Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2019-3-011 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 19-40/645-272
Karar Tarihi : 14.11.2019
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER: Mehmet YANIK, Nimet KAVAK, Ebrar KOCAMAN,
Muhammed Ali BEKTEMUR
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - T.C. Rize Ticaret Borsası
İslampaşa Mah. Menderes Bulvarı No: 522 Merkez/Rize
- Alp Entegre Et ve Et Ürünleri Gıda ve İht. Mad. Tekel Ürün.
Ot. Aky. Tar. Trzm. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Organize Sanayi Bölgesi 4. Cad. 2 Sokak No:16
Merkez/Afyonkarahisar
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü
Müftü Mah. Menderes Bulvarı Rize
(1) E. DOSYA KONUSU: 1- Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün maliyet altı fiyatlama
yapmak suretiyle hakim durumunu kötüye kullandığı
iddiası
2- Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün bayisinin yeniden
satışında fiyat, iskonto ve bölge belirleme ve diğer
uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına intikal eden 13.02.2019
tarih ve 974 sayı ile intikal eden ve Rize Ticaret Borsası tarafından yapılan başvuruda
özetle;
Çay üretiminin Doğu Karadeniz Bölgesinde Giresun-Artvin arasındaki sahil
kesiminde 830 bin hektar alanda yapıldığı, bu bölgede yaş çay üretiminin
1.200.000 – 1.300.000 ton arasında değiştiği, 2018 yılında; yaş çay üretiminin
1.475.000 tona , kuru çay üretiminin ise yaklaşık 290.000 tona ulaştığı,
Çay üretiminde Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) hariç yaklaşık 170
firmanın faaliyet gösterdiği, 2018 yılında yurtiçi piyasada ÇAYKUR’un yaklaşık
(…..) ton satış yaptığı, özel sektörün de ÇAYKUR kadar satış yaptığı piyasada
ÇAYKUR ve özel sektörün payının %50-%50 olduğu,
Rakamların ÇAYKUR’un hakim durumda olduğunu gösterdiği, ÇAYKUR’un
piyasada belirleyici olduğu, çay fiyatının, iskontoların, vadelerin belirlenmesi vb.
konularda ÇAYKUR’un tekel durumunda bulunduğu, ÇAYKUR’un ürünlerine zam
yapmadan özel sektörün ürünlerine zam yapmasının mümkün olmadığı,
19-40/645-272
2/38
ÇAYKUR’un iki yıldır ürünlerine zam yapmadığı, iki yıllık dönemde kuru çay üretim
maliyetlerinin %35-40 arasında arttığı, bu dönemde kuru çaya en az %30 zam
yapılması gerekirken ÇAYKUR’un zam yapmadığı, aksine teşebbüsün iskonto,
fazla ürün verme gibi uygulamalarla indirim yaptığı,
Söz konusu uygulamalar sonucunda ÇAYKUR’un 2017 yılı faaliyet raporuna göre
(…..) TL, bağımsız denetim raporuna göre ise (…..) TL zarar ettiği, 2018 yılında
ise ÇAYKUR’un zararının 2-3 katına çıkacağının tahmin edildiği, ÇAYKUR’un
sattığı ürünlerden kg başına (…..) TL zarar ettiği, özel sektörün de aynı durumda
olduğu,
ÇAYKUR’un zararlarının Hazine tarafından sermaye artışı, görev zararı vb.
uygulamalar ile karşılanırken özel sektörün zararlarını karşılayacak bir
mekanizmanın olmadığı, şartların bu şekilde devam etmesi durumunda en büyük
zararı özel sektörün yanı sıra yaklaşık 210 bin müstahsilin göreceği,
Bu uygulamalara ek olarak, 18 Ocak 2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanan 7161 sayılı "Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" gereğince kamu kurumları
ve belediyelerin, ihale yapmaksızın ürünlerini ÇAYKUR’dan alabilecekleri, bu
durumun devleti zarara uğratmasının yanı sıra rekabeti de engellediği ve sektörde
haksızlık yarattığı,
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, ÇAYKUR’un iki yıldır zam yapmayarak
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun 6.
maddesi uyarınca hakim durumunu kötüye kullandığı, ayrıca ihalesiz ürün satmak
suretiyle özel sektörün piyasaya girmesini engellediği ve özel sektör aleyhine
haksızlık yapıldığı
ifade edilmiştir.
(3) Kurum kayıtlarına 18.04.2019 tarih ve 2735 sayı ile intikal eden ve Alp Entegre Et ve Et
Ürünleri Gıda ve İht. Mad. Tekel Ürün. Ot. Aky. Tar. Trzm. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.
(ALP ENTEGRE) tarafından yapılan diğer başvuruda ise;
Afyon bölgesinde yürüttüğü Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) bayilik
sürecinin ÇAYKUR tarafından 13.12.2018 tarihinde feshedildiği, ÇAYKUR’un
pazar payının %50’den fazla olduğu,
Bayilik yaptığı süreçte, ÇAYKUR’un rekabete aykırı olarak fiyat, iskonto ve bölge
belirlediği ve satılmayan ürünlerini ana markasına dayandırarak zorunlu olarak
bayiye dayatma ile gönderdiği, dökme çayı kullanarak Didi markası ile ilgili baskı
ve zorunlu ürün yüklemesi yaptığı, bu yükleme ile birlikte hiçbir tarihi geçen ürünü
geri almadığı,
ÇAYKUR’un kota yükümlülüğü yerine gelmediği için bayiliği feshettiği, kotanın
4054 sayılı Kanun’da asla söz konusu olmadığı
belirtilerek ÇAYKUR hakkında inceleme yapılması talep edilmektedir.
(4) Bahsi geçen iddialarla ilgili daha kapsamlı bilgi edinebilmek amacıyla 20.05.2019
tarihinde ALP ENTEGRE müdürü ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Söz
konusu görüşmede özetle;
19-40/645-272
3/38
Başka bir şehirden gelen müşteriye satış yapamadıkları, fiyatları ve promosyonları
ÇAYKUR’un belirlediği, ÇAYKUR’un zoraki olarak belli kotalara ulaşılamaması
durumunda bayiliğini feshedeceğini söylediği,
ÇAYKUR’un, çayı almak için “Didi” markasını da almayı zorunlu tuttuğu, alt
markaları Hemşin ve bitki çaylarının da dayatma ile satıldığı ve kendilerine
sormadan yolladığı, ÇAYKUR’un söz konusu ürünleri alacakları bedelsiz ürünler
veya geri dönüş faturalarına istinaden gönderdiği
ifade edilmiştir.
(5) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulunun (Kurul) 04.04.2019 tarihli toplantısında; söz
konusu iddialara ilişkin olarak soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespit
edilmesi amacıyla 19-14/195-M sayı ile önaraştırma yapılmasına hükmedilmiştir. Mezkûr
karar üzerine yapılan önaraştırma neticesinde hazırlanan 31.07.2019 tarih ve 2019-3-
11/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu 14.11.2019 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek işbu
nihai karar tesis edilmiştir.
(6) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
1. ÇAYKUR’un bayilerin yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiasını destekleyen bilgi ve belgelere
ulaşılamadığından, bayilerin yeniden satış fiyatını tespit etmek iddiasına ilişkin
olarak bir ihlalin bulunmadığı,
2. Bununla birlikte, ÇAYKUR’a pasif satışların engellenmesi olarak
değerlendirilebilecek uygulamalarına son vermesi yönünde anılan Kanun’un 9.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesinin yerinde olacağı,
3. ÇAYKUR’un incelenen dönemde siyah çay toptan ticaret pazarında yıkıcı fiyat
uyguladığı iddiasına yönelik olarak soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve
şikayetin reddedilmesi gerektiği,
4. ÇAYKUR’un siyah kuru çay ürünlerinin pazarlama, satış ve dağıtımını yapan
yetkili bayilerine aynı zamanda buzlu çay ürünlerinin de pazarlama, satış ve
dağıtımını yaptırması şeklindeki politikalara yönelik olarak soruşturma açılmasına
gerek olmadığı ve şikayetin reddedilmesi gerektiği,
5. ÇAYKUR ile bayileri arasında imzalanan Perakende Bayilik Sözleşmesi’ndeki
“Sözleşmenin süresi, 3 (üç) yıl olup, üçüncü yılın bitimine 1 (bir) ay kala tarafların
sözleşmeyi yenilemeyeceğini yazılı olarak bildirmemesi halinde, sözleşme 1 (bir)
yıl daha uzar ve bundan sonra aynı şekilde yenileme ile yıllık olarak devam eder.”
hükmü ile Ev Dışı Tüketim (EDT) Bayilik Sözleşmesi’ndeki “EDT Bayileri
toptancılara kesinlikle satış yapamaz.” hükmünün yeniden düzenlenmesi gerektiği
yönünde anılan Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş
bildirilmesinin yerinde olacağı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında İnceleme Yapılan: Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR)
(7) 08.06.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname hükümleri çerçevesinde faaliyette bulunan ÇAYKUR; tüzel kişiliği haiz,
faaliyetlerinde özerk, sorumluluğu sermayesiyle sınırlı, sermayesinin tamamı devlete ait
bir iktisadi devlet teşekkülüdür (İDT). ÇAYKUR’un faaliyet konuları; çay yapraklarının
19-40/645-272
4/38
satın alımı, işlenmesi, kuru çay üretimi ve yurt içi, dışı satışı, bu faaliyetlerle ilgili olarak
gerekli tesislerin kurulması ve teknolojik yatırımın yapılması olarak 20.12.1996 tarih ve
22853 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Ana
Statüsü’nde belirlenmiştir. ÇAYKUR’un, 46 yaş çay işleme fabrikası, bir çay paketleme
fabrikası, bir pazarlama ve üretim bölge müdürlüğü, sekiz pazarlama bölge müdürlüğü,
Anatamir Fabrikası, Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü,
(…..) çalışanı ve (…..) ton/gün yaş çay işleme kapasitesi bulunmaktadır.
I.1.1. ÇAYKUR’un Bayilik ve Dağıtım Sistemi
(8) ÇAYKUR’un tüm Türkiye çapında sekiz pazarlama bölge müdürlüğü, bir adet pazarlama
ve üretim müdürlüğü olmak üzere toplam dokuz bölge müdürlüğü mevcuttur. Söz konusu
bölge müdürlüklerinin bulunduğu iller Ankara, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir,
Kayseri, Mersin, Rize ve Samsun’dur. Adı geçen iller dar bölgelere ayrılmış, her bölge
bir bayiye tahsis edilmiş ve bayilerin izlemek zorunda olduğu satış prensipleri ortaya
konmuştur. Bölge Müdürlükleri, ÇAYKUR merkez ile bayiler arasındaki koordinasyonu
sağlamakta, merkezden gönderilen tüm yazışmalar bayilere bölge müdürlükleri
vasıtasıyla ulaştırılmaktadır.
(9) ÇAYKUR’un satış sisteminin esas olarak bayi odaklı bir sistem olduğu anlaşılmaktadır.
Bayiler, sözleşme hükümleri uyarınca, kendilerine tahsis edilen bölgede, “sıcak satış”
yöntemiyle (nihai satış noktalarına kendi araçlarıyla düzenli olarak ürün temin ederek)
ürün pazarlamaktadır. Bayilerin sıcak satış yapabilmeleri ve bu amaçla nihai satış
noktalarının bulunduğu yere kadar hizmet götürebilmeleri; araç alımı, belli ölçütlere
uygun depolar kurulması, personelin eğitilmesi, bilgisayar sistemi kurulması gibi
yatırımların yapılmasına bağlıdır. Yapılan yatırımlar ile ürünlerin tüketiciye daha hızlı
ulaşabilmesi, zamandan tasarruf sağlanması, satışların artırılması ve dağıtımın daha
rasyonel biçimde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bayilerin nihai satış noktalarına
düzenli ziyaretler yapmaları tüketici talebinin zamanında karşılanabilmesi sonucunu
doğurmaktadır.
(10) Bayiler kendilerine tanınan kota çerçevesinde satışlarını gerçekleştirmektedirler. Kota
uygulamasının amacı bayilere satış hedefleri belirleyerek satışları arttırma ve bayileri de
kota miktarının yakalanması ile hak edilen primden yararlandırma suretiyle sistemin etkin
bir şekilde işlemesini sağlamaktır.
(11) ÇAYKUR yetkilileri ile yapılan görüşmelerde yer verilen bilgilerden ÇAYKUR’un firma
olarak öncelikli politikasının bayilerinin sıcak satışa yoğunlaşmasını sağlayarak, her
bölgede her bir satış noktasında ürünlerini sergilemek olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim
ÇAYKUR sıcak satışı teşvik etmek amacıyla bayilerine sıcak satış iskontosu
sağlamaktadır.
(12) Öte yandan her pazarlama bölge müdürlüğüne çevre illerden oluşan bir hinterlant
bağlanmış ve her bölge için belirli sayıda bayilikler belirlenmiştir. Halen 81 ilde faaliyet
gösteren 187 bayi (100 perakende bayi, 39 EDT bayi, 2 e-ticaret bayi ve 45 reyon bayi +
1 çayevi bayi) vasıtasıyla iç satışlar gerçekleştirilmektedir. Bayilik sistemi ile amaçlananın
ÇAYKUR ürünlerinin hinterlandın en uzak noktalara ulaştırılması ve bu noktalardaki
satıcının rafında ve tezgahında çayın bulundurulması ve böylece geniş bir tüketici
kitlesine ulaşmak suretiyle pazarın genişletilmesidir.
(13) ÇAYKUR satış sistemi içinde yer almamakla birlikte, ÇAYKUR mamullerinin
perakendecilere satışının gerçekleştiği bir diğer kanal toptancı kanalıdır. ÇAYKUR’un
1995 yılında bayilik sistemine geçmesinden önce oldukça aktif olan ancak bayilik sistemi
ile satışları yıllar içinde azalan toptancılar, ürünleri bayilerden, uygun fiyatla almakta ve
19-40/645-272
5/38
son satış noktalarına satış gerçekleştirmektedirler. Söz konusu toptancılar ayrıca farklı
bölge bayileri arasındaki fiyat farklılığından yararlanmak suretiyle bir bölgeden temin
ettikleri ürünü başka bölgelerde daha uygun fiyatlarla son satış noktalarına
sağlayabilmektedirler. Bu durum genellikle kota açığı bulunan bayilerin, kota primini elde
etmek amacıyla ellerinde bulunan ürünü toplu olarak ve uygun fiyatlarla toptancıya
sağlamaları ile gerçekleşmektedir. Bu bağlamda ÇAYKUR tarafından 2007 yılında
sözleşmeler yoluyla yeniden düzenlenen; bayilerin kendi bölgelerine yönelmelerini
sağlamak suretiyle sıcak satış sistemini canlandırması, münhasır bölge tahsisiyle
hedeflenen faydaların elde edilebilmesi ve bu durumun da sonuç olarak ÇAYKUR’u
markalar arası rekabette güçlendirmesi amacıyla toptancılara satışın bayi kotasının
%10’u ile sınırlandırılması uygulamasına 15.02.2007 tarih ve 07-14/128-44 sayılı Kurul
kararı ile bireysel muafiyet tanınmıştır.
(14) ÇAYKUR satış sistemine yönelik bir diğer husus da ulusal zincir perakende şirketleri ile
ÇAYKUR arasındaki ilişkinin düzenlenmesine ilişkindir. Ulusal zincir perakende şirketleri
tüm Türkiye’deki noktalardaki alımlarını merkezi olarak planlamaktadır. Bu kapsamda
ÇAYKUR’un rakip firmalar gibi direkt zincir mağazalara satış yapmasının önünde
herhangi bir yasal engel de olmadığından ve farklı bölgelerdeki ÇAYKUR bayileri ile
ulusal zincir perakende şirketleri arasındaki ilişkiyi ÇAYKUR tarafında tek bir elden
yürütmek amacıyla Çaytaş Gıda Pazarlama ve Reklam Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(ÇAYTAŞ)1 kurulmuştur. Bu yeni sistem ile ÇAYKUR markalı ürünlerin pazarlama
faaliyetlerinin ÇAYTAŞ öncülüğünde yapılması ve yetkili ÇAYKUR bayilerinin ulusal
zincir mağazalara yaptıkları satışların koordinasyonunun sağlanması hedeflenmiştir2.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. Sektör Hakkında Bilgi
(15) 19.12.1984 tarih, 18610 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Türkiye’de çay üretimini
devlet tekelinden çıkaran 3092 sayılı Çay Kanunu’na göre, çay tarım alanları Bakanlar
Kurulunca tespit edilmekte ve tespit edilen alanlarda üretim yapmak isteyenlere
ruhsatname verilmektedir. Belirlenen alanlar dışında ve ruhsatsız çay tarımı yapmak
yasaktır. Türkiye’de yaş çay üretimi, çay bahçelerinde ve genelde Mayıs, Temmuz ve
Eylül ayları olmak üzere üç sürgün halinde yapılmaktadır. ÇAYKUR dahil yaş çaydan
kuru çay üretip satış yapan teşebbüsler, yaş çayı söz konusu serbest üreticilerden temin
etmektedir. Çayın kalitesini belirleyen önemli faktörlerin başında toplama gelmektedir.
Çay bahçelerinde toplanan çay yapraklarının bekletilmeden en kısa sürede fabrikalara
ulaştırılması, çay yapraklarının canlılığını koruması ve taze halde üretime girmesi ve dem
kalitesi açısından önemlidir. Çay fabrikaları, alım yerlerine (toplama bölgesi) çay
yetiştiricileri tarafından getirilen yaş çayı satın alıp ilk olarak yaş çay fabrikalarında kuru
çaya çevirip, parça büyüklüklerine göre buralarda yaş çayı sınıflandırarak harmanlama
ünitelerinde yaş çayın harmanlanması ve nihai olarak da paketlenmesini yapmaktadır.
(16) Çay bahçelerinden toplanıp yaş çay fabrikalarına getirilen yaş çay burada temel olarak
beş aşamalı bir işlem görmektedir3:
Soldurma: Yeni toplanmış çay yaprağı, %70-80 arasında değişen miktarda su
1 ÇAYTAŞ; ÇAYKUR’un Ankara, İzmir, İstanbul, Malatya, Kayseri, Mersin, Rize, Samsun ve Erzurum
Bölge Müdürlükleri’ne bağlı illerdeki bayilerinin bir araya gelerek kurduğu dokuz farklı şirket ile ÇAYKUR
kontrolündeki Çaysan Doğu Karadeniz Çay Entegre Sanayi A.Ş. ortaklığında kurulmuştur.
2 Söz konusu sistemi düzenleyen sözleşmeye de Kurul’un 20.05.2014 tarih ve 14-18/339-149 sayılı kararı
ile bireysel muafiyet tanınmıştır.
3 Mevcut bölüm hazırlanırken ÇAYKUR yetkilisi ile yapılan görüşme ve
cay-uretimi adlı siteden faydalanılmıştır.
19-40/645-272
6/38
içermektedir. Yaklaşık olarak 6 saat süren soldurma işlemiyle metal bir levhanın
üzerine serilen çay yapraklarının suyu, metal levhanın altından üstteki çay
yapraklarına ısı verilerek %50-55 oranına düşürülmektedir.
Kıvırma: Kıvırmanın temel amacı, soldurma işlemi sonrasında çay yapraklarının
farklı makinelerde parçalanarak, ezilerek ve bükülerek bitki özsuyunu hücreden
dışarı çıkarıp çay yapraklarının yüzeyine bulaştırmaktır. Böylece çaydaki kalite
maddeleri olarak adlandırılan maddelerin açığa çıkarılması için çayın hazırlanması
sağlanmaktadır. İşlemin yaklaşık 2-2,5 saat sürdüğü belirtilmiştir.
Fermantasyon (Oksidasyon): Bu işlem, çay yaprağının havayla temas ederek,
özsuyunun oksijenle yanması (oksidasyon) sebebiyle kararmasıdır. Oksidasyon ile
birlikte çayda istenen renk, burukluk, parlaklık, koku ve aroma oluşması sağlanır.
Bu, çayın kalitesini belirleyen kimyasal değişikliklerin olduğu aşamadır. İşlem,
yaklaşık olarak yarım saat sürmektedir.
Fırınlama (Kurutma): Fermantasyon tamamlandığında çay yaprağında halen
%45-50 oranında su oranı mevcuttur. Bu oran, kurutma işlemiyle %2-4 seviyelerine
indirilmektedir. Kurutma işleminin amacı, çay yaprağını fırınlayarak
oksidasyonu sonlandırmak, kazanılan özelliklerin yitirilmesine engel olmaktır.
Tasnif: Kurutma işlemi tamamlandığında çay artık son aşamasını tamamlamış ve
mamul haline gelmiştir. Tasnif aşamasında fırından çıkan kuru çaylar elekten
geçirilerek kalınlık ve kalitelerine göre ayrılır.
(17) Yaş çaydan kuru çay üretiminin ikinci aşamasında ise kalınlık ve kalitesine göre ayrılan
çayların harmanlanarak paketlenmeye hazır hale getirilmesi gelmektedir. Paketleme
fabrikalarında tasnif edilen çaylar, farklı ebat ve ağırlıkta ambalajlanmaktadır.
(18) ÇAYKUR Genel Müdür Vekili Yusuf Ziya ALİM tarafından aktarılan bilgilere göre,
ÇAYKUR yaş çay üreticilerine (ton/dekar) üretim alanı başına bir kota getirmektedir. Söz
konusu kotanın üzerinde üretim yapan üreticiler ise kalan kısmı pazardaki diğer
teşebbüslere sağlamaktadır. Ayrıca teşebbüs yetkilisi tarafından, Tarım ve Orman
Bakanlığı’nın yaş çayın taban fiyatının belirlendiği4 ÇAYKUR’un ise tam olarak bu
fiyatlardan alım yaptığı ifade edilmektedir.
(19) Türkiye Siyah Çay Sektör Raporuna5 göre ÇAYKUR’un 46 adet, özel sektörün ise 230
adet yaş çay işleme fabrikası bulunmaktadır.
(20) Aşağıdaki tabloda Nielsen verilerine göre ÇAYKUR ve ana rakiplerinin miktar ve değer
bazında perakende pazar payları sunulmaktadır:
4 2019 yılı yaş çay alım fiyatı kg başına 3,13 TL olarak belirlenmiştir.
aciklandi%E2%80%A6
5
19-40/645-272
7/38
Tablo 1: Teşebbüslerin Mayıs 2018-Mayıs 2019 Arası Miktar Bazında Pazar Payları (%)
Dökme Çay
Grubu
Bardak Poşet
Çay Grubu
Demlik
Poşet Çay
Grubu
Bitki ve Meyve
Aromalı Çay
Grubu
Toplam
Çay
Grubu
ÇAYKUR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
UNILEVER6 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞUŞ ÇAY7 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞADAN8 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OFÇAY9 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
PAZAR
BÜYÜKLÜĞÜ (Ton)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Nielsen Araştırma Şirketi
Tablo 2: Teşebbüslerin Mayıs 2018-Mayıs 2019 Arası Değer Bazında Pazar Payları (%)
Dökme Çay
Grubu
Bardak
Poşet Çay
Grubu
Demlik
Poşet Çay
Grubu
Bitki ve Meyve
Aromalı Çay
Grubu
Toplam
Çay
Grubu
ÇAYKUR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
UNILEVER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞUŞ ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞADAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OFÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ
(Milyon TL)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Nielsen Araştırma Şirketi
I.2.2. İlgili Ürün Pazarı
(21) Yukarıda aktarılan bilgiler ışığında tüketicilerin kullandığı paketlenmiş kuru çayın alt
işlemlerden geçmekle birlikte temel olarak iki aşamada nihai halini aldığı anlaşılmaktadır.
İlk aşamada yaş çay, çay bahçelerinde üretilip hasat edilmekte, ikinci aşamada ise
üretilen yaş çay belirli işlemlerden geçirilerek perakende düzeyde satılmaktadır. Yaş çay
üretiminin pazarın özellikleri, pazardaki oyuncular ve ürünün niteliği açısından kuru çay
üretimi pazarından ayrıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
(22) Siyah çay Türkiye’de yaygın olarak tüketilen ve gelenekselleşmiş bir ürün olarak diğer
ticari içeceklerden ayrılmaktadır. Kurulun pazara yönelik önceki kararları incelendiğinde
söz konusu sektöre ilişkin ilgili ürün pazarlarının “siyah çay pazarı”10, “paketlenmiş bitki
ve meyve çayları pazarı” ve “siyah çay pazarı”11, “siyah çay toptan ticaret pazarı”12
şeklinde tanımlandığı görülmektedir. İlgili ürün pazarının “siyah çay toptan ticaret
pazarı”13 olarak belirlendiği Kurul kararında dosya konusunun ÇAYKUR çaylarının toptan
dağıtımını perakende satış noktalarına yapan bayilere ilişkin olması dikkate alınarak
dosya kapsamında da ilgili ürün pazarının “siyah çay toptan ticaret pazarı” olarak
tanımlanabileceği kanaatine varılmıştır.
(23) Öte yandan başvuruda buzlu çay Didi satışına ilişkin de birlikte satış iddiaları bulunduğu
6 Unilever Sanayi ve Ticaret Türk A.Ş.
7 Doğuş Çay ve Gıda Maddeleri Üretim Pazarlama İthalat İhracat A.Ş.
8 Doğadan Gıda Ürünleri San. ve Paz. A.Ş.
9 Ofçaysan Tarım Ürünleri Entegre Tes. San. A.Ş.
10 30.09.2004 tarih ve 04-63/930-222 sayılı; 15.02.2007 tarih ve 07-14/128-44 kararlar.
11 09.10.2007 tarih ve 07-78/967-368 sayılı karar.
1218.06.2009 tarih 09-29/604-144 sayılı karar.
1318.06.2009 tarih 09-29/604-144 sayılı karar.
19-40/645-272
8/38
için bu pazara yönelik olarak da bir ilgili pazar tanımı yapmak gerekmektedir.
Kurulumuzun 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı kararında ele alındığı üzere,
serinleme ve sağlıklı yaşamla ilişkilendirilerek pazarlanan bu ürünün diğer gazlı
içeceklerden ayrıldığı görülmektedir. Göreli olarak yeni bir ürün olan buzlu çayın,
mukayese edilebileceği meyve suyu ve nektarları ya da gazlı içeceklerden farklı bir
tüketici talebi olduğu görülmektedir. Bu bakımdan dosya kapsamında pazarın ayrıca
“buzlu çay” pazarı olarak tanımlanabileceği değerlendirilmiştir.
I.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
(24) İlgili ürün pazarları kapsamında yer alan hizmetlerin Türkiye genelinde sunulmasının
mümkün olması ve pazar farklılaşması yaratacak faktörlerin bulunmaması nedeniyle ilgili
coğrafi pazar Türkiye olarak belirlenmiştir.
I.3. Yerinde İncelemede Elde Edilen Belgeler
(25) Önaraştırmaya konu iddiaların incelenmesine yönelik olarak Rize’de faaliyet gösteren
ÇAYKUR’da 03-04.07.2019 tarihlerinde yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Bu
kapsamda elde edilen belgelere aşağıda yer verilmektedir:
(26) Belge 1: (…..) tarafından ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanı (…..) gönderilen
03.01.2019 tarihli “FW: ADANA BÖLGE İHLALİ HAK.” başlıklı e-postanın ekinde yer alan
ÇAYTAŞ çalışanı tarafından yazılan tutanakta aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(…..) içerisindeki (…..) Firmasının deposunda
(…..) Kaşeli Tiryaki 500 gr ürünlerimizin olduğu tespit edilmiştir.
(…..) firması almış olduğu ürünleri (…..) ve (…..) illerindeki
bayilerimizin müşterilerine satışını yaptığı görülmüştür.
Konuyla ilgili işlemlerin yapılması için gereğini arz ederim.”
(27) Belge 2: ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanı (…..) tarafından (…..) adresine
gönderilen 31.12.2018 tarihli “FW: Bölge ihlali hk.” başlıklı e-postanın ekinde yer alan
ÇAYKUR bölge bayisi (…..) tarafından ÇAYKUR Pazarlama Daire Başkanlığına
gönderilen yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Bölgemiz (…..) ili, (…..) ilçesi müşterilerimizden (…..)’nın deposunda, (…..) Edt
bölge bayisi olan (…..)’nın normal/edt olmayan, yeni üretim tarihli Çaykur ürünleri
tarafımızca tespit edilip fotoğraflanmıştır. Depoda yaklaşık 60 ton ürün
bulunmaktadır. Edt bayiliği bulunan (…..) kaşeli normal Çaykur ürünlerinin market
deposuna nasıl girdiğini merak etmekteyiz. Bu miktar bayimizin yaklaşık aylık
satışına tekabül etmektedir. Piyasadaki yüksek iskontolu çay fiyatları da dikkate
alınırsa bayimiz zor durumda kalmıştır.
Gereğinin yapılmasını arz ederiz.”
(28) Belge 3: ÇAYKUR Rize Pazarlama Bölge Müdürü (…..) tarafından ÇAYKUR Pazarlama
Dairesi Başkanlığına gönderilen 10.04.2017 tarihli “(…..) Bayilik İptali Hk.” konulu EBYS
yazısı aşağıdaki gibidir:
“İlimiz (…..) bulunan Reyon Bayimiz (…..) tüm ikazlarımıza rağmen Çaykur Reyon
Bayiliği Şartnamesi Diğer Hükümler E maddesini (Reyon Bayisi olan Ticaret erbabı,
Çaykur Çayı dışında Özel firma çayları satamaz) ısrarla ihlal etmiştir.
Ayrıca Rafında 20 çeşit ürün olmayıp, Çay almamakta ısrar etmektedir.
Yukarıda da belirtmiş olduğumuz nedenlerden ötürü adı geçen (…..)' in Reyon
Bayiliğinin İPTALİ Bölge Müdürlüğümüzce uygun görülmüştür.
Bilgilerinize arz ederim.”
19-40/645-272
9/38
(29) Belge 4: ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanlığı tarafından ÇAYKUR Genel
Müdürlüğüne gönderilen 12.04.2017 tarihli “Reyon Bayilik İptali ((…..))” konulu EBYS
yazısı aşağıdaki gibidir:
“Rize Pazarlama Bölge Müdürlüğünden alınan 10.04.2017 tarih ve 23540 sayılı
yazıda; Bölge Müdürlüğü hinterlandına bağlı (…..) ilçesinde Reyon Bayi olarak
faaliyet gösteren (…..)’ın yapılan incelemelerde Reyon Bayi vasıflarını kaybettiği,
çeşit sayısı olarak yetersiz olduğu, çay almamakta ısrar ettiği ve kendisiyle yapılan
görüşmelerde Reyon Bayilik şartlarını yerine getirmeyeceğini beyan ettiği
belirtilmiştir.
Bu nedenle ve Makamlarınızca da uygun görülmesi halinde; Rize Pazarlama Bölge
Müdürlüğü hinterlandına bağlı (…..) ilçesi Reyon Bayisi olarak faaliyet gösteren
(…..)’nın yapılan incelemelerde Reyon Bayi vasıflarını kaybettiği, çeşit sayısı olarak
yetersiz olduğu, çay almamakta ısrar ettiği ve kendisiyle yapılan görüşmelerde
Reyon Bayilik Sözleşmesinin 15- Feshini Gerektiren Haller (a) “Reyon Bayisi,
sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlal ederse bayilerin sözleşmesi Çaykur’ ca
fesih edilir”, (f) “Reyon Bayiliği ilkelerine aykırı davranışta bulunan bayilerin
sözleşmesi Çaykur’ca fesih edilir.” ve 19-Diğer Hükümler (f) “Reyon Bayisi
Çaykur’un söz konusu sözleşme kapsamında çıkaracağı bütün talimatlarla, çay
satışı ile ilgili bütün talimatlarla, çay satışı ile ilgili bütün düzenlemeleri kabul eder.”
maddeleri gereği bayilik sözleşmesinin feshedilmesi, bu doğrultuda vadesi gelmiş
ve gelmemiş tüm borç ve alacak ilişkisinin tasfiye edilmesi hususlarında Rize
Pazarlama Bölge Müdürlüğünün yetkili kılınması hususlarını olurlarınıza arz
ederim.”
(30) Belge 5: ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanlığı tarafından ÇAYKUR Genel
Müdürlüğüne gönderilen 21.11.2018 tarihli “Bayilik İptali ((…..))” konulu EBYS yazısı
aşağıdaki gibidir:
“Ankara Pazarlama ve Üretim Bölge Müdürlüğünden alınan 14.11.2018 tarih ve
68617 sayılı yazıda; (…..) ilinde 06.07.2018 tarih ve 34864 sayılı Makam Oluru ile
EDT Bayiliği verilen (…..) firmasının tüm görüşmelere rağmen sözleşme
imzalamaya gelmediği belirtilmektedir.
Bu nedenle ve Makamlarınızca da uygun görülmesi halinde; Ankara Pazarlama ve
Üretim Bölge Müdürlüğü hinterlandına bağlı (…..) ili için EDT bayiliği oluru verilen
(…..) firmasının sözleşme imzalamaması ve bu nedenle belirlenen kotaların
doldurulamaması gerekçeleriyle 06.07.2018 tarih ve 34864 sayılı Makam Oluru ile
verilen EDT Bayiliğinin iptal edilmesi hususunu Olurlarınıza arz ederim.”
(31) Belge 6: ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanlığı tarafından ÇAYKUR Genel
Müdürlüğüne gönderilen 27.05.2019 tarihli “Bayilik İptali ((…..))” konulu EBYS yazısı
aşağıdaki gibidir:
“İstanbul Pazarlama Bölge Müdürlüğünden alınan 08.03.2019 tarih ve 14987 sayılı
yazı ile 30.04.2019 tarih ve 26968 ve 27.05.2019 tarih ve 33636 sayılı yazılarda;
(…..) ve (…..) illeri EDT bayisi (…..) firmasının; 2019 yılı Ocak – Şubat- Mart- Nisan
ayı kota yükümlülüğünü yerine getirmediği ve yapılan görüşmelerde de bu kotaları
alamayacağını beyan ettiği gerekçeleriyle bayiliğinin iptali talep edilmektedir.
Bu nedenle ve Makamlarınızca da uygun görüldüğü takdirde; İstanbul Pazarlama
Bölge Müdürlüğü hinterlandına bağlı (…..) ve (…..) illeri EDT bayisi (…..) firmasının
2019 yılı Ocak – Şubat- Mart- Nisan ayı kotasını tamamlamaması ve bu durumun
Teşekkülümüz satışlarını olumsuz yönde etkilemesi gerekçeleriyle; Bayilik
19-40/645-272
10/38
Sözleşmesinin 4-Bayilik Görevi maddesinin d) fıkrası, 6-Satış Şartları, Fiyat ve
Kotalar maddesi, 18- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Diğer Haller maddesinin a)
fıkrası gereği bayilik sözleşmesinin fesih edilmesini, bu doğrultuda vadesi gelmiş ve
gelmemiş tüm borç ve alacak ilişkisinin tasfiye edilmesi hususlarında İstanbul
Pazarlama Bölge Müdürlüğünün yetkili kılınmasını olurlarınıza arz ederim.”
(32) Belge 7: ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanlığı tarafından ÇAYKUR Genel
Müdürlüğüne gönderilen 29.04.2019 tarihli “Bayilik İptali ((…..))” konulu EBYS yazısı
aşağıdaki gibidir:
“İstanbul Pazarlama Bölge Müdürlüğünden alınan 08.03.2019 tarih ve 14987 sayılı
yazı ile 22.04.2019 tarih ve 25371 sayılı yazılarda; (…..) ve (…..) illeri EDT bayisi
(…..) firmasının; 2019 yılı Ocak – Şubat- Mart ayı kota yükümlülüğünü yerine
getirmediği ve yapılan görüşmelerde de bu kotaları alamayacağını beyan ettiği
gerekçeleriyle bayiliğinin iptali talep edilmektedir.
Bu nedenle ve Makamlarınızca da uygun görüldüğü takdirde; İstanbul Pazarlama
Bölge Müdürlüğü hinterlandına bağlı (…..) ve (…..) illeri EDT bayisi (…..) firmasının
2019 yılı Ocak – Şubat- Mart ayı kotasını tamamlamaması ve bu durumun
Teşekkülümüz satışlarını olumsuz yönde etkilemesi gerekçeleriyle; Bayilik
Sözleşmesinin 4-Bayilik Görevi maddesinin d) fıkrası, 6-Satış Şartları, Fiyat ve
Kotalar maddesi, 18- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Diğer Haller maddesinin a)
fıkrası gereği bayilik sözleşmesinin fesih edilmesini, bu doğrultuda vadesi gelmiş ve
gelmemiş tüm borç ve alacak ilişkisinin tasfiye edilmesi hususlarında İstanbul
Pazarlama Bölge Müdürlüğünün yetkili kılınmasını olurlarınıza arz ederim.”
(33) Belge 8: Bölge Müdürü (…..) tarafından ÇAYKUR İstanbul Pazarlama Bölge
Müdürlüğüne gönderilen 05.05.2017 tarihli “Bölge İhlali” konulu EBYS yazısı aşağıdaki
gibidir:
“Bölge Müdürlüğümüz Pazar Araştırma görevlileri tarafından yapılan piyasa
denetimleri esnasında İstanbul Pazarlama Bölge Müdürlüğü bayilerinden (…..)
kaşeli ürünlerin Hinterlandımıza bağlı tüm illerde perakende ve toptan satışlarının
yapıldığı tespitleri ile ilgili resimler ekte sunulmuştur.
Konu Müdürlüğünüzce araştırılarak gereğinin yapılmasını ve sonucundan Bölge
Müdürlüğümüze bilgi verilmesini;
Arz/Rica ederim.”
(34) Belge 9: ÇAYKUR İzmir Pazarlama Bölge Müdürü (…..) tarafından ÇAYKUR Ankara
Pazarlama ve Üretim Bölge Müdürlüğüne ve ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanlığına
gönderilen 18.01.2019 tarihli “Bölge İhlali” konulu EBYS yazısı aşağıdaki gibidir:
“Bölge Müdürlüğümüz (…..) ve (…..) illerinde görevli Bayi yöneticisi (…..) 17 Ocak
2019 tarihinde (…..) Çarşısında görevini ifa ettiği sırada bir toptancı firmada 100
koli civarında (…..). kaşeli çay tespit etmiş olup raporu yazımız ekinde sunulmuştur.
(…..) ili Bayiniz (…..) hakkında ekli rapor ve fotoğraflar göz önüne alınarak
Perakende Bayilik Sözleşmemiz ve Satış Uygulamaları gereği Bölge ihlali
kapsamında gerekli incelemenin yapılarak Bölge Müdürlüğümüze de yazılı bilgi
verilmesi hususunda;
Gereğini arz ve rica ederim.”
(35) Belge 10: ÇAYKUR İstanbul Pazarlama Bölge Müdürü (…..) tarafından ÇAYKUR
Pazarlama Dairesi Başkanlığına gönderilen 14.01.2019 tarihli “Bölge İhlali” konulu EBYS
19-40/645-272
11/38
yazısı aşağıdaki gibidir:
“31.12.2018 tarihinde (…..) ili bayimiz (…..) tarafımıza beyan ettiği bölge ihlali ile
ilgili yapılan araştırma sonucunda hazırlanan rapor yazı ekinde sunulmuştur.
Bilgilerinize arz ederim.”
(36) Belge 11: Bölge Müdürü (…..) tarafından ÇAYKUR İstanbul Pazarlama Bölge
Müdürlüğüne ve ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanlığına gönderilen 17.05.2019 tarihli
“Bölge İhlali” konulu EBYS yazısı aşağıdaki gibidir:
“Bölge Müdürlüğümüz hinterlandında bulunan (…..) İli (…..) İlçesinde faaliyet
gösteren (…..) Firmasının ucuz fiyata çay sattığı ihbarı üzerine injekt bilgileri
sorgulanmak üzerine firmadan 1 koli Tiryaki 500 Gr, 1 koli Tiryaki 1000 Gr. satın
alınmıştır. Aynı durumdaki (…..) İli (…..) ilçesinde faaliyet gösteren (…..) firmasında
da 1 koli 500 Gr Filiz, 1 kolide 1000 Gr Tiryaki çay satın alınmıştır.
Firmalardan satın alınan çayların 100. Yıl Çay Paketleme Fabrikası Müdürlüğünden
sorgulanması yaptırılmış olup 15.05.2019/E.31111 sayılı yazılarında ;
Tiryaki 500 Gr.PKT/P.D.21.0322018 2/10.58/04962 P.NO: 3 1467/558 sayılı
yollama ile 1506 koli, Tiryaki 1000 Gr. PKT/P.D.11.04.2019 YP-1/05.44/21342
P.No: 21198/415 sayılı yollama ile 1536 koli Bölge Müdürlüğünüze gönderildiği
bilgisi verilmiştir. (…..) Firmasından alınan 500 Gr. Filiz çayının " (…..)" şeklinde
kaşeli olduğu görülmüştür.
Kaşeli çayı bulunan "(…..)" Firması ile İnjekt bilgileri bildirilen çaylarla ilgili gerekli
araştırmaların yapılarak bölge ihlali yapan bayinin tespit edilerek konu hakkında
gereğini arz ve rica ederim.”
(…)
(37) Belge 12: ÇAYTAŞ Bayi Satış Müdürü (…..) tarafından (…..) bayinin ortaklarından (…..)
gönderilen 08.03.2019 tarihli “Bölge ihlali hk.” başlıklı e-posta aşağıdaki gibidir:
“(…..) bey
(…..) sözleşmeli müşterimiz olan (…..)’dan (…..) Kaşeli ürünler çıkmıştır, görselleri
ekte olup Ürünleri (…..) verdiği söylenmiştir.
Söz konusu müşteri ile görüşüp durum ile ilgili açıklamanızı rica ederim.”
Söz konusu yazıya cevaben gönderilen e-postada Ömer SARIGİL tarafından aşağıdaki
ifadeler kullanılmıştır:
“(…..) Bey
Müşteri ile görüşülmüş ve bölge dışına satışlara kesinlikle müsamaha
gösterilmeyeceği, primlerinin ve sözleşmesinin iptal edilebileceği ve büyük bir
avantajı kaybedeceği bir kez daha anlatılmıştır. Geçen yıl sonuna kadar spot
piyasadan çok rahat ürün bulabildiği için işin ciddiyetini tam anlamamış ama
görüşmemizden sonra anladığını tahmin ediyorum. Tekrar olmayacağı konusunda
söz aldık. Olursa, prim iptali, kota aralığının düşürülmesi veya sözleşmenin iptali
gibi her türlü yaptırım uygulanabilir, takdir sizlerin.
I.4. ÇAYKUR, Rize Ticaret Borsası ve Bayilerle Yapılan Görüşmeler
I.4.1. ÇAYKUR
(38) Önaraştırma kapsamında ÇAYKUR Genel Müdür Vekili (…..), Genel Müdür Yardımcısı
(…..) ve Pazarlama Daire Başkanı (…..) ile yapılan görüşmede;
19-40/645-272
12/38
ÇAYKUR’un iktisadi devlet teşebbüsü olarak faaliyet gösterdiği, (…..) tonu organik
çay olmak üzere günlük (…..) ton çay işleme kapasitesi ile yılda 90 gün çalıştığı,
özel sektörün de ÇAYKUR kadar kapasitesinin olduğunun düşünüldüğü, kapasite
kullanım oranının 2018’de %(…..) iken 2019’da yaklaşık %(…..) olacağının tahmin
edildiği,
2018’de 1.450.000 ton rekolte elde edildiği, ÇAYKUR tarafından 2016’da (…..)
ton, 2017’de (…..) ton, 2018’de (…..) ton yaş çay alımı yapıldığı, 2017’de az alım
yapılmasının nedeninin özel sektörde yer alan firmaların Kredi Garanti Fonu’ndan
kredi kullanarak peşin parayla yaş çay almaları olduğu, 2018’de ÇAYKUR'un fazla
yaş çay almasının nedeninin ise özel sektörün hu dönemde çay alım fiyatlarını
yarı yarıya düşürmesi olduğu,
ÇAYKUR’un piyasada olmadığı durumda yaş çay alım fiyatının 0,50 TL’ye kadar
düşebileceği, nihai ürünün satış fiyatının ise artış gösterebileceği, ÇAYKUR’un
piyasada regülatör işlevi gördüğü, yapılan pazar araştırmasında; akılda kalıcılık,
marka yerleşikliği, güven noktasındaki tüketici algısında ÇAYKUR'un lider
durumda olduğu,
Özel sektörün yaklaşık 150 çay işleme fabrikasının olduğu, bu fabrikaların günde
20.000 ton çay işleyebileceği, özel sektörün üretim süreçlerini atlayarak 1.000.000
tonun üzerinde çay işleyebileceği, özel sektörün kardan zarar ettiği, ÇAYKUR’un
alım süreçlerinde özel sektörün yaptığı haksız eylemleri yapmaması nedeniyle
çay üreticisinin ÇAYKUR’a güvendiği, örneğin özel sektörün su firesini istediği gibi
belirlediği, kantarın doğru olarak kurulamaması sebebiyle doğru ölçüm yapmadığı,
ÇAYKUR’un üretim kapasitesinin üzerinde çay alınmaması için yaş çay
alımlarında kota belirlediği,
ÇAYKUR’un finansman giderlerinin 2017 ve 2018 yılında arttığı, 2019 yılı için
bütçeye (…..) TL finansman gideri konulduğu, özel sektör 1,80 TL’ye yaş çay
alırken ÇAYKUR’un 2,90 TL’ye aldığı, ÇAYKUR yaş çay ödemelerini bir ay içinde
yaparken özel sektörün bu ödemeleri 1-1,5 yıla yayabildiği, örneğin özel sektörün
fabrikasında ortalama 30 işçi çalışırken ÇAYKUR’un bir fabrikasında ortalama 250
işçi çalıştığı, tüm bu unsurların maliyeti arttırdığı,
Türkiye pazar büyüklüğünün 260.000 ton civarında olduğu, kaçak çayı da katınca
ölçeğin 300.000 tona yaklaştığı, ÇAYKUR’un 2018 yılı satış miktarı itibariyle
%(…..) pazar payının bulunduğu, dökme grubunda ise pazar payının %(…..)’ın
üzerinde olduğu, ÇAYKUR’u DOĞUŞ, OFÇAY ve KARALİ’nin takip ettiği, süzen
poşet ve demlik süzen poşet grubunda pazar liderinin Lipton olduğu, ÇAYKUR’un
bu gruba girmek için geç kaldığı ancak makine yatırımı yaparak poşet çay grubuna
girdiği,
ÇAYKUR’un pazar payını %(…..)’lara çıkarabileceği ancak sosyal sorumlulukları
olduğu için piyasada bir denge içinde faaliyetlerini yürütmeye çalıştığı, pazara yeni
bir girişin veya yeni giren bir firmanın tutunabilmesinin zor olduğu, yeni girişlerin
olmasının ÇAYKUR’a çok zarar vermeyeceği, çünkü ÇAYKUR’un güçlü bir marka
olduğu ve tüketici gözünde bilinirliğinin ve marka algısının yüksek olduğu,
ÇAYKUR’un Rize’de günlük (…..) ton, Ankara’da (…..) ton kapasiteli çay
paketleme fabrikası bulunduğu, rakiplerin de kendine ait paketleme fabrikalarının
olduğu, küçük çaplı işletmelerde elle paketleme yapılabildiği, ÇAYKUR’un kendi
ürünleri dışında paketleme yapmadığı, paketleme fabrikalarının her gün çalıştığı,
19-40/645-272
13/38
Soğuk çay pazarında Didi markasıyla ilk yıl (…..), ikinci yıl (…..) üçüncü yıl (…..)
litrelik satış yapıldığı, tüketici tercihlerinde gazlı içecekler grubundan soğuk çaya
geçiş bulunduğu ve pazarın giderek büyüdüğü, Didi’nin dolum tesislerinin
ÇAYKUR’a ait olmadığı için sıkıntılar yaşanması sebebiyle ÇAYKUR tarafından
dolum tesisi kurulmasının planlandığı, rakiplerin ise kendine ait dolum tesisinin
bulunduğu,
ÇAYKUR satışlarının %90-95'inin perakende ve EDT bayileri aracılığıyla
gerçekleştirildiği, bayilerin Türkiye’de dokuz bölge müdürlüğü altında toplandığı ve
çay alımlarını bölge müdürlükleri aracılığıyla gerçekleştirdikleri, bayilere coğrafi
münhasırlık verilerek dar bölge anlaşması yapıldığı, yani coğrafi pazarda dağıtım
yapan birden fazla bayi bulunmadığı, münhasırlık kavramından ürün
münhasırlığının anlaşıldığı, çay satıp Didi satmayan bayilerinin olmadığı, Didi
satışlarında vadelerin uzatılarak teşvik sistemi uygulanmaya başlandığı, bayinin
bu sisteme girip girmemekte serbest olduğu,
Bayilerin az maliyetle çok kazanmak istediği, Tiryaki, Turist ve Kamelya çaylarının
tüm satışın %(…..)’ini oluşturduğu, kalan %(…..)’inin ise raf döngüsü uzun olan
ürünlerden oluştuğu, karlılığı yüksek ürünlerin yanında bu ürünleri de satmalarını
istedikleri, uygulanan prim sisteminde tonaj, ürün çeşidi gibi hedeflerin tutması
durumunda bayilere prim ödendiği,
Her bölge müdürlüğünde bayilerin ortak oluşturduğu bir şirket olduğu, ÇAYTAŞ’ın
ortağı söz konusu 9 şirketin olduğu, bayinin kendi isteği ile bayilikten ayrılabildiği,
bayinin sözleşme hükümlerine ve satışın gereklerine uymadığı, bölge ihlalinde
bulunduğu ve bölge ihlalinden 2 defa üst üste ceza aldığı takdirde bayiliğinin iptal
edildiği, ÖZGİMAT ve Aydın bayisinin kota sebebiyle bayiliğinin iptal edildiği,
kotanın nüfus, satış ortalaması, tüketim miktarı gibi kriterlere göre belirlendiği,
bayileri zorlayacak kotalar verilmediği, bayiliğin iptal edildiği durumlarda geçici
olarak başka bölgelerden bayilik verebildikleri ya da durumu sıkıntıda olan bayiler
varsa yeni bayi (rezerv bayi) arayışına girdikleri,
ÇAYKUR’un son dönemlerde pazar payının artış göstermemesinin özel sektörün
yaş çay alımında ve paketli çay satışlarında uyguladığı fiyat politikaları olduğu,
bunun da haksız rekabet yarattığı, Lipton’un, üretimin yanı sıra ithal ettiği çayla
yurt içinden aldığı çayı birleştirip maliyeti düşürerek piyasaya satış yapabildiği,
24.06.2019 tarihinde yapılan %(…..) zamdan önce, 13.06.2017’de %(…..), 17
Ekim 2017 tarihinde %(…..) oranında zam yapıldığı, ancak %(…..)’lik zammın
hükümet kararı ile geri alınmak zorunda kalındığı, beyaz çay ve nadidem gibi
sınırlı sayıda üründe zam yapılmadığı,
ÇAYKUR’un 05.02.2017 tarihindeki Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Türkiye
Varlık Fonuna devredildiği, Varlık Fonu’nun işletme yönetimine veya politikalarına
yönelik herhangi bir müdahalesinin olmadığı, sadece iki bağımsız firma tarafından
denetim yaptırıldığı
ifade edilmiştir.
I.4.2. Rize Ticaret Borsası
(39) Rize Ticaret Borsası Genel Sekreteri (…..) ile yapılan görüşmede ise;
ÇAYKUR’un piyasada hakim durumda bulunduğu, piyasadaki başlıca rakiplerinin
DOĞUŞ ÇAY, Lipton, DOĞADAN, OFÇAY, Karali Çay San. Tic. ve Gıda Paz. A.Ş.
19-40/645-272
14/38
(KARALİ), Özgür Çay San. A.Ş. (ÖZGÜRÇAY), Orçay Ortaköy Çay San. ve Tic.
A.Ş. (ORÇAY) olduğu, özel sektörün ÇAYKUR'un fiyatının üstünde bir fiyatla çay
satmasının mümkün olmadığı, bu sebeple özel sektörün tahmini olarak kilogram
başına 2-3 TL zarar ettiği,
ÇAYKUR’un zam yapmayarak özel sektörü zor duruma soktuğu, yakın zamanda
%(…..) zam yaptığı ancak bu zammın yetersiz olduğu, mevcut durumda ancak
%(…..) zam yaparak başabaş noktasına gelinebileceği,
Yaş çaydan kuru çay elde etme sürecinde verimin ortalama %20 olduğu, yani her
beş kg yaş çaydan bir kg kuru çay elde edildiği, ÇAYKUR'un kuru çay maliyetinin
(…..) TL civarında bulunduğu, bu maliyete pazarlama satış dağıtım, finansman ve
genel yönetim giderlerinin dahil olmadığı, (…..) TL/kg altındaki fiyatla satılan çayın
zararına satıldığı, ÇAYKUR'un basiretli bir tüccar gibi davranmadığı ve piyasadaki
eylemlerinin özel sektörü zarara uğrattığı, bu tarz eylemlerin daha önceki yıllarda
da yapıldığı,
Çay üreticisinin maliyet kalemlerinin gübre, işçilik ve budamadan oluştuğu, üretim
sürecinde yapılan budama için devlet tarafından %70 budama tazminatı verildiği,
çay toplayan işçilere günlük ortalama 200 TL yevmiye ödendiği, bir işçinin günde
ortalama 250-300 kg çay toplayabildiği, bir dönümde ortalama 100 kg gübre
kullanıldığı, gübrenin kg fiyatının ise 2 TL olduğu, bir yılda üç defa mahsûl alındığı
(sürgün), her sürgün döneminde dönüm başına ortalama 600 kg çay toplandığı,
Türkiye'de toplam 780.000 hektar çay ekim alanının ve 200,000 civarı müstahsil
olduğu,
ÇAYKUR'un yaş çay alımında kota uyguladığı, bu kotanın 2019 yılı için dönüm
başı birinci sürgün döneminde 500 kg, ikinci sürgün döneminde 400 kg olarak
belirlendiği, müstahsillerin ÇAYKUR'a satamadığı çayı özel sektöre satabildiği,
Çaya zam yapılması gerekirken 32 aydır zam yapılmadığı, bunun sebebinin ise
siyasi güdülerle hareket edilmesi olduğu, örneğin ÇAYKUR'un eski Genel Müdürü
İmdat SÜTLÜOĞLU döneminde çayın kilogram fiyatına %(…..) zam yapıldığı
ancak siyasi baskıyla bu zammın geri alındığı,
ÇAYKUR'un 2018 yılında (…..) TL civarı zarar ettiği, bu zararın büyük kısmının
faiz giderlerinden dolayı olduğu, ÇAYKUR’un yaş çay alımlarını kredi kullanarak
peşin olarak yaptığı oluşan zararın ise hazineden karşılandığı, ÇAYKUR
tarafından yapılan ihracatın da zararına yapıldığı, ihracat satış fiyatının yurtiçi
fiyatlardan daha düşük olduğu,
Yılda üç defa mahsûl alınarak 1 dönüm araziden ortalama 1750 kg yaş çay elde
edildiği, ÇAYKUR tarafından yaş çay alım fiyatının 2.90 TL olduğu bu fiyatın
üstüne devlet tarafından 2019 yılı için 13 kuruş prim verildiği, yaş çayın 24 saat
içinde kuru çaya dönüşebildiği, ancak paketlenebilmesi için 2-3 ay dinlenmesinin
gerektiği,
Çay ithalatının yasak olmadığı, ancak ithal edilen çaydan %145 gümrük vergisi,
%8 KDV alındığı, buna rağmen Sri Lanka ve İran'dan ithal çay geldiği, bu çayların
daha çok kayıt dışı olarak ülkeye sokulduğu, örneğin Sri Lanka’nın kayıtlarında
Türkiye'ye yapılan çay ihracatının 44.000 ton olmasına rağmen Türkiye'nin Sri
Lanka'dan ithalat miktarının kayıtlarda 15.000 ton olarak gözüktüğü,
Giresun'dan Artvin Kemalpaşa'ya kadar özel sektöre ait 160 kadar çay işleme
fabrikasının olduğu, ÇAYKUR’un 45 adet fabrikası ve sekiz ilde Pazarlama Bölge
19-40/645-272
15/38
Müdürlüğü'nün olduğu, Türkiye'de çay tüketiminin yıllık ortalama 250.000 ton
olduğu, ÇAYKUR’un Türkiye çapında (…..) ton civarında çay satışı yaptığı
ifade edilmiştir.
I.4.3. Bayiler
(40) ÇAYKUR (…..) bayisi (…..) ((…..)) Genel Müdür Yardımcısı (…..) tarafından;
2000’li yıllardan beri ÇAYKUR’un bayisi oldukları, müşterilerinin ulusal zincir
marketler, yerel marketler, toptancılar ve bakkal kanallarından oluştuğu, spot
piyada nakde ihtiyacı olanların toptancıya satış yaptığı, toptancılara daha düşük
fiyattan peşin satış ile çay verildiği için kâr marjının düşük olduğu,
Kendilerine tahsis edilen bölgenin Ankara'nın tamamı ve çevre ilçelerinden
oluştuğu, kendi bölgelerinde ÇAYKUR’un belirlediği kotayı doldurmaya çalışarak
satış yaptıkları, toptancıya olan satışlara ÇAYKUR tarafından kota konulduğu,
toplam kotanın %10’undan fazlasının toptancıya satılamadığı, kotanın tonaj
üzerinden hesaplandığı, bu kotanın doldurulması neticesinde ise prim sistemine
göre belirli oranlarda prim kazandıkları, bu primlerin ayni ürün olarak kendilerine
verildiği,
Prim sisteminin, alış kotasını tutturduklarında %(…..), aldıkları toplam ürünün
%(…..)’ini sattıklarında artı %(…..) daha prim verilmesi şeklinde olduğu, bu primin
ise ÇAYKUR’dan alış fiyatları üzerinden verildiği, bunlara ek olarak küçük
bakkallara satış yapıldığında %(…..) prim verildiği ancak bu oranların şartlara göre
değiştiği, kotaları dolduramadıkları zamanların da olduğu ancak bir şekilde ürün
satın almak zorunda oldukları, çünkü iki ay üst üste kota doldurulmadığında
bayiliğin iptal olduğu,
Market kanalına satışlarda uygulanan kategori bazında bir indirim sisteminin
bulunduğu, çok satılan ürünlerin prim oranlarının düşük olduğu ancak yeni çıkan
ürünlerin bulunurluğunu artırmak için daha çok prim verildiği, ürün çeşitliliği
sağlanırsa ve sözleşmede belirtilen kota doldurulursa belli oranlarda marketlere
prim verildiği, ürün çeşitlendirmesinde marketler tek bir ürün satın almak isterse
bu ürünü alabildikleri ancak prim alamadıkları, bu durumda bayinin yalnızca aracı
faaliyeti gösterdiği, bu primden herhangi bir kazancının olmadığı,
Tavsiye satış fiyatlarının farklı seviyelerde ve niteliklerde belirlendiği, zincir
marketler, kamu kurumları ve geleneksel kanallara ayrı tavsiye satış fiyatları tespit
edildiği, bayinin satış yaptığı fiyatın ÇAYKUR tarafından tavsiye edilen satış fiyatı
olduğu ve bu fiyat sistem üzerinden belirlendiği için de bayilerin fiyatı değiştirme
imkânlarının bulunmadığı, ancak tavsiye satış fiyatı üzerinden iskontolar
vasıtasıyla düşük fiyatlardan çay satmalarının da mümkün olduğu, örneğin bakkal
kanalına %(…..)'ten daha fazla indirim verebildikleri, dolayısıyla uygulamada
sistemdeki fiyata her zaman uyulmadığı, bu fiyatlara uyulmadığı için ÇAYKUR'un
da herhangi bir yaptırımının bulunmadığı,
Bölge tahsisi olduğu gibi ürün bazında da rekabet etmeme yükümlülüğünün
bulunduğu, ÇAYKUR'un rakipleri olan diğer markaların çaylarını satmadıkları,
zaten bunu etik bulmadıkları için başka markaların çaylarını satma niyetlerinin de
olmadığı, ancak Balparmak, Berrak, Mehmet Efendi gibi ürünlerin bayiliğini
yürüttükleri,
19-40/645-272
16/38
Bölge dışından gelen ürün taleplerini kendi bölgeleri olmadığı için
karşılamadıkları, ancak toptancının o bölgedeki bayinin müşterisi olmadığı
durumda satış yapabildikleri
hususları ifade edilmiştir.
(41) ÇAYKUR (…..) EDT bayisi (…..) ((…..)) Yönetim Kurulu Başkanı (…..) tarafından;
ÇAYKUR’un EDT bayiliğine ek olarak Unilever’in Lipton markasının poşet-bitki
çay grubu EDT bayiliğini yürüttükleri, ÇAYKUR'un poşet çay ürün grubu-bitki
çayları olmadığı, Lipton’da çoğunlukla poşet-bitki çay satışı yaptıkları, 2010
yılında ÇAYKUR'un EDT bayiliğine başladıkları, 2014-2015 gibi bu bayiliği
bıraktıkları, 2019'da tekrar EDT bay olarak faaliyet gösterdikleri, ÇAYKUR
bayiliğini, (…..) ve ((…..) illeri hariç) (…..) bölgesinde gerçekleştirdikleri,
ÇAYKUR’un market bayilerinin EDT bayi satışlarına soğuk baktığı, ÇAYKUR
bayilerinin EDT’yi kötülemesi sebebiyle EDT'nin piyasa imajının olumsuz olduğu,
ÇAYKUR’un resmi kurumlar için doğrudan satış yapması sebebiyle EDT’nin
halihazırdaki durumunun bundan olumsuz etkilendiği, dağıtım sürecinde ÇAYKUR
bayilerinin kurmuş olduğu ÇAYTAŞ’a aktarılmak zorunda kalınan %(…..)'lık pay
nedeniyle de fiyat anlamında rekabet etmekte zorlandıkları, ÇAYTAŞ
faaliyetlerinin kendilerine bir faydasının olmadığı,
ÇAYKUR’un belirtmiş olduğu tavsiye satış fiyatları üzerinden satışlarını
gerçekleştirdikleri, tavsiye satış fiyatları konusunda ÇAYKUR’un herhangi bir
müdahalesinin bulunmadığı, ürünleri istedikleri iskonto oranını uygulayarak
satabildikleri, belli bir alım kotalarının olduğu, aldıkları ürünlerin %(…..)'ini
satmaları durumunda prim almaya hak kazandıkları, kota sistemi çerçevesinde
verilen kotayı doldurduklarında %(…..) prim aldıkları, bunun dışında zaman
zaman mal satışını hızlandırmak için aktivite primi alabildikleri, bu primlerin ayni
olarak verildiği,
EDT sistemi içerisinde bölge ihlalinin, ürünlerin kar marjı düşük olduğu ve ürünler
kaşelendiği için genelde pek olmadığı, ÇAYKUR’un belirtmiş olduğu tavsiye satış
fiyatlarına indirim uygulanmasına rağmen satış yapmakta zorlandıkları
ifade edilmiştir.
(42) ÇAYKUR (…..) perakende bayisi (…..)’ın ortaklarından (…..) tarafından;
2018’in Aralık ayında ÇAYKUR bayiliğine başladıkları, aynı zamanda Yayla
Bakliyat, Kristal Yağ ve Ayçiçek Yağı, İçim Süt Ürünleri, Ülker, Tamek, Superfresh
dondurulmuş gıda markalarının da bayiliğini yaptıkları, Afyon bölgesinde yaklaşık
750 satış noktası bulunmasına rağmen en fazla 200 noktaya gitmesi sebebiyle
daha önceki bayinin dağıtım sürecinde aksaklıklara neden olduğu, kendilerinin
bayilik yapmadığı dönemlerde gerek ildeki ÇAYKUR bayisinden gerekse de diğer
bölgelerdeki toptancı çarşılarından ağırlıklı olarak ÇAYKUR çayı temin ettikleri,
Bayiliği 2015 sonunda kota baskısı sebebiyle bıraktıkları, kota baskısının eskiden
çok satılmayan poşet çay, organik çay vb. çaylarda olduğu, ancak mevcut
durumda eskisi kadar baskının olmadığı, şu an çay alımlarında 49 gün vade
kullandıkları, alımlarda nakliyenin kendilerine ait olduğu, şu an ÇAYKUR’un yeni
paketleme fabrikasını tam kapasite kullanamaması vs. gibi üretim sürecinden
kaynaklanan bazı sorunlardan dolayı bazen istedikleri çayı alamadıkları, bu
nedenle ÇAYKUR’un mevcut hangi çay varsa o çayı gönderdiği,
19-40/645-272
17/38
Didi ürünlerinin dolumunu ÇAYKUR kendi yapmadığı için, ürünün tedarik
sürecinde sorunların ve gecikmelerin yaşandığı, Didi ürünlerinin satışı konusunda
yazılı olarak bir baskının olmadığı, ancak satışının yapılması konusunda sözlü
olarak telkinlerin olduğu, Didi’nin karlı bir ürün olmasından dolayı kendilerinin
zaten sattığı, Didi’de bayi karlılığının brüt %(…..) civarında olduğu, soğuk çay
alanında Didi’nin %(…..), Lipton İcetea’nin %(…..), Coca-Cola Fusetea’nin de
%(…..) civarında bir pazar payı olduğu,
Tavsiye satış fiyatları konusunda ÇAYKUR’un belirttiği liste fiyatının altına
satabildikleri, ulusal çaptaki zincir marketlerle çalışırken kendilerinin bayi olarak
doğrudan bu marketlere fatura kesemedikleri, öncelikle ÇAYTAŞ ’a fatura
kestikleri, daha sonra ulusal çaptaki zincir marketlere de ÇAYTAŞ üzerinden satış
gerçekleştirdikleri, kendilerinin burada yalnızca lojistik bir destek verdikleri ve
ortalama %(…..)’lik bir lojistik primi aldıkları, bunun nedeninin ise ulusal çaptaki
zincir marketlerin karşılarında yalnızca bir muhatap görmek istemeleri olduğu,
Liste fiyatlarının ÇAYKUR tarafından Panorama denilen sistem üzerinden
bildirildiği, burada belirlenen bir karlılık oranının bulunduğu, örneğin kuru siyah
çayda bu oranın brüt %(…..), olduğu fakat kendilerinin bu oranlarda esnek
davranıp %(…..) civarında bir karlılıkla da çalışabildikleri, daha düşük karlılıkla
çalışmak konusunda ÇAYKUR’un bir baskısının bulunmadığı, belirlenen liste
fiyatının altında satış yapabildikleri, örneğin Afyon’da yerel zincir olarak 20 şubesi
bulunan Söz Market’in mevcut durumda aylık 20 ton alım kotasının olduğu, bu
kotayı doldurup ÇAYKUR’dan 20 ton ve üzerinde alım yapması durumunda prim
kazandığı, söz konusu markete uyguladıkları fiyat ile diğer küçük marketlere
uyguladıkları fiyatların doğal olarak aynı olmadığı,
Her bir müşterinin belirlenmiş bir kotasının olduğu, bu müşteri için belirlenen
kotanın üzerinde satış yapamadıkları, kotayı aşan satışların onaya tabi olduğu ve
bu durumda ÇAYKUR Bölge Müdürlüğü’nün onayı ile satış yapabildikleri, bunun
nedeninin spot piyasada çay satışının önüne geçilerek bölge ihlallerinin
engellenmesi olduğu, kota sisteminde belirlenen primlerin kategori bazında tüm
noktalara eşit bir oranda uygulandığı, yalnızca marketlerin büyüklüklerine ve satış
potansiyellerine göre kota miktarlarının değişme gösterdiği
ifade edilmiştir.
(43) Başvuru sahibi ve ÇAYKUR (…..) eski perakende bayisi (…..) ortağı (…..) tarafından ise;
ÇAYKUR perakende bayiliğine Ocak 2016 tarihi itibariyle başladıkları, 2018 Aralık
ayına kadar da bu bayiliği devam ettirdikleri, 2018 yılına kadar performanslarının
iyi olduğu, ancak satışı çok olmayan malları fatura ettikleri için bu ürünleri
satamadıkları, satmak istedikleri ürünleri vermedikleri, sipariş verdikleri ürünlere
ek olarak kendilerine sormadan diğer ÇAYKUR ürünlerini de gönderdikleri,
ÇAYKUR’un azami satış fiyatını belirledikten sonra daha düşük bir fiyattan
satmalarına her ne kadar müsaade etse de düşük fiyattan sattıkları zaman prim
alamadıkları, ÇAYKUR’un çok fazla ürün vermesinden dolayı bir dönem 13 milyon
TL’lik stokun oluştuğu, bunun da 2 milyon TL’lik kısmının tarihi geçmiş ürünlerden
oluştuğu, fazla talep göremeyen ürün çeşitleri olan organik çay ve poşet çayları
kendileri istemeden çok yüksek miktarda gönderdikleri için bu ürünleri
satamadıkları,
Bölgelerine üçüncü şahıslar aracılığıyla zaman zaman diğer bölgelerden ürün
gelebildiği, ÇAYKUR’dan aldıkları paketlerin üzerinde kendi bayilerinin adının
19-40/645-272
18/38
yazdığı, ÇAYKUR’un bu yöntemle bölge ihlallerinin önüne geçmeye çalıştığı,
ÇAYKUR tarafından kullandırılan Panorama adlı program sebebiyle belirlenen
fiyatlar üzerinden iskonto yapma imkânlarının bulunmadığı, bu sistemde her ayın
ilk haftası iskonto oranlarının ÇAYKUR tarafından belirlendiği ve bu oranlara göre
belirlenen fiyatlar üzerinden çay satışı yapıldığı, bu sisteme göre depo sayımı
yapılıp depodaki ürün miktarının karşılaştırıldığı, toptancılara satışın
kısıtlanmasına benzer bir uygulama olarak, bakkallara yapılan satış miktarının
aylık 500 kg’dan fazla olamadığı, satıldığı takdirde yapılan iskontoların iptal
edildiği,
Örneğin ÇAYKUR bayisi olarak faaliyet gerçekleştirdikleri dönemde (…..)
şirketinin (…..) bayisi ile anlaşamadığı için kendilerinden ürün almak istediği ancak
teşebbüs (…..) bölgesinde olduğu için kendilerinin bu satışı gerçekleştiremediği,
şu an herhangi bir çay markasının bayisi olmaksızın toptancı olarak faaliyetlerine
devam ettikleri, çevre illerden çay almak istediklerinde bayilerin bölge dışına çay
satamadıkları, satmaları durumunda ceza alacaklarını söyledikleri, bu sebeple
diğer illerden çay temin edemedikleri,
Kendilerinden önceki bayi olan (…..)’ın 10 yıl kadar bu bayiliği yürüttüğü, ancak
kendilerine uygulanan eylemlerden dolayı (…..)’ın da bayiliğini iptal etmek
zorunda kaldığı, Ocak 2019 itibariyle (…..)’ın yeniden ÇAYKUR Afyon bayisi
olarak faaliyetlerine başladığı
ifade edilmiştir.
I.5. ÇAYKUR Hakkında Alınan Kurul Kararları
I.5.1. 30.09.2004 Tarih ve 04-63/930-222 Sayılı Karar
(44) İlgili karar, ÇAYKUR’un yeniden satış fiyatının tespit edilmesi ve bölge dışına pasif
satışların engellenmesi niteliğindeki uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine
aykırılık teşkil ettiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma neticesinde tesis edilmiştir.
Anılan iddialara temel teşkil eden husus ise ÇAYKUR’un bir bayisinin, toptan gıda satışı
yapan bazı teşebbüslere mal vermemesi ve toptan gıda satışı yapan bu teşebbüslerin
ÇAYKUR tarafından pasif satışların yasaklanması sebebiyle başka bölgelerdeki
ÇAYKUR bayilerinden de mal temin edememesidir. İlgili bayi ile yapılan görüşmelerde
toptancılara mal satışının ÇAYKUR tarafından yasaklandığı ifade edilmiştir.
(45) ÇAYKUR Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanı ise toptancılara mal satışının
yasaklanması gibi bir uygulamanın bulunmadığını, yalnızca bölge ihlali yoluyla, bayilik
sistemini bozma amacı taşıyan toptancılara satış yapmamaları yönünde bayileri
uyardıklarını, bu tür uygulamalara yönelik herhangi bir yaptırımın söz konusu olmadığını,
pasif satışın engellenmediğini, ancak bölge dışından telefon ile gelen taleplerin
karşılanmasının aktif satış olarak değerlendirildiğini, bu nedenle yasaklandığını ifade
etmişlerdir.
(46) Önaraştırma sürecinde elde edilen e-postalarda bölge dışına satışı yasaklayan, bölge
ihlalinde bulunma ihtimali olan toptancılara mal satışını yasaklayan, sıcak satış yapmak
yerine aracı kullanarak ürünlerin toptancılara satışını yasaklayan ifadelere rastlanmıştır.
(47) Soruşturma döneminde bazı ÇAYKUR bölge müdürlükleri yetkilileri tarafından ÇAYKUR
Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanı’nın ifadelerine benzer nitelikte açıklamalar
yaparken, bazı bölge müdürlüklerindeki yetkililer ise pasif satışların yasaklanmadığını,
toptancılara da mal satışı yapılabildiğini, yalnızca bölge dışına bayi araçları ile satış
yapamayacaklarını ancak talep gelmesi halinde bölge dışına mal verebileceklerini ifade
19-40/645-272
19/38
etmişlerdir. Bayilerle yapılan görüşmelerde ise bu durumu destekler nitelikte toptancılara
ve bölge dışına pasif satış yapabildiklerini ifade eden açıklamalar ile bu satışların
faturaları kayıt altına alınmıştır.
(48) Bölge müdürlükleri ile bayiler arasında yapılan yazışmalarda ise özetle ÇAYKUR bölge
müdürlüklerinin, bayileri başka bölgelere satış yapmamaları konusunda uyardıkları,
kotasını sıcak satış yapmak yerine toptancılara mal satışı yaparak kısa yoldan dolduran
bayilere iskonto oranlarının uygulanmayacağı, bölge ihlalinde bulunan veya bölge
ihlaline sebep olan toptancılara mal satan bayilerin ise bayilik sözleşmelerinin
feshedileceği hususları belirtilmiştir.
(49) Dosya kapsamında ÇAYKUR yetkilileri ve bayilerle yapılan görüşmelerde genel olarak;
ÇAYKUR’un tavsiye fiyat listelerine uyma konusunda bir müdahalesinin olmadığı,
bayilerin istedikleri fiyattan satış yapabilecekleri ifade edilmiştir. Alınan fiyat listeleri ile
bayilerin satış fiyatları karşılaştırıldığında da ifade edilen hususları destekler nitelikte fiyat
farklılıklarına rastlanmıştır. Dolayısıyla, ÇAYKUR’un bayilerin yeniden satış fiyatını tespit
etmek yönünde bir iradesi bulunmadığı değerlendirmesi yapılmıştır.
(50) Sonuç olarak, Kurul tarafından; ÇAYKUR’un bayileri ile akdettiği “Yetkili Bayilik
Sözleşmesi”nin, rekabet etmeme yükümlülüğünü düzenleyen hüküm hariç olmak üzere,
lafzı itibarıyla 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı
Tebliğ) çerçevesinde grup muafiyeti kapsamında olduğuna ve ÇAYKUR tarafından
gerçekleştirilen bayilerin pasif satışlarının engellendiğine dair uygulamalara ilişkin olarak
ÇAYKUR’un cezalandırılmasına yeterli delil olmadığına, ÇAYKUR’un bayilerin yeniden
satış fiyatını tespit etmek iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığına karar verilmiştir.
I.5.2. 13.08.2013 Tarih ve 13-47/637-276 Sayılı Karar
(51) İlgili karar, ÇAYKUR’un, çay üreticileri ile akdettiği “Organik Çay Alım Sözleşmeleri”
yoluyla yaş çay alımlarında rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırarak hakim durumunu
kötüye kullandığı iddiasının incelenmesine yönelik yapılan önaraştırma sonucunda
alınmıştır. Karar kapsamında yapılan değerlendirmede; organik yaş çayın, yetiştirme yeri
ve yetiştirme sürecindeki farklılıklar ile tüketici gözündeki niteliği bakımından kuru çaydan
ayrıldığı, benzer şekilde organik çayın gerek üretim maliyetinin gerekse de alış ve satış
fiyatının yaş çaydan belirgin derecede yüksek olduğu belirtilmiştir. Ancak organik çay ile
kuru çayın işleniş ve üretim süreci bakımından birbirinden farkı bulunmadığından,
organik çayın piyasada görece yeni bir ürün olması ve toplam yaş çay alımı içerisinde
küçük bir yere sahip olması nedeniyle organik yaş çay alımının ayrı bir ilgili pazar olarak
tanımlanmasına gerek görülmemiş ve dosyada ilgili ürün pazarı yaş çay alım pazarı
olarak tanımlanmıştır.
(52) ÇAYKUR’un, alımlardaki pazar payının yıllardır diğer teşebbüslere göre istikrarlı bir
şekilde yüksek olması, üreticilerin gözünde bir kamu teşebbüsü olarak özel teşebbüslere
kıyasla daha güvenilir bulunması, üretim kapasitesi yönünden rakiplerine göre daha
avantajlı olması ve üreticilerin güçlü olmaması nedeniyle yaş çay alım pazarında hakim
durumda olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Başvuruya konu “Organik Çay Tarımı
Sözleşmesi” incelendiğinde ise ilgili sözleşmenin 5-a, 5-c, 5-e, 5-f maddelerinin 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu görülmüştür. Bu maddeler özetle;
üreticinin organik çay yetiştirmeyi ve yetiştirilen tüm çayları ÇAYKUR hariç başka bir
teşebbüse satmamayı ve başka bir teşebbüsle sözleşme yapmamayı taahhüt ettiğini,
üreticinin bu taahhütlere uymaması durumunda ÇAYKUR’un o güne kadar kendisine
yapmış olduğu masrafları tazmin edeceği hükümlerini içermektedir. ÇAYKUR’da yapılan
yerinde incelemede, ÇAYKUR’un üreticilerle sözleşme akdetmek suretiyle veya başka
yollarla rakiplerini piyasa dışına çıkartmaya yönelik bir amacı olduğunu gösteren
19-40/645-272
20/38
herhangi bir bilgiye ulaşılmadığından, organik çay üretimi yapan üreticilerle akdedilen
sözleşmelerde söz konusu olan miktarların gerek ÇAYKUR’un yaş çay alımları gerekse
toplam yaş çay alımları içinde önemli bir paya sahip olmadığı görüldüğünden ve
teşebbüsün hakim durumunu kötüye kullandığını destekler nitelikte delil
bulunamadığından ÇAYKUR hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar
verilmiştir.
I.5.3. 15.02.2007 Tarih ve 07-14/128-44 Sayılı Karar
(53) Karar kapsamında, ÇAYKUR ile bayileri arasında imzalanan ve başvuru tarihinde
yürürlükte olan bayilik sözleşmeleriyle bayilerin toptancılara yapacakları satışlara
sınırlama getirilmesi uygulamasına menfi tespit belgesi verilmesi, menfi tespit talebinin
reddedilmesi halinde bayilik sözleşmesinin ÇAYKUR Mamullerinin Toptan Satışı İle İlgili
Yönetmelik’e dayanarak çıkarılmış olmasından ve bu Yönetmelik’in de “sıcak satış”ı14
hedefliyor olmasından hareketle, idari bir uygulama olarak toptancılara satışa sınırlama
getirilmesinde sakınca olmayacağına dair Kurul tarafından bir tespit kararı alınması, bu
talebin reddi halinde yeniden düzenlenmiş Yetkili Bayilik Sözleşmesi’ne muafiyet
tanınması talepleri incelenmiştir.
(54) ÇAYKUR ile bayileri arasında imzalanan sözleşmelere ve bayilerin toptancılara
yapacakları satışlara sınırlama getirilmesi uygulamasına 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir uygulama olması nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceği
belirtilmiş bu sebeple yeniden düzenlenmiş sözleşme için muafiyet değerlendirmesi
yapılmıştır.
(55) ÇAYKUR’un satış sistemi incelendiğinde 1995 yılında bayilik sistemine geçildiği ve 1998
yılında “Dar Bölgede Sıcak Satış” esasına dayalı satış sistemi benimsendiği görülmüştür.
Türkiye çapında dokuz Bölge Müdürlüğü bulunan ÇAYKUR’un satış sisteminin bayi
odaklı bir sistem olduğu anlaşılmıştır. Bölge Müdürlükleri, ÇAYKUR’un merkezi ile
bayiler arasındaki koordinasyonu sağlamakta, merkezden gönderilen tüm yazışmalar
bayilere bölge müdürlükleri vasıtasıyla ulaştırılmaktadır. Bayiler ise satışlarını kendilerine
tanınan kota kapsamında sıcak satış yöntemiyle gerçekleştirmektedir. Kota
uygulamasının amacı ise bayilere satış hedefleri belirleyerek satışları artırma, kotasını
dolduran bayilere ise belirli oranlarda prim verilerek satışları artırıcı bir teşvik sistemi
oluşturulmasıdır.
(56) ÇAYKUR satış sistemi içinde yer almamakla birlikte, ÇAYKUR mamullerinin
perakendecilere satışının gerçekleştiği bir diğer kanal toptancı kanalıdır. 1995 yılında
bayilik sistemine geçmesinden önce oldukça aktif olan ancak bayilik sistemi ile satışları
yıllar içinde azalan toptancılar, ürünleri bayilerden, uygun fiyatla almakta ve son satış
noktalarına satış gerçekleştirmektedirler. Başvuru tarihinde yürürlükte olan sözleşme
incelendiğinde rekabet etmeme yükümlülüğü hariç sözleşmenin grup muafiyetinden
yararlandığı tespit edilmiştir. Anılan sözleşmede toptancılara satışı yasaklayan herhangi
bir hüküm de bulunmamaktadır. ÇAYKUR’un bayilerin toptancılara yapmış olduğu
satışları kısıtlamak istemesinin nedeni bayilerin toptancılara gerçekleştirdiği yüklü
miktarda satışlar nedeniyle dağıtım sisteminde sorunlar yaşanmasıdır.
(57) Toptan Satış Yönetmeliği incelendiğinde, dağıtım sistemine ilişkin genel bir düzenleme
olduğu, bayilerle imzalanan sözleşmelerde yer alması gereken esas unsurları belirlediği
ve toptancılara satış yapmayı yasaklayan veya sınırlayan herhangi bir düzenlemenin
olmadığı tespit edilmiştir.
14 “Sıcak Satış”, bayilerin nihai satış noktalarına kendi araçlarıyla düzenli olarak ürün temin ederek
pazarlama yapmasını ifade etmektedir.
19-40/645-272
21/38
(58) Yeniden düzenlenen “Yetkili Bayilik Sözleşmesi”nin değerlendirilmesi neticesinde,
sözleşme ile bayilere münhasır olarak satış yapabilecekleri bir bölge tanımlandığı ve bu
bölge dışına aktif satış yapmalarının yasaklandığı görülmüştür. Ayrıca, bayiye sözleşme
süresince üç yıl rakip malları satmama yükümlülüğü getirilmektedir. Yukarıda değinilen
sınırlamalar 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
uygulamasından muaf tutulan nitelikte sınırlamalardır. Buna ek olarak, Tebliğ kapsamı
dışında kalan sınırlamalar olarak değerlendirilen, fiyat tespiti ya da pasif satış yasağı gibi
kısıtlamaların sözleşmede bulunmadığı görülmüştür. Ancak alıcının toptancılara
gerçekleştireceği satışlara sınırlama getirilmesi, sözleşmeyi grup muafiyeti kapsamına
çıkardığı için anılan sözleşme için bireysel muafiyet değerlendirmesi yapılmıştır.
(59) Yeni bayilik sözleşmesinin 3(c) maddesinde bayinin kendi bölgesindeki toptancılara
yapacağı aktif satışlar ile başka bölgedeki toptancılara yapacağı pasif satışların
toplamının, bayi için aylık ve yıllık olarak tahsis edilen kotanın %10’unu geçemeyeceği
belirtilmektedir. Böyle bir sınırlama getirilmesindeki amaç, ÇAYKUR’un dağıtım sistemi
içinde bulunmayan ancak ÇAYKUR’un üretmiş olduğu mamullerin ticaretini yoğun olarak
gerçekleştiren toptancıların Türkiye çapındaki bu dağıtım sistemine zarar vermesinin
önlenmesidir.
(60) Toptancılara yüklü miktarlarda satış yapılmasının bayilerin kendi bölgelerinde sıcak
satışa önem vermemelerine ve bu yolla satış yapılan bölgelerdeki bayilerde de kota
tutturamama sorununa yol açtığı, bu durumun da dağıtım sistemini tehdit ettiği
belirtilmektedir. Kararda, toptancılara yapılacak satışlara %10’luk bir sınırlama
getirilmesinin toptancıların bölge ihlaline yol açarak, münhasır bölge tahsisi uygulaması
ile sağlanan; markalar arasındaki rekabetin güçlendirilmesi, dağıtım maliyetlerinde
azalma, etkin ve yaygın bir dağıtım ağı oluşturma gibi faydaları ortadan kaldırmasını
engelleyeceği ve bu sayede münhasır bölge tahsisiyle hedeflenen faydaların elde
edilebileceği, değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuç olarak, Kurul tarafından 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koşulları taşıması nedeniyle, aynı madde uyarınca
22.11.2006 tarihinden itibaren sözleşmeye bireysel muafiyet tanınmasına karar
verilmiştir.
I.5.4. 20.05.2014 Tarih ve 14-18/339-149 Sayılı Karar
(61) Karara konu dosya kapsamında, ÇAYKUR ürünlerinin satış ve dağıtım
organizasyonunun koordinasyonuna yönelik olarak ÇAYTAŞ tarafından oluşturulan
sisteme menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi incelenmiştir.
Kararda ÇAYKUR’un; Ankara, İzmir, İstanbul, Malatya, Kayseri, Mersin, Rize, Samsun
ve Erzurum Bölge Müdürlükleri’ne bağlı illerdeki bayilerinin bir araya gelerek dokuz farklı
şirket kurdukları, ÇAYTAŞ’ın, söz konusu dokuz şirket ve ÇAYKUR kontrolündeki
Çaysan Doğu Karadeniz Çay Entegre Sanayi A.Ş. ortaklığında, ÇAYKUR ürünlerinde
uygulanacak pazarlama ve satış destek stratejilerini belirlemek ve her bölge için
yapılması gerekli çalışmaları ÇAYKUR ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirmek amacıyla
Aralık 2005’te kurulduğu belirtilmiştir. Kararda ayrıca ÇAYTAŞ’ın, “ÇAYKUR markalı
ürünlerin pazarlama faaliyetlerinin ÇAYTAŞ öncülüğünde yapılması” ve “Yetkili ÇAYKUR
bayilerinin ulusal zincir mağazalara yaptıkları satışların koordinasyonunun sağlanması”
olmak üzere iki fonksiyonunun olduğu belirtilmiştir.
(62) ÇAYTAŞ yetkilileri tarafından, ÇAYTAŞ koordinasyonunda yapılacak satışların sadece
zincir mağazalara yapılacak satışlar bakımından geçerli olduğu ve ÇAYKUR’un bir kamu
kurumu olması dolayısıyla karşılaştığı operasyonel kısıtlar nedeniyle söz konusu
koordinasyon ve pazarlama faaliyetlerinin ÇAYTAŞ eliyle yürütülmesinin daha etkin
sonuçlar doğuracağı belirtilmiştir.
19-40/645-272
22/38
(63) ÇAYTAŞ’ın marka içi rekabet bağlamında birbirinin rakibi sayılabilecek ÇAYKUR
bayilerinin işbirliği sonucunu doğurduğu tespiti yapılmıştır. Kararda, ÇAYKUR bayilerinin
ÇAYKUR ürünlerinin pazarlama ve tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere kurdukları
dokuz şirketin Kurulun 18.06.2009 tarih, 09-29/604-144 sayılı kararında değerlendirildiği,
bayiler arasındaki söz konusu işbirliğinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olmakla birlikte, aynı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulları karşılaması nedeniyle
sözleşmeye bireysel muafiyet tanınmasına karar verildiği belirtilmiştir.
(64) Kararda incelenen muafiyet başvurusuna konu sistemde ise, ÇAYTAŞ’ın pazarlama ve
tanıtım faaliyetlerinin ötesinde, zincir mağazalar bakımından ÇAYKUR ürünlerinin satış
ve dağıtımının koordinasyonu rolünün de olduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda,
ÇAYTAŞ’ın bayiler arasında koordinasyon sağlamasının zincir mağazalara satışlar
bakımından bayiler arasındaki marka içi rekabeti sınırlayabilecek nitelikte olduğu ve 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvuru
konusunu oluşturan anlaşmaya bireysel muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
I.6 Değerlendirme
(65) Mevcut dosyanın konusunu ÇAYKUR’un; bayilerinin yeniden satış fiyatlarını belirlediği,
bayilerin pasif satışlarını engellediği, ürünlerini maliyetin altında satışa sunduğu ve
birlikte ürün satışı yaptığı iddiaları oluşturmaktadır. Bu paralelde, yeniden satış fiyatının
belirlenmesi ile pasif satışların yasaklanması yönündeki iddialar 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında; maliyet altı fiyatlar ve birlikte ürün satışına yönelik iddialar ise
Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde incelenmiştir.
I.6.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
(66) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele alınabilecek iddialar ÇAYKUR’un
bayilerinin müşterilerine uyguladığı fiyat ve iskonto oranlarını ve satış yapacakları bölgeyi
belirlediği iddialarıdır.
I.6.1.1. Yeniden Satış Fiyatının Tespit Edildiği İddiasının Değerlendirilmesi
(67) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”
hükmünü haizdir. Bu hüküm, bütün teşebbüsler arası anlaşma, karar ve uyumlu
eylemlere geniş bir şekilde uygulanmakta olup hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün
kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, diğerlerinden bağımsız
olarak belirlemesidir. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında özellikle hangi hallerin bu
kapsamda yer aldığı düzenlenmekte ve “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının,
fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit
edilmesi” bu hallerden biri olarak sayılmaktadır.
(68) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer alan bazı anlaşmalar, belli koşulları
taşımaları halinde söz konusu maddenin uygulamasından muaf tutulabilmektedir. 2002/2
sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde “Üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet
gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı
veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar”ın yine bu Tebliğ’de sayılan koşulları
taşıması koşuluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulacağı hükme
bağlanmıştır.
(69) Tebliğ’in yine 4. maddesinde anlaşmaları ilgili Tebliğ ile sağlanan muafiyet kapsamı
dışına çıkaran sınırlamalara yer verilmiştir. Bu sınırlamalar arasında alıcının kendi satış
19-40/645-272
23/38
fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi hali sayılmış ve “Tarafların herhangi birisinin
baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi
koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya tavsiye etmesi mümkündür.”
düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, bu tür hükümleri içeren sözleşmeler ilgili Tebliğ
kapsamında sağlanan muafiyetten yararlanamamaktadır.
(70) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin Açıklanmasına Dair
Kılavuz’un (Kılavuz) 17. paragrafında, yeniden satış fiyatının belirlenmesine (YSFB)
ilişkin olarak, alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesinin yasak olduğu,
bununla birlikte sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının,
alıcının azami satış fiyatını belirlemesinin veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesinin
mümkün olduğu, alıcıya bildirilen azami veya tavsiye nitelikteki satış fiyatlarının asgari
veya sabit fiyata dönüşmemesi için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde
olduğunun yayımlanan fiyat listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesinin
gerektiği ifade edilmektedir.
(71) Kılavuz’un 18. paragrafında ise YSFB uygulamasının doğrudan yapılabileceği gibi dolaylı
olarak da gerçekleştirilebileceği ifade edilmektedir. Sağlayıcı teşebbüsler akdetmiş
oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan
belirleyebileceği gibi, aynı ihlali değişik uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da
gerçekleştirebilir. Kılavuz’un 18. paragrafında; alıcının kâr marjının belirlenmesi, tavsiye
fiyat niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının uygulayabileceği indirim
oranının en üst seviyesinin tespit edilmesi, alıcıya tavsiye edilen fiyatlara uyduğu oranda
ilave indirimler uygulanması ya da bu fiyatlara uymaması durumunda teslimatların
geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın sona erdirilmesi şeklinde alıcının tehdit
edilmesi ya da fiilen bu tür cezai yaptırımların uygulanması durumları YSFB’nin dolaylı
olarak tespitine örnek olarak sayılmıştır. YSFB’nin dolaylı yoldan belirlenmesi
uygulamaları da Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anlaşmaları
grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.
(72) Kılavuz’un 19. Paragrafında da belirtildiği üzere, YSFB uygulamasına yönelik doğrudan
veya dolaylı yöntemler, alıcıların uyguladığı fiyatların sağlayıcı tarafından izlenebildiği ve
kontrol edebildiği durumlarda daha etkili olacaktır. Örneğin, standart fiyat listelerinden
farklı fiyatlardan satış yapan alıcıları rapor etme konusunda tüm alıcılara getirilecek bir
yükümlülük sağlayıcının pazarda uygulanan fiyatları kontrol etmesini önemli ölçüde
kolaylaştıracaktır.
(73) Teşebbüste yapılan yerinde inceleme sonrasında yapılan görüşmede teşebbüs yetkilisi
tarafından sahada uygulanan fiyat listelerinin tavsiye niteliğinde olduğu ifade edilmiştir.
Bayilerle yapılan görüşmelerde de tavsiye fiyat başlıklı fiyat listeleri elde edilmiştir.
(74) ÇAYKUR (…..) bayisi (…..) yetkilisi tarafından:
Tavsiye fiyatların farklı seviyelerde ve niteliklerde belirlendiği, zincir marketlere,
kamu kurumlarına, geleneksel kanallara ayrı tavsiye satış fiyatlarının belirlendiği,
bayinin ÇAYKUR tarafından belirlenen tavsiye fiyatlar üzerinden satış yaptığı,
sistem üzerinden belirlendiği için de bu fiyatı değiştirme imkânlarının bulunmadığı
ancak tavsiye satış fiyatı üzerinden iskontolar vasıtasıyla düşük fiyatlardan çay
satmalarının da mümkün olduğu, örneğin bakkal kanalına %(…..) daha fazla
indirim verebildikleri, dolayısıyla uygulamada sistemdeki fiyata her zaman
uyulmadığı, bu fiyatlara uyulmadığı için ÇAYKUR'un da herhangi bir yaptırımının
bulunmadığı,
(75) ÇAYKUR (…..) EDT bayisi (…..) yetkilisi tarafından:
19-40/645-272
24/38
ÇAYKUR’un belirtmiş olduğu tavsiye satış fiyatları üzerinden satışlarını
gerçekleştirdikleri, tavsiye satış fiyatları konusunda ÇAYKUR’un herhangi bir
müdahalesinin bulunmadığı, ürünleri istedikleri iskonto oranını uygulayarak
satabildikleri,
(76) ÇAYKUR (…..) perakende bayisi (…..) yetkilisi tarafından:
Tavsiye satış fiyatları konusunda ÇAYKUR’un belirttiği liste fiyatının altına
satabildikleri,
(77) Başvuru sahibi ve eski ÇAYKUR Afyon perakende bayisi (…..) yetkilisi tarafından:
ÇAYKUR’un azami satış fiyatını belirledikten sonra daha düşük bir fiyattan
satmalarına her ne kadar müsaade etse de düşük fiyattan sattıkları zaman prim
alamadıkları
ifade edilmiştir.
(78) Öte yandan bayilerden elde edilen fatura örneklerinde ÇAYKUR tarafından belirlenen
indirim oranlarının çok ötesinde indirim oranlarının uygulandığı teyit edilmiştir. Ek olarak
yerinde incelemede elde edilen belgelerde yeniden satış fiyatının belirlendiğine ve
sapmaların çeşitli şekillerde cezalandırıldığına ilişkin bir bulguya rastlanmamıştır. Söz
konusu bayi beyanları, fatura örnekleri doğrultusunda ve aksi yönde bir delil
olmamasından dolayı, ÇAYKUR tarafından yeniden satış fiyatının tespit edildiğine
yönelik bir değerlendirmede bulunmanın olanaklı olmadığı anlaşılmaktadır.
I.6.1.2. Pasif Satışın Engellendiği İddiasının Değerlendirilmesi
(79) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi “Aşağıda sayılan rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak
engelleme amacı taşıyan sınırlamaları içeren dikey anlaşmalar bu Tebliğ ile tanınan
muafiyetten yararlanamaz” hükmünü içermektedir. Anlaşmaları, Tebliğ’in sağladığı grup
muafiyetinin kapsamı dışına çıkaran haller ise dört bent halinde 4. madde kapsamında
sıralanmaktadır. Tebliğ’in 4(b) maddesinde sayılan bu dört istisnai durumdan ilki;
“Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı tarafından
kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri
grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması”dır. Kılavuz’da, sağlayıcı teşebbüslerin
müşterileri, alıcılar arasında aynı anda hem bölgesel hem de müşteri tipi olarak
bölmesinin mümkün olduğu, teşebbüslere münhasır bir bölge ve/veya müşteri grubu
vermek suretiyle tanınan korumanın mutlak bir koruma olmadığı, alıcı teşebbüslerin
kendilerine tahsisli bölgeye ve/veya müşteri grubuna satış yaparken sisteme dâhil diğer
alıcıların ancak aktif rekabetinden korunabileceği belirtilmiştir. Ayrıca sağlayıcı
teşebbüsün, kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bölgeye ya da müşteri
grubuna yapılacak aktif satışları kısıtlayabileceğinin, ancak bu bölgeye veya müşteri
grubuna yapılacak pasif satışların kısıtlanmasının ise anlaşmayı grup muafiyeti kapsamı
dışına çıkartan bir durum olarak değerlendirileceği vurgulanmıştır.
(80) Kılavuz’da başka bir alıcının münhasır bölgesindeki veya münhasır müşteri grubundaki
münferit müşterilere mektup veya ziyaret gibi doğrudan pazarlama yöntemleriyle
gerçekleştirilen satışlar, diğer bir alıcının bölgesinde satış yeri veya dağıtım deposu
kurmak, başka bir alıcıya tahsis edilmiş bölgedeki veya müşteri gruplarındaki müşterileri
doğrudan hedefleyen reklâmlar veya promosyonlar “aktif satış” yöntemleri arasında
sayılmıştır. Bununla birlikte, Kılavuz’a göre “…başka bir alıcının bölgesindeki veya
müşteri grubundaki müşterilerden gelen ve alıcının aktif çabaları neticesi olmayan
talepleri karşılamak, alıcı malın teslimatını müşterinin adresine götürerek yapsa dahi,
“pasif satış” anlamına gelmektedir.
19-40/645-272
25/38
(81) Rekabet hukukunda mutlak topraksal koruma (pasif satışların yasaklanması) ve/veya
yeniden satış fiyatının belirlenmesi gibi ağır (bölgesel ya da satış fiyatına ilişkin)
kısıtlamalar içeren dikey anlaşmaların genel olarak rekabeti kısıtlama amacı taşıdığı
varsayılmaktadır.
(82) Kurul tarafından bireysel muafiyet tanınan ÇAYKUR ile bayiler arasında imzalanan
bayilik sözleşmesinin “Bayi Çalışma Bölgesi, Kota ve Satış İşlemlerine İlişkin
Yükümlülükler” başlıklı 3 (d) maddesinin 3. ve 4. paragraflarında şu hususlar yer
almaktadır:
“Bayi sadece kendi bölgesinde aktif satış yapabilir. (yani, kendi bölgesinde satış
yeri, dağıtım deposu kurabilir, kendi bölgesindeki müşterilere kurumun belirlediği
reklam ve promosyon uygulayabilir, doğrudan pazarlama yöntemleri ile satış
yapabilir.) Bayi diğer bayilere tahsis edilmiş bölge ve müşterilere aktif satış
yapamaz.
Bayi kendi bölgesindeki toptancılara aktif satış yapabileceği gibi, diğer bayilere ait
bölgelerdeki toptancılara pasif satış (yani bayinin aktif çabaları neticesi olmayan
diğer bölgelerdeki toptancıların kendiliklerinden yapacakları taleplerine istinaden
gerçekleştirilen satış) yapabilecektir. Ancak, bayinin kendi bölgesindeki
toptancılara yapacağı aktif satış ile başka bölgedeki toptancılara yapacağı pasif
satışların toplamı kendisine aylık olarak tahsis edilen kotanın %10'unu
geçmeyecektir.”
(83) Sözleşme hükümlerine göre sadece toptancı düzeyinde aktif ve pasif satışlara bir
kısıtlama getirildiği görülmektedir. İlgili Kurul kararına (15.02.2007 tarih ve 07-14/128-44
sayılı karar) bakıldığında tip sözleşmenin bu hükmüne bireysel muafiyet tanındığı
görülmektedir. Sözleşme maddesinde pasif satışın sadece bölge dışı toptancıların
kendiliğinden yapacakları talepler kapsamında yapılabilmesine yönelik ibarenin yer
alması; toptancılar dışında kalan bakkal, büfe, market, kahvehane gibi nihai satış
noktaları tarafından yöneltilecek taleplere ilişkin pasif satışların durumunu muğlak hale
getirmektedir.
(84) Öte yandan uygulamada ÇAYKUR bölge müdürlükleri tarafından bayilere gönderilen ve
mevcut dosyaya konu başvuru ekinde yer alan bir belgede aşağıdaki ifadeler
geçmektedir:
“Çaykur yetkili bayilik faaliyetleri; Teşekkülümüz ile bayilerimiz arasında
imzalanan bayilik sözleşmesi ve tek taraflı olarak yayımlanan satış talimatları
çerçevesinde yürütülmektedir. Bu sözleşme ve talimatlarda, bayilik faaliyetlerinde
izlenecek yol bayilerimize verilecek her türlü primler ve uygulanacak cezai
müeyyideler de açıkça ifade edilmiştir.
Bayilerimizin; genel çerçevesi çizilmiş olan bu hususlar içerisinde faaliyetlerini
sürdürüp sürdürmedikleri, satış talimatlarına aykırı davranışlar içine girip
girmedikleri, başka bölgelere daha düşük fiyatlar ile satış ve dağıtım yapıp
yapmadıkları ve bu şekilde genel satışlarımızı olumsuz yönde etkileyip
etkilemedikleri hususlarında sürekli olarak pazar araştırma elemanlarımızca
denetimler yapılmaktadır. Önceki yıllarda, Teşekkülümüzün uyguladığı prim
sistemi ve prim skalaları sebebiyle, bölge ihlali yapan bayilerimize tespitlerin net
olarak yapılmasına rağmen, verilmesi gereken cezaların zaman zaman
uygulanamadığı bilinmektedir. Bu durum tamamen, organizatör firmamızın
durumu ve primlerin kullanılış biçimiyle alakalıydı. 2019 Yılında ise bu aksaklıklar
görülmüş ve bu nedenle prim skalalar ile primlerin veriliş şekilleri çeşitlendirilmiştir.
19-40/645-272
26/38
Aylık kota alış primi, aylık sahaya satış primi, yerel noktalar primi, sözleşmeli
noktalar primleri gibi %(…..) - %(…..) ‘larda değişen oranlarda farklı primler
verilmeye başlanmıştır. Bu değişik prim skalaları bölge ihlalinde ya da başkaca
talimatlara uyulmaması durumunda bayilerimize uygulanabilecek cezai
müeyyideler konusunda bir hareket serbestisi ortaya çıkarmıştır. Bu nedenlerden
dolayı: direkt olarak başka bölgelere çay göndererek, gerek aracı kullanarak
başka bölgelere çay göndererek, gerekse de sözleşmeli noktaları aracı olarak
kullanılmasıyla bölge ihlali yaptığı tespit edilen bayilerimize bugünden itibaren hiç
tereddüt edilmeden prim cezaları uygulanacaktır.”
(85) Söz konusu ifadeler öncelikli aktif satış yasağına ilişkin olup bununla birlikte bu
hükümlerin pasif satışları da etkileyebilme potansiyeli taşıyabileceği
değerlendirilmektedir. Yapılan yerinde inceleme kapsamında, bölge dışına satışın takip
edildiğine, bayilerin müşterilerince yapılan satışların denetlendiğine ve uyarıldığına ilişkin
belgelere rastlanmıştır. Bayilerle yapılan görüşmelerde, (…..) ve (…..) yetkilileri
tarafından aktif bölgeleri dışına genel olarak satış yapmadıkları, bununla birlikte (…..)
yetkilisi tarafından dışardan talep gelmesi halinde bile kar marjındaki düşüşten dolayı
aktif bölgeleri dışına satış yapmadıkları ifade edilirken; (…..) yetkilisi tarafından
toptancının başka bir bölgedeki bayiye bağlı çalışmadığı halde taleplerinin
karşılanabileceği ifade edilmiştir.
(86) Belgelerden ve bayi beyanlarından, ÇAYKUR’un ürünleri bayi isimleriyle kaşelediği, bu
şekilde ürünlerinin hangi müşterilere ve bölgelere ulaştığını takip edebildikleri, bu konuda
denetim ekiplerinin kurulduğu, teşhis edildiği anda da ilgili bayilerin uyarıldığı
görülmektedir. Bu bağlamda, ÇAYKUR ve bayileri arasındaki sözleşme hükümlerinde
yer almasa da, örneklerine yukarıda yer verildiği üzere, sıkı bir şekilde aktif veya pasif
olduğuna bakılmaksızın bölge dışına satışların takip edildiği bir sistemde müşterilerin
bölge dışından ürün veya hizmet temininin önüne geçerek dolaylı yoldan pasif satışların
engellenmesine olanak tanıyan bir yapı ortaya çıkabilmektedir.
(87) Öte yandan, Kurul tarafından 15.02.2007 tarih ve 07-14/128-44 sayılı kararla muafiyet
tanınan sözleşme hükümleri ile güncel bayilik sözleşmelerinin rekabet yasağı ve süre
hükümlerinde bazı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. 2006 yılında imzalanan ve muafiyet
tanınan sözleşmelerin bölge ihlaline yönelik hükmü şu şekildedir:
“7- Bölge İhlali: Bayinin bölge olarak kendisine verilen yer dışında müşteri arama,
şube açma, dağıtım deposu kurma gibi satış ve dağıtım faaliyetinde bulunması
bölge ihlali sayılır”.
(88) Sözleşmenin bu hükmüne göre bölge ihlali, rekabet hukukunda aktif satışların
yasaklanması olarak tanımlanan yasak şeklinde sözleşmede yer bulmuştur. Söz konusu
hükümler, münhasır bayilik sözleşmelerinde kabul edilebilir nitelikteki kısıtlamalar olarak
görülmektedir. Ancak 2019 yılında imzalanan güncel bayilik sözleşmesinde yine aynı
madde numarası altında yer alan bölge ihlali “Bayinin bölge olarak kendisine verilen yer
dışında ÇAY-KUR ürünlerine muadil ürün satışı ve dağıtımı için müşteri arama, şube
açma, dağıtım deposu kurma gibi faaliyetlerde bulunması bölge ihlali sayılır.” şeklinde
rekabet yasağını da içerecek şekilde düzenlenmiştir. Rekabet yasağını bu şekilde
genişletme pazarda bayi/distribütörlerin kritik önem taşıdığı hallerde önemli
sayılabilecekken, rakiplerin de kendilerine ait dağıtım ağı yapılanmaları kapsamında
bayileriyle benzer şekilde münhasır olarak çalıştıkları dikkate alındığında söz konusu
hükmün önemli rekabet endişelerine yol açacak n itelikte olmadığı kanaatine
varılmıştır.
(89) ÇAYKUR’un 09.04.2019 tarihli yönetim kurulu toplantısında ise, Nisan-Haziran 2019
19-40/645-272
27/38
dönemini kapsayan bayi uygulamalarına yönelik karar alınmıştır. Uygulama metninin
“H-DİĞER HUSUSLAR” başlıklı 4. maddesinde bölge ihlaline yol açan haller aşağıdaki
gibi sayılmıştır:
“4.1. Perakende Grubu ve EDT Grubu bayilerin bölge olarak kendisine verilen
yer dışında şube açma, dağıtım deposu kurma veya depo bulundurma gibi
satış ve dağıtım faaliyetinde bulunmasının bölge ihlali sayılması,
4.2. Perakende Grubu bayilerin, toptancılar üzerinden başka bir bayinin
bölgesinde satış yapılmasına imkân tanıyarak o bölgedeki piyasanın önemli
bir bölümünde rekabetin ortadan kalkması eyleminde bulunması,
4.3. Perakende Grubu bayilerin toptancı kullanarak pasif satışı başka
bölgedeki bayi aleyhine aktif satışa dönüştürecek faaliyetlerde bulunması,
4.4. Perakende Grubu bayilerin; toptancı, yarı toptancı ve toptancı -
perakendecilere kotasının %10'undan fazla mal satış eyleminde
bulunduğunun Satış ve Pazar Araştırma Kısım Müdürlüklerince tespit
edilmesi,
4.5. Perakende Grubu ve EDT Grubu bayilerin koli ambalajı değişikliği
yapmak suretiyle kaşelemek, kodlamak, işaretlemek veya koli üzerindeki kaşe
ve işaretleri tahrip etmek gibi metotlarla başka bir bölgede toptancı üzerinden
dolaylı olarak satışa aracılık etmesi.”
(90) Yukarıda sayılan hallerde genel olarak bölge dışına aktif satışların engellenmeye
çalışıldığı ve açıkça pasif satışın yasaklanmasına yönelik bir düzenleme olmadığı
görülmektedir. Öte yandan 4.2. numaralı kısımda belirtilen hükmün bayinin müşteri
serbestisini kısıtlayabilecek olması nedeniyle, bayilere düzenli olarak gönderilen
talimatlarda bu ve benzer hükümlerin değiştirilmesi gerekmektedir.
(91) Bu konuda ÇAYTAŞ Bayi Satış Müdürü (…..) tarafından (…..) bayinin ortaklarından
(…..) gönderilen 08.03.2019 tarihli “Bölge ihlali hk.” başlıklı e-postaya ilişkin Belge 12
aşağıdaki gibidir:
“(…..) bey
Eskisehir sözleşmeli müşterimiz olan (…..)’dan (…..) Gıda15 Kaşeli ürünler
çıkmıştır, görselleri ekte olup Ürünleri Afyon Keskiner16 verdiği söylenmiştir.
Söz konusu müşteri ile görüşüp durum ile ilgili açıklamanızı rica ederim.”
(92) Söz konusu yazıya cevaben gönderilen e-postada (…..) ((…..) şirketinin ortağı ve
yöneticisi) tarafından aşağıdaki ifadeler kullanılmıştır:
“(…..) Bey
Müşteri ile görüşülmüş ve bölge dışına satışlara kesinlikle müsamaha
gösterilmeyeceği, primlerinin ve sözleşmesinin iptal edilebileceği ve büyük bir
avantajı kaybedeceği bir kez daha anlatılmıştır. Geçen yıl sonuna kadar spot
piyasadan çok rahat ürün bulabildiği için işin ciddiyetini tam anlamamış ama
görüşmemizden sonra anladığını tahmin ediyorum. Tekrar olmayacağı
konusunda söz aldık. Olursa, prim iptali, kota aralığının düşürülmesi veya
sözleşmenin iptali gibi her türlü yaptırım uygulanabilir, takdir sizlerin.”
15 (…..), ÇAYKUR’un (…..)’daki yetkili bayisidir.
16 “(…..)” (…..)’da faaliyet gösteren gıda toptancısıdır.
19-40/645-272
28/38
(93) 2002/2 sayılı Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran
Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesine göre; alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri
satacağı bölge veya müşterilere ilişkin “alıcının müşterilerince yapılacak satışları
kapsayan” kısıtlamalar getirilmesi grup muafiyetinden yararlanamamaktadır. Diğer bir
ifade ile bir bayinin müşterileri, sağlayıcı tarafından kendisine veya başka bir bayiye
tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna aktif satış
yapabilecektir.
(94) Sonuç olarak, yukarıda yer verilen ve pasif satışların engellenmesine yol açabilecek
nitelikte bulunan yerinde inceleme belgeleri, yönetim kurulu kararları ve satış talimatları
dikkate alınarak ÇAYKUR’a, pasif satışların engellenmesi olarak değerlendirilebilecek
uygulamalarına/kararlarına son vermesi, yeni talimatlarını pasif satış yasağına mahal
vermeyecek şekilde düzenlemesi, çay kutularını kaşeleme gibi uygulamalara son
vermesi yönünde 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş
bildirilmesinin uygun olacağına karar verilmiştir.
I.6.1.3. Rekabet Yasağı ve Bunun Süresine İlişkin Değerlendirme
(95) Güncel bayilik sözleşmesinde rekabet yasağı, “Özel Firma Ürünleri ve Yabancı Menşeli
Ürünleri Satmama” başlığı altında 8. maddede şu şekilde düzenlenmiştir:
“Bayi, ÇAY-KUR ürünü dışında, ÇAY-KUR ürünlerine muadil özel firma ya da
yabancı menşeli ürünleri satamaz. Ayrıca bayi ve/veya ortakları, ÇAY-KUR
ürünlerine muadil yabancı menşeli ürün ve özel sektör ürünlerini satan diğer firma
ve şirketlerle de ortaklık yapamaz veya ortak alamaz. Bölgesinde satılan ÇAY-KUR
ürünlerinin taklidine yönelik kaçak, sahte ve benzeri ürünlerle mücadele eder ve
bunlardan dolayı ÇAY-KUR tarafında yer alır.
ÇAY-KUR ürünlerine muadil özel firma ürünü ya da yabancı menşeli ürün satan
bayilerin sözleşmeleri hiç bir ihtara gerek kalmaksızın fesh edilir.”
(96) Bu maddede yer alan rekabet yasakları sözleşmenin diğer bir maddesinde yer alan
düzenlemeyle güçlendirilmiştir. Şöyle ki ÇAYKUR tarafından 2019 yılında imzalanan
güncel bayilik sözleşmesinde yine 7 numaralı madde altında yer alan bölge ihlali
düzenlemesi şu şekildedir: “Bayinin bölge olarak kendisine verilen yer dışında ÇAY-
KUR ürünlerine muadil ürün satışı ve dağıtımı için müşteri arama, şube açma,
dağıtım deposu kurma gibi faaliyetlerde bulunması bölge ihlali sayılır.”
(97) Bu maddenin lafzı ile düzenleniş amacının birbirine uymadığı görülmektedir. Kurula
muafiyet için sunulan maddenin halinin, bölge ihlali hususunda gerçek maksadı
yansıttığını; ancak daha sonra lafızda bir kısım değişiklikler yapıldığı görülmektedir.
(98) Bayiye getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi büyük önem taşımaktadır.
Süresi beş yıldan uzun olan rekabet etmeme yükümlülüğü grup muafiyetinden
yararlanamamaktadır. Kurulun ilgili anlaşmaya muafiyet verdiği kararda o dönem için
%40 pazar payı eşiği olmadığı için anlaşma ilk aşamada 2002/2 sayılı Tebliğ hükümlerine
göre değerlendirilmiştir. İncelenen sözleşmenin süresi de 16. maddede şu şekilde
düzenlenmiştir:
“Sözleşmenin süresi 3 (üç) yıl olup, üçüncü yılın bitimine 1 (bir) ay kala bayinin
sözleşmeyi yenileyeceğini bildirmesi halinde, Çaykur’un da yazılı kabulü ile
sözleşme 1 (bir) yıl daha uzar ve bundan sonra aynı şekilde yenileme ile yıllık olarak
devam eder.”
(99) Maddede görüldüğü gibi sözleşme süresi ilk planda üç yıl için öngörülmüş olup,
sözleşmede otomatik yenileme söz konusu olmamaktadır. Ancak ÇAYKUR tarafından
19-40/645-272
29/38
2019 yılında yapılan güncel bayilik sözleşmelerinde “Sözleşmenin Süresi” başlıklı 16.
madde değiştirilerek aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
“Sözleşmenin süresi, 3 (üç) yıl olup, üçüncü yılın bitimine 1 (bir) ay kala tarafların
sözleşmeyi yenilemeyeceğini yazılı olarak bildirmemesi halinde, sözleşme 1 (bir)
yıl daha uzar ve bundan sonra aynı şekilde yenileme ile yıllık olarak devam eder.”
(100) Sözleşmenin güncel halinde yine sözleşmenin süresi ilk planda üç yıl olarak öngörülmüş;
ancak bu defa yenilenmeyeceğinin bildirilmemesi halinde sözleşmenin otomatik olarak
uzayacağına yönelik düzenleme yapılmıştır. Sözleşme bu haliyle muafiyet verilen
halinden farklılaşmış ve belirsiz süreli bir hal almıştır. Kurulun bu konudaki yaklaşımı;
şayet bayie getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi belirsiz ise sözleşmenin
grup muafiyetinden yararlanılamayacağına yöneliktir.
(101) Konuya bireysel muafiyet açısından yaklaşıldığında kuru çay dağıtım faaliyetlerinde beş
yıldan uzun ya da belirsiz süreli rekabet yasakları rekabetin gereğinden fazla
sınırlanması hali oluşturacağından, bu tür bir kısıt içeren bir dikey anlaşma 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan bireysel muafiyet
koşulunu sağlamayacaktır. Dolayısıyla bu tür bir dağıtım anlaşmasına bireysel muafiyet
tanınmasının mevcut durumda mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
(102) Nihai tahlilde, ÇAYKUR ile yetkili satıcıları arasındaki ticari ilişkileri düzenleyen
sözleşmeler bireysel muafiyet aldığı halinden farklılaşmış olduğundan, yukarıda sayılan
maddelerin düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
I.6.2. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
(103) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek iddialar, ÇAYKUR’un
maliyet altı fiyatlama yapmak ve birlikte ürün satışı yapmak suretiyle çay piyasasındaki
hakim durumunu kötüye kullandığı iddialarıdır.
I.6.2.1. ÇAYKUR’un Hakim Durumda Olup Olmadığına Yönelik Değerlendirme
(104) 4054 sayılı Kanun’da hakim durum, belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla
teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve
dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü olarak tanımlanmıştır.
Dosya bakımından, ÇAYKUR’un hakim durumda olup olmadığının tespiti için öncelikle
ilgili pazarın yapısı ve bu pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar konumlarına
bakmak gerekmektedir. Daha önce de belirtildiği üzere ÇAYKUR, Türkiye çay
piyasasında piyasaya yön veren konumundadır. Bu durum teşebbüs yetkilileri ile yapılan
görüşmede; “ … Çaykur sektörde üretimden dağıtıma her aşamada dengeleyici görevi
görmektedir. Çaykur’un olmadığı durumda sektörün büyük zarar göreceği
düşünülmektedir. Bu haliyle Çaykur piyasa regülatörü gibi işlev görmektedir…” şeklinde
ifade edilmiştir.
(105) 1984 yılına değin bir kamu tekeli olarak faaliyet gösteren ÇAYKUR, mevcut durumda da
pazarın en büyük aktörüdür. ÇAYKUR, günlük (…..) ton işleme, yılda ise toplam 90 gün
çalışılarak (…..) ton çay işleme kapasitesine sahiptir. ÇAYKUR’dan sonra gelen rakipler
olan irili ufaklı 20 civarında teşebbüsün de, yaklaşık bir bu kadarlık kapasitesi olduğu
ifade edilmiştir. Nitekim kapasite verilerine ilişkin aşağıdaki tablodan görüldüğü üzere
toplam kapasitesinin yarısından fazlasının ÇAYKUR tarafından sahip olunduğu
görülmektedir.
19-40/645-272
30/38
Tablo 3: 2019 Yılı İtibarıyla Teşebbüslerin Çay İşleme ve Paketleme Kapasiteleri17
Unvan
Yaş Çay İşleme Kapasitesi Çay Paketleme Kapasitesi
Günlük (Ton) Yıllık (Ton) Yıllık PP (%) Günlük (Ton) Yıllık (Ton) Yıllık PP (%)
ÇAYKUR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞUŞ ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OFÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
UNILEVER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OKUMUŞ ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞADAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden Elde Edilen Bilgiler Çerçevesinde Yapılan Hesaplamalar
(106) Tablo 3’ten görüldüğü üzere, ÇAYKUR Türkiye’deki yaş çay işleme kapasitesinin (…..)
fazlasına sahiptir. ÇAYKUR’un, yaş çay işleme kapasitesi en yakın rakibi DOĞUŞ ÇAY’ın
yaş çay işleme kapasitesinin (…..) fazladır. Benzer bir durum çay paketleme
kapasitelerinde de görülmektedir. ÇAYKUR, çay paketleme kapasitesi bakımından
DOĞUŞ ÇAY ve UNILEVER’den altı kat fazla kapasiteye sahiptir.
(107) ÇAYKUR’un toplam pazarın %(…..)’ına tekabül eden yaş çay işleme ve çay paketleme
kapasitesi; yaş çay alımlarında ve satılan nihai ürünlerde de kendini göstermektedir.
Tablo 4’te teşebbüslerin yaş çay alım miktarları yer almaktadır:
(108) Yukarıdaki tablo incelendiğinde, ÇAYKUR’un yaş çay alım fiyatlarının rakiplerinden daha
yüksek olmasına karşın, rakiplerine oranla daha fazla yaş çay alımı gerçekleştirdiği
görülmektedir. Nitekim 2019 yılının ilk altı ayına bakıldığında, ÇAYKUR en yakın rakibinin
alımından yaklaşık (…..) kat fazla yaş çay almıştır.
17 Dosya kapsamında, gerek yaş çay işleme kapasitesi, gerekse de pazara ilişkin diğer verilere yönelik
olarak, ÇAYKUR’a rakip olan 20 teşebbüsten bilgi talep edilmiş ancak bu teşebbüslerin 17 tanesinden bilgi
elde edilmiştir.
Tablo 4 :Teşebbüslerin Yaş Çay Alımları (2017-2019 İlk Altı Ay)
Unvan
2017 2018 2019 İlk Altı Ay
Miktar
(Ton)
PP
(%)
Ortalama
Alım
Fiyatı
Miktar
(Ton)
PP
(%)
Ortalama
Alım Fiyatı
Miktar
(Ton)
PP
(%)
Ortalama
Alım Fiyatı
ÇAYKUR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞUŞ ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OFÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
UNILEVER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OKUMUŞ
ÇAY
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ÖZGÜR ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KARALİ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden Elde Edilen Bilgiler Çerçevesinde Yapılan Hesaplamalar
19-40/645-272
31/38
Tablo 5: Teşebbüslerin Siyah Çay Satışları (2017-2019 İlk Altı Ay)
Unvan
2017 2018 2019 İlk Altı Ay
Satış
Miktarı (Kg)
PP (%)
Satış
Miktarı (Kg)
PP (%)
Satış
Miktarı (Kg)
PP (%)
ÇAYKUR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞUŞ ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OFÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KARALİ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OKUMUŞ ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
UNILEVER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ÖZGÜR ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞADAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden Elde Edilen Bilgiler Çerçevesinde Yapılan Hesaplamalar
(109) Tablo 5’te ise, teşebbüslerin siyah çay satışları yer almaktadır. ÇAYKUR, siyah çay
satışlarında istikrarlı şekilde rakiplerinden üstün durumdadır. ÇAYKUR’un siyah çayda
en büyük rakibi olan DOĞUŞ ÇAY, 2017 yılında satışını yaptığı siyah çay miktarına 2019
yılının (…..) ulaşmayı başarmıştır. Buna karşın ÇAYKUR, siyah çay satışında DOĞUŞ
ÇAY’dan (…..) fazla satış miktarına ulaşmıştır.
(110) ÇAYKUR ile yapılan görüşmede; “… Çaykur piyasada hakim durumdadır, pazar payları
itibariyle dökme çay grubunda %(…..) ve genel grupta ise %(…..) pazar payına sahiptir.
Çaykur pazar payını %(…..)’lara da çıkarabilir ancak sosyal sorumlukları bulunduğu için
piyasadaki faaliyetlerini bir denge içinde yürütmeye çalışmaktadır...” ifadelerine yer
verilmiştir. Bu ifadede geçen ‘denge’ ibaresinin, ÇAYKUR’un pazarın tamamını domine
etmek istemediğine ve pazarda özel sektör firmalarına da faaliyet gösterecekleri bir
alanın bırakıldığına işaret ettiği değerlendirilmektedir.
(111) Hakim durum tespitlerinde tekil ve göreli pazar paylarından sonra değerlendirilen ikinci
ana unsur pazara giriş engellerinin olup olmadığı ya da yeni girişlerin zorluk ya da kolaylık
durumudur. Bu hususa ilişkin olarak ÇAYKUR yetkilileri tarafından; “… Pazara yeni bir
girişin olması zor, yeni giren bir firmanın da tutunabilmesi zor, pazara yeni giren bir firma
mevcut pazardan pay almaya çalışacaktır veya tüketim alışkanlıklarının değişmesi
gerekmektedir bu da kolay değildir. Çünkü pazarın büyüklüğünde yıllar itibariyle bir
değişme olmamaktadır. Yeni girişlerin olması Çaykur’a çok zarar vermez....” denilmiştir.
Özetle giriş engellerine pazar payı elde edilmesi açısından yaklaşılmış ve gerek mevcut
teşebbüslerden pazar payı kapılamayacağı gerekse de pazarın olgunlaşmış olması ve
büyümesinin yeni girişleri cezbetmekten uzak olması sebebiyle yeni girişlerin pek
mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
(112) Pazar payı elde edilebilecek olsa bile yaş çayın işlenerek kuru çay elde edilme süreci ve
buna ilişkin işleme kapasitelerinin kurulup devreye alınması sermaye yoğun bir nitelik arz
etmektedir. Pazara giriş için gerekli bir diğer unsur ise hammadde temininde ihtiyaç
duyulan sermayedir. Pazarda faal işletmelerin bile hammadde alımında gerekli sermaye
konusunda zorlandıkları anlaşılmaktadır18.
(113) Gerekli finansman kaynaklarının temin edildiği durumda bile diğer bir giriş engeli
18 ÇAYKUR tarafından yaş çay alımı yapmak için zaman zaman sermaye ve finansman ihtiyacına girildiği,
bunun için büyük finansman maliyetlerine katlanıldığı yerinde inceleme belgelerinden anlaşılmaktadır. Rize
Ticaret Borsası ile yapılan görüşmeye ilişkin tutanakta değinilen Çay Sektör Raporu’nda “Finansal
Sorunlar: Çay sektörü Çaykur dahil müstahsil ödemelerini nakit veya bir sonraki ay olarak gerçekleştirmek
için sürekli finansal İhtiyacını bankalardan faizle kredi olarak almaktadır. 2018 yılı verilerine göre sadece
faize giden rakam 700 milyon TL'nin üzerindedir. Bu miktar kesinlikle halkımızdan çıkan bir rakamdır. Bu
paranın ilimize kazandırılması gerekiyor.” ifadeleri yer almaktadır.
19-40/645-272
32/38
çıkmaktadır: çay ekim alanlarının kısıtlı olması ve çay ekiminin ruhsata bağlı bir faaliyet
olması. Söz konusu kısıt nedeniyle ülkenin senelik üretebileceği yaş çay miktarı da
belirlidir. Bu miktar bir yıldan diğer yıla çok büyük bir değişiklik arz etmemektedir ve
üretilen yaş çayın satımında üreticilerin ilk tercihi ÇAYKUR olmaktadır. ÇAYKUR’un
almadığı çayı özel sektör işletmeleri alıp işleyebilmektedir. Dolayısıyla pazara yeni
girecek işletmeler için hammadde tedariki de, girişleri engelleyebilecek bir unsur olarak
değerlendirilmektedir. Dolayısıyla ilgili pazarda potansiyel rekabetin ihmal edilebilir
düzeyde olduğunu belirtmek mümkündür.
(114) Ürün satışlarındaki pazar payı, çay işleme kapasitesinin yüksekliği ve pazara giriş
engellerinin varlığı yanında ÇAYKUR markasının ÇAYKUR’a sağladığı güç önemli
oranda yüksektir. Teşebbüs yetkilileri ile yapılan görüşmede; “…Çaykur güçlü bir
markadır. Yapılan tüketici anketlerinde Çaykur ürünlerinin bilinirliğinin yüksek olduğu,
güvenilirlik, marka algısı gibi değişkenler üzerinde Çaykur’un güçlü olduğu
görülmektedir…” denilmiştir. Gerek perakendeciler nezdinde gerekse de tüketiciler
nezdinde ÇAYKUR markalarına olan sadakat çok yüksektir19. Bu nedenle perakende
satış noktaları ve marketler, raflarında ÇAYKUR çaylarını bulundurmak zorunda
hissetmektedirler. Çay tiryakileri de alıştıkları ÇAYKUR markalarını bırakmak
istememektedirler. Dolayısıyla ÇAYKUR markasının gerek olumlu imajı gerekse
tüketiciler nezdindeki sadakati, ÇAYKUR işletmesine çok önemli bir avantaj
sağlamaktadır.
(115) Bunun yanında gerek yaş çay tedarikinde tüm üretim alanlarında alım noktalarının
bulunması, gerekse nihai kuru çayın pazara ulaştırılmasında ülke geneline yaygın bir
faaliyet sahasına nüfuz edebilmesi; yaygın bir dağıtım ağının olması; ürün portföyünün
geniş olması; bir kamu işletmesi olması sebebiyle zararlarının hazineden karşılanabiliyor
olması; finansman ihtiyaçlarının temininde daha az zorluk çekmesi gibi hususlar
ÇAYKUR’a ilgili pazarda yadsınamayacak bir ekonomik güç sağlamaktadır.
(116) Gerek yaş çay alım fiyatları açısından gerekse de kuru çay perakende fiyatları açısından
pazar, ÇAYKUR tarafından yönlendirilmektedir. Bu fiyatlar ÇAYKUR tarafından belirlenip
ilan edilmekte ve sektörün diğer işletmeleri de ÇAYKUR’un politikalarına göre kendilerini
ayarlamaktadır. ÇAYKUR’un fiyatları özel işletmeler tarafından takip edilmektedir.
ÇAYKUR ürünlerine zam yapmadıkça rakip işletmeler fiyat artışlarına
gidememektedirler.
(117) Bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, ÇAYKUR’un kuru çay pazarında hakim
durumda olduğu kanaatine varılmıştır.
I.6.2.2. Yıkıcı Fiyat İddiasına Yönelik Değerlendirme
(118) Dosya konusu iddialardan bir tanesi de ÇAYKUR’un Haziran 2017’den bu yana
ürünlerine zam yapmamış olması sonucu perakende fiyatlarının maliyetlerinin altında
kaldığıdır. ÇAYKUR‘dan alınan belgelerden, 2015 yılında Temmuz ve Ağustos’ta %(…..),
Aralık ayında ise %(…..) ile %(…..) arasında olmak üzere (…..) kere zam yaptığı, 2016
yılı Kasım ayında %(…..) oranında fiyat artırdığı, 2017 Haziran ayında bir kere zam
yaptığı20, 2018 yılında hiç zam yapmadığı, Haziran 2019’da %(…..) oranında zam yaptığı
anlaşılmaktadır.
(119) Aşağıda yer alan tabloda teşebbüslerin ağırlıklı ortalama fiyatları ve ağırlıklı ortalama
19 ÇAYKUR yetkililerinin araştırmalarına dayanarak sundukları beyanlar ile Lipton tarafından gönderilen
Millward Brown 2018 Marka Algısı Analizi.
20 Yetkililerle yapılan görüşmede 17.10.2017 tarihinde de siyah çaya %(…..) oranında zam yapıldığı, ancak
bu zammın hükümet kararı ile geri alınmak zorunda kalındığı ifade edilmiştir.
19-40/645-272
33/38
maliyetleri yer almaktadır.
Tablo 6: Teşebbüslerin Ağırlıklı Ortalama Fiyatları ve Ağırlıklı Ortalama Maliyetleri (TL)
Unvan
2017 2018 2019 İlk Altı Ay
Ağırlıklı
Ortalama
Fiyat
Ağırlıklı
Ortalama
Maliyet
Ağırlıklı
Ortalama
Fiyat
Ağırlıklı
Ortalama
Maliyet
Ağırlıklı
Ortalama
Fiyat
Ağırlıklı
Ortalama
Maliyet
ÇAYKUR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞUŞ ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)21
OFÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KARALİ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
OKUMUŞ ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
UNILEVER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ÖZGÜR ÇAY (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DOĞADAN (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden Elde Edilen Bilgiler Çerçevesinde Yapılan Hesaplamalar
(120) Tabloda yer alan rakamlara göre, ÇAYKUR’un 2018 ve 2019’un ilk altı ayında ortalama
fiyatları ortalama maliyetlerinin altındadır. ÇAYKUR’un 2017 ve 2018 mali yıllarına ait
gelir tablosu kalemleri incelendiğinde de bu yılların operasyonel zararla kapatıldığı
görülmektedir. Bu durumda ÇAYKUR’un zararına fiyatlarla ürün satışı yaptığı
anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamında ÇAYKUR’da yapılan yerinde incelemede,
ÇAYKUR’un maliyetinin altında satış yapmak suretiyle diğer teşebbüsleri pazar dışına
itme niyetini gösteren herhangi bir belgeye ulaşılamamıştır. Öte yandan sektörde faaliyet
gösteren rakip firmaların karlılıkları incelenmiştir. ÇAYKUR’a rakip olan 17 teşebbüsün
göndermiş olduğu 2017 ve 2018 yıllarına ait gelir tabloları incelendiğinde bu
teşebbüslerden (…..)’ın 2018 yılında zarar ettikleri görülmüştür. Bu zararların
sebeplerine bakıldığında ise (…..)’da faaliyet zararı oluştuğu tespit edilmiştir. Diğer
teşebbüslerdeki zararın ise ana faaliyet konusundan değil kambiyo zararı ile yükselen
finansman giderleri sebebiyle oluştuğu anlaşılmaktadır22.
(121) Tablo incelendiğinde ÇAYKUR’un 2018 ve 2019 yıllarında üretim maliyetlerinin altında
fiyatlardan satış yaptığı anlaşılmaktadır. Ancak diğer teşebbüslerin tamamının çay üretim
maliyetlerinin tüm yıllarda kendi satış fiyatları ile ÇAYKUR’un üretim maliyetinin altında
kaldığı görülmektedir. Tablo 4’te yer alan yaş çay alımlarına bakıldığında ise özel
sektörün yaş çay alım fiyatının her dönemde ÇAYKUR’un alım fiyatının altında
kalmasından dolayı özel sektörün hammadde açısından ÇAYKUR’a kıyasla önemli bir
maliyet avantajına sahip olduğu söylenebilmektedir. Yıkıcı fiyatlama eyleminin
gerçekleştiği piyasalarda bu davranışı sergileyen hakim durumdaki teşebbüsün pazar
payının artması, rakip teşebbüslerin pazar paylarının ise düşmesi beklenmektedir. Ancak
en büyük rakip konumundaki DOĞUŞ ÇAY ile ÇAYKUR’un pazar payı verilerine
bakıldığında, DOĞUŞ ÇAY’ın pazar payı 2017’den günümüze artış gösterirken
ÇAYKUR’un pazar payı azalmaktadır23. Dolayısıyla ÇAYKUR’un yıkıcı fiyatlama yaparak
rakiplerini piyasadan dışladığı veya faaliyetlerini zorlaştırdığı yönünde bir değerlendirme
yapılamamaktadır.
(122) İDT niteliğindeki ÇAYKUR, sermayesi kamuya ait olan ve piyasada etkinlik, verimlilik ve
karlılık gibi piyasa ilkelerine göre hareket eden ekonomik bir teşebbüstür. ÇAYKUR,
21 Teşebbüs tarafından ilgili dönemin maliyet verisinin henüz hesaplanmadığı belirtilmiştir.
22 (…..).
23 (…..).
19-40/645-272
34/38
dayandığı mevzuata göre normal koşullarda fiyatlama davranışını kendisi
belirlemektedir. 233 sayılı KHK’da “Yönetim Kurulu, teşebbüsün en yüksek seviyede
yetkili ve sorumlu karar organıdır.” denilmektedir. Aynı KHK’nın “Teşebbüslerin
uygulayacakları fiyatlar ve görev zararı uygulaması” başlıklı 35. maddesinde;
“1. Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklar, işletmelerinde mal ve hizmet fiyatlarını
tespitte serbesttirler.
2. Cumhurbaşkanı; teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkları faaliyet alanlarıyla ilgili
olarak görevlendirebilir veya mal ve hizmetlerin fiyatlarını tespit edebilir.
3. İkinci fıkra çerçevesinde Cumhurbaşkanınca teşebbüs, müessese ve bağlı
ortaklıkların mal ve hizmetlerin fiyatlarının satış fiyatının altında tespit edilmesi
veya teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklara faaliyet alanları ile ilgili olarak görev
verilmesi hâlinde söz konusu görevler ile ilgili bu kuruluşlara ödenecek
görevlendirme bedeli Hazine Müsteşarlığı bütçesine konulacak ödenekle
karşılanır.”
Yine aynı KHK’nın “Kamu iktisadi kuruluşlarına ait mali hükümler” başlıklı 37.
maddesinde ise;
“1. Kuruluşlara ait uzun vadeli veya yıllık genel yatırım ve finansman programlarının
hazırlanmasında; kuruluşların finansman imkanları ve yatırım kapasiteleri yanında
ülke ihtiyaçları, plan, program, hedef ve tercihleri göz önüne alınır.
2. Kuruluşlara ait fiyat ve tarifelere sosyal faydayı artırmak amacı ile Koordinasyon
Kurulunca müdahale edilebilir.”
denilmektedir24. İDT’lerin ürettikleri mal ve veya hizmetlerin fiyatları yetkili karar organı
olan yönetim kurullarınca prensip olarak serbestçe belirlenebilmektedir. Ancak gerek
görüldüğü durumlarda Cumhurbaşkanı ya da belirleyeceği bakanlık tarafından fiyat
tespiti yapılabilmektedir. ÇAYKUR özelinde ise 2017 Ekim ayında alınan %20 fiyat
zammı kararı ilgili KHK hükmüne istinaden iptal edilerek mevcut fiyat düzeyinde kalması
hükümet tarafından kararlaştırılmıştır25.
(123) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ÇAYKUR’un incelenen dönemde fiyatlama
politikasının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında yıkıcı fiyatlama olarak
nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
I.6.2.3. Birlikte Ürün Satışı İddiasına Yönelik Değerlendirme
(124) Dosya konusunu oluşturan hususlardan birlikte ürün satışına yönelik iddia, ÇAYKUR’un
dökme çayı kullanarak bayileri DİDİ markasını da satmaya zorlamasıdır. Kanun’un 6.
maddesi kapsamında birlikte ürün satışına yönelik bir eylemin kötüye kullanma olarak
değerlendirilebilmesi için;
i. Bağlayan ürün pazarında hakim durumun varlığı,
24 Buradaki Koordinasyon Kurulu sonrasında "Yüksek Planlama Kurulu" olarak değiştirilmiş, olup
sonrasında bu kurulun görev ve yetkileri Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu, Cumhurbaşkanlığı
Politika Kurulları, Cumhurbaşkanı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili bakana devredilmiştir.
25
19-40/645-272
35/38
ii. İki ayrı ve ayrıştırılabilir ürünün mevcudiyeti,
iii. Müşterinin bağlayan ürünü alabilmesi için bağlı ürünü de almaya zorlanması,
iv. Bağlı ürün pazarının rakiplere kapatılması,
v. Bağlamanın haklı gerekçelerinin bulunmaması
şartlarının birlikte sağlanması gerekmektedir.
(125) Birlikte ürün satışının kötüye kullanma olabilmesi için sayılan bu beş şarttan ilk ikisinin
bu inceleme kapsamında mevcut olduğu değerlendirilmektedir. Şöyle ki siyah dökme çay
bağlayan ürün, Didi buzlu çay ise bağlı üründür ve ÇAYKUR siyah çay pazarında hakim
durumdadır. Üçüncü şart için, bağlayan ürün ile ilgili sözleşmenin yapılmaması tehdidi ile
bağlı ürün satışının gerçekleştirilmesi; yani bir nevi alıcının her iki ürünü satın almaya
zorlanması gerekmektedir.
(126) Birlikte ürün satışlarının sözleşmesel ve ürün arzını reddetmenin bir çeşidi olarak
uygulanması mümkündür. Sözleşmesel birlikte ürün satışında bir bağlayan ürün
müşterisi, bağlı ürünü de almak hususunda sözleşmesel yükümlülük altına girmelidir.
İkinci durumda ise bağlı ürün alınmaz ise bağlayan ürün arzının reddi söz konusu
olmaktadır. Öncelikle ÇAYKUR eylemlerinde hakim durumda olunan kuru çay ürünlerinin
arzında bir arzın reddi durumu söz konusu değildir. İlgili dağıtım sözleşmeleri
incelendiğinde ise “İşin Kapsamı ve Niteliği” başlıklı ikinci maddede; “Bayi, ÇAY-KUR
ürünlerini, iş bu sözleşme hükümlerine göre satmakla mükelleftir.” denilmektedir. Bu
hüküm çerçevesinde ÇAYKUR tarafından bayilerin kuru çay dağıtımı ile birlikte buzlu
çayın da dağıtımını yapmaları bir yükümlülük olarak getirilmektedir.
(127) Birlikte ürün satışlarında rekabet açısından temel mesele, eş düzeyde etkin ve verimli
çalışan rakiplere pazarın kapatılıp kapatılmamasıdır. Buzlu çay olarak bilinen pazara göz
atıldığında temelde üç markanın faal olduğu görülmektedir. Bunlar, UNILEVER
tarafından pazarlanan LİPTON ICE-TEA, ÇAYKUR tarafından pazarlanan DİDİ Soğuk
Çay ve üçüncü olarak da COCA COLA tarafından pazarlanan FUSE-TEA’dir. Aşağıdaki
tabloda ana oyuncuların pazar payları görülmektedir.
Tablo 7: Soğuk Çay Pazarındaki Ana Oyuncuların Yıllar İtibariyle Pazar Payları
2016 2017
Ciro Payı (%) Hacim Payı (%) Ciro Payı (%) Hacim Payı (%)
PBG LIPTON (…..) (…..) (…..) (…..)
DİDİ (…..) (…..) (…..) (…..)
FUSE-TEA (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0
2018 2019
Ciro Payı (%) Hacim Payı (%) Ciro Payı (%) Hacim Payı (%)
PBG LIPTON (…..) (…..) (…..) (…..)
DİDİ (…..) (…..) (…..) (…..)
FUSE-TEA (…..) (…..) (…..) (…..)
DİĞER (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0
Kaynak: Teşebbüslerden Elde Edilen Bilgiler Çerçevesinde Yapılan Hesaplamalar
(128) ÇAYKUR tarafından çay dağıtım bayilerine buzlu çay satışlarının da yapılması yönünde
açık bir zorlama olduğunu söylemek mümkün olmasa da buzlu çay satış ve dağıtımının
aynı bayiler tarafından yapılması istenilmektedir. Bayilere çoklu ürün indirimleri
uygulanılarak daha geniş ürün gamının nihai satış noktalarında bulundurulması teşvik
edilmektedir.
19-40/645-272
36/38
(129) Hakim Durum Kılavuzu’nda 5.4. Münhasırlık/Tek Marka Anlaşmaları başlığı altında
münhasır anlaşmalardan kaynaklanan (muhtemel) rekabet karşıtı piyasa kapama
etkisinin belirlenmesinde hâkim durumdaki teşebbüsün ve rakiplerinin konumu ve
incelenen davranışın süresine ek olarak “ticaretin seviyesi” kriterinin de incelendiği
görülmektedir. Münhasırlık uygulanan ticaretin seviyesine ilişkin olarak Hakim Durum
Kılavuzu’nda yer alan “Ticaretin seviyesi: Hâkim durumdaki bir sağlayıcının perakende
seviyedeki bir alıcıya yönelik olarak münhasırlık düzenlemesi getirmesi, alıcının toptancı
seviyede faaliyet gösterdiği duruma göre daha fazla rekabet karşıtı piyasa kapama etkisi
yaratabilir. Diğer bir deyişle münhasırlığın uygulandığı ticaretin seviyesi son kullanıcıya
ne kadar yakınsa ilgili pazarın mevcut veya potansiyel rakiplere kapanması olasılığı o
kadar fazla olmaktadır.” ifadelerinden ÇAYKUR tarafından bayilere uygulanan
münhasırlık ve birlikte satış sisteminin pazarı kapama ihtimalinin, son kullanıcıya ulaşana
kadar arada toptancı-süpermarket gibi seviyelerin bulunması sebebiyle daha düşük
olduğu anlaşılmaktadır.
(130) Nitekim buzlu çay pazarına hızlı giriş yapan Didi markasının, yukarıda yer alan pazar
payı tablosundan görüldüğü üzere, pazar payının bazı yıllarda gerilediği, ek olarak
pazarda güçlü rakiplerin bulunduğu ve bu pazarın rakiplere kapanmaktan çok uzak
olduğu anlaşılmaktadır.
(131) ÇAYKUR bayilerinin münhasır ve rekabet yasağı bulunan bayiler olduğu ve Türkiye’de
soğuk çay pazarına yeni girmek isteyen teşebbüslerin kendi dağıtıcılarını bulmasının bir
giriş engeli oluşturmadığı dikkate alındığında ÇAYKUR tarafından birlikte ürün satışı
yapılmasının pazarı kapatıcı etkisinin ihmal edilebilir düzeyde olduğu
değerlendirilmektedir.
(132) Haklı gerekçe bağlamında konu ele alındığında ise birden çok ürün üreten bir
teşebbüsün, ürettiği her bir ürün için, özellikle de ürünler birbirleriyle alakalı ise farklı
dağıtım ağı kurmasının ticari teamüllere ve dağıtım etkinliğine uygun bir davranış
olmadığı belirtilmelidir. ÇAYKUR tarafından ürün portföyünün ilgili coğrafi bölgelerde tek
bir bayi tarafından dağıtılmasının temel amacının da dağıtım etkinliğinin ve kapsam
ekonomisinin sağlanarak daha düşük maliyetle dağıtım yapılması ve daha uygun
fiyatlarla nihai tüketicilere ürün tedarik edilmesi olduğu anlaşılmaktadır. ÇAYKUR
tarafından kullanılan bayilik sisteminde tüm ürünlerinin/ürün gamının bu bayiler kanalıyla
satılmak istenmesi etkinlik oluşturulması bakımından makul kabul edilmektedir. Genel
kabul gören ekonomik teori ve yaygın ticari uygulamalar çerçevesinde bu eylemlerin,
kabul edilebilir haklı gerekçelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ÇAYKUR’un
siyah kuru çay satışı yapan bayilerinin soğuk çay dağıtımını da yapmasına yönelik
politikalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal teşkil etmediği
sonucuna ulaşılmıştır.
I.6.3. Genel Değerlendirme
(133) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ÇAYKUR’un bayilerle olan ilişkisinde
bayinin müşterilerine satacağı fiyatları tavsiye ettiği, bayilerin tavsiye fiyatlardan yüksek
düzeylerde indirim yapabilme olanaklarının bulunduğu anlaşılmıştır. Öte yandan
ÇAYKUR’un tedarikçilerle imzalamış olduğu sözleşme örnekleri incelenmiş, sözleşmeler
kapsamında fiyatlara ilişkin bir düzenleme veya fiyatlara uymama durumunda bir
yaptırımın hükme bağlanmamış olduğu görülmüş, yerinde incelemede elde edilen
belgelerde de herhangi bir yaptırıma yönelik bir bulguya rastlanmamıştır.
(134) Öte yandan, dosya kapsamında elde edilen verilerden; pasif satışların engellenmesi
olarak değerlendirilebilecek ve ayrıca 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre,
alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin
19-40/645-272
37/38
alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsayan kısıtlamalar getirilmesi olarak
nitelendirilebilecek eylemlere son verilmesi gerekmektedir. İlgili bölümde yer verilen ve
pasif satışların engellenmesine yol açabilecek nitelikteki yerinde inceleme belgeleri,
yönetim kurulu kararları ve satış talimatları dikkate alınarak ÇAYKUR’a, pasif satışların
engellenmesi olarak değerlendirilebilecek uygulamalarına/kararlarına son vermesi, yeni
talimatlarını pasif satış yasağına mahal vermeyecek şekilde düzenlemesi, çay kolilerinin
bayi adıyla kaşelenmesi gibi uygulamaları sonlandırması yönünde 4054 sayılı Kanun’un
9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
(135) ÇAYKUR’un maliyetinin altında siyah çay satışı gerçekleştirdiği iddiası bakımından ise
incelenen dönemdeki fiyatlama davranışının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında bir yıkıcı fiyatlama olarak değerlendirilemeyeceği neticesine varılmıştır.
(136) Son olarak, ÇAYKUR ile bayileri arasındaki Bayilik ve EDT Bayilik Sözleşmelerinden;
Perakende Bayilik Sözleşmesi’nde yer alan sözleşme süresini belirsiz süreli hale
getiren hükmün,
EDT Bayilik Sözleşmesi’nde yer alan bayinin toptancılara satış yapamayacağı
şeklindeki hükümlerin yeniden düzenlenmesi gerektiği
kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(137) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
2. Bununla birlikte; pasif satışların engellenmesi olarak değerlendirilebilecek
uygulamalardan kaçınması, Perakende Bayilik Sözleşmesi’nin 16. maddesinde
geçen sözleşme süresinin ve EDT Bayilik Sözleşmesi’nin 3. maddesinin (d)
bendinde EDT Bayilerine getirilen toptancılara satış kısıtlamasının yeniden
düzenlenmesi gerektiğinin, aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
hakkında işlem başlatılacağının, aynı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bildirilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy