Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2019-4-068 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 19-38/564-233
Karar Tarihi : 07.11.2019
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER: Esin AYGÜN, Buket ARI, Noyan DELİBAŞI, Burçin GÜLEŞ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN :- Türkiye Bankalar Birliği
Temsilcisi: Av. Prof. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza 38/7-8 Balmumcu 34349
Beşiktaş, İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Banka ve diğer mali kurumlara 25 milyon TL’den az borcu
bulunan şirketler için hazırlanan Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve
Anlaşması’nın (Küçük Ölçekli Uygulama) “VIII. Uygulama Süreci Prensipleri”
bölümünde yer alan yapılandırma parametrelerinden “faiz oranı ve yapılandırma
komisyonu”na ilişkin hükümler için menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet
tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 04.11.2019 tarih, 7636
sayı ve 18.10.2019 tarih, 7041 sayı ile intikal eden bildirim üzerine düzenlenen
06.11.2019 tarihli, 2019-4-068/MM sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu görüşülerek
karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından hazırlanan Finansal Yeniden
Yapılandırma Çerçeve Anlaşması’nın (FYYÇA’nın) (Küçük Ölçekli Uygulama)
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4.
maddesi uyarınca bir teşebbüs birliği kararı olduğu,
- FYYÇA’ya (Küçük Ölçekli Uygulama) içerdiği rekabeti sınırlayıcı hükümler
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre menfi tespit belgesi
verilemeyeceği,
- FYYÇA’nın (Küçük Ölçekli Uygulama) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer
alan bireysel muafiyet koşullarını taşıdığı, bu nedenle yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren geçerli olduğu iki yıllık süre ile rekabetçi sürecin sağlanmasına yönelik
esasların dikkate alınması suretiyle bireysel muafiyet tanınabileceği
sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Kurum kayıtlarına 16.10.2019 tarih, 6979 sayı ve 18.10.2019 tarih, 7041 sayı ile intikal
eden ve TBB tarafından yapılan başvurularda Türkiye’de faaliyette bulunan banka ve
diğer finansal kuruluşlara 25 milyon TL’den az borcu bulunan şirketler için hazırlanan
FYYÇA’nın (Küçük Ölçekli Uygulama) “VIII. Uygulama Süreci Prensipleri” bölümünde
19-38/564-233
2/20
yer alan yapılandırma parametrelerinden “faiz oranı ve yapılandırma komisyonu”na
ilişkin hükümler için 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında menfi tespit belgesi
verilmesi veya bunun mümkün olmaması halinde mezkûr Kanun’un 5. maddesi
kapsamında bireysel muafiyet tanınması talep edilmektedir.
(5) Kurum kayıtlarına 04.11.2019 tarih ve 7636 sayı ile intikal eden ve TBB tarafından
yapılan bildirimde TBB Yönetim Kurulunun 18.09.2019 tarih ve 40 sayılı kararının bir
tezahürü olan FYYÇA (Küçük Ölçekli Uygulama) hakkında 4054 sayılı Kanun’un 8.
maddesi kapsamında menfi tespit belgesi verilmesi veya bunun mümkün olmaması
halinde mezkûr Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınması talep
edilmektedir.
(6) Dosya konusu işlem kapsamında TBB tarafından sunulan bilgi ve belgeler üzerine
yapılan incelemeler sonrasında, TBB’den 21.10.2019 tarih ve 11940 sayı ile bilgi ve
belge talebinde bulunulmuş ve istenilen bilgi ve belgeler Kurum kayıtlarına 24.10.2019
tarih ve 7359 sayılı yazı ile intikal etmiştir. Ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumuna (BDDK) 28.10.2019 tarih ve 12287 sayı ile bir bilgilendirme yazısı
gönderilmiştir. Taraf vekilinden 06.11.2019 tarihli ve 7717 sayılı yazı ile talep edilen
bilgi ve belgeler Kurum kayıtlarına 06.11.2019 tarih ve 7732 sayı ile intikal etmiştir.
G.1. Yapılan İnceleme ve Tespitler
G.1.1. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Hakkında Bilgi
(7) TBB, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (5411 sayılı Kanun) 79. maddesi hükümlerine
göre tüm mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının üye olmak zorunda
oldukları tüzel kişiliği haiz kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. TBB,
serbest piyasa ekonomisi ve tam rekabet ilkeleri çerçevesinde, bankacılık düzenleme
ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve menfaatlerini savunmak; bankacılık
sisteminin büyümesi, sağlıklı bir şekilde çalışması, bankacılık mesleğinin gelişmesi,
bankacılık sektörünün rekabet gücünün artırılması amacıyla çalışmalar yapmak;
rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları
almak/alınmasını sağlamak, uygulamak ve uygulanmasını sağlamak amaçlarını
gerçekleştirmek için kurulmuştur.
(8) TBB’nin Yönetim Kurulu üyelerinin listesi şu şekildedir: T.C. Ziraat Bankası A.Ş.
(Hüseyin AYDIN), Türkiye İş Bankası A.Ş. (Adnan BALİ), Türkiye Halk Bankası A.Ş.
(Osman ARSLAN), Türkiye Garanti Bankası A.Ş. (Ali Fuat ERBİL), Yapı ve Kredi
Bankası A.Ş. (Gökhan ERÜN), Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. (Abdi Serdar
ÜSTÜNSALİH), Akbank T.A.Ş. (Hakan BİNBAŞGİL), Türk Eximbank (Enis
GÜLTEKİN), Türk Ekonomi Bankası A.Ş. (Ümit LEBLEBİCİ), ING Bank A.Ş. (Pınar
ABAY), Şekerbank T.A.Ş. (Erdal ERDEM), Odea Bank A.Ş. (Dr. Mert ÖNCÜ), Citibank
A.Ş. (Serra AKÇAOĞLU). Aşağıdaki tabloda detaylarına yer verildiği üzere, TBB’nin
hâlihazırda 47 adet üyesi bulunmaktadır.
Tablo 1: TBB Üye Sayısı
Üye Unvanı Üye Sayısı
Kamusal Sermayeli Mevduat Bankaları 3
Özel Sermayeli Mevduat Bankaları 9
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna Devredilen Bankalar 1
Yabancı Sermayeli Bankalar
a) Türkiye’de Kurulmuş Yabancı Sermayeli Bankalar 16
b) Türkiye’de Şube Açan Yabancı Sermayeli Bankalar 5
Kalkınma ve Yatırım Bankaları
a) Kamusal Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları 3
19-38/564-233
3/20
Tablo 1’in devamı
Üye Unvanı Üye Sayısı
b) Özel Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları 6
c) Yabancı Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları 4
Toplam 47
Kaynak: (Erişim
Tarihi: 03.11.2019)
G.1.2. Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarına İlişkin Mevzuat
(9) Resmi Gazete’nin 19.07.2019 tarih ve 30836 mükerrer sayılı nüshasında 7186 sayılı
Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
yayımlanmış, mezkûr Kanun ile 5411 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 32. madde ile
Türkiye’de faaliyette bulunan banka, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve
finansman şirketleri ile aynı maddede tanımlanan diğer finansal kuruluşlarla kredi
ilişkisinde bulunan ve BDDK tarafından çıkarılan yönetmeliğe göre hazırlanan FYYÇA
ile belirlenen borçluların1, bu kuruluşlar tarafından kullandırılmış olan kredilere ilişkin
olarak alınacak tedbirlerle, geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve
istihdama katkıda bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesini sağlamak amacıyla,
dâhil oldukları risk grubundaki diğer borçlularla bir bütün olarak veya kısmen yeniden
yapılandırmaya tabi tutulabileceği; bu madde uyarınca yapılacak finansal yeniden
yapılandırmalara (FYY) ilişkin usul ve esasların BDDK tarafından çıkarılan yönetmelik
hükümleri çerçevesinde hazırlanan çerçeve anlaşmalar ile belirleneceği; bu madde
hükümlerinin bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl süreyle uygulanacağı, bu
süreyi iki yıl daha uzatmaya Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu, çerçeve anlaşmaların
BDDK tarafından çıkarılan yönetmelik uyarınca TBB tarafından hazırlanacağı ve
alacaklı kuruluşlarca2 imzalanacağı hükümlerine yer verilmiştir.
(10) Aynı maddenin devamında, FYY kapsamına alınacak borçluların mali durumlarının
tespit edilmesi ve bu kapsamda borçlarının yeniden yapılandırılması sonucunda
borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanacağına kanaat getirilmesinin şart olduğu; buna
ilişkin değerlendirmenin bağımsız denetim kuruluşlarına, çerçeve anlaşmalar
kapsamında belirlenecek yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip kuruluşlara veya borçlu
tarafından kabul edilmesi hâlinde alacaklı kuruluşlara yaptırılacağı ve borçlarını geri
ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçluların FYY kapsamına
alınamayacağı düzenlenmektedir.
(11) Yine aynı madde kapsamında FYY’lerde; kredilerin vadelerini uzatmak, kredileri
yenilemek, 13.12.2012 tarih ve 28496 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6361 sayılı
Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Kanunu’nun (6361 sayılı Kanun) 9.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilave kredi
vermek, anapara, faiz, temerrüt faizi, gecikme cezaları ve kâr payları ile kredi
ilişkisinden doğan diğer her türlü alacağı indirmek veya bunlardan kısmen veya
tamamen vazgeçmek, teminat azaltmak, anapara, faiz veya kâr payı alacaklarını;
kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, özel amaçlı şirketler ile 30.12.2012 tarih ve
1 Borçlu: 5411 sayılı Kanuna tabi kuruluşlar, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6361 sayılı Kanun, 6493
sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları
Hakkında Kanun ile yatırım ortaklıkları hariç 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun (6362 sayılı
Kanun) 35’inci maddesine tabi kuruluşlar dışında kalan Türkiye’de kurulu şirketler.
2 Alacaklı Kuruluşlar: 5411 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde geçen bankaları, 6361 sayılı Kanun’un
3’üncü maddesinde geçen şirketler, borçlulara doğrudan kredi kullandırmış olan yurt dışında kurulu
bankalar ve finansal kuruluşlar, Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan çok taraflı bankalar ve kuruluşları,
alacak tahsiline yönelik olarak bu alacaklılar tarafından kurulacak özel amaçlı şirketler ile aynı amaçla
6362 sayılı Kanun’a göre kurulan yatırım fonları.
19-38/564-233
4/20
28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na
(6362 sayılı Kanun) göre kurulan yatırım fonlarına aynî, nakdî ya da tahsil şartına bağlı
bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek, borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler
karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, satmak, bilanço dışına çıkarmak,
diğer alacaklı kuruluşlar ve alacaklılarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak gibi
gerekli görülen tedbirlerin alınacağı ve finansal kiralama sözleşmelerine konu mallar
için de 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 307. maddesi hükümlerinin kıyasen
uygulanacağı belirtilmektedir.
(12) Çerçeve anlaşmalara ilişkin bir başka düzenleme olan 15.08.2018 tarih ve 30510 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Finansal Sektöre Olan Borçların
Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik’te (Yeniden Yapılandırma
Yönetmeliği) yeniden yapılandırmanın esasları düzenlenmiştir. Anılan Yönetmelik’te
21.11.2018 tarih ve 30602 sayılı Resmi Gazete ile 12.09.2019 tarih ve 30886 mükerrer
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden
Yapılandırılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile
yapılan değişiklikler ile nihai haline ulaşılmıştır. Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği’nin
1. maddesinde 5411 sayılı Kanun’un Geçici 32. maddesi uyarınca yapılacak FYY’lere
esas çerçeve anlaşmaların hazırlanmasına ve uygulamaya konulmasına ilişkin usul ve
esasların belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmektedir. Bahse konu Yönetmelik’in
“Finansal Yeniden Yapılandırmanın Kapsamı” başlıklı 4. maddesinde FYY’nin, 5411
sayılı Kanun ve Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği hükümleri ile belirlenen kapsam,
usul ve esaslar dâhilinde borçlunun makul bir süre içinde borçlarını geri ödeme
kabiliyeti kazanabilmesi amacıyla yapıldığı belirtilmektedir.
(13) Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği’nin 5. maddesi ile alacakların, TBB tarafından
Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) ve Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman
Şirketleri Birliğinin (FKB) görüşleri de alınarak hazırlanan çerçeve anlaşmalar
kapsamında ve bu anlaşmaların BDDK tarafından onaylanmasını takiben FYY
sözleşmelerine bağlanmak suretiyle yeniden yapılandırılabileceği; yeniden
yapılandırılacak alacakların kapsamı, borçluların nitelikleri, asgari tutar ve şartları ve
alacaklılar ile borçlular arasında ayrı ayrı imzalanacak FYY sözleşmelerinin asgari
unsurlarının çerçeve anlaşmalarıyla belirleneceği; çerçeve anlaşma kapsamında bir
borçluyla yapılan sözleşmenin çerçeve anlaşmalarını imzalayan alacaklı kuruluşların
alacakların üçte ikisini oluşturan çoğunluğu tarafından imzalanması halinde çerçeve
anlaşmalarını imzalayan alacaklı kuruluşların tamamı tarafından alacakların yeniden
yapılandırılmasının zorunlu olduğu; borçlulara doğrudan kredi kullandırmış olan yurt
dışında kurulu bankalar ve finansal kuruluşlar ile Türkiye'ye doğrudan yatırım yapan
çok taraflı bankalar ve kuruluşların FYY sürecine katılmalarına ilişkin usul ve esasların
çerçeve anlaşmalarıyla belirleneceği ve bunların talepleri halinde alacaklı kuruluşların
rızası ve kabul nisaplarına bağlı olmaksızın FYY’ye dahil olabileceği; diğer
alacaklıların3 sözleşmeye taraf sıfatıyla katılabilmesinin şartları, sözleşmelerin feshi ve
fesih halinde uygulanacak yaptırımların da çerçeve anlaşmalarda düzenleneceği ifade
edilmektedir.
(14) Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca TBB tarafından hazırlanan
çerçeve anlaşmalarının alacaklı kuruluşların yetkili temsilcilerince kabul edilerek
imzalanacağı ve ölçek büyüklüğü ve sektörel faaliyet alanı bakımından farklı niteliklere
3 Diğer alacaklılar: Alacaklı Kuruluşlar dışında kalan borçludan alacaklı diğer tüm gerçek veya tüzel
kişiler.
19-38/564-233
5/20
sahip borçluların nitelikleri itibarıyla gruplandırılarak her bir borçlu grubu için ayrı bir
çerçeve anlaşma hazırlanabileceği belirtilmektedir.
(15) Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği’nin “Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve
Anlaşmalarının Asgari Unsurları” başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında çerçeve
anlaşmalarda FYY sürecinin işleyişine ilişkin temel şart ve esaslar, borçluların asgari
nitelikleri, anlaşmaların taraflara yüklediği yükümlülükler, anlaşmalara aykırılık halleri,
alacaklılar ile borçlular arasında imzalanacak sözleşmelerin asli unsurları ve taraflara
yükleyeceği hak ve yükümlülüklerin asgari çerçevesinin gösterileceği
düzenlenmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, çerçeve anlaşmaları
imzalayanların bu anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde
ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümüyle görevli olmak üzere Hakem Kurulu
oluşturulacağı; Hakem Kurulunun, TBB Yönetim Kurulunun görevlendireceği tarafsız
ve görevinin gerektirdiği, bilgi ve deneyime sahip üç kişiden oluşacağı ve kararlarını
en az iki üyenin aynı yöndeki oyu ile alacağı; Hakem Kurulunun çalışma esas ve
usulleri ile aldığı kararların hüküm ve sonuçlarının çerçeve anlaşmalarda gösterileceği
hüküm altına alınmıştır.
(16) Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği’nin 8. maddesi, TBB tarafından hazırlanan ve
taraflarca imzalanan çerçeve anlaşmalarının BDDK’nın onayına sunulacağını ve
bahse konu Kurulca onaylanmalarını müteakiben geçerlilik kazanacağını
düzenlemektedir.
G.1.3. Bildirime Konu FYYÇA (Küçük Ölçekli Uygulama)
(17) TBB tarafından banka ve diğer mali kurumlara 25 milyon TL ve üzerinde kredi borcu
bulunan şirketler için FYYÇA (Büyük Ölçekli Uygulama) ile 25 milyon TL’den az kredi
borcu bulunan şirketler için FYYÇA (Küçük Ölçekli Uygulama) olmak üzere iki ayrı
çerçeve anlaşması taslağı hazırlanmıştır. FYYÇA (Büyük Ölçekli Uygulama) BDDK’nın
09.10.2019 tarih ve 8587 sayılı kararı ile onaylanarak yürürlüğe girmiştir.
(18) FYYÇA’nın “Anlaşma’nın Amacı” başlıklı II. maddesinde FYYÇA’nın amacının 5411
sayılı Kanun’un Geçici 32. maddesi ve buna ilişkin mevzuat uyarınca Alacaklı
Kuruluşlar’a borç geri ödemelerinde geçici sorun yaşayan veya sorun yaşaması
muhtemel görülen ticari kredi borçluları hakkında; bu borçluların kredi borçlarının
vadelerini uzatmak, kredilerini yenilemek, borçlarından kaynaklı temerrüt
faizinden/gecikme cezasından kısmen veya tamamen vazgeçmek, borçlarını aynî,
nakdî ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek, borçları
borçlu ya da üçüncü kişilere ait ayni değerler karşılığında kısmen veya tamamen
tasfiye etmek, satmak, kredi borçlarına ilişkin olarak diğer Alacaklı Kuruluşlar ve
alacaklılarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak şeklinde alınacak tedbirler ile
borçluların geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve istihdama katkıda
bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesini sağlamak olduğu düzenlenmektedir.
(19) Yine bu amaçların gerçekleştirilmesini teminen de tarafların misyonunun; ekonomiye
katma değer oluşturduğuna inanılan ve geçici olarak finansal ödemeleri aksayan
borçluların fon üretme kabiliyetleri de dikkate alınarak Alacaklı Kuruluşlar tarafından
uygun görülecek makul bir süre içerisinde ve makul koşullarla, gerek ekonomik
faaliyetlerine devam etmeleri, gerekse öngörülen süre içerisinde finansal kesime ve
kamu dâhil diğer alacaklılara olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerini
sağlamak olduğu belirtilmektedir.
(20) FYYÇA’nın “Anlaşma’nın Konusu” başlıklı IV. maddesinde FYYÇA’nın amaçlarının
gerçekleştirilmesini sağlamak üzere; FYY uygulanacak borçlulara ilişkin kriterlerin,
19-38/564-233
6/20
FYYÇA kapsamında öngörülen uzlaşma süreci için gerekli organizasyon yapısının,
Alacaklı Kuruluşlar’ın uyması gereken genel prensipler ile uygulama ve durumun
korunması süreçlerine, bağıtlanmış sözleşmelerin izleme kriterlerine ilişkin prensiplerin
ve Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmeleri’nin (FYYS) içeriğinin belirleneceği
düzenlenmektedir. Yine gerekli görülmesi halinde Alacaklı Kuruluşlar’ın kendi
aralarında yapacakları sözleşmelere, Alacaklı Kuruluşlar ile FYYS’lerde taraf
olabilecek diğer alacaklıların aralarındaki ilişkilerin düzenlenmesine ve anlaşma
sürelerine ilişkin esasların belirleneceği ve Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği’nde
belirtilen diğer hususların da FYYÇA’nın konusunu oluşturduğu ifade edilmektedir.
(21) FYYÇA’nın “Finansal Yeniden Yapılandırma Uygulanacak Borçlular” başlıklı V.
maddesinde FYYÇA’ya başvuru tarihi itibariyle Alacaklı Kuruluşlar’a olan anapara
(nakit ve gayrinakit) borç toplamı 25 milyon TL’den az olan borçluların başvurabileceği
düzenlenmekte olup, bir borçlu ya da borçlunun dâhil olduğu risk grubundaki diğer
borçluların bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırılabileceği hüküm altına
alınmıştır. Borçluların FYY kapsamına alınabilmesi için mali durumlarının ve bu
kapsamda borçlarının yeniden yapılandırılması veya yeni bir itfa planına bağlanması
sonucunda borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanacaklarının tespit edilmesinin şart
olduğu ifade edilmekte ve haklarında iflas kararı bulunan borçluların FYY kapsamına
alınmayacağı düzenlenmektedir. İlgili borçluların öngörülen süre içerisinde borçlarını
ödeme kabiliyetini kazanıp kazanmayacağı yönünde değerlendirme yapılacağı ve
değerlendirme sonrasında, Alacaklı Kuruluşlar’ın alacak tutarı bakımından 2/3’ünün ve
en az iki Alacaklı Kuruluş’un olumlu görüşü doğrultusunda borçlular için FYYS
bağıtlanabileceği düzenlenmektedir.
(22) FYYÇA’nın “Organizasyon Yapısı” VI. başlıklı maddesinde uzlaşma sürecinin
gerçekleştirilebilmesini teminen ve sürecin uygulanması aşamalarında görev yapmak
üzere borçlu tarafından FYY için başvuru yapılan ve başvuruyu kabul eden en büyük
ilk üç Alacaklı Kuruluş içinde yer alan kuruluş olan Başvuruyu Kabul Eden Alacaklı
Kuruluş (BKEAK)4 yapısının oluşturulduğu belirtilmektedir. BKEAK’ın başvurunun
kabulünden FYYS’nin imzalanmasına kadar olan süreci yönetmekle sorumlu olduğu
hüküm altına alınmıştır.
(23) Diğer alacaklıların FYYS’ye dahil edilebilmeleri için bu kapsamda borçları
yapılandırılacak borçluyla sınırlı olmak üzere FYYÇA’nın bir suretini imzalayarak bu
yükümlülükleri kabul etmelerinin ve BKEAK’a vermelerinin yeterli olduğu; FYYÇA’yı
imzalamamış olan Alacaklı Kuruluşlar’ın FYYS’ye dahil edilebilmeleri için “Uygulama
Süreci Prensipleri” başlıklı VIII. maddesinde belirtilen çoğunluğun sağlanması ve
yapılandırılacak borçluyla sınırlı olmak üzere FYYÇA’nın bir suretini imzalayarak bu
yükümlülükleri kabul etmeleri ile BKEAK’a vermelerinin gerektiği düzenlenmektedir.
Borçlulara doğrudan kredi kullandırmış olan yurt dışında kurulu bankalar ve finansal
kuruluşların ise Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan çok taraflı bankalar ve kuruluşların
talepleri halinde alacaklı kuruluşların rızasına ve kabul nisaplarına bağlı olmaksızın
yapılandırılacak borçluyla sınırlı olmak üzere FYYÇA’nın bir suretini imzalayarak bu
yükümlülükleri kabul etmeleri ve BKEAK’ya vermeleri halinde FYY’ye dahil olabileceği
ifade edilmektedir. Yine aynı madde çerçevesinde FYYÇA kapsamında bir borçluyla
yapılan sözleşmenin Alacaklı Kuruluşlar’ın alacak tutarı bakımından 2/3’ü tarafından
kabulü halinde, FYYÇA’yı imzalamış olan Alacaklı Kuruluşlar’ın tamamı tarafından
4 Başvuruyu kabul eden Alacaklı Kuruluş (BKEAK): Borçlunun başvurusu kabul eden en büyük ilk üç
alacaklı içinde yer alan Alacaklı Kuruluş
19-38/564-233
7/20
alacakların yeniden yapılandırılmasının ve FYYS hükümlerine uyulmasının zorunlu
olduğu hüküm altına alınmıştır.
(24) FYYÇA’nın “Genel Prensipler ve Tarafların Yükümlülükleri” başlıklı VII. maddesinde
mevcut riskin yeniden ve borçlu bazında belirlenecek koşullarla vadeye bağlanması,
borçlunun ana faaliyeti ile doğrudan ilgili olmayan faaliyetlerinin tasfiyesi, sermaye
artırımı, yönetim değişikliği, halka açılma, iştirak ve varlık satışı, ortaklık yapısının
değiştirilmesi, şirket hisseleri/hisse senetleri üzerinde FYYS’yi imzalamış olan
alacaklılar lehine rehin ve/veya intifa hakkı tesis edilmesi, gerekli görülmesi halinde
başvuruyu yapan borçlunun ortak ve birinci derece akrabalarının mal varlıklarının
teminat olarak garameten Alacaklı Kuruluşlar’a verilmesi hususları dahil olmak üzere
bu maddede sayılmayan ancak ilgili borçlunun ekonomiye kazandırılmasını teminen
gerekli görülen değişiklikler yapılabileceği ya da yapılmasının ilgili borçludan talep
edilebileceği düzenlenmektedir. Aynı maddenin devamında FYYS kapsamında
borçlulara ek kredi kullandırılma zorunluluğu bulunmadığı ancak FYYS’nin
imzalanmasından sonra gerek duyulması halinde Alacaklı Kuruluşlar’dan biri veya
daha fazlasının FYYS hükümlerine uymak koşuluyla münferiden borçluya ek kredi
kullandırabileceği belirtilmektedir.
(25) FYYÇA’nın “Uygulama Süreci Prensipleri” başlıklı VIII. maddesinde FYY sürecine
alınabilecek borçluların; FYYÇA’yı imzalamış olan en yüksek alacaklı üç Alacaklı
Kuruluş’tan birine başvuruda bulunacağı ve ilk başvurunun en büyük Alacaklı Kuruluş’a
yapılması gerektiği, ilgili başvurunun kabul edilmemesi halinde sırasıyla ikinci ve
üçüncü sırada bulunan Alacaklı Kuruluş’a yapılması gerektiği ifade edilmektedir. Son
başvurulan üçüncü Alacaklı Kuruluş’un da başvuruyu kabul etmemesi halinde FYY
sürecinin başlamadan sona ereceği düzenlenmektedir. Aynı madde kapsamında
BKEAK’ın, başvuruyu kabul ettikten sonra hazırladığı fizibilite raporunu, ödeme
planına ilişkin azami vadeyi, uygulanacak faiz oranı/tipini ve FYYÇA’yı imzalamamış
olup FYYS’ye dahil olmak isteyen Alacaklı Kuruluş isimlerini içerecek şekilde
hazırlamış olduğu yapılandırmaya ilişkin ön teklifi Alacaklı Kuruluşlar’a ileteceği;
BKEAK’ın sunduğu ön teklif hakkında, alacak tutarı bakımından 2/3 çoğunluğun ve en
az iki Alacaklı Kuruluş’un uygun görüşünün sağlanması halinde BKEAK’ın Tablo-2’de
yer verilen yapılandırma parametreleri kapsamında FYYS’yi hazırlayarak Alacaklı
Kuruluşlar’a imzalanmak üzere göndereceği ifade edilmektedir.
Tablo 2: Yapılandırma Parametreleri5
Vade Yapılandırma dönemine ilişkin en uzun vade 60 ay olabilecektir (vade
yapısı yapılan fizibiliteye göre belirlenecek olup, her firma için 60 ay
olarak uygulanmayacaktır).
Ödeme planının sonunda, yapılandırılan kredilerin tamamen tasfiye
edilmesi esas olmakla birlikte, yapılandırılan toplam tutarın en fazla
yüzde 25’lik bölümünün, ödeme planı sonrasında döneme bırakılması
da söz konusu olabilecektir.
Ödemesiz Dönem Azami 12 aya kadar anapara ve faiz ödemesiz dönem verilebilecektir.
Taksit Sıklığı Taksitlerin aylık olması esas olmakla birlikte, sektörel olarak fon
yaratma imkanları dikkate alınarak daha uzun taksit aralıkları
belirlenebilir (örneğin tarım sektöründe yıllık bazda üretim yapan
üreticilerin geri ödeme sıklıkları yılda bir olarak belirlenebilir)
Ancak, ödemesiz dönemi takiben her yıl, toplam anapara alacağının en
az yüzde 10’nunda az olmamak üzere ödeme planı yapılması esastır.
5 FYYÇA’nın Uygulama Süreci Prensipleri başlıklı VIII. maddesinde, düzenlenecek olan FYYS’de Tablo-
2’de belirtilenlerin dışında bir işlem yapılmak istendiğinde FYYÇA’yı imzalayan Alacaklı Kuruluşlar’ın
alacak tutarı bakımından 2/3’ünün ve en az iki Alacaklı Kuruluş’un olumlu görüşü ile Büyük Ölçekli
Uygulamada belirtilen Uygulama Sürecinin kullanılacağı ifade edilmektedir.
19-38/564-233
8/20
Tablo 2’nin devamı
Faiz Oranı Faiz oranı müşterinin tercihine göre sabit veya değişken olabilecektir.
Sabit faiz olması halinde BKEAK’ın günün koşulları ve müşteri bazında
belirleyeceği oran dikkate alınacaktır.
Değişken faiz olması halinde;
0-2 yıl vadeli işlemlerde TL Referans Faiz Oranı+1
2-5 yıl vadeli işlemlerde TL Referans Faiz Oranı+2
TL Referans Faiz Oranı 3 ayda bir güncellenecektir.
Kullandırım tarihinden bir iş günü öncesi ile 30 gün öncesinin (tatil
gününe denk gelmesi durumunda takip eden iş günü seçilecektir)
endeks verileri kullanılarak krediye baz teşkil edecek faiz oranı
hesaplanarak belirlenecek ve vadeye göre marj eklenerek nihai faiz
oranına ulaşılacaktır.
Yapılandırma Para Birimi Yapılandırma işlemleri TL olarak gerçekleştirilecektir.
Teminat Oluşturma
BKEAK başvurusu üzerine serbest varlığı olup, teminat vermeyen veya
teminat verilmesini sağlamayan borçluların yapılandırma talepleri kabul
edilmeyecektir. Tesis edilecek teminatlar Alacaklı Kuruluşlar lehine
garamaten tesis edilecektir.
Bu husus, FYYS’nin hazırlanması aşamasında, BKEAK tarafından,
borçlu ve Alacaklı Kuruluşlar tarafından yapılan beyanlar dikkate
alınarak değerlendirilir ve serbest varlık olması halinde garameten
teminat alınması hususu FYYS’e koşul olarak eklenir. Yeni alınacak
teminatlar tüm Alacaklı Kuruluşlar’ın alacak payı üzerinden garameten
alınır.
İlave Kredi Kullandırımı FYYS kapsamında borçlulara ek kredi kullandırılma zorunluluğu
bulunmamaktadır. Ancak FYYS’nin imzalanmasından sonra gerek
duyulması halinde Alacaklı Kuruluşlar’dan biri veya daha fazlası FYYS
hükümlerine uymak koşuluyla münferiden borçluya ek kredi
kullandırabilir.
Borç Silme/Azaltma, Yoktur
İştirak Edinme Yoktur
Ödeme Planının Revizesi Yapılandırılan toplam alacak tutarının en az yüzde 10’nun ödenmiş
olması ve ödeme planına göre geciken taksit olmaması halinde, ödeme
planının revize edilmesi değerlendirilecektir.
Revize işlemi en fazla iki kez yapılabilecektir (toplamda en fazla üç
yapılandırma). Revize edilmiş vade toplamda 72 ayı geçemeyecektir.
Ödeme planı revizesi, alacak tutarı bakımından 2/3 ve en az iki
bankanın olumlu görüşü ile yapılabilir.
Gayrinakdi Krediler Nakde dönüşen gayrinakdi krediler ilgili Alacaklı Kuruluş’un geri ödeme
planına tabi olur.
Yapılandırma Komisyonu Borçlu tarafından FYYS’nin imzalanması durumunda 10.000 TL’den az,
50.000 TL’den fazla olmamak üzere yapılandırma tutarının yüzde 1’ine
kadar komisyon BKEAK’a ödenir.
(26) FYYÇA’nın “Çerçeve Anlaşması’nın Süresi” başlıklı XIII. Maddesinde FYYÇA’nın
BDDK’nın onayından itibaren 5411 sayılı Kanun’un Geçici 32. maddesinde belirtilen
geçerlilik süresi içinde imzalanacak olan FYYS’ler için geçerli olduğu hüküm altına
alınmıştır.
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(27) Bankacılık sektörü, esas olarak tasarruf sahipleri ile kredi kullananlar arasında fon
transferi konusunda aracılık hizmetlerinin sunulduğu bir sektördür. Sunulan bu
hizmetler, çok sayıda alt hizmet koluna ayrılabilmekte ve bu bağlamda oldukça farklı
hizmet türleri aynı kurumlarca sağlanabilmektedir. Diğer bir ifadeyle aynı banka, talep
ikamesi açısından birbirine alternatif olamayacak çok sayıda hizmet sunabilmektedir.
19-38/564-233
9/20
Bununla birlikte düzenleyici işlemler sebebiyle bankaların hizmet verdiği alanlar
sınırlandırılabilmektedir. 5411 sayılı Kanun’un 3. maddesinde mevduat bankası,
katılım bankası ile kalkınma ve yatırım bankası tanımlanmış; 4. maddesinde ise,
mevduat bankalarının katılım fonu kabulü ve finansal kiralama işlemleri; katılım
bankalarının mevduat kabulü; kalkınma ve yatırım bankalarının ise mevduat ve katılım
fonu kabulü gerçekleştirmesi yasaklanmıştır.
(28) Finans hizmetlerine yönelik Rekabet Kurulu (Kurul) kararlarına bakıldığında6 kredi
faaliyetlerinin genel itibarıyla bireysel ve kurumsal krediler olarak iki ana başlıkta
toplandığı görülmektedir. Bireysel krediler tüketici, araç, mortgage kredileri gibi alt
branşlardan oluşmaktayken; kurumsal krediler ise, ticari işletmelere sunulan yatırım,
finansman, yeniden finansman ve benzeri kredilerden meydana gelmektedir7. Bu
bilgiler çerçevesinde Kurul kararlarında ilgili pazarın en geniş tanımıyla "bankacılık
hizmetleri" şeklinde, yahut her bir ana hizmet türü baz alınmak suretiyle "mevduat
hizmetleri", "kredi hizmetleri" ve "kredi kartı hizmetleri" şeklinde ya da daha alt
segmentler bazında "kurumsal krediler", "konut kredileri" veya "KOBİ'lere sunulan kredi
hizmetleri" ve "bireysel ve ticari kredi hizmetleri"8 şeklinde belirlenebildiği
görülmektedir9. Mevcut dosya kapsamında ilgili pazarın geniş ya da dar
tanımlanmasının dosya kapsamındaki değerlendirmeye bir etkisi bulunmayacağından
ilgili ürün pazarının tanımlanmasına gerek görülmemiştir.
G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(29) Bildirime konu Çerçeve Anlaşma, borç geri ödemelerinde geçici sorun yaşayan veya
sorun yaşaması muhtemel görülen ticari kredi borçlularının çeşitli şekillerde borçlarının
yeniden yapılandırılmasını amaçlamaktadır. İlgili coğrafi pazarın söz konusu hizmetin
Türkiye genelinde sunulacak olması nedeniyle “Türkiye” olarak tanımlanabileceği
kanaatine varılmıştır.
G.3. Değerlendirme
(30) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs, piyasada mal veya hizmet üreten,
pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik
bakımdan bir bütün teşkil eden birimler olarak, teşebbüs birliği ise; teşebbüslerin belirli
amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her
türlü birlikler olarak tanımlanmıştır. TBB, 5411 sayılı Kanun’un 79. maddesi
hükümlerine göre tüm mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının üye
olmak zorunda oldukları tüzel kişiliği haiz kamu kurumu niteliğinde bir meslek
kuruluşudur. Bu tür kuruluşlar “profesyonel meslek birlikleri” olarak da tasvir edilmekle
beraber, konuyla ilgili Kurul ve Danıştay kararları incelendiğinde, rekabet hukuku
bağlamında bir kararın teşebbüs birliği kararı olup olmadığının değerlendirilmesinde
teşebbüs birliğinin ekonomik hayata ilişkin kararlar alıp almadığı hususu önem
kazanmaktadır. Bu çerçevede, 5411 sayılı Kanun’un Geçici 32. maddesi ve Yeniden
Yapılandırma Yönetmeliği’nin 5., 6. ve 8. maddeleri uyarınca TBB, Çerçeve
Anlaşmaları hazırlamakla görevlendirilmiştir. Bununla birlikte, TBB Yönetim Kurulu
6 Kurulun 16.12.2010 tarih ve 10-78/1602-611 sayılı; 17.05.2011 tarih ve 11-31/613-189 sayılı;
23.06.2011 tarih ve 11-39/813-256 sayılı; 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı; 28.11.2017 tarih ve
17-39/636-276 sayılı kararları.
7 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı Rekabet Kurulu kararı (Maaş Promosyonları Kararı).
8 23.06.2011 tarihli ve 11-39/813-256 sayılı Rekabet Kurulu kararı; 16.12.2010 tarihli ve 10-78/1602-
611 sayılı Kurul kararı.
9 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı Rekabet Kurulu kararı (Banka II Kararı).
19-38/564-233
10/20
tarafından alınan 18.09.2019 tarih ve 40 sayılı karar çerçevesinde hazırlanan Finansal
Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarının yapılandırma parametrelerinden başta
faiz oranı ve yapılandırma komisyonu olmak üzere yapılandırma sürecine esas
unsurları düzenlediği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda bildirime konu uygulamaların 4054
sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gereken bir teşebbüs birliği kararı olduğu
sonucuna ulaşılmaktadır.
(31) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile mal ve hizmet piyasalarında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri yasaklanmaktadır. Bu yönde
aynı maddenin devamında, “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı
oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit
edilmesi” örnek olarak sayılmaktadır. Bildirime konu karar ve FYYÇA, TBB’ye üye
teşebbüsler ve diğer alacaklı kuruluşlar tarafından finansal yapılandırmaya esas teşkil
edebilecek vade, ödemesiz dönem, taksit sıklığı, faiz oranı, yapılandırma para birimi,
teminat oluşturma, ilave kredi kullandırımı, borç silme/azaltma, iştirak edimi, ödeme
planının revizesi, gayri nakdi krediler ve yapılandırma komisyonu gibi parametrelerin
beraberce belirlenmesini içermesi dolayısıyla ticari krediler hizmetleri pazarındaki
rekabeti etkileme potansiyeli taşımaktadır. Bu çerçevede bildirime konu uygulamanın,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiği; dolayısıyla söz konusu
uygulamaya 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi
verilmesinin mümkün olamayacağı kanaatine varılmıştır.
G.3.2. 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Açısından Değerlendirme
(32) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile amaçlanan, teşebbüslerin anlaşma yoluyla
herhangi bir mal veya hizmet pazarındaki rekabeti kısıtlamalarının engellenmesidir. Bir
yönüyle rekabeti sınırlayan anlaşmalar bir diğer yönüyle etkinlik kazanımlarına yol
açarak refah artışı doğurabilirler. Anlaşmanın refah artırıcı etkileri rekabeti
kısıtlayıcı/bozucu etkilerinden büyük olduğunda anlaşmanın net etkisi tüketici
refahında artış sağlamak ve rekabetçi süreci güçlendirmek olarak karşımıza
çıkabilmektedir. Bu husus muafiyet rejiminin de temelini oluşturmaktadır. 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen koşulları sağlayan bir anlaşmanın
ekonomi/tüketici refahı üzerindeki net etkisinin pozitif veya en azından nötr olduğu
kabulü ile anlaşma 4. madde uygulamasından muaf tutulmaktadır.
(33) Başvuru konusu kararın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti
sınırlama etkisi doğurabilecek bir anlaşma olduğu tespitinden sonra nihai olarak söz
konusu uygulamanın, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen bireysel
muafiyet şartlarını taşıyıp taşımadığının ortaya konması gerekmektedir. İlgili karara
bireysel muafiyet tanınabilmesi için 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan iki
olumlu iki olumsuz koşulun birlikte sağlaması gerekmektedir.
G.3.2.1. Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni
Gelişme ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(34) Muafiyet incelemesinde ele alınan olumlu şartlardan ilki, malların üretimi veya dağıtımı
ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik
gelişmelerin sağlanması olup, bu hüküm çerçevesinde hangi hallerin ekonomik yarar
olarak kabul edileceği mevcut sistemin özelliklerine göre değişmektedir. Kısacası
etkinlik kazanımı olarak ifade edilebilen dağıtımda, üretimde vb. alanlarda
ekonomik/teknik gelişme ve kazanımlar, üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi,
kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara girişin
19-38/564-233
11/20
kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması gibi çeşitli
görünümler arz etmektedir. Bu kapsamda rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın muafiyet
korumasından faydalanabilmesi için öncelikle rekabet üzerindeki olumsuz etkisini
bertaraf edebilecek düzeyde bir etkinlik kazanımı sunabilmesi gerekmektedir10.
(35) Bildirim Formunda, genel olarak kredilerin; kullananların nakdi ve gayri nakdi
ihtiyaçlarını anında karşılamak sureti ile üretim ve yatırımı hızlandırdığı, çıktının
marjinal verimliliğini artırarak ve teknolojik yenilik çalışmalarını olumlu etkileyerek
büyümeye her bağlamda katkı sağladığı belirtilmiştir. Ayrıca kredilerin AR-GE
faaliyetlerini desteklediği ve yeni yapılacak yatırımların finansmanında etkin bir rol
oynadığı ifade edilmiştir. Tüm bunların yanında kredilerin, sürdürülebilir kalkınma ve
büyüme noktalarında da kalıcı etkiler sağladığı açıklanmıştır.
(36) Sorunlu kredilere bağlı zararların ekonominin tümü üzerinde olumsuz etkilerinin
bulunması, borçların yeniden yapılandırılması gereksinimini doğurmaktadır. Zira
sorunlu kredilere tahsis edilen fonlar, daha yüksek getirili alternatif alanlara
yöneltilemediği gibi yüksek düzeyde idari ve hukuki giderlere de yol açmaktadır. Kredi
sorunlu bir hal aldığında banka tarafından borçlu şirketin durumuna bakılarak yeniden
yapılandırmaya gidilebilir. Burada amaç, banka açısından en verimli ve kısa sürede
kredinin kapatılmasıdır. Böylelikle ekonominin tümü üzerindeki olumsuz etkiler bertaraf
edilmekte ve sonuç olarak finansal darboğaz yaşayan firmaların gerek katma değer
yaratmaya devam etmeleri, gerekse öngörülen süre içerisinde mali kesime olan geri
ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri ve vergi tahsilatının artırılması
sağlanmaktadır. Dosya mevcudu bilgiler kapsamında, finansal yapılandırma
uygulamalarının borçlu firmaların faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini sağlayacağı,
alacaklı firmalar tarafından alacaklarının tahsiline imkân vereceği ve dolayısıyla mal ve
hizmetlerin arzında devamlılığın sağlanmasına hizmet edeceği anlaşılmaktadır. Sonuç
olarak, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki ilk koşulun karşılandığı
değerlendirilmektedir.
G.3.2.2. Tüketicinin Yarar Sağlaması
(37) Muafiyetin ikinci şartı, ortaya çıkan etkinlik kazanımlarından tüketicilerin de yarar
sağlamasıdır. Muafiyet değerlendirmesi bakımından “tüketici” kavramı, anlaşmadan
etkilenen ilgili pazarlardaki mal veya hizmetlerin doğrudan veya dolaylı tüm
kullanıcılarını içerecek şekilde anlaşılmalıdır. Söz konusu ürünleri girdi olarak
kullananlar, yeniden satışını gerçekleştiren toptancılar ya da perakendeciler ve bayiler
tüketici olarak tanımlanabilir. Tüketici kavramı ürünün yalnızca nihai kullanıcılarını
içermemekte, yeniden satış amacıyla alım yapanlar da tüketici olarak
tanımlanabilmektedir. Tüketici, gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın muafiyetten
yararlanabilmesi için anlaşma sonucunda ortaya çıkan etkinlik kazanımlarının,
anlaşmanın rekabet veya tüketiciler üzerindeki gerçekleşen veya potansiyel negatif
etkisini tüketiciler bakımından telafi etmesi gerekmektedir. Bu durumda genel prensip
olarak anlaşmanın tüketiciler üzerindeki net etkisinin en azından nötr olması
beklenmektedir. Anlaşma tüketicileri anlaşma gerçekleştirilmeden önceki durumdan
daha kötü bir duruma getiriyorsa muafiyetin ikinci şartı sağlanamaz11.
(38) Bildirim Formunda bu bent bakımından ilk faydanın, kredi borçlarını geri ödeyemeyen
borçluların geri ödeme kabiliyetine kavuşturulmasıyla borçluların hem sözleşmesel
10 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, 22. paragraf.
11 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, 42-44. paragraf.
19-38/564-233
12/20
yükümlülüklerini yerine getirebilmesi hem de faaliyetlerini aksatmadan devam
ettirebilmesi olduğu ifade edilmektedir. Diğer yandan ilgili borçluların faaliyetlerine
devam edebilmesinin yarattığı bir diğer tüketici yararı, kapasite kullanımının artırılması
olarak ifade edilmiştir. Bu firmaların faaliyetlerini sürdürmesi halinde, ekonominin
büyük bir bölümüne etki edebilecek mal ve hizmet piyasalarında rekabetçi yapının
devam edebileceği, bunun neticesinde tüketicilerin, daha rekabetçi fiyatlardan ürün
temin edebileceği ve daha fazla seçeneğe sahip olacağı açıklanmıştır. Hizmetlerin
süreklilik arz etmesiyle beraber tüketicilerin dilediği zaman diliminde talep ettiği ürün
ve hizmetlere ulaşabileceği ve böylelikle bildirime konu uygulamanın tüketici
seçeneklerinin azalmamasını sağlayacağı da belirtilen bir diğer husustur.
(39) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, yeniden yapılandırma uygulaması ile beklenen
faydaların mevcut rekabetçi yapının korunması ve tüketici tercihlerinin sınırlanmaması
bakımından önem taşıdığı, dolayısıyla söz konusu uygulamalar ile ortaya çıkan
gelişme ve iyileşmelerden tüketicinin yarar sağlayacağı ve bu bent kapsamında aranan
muafiyetin ilgili koşulunun sağlandığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.2.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(40) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde aranan üçüncü şart, anlaşmanın pazarın önemli
bir kısmında rekabetin sınırlanmasına yol açmamasıdır. Muafiyet kararı verilmesinde
aranan bu ilk olumsuz şarta göre, muafiyete konu anlaşmanın ilgili piyasanın önemli
bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına neden olmaması, bir başka deyişle
sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlaması
durumlarının, rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmaması
gerekmektedir.
(41) Değerlendirmede esas olan ilgili pazardaki rekabetçi sürecin devamıdır. İlgili pazardaki
rekabetin tamamen ortadan kalkması halinde kısa vadeli etkinlik kazanımları
gerçekleşse dahi bu etkinlik kazanımları, inovasyonun azalması, fiyatların artması ve
kaynakların etkin kullanılmaması gibi uzun vadeli negatif etkileri telafi edemeyecektir.
Rekabetin ortadan kalkıp kalkmaması, anlaşmanın imzalanmasından önceki rekabetin
derecesine ve anlaşmanın rekabet üzerindeki kısıtlayıcı etkisine bağlıdır. Anlaşmanın
rekabeti kısıtlayıcı etkisi ne kadar çoksa ilgili piyasanın büyük bir bölümü bağlamında
rekabetin ortadan kaldırılması riski o kadar yüksektir. Bu şartın karşılanıp
karşılanmadığının analizi, pazardaki rakiplerin durumu, rakiplerin anlaşma tarafları
üzerinde oluşturduğu rekabetçi baskının seviyesi ve anlaşmanın mevcut rekabetçi yapı
üzerindeki etkisinin incelenmesini gerektirir. Değerlendirmede pazardaki fiili rekabetin
yanı sıra potansiyel rekabet de dikkate alınmalıdır12.
(42) Bildirim Formunda, esasen pazarın rekabete açık olmayan bir kısmına yönelik olarak
yeniden yapılandırma süreci yürütüleceği ve uygulamanın yeni bir kredi verme işlemini
konu edinmediği, yeni kredi tahsisi pazarındaki rekabetin baki kalacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, yeniden yapılandırma sürecinin hem alacaklı kuruluşlar hem de borçlular
açısından kural olarak gönüllülük esasına dayandığı ve dolayısıyla FYY’ye katılmak
istemeyen alacaklı kuruluş veya borçluların, FYY kapsamı dışında tutulacağı ifade
edilmiştir.
(43) Bildirim Formundaki açıklamalar bu yönde olmakla birlikte, gerek Bildirim Formunda
gerek FYYÇA’nın VII. maddesinin onuncu alt hükmünde FYYS imzalanmasından
sonra gerek duyulması halinde alacaklı kuruluşlardan biri veya daha fazlasının
sözleşme hükümlerine uymak koşuluyla münferiden borçluya ek kredi
12 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, 54-56. paragraf.
19-38/564-233
13/20
kullandırabileceği belirtilmiştir. Buna ek olarak, FYYÇA’nın amacına ilişkin olan II.
maddesinde yeniden yapılandırmaya konu olan borçların geri ödemelerinde geçici
sorun yaşayan veya sorun yaşaması muhtemel görülen ticari kredi borçlularına ait
olacağı öngörülmüş ve alacaklılara da bu borçluların kredilerini yenileme imkânı
sunulmuştur. Bu bağlamda söz konusu borçların başka bir banka tarafından
kredilendirilmesi mümkün olmayan ve bu bakımdan rekabetçi özellik taşımadığı
yönündeki açıklamanın kabulü mümkün görülmemektedir. Bununla birlikte,
anlaşmanın eki olarak sunulan FYYS ve ekleri borçlular bakımından uygulamanın
gönüllülük esasına dayandığını göstermektedir. Nitekim TBB üyesi 47 teşebbüs13
arasından 16 teşebbüsün FYYÇA’yı imzaladığı görülmektedir.
(44) Diğer yandan yeniden yapılandırma süreci, TBB üyesi bankalar dışında Geçici 32.
maddenin belirlediği şekliyle alacaklı kuruluşlara yönelik olup 6361 sayılı Kanun’un 3.
maddesinde geçen şirketleri, borçlulara doğrudan kredi kullandırmış olan yurt dışında
kurulu bankalar ve finansal kuruluşları, Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan çok taraflı
bankalar ve kuruluşları, alacak tahsiline yönelik olarak bu alacaklılar tarafından
kurulacak özel amaçlı şirketler ile aynı amaçla 6362 sayılı Kanun’a göre kurulan yatırım
fonlarını içermektedir. Nitekim toplamda 50 alacaklı kuruluş tarafından anlaşmanın
imzalandığı görülmektedir. Bu kapsamda ilgili pazarın geri ödemelerinde geçici sorun
yaşanan veya sorun yaşanması muhtemel görülen ticari kredi alacaklarına ilişkin
olduğu ve ilgili pazarda TBB üyesi kuruluşlar dışında da çok sayıda oyuncu olduğu14
ve bunlardan 50 tanesinin FYYÇA’yı imzaladığı anlaşılmaktadır.
(45) Bu kapsamda yapılandırma ve esas borçların toplam krediler içerisindeki yerine
yönelik yöneltilen soruya ilişkin verilen cevapta; 25 milyon TL ve altında borcu olan
şirketlerin kredi borçlarının toplam brüt krediler içerisindeki oranının yaklaşık %(…..)
düzeyinde olduğu ancak bu şirketlerin de ne kadarının FYYÇA kapsamında yeniden
yapılandırma başvurusu yapacağı konusunda bir tahminde bulunulamadığı ifade
edilmiştir. Dolayısıyla anlaşmanın uygulamaya konulması ile ilgili pazarın önemli bir
bölümünde rekabetin ortadan kalkma ihtimalinin mevcut veriler çerçevesinde mümkün
görülmediği, dolayısıyla muafiyetin üçüncü koşulunun sağlandığı kanaatine varılmıştır.
G.3.2.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(46) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının son şartı, anlaşmanın, anlaşma
ile hedeflenen etkinlik kazanımlarına erişmek için zorunlu olandan daha fazla
sınırlayıcı olmamasını aramaktadır. Bu şart iki aşamalı analiz gerektirir. Birinci aşama,
anlaşmanın bir bütün olarak kendisinin etkinlik kazanımlarının gerçekleşmesi için
gerekli ve zorunlu olup olmadığına ilişkindir. İkinci aşamada ise anlaşmada yer alan
tekil rekabet sınırlamalarının ayrı ayrı gerekli olup olmadığı değerlendirilir.15
(47) Bildirim Formunda, FYYÇA akdedilmemesi halinde ortaya çıkan tek alternatifin,
borçluların her bir alacaklı kuruluşla ayrı ayrı yapılandırmaya gitmesi olduğu
belirtilmiştir. Gerek borçlu gerekse alacaklı kuruluş sayısının fazlalığının her bir taraf
arasında ayrı yapılandırmaların kurgulanması önünde engel teşkil ettiği, zira başka bir
alacaklı kuruluş tarafından başlatılabilecek bir yasal takibin, yapılandırma
gerçekleştirmek isteyen alacaklı kuruluşların sürecinin önünü tıkadığı ifade edilmiştir.
Bundan başka FYYÇA’da yer alan yapılandırma parametrelerinin düzenlenmesi,
13
14 Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliği verileri uyarınca ilgili pazarda faaliyet
gösteren toplamda 94 teşebbüsün bulunduğu anlaşılmaktadır.
15 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, 54-56. paragraf.
19-38/564-233
14/20
fizibilite raporunun başvuruyu kabul eden alacaklı kuruluş tarafından hazırlanması ve
taraflar arasındaki bilgi paylaşımının zorunlu olup olmadığı konularında açıklamalar
sunulmuştur.
(48) İlk olarak yapılandırma parametrelerinin FYYÇA’da belirlenmesi ile ilgili olarak söz
konusu uygulamaların finansal yapılandırmaların fazlalığı ve hızlıca tamamlanması
gerekliliği karşısında zorunlu olduğu ifade edilmiştir. İkinci olarak fizibilite raporunun
başvuruyu kabul eden alacaklı kuruluş tarafından hazırlanmasının sürecin hızlı ve
düşük maliyetle gerçekleştirilmesinin bir gereği olduğu belirtilmiştir. Son olarak bilgi
paylaşımı bakımından yeniden yapılandırmanın devamı için gerekli olan bilgilerin
paylaşıma konu edileceği ifade edilmiştir.
(49) Belirtilmesi gereken ilk husus, FYYÇA’nın rakip teşebbüsler arasında rekabete duyarlı
bilgi alışverişini gerektirip gerektirmediği ve dolayısıyla koordinasyon doğurucu bir
etkisinin bulunup bulunmadığıdır. Bilgi değişiminin FYYS ve ekli Taahhüt Metni’nin 15.
maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlendiği görülmektedir:
“… Alacaklı Kuruluşlar işbu yapılandırma başvurumuz çerçevesinde birbirleri ile
bu yapılandırma başvurumuz dairesinde görüşebilecek ve yapılandırmanın
sağlanabilmesi için, vade, faiz, ücret ve komisyonlar da dâhil ancak bunlarla
sınırlı olmamak üzere, yapılandırma başvurumuza konu hususlara ilişkin her
türlü ticari ve hukuki şartı Alacaklı Kuruluşlarla ve Çerçeve Anlaşma’nın izin
verdiği diğer kişilerle, teknik ve finansal danışmanlarla yazılı veya sözlü olarak
müzakere edebilecek ve gerektiği ölçüde paylaşabilecektir…”
(50) Bu hükümden BKEAK’nın, finansal yapılandırmanın işleyişine ve bu kapsamdaki bilgi
değişimine ilişkin olarak borçlu tarafından yetkilendirileceği görülmektedir. Her ne
kadar yeniden yapılandırma kararı borçlu tarafından verilmekte ve borçlu
yapılandırmaya gidip gitmemekte serbest olsa da bu hüküm de dahil olmak üzere
FYYS metninin TBB çatısı altında belirlendiği ve borçlunun FYYS’nin hükümleri
hakkında müzakere olanağının bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla bu
yetkilendirmenin koşulları ve kapsamı esasen, borçlarının yeniden yapılandırılmasını
isteyen borçlunun özgür iradesiyle belirlenmemektedir. Bu kapsamda, bu işleyişin
sağlanabilmesi için gerekli olan Alacaklı Kuruluşlar arasındaki bilgi değişiminin
koşulları ve kapsamı TBB tarafından belirlenmiş olmaktadır.
(51) Bildirim Formunda TBB tarafından bilgi paylaşımı bakımından, yeniden yapılandırma
uygulaması tahtında sürecin devamı için gerekli alacak, teminat, borçlunun faaliyet
durumu gibi risklerin izlenmesine dair olan bilgilerin paylaşıma konu edileceği
belirtilmiştir. Ancak, yetkilendirme taahhüdü kapsamında sürecin devam ettirilmesinin
ötesinde sürecin hayata geçirilmesi için gerekli olan ve oldukça geniş kapsamda
olduğu düşünülen bilgilerin Alacaklı Kuruluşların kendi aralarında paylaşımına izin
verildiği görülmektedir. Bu nedenle söz konusu bilgi paylaşımının, bildirime konu
uygulama çerçevesinde rekabetçi sürecin devamını sağlayacak şekil ve kapsam ile
sınırlı kalması gerekmektedir.
(52) FYYÇA’nın münferit hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken ilk husus
yeniden yapılandırmada kullanılacak faiz oranları ve vadeler gibi yapılandırma
parametrelerinin, FYYÇA’da belirlenmiş olmasıdır. Bildirim Formu’nda FYYÇA’da
belirlenen yapılandırma parametreleri vade, ödemesiz dönem, taksit sıklığı, faiz oranı,
yapılandırma para birimi, teminat oluşturma, ilave kredi kullandırımı, borç
silme/azaltma, iştirak edimi, ödeme planının revizesi, gayri nakdi krediler ve
yapılandırma komisyonu şeklinde ifade edilmiş ve bu unsurların nasıl uygulanacağına
dair belirlemelere gidildiği belirtilmiştir.
19-38/564-233
15/20
(53) FYYÇA hükümlerine göre, FYYÇA’dan yararlanmak isteyen bir teşebbüse, fizibilite
raporuna göre belirlenecek ve en fazla 60 ay olabilecek bir vade uygulanacaktır. Faiz
oranı ise müşterinin tercihine göre sabit veya değişken olabilecektir. Her ne kadar bu
husus müşteri tercihine bırakılmış olsa da sabit faiz uygulanması halinde bu faiz oranı
BKEAK tarafından belirlenecek olup FYYS’nin tarafı olan diğer alacaklı kuruluşların bu
faiz oranına uyacakları anlaşılmaktadır. Ayrıca, FYYÇA kapsamında belirlenen faiz
oranına ve vadeye ilişkin hükümlerin, buna taraf olan Alacaklı Kuruluşları bağlayıcı
olduğu ve dolayısıyla rekabeti kısıtlayıcı bir etkisi bulunabileceği değerlendirilmektedir.
(54) Bildirime konu uygulamadaki diğer yapılandırma parametreleri ve bu parametrelerin
olası etkileri aşağıda değerlendirilmektedir:
- Ödemesiz Dönem ve Taksit Sıklığı: FYYÇA’da, azami ödemesiz dönem 12 ay
olarak belirlenmiş olup taksitlerin ise, kural olarak, aylık olmasının esas olacağı
düzenlenmiştir. Bu parametreler alacaklı ve borçlu davranışlarını azami vade
düzenlemesinin etkilediği şekilde etkileme potansiyeli taşımakta ve bu cihetle
FYYÇA’yı imzalama motivasyonunu etkileyebilecek unsurlar arasında yer
almaktadır.
- Faiz Oranı: FYYÇA’nın en önemli rekabet parametrelerinden biri de faiz oranıdır.
FYYÇA’da iki tür faiz belirlenmiş ve tercih borçluya bırakılmıştır. Borçlunun sabit
faiz tercih etmesi halinde bu oran BKEAK tarafından belirlenecek ve diğer FYYS’yi
imzalayan diğer Alacaklı Kuruluşlar için de geçerli olacaktır.
Borçlunun değişken faizi tercih etmesi halinde ise bunun
- 0-2 yıl vadeli işlemlerde Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı
(TLREF)16 + 1 puan olacak şekilde,
- 2-5 yıl vadeli işlemlerde ise TLREF + 2 puan olacak şekilde belirleneceği
ve TLREF oranının 3 ayda bir güncelleneceği hükme bağlanmıştır.
(55) Bu hükmün uygulanma esasları hakkında taraf vekilinden bilgi talep edilmesi üzerine
verilen cevapta TLREF hakkında aşağıdaki husus ifade edilmiştir:
“FYYÇA'da (Küçük Ölçekli Uygulama) değişken faizli Finansal Yeniden
Yapılandırma Sözleşmeleri (FYYS'ler) için öngörülen referans faiz oranı
TLREF’dir. TLREF Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı, finansal türev
ürünlerde, borçlanma araçlarında ve çeşitli finansal sözleşmelerde değişken
faiz göstergesi, dayanak varlık veya karşılaştırma ölçütü olarak kullanılabilecek
olup, Türk Lirası kısa vadeli referans faiz oranı ihtiyacını karşılamaya yönelik
olarak oluşturulmuştur.”
(56) Her ne kadar Bildirim Formunda söz konusu faiz parametresinin Alacaklı Kuruluşların
etkisinden arındırılmış olduğu belirtilmiş ise de bu düzenlemede faiz oranlarının vade
süresine bağlanmış olması ve TLREF oranına eklenecek faiz puanının nominal olarak
belirlenmesi rekabetçi endişeler doğurmaya elverişlidir. Nitekim konuya ilişkin ilave
açıklama talep edilmiş ve özellikle faiz oranının bağlayıcı olup olmadığı hususu
16 Finansal türev ürünlerde, borçlanma araçlarında ve çeşitli finansal sözleşmelerde dayanak varlık veya
karşılaştırma ölçütü olarak kullanılabilecek Türk Lirası kısa vadeli referans faiz oranı ihtiyacını
karşılamaya yönelik olarak oluşturulan ve Türk bankalarının kredi, likidite veya diğer risklerin en az
olduğu koşullar altında TL borç alma/verme faiz oranını ölçmeyi amaçlayan Türk Lirası Gecelik Referans
Faiz Oranı’nın (TLREF) kapsamı ve hesaplama yöntemi için bkz.
temel-kurallari.pdf?sfvrsn=12
19-38/564-233
16/20
sorulmuştur. Gelen açıklamalarda yer alan ifadelere aşağıda yer verilmektedir:
“İlk olarak müşterinin sabit faiz oranı tercih etmesi halinde, başvuruyu kabul
eden alacaklı kuruluş, uygulanacak faiz oranını ön teklif olarak diğer alacaklı
kuruluşlara iletir. Başvuruyu kabul eden alacaklı kuruluş tarafından belirlenecek
olan faiz oranı günün koşulları dikkate alınarak müşteri bazında tespit
edilecektir. Diğer bir ifadeyle, her bir borçlu bakımından aynı faiz oranının
belirlenmesi söz konusu olmayacaktır. Zira her bir borçlu başvurusunda,
müşterinin özelliklerinin yanı sıra, hem başvuruyu kabul eden alacaklı kuruluş
hem de günün koşulları farklılık arz edebilecektir.
İkinci ihtimal olan müşterinin değişken faiz oranı tercih etmesi halinde ise, 0-2
yıl vadeli işlemlerde TL Referans Faiz Oranı + 1; 2-5 yıl vadeli işlemlerde TL
Referans Faiz Oranı + 2 uygulanacaktır.
Bilindiği üzere, Borsa İstanbul tarafından yayımlanan TLREF (Türk Lirası
Gecelik Referans Faiz Oranı) , finansal türev ürünlerde, borçlanma araçlarında
ve çeşitli finansal sözleşmelerde değişken faiz göstergesi, dayanak varlık veya
karşılaştırma ölçütü olarak kullanılabilecektir. TLREF, Türk Lirası kısa vadeli
referans faiz oranı ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak oluşturulmuştur.
TLREF Kuralları, Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası, TBB, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, İstanbul
Takas ve Saklama Bankası A.Ş. ve Borsa İstanbul A.Ş. temsilcilerinden oluşan
TLREF Komitesi tarafından oluşturulmuştur. Bu değişken gösterge dikkate
alınarak yapılan finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerindeki oran ise bu
referans uyarınca 3 ayda bir güncellenecektir. Buradan da anlaşıldığı gibi
TLREF, esasen alacaklı kuruluşların doğrudan etkileme kabiliyetine sahip
olmadığı bir değişken referans faiz oranıdır. Müşterinin değişken faiz oranı
tercihinde bu referansa başvurulacak ve 3 ayda bir güncellenecektir.”
(57) Bu cevaptan anlaşıldığı üzere sabit faiz borçlu özelinde BKEAK tarafından belirlenecek
ve FYYS’yi imzalayan diğer alacaklı kuruluşlar için de geçerli olacaktır. Değişken faiz
ise üyeleri arasında TBB’nin de bulunduğu bir Komite tarafından belirlenecek ve
güncellenecektir. Bu hususlar faize ilişkin parametrenin rekabet karşıtı sonuçlar
doğurabileceği endişesine yol açmaktadır.
(58) FYYÇA’nın bağlayıcılığı konusunda TBB tarafından aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
“Burada şu hususu açıkça belirtmekte yarar vardır ki, kendisine başvuru yapılan
alacaklı kuruluş üç seçeneğe sahiptir. Birincisi, bildirim konusu kararın tezahürü
olan Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması (Küçük Ölçekli
Uygulama) kapsamına hiç girmeksizin tercihen müşterisiyle kendi arasında
tamamen serbest olduğu bir anlaşma yaparak yeniden yapılandırmaya gidebilir.
İkinci seçenek olarak, borçluyu yapılandırmaya uygun görmeyip kanuni takip
yoluna başvurabilir. Üçüncü seçenek olarak ise, borçlunun talebini Finansal
Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması (Küçük Ölçekli Uygulama)
kapsamına getirerek 5411 sayılı Kanun’un geçici 32. maddesi kapsamında
yeniden yapılandırma yoluna gidebilir. Yukarıda belirtilen hususlar bu üçüncü
tercihin seçilmesi durumunda devreye girmektedir.”
(59) Söz konusu açıklamadan anlaşıldığı üzere, borçlunun yeniden yapılandırma sürecini
kabul etmesi halinde sözleşme koşullarıyla bağlı kalacağı açıktır. Bu kapsamda bahse
konu süreler ve oranların, FYYÇA’yı imzalayan ve işlem bazında FYYS’ye taraf olan
19-38/564-233
17/20
Alacaklı Kuruluşların tamamını bağlayacak şekilde belirlendiği görülmektedir. Söz
konusu bağlayıcılık unsuru rekabet karşıtı endişeler doğurabilecektir.
(60) FYYÇA’da yer alan diğer rekabeti etkileyebilecek unsurlar ise şu şekilde
sıralanabilecektir:
- Teminat Oluşturma: Alacaklı Kuruluşların yeniden yapılandırma motivasyonlarını
etkileyen bir diğer husus da borçlunun göstereceği teminatlardır. FYYÇA, serbest
varlığı olup da teminat vermeyen borçlunun yapılandırma taleplerinin kabul
edilemeyeceğini öngörmektedir. Yeniden yapılandırma kapsamında eğer borçlu
teminat gösterirse bu, Alacaklı Kuruluşlar tarafından alacakları nispetinde teminat
olarak kabul edilecektir. Bu durum ise BKEAK tarafından tespit edilecektir.
BKEAK’nın bu yöndeki tespiti diğer Alacaklı Kuruluşlar için de geçerli olacaktır.
Dolayısıyla teminata bağlı alacaklara yönelik olarak diğer alacaklı kuruluşların
refinansman motivasyonu sınırlanabilecektir.
- İlave Kredi Kullandırımı: FYYÇA’nın “VII. Genel Prensipler” başlıklı maddesinin
onuncu kısmında yer alan ilave kredi kullandırımı hakkındaki hükmün uygulanma
koşularına ilişkin olarak taraf vekilinden bilgi talep edilmiştir. İlave kredi kullandırımı
bakımından geçerli olacak hususlara yönelik olarak sorulan soruya verilen
cevapta;
“Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması’nın (Küçük Ölçekli
Uygulama) “VII. Genel Prensipler ve Tarafların Yükümlülükleri” başlıklı
maddesinin 10’uncu kısmında da belirtildiği üzere, Finansal Yeniden
Yapılandırma Çerçeve Anlaşması (Küçük Ölçekli Uygulama) kapsamında
finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin imzalanmasından sonra gerek
duyulması halinde alacaklı kuruluşlardan biri veya daha fazlası anılan sözleşme
hükümlerine uymak koşuluyla münferiden borçluya ek kredi
kullandırabilmektedir. Bu çerçevede, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi
koşullarına uyarak ek kredi kullandırması halinde ise, alınacak yeni
teminatlardan yapılacak tahsilatlar, öncelikle ek kredinin tasfiyesinde kullanılır.
Alacaklı kuruluşların bu sözleşmeye uymadan da ek kredi kullandırması
mümkündür. Ancak bu durumda, Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve
Anlaşması (Küçük Ölçekli Uygulama) kapsamından çıkacağından 5411 sayılı
Kanun’un geçici 32. maddesiyle tanınan teşviklerden yararlanamayacaktır.”
ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
(61) Bu çerçevede FYYÇA kapsamında ilave kredi kullandırımının yeni kredilendirme
işleminden farklı görüldüğü, dolayısıyla ilave kredi kullandırımı işleminin yeni kredi
kullandırımı pazarını etkilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
- Ödeme Planının Revizesi: Ödeme planının revize edilmesi imkânı FYYÇA’da
kabul edilmiştir. Ancak bunun alacak tutarı 2/3 olan ve en az iki bankanın olumlu
görüşü ile en çok iki defa yapılabileceği, revize edilmiş vadenin ise 72 ayı
aşamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemenin yine bir başka azami vade
sınırı öngördüğü ve bu bakımdan rekabeti sınırlayıcı etkiler doğurabileceği
anlaşılmaktadır.
- Yapılandırma Komisyonu: FYYÇA’da BKEAK’a borçlu tarafından komisyon
ödenmesi gerektiği düzenlenmiş ve miktarı da yapılandırılan borcun %1’ine kadar
olan ve 10.000 TL ile 50.000 TL arasında bir tutar olarak belirlenmiştir. FYYÇA
kapsamında borcunun yeniden yapılandırılmasını talep eden borçlu yapılandırma
19-38/564-233
18/20
komisyonu ödemek durumundadır. Bahse konu komisyon düzenlemesi ile özellikle
taban tutar belirlenmiş olmasının refinansman motivasyonuna etki edebileceği ve
refinansmandan beklenen faydayı azaltabileceği değerlendirilmektedir.
- Süre: Bildirime konu uygulamanın süresi hakkında aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
“Resmi Gazete’nin 19 Temmuz 2019 tarih ve 30836 sayılı (mükerrer)
nüshasında yayımlanan 7186 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na
(“5411 sayılı Kanun”) geçici 32’nci madde eklenmiştir. Maddede “…Bu madde
hükümleri bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl süreyle uygulanır. Bu
süreyi iki yıl daha uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları (FYYÇA) Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından 09/10/2019 tarihinde
onaylanmıştır. Çerçeve Anlaşmaları Kurul’un onayından itibaren 5411 sayılı
Kanun’un geçici 32’nci maddesinde belirtilen geçerlilik süresi içinde
imzalanacak olan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmeleri (FYYS) için
geçerlidir. Ancak Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması’nın
(Küçük Ölçekli Uygulama) süresi içerisinde borçlularla akdedilecek olan finansal
yeniden yapılandırma sözleşmeleri 5 yıla kadar süreli olabilir.”
(62) Buna göre, bildirime konu FYYÇA’nın geçerlilik süresi iki yıl olarak öngörülmüştür.
Gerekli hallerde bu sürenin dört yıla kadar çıkabileceği anlaşılmaktadır. Bu süreler,
uygulamadan beklenen faydanın gerçekleştirilebilmesi, mümkün olduğunca çok
sayıda borçlunun uygulamadan yararlanabilmesi açısından makul kabul edilmektedir.
(63) FYYÇA’da yer alan unsurlar bu şekilde sıralanmış olmakla birlikte Borç Silme/Azaltma
ve İştirak Edinme yönünde ilgili Kanun ve ikincil düzenlemelerde yer alan unsurların
FYYÇA’da bulunmadığı da ayrıca belirtilmelidir.
(64) Yukarıda yer verilen tüm unsurlar birlikte değerlendirildiğinde FYYÇA kapsamında
gerçekleşebilecek rekabete duyarlı bilgi paylaşımının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olduğu, zira Alacaklı Kuruluşların yeniden yapılandırmaya esas koşulları
birbirlerinden bağımsız olarak belirleme imkânını sınırlayabileceği görülmektedir.
(65) Bundan başka FYYÇA’ya esas yapılandırma parametrelerine bakıldığında gerek faiz
oranının tespiti gerek vade ve yapılandırma komisyonu konularında alacaklı kuruluşları
ve borçluları bağlayıcı hükümlerin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte borçlunun
bu uygulama kapsamında yeniden yapılandırmaya gitmesinin özgür iradesine bağlı
olduğu açıktır. Aynı şekilde Alacaklı Kuruluşlar da kural olarak kendi rızaları
çerçevesinde söz konusu uygulamaya dâhil olmaktadır. Diğer yandan borcunun
yeniden yapılandırılmasını isteyen borçlu ve alacaklı kuruluş sayısının fazlalığı
karşısında yapılandırma sürecinin her bir Alacaklı Kuruluş ile ayrı ayrı kurgulanmasının
yapılandırmadan beklenen faydayı azaltacağı görülmektedir. Kaldı ki borçlu sayısının
da fazla olması karşısında alacaklılar bakımından da alacaklarının tahsili ve takibi
yapılandırma uygulaması kapsamında daha etkin olacaktır. Nitekim FYYÇA’nın
“Durumun Korunması Süreci Prensipleri” başlıklı IX. maddesinde Alacaklı Kuruluşlar
tarafından borçlu hakkında FYY konusu alacaklara ilişkin olarak icra takibi
yapılamayacağı, mevcut takiplere devam edilemeyeceği, yeni takipler açılamayacağı
ve diğer yasal yollara başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Böylelikle borçları yeniden
yapılandırılan borçlular, sürece dâhil olan alacaklılara olan borçlarını icra tehdidi
olmaksızın ve ticari faaliyetleri bu nedenle kesintiye uğramaksızın ödeyebilecektir.
(66) FYYÇA’nın uygulama esasları, FYY sürecinin gerçekleşmesi bakımından gerekli kabul
edilebilmekle birlikte FYY’den beklenen faydanın artırılmasını ve kredilendirme
19-38/564-233
19/20
piyasasındaki rekabetçi sürecin korunmasını teminen söz konusu uygulamaya
mümkün olduğunca geniş katılım sağlanması gerektiği görülmektedir. Bu durumun ise
borçlulara farklı alternatiflerin sunulmasına imkân verecek şekilde bağlayıcı olmayan
bir uygulama ile sağlanabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca rekabete duyarlı bilgi
değişiminin de bu amaçlarla sınırlı kalması gerek yeniden yapılandırmadan gerekse
de rekabetçi sürecin devamından beklenen faydayı artıracaktır.
(67) Sonuç olarak, bildirime konu FYYÇA’nın, yukarıda işaret edilen rekabetçi endişeleri
barındırması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmakla birlikte
aynı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde dosya mevcudu bilgi ve
belgelerin bir arada değerlendirilmesi sonucunda; malların üretim veya dağıtımı ile
hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik
gelişmenin sağlanması ile tüketicinin bundan yarar sağlaması koşullarını karşıladığı,
bunların elde edilmesi için rekabeti zorunlu olandan fazla sınırlamadığı ve ilgili
piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasının söz konusu olmadığı
kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, FYYÇA’ya (Küçük Ölçekli Uygulama) yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren geçerli olduğu iki yıllık süre ile rekabetçi sürecin sağlanmasına
yönelik esasların dikkate alınması suretiyle bireysel muafiyet tanınabileceği sonucuna
ulaşılmıştır.
19-38/564-233
20/20
H. SONUÇ
(68) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Türkiye Bankalar Birliği tarafından hazırlanan Finansal Yeniden Yapılandırma
Çerçeve Anlaşması’na (Küçük Ölçekli Uygulama), 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olması nedeniyle, aynı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde
menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
- Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması’na (Küçük Ölçekli Uygulama),
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulların tümünü sağlaması
nedeniyle, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerli olduğu 2 yıllık süre ile,
rekabetçi sürecin sağlanmasına yönelik esasların dikkate alınması suretiyle
bireysel muafiyet tanınmasına,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy