Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-4-19 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 18-17/303-152
Karar Tarihi : 31.05.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK,
Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Burak SAĞLAM, Burcu OLGUN, Elif Nurdan ŞARBAK
C. BİLDİRİMDE
BULUNANLAR : - Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
- Mapa İnşaat ve Ticaret A.Ş.,
- Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
- Kolin İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve
- Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcileri: Av. Erman ERALP
İtower Bomonti Merkez Mah. Akar Cad. No:3 Kat:26 34381
Şişli/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Üçüncü Havalimanı’nda uçaklar için gerekli akaryakıtın
deniz yoluyla getirilmesi amacıyla İGA İkmal Terminal Projesi kapsamında inşa
edilmekte olan limanın inşaatının tamamlanmasından ve ardından 25 yıl süre ile
işletilmesinden sorumlu olmak üzere Cengiz-Mapa-Limak-Kolin-Kalyon Ortak
Girişim Grubu tarafından yeni bir ortak girişim şirketi (CMLKK Liman İşletmesi
A.Ş.) kurulması işlemine menfi tespit belgesi verilmesi ya da bireysel muafiyet
tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 18.04.2018 tarihinde giren ve eksiklikleri
23.05.2018 tarihinde tamamlanan başvuru üzerine hazırlanan 24.05.2018 tarih ve
2018-4-19/MM sayılı Rapor görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- Üçüncü Havalimanı’ndaki uçakların yakıt ihtiyacının deniz yoluyla karşılanması için
liman veya iskele yapma ve işletme faaliyetlerini yerine getirmek üzere Cengiz-
Mapa-Limak-Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu tarafından bir ortak girişim şirketi
“CMLKK Liman İşletmesi A.Ş.”nin kurulması işleminin 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 7. maddesi ve bu maddeye
dayanılarak hazırlanan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesinin
üçüncü fıkrası kapsamında bir ortak girişim işlemi olmadığı,
- Bildirim konusu işlemin taraflar arasında bir işbirliği anlaşması olarak
değerlendirilmesi gerektiği, ancak söz konusu anlaşmanın ortak girişim ile tarafların
faaliyetlerindeki çakışmadan ortaya çıkan koordinasyon riski nedeniyle menfi tespit
belgesi alabilecek nitelikte olmadığı,
- Diğer yandan bildirim konusu işleme 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
şartları taşıması nedeniyle işletme süresi olarak belirlenen 25 yıl boyunca bireysel
muafiyet tanınabileceği
18-17/303-152
2/8
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Rekabet Kurulunun 16.10.2014 tarih ve 14-40/737-329 sayılı kararı ile İstanbul Yeni
Havalimanı’nın yap-işlet-devret modeli ile yapılması, işletme süresi olan 25 yıl
boyunca işletilmesi ve 25 yılın sonunda Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne (DHMİ)
devredilmesi işlemi ile bu kapsamdaki işi gerçekleştirmek ve ana sözleşmede belirtilen
faaliyetlerde bulunmak üzere İGA Havalimanı İşletmesi A.Ş. (İGA) unvanlı ortak
girişim şirketi kurulması işlemine 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi
tespit belgesi verilmiştir. Takiben Kurum kayıtlarına intikal eden yazı ve ekinde yer
alan Bildirim Formu ile ise 3. Havalimanı’ndaki uçakların yakıt ihtiyacının deniz yoluyla
karşılanması için liman veya iskele yapma ve işletme faaliyetlerini yerine getirmek
üzere yine Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (CENGİZ), Mapa İnşaat ve Ticaret
A.Ş. (MAPA), Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (LİMAK) Kolin İnşaat Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (KOLİN) ve Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KALYON) Ortak Girişim
Grubu (CMLKK) tarafından bir ortak girişim şirketi, CMLKK Liman İşletmesi A.Ş.’nin
(Liman A.Ş.) kurulması işlemine izin verilmesi talep edilmiştir.
(5) İstanbul’daki Üçüncü Havalimanı’nın kurulması ve 25 yıl işletilmesine ilişkin CMLKK
üyelerinin %20’şer pay sahibi oldukları İGA ile DHMİ arasında 19.12.2013 tarihinde
Uygulama Sözleşmesi, Görevlendirme Şartnamesi, Zeyilnameler ve diğer İhale
Dokümanları imzalanmış ve bu çerçevede İstanbul Yeni Havalimanı’nın yapımı ve 25
yıl boyunca işletilmesi ihaleyi kazanan İGA tarafından üstlenilmiştir. Uygulama
Sözleşmesi’nin 17. maddesi ile 21.02.2013 ve 06.03.2013 tarihli zeyilnameler
uyarınca, Havalimanı’na deniz yoluyla yakıt getirilmesi ve bu doğrultuda liman veya
iskele yapılması da İGA’nın sorumluluğunda olup; bu doğrultuda, Uygulama
Sözleşmesi uyarınca akaryakıt, ikmal imtiyaz ve arazi tahsisi ile kiralama gelirleri
İGA’ya tahsis edilmiş olan gelirler arasındadır. Ancak, 10.04.2013 tarihli Zeyilname’de
“Akaryakıt Depolama/İkmal hizmetlerini Görevli Şirket’in kendisi yürütebileceği gibi
gerekli izin ve lisanslara sahip firmalar tarafından da söz konusu hizmetler aynı
kapsamda yürütülebilecektir.” denilmek suretiyle, akaryakıt ikmal faaliyetlerine ilişkin
hizmetlerin üçüncü bir şirket tarafından yerine getirilmesi ve oluşacak gelirleri elde
etmesinin mümkün olacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, İGA’nın ihale kapsamında
akaryakıt ikmaline ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmek için liman veya iskele
yapması ve işletmesi amacıyla yine CMLKK tarafından ortak girişim şirketi CMLKK
Liman İşletmesi A.Ş.’nin kurulmasına karar verilmiştir.
G.1. 2010/4 sayılı Tebliğ Kapsamındaki Tespit ve Değerlendirmeler
(6) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bağımsız bir iktisadi varlığın
tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması, bu
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma işlemidir. Bu tür
işlemlerde, işlem taraflarının her biri devralan olarak kabul edilir.” hükmüne yer
verilmiştir. Anılan hüküm çerçevesinde, ortak girişimler bakımından aranan koşullar;
kurulan ortak girişim şirketinin, kurucu teşebbüsler tarafından “ortak kontrol” altında
tutulması ve kurulan şirketin, “bağımsız bir iktisadi varlık” niteliği taşımasıdır.
18-17/303-152
3/8
(7) Ortak girişimin iktisadi bağımsızlığının ölçütü, kendi pazarında bağımsız bir aktör
olarak davranıp davranmadığıdır. Ortak girişim, bağımsız bir teşebbüsün işlevlerini,
devamlılık arz edecek şekilde yerine getirmeli ve günlük işleri sürdürebilecek finansal,
personel ve varlıkları da kapsayan kaynaklara ulaşma amacını taşıyan bir yönetime
sahip olmalıdır. Eğer ortak girişim ana teşebbüslerin sadece bazı fonksiyonlarını
yerine getiriyorsa bağımsız bir iktisadi varlık, bir başka deyişle tam işlevsel olarak
kabul edilmeyecektir. Bildirim Formundaki bilgilere göre Liman A.Ş., Havalimanı’ndan
uçaklar için gerekli akaryakıtın deniz yoluyla getirilmesi amacıyla gerçekleştirilen “İGA
İkmal Terminal Projesi” kapsamında inşa edilmekte olan limanın inşaatının
tamamlanmasından ve ardından 25 yıl süre ile işletilmesinden sorumlu olmak üzere
kurulacaktır. Ortak girişimin taraflarınca Liman A.Ş.’ye sermaye tahsis edilecek, gerek
görüldüğü durumda sermaye artırımına gidilebilecektir. Liman A.Ş.’nin kendi yönetim
organları, insan gücü, mali kaynakları, bütçesi olacak ve limanı işletmek ve akaryakıt
ikmal faaliyetinin gerçekleşmesi adına temin edilmiş olan liman ekipmanı Liman
A.Ş.’nin malvarlığını oluşturacaktır. Ayrıca Liman A.Ş.’nin tüzel kişilik kazanmasını
müteakip Uygulama Sözleşmesi kapsamında, imtiyaz hakkı İGA’da bulunan liman
arazisinin Liman A.Ş.’ye, Arazi Tahsis ve Kira Sözleşmesi ile kiralanması
gerçekleştirilecektir. Liman A.Ş. Hissedarlık Sözleşmesi’nin “Amaç ve Faaliyet” başlıklı
2. maddesinde şirketin sağlam ticari ve kar amaçlı esaslarla yönetileceği belirtilmekte
olup “Anlaşmanın Süresi” başlıklı 3.4. maddesinde anlaşmanın süresiz olarak
akdedildiği görülmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, Liman A.Ş.’nin iktisadi
bağımsızlığa sahip tam işlevsel bir teşebbüs olduğu anlaşılmaktadır.
(8) Ortak girişimin aranan diğer şartı olan ortak kontrol ise, iki veya daha çok sayıda
teşebbüs ya da gerçek kişinin başka bir teşebbüs üzerinde doğrudan ya da dolaylı bir
şekilde uzun süreli olarak belirleyici etki uygulama olanağına sahip oldukları durumu
ifade etmektedir. Belirleyici etki ise teşebbüsün stratejik ticari davranışlarına engel
olabilme gücü olarak ifade edilebilir.
(9) Hissedarlık Sözleşmesi’nin 4.2 maddesinde şirket sermayesinin beşe bölündüğü ve
her bir hissedarın sermayenin %20’sine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme’nin
5.2 maddesinin (e) bendinde genel kurul toplantılarının sermayenin %80’inin hazır
bulunması ile toplanacağı ve kararlarını çoğunluk oyu ile alacağı düzenlenmiştir.
Ancak, şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesi, şirket bilanço ve kar zarar cetvelinin
onaylanması, sermaye artırımı ve azaltımı, şirketin borsaya kaydı ve paylarının halka
arzı, şirketin bölünmesi, başka bir şirketle birleşmesi veya tür değiştirmesi, tasfiye ve
feshi için sermayenin en az %80’ini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oyunun
aranacağı belirtilmiştir. Ayrıca Hissedarlık Sözleşmesi’nin 5. maddesinde; her sermaye
grubunun önerdiği adaylar arasından bir yönetim kurulu üyesi seçileceği ve yönetim
kurulu toplantı nisabının dört olduğu, kararların ise toplantıya katılan üyelerin
çoğunluğu ile alınacağı hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte bazı hallerde dört üyenin
olumlu oyu aranmaktadır.
(10) Söz konusu toplantı ve karar nisapları ile farklı nisapların öngörüldüğü kararların
rekabet hukuku anlamında stratejik karar olarak nitelendirilememesinden anlaşıldığı
üzere, şirketi oluşturan taraflardan hiçbiri şirketi tek başına veya ortaklaşa kontrol
edememektedir. Söz konusu nisaplara ulaşıp karar alabilmek için taraflar arasında
çeşitli ittifakların oluşması mümkündür. Söz konusu durumda, şirketin genel kurul ve
yönetim kurulunda karar alınabilmesi için gerekli çoğunluğa ancak “değişen ittifaklar”
ile ulaşılabilmektedir.
18-17/303-152
4/8
(11) Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’un
(Kılavuz) 66. paragrafında, karar alma prosedüründe istikrarlı bir çoğunluk yoksa ve
çoğunluk her seferinde azınlık hissedarları arasındaki çeşitli ittifaklardan herhangi
biriyle elde ediliyorsa değişen ittifakların varlığından bahsedileceği ve bu durumda
azınlık hissedarlarının (ya da bunlardan belirli bir grubun) teşebbüsü ortaklaşa kontrol
ettiğinin varsayılamayacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte Kılavuz’un 61. Paragrafında,
azınlık hissedarlarının oy haklarının çoğunluğuna birlikte sahip olup oy haklarını
kullanırken birlikte hareket ederek hedef teşebbüsü kontrol ettiği durumlarda bu
hissedarların ortak kontrolünün söz konusu olabileceği belirtilmiştir. Bu tür bir ortak
kontrolün ise, azınlık hissedarları arasında bu amaçla yapılan hukuken bağlayıcı bir
anlaşmanın sonucunda ortaya çıkabileceği gibi fiili olarak da gerçekleşebileceği ifade
edilmiştir. Kılavuz hukuken bağlayıcı anlaşmaya örnek olarak; azınlık hissedarlarının
haklarını devrettiği (ortaklaşa kontrol edilen) bir holding şirketi ya da aynı şekilde
hareket etmeyi taahhüt ettikleri bir anlaşmanın bulunmasını göstermiştir.
(12) Bildirim Formunun eklerinde yer alan bilgilere göre mevcut hissedarların ortak kontrol
ettiği şirketlere ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır:
Tablo 1: Tarafların Ortak Kontrol Ettikleri Şirketler
(…..TİCARİ SIR…..)
(13) Tabloda yer alan verilere göre hissedarların farklı kombinasyonlarla ortak kontrol
ettikleri toplamda 19 şirket vardır. Bununla birlikte, söz konusu ilişkilerin tarafların oy
verirken birlikte hareket edeceklerine dair hukuki bağlayıcılık içeren bir sözleşme
olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca söz konusu durumun kesin olarak tarafların her
durumda paralel şekilde oy kullanacakları anlamına da gelmediği anlaşılmaktadır.
Nitekim Kurulumuzun 14-40/737-329 sayılı kararında da, tarafların bir ya da birkaçının
birlikte kontrol ettikleri şirketler olmasına rağmen bu durumun kesin olarak tarafların
her durumda paralel şekilde oy kullanacakları anlamına gelmediği sonucuna
varılmıştır. İlaveten önceki kararda olduğu gibi işbu dosya kapsamında da taraflarca
aralarında birlikte hareket etmeyi taahhüt ettikleri bir anlaşma olmadığı ve hiçbir tarafın
Liman A.Ş.’nin stratejik kararlarını veto etme yetkisi bulunmadığı belirtilmiştir.
(14) Tüm bu açıklamalardan, Liman A.Ş.’nin hissedarlarının ortak kontrolünde olmadığı,
dolayısıyla anılan işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde devralma
niteliğinde olmadığı, söz konusu işlemin taraflar arasındaki bir işbirliği anlaşması
olarak ele alınması ve Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde incelenmesi gerektiği
sonucuna ulaşılmıştır1.
1 Aynı sonuca İGA Ortak Girişimi kurulması işlemine ilişkin 16.10.2014 tarih ve 14-40/737-329 sayılı
karar da ulaşılmış olup, işbu başvuruya ilişkin bildirim formunda (…..) ayrıca vurgulanmıştır.
18-17/303-152
5/8
G.2. 4054 Sayılı Kanun’un 4. ve 5. Maddesi Kapsamındaki Tespit ve
Değerlendirmeler
(15) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, bildirim konusu işlem her birinin
faaliyeti inşaat alanında kesişen taraflar arasında bir işbirliği anlaşması olarak
değerlendirilmiştir. Rakipler arasında bir ekonomik faaliyeti yerine getirmek için yapılan
bir ya da birden fazla anlaşma şeklinde tanımlanabilecek işbirliği anlaşmaları, genel
olarak, teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri pazarlarda rekabet güçlerini artırabilmek ya
da tek başlarına gerçekleştirmelerinin zor olduğu faaliyetleri yürütmek amacıyla hayata
geçirilen refah artışı yaratabilecek anlaşmalardır. Ancak, önemli ekonomik faydalar
ortaya çıkarabilen işbirliği anlaşmaları, aynı zamanda çeşitli rekabet sorunlarına da yol
açabilmektedir.
(16) Yatay işbirliği anlaşmalarına ilişkin başlıca endişeler; tarafların fiyat, üretim, dağıtım
veya arz miktarlarını belirlemek üzere anlaşması veya pazar gücü elde etmesi, pazar
gücünü koruması ya da artırması ve böylelikle, fiyat, üretim miktarı, ürün kalitesi, ürün
çeşitliliği ya da inovasyon bakımından pazarda olumsuz etkilerin ortaya çıkmasıdır.
Ayrıca yatay işbirliği anlaşmaları gizli bir karteli oluşturmak veya danışıklı hareketler
için kolaylaştırıcı unsur olarak kullanılabilecek ve rakiplerin çıkarlarının ve
motivasyonlarının değiştirilerek önceden var olan bir kartelin sürdürülmesine, yeni bir
kartel oluşturulmasına veya açık anlaşmalar olmaksızın uyumlu eylemlere neden
olabilecektir.
(17) Rakip teşebbüsler arasında gerçekleştirilen yatay işbirliği anlaşmalarının yukarıda yer
verilen riskleri doğrudan ve kaçınılmaz olarak doğuracağı yönünde bir anlayış modern
iktisat ve hukuk anlayışından uzaktır. Bununla birlikte olay bazında yapılacak bir
inceleme ile dosya konusu yatay işbirliğinin taraflar arasında rekabeti sınırlayıcı amaç
ya da etki taşıyıp taşımadığı ortaya konulabilecektir.
(18) Bildirim konusu işlem sonucunda kurulacak olan Liman A.Ş. daha önce de belirtildiği
üzere, İstanbul Yeni Havalimanı projesi kapsamında uçakların yakıt ihtiyacının deniz
yoluyla karşılanması için liman veya iskele yapma ve işletme faaliyetlerini yerine
getirecektir. Bu kapsamda, dosya konusu bakımından ilgili ürün pazarının genel olarak
“liman işletmeciliği pazarı” olarak tanımlanabileceği, ancak işlem kapsamında
gerçekleştirilecek faaliyetin öncelikle Havalimanı’na jet yakıtının getirilmesi olması
sebebiyle “sıvı dökme yük liman işletmeciliği” veya “jet yakıtı liman işletmeciliği”
şeklinde daha dar olarak da tanımlanabileceği değerlendirilmektedir. Öte yandan
taraflardan Kurum’a gönderilen konuya ilişkin cevabi yazıda ise, limanın akaryakıt,
kuru yük ve genel kargo gemilerine hizmet verebilecek teknik donanımı haiz olarak
inşa edildiği, limanda akaryakıt ikmali haricinde elleçlenebilecek diğer yüklerin kuru
yük ve genel kargo yükleri olduğu, nitekim Havalimanı inşaatı kapsamında gerekli
malzemelerin, deniz ve uçaklar için gerekli parçaların kargo gemileri ile taşınması ve
alanda elleçlenmesinin söz konusu olabileceği, gerekli izinlerin alınması suretiyle
limanın bu alanlara özgü de kullanılmasının mümkün olabileceği ifade edilmiştir. Bu
durumda ilgili pazarlarının kuru yük liman işletmeciliği ve genel kargo liman
işletmeciliği pazarlarını da içerecek şekilde ele alınması gerekmektedir2. Bildirim
Formunda “sıvı dökme yük liman işletmeciliği” veya “jet yakıtı liman işletmeciliği”
2 Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (Türklim) Limancılık Sektör Raporu’na göre yük tiplerine göre
liman işletmeciliği; sıvı dökme yük liman işletmeciliği, kuru dökme yük liman işletmeciliği, konteyner yük
liman işletmeciliği, genel kargo liman işletmeciliği ve araç (Ro-Ro) liman işletmeciliği pazarı şeklinde
beş alt pazara ayrılmaktadır. Nitekim Kurulumuzun 11.03.2009 tarihli, 09-11/212-63 sayılı ve
08.11.2007 tarihli, 07-85/1046-406 sayılı kararlarında da ilgili ürün pazarları bu alt pazarlar nezdinde
tanımlanmıştır.
18-17/303-152
6/8
şeklinde tanımlanabilecek dar pazarlarda Liman A.Ş. hissedarlarının hiçbirinin
faaliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir.
(19) Diğer yandan liman işletmeciliği pazarında ise LİMAK’ın Limakport İskenderun
Limanı’nı İnframinervois Holding S.A.R.L ile ortak kontrol ettiği, bu limanın konteyner,
genel kargo, proje kargo ve kuru dökme türü yükler için kullanıldığı; IC İçtaş Enerji
Yatırım Holding A.Ş. ile ortaklaşa kontrol ettiği Kemerköy Liman Hizmetleri A.Ş. ile de
termik santral için inşa edilmekte olan Kemerköy Limanı projesini yürüttüğü ancak bu
limanın proje geliştirme aşamasında olduğu (…..) ifade edilmiştir. Benzer şekilde
Liman A.Ş. taraflarından KOLİN’in işletmekte olduğu limanlardan Çanakkale Liman
İşletmesi San. ve Tic. A.Ş.’nin gemilere yakıt satışı, Dikili Liman ve Turizm İşletmeleri
A.Ş.’nin sıvı dökme yükler hariç çeşitli yüklerin elleçlenmesi, Teos Marina İşletme ve
Tic. A.Ş.’nin yat limanı hizmeti, Etki Liman İşletmeleri Doğalgaz İth. ve Tic. A.Ş.’nin ise
FSRU (yeniden gazlaştırma) alanlarında faaliyetinin bulunduğu belirtilmiştir. Taraflarca
gönderilen ek bilgilerde ise CENGİZ Grubu bünyesindeki Eti Bakır A.Ş. tarafından
İnebolu Limanı’nın, Cenal Elektrik Üretim A.Ş.3 tarafından Cenal Karabiga Limanı’nın
işletildiği, İnebolu Limanı’nda maden, kimyasal ve kereste ürünlerinin yükleme,
boşaltma ve elleçlenmesinin yapıldığı, dolayısıyla anılan limanın sunta, krom, cüruf
gibi kuru yük ve üre gibi sıvı yüklerin elleçlenmesi alanında hizmet verdiği; Cenal
Limanı’nın ise enerji üretim tesisinin mütemmim cüzü olarak inşa edildiği, enerji üretimi
faaliyeti için gerekli yüklerin elleçlenmesi amacıyla yapılmış olan limanın üçüncü
şahıslara hizmet sağlamadığı, anılan limanda genel kargo ve kuru yüklerin elleçlendiği
ifade edilmiştir. Bu tespitlere göre, ortak girişim taraflarından LİMAK, KOLİN ve
CENGİZ’in faaliyetleri genel olarak liman işletmeciliği pazarında çakışmakta olup,
ayrıca tanımlanan dar pazarlar bakımından kuru yük liman işletmeciliği pazarında
ortak girişim Liman A.Ş ile taraflardan LİMAK’ın Limakport İskenderun Limanı’ndaki,
CENGİZ’in İnebolu ve Cenal Limanları’ndaki ve taraflardan KOLİN’in Dikili
Limanı’ndaki kuru yük faaliyetleri; sıvı yük liman işletmeciliği pazarında Liman A.Ş. ile
taraflardan CENGİZ’in İnebolu Limanı’ndaki sıvı yük faaliyetleri ve genel kargo liman
işletmeciliği pazarında ise Liman A.Ş. ile taraflardan LİMAK’ın Limakport İskenderun
Limanı faaliyetleri, KOLİN’in Dikili Limanı’ndaki faaliyetleri ve CENGİZ’in Cenal
Limanı’ndaki genel kargo faaliyetleri birbiriyle çakışmaktadır.
(20) Bu durumda, bildirim konusu işlem bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında oluşabilecek risk CENGİZ, KOLİN ve LİMAK’ın liman işletmeciliği
faaliyetleri arasında ve yukarıda belirtilen çakışan pazarlara göre Liman A.Ş. ile
tarafların işlettiği Limakport İskenderun Limanı, Dikili Limanı, İnebolu Limanı ve Cenal
Limanı faaliyetleri arasında koordinasyon oluşma olasılığıdır. Bu kapsamda yapılacak
değerlendirmede ise ilgili coğrafi pazar önemli bir değerlendirme kriteri olup
Kurulumuzun limanlara ilişkin kararlarında4 ilgili coğrafi pazar, limanın yer aldığı bölge
ile sınırlı tutulmuştur. Bu kapsamda yapılan bildirim bakımından da ilgili coğrafi pazar
Havalimanı’nın bulunduğu bölge ile sınırlı tutulduğunda, yukarıda sayılan limanlardaki
faaliyetler ile Liman A.Ş.’nin faaliyetleri arasındaki çakışma nedeniyle ortaya çıkacak
koordinasyonun işlemin öncelikli amacının Üçüncü Havalimanı’ndaki uçaklara yakıt
ikmali olduğu da göz önünde bulundurulduğunda sınırlı düzeyde kalabileceği
söylenebilecekse de diğer yandan işlem taraflarından üçünün ortak girişimin faaliyet
alanı ile benzer alanda faaliyet göstermesinden doğan koordinasyon riski nedeniyle
işleme menfi tespit belgesi verilemeyecektir.
3 Cenal Elektrik Üretim A.Ş. nihai olarak Alarko Holding A.Ş. ve Cengiz Holding tarafından kontrol
edilmektedir.
4 Bkz. Kurul’un 25.10.2011 tarihli, 10-73/1518-580 sayılı; 06.04.2012 tarihli, 12-17/496-139 sayılı ve
07.08.2014 tarihli, 14-26/527-233 sayılı kararları.
18-17/303-152
7/8
(21) Başvuru 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet açısından
değerlendirildiğinde ise, öncelikle Liman A.Ş. tarafından kurulacak liman aracılığıyla
uçaklara ulaştırılacak olan jet yakıtı Havalimanı’nın faaliyete geçmesi için gerekli olup,
bu kapsamda Liman A.Ş.’nin kurulmasının hava ulaşımı hizmetinin sunulmasında
iyileşme ve ekonomik gelişme sağlayacağı bu çerçevede bireysel muafiyetin ilk
şartının sağlandığı anlaşılmaktadır. Havalimanı’nın faaliyete geçmesi ile tüketicilerin
ulaşım olanakları artacağından, bu ise uçakların yakıt ihtiyacının karşılanmasını
gerektireceğinden, LİMAN A.Ş.’nin faaliyete geçmesi ile tüketiciler de bu durumdan
fayda sağlayacaktır. Dolayısıyla muafiyetin ikinci şartı da sağlanmıştır. Muafiyetin iki
olumsuz şartı olan ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
ve rekabetin ilk iki şarttaki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması şartlarıyla ilgili olarak ise öncelikle Bildirim Formunda ve ek bilgilerde
limanın kurulmasının öncelikli amacının 3. Havalimanı’nın faaliyete geçmesi
olduğunun vurgulandığı belirtilmelidir.
Tablo 2: Limanlar ve Pazar Payları
(22) Diğer yandan yukarıdaki tablodan da görülebileceği üzere Liman A.Ş. ile tarafların
faaliyetlerinin çakıştığı alt/dar pazarlar olan kuru yük liman işletmeciliği, sıvı yük liman
işletmeciliği ve genel kargo liman işletmeciliği pazarlarında faaliyetleri çakışan
tarafların elleçlenen yük cinsinden ulaştıkları toplam pazar payları 2017 yılı itibarıyla
sırasıyla %(…..), %(…..) ve %(…..) düzeyinde olup, gerek tarafların tekil pazar
paylarının gerekse ulaştıkları toplam pazar payının sınırlı düzeyde olduğu, bu düşük
paylar dikkate alındığında da koordinasyon riskinin sınırlı düzeyde kalacağı,
dolayısıyla muafiyetin son iki şartının da sağlandığı değerlendirilmektedir. Bu
çerçevede bildirim konusu işleme, limanın yapımının da ortak girişim tarafları
tarafından üstlenildiği dikkate alındığında işletme süresi boyunca (25 yıl) bireysel
muafiyet tanınabileceği kanaatine varılmıştır.
Kuru Yük Liman
İşletmeciliği Pazarı (%)
Sıvı Yük Liman
İşletmeciliği Pazarı (%)
Genel Kargo Liman
İşletmeciliği Pazarı (%)
LİMAN 2015 2016 2017 2015 2016 2017 2015 2016 2017
Limakport İskenderun
Limanı (LİMAK)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Dikili Limanı (KOLİN) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İnebolu Limanı
(CENGİZ)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Cenal Karabiga Limanı
(CENGİZ)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
18-17/303-152
8/8
H. SONUÇ
(23) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye
dayanılarak hazırlanan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in 5. maddesinin üçüncü
fıkrası çerçevesinde bir devralma işlemi olmadığına,
- Taraflar arasındaki işbirliği anlaşması niteliğinde olan bildirim konusu işleme,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle, menfi tespit
belgesi verilemeyeceğine,
- Bildirim konusu işleme, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında
sayılan koşulların tamamını sağlaması nedeniyle, işletme süresi olarak
belirlenen 25 yıl süreyle bireysel muafiyet tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy