Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-4-35 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 19-19/283-121
Karar Tarihi : 23.05.2019
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Adem BİRCAN, Mehmet AYAN,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER: Dr. Hakan BİLİR, Hatice CESUR, Burcu OLGUN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Manisa Kardan Cemmer Otomotiv Makina Aksamı San. ve Tic.
A.Ş.
Temsilcileri: Av. Levent UŞKAY, Av. Perihan UŞKAY
Talatpaşa Bulvarı No:3 Kat:2 Alsancak-Konak/İZMİR
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILANLAR : - Tirsan Kardan San. ve Tic. A.Ş.
Tiryakiler Yedek Parça San. ve Tic. A.Ş.
Temsilcileri: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No:38/8
Balmumcu/İSTANBUL
(1) E. DOSYA KONUSU: Tirsan Kardan Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Tiryakiler Yedek
Parça Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den oluşan ekonomik bütünlüğün, rakip
teşebbüslerin piyasaya girişini engellemek suretiyle hâkim durumunu kötüye
kullandığı iddiasına ilişkin 10.07.2015 tarihli ve 15-30/445-132 sayılı Kurul kararının
Ankara 18. İdare Mahkemesinin 27.10.2017 tarihli ve E: 2016/143, K: 2017/2749
sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine ilgili dosyanın yeniden değerlendirilmesi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 26.05.2014 ve 11.06.2014
tarihlerinde intikal eden ve Manisa Kardan Cemmer Otomotiv Makina Aksamı Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (MANİSA KARDAN) tarafından yapılan başvuruda; Tirsan Kardan San. ve
Tic. A.Ş. ile Tiryakiler Yedek Parça San. ve Tic. A.Ş.’den oluşan ekonomik bütünlüğün1
(TİRSAN KARDAN) kardan mili (şaft) pazarındaki hâkim durumunu MANİSA
KARDAN’ın piyasaya girişini engellemek suretiyle kötüye kullandığı iddia edilmiştir. Bu
kapsamda, TİRSAN KARDAN’ın şaft imalatında kullanılan girdileri MANİSA KARDAN’a
tedarik eden teşebbüslere baskı yaparak MANİSA KARDAN’ın mal alımını engellediği
ve bu suretle teşebbüsü iş yapamaz hale getirmek istediği öne sürülmüş ve gereğinin
yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Başvuruda yer verilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda
düzenlenen 30.09.2014 tarih ve 2014-4-035/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu ve ekleri
Kurulun 16.10.2014 tarihli toplantısında ele alınmış ve 14-40/738-M sayı ile Tirsan
1TİRSAN KARDAN’dan edinilen bilgiler kapsamında, 27.12.2017 tarihinde Tiryakiler Yedek Parça San. ve
Tic. A.Ş.'ye ait varlıklar satın alma yoluyla Tirsan Kardan San. ve Tic. A.Ş.'ye devredilmiş olup birleşme
işlemi 02.04.2018 tarihinde Manisa Ticaret Odası tarafından tescil edilmiştir. İşbu kararda “TİRSAN
KARDAN”, 02.04.2018 tarihinden önceki dönem için Tirsan Kardan San. ve Tic. A.Ş. ile Tiryakiler Yedek
Parça San. ve Tic. A.Ş.’den oluşan ekonomik bütünlüğü; bu tarihten sonra ise Tirsan Kardan San. ve Tic.
A.Ş.’yi ifade edecek şekilde kullanılmıştır.
19-19/283-121
2/40
Kardan Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Tiryakiler Yedek Parça Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den
oluşan ekonomik bütünlük (TİRSAN KARDAN) hakkında soruşturma açılmasına karar
verilmiştir. Yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Soruşturma Raporu ve Ek
Görüş, toplanan deliller ve yazılı savunmaların 10.07.2015 tarihli Kurul toplanışında
görüşülmesi neticesinde; TİRSAN KARDAN’ın “ticari araçlara yönelik kardan mili üretimi
ve satışı” ile “endüstriyel kullanıma, karayolu harici taşıtlara ve yenileme pazarına
yönelik kardan mili üretimi ve satışı” şeklinde tanımlanan ilgili pazarlarda hâkim durumda
olmadığına ve bu nedenle, söz konusu teşebbüsün bahsi geçen pazarlarda
gerçekleştirdiği iddia edilen eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
ihlal niteliği taşımadığına; dolayısıyla aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca adı geçen
teşebbüse idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına 15-30/445-132 sayı ile
karar verilmiştir.
(4) Başvuru sahibi tarafından söz konusu Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada,
Ankara 18. İdare Mahkemesi tarafından; şikâyet edilen ekonomik bütünlüğe ticari
araçlara yönelik kardan mili üretimi ve satışı faaliyetlerinde pazar payı olarak en yakın
firma olan Daimler AG'nin (DAİMLER) sadece ortağı olduğu Mercedes-Benz ana sanayi
firmasına üretim yaptığı ve bu durumun davalı idarece de kabul edildiği dikkate
alındığında, hâkim durumun tespiti açısından DAİMLER'in şaft pazarına dâhil
edilmemesi gerekirken dâhil edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık
görülmediği, TİRSAN KARDAN’ın hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiasına yönelik
olarak inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden işlem tesis
edilebileceğinin açık olduğuna 27.10.2017 tarih ve E: 2016/143 ve K: 2017/2749 sayı ile
hükmedilmiştir.
(5) Anılan mahkeme kararının gereğini yerine getirmek üzere Kurul tarafından 08.02.2018
tarih ve 18-04/65-M sayı ile şikâyet konusu uygulamaların yeniden incelenmesi ve ilgili
iddialara yönelik olarak soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Soruşturma açılmasına
ve 4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilk yazılı savunmanın 30 gün içinde
gönderilmesi gerektiğine ilişkin 16.02.2018 tarih ve 2128 sayı ile yapılan bildirime
mukabil TİRSAN KARDAN’ın birinci yazılı savunması 09.03.2018 tarih ve 2009 sayı ile
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir
(6) Dosya konusu iddiaların değerlendirilmesi amacıyla 25.05.2018 tarih ve 6782 sayı ile
TİRSAN KARDAN’dan, 25.08.2018 tarih ve 6783 sayı ile MANİSA KARDAN’dan bilgi ve
belge talep edilmiştir. TİRSAN KARDAN’ın cevabi yazısı 18.06.2018 tarih ve 4603 sayı
MANİSA KARDAN’ın cevabi yazısı ise 18.06.2018 tarih ve 4604 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir
(7) Kurulun 28.06.2018 tarihli toplantısında, 18-21/363-M sayı ile soruşturmanın ilk altı aylık
süresinin bitiminden itibaren altı ay uzatılması yönünde karar tesis edilmiştir.
(8) Dosya kapsamında ayrıca; 05.09.2018 tarihinde Oymak Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(OYMAK), AYTAR MAKİNA, Çukurova İnşaat Makinaları San. ve Tic. A.Ş. (ÇİMSATAŞ),
Döv-Has Çelik Dövme San. A.Ş. (DÖVHAS), İnotek Teknik Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.
(İNOTEK), Kardeşler Teknik Torna Atölyesi (KARDEŞLER), Santek Mühendislik Makina
San. ve Tic. Ltd. Şti. (SANTEK), Toyo Metal Oto Yan San. ve Tic. Ltd. Şti.
(TOYOMETAL) ve Yemenici Otomotiv ve Parçaları San. Tic. A.Ş.’den (YEMENİCİ);
04.12.2018 tarihinde TİRSAN KARDAN, MANİSA KARDAN ve OYMAK’tan; 05.12.2018
tarihinde Aksan Kardan Ltd. Şti. (AKSAN KARDAN), Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.
(FORD), Karsan Otomotiv Sanayii ve Ticaret A.Ş. (KARSAN), MAN Kamyon ve Otobüs
Ticaret A.Ş. (MAN), Iveco Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş. (IVECO), BMC Sanayi ve Ticaret
A.Ş. (BMC), Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOFAŞ), Anadolu Honda Otomobilcilik
19-19/283-121
3/40
A.Ş. (HONDA), Hattat Traktör Sanayi ve Ticaret A.Ş. (HATTAT), Hyundai Assan
Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. (HYUNDAİ), Anadolu Isuzu Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.
(ISUZU), Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş. (OTOKAR), Türk Traktör ve Ziraat
Makineleri A.Ş. (TÜRKTRAKTÖR), TEMSA Ulaşım Araçları Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(TEMSA), Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. (OYAK) ve Mercedes-Benz Türk
A.Ş.’den (MERCEDES) bilgi ve belgeler talep edilmiştir. Tarafların cevapları soruşturma
sürecinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(9) Soruşturma sürecinin devamında, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 27.10.2017 tarih ve
E. 2016/143 ve K. 2017/2749 sayılı kararına karşı Rekabet Kurumunca istinaf talebinde
bulunmuş; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi 27.09.2018 tarihli ve E:
2018/368, K: 2018/1126 sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine hükmedilmiştir.
(10) Yürütülen soruşturmaya istinaden hazırlanan 23.01.2019 tarih ve 2014-4-035/SR-02
sayılı Soruşturma Raporu ve ekleri Kurul üyelerine ve TİRSAN KARDAN’a 4054 sayılı
Kanun’un 45. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ve teşebbüsün ikinci yazılı savunması
ilgili yazıyla birlikte talep edilmiştir. Soruşturma Raporunu 25.01.2019 tarihinde tebellüğ
eden teşebbüsün ikinci yazılı savunması, süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir. Ek Görüşü takiben gönderilen üçüncü yazılı savunma ise 15.03.2019 tarih ve
1884 sayı ile Kurum kayıtlarına iletilmiştir.
(11) 4054 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılması
hususunun görüşülmesi konusu 28.03.2019 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 19-
13/168-M sayı ile sözlü savunma toplantısının 08.05.2019 günü yapılmasına karar
verilmiştir.
(12) Kurul; yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor, Ek Görüş, toplanan
deliller, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalar ve incelenen dosya kapsamına
göre 23.05.2019 tarih ve 19-19/283-121 sayı ile işbu nihai kararı tesis etmiştir.
(13) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 6. maddesi kapsamında ihlal olarak nitelendirilebilecek bir
husus tespit edilemediğinden, hakkında soruşturma yürütülen Tirsan Kardan San. ve
Tic. A.Ş. ile Tiryakiler Yedek Parça San. ve Tic. A.Ş.’den oluşan ekonomik bütünlüğe
yönelik aynı Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde idari para cezası uygulanmasına yer
olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen: Tirsan Kardan San. ve Tic. A.Ş. ile Tiryakiler
Yedek Parça San. ve Tic. A.Ş. (birlikte TİRSAN KARDAN)
(14) TİRSAN KARDAN Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde kardan mili, direksiyon kolonu
ve transmisyon flanşları gibi parçaların üretimini gerçekleştirmektedir. Söz konusu
ürünlerin kullanım alanlarını hafif ticari araçlar, ağır ticari araçlar, lastik tekerlekli iş
makinaları, askeri araçlar ve endüstriyel kullanım oluşturmaktadır. Tirsan Kardan San.
ve Tic. A.Ş.’nin hissedarlık yapısı aşağıdaki gibidir:
Tablo 1: Tirsan Kardan San. ve Tic. A.Ş.’nin Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Tiryakiler Oto Makine Tic. ve San. A.Ş. 60,8
Mehmet TİRYAKİ 16,8
Nurçin TİRYAKİ 5,6
Zeynep GÜRKAN 5,6
Begüm TİRYAKİ UYULUR 5,6
İsmail TİRYAKİ 5,6
19-19/283-121
4/40
Kaynak: TİRSAN KARDAN’dan elde edilen bilgiler
I.2. Başvuru Sahibi: Manisa Kardan Cemmer Otomotiv Makina Aksamı San. ve Tic.
A.Ş. (MANİSA KARDAN)
(15) Kardan mili üretimi amacıyla 2014 yılı başında kurulmuş olan MANİSA KARDAN, hafif
ticari araçlar, ağır ticari araçlar, lastik tekerlekli iş makineleri, askeri araçlar ve
endüstriyel kullanım alanları için kardan mili, direksiyon kolonu ve transmisyon flanşları
gibi parçaların üretimini gerçekleştirmektedir. MANİSA KARDAN’ın hissedarlık yapısı
aşağıda verilmiştir.
Tablo 2: MANİSA KARDAN’ın Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Hasan İbrahim GÜDÜM 10
Ahmet Refik ŞAMLI 10
Müge GÜDÜM 40
Melike ŞAMLI 40
Kaynak: MANİSA KARDAN’dan elde edilen bilgiler
I.3. İlgili Pazar
(16) Ankara 18. İdare Mahkemesinin 27.10.2017 tarihli ve E: 2016/143, K: 2017/2749 sayılı
kararında yer verilen değerlendirmeler 10.07.2015 tarih ve 15-30/445-132 sayılı Kurul
kararıyla belirlenen ilgili ürün pazarları dikkate alınarak yapıldığından, mevcut dosya
bakımından ilgili ürün pazarları; “ticari araçlara yönelik kardan mili üretimi ve satışı” ve
“endüstriyel kullanıma, karayolu harici taşıtlara ve yenileme pazarına yönelik kardan mili
üretimi ve satışı” olarak; ilgili coğrafi pazar ise “Türkiye” olarak esas alınmıştır.
I.4. Sektöre İlişkin Bilgi
1.4.1. Kardan Milinin Üretimi ve Kullanım Alanları2
(17) Kardan mili en genel şekli ile motorda üretilen gücün farklı birimlere aktarımını sağlayan
parça şeklinde tanımlanmaktadır. Kullanım amaçlarına göre farklı tiplerde ve ebatlarda
üretilebilen kardan mili gerek otomotiv sektöründe gerekse çeşitli sanayi tesislerinde, iş
makinelerinde, zirai araçlarda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Aşağıdaki şekilde
kardan milinin (şaft) kullanım alanlarına yer verilmektedir:
Şekil 1: Şaft Kullanım Alanları
2 Bu bölüm hazırlanırken 10.07.2015 tarih ve 15-30/445-132 sayılı Kurul kararından yararlanılmıştır.
19-19/283-121
5/40
Kaynak: 10.07.2015 tarih ve 15-30/445-132 sayılı Kurul kararı
(18) Dosya kapsamında elde edilen bilgiler çerçevesinde, yukarıdaki şekilde belirtilen her bir
kullanım alanı için talep edilen ve üretilen şaftların birbirinden farklı ebatlarda ve kalitede
olduğunu söylemek mümkündür. Nitekim otomotiv sektörünce talep edilen şaftların
taşıması gereken fiziksel özellikler ve kalite standartları, endüstriyel kullanıma yönelik
olarak üretilen şaftlardan büyük ölçüde farklılaşmaktadır. Özellikle şaftın taşıması
gereken gücün büyüklüğü, şaftın dayanıklılığı gibi unsurlar talebin farklılaşmasının ana
nedenini oluşturmaktadır. Bununla birlikte, bahse konu talep farklılıklarının şekildeki
kullanım alanlarının alt segmentleri bakımından da geçerli olduğu söylenebilecektir. Bu
durum özellikle otomotiv sektöründe farklı teknoloji gerektiren, önden çekişli ve arkadan
itişli araçlara yönelik üretim bakımından söz konusu olabilmektedir. Günümüzde binek
araçlar (4x4 araçlar hariç) önden çekişli olarak üretilmekte iken, ticari araçların ise
arkadan itişli üretildiğini söylemek mümkündür. Önden çekişli araçlarda kullanılan şaft
“yan şaft”, arkadan itişli araçlarda kullanılan şaft ise “dikine şaft” olarak adlandırılmakta
olup dingil mesafesine de bağlı olarak gerekli olan teknik nitelikler birbirinden
farklılaşmaktadır.
(19) Yukarıda açıklanan talep farklılığı aynı zamanda alt segmentlerdeki model bazında da
geçerli olabilmektedir. Zira bir otomotiv üreticisinin tasarladığı araç ile başka bir üreticinin
tasarladığı araç hem boy (akslar arası mesafe), hem motorda üretilen güç, hem de
kullanım amacı bakımından oldukça farklı şekillerde olabilmektedir. Otomotiv dışındaki
sektörler bakımından da benzer şekilde standart bir ürün geliştirerek tüm alıcılara benzer
teknik özelliklere sahip şaftlar satılmamakta, proje bazlı olarak, her bir model için ayrı
ayrı tasarım ve üretim yapılarak satış gerçekleştirilmektedir. Bu açıklamalar
çerçevesinde talep açısından yapılacak bir değerlendirmede, talep edilen hiçbir şaftın
birbiri ile ikame olmadığı söylenebilecektir.
(20) Şaft talebine yönelik diğer bir farklılık ise ürünün ana sanayi firmalarına veya yedek
parça pazarına satışı bakımından söz konusu olmaktadır. Müşterilerin yeni üretilen
araçlarda kullanılmak üzere “tam mamul” şeklinde gerçekleştirdikleri alımlardan oluşan
ana sanayi (OEM) pazarı, şaft parçalarının ayrı ayrı “parça mamul” olarak satıldığı
yenileme (yedek parça-aftermarket) pazarından, özellikle tedarik süreci ve ürünün
niteliği bakımından farklılaşmaktadır. Keza ana sanayi pazarında faaliyet gösteren
firmalar ürün tedarikinde üretimini belli bir kalite standardında devam ettirebilen, Ar-Ge
ekibi bulunan ve sattığı ürünün garanti kapsamında sorumluluğunu üstlenebilecek şaft
19-19/283-121
6/40
üreticileriyle çalışmak istemektedir. Bu durum ana sanayi firmalarına satış yapmak
isteyen teşebbüslerin kurumsal ve yeterli finansal güce sahip olmasını ve ayrıca üretilen
ürünlerin kalite kontrollerinin yapıldığı bir test merkezini gerektirmekte, dolayısıyla bu
kriterleri sağlamanın zorluğu nedeniyle ana sanayi firmalarına satış yapabilecek
teşebbüs sayısının görece az olmasını beraberinde getirmektedir.
(21) Yukarıda açıklanan hususlar, şaft üreticilerinin belli alanlarda uzmanlaşması sonucunu
doğurmuştur. Bu çerçevede şaft üreticilerinin, binek ve ticari araçlardan oluşan otomotiv
sektörüne, zirai araçlar ile iş makinelerinden oluşan karayolu harici araçlara, endüstriyel
kullanıma ve bunların yedek parça pazarına yönelik şaft üretiminde özelleştiklerini
söylemek mümkündür. Diğer taraftan, karayolu harici araçlara yönelik gerçekleştirilen
şaft üretiminin kalite standartlarının otomotiv sektörüne yönelik araçlara kıyasla daha
düşük olması nedeniyle, otomotiv sektörüne üretim yapan şaft üreticilerinin karayolu
harici araçlar için de şaft ürettiği görülmektedir. Aşağıda kardan mili üretimi yapan
Türkiye’deki yerleşik teşebbüsler ve faaliyet alanları hakkında bilgilere yer verilmiştir:
Tablo 3: Kardan Mili Üretimi Yapan Türkiye’deki Yerleşik Teşebbüsler ve Faaliyet Alanları
Firma
Ticari
Taşıtlar
Binek
Taşıtlar
Karayolu Harici
Taşıtlar
Endüstriyel Yedek Parça
TİRSAN KARDAN -
OYMAK - -
MANİSA KARDAN -
ATY - - - -
ATIL-SAN3 - - - -
AYDINLAR DİŞLİ - - - -
EGE ŞAFT - -
ŞAFTSAN - - - -
WELTE - - - -
Kaynak: TİRSAN KARDAN ve MANİSA KARDAN’dan elde edilen bilgiler
(22) Tablo incelendiğinde yukarıdaki açıklamaları da destekler nitelikte Türkiye’de yerleşik
üreticilerin faaliyet gösterdikleri ürünlerin kullanım alanlarının farklılaştığı, bununla
birlikte otomotiv sektörüne yönelik faaliyet gösteren üretici sayısının daha sınırlı kaldığı;
keza ticari araçlara yönelik şaft üretiminde sadece TİRSAN KARDAN, MANİSA
KARDAN ve OYMAK’ın öne çıktığı; binek araçlara yönelik kardan şaftı üretimi
gerçekleştiren hâlihazırda bir teşebbüsün bulunmadığı görülmektedir.
(23) Yerli üretim dışında kardan milinin bir diğer temin kaynağı ise ithalattır. Ancak dosya
kapsamındaki bilgilerden ana sanayi firmaları arasında farklı uygulamaların
bulunduğunu ve ithalatın tercih edilebilirliğinin farklılaştığını söylemek mümkündür.
10.07.2015 tarih ve 15-30/445-132 sayılı Kurul kararında otomotiv firmalarının talep
ettikleri şaftın seri üretiminin ve tek seferde ithalatının mümkün olamadığı, bu nedenle
nakliye masraflarının ve dolayısıyla ithalatın daha pahalı olduğu belirtilmiştir. Bu
kapsamda, ana sanayi firmalarının kardan mili üretimi aşamalarında kardan mili
üreticileri ile sıkı bir iş birliği ile üretim sürecinin her aşamasına müdahil olmayı tercih
etmesi nedeniyle coğrafi olarak otomotiv üreticilerine yakın mesafedeki (aynı ülkedeki)
kardan mili üreticilerinin avantajlı konuma geldiği belirtilmiştir. Bununla birlikte, maliyet
artırıcı olmasına rağmen, ithal ürünlerin alım tutarının yıllar itibarıyla artan bir seyir
3 Atıl-San Otom. A.Ş. (ATIL-SAN), ticari taşıtlar içerisinde sadece minibüs alt segmentinde üretimi
olduğunu belirtmiştir.
19-19/283-121
7/40
izlediği ve 2010 yılında otomotiv üreticilerinin toplam alımlarının yaklaşık dörtte üçü yerli
tedarikçilerden temin edilmekteyken, 2014 yılında bu oranın %50 seviyesine yakın bir
orana geldiği tespit edilmiştir. Bu durumun ülkemizdeki otomotiv ana sanayi firmalarının
çok büyük bir kısmının küresel üreticilerin iştiraki olması nedeniyle bu iştiraklerinin yurt
dışı tedarik zincirine erişim imkânlarının daha kolay olmasından kaynaklandığı ve
ülkemizde kamyon ve otobüs üretiminde ilk sıralarda yer alan MERCEDES’in yaptığı
alımların ülkemizdeki şaft ithalatının önemli bir kısmını oluşturduğu ifade edilmiştir. Bu
bakımdan ana sanayi firmalarınca yerli ürünlerin yanı sıra ithal ürün kullanımının
mümkün olduğu söylenebilecektir.
(24) Bu kapsamda aşağıdaki tabloda kardan mili üretimi yapan yabancı teşebbüsler ve
faaliyet alanları hakkında bilgilere yer verilmiştir:
Tablo 4: Kardan Mili Üretimi Yapan Yabancı Teşebbüsler ve Faaliyet Alanları
Firma
Ticari
Taşıtlar
Binek
Taşıtlar
Karayolu
Harici Taşıtlar
Endüstriyel Yedek Parça
DAİMLER - -
ELBE -
EVOBUS - - -
ISUZU INT. - - - -
ITOCHU COPR. - - - -
KLEİN - -
SPEİCER
Kaynak: TİRSAN KARDAN’dan elde edilen bilgiler
(25) Türkiye’deki yerleşik kardan mili üreticilerinden farklı olarak yukarıdaki tabloda belirtilen
ve ithalat yoluyla satış gerçekleştirilen kardan mili üreticilerinin tamamının ticari taşıtlar
segmentinde faaliyet gösterdiği görülmektedir. Geriye kalan kullanım alanlarında
özellikle binek taşıtlar ve endüstriyel alanlarda şaft üretiminin daha sınırlı sayıda şaft
üreticisi tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. DAİMLER ise, Türkiye’de
MERCEDES dışında herhangi bir teşebbüse doğrudan şaft satışı olmadığını belirtmiştir.
(26) Otomotiv sektörüne ayrıca bakıldığında uzmanlaşmanın alt segmentler bakımından da
geçerli olduğu söylenebilecektir. Normal şartlarda herhangi bir otomotiv üreticisinin
aradığı kriterleri sağlayan şaft tedarikçisinin diğer otomotiv üreticilerinin kriterlerini de
sağlayabileceğini varsaymak ve otomotiv üreticilerince talep edilen şaftların birbirinden
farklı ebatlarda ve özelliklerde olsa da, aynı teşebbüs tarafından kısa sürede ve önemli
bir maliyete katlanmadan bu taleplerin karşılanması mümkün görünmektedir. Yine de
her bir araç modeli için gereken performans kriterlerine göre farklı şekillerde (uzunluk,
kalite vb.) şaft üretimi yapılmakta ve bunun yanında, aynı model içindeki değişik tip
araçlarda dahi üretilen şaft farklılaşabilmektedir. Nitekim ağır ticari araç segmentinde
faaliyet gösteren otomotiv üreticilerinin talepleri de kendi ürettikleri araca özgü
olduğundan standart bir şaft üretiminin varlığından bahsedilememektedir. Dosya
kapsamındaki bilgilerden de şaft üreticilerinin farklı segmentlerde yoğunlaştığı
görülmektedir.
(27) Yenileme pazarı bakımından ise ayrı bir üretim ve satış ağının bulunduğu görülmektedir.
Şaft, diğer otomotiv parçalarında olduğu gibi, yedek parça olarak da bayiler kanalı ile
19-19/283-121
8/40
veya doğrudan (yetkili/özel) servislere satılabilmektedir. Zaman içinde yıpranan yahut
kullanım koşullarından dolayı kırılan parçaların tamiri veya değiştirilmesi gerekmektedir.
Bu tür durumlarda araçlar yetkili servislere veya “şaft servisleri”ne götürülmekte ve şaft
araçtan çıkarılarak yerli üreticilerden ya da ithalatçılardan temin edilen parçalarla bakım-
onarım faaliyeti gerçekleştirilmektedir.
I.4.2. Kardan Mili Üretiminde Kullanılan Girdiler4
(28) Şaft hizmetlerinde kullanılan başlıca girdiler dövme, döküm, çelik, şaft borusu, rulman,
askı-kauçuk, kimyasal, saç malzemeleri ve bağlantı elemanlarından oluşmaktadır.
Genel olarak sözü edilen girdi gruplarına göre üretim ve satış pazarları benzer özellikler
içermektedir. Bu bakımdan aşağıdaki açıklamalar tüm girdi gruplarını içerecek şekilde
yapılmıştır.
(29) Yukarıda yer verildiği üzere şaft üretimi kullanım alanına (endüstriyel, otomotiv, karayolu
harici taşıtlar), yedek parça ve yenileme pazarına göre ayrı bir tasarım ve üretim
gerektirdiğinden farklılaşmaktadır. Şaft üretiminde kullanılan girdiler bakımından da şaft
üreticisinin talepleri doğrultusunda üretim yapılmakta, bir başka ifadeyle sipariş edilen
girdi tasarımları birbirinden farklılaşabilmektedir. Yine de her bir şaft üretiminde aynı tip
malzemeler kullanılmakta olup farklılığın kullanılan girdinin ölçüsüyle sınırlı kaldığı
söylenebilecektir. Nitekim şikâyetçi MANİSA KARDAN tarafından da desteklenen bu
durum kardan mili üretiminde farklı kullanım alanlarına göre (kara taşıtları, ticari taşıtlar,
endüstriyel vb.) dahi aynı tip malzemelerin kullanıldığı ve farklılığın sadece bu girdilerin
ölçüsüyle sınırlı olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, şaft üreticilerinin uzmanlaştığı
alanlara bağlı olarak tedarikçi tercihinde bir değişiklik olmadığı söylenebilecektir.
(30) Dosya kapsamındaki bilgilerden üretime konu olan girdilerin şaft üretimi içerisindeki
ağırlığının değiştiği görülmüştür. Nitekim başta dövme olmak üzere rulman, askı-kauçuk
ve çelik girdileri adet ve maliyet bakımından şaft üretiminde diğer girdi gruplarına göre
payı görece yüksek kalmaktadır. Dosya sürecindeki bilgilerden dikkat çeken bir diğer
husus ise her girdi grubunda faaliyet gösteren tedarikçi sayısının fazlalığıdır. Tedarikçi
sayısının özellikle aşağıdaki tabloda yer verilen kimyasal, bağlantı elemanları ve sac
malzeme bakımından oldukça fazla olması nedeniyle Türkiye’de faaliyet gösteren tüm
girdi üreticilerinin net olarak ortaya konmasına engel oluşturmaktadır. Yine de fikir
oluşturması adına aşağıdaki tabloda girdi gruplarına göre faaliyet gösteren yerli ve ithal
üreticilerin tahmini sayısına yer verilmektedir.
Tablo 5: Girdi Gruplarına Göre Üreticilerin Tahmini Sayıları5
Girdi Tahmini Üretici Sayısı
Askı-Kauçuk 37
Boru 34
Çelik 35
Döküm 95
Dövme 116
Rulman 35
Kimyasal Çok sayıda
Bağlantı elemanları Çok sayıda
4 Bu bölüm hazırlanırken şikâyetçi, soruşturma tarafı ve dosya kapsamında bilgi talep edilen girdi üreticileri
tarafından iletilen bilgilerden yararlanılmıştır.
5 Tablonun içeriğine ilişkin bilgiler MANİSA KARDAN’dan da talep edilmiş olup MANİSA KARDAN
tarafından iletilen cevabi yazıda girdi üreticilerine ilişkin net bilgiler yer almaması nedeniyle TİRSAN
KARDAN’ın bilgileri esas alınmıştır. Bununla birlikte, TİRSAN KARDAN tedarikçi sayısının oldukça fazla
olması sebebiyle kayıtlarına geçmemiş tedarikçilerin de mevcut olabileceğine değinmiştir. Bu anlamda,
TİRSAN KARDAN tabloda yer verilen her bir kategorideki tedarikçi sayısından daha yüksek sayıda
tedarikçinin mevcut olma ihtimalinin yüksek olduğunu bildirmektedir.
19-19/283-121
9/40
Saç malzeme Çok sayıda
Kaynak: TİRSAN KARDAN’dan elde edilen bilgiler
(31) Yukarıdaki tablodan da görülebileceği üzere her girdi grubu için pazarda faaliyet
gösteren üretici sayısı oldukça fazladır. Bu üreticilerin içerisinde yabancı üreticiler de
bulunmaktadır. İlgili taraflardan edinilen bilgilere göre girdi gruplarında yabancı
üreticilerin ağırlığı değişmekte olup ithalat Türkiye’deki talebin önemli bir kısmını
karşılayabilmektedir. MANİSA KARDAN tarafından da Avrupa menşeli ürünler fiyat
bakımından yerli üreticilere nazaran daha yüksekte kalsa da özellikle Çin ve Hindistan
gibi Uzak Doğu ülkelerinin ürünlerinin fiyat bakımından yerli üreticilerle rekabet edebildiği
ve hatta daha uygun kalabildiği; ancak, Uzak Doğu firmalarının genellikle yüksek miktarlı
sipariş taleplerini kabul ettiği belirtilmiştir.
(32) Şaft üreticileri açısından girdi üreticilerinin tercihinde kalite, maliyet ve teslimat gibi
unsurların önem taşıdığı söylenebilecektir. Dolayısıyla şaft üreticileri genellikle belli
üreticilerle yüksek alımlar karşılığında çalışmakta ve böylece daha düşük maliyete
katlanmaktadır. Bu bakımdan şaft üreticilerinin pazarda faal olan üretici sayısı da dikkate
alındığında tüm üreticilerle çalışmasının iktisadi olarak rasyonel olmadığı
değerlendirilebilecektir. Bunun yanında girdi üreticilerinin kapasitesi de şaft üreticileri
bakımından önemli bir kıstas olabilecektir. Dolayısıyla küçük çaplı üreticiler yerine büyük
çaplı üreticiler tercih edilebilecektir.
I.5. Değerlendirme
(33) Şikâyet başvurusunda özetle, ilgili pazarda hâkim durumda olduğu iddia edilen TİRSAN
KARDAN’ın kardan mili imalatında kullanılan birtakım girdileri MANİSA KARDAN’a
tedarik eden teşebbüslere baskı yaparak MANİSA KARDAN’ın mal alımını engellediği
ve bu suretle teşebbüsü iş yapamaz hale getirmek istediği öne sürülmüştür. Bu
kapsamda, sözü edilen iddialar niteliği gereği 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında değerlendirilebilecektir.
(34) Bununla birlikte, sözü edilen eylemler, hâkim durumdaki bir teşebbüsün sağlayıcılarına
münhasır çalışma yükümlüğü getirmesi, sağlayıcıların rakipleri ile çalışmasını
engellemesi suretiyle rakiplerine pazarı kapaması veya rakiplerini dışlaması sonucunu
doğurabileceğinden Kanun’un 6. maddesinin (a) bendi kapsamında kötüye kullanma
olarak nitelendirilebilecektir. Nitekim Kanun’un 6. maddesinin (a) bendi; “Ticarî faaliyet
alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması
ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” şeklinde
olup kötüye kullanma halleri arasında sayılmıştır.
(35) Kanun’un 6. maddesi hükmü uyarınca bir teşebbüs davranışının hâkim durumun kötüye
kullanılması olarak değerlendirilebilmesi içinse, incelemeye konu teşebbüsün hâkim
durumda bulunması ve davranışın kötüye kullanma niteliği taşıması gerekmektedir. Bu
çerçevede, aşağıda öncelikle TİRSAN KARDAN’ın ilgili pazarlarda hâkim durumda olup
olmadığı değerlendirilecektir. Teşebbüsün hâkim durum kapsamında sunduğu
savunmalar ve bu savunmalara ilişkin verilen cevaplar da mevcut bölümde yeri geldikçe
aktarılacaktır.
I.5.1. Hâkim Durum Değerlendirmesi
(36) TİRSAN KARDAN’ın hâkim durum değerlendirmesine geçmeden önce ilgisi nedeniyle
Ankara 18. İdare Mahkemesinin 27.10.2017 tarih ve E. 2016/143 ve K. 2017/2749 sayılı
kararına yer vermek faydalı olacaktır. Anılan kararda iptal gerekçeleri ile ilgili olarak;
19-19/283-121
10/40
- Dosyada yer alan Soruşturma Raporu ile diğer bilgi ve belgelerin
değerlendirilmesinden; şikâyetçi ekonomik bütünlüğe pazar payı olarak en yakın
firma olan DAİMLER'in sadece ortağı olduğu MERCEDES ana sanayi firmasına
üretim yaptığı, bu durumun davalı idarece de kabul edildiği hususları dikkate
alındığında, hâkim durumun tespiti açısından DAİMLER'in şaft pazarına dâhil
edilmemesi gerekirken dâhil edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka
uyarlık görülmediği,
- Bu itibarla, söz konusu ekonomik bütünlüğün hâkim durumu kötüye kullandığı
iddiasına yönelik olarak inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden
işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu
ifadelerine yer verilmiştir.
(37) Kurulun 10.07.2015 tarihli ve 15-30/445-132 sayılı kararında “ticari araçlara yönelik şaft
üretimi ve satışı pazarı” ve “endüstriyel kullanıma, karayolu harici taşıtlara ve yenileme
pazarına yönelik şaft üretimi ve satışı pazarı”nda yapılan hâkim durum
değerlendirmesinde TİRSAN KARDAN’ın her iki pazarda da hâkim durumda olmadığına
karar verilmiştir. DAİMLER’in ise söz konusu ilgili pazarlardan yalnızca ticari araçlara
yönelik şaft üretimi ve satışı pazarında faaliyet gösterdiği dikkate alındığında ilgili
mahkeme kararında yer alan tespit ve değerlendirmelerin bu pazarla sınırlı olduğu
anlaşılmaktadır. Bu durumdan hareketle mezkûr Kurul kararında TİRSAN KARDAN’ın
endüstriyel kullanıma, karayolu harici taşıtlara ve yenileme pazarına yönelik şaft üretimi
ve satışı pazarında hâkim durumda olmadığına ilişkin tespit işbu karar kapsamında
ayrıca bir değerlendirme yapılmaksızın aynen kabul edilmiştir.
(38) Diğer yandan; ilgili mahkeme kararına göre ticari araçlara yönelik şaft üretimi ve satışı
pazarında pazar payı hesaplamasına yönelik yöntemin değiştirilmesi, bir başka ifadeyle;
soruşturma tarafı ekonomik bütünlüğe pazar payı olarak en yakın firma olan DAİMLER'in
sadece ortağı olduğu MERCEDES ana sanayi firmasına üretim yapması nedeniyle
pazara dâhil edilmemesi durumunda hakkında inceleme yürütülen teşebbüsün hâkim
konumda olacağı ve bu anlamda ilgili dosya bakımından kötüye kullanmaya yönelik
eylemlerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
(39) Bu çerçevede; ticari araçlara yönelik şaft üretimi ve satışı pazarında DAİMLER’in ve
DAİMLER ile benzer şekilde iştiraklerine satış gerçekleştiren şaft üreticilerinin ilgili
pazardan çıkarılması sonucunda 2010-2014 döneminde oluşan yeni görünüm şu
şekildedir6:
Tablo 6: DAİMLER’in Payının Çıkarılması Sonucunda Türkiye’deki Ticari Araçlara Yönelik Şaft Üretimi ve
Satışı Pazarının Yeni Görünümü (2010-2014)7
TEŞEBBÜS 2010 2011 2012 2013 2014
TİRSAN KARDAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KLEİN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
GKN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SPICER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OYMAK (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
AKKARDAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ELBE (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
6 DAİMLER’in pazara dâhil edildiği 10.07.2015 tarih ve 15-30/445-132 sayılı Kurul kararında TİRSAN
KARDAN ve DAİMLER’in pazar payları şu şekildedir: 2010-2014 dönemi için sırasıyla TİRSAN KARDAN
%(…..); %(…..); %(…..); %(…..); %(…..), DAİMLER ise %(…..); %(…..); %(…..); %(…..); %(…..).
7 Tablodan çıkarılan diğer şaft üreticileri EVOBUS, ISUZU INT., ITOCHU COPR. ve MAN AG’dir.
19-19/283-121
11/40
Kaynak: 10.07.2015 tarih ve 15-30/445-132 sayılı Kurul kararı ve yargı kararı doğrultusunda yapılan
hesaplamalar
(40) Tablodan DAİMLER’in ve kendi iştiraklerine üretim yapan diğer şaft üreticilerinin payının
çıkarılması sonucunda TİRSAN KARDAN’ın pazardaki payının 2014 yılına kadar artış
gösterdiği ve özellikle, 2013 ve 2014 yılında pazarın neredeyse tamamına sahip olduğu
görülmektedir. TİRSAN KARDAN’ın ilgili pazardaki payının 2013 yılında bir anda
yükselmesinin, aynı pazarda faaliyet gösteren Akkardan Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yi8
(AKKARDAN) devralmasından kaynaklanmış olabileceği değerlendirilmektedir. Nitekim
AKKARDAN 2013 yılına kadar TİRSAN KARDAN’dan sonra en önemli ikinci rakip
konumunda olup AKKARDAN’ın dışında kalan rakipler %(…..)’in altında paya sahiptir.
Bu anlamda ilgili dönemde TİRSAN KARDAN’ın rakipleri karşısında pazarda oldukça
önemli bir paya sahip olduğu söylenebilecektir.
(41) Sonuç olarak, yukarıda yer verilen İdare Mahkemesinin Kurul kararını bozma gerekçesi
de dikkate alınarak, TİRSAN KARDAN’ın ticari araçlara yönelik şaft üretimi ve satışı
pazarında hâkim durumda olduğu kabul edilmiş ve soruşturma tarafı TİRSAN
KARDAN’a yapılan Soruşturma Bildiriminde de bu duruma yer verilmiştir. Bu bakımdan
aşağıda öncelikle TİRSAN KARDAN’ın hâkim durum tespitine ilişkin savunmalarına yer
verilecek olup ardından dosya kapsamında ticari araçlara yönelik şaft üretimi ve satışı
pazarında hâkim durumda kabul edilen TİRSAN KARDAN’ın eylemlerinin kötüye
kullanma niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirilecektir. Öte yandan; endüstriyel
kullanıma, karayolu harici taşıtlara ve yenileme pazarına yönelik şaft üretimi ve satışı
pazarında TİRSAN KARDAN’ın hâkim durumda bulunmaması nedeniyle bu pazar
kapsamında kötüye kullanmaya yönelik değerlendirmelere yer verilmeyecektir.
I.5.1.1. TİRSAN KARDAN’ın Hâkim Durumda Olmadığına Yönelik Savunma ve
Buna İlişkin Değerlendirme
(42) TİRSAN KARDAN tarafından yapılan savunmada; mahkeme kararındaki gerekçe
doğrultusunda yapılacak pazar payı analizinin pazarın objektif durumunu yansıtmaktan
uzak olduğu ileri sürülmüştür. Buna gerekçe olarak ise MERCEDES firmasının sadece
DAİMLER ile çalışmaması, Aksaray fabrikasında kullanılacak olan şaftların tedariki için
TİRSAN KARDAN ile 24.10.2017’de sözleşme imzalanması ve dolayısıyla TİRSAN
KARDAN ve DAİMLER’in rakip olması gösterilmiştir. Ayrıca, DAİMLER’in pazar payı
dikkate alınmaksızın yapılan analizde TİRSAN KARDAN’ın pazar payının önemli
derecede yükselmesinin, hâkim durumun tespiti bakımından önemli göstergeler olan
diğer kıstasların dışlanması anlamına gelmediği ileri sürülmüştür. Bu kapsamda; ilgili
pazara ilişkin hâkim durum analizinde pazar payının tek bir gösterge olmayacağı, alıcı
gücünün de dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Bu noktada; TİRSAN KARDAN’ın
müşterilerinin tamamının çok güçlü küresel araç üreticileri olduğu, bu nedenle
müşterilerinden bağımsız bir biçimde fiyat, arz, üretim miktarı gibi iktisadi parametreleri
belirleme imkânının bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle; alıcı gücü kıstası dikkate
alındığında TİRSAN KARDAN’ın hâkim durumda olmadığı savunulmuştur.
(43) İdare Mahkemesi kararında öncelikle ilgili pazarda DAİMLER’in dikkate alınmasının
hukuka uygun olmadığına yer verilmiş ve ardından “…hakim durumu kötüye kullandığı
iddiasına yönelik olarak inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden işlem
tesis edilebileceği de açıktır.” ifade edilmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
8 Bossa Ticaret ve Sanayi İşletmeleri T.A.Ş. (BOSSA) bünyesindeki AKKARDAN’nın faaliyetini durdurma
kararı alması ve sahip olduğu makineleri satışa çıkarması üzerine TİRYAKİLER, BOSSA ile alım
görüşmelerine başlamış ve satış işlemi 24.09.2013’te sonuçlanmıştır. Kurul kararıyla AKKARDAN’a ait
makinelerin TİRYAKİLER tarafından devralınması işleminin izne tabi olmadığına hükmedilmiştir.
19-19/283-121
12/40
kapsamında bir kötüye kullanmadan bahsedilebilmesi için ihlalde bulunduğu iddia edilen
teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu
kapsamda, İdare Mahkemesinin hâkim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığının
değerlendirilmesi gerektiğini vurgulaması ilgili pazarda TİRSAN KARDAN’ın hâkim
durumda kabul edildiğine işaret etmektedir. Buna binaen anılan Mahkeme kararının
yerine getirilmesi adına dosya kapsamında ayrıca bir değerlendirme yapılmaksızın
TİRSAN KARDAN ticari araçlara yönelik şaft üretimi ve satışı pazarında hâkim durumda
kabul edilmiştir.
I.5.1.2. Mahkeme Kararının, TİRSAN KARDAN'ın Ticari Araçlara Yönelik Şaft
Üretimi ve Satışı Pazarında Hâkim Durumda Kabul Edilmesini Gerektirmemesine
Yönelik Savunma ve Buna İlişkin Değerlendirme
(44) TİRSAN KARDAN tarafından yapılan savunmada, ilgili yargı kararı çerçevesinde
TİRSAN KARDAN’ın hâkim durumda olduğunun kabul edilmesine ilişkin bir
değerlendirmeye yer verilmediği, zira hem iptal dilen Kurul kararında hem de mevcut
soruşturmaya ilişkin raporda pazardaki güçlü bir alıcının varlığına işaret edildiği, bunun
da TİRSAN KARDAN’ın pazardaki rekabetçi parametreleri müşterilerinden bağımsız
şekilde belirleyemediğini gösterdiği ileri sürülerek, Soruşturma Raporundaki hâkim
durum kabulünün varsayım olarak değiştirilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir.
(45) İlgili yargı kararıyla iptal edilen konu Kurul kararı ve soruşturma dosyası mevcudu bir
bütün olarak incelendiğinde; yalnızca “hâkim durumun mevcut olmadığı tespiti” ile
yetinilerek hiçbir şekilde kötüye kullanmaya yönelik bir analize yer verilmediği
görülmektedir. Bu durumda mahkemenin, Kurul kararında yapılmayan kötüye kullanma
analizini iptal etmesi söz konusu olamayacağından, geriye bir tek hâkim durum analizi
kalmaktadır. Üstelik ilgili karardaki hâkim durum analizi tarafın önerdiği şekilde
“varsayımsal” olmayıp, kötüye kullanma analizinin yapılmaması nedeniyle bir tespit
niteliğindedir. Bu açıdan savunmada yer verilen öneri şeklindeki ifadeler ile mevcut
durumun değerlendirmesi kendi içerisinde çelişkiler barındırmaktadır.
(46) Mahkeme söz konusu kararında, DAİMLER’in şaft pazarına dâhil edilmemesi gerektiği
yönündeki ifadesiyle pazar payının tespiti hususundaki yöntemi belirlemiş olup,
belirlenen yöntem neticesinde TİRSAN KARDAN’ın hâkim durumunu kabul ederek
kötüye kullanma analizi yapılması gerektiği yönünde karar vermiştir. Nitekim Soruşturma
Raporunda DAİMLER’in pazara dâhil edilmemesi durumunda oluşan pazar payları
hesaplanmış olup, TİRSAN KARDAN’ın pazardaki payının 2010-2014 dönemi boyunca
arttığı ve neredeyse 2014 yılı ile tekel konumuna ulaştığı anlaşılmıştır. Savunmada,
hâkim durumda olmadığını gösterdiği ileri sürülen; “ithalatın varlığı, alıcı gücü vb.”
tespitlere ise kötüye kullanmanın mevcut olmadığını ortaya koymak bakımından yer
verilmiştir. Bu açıdan yapılan tespitler ışığında teşebbüsün hâkim durumda bulunduğu
açıkça görülmektedir.
I.5.2. Hâkim Durumun Kötüye Kullanıldığı İddialarına İlişkin Değerlendirmeler
(47) Yukarıda da ifade olunduğu üzere, dosya konusu iddialar 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin (a) bendi kapsamında değerlendirilebilecek niteliktedir. Nitekim TİRSAN
KARDAN’ın, rakiplerinin kardan mili pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırmak veya
rakiplerini pazar dışına çıkarmak için şaft üretiminde kullanılan girdileri tedarik ettiği
sağlayıcılarına, rakiplerine mal vermeme yönünde baskı uyguladığı ve bu şekilde hâkim
durumunu kötüye kullandığı iddia edilmiştir. Dolayısıyla TİRSAN KARDAN’ın
uygulamalarıyla rakiplerinin dışlanmasına ve bu suretle pazarın kapanmasına yol açıp
açmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
19-19/283-121
13/40
I.5.2.1. Rekabet Hukuku Uygulamalarında Dışlayıcı Eylemler9
(48) Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Anlaşma’nın (ABİDA) 102. maddesiyle, 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesine benzer şekilde hâkim durumun kötüye kullanılması
yasaklanmaktadır. Hâkim durumun kötüye kullanılması kapsamında dışlayıcı
uygulamaların tanımı ve nasıl ele alınacağı ise içtihatla gelişmiştir. Bu kapsamda Avrupa
Birliği Komisyonu (AB Komisyonu) ve mahkeme kararlarına bakıldığında uygulamanın
ilk dönemlerinde, genel olarak, etkinin mümkün olması standardı benimsenmiş;
böylelikle davranışın etkisi incelenmemiş veya yalnız hâkim duruma dayanılarak
rakiplerin dışlanmasının mümkün olmasından etkisinin de bulunduğu varsayılmıştır.
(49) Nitekim Cewal davasında10, gemi taşımacılığı yapan Cewal’in rakibinin hareket
zamanına yakın kalkışlarda, fiyatlarını rakibin fiyatlarına ve bazen bu fiyatların altına
indirmesi incelenmiştir. Anılan kararda Avrupa Adalet Divanı (AAD), tarafından, Cewal’in
fiyatları maliyet üstünde kalmasına karşın Cewal’in pazar payının %90’ı bulmasından
dolayı rakibin olmadığı zamanlarda müşterilere yüksek fiyat uygulamaya devam
edebileceği belirtilmiş ve Cewal’in dışlama niyeti de dikkate alınarak rekabetin
sınırlandığı kabul edilmiştir. Cewal, rakibin pazar payının dava süresince %2’den %25’e
çıktığını savunmuşsa da, savunması “dışlama amacının başarılı olmamasının ihlal
tespitine engel olmadığı” ve “davranış olmasaydı pazar payının daha fazla artabileceği”
yönündeki gerekçelerle reddedilmiştir.
(50) AB Komisyonu tarafından Rehber’in11 yayımlandığı tarihe kadar Cewal gibi birçok
kararda hâkim durumdaki teşebbüsler yalnız davranıştan veya davranışa yönelik
amacından yola çıkılarak ihlalden sorumlu tutulmuş, davranışın amacına ulaşmaması
dikkate alınmamış ve etkiye yönelik herhangi bir analiz yapılmamıştır. Böylelikle, belli
davranışlarda teşebbüslerin hâkim durumları sebebiyle dışlamanın mümkün olması ihlal
tespitinde yeterli görülmüştür. Esasında, ABİDA’nın 102. maddesine bakıldığında
rekabete aykırı amaç veya etki ayrımından bahsedilmemekte, davranış ancak rekabeti
kısıtlaması durumunda ihlal sayılmaktadır. Uygulamadaki bu belirsizliklerin
giderilebilmesi ve rekabete aykırı dışlayıcı uygulamaların tespitindeki şekilsel yaklaşımın
yaratabileceği olumsuzlukların aşılabilmesi adına 2009 yılında Rehber yayımlanmıştır.
Rehber’den önce yayımlanan Tartışma Metni’nde tek taraflı davranışların
değerlendirilmesinde niyet12 unsuru ihlal tespitinde dikkate alınmış olmasına karşın
Rehber’de niyet unsurunun davranışın muhtemel etkisi ile ilişkilendirilmesinin ve ihlalin
tespitinde dolaylı bir kıstas olarak kullanılmasının öngörüldüğü dikkat çekmektedir. Daha
basit bir anlatımla; Rehber’de, Tartışma Metni’ne göre niyet unsuruna daha mesafeli
durulduğu ve niyeti gösteren delillerin muhtemel veya fiili kapama etkisini ortaya koymak
için bir araç olarak kullanılmasının tercih edildiği görülmektedir. Söz konusu Rehber’de
“pazar kapama” kavramı;
9 Bu bölümde ÖZDEMİR S. N., (2015), “Rekabete Aykırı Dışlayıcı Uygulamaların Tespitinde Etki Temelli
Yaklaşım ve Etki Standartları”, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi; YAVUZ, H. (2012), “Tek Taraflı
Davranışların Değerlendirilmesinde Niyet Unsuru”, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi’nden
faydalanılmıştır.
10 Compagnie Maritime Belge Transports SA and Others v. Commission (Cewal-GM), T-24/93,T-25/93,
T-26/93, T-28/93 (1996) ECR II-1201.
11 Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanmalarında 82. Madde Uygulama Önceliklerine
İlişkin Rehber (2009).
12 Niyet, rekabet hukuku bağlamında bir teşebbüsün gerçekleştireceği davranış biçimine karar verirken ve
akabinde söz konusu davranışı gerçekleştirmekte sahip olduğu motivasyon olarak tanımlanabilecektir. Bu
bakımdan niyet, salt bir istekten ziyade bu yönde planlı bir stratejiyi ifade etmektedir.
19-19/283-121
14/40
“hâkim durumdaki teşebbüsün eylemleri sonucunda mevcut ya da potansiyel rakiplerin
arz kaynaklarına veya pazarlara etkin erişiminin kısıtlanması ya da engellenmesi ve bu
vasıtayla, hâkim durumdaki teşebbüsün fiyatları tüketicilerin zararına olacak şekilde
artırmasının muhtemel olması”
şeklinde tanımlanmış ve böylece ihlal tespiti için rakiplerin dışlanması ve tüketici zararı
olmak üzere iki şartın gerekliliğine değinilmiştir. Bir başka ifadeyle hâkim durumdaki
teşebbüsün eylemlerinin rakipler ve tüketiciler üzerindeki fiili veya muhtemel etkilerinin
değerlendirilmesi gerekmektedir. Rehber’in yayımlanması ile birlikte, aksine yaklaşımlar
da bulunmakla birlikte, Rehber’e paralel şekilde etki temelli yaklaşımlar öne çıkmaya
başlamıştır.
(51) Nitekim etki temelli ele alınan Deutsche Telekom kararında13 AAD, Komisyonun “fiyat
sıkıştırmasının varlığından etkinin varsayıldığı, ayrıca etki testinin şart olmadığı”
ifadelerini hatalı bularak, rakipler üzerinde dışlayıcı etki oluşturan ve bu rakiplerin pazara
girişini zorlaştırma veya engelleme gücü olan, böylece tüketicilerin zararına olacak
şekilde hâkim durumu güçlendiren davranışları ihlal olarak nitelendirmiştir. Ayrıca,
rekabete aykırı etkilerin, rekabetin kısıtlanmasıyla ilişkilendirilmesi gerektiği açıklanarak
davranışla etki arasında nedensellik bağının kurulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu
kararda da AAD tarafından, dışlayıcı stratejide başarılı olunmamasının ihlali ortadan
kaldırmadığı kabul edilmiş; fakat rakiplerin rekabetçi konumları üzerinde herhangi bir
etkinin oluşmaması ve penetrasyonlarının zorlaştırılmaması hallerinde davranışın
dışlayıcı olarak sınıflandırılamayacağı belirtilerek en azından rakipler üzerinde etki
oluşmadığında ihlal sonucuna ulaşılmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda Genel
Mahkeme rakipler ve tüketiciler üzerindeki dışlayıcı uygulamaların muhtemel etkisini ele
almıştır14.
(52) Deutsche Telekom kararındaki bu yaklaşım, Teliasonera davasına15 verilen ihlal için
rekabete aykırı etkinin şart olduğu, fiyat sıkıştırmasının rakiplerin penetrasyonunu
zorlaştırmadığı sürece dışlayıcı olmayacağı yönündeki görüşle pekiştirilmiştir. Bununla
birlikte kararda, pazar gücünün, ihlal tespitinden ziyade davranışın etkisinin büyüklüğü
açısından önemli olduğu ifade edilmiştir. Anılan ifade, pazar gücünün doğrudan etkinin
varsayımında kullanılması yerine, etkinin değerlendirmesinde bir araç olarak ele
alındığına işaret etmektedir.
(53) AAD’nin konuya ilişkin yaklaşımını gösteren 2017 yılındaki Intel kararına16 da bakmak
yerinde olacaktır. Intel kararında Komisyon uygulanan indirim sistemi ve bu yöndeki
destekleyici eylemleri nedeniyle Intel’in hâkim durumunu kötüye kullandığını tespit
etmiştir. Genel Mahkeme Intel’in hâkim durumda olmasının bir sonucu olarak uygulamış
olduğu indirim sistemlerinin rekabeti kısıtlama kabiliyetine sahip olduğunu ve bu
uygulamanın pazarın ne kadarlık bir kısmını kapattığının önemli olmadığını, eşit
etkinlikteki rakiplerin de benzer indirimler yapması mümkün olsa da pazara erişimin
zorlaştırıldığını belirterek Komisyon kararını onamıştır. Diğer yandan AAD ise,
ABİDA’nın 102. maddesinin amacının bir teşebbüsün hâkim duruma gelmesini
yasaklamak ya da daha az etkin rakiplerin pazarda kalmasını sağlamak olmadığını,
dolayısıyla her dışlayıcı eylemin rekabete zarar vermeyeceğini, bu çerçevede,
Komisyonun Intel’in pazardaki gücü ile iddia konusu eylemin pazarı kapsama oranı, söz
konusu indirimlerin hangi şartlarda sağlandığı, süresi ve miktarının yanında eşit
13 Deutsche Telekom AG v. Commission, Case C-280/08P [2010] ECR I-9555.
14 Deutsche Telekom v. Commission, Case T-271/03 [2008] ECR II-477.
15 Konkurrensverket v. TeliaSoneraSverige AB, Case C-52/09.
16 Intel, Case COMP/C-3/37.990, OJ [2009] C 227/13.
19-19/283-121
15/40
etkinlikteki rakipleri pazar dışına çıkarmayı amaçlayan muhtemel bir stratejinin varlığının
da analiz edilmesi gerektiğini ve ihlalin ortaya çıkabilmesi için, eylemin eşit etkinlikteki
rakipleri dışlama kabiliyetine sahip olması gerektiğini belirterek Genel Mahkeme kararını
bozmuştur. Böylece AAD, hâkim durumdaki teşebbüslerin rakipleri dışlayıcı eylemlerinin
ancak eşit etkinlikteki rakipleri dışlayıcı nitelikte olup olmadığının analizinden sonra
tespit edilebileceğini ortaya koymuştur.
(54) ABD uygulamasına bakıldığında ise, 1970’lere kadar genel yaklaşımın istisnası olarak,
özellikle bağlama, münhasırlık ve sınırlı ölçüde indirim sistemlerinde, etkinin dikkate
alınmadığı, pazarın herhangi bir kısmının kapanmasının, davranışın rekabeti sınırlama
potansiyeli taşımasının veya rakiplerin dezavantajlı konuma düşürülmesinin dahi ihlalin
tespiti için yeterli bulunduğu anlaşılmaktadır. 1970 sonrasında, anılan müdahaleci
yaklaşım bırakılarak, daha yüksek ispat standartları geliştirilmiştir. Nitekim daha sonraki
kararlarda tüketici refahına olumsuz etki söz konusu olmadıkça, davranışlara müdahale
edilmediği ve dışlamanın mümkün olmasının ve hatta rakiplerin fiilen dışlanmasının ihlal
tespitinde yeterli bulunmadığı söylenebilecektir. Keza Yüksek Mahkeme, Brooke Group
kararında17 antitröst kararlarının adil olmayan ve hatta kötü niyetli olan dışlamalara değil,
pazardaki zarara dayandırılması gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla ABD literatüründe de
“ihlalin tespiti için muhtemel etkinin yeterliliği yönünde genel bir eğilimin bulunduğu” ve
“tüketici üzerindeki zararlı etkilerin” ispatının şart koşulduğu ifade edilebilecektir.
(55) Sonuç olarak, AB uygulamasında genellikle rakipler, piyasa yapısı veya rekabet
üzerindeki etkiye yoğunlaşılmış, farklı yaklaşımlar bulunsa da genel olarak muhtemel
etki standardının uygulanması benimsenmiştir. Özellikle münhasırlık uygulamalarında
rakiplerin piyasadan çıkıp çıkmadığı ve piyasa kapama oranı dikkate alınmıştır. Bu
bakımdan AB’de Rehber’in yayımlanması sonucu genel olarak dışlayıcı davranışlarda
etkinin muhtemel olması standardına daha çok yer verildiği, rakipler üzerinde dışlama
etkisinin oluşmaması halinde ihlal tespit edilmediği söylenebilecektir. ABD’de ise tüketici
üzerindeki etkiye odaklanılmış; rekabet üzerindeki muhtemel etkiye ilaveten, farklı
standartlar getirilmiştir.
(56) Türk rekabet hukukunda ise hâkim durumun kötüye kullanılması 4054 sayılı Kanun’un
6. maddesinde yasaklanmıştır. Anılan maddenin devamında;
“a) Ticarî faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı
olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını
amaçlayan eylemler,
b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı
şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması,
c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya
aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer
bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın
alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım
satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,
d) Belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticarî
avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet
koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,
17 Brooke Group Ltd. v. Brown & Williamson Tobacco Corp., 509 U.S. 209 (1993); Ayrıca bkz. NYNEX
Corp. v. Discon, Inc., 525 U.S. 128 (1998).
19-19/283-121
16/40
e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin
kısıtlanması”
şeklinde kötüye kullanma hallerine örnekler verilmiştir.
(57) Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin
Kılavuz’un (Kılavuz) 25. paragrafında, hâkim durumdaki teşebbüs davranışının fiili veya
muhtemel rekabet karşıtı etkilerinin piyasayı kapamaya yol açıp açmadığının
incelenmesinin değerlendirmenin esasını oluşturduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla
Kılavuz’da, mehaz mevzuata benzer şekilde dışlayıcı davranışlara yönelik
değerlendirme bakımından incelenen davranışın kendine özgü koşullarının yanı sıra,
pazardaki fiili veya muhtemel etkilerinin göz önünde bulundurulacağı ifade edilmektedir.
(58) Konuyla ilgili Kurul içtihadına bakıldığında ise ihlalin tespitinde niyet ve etkinin kullanımı
açısından yeknesaklık bulunmadığı ve söz konusu unsurlardan sadece birinin veya her
ikisinin incelendiği içtihat örneklerinin mevcut olduğu görülmektedir. Bu çerçevede öne
çıkan kararlardan olan Frito Lay18 kararı, Kurulun 6. maddenin (a) bendine dayanan ve
tamamen iktisadi olan bir yaklaşım ile sonuca varılan, bu nedenle de anılan hükmün
esas alındığı diğer kararlardan büyük ölçüde farklılaşan bir karar olarak dikkat
çekmektedir. Kararda; davranışın yasaklanması için hâkim durumdaki bir teşebbüsün
kötüye kullanma niyeti olmasa dahi pazardaki rekabeti sınırlandırması yeterli görülmüş;
niyetin ise cezanın takdirinde dikkate alınabilecek bir unsur olduğuna yer verilmiştir.
Kötüye kullanmanın tespiti için niyetin aranan bir kıstas olmadığı, etkinin; tek başına
kötüye kullanma için yeterli bulunduğu mezkûr kararın devamında,
“Hakim durumdaki teşebbüs rekabetçi olmayan yöntemler ile rakip […] faaliyetlerini
zorlaştırmayı ve bu yolla o rakibi piyasa dışına çıkarmayı amaçlayıp, bu amacına dönük
olarak bazı eylemlerde bulunabilir. Hatta mevcut soruşturma çerçevesinde Frito Lay’in
eylemlerini Kar Gıda odaklı olarak yapması buna örnek olarak verilebilir. … doğru
değerlendirme yapmak için, bu eylemlerin gerçekleştiğinin ve sonucunda pazardaki
rekabetçi süreç üzerinde olumsuz olarak fiili veya potansiyel etkiler gösterdiğinin ortaya
konulması gerekmektedir.”
ifadelerine yer verilmektedir. Anılan ifadelerden, kararda etki odaklı bir yaklaşım
benimsendiği ve kötüye kullanmanın tespitinde fiili veya potansiyel etkinin temel ölçüt
olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Kararda nihai olarak, Frito Lay Gıda Sanayi ve
Ticaret A.Ş.'nin (FRİTO LAY) geçmiş dönemlerde rakip faaliyetlerinin zorlaştırılması
amacına yönelik olarak bazı bölgelerde münferit eylemler gerçekleştirdiği kabul edilmiş
olsa da bu eylemlerin etkilerinin sınırlı olması ve FRİTO LAY’in anılan faaliyetlerinin
kapsamlı bir uygulama alanı bulamaması gerekçesiyle incelenen davranışların bir
kötüye kullanma olmadığı sonucuna varılmıştır.
(59) Kurulun öne çıkan bir diğer kararı ise Doğan19 kararıdır. Kararda, Doğan Medya
Grubu’nun uyguladığı indirim ve prim sisteminin, yüksek düzeyde sadakat yaratıcı
nitelikte ve rakipleri dışlama potansiyeline sahip olacak şekilde tasarlanmış olduğu ve
bunun ilgili pazardaki mevcut hâkim durumunu en azından koruma ya da rakipleri
dışlama/piyasayı kapama ve bu suretle hâkim durumu daha da güçlendirme niyetine
açıkça işaret ettiği ve teşebbüslerden elde edilen delillerin de bu durumu desteklediği
belirtilmiştir. Ayrıca incelenen davranışların sonucunda rekabet karşıtı etkinin fiilen
gerçekleşmesinin veya kuvvetle muhtemel olmasının veya bu davranışların piyasada
rekabetin engellenmesi riski yarattığının ortaya konulması gerektiği ifade edilmiş ve
18 06.04.2006 tarih ve 06-24/304-71 sayılı Kurul kararı.
19 30.03.2011 tarih ve 11-18/341-103 sayılı Kurul kararı.
19-19/283-121
17/40
bunun üzerine incelenen davranışların rekabet karşıtı dışlayıcı etkisinin söz konusu
olmadığı, indirimlere rağmen piyasaya girişlerin olduğu ve rakiplerin pazar paylarının
arttığı tespit edilmiş, ancak, teşebbüsün vazgeçilmez bir ticari partner olduğu da dikkate
alınarak anılan indirimlerin dışlama potansiyelini artıracağı gerekçesiyle davranışın
ihlale yol açtığına karar verilmiştir. Sonuç olarak anılan kararda, dışlama niyetine ilişkin
tespitlerde bulunulurken, incelenen davranışların dışlama potansiyeline sahip olduğu ve
destekleyici nitelikteki çok sayıda kriterle birlikte ele alındığı ifade edilmiştir. Bu
bakımdan niyet unsuru potansiyel etkiye ulaşmada bir araç olarak kullanılmıştır.
(60) Kurulun geçmiş tarihli diğer kararlarına bakıldığında ise,
- Çoğu kararında davranışın “kısa süreli olması”, “pazarın önemli bir kısmını
etkilememesi” veya “pazarın yeni gelişmeye başlaması” nedenleriyle “dışlama
iddialarının reddedildiği”20,
- Geriye kalan bazı kararlarında ihlal tespitinin dışlama amacına dayandırıldığı21 ya
da gerçekte davranışın başarıya ulaşabilmesi söz konusu olmasa dahi
teşebbüslerin dışlama etkisinden sorumlu tutulduğu22,
- Ya da salt dışlama niyetinin ihlal teşkil etmeyeceğinin ifade edildiği ve davranışın
rakipler/rekabet üzerinde gerçekleşmiş veya potansiyel etkilerinin ispatının
arandığı23,
- Etkiye bakılan kararların içerisinde rakipler üzerinde gerçekleşmiş etkinin
ispatlanamamasının iddiaların reddine dayanak yapıldığı24 ya da ihlal tespiti için
rakiplerin olumsuz yönde etkilenmesinin şart koşulduğu25, bazı kararlarda ise
tüketici üzerindeki etkiye bakıldığı26
- Kimi kararlarda ise piyasadaki diğer teşebbüsleri piyasa dışına çıkarma amacı
taşıması veya piyasada bu tür bir etki yaratması gerektiği belirtilerek niyet ve
etkinin birbirinin yerine kullanıldığı27
görülmektedir. Sonuç olarak birçok Kurul kararında, davranışın kısa süreli olması,
davranışın kapsamının/etkisinin sınırlı olması veya pazarın yeni gelişmeye başlaması
gibi unsurların kötüye kullanmanın gerçekleşmediğinin gösterilmesinde bir araç olarak
kullanıldığı görülürken, Kurulun niyet ve etki unsuruna ilişkin değerlendirmelerinin
sistematik veya belirli bir eğilim içinde olmadığı kararları da mevcuttur28. Bununla birlikte
20 Kurulun 02-44/518-213, 03-28/347-147, 04-69/988-243, 04-09/82-22, 04-66/955-231, 06-59/775-M(1),
07-19/188-60, 08-01/6-5, 08-57/912-363, 08-69/1113-430, 08-52/791-320, 09-34/787-192, 09-47/1160-
294, 09-07/126-37, 10-68/1445-545, 10-65/1356-499, 10-69/1458-557, 10-52/993-357, 10-16/189-73, 10-
69/1450-550, 11-23/436-134, 11-57/1476-532, 12-53/1480-509, 12-49/1431-484, 12-25/728-208, 12-
64/1636-59, 13-47/637-276, 13-27/372-173, 13-09/127-57 sayılı kararları.
21 Kurulun 05-80/1106-317, 07-63/777-283, 09-35/877-206 sayılı kararları.
22 Kurulun 05-07/62-2, 06-35/444-116, 06-66/887-256, 06-02/47-8, 07-13/101-30, 07-19/192-63, 09-
35/877-206, 09-39/949-236, 10-14/175-66, 11-34/742-230, 11-18/341-103, 12-62/1633-598, 12-53/1490-
518; 12-59/1575-576, 12-10/328-98 sayılı kararları.
23 Kurulun 03-71/867-371, 05-24/281-76, 10-45/813-271, 12-33/922-281 sayılı kararları.
24Kurulun 03-56/655-301, 04-07/75-18, 05-10/86-33, 06-13/152-37, 12-24/710-198 sayılı kararları.
25Kurulun 08-41/556-209 sayılı ve 13-17/238-116 sayılı kararları.
26Kurulun 03-06/59-21, 05-10/81-30, 07-63/777-283, 09-60/1490-379, 09-07/127-38, 09-58/1405-367, 10-
14/175-66, 10-45/813-271, 10-27/380- 135, 11-57/1477-533, 12-33/922-281, 12-24/710-198, 12-57/1540-
553, 12-47/1413-474, 13-27/371- 172sayılı kararları.
27 Kurulun 10-19/214-95 sayılı ve 08-41/568-216 sayılı kararları.
28 Danıştay kararlarına bakıldığında, niyetin nasıl ele alınması gerektiğine yönelik net çıkarımlarda
bulunabilecek bir kararın mevcut olmadığı söylenebilecektir. Kurulun 07-47/506-181sayılı Solmaz Mercan
kararı üzerine Danıştay, Kurulun sadece etkiye bakılarak ihlalin gerçekleşmediği sonucuna varmasının
19-19/283-121
18/40
6. madde açısından ve özellikle amaç unsuruna açıkça yer verilen (a) ve (d) bentlerine
dayanılarak yapılan ihlal değerlendirmelerinde niyet unsurunun yaygın bir şekilde
kullanıldığı söylenebilecektir.
(61) Her ne kadar içtihatla oluşan temel bazı prensipler kararlarda yol göstermeye yardımcı
olsa da; değerlendirmelerin, pazarın özellikleri (piyasaya giriş engelleri, yatırım
maliyetleri, ölçek ve kapsam ekonomileri vb.), davranışın niteliği ve arkasındaki niyet,
tüketicilerin ve teşebbüslerin durumu ve piyasadaki etkiler gibi birçok parametre bazında
yapılacak detaylı bir analize dayanması gerekmektedir.
(62) İnceleme konusu davranışların rekabet karşıtı niyet ile gerçekleştirilmesi halinde ise,
pazar kapama yönünde fiili veya muhtemel bir etki doğuracağı sonucuna ulaşılıyorsa
niyetin ihlal tespitinde kullanılması doğru olacaktır. Zira, niyetin tek başına ihlalin tespiti
bakımından yeterli olabileceği şeklinde bir yaklaşımın kabul edilmesi hatalı müdahale
riskinin oldukça artmasına ve teşebbüslerin kalite, fiyat veya yenilik yoluyla rekabet etme
güdüsünün azalmasına neden olabilecektir. Dolayısıyla niyet unsurunun incelenen
davranışın fiili ve muhtemel etkisi nedeniyle kötüye kullanma olduğu tespit edilen
davranışlar açısından ek bir ispat aracı olarak dikkate alınması uygun olacaktır.
(63) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde dosya konusu iddialara ilişkin olarak
öncelikle şikâyetçi tarafından iletilen belgeler ve dosya kapsamında elde edilen yerinde
inceleme bulguları ele alınacaktır.
I.5.2.2. Dosya Kapsamındaki Bulguların Değerlendirilmesi
(64) Şikâyet başvurusunda bulunan MANİSA KARDAN tarafından TİRSAN KARDAN’ın
tedarikçilere uygulamış olduğu baskı neticesinde gerçekleştiği belirtilen yazışma
örnekleri Kurumumuza iletilmiştir. İlaveten dosya kapsamında soruşturma tarafı TİRSAN
KARDAN ve kardan mili üretimine girdi tedarik eden ÇİMSATAŞ, KARDEŞLER ve
YEMENİCİ’de yerinde inceleme yapılmış ve ayrıca ilgili taraflarla görüşme
gerçekleştirilmiştir29. Yapılan yerinde incelemelerde TİRSAN KARDAN ve (…..) dosya
konusu iddialara ilişkin belgeler elde edilmiştir. Dosya kapsamında elde edilen belgelere,
TİRSAN KARDAN’ın getirdiği savunmalarla birlikte, aşağıda yer verilmektedir.
(65) Belge 1: 18.02.2014 tarihli “Siparişimiz hk” konulu MANİSA KARDAN Satınalma Müdürü
(…..)’tan (…..) şirket ortakları (…..) ve (…..)’a gönderilen e-postada;
“…Sipariş mektubumuza ve dün yaptığımız telefon görüşmesine sizden hala yanıt
alabilmiş değiliz.
Acil karar vermenizi ve düşünmüyoruz ama olumsuz bir geri dönüşünüzde, bizlerinde
farklı alternatifleri acilen devreye alabilmemiz gerekiyor.
Şaft askısı ile ilgili bütün diğer parçaları bağladık, şu an yanımızda olmasını
düşündüğümüz Yemenici Otomotivin de bugün yanımızda olması önemlidir, sonrasında
ok yaydan çıkmış olacak.
Bizleri daha fazla geciktirmeden karar vermenizi rica ederiz…”
mümkün olmadığını belirtmiş, ancak niyetin kötüye kullanmanın tespitinde bir koşul olarak
değerlendirilmesi gerektiği yönünde açık bir ifadeye de yer vermemiştir.
29 Dosya kapsamında ayrıca, AYTAR MAKİNA, Ege Teknik Kesici Takım Malzemeleri İmalat Sanayi ve
Ticaret A.Ş., Erbil Makina Kalıp Taahhüt Elektrik Elektronik Pazarlama Dağıtım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.,
FORD, İNOTEK, KARDEŞLER, Korkuter Teknik Market, MANİSA KARDAN, OMTAŞ Otomotiv ve
Transmisyon Aksamı Sanayi ve Ticaret A.Ş., OYMAK, SANTEK ve Welte Cardan Servis Ltd. Şti. yetkilileri
ile görüşme yapılmıştır.
19-19/283-121
19/40
ifadelerine yer verildiği, bunun üzerine (…..) tarafından (…..)’a “RE: Siparişimiz hk” konu
ile 18.02.2014 tarihinde;
“Sevgili kardeşim (…..) merhaba günlerdir üzerinde düşündüğüm ve karar vermekte
zorlandığım ve sizleri de kırmak ve üzmek istemediğim için
Bu konu bu kadar uzadı yılardır hem sizler hemde diğer taraftaki arkadaşlar tarafından
hep saygı ve sevgiyle karşılandım ancak
Konu arayatak olunca diğer taraftan tepki almamak adına yıllardır beraber iş yaptığım
firmamız olan tırsan kardana yanlışyapacağım
Düşüncesiyle siz değerli arkadaşlarımıza bu konuda maalesef yardımcı olamayacağımı
üzülerek belirtmek isterim başka bir iş ve başka her konuda
Yanınızda olduğumu ifade eder işlerinizde başarılar diler saygılarımı sunarım…”
şeklinde yanıt verildiği görülmektedir30.
(66) Yine Belge 1 kapsamında bulunan ve (…..) yetkilisi (…..)’dan MANİSA KARDAN
Satınalma Müdürü (…..)’a gönderilen 22.04.2014 tarihli ve “Çalışmalarımız Hk.” konulu
e-postada ise şu ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba (…..) nasılsın?
Daha önce de sana bahsettiğim gibi çeşitli sebeplerden dolayı 35-40-45-55 seri askı
çeşitlerinde firmanıza olan üretimi söz verdiğimiz ürere son terminden sonra bitirmiş
olacağız.
Yıllardır sizlerle olan, ticaret dostluklarımızın da devam etmesi için sizlerin anlayış ve
samimiyetinize güveniyorum…”
(67) MANİSA KARDAN’ın şikâyet dilekçesinde (…..) ve (…..) dışında (…..) ve (…..)’in de
TİRSAN KARDAN’ın eylemleri sonucunda mal ve hizmet alımlarının reddedildiği
belirtilmiş olmakla birlikte adı geçen firmalarla ilgili herhangi bir yazışmaya yer
verilmemiştir.
(68) Yukarıda özetle verilen ve MANİSA KARDAN ile kardan mili üretimine girdi tedarik eden
(…..) ve (…..) arasında geçen yazışmalardan, MANİSA KARDAN’ın adı geçen
tedarikçilerle çalışma isteğinin TİRSAN KARDAN ile mevcut iş ilişkisinin olumsuz
etkilenmemesi adına reddedildiği anlaşılmaktadır.
(69) Belge 2: 02.09.2014 tarihinde TİRSAN KARDAN’da yapılan yerinde incelemede elde
edilen belgelere ve TİRSAN KARDAN’ın bu belgelere ilişkin savunmalarına bakıldığında
ise, TİRSAN KARDAN Genel Müdür Yardımcısı (…..)’den TİRSAN KARDAN Genel
Müdürü (…..)’a gönderilen 21.01.2014 tarihli “2014-2018 Stratejik Planlama v3.pptx”
konulu e-posta ekinde;
“Yurt İçi Pazar Hedeflerimiz
- Türkiye’de Pazar lideriyiz, Tekiz
Amacımız: Altenatif şaftçı yaratılmasını önlemek
Tüm ana sanayi müşterilerini şaft/direksiyon konusunda %100 desteklemek
- Tehdit unsuru:
Alternatif firmaların yurt içi ana sanayi tarafından alternatif olarak lanse edilmesi
Global rakiplerimizin Türkiye’ye giriş yapması”
ifadeleri yer almakta olup söz konusu ifadeler için Genel Müdür (…..) tarafından “Taslak
çalışmadır. Esas stratejik plan içinde yer almamaktadır.” açıklaması yapılmıştır. Söz
30 MANİSA KARDAN tarafından gelen bu e-posta YEMENİCİ’de yapılan yerinde inceleme sırasında da
bulunmuştur.
19-19/283-121
20/40
konusu yazışmaya ilişkin olarak TİRSAN KARDAN savunmasında, ilgili e-postanın
yılsonu performans değerlendirmesinde dikkat çekmek amacıyla gönderildiği, ifadelerin
taslak çalışma olduğu ve Genel Müdür tarafından da esas stratejik plan içerisinde yer
almadığının belirtildiği ifade edilmiştir.
(70) Belge 3: Genel Müdür Yardımcısı (…..)’in not defterinden elde edilen belgelerin tarih
bulunmayan ikinci sayfasında; “…Oymak ve Cemmer’e satış harici Ok deriz...” dördüncü
sayfasında ise:
“…1000 adet rulman vermişler Cemmer’e
Dağılımını alacağız. HC…”
denilmektedir. TİRSAN KARDAN savunmasında ilgili not defterinin ikinci sayfasında yer
alan ifadenin TİRSAN KARDAN’ın tedarikinin aksamaması adına tedarikçilerle
yapılacak müzakerelerde kullanılacak bir argümandan ibaret olduğu belirtilmiştir. İlgili
not defterinin dördüncü sayfasında yer alan ifadenin ise TİRSAN KARDAN’ın tedarikçisi
olan Ortadoğu Rulman San. A.Ş. (ORS) firmasından edindiği bilgileri yansıttığı ve
TİRSAN KARDAN’ın büyük miktarlarda alım yapan bir şirket olduğu için tüm
tedarikçilerden daha avantajlı fiyat talep ettiği, bu nedenle tedarikçilerine diğer
müşterilerine verdiği ürünlere ilişkin bilgiler istediği belirtilmiştir.
(71) Belge 4: Genel Müdür Yardımcısı (…..)’in bilgisayarından elde edilen “MT” konulu
tarihsiz belgede;
“…1 Eylül’de arkadaşlarla konuşalım, Cemmer konusunda ağzımız bir olsun…”
ifadeleri geçmektedir. TİRSAN KARDAN savunmasında söz konusu ifade ile anlatılmak
istenenin piyasada iki firma arasında yaşananlarla ilgili dolaşan dedikoduların önüne
geçmek ve sorulacak olası sorulara aynı ve gerçek cevapların verilmesini sağlamak
olduğu belirtilmiştir.
(72) Belge 5: Genel Müdür Yardımcısı (…..)’in bilgisayarından elde edilen ve tarih
bulunmayan başka bir belgede ise;
“…(…..) ile Cemmer konusunu görüşme…”
ifadesi yer almaktadır. TİRSAN KARDAN savunmasında ilgili belgede adı geçen
(…..)’nın TİRSAN KARDAN’ın rulman tedarikçisi FAG isimli firmadaki eski kontağı
olduğu, (…..)’e MANİSA KARDAN ile TİRSAN KARDAN’ın ortaklığına ilişkin gelen
sorular karşısında herhangi bir ortaklık veya ticari ilişki olmadığına dair bilgi verildiği
belirtilmiştir.
(73) Belge 6: Genel Müdür Yardımcısı (…..)’in bilgisayarından elde edilen Bilgi İşlem
Sorumlusu (…..)’ndan TİRSAN KARDAN çalışanları Endirekt Satınalma Yöneticisi (…..),
Satınalma Şefi (…..), Genel Müdür Yardımcısı (…..) ve bilgi amaçlı olarak Genel Müdür
(…..)’a gönderilen 14.04.2014 tarihli “Cemmer” konulu e-postanın IMG016.jpg ve
IMG015.jpg isimli eklerinde ÇİMSATAŞ tarafından MANİSA KARDAN’a gönderilecek
parça bilgisi ve resmi yer almaktadır. TİRSAN KARDAN savunmasında söz konusu
belgelerin, nakliyecinin ÇİMSATAŞ’ın MANİSA KARDAN’a yaptığı sevkiyatı yanlışlıkla
TİRSAN KARDAN’a getirmesi ile ortaya çıktığı, sehven getirilen dövmelerin TİRSAN
KARDAN mülkiyetinde olan kalıplardan olduğunun anlaşılması üzerine, MANİSA
KARDAN’ın haksız rekabetinin delili olarak kullanılmak amacıyla fotoğraflarının çekildiği
belirtilmiştir31.
31 Dosya kapsamındaki belgelerden, TİRSAN KARDAN ve MANİSA KARDAN arasında yıllar içerisinde
karşılıklı birçok dava açıldığı görülmektedir. Anılan davaların konusu; haksız rekabet, ticari sırların
19-19/283-121
21/40
(74) Belge 7: Genel Müdür Yardımcısı (…..)’in bilgisayarından elde edilen 21.08.2014 tarihli
“IMS” konulu (…..). adresinden TİRYAKİLER Yönetim Kurulu Başkanı (…..)’ye
gönderilen e-postada32;
“Sevgili (…..),
Bilginiz için, ticari bir ilişki kurulması amacıyla Manisa Kardan Cemmer adlı firma
tarafımıza ulaşmıştır ve sizin eski eniştenizin şirketin başkanı olduğunu farkettik!
Aile arasında bir ayrışma yaşandığını varsayıyoruz ve bu yeni firma hem Türkiye hem
de uluslararası mafsal istavrozu ve aktarma organı (kardan mili) pazarına daha fazla
rekabet getirmeyi deniyor, -ikimiz de bunu istemiyoruz-
Saygılarımla
(…..)”
ifadeleri yer almaktadır33. TİRSAN KARDAN savunmasında bahsi geçen belgede yer
alan cümlelelerin (…..)’e ait olduğu ve (…..)’nin de kendisi gibi düşündüğünü varsaydığı,
ancak (…..)’nin buna ilişkin herhangi bir ifadesinin olmadığı belirtilmiştir.
(75) Belge 8: Genel Müdür Yardımcısı (…..)’in bilgisayarından elde edilen 27.08.2014
tarihinde YEMENİCİ çalışanı (…..) tarafından TİRYAKİLER YEDEK PARÇA Genel
Müdürü (…..)’e gönderilen ve “YEMENİCİ OTOMOTİV A.Ş. EKSTRELER” konulu e-
postada;
“İyi günler (…..) Bey,
(…..) Hn. ve (…..) Bey’in isteği üzerine Tirsan ve Tiryakilerin cari hesap ekstreleri
ektedir.
Ayrıca yarın için bir sevkiyat daha yapılacağı bilgisini iletmek isteriz.
İyi Çalışmalar..
(…..)
Muhasebe Md.”
ifadeleri yer almaktadır. Bu e-posta üzerine Genel Müdür (…..) tarafından şirket
çalışanları (…..) ve (…..)’ya gönderilen “YEMENİCİ OTOMOTİV A.Ş. EKSTRELER”
konulu e-postada ise “…Yemenici bildiğiniz üzere başka yerlere mal vermediği için özel
destekleme kararı almıştık. Durumunda sıkıntı yaşamamk için gerekli işlemleri yapalım
diyorum…” denilmektedir.
(76) TİRSAN KARDAN tarafından ilgili e-postada geçen ifadelerin YEMENİCİ firmasının
yaşadığı finansal zorluklar üzerine TİRSAN KARDAN’ın YEMENİCİ’nin özel ödeme
taleplerini değerlendirmesine ve ödemelerini zamanından önce gerçekleştirmesine
ilişkin olduğu belirtilmiştir.
açıklanması ve marka hakkına tecavüz olarak özetlenebilecektir. İlgili davalar sonucunda, MANİSA
KARDAN’ın haksız rekabette bulunmadığına, MANİSA KARDAN çalışanlarının ticari sırların açıklanması
suçunu işlemediğine karar verilmiştir. Ayrıca, TİRSAN KARDAN tarafından tescil ettirilen “MANİSA
KARDAN” ve “KARDAN MANİSA” markalarının da sicilden silinmesine karar verilmiştir.
32 E-posta içeriği mevcut karar çerçevesinde çevrilmiş olup aslı şu şekildedir: “Dear (…..), For your
information we have been approached by the company Manisa Kardan Cemmer, seeking to form business
relationship with us and note your former brother-in-law Mr.İrfan Mencik, is the head of the Company! We
assume there has been some sort of family break-down and this new company is trying to inject more
competition into the universal joint and driveline business, both in turkey and overseas - just what we both
do not want. King regards (…..)”
33 Söz konusu e-postanın bir kopyası Yönetim Kurulu Başkanı (…..) tarafından Genel Müdür (…..), Genel
Müdür Yardımcısı (…..) ve İş Geliştirme ve Operasyon Müdürü (…..)’ye gönderilmiştir.
19-19/283-121
22/40
(77) TİRSAN KARDAN’dan elde edilen yazışmalar değerlendirildiğinde; teşebbüsün sahip
olduğu pazar gücünü devam ettirme isteği içinde olduğu, pazardaki alternatif yurt içi ve
yurt dışı firmaların tehdit unsuru olarak gördüğü ve diğer rakip firmalara yapılan satışların
takibini yaptığı anlaşılmaktadır. Yazışmalardaki “Altenatif şaftçı yaratılmasını önlemek”
ve “…(kardan mili) pazarına daha fazla rekabet getirmeyi deniyor, -ikimiz de bunu
istemiyoruz” ifadeleri TİRSAN KARDAN’ın pazar kapama yönündeki niyetini
gösterebilecek niteliktedir. “…Oymak ve Cemmer’e satış harici Ok deriz...” ifadesi ise
TİRSAN KARDAN’ın tedarikçilerden alım yapmanın rakip kardan mili üreticilerine satış
yapılmaması şartına bağlanmış olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, “Yemenici
bildiğiniz üzere başka yerlere mal vermediği için özel destekleme kararı almıştık…”
şeklimdeki ifade de sadece TİRSAN KARDAN’a girdi tedarik eden teşebbüslerin
desteklendiğini işaret edebilecek niteliktedir.
(78) 16.09.2014 tarihinde (…..)’ta yapılan yerinde incelemede elde edilen belgelere
bakıldığında ise;
Belge 9: (…..) Genel Müdürü (…..)’nun bilgisayarından elde edilen Yurtiçi Satış Şefi
(…..) tarafından Satış Müdürü (…..)’ya gönderilen, bilgi olarak ise (…..) ve (…..)’a
iletilen, 12.10.2011 tarihli ve “05-07.10.2011 Seyahat Raporu” konulu e-postada:
“(…..) bey
05-07 Ekim 2011 tarihlerinde düzenlenen,
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
Firmaları ziyaret raporu ek’te yer almaktadır…”
ifadeleri bulunmakta olup bahse konu e-posta üzerine Genel Müdür (…..) tarafından
17.10.2011 tarihinde “05-07.10.2011 Seyahat Raporu” konulu e-posta, “(…..)
05.07.2011.doc” adlı belge eklenerek (…..)’na gönderilmiştir. Aynı belge kapsamındaki
e-posta eklerinde ziyaret edilen firmalardan OYMAK ve TİRSAN KARDAN ile ilgili
bölümlerde şu ifadeler geçmektedir:
“(…..). Fiyat tabloları hazırlanarak gönderilecek ve onaylayacaklar. (…..) tarihinden
itibaren geçerli olacak. Bu firma ile problemimiz yok ancak Tirsan Kardan ile bu firmayla
çalışmamızdan dolayı problem yaşamaya başladık. (…..).
(…..).
Ziyaretimizden 2 gün önce telefon ile (…..) bey’i önce (…..) ardından (…..) arayarak,
firmaları için ürettiğimiz parçaların birebir aynısının Oymak firmasına da üretildiğini
belirttiler. Bu parçaların patentlerinin olduğunu, kesinlikle 3.firmalar için
üretilemeyeceklerini belirttiler.
Ziyaretimizde Oymak için ürettiğimiz bir parçayı bize de gösterdiler. (…..) kesinlikle
Oymak ile çalışmamızı istemiyor. Ya kendileri ya da Oymak firması ile çalışmamız
gerektiğini belirttiler. Oymak firmasına ürettiğimiz parçalar için ayrı dövme kalıpları
19-19/283-121
23/40
yaptığımızı ve bu parçaların farklı olduğunu, ayrıca Oymak’ın bu parçalar için kalıp
bedellerini de ödediğini de belirttik. Sadece iki parçada kalıp yapmadan numune
verdiğimizi söyledik. Bu konuda ciddi olduklarını Oymak ile çalışır isek Tirsan Kardan
ile çalışamayacağımızı belirttiler. Biz gizli bir çalışma yürütmediğimizi ve Oymak’a teklif
verdiğimniz dönemde de Satınalma şefi ile durumu paylaştığımızı söyledik. (…..) bey
ile ayrıca görüşeceğini belirtti. Kendisi (…..) bey’i telefon ile arayacağını belirtti…”
(79) Belge 10: (…..) Genel Müdürü (…..)’nun bilgisayarından elde edilen 25.07.2013 tarihli
“Tirsan-Oymak” konulu Genel Müdür (…..)’ndan Satış Müdürü (…..)’ya gönderilen e-
posta aşağıdaki gibidir:
“Tirsan’ın Oymak ile çalışmamamız yönündeki ısrarı ile ilgilidir.
Tirsan’ın iş hacmi, oymak’a yaptığımız işle kıyaslanmayacak kadar büyüktür. Oymak işi
büyüklüğü itibari ile kolaylıkla vazgeçebileceğimiz bir iştir, ancak böyle bir tavır
pressiplerimiz, iş etiğimiz ve iş stratejimiz ile çelişmektedir.
Mesela Dana size yatığımız işin 2-3 katını bize vermeyi düşümse ve bunun şartı olarak
Tirsan’ı bırakmamızı istese ve biz buna uysak; acaba kendsinizi nasıl hissedersiniz
veya bizim için ne düşünürsünüz?
Bizim bu konudaki tavrımız açık, net ve kesindir ...”
(80) Belge 10 kapsamında yine (…..) Genel Müdürü (…..)’nun bilgisayarından elde edilen ve
Satış Müdürü (…..)’dan Genel Müdür (…..)’na ve bilgi olarak Yurtiçi Satış Şefi (…..)’e
gönderilen 29.07.2013 tarihli, “Fw: Tirsan-Oymak” konulu e-postada şu ifadeler yer
almaktadır:
“…(…..).” Geçen hafta içinde aynı olay Borusan Mannesman ile yaşanmış. Borusan
CEO’su Sn. (…..), Sn. (…..) ile görüşmüş ve Oymak’a mal verilmeyeceğini söyleyince
(…..) bey rahatlamış ve teşekkür etmiş. (…..).
Bilgilerinize sunarım.
(…..)”
(81) (…..) iç yazışma niteliğindeki belgeleri; TİRSAN KARDAN’ın rakip firmalara satış
yapılmaması yönünde baskı uyguladığını ve bu konuda ısrarcı olduğunu gösterir
niteliktedir. Genel olarak yazışmalar şikâyetçi ve soruşturma tarafı ile aynı pazarda
faaliyet gösteren OYMAK firmasına satış yapılmamasına ilişkindir34. Yazışma
içeriklerinden ayrıca OYMAK’a satışın devam etmesi halinde TİRSAN KARDAN ile
devam eden iş akdinin sonlandırılacağı anlaşılmaktadır. TİRSAN KARDAN’ın bahse
konu baskı ve uygulamalarının (…..) ile sınırlı kalmadığı, keza “…Geçen hafta içinde
aynı olay Borusan Mannesman ile yaşanmış. Borusan CEO’su Sn. (…..), Sn. (…..) ile
görüşmüş ve Oymak’a mal verilmeyeceğini söyleyince (…..) bey rahatlamış ve teşekkür
etmiş…” ifadelerinden BORUSAN’a da yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
(82) Dosya kapsamında ayrıca girdi tedarik eden (…..) ve (…..) ile görüşme
gerçekleştirilmiştir. 04.09.2014 tarihinde (…..) ile gerçekleştirilen görüşmede;
“Tirsan Kardan dışında başka kardan mili üreticilerine iş yapmıyoruz. (…..) bir kez
OYMAK ile çalışmıştım. Ancak bunun üzerine, TİRSAN KARDAN tarafından şef
düzeyindeki kişiler uyararak başka kardan mili üreticilerine iş yaparsam kendilerinden iş
alamayacağımı belirterek OYMAK gibi firmalara üretim yapmamamı tavsiye
etmektedirler. Ben de aylık ciromun neredeyse tamamını TİRSAN KARDAN’dan elde
etmem nedeniyle diğer firmalara iş yapmak istemiyorum. (…..)...”
34 Yazışmaların geçtiği tarihlerde MANİSA KARDAN henüz faaliyetlerine başlamamıştır.
19-19/283-121
24/40
ifadelerine yer verilmiştir. 18.09.2014 tarihinde yerinde inceleme sırasında (…..)
tarafından ise;
“…TİRSAN KARDAN kendisine ait kalıplardan farklı firmalara üretim yapılmamasını
istemekte ve bize de bu isteğini iletmektedir. Daha önce belirttiğim gibi firma olarak
bizimde ticari politikamız bu yöndedir. Tarafınızca alınan belgelerde yer alan ve 2014 yılı
başında MANİSA CEMMER tarafından tarafımıza ulaşan sipariş teklifini de bu sebeple
kabul etmedik.
TİRSAN KARDAN ile yaklaşık 20 yıldır çalışmaktayız ve iyi bir ticari ilişkimiz
bulunmaktadır. Toplam satışlarımız içinde de (TİRYAKİLER YEDEK PARÇA şirketi ile
birlikte) 2. Sırada yer almaktadır. Dolayısıyla TİRSAN KARDAN ile benzer işi yapan
firmaların tekliflerini değerlendirirken bu hususa dikkat etmekteyiz. TİRSAN KARDAN’ın
tepkisini çekebilecek işlere girmemye özen göstermekteyiz. Bu bakımdan gelecekte
kardan mili üreticilerinden (OYMAK VE MANİSA KARDAN gibi) iletilebilecek siparişleri
aynı gerekçelerle kabul etmeyeceğimizi söyleyebilirim.”
“TİRSAN KARDAN dışında diğer kardan mili üreticileri kendi kalıplarıyla üretim teklifinde
bulunsa dahi bu noktadan sonra üretim yapmamız mümkün değildir. Şirket olarak
TİRSAN KARDAN’dan başka bir firmayla çalışmayı düşünmüyoruz.”
hususları dile getirilmiştir. Söz konusu beyanların da yukarıda yer verilen yazışmaları
destekler nitelikte olduğu, TİRSAN KARDAN’ın kendisiyle çalışan tedarikçilerin rakip
firmalarla çalışmasını istemediği görülmektedir.
(83) Yukarıda yer verilen belge ve açıklamalar neticesinde;
- TİRSAN KARDAN’ın ilgili pazardaki hâkim durumunu devam ettirme isteğinde
olduğu ve diğer yurtiçi ve yurtdışı rakip firmaları tehdit unsuru olarak gördüğü ve
rakiplere yapılan satışları takip ettiği,
- Kendisiyle çalışan tedarikçilerin diğer rakip şaft üreticileri ile çalışmasını
istemediği ve bu yönde kendisiyle çalışan tedarikçilere ısrarda bulunduğu, bu
kapsamda rakiplere satış yapılması halinde iş akdinin devam etmeyeceğini
tedarikçilere ilettiği,
- TİRSAN KARDAN’ın bu yaklaşımı neticesinde KARDEŞLER, YEMENİCİ ve
TOYOMETAL’in TİRSAN KARDAN ile olan iş ilişkilerinin olumsuz etkilenmemesi
adına diğer şaft üreticileriyle çalışmadığı (ve/veya çalışmak istemediği),
- (…..) ise TİRSAN KARDAN’ın iş hacmi içerisinde önemli bir ağırlığa sahip
olmasına karşın diğer müşterilere hizmet verilmemesini kendi ticari politikalarına
uygun bir yaklaşım olarak görmediği
anlaşılmaktadır. Sonuç olarak yukarıda yer verilen yazışmalardan ilgili pazarda hâkim
durumda bulunan TİRSAN KARDAN’ın davranışlarının arkasındaki niyete bakıldığında,
rakipleri dışlama/piyasayı kapama niyeti taşıdığı ve bu yönde kendisiyle çalışan
tedarikçilere karşı stratejiler izlediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla TİRSAN KARDAN’ın
rekabet karşıtı niyet ile gerçekleştirmiş olduğu uygulamaların pazar kapama yönünde fiili
veya muhtemel bir etkisi olup olmadığının, bu çerçevede tüketicilerin ve rakip
teşebbüslerin durumunun analizi gerekmektedir.
I.5.2.3. TİRSAN KARDAN’ın Uygulamalarının Pazardaki Fiili/Muhtemel Etkilerinin
Değerlendirilmesi
(84) TİRSAN KARDAN’ın iddia konusu davranışlarının ilgili pazardaki etkisinin
değerlendirilebilmesi için öncelikle söz konusu davranışlarının içeriğine ve kapsamına
19-19/283-121
25/40
açıklık getirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda ilk olarak MANİSA KARDAN tarafından
Kuruma iletilen şikâyet dilekçesinde,
- 2014 yılında oto yan sanayi faaliyetlerine dâhil olmak üzere kurulan MANİSA
KARDAN’ın üretim bandını kurmaya çalışırken gerek yurt içinden gerekse yurt
dışından temin edilecek bazı makine ve aksamı ile gerekli ham malzemeyi almak
üzere müracaat ettiği tedarikçilere TİRSAN KARDAN tarafından MANİSA
KARDAN’a üretim veya satış yapılmaması yönünde ziyaret ve telkinlerde
bulunulduğu belirtilmiş;
- Bu bahisle “Dosya Kapsamındaki Bulguların Değerlendirilmesi” başlıklı bölümde
de aktarılan (…..) ve (…..) ile MANİSA KARDAN arasında geçen yazışmalara yer
verilmiş ve bu firmalar dışında (…..) ve (…..) tarafından da taleplerinin
reddedildiği ifade edilmiş;
- Böylece TİRSAN KARDAN tarafından MANİSA KARDAN’ın faaliyetlerinin
engellendiği öne sürülmüştür.
(85) Dosya kapsamındaki yerinde inceleme bulguları incelendiğinde de, TİRSAN KARDAN’ın
kendisiyle çalışan tedarikçilerin özellikle MANİSA KARDAN ve OYMAK’a satış
yapmamalarını sağlamak yönündeki niyetini gösterir yazışmalar elde edilmiştir.
Yazışmalarda TİRSAN KARDAN’ın bahse konu davranışlarına konu olan tedarikçilerin
ise (…..), (…..) ve (…..) olduğu görülmüştür. Diğer yandan; (…..) ile yapılan görüşmede
de benzer hususlar dile getirilmiş; TİRSAN KARDAN’ın istemi üzerine başka şaft
üreticileriyle çalışılmadığı belirtilmiştir.
(86) Bu açıklamalar çerçevesinde TİRSAN KARDAN’ın tedarikçilerine münhasır çalışma
yükümlülüğü getirmesi veya bu tedarikçilerin rakipleri ile çalışmasının engellenmesine
yönelik davranışlarının ilgili pazardaki fiili veya potansiyel etkilerinin değerlendirilmesi
gerekmektedir. Bu noktada söz konusu değerlendirmede hangi kriterlerin dikkate
alınacağı önem kazanmaktadır. Konuya ilişkin Kılavuz’da, Kurul tarafından rekabet
karşıtı piyasa kapamanın varlığı incelenirken, hâkim durumdaki teşebbüsün konumu,
ilgili pazardaki koşullar, hâkim durumdaki teşebbüsün rakiplerinin konumu, müşterilerin
ya da sağlayıcıların konumu, incelenen davranışın kapsamı ve süresi ve dışlayıcı
stratejiye dair doğrudan veya dolaylı delillerin dikkate alınabileceği ifade edilmiştir35.
Kılavuz’da ayrıca fiili piyasa kapama ile ilgili olası delillerin pazar kapama kapsamında
değerlendirileceği ifade edilmiştir. Buna göre eğer davranış belirli bir süre boyunca
sürdürülmüşse hâkim durumdaki teşebbüsün ve rakiplerinin pazardaki performansı,
rekabet karşıtı piyasa kapamanın varlığına dair doğrudan delil sağlayabilmektedir.
(87) Bu kapsamda dosya konusu iddialar ve sözü edilen unsurlar dikkate alınarak, ilgili
pazardaki rekabetin TİRSAN KARDAN’ın uygulamalarından ne yönde etkilendiğine
ilişkin tespit ve değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir.
- Ticari Araçlara Yönelik Şaft Üretimi ve Satışı Pazarındaki Koşullar
(88) Kılavuz’da rekabet karşıtı pazar kapama açısından yer alan kriterlerden birisi ilgili
pazardaki koşullardır. Bu kriterde ölçek ve/veya kapsam ekonomileri ile giriş ve büyüme
engelleri incelenmektedir. Buna göre; giriş engellerinin bulunduğu ve dağıtımda kapsam
ve ölçek ekonomilerinin önemli olduğu pazarlarda dışlayıcı davranışların pazar
kapamaya yol açması olasılığı daha yüksektir.
35 Kılavuz, para 26.
19-19/283-121
26/40
(89) Bu amaçla ilgili pazardaki koşullara ilişkin tespitlere yer verilen 10.07.2015 tarih ve 15-
30/445-132 sayılı Kurul kararında;
- İlgili pazarda faaliyet gösterebilmek için herhangi bir kamu tekelinden veya
yetkilendirme ya da lisanslama gerekliliğinden bahsedilemezken fikri mülkiyet
haklarının varlığından bahsedilebileceği, ancak dosya kapsamındaki bilgilerden
fikri mülkiyet hakları kısmen geçiş maliyetlerine yol açabilecek olsa da bundan
kaynaklanan geçiş maliyetlerinin önemli bir giriş engeli teşkil etmediği,
- Bunun yanı sıra, ticari araçlara yönelik şaft pazarında faaliyet gösterebilmek için
belli düzeyde sabit sermaye yatırımı (tesis, makine, teçhizat, test merkezi yatırımı
gibi) gerekmekle birlikte, bu yatırımın batık maliyet oluşturmadığı36,
- Ayrıca ilgili pazarda, ölçek ekonomilerinin de kısmen söz konusu olduğu; ancak,
şaft pazarının genel yapısı incelendiğinde yerli tedarikçilerin ithalata göre daha
çok tercih edilmesi ve ihracat olanaklarının varlığı yeterli talebin mevcudiyetini
gösterdiği,
- Dolayısıyla bahse konu hususların önemli bir giriş engeli teşkil etmediği,
- Ancak pazardaki yoğunlaşma düzeyini değerlendirmek adına CR3 oranına
bakıldığında pazarın 2010-2014 döneminde %97-98 oranındaki kısmının üç
teşebbüs tarafından kontrol edildiği ve pazarın yoğunlaşma düzeyinin oldukça
yüksek olduğu
ifade edilmiştir.
(90) Bu anlamda, mezkûr Kurul kararında her ne kadar pazara giriş bakımından önemli
engellerin bulunmadığı değerlendirilmişse de dosya kapsamında pazarın yoğunlaşmış
bir yapıya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu yoğunlaşma ana sanayi
firmalarına yönelik şaft üretimi gerçekleştiren teşebbüs sayısının görece az olmasından
ve şaft üreticilerinin belli alanlarda uzmanlaşmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim
karar dairesinde ayrıntılarıyla yer verildiği üzere; binek ve ticari araçlardan oluşan
otomotiv sektörüne yönelik kardan mili üretimi önemli bir yatırım maliyeti gerektirmekte
ve ayrıca şaft üreticilerinin üretimini belli bir kalitede ve alıcı pazarını oluşturan otomotiv
üreticilerinin aradığı standartlar çerçevesinde devam ettirebilmesini gerekli kılmakta; bu
durum ilgili pazarda faaliyet gösterebilecek teşebbüs sayısının sınırlı olmasını
beraberinde getirmektedir. Tablo 3 ve 4’e bakıldığında da ticari araçlara yönelik şaft
üretimi ve satışı pazarında faaliyet gösteren toplam (yerleşik ve yabancı) şirket sayısı
11 iken; bu teşebbüsler içerisinde yerleşik üretici sayısının dörtte kaldığı görülmektedir.
(91) Dolayısıyla, inceleme konusunu oluşturan ticari araçlara yönelik şaft üretimi ve satışı
pazarında önemli giriş engelleri bulunmamakla birlikte, ilgili pazarda faaliyet gösterebilen
teşebbüs sayısının gerekli kriterlerin yerine getirilmesinin zorluğu nedeniyle düşük
kalması ve pazardaki yoğunlaşma düzeyinin oldukça yüksek olması, TİRSAN
KARDAN’ın dışlayıcı davranışlarının pazar kapamaya yol açma riskini artırabilecektir.
- TİRSAN KARDAN ve Rakiplerinin Ticari Araçlara Yönelik Şaft Üretimi ve Satışı
Pazarındaki Konumu
36Söz konusu Kurul kararında; her bir ticari araç modeline özgü gerçekleştirilen şaft üretimine son
verilmesi durumunda mevcut yatırımlarla başka bir ticari araca özgü ve hatta zirai bir araca veya
endüstriyel kullanıma yönelik şaft üretimi yapılması mümkün görülmüştür. Diğer taraftan, Ar-Ge, ürün
geliştirme ve kalite iyileştirme yatırımları batık maliyet olarak değerlendirilmiş olmasına karşın bu
yatırımların sektöre girişi caydırıcı nitelikte ve düzeyde olmadığı değerlendirilmiştir.
19-19/283-121
27/40
(92) Genel olarak hâkim durum ne kadar güçlü olursa davranışın rekabet karşıtı piyasa
kapamaya neden olma ihtimalinin o kadar yüksek olacağı kabul edilmektedir.
Teşebbüsün hâkim durumu güçlendikçe, davranışlarının rakiplerin pazarın önemli bir
kısmına erişimini engellemesi olasılığı, diğer bir deyişle muhtemel etkisi artmaktadır.
Diğer yandan; rakiplerin hâkim durumdaki teşebbüsün davranışını etkisiz kılacak şekilde
karşı stratejiler geliştirmelerinin muhtemel olması halinde görece küçük bir pazar payına
sahip bir rakip dahi hâkim durumdaki teşebbüs üzerinde rekabetçi baskı
uygulayabilecektir. Örneğin; sunduğu ürünler hâkim durumdaki teşebbüsün ürünlerine
yakın ikame olan, yenilikçiliğiyle ön plana çıkan ya da sistematik olarak fiyatları
düşürebilen bir rakip böyle bir konumda bulunabilecektir.
(93) Bu amaçla TİRSAN KARDAN ve rakiplerinin konumlarını değerlendirmek için öncelikle
ilgili pazardaki paylarına bakıldığında; Tablo 6’da TİRSAN KARDAN’ın ticari araçlara
yönelik şaft üretimi ve satışı pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler içerisinde her bir
yıl itibarıyla en yüksek pazar payına sahip olan teşebbüs konumunda olduğu, nitekim
2010 yılında yaklaşık %(…..) paya sahipken, 2014 yılına kadar pazar payını %(…..)’ye
çıkardığı, geriye kalan rakiplerin ise %(…..)’in altında pazar payına sahip olduğu
görülmüştür. Anılan soruşturma sürecinden işbu tarihe kadar TİRSAN KARDAN ve
rakiplerinin pazardaki paylarının seyri TİRSAN KARDAN’ın davranışlarının rakipleri
üzerindeki etkisini göstermek bakımından önemli bir unsur olabilecektir. Tablo 7’de ilgili
pazarın 2014 sonrası görünümüne yer verilmiştir37:
Tablo 7: Ticari Araçlara Yönelik Şaft Üretimi ve Satışı Pazarında Pazar Payları (2015-2017)
TEŞEBBÜS
2015 2016 2017
Adet (%) Ciro (%) Adet (%) Ciro (%) Adet (%) Ciro (%)
TİRSAN KARDAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MANİSA KARDAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
POSCO (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OYMAK (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
CKD (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ATIL-SAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SPICER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
HYUNDAI MOBIS (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
FOTON INT. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KLEIN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Şaft üreticileri, TİRSAN KARDAN ve ana sanayi firmalarından gelen bilgiler doğrultusunda
yapılan hesaplamalar
(94) Tablo incelendiğinde, TİRSAN KARDAN’ın 2014 yılından sonra pazardaki payında bir
azalış yaşandığı ve bu azalışın 2017 yılına dek sürdüğü görülmektedir. Diğer yandan;
MANİSA KARDAN ise 2015 yılında düşük bir paya sahipken özellikle 2017 yılına
gelindiğinde daha yüksek bir paya sahip olduğu dikkat çekmektedir. Böylece, MANİSA
KARDAN, TİRSAN KARDAN’dan sonra pazardaki ikinci önemli teşebbüs konumuna
gelmiştir. Geriye kalan rakiplerin payı ise %(…..)’in altında seyretmekle birlikte düzenli
bir artış veya azalıştan bahsetmek mümkün görünmemektedir. Sonuç olarak, TİRSAN
KARDAN 2015 sonrasında da rakiplerine nazaran pazardan önemli bir pay alırken yıllar
itibarıyla bu payda azalış yaşandığı; MANİSA KARDAN’ın ise yıllar içinde payını artırdığı
anlaşılmaktadır.
37 Tablo hazırlanırken ATIL-SAN, MANİSA KARDAN, OYMAK ve TİRSAN KARDAN’ın payları bu
teşebbüslerden alınan bilgiler doğrultusunda hazırlanmıştır. Ana sanayi firmaları ile söz konusu
teşebbüslerin verdikleri bilgiler arasında farklılıklar olup bu durumun direksiyon milinin ve yenileme
pazarının dahil edilmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Türkiye’de yerleşik olmayan firmaların
payları içinse ana sanayi firmalarının bilgilerinden faydalanılmıştır.
19-19/283-121
28/40
(95) Diğer yandan dosya kapsamındaki bilgilerden TİRSAN KARDAN’ın uzun bir süredir
otomotiv üreticilerine yönelik şaft üretmesinin bir sonucu olarak önemli bir know-how’a
ve dolayısıyla bu bilgi birikimi ile kısa sürede ürün temin edecek beşeri ve teknik
kapasiteye sahip olduğu görülmekte; bu bakımdan TİRSAN KARDAN’ın ekonomik ve
finansal güç ile ilgili pazarda önemli bir marka bilinirliğine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Sözü edilen durum otomotiv üreticileri bakımından TİRSAN KARDAN’ın rakiplerine
nazaran daha öne çıkmasını ve bu nedenle daha çok tercih edilmesini sağlayabilecektir.
(96) Hâkim durumdaki teşebbüsün rakiplerine kıyasla kapasite avantajına sahip bulunması
ve rakiplerinin kapasite kısıtı ile karşı karşıya olması halinde rakipler pazarda büyüme
engeli ile de karşı karşıya kalabilecektir. Bu bakımdan ticari araçlara yönelik kardan mili
üretiminde faaliyet gösteren TİRSAN KARDAN ve iddiaların hedefinde olduğu
düşünülen MANİSA KARDAN ve OYMAK’ın üretim kapasitesi ve kapasite kullanım
bilgileri aşağıdaki tabloda verilmektedir:
Tablo 8: Üretim Kapasitesi ve Kapasite Kullanım Bilgileri
Teşebbüs
2015 2016 2017
Kapasite
(Adet)
Kapasite
Kullanım
Oranı (%)
Kapasite
(Adet)
Kapasite
Kullanım
Oranı (%)
Kapasite
(Adet)
Kapasite
Kullanım
Oranı (%)
TİRSAN KARDAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
MANİSA KARDAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OYMAK (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: MANİSA KARDAN, OYMAK ve TİRSAN KARDAN’dan elde edilen bilgiler
(97) Tablo 8’den öncelikle TİRSAN KARDAN’ın MANİSA KARDAN ve OYMAK’a nazaran çok
daha yüksek kapasiteye sahip olduğu, ancak MANİSA KARDAN’ın yıllar itibarıyla
kapasitesini artırarak TİRSAN KARDAN’ın yaklaşık (…..) oranında kapasiteye eriştiği
anlaşılmaktadır. OYMAK’ın ise çok daha düşük kapasite ile fakat daha yüksek kapasite
kullanım oranıyla faaliyet gösterdiği görülmektedir. Son tahlilde tablodaki bilgiler
değerlendirildiğinde; TİRSAN KARDAN’ın rakipleri karşısında önemli bir kapasite
büyüklüğüne sahip olduğu görülmekle birlikte, MANİSA KARDAN’ın kapasite
büyüklüğündeki ve kapasite kullanım oranındaki artışın devam etmesi halinde ise
pazardan daha büyük pay alabileceği söylenebilecektir. Zira dosya kapsamında (…..),
sattıkları girdilerin (kesici ve tutucu takımlar) şaft üreticilerinin tezgah sayısına bağlı
olarak değiştiğini, TİRSAN KARDAN’ın özellikle AKKARDAN’ın tezgahlarını
devraldıktan sonra tezgah parkurunu genişlettiğini ve bu nedenle TİRSAN KARDAN’ın
alımının daha yüksek olduğunu, öte yandan MANİSA KARDAN’ın alımlarının daha
düşük seyretmesinin tezgah parkurundan kaynaklandığını, ancak MANİSA KARDAN’ın
da tezgah parkurunu yavaş yavaş genişlettiğini ifade etmiştir.
(98) Yukarıda yer verilen açıklamaların yanı sıra, 10.07.205 tarih ve 15-30/445-132 sayılı
Kurul kararında ilgili pazardaki alıcı gücüne38 ilişkin yapılan tespitler de mevcut
değerlendirme bakımından önem arz etmektedir. Bu paralelde kararda;
- TİRSAN KARDAN’ın ilgili pazardaki satışları içerisinde “ticari araç üretimi
pazarı”ndaki az sayıda teşebbüsün önemli bir paya sahip olduğu, nitekim 2013-
2014 yılları itibarıyla TİRSAN KARDAN’ın en büyük dört müşterisine yaptığı
satışların toplamının teşebbüsün toplam satışlarının %(…..)’sına ulaştığı, söz
konusu ilk dört firmanın aynı yıllarda ticari araç üretimi pazarının yaklaşık
%(…..)’ine denk geldiği ve bu itibarla Türkiye ticari araç üretimi pazarının da
yoğunlaşmış bir yapıda olduğu,
38 Alıcı gücü, alıcının, mal ve hizmetlerin fiyat ve diğer koşullarını belirleyebilme gücü olarak
tanımlanabilecektir.
19-19/283-121
29/40
- Bahse konu hususlara ilaveten; ana sanayi firmalarının, şaft üreticilerinden temin
ettikleri ürünlerin fiyatlarını belirleme güçlerinin bulunduğu, nitekim 2012 yılı
sonunda AKKARDAN’ın pazardan çıkması sonucunda, TİRSAN KARDAN’ın
pazarda tek yerli sağlayıcı konumuna geldiği ve bir kısım araç üreticisinin daha
önce AKKARDAN’dan yaptığı şaft alımlarını TİRSAN KARDAN’a kaydırmış
olmasına karşın, TİRSAN KARDAN’ın şaft fiyatlarında önemli bir değişiklik
olmadığı ve hatta kimi satış fiyatlarının AKKARDAN’dan daha düşük kaldığı,
- TİRSAN KARDAN ile alıcılar arasındaki sözleşme örneklerinde ve ana sanayi
firmalarıyla yapılan görüşmelerde de alıcıların satış koşulları üzerinde belirleyici
etkiye sahip olduğunun görüldüğü, bu durumun yanı sıra ana sanayi firmaları ile
yapılan görüşmelerde uygun olmayan satış koşulları karşısında alımlarını başka
kaynaklara önemli bir geçiş maliyetine katlanmadan yönlendirebileceklerinin ifade
edildiği,
- Söz konusu açıklamalar çerçevesinde ticari araçlara yönelik şaft pazarında alıcı
gücünün varlığından bahsedilebileceği
tespitlerine yer verilmektedir. Bu durumda müşterilerin alıcı gücü, incelenen teşebbüsün
davranışlarını sınırlayan rekabetçi bir baskı yaratabilecektir. Alıcı gücünün şaft üreticileri
üzerindeki etkisini görebilmek adına aşağıdaki tabloda ana sanayi firmalarının TİRSAN
KARDAN’dan yaptıkları alımların tutarına ve bu alımların TİRSAN KARDAN’ın toplam
cirosu içerisindeki payına yer verilmektedir:
Tablo 9: Ana Sanayi Firmalarına Satışların TİRSAN KARDAN’ın Toplam Satışları İçerisindeki Payı
Ana Sanayi
Firmaları
TİRSAN KARDAN
2015 2016 2017
Satış (TL) Oran Satış (TL) Oran Satış (TL) Oran
FORD (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ISUZU (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OTOKAR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Diğerleri (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam Ciro (TL) 55.693.858 44.183.590 60.170.186
Kaynak: Ana sanayi firmalarından gelen bilgiler doğrultusunda yapılan hesaplamalar
(99) Tablodan, 2015, 2016 ve 2017 yılları için TİRSAN KARDAN’ın satışlarının nerdeyse
tamamını FORD, ISUZU ve OTOKAR’a yaptığı görülmektedir. Bu üç ana sanayi
firmasından FORD, TİRSAN KARDAN’ın en büyük müşterisi konumunda olup, kardan
şaftı alımlarının tamamını TİRSAN KARDAN’dan karşılamaktadır. TİRSAN KARDAN’ın
sadece FORD’a yaptığı satışların toplam cirosunun %(…..)’sini oluşturduğu
düşünüldüğünde, alıcı gücünün son derece yüksek olduğu söylenebilecektir. Tablodaki
veriler 2013-2014 yılları ile karşılaştırıldığında, alıcı gücünün daha da arttığı
değerlendirilmektedir.
(100) Pazarda uzun yıllardır faaliyet gösteren ve hâkim durumda bulunan bir teşebbüsün
karşısında pazara yeni giriş yapan teşebbüslerin, hâkim durumdaki teşebbüs ile rekabet
edebilmek adına fiyatlarını daha düşük seviyede belirlemesi olağandır. Bu kapsamda,
MANİSA KARDAN’ın ticari araçlara yönelik kardan mili üretimi ve satışı pazarına giriş
yaptığı 2014 yılı sonrasında, TİRSAN KARDAN, OYMAK ve MANİSA KARDAN’ın ticari
araçlar alt segmentinde satış yaptıkları araç türleri bakımından ortalama fiyatlarına
aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 10: TİRSAN KARDAN, OYMAK ve MANİSA KARDAN’ın Ortalama Satış Fiyatları (TL)
Araç Türü
2015 2016 2017
TİRSAN
KARDAN
OYMAK
MANİSA
KARDAN
TİRSAN
KARDAN
OYMAK
MANİSA
KARDAN
TİRSAN
KARDAN
OYMAK
MANİSA
KARDAN
19-19/283-121
30/40
Pick-up (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kamyonet (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kamyon (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Otobüs (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Minibüs (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Midibüs (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: TİRSAN KARDAN, OYMAK ve MANİSA KARDAN’dan elde edilen bilgiler doğrultusunda yapılan
hesaplamalar
(101) Tabloda yer alan bilgilerin incelenmesinden, adı geçen üç teşebbüsün de satışının
olduğu kamyonet alt segmentinde, TİRSAN KARDAN’ın ortalama fiyatlarının üç yıl
boyunca hem OYMAK’tan hem de MANİSA KARDAN’dan daha yüksek olduğu
anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, MANİSA KARDAN’ın pazara yeni giriş yapan teşebbüs
olarak daha düşük fiyatlar ile çalıştığı görülmektedir.
(102) Hakim durumun dışlayıcı kötüye kullanılmasına ilişkin Kurul kararları incelendiğinde,
genellikle rakiplerin piyasaya girişlerinin engellenmesi veya caydırılması, faaliyetlerinin
zorlaştırılması veya durdurulması, pazar paylarının azalması, zarar etmeleri gibi
faktörlerin, dışlayıcı etkinin ortaya konmasında dikkate alındığı görülmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar bu kapsamda ele alındığında; TİRSAN KARDAN’ın ilgili
pazardaki gücünün istikrarlı bir şekilde arttığından bahsedilmezken, yine de ilgili pazarda
önemli bir paya ve marka bilinirliğine sahip olmasının dışlayıcı eylemlerin pazar kapama
potansiyelini arttırabileceği; bununla birlikte, pazarda alıcı gücünün varlığının TİRSAN
KARDAN’ın pazardaki gücü üzerinde baskı yaratan bir unsur olarak ele alınabileceği;
diğer yandan TİRSAN KARDAN’ın davranışlarının hedefinde olan MANİSA KARDAN ve
OYMAK’ın faaliyetlerine devam ettiği, ancak kapasite kısıtı ve TİRSAN KARDAN’ın
önemli marka bilinirliğine sahip olmasının da bir sonucu olarak pazardan daha düşük
pay aldıkları, yine de kimi alt kırılımlarda öne çıktıkları, dahası pazara 2014 yılında yeni
giriş yapan MANİSA KARDAN’ın faaliyet gösterdiği kamyonet ve minibüs türlerindeki
şaft üretiminde payının yıllar itibarıyla artması ve özellikle kamyonet türünde TİRSAN
KARDAN’ın yaklaşık (…..) kadar satışa erişebildiği göz önünde bulunduğunda TİRSAN
KARDAN’ın uygulamalarının fiiliyatta etkisinin ortaya çıkmadığı değerlendirilmektedir.
TİRSAN KARDAN’ın dışlayıcı uygulamalarına karşın söz konusu etkinin ortaya
çıkmamasının asıl nedeni baskı yapılması düşünülen (ve/veya yapılan) tedarikçilerin çok
sayıda olması ve söz konusu tedarikçilerin toplam satışları içerisinde TİRSAN
KARDAN’ın önemli bir yer tutmamasıdır. Bir başka deyişle TİRSAN KARDAN’ın
uygulamaları fiiliyatta başarıya ulaşamamıştır.
- TİRSAN KARDAN’ın Davranışının Kapsamı ve Süresi
(103) Dosya kapsamında ele alınabilecek konulardan birisi de TİRSAN KARDAN tarafından
gerçekleştirilen davranışın kapsamı ve süresidir. Kılavuz’da, genel olarak ilgili pazarın
davranıştan etkilenen kısmı ne de kadar fazla olursa, davranışın süresi ne kadar uzun
olursa ve bu davranış ne kadar düzenli uygulanırsa piyasanın kapanması ihtimalinin o
kadar yüksek olduğu belirtilmektedir39. Daha önce de ifade olunduğu üzere, dosya
konusu iddiaların temelini TİRSAN KARDAN’ın tedarikçilerine diğer şaft üreticilerine
satış yapmaması yönünde baskı uygulaması ve bu suretle rakiplerin pazara girişini
engellemesi ya da pazardaki faaliyetlerini zorlaştırması oluşturmaktadır. Bu bakımdan
davranışın kapsamı açısından tedarikçilerin konumu ve rakip şaft üreticileriyle iş ilişkileri
önem kazanmaktadır.
39 Kılavuz, para 26.
19-19/283-121
31/40
(104) Bu çerçevede, dosya konusu davranışların değerlendirilmesinde öncelikle tedarikçilerin
ilgili olduğu pazarın özelliklerinin ele alınması, ardından ilgili pazardaki rakiplerin
tedarikçi kanalına erişiminin engellenip engellenmediğinin ve TİRSAN KARDAN’ın bu
yöndeki davranışlarının süresinin değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
i. Şaft Pazarına Yönelik Girdi Üretimi ve Satışı Pazarındaki Koşullar
(105) Rakipleri dışlama etkisinin varlığını göstermek için hâkim durumdaki teşebbüs
tarafından tedarik kanalının rakiplere kapanması bir diğer gösterge olabilecek ve aynı
zamanda tedarikçilerin faaliyet gösterdikleri pazarın özellikleri ve tedarikçilerin konumu
incelenen davranışın etkisi bakımından belirleyici olabilecektir. İnceleme kapsamında
pazardaki alternatif tedarik kanalları önemli bir gösterge olabileceği gibi hâkim
durumdaki teşebbüsün hedef aldığı tedarikçilerin rakiplerin girişi ya da genişlemesi için
özel öneme sahip olup olmadığına da dikkat edilmesi gerekmektedir. Alternatif tekliflere
cevap verebilen, pazara yeni giren bir teşebbüs bakımından uygun dağıtım yöntemlerine
sahip olan ya da özellikle gerekli olan ürün çeşidinde ya da bölgede üretim yapan
tedarikçilerin özel öneme sahip olduğu kabul edilebilecektir.
(106) Şaft pazarında kullanılan başlıca girdiler dövme, döküm, çelik, şaft borusu, rulman, askı-
kauçuk, kimyasal, saç malzemeleri ve bağlantı elemanlarından oluşmakta olup sayılan
bu girdiler şaftların kullanım alanlarına göre önemli ölçüde farklılaşmamaktadır.
Şikâyetçi MANİSA KARDAN tarafından da desteklenen bu durum, kardan mili
üretiminde farklı kullanım alanlarına göre (kara taşıtları, ticari taşıtlar, endüstriyel vb.)
dahi aynı tip malzemelerin kullanıldığını ve farklılığın sadece bu girdilerin ölçüsüyle
sınırlı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, şaft üreticilerinin uzmanlaştığı alanlara
bağlı olarak tedarikçi tercihinde bir değişiklik olmadığı söylenebilecektir.
(107) Bununla birlikte, TİRSAN KARDAN’ın davranışının belli girdiler üzerinde yoğunlaşıp
yoğunlaşmadığına bakılmış olup şikâyetçi tarafından öne sürülen tedarikçilerden (…..)
çelik, (…..) dövme kapsamında çatal (flanş, ara, çatal, çatal, ters kayıcı çatal), istavroz
gövdesi ve kayıcı mil, (…..) dövme kapsamında mil, flanş çatal, (…..) kesici takımlar ve
kalite kontrol ekipmanı, (…..) kesici ve tutucu takımlar, (…..) şaft askı takımı ve (…..)
askı-kauçuk kapsamında askı lastiği satışı ile iştigal ettiği görülmüş40, dolayısıyla
TİRSAN KARDAN tarafından tek bir girdi türünün hedef alınmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durum TİRSAN KARDAN’ın davranışları sonucundaki etkileri araştırırken tüm girdi
türlerine yönelik pazarları dikkate almayı gerektirmektedir. Farklı girdi türlerini konu alan
pazarlar genel olarak benzer özellikler içermekle birlikte, şaft üreticilerine göre değişen
kalıplara göre üretim veya standart üretim olup olmaması41, pazardaki ithalatın ağırlığı
ve oyuncuların sayısı gibi unsurlar değişiklik gösterebilmektedir. Yine de aşağıda yer
verilen değerlendirmelerin genel olarak tüm girdi türlerine hitap ettiği
değerlendirilmektedir.
(108) Kardan miline yönelik girdi pazarında alternatif tedarik imkânlarıyla kimi girdi gruplarının
ve tedarikçilerin rakipler için özel öneme sahip olup olmadığına bakılmış; girdi
gruplarında genel olarak çok sayıda teşebbüsün faaliyet gösterdiği ve ithal ürünlerin yerli
40 Şikâyetçi tarafından verilen bilgilerde (…..) da yer almakta olup dosya kapsamında sözü edilen firmadan
bilgi alınamadığı için bu firmaya ilişkin tespit ve değerlendirmelere yer verilmemiştir. Şikâyetçi tarafından
bilgisi verilen bir diğer tedarikçi (…..)’den de işbu soruşturma kapsamında bilgi talep edilmiş olmasına
karşın cevap alınamadığı için (…..) hakkında 2014 sonrasına ilişkin bilgi ve değerlendirmeler yer
almamaktadır.
41 Nitekim (…..) tarafından gelen cevabi yazıda sadece kardan mili üretimi yapan teşebbüslere satış
gerçekleştirilmediği, talaşlı imalat yapan firmalara da kardan mili üretimi yapan firmalara hemen hemen
aynı tip ürünlerin satıldığı belirtilmiştir. (…..) ve (…..) tarafından ise proje bazında üretim gerçekleştirildiği,
bu bakımdan şaft üreticilerine paralel olarak üretilen kalıpların değiştiği ifade edilmiştir.
19-19/283-121
32/40
ürünler karşısında oldukça tercih edilebilir olduğu görülmüştür. Keza her girdi grubuna
göre pazarda faaliyet gösteren yerli ve yabancı firma sayısı değişmekteyken, TİRSAN
KARDAN’dan elde edilen bilgiler çerçevesinde hazırlanan Tablo 5’e göre her girdi grubu
için asgari 35 firmanın faaliyet gösterdiği, kimi girdiler içinse firma sayısının çokluğundan
herhangi bir varsayımda bulunulamadığı görülmektedir. Dosya kapsamında
tedarikçilerden elde edilen bilgilerin de bu durumu desteklediği görülmektedir. Söz
konusu bilgiler çerçevesinde;
- (…..) tarafından ithal ürünlerin önemli bir rakip oluşturduğu ve özellikle istavrozun
%90’ının Çin’den ithal edildiği,
- (…..) tarafından küçük firmalar göz ardı edildiğinde 10 adet yerli dövme firmasının
hâlihazırda faal olduğu, diğer yandan özellikle Çin ve Hindistan pazarlarından
gelen ithal ürünlerin önemli bir rekabetçi baskı yarattığı,
- (…..) tarafından kesici takım sektöründe birçok rakiplerinin bulunduğu, nitekim
benzer işi gerçekleştiren firmaların 50 civarında olabileceği,
- (…..) tarafından çelik kapsamında sunulan makine, aparat, kaynak, yedek parça
ve tadilat işlemlerinde ithal ürünlerin önemli bir rakip oluşturmamakla birlikte üç
ilâ beş yerli firmanın da pazarda faaliyet gösterdiği ve pazardaki yaklaşık
paylarının %(…..) olduğu,
- (…..) tarafından vasıflı ve özel çelik üretiminde (…..) ile Türkiye’de faal oldukları,
sıvı çelik üretim kapasitesine göre (…..) %(…..), (…..) %(…..); çelikhane
üretimine göre (…..) %(…..), (…..) %(…..) paya sahip olduğu, bununla birlikte
sektörde önemli yabancı rakiplerin de bulunduğu,
- (…..) tarafından ise Türkiye’de sıvı çelik (ark ocaklı) üretiminde (…..) dışında
(…..) daha fazla kapasite ile yer aldığı, ayrıca Türkiye’ye ark ocaklı üreticiler
dışında ithal mamül getiren firmaların da bulunduğu ve bunlardan bazılarının
(…..) olduğu ve genel olarak vasıflı çelik ithalatının Rusya, Çin ve İtalya’dan
yapıldığı,
- Çelik hammaddesi alanında faaliyet gösteren başka bir tedarikçi olan (…..)
tarafından (…..) ve (…..)’ın üretici firma olduğu ve bunlar dışında başlıca yedi
firmanın daha ihracat ve ithalat ile aynı alanda faaliyet gösterdiği,
- (…..) tarafından faaliyetleri içerisinde çok az miktarda TİRSAN KARDAN,
TÜMSER42 gibi firmalara fason imalat olduğu, Çin fiyatları ile rekabet edilemediği,
ancak kalite bakımından teşebbüslerinin tercih edilebildiği,
- (…..) tarafından dünyada 51.561 adet; Türkiye’de 603 adet döküm fabrikasının
bulunduğu, (…..)’ün fiili üretime göre pazar payının %(…..); kurulu güce göre
pazar payının %(…..) olduğu43,
- (…..) tarafından rulman sektöründe Türkiye’de mevcut üç üreticinin; (…..) ve (…..)
bulunduğu ve bu üreticilerin Türkiye’deki rulman talebinin %(…..) karşıladığı,
geriye kalan %(…..) kesimin ithalat yoluyla karşılandığı ve SKF, INA, FAG, NSK
gibi dünya çapındaki üreticilerin bayilik yoluyla Türkiye pazarının önemli bir
kısmını ellerinde tuttuğu,
42 Tedarikçiler tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde TÜMSER olarak işaret edilen teşebbüsün ticaret
unvanı hakkında dosya kapsamında kesin bilgiye ulaşılamamıştır.
43 Söz konusu payların, hangi yıla ilişkin olduğu belirtilmemiş olup cevap yazısının Kurum kayıtlarına 2015
yılında girmiş olmasından hareketle 2014 yılına ilişkin olduğu kabul edilebilecektir.
19-19/283-121
33/40
- (…..) tarafından rulman alanında yurt dışından ithal eden tahmini 54 firmanın
olduğu,
- (…..) tarafından dikişli boru ve kılıf boruların üretiminde (…..) ile Türkiye’deki
pazarın %(…..) -%(…..) civarında paylaşıldığı, geriye kalan üreticilerin küçük
çaplı üreticiler olduğu ve ithalat imkânının da mümkün olduğu44,
- (…..) tarafından dökme demirin alt segmentelerini de içerecek şekilde toplamda
büyük çaplı 80, kobi olarak 341, mikro 671 ve kamu/askeri tesisler sekiz tane
olmak üzere toplamda 1.407 firmanın sektörde faal olduğu, bunun dışında tüm
yerli ve yabancı firmaların bilinmesinin mümkün olmadığı,
- (…..) tarafından herhangi bir parça üretimi yapılmamakla birlikte fason şeklinde
ısıl işlem hizmeti verilmekte olduğu, İzmir’de benzer ölçekte iki firmanın daha
faaliyet gösterdiği, bunlar dışında yedi adet daha fason ısıl işlem firmasının
bulunduğu, İzmir dışında Türkiye genelinde MİSAD Isıl İşlemciler Derneğinden
de bilgi talep edilmiş olmasına karşın ülke genelinde faaliyet gösteren toplam sayı
hakkında bilgi sahibi olmadıkları,
- (…..) tarafından Türkiye’de yaklaşık 200 civarında ısıl işlem firmasının bulunduğu,
- (…..) tarafından bağlantı elemanları alanında faaliyet gösteren çok sayıda
firmanın mevcut olduğu ve bu firmaların bir kısmını oluşturan 82 firmanın Bağlantı
Elemanları Sanayici ve iş Adamları Derneğine kayıtlı olduğu
hususları ifade edilmiştir. Tedarikçilerin ifadelerinden, çoğu girdi grubu için ilgili alanda
faaliyet gösteren teşebbüs sayısının oldukça fazla olduğu; bununla birlikte, teşebbüs
sayısının görece az olduğu kimi girdi gruplarında ise ithalatın alternatif bir unsur olduğu
anlaşılmaktadır. MANİSA KARDAN girdilerin ithalat yoluyla temin edilmesinin mümkün
olduğunu belirtmekle birlikte, yerli ürünlere göre daha maliyetli olduğunu (ortalama
olarak %25 daha yüksek), bu girdilerin Uzak Doğu’dan temin edilmelerine, fiyat
bakımından daha avantajlı olmalarına karşın söz konusu firmaların yüksek miktarlı
sipariş kabul ettiğini ve ürünlerinin istenen kalitede olmadığını ifade etmektedir. TİRSAN
KARDAN da şaft pazarına yönelik her girdi grubu için hem ithal hem yerli alımların
mümkün olduğunu ve 2017 alımlarının %(…..)’sının ithalat yoluyla gerçekleştiğini
belirtmiştir.
(109) Tedarikçilerin yukarıdaki ifadelerinde ayrıca fason üretimin de kimi girdi gruplarında
alternatif bir yöntem olduğu dikkat çekmektedir. MANİSA KARDAN’ın cevap yazısından
da dövme malzemelerin ham çelik tedarikinin yapılmasını takiben bu ürünün
Türkiye’deki başka firmalara sıcak dövme (fason) işlemi ve yine başka firmalara ısıl
işlemini yaptırdığını ve geriye kalan hassas işleme operasyonlarının MANİSA KARDAN
bünyesinde gerçekleştirildiğini ifade etmektedir.
(110) Dosya kapsamındaki bilgiler çerçevesinde şaft üreticileri açısından tedarikçilerin
konumlarının önemli bir ölçüt olmadığı değerlendirilmektedir. Zira TİRSAN KARDAN ve
MANİSA KARDAN’a satış yapan firmaların üretim yerlerine bakıldığında başta Kocaeli,
İzmir, Gebze olmak üzere çeşitli illerde faaliyet gösterdikleri görülmektedir.
(111) Tüm bu bilgi ve açıklamalar ışığında; kardan mili imalatına yönelik girdi pazarlarının ilgili
pazarlarda aktif faaliyet gösteren teşebbüs sayıları dikkate alındığında oldukça rekabetçi
olduğu, yerli ürünler karşısında ithal ürünlerin de pazarın önemli bir kısmını oluşturduğu
ve ayrıca belli başlı tedarikçilerin şaft üretimi için öne çıktığından ya da önem arz
44 Benzer hususlar BORUSAN tarafından da dile getirilmiştir.
19-19/283-121
34/40
ettiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Tedarikçi sayısının
oldukça fazla olması pazara yeni girmek isteyen veya hâlihazırda faal olan şaft
üreticilerinin çok sayıda alternatife sahip olduğunu göstermektedir. Bu kapsamda, ilgili
pazarların bahsi geçen özellikleri karşısında TİRSAN KARDAN’ın rakiplerine tedarik
kanalını kapatması olası bir durum olarak görülmemektedir. Bununla birlikte,
değerlendirmenin tüm yönleriyle tamamlanmasını teminen TİRSAN KARDAN’ın ilgili
pazarda faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından zorunlu ticari ortak olup olmadığı
hususu da dosya kapsamında incelenmiştir.
ii. Tedarikçiler Bakımından TİRSAN KARDAN’ın Konumu
(112) Dosya kapsamında ele alınması gereken bir diğer konu TİRSAN KARDAN’ın kardan mili
imalatına yönelik girdi pazarındaki tedarikçiler bakımından vazgeçilmez bir ticari ortak
olup olmadığıdır. TİRSAN KARDAN’ın tedarikçiler bakımından vazgeçilmez bir ticari
ortak olması halinde bu durum TİRSAN KARDAN’ın rakiplerine tedarik kanalını
kapatabilecek potansiyel bir güce sahip olduğunu gösterebilecektir.
(113) Bu amaçla TİRSAN KARDAN ile çalışan tedarikçilerin toplam satışları içerisinde kardan
miline yönelik faaliyetlerinin ve TİRSAN KARDAN’a yapılan satışlarının durumuna
bakılmıştır. İlk olarak dikkat çeken husus tedarikçilerin önemli bir kısmının iş hacmi
içerisinde şaft pazarı haricinde farklı alanlara yönelik faaliyetlerinin de bulunduğu
görülmüştür. Nitekim MANİSA KARDAN da kendisiyle çalışan 15 tedarikçinin sadece
şaft pazarına yönelik üretim yapmadığını, otomotiv ve bazı sanayi firmalarına da hizmet
verdiklerini belirtmiştir. Anılan durum kimi tedarikçiler tarafından da dile getirilmiştir.
Konu hakkında TİRSAN KARDAN tarafından ise ana girdi pazarlarında alıcı gücünden
bahsetmenin mümkün olmadığı, keza pazardaki tedarikçilerin alternatif/ikame müşteri
potansiyellerinin oldukça fazla olduğu, herhangi bir tedarikçinin sadece kardan mili
imalatı için spesifik bir yatırımı veya batık maliyetinin söz konusu olmadığı beyan
edilmiştir.
(114) İptal edilen Kurul kararına konu olan soruşturma sürecinde TİRSAN KARDAN ile çalışan
tedarikçilerin toplam satışları içerisinde TİRSAN KARDAN’ın sıralaması istenmiştir.
TİRSAN KARDAN’ın tedarikçiler bakımından konumunu ortaya koyabilecek olması
bakımından söz konusu verilere 2010-2014 dönemi için aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 11: Tedarikçilerin Satışları İçerisinde TİRSAN KARDAN’ın Sıralaması (2010-2014)45
Girdi Üreticileri
2010 2011 2012 2013 2014
Toplam Yurtiçi Toplam Yurtiçi Toplam Yurtiçi Toplam Yurtiçi Toplam Yurtiçi
(…..) 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1
(…..) 1 1 1 1 1 1 2 2 1 1
(…..) 1 1 1 1 1 1 2 2 1 1
(…..) 2 2 2 2 1 1 2 2 1 1
(…..) - - - - - - 2 2 1 1
(…..) 6 3 4 1 3 1 4 1 3 1
(…..) - - - - - - 1 1 2 2
(…..) 2 2 2 2 2 2 2 2 2 2
(…..) 2 2 3 3 2 2 2 2 2 2
(…..) 3 2 3 3 3 3 2 2 3 2
(…..) 10 6 5 2 6 3 5 2 5 2
(…..) 4 4 4 3 4 3 5 3 7 3
(…..) 15 9 8 6 5 4 6 4 5 4
(…..) - - 22 15 5 3 7 5 6 4
(…..) - - - - 9 6 14 12 6 5
(…..) 6 5 3 2 3 2 3 2 7 5
(…..) 27 16 25 14 32 19 29 17 15 5
(…..) 7 4 7 4 7 4 8 4 12 6
45 Tablo, 2014 yılı yurtiçi üretim sıralamasına göre sıralanmıştır.
19-19/283-121
35/40
(…..) - - - - - - 2 2 7 7
(…..) 19 8 18 5 19 7 - - 22 7
(…..) 17 17 11 11 13 13 9 9 9 9
(…..) 22 13 27 17 24 13 24 10 22 9
(…..) 18 5 23 6 13 6 19 13 19 10
(…..) - - 56 35 30 21 25 16 22 10
(…..) - - - - - - 15 14 13 12
(…..) - - - - - - - - 8 17
(…..) 16 16 11 11 9 9 14 12 23 19
(…..) 12 12 11 11 16 16 17 17 22 22
(…..) 47 25 40 27 44 33 39 30 49 32
(…..) 54 30 45 24 50 28 54 27 71 35
(…..) 70 56 50 31 50 27 47 34 56 39
(…..) 67 67 64 64 61 61 35 35 50 50
(…..) - - - - - - - - 81 81
(…..) 149 80 77 35 93 43 190 96 182 98
(…..) 110 - 109 - 100 - 85 - 100 -
(…..) 516 497 475 457 473 453 562 534 529 493
(…..) 1.034 927 918 797 965 826 1.005 886 1.530 1.242
Tablo 11’in devamı:
Girdi Üreticileri
2010 2011 2012 2013 2014
Toplam Yurtiçi Toplam Yurtiçi Toplam Yurtiçi Toplam Yurtiçi Toplam Yurtiçi
(…..) 30 30 5 5 11 11 477 477 - -
(…..) 52 47 65 53 81 70 108 92 - -
(…..) 55 54 - - - - 103 94 - -
(…..) - - - - - - 412 310 - -
(…..) 9 9 - - - - - - - -
Kaynak: Tabloda adı geçen teşebbüslerden elde edilen bilgiler
(115) Tabloda yer verilen 42 firmanın yaklaşık dörtte birinde toplam satışlar içerisinde TİRSAN
KARDAN’ın ilk üçte yer aldığı görülmektedir. Bu firmaların ise genellikle küçük çaplı ve
daha düşük üretim kapasitesine sahip olduğu söylenebilecektir. Keza, gelen bilgilere
bakıldığında (…..), cevabında 400.000 TL sermayeli küçük kobi işletmesi olduğunu;
(…..) ise 12.000 ilâ 44.000 arasında yurt içi satış yaptığını dile getirmiştir. Geriye kalan
firmalar içinse TİRSAN KARDAN’ın sıralamasının oldukça gerilere düştüğü
söylenebilecektir. Tabloda dikkat çeken bir diğer konu ise, TİRSAN KARDAN’ın
tablodaki tedarikçilerin yaklaşık üçte biriyle düzenli bir ticari ilişkisinin bulunmayışıdır.
Nitekim gelen bilgilerden de, satışların çoğu zaman siparişe dayalı olması nedeniyle
yıldan yıla değişebildiği ve uzun süreli anlaşmalara bağlı olmadığı anlaşılmaktadır.
(116) Diğer yandan, dosya kapsamında münhasır uygulamalara konu olduğu iddia edilen (…..)
ve (…..) açısından ayrıca bakılırsa bu şirketlerin toplam satışları içerisinde TİRSAN
KARDAN’a yapılan satışların ağırlıkları aşağıdaki gibidir:
Tablo 12: Tedarikçilerin TİRSAN KARDAN’a Yaptıkları Satışların Ağırlıkları (%)
Yıl AYTAR MAKİNA ÇİMSATAŞ DÖVHAS YEMENİCİ İNOTEK SANTEK
2010 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2011 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2012 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2013 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2014 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2015 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2016 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2017 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen bilgiler
(117) Tabloya göre (…..) dışında (…..) ve (…..)’in toplam satışları içerisinde TİRSAN
KARDAN’a yapılan satışların önemli bir paya sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Her ne
kadar MANİSA KARDAN tarafından halen (…..) ve “(…..)” ile çalışılamadığı belirtilmişse
19-19/283-121
36/40
de (…..)’nin toplam satışları içerisinde TİRSAN KARDAN’ın payının yok denecek kadar
az olduğu göz önüne alındığında, TİRSAN KARDAN’ın rakiplerine satış yapmaması
yönünde telkinlerde bulunduğu iddia edilen tedarikçiler açısından TİRSAN KARDAN’ın
zorunlu ticari bir ortak niteliği taşımadığı söylenebilecektir. (…..) içinse TİRSAN
KARDAN önemli bir alıcı konumunda olup TİRSAN KARDAN dışında şaft üreticisine
satış yapmadığı görülmüştür. Ancak bu durum (…..) tarafından iletilen bilgilere göre
TİRSAN KARDAN dışında şaft üreticisinden hizmet talebi gelmemesinden
kaynaklanmaktadır.
(118) Dosya kapsamında TİRSAN KARDAN’ın uygulamalarıyla pazarın ne kadarlık bir
kısmının etkilendiğinin tespit edilmesi doğru bir yaklaşım olabilecekse de şaft üretimine
yönelik girdi tedarik eden teşebbüsler açısında toplam pazar büyüklüğünün tahmin
edilememesi nedeniyle TİRSAN KARDAN ile çalışan tedarikçilerin toplam pazar
içerisindeki payına erişebilmek mümkün görünmemektedir. Yine de kardan miline
yönelik girdi pazarlarına ilişkin önceki kısımlarda yer alan açıklamalar çerçevesinde
TİRSAN KARDAN’ın davranışının pazarda oldukça sınırlı kaldığı; nitekim girdi grubunda
faaliyet gösteren firma sayısının oldukça fazla olması ve pazardaki çoğu tedarikçi
bakımından TİRSAN KARDAN’ın zorunlu ticari ortak niteliğinde olmaması nedeniyle
rakiplere tedarik pazarının önemli bir kısmının kapatılmasının mümkün olmadığı
anlaşılmaktadır. Nitekim TİRSAN KARDAN, Kuruma ilettiği bilgiler doğrultusunda
hazırlanan Tablo 5’teki tedarikçilerin bir kısmı ile çalışıyor olmakla birlikte, pazardaki
üretici sayısının fazlasıyla yüksek oluşu sebebiyle tüm tedarikçilerle çalışılmasının söz
konusu olmadığını ifade etmiştir
(119) Yukarıda aktarılan tablolar ve dosya kapsamındaki bilgiler birlikte değerlendirildiğinde;
kardan miline yönelik girdi pazarlarındaki tedarikçilerin önemli bir kısmı için TİRSAN
KARDAN’ın “zorunlu ticari ortak” niteliğinde olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca
TİRSAN KARDAN’ın uygulamalarının kardan miline yönelik girdi pazarlarının rekabetçi
yapısı ile birlikte ele alındığında pazarda sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır. Bu tespitler
ışığında TİRSAN KARDAN’ın rakiplerine tüm tedarik kanalını kapatmasının fiili ve/veya
potansiyel olarak mümkün olmadığı kanaatine varılmaktadır.
iii. Tedarikçilerin Rakip Şaft Üreticilerine Mal/Hizmet Tedarik Edip Etmediği
(120) Dosya içeriğindeki iddialar doğrultusunda, tedarikçilerin rakip şaft üreticilerine
mal/hizmet tedarik edip etmediğinin incelenmesi TİRSAN KARDAN’ın davranışlarının fiili
etkisini gösterebilecektir. Bu kapsamda öncelikle AYTAR MAKİNA, ÇİMSATAŞ,
DÖVHAS, İNOTEK, SANTEK ve YEMENİCİ tarafından MANİSA KARDAN’a;
BORUSAN, ÇİMSATAŞ ve YEMENİCİ tarafından OYMAK’a tedarik yapılıp yapılmadığı
incelenmiştir.
(121) Tedarikçilerden gelen bilgiler doğrultusunda; ÇİMSATAŞ, DÖVHAS, İNOTEK ve
SANTEK’in 2014 yılından bu yana MANİSA KARDAN’a satış yaptığı; AYTAR MAKİNA
ve YEMENİCİ’ye ise MANİSA KARDAN tarafından teklif gitmediği görülmüştür. Ayrıca
MANİSA KARDAN tarafından Kurumumuza iletilen bilgilerde hâlihazırda çalıştığı
tedarikçilerin kardan mili tedarikinde ihtisaslaşmasından dolayı maliyet etkin olduğunu,
aynı maliyetlerde tedarik firmaları bulunmasının oldukça zor olduğu vurgulanmıştır. Bu
bakımdan MANİSA KARDAN’ın faaliyetlerine devam etmek için gerekli olan girdileri,
bunları optimal şekilde sunabilecek tedarikçilerden aldığı anlaşılmaktadır.
(122) OYMAK açısından bakıldığında ise; BORUSAN ve ÇİMSATAŞ’ın OYMAK’a ilgili
dönemde satış gerçekleştirmiş olduğu bilgisi edinilmiştir. Nitekim 2010-2014 yılları
arasında BORUSAN TİRSAN KARDAN dışında Bozoklar İnşaat Malzemeleri Ticaret
A.Ş. (BOZOKLAR), AKKARDAN, AKSAN KARDAN ve Teknomek Boru Teknoloji Sanayi
19-19/283-121
37/40
ve Ticaret Ltd. Şti.’ye de satış gerçekleştirdiğini, BOZOKLAR firmasının nihai alıcı
olmayıp BOZOKLAR üzerinden esasında OYMAK’a satış yapıldığını ve böylece
OYMAK’a 2010, 2011, 2012 ve 2014 yılında satış gerçekleştirildiğini belirtmiştir.
YEMENİCİ ise OYMAK tarafından kendilerine teklif gelmediğini belirtmiştir.
(123) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; dosya kapsamında münhasır
uygulamalara konu olduğu iddia edilen teşebbüslerin rakip şaft üreticilerine satışa
devam ettiği; nitekim OYMAK’ın 2010 yılından bu yana ve MANİSA KARDAN’ın ise
faaliyetlerine başladığı 2014 yılından bu yana sözü edilen firmalardan talepleri
doğrultusunda ürün temin etmekte bir sıkıntı yaşamadığı görülmektedir. Yine de TİRSAN
KARDAN ile çalışan ve Tablo 12’de yer verilen diğer tedarikçilerin OYMAK ve MANİSA
KARDAN ile iş ilişkisinin mevcut olup olunmadığına bakılmıştır. Bu kapsamda 2014
yılında gerçekleştirilen soruşturma sürecinde elde edilen bilgilere bakıldığında;
- (…..) ve (…..) tarafından MANİSA KARDAN’a;
- (…..) ve (…..) tarafından OYMAK’a;
- (…..) ve (…..) tarafından hem OYMAK’a hem de MANİSA KARDAN’a
satış gerçekleştirildiği görülmüştür46. Bununla birlikte gerek TİRSAN KARDAN gerekse
de MANİSA KARDAN; tedarikçilerle kendileri tarafından imal edilen ve mülkiyeti
kendilerine ait olan kalıplarla başka şaft üreticilerine üretim yapılmaması yönünde
bağlayıcı hükümler içeren anlaşmalarının bulunduğunu belirtmiş; bu durum dışında
tedarikçilere herhangi bir sınırlama getirilmediği ifade edilmiştir. Kimi tedarikçiler de
başka şaft üreticileriyle çalışmak için herhangi bir engellerinin olmadığını47 ve ayrıca
TİRSAN KARDAN tarafından böylesi bir istemin taraflarına iletilmediğini48 ifade etmiş ve
TİRSAN KARDAN dışında çalıştıkları şaft üreticilerine ve yaptıkları satışların bilgilerine
yer verilmiştir49.
(124) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, TİRSAN KARDAN’ın birlikte çalıştığı
tedarikçilerin ve hatta TİRSAN KARDAN tarafından rakiplerle çalışılmaması yönünde
sınırlamalar getirdiği iddia edilen tedarikçilerin dahi rakip şaft üreticilerine satış
gerçekleştirdiği görülmektedir. Bu bakımdan TİRSAN KARDAN’ın uygulamalarının ilgili
pazarlarda fiili olarak bir etkisinden bahsedilememektedir.
iv. TİRSAN KARDAN’ın Davranışının Süresi
(125) Davranışın süresi bakımından ise “Dosya Kapsamındaki Bulguların Değerlendirilmesi”
başlıklı bölümde yer verilen tespitlerin tarihlerine bakıldığında, TİRSAN KARDAN’ın
rakiplerine yönelik davranışlarından OYMAK’a ilişkin olan için ilk belgenin 12.10.2011
tarihli e-posta olduğu ve bu davranışın 2014 yılı içerisindeki yazışmalara değin devam
ettiği görülmektedir. OYMAK açısından TİRSAN KARDAN’ın yaklaşık üç yıl boyunca
dışlayıcı niyetlerle eylemlerde bulunduğu söylenebilecektir. MANİSA KARDAN’ın ise
faaliyetlerine 2014 yılında başladığı da dikkate alındığında, bu teşebbüse yönelik
davranışların daha kısa süreli olduğu anlaşılmaktadır. Doğrudan MANİSA KARDAN’ı
hedef alan yazışma 18.02.2014 tarihli yazışma olup son yazışma 22.04.2014 tarihlidir.
MANİSA KARDAN’ın şikâyeti üzerine Kurumun incelemesinin 30.09.2014 tarihinde
46 Dosya kapsamında bilgi alınan tedarikçilerin her biri diğer çalıştıkları şaft üreticileinin bilgilerine yer
vermediğinden adı geçen tedarikçiler dışında da MANİSA KARDAN ve OYMAK ile çalışan tedarikçilerin
bulunması muhtemeldir.
47 (…..)’tan elde edilen bilgiler.
48 (…..)’den elde edilen bilgiler.
49 (…..) ve (…..)’ten elde edilen bilgiler.
19-19/283-121
38/40
başlamış olduğu da dikkate alındığında TİRSAN KARDAN’ın MANİSA KARDAN’a
yönelik davranışlarının bir yıldan daha kısa süreli olduğu değerlendirilmektedir.
(126) Bununla birlikte her ne kadar TİRSAN KARDAN’ın OYMAK’a yönelik davranışlarının
süresi uzun bir dönemi içerse de ilgili kısımlarda aktarılan bilgiler ve TİRSAN KARDAN
ile çalışan tedarikçilerin bu süreçte OYMAK’a satış yapmayı sürdürmesi, TİRSAN
KARDAN uygulamalarının pazarda fiili bir etkiye yol açmadığına işaret etmektedir.
I.5.2.4. Kötüye Kullanmanın Söz Konusu Olmadığına ve Dışlayıcı Niyetin
Bulunmadığına Yönelik Savunma ve Buna İlişkin Değerlendirme
(127) TİRSAN KARDAN’ın, MANİSA KARDAN’ın pazara girişini zorlaştırdığına dair iddiaların
gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüş olup bu çerçevede 22.04.2015 tarihinde basına
yansıyan bir habere yer verilmiştir. Söz konusu haberde; “Manisa OSB’de bir yıldan kısa
bir süre önce faaliyete geçen Manisa Kardan Cemmer, kısa sürede kardan mili tüm
serilerinin yüzde 90’ını kendi bünyesinde üretme başarısını gösterdi. Üretiminin yüzde
30’unu İngiltere, Almanya, Hollanda ve İtalya’ya ihraç eden firma, önümüzdeki yıllarda
uluslararası otomotiv markaları için kardan mili üreterek, dünyanın en büyük 5 kardan
mili üreticilerinden biri olmayı hedefliyor.”50 ifadelerinden MANİSA KARDAN’ın kısa
sürede önemli bir konuma eriştiğinin anlaşıldığı, bu durumun TİRSAN KARDAN’ın
rakiplerini dışlayıcı eylemlerde bulunmadığını gösterdiği ifade edilmiştir.
(128) Söz konusu savunmaya ilişkin değerlendirmelere ise işbu kararın genelinde ayrıntılarıyla
yer verilmiştir.
(129) TİRSAN KARDAN tarafından ayrıca rakiplerini dışlama niyetinin bulunmadığı,
tedarikçilere yönelik beyanlarının amacının kendi kalıplarının korunması ve alım
güvenliğinin sürdürülmesine yönelik olduğu savunması getirilmiştir.
(130) Dosya kapsamında incelenen belge ve bulguların değerlendirilmesi neticesinde;
TİRSAN KARDAN’ın davranışlarının rakipleri dışlama/piyasayı kapama niyetini taşıdığı
ve bu yönde kendisiyle çalışan tedarikçilere karşı stratejiler izlediği tespit edilmiş olup,
ilgili mevzuat ve diğer rekabet otoritelerinin yaklaşımları da dikkate alınarak TİRSAN
KARDAN’ın sözü edilen davranışlarının ilgili pazarda fiili veya potansiyel bir etkisinin
olup olmadığı incelenmiş ve TİRSAN KARDAN’ın uygulamalarının rakipleri üzerinde
dışlayıcı bir etkisi olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bir
başka deyişle ilgili delillerin değerlendirilmesi ile teşebbüsün rakipleri dışlamak niyetiyle
bir takım eylemlerde bulunduğu sabit olmakla birlikte, söz konusu eylemlerin pazarda
etki yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.5.3. Genel Değerlendirme
(131) Yukarıda yer verilen bilgi, belge ve değerlendirmeler ışığında; “ticari araçlara yönelik şaft
üretimi ve satışı” pazarında TİRSAN KARDAN, Ankara 18. İdare Mahkemesinin
27.10.2017 tarihli ve E: 2016/143, K: 2017/2749 sayılı kararı çerçevesinde hâkim
durumda kabul edilmiş; söz konusu pazardaki gücünü, şaft imalatında kullanılan birtakım
girdileri tedarik eden teşebbüslere baskı yapmak suretiyle şikâyetçi MANİSA
KARDAN’ın pazara girişini zorlaştırmak için kullandığı iddiası incelenmiştir.
(132) Dosya kapsamındaki bulgular çerçevesinde TİRSAN KARDAN’ın rakipleri
dışlama/piyasayı kapama niyeti taşıdığı ve bu yönde kendisiyle çalışan tedarikçilere
karşı stratejiler izlediği tespit edilmiştir. İlgili mevzuat ve diğer rekabet otoritelerinin
yaklaşımları da dikkate alınarak TİRSAN KARDAN’ın sözü edilen davranışlarının ilgili
50
19-19/283-121
39/40
pazarda fiili veya potansiyel bir etkisinin olup olmadığı; ilgili pazardaki koşullar, TİRSAN
KARDAN’ın ve rakiplerinin ilgili pazardaki konumu, incelenen davranışın kapsamı ve
süresi çerçevesinde değerlendirilmiştir.
(133) Yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, inceleme konusunu oluşturan” ticari araçlara
yönelik şaft üretimi ve satışı” pazarında faaliyet gösterebilen az sayıda teşebbüs
bulunmasının ve pazardaki yoğunlaşma düzeyinin oldukça yüksek olmasının, TİRSAN
KARDAN’ın davranışlarının pazar kapamaya yol açma riskini artırabileceği; ayrıca
TİRSAN KARDAN ve rakiplerinin ilgili pazarlardaki konumuna bakıldığında TİRSAN
KARDAN’ın ilgili pazarda önemli bir paya ve marka bilinirliğine sahip olmasının
eylemlerinin pazar kapama potansiyelini artırabileceği; diğer yandan, alıcı gücünün
varlığının TİRSAN KARDAN’ın pazardaki gücü üzerinde baskı yaratan bir unsur olarak
ele alınabileceği değerlendirilmiştir. Bununla birlikte TİRSAN KARDAN’ın
davranışlarının hedefinde olan MANİSA KARDAN ve OYMAK’ın pazarda faaliyetlerine
devam ettiği, ancak kapasite kısıtı ve TİRSAN KARDAN’ın önemli marka bilinirliğine
sahip olmasının da bir sonucu olarak pazardan daha düşük pay aldıkları, yine de kimi
alt kırılımlarda öne çıktıkları, dahası pazara 2014 yılında yeni giriş yapan MANİSA
KARDAN’ın faaliyet gösterdiği kamyonet ve minibüs türlerindeki şaft üretiminde payının
yıllar itibarıyla arttığı göz önünde bulunduğunda TİRSAN KARDAN’ın uygulamalarının
rakipleri üzerinde dışlayıcı bir etkisi olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı
kanaatine ulaşılmıştır.
(134) Dosya sürecinde ayrıca TİRSAN KARDAN’ın uygulamalarının kapsamına bakılmış ve
bu amaçla kardan miline yönelik girdi pazarlarının özellikleri, tedarikçiler açısından
TİRSAN KARDAN’ın konumu ve tedarikçilerin rakip şaft üreticileriyle çalışıp çalışmadığı
incelenmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde kardan miline yönelik girdi pazarlarında
aktif faaliyet gösteren teşebbüs sayısı ve alternatif tedarik ikame imkanları göz önünde
bulundurulduğunda söz konusu pazarların oldukça rekabetçi olduğu; TİRSAN
KARDAN’ın birlikte çalıştığı tedarikçiler açısından dahi çoğu tedarikçisi için zorunlu ticari
partner niteliğinde olmadığı; bahse konu hususların TİRSAN KARDAN’ın
uygulamalarının pazardaki kapsamının sınırlı olmasına neden olduğu; incelenen
davranışların fiili olarak etkisine bakıldığında da, tedarikçilerin MANİSA KARDAN ve
diğer şaft üreticilerine mal tedarik ettiği tespit ve sonuçlarına ulaşılmıştır.
(135) Sonuç olarak, TİRSAN KARDAN’ın ticari araçlara yönelik şaft üretimi ve satışı
pazarındaki rakiplerini tedarik pazarını kapatmak suretiyle dışlama niyetiyle çeşitli
davranışlarda bulunduğu, buna karşın rakiplerinin ilgili pazarda faaliyetlerine devam
ettiği ve ilgili tedarikçilerin rakip şaft üreticilerine mal tedarik ettiği görülmüş; dolayısıyla
TİRSAN KARDAN’ın davranışlarının ilgili pazarda veya rakipleri üzerinde fiili bir etkisinin
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kardan miline yönelik girdi pazarlarının rekabetçi yapısı
ve TİRSAN KARDAN’ın tedarikçiler açısından konumu da dikkate alınarak TİRSAN
KARDAN’ın incelenen davranışının potansiyel olarak da dışlayıcı bir etkiye sahip
olmadığı kanaatine varılmıştır.
19-19/283-121
40/40
J. SONUÇ
(136) 08.02.2018 tarih ve 18-04/65-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü
savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
Tirsan Kardan Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Tiryakiler Yedek Parça Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediğine, dolayısıyla aynı Kanun’un
16. maddesi uyarınca adı geçen teşebbüslere idari para cezası uygulanmasına gerek
olmadığına, OYBİRLİĞİ ile gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir
Full & Egal Universal Law Academy