Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-4-58
Karar Sayısı : 18-10/188-90
Karar Tarihi : 05.04.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Dr. Metin ARSLAN,
Adem BİRCAN, Şükran KODALAK; Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Kerem TOMUR, Fatma ATAÇ, Mehmet Yavuz GÜNER
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Mercedes-Benz Türk A.Ş.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. K. Korhan
YILDIRIM, Av. Betül BAŞ ÇÖMLEKÇİ, Av. Çağlagül KOZ, Av.
Ezgi HEPŞEN
Çitlenbik Sokak No:12 Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş, İSTANBUL
(1) D. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulunun 28.02.2017 tarih ve 17-09/105-M sayılı
kararı uyarınca hakkında soruşturma yürütülen Mercedes-Benz Türk A.Ş.’nin
4054 sayılı Kanun ve 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve
Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ uyarınca dosyaya giriş talebi.
(2) E. İDDİALARIN ÖZETİ: Mercede-Benz Türk A.Ş. (MBT) tarafından yapılan ve
Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 26.03.2018 tarih ve 2472 sayı ile giren yazıda,
yazılı savunmanın tam ve eksiksiz bir biçimde hazırlanması ve savunma hakkının
tesisi amacıyla MBT hakkında dosyada yer alan bazı bilgi ve belgelerin 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) ve 2010/3 sayılı Dosyaya
Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ (2010/3
sayılı Tebliğ) uyarınca kendileriyle paylaşılması talep edilmiştir.
(3) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 26.03.2018 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 28.03.2018 tarihli ve 2016-4-58/BN-3 sayılı Bilgi Notu, görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(4) G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Kurum içi yazışma niteliği taşıyan
17.02.2017 tarih ve 2015-4-058/ÖA sayılı Önaraştırma Raporuna erişim talebinin
reddedilmesi gerektiği, Kurum içi yazışma niteliğini haiz Ekonomik Araştırma ve Analiz
Dairesi (EAAD) görüşünün, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) cevabi yazısının, beton
pompası üreticilerinden gelen 18, 20, 22, 24, 25, 27, 28, 32, 34 belge nolu cevabi
yazıların, beton pompaları için kamyon imal eden teşebbüslerden gelen 19, 30, 36,
39, 97, 99, 100, 101, 102 belge nolu cevabi yazıların, hazır beton üreticisi firmalardan
gelen 66, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 86, 87, 89, 90,
92, 104 belge nolu cevabi yazıların 31, 35, 54, 55, 57, 58 belge nolu görüşme
tutanakların ilgili kısımlarının ticari sırlardan arındırılarak Kurum merkezinde herhangi
bir elektronik veya mekanik kopyası alınmadan incelenmek üzere erişime
açılabileceği, 1, 5, 47, 481 belge nolu Betonstar Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(BETONSTAR) ve Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER)
tarafından yapılan şikayet başvurularının ticari sır ve gizli bilgilerden arındırılarak
1 Belge 47 ve Belge 48 içeriği aynı olan belgelerdir.
18-10/188-90
2/8
çoğaltılmış nüshalarının veya elektronik kopyalarının kendilerine verilebileceği veya
gönderilebileceği, İMDER’in şikâyetine ilişkin hazırlanan Kurum içi yazışma niteliği
taşıyan 23.06.2017 tarih ve 2016-4-58/BN-1 sayılı Bilgi Notuna erişim talebinin
reddedilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
H. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
H.1. Dosyaya Giriş Talebinin Kapsamı
(5) Rekabet Kurulunun (Kurul) 28.02.2017 tarih ve 17-09/105-M sayılı kararı ile yürütülen
soruşturma kapsamında, Kurum kayıtlarına 26.03.2018 tarih ve 2472 sayı ile giren ve
MBT’ye ait dosyaya giriş talebini içeren başvuruda, 4054 sayılı Kanun’un 43 ve 44.
maddeleri çerçevesinde savunma hakkının layıkıyla kullanılmasının temin edilmesi
için MBT tarafından talep edilen bilgi ve belgeler şunlardır:
17.02.2017 tarih ve 2015-4-058/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu’nun ticari
sırlardan arındırılmış nüshası (Belge 39),
Dosyaya girmiş olan EAAD görüşü (Belge 59),
Dosyaya girmiş olan TSE cevabi yazısı (Belge 63),
Betonstar Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BETONSTAR) tarafından yapılan
başvuru, İMDER tarafından gönderilen şikâyet, İMDER tarafından yapılan
başvuru, İMDER’in şikâyetine ilişkin Bilgi Notu (Belge 1, 48, 47, 50),
Beton pompası üreticilerinin cevap dilekçelerinin ticari sırlardan arındırılmış
versiyonu (Belge 18, 20, 22, 24, 25, 27, 28, 32, 34),
Beton pompaları için kamyon imal eden teşebbüslerin cevap dilekçelerinin
ticari sırlardan arındırılmış versiyonu (Belge 19, 30, 38, 97, 99, 100, 101, 102),
Hazır beton üreticisi firmaların cevap dilekçelerinin ticari sırlardan arındırılmış
versiyonu (Belge 66, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82,
84, 86, 87, 89, 90, 92, 104),
İlgili teşebbüs ile yapılan görüşme tutanağının ticari sırlardan arındırılmış
versiyonu (Belge 35, 31),
BETONSTAR, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (FORD), Volvo Group Otomotiv Tic.
Ltd. Şti. (VOLVO), IVECO Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş. (IVECO) ve İMDER ile
yapılan görüşmelerin tutanaklarının ticari sırlardan arındırılmış versiyonu, MAN
Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş.’nin (MAN) cevap dilekçesinin ticari sırlardan
arındırılmış versiyonu (Belge 5, 36, 54, 55, 57, 58).
H.2. Dosyaya Giriş Talebine İlişkin Değerlendirme
(6) 4054 sayılı Kanun’un “Delillerin Toplanması ve Tarafların Bilgilendirilmesi” başlıklı 44.
maddesinin ikinci fıkrasında “Haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen taraflar
sözlü savunma hakkını kullanma taleplerine kadar kurum bünyesinde kendileri ile ilgili
düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her türlü delilin bir
nüshasının kendilerine verilmesini isteyebilir” hükmü yer almaktadır. Buna ek olarak,
aynı Kanun’un 44. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Kurul, tarafları bilgilendirmediği ve
savunma hakkı vermediği konuları kararlarına dayanak yapamaz.” hükmü, evrak ve
bilgi verilmesinin savunma hakkının esasına ilişkin olduğunu göstermektedir. Nitekim
4054 sayılı Kanun’un 44. maddesinin madde gerekçesinde “Kurulun soruşturmaları
gizli değildir. Savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için sözlü savunma
toplantısına kadar, taraflar Kurulca kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve
18-10/188-90
3/8
delilin bir nüshasını alabilmektedir. Böylelikle savunma hakkının tam ve eksiksiz
biçimde kullanılması mümkün olacaktır. Bir başka deyişle, taraflar herhangi bir
ummadıkları sürprizle karşılaşmamaktadırlar.” denmek suretiyle konunun önemi
açıklanmıştır.
(7) Kurul tarafından yayımlanan 2010/3 sayılı Tebliğ, tarafların kendileri hakkında
düzenlenen belgelere erişimini mümkün kılarken bunun istisnalarını da düzenlemiş
bulunmaktadır. Teşebbüslerin soruşturma kapsamında kendileri ile ilgili düzenlenmiş
bilgi ve belgeleri isteme hakları bulunmakla birlikte, bu bilgi ve belgelere erişimin yine
mevzuat hükümlerinin izin verdiği ölçüde gerçekleştirilmesi esastır. Buna ek olarak
2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinde yer alan, “Taraflar dosyaya giriş hakkı
kapsamında, Kurum içi yazışmalar ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere
ilişkin ticari sır ve diğer gizli bilgileri içerenler hariç olmak üzere, Kurum bünyesinde
kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evraka ve elde edilmiş her türlü delile erişebilir.”
hükmüyle, tarafların kendileri hakkında düzenlenmiş evrak ve delillere ulaşabileceği
ancak Kurum içi yazışmaların ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin
ticari sır ve sair gizli bilgi içeren evrakın bu kapsamda yer almadığı ifade edilmiştir.
Dolayısıyla hangi belgelerin Kurum içi yazışma olduğu veya teşebbüs, teşebbüs birliği
ve kişilere ait ticari sır niteliği taşıdığı hususu önem arz etmektedir.
(8) Talebin değerlendirilmesi kapsamında incelenmesi gereken 2010/3 sayılı Tebliğ’in
“Kurum İçi Yazışmalar” başlıklı 7. maddesinde;
“(1) Kurum içi yazışmalar, Kurulun aldığı nihai kararlar bakımından hazırlayıcı
işlem niteliğinde olan birimler arası yazışmalardır.
(2) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgi ve belgeler ile Kurumun diğer kamu
kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya özel sektör gerçek
ve tüzel kişileri gibi bilgisine başvurulanlarla yaptığı yazışmalar da iç yazışma
olarak kabul edilir.”
hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre Kurul’un alacağı nihai karara kadar
gerçekleştireceği hazırlayıcı işlem niteliğindeki yazışmalar, Kartellerin Ortaya
Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmeliği (Pişmanlık
Yönetmeliği) kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ve Kurumun bilgisine başvurduğu
kamu veya özel sektör üçüncü kişileriyle ile yaptığı yazışmalar iç yazışma olarak
kabul edilmektedir.
(9) Buna ek olarak 2010/3 sayılı Tebliğ ile tarafların dosyaya erişim haklarının ne şekilde
kullandırılacağına dair de bir düzenleme getirilmiştir. İlgili tebliğin “Dosyaya giriş
hakkının kullandırılması” başlıklı 10. maddesi şu şekildedir:
“(1) Dosyaya giriş hakkı, ilgilinin talebi de dikkate alınarak; dosya mevcudunda
bulunan ve erişime açılan evrakın fotokopi yolu ile çoğaltılmış nüshalarının
veya elektronik kopyalarının verilmesi ya da gönderilmesi suretiyle
kullandırılabilir.
(2) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgiler ile aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği
bulunan diğer kurum içi yazışmalar, Kurum merkezinde incelenebilir.”
18-10/188-90
4/8
(10) Madde metni değerlendirildiğinde, her ne kadar 2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinde
tarafların Kurum içi yazışmalara erişemeyeceği ifade edilmişse de, Tebliğin 7.
maddesi kapsamında tanımlanan Kurum içi yazışmalara erişimin tamamen
engellenmediği ancak aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği bulunan diğer Kurum içi
yazışmaların Pişmanlık Yönetmeliği kapsamında yapılan başvurularda sunulan
belgeler ile benzer şekilde Kurum merkezinde incelenebileceğinin düzenlediği
anlaşılmaktadır.
H.2.1. Önaraştırma Raporunun Paylaşılması Talebinin Değerlendirilmesi
(11) MBT, dosyaya giriş başvurusunda 17.02.2017 tarih ve 2015-4-58/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporunun ticari sırlardan arındırılmış halinin (Belge 39) kendileriyle
paylaşılmasını talep etmiştir.
(12) Önaraştırma Raporuna erişim talebinin 2010/3 sayılı Tebliğ kapsamında karşılanıp
karşılanamayacağına yönelik yapılacak değerlendirmede ise, öncelikli olarak yukarıda
talep edilen belgelerin Kurum içi yazışma niteliğinde olup olmadığının ve daha sonra
eğer bu niteliği haiz ise teşebbüsü aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliğinin bulunup
bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Danıştay 13. Dairesi, 16.03.2007 tarih
ve E:2005/6715 ve K:2007/1416 sayılı kararında, Kurul tarafından önaraştırma
sonucunda alınan soruşturma açılması kararının iptali istemini değerlendirmiştir.
Daire, kararında, “İdari işlemlerin yukarıda belirtilen niteliği ve dava konusu işlemin
içeriği birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Kurul kararının, kesin ve yürütülebilir
bir işlem olmadığı, buna karşılık nihai kararın tesisine yönelik hazırlayıcı işlem olduğu
sonucuna ulaşmıştır. Bu duruma göre 2577 sayılı Kanunda yer alan yasal düzenleme
karşısında, idari davaya konu edilebilecek nitelikleri taşımayan, soruşturma
açılmasına yönelik dava konusu Rekabet Kurulu kararının iptali isteminin esasının
incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.” ifadeleri ile soruşturma açılması kararının
nihai kararın tesisine yönelik hazırlayıcı bir işlem olduğu tespitini yapmıştır.
(13) Bu çerçevede, hazırlayıcı işlem niteliğindeki soruşturma açılması kararına kadarki
dönemde Kurum bünyesinde hazırlanan Önaraştırma Raporunun da hazırlayıcı işlem
niteliğinde birimler arası birer yazışma olduğuna şüphe bulunmamaktadır.
(14) Ulaşılan noktada değerlendirilmesi gereken bir diğer durum söz konusu raporun
2010/3 sayılı Tebliğ’in 10. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında “aklayıcı ya da
suçlayıcı delil niteliğine yönelik kısımlarının” bulunup bulunmadığıdır. Kurul’un
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için gerçekleştirdiği, bilgi ve
belge toplamaya ilişkin 30 günlük sürecin sonunda hazırlanan Önaraştırma Raporu
tarafların 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiklerine veya etmediklerine ilişkin herhangi bir
yargı içermemektedir. Bu bağlamda içerikleri, süreçte elde edilen bilgi ve belgelerin ve
raportörlerin soruşturma açılmasına gerek olup olmadığına ilişkin görüşünün Kurul’un
bilgisine sunulmasını kapsamaktadır.
(15) Açıklamalar çerçevesinde Önaraştırma Raporunun 2010/3 sayılı Tebliğ’in 10.
maddesinin ikinci fıkrası kapsamında teşebbüsün erişimine açılmasına gerek
bulunmamaktadır. Ancak yine de soruşturma bildiriminde tarafa yöneltilen iddiaların
türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi edinmesini teminen Önaraştırma Raporunun ticari
sırlardan arındırılmış versiyonu tarafa iletilmiştir. Bu kapsamda Önaraştırma
Raporunun taraflarda bulunması dolayısıyla yeniden gönderilmesine de gerek
bulunmamakta olup 17.02.2017 tarih ve 2015-4-58/ÖA sayılı Önaraştırma Raporunun,
paylaşılmasına ve/veya erişime açılmasına yönelik talep kabul edilemeyecektir.
18-10/188-90
5/8
H.2.2. EAAD Görüşünün Paylaşılması Talebinin Değerlendirilmesi
(16) MBT tarafından kendileriyle paylaşılması talep edilen diğer bir belge de EAAD
görüşüdür. Konu ile alakalı olarak hangi belgelerin Kurum içi yazışma olduğu veya
teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ait ticari sır niteliği taşıdığı hususuna yönelik
diğer bir hüküm, 2010/3 sayılı Tebliğ’in “Kurum İçi Yazışmalar” başlıklı 7. maddesinin
ikinci fıkrasında yer almaktadır:
“Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgi ve belgeler ile Kurumun diğer kamu
kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya özel sektör gerçek
ve tüzel kişileri gibi bilgisine başvurulanlarla yaptığı yazışmalar da iç yazışma
olarak kabul edilir.”
(17) Yukarıda yer verilen Tebliğ hükmü kapsamında EAAD görüşünün Kurum içi yazışma
olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
(18) 2010/3 sayılı Tebliğ’in “Dosyaya Giriş Hakkının Kullandırılması“ alt başlıklı bölümünde
yer alan 10. maddesinin ikinci fıkrasına da değinilmesi gerekmektedir. Söz konusu
fıkrada;
“Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde elde edilen bilgiler ile aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği
bulunan diğer kurum içi yazışmalar, Kurum merkezinde incelenebilir.“
hükmü yer almaktadır. İlgili mevzuat hükümleri ele alındığında, Kurum içi yazışma
niteliği taşımasından ötürü söz konusu belgelerin fotokopi yoluyla çoğaltılmış
nüshaları veya elektronik/mekanik kopyaları verilemeyecek olup bu belgelerin
teşebbüs ile ilgili kısımlarının Kurum merkezinde not alınabilecek şekilde incelenmek
üzere ticari sırlardan arındırılarak tarafın erişimine açılması mümkündür.
H.2.3. TSE’nin Cevabi Yazısının Paylaşılması Talebinin Değerlendirilmesi
(19) MBT tarafından dosyaya girmiş olan TSE cevabi yazısının (Belge 63) paylaşılması da
talep edilmektedir. Daha önce de ifade edildiği üzere hangi belgelerin Kurum içi
yazışma olduğu veya teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ait ticari sır niteliği taşıdığı
hususuna yönelik diğer bir hüküm, 2010/3 sayılı Tebliğ’in “Kurum İçi Yazışmalar”
başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer almaktadır. İlgili hüküm çerçevesinde,
Kurum’un bir kamu kurumu niteliğinde olan TSE’den bilgi talebine karşılık aldığı
cevabi yazının Kurum içi yazışma olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
(20) TSE tarafından gönderilen cevabi yazının Kurum içi yazışma olarak kabul edilmesi
gerektiğine ilişkin Tebliğ hükmüyle birlikte aynı Tebliğ’in “Dosyaya Giriş Hakkının
Kullandırılması“ alt başlıklı bölümünde yer alan 10. maddenin ikinci fıkrasındaki
yukarıda yer verilen hüküm çerçevesinde, Kurum kayıtlarına 10.08.2017 tarih ve 5760
sayı ile giren yazının (Belge 63) Kurum içi yazışma niteliği taşımasından ötürü
fotokopi yoluyla çoğaltılmış nüshaları veya elektronik/mekanik kopyaları
verilemeyecek olup bu belgelerin teşebbüs ile ilgili kısımlarının Kurum merkezinde not
alınabilecek şekilde incelenmek üzere ticari sırlardan arındırılarak tarafın erişimine
açılması mümkündür.
18-10/188-90
6/8
H.2.4. İMDER’in Şikâyetine İlişkin Hazırlanan Bilgi Notunun Paylaşılması
Talebinin Değerlendirilmesi
(21) İMDER’in şikâyetine ilişkin hazırlanan 23.06.2017 tarih ve 2016-4-058/BN-1 sayılı
Bilgi Notunun (Belge 50) paylaşılması talep edilmektedir. Bu Bilgi Notu 2010/3 sayılı
Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrası kapsamında Kurum içi yazışma niteliğinde olup
söz konusu Bilgi Notu 2010/3 sayılı Tebliğ’in 10. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında
teşebbüsün erişimine açılamayacak olup ilgili Bilgi Notu bakımından dosyaya giriş
talebi reddedilmektedir.
H.2.5. Beton Pompası Üreticilerinin ve Beton Pompaları İçin Kamyon İmal Eden
Teşebbüslerin ve Hazır Beton Firmalarının Cevap Dilekçelerinin Paylaşılması
Talebinin Değerlendirilmesi
(22) MBT tarafından talep edilen 18, 20, 22, 24, 25, 27, 28, 32, 34 nolu belgeler beton
pompası üreticilerinden, 19, 30, 36, 39, 97, 99, 100, 101, 102 nolu belgeler beton
pompaları için kamyon imal eden teşebbüslerden, 66, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75,
76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 86, 87, 89, 90, 92, 104 nolu belgeler de hazır beton
üreticisi firmalardan talep edilen bilgi isteme yazılarına cevabi yazılardır. 31, 35, 54,
55, 57, 58 nolu belgeler ise (…..) ile yapılan görüşme tutanaklarıdır. Söz konusu
belgeler, 2010/3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında Kurum içi
yazışma niteliği taşımaktadır.
(23) 2010/3 sayılı Tebliğ’in 10. maddenin ikinci fıkrası hükümleriyle birlikte ele alındığında,
Kurum içi yazışma niteliği taşımasından ötürü söz konusu belgelerin fotokopi yoluyla
çoğaltılmış nüshalarının veya elektronik/mekanik kopyalarının verilmesi söz konusu
olmayıp, bu belgelerin teşebbüs ile ilgili kısımlarının Kurum merkezinde not
alınabilecek şekilde incelenmek üzere ticari sırlardan arındırılarak tarafın erişimine
açılması mümkündür.
18-10/188-90
7/8
I. SONUÇ
(24) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Rekabet Kurulunun
28.02.2017 tarih ve 17-09/105-M sayılı kararı uyarınca yürütülen soruşturma
kapsamında Mercedes Benz Türk A.Ş. tarafından yapılan dosyaya giriş hakkının
kullanılması talebine ilişkin olarak;
- Kurum içi yazışma niteliği taşıyan 17.02.2017 tarih ve 2015-4-58/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporuna ve Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları
Birliği’nin şikâyetine ilişkin hazırlanan 23.06.2017 tarih ve 2016-4-58/BN-1
sayılı Bilgi Notuna erişim talebinin reddine,
- Kurum içi yazışma niteliğini haiz Ekonomik Araştırma ve Analiz Dairesi
görüşünün; Türk Standartları Enstitüsü cevabi yazısının; beton pompası
üreticilerinden gelen 18, 20, 22, 24, 25, 27, 28, 32, 34 belge nolu cevabi
yazıların; beton pompaları için kamyon imal eden teşebbüslerden gelen 19,
30, 36, 38, 97, 99, 100, 101, 102 belge nolu cevabi yazıların; hazır beton
üreticisi firmalardan gelen 66, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80,
81, 82, 84, 86, 87, 89, 90, 92, 104 belge nolu cevabi yazıların; 31, 35, 54, 55,
57, 58 belge nolu görüşme tutanakların ilgili kısımlarının ticari sırlardan
arındırılarak Kurum merkezinde herhangi bir elektronik veya mekanik kopyası
alınmadan, not alınabilecek şekilde incelenmek üzere erişime açılmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere, OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
18-10/188-90
8/8
Dr. Metin ARSLAN’ın 05.04.2018 tarih ve 18-10/188-90 sayılı Kararın Toplantı
Tutanağında Yer Alan Karşı Oy Gerekçesi
05.04.2018 tarih ve 18-10/188-90 sayılı Rekabet Kurulu kararına ilişkin kısa karar
tutanağında Dr. Metin ARSLAN karşı oy gerekçesini;
“Kurul toplantılarına ait görüşmelerin Rekabet Kurumunun çalışma ilkelerinden olan
şeffaflık ve açıklık ilkeleri doğrultusunda kayıt altına alınması gerekirken, bu
yapılmadan alınan kararlara usul yönünden karşıyım.”
şeklinde ifade ederek imzalamıştır.
KARŞI GÖRÜŞ
30.07.2018
(18.10 ve 18.11 Sayılı Toplantılar)
Şeffaflık ve hesap verilebilirlik kamu adına denetim ve gözetim görevini yerine getiren
kurumların temel çalışma esaslarındandır. Söz konusu prensiplerin Rekabet Kurulu
tarafından sıklıkla göz ardı edilmek suretiyle ülke ekonomisi ve kamu menfaatleri
açısından telafi edilemez tahribatlara yol açtığı müşahade edilmektedir.
Görev yaptığım gerek Nurettin Kaldırımcı gerekse de Ömer Torlak’ın başkanlık
dönemleri boyunca, enflasyon, kurum organizasyonu ve FETÖ ile ilgili ısrarla dile
getirdiğim hususlar dikkate alınmamıştır. Hatta 15 Temmuz akabinde dahi, FETÖ’nün
Kurum ve Kurul içindeki mensupları hakkında gerekli işlemlerin yapılmamış olması
nedeniyle Kurul toplantılarının meşru bir zeminde devam edemeyeceği ve bu
kapsamda süreç tamamlanıncaya kadar Kurul toplantılarına katılmayacağım
hususunda başkanlık makamına verdiğim 09.08.2016 tarihli dilekçem üzerine dahi
konuyla ilgili gerekli adımlar atılmamıştır.
Serdettiğim görüşlerden duyulan rahatsızlık sebebiyle, Ömer Torlak’ın başkanlığı
döneminde Kuruldaki görev süremi tüketmeyi amaçlayan bir buçuk yıla kadar uzanan
bir yargı tuzağı kurulmuştur. Söz konusu yargı tuzağına zemin hazırlamak amacıyla,
milletin temsilcisi olan Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı’nın uhdesinde olan bir
yetkiyi pervasızca ve aleni bir şekilde gasp ederek, şahsımın kurul üyeliğini sona
erdirme zehabıyla Kurul tarafından utanç verici bir karar alınmıştır.
Bahse konu hazin kararla ilgili olarak, Kalkınma Bakanlığı’nın yoklukla muallel
olduğunu belirten cevabi yazısı (11.11.2016) ve Devlet Personel Başkanlığı’nın yetki
gaspı yapıldığı şeklindeki tespiti (24.01.2017) kale alınmamıştır.
Mahkeme kayıtlarına girmiş ekteki 05.12.2016 tarihli kendi tutanağımda tafsilatıyla
açıklandığı üzere, Ömer Torlak tarafından Kurula davet edilmem ve şahsımın söz
konusu davete icabet etmesi kapsamında yapılan görüşmede 09.08.2016 tarihli
dilekçemi geri çekmem durumunda kurul toplantılarına katılabileceğim tarafıma
bildirilmiştir. Söz konusu dilekçeyi geri çekmeyi reddetmem üzerine, Kurul tarafından
o gün yaşananlarla ilgili olarak yalan beyan niteliğinde bir tutanak tutulmuştur.
Diğer taraftan, eski bir Kurul üyesinin de ortağı olduğu FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı
avukatlık şirketinin Kurul içindeki uzantısı gibi faaliyet gösteren Fevzi Özkan’ın,
oğlunun Bank Asya’da üst düzey yönetici olması hasebiyle gözaltına alınması
akabinde, olayın üzerini örtmek maksadıyla hakkında gerekli işlem yapılmaksızın
Temmuz/2017’de emekli edilmesine müsaade edilmiştir. Bir önceki yönetimin son iki
promosyonunda işe alınan 30 uzman yardımcısından 25’inin by-lock gerekçesiyle
Kurumdan uzaklaştırılmasına rağmen, bunları planlı bir biçimde işe alan Kurumun
eski yöneticileri hakkında da herhangi bir işlem tesis edilmemiştir.
Kurumun varlık sebebi olan rekabeti bozucu eylemlerin engellenmesi ve sonuçta
tüketici refahının artırılması amacı çerçevesinde, 2016 yılı başında enflasyon henüz
%8 düzeyinde iken enerji ve tarım sektörüne yapılacak müdahalelerle %5’lere
18-10/188-90
çekilmesinin mümkün olduğunu, aksi takdirde yıl içinde %10’u geçme tehlikesinin
bulunduğunu dile getiren ikaz ve önerilerim Kurul gündemine alınmamıştır. Nitekim,
tarım sektörüne dahi müdahale edemeyen, sadece bir ön araştırma yaptırmakla
yetinen aciz durumdaki Rekabet Kurulu mevcut durumda enflasyonun %15 bandına
dayanmasından mesuldür.
Kasıtlı bir şekilde işlenen ve çoğu da esasında ceza hukukunun kapsamına giren
hukuk ihlallerine ilaveten, Kurul çarpık mantığı ile istifa ettiğimi varsaymasına
rağmen, Kurumdan ayrılmam ile ilgili SGK Hizmet Takip Programına (HİTAP) “İstifa
nedeniyle ilişiğin kesilmesi” yönünde bilgi girişi yapılmamış, sicilimi bozma anlamına
gelen “Mahkeme Kararı Gereği İlişik Kesme” şeklinde gerçeğe aykırı bildirimde
bulunulmuştur.
Ne hazindir ki, tüm bu süreçlerden haberdar olan sözde ilişkili Bakanlık, hakemlik
görevini yerine getireceğine, Cumhurbaşkanı’nın ve Bakanlar Kurulu’nun iradesini
hiçe sayan, yalancı şahitlik yapan, gerçeğe aykırı yazılı beyanda bulunan ve karakter
katliamı yapan Rekabet Kuruluyla beraber hukuk ihallerinin tarafı olmuştur.
Asli amacına hizmet etmeyen, gelecek nesillere de maliyetler yükleyen, görevlerini
ihmal eden ve kötüye kullanan sorumluların, kamuoyu nezdinde sorgulanıp hesap
vermeleri gerekir. Bürokrasi tarihinde benzeri görülmeyen bu hukuk rezaletinin
tekrarının yaşanmaması için Kurumda şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin hayata
geçirilmesi elzemdir. Bu anlamda Rekabet Kurulu toplantılarının kayıt altına alınması
gerekmektedir.
Dr. Metin ARSLAN
Kurul Üyesi
Ek : 05.12.2016 Tarihli Kendi Tutanağım
Full & Egal Universal Law Academy