Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-2-27 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 18-22/376-184
Karar Tarihi : 05.07.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK,
Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Hatice YAVUZ, Selin DURSUN, Muhammet Murat KARAKAYA
C. BİLDİRİMDE
BULUNANLAR : - Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
- Mapa İnşaat ve Ticaret A.Ş.,
- Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
- Kolin İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Emre ULCAYLI
iTower Bomonti Merkez Mah. Akar Cad. No:3 Kat:26
Şişli/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Mapa İnşaat ve
Ticaret A.Ş., Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve
Ticaret A.Ş., Kalyon Havacılık ve İnşaat A.Ş. tarafından İstanbul Üçüncü
Havalimanı Projesi kapsamında havalimanında bilişim teknolojileri hizmetlerinin
verilmesi amacıyla CMLKK Bilişim Teknolojileri Hizmetleri A.Ş.’nin kurulması
işlemine menfi tespit/muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 27.06.2018 tarihinde giren başvuru
üzerine hazırlanan 28.06.2018 tarih ve 2018-2-27/MM sayılı Rapor görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Cengiz İnşaat), Mapa İnşaat ve Ticaret
A.Ş. (Mapa), Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Limak), Kolin İnşaat Turizm
Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Kolin) ve Kalyon Havacılık ve İnşaat A.Ş. (Kalyon
İnşaat) arasında CMLKK Bilişim Teknolojileri Hizmetleri A.Ş.’nin (CMLKK
Bilişim) kurulmasına yönelik olarak imzalanan sözleşmenin 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi
kapsamında olması nedeniyle sözleşmeye menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
- 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşullarının tamamının varlığı nedeniyle
bildirime konu sözleşmeye işletme süresi boyunca (25 yıl) bireysel muafiyet
tanınabileceği,
ifade edilmiştir.
18-22/376-184
2/7
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Pazar
G.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(4) CMLKK Bilişim İstanbul Yeni Havalimanı Projesi kapsamında havalimanındaki bilişim
teknolojileri hizmetlerinin karşılanması amacıyla kurulmaktadır. Bildirim Formunda ilgili
ürün pazarının bilişim teknolojileri hizmeti pazarı olarak tanımlanabileceği ifade
edilmiştir. Tarafların bu alandaki faaliyetlerinin kısıtlı olması ve örtüşen pazardaki
paylarının çok düşük olması gibi hususlar dikkate alındığında işlemin sonucunu
etkilemeyeceğinden dosya kapsamında kesin bir ilgili ürün pazarı tanımı yapılmasına
gerek olmadığı sonucuna varılmış olup, yapılacak değerlendirmelerde “bilişim
teknolojileri hizmeti pazarı” esas alınmıştır.
G.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(5) Başvuru konusu ürünlerin dağıtımı, pazarlaması, satışı ve fiyatlandırılması tüm
Türkiye genelinde benzer nitelik arz ettiği ve ülke genelinde rekabet koşullarında
bölgeler bazında belirgin farklılıklar bulunmadığı dikkate alınarak, ilgili coğrafi pazar
“Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.2. Değerlendirme
(6) Kurulumuzun 16.10.2014 tarih ve 14-40/737-329 sayılı kararı ile İstanbul Yeni
Havalimanı’nı yap-işlet-devret modeli ile yapmak, işletme süresi olan 25 yıl boyunca
işletmek, bu sürenin sonunda Devlet Hava Meydanları İşletmesine (DHMİ) devretmek
ile bu kapsamdaki işi gerçekleştirmek ve ana sözleşmede belirtilen faaliyetlerde
bulunmak üzere İGA Havalimanı İşletmesi A.Ş. (İGA) unvanlı ortak girişim şirketi
kurulmasına 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilmiştir.
(7) DHMİ ile İGA arasında akdedilen Uygulama Sözleşmesi, Görevlendirme Şartnamesi,
Zeyilnameler ve diğer ilgili bütün ihale dokümanları uyarınca İGA, İstanbul Yeni
Havalimanı’nın yapımını ve 25 yıl boyunca işletilmesini üstlenmiştir. Uygulama
Sözleşmesi kapsamında havalimanı işlemeciliği; terminal işletmeciliği, otel
işletmeciliği, güvenlik hizmetleri, akaryakıt ikmali faaliyetleri, otopark hizmetleri,
gümrüksüz satış faaliyeti, catering hizmetleri, uçak bakım hizmetleri, bilişim
teknolojileri hizmetleri, yer hizmetleri ve sair birçok faaliyeti kapsamaktadır. Dolayısıyla
Uygulama Sözleşmesi uyarınca havalimanındaki bilişim teknolojisi hizmetlerinin
sunulması da esasen İGA’nın sorumluluğundadır ve bu doğrultuda alan tahsis ve kira
gelirleri İGA’ya ait olan gelirler arasındadır. Bildirim Formunda bu duruma ilişkin
olarak, CMLKK Bilişim’in kuruluş işleminin Kurulumuz tarafından menfi tespit belgesi
verilen işbirliğinden ayrı tutulmasının pek mümkün olmadığı, zira ortakların bu işlemle
bilişim hizmetleri faaliyetlerini İGA üzerinden değil, yapısı tamamen aynı olan yeni bir
şirket üzerinden yürütmeyi tercih ettikleri belirtilmiştir.
(8) Yukarıda özetlenen süreçten ve akdedilen sözleşme içeriklerinden; Kurulumuzun
16.10.2014 tarih ve 14-40/737-329 sayılı menfi tespit kararının esasen bilişim
teknolojileri hizmetlerini de kapsadığı ve bu nedenle işbu başvuruya ilişkin olarak daha
önceden verilmiş bir menfi tespit kararı olduğu ileri sürülebilecekse de; teşebbüs
temsilcisi tarafından sunulan, CMLKK Bilişim’in İstanbul Yeni Havalimanı Projesi
kapsamında faaliyet göstermek üzere kurulmuş olmasına rağmen bu proje haricinde
üçüncü kişilere hizmet sunmasının mümkün olabileceği bilgisinden hareketle, söz
konusu işlemin bir önceki menfi tespit kararının kapsamını aşabileceği, bundan dolayı
18-22/376-184
3/7
CMLKK Bilişim’in kurulması işlemine izin verilmesi talebinin ayrıca ele alınmasının
yerinde olacağı değerlendirilmiştir.
G.2.1. Anlaşmanın Niteliğine İlişkin Değerlendirme
(9) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bağımsız bir iktisadi varlığın
tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması, bu
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma işlemidir.” hükmüne yer
verilmiştir. Anılan hüküm uyarınca dosya konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ
kapsamında bir devralma işlemi sayılabilmesi için “ortak kontrol altında bir teşebbüsün
bulunması” ve “ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık (tam işlevsel) olarak ortaya
çıkması” şeklinde iki unsurun birlikte sağlanması gerekmektedir.
(10) İki ya da daha fazla teşebbüs ya da kişinin başka bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki
uygulama imkânına sahip olması durumunda ortak kontrolden söz edilmektedir.
Belirleyici etki, bir teşebbüsün stratejik ticari eylemlerine yön veren kararları
engelleyebilme yetkisi anlamına gelmektedir. “Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve
Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz”un (Birleşme ve Devralma Kılavuzu) 50. vd.
paragraflarında bir ortak girişimde ortak kontrolden söz edilebilmesi için tarafların eşit
oy hakkına sahip olması, stratejik kararların alınmasında veto haklarının bulunması ya
da oy haklarının ortaklaşa kullanılması gibi şartların sağlanması gerektiği
belirtilmektedir. Bu anlamda, ana şirketlerin kontrol edilen teşebbüsle ilgili önemli
kararlarda (bütçe, işletme planı, önemli yatırımlar, üst yönetimin atanması gibi)
mutabakata varmak zorunda olduğu hallerde ortak kontrol söz konusudur.
(11) Hissedarlık Sözleşmesi’nin 4.2. maddesinden şirket sermayesinin (…..) bölündüğü ve
her bir hissedarın sermayenin %(…..) sahip olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 5.2.
maddesinde ise genel kurulun sermayenin %(…..)’inin hazır bulunması ile toplanacağı
ve önemli genel kurul kararlarının sermayenin en az %(…..)’ini oluşturan pay
sahiplerinin olumlu oyu ile alınacağı düzenlenmiştir. Ayrıca sözleşmenin 5.
maddesinde; her sermaye grubunun önerdiği adaylar arasından bir yönetim kurulu
üyesi seçileceği, yönetim kurulu toplantı nisabının (…..) üye olduğu ve kararların
toplantıya katılan üyelerin çoğunluğu ile alınacağı hükme bağlanmıştır. Bununla
birlikte aynı maddenin (h) bendinde belirtilen;
- (…..)
hallerinde de (…..) üyenin olumlu oyunun gerektiği düzenlenmiştir. Sözleşmedeki ilgili
düzenlemelerden taraflardan hiçbirinin şirketi tek başına kontrol edemediği
anlaşılmaktadır. Söz konusu nisaplara ulaşıp karar alabilmek için taraflar arasında
çeşitli ittifakların oluşması mümkündür. Bu durumda, şirketin genel kurul ve yönetim
kurulunda karar alınabilmesi için gerekli çoğunluğa ancak “değişen ittifaklar” ile
ulaşılabilmektedir.
(12) Birleşme ve Devralma Kılavuzu’nun 66. paragrafında karar alma prosedüründe
istikrarlı bir çoğunluk yoksa ve çoğunluk her seferinde azınlık hissedarları arasındaki
çeşitli ittifaklardan herhangi biriyle elde ediliyorsa değişen ittifakların varlığından
bahsedileceği ve bu durumda azınlık hissedarlarının (ya da bunlardan belirli bir
grubun) teşebbüsü ortaklaşa kontrol ettiğinin varsayılamayacağı belirtilmiştir. Bununla
birlikte sözü edilen Kılavuz’un 61. paragrafında azınlık hissedarlarının, oy haklarının
çoğunluğuna birlikte sahip olup, oy haklarını kullanırken birlikte hareket ederek hedef
teşebbüsü kontrol ettiği durumlarda, bu hissedarların ortak kontrolünün söz konusu
olabileceği hususu yer almaktadır. Bu tür bir ortak kontrolün ise, azınlık hissedarları
arasında bu amaçla yapılan hukuken bağlayıcı bir anlaşmanın sonucunda ortaya
çıkabileceği gibi fiili olarak da gerçekleşebileceği ifade edilmiştir. Söz konusu
18-22/376-184
4/7
Kılavuz’da hukuken bağlayıcı anlaşmaya örnek olarak; azınlık hissedarlarının haklarını
devrettiği (ortaklaşa kontrol edilen) bir holding şirketi ya da aynı şekilde hareket etmeyi
taahhüt ettikleri bir anlaşmanın bulunmasını gösterilmiştir.
(13) Bildirim Formunun eklerinde yer alan bilgilere göre mevcut hissedarların ortak kontrol
ettiği şirketlere ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır:
Tablo 1: Tarafların Ortak Kontrol Ettikleri Şirketler
Ortak Kontrol Edilen Şirketler CENGİZ
İNŞAAT
LİMAK KOLİN KALYON
İNŞAAT
MAPA
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu
18-22/376-184
5/7
(14) Tablodan anlaşılacağı üzere CMLKK Bilişim’in hissedarlarının farklı kombinasyonlarla
ortak kontrol ettikleri birçok şirket ve proje bulunmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu
ilişkilerin tarafların oy verirken birlikte hareket edeceklerine dair bağlayıcılık içeren bir
anlaşma olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca söz konusu durumun kesin olarak
tarafların her durumda paralel şekilde oy kullanacakları anlamına gelmediği
değerlendirilmektedir. Nitekim 14-40/737-329 sayılı Kurulumuz kararında da bu husus
belirtilmiştir. İlaveten önceki kararda olduğu gibi bu karara konu olan başvuruda da
taraflar, aralarında birlikte hareket etmeyi taahhüt ettikleri bir anlaşma olmadığını
beyan etmişlerdir.
(15) Tüm bu açıklamalardan, CMLKK Bilişim’in hissedarlarının ortak kontrolünde
bulunmadığı, dolayısıyla anılan işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ çerçevesinde bir devralma
işlemi niteliğinde olmadığı, söz konusu işlemin taraflar arasındaki bir işbirliği
anlaşması olarak ele alınması gerektiği anlaşılmıştır.
(16) Rakipler arasında bir ekonomik faaliyeti yerine getirmek için yapılan bir ya da birden
fazla anlaşma şeklinde tanımlanabilecek işbirliği anlaşmaları, genel olarak,
teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri pazarlarda rekabet güçlerini artırabilmek ya da tek
başlarına gerçekleştirmeleri zor olan faaliyetleri yürütmek amacıyla hayata geçirilen,
refah artışı yaratabilecek anlaşmalardır. Ancak, önemli ekonomik faydalar ortaya
çıkarabilen işbirliği anlaşmaları, aynı zamanda çeşitli rekabet sorunlarına da yol
açabilmektedir.
(17) Yatay işbirliği anlaşmaları rekabete duyarlı (stratejik) bilgilerin açıklanması yoluyla
işbirliğine konu alanda veya başka alanlarda taraflar arasında koordinasyona yol
açabilir. Yatay işbirliği anlaşmalarına ilişkin başlıca endişeler; tarafların fiyat, üretim,
dağıtım veya arz miktarlarını belirlemek üzere anlaşması veya işbirliğinin, tarafların
pazar gücü elde etmesi, pazar gücünü koruması ya da artırmasına ve böylelikle, fiyat,
üretim miktarı, ürün kalitesi, ürün çeşitliliği, inovasyon bakımlarından pazarda olumsuz
etkilerin ortaya çıkmasına yol açmasıdır.
(18) Rakip teşebbüsler arasında gerçekleştirilen yatay işbirliği anlaşmalarının yukarıda yer
verilen riskleri doğrudan ve kaçınılmaz olarak doğuracağı yönünde bir anlayış modern
iktisat ve hukuk anlayışından uzaktır. Bununla birlikte, olay bazında yatay işbirliğinin
taraflar arasında rekabeti sınırlayıcı amaç ya da etki taşıyıp taşımadığının incelenmesi
daha yerinde bir yaklaşım olacaktır.
G.2.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi
(19) 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi, bir anlaşma, karar,
veya eylemin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olmadığının belirlenmesi halinde
verilmektedir. Bu doğrultuda öncelikle bildirim konusu anlaşmanın 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesine aykırı olup olmadığı değerlendirilmiştir.
18-22/376-184
6/7
(20) Taraflar arasında imzalanan sözleşme yukarıda da belirtildiği üzere bir işbirliği
anlaşması niteliğindedir. Bildirim konusu işlem ile kurulacak CMLKK Bilişim, İstanbul
Üçüncü Havalimanı’nda bilişim teknolojileri hizmetlerinin verilmesini üstlenecektir. Söz
konusu hizmetin kapsamına ilişkin sorulan soruya cevaben gönderilen yazıda
sunulması planlanan hizmetin kapsamının altyapı hizmetlerini içermediği, hizmetin
kapsamını havalimanındaki ihtiyaçların belirleyeceği, bu ihtiyaçların yazılım ve
donanım temini ile ilgili bakım ve destek hizmetlerinin verilmesi şeklinde olacağının
tahmin edildiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla genel olarak bildirim konusu anlaşmanın
rekabeti kısıtlama amacına sahip olmadığı değerlendirilmekle birlikte, bir anlaşmanın
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık oluşturmaması için sadece amacının
değil, mevcut ve olası etkilerinin de rekabeti kısıtlayıcı olmaması gerekmektedir.
(21) Bildirim Formunda Cengiz İnşaat, Limak ve Kolin’in bilişim teknolojileri hizmetleri
pazarında faaliyet gösterdikleri ifade edilmiştir. Bu durumda bildirim konusu işlem
bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında oluşabilecek risk Cengiz
İnşaat, Limak ve Kolin’in bilişim teknolojileri hizmeti faaliyetleri arasında koordinasyon
oluşma olasılığıdır. İşlem taraflarından üçünün ortak girişim ile aynı pazarda faaliyet
göstermesinden doğabilecek koordinasyon riski nedeniyle böyle bir anlaşma rekabetin
kısıtlanmasına yol açabilecektir. Dolayısıyla bildirim konusu anlaşmanın 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu ve anlaşmaya menfi tespit belgesi
verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
G.2.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(22) Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz’da bir anlaşmaya ilişkin yapılacak muafiyet
değerlendirmesinde anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup
olmadığının tespiti ve grup muafiyeti tebliğlerinden faydalanıp faydalanmayacağının
incelenmesinin ardından bireysel muafiyet değerlendirmesi yapılacağı belirtilmektedir.
(23) Bildirim konusu işlemin koordinasyon riski taşıması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olduğu ve grup muafiyeti tebliğlerinden faydalanmadığı
değerlendirilmiştir.
(24) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre bir anlaşmanın Kanun’un 4. maddesinden
muaf tutulması için aşağıda sıralanan şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
- “Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanması,
- Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
- İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
- Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması”
(25) CMLKK Bilişim, bilişim teknolojisi hizmeti sunarak hava ulaşımı hizmetinde iyileşme ve
ekonomik gelişmeye neden olacağı için bireysel muafiyetin ilk şartı sağlanmıştır.
(26) CMLKK Bilişim tarafından havalimanında sunulacak olan bilişim teknolojileri
hizmetlerinden, havalimanını kullanan havayolu şirketleri, yolcular, işletme sahipleri
faydalanacağından, bireysel muafiyetin ikinci şartı da yerine getirilmiştir.
18-22/376-184
7/7
(27) Muafiyetin iki olumsuz şartı olan ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin
ortadan kalkmaması ve rekabetin ilk iki şarttaki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması şartlarıyla ilgili olarak ise Bildirim Formunda ve cevabi
yazıda CMLKK Bilişim’in kurulmasının öncelikli amacının İstanbul Yeni Havalimanı
Projesi kapsamında faaliyet göstermek olduğunun vurgulandığı belirtilmelidir.
(28) Daha önce de belirtildiği üzere CMLKK Bilişim’in faaliyet göstereceği bilişim
teknolojileri hizmeti alanında Cengiz İnşaat, Limak ve Kolin de faaliyet göstermektedir.
Aşağıdaki tabloda tarafların bilişim teknolojileri hizmetleri pazarında faaliyet gösteren
şirketlerinin ciroları üzerinden hesaplanan pazar payı bilgilerine yer verilmiştir.
Tablo 2: Tarafların Bilişim Teknolojisi Hizmeti Pazarındaki Payları (%)1
2015 2016
Cengiz İnşaat
- Cenit
(…..) (…..)
Limak
- Limak Teknoloji
- Infopark
(…..) (…..)
Kolin
- Su Teknoloji
(…..) (…..)
Toplam (…..) (…..)
(29) Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere tarafların gerek tekil gerek toplam pazar payları
%(…..)’den azdır. Tarafların pazar paylarının ihmal edilebilecek kadar düşük seviyede
olması dikkate alındığında, önemli rekabetçi endişelerin ortaya çıkmayacağı,
dolayısıyla muafiyetin son iki şartının da sağlandığı değerlendirilmektedir. Bu
çerçevede bildirim konusu işleme, limanın yapımının da ortak girişim taraflarınca
üstlenildiği dikkate alındığında işletme süresi boyunca (25 yıl) bireysel muafiyet
tanınabileceği kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(30) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Mapa İnşaat ve Ticaret A.Ş., Limak
İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
Kalyon Havacılık ve İnşaat A.Ş. arasında CMLKK Bilişim Teknolojileri
Hizmetleri A.Ş.’nin kurulmasına yönelik olarak imzalanan Sözleşme’nin 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna, bu nedenle anılan
Sözleşme’ye menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
- İlgili Sözleşme’ye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında sayılan
koşulların tamamını sağlaması nedeniyle, işletme süresi (25 yıl) boyunca
bireysel muafiyet tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
1 Cengiz İnşaat tarafından dolaylı olarak kontrol edilen ve bilişim teknolojileri pazarında faaliyet
gösteren Cenit Bilişim A.Ş., Limak Teknoloji Yazılım Savunma Sanayi ve Ticaret A.Ş., Infopark Enerji
Teknolojileri ve Yazılım Sanayi Ticaret A.Ş. ve Su Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Ltd Şti.’nin 2017
yılı ciroları sırasıyla (…..) TL, (…..) TL, (…..) TL ve (…..) TL olup pazara ilişkin 2017 yılı verilerinin
hâlihazırda yayınlanmamış olduğu gerekçesiyle teşebbüs temsilcisi tarafından sunulamamasından
dolayı tarafların 2017 yılı pazar payları hesaplanamamıştır.
Full & Egal Universal Law Academy