Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-2-034 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 20-10/111-67
Karar Tarihi : 13.02.2020
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER: Gözde MAVİ, Ahmet ŞAHİN, Burcu ÇALIŞKAN OLGUN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - TİAK Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş.
Büyükdere Cad. Fulya Mahallesi Büyükdere Cad. Torun
Center Ofis Kule D Blok Kat7 D:28 Mecidiyeköy Şişli İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: TİAK Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. ile Kantar Media,
Medya Araştırmaları Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan “Televizyon
İzleyici Ölçümü Hizmetleri Sözleşmesi”ne menfi tespit verilmesi ya da muafiyet
tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 12.10.2017 tarih, 7290
sayı ile intikal eden ve eksiklikleri 03.02.2020 tarih, 1138 sayı ile tamamlanan bildirim
üzerine düzenlenen 05.02.2020 tarihli ve 2017-2-034/MM sayılı Muafiyet/Menfi Tespit
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle:
TİAK Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. (TİAK) ile Kantar Media, Medya
Araştırmaları Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. (KANTAR MEDIA) arasında
imzalanan “Televizyon İzleyici Ölçümü Hizmetleri Sözleşmesi”nin
(Sözleşme) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054
sayılı Kanun) 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle anılan sözleşmeye
menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşullarının tamamını karşılaması
nedeniyle bildirime konu Sözleşme’ye, Sözleşme süresince bireysel
muafiyet tanınabileceği,
Sözleşme’nin 1.1.14. maddesinde yer alan “reklam harcamaları analizi”
ifadesi ile Sözleşme’nin 7.2. maddesinde yer alan “Sözleşme konusu ile
bağlantılı teknolojiye dayalı iş” ifadesinin bireysel muafiyetin dışında
tutulması gerektiği,
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Kurum kayıtlarına 12.10.2017 tarih ve 7290 sayı ile giren ve TİAK ile TNS Piyasa
Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. (TNS) arasında imzalanan Sözleşme’ye 4054
sayılı Kanun çerçevesinde menfi tespit verilmesi veya muafiyet tanınması talep
edilmiştir. Kurum kayıtlarına 26.03.2019 tarih ve 2186 sayı ile giren yazıda,
Sözleşme’nin tarafı olan TNS’nin ticaret unvanının hissedarlık yapısında herhangi bir
20-10/111-67
2/19
değişiklik olmadan Kantar Media, Medya Araştırmaları Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
olarak değiştiği, bu nedenle başvuru konusu 10.09.2017 tarihli Sözleşme’nin revize
edilerek güncel Sözleşme’nin 01.09.2018 tarihinde TİAK ve KANTAR MEDIA arasında
akdedildiği belirtilmiştir.
(5) Başvuru kapsamında Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK) görüş talep
edilmiş, RTÜK’ün konuya ilişkin görüşü 09.03.2018 tarih ve 2034 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir. KANTAR MEDIA’dan da çeşitli bilgi ve belgeler de talep edilmiş,
teşebbüsün cevapları en son 03.02.2020 tarih ve 1138 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
G.1. İlgili Teşebbüsler
G.1.1. TİAK Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. (TİAK)
(6) TİAK (Televizyon İzleme Araştırmaları Komitesi), 1992 yılında, televizyon izleme
araştırmalarını organize etmek ve denetlemek, reklam ve medya ajanslarının doğru
hedef kitlelere ulaşabilmesi ve reklamverenlerin reklam harcamalarını etkin biçimde
yapabilmesi için ortak birim oluşturmak amacıyla reklamveren, reklam ajansları ve
kanalların bir araya gelmesiyle teşebbüs birliği niteliğinde kurulmuştur.
(7) TİAK ilk etapta, Uluslararası Reklamcılık Derneği (“IAA”, International Advertising
Association) bünyesinde IAA yönetim kuruluna karşı sorumlu olarak çalışan ve tüzel
kişiliği bulunmayan gönüllü bir teknik komite olarak kurulmuştur. Bu haliyle TİAK’ın
hukuki bir sorumluluğu bulunmamakta olup kuruluşu da herhangi bir sözleşmeye
dayalı olarak gerçekleşmemiştir. TİAK’ın yapısıyla ilgili bazı değişiklikler gerektiğine
ilişkin Rekabet Kurulunun (Kurul) 02.11.2009 tarih ve 09-50/1236-310 sayılı kararı
sonrasında TİAK, IAA’dan bağımsız, hukuki belirliliğe ve teknik yeterliliğe sahip, yazılı
kurallara tabi bir anonim şirket yapısına geçmiştir.
(8) TİAK’ın 2019 yılı itibarıyla ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
Tablo 1: TİAK’ın Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse oranı (%)
A Grubu Hissedar
Reklamverenler Derneği (…..)
B Grubu Hissedar
Reklamcılar Derneği (…..)
C Grubu Hissedarları (Tam Zamanlı Ölçülen Yayıncı Kuruluşlar)
Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon AŞ (ATV) (…..)
DTV Haber ve Görsel Yayıncılık AŞ (Kanal D) (…..)
Star TV Medya Hizmetleri AŞ (Star TV) (…..)
Aks Televizyonculuk Filmcilik Sanayi ve Ticaret AŞ (Show TV) (…..)
Huzur Radyo Televizyon AŞ (Fox) (…..)
Hayat Görsel Yayıncılık AŞ (Kanal 7) (…..)
Göktuğ Elektronik Yayıncılık ve Sanayi Ticaret İşletmesi AŞ (Flash TV) (…..)
Türkiye Radyo Televizyonu Kurumu (TRT 1) (…..)
Türkiye Radyo Televizyonu Kurumu (TRT Haber) (…..)
Eko TV Televizyon Yayıncılık AŞ (Teve 2) (…..)
D Grubu Hissedarları (Yarı Zamanlı Ölçülen Yayıncı Kuruluşlar)
NTV Radyo ve Televizyon Yayıncılık AŞ (NTV) (…..)
Ciner Medya TV Hizmetleri AŞ (Habertürk) (…..)
C Görsel Yayınlar AŞ (Bloomberg) (…..)
20-10/111-67
3/19
MNG TV Yayıncılık AŞ (TV 8) (…..)
Tablo 1’in devamı:
C Grubu Hissedarları (Tam Zamanlı Ölçülen Yayıncı Kuruluşlar)
Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık AŞ (CNN Türk) (…..)
Star Medya Ajans AŞ (Karamel TV) (…..)
Beyaz İletişim AŞ (Ülke TV) (…..)
KTV Yayıncılık Reklam Sanayi Ticaret AŞ (Kanal A) (…..)
Toplam 100
Kaynak: Teşebbüsten gelen bilgiler
(9) Televizyon izleme ölçüm yöntemleri arasından Türkiye’de sektörün bütün
katılımcılarının (TV yayıncıları, reklam verenler ve reklam ajansları) bir araya gelerek
oluşturdukları “Müşterek Endüstri Komitesi” (MEK) modeli uygulanmakta olup TİAK bu
model kapsamında faaliyet göstermektedir. Bu nedenle televizyon izlenme oranlarının
ölçüm hizmetlerinin temini amacıyla kurulan TİAK’ın rakibi bulunmamaktadır.
(10) TİAK’ın başlıca amaçlarının;
Televizyon izleyicisinin televizyon izleme ölçümlerinin adil ve doğru şekilde
yapılmasını sağlamak için ilgili menfaat gruplarının bu konudaki ekonomik
faaliyetlerini gözeterek ve onları mümkün olduğunca bir araya getirerek
ölçümün teknik, mali ve hukuki altyapısı ile mekanizmasını oluşturmak,
Ölçüm süreci ve sonuçlarını denetlemek,
Sektör için geçerli ölçüt olacak tek bir izlenme verisinin belirlenmesini
sağlamak,
Televizyon izleyicilerinin televizyon izlemelerinin araştırılması ve ölçülmesi
ile televizyonların izlenme araştırmaları ve raporlanmasının tarafsız,
objektif ve doğru şekilde yapılmasını sağlamak,
Söz konusu amaçları gerçekleştirmek amacıyla araştırmayı yapacak şirket
veya kuruluşları, belirleyeceği evrensel ve rekabet hukukuna uygun esaslar
ve hukuk kuralları çerçevesinde, araştırma şirketleri arasından şeffaf bir
şekilde seçmek,
Araştırmayı yapacak şirket ile yapılacak sözleşme şartlarını rekabet
hukukunu dikkate alarak belirlemek
olduğu ifade edilmiştir.
G.1.2. Kantar Media, Medya Araştırmaları Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. (KANTAR
MEDIA)
(11) KANTAR MEDIA hızlı tüketim ürünleri sektörü başta olmak üzere bankacılık, otomotiv,
sağlık, medya ve benzeri alanlarda pazar araştırmaları yapan ve izleyici/dinleyici
ölçümleri alanlarında faaliyet gösteren bir şirkettir. Teşebbüs, pazar araştırması
sektöründe faaliyet gösteren İngiltere merkezli WPP Group Plc. Grubu’na1 bağlı bir
araştırma şirketi olup 1975 yılında TNS Piyasa Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
ticaret unvanıyla kurulmuştur. 2018 yılında hissedarlık yapısında bir değişiklik olmadan
ticaret unvanı Kantar Media, Medya Araştırmaları Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. olarak
değiştirilmiştir. Hâlihazırda KANTAR MEDIA’nın %100’ü Taylor Nelson Sofres B.V.ye
aittir. Ayrıca grup içinde, Türkiye’de pazar araştırmaları alanında faaliyet gösteren
1 (…..).
20-10/111-67
4/19
Kantar Insights Pazar Araştırmaları Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. adlı bir şirket daha
bulunmaktadır.
(12) Aşağıda detaylı olarak aktarılacağı üzere, televizyon izleyici ölçümü hizmetinin özelliği
gereği piyasada tek ölçüt biriminin bulunması gerektiğinden, KANTAR MEDIA
televizyon izleyici ölçümü alanında Türkiye'de 2011 yılından bu yana aktif olarak
faaliyet gösteren tek teşebbüstür. Bu bakımdan KANTAR MEDIA’nın %100 pazar
payına sahip olduğu söylenebilecektir.
G.2. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Görüşü
(13) Başvuruya ilişkin olarak 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın
Hizmetleri Hakkında Kanun, Yayın Hizmetlerinin İzlenme ve Dinlenme Oranı
Ölçümlerinin Yapılması ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümlerine ilişkin RTÜK’ten talep edilen görüşte özetle;
- Yayın Hizmetlerinin İzlenme ve Dinlenme Oranı Ölçümlerinin Yapılması ve
Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5.
maddesinin ikinci fıkrasında “izlenme ve dinlenme ölçüm hizmetinin
temininde ölçüm piyasasında rekabetin sağlanması amacıyla,
organizasyonel yapı tarafından potansiyel araştırma şirketleri arasından
yapılan seçimin ve/veya ihalenin; şeffaf olması, gerekli şartları sağlayan
bütün potansiyel sağlayıcı teşebbüslere açık bir biçimde yapılması, dışlayıcı
olmaması ve en fazla beş yıllık bir süre için yapılması esastır” hükmünün yer
aldığı ve TİAK tarafından gerçekleştirilen ihale ve/veya seçim işinin bu
kapsamda yapılması gerektiği,
- TİAK ile KANTAR MEDIA arasında imzalanmış olan Sözleşme’ye yönelik
kendilerine yapılmış bir başvuru, RTÜK nezdinde yürütülen bir
inceleme/araştırma/çalışma ve konu ile ilgili tesis edilen bir işlemin
bulunmadığı
ifade edilmiştir.
G.3. İlgili Pazar
G.3.1. Sözleşme’ye Konu Televizyon İzleyici Ölçümü (TAM) Hizmetinin İçeriğine
İlişkin Bilgiler
(14) Televizyon izleyici ölçümleri, izleyicilerin televizyon izleme davranışlarını ve
alışkanlıklarını belirlemek amacıyla yapılan panel türü araştırmalardır. Televizyon
izleyici ölçümlerinin yardımıyla televizyon yayınlarının izleyiciye etkisi, yayınların
amacına ulaşıp ulaşamadığı, programların hangi kitlelere ne kadar ulaştığı
saptanabilmektedir. Televizyon yayınları öncelikle izleyicinin tanınması ve televizyon
izleme davranışları ve alışkanlıklarının bilinmesine bağlıdır. Ancak bu bilgiler ışığında,
doğru zamanın ve doğru hedef kitlenin belirlenmesi sağlanabilmektedir. Televizyon
izleyici ölçümü; kimler televizyon izliyor, hangi programlar izleniyor, ne kadar süreyle
izleniyor, hangi zamanlar izleniyor gibi sorulara cevap vermektedir.
(15) Televizyon izleyici ölçümü kapsamında Türkiye’yi temsilen belirlenen 40 ildeki
izleyicilerin TV izleme davranışları takip edilmektedir. Ölçüm sonuçları yaklaşık 4.200
hanede yaşayan 15.000 hane halkı bireyi ve bu haneleri ziyaret eden günlük yaklaşık
550 misafirin izlemeleri üzerinden raporlanmaktadır.
(16) Söz konusu ölçüm sistemi belli süreçlerden oluşan entegre bir sistemdir. İlk aşama veri
tabanı araştırmasının yapılması ve evren değerlerin belirlenmesidir. Panelde yer alan
20-10/111-67
5/19
haneler Türkiye İstatistik Kurumundan (TÜİK) alınan belirli bir örneklem yöntemi ve
belirli bir süreç sonrası seçilen hanelerdir. Bunun için öncelikle Yayın Hizmetlerinin
İzlenme ve Dinlenme Oranı Ölçümlerinin Yapılmasına ve Denetlenmesine İlişkin Usul
ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte yer alan
“Veri tabanı araştırmasında kullanılacak olan örnekleme tasarımı ve örneklem verisi
Türkiye İstatistik Kurumundan temin edilir.” düzenlemesi çerçevesinde, TÜİK'ten söz
konusu 40 ili temsilen hane adresleri (yaklaşık 132.000 adet) alınmaktadır. Daha sonra
TİAK yönetim kurulunun seçtiği bağımsız bir veri araştırma şirketi, bu adresler içinden
önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde yaklaşık 44.000 hane ile yüz yüze anket
yapmaktadır. Ardından söz konusu anket verisi gizlilik kuralları çerçevesinde KANTAR
MEDIA’ya teslim edilmektedir. Bu aşamada anket sonuçlarına ve TÜİK istatistiklerine
bağlı olarak evren değerleri belirlenmektedir. Evren değerlerinin belirlenmesini takiben,
KANTAR MEDIA’ca anket yapılan haneler aranarak, panelist olmaya ikna edilme
sürecine geçilmektedir.
(17) Ölçüm sisteminin ikinci aşaması panelin oluşturulmasıdır. Paneli oluşturan aileler, veri
tabanı araştırmasında görüşülen ve panele katılmayı kabul eden aileler arasından
seçilmektedir. Bir hanenin panelist olma durumu tamamen gönüllülük esasına
dayanmaktadır. Panel haneleri istedikleri zaman sistemden çıkabilmektedirler. Ayrıca
düzenlemeler gereğince paneldeki hanelerin veya bireylerin, panelde en fazla yedi yıl
kalacak şekilde her yıl en az yüzde on beş oranında yenilenmesi gerekmektedir.
(18) Panelist olmayı kabul etmiş olan hanelere KANTAR MEDIA Panel Ekibi tarafından
eğitim verilmektedir. Panelistlerin hanelerinde yaptıkları bütün izlemeler, hanelere
yerleştirilen peoplemeter (izleyici ölçer cihazı) isimli bir cihaz ile toplanmakta ve ölçüm
sistemine dahil edilmektedir. Panelistler izleme yaptıkları zamanlarda cihazın
kumandasında (uzaktan kumanda) kendilerine tanımlanmış tuşları kullanarak izleme
verisinin hane halkı bireyleri ile eşleştirilmesini sağlamaktadır. Tüm süreçler gizlilik
ilkesi çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Peoplemeter kurulu panel hanelerinin kimler
olduğu ölçüm şirketinde konuyla ilgili yetkilendirilmiş sınırlı sayıda kişi ve TİAK Teknik
Denetim Komitesi dışında hiçbir kurum ya da kişi tarafından bilinmemektedir. Panel
üyelerinin izleme davranışı, eğitim sürecinin tamamlanmasını takiben veri üretimine
alınmaktadır.
(19) Sistemin üçüncü aşamasında izleyici ölçüm cihazı ve bu cihazla birlikte çalışan
kumandanın kullanılması gerekmektedir. Buna göre panel üyelerinin yapması gereken
tek görev, izlemeye başladıklarında ve izlemeyi bıraktıklarında kumanda cihazında
kendilerine ayrılmış düğmeye basarak cihazın söz konusu izlemeyi kaydetmesini
sağlamaktır. Bu görevin doğru yapılıp yapılmadığı periyodik kontrollerle
saptanmaktadır. Kumanda cihazının üzerinde her biri ailenin bir bireyine tahsis edilmiş
düğmeler bulunmaktadır. Kişiler, televizyon izlemeye başladıkları ve bıraktıklarında
kendilerine ait düğmeye basmakta ve cihaz izlemeyi ölçüm cihazına aktarmaktadır ve
izlenen saat ve kanal bilgisini ölçüm cihazı kaydetmektedir. Ölçüm cihazı hanedeki tüm
televizyonlara takılmaktadır.
(20) Dördüncü aşama, veri aktarımıdır. Bu aşamada, izleyici ölçüm cihazında toplanan
verilerin veri üretim merkezine çekilmesi söz konusudur. Veri üretim yazılımı tarafından
her gün otomatik olarak tekrarlanan bu işlem, yazılımın hanedeki ölçüm cihazına
modem aracılığıyla bağlanmasıyla gerçekleştirilmektedir. Çoğu ülkede bu işlem 02:00-
06:00 saatleri arasında yapılmaktadır. Veri aktarımının ardından beşinci aşama olan
veri üretimi aşaması gelmektedir. Veri üretimi, izleyici ölçüm cihazından çekilen verinin
onaylanması, ağırlıklandırılması ve analiz yazılımının kullanabileceği formata
dönüştürülmesini kapsamaktadır.
20-10/111-67
6/19
(21) Sistemin altıncı aşamasında, program ve reklam yeri tabanından faydalanılmaktadır.
Söz konusu taban, yayınların isim, tipoloji, başlama ve bitiş saatleri bilgilerini
kapsamaktadır. İzleyici ölçüm cihazından gelen kişi-kişi, dakika-dakika veri, bu veri
tabanında birleştirilerek, izleyici verisi, kullanıcının program ve reklam kuşaklarını da
analiz edebileceği nihai haline ulaşmaktadır. Bu yolla her evden alınan ham bilgiler,
zaman içinde bireysel izleme alışkanlıklarını gösteren bildirimler olarak
düzenlenmektedir.
(22) Belirli istasyonlar veya programların izlenme paylarına, belirli programları ve/veya
günün bir kısmında yayınlananları izleyenlerin sayısına ve sıralamasına, tek veya
birçok yayındaki belirli program veya reklamları izleyen kümülatif izleyicilere ve izleme
işleminin süresi ve sıklığına ilişkin raporlar dahil bu veriler belirli bir süreye ilişkin olarak
program izleme oranlarını ve kanal izleme oranlarını oluşturmak için işlenmektedir.
Son aşamada ise, müşterilerin izleyici verilerine günlük olarak ulaşabilmeleri
sağlanmaktadır.
(23) Elde edilen bu ölçüm bilgileri, televizyon yayıncılarının reklam verenlere sundukları
reklam yerinin birim fiyatını doğrudan etkilemektedir. Reklam yerlerinin satışından elde
edilen gelirler ise televizyon yayıncılarının (paralı kanallar hariç olmak üzere) en önemli
gelir kalemlerinden birisini teşkil etmektedir.
(24) Dünyada TV izleyici ölçüm işinin koordinasyonunda üç farklı organizasyon şekli
uygulanmaktadır. Bunlar;
• Ölçüm Şirketinin Kendi Servisi (Own Service)
• Kullanıcı Sektör Komitesi (Media Owners Committee)
• Müşterek Endüstri Komitesi (Joint Industry Committee)
(25) Ölçüm Şirketinin Kendi Servisi modelinde; araştırma şirketi, izleyici bilgilerini özel, ticari
bir teşebbüs gibi arz etmekte ve bilgileri satın alanlarla pek çok tek taraflı sözleşme
imzalamaktadır. Kullanıcı Sektör Komitesi modelinde ise bazı izleyici bilgisi
kullanıcıları, belirli bir hizmet için ihaleye çıkmakta/sözleşme imzalamakta ve
finansmanı garanti etmektedir.
(26) MEK modeli ise; ölçüm ile ilgili tüm tarafların içinde bulunduğu ve alınan kararlarda tüm
tarafların söz sahibi olduğu, bütün paydaşların haklarının birlikte korunduğu bir
organizasyonel yapı olarak tanımlanmaktadır. Dünya Reklamcılar Federasyonu ve
Avrupa İletişim Ajansları Birliği, televizyon izleyici ölçümü için en efektif ve verimli
yöntemin müşterek endüstri komitesi yapılanması olduğunu belirtmektedir2.
(27) Türkiye’de uygulanmakta olan sistem bütün katılımcıların bir araya gelerek
oluşturdukları MEK modeli olup TİAK, MEK modeli kapsamında faaliyet göstererek
izleme araştırmalarını organize etmekte ve denetlemektedir. Türkiye'de izlenme oranı
ölçümünün başladığı 1992 yılından 2009 yılına kadar ölçümler TİAK adına AGB
Anadolu Piyasa Araştırmaları Hizmetleri A.Ş. (AGB TÜRKİYE) tarafından yapılmıştır.
2009 yılında izlenme oranlarının ölçümüne ilişkin yapılan inceleme sonucunda,
02.11.2009 tarih ve 09-50/1236-310 sayılı Kurul kararı uyarınca TİAK, Aralık 2010'da,
ortaklarını Reklamcılar Derneği, Reklamverenler Derneği ve yayıncı kuruluşların
oluşturduğu bir anonim şirket yapılanmasına geçmiştir. Bu kapsamda TİAK yönetim
kurulu her sözleşme döneminde (yaklaşık beş yıllık süreler için) hazırladığı Hizmet
Alım Şartnamesi ile şirket seçim sürecini başlatmakta ve söz konusu şartnameyi
meslek birliği (TÜAD) ve gazete ilanları ile tüm sektöre duyurarak tüm şirketlerin teklif
2 Dijitalleşme ve Yakınsama Bağlamında Televizyon Yayıncılığı Sektör İncelemesi Raporu, Mart 2017.
20-10/111-67
7/19
verebilmesine yönelik seçim süreci yönetmektedir. Sürecin sonunda şartnamede
belirlenmiş kriterler ve süreler kapsamında seçilen ölçüm şirketi ile TİAK abonesi TV
kanalları ve reklam ajansları sözleşme imzalamaktadır.
G.3.2. İlgili Ürün Pazarı
(28) Bildirim konusu işlemin konusunu TAM hizmetinin KANTAR MEDIA tarafından TİAK,
TV kanalları ve reklamcılara sunulması oluşturmaktadır. Televizyon izleme ölçümleri,
aralıklarla veya sürekli olarak yapılan televizyon izleyicisi tahminlerini kapsamaktadır.
Televizyon izleme araştırmaları işi ve bu iş sonucunda elde edilen izlenme bilgileri,
başta sektörün üç farklı ayağını oluşturan yayıncılar, reklamverenler ve reklamcılar
olmak üzere tüm katılımcılar tarafından kullanılmakta olan çok önemli bir bilgidir.
(29) Söz konusu izlenme bilgileri sayesinde yayıncılar, izleyiciye sunmuş oldukları farklı
içerikteki programların izleyiciler tarafından ne şekilde ve hangi oranlarda izlendiğini
öğrenebilmektedir. Bu bilgiler yayıncılar tarafından hem gelecekteki yayın politikaları
ve yatırımların planlanmasında hem de program içine veya aralarına alınacak
reklamların birim süre fiyatlarının belirlenmesinde kullanılmaktadır. İlaveten, reklam
gelirleri, ücretli abonelik sistemi dışında çalışan açık televizyon kanalları için en önemli
gelir kaynağı olduğundan belirli bir programa ait izlenme oranları o program içine alınan
reklamların birim süre fiyatını, dolayısıyla da o televizyon kanalının reklam gelirlerini
etkilemektedir.
(30) İzlenme bilgileri, reklamverenler için de hayati bir öneme sahip olup reklamverenler bu
bilgileri, hem ürün ve hizmetlere yönelik reklamların hangi kanal ve programlarda yer
alacağına karar vermede hem de bu reklamların izlenme oranları (reklamın yer aldığı
programın izlenme oranından farklı olarak) doğrultusunda reklam yatırımı ve
harcamalarının hesaplanmasında kullanmaktadırlar. Aynı şekilde reklam ajansları da
bu bilgileri reklamların hazırlanması, hedef kitlenin tespiti, hedef kitleye ulaşımı ve
reklam bütçelerinin hazırlanması aşamalarında kullanmaktadırlar. Görüldüğü gibi
televizyon izleme bilgileri başta TV yayıncılığı ve TV reklam yeri pazarları olmak üzere
bu pazarlarla ilişkili pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler açısından da son derece
kritik bir öneme sahiptir.
(31) TV mecrasına yapılan reklam harcamaları, Türkiye’de gerçekleşen toplam reklam
harcamalarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Reklamverenlerin TV mecrasına
yaptıkları bu büyük harcamaların miktarının ve televizyon kanalları arasındaki
dağılımının belirlenmesinde en önemli kıstas ise televizyonların izlenme oranlarıdır.
(32) Öte yandan, televizyon izleyici ölçüm verileriyle ilgilenenler; program üreticileri,
yayıncılar, medya planlayıcıları, ayrılan reklam süresini satın alanlar ve program
izleyicilerini değerlendirmede ve/veya televizyon programlarını tanıtmada ticari veya
kamu hizmeti duyurularını yayımlamak için ayrılan reklam süresini satın alma veya
satma ile ilgilenen diğer kişileri kapsamaktadır. Bu tip kullanıcılar, TV izleyicisi
ölçümleri konusunda güvenilir ve yaygın bir kaynağa ihtiyaç duymaktadır.
(33) Anılan hususlar çerçevesinde televizyon izleme ölçümü sonucunda elde edilen verinin
başka bir ölçüm verisi ile ikame edilebilirliğinin olmadığı değerlendirilmektedir. Zira söz
konusu ölçüm oranları pazarda birçok teşebbüsü farklı yönlerden etkilemekle birlikte,
bu oranların menfaat sahibi bütün teşebbüslerce ortak kullanılabilecek şekilde güvenilir
ve tek kaynaktan elde edilmesi gerekliliği bulunmaktadır. Aksi bir durum pazarda
birbirinden farklı verilerin yer almasına ve bilgi karışıklığına yol açabilecektir. Bu itibarla
televizyon izleyici ölçüm hizmetlerinin ayrı bir pazar olarak ortaya çıktığı
söylenebilmektedir. Yapılan açıklamalar ışığında dosya kapsamında ilgili ürün pazarı,
20-10/111-67
8/19
“televizyon izleyici ölçümü pazarı” olarak belirlenmiştir.
G.3.3. İlgili Coğrafi Pazar
(34) Bildirim konusu Sözleşme, televizyon kanallarına yönelik olan izleyici ölçümleme
faaliyetine ilişkindir. İzleyici ölçümü faaliyeti tüm ülke çapında gerçekleştirilmektedir.
Bu doğrultuda televizyon izleyici ölçümü pazarı açısından, ülke içinde rekabet şartlarını
farklılaştıran ve bölge ayrıştırmasını gerektiren bir durum bulunmadığından, dosya
kapsamında ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.4. Bildirim Konusuna İlişkin Geçmiş Tarihli Kurul Kararları
G.4.1. 02.11.2009 tarih ve 09-50/1236-310 sayılı Kurul Kararı
(35) Reyting ölçüm pazarında hâkim durumda bulunan AGB TÜRKİYE’nin, TİAK
denetiminden geçen ölçümlerinde yaptığı usulsüzlükler ve yanlış ölçümler yolu ile
hâkim durumunu kötüye kullandığına ilişkin Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu
Genel Müdürlüğü (TRT) tarafından yapılan şikâyet üzerine yapılan ön araştırmada,
önce AGB TÜRKİYE’nin daha sonra da TİAK’ın faaliyetleri değerlendirilmiştir. Bu
çerçevede AGB TÜRKİYE tarafından yapılan reyting ölçümlerinde TRT’nin rating
oranının bilinçli olarak düşük gösterildiği, TRT kanallarını izleme alışkanlığına sahip
hanelerin panelden çıkarıldığı iddiaları incelenmiş olup bu konuda herhangi bir bilgi ve
belgeye ulaşılamadığından AGB TÜRKİYE hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığına karar verilmiştir. Diğer yandan televizyon izleme araştırmalarının temini için
oluşturulan MEK’in, araştırma sürecinin bütün aşamalarını sağlıklı ve yeterli bir şekilde
kontrol edebilecek ve denetleyecek teknik altyapıya ve elemana sahip olmasının ilgili
piyasalarda muhtemel ayrımcı ve dışlayıcı uygulamaların önlenmesi noktasında çok
önemli olduğu vurgulanmıştır.
(36) Bu noktada TİAK’ın, IAA altında ona karşı sorumlu şekilde faaliyet gösterdiği, kuruluş
sözleşmesinin veya yazılı kuralların bulunmadığı ve çalışmaların teamüllere göre
yapıldığı görülmüştür. Bu çerçevede TİAK’ın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak
rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisini doğurabilecek nitelikte olan bir
teşebbüs birliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak gerek IAA gerek TİAK yetkililerinin
bu sorunların farkında olarak birtakım önlemler almaya ve çalışmalar yapmaya
başlamış olmaları nedeniyle bu aşamada IAA ve TİAK’ı oluşturan diğer teşebbüs
birlikleri hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı, bununla birlikte 4054 sayılı
Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca TİAK’ın yapısında tam bağımsızlık,
kurumsal yapı, yazılı ve objektif kurallara göre hareket etme, hukuki belirlilik ve teknik
yeterlilik hususlarını sağlayacak ve var olan tereddütleri giderici şekilde değişikliklerin
gerçekleştirilerek 90 gün içinde Kuruma bildirilmesine karar verilmiştir.
G.4.2. 02.09.2010 tarih ve 10-57/1146-432 sayılı Kurul Kararı
(37) TİAK’ın yapısında değişiklik yapılmasına yönelik 02.11.2009 tarih ve 09-50/1236-310
sayılı Kurul kararı sonrasında, TİAK tarafından sunulan ana sözleşme incelenmiş ve
değerlendirilmiştir. Bu kapsamda yapının sektör katılımcıları olan reklamveren,
reklamcı ve TV yayıncılarından oluştuğu, herhangi başka bir dernek, şirket ve kişinin
kontrolü altında bulunmadığı, tüzel kişiliği haiz bir anonim şirket olmasının
öngörüldüğü, şirketin kuruluş ve işleyişine ilişkin bütün aşamaların ve şirketi oluşturan
idari organların yapısı, görev ve sorumluluklarına ilişkin bütün hususların ayrıntılı
kurallarla düzenlendiği ve teknik komite kurulmasına karar verildiği tespit edilmiştir. Bu
doğrultuda ilgili Kurul kararının yerine getirildiğine ve taraflar hakkında soruşturma
20-10/111-67
9/19
açılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.
G.4.3. 14.07.2011 tarih ve 11-43/932-299 sayılı Kurul Kararı
(38) TİAK ile TNS arasında akdedilmiş olan dört yıl süreli Televizyon İzleyici Ölçümü Hizmet
Sözleşmesi’ne menfi tespit verilmesi/muafiyet tanınması talebi incelenmiştir. İnceleme
sonucunda, sözleşme hükümlerinin TİAK’a getirilen ve sözleşme süresince TAM
hizmeti sağlama piyasasını girişlere kapatıcı nitelikte olan bir rekabet etmeme
yükümlülüğü olduğu, bu yükümlülüğün TAM hizmeti sağlama piyasasını sözleşme
süresi boyunca yeni girişlere ve dolayısıyla da rekabete kapatıcı nitelikte olması ve bu
hükümlerin sözleşmeden ayrı değerlendirilemeyecek nitelikte asli unsurlar olmaları
nedeniyle başvuru konusu sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık
teşkil etmeleri nedeniyle menfi tespit verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
(39) Yapılan bireysel muafiyet incelemesinde, sözleşme ile TAM hizmetinin TİAK
aracılığıyla tek bir sağlayıcıdan alınacağı, böylece sektörde faaliyet gösteren tüm
teşebbüslerin dikkate alabileceği tek bir geçerli ölçüt olarak nitelendirilebilecek tek bir
izlenme verisi elde edileceği bu nedenle etkinlik şartının sağlandığı kanaatine
varılmıştır. Televizyon kanalları, reklamverenler ve reklam ajanslarının TAM hizmetini
bireysel olarak ayrı ayrı almaları durumunda yüksek maliyetlere katlanmaları
gerekeceği ancak TİAK aracılığıyla tek bir teşebbüsten sağlanması ve elde edilen
verilerin tüm TİAK üyeleri tarafından kullanılabilmesi yönteminin benimsenmesi
durumunda ise söz konusu teşebbüslerin katlanmaları gereken maliyetlerde büyük
oranda düşüş meydana geleceğinden tüketici yararı koşulunun sağlandığı tespit
edilmiştir.
(40) Kararda tek ölçüt biriminin yerine birden fazla izleme verisinin toplanması halinde aynı
reklam veya programa ilişkin farklı verilen ortaya çıkacağı, harcama, gelir ve yatırım
planlamasında teşebbüsler tarafından hangi verinin esas alınacağı noktasında bir
karmaşıklık yaşanabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla sözleşme ile TİAK’a getirilen TNS
dışındaki bir teşebbüsten TAM hizmeti almama yükümlülüğünün, TAM hizmetinin
doğası gereği tek geçerli ölçüt üretilmesi gerekliliğinden kaynaklandığı ve faaliyetin
standartlara ve amacına uygun yürütülebilmesi için gerekli olduğu tespit edilerek ilgili
piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalmaması şartını sağladığına karar
verilmiştir.
(41) Son olarak, dört yıl olarak belirlenen sözleşme süresinin TAM hizmetinin sağlanması
için teşebbüslerin yapacağı yüksek miktarlı yatırımların geri dönüşünü alabilmek için
makul olduğu değerlendirilerek rekabetin zorunlu olandan fazla kısıtlanmadığına karar
verilmiş ve sözleşmeye bireysel muafiyet tanınmıştır.
G.4.4. 04.04.2013 tarih ve 13-19/269-M sayılı Kurul Kararı
(42) Kararda temel olarak 14.07.2011 tarih, 11-43/932-299 sayılı ve 02.09.2010 tarih, 10-
57/1146-432 sayılı Kurul kararlarının yeniden değerlendirilmesi talebi incelenmiştir. İlk
olarak TİAK’ın yapısında katılımın sermaye payına göre belirlenmesinin sorun
oluşturduğu ve medya sermaye şirketlerinin özellikle dernekler vasıtasıyla TİAK
üzerinde kontrolsüz hâkimiyete sahip olduğu iddiası incelenerek; TİAK’ın hissedarlık
yapısı, yönetim ve genel kurul karar nisapları dikkate alındığında herhangi bir
ekonomik bütünlüğün tek başına karar almaya yetecek kadar hisse, sermaye veya
başkaca yetkilere sahip olmadığı, medya alanında faaliyet gösteren herhangi bir
teşebbüsün Reklamverenler Derneği ve Reklamcılar Derneğini hukuken veya fiilen
kontrol ettiğine ilişkin yeterli düzeyde delil elde edilemediği tespit edilmiştir.
(43) İkinci olarak, televizyon izlenme oranları ölçümü yapan TNS ile bu ölçüm verilerinin
20-10/111-67
10/19
alıcılarından biri konumunda bulunan medya şirketi Mindshare Medya Hizmetleri
A.Ş.’nin WPP Grup’ta yer almasının tekelleşmeye neden olduğu iddiası incelenmiştir.
Ancak WPP Grup bünyesinde ortaya çıkan başvuru konusu dikey bütünleşmenin,
TNS’nin ilgili hizmeti sunarken WPP Grubu’nun medya planlama ve satın alma
şirketleri lehine ayrımcı bir uygulamada bulunmasına veya WPP Grubu bünyesindeki
şirketlerin rakibi konumundaki diğer medya şirketlerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı ya da
pazara girişlerini engelleyici nitelikte eylemlerde bulunmasına yol açabileceği yönünde
rekabetçi bir kaygının gündeme gelmesinin mümkün olduğu, ancak TİAK’ın yapısının
ve işleyişinin hukuken ve fiilen Kurulun 02.11.2009 tarih ve 09-50/1236-310 sayılı
kararında ortaya konulan kriterler doğrultusunda korunduğu tespit edilmiştir.
(44) Anılan kararda ilaveten, ülkemizde televizyon izleyici ölçümü hizmetleri pazarının,
“pazar içerisinde rekabet”ten ziyade “pazar için rekabet”in ön plana çıktığı bir piyasa
özelliği gösterdiği ifade edilmiştir. İlgili piyasada “pazar için rekabet”in TAM hizmetini
sunabilecek tüm teşebbüsler açısından eşit ve adil koşullarda oluşabilmesi açısından
TAM hizmetini sağlayacak teşebbüsün seçimine ilişkin TİAK tarafından yapılacak olan
ihalelerin; şeffaf, rekabetçi, eşitlikçi ve dışlayıcı olmayacak şekilde dizayn edilmesi
gerektiği, TAM hizmetinin büyük ölçüde tek sağlayıcıdan tedarik edildiği bir pazar
yapısında, hâlihazırda söz konusu hizmeti sunan teşebbüsün, hizmet sunumu için
gerekli organizasyonunu kurmuş ve ilgili yatırımlarını yapmış olması nedeniyle bir
sonraki ihale sürecinde rakiplerine kıyasla belirgin bir maliyet avantajına sahip
olacağının genel olarak kabul edildiği, dolayısıyla TİAK tarafından yapılacak ihalenin
şeffaf ve rekabetçi bir şekilde dizayn edilmemesi halinde yerleşik teşebbüsün sahip
olduğu maliyet avantajları nedeniyle ihale aşamasında zaten belirli ölçüde giriş
engelinin bulunduğu TAM hizmetleri pazarının, bütünüyle potansiyel teşebbüslere
kapatılabileceği vurgusu yapılmıştır.
G.4.5. 29.05.2014 tarih ve 14-19/362-158 sayılı Kurul Kararı
(45) TİAK ile TNS arasında imzalanan ve Kurulun 14.07.2019 tarih ve 11-43/932-299 sayılı
kararı ile bireysel muafiyet tanınan Televizyon İzleyici Ölçümü Hizmet Sözleşmesi’nin
süresinin bir yıl uzatılmasını ve bazı maddelerinde değişikliğe gidilmesini öngören Tadil
Metni’ne menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi incelenmiştir.
(46) Dosya kapsamında sözleşmenin imzalanmasından sonra meydana gelen gelişmeler
nedeniyle dört yıllık sürede TNS’nin yaptığı yatırımların geri dönüşünün mümkün
olmadığı, sözleşme süresinin bir yıl uzatılması sonucunda TNS’nin elde edeceği ek
gelir ile yatırımların geri dönüşünün sağlanabileceği ve beş yıllık sürenin Yayın
Hizmetlerinin İzleme ve Dinleme Oranı Ölçümlerinin Yapılmasına ve Denetlenmesine
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile de uyumlu olduğu ifade edilmiştir. Bu
çerçevede rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin bir yıl uzatılması sonucunu
doğuran Tadil Metni’ne bireysel muafiyet tanınabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
G.5. Bildirime Konu Sözleşme
(47) Yukarıda yer aldığı üzere, Kurulun 14.07.2011 tarihli ve 1143/932-299 sayılı kararı ile
TİAK ile TNS arasında televizyon izleyici oranlarının ölçümü hizmetlerinin temini ve bu
hizmetlerin abonelere iletilmesi için 2012 yılında akdedilen birinci dönem Televizyon
İzleyici Ölçümü Hizmet Sözleşmesi’ne 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde
bireysel muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
(48) Anılan sözleşme 2017 yılı Eylül ayı itibarıyla sona ermiş olup TİAK tarafından ikinci
döneme ilişkin televizyon izleyici ölçümü hizmetlerinin KANTAR MEDIA tarafından
gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Bu çerçevede başvuruda, KANTAR MEDIA ile
20-10/111-67
11/19
akdedilen ikinci dönem Televizyon İzleyici Ölçümü Hizmetleri Sözleşmesi’ne menfi
tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talep edilmektedir.
(49) Sözleşme’nin 2. maddesinde sözleşmenin konusu, yüklenici KANTAR MEDIA’nın,
televizyon kanallarının karşılaştırmalı izlenme oranları ölçümünü yaparak araştırma ve
ölçümleme sonuçlarını şartnamelerde belirlenen şekilde abonelere teslim etmesi,
abonelerin ise araştırma ve ölçümleme sonuçlarını sözleşmede belirlenen şekilde
kullanması ve bunun karşılığında kullanım bedeli ödemesi şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan sözleşme, yukarıda bahsedilen birinci dönem sözleşmeden farklı olarak yayın
akışına bağlı televizyon yayınlarının ölçümlenmesinin yanı sıra televizyon yayınlarının
yayım saati dışında seyredilmesinin ölçümlendiği zaman kaydırmalı izleme ölçümünü
de kapsamaktadır.
(50) Aboneler, Sözleşme’ye taraf olup zaman zaman değişebilecek olan televizyon
kuruluşları, medya ajansları ve sözleşme konusu hizmetlerden faydalanmak isteyen
tüzel kişilerden oluşmaktadır. Abonelik sisteminde tam zamanlı raporlama ve yarı
zamanlı raporlama olmak üzere iki sistem bulunmaktadır. Tam zamanlı ölçüm, ölçüme
dâhil olan kanallar için bir dakikalık dilimler halinde izleyici ölçümü yapıldığı ve izleme
sonuçlarının abonelerin kullanımına açılmış bir yazılım aracılığı ile ister program
bazında ister belirlenmiş süreler (dakika/saat) bazında raporlanabildiği sistemdir. Yarı
zamanlı ölçümde ise ölçüme dâhil olan kanallar 15'er dakikalık zaman dilimleri bazında
rapor alabilmektedir. Bu çerçevede araştırma ve ölçümleme hizmetleri doğrudan
abonelere sunulmakla beraber Sözleşme’nin 6.1.9. ve 10.1. maddesi uyarınca söz
konusu hizmetlerin ifası sonucunda elde edilen verilerin mülkiyet hakkı sahibi TİAK’tır.
(51) Sözleşme’nin 3.2. maddesinde ise hizmet süresi belirlenmiştir. Anılan madde
çerçevesinde, TİAK’ın hizmet süresinin ikinci yılının son çeyreğinde üçüncü yıldan
sonra ilave iki yıl daha sözleşmenin devam edip etmeyeceğine karar vereceği, devam
kararı alınması halinde sözleşmenin beş yıla uzayacağı ve beşinci yılın sonunda
kendiliğinden sona ereceği, devam kararı çıkmaması halinde ise yeni şirket belirlenme
süreci için KANTAR MEDIA’nın bir yıl daha ölçüme devam edeceği ve üçüncü yılın
sonunda sözleşmenin kendiliğinden sonra ereceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla
Sözleşme süresinin 3+2 yıl olduğu görülmektedir.
(52) (…..). Ayrıca Sözleşme’de panel hanelerinin gizliliğinin korunması ve ücretlendirme
sistemine ilişkin de detaylı düzenlemelere yer verilmiştir.
(53) Yapılan açıklamalar ışığında Sözleşme çerçevesinde TİAK ve TİAK mensubu
kuruluşların, ticari faaliyetleri açısından kritik önemi haiz izlenme verilerini elde etme
imkânı bulacağı, KANTAR MEDIA’nın da söz konusu verileri sağlayacağı
görülmektedir. Bu nedenle TİAK ve KANTAR MEDIA arasında akdedilen TAM
hizmetlerinin alımına dair Sözleşme, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) 2. maddesi uyarınca bir dikey anlaşma
olarak değerlendirilmektedir.
G.6. Değerlendirme
G.6.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
(54) Sözleşme ile KANTAR MEDIA sözleşme süresince, TİAK ve abonelerin münhasır TAM
hizmeti sağlayıcısı olacaktır. Nitekim Sözleşme’nin 7.1. maddesinde “(…..).” ifadeleri
bulunmaktadır. Bu doğrultuda Sözleşme süresi içerisinde sektörün bütün katılımcılarını
bünyesinde bulunduran TİAK’ın alıcısı olduğu TAM hizmeti pazarında başka bir
teşebbüsün faaliyet göstermesi mümkün görünmemektedir. Bununla birlikte bu
hizmetin tek kişiden sağlanacak olması pazarı Sözleşme süresi boyunca yeni girişlere
20-10/111-67
12/19
ve dolayısıyla da rekabete kapatıcı niteliktedir. Dolayısıyla Sözleşme’nin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu ve Sözleşme’ye menfi tespit verilemeyeceği
anlaşılmıştır.
G.6.2. 2002/2 sayılı Tebliğ Kapsamında Yapılan Değerlendirme
(55) 2002/2 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin
farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal
veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar dikey
anlaşma olarak tanımlanmakta ve bir anlaşmanın Tebliğ kapsamında sağlanan
muafiyetten faydalanabilmesi için sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal veya hizmeti
sağladığı ilgili pazar(lar)daki pazar payının %40’ın altında olması gerektiği
belirtilmektedir. Bu çerçevede, teşebbüsler arası bir dikey anlaşmaya ilişkin muafiyet
analizinde öncelikle sağlayıcının pazar gücü önem taşımaktadır.
(56) Yukarıda ifade edildiği üzere sektörde, tek geçerli ölçüt olacak şekilde tek bir verinin
sağlanması amacıyla TİAK tarafından ölçüm işinin yapılması için tek bir sağlayıcı ile
anlaşma imzalanmaktadır. Sözleşme tarafı KANTAR MEDIA 2011 yılından beri TAM
hizmetinin sağlayıcısı konumundadır. Bu doğrultuda teşebbüsün televizyon izleyici
ölçümü pazarında %100 pazar payına sahip olduğu söylenebilmektedir. Dolayısıyla
2002/2 sayılı Tebliğ’de belirtilen %40 pazar payı eşiğinin aşıldığı ve bildirim konusu
anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanmayacağı görülmektedir.
G.6.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(57) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde bir anlaşmanın bu Kanun’un 4. maddesinden
muaf tutulması için birlikte gerçekleşmesi gereken şartlar aşağıdaki şekilde
düzenlenmiştir:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.
G.6.3.1. Malların Üretim Veya Dağıtımı İle Hizmetlerin Sunulmasında Yeni
Gelişme ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmelerin Sağlanması
(58) Bildirim konusu Sözleşme uyarınca, TAM hizmetini münhasır olarak KANTAR MEDIA
sağlayacaktır. Yukarıda ifade edildiği üzere TAM verisi TV kanalları, reklamverenler ve
reklamcılar tarafından kullanılan çok önemli bir bilgidir. Belirli bir programa ait izlenme
oranları o program içine alınan reklamların birim süre fiyatını, dolayısıyla da o
televizyon kanalının en önemli geliri olan reklam gelirini etkilemektedir. Reklamverenler
izlenme oranlarını, hem ürün ve hizmetlerinin reklamlarının hangi kanal ve
programlarda yer alacağı hem de bu reklamların izlenme oranlarının ne olduğu, bu
doğrultuda reklam yatırımı ve harcamalarının hesaplanmasında kullanmaktadırlar.
Aynı şekilde reklam ajansları da bu bilgileri reklamların hazırlanması, hedef kitlenin
tespiti, hedef kitleye ulaşımı ve reklam bütçelerinin hazırlanması aşamalarında
kullanmaktadırlar.
(59) Reklamcılar Derneğinin yayımladığı medya yatırım rakamlarına göre 2019’un ilk altı
ayında genel medya harcamaların %48,2’sini televizyon harcamaları, %31’ini dijital
harcamalar oluşturmaktadır. Söz konusu veriler ile 2018 yılının aynı dönemi
20-10/111-67
13/19
karşılaştırıldığında, televizyon yatırımlarının azaldığı ve dijital medya yatırımlarının en
çok artışa sahip olduğu söylenebilmektedir. Bununla birlikte TV reklamları hâlihazırda
sektörün önemli bir kısmını oluşturmaktadır. TV reklamlarının dağılımını etkileyen
esaslı faktörlerinden birisini izleme oranları oluşturduğundan bu oranların ölçümü
önem taşımaktadır.
(60) Televizyon kanallarının veya reklam ajanslarının TİAK yapısı dışında bireysel olarak
izleyici ölçümü yaptırmaları teorik olarak mümkün olsa da kanalların veya ajansların
bu süreçte katlanmaları gereken maliyetler izleyici ölçümü ile hedeflenen faydalardan
yüksek olabileceği gibi bireysel ölçüm sonucunda elde edilen bilgilerin reklamverenler
tarafından sağlıklı bir veri olarak değerlendirilememesi ihtimali mevcuttur. Nitekim
birden fazla TAM hizmeti sağlayıcısının olması aynı reklam veya programa ilişkin
olarak birden fazla ölçüm verisinin ortaya çıkmasına ve buna bağlı olarak sektörde
faaliyet gösteren yatay veya dikey ilişki zinciri içinde yer alan teşebbüslerin, harcama,
gelir ve yatırımların planlanmasında ihtiyaç duydukları izlenme bilgilerinin birden fazla
olmasına ve devamında da hangi verinin esas alınması gerektiği noktasında bir
karmaşıklığa neden olabilecektir. Diğer bir ifadeyle, TİAK yapısı kapsamında izleyici
ölçümü yapılmasının uygun bir ikamesi bulunmamaktadır. Bu nedenle sektör için tek
geçerli ölçüt (single currency) olacak tek bir izlenme verisinin elde edilmesinin reklam
gelirlerinin dağılımı, reklamların hedef kitleye ulaşması, maliyet tasarrufu sağlaması,
yatırım planlamasının kolaylaşması gibi hususlarda bu veriden faydalanacak
teşebbüsler bakımından etkinlik doğurucu olduğu değerlendirilmektedir.
(61) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde başvuru konusu anlaşmanın 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin (a) bendindeki koşulu sağladığı sonucuna varılmıştır.
G.6.3.2. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(62) Sektörde faaliyet gösteren ve izlenme verisi kullanıcısı olan televizyon kanalları,
reklamverenler ve reklam ajanslarının TAM hizmetini bireysel olarak bir veya birden
fazla teşebbüsten ayrı ayrı almaları durumunda yüksek maliyetlere katlanmaları
gerekmektedir. İlaveten piyasada farklı izlenme oranlarının bulunması reklam
harcamalarının dağılımında zorluk çıkarabilecektir. TAM hizmetinin TİAK aracılığıyla
tek bir teşebbüsten sağlanması ve elde edilen verilerin piyasada faaliyet gösteren
teşebbüsler tarafından kullanılabilmesi yönteminin benimsenmesi, teşebbüslerin
Sözleşme konusu hizmetin temininde maliyet artışlarına engel olacak ve medya
yatırımlarının dağılımında kolaylık sağlayacaktır.
(63) Bunun yanı sıra sağlıklı bir şekilde ölçülen izleme verileri reklamların hedef kitleye
erişimine yardımcı olabilecektir. Zira izleme oranlarının ölçümünde haneler
belirlenirken sosyo-ekonomik statü3 (SES), hane büyüklüğü (1-2 kişilik, 3-4 kişilik, 5+
kişilik), cinsiyet, yaş, çalışma durumu gibi kriterler dikkate alınmaktadır.
Reklamverenler ve reklamcılar tarafından her bir kritere sahip hanelerin izlediği
programlara göre reklam dağılımı gerçekleştirilmektedir. Bu doğrultuda ilgili
teşebbüsler açısından reklamların hedef kitleye erişiminin sağlanması aynı zamanda
televizyon izleyicilerinin ihtiyaçlarına uygun reklamlar ile karşılaşmalarına imkân
sağlayabilecektir. Bu durumda bildirim konusu Sözleşme ile TV kanalları,
reklamverenler, reklamcılar ve TV izleyicileri açısından fayda sağlandığı
söylenebilmektedir.
3Tüketicilerin sosyo ekonomik özelliklerine göre oluşturulmuş gruplama anlamına gelmektedir.
Türkiye'de aktif olarak kullanılan SES grupları, öğretim düzeyi, çalışma durumu, çalışılan/çalışılmış
(emekli) işe göre belirlenmektedir.
20-10/111-67
14/19
(64) Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde bildirim konusu anlaşmanın 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin (b) bendindeki koşulu sağladığı anlaşılmıştır.
G.6.3.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(65) TİAK ile KANTAR MEDIA arasında imzalanan Sözleşme’de TİAK’a KANTAR MEDIA
dışındaki teşebbüslerden TAM hizmeti almama yükümlülüğü getirilmektedir. Bu
durumda Sözleşme süresince KANTAR MEDIA, TAM hizmetinin piyasadaki tek
sağlayıcısı durumuna gelmektedir. Böylelikle TAM hizmetinin piyasanın bütün aktörleri
tarafından kabul gören tek ölçüt (single currency) niteliğinde olması ve tek sağlayıcıdan
temin edilmesi gerekliliği TİAK ile sağlayıcı arasındaki anlaşma süresince KANTAR
MEDIA’yı ilgili piyasadaki tek teşebbüs haline getirmektedir. Sözleşme süresince
sağlayıcının ölçüm pazarında başka bir teşebbüs ile rekabet etmesi söz konusu
değildir.
(66) Bu bağlamda, doğası gereği “pazar içinde” rekabetin bulunmadığı TV izleme ölçümü
piyasasında yaşanabilecek yegâne rekabet şekli pazara girişte yaşanan yani “pazar
için yapılan” rekabettir. Bu noktada TV izleme ölçümü piyasasında rekabetin
sağlanması hususunda potansiyel sağlayıcılar arasından yapılacak seçimin şeffaf,
dışlayıcı olmayan ve gerekli şartları sağlayan bütün potansiyel sağlayıcı teşebbüslere
açık bir biçimde yapılması önem arz etmektedir. Nitekim 02.11.2009 tarih ve 09-
50/1236-310 sayılı Kurul kararında da TİAK tarafından reyting ölçümü yapacak
firmanın belirleneceği ihale sürecinin reyting ölçüm pazarının rekabetçi yapıya
kavuşturulması bakımından büyük önem taşıdığı vurgulanmıştır.
(67) İlaveten Kurum tarafından hazırlanan Dijitalleşme ve Yakınsama Bağlamında
Televizyon Yayıncılığı Sektör İncelemesi Raporu’nda, ölçek ve kapsam ekonomileri
sebebiyle televizyonların izlenme oranlarının ölçümünün çoğunlukla tek bir firma
tarafından yapıldığı, bu nedenle hizmeti verecek tek firmanın seçiminde rekabetin
sağlanması gerektiği, bunun ise rekabetçi bir ihale süreci ve ihalelerin belirli sürelerle
tekrarlanması ile mümkün olabileceği ifade edilmektedir. Bu bağlamda ilgili piyasanın
önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması koşulunun sağlanıp
sağlanmadığının tespitinde televizyon izleme ölçümü hizmetinin sağlayıcısının seçimi
sürecinin incelenmesi gerekmektedir.
(68) Dosya kapsamında TİAK tarafından, 2011 yılında imzalanmış olan sözleşmenin
süresinin Eylül 2017 tarihinde sona ermesi nedeniyle Mayıs 2016 tarihinde yeni dönem
için çalışmalara başlandığı ifade edilmiştir. Bildirim konusu işlem çerçevesinde elde
edilen bilgi ve belgelere göre Mayıs 2016 tarihinde televizyon izleyici ölçümü
araştırması hizmetinin alımına ilişkin şartname hazırlanmış ve seçim sürecinin
başladığı iki ulusal gazeteden duyurulmuştur. Söz konusu duyurularda TİAK’ın yeni
dönem televizyon ölçümlerini gerçekleştirecek şirketin belirlenmesi için teklifler
alacağı, teklif verecek firmaların şartnameyi duyuruda belirtilen adresten temin
edebileceği belirtilmiştir. Ayrıca Türkiye Araştırmalar Derneği üyelerine de seçim
sürecine ilişkin duyuru yapılmıştır.
(69) Teklif toplama süreci 31 Ağustos 2016 tarihine kadar devam etmiştir. Süreç boyunca
12 teşebbüs şartnameyi almış4 ve KANTAR MEDIA ile Nielsen Media-Q Medya Ortak
Girişimi tarafından iki teklif mektubu TİAK’a iletilmiştir.
(70) Söz konusu teklifler TİAK yönetim kurulu tarafından öncelikle (bütçe teklifleri
açılmadan) global ve Türkiye TV izleme ölçümü deneyimleri ve organizasyon, ölçüm
4 (…..).
20-10/111-67
15/19
teknolojisi (yazılım ve donanım), panel yönetim ve kalite kontrol süreçleri, veri üretim
ve raporlama süreçleri, zamanlamalar ve deneme ölçüm süreci olmak üzere beş ana
kriter altında toplam 26 alt kriter bazında puanlanmıştır. Akabinde adayların bütçe
teklifleri değerlendirme sürecine dâhil edilmiştir. Anılan tekliflere aşağıda yer
verilmektedir:
Tablo 2: Nielsen Media/Q Medya İşbirliği ile KANTAR MEDIA’nın Sunduğu Teklif
NIELSEN MEDIA / Q MEDYA KANTAR MEDIA
1. YIL BÜTÇESİ (…..) (…..)
2.YIL BÜTÇESİ (…..) (…..)
3.YIL BÜTÇESİ (…..) (…..)
4.YIL BÜTÇESİ (…..) (…..)
5.YIL BÜTÇESİ (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüsten gelen bilgiler
(71) Netice itibariyle 22.09.2016 tarihinde, puanlama ve bütçe teklifleri dikkate alınarak
televizyon izleme ölçümü araştırma hizmetinin sağlanması için KANTAR MEDIA ile
sözleşme imzalanmasına karar verilmiştir.
(72) Söz konusu hususların değerlendirilmesinden TİAK tarafından televizyon izleyici
ölçümü sağlayıcısının seçimi için yapılan seçimin şeffaf olduğu ve gerekli şartları
sağlayan bütün potansiyel sağlayıcı teşebbüslere açık bir biçimde yapıldığı
söylenebilmektedir. Zira ilgili pazarda faaliyet gösteren bütün teşebbüslere çeşitli
mecralar üzerinden duyuru yapıldığı ve 12 ayrı teşebbüsün ihale şartnamesini aldığı
görülmektedir. Bunun yanı sıra sağlayıcının seçiminde ilk değerlendirmenin bütçe
teklifleri açılmadan yapıldığı ve hizmet kalitesinin gözetilerek hizmetin sunumuna özgü
hususlara göre puanlama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda teklif sunan adaylar
arasında yapılan seçimin objektif kriterlere göre yapıldığı söylenebilmektedir.
Dolayısıyla yeni dönem TAM hizmeti sağlayıcısının seçimine ilişkin ihalenin rekabetçi
şartlarda gerçekleştiği değerlendirilmektedir.
(73) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında söz konusu sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’un
5. maddesinin (c) bendindeki koşulu sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.6.3.3. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(74) Bildirim konusu Sözleşme; TİAK, aboneler (TV kanalları, reklam ajansları) ve KANTAR
MEDIA arasında akdedilmiştir. Sözleşme’nin 1.1.1. maddesinde abone; “(…..).”
şeklinde tanımlanmıştır. Sözleşme’nin ekinde hâlihazırda TV izleme ölçümü
hizmetinden yararlanan abonelerin listesi sunulmuştur. Bununla birlikte Sözleşme’de,
yeni abonelerin Sözleşme’yi imzalayarak TV izleme ölçümü hizmetinden
faydalanabileceğine yönelik hükümler bulunmaktadır. Bu itibarla Sözleşme konusu
hizmetten faydalanacak teşebbüslerin sınırlandırmadığı ve potansiyel abonelere
yönelik rekabete aykırı bir kısıtlamanın bulunmadığı söylenebilmektedir.
(75) Sözleşme’nin 1.1.14. maddesinde sözleşme konusu hizmetler, şartnamede
detaylandırılmış olan televizyon izleyici ölçümü hizmetine ilişkin KANTAR MEDIA
tarafından verilecek tüm hizmetler olarak tanımlanmıştır. Maddenin devamında talebe
bağlı izleme, ev dışı izleme, TV cihazı dışında çoklu ekran kullanımı, reklam
harcamaları analizi gibi ek hizmetlerin alınması durumunda, Sözleşme’de düzenlenen
hususlar dışında her bir hizmet türü için ayrı sözleşme/teknik şartnamenin
hazırlanacağı ifade edilmektedir. Bununla birlikte Sözleşme’nin 2. maddesinde
Sözleşme’nin esas konusu KANTAR MEDIA’nın televizyon kanallarının karşılaştırmalı
izlenme oranlarının ölçümünü yaparak abonelere (TV kanalları, reklam ajansları)
20-10/111-67
16/19
teslim etmesi olarak belirlenmiştir. Devamında ise yayın akışına bağlı olarak TV
yayınlarının ölçümlenmesinin yanı sıra zaman kaydırmalı izleme ölçümünü de
kapsadığı ifade edilmektedir. Sözleşme’nin “Ek Hizmetler” başlıklı 5. maddesinde ise
TİAK’ın zaman zaman KANTAR MEDIA’ya yapacağı yazılı bildirim ile abonelere,
Sözleşme’de yer alan hizmetler kapsamında düzenlenmemiş veya yeni bazı
hizmetlerin sağlanmasını talep edebileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu
hükümler incelendiğinde Sözleşme’nin televizyon izleme ölçümü hizmetlerini aşıp
aşmadığı hususunda tereddüt oluşmuş olup, zaman kaydırmalı izleme, çoklu ekran
kullanımı, reklam harcamaları analizi gibi hususların açıklığa kavuşturularak bildirim
konusu hizmet kapsamında yer alıp almadığının ortaya konulması gerekmektedir.
(76) Konuya ilişkin olarak TİAK’tan “ek hizmetler”in nelerden oluştuğu, nasıl belirlendiği,
hâlihazırda KANTAR MEDIA ve/veya başka bir teşebbüsten ek hizmet alınıp
alınmadığı hususlarında bilgi talep edilmiştir. TİAK tarafından gönderilen yazıda; ek
hizmetlerin ev dışı izlemelerin ölçümü, zaman kaydırmalı izleme ölçümü ve çoklu ekran
izleme ölçümünü kapsadığı, TİAK yönetim kurulunun ev dışı izlemelerin ölçümüne
yönelik önümüzdeki dönem için hizmet alınmamasına ancak zaman kaydırmalı izleme
ölçümü ve çoklu ekran ölçümü konularında KANTAR MEDIA'dan hizmet alınmasına
karar verdiği, zaman kaydırmalı izleme ölçümü için KANTAR MEDIA'dan 1 Mart 2018
itibarıyla hizmet alınmaya başlandığı, zaman kaydırmalı izleme ölçümü hizmetinin
hiçbir ek ücret ödenmeden mevcut hizmetin tamamlayıcısı olarak alındığı için konuyla
ilgili ek bir sözleşme imzalanmadığı, çoklu ekran ölçümü için ise KANTAR MEDIA ve
abonelerin teknik ve altyapı hazırlıklarına devam etmekte olduğu ve hâlihazırda
konuyla ilgili bir sözleşme imzalanmadığı belirtilmiştir
(77) Sözleşme’de zaman kaydırmalı izleme, ana ekranda TV’de canlı yayın akışına bağlı
kalmadan herhangi bir kayıt cihazı ya da yayın platformu kullanılarak (PVR, oyun
konsolu, üyelik gerektiren platformların bulut saklama alanları vs kullanılarak) talebe
bağlı olarak televizyonda lineer şekilde yayınlanmış TV içeriklerinin izlenmesi olarak
tanımlanmıştır. Bir izlemenin zaman kaydırmalı izleme olması için daha önce
televizyonda yayınlanmış içerik olması gerekmektedir. Çoklu ekran izleme ölçümü, TV
yayınlarının bilgisayar, tablet bilgisayar, akıllı telefon üzerinden internet kullanılarak
izlenmesinin ölçülmesi anlamına gelmektedir. Ev dışı izlemelerin ölçümünün ise
standart ölçümün yapıldığı ev dışında, panele dâhil olan hanelerin halka açık
alanlarda, farklı evlerde, işyerinde, yazlık ev ve benzeri yerlerde yapılan televizyon
izleme davranışının ölçümlenmesi olduğu ifade edilmiştir. Sözleşme’de zaman
kaydırmalı izleme ölçümünün ücretsiz olacağı diğer ek hizmetler için hizmetin niteliğine
göre ilave ücret talep edilebileceği belirtilmektedir. Ayrıca her bir izleme ölçümünün
daha önceden televizyonda yayımlanmış programlara yönelik olduğu görülmektedir.
(78) Günümüzde bir TV programı, TV ekranı dışında pek çok ortamdan yayın esnasında ya
da kaydedilip sonradan izlenebilmekte veyahut kaydedilmeksizin internet üzerinden
ilgili TV programına erişilebilmektedir. İlgili ortamlardan yapılan TV programlarının
izleme oranları yayıncılar ve reklamverenler için dikkat çeker hale geldiğinden bu
ortamların ölçümü işin doğal bir parçası olarak nitelendirilebilmektedir. Konuya ilişkin
olarak Türkiye Televizyon İzleyici Ölçümü Araştırması Hizmet Alımı Şartnamesi’nde de
dizüstü bilgisayar, tablet, akıllı telefon sahipliğinin son 10 yılda hızla artmaya
başlamasıyla televizyon izleme davranışlarının değişime uğradığı, bu hızlı artışın aynı
zamanda bu cihazların TV izleme amacıyla kullanım oranlarına yansıdığı ifade
edilmiştir. Söz konusu cihazların hem yayın akışına bağlı TV izleme hem de talebe
bağlı sonradan izleme için kullanılmaya başladığı görülmektedir. TİAK tarafından, bu
gelişmeler sebebiyle izleyicilerin değişen izleme davranışlarını takip etmenin ve ölçüm
20-10/111-67
17/19
sistematiği içinde bu tekniklere de yer vermenin Türkiye televizyon endüstrisi için
önemli bir gereklilik haline geldiği değerlendirilmiştir.
(79) Bu doğrultuda ek hizmetlere ilişkin getirilen düzenlemenin yeni bir ölçüm hizmetine
ilişkin olmadığı, teknolojik gelişmeler sonucu tüketici tercihlerinin değişmesi ile
televizyonda yayımlanan programların izleme oranının doğru tespit edilebilmesi
amacıyla Sözleşme’nin TV programlarının izlenmeye başlandığı yeni mecraları
kapsamına alma amacı taşıdığı görülmektedir. Bir diğer deyişle söz konusu ek
hizmetlerin Sözleşme’de düzenlenen ölçüm hizmetinin içeriğine ilişkin olduğu
söylenebilmektedir. Dolayısıyla Sözleşme’de sayılan talebe bağlı izleme, ev dışı
izleme, TV cihazı dışında çoklu ekran kullanımı gibi ek hizmetlerin mevcut yükleniciden
temin edilmesinin sektörde geçerli tek ölçüt biriminin (single currency) korunması
bakımından faydalı olacağı değerlendirilmektedir. İlaveten TAM hizmeti sağlayıcısının
seçimi sürecinde hazırlanan Türkiye Televizyon İzleyici Ölçümü Araştırması Hizmet
Alımı Şartnamesi’nde TİAK’a sunulacak tekliflerin TV izleme davranışlarının
değişimine paralel olarak alternatif mecraların ölçülmesi için bütçe teklifini de içermesi
istenmiştir. Anılan hüküm kapsamında TV programlarının alternatif mecralardan
izlenmesinin ölçümünün de herkese açık bir şekilde ihale ile belirlendiği
söylenebilmektedir. Keza Sözleşme’de ek hizmetlerin münhasıran KANTAR
MEDIA’dan alınmasını şart koşan bir hüküm de bulunmamaktadır. Sözleşme’nin 5.
maddesinde TİAK’a ek hizmetleri üçüncü bir taraftan alma serbestisi tanındığı, bu
durumun gerçekleşmesi halinde KANTAR MEDIA’nın TİAK ve aboneler ile işbirliği
yapacağı ve gerekirse ilgili üçüncü taraf ile bilgi paylaşacağı düzenlenmiştir. Bu
doğrultuda Sözleşme’de talebe bağlı izleme, ev dışı izleme, TV cihazı dışında çoklu
ekran kullanımı gibi ek hizmetlere ilişkin düzenlemelerin rekabeti gereğinden fazla
sınırlandırmayacağı değerlendirilmektedir.
(80) Sözleşme’nin 7.2. maddesinde “(…..).” hükmü yer almaktadır. Hükümde geçen
“Sözleşme konusu ile bağlantılı teknolojiye dayalı iş” ifadesinin Sözleşme’yi ilgili
pazarın kapsamı dışına çıkarabileceği yönünde şüphe oluşturması üzerine ilgili
ifadelerin ne anlama geldiği ve diğer maddelerde düzenlenen ek hizmetlerle ilgili olup
olmadığı hususunda TİAK’tan bilgi istenmiştir. Gelen cevabi yazıda anılan hükmün
Sözleşme’nin 5. maddesinde yer alan ek hizmetlerden farklı olduğu, “teknolojiye
dayanan iş” olarak belirtilen hizmetlerin önceden tanımlanmış herhangi bir işi veya
hizmeti ifade etmediği, zaman içinde abone ihtiyaçları ile şekillenecek mevcut
hizmetlerin kapsamında olmayan ilave hizmetleri tanımlamak için kullanıldığı
belirtilmiştir. İlaveten hâlihazırda ihtiyaç duyulmadığı için KANTAR MEDIA’dan veya
sair bir teşebbüsten ilgili madde kapsamında hizmet alınmadığı ifade edilmiştir. Madde
incelendiğinde televizyon izleme ölçümü yapmak üzere gerekli cihazların teknolojik
gelişmeler karşısında güncel kalmasını sağlamak amacıyla düzenleme yapıldığı
anlaşılmaktadır. Bu itibarla maddede TİAK’ın öncelikle KANTAR MEDIA’dan hizmet
alacağı öngörülmektedir. Söz konusu hususlar çerçevesinde Sözleşme’nin 7.2.
maddesinde geçen bu ifadelerin TV izleme ölçümü hizmetini aşacak şekilde maddenin
hangi hizmetleri kapsadığı konusunda belirsizlik oluşturarak Sözleşme’nin belirsiz yeni
hizmetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesine yol açması ihtimali karşısında
muafiyet değerlendirilmesinde Sözleşme ile ilgili olarak bu hükmün bildirim konusu iş
dışında kullanılmayacağı kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
(81) Üzerinde durulması gereken son husus Sözleşme’nin “Atama ve Süre” başlıklı
bölümünde yer alan aşağıdaki maddedir:
“(…..).”
20-10/111-67
18/19
(82) Buna göre Sözleşme’nin üç yıllık olduğu, istenilmesi halinde iki yıl daha uzatılarak en
fazla beş yıllık bir süre için geçerli olacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca beş yılın sonunda
Sözleşme’nin otomatik olarak uzayacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. RTÜK
tarafından çıkarılan Yayın Hizmetlerinin İzlenme ve Dinlenme Oranı Ölçümlerinin
Yapılması ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te izlenme
ve dinlenme ölçüm hizmetleri temininin en fazla beş yıl süreyle yapılması
öngörülmektedir. Kurulun konuya ilişkin geçmiş kararlarında da dört yıldan kısa süreli
sözleşmelerin ekonomik anlamda makul olmadığı için ölçüm şirketlerince tercih
edilmeyeceği ifade edilmiştir5. Bu doğrultuda ihale neticesinde sağlayıcı ile yapılan
anlaşmanın 3+2 yıllık süreli olmasının, ölçüm piyasasını yeni girişlere kapatmayacak
şekilde makul bir süre olduğu değerlendirilmiştir.
(83) Tüm bu değerlendirmeler ışığında, TİAK ile KANTAR MEDYA arasında imzalanan
televizyon izleyici ölçümleme hizmetine ilişkin Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde yer alan şartların tamamını karşıladığı ve bu sebeple Sözleşme’ye
bireysel muafiyet tanınabileceği sonucuna varılmıştır.
5 14.07.2011 tarih ve 11-43/932-299 sayılı Kurul kararı.
20-10/111-67
19/19
H. SONUÇ
(84) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- TİAK Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. ile Kantar Media, Medya
Araştırmaları Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan
“Televizyon İzleyici Ölçümü Hizmetleri Sözleşmesi’ne, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle, menfi tespit belgesi
verilemeyeceğine,
- Söz konusu Sözleşme’ye, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan
koşulların tamamını karşılaması nedeniyle, bireysel muafiyet
tanınmasına,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy