Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-1-49
Karar Sayısı : 18-15/276-136
Karar Tarihi : 22.05.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN,
Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Hakan EREK, Dilan TOPRAK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Ateş Çelik İnşaat Taahhüt Proje Mühendislik San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Evren GÜLDOĞAN
8. Gazeteciler Sitesi 2. Söltaş Evleri Hare Sok. No: 20 K:6
34255 Levent/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Bordo Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş.’nin serbest
tüketici enerji alım sözleşmesinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’ne aykırı hükümler taşıdığı iddiasına yönelik alınan 26.10.2017
tarih ve 17-35/538-229 sayılı Kurul kararının İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun
11/1. maddesi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.03.2018 tarihinde giren başvuru üzerine
düzenlenen 11.05.2018 tarih ve 2017-1-49/BN sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda; 23.10.2017 tarih ve 17-35/538-229
sayılı Rekabet Kurulu kararının yeniden değerlendirilmesine gerek olmadığı ve
başvurunun reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Başvuruya İlişkin Süreç
(4) Kurum kayıtlarına 13.01.2016 tarih ve 280 sayı ile giren ve Ateş Çelik İnşaat Taahhüt
Proje Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ATEŞ ÇELİK) tarafından yapılan başvuru
hakkında, Rekabet Kurulunun (Kurul) 02.03.2016 tarih ve 16-07/140-M sayılı kararı ile
2012/2 sayılı Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ’in 5. maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054
sayılı Kanun) çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar
verilmiştir.
18-15/276-136
2/4
(5) Takiben ATEŞ ÇELİK’in açtığı dava üzerine, Ankara 15. İdare Mahkemesinin
26.04.2017 tarih ve 2016/1923 E., 2017/1132 K. sayılı kararı ile; Kurul tarafından,
şikayetin 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığının saptanması halinde, aynı
Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca reddedilmesi mümkün bulunmakla
beraber, şikayet edilen hususlarla ilgili olarak, eylemin Kanun’un 4. veya 6. maddesi
anlamında bir ihlal olup olmadığının nitelendirilebilmesi için, anılan Kanun’un “Kurulun
İnceleme ve Araştırmalarında Usul” başlıklı dördüncü kısmındaki, Kurul’un inceleme
ve araştırmalarında uyulması zorunlu olan usullerin uygulanmasının ve önaraştırma
kararının verilmesinin gerekli olduğu, davalı idarece soruşturma açılmasına gerek olup
olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen
sürece uyulmaksızın doğrudan 4054 sayılı Kanun uyarınca herhangi bir işlem
yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesinde hukuka uyarlılık görülmediği
belirtilerek ilgili Kurul kararı iptal edilmiştir.
(6) Bunun üzerine ilgili Mahkeme kararının1 gereğinin yerine getirilmesi kapsamında
07.09.2017 tarih ve 17-28/469-M sayılı Kurul kararıyla şikayet edilen Bordo Elektrik
Enerjisi Toptan Satış A.Ş.’nin (BORDO) 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediğinin ve
bu bağlamda BORDO hakkında soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti
amacıyla 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesi çerçevesinde önaraştırma başlatılmıştır.
(7) Önaraştırma sürecinde hazırlanan 10.10.2017 tarih ve 2017-1-49/ÖA sayılı rapor
Kurul’un 26.10.2017 tarih ve 17-35 sayılı toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına 17-
35/538-229 sayı ile karar verilmiştir. Gerekçeli karar şikayetçi tarafından 16.01.2018
tarihinde tebellüğ edilmiştir.
(8) Bu defa Kurum kayıtlarına 13.08.2018 tarih ve 2110 sayı ile giren ve aynı başvuru
sahibi tarafından yapılan başvuruda ise özetle, söz konusu Kurul kararının 2577 sayılı
İdari Yargılama Usul Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde
yeniden değerlendirilmesi talep edilmektedir.
G.2. Başvurunun Konusu
(9) Başvuruda, İYUK’un 11. maddesinin birinci fıkrasında ilgililer tarafından idari dava
açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir
işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan,
idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış idari
dava açma süresini durduracağı hükmüne yer verilerek, 26.10.2017 tarih ve 17-
35/538-229 sayılı Kurul kararının geri alınması, bunun yerine şikayetin kabulü şeklinde
yeni bir işlem yapılması talep edilmektedir. Başvuruda bu talebe gerekçe olarak;
- Yürürlükten kalkan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) mevzuatı
bağlamında değerlendirme yapılmamasının maddi eksiklik olduğu, nitekim ATEŞ
ÇELİK tarafından başvurunun yapıldığı tarihin 07.01.2016 olduğu fakat yapılan
başvurunun 03.03.2016 tarihli yazı ile reddinin bildirildiği, bahse konu kararın
26.04.2017 tarih 2016/1923 E. 2017/1132 K. sayılı kararı ile iptal edildiği, idare
mahkemesinin iptal kararını takiben önaraştırma başlatıldığı, dolayısıyla rekabet
ihlalinin gerçekleştiği tarihte söz konusu EPDK yönetmeliğinin yürürlükte olduğu,
1 Anılan önaraştırmanın başlamasına vesile olan Ankara 15. İdare Mahkemesinin kararı Ankara Bölge
İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin E: 2017/815, K: 2018/28 sayılı kararıyla bozulmuştur.
18-15/276-136
3/4
- Belirsiz süreli rekabet yasağı içeren sözleşmelere ilişkin olarak azami hadde
indirgeme ilkesinin uygulanmayacağı, şöyle ki 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) 5. maddesinde;
“Bu Tebliğ ile tanınan muafiyet anlaşmada yer alan, aşağıda belirtilen
yükümlülüklere uygulanmaz:
a) Alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme
yükümlülüğü.
Rekabet etmeme yükümlülüğünün yukarıda belirtilen süreyi aşacak şekilde
zımnen yenilenebileceğinin kararlaştırılması halinde, rekabet etmeme
yükümlülüğünün belirsiz süreli sayılır…”
hükmünün yer aldığı ve buradan görüldüğü üzere 2002/2 sayılı Tebliğ’in, rekabet
yasaklarının süresine ilişkin olarak
- Rekabet etmeme yükümlülüğü süresinin beş yılı aşması ve
- Rekabet etmeme yükümlülüğü süresinin yıl sayısından bağımsız olarak belirsiz
olması
şeklindeki iki farklı durumu grup muafiyeti kapsamına almadığı,
- Beş yıldan uzun süreli bir rekabet etmeme yükümlülüğünün azami hadde indirgeme
ilkesi doğrultusunda beş yıla kadar olan süresi için grup muafiyetinden yararlandığı
değerlendirmesinin yapılabileceği, bu konuda aykırılık olmadığı, ancak belirsiz
süreli olan ve zaten beş yıldan kısa bir süre devam etmiş olan bir sözleşmenin
azami hadde indirme ilkesi açısından ele alınmasının hukuken ve mantıken kabul
edilebilir olmadığı, zira bu durumda “azami hadde indirme yerine azami hadde
çıkarma yapılmış olduğu, böyle bir yaklaşımın rekabet hukuku ile korunması
öngörülen menfaatlere aykırı olduğu
ifade edilerek, yapılan incelemenin hatalı ve eksik olduğu ve konunun tekrar ele
alınması istenmektedir.
G.3. Değerlendirme
(10) Yeniden değerlendirme talepli başvurunun temel olarak iki gerekçeye dayandığı
görülmektedir. Bunlardan ilki değerlendirmenin yürürlükten kalkan EPDK mevzuatı
bağlamında yapılmamasının maddi eksiklik olduğu ve rekabet ihlaline ilişkin
zamanaşımının dolmadığı, ikincisi ise belirsiz süreli rekabet yasağı içeren
sözleşmelere ilişkin olarak “azami hadde indirme” ilkesinin uygulanamayacağı
hususudur.
(11) İlk husus bakımından belirtmek gerekir ki, 26.10.2017 tarih ve 17-35/538-229 sayılı
Kurul kararı çerçevesinde talep birleştirmeye ilişkin EPDK’nın ikincil mevzuatında
yürürlükte olan bir hüküm bulunmadığının tespiti yapılmıştır. Öte yandan Kurul, 4054
sayılı Kanun kapsamında bulunan hususları değerlendirmesine konu etmiştir. Bu
anlamda başvuruda dile getirilen düzenlemenin varlığının 4054 sayılı Kanun
kapsamında yapılacak değerlendirme ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
18-15/276-136
4/4
(12) Yeniden değerlendirme başvurusunda ifade edilen ikinci husus olan belirsiz süreli
rekabet yasağı içeren sözleşmelere ilişkin “azami hadde indirme” ilkesinin
uygulanamayacağı iddiasına da katılmak mümkün değildir. Nitekim yeniden
değerlendirme talebine konu Kurul kararının gerekçesinde de yer verilen 25.03.2004
tarihli, 04-22/231-48 sayılı; 08.07.2004 tarihli, 04-46/587-142 sayılı ve 20.07.2006
tarihli, 06-53/709-201 sayılı Kurul kararları çerçevesinde 2002/2 sayılı Tebliğ’de
öngörülen limitlerin üzerinde bir süre için alıcıya rekabet etmeme yükümlülüğünün
getirilmesine rağmen henüz anılan Tebliğ’de öngörülen limit doldurulmamış ise
Kurul’un, rekabet etmeme yükümlülüğünün süresini 2002/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen
azami hadlere indirmiş olarak değerlendirebildiği görülmektedir2. Bu bağlamda
başvuru konusu olan Kurul kararında 4054 sayılı Kanun’a aykırı bir değerlendirme
bulunmamaktadır.
(13) Yukarıdaki bilgi ve değerlendirmeler doğrultusunda, dosya kapsamında yapılan
başvuruda ilgili kararı etkileyebilecek ya da değiştirebilecek nitelikte yeni bir bilgi veya
belgeye yer verilmediği kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(14) Yapılan yeniden değerlendirme sonucunda, düzenlenen rapora ve dosya kapsamına
göre; 26.10.2017 tarih ve 17-35/538-229 sayılı Kurul kararının kaldırılmasına, geri
alınmasına, değiştirilmesine veya yeni bir işlem yapılmasına yer olmadığına gerekçeli
kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu
açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
2 Söz konusu durum Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 42. paragrafında da ifade edilmektedir.
Full & Egal Universal Law Academy