Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-4-74 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 18-41/658-322
Karar Tarihi : 01.11.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Adem BİRCAN, Mehmet AYAN,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER : Burak SAĞLAM, Mehmet Yavuz GÜNER, Damla YAZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.
Temsilcisi: Av. M. Haluk ARI
Atatürk Mah. Ataşehir Bul. 42 Ada Gardenya 7/1 Blok Kat:11
No:68 34758 Ataşehir/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.’nin, Fiat, Alfa Romeo,
Jeep ve Lancia markalı araçlara ilişkin satış sonrası hizmetlerde uyguladığı
niteliksel seçici dağıtım sistemine son vererek niceliksel dağıtım sistemine
geçmesi işlemine muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 23.11.2017 tarih ve 8627 sayıyla giren
bildirim ve en son 08.10.2018 tarihinde giren ek bilgi yazısı üzerine düzenlenen
25.10.2018 tarih ve 2017-4-74/MM sayılı Muafiyet Raporu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOFAŞ) ile yetkili bayileri ve servisleri arasında
imzalanması planlanan “Fiat Markalı Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya
Yedek Parçaların Dağıtımı için Bayilik Sözleşmesi” ile “Alfa Romeo ve Jeep Markalı
Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya Yedek Parçaların Dağıtımı için
Bayilik Sözleşmesi” nicel seçici dağıtım sistemini öngörmeleri itibarıyla 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi
kapsamında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olduklarından ilgili anlaşmalara menfi tespit
belgesi verilemeyeceği,
- “Fiat Markalı Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya Yedek Parçaların
Dağıtımı için Bayilik Sözleşmesi”nin, pazar payı eşiği ve diğer hükümleri itibarıyla,
Fiat markasının yedek parça ve bakım onarım hizmetlerinin nicel dağıtım sistemi
esaslarına göre yürütülmesine ilişkin hükümlerinin 2017/3 sayılı Motorlu Taşıtlar
Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2017/3 sayılı Tebliğ)
ile sağlanan grup muafiyetinden yararlanabileceği,
- “Alfa Romeo ve Jeep Markalı Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya Yedek
Parçaların Dağıtımı için Bayilik Sözleşmesi”nin ise Alfa Romeo markasının bakım-
onarım hizmetlerine ve yedek parça dağıtımına yönelik nicel seçici dağıtım sistemini
öngören hükümleri bakımından 2017/3 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyeti
kapsamında olduğu, ancak Jeep ve Lancia markalarına yönelik pazar payı eşiklerinin
aşılması itibarıyla anılan markalar bakımından bakım-onarım hizmetlerine ve yedek
parçaların dağıtımı hizmetlerine yönelik hükümlerinin 2017/3 sayılı Tebliğ ile
18-41/658-322
2/17
sağlanan grup muafiyeti kapsamında olmadığı,
- Anılan Sözleşme’nin Jeep ve Lancia markaları bakımından bakım-onarım ve yedek
parça dağıtımı hizmetlerinin nicel seçici dağıtım sistemi esaslarına göre yürütülmesini
öngören hükümlerinin bireysel muafiyetin ikinci ve dördüncü şartlarını sağlamaması
itibarıyla anılan anlaşmaya söz konusu markalar bakımından 4054 sayılı Kanun’un
5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet de tanınamayacağı
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
(4) Bildirimde özetle;
TOFAŞ tarafından pazara sunulan araçlar ve bu araçlara ilişkin yedek parçaların
dağıtımı ile satış sonrası hizmetlerin sunulmasının araçların markalarına göre iki ayrı
sözleşme kapsamında yapıldığı,
TOFAŞ’ın kendi ürettiği araçlarla, Fiat tarafından üretilen ve Türkiye’ye ithal edilen
Fiat marka araçları Tofaş bayilik teşkilatı aracılığıyla pazara sunduğu, bu araçlara
ilişkin olarak bayilerle “FIAT Markalı Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya
Yedek Parçaların Dağıtımı için Bayilik Sözleşmesi” (Tofaş Bayilik Sözleşmesi-
SÖZLEŞME) imzalandığı,
Fiat grubuna ait olan Alfa Romeo ve Jeep marka araçlar içinse ayrı bir bayilik ağı
oluşturulduğu, bu araçların dağıtımı içinse yetkili satıcılarla “Alfa Romeo ve Jeep
Markalı Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya Yedek Parçaların Dağıtımı
için Bayilik Sözleşmesi” (ARJ Bayilik Sözleşmesi) imzalandığı,
Tofaş Bayilik Sözleşmesi’nin kapsamının gerek TOFAŞ tarafından Türkiye’de
üretilen gerekse Fiat tarafından üretilip TOFAŞ tarafından ithalatı yapılan Fiat
markasını taşıyan yeni binek ve hafif ticari araçların ve bu araçların yedek
parçalarının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bayiler tarafından satışının
yapılması ve bunların satış öncesi ve sonrası servislerinin sağlanması olduğu;
Sözleşme’nin amacının da Fiat markalı araçların ve bu araçların yedek parçalarının
dağıtımı ile satış sonrası hizmetlerinin sunulması olduğu ve ARJ Bayilik
Sözleşmesi’nin kapsamının da tümüyle Tofaş Bayilik Sözleşmesi ile aynı nitelikte
olup tek farkının araç markaları olduğu1,
ARJ Bayilik Sözleşmesi kapsamında 2015 yılı itibarıyla distribütörlük yetkisi sona
ermiş olan Lancia marka araçlara yönelik bakım onarım hizmetleri ile yedek parça
satışının da yapıldığı, zira araç dağıtımı için yetki sona ermiş olmakla birlikte satış
sonrası hizmet verme yükümlülüğünün ilgili mevzuat uyarınca devam ettiği,
TOFAŞ’ın dağıtımını iki ayrı dağıtım ağı ile yaptığı Fiat ve Alfa Romeo/Jeep markalı
araçların hiçbirinde pazar payının %30’u aşmadığı; dolayısıyla anılan markalara
yönelik motorlu taşıtların dağıtımı bakımından nicel dağıtım sistemini
benimseyebileceği,
TOFAŞ’ın Fiat marka araçların yedek parçalarının dağıtımı ve bakım onarım
hizmetleri pazarlarındaki pazar payının da %30’un altında olduğu, bu bağlamda Fiat
marka motorlu taşıtların dağıtımı, yedek parçalarının satışı ve bakım onarım
hizmetlerinin sunulması bakımından nicel seçici dağıtım sistemini benimsemiş
1 Tofaş Bayilik Sözleşmesi ve ARJ Bayilik Sözleşmesi marka haricinde içerik olarak aynı olduğundan
aşağıda “SÖZLEŞME” açısından yapılacak değerlendirmeler her iki sözleşme bakımından da geçerlidir.
18-41/658-322
3/17
olduğu, bu hususa dair hesaplamanın teyit edilerek 2017/3 sayılı Tebliğ ile tanınan
grup muafiyetinden yararlandığının tevsik edilmesinin talep edildiği,
Alfa Romeo, Jeep ve Lancia markalı araçlar için pazar payının ise satış sonrası
hizmetler bakımından giderek düştüğü, anılan markalar bakımından bakım ve
onarım hizmetleri pazarındaki pazar payının son iki yıldaki düşüşlerle yaklaşık
%(…..) seviyesine kadar indiği2, bir iki yıl içerisinde TOFAŞ’ın anılan araçların satış
sonrası hizmetler pazarındaki pazar payının da %30 eşiğinin altına düşeceği ve
otomatik olarak nicel dağıtım sistemini benimseme hakkına sahip olacağı hususu
göz önüne alınarak TOFAŞ’ın Alfa Romeo, Jeep ve Lancia markaları için de satış
sonrası hizmetler bakımından nicel seçici dağıtım sistemini benimsemesine bireysel
muafiyet tanınmasının talep edildiği
ifade edilmiştir.
G.1. İlgili Teşebbüs: Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOFAŞ)
(5) Koç Holding ve FCA-Fiat Chrysler Automobiles’ın eşit hissedar olduğu TOFAŞ hem
binek otomobil hem de hafif ticari araç üretimi yapmakta olan bir otomotiv şirketidir.
TOFAŞ, Bursa Fabrikası’nda Fiat Linea ve Egea modellerinin yanı sıra Minicargo projesi
kapsamında Fiat, Citroen, Peugeot markalarına; yeni Doblo projesi kapsamında ise Fiat,
Opel, Vauxhall ve Ram markalarına üretim yapmaktadır. TOFAŞ, kendi ürettiği araçların
yanı sıra iç pazarda Fiat, Alfa Romeo ve Jeep markalarının da distribütörlüğünü
sürdürmektedir. Ayrıca 2015 yılına kadar Lancia marka araçların da distribütörlüğünü
yapmıştır.
G.2. İlgili Pazar
(6) Bildirim, Fiat marka binek ve hafif ticari araçlar ile Alfa Romeo, Jeep ve Lancia marka
binek araçların satış sonrası hizmetlerini konu almaktadır. Bildirim kapsamında yer
verildiği üzere satış sonrası hizmetler; yedek parçaların dağıtımı ile bakım ve onarım
hizmetlerinin sunulmasından oluşmaktadır.
(7) Bildirim Formunda ilgili ürün pazarlarının “Fiat marka binek ve hafif ticari araçların satışı
pazarı”, "Fiat marka binek ve hafif ticari araçların satış sonrası yedek parça, bakım ve
onarım hizmetleri pazarı", “Alfa Romeo ve Jeep markalı binek araçların satışı pazarı”,
“Alfa Romeo ve Jeep marka binek araçların satış sonrası yedek parça, bakım ve onarım
hizmetleri pazarı" ve “Lancia marka binek araçların satış sonrası yedek parça, bakım ve
onarım hizmetleri pazarı" olarak tanımlanabileceği belirtilmektedir. Ayrıca bildirim
formunda Fiat marka araçlar için ayrı Alfa Romeo, Jeep ve Lancia marka araçlar için ayrı
bir dağıtım ağı ve bayilik sözleşmesi bulunduğu ifade edilmiş; ancak yeni imzalanacak
taslak sözleşmenin her iki bayilik sözleşmesi (ARJ Bayilik Sözleşmesi ve TOFAŞ Bayilik
Sözleşmesi) için de içerik olarak, markalar hariç aynı olacağı belirtilmiştir3.
(8) Dosya kapsamında TOFAŞ tarafından gönderilen cevabi yazılarda; Fiat ve Alfa Romeo
ile Jeep marka araçların satışı için hâlihazırda nicel seçici dağıtım sisteminin
benimsendiği, Fiat marka araçların satış sonrası hizmetlerdeki (bakım-onarım ve yedek
parçaların dağıtımı) pazar payı da %30’un altında olduğu için nicel seçici dağıtım
sisteminin uygulandığı, ancak Alfa Romeo, Jeep ve Lancia marka araçların satış sonrası
hizmetlerdeki pazar payları %30’u aştığı için nitel seçici dağıtım sisteminin uygulandığı,
öte yandan (…..) bu araçlara yönelik de satış sonrası hizmetlerde nicel seçici dağıtım
2 Ek bilgi ve belgelerde bu veri 2017 yılı için %(…..) olarak iletilmiştir.
3 Sözleşmeler dağıtım ve satış sonrası hizmetleri birlikte içerecek şekilde düzenlenmiş olup, yukarıda da
ifade edildiği gibi TOFAŞ’ın Lancia marka araçlara ilişkin dağıtım yetkisi sona ermiş olmakla beraber satış
sonrası hizmet verme yükümlülüğü devam etmektedir.
18-41/658-322
4/17
sisteminin benimsenmek istendiği belirtilmiştir. Ek olarak hâlihazırdaki dağıtım ve satış
sonrası hizmetler sisteminde Fiat markalı araçlar için (…..) satış noktasının (…..) adet
servisin bulunduğu, bu servis noktalarından (…..) adedinin doğrudan TOFAŞ’a bağlı,
(…..)’inin ise yetkili satıcılarla sözleşmesi olan ve uydu şeklinde tabir edilen hizmet
noktaları olduğu; LARJ (Lancia, Alfa Romeo, Jeep) marka araçlar için ise (…..) noktada
tüm ülke çapında bakım onarım hizmeti verildiği belirtilmiştir. Diğer yandan yazıda (…..)
adet 3S şeklindeki bayiden (…..) adedinin hem Fiat hem de Premium markalar olarak
anılan LARJ Grubuna birlikte hizmet verdiği ifade edilmiştir.
(9) 2017/3 Sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin Açıklanmasına Dair Kılavuz’un (Kılavuz) 54. paragrafında,
“İlgili pazarın ne şekilde tanımlanacağına ilişkin temel esaslar Rekabet Kurulu
tarafından yayımlanan ‘İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da etraflıca
açıklanmıştır. Bu Tebliğ’in uygulanması bakımından da ilgili pazarın tanımında bu
Kılavuz’da açıklanan esaslar dikkate alınacaktır. Bu nedenle bu Kılavuz’da ilgili
pazarın tanımlanmasına ilişkin detaylı açıklamalara yer verilmesine ihtiyaç
duyulmamıştır. Bununla birlikte, lüzum görüldükçe, motorlu taşıtlar sektörü
bakımından özellik arz eden bazı faaliyetler bakımından ilgili pazarın ne şekilde
tanımlanabileceğine geçmiş Rekabet Kurulu kararları ışığında yer verilecektir.
Ancak, bu noktada, örnek olarak verilen bu ilgili pazar tanımlarının Rekabet Kurulu
bakımından bağlayıcı olmayacağının ve Rekabet Kurulunun her bir dikey anlaşma
özelinde ve o dikey anlaşmaya konu olan mal ve hizmetlerin niteliğini dikkate alarak
ilgili pazar değerlendirmesi yapacağının vurgulanmasında fayda görülmektedir.”
denilmektedir. Bu bağlamda önceki Kurul kararlarında yapılan ilgili pazar tanımları birer
örnek oluşturmakla birlikte, dosya bağlamında bağlayıcılığının bulunmadığı
değerlendirilmektedir.
(10) Satış sonrası pazarı, tüketicinin artık satın almış olduğu markaya ilişkin uzman
bakım/onarım hizmeti ve o markanın yedek parçalarını almasının gerekmesi dolayısıyla
rekabetçi endişelerin daha yoğun olduğu bir pazardır. Bu bağlamda satış sonrası
pazarlarda ilgili pazarın tanımlanmasına ilişkin değerlendirmeler motorlu araçların
dağıtımına ilişkin ilgili pazar değerlendirmelerinden farklılık arz etmektedir. Kılavuz’un 59.
paragrafında yedek parça dağıtımına ilişkin olarak aşağıdaki açıklama yer almaktadır:
“Bir taşıt sağlayıcısının yedek parça faaliyetleri bakımından, ilgili ürün pazarı
genellikle marka özelinde tanımlanmaktadır. Örneğin, X marka araçlara yönelik
yedek parça pazarı. Ancak, ilgili dikey anlaşmanın gerektirdiği durumlarda X
markasının belirli bir modeline yönelik yedek parçalarla ya da belli bir yedek parça
türü ile sınırlı olmak üzere daha dar bir ilgili ürün pazarı tanımı yapılması da
mümkündür.”
(11) Benzer şekilde Kılavuz’un 65. paragrafında bakım ve onarım hizmetleriyle ilgili olarak,
“Bilindiği üzere, bakım ve onarım hizmetleri, belirli bir marka motorlu taşıtın satın
alınmasının ardından ihtiyaç duyulan ve o marka özelinde alınması gereken
hizmetlerdir. Bu nedenle, bakım ve onarım hizmetleri bakımından ilgili ürün pazarı
tanımı genellikle marka özelinde yapılmaktadır. Örneğin, X marka araçlara yönelik
bakım ve onarım hizmetleri pazarı”
açıklamalarına yer verilmektedir.
(12) Diğer yandan Kurul’un yine nitel dağıtım sistemi yerine nicel dağıtım sisteminin
uygulanmasına muafiyet tanınması talebini incelediği 21.06.2018 tarih ve 18-20/353-174
sayılı kararında ise garanti kapsamındaki satış sonrası hizmetlerin markaya özgü şekilde
18-41/658-322
5/17
verildiği, satış sonrası hizmetlerin bayi ve/veya yetkili servislerce birden fazla markayı
içerecek şekilde verilmesinin tüketicilerin marka özelindeki tercihlerinde etkili olmadığı
belirtilerek satış sonrası hizmetler pazarının marka özelinde tanımlanması gerektiği
tespiti yer almaktadır.
(13) Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamında pazar tanımının marka özelinde yapılması
gerektiği ve dosya sonucuna etkisi olmaması nedeniyle, işbu dosya kapsamında hafif
ticari-binek araç ayrımı yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
(14) Yukarıda belirtildiği üzere Bildirim Formunda ilgili ürün pazarları dağıtım pazarını da
kapsayacak şekilde verilmiştir. Ancak yine Bildirim Formunda ve ek cevabi yazılarda
dağıtım bakımından pazar payı eşiklerinin altında kalındığından nicel seçici dağıtım
sisteminin hâlihazırda uygulandığı, başvurunun satış sonrası hizmetlere ilişkin olduğu
ifade edilmiştir. Bu bilgiler ışığında ilgili ürün pazarları satış sonrası hizmetler özelinde
“Fiat marka araçlara yönelik bakım ve onarım hizmetleri pazarı”, “Fiat marka araçlara
yönelik yedek parça pazarı”, “Alfa Romeo marka araçlara yönelik bakım ve onarım
hizmetleri pazarı”, “Alfa Romeo marka araçlara yönelik yedek parça pazarı”, “Jeep marka
araçlara yönelik bakım ve onarım hizmetleri pazarı”, “Jeep marka araçlara yönelik yedek
parça pazarı” ve “Lancia marka araçlara yönelik bakım ve onarım hizmetleri pazarı”,
“Lancia marka araçlara yönelik yedek parça pazarı” olarak belirlenmiştir.
(15) Öte yandan, SÖZLEŞME’nin Türkiye’deki faaliyetlere ilişkin olması ve satış sonrası
hizmetlere yönelik dağıtım ağı yapılanmasının tüm Türkiye’de uygulanacak olması
nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
G.3. Değerlendirme
G.3.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
(16) Bildirim konusu SÖZLEŞME’de, motorlu araçların satışı, bakım onarım hizmetleri ile
yedek parça pazarlarında nicel seçici dağıtım sisteminin uygulanması öngörülmektedir.
Nicel seçici dağıtım sistemi tanımı gereği, asgari ya da azami satış miktarı şartı ya da
satıcıların sayısının doğrudan tespit edilmesi gibi doğrudan satıcıların potansiyel sayısını
sınırlayan bir takım kriterlerin kullanıldığı bir sistemi ifade etmektedir4. Bu çerçevede,
mevcut dosya açısından satıcıların potansiyel sayısını doğrudan sınırlayan bir takım
kriterler içermesi nedeniyle anılan SÖZLEŞME, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamındadır.
G.3.2. 2017/3 Sayılı Tebliğ Açısından Değerlendirme5
(17) Bildirimin konusunu taraflar arasında akdedilmesi planlanan ve nicel seçici dağıtım
sisteminin uygulanmasını öngören SÖZLEŞME’nin satış sonrası hizmetler bakımından
Fiat marka araçlar için 2017/3 sayılı Tebliğ çerçevesinde grup muafiyeti kapsamında
olduğunun tespiti ve LARJ Grubu (Lancia, Alfa Romeo, Jeep) marka araçlar için ise
SÖZLEŞME’ye bireysel muafiyet tanınması talepleri oluşturmaktadır. TOFAŞ’ın Fiat ve
Alfa Romeo-Jeep-(Lancia) markalarına yönelik satış ve satış sonrası hizmetleri iki ayrı
bayilik sözleşmesi ile yürütülmekte olup, Bildirim Formunda bu sözleşmelerin sadece
4 Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz, 171. paragraf.
5 2017/3 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girmesinden sonra nicel seçici dağıtım sistemine geçiş konulu işbu
bildirim haricinde iki başvuru Kurul gündemine gelmiştir. Bunlardan ilkine ilişkin karar, Ford Otomotiv
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Otokoç Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasındaki sözleşmeye ilişkin
08.03.2018 tarih ve 18-07/118-64 sayılı Kurul kararı; diğeri MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.
tarafından, Renault ve Dacia markalı araçlara ilişkin satış sonrası hizmetlerde hâlihazırda uygulanan nitel
seçici dağıtım sistemine son verilerek nicel dağıtım sistemine geçilmesine ilişkin 21.06.2018 tarih ve 18-
20/353-174 sayılı Kurul kararıdır.
18-41/658-322
6/17
marka bakımından farklılaştığı belirtilmiştir. Bu bağlamda, aşağıdaki sözleşme
maddelerinde her ne kadar Fiat markasına atıfta bulunulmuş olsa da, yapılacak
değerlendirmeler her iki sözleşme bakımından da geçerlidir.
(18) 2017/3 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde Tebliğ’in kapsamı şu şekilde belirtilmiştir:
“Bu Tebliğ, yeni motorlu taşıtların alımı, satımı veya yeniden satımı; motorlu taşıtların
yedek parçalarının alımı, satımı veya yeniden satımı ve motorlu taşıtlara yönelik
bakım ve onarım hizmetlerinin sağlanması konulu dikey anlaşmaların, dikey
sınırlamalar içermeleri halinde, bu Tebliğde düzenlenen koşullara uymak kaydıyla,
4054 sayılı Kanunun 4 üncü maddesindeki yasaklamadan Kanunun 5 inci maddesinin
üçüncü fıkrasına dayanılarak grup olarak muaf tutulmalarını kapsar.”
(19) SÖZLEŞME’nin “GİRİŞ” başlıklı bölümünde teşebbüs tarafından öngörülen dağıtım
sisteminin nicel seçici dağıtım sistemi esaslarına dayandırıldığı görülmektedir:
“Motorlu Araçların ve Yedek Parçalarının tasarımı, geliştirilmesi, üretimi, ithalât,
ihracat ve dağıtımı alanlarında faaliyet gösteren TOFAŞ, FIAT markalı (işbu
Sözleşmede Marka olarak anılacaktır) binek otomobillerin, hafif ticari araçların ve
bunların yedek parçalarının satışı ve satış sonrası (servis) hizmetlerine ilişkin
faaliyetleri, işbu sözleşme ile kuracağı bayilik ağı aracılığıyla, Rekabet Kurumu’nun
2017/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere
İlişkin Grup Muafiyet Tebliği’ne uygun olarak kurulan Niceliksel Seçici Dağıtım
Sistemi çerçevesinde yürütecektir.”
(20) SÖZLEŞME’nin “Tanımlar” başlıklı 1. maddesinde niceliksel seçici dağıtım sistemi
“TOFAŞ’ın işbu Sözleşme kapsamındaki Bayilerini seçerken sayılarını doğrudan
sınırlandıracak ölçütler kullandığı Seçici Dağıtım Sistemi anlamındadır. Bu tanım, işbu
Sözleşme çerçevesinde “FIAT Dağıtım ve Servis Sistemi” terimiyle aynı anlamdadır.”
ifadesiyle tanımlanmıştır.
(21) SÖZLEŞME’nin kapsamı ise 3. maddesinde, TOFAŞ tarafından dağıtımı yapılan Fiat
markalı araç çeşitleri ve bu araçların yedek parçalarının münhasır olmayan Fiat bayisi
olarak faaliyet gösterecek olan bayi tarafından Türkiye Cumhuriyeti içinde satışı ve
bunlara satış öncesi ve sonrası servislerinin sağlanması olarak belirtilmiştir.
(22) SÖZLEŞME’nin “Organizasyon” başlıklı dördüncü bölümünde Ek-4 olarak eklenen
dağıtım ve servis standartlarının ne şekilde uygulanacağına ilişkin hükümler yer almakta
olup, söz konusu hükümlerin personel, eğitim, tesisler, ek satış noktaları, tanıtım ve teşhir
amaçlı araçlar, tanıtıcı işaretler ve kurumsal kimlik, sermaye gibi konulardaki standartlara
ilişkin olduğu görülmektedir. Anılan bölümdeki hükümlerden söz konusu standartların
seçici dağıtım sisteminde yer alacak tüm sistem üyelerince karşılanması gerekli olan
teknik ve ticari hususlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Anılan bölümdeki “Denetimler”
başlıklı 38. maddesinde TOFAŞ’ın belirli zamanlarda Fiat Dağıtım ve Servis Sistemi
denetimleri gerçekleştirebileceği belirtilmektedir. 25. maddede ise TOFAŞ’ın standart
değişiklik ihbarı süresine uygun olarak bayiye ihbarda bulunmak suretiyle ve değişiklik
ve düzenlemenin objektif olarak haklı nedenlere (teknik ve/veya organizasyona ilişkin
ihtiyaçlar, piyasa gerekleri, vb.) dayandığını belirlemek şartıyla dağıtım ve servis sistemi
standartlarında değişikliğe gidebileceği ifade edilmektedir. Öte yandan teşebbüs
tarafından gönderilen cevabi yazıda standartların belirlenmesinde Fiat marka araçlar için
yıllık, LARJ marka araçlar içinse günlük araç giriş adetlerinin esas alındığı belirtilmiştir6.
6 Cevabi yazıda; araç girişi esas alınmak suretiyle yetkili servislerin gerek fiziksel kriterleri gerekse personel
sayısı, görevleri ve vasıfları, test aracı model ve adetleri gibi kriterler oluşturulduğu, ayrıca servislerde
kullanılacak alet-ekipmana ilişkin sirkülerler ile düzenlenen standartlar, yedek parça tedarik edilebilmesi
18-41/658-322
7/17
(23) Yukarıda yer verilen hükümler dikkate alındığında, SÖZLEŞME’nin 2017/3 sayılı Tebliğ
kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
(24) 2017/3 sayılı Tebliğ'in 5. maddesi, grup muafiyetinin uygulanması için anlaşmaların
uyması gereken genel koşulları belirlemektedir. Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasında,
“Bu Tebliğ ile sağlanan muafiyet, nicel seçici dağıtımı ve münhasır dağıtımı konu
alan anlaşmalar bakımından; a) Taşıt sağlayıcısının motorlu taşıt sağladığı ilgili
pazardaki pazar payının %30’u aşmaması, b) Taşıt veya yedek parça
sağlayıcısının yedek parça sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %30’u
aşmaması, c) Taşıt sağlayıcısının bakım ve onarım hizmeti sağladığı ilgili pazardaki
pazar payının %30’u aşmaması, ç) Bakım ve onarım zincirleri bakımından ağ
kurucusu teşebbüsün bakım ve onarım pazarındaki pazar payının %30’u aşmaması
durumunda uygulanır.”
hükmüne yer verilmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise nitel seçici dağıtım
sistemi öngören anlaşmalar bakımından pazar payı eşiği bulunmamaktadır. Buna göre
Tebliğ kapsamına giren herhangi bir anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanabilmesi
için gerekli olan önkoşulun pazar payı eşiklerine bağlı olarak uygun dağıtım sisteminin
benimsenmesi olduğu anlaşılmaktadır.
(25) Bildirime göre, TOFAŞ yedek parça ve bakım ve onarım hizmetleri pazarlarında nicel
seçici dağıtım sistemini benimsemeyi planlamaktadır. Bildirim Formunda sunulan
bilgilere göre, teşebbüsün ilgili pazarlardaki pazar paylarına tüm markalar açısından
sırasıyla aşağıdaki tablolarda yer verilmiştir.
Tablo-1: Fiat’a İlişkin Satış Sonrası Bakım ve Onarım ve Yedek Parça Pazarlarındaki Payları (%)
Satış Sonrası Bakım ve Onarım Hizmetleri Yedek Parça (%)
2014 (…..) (…..)
2015 (…..) (…..)
2016 (…..) (…..)
2017 (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu, Cevabi Yazı
Tablo-2: Alfa Romeo’ya İlişkin Satış Sonrası Bakım ve Onarım ve Yedek Parça Pazarlarındaki Payları (%)
Satış Sonrası Bakım ve Onarım Hizmetleri Yedek Parça Satışı
2014 (…..) (…..)
2015 (…..) (…..)
2016 (…..) (…..)
2017 (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu, Cevabi Yazılar
Tablo-3: Jeep’e İlişkin Satış Sonrası Bakım ve Onarım ve Yedek Parça Pazarlarındaki Payları (%)
Satış Sonrası Bakım ve Onarım Hizmetleri Yedek Parça Satışı
2014 (…..) (…..)
2015 (…..) (…..)
2016 (…..) (…..)
2017 (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu, Cevabi Yazılar
için bankada DBS limiti açılması, açılışta hizmet gerekleri ile orantılı olarak belirli bir yedek parça stoku
bulundurma yükümlülüğü ile çalışanların yetkinlik ve eğitimlerine dair kriterlerin de bulunduğu
belirtilmektedir.
18-41/658-322
8/17
Tablo-4: Lancia’ya İlişkin Satış Sonrası Bakım ve Onarım ve Yedek Parça Pazarlarındaki Payları (%)
Satış Sonrası Bakım ve Onarım Hizmetleri Yedek Parça Satışı
2014 (…..) (…..)
2015 (…..) (…..)
2016 (…..) (…..)
2017 (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu, Cevabi Yazılar
(26) Tablo-1 incelendiğinde; Fiat markalı araçların 2017 yılı bakım ve onarım hizmetleri
pazarındaki pazar payının %(…..); aynı yıl yedek parça pazarındaki pazar payının ise
%(…..) olarak gerçekleştiği görülmektedir. Dolayısıyla satış sonrası hizmetler
bakımından Fiat markası özelinde Tebliğ’de getirilen pazar payı eşiğinin sağlandığı
anlaşılmaktadır.
(27) Öte yandan LARJ Grubu araçların bakım-onarım hizmetleri ve yedek parça dağıtımı
pazarlarındaki payları incelendiğinde, Alfa Romeo markasının her iki pazarda da 2017
yılı pazar payının %30 eşiğinin altında olduğu görülmekle beraber; Jeep ve Lancia
markalarının pazar payları her iki pazarda da %30’luk eşiğin üzerinde seyretmektedir.
Söz konusu pazar payları göz önünde bulundurulduğunda pazar payı eşiği bakımından
Alfa Romeo markasının satış sonrası hizmetler pazarında 2017/3 sayılı Tebliğ ile tanınan
grup muafiyeti kapsamında yer aldığı, ancak Lancia ve Jeep marka araçlar bakımından
Tebliğ ile tanınan eşiklerin aşılması nedeniyle bakım onarım hizmetleri ve yedek parça
satışı pazarları yönünden grup muafiyetinden yararlanma imkânının bulunmadığı
değerlendirilmektedir.
(28) Tebliğ’in 5. maddesinde yer alan muafiyetin genel şartları ile ilgili diğer hükümlere ise
aşağıda yer verilmektedir:
“Muafiyet sağlayıcı ile dağıtıcı arasında yapılan anlaşmanın;
a) En az beş yıl süreli olması ve anlaşmada yer alacak olan yenilememe isteğini
anlaşmanın sona ermesinden asgari altı ay önce bildirmeyi her iki tarafın da
kabul etmesi veya,
b) Belirsiz bir süre için yapılması halinde feshi ihbar süresinin her iki taraf için
de en az iki yıl olması ancak bu sürenin; sağlayıcının anlaşmaya son vermesi
durumunda kanundan veya anlaşmadan dolayı uygun bir tazminat ödemek
zorunda olduğu veya dağıtım sisteminin önemli bir kısmını ya da tamamını
yeniden düzenlemesinin zorunlu olması nedeniyle sağlayıcının anlaşmayı sona
erdirmesi hallerinde en az bir yıla indirilmesi,
koşullarıyla uygulanır.”
(29) Bu kapsamda sözleşmelerin 2017/3 sayılı Tebliğ ile öngörülen muafiyetten
yararlanabilmeleri için süre koşuluna uygun olarak düzenlenmeleri gerekmektedir.
Bildirime konu SÖZLEŞME’nin ilgili hükümlerine bakıldığında, 56. ve 57. maddelerinde7
SÖZLEŞME’nin hükümlerine göre feshedilmedikçe süresiz olarak yürürlükte kalacağı;
taraflardan birinin diğerine en az yirmi dört ay önceden yazılı ihbarda bulunarak
SÖZLEŞME’yi tazminatsız olarak feshedebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca fesih tazminatı
ödeyerek SÖZLEŞME’yi sona erdirmek için TOFAŞ’ın bayiye en az on iki ay önceden
yazılı ihbarda bulunacağı da belirtilmiştir. Söz konusu maddeler dikkate alındığında,
bildirime konu SÖZLEŞME’nin 2017/3 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde grup
muafiyeti için süre bakımından belirtilen koşulları sağladığı anlaşılmaktadır.
7 Bu ve ilerleyen bölümde taraflarca gönderilen ilk sözleşmede yer alan madde sıralamaları dikkate
alınmıştır.
18-41/658-322
9/17
(30) 2017/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi ise anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran
sınırlamaları düzenlemektedir. Buna göre, tavsiye niteliğinde fiyatlar istisna olmak
şartıyla dağıtıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi ya da
Tebliğ’de belirlenen bazı istisnalar dışında dağıtıcının anlaşma konusu mal veya
hizmetleri satacağı bölgeye veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi, seçici dağıtım
sisteminde, sistem üyelerinin kendi aralarındaki alım ve satımın engellenmesi gibi bazı
haller anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.
(31) SÖZLEŞME’nin “Müşterilerin Bilgilendirilmesi” başlıklı 11. maddesinde TOFAŞ’ın
açıkladığı azami veya tavsiye olunan perakende fiyatının sürekli olarak müşterilerin
bilgisine sunulacağı; bayinin perakende fiyatlarını belirlemekte serbest olacağı ve
sözleşmenin hiçbir hükmünün bayinin bu serbestliğini sınırlayacak şekilde
yorumlanamayacağı düzenlenmiştir. Söz konusu maddede belirlenen fiyatlar, tavsiye
edilen fiyata ve azami fiyata ilişkin olduğu için 2017/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi8 uyarınca SÖZLEŞME’nin grup muafiyetinden yararlanmasını
engelleyen sınırlamalardan değildir.
(32) SÖZLEŞME’nin “Sözleşme Kapsamı Araçlar için Satış Yetkisi” başlıklı 4.1. maddesinde
bayinin sözleşme kapsamı araçları Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde müşterilere
ve/veya TOFAŞ tarafından Fiat araçlarını satma konusunda yetkilendirilmiş “Fiat Dağıtım
Sistemi Üyeleri”ne satabileceği; ayrıca “Sözleşme Kapsamı Yedek Parçalar Satış
Yetkisi” başlıklı 5.1. maddesinde, bayinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde
sözleşme konusu yedek parçaları müşterilere, “Fiat Dağıtım ve Servis Sistemi Üyeleri”ne
ve Fiat araçlarının bakım ve onarımı ile iştigal eden bağımsız teşebbüslere satabileceği
ifadesi yer almaktadır. Benzer şekilde bayi tarafından yapılacak doğrudan satışlar da
SÖZLEŞME’nin 8.1. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
“(…..).”
(33) Bu kapsamda getirilen düzenlemelerin Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f)
bentleri9 uyarınca SÖZLEŞME’nin grup muafiyetinden yararlanmasını engelleyen
sınırlamalardan olmadığı anlaşılmaktadır.
(34) SÖZLEŞME’nin 19.1 ve 19.2. maddesinde;
“(…..).”
hükümleri yer almaktadır.
(35) Söz konusu maddeler, garanti kapsamındaki bakımlarda TOFAŞ tarafından sağlanan
yedek parça kullanılmasını öngördüğünden ve bunun haricinde yetkili dağıtıcının veya
servisin orijinal ya da eşdeğer kalitede yedek parçaları kendi tercih ettiği üçüncü bir
teşebbüsten satın almasını engellemediğinden, anılan hükümler çerçevesinde taraflara
getirilen yükümlüklerin 2017/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi10
8 Madde 6– (1) a) “Dağıtıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi. Ancak, taraflardan
herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla,
sağlayıcının veya ağ kurucusu teşebbüsün azami satış fiyatını belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesi
mümkündür.”
9Madde 6– (1) ç) “Seçici dağıtım sisteminde, sistem üyelerinin kendi aralarındaki alım ve satımın
engellenmesi.”
Madde 6– (1) f) “Yetkili dağıtıcıların, yetkili servislerin veya yetkili yedek parça dağıtıcılarının, motorlu
taşıtların yedek parçalarını, bu parçaları motorlu taşıtların bakım ve onarımında kullanacak olan özel
servislere satma serbestisinin kısıtlanması.”
10Madde 6– (1) ğ) “Yetkili dağıtıcının veya yetkili servisin orijinal yedek parçaları ya da eş değer kalitede
yedek parçaları kendi tercih ettiği üçüncü bir teşebbüsten satın almasının ve bunları motorlu taşıtların
18-41/658-322
10/17
ve Kılavuz’da yer verilen açıklamalar11 çerçevesinde SÖZLEŞME’yi grup muafiyeti
kapsamından çıkarmadığı değerlendirilmektedir.
(36) Yapılan inceleme çerçevesinde bildirime konu TOFAŞ’ın yetkili bayi ve servisleri ile
yapacağı örnek sözleşme hükümlerinin 2017/3 sayılı Tebliğ ile tanınan muafiyet için
gerekli genel koşulları taşıdığı ve 2017/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinde sayılan
anlaşmayı muafiyet kapsamı dışına çıkaracak kısıtlamaları içermediği anlaşılmaktadır.
(37) 2017/3 sayılı Tebliğ’in “Rekabet etmeme yükümlülüğü ve ek tesis yerlerinin açılmasının
kısıtlanması” başlıklı 7. maddesi, Tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanamayacak olan
yükümlülükleri düzenlemektedir. Söz konusu yükümlülükler anlaşmanın geri kalanından
ayrılabiliyorsa, sözleşmenin bu yükümlülükler dışında kalan hükümleri muafiyetten
yararlanmaya devam etmektedir. 2017/3 sayılı Tebliğ, motorlu taşıtların yedek
parçalarının dağıtımını ve bu taşıtlara yönelik bakım ve onarım hizmetlerinin sunulmasını
kapsayan satış sonrası faaliyetler bakımından rekabet düzenini bozma potansiyeli
taşıyan sorunların bulunduğu ve pazardaki rekabetin tesisi için birtakım düzenlemelere
ihtiyaç olduğu sonucundan hareketle bakım onarım hizmetleri ve yedek parça dağıtım
faaliyetleri bakımından “çok markalılığı” amaçlamaktadır. Böylece bakım ve onarım veya
yedek parçaların dağıtımı ile ilgili olarak getirilebilecek doğrudan veya dolaylı her türlü
rekabet etmeme yükümlülüğü12 Tebliğ’in 7. maddesi ile yasaklanmıştır. Bu kapsamda
Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yedek parçaların dağıtımı
açısından, bağımsız yedek parça sağlayıcılarının kurdukları yedek parça dağıtım ağları
bakımından yedek parça dağıtıcılarına; (c) bendinde ise bakım ve onarım zincirleri
bakımından zincir servislere süresi beş yıla kadar olmak üzere getirilen rekabet etmeme
yükümlülükleri hariç olmak üzere, yedek parça dağıtımı ve bakım ve onarım hizmetlerinin
sağlanması yönünden alıcıya anlaşmanın süresi içinde getirilen her türlü rekabet
etmeme yükümlülüğü ile alıcıya anlaşmanın sona ermesinden sonraki döneme ilişkin
olarak getirilen her türlü rekabet etmeme yükümlülüğü grup muafiyetinden
yararlanamayacak uygulamalar arasında sayılmıştır. Ayrıca Tebliğ’in 7. maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde motorlu taşıtların dağıtımı bakımından alıcıya getirilen
belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü ile anlaşmanın sona
ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü ve
seçici dağıtım sistemi üyelerine getirilen, belirlenmiş rakip sağlayıcıların ürünlerini
satmama yükümlülüğü de anlaşmayı grup muafiyeti kapsamından çıkaran uygulamalar
arasında sayılmıştır. Bu kapsamda aşağıda bildirime konu sözleşmelerin çok markalılığa
yönelik hükümleri incelenecektir.
bakım ve onarımı için kullanmasının engellenmesi. Ancak garanti kapsamında yapılan tamir, ücretsiz
bakım ve taşıt geri çağırma işlerinde, motorlu taşıt sağlayıcısı kendisinin sağladığı orijinal parçaların
kullanımını zorunlu kılabilir.”
11 Kılavuz’un 32. paragrafı şu şekildedir: “Sağlayıcı, yetkili dağıtıcılara ve yetkili servislere, eş değer
kalitede yedek parça kullanılması halinde müşteriyi önceden bilgilendirme ve faturada söz konusu
parçaların markalarını gösterme yükümlülüğünü getirebilir ve bu yükümlülüğün getirildiği dikey anlaşmalar
Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanabilir.”
12Tebliğ’in “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ise rekabet etmeme
yükümlülüğü, alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden malları veya hizmetleri
üretmesini, satın almasını, satmasını veya yeniden satmasını engelleyen doğrudan ya da dolaylı her türlü
yükümlülük (ayrıca alıcının bir önceki takvim yılındaki alımları esas alınarak, ilgili pazardaki anlaşma
konusu mal veya hizmetlerin ya da onları ikame eden mal veya hizmetlerin yeni motorlu taşıtların satışı
pazarında %80’inden, satış sonrası pazarında %30’undan fazlasının sağlayıcıdan veya sağlayıcının
göstereceği başka bir teşebbüsten satın almasına yönelik olarak alıcıya doğrudan veya dolaylı biçimde
getirilen herhangi bir yükümlülük de rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilir.) olarak
tanımlanmıştır.
18-41/658-322
11/17
(38) SÖZLEŞME’nin “Sözleşme Kapsamı Araçlar Dışındaki Motorlu Araçların Satışı” başlıklı
9. maddesinde;
“(…..).”
hükmü yer almaktadır. Motorlu taşıtların dağıtımına ilişkin olan söz konusu hüküm alıcıya
getirilen beş yıl süreli bir rekabet etmeme yükümlülüğü olup bu bağlamda Tebliğ’in 7.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırı değildir. Diğer yandan TOFAŞ’tan gelen
24.07.2018 tarih ve 5327 sayılı yazıda, 2017/3 sayılı Tebliğ’de araç satışı bakımından
çok markalılığın kısıtlanmasına olanak tanınmış olmakla birlikte, TOFAŞ’ın yukarıdaki
hükme de SÖZLEŞME’nin son halinde yer vermeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca, araç satışı
bakımından rekabet etmeme yükümlülüğü içermeyecek olan SÖZLEŞME’nin son
halinde, çok markalılığı engellemeyen bu yaklaşımın yedek parça pazarında da geçerli
olduğu, zira teşebbüsün kendisinin de aynı zamanda bir eşdeğer ve orijinal parça
tedarikçisi olduğu, Magneti Marelli markası adı altında Ford, Opel, Renault, Volkswagen,
Skoda, Seat, Audi, Porsche, Mercedes-Benz, BMW, Honda, Hyundai, Kia, Peugeot,
Citroen, Dacia, Lada, Chevrolet, Daewoo, Iveco, Land Rover, Mazda, Mini, Mitsubishi,
Nissan, Scania, Subaru, Suzuki, Toyota, Volvo ve Karsan markaları için yedek parça
tedarik ettiği, dolayısıyla kendisi de rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin
düzenlemelerden yararlanan şirketin kendi sözleşmesinde bu düzenlemelere aykırı
yaklaşımı olamayacağı vurgulanmıştır.
(39) SÖZLEŞME’de rekabet etmeme yükümlülüğü ile bağdaştırılabilecek bir diğer hüküm
SÖZLEŞME’nin 7.1. maddesi olup, söz konusu hükme aşağıda yer verilmektedir;
“(…..).”
(40) Anılan maddenin alım yükümlülüğü açısından rekabet etmeme yükümlülüğü
oluşturabilecek bir madde olup olmadığına ilişkin taraftan bilgi istenmiş, gelen cevabi
yazıda ilgili maddenin tek taraflı alım yükümlülüğü içermeyen taraflar arasında
mutabakatla belirlenecek satış hedeflerini içerdiği, satış hedefleri belirlenirken de bir yıl
önceki toplam satışların değil, marka bazında satışın esas alındığı ve bu bağlamda
hedeflerin karşılıklı mutabakatla belirlendiği, böylece rekabet etmeme yükümlülüğü
tanımında da yer alan satış sonrası pazarına ilişkin %30’luk tek teşebbüsten alma
sınırlamasının da ihlal edilmediği belirtilmiştir. Ayrıca SÖZLEŞME ekinde yer alan
“Bayinin Sözleşme Kapsamı Faaliyetler ile ilgili olarak başka markalar ile de çalışmayı
arzu etmesi halinde, Marka için getirilmiş Satış Hedefi Kriterleri, diğer Fiat Dağıtım ve
Servis Sistemi Üyelerinin hak ve yükümlülüklerini ihlal etmeyecek ve eşitlik ilkesine
uygun olacak şekilde Sözleşmenin 7. maddesi çerçevesinde revize edilecektir.” ifadesi
ile yukarıdaki hükmün ayrıca güvence altına alındığı ifade edilmiştir. Bu kapsamda
herhangi bir bayinin başka bir marka ile çalışma talebini TOFAŞ’a iletmesi halinde,
2017/3 sayılı Tebliğ’de düzenlendiği şekilde alıcının sadece Fiat marka araçlara yönelik
satışlarının değil, toplam satışlarının esas alınacağı ve buna uygun şekilde yine
mutabakatla hedef belirleneceği vurgulanmıştır. Bu açıklamalar ışığında SÖZLEŞME’nin
yukarıda yer verilen 7.1. maddesinin 2017/3 sayılı Tebliğ’de rekabet etmeme
yükümlülüğü tanımında yer alan alım yükümlülüğü eşiklerine de aykırı olmadığı
anlaşılmaktadır.
(41) Tebliğ’in 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise yedek parçaların dağıtımı ve/veya bakım ve
onarım hizmetleri bakımından, seçici dağıtım sisteminin uygulandığı hallerde ek tesis
yerlerinin açılması ile ilgili olarak getirilen doğrudan veya dolaylı yükümlülüklere Tebliğ
ile tanınan muafiyetin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. SÖZLEŞME incelendiğinde
yetkili servislerin ek tesis yeri açmasına herhangi bir kısıtlama getiren bir hükmün
bulunmadığı görülmektedir.
18-41/658-322
12/17
(42) Son olarak, SÖZLEŞME’nin 37.3. maddesinde bayinin TOFAŞ’ın kullanılmasına makul
sebeplerle ve yazılı olarak itiraz ettiği marka ile ilgili tanıtıcı işaretleri kaldıracağı ya da
değiştireceği, SÖZLEŞME’nin 54.2. maddesinin (f) bendinde ise bayinin, isimleri, ticari
markaları veya diğer işaretleri markalara grafik açıdan veya diğer şekillerde benzeyen
markalarla birlikte kullanmamayı veya tescil ettirmemeyi, TOFAŞ’ın markaların
kullanımıyla ilgili olarak ortaya koyduğu bütün şartlara uymayı taahhüt ettiği
düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler incelendiğinde, anılan hükümlerin çok
markalılığa engel olmaktan ziyade TOFAŞ’ın kendisini ve Fiat’ın marka haklarını
korumaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bu tespit TOFAŞ tarafından
gönderilen cevabi yazıda da teyit edilmiş, anılan hükmün Fiat markasına ilişkin kullanımı
düzenlediği ve markanın standartlara aykırı kullanımını engellemeyi amaçladığı, bu
çerçevede çok markalılıkla ilgisi bulunmadığı belirtilmiştir.
(43) Yukarıda değerlendirilen hükümler haricinde SÖZLEŞME’de doğrudan ya da dolaylı
şekilde rekabet etmeme yükümlülüğü olarak nitelendirilebilecek başkaca bir hüküm
bulunmamaktadır. Bu açıklamalar ışığında SÖZLEŞME’nin, Tebliğ’in 7. maddesine
uygun düzenlendiği görülmektedir.
(44) Bu çerçevede, SÖZLEŞME’nin pazar payı eşiği kriterinin yanı sıra yukarıda yer verilen
hükümleri bağlamında 2017/3 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin dördüncü fıkrasında yer
verilen koşulları sağladığı, Tebliğ’in 6. maddesinde yer alan ağır sınırlamalardan
herhangi birisini taşımadığı ve Tebliğ’e aykırı rekabet etmeme yükümlülüğü
barındırmadığı göz önüne alınarak, Fiat ve Alfa Romeo markalı araçların bakım onarım
hizmetleri ve yedek parça dağıtımı bakımından Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinden
faydalanabileceği değerlendirilmektedir. Öte yandan, Jeep ve Lancia marka araçlar için
bakım onarım hizmetleri ve yedek parça dağıtımı bakımından, Tebliğ’in 5. maddesinin
birinci fıkrasında yer verilen pazar payı koşulu sağlanmadığından, SÖZLEŞME’nin anılan
markalar bakımından grup muafiyetinden yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır.
(45) Bu tespitler ışığında SÖZLEŞME’nin Jeep ve Lancia marka araçların bakım onarım
hizmetleri ve yedek parça dağıtımına yönelik hükümlerine ilişkin bireysel muafiyet
değerlendirmesine aşağıda yer verilmektedir.
G.3.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
a) Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(46) Bireysel muafiyet değerlendirmesinde aranan ilk olumlu koşulun sağlanıp
sağlanmadığının tespiti ve hangi hallerin ekonomik yarar sağladığı somut olayın
özelliklerine göre değerlendirilmektedir. Genel olarak, üretim ve dağıtım maliyetlerinin
düşürülmesi, kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara
girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması hallerinde
bu koşulun sağlandığı kabul edilmektedir.
(47) Bildirim Formunda, benimsenecek olan yeni sistem ile araçların bakım ve onarım
hizmetlerinin daha yüksek standartlarda sağlanacağı belirtilmekte; Alfa Romeo ve
özellikle Jeep markasının yüksek gelir grubuna hitap eden araçlar olduğu dolayısıyla
müşterilerinin beklediği hizmet standardının da yüksek olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca
özellikle SUV (sport utility vehicle) denilen kategoride yer alan Jeep marka araçların
bakım onarım hizmetlerinin yürütülebilmesi için bilgi ve eğitim seviyesi yüksek olan
teknisyenlerin görev aldığı bir servisin zorunlu olduğu, bunun için de yetkili servis
çalışanlarının sürekli eğitimlere tabi tutulduğu dile getirilmektedir. Nicel seçici dağıtım
sistemi ile sınırlı sayıda yetkili servisle muhatap olunduğu, işlem maliyetleri ve bürokratik
süreçlerin azaltıldığı, daha az istihdamla faaliyetlerin devamlılığının sağlandığı ve hizmet
18-41/658-322
13/17
denetim mekanizmalarının kolaylaştırıldığı ileri sürülmektedir. Bildirim Formuna göre
sınırlı sayıdaki servisle satış sonrası hizmetlerde kalite ve güvenilirlik sağlanmakta;
böylece servislerin sayısı kontrol edilerek kalitenin artırılması ve belirli bir seviyede
sürdürülmesi hedeflenmektedir. Ayrıca bu durumun maliyetlerin düşürülmesini, etkinlik
ve kalite artışını ve Ar-Ge çalışmalarının hızlanmasını beraberinde getireceği iddia
edilmektedir. Bunlara ek olarak nicel dağıtım sisteminin hizmet kalitesi ve operasyon
etkinliğine olanak vererek markalar arası rekabeti de artıracağı belirtilmiştir. Özellikle
Jeep markasının arazi aracı niteliği taşıması ve teknolojinin yüksek düzeyde kullanımı
nedeniyle normal bir binek aracın bakım onarımında kullanılandan daha pahalı alet ve
ekipmanların kullanılmasını gerektirdiği bu durumun da yetkili servis yatırım
maliyetlerinin yüksek olmasına neden olduğu dolayısıyla yapılan yatırımların geri
dönüşünün de uzun bir sürece yayıldığı; benimsenecek olan nicel seçici dağıtım sistemi
ile yetkili servislerin yatırımlarının geri dönüşünün hızlandırılmasının amaçlandığı
belirtilmiştir. Ek olarak hâlihazırda TOFAŞ’ın Premium segment LARJ Grubu araçların
satışı bakımından Audi, BMW ve Mercedes gibi rakiplerinin oldukça gerisinde olduğu, bu
durumun satış sonrası hizmetler pazarını da etkilediği ve yetkili servislerin yatırımlarının
geri dönüş süresini uzattığı ancak nicel seçici dağıtım sistemine geçilmesiyle sınırlı
sayıdaki servis ile yatırımların geri dönüş sürelerinin kısalacağı, bu durumun da satış
sonrası hizmetlerde kalitenin artmasıyla markalar arası rekabeti arttıracağı ifade
edilmiştir.
(48) Söz konusu açıklamalar çerçevesinde Jeep ve Lancia marka araçların bakım onarım
hizmetleri ve yedek parça dağıtımının nicel seçici dağıtım sistemi çerçevesinde
yapılanmasına muafiyet tanınmasının yatırımların geri dönüşü açısından etkinlik
kazanımları sağlayabileceği, hizmet kalitesinde artışa, maliyetlerde ise düşüşe yol
açabileceği, bu çerçevede muafiyetin ilk koşulunun karşılandığı değerlendirilmektedir.
b) Tüketicinin Yarar Sağlaması
(49) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir
anlaşmanın Kanun kapsamında muafiyet alabilmesi için Kanun’un 5. maddesinin (a)
bendinde koşul olarak getirilen mal ve hizmet sunumunda gelişme, iyileşme veya
ekonomik ve teknik gelişmelerden tüketicinin de faydalanması gerekmektedir. Tüketicinin
sağladığı faydanın ölçülmesi ve değerlendirilmesinde, fiyatlarda yaşanan düşüş, satış
sonrası hizmetlerde artan etkinlik, ürün çeşitliliği, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşımı,
mal arzında devamlılık gibi unsurlar dikkate alınmaktadır.
(50) Bildirim Formunda nicel seçici dağıtım sisteminin etkinliği artırıp maliyet ve riskleri
azaltarak Ar-Ge çalışmalarını ve hizmet kalitesini artıracağı dikkate alındığında bu
durumdan tüketicilerin fayda sağlayacağı belirtilmiş ve nicel seçici dağıtım sisteminden
kaynaklı maliyet tasarrufları ve etkinlikler sayesinde Ar-Ge’ye daha çok yatırım yapılarak
tüketicilerin de bu yeni yatırımların etkisi olan ürün çeşitliliğinden ve hizmet kalitesinin
artışından faydalanacağı ifade edilmiştir.
(51) Öte yandan cevabi yazıda; nicel seçici dağıtım sistemine geçilmesi sonrasında servis
sayılarının kısıtlanması ile yatırımların geri dönüş sürelerinin kısalmasının sonucunda
öngörülebilirliğin artmasının ve yetkili servislerin böylece hizmet kalitesini sürekli
korumasının ve daha yükseğe çıkarmasının beklendiği, tüketiciler açısından meydana
gelecek en önemli faydanın da hizmet kalitesinin korunması ve daha üst seviyeye
çekilmesi olduğu belirtilmiştir.
(52) Yukarıda da görüldüğü üzere başvuru sahibi nicel sisteme geçilmesi ile servis sayılarının
kısıtlanmasının hizmet kalitesini artırmak suretiyle tüketiciye yarar sağlayacağını iddia
etmektedir. Ancak diğer yandan gerek Bildirim Formunda gerekse cevabi yazılarda
18-41/658-322
14/17
başvuru sahibi tarafından 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar
ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2005/4 sayılı Tebliğ)
yayınlanmasından bu yana LARJ servisi olarak atanmak için kendilerine başvuruda
bulunan herhangi bir aday olmadığı belirtilmiştir. Halihazırda Fiat markasına hizmet
veren (…..) hizmet noktası varken, yalnızca LARJ markalarına hizmet veren (…..), Fiat
ve LARJ markalarına birlikte hizmet veren (…..) adet servis noktası bulunmaktadır;
görüldüğü üzere zaten araç parkı oldukça küçük olan bu markaların servis sayıları da
araç parkına paralel olarak sınırlı sayıdadır. Bu bağlamda LARJ Grubu araçlar
bakımından nicel seçici dağıtım sistemine geçilerek servis sayısının azaltılması halinde
zaten az servis alternatifi olan tüketicinin alternatiflerinin daha da azalması riski
bulunmaktadır. Cevabi yazıda ihtiyaç olması halinde gerekli yerlere yetkili servis tesis
edileceği belirtilmişse de, diğer yandan yukarıda da ifade edildiği üzere yatırımların geri
dönüş süresinin kısaltılması ve hizmet kalitesinin artırılması servis sayısının nicel seçici
dağıtım sisteminde sınırlandırılması argümanı ile açıklanmaktadır. Bu bilgiler
çerçevesinde, LARJ Grubu markalar açısından nicel seçici dağıtım sistemine
geçilmesinin tüketiciye yarar sağlayacağı sonucunun belirsiz olduğu ve muafiyetin ikinci
koşulunun sağlanmadığı kanaatine varılmıştır.
c) İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(53) Muafiyet kararı verilmesinde aranan bu ilk olumsuz şarta göre, muafiyete konu
anlaşmanın; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına neden
olmaması, bir başka deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin
bundan yarar sağlaması durumlarının, rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde
ediliyor olmaması gerekmektedir. İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkıp kalkmadığı değerlendirilirken dikkate alınması gereken başlıca hususların ise;
pazarda hâlihazırda giriş engellerinin olup olmadığı, hâkim durumda olan bir teşebbüsün
bulunup bulunmadığı, dikey anlaşmalar aracılığıyla giriş engeli yaratılıp yaratılmadığı,
pazarın yapısı, tüketici tercihlerinin ne ölçüde kısıtlandığı olarak sıralanması mümkündür.
(54) Bildirim Formunda ve cevabi yazılarda; TOFAŞ’ın Jeep ve Lancia markaları bakımından
bakım onarım hizmetleri pazarındaki 2014-2017 yıllarına ait pazar paylarının (…..); söz
konusu pazar payları göz önüne alındığında, anılan pazar paylarının seviyesinin ilgili
pazarların önemli bir bölümünde rekabeti ortadan kaldıracak seviyede olmadığı
belirtilmiştir. Diğer yandan Tablo-3 ve 4’te de görüldüğü üzere TOFAŞ’ın Jeep ve Lancia
marka araçlara yönelik bakım onarım pazarındaki 2017 yılı pazar payları sırasıyla %(…..)
ve %(…..) olup, yedek parça pazarındaki payı ise sırasıyla %(…..) ve %(…..)
düzeyindedir.
(55) Ayrıca, bugüne kadar Alfa Romeo, Jeep ve Lancia marka araçların yetkili servisi olmak
üzere bir başvuru yapılmadığı, zira yetkili servis olmak için yapılması gereken yatırımların
büyüklüğü ile yatırımlarının geri dönüş süresinin uzun zamana yayılması göz önüne
alındığında fayda maliyet dengesinin teşebbüsleri caydırıcı olduğunun söylenebileceği,
yetkili servis adaylarının 2016 yılı itibarıyla toplam araç parkı (…..) olan sınırlı araç
parkına sahip markalara hizmet vermektense daha büyük araç parkına sahip markalara
hizmet vermeyi tercih ettikleri, mevcut bu durum nedeniyle de nicel seçici dağıtım
sistemine geçilmesinin pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kaldırmayacağı
ifade edilmiştir.
(56) Tablo-3 ve Tablo-4’te yer alan bilgiler incelendiğinde, TOFAŞ’ın Jeep ve Lancia marka
araçlara ilişkin bakım onarım hizmetlerindeki ve yedek parça pazarındaki paylarının
%(…..) -%(…..) aralığındaki değerleriyle ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabeti
ortadan kaldıracak düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan Bildirim Formunda
18-41/658-322
15/17
ve cevabi yazılarda LARJ marka araçlara hizmet veren yetkili servislerin çok markalı
olmaya devam edeceği vurgulanmış olup, SÖZLEŞME’nin 5.1. ve 8.1. maddeleri
kapsamında yetkili servislerin TOFAŞ’tan veya dağıtım sisteminden temin ettiği ürünleri
bağımsız tamircilere, tüketicilere ve TOFAŞ’ın nicel dağıtım sisteminde bulunan diğer
yetkili servislere satması da engellenmemektedir. Bu hususlar da göz önünde
bulundurulduğunda LARJ Grubu araçlara yönelik uygulanacak nicel seçici dağıtım
sisteminin pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkması sonucunu
doğurmayacağı değerlendirilmektedir.
d) Rekabetin Zorunlu Olandan Fazla Sınırlanmaması
(57) Bir anlaşmanın bireysel muafiyet alabilmesi için gerekli bu son koşulda, anlaşmanın ilk
iki olumlu koşuldaki sağlayacağı yararların elde edilmesi için daha az rekabeti sınırlayıcı
bir yöntemin söz konusu olmaması gerektiği belirtilmektedir. Bu koşul altındaki
değerlendirmelerde genel olarak sözleşmenin rekabeti kısıtlayıcı hükümlerinin, elde
edilecek faydaların sağlanması için zorunlu olup olmadığı ve sözleşme süresi dikkate
alınmaktadır.
(58) Bildirim Formunda ve cevabi yazılarda SÖZLEŞME ile öngörülen yetkili servis sayısının
sınırlanması ile ortaya çıkması muhtemel rekabeti kısıtlayıcı etkilerin rekabeti zorunlu
olandan fazla kısıtlamayacağı; Alfa Romeo, Jeep ve Lancia marka araçların yetkili servisi
olmak için bugüne kadar herhangi bir başvuru yapılmadığı belirtilmiş, dolayısıyla anılan
markaların bakım onarım hizmetleri pazarına yetkili servis olarak girmek isteyen bir
teşebbüsün dışlanması gibi bir durumun bugüne kadar gerçekleşmediği; ayrıca nicel
seçici dağıtım sisteminin benimsenmesinin ihtiyaç halinde öngörülen şartları sağlayan
adayların yetkili servis olarak atanmayacağı anlamına gelmediği ifade edilmiştir.
(59) Bunlara ek olarak 2017/3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinde de belirtildiği üzere yetkili
servisler ve yedek parça dağıtıcılarının ek servis yeri açma hakkına sahip oldukları,
sistem içinde bulunan yetkili servis ve yetkili yedek parça dağıtıcılarının kendileri için
pazar olarak gördükleri ve rekabet etmek istedikleri yerlerde ek tesis yerleri açabilecekleri
dolayısıyla muafiyetin bu koşulunun da sağlandığının düşünüldüğü belirtilmiştir.
(60) Yukarıda da ifade edildiği üzere hâlihazırda TOFAŞ bünyesinde Fiat marka araçlara
ilişkin (…..) adet bayi ve servis noktası bulunmasına karşın, LARJ Grubu markalara ilişkin
olarak (…..) yetkili servis noktası bulunmaktadır. Dolayısıyla LARJ Grubu’nun sınırlı araç
parkına paralel olarak yetkili servis noktasının da sınırlı düzeyde olduğu görülmektedir.
Öte yandan yine tarafça vurgulandığı üzere otomotiv sektöründeki dağıtım sistemleri için
nicel-nitel ayrımının getirildiği 2005/4 sayılı Tebliğ’in yayımından bu yana TOFAŞ’a LARJ
Grubu servisi olarak atanmak üzere başvuruda bulunan bir aday olmamıştır. Taraf bu
durumu Audi, BMW ve Mercedes gibi diğer Premium marka araçların gerek satış
adedinin yüksek gerekse ürün gamının geniş olması sayesinde servis yatırımı maliyetinin
geri dönüşünün LARJ Grubu araçlara göre çok kolay olmasına bağlamakta ve LARJ
Grubu araçlar için yatırımların karşılığının alınması ihtiyacı olduğunu belirtmektedir. Bu
ise nihayetinde tanınacak bir muafiyet sonucunda nicel seçici dağıtım sistemi ile servis
sayısının kısıtlanmasına olanak sağlanması sayesinde gerçekleşecektir.
(61) Öte yandan tarafça, Fiat marka araçlar için olduğu gibi LARJ markası için de geleceğe
yönelik bayi ve servis sayısına dair bir öngörü bulunmadığı, araç parkının ve servis
ihtiyacının artması durumunda yeni servis noktalarının açılabileceği, uygulanması
planlanan sistemin servis sayısının sürekli sabit kalacağı bir sistem değil ihtiyaca göre
servis ataması yapılan bir sistem olduğu, dolayısıyla nicel seçici sisteme muafiyet
tanınması durumunda mevcut durumdan farklı bir durumun ortaya çıkmayacağı ifade
edilmektedir.
18-41/658-322
16/17
(62) Muafiyetin rekabetin zorunlu olandan fazla kısıtlanmaması şeklindeki bu son koşulunda,
uygulanacak sistem bakımından muafiyetin ilk iki olumlu koşulundaki yararların elde
edilmesi için rekabeti daha az sınırlayıcı bir yöntemin söz konusu olmaması
gerekmektedir. Teşebbüsler prensip olarak anlaşma ile amaçladıkları ekonomik yararın
gerçekleştirilmesinde rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle yükümlü olup,
izlenen amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanması ya da
rekabetin sınırlanması gereğinin dahi bulunmaması halinde muafiyetin bu koşulu
sağlanmamaktadır. Hal böyleyken, daha önce TOFAŞ’a LARJ Grubu markalara yönelik
araçlar için servis olarak atanmak üzere yapılmış bir başvurunun olmadığı ve bu
bağlamda nicel seçici dağıtım sisteminin mevcut durumdan farklılık arz etmeyeceği
argümanıyla, LARJ marka araçlar için niceliksel dağıtım sisteminin uygulanmasının
esasen teşebbüs için bir gereklilik olmadığı bir başka deyişle servis sayısına sınırlama
getirmeyen mevcut durumun rekabeti daha az sınırlayıcı bir yöntem olduğu teşebbüs
tarafından ortaya konmuş olmaktadır.
(63) Öte yandan teşebbüs bir yandan diğer Premium marka araçlarla da karşılaştırmalı olarak
servis yatırımlarının geri dönüşü için servis sayısının kısıtlanması gereğinden
bahsederken, diğer yandan 2005/4 sayılı Tebliğ’in yayımından bu yana TOFAŞ’a LARJ
Grubu servisi olarak atanmak üzere başvuruda bulunan bir aday olmadığından bahisle
nicel seçici dağıtım sisteminin mevcut durumdan farklılık arz etmeyeceğini, hatta ihtiyaç
halinde yeni servislerin açılmasının da mümkün olduğunu belirtmektedir. Bu ifadelerin
tutarlı olmadığı değerlendirilmektedir.
(64) Diğer yandan teşebbüsün 2017/3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesi çerçevesinde yetkili
servisler ve yedek parça dağıtıcılarının ek servis yeri açma hakkına sahip olmalarının
nicel seçici dağıtım sistemini dengeleyici olduğu yönündeki argümanı da, söz konusu
servislerin zaten sistemin içinde yer alan servisler olduğu gerçeği karşısında muafiyetin
son şartının sağlanması bakımından geçerli bir argüman değildir13.
(65) Ayrıca, TOFAŞ’ın LARJ Grubu araçların bakım onarım ve yedek parça dağıtımının tek
bir sözleşme ve bayilik teşkilatı çerçevesinde yapılması itibarıyla, tek bir marka için (Alfa
Romeo) geçerli olup diğerlerini kapsamayan (Jeep ve Lancia) bir muafiyetin, sistemin
dönüşümüne engel olacağı yönündeki savının da bu muafiyet koşulunun yerine
getirilmesini sağlamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
(66) Sonuç olarak yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, Jeep ve
Lancia marka araçlara yönelik satış sonrası hizmetlerde nicel seçici dağıtım sistemine
geçilmesinin muafiyetin son koşulunu da sağlamadığı anlaşılmıştır.
13 Öte yandan Rekabet Kurulunun, satış sonrası hizmetlerde niceliksel dağıtım sistemi uygulamaya yönelik
Rekabet Kurumuna yapılan başvurularda pazar payı eşiğini aşan teşebbüslere bireysel muafiyet
tanımadığı kararlarının da (05.04.2007 tarih ve 07-30/297-113 sayılı Doğuş Otomotiv-Porsche kararı,
21.06.2018 tarih ve 18-20/353-174 sayılı Mais-Renault-Dacia) bulunduğu görülmektedir. Anılan kararlarda
muafiyetin bu son koşuluna ilişkin değerlendirmeler kapsamında anlaşmadan beklenen faydaların rekabeti
nicel sisteme göre daha az sınırlayıcı nitelikte olan nitel seçici dağıtım sistemi ile de elde edilebileceği
yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
18-41/658-322
17/17
H. SONUÇ
(67) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. ile yetkili bayileri ve servisleri arasında
imzalanması planlanan “Fiat Markalı Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya
Yedek Parçaların Dağıtımı İçin Bayilik Sözleşmesi” ile “Alfa Romeo ve Jeep Markalı
Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya Yedek Parçaların Dağıtımı İçin Bayilik
Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna,
“Fiat Markalı Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya Yedek Parçaların
Dağıtımı İçin Bayilik Sözleşmesi”nin, pazar payı eşiği ve diğer hükümleri itibarıyla, Fiat
markasının yedek parça ve bakım onarım hizmetlerinin nicel dağıtım sistemi
esaslarına göre yürütülmesine ilişkin hükümleri bakımından 2017/3 sayılı Motorlu
Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile sağlanan
grup muafiyetinden yararlanabileceğine,
“Alfa Romeo ve Jeep Markalı Motorlu Araçların Satışı ve/veya Servis ve/veya Yedek
Parçaların Dağıtımı İçin Bayilik Sözleşmesi”nin ise, Alfa Romeo markasının bakım-
onarım hizmetlerine ve yedek parça dağıtımına yönelik nicel seçici dağıtım sistemini
öngören hükümleri bakımından 2017/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile sağlanan grup muafiyeti kapsamında
olduğuna, ancak Jeep ve Lancia markalarına yönelik pazar payı eşiklerinin aşılması
nedeniyle anılan markalar bakımından bakım-onarım hizmetlerine ve yedek parçaların
dağıtımı hizmetlerine yönelik hükümlerinin 2017/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile sağlanan grup muafiyeti
kapsamında olmadığına,
Anılan sözleşmeye, Jeep ve Lancia markaları bakımından bakım-onarım ve yedek
parça dağıtımı hizmetlerinin nicel seçici dağıtım sistemi esaslarına göre yürütülmesini
öngören hükümlerinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (d)
bendinde yer alan koşulları sağlamaması nedeniyle, söz konusu markalar bakımından
bireysel muafiyet de tanınamayacağına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy