Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-1-55 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 18-34/562-277
Karar Tarihi : 26.09.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Mehmet AYAN, Ahmet ALGAN,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER: Çağlar Deniz ATA, Dilan TOPRAK, Ahmet YALÇIN
C. BİLDİRİMDE
BULUNANLAR : - THY OPET Havacılık Yakıtları A.Ş.
Yeşilköy Mah. Atatürk Cad. No:10/1 Dünya Ticaret Merkezi
A-1 Blok K:13 No: 411-416 Bakırköy/İstanbul
- Türk Hava Yolları A.O.
Genel Müdürlük Binası Yeşilköy Mah. Havaalanı Cad. No:3/1
Bakırköy/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: THY OPET Havacılık Yakıtları A.Ş. ve Türk Hava Yolları A.O.
arasında imzalanan Yurtiçi Uçak Yakıtı Alımı ve Yükleme Hizmeti Alımı Çerçeve
Sözleşmesi’ne menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.09.2017 tarih ve 6787 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 03.08.2018 tarih ve 2017-1-55/MM sayılı Rapor,
27.08.2018 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 18-29/480-Mİ sayı ile dosya
konusunun ek çalışma yapılmak üzere Kurul gündeminde incelemeye alınmasına
karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 19.09.2018 tarih ve 2017-1-55/BN
sayılı Bilgi Notu 03.08.2018 tarih ve 2017-1-55/MM sayılı Rapor görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor ve Bilgi Notu’nda;
- THY OPET Havacılık Yakıtları A.Ş.’nin (THY OPET) pazar payının %40’ın altında
olduğu Antalya, Dalaman (Muğla), Sabiha Gökçen (İstanbul), Çorlu (Tekirdağ),
Tokat ve Siirt havalimanlarında Yurtiçi Uçak Yakıtı Alımı ve Yükleme Hizmeti Alım
Çerçeve Sözleşmesi’nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) ile sağlanan grup muafiyetinden faydalandığı,
- THY OPET’in pazar payının %40’ın üzerinde olduğu Atatürk, Adana, Adıyaman,
Ağrı, Aydın-Çıldır, Diyarbakır, Esenboğa (Ankara), Elazığ, Erhaç (Malatya), Erkilet
(Kayseri), Erzincan, Erzurum, Ferit Melen (Van), Batman, GAP (Şanlıurfa), Bingöl,
Gaziantep, Cengiz Topel (Kocaeli), Hatay, Çanakkale, Iğdır, Çardak (Denizli),
Kahramanmaraş, Çarşamba (Samsun), Zafer (Kütahya), Konya, Kars, Merzifon
(Amasya), Kastamonu, Nuri Demirağ (Sivas), Kocaseyit (Balıkesir), Yenişehir
(Bursa), Mardin, Muş, Hakkâri, Şerafettin Elçi (Şırnak), Ordu-Giresun, Sinop, Uşak
ve Trabzon havalimanlarında ise Yurtiçi Uçak Yakıtı Alımı ve Yükleme Hizmeti
Alım Çerçeve Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyetten
yararlanabileceği,
sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
18-34/562-277
2/11
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Teşebbüsler
G.1.1. THY OPET Havacılık Yakıtları A.Ş. (THY OPET)
(4) Rekabet Kurulunun (Kurul) 28.08.2009 tarih ve 09-39/981-247 sayılı kararına konu
olduğu üzere, Türk Hava Yolları A.O. (THY) ve OPET Petrolcülük A.Ş.’nin (OPET)
%50’şer ortaklığında bir ortak girişim olarak kurulan THY OPET, hava araçlarının
ihtiyacı olan yakıtın depolanması ve uçağa ikmali alanlarında faaliyet göstermektedir.
G.1.2. Türk Hava Yolları A.O. (THY)
(5) 1993 yılında kurulan, merkezi İstanbul’da bulunan THY’nin ana faaliyet konusunu;
yurtiçi ve yurt dışında yolcu, kargo ve posta hava taşımacılığı hizmetleri
oluşturmaktadır. THY halka açık bir şirket olup hisseleri Borsa İstanbul’da işlem
görmektedir. THY’nin %49,12 oranında hissesi Türkiye Varlık Fonu’na ait olup,
%50,88 oranında hissesi ise halka açıktır. Dolayısıyla THY, herhangi bir gruba bağlı
olmayıp doğrudan ve dolaylı iştirak ettiği şirketlerle yan hizmetlere ilişkin pazarlarda
faaliyet göstermektedir.
G.2. THY-THY OPET Arasında İmzalanan Sözleşmenin Kapsam ve Niteliği
(6) Başvurunun konusunu THY ve THY OPET arasında 25.08.2017 tarihinde imzalanan
Yurtiçi Uçak Yakıt Alımı ve Yükleme Hizmeti Alımı Çerçeve Sözleşmesi (Çerçeve
Sözleşme) oluşturmaktadır. Çerçeve Sözleşme THY’nin jet yakıtı alımlarının %(…..)’ini
THY OPET’ten tedarik edeceğine ilişkin bir taahhüt hükmü ihtiva etmektedir. THY
ihtiyaçlarının geriye kalan %(…..)’lik kısmını ticari, teknik ve operasyonel stratejilerine
göre THY OPET ve diğer uçak yakıtı satışı yapan ve yükleme hizmeti veren
teşebbüslerden sağlayabilecektir. Nitekim başvuruda THY, uçak yakıtı alımına ilişkin
yürüttüğü ihale süreci neticesinde bazı havaalanlarında Petrol Ofisi A.Ş.’den (POAŞ),
Shell&Turcas Petrol A.Ş.’den (SHELL), BP Petrolleri A.Ş.’den (BP) ve Socar Turkey
Enerji A.Ş. (SOCAR)-BP’den yakıt ve ikmal hizmetleri temin etmekte olduğunu
belirtmiştir.
(7) Başvuruda yer alan bilgilere göre sözleşmenin konusu, THY OPET tarafından
sözleşmenin eki olan “Yakıt Alım ve Yükleme İşlem Formu”nda belirtilen Türkiye’deki
havaalanlarında THY tarafından uçak yakıtı alımı ve alınan yakıtın uçağa yüklenmesi
ve yakıt ve hizmet bedelinin ödenmesine ilişkindir. Söz konusu sözleşme ile alım
yapılacak havaalanlarında THY’nin ihtiyacı olan uçak yakıtının ikmalinin güvenliği ve
süreklilik arz edecek şekilde temini amaçlanmaktadır.
(8) Öte yandan başvurudaki bilgilere göre, Atatürk Havalimanı’ndaki operasyonlar
İstanbul 3. Havalimanı’nın faaliyete geçmesi ile son bulacağından, THY’nin %(…..)’lik
alım taahhüdünü yerine getirme imkânı ortadan kalkacaktır. (…..).
G.3. Pazara İlişkin Bilgiler
(9) Havacılık yakıtları “avgas (aviation gas)” ve “jet yakıtları” olarak ikiye ayrılmaktadır1.
Avgas, yüksek oktanlı bir benzin türü olup pervaneli (içten yanmalı) motorlara sahip
uçaklarda kullanılmaktadır. Jet motorlu uçaklarda yakıt olarak kullanılan jet yakıtları
ise genel olarak kerosen bazlı ürünlerden oluşmakta olup en yaygın kullanılan türü Jet
1 Bkz. Kurulun 09.07.2008 tarih ve 08-44/606-231 sayılı kararı.
18-34/562-277
3/11
A1 ismini almaktadır. Jet A1 dışında jet yakıtlarının Jet B1 ve JP82 gibi farklı
kompozisyonlara sahip çeşitleri bulunmaktadır.
(10) Her iki yakıt türü de ham petrolün rafine edilmesi suretiyle elde edilmektedir. Benzin
niteliğine sahip olan Avgas ile gazyağı türevi sayılan ve orta distilat ürünler arasında
kabul edilen Jet A1’in üretim süreçlerinde bazı farklılıklar bulunmakla birlikte, rafineri
çıkış fiyatları bakımından diğer beyaz ürünlere yakın bir bedelle satılmaktadır.
(11) Günümüzde pervaneli uçak sayısının azalmasına bağlı olarak, havacılık yakıtları
pazarının büyük bölümünü Jet A1 oluşturmaktadır. Buna bağlı olarak çoğu rafineri Jet
A1 üretmekte, nispeten küçük bir pazar oluşturan Avgas üretimi için yeni bir benzin
zenginleştirme tesisi kurmamaktadır.
(12) Tedarik zinciri: Havacılık yakıtları pazarı ikmal zinciri bakımından, ülkemizdeki
geleneksel akaryakıt dağıtım pazarından farklılık arz etmektedir. Akaryakıt dağıtım
pazarında “rafineri/ithalat-dağıtım şirketi-bayi-tüketici” şeklinde bir ikmal zinciri varken,
havacılık yakıtları pazarındaki zincir, “rafineri/ithalat-tedarikçi-tüketici” şeklindedir.
Pazarın yapısı itibarıyla bayilik sistemi bulunmamakta, tedarikçi şirketler genellikle
doğrudan nihai kullanıcıya satış yapmaktadırlar. Bununla birlikte bazı şirketlerin fiziki
ikmal ve depolama kapasitesine sahip olmadıkları kimi havaalanları bakımından
“tahsilat aracısı” olarak faaliyet göstermeleri de mümkündür.
(13) Rafineri/İthalat: Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş.’nin (TÜPRAŞ) Türkiye’de faaliyet
gösteren tek rafineri şirketi olmakla birlikte, ürün ithalatı mümkün olsa da KOÇ Grubu
kontrolü altında bulunan TÜPRAŞ’ın tedarik aşamasında hakim durumda bulunduğu
görülmektedir. Bunun yanı sıra üçüncü taraf teşebbüslerden SOCAR ile yapılan
görüşmede, (…..)3.
(14) Jet yakıtının Türkiye’de üretiminin yanı sıra ithalatı önünde yasal bir engel
bulunmamaktadır. Nitekim THY-OPET, BP, SHELL ve POAŞ gibi teşebbüsler jet yakıtı
ithalatı yapmaktadırlar.
Tablo 1: Yıllara göre Jet Yakıtı Üretim ve İthalat Miktarları (ton)
Yıllar Üretim Miktarı İthalat Miktarı
2009 2.400.053 615.308
2010 2.602.490 287.190
2011 2.878.544 557.188
2012 3.276.090 569.893
2013 3.551.686 516.281
2014 3.548.481 755.347
2015 5.024.287 142.561
2016 4.486.633 332.641
2017(Ekim ayı sonu) 4.216.258 142.311
Kaynak: EPDK Cevap Yazısı
(15) Tedarikçi: TÜPRAŞ tarafından üretilen ve ithalat yoluyla pazara giren jet yakıtının
tüketicilere tedarikini gerçekleştiren çok sayıda teşebbüs bulunmaktadır. Pazardaki
mevcut oyuncular: THY ile OPET’in ortak girişimi olan ve pazarda lider konumda
bulunan THY-OPET, BP, SHELL, Akpetgaz A.Ş. (Lukoil Eurasia Petrol A.Ş.), POAŞ
ve diğer tedarikçilerdir. Tedarik aşamasında yer alan teşebbüsler yukarıda da
değinildiği üzere bayilik faaliyeti yapmamakta, doğrudan nihai tüketiciye yakıt
sağlamaktadırlar.
2 Taraflardan edinilen bilgilere göre JP8 ürünü, jet yakıtının bir türü olup askeri uçuşlar için üretilen,
donma noktası jet yakıtına göre daha yüksek olan yakıt türünü ifade etmektedir. Ayrıca JP8 ürünü
savaş uçaklarının yanı sıra yolcu uçaklarında da kullanılabilmektedir.
3 (…..).
18-34/562-277
4/11
(16) Tüketici: Jet yakıtı tedarik zincirinin son aşaması olan tüketiciler havayolu firmaları
olup, jet yakıtının son kullanıcısı konumundadırlar. Uluslararası havayolu taşımacılığı
kurallarına göre uçakların sadece tek sefere mahsus yakıt alımlarından dolayı, jet
yakıtının tüketimi sadece Türkiye kalkışlı uçuşlarda gerçekleşmektedir.
(17) Tüketiciler arasında yer alan THY, Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş. (PEGASUS),
Atlasjet Havacılık A.Ş.(ATLAS), Onur Hava Taşımacılık A.Ş. (ONUR AIR) tarafından
gönderilen cevabi yazılarda belirtildiği üzere, ATLAS’ın Ocak-Eylül 2017 tarihleri
arasında toplam uçuş giderleri içerisinde yakıt maliyetleri %(…..) oranında; ONUR
AIR’in Ocak-Eylül 2017 tarihleri arasında toplam uçuş maliyetleri içerisinde yakıt
maliyetleri %(…..) oranında; PEGASUS’un Ocak-Eylül 2017 tarihleri arasında toplam
uçuş maliyetleri içerisinde yakıt giderleri %(…..) oranında ve THY’nin Ocak-Eylül 2017
tarihleri arasında toplam uçuş maliyetleri içerisinde yakıt giderleri %(…..) oranında yer
almaktadır. Yakıt maliyetlerinin toplam maliyetleri içerisinde payının değişmesi
teşebbüslerin ölçeği dahilinde değişiklik göstermekte olup yakıt giderlerinin dört büyük
havayolu şirketi için de önemli bir maliyet kalemi olduğu görülmektedir.
(18) İnceleme sürecinde yapılan görüşmelerde ve teşebbüslerden talep edilen bilgilere
göre, havayolu şirketleri genellikle yakıt ihtiyaçlarını bir veya iki yıllık süreler için
düzenledikleri ihaleler yoluyla karşılamaktadırlar. Havayolu şirketleri izledikleri ticari
stratejiye bağlı olarak ülkenin tamamındaki havaalanları bakımından tek bir ihaleye
çıkabildikleri gibi, havaalanı bazında da ihaleye çıkabilmektedirler. İhalede belirlenen
fiyatlar genellikle bir yıllık süre için geçerli olacağından, havacılık yakıtları pazarındaki
fiyat rekabeti bu ihalelerde oluşmaktadır. Bu nedenle, bir sonraki yıl için belirli bir
havayolu şirketinin hangi fiyata, nereden ve ne kadar yakıt alacağı ihale ya da ihaleler
sonucunda belli olduktan sonra, yıl içerisinde havacılık yakıtları konusunda faaliyet
gösteren teşebbüslerin ilgili havayolu şirketi bakımından fiyat ve satış koşulları gibi
unsurlarda rekabet etmeleri söz konusu olmamaktadır. Öte yandan özellikle dolmuş
uçak (charter) seferleri, bazı kargo uçakları veya rotası dışında farklı bir havaalanına
inmek zorunda kalan uçaklar bakımından, kontratlar dışında plansız/spot satışlar da
yapılabilmektedir. Ancak bunlar toplam pazarın görece küçük bir kısmına tekabül
etmektedir.
G.4. İlgili Pazarlar
G.4.1. İlgili Ürün Pazarı
(19) Çerçeve Sözleşme’nin taraflarından THY OPET’in Avgas satışı bulunmamaktadır.
Anılan sözleşme kapsamında yer alan havalimanlarında satışı gerçekleştirilen yakıtlar
ise yukarıda değinildiği üzere ağırlıklı olarak Jet A1 ve bunun yanı sıra JP8’dir.
İncelemeye konu sözleşme sadece jet akaryakıtlarını kapsadığından, ilgili ürün pazar
“jet yakıtları pazarı” olarak belirlenmiştir.
G.4.2. İlgili Coğrafi Pazar
(20) Kurulun THY OPET’i konu alan, 26.08.2009 tarihli, 09-39/981-247 sayılı ve
16.07.2014 tarihli, 14-24/482-213 sayılı kararlarında ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
tanımlanmış olmakla birlikte, işbu dosya çerçevesinde ilgili coğrafi pazarın Türkiye
olarak tanımlanamayacağı değerlendirilmektedir. Zira uçaklara yakıt ikmali genellikle
uçağın kalkış yapacağı alanda yapılmaktadır. Herhangi bir havalimanındaki havacılık
yakıt tedarikinin maliyeti havayolu şirketi için ciddi ölçüde artsa dahi, havayolu
şirketinin alternatif bir alandan yakıt bulması çok güçtür. Bu bağlamda havayolu şirketi
her bir uçağın kalkış yapacağı alandaki yakıt tedarik sistemine ve tedarikçisine
bağlıdır. Diğer bir ifadeyle her bir havalimanı yakıt tedariki anlamında birbirinden
farklılaşmaktadır.
18-34/562-277
5/11
(21) Hemen belirtmek gerekir ki, uçağın kalkış yapacağı havalimanından fazla yakıt alarak,
dönüş yolunda kalkış yapacağı havalimanından yakıt almaması, böylelikle de kalkış
yapılan alan ile varılan alandaki yakıt tedarikinin birbirine ikame olduğu ileri
sürülebilecektir. Lakin “Tankering” olarak adlandırılan bu yöntem, uçağın kalkışta ve
inişte ihtiyacından fazla yakıt yüküyle hareket etmesine neden olacağından, uçuş
güvenliği çerçevesinde birtakım riskleri barındırmaktadır. Öte yandan “Tankering”
çerçevesinde fazla yakıt yüklemek uçuşun operasyonel maliyetini artırdığından söz
konusu yöntem havayolu şirketleri tarafından mecbur kalınmadıkça tercih
edilmemektedir4. Dolayısıyla her bir havalimanının havacılık yakıtı tedariki bakımından
birbirinden farklı olduğu değerlendirilmektedir.
(22) Diğer yandan dosyadaki bilgilere göre, havacılık yakıtı tedarikçileri ve havayolu
şirketleriyle yapılan görüşmelerde verilen tedarik tekliflerinin genellikle havalimanı
bazında olduğu ifade edilmiştir. Tekliflerin havalimanı bazında farklılaşarak verilmesi
hususu da her bir havalimanının farklı bir coğrafi pazar oluşturduğuna kuvvetle işaret
etmektedir. Dolayısıyla işbu dosya kapsamında her bir havalimanı ayrı bir ilgili coğrafi
pazar olarak tanımlanmıştır.
(23) Mehaz mevzuata sahip Avrupa Birliği uygulamasına bakıldığında ise, Avrupa
Komisyonu (Komisyon) BP-STATOIL Fuel and Retail Aviation kararında5 bir havayolu
şirketinin yakıt fiyatları artan bir havalimanına alternatif arz kaynağını kolayca
bulamayacak olması ve yakıt tedarikçilerinin havalimanı bazında teklif vermesini
dikkate alarak her bir havalimanının ayrı bir ilgili coğrafi pazarı oluşturduğunu ifade
etmiştir.
(24) Yukarıda açıklanan etmenler ve Komisyon’un içtihadı dikkate alındığında, dosya
kapsamında ilgili coğrafi pazarlar, incelemeye konu tedarik sözleşmesi kapsamında
bulunan her bir havalimanı özelinde tanımlanmış olup, aşağıdaki tabloda Çerçeve
Sözleşme kapsamında yer alan her bir havalimanı bazında gösterilmiştir:
Tablo 2: Türkiye’de Yer Alan Havalimanları
Adana Havalimanı Aydın-Çıldır Çorlu Kahramanmaraş
Antalya Batman Iğdır Kars
Dalaman (Muğla) Bingöl Diyarbakır Kastamonu
Esenboğa (Ankara) Cengiz Topel (Kocaeli) Elazığ Kocaseyit (Balıkesir)
Hakkâri Çanakkale Erhaç (Malatya) Mardin
Sabiha Gökçen (İstanbul) Çardak (Denizli) Erkilet (Kayseri) Muş
Trabzon Çarşamba (Samsun) Erzincan Ordu-Giresun
Adıyaman Konya Erzurum Sinop
Ağrı Nuri Demirağ (Sivas) Ferit Melen (Van) Atatürk (İstanbul)
Merzifon (Amasya) Siirt GAP (Şanlıurfa) Yenişehir (Bursa)
Hatay Şerafettin Elçi (Şırnak) Zafer (Kütahya) Uşak
Gaziantep Tokat
Kaynak: Sözleşme Ekinde Yer Alan İşlem Formu
4 Nitekim anılan durum 08.06.2018 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden yazıda şu ifadelerle dile
getirilmiştir: “Yakıt olmayan havalimanlarında uçuş yapıldığında, dönüş yakıtını da yüklemek
durumunda kaldığından, duruma göre daha az yolcu taşıması gerekeceğinden, havayolu için hem gelir
kaybı olabilmekte hem de daha riskli bir operasyon yapma durumunda kalınabilmektedir.”
5 Case No Comp/M.7387, 15.12.2014
18-34/562-277
6/11
G.5. Değerlendirme
G.5.1. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
(25) Jet yakıtı tedariki pazarında alıcı konumunda olan Çerçeve Sözleşme tarafı THY’nin
alım pazarındaki alım miktarının büyüklüğü, alım tarafında ne kadar bir paya sahip
olduğu pazarın sağlıklı olarak incelenebilmesi için önem arz etmektedir. THY’nin
alımları tüm pazarın önemli bir kısmını oluştururken, Çerçeve Sözleşme kapsamındaki
havalimanları bazında bakıldığında bu durum daha da önem kazanmaktadır. İlgili
pazarda THY yakıt alımlarının önemli bir kısmını gerçekleştirdiğinden, THY’nin
tedarikçi seçimi pazar kompozisyonunu etkilemekte ve bu teşebbüsün ağırlıklı olarak
alım yaptığı firma yüksek pazar paylarına ulaşmaktadır. Dosyadaki bilgilerden, 2015-
2017 yılları arasında THY’nin Çerçeve Sözleşme’ye konu 46 havalimanında satılan
toplam jet akaryakıtının %(…..)ila %(…..)’lik kısmını tek başına talep ettiği
anlaşılmaktadır. Bu durum ise THY tarafından hangi jet yakıtı tedarik firmasından alım
yapılırsa o tedarikçinin pazarda yüksek bir paya erişeceği anlamına gelmektedir. Öte
yandan dosyadaki bilgilerde yer alan verilerden, yukarıda toplu halde verilen alım
pazarındaki pay bilgisi havalimanı ölçeğinde incelendiğinde, teşebbüsün alım
pazarındaki havalimanı bazında ortalama payının 2015 yılında %(…..); 2016 yılında
%(…..) ve 2017 yılında ise %(…..) olarak gerçekleştiği görülmektedir.
(26) İnceleme konusu Çerçeve Sözleşme’de yer alan alım taahhüdü yukarıda yer verilen
hususlar ile bir arada değerlendirildiğinde, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir etkiye yol açabilecektir. Bu sebeple Çerçeve
Sözleşme’nin muafiyet açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
G.5.2. Muafiyet Değerlendirmesi
(27) THY OPET ile THY arasında imzalanan Çerçeve Sözleşme ile kurulan tedarik ilişkisi,
2002/2 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesi uyarınca bir dikey ilişki
niteliğindedir. Bu bağlamda Çerçeve Sözleşme’nin ilk olarak 2002/2 sayılı Tebliğ
çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan Tebliğ’in 2. maddesinin ikinci
fıkrasında “Bu Tebliğ ile sağlanan muafiyet, sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal
veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki payının %40’ı aşmaması durumunda
uygulanır” hükmü bulunmaktadır. İlgili hüküm çerçevesinde ilk olarak anılan eşiğin
sağlayıcı tarafından aşılıp aşılmadığı irdelenmelidir. Her bir havalimanın ayrı bir
coğrafi pazarı ifade etmesi nedeniyle sağlayıcının sahip olduğu pazar payları değişiklik
gösterebilmektedir.
(28) Sağlayıcının 2017 yılında hangi havalimanında ne kadar pazar payına sahip olduğu
aşağıda tablolarda gösterilmiştir:
Tablo 3: THY-OPET’in 2017 Yılında Yakıt Satış Hacmine Göre Pazar Payı (%40’ın altında kalan
havalimanları için) (%)
Antalya (…..)
Çorlu (Tekirdağ) (…..)
Dalaman (Muğla) (…..)
Sabiha Gökçen (İstanbul) (…..)
Tokat (…..)
Siirt (…..)
18-34/562-277
7/11
Tablo 4: THY-OPET’in 2017 Yılında Yakıt Satış Hacmine Göre Pazar Payı (%40’ın üstünde olan
havalimanları için) (%)
Adana Havalimanı (…..) Diyarbakır (…..)
Esenboğa (Ankara) (…..) Elazığ (…..)
Trabzon (…..) Erhaç (Malatya) (…..)
Adıyaman (…..) Erkilet (Kayseri) (…..)
Ağrı (…..) Erzincan (…..)
Atatürk (İstanbul) (…..) Erzurum (…..)
Aydın-Çıldır (…..) Ferit Melen (Van) (…..)
Batman (…..) GAP (…..)
Bingöl (…..) Gaziantep (…..)
Cengiz Topel (Kocaeli) (…..) Hatay (…..)
Çanakkale (…..) Iğdır (…..)
Çardak (Denizli) (…..) Kahramanmaraş (…..)
Çarşamba (Samsun) (…..) Zafer (Kütahya) (…..)
Konya (…..) Kars (…..)
Merzifon (Amasya) (…..) Kastamonu (…..)
Nuri Demirağ (Sivas) (…..) Kocaseyit (Balıkesir) (…..)
Yenişehir (Bursa) (…..) Mardin (…..)
Hakkâri (…..) Muş (…..)
Şerafettin Elçi (Şırnak) (…..) Ordu-Giresun (…..)
Sinop (…..) Uşak (…..)
(29) Sağlayıcının pazar payının %40’ın altında olduğu havalimanları Tablo 3’te gösterildiği
üzere şu şekildedir: Antalya, Dalaman (Muğla), Sabiha Gökçen (İstanbul), Tokat,
Çorlu (Tekirdağ) ve Siirt. Yapılan incelemede işbu dosyanın konusunu oluşturan
“Çerçeve Sözleşme”de 2002/2 sayılı Tebliğ’de düzenlenen ve anlaşmaları Tebliğ’in
kapsamı dışına çıkaran hususlardan herhangi birisinin bulunmaması nedeniyle dosya
konusu anlaşmanın anılan coğrafi pazarlarda (Tablo 3’de yer alan havalimanlarında)
2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde getirilmiş olan grup muafiyetinden yararlanabileceği
değerlendirilmektedir.
(30) Tablo 4’te belirtilen havalimanları bakımından ise, sağlayıcının pazar payı %40’ı
geçtiğinden 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyeti söz konusu
olamayacağından, anılan havalimanları bakımından bireysel muafiyet değerlendirmesi
yapılmıştır.
G.5.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(31) 4054 sayılı Kanun’un “Muafiyet” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:
“Kurul, aşağıda belirtilen şartların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası
anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4 üncü madde
hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması”
(32) Bu bağlamda THY OPET’in pazar payının %40’ın üzerinde olduğu Atatürk (İstanbul),
Adana, Adıyaman, Ağrı, Aydın-Çıldır, Diyarbakır, Esenboğa (Ankara), Elazığ, Erhaç
(Malatya), Erkilet (Kayseri), Erzincan, Erzurum, Ferit Melen (Van), Batman, GAP
(Şanlıurfa), Bingöl, Gaziantep, Cengiz Topel (Kocaeli), Hatay, Çanakkale, Iğdır,
Çardak (Denizli), Kahramanmaraş, Çarşamba (Samsun), Zafer (Kütahya), Konya,
18-34/562-277
8/11
Kars, Merzifon (Amasya), Kastamonu, Nuri Demirağ (Sivas), Kocaseyit (Balıkesir),
Yenişehir (Bursa), Mardin, Muş, Hakkâri, Şerafettin Elçi (Şırnak), Ordu-Giresun, Sinop,
Uşak ve Trabzon havalimanlarına ilişkin yapılan bireysel muafiyet değerlendirmesi
aşağıdadır.
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
(33) Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere başvuru konusu Çerçeve
Sözleşme’de yer alan hükümler sayesinde hem THY OPET hem de THY jet yakıtı
tedarik ve ikmal planlarını son kullanım aşamasına gelmeden belirli bir süre
öncesinden yapabileceklerdir. Böylece bu sözleşme her iki teşebbüs açısından jet
yakıtı arzının devamlılığını sağlamaya önemli katkıda bulunacaktır. Taşınması,
depolanması ve uçağa nakli diğer yakıtlardan önemli ölçüde farklılık arz eden jet
yakıtlarında, sağlayıcının arz planlaması yapabilmesi piyasa faaliyetinin
sürdürülebilmesi için önemli bir unsuru oluşturmaktadır. Piyasada faaliyet gösteren
şirketler tarafından arz güvenliğini sağlamaya yönelik yapılan sözleşmeler, sadece
kendileri için değil, piyasanın genelindeki arz sıkıntısının giderilmesi bakımından da
etkili olacaktır. Bu nedenle de jet yakıtı satışı yapan tüm teşebbüslerin gelecek için
satış miktarlarını belirli bir oranda bilmeleri yakıtın tedariki açısından önemli bir
unsurdur. Öncelikle satıcı olarak THY OPET'in güvenilir tedarik planlaması
yapabilmesi büyük önem arz etmektedir. Nitekim jet yakıtı pazarında yakıtın rafineri
veya ithalat kanalından tedariki ile birlikte uçaklara ikmaline kadar olan operasyon;
yüksek maliyetli alt yapıya, personele, tanker gibi destekleyici araçlara ihtiyaç
duyulması nedeniyle önceden planlanma ve yatırım yapılmasını gerektirmektedir.
Örneğin ikmal edilen yakıtın havalimanlarına taşınması için kullanılacak tanker ve
gemilerin uygun koşullarda bulundurulması, her bir havalimanında yeterince depo
kapasitesinin olması, yeterli sayıda teknik personel istihdam gibi hazırlıklar ancak
belirli oranda satış miktarının öngörülmesi halinde yapılabilecektir. Diğer türlü bir
yapıda atıl maliyet oldukça yüksek olacak olup bu da son kullanıcıya yansıtılacak
maliyetlere ve dolayısıyla son ürünün fiyatına yansıyacaktır. Bunlara ek olarak, jet
yakıtı tedarikinde dağıtıcı firmalar ya TÜPRAŞ ya da ithalat imkanlarını
kullanmaktadır.
(34) Tedarikinin önemli bir kısmını TÜPRAŞ’tan yapan THY OPET, THY ile yaptığı
anlaşma ile gelecek tüketimini yaklaşık olarak öngörebilmekte ve ona göre de ikmal
kanalında yaptığı anlaşmalar ve kurduğu altyapı ile uzun dönem ikmal planını
yapmaktadır. Bu ise olası belirsizlikleri azaltmakta, gerekli ikmal anlaşmalarının
yapılması ve alt yapının kurulması gibi maliyetleri azaltmaktadır. Piyasada faaliyet
gösteren teşebbüsler, havacılık yakıtları için yıllık baz taleplerini rafineriler ve
terminaller halinde her takvim yılı başlamadan TÜPRAŞ'a iletmek zorunda olup bu
tahminlerde ancak belirli koşullarda ve belirli oranda ve ileriye yönelik olarak revize
edebilmektedir. Teşebbüslerin TÜPRAŞ ile yapacakları anlaşmaya uygun baz
tahminlerini yapabilmeleri için müşteri kanalında büyük tüketimi olan şirketler ile
yapılan sözleşmelerde belirli bir alım taahhüdünün yer alması da belirsizlikleri
azaltmakta, bu şekilde yaklaşık tüketim tahmini yapılarak hem ikmal hem de satış
kanalında arz güvenliği sağlanabilmektedir.
(35) Diğer yandan Türkiye'nin en büyük havayolu taşıma şirketi olan THY en fazla
havaalanına uçan şirket olup aynı zamanda kapasite olarak en fazla jet yakıtına
ihtiyaç duyan havayolu taşıma şirketidir. Bu durumda tüketimi küçük bir havayolu
şirketi için kısa dönemli veya spot anlaşmalar ile jet yakıtı ikmali yapmak mümkün
iken, THY için önceden öngörülebilen bir tüketim miktarı ile arz güvenliği sağlanması
18-34/562-277
9/11
gerekmektedir. THY Türkiye'deki tüm havalimanlarında faaliyet gösteren tek
teşebbüstür. Bu nedenle de THY ile anlaşma yapan bir teşebbüsün Türkiye'deki
hemen her havalimanında jet yakıtı ikmali imkanlarını bulundurması bir gereklilik
olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda sadece ana sağlayıcı teşebbüsün faaliyet
gösterdiği çok sayıda havalimanına yatırım yapılabilmesi ve gerekli altyapının
oluşturulabilmesi için belirli oranda alım taahhüdünün olması da olağandır. Yapılan
Çerçeve Sözleşme ile alıcı olarak THY'nin arz güvenliğinden faydalanacağı ve
kesintisiz olarak ikmal olanağı kazanacağı değerlendirilmektedir.
(36) Söz konusu hususlar çerçevesinde Çerçeve Sözleşme’nin hem sağlayıcı hem de THY
açısından etkinlik artışı sağlayacağı anlaşıldığından, anlaşmanın yukarıda sayılan 40
havalimanı bakımından da muafiyet incelemesinin ilk şartını karşıladığı sonucuna
varılmıştır.
b) Tüketicinin yarar sağlaması
(37) 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir
anlaşmaya muafiyet tanınabilmesi için aranan ikinci koşul, yukarıda ifade edilen
ekonomik iyileşme veya gelişmelerinden tüketicilerin de faydalandırılmasıdır. Dosya
mevcudu bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde Çerçeve Sözleşme ile ortaya çıkan
etkinlik kazanımlarından tüketiciye yansıtılabilecek yararlardan ilkinin, fiyatlarda ortaya
çıkabileceği görülmektedir. Bunun dışında kalitenin ve ürün çeşitliliğinin artırılması,
yeni mal veya hizmetlerin sunulması ve mal ya da hizmet arzında devamlılığının
sağlanması gibi başkaca ekonomik faydalar da tüketicilerin elde edeceği menfaatler
kapsamında değerlendirilebilecektir.
(38) Yukarıda detaylı incelendiği üzere, THY OPET ile THY arasında yapılan sözleşme ile
THY'nin 40 havalimanında jet yakıtı arz güvenliğine sahip olmasının tüketicilerin
faydasına olduğu değerlendirilmektedir. Çerçeve Sözleşme ile birlikte son kullanıcı
olarak THY, önemli gider kalemi olan yakıt maliyetlerini kontrol altına almaktadır. Bu
durum maliyetlere iki türlü yansımaktadır. İlk önce belirli miktar garantisi verilmesi ile
satıcı tarafından miktar bazlı olarak daha uygun satış fiyatı verilebildiği için oluşan
uygun maliyet sayesinde havayolu şirketi yakıt maliyetini asgariye indirmektedir.
Çerçeve Sözleşme ile birlikte THY'nin yakıt alım miktarına dayanarak maliyet avantajı
oluşmaktadır. Diğer bir maliyet avantajı ise ikmal kanalında oluşan maliyet avantajının
satış kanalında havayolu şirketine yansıtılması ile olmaktadır. Jet yakıtı tedarik
pazarına bakıldığında görülecektir ki TÜPRAŞ jet yakıtı satışlarında tüm teşebbüslere
eşit şartlarda ayrım yapmadan uygulanan bir ciro primi sistemi ile çalışmaktadır. Bu
durumda prim sisteminden faydalanmak ve yükselen oranlarda prim alınabilmesi için
belirli eşiklerin geçilmesi gerekmektedir. Alım garantisi sonucu TÜPRAŞ'tan
sağlanacak indirimler nihai olarak satım fiyatına ve son noktada ise tüketiciye
yansıyabilecektir. Havayollarının maliyetlerinin yaklaşık %30’unu akaryakıt giderlerinin
oluşturduğu düşünüldüğünde bu maliyet kalemindeki tasarrufun tüketiciye de
yansıyacağı anlaşılmaktadır.
(39) Yukarıda sayılan hususlara ek olarak belirtilmelidir ki, özellikle küçük ölçekli
havalimanlarında arz güvenliğinin ve tedarik sürekliliğinin sağlanması bu
havalimanlarına uçuşu mümkün kılmakta ve tüketicilerin hizmete ulaşmasını
sağlamaktadır. Yukarıda sayılan bu sebeplerle inceleme konusu Çerçeve
Sözleşme’nin yukarıda sayılan 40 havalimanı bakımından da muafiyet incelemesinin
ikinci şartını taşıdığı değerlendirilmektedir.
18-34/562-277
10/11
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
(40) Muafiyetin üçüncü koşulu ilgili pazarın önemli bir kısmının rekabete kapatılmaması
olup, inceleme konusu Çerçeve Sözleşme’nin pazara etkileri bu çerçevede
değerlendirilmektedir. Bireysel muafiyet kapsamında değerlendirilen coğrafi pazarlar
diğer bir deyişle havalimanları bu bakış açsından incelendiğinde THY OPET’in payının
%55 ile %100 arasında değiştiği görülmektedir. THY OPET’in payının %100’e
yakınsadığı havalimanları görece küçük ve sadece THY’nin uçtuğu havalimanları
olarak öne çıkarken, görece büyük havalimanlarında bu pay azalmakta, Atatürk
Havalimanında %(…..), Adana Havalimanında %(…..), Esenboğa Havalimanında
%(…..) ve Trabzon Havalimanında da %(…..) olduğu görülmektedir. Esasen,
havalimanından bağımsız olarak THY OPET’in yüksek pazar payı muafiyet
değerlendirmesi açısından sorun oluşturmamaktadır. Jet yakıtı pazarında THY’nin
konumu, bu piyasaya has, özel bir durum ortaya çıkarmaktadır. THY’nin alım
pazarında sahip olduğu yüksek pay, THY ile tedarik anlaşması yapan firmanın pazar
lideri haline gelmesine imkan vermektedir.
(41) Nitekim pazardaki geçmiş veriler incelendiğinde; THY OPET ortak girişiminin
kurulmasından önce 2009 yılında THY’nin tüm alımlarını o dönem tedarik ilişkisi
kurduğu POAŞ’tan gerçekleştirdiği görülmektedir. 2009 yılı verilerine göre POAŞ’ın
pazarda hâkim durumda olduğu Kurulun 26.08.2009 tarih ve 09-39/981-247 sayılı
kararında tespit edilmiştir. 2009 yılından sonra THY OPET’in kurulması ile THY
alımlarının büyük bir bölümünü (2017 yılında %(…..)) THY OPET’ten gerçekleştirmiş
ve THY OPET pazarda daha önce POAŞ’ın bulunduğu konuma erişmiştir. Dolayısıyla
pazarın yapısal özellikleri sebebiyle herhangi bir anda piyasadaki oyuncuların konumu
THY’ye yaptıkları satışlar tarafından belirlenmekte, THY hangi firma ile tedarik
sözleşmesi kurar ise o firma pazarda lider hale gelmektedir. Buradan hareketle
piyasada bir nevi “pazar için rekabet” dinamiğinin işlediğini ve bu durumun havalimanı
bazında gerçekleştiğini söylemek mümkün olacaktır. Pazar için rekabet hususunun
geçerli olduğu pazarlarda, örneğin ihale ile işleyen pazarlarda, rekabet pazarın
oluştuğu dönemlerde gerçekleşir akabinde bir sonraki döneme kadar piyasa
kompozisyonu değişmez. Bu sebeple beklenen, arz ve talebin karşı karşıya geldiği ilk
dönemde, bu etkileşimin rekabetçi şartlar altında gerçekleşmesi olup, bir kere tedarik
ilişkisi kurulduktan sonra, bir sonraki rekabet sürecine kadar pazarın görece katı bir
nitelik arz etmesi, doğal görülmektedir. Dosya konusu pazar da bu niteliklere sahip bir
pazar olduğu için, alım gücü yüksek alıcıya tedarik yapan firmanın payının, tedarik
dönemi boyunca yüksek olması olağandır. Bu bağlamda inceleme konusu Çerçeve
Sözleşme’nin yukarıda sayılan 40 havalimanında da piyasanın önemli bir kısmında
rekabeti ortadan kaldırmadığı, THY ile THY-OPET arasındaki anlaşmanın 31.12.208
tarihinde sona ermesi ile piyasanın yeniden rekabet şartları içinde teşekkül edeceği
değerlendirilmektedir.
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması
(42) Yapılan inceleme çerçevesinde, THY ve THY OPET arasında yapılan sözleşmenin
yukarıda açıklanan sebeplerle rekabeti zorunlu olandan fazla kısıtlamadığı; Çerçeve
Sözleşme’nin yukarıda sayılan 40 havalimanı bakımından da muafiyet incelemesinin
dördüncü ve son şartını sağladığı değerlendirilmektedir.
(43) Yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, Çerçeve Sözleşme’nin THY-
OPET’in pazar payının %40’ın altında kaldığı havalimanları için 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında grup muafiyetinden faydalandığı; bu eşiğin üzerinde olduğu havalimanları
için ise bireysel muafiyetten yararlanabileceği kanaatine varılmıştır.
18-34/562-277
11/11
H. SONUÇ
(44) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- THY OPET Havacılık Yakıtları A.Ş. ve Türk Hava Yolları A.O. arasında
imzalanan Yurtiçi Uçak Yakıtı Alımı ve Yükleme Hizmeti Alımı Çerçeve
Sözleşmesi’ne, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle
menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
- THY OPET Havacılık Yakıtları A.Ş.’nin pazar payının %40’ın altında olduğu
Antalya, Dalaman (Muğla), Sabiha Gökçen (İstanbul), Çorlu (Tekirdağ), Tokat
ve Siirt havalimanlarında, Yurtiçi Uçak Yakıtı Alımı ve Yükleme Hizmeti Alımı
Çerçeve Sözleşmesi’nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,
- THY OPET Havacılık Yakıtları A.Ş.’nin pazar payının %40’ın üzerinde olduğu
Atatürk, Adana, Adıyaman, Ağrı, Aydın-Çıldır, Diyarbakır, Esenboğa (Ankara),
Elazığ, Erhaç (Malatya), Erkilet (Kayseri), Erzincan, Erzurum, Ferit Melen
(Van), Batman, GAP (Şanlıurfa), Bingöl, Gaziantep, Cengiz Topel (Kocaeli),
Hatay, Çanakkale, Iğdır, Çardak (Denizli), Kahramanmaraş, Çarşamba
(Samsun), Zafer (Kütahya), Konya, Kars, Merzifon (Amasya), Kastamonu, Nuri
Demirağ (Sivas), Kocaseyit (Balıkesir), Yenişehir (Bursa), Mardin, Muş,
Hakkâri, Şerafettin Elçi (Şırnak), Ordu-Giresun, Sinop, Uşak ve Trabzon
havalimanlarında ise Yurtiçi Uçak Yakıtı Alımı ve Yükleme Hizmeti Alımı
Çerçeve Sözleşmesi’ne, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında
sayılan koşulların tümünü sağlaması nedeniyle, bireysel muafiyet tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy