Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Yargı Kararları Üzerine)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-2-002
Karar Sayısı : 21-05/56-23
Karar Tarihi : 28.01.2021
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Ahmet ALGAN,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER: Arın Özge HİMMETOĞLU, Yunus Salih YİĞİT
C. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Araştırma,
Geliştirme ve Uygulama Derneği
Gülbahar Mah. Yenidere Sok. No:21/A Şişli/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme
(EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği hakkında alınan 18.05.2016
tarihli ve 16-17/284-127 sayılı Kurul kararına dayanılarak yapılan görüş
gönderilmesi işleminin kaldırılması talebinin reddine ilişkin 10.08.2017 tarih ve
17-26/396-175 sayılı Kurul kararının Ankara 3. İdare Mahkemesinin 27.10.2020
tarih ve E: 2020/1059, K: 2020/2043 sayılı kararı ile iptali üzerine talebin yeniden
değerlendirilmesi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulunun (Kurul) 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127
sayılı kararı ile Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR)
Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği (EMDR Türkiye Derneği/Dernek) ve
Davranış Bilgi Eğitim Araştırma ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Ltd. Şti.’ne (DBE)
kaçınması gereken uygulamaların belirtildiği, aksi halde 4054 sayılı Rekabetin
korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) çerçevesinde işlem başlatılacağı
uyarısını içeren 10.05.2017 tarih ve 5694 sayılı görüş gönderilmiştir.
(3) EMDR Türkiye Derneği tarafından Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 12.07.2017
tarih ve 4986 sayı ile intikal eden başvuruda, görüş bildirilmesi şeklindeki idari işlemin
kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir Kurul, 09.08.2017 tarih ve 17-26/396-175
sayılı kararı ile “İYUK md. 11 kapsamında yapılan başvurunun süresinde yapılmadığı
anlaşıldığından” başvurunun reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Söz konusu
karar 10.08.2017 tarih ve 10217 sayılı yazı ile ilgili tarafa bildirilmiştir.
(4) EMDR Türkiye Derneği tarafından, mezkur işlemin iptali istemiyle açılan dava, Ankara
3. İdare Mahkemesinin 26.12.2018 tarih ve 2017/2958 E., 2018/2591 K. sayılı kararıyla
reddedilmiştir. Anılan karara yönelik olarak davacı teşebbüs birliği tarafından istinaf
talebinde bulunulmuş, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi
18.12.2019 tarih ve 2019/1602 E., 2019/2858 K. sayılı kararı ile davacının istinaf
başvurusunun kabulü ile Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 26.12.2018 tarih ve
2017/2958 E., 2018/2591 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında
yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar vermiştir.
(5) Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin yukarıda anılan kararı
doğrultusunda Ankara 3. İdare Mahkemesi 27.10.2020 tarih ve 2020/1059 E.,
2020/2043 K. sayılı kararı ile 10.08.2017 tarih ve 17-26/396-175 sayılı işlemin iptaline
21-05/56-23
2/9
ve 10.05.2017 tarih, 5694 sayılı işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar
vermiştir.
(6) Bu çerçevede düzenlenen 20.01.2021 tarih ve 2016-2-02/BN-02 sayılı Bilgi Notu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(7) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda; EMDR Türkiye Derneği tarafından
yapılan, 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı Kurul kararına dayanılarak yapılan
görüş gönderilmesi işleminin kaldırılmasına yönelik başvurunun reddedilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(8) İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesinin birinci fıkrası; “İlgililer
tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması,
değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi
yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir.” hükmünü haizdir.
(9) Bu çerçevede dosya konusu başvuru, yargı kararları da dikkate alınarak anılan madde
hükmü kapsamında değerlendirilmiştir.
(10) EMDR Türkiye Derneği başvurusunda, Kurumun 10.05.2017 tarihli, görüş bildirilmesi
şeklindeki idari işleminin kaldırılmasını talep etmektedir. Teşebbüs birliğine gönderilen
söz konusu görüşün, Kurulun 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararı uyarınca
gönderilmiş olmasına binaen öncelikle Kurulun anılan kararına kısaca değinilmiştir.
(11) Kurulun söz konusu kararında, EMDR Türkiye Derneği’nin aldığı dışlayıcı nitelikteki
teşebbüs birliği kararlarıyla Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd.
Şti.’nin (INDA) EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiası incelenmiş
olup anılan kararda yer alan tespit ve değerlendirmelerin bir kısmı şu şekildedir:
- EMDR eğitimleri, EMDR International Association (EMDRIA) ve EMDRIA üyesi
olan EMDR Avrupa’nın yaptığı düzenlemeler çerçevesinde şekillenmekte ve
EMDR eğitmen sertifikası da EMDRIA veya EMDR Avrupa tarafından
verilmektedir. Bu yapılanma haricinde, akredite olmadan, bağımsız olarak
verilen EMDR eğitimi sonrasında katılımcılara uluslararası düzeyde geçerliliği
bulunan bir katılım sertifikası verilememektedir. Sertifikalı EMDR eğitimi ve
hizmeti vermek isteyen birey ve/veya teşebbüslerin, bulunduğu ülke ya da
ülkeler birliğinde EMDRIA tarafından onaylanmış bir Dernek aracılığıyla
akredite olması, belirlenen birtakım kurallara bağlı kalması ve bu şekilde eğitim
vermesi gerekmektedir1.
- Temel EMDR Eğitimi 1. Düzey ve 2. Düzey olmak üzere iki aşamadan
oluşmaktadır. EMDR eğitmeni olabilmek için yaklaşık 8-10 yıl aralığında
değişen bir süre boyunca beş aşamanın geçilmesi gerekmektedir2.
- Bir eğitmen adayından; kendini geliştirmesi, yerel veya dünya çapında yapılan
araştırma, sosyal sorumluluk projeleri ve yayınlara katkı sağlaması ve EMDR
yönteminin gelişimi için katkıda bulunuyor olması beklenmektedir. Eğitmen
adayının tüm gelişmeleri takip edebilmesi için en az bir yabancı dile (tercihen
İngilizce) hâkim olması tercih edilmektedir. Tüm bu sürecin sonunda eğitmen
adayının eğitmen olması için yeterli bulunmasının akabinde aday, dosyasını
hazırlamak, gerekli eğitim videolarını çekmek, İngilizce altyazı ile videolarını
tamamlamakla yükümlüdür. Ardından dosya, yurt dışında EMDR Avrupa
1 Kurul kararının 10. ve 91. paragrafları.
2 Kurul kararının 16. ve 91. paragrafları.
21-05/56-23
3/9
Akreditasyon Komitesince belirlenen yetkili kişiye gönderilmekte ve
değerlendirme sonucu beklenmektedir. Değerlendirme sonucunun EMDR
Avrupa Derneği tarafından onaylanması ile kişi “EMDR temel eğitimi eğitmeni”
olabilmektedir. Bu sertifika belli koşulları yerine getirmek üzere beş yılda bir
yenilenmektedir3.
- EMDR Türkiye Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı (…..), aynı zamanda
DBE’nin kurucu başkanı olup Türkiye’deki tek EMDR eğitmenidir. Ülkemizde
EMDR terapi yönteminin uygulanmasına başlandığı 1999 yılından bu yana bir
kişi eğitmen sıfatını kazanabilmiştir. Dosya kapsamında bir diğer EMDR
eğitmeninin hâlihazırda aday statüsünde bulunduğu ve eğitmen sertifikasını
Haziran 2016’da alacağı öğrenilmiştir. EMDR terapisi ise Türkiye’de hâlihazırda
üç teşebbüs tarafından verilmektedir. Bunlar DBE, Fide Danışmanlık Merkezi
(FİDE) ve başvuru sahibi Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd.
Şti. (INDA) olarak sıralanmaktadır. Her üç teşebbüs de psikolojik danışmanlık
çatısı altında faaliyet göstermekte ve EMDR yöntemine ilişkin çalışmalarda
bulunmaktadır. Söz konusu teşebbüslerin arasında sadece DBE’nin bünyesinde
sertifikalı EMDR eğitmeni yer almaktadır. Bu sebeple söz konusu teşebbüsler
danışanlarına EMDR terapisi uygulayabilse de EMDR Derneği kuralları
gereğince INDA ve FİDE temel EMDR eğitimi verememektedir4.
- EMDR Türkiye Derneği, EMDR Avrupa’nın üyesi olup kendisini bu derneğin
kurallarını uygulama yükümlülüğü altında görmektedir. Keza EMDR Avrupa,
EMDR terapisi anlamında Avrupa ülkelerinin EMDR derneklerinin üyesi olduğu
bir federasyon niteliğinde bulunmakta ve EMDR eğitim ve hizmetine ilişkin bütün
üyelerini bağlayıcı düzenlemeler yapabilmektedir5.
- Dosya konusu iddialar, INDA’nın yabancı eğitmen marifetiyle düzenlediği
eğitimlerin EMDR Türkiye Derneği tarafından yabancı eğitmene onay
verilmemek suretiyle engellenmesine ilişkindir. EMDR Türkiye Derneği’nin üyesi
olduğu EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere ilişkin kuralı uyarınca yabancı bir
eğitmenin ülkesi dışında eğitim vermek istemesi halinde öncelikle eğitim
verilecek ülkenin EMDR Derneği’nden onay alması gerekmekte olup bu kuralın
ihlali halinde eğitimcinin sertifikasının iptaline kadar giden yaptırımlar
öngörülmektedir. Eğitimci olabilmek için gerekli sertifika EMDR Avrupa
tarafından verildiğinden ülke derneklerinin onayı eğitimciler için fazlasıyla önem
taşımaktadır. Anılan kuralın incelenmesinden, onay gerektiren halin eğitim ile
sınırlı tutulduğu ve konferans, çalıştay, seminer gibi sair faaliyetlerin bu kuralın
kapsamına alınmadığı, bununla birlikte kuralda, ülke derneğinin yabancı
eğitimciye onay verip vermemeye ilişkin kararında değerlendirilebileceği
herhangi bir esasın getirilmediği görülmektedir6.
- Bahse konu kural kapsamında onay verme sürecinde hangi unsurların esas
alındığının sorulması üzerine EMDR Türkiye Derneği yetkilisi, eğitimcinin ülkesi
dışında eğitim vermek isterse bunun bir gerekçesi olması ve bu gerekçeyi
Derneğe sunarak onay alması gerektiğini ifade etmiştir. Buna ilave olarak
EMDR Avrupa’nın kararındaki esas ilkenin bir eğitimcinin kendi ülkesinde temel
eğitimi vermesi olduğu, kuralın temel gerekçesinin üye ülkelerde EMDR
terapisinin gelişmesine birinci derecede katkıda bulunacak danışman ve
3 Kurul kararının 20. paragrafı.
4 Kurul kararının 15. ve 23. paragrafları.
5 Kurul kararının 65. paragrafı.
6 Kurul kararının 69. paragrafı.
21-05/56-23
4/9
eğitimcilerin yetişmesini engellememek olduğu belirtilmiş ve yaygın bir felaket
durumu, ülke eğitimcilerinin yetersiz kalması gibi haller onay verilmesinin makul
gerekçeleri olarak sayılmıştır. Dolayısıyla EMDR Avrupa’nın söz konusu
kuralının uygulanmasında EMDR Türkiye Derneği tarafından objektif bir kriterin
benimsenmediği, yorum yoluyla kuralın kısıtlayıcı kapsamının genişletildiği
anlaşılmaktadır7.
- Yerinde incelemede elde edilen belgelerin değerlendirilmesinden, EMDR
Türkiye Derneği’nin, EMDR Avrupa’nın konuya ilişkin düzenlemesine bağlı
olarak yabancı eğitmenlere onay vermeme yönünde genel bir uygulamasının
olduğu, EMDR Avrupa’nın kuralının kapsamına girmemesine rağmen
konferans, çalıştay gibi mesleki bilginin ve uygulamanın geliştirilmesini
amaçlayan organizasyonlara yabancı eğitmenlerin davet edilmesi durumunda
aynı uygulamanın devam ettirildiği görülmektedir8,
- Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden EMDR
eğitimi pazarında, sektöre ilişkin düzenlemeleri yapan EMDR Avrupa’nın
yabancı eğitimcilere ilişkin kuralının önem arz ettiği, EMDR Türkiye Derneği’ne
yabancı eğitmen taleplerine onay vermeme yetkisini verdiği anlaşılmaktadır. Bu
doğrultuda EMDR Derneği’nin yabancı eğitmen talebine salt onay
vermemesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığı
değerlendirilmekte olup, bununla birlikte verilecek onayın değerlendirilmesi
aşamasında EMDR Avrupa tarafından getirilen herhangi bir kriterin
bulunmamasının anılan kuralın EMDR Türkiye Derneği tarafından adil olmayan,
keyfi uygulamalara yol açtığı anlaşılmaktadır. Başvuru sahibinin her talebinin,
EMDR Türkiye Derneği Yönetim Kurulu’nun aldığı teşebbüs birliği kararları
vasıtasıyla objektif gerekçe olmaksızın ret ile sonuçlandığı, elde edilen bilgi ve
belgelerde yer alan ifadelerin Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim
Kurulu üyelerinin başvuru sahibini dışlama amacını gösterdiği, bu nedenlerle
EMDR Türkiye Derneği’nin dosya konusu eylemlerinin başvuru sahibinin
faaliyetlerini zorlaştırarak rekabet edebilme imkânını kısıtlayabileceği sonucuna
ulaşılmıştır9.
(12) Anılan Kurul kararında “…EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilerin ülke sınırları dışında
verecekleri eğitimlerde, öncelikle eğitimin verileceği ülkenin EMDR Derneği’nin
onayının alınmasının zorunlu olduğu kuralı gereğince yapılan onay verme/vermeme
değerlendirmesinde eğitimin kalitesi, katılımcıların taşıması gerekli şartlar, eğitim
programının içermesi gerekli hususlar gibi eğitime ilişkin objektif kriterlerin göz önünde
bulundurulması ile seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın bahse konu
kuralının kapsamına girmediğinden başvuru sahibinin bu tür faaliyetlerinin
zorlaştırılmaması konularında 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
gereğince EMDR Derneği’ne görüş gönderilmesinin uygun olacağı” kanaatine
ulaşılmıştır. Sonuç olarak incelenen dosya kapsamında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde EMDR Türkiye Derneği ve DBE10 hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.
7 Kurul kararının 70. paragrafı.
8 Kurul kararının 87. paragrafı.
9 Kurul kararının 93. paragrafı.
10 Başvurunun sahibi INDA’nın iddialarından biri EMDR Türkiye Derneği’nin aldığı dışlayıcı nitelikteki
teşebbüs birliği kararlarıyla kendilerinin EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırması ve böylece
hâkim duruma gelen DBE’nin hâkim durumunu bağlama uygulamaları aracılığıyla kötüye kullanmasına
ilişkindir. Dosya kapsamında DBE’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine ilişkin herhangi
bir uygulamasına rastlanmamış olup bu doğrultuda DBE’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal
etmediği ve teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
21-05/56-23
5/9
maddesi uyarınca soruşturma açılmamasına ve geçici tedbir talebinin reddine, bununla
birlikte EMDR Türkiye Derneği hakkında “i. EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere
ilişkin onay kuralının uygulanması sırasında eğitime ilişkin objektif unsurların esas
alınması gerektiğine ve ii. Seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı
eğitmenlere ilişkin kuralının kapsamına girmediği ve piyasada düzenlenebilecek bu tür
faaliyetlerinin kısıtlanmaması gerektiğine …” yönelik 4054 sayılı Kanun’un 9/3.
maddesi uyarınca görüş gönderilmesine karar verilmiştir. Bu doğrultuda teşebbüs
birliğine kaçınması gereken uygulamaların belirtildiği, aksi halde 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde işlem başlatılacağı uyarısını içeren 10.05.2017 tarih ve 5694 sayılı görüş
gönderilmiştir.
(13) EMDR Türkiye Derneği, Kurum kayıtlarına 12.07.2017 tarih ve 4986 sayı ile intikal
eden başvurusunda, Kurumun II. Denetim ve Uygulama Dairesinin 10.05.2017 tarihli
görüş bildirilmesi işleminin kaldırılmasını talep etmiştir. Anılan başvuruda özetle;
- EMDR Avrupa Derneği’nin “Eğitimler, eğitimcinin ülke sınırları içinde
düzenlenmelidir. Eğer eğitimci, kendi ülkesi dışında eğitim vermek isterse,
eğitim vermek istediği ülke EMDR Derneğinin onayını almak zorundadır.”
şeklindeki kuralının en önemli gerekçesinin EMDR yönteminin yeni geliştiği
ülkelerde yetişmekte olan yerel EMDR danışmanlarını ve eğitimcilerini yabancı
eğitimcilerin rekabetinden korumak ve desteklemek olduğu,
- Bir EMDR danışmanının ve eğitimcisinin yetişmesi uzun zaman aldığından ve
eğitimler zor ve çok aşamalı olduğundan danışman ve eğitmen olmak
isteyenlerin birlikte çalıştıkları EMDR danışmanları ve eğitmenleriyle uzun yılları
ve emeği içene alan bir mentorluk ilişkisi içinde olmaları gerektiğinin görüldüğü,
böyle bir ilişkiyi yabancı danışman ve eğitimcilerden beklemenin pek gerçekçi
olmayacağı, bu kriterin EMDR Türkiye Derneği’nin yabancı eğitmenlerle ilgili
onay verme/vermeme kararını belirleyen en önemli kriterlerden biri olduğu,
- Yabancı eğitimcilerin Türkiye’de eğitim vermeleriyle ilgili temel sıkıntının, EMDR
Türkiye Derneği’nin bu konuda onay verme/vermeme yetkisinin olmasından
değil, derneğin bu kararları alırken hangi kriterlere dayandığının Rekabet
Kurumu uzmanlarınca bilinmemesinden kaynaklandığı, söz konusu nedenden
dolayı EMDR Türkiye Derneği Akreditasyon ve Eğitim Komitesi’nin toplanarak
Haziran 2017’de bu konuda uygulanan kriterleri bir metin haline getirdiği,
hâlihazırda metnin EMDR Avrupa Derneği’nin kriterleriyle uyuşup
uyuşmadığına ilişkin EMDR Avrupa İcra Komitesi toplantısında görüşülmesinin
beklendiği,
- EMDR Türkiye Derneği tarafından yabancı eğitimcilerle ilgili kriterin istisnası
olarak, ülkede bir felaketin olması ve çok sayıda terapist yetiştirecek EMDR
danışmanı ve eğitimcisinin bulunmaması durumunun gösterildiği, ancak bu gibi
olağanüstü durumlar söz konusu olmadığı sürece EMDR Türkiye Derneği’nin
temel EMDR eğitimlerinin lokal eğitmenler tarafından verilmesi kuralına riayet
ettiği, söz konusu istisnanın 2011 Van depremi sonrasında depremzedelerle ve
Suriyeli göçmenlerle çalışacak terapistler için uygulandığı, katılımcılardan para
alınmayan ve eğitimcinin de para almadığı projelerde felaketin büyüklüğü göz
önüne alınarak yabancı eğitimcilerin Türkiye’de eğitim vermesine Dernek
tarafından onay verildiği, Kurul kararında yer alan yazışma ve maillerden de
EMDR Türkiye Derneği tarafından yabancı eğitimciye onay verilmemesinin
sübjektif nedenlere dayalı olmadığının ve EMDR Avrupa ilke ve kriterlerine, bu
kriterlerin getirilmesindeki amaç ve ruha uygun olduğunun anlaşılabileceği,
21-05/56-23
6/9
- Bu hususlar çerçevesinde Kurul kararında yer alan EMDR Türkiye Derneği
Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin başvuru sahibini dışlama amacıyla
hareket ettiği ve bu çerçevede EMDR Türkiye Derneği’nin dosya konusu
eylemlerinin başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırarak rekabet edebilme
imkânını kısıtlayabileceği şeklindeki gerekçelerin dayanaksız kaldığı,
- 05.12.2015 tarihinde Dernek Yönetim Kurulu Başkanı imzasıyla EMDR Türkiye
e-posta grubuna gönderilen ve o tarihte Türkiye’de EMDR eğitimlerinin
karşılanamayacağı ölçüde doğal bir afetin söz konusu olmadığı, talebin
karşılanabildiği hususunun belirtildiği iletide, Kurul kararında iddia edildiği
şekilde bir amacın mevcut olmadığı, aksine EMDR Türkiye Derneği’nin EMDR
Avrupa’nın ilke kuralına riayet ettiğinin anlaşılabileceği,
- Van depremi sonrasında INDA isimli şikâyetçi firmanın düzenlediği eğitim
kapsamında eğitim verebilmek için EMDR Türkiye Derneği’nden izin isteyen
(…..) adlı yabancı eğitimciye Dernek tarafından hiç tereddüt edilmeden izin
verildiği, ancak sonrasında INDA’nın sürekli olarak EMDR temel eğitimlerini
vermek üzere yabancı eğitmen çağırmayı talep ettiği, bu konuda EMDR
Avrupa’ya başvurduğunda EMDR Avrupa’nın bu sorunun ulusal dernekle
çözülmesi gerektiğini belirttiği, EMDR Türkiye Derneği’nin de EMDR Avrupa’nın
2013 tarihli kararı uyarınca bu talebi reddettiği ve yabancı eğitmene izin
vermediği, yabancı eğitmenin INDA’nın söz konusu eğitimleri Van’da değil
İstanbul’da organize ettiğini, katılımcılardan para alacağını ve kendisine da para
ödeneceğini öğrendiğinde şaşırdığı,
- Dernek tarafından INDA’ya yabancı eğitmen talebinin reddine ilişkin verilen
cevapta, ileride ülkemizde EMDR temel eğitimlerini düzenlemek isterlerse yurt
içindeki eğitimcilerden eğitim vermelerini talep edebileceklerinin belirtildiği,
- Şikâyetçi firmanın dışlanması, faaliyetlerinin zorlaştırılması amacının
güdülmediği, zira güdülseydi 2011 Van depreminde de bu firmaya yabancı
eğitmenle eğitim vermesi için izin verilmemesinin gerekeceği ancak izin verildiği,
ayrıca Suriye’deki iç savaş sebebiyle ülkemize sığınan çok sayıda göçmen için
organize edilen temel EMDR eğitimlerini yabancı eğitimcilerin vermesine de
onay verildiği,
- Bütün bu açıklamalar çerçevesinde yabancı eğitimciye onay verilmemesi
yönündeki kararın somut gerekçelere ve objektif verilere dayandığının aşikâr
olduğu, EMDR Avrupa Derneği’nin her ülkenin kendine özgü kriterleri ve
kuralları olabileceğini düşünüp çok somut kriterler dile getirmeden bu konuda
karar verme yetkisini ilgili ülke derneklerine bırakmış olmasının verilen kararı
başlı başına keyfi hale getiren bir husus olmadığı, somut olayda verilen ret
kararının gerekçelerinin EMDR Avrupa’nın ilke kararına uygun olduğu,
- Kurul kararında yer alan EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere karşı onay
kuralının kapsamının yalnızca eğitimlere ilişkin olduğu, seminer, çalıştay gibi
faaliyetleri kapsamadığı şeklindeki değerlendirmenin, eğitmenlere ilişkin onay
kuralının temel eğitimler yönünden haklı bir gerekçe olduğunun kabulü anlamına
geldiği, ayrıca bu noktada EMDR Türkiye Derneği’nin INDA’nın faaliyetlerini
kısıtlamaya yönelik hiçbir girişiminin olmadığı zira temel eğitimlerde aranan
yabancı eğitimciye onay verilmesi kuralının seminer, çalıştay gibi faaliyetler için
aranmadığı, nitekim Kurul kararında da temel eğitimler dışında bu gibi
etkinliklerin kısıtlandığına ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı
ifade edilmektedir.
21-05/56-23
7/9
(14) Konu hakkında öncelikle, EMDR Türkiye Derneği’nce mevcut başvurusunda dile
getirilen bütün hususların önaraştırma aşamasında da belirtildiği ve bu hususların
18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararda değerlendirildiği belirtilmelidir.
Başvuruda, EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının ve yabancı
eğitmen vasıtasıyla eğitim verilmesi taleplerinin değerlendirilmesinde objektif kriterlerin
uygulandığına ilişkin yeni bir hususa yer verilmemektedir.
(15) Söz konusu onay kuralı EMDR Avrupa’nın “Eğitimin Düzenlenmesi, Avrupa'da EMDR
Eğitimlerinin Sertifikasyon Kriterleri” belgesinde (15.05.2013) şu şekilde ifade
edilmektedir:
"Eğitimler eğitimcinin ülke sınırları içinde düzenlenmelidir. Eğer eğitimci, kendi
ülkesi dışında eğitim vermek isterse, eğitim vermek istediği ülke EMDR Derneğinin
onayını almak zorundadır. Bu koşul eğitimin duyurulmasından önce sağlanmalıdır.
Eğitimin duyurulmasından önce konuyla ilgili yazılı bir karar metni alınmalıdır. Eğer
bir anlaşmazlık ortaya çıkarsa her iki taraf EMDR Avrupa Yönetim Kuruluna
başvurabilir".
(16) Bu aşamada, Kurulun 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararının içeriğinde
elde edilen bulgular kapsamında yapılan değerlendirmelerin bir kısmına değinmekte
fayda bulunmaktadır. Kararda yer verilen Belge 7 ile konuya ilişkin değerlendirmelerin
yapıldığı kararın 75. paragrafında ilgili Dernek tarafından EMDR Avrupa’nın onay
şartının bir yasaklama şartına dönüştürüldüğü ve Türkiye genelinde herhangi bir
yabancı eğitmen talebine onay verilmemesine ilişkin niyeti gösterdiği tespitine
ulaşılmıştır. Aynı paragrafta, Belge 24’te yer alan ifadeler de söz konusu tespitini
destekler nitelikte olarak değerlendirilmiştir. Bunlara ilave olarak Belge 12 ve 13 ile
bunlara ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı kararın 77. ve 78. paragraflarından
INDA’nın yabancı eğitmen taleplerinin Dernek tarafından herhangi bir objektif
değerlendirme olmaksızın olumsuz olarak cevaplandığı görülmektedir.
(17) Kurul kararında bulunan Belge 23’te yer alan Dernek Yönetim Kurulu Başkanı’nın
Yönetim Kurulu üyelerine gönderdiği soru cevap şeklindeki mektupta; EMDR
Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının uygulamasında herhangi bir gerekçe
gösterme yükümlülüğünün bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu doğrultuda bahse konu
kuralın keyfi bir şekilde uygulanabildiği anlaşılmaktadır. Belgede açıkça yabancı
eğitmenin verdiği eğitimlerin kalitesi bakımından bir endişe duyulmadığı belirtilmiştir.
Dolayısıyla belge, EMDR Türkiye Derneği tarafından EMDR Avrupa’nın yabancı
eğitimcilere ilişkin kuralının uygulanmasında objektif kriterlerin esas alınmadığını
göstermekte olup söz konusu keyfi uygulamanın şikâyetçi INDA’nın EMDR eğitimi
piyasasındaki faaliyetlerini zorlaştırabileceği değerlendirilmiştir. Ayrıca söz konusu
belge ve yapılan tespitler, mevcut başvuruda ileri sürülen “yabancı eğitimciye onay
verilmemesi yönündeki kararın somut gerekçelere ve objektif verilere dayandığının
aşikâr olduğu” hususunu da çürütmektedir.
(18) Başvuruda ayrıca Kurulun 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararında, EMDR
Türkiye Derneği’nin seminer, çalıştay gibi etkinlikleri kısıtladığına ilişkin somut bir
tespite yer verilmediği iddia edilmektedir. Ancak söz konusu kararda yer verilen Belge
1, 2, 3 ve 8 ile konuya ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı kararın 71. ve 72.
paragraflarında seminer, çalıştay gibi etkinliklerde yabancı eğitmenin görev almasının
engellendiği tespitine ulaşılmaktadır.
(19) Yapılan başvuruda, EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının
kapsamına EMDR temel eğitimleri dışındaki organizasyonların girmediği bilgisi
çerçevesinde, EMDR Türkiye Derneği’nin eğitim dışındaki organizasyonlara ilişkin
21-05/56-23
8/9
uygulamalarının INDA bakımından adil olmadığı değerlendirmesini değiştiren yeni bir
husus ortaya konulmamıştır.
(20) Kararda tespit edilen, başvuru sahibinin taleplerinin EMDR Derneği Yönetim
Kurulu’nun aldığı teşebbüs birliği kararları vasıtasıyla objektif gerekçe olmaksızın ret
ile sonuçlandırıldığı, elde edilen bilgi ve belgelerin Dernek tarafından başvuru sahibini
dışlama amacını gösterdiği, bunlara ilaveten seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR
Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının kapsamında olmamasına karşın
EMDR Derneği tarafından onay süreci gerekliymiş gibi bir tavır sergilendiği, EMDR
Derneği Yönetim Kurulu Başkanı’nın başvuru sahibince düzenlenen bu tür mesleki
faaliyetleri engelleme amacıyla hareket ettiği hususlarının aksini gösterir bilgi ve
belgenin başvuruda yer almadığı görülmektedir. Kararda ulaşılan sonuçlar dosya
kapsamında elde edilen belgelere dayanmaktadır. Başvuruda yer alan iddialar ise
soyut beyanlardan ibaret olup bu haliyle kararda yapılan tespit ve değerlendirmelerin
aksini ispatlayamamaktadır.
(21) Teşebbüs birliğinin başvurusunda yer alan bir hususa özel olarak değinmekte fayda
bulunmaktadır. Başvuruda, EMDR Türkiye Derneği tarafından “Yabancı eğitimcilerin
ülkemizde eğitim vermeleri ile ilgili temel sıkıntı, EMDR Türkiye Derneği’nin bu konuda
EMDR Temel Eğitimlerine onay verme/vermeme yetkisinin olması değil, bu kararları
alırken hangi kriterlere dayandığının Rekabet Kurulu uzmanlarınca bilinmemesidir. Bu
nedenle EMDR Türkiye Derneği Akreditasyon ve Eğitim Komitesi toplanmış ve bu
konuda uygulanan kriterleri bir metin haline getirmiştir. …Bu metnin EMDR Avrupa’nın
kriterleriyle uyuşup uyuşmadığı konusunun önümüzdeki aylarda yapılacak İcra
Komitesi toplantısında görüşüleceği iletilmiştir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
Söz konusu metin incelendiğinde yabancı eğitimcilerle ilgili en önemli kısıtlama
nedeninin, yabancı eğitimcilerin yeni EMDR Eğitimcisi ve EMDR Danışmanı
yetişmesinde yetersizlik doğuracağı varsayımı olduğu, bu varsayımı geçerli kılan pek
çok örnek bulunduğu, ayrıca ülkemizde iki EMDR eğitimcisinin temel EMDR eğitimleri
verdiği, bir eğitimcinin de EMDR çocuk ve ergen eğitimcisi olarak faaliyetlerini
sürdürdüğü belirtilmektedir.
(22) Öncelikle belirtmek gerekmektedir ki başvuruda metin haline getirilerek EMDR Avrupa
İcra Komitesi’ne sunulduğu belirtilen kriterler, söz konusu karardan sonra yazılmıştır
ve yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde, dosya kapsamında elde edilen
belgelerin yabancı eğitimcilere ilişkin kuralın uygulanmasında objektif kriterlerin esas
alınmadığını gösterdiği şeklinde Kurul kararında yapılan tespitler değişmemektedir.
Ayrıca dosya kapsamında elde edilen Belge 7’de bahsi geçen olayların, INDA’nın
yabancı eğitmen talebinin reddine gerekçe olarak gösterildiği anlaşılmakta olup bahse
konu olayların EMDR Avrupa’nın kuralında öngörülen onayın verilmesinde göz önünde
bulundurulabilecek objektif nitelikte bir kritere ilişkin olmadığı değerlendirilmektedir.
Her ne kadar teşebbüs birliğinin başvurusunun ekinde yer verdiği metinde yabancı
eğitimcilerle ilgili en önemli kısıtlama nedeninin, yabancı eğitimcilerin yeni EMDR
Eğitimcisi ve EMDR Danışmanı yetişmesinde yetersizlik doğuracağı varsayımı olduğu
belirtilmekteyse de Belge 7’de bahsi geçen olayların, Kurul kararının 75. paragrafında
da belirtildiği üzere objektif nitelikte bir kritere ilişkin olmadığı görülmektedir.
(23) Buna ilave olarak Belge 23 ve buna ilişkin değerlendirmenin yapıldığı Kurul kararının
85. paragrafında yabancı eğitmenin verdiği eğitimlerin kalitesi bakımından bir endişe
duyulmadığı belirtilmiştir. Bu bulgular ışığında, yabancı eğitmenlere verilecek onayın
değerlendirilmesi aşamasında EMDR Avrupa tarafından getirilen herhangi bir kriterin
bulunmamasının anılan kuralın EMDR Derneği tarafından adil olmayan, keyfi
uygulamalara yol açtığı; INDA’nın her talebinin, EMDR Derneği Yönetim Kurulu’nun
21-05/56-23
9/9
aldığı teşebbüs birliği kararları vasıtasıyla objektif gerekçe olmaksızın ret ile
sonuçlandığı, elde edilen bilgi ve belgelerde yer alan ifadelerin Dernek Yönetim Kurulu
Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin başvuru sahibini dışlama amacını gösterdiği, bu
nedenlerle EMDR Derneği’nin eylemlerinin başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırarak
rekabet edebilme imkânını kısıtlayabileceği değerlendirilmektedir.
(24) Yukarıda yer verilen değerlendirme çerçevesinde, Kurulun 18.05.2016 tarihli ve 16-
17/284-127 sayılı kararında yer verdiği tespit ve değerlendirmeleri etkileyecek şekilde
yeni bir hususa başvuruda yer verilmediği, dolayısıyla anılan Kurul kararına
dayanılarak yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılmasına yönelik başvurunun
reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(25) 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284-127 sayılı Kurul kararına dayanılarak Göz Hareketleri
ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama
Derneğine yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılmasına gerek olmadığına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy