Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Yargı Kararı Üzerine)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-5-011
Karar Sayısı : 20-46/620-272
Karar Tarihi : 15.10.2020
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyele Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER : Mehmet TOKGÖZ, Esra KÜÇÜKİKİZ, Ayşe Nur ÖZDEMİR,
Tülay ŞİMŞEK SARI
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR :- Hac ve Umre Organizasyonu Faaliyetinde Bulunan
83 Teşebbüs
Temsilcileri: Av. İlker ÜNSEVER, Av. Umut SIDAL, Av. Nayıf
ALTAŞ, Av. S. Elif ALTAŞ, Av. Duygu YORULMAZ, Av. Murat
KİRAZ, Av. Işılnaz AKKOCA
Halaskargazi Cad. No:125/4 Şişli/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN :- Türkiye Seyahat Acentaları Birliği
Temsilcisi: Av. Işıl KARATEPE
Dikilitaş Mah. Aşık Kerem Sok. No:40 Fulya 34349
Beşiktaş/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinin, Hac ve Umre seyahati
düzenleyen acentelerin tur öncesi yaptırmak zorunda oldukları paket tur sigorta
poliçesini kendi iştiraki olan bir teşebbüsten almalarını zorunlu kılarak 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine ilişkin 17.10.2018 tarihli ve 18-39/631-306 sayılı
Rekabet Kurulu kararının 1. ve 2. maddelerinin Ankara 17. İdare Mahkemesinin
26.02.2020 tarih ve E: 2019/991, K: 2020/409 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine
16.04.2020 tarih ve 20-20/272-M sayılı Kurul kararı ile başlatılan ek çalışma sonucu
yapılan yeniden değerlendirme.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: İşbu kararın konusunu 30.03.2017 tarih ve 2216 sayı ile Rekabet
Kurumu (Kurum) kayıtlarına intikal eden başvuruda yer alan iddialardan,
Hac ve umre seyahatlerinin T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB)
bünyesinde faaliyet gösteren Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu (BHUK)
kararları ile düzenlendiği, ancak DİB’in bu seyahatlerde çeşitli konu ve alanlarda
Türkiye Seyahat Acentaları Birliğini (TÜRSAB) görevlendirdiği, seyahat
acentelerinin de yurt dışı tur öncesinde TÜRSAB’tan “tur izni” alması gerektiği,
Seyahat acentelerinin paket turlara ilişkin tabi olduğu 1618 sayılı Seyahat
Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu (1618 sayılı Kanun) ve sair 18-
39/631-306 2/62 yönetmelikler ile 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun (6502 sayılı Kanun) ve sair yönetmelikler uyarınca paket turlarda tüketiciye
mevzuatta nitelikleri belirtilen sigortanın yapılmasının zorunlu olduğu,
TÜRSAB tarafından hac ve umre seyahati düzenleyen acentelere kendi iştiraki
olan Turser-Tursav Servis Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. (TURSER) tarafından
20-46/620-272
2/27
düzenlenen sigorta poliçesinin zorunlu kılındığı, başka sigorta şirketlerine engel
olunarak tek satıcı pozisyonu oluşturulduğu
iddiaları oluşturmaktadır.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 30.03.2017 tarih ve 2216 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine hazırlanan 18.04.2017 tarih ve 2017-5-011/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu
Rekabet Kurulunun (Kurul) 27.04.2017 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 17-14/201-M
sayı ile dosya konusu iddialar hakkında 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) Önaraştırma sonucunda hazırlanan 11.08.2017 tarihli ve 2017-5-11/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu Kurulun 22.08.2017 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 17-27/444-
M sayı ile 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak aynı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca TÜRSAB, TURSER, TÜRSAB Seyahat Acentaları
Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. (TÜRSAB LTD. ŞTİ.) ve Gulf Sigorta A.Ş. (GULF SİGORTA)
hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(5) Soruşturma tarafı teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları süresi içinde Kurum kayıtlarına
intikal etmiştir. Kurulun 11.01.2018 tarihli toplantısında 18-02/14-M sayı ile,
soruşturmanın 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde ilk altı
aylık süresinin bitiminden itibaren üç ay uzatılması yönünde karar tesis edilmiştir.
(6) Yürütülen soruşturmaya istinaden hazırlanan 21.05.2018 tarih ve 2017-5-011/SR sayılı
Soruşturma Raporu ve ekleri Kurul üyelerine ve dosya tarafı teşebbüslere tebliğ edilmiş
ve teşebbüslerin ikinci yazılı savunmaları ilgili yazıyla birlikte talep edilmiştir. İkinci yazılı
savunmalar süresi dahilinde Kurum kayıtlarına iletilmiştir.
(7) Teşebbüslerin ikinci yazılı savunmaları çerçevesinde hazırlanan 06.07.2018 tarih ve
2017-5-11/EG sayılı Ek Görüş, Kurul üyeleri ve dosya taraflarına tebliğ edilmiştir.
Teşebbüslerin üçüncü yazılı savunmaları ise 10.08.2018 ve 14.08.2018 tarihlerinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(8) Kurulun 27.08.2018 tarihli toplantısında 18-29/496-M sayı ile 03.10.2018 tarihinde sözlü
savunma toplantısı yapılmasına karar verilmiştir.
(9) Kurul; yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor, Ek Görüş, toplanan
deliller, yazılı savunmalar, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalar ve incelenen
dosya muhteviyatına göre 17.10.2018 tarih ve 18-39/631-306 sayı ile;
1. TÜRSAB’ın hac ve umre seyahati düzenleyen acentelerin tur öncesi yaptırmak
zorunda olduğu paket tur sigorta poliçesini kendi iştiraki olan bir teşebbüsten
almalarını zorunlu kılarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,
2. Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a)
bendi uyarınca 2017 yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık
gayri safi gelirlerinin takdiren %(…) oranında olmak üzere TÜRSAB’a
521.679,18 TL idari para cezası verilmesine,
3. Turins Sigorta A.Ş.’nin (TURİNS) GULF SİGORTA tarafından devralınması
işleminin 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olmadığı anlaşıldığından,
söz konusu devralma işlemi hakkında herhangi işlem yapılmasına yer
olmadığına,
20-46/620-272
3/27
4. TURİNS ve TURSER arasında 07.06.2016 tarihinde imzalanan ve mevcut
durumda da GULF SİGORTA ve TURSER arasında geçerliliğini koruyan
“Münhasır Dağıtım/Acentelik Sözleşmesi”nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,
5. TÜRSAB LTD. ŞTİ., TURSER ve GULF SİGORTA’nın 4054 sayılı Kanun’u ihlal
etmediklerine, dolayısıyla adı geçen teşebbüslere idari para cezası
uygulanmasına yer olmadığına
karar vermiştir.
(10) Bahse konu karar üzerine TÜRSAB tarafından ilgili Kurul kararının 1. ve 2. maddelerinin
iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açılmış olup Ankara 17. İdare
Mahkemesinin 01.08.2019 tarihli ve E: 2019/991 sayılı kararıyla yürütmenin
durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir. Devam eden süreçte, TÜRSAB
tarafından Ankara 17. İdare Mahkemesinin ilgili kararına itirazda bulunulmuş ve Ankara
Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 12.09.2019 tarih ve E: 2019/536 sayılı
kararıyla (YD KABUL KARARI);
- Mezkûr uyuşmazlıkta tur şirketlerinin yaptırmakla yükümlü oldukları yolcu
sigortasını TÜRSAB’a ait şirkete rekabeti engelleyecek biçimde yaptırmakla
yükümlü tutulup tutulmadıklarının açıklığa kavuşturulması gerektiği; ancak dava
konusu olayda sigorta hizmet sektörünün incelenmesine yönelik bir karar
bulunmadığı,
- Sigorta şirketleri yetkililerinin ifadelerinden bu sektörde faaliyetini sürdüren sigorta
şirketlerinin hac ve umre seyahatleri için yapılacak sigortalama işlemlerinde
engellendiklerine yönelik bir tespit bulunmadığı, aksine bu yönde bir taleplerinin
olmadığını beyan ettikleri, bu nedenle hac ve umre seyahati gerçekleştiren tur
şirketlerinin kendilerine sigorta yaptırmaları için rekabeti engeller nitelikte yalnızca
TURİNS’in mecburi kılındığının mevcut inceleme ile açıklığa kavuşturulamadığı,
- Sigorta hizmet sektörüne yönelik bir inceleme ve soruşturma yapılmaksızın hac
ve umre seyahati sunan hizmet sektörü üzerinden soruşturma yapılmak suretiyle
TÜRSAB yönünden 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğinin açık ve
somut olarak ortaya koyulamadığı, Kurul kararının 1. ve 2. maddelerinde hukuka
uyarlık bulunmadığı
gerekçeleriyle yürütmenin durdurulması talebinin reddine yönelik olarak Ankara 17. İdare
Mahkemesince verilen 01.08.2019 tarihli ve E: 2019/991 sayılı kararın kaldırılmasına,
hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde davacının telafisi güç zararına yol
açacağının açık olduğuna kanaat getirilen dava konusu işlemin dava sonuna kadar
yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
(11) Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin YD KABUL KARARI sonrasında,
dava dosyasının gönderildiği Ankara 17. İdare Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli ve E:
2019/991, K: 2020/409 sayılı kararı ile dava konusu Kurul kararının 1. ve 2. maddeleri
iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararında özetle;
- 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlalinden söz edilebilmesi için belirli bir mal
veya hizmet piyasasında yapılan inceleme ile doğrudan veya dolaylı olarak
rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların, uyumlu eylemlerin ve
teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin bulunduğunun somut olarak
tespit edilmesi gerektiği,
20-46/620-272
4/27
- Mezkûr uyuşmazlıkta tur şirketlerinin yaptırmakla yükümlü oldukları yolcu
sigortasını TÜRSAB’a ait şirkete rekabeti engelleyecek biçimde yaptırmakla
yükümlü tutulup tutulmadıklarının açıklığa kavuşturulması gerektiği, ancak dava
konusu olayda sigorta hizmet sektörünün incelenmesine yönelik bir karar
bulunmadığı,
- Soruşturma kapsamında görüşülen sigorta şirketlerinin yetkililerinin ifadelerinden
bu sektörde faaliyetini sürdüren sigorta şirketlerinin hac ve umre seyahatleri için
yapılacak sigorta işlemlerinde engellendiklerine yönelik bir tespit bulunmadığı,
aksine bu yönde bir taleplerinin bulunmadığının beyan edildiği ve bu durumda hac
ve umre seyahati gerçekleştiren tur şirketlerinin kendilerine sigorta yaptırmaları
için rekabeti engeller nitelikte yalnızca TURİNS’in mecbur kılındığının mevcut
inceleme ile açıklığa kavuşturulamadığı,
- Bu çerçevede; sigorta hizmet sektörüne yönelik bir inceleme ve soruşturma
yapılmaksızın hac ve umre seyahati sunan hizmet sektörü üzerinden soruşturma
yapılmak suretiyle TÜRSAB yönünden 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal
edildiğinin açık ve somut olarak ortaya konulamadığı
ifade edilerek Kurulun 17.10.2018 tarihli ve 18-39/631-306 sayılı kararının 1. ve 2.
maddelerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
(12) Yer verilen mahkeme kararı akabinde TÜRSAB hakkında ek çalışma yapılması ve/veya
soruşturma açılması talebini içeren 13.04.2020 tarihli ve 2017-5-011/BN-03 sayılı Bilgi
Notu Kurulun 16.04.2020 tarihli toplantısında görüşülmüş ve Ankara 17. İdare
Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli ve E: 2019/991, K: 2020/409 sayılı kararı
doğrultusunda, mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini teminen TÜRSAB
hakkında ek çalışma yapılmasına 20-20/272-M sayı ile karar verilmiştir
(13) Söz konusu ek çalışmayı içeren 08.10.2020 tarih ve 2017-5-011/BN-04 sayılı Bilgi Notu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(14) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda;
- TÜRSAB’ın hac ve umre seyahati düzenleyen acenteleri tur öncesi yaptırmak
zorunda olduğu paket tur sigorta poliçesini kendi iştiraki olan bir teşebbüsten
almalarını zorunlu kılmasına ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
etmediği,
- Bununla birlikte, TÜRSAB’a 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti
bozucu uygulamalardan kaçınılması gerektiği yönünde Başkanlık tarafından görüş
yazısı gönderilmesinin uygun olacağı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
(15) Ek çalışma sürecinde GULF SİGORTA’dan 30.04.2020 tarihli, 5843 sayılı; TÜRSAB’tan
30.04.2020 tarihli, 5844 sayılı; seyahat acentelerinden ve sigorta şirketlerinden
28.05.2020 tarihli, 6730 sayılı ve 14.07.2020 tarihli, 9224 sayılı yazılar ile bilgi ve belge
talebinde bulunulmuştur. Bu doğrultuda;
- TÜRSAB tarafından gönderilen bilgi ve belgeler 07.05.2020 tarih, 4253 sayı ve
28.05.2020 tarih, 4910 sayı,
- GULF SİGORTA tarafından gönderilen bilgi ve belgeler 11.05.2020 tarih, 4396 sayı;
12.05.2020 tarih, 4443 sayı ve 20.07.2020 tarih, 7491 sayı,
20-46/620-272
5/27
- Magidos Tur Büyü Turizm Tic. Ltd. Şti. (MAGİDOS TURİZM) tarafından gönderilen
bilgi ve belgeler 02.06.2020 tarih, 5084 sayı,
- Figura Turizm Seyahat Acentesi (FİGURA TURİZM) tarafından gönderilen bilgi ve
belgeler 04.06.2020 tarih, 5217 sayı,
- Kites Seyahat Acentesi Tic. Ltd. Şti. (KİTES SEYAHAT) tarafından gönderilen bilgi
ve belgeler 04.06.2020 tarih, 5219 sayı,
- Özme Turizm İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. (TİAMO TURİZM) tarafından gönderilen bilgi ve
belgeler 04.06.2020 tarih, 5248 sayı,
- Antur Turizm A.Ş. tarafından gönderilen bilgi ve belgeler 05.06.2020 tarih, 5334 sayı,
- Kuşadası Tours Asta Seyahat Acenteliği Tur. Danış. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.
(KUŞADASI TURİZM) tarafından gönderilen bilgi ve belgeler 05.06.2020 tarih, 5342
sayı,
- Fenercioğlu Turizm Org. Sosyal Hizmetler Ticaret Ltd. Şti. (KARESİ TURİZM)
tarafından gönderilen bilgi ve belgeler 09.06.2020 tarih, 5511 sayı,
- Kars Turgutreis Ker. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gönderilen bilgi ve belgeler
11.06.2020 tarih, 5648 sayı,
- HDI Sigorta A.Ş. (HDI SİGORTA) tarafından gönderilen bilgi ve belgeler 21.07.2020
tarih, 7574 sayı,
- Dubai Starr Sigorta A.Ş. (DUBAI STARR) tarafından gönderilen bilgi ve belgeler
21.07.2020 tarih, 7572 sayı,
- Ray Sigorta A.Ş. (RAY SİGORTA) tarafından gönderilen bilgi ve belgeler 21.07.2020
tarih, 7573 sayı,
- Allianz Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen bilgi ve belgeler 27.07.2020 tarih, 7812
sayı,
- Sompo Sigorta A.Ş. (SOMPO SİGORTA) tarafından gönderilen bilgi ve belgeler
05.08.2020 tarih, 8143 sayı,
- Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi (ANADOLU SİGORTA) tarafından gönderilen
bilgi ve belgeler 28.07.2020 tarih, 7925 sayı,
- Halk Sigorta A.Ş. (HALK SİGORTA) tarafından gönderilen bilgi ve belgeler
01.09.2020 tarih, 9276 sayı
ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
(16) Kurulun 17.10.2018 tarihli ve 18-39/631-306 sayılı kararının 1. ve 2. maddelerinin
Ankara 17. İdare Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli ve E: 2019/991, K: 2020/409 sayılı
kararı iptal edilmesi üzerine yapılan ek çalışmada yalnızca TÜRSAB’ın hac ve umre
seyahati düzenleyen acentelerin tur öncesi yaptırmak zorunda olduğu paket tur sigorta
poliçesini kendi iştiraki olan bir teşebbüsten almaya zorunlu kılmasına yönelik hususlar
tekrar incelenmiştir.
I.1. Hakkında İnceleme Yapılan Taraf: TÜRSAB
(17) TÜRSAB 28 Eylül 1972 tarihinde yürürlüğe giren 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve
Seyahat Acentaları Birliği Kanunu (1618 sayılı Kanun) uyarınca kurulmuş olan bir meslek
birliğidir. Meslek disiplinin sağlanması, mesleğin gelişimine ilişkin faaliyetler ve seyahat
acentelerinin karşılaştıkları sorunların çözümü yönünde yapılan çalışmalar TÜRSAB’ın
hizmet alanı içerisinde yer alan önemli işlevlerindendir.
20-46/620-272
6/27
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(18) Seyahat acenteleri hac ve/veya umreye giden yolcuların her biri için zorunlu paket tur
sigortası yaptırmak durumundadır. Bu zorunluluk 1618 sayılı Kanun’un 12. maddesinde
yer verilen; “Seyahat acentaları, Türkiye’de satılan paket turlarda:
a) Düzenledikleri paket tur kapsamında; müşteriye taahhüt ettikleri hizmetlerin
acentanın iflası da dahil olmak üzere herhangi bir nedenle verilmemesi veya
taahhüt edilen şekilde verilmemesinden kaynaklanabilecek sorumluluklarını
sigorta ettirmek zorundadır. Bu durumda sigortacının sorumluluğu en az paket
tur bedeli kadar olmalıdır. Müşteri, sigorta kapsamındaki zararını doğrudan
doğruya sigorta şirketinden talep edebilir.” hükmü uyarınca getirilmiştir.
(19) Sigortacılık hizmetlerine ilişkin Kurulun geçmiş kararlarında1, her bir sigorta branşı ayrı
birer ürün pazarı olarak kabul edilmiştir. Nitekim bir sigorta ürününün konusu ve teminat
altına aldığı risk diğer sigorta ürünlerinden farklı olup sigorta sözleşmesi ile ödenmesi
taahhüt edilen prim tutarı da bu kapsamda değişmekte ve ödenmesi taahhüt edilen bu
prim sözleşmenin konusuna giren zarar veya hasarları kapsamakta, diğer sigorta
ürünlerinin konusuna giren zarar veya hasarları kapsamamaktadır. Dolayısıyla talep
açısından bakıldığında, her bir sigorta ürününün özelliği ve teminat konusu bakımından
tüketici açısından ikame edilebilir olmadığı görülmektedir. Arz açısından
değerlendirildiğinde ise sigorta şirketlerinin ilgili mevzuatları gereği faaliyet göstermek
istedikleri her bir sigorta branşı için ruhsat almak zorunda oldukları, bu bağlamda her bir
ürününün sigorta şirketleri açısından ve dolayısıyla arz bakımından da ayrı bir ürün teşkil
ettiği anlaşılmaktadır.
(20) Kurulun 26.06.2013 tarihli ve 13-40/520-229 sayılı kararında genel olarak sigorta
hizmetleri;
Hayat Sigortası: Güvence ürünleri, tasarruf ürünleri, bireysel emeklilik
Hayat Dışı Sigorta: Kaza, hastalık/sağlık, kara araçları, hava araçları, su
araçları, nakliyat ve ulaşım, yangın ve doğal afetler, genel zarar, trafik sigortası,
hukuksal koruma, kara araçları sorumluluk, hava araçları sorumluluk, genel
sorumluluk, raylı araçlar, su araçları sorumluluk, kredi, emniyet suiistimal,
finansal zarar ve destek
başlıkları altında sınıflandırılmıştır.
(21) Hac ve umre seyahatlerinde seyahat acenteleri tarafından yolculara yaptırılmak zorunda
olan zorunlu paket tur sigortasında, esas olarak yukarıda yer verilen iki farklı sigorta
branşından bahsetmek mümkündür. Bunlar genel sorumluluk sigortası dalı altında
bulunan seyahat acentesi sorumluluk sigortası ve kaza sigortası dalı altında bulunan
ferdi kaza sigortasıdır. Nitekim TURSER2 tarafından hac ve umre seyahati kapsamında
yapılan sigorta poliçesinin konusu ve kapsamı incelendiğinde, poliçenin ferdi kaza ve
seyahat acentesi sorumluluk sigortası olmak üzere iki farklı branşı kombine edecek
şekilde düzenlendiği tespit edilmiştir.
(22) Bunun yanı sıra hac ve umre turları için 1618 sayılı Kanun kapsamında seyahat
acentelerinin yolculara yaptırmak zorunda olduğu sigorta ile hac ve umre dışındaki paket
1 27.05.2010 tarih ve 10-38/650-218 sayılı karar, 25.08.2011 tarih ve 11-46/1115-386 sayılı karar,
26.06.2013 tarih ve 13-40/520-229 sayılı karar, 19.07.2017 tarih ve 17-23/383-166 sayılı karar.
2 TURSER devralma işlemi incesinde TURİNS’in, devralma işlemi sonrasında GULF SİGORTA’nın
acentesidir.
20-46/620-272
7/27
turlarda yolculara yaptırmak zorunda olduğu sigorta arasında temelde bir farklılık
bulunmamaktadır. Zira her iki sigorta da kapsam ve içerik bakımından 1618 sayılı Kanun
uyarınca zorunlu kılınmıştır. Seyahatin gerçekleşeceği ülkenin veya seyahatin amacının
(dini vazife, kültür, dinlenme) sigorta şirketi açısından bir farklılığı bulunmamaktadır.
Seyahat acenteleri paket tur düzenlediği takdirde hac ve/veya umre için olsun veya diğer
seyahatler için olsun söz konusu sigortayı yaptırmak zorundadır. Bu nedenle, sigorta
hizmetleri bakımından hac ve umre turları için alt bir pazar belirlemeye gerek
duyulmamıştır.
(23) Bununla birlikte, sigortacılık hizmetlerine ilişkin yukarıda yer verilen Kurul kararı uyarınca,
ferdi kaza sigortası ve seyahat acentesi sorumluluk sigortasının iki farklı sigorta
branşında olması dolayısıyla iki farklı ürün pazarı olarak ele alınması gerekse de, hac ve
umre turlarına yönelik sigorta poliçesi her iki sigorta dalının kapsamını da içerecek
şekilde düzenlendiğinden, mevcut dosya kapsamında sigortacılık hizmetleri bakımından
iki farklı pazar tanımlanmamış ve ilgili ürün pazarı “zorunlu paket tur sigorta hizmetleri”
pazarı olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(24) Soruşturmaya konu faaliyetler ülkemizden Suudi Arabistan’a gerçekleştirilen hac ve
umre seyahatlerine ilişkindir. Söz konusu faaliyetler seyahat acenteleri tarafından ülke
çapında gerçekleştirilebilmektedir. Bu çerçevede, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
I.3. Seyahat Acenteliği Hizmetlerine İlişkin Yasal Mevzuat
(25) Seyahat acenteleri, 1618 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkarılan “Seyahat
Acenteleri Yönetmeliği”nin yanı sıra 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
(6502 sayılı Kanun) ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkarılan “Paket Tur Sözleşmeleri
Yönetmeliği” hükümleri kapsamında faaliyetlerini sürdüren teşebbüslerdir.
(26) 1618 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre, seyahat acenteleri verdikleri hizmetlere göre
üç grupta toplanmaktadır. A grubu seyahat acenteleri, kâr amacı ile turistlere turizm ile
ilgili bilgiler vermeye, paket turları3 ve turlar oluşturmaya, turizm amaçlı konaklama,
ulaştırma, gezi, spor ve eğlence hizmetlerini görmeye yetkili olan, oluşturduğu ürünü
kendi veya diğer seyahat acenteleri vasıtası ile pazarlayabilme yetkilerine sahip
teşebbüslerdir. B grubu seyahat acenteleri, uluslararası kara, deniz ve hava ulaştırma
araçları ile (A) grubu seyahat acentelerinin düzenleyecekleri turların biletlerini
satmaktadır. (C) grubu seyahat acenteleri ise yalnız Türk vatandaşları için yurt içi turlar
düzenleyebilmektedir.
(27) 1618 sayılı Kanun’un 12. maddesinde seyahat acentelerinin düzenleyecekleri paket
turlara ilişkin olarak yaptırmaları gereken zorunlu sigorta ile ilgili esaslar düzenlenmiştir.
Buna göre, seyahat acenteleri, Türkiye’de satılan paket turlarda;
a) Düzenledikleri paket tur kapsamında; müşteriye taahhüt ettikleri hizmetlerin
acentenin iflası da dâhil olmak üzere herhangi bir nedenle verilmemesi veya
taahhüt edilen şekilde verilmemesinden kaynaklanabilecek sorumluluklarını
sigorta ettirmek zorundadır. Bu durumda sigortacının sorumluluğu en az paket
3 Seyahat Acenteleri Yönetmeliği’ne göre paket tur, seyahat acentesi tarafından önceden belirlenmiş bir
program kapsamında; ulaştırma, konaklama ve bunlara yardımcı sayılmayan diğer turistik hizmetlerin en
az ikisinin birlikte, her şeyin dâhil olduğu fiyatla satılan veya satış taahhüdü yapılan ve hizmeti yirmi
dört saatten uzun bir süreyi kapsayan veya gecelik konaklamayı içeren, düzenlenen ticarî faaliyet olarak
tanımlanmaktadır.
20-46/620-272
8/27
tur bedeli kadar olmalıdır. Müşteri, sigorta kapsamındaki zararını doğrudan
doğruya sigorta şirketinden talep edebilir.
Seyahat acenteleri ve sigorta şirketleri, sigorta sözleşmelerini yaptıkları andan
itibaren beş iş günü içerisinde sözleşmenin bir örneğini Bakanlığa göndermekle
yükümlüdürler. Sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde, bu durum
aynı süre içerisinde seyahat acenteleri ve sigorta şirketleri tarafından Bakanlığa
bildirilir.
İlgili branşta ruhsatı bulunan sigorta şirketlerinin paket tur sigortası yapmaları
zorunludur. Hazine Müsteşarlığı gerekli durumlarda sigorta primlerini
belirlemeye yetkilidir.”
(28) Seyahat acentelerinin 1618 sayılı Kanun ile belirlenen esaslara uymamaları durumunda,
aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca idari para cezası verileceği ya da seyahat acentesi
işletmesi belgesinin iptal edilebileceği hükme bağlanmıştır. 1618 sayılı Kanun’un 12.
maddesi hükmü uyarınca zorunlu sigortanın yaptırılmaması da seyahat acentesinin
işletme belgesinin iptalini gerektiren hallerden biri olarak düzenlenmiştir.
(29) 1618 sayılı Kanun’un 32. ila 35. maddelerinde seyahat acenteleri birliğine ilişkin
hükümler yer almaktadır. 32. maddede “seyahat acenteleri, seyahat acenteliği
mesleğinin yurt ekonomisi ve turizmine uygun surette gelişmesini sağlayıcı tedbirleri
almak ve mesleki ahlak ve tesanüdü korumak amacıyla Seyahat Acenteleri Birliği adı
altında tüzel kişiliği haiz bir birlik kurarlar. Seyahat acentelerinin bu birliğe üye olmaları
zorunludur.” hükmü; 33. maddede ise “Seyahat Acentaları Birliğinin görevi, pazar
araştırmaları ve seyahat acentalığı konusunda incelemeler yapmak, birlik üyeleri
arasındaki haksız rekabetin önlenmesi hususunda gerekli tedbirler almak, seyahat
acentaları personelinin yetiştirilmesi için kurslar ve seminerler düzenlemek, Bakanlıkça
istendiğinde görüş bildirmek, uluslararası kuruluşlarda seyahat acentalarını temsil etmek,
bu kanunda ve 34 üncü maddenin son fıkrasında bahsedilen yönetmelikte belirtilen diğer
görevleri ifa etmektir.” hükmü bulunmaktadır. 34. ve 35. maddelerde, birliğin organları ve
bu organların kuruluş ve faaliyete geçmelerine ilişkin hususlar ile birliğin gelirlerine ilişkin
esaslar düzenlenmektedir.
(30) 6502 sayılı Kanun ile seyahat acenteleri tarafından gerçekleştirilecek paket turlara ilişkin
düzenleme yapılmıştır. Anılan Kanun’un “Paket Tur Sözleşmeleri” başlıklı 51.
maddesinde; 1618 sayılı Kanun’un zorunlu sigorta ile ilgili hükümleri saklı kalmak üzere,
paket tur düzenleyicisinin sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle
tüketicinin uğradığı her türlü zarardan sorumlu olacağı ve tüketicinin boşa harcanan tatil
zamanı için de uygun bir tazminat talep edebileceği hükme bağlanmıştır. 6502 sayılı
Kanun’a dayanılarak çıkarılan “Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği” çerçevesinde de
paket tur düzenleyicisinin katılımcıya ön bilgilendirme amaçlı broşür vermesi, paket tur
sözleşmesi düzenlemesi ve yolculuk öncesi bilgilendirme yapması zorunlu tutulmaktadır.
(31) Sigortacılıkla ilgili konularda mevzuat hazırlamak, uygulamak ve ilgililer tarafından
uygulanmasını izlemek T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının görevleri arasındadır. T.C.
Hazine ve Maliye Bakanlığı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde özellikli
konularda uygulamaya ilişkin esasları çeşitli düzenleyici işlemler vasıtasıyla
belirlemektedir. Örneğin, zorunlu trafik sigortasına ilişkin usul ve esaslar “Karayolları
Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları
Hakkında Yönetmelik” ile düzenlenmiştir. Ancak T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı
tarafından yayımlanmış olup seyahat acentelerinin paket tur kapsamında yaptırmaları
gereken zorunlu sigortanın işleyişine dair usul ve esasları düzenleyen herhangi bir
mevzuat bulunmamaktadır.
20-46/620-272
9/27
I.4. Hac ve Umre Seyahatlerinin İşleyişine Dair Bilgiler
Hac ve umre organizasyonları, Bakanlar Kurulu’nun “Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili
İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Karar”ı (BK KARARI) uyarınca
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) ve/veya DİB denetimi ve gözetimi altındaki seyahat
acenteleri tarafından düzenlenmektedir. İlgili BK KARARI’nda ülkemize tahsis edilen hac
kontenjanının %60’ının DİB, %40’ının seyahat acenteleri tarafından kullanılacağı
belirtilmektedir. Bunun yanı sıra hac ve umre faaliyetlerine ilişkin temel esasların ve
stratejilerin belirlenmesi amacıyla Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun (BHUK)
oluşturulmasına karar verilmekte ve BHUK’nın görev ve yetkileri de hüküm altına
alınmaktadır.
(32) BK KARARI’na istinaden DİB tarafından çıkarılan “Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili
İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik”te de seyahat
acentelerinin hac ve umre organizasyonları kapsamındaki görevleri, yükümlülükleri ve bu
yükümlülüklere uymaması durumunda uygulanacak müeyyideler yer almaktadır.
(33) BHUK kararlarında yer alan bilgilere göre, hac ve umre organizasyonu düzenleyecek
acentelerin haiz olması gereken kriterler Kültür ve Turizm Bakanlığı ile DİB arasında
müştereken belirlenmektedir. Bu doğrultuda, belirlenen kriterleri taşıyan acenteler DİB’in
ilgili dönemdeki hac veya umre organizasyonu için hazırlamış olduğu acente
şartnamesini satın almakta, akabinde DİB ile bir yıl geçerli olmak üzere sözleşme
imzalamaktadır. BHUK kararları ekinde bulunan şartname hükümlerinden hac ve umre
organizasyonu düzenleyecek seyahat acentelerinin A grubu işletme belgesine sahip
olması, daha önce düzenlemiş olduğu organizasyonlardaki sorunlar nedeniyle ilgili yıl
için BHUK tarafından hac veya umre organizasyonu düzenlemekten men edilmemiş
olması ve son üç yıl içerisinde kendi adına sözleşme imzalayarak fiilen en az bir defa
hac veya umre organizasyonu düzenlemiş olması şeklinde koşullar arandığı
anlaşılmaktadır.
(34) Ülkemizde hacca gitmek isteyen vatandaşların sayısı her yıl artmakta ancak hac
kontenjanının sınırlı olması nedeniyle hacca gidecek vatandaşlar kura usulü ile
belirlenmektedir. Seyahat acenteleri uygulanan kontenjan nedeniyle kura çekimi
neticesinde hak kazanmış hacı adayları ile sözleşme imzalamak suretiyle bu faaliyetleri
gerçekleştirmektedir. Faaliyetin dini ibadete dair kısımları DİB tarafından organize
edilirken seyahat, konaklama, yemek, transfer vb. hizmetler seyahat acenteliği faaliyeti
olarak hacı adaylarına sunulmaktadır. Umre organizasyonu için hacdaki durumun aksine
herhangi bir kota uygulaması bulunmamaktadır. Her iki organizasyon için de seyahat
acenteleri BHUK kararları ile belirlenen kriterlere uygunluk sağlamak ve kararların
gereğini yerine getirmek durumundadır.
I.5. Dosya Kapsamında Yapılan Görüşmeler
(35) Dosya kapsamında TÜRSAB’ın hac ve umre seyahati düzenleyen acentelerin tur öncesi
yaptırmak zorunda olduğu paket tur sigorta poliçesini kendi iştiraki olan bir teşebbüsten
almalarını zorunlu kılıp kılmadığına yönelik olarak sektördeki bazı sigorta şirketleri,
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSB) ve acenteler ile görüşmeler
gerçekleştirilmiştir.
(36) 19.09.2017 tarihinde (…..)’da yapılan görüşmede; 2014 yılında bazı acentelerin talebi
üzerine söz konusu sigorta pazarına girdikleri, 2015-2016 yıllarında talep olmamasından
dolayı poliçe kesmedikleri, 2017 yılında ise 63 acenteye poliçe kestikleri, hac ve umre
seyahatlerindeki sigorta sektöründe riskin düşük düzeyde olduğu, riskin öncelikle teminat
mektubundan karşılanmasından ötürü sigorta priminin de düşük olduğu, Hazine
20-46/620-272
10/27
Müsteşarlığı tarafından söz konusu sigorta türünün zorunlu tutulması gerekirken zorunlu
tutulmadığı ifade edilmiştir.
(37) 20.09.2017 tarihinde (…..) yetkilisi ile yapılan görüşmede; hac ve umre seyahati
düzenleyen acentelerin sigorta yaptırmasının zorunlu olduğu, TÜRSAB’ın bu noktada
fiyatını belirleyip sigortayı yaptırma konusunda herhangi bir zorlamasının olmadığı,
bununla birlikte kendilerinin ilgili sigortayı TÜRSAB aracılığıyla yaptırmayı tercih ettiği
ifade edilmiştir. Yine aynı tarihte (…..) yetkilisi ile yapılan görüşmede de kendilerinin
TÜRSAB kanalıyla sigorta yaptırmayı tercih ettikleri belirtilmiştir.
(38) 18.01.2018 tarihinde (…..) yetkilisi ile yapılan görüşmede; hac ve umre seyahatlerindeki
sigorta için kendilerine teklif gelmediği ve buna yönelik ürünlerinin bulunmadığı,
çalıştıkları birkaç büyük acente dışında teklif geldiğinde dahi istekli olmadıkları, turizm
acentelerinin zorunlu seyahat sigortası yaptırmasının söz konusu olduğu ancak
yaptırmayan acenteleri tespit etmenin güç olduğu, hac ve umre poliçeleri için ücretin çok
ucuz olduğu ve bu pazara girmek için çok hevesli olmadıkları ifade edilmiştir.
(39) 18.01.2018 tarihinde (…..) yetkilisi ile yapılan görüşmede; hac ve umre seyahatinde
sigorta tekliflerinin bulunmadığı, riskin düşük olduğu, müşterilerin yaşlı kesimden
olmasından dolayı kendileri de dâhil olmak üzere şirketlerin poliçe kesmekte isteksiz
davrandıkları ifade edilmiştir.
(40) 19.01.2018 tarihinde TSB yetkilisi ile yapılan görüşmede; TSB olarak hac ve umre
seyahatlerinde denetleme fonksiyonlarının olmadığı, hac ve umre seyahatlerinde
seyahat sağlık sigortası ve şirketin başarısızlığında hukuki sorumluluğu da kapsayacak
şekilde sigorta yapıldığı, şirketin başarısızlığını teminat altına alan sigorta konusunda bir
reasürans tarafı bulamadıklarından söz konusu ürüne sıcak bakılmadığı ifade edilmiştir.
I.6. Hac ve Umre Organizasyonları Kapsamındaki Sigorta Hizmetlerine Yönelik
Tespitler
(41) Seyahat acenteleri, 1618 sayılı Kanun’un 12. maddesi çerçevesinde düzenledikleri paket
tur kapsamında; müşteriye taahhüt ettikleri hizmetlerin acentenin iflası da dâhil olmak
üzere herhangi bir nedenle verilmemesi veya taahhüt edilen şekilde verilmemesinden
kaynaklanabilecek sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. İlgili hüküm
doğrultusunda hac ve umre seyahatleri düzenleyen seyahat acenteleri de organizasyon
öncesinde acentenin ticari başarısızlığını içerecek ve yolcuların ferdi kaza riskini teminat
kapsamına alacak şekilde sigorta yaptırmak ve ilgili belgeleri DİB’e teslim etmek
zorundadır.
(42) Acentelerin taahhüt ettikleri hizmetleri karşılayamamaları riskine karşı yaptırmaları
gerekli olan zorunlu sigorta haricinde BHUK kararı uyarınca hac organizasyonu için hac
konaklama türüne göre kayıt edeceği her bir hacı adayına yönelik belirlenen ücretin
tamamı kadar teminat mektubunu DİB’e vermeleri gerekmektedir. Acenteler umre
organizasyonunda ise her bir umre yolcusu için almış oldukları ücretin %50’sini4 DİB’e
vermekle mükelleftirler. Dolayısıyla hac ve umre organizasyonuna katılacak yolcuların
acentelerin ticari başarısızlığından kaynaklı olası mağduriyetlerinin önlenebilmesi adına
sektörde ikili bir garanti mekanizmasının varlığından bahsetmek mümkündür.
(43) Hac ve umre organizasyonlarında seyahat acentelerinin yaptırmak zorunda olduğu
sigortaya ilişkin tespitler ilgili BHUK kararları, TÜRSAB’ın üyelerine yaptığı duyurular,
TÜRSAB’tan ve sigorta şirketlerinden talep edilen bilgiler doğrultusunda ele alınmıştır.
4 İlgili teminat oranı 2015-2016 umre döneminde %25’e düşürülmüştür.
20-46/620-272
11/27
I.6.1. Sigorta Hizmetlerine İlişkin BHUK Kararları ve TÜRSAB Duyuruları
I.6.1.1. BHUK Kararları
(44) BHUK’nın 07.02.2013 tarihli 2013/01 sayılı Hac kararının “VII-Hac Seyahati
Düzenleyecek Acentalarla İlgili Hususlar” bölümünün 21. maddesinde;
“a) Haccın kendine mahsus özelliği sebebiyle, Diyanet İşleri Başkanlığı ile hac
seyahati düzenlemek amacıyla sözleşme imzalayan seyahat acentalarının;
Kurulumuz kararları, şartname ve sözleşme hükümleri gereğince hacı adaylarına
yurt içinde ve yurt dışında vermeyi taahhüt ettikleri hizmetlerin kısmen veya
tamamen yerine getirilmemesi halinde, meydana gelebilecek zararların
karşılanması amacıyla, Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzalayacağı sözleşme ile
birlikte hac konaklama türüne göre kayıt edeceği her bir hacı adayı için belirlenen
ücretin tamamı kadar teminat mektubunu Diyanet İşleri Başkanlığına vermelerine,
b) Kesin kayıt tarihinden önce, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat
Acentaları Birliği Kanunu’nun 12’inci maddesi uyarınca, düzenlenecek hac
organizasyonu kapsamında; “hacı adaylarına taahhüt edilen hizmetlerin, acentanın
iflası da dahil olmak üzere herhangi bir nedenle verilmemesi veya taahhüt edilen
şekilde verilmemesinden kaynaklanabilecek sorumluluklarının” sigorta
ettirilmesine,
c) Acentaların sigorta işlemlerini istedikleri sigorta şirketlerine yaptırabilmelerine ve
buna ilişkin belgelerini, sözleşmelerinin yapıldığı tarihten itibaren beş iş günü
içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na vermelerine,
ç) Acentaların, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 5’li form almaları sırasında tasdikli
listelerinde bulunan hacı adaylarının sigorta işlemlerinin yaptırıldığına dair belgeyi
Diyanet İşleri Başkanlığına teslim etmelerine”
hükümleri bulunmaktadır.
(45) BHUK’nın 2013 hac organizasyonuna ilişkin 12.03.2013 tarihli ve 2013/02 sayılı kararının
ekinde bulunan “2013 yılı Acenta Hac Şartnamesi”nin “Teminat ve Sigorta ile İlgili
İşlemler” başlıklı bölümünün 19. maddesinde “..c)Yolculara taahhüt edilen hizmetlerin,
acentenin iflası da dahil olmak üzere herhangi bir nedenle verilmemesi veya taahhüt
edilen şekilde verilmemesinden kaynaklanabilecek zararlar sigorta kapsamından, sigorta
kapsamından karşılanamaması halinde ise teminatlardan karşılanacaktır.” hükmü
bulunmaktadır.
(46) BHUK’nın 2014, 2015, 2016 ve 2017 hac organizasyonlarına ilişkin kararlarının teminat
ve sigorta ile ilgili işlemlere ilişkin hükümleri 2013 hac organizasyonuna ilişkin karardaki
hükümlerle aynı ya da benzer niteliktedir. İşbu ek çalışma kapsamında BHUK’nın 2018
ve 2019 hac organizasyonlarına yönelik almış olduğu kararlar da incelenmiş olup ilgili
kararlarda önceki yıllar ile aynı ya da benzer nitelikteki hükümlerin yer aldığı görülmüştür.
(47) BHUK’nın umre organizasyonlarına yönelik olarak almış olduğu kararlarda da sigorta
işlemlerine yönelik benzer hükümler bulunmakta olup aşağıda hac organizasyonlarından
farklılaşan hükümlere yer verilmektedir.
(48) BHUK’nın 2014-2015 umre organizasyonuna ilişkin 11.11.2014 tarihli ve 2014/06 sayılı
kararının “II-2014-2015 Yılında Umre Seyahati Düzenleyecek Seyahat Acentalarıyla İlgili
Hususların Görüşülmesinde” başlıklı bölümünün 3. maddesinde “…b) Paket tura katılan
umre yolcularının sayısını, Suudi Arabistan’a gidiş – dönüş tarihlerini, umre konaklama
türünü, kişi başı umre bedeli ile umre yolcularının sigorta ettirildiğine dair belgelerini
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nden alıp, her umre turunun başlangıcından 7 gün
20-46/620-272
12/27
önce Diyanet İşleri Başkanlığına teslim etmelerine”, “..f) Diyanet İşleri Başkanlığı ile umre
turu düzenlemek amacıyla sözleşme imzalayan seyahat acentalarının, gerek sözleşme
hükümlerini yerine getirmemesi gerekse umre yolcularıyla yaptığı sözleşmeye uymaması
halinde, umre yolcularına karşı yükümlü olduğu hizmetlerde meydana gelebilecek
zararların karşılanması amacıyla götürecekleri her bir umre yolcusu için almış oldukları
ücretin %50’sini Diyanet İşleri Başkanlığına teminat olarak yatırmalarına” düzenlemeleri
yer almaktadır.
(49) BHUK’nın 2015-2016 umre organizasyonuna ilişkin 27.10.2015 tarihli ve 2015/05 sayılı
kararının “II-2015-2016 Yılında Umre Seyahati Düzenleyecek Seyahat Acentalarıyla İlgili
Hususların Görüşülmesinde” başlıklı bölümünün 3. maddesinde yolcuların sigorta
işlemlerine ilişkin madde aynı kalmış ancak teminat bölümü “..d) Diyanet İşleri Başkanlığı
ile umre turu düzenlemek amacıyla sözleşme imzalayan seyahat acentalarının, gerek
sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi gerekse umre yolcularıyla yaptığı sözleşmeye
uymaması halinde, umre yolcularına karşı yükümlü olduğu hizmetlerde meydana
gelebilecek zararların karşılanması amacıyla götürecekleri her bir umre yolcusu için
almış oldukları ücretin %25’ini Diyanet İşleri Başkanlığına teminat olarak yatırmalarına,
Umre yolcularının mağduriyetleri, Başkanlığa yatırılan %25 teminattan karşılanmaması
halinde kalan kısmın TÜRSAB tarafından taahhüt ve tekeffülü ile tazmin edilmesine”
şeklinde değişmiştir. Söz konusu hususa ilişkin TÜRSAB’ın üyelerine yaptığı 28.10.2015
tarihli ve UMRE 2015-2016/03 sayılı duyuruda; umre seyahatlerinde yapılan sigorta
poliçelerinin iflas ve ayıplı hizmet dâhil olarak sigorta altına alınması nedeni ile acentelere
ilave maliyet getiren teminat mektubu alımının kaldırılması, acentelerin TÜRSAB
kefaletinde olduğu yönündeki bilgilendirme doğrultusunda yapılan görüşmeler
neticesinde teminat oranının %25’e düşürüldüğü iletilmektedir.
(50) BHUK’nın 2016-2017 umre organizasyonuna ilişkin 20.10.2016 tarihli ve 06 sayılı
kararında yolcuların sigorta işlemlerine yönelik hususlar aynı kalmış ancak DİB ile umre
turu düzenlemek amacıyla sözleşme imzalayan seyahat acentelerinin gerek sözleşme
hükümlerini yerine getirmemesi gerekse umre yolcularıyla yaptığı sözleşmeye uymaması
halinde umrecilere karşı yükümlü olduğu hizmetlerde meydana gelebilecek zararların
karşılanması amacıyla her bir umreci için almış oldukları ücretten DİB’e yatırmaları
gereken teminat tutarı tekrar %50’ye yükseltilmiştir.
I.6.1.2. TÜRSAB Duyuruları
(51) TÜRSAB tarafından üyelere yapılan 15.05.2013 tarihli ve HAC 2013/06 sayılı duyuruda
“Paket Tur Seyahat Sigortası” bedelinin kişi başı (…..) TL olduğu belirtilerek tutarın
TURSER’in banka hesabına ödenebileceği ifade edilmektedir.
(52) TÜRSAB’ın 23.12.2013 tarihli ve UMRE 2014/06 sayılı duyurusunda aşağıdaki ifadeler
bulunmaktadır.
“Sayın Üyemiz,
Bilindiği üzere yürürlükte bulunan yasalar gereği Paket Tur satın alan her bireyin
(çocuk ve bebekler de dâhil) sigorta ettirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu bağlamda Birliğimiz, siz değerli üyeleri için yasanın çıkmasından bile yıllar önce
ülkemizin belli başlı sigorta firmaları ile ortak çalışmalar yürüterek her dönemde
acenteler açısından en kapsamlı paketlerin en avantajlı fiyatlarla sunulmasını
sağlamıştır.
2014 Umre Dönemi için de çalışmalarını başlatmış bulunan Birliğimiz, güncel
piyasa ve döviz koşulları göz önüne alınarak sigorta firmaları ile tekrar masaya
20-46/620-272
13/27
oturmuş ve sizlerden aldığı güçle bu çalışmalar sonucunda Umre Sigorta Paketi
ücretlerini (…..).-Euro’dan (…..).-Euro’ya kadar düşürmeyi başarmıştır.
Ayrıca, Birliğimiz bünyesinde bulunan Turser-Tursav Servis Sigorta Ltd. Şti ve yine
Birliğimiz bünyesinde kurulan Turins Sigorta A.Ş.’nin katkılarıyla acentelerimize
daha da avantajlı hizmetler ve fiyatlar için çalışmalarımız sürmektedir.”
(53) TÜRSAB’ın 02.06.2014 tarihli ve HAC 2014/11 sayılı duyurusunda “Paket Tur Seyahat
Sigortası” bedelinin kişi başı (…..) TL olduğu belirtilerek, tutarın TURSER’in banka
hesabına ödenebileceği ifade edilmektedir.
(54) TÜRSAB’ın 04.08.2014 tarihli ve HAC 2014/24 sayılı duyurusunda TÜRSAB’a sunulan
bazı sigorta sözleşmelerinde “acentanın iflası da dahil” hükmünün yer almadığı, söz
konusu durumun olası bir aksamada hacı adaylarının mağduriyetine yol açacağı, bu
nedenle T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve DİB’e ilgili hükmün sigorta poliçelerinde
özellikle aranması konusunda bilgi verildiği, acentelerin de bu hususa dikkat etmesi
gerektiği ifade edilmektedir.
(55) TÜRSAB’ın 04.05.2015 tarihli ve HAC 2015/05 sayılı duyurusunda “Paket Tur Seyahat
Sigortası” bedelinin kişi başı (…..) TL olduğu belirtilerek tutarın TURSER’in banka
hesabına ödenebileceği ifade edilmektedir.
(56) TÜRSAB’ın 21.10.2015 tarihli ve UMRE 2015-2016/01 sayılı duyurusunda acentelerin
umre yolcularını TÜRSAB iştiraki TURİNS’ten yaptırmaları durumunda sigorta bedelinin
alınan hizmet bedeli içerisinde sayılarak ayrıca bir ücret tahakkuk ettirilmeyeceği
belirtilmektedir.
(57) TÜRSAB’ın 09.04.2016 tarihli, HAC 2016/10 sayılı; 11.07.2016 tarihli, HAC 2016/23
sayılı ve 02.06.2017 tarihli, HAC 2017/06 sayılı duyurularında “Paket Tur Seyahat
Sigortası” bedelinin kişi başı (…..) TL olduğu belirtilerek tutarın TURSER’in banka
hesabına ödenebileceği ifade edilmektedir.
(58) Ek çalışma sürecinde TÜRSAB’ın 2018 ve 2019 yıllarında da üyelerine yaptığı duyurular
incelenmiş olup ilgili duyurularda TÜRSAB’ın sigorta konusunda üyelerine sadece BHUK
kararlarını ilettiği görülmektedir. Bunun yanı sıra önceki yıllarda üyelerine yaptığı
duyurularında TURSER’in sigorta fiyatının ne kadar olduğuna ve sigorta yaptırmak
isteyen acentelerin sigorta bedelini TURSER’in hesabına aktarabileceğine yönelik
ifadelerin de 2018-2019 dönemindeki duyurulardan kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
(59) Yukarıda yer verilen BHUK kararları ve TÜRSAB tarafından üyelerine yapılan duyurular
doğrultusunda, hac ve umre seyahatlerinde verilen sigorta hizmetine ilişkin işleyişi yıllar
itibarıyla aşağıdaki tabloda özetlemek mümkündür.
20-46/620-272
14/27
Tablo 1: Yıllar İtibarıyla Hac ve Umre Seyahatlerindeki Zorunlu Sigortaya İlişkin İşleyiş
UMRE HAC
Dönem Açıklama Dönem Açıklama
2012-2013
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta şirketlerine
yaptırabilmelerine dair hüküm
bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir umre yolcusu için
almış oldukları ücretin %50’sini DİB’e
teminat olarak yatırmaları
gerekmektedir.
2013
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta
şirketlerine yaptırabilmelerine dair
hüküm bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir hacı adayı için
belirlenen ücretin tamamı kadar
teminat mektubunu DİB’e vermeleri
gerekmektedir.
-TÜRSAB’ın belirlemiş olduğu paket
tur sigortası bedeli (…..) TL’dir.
2013-2014
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta şirketlerine
yaptırabilmelerine dair hüküm
bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir umre yolcusu için
almış oldukları ücretin %50’sini DİB’e
teminat olarak yatırmaları
gerekmektedir.
-TÜRSAB’ın belirlemiş olduğu umre
sigorta paketi ücreti (…..) Euro’dur.
2014
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta
şirketlerine yaptırabilmelerine dair
hüküm bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir hacı adayı için
belirlenen ücretin tamamı kadar
teminat mektubunu DİB’e vermeleri
gerekmektedir.
-TÜRSAB’ın belirlemiş olduğu paket
tur sigortası bedeli (…..) TL’dir.
2014-2015
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta şirketlerine
yaptırabilmelerine dair hüküm
bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir umre yolcusu için
almış oldukları ücretin %50’sini DİB’e
teminat olarak yatırmaları
gerekmektedir.
2015
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta
şirketlerine yaptırabilmelerine dair
hüküm bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir hacı adayı için
belirlenen ücretin tamamı kadar
teminat mektubunu DİB’e vermeleri
gerekmektedir.
-TÜRSAB’ın belirlemiş olduğu paket
tur sigortası bedeli (…..) TL’dir.
2015-2016
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta şirketlerine
yaptırabilmelerine dair hüküm
bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir umre yolcusu için
almış oldukları ücretin %25’ini DİB’e
teminat olarak yatırmaları
gerekmektedir.
2016
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta
şirketlerine yaptırabilmelerine dair
hüküm bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir hacı adayı için
belirlenen ücretin tamamı kadar
teminat mektubunu DİB’e vermeleri
gerekmektedir.
-TÜRSAB’ın belirlemiş olduğu paket
tur sigortası bedeli (…..) TL’dir.
2016-2017
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta şirketlerine
yaptırabilmelerine dair hüküm
bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir umre yolcusu için
almış oldukları ücretin %50’sini DİB’e
teminat olarak yatırmaları
gerekmektedir.
2017
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta
şirketlerine yaptırabilmelerine dair
hüküm bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir hacı adayı için
belirlenen ücretin tamamı kadar
teminat mektubunu DİB’e vermeleri
gerekmektedir.
-TÜRSAB’ın belirlemiş olduğu paket
tur sigortası bedeli (…..) TL’dir.
20-46/620-272
15/27
Tablo 1’in devamı
UMRE HAC
Dönem Açıklama Dönem Açıklama
2017-2018
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta şirketlerine
yaptırabilmelerine dair hüküm
bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir umre yolcusu için
almış oldukları ücretin %50’sini DİB’e
teminat olarak yatırmaları
gerekmektedir.
2018
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta
şirketlerine yaptırabilmelerine dair
hüküm bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir hacı adayı için
belirlenen ücretin tamamı kadar
teminat mektubunu DİB’e vermeleri
gerekmektedir.
2018-2019
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta şirketlerine
yaptırabilmelerine dair hüküm
bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir umre yolcusu için
almış oldukları ücretin %50’sini DİB’e
teminat olarak yatırmaları
gerekmektedir.
2019
-BHUK kararında acentelerin sigorta
işlemlerini istedikleri sigorta
şirketlerine yaptırabilmelerine dair
hüküm bulunmaktadır.
-Acentelerin her bir hacı adayı için
belirlenen ücretin tamamı kadar
teminat mektubunu DİB’e vermeleri
gerekmektedir.
Kaynak: BHUK Kararları ve TÜRSAB Duyuruları
I.6.2. GULF SİGORTA ve TURSER’in Pazardaki Konumuna İlişkin Tespitler
(60) Ek çalışma sürecinde TURSER’in ve GULF SİGORTA’nın pazardaki konumunun tespit
edilebilmesi amacıyla gerek 17-27/444-M sayı ile yürütülen soruşturmanın taraflarından
gerekse sigorta şirketlerinden çeşitli bilgiler talep edilmiş ve bu kapsamda analizler
gerçekleştirilmiştir.
(61) Analizlere yer verilmeden önce TÜRSAB, GULF SİGORTA, TURİNS ve TURSER
arasındaki ilişki hakkında bilgi verilmesi faydalı olacaktır. TURSER, TÜRSAB tarafından
kurulmuş olup hisselerinin %(…..)’u Turizm ve Seyahat Acentaları Vakfı, %(…..)’i Tur-
Pres Turizm Tanıtım Destek ve Ürünleri Ltd. Şti.’ye aittir. TURSER 2013 yılından 2016
yılına kadar TÜRSAB tarafından kurulmuş olan TURİNS’in acentesi olarak faaliyet
göstermiştir. 2016 yılında TURİNS’in GULF SİGORTA tarafından devralınmasıyla birlikte
GULF SİGORTA’nın acentesi olarak faaliyet göstermeye başlamıştır. TURSER
hâlihazırda GULF SİGORTA’nın yetkili acentesi olarak mühendislik sigortası, yangın
(işyeri-konut) sigortası, vize, kasko, DASK, emtia nakliyat, sorumluluk sigortaları, zorunlu
seyahat sigortaları alanında faaliyet göstermektedir.
(62) Analizler kapsamında ilk olarak, seyahat acenteleri kanalıyla hac/umreye giden
yolcuların ne kadarının TÜRSAB’ın iştiraki olan TURSER kanalıyla sigortalandığını tespit
etmek faydalı olacaktır. Aşağıdaki tabloda 2013-2019 döneminde seyahat acenteleri
kanalı ile hac/umreye giden yolcu sayılarını ve bunların ne kadarının TURSER kanalıyla
sigortalandığını gösteren veriler bulunmaktadır.
20-46/620-272
16/27
Tablo 2: Seyahat Acenteleri Kanalıyla Hac/Umreye Giden Yolcu Sayısı ve TURSER Kanalıyla Sigortalanan
Yolcu Sayısı5
Dönem
Acente Kanalıyla
Giden Yolcu Sayısı
TURSER Kanalıyla Sigortalanan Yolcu
Sayısı
Oran (%)
2012-2013 Umre 272.981 (…..) (…..)
2013 Hac 22.080 (…..) (…..)
2013-2014 Umre 289.612 (…..) (…..)
2014 Hac 22.057 (…..) (…..)
2014-2015 Umre 326.926 (…..) (…..)
2015 Hac 22.208 (…..) (…..)
2015-2016 Umre 339.668 (…..) (…..)
2016 Hac 22.014 (…..) (…..)
2016-2017 Umre 325.182 (…..) (…..)
2017 Hac 30.392 (…..) (…..)
2017-2018 Umre 380.371 (…..) (…..)
2018 Hac 30.300 (…..) (…..)
2018-2019 Umre 274.732 (…..) (…..)
2019 Hac 30.320 (…..) (…..)
Kaynak: TÜRSAB’tan ve DİB’ten Elde Edilen Bilgiler
(63) Yukarıdaki tabloda, 2013-2017 döneminde gerek hac gerek umre organizasyonuna
katılan yolculardan TURSER kanalıyla sigortalananların oranının %(…..)-%(…..)
aralığında seyrettiği görülmektedir. İlgili dönemde yalnızca 2014 ve 2017 hac döneminde
TURSER kanalıyla sigortalanan yolcu sayısında belirgin bir düşüş gözlenmektedir. Söz
konusu düşüşün sebebi ise 2014 hac döneminde bazı acentelerin zorunlu paket tur
sigortasını HALK SİGORTA’dan, 2017 hac döneminde ise HALK SİGORTA ve DUBAI
STARR’dan yaptırmış olmalarından kaynaklanmaktadır.
(64) Ek çalışma sürecinde incelenen 2018-2019 dönemine bakıldığında ise 2013-2017
döneminden oldukça farklı bir durumun göze çarptığı görülmektedir. Zira 2017-2018
umre döneminde seyahat acenteleri kanalıyla umreye giden yolcuların %50’sinin
TURSER’den sigortalandığı, ancak bu dönem akabinde bu oranın %(…..) ila %(…..)
aralığına düştüğü gözlenmektedir. Söz konusu durumun bir sebebi Kurulun 17.10.2018
tarihli ve 18-39/631-306 sayılı kararı sonrasında GULF SİGORTA’nın farklı acenteler
aracılığıyla da hac ve umreye yönelik olarak düzenlenen zorunlu paket tur sigortası
ürününü sunmaya başlamasıdır. Aşağıdaki tabloda TURSER’in ve GULF SİGORTA’nın
2018 ve 2019 yıllarında hac ve umreye yönelik olarak zorunlu paket tur sigortası sunan
diğer aracılarının prim üretimlerine6 yer verilmektedir.
5 Bazı dönemlerde TURSER kanalıyla sigortalanan yolcu sayısı acente kanalıyla giden yolcu sayısından
fazladır. Söz konusu farklılık hastalık, vefat, kaza vs. sebeplerle sigortasını yaptırıp hac/umreye gidemeyen
yolculardan kaynaklanmaktadır.
6 Prim üretimi, sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalanan tarafından ödenmesi taahhüt edilen miktar
anlamında kullanılmıştır.
20-46/620-272
17/27
Tablo 3: TURSER’in ve GULF SİGORTA’nın Diğer Aracılarının 2018-2019 Döneminde Hac ve Umreye
Yönelik Düzenlenen Zorunlu Paket Tur Sigortası Prim Üretimleri
Unvan
2018 Prim
Üretimi (TL)
Oran (%)
2019 Prim
Üretimi (TL)
Oran (%)
TURSER (…..) (…..) (…..) (…..)
Han Reasürans ve Sig. Brok. A.Ş. (HAN
REASÜRANS)
(…..) (…..) (…..) (…..)
Neova Sigorta A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
Hisar Sig. Ara. Hizm. A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
Mos Sig. Ara. Hizm. Ltd. Şti. (…..) (…..) (…..) (…..)
TS Net Hayat Sig. Ara. Hizm. Ltd. Şti. (…..) (…..) (…..) (…..)
Cez Global Sig. Ara. Hiz. A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: GULF SİGORTA’dan Elde Edilen Bilgiler
(65) Yukarıdaki tabloda, Tablo 2’ye paralel şekilde, GULF SİGORTA’nın 2018 yılında hac ve
umreye yönelik düzenlenen zorunlu paket tur sigortasından elde ettiği toplam prim
üretimi içerisinde TURSER’in payının %(…..) olduğu, 2019 yılında bu oranın %(…..)’e
düştüğü ve GULF SİGORTA’nın toplam prim üretiminin neredeyse (…..) HAN
REASÜRANS aracılığı ile elde ettiği görülmektedir. GULF SİGORTA’nın 2018-2019
döneminde TURSER ve HAN REASÜRANS dışındaki acenteleri aracılığıyla elde ettiği
prim üretimlerinin ise kayda değer düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır.
2014 ve 2017 hac dönemlerinde TURSER’in pazar payındaki belirgin düşüş hac ve umre
organizasyonu düzenleyen bazı acentelerin zorunlu paket tur sigortalarını HALK
SİGORTA ve DUBAI STARR’dan yaptırmış olmalarından kaynaklanmaktadır. Ek çalışma
sürecinde 2018-2019 döneminde de sektördeki durumun ne yönde değiştiğinin tespit
edilebilmesi adına sigorta şirketlerinden bilgi talep edilmiştir. Aşağıdaki tabloda hac ve
umreye yönelik sigorta poliçesi düzenleyen teşebbüslerin 2013-2019 dönemindeki prim
üretimlerine ve buna bağlı olarak oluşan pazar paylarına yer verilmektedir.
Tablo 4: Hac ve Umreye Yönelik Sigorta Poliçesi Düzenleyen Sigorta Şirketlerinin Prim Üretimleri (TL)
Sigorta Şirketi
Prim Üretimleri (TL)
2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019
GULF
SİGORTA7
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
HALK
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DUBAI
STARR
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
RAY
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SOMPO
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Sigorta Şirketlerinden Elde Edilen Bilgiler
7 GULF SİGORTA’nın 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin prim üretimleri TURİNS’in prim üretimlerini
kapsamaktadır.
20-46/620-272
18/27
Tablo 5: Hac ve Umreye Yönelik Sigorta Poliçesi Düzenleyen Sigorta Şirketlerinin Pazar Payları (%)
Sigorta Şirketi 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019
GULF
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
HALK
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DUBAI
STARR
- - (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
RAY
SİGORTA
- - (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SOMPO
SİGORTA
- - (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100 100 100 100 100 100 100
Kaynak: Sigorta Şirketlerinden Elde Edilen Bilgiler
(66) Tablo 5’ten devralma işlemi öncesinde TURİNS’in 2013 ve 2015 yıllarında pazar payının
%(…..) olduğu, yalnızca 2014 yılında HALK SİGORTA’nın TURİNS’ten %(…..)’lik cüzi bir
pazar payı aldığı anlaşılmaktadır. TURİNS’in GULF SİGORTA tarafından devralınması
sonrasında ise GULF SİGORTA’nın 2016 yılında (…..) ele geçirdiği, ancak 2017 yılında
pazarın yapısının biraz daha değişerek HALK SİGORTA ve DUBAI STARR’ın pazara
giriş yaptığı anlaşılmaktadır. 2017 yılında HALK SİGORTA’nın %(…..), DUBAI
STARR’ın ise %(…..) bir pazar payı elde ettiği, 2018-2019 döneminde ise pazarın
yapısının oldukça değiştiği görülmektedir. 2017 yılında pazara giriş yapan DUBAI
STARR’ın 2018 yılında %(…..)’lük pazar payı ile neredeyse GULF SİGORTA kadar
pazar payı elde ettiği, 2019 yılında ise prim üretiminin GULF SİGORTA’yı geçerek
%(…..)’lik bir pazar payına ulaştığı anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra 2018 yılında RAY
SİGORTA ve SOMPO SİGORTA da sektöre giriş yapmıştır. RAY SİGORTA 2019 yılında
2018 yılına kıyasla prim üretimini yaklaşık (…..) kat artırarak %(…..)’luk bir pazar payı
elde etmiştir. Dolayısıyla TURSER kanalıyla sigortalanan yolcu sayısının 2018-2019
döneminde keskin bir düşüş göstermesinin diğer sebebinin de sektöre farklı oyuncuların
girmesi ve/veya sektörde faaliyet gösteren oyuncuların pazar paylarını belirgin bir şekilde
artırması olduğunu söylemek mümkündür.
(67) Hac ve umre organizasyonları birer paket tur niteliği taşımaktadır. 1618 sayılı Kanun
uyarınca seyahat acenteleri düzenledikleri paket tur kapsamında müşteriye taahhüt
ettikleri hizmetlerin acentenin iflası da dâhil olmak üzere herhangi bir nedenle
verilmemesi veya taahhüt edilen şekilde verilmemesinden kaynaklanabilecek
sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. Dolayısıyla hac ve umre organizasyonlarına
yönelik olarak düzenlenen zorunlu paket tur sigortasının yurt içi veya yurt dışı için
düzenlenen herhangi bir paket tur sigortasından temel olarak farkı bulunmamaktadır. Bu
nedenle, GULF SİGORTA’nın pazardaki konumunun sadece hac ve umreye yönelik
düzenlenen sigorta özelinde değil tüm paket turlar için düzenlenen zorunlu paket tur
sigortası dikkate alınarak tespit edilmesi gerekmektedir.
(68) Zorunlu paket tur sigortası genel sorumluluk sigortasının alt branşı niteliğindedir.
Soruşturma ve ek çalışma sürecinde genel sorumluluk sigortasında prim üretimi olan ilk
20 sigorta şirketinden8 zorunlu paket tur sigortası alanında poliçe üretimi gerçekleştirip
gerçekleştirmediğine, poliçe düzenliyorsa prim üretimlerine yönelik bilgiler talep
edilmiştir. Söz konusu sigorta şirketlerinden sekiz adedi seyahat acentesinin ticari
başarısızlığını içerecek şekilde zorunlu paket tur sigortası düzenlendiklerini belirtmiş olup
8 Genel sorumluluk sigortasında ilk 20 şirketin 2017 itibarıyla toplam prim üretimi pazarın %95,73’ünü
oluşturmaktadır. Kaynak .
20-46/620-272
19/27
ilgili sigorta şirketlerinin prim üretimlerine ve pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir.
Tablo 6: Zorunlu Paket Tur Sigorta Poliçesi Düzenleyen Sigorta Şirketlerinin Prim Üretimleri (TL)
SİGORTA
ŞİRKETİ
2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019
GULF
SİGORTA9
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ERGO
SİGORTA
A.Ş. (ERGO
SİGORTA)10
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
HALK
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SOMPO
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ALLIANZ
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DUBAI
STARR
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ANADOLU
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
HDI
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
RAY
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Sigorta Şirketlerinden Gelen Cevaplar
9 GULF SİGORTA’nın 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin prim üretimleri TURİNS’in prim üretimlerini
kapsamaktadır.
10 HDI SİGORTA’dan gelen cevap yazısında ERGO SİGORTA’nın tüm aktif ve pasifler ile birlikte HDI
SİGORTA bünyesine geçtiği ve birleşme işleminin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 02.12.2019
tarihinde tescil edildiği bilgisi verilmiştir. Ancak devir işleminin 2019 yılı sonunda gerçekleşmesinden ötürü
tabloda HDI SİGORTA ve ERGO SİGORTA’nın verilerine ayrı ayrı yer verilmiştir.
20-46/620-272
20/27
Tablo 7: Zorunlu Paket Tur Sigorta Poliçesi Düzenleyen Sigorta Şirketlerinin Pazar Payları (%)11
SİGORTA
ŞİRKETİ
2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019
GULF SİGORTA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ERGO SİGORTA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
HALK SİGORTA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SOMPO
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ALLIANZ
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DUBAI STARR (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ANADOLU
SİGORTA
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
HDI SİGORTA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
RAY SİGORTA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100 100 100 100 100 100 100
Kaynak: Sigorta Şirketlerinden Gelen Cevaplar
(69) Zorunlu paket tur sigortası pazarı esas alındığında, TURİNS’in 2014 ve 2015 yıllarına
ilişkin pazar payının sırasıyla %(…..) ve %(…..) olduğu görülmektedir. Devralma
sonrasında ise GULF SİGORTA’nın 2016 yılında %(…..), 2017 yılında %(…..) pazar
payına sahip olduğu anlaşılmaktadır. 2013-2017 döneminde TURİNS ve GULF
SİGORTA’yı takip eden şirketlerin ise ERGO SİGORTA, HALK SİGORTA ve RAY
SİGORTA olduğu görülmektedir. 2018 ve 2019 yıllarına bakıldığında, GULF
SİGORTA’nın hac ve umre özelinde düzenlemiş olduğu sigorta ürünündeki düşüşe
paralel olarak toplam zorunlu paket tur sigortası pazarında da pazar paylarının belirgin
bir düşüş gösterdiği, yine Tablo 5’te yer alan verilere paralel olarak DUBAI STARR’ın
2018 ve 2019 yıllarındaki pazar payında kayda değer bir sıçrama elde ettiği
anlaşılmaktadır. GULF SİGORTA ve DUBAI STARR’dan sonra ise ERGO SİGORTA ve
HALK SİGORTA’nın ilgili yıllarda %(…..) bandında pazar payı sahibi olduğu
gözlemlenmektedir.
I.6.3. TURSER’in Hac ve Umre Dışındaki Sigorta Hizmetlerine Yönelik Tespitler
(70) Yukarıda yer verilen mahkeme kararlarında, Kurulun 17.10.2018 tarihli ve 18-39/631-306
sayılı kararının 1. ve 2. maddelerinin iptal gerekçesi olarak “sigorta hizmet sektörüne
yönelik bir inceleme ve soruşturma yapılmaksızın hac ve umre seyahati sunan hizmet
sektörü üzerinden soruşturma yapılması” gösterilmiştir. Bu nedenle, işbu ek çalışma
kapsamında TÜRSAB’ın hac ve umre organizasyonu düzenleyen seyahat acenteleri
haricindeki seyahat acentelerini zorunlu paket tur sigortası ürünü için kendi iştiraki
TURSER’e yönlendirip yönlendirmediği hususu üzerinde de durulmuştur. Aşağıdaki
tabloda ilk etapta TURSER’in 2013-2019 dönemindeki prim üretimlerinin ne kadarını hac
11Hac ve umreye yönelik düzenlenen sigorta poliçesinde esasında yolcunun ferdi kaza riski ve acentenin
mesleki sorumluluğu teminat altına alınmaktadır. Tabloda belirtilen pazar payları ise sigorta şirketlerinin
yalnızca acentenin mesleki sorumluluğu kapsamında vermiş oldukları teminata ilişkin prim üretimlerini ve
pazar paylarını içermektedir. Dolayısıyla sigorta şirketlerinin seyahat kapsamında vermiş oldukları ferdi
kaza teminatı da eklenince GULF SİGORTA’nın pazar payının düşeceği öngörülmektedir. Soruşturma
sürecinde sigorta şirketlerinden ferdi kaza prim üretimleri talep edilmiş, ancak söz konusu primlerin
tamamının eklenerek pazar payı hesaplanmasının pazarı oldukça genişleteceği kanaatine varılmıştır. Zira
ferdi kaza sigortası oldukça yaygın bir şekilde bilinen ve kullanılan bir sigorta çeşididir. Bu nedenle, pazarın
en dar anlamda “zorunlu paket tur sigortası prim üretimi” esas alınarak değerlendirilmesinin daha doğru
olacağı kanaatine varılmıştır.
20-46/620-272
21/27
ve umre organizasyonlarına yönelik ürününden ne kadarını diğer sigorta ürünlerinden
elde ettiği bilgisine yer verilmektedir.
Tablo 8: TURSER’in Hac ve Umreye Yönelik Sigorta Ürünü ile Diğer Ürünlerden Elde Ettiği Prim Üretimleri
Prim Üretimleri 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019
Hac ve Umreye
Yönelik Sigorta
Ürününden Elde
Edilen Prim (TL)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oran (%) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Diğer Ürünlerden
Elde Edilen Prim
(TL)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oran (%) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam Prim
Üretimi
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: TURSER’den Gelen Cevaplar
(71) Yukarıda yer alan tablodan TURSER’in hac ve umreye yönelik sigorta ürününden elde
ettiği prim üretiminin yıllar itibarıyla arttığı, ancak 2018 ve 2019 döneminde belirgin bir
düşüş gösterdiği görülmektedir. Daha önce de açıklandığı üzere, 2018 ve 2019 yılında
GULF SİGORTA’nın farklı acenteleri bu alanda poliçe kesmeye başlamasının yanı sıra
sektördeki diğer sigorta şirketleri pazara giriş yapmış ve/veya pazardaki paylarında
sıçrama gerçekleştirmiştir. Bunun dışında TURSER’in hac ve umre dışındaki ürünlerden
elde ettiği prim üretimi zaman zaman hac ve umreye yönelik prim üretiminin altında kalsa
da genel itibarıyla hac ve umreye yönelik prim üretiminin üzerinde seyretmektedir.
(72) Hac ve umreye yönelik sigorta ürünü esasında bir zorunlu paket tur sigortası
niteliğindedir. Buraya kadar TURSER’in prim üretimleri içerisinde yalnızca hac ve umre
organizasyonlarına ilişkin düzenlemiş olduğu zorunlu paket tur sigortaları bakımından bir
değerlendirme yapılmıştır. Bununla birlikte, TURSER’in hac ve umre dışında düzenlemiş
olduğu zorunlu paket tur sigorta büyüklüğünün de ortaya konulması önem taşımaktadır.
Aşağıdaki tabloda yıllar itibarıyla hac ve umre organizasyonu düzenleyen acenteler
dışındaki seyahat acentelerinin kaç tanesinin TURSER kanalıyla zorunlu paket tur
sigortası yaptırdığı, kaç yolcu için söz konusu sigortanın yapıldığı, TURSER’in bu
kapsamda elde ettiği prim üretimi ve bu primlerin hac ve umre dışındaki ürünlerden elde
edilen prim üretiminin ne kadarlık bölümünü oluşturduğu bilgisine yer verilmektedir.
Tablo 9: TURSER’in Hac ve Umre Dışında Düzenlediği Zorunlu Paket Tur Sigortasına İlişkin Bilgiler
Yıl
Hac ve Umre Dışında
TURSER’den Zorunlu
Paket Tur Sigortası
Yaptıran Acente Sayısı
Sigorta
Yapılan
Yolcu
Sayısı
TURSER’in Elde
Ettiği Prim (TL)
(A)
TURSER’in Hac ve
Umre Dışında Elde
Ettiği Prim (B)
A/B
(%)
2013 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2014 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2015 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2016 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2017 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2018 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2019 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: TÜRSAB ve GULF SİGORTA’dan Elde Edilen Bilgiler
(73) Tablodan, hac ve umre organizasyonu dışında paket tur düzenleyen seyahat
acentelerinin kayda değer bir bölümünün zorunlu paket tur sigortası için TURSER’i tercih
20-46/620-272
22/27
ettiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu acenteler içerisinde prim üretimi yüksek
olan acentelerden zorunlu paket tur sigortası için TURSER’i tercih etme gerekçeleri ve
bu konuda TÜRSAB’ın herhangi bir yönlendirmesi/zorlaması olup olmadığı hususunda
bilgi talep edilmiştir. Teşebbüslerden gelen cevaplara aşağıda yer verilmektedir;
- (…..) tarafından genellikle Meksika, Tayland, Malezya, Ürdün, Maldivler, Mısır
ülkelerine paket tur düzenlendiği, TURSER’in sunduğu ürünün Bakanlığın zorunlu
paket tur kriterlerini karşılaması ve TURSER’in işyerlerine yakın olması sebebiyle
tercih edildiği, sigortanın TURSER’den yapılmasının tamamen kendi tercihleri
olduğu, TÜRSAB tarafından herhangi bir yönlendirme/zorlama yapılmadığı,
- (…..) tarafından genellikle Suudi Arabistan, İsrail, İspanya, Özbekistan, Bosna-
Hersek, Makedonya, Kosova ve Bulgaristan’a paket tur düzenlendiği, TURSER’in
bağlı bulundukları meslek kuruluşunun bir iştiraki olması ve sigorta bedeli olarak
daha avantajlı seçenekler sunması sebebiyle tercih edildiği, bu konuda TÜRSAB
tarafından herhangi bir yönlendirme/zorlamanın söz konusu olmadığı,
- (…..) tarafından ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu, Karadeniz ve Kapadokya
bölgelerine paket tur düzenlendiği, bir dönem daha uygun fiyatlı teklifler sunması
nedeniyle TURSER’in tercih edildiği, ancak şu anda daha uygun fiyatlı alternatifler
olması nedeniyle TURSER ile çalışmadıkları, sigortanın TURSER’den yapılması için
TÜRSAB tarafından herhangi bir zorlama yapılmadığı,
- (…..) tarafından Tayland ve Fas başta olmak üzere İspanya, İngiltere, Balkanlar,
Vietnam’a turlar düzenlendiği, TURSER’in hem maliyet hem de içerik anlamında
ihtiyaca cevap vermesinden ötürü tamamen özgür iradeleri ile tercih edildiği, bu
konuda TÜRSAB’ın herhangi bir yönlendirmesi/zorlaması olmadığı,
- (…..) tarafından iç pazar olarak Karadeniz, Güneydoğu Anadolu; dış pazar olarak
Balkanlar ve Yunan Adaları’na paket turların düzenlendiği, 2013 döneminde
Kuşadası bölgesindeki sigorta şirketlerinin paket tur sigortasını pek fazla sunmadığı,
bu nedenle de maliyetlerin çok yüksek çıktığı, o dönemde TURSER’in hem TÜRSAB
bünyesinde olması hem de 1618 sayılı Kanun’un öngördüğü tüm kriterleri
karşılaması nedeniyle tercih edildiği, ancak 2016-2017 yılından itibaren TURSER
dışındaki şirketler ile de çalıştıkları, 2013-2016 döneminde TURSER’den yapılan
sigortalar için TÜRSAB tarafından herhangi bir yönlendirme/zorlama yapılmadığı,
- (…..) tarafından düzenledikleri paket turların yaklaşık %70’ini yurt içi, %30’unu yurt
dışı turların oluşturduğu, TURSER’in bağlı bulundukları meslek birliğine destek
olunması, düzenlenen poliçenin yasa ve yönetmeliklere uygun olduğu konusunda
tereddüt yaşanmaması, olası sorunlarda muhataplarının meslek birliği olabileceği
konusunda güvende hissedilmesi ve poliçe bedellerinin piyasa koşullarında olması
hususlarından ötürü tercih edildiği, TURSER’den hizmet alınması konusunda
TÜRSAB’ın herhangi bir yönlendirmesi olmadığı, zira yaklaşık bir yıldır farklı bir
sigorta şirketi ile çalıştıkları,
- (…..) tarafından Orta Avrupa, İtalya, Benelüks, İspanya, Yunanistan, Dubai ve
Uzakdoğu ülkelerine paket turlar düzenlendiği, TURSER’i tercih etmelerinin özel bir
sebebi olmadığı, aynı dönemde farklı sigorta şirketleri ile de çalıştıkları, TURSER ile
çalışma konusunda TÜRSAB’ın veya başka kurumların herhangi bir
yönlendirmesinin olmadığı
ifade edilmiştir.
20-46/620-272
23/27
I.7. Değerlendirme
(74) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde; “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”
hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddenin gerekçesinde ise, “Çoğu zaman
teşebbüsler ortak sorunlarıyla ilgilenmek üzere aralarında tüzel kişiliği olan veya tüzel
kişiliği olmayan birlikler oluştururlar. Bu birlikler zaman zaman üyeleri arasında rekabeti
önleyerek üyelerinin daha fazla kazançlar elde etmelerine hizmet edici kararlar alabilirler.
Bu gibi kararlar da rekabet sistemine aykırıdır ve yasaklanmıştır.” denilmektedir. Bahse
konu maddede yer alan hüküm ve maddenin gerekçesinden teşebbüs birliği karar ve
eylemlerinin rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıması veya bu etkiyi
meydana getirmesi durumunda Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği
anlaşılmaktadır. Yer verilen hüküm uyarınca, bir eylemin 4054 sayılı Kanun kapsamında
ele alınabilmesi için öncelikle eylemi gerçekleştirenin Kanun’un 3. maddesinde tanımı
yapılan teşebbüs veya teşebbüs birliği olması gerekmektedir.
(75) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için
oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlik” teşebbüs birliği
olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, seyahat acenteliği hizmetleri sunan ve birer teşebbüs
olan tüm seyahat acentelerinin üye olmak zorunda oldukları TÜRSAB, 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde teşebbüs birliği konumundadır.
(76) Ek çalışma kapsamında incelenen husus, TÜRSAB tarafından hac ve umre seyahati
düzenleyen acentelere, yolculara yaptırılması gereken sigortanın kendi iştiraki olan
TURSER’den alma zorunluluğu getirilmesi ve TÜRSAB’ın acentelerin başka sigorta
şirketlerinden sigorta yaptırmalarına engel olmasına ilişkin iddialardır. Bu çerçevede
TÜRSAB’ın teşebbüs birliği niteliğini haiz olması, iddialarda belirtilen hususların rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıması veya bu etkiyi meydana getirmesi
olasılığının bulunması nedeniyle TÜRSAB’ın iddia konusu eylemleri 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmiştir.
(77) Hac ve umre seyahatlerinde yolculara sunulan sigorta hizmetlerine ilişkin hususlar BHUK
kararları doğrultusunda belirlenmekte ve bu kararlar TÜRSAB tarafından üyelerine
iletilmektedir. Bu bakımdan dosya konusuna ilişkin değerlendirme BHUK kararları,
TÜRSAB’ın üyelerine yaptığı duyurular, seyahat acenteleri ve sigorta şirketlerinin
ifadeleri ve sigorta şirketlerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda yapılmıştır.
(78) 1618 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca seyahat acenteleri, düzenledikleri paket tur
kapsamında yolculara taahhüt ettikleri hizmetlerin acentenin iflası da dahil olmak üzere
herhangi bir nedenle verilmemesi veya taahhüt edilen şekilde verilmemesinden
kaynaklanabilecek sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. Hac ve umre seyahatleri
de paket tur kapsamına benzer nitelik taşıdığından, söz konusu Kanun maddesindeki
hükümler BHUK kararlarında da dikkate alınmış ve acentelerin hac ve umre
organizasyonlarında sigorta yaptırmaları zorunlu tutulmuştur.
(79) BHUK kararları incelendiğinde, “Acentaların sigorta işlemlerini istedikleri sigorta
şirketlerine yaptırabilmelerine…” hükmünün istisnasız tüm kararlarda bulunduğu
görülmektedir. Dolayısıyla BHUK kararlarında acentelere hac ve umre
organizasyonlarında istedikleri sigorta şirketi ile sözleşme yaparak yolcularını
sigortalatabilme imkânı sunulduğu anlaşılmaktadır.
(80) Bunun yanı sıra acenteler yolcularını sigortalatmak haricinde hac ve umre seyahati
düzenleyebilmek için DİB’e teminat mektubu vermektedir. Söz konusu teminat
20-46/620-272
24/27
mektubunun BHUK kararları doğrultusunda hac seyahatlerinde hac için belirlenen ücretin
tamamı kadar olmasının kararlaştırıldığı görülmektedir. Umre seyahatlerinde ise 2015-
2016 umre dönemi dışındaki dönemlerde umre için belirlenen ücretin %50’si olarak
belirlendiği anlaşılmaktadır. Yalnızca 2015-2016 döneminde bu oran %25’e
düşürülmüştür.
(81) Sigorta hizmetlerine ilişkin TÜRSAB duyuruları ele alındığında, BHUK kararlarında
sigorta işlemlerine ilişkin yer alan hususların üyelere iletildiği; 2013 hac döneminde
acentelerden sigorta işlemi için (…..) TL; 2014, 2016, 2017 hac döneminde (…..) TL,
2015 hac döneminde ise (…..) TL; 2013-2014 umre döneminde (…..) Euro sigorta bedeli
talep edildiği anlaşılmaktadır. Yine UMRE 2014/06 sayılı duyurudan; üyelere yasalar
gereği sigorta yaptırma zorunluluğu hatırlatılarak TÜRSAB tarafından üyelerine avantajlı
sigorta paketi sunabilmek amacıyla sigorta şirketleri ile sözleşme yapılmaya çalışıldığı
ve yapılan çalışma sonucunda sigorta paket ücretinin (…..) Euro’dan (…..) Euro’ya
düşürüldüğü, ayrıca birlik bünyesinde bulunan TURSER ve TURİNS aracılığı ile daha
avantajlı sigorta paketi sunulması yönünde çalışmalar yapıldığı anlaşılmaktadır. Ek
çalışma sürecinde TÜRSAB’ın 2018 ve 2019 yıllarında da üyelerine yaptığı duyurular
incelenmiş olup ilgili duyurularda TÜRSAB’ın sigorta konusunda üyelerine sadece BHUK
kararlarını ilettiği görülmüştür. Bunun yanı sıra önceki yıllarda üyelerine yaptığı
duyurularında TURSER’in sigorta fiyatının ne kadar olduğuna ve sigorta yaptırmak
isteyen acentelerin sigorta bedelini TURSER’in hesabına aktarabileceğine yönelik
ifadelerin de 2018-2019 dönemindeki duyurulardan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Ek
çalışma sürecinde GULF SİGORTA’dan elde edilen bilgilerden, 2017-2018 Umre dönemi
için sigorta bedelinin (…..) TL olduğu, ancak 2018 Haziran ayında (…..) TL’ye
düşürüldüğü bilgisi verilmiştir. 2018 hac, 2018-2019 umre ve 2019 hac döneminde de
sigorta bedelinin (…..) TL olarak devam ettiği, ancak 2018-2019 umre döneminde ilgili
sigortayı yapan acentelerden HAN REASÜRANS’ın 2019 yılının Eylül ayında sigorta
bedelini (…..) TL’ye düşürdüğü belirtilmiştir.
(82) BHUK kararları ve TÜRSAB duyuruları birlikte ele alındığında; hac ve umre
seyahatlerinde acentelerin yolculara yaptırmak zorunda olduğu sigortanın 1618 sayılı
Kanun hükmü ve BHUK kararları uyarınca zorunlu tutulduğu, TÜRSAB’ın da birlik görev
ve yetkileri doğrultusunda üyesi olan acentelere avantaj sağlamak amacıyla söz konusu
hizmeti sunmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu noktada TÜRSAB’ın görev ve yetkilerini
4054 sayılı Kanuna aykırı olacak şekilde kullanıp kullanmadığı, üyesi olan acenteleri
kendisi tarafından belirlenen sigorta şirketine yönlendirip yönlendirmediği veya belirli bir
sigorta şirketinden hizmet alınmasını zorunlu tutup tutmadığı önem kazanmaktadır.
(83) Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, TÜRSAB tarafından üyelerine yapılan UMRE
2015-2016/01 sayılı duyuru önem taşımaktadır. İlgili duyuruda TÜRSAB tarafından
acentelerin yolcularını TÜRSAB’ın iştiraki TURİNS’ten sigortalatmaları durumunda
sigorta bedelinin hizmet bedeli içinde sayılarak ayrıca bir ücret tahakkuk ettirilmeyeceği
bildirilmiştir. Hizmet bedeli; TÜRSAB’ın hac ve umre seyahatlerinde Mekke ve Medine’de
yolculara yardımcı olabilmek adına irtibat bürolarının açılması ve buralarda görevli
bulundurulması, acente organizasyonu ile giden yolcuların havalimanlarında karşılanıp
uğurlanması, yolculara verilecek toplu yemek hizmetlerinin hazırlanması ve sağlık
açısından kontrolünü yapmak üzere görevlendirilen diyetisyenlerin harcırahlarının
karşılanması gibi üstlendiği birtakım görevlerin karşılığında acentelerden talep ettiği bir
bedeldir. TÜRSAB’ın üyelerine yaptığı duyurular incelendiğinde 2013-2017 döneminde
umre organizasyonları için bu bedelin (…..) Euro ila (…..) Euro arasında gerçekleştiği,
hac organizasyonlarında ise (…..) ABD Doları olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla,
TÜRSAB’ın ilgili duyurusu göz önünde bulundurulduğunda, bir acentenin TURSER
haricinde bir sigorta şirketinden sigorta yaptırmak istemesi halinde acentenin hem sigorta
20-46/620-272
25/27
maliyetine katlanması hem de düzenlediği organizasyona göre TÜRSAB’a ilgili yılda
belirlenen hizmet bedelini ödemesi söz konusu olacaktır. Oysa ki acentenin yolcularını
TURİNS kanalıyla sigortalatması halinde acente hizmet bedeli ödemeyecektir. Bu
nedenle, TÜRSAB’ın ilgili duyurusu ile yolcularını iştiraki TURİNS’ten sigortalatan
acentelere avantaj sağlayarak kendi iştirakine yönlendirme yaptığı anlaşılmaktadır.
Nitekim Tablo 5 incelendiğinde; hac ve umreye yönelik sigorta poliçesi düzenleyen
sigorta şirketlerinden TURİNS’i devralan GULF SİGORTA’nın 2015 ve 2016 yılındaki
pazar payının %(…..), 2017 yılındaki pazar payının %(…..) olarak gerçekleştiği
görülmektedir. Tüm zorunlu paket tur sigortası ele alındığında ise; Tablo 7’den
TURİNS’in zorunlu paket tur sigortası kapsamında 2014 yılında %(…..), 2015 yılında
%(…..); TURİNS’in devralınması sonrasında GULF SİGORTA’nın zorunlu paket tur
sigortası kapsamında 2016 yılı için %(…..), 2017 yılı için %(…..) pazar payı elde etttiği
ve söz konusu şirketlerin pazar payının yıllar itibarıyla arttığı görülmektedir. Elde edilen
bu bilgilerden yola çıkarak TÜRSAB’ın, bünyesinde bulunan acentelerini iştiraki
TURİNS’e yönlendirdiğini, söz konusu uygulamanın sigorta şirketlerinin pazar paylarına
da yansıdığını belirtmek mümkündür.
(84) Bunun yanında, devralma öncesinde TURİNS’in, devralma sonrasında ise GULF
SİGORTA’nın pazardaki konumunun sadece TÜRSAB’ın yönlendirmesinden
kaynaklanıp kaynaklanmadığı incelenmesi gereken bir diğer husustur. Bu nedenle,
dosya kapsamında sigorta şirketlerinden hac ve umreye yönelik sigorta pazarına girmek
isteyip istemedikleri konusunda bilgi talep edilmiş ve görüşme yapılmıştır. Bunun yanı
sıra sigorta uygulamalarına ilişkin bazı seyahat acentelerinin görüşleri alınmıştır.
(85) Hac ve umre seyahatlerindeki sigorta işlemlerine ilişkin olarak seyahat acenteleri ile
yapılan görüşmelerde genel itibarıyla, TÜRSAB’ın zorunlu paket tur sigortasına ilişkin
herhangi bir zorlamasının bulunmadığı, buna karşılık acentelerin kendi istekleriyle
TÜRSAB kanalıyla sigorta poliçesini düzenletmeyi tercih ettikleri bildirilmiştir. Sigorta
şirketleriyle yapılan görüşmeler sonucunda ise genel olarak sigorta şirketlerinin çeşitli
sebeplerden, hac ve umreye ilişkin zorunlu paket tur sigortası pazarına girmekte istekli
olmadıkları ifade edilmiştir. Buna karşılık, SOMPO SİGORTA tarafından, TÜRSAB ile
turizm şirketlerinin çalışma şekillerinden dolayı hac ve umreye ilişkin seyahat sigortası
ürünü hakkında teklif sunmaya fırsat bulamadıkları belirtilmiştir.
(86) Yapılan görüşmeler ve gelen cevaplarda dile getirilen bu ifadelerden; devralma
öncesinde TURİNS, devralma sonrasında ise GULF SİGORTA’nın pazardaki
konumlarının sadece TÜRSAB’ın yönlendirmesinden kaynaklanmadığı, yolcuların
yaşının yüksek olması ve sigorta konusunda bir reasürans tarafı bulunamaması gibi
çeşitli nedenlerden dolayı diğer sigorta şirketlerinin hac ve umreye yönelik sigorta
pazarına girmeye istekli olmadıkları, sigorta şirketlerinin isteksizliği nedeniyle seyahat
acentelerinin devralma işlemi öncesinde TÜRSAB’ın iştiraki TURİNS’e, devralma işlemi
sonrasında GULF SİGORTA’ya yöneldiği anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra acentelerin
sigortalarını TURSER’den yapmaları konusunda zorunlu tutulmadığı, nitekim 2014 ve
2017 yıllarında acentelerden talep gelmesi durumunda diğer sigorta şirketlerinin de
sigorta poliçesi düzenleyebildiği ve TÜRSAB’ın bu işlem karşısında acentelere herhangi
bir yaptırım uygulamadığı değerlendirilmektedir.
(87) Benzer şekilde, hac ve umre organizasyonları dışında paket tur düzenleyen seyahat
acenteleri tarafından da TURSER’in TÜRSAB’ın iştiraki olması, düzenlenen poliçenin
1618 sayılı Kanun’a uygun olması, gerektiğinde muhatap bulmanın kolay olması, poliçe
bedellerinin piyasa koşullarında makul bulunması, daha eski dönemlerde ilgili poliçeyi
düzenleyen az sayıda sigorta şirketi olması ve TÜRSAB’a destek olmak istenmesi
nedenlerinden ötürü tercih edildiği belirtilmektedir. Buna ilaveten, ek çalışma sürecinde
20-46/620-272
26/27
bilgi talep edilen acentelerin tümü poliçenin TURSER’den yapılması konusunda herhangi
bir yönlendirme/zorlama yapılmadığını ifade etmektedir.
(88) Öte yandan hac ve umre organizasyonlarına yönelik olarak sunulan ürün için sigorta
şirketleri bakımından pazarda oluşan durumun her ne kadar sadece TÜRSAB’ın
yönlendirmesinden kaynaklanmadığı, acentelerin sigortalarının TURSER’den
yaptırılması noktasında zorunlu tutulmadığı ve sigorta şirketlerinin bu pazara girmekte
isteksiz davrandıkları anlaşılsa da; TÜRSAB tarafından üyelerine yapılan, yolcularını
TURSER’den sigortalatan acentelere avantaj sağlanması suretiyle acentelerin
TURSER’den sigorta yapılmasını teşvik edici/yönlendirici 21.10.2015 tarih ve UMRE
2015-2016/01 sayılı duyurusu ve bunun TÜRSAB’ın acenteler birliği konumu nedeniyle
pazardaki etkisi dikkate alındığında, TÜRSAB’ın söz konusu eyleminin pazarda rekabet
açısından olumsuz etki yaratabileceği değerlendirilmektedir. Nitekim 2013-2017
döneminde acenteler, yolcularına sigorta yaptırmak için çoğunlukla TÜRSAB’ın iştiraki
ve GULF SİGORTA’nın acentesi konumunda olan TURSER’e yönelmişlerdir. Buna
karşılık TÜRSAB’ın anılan davranışlarının sistematik bir şekilde uygulanmadığı ve
zorlayıcı bir niteliğinin de bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, TÜRSAB’ın
duyurusunun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali olarak değerlendirilemeyeceği,
bununla birlikte anılan Kanun maddesi kapsamında rekabeti bozucu uygulamalardan
kaçınılması gerektiği yönünde görüş gönderilmesinin uygun olacağı kanaatine
varılmıştır.
20-46/620-272
27/27
J. SONUÇ
(89) Ankara 17. İdare Mahkemesinin 26.02.2020 tarih ve E: 2019/991, K: 2020/409 sayılı
kararına, 16.04.2020 tarih ve 20-20/272-M sayılı Kurul kararı ile yürütülen ek çalışma
kapsamında düzenlenen rapora, toplanan bilgi ve belgelere ve incelenen dosya
kapsamına göre;
1. Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinin, Hac ve Umre seyahati düzenleyen acentelerin
tur öncesi yaptırmak zorunda oldukları paket tur sigorta poliçesini kendi iştiraki olan
bir teşebbüsten almalarını zorunlu kıldığı iddiasına ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesini ihlal etmediğine, dolayısıyla adı geçen teşebbüs birliğine 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde idari para cezası
uygulanmasına yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
2. Bununla birlikte, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’ne 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında rekabeti bozucu uygulamalardan kaçınılması gerektiği yönünde görüş
gönderilmesi için Başkanlığa yetki verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy