REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2019-4-075 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 20-49/672-294
Karar Tarihi : 12.11.2020
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER: Buket ARI, Nezir Furkan KIRAN, Barış BİRCAN, Burçin GÜLEŞ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi
Temsilcisi: Av. Dr. Oğuzkan GÜZEL
Mustafa Kemal Mah. 2110. Sok. No:17 06530 Çankaya/Ankara
(1) D. DOSYA KONUSU: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yürütülmekte
olan ve bulut tabanlı mimari üzerine konumlanmış dijital platformlarda
halihazırda kullanılmakta olan uygulama ve servislerin paydaşlara bulut ortamı
üzerinden güvenlik standartlarını sağlayacak şekilde sunulmasına yönelik S-
Cloud Projesi’ne menfi tespit belgesi verilmesi veya bireysel muafiyet tanınması
talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 20.11.2019 tarih ve 8136
sayı ile giren bildirim üzerine düzenlenen 04.11.2020 tarih ve 2019-4-075/MM sayılı
Menfi Tespit/Muafiyet Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Başvuru konusu uygulamanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle, aynı
Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
- Bununla birlikte söz konusu uygulamaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca
S-Cloud platformuna kabul noktasında, yazılımların sigorta sektörünün
ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte ve sektör ile alakalı olduğu konusunda
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin (SBM) yapacağı değerlendirmede
kullanılacak objektif kriterlerin belirlenerek SBM’ye ait adlı web
sitesinde (ve açılması durumunda S-Cloud’a ilişkin web sitesinde) duyurulması,
SBM ile yazılım şirketleri arasında imzalanacak olan S-Cloud kullanım
sözleşmesine bir hüküm konularak S-Cloud hizmetinin kullanımına yönelik
olarak paylaşılması gerekli olan başta ürünlerin kaynak kodları olmak üzere
rekabete hassas veri teşkil edebilecek bilgilerine bu şirketlerin bilgileri ve rızaları
dahilinde yetkilendireceği kişiler dışındaki kişilerin ulaşamayacağının taahhüt
edilmesi ile bu hükmün ihlali halinde uygulanacak yaptırımlara ilişkin
düzenlemelerin yer aldığı bir hükmün dercedilmesi,
Sigorta sektörüne hizmet veren yahut verebilecek durumda olan yazılım ürünleri
bakımından S-Cloud uygulamasına dahil olmak konusunda hiçbir zorunluluğun
bulunmadığı ile sigorta sektöründe faaliyet gösteren sigorta şirketleri, acenteler
ve diğer oyuncuların hizmet alacakları yazılım ürünlerini seçerken S-Cloud’da
20-49/672-294
2/25
yer alan ürünleri seçmeleri konusunda hiçbir zorunluluk veya tavsiyenin söz
konusu olmadığı hususlarının kamuoyuna duyurulması
koşullarının yerine getirilerek keyfiyetin en geç gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 30
gün içerisinde Kurumumuza tevsik edilmesi şartıyla 31.12.2023 tarihine kadar bireysel
muafiyet tanınabileceği ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) Hakkında Bilgi
(4) SBM, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun (5684 sayılı Kanun) 31/B maddesi uyarınca;
sigortalılar ve sigorta sözleşmesinden dolaylı da olsa menfaat sağlayanlara ilişkin
olarak, yanlış sigorta uygulamaları dâhil, risk değerlendirmesine esas bilgileri toplamak
ve bu bilgilerin sigorta, reasürans ve sigortacılık faaliyetinde bulunan emeklilik şirketleri
ile T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığınca (Bakanlık)1 belirlenecek kişilerle paylaşılmasını
sağlamak amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği (TSB)
nezdinde tüzel kişiliği haiz olarak kurulmuştur. İlgili maddede bahse konu sigorta
şirketlerinin SBM’ye üye olmalarının zorunlu olduğu ve SBM tarafından istenen her
türlü bilgiyi vermekle yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır. Bu hükümler
doğrultusunda Bakanlıkça belirlenen sigortalara ilişkin poliçe, zeyil, hasar kayıtları
bilgileri sigorta şirketleri tarafından elektronik olarak SBM’ye transfer edilmektedir.
(5) 09.08.2008 tarih ve 26962 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) 6. maddesinde SBM’nin
karar organının Yönetim Komitesi olduğu; Yönetim Komitesi’nin TSB’ye üye sigorta ve
emeklilik şirketlerinin genel müdür niteliğini haiz personeli arasından Hayat Dışı
Yönetim Komitesi ile Hayat ve Emeklilik Yönetim Komitesince seçilecek birer üye,
Bakanlıkça belirlenecek iki üye ve Merkez müdürü olmak üzere toplam beş üyeden
oluşacağı; üyelerin üç yıl süreyle görev yapacakları ve üye tam sayısının yarıdan bir
fazlasıyla toplanıp karar alınacağı düzenlenmektedir.
(6) İlgili Yönetmelik hükümleri uyarınca SBM nezdinde faaliyet göstermek üzere; sigorta
branşında güvenilir istatistikler üretmek, uygulama birliği sağlamak, kamu gözetim ve
denetiminin daha etkin bir şekilde yerine getirilmesi, sigorta sistemine olan güvenin
artırılması vb. amaçlar ile Trafik Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezi (TRAMER),
Sağlık Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezi (SAGMER), Hayat Sigortaları Bilgi ve
Gözetim Merkezi (HAYMER) ve Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Sistemi’nden
(HATMER) oluşan alt bilgi merkezleri kurulmuştur.
G.2. Bildirime Konu Uygulama
(7) SBM tarafından yürütülecek bildirime konu S-Cloud Projesi ile sigorta sektörüne
yönelik belirli güvenlik standartlarını sağlayan yazılımların yer aldığı özgün bir
kütüphane ortamı oluşturarak sigorta şirketleri, acenteleri ve eksperlerin bu ürünlere
ulaşımını kolaylaştırmak, yazılımlara ilişkin güvenlik endişelerini minimize etmek ve
sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin güncel teknolojiyi kullanmalarının
amaçlandığı ifade edilmiştir. S-Cloud’da yer alan yazılımların, bulut bilişim hizmet
1 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 1 Nolu
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Hazine Müsteşarlığı ile T.C. Maliye Bakanlığı aynı teşkilat altında
birleştirilmiş olup yeni ismi T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak belirlenmiştir. Mevzuatta Hazine
Müsteşarlığı’na yapılan atıflar T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı nitelediğinden karar boyunca T.C.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ifadesi kullanılmıştır.
20-49/672-294
3/25
modellerinden kullanıcılara önceden belirlenmiş uygulamaları doğrudan web
tarayıcısından çalıştırma imkanı veren yazılım hizmeti (SaaS) modeli kapsamında
kullanıcılara sunulması planlanmaktadır. Bulut bilişim hizmeti ile ilgili ayrıntılı bilgiye
aşağıda “İlgili Pazar” başlıklı bölümde yer verilmiştir.
(8) S-Cloud’da yer alabilecek yazılımlara ilişkin kriterlerin “S-Cloud Projesi Ürün Kabul
Kriterleri” adlı dokümantasyon ile listelendiği görülmekte ve objektif kabul kriterlerinin
SBM web sitesinde ilan edileceği ifade edilmektedir. İlgili belgede yer alan kriterler
aşağıda özetlenmektedir:
- “Mevzuat ve Uyum Kriterleri” başlığı altında uygulama sahiplerinin nereden hangi
verilerin toplandığı, verilerin saklanma amacı ve süreleri gibi unsurları aydınlatma
yükümlülüğü bulunduğu, kişisel verilere ilişkin olarak ilgili mevzuat hükümlerine
uyulması gerektiği; gerekli hukuki metinlerin ve mevzuat kapsamında yerine
getirilmesi gereken diğer unsurların S-Cloud üzerinden, uygulama kullanılmaya
başlanmadan önce uygulama sahibi firma tarafından kullanıcı bazlı temin edilmesi
ve loglanması gerektiği düzenlenmektedir.
- “Güvenlik Kriterleri” başlığı altında S-Cloud üzerinden sunulacak uygulamanın
kaynak kod incelemesi dahil olmak üzere Türk Standartları Enstitüsü (TSE),
CREST2 gibi ulusal/uluslararası kurumlar tarafından akredite edilmiş bağımsız
güvenlik denetim firmalarının en az yılda bir kez olmak üzere güvenlik testi
yaptırılması gerektiği belirtilmektedir.
- “Yazılım Kriterleri” başlığı altında yazılımların sigorta sektörünün ihtiyaçlarına cevap
verebilecek yazılımlar olması gerektiği, SBM’nin uygulamanın sektör ile alakasını
belirleyebileceği, SBM’nin uygulamanın ihtiyaç duyduğu teknolojiyi kendi
bünyesinde barındırmaması veya kapasitesinin yeterli olmaması durumunda
uygulamayı kabul etmeme kararı alabileceği ancak makul sürede kapasite artırımını
gerçekleştireceği ifade edilmektedir.
- “Finans ve Satın Alma Kriterleri” başlığı altında uygulama sahibi firmaların mali
yeterlilikleri ile ilgili birtakım standartlar belirlendiği ve çeşitli resmi belgelerin talep
edildiği görülmektedir.
- “Veri Tabanı Kriterleri” başlığı altında işletim sistemi olarak Redhat Linux veya
Windows, veri tabanı olarak da Oracle ve MSSQLServer kullanılacağı ifade
edilmektedir. SBM’nin kullandığı veri tabanı dışındaki veri tabanlarının bulut
ortamına uygun bulunması durumunda ilgili teşebbüsün SBM ile birlikte veri tabanı
bakım çalışmasını yapmasının uygun olacağı ifade edilen unsurlar arasındadır. Yine
veri tabanına ilişkin olarak scripting dilleri erişebilir olma, yönetilebilir replikasyonları
bulunma, cluster mimariyi destekleyebilir olma, güncel sürüm olma gibi birtakım
standartlar getirildiği görülmektedir.
- “Sistem ve Altyapı” başlığı altında Windows ve Linux işletim sistemleri için ayrı
kriterler belirlendiği görülmekte olup, uygulamanın SBM’nin hâlihazırda kullandığı
ağ ve güvenlik cihazları ile uyumlu çalışması gerektiği belirtilmektedir.
- “Uygulama ve Değişim” başlığı altında S-Cloud’da yer alması istenilen ürüne ilişkin
ürünün açıklaması, bileşenleri, kurulum ve konfigürasyonları, altyapısı, entegrasyon
2 CREST, İngiltere'de kayıtlı bir şirket olup teknik bilgi güvenliği pazarını temsil eden ve destekleyen, kar
amacı gütmeyen uluslararası bir akreditasyon ve sertifika kuruluşudur. ,
(Erişim Tarihi: 22.09.2020).
20-49/672-294
4/25
noktaları, veri tabanı ve ortam bilgileri gibi hangi unsurların SBM’ye iletileceği
düzenlenmektedir.
(9) Yukarıda özetle yer verilen kriterleri sağlayan ürünlerin belirli bir ücret karşılığında S-
Cloud’da yer alacağı belirtilmiş olup bu kriterleri sağlayamayanların hâlihazırdaki
sistemleri ile S-Cloud platformu dışında hizmet vermeye devam edebileceği; yine
ürünleri S-Cloud’da yer alan teşebbüslerin de sadece S-Cloud aracılığıyla hizmet
verme zorunluluklarının olmadığı, diledikleri takdirde başka bir bulut bilişim şirketinden
hizmet alıp ürünlerini başka platformlar aracılığıyla da satabilecekleri ifade
edilmektedir. Bu noktada ayrıca SBM’nin, başvuru içerisinde objektif kriterleri sağlayan
tüm teşebbüslere karşı eşit şekilde davranılacağını ve bu şartları sağlayan tüm
teşebbüslerin makul süre içerisinde S-Cloud’a eklenebileceğini taahhüt ettiği
belirtilmelidir. Buna ek olarak S-Cloud’da ürünleri yer alacak teşebbüslerin sundukları
hizmetlere yönelik ücretlendirme politikalarını da tamamen serbest olarak belirlemeye
devam edecekleri ifade edilen diğer hususlar arasında yer almaktadır.
(10) Bildirim Formunda yazılım şirketlerinin ürünlerini S-Cloud’a kurup kurmamaya ilişkin
tamamen serbest olacakları ve SBM’nin kriterlerini sağlayan yazılımların sisteme dâhil
edilmesi noktasında keyfilik bulunmayacağı belirtilmektedir. Buna ilaveten yazılımların
kullanıcısı konumunda olan sigorta şirketleri, acenteler ve eksperlerin de S-Cloud’a
kurulmuş olan ürünleri tercih edip etmeme noktasında serbest olacakları ve S-Cloud’un
ilgili teşebbüslerin ticari kararlarını özgürce almalarını engelleyecek özellikler
içermediği ifade edilmektedir.
(11) SBM tarafından gönderilen cevabi yazıda, ürünlerini S-Cloud’a yükleyecek teşebbüsler
ile yapılacak anlaşma sonrasında ücretlendirmenin lisans veya kullandıkça öde iş
modellerine göre yapılacağı belirtilmektedir. Ayrıca ücretlendirme belirlenirken
maliyetlerin karşılanmasının yanı sıra geliştirme ve kapasite artırımı yatırımlarının söz
konusu olması halinde bunların da göz önünde bulundurulacağı ifade edilmektedir. Bu
noktada SBM S-Cloud’un muhasebesini ayrıştırarak gelir ve giderlerin S-Cloud
özelinde hesaplanacağını ve ücretlendirmenin bu hesaplamalar özelinde yapılacağını
taahhüt etmektedir.
(12) Cevabi yazıda ayrıca güvenlik açıklarına yönelik örneklere yer verilmiş, geçtiğimiz
senelerde özellikle sigorta şirketleriyle çalışan acentelerin güvenli bir altyapıda
çalışmayan ve güvenlik önlemleri almamış yazılımlar kullanması sonucu içerisinde
kişisel verilerin de olduğu veri sızıntıları yaşandığı ifade edilmiştir.
(13) Başvuruya konu projenin ayrıntılarının anlaşılması ve Bildirim Formundaki birtakım
eksikliklerin tamamlanması adına SBM’den bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, buna
istinaden gönderilen cevabi yazıda özetle;
- Bildirim Formunda belirtilen, yazılımların güvenliğinin SBM bünyesinde SBM
çalışanlarınca incelenerek yüklenmesi yönteminden hem yazılım şirketlerinin
kodlarının gizliliği hem de ortaya çıkacak operasyonel zorluklar sebebiyle
vazgeçildiği, Bu nedenle S-Cloud’a kabul edilebilmek için TSE veya CREST
güvenlik kriterlerinin sağlanmış olmasının yeterli olacağı,
- SBM bünyesinde kullanılacak sunuculara yalnızca yazılım şirketlerinin uzaktan
erişim imkanı ile ulaşabileceği, SBM’nin sunucularda yer alan verilere, yazılımların
kaynak kodlarına ve yazılım şirketlerinin kullanıcılarına ilişkin bilgilere yazılım
şirketleri haricindeki kişilerin erişim imkanının olmayacağı, SBM’nin yetkilerinin diğer
bulut bilişim sağlayıcılarının yetkileri ile paralel olacağı, SBM’nin yalnızca sisteme
20-49/672-294
5/25
bağlantı yapacak kullanıcıların ad, soyad, T.C. Kimlik Numarası ve cep telefonu
bilgilerini edineceği,
- S-Cloud'da çalışacak uygulamaların yazılım şirketlerinin sorumluluğunda olduğu ve
daha izole çalışabilmesi amacıyla yazılımın çalışacağı sunucuların ilgili yazılım
şirketlerine tahsis edildiği ve SBM'nin bu yazılımlara ait bilgilere erişiminin
engellendiği,
- S-Cloud’un hem yazılımlara erişimin sağlandığı bir pazar yeri (marketplace) olarak
hizmet vereceği hem de S-Cloud sunucuları üzerinde çalışan uygulamalara
eklenecek verilerin bulunacağı bir depolama alanı sağlayacağı,
- Depolama hizmetindeki güvenliğin diğer tüm bulut bilişim hizmetlerine kıyasla S-
Cloud’da daha yüksek olacağı,
- Sigorta şirketleri, acenteler, eksperler ve sigortacılık sektörüne yönelik ürün üreten
yazılım şirketlerinin S-Cloud'u kullanma zorunluluklarının bulunmaması ve bu
teşebbüslerin S-Cloud’u kullanmaları halinde diğer bulut bilişim sağlayıcılarından da
hizmet almaya devam edebilmesi sayesinde S-Cloud'un pazardaki özgürce
seçimde bulunma durumunu etkilemeyip rekabet ortamına zarar vermeyeceği
ifade edilmiştir.
(14) Bildirime konu uygulamanın teknik özellikleri ve SBM’nin S-Cloud içerisinde yer alan
yazılımların verilerine ne derecede erişebileceği hususları başta olmak üzere diğer
hususların 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırılık teşkil edip etmeyeceğinin
değerlendirilebilmesi adına Bilişim Teknolojileri Dairesi Başkanlığının konuyla ilgili
görüşleri talep edilmiştir. Buna istinaden gelen görüş yazısında;
- "S-Cloud Projesi Ürün Kabul Kriterleri" adlı belgede yer aldığı üzere uygulama
geliştiricisinin, yazılımla ilgili testleri, dokümanları vb. içerikleri SBM'ye ileteceği,
- SBM’nin ise sistemlerin kesintisiz çalışmasından, gerekli altyapının
sağlanmasından, yazılımların kullanıma alınması ve kullanımdan kaldırılması gibi
hizmetlerden sorumlu olduğu,
- Benimsenen SaaS3 tipi hizmet modelinde, SBM'nin yönetim, güncelleme ve iş
sürekliliğinin sağlanması amacıyla sahip olduğu sistemlerdeki yetkili kullanıcı
hesapları vasıtasıyla bu sistemlerde bulunan uygulamalara ait verilere erişmesinin
önünde bir engel bulunmadığı
belirtilmektedir.
G.3. Bildirime Konu Uygulamaya Yönelik Sektör Oyuncularının Görüşleri
(15) Bildirime konu uygulama hakkında bilgi edinmek üzere sigorta sektörüne yönelik
yazılım geliştirilmesi ve sunulması alanında faaliyet gösteren teşebbüslerden, sigorta
şirketlerinden ve sigorta acenteleri ile sigorta eksperlerinin üye oldukları derneklerden
bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Bu bilgi ve belge talepleri ile bunlara istinaden
teşebbüslerden gelen cevabi yazı içeriklerine aşağıda yer verilmiştir.
3 Yazılım Hizmeti (Software as a Service (SaaS)): Bu modelin ayrıntıları için bkz. “G.4. İlgili Pazar”,
Tablo-1.
20-49/672-294
6/25
G.3.1. Yazılım Şirketlerinden Gelen Cevabi Yazılar
(16) Bildirime konu S-Cloud sisteminin müşterilerinin sigorta hizmetlerine yönelik yazılım
geliştiren teşebbüsler olacağından hareketle bildirime konu faaliyetin doğrudan
etkileyeceği yazılım şirketlerinin görüşlerine başvurulmuştur.
(17) İlgili teşebbüslere herhangi bir sigorta şirketine yazılım hizmeti veriyorlarsa güvenlik
koşullarını ne şekilde sağladıkları, S-Cloud’un hâlihazırda bir rakibinin bulunup
bulunmadığı, sigorta sektöründe kullanılan yazılımlar bakımından güvenlik açığı
bulunup bulunmadığı, S-Cloud’da yer almak için gerekli teknik şartların makul olup
olmadığı, S-Cloud’un pazardaki rekabet koşullarını ne şekilde etkileyeceği
sorulmuştur. Birçok sigorta şirketine çeşitli yazılım ürünleri sunan teşebbüslerden
gelen cevabi yazılarda özetle;
Güvenlik Koşulları Hakkında Verilen Cevaplar
- Kendilerinin sigorta şirketlerine yazılım kurulumu için gerekli altyapı bilgisini ilettikleri
ve sigorta şirketlerinin o sunucuyu temin etmesinden sonra sunucuya uzaktan erişim
yoluyla yazılımın kurulduğu,
- Yazılımların kurulduğu sunucuların sigorta şirketlerinin veri merkezlerinde
bulunması sebebiyle güvenliği, bakımı, yedeklenmesi vb. unsurlardan sigorta
şirketlerinin sorumlu olduğu,
- Yazılımların, sigorta şirketlerinin güvenlik politikaları çerçevesinde güvenlik açığı
olarak değerlendirilen unsurların tamamlanmasının ardından kurulumlarının
gerçekleştirildiği,
- Yazılım güvenliğinin ise belirli dönemlerde tekrarlanan penetrasyon testleri, sızma
testleri, PCI DSS güvenlik testleri gibi birtakım testler ve Firewall, WAF, HTTPS
Protokolü, Forms Authentication gibi çeşitli uygulamalar kullanılarak sağlandığı
ifade edilmektedir.
S-Cloud Hakkında Verilen Cevaplar
- Sigorta sektörüne yönelik çözümler üreten teşebbüslerin ve ürünlerinin aynı anda
görüntülenebilmesine olanak sağlayan alternatif bir uygulamanın bulunmadığı,
- Bulut hizmeti sunan teşebbüslerin uygulamada yer alacak yazılımlar için belli
standartlar getirebildiği ancak S-Cloud’da yer alabilmek için gerekli olan teknik
şartların ve SBM’nin talep edeceği ücretin bilinmediği, teknik şart ve ücretlerin
piyasadaki makul düzeylerden daha yüksek olması halinde küçük/orta ölçekli
teşebbüslerin rekabet gücünün kısıtlanabilmesinden dolayı rekabetin ve sunulan
ürünlerin çeşitliliğinin azalabileceği,
- S-Cloud’da yer alabilmek için yazılımların WEB tabanlı olması gerektiği ve
hâlihazırda WEB tabanlı sunulmayan yazılımların buna uygun hale getirilmesinin
gerekeceği,
- S-Cloud gibi kontrollü bir bulut ortamı ve bu ortamda yer alacak yazılımların
minimum güvenlik standartlarının karşılamaları gerekliliği birlikte düşünüldüğünde
güvenlik açısından olumlu etkisinin olacağı,
- Sektörel olarak rakiplerin ürün yelpazelerinin, yeteneklerinin ve fonksiyonlarının
görülebilmesinin tüm ürünlere pozitif etki ederek rekabeti devam ettirmek için
geliştirme fırsatı sunacağı ve bu nedenle rekabetin pozitif etkileneceği,
20-49/672-294
7/25
- S-Cloud içinde yer alan yazılımların müşterilere daha kolay ulaşacağı fakat ürünün
tercih edilmesi için en önemli kriterin müşterinin ihtiyacını karşılayıp karşılamaması
olduğu
belirtilmektedir.
(18) AcerPro Bilişim Teknolojileri A.Ş. tarafından gönderilen cevabi yazıda ek olarak;
- Sektördeki büyük sigorta acentelerine yazılım hizmetinin bulut tabanlı bir sistem
mimarisi üzerinden sağlandığı, bu acentelere hizmet verirken yazılım ve güvenlik
standartlarının üst seviyede tutulduğu ve sigorta şirketleri ile yapılan veri
alışverişinin kontrollü IP erişimleri ile sağlanarak iletişimin şifrelenmiş altyapı ile
sürdürüldüğü,
- Belli standartları karşılayan yazılımların S-Cloud ortamına dâhil edilmesinin
kullanılan yazılımların standart seviyesi açısından önemli olduğu, bu sayede
acentelerin daha kurumsal ve güvenli yazılımlar ile çalışmasının mümkün
olabileceği,
- S-Cloud’a dâhil olabilmeleri için yapılan görüşmelerde sahip oldukları sunucuları S-
Cloud’un içine kurmalarının istendiği,
- Potansiyel müşterilerin şirketin güvenlik seviyesini sorguladığı, SBM tarafından
sunulan S-Cloud’da yer almanın yazılıma olan güveni artıracağı,
- SBM’nin platform sağlayıcı yapıda kaldığı ve yazılım geliştirmediği sürece rekabetin
olumsuz etkilenmeyeceği,
- Belirli bir güvenlik standardı arayan acenteler için S-Cloud’da yer alan yazılımların
daha tercih edilebilir olacağı
ifade edilmektedir.
(19) Ayrıca Vizyoneks Bilgi Teknolojileri A.Ş. (VİZYONEKS) tarafından gönderilen cevabi
yazıda;
- Özellikle acenteler için yazılım ürünleri geliştiren yazılım şirketlerinin global olarak
kabul görmüş güvenlik sertifikalarına sahip olmadığı,
- Verilerin saklandığı ortamların Türkiye'de yerleşik bulunan sunucular üzerinde
tutulmama riskine karşın S-Cloud Projesi kapsamında şirketlere ait uygulamaların
SBM bünyesinde yer alan sunucular üzerinde tutulmasının ve belirli periyotlar ile
güvenlik standartlarını sağladığına ilişkin şirketlerden belge talep edilmesi, altyapı
güvenlik kontrollerinin sağlanması gibi denetimlerin güvenlik açıklarını
engelleyeceği,
- S-Cloud’da çalışacak uygulamaların izole çalışabilmesi için, sunucuların ilgili
yazılım şirketlerine tahsis edildiği ve SBM’nin bu bilgilere, S-Cloud'a yüklenen
yazılım kodlarına, yazılım ürünlerinin kullanıcılarına erişiminin bulunmadığı, SBM
tarafından yalnızca S-Cloud sistemine bağlantı yapacak kullanıcıların ad, soyad,
cep telefonu, TCKN bilgilerinin istendiği,
- Teknik kriterlerin, zaten tüm yazılım firmalarının hâlihazırda sağlaması gereken TSE
gibi standartlar olduğu,
- S-Cloud’un sadece sigortacılık sektörüne yönelik ürünlerin yer aldığı bir bulut bilişim
platformu olduğu, diğer bulut bilişim sağlayıcıları ile arasında bir fark olmadığı için
avantajlarının piyasadaki herhangi bir bulut bilişim sağlayıcısının ürünlerinin
sağladığı avantajlar ile aynı olduğu,
20-49/672-294
8/25
- Yazılım üreten şirketlerin S-Cloud'u kullanma mecburiyetleri olmadığından pazara
giriş engeli ile karşılaşılmasının muhtemel olmadığının düşünüldüğü
belirtilmektedir.
(20) Öte yandan (…..) tarafından gönderilen cevabi yazıda;
- SBM’nin kanunen temelde sigorta sektöründe üretilen poliçe bilgilerini toplayan bir
bilgi merkezi olması sebebiyle böyle bir ticari faaliyette bulunmasının hukuken
tartışmalı olabileceği,
- Bahse konu uygulamayı yürütecek olan SBM’nin Türkiye Sigorta, Reasürans ve
Emeklilik Şirketleri Birliği (TSB) bünyesinde kurulduğu, S-Cloud’da yer alan yazılım
ürünlerinin daha avantajlı bir konumda bulunacağı, sigorta şirketlerine bu platformda
yer alan ürünlerin kullanılması yönünde öneride bulunulması durumunda ise ilgili
uygulamada yer almayan yazılım şirketlerinin ayrımcı uygulamalara maruz
kalabileceği ve bu teşebbüsler bakımından piyasaya giriş engeli yaratılabileceği
ancak alıcıların diledikleri yazılımı tercih etmeleri noktasında serbest olmaları
durumunda ise pazarda olumsuz bir etkinin doğmayacağı,
- TSB’nin iştiraklerine rakip olan teşebbüslerin rekabete duyarlı verilerinin S-Cloud
üzerinde tutulmasının bir risk yaratabileceği,
- S-Cloud platformuna ve pazardaki rekabetçi etkilerine ilişkin değerlendirmelerin
TSB bünyesinde gerçekleştirilen diğer ticari faaliyetlerin de göz önüne alınarak
yapılması gerektiği,
- TSB’nin bünyesinde faaliyet gösteren OSEM Sertifikasyon A.Ş.’nin (OSEM) de
sigorta sektörüne yönelik yazılım hizmeti sunmaya başladığı, bu yazılım ürününün
rakipleri açısından, kendi yazılımlarının hassas rekabetçi unsurlarını koruyabilmek
adına OSEM ile bağlantılı bir platform olan S-Cloud’da yer almanın makul bir
seçenek olmayacağı
ifade edilmektedir.
(21) Buna paralel olarak (…..) gönderilen cevabi yazıda;
- Söz konusu platformun sadece sigorta şirketlerine değil, tüm sektör paydaşlarına
açık olmasından dolayı sadece S-Cloud'da yer alan yazılım şirketleri ile çalışılması
ya da onların önerilmesi ihtimalinin bulunduğu,
- TSB'nin kendilerine rakip ürün geliştirmiş olan OSEM’in sahibi olmasından dolayı S-
Cloud platformunda yer almanın kendileri için tercih edilebilecek bir seçenek
olmadığı
belirtilmektedir.
(22) Bunlara ek olarak İnfotech Bilişim ve İletişim Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş., Başarsoft
Bilgi Teknolojileri A.Ş. ve VİZYONEKS cevabi yazılarında gerekli olan teknik şartların
makul düzeyde olduğunu ifade etmektedir.
G.3.2. Sigorta Şirketlerinden Gelen Cevabi Yazılar
(23) S-Cloud’un sigorta şirketlerinin oluşturduğu TSB çatısı altında sunulacak bir hizmet
olması ve sigorta sektörüne yönelik ürün sunan yazılım şirketlerinin en önemli
alıcılarının sigorta şirketleri olmasından hareketle sigorta şirketlerinin tercihlerinde S-
Cloud’un nasıl bir rol oynayacağının ve bu tercihlerin yazılım şirketlerinin faaliyetlerini
nasıl etkileyeceğinin anlaşılması adına bu şirketlerin görüşlerine başvurulmuştur. Bu
kapsamda ilgili teşebbüslere kullandıkları yazılımlara ilişkin güvenlik açığı yaşayıp
20-49/672-294
9/25
yaşamadıkları, S-Cloud’un sektörde yaratacağı etkiler ve S-Cloud’da yer alacak
yazılımların yer almayanlara kıyasla tercih edilir olup olmayacakları sorulmuştur. Buna
istinaden gelen cevabi yazılarda özetle;
- Yazılım ürünlerinin kullanılmaya başlanmadan önce ve kullanılması sırasında
periyodik olarak çeşitli testler uygulandığı, herhangi bir güvenlik açığı tespit edilmesi
durumunda ilgili sistem ve yazılım geliştirmeleri yapılarak ileride yaşanabilecek
güvenlik zafiyetlerinin önceden bertaraf edildiği ve bundan dolayı faaliyetlerin
yürütülmesi esnasında güvenlik açığı yaşanmadığı,
- S-Cloud Projesi’nin bulut bilişim teknolojisi aracılığıyla güvenlik seviyesini artırması,
uzun vadede uygulama geliştirme maliyetlerini düşürmesi, bilişim teknolojisinde
sektörde standardizasyon sağlaması, sunucu bakım-destek maliyetlerini azaltması,
entegrasyonları kolaylaştırması gibi unsurlar bakımından güvenli ve yüksek
performanslı bulut ekosistemi yaratmasının sektörde hem bilgi güvenliği hem de
yaratacağı maliyet avantajı açısından olumlu etki yaratacağı,
- Sigorta şirketlerinin yanı sıra bilgi güvenliği ve iş sürekliliği bakımından daha zayıf
konumda bulunan acenteler, brokerler ve eksperler gibi sektörde faaliyeti bulunan
diğer teşebbüslerin dijital dönüşümüne olumlu katkı sağlayacağı,
- Sigorta sektörüne yönelik çözüm üreten yazılımların uygulama güvenliğinin ve
kalitesinin de artmasının beklendiği,
- Hâlihazırda donanım ve güvenlik altyapılarına yatırım yapmış olan teşebbüsler
açısından S-Cloud’daki yazılımlara geçiş yapmanın ilk aşamada makul olmayacağı,
ancak ihtiyaçlara daha iyi çözümler üreten, maliyet avantajı sağlayacak olan
yazılımların teşebbüsler açısından zamanla tercih edilebilir olacağı,
- Yine bir yazılımın S-Cloud’da yer almasının tek başına tercih sebebi olmayacağı,
yazılımların maliyeti, güvenliği ve kullanılan diğer ürünler ile uyumlu çalışabilmesi,
kolay kullanılabilmesi gibi unsurların da tercih kriterlerinden olacağı,
- S-Cloud platformunun tüm yazılım şirketlerine açık bir ortam olması ve süreçlerin
şeffaf yürütülmesi durumunda rekabetçi açıdan olumsuz bir etkisinin ortaya
çıkmasının beklenmediği
ifade edilmektedir.
(24) Bunlara ilaveten Unico Sigorta A.Ş tarafından gönderilen cevabi yazıda;
- Her teşebbüsün, yüksek maliyetleri de beraberinde getirmesinden dolayı bilişim
güvenliğinin sağlanmasına yönelik yatırım yapmayabileceği, sigortacılık sektöründe
suistimal riskinin fazla olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda, bu
durumun uygulamada ciddi güvenlik ihlallerine ve mağduriyetlere sebebiyet
verebileceği,
- S-Cloud Projesi’ne konu hizmetin bilhassa küçük ve orta ölçekli sigortacılık
işletmeleri için ulaşılabilir bedelde sunulmasının bu anlamda önemli olduğu,
- Bilhassa sigorta acenteleri ve brokerlerin veri tabanIarında birçok sigorta şirketinin
ve dolayısıyla binlerce müşteri bilgilerinin ve ilgili diğer verilerin yer aldığı dikkate
alındığında, bu kuruluşlar için güvenliği temin edici yazılımların olmasının,
maliyetlerin yüksek olmaması halinde tüm sektörün menfaatine olacağı
belirtilmektedir.
(25) Keza Dubai Starr Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen cevabi yazıda da;
20-49/672-294
10/25
- S-Cloud’un acente, eksper vb. küçük ve orta ölçekteki teşebbüslerin teknoloji
maliyetlerinin azalmasına önemli ölçüde etki edebileceği, sektördeki güvensiz
yazılımların ortadan kalkmasına imkan sağlayabileceği,
- SBM aracılığıyla sürekli, düzenli ve kaliteli bakım ve destek hizmetlerinin
sağlanabileceği,
- Bu uygulama sayesinde fiziksel ve siber tehditlerin gelişmiş merkezi altyapı
yatırımları ile engellenebileceği, yaşanan tehditlerin özellikle küçük ölçekli sektör
paydaşlarını ve dolaylı olarak sektörün bütününü zor durumda bırakmasının önüne
geçilebileceği,
- S-Cloud ile verilere erişim konusunda uygulamanın taraflarına güven
sağlanabileceği,
- Özellikle küçük ve orta ölçekli paydaşların yazılımlarındaki güvenlik açıklarını
kapatmak ve ek güvenlik önlemleri sağlamak için pahalı altyapı yatırımları
yapmalarının maliyetli olduğu düşünüldüğünde, bu paydaşların sektörce tanınan ve
güven duyulan SBM tarafından sunulan S-Cloud platformu üzerinden sağlanacak
hizmetleri tercih edeceklerinin öngörüldüğü
açıklanmaktadır.
(26) Ayrıca Magdeburger Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen cevabi yazıda;
- S-Cloud'un sigorta alanında faaliyet gösteren paydaşlarına bulut ortamında düşük
maliyette altyapı sunarak katkıda bulunacağının düşünüldüğü,
- Güvenlik ve altyapı bakım işlerinin doğru bir şekilde yürütülmesinin sektör
paydaşlarına güvenli bir yapı sunulması ve kullanım arttıkça bir standart getirilmesi,
yazılımların denetim ve kontrol altında tutulması açısından faydalı olacağı,
- S-Cloud platformunda yer alan yazılım şirketlerinin güvenlik ve iş sürekliliği
açısından SBM güvencesine sahip olacakları, bu durumun platformda yer almayan
ve kendi altyapısının güvenilir ve sağlam olduğunu gösteremeyen yazılım
şirketlerine kıyasla bir tercih edilirlik sağlayacağı
belirtilmektedir.
(27) Bunun yanı sıra Generali Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen cevabi yazıda;
- Platformda yer alacak yazılımların tek elden yönetiminin standardizasyon ve
güvenlik açısından bulut teknolojisi ile beraber avantaj sağlayacağı,
- Sektörde gözlenen farklı açılardan sorunlara yol açan yazılımların belirli standartlara
uyum sağlamak zorunda kalmalarının hem operasyonel hem de teknik destek
anlamında faydalı olacağı,
- Birçok şirketin birçok farklı modeldeki çalışma altyapıları nedeniyle çok geniş
kapsamlı bir geçiş çalışmasının gerektiği, orta vadede bu geçişin sağlanabilmesi
durumunda şirketler açısından faydalı olacağı,
- Yazılım şirketleri tarafından sunulan yazılımların donanımlarının genel olarak
sigorta şirketleri tarafından sağlandığı düşünüldüğünde sigorta şirketleri açısından
maliyet ve bakım avantajları sağlaması nedeniyle tercih edilebilir olduğu
ifade edilmektedir.
(28) Ek olarak Koru Sigorta A.Ş. (KORU) tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;
20-49/672-294
11/25
- Teşebbüslerin kullandıkları yazılımın ve yazılımın çalışacağı platformun bulut veya
başka bir ortam olması kararının verilebilmesinin önem taşıdığı,
- Hâlihazırda yapılmış olan ve ileride yapılması planlanan altyapı ve güvenlik
yatırımlarının, bulut ortamında bulundurulmasının yaratacağı maliyet ile güvenlik
değerlendirmeleri ve kıyaslamalar sonucunda S-Cloud platformunda yer alan
yazılımlarının kullanılıp kullanılmayacağına karar verilebileceği,
- Hâlihazırda kullanmakta oldukları yazılımların web tabanlı olması sebebiyle S-Cloud
ortamına entegre olunmasında fayda görülmesi halinde S-Cloud’un tercih
edilebileceği,
- Web tabanlı olmayan uygulama geliştiricilerinin S-Cloud ortamına uygulamalarını
taşımak istemeleri halinde ilgili yazılımların bulut ortamına göre geliştirilme ihtiyacı
doğacağı,
- S-Cloud platformunda yer alan yazılım şirketlerinin, yer almayanlara kıyasla daha
tercih edilir hale gelip gelmeyeceği hususunda ise yazılım, çalıştığı ortam, bu
ortamın sürekliliği ve kararlığı, uygulama performansı, gerekli siber güvenliğin tesis
edilmesi ile ilgili yapılacak altyapı yatırımları gibi unsurların kıyaslanması sonucunda
belirlenebileceği
ifade edilmektedir.
(29) Yine Corpus Sigorta A.Ş.’nin cevabi yazısında S-Cloud platformunda yer alan yazılım
şirketlerinin yer almayanlara kıyasen daha tercih edilebilir hale geleceği
belirtilmektedir.
(30) Ek olarak, Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen cevabi yazıda SBM
yöneticileri ile yapılan görüşmelerde SBM’nin, S-Cloud Projesi’nin kendileri gibi sigorta
şirketleri için yapılmadığı, bunun sigorta acenteleri için geliştirildiğinin sözlü olarak
açıkça belirtildiği dile getirilmektedir.
(31) Bunlardan farklı olarak Şeker Sigorta A.Ş.’nin sunduğu cevabi yazıda ise projenin
sigorta şirketlerinin pazara sundukları kendilerine özel ürünler ve hizmetler açısından
kısıtlama getirebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca projenin sektörde yer alan yazılım
şirketleri açısından rekabet dezavantajı oluşturacağı ve yeni yazılım ürünlerinin
geliştirilmesine engel olacağı, bu anlamda yenilikçi teknolojilerinin geliştirilmesini ve
kullanımını sekteye uğratacağı belirtilmektedir.
G.3.3. Sigorta Acenteleri ve Eksperlerinin Üye Olduğu Derneklerden Gelen
Cevabi Yazılar
(32) İlgili derneklere üyelerinin faaliyetleri kapsamında kullanılan yazılımlar ve bu
yazılımlara ilişkin güvenlik açığı sorunu yaşayıp yaşamadıkları, S-Cloud’un sektörü
nasıl etkileyeceği ve bu platformda yer alanların yer almayanlara kıyasla tercih edilip
edilmeyeceği sorulmuştur.
(33) Bu çerçevede, sigorta acentelerinden gelen cevabi yazılarda özetle;
- Kullanılan yazılımların içerisinde müşteri bilgileri, sigorta tekliflerine ait bilgiler,
sigorta poliçelerine ait bilgiler ile borç/alacak durumları gibi bilgilerin tutulduğu ancak
herhangi bir kredi kartı bilgisinin tutulmadığı,
- Kullanılacak/kullanılan yazılımlara ilişkin düzenli olarak sızma testi/penetrasyon
testi gibi çeşitli güvenlik testleri yapıldığı ve herhangi bir bulgu tespit edilmesi halinde
yazılım şirketleri ile görüşüldüğü,
20-49/672-294
12/25
- Hizmet alınan yazılımların tamamen kendilerine ait olan sunucular üzerinde dış
erişime kapalı bir şekilde kullanıldığı, tüm veri ve güvenlik ayarları ile sunucuların
bakımının şirket personeli tarafından yapıldığı,
- Veri güvenliğini sağlamak adına Active Directory, Firewall vb. uygulamalar
kullanıldığı ve network, virüs ve sistem güvenliği konularında destek alındığı,
- Kullanılan yazılımlara ilişkin bu zamana kadar herhangi bir güvenlik problemi ile
karşılaşılmadığı ve sigorta şirketleri tarafından da kendilerine bu konuda herhangi
bir uyarı yapılmadığı ve yaptırım uygulanmadığı,
- Sigorta şirketlerinden sigorta ürünlerine ait tekliflerin alınabilmesi için, ilgili ürün için
gerekli olan müşteri ve riziko bilgilerinin güvenliği sigorta şirketleri tarafından
sağlanan kullanıcı arayüzleri ya da program arayüzleri (webservis/API) üzerinden
sigorta şirketleri ile paylaşıldığı ve diğer müşteri bilgilerinin ise veri tabanı
sunucularında güvenli bir şekilde tutulduğu,
- S-Cloud’da yer alacak yazılım ürünlerinin denetiminin SBM tarafından yapılması ile
sigorta firmaları ve acenteleri açısından güvenlik risklerinin azalacağı, ek maliyetlere
katlanılmadan sektörel güvenlik standartlarının oluşarak güvenliğin artacağı, SBM
tabanlı bir yazılımın müşteri portföyü açısından da daha güvenilir bir algı
oluşturacağı,
- S-Cloud aracılığıyla Türkiye'de yerleşik sunucular üzerinde tutulacağı, bu kapsamda
hassas ve kişisel nitelikli verilerin Türkiye dışına çıkmasının engellenmiş olacağı,
- Halihazırda entegre olunan yazılım şirketlerinden ayrılarak S-Cloud platformunda
yer alan bir yazılım şirketi ile entegre olmanın ciddi bir efor ve maliyet
oluşturabileceği, S-Cloud’da yer alan şirketlere geçişin getireceği avantajın daha
yüksek olması gerektiği
belirtilmektedir.
(34) Öte yandan Türkiye Sigorta Eksperleri Derneği tarafından gönderilen cevabi yazıda
özetle;
- Üyelerinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği uyarınca eksper raporlarını
SBM üzerinden hazırlamak zorunda oldukları ancak SBM üzerinde sadece sigortalı
tarafından oto kaza branşı kapsamında yapılan atamalarda kullanılan bir rapor
yazım modülü bulunduğu,
- Bu kapsamda eksperlerin, ekspertiz raporlarını OtoAnaliz, Epis, Digilera, Ketsoft,
Optimum Çözüm ve OSEM Portal üzerinden düzenledikleri ve bu raporların SBM
veri tabanına bu yazılımlar aracılığıyla aktarıldığı,
- İlgili yazılımlar çerçevesinde zaman zaman 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması
Kanunu kapsamına giren güvenlik açıkları yaşandığına dair duyumlar alındığı,
yaşanılan güvenlik açıklarına dair sorumluluğun tamamının sigorta şirketlerinin
üzerinde olduğu,
- Eksperlerin faaliyetlerini yürütürken kendilerinin ayrıca sözleşmeli olarak yazılım
şirketleri ile çalışmadığı,
- S-Cloud’un ulaşılabilirlik, entegrasyon, veri güvenliği, tarafsızlık ve bağımsızlığın
temini, tüketici haklarının korunması, kontrol ve denetim açısından sektöre olumlu
katkıları olacağı,
20-49/672-294
13/25
- Bu platformda yer alan uygulamaların erişim kolaylığı, uygun fiyat, yüksek veri
güvenliği, entegrasyon, suistimallerin tespiti ve önlenmesi gibi ölçülebilir fayda ve
standartlar sağlamaları ve gelişmiş bilişim çözümleri sunmaları dolayısıyla tercih
edilirliklerinin yüksek olacağının düşünüldüğü
ifade edilmektedir.
G.4. İlgili Pazar
(35) Dünyada artan veri kullanımı sonrasında hem yazılım ve donanım maliyetlerini aşağı
çekmek hem de çok büyük boyutlu verilerin güvenli ortamlarda saklanmasına,
işlenmesine olan ihtiyaç ile paralel olarak kullanımı artmakta olan bulut bilişim (cloud
computing), yapılandırılabilir bilişim kaynaklarından oluşan ortak bir havuza, uygun
koşullarda ve isteğe bağlı olarak her zaman, her yerden erişime imkân veren web
tabanlı bilişim hizmetlerinin genel adıdır. Erişilebilirliği destekleyen bulut bilişim hizmeti
kendi kendine isteğe bağlı hizmet, geniş ağ erişimi, ortak kaynak havuzu, çabukluk ve
esneklik ve ölçülebilir hizmet olmak üzere beş temel unsurdan oluşmaktadır4.
(36) Genellikle düşük donanım/yazılım maliyeti, artırılmış veri güvenliği, gelişmiş
performans ve sınırsız depolama kapasitesi gibi avantajları bulunan bulut bilişim
hizmeti üç temel hizmet modeli aracılıyla verilmektedir:
- Altyapı Hizmeti (Infrastructure as a Service (IaaS)): İşlemci, depolama ve ağ
kaynağı gibi temel bilişim kaynaklarının üzerine kullanıcıların ihtiyaç duyduğu işletim
sistemi ve uygulamaları kurabilmesine olanak sağlayan yani hizmetin fiziksel veya
sanal makineler olarak sunulduğu hizmet modelidir.
- Platform Hizmeti (Platform as a Service (PaaS)): Kullanıcıların geliştirmiş olduğu
uygulamanın çalışması için gerekli işletim sistemi, ağ altyapısı ve veri tabanı gibi
çeşitli kaynakları bir platform aracılığıyla sağlayan hizmet modelidir.
- Yazılım Hizmeti (Software as a Service (SaaS)): Temel altyapı, uygulama yazılımı
ve uygulama verileri gibi unsurların tamamının hizmet sağlayıcısının veri
merkezinde bulunduğu, kullanıcıların sunucu üzerinde bulunan bulut tabanlı
uygulamaları internet aracılığıyla kullanmasını sağlayan hizmet modelidir. Bu model
lisanslama, yazılım, altyapı ve bakım maliyetleri gibi maliyetlere katlanmadan
genellikle kullandıkça öde esasına dayanmak suretiyle maliyet avantajı
sağlamaktadır5.
(37) Yukarıda ayrıntılı bir şekilde ele alınan bulut bilişim hizmet modellerinin işleyişine ilişkin
özet tablo aşağıda yer almaktadır:
4 (Erişim Tarihi: 10.07.2020).
5 (Erişim Tarihi: 10.07.2020)
20-49/672-294
14/25
Tablo-1: Bulut Bilişim Hizmet Modelleri
Altyapı Hizmeti (IaaS) Platform Hizmeti (PaaS) Yazılım Hizmeti (SaaS)
Yazılımlar Yazılımlar Yazılımlar
Veriler Veriler Veriler
Platform İşlerliği Platform İşlerliği Platform İşlerliği
Ara Yazılım Ara Yazılım Ara Yazılım
İşletim Sistemi İşletim Sistemi İşletim Sistemi
Sanallaştırma Sanallaştırma Sanallaştırma
Sunucular Sunucular Sunucular
Depolama Depolama Depolama
Yerel Ağ Yerel Ağ Yerel Ağ
Sorumluluğu Kullanıcıya Ait Sorumluluğu Hizmet Sağlayıcıya Ait
Kaynak: Bildirim Formu
(38) Bu bilgiler kapsamında, S-Cloud’un hem sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren
sigorta şirketleri, acenteleri ve eksperlerinin kullanımına yönelik tasarlanan yazılımların
yer aldığı “dijital pazar yeri” olarak hem de yukarıda özelliklerine yer verilen yazılım
hizmeti (SaaS) modeli çerçevesinde hizmet vereceği düşünüldüğünde “bulut bilişim
pazarı”nda faaliyette bulunacağı söylenebilecektir.
(39) Diğer taraftan İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında “Ancak
inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar
tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm
tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı
yapılmayabilir.” ifadesi yer almaktadır. Mevcut dosya kapsamında da ilgili pazarın
tanımlanmasının dosya kapsamındaki değerlendirmeye bir etkisi bulunmayacağı
anlaşıldığından nihai bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir.
G.5. Değerlendirme
G.5.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Açısından Değerlendirme
(40) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre, belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka
aykırı ve yasaktır. Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yapılan
değerlendirmede anlaşmanın rekabeti kısıtlama amacı ve/veya etkisine bakılmaktadır.
Anlaşmanın rekabeti kısıtlama amacı ve/veya etkisi olduğu tespit edildiği takdirde
anlaşma sonucunda ortaya çıkacak rekabetçi faydalar ve rekabeti kısıtlayıcı etkiler
dikkate alınarak 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyet
değerlendirmesi yapılmaktadır.
(41) Başvuruya konu S-Cloud Projesi, sigorta sektörüne yönelik olarak geliştirilmiş
yazılımların, belirli teknik yeterlilik ve güvenlik standartlarını sağlaması şartıyla, sektör
paydaşlarının bu uygulamalara erişimini kolaylaştırmayı ve bilgi güvenliği endişelerinin
azaltılmasını amaçladığı ifade edilen bir “bulut bilişim” uygulamasıdır. Uygulamayı
hayata geçirecek olan SBM esasen sigorta şirketlerince oluşturulan TSB’nin
kontrolündeki bir yapıdır. Bu anlamda TSB’nin, SBM vasıtasıyla, sigorta sektöründeki
oyunculara yazılım hizmeti sunan teşebbüslere yönelik oluşturacağı platform ile ticari
bir faaliyette bulunacağı anlaşılmaktadır. TSB, rekabet hukuku bağlamında bir
teşebbüs birliği olduğundan TSB ve iştiraklerinin gerçekleştirecekleri faaliyetler 4054
sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmekte olup bu bakımdan rekabeti olumsuz bir
şekilde etkilemeyecek şekilde yürütülmeleri gerekmektedir.
20-49/672-294
15/25
(42) Yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere S-Cloud Projesi özellikle sigorta şirketlerine,
acentelerine ve eksperlerine çeşitli yazılımlar aracılığıyla hizmet sağlayan
teşebbüslerin yürütecekleri faaliyetler ve aralarındaki rekabet açısından önem arz
etmektedir. Zira bu hizmetlerin alıcısı konumunda bulunan sigorta şirketleri
oluşturdukları teşebbüs birliği vasıtasıyla yazılım hizmetlerinin kurulacağı,
sergileneceği ve pazarlanacağı bir platformu faaliyete geçirmiş olacaklardır. Bu durum
ilk olarak S-Cloud dışında faaliyet göstermeyi tercih eden yahut S-Cloud içerisinde
çeşitli nedenlerle yer alamayacak teşebbüslerin sigorta sektöründeki teşebbüslere
sundukları hizmetler bakımından pazar dışında kalmaları riskini doğurmaktadır. Buna
ek olarak, diğer birçok değişkene bağlı olsa da sigorta sektöründe faaliyet gösteren
şirketlerin, bu anlamda özellikle sigorta şirketlerinin, kendi teşebbüs birliklerince hayata
geçirilen proje içerisinde yer alan teşebbüslerden hizmet almayı tercih etmeleri olasılık
dâhilindedir. Bu durumda bahse konu yazılım şirketleri arasındaki rekabeti
etkileyebilecek nitelikte bir husus ortaya çıkmaktadır.
(43) Diğer yandan, TSB’nin S-Cloud Projesi’nin hedefinde bulunan yazılım şirketlerinin
rakibi olan yazılım hizmetleri sunuyor olması (OSEM Portal6) aynı hizmeti sunan rakip
yazılım şirketleri ile yine aynı hizmeti kendi bünyesinde sağlayan sigorta şirketleri
bakımından önem taşımaktadır. Bu hususta rakip yazılım şirketleri, S-Cloud
platformuna dâhil olmak için SBM ile paylaşılması gereken bilgilerin (örneğin
yazılımların kaynak kodları gibi) rekabete hassas veri teşkil etmesinden kaynaklı
rekabet karşıtı hususlara dikkat çekmiştir. Buna ek olarak, sigorta şirketlerinin ve
acentelerin hangi yazılım şirketinden hizmet alınacağına ilişkin tercihlerinin, TSB ile
sigorta şirketleri arasındaki organik bağdan ve sigorta şirketleri ile acenteler arasındaki
ticari ilişkilerden etkilenme ihtimali S-Cloud Projesi’nin yol açabileceği olası anti
rekabetçi etkilere işaret etmektedir.
(44) Son olarak belirtilmelidir ki sigortacılık sektöründe S-Cloud Projesi’yle örtüşen ve bu
anlamda S-Cloud’a ikame teşkil edebilecek nitelikte hizmet sunan bir teşebbüsün
varlığına rastlanmamıştır. Fakat bilişim sektörünün yeniliğe açık dinamik yapısı
sayesinde ilerleyen zamanlarda S-Cloud’a rakip olabilecek hizmetler açısından bahse
konu hizmetin TSB tarafından SBM çatısı altında sunuluyor olmasının rakiplerin pazara
girişini zorlaştırma riski de bildirime konu faaliyetin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilmesine yol açmaktadır. Açıklanan sebeplerle, söz konusu
projeye menfi tespit belgesi verilmesi mümkün olmadığından, anılan projenin bireysel
muafiyet değerlendirilmesine tabi tutulması gerekmektedir.
G.5.2. 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Açısından Değerlendirme
(45) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre teşebbüsler arası bir anlaşma, uyumlu eylem
ve teşebbüs birliği kararının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesince öngörülen
yaptırımdan muaf olabilmesi için;
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması
6 (Erişim Tarihi: 17.09.2020).
20-49/672-294
16/25
koşullarını birlikte sağlaması gerekmektedir. Bu doğrultuda, SBM tarafından sunulacak
olan S-Cloud Projesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki şartları sağlayıp
sağlamadığına ilişkin değerlendirmeye aşağıda yer verilmiştir.
G.5.2.1. Malların Üretim veya Dağıtımı İle Hizmetlerin Sunulmasında Yeni
Gelişme ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(46) Bireysel muafiyet değerlendirmesinde aranan ilk şart, malların üretim veya dağıtımı ile
hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik
gelişmenin sağlanmasıdır. Genel olarak, üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi,
kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara girişin
kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması hallerinde bu
şartın varlığı kabul edilmekle birlikte, muafiyete konu uygulama ile iddia edilen
etkinlikler arasındaki illiyet bağının doğrudan olması gerekmektedir.
(47) SBM tarafından yapılan başvuruda ilgili şarta ilişkin bazı açıklamalara yer verilmiştir.
Öncelikle S-Cloud sayesinde sigorta şirketleri, acenteler ve eksperlerin çok sayıda
ürüne kolayca erişeceği ve hangi ürünün kendilerine uygun olacağını tespit
edebilecekleri belirtilmiştir. Ek olarak sigorta sektörüne yönelik yazılım geliştiren
teşebbüslerin çok sayıda oyuncunun bulunduğu S-Cloud’a katılmasıyla rekabet
ortamının pekişeceği ileri sürülmüştür. Bunların yanında esas gelişmenin güvenlik
standartlarının sağlanmasıyla ortaya çıkacağı ifade edilmektedir. Bu çerçevede, S-
Cloud’da yer alan ürünlerin belirli bir standarda sahip olduğunun önceden bilinmesi ve
bu platformda yer almak isteyen yazılım şirketlerinin güvenlik standartlarını belli bir
seviyeye taşıyacak olmalarının sektöre olumlu yansıyacağı ifade edilmiştir. SBM,
güvenlik konuları hakkındaki hassasiyeti ve bilgisi sigorta şirketlerine nazaran düşük
sayılabilecek acenteler üzerinden gerçekleşen veri sızıntılarının oluşturduğu güvenlik
açıklarına dikkat çekmiştir.
(48) S-Cloud Projesi’nin işlevine bakıldığında temel olarak, bazı temel güvenlik kriterlerinin
aranmasıyla özellikle sigorta acentelerinin kullandığı yazılımlara ilişkin güvenlik
açıklarının minimize edilmesinin amaçlandığı ve bu kriterleri karşılayan yazılımlara
belirli bir ücret karşılığında sunucu hizmeti verileceği görülmektedir.
(49) Bu noktada ilk olarak S-Cloud sayesinde bu platforma yüklenecek yazılımlar
bakımından güvenlik risklerinin nasıl bertaraf edileceğine değinilmesi gerekmektedir.
“Güvenlik Kriterleri” başlığı altında, S-Cloud üzerinden sunulacak uygulamanın,
kaynak kod incelemesi de dahil olmak üzere TSE, CREST gibi akredite kuruluşlar
tarafından yılda en az bir defa güvenlik testinden geçirilmiş olması gerektiği
belirtilmiştir. Bu kapsamda, SBM tarafından ek güvenlik testlerinin yapılmayacağı,
akredite kuruluşlar tarafından yapılan testlerin yeterli olacağı ifade edilmiştir. Bu
çerçevede, S-Cloud Projesi’nin güvenlik açısından halihazırda piyasada mevcut olan
testler haricinde alternatif bir test yahut yenilik ortaya koymadığı anlaşılmaktadır. S-
Cloud dışında faaliyet gösteren yazılım şirketlerinin de müşterileri tarafından talep
edilmesi halinde bu güvenlik sertifikalarını alabileceği düşünüldüğünde, S-Cloud’un bu
anlamda piyasanın genelinde güvenlik standartlarının yürütülmesi anlamında büyük bir
etki doğuracağına yönelik bir sonuca da varılamamaktadır.
(50) S-Cloud Projesi ile getirilmesi planlanan bir diğer özellik ise bu platforma yüklenecek
yazılımlara sunucu desteği verilmesidir. S-Cloud’a yüklenecek yazılımlar SBM
tarafından kendilerine tahsis edilen sunucularda çalıştırılabilecektir. Bu çerçevede,
sektör paydaşlarından kullandıkları yazılımların sunucularının ne şekilde sağlandığı
hususunda bilgi talep edilmiş olup gelen cevaplarda sigorta şirketlerinin kullandıkları
yazılımlara ilişkin sunucuları kendi uhdelerinde bulundurdukları ve bu sunuculardaki
20-49/672-294
17/25
bilgilere erişimin sigorta şirketlerinin kontrolünde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu bilgiden
hareketle, gerek sunucu hizmetinden faydalanmak için gerekli ücretlerin gerekse
sunucuların bakım ve destek giderlerinin sigorta şirketlerince ödendiği anlaşılmıştır.
(51) Bu çerçevede, sigorta şirketlerince S-Cloud üzerinden çalışan ve sunucularının da
SBM’de yer aldığı bir yazılımdan hizmet almanın sunucu temini ile bakım ve destek
maliyetlerinin önemli ölçüde azalması ihtimalinin doğacağı ifade edilmiştir. Benzer
şekilde, yazılım şirketlerinin de kendi sunucularının temini ile süreklilik arz eden bakım
ve destek hizmetlerinin sağlanması bakımından katlanacakları maliyetleri SBM’nin
sağlayacağı sunucu hizmetinden faydalanmak suretiyle azaltabilecekleri
öngörülmektedir. Diğer yandan bu hususun S-Cloud’un ücretlendirme politikasıyla
doğrudan bağlantılı olduğu düşünüldüğünde, söz konusu maliyet avantajlarının
gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini mevcut durumda net bir şekilde öngörmek ve kesin
bir değerlendirme yapmak mümkün görünmemektedir. Nitekim Muafiyetin Genel
Esaslarına İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 37. paragrafında da muafiyete konu uygulama
ile maliyet etkinliği oluşacağının iddia edilmesi halinde, söz konusu maliyet etkinliğinin
ne şekilde ve ne büyüklükte olacağının da açıkça ortaya koyulması gerektiği
vurgulanmaktadır. SBM tarafından yapılan bildirimde ileri sürülen maliyet etkinliğinin
ne şekilde sağlanacağının ve ne büyüklükte olacağının ortaya konulmadığı
görülmektedir.
(52) Sunucu hizmetinin SBM bünyesinde verilmesinin bir diğer avantajının ise “Mevzuat ve
Uyum Kriterleri” başlığı altında gerçekleşeceği ifade edilmektedir. Buna göre, S-Cloud
üzerinden çalıştırılacak yazılımlar aracılığıyla hangi verilerin toplandığı, verilerin
saklanma amacı ve süreleri gibi unsurları aydınlatma yükümlülüğüne uyum ile kişisel
verilere ilişkin mevzuata uyumun sağlanması gereği aranmaktadır. Bu kapsamda
gerekli hukuki metinlerin ve yerine getirilmesi gereken diğer hususların S-Cloud
üzerinden faaliyete geçmeden önce kullanıcı bazlı olarak temin edilmesi ve loglanması
gerekmektedir. Bu koşullar yazılım şirketlerinin hangi verileri topladığı ile bunların yurt
içinde mi yoksa yurt dışında mı saklandığının takibi sayesinde veri toplama ve saklama
faaliyetinin mevzuatta aranan koşullarda yapılıp yapılmadığının denetlenmesine
olanak tanımaktadır. Diğer yandan, SBM tarafından sağlanan sunucu hizmeti ile
yazılımların topladığı veriler SBM bünyesinde saklanacak olup yazılım şirketlerince
toplanan bilgilerin mevzuata aykırı olarak yurtdışındaki sunuculara aktarılmasının
önüne geçileceği belirtilmektedir. Bununla birlikte toplanan bilgilerin mevzuata aykırı
şekilde kullanılmasını denetlemek ve engellemek için SBM ile diğer kamu kurumlarının
var olan yetkileri ile S-Cloud Projesi’nin yazılım şirketleri açısından zorunlu olmadığı
da göz önüne alındığında bahse konu güvenlik ihlallerini engelleme noktasında ek
katkı sunma ihtimalinin düşük olduğu görülmektedir.
(53) Yukarıda yer verilen başvuru konusu Proje nedeniyle S-Cloud’a dâhil olmak isteyen
yazılım şirketleri ile S-Cloud üzerinden faaliyet gösteren yazılımları kullanmak isteyen
teşebbüsler bakımından ortaya çıkabilecek maliyet artışı risklerine dikkat çekmek
gerekmektedir. Önceki bölümlerde de açıklandığı üzere S-Cloud’a sadece web tabanlı
uygulamalar dâhil olabilmektedir. Dolayısıyla web tabanlı olmayan yazılımların S-
Cloud’a dâhil olabilmeleri için ek geliştirme maliyetlerine katlanmaları gerekecektir.
Diğer yandan, sigorta şirketleri, web tabanlı uygulamalar haricinde birçok farklı
modelde çalışma altyapısı içeren yazılım hizmetleri kullanabildiklerini, web tabanlı
olmayanların S-Cloud’a geçmeleri ve bunların sigorta şirketlerinin işleyişine adapte
olabilmeleri için çok geniş bir geçiş çalışması yapılması gerektiğini ifade etmişlerdir.
Bu durum, web tabanlı olmayan yazılım şirketlerinin maliyetlerini artırmasının yanı sıra,
20-49/672-294
18/25
bunlardan hizmet almakta olan sigorta şirketlerinin de kendi sistemlerini web tabanlı
işleyişe adapte etmeleri için geçiş maliyetlerine katlanmalarını gerektirebilecektir.
(54) Mevcut durumda özellikle sigorta sektöründeki küçük ölçekli acentelere yönelik
güvenlik açıklarının azaltılacağına ve maliyet avantajı sağlanacağına ilişkin somut
argümanlar ortaya konulamaması, başvuru konusu Proje’nin güvenlik açıklarına
yönelik hâlihazırda var olan güvenlik testlerinden ayrı olarak yeni bir yöntem
getirmemesi ve bununla birlikte Proje’nin web tabanlı olmayan yazılımların S-Cloud’a
dahil olabilmesi için yazılım şirketlerinin yapacağı yatırımlar nedeniyle maliyet avantajı
yerine maliyet artışına yol açabileceği ihtimali dikkate alındığında, başvuru konusu S-
Cloud Projesi’nin ekonomik veya teknik bir gelişme sağlamadığı değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede, anılan kapsamda muafiyetin birinci koşulunun karşılanmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
G.5.2.2. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(55) Muafiyetin ikinci şartı; anlaşmanın tüketicilere ortaya çıkan objektif faydadan adil bir
pay alma imkânı tanınmasıdır. Muafiyet değerlendirmesi bakımından “tüketici”
kavramı, anlaşmadan etkilenen ilgili pazarlardaki mal veya hizmetlerin doğrudan veya
dolaylı tüm kullanıcılarını içerecek şekilde yorumlanmaktadır. 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi
için, yukarıda değinilen malların dağıtımı veya hizmetlerin sunulmasından elde edilen
iyileşmenin tüketiciye yansıtılması gerekmektedir. Bu çerçevede; fiyat seviyesindeki
düşüş, satış sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha
kolay ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın sağlanması gibi koşullar tüketicinin elde
edeceği menfaat kapsamında değerlendirilebilmektedir. Tüketiciye yansıtılan
faydanın, muafiyete konu uygulamanın negatif etkilerini telafi edecek düzeyde olması
yeterli olup, işbu şartın sağlanması bakımından daha fazlasına gerek
duyulmamaktadır. Kılavuz’un 53. paragrafında yeni ürün geliştirilmesinin ve
mevcutların iyileştirilmesinin tüketici refahını artırdığı, bu refah artışının rekabeti
sınırlayıcı anlaşmanın uygulanmasından doğan zararları aşması halinde tüketicinin
yarar sağlama şartının sağlanmış olacağı ifade edilmektedir.
(56) Öncelikle, muafiyetin ilk şartının sağlanıp sağlanmadığına yönelik değerlendirmede yer
verildiği üzere başvuru konusu Proje’den kaynaklanan bir etkinlik kazanımı oluşmadığı
görülmektedir. Bununla birlikte, incelenen faaliyetin tüketiciler üzerindeki olası
etkilerinin ortaya konulmasında fayda görülmektedir.
(57) S-Cloud Projesi’yle beraber güvenlik açıkları azaltılacağından özellikle sigorta
sektörünün nihai kullanıcıları olan gerçek kişiler açısından yaşanması muhtemel
sorunların önüne geçileceği ve kişisel verilerin korunması açısından tüketicilerin yarar
sağlayacağı ifade edilmiştir. SBM, özellikle bulut bilişim sistemleri üzerinden hizmet
veren yazılımların verileri ne denli koruduğunun bilinmediğini, S-Cloud içerisinde yer
alan ürünler açısından ise bu kriterlerin belirli olacağını ifade etmiştir. Ayrıca S-
Cloud’un getireceği yeniliklerle beraber sigorta şirketleri, acenteler ve eksperler
tarafından nihai tüketicilere sunulacak hizmetlerin kalitesinin ve hızının da artacağı ileri
sürülmüştür. S-Cloud’da yer almak isteyen yazılımlar, kişisel verilerin güvenliğine dair
yasal şartları taşımak durumda olacağından, bilgilerini acentelerle paylaşmak
durumunda olan kullanıcıların bu bilgilerinin mevzuat koşullarına uygun sistemlerde
tutulması sağlanacaktır. Bu sayede, sigortalıların kişisel verilerine yönelik endişelerin
giderilmiş olacağı ve bu bağlamda tüketici yararı sağlanmış olacağı ileri sürülmektedir.
(58) Bildirim formunda ileri sürülen muhtemel faydaların tüketicilere yansıtılabilmesi için S-
Cloud Projesi’nin ücretlendirme politikasının kilit noktada olduğu yadsınamaz bir
20-49/672-294
19/25
gerçektir. Muafiyetin birinci şartının sağlandığı bir varsayımda dahi S-Cloud’un belirsiz
ücretlendirme politikası altında söz konusu maliyet avantajlarının gerçekleşip
gerçekleşmeyeceğini mevcut durumda net bir şekilde öngörmek ve kesin bir
değerlendirme yapmak mümkün görünmemektedir. SBM’nin talep edeceği ücretin
bilinmediği bu durum altında, teknik şart ve ücretlerin piyasadaki makul düzeylerden
daha yüksek olması halinde küçük ve orta ölçekli teşebbüslerin rekabet gücünün
kısıtlanma ihtimali ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte SBM tarafından
ücretlendirmenin “lisans ya da kullandıkça öde iş modeline göre yapılacağı” ve “ayrıca
ücretlendirme yapılırken maliyetlerin karşılanmasının yanı sıra geliştirme ve kapasite
artırımı yatırımlarının da söz konusu olması halinde bunların da göz önünde
bulundurulacağı” ifade edilmektedir. Dolayısıyla S-Cloud projesine dahil olacak olan
yazılım firmalarının sadece S-Cloud’un başta sunucu olmak üzere operasyonel
maliyetlerinin finansmanına değil, S-Cloud’un kapasite artırımına ilişkin yatırım
maliyetlerinin finansmanına da katılacakları anlaşılmaktadır. İlave olarak projede yer
almak isteyen ancak web tabanlı olarak faaliyet göstermeyen yazılım şirketlerinin de
bu maliyetler dışında dönüşüm maliyetlerine katlanacakları hesaba katıldığında, S-
Cloud Projesi’nin teşebbüslere maliyet avantajı sağlamasından ziyade teşebbüslerin
maliyetlerinin artmasına sebep olabileceği ve en nihayetinden tüketicilerin bundan
olumsuz etkilenebileceği anlaşılmaktadır.
(59) Bu başlık altında yer verilen tespitler doğrultusunda, S-Cloud Projesi’nin genel hatları
itibarıyla tüketici yararı sağlayabilecek nitelikte olmadığı ve muafiyetin ikinci şartını da
karşılamadığı değerlendirilmektedir.
G.5.2.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(60) Muafiyetin üçüncü şartı, anlaşmanın veya kararın teşebbüslere ilgili piyasanın önemli
bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırma imkânı tanımaması, bir başka deyişle
sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlamasının
rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamasıdır. Bu şartın amacı,
rekabetin kısmen sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve potansiyel
rekabetin devamının teminidir. İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkıp kalkmadığı değerlendirilirken dikkate alınması gereken başlıca hususların ise;
pazarda hâlihazırda giriş engellerinin olup olmadığı, hâkim durumda olan bir
teşebbüsün bulunup bulunmadığı, dikey anlaşmalar aracılığıyla giriş engeli yaratılıp
yaratılmadığı, pazarın yapısı, tüketici tercihlerinin ne ölçüde kısıtlandığı şeklinde
sıralanması mümkündür. Muafiyete konu uygulamanın ilk olarak pazardaki fiili durum
üzerindeki etkisi incelense de, tek başına bu yeterli olmayıp potansiyel rekabet
üzerindeki etkilerin de değerlendirilmesi gerekmektedir7. Potansiyel rekabet
bakımından henüz piyasada rekabet etmeyen teşebbüslerin piyasaya girmek
istediklerinde karşılaşacakları giriş engelleri değerlendirilir.
(61) Bildirim Formunda SBM, S-Cloud ile sağlanacak bilişim hizmetinin yalnızca sigorta
sektörünü ilgilendiren ürünlere yönelik olacağını bu nedenle ilgili pazarın çok küçük bir
kısmına etki edebileceğini ifade etmiştir. SBM, S-Cloud’un kullanımının sigorta
şirketleri, acenteler ve eksperler için zorunluluk taşımadığını, bu kullanıcıların sistem
dışında olan yazılım şirketlerinin ürünlerini de kullanabileceklerini, SBM’nin zorunluluk
yaratmaya yönelik bir karar almayacağını ve bu yönde çaba harcamayacağını
belirtmiştir. Ek olarak yazılım şirketlerinin de ürünlerini S-Cloud’da sunmasına yönelik
7 Kılavuz, 54-56. paragraf.
20-49/672-294
20/25
bir zorunluluk olmayacağı, S-Cloud’da ürünlerini sunan yazılım şirketlerinin ise
ürünlerini başka platformlarda da sunabileceği anlaşılmaktadır.
(62) S-Cloud Projesi öncelikli olarak sigorta sektöründe faaliyet gösteren aktörlere bilişim
hizmetleri veren teşebbüslerin faaliyetlerini etkileyecektir. Bu nedenle ilk olarak
projenin sunulacağı yapının ve işleyişinin söz konusu teşebbüsler üzerinde ortaya
çıkarabileceği etkilerin ele alınması gerekmektedir. Diğer bir deyişle, S-Cloud
hizmetinin dolaylı olarak sigorta şirketleri tarafından sunuluyor olması ile bahse konu
hizmetin alıcısı konumundaki yazılım şirketlerinin sigorta şirketleriyle ve bunların
acenteleriyle sıkı ticari ilişki içinde bulunmasının etkilerinin değerlendirilmesi önem arz
etmektedir. Bu hususa ek olarak S-Cloud hizmetinin verilmesinde yazılım
şirketlerinden talep edilen bilgilerin neler olduğu, TSB vasıtasıyla yürütülen benzer
nitelikte yazılım hizmetinin bulunup bulunmadığı, talep edilen bilgilerin TSB’nin verdiği
yazılım hizmetinin yürütülmesini ne şekilde etkileyeceği hususları da
değerlendirilmelidir.
(63) Projenin piyasadaki etkisine yönelik olarak piyasa oyuncuları tarafından iletilen
görüşlerde yalnızca SBM’nin kurduğu bir platformda yer almanın yazılım ürününü ne
denli tercih edilir kıldığına yönelik olarak verilen bilgiler önem taşımaktadır. Buna göre,
gerek sigorta şirketleri gerekse de yazılım şirketleri güvenilir ve yenilikçi bir platform
olması durumunda S-Cloud içerisinde yer alan ürünlerin diğer ürünlere göre bir miktar
daha tercih edilebilir olacağını vurgulamışlardır. Bununla beraber S-Cloud’da yer
almanın ürün adına tek başına tercih sebebi olmayacağı; yazılımların maliyeti,
güvenliği ve kullanılan diğer ürünler ile uyumlu çalışabilmesi, kolay kullanılabilmesi gibi
unsurların yazılımların tercih edilmesinde nazara alınan esaslı unsurlar olduğu ifade
edilmiştir. Ayrıca hâlihazırda donanım ve güvenlik altyapılarına yatırım yapmış olan
sigorta şirketleri açısından S-Cloud’un kısa vadede tercih edilir olmayacağı da
paylaşılan görüşler arasındadır.
(64) Sigortacılık hizmetlerine yönelik olarak sunulacak bilişim ürünlerinin bir arada
bulunacağı ve aynı zamanda sunucu hizmeti de verilecek olan S-Cloud Projesi’ne
benzer başka bir platformun hâlihazırda bulunmadığı bilinmektedir. Bu nedenle SBM
bahse konu hizmet bakımından tek oyuncu olarak faaliyet göstermektedir. Bu nedenle
benzer şekilde sigortacılık sektöründe kullanılacak yazılım ürünleri geliştiren firmalara,
S-Cloud benzeri hizmet vermek isteyen teşebbüslerin pazara girişlerinin mümkün olup
olmadığı hususu önem taşımaktadır. SBM’nin S-Cloud dâhilinde verdiği temel
hizmetler, yazılım şirketlerine sunacakları ürünler için sunucu tahsisi, sunucuların
bakım ve destek hizmetlerinin sürdürülmesi ve aynı zamanda yazılım ürünlerinin
taşıması gereken güvenlik kriterlerinin hem kurulum aşamasında hem de sonrasında
denetlenmesi şeklinde özetlenebilecektir. Bunlara ek olarak S-Cloud sayesinde sigorta
şirketleri, acenteler, eksperler gibi alıcıların bu bilişim ürünlerini bir arada
görüntülemesine imkân sağlanmaktadır. Bu hizmetlerin bir başka bulut bilişim
sağlayıcısı tarafından verilebilmesi için bu sağlayıcının yeterli kapasitede sunucu alanı
bulundurması, bunların bakım ve destek faaliyetlerini yürütebilecek donanıma sahip
olması, aynı zamanda yazılım güvenlik kriterlerinin işleyişi ve periyodik denetimi
konusunda bilgi sahibi olması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bahse konu
hizmetlerin sunulabilmesi için herhangi bir yasal izin prosedürü gerekmediği gibi bu
pazara girişte de herhangi bir fiili engel bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede
Türkiye pazarında yerli sunucu hizmeti veren Çizgi Telekomünikasyon A.Ş.8 (Natro),
8
20-49/672-294
21/25
Vargonen Teknoloji ve Bilişim Sanayi Ticaret A.Ş., Buuldy Bilişim Emre Mert Delidere
(Netesta), Aerotek Bilişim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Turhost), Radore Veri Merkezi
Hizmetleri A.Ş. ve GNET İnternet Telekomünikasyon A.Ş. (Güzel Hosting) adlı
teşebbüslerin sunucu hizmeti verdikleri bilinmektedir. Bu çerçevede S-Cloud’un
faaliyet göstereceği alana giriş yapmak isteyen olası rakiplerin sahip oldukları temel
altyapı olanakları ile birlikte S-Cloud’a ikame hizmetler sunabilecekleri
değerlendirilmektedir.
(65) SBM tarafından bir yazılım ürününün S-Cloud’a kurulması gerektiği yönünde herhangi
bir zorlama veya telkinde bulunulmayacağı, dileyen yazılımların S-Cloud üzerinden
hizmet verebileceği, bu platforma dâhil olmak istemeyen teşebbüslerin ise mevcut
sistemleri üzerinden faaliyet göstermeye devam edebilecekleri ifade edilmiştir. Buna
ek olarak sigorta şirketleri ile bu sektörde hizmet veren acente, eksper gibi pazar
oyuncularına da S-Cloud’da yer alan ürünleri kullanmaları yönünde herhangi bir telkin
veya zorlamanın olmadığı belirtilmiştir.
(66) Bununla birlikte, S-Cloud’a dâhil olmak isteyen teşebbüslerin ne şekilde seçileceği ve
platforma kabulün nasıl gerçekleşeceği konularına da değinmek gerekmektedir. SBM
tarafından verilen bilgilerde, objektif ürün kabul kriterlerinin SBM web sitesinde ilan
edileceği, bu kriterleri karşılayan ürünlerin platforma dâhil edileceği belirtilmiş olmakla
birlikte “Yazılım Kriterleri” başlığı altında ürünlerin sigorta sektörünün ihtiyaçlarına
cevap verebilecek nitelikte olmaları gerektiği ve uygulamanın sektör ile alakasının SBM
tarafından takdir edileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, web tabanlı olmayan uygulamaların
sisteme dâhil edilmeyeceği, kapasite ve teknoloji yetersizliği nedeniyle bazı ürünlerin
de S-Cloud’a yüklenmesinin mümkün olmayacağı ifade edilmiştir. SBM tarafından
makul sürede kapasite ve teknoloji artırımı yapılarak ürünün platforma kabul edileceği
belirtilmiş olsa da bunun hangi süre içinde yapılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi
bir süre sınırı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yanı sıra web tabanlı olmayan yazılımların
S-Cloud’a dâhil olabilmek için gerekli teknik dönüşümleri yapabilmek için ek maliyete
katlanmak zorunda kalacakları anlaşılmaktadır. S-Cloud hizmetinin ücretlendirilmesi
konusuna gelindiğinde ise SBM tarafından maliyetlerin karşılanmasına ek olarak
geliştirme ve kapasite artırımı yatırımlarının gerektirdiği çerçevede lisanslama ve
“kullandıkça öde” modelinde ücret talep edileceği belirtilmiştir. Ancak mevcut durumda
SBM’nin ücretlendirme politikası netleşmemiş olduğundan S-Cloud’a girmek isteyen
teşebbüslerin daha fazla maliyete katlanmak zorunda kalmaları da ihtimal dâhilinde
görünmektedir. Açıklanan hususlar, S-Cloud’a girmek isteyen yazılım ürünlerinin bu
anlamda rekabetini olumsuz etkileyebilecektir.
(67) Sektör paydaşlarınca da değinildiği üzere TSB çatısı altında faaliyet gösteren SBM’nin
sigorta sektörü oyuncularını S-Cloud’da yer alan ürünleri kullanmaya ya da yazılım
şirketlerini S-Cloud’a dâhil olmaya yönlendirmesiyle ortaya çıkacak olası bir fiili
zorunluluk halinde S-Cloud haricinde faaliyet gösteren yazılım şirketleri üzerinde
rekabetçi zarar doğması muhtemeldir. Nitekim Kurulun 20.12.2018 tarih ve 18-48/751-
364 sayılı OSEM kararında da, S-Cloud’a benzer şekilde, TSB çatısı altında
yürütülecek bir projenin zorunluluk unsuru taşıması halinde sigorta şirketlerine ürün ve
hizmet sağlayan teşebbüsler üzerinde doğacak anti rekabetçi etkiye dikkat çekilmiştir.
OSEM kararında belirtildiği gibi hizmetin alıcısı konumunda bulunan sigorta
şirketlerinin aynı zamanda zorunlu olarak hizmetin asgari standartlarını
belirlemesinden doğacak anti rekabetçi etkinin bir benzeri işbu dosya açısından da söz
(Erişim Tarihi:
15.09.2020).
20-49/672-294
22/25
konusu olabilecektir. Zira ürünlerin alıcısı konumunda bulunan sigorta şirketlerinin TSB
aracılığıyla, ürünlerin satılacağı bir pazar yerinde hangi standartları karşılayan
ürünlerin yer alacağını belirlemesi benzer kapsamda değerlendirilebilecek bir husustur.
Fakat yukarıda da vurgulandığı üzere, OSEM kararında yasaklanan rekabet karşıtı
etki, zorunluluğa ilişkin uygulamalardan doğmaktadır. SBM tarafından vurgulanan
zorunluluk oluşturulmayacağına yönelik ifadelere rağmen SBM’nin yapısı ve sektördeki
konumu itibarıyla başvuru konusu projenin ileride fiili zorunluluk yaratma ihtimalinin
düşük olmadığı değerlendirilmektedir.
(68) Dosya kapsamında S-Cloud Projesi’ne yönelik ifade edilen bir diğer husus ise S-Cloud
içerisinde yer alan yazılım şirketlerinin verilerinin SBM’ye açık olmasıyla TSB’nin
iştirakleri tarafından yazılım şirketleri aleyhine kullanılma riskine ilişkindir. “Uygulama
ve Değişim” başlıklı kriterlerde, ürünün açıklaması, bileşenleri, kurulum ve
konfigürasyonları, alt yapısı, entegrasyon noktaları, veri tabanı ve ortam bilgileri gibi
bilgilerden hangilerinin SBM’ye iletilmesi gerektiğinin SBM tarafından belirleneceği
düzenlenmiştir. Bu noktada sigorta şirketlerine hasar yönetim sistemi yazılımı hizmeti
veren (…..) tarafından, TSB iştiraklerine rakip olan teşebbüslerin rekabete duyarlı
verilerinin S-Cloud üzerinde tutulmasının risk yaratabileceği, TSB’nin %100 iştiraki
olan OSEM Sertifikasyon A.Ş. bünyesinde OSEM Portal adlı bir yazılım ürünü
geliştirildiği, (…..)’in rakibi konumunda olan OSEM Portal bağlantılı bir platform olan S-
Cloud’da yer almanın makul bir seçenek olmayacağı ifade edilmiştir. Benzer şekilde
DİGİLERA, TSB’nin rakip ürün çıkararak OSEM’in sahibi olması nedeniyle S-Cloud’da
yer almanın tercih edilebilir bir seçenek olmadığını belirtmiştir. Rakip yazılım
ürünlerinin rekabete hassas bilgilerinin paylaşılması riski hakkında SBM’den ek bilgi
talep edilmiş ve gelen cevap yazısında yazılım güvenliğinin SBM bünyesinde
çalışanlar tarafından incelenerek yüklenmesi yönteminden hem yazılım kodlarının
gizliliği hem de operasyonel zorluklar sebebiyle vazgeçildiği, SBM bünyesindeki
sunuculara yalnızca ilgili yazılım şirketlerinin uzaktan erişim imkanının bulunacağı,
SBM sunucularında yer alan yazılım ürünlerine ait kaynak kodları ve kullanıcı
bilgilerine erişimin mümkün olmayacağı, SBM’nin sadece sisteme bağlanacak
kullanıcıların ad, soyad, TCKN ve cep telefonu bilgilerini edineceği, her yazılım
şirketine ayrı bir sunucu tahsis edileceği ve SBM’nin bu sunuculara erişiminin
engellendiği belirtilmiştir.
(69) Bununla birlikte, teknik işleyişin detayları ile SBM tarafından sunucularda tutulan
bilgilere erişimin ne derece imkânsız olacağının açıklığa kavuşturulması amacıyla
yapılan araştırmada9 SBM’nin bahse konu bilgilere erişmesinin önünde herhangi bir
teknik engelin bulunmayacağı hususu tespit edilmiştir.
(70) Yer verilen bilgi ve değerlendirmeler doğrultusunda SBM tarafından sunulacak olan S-
Cloud hizmetinin ücretlendirme politikasındaki belirsizlikler, fiili zorunluluk oluşturma
potansiyeli ve sunucularındaki bilgilere her zaman erişebilme yeteneğinin rekabet
üzerinde muhtemel olumsuz etkiler oluşturabileceği, bu nedenle bildirime konu
uygulamanın muafiyetin üçüncü şartını sağlamadığı anlaşılmaktadır.
G.5.2.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(71) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen son koşul gereği, tüketicilere yansıtılan
ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde edilmesinde rekabeti daha az sınırlayan bir
yöntem mevcut ise anlaşmaya muafiyet tanınamayacaktır. Bu şart altındaki
9 Konu ile ilgili olarak Kurumun Bilişim Teknolojileri Dairesi Başkanlığının görüşünden yararlanılmıştır.
20-49/672-294
23/25
değerlendirmelerde genel olarak, uygulamanın rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin, elde
edilecek faydaların sağlanması için zorunlu olup olmadığı dikkate alınmaktadır.
(72) Bu koşul kapsamında SBM tarafından yapılan açıklamada, objektif kriterleri sağlayan
tüm teşebbüslere karşı eşit şekilde davranılacağı ve bu şartları sağlayan tüm
teşebbüslerin makul süre içerisinde S-Cloud’a eklenebileceği taahhüt edilmiştir.
(73) Muafiyetin bu son şartı ele alınırken hizmetlerin sunulmasında ekonomik veya teknik
gelişme koşulu ile tüketici yararı koşulunun sağlanması ile rekabet üzerinde meydana
gelecek sınırlama arasında bir ölçülülük değerlendirmesi yapılmaktadır. Diğer bir
deyişle, muafiyetin ilk iki koşulunun sağlanması için zorunlu olandan daha fazla
rekabeti sınırlayan uygulamalar muafiyetin son koşulunu karşılamayacaktır. Bu
değerlendirmede ilk olarak rekabeti sınırlayan uygulama bir bütün olarak ele alınmakta
sonrasında ise tekil rekabet kısıtları incelenmektedir.
(74) Bu çerçevede yukarıda yer verilen değerlendirmelerde her ne kadar muafiyetin ilk üç
şartının karşılanmadığı ortaya konulmuş olsa da muafiyetin son şartının sağlanıp
sağlanmadığının tespit edilmesi faydalı olacaktır. Bu bakımdan muafiyetin son
koşulunun değerlendirilmesine geçmeden önce Proje kapsamında oluşacağı ileri
sürülen etkinlikleri hatırlamak önemlidir. Bildirim Formunda SBM tarafından S-Cloud
hizmetinin verilmesiyle ortaya çıkacak muhtemel faydaların güvenlik ve maliyet odaklı
olduğu belirtilmiştir.
(75) Bununla birlikte, SBM’nin S-Cloud’a yüklenecek yazılımın ihtiyaç duyduğu teknolojiyi
kendi bünyesinde barındırmaması veya kapasitesinin yeterli olmaması durumunda
yazılımı kabul etmeme kararı alabileceği ancak makul sürede kapasite artırımını
gerçekleştireceği ifade edilmiştir. Bu hususun, ürünlerini S-Cloud’a dahil etmek isteyen
yazılım şirketleri arasındaki rekabeti etkileyecek bir sınırlama olabileceği
değerlendirilmektedir. Öyle ki, ürünlerini S-Cloud’a yüklemek isteyen yazılım şirketleri
SBM’den kaynaklanan sebeplerle bu platforma girmeyi beklemek zorunda kalacak, bu
bekleme süresince S-Cloud avantajlarından yararlanmakta olan rakiplerinden bu
anlamda geride kalacaktır. Ayrıca, SBM’nin bahse konu ürünü S-Cloud’a alabilmek için
gerekli kapasite artırımını en geç hangi süre içinde yapması gerektiğine ilişkin bir sınır
bulunmadığından, bahse konu süre uzadıkça rekabeti sınırlayıcı etki de artmış
olacaktır.
(76) Buna ek olarak S-Cloud platformuna kabul noktasında, yazılımların sigorta sektörünün
ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte ve sektör ile alakalı olduğu konusundaki
değerlendirmenin SBM tarafından yapılacağı anlaşılmaktadır. Bu değerlendirmenin, S-
Cloud’a dâhil olmak isteyen ürünler konusundaki rekabeti etkileyebilecek bir diğer
husus olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, S-Cloud’a dahil olmanın rekabeti teşvik eden
bir unsur olduğu düşünüldüğünde hangi yazılımların sigorta sektörü ile alakalı
olduğunun ve sektörün ihtiyaçlarına cevap vereceğinin tespitinde dikkate alınacak
hususların belirli olmaması ve tamamen SBM’nin takdirinde bulunması, bu
gerekçelerle S-Cloud dışında kalan ürünlerin rekabetini olumsuz etkileyebilecektir.
(77) Ayrıca S-Cloud hizmetinin nasıl ücretlendirileceği konusu da bir başka rekabet
parametresi olarak ortaya çıkmaktadır. Dosya kapsamında yapılan incelemelerde bu
hizmetin nasıl ücretlendirileceğine dair bir netlik bulunmadığı görülmektedir. Yazılım
şirketlerinin başka bir dış kaynaktan sunucu temin etmek yerine bu hizmeti SBM’den
almaları halinde ortaya çıkacak bir maliyet avantajından bahsedebilmek için S-Cloud
hizmetinin nasıl ücretlendirileceğinin ortaya konulması önem taşımaktadır.
20-49/672-294
24/25
(78) Diğer yandan, önceki bölümlerde yer verildiği üzere bu hizmetin SBM tarafından
verilmesinin bazı sakıncaları bulunmaktadır. Bu sakıncaların başında SBM’nin
bünyesinde bulunduğu TSB’nin OSEM aracılığı ile hasar yönetim yazılımı geliştirip
sunuyor olması nedeniyle S-Cloud’a girmek isteyen teşebbüslerin rekabete hassas
bilgilerinin şeffaflaşma riski gelmektedir. Bu bağlamda SBM yazılım ürünlerine tahsis
edilecek sunuculara SBM çalışanlarının erişim yetkisinin bulunmayacağını taahhüt
etmiş olsa da teorik olarak herhangi bir erişim engelinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
(79) Muafiyetin son şartının değerlendirilmesinde ele alınması gereken bir diğer husus,
rekabet kısıtı oluşturan uygulamanın zorunlu olup olmayacağıdır. S-Cloud hizmetinin
yazılım şirketlerince kullanılmasının zorunlu olmadığına ilişkin SBM’nin beyanlarına
yer verilmişti. Bununla beraber SBM’nin teşebbüs birliği olmasıyla birlikte
değerlendirildiğinde bu tip bir platformun kurulmasının taşıyacağı rekabet karşıtı
etkilerin orta ve uzun vadede piyasada fiili bir zorunluluk yaratması ihtimali
bulunmaktadır.Netice itibarıyla, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (d) bendinde yer
alan şartı da taşımadığı anlaşılan söz konusu uygulamaya, 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet tanınamayacağı kanaatine varılmıştır.
20-49/672-294
25/25
H. SONUÇ
(80) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Bildirime konu S-Cloud Projesi’ne, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olması nedeniyle, aynı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi
verilemeyeceğine,
- Söz konusu uygulamaya, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel
muafiyet de tanınamayacağına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Başkan
Birol KÜLE
İkinci Başkan
Arslan NARİN
Şükran KODALAK
Ahmet ALGAN
Hasan Hüseyin ÜNLÜ
(İzinli)
Ayşe ERGEZEN
Full & Egal Universal Law Academy