Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2019-3-039 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 20-12/145-80
Karar Tarihi : 27.02.2020
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER : İsmail Yücel ARDIÇ, Pelin TEBER,
Muhammed Ali BEKTEMUR
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği
Kültür Mah. Kızılırmak Cad. N0: 49/2 Çankaya/ANKARA
- Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği
Orta Mah. Karaağaç Bulvarı Kılıçaslan İş Merkezi No:18
Adapazarı/SAKARYA
- Bilecik Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği
Camıkebir Mah. Ömer Hayyam Sok. No: 9/A
Osmaneli/BİLECİK
- Kocaeli Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği
Yenişehir Mah. Araç Sok. No:69 İzmit/KOCAELİ
(1) E. DOSYA KONUSU: Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği ve üye birlikler
bünyesinde bir araya gelen kanatlı hayvan eti yetiştiricilerinin yetiştirme
ücretlerini birlikte belirlemek ve belirledikleri fiyatlara uymayan entegre firmaları
boykot etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumuna (Kurum) yapılan ve 25.12.2017 tarih ve
9408 sayı ile giren başvuruda özetle;
- Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliğinin (TÜKEBİR) 5200 sayılı Tarımsal
Üretici Birlikleri Kanunu1 (5200 sayılı Kanun) kapsamında kurulmuş bulunan bir
teşebbüs birliği olduğu, il ve ilçe bazında kendisine bağlı faaliyet gösteren 19
üretici birliği bulunduğu,
- TÜKEBİR ve diğer üretici birliklerinin, mevzuatın kendilerine tanıdığı yetkileri
aşmak suretiyle fiyat tespiti, boykot gibi uygulamalar gerçekleştirerek 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesini ihlal
ettikleri,
- Kanatlı hayvan eti üretimi alanında faaliyet gösteren entegre firmaların tavuk
yetiştiricileri ile sözleşmeli üretim çerçevesinde anlaşmalar yaptığı, bu kapsamda
1 06.07.2004 tarih ve 25514 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
20-12/145-80
2/17
yetiştiriciler ile entegre firmalar arasındaki ilişkinin fason üretim esasına
dayanmakta olduğu,
- TÜKEBİR ve üye birlikler bünyesinde bir araya gelen yetiştiricilerin yetiştirme
ücretlerini beraber belirledikleri ve fiyatlara uymayan entegre firmaları boykot
ettikleri,
- Entegre firmaların yetiştiricilere bağımlı olmaları sebebiyle yetiştiricilerin entegre
firmalar karşısında yeterince güçlü bir durumda olduğu, ayrıca yetiştiricilerin
birlikler bünyesinde bir araya gelerek çok daha büyük bir güç elde ettikleri ve bu
gücü kötüye kullanmak suretiyle entegre firmalara baskı uyguladıkları,
- Elazığ, Malatya, Manisa, İzmir, Balıkesir, Bursa, Aydın ve Uşak illerinde Banvit
Bandırma Vitaminli Yem Sanayi A.Ş. (BANVİT) adına yetiştiricilik yapan
yetiştiricilerin 30.08.2017 tarihinde TÜKEBİR ve üye birlikler çatısı altında
BANVİT’e karşı üretimi durdurma kararı aldıkları, bu karar neticesinde TÜKEBİR
ve üye birliklerin Tarım ve Orman Bakanlığı (Bakanlık) yetkilileri ile görüşme
gerçekleştirerek Kanatlı Hayvan Eti Üretiminde Sözleşmeli Üretime İlişkin Usul
ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 2 (Yönetmelik) çıkarılmasını sağladıkları,
- Söz konusu Yönetmelik ile beraber birliklerin rekabete aykırı davranışlarını daha
da kuvvetli bir şekilde sürdürebilir hale getirdikleri, birliklere tanınan bu yetkilerin
serbest piyasa uygulamasına zarar verdiği,
- TÜKEBİR ve üye birliklerin mevzuatın kendilerine tanıdığı yetkiyi aşarak aldıkları
kararlarla fiyat tespiti ve arzı durdurma gibi rekabete aykırı uygulamalar
gerçekleştirdikleri
iddia edilerek şikâyete konu teşebbüs birlikleri hakkında doğrudan soruşturma açılması
ve Yönetmeliğin yol açabileceği olumsuz sonuçların önüne geçilmesi amacıyla
Yönetmeliğin 7. maddesindeki düzenlemenin fiyat tespiti ve boykota cevaz
vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmesine yönelik Bakanlığa görüş gönderilmesi
talep edilmiştir.
(3) Aynı başvuru sahibi tarafından yapılan 05.07.2018 tarih ve 4997 sayılı gizlilik talepli bir
diğer başvuruda ise özetle;
- İlk başvuruya ilişkin yapılan inceleme devam ederken başvuru sahibinin (…..)
yetiştirici firmaların (…..) tarihi itibarıyla üretici birliği çatısı altında bir araya
gelerek üretimi durdurmaya yönelik karar aldıkları,
- (…..),
- (…..), ancak entegre firmaların üretici birlikler tarafından gerçekleştirilen arzı
kesme ve boykot eylemleri nedeniyle etkin bir şekilde çalışamayacağı, bu
durumun ise tüketici refahı üzerinde olumsuz etkilere sebep olacağı
hususları ifade edilerek TÜKEBİR’e bağlı SAKARYA, BİLECİK ve KOCAELİ ÜRETİCİ
BİRLİĞİ bünyelerinde bir araya gelen kanatlı hayvan eti yetiştiricileri hakkında 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında işlem yapılması talep edilmiştir.
(4) G. DOSYA EVRELERİ: 25.12.2017 tarihinde 9408 sayı ile giren başvuru üzerine,
Rekabet Kurulunun (Kurul) 08.03.2018 tarihli toplantısında 18-07/131-M sayılı karar ile
başvurunun Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ’in (2012/2 sayılı
2 27.10.2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
20-12/145-80
3/17
Tebliğ) 5. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olduğuna dolayısıyla başvuruya
ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
(5) Başvuru sahibi teşebbüs tarafından yapılan 05.07.2018 tarih ve 4997 sayılı ikinci
başvuruda yer alan iddialar Kurulun 08.08.2018 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 18-
27/460-M sayı ile bir önceki Kurul kararı ile aynı doğrultuda, başvurunun 2012/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olduğuna dolayısıyla başvuruya
ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
(6) Kurulun 08.03.2018 tarih ve 18-07/131-M sayılı kararı Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin
E.2018/854, K.2019/1231 sayılı kararı ile, 08.08.2018 tarih ve 18-27/460-M sayılı Kurul
kararı ise Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin E.2018/2381, K.2019/1028 sayılı kararı ile
iddialar hakkında önaraştırma açılması gerektiği gerekçesiyle iptal edilmiştir. Kurum
tarafından Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin E.2018/854, K.2019/1231 sayılı mahkeme
kararına karşı yapılan istinaf başvurusu ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari
Dava Dairesi’nin E.2019/3498, K. 2020/54 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
(7) Kurul kararlarının Ankara 1. İdare Mahkemesi tarafından iptali üzerine hazırlanan
17.07.2019 tarih ve 2019-3-039/BN sayılı Bilgi Notu, Kurulun 24.07.2019 tarihli
toplantısında görüşülerek 19-26/394-M sayıyla önaraştırma açılmasına karar
verilmiştir.
(8) Önaraştırma kapsamında; 21.01.2020 tarihinde KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde,
22.01.2020 tarihinde SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde, 23.01.2020 tarihinde BiLECİK
ÜRETiCi BiRLiĞi’NDE, 28.01.2020 tarihinde TÜKEBİR’de yerinde inceleme ve
görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
(9) Yapılan yerinde inceleme ve görüşmelere ek olarak; 29.01.2020 tarih ve 1725 sayıyla
TÜKEBİR’den, 29.01.2019 tarih ve 1734 sayıyla AS Tavukçuluk Tarım İşletmeleri San.
ve Tic. Ltd. Şti., (AS PİLİÇ), Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri San. ve Dış Tic. A.Ş.
(AKDENİZ PİLİÇ) ve başvuru sahibi teşebbüsten, 29.01.2020 tarih ve 1735 sayıyla
SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ, KOCAELI ÜRETİCİ BİRLİĞİ, ve BİLECİK ÜRETİCİ
BİRLİĞİ’nden bilgi talebinden bulunulmuştur. BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından
gönderilen cevabi yazı 06.02.2020 tarih ve 1284 sayıyla; AS PİLİÇ tarafından
gönderilen cevabi yazı 06.02.2020 tarih ve 1241 sayıyla; başvuru sahibi tarafından
gönderilen cevabi yazı 07.02.2020 tarih ve 9363 sayıyla; KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ
tarafından gönderilen cevabi yazı 12.02.2020 tarih ve 1516 sayıyla; SAKARYA
ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından gönderilen cevabi yazı 13.02.2020 tarih ve 1573 sayıyla;
AKDENİZ PİLİÇ tarafından gönderilen cevabi yazı 14.02.2020 tarih ve 1606 sayıyla;
TÜKEBİR tarafından gönderilen cevabi yazı 17.02.2020 tarih ve 1677 sayıyla Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
(10) İlgili karar uyarınca düzenlenen 18.02.2020 tarihli ve 2019-3-039/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu, 27.02.2020 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(11) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- SAKARYA, KOCAELİ ve BiLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ ile TÜKEBİR tarafından
alınan ve/veya uygulanan civciv almama yönündeki kararın 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği,
- Eylemin Mayıs 2018 döneminde kısa bir süre devam etmesi ve etkilerinin sınırlı
olması nedeniyle söz konusu uygulamaların pazardaki etkisinin bertaraf
edilebileceği,
20-12/145-80
4/17
- SAKARYA, KOCAELİ, BiLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ ile TÜKEBİR hakkında 4054
sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı,
- Bununla birlikte SAKARYA, KOCAELİ, BiLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ ile
TÜKEBİR’e, teşebbüslerin aralarında anlaşarak veya teşebbüs birliği kararıyla
arz miktarının kısıtlanması gibi eylemlerden kaçınılması gerektiği yönünde 4054
sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesinin
yerinde olacağı,
- Bakanlığa herhangi bir görüş gönderilmesine gerek olmadığı,
- İhtiyati tedbir talebinin, eylemin Mayıs 2018 döneminde gerçekleştirilmiş ve sona
erdirilmiş olması nedeniyle dayanaksız kaldığından bahisle kabulüne gerek
olmadığı
yönünde görüş bildirilmiştir.
I. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Taraflar
I.1.1. Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği (TÜKEBİR)
(12) 5200 sayılı Kanun’a dayanılarak 2017 yılının Haziran ayında kanatlı hayvan eti üretimi
yapan tarım üreticileri tarafından asgari ilçe düzeyinde, Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri
Birlikleri arasında “Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği” olarak kurulmuştur.
Birlik tüzüğü incelendiğinde birliğin kurulma amacının; kanatlı hayvan eti üreticilerinin
hak ve ortak menfaatlerinin korunması, birlikler arası işbirliği ve koordinasyonun
sağlanması, kanatlı hayvan yetiştiricilerinin entegre firmalar ile olan ilişkilerinin
koordine edilmesi ve entegre firmaların çatı örgütleri ile temas ve görüşmelerde
bulunulması, üretim planlamalarının yapılması gibi amaçlar olduğu görülmektedir.
(13) Mevcut durumda TÜKEBİR’e bağlı 16 il ve ilçe birliği bulunduğu, TÜKEBİR’e bağlı il ve
ilçe üretici birliklerine üye yetiştiricilerin %80-85’inin yasal statüsünün çiftçi olduğu ifade
edilmiştir.
I.1.2. Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticİleri Birliği (SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ)
(14) 03.01.2017 tarihinde kurulan üretici birliği Sakarya ilinde faaliyet göstermektedir.
Mevcut durumda birliğe üye yaklaşık 450 yetiştiricinin bulunduğu ve bu yetiştiricilerin
bir yetiştirme döneminde yaklaşık 32 milyon adet broiler tipi tavuk (kesimlik tavuk)
yetiştirebildiği, birliğe üye olan ve olmayan tüm yetiştiricilerin ise Sakarya’da yetiştirmiş
oldukları kesimlik tavukların Türkiye’de üretilen toplam kesimlik tavukların yaklaşık
%22’sini oluşturduğu ifade edilmiştir.
(15) SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından gönderilen bilgilerde 2016 yılında Sakarya’da
1.713 üretim çiftliğinde iki aylık dönemde 28 milyon adet tavuk yetiştirebilirken, 2019
yılında 1.198 üretim çiftliğinde iki aylık dönemde 32 milyon adet tavuk yetiştirildiği, çiftlik
sayısındaki azalışa rağmen yetiştirilen tavuk miktarında artış olmasının nedeninin
küçük işletmelerin kapanması sonucunda sektörde daha yüksek üretim kapasitesine
sahip işletmelerin faaliyet göstermeye başlaması olarak ifade edilmiştir. İlde faaliyet
gösteren en fazla kapasiteye sahip ilk on yetiştiriciye ait bilgiler aşağıda yer almaktadır.
20-12/145-80
5/17
Tablo-1: Sakarya’da İki Aylık Dönem Bazında En Fazla Kapasiteye Sahip Olan Yetiştiriciler
Sıra Yetiştirici Unvanı Dönemlik (Adet)
1 (…..) 820.000
2 (…..) 720.000
3 (…..) 571.000
4 (…..) 400.000
5 (…..) 370.000
6 (…..) 330.000
7 (…..) 300.000
8 (…..) 250.000
9 (…..) 200.000
10 (…..) 170.000
Kaynak: Cevabi Yazı
I.1.3. Kocaeli Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği (KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ)
(16) Birliğin 2000 yılında kurulduğu ancak 2005 yılına kadar dernek olarak faaliyet
gösterdiği, 2005 yılından sonra ise üretici birliği statüsünde faaliyetlerine devam ettiği
belirtilmiştir. KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ birliğin 5200 sayılı Kanun’a dayanılarak,
üyelerinin üretimle ilgili sorunlarına çözüm bulmak, üreticilerin doğru bilgilere
ulaşmasını sağlamak, girdi maliyetlerini düşürmek, fason olarak üretim yaptıkları
şirketlerle diyaloglarını arttırmak vb. sorunlara çözüm bulmak için kurulduğunu,
Kocaeli’nde tavuk yetiştiriciliği alanında faaliyet gösteren 243 işletmenin olduğunu, bu
işletmelerden 220’sinin birliğe üye olduğunu ve bu yetiştiricilerin %95’inin yasal
statüsünün çiftçi olduğunu belirtmiştir.
(17) Kocaeli ilinde faaliyet gösteren yetiştiricilerin yıllık üretim kapasitesinin yaklaşık 48
milyon adet olduğu dikkate alındığında, iki aylık üretim dönemindeki kapasiteleri
yaklaşık 8 milyon adettir. İlde faaliyet gösteren en fazla kapasiteye sahip ilk on
yetiştiriciye ait bilgiler aşağıda yer almaktadır.
Tablo-2: Kocaeli’nde İki Aylık Dönem Bazında En Fazla Kapasiteye Sahip Olan Yetiştiriciler
I.1.4. Bilecik Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği (BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ)
(18) Bilecik’te faaliyet gösteren üretici birliği diğer birlikler gibi 5200 sayılı Kanun’a
dayanılarak 2017 yılında kurulmuştur. Bilecik’te faaliyet gösteren 60 işletmeden
30’unun birlik üyesi olduğu ifade edilmiştir. İlde faaliyet gösteren yetiştiricilerin İl ve İlçe
Tarım Müdürlükleri’nce verilen İşletme Tescil Belgesi ile yetiştiricilik yapmakta olduğu,
bu nedenle tüm yetiştiricilerin “kanatlı hayvan eti üreticisi” olarak adlandırıldığı
belirtilmiştir.
Sıra Yetiştirici Unvanı Dönemlik (Adet)
1 (…..) 170.000
2 (…..) 150.000
3 (…..) 150.000
4 (…..) 120.000
5 (…..) 100.000
6 (…..) 100.000
7 (…..) 100.000
8 (…..) 100.000
9 (…..) 100.000
10 (…..) 100.000
Kaynak: Cevabi Yazı
20-12/145-80
6/17
(19) İlde faaliyet gösteren yetiştiricilerin kapasitelerine bakıldığında iki aylık dönemde
yaklaşık 4,2 milyon, yıllık olarak ise 25,4 milyon adet tavuk yetiştirebildikleri
görülmektedir. İlde faaliyet gösteren en büyük kapasiteye sahip ilk on yetiştiriciye ait
bilgiler aşağıda yer almaktadır.
Tablo-3: Bilecik’te İki Aylık Dönem Bazında En Fazla Kapasiteye Sahip Olan Yetiştiriciler
Sıra Yetiştirici Unvanı Dönemlik (Adet)
1 (…..) 288.000
2 (…..) 275.000
3 (…..) 220.000
4 (…..) 210.000
5 (…..) 180.000
6 (…..) 163.188
7 (…..) 152.000
8 (…..) 144.000
9 (…..) 140.000
10 (…..) 120.000
Kaynak: Cevabi Yazı
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. Sektöre İlişkin Bilgiler3
(20) Beyaz et sektörü kanatlı kümes hayvanları (tavuk, hindi, kaz, ördek vb.) etinin
üretimi, işlenmesi ve pazarlanması faaliyetlerini kapsamakta ve “kanatlı eti sektörü”
olarak da nitelendirilmektedir. Ülkemiz bakımından hindi, kaz, ördek gibi kanatlı kümes
hayvanlarının üretimi ve bu hayvanların etlerinin tüketimi yaygın olmadığı için
sektördeki faaliyetin büyük bölümü tavuk/piliç eti üzerine yoğunlaşmıştır. 1970'lerde
üretim küçük aile işletmelerinde yüksek birim maliyeti ile gerçekleştirilmekte iken,
1980'lerde sektörde yapısal değişime gidilerek entegre tesisler kurulmaya başlanmış
ve sektör sözleşmeli üretime yönelmiştir.
(21) Etlik (broiler/broyler/kesimlik) piliç üretimi yapmak isteyen teşebbüsler ya bağımsız
olarak ya da sektörde çoğunlukla uygulanan yöntem olan entegre firmalarla sözleşme
imzalayarak üretim gerçekleştirmektedir. Teşebbüsün kendi başına üretime başlaması
durumunda; civciv temini, yem tedariki, ilaç, nakliye, kesim vb. işlemler ile paketleme
ve pazarlama süreçlerinin organizasyonunu tek başına üstlenmesi gerekirken, diğer
yöntem olan entegre firmalarla sözleşme imzalayarak üretime başlaması durumunda
yalnızca entegre firma tarafından temin edilen civcivlerin bakımını üstlenmesi ve
civcivlerin yetiştiriciliği ile ilgili hizmetleri gerçekleştirmesi yeterli olmaktadır. Entegre
firmalar ile yetiştiricilerin dikey entegrasyonu üzerine kurulmuş bu sistemde yetiştirici,
civcivleri ve yemi entegre firmadan almakta ve 35-42 günlük yetiştirme sürecinin
sonunda tavuklar yaklaşık iki kilogramlık bir ağırlığa ulaştıktan sonra entegre firmaya
ait kesimhaneye gönderilmektedir. Yetiştirici, kümesini 15 günlük bir dezenfeksiyon
sürecine tabi tuttuktan sonra yeni civcivleri yetiştirmeye başlamaktadır. Yıl içerisinde
tekrar eden bu döngü içerisinde, normal şartlar altında, bir yetiştirici yılda ortalama 5-
6 dönem üretim gerçekleştirebilmektedir.
3 Bu bölümde yer alan bilgiler, Ticaret Bakanlığı’nın 2017 yılında yayımlamış olduğu “Kanatlı Et Sektörü
Raporu” ile Fırat Kalkınma Ajansı’nı yayımlamış olduğu “Kanatlı Hayvancılık Sektör Raporu”ndan
faydalanılarak hazırlanmıştır.
20-12/145-80
7/17
(22) Her iki taraf için de çeşitli avantajlar sağlayan bu iş modeli, entegre firmaya kümes
yapımları için gereken yüksek yatırım ve finansman maliyetlerinden kaçınma imkanı
sunarken4, yetiştiricilere ise kesimlik hale gelen piliçlerin nihai tüketim noktalarına
ulaştırılması aşamalarında kesim, paketleme, lojistik ve pazarlama gibi karmaşık
süreçlerden kaçınma imkanı sağlamaktadır. Bu iş modelinin getirdiği maliyet
avantajları sayesinde uzmanlaşmaya ve iş bölümüne bağlı olarak üretimde ve
dağıtımda yaşanan etkinlik artışları sonucunda ülkemizde kesimlik piliç üreten
firmaların çoğunlukla dikey tarzda entegrasyonunu tamamlamış olduğu ve büyük
çoğunluğunun damızlık üretiminden pazarlama aşamasına kadar tüm süreçleri
içerecek şekilde yapılandığı görülmektedir.
(23) Türkiye’de gerçekleştirilen tavuk eti üretimine bakıldığında yıllar itibariyle artan bir seyir
izlediği görülmektedir. Grafik-1’den görüleceği üzere, 2019 yılında kesilen tavuk adedi
2013 yılına kıyasla %13,2’lik artış göstererek yaklaşık 1,2 milyar adet olurken, üretilen
tavuk eti miktarı aynı yıllar arasında %21,3 artış göstererek yaklaşık 2,1 milyon ton
olarak gerçekleşmiştir.
Grafik-1: Yıllık Bazda Türkiye’de Gerçekleştirilen Tavuk Eti Üretimi (Adet ve Ton)
Kaynak: TÜİK verileri
I.2.2 Sektöre İlişkin Düzenlemeler
(24) Tarımsal üretici birliklerinin kuruluşuna ilişkin olarak 5200 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin birinci fıkrası “Birlikler; ürün veya ürün grubu bazında faaliyet gösteren ve
tüzüklerinde belirlenen miktardaki tarımsal üretimi bu kuruluşlar aracılığıyla
4 KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ ile yapılan görüşmede Birlik (…..) tarafından günümüz şartlarında bir
işletmenin kârlı bir şekilde yetiştiricilik yapabilmesi için bir yetiştirme döneminde en az 30.000 adet tavuk
yetiştirebilecek kapasitede olması gerektiği, yine günümüz şartlarında bir yetiştirme döneminde 50.000
adet tavuk yetiştiren bir işletmenin ısınma, elektrik vb. işletme maliyetlerinin (…..) TL civarında olduğu
ifade edilmektedir.
-
500.000
1.000.000
1.500.000
2.000.000
2.500.000
2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019
Kesilen Tavuk Miktarı (Bin Adet) Tavuk Eti (Ton)
20-12/145-80
8/17
pazarlamayı taahhüt eden, en az onaltı tarım üreticisinin bir araya gelmesiyle, asgarî
ilçe düzeyinde kurulur. Birliğin toplam üretim kapasitesinin ürün bazında, Bakanlık
tarafından yönetmelikle belirlenecek asgarî düzeyin altında olmaması gerekir.”
hükmünü haizdir. Söz konusu birliklerin görevleri ise 5. maddede şu şekilde
düzenlenmiştir:
“Birlikler, bu Kanunun amacına uygun olarak aşağıdaki görevleri yapar:
a) Üyelerinin ürettikleri ürünlerle ilgili piyasa araştırmaları yapmak ve yaptırmak.
b) Üyelerinin ürünlerine pazar bulmak, ürünlerin pazara arzını düzenlemek.
c) Üyelerine üretim teknikleri, hasat, depolama, paketleme konularında teknik
destek sağlamak.
d) Üyelerine girdi temininde yönlendirici yardımlarda bulunmak.
e) İç pazara ve ihracata uygun çeşitlerin üretilmesini sağlamak.
f) Eğitim ve yayım hizmeti vermek, danışman hizmeti sağlamak.
g) Ürün kalitesini iyileştirici tedbirler almak ve ürün standartlarını uygulamak.
h) Çiftlik düzeyinde yapılan tarımsal uygulamaları izlemek, kayıtlarını tutmak ve
belge düzenlemek.
ı) Paket ve ambalajlarla ilgili standartların uygulanmasını sağlamak.
i) Çevreyle uyumlu üretim tekniklerini yaygınlaştırmak.
j) Üyeleri adına ürün depolanmasına, gerektiğinde bu amaçla depo kiralanmasına
yardımcı olmak.
k) Ürünlerin tanıtımıyla ilgili faaliyetlerde bulunmak.
l) Ürünlerle ilgili her türlü kaydı tutmak.
m) Türkiye Cumhuriyeti’nin kabul ettiği uluslararası ürün veya ürüne özgü ortak
piyasa düzenlemelerinin gerektirdiği görevleri yürütmek.
n) Sözleşmeli üretim kapsamında, üyeleri adına örnek tip sözleşmeler
düzenlemek ve bununla ilgili faaliyetleri koordine etmek.”
(25) Söz konusu Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasında birliğe üye olmanın genel
şartları “a) Üye olacağı birliğin iştigal ettiği ürün veya ürün grubu ile ilgili pazara yönelik
üretimde bulunmak. b) Çiftçi belgesi sahibi olmak. c) Gerçek kişiler bakımından,
onsekiz yaşını doldurmuş olmak.” şeklinde düzenlenmiştir.
(26) Birliklerin gelirleri ise 11. maddede “a) Üyelik aidatları. b) Üyelere sağlanan
danışmanlık hizmetleri karşılığında alınan ücretler. c) Yurt içi ve yurt dışından sağlanan
bağış, fon ve yardımlar. d) Taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen gelirler. e)
Reklam, tanıtım ve yayın gelirleri. f) Birlik aracılığı ile pazarlanan ürünlerin satış bedeli
üzerinden kesilecek hizmet payı. g) Diğer gelirler.” şeklinde sıralanmıştır.
(27) Merkez birlikleri ise Kanun’un 13. maddesinde “(1)Birlikler ürün veya ürün grubu
bazında ulusal düzeyde merkez birliği şeklinde örgütlenebilir. (2) Merkez birliği, aynı
ürün veya ürün grubunda faaliyet gösteren en az yedi tarımsal üretici birliğinden oluşur.
Aynı ürün veya ürün gurubu için birden fazla merkez birliği kurulamaz. …” şeklinde bir
düzenlemeye tabidir.
20-12/145-80
9/17
(28) 5200 sayılı Kanun’un verdiği yetki doğrultusunda, Bakanlık tarafından 27.10.2017
tarihinde, kanatlı hayvan eti bakımından sözleşmeli üretim düzenlemeleri içeren bir
Yönetmelik yayımlanmıştır. Yönetmeliğin amacı 1. maddede “Bu Yönetmeliğin amacı;
kanatlı hayvan eti üretiminde entegre firma ile üretici/üretici örgütü arasındaki
sözleşmeli üretimin belirli usul ve esaslar çerçevesinde düzenlenerek, üretimde
sürdürülebilirliğin sağlanması, standartlara uygun ürün elde edilmesi ve plânlı üretim
yapılmasına yönelik firma ile üreticinin uyması gereken kuralları belirlemektir.” olarak
ifade edilmektedir. Kapsam ise, 2. maddede “Bu Yönetmelik; kanatlı hayvan eti üretimi
yaptıran entegre firmalar ile bu firmalara sözleşmeli olarak üretim yapan gerçek ve
tüzel kişiler veya temsil yetkisine sahip üretici birlikleri arasında akdedilen bakım ve
yetiştirmeye ilişkin sözleşmeli üretim ile ilgili usul ve esasları kapsar.” olarak
belirtilmiştir.
(29) Yönetmeliğin 4. maddesinde firma “Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretici/üretici
birliği ile sözleşme akdeden; civciv, yem temini, veteriner hizmetleri, kesimhane ve son
kullanıcı ürün pazarlaması gibi faaliyetleri yürüten gerçek veya tüzel kişiliği
haiz entegre firmaları”, sözleşmeli üretim “Bakanlık Hayvan Kayıt Sistemine kayıtlı,
kanatlı yetiştiriciliğine uygun teknik ve sağlık şartlarını haiz kümesleri bulunan
üreticiler/üretici birlikleri ile firma arasında, civciv, yem, aşı, ilaç, veterinerlik hizmetleri
gibi ana üretim girdileri firma tarafından karşılanan, karşılıklı menfaatlerin korunduğu
bir sözleşmeye dayanılarak yapılan canlı kanatlı hayvan üretimini” ve üretici birliği
“Kanatlı hayvan eti üreticilerinin gönüllülük esasına dayalı olarak tarımsal alanda
üretimden pazara kadar ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait
ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak, üyeleri
adına kanatlı eti üretiminin sözleşmeli usulde yapılmasına ilişkin iş ve işlemleri
yürütmek üzere temsil ve ilzam yetkisi bulunan, mer’i mevzuata dayanarak kurdukları
organizasyonları” ifade etmektedir.
(30) Yönetmeliğin “Sözleşme İlkeleri” başlıklı 5. maddesinde, yetiştiriciler ve entegre
firmalar arasındaki ilişkide sözleşme şartları belirlenirken tarafların birlikte katılımı,
karşılıklı müzakere, dürüstlük, şeffaflık, üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması
amacıyla üretici örgütlerinin teşvik edilmesi gibi kavramlara öncelik verildiği
anlaşılmaktadır.
(31) “Yükümlülükler” başlıklı 6. maddede ise öne çıkan hususlar özetle; ürün mülkiyetinin
firmaya ait olduğu, yetiştirme dönemi sonunda edimin gereği gibi ifa edilmemesinden
doğacak zararlardan üreticinin sorumlu olduğu, üreticinin firma talimatlarına uyması
gerektiği, hayvanın ihtiyacını karşılayacak düzeyde besin değerine sahip yemin firma
tarafından temin edileceği, bazı hizmetlerden (yükleme, taşıma, aşı, ilaç, veterinerlik,
dezenfeksiyon hizmetleri) doğacak masrafların firmaya ait olduğu, ilk hafta ölüm
oranının %1’i geçmesi halinde zararın firmaya ait olduğu, firma kaynaklı olduğu tespit
edilen ölümlerden üreticinin sorumlu tutulamayacağı, firma veterineri tarafından kabul
kriterlerine uymadığı tespit edilenler haricinde kalan canlıların tamamının tartıya dahil
edileceği, üreticilerin ve birliklerin ürünlerin kümesten kesimhaneye taşınması ve
tartılması esnasında hazır bulunmayı talep edebileceği, nakliye hataları nedeniyle
üreticinin sorumlu tutulamayacağı noktasında yoğunlaşmaktadır. Anılan maddenin
oldukça detaylı şekilde düzenlendiği ve özellikle bir zarar gerçekleşmesi halinde bu
zarardan hangi tarafın sorumlu tutulacağı/tutulamayacağı ve masraf kalemlerinin hangi
tarafa ait olacağı kesin bir şekilde belirtilmiştir.
(32) Son olarak, Yönetmeliğin “Sözleşme ile ilgili usul ve esaslar” başlıklı 7. maddesi
aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
20-12/145-80
10/17
“(1)Üretici veya üretici adına üyesi bulunduğu üretici örgütü ile firma, tarafların
ortak menfaatlerinin gözetildiği bir sözleşme imzalar. Sözleşme, bir nüshası
üreticide, bir nüshası entegre firmada ve bir nüshası da il/ilçe müdürlüğünde
kalacak şekilde en az üç nüsha olarak düzenlenir. Sözleşmenin onaylı bir örneği,
sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yedi iş günü içerisinde üretici ve/veya
üretici örgütü tarafından üretimin yapıldığı yerdeki il/ilçe müdürlüğüne teslim
edilir.
…
(4) Sözleşmede bakım bedeli ve prim hesaplama usulü yoruma ihtiyaç
duyulmayacak şekilde açık olarak belirtilir ve bakım bedeli hesaplama
yönteminde tek taraflı değişiklik yapılamaz.
…
(6) Taraflar sözleşme hükümlerinde tek taraflı olarak değişiklik yapamazlar.
Değişikliğin zorunlu olması durumunda en az üç ay öncesinden karşı tarafa
bildirilir. Sözleşmenin taraflarınca değerlendirilerek mutabakata varılır.
(10) Üreticinin talebi ve kendisi adına sözleşme yapmak üzere yazılı olarak
yetkilendirmesi halinde, üretici birliği üyesi adına sözleşme yapabilir. Birlikler,
yazılı olarak yetkilendirilmeleri halinde üyeleri adına grup sözleşmesi de
yapabilir.”
(33) Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümlerinin, sözleşmeli üretim ilişkisi hakkında
oldukça detaylı hükümler içerdiği görülmektedir.
I.2.3. İlgili Ürün Pazarı
(34) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz hükümlerine göre ilgili ürün pazarı
belirlenirken tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından aynı
sayılan mal veya hizmetler dikkate alınmaktadır. Dosya kapsamında incelenen, kanatlı
eti sektöründe faaliyet gösteren entegre firmalarla sözleşmeli üretim kapsamında
yetiştiricilik faaliyetinde bulunan TÜKEBİR ve üye birlikler bünyesindeki etlik piliç
yetiştiricilerinin gerçekleştirmiş olduğu iddia edilen eylemlerdir.
(35) Kanatlı hayvan eti sektörünün gelişim sürecinde, iş bölümü ve uzmanlaşmayla beraber
gerek entegre firmalara gerekse de yetiştiricilere sağlamış olduğu maliyet avantajları
sebebiyle, üretim sürecinde etlik piliç yetiştiriciliği organizasyonel anlamda ayrılarak bir
alt sektör haline gelmiştir. Bu bağlamda ilgili ürün pazarı “etlik piliç yetiştiriciliği pazarı”
olarak tanımlanmıştır.
I.2.4. İlgili Coğrafi Pazar
(36) İlgili coğrafi pazar belirlenirken özellikle tüketici tercihleri bakımından ilgili mal veya
hizmetin niteliklerinin ve fiyatlarının bölgeler arasında hissedilir bir farklılığa sahip olup
olmadığı, pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar payları ile pazarlama ve satış
şartlarının belirlenmiş bir bölge veya bölgeler arasında önemli sayılabilecek ölçüde
farklılık gösterip göstermediği gibi unsurlar dikkate alınır. Entegre firmalara sağlanan
yetiştiricilik hizmetinde, hizmetin ana unsuru olan civcivlerin hassaslığı yetiştirme
kümesleri ile kesimhaneler arasındaki mesafeler üzerinde belirleyici etkiye sahiptir.
(37) Başvuru sahibi tarafından, kesimhaneler ile kümesler arasındaki uzaklığın 4-5 saati
aşması durumunda katlanılacak maliyetlerin yükseleceği, hayvanların hassaslığı ve
sağlığı bakımından hayvan nakillerinde sorunlar yaşanabileceği ifade edilmiştir.
20-12/145-80
11/17
Ayrıca, TÜKEBİR (…..) ile yapılan görüşmede entegre firmaların 200 kilometrelik bir
çapta üretim yaptırdıkları da görüşme tutanaklarında yer almaktadır.
(38) Her ne kadar ilgili coğrafi pazar, entegre firmalara sağlanan etlik piliç yetiştiriciliği
hizmeti açısından bölgesellik arz etse de; yetiştiricilerin il birlikleri ve TÜKEBİR
bünyesinde bir araya gelmeleri5 ve Kurul tarafından piliç eti sektörüyle ilgili daha önce
verilen kararlarda6 ilgili coğrafi pazarın Türkiye olarak tanımlanmış olması sebebiyle
ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
I.3. Önaraştırma Sürecinde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
I.3.1. KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nden Elde Edilen Belgeler
(39) KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde yapılan incelemelerde birlik karar defterinde aşağıda
tarih ve konu başlıkları ile yer verilen bazı kararlar bulunmuştur.
(40) Belge-1: 03.02.2018 tarihli ve “Birlik Başkanları ile toplantı yapılması hk” konulu
kararın içeriğinde şu ifadeler yer almaktadır:
“Yönetim Kurulu toplanarak 06.02.2018 Tarihinde Sakarya, Bilecik, Düzce,
Akçakoca, ve Bolu birlik yöneticileri ile sakaryada tanışma ve sektörümüzün
genel sorunları hakkında toplantı yapılmasına, Merkez Birliğine yeni yönetim
kurulumuz ve Merkez Birlik Delegelerinin yazı ile bildirilmesine oy birliği ile karar
verildi.”
(41) Belge-2: 10.02.2018 tarihli ve “Merkez Birliği toplantısı hk.” konulu kararın içeriğinde
şu ifadeler yer almaktadır:
“Yönetim Kurulu toplanarak, 06.02.2018 Tarihinde Sakaryada bölgemizdeki Birlik
Başkanları ile yapılan toplantıda varılan sonuca göre 15.02.2018 Tarihinde
Ankarada Bakanlık temsilcileri ile Merkez Birliğimiz katılacağı toplantıya
Birliğimizi temsilen Yönetim Kurulu olarak gidilmesine ve masrafların birliğimiz
tarafında karşılanmasına oy birliği ile karar verildi.”
(42) Belge-3: 08.05.2018 tarihli ve “Üretici Bilgilendirme Toplantısı” konulu kararın
içeriğinde şu ifadeler yer almaktadır:
“Üreticiye firmalarla yapılan sözleşme müzakerelerinin gidişatı anlatılıp,
değerlendirmeler yapılıp görüş ve öneriler alındı. Entegre firmalarla yönetmeliğe
göre sözleşme yapılamadığı taktirde Sakarya T.Ü.Birliğinin civciv almama
kararına destek olunacağı kararına varıldı.(oy çokluğu ile)” .
I.3.2 SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nden Elde Edilen Belgeler
(43) Belge-4: SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde yapılan incelemelerde 05.05.2018
tarihinde Sakarya Ticaret Odası’nda bölgedeki tavuk yetiştiricileri ile yapılan toplantıya
ilişkin fotoğraf ve video kayıtları bulunmuştur. Anılan toplantının akabinde yetiştiricilerin
entegre firmalardan civciv almama kararına uyduklarını belirten yazılı ve imzalı
belgeler bulunmuştur. İçerik olarak birbirinin aynı olan ve yalnızca imzalayan kişi
bilgilerinin değiştiği belgenin içeriğinde ise şu ifadeler yer almaktadır:
“05.05.2018 Tarihinde ğerçekleştirilen kanatlı üretici birliklerinin organize ettiği
üretici toplantısın da alınan karar gereği.................... ..................................no’lu
5 TÜKEBİR, Türkiye’de faaliyet gösteren etlik piliç yetiştiricilerin üst birliği konumundadır. Ayrıca elde
edilen belgelerde TÜKEBİR tarafından Türkiye’deki tüm yetiştiricileri temsilen Türkiye çapında faaliyet
gösteren 16 entegre firmaya ihtarname gönderildiği görülmektedir.
6 Bkz. Kurulun 13.03.2019 tarih 19-12/155-70 sayılı ve 25.11.2009 tarih 09-57/1393-362 sayılı kararı.
20-12/145-80
12/17
(…..) LTD ŞTİ isim ile kayıt olan işletmemde toplantıdan çıkmış olan üretimi
durdurma kararına uyacağıma ve bu karara uymadığım taktirde kanatlı üretici
birliğinin alacağı bütün yaptırımı kabul ve taahhüt ederim.”
I.3.3 BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nden Elde Edilen Belgeler
(44) Belge-5: BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde yapılan yerinde incelemede TÜKEBİR
tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunulmak üzere hazırlanan bir
dilekçe örneği alınmıştır. Anılan dilekçede özetle;
- TÜKEBİR’in Türkiye’de etlik broiler ve hindi yetiştiriciliği yapan 14.000 (on dört
bin) civarında işletme ve/veya kişisel olarak faaliyette bulunan işletmecilerin en
üst seviyedeki teşkilatı durumunda olduğu,
- Son dört yıldan beri uygulanan yanlış destekleme politikaları neticesinde
sektörün dengelerinin yetiştirici aleyhine değiştirildiği,
- Sektörde geçmişten beri süregelen yapısal sorunlara el atılmadığı, yetiştiricinin
sahipsiz bırakıldığı, fason üretimde yetiştiriciler ile fason üretim yaptıran entegre
firmalar arasındaki ilişkileri düzenlemek amacıyla birliğin yoğun gayretleri
neticesinde 27 Ekim 2017 tarihinde yayımlanan Yönetmelik şartlarına entegre
firmaların uymadığı, Bakanlık teşkilatlarının ise Yönetmeliğin uygulanmaması
sebebiyle oluşan ihlallere çözüm üretemediği,
- Son dört yıldır borç girdabına düşürülen yetiştiriciler için ne yazık ki tedbir
alınmadığı,
- Ziraat Bankası’nın çözüm üretmemesi nedeni ile yetiştiricilerin özel bankaların
insafına terk edildiği, bu sebeple sermayelerini kaybettikleri,
- Tavuk etinde tüketici fiyatlarının %200 artmasının sebebinin yetiştiriciler olarak
gösterilmesine rağmen yetiştiricilerin bakım ücretlerinde artış olmadığı,
- Elektrik, işçilik, altlık, yakıt vb. girdi maliyetlerinde ise önemli artışların olduğu,
- Sektörün kendi içinde var olan ve hiçbir şekilde çözüm getirilemeyen yapısal
sorunlara son ekonomik gelişmelerin ağır yükü de eklenince broiler
yetiştiriciliğinin sürdürülemez hale geldiği,
- Beyaz et endüstrisinde yaşanan acımasız ve üretici aleyhine olan bu
uygulamaların acilen TBMM gündemine taşınması gerektiği
hususları ifade edilmiştir.
(45) Belge-6: Birlik karar defterinde yer alan 09.05.2018 tarihli “Üretici istişare ve karar
alma toplantısı” konu başlıklı kararda ise şu ifadeler yer almaktadır:
“Yapılan üretici istişare toplantısında geçtiğimiz günlerde sakaryada yapılan
Sakarya Birliğinin Almış olduğu Hayvan Almama kararı ile ilgili üreticilere bu
karara destek olmak aynı kararı uygulamak konusunda önce görüşleri sorulmuş
akabindede katılımın tamamının isteği üzerine oylama yapılarak üyelerin ve
yönetim kurulunun oylamada oy çoğunluğu sağlanmış ve karara bağlanmıştır.
09.05.2018 itibari ile uygulama başlatılmıştır. Anlaşmalar entegre firmalara noter
kanalı ile ihtarnameler yazılmış ve posta yoluyla gönderilmek üzere hazırlanmış
ve gönderilmiştir.”
20-12/145-80
13/17
I.3.4 TÜKEBİR’den Elde Edilen Belgeler
(46) Belge-7: TÜKEBİR tarafından bilgi talebine istinaden gönderilen cevabi yazıda birlik
karar defteri ile entegre firmalara gönderilen ihtarnameler incelenmiştir. Birlik karar
defterinde civciv koymama ile ilgili diğer birliklerdeki kararlara benzer herhangi bir
karara rastlanılmamıştır. Öte yandan, 09.12.2019 tarihli konu başlığı ve içeriği
bakımından aynı olan entegre firmalara gönderilen 09.12.2019 tarihli ihtarnamelerde
ise şu ifadeler yer almaktadır:
“KONUSU: Kanatlı Hayvan Eti Üretiminde Sözleşmeli Üretime İlişkin Usul Ve
Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca muhatap firmanın yükleme ve taşıma
bedellerine katlanması, her dönem için hak ediş kesintileri ve hesaplamaya ilişkin
bilgileri üreticilere teslim etmesi ve söz konusu Yönetmelik hükümlerine uyması
ihtarından ibarettir.
Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği olarak muhatap firma ile üreticiler
arasında yapılan sözleşmelerde muhatabın, 27.10.2017 tarihinde resmi
gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kanatlı Hayvan Eti Üretiminde
Sözleşmeli Üretime İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği'ne aykırı
hükümler bulunduğu ve üretim sürecindeki işlemlerde söz konusu yönetmeliğe
uygun şekilde hareket edilmediği ve ayrıca Anayasa ve Borçlar Kanunundaki
hükümler uyarınca sözleşmede tarafların eşitliği ilkesine aykırı olarak üreticilere
sözleşmenin bırakın aslını suretinin dahi teslim edilmediği tespit edilmiştir.
Biz üreticiler olarak yükümlülüklerimizi bütünüyle yerine getirmemize rağmen
muhatabın yükleme ve taşıma bedellerini üreticilerin üzerine bırakması hak ediş
kesintileri ve hesaplamaya ilişkin bilgiler ile sözleşmeleri üreticilere teslim
etmemesi söz konusu Yönetmeliğe ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil
etmektedir.
Açıklanan gerekçelerle dava ve talep haklarımızı saklı tutmak kaydıyla muhatabın
söz konusu Yönetmelik hükümlerine uymasını ve özellikle yükleme ve taşıma gibi
Yönetmelik’te yer verilen kalemlerin bedellerine katlanmasını, her dönem için hak
ediş raporlarını ve hesaplamaya ilişkin bilgiler ile sözleşmeleri üreticilere teslim
etmesini ihtar ederiz. 09.12.2019”
(47) Bu ihtarnamelerin sektörde faaliyet gösteren entegre firmaların neredeyse tamamına
gönderildiği görülmektedir.7
I.4. Değerlendirme
(48) Şikayet konusu iddialar kanatlı hayvan eti üreticilerinin teşebbüs birliği kararıyla
hareket ederek bazı entegre firmaları boykot ettiğine ve fiyat tespitinde bulunduklarına
ilişkindir. Bu sebeple iddialar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde ele
alınacaktır. İddialar civciv almama kararı ile gerçekleştirilen boykot ve fiyat tespiti
hakkındadır. Öncelikle şikayetin esasını oluşturan boykot kararına, sonrasında fiyat
tespiti iddiasına ilişkin değerlendirmelere yer verilecektir.
(49) Yapılan yerinde incelemelerde, entegre firmaların boykot edildiği ve bu yolla arzın
kısıtlandığı iddiasını destekler nitelikte çok sayıda belge elde edildiğini belirtmek
7 Bu entegre firmalar; Abalıoğlu Yem Soya A.Ş, Ak Piliç Ltd. Şti., Alp Hindi Üretim Ltd. Şti., AS PİLİÇ,
Bahar Tavukçuluk San. Ltd. Şti., Bak piliç Entegre Tavuk A.Ş., BANVİT, Bey Piliç A.Ş., Bolca Hindi Ltd.
Şti., Bolez Piliç Entegre Tavuk A.Ş., Bu Piliç Gıda San. Tic. A.Ş., CP Piliç A.Ş., Çamlı Yem A.Ş., Er Piliç
A.Ş., Gedik Tavukçuluk Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Pınar Süt Mamulleri A.Ş. ve Şen Piliç Gıda
Sanayi A.Ş.’den oluşmaktadır.
20-12/145-80
14/17
gerekmektedir. Toplanan delillerin incelenmesinden, entegre firmalardan civciv
almama, dolayısıyla entegre firmalara etlik piliç yetiştirme hizmeti vermeme kararının,
ilk olarak 05.05.2018 tarihinde SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ nezdinde yapılan
toplantıda alındığı anlaşılmaktadır. Bahsi geçen toplantının akabinde, birliğe üye
üreticilerden matbu ifadelerle, civciv almama kararına uyulacağı ve karara uyulmadığı
takdirde birliğin yaptırım uygulama yetkisinin kabul edildiğine yönelik beyanların
toplandığı görülmektedir. Ardından KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından 08.05.2018
tarihinde üye üreticilerle toplantı yapıldığı, entegre firmalarla Yönetmeliğe uygun
şekilde sözleşme yapılamaması halinde SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nin civciv
almama kararına destek olunacağı yönünde oy çokluğu ile alınmış karar
bulunmaktadır. Yine, BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından da 09.05.2018 tarihinde
yapılan toplantı sonucunda SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nin anılan uygulamasına
destek verileceği yönünde oy çokluğu ile karar alınmış ve entegre firmalara noter
vasıtasıyla ihtarname gönderildiği belirtilmiştir.
(50) Öte yandan, TÜKEBİR’in karar defterinde, il birliklerinde olduğu gibi civciv almama
uygulamasına ilişkin bir karar bulunmamakla birlikte, tek tip hazırlanarak çok sayıda
entegre firmaya gönderilen 09.12.2019 tarihli ihtarnamelerin bulunduğu tespit
edilmektedir. Anılan ihtarnamelerde özetle; Yönetmelik hükümlerine uygun olacak
şekilde yükleme ve taşıma bedellerinin entegre firmalar tarafından karşılanması
gerektiği, dönem sonu hak ediş kesintilerinin daha şeffaf şekilde hesaplanması
gerektiği ve sözleşmenin bir nüshasının üreticiye veya ilgili birliğe teslim edilmesi
gerektiği ifade edilmektedir. TÜKEBİR yetkilileri ile 28.01.2020 tarihinde yapılan
görüşmede ise civciv almama kararının TÜKEBİR’e bağlı birliklerde başladığı ve
TÜKEBİR’in de manevi destek verdiği ifade edilmektedir.
(51) Elde edilen delillerden eylemlerin “kolektif boykot”8 olarak nitelendirilebileceği
sonucuna varılmaktadır. Kolektif boykot birden fazla teşebbüsün birlikte hareket
ederek bir ya da birden fazla müşteri, sağlayıcı ya da rakiple anlaşma yapmayı
reddetmesini ifade etmektedir. Böyle bir boykotun amacı “sorun çıkaran” bir müşteri,
sağlayıcı ya da rakibin cezalandırılması ya da bunların belirli bir davranışta bulunmaya
zorlanması olabilmektedir. Kolektif boykot tek başına ihlal oluşturabileceği gibi, diğer
bir ihlale hizmet eder nitelikte de olabilmektedir. Şikayet konusu iddialar, toplanan
deliller ve birlik yetkililerinin kendi ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, üretici
birliklerinin entegre firmaları boykot ettiği, bu çerçevede aralarındaki fason hizmet
sözleşmelerinin gereği olan civciv besleme ve tavuk yetiştirme faaliyetlerini
durdurdukları anlaşılmaktadır.
(52) Yapılan eylemin SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ nezdinde başladığı, KOCAELİ ve
BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİKLERİ tarafından da aynı boykot kararının alındığı,
TÜKEBİR’in de bu sürece destek verdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu boykot kararının
05.05.2018 tarihli SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ toplantısında alındığı, 09.05.2018
tarihinde uygulanmaya başladığı, (…..) 24.05.2018 tarihinde sona erdiği
görülmektedir. Nitekim BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ yetkilileri de yapılan incelemede,
söz konusu süreçte Bilecik Valisi’ne de sorunların aktarıldığını, (…..) üretimi durdurma
kararını sona erdirdiklerini ifade etmişlerdir. Dolayısıyla, söz konusu eylemin yaklaşık
20 gün gibi kısa bir süre uygulandığı tespit edilmektedir.
(53) Boykot kararının alınma nedenine ilişkin olarak, elde edilen deliller ve yapılan
görüşmeler çerçevesinde, sektörde uzun yıllar boyunca var olan sorunların çözümü
için birçok kez entegre firmalar ile görüşme yapıldığı, ancak bir sonuç alınamadığı,
8 Kurulun 08.07.2010 tarih 10-49/912-321 sayılı ve 14.11.2019 tarih 19-40/643-271 sayılı kararları.
20-12/145-80
15/17
entegre firmaların üretici birliklerini muhatap almadıkları, bazı entegre firmaların
Yönetmeliği uygulamayacaklarını bildirdikleri, (…..) eklinde açıklama getirilmiştir.
Yetiştirici birliklerinin girişimleri sonucunda Bakanlık ve sektör temsilcileri arasında
yapılan görüşmelerin akabinde 27 Ekim 2017 tarihinde Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği
tespit edilmektedir. Dolayısıyla, üretici birliklerinin civciv almama kararını, bazı entegre
firmaların Yönetmelik hükümlerini uygulamamak yönünde direnç göstermesi üzerine
aldıkları anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, üretici birliklerinin, üyelerinin Yönetmelikten
doğan haklarını korumak amacıyla, Yönetmeliğe uymayacağını bildiren entegre
firmaları boykot ettikleri tespit edilmektedir. Nitekim Yönetmeliğin 27.10.2017 tarihinde
yürürlüğe girmiş olmasına karşın, TÜKEBİR’in 09.12.2019 tarihinde entegre firmalara
Yönetmeliğe uyulması gerektiği hakkında halen ihtarname gönderiyor olması da bu
durumu desteklemektedir.
(54) Yönetmeliğin 6 ve 7. maddelerinde, ilaç, dezenfeksiyon, yükleme gibi masraf
kalemlerinin ve bazı hallerde zarardan sorumluluğun entegre firmalara ait olması
gerektiği düzenlenmiştir. Entegre firmaların uygulamadığı iddia edilen hususların da
özellikle bu gibi masraf kalemleri ve sorumluluk halleri üzerine yoğunlaştığı dile
getirilmektedir. Nitekim (…..) ve Yönetmelik sonrasındaki dönemde uygulandığı
belirtilen sözleşmelerde “Yetiştirici, hiçbir kusuru olmasa dahi, hastalık, yangın, kötü
bakım, ihmal ve çevre şartları vs. gibi sebeplerden hasıl olacak ölümlerden Firma’ya
karşı sorumludur. Böyle bir durumda Firma’nın bu sürü için harcadığı (yem, civciv, aşı,
ilaç vs. Firma’nın Yetiştirici’ye teslim ettiği diğer malzemeler) bedelinin tamamını
Yetiştirici, Firma’ya öder.” şeklinde bir madde görülmektedir. Bu tip maddelerin
Yönetmeliğin amaçladığı sürdürülebilir üretim ilkesi ve ilk hafta ölümlerinin %1’i aşması
halinde firmanın sorumlu olacağına ilişkin Yönetmelik maddesi ile bağdaşmadığı
görülmektedir. Dolayısıyla, yetiştiricilerin ve birliklerin boykot eylemini, firmaların
Yönetmeliğe uymaması gerekçesi ile yaptığı kanaatine varılmaktadır.
(55) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, söz konusu eylemin gerçekleştirilmek
istendiği aşikardır. Bu noktada eylemlerin rekabetin kısıtlanması bakımından objektif
amacına mı, tarafların sübjektif niyetine mi bakılması gerektiği sorusu akla gelmektedir.
Nitekim Kurulun Gübre Kararı9 ve Yumurta Kararı’nda10 olduğu gibi sübjektif niyete
dikkat çeken kararlar bulunduğu gibi, Gimsa Kararı’nda11 olduğu gibi objektif amaca
vurgu yapan kararların da bulunduğu görülmektedir.
(56) Literatürde de ihlal nitelendirmesi için anlaşmanın objektif amacının rekabeti kısıtlayıcı
olduğunun ortaya koyulmasının yeterli olduğu, tarafların rekabeti kısıtlama noktasında
sübjektif niyetlerinin kanıtlanmasına gerek olmadığı yönünde görüşler mevcuttur12.
Nitekim Adalet Divanı bir kararında13 kırmızı et üreticilerinin aralarında anlaşarak arz
kısıtlaması gerçekleştirdiği sonucuna ulaşmıştır. İlgili kararda taraflardan sektörün arz
fazlalığı nedeniyle krize girdiği, kapasite sınırlamasının altında yatan sebebin krizden
çıkmak olduğu yönünde savunmalar14 gelse de mahkeme ihlal bakımından objektif
amacı dikkate aldığını belirterek savunmaları reddetmiştir. Anılan kararda tarafların
rekabeti kısıtlama niyeti olmasa ve anlaşma yalnızca başka bir meşru amacı
gerçekleştirmeye yönelse dahi, anlaşma hükümleri objektif olarak rekabeti kısıtlama
9 Kurulun 08.02.2002 tarih ve 02-07/57-26 sayılı kararı.
10 Kurulun 13.06.2019 tarih ve 19-21/306-132 sayılı kararı.
11 Kurulun 03.02.2011 tarih ve 11-07/121-36 sayılı kararı.
12 Whish R., Bailey D., Competition Law, 2018, s.123.
13 Case C-209/07 EU:C:2008:643 Competition Authority v Beef Industry Development Society Ltd.
14 Agk, para.19.
20-12/145-80
16/17
potansiyeli yaratıyorsa rekabeti kısıtlayıcı amacın, dolayısıyla ihlalin gerçekleştiği
belirtilmektedir15.
(57) Bu çerçevede, dosya konusu eylemlerin de sübjektif anlamda, bir düzenlemeden
doğan hakların korunması için gerçekleştirildiği, ancak alınan teşebbüs birliği
kararlarının objektif anlamda, rekabeti kısıtlama potansiyelinin yüksek olduğu
değerlendirilmektedir. Bu bağlamda rekabeti kısıtlayıcı amacın gerçekleştiği kanaatine
varılmaktadır.
(58) Öte yandan, yetiştirici birliklerinin aldığı bu kararın yaklaşık 20 gün kadar kısa bir süre
uygulanabildiği, bu sürede bile entegre firmalarla anlaşarak üretime devam eden
yetiştiricilerin bulunduğu, dolayısıyla birliklerin yaptırım kabiliyetinin düşük olmaktan
öteye gidemediği, çoğunluğu çiftçi statüsünde olan ve sayıları 15.000 civarında olan
yetiştiriciler karşısında az sayıda entegre firmanın sözleşmeli üretim ilişkisinin güçlü
tarafı olduğu göz önüne alındığında, dosya konusu teşebbüs birliği kararlarının
rekabeti kısıtlayıcı sonuçlarının ortaya çıkması olasılığının düşük olduğu
değerlendirilmektedir. Ayrıca, anılan eylemin Türkiye çapında uygulanmadığı, sadece
Sakarya, Kocaeli, Bilecik illerinde görüldüğü ve Yönetmeliğe uyacağını bildiren entegre
firmalara karşı da herhangi bir boykotun uygulanmadığı16 anlaşıldığından rekabeti
sınırlayıcı etkilerin sınırlı olduğu değerlendirilmektedir.
(59) Başvuru sahibi tarafından iddia edilen ikinci husus ise, üretici birliklerinin yetiştirme
hizmet bedellerine ilişkin olarak fiyat tespitinde bulundukları yönündedir. Öncelikle
yapılan yerinde incelemelerde fiyat tespiti bakımından herhangi bir belge elde
edilememiştir. TÜKEBİR tarafından fiyatın entegre firmalar tarafından tek taraflı olacak
şekilde belirlendiği ve yetiştiricilerin bu konuda söz sahibi olmadıkları ve belirlenen
tutarlara itiraz edemedikleri dile getirilmektedir. Aynı zamanda BİLECİK ÜRETİCİ
BİRLİĞİ’nde yapılan incelemede de entegre firmaların uygulanacak fason bakım
ücretinin entegre firmalar tarafından SMS ile yetiştiricilere tek taraflı bildirildiği ifade
edilmiştir. Birlikler, boykotun asıl amacının Yönetmeliğe uygun sözleşmeler
yapılmasını sağlamak olduğunu vurgulamaktadır. Yine de gerçekleştirilen boykotla
birlikte fason hizmet ücretlerinde bir artış meydana gelip gelmediği incelenmiştir.
(60) Başvuru sahibi tarafından gönderilen cevabi yazıda iddia edildiği üzere, Şubat 2018
döneminde (…..) TL/kg olan ücret Kasım 2018 döneminde (…..) TL/kg’a yükseltilmiştir.
Görüldüğü gibi, boykotun gerçekleştiği Mayıs 2018 dönemi ile bu dönemden sonraki
ilk fiyat artışı arasında yaklaşık altı ay gibi uzun bir süre bulunmaktadır. Dolayısıyla
yapılan boykot eylemi ile ücret artışına gidilmesi arasında doğrudan bir illiyet bağı
kurulamamaktadır. Nitekim AKDENİZ TOROS ve AS PİLİÇ tarafından Yönetmeliğe
uygun sözleşmeler akdedileceğinin bildirilmesi üzerine bu firmalara karşı boykotun
sona erdirilmesinden de birliklerin fiyat tespiti amacıyla değil, Yönetmeliğin
uygulanması amacıyla hareket ettikleri anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, fiyat tespitine
ilişkin iddialara yönelik olarak herhangi bir ihlal tespitinde bulunulmamaktadır.
(61) Dosya kapsamında fiyat tespitine ilişkin herhangi bir ihlal tespiti olmamakla birlikte,
civciv almama kararına ilişkin boykot eyleminin gerçekleştiği değerlendirilmektedir.
15 Agk, para.21.
16 Bölgede faaliyet gösteren AS PİLİÇ tarafından Yönetmeliğe uygun sözleşme akdedileceğinin
bildirildiği, yetiştiriciler veya üretici birlikleri tarafından herhangi bir boykot eylemine maruz kalınmadığı
ifade edilmiştir. Bölgede faaliyeti bulunan diğer bir teşebbüs olan AKDENİZ TOROS ise, ilgili dönemde
civciv almaktan imtina eden üreticilerin bulunduğunu, ancak ellerinde bunu gösteren herhangi bir bilgi,
belge bulunmadığını ifade etmiştir.
20-12/145-80
17/17
Kurulun birçok kararında17, ihlalin soruşturma açılmasını gerektirmeyecek ölçüde hafif
olması halinde 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş
göndererek tedbir aldığı görülmektedir. İşbu dosya bakımından da teşebbüslerin
aralarında anlaşarak veya teşebbüs birliği kararıyla arz miktarının kısıtlanması gibi
eylemlerden kaçınılması gerektiği yönünde 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca, SAKARYA, KOCAELİ, BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİKLERİ ve
TÜKEBİR’e görüş bildirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
(62) Ayrıca, başvuruda, Yönetmeliğin birliklere tanıdığı toplu sözleşme hakkının rekabet
hukuku ile bağdaşmayacağı, bu konuda Bakanlığa görüş gönderilmesi gerektiği ileri
sürülmektedir. Söz konusu eylemlerin Bakanlığın çıkarmış olduğu mevzuattan
kaynaklanmadığı ve Bakanlığın üreticilerin korunmasını teşvik edici amaçla hareket
ettiği anlaşıldığından, bu talep hakkında herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek
olmadığı değerlendirilmektedir.
J. SONUÇ
(63) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
- Bununla birlikte, Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği, Kocaeli Kanatlı
Hayvan Eti Üreticileri Birliği, Bilecik Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği ve Türkiye
Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliğine, anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği
kararıyla arz miktarının kısıtlanmasına yönelik eylemlerden kaçınılması gerektiği,
aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılacağı
yönünde aynı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesi
için Başkanlığın görevlendirilmesine,
OYBİRLİĞİ ile gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
17 Kurulun 10.01.2019 tarih 19-03/13-5 sayılı Çiğ Köfte Kararı, 21.12.2017 tarih 17-42/664-293 sayılı
Karasu Ekmek Kararı.
Full & Egal Universal Law Academy