Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-114 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 20-06/67-36
Karar Tarihi : 23.01.2020
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER: Dr. Bülent GÖKDEMİR, Mesut MORGÜL,
Muhammet Murat KARAKAYA
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - NetGSM İletişim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Fatma Refia BALABAN
ATB İş Merkezi No: 194 Macunköy, Yenimahalle/Ankara
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Didem KALAYCIOĞLU BİROL
Aydınevler Mah. İnönü Cad. No:20/36 Küçükyalı Ofispark
Maltepe/İstanbul
- Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.
Temsilcisi: Av. Prof. Dr. İ. Yılmaz ASLAN, Av. Orhan ÜNAL
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza 38/8 Balmumcu Beşiktaş
İstanbul
E. DOSYA KONUSU: NetGSM İletişim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nin Turkcell
İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.’den çağrı
sonlandırma hizmeti alamadığı iddiasına ilişkin olarak alınan 12.11.2014 tarih
ve 14-45/816-368 sayılı Kurul kararının Ankara 11. İdare Mahkemesinin
22.02.2018 tarih ve E: 2015/477, K: 2018/366 sayılı kararıyla iptal edilmesi
üzerine dosyanın yeniden değerlendirilmesi.
(1) F. İDDİALARIN ÖZETİ: NetGSM İletişim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş. (NETGSM)1
tarafından yapılan başvurularda özetle,
- Bilgi Teknolojieri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından NETGSM’e işletmeci
lisansı verildiği, 24.06.2009 tarihinde Referans Arabağlantı Teklifi (RAT)
çerçevesinde çağrı sonlandırma hizmeti almak için Vodafone Telekomünikasyon
A.Ş.’den (VODAFONE) talepte bulunulduğu, VODAFONE’un BTK tarafından
etkin piyasa gücüne sahip işletmeci (EPG) ilan edildiği ve söz konusu hizmeti
sağlama yükümlülüğü altında olduğu, ancak VODAFONE’un talep yazılarına
cevap vermediği, bunun üzerine BTK nezdinde uzlaştırma sürecinin başlatıldığı,
- Uzlaştırma toplantısı öncesi anlaşmaya varıldığını söyleyen VODAFONE’un
uzlaştırma talebinin geri çekilmesini istediği, NETGSM’in uzlaştırma sürecine
1 Başvuru sırasında Net Ankara Telekomünikasyon Elektronik ve Bilgisayar Teknolojileri A.Ş. unvanını
kullanan teşebbüs 24.12.2010 tarihinde ticaret unvanını NetGSM İletişim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş.
olarak değiştirmiştir.
20-06/67-36
2/26
gerek kalmadığını BTK’ya bildirdiği fakat sözleşmenin imzalanmadığı, böylece
süreç uzatılarak NETGSM’in sektöre girişinin engellendiği,
- VODAFONE’un tüketicinin zararına kısa mesaj hizmeti (SMS) fiyatının
düşürülmesini kısıtlayacak şekilde satın alınan hizmetin belirli bir fiyatın altında
yeniden satılmasını sınırlayan şartlar getirdiği,
- VODAFONE’un toplu SMS hizmeti pazarındaki rekabeti engellemek amacıyla
NETGSM’in toplu SMS hizmeti vermesinden kaynaklanan çağrıların
sonlandırılması hizmetini RAT’ta belirtilen fiyatlardan vermediği,
- VODAFONE’un, NETGSM’in piyasaya girişini engellemek amacıyla teminat
miktarını 10.000 TL’den 10.000.000 TL’ye yükselttiği,
- NETGSM’in SMS çağrılarının sonlandırılması hizmetini talep etmesine rağmen
NETGSM’e bu hizmetle beraber ses çağrılarının da sonlandırılması hizmetinin
alması zorunluluğunun getirildiği,
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin (TURKCELL) BTK tarafından EPG ilan
edildiği, RAT çerçevesinde çağrı sonlandırma hizmeti alma talebinin serbest
müzakere adı altında mevzuata aykırı maddeler ileri sürülerek TURKCELL
tarafından sürüncemede bırakıldığı,
- Sanal mobil şebeke hizmetleri (SMŞH) kapsamında talep edilen SMS ve çağrı
sonlandırma hizmetine ilişkin sözleşme taslağının gönderilmediği,
- Sabit telefon hizmetleri (STH) kapsamında çağrı sonlandırma hizmetine ilişkin
gönderilen sözleşmenin birçok maddesinin BTK mevzuatına aykırı olduğu,
RAT’ta belirlenen fiyatların çok üzerinde fiyatların NETGSM’e teklif edildiği,
- Ayrıca TURKCELL’den öncelikle SMS sonlandırması hizmeti talep edildiği halde
ses çağrılarının da sonlandırılması hizmetinin alınmasının mecbur kılındığı,
böylece NETGSM’in piyasaya girerek TURKCELL ile rekabet etmesinin
engellendiği
iddia edilerek, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı
Kanun) kapsamında gereğinin yapılması talep edilmiştir.
(2) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 09.03.2010 tarih ve
2091, 2092, 2095 sayılar ile giren belgeler ile yapılan başvurular üzerine düzenlenen
09.06.2010 tarih ve 2010-2-114/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu 17.06.2010 tarihli
Rekabet Kurulu (Kurul) toplantısında görüşülerek; 10-44/768-251 sayı ile TURKCELL
ve VODAFONE hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.
(3) NETGSM tarafından anılan Kurul kararının yeniden değerlendirilmesi talebiyle İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında yapılan başvuru; başvuruda
ortaya konulan delil ve iddiaların ilk başvurudan farklı olmadığı gerekçesiyle Kurulun
16.09.2010 tarih ve 10-59/1199-M sayılı kararı ile reddedilmiştir.
(4) Bahse konu Kurul kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay 13.
Dairesinin 11.03.2014 tarih, E: 2010/4805, K: 2014/832 sayılı kararı ile Kurul
kararının iptaline hükmedilmiştir. Söz konusu iptal kararı üzerine alınan 07.08.2014
tarih ve 14-26/541-M sayılı Kurul kararı ile TURKCELL ve VODAFONE hakkında
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Önaraştırma sonucunda 12.11.2014 tarih
ve 14-45/816-368 sayılı kararıyla Kurul, TURKCELL ve VODAFONE’un sözleşme
yapmayı reddetme yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim
20-06/67-36
3/26
durumlarını kötüye kullanmadığına ve bu nedenle soruşturma açılmasına gerek
olmadığına karar vermiştir.
(5) Bahse konu Kurul kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda Ankara 11. İdare
Mahkemesi 22.02.2018 tarih, E: 2015/477, K: 2018/366 sayı ile Kurul kararının
iptaline karar vermiştir. Söz konusu iptal kararının gereğini yerine getirmek üzerine
31.05.2018 tarih ve 18-17/298-M sayılı Kurul kararı ile TURKCELL ve VODAFONE
hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(6) Önaraştırma döneminde başvuru konusuna ilişkin olarak, 5809 sayılı Elektronik
Haberleşme Kanunu’nun (EHK) 7. maddesinin, "Rekabet Kurulu, elektronik
haberleşme sektörüne ilişkin olarak yapacağı inceleme ve tetkiklerde, birleşme ve
devralmalara ilişkin olarak vereceği kararlar da dâhil olmak üzere elektronik
haberleşme sektörüne ilişkin olarak vereceği tüm kararlarda öncelikle Kurum'un
görüşünü ve Kurum'un yapmış olduğu düzenleyici işlemleri dikkate alır” şeklindeki
ikinci fıkrası uyarınca BTK’dan görüş talep edilmiştir. Anılan görüş 09.09.2014 tarih
ve 5152 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(7) 4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca, soruşturma kararı ve ileri sürülen
iddiaların türü ve niteliği hakkında bilgi, 08.06.2018 tarih ve 7421 sayılı yazı ile
TURKCELL’e, 08.06.2018 tarih ve 7423 sayılı yazı ile VODAFONE’a tebliğ edilerek
30 gün içinde ilk yazılı savunmalarının iletilmesi talep edilmiştir. TURKCELL’in ilk
yazılı savunması 11.07.2018 tarih ve 5112 sayı ile, VODAFONE’un ilk yazılı
savunması ise 12.07.2018 tarih ve 5116 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(8) 05.10.2018 tarihinde NETGSM ile görüşme yapılmış olup bu görüşmede talep edilen
bilgi ve belgeler 12.10.2018 tarih ve 7424 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal ettirilmiştir.
(9) Soruşturma heyetinin ek süre talebi üzerine Kurul 29.11.2018 tarihli ve 19-45/706-M
sayılı kararıyla soruşturma süresini altı ay uzatmıştır.
(10) İlgili soruşturma kapsamında 13.03.2019 tarihinde VODAFONE ile, 14.03.2019
tarihinde TURKCELL ile, 20.03.2019 tarihinde de NETGSM ile görüşme yapılmıştır.
İlgili görüşmelerde talep edilen bilgi ve belgeler TURKCELL tarafından 25.03.2019
tarih ve 2156 sayı ile, VODAFONE tarafından 02.04.2019 tarih ve 2366 sayı ile,
NETGSM tarafından ise 22.04.2019 tarih ve 2804 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
ettirilmiştir.
(11) NETGSM dışındaki diğer işletmecilerin de ilgili dönemde TURKCELL ve VODAFONE
ile benzer arabağlantı sorunları yaşayıp yaşamadığının tespiti amacıyla Compatel
Telekomünikasyon Hiz. Ltd. Şti. (COMPATEL), NAC Telekomünikasyon Sistemleri
Ltd. Şti. (NAC), Öztek Haberleşme Tic. San. Ltd. Şti. (ÖZTEK), Posta Güvercini
İletişim ve Bilişim Tic. Ltd. Şti.’den (POSTA GÜVERCİNİ), Mobil Servisleri ve
Çözümleri Ltd. Şti.’den (MOBİL SERVİSLERİ) bilgi talep edilmiş olup talep edilen
bilgi ve belgeler sırasıyla 08.04.2019 tarih ve 2498 sayı, 16.04.2019 tarih ve 2710
sayı, 02.04.2019 tarih ve 2380 sayı, 05.04.2019 tarih ve 2484 sayı ve 24.04.2019
tarih ve 2832 sayı, 22.04.2019 tarih ve 2808 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
ettirilmiştir.
(12) Soruşturma süreci sonunda hazırlanan 28.05.2019 tarihli ve 2010-2-114/SR sayılı
Soruşturma Raporu Kurul üyeleri ile soruşturma taraflarına tebliğ edilmiş ve
soruşturma taraflarının ikinci yazılı savunmaları talep edilmiştir. TURKCELL ve
VODAFONE tarafından gönderilen ikinci yazılı savunmalar sırasıyla 01.07.2019 tarih
ve 4613 sayı; 28.06.2019 tarih ve 4242 sayı ile süresi içerisinde Kurum kayıtlarına
intikal etmiş olup 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi gereğince soruşturma raporunun
20-06/67-36
4/26
tebliği üzerine yapılmış olan yazılı savunmalara karşı hazırlanan 10.07.2019 tarihli ve
2010-2-114/EG sayılı Ek Görüş yazısı TURKCELL ve VODAFONE tarafından
sırasıyla 19.07.2019 ve 12.07.2019 tarihlerinde tebellüğ edilmiştir. Tarafların üçüncü
yazılı savunmaları sırasıyla 07.08.2019 tarih ve 5169 sayı, 02.08.2019 tarih ve 5081
sayı ile süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(13) Hazırlanan 08.08.2019 tarihli, 2010-2-114/BN sayılı Bilgi Notu, Kurulun 07.11.2019
tarihli toplantısında görüşülmüş ve 19-38/600-M sayı ile 4054 sayılı Kanun’un 46.
maddesine göre sözlü savunma toplantısının 21.01.2020 tarihinde yapılmasına karar
verilmiştir.
(14) Kurul; yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan
delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve
incelenen dosya kapsamına göre 23.01.2020 tarih ve 20-06/67-36 sayı ile işbu nihai
kararı tesis etmiştir.
(15) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor ve Ek Görüş sonucunda TURKCELL ve
VODAFONE’un kendi şebekelerinde sonlanan çağrılar bakımından ayrı ayrı hâkim
durumda oldukları, söz konusu teşebbüslerin, arabağlantı müzakere süreci içinde
NETGSM’in şebekeye erişim taleplerini rekabetin engellenmesi amacıyla geri
çevirdiği veya geciktirdiğine yönelik iddianın mesnedi bulunmadığı, BTK gözetiminde
yürüyen ve neticelendirilen süreçlerin uzamasının, ağırlıkla şebekeye erişim
düzenlemelerinin ilk yıllarında tarafların teknik konulara ilişkin yorum ve
değerlendirmelerinin farklılık arz etmesinden kaynaklandığı ve sonuç olarak
teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiasına yönelik
herhangi bir tespit yapılamadığından, ilgili teşebbüsler için idari para cezasına yer
olmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Konuya İlişkin Geçmiş Tarihli Kurul ve Mahkeme Kararları
17.06.2010 Tarih ve 10-44/768-251 sayılı Kurul Kararı
(16) NETGSM tarafından yapılan ve Kurum kayıtlarına 09.03.2010 tarih ve 2091, 2092,
2095 sayılar ile intikal eden başvuru üzerine alınan 17.06.2010 tarih ve 10-44/768-
251 sayılı Kurul kararında özetle;
- Erişim ve arabağlantı anlaşmalarının ücret ve koşullarının taraflar arasında
BTK tarafından onaylanan referans arabağlantı teklifleri çerçevesinde
serbestçe müzakere edilebileceği ancak mevcut durumda olduğu gibi,
anlaşmanın sağlanamadığı hallerde, uzlaştırma prosedürünün
başlatılabileceği, bu prosedürler sonrasında da BTK tarafından belirlenen
koşulların geçerli olacağı,
- Gerek arabağlantı anlaşmalarının temelini oluşturan RAT’ların, gerekse
uzlaşma sağlanamadığı hallerde geçerli olacak anlaşmaların koşullarının
BTK tarafından belirlenmekte olduğu,
- Şikâyetin NETGSM tarafından ilgili işletmeciler ile arabağlantı
anlaşmalarının yapılamaması ve bu nedenle faaliyete başlanamaması
olduğu dikkate alındığında, başvuru konusunu oluşturan hususların
tamamının EHK ve ilgili ikincil mevzuat çerçevesinde öncül olarak
düzenlendiği,
- NETGSM’in başvurusu üzerine aynı şikâyetin BTK tarafından da ele alındığı
ve ilgili uzlaştırma süreçlerinin başlatıldığı
20-06/67-36
5/26
ifade edilerek 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği
gerekçesiyle soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.
16.09.2010 tarih ve 10-59/1199-M sayılı Kurul Kararı
(17) NETGSM tarafından 20.08.2010 tarih ve 6589 sayı ile yapılan başvuruda;
17.06.2010 tarih ve 10-44/768-251 sayılı Kurul kararının İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında yeniden değerlendirilmesi talep edilmiştir.
Anılan başvuru, ortaya konulan delil ve iddiaların ilk başvurudan farklı olmadığı
gerekesiyle Kurulun 16.09.2010 tarih ve 10-59/1199-M sayılı kararı ile reddedilmiştir.
11.03.2014 tarih ve E: 2010/4805, K: 2014/832 Sayılı Danıştay 13. Dairesi Kararı
(18) NETGSM tarafından, Kurulun 16.09.2010 tarih ve 10-59/1199-M sayılı kararının iptali
istemiyle açılan dava sonucunda alınan kararda;
- RAT’ların BTK tarafından onaylandığı/belirlendiği, bununla birlikte,
telekomünikasyon sektöründe gerçekleştirilebilecek rekabet ihlalleri
konusunda genel yetkili olan Kurulun, düzenleyici otorite kararları uyarınca
hareket etmiş olduğu saptanmış olsa dahi anti-rekabetçi davranışlar
sergileyen teşebbüslerin davranışlarını tespit ve yaptırım uygulama
yetkisine sahip olduğu,
- Bu teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun uygulamasından bağışık tutulmasının,
sektörde gerçekleştirilebilecek rekabet ihlallerinin yaptırımsız kalması
sonucunu doğurabileceği, bu sebeple ilgili şikâyetlerde Kurul tarafından
soruşturma açılması ve ihlalin kesin olarak tespiti halinde yaptırım
uygulanmasının önünde bir engel bulunmadığı,
- Bu durumda, şikâyete konu uygulamalar hakkında 4054 sayılı Kanun
kapsamında herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği gerekçesine dayanarak
şikâyetin reddine hükmedilen Kurul kararında ve bu karara karşı yapılan
itirazın reddine ilişkin kararda hukuka uygunluk bulunmadığı,
- Diğer yandan, mezkûr iptal kararı üzerine doğrudan soruşturma açılmasına
gerek olmadığı ve kararda belirtilen gerekçe doğrultusunda önaraştırma
sürecinin tekrarlanması gerektiği, bu süreç sonrasında 4054 sayılı Kanun’un
40. ve ilgili diğer maddelerinde öngörülen idari usulün işletilerek gerekli
görülmesi halinde soruşturma açılabileceğinin kuşkusuz olduğu
ifade edilerek anılan Kurul kararının iptaline hükmedilmiştir.
12.11.2014 tarih ve 14-45/816-368 sayılı Kurul Kararı
(19) Danıştay kararının yerine getirilmesi amacıyla açılan önaraştırma sonunda alınan
kararında Kurul özetle;
- Dosya konusu eylemlere ilişkin sürecin BTK denetiminde yürütüldüğü ve
özellikle Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde gerekli
işlemlerin gerçekleştirildiği,
- Sürecin idari yaptırımlar da dâhil olmak üzere BTK denetiminde yürütülmesi
nedeniyle dosya konusu eylemlerin yaptırımsız kalması riski bulunmadığı,
- NETGSM’in TURKCELL ve VODAFONE ile arabağlantı sözleşmelerini
imzalamış olması nedeniyle, Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilen
16.09.2010 tarih ve 10-59/1199-M sayılı kararın inceleme sürecinden farklı
olarak, iddia konusu uyuşmazlıkların ortadan kalkmış olduğu
ifade edilerek şikâyetin reddine karar verilmiştir.
20-06/67-36
6/26
22.02.2018 tarih ve E: 2015/477, K: 2018/366 Sayılı Ankara 11. İdare Mahkemesi
Kararı
(20) NETGSM tarafından 12.11.2014 tarih ve 14-45/816-368 sayılı Kurul kararının iptali
istemiyle açılan dava sonucunda alınan Ankara 11. İdare Mahkemesi’nin ilgili
kararında;
- Önaraştırma sonucunda şikâyet konusu eylemlerin 4054 sayılı Kanun
kapsamında bir ihlal olup olmadığının tespiti için, Kurulun incelemeyi
genişletmek suretiyle elde edilecek bilgi, belge ve deliller ışığında
değerlendirme yapması ve bunun için soruşturma açması gerektiği,
- Bu bağlamda, şikâyet konusu iddialarla ilgili olarak yeterli inceleme ve
araştırma yapılmadan, soruşturma açılmaması yönünde tesis edilen dava
konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı
ifade edilerek mezkûr Kurul kararının iptaline hükmedilmiştir.
I.2. Hakkında Soruşturma Yürütülen Taraflar
I.2.1. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (TURKCELL)
(21) 5 Ekim 1993’te kurulan ve 27 Nisan 1998’de T.C. Ulaştırma Bakanlığı ile 25 yıllık
GSM lisans anlaşması imzalayan TURKCELL’in faaliyet konusu, GSM-Pan Avrupa
Mobil Telefon Sistemi ihalesinde öngörülen iş hizmetleri ve PTT kanununa aykırı
olmamak üzere, her türlü telefon, telekomünikasyon ve benzeri hizmetler, IMT-
2000/UMTS hizmet ve altyapılarına ilişkin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetler
olarak belirlenmiştir
I.2.2. Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. (VODAFONE)
(22) VODAFONE, 24 Mayıs 2006 tarihinde Telsim Mobil Telekomünikasyon A.Ş.’nin
Vodafone Grubu’na dâhil olması sonucunda kablosuz teknolojilerin kullanımı ile
ortaya çıkabilecek hizmetlerin sunumu amacıyla kurulmuş olup, kurumsal ve bireysel
kullanıcılara yönelik ses ve veri hizmetleri sunmaktadır. VODAFONE, BTK
düzenlemeleri çerçevesinde; sabit telefon, internet servis sağlayıcılığı, altyapı
işletmeciliği, uydu haberleşme ve sanal mobil şebeke hizmetlerini sunabilecek
şekilde yetkilendirilmiştir.
I.3. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Görüşü
(23) İlgili BTK görüşünde; daha önce devam ettiği bildirilen NETGSM ile TURKCELL ve
VODAFONE arasındaki uzlaştırma süreçlerinin mevzuata uygun olarak
tamamlandığı, akdedilecek erişim sözleşmelerinde geçerli olacak hüküm, koşul ve
ücretlerin belirlenerek ilgili taraflara tebliğ edildiği, bunu müteakip NETGSM ile
VODAFONE arasında 21.01.2011 tarihinde, NETGSM ile TURKCELL arasında ise
06.01.2011 tarihinde Arabağlantı Sözleşmesi imzalandığı, NETGSM ile TURKCELL
arasında ayrıca SMŞH kapsamında 20.08.2013 tarihli İki Kademeli Arama Hizmet
Sunumuna İlişkin Sözleşme imzalanmış olduğu ifade edilmiştir.
I.4. İlgili BTK Mevzuatı Hakkında Bilgiler
I.4.1. Referans Arabağlantı Teklifi (RAT)
(24) Arabağlantı, Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği’nin 4. maddesinde “bir işletmecinin
kullanıcılarının aynı veya farklı bir işletmecinin kullanıcılarıyla irtibatının veya başka
bir işletmeci tarafından sunulan hizmetlere erişiminin sağlanmasını teminen, aynı
veya farklı bir işletmeci tarafından kullanılan elektronik haberleşme şebekelerinin
birbirlerine fiziksel ve mantıksal olarak bağlantısı” şeklinde tanımlanmaktadır.
20-06/67-36
7/26
(25) Arabağlantıya duyulan ihtiyaç, telekomünikasyon endüstrisinin doğal olarak bir
şebeke endüstrisi olmasından kaynaklanmaktadır. Bu şebeke endüstrisinde yeni
işletmeciler kendi erişim şebekelerini kursalar dahi rekabetçi bir şekilde hizmetlerini
sunabilmeleri için mevcut işletmelerin abonelerine ulaşmak zorundadırlar.
(26) Mobil işletmecilerin de başka bir işletmecinin şebekesinden çağrı başlatabilmek ve
başlatılan bu çağrıyı kendi iletim şebekesinde taşıyarak çağrının başlatıldığı
şebekenin başka bir bölümünde veya başka bir şebekede sonlandırabilmek için
arabağlantı yapabilmesi gerekmektedir. Benzer şekilde işletmecilerin kendi
abonelerinin diğer işletmecilerin abonelerine ve diğer işletmecilerin abonelerinin de
kendi abonelerine erişimini sağlamak için diğer şebekelerle arabağlantı yapması
gerekmektedir.
(27) Mevzuat gereğince tüm işletmeciler, talep gelmesi halinde birbirleriyle arabağlantı
müzakerelerinde bulunmakla yükümlüdürler. Tarafların anlaşamamaları halinde BTK,
işletmecilere arabağlantı sağlama yükümlülüğü getirebilmektedir. Erişim ve
Arabağlantı Yönetmeliği’ne göre işletmeler arabağlantı da dâhil olmak üzere erişim
tarifelerini maliyet esaslı olarak serbestçe belirlemektedirler.
(28) BTK, ilgili pazarlarda EPG’ye sahip olduğunu tespit ettiği ve söz konusu pazarlarda
erişim sağlamakla yükümlü kıldığı işletmecilere, erişimin sağlanmasına ilişkin hüküm,
koşul ve ücretleri aleni hâle getirmelerine yönelik olarak Referans Erişim ve/veya
Arabağlantı Teklifi hazırlama yükümlülüğü getirmektedir. EPG'ye sahip işletmeciler,
referans erişim tekliflerinde (RET) yer alan usul, esas ve ücretlerle erişim sağlamakla
yükümlüdür. Böylelikle, EPG'ye sahip işletmeciden erişim hizmeti talep edecek
işletmeciler, asgari olarak hangi şartlarda erişim elde edebileceklerini öngörme ve
stratejilerini buna göre belirleme imkânını elde edebilmektedir. RAT’lar, BTK onayını
müteakiben, gerek BTK gerekse yükümlü işletmecilerin internet sayfalarında
yayımlanmakta ve güncellenmektedir.
I.4.2. BTK’nın Uzlaştırma Prosedürü Hakkında Bilgi
(29) EHK’nın “Erişim Anlaşmaları ve Uzlaşmazlıkların Çözümü” başlıklı 18. maddesine
göre, taraflar arasında erişim talebinden itibaren serbest müzakere koşulları altında
azami iki ay içerisinde anlaşma tesis edilememesi veya mevcut erişim sözleşmesinde
kanun kapsamında herhangi bir anlaşmazlık vuku bulması halinde BTK, taraflardan
herhangi birinin başvurusu üzerine, (i) belirleyeceği esaslar çerçevesinde taraflar
arasında uzlaştırma prosedürü işletmeye, (ii) geçici ücretin belirlenmesi de dâhil
olmak üzere, kamu menfaati açısından gerekli gördüğü diğer tedbirleri almaya, (iii)
uzlaştırma talebini reddetmeye yetkilidir.
(30) BTK, uzlaştırma talebini kabul etmesi halinde ilgili işletmecileri uzlaştırma toplantısına
davet etmektedir. Uzlaşmazlık konularının söz konusu toplantıda tutanak altına
alınması ile uzlaştırma süreci başlatılmaktadır. BTK uzlaştırma sürecinde tarafların
anlaşamaması halinde, taraflarca sunulan bilgi ve belgeleri Erişim ve Arabağlantı
Yönetmeliği’nin 5. maddesinde belirtilen ilkeler doğrultusunda nitelik ve nicelik
itibarıyla değerlendirerek erişim anlaşmasının anlaşmazlık konusu olan hüküm, koşul
ve ücretlerini belirlemeye yetkilidir. BTK, bu süreçte, geçici ücretin belirlenmesi dâhil,
kamu yararının gerektirdiği her türlü tedbiri almaktadır. İşletmeciler, geçici ücret dâhil,
BTK tarafından alınacak tedbirlere uymakla yükümlüdür.
(31) İlgili mevzuat gereğince; erişim ile ilgili anlaşmaların, elektronik haberleşme
hizmetlerinin yürütülmesinde ve altyapısının işletiminde rekabeti ve tüketici haklarını
engelleyici sonuçlara yol açmayacak şekilde tanzim edilmesi gerekmekte olup bu
20-06/67-36
8/26
hususların yerine getirilmesine ilişkin olarak, BTK tarafından onaylanan RET’ler kritik
bir öneme sahiptir. RET’in yayımlanması ile, başta piyasaya yeni girenler olmak
üzere sektörde faaliyet gösteren işletmecilerin erişim yükümlüsü işletmeciler ile
yapacakları erişim anlaşmaları kapsamındaki belirsizlikler asgariye indirilmekte ve
söz konusu işletmecilerin ileriye yönelik planlarını yapabilmeleri sağlanmaktadır.
Ayrıca işletmeciler arasında anlaşmazlık çıkması halinde uygulanacak uzlaştırma
süreçlerinde de, RET’lerde yer alan hüküm, koşul ve ücretlerin belirlenmesi ile erişim
anlaşmazlıklarının büyük ölçüde önüne geçilmesi sağlanabilmektedir. Buna rağmen
ortaya çıkan erişim anlaşmazlıklarına ilişkin hüküm, koşul ve ücretlerin tespitinde,
BTK tarafından onaylanmış ve yürürlüğe konulmuş olan RET’ler öncelikle dikkate
alınmaktadır.
I.5. Taraflar ile Yapılan Görüşmeler
I.5.2. NETGSM ile 05.10.2018 Tarihinde Yapılan Görüşme
(32) NETGSM yetkilileri ile 05.10.2018 tarihinde yapılan görüşmede;
- VODAFONE ve TURKCELL’in geciktirici eylemleri nedeniyle NETGSM’in
piyasaya geç girdiği, bu sebeple BTK’ya uzlaştırma başvurusunda
bulundukları,
- VODAFONE tarafından NETGSM’e sözleşme şartlarında uzlaşıldığının
bildirildiği ve BTK’da süren uzlaştırma sürecinden vazgeçilmesinin talep
edildiği, buna istinaden uzlaştırmadan vazgeçildiği ve daha sonra
VODAFONE tarafından sürecin sebepsizce kesildiği, süreç BTK üzerinden
tekrar başlatılınca VODAFONE’un 10 milyon TL gibi piyasaya girişi
engelleyici boyutta teminat bedeli talep ettiği, bu teminat miktarının üç aylık
bir riski karşılayacak boyutta ve piyasaya girişi engellemeyecek miktarda
olması gerektiği,
- TURKCELL tarafından gönderilen arabağlantı sözleşme taslaklarında
RAT’ta belirtilen şartlardan farklı maddeler ileri sürüldüğü,
- VODAFONE ve TURKCELL’in faaliyetlerini zorlaştırıcı eylemlerinin yapılan
sözleşme ve ek protokollerde halen varlığını koruduğu
ifade edilmiştir.
I.5.3. Vodafone ile Yapılan Görüşme
(33) VODAFONE yetkilileri ile 13.03.2019 tarihinde yapılan görüşmede özetle;
- İlgili dönemde STH işletmecileri tarafından toplu SMS sonlandırılması
sürecinin çok yeni bir süreç olduğu, BTK’nın konu ile ilgili kararlarına ve
görüşlerine rağmen sorunların ve karmaşıklığın devam ettiği,
- NETGSM ile benzer taleplerle VODAFONE’a başvuran POSTA
GÜVERCİNİ’nin taleplerinin kısa bir sürede karşılandığı, NETGSM ile olan
sürecin uzun sürmesinin nedeninin bunun VODAFONE’a yapılan ilk
başvuru olması olduğu, günümüzde BTK’nın süreçteki boşlukları gidermesi
sonucu toplu SMS sonlandırma talepli başvurulara ilişkin anlaşmaların kısa
sürede imzalandığı,
- Toplu SMS sonlandırmanın RAT kapsamında olup olmadığına dair
tereddütler bulunduğu ve BTK’nın da başlangıçta buna dair net bir yaklaşım
izlemediği, daha sonra BTK tarafından toplu SMS’in RAT kapsamında
olduğuna dair görüş bildirildiği,
- NETGSM tarafından BTK’nın uzlaştırma prosedürüne başvurulması sonrası
VODAFONE tarafından RAT kapsamında arabağlantı sözleşme taslağının
20-06/67-36
9/26
NETGSM’e iletildiği ve tarafların aralarında anlaşmış olması sebebiyle
VODAFONE tarafından NETGSM’e uzlaştırma prosedüründen vazgeçilmesi
talebinde bulunulduğu,
- Teminat mektubu miktarının aşırı bir şekilde artırılması iddiasına yönelik
olarak, STH işletmecilerinin operatörlerden aldıkları hizmetlerin ücretini
ödemeden üç ay boyunca faaliyette bulunabildiği ve tahsilata ilişkin
yazışmaların da zaman aldığı, teminat miktarının artırılmasının nedeninin
VODAFONE’un böyle bir riskten kaçınmasını sağlamak olduğu, ilgili
dönemde SMS sonlandırma ücretinin 1,73 kuruş olduğu ve uygulamada
STH işletmecilerinin 5 milyon TL civarında borç yaratıp ödemeden
kaçınabildiği, BTK’nın operatörlerin riskini kapsamayacak miktarda teminat
mektubu talep edebileceğine dair görüşü bulunduğu, başlangıçta
NETGSM’den talep edilen 10 bin TL’lik teminat miktarının toplu SMS’i
kapsamadığı, NETGSM’in talebinin toplu SMS sonlandırma olduğunun
anlaşılması üzerine ilgili riskten kaçınmak amacıyla 10 milyon TL’lik teminat
mektubu talep edildiği,
- VODAFONE’un 2009 yılında tüm SMS pazarında pazar payının %7,8
olduğu, bu oran içerisinde toplu SMS’in payının ihmal edilebilecek kadar
düşük olduğu, VODAFONE’un müşteri portföyünün büyük ölçekli işletmeler
olduğu, STH işletmecilerinin ise daha küçük ölçekli işletmeler olduğu,
dolayısıyla NETGSM ve benzer firmaların VODAFONE tarafından rakip
olarak görülmediği ve bu nedenle NETGSM’in piyasaya girişini
engellemenin mantıklı olmadığı,
- BTK görüşüne rağmen VODAFONE tarafından NETGSM’e gönderilen
sözleşme taslağında toplu SMS’in yer almamasının nedeninin halen toplu
SMS’in RAT kapsamında olduğunun netleşmemesi olduğu, daha sonra BTK
tarafından verilen ek görüş sonucu toplu SMS’in RAT kapsamında
olduğunun netleştiği ve toplu SMS’i içeren sözleşme taslağının NETGSM’e
iletildiği, ilgili taslağa NETGSM tarafından yaklaşık üç ay sonra cevap
verildiği,
- BTK’nın, VODAFONE’un uygulamalarının ihlale neden olduğu kanaatine
varması halinde cezai müeyyide uygulayabileceği ancak BTK’nın da
sistemdeki sorunların farkında olması nedeniyle VODAFONE’a bir
yaptırımda bulunmadığı
belirtilmiştir.
I.5.4. TURKCELL ile Yapılan Görüşme
(34) TURKCELL yetkilileri ile 14.03.2019 tarihinde yapılan görüşmede ise;
- Müzakere sürecinde bir işletmecinin TURKCELL’e başvurması halinde
TURKCELL tarafından gerekli belgelerin talep edildiği, taleplerin
netleştirildiği ve daha sonrasında sürecin ilerletildiği,
- Başvuru sahibinin RAT’taki şartları talep etmesi halinde buna uygun olarak
sürecin ilerlediği,
- NETGSM’in taleplerinin tam olarak anlaşılamadığı ve taleplerin sürekli
olarak değişiklik gösterdiği, bu nedenle sürecin yavaş ilerlediği, talepleri
belirli olan başka başvuru sahipleri ile sürecin daha hızlı ilerlediği,
- NETGSM’in TURKCELL’e başvuru yaptığı tarihlerde ilgili işletmeciye henüz
BTK tarafından numara tahsis edilmemiş olduğunun anlaşıldığı, numara
tahsisinin arabağlantı yapılması için gerekli olduğu, bir numara olmadan
20-06/67-36
10/26
çağrı sonlandırmanın mümkün olamayacağı ve bu eksikliğin giderilmesinin
talep edildiği,
- 2013 yılından önce erişim anlaşmalarının daha çok tarafların aralarında
anlaşması yoluyla imzalandığı, eğer taraflar anlaşmazsa BTK tarafından
uzlaştırma prosedürü ile tarafların uzlaştırıldığı, 2013 yılında BTK tarafından
alınan karara göre başvuru sahibinin RAT’taki şartlara göre başvuruda
bulunmasa dahi hizmet sağlayıcı operatörün RAT’taki şartlara göre süreci
ilerletmesi gerektiği, NETGSM’in başvurusunun ilgili BTK kararının alındığı
tarihten önce yapılması sebebiyle sürecin taraflar arasında serbest
müzakere yoluyla ilerlediği ve TURKCELL tarafından NETGSM’e ticari
ücretlerin teklif edildiği,
- Tarafların kendi aralarında anlaşamaması nedeniyle NETGSM tarafından
BTK’nın uzlaştırma prosedürüne başvurulduğu ve BTK kararıyla RAT’taki
ücretleri içeren sözleşme taslağının NETGSM’e iletildiği,
- NETGSM’in taleplerinin sürekli olarak değişkenlik gösterdiği ve taleplerinin
anlaşılamadığı, TURKCELL tarafından gönderilen sözleşme taslaklarına
sürekli olarak itiraz edildiği, bu nedenle müzakere sürecinin zorlaştığı,
- İlgili dönemde SMŞH işletmeciliğinin yeni bir işletme modeli olması, ticari,
teknik ve hukuki süreçler hakkında mevzuatta boşluklar olması ve yeterli
bilgi olmaması nedeniyle de sürecin etkilendiği,
- 03.01.2011 tarihinde TURKCELL tarafından gönderilen sözleşme
taslağında data hizmetinin bulunmaması nedeniyle NETGSM tarafından
itiraz edildiği, data sonlandırma talebinin ilk defa bu itirazda yer aldığı,
BTK’nın uzlaştırma kararlarında data sonlandırmanın yer almadığı,
- SMŞH çerçevesini çizen RET’in 2013 yılında BTK tarafından yayımlandığı,
yayınlanan RET’e uygun arabağlantı sözleşme taslağının TURKCELL
tarafından NETGSM’e iletildiği, bu taslağa NETGSM tarafından 96 maddelik
itirazda bulunulduğu, BTK tarafından data hizmeti ücretinin taraflar arasında
müzakere edilmesi gerektiği görüşü verildiği,
- Sürecin uzatıldığını iddia eden NETGSM’in gerçekte süreci kendisinin
uzattığı, BTK kararına uygun olarak TURKCELL tarafından gönderilen
sözleşmenin NETGSM tarafından 3,5 yıl sonra imzalandığı,
- STH’ların, hizmet aldığı operatöre, ilgili hizmetin bedelini ödemeden 3 ay
daha faaliyette bulunabileceği ve bu sürede ödeme yapmadan kullandığı
hizmet kadar ilgili operatöre zarar verebileceği,
- Taraflar arasındaki müzakerelerin daha çok toplantı ve telefon görüşmeleri
gibi sözlü vasıtalarla yapıldığı ve bu nedenle yazılı olarak cevap verilmeyen
taleplere sözlü olarak cevap verilmiş olabileceği
ifade edilmiştir.
I.5.5. NETGSM ile 20.03.2019 Tarihinde Yapılan Görüşme
(35) NETGSM yetkilileri ile 20.03.2019 tarihinde yapılan görüşmede;
- Toplu SMS sonlandırma amacıyla ilgili operatöre başvuru yapıldığında
RAT’a uygun sözleşme taslağının gönderilmesi gerektiği, ancak
operatörlerin RAT’a uymayan maddeler içeren sözleşme taslakları
gönderdiği, yanlışlıkların NETGSM tarafından operatörlere bildirilmesine
rağmen RAT’a uygun sözleşme taslaklarının gönderilmediği, şikâyetlerin
BTK’ya iletildiği ve BTK tarafından sözleşmelerin RAT’a uygun olarak
düzeltilmesi hususunun operatörlere bildirildiği,
20-06/67-36
11/26
- VODAFONE ile ilgili sürecin başlangıcı olan 31.07.2009 ve 20.08.2009
tarihli NETGSM yazılarına VODAFONE tarafından yazılı veya sözlü olarak
herhangi bir yanıt verilmediği,
- NETGSM tarafından SMS sonlandırma hizmetinin başlangıçta SMŞH olarak
yapılmasının planlandığı ve buna uygun olarak arabağlantı talebinin
TURKCELL’e iletildiği, sonrasında bu sürecin uzun süreceğinin anlaşılması
üzerine ilgili talebin STH kapsamında yenilendiği,
- TURKCELL tarafından NETGSM’e taleplerinin netleştirilmesi gerektiğinin
iletildiği ancak NETGSM’in taleplerinin net olduğu ve RAT’a uygun
sözleşme taslağının iletilmesinin istendiği,
- Operatörler tarafından RAT’ın çerçeve olarak görüldüğü ancak yapılacak
sözleşmelerin RAT’a uygun olması gerektiği ve bu anlamda RAT’ın gerekli
detayları içerdiği, bu nedenle RAT’ın tamamen uygulanması gerektiği ve
dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme serbestisi uygulamasının gerçekte
piyasaya girişi geciktirmede bir araç olarak kullanıldığı,
- Numara tahsisi olmadan arabağlantı sözleşmesinin yapılamayacağı
iddiasının doğru olmadığı, yapılacak sözleşme sonrasında kısa süre
içerisinde BTK tarafından numara tahsisi yapılabileceği, NETGSM’e BTK
tarafından1,5 ay içerisinde numara tahsisi yapıldığı,
- 26.01.2010 tarihinde TURKCELL tarafından gönderilen sözleşme
taslağında SMS sonlandırmanın bulunmadığı ve sadece ses sonlandırmayı
içerdiği, ses sonlandırma ücretlerinin de RAT’taki fiyatların üzerinde olduğu,
bu farkın nedeninin TURKCELL tarafından serbest müzakerenin esas
alınması olduğu,
- 17.12.2009 tarihli TURKCELL yazısına NETGSM tarafından itiraz
edilmesinin nedeninin öncelikle SMS kanallarının kurulması, sonrasında ise
ses kanallarının kurulması diğer bir deyişle SMS hizmetinin
önceliklendirilmesi olduğu, bu bakımdan TURKCELL’in süreci sadece SMS
sonlandırma olacak şekilde daraltmasına itiraz edildiği,
- RAT kapsamında VODAFONE’dan SMS ve ses sonlandırmanın talep
edildiği ancak VODAFONE tarafından NETGSM’in SMS sonlandırma
taleplerinin dikkate alınmadığı,
- NETGSM’in taleplerinin toplu SMS olarak değil, ses ve SMS olarak iki
temele dayandığı, toplu SMS ile tekil SMS sonlandırma arasında teknik
olarak herhangi bir farklılık olmadığı,
- VODAFONE tarafından gönderilen taslakta toplu SMS’in bulunmamasının
nedeninin toplu SMS’in RAT’ta bulunmaması ve katma değerli hizmet
olarak gösterilmesi olduğu, BTK kararı sonrası 01.09.2010 tarihinde
VODAFONE tarafından arabağlantı sözleşme taslağının gönderildiği,
07.12.2010 tarihinde NETGSM tarafından imzalandığı, 21.02.2011 tarihinde
de VODAFONE tarafından imzalandığı ve taraflar arasında sözleşme
ilişkisinin kurulduğu.
hususlarına değinilmiştir.
I.5.6. Diğer STH İşletmecilerinin Görüşleri
(36) Dosya kapsamında TURKCELL ve VODAFONE ile arabağlantı sözleşmesi
imzalayan STH işletmecilerinin NETGSM’in iddialarına benzer nitelikte davranışlarla
karşılaşıp karşılaşmadığının tespit edilmesi ve konu hakkındaki görüşlerinin
değerlendirilmesi için MOBİL SERVİSLERİ, ÖZTEK, COMPATEL, POSTA
GÜVERCİNİ ve NAC şirketlerinden bilgi talep edilmiştir.
20-06/67-36
12/26
(37) ÖZTEK tarafından; TURKCELL’in tutarsız arabağlantı sözleşmeleri göndererek,
VODAFONE’un ise sözleşmeleri geciktirerek arabağlantının kurulmasını geciktirdiği,
teşebbüsün VODAFONE’a yaptığı 19.10.2010 tarihli arabağlantı başvurusu sonrası
sözleşmenin 28.12.2011’de imzalandığı, yaklaşık 14 aylık gecikmenin kendilerini
mağdur ettiği ve süreçle ilgili BTK’ya şikâyet ve uzlaştırma talebinde bulunulduğu
ifade edilmiştir.
(38) MOBİL SERVİSLERİ tarafından; arabağlantı süreçleriyle ilgili en çok problem
yaşanan hususun müşteri olarak kendileriyle ilgilenecek bir muhatap bulunamaması
olduğu, VODAFONE’a yapılan 23.07.2016 tarihli arabağlantı başvurusundan altı ay
sonra sözleşmenin imzalandığı, TURKCELL için başvuru ve sözleşme tarihi arasında
18 aylık bir sürenin bulunduğu (15.02.2013-15.08.2014), bu süreçlerde şirketin BTK
uzlaştırma müessesesine herhangi bir başvuruda bulunmadığı belirtilmiştir.
(39) POSTA GÜVERCİNİ tarafından ise; TURKCELL’in arabağlantı sürecinde ağır
davrandığı, VODAFONE için bu durumun söz konusu olmadığı ancak arabağlantı
sürecinde yaşanan gecikmelerde TURKCELL ve VODAFONE’un rakip teşebbüslerin
faaliyetlerini yavaşlatma niyetinin olmayabileceği değerlendirilmiştir.
(40) NAC tarafından; TURKCELL ile SMS arabağlantısı yapmak için 27.01.2017 tarihinde
talepte bulunulduğu, SS7 protokolü ile bağlanmak yerine IP arabağlantı tercih edildiği
için TURKCELL tarafından hazırlanan yeni sözleşmenin beklenmesine karar
verdikleri ve durumun TURKCELL’e bildirildiği, 20.06.2017 tarihinde IP arabağlantı
sözleşmesinin teşebbüse ulaştığı ve arabağlantı yükümlüsü şirketlerin bütün
işletmecilere aynı şartları sunmakla mükellef oldukları düşünülerek, sözleşmenin
referans arabağlantı sözleşmesine uyumluluğunun kontrol edilmediği ve aynı gün
imzalanıp kargo ile gönderildiği, VODAFONE ile olan arabağlantı sürecinin çok hızlı
bir şekilde gerçekleştiği ve her iki teşebbüs ile yaşanan süreçte BTK’ya herhangi bir
başvurularının olmadığı ifade edilmiştir.
(41) Aşağıdaki tabloda STH işletmecilerinin TURKCELL ve VODAFONE’a yaptıkları SMS
arabağlantı başvuru tarihleri ve imza tarihleri yer almaktadır.
Tablo 1: STH İşletmecilerinin Arabağlantı Başvuru ve Sözleşme İmza Tarihleri
Kaynak: Teşebbüslerden gelen bilgiler
2 ÖZTEK, TURKCELL ve VODAFONE ile yapılan arabağlantı sözleşmelerinin BTK uzlaştırması
neticesinde imzalandığını belirtmiştir.
3 POSTA GÜVERCİNİ, TURKCELL ile yapılan arabağlantı sözleşmesinin başvuru ve imza tarihi
arasında uzun bir süre olmasının TURKCELL’den değil, kendi tercihlerinden kaynaklandığını
belirmiştir.
STH İşletmecisi
TURKCELL VODAFONE
Arabağlantı
Başvuru Tarihi
Sözleşme İmza
Tarihi
Arabağlantı
Başvuru Tarihi
Sözleşme İmza
Tarihi
MOBİL
SERVİSLERİ
15.02.2013 15.08.2014 23.07.2016 23.01.2017
ÖZTEK2 03.01.2010 02.06.2010 19.10.2010 28.12.2011
NAC 27.01.2017 20.06.2017 26.07.2016 26.09.2016
POSTA
GÜVERCİNİ
22.08.2011 16.02.20153 22.08.2011 10.02.2012
20-06/67-36
13/26
I.6. İlgili Pazar
I.6.1. İlgili Ürün Pazarı
(42) Dosya konusu başvuru NETGSM şebekesinde başlayan çağrıların (ve SMS’in)
TURKCELL ve VODAFONE’a ait olan mobil telefon şebekelerinde sonlandırılması
hizmetine ilişkindir.
(43) Telefon hizmetleri pazarında perakende seviyede tüketicilere hizmet verilirken
çağrının farklı işletmecilere ait şebekeler üzerinden geçmesi gerekebilmektedir. Bunu
sağlayabilmek için işletmeciler toptan seviyede birbirlerine çeşitli hizmetler
sağlamaktadır. Diğer bir deyişle işletmeciler perakende seviyede abonelerine
arama/SMS/data hizmeti vermekte, toptan seviyede birbirlerinden bunlara ilişkin
erişim hizmeti almaktadır. Toptan seviyede sağlanan hizmetler başlatma, taşıma
(transit) ve sonlandırma (arabağlantı) hizmetlerinden oluşmaktadır.
(44) Çağrı başlatma hizmeti; işletmecinin şebekesinde başlatılan çağrının işletmeciler
arasında daha önce belirlenmiş olan bir noktaya kadar taşınmasıdır. Çağrı taşıma
hizmeti, mobil veya sabit şebekede başlatılmış olan çağrının yerleşik işletmecinin
veya alternatif STH işletmecilerinin şebekesi üzerinden anahtarlama/yönlendirme
noktasına kadar taşınmasından oluşmaktadır. Çağrı ulusal veya uluslararası
seviyede taşınabilmektedir. İlgili mevzuat gereği taşıma hizmeti sadece STH
vermeye yetkili işletmeciler tarafından sağlanabilmektedir. Çağrı sonlandırma hizmeti
ise, çağrının başladığı şebekenin türünden (sabit veya mobil) ve taşındığı
teknolojiden bağımsız olarak, çağrının teslim alınarak son kullanıcı yerleşim yerinde
bulunan şebeke sonlanma noktasına (müşteri ekipmanına) kadar taşınması ve
çağrının şebeke sonlanma noktasında sonlandırılmasıdır.
(45) Aşağıda genel olarak mobil şebekede çağrı sonlandırma hizmeti4 gösterilmektedir.
Şekil 1: Mobil Şebekede Çağrı Sonlandırma Hizmeti
(46) Çağrı sonlandırma hizmeti, aynı işletmecinin abonesi olan iki kullanıcı arasında
yapılan çağrının şebeke içinde sonlandırılması şeklinde verilebildiği gibi, farklı
işletmecilerin abonesi olan kullanıcılar arasındaki çağrılarda da şebeke dışı olarak
gerçekleştirilebilmektedir. Şebeke dışı sonlandırma hizmetinin verilebilmesi için
şebeke işletmecileri arasında arabağlantı kurulmuş olması gerekmektedir. Görüldüğü
üzere farklı şebekeler arasında bir çağrının gerçekleştirilebilmesi için çağrı
4 Mobil şebekede çağrı başlatma ve sonlandırma pazarları, ses/görüntülü arama ve SMS/MMS
hizmetlerinin 2G, 3G ve 4.5G şebekelerde sonlandırılmasını içerecek şekilde tanımlanmaktadır.
20-06/67-36
14/26
sonlandırma hizmetinin sağlanması zorunludur. Ayrıca bu hizmet ancak aranan
kullanıcının abonesi olduğu şebeke işletmecisi tarafından verilebilmektedir.
(47) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında işbu dosya kapsamında ilgili ürün pazarı
“mobil şebekede (sesli/görüntülü arama ve SMS/MMS hizmetlerini içerecek şekilde)
çağrı sonlandırma pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.6.2. İlgili Coğrafi Pazar
(48) İlgili ürün pazarına konu faaliyetlerin Türkiye geneline yayılmış olması ve söz konusu
coğrafyada farklı pazar oluşturacak nitelikte belirleyici bir unsurun bulunmaması
nedeniyle ilgili coğrafi pazar, “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.7. Değerlendirme
(49) NETGSM tarafından yapılan başvurunun esasını TURKCELL ve VODAFONE’un
NETGSM ile SMŞH ve STH kapsamında SMS çağrı sonlandırmasına ilişkin
arabağlantı sözleşmesini makul olmayan şartlar ileri sürülerek yapmadığı, bu
durumun NETGSM’in piyasaya girişini zorlaştırdığı iddiası oluşturmaktadır.
(50) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde; “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile
kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu
Kanun maddesi çerçevesinde herhangi bir teşebbüs faaliyetinin hâkim durumun
kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilmesi için ilk şart incelemeye konu
teşebbüsün hâkim durumda olmasıdır. Bu nedenle Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde yapılacak değerlendirmelerde öncelikle ilgili teşebbüsün ilgili
pazar(lar)da hâkim durumda olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
I.7.1. Hâkim Durum Değerlendirmesi
(51) Günümüzün teknolojik koşul ve olanaklarında çağrı sonlandırma hizmetinin bir
alternatifinin olmaması nedeniyle çağrıyı başlatan taraf, çağrıyı daha ucuz bir ücretle
sonlandıracak bir işletmeci seçememekte ve herhangi bir düzenlemenin olmaması
durumunda aranan tarafın istediği çağrı sonlandırma ücretini ödemek zorunda
kalmaktadır. Diğer bir ifade ile her bir işletmeci kendi şebekesinde sonlandırdığı
çağrılar için, çağrı başlatmada sahip olduğu payından bağımsız bir şekilde çağrı
sonlandırma pazarında %100 pazar payına sahip olmaktadır. Zira söz konusu
işletmecinin abonelerine ulaşılabilmesi için çağrının o işletmecinin şebekesinde
sonlandırılması gerekmektedir. Bu nedenle, her bir mobil işletmeci kendi
şebekesinde çağrı sonlandırma anlamında tekel konumundadır.
(52) Bu doğrultuda işbu dosya kapsamında TURKCELL’in, TURKCELL şebekesinde
sonlanan çağrılar bakımından; VODAFONE’un, VODAFONE şebekesinde sonlanan
çağrılar bakımından hâkim durumda bulunduğu değerlendirilmektedir.
I.7.2. Taraflar Arasındaki Sürecin Değerlendirilmesi
(53) SMS, iletilerin yazılı olarak gönderilmesi imkânı sağlayan; bireysel haberleşmenin
yanı sıra bilgi servisi, eğlence, mobil pazarlama ve tanıtım amaçlı kullanılabilen bir
telekomünikasyon hizmetidir. Söz konusu hizmet, kişisel iletişim amaçlı bireysel
mesajlar ve kurum ve şirketlerin hedefledikleri kişilere içeriklerini topluca
ulaştırmalarına imkân tanıyan toplu mesajlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Bireysel SMS hizmeti yetkilendirilmiş GSM operatörleri ile SMŞH işletmecileri
20-06/67-36
15/26
tarafından sunulabilmektedir. Toplu SMS hizmeti ise GSM operatörleri ve SMŞH
işletmecilerinin yanı sıra STH işletmecileri tarafından da sunulabilmektedir.
(54) Toplu SMS aynı mesajın birçok kişiye aynı anda gitmesini sağlayan bir hizmettir.
Toplu SMS hizmetinin GSM operatörleri haricinde STH işletmecileri tarafından
sunumu 2010 yılında başlamıştır. Bu kapsamda VODAFONE ve TURKCELL’e toplu
SMS hizmetinin sunumu için ilk başvuru yapan teşebbüs NETGSM olmuştur. Ancak
çağrı sonlandırma kapsamında şebekeye erişimin ve toplu SMS gönderiminin yeni
konular olması nedeniyle tarafların talep ve değerlendirmelerinde uyuşmazlıklar
yaşandığı görülmektedir.
(55) Yapılan incelemede NETGSM’in, işletmeci sıfatını kazandıktan sonra VODAFONE ve
TURKCELL’e içerik bakımından netlik taşımayan ve bazı hallerde birbiriyle
tutarsızlıklar arz eden sözleşme talepleri gönderdiği gözlenmiştir. Söz konusu
belirsizlik ve tutarsızlıkların, büyük ölçüde, şebekeye erişim gibi teknik boyutu ağırlık
taşıyan sürecin ilk defa deneyimlenmekte oluşundan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu
da arabağlantı sürecinin kısa zamanda neticelenememesine yol açmıştır. Bu
durumun taraflar arasındaki örneklerine VODAFONE ve TURKCELL ile yaşananan
anlaşmazlıklar özelinde aşağıda ayrı başlıklar halinde yer verilmektedir.
(56) Değinilmesi gereken bir diğer husus da BTK’nın ilgili uyuşmazlıklara ilişkin
pozisyonudur. İlgili dönemde taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıklar nedeniyle
NETGSM tarafından birçok kez BTK’ya uzlaştırma başvurusunda bulunulmuş, BTK
her defasında ilgili mevzuat kapsamında sürece müdahale etmiş, uzlaşmanın
sağlanmasını temin edecek kararlar almıştır. Bununla birlikte bazı teknik hususlarda
BTK nezdinde dahi bir netlik bulunmadığı, belirsizlik arz eden konuların, tabiatı
gereği, uygulamada edinilen deneyimler sonucunda mevzuat ve Bilgi Teknolojileri ve
İletişim Kurulu kararları marifetiyle ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla
şebekeye erişim sürecinin başında taraflar ve düzenleyici otorite arasında yorum
farklılıklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle arabağlantı müzakerelerinin
görece uzun olması doğal karşılanmaktadır.
(57) Soruşturmanın konusunu teşkil eden NETGSM’in temel iddiası VODAFONE ve
TURKCELL’in, rekabetin engellenmesi amacıyla NETGSM’in piyasaya girişini
güçleştirdikleri ve geciktirdikleridir. Bu bağlamda şebekeye erişim sürecinin bazı
hallerde NETGSM tarafından da uzatıldığı anlaşılmıştır. Örneğin VODAFONE
tarafından 01.09.2010 tarihli yazıyla şebekeye erişimin hukuki zeminini teşkil eden
Arabağlantı Sözleşmesi NETGSM ile paylaşılmış, ilgili yazı içeriğinden görüldüğü
üzere sözleşmenin “5. yaptırımlar” başlıklı maddesi, NETGSM’in taleplerine uygun
olarak revize edilmiştir. Buna karşın NETGSM tarafından Arabağlantı Sözleşmesi’nin,
neredeyse üç ay sonra 07.12.2010 tarihinde imzalanarak VODAFONE’a gönderildiği
anlaşılmaktadır.
(58) Konuya ilişkin bir diğer örnek ise TURKCELL ile yaşanan “data” problemidir.
TURKCELL tarafından Sanal Mobil Şebeke Çağrı Başlatma ve Sonlandırma Hizmet
Sözleşmesi 03.01.2011 tarihinde imzalanması amacıyla NETGSM’e gönderilmiş
ancak, BTK’nın uzlaştırma talebine yönelik kararında, TURKCELL tarafından data
hizmetinin sunulması zorunluluğunun bulunduğuna işaret eden bir hükmün var
olmamasına karşın, ilgili taslakta data hizmetine yer verilmemesi nedeniyle 2011 yılı
boyunca sözleşme imzalanamamıştır. SMŞH’ye ilişkin Turkcell RET’inin 05.02.2013
tarihinde onaylanmasından sonra ilgili süreç tekrar gözden geçirilmiş ve NETGSM’in
ücretlendirme maddesine çekince koyduğu haliyle 02.06.2014 tarihinde sözleşme
20-06/67-36
16/26
imzalanabilmiş, 2011 yılında başlayan süreç ancak 2014 tarihinde sona
erdirilebilmiştir.
(59) Taraflar arasında anlaşma süreçlerini uzatan bir diğer uyuşmazlık konusu ise, RAT’ın
uygulamasında ortaya çıkmıştır. NetGSM, RAT’ın arabağlantı sözleşmeleri için
müzakere zemini olarak kullanılacak bir referans metin olduğu görüşüne katılmamış,
arabağlantı sözleşmelerinin RAT’a harfiyen uygun olmasını beklemiş ve talep
etmiştir. Buna karşılık GSM operatörleri, EHK’da yer verilen, arabağlantı
anlaşmalarının müzakere usulü ile gerçekleştirilmesi ilkesinden hareketle arabağlantı
taleplerinin tümünü müzakere etme eğiliminde olmuştur. Bu itibarla, yürüyen süreçler
tarafların mevcut pozisyonlarını değiştirmemeleri nedeniyle sık sık sekteye
uğramıştır.
(60) Yukarıda ifade edildiği üzere, NETGSM, RAT’a aynen uyulmasını beklemesine
karşın, bazı taleplerinin RAT’ın kapsamını aştığı görülmüştür. Yukarıda bahsi geçen
BTK uzlaştırma kararında yer verilmemesine karşın TURKCELL’den ısrarla data
hizmeti istenmesi bu türden talepleri örneklemektedir.
(61) Anılan uyuşmazlıklara karşın, BTK’nın tıkanan noktalarda sürece dâhil olmasıyla
arabağlantı anlaşmaları imzalanabilmiştir. Nitekim NETGSM ile VODAFONE
arasındaki arabağlantı sözleşmesi 21.01.2011 tarihinde, NETGSM ile TURKCELL
arasındaki arabağlantı sözleşmesi ise 06.01.2011 tarihinde imzalanmış ve yürürlük
kazanmıştır.
(62) Bu noktada NETGSM’den sonra ilgili operatörlere yönelik arabağlantı talepleri ve bu
taleplerin değerlendirilmesi ve müzakere edilmesi süreçlerinin, istisnalar bulunmakla
birlikte, görece hızlı ilerlediği, arabağlantı talep eden teşebbüslerin genelde ciddi bir
sıkıntı yaşamadığı ifade edilmelidir5. Tablo 1’den görüldüğü üzere NAC tarafından
TURKCELL’e arabağlantı başvuru tarihi 27.01.2017 olup ilgili arabağlantı sözleşmesi
20.06.2017 tarihinde imzalanmış ve dolayısıyla süreç beş ay gibi kısa bir sürede
sonuçlanmıştır. NAC ile VODAFONE arasındaki sürece bakıldığında ise arabağlantı
başvuru tarihi 26.07.2016 olup ilgili sözleşme iki ay içerisinde yani 26.09.2016
tarihinde imzalanmıştır. Benzer biçimde POSTA GÜVERCİNİ ile VODAFONE
arasında arabağlantı sözleşmesi Ağustos 2011’de başlamış ve dört ay gibi bir zaman
dilimi içinde neticelendirilmiştir.
(63) İzleyen bölümde NetGSM ile TURKCELL ve VODAFONE arabağlantı müzakere
süreçleri, taraflar arasındaki özgün uzlaşmazlık konuları ekseninde ayrı ayrı ele
alınacaktır.
I.7.2.1. NETGSM ile VODAFONE Arasında Yaşanan Sürecin Değerlendirilmesi
(64) VODAFONE ile NETGSM arasında ilgili dönemde yaşanan birçok sorun bulunmakla
birlikte bu sorunlardan başlıcasının, taleplerin o dönemde nispeten yeni konularla
ilgili olması ve NETGSM’in taleplerinin netleştirilememesi hususlarında ortaya çıktığı
görülmektedir.
(65) Örneğin NETGSM’in işletmeci sıfatını kazandıktan sonra VODAFONE’a gönderdiği
24.06.2009 tarihli yazısında NETGSM’in SMŞH, STH ve İSS konularında işletmeci
sıfatını kazanmış olduğu belirtilmiş ve RAT çerçevesinde arabağlantı sözleşmesi
5 Görüşlerine başvurulan teşebbüsler arasında arabağlantı sürecinde sorunlar yaşadığını dile getiren
tek teşebbüs, NETGSM gibi arabağlantı döneminin ilk başvurularından birini gerçekleştiren ÖZTEK’tir.
Söz konusu teşebbüs TURKCELL ile beş ayda, VODAFONE ile 14 ayda Arabağlantı Sözleşmesi
imzalamıştır.mTeşebbüs yetkilisi arabağlantı süreçlerinin BTK’nın uzlaştırma prosedürü ile
tamamlandığını ifade etmiştir.
20-06/67-36
17/26
yapmak amacıyla görüşme gerçekleştirmek istediği iletilmiştir. İlgili yazıdan da
anlaşılacağı üzere NETGSM’in talebinin kapsamının ses mi, SMS mi yoksa data mı
olduğu net bir şekilde ortaya konulamamıştır. Taraflar arasında yapılan toplantılarda
da bu durumun netleştirilememesi üzerine VODAFONE tarafından NETGSM’in
taleplerinin kapsamının netleştirilmesi istenmiş, görüşmeler ertelenmiştir.
(66) NETGSM tarafından VODAFONE’a gönderilen 31.07.2009 tarihli yazıda toplu SMS,
MMS ve ses çağrılarının sonlandırılması kapsamında arabağlantı sözleşmeleri
yapılmak istendiği belirtilmiştir. 20.08.2009 tarihli NETGSM yazısında ise sadece
SMS sonlandırma hizmeti için arabağlantı sözleşmesi yapılması talep edilmiş olup
“Uygulamada belirtilen sözleşmelerdeki sürecin uzamaması için, ayrı ayrı
yapılmasının uygun olacağı belirtildiği üzere; şimdilik; diğer maddelerdeki
taleplerimizle ilgili sözleşme talebimiz yoktur.” ifadesi ile ilk yazıda belirtilen taleplerin
bir kısmından vazgeçildiği görülmektedir.
(67) NETGSM tarafından 17.09.2009 tarihli BTK’ya yapılan uzlaştırma başvurusu
incelendiğinde ilgili uzlaştırma başvurusunun kapsamının “SMS sonlandırma hizmeti”
olduğu açıkça görülmektedir. Daha sonra NETGSM tarafından VODAFONE’a
gönderilen 12.10.2009 tarihli yazıda belirtilen “…çağrı sonlandırmaya yönelik
'Referans Arabağlantı Teklifiniz (RAT) çerçevesindeki fiyatlar ve şartlar ile SMS ve
Ses Aramaları sonlandırmak istiyoruz.” ifadesi ile NETGSM’in talebinde tekrar bir
değişiklik ortaya çıkmış, ilgili yazıda ses çağrılarının sonlandırılması tekrar gündeme
gelmiştir.
(68) Taraflar arasında yaşanan toplu SMS’in RAT kapsamında olup olmadığına ilişkin
anlaşmazlık sebebiyle sürecin uzadığı anlaşılmaktadır. VODAFONE tarafından,
başlangıçta NETGSM’in SMS sonlandırmaya dönük taleplerinin bireysel SMS
sonlandırmaya ilişkin olduğunun düşünüldüğü ve sürecin de buna uygun olarak
sürdürüldüğü, taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşılmaktadır. Burada 12.01.2010
tarihli VODAFONE tarafından NETGSM’e gönderilen yazı önem arz etmektedir. İlgili
yazıda şu ifadelere yer verilmiştir: “Şirketinizin ... sözleşmenin öncelikle SMS
hizmetinin devreye alınmasıyla ilgili talebi karşılığında Şirketinizle gerekli çalışmalar
başlatılmak üzere mutabık kalınmış ancak, yapılan görüşmeler neticesinde,
Şirketinizin Şirketimizden arabağlantı yoluyla toplu SMS hizmeti sunmak üzere
talepte bulunduğu anlaşılmıştır. Şirketinizin toplu SMS hizmeti talebinin karşılanması
arabağlantı şartı olmadığı gibi, söz konusu hizmet için Şirketlerimiz arasında bir
arabağlantı sözleşmesi imzalanmasına gerek olmadığı aşikârdır.”
(69) Yazı içeriğinden görüleceği üzere NETGSM’in talebinin “Toplu SMS hizmeti” olduğu
ilk defa bu aşamada anlaşılmıştır. Gelinen nokta, ilgili yazı içeriğinde ifade edildiği
gibi, tüm yazışma, toplantı ve uzlaştırma prosedürünün sona erdiği, arabağlantı
sözleşmesinin müzakeresinin bitirilerek imza aşamasına gelindiği ve artık taraflar
arasındaki teknik çalışma ve testlerin yapıldığı bir aşamadır. NETGSM’in bu
aşamaya gelinmesi öncesindeki taleplerinde “Toplu SMS hizmeti” net olarak
belirtilmemiştir. Dolayısıyla bu teknik çalışmalar aşamasında NETGSM’in talebinin
“arabağlantı yoluyla toplu SMS hizmeti sunmak” olduğu ilk defa sürecin sonunda,
teknik çalışmalara geçilmesi noktasında VODAFONE tarafından anlaşılabilmiştir.
(70) NETGSM tarafından VODAFONE’a gönderilen 14.01.2010 tarihli yazıda ise bu defa
talebin içeriğini; “İlgi yazı ve görüşmelerimizin hiç birinde tarafınızdan toplu SMS
talebimiz olmayıp … çağrı sonlandırmaya yönelik Referans Arabağlantı Teklifiniz
(RAT) çerçevesindeki fiyatlar ve şartlar ile SMS ve ses aramaları sonlandırmak
istiyoruz. Yani konu sadece çağrı sonlandırmadır.” şeklinde belirtmiştir. İlgili
20-06/67-36
18/26
süreçlerde NETGSM’in taleplerine bakıldığında 31.07.2009 tarihli yazıda toplu SMS
ifadesi geçmekte olup diğer yazışmalarda SMS sonlandırma talebi üzerinde
durulmuştur.
(71) VODAFONE nezdinde başlangıçta toplu SMS hizmeti katma değerli bir hizmet olarak
değerlendirilmiş ve RAT kapsamında olmadığı düşünülmüştür. Nitekim taslak
arabağlantı sözleşmesinin 2.1.1. maddesinde NETGSM’e çağrı sonlandırma hizmeti
verileceği açıkça ifade edilmiş olmakla birlikte; maddenin son paragrafı ile “Katma
değerli ses çağrıları, yukarıda verilen tanım kapsamına dâhil olmayıp, işbu
Arabağlantı Sözleşmesi kapsamında sonlandırılması talep edilen çağrılardan
değildir.” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca sözleşmenin 1.7. maddesinde “Toplu Kısa
Mesaj gönderimi de dâhil olmak üzere katma değeli hizmetler iş bu Sözleşme
kapsamı dışında yel almakta olup, söz konusu hizmetlerin verilmesi sözleşme fesih
sebebi olarak addolunur." düzenlemesi yer almaktadır. Dolayısıyla “Toplu SMS
hizmeti” katma değerli hizmet olarak nitelendirildiği için, işbu madde kapsamında
RAT’a tabi arabağlantı sözleşmesine dâhil olmadığı düşünülmüş ve buna uygun
olarak gönderilen sözleşme taslaklarında toplu SMS hizmetine yer verilmemiştir. Zira
RAT kapsamındaki hizmetlerde “zorunluluk” söz konusu iken, katma değerli hizmetler
“ticari müzakere” esasına tabi olmaktadır.
(72) BTK tarafından EPG ilan edilen operatörlerin RAT/RET hazırlama yükümlülüğü
bulunmaktadır. İlgili dönemde ve günümüzde çağrı sonlandırma pazarında her
operatör EPG ilan edilmiş olup hazırladıkları RAT/RET’ler BTK tarafından onaylanıp
yayımlanmaktadır. İlgili dönemde VODAFONE tarafından hazırlanan ve uymakla
yükümlü olduğu RAT’ın “Arabağlantı Hizmetleri” başlıklı 2.1.1. maddesi şu şekildedir;
- “VODAFONE Arabağlantı Noktalarından aşağıdaki hizmetler verilecektir;
- Çağrı sonlandırma hizmeti:
- Çağrı sonlandırma hizmeti, İşletmeci Şebekesinden VODAFONE Şebekesine
sonlandırılmak üzere gönderilen Çağrıların ilgili numara analizlerinden sonra
Şebekede Çağrının tamamlanması işlemidir.
- RAT kapsamında ses ve veri Çağrılarının ve VODAFONE “bilinmeyen
numaralar “Özel Hizmet numarasına (11842) doğru Çağrıların
sonlandırılması teklif edilmektedir.
- Katma değerli Ses Çağrıları, yukarıda verilen tanım kapsamına dâhil
olmayıp, RAT kapsamında sonlandırılması teklif edilen Çağrılardan değildir.
Katma değerli hizmet sağlamaya yetkili işletmeciler ile VODAFONE arasında
imzalanacak Arabağlantı Sözleşmesinde, taraflar, katma değerli Ses
Çağrılarının sonlandırılması hususunda mutabık kalırlar ise, sonlandırılacak
her bir katma değerli Ses Çağrısı, ayrıca ve tek tek tanımlanacak ve
düzenlenecektir.”
(73) İlgili dönemde toplu SMS’in niteliğine ilişkin olarak BTK mevzuatı ve kararlarında bir
netlik bulunmadığı hususunun da altı çizilmelidir. Hal böyleyken, VODAFONE
tarafından NETGSM’e gönderilen sözleşme taslaklarında toplu sms hizmetinin yer
almaması gerekçesiyle NETGSM tarafından BTK’ya uzlaştırma başvurusunda
bulunulmuştur. 04.06.2010 tarihinde ilgili uzlaştırma süreci sona ermiş, uzlaştırmaya
yönelik BTK kararında ses ve SMS çağrılarının RAT kapsamında olduğuna
hükmedilmiştir. Görüldüğü üzere BTK kararında dahi toplu SMS’in RAT kapsamında
olup olmadığına dair bir görüş yoktur. Daha sonra BTK’ya tekrar yapılan başvuru
20-06/67-36
19/26
üzerine ilgili durum netlik kazanmış ve toplu SMS’in RAT kapsamında olduğuna karar
verilmiştir.
(74) NETGSM ile VODAFONE arasındaki bir diğer uyuşmazlık meselesi teminat miktarına
ilişkindir. NETGSM tarafından şikâyet konusu hususlardan biri de VODAFONE
tarafından teminat mektubu bedelinin 10 bin TL’den 10 milyon TL’ye çıkarıldığı ve bu
durumun piyasaya girişi engelleyici nitelikte olduğudur. VODAFONE tarafından
başlangıçta gönderilen arabağlantı sözleşme taslaklarında ses ve SMS sonlandırma
için talep edilen teminat miktarı 10 bin TL tutarındadır. Burada dikkat edilmesi
gereken husus, VODAFONE tarafından arabağlantı çerçevesinde NETGSM’in toplu
SMS sonlandıracak olmasının bilinmemesi ve taslakta geçen SMS ifadesinin bireysel
SMS biçiminde yorumlanmasıdır. Bu itibarla VODAFONE’nun, sadece bireysel SMS
sonlandırma hizmetini hesaba alarak belirlediği teminat tutarı 10 bin TL’dir.
(75) VODAFONE’un ilgili dönemde geçerli RAT’ın “Yaptırımlar” başlıklı 5. bölümünde şu
ifadeler yer almaktadır: “İşletmeci, miktarı ve şartları Vodafone ile İşletmeci
arasındaki trafik hacmi ve Vodafone tarafından üstlenilecek risk göz önünde
bulundurulmak suretiyle tespit edilen teminat mektubunu Vodafone’a sunacaktır.”
Burada üzerinde durulması gereken nokta VODAFONE’un riski olup VODAFONE
tarafından 10 milyon TL’lik teminat mektubunun ilgili riskleri teminat altına alacak
şekilde belirlendiği ifade edilmiştir. Bir operatörden hizmet alan işletmecinin fatura
ödeme niyeti olmaması durumunda arabağlantı sözleşmesi feshedilene kadar yani üç
ay boyunca trafik gönderebilmektedir. Literatürde “fraud” denilen böyle durumlarda
borçların geri alınamama riski bulunmaktadır. Zira toplu SMS hizmeti de aynı anda
binlerce SMS gönderilmesine imkân tanımaktadır. Dolayısıyla operatörden hizmet
alan işletmecinin yüksek miktarda trafik gönderip, arabağlantı borçlarını ödememe
riski doğabilmektedir. VODAFONE tarafından başlangıçta talep edilen 10 bin TL’lik
teminat miktarının bu seviyede olmasının nedeni, ilgili arabağlantı sözleşmesi
içerisinde toplu SMS hizmetinin bulunmadığının düşünülmesi olduğu görülmektedir.
Daha sonra toplu SMS hizmetinin de arabağlantı kapsamında olduğunun öğrenilmesi
üzerine yeni bir hesaplama yapılmış ve bu hesaplama sonucu 10 milyon TL’lik
teminat bedeli talep edilmiştir. 10 milyon TL olarak hesaplanan teminat bedelinin
hesaplanma metodolojisi ise şu şekilde verilmiştir:
(1506 x 36007 x 21608 x 1,739)/100 = 20,1 milyon TL (vergisiz)
(76) Görüldüğü üzere VODAFONE’un muhtemel riski 20,1 milyon TL olarak
hesaplanmıştır. Bununla birlikte, söz konusu teminat tutarının TURKCELL tarafından
NETGSM’den talep edilen tutarın bir hayli üzerinde olduğu görülmüştür10.
VODAFONE ve TURKCELL teminat tutarları arasındaki büyük fark, trafik kapasitesi
kullanım varsayımlarındaki farklılık ile açıklanabilecektir. Şöyle ki; VODAFONE,
NETGSM’in ödeme yapmadan gönderim yapabileceği üç aylık sürenin tamamında en
yüksek kapasite toplu SMS trafiği gerçekleştireceğini varsaymış, bu varsayım
üzerinden hesapladığı ticari risk tutarının yarısını talep etmiştir. Mevcut belge ve
bulgular ışığında, ticari ve finansal rasyonalitesi bulunan bu yaklaşımın pazara girişi
engelleme amacına yönelik olduğu iddiası kabul edilmemiştir.
6 2 Mbit bağlantı üzerinden 16+14 olmak üzere toplamda 30 SMS Iinki tanımlanır ve bu kapasite
üzerinden saniyede 150 SMS atılabilir.
7 1 saat = 3600 saniye
8 İlgili işletmecinin ödeme yapmadan trafik gönderebildiği süre 3 ay = 2160 saat
9 İlgili dönemde SMS sonlandırma ücreti 1,73 kuruştur.
10 Turkcell tarafından talep edilen teminat tutarı, kapasitesi Vodafone’a kıyasla üçte bir oranında olmak
üzere 250 bin TL olarak belirlenmiştir.
20-06/67-36
20/26
I.7.2.2. NETGSM ile TURKCELL Arasında Yaşanan Sürecin Değerlendirilmesi
(77) Taraflar arasındaki müzakere süreci incelendiğinde VODAFONE ve NETGSM
arasında farklı yorumlardan kaynaklanan uyuşmazlık sürecinin benzerinin
TURKCELL ile NETGSM arasında da yaşandığı görülmektedir. Örneğin aşağıda da
değinileceği üzere, NETGSM tarafından TURKCELL’e iletilen SMS sonlandırma
talebi başlangıçta SMŞH kapsamında yapılmış ancak ilerleyen zamanda sürecin
SMHŞ işletmecisi olarak yürütülemeyeceği anlaşılınca talebin kapsamı STH
işletmecisi olacak şekilde değiştirilmiştir.
(78) NETGSM tarafından TURKCELL’e gönderilen 24.06.2009 tarihli yazıda NETGSM’in
STH, SMŞH ve İSS hizmeti konularında işletmeci lisansı aldığı ve bu kapsamda
TURKCELL ile arabağlantı yapmak istediği iletilmiştir. 12.10.2009 tarihli NETGSM
yazısında ise RAT çerçevesindeki fiyatlar ve şartlar ile ses ve SMS sonlandırmak
istendiği TURKCELL’e iletilmiştir. TURKCELL tarafından NETGSM’in yetkili olduğuna
dair belgeler ve imza sirküleri talep edilmiştir. Ardından 13.11.2009 tarihli TURKCELL
yazısı ile NETGSM, taleplerinin netleştirilmesi amacıyla toplantıya çağırılmış ve
27.07.2009 tarihinde taraflar arasında toplantı yapılmıştır. Bu toplantıda NETGSM’in
taleplerinin netleştirilerek TURKCELL’e iletilmesi hususunda mutabakat sağlanmıştır.
NETGSM’in 31.07.2009 tarihli yazısında beş kalem halinde ve özetle toplu SMS,
MMS ve çağrı sonlandırma talepleri iletilmiştir. 17.08.2009 tarihli TURKCELL cevabi
yazısında bu beş kalem talebin anlaşılamadığı ve net bir şekilde ifade edilmesi talep
edilmiştir. Ardından NETGSM tarafından gönderilen 19.08.2009 tarihli yazıda
taleplerinin RAT’ta belirtilen fiyatlardan SMS sonlandırma olduğu ve şimdilik diğer
maddelerdeki talepleri ile ilgili sözleşme taleplerinin olmadığı ifade edilmiştir.
(79) TURKCELL’in 16.09.2009 tarihli yazısında ise NETGSM’in SMS sonlandırmaya
ilişkin talebi kapsamında mali ve teknik hususların, NETGSM’in teknik altyapısının,
ilgili talebe ilişkin aylık ve yıllık kullanım tahminlerinin ve bu tahminlere ilişkin gelir ve
gider öngörülerinin net olmadığı ve bu konularda bilgi verilmesi talep edilmiştir.
NETGSM’in taleplerinin netleştirilmesinin ardından taraflar arasında yaşanan bir
diğer uzlaşmazlık konusu ise ücretlere ilişkindir. NETGSM’in talep ettiği, RAT
kapsamında geçerli olan ücretlerden hizmet alınması iken TURKCELL, ilgili ücretlerin
müzakere edilerek belirlenmesi yönünde tutum takınmıştır. Söz konusu uyuşmazlık
BTK’ya götürülmüş ve BTK’nın 02.04.2010 tarihli kararında RAT’ta yer verilen
hüküm, koşul ve SMS sonlandırma ücreti esas alınarak TURKCELL tarafından
hazırlanacak sözleşme taslağının NETGSM’e iletilmesine hükmedilerek sorun
çözüme kavuşmuştur.
(80) Taraflar arasındaki bir diğer anlaşmazlık konusu SMŞH sürecinde yaşanmıştır.
04.12.2009 tarihli NETGSM yazısında SMŞH kapsamında RAT çerçevesinde SMS
çağrı sonlandırma hizmetine ilişkin sözleşme taslağı TURKCELL’den talep edilmiştir.
TURKCELL’in 17.12.2009 tarihli cevabi yazısında sürecin 04.12.2009 tarihli talebe
yani SMS sonlandırmaya hasredileceği bildirilmiş ve gerekli teknik ve mali hususların
netleştirilmesinin ardından sözleşme taslağının NETGSM’e gönderileceği iletilmiştir.
NETGSM, 15.01.2010 tarihli yazısıyla buna itiraz ederek SMS sonlandırma hizmeti
konusunda hiçbir belirsizliğin olmadığını bu yüzden çağrı sonlandırmaya ilişkin
sözleşme taslağının gönderilmesini talep etmiş ve diğer taleplerinin de halen geçerli
olduğunu ifade etmiştir. Ardından NETGSM tarafından uzlaştırma yoluna gidilmiş,
31.03.2010 tarihli BTK kararı ile “Net Ankara'nın Sanal Mobil Şebeke Hizmeti
(SMŞH) yetkilendirmesi kapsamında, Turkcell şebekesinde SMS sonlandırma
hizmetinin sağlanabilmesi için taraflar arasında bir sözleşmenin akdedilmesini
20-06/67-36
21/26
teminen Turkcell Referans Arabağlantı Teklifi'nde yer verilen hüküm, koşul ve SMS
sonlandırma ücreti esas, alınarak Turkcell tarafından hazırlanacak sözleşme
taslağının işbu Kurul Kararının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Net Ankara' ya
sunulması hususuna karar verilmiştir.” . Bu karar üzerine TURKCELL 10.05.2010
tarihinde SMŞH kapsamında SMS Sonlandırma Hizmet Sözleşmesi’ni NETGSM’e
ulaştırmıştır. NETGSM ile TURKCELL arasında sözleşme hükümlerinin
değiştirilmesine ilişkin çeşitli yazışmalar yapılmıştır. SMŞH kapsamındaki SMS
çağrısı sonlandırma hizmetine ilişkin sözleşmenin bazı maddeleri, özellikle de
ücretlendirme kısmı hakkındaki anlaşmazlık BTK’ya yansımış, BTK tarafından
02.07.2010 ve 09.08.2010 tarihli yazılar gönderilmiştir. BTK kararına uygun olarak
hazırlanan sözleşme taslağı TURKCELL tarafından NETGSM’e 15.09.2010 tarihinde
gönderilmiştir.
(81) Ağırlayıcı sözleşmeye ilişkin olarak ise TURKCELL “Sanal Mobil Şebeke Çağrı
Başlatma ve Sonlandırma Hizmet Sözleşmesi”ni imzalanmak üzere 03.01.2011
tarihinde NETGSM’e göndermiştir. 2011 yılı boyunca taslak sözleşmede data
hizmetine yer verilmemesinden ötürü sözleşme imzalanamamıştır. İlgili sürece ilişkin
tekrar BTK’nın uzlaştırma müessesesine başvurulmuş ve konuya ilişkin BTK
kararında da data hizmetine yer verilmemiştir. Dolayısıyla NETGSM’in data talebinin,
RAT’ın kapsamı dışına çıktığı BTK tarafından da onanmıştır. SMŞH’ye ilişkin
TURKCELL RET ise, BTK tarafından 05.02.2013 tarihinde onaylanmıştır. NETGSM
ile TURKCELL arasında SMŞH’ye ilişkin sözleşme NetGSM’in ücretlendirme
maddesine çekince koyduğu haliyle 02.06.2014 tarihinde imzalanmıştır.
(82) SMŞH işletmeciliği ilgili dönemde ülkemizde yeni bir yetkilendirme tipi olarak ortaya
çıkmış ve anılan dönemde BTK tarafından bu hizmetlerin genel hüküm ve koşullarına
ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. BTK’nın, çağrı başlatmaya ilişkin hüküm ve
koşulları düzenleyen TURKCELL RET ilk defa 17.06.2013 tarihli ve 2013/DK-
ETD/359 sayılı BTK Kurul kararı ile onaylamış ve yayımlamıştır. Bu tarih başvuru
konusu dönemden yaklaşık üç yıl sonrasına tekabül etmektedir. Taraflar arasındaki
sürecin bu denli çokça yazışma ve toplantıyla ilerlemiş olmasının nedeni de, ilgili
dönemde özellikle SMŞH yetkilendirmesi kapsamındaki faaliyetlere ilişkin mevzuatın
da oldukça yeni olması, diğer bir deyişle hem hukuki hem teknik altyapının yetersiz
olmasıdır.
(83) Son olarak, önaraştırma döneminde yapılan yerinde inceleme esnasında elde edilen
ve (…..) tarafından gönderilen 31.03.2011 tarihli ve “Yeni Azami Tarife Çizelgesi”
konulu e-postada şu ifadelere yer verilmiştir:
“(…..).”
(84) E-posta içeriğinde yer alan ifadelerden, TURKCELL tarafından SS7 protokolünün
uygulanması talep edilerek NETGSM’in piyasaya girişinin geciktirilmesi yönünde bir
çaba gösterildiği anlamı çıkarılabilmektedir.
(85) Bu noktada öncelikle SS711 protokolü ve bu protokolden önce kullanılan SMPP12
protokolü hakkında bilgi vermek yerinde olacaktır. SMPP protokolü, SS7 protokolüne
göre daha eski bir teknoloji olup aynı anda yüklü miktarda SMS gönderilmesine
elverişli bir teknoloji değildir. SMPP protokolünün toplu SMS gönderimine uygun
olmaması nedeniyle daha yüksek kapasitelerde hizmet sunabilen SS7 protokolü
11 Signalling System 7 – Numara 7 İşaretleşmesi
12 Short Message Peer to Peer – Eşler Arası Kısa Mesaj
20-06/67-36
22/26
devreye alınmıştır. Halen operatörler tarafından SS7 protokolü kullanımına devam
edilmektedir.
(86) Yukarıda bahsedilen e-posta içeriğine yönelik olarak TURKCELL tarafından yapılan
açıklamada özetle:
- SMPP protokolünün başlangıçta sadece TURKCELL şebekesinde başlayan
SMS’ler ile Türk Telekom A.Ş. ve TURKCELL şebekesi arasındaki SMS’ler
için kullanıldığı ve STH işletmecilerinin bir an önce piyasaya girebilmeleri için
talep eden STH işletmecilerini de dâhil ettiği bir protokol olduğu,
- Ancak söz konusu protokolün yüklü miktarda SMS gönderimi için uygun
olmadığı fark edildiğinde altyapı bakımından daha uygun olan SS7
protokolüne geçiş sürecinin başladığı,
- Ayrıca ilgili dönemde BTK kararıyla operatörler tarafından STH
işletmecilerine kapasite sınırı getirilmemesinin talep edildiği, bu talebi
karşılamak üzere SS7 protokolüne geçilmesinin zorunlu hale geldiği,
- SMPP protokolünün uygulandığı dönemde bayram, kandil gibi özel günlerde
SMS hizmetinin sunumunda sıkıntılar yaşanmasının da SS7 protokolüne
geçilmesinin bir diğer gerekçesi olduğu,
- Yukarıdaki e-postada yer alan “biraz geciktirmek” ifadesiyle SMPP protokolü
kapsamında hizmet alan TURKCELL abonelerinin aldıkları hizmetlerin
kesintiye uğramaması amacıyla SS7 protokolüne geçirilmelerine işaret ettiği,
- SS7’ye geçilmesinin NETGSM’e özgülenen bir uygulama olmadığı
ifade edilmiştir.
(87) TURKCELL tarafından sunulan açıklama, yukarıda ayrıntılı olarak ele alınan
müzakere sürecindeki aksaklıkların TURKCELL tarafından bilinçli bir geciktirme veya
engellemeden ziyade tarafların, özellikle şikâyetçi konumunda bulunan NETGSM’in
taleplerinin net olmamasından kaynaklanması; SMPP protokolü ile SMS trafiğinin
yürütülemeyecek olması; SS7 protokolüne geçiş hakkında BTK’ya bilgi verilmesi; ilgili
uygulamanın sadece NETGSM’e özgülenmemesi ve uygulamanın NETGSM’in
pazara girişinin engellenmesine yönelik olduğu konusunda başka bilgi ve belge
bulunmaması dolayısıyla bahse konu yazışma ve uygulamanın NETGSM’in piyasaya
girişinin engellenmesi olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
I.7.3. Genel Değerlendirme
(88) Yukarıda yer verilen inceleme ve değerlendirmelerin ışığında,
- NETGSM ile TURKCELL ve VODAFONE arasında yürütülen şebekeye
erişim anlaşmasına yönelik müzakere süreçlerinin; süreçlerin yürütüldüğü
tarihlerde arabağlantı konusunun yeni olması,
- Şikâyetçi NETGSM’in bazı taleplerinde netlik bulunmaması ve zaman içinde
taleplerinde değişikliklere gitmesi,
- Konu ile ilgili düzenlemelerin müzakere taraflarınca farklı biçimlerde
yorumlanması ve tarafların kendi pozisyonlarını korumakta ısrar etmesi,
- BTK’nın süreçlerin tıkandığı noktalarda yasal mevzuat gereği devreye
girmesi ve tarafları uzlaştırması,
- BTK’nın dahi bazı teknik konuları netleştirmesinin zaman alması,
20-06/67-36
23/26
Tarafların son tahlilde arabağlantı sözleşmelerini akdetmiş olmaları,
sebepleriyle müzakerelerin görece uzun bir zaman dilimi içinde sonuçlandırılabildiği
anlaşılmıştır. Bu hususlar, VODAFONE ve TURKCELL’in şebekeye erişim sağlamak
isteyen NETGSM’in piyasaya girişini geciktirmek veya sözleşme yapmayı reddetmek
yönünde eylemleri bulunduğuna dair bir bilgi veya belgenin var olmamasıyla birlikte
değerlendirildiğinde VODAFONE ve TURKCELL’in 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesini ihlal etmedikleri kanaatine ulaşılmıştır.
I.8. Tarafların Savunmaları ve Değerlendirilmesi
I.8.1. TURKCELL Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(89) TURKCELL, savunmasında özetle;
- Alt pazarda rekabet edebilmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete
sahip olmadığını, reddetme eylemi sonucu alt pazarda rekabetin ortadan
kalkmasının söz konusu olmadığını, ilgili süreçte herhangi bir tüketici
zararına yol açılmadığını ve dolayısıyla sözleşme yapmanın reddi için gerekli
koşulların soruşturma konusu iddialar bakımından gerçekleşmediğini,
- Mobil haberleşme pazarında hâlihazırda üç işletmecinin bulunduğunu, toplu
SMS hizmetlerinin sunumu için bu işletmecilerin her birinin şebekesinin tek
başına zorunlu unsur olarak değerlendirilemeyeceğini, böyle bir
yükümlülüğün sözleşme yapma serbestisini kısıtlama anlamına geldiğini,
- İdare hukukunun temel prensiplerinden olan “belirlilik ilkesi”nin
sağlanabilmesi için TURKCELL’e zorunlu unsur bağlamında bir yükümlülük
getirilecekse öncelikle herhangi bir yaptırım olmaksızın TURKCELL’in
zorunlu unsura sahip olduğu tespitinin yapılması gerektiğini, ayrıca Kurulun
10-44/768-251 sayılı kararıyla soruşturma konusu iddialara yönelik olarak
4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem tesis edilemeyeceği bilgisinin
TURKCELL ve kamuoyu ile paylaşılmasına rağmen, ilgili sürecin aynı idare
tarafından farklı bir yorum ile tekrardan yürütülüyor olmasının Anayasa’da
düzenlenen belirlilik ve hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini,
- NETGSM’in taleplerinin reddedilmediğini, ilgili düzenleyici otorite gözetimi
dâhilinde NETGSM ile soruşturmaya konu arabağlantı sözleşmesi
imzalanması sürecinin ilgili mevzuatta öngörülen usule uygun bir şekilde
işletilmiş olduğunu ve nihayetinde NETGSM ile arabağlantı anlaşmasının
imzalanmış olduğunu, bu nedenle reddetme eyleminin gerçekleşmiş olduğu
varsayımı altında ilgili pazarda etkin rekabetin ortadan kalkmasının söz
konusu olmadığını,
- Taraflar arasındaki sürecin TURKCELL’in iç süreçlerine uygun
yürütüldüğünü, iddia edilenin aksine bir aylık değil ortalama 15’er günlük
sürelerde NETGSM’e cevap verildiğini, müzakerelerin büyük bir kısmının
NETGSM’in taleplerinin anlaşılmasıyla geçtiğini,
- NETGSM'in TURKCELL şebekesine SMS göndermeye başladığı 2011 yılının
Nisan ayından sene sonuna kadar NETGSM tarafından gönderilen toplu
SMS adedinin (…..) olduğunu, TURKCELL’in ise 2011 yılında göndermiş
olduğu toplu SMS adedinin (…..) olduğunu, yani NetGSM'in TURKCELL'de
sonlandırılan SMS adedinin TURKCELL'in toplam SMS gönderim adedine
oranının yaklaşık %(…..) civarında ve 2012 yılında da yaklaşık %(…..)
olduğunu,
20-06/67-36
24/26
- NETGSM tarafından öne sürülen tüm iddialar doğru olsa ve konunun rekabet
mevzuatı kapsamına girdiği düşünülse dahi, pazardaki etki bakımından
oldukça küçük bir kitlenin incelenmesinin söz konusu olacağını
belirtmiştir.
(90) Önceki bölümlerde yer verildiği üzere çağrı sonlandırma hizmetinin bir alternatifinin
olmaması nedeniyle çağrıyı başlatan taraf, çağrıyı daha ucuz bir ücretle
sonlandıracak bir işletmeci seçememekte ve herhangi bir düzenlemenin olmaması
durumunda aranan tarafın istediği çağrı sonlandırma ücretini ödemek zorunda
kalmaktadır. Diğer bir ifade ile her bir işletmeci kendi şebekesinde sonlandırdığı
çağrılar için, çağrı başlatmada sahip olduğu payından bağımsız bir şekilde çağrı
sonlandırma pazarında %100 pazar payına sahip olmaktadır. Bu bağlamda her bir
mobil işletmeci kendi şebekesinde sonlanan çağrılar bakımından tekel gücüne sahip
olmaktadır. Öte yandan dosya kapsamında TURKCELL ve VODAFONE ile ilgili
hakim durum değerlendirmesine yer verilmekle birlikte, teşebbüslerin hakim
durumların kötüye kullanıp kullanmadıklarına ilişkin analizde ürün ve/veya
hizmetlerinin vazgeçilmezliğine yönelik bir tespit yapılmamış, dosya konusu iddialara
dayanan eylemlerin hakim durumun kötüye kullanılması sonucunu doğurup
doğurmadığı noktasına odaklanılmıştır.
(91) TURKCELL’in savunmasında yer alan diğer hususlar işbu kararın ilgili bölümlerinde
ele alındığından ayrıca bir açıklama yapılma gereği görülmemiştir.
I.8.2. VODAFONE Tarafından Yapılan Savunma ve Değerlendirilmesi
(92) VODAFONE özetle;
- 03.07.2017 tarih ve 17-20/313-M sayılı Kurul kararıyla başlatılan
soruşturmada 03.07.2018 tarih ve 2016-2-45/SR sayılı soruşturma raporu ve
Kurulun 09,05,2012 tarih ve 12-25/728-208 sayılı, 28.03.2013 tarih ve 13-
17/238-116 sayılı ve 09.05.2013 tarih ve 13-27/372-173 sayılı kararları
dikkate alınarak ilgili ürün pazarının “perakende seviyede toplu SMS
hizmetleri pazarı” ve “toptan seviyede Vodafone şebekesinde SMS
sonlandırma hizmeti pazarı” şeklinde tanımlanması gerektiğini,
- Taraflar arasındaki uyuşmazlığın başlangıç tarihi olarak NETGSM tarafından
gönderilen 12.01.2010 tarihli yazının, sona erme tarihi olarak ise BTK
kararına uygun sözleşmenin NETGSM’e gönderilme tarihi olan 13.08.2010
tarihinin esas alınması ve dolayısıyla yedi aylık bir dönemin soruşturma
konusu yapılması gerektiğini, ayrıca NETGSM’in BTK nezdindeki uzlaştırma
sürecinden vazgeçmiş olması halinde ilgili sürecin çok daha kısa sürede
sona erebileceğini,
- NETGSM'in taleplerinin soyut, anlaşılmaz ve birbiriyle çelişir nitelikte
olduğunu,
- NETGSM açısından yaşanan gecikmenin yedi aylık çok kısa bir süreyi
kapsaması ve daha sonra başvuran STH işletmecileriyle olan süreçlerin kısa
sürede tamamlanması nedeniyle NETGSM açısından pazara girişi ya da
pazarda tutunmayı engelleyici sistematik, kapsayıcı ve sürekli bir durumdan
bahsedilemeyeceğini,
- VODAFONE bünyesinde yapılan iç yazışmaların da, NETGSM ile arabağlantı
sözleşmesinin bir an önce imzalanması konusunda VODAFONE'un makul
çabayı gösterdiğine işaret ettiği,
20-06/67-36
25/26
- İlgili süreçte yaşanan gecikmenin nedeninin toplu SMS sonlandırmanın RAT
kapsamında olup olmadığına dair yaşanan tereddütten kaynaklandığını,
BTK’nın 11.08.2010 tarihli kararı sonrası konunun netlik kazandığını ve daha
sonra başvuru yapan STH işletmecileri ile olan süreçlerin çok kısa sürede
tamamlandığını,
- VODAFONE tarafından talep edilen 10 milyon TL’lik teminat mektubu
miktarının VODAFONE tarafından alınan riskleri kapsayacak şekilde
hesaplandığını, yapılan hesaplamanın amacının NETGSM açısından bir giriş
engeli yaratmak olmadığını,
- VODAFONE’un ilgili pazarda gerçek rakiplerinin STH işletmecileri değil GSM
operatörleri olduğunu, bu bağlamda STH işletmecisi konumundaki
NETGSM’e pazarın kapatılmasının söz konusu olmadığı gibi pazardaki
talebin VODAFONE’a kaymasının da mümkün olmadığını, aksine genel
talebin giderek TURKCELL’e kaymakta olduğunu
belirtmiştir.
(93) Teşebbüs savunmasında atıf yapılan Kurul kararlarında teşebbüslerin toplu SMS
fiyatlamalarının rakiplerini dışlayıcı nitelikte olduğuna ilişkin iddiaların incelendiği
görülmektedir. Mevcut soruşturmanın konusu ise TURKCELL ve VODAFONE’un
arabağlantı yapılmasını geciktirerek NETGSM’in piyasaya girişini engellediği
iddiasına ilişkindir. Başka bir deyişle her iki operatörden de talep edilen hizmet çağrı
sonlandırma hizmetidir. Bu bakımdan teşebbüsün ilgili ürün pazarı tanımına ilişkin
savunması kabul edilmemiştir.
(94) NETGSM’in BTK’dan yetki alarak STH işletmecisi olarak faaliyet gösterdiği ve STH
işletmecilerinin TURKCELL ve VODAFONE gibi mobil operatörler kadar pazar payına
sahip olmasa da, özellikle toplu SMS hizmetleri pazarında birbirine rakip olduğu
anlaşılmaktadır. Bununla birlikte NETGSM’in piyasa dışında kaldığı süre boyunca
hangi mobil operatörün daha fazla talep gördüğü soruşturma kapsamında belirleyici
bir unsur olarak ele alınmamıştır.
(95) VODAFONE’un savunmasında yer alan diğer hususlara işbu kararın ilgili
bölümlerinde yer verilmiş olup ek bir açıklama yapmaya gerek duyulmamıştır.
20-06/67-36
26/26
J. SONUÇ
(96) 31.05.2018 tarih ve 18-17/298-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara,
sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına
göre; Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.’nin 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediklerine, dolayısıyla idari para cezası
verilmesine yer olmadığına, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy