Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Yargı Kararı Üzerine)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-3-111 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 19-12/156-71
Karar Tarihi : 13.03.2019
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Adem BİRCAN, Mehmet AYAN,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER: Nesrin ATA, Cansu TOPAK KORKMAZ, İbrahim ŞAHİN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Ağaoğlu Tarım Maden Orman Ürünleri Tekstil İnş. Trz. Gıda San.
ve Tic. Ltd. Şti
Temsilcisi: Av. Burçak ATAMAN KUŞ
Sakar Mah. 3. Alper Sok. No:1-3 Torunlar İş Merkezi k:5/17-18
Osmangazi, Bursa
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILAN : - Abalıoğlu Yem-Soya ve Tekstil San. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Prof. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No: 38/8 Balmumcu
Beşiktaş, İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Abalıoğlu Yem Soya ve Tekstil A.Ş.'ye ait LEZİTA markalı piliç
eti ve yumurtanın başvuru sahibine münhasır bayilik koşulu içeren sözleşme ile
temin edildiği, başvuru sahibinin diğer marka ürünlerin satışını yapması sebebiyle
sözleşmeye son verildiği, bu suretle 4054 sayılı Kanun'un ihlal edildiği iddiasına
ilişkin 14.07.2011 tarih ve 11-43/940-304 sayılı Kurul kararının Danıştay 13.
Dairesinin 27.12.2017 tarihli ve 2011/3511 E., 2017/4404 K. sayılı kararı ile iptal
edilmesi üzerine dosyanın yeniden değerlendirilmesi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 05.05.2011 tarih ve 3507
sayı ile giren başvuruda özetle; Abalıoğlu Yem Soya ve Tekstil A.Ş. (ABALIOĞLU) ile
Ağaoğlu Tarım Maden Orman Ürünleri Tekstil İnş. Trz. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti
(AĞAOĞLU) arasında LEZİTA markalı piliç eti ve yumurta satımı konusunda münhasır
bayilik koşulu içeren bir sözleşme akdedildiği, bir süre sonra rakip markaların da satışının
yapılması sebebiyle ABALIOĞLU firması tarafından sözleşmeye son verildiği, benzer
durumun ABALIOĞLU firması ile LEZİTA markalı piliç eti ve yumurta satımı için sözleşme
ilişkisi içinde bulunan diğer satıcılar için de söz konusu olduğu belirtilerek, konu hakkında
gereğinin yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Anılan başvuruya istinaden hazırlanan 20.05.2011 tarih ve 2011-
3-111/İİ sayılı, İlk İnceleme Raporu Rekabet Kurulunun (Kurul) 26.05.2011 tarihli
toplantısında görüşülmüş ve dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 40. maddesinin birinci fıkrası
uyarınca önaraştırma yapılmasına 11-32/661-M sayı ile karar verilmiştir.
(4) Önaraştırma aşamasında, ABALIOĞLU tarafından mevcut durumda başka markalarla
çalışmayı tercih eden bayilerinin bulunduğu, geçmiş dönemde tek markayla çalışılması ile
ilgili girişimleri olduğu, fakat güçlüğü sebebiyle bu uygulamadan vazgeçildiği belirtilmiştir.
19-12/156-71
2/10
Ayrıca ABALIOĞLU tarafından sunulan bayilik sözleşmesi örneği incelendiğinde, LEZİTA
markalı ürünlere yönelik bir münhasırlık hükmü olmadığı ve yalnızca sözleşmenin 45.
maddesinde "günlük sevkiyatlarda sadece Abalıoğlu A.Ş. ürünlerini satan bayilerine
öncelik tanır" ifadesinin yer aldığı, ancak bu ifadenin münhasırlık algısı yaratacak nitelikte
olmadığı tespitinde bulunulmuştur. LEZİTA bayilerinden Bursa'da bulunan Annaçlar Gıda
Ltd. Şti. ve Samsun'da bulunan bir başka LEZİTA bayi Kasap Demir ile yapılan
görüşmelerde de, bu tespite paralel şekilde, LEZİTA ürünleri dışında başka markalı piliç
eti ve yumurta satışı yapabildikleri ve bayilik sözleşmelerinde münhasırlığa ilişkin hüküm
bulunmadığı bilgisi alınmıştır. Dolayısıyla başvuruda belirtilen iddiaları doğrular nitelikte
herhangi bilgi ve belgeye ulaşılamamıştır.
(5) Bununla birlikte ABALIOĞLU'nun piliç eti pazarındaki tahmini pazar payının %(…..), (…..)
ve yumurta pazarındaki pazar payının ise %(…..) civarında olduğu belirtilmiş; hem piliç eti
hem de sofralık yumurta pazarında pazar payının %40'ın altında olması nedeniyle bayileri
ile tek marka satılması koşulunu içeren münhasır anlaşmalar yapacak olsa dahi –diğer
koşulların da sağlanması halinde- bu anlaşmaların 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin
Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği
sonucuna varılmıştır.
(6) Söz konusu önaraştırma sonucunda ABALIOĞLU hakkında soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığına 14.07.2011 tarih ve 11-43/940-304 sayı ile karar verilmiştir. Söz konusu
Kurul kararı AĞAOĞLU tarafından açılan davada Danıştay 13. Dairesinin 27.12.2017
tarih ve E: 2011/3511 K: 2017/4404 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
(7) Danıştayın iptal gerekçesinde;
”…müdahil şirketin bayileriyle açıkça münhasırlık içeren sözleşmeler imzaladığı
konusundaki tespitin tek başına yeterli olmadığı, nitekim rekabet etmeme
yükümlülüğünün yukarıda anılan Tebliğ maddesi uyarınca dolaylı da olsa
öngörülebileceği, söz konusu sözleşmenin 46. maddesinin uygulama aşamasında
(münhasır olmayan bayilerin karşılaşabileceği zorluklar dikkate alındığında) fiili
münhasırlığa neden olabilecek yönlerinin bulunduğu, kaldı ki münhasır bayiliğe
ilişkin şikâyet edilen teşebbüsün ifadelerinden ziyade fiilen gerçekleşen durumun
dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, bayilik sözleşmelerinin rekabet hukuku
açısından doğuracağı etkinin ortaya konulması gerekmektedir.
Bu durumda, rekabet hukukunun amaç ve ilkeleri ile 4054 sayılı Kanun’da
öngörülen usul açısından, Kanun’un ihlal edildiği iddiasına dayanan bir şikâyet
hakkında soruşturma açmaya veya açmamaya gerek olmadığını anlamak için
yapılan önaraştırma sonucunda, eylemin veya anlaşmanın 4054 sayılı Kanun
kapsamında bir ihlal olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle elde edilecek bilgi,
belge ve deliller ışığında başvuru konusu iddiaların her türlü şüpheden uzak bir
şekilde açıklığa kavuşturulması için soruşturma açılması gerekirken, yeterli
inceleme yapılmaksızın, şikayetin önaraştırma aşamasında reddine ilişkin dava
konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.”
şeklinde hüküm kurulmuştur.
(8) Söz konusu iptal kararı üzerine, Kurul tarafından alınan 18.04.2018 tarih ve 18-11/205-M
sayılı karar ile 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak aynı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca ABALIOĞLU hakkında soruşturma açılmasına karar
verilmiştir.
(9) Hakkında soruşturma başlatılan ABALIOĞLU’na 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca soruşturma kararı ile iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi
19-12/156-71
3/10
04.05.2018 tarihinde bildirilmiş; ABALIOĞLU tarafından yapılan birinci yazılı savunma
04.06.2018 ve 4341 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(10) Soruşturma döneminde 12.09.2018 tarih ve 11116 sayı ile ABALIOĞLU’ndan bilgi
talebinde bulunulmuş, gelen cevabi yazı Kurum kayıtlarına 04.10.2018 tarih ve 7158 sayı
ile intikal etmiş; ayrıca ABALIOĞLU’nda yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir.
(11) Yürütülen soruşturma ile ilgili olarak hazırlanan 18.10.2018 tarih ve 2011-3-111/SR sayılı
Soruşturma Raporu ve ekleri, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi gereğince soruşturma
tarafına 22.10.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve soruşturma tarafı teşebbüsün ikinci yazılı
savunması talep edilmiştir. ABALIOĞLU’nun ikinci yazılı savunması süresi içerisinde,
20.11.2018 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu savunmaya ilişkin
olarak Soruşturma Heyetince hazırlanan 05.12.2018 tarih ve 2011-3-111/EG sayılı Ek
Yazılı Görüş, ABALIOĞLU tarafından 07.12.2018 tarihinde tebellüğ edilmiştir.
(12) ABALIOĞLU’nun üçüncü yazılı savunması 04.01.2019 tarih ve 74 sayı ile yasal süresi
içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiş olup, teşebbüs tarafından sözlü savunma yapılması
talep edilmiştir.
(13) 08.01.2019 tarih ve 2011-3-111/BN-2 sayılı Bilgi Notu, Kurulun 28.01.2019 tarihli
toplantısında görüşülmüş ve 28.02.2019 tarihinde sözlü savunma toplantısı
gerçekleştirilmiştir. Kurul, yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor, Ek
Görüş, toplanan deliller, savunmalar ve incelenen dosya muhteviyatına göre 13.03.2019
tarihli toplantısında, 19-12/156-71 sayı ile nihai kararını vermiştir.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; hakkında soruşturma yürütülen
ABALIOĞLU’nun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine ilişkin bir bulguya
ulaşılamadığı, dolayısıyla adı geçen teşebbüs hakkında 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüs: Abalıoğlu Yem-Soya ve Tekstil San.
A.Ş. (ABALIOĞLU)
(14) ABALIOĞLU Grubu 1969 yılında Denizli’de kurulan fabrikası ile yem üreticisi olarak
faaliyetine başlamıştır. Bugün ilk faaliyet konusu olan yem ürününde “ABALIM” , 2006 yılı
itibarıyla piliç eti ürünleri üretimi ve satışı alanında “LEZİTA” ve 2009 yılı itibarıyla taze
ve işlenmiş balık konusunda “LEZİTA BALIK” markaları ile faaliyetlerini sürdürmektedir.
I.2. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler1
I.2.1. Beyaz Et Sektörü
(15) Beyaz et sektörü kanatlı kümes hayvanları (tavuk, hindi, kaz, ördek vb.) etinin üretimi,
işlenmesi ve pazarlanması faaliyetlerini kapsamakta ve “kanatlı eti sektörü” olarak da
nitelendirilmektedir. Ülkemiz bakımından hindi, kaz, ördek gibi kanatlı kümes
hayvanlarının üretimi ve bu hayvan etlerinin tüketimi yaygın olmadığı için sektördeki
faaliyetin büyük bölümü tavuk/piliç eti üzerine yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, piliç eti
üreticiliği beyaz et sektörünün temel unsuru olarak kabul edilmektedir.
(16) Beyaz et sektöründe üretim; yem üretimi, damızlık, kuluçka, canlı üretimi, piliç eti ve
ürünleri üretimi, kesim, atık işleme ve sevk aşamalarından oluşmaktadır. Piliç üretimi
damızlık civcivlerin, yurt dışından Türkiye’ye getirilişi veya yurtiçindeki damızlık
firmalarından tedarik edilmesiyle başlamaktadır. Damızlıkların verdiği yumurtalar
1 Bu bölümün hazırlanmasında 17.11.2011 tarih ve 11-57/1507-537 sayılı Kurul kararı ile soruşturma tarafı
teşebbüsün 04.06.2018 tarih ve 4341 sayılı ilk yazılı savunmasından yararlanılmıştır.
19-12/156-71
4/10
kuluçkahanelere sevk edilmektedir. Yapay bir kuluçka ortamına tabi tutulan yumurtalar,
21 gün sonra açılmakta ve etlik tavuk olarak yetiştirilecek civcivler çıkmaktadır. Bu
civcivler uzman kontrolünde, sağlık taramasından geçirildikten sonra “etlik piliç” (broiler)
yetiştiricilerine sevk edilmektedir.
(17) Civcivler 45 gün kadar süreyle, üretici firma ile anlaşmalı çalışan etlik civciv
yetiştiricilerinin çiftliklerindeki kümeslerde kalmaktadır. Bu süreç sonunda her piliç
ortalama 2.200 gram ağırlığa ulaşmış olarak kesimhaneye sevk edilmektedir. Entegre
tesislerde tavuk üretimi damızlık ünitesinden kuluçkahaneye, kesimhaneden marketteki
buzdolabına kadar yukarıda sayılan tüm süreçleri kapsamaktadır.
(18) Piliç eti pazarlama süreci, perakende, toptancılık ve gıda hizmetleri olmak üzere üç ayrı
kanala ayrılmıştır. Başta entegre işletmeler olmak üzere kesimhaneler, bu kanalları
doğrudan kullanmaktadır. Küçük kesimhaneler ise distribütörler vasıtasıyla çalışmaktadır.
Kesimhanelerden çıkan beyaz etin bir kısmı beyaz et sanayiinde işlenmek üzere sanayi
işletmelerine gönderilmektedir. İşlenmiş ürünler de aynı pazarlama kanalları ile tüketiciye
ulaştırılmaktadır. Sektöre ilişkin önemli hususlardan biri soğuk zincirdir. Dayanıksız bir
tüketim malı olan piliç etinin, en uygun koşullar yaratıldığında dahi çok kısa olarak
nitelendirilebilecek, 7-10 gün arası raf ömrü vardır. Soğuk zincir koptuğunda ise bu süre
sıfıra kadar inebilmektedir. Piliç etinde pazarlama hizmetlerinin tamamına yakını büyük
entegre firmalara aittir. Entegre tesisler, bir markanın çatısı veya tamamen kontrolü
altında yapılan ticari tavukçuluk faaliyeti olarak nitelendirilebilir. Piliç eti üretimi uzun
dönemli ve planlı bir yapılanmaya sahip olmasına rağmen, taze olarak satış ve dağıtımları
gerçekleştirilmekte olan piliç eti ürünlerinin stok süresinin çok sınırlı olması nedeniyle
üretici firmalar genel olarak üretimden dağıtıma kadar tüm faaliyetleri kapsayan entegre
hizmet sunmakta, entegre tesisler tarafından üretilen piliçler üreticinin kendi pazarlama
ağının yanı sıra bayiler vb. teşebbüsler aracılığıyla da dağıtılmaktadır.
I.2.2. Yumurta Sektörü
(19) Yumurta sektörünün en önemli özelliği canlı bir materyal ile üretim yapmasıdır. Yumurta
çeşitleri, piliç üretiminde kullanılan damızlık yumurta ve kuluçkalık yumurta ile doğrudan
tüketim amacıyla perakende ve toptan satış noktalarına satılan sofralık yumurta olmak
üzere türlere ayrılmaktadır2. Sofralık yumurta alanında faaliyet gösterebilmek için üretici
genelde 16 haftalık “yarka” denilen dişi tavukları alıp kümesini doldurur. Yumurtacı
işletmeler, kafes sistemi denilen yöntemle kümeslerini yumurta tavuğuyla doldurur ve bu
kümesteki hayvanlar sürekli yem tüketmek suretiyle yumurtlar. Bu dönem içerisinde
yumurta arz ve talebini dengelemek yumurtanın pazarda kalma süresinin 21 gün gibi kısa
bir süre olması nedeniyle zor hale gelmektedir3. Yumurta üretimi yapan firmalar ürünlerin
dağıtımını doğrudan kendi firmalarıyla yapabildiği gibi, bölge müdürlükleri ana ve tali
bayiler vasıtasıyla da yapabilmektedirler.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. İlgili Ürün Pazarı4
(20) Genel anlamda beyaz et sektörü içinde yer alan ürünler tavuk, hindi, kaz, ördek gibi
kanatlı hayvanlardan elde edilmektedir. Ancak ülkemizde kaz, ördek ve hindi gibi kanatlı
hayvanların tüketimi oldukça düşük seviyelerdedir. Gerçekleşen kanatlı eti üretimine
bakıldığında üretimin yaklaşık %92'sinin piliç eti olduğu, hindi etinin üretim içinde sadece
%4'lük bir payı olduğu ve kalan %4'lük kısmın ise köy tavuğu, yumurta tavuğu ve diğer
2 17.11.2011 tarih ve: 11-57/1507-537 sayılı Kurul kararı.
3Kaynak:
LI%20HAYVANCILIK%20SEKT%C3%96R%20RAPORU.pdf Erişim Tarihi: 17.10.2018.
4 Bu bölümün hazırlanmasında 17.11.2011 tarih ve 11-57/1507-537 sayılı Kurul kararından yararlanılmıştır.
19-12/156-71
5/10
kanatlı hayvanlardan oluştuğu görülmektedir. Bu nedenle piliç etinin diğer kanatlı
etlerinden ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim Kurul'un, 25.11.2009 tarihli, 09-
57/1393-362 sayılı kararında da buna paralel şekilde ilgili ürün pazarı “piliç eti pazarı”
olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede dosya konusu bakımından ilk ilgili ürün pazarı "piliç eti
pazarı" olarak belirlenmiştir.
(21) ABALIOĞLU'nun şikâyet konusu diğer faaliyeti ise yumurta satışı konusundadır. Yumurta
çeşitleri, piliç üretiminde kullanılan damızlık yumurta ve kuluçkalık yumurta ile doğrudan
tüketim amacıyla perakende ve toptan satış noktalarına satılan sofralık yumurta olmak
üzere türlere ayrılmaktadır. Dosya konusu bakımından bir diğer ilgili ürün pazarı “sofralık
yumurta” olarak belirlenmiştir.
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
(22) Piliç eti ve sofralık yumurta pazarları bakımından pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşma,
üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği dikkate
alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.4. Değerlendirme
(23) 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde "Belirli bir mal ve hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır."
hükmü yer almaktadır.
(24) 2002/2 sayılı Tebliğ'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde üretim veya dağıtım zincirinin
farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal
veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar dikey
anlaşmalar olarak adlandırılmaktadır. ABALIOĞLU ile AĞAOĞLU arasındaki ilişki,
sağlayıcı ve perakende satış noktası arasında bir ürünün alımı, satımı veya yeniden
satımı amacıyla yapılan bir anlaşma niteliği taşıdığından dikey anlaşma olarak
değerlendirilmektedir.
(25) Rekabet hukuku açısından “sağlayıcı-alıcı” ilişkileri (dikey anlaşmalar) çerçevesinde
“münhasırlık” kavramının, mevcut dosya bakımından, bağımsız bir alıcının belirli bir
zaman dâhilinde belirli bir ürüne/ürün grubuna yönelik ihtiyacının tamamını veya büyük
bir bölümünü belli bir satıcıdan karşılaması zorunluluğu olarak tanımlanması mümkündür.
(26) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre ise alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın
almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her türlü
yükümlülük rekabet etmeme yükümlülüğü olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca alıcının ilgili
pazardaki anlaşma konusu mal veya hizmetlerin ya da onları ikame eden mal veya
hizmetlerin %80’inden fazlasını sağlayıcıdan veya sağlayıcının göstereceği başka bir
teşebbüsten satın almasına yönelik yükümlülükler de rekabet etmeme yükümlülüğü
olarak kabul edilmektedir. Soruşturma konusu iddia da üretici ile perakendeci arasında
yapılan bir dikey anlaşmada yer alan ve münhasırlık içeren bir rekabet kısıtını konu
edinmektedir.
(27) Münhasır bayilik anlaşmaları, diğer bir ifadeyle alıcıya rekabet etmeme yükümlülüğü
getiren tek marka anlaşmaları başta pazar kapama etkisi olmak üzere5 rekabet üzerinde
olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Rekabet üzerinde olumsuz etkiye neden
olabileceklerinden ötürü söz konusu anlaşmalar, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi
kapsamında incelemeye tabi tutulacak nitelikte anlaşmalardır.
5 Diğer olumsuz etkiler için bkz. Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz 119. paragraf.
19-12/156-71
6/10
I.4.1. ABALIOĞLU’nun Münhasırlık Uygulamalarının Bulunup Bulunmadığının
Tespiti
(28) Önaraştırma safhasında ABALIOĞLU tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına
05.07.2011 tarih ve 4924 sayı ile giren 2010 yılına ait bayilik sözleşmesinde münhasır
bayiliğe ilişkin bir hükme rastlanmamıştır. Bu safhada konuyla ilgili olarak LEZİTA
bayilerinden Bursa'da bulunan Annaçlar Gıda Ltd. Şti ile yapılan telefon görüşmesinde
de, LEZİTA ürünleri dışında başka markalı piliç eti ve yumurta satışı yapabildikleri bilgisi
alınmıştır. Yine Samsun'da bulunan bir başka LEZİTA bayi Kasap Demir ile yapılan
telefon görüşmesinde mevcut durumda yalnız LEZİTA markalı piliç eti sattıkları fakat
sözleşmelerinde bu yönde bir hüküm olmadığı belirtilmiştir.
(29) Soruşturma safhasında ise, önaraştırma neticesinde alınan Kurul kararının Danıştay
tarafından iptal gerekçesi de gözetilerek, ABALIOĞLU ile bayileri arasındaki ilişkide
münhasırlığın ya da münhasırlığa yol açabilecek uygulamaların olup olmadığı incelenmiş,
bu amaçla ABALIOĞLU’nda yapılan yerinde incelemede münhasırlığın varlığına ilişkin
herhangi bir delile ulaşılamamıştır. Yine bu safhada, ihlal iddiasının olduğu tarih
aralığında ABALIOĞLU’nun çalıştığı bayiler ile yapılan görüşmelerde ABALIOĞLU ile
akdedilen sözleşmelerde münhasırlık hükmünün yer almadığı, ABALIOĞLU’nun
münhasırlık sağlamaya yönelik bir çabasının olmadığı, kendi isteğiyle münhasıran
ABALIOĞLU ürünleri satışı yapan bayilerin dahi dönemlik talep artışını karşılamak ya da
ürün çeşitliliğini (piliç kanat, piliç but vs. gibi) sağlamak adına kimi zaman farklı
markalardan ürün temin etme yoluna gidebildiği ifade edilmiştir6.
(30) Yukarıdaki tespitler yapılmakla birlikte, soruşturma açılmasına dayanak olan ve yukarıda
da alıntılanan Danıştay kararında yer aldığı üzere “bayilik sözleşmesinin 45. maddesinin
uygulama aşamasında (münhasır olmayan bayilerin karşılaşabileceği zorluklar dikkate
alındığında) fiili münhasırlığa neden olabilecek yönlerinin bulunduğu, kaldı ki münhasır
bayiliğe ilişkin şikâyet edilen teşebbüsün ifadelerinden ziyade fiilen gerçekleşen durumun
dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, bayilik sözleşmelerinin rekabet hukuku
açısından doğuracağı etkinin ortaya konulması” maksadıyla ilgili sözleşme hükmünün
sağlayıcı ve alıcılar bakımından anlamının ortaya konulması gerekmektedir.
(31) Önaraştırma neticesinde alınan ve Danıştayca iptaline karar verilen 14.07.2011 tarihli ve
11-43/940-304 sayılı Kurul kararında sözleşmenin 45. maddesinde yer alan "günlük
sevkiyatlarda sadece Abalıoğlu A.Ş. ürünlerini satan bayilerine öncelik tanır" ifadesinin
münhasırlığa yol açmayacağı sonucuna varılmıştır. Konunun daha ayrıntılı
incelenebilmesi için öncelikle hükmün amacının anlaşılması gerekmektedir. Hükmün
amacının anlaşılması içinse pazar özellikleri ortaya konmalıdır. Soruşturma konusu
Sözleşme’nin konusunu oluşturan piliç eti ve sofralık yumurta satışına ilişkin en önemli
hususlardan biri soğuk zincirdir. Kısa raf ömrü nedeniyle dayanıksız tüketim mallarından
olan piliç etini üreten teşebbüsler, satışını gerçekleştiremedikleri ürünleri şoklayarak
depolarında tutmakta ve gelen talebe göre donmuş ürün olarak piyasaya sunmaktadırlar.
ABALIOĞLU, bu yöntemin kullanılmasının katlanılması gereken depo maliyetini
yükselttiğini belirterek stok maliyetlerine katlanma risklerinin azaltılması bakımından bayi
kanalından düzenli ve kesin talebe sahip olmasının önemli olduğunu ifade etmiştir. Zira
raf ömrü kısa olan ve tazeliğin ön planda olduğu inceleme konusu ürünler açısından
dağıtım planlamasının, satış noktasına ürünün mümkün olan en kısa zamanda teminine,
6 Bu kapsamda ABALIOĞLU’nun Konya bayisi Kadem Hayvancılık Gıda Tarım Ür. Tic. ve San. Ltd. Şti.,
Mardin bayisi Konak Pazarlama Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., Muğla bayisi Recep Bihan-Sabit ve Seyyar Tav.
Parç. Tavuk ve Tavuk Ürünleri Tic. ve Batman bayisi Altuner Tavukçuluk Gıda Teks. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.
ile telefon görüşmeleri gerçekleştirilmiştir.
19-12/156-71
7/10
arz devamlılığının sağlanmasına ve noktada hangi marka olursa olsun ürün
bulunurluğunu sağlamaya yönelik olması tüketicinin de yararına gözükmektedir.
(32) ABALIOĞLU, incelenen bayilik sözleşmesinin 45. maddesi ile yalnızca LEZİTA marka
ürün satan bayilere öncelik tanınmasının amaçlandığı, nitekim sevkiyat kaynaklı
gecikmelerin neden olabileceği mağduriyetin bu tür teşebbüslerde daha ağır zararlara yol
açabileceği şeklinde savunmada bulunmuş, sevkiyatta yaşanacak gecikmeden ötürü tek
markalı bayinin uğrayacağı ticari zararın (farklı bir marka ile işbirliğinin bulunmaması
nedeniyle gecikme süresince ilgili ürünün satılamayacak olması) çok markalı bayilere
nazaran çok daha fazla olduğunu dile getirmiştir.
(33) Fiili münhasırlığın söz konusu olabilmesi için, uygulama sonucunda alıcının bir diğer
sağlayıcıya geçişi kısıtlanmalı ya da en azından sağlayıcının geliştirdiği sistem, alternatif
sağlayıcıya geçişi alıcı bakımından kullanışsız hale getirmelidir7. Sözleşme'nin 45.
maddesindeki düzenlemenin yukarıda izah edilen sebeplerle fiili münhasırlığa yol
açmadığı ve böyle bir amaca da hizmet etmediği, ABALIOĞLU bayilik ağında ihlal
iddiasının ilişkili olduğu zaman diliminde çok markalı bayilerin varlığının da bu savı
desteklediği değerlendirilmektedir8.
(34) Bu başlık altında değinilmesi gereken bir diğer konu, Kurum kayıtlarına 01.07.2011 tarih
ve 4842 sayı ile giren ve başvuru sahibi AĞAOĞLU tarafından sunulan ABALIOĞLU
tarafından bayilere gönderilen ve “Duyuru Metni” olarak da adlandırılan "tek üreticiyle
çalışan bayi” kararıdır. Bu “Duyuru Metni”nde bayilerin en geç 7 Aralık 2009 tarihine
kadar kararlarını vermeleri gerektiği, zira 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren LEZİTA markası
dışında ürün satan bayilere ürün temin edilmeyeceği ifadeleri yer almaktadır. Konu
hakkında ABALIOĞLU'ndan bilgi talep edilmiş ve Kurum kayıtlarına 05.07.2011 tarih ve
4937 sayı ile giren yazıda ABALIOĞLU tarafından mevcut durumda başka markalarla
çalışmayı tercih eden bayilerinin bulunduğu, geçmiş dönemde tek markayla çalışılması ile
ilgili girişimleri bulunduğunu, fakat güçlüğü sebebiyle bu uygulamanın hayata
geçirilemediği yönünde yanıt verilmiştir. Bu husus ilgili teşebbüsün birinci yazılı
savunmasında da tekrar edilmiştir. Ayrıca "tek üreticiyle çalışan bayi” kararı
doğrultusunda hiçbir aksiyonun alınmadığı, münhasıran LEZİTA markalı piliç eti ve
sofralık yumurta satışı yapılması konusunda “Duyuru Metni” ötesinde bir zorlama ya da
yönlendirmede bulunulmadığı ve bayilerle yürütülen ticari ilişkilerin bu sebeple
sonlandırılmadığı da belirtilmiştir.
I.4.2. ABALIOĞLU’nun Münhasırlık Uyguladığı Varsayımı Altında Değerlendirme
(35) Her ne kadar ABALIOĞLU’nun münhasırlık uyguladığına dair herhangi bir belge ve bulgu
söz konusu değilse de, konunun, incelenen dönemde ABALIOĞLU’nun münhasırlık
uyguladığı varsayımı altında da ele alınmasında fayda görülmüştür. 2002/2 sayılı Tebliğ,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından grup olarak muaf tutulmasının koşullarını
belirlemektedir. Anılan Tebliğ’in 2. maddesinin ikinci fıkrasına göre, Tebliğ ile sağlanan
muafiyet sağlayıcının anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki
payının %40’ı aşmaması durumunda uygulanır.
(36) ABALIOĞLU'nun grup muafiyetinden yararlanıp yararlanmadığının tespiti bakımından
öncelikle ilgili pazarlarda ABALIOĞLU'nun pazar payı ve bayilik sözleşmesi süresinin
7 14.10.2010 tarih ve 10-65/1363-505 sayılı Kurul kararı.
8 Bu kapsamda ABALIOĞLU’nun Kocaeli bayisi Atmaca Tavukçuluk Et ve Süt Ürünleri Gıda İnş. San. Tic.
Ltd. Şti., İzmir bayisi Bilşa Tavukçuluk Taş. San. Tic. Ltd. Şti. ve Rize bayisi Emre Gıda San. İnş. Nakl. Dış
Tic. Ltd. Şti. ile telefon görüşmeleri gerçekleştirilmiştir.
19-12/156-71
8/10
belirlenmesi gerekmektedir. ABALIOĞLU’nun soruşturma konusu dönemde piliç eti ve
sofralık yumurta pazarlarındaki payı Tablo 1 ve 2’de sunulmaktadır:
Tablo 1: ABALlOĞLU'nun Piliç Eti Pazarındaki Pazar Payı
Piliç Eti ABALIOĞLU Satış (Ton) Türkiye Üretim (Ton) Pazar Payı (%)
2009 (…..) 1.293.315 (…..)
2010 (…..) 1.444.059 (…..)
2011 (…..) 1.613.309 (…..)
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Cevabi Yazı
Tablo 2: ABALIOĞLU’nun Sofralık Yumurta Pazarındaki Pazar Payı
Yumurta ABALIOĞLU Satış (Bin Adet) Türkiye Üretim (Bin Adet) Pazar Payı (%)
2009 (…..) 11.920.000 (…..)
2010 (…..) 12.737.000 (…..)
2011 (…..) 13.980.000 (…..)
Kaynak: Teşebbüsten Gelen Cevabi Yazı
(37) Soruşturma konusu dönemde ABALIOĞLU’nun piliç etindeki pazar payı %(…..) civarında
seyretmiş ve hiçbir zaman %(…..)‘yı aşmamıştır. Yine sofralık yumurta pazarında da
teşebbüsün pazar payı oldukça düşük seyretmiş, ilgili dönem aralığında %(…..)’yı
aşmamıştır.
(38) ABALIOĞLU’nun ilgili pazarlardaki söz konusu pazar paylarının 2002/2 sayılı Tebliğ’de
belirtilen %40’lık pazar payı eşiğinin oldukça altında olduğu görülmektedir. Sağlayıcının
pazar gücü değerlendirilirken "rakiplerin pazardaki konumu" da önem arz etmektedir.
Hem piliç eti hem de sofralık yumurta pazarlarının, çok sayıda üreticinin yer aldığı
rekabetçi pazarlar olduğu bilinmektedir9. Nitekim ABALIOĞLU birinci yazılı
savunmasında, pazarın rekabetçi olmasını “Duyuru Metni”ni uygulamaya geçirememe
gerekçelerinden biri olarak göstermiştir.
(39) Sonuç olarak, ABALIOĞLU’nun bayileriyle akdetmiş olduğu sözleşmelerde münhasırlığa
yol açacak herhangi bir hükmün bulunmadığı, ABALIOĞLU tarafından münhasırlığa yol
açacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmemiş olduğu, münhasırlık uygulamasının
olduğu varsayımı altında dahi sözleşmenin, ABALIOĞLU’nun piliç eti ve sofralık yumurta
pazarındaki pazar payının %40'ın altında olması, süresinin beş yılı aşmaması ve grup
muafiyetinden yararlanmasını engelleyecek başkaca bir kısıt içermemesi nedeniyle,
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanabildiği
değerlendirilmektedir.
I.5. ABALIOĞLU Tarafından Yapılan Savunmalar
(40) ABALIOĞLU tarafından yapılan savunmalarda yer alan hususlara ilişkin olarak
değerlendirme bölümünde gerekli açıklamalara yer verilmiş olup, savunmalarda ifade
edilen hususlar aşağıda sunulmaktadır:
- ABALIOĞLU’nun bayileriyle akdetmiş olduğu LEZİTA markalı piliç eti ve sofralık
yumurta satışı konulu anlaşmanın münhasır bayilik koşulu içermediği, bayilik
sözleşmelerinin çok markalı dağıtım sisteminin yapısına uygun olarak hazırlandığı
ve bayiler ile imzalandığı, bu nedenle bayilerin farklı marka ürün satışı da
gerçekleştirebildiği,
- ABALIOĞLU ile şikâyetçi arasında imzalanmış Sözleşme’nin hem Kurul hem ilk
derece mahkemesi tarafından incelendiği ve ilgili Sözleşme’de, münhasır bayilik
şartı içeren ya da buna dolaylı olarak yol açacak bir hüküm bulunmadığının tespit
edildiği,
9 17.11.2011 tarih ve 11-57/1507-537 sayılı Kurul kararı.
19-12/156-71
9/10
- Sözleşme'nin 45. maddesinde yer verilen düzenlemeler ve ABALIOĞLU’nun söz
konusu uygulamalarının fiili münhasırlığa yol açmadığı,
- Yalnızca ABALIOĞLU ürünlerini satan bayilere sevkiyatta öncelik tanınmasını
düzenleyen 45. madde hükmünün amacının; çok markalılığı engellemek ya da
dolaylı rekabet etmeme yükümlülüğü getirmek olmadığı,
- Sevkiyatta yaşanacak gecikmeden ötürü, tek markalı bayinin uğrayacağı ticari
zararın çok markalı bayilere nazaran çok daha fazla olduğu, bu doğrultuda
sevkiyatta tek markalı bayilere öncelik tanınabileceğine yönelik sözleşme hükmünün
tek başına çok markalı bayilerin rakiplerle çalışmasını engelleyici nitelik arz
etmediği, münhasır bayiler ile münhasır olmayan bayiler arasında farklı koşullara yer
verilmesinin ticari hayatın olağan bir sonucu olduğu,
- Rekabet kısıtlamalarına ilişkin muafiyet analizi yapılacak olursa ilgili piyasanın
önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkıp kalmadığının değerlendirilmesinin
gerektiği, bu doğrultuda teşebbüslerin ilgili pazarlarda sahip oldukları pazar
güçlerinin dikkate alınmasının şart olduğu; ABALIOĞLU’nun faaliyette bulunduğu
pazarlardaki pazar payı ve konumu, rakiplerin ilgili pazarlardaki konumu, pazarın
yapısı, “Duyuru Metni” ile hayata geçirilmesi planlanan ancak başarılı olamayan tek
marka kısıtlamalarının, ilgili süre ve kapsamı dikkate alındığında, 2002/2 sayılı
Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanabilecek nitelikte olduğu,
- Soruşturma konusu teşebbüsün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediği
hususunda Soruşturma Raporu’nda yer alan değerlendirmelere katıldıkları,
- 04.07.2011 tarih ve 11-43/940-304 sayılı Kurul kararında da 2010 yılına ait bayilik
sözleşmesinde münhasır bayiliğe ilişkin bir hükme rastlanmadığının belirtildiği ve
LEZİTA bayilerinin LEZİTA markalı ürünler haricinde ürünlerin satışını
gerçekleştirebildiklerine yönelik tespitlerin yer aldığı,
- ABALIOĞLU’nun 2009 yılında münhasır bayilik sistemini getirmek istediği fakat
uygulamada yaşanabilecek zorluklar nedeniyle bu kararından vazgeçtiği ve çok
markalı dağıtım sistemine devam etme kararı aldığı,
- Söz konusu kararla ilgili olarak fiili münhasırlık etkisi doğurma şeklinde bir amacının
olması kabul edilmemekle birlikte, böyle bir amacın bulunması varsayımında dahi,
fiili münhasırlık oluşması yönündeki uygulamaların pazarda etki doğurması
gerektiği,
- ABALIOĞLU’nun ilgili pazarda sahip olduğu pazar payları çerçevesinde pazarda
rekabeti kısıtlayıcı, pazar kapatıcı bir etki yaratmaktan bir hayli uzak olduğu,
dolayısıyla bayiler için dahi münhasırlık yaratmadığı ve rekabet hukuku açısından
herhangi bir etki doğurmadığı,
- Münhasırlık uygulamaları olsaydı dahi ABALIOĞLU’nun 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında grup muafiyetinden yararlanabileceğine yönelik Soruşturma
Raporu’nda yer alan değerlendirmelere katıldıkları, ABALIOĞLU’nun Tebliğ ile grup
muafiyetinden yararlanabilmek için aranan ön koşulu sağladığı, bayilik
sözleşmelerinin süresinin beş yılı aşmaması nedeniyle grup muafiyetinden
yararlanmak için gerekli şartlardan bir diğerinin de karşılandığı,
- Sektörde birçok oyuncunun bulunduğu, ABALIOĞLU’nun düşük bir pazar payına
sahip olması nedeniyle varsayımsal münhasırlık uygulamalarının hiçbir rekabetçi
endişeye yol açmayacağı ve dolayısıyla sözleşmelerin ve uygulamaların 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamında muafiyet kapsamında değerlendirilebileceği
19-12/156-71
10/10
ifade edilmiştir.
J. SONUÇ
(41) 18.04.2018 tarih ve 18-11/205-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara ve
incelenen dosya kapsamına göre; Abalıoğlu Yem Soya ve Tekstil A.Ş.’nin 4054 sayılı
Kanun’u ihlal etmediğine, dolayısıyla aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca adı geçen
teşebbüse idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına, OYBİRLİĞİ ile gerekçeli
kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık
olmak üzere, karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy