Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-4-77
Karar Sayısı : 17-44/692-305
Karar Tarihi : 28.12.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK,
Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER : Metin HASSU, Nezir Furkan KIRAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - C.N.K. O Deri Koruma Hizm. Tic. Ltd. Şti.
Temsilcisi : Av. Faruk KÜÇÜK
Muhsin Yazıcıoğlu Cad. Asmalı Bahçe Sitesi No:36/2
Çukurambar- Ankara
(1) D. DOSYA KONUSU: Beken Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin Rekabet Kurulunun
13-57/808-345 sayılı kararına konu olan mini onarım alanındaki faaliyetlerinin 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca yeniden incelenmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 03.11.2017 tarih ve 7931 sayı ile giren başvuru
üzerine düzenlenen 13.12.2017 tarih ve 2017-4-77/BN-1 sayılı Bilgi Notu görüşülerek
karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda; 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca
önaraştırma yapılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) C.N.K. Oto. ve Deri Koruma Hizm. Tic. Ltd. Şti. (CNK) tarafından yapılan başvuruda;
CNK’nın 26.12.2008 tarih ve 2936 sayılı şikayeti üzerine Kurul’un yaptığı inceleme
sonunda verdiği 18.06.2009 tarih ve 09-29/608-147 sayılı kararının Danıştay 13.
Dairesinin 18.12.2012 tarih ve 2009/6923 E., 2012/3882 K. sayılı kararıyla ilgili pazarın
yanlış tanımlandığı gerekçesiyle iptal edildiği, anılan iptal kararının ise Danıştay İdari
Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) 07.06.2017 tarih ve 2015/280 E., 2017/2467 K. sayılı
kararıyla kesinleştiği bildirilmiştir.
(5) Başvuruda ayrıca, Kurul’un yukarıda anılan iptal kararı üzerine aldığı 09.10.2013 tarihli
ve 13-57/808-345 sayılı kararına yönelik olarak ise Ankara 3. Asliye Ticaret
Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli ve 2014/1612 E. ve 2017/512 K. sayılı gerekçeli
kararında; mini hasar onarımı için tüketicilerden herhangi bir ek ödeme alınmasının
hukuka ve sigortacılık yasasına ilişkin mevzuata aykırı olduğunun ve mini onarım için ek
prim alınmasının mükerrerlik yarattığının hükme bağlanmasının yanında poliçe başına
prim ödeme koşulunun, Türk Borçlar Kanunu’nun 27/1. maddesi ile birlikte, 5684 sayılı
Sigortacılık Yasasına ve kabul görmüş aktüeryal tekniklere aykırılık teşkil ettiğine ilişkin
tespitlerinden dolayı yeniden bir inceleme yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
(6) Başvuruda, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı sonucunda yapılan
değerlendirmede sigorta şirketlerinin poliçe başına toptan fiyatlama yaparak hizmetin
tamamını tek bir sağlayıcı üzerinden sattığı, bu uygulamanın münhasırlık yarattığı iddia
edilmiştir. Bu münhasırlık sonucunda ise ortaya dolaylı bir rekabet etmeme yükümlülüğü
çıktığı ifadesine yer verilmiştir.
17-44/692-305
2 / 4
(7) CNK temsilcisi tarafından yapılan başvuruda öncelikle Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtilaf
konusuyla alakalı tüketiciler aleyhine bir faaliyet yürütüldüğüne ilişkin saptamasına yer
verilmiştir. Sigorta şirketleri tarafından mini hasar onarımı her ne kadar müşterilere
karşılıksız sunulan bir edim olarak tanıtılsa da gerek Mahkeme kararında gerekse de
Kurul’un iptale konu 09-29/608-147 sayılı kararında, şirketlerin sigorta primlerine mini
onarım hizmetlerinin maliyetlerini zımnen yansıttıkları tespitine yer verilmiştir. Başvuran,
tüketiciler aleyhine olduğu açık olan bu uygulamaya rağmen Kurul’un 09-29/608-147
sayılı ilk kararında 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine dayanarak bir bireysel muafiyet
tanınmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
(8) Başvuruda yer verilen bireysel muafiyete ilişkin aykırılık iddiasının yukarıda anılan ve
bizzat CNK tarafından yapılan temyiz ile başlamış süreç sonucunda kesinleşen kararla
birlikte iptal edilmiş bir Kurul kararına ilişkin olması sebebiyle bu konunun tekrar
değerlendirilmesine ihtiyaç bulunmamaktadır. Anılan iptal kararı sonucunda konuya ilişkin
alınan 09.10.2013 tarihli ve 13-57/808-345 sayılı Kurul kararında;
“1-Kasko sigortacılığı alanında faaliyet gösteren Anadolu Sigorta A.Ş., Aksigorta A.Ş.,
Allianz Sigorta A.Ş., Başak Groupama Sigorta A.Ş., Güneş Sigorta A.Ş., Ankara Sigorta
A.Ş., Birlik Sigorta A.Ş., HDI Sigorta A.Ş., AIG Sigorta A.Ş. ve Aviva Sigorta A.Ş. ile
Beken Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. arasında mini hasar onarımı hizmetine ilişkin yapılan
dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine,
2- Bu çerçevede söz konusu sigorta şirketlerinin kasko sigortası kapsamında mini hasar
onarımı hizmetini münhasıran Beken Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.’den almaları sonucu
şirketin piyasada tekel konumuna geldiği, C.N.K. Otomobil ve Deri Koruma Hizmetleri
Ticaret Ltd. Şti.’nin piyasa dışına itildiği ve piyasaya girişlerin engellendiği iddialarının
gerçeği yansıtmadığına,
3- Bahsi geçen sigorta şirketlerinin, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
anlaşma veya uyumlu eylemleri sonucu mini hasar onarımı hizmetlerinde rekabeti
engellediği iddiasına ilişkin herhangi bir belgeye ulaşılamadığına”
hükmedilmiştir. Böylelikle mini onarım hizmetlerine ilişkin hâlihazırda Kurul’un tanımış
olduğu bir muafiyet olmadığından eski bir karara yönelik yapılan tespitlerin yeni bir
incelemeyi gerektirecek nitelikte bir durum yaratmadığı açıktır.
(9) CNK temsilcisince yapılan başvuruda, mini onarım hizmetine ilişkin uygulamanın gerek
Hazine Müsteşarlığı’nca yayınlanan sektör duyurularına gerekse de Türk Borçlar
Kanunu’na ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na aykırı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca
Kurul’un kararlarında yapılan müşteri memnuniyetine ilişkin tespitlere yönelik olarak, mini
onarıma ilişkin hükümlerin müzakere edilmeden kasko poliçe sözleşmelerine konulması
nedeniyle genel işlem koşulu niteliğinde olduğu ve bu şart olmadan sözleşmenin
yapılamayacağı anlaşılmış olduğundan yapılan haksız fiil değerlendirmesiyle beraber
düşünüldüğünde bir müşteri memnuniyetinden bahsedilemeyeceği ifade edilmiştir.
(10) 13-57/808-345 sayılı Kurul kararında münhasırlığa ilişkin tespitler öncelikle sözleşmelerin
incelenmesi yoluyla yapılmıştır. Doğrudan münhasırlığa yönelik herhangi bir hüküm
içermediği belirlenen sözleşmelerin uygulanmasında ayrıca dolaylı yoldan rekabet
etmeme yükümlülüğüne dönüşecek bir düzenlemenin de bulunmadığı görülmüştür. Fiili
münhasırlık bakımından, sigorta şirketlerinin mini onarım hizmetinden duyduğu
memnuniyetin yanında “…poliçe bazlı ödeme sisteminin AUTOKING’in bir dayatması
şeklinde ortaya çıkmadığı, hatta tamir bazlı ödemeye göre AUTOKING’in aleyhine olduğu
ve sigorta şirketlerinin birden fazla mini onarım hizmeti veren diğer bir teşebbüsle de
çalışmasına hukuki ve ekonomik açıdan engel oluşturmadığı” tespitine yer verilerek
münhasırlık yaratacak bir durumun olmadığı kanaatine varılmıştır.
17-44/692-305
3 / 4
(11) Kurul tarafından yapılan bütün değerlendirmeler mahkeme kararıyla da sabittir. Zira
Kurul’un 13-57/808-345 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davayı reddeden İdare
Mahkemesi kararını onayan Danıştay 13. Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 1026/1510 E.,
2017/1770 K. sayılı kararında “…şikayet konusu hususlarla ilgili olarak 4054 sayılı
Kanun'un 41. maddesinin ihlal edilmediğine ve soruşturma açılmamasına karar verildiği,
şikayet konusu hususlar hakkında, piyasada alıcı konumundaki sigorta şirketlerinin tüm
mini onarım hizmeti alımını tek bir sağlayıcıdan (Autoking) tedarik etmesinin münhasırlık
maddesinin doğurduğu bir mecburiyetten değil, sigorta şirketlerinin bağımsız iradeleri ve
tercihleri neticesinde oluştuğu sigorta şirketlerinin tek bir hizmet sunucusu ile çalışmayı
tercih etmelerine ölçek ekonomisinden yararlanmak, etkinlik sağlamak ya da hizmet
kalitesinden duyulan memnuniyet, yaygın ağ gibi faktörlerin sebep olduğu görülmekle
davacı şirket tarafından ileri sürülen şikâyet konusu hususların haklı bulunmayarak
reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının ileri sürmüş.
olduğu iddialar çerçevesinde şikâyet edilen sigorta şirketleri ile şikâyet edilen Beken
Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan mini hasar onarımına dair sözleşmelerin
ara kararı ile getirilerek incelenmesi neticesinde, taraflar arasındaki sözleşmelerde
rekabeti ihlal eden veya sınırlayan bir hükme rastlanmadığı, bununla beraber bu sigorta
şirketlerinin rekabeti engelleyecek veya kısıtlayacak tarzda aralarında bir anlaşma veya
uyumlu eyleme dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, bazı sigorta şirketlerinin mini hasar
onarımı ile ilgili şikâyet edilen Beken Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. (Autoking) dışında bu
hizmeti veren şirketlerle sözleşme imzaladıktan, davacı ile sigorta şirketlerinin sözleşme
imzalanmamasının ise müşteri memnuniyeti, yaygın bayi ağı, hizmet kalitesi gibi piyasa
faktörlerinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı
şirket tarafından temyiz edilmiştir. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi
yolundaki temyize konu Ankara 17. idare Mahkemesi'nin 22.01.2016 tarih ve E:2014/93,
K:2016/140 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49.
maddesinde saylan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz istemi
yerinde görülmeyerek anılan Mahkeme karanın ONANMASINA…” hükmedilmiştir.
(12) Dolayısıyla; son Kurul kararı çerçevesinde sözleşmelerde yapılan incelemelerin ve fiili
duruma yönelik yapılan araştırmaların sonucunda tespit edilmiş bir münhasırlık ve
tanınmış bir muafiyet olmadığı, poliçe bazlı ödeme sisteminin bir dayatma sonucu değil
sigorta şirketlerinin tercihi sonucunda uygulandığının hem Kurul kararı hem de yargı
kararları ile sabit olduğu açıktır. Mini hasar onarımı pazarındaki hizmet ağı ve kalitesinin
belirleyici olduğu saptamaları yanında poliçe başına prim ödeme sisteminin gerekliliğinin
ölçek ekonomileriyle açıklanamayacağı ve kasko fiyatlarının seyrine ilişkin iddiaların da
yeniden incelemeyi gerektirecek yapıda olmadığı kanaatine varılmıştır.
17-44/692-305
4 / 4
H. SONUÇ
(13) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Kurum kayıtlarına 03.11.2017
tarih ve 7931 sayı ile giren başvuruya ilişkin olarak herhangi bir işlem tesisine gerek
bulunmadığına, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy