Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-1-018
Karar Sayısı : 20-08/77-44
Karar Tarihi : 06.02.2020
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER: Serap TOPALÖMER, Arın Özge HİMMETOĞLU,
Tülay ŞİMŞEK SARI
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetleri A.Ş.
Mahmutbey Mah. 2655. Sok. No:3 34218 Bağcılar/İstanbul
D. İLGİLİ TARAF : - İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği
Kemeraltı Cad. No:35 K:1-2-3 Kalaycıoğlu İşhanı
34425 Tophane/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulunun 12.06.2018 tarih ve 18-19/322-M sayılı
kararı uyarınca hakkında soruşturma yürütülmüş olan İstanbul Gümrük
Müşavirleri Derneği tarafından sunulan birtakım bilgilerin yanlış/yanıltıcı
olduğu iddiasına ilişkin olarak Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik
Hizmetleri A.Ş. tarafından yapılan başvurunun değerlendirilmesi.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 02.01.2020 tarih ve 11 sayı ile
giren başvuru üzerine hazırlanan 30.01.2020 tarih ve 2018-1-018/BN-4 sayılı Bilgi
Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda; İstanbul Gümrük Müşavirleri
Derneğinin (İGMD) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054
sayılı Kanun) 14. maddesi çerçevesinde savunmasında sunduğu İGMD’nin
15.04.2006 ile 15.04.2014 yılları arasında hiçbir işlemde (karar, yazışma, disiplin
cezası vb.) bulunmadığı bilgisinin yanlış veya yanıltıcı olarak değerlendirilemeyeceği,
bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
çerçevesinde idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Olayın Gelişimi
(4) Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetleri A.Ş. (ÜNSPED) tarafından yapılan
başvuruda; Rekabet Kurulunun (Kurul) 20.06.2019 tarihli ve 19-22/352-158 sayılı
kararına konu soruşturmanın tarafı olan İGMD’nin, savunmasında yer verdiği,
15.04.2006 tarih ile 15.04.2014 tarihleri arasında Genel Kurul kararına istinaden
hiçbir işlemde (karar, yazışma, disiplin cezası vb.) bulunmadığı bilgisinin yanlış ya da
yanıltıcı olduğu ileri sürülmüştür.
(5) İGMD’nin aldığı kararların, değerlendirme konusu yapılan bahsi geçen maddelerine
aşağıda sırasıyla yer verilmiştir.
20-08/77-44
2/5
(6) 24.02.2018 tarihli İGMD Genel Kurul kararının birinci maddesi; “Bir meslek mensubu,
kendisi veya bağlı bulunduğu Gümrük Müşavirliği Şirketi üzerinden, yasal vekili
olmadıkları her türlü kişi veya kuruluşla, yazılı bir talep olmadan, her hangi bir
yöntemle, bilgilendirme, sirküler yayınlama, haber verme, kampanya, pazarlama,
tanıtım ve benzeri adlar altında, hiçbir bağlantı ve temas kuramaz, iş talebinde
bulunamaz veya fiyat teklifi veremez.”, ikinci maddesi ; “Bir meslek mensubu, kendisi
veya bağlı bulunduğu Gümrük Müşavirliği Şirketi üzerinden, iş elde edebilmek amacı
ile reklam sayılabilecek (ilan veya reklam vermek, yazılı veya görsel basın ile internet
ortamında firmasının reklamını yapmaya yönelik her türlü girişim, stant açmak, film,
resim, yazı, video vb.) her türlü teşebbüs, faaliyet ve harekette bulunamaz, ayrıca
mesleğinin icrası sırasında meslek unvanı dışında, haksız rekabet oluşturacak
şekilde, varsa eski veya yeni, Gümrük Müşavirliği unvanı dışındaki başka unvanlarını
yazılı veya sözlü bir şekilde kullanamaz.”, üçüncü maddesi ise “Bir meslek mensubu,
kendisi veya bağlı bulunduğu Gümrük Müşavirliği Şirketi üzerinden, iş elde edebilmek
amacı ile her türlü kişi veya kuruluşlara, yaptıkları veya yapacakları işler karşılığında
oluşan veya oluşacak masrafların, finansman sağlanması şeklinde, belirli bir vade
içerisinde karşılanmasına yönelik vaatlerde ve taahhütte bulunamaz” şeklindedir.
(7) Dosya kapsamında değerlendirilen diğer karar olan 15.04.2006 tarihli İGMD Olağan
Mali Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararın 4. maddesi “…Haksız rekabet ve
benzeri durumların engellenmesi, üyelerin çıkarlarını yeteri ölçüde koruma gibi
konularda yetersiz kalan mevcut Dernek Tüzüğü’nün revize edilmesi amacıyla 20
Mayıs 2006 Cumartesi günü toplanmak üzere Tüzük Tadil Kongresinin yapılması
hususu genel kurulca oy çokluğuyla kabul edildi” şeklindedir. Aynı Genel Kurul’da
oylanarak kabul edilen 12. madde ise şu şekildedir:
“1. Madde: Yazılı talep olmadan Gümrük Müşavirlerinin, iş elde etmek amacıyla
herhangi bir yöntemle (Faks-Email-Pazarlama-Kampanya) yazılı fiyat teklifinde
bulunmaması, şekilde genel kurulca oy çokluğu ile kabul edildi.
3. Madde: Gümrük Müşavirlerinin mesleğin icrası sırasında (varsa) diğer
unvanlını yazılı/sözlü kullanmaması, şeklinde genel kurulca oy çokluğu ile kabul
edildi. …”
(8) Kurul tarafından 2018 yılında alınan Genel Kurul kararı ile 2006 yılında alınan Genel
Kurul kararının, reklam yasağı, yazılı fiyat teklifi verme yasağı ve mesleğin icrası
sırasında unvan kullanımına ilişkin yasaklar bakımından örtüştüğü değerlendirilmiş,
netice itibarıyla İGMD’nin 2006 tarihli kararının, 2018 yılında halen yürürlükte olduğu,
bu kapsamda İGMD’nin kesintisiz fiille işlenegelen ve devam eden bu eylem
bakımından rakiplerin müşterilerine teklif sunma ve reklam yasağı ile satış koşullarını
tespit etmeye yönelik teşebbüs birliği kararı almak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir.
(9) Soruşturma sürecinde İGMD’nin, 4054 sayılı Kanun kapsamında yaptığı
savunmasında; “5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (Kabahatler Kanunu) 20.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, nispi idari para cezasını gerektiren eylemlerde
zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, 2006 yılında alınmış olan Genel Kurul
kararının üzerinden ise sekiz yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş bulunduğu, bu
nedenle bu konuda inceleme yapılamayacağı, teşebbüs birliği kararı niteliğindeki
15.04.2006 tarihli Genel Kurulda alınan kararın rekabet ihlali olduğu söylense bile, bu
eylem ile ilgili olarak sekiz yıl içerisinde, yani 15.04.2014 tarihine kadar bir işlem
yapılmasının (rekabet hukuku anlamında soruşturma açılması) gerektiği, bu süre
geçtikten sonra anılan Genel Kurul kararının rekabet ihlali olarak nitelendirilmesinin
20-08/77-44
3/5
ve karara delil olarak dayanılmasının hukuken mümkün olmadığı, zamanaşımı süresi
içerisinde, ihlal olarak nitelendirilen Genel Kurul kararına istinaden yapılmış bir işlem
varsa zamanaşımının kesildiğinden söz edilebileceği, ancak somut olayda
15.04.2014 tarihinden öncesine ait hiçbir işlem (karar, yazışma, disiplin cezası vb.)
bulunmadığı, soruşturma raporunda sözü edilen bir kısım yazışmaların, daha sonraki
(yani zamanaşımı süresi geçtikten sonraki) tarihleri taşıdığı, dolayısıyla bu belgelere,
zamanaşımı süresi geçen 2006 yılı kararının uygulandığına dair delil olarak
dayanılamayacağı” ileri sürülmüştür. Dosya konusu ÜNSPED tarafından yapılan
başvuru metninde ise İGMD’nin söz konusu ifadesinin gerçeği yansıtmadığı zira
İGMD’nin 15.04.2006 tarihli İGMD Genel Kurul kararına uymadığı gerekçesi ile
ÜNSPED1 aleyhine, 26.10.2007 tarihinde İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde
dava açtığı belirtilmektedir2. Bu doğrultuda ÜNSPED, İGMD’nin savunmasında
sunduğu İGMD’nin 15.04.2006 ile 15.04.2014 yılları arasında hiçbir işlemde (karar,
yazışma, disiplin cezası vb.) bulunmadığı bilgisinin yanlış ve yanıltıcı olduğunu iddia
etmektedir.
H.2. Değerlendirme
(10) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrası ile belirli hallerde teşebbüs
niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine
karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün
olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından
saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında idari para cezası
verileceği hükme bağlanmıştır. Aynı fıkranın (c) bendinde “Kanun’un 14 ve 15 inci
maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi
ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç verilmemesi” idari para
cezası verilmesi gereken hallerden biri olarak sayılmıştır.
(11) Bu aşamada mevcut dosya kapsamında, başvuru sahibi tarafından yanlış ve yanıltıcı
bilgi olduğu iddia edilen bilgilerin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında yer alan nitelikleri haiz olup olmadığının
değerlendirmesi gerekmektedir.
(12) Teşebbüslerin savunmalarında sunacakları/sundukları bilgilerin, savunma hakkı
sınırlarının kapsamı dahilinde olup olmadığına yönelik yapılacak bir
değerlendirmenin, teşebbüslerin kendilerini suçlayıcı beyanda bulunmaya
zorlanamayacakları esası çerçevesinde ele alınması gerekmektedir. 2709 sayılı T.C.
Anayasası’nın 38. maddesinde yer alan “Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen
yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye
zorlanamaz.” hükmü de göz önünde bulundurulduğunda, teşebbüslerin kendi
aleyhlerine olacak şekilde beyanda bulunmaya zorlanmaları adil yargılanma
kavramının özü ile bağdaşmayacaktır. Öte yandan rekabet hukuku açısından
teşebbüslerin kendilerini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanmama ilkesinin
kapsamı sınırsız değildir. Başka bir deyişle, savunma hakkı kapsamında olan kendini
suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlama yasağı ile savunma hakkı sınırlarını aşan
hallerin doğru bir şekilde ayırt edilmesi gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilebilecek yanlış
1 İlgili tarihte teşebbüsün unvanı ÜNSPED Global Lojistik Tic. A.Ş.’dir.
2 Başvuru kapsamında ayrıca, söz konusu davanın 14.04.2011 tarihinde 2007/851 E. ve 2011/173 K.
sayısı ile kabul edildiği; İstanbul 9. Asliye Mahkemesi tarafından verilen söz konusu kararın Yargıtay
11. Hukuk Dairesi tarafından 10.06.2019 tarihinde, 2018/2120 E. ve 2019/4209 K. sayılı kararı ile
bozulduğu; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ise 28.11.2019 tarihinde Yargıtay 11. Hukuk
Dairesi tarafından verilen bozma kararına uyduğu ifade edilmiştir.
20-08/77-44
4/5
ve/veya yanıltıcı bilgiden neyin anlaşılması gerektiği konusunda Kurul ile Danıştay’ın
kararları3 bulunmaktadır. Söz konusu kararlara bakıldığında; bir teşebbüsün satış
bilgileri gibi somut bir gerçekliğe ilişkin sunduğu bilgilerin doğru ve eksiksiz olması
gerektiği, savunma hakkı kapsamında, talep edilen bilgilere gelen cevapların
tartışılmaz olduğunu kabul etmenin rekabet otoriteleri tarafından yapılacak tüm
analizleri baştan itibaren sakatlayacağı; özellikle incelemeye konu
anlaşmanın/sistemin veya ihlale konu uygulamanın şartlarının ve sınırlarının ancak
teşebbüsten elde edilecek bilgiler ışığında ortaya koyulabildiği ve analizlerin
çerçevesinin bu sınırlar içerisinde çizilebildiği muafiyet ve hâkim durum ihlallerine
ilişkin yürütülen incelemelerde bu durumun daha da önem kazandığı görülmektedir.
(13) Öte yandan başvuru konusu iddiaya ilişkin olarak İGMD’yi rekabeti kısıtlayıcı olan bir
kararın uygulandığı yönünde bir itirafa zorunlu tutacak bir yaklaşımın savunma
hakkına halel getirmesi muhtemeldir. Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi
kapsamında değerlendirilebilecek bilgi ve belgeler ile savunma hakkı kapsamı içinde
değerlendirilebilecek teşebbüs beyanları arasındaki ince ayrımın dikkatli yapılması
gerekmektedir. Bu çerçevede İGMD tarafından yapılan savunmada yer verilen, 4054
sayılı Kanun kapsamında kısıtlayıcı olduğu tespit edilen kararın uygulanmadığına
yönelik ifadelerin yanlış veya yanıltıcı bilgi niteliğinde olmadığı değerlendirilmektedir.
(14) Başvuru kapsamında değinilmesi gereken bir diğer husus ise söz konusu yanlış ya
da yanıltıcı bilgi olduğu iddia edilen savunmanın, soruşturma sürecinde
değerlendirildiğine ve kararın, tüm inceleme ve değerlendirme süreçleri sonucunda
verildiğine ilişkindir. Şöyle ki, İGMD’nin 2006 yılında alınan Genel Kurul kararına
istinaden 15.04.2014 tarihi öncesine ait hiçbir işlemin olmadığı yönündeki
savunmasına karşılık Kurul kararında “soruşturma kapsamında ihlal olarak
değerlendirilen teşebbüs birliği kararı her ne kadar 24.02.2018 tarihinde alınmış olsa
da benzer bir kararın yine aynı Dernek tarafından 15.04.2006 tarihinde de alındığı ve
kesintisiz olarak sürdürüldüğü anlaşılmıştır.” şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Dosya sürecinde elde edilen delillerin 15.04.2006 tarihinde alınan Genel Kurul
kararının uygulandığını ve derneğe üye teşebbüsler arasında da bu karara uyulması
gerektiği yönünde bir algının bulunduğunu gösterir nitelikte olduğu, kaldı ki söz
konusu İGMD kararının, amaç yönünden 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık
teşkil ettiğinden kararın alınmasının rekabet hukuku anlamında ihlalin varlığı için
yeterli olduğu sonucuna varılmıştır. Devamında ise “Bu çerçevede, 15.04.2006
tarihinden bu yana kesintisiz fiille işlenen bir ihlalin varlığı söz konusudur. Zira anılan
tarihte alınan karar tek seferde ortaya çıkıp sona eren bir nitelik arz etmeyip,
yürürlükte kaldığı müddetçe muhatapları üzerinde her an etki doğurucu niteliktedir.
Bu cihetle, zamanaşımı süresinin başlangıç noktası, kararın alındığı tarih değil,
kararın yürürlükten kaldırıldığı tarihtir. Soruşturma kapsamında elde edilen
belgelerden de anlaşıldığı üzere 2006 tarihli karar, 2018 yılında halen yürürlüktedir.
Dolayısıyla … kesintisiz fiille işlenegelen ve devam eden bu eylem bakımından sekiz
yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilmesi mümkün değildir.” şeklinde
değerlendirmeye yer verilmiştir.
(15) Ayrıca İGMD’nin, yerinde incelemelerde elde edilerek soruşturma kapsamında,
15.04.2006 tarihli Genel Kurul kararının uygulandığını göstermek amacıyla
soruşturma bildiriminde yer verilen disiplin cezası konulu 2017 ve 2018 yıllarına ait
birtakım yazışmalara/belgelere ilişkin olarak Dernek disiplin kurulunca, Dernek
3 13.03.2019 tarihli ve 19-12/155-70 sayılı; 23.02.2017 tarihli ve 17-08/88-38 sayılı; 17.08.2011 tarihli
ve 11-45/1034-354 sayılı Kurul kararları ile Danıştay 13. Dairesi’nin 04.12.2017 tarihli, 2011/3935 E.,
2017/3550 K. sayılı kararı.
20-08/77-44
5/5
Tüzüğü’nün 44. maddesinde belirtilen bahsi geçen cezaların uygulanmadığına
yönelik savunmasına karşılık olarak da; Kurul tarafından, “Soruşturma Bildirimi’nde
anılan belgelere yer verilmesinin gerekçesi, 15.04.2006 ve 24.02.2018 tarihli Genel
Kurul kararlarının, Derneğe üye teşebbüsler tarafından bağlayıcı olarak algılandığının
ve uygulanmaya çalışıldığının gösterilmesidir. Bu itibarla disiplin cezası verilmemiş
olması dosya kapsamında yapılan ihlal tespitini etkilememektedir.” açıklamasında
bulunulmuştur. Bu çerçevede, İGMD’nin soruşturmaya konu eylemleri dolayısıyla
ortaya çıkan ihlalin beş seneden uzun sürdüğü dikkate alınarak ceza tayin edilmiş,
Dernek kararlarının uygulanmadığına dair İGMD tarafından yapılan savunma,
soruşturma sonucunda ulaşılan ihlal tespitini ve soruşturma tarafına uygulanacak
ceza miktarını etkilememiştir. Dolayısıyla, anılan başvuru hakkında herhangi bir işlem
yapılmasına gerek olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
I. SONUÇ
(16) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Kurum kayıtlarına
02.01.2020 tarih ve 11 sayı ile intikal eden başvuru ile ilgili olarak İstanbul Gümrük
Müşavirleri Derneği hakkında herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına, başvurunun
reddine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy