliyet konusunu;
bankacılık, sigorta, leasing, faktoring ve varlık yönetimi gibi sektörlerde faaliyet gösteren
şirketlerin idare ve koordinasyonunu sağlamak ve yatırım yapmak oluşturmaktadır.
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. Özel Sağlık Sigortası Hizmetleri Pazarı Hakkında Genel Açıklamalar
(7) Dosya konusu işbirliği kapsamında pazarlanacak ürünler sağlık sigortacılığı ürünlerinden
oluşmaktadır. Pazarda çok sayıda sigorta şirketi tarafından, çeşitli aracılar (banka,
acente, broker vb.) yoluyla sigorta ürünlerinin satışı gerçekleştirilmektedir.
(8) Öncelikle belirtilmelidir ki, bildirime konu işlem özel sağlık sigortası hizmetlerini konu
edinmektedir. Kamu ve özel sektör harcamalarının toplam sağlık harcamaları içerisindeki
payı değerlendirildiğinde, 2015 yılında Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri
Birliği (TSB) ve Deloitte tarafından yayımlanan 2012 yılı Dünya Sağlık Örgütü verileri esas
alınarak hazırlanan rapor çerçevesinde1, harcamaların %78,5’inin sosyal güvenlik
kapsamında sunulan sağlık sigortası kapsamında kamu kaynakları ile yapıldığı
görülmektedir. Öte yandan özel sağlık sigortasının toplam sağlık harcamaları içindeki
payı %2,4’tür.
1 son erişim 13.11.2017.
17-39/629-275
3/13
(9) Yapılan bildirimde sigortalıların sağlık sigorta ürünlerini satın alırken, istedikleri teminatları
ekletebilmekte, istediklerini ise hariç bırakabilmekte olduklarına dikkat çekilmiş ve her
şirket tarafından farklı alternatiflerle ve hatta seçenekli olarak sunulan ürünlerden bahisle
sigortalıların çok sayıda satın alma alternatifinin bulunduğu vurgulanmıştır. Sigortalıların
satın alma davranışını belirleyen ana unsurların marka güvenilirliği, kullanım alışkanlıkları
ve fiyat olduğu görülmektedir.
(10) Sigorta şirketlerinin hastaneler, eczaneler, klinikler ve doktorlardan oluşan "anlaşmalı
kurum" ağları birbirine çok benzer olsa da bu kurumlarla çalışma yoğunluğu şirketten
şirkete değişiklik göstermektedir. Birçok sigorta şirketi belirli bir hastane veya hastane
grubu ile daha yoğun çalışmayı tercih edebilmekte, yoğun çalışılan hastaneleri ise daha
ziyade sigortalıların kullanım alışkanlıkları belirlemektedir. Sigortalıların da satın alma
davranışında bu noktayı dikkate aldığı, düzenli gittiği doktorunun çalıştığı hastanenin
geçerli olduğu poliçeyi veya evinin yakınında bulunan eczane ile anlaşması olan şirketle
çalışmayı tercih ettiği görülmektedir.
(11) Sigortalının kullanım alışkanlığının dışında satın alma davranışını belirleyen en önemli
husus fiyattır. Fiyat, sunulan ürünün içeriğine, verilen teminatın kapsamına ve
kullanılacak tedavi merkezinin sağladığı hizmet kalitesine göre farklılık göstermektedir.
Bununla birlikte sağlık sigorta pazarında satılan ürünler arasında sigortalılar için dolaşım
serbestisi mevcuttur. Sigortalı yıldan yıla poliçesini farklı şirketlerden yaptırabilmekte,
farklı teminatlar satın alabilmekte, teminat kapsamını ve kullanım limitlerini
değiştirebilmektedir. Bu değişiklikler çoğu zaman sigortalıya (aynı teminat kapsamında
ürün aldığı takdirde) ek maliyet yaratmamaktadır.
(12) Sigortacılık sektöründe pazara giriş koşullarına bakıldığında, bir sigorta şirketi faaliyette
bulunabilmek için öncelikle Hazine Müsteşarlığından alınacak ruhsata ihtiyaç
duymaktadır. Ayrıca sigorta sektöründe savunma sanayi, ilaç sektörü gibi patent ile
ürünün korunması ve dolayısıyla da benzer ürünlerin rakipler tarafından sunulabilmesine
engel bir durum geçerli değildir. Tüm sigorta şirketlerince birbirine benzeyen teminat
yapılarında sigorta ürünleri sunulabilmektedir.
(13) Diğer taraftan ölçek ekonomisi sektör oyuncuları için ciddi bir kriter olarak karşımıza
çıkmaktadır. Diğer branşlardan farklı olarak sağlık sigortasının tazminat frekansı
yüksektir. Hayat dışı branşlarda yıllık hasar frekansının sıfır olduğu durumlar dahi
görülürken, sağlık sigortası frekansı yılda ortalama yaklaşık dört veya beştir. Bu
nedenledir ki, özel sağlık sigortası yapan teşebbüsler maliyet yönetiminde ölçek
ekonomisini de kullanarak, ancak portföyündeki sigortalılar büyüdükçe özel sağlık
kurumlarından rekabetçi fiyatlar alabilmektedir. Hayat dışı sigortalarına benzer tarafı ise;
sağlık sigortacılığı branşında da anlaşmalı kurum ağının genişliğinin, anlaşmalı hastane,
anlaşmalı eczane ve doktor sayısının fazla olmasının sigortalılar için karar vermede
önemli olabilmesidir. Yine oto sigortalarında olduğu gibi, sigortalı sayısı fazla olan
şirketler hizmet sağlayıcı kuruluşlarla (hastaneler ve diğer sağlık kurumlarıyla) daha kolay
ve avantajlı şekilde anlaşabilmekte ve müşterilerine daha iyi hizmet verebilmektedir.
(14) Aynı zamanda özel sağlık sigortacılığı, yüksek tazminat frekansının da gerektirdiği şekilde
kendine has bilgi teknolojileri alt yapısına sahip olmayı, aynı zamanda da konusunda
uzman operasyon ekiplerini bünyesinde barındırmayı gerektirmektedir. Niş olan bu
alanda özellikle medikal kökenli pek çok kişi istihdam edilmekte, özel sağlık kurumlarıyla
entegre çalışan bilgi sistemleri ve son teknoloji vasıtasıyla hızlı ve kaliteli hizmet sunmak
hedeflenmektedir.
17-39/629-275
4/13
(15) Son olarak, faaliyette bulunan veya bulunmak isteyen bir sigorta şirketinin coğrafi olarak
bir pazara girmesinin önünde yasal veya başka türde bir engel bulunmadığı
bildirilmektedir.
G.2.2. İlgili Ürün Pazarı
(16) Sigorta hizmetlerinin, hayat sigortası ve hayat dışı sigorta başlıkları altında çok sayıda alt
branşa ayrılabilmesi mümkündür. Bu bilgilerden hareketle ilgili ürün pazarı “sağlık
sigortası hizmetleri” olarak belirlenmiştir.
G.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
(17) İlgili coğrafi pazar, “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
G.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
G.3.1. ALLİANZ ve FİBA Arasında Akdedilen “Çerçeve Sözleşmenin” Kapsam ve
Niteliği
(18) Bildirime konu sözleşmenin konusunu, FİBA ve ALLİANZ arasında, sağlık sigortası
poliçelerinde FİBA’nın sigortalılarına sunulacak ürünlerin, operasyonel ve finansal
süreçlerinin ALLİANZ tarafından yürütülmesinin sağlanmasına ilişkin gerçekleştirilecek
işbirliğine dair tarafların temel hak ve yükümlülüklerinin tespit edilmesi oluşturmaktadır.
Anlaşmanın, yapılacak işbirliğinin kapsamının belirlendiği daha çok operasyonel
hizmetlere yönelik “çerçeve sözleşme”nin yanı sıra sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası
olarak nitelenen “Reasürans Anlaşması” şeklinde özetlenebilecek iki unsur üzerine bina
edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Diğer yandan Kurum kayıtlarına 13.11.2017
tarih ve 8255 sayı ile giren yazı ile başvuru konusu sözleşmenin taraflarca tadil edildiği
bildirilmiştir. Dolayısıyla mevcut dosyada yalnızca tadil edilen sözleşme (Tadil Protokolü)
dikkate alınmıştır.
G.3.1.1. Çerçeve Sözleşme - Operasyonel Hizmetler
(19) FİBA ile ALLİANZ arasında gerçekleştirilmesi öngörülen işbirliği kapsamında satışa
sunulacak ilk ürün bireysel tamamlayıcı sağlık sigortası olacaktır. Bununla birlikte ürün
çeşitliliğinin artırılması mümkündür.
(20) ALLİANZ bir taraftan reasürör sıfatıyla FİBA’nın satacağı ürünlere ilişkin sigorta risklerini
devralırken, diğer yandan sigorta kapsamında yapılan tazminat/hasar taleplerinin
değerlendirilmesi, tazminat ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesi, satış sonrası süreçlere
ait müşteri soru ve taleplerinin yanıtlanması gibi işleri üstlenecektir.
17-39/629-275
5/13
(21) ALLİANZ, mevcut işbirliği kapsamında yüklendiği görevleri yerine getirebilmek için;
- ALLİANZ’ın sağlık poliçesi üretimi için kullandığı (…..) sistemlerinin alt yapısının tek
şirket yerine çoklu şirkete hizmet verebilecek şekilde geliştirilmesi,
- Şirket bazlı tüm ekranlarda yetkilendirme alt yapılarının oluşturulması,
- Tahsilat alt yapısının farklı müşterilerden tahsilat yapıp iş ortaklarının hesaplarına
aktarım yapabilecek şekilde yeniden tasarlanması,
- Anlaşmalı kurumlar ile ALLİANZ arasında entegrasyonu sağlayan sistemin hem
ALLİANZ hem de Marka Üyelik Programı (AllClub)2 şirketlerine hizmet verebilecek
hale getirilmesi,
- Endirekt işler için poliçe ve hasar muhasebe alt yapıları oluşturulup yeni hesap
hareketleri eklenmesi,
- İş ortakları adına SAGMER gönderimlerini yapabilecek yazılımsal geliştirmeler
yapılması,
- Üretim ekranlarının, sms ve e-posta gönderimleri ile basılı evrakların düzenlenmesi
ve markalamanın FİBA’ya uygun hale getirilmesi
için bazı konularda yatırım yapacaktır. Söz konusu yatırımın planlanan büyüklüğü (…..)
TL olarak öngörülmektedir. ALLİANZ’ın FİBA ile akdettiği “çerçeve sözleşme” bağlamında
üç teşebbüs ile işbirliği yapmayı planladığı ve bu nedenle, üç teşebbüs ile işbirliği
yapılması durumunda anılan maliyetin teşebbüs başına (…..) TL olacağı, ayrıca üretime
paralel olarak yönetim giderlerinin de beş yıllık dönem için (…..) TL artacağı dosya
içeriğinden anlaşılmıştır.
(22) Anlaşma kapsamında ilgili ürünlerin müşterilere sunulması ve satış işlemi FİBA tarafından
gerçekleştirilirken, ALLİANZ sigorta kapsamında yapılan tazminat hasar taleplerinin
değerlendirilmesi, tazminat ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesi, satış sonrası süreçlere
ait müşteri soru ve taleplerinin yanıtlanması gibi satışa giden süreçlerde operasyonel
destek verecektir. Ayrıca, ALLİANZ reasürör sıfatıyla, FİBA’nın taraflar arasında
akdedilen anlaşma kapsamında satacağı sağlık sigortası ürünlerine ait bütün riskleri satın
alacaktır. Söz konusu hizmetlerin verilmesi için gerekli olan bilgi işlem ve teknik alt yapı
desteği de ALLİANZ tarafından verilecektir. Bunun yanı sıra, ürünün satışını artırma
amaçlı satış kanallarına ve müşterilere yönelik olarak düzenlenecek pazarlama
aktivitelerinin FİBA tarafından tasarlanacağı ve yürütüleceği, ALLİANZ’ın ise FİBA’nın
talebi halinde bu hususlarda destek olacağı beyan edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan
sözleşmenin bazı hükümlerine aşağıda yer verilmektedir.
- 5.1.1. madde, sözleşmenin 3 numaralı eki olan Reasürans Anlaşması kapsamında
devralınacak riske ilişkin fiyatlamanın reasürör sıfatı ile ALLİANZ tarafından
gerçekleştirileceğini ve nihai primin ise risk primine mutabık kalınan reasürans
komisyonunun eklenmesi suretiyle FİBA tarafından bağımsız olarak belirleneceğini
belirtmektedir.
2 AllClub’ın, ALLİANZ’ın FİBA ile yaptığı sözleşme çerçevesinde FİBA’nın müşterilerinin sigorta
kapsamında sağlık hizmetlerinden faydalanırken ALLİANZ markasını görmeden ALLİANZ sisteminden
faydalanması için kurulmuş çatı marka olduğu değerlendirilmektedir.
17-39/629-275
6/13
- 5.1.2. madde, FİBA’nın pazarlama faaliyetleri ve dağıtım kanalı yönetimine ilişkin tüm
operasyonları yürüteceğini, ALLİANZ’ın ise yalnızca sözleşme konusu ürünlere ilişkin
pazarlama alanında danışmanlık hizmeti vereceğini belirtmektedir. Bu madde
ALLİANZ ve FİBA’nın, ürünlere ilişkin olarak belirlenecek pazarlama stratejilerini
birlikte oluşturacakları ve ürünlerin yer aldığı pazarlama aktivitelerini yapmadan önce
diğer tarafın onayını alacaklarını düzenlemektedir.
- 5.1.6. madde, ürünlere ilişkin teklif ve poliçe üretiminin FİBA dağıtım kanalları
tarafından gerçekleştirileceğine ve bu sürece dair belge düzenlenmesi ve sisteme
yüklenmesi hususlarından FİBA’nın sorumlu olacağına ilişkindir.
- 5.1.8. madde, FİBA tarafından tahsilatla ilişkili süreçlerin ALLİANZ tarafından
sağlanacak veri akışına göre yönetileceğine ilişkindir.
- 5.1.11. madde, FİBA’nın sözleşmenin yürürlük süresince yıllara göre belirlenmiş satış
hedeflerine uymak için azami gayreti göstereceğini, ALLİANZ’ın bu konudaki
yönlendirmelerine uygun hareket edeceğini, satış hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığının
periyodik olarak değerlendirileceğini ve satış hedeflerine ulaşılmak için azami gayret
gösterilmemesi halinde ALLİANZ’ın Sözleşmeyi haklı nedenle tazminatsız olarak fesih
hakkının saklı olduğunu belirtmektedir.
- 5.1.13. madde, ALLİANZ’ın Sözleşmenin ilk 3 (üç) yılı süresince ve bu sürenin
sonunda mutabık kalınması halinde 2 (iki) sene boyunca sözleşme kapsamındaki
ürünler ile ilgili operasyonel ve finansal süreçlerde FİBA’nın münhasır ortağı olacağına
ilişkindir.
- 5.2.3. madde, ALLİANZ tarafından yönetimi yapılacak tüm mevcut ya da potansiyel
FİBA müşterilerinin, ALLİANZ tarafından oluşturulan Marka Üyelik Programına
(AllClub) dâhil olacağını belirtmektedir. Poliçe kapsamındaki tüm hizmetlerin, ALLiANZ
tarafından, bu üyelik sistemi üzerinden verileceği, AllClub’a baska sirketler ve
sigortalılarının da dahil olabileceği ifade edilmektedir. ALLİANZ tarafından ilgili
ürünlere dair satış ve pazarlama, prim tahsilatı ile poliçelere ilişkin (…..) sigortacılık
hizmeti bu üyelik sistemi üzerinden verilecektir. İşbirliği kapsamında bu programa dahil
edilecek müşteri gruplarını ALLİANZ belirleyecektir. Söz konusu müşteriler ile
provizyon ve tazminat süreçleri ile ilgili iletişim AllClub çatısı altından yapılacaktır.
- 5.2.11. madde, ALLİANZ’ın FİBA’nın satış yapmaya yetkili dağıtım kanallarını makul
bir süre öncesinde değerlendirerek ilgili kanalın suiistimal riski olması, moralitesi düşük
olması veya söz konusu kanal tarafından yanlış sigorta uygulamaları gerçekleştirilmiş
olması gibi makul gerekçelerle uygun bulmadığı dağıtım kanallarının sözleşme
kapsamındaki ürünler için aracılık etmemesini ve bu kapsamda erişim yetkisini
kısıtlama hakkına sahip olacağını ifade etmektedir.
G.3.1.2. Reasürans Anlaşması
(23) ALLİANZ ile FİBA arasında akdedilen “çerçeve sözleşmesi”nin eki olan Reasürans
Anlaşması ile taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu'nun 1403. maddesi çerçevesinde
reasürans ilişkisi kurulmuştur. Reasürans, sigortacının riskin tamamını kendi üzerinde
tutmayarak, bir kısmını ya da tamamını bir başka sigorta şirketine aktarması işlemi olarak
tanımlanabilmektedir.
17-39/629-275
7/13
(24) Taraflar arasında akdedilen reasürans anlaşması çerçevesinde ALLİANZ riskin tamamını
üstlenecek, ayrıca FİBA’nın üreteceği poliçelerde risk primini belirleyecektir. Taraflar
arasında imzalanan Reasürans Anlaşması’nın (Tadil Protokolü’nün) bazı hükümlerine
aşağıda yer verilmektedir.
- 2. maddede, nihai prim, FİBA tarafından belirlenen reasürans komisyonu ve ALLİANZ
tarafından belirlenen risk primi doğrultusunda bu anlaşmanın 10.2. maddesinde yer
alan formül çerçevesinde belirlenen ve sigortalının ödemesi gereken nihai tutarı olarak
tanımlanmıştır.
- 5.1.1. maddede, nihai primin risk primine FİBA tarafından belirlenen reasürans
komisyonunun eklenmesiyle FİBA tarafından belirleneceğine yer verilmiştir.
- 10.2. maddede, nihai prim aşağıdaki formüle göre hesaplanacaktır:
(…..)
- 11.1. maddede, ALLİANZ üretilen poliçenin (…..) reasürans komisyonu olarak FİBA’ya
ödeyecektir. Bununla birlikte, sözleşmede reasürans komisyonunun FİBA tarafından
belirlendiği ve FİBA’nın komisyon oranını beş gün öncesinden bildirmek suretiyle
değiştirebileceği ifade edilmiştir.
- 7.2.d. maddede, tarafların anlaşmanın bir yıllık süresinin dolmasından sonra diledikleri
zaman yapacakları değerlendirmede anlaşmanın finansal koşullarında mutabakata
varılmaması halinde sözleşmeyi feshedebilecekleri belirtilmiştir.
G.3.2. Hukuki Değerlendirme
(25) Fiilî ya da potansiyel rakip olarak nitelendirilebilecek teşebbüsler arasında oluşturulan
yatay işbirliği anlaşmaları genel olarak teşebbüslerin, diğer rakiplerle etkin bir şekilde
rekabet edebilmek, eksik yönlerini tamamlamak veya tek başlarına gerçekleştirmeleri zor
olan faaliyetleri gerçekleştirmek amacıyla başvurdukları anlaşmalardır. Ancak, önemli
ekonomik faydalar ortaya çıkarabilen işbirliği anlaşmaları, aynı zamanda çeşitli rekabet
sorunlarına da yol açabilmektedir.
(26) Anlaşma taraflarının rakiplik ilişkisi değerlendirilirken öncelikle FİBA’nın hayat, bireysel
emeklilik ve ferdi kaza alanlarında faaliyet gösterdiği, sağlık sigortası alanında herhangi
bir faaliyetinin bulunmadığı belirtilmelidir. ALLİANZ ise hem sağlık hem de FİBA’nın
faaliyet gösterdiği diğer sigorta alanlarında faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte,
FİBA’nın sağlık alanında Hazine Lisansı Ruhsatını 04.04.2017 tarihinde aldığı dosya
içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, tarafların hâlihazırda sağlık sigortası hizmetleri
pazarında fiili rakip olmadıkları, ancak potansiyel rakip olarak değerlendirilmeleri gerektiği
kanaatine varılmıştır.
(27) Anlaşma kapsamındaki hizmetlerin verilmesi için gerekli olan bilgi işlem ve teknik alt yapı
desteği ALLİANZ tarafından verilecektir. Ayrıca, ALLİANZ sigorta kapsamında yapılan
(…..) gibi satışa giden süreçlerde operasyonel destek verecektir. Bunun yanı sıra,
ALLİANZ reasürör sıfatıyla, FİBA’nın satacağı sağlık sigortası ürünlerine ait bütün riskleri
satın alacaktır. Ayrıca, yapılacak pazarlama aktivitelerinin FİBA tarafından tasarlanacağı
ve yürütüleceği, ancak FİBA’nın talebi halinde ALLİANZ’ın bu hususlarda destek olacağı
beyan edilmektedir.
17-39/629-275
8/13
(28) Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, taraflar arasında yapılacak işbirliğinin yoğun bilgi
paylaşımı içeren ortak üretim ve ortak pazarlama unsurlarını bir arada barındırdığı
görülmektedir. Bununla birlikte, taraflardan gelen bilgi ve açıklamalar çerçevesinde, söz
konusu işbirliğinin aşamalarından herhangi birinin anlaşmanın asli unsuru olarak
belirlenerek işbirliğinin tamamının bu unsur üzerinden değerlendirilmesi yerinde
olmayacaktır.
(29) Bir yatay işbirliği anlaşmasının rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığının değerlendirilmesinde
öncelikle anlaşmanın; rekabeti kısıtlayıcı bir amacı olup olmadığının tespit edilmesi, böyle
bir amacın varlığından söz edilmediği durumda rekabeti kısıtlamaya dönük fiili ya da
potansiyel bir etkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Rekabeti
kısıtlayıcı etki söz konusuysa da anlaşma sonucunda ortaya çıkacak rekabetçi faydaların
ve bu faydaların anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etkilerinden daha fazla olup olmadığının
belirlenmesini gerektirmektedir.
G.3.2.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi Bakımından Yapılan Değerlendirme
(30) Rekabetin amaç bakımından kısıtlanması söz konusu olduğunda anlaşmanın etkilerine
dair hiçbir inceleme yapılmaksızın rekabetin kısıtlandığı sonucuna ulaşıldığından,
öncelikle rekabetin amaç bakımından kısıtlanıp kısıtlanmadığı değerlendirilecektir.
(31) Fiyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar veya müşteri paylaşımı gibi açık kısıtlamaların söz
konusu olduğu yatay anlaşmaların rekabeti kısıtlamasının kuvvetle muhtemel olduğu
kabul edildiğinden, bu tür anlaşmalar, pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin
incelenmesine gerek görülmeksizin yasaklanmaktadır. Ayrıca Kılavuz’da anlaşmaların
gizli bir kartel kurmaya yönelik olarak kullanıldığı durumlarda rekabetin amaç bakımından
kısıtlanacağı belirtilmektedir.
(32) Mevcut dosya özelinde ise, söz konusu işlemin gizli kartel olarak kullanıldığına yönelik
herhangi bir bilgi, bulgu ya da değerlendirme bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, anlaşma
nihai satış fiyatının FİBA tarafından belirlenmesini öngörmektedir. Dolayısıyla dosya
konusu işbirliği anlaşmasının rekabeti amaç bakımından kısıtlamadığı kanaatine
varılmıştır.
(33) Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz’un 10. maddesinde “Rekabeti kısıtlayıcı
etkinin varlığı için anlaşmanın fiyat, üretim miktarı, ürün kalitesi, ürün çeşitliliği ya da
inovasyon gibi pazardaki rekabet parametrelerinden en az biri üzerinde olumsuz etkisinin
bulunması ya da makul bir olasılık dâhilinde böyle bir potansiyele sahip olması gerekir.”
denilerek, makul bir olasılık dâhilinde ortaya çıkabilecek sınırlayıcı etkilerin de
anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğinin ileri sürülebilmesi
bakımından yeterli olacağı ifade edilmektedir.
(34) ALLİANZ ve FİBA arasındaki işbirliğinin rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığının tespitinde
anlaşmanın etkilediği pazarlar bağlamında değerlendirme yapılabilecektir.
(35) Tarafların pazar gücü olup olmadığının değerlendirilmesinde, ilk olarak, ALLİANZ ve
FİBA’nın faaliyet gösterdikleri tüm sigorta branşlarındaki pazar payları incelenmiştir.
Dosya içeriğinde yer verilen tablolardan, FİBA’nın henüz sağlık sigortası hizmetleri
pazarında faaliyet göstermediğinden herhangi bir pazar payının bulunmadığı, ALLİANZ’ın
ise ilgili pazarda 2014-2016 yılları arasında %(…..) civarında pazar payının bulunduğu
anlaşılmıştır.
17-39/629-275
9/13
(36) Sağlık sigortası hizmetleri pazarında anlaşma taraflarının en büyük beş rakibinin
Acıbadem Sağlık ve Hayat Sigorta A.Ş. (ACIBADEM), Mapfre Sigorta A.Ş., Anadolu
Anonim Türk Sigorta Şirketi, Axa Sigorta A.Ş., Aksigorta A.Ş. (AKSİGORTA) olduğu
görülmektedir. Bu teşebbüslerin dosya içeriğinde yer verilen pazar payları incelendiğinde;
- ACIBADEM ((…..)) ve AKSİGORTA’nın ((…..)) mevcut dosya konusuna benzer bir
anlaşmaya muafiyet aldıkları3 dikkate alınarak, daha riskli durumu göstermesi amacıyla
tarafların toplam pazar paylarının (…..) oranında olduğu,
- Sağlık sigortası hizmetleri pazarında işlem taraflarının pazar payının (…..) ve en büyük
beş rakibinin toplam pazar paylarının (…..) tekabül ettiği
göz önüne alınarak, görece yoğunlaşmış olan Türkiye sağlık sigortası hizmetleri
pazarında ALLİANZ’ın belli ölçüde pazar gücüne sahip olduğu kanaatine varılmıştır.
(37) Tarafların ilgili pazardaki rekabetçi davranışlarını etkileyecek ve işbirlikçi sonuçların
oluşmasına neden olabilecek bir husus da, anlaşma taraflarının maliyetlerinin benzer hale
gelmesine (maliyetlerde simetri problemi) ilişkindir. Pazardaki değişken maliyetlerinin
önemli bir kısmı benzer ise, söz konusu işbirliğinin rekabeti kısıtlayıcı etkilere neden olma
olasılığı daha yüksektir. Yapılan işbirliği çerçevesinde, satış ve pazarlama dışındaki
süreçlerde ALLİANZ’ın alt yapısı FİBA tarafından kullanılacaktır. Bu çerçevede, tarafların
maliyetlerinin önemli ölçüde benzer hale geleceği kanaati oluşmaktadır.
(38) Rekabet açısından endişe doğurabilecek bir başka husus da bilgi paylaşımına ilişkindir.
Bilgi değişimi, pazarı şeffaf hale getirerek oluşturulan bir izleme mekanizması ile
teşebbüslerin, rakiplerinin aralarındaki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaya aykırı davranışlarını
tespit etmesini ve buna karşılık vermesini kolaylaştırmak suretiyle pazarda işbirlikçi
sonucu mümkün kılabilir ya da bu davranışların sürdürülebilirliğini (içsel istikrar) artırabilir.
Güncel veya geçmiş verilerin değişimi böyle bir izleme mekanizmasının oluşturulmasını
sağlayabilir.
(39) Bilgi paylaşımı; fiyatlara, müşteri listelerine, üretim maliyetlerine, üretim ve satış
miktarlarına, cirolara, satışlara, kapasitelere, kaliteye, pazarlama planlarına, risklere,
yatırımlara, teknolojilere, ar-ge programlarına ve bunların sonuçlarına ilişkin stratejik
bilgilerden oluşabilmektedir. Bununla birlikte, genel olarak, ürün fiyatına, üretim ve satış
miktarlarına ilişkin bilgiler, en stratejik bilgiler olarak kabul edilmekte; bunları, maliyetlere
ve talebe ilişkin bilgiler izlemektedir. Bilginin stratejik açıdan önemi, bilgi değişiminin
sıklığının ve pazardaki bağlamının yanı sıra, verilerin hacmine ve güncelliğine bağlıdır.
Bu çerçevede, rakipler arasında gelecekte uygulanması planlanan fiyat veya üretim ya
da alım miktarına ilişkin bilgi değişiminin, genel olarak rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olduğu
kabul edilmektedir.
(40) Mevcut dosya konusu kapsamında, üretilen ve satılacak poliçenin bilgileri FİBA
tarafından ALLİANZ sistemine aktarılacak ve risk primi belirlenecek, üretilen toplam prim
üzerinden FİBA’ya komisyon ödenecektir. Bu çerçevede, ALLİANZ FİBA’nın portföy
bilgisine sahip olacak, müşteri bilgileri ve ürettiği poliçeler hakkında bütün bilgileri elinde
bulunduracaktır. Dolayısıyla ALLİANZ, FİBA’nın fiyatlarına, müşteri listelerine, üretim
maliyetlerinin önemli bir bölümüne, üretim ve satış miktarlarına, cirolara, satışlara,
pazarlama planlarına, risklere ve bunların sonuçlarına ilişkin stratejik bilgileri edinecektir.
3 11.05.2016 tarih ve 16-16/269-120 sayılı Kurul kararı.
17-39/629-275
10/13
(41) Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, hayata geçirilmesi planlanan işbirliği
anlaşmasının amaç bakımından rekabeti kısıtlamadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanı
sıra, dosya konusu anlaşmanın etki bakımından rekabeti kısıtlama olasılığı
değerlendirilmiş ve;
- Anlaşmanın çok yönlü, yoğun bir işbirliği ve bilgi paylaşımı gerektirmesi,
- ALLİANZ’ın sağlık sigortası hizmetleri pazarlarında sahip olduğu yüksek pazar payı,
- Maliyetlerin benzeşmesi,
- İşlem taraflarının pazarlama stratejilerini de birlikte oluşturacakları ve ürünlerin yer
aldığı pazarlama aktivitelerini yapmadan önce diğer tarafın onayını alacakları,
- ALLİANZ’ın makul sebeplerle de olsa FİBA’nın dağıtım kanallarına müdahale yetkisinin
bulunması,
- FİBA’nın ALLİANZ’ın alt yapısını kullanarak hizmet vermesi nedeniyle ALLİANZ’ın
FİBA’nın stratejik bilgilerine sahip olacağı
hususları birlikte değerlendirilerek bildirim konusu anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etki
doğurmasının makul bir olasılık dâhilinde olduğu, dolayısıyla bildirim konusu anlaşmanın
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu kanaatine varılmıştır.
G.3.2.2. Topluca Değerlendirme Talebi
(42) Yapılan başvuruda, bildirim konusu sözleşmelerin çerçeve sözleşme olduğu, ALLİANZ’ın
bu iş modelini ilgili pazardaki adını vermediği bir diğer muhatapla da uygulama niyetinde
olduğu ve bu tip/iş modeline muafiyet tanınmasına karar verilmesini talep ettiği ifade
edilmiştir. Mevcut dosya konusuna ilişkin olarak yukarıda yapılan değerlendirmeler ve
ilgili pazarda artan işbirlikleri dikkate alındığında taraflardan ve tarafların pazardaki
konumlarından bağımsız olarak başvuru konusu “çerçeve sözleşme”nin, 4054 sayılı
Kanun karşısında değerlendirilmesinin ve muafiyet analizine tabi tutulmasının mümkün
olmadığı kanaatine varılmıştır.
G.3.2.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
G.3.2.3.1. Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme
ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(43) Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için, öncelikle
anlaşma konusu olan malın üretimi ve dağıtımı ile ilgili olarak bir gelişme veya iyileşme
olması ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması gerekmektedir. Kastedilen
ekonomik fayda veya menfaatin, sadece teşebbüslerin kendi açılarından sağlayacakları
menfaat veya kazanç şeklinde değil, aynı zamanda bunların ekonomiye yapacakları
somut katkı şeklinde anlaşılması gerekmektedir.
(44) Rekabet hukuku uygulamalarında, üretim veya dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, mal
arzının artırılması ve devamlılığının sağlanması, yeni piyasalara girişlerin
kolaylaştırılması, kalitenin artırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin
bulunması gibi haller ekonomik yararın sağlandığı hususunda yeterli görülmektedir.
(45) Bildirim Formunda, ALLİANZ’ın FİBA’ya sözleşme konusu ürünlere ilişkin reasürans ve
operasyon hizmetleri sağlamasının, FİBA’nın maliyetlerini azaltarak ve kârını artırarak
ciddi bir yatırım maliyeti olmadan satış sürecini başlatmasını mümkün kılacağı, bir başka
deyişle pazara girişini kolaylaştıracağı bildirilmektedir.
17-39/629-275
11/13
(46) Öte yandan, ALLİANZ’ın kendi deneyimini FİBA’ya aktarması ile tüketiciler nezdinde elde
edilecek verim ve faydanın yanı sıra, FİBA’nın grup imkânlarını ürünlerine bir avantaj
olarak eklemesi ile tüketicilere düşük maliyetli ve asıl ihtiyaçlara yönelik ürün satışları
yapma imkânı doğacağı ifade edilmektedir. Ayrıca söz konusu işbirliği ile FİBA’nın
çalışma sistematiğine aşina olacak olan ALLİANZ’ın pazarda farklı ürünler geliştirerek
tüketicilerin kullanımına sunma imkânı bulabileceği, dolayısıyla FİBA’nın bu pazarda
faaliyet göstermeye başlaması ile ürünlerin sunulmasında gelişme ve iyileşme
sağlanacağı öne sürülmektedir.
(47) Tarafların yaptığı açıklamalar, FİBA’nın pazara yeni girecek olması ve bu durumun
müşterilerin seçeneklerini artıracağı, yeni ürünlerin oluşturulmasının muhtemel olduğu ve
ölçek ekonomisinden dolayı maliyetlerin düşmesinin ve risk fiyatlamasının daha doğru
şekilde yapılabilmesi beklentileri birlikte değerlendirilerek bildirim konusu anlaşma
bakımından 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
koşulun karşılandığı kanaatine varılmıştır.
G.3.2.3.2. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(48) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmaya
muafiyet tanınabilmesi için aranan bir diğer koşul, yukarıda ifade edilen ekonomik
iyileşme veya gelişmelerden tüketicilerin de faydalandırılmasıdır. 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin gerekçesinde “Bu yararlı etkinin tüketiciye yansımayarak, sadece firma
karları olarak kalması halinde muafiyet uygulanamayacaktır. Ortaya çıkan yarardan
tüketicinin adil bir pay alması suretiyle Rekabet Hukukunun sosyal yönü de ortaya
çıkacaktır.” ifadeleri yer almaktadır.
(49) Bildirim Formunda, anlaşmanın yürürlüğe girmesi sonrasında;
- Oluşması beklenen ölçek ekonomisi yoluyla tarafların sağlık sigortacılığı maliyetlerini
çok daha verimli yönetebileceği ve artırılan bu verimin bir kısmının avantajlı fiyata
sahip ürünler sunulması suretiyle tüketicilere yansıtılacağı,
- ALLİANZ’ın sektör tecrübesinin yüksek olmasının, operasyonların yönetilmesinde ve
mevzuata uyum konularında, sistemsel alt yapının işletilmesinde, risk değerleme,
provizyon ve hasar ödenmesi aşamalarında FİBA’ya avantaj sağlayacağı
belirtilerek bu hususlar tüketici açısından gerçekleşmesi beklenen faydalar olarak
sayılmıştır. FİBA’nın pazara giriş maliyetlerinin düşmesi dikkate alınarak pazara girişinin
kolaylaşacağı ve pazardaki oyuncu sayısının artması sonucunda da rekabetçi baskısının
artacağı, bu bağlamda tüketicinin bundan adil bir pay almasının söz konusu olabileceği
değerlendirilmektedir.
(50) Özetle, anlaşma bakımından, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde ifade edilen tüketici faydası koşulunun karşılandığı kanaatine varılmıştır.
G.3.2.3.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(51) Bu koşulun temelinde, piyasada etkin rekabetin bulunmadığı durumlarda, anlaşmadan
beklenen ekonomik yararların gerçekleşmeyeceği veya anlaşmanın meydana getireceği
yararın zararından fazla olmayacağı varsayımı yatmaktadır. Gerçekten de, teşebbüslerin
piyasadaki rekabet baskısından uzaklaşmaları, anlaşmadan beklenen ekonomik
yararların gerçekleşmemesine yol açacaktır. Bu nedenledir ki, bu koşulun
değerlendirmesi yapılırken ön plana çıkan nokta, pazarın yapısal özellikleri olmalıdır.
17-39/629-275
12/13
(52) FİBA’nın hâlihazırda sağlık sigortası hizmetleri pazarında faaliyeti yoktur. Bir başka
deyişle FİBA ilgili sözleşme sonrasında pazara girecektir. Bunun yanı sıra, her ne kadar
ALLİANZ’ın belirli ölçüde pazar gücü bulunduğu değerlendirilse de ilgili pazarda etkin
rakiplerin bulunduğu, anlaşma sonucunda da fiili oyuncu sayısının azalmayacağı
değerlendirilmektedir. Önceki bölümlerde belirtildiği üzere, rekabetçi etki bakımından
kısıtlaması muhtemel olan ve belirli bir süre için öngörülen başvuru konusu işbirliği
ALLİANZ ile ilgili pazarda potansiyel rakip olarak değerlendirilen FİBA arasındadır. Bu
çerçevede, ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasının söz konusu
olmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
G.3.2.3.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(53) Kısaca “ölçülülük” ya da “denge” ilkesi olarak ifade edilebilecek olan bu prensibe göre,
sınırlama, elde edilmek istenen olumlu amaca uygun ve o amacın elde edilmesi için
gerekli olmalıdır. Bu ilkeye aykırılık, izlenen amacın elde edilmesi için rekabetin
gereğinden fazla sınırlanmasına veya rekabetin sınırlanması gereğinin dahi bulunmadığı
halde sınırlanmasına yol açar. Teşebbüsler prensip olarak, anlaşma ile izledikleri
ekonomik amaçların gerçekleştirilmesinde, rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih
etmekle yükümlüdürler. Tespit edilen faydadan tüketicilerin de yararlandığı varsayımı ile
sınırlamanın, bu faydaların elde edilmesi için gerekli ve hatta zorunlu olması gerekir.
Sınırlayıcı hükümler olmaksızın veya bu hükümler yumuşatılarak anlaşmadan beklenen
faydanın elde edilmesi mümkün ise, o takdirde muafiyet verilmesi söz konusu olmaz.
(54) Bu kapsamda başvuru konusu anlaşma değerlendirildiğinde kurulması planlanan
işbirliğinde;
- Reasürör sıfatıyla riski üstlenen ALLİANZ’ın risk primini belirlediği, satışı gerçekleştiren
FİBA’nın da nihai fiyatı belirlediği,
- Rekabete duyarlı olabilecek bilgi değişimlerinin işbirliğinden beklenen etkinlik
kazanımlarını elde etmek için gerekli olanı aşan bir kısıtlamaya yol açmayacağı,
- Bildirime konu sözleşmenin üç yıl süre ve bu sürenin sonunda mutabık kalınması
halinde takip eden iki sene boyunca geçerli olacağı ve ALLİANZ’ın, FİBA’nın münhasır
ortağı olacağı; sözleşme süresinin, ALLİANZ’ın mevcut işbirliğini gerçekleştirmek
amacıyla yatırım yapacağı ve tarafların beklenen faydalar ve etkinliklerin daha kısa bir
sürede ortaya çıkamayacağı yönündeki beyanları dikkate alındığında makul olduğu,
- Sözleşmedeki ALLİANZ’ın FİBA’nın satış yapmaya yetkili dağıtım kanallarını
değerlendirmesine ve değerlendirme neticesinde uygun bulmadığı dağıtım
kanallarının sözleşme kapsamındaki ürünler için aracılık etmemesini talep etmesine
ilişkin hükmün, ALLİANZ’ın daha önce çalıştığı ve usulsüzlük gibi etik dışı hareketlerini
gözlemlediği, kötü itibarı olan dağıtım kanallarının tüketiciler üzerinde olumsuz etki
doğurmasını önlemek amacıyla sözleşmeye eklendiği yönünde Bildirim Formunda
yapılan açıklama doğrultusunda, söz konusu kısıtlamanın ölçülülük prensibine aykırı
olmadığı,
değerlendirilmiştir. Sözleşmede, ALLİANZ ve FİBA’nın ürünlere ilişkin olarak belirlenecek
pazarlama stratejilerini birlikte oluşturacakları ve ürünlerin yer aldığı pazarlama
aktivitelerini yapmadan önce diğer tarafın onayını alacakları belirtilmektedir. Dosya
mevcudu bilgiler çerçevesinde FİBA’nın sağlık sigortası hizmetleri pazarında deneyiminin
bulunmaması sebebiyle, bu hükmün FİBA’nın ilgili pazara ilişkin bilgi birikimini artıracağı
ve bu hükmün işbirliğinden beklenen faydaların gerçekleştirilmesi adına gerekli olduğu
anlaşılmaktadır.
17-39/629-275
13/13
(55) Bu bağlamda ilgili rekabet etmeme yükümlülüğü ile, anılan açıklamalar çerçevesinde,
zorunlu olandan fazla bir sınırlama getirilmediği, dolayısıyla rekabetin Kanun’un 5.
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılan menfaat ve faydaların
gerçekleşmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması koşulunun da sağlandığı
kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(56) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Allianz Sigorta A.Ş.’nin çeşitli teşebbüsler ile imzalamak istediği ve “çerçeve sözleşme”
olarak nitelenen iş modelinin toplu bir şekilde değerlendirmeye alınmasının mümkün
olmadığına,
- Allianz Sigorta A.Ş. ve FİBA Emeklilik ve Hayat A.Ş. arasında imzalanan “çerçeve
sözleşme”nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna,
- Bununla birlikte söz konusu sözleşmeye, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
koşulların tamamını sağlaması nedeniyle, bireysel muafiyet tanınmasına,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy