Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-2-036
Karar Sayısı : 19-38/577-245
Karar Tarihi : 07.11.2019
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE (Başkan)
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER : Erdem AKTEKİN, Selvi KOCABAY, Gözde MAVİ,
Emircan AKSAKAL
C. İLGİLİ TARAF :- Google LLC,
- Google International LLC
- Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. K. Korhan
YILDIRIM, Av. Betül BAŞ ÇÖMLEKÇİ, Av. A. Kağan UÇAR
Yıldız Mahallesi, Çitlenbik Sokak, No: 12, Beşiktaş/İSTANBUL
(1) D. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulunun 19.09.2018 tarihli ve 18-33/555-273 sayılı
kararı gereğince Google LLC., Google International LLC ve Google Reklamcılık
ve Pazarlama Ltd. Şti.’den oluşan ekonomik bütünlüğün 06.08.2019 tarihi
itibarıyla uygulayacağı tedbirlerin değerlendirilmesi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulunun (Kurul) 19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273
sayılı kararı kapsamında Google LLC., Google International LLC ve Google
Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti.’den oluşan ekonomik bütünlük (GOOGLE)
bakımından getirdiği yükümlülüklerin gereğinin yerine getirilip getirilmediğinin tespitine
ilişkin düzenlenen 06.08.2019 tarih ve 2015-2-036/BN-13 sayılı Bilgi Notu görüşülerek
karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda,
- GOOGLE’ın 19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273 sayılı Kurul kararı ile getirilen
yükümlülükler çerçevesinde sözleşmelerinde yapması gerekli değişiklikleri
gerçekleştirmediği,
- Bu nedenle adı geçen teşebbüse, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında, 07.08.2019 tarihinden başlamak üzere anılan kararda belirtilen
yükümlülüklerin yerine getirildiği tarihe kadar geçecek süre için ekonomik
bütünlüğün 2018 yılı Türkiye cirosunun onbinde beşi oranında süreli idari para
cezası uygulanması gerektiği
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Gelişmelerin Özeti
(4) Kurul, GOOGLE ekonomik bütünlüğünün mobil işletim sistemi ve mobil uygulama ve
hizmetlerin sunumuna ilişkin davranışlarının ve anılan ekonomik bütünlük ile cihaz
üreticileri arasında imzalanan sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini
ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik yürüttüğü soruşturma sonucunda 19.09.2018
19-38/577-245
2/8
tarih ve 18-33/555-273 sayılı kararı almıştır. İlgili kararın sonuç kısmının ikinci
fıkrasında, inceleme konusu olaya ilişkin olarak;
“Google ekonomik bütünlüğünün, cihaz üreticileri ile imzaladığı; Mobil Uygulama
Dağıtım Sözleşmelerinde yer alan Google aramanın sözleşme ile belirtilen
noktalarda varsayılan olarak atanmasına ve Google arama parçacığının ana
ekranda konumlandırılmasına; Google Webview bileşeninin ilgili işlev için
varsayılan ve tek bileşen olarak atanmasına yönelik uygulamaları ile Gelir
Paylaşımı Sözleşmelerinde yer verilen ve Google aramanın cihazlarda münhasıran
yüklenmesini temin eden hükümler yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal
ettiğine”
hükmedilmiştir.
(5) Kararın devamında ise tespit edilen ihlallerin ortadan kaldırılması için GOOGLE
ekonomik bütünlüğüne,
- Türkiye’de satışa sunulmak üzere üretilen cihazlarında Ticari Android İşletim
Sistemi (TAİS) kullanmak isteyen cihaz üreticileriyle yaptığı sözleşmelerde;
Lisanslamaya koşul olarak sunduğu Google Arama parçacığının ana ekranda
ayrıcalıklı olarak yüklenmesi zorunluluğunu düzenleyen veya
doğrudan/dolaylı olarak buna işaret eden sözleşme hükümlerinin
sözleşmelerden kaldırılması, böylelikle cihaz üreticilerinin ana ekranda
konumlandıracakları arama parçacığının sağlayıcısını Google veya rakipleri
arasından seçim hakkının güvence altına alınması ve cihaz üreticilerinin
Google dışındaki arama parçacıklarını da ana ekranda tek başına
yerleştirebilme özgürlüklerinin tesis edilmesi,
Lisanslamaya koşul olarak sunulan, Google Arama’nın mevcut tasarım yapısı
içerisinde yer alan ve sözleşmelerde yer verilen tüm arama erişim
noktalarında varsayılan olarak atanmasına ilişkin şartların kaldırılması ve
tasarım tercihleri sonucunda ortaya çıkabilecek tüm arama noktalarında
Google Arama’nın varsayılan olarak atanmasına ilişkin yeni yükümlülükler
getirilmemesi,
Lisanslamaya koşul olarak sunulan, Google Webview bileşeninin varsayılan
ve münhasıran uygulama içi internet tarayıcısı olarak yüklenmesi
zorunluluğunu düzenleyen veya doğrudan/dolaylı olarak buna işaret eden
sözleşme hükümlerinin sözleşmelerden kaldırılması,
- Yukarıda sayılan üç yükümlülük ile yasaklanan sonuçları doğuracak şekilde
mali veya başka yollarla teşviklerde bulunulmaması,
- Cihaz üreticileri ile imzalanan Gelir Paylaşımı Sözleşmeleri başta olmak üzere
mevcut tüm sözleşmelerden Google Arama’nın rakiplerinin cihazlara
önyüklenemeyeceğine ve cihaz üreticilerinin cihazlardaki arama noktalarının
herhangi birinde Google Arama’ya rakip ürünleri kullanamayacaklarına dair
yükümlülüklerin sözleşmelerden çıkarılması
yönünde yükümlülükler getirilmiş ve sözleşmelerde yapılması gereken değişikliklerin,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde Rekabet Kurumuna (Kurum) tevsik
edilmesine karar verilmiştir.
(6) Bahse konu yükümlülükler rakip arama hizmeti sağlayıcılarının, mobil cihazlarda
bulunan arama noktalarında yer alabilmeleri için GOOGLE ile eşit şartlarda rekabet
19-38/577-245
3/8
edebilmelerini temin etmek yoluyla karar ile tespit olunan ihlali ortadan kaldırmayı
amaçlamaktadır.
(7) Kurulun 19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273 sayılı kararının gerekçeli hali GOOGLE’a
04.02.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, GOOGLE tarafından söz konusu karar
06.02.2019 tarihinde tebellüğ edilmiştir. Dolayısıyla teşebbüse verilen altı aylık süre
06.08.2019 tarihi itibarıyla sona ermiştir. GOOGLE’ın yerine getirmeyi planladığı
tedbirlere ilişkin ilk taslak metin 30.05.2019 tarihinde Kurum kayıtlarına girmiştir. Ancak
söz konusu yazı, yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin uygulanacak tedbirlerin
nihai hali olmayıp, tedbirlerin genel bir taslağını içermektedir. Bu durum GOOGLE
tarafından da dile getirilmiştir.
(8) GOOGLE nihai olarak Kurul kararındaki yükümlülüklerin ne şekilde yerine getireceğine
dair 26.07.2019 tarihinde bir uyum paketi ile bildirimde bulunmuştur. İlaveten,
GOOGLE tarafından 06.08.2019 tarihli yazı ile uyum paketine ek bilgiler gönderilmiştir.
Bu itibarla işbu kararın konusunu, GOOGLE’ın Kuruma sunmuş olduğu uyum paketinin
söz konusu karar ile getirilen yükümlülükleri karşılayıp karşılamadığının tespiti
oluşturmaktadır.
(9) Dilekçesi kapsamında GOOGLE, Kuruma sunmuş olduğu uyum paketinde GOOGLE’ın
Mobil Uygulama Dağıtım Sözleşmesi (MADA) ve Gelir Paylaşımı Sözleşmesi (RSA)
bakımından Google Arama için varsayılan ayarlama yükümlülükleri, Google Arama
Parçacığı, Google Webview ve Google Arama’nın münhasır olmaması konularıyla ilgili
olarak tedbirlere yer verdiğini belirtmektedir. Bununla birlikte mezkûr uyum paketi
değerlendirildiğinde, temel olarak üç noktada düzenlemeye gidildiğinden bahsetmek
mümkündür. Bu noktalardan ilki GOOGLE’ın TAİS’in lisanslama koşullarına ilişkin
Google Arama parçacığı yönünden MADA’da yaptığı değişikliktir. İkinci düzenleme,
yine MADA’da “Webview” bileşenine yönelik yapılan değişikliktir. Son düzenleme ise
RSA’larda gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, aşağıda değerlendirileceği üzere söz
konusu düzenlemeler ile varsayılan arama yükümlülüklerine dair herhangi bir tedbir
getirilmediği anlaşılmaktadır.
G.2. Değerlendirme
G.2.1. Uyum Paketine Dair Genel Değerlendirme
(10) GOOGLE’ın Kuruma ibraz ettiği uyum paketinin 19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273
sayılı kararla öngörülen sonuçları karşılama bakımından yeterli olmadığı
anlaşılmaktadır. Şöyle ki; GOOGLE, sunduğu paket kapsamında değişiklik metinlerini
sadece MADA ve hem MADA hem de RSA imzalayan cihaz üreticilerine gönderilecek
şekilde ve sözleşme zeyilnamesi olarak düzenlemiştir. Ancak soruşturma sürecinde
görüldüğü üzere GOOGLE’ın tüm cihaz üreticileriyle imzaladığı MADA ve RSA
sözleşmeleri birebir aynı olmamakta, sözleşmelerin isimleri ve içerikleri değişmektedir.
Buna ek olarak TAİS lisansı MADA ve RSA dışı sözleşmelerle de verilebilmektedir.
Örneğin, (…..) firması bazı telefonlarını (…..) kapsamında ve MADA sözleşmesine
ikame başka sözleşmeler imzalayarak sunmaktadır.
(11) Nitekim GOOGLE tarafından gönderilen 06.08.2019 tarihli yazıda, GOOGLE’ın bazı
cihaz üreticileriyle birlikte yaptığı (…..)1 için imzaladığı sözleşmelerin uyum paketi
kapsamında olmadığı, bu çerçevede MADA zeyilnamesinin (…..) için uygulanmayacağı
belirtilmiştir. Karar ile getirilen yükümlülüklere GOOGLE’ın tüm sözleşmeleri dâhil
olduğundan (…..) çerçevesinde imzalanan sözleşmelerde yükümlülüklere uyum için
1 İlgili yazıda, (…..) ifade edilmiştir.
19-38/577-245
4/8
değişiklik yapılmamasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. Zira bu durum
GOOGLE’ın çeşitli isimler altındaki sözleşmelerle ihlal konusu davranışlarını devam
ettirmesine neden olabilecektir.
(12) 19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273 sayılı Kurul kararında da belirtildiği üzere;
GOOGLE’ın pazardaki yükümlülükleri tüm sözleşmeler için geçerlidir. Kararın
yükümlülüklere dair sonuç bölümünün 5. maddesinde; “Türkiye’de satışa sunulmak
üzere üretilen cihazlarında Ticari Android İşletim Sistemi kullanmak isteyen cihaz
üreticileriyle yaptığı sözleşmeler” denilerek GOOGLE’ın tüm sözleşmeleri kapsama
alınmıştır.
(13) Yukarıda belirtildiği üzere GOOGLE’ın cihaz üreticileri ile yaptığı anlaşmalar cihaz
üreticileri arasında farklılaşmakta, yıllar içerisinde üzerinde değişiklik yapılan
sözleşmelerle ilişkiler sürdürülmektedir. Böyle bir sistemde GOOGLE’ın uyum paketi
kapsamında yalnızca MADA ve hem MADA hem de RSA imzalayan teşebbüslere
yukarıda değerlendirilen değişiklikleri içeren bildirimler yapması yükümlülüklerin etkin
uygulanmasını ve takibini önemli ölçüde kısıtlamaktadır. Yükümlülüklerin etkin bir
biçimde yerine getirilebilmesinin temini açısından, GOOGLE’ın her bir cihaz üreticisi ile
mevcut sözleşmesini sunduğu ve her bir cihaz üreticisi özelinde bu sözleşmede hangi
değişikliklerin yapılacağını bildirdiği bir paket ibraz etmesi gerekli görülmektedir.
(14) GOOGLE’ın arama noktalarında Google Arama’nın varsayılan olarak atanmasına
yönelik uygulamalarının uyum paketi sonrasındaki son durumunun da yine yukarıda
açıklanan nedenlerle tam olarak tespit edilmesi güç olup, cihaz üreticisi özelinde
düzenlenen sözleşmeler ve bunların ne şekilde uygulanacağı GOOGLE tarafından
açıkça ortaya konulmalıdır. Bu paralelde; GOOGLE’ın uyum paketi kapsamında
“Google aramanın tüm arama noktalarında varsayılan olarak atanmasına dair hüküm
olmadığının” cihaz üreticilerine hatırlatılmasının, her bir cihaz üreticisi ile imzalanan
sözleşme özelinde “belirli” arama noktalarında getirilmiş olabilecek varsayılan arama
hükümlerinin tadil edilip edilmediği noktasında belirsizlik yarattığı ve bu bağlamda
19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273 sayılı Kurul kararındaki yükümlülüklerin tam olarak
yerine getirilip getirilmediğinin tespitini imkansız kıldığı değerlendirilmektedir.
(15) Üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise mezkûr Kurul kararında yer verilen,
Google Arama’nın mevcut tasarım yapısı içerisinde yer alan ve sözleşmelerde yer
verilen tüm arama erişim noktalarında varsayılan olarak atanmasına ilişkin şartların
kaldırılması ve tasarım tercihleri sonucunda ortaya çıkabilecek tüm arama noktalarında
Google Arama’nın varsayılan olarak atanmasına ilişkin yeni yükümlülükler
getirilmemesine yönelik yükümlülüktür.
(16) Kararda; “Yeni sözleşmeye göre cihazların ana ekran tuşuna uzun basılması
marifetiyle Google aramaya erişim zorunluluğu getirilmiştir. Ayrıca cihazın sesli komut
özelliğinin bulunması durumunda Google’ın sesli komut özelliğinin cihaza eklenmesi
ve bu sesli komutun Google aramayı çağırması gerekmektedir.” ifadeleri yer
almaktadır. İlaveten, cihaz ve TAİS’teki gelişmeler neticesinde ortaya çıkan ve giderek
daha fazla kullanılmaya başlanan sesli komut ve ana ekran tuşuna uzun basılarak
çağrılan arama hizmetlerindeki Google Arama’nın önyüklü olarak gelmesinin de
rakipleri dışlamanın bir başka boyutu olduğu; bu durumun, cihazlardaki gelişmelere
bağlı olarak kullanılabilecek yeni alanlardaki potansiyel rekabeti de engellediği
tespitlerine de yer verilmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere sunulan uyum paketinin
yapısı itibariyle sözleşmelerde bu yönde rekabeti engelleyebilecek hükümlerin son
durumu hakkında da bilgi alınılması mümkün olmamıştır. Dolayısıyla GOOGLE’ın bu
uygulamasının, karar ile getirilen tüm arama erişim noktalarında ve tasarım tercihleri
19-38/577-245
5/8
sonucunda ortaya çıkabilecek tüm arama noktalarında Google Arama’nın varsayılan
olarak atanmasına ilişkin şartların kaldırılması yükümlülüğüne uygun olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
(17) 19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273 sayılı kararında Kurul, soruşturma sürecinde
teşebbüsün ihlal teşkil eden uygulamalarını tespit etmiş ve bu uygulamalara son
verilmesine hükmetmiştir. GOOGLE’ın yükümlülükleri ilgili kararda açıkça dile getirilmiş
olmakla birlikte, teşebbüsün henüz bu yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediği
anlaşılmaktadır.
G.2.2. Google Arama ve Google Arama Parçacığına Dair Yapılan Düzenlemeye
İlişkin Değerlendirme
(2) Bahsi geçen Kurul kararı ile GOOGLE’ın MADA’larda yer verdiği Google Arama
Parçacığının konumlandırılmasına ilişkin hükümler bağlama olarak değerlendirilmiş ve
GOOGLE’ın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği belirlenmiştir.
(18) GOOGLE bu kapsamda MADA’da yer alan Google Arama Parçacığının varsayılan ana
ekranda yerleştirilmesine ilişkin sözleşmedeki düzenlemeleri Türkiye’de dağıtılan
cihazlar bakımından kaldıracağını beyan etmiştir. Bununla birlikte GOOGLE (…..)
beyan etmektedir. (…..).
(19) Bağlama uygulamaları sözleşmesel, finansal, teknolojik gibi çeşitli şekillerde ortaya
çıkabilmektedir. GOOGLE’ın soruşturma konusu davranışı sözleşme yoluyla
bağlamaya bir örnektir. Soruşturma sonucunda Kurulun ihlal olarak tespit ettiği bu
uygulama ile GOOGLE lisanslanabilir mobil işletim sistemleri pazarında sahip olduğu
güç ile cihaz üreticilerinin Google Arama Parçacığını almalarını sözleşme yoluyla
dayatmakta ve garanti altına almaktadır. Soruşturmanın ve sonucunda getirilen
taahhütlerin amacı da cihaz üreticilerinin işletim sistemi lisans alımlarını bu tip bir
zorunluluğa bağlı kalmadan yapmalarını ve dilerlerse Google Arama Parçacığı
olmadan rakip arama parçacıklarını cihazlarının ana ekranlarında konumlandırmalarını
temin etmek üzerinedir.
(20) Uyum paketi ile getirilen değişiklik ile bağlama uygulamasının ortadan kaldırılmadığı
değerlendirilmektedir. Uyum paketi ile birlikte sözleşmesel zorunluluk kaldırılmakla
birlikte finansal bir teşvik getirildiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki GOOGLE TAİS’i tüm cihaz
üreticilerine eşit bir koşulda sunmamakta Google Arama Parçacığını yüklemeye devam
etmeleri halinde üreticiler bir ücret ödemezken bunu kaldırmaları halinde bir ücret
ödemekle karşı karşıya kalmaktadır.
(21) GOOGLE’ın geliştirdiği ürününü hangi fiyattan satacağına dair bir kısıtlama getirilmesi
mümkün olmamakla birlikte, teşebbüsün hayata geçireceği fiyatlama sistemi yine bir
ürünün başka bir ürün ile alınıp alınmamasına bağlı olacak şekilde ödenen ücreti
farklılaştırmaktadır. Bu yeni sistemde, telefonlarda yüklü olarak bulunmak isteyecek
rakip arama parçacığı üreticisi teşebbüsler, cihaz üreticilerine yalnız kendi arama
parçacıklarının yüklenmesine ilişkin bir gelir taahhüt etmek durumunda kalmanın yanı
sıra Google Arama Parçacığının cihazlardan çıkarılması karşısında cihaz üreticisinin
GOOGLE’a ödemesi gereken lisans ücretini de karşılamak durumunda kalabilecektir.
GOOGLE, ibraz ettiği uyum paketi ile doğrudan TAİS’i ücretli yaparak kararla getirilen
yükümlülüklerin cihaz üreticilerinin ve nihai olarak tüketicilerin talebinde yaratacağı
etkiyi bertaraf etmekte, Google Arama Parçacığını finansal olarak TAİS’e bağlamaya
devam etmekte ve ayrıştırmanın yaratacağı ekonomik yükü rakip üreticiler üzerine
bırakmaktadır.
19-38/577-245
6/8
(22) İncelenen tür bir bağlama eyleminin önerilen tür bir fiyatlama sistemi ile ortadan
kaldırılamayacağının bir örneğini Avrupa Komisyonunun (Komisyon) Microsoft (WMP)2
kararında da görmek mümkündür. Komisyon Microsoft’un WMP ürününü Windows
işletim sistemine bağladığı tespitini yaptığı kararında Microsoft’a bağlama
uygulamasını ortadan kaldırması için bazı yükümlülükler getirmiştir. Buna göre
Microsoft kullanıcılara WMP içermeyen bir Windows işletim sistemi sunacaktır.
Microsoft’un WMP içeren bir işletim sistemi sunma hakkı da bulunmaktadır. Ancak
bağlamanın etkin bir biçimde ortadan kaldırılması için Komisyon çözüm önerileri
kapsamında Windows ile birlikte WMP almaları halinde Microsoft’un cihaz üreticilerine
herhangi bir indirim uygulamasını yasaklamakta, yine Microsoft’un finansal veya başka
yollarla cihaz üreticilerinin iki Windows sürümü arasındaki seçimlerini kısıtlamaması
yükümlülüğü getirmektedir. Karar ile Microsoft iki Windows sürümü sunmak konusunda
serbest bırakılmakta ancak bu iki versiyonu (WMP’li ve WMP’siz) aynı fiyattan satma
yükümlülüğü altına girmektedir. Bu şekilde sözleşmesel/teknolojik olarak
gerçekleştirilen bağlamanın, çözüm önerileri sonrasında finansal bir bağlamaya
dönmesi engellenmektedir.
(23) Açıklanan nedenlerle GOOGLE tarafından sunulan uyum paketinin Google Arama
Parçacığı bakımından 19.09.2018 tarihli ve 18-33/555-273 sayılı kararda tespit edilen
bağlama uygulamasını sona erdirmeyeceği ve yine ilgili kararla bu doğrultuda getirilen
yükümlülüğü karşılamadığı değerlendirilmektedir.
G.2.3. Google Webview’e Dair Düzenlemeye İlişkin Değerlendirme
(24) GOOGLE’ın 2014 yılında MADA sözleşmelerinde yaptığı değişiklikle, cihazda
kullanılan uygulamaların kullanıcıya bir internet sayfası erişimi sağlaması gerektiği
durumlarda kullanılan Google Webview bileşeninin, bu işlem için varsayılan olarak
atanması ve bu işlemleri gerçekleştirebilecek tek bileşen olmasına yönelik
düzenlemenin eklemesine ilişkin olarak 19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273 sayılı Kurul
kararında, bu uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği tespit edilmiş
ve bu zorunluluğu düzenleyen veya doğrudan/dolaylı olarak buna işaret eden sözleşme
hükümlerinin sözleşmelerden kaldırılmasına karar verilmiştir.
(25) Uyum paketi kapsamında GOOGLE, MADA imzalayan cihaz üreticilerine göndereceği
bilgilendirme yazısında şu bilgilendirmeyi yapacağını belirtmektedir:
“(…..).”
(26) Ayrıca MADA’ya da aşağıdaki ifadeyi eklemektedir:
“(…..).”
(27) Planlanan değişiklikler ele alındığında, GOOGLE’ın karar sonrası Webview bileşeninin
varsayılan olarak atanıp atanmamasına ilişkin kararı cihaz üreticilerine bırakmakla
beraber rakip bileşenlerin önyüklemesini ve varsayılan olarak atanmasını, uyum paketi
bildirimi dahilinde Ek-1 kapsamında ek güvenlik ve güncelleme yükümlülüklerine
uyulması koşuluna bağlamaktadır. Sözü edilen yaklaşımın GOOGLE’ın soruşturma
sürecinde savunmalarında yer verdiği hususlarla uyumsuz olduğu ve getirilen
yükümlülük ile beklenen faydanın hayata geçirilebilmesini engelleyebileceği
anlaşılmaktadır: Şöyle ki, soruşturma sürecinde GOOGLE yaptığı savunmalarda cihaz
üreticilerinin cihazlara Webview haricinde uygulama içi internet tarayıcı bileşeni
yükleme serbestine sahip olduklarını, uygulama geliştiricilerin de herhangi bir
uygulama içi tarayıcı bileşenini (açık kaynaklı veya kapalı kaynaklı) uygulamalarına
2 Commission Decision of 24.05.2004, Case COMP/C-3/37.792 — Microsoft
19-38/577-245
7/8
entegre etmekte özgür olduklarını, söz konusu entegrasyonun uygulama geliştiriciler
bakımından birkaç kod satırının yazılmasından ibaret olduğunu ve başkaca karmaşık
bir işlem gerektirmediğini, diğer bir ifade ile, uygulamaların internet sayfalarını
uygulama içinde görüntülemeleri için diğer bileşenlerin kullanılmasının önünde
herhangi bir engel bulunmadığını (…..) ifade etmiş ancak MADA Webview'in cihazlar
üzerinde varsayılan uygulama içi tarayıcı olarak ayarlanmasını zorunlu tuttuğunu
belirtmiştir. Teşebbüs yazılı savunmasında ayrıca cihaz üreticilerinin Webview dışında
başka internet tarayıcısı bileşenlerini cihazlarına ön yüklemesini yapabildikleri ifade
etmiştir.
(28) GOOGLE tarafından yazılı savunmaları kapsamında ayrıca, MADA’nın ilgili
maddesinin yalnızca Webview’in önyüklenmesini gerektirdiği için, OEM’ler ve
operatörlerin rakip uygulama içi internet tarayıcı bileşenlerini uygulamalar tarafından
kullanılmak üzere cihazlarına önyüklemekte serbest olduğu, nitekim MADA’nın 4.6.
maddesinin (…..) bu duruma işaret ettiği belirtilmektedir.
(29) Savunmalarda ifade edildiği üzere, 2014 yılında sözleşmelerin ilk haline eklenen
“yalnızca (sole)” ifadesi yeni imzalanan sözleşmelerde Webview’in varsayılan olarak
atanması hususu korunmak suretiyle kaldırılmıştır.
(30) Önyüklemesi önünde mevcut durumda bir engel bulunmayan bileşenler arasında cihaz
üreticisinin varsayılan bileşeni atama serbestisinin sözleşmeden aksi yöndeki ifadenin
çıkarılması yoluyla basitçe sağlanabileceği açıktır. Bu kapsamda soruşturma süreci
öncesinde cihaz üreticileri tarafından önyüklemesi önünde herhangi ek bir koşul
bulunmayan rakip bileşenlerin ilgili Kurul kararı sonrasında ek güvenlik ve güncelleme
yükümlülüklerine tabi tutuluyor olması, anılan kararla getirilen yükümlülüklerin
gereğiyle bağdaşmamaktadır.
(31) Netice itibarıyla, GOOGLE tarafından sunulan uyum paketi ile Google Webview
bileşeni bakımından 19.09.2018 tarihli ve 18-33/555-273 sayılı karardaki
yükümlülükleri karşılamayacağı kanaatine varılmıştır.
G.2.4. RSA’ya Yönelik Düzenlemelere İlişkin Değerlendirme
(32) GOOGLE mevcut uyum paketiyle şablon RSA sözleşmesinin ekinde yer alan “(…..)”
başlıklı tabloda aşağıdaki değişiklikleri cihaz üreticilerine bildirmektedir:
“(…..).”
(33) Öncelikle, uyum paketine yönelik genel değerlendirmede de ifade edildiği üzere
GOOGLE’ın gelir paylaşımı için imzaladığı sözleşmelerin içerik ve isim olarak cihaz
üreticileri bazında farklılık gösterdiği belirtilmelidir. Düzenlemeler lisans sözleşmesi
içerisine yerleştirilebilmekte veya imzalanan Gelir Paylaşım Sözleşmesi şablon RSA
sözleşmesinden farklılaşabilmektedir. Söz konusu sorun, mevcut tedbirin hayata
geçirilmesinde açıkça ortaya çıkmaktadır. GOOGLE’ın RSA imzalayan cihaz
üreticilerine göndereceği bu bildirim RSA ismi dışında başka sözleşmeler ve hükümler
ile gelir paylaşımı yapan ve ihlal olarak nitelendirilen yükümlülükler altına giren cihaz
üreticilerine ulaşmayacaktır. Yine uyum paketi ile düzenlenen tabloya benzer bir tablo
içermeyen sözleşmeler yoluyla gelir paylaşımı yapan cihaz üreticileri açısından da bu
bildirimin bir geçerliliği olmayacaktır.
(34) Düzenlemenin içerik açısından da kararda getirilen yükümlülükleri sağlamaktan uzak
olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin, düzenleme ile cihaz üreticilerinin farklı arama
motorlarını varsayılan olarak ayarlamalarının önüne geçen düzenleme
değiştirilmemekte ve yine rakip tarayıcılar ve farklı arama noktalarına ilişkin ağır
19-38/577-245
8/8
kısıtlamalar kaldırılmamaktadır. Yukarıda yükümlülüğün yerine getirilmediğine dair
sunulan örnekler bir yana, Kurul kararına konu yükümlülüklerin tüm cihaz üreticileri
nezdinde yerine getirildiğinin teşebbüsçe sağlanması gerektiği hususunda kuşku
bulunmamaktadır.
G.2.5. 4054 Sayılı Kanun’un 17. Maddesi Kapsamında Yapılan Değerlendirme
(35) 4054 sayılı Kanun’da teşebbüslerin nihai karar ile getirilen yükümlülükleri yerine
getirmemeleri halinde karşılaşacakları yaptırım Kanun’un 17. maddesinde
düzenlenmektedir. Maddenin ilgili kısımları şu şekildedir:
“Kurul, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, 16 ncı maddenin birinci fıkrasında
belirtilen cezalar saklı kalmak kaydıyla,
a) Nihai karar veya geçici tedbir kararı ile getirilen yükümlülüklere ya da verilen
taahhütlere uyulmaması,
(…)
durumunda her gün için, ilgili teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu
birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan, bunun
hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda
oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin
onbinde beşi oranında idarî para cezası verir.
Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerine göre idarî para cezaları, bu bentlerde
belirtilen kararlardaki yükümlülüklere uyulması için belirlenen sürenin
dolmasından itibaren verilebilir. (a) bendindeki fiile ilişkin idarî para cezası,
yükümlülük getirilen kararda herhangi bir süre belirlenmemiş ise, bu kararın
tebliğini takip eden günden itibaren verilebilir. (...)”
(36) Yukarıda yer verilen açıklama ve değerlendirmeler ışığında, GOOGLE ekonomik
bütünlüğü tarafından sunulan uyum paketinin 19.09.2018 tarih ve 18-33/555-273 sayılı
kararı ile getirilen yükümlülükleri karşılamadığı neticesine ulaşılmıştır. Bu doğrultuda
teşebbüs hakkında, 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
uyarınca, 07.11.2019 tarihinden başlamak ve mezkûr Kurul kararında düzenlenen
yükümlülükleri tam olarak yerine getirdiği güne kadar işletilmek üzere her bir gün için,
teşebbüsün 2018 yılı Türkiye cirosunun onbinde beşi oranında idari para cezası
uygulanması gerekmektedir.
H. SONUÇ
(37) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
a) Google LLC., Google International LLC ve Google Reklamcılık ve Pazarlama
Ltd. Şti.’den oluşan ekonomik bütünlüğünün, Rekabet Kurulunun 19.09.2018
tarihli ve 18-33/555-273 sayılı kararı ile getirilen yükümlülükler çerçevesinde
sözleşmelerinde yapması gerekli değişiklikleri yapmadığına,
b) Bu nedenle adı geçen ekonomik bütünlüğe, 4054 sayılı Kanun’un 17.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 07.11.2019 tarihinden
başlamak üzere 19.09.2018 tarihli ve 18-33/555-273 sayılı kararda belirtilen
yükümlülüklerin yerine getirildiği tarihe kadar geçecek süre için ekonomik
bütünlüğün 2018 yılı Türkiye cirosunun onbinde beşi oranında olmak üzere
günlük (…..) TL süreli idari para cezası verilmesine
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy