Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2021-4-038 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 22-16/265-119
Karar Tarihi : 07.04.2022
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Cengiz ÇOLAK, Berat UZUN
B. RAPORTÖRLER: Cüneyd DAL, Noyan DELİBAŞI, Burçin GÜLEŞ,
Alican ŞENTÜRK, Emine YAŞAR, Derya ERMİŞ,
Ayberk GÜLTEKİN
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Gizlilik talebi bulunan 2 başvuru
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : 1) Akbank TAŞ
Sabancı Center 4. Levent 34330 İstanbul
2) Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.
Saray Mahallesi Dr. Adnan Büyükdeniz Cad. No:6 34768
Ümraniye İstanbul
3) Alternatifbank A.Ş.
Ayazağa Mah. Azerbaycan Cad. 2D Blok No: 3M/1 34485
Sarıyer İstanbul
4) Anadolubank A.Ş.
Saray Mahallesi Toya Sokak No:3 34768 Ümraniye İstanbul
5) Denizbank A.Ş.
Esentepe, Büyükdere Cad. No:141, 34394 Şişli İstanbul
6) Fibabanka A.Ş.
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No:129 -34394
Şişli İstanbul
7) Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş.
Nispetiye Mahallesi Aytar Cad. No:2 34340 Levent
Beşiktaş İstanbul
8) ICBC Turkey Bank A.Ş.
Maslak Mahallesi Dereboyu / 2 Cad. No:13 34398
Sarıyer İstanbul
9) ING Bank A.Ş.
Temsilcisi: Av. Turgan GÜRMEN
Akat Mah. Meydan Cad.6/9 34335 Beşiktaş İstanbul
10) Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.
Büyükdere Cad. No: 129/1 Kat: 11 34394 Esentepe İstanbul
11) Odeabank A.Ş.
Esentepe Mahallesi Büyükdere Cad. Levent 199 Apt.
No:199/119 Şişli İstanbul
12) QNB Finansbank A.Ş.
22-16/265-119
2/101
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. Kristal Kule Binası No:215
Şişli İstanbul
13) Şekerbank Türk A.Ş.
Emniyet Evleri Mahallesi, Eski Büyükdere Caddesi,
No:1/1A, Kâğıthane İstanbul
14) T.C. Ziraat Bankası A.Ş.
Maslak Mah. Eski Büyükdere Cad. No: 39/1 Sarıyer/İstanbul
15) Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.
Temsilcileri: Av. Dr. Ercüment ERDEM, Av. Piraye ERDEM,
Av. Mert KARAMUSTAFAOĞLU, Av. Merve BAKIRCI
Ferko Signature, Büyükdere Caddesi, No. 175, Kat. 3
34394 Esentepe Şişli İstanbul
16) Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.
Saray Mahallesi Sokullu Caddesi No:6 Ümraniye/İstanbul
17) Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
Nispetiye Mah. Aytar Cad. No:2 34340 Levent Beşiktaş
İstanbul
18) Türkiye Halk Bankası A.Ş.
Barbaros Mahallesi, Şebboy Sokak No:4/1 34746
Ataşehir İstanbul
19) Türkiye İş Bankası A.Ş.
İş Kuleleri, 34330, Levent Beşiktaş İstanbul
20) Türkiye Vakıflar Bankası TAO
Saray Mah. Dr. Adnan Büyükdeniz Cad. No:7/A-B 34768
Ümraniye İstanbul
21) Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
Yapı Kredi D Blok Plaza Büyükdere Cad. Levent 34330
Beşiktaş İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Türkiye’de faaliyet gösteren banka kartı ve kredi kartı ihraç
ve kabul eden bazı bankaların, sundukları POS hizmetlerine ödeme
kuruluşlarının erişimini engellemek ve çeşitli dışlayıcı eylemlerde bulunmak
suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6.
maddelerini ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: (…..) tarafından yapılan, Rekabet Kurumu (Kurum)
kayıtlarına 20.05.2021 tarih ve 17968 sayı ile intikal eden şikâyet başvurusunda; 6493
sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve
Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun (6493 sayılı Kanun) uyarınca ödeme
hizmetleri alanında, elektronik para ihraç etmek üzere 06.09.2019 tarih ve 8538 sayılı
ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kararı ile lisanslı bir ödeme
ve elektronik para kuruluşu olarak faaliyet gösterdikleri, QNB Finansbank A.Ş. (QNB)
ile sanal POS işbirliği oluşturma yönündeki taleplerinin herhangi bir gerekçe
gösterilmeksizin reddedildiği, bu yönüyle QNB’nin kendilerini üye iş yeri edinme
pazarında rakip olarak gördüğü için dışlamaya yönelik eylemde bulunduğu, bu
tutumun QNB POS’una sahip olmayan ödeme kuruluşlarının müşterilerine finansal
hizmet geliştirmelerini engellediği, QNB ile işbirliği kuramamış olmalarının aynı
zamanda HSBC Bank A.Ş. (HSBC) tarafından ihraç edilen Advantage marka kredi
kartlarına hizmet sunulabilmesi imkânını da ortadan kaldırdığı, POS başvurusunun
reddedilmesinin kendileri açısından pazarın önemli bir kısmından mahrum
kalmalarına sebebiyet verdiği, QNB ve HSBC kartı sahibi tüketicilerin hâlihazırda taraf
22-16/265-119
3/101
oldukları “Tüvtürk” isimli projeden faydalanamadıkları, bu hususların pazarın
kısıtlanmasına yol açtığı, bu dışlayıcı tutumun kısa vadede tüm bankalar tarafından
benimsenmesinin ihtimal dâhilinde olduğu, QNB’nin kendi iştiraki olan Kassa Mobil
Bilgi Teknolojileri A.Ş. üzerinden ödeme kuruluşu gibi hizmet sunma eğiliminde
olduğu, dikey bütünleşik seviyede sadece kendi ödeme kuruluşuna hizmet
sunmasının pazarın rekabetçi seviyesine olumsuz yönde etki edebileceği, sanal POS
temininin kendileri açısından zorunlu bir girdi niteliği taşıdığı, bankaların temel hizmet
kalemleri konusunda ödeme kuruluşlarıyla anlaşma yapmaktan kaçınmaları
yönündeki rekabet karşıtı davranışlarının, pazarın gelişimini sekteye uğratacağı
belirtilmiş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)
kapsamında inceleme yapılması talep edilmiştir.
(3) (…..) tarafından yapılan, Kurum kayıtlarına 01.06.2021 tarih ve 18259 sayı ile intikal
eden geçici tedbir talepli şikâyet başvurusu ile bu başvuruya ek olarak gönderilen,
Kurum kayıtlarına 15.12.2021 tarih ve 23734 sayı ile intikal eden yazıda ise; Garanti
Bankası A.Ş. (GARANTİ), Türkiye İş Bankası A.Ş. (İŞ BANKASI), Yapı ve Kredi
Bankası A.Ş.(YAPIKREDİ), QNB ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş. (ZİRAAT) başta olmak
üzere, ödeme sonlandırıcı bankaların ödeme hizmetleri ve üye iş yeri edinme
piyasasında rekabet karşıtı davranışlarda bulundukları, bu davranışların (…..) üyesi
ödeme kuruluşu ve elektronik para kuruluşlarının1 faaliyetlerini önemli ölçüde
zorlaştırdığı, ödeme kuruluşlarının üye iş yeri edinme pazarında bankalarla rekabet
halinde oldukları ve faaliyet yürütmek için bankalarla anlaşmak zorunda oldukları,
bankaların ise başka teşebbüsleri dışlama motivasyonuna sahip oldukları, şikâyete
konu davranışların temelde sözleşme yapmanın reddi ve fiyat sıkıştırması şeklinde
olduğu ve 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği, sözleşme yapmanın reddi
eyleminin üç farklı görünümünün olduğu; bunlardan ilkinin, tüketicinin tek çekim
ödemeleri için bankanın ödemeyi sonlandırmak konusunda ödeme kuruluşu ile
anlaşmayı reddetmesi şeklinde, ikincisinin tüketicinin taksitli ödemeleri için bankanın
ödemeyi sonlandırmak konusunda ödeme kuruluşu ile anlaşmayı reddetmesi
şeklinde, üçüncüsünün ödeme kuruluşlarının bankalar ile POS işbirliği oluşturma
yönündeki talebinin bankalar tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin
reddedilmesi şeklinde tezahür ettiği, bu üç eylemin doğrudan sözleşme yapmanın
reddi eylemi niteliği taşıdığı, dolaylı sözleşme yapmanın reddi eyleminin ise bağlama
ve fiyat sıkıştırması şeklinde tezahür ettiği, taksitli çekim ödemelerini sonlandırmayı
reddetmek suretiyle sözleşme yapmanın reddi eylemine ilişkin olarak; bankaların
ihraç ettikleri kredi kartıyla yapılacak taksitli ödemenin kabul edilmesi noktasında
ödeme sonlandırma piyasasında tekel konumunda oldukları, taksitli ödeme
noktasında takas imkânının olmadığı, bunun tek istisnasının sınırlı sayıda olan ortak
markalı kredi kartı programları olduğu, her bir bankanın ihraç ettiği kredi kartlarıyla
yapılan ödemelerin sonlandırılması piyasasındaki pazar gücünün piyasaya
yansımasının, tek çekim ödemelere kıyasla taksitli ödemelerin sonlandırılması
piyasasında çok daha belirgin olduğu, ödeme kuruluşlarının, portföy etkisi sebebiyle
piyasadaki tüm kredi kartlarıyla yapılan ödemeleri kabul edebilecek pozisyonda olmak
zorunda oldukları, aksi halde üye iş yerleri ile anlaşmalarının güçleşeceği, bankaların,
ihraç ettikleri kredi kartlarıyla yapılan taksitli ödemelerin sonlandırılması konusunda
sahip oldukları hâkim durumu, ödeme şirketleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak
1 Dosya kapsamında şikâyete konu iddiaların ödeme kabul ve POS hizmetlerine ilişkin olması ve ilgili
mevzuat uyarınca elektronik para kuruluşlarının, ödeme kuruluşu faaliyetlerini de yürütebiliyor olması
dikkate alındığında, kararda her iki tür kuruluşu kapsayacak şekilde ödeme kuruluşları ifadesi
kullanılmış olup ayrıca belirtilmedikçe elektronik para kuruluşları ifadesi kullanılmamıştır.
22-16/265-119
4/101
sözleşme yapmayı reddetmek suretiyle kötüye kullandıkları, fiyat sıkıştırmasına ilişkin
iddialar kapsamında; bankaların, ödeme kuruluşlarının maliyetinin altında kalan bir
rakam üzerinden üye iş yerleri ile sözleşme akdettikleri, fiyat sıkıştırmasına ilişkin bir
başka iddia kapsamında ise; bankaların nihai üye iş yerleri ile anlaştığı bedelin
üstünde bir bedel ile ödeme kuruluşuyla anlaşma yapmasından ziyade o bedelin
altında fakat ödeme kuruluşuna yüklediği ilave maliyetler (marka katılım bedeli, bloke
çalışmanın reddedilmesi gibi) sebebiyle yine ödeme kuruluşların maliyetlerini dolaylı
yoldan arttırarak ödeme kuruluşlarının üye iş yerleri ile yapacakları anlaşmalarda
talep edebilecekleri ücretin dolaylı yoldan artmasına sebep oldukları, bankaların
ödeme sonlandırma piyasasındaki tekel gücüne sahip olmalarının, fiyat
sıkıştırmasının etkisini arttıran bir faktör olduğu, şikâyet edilen bankaların, üye iş yeri
edinme piyasasında, rakipleri konumundaki ödeme kuruluşlarının piyasa dışına
çıkarılmasına hizmet eden farklı eylemlerinin de söz konusu olduğu, bunlardan ilkinin,
bankaların, taksitli ödemeleri sonlandırma piyasasındaki pazar gücünü, tek çekim
ödemeleri sonlandırma piyasasına aktarmak amacıyla ödeme kuruluşlarından, ancak
tek çekim ödemelerin de ilgili bankanın POS’undan geçirilmesi şartıyla taksitli
ödemeleri sonlandıracağına dair talepte bulunması olduğu, bu durumun özü itibarıyla
bağlama uygulaması teşkil ettiği, tek çekim ödemeler ilgili bankanın POS’undan
geçirilmediği takdirde bankanın, ödeme kuruluşunu, kart güvenlik doğrulama kodu
(CVV, CVC, CID ve benzeri) gerektirmeyen POS’u kullanıma kapatmakla tehdit ettiği,
kredi kartı ihraç eden bazı bankaların, ödeme kuruluşlarından, kredi kartı markasına
katkı adı altında muhtelif ücret taleplerinde bulundukları, bu ücretlerin ödeme
kuruluşlarının maliyetlerini arttıran bir unsur olduğu, bankaların muhtelif ücretlere
ilişkin talepte bulunmasının mevzuata aykırı olduğu ve fiyat sıkıştırmasına yol
açabileceği, şikayet edilen bankaların söz konusu eylemlerine son vermeleri, bankalar
ile ödeme kuruluşlarının üye iş yeri edinme piyasasında eşit şartlarda rekabet
edebilmeleri amacıyla, ödeme sonlandırıcı bankalar ve ödeme kuruluşları arasında
perakende fiyatın altında olacak şekilde sözleşme akdedilmesine yönelik geçici tedbir
kararı verilmesi ve ilgili teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında
soruşturma açılması talep edilmiştir.
(4) G. DOSYA EVRELERİ: Başvurulara ilişkin olarak hazırlanan 04.06.2021 tarih ve
2021-4-036/İİ sayılı, 29.07.2021 tarih ve 2021-4-038/İİ sayılı İlk İnceleme Raporları,
Kurulun 10.06.2021 ve 05.08.2021 tarihli toplantılarında görüşülmüş, 21-30/387-M ve
21-37/537-M sayılı kararlar ile Türkiye’de faaliyet gösteren banka ve kredi kartı ihraç
eden bazı bankaların, kendi POS hizmetlerine ödeme kuruluşlarının erişimini
engellemek ve çeşitli dışlayıcı eylemlerde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’u
ihlal ettiği iddiasına ilişkin olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Önaraştırma kararları 05.08.2021 tarih ve 21-37/537-M sayılı Kurul kararı ile tek bir
dosya altında toplanmıştır. Aynı toplantıda, (…..) tarafından yapılan şikâyet
başvurusunda yer alan geçici tedbir talebi reddedilmiştir.
(5) Anılan Kurul kararları ve Başkanlık Makamının 24.02.2022 tarih ve 39702 sayılı,
25.02.2022 tarih ve 39773 sayılı Olurları uyarınca 01.03.2022 tarihinde başlatılan
önaraştırma çerçevesinde, 01.03.2022 ve 02.03.2022 tarihlerinde; Akbank T.A.Ş.
(AKBANK), Denizbank A.Ş. (DENİZBANK), Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.
(KUVEYTTÜRK), ING Bank A.Ş. (ING), QNB, ZİRAAT, Türkiye Ekonomi Bankası
A.Ş. (TEB), Türkiye Halk Bankası A.Ş. (HALKBANK), GARANTİ ve Garanti Ödeme
Sistemleri A.Ş. (GÖSAŞ), İŞ BANKASI, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.
(VAKIFBANK) ve YAPIKREDİ’de yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir.
22-16/265-119
5/101
(6) Önaraştırma süreci sonunda düzenlenen 31.03.2022 tarih ve 2021-4-038/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(7) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili önaraştırma raporunda, ödeme kuruluşlarına POS
verilmemesi, ödeme kuruluşlarına verilen POS’ların yurt dışı kartlarla işleme
kapatılması, bazı kampanyaların ödeme kuruluşlarına verilen POS’lara
tanımlanmaması, ödeme kuruluşları ile blokeli veya ertesi gün ödemeli çalışılmaması
gibi eylemlerle tümüyle veya kısmi olarak sözleşme yapmayı reddetmek suretiyle
hâkim durumun kötüye kullanıldığı iddialarına yönelik olarak soruşturması açılmasına
gerek olmadığı; ödeme kuruluşlarıyla yüksek üye iş yeri komisyonu oranları ile
çalışılması, ödeme kuruluşlarına farklı isimlerle ek maliyet çıkarılması gibi eylemlerle
fiyat sıkıştırması uygulamak suretiyle hâkim durumun kötüye kullanıldığı iddialarına
yönelik olarak soruşturması açılmasına gerek olmadığı; tek çekim ödemelerin, taksitli
ödemelerin işleme alındığı POS’tan işleme alınmasının zorunlu tutulmasına yönelik
uygulamanın, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ (2002/2
sayılı Tebliğ) kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı ve bu nedenle söz konusu
uygulamaya yönelik olarak soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN TEŞEBBÜSLER
I.1.1. ALBARAKA
(8) Türkiye'de faizsiz bankacılık alanında 1984'te kurulmuş ve 1985'te aktif olarak hizmet
vermeye başlamış olan ALBARAKA, câri hesaplar ve katılma hesapları aracılığıyla
fon toplamak, toplanan fonları, bireysel finansman, kurumsal finansman, finansal
kiralama ve proje bazında kâr zarar ortaklığı gibi hizmetler sunmak, faizsiz bankacılık
uygulamasıyla çeşitli finansman ve bankacılık hizmetlerini sunmak, bireysel ve küçük
işletmelerin finansal ihtiyaçlarına destek vermek gibi faaliyetleri gerçekleştirmektedir.
ALBARAKA’nın hisselerinin, %36,29’u Albaraka Bankacılık Grubuna, %15,38’i Dallah
Al Baraka Holdinge, %7,84’ü İslam Kalkınma Bankasına ait iken, %36,92’si halka
açıktır. 232 şube ile müşterilerine hizmet veren ALBARAKA’nın 2021 yılı itibarıyla aktif
büyüklüğü 110 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.
I.1.2. ALTERNATİF
(9) ALTERNATİF, 1991 yılında bankacılık faaliyetlerine başlamıştır. 2016 yılında, Katar’ın
ilk özel bankası olan The Commercial Bank (P.S.Q.C), ALTERNATİF’in tüm
hisselerini alarak ALTERNATİF üzerinde tek kontrol sahibi olmuştur. Kurumsal, ticari
ve bireysel bankacılık alanlarında faaliyet gösteren teşebbüs, iştirakleri aracılığıyla
temel bankacılık faaliyetleri dışında, finansal kiralama ve yatırım hizmetleri alanında
da faaliyet göstermektedir. 2021 yılı itibarıyla aktif büyüklüğü 48,7 milyar TL olan
ALTERNATİF, 44 şube ile müşterilerine hizmet vermektedir.
I.1.3. ANADOLU
(10) ANADOLU, 1997 yılında Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstri A.Ş. (HABAŞ
Grubu) tarafından Özelleştirme İdaresi Başkanlığından satın alınarak kurulmuştur.
Teşebbüs, kurumsal, ticari, KOBİ, işletme ve tarım bankacılık ile bireysel bankacılık
alanlarında faaliyetlerini yürütmektedir. ANADOLU, temel bankacılık faaliyetlerinin
yanı sıra müşterilerine, faktöring, finansal kiralama ve yatırım alanlarında da finansal
iştirakleri ile hizmet vermektedir. ANADOLU’nun hisselerinin %83,23’ü HABAŞ
Grubuna, %15,27’si Mehmet Rüştü BARAN’a ve geri kalan hisseleri ise diğer gerçek
ve tüzel kişilere aittir. HABAŞ Grubu ANADOLU’nun tek kontrolünü elinde
22-16/265-119
6/101
bulundurmaktadır. 114 şube ile müşterilerine hizmet veren ANADOLU’nun 2020 yılı
itibarıyla aktif büyüklüğü 25 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.
I.1.4. AKBANK
(11) AKBANK, Türkiye’de 1948 yılında Adana’da kurulmuş bir özel bankadır. AKBANK,
kurulduğu bölgedeki pamuk üreticilerine finansman sağlama misyonuyla faaliyetine
başlamıştır. 2021 yılı itibarıyla konsolide aktif büyüklüğü 763 milyar TL olan
AKBANK’ın 716 şubesi, 5 binden fazla ATM’si bulunmaktadır. AKBANK’ın hisselerinin
%48,8’i Hacı Ömer Sabancı Holding Anonim Şirketine (SABANCI HOLDİNG) ait iken
%51,2’si ise halka açıktır. SABANCI HOLDİNG, AKBANK’ın tek kontrolünü elinde
bulundurmaktadır. AKBANK’ın temel faaliyet alanları; kurumsal bankacılık, yatırım
bankacılığı, ticari bankacılık, perakende bankacılık, ödeme sistemleri, hazine işlemleri
ve özel bankacılık, yatırım hizmetleri ile uluslararası bankacılık hizmetlerini içeren
bankacılık uygulamalarıdır. AKBANK, iştirakleri vasıtası ile finansal kiralama hizmeti,
yatırım işlemleri hizmeti, portföy yönetimi hizmeti, elektronik para hizmetleri ve
sigortacılık faaliyetlerini de yürütmektedir.
I.1.5. DENİZBANK
(12) Türkiye Denizciler Bankası, Türk denizcilik sektörüne finansman sağlamak amacıyla
kamu bankası olarak 1938 yılında kurulmuştur. Teşebbüs, 1992 yılında şimdiki ismi
ile Türkiye Emlak Katılım Bankası A.Ş. ile birleşmiş, daha sonra 1997 yılında
bankacılık lisansı alarak Zorlu Holding bünyesinde DENİZBANK adıyla yeniden
faaliyete başlamıştır. 2006 yılında Dexia çatısı altında faaliyet göstermeye
başlamıştır. 2012-2019 yılları arasında ise Sberbank bünyesine faaliyet göstermeye
devam etmiştir. DENİZBANK, 2019 yılında Emirates NBD Bank PJSC’ye (NBD)
devrolmuş ve halen NBD çatısı altında faaliyetlerine devam etmektedir. NBD,
DENİZBANK’ın hisselerinin %100’ünü elinde bulundurmak suretiyle tek kontrol
sahibidir. DENİZBANK, bireysel bankacılık, özel bankacılık, KOBİ bankacılığı, tarım
bankacılığı, kamu bankacılığı, kurumsal bankacılık ve ticari bankacılık alanlarında
faaliyet göstermektedir. DENİZBANK, iştirakleri aracılığıyla finansal kiralama,
faktöring, yatırım işlemleri gibi faaliyetleri müşterilerine sunmaktadır. 2021 yılı
itibarıyla aktif büyüklüğü yaklaşık 396 milyar TL olan DENİZBANK, 712 adet şube ile
faaliyet göstermektedir.
I.1.6. FİBABANKA
(13) Fiba Grup bünyesinde 27.12.2010 tarihinde faaliyetlerine başlamış olan FİBABANKA,
kurumsal, ticari, KOBİ, tarım, bireysel ve özel bankacılık alanlarında hizmet
sunmaktadır. FİBABANKA, iştirakleri aracılığıyla, portföy yönetimi, ar-ge ve
danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda da faaliyet göstermektedir. FİBABANKA’nın
hisselerinin, %8,96’sı Uluslararası Finans Kurumuna (IFC), %8,96’sı Avrupa İmar ve
Kalkınma Bankasına (EBRD), %9,95’i TurkFinance BV’ye ait iken geri kalan hisseleri
Fiba Holdinge aittir. Fiba Holding, FİBABANKA üzerinde tek kontrole sahiptir. 47 şube
ile müşterilerine hizmet veren FİBABANKA’nın 2021 yılı itibarıyla aktif büyüklüğü 45,2
milyar TL olarak gerçekleşmiştir.
I.1.7. GARANTİ VE GÖSAŞ
(14) 1946 yılında Ankara’da kurulmuş özel bir banka olan GARANTİ, 2010 yılında Banco
Bilbao Vizcaya Argentaria (BBVA) bünyesine katılmış olup, 2019 yılından itibaren
faaliyetlerini Garanti BBVA adıyla yürütmektedir. GARANTİ, kurumsal, ticari, KOBİ,
22-16/265-119
7/101
bireysel bankacılık, özel ve yatırım bankacılığı, ödeme sistemleri gibi temel bankacılık
hizmetlerinin yanı sıra iştirakleri vasıtasıyla bireysel emeklilik, hayat sigortası, finansal
kiralama, faktöring, yatırım ve portföy yönetimi alanlarında da faaliyet göstermektedir.
GARANTİ’nin hisselerinin %49,85’ine sahip olan BBVA, GARANTİ üzerinde tek
kontrole sahiptir. GARANTİ’nin %50,15 oranındaki hisseleri ise halka açıktır. 2021 yılı
itibarıyla aktif büyüklüğü yaklaşık olarak 849,397 milyar TL olan GARANTİ, 922 şube
ve 5197 ATM ile müşterilerine hizmet sunmaktadır.
(15) GÖSAŞ ise, GARANTİ ve iştiraklerinin ortaklığı ile 1999 yılında kurulmuş olan bir
şirkettir. GÖSAŞ, Bonus markalı kartların kullanım koşullarını ve işletim süreçlerini
düzenlemekte ve Bonus markası altında kart ihraç eden veya kabul eden bankalar
arası koordinasyonu sağlamaktadır. Bu kapsamda, katılımcılar arasındaki takas ve
mutabakat işlemleri için gerekli altyapıyı sunmakta ve Takasnet Ödeme Sistemine
ilişkin altyapının günlük olarak işletimini yapmaktadır.
I.1.8. HALKBANK
(16) HALKBANK, Halk Bankası ve Halk Sandıkları Kanunu kapsamında çıkarılan kanun
gereği küçük ve orta büyüklükteki esnaf ve sanayiciye kolay ve ucuz kredi vermek
amacıyla 1938’de faaliyete geçmiş olan bir kamu bankasıdır. HALKBANK, bireysel,
kurumsal ve ticari bankacılık, KOBİ bankacılığı gibi temel bankacılık faaliyetlerinin
yanı sıra, kurumsal kiralama, faktöring, gayrimenkul yatırım ortaklığı, yatırım işlemleri
hizmetleri alanlarında da hizmet vermektedir. 2021 yılı itibarıyla aktif büyüklüğü 901,2
milyar TL olan HALKBANK’ın hisselerinin %75,29’u Türkiye Varlık Fonuna aitken,
%24,71 oranındaki hisseleri halka açıktır. Dolayısıyla Türkiye Varlık Fonu,
HALKBANK üzerinde tek kontrol sahibidir. HALKBANK, toplamda 1024 şube ve 4082
ATM ile hizmet vermektedir.
I.1.9. ICBC
(17) ICBC, 2015 yılında faaliyetlerine başlamıştır. ICBC’nin hisselerinin %92,84'lük payı
Industrial and Commercial Bank of China’ya aitken, %7,16’sı halka açıktır. Dolayısıyla
Industrial and Commercial Bank of China Limited Şirketi, ICBC üzerinde tek kontrol
sahibidir. Kurumsal bankacılık, ticari bankacılık, KOBİ bankacılığı ve bireysel
bankacılık alanlarında faaliyet göstermektedir. 2021 yılı aktif büyüklüğü 39,1 milyar TL
olan ICBC, 39 şube ve 43 ATM ile müşterilerine hizmet vermektedir.
I.1.10. ING
(18) ING, Bank of Boston'ın İstanbul şubesi olarak 1984 yılında faaliyete geçen özel bir
bankadır. 1993'te Ordu Yardımlaşma Kurumu bünyesine katılmış ve 1996 yılından
itibaren Oyak Bank olarak faaliyetlerine devam etmiştir. Son olarak 2007 yılında
merkezi Hollanda'da bulunan ING Group bünyesine katılmış olup halen bu çatı altında
ING adıyla hizmet vermeye devam etmektedir. ING, temel bankacılık faaliyetlerinin
yanı sıra iştirakleri vasıtasıyla, finansal kiralama ve menkul kıymetler üzerinde sadece
ikinci el piyasası kapsamına giren aracılık hizmetleri de sunmaktadır. 2021 itibarıyla
konsolide aktif büyüklüğü 88,6 milyar TL olan ING’nin hisselerinin %99,1’i ING Bank
NV’ye ait olup ING Bank NV, ING üzerinde tek kontrole sahiptir. ING, Türkiye
genelinde 191 şube ve 1.500’e yakın ATM ile hizmet sunmaktadır.
I.1.11. İŞ BANKASI
(19) 1924'te kurulan İŞ BANKASI, kurumsal, ticari, bireysel, özel ve diğer bankacılık
hizmetleri sunmaktadır. Bu hizmetlerin dışında finansal iştirakleri vasıtasıyla, sigorta,
bireysel emeklilik, portföy yönetimi, gayrimenkul yatırım ortaklığı, finansal kiralama,
22-16/265-119
8/101
faktöring ve aracı kurum hizmetlerini, finansal olmayan iştirakleri vasıtasıyla ise cam,
yazılım ve sağlık sektörlerinde de hizmet sunmaktadır. 2021 yılı itibarıyla aktif
büyüklüğü 926,6 milyar TL olan İŞ BANKASI’nın hisselerinin %32,82’si halka açıktır.
Geri kalan hisselerin %39,10’u İş Bankası Munzam Sandığına ait olup %28,09’u ise
Atatürk Hisseleri olarak dağılmaktadır. İŞ BANKASI, 1271 şube ve 6506 ATM ile
müşterilerine hizmet sunmaktadır.
I.1.12. KUVEYTTÜRK
(20) KUVEYTTÜRK, 1989 yılında Özel Finans Kurumu statüsünde faizsiz finans alanında
faaliyetleri yürütmek için kurulmuştur. 1999 yılından itibaren KUVEYTTÜRK ve diğer
özel finans kurumları, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na tâbi hale gelmiştir. Faizsiz
bankacılık alanında faaliyet gösteren KUVEYTTÜRK, katılım bankacılığı altında özel
bankacılık, bireysel bankacılık gibi temel bankacılık hizmetlerini sunmaktadır.
İştirakleri aracılığıyla, portföy yönetimi, gayrimenkul yatırım ortaklığı, sigortacılık,
katılım ve emeklilik, varlık kiralama ve kira sertifikaları ihracı hizmetlerini sunmaktadır.
KUVEYTTÜRK’ün hisselerinin %62,24’ü Kuveyt Finans Kurumuna, %18,72’si T.C.
Vakıflar Genel Müdürlüğüne, %9’u Wafra Uluslararası Yatırıma, %9’u İslam Kalkınma
Bankasına ve geri kalan hisseleri ise diğer gerçek kişi ve tüzel kişi ortaklara aittir.
Kuveyt Finans Kurumu, KUVEYTTÜRK’ün üzerinde tek kontrole sahiptir. 2021 yılı
itibarıyla aktif büyüklüğü 254 milyar TL olan KUVEYTTÜRK, 437 şubesi ile hizmet
sunmaktadır.
I.1.13. ODEABANK
(21) ODEABANK, 2012 yılında faaliyetlerine başlamıştır. ODEABANK’ın hisselerinin
%76,42’si Bank Audi SAL’a, %8,01’i Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasına (EBRD),
%6,36’sı Uluslararası Finans Kurumuna (IFC) ait iken geriye kalan hisseleri çeşitli
tüzel ve gerçek kişilere aittir. Dolayısıyla Bank Audi SAL, ODEABANK üzerinde tek
kontrol sahibidir. ODEABANK’ın temel faaliyet alanları, bireysel, ticari ve özel
bankacılık uygulamalarıdır. 2021 yılı itibarıyla 55,5 milyar TL aktif büyüklüğü olan
ODEABANK, 48 şube ile müşterilerine hizmet vermektedir.
I.1.14. QNB
(22) Finansbank adı altında 1987 yılında kurulan özel bir bankadır. 2006 yılında
Yunanistan'ın en büyük bankası Yunanistan Ulusal Bankası (NBG) tarafından satın
alınan QNB, daha sonra 2016 yılında Katar'ın en büyük bankası Qatar National Bank
S.A.Q. (QNB Group) bünyesine katılmıştır. Aynı yıl ismini QNB Finansbank olarak
değiştirerek faaliyetlerine devam etmiştir. Bireysel, kurumsal ve ticari bankacılık, KOBİ
bankacılığı gibi temel bankacılık faaliyetlerini sunan QNB, iştirakleri aracılığıyla
finansal kiralama, yatırım hizmetleri, portföy yönetimi, emeklilik, faktöring, sigortacılık
alanlarında da hizmet sunmaktadır. QNB’nin hisselerinin %99,9’una sahip olan QNB
Group, QNB üzerinde tek kontrole sahiptir. 2021 yılı itibarıyla aktif büyüklüğü 371,4
milyar TL olan QNB, 444 şube ve 2930 ATM ile müşterilerine hizmet vermektedir.
I.1.15. ŞEKERBANK
(23) ŞEKERBANK, Anadolu’da pancar kooperatifi üyelerinin kalkınması, sürdürülebilir
üretimi ve tarımsal sanayiyi desteklemek amacıyla 1953’te “Pancar Kooperatifleri
Bankası A.Ş.” adıyla Eskişehir’de kurulmuştur. Esnaf/işletme bankacılığı,
kurumsal/ticari bankacılık, KOBİ ve tarım bankacılığı ile bireysel bankacılık
alanlarında faaliyet gösteren ŞEKERBANK iştirakleri aracılığıyla, faktöring, yatırım
hizmetleri, finansal kiralama, gayrimenkul yatırım ortaklığı gibi hizmetler sunmaktadır.
22-16/265-119
9/101
ŞEKERBANK’ın hisselerinin %31,01’i Şekerbank T.A.Ş. Personeli Munzam Sosyal
Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfına, %12,06’sı Samruk - Kazyna Invest
LLP’ye, %6,44’ü Şekerbank Türk A.Ş. Pers. Sos. Sig. San. Vakfına, %50,49’luk pay
ise gerçek veya tüzel kişilere aittir. Bir adet gezici şube olmak üzere 238 şube ve 504
ATM ile müşterilerine hizmet veren ŞEKERBANK’ın 2021 yılı itibarıyla aktif büyüklüğü
54 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşmiştir.
I.1.16. TEB
(24) 1927 yılında Kocaeli Halk Bankası T.A.Ş. unvanıyla kurulan TEB’in unvanı 1961
yılında “Kocaeli Bankası” olarak kısaltılmış ve 1982 yılına kadar bu isimle faaliyet
göstermiştir. Daha sonra yurt çapında faaliyet göstermeye başlayan bankanın unvanı,
Türk Ekonomi Bankası A.Ş. olarak değiştirilmiştir. TEB, 2005 yılında BNP Paribas ile
stratejik ortaklık anlaşması imzalamıştır. TEB, kurumsal, KOBİ, Hazine ve Sermaye
Piyasaları, bireysel ve özel bankacılık gibi temel bankacılık hizmetlerinin yanı sıra
iştirakleri aracılığıyla da, yatırım, leasing, faktöring, sigorta ve portföy yönetimi
alanlarında da finansal hizmet ve ürünler sunmaktadır. TEB’in hisselerinin %55’i TEB
Holding A.Ş.’ye, %23,51’i BNPP Yatırımlar Holding A.Ş.’ye, %21,23’ü BNP Paribas
Fortis Yatırımlar Holding A.Ş.’ye, geri kalan hisseleri ise BNP Paribas SA ve Kocaeli
Ticaret Odasına aittir. 455 şube ve yaklaşık 1700 ATM ile müşterilerine hizmet veren
TEB’in aktif büyüklüğü 2021 yılı itibarıyla 194,1 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.
I.1.17. VAKIFBANK
(25) VAKIFBANK 1954 yılında bir kamu bankası olarak kurulmuştur. Kurumsal, ticari,
KOBİ ve tarım bankacılığının yanı sıra bireysel ve özel bankacılık alanlarında
bankacılık mal ve hizmetleri sunan VAKIFBANK, iştirakleri aracılığıyla sigortacılık,
finansal kiralama, faktöring, gayrimenkul yatırım ortaklığı, enerji ve madencilik ve
otelcilik alanlarında faaliyet göstermektedir. VAKIFBANK’ın hisselerinin %37,45’i T.C.
Hazine ve Maliye Bakanlığına, %10,31’i Vakıfbank Mem. ve Hizm. Em. ve Sağ. Yard.
San. Vakfına, %35,99’u Türkiye Varlık Fonuna ait olup, %16,14’ü halka açıktır. Geri
kalan hisseler ise çeşitli kişi ve kurumlara aittir. Toplam 936 adet şube ve 4.162 adet
ATM ile müşterilerine hizmet veren VAKIFBANK’ın 2021 yılı itibarıyla aktif büyüklüğü
1 trilyon TL’nin üzerindedir.
I.1.18. TÜRKİYE FİNANS
(26) TÜRKİYE FİNANS, 1991 yılında %100 yerli sermayeli ilk özel finans kurumu olarak
Anadolu Finans adıyla kurulmuştur. 2005 yılında Faisal Finans Kurumu adıyla katılım
bankacılığı hizmeti sunan “Family Finans” ile Anadolu Finans tek çatı altında
birleşmiştir. Bu birleşmeden sonra 2005 tarihinden itibaren Türkiye Finans Katılım
Bankası A.Ş. olarak faaliyetlerine devam etmektedir. TÜRKİYE FİNANS’ın
hisselerinin %67,03’ü Saudi National Bank’a, %10,57’si Gözde Girişim Sermayesi
Yatırım Ortaklığı A.Ş.’ye ait iken, geri kalan hisseler çeşitli gerçek ve tüzel kişilere
aittir. Saudi National Bank, TÜRKİYE FİNANS’ın tek kontrolünü elinde
bulundurmaktadır. 2021 yılı itibarıyla aktif büyüklüğü 116 milyar TL olan TÜRKİYE
FİNANS, 316 şubesi ile müşterilerine hizmet vermektedir.
I.1.19. YAPIKREDİ
(27) 1944 yılında perakende bankacılık odaklı bir özel banka olarak kurulmuştur. 2005
yılında bağlı bulunduğu Çukurova Holding'in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna
(TMSF) olan borçları nedeniyle holding tarafından %51'lik hissesi Koç Holding
22-16/265-119
10/101
bünyesindeki Koç Finansal Hizmetler'e satılmıştır. Daha sonra, 2006 yılında Koç
Holding bünyesinde yer alan Koçbank ile birleşmiştir. Bireysel, özel, kurumsal, ticari
bankacılık ve KOBİ bankacılığı gibi temel bankacılık alanlarında faaliyet gösteren
YAPIKREDİ, iştirakleri aracılığıyla, finansal kiralama, faktöring, portföy yönetimi,
yatırım hizmetleri, sigorta, emeklilik ve yayıncılık alanlarında hizmet sunmaktadır.
YAPIKREDİ’nin hisselerinin %9,02’si Koç Holding A.Ş.’ye, %40,95 oranındaki hissesi
Koç Finansal Hizmetler’e, %18’lik kısmı ise UniCredit SPA’ya aittir. Kalan %32,03
oranındaki pay ise halka açıktır. Dolayısıyla Koç Grubu, YAPIKREDİ üzerinde tek
kontrole sahiptir. 2021 yılı itibarıyla 780,8 milyar liralık aktif toplamına sahip olan
YAPIKREDİ, 804 şube ve 4601 ATM ile hizmet sunmaktadır.
I.1.20. ZİRAAT
(28) ZİRAAT, 1888'de modern finans kuruluşu olarak, çiftçilere kolaylık sağlamak ve
tarımın gelişmesine yardımcı olmak için kurulmuştur. Tarım, bireysel, kurumsal, ticari
bankacılık ve KOBİ bankacılığı gibi temel bankacılık alanlarında faaliyet gösteren
ZİRAAT, iştirakleri aracılığıyla katılım bankacılığı, portföy yönetimi, reasürans, sigorta,
gayrimenkul yatırım ortaklığı, teknoloji hizmetleri gibi alanlarda da faaliyet
göstermektedir. ZİRAAT’in hisselerinin tamamı Türkiye Varlık Fonuna aittir. 2021 yılı
itibarıyla aktif toplamı yaklaşık 1,4 trilyon TL olan ZİRAAT, 1751 şube ve 7259 ATM
ile müşterilerine hizmet vermektedir.
I.2. SEKTÖRE VE MEVZUATA İLİŞKİN BİLGİLER
(29) Şikâyete konu iddialar, genel olarak bankaların ödeme hizmetleri alanında ödeme
kuruluşlarına karşı sergiledikleri çeşitli uygulamalara ilişkindir. 6493 sayılı Kanun,
ödeme hizmetleri alanında ülkemizdeki temel düzenlemedir. 6493 sayılı Kanun’un
oluşturulmasında, Avrupa Birliğinde (AB) yürürlüğe giren ve banka dışı ödeme hizmeti
sağlayıcısı kuruluşların faaliyetlerinin hukuki altyapısını oluşturan 2007/64/EC sayılı
Ödeme Hizmetleri Direktifi (Payment Services Directive, PSD1) esas alınmıştır. Diğer
taraftan, ödeme hizmetleri alanında ortaya çıkan gelişmeler doğrultusunda, AB’de
PSD1’in yerini alan 2015/2366 sayılı Ödeme Hizmetleri Direktifi 2 (PSD2)
düzenlemesine paralel şekilde 6493 sayılı Kanun’un güncellenmesi ihtiyacı doğmuş
ve söz konusu ihtiyacı karşılamak adına 7192 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet
Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında
Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (7192 sayılı Kanun) ile
6493 sayılı Kanun’da köklü değişiklikler yapılmıştır.
(30) 6493 sayılı Kanun’da, ödeme hizmetleri alanındaki bazı temel kavramların tanımına
yer verilmiştir. Örneğin “ödeme sistemi” “üç veya daha fazla katılımcı arasındaki
transfer emirlerinden kaynaklanan fon aktarımlarının gerçekleştirilmesini sağlamak
amacıyla yapılan takas ve mutabakat işlemleri için gerekli altyapıyı sunan ve ortak
kuralları olan yapı” şeklinde tanımlanırken; “sistem işleticisi” ise “ödeme sistemi ve
menkul kıymet mutabakat sisteminin günlük işleyişinden ve sistem işletimi için gerekli
olan faaliyet iznine sahip olan tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır.2 Öte yandan “ödeme
işlemi” ise “gönderen veya alıcının talimatı üzerine gerçekleştirilen fon yatırma,
aktarma veya çekme faaliyeti” olarak tanımlanmıştır.
2 6493 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde faaliyet iznine sahip olmayan kuruluşlar sistem
işleticisi olarak faaliyet gösterememektedir. Hâlihazırda İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş.,
Bankalararası Kart Merkezi A.Ş., Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş., Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş.,
Bankalararası Takas Odaları Merkezi, Paycore Ödeme Hizmetleri Takas ve Mutabakat Sistemleri A.Ş.
ve Bileşim Finansal Teknolojiler ve Ödeme Sistemleri A.Ş. sistem işleticisi faaliyet iznine sahiptir.
22-16/265-119
11/101
(31) 6493 sayılı Kanun’da ödeme hizmeti sağlama yetkisi yalnızca ödeme hizmeti
sağlayıcılarına tanınmış olup hangi teşebbüslerin ödeme hizmeti sağlayıcısı olarak
kabul edileceği de düzenlenmiştir. Bu kapsamda, 6493 sayılı Kanun’un 13. maddesi
uyarınca, i) 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar, ii) elektronik para kuruluşları,
iii) ödeme kuruluşları, iv) Posta ve Telgraf A.Ş., “ödeme hizmeti sağlayıcısı” olarak
nitelendirilmiştir.3 Dolayısıyla gerek bankalar, gerekse de 6493 sayılı Kanun’da
“ödeme hizmeti sağlamak ve gerçekleştirmek için kanun kapsamında yetkilendirilmiş
tüzel kişi” olarak tanımlanan “ödeme kuruluşları” ile yine 6493 sayılı Kanun’da “kanun
kapsamında elektronik para ihraç etme yetkisi verilen tüzel kişi” şeklinde tanımlanan
“elektronik para kuruluşları” (e-para kuruluşları), ödeme hizmeti sağlayıcısıdır.
(32) 6493 sayılı Kanun’un “Ödeme Hizmeti” kenar başlıklı 12. maddesinde, ödeme
hizmetlerinin neler olduğu tahdidi olarak sayılmıştır. İlgili hükmün birinci fıkrası şu
şekildedir:
“Bu Kanun uyarınca ödeme hizmetleri;
1) Ödeme hesabına para yatırılması ve ödeme hesabından para çekilmesine imkân
veren hizmetler de dâhil olmak üzere ödeme hesabının işletilmesi için gerekli tüm
işlemleri,
2) Ödeme hizmeti kullanıcısının ödeme hizmeti sağlayıcısı nezdinde bulunan ödeme
hesabındaki fonun aktarımını içeren, bir defaya mahsus olanlar da dâhil doğrudan
borçlandırma işlemi, ödeme kartı ya da benzer bir araçla yapılan ödeme işlemi ile
düzenli ödeme emri dâhil para transferini,
3) Ödeme aracının ihraç veya kabulünü,
4) Para havalesini,
5) Gönderen tarafından ödeme işleminin yapılmasına ilişkin onayın bir bilişim veya
elektronik haberleşme cihazı aracılığıyla verildiği ve ödemenin ödeme hizmeti
kullanıcısı ile mal veya hizmet sağlayan arasında sadece aracı olarak faaliyet
gösteren bir bilişim veya elektronik haberleşme işletmecisine yapıldığı ödeme işlemini,
6) Fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetleri,
7) Ödeme hizmeti kullanıcısının isteği üzerine başka bir ödeme hizmeti sağlayıcısında
bulunan ödeme hesabıyla ilgili sunulan ödeme emri başlatma hizmetini,
8) Ödeme hizmeti kullanıcısının onayının alınması koşuluyla, ödeme hizmeti
kullanıcısının ödeme hizmeti sağlayıcıları nezdinde bulunan bir veya daha fazla
ödeme hesabına ilişkin konsolide edilmiş bilgilerin çevrim içi platformlarda sunulması
hizmetini,
9) Ödemeler alanında toplam büyüklük veya etki alanı açısından Bankaca belirlenecek
seviyeye ulaşan diğer işlem ve hizmetleri
ifade eder.”
(33) Ödeme hizmetleri alanında ikincil mevzuata bakıldığında ise, şikâyet dilekçesinin
Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihten sonra, ikincil mevzuatta önemli düzenlemelere
gidildiği görülmektedir. Bu kapsamda, 01.12.2021 tarih ve 31676 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan “Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme
Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik” (Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği) ile
3 6493 sayılı Kanun kapsamında ödeme hizmetleri alanında ödeme kuruluşu olarak faaliyette
bulunmak isteyen teşebbüsler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan faaliyet izni almak
zorundadır. 14.03.2022 tarihi itibarıyla faaliyet izni aktif olan 27 ödeme kuruluşu ve 29 e-para kuruluşu
bulunmaktadır.
22-16/265-119
12/101
27.06.2014 tarih ve 29043 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Ödeme Hizmetleri ve
Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında
Yönetmelik” yürürlükten kaldırılmıştır.
(34) Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği ile ödeme hizmeti sağlayıcıları arasındaki ilişkiler,
ödeme ve elektronik para kuruluşlarının faaliyet iznine ilişkin esaslar, ödeme
fonlarının korunması, tüketicilerin bilgilendirilme yükümlülüğü gibi birçok hususa ilişkin
detaylı hükümler tesis edilmiştir. Özellikle, üçüncü taraf hizmet sağlayıcıların,
müşterilerin rızası dâhilinde bu müşterilerin bankalar nezdindeki finansal bilgilerine
erişebilmesini ve işlem gerçekleştirebilmesini sağlayan güvenli işleyiş olarak
tanımlanabilecek4 açık bankacılığa ilişkin önem arz eden bazı hususlar, Ödeme
Hizmetleri Yönetmeliği’nde hukuki zemine kavuşturulmuştur.
(35) Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin 8. maddesinin birinci fıkrasında;
“Ödeme hizmeti sağlayıcısı, sunmakta olduğu ödeme hesabı hizmetleri ve ödeme
hizmetlerine ilişkin altyapı hizmetlerinin başka bir ödeme hizmeti sağlayıcısı tarafından
kullanılmak istenmesi durumunda, talepte bulunan ödeme hizmeti sağlayıcısına bu
hizmetleri, mevzuattan doğan yükümlülükler ile güvenlik, operasyonel ve teknik
gereklilikler saklı kalmak kaydıyla, diğer ticari müşterileri, iş ortakları ve işlem yaptığı
diğer ödeme hizmeti sağlayıcıları ile benzer koşullarda sunmakla yükümlüdür. Bu
hizmetlerin sunumunda ticari gerekçelerle oluşabilecek makul düzeydeki farklılıklar bu
fıkraya aykırılık olarak değerlendirilmez.”
hükmü yer almaktadır.
(36) Anılan hükümde yer alan yükümlülüğün çerçevesi ise, 8. maddenin ikinci ve üçüncü
fıkrasında şu şekilde belirtilmiştir:
“Birinci fıkra kapsamında sunulacak hizmetler, mümkün olduğu ölçüde, talepte
bulunan ödeme hizmeti sağlayıcısının Kanun kapsamında yapmak istediği faaliyeti
sorunsuz bir şekilde yerine getirmesini sağlayacak kapsayıcılıkta olmalıdır.
Bu madde kapsamında kendisine başvuru yapılan ödeme hizmeti sağlayıcısının en
geç bir ay içerisinde ret veya kabul kararını talepte bulanan ödeme hizmeti
sağlayıcısına iletir.”
(37) Söz konusu düzenleme ile bir anlamda, bankalar da dâhil olmak üzere tüm ödeme
hizmeti sağlayıcılarına ara bağlantı sağlama yükümlülüğü getirilmiştir.5 Bu yönüyle,
yukarıda ayrıntısına yer verilen şikâyet konusu iddialar arasında yer alan, bankaların
sahip olduğu alt yapıları ödeme kuruluşlarına kullandırtmamak suretiyle ödeme
kuruluşlarının faaliyetlerinin zorlaştırıldığı hususunun, Ödeme Hizmetleri
Yönetmeliği’nde ele alındığı ve bu kapsamda bankaların, kendi ödeme altyapılarını
belirli şartlar dâhilinde ödeme kuruluşlarının kullanımına açmakla yükümlü tutulduğu
söylenebilecektir. Nitekim söz konusu Yönetmelik hükmünün yorumuna yönelik
görüşüne başvurulan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) gönderdiği
cevabi yazıda; anılan madde hükmünde geçen “ödeme hizmetlerine ilişkin altyapı
hizmetleri” ibaresinin, bankalarca ödeme kuruluşlarına sunulan POS hizmetlerini ve
bankaların kredi kartı programlarını da kapsadığı belirtilmiştir. Diğer taraftan
4 Ödeme Hizmetlerindeki Finansal Teknolojilere Yönelik İnceleme Raporu, 87. paragraf, bkz.
https://www.rekabet.gov.tr/Dosya/sektor-raporlari/odeme-hizmetlerindeki-finansal-teknolojilere-yonelik-
inceleme-raporu-20211209145616284-pdf, Erişim Tarihi: 13.03.2022.
5 Bununla birlikte Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin geçici 1. madde hükmüne göre söz konusu
yükümlülük kapsamında ödeme hizmeti sağlayıcıların gereken teknik hazırlıkları tamamlaması için
yönetmeliğin yayım tarihi olan 01.12.2021 tarihinden itibaren bir yıllık süre öngörülmüştür.
22-16/265-119
13/101
TCMB’nin cevabi yazısında, 6493 sayılı Kanun’un “Muafiyet ve istisnalar” başlıklı 24.
maddesinin birinci fıkrasında yer alan;
“Banka ve kredi kartları ile ilgili olarak 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları
ve Kredi Kartları Kanunu ile 5464 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzenlemelerde yer
alan hususlarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz.”
şeklindeki hüküm ile Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin 83. maddesinin dördüncü
fıkrasında yer alan;
“Banka ve kredi kartları ile ilgili olarak 5464 sayılı Kanun ve ilgili alt düzenlemelerde
yer alan hususlarda, bu Yönetmelikte aynı hususlara ilişkin yer alan hükümler
uygulanmaz.”
şeklindeki hüküm nedeniyle BDDK’nın konuyla ilgili ayrıca bir düzenleme yapması
halinde gerek 6493 sayılı Kanun gerekse Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin
uygulama alanının kalmayacağı ifade edilmiştir.
(38) Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin 10. maddesinin ikinci fıkrasında ise, ödeme hizmeti
sağlayıcılarının, başka bir ödeme hizmeti sağlayıcısına kendi altyapısını
kullandırmasında takip edeceği usul ve esaslar belirlenmiştir:
“Ödeme hizmeti sağlayıcısının, iş yerine ödeme hizmeti kapsamına giren bir ödeme
yöntemi ile mal ve hizmet satışı yapabilmesini sağlamak için sunduğu hizmetler için
başka bir ödeme hizmeti sağlayıcısı tarafından sunulan altyapıyı kullanması
durumunda, iş yerinin 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca kurulan sistemde
tanımlanmış iş yeri kodunu, vergi kimlik numarası, T.C. kimlik numarası ve yabancı
kimlik numarasından uygun olanı ile adını en geç on iş günü içerisinde altyapısı
kullanılan ödeme hizmeti sağlayıcısına bildirmesi gerekir. Altyapısı kullanılan ödeme
hizmeti sağlayıcısı, altyapıyı kullanan ödeme hizmeti sağlayıcısından bu fıkrada
belirtilen hususlar ile altyapısı kullanılarak gerçekleşen işlemler dışında, iş yerinin
başka bir bilgisini talep edemez. Altyapısı kullanılan ödeme hizmeti sağlayıcısı, risk
politikaları çerçevesinde yapacağı değerlendirmeler sonucunda ödeme hizmeti
sağlayıcısından iş yerine hizmet vermemesini talep etme hakkına sahiptir. Altyapısı
kullanılan ödeme hizmeti sağlayıcısı, altyapıyı kullanan ödeme hizmeti sağlayıcısının
iş yerine sunacağı ödeme hizmetini, keyfi gerekçelerle engelleyemez. Altyapısı
kullanılan ödeme hizmeti sağlayıcısının ilgili mevzuat hükümleri kapsamındaki hakları
ve yetkileri saklıdır.”
(39) Ödeme hizmetlerine ilişkin temel mevzuat hükümlerine değindikten sonra, şikâyete
konu iddiaların ilgili olduğu kartlı ödeme işlemlerinin nasıl gerçekleştiğine ve bu
kapsamda ödeme kuruluşlarının üstlendiği role ilişkin açıklama yapılması uygun
olacaktır. Bir mal veya hizmet alımında ilgili ürünün ya da hizmetin bedelinin ön
ödemeli kart, banka kartı (debit kart) ya da kredi kartlarından biri aracılığıyla yapıldığı
durumda, ödeme işleminde kullanılan kartı ihraç eden banka ile kartla yapılan
ödemeyi kabul eden POS sahibi bankanın aynı olması halinde (on-us işlem),
ödeyenin hesabından ödeme alanın hesabına fon aktarılmakta ve ödeme işlemi
sonuçlandırılmaktadır. Bu noktada POS sistemleri özel bir önemi haizdir. Zira
belirtildiği üzere, ödemede kullanılan kartın karşılığı olan/olacak fonun, ödeyenin
bankasından yani kartı ihraç eden bankadan aktarılacak olması sebebiyle ödeme
işleminin aynı bankanın POS’u üzerinden gerçekleştirilmesi bir maliyet avantajı
oluşturmaktadır. On-us işlemlerde, ödeme işleminde kullanılacak kartı ihraç eden
banka ile kartla yapılan ödemeyi kabul eden POS sahibi bankanın ayrı olduğu (not-
on-us) işlemlerden farklı olarak ödeme işleminin takas sistemine girmesine gerek
kalmaması nedeniyle kabulcü banka, ihraççı bankaya ödeyeceği takas
komisyonundan da kaçınabilmekte ve nihai olarak iş yerlerinin POS hizmeti aldığı
22-16/265-119
14/101
kuruluşlara ödeyeceği üye iş yeri komisyonu daha düşük kalabilmektedir. Bu
avantajın pratik bakımdan her koşulda sağlanabilmesi için, kart hamillerinin farklı
bankalara ait kartlarla yapacakları ödemeleri kabul edebilmek için iş yerlerinin her
bankanın POS’unu bulundurması gerekmektedir.
(40) Bununla birlikte, çok sayıda banka ile POS entegrasyonun yaratacağı pratik ve teknik
zorluklar nedeniyle, ödemelerin bir bölümü not-on-us olarak gerçekleştirilmektedir. Bu
durumda ise takas ve mutabakat sistemleri işlevsellik kazanmaktadır. 6493 sayılı
Kanun’un tanımlara ilişkin 3. maddesinde “mutabakat” “İki ya da daha fazla taraf
arasındaki fon ya da menkul kıymet aktarımından kaynaklanan yükümlülüklerin yerine
getirilmesi” olarak; “takas” ise, “Sisteme gönderilen transfer emirlerinin aktarımı, bu
emirlerin karşılıklı olarak iletilmesine ve mutabakat öncesi provizyon alındığı
durumlarda provizyon alınmasına aracılık edilmesi ve bazı durumlarda bu emirlerin
netleştirilmesi işlemleri” olarak tanımlanmıştır. Esasında, bu müesseselerin söz
konusu olabilmesi için ihraççı banka, kabulcü banka, iş yeri ve kart hamilinden oluşan
en az dört taraflı bir yapı gerekmektedir. Somutlaştırmak gerekirse not-on-us bir
işlemde, A bankası tarafından ihraç edilen kartla B bankası tarafından POS hizmeti
verilen bir iş yerinde ödeme yapılmak istenmesi durumunda; A bankasının ihraç ettiği
kart, B bankasının POS’undan geçirilmektedir. Ödeme alanın bankası (kabulcü
banka), takas sistemi aracılığıyla ödeyenin bankası (ihraççı banka) ile iletişime
geçmekte ve ilgili ödeme işlemi için otorizasyon talebinde bulunmaktadır. Kartı ihraç
eden banka gerekli kontrollerden sonra otorizasyon talebine olumlu cevap vermekte
ve ödeme işlemi gerçekleşmektedir.
(41) Bu süreçte kabulcü banka tarafından ihraççı bankaya, takas ücreti/komisyonu
ödenmektedir. Takas komisyonu, ödeme işlemi tutarının belirli bir oranı üzerinden
ödenmektedir. Takas komisyonu oranları, kart ihraç eden bankaların, bağımsız
denetim firmaları tarafından denetlenmiş ve raporlanmış belirli maliyet kalemleri
dikkate alınarak Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından özel bir formül ile
hesaplanmakta ve yayımlanmaktadır.
Şekil 1: Not-On-Us Bir Ödeme İşleminde Yer Alan Taraflar
(42) Öte yandan, not-on-us işlemlerde gerek ödenen takas komisyonu nedeniyle ödeme
işlemlerinin daha maliyetli hale gelmesi, gerekse de taksitli ödeme yapılamaması
22-16/265-119
15/101
nedeniyle iş yerleri tarafından yaygın bir uygulama olarak birden fazla bankadan POS
hizmeti alınması ve her bir banka POS’u için ayrı entegrasyon süreçlerine girilmesi
tercih edilebilmektedir. Bununla birlikte, söz konusu entegrasyonların, satış-ön
provizyon-provizyon kapama, iptal ve iadeler, puan sorgulama ve puan kullanım,
taksit ve kampanya yönetimi, 3D secure, POS bakım hizmetleri gibi birçok alt hizmet
detayı bulunmaktadır. Söz konusu detaylara ilişkin iş akışları, her banka sistemi için
farklı özellikler içerebilmekte ve her bir entegrasyon için düzenli takip ve güncelleme
gerekebilmektedir.
(43) Bankaların ihraç ettiği kartlar ile takas sistemine başvurulmadan ödemelerin kabul
edilebilmesi amacıyla her bir bankadan POS temin etmenin gerektirdiği operasyonel
ve teknik gereklilikler, iş yerlerinin tek bir noktadan kolay bir şekilde birçok bankanın
POS’u ile entegrasyon kurmasını sağlayacak hizmetlere ilişkin yeni bir iş sahası
oluşturmuştur. Bu kapsamda TCMB tarafından faaliyet izni verilen ödeme kuruluşları,
bankalardan tedarik ettikleri POS’ları, tek bir entegrasyon üzerinden iş yerlerine
pazarlamaktadır. Söz konusu hizmet sayesinde, bankalar ile ayrı ayrı üye iş yeri
anlaşması (POS anlaşması) yapma imkânından yoksun iş yerlerinin ilgili ödeme
kuruluşu ile kurulacak tek bir entegrasyon üzerinden bu ödeme kuruluşunun
anlaşmalı olduğu tüm bankaların POS’undan faydalanması sağlanmaktadır.
(44) Bu noktada, bir üye iş yerinden yapılan alışverişe bağlı gerçekleşen ödeme işleminin
akışına ödeme kuruluşlarının dâhil olması halinde nasıl bir yapıdan söz edileceğine
değinilmesi gerekmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, ödeme kuruluşları birçok
bankanın kartı ile ödeme kabul edebilecek şekilde POS hizmeti başta olmak üzere
çeşitli katma değerli hizmetler sunmaktadır. Bu kapsamda ödeme kuruluşları, dikey
ilişki kapsamında bankalardan temin ettikleri POS’ları, alt pazarda akdettikleri üye iş
yeri sözleşmeleri ile iş yerlerine pazarlamaktadır. Ödeme kuruluşlarının iş akışına
dâhil olduğu senaryoda, yukarıda izah edilen dört taraflı ödeme işlemine ödeme
kuruluşu da eklenmekte ve ödeme işlemi beş taraflı bir görünüm kazanmaktadır.
(45) Bankalar ile ödeme kuruluşları arasındaki ilişki, bazı yönleriyle nihai üye iş yerleri ile
bankalar arasındaki ilişkiye benzemekte olup ödeme kuruluşlarının anlaşma yaptığı iş
yerleri ise bankalar için bir alt üye iş yeri niteliğine bürünmektedir. Nitekim
uygulamada bankalar ile ödeme kuruluşları arasında POS teminine yönelik kurulan
sözleşmelerin, büyük ölçüde bankalar ile iş yerleri arasındaki üye iş yeri
sözleşmeleriyle benzerlik taşıdığı görülmektedir.6 Diğer taraftan bankalar ile ödeme
kuruluşları arasındaki ilişkinin, nihai iş yerleri ile bankalar arasındaki ilişkiden farklılık
arz eden yönleri de bulunmaktadır. Bunlardan en önemli olanı ise bankaların ve
ödeme kuruluşlarının, POS hizmeti sunmak adına üye iş yeri edinme faaliyetlerinde
birbirleriyle rekabet etmesidir.
(46) Bu noktada, ödeme kuruluşlarının aracılık ettiği ödeme işlemlerinde ücretlendirmenin
nasıl gerçekleştiğine değinmek gerekmektedir. Tüketicilerin alışveriş yaptıkları iş
yerleri, sağlanan POS hizmetine istinaden ödeme kuruluşuna komisyon ücreti
öderken; söz konusu ödeme işleminin ödeme kuruluşu aracılığıyla da olsa
nihayetinde bir bankanın POS’undan geçiyor olması nedeniyle, ödeme kuruluşu
tarafından da kabulcü bankaya üye iş yeri komisyonu ödenmektedir. Dolayısıyla,
ödeme kuruluşunun bahsi geçen iş akışında elde ettiği gelir kalemi, bankaya ödenen
6 10.03.2007 tarih ve 26458 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Banka Kartları ve Kredi Kartları
Hakkında Yönetmelik’in 27/A maddesinin dokuzuncu fıkrasında, POS temin sürecinde ödeme
kuruluşları ile bankalar arasında akdedilecek anlaşmalar da üye iş yeri anlaşması olarak nitelendirilmiş
ve bu bakımdan ödeme kuruluşları, üye iş yeri olarak kabul edilmiştir.
22-16/265-119
16/101
komisyon bedeli ile üye iş yerinden tahsil edilen komisyon oranı arasındaki farkın
oluşturduğu tutardır.
(47) 2020/4 sayılı Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Tebliğ (2020/4 sayılı Tebliğ) uyarınca, bankaların üye iş yerlerinden
alabileceği azami komisyon oranlarının üst sınırı, TCMB tarafından taksitli ve taksitsiz
işlemler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Söz konusu azami oranlar, bankaların ödeme
kuruluşlarından alabilecekleri komisyon oranlarının da tavanını oluşturmaktadır.
Taksitli işlemlerde bu oran, taksitsiz işlemlerde geçerli olan azami komisyon oranına
her bir taksit için bu oranın en fazla yüzde 50’si ilave edilerek uygulanmaktadır. Bu
oranlar, bankaların üye iş yerlerine ve ödeme kuruluşlarına uygulayabileceği azami
oranlar olup bu oranların üzerinde bir oran üzerinden sözleşme akdedilmesi mümkün
değildir.7 Diğer taraftan, 2020/4 sayılı Tebliğ’in kapsamı, 2. maddesinin birinci
fıkrasında “bankalarca sunulan ürün ve hizmetlerden alınabilecek ücretler” olarak
belirlenmiş olduğundan, ödeme kuruluşlarınca üye iş yerlerinden alınacak komisyon
oranlarında herhangi bir üst sınır bulunmamaktadır.
(48) Ayrıca 2020/4 sayılı Tebliğ’in 20. maddenin yedinci fıkrasında yer alan;
“Üye iş yerinin onayı ile kart sahibine aktarılmak üzere alınan ücretler haricinde üye iş
yerinden, üye iş yeri ücreti dışında mal ve hizmet tutarı üzerinden başkaca bir ücret
alınamaz.”
düzenlemesi uyarınca, üye iş yerlerinden kart sahibine aktarılmak üzere alınan
ücretler dışında herhangi bir isim altında başka ücret alınamayacaktır. Diğer taraftan,
üye iş yerinin onayı ile kart sahibine aktarılmak üzere alınan ücretlerin istisna
tutulması ile örneğin bir kredi kartı ile yapılacak ödemelerde, sonraki alışverişlerde
indirim kazanması adına kart hamiline ödül puan sağlanmasına yönelik kampanyalara
üye iş yerlerinin de bankalara ödeyeceği katkı payı ile destek olmasına izin verilmiştir.
(49) Ayrıca 2020/4 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasında;
“Bankaların ticari krediler, dış ticaret, nakit yönetimi ve ödeme sistemleri kategorileri
kapsamında sunacakları ürün ve hizmetler karşılığında ticari müşterilerden
alabilecekleri ücretler Ek-1’de belirtilmiştir. Bankalar, Ek-1’de yer alan ücret
kalemlerinden sınırlama getirilmemiş olanların ücretlerini serbestçe belirleyebilir. Bu
ücretlerin tanımları ve kapsamları Merkez Bankası tarafından talimatla düzenlenir. Söz
konusu kategoriler için Ek1’de yer alan ücretler dışında, niteliği itibarıyla bu kategoriler
kapsamında sunulması gereken ürün veya hizmetler için başka adlar altında herhangi
bir ücret alınamaz, ancak üçüncü kişilere ödenmek durumunda kalınan tutarlar ticari
müşteriye aynen yansıtılabilir. Katılım bankaları Ek-1’de yer alan ücretlerdeki kredi,
faiz ve mevduat ifadelerinin yerine sırasıyla finansman, kâr oranı ve fon toplama
terimlerini kullanabilir.”
düzenlemesi yer almaktadır. Bu çerçevede, 2020/4 sayılı Tebliğ’in Ek-1’inde yer alan
liste kapsamında üye iş yerlerinden alınabilecek ücretlerden; “Üye İş Yeri Ücreti
Peşin/Taksit”, “Bloke Çözüm” ve “Hesaptan Hesaba İş yeri Ödemeleri” kalemleri
bakımından azami sınırlar belirlidir. Diğer taraftan “POS Yazılım/Donanım/Bakım
Ücreti-Fiziki POS”, “POS Yazılım/Donanım/Bakım Ücreti-Sanal POS” ve
“Kayıp/Hasarlı POS ve Aksesuar Bedeli” ücret kalemleri için alınabilecek ücretler
serbestçe belirlenebilmektedir.
7 01.03.2022 - 31.03.2022 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde, taksitsiz işlemlerde azami komisyon
oranı %1,70 olarak belirlenmişken, taksitli işlemlerde ise her ilave taksitte azami artış oranı 0,850
olarak belirlenmiştir.
22-16/265-119
17/101
(50) Bu ücretlerin yanı sıra, 2020/4 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi çerçevesinde, bankalar
ticari müşterilerine ücretli özel ürün veya hizmet sunabilmektedir. Bu kapsamda
TCMB tarafından belirlenen Özel Ürün ve Hizmetler Listesi’nde yer alan “Üye İş Yeri
Özel Kampanya Hizmeti”, “Ücretsiz Ticari Kart Kampanya Katılımı”, “Bloke POS
Alacağının Vadeli Mal ve Hizmet Alımında Kullanılması” ve “Üye İş Yeri Özel Rapor
Hizmeti” ücret kalemleri, üye iş yerlerinden alınabilecek ücretler arasında yer
almaktadır.
(51) Son olarak, ödeme kuruluşlarının, üye iş yeri edinme faaliyetlerindeki bildirim
yükümlülüğünden bahsedilecektir. Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında
Yönetmelik’in (Kart Yönetmeliği) 27/A maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca; üye iş
yeri anlaşması yapan kuruluşun, anlaşma yaptığı üye iş yerinin, 6493 sayılı Kanun’a
tabi ödeme veya elektronik para kuruluşu olması ve bu kuruluşun üye iş yeri
anlaşması yapan kuruluştan temin ettiği POS’ları 6493 sayılı Kanun hükümleri
kapsamında alt iş yerlerine kullandırması durumunda; bu kuruluşlarca POS’un
kullandırıldığı alt iş yerinin, üye iş yeri anlaşması yapan kuruluşa ticaret unvanı ve
vergi kimlik veya vatandaşlık numarası ile birlikte bildirilmesi ve bu kapsamdaki tüm
işlemlerde ilgili alt iş yerlerini münferit olarak tanımlamaya yarayacak referans
numarasının kullanılması suretiyle söz konusu alt iş yerleri üzerinden
gerçekleştirilecek işlemlerin POS’u temin eden üye iş yeri anlaşması yapan kuruluş
tarafından işlem bazında takip edilebilmesine imkân sağlanmasının zorunlu olduğu
düzenlenmiştir. Bu kapsamda ilgili düzenlemeye göre, üye iş yeri anlaşması yapan
kuruluşlar bu zorunluluğu yerine getirmeyen kuruluşlar ile üye iş yeri anlaşması
yapamayacak ve bu kuruluşlara POS temin edemeyecektir. Aynı fıkrada ayrıca, üye iş
yeri anlaşması yapan kuruluşlarca, üye iş yerlerinin alt iş yerlerine ilişkin bilgilerin,
pazarlama ve benzeri amaçlarla kullanılamayacağı düzenlenmiştir.
I.3. İLGİLİ PAZAR
I.3.1. İlgili Ürün Pazarı
(52) Şikâyet başvurusunda yer alan iddialar, genelde ödeme hizmetleri, özelde ise banka
ve kredi kartları ile gerçekleştirilen ödemelere ilişkin hizmetleri konu edinmektedir.
Banka ve kredi kartları ile gerçekleştirilen ödemelere ilişkin hizmetleri de içerecek
şekilde bir bütün olarak ödeme hizmetleri, kişiler arasında vuku bulan çeşitli hukuki
ilişkilerin bir parçası olarak ekonomik birimler arasında fon transferine imkân tanıyan
hizmetler olarak nitelendirilebilir.
(53) Örneğin bir alım-satım ilişkisinde tüketiciler, mal veya hizmet alımı neticesinde alım
yaptıkları iş yerlerine mal veya hizmetin bedelini ödemektedir. Ödeme işleminin
başarıyla sonuçlanabilmesi için hem ödeyen hem de ödeme alan için uygun bir
ödeme aracına ve ödeme altyapısına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda bir ödeme
işlemi, nakit paranın doğrudan elden teslimi ile gerçekleştirileceği gibi tüketicilerin ve
iş yerlerinin ihtiyaçları doğrultusunda çek, poliçe ve bono gibi farklı ödeme araçlarıyla
da gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca, havale, EFT ve FAST gibi farklı ödeme
yöntemleri de ekonomik birimler arasında ödemelerin başarıyla gerçekleştirilmesi
adına tercih edilmektedir. Keza, gelişen teknolojiyle birlikte dijital cüzdan, kare kod
(QR code) ve çeşitli uygulama içi ödeme yöntemleri, günlük hayatta tüketicilerin tercih
ettiği ödeme araçları arasında yer almaktadır.
(54) Ödeme yöntemleri arasında yer alan kartlı ödemeler ise gerek küresel ölçekte gerek
ulusal ölçekte sahip olduğu penetrasyon oranı ile diğer ödeme yöntemlerinden
ayrışmaktadır. Banka kartları (debit kartlar), ön ödemeli kartlar ve kredi kartları
22-16/265-119
18/101
aracılığıyla yapılan ödemeler, sahip olduğu güvenlik, kolaylık ve yaygınlık sayesinde
tüketiciler ve iş yerleri nezdinde geniş kabul görmüş bir ödeme yöntemi olarak ön
plana çıkmaktadır.
(55) Bu çerçevede, ödeme hizmetleri alanında tüketiciler ve iş yerleri için çok sayıda
alternatifin bulunduğu söylenebilmekle beraber; her bir ödeme yönteminin maliyet,
güvenirlik, yaygınlık ve sistemler arası uyumluluk açısından farklı niteliklere sahip
olduğu ifade edilebilir. Bu durum, farklı ödeme yöntemlerinin tüketiciler nezdinde
doğrudan birbirine ikame olarak kabul edilmesini zorlaştırmaktadır. Bu bakımdan,
yerleşmiş Kurul içtihadı doğrultusunda mevcut dosya kapsamında da ödeme
hizmetleri alanında ilgili ürün pazar(lar)ının belirlenmesinde alt pazar ayrımlarına
başvurulması uygun görülmüştür.
(56) Banka ve kredi kartlarının ülkemizde yaygın ödeme araçları olması ve bu kartlar ile
ödeme yapmanın barındırdığı avantajlar, kartlı ödemeleri çek, poliçe ve bono gibi
ödeme araçlarından ya da havale ve EFT gibi ödeme yöntemlerinden
ayrıştırmaktadır. Nitekim başta bankalar olmak üzere çeşitli finansal paydaşların
yıllara yayılan tecrübe birikimi ile oluşturduğu takas sistemleri, kart programları ve
fiziki/sanal POS ağları gibi kartlı ödemelerin güvenilir ve kolay bir şekilde icra
edilmesine imkân tanıyan çeşitli altyapılar, ödeme işlemlerinin tarafları arasında
sağlıklı bir şekilde fon transferinin gerçekleşmesini mümkün kılmaktadır. Bu bakımdan
kartlı ödemeler, tüketicilere ve iş yerlerine sunduğu olanaklar nedeniyle diğer ödeme
yöntemlerinden farklılık arz ettiğinden, şikâyet konusu iddialar çerçevesinde daha
detaylı incelenmesi gerekmektedir.
(57) Bu kapsamda, diğer ödeme yöntemlerinden ayrı bir konuma sahip olduğu belirtilen
kartlı ödemeler açısından alt pazar ayrımına gidilmesine gerek olup olmadığının
tespiti adına öncelikle, ödeme işlemine aracılık eden farklı türdeki kartların birbirlerine
ikame olup olmadığı araştırılmıştır. Bilindiği üzere tüketiciler, bankalarca ihraç edilen
banka ve kredi kartları ile elektronik para kuruluşlarınca ihraç edilen ön ödemeli
kartlar aracılığıyla ödemelerini gerçekleştirebilmektedir. BKM verilerine göre8 2021
yılında ülkemizde kartlı ödemelerin yüzde 84’ü kredi kartı, yüzde 15’i banka kartı ve
yüzde 1’i ön ödemeli kartlar ile gerçekleştirilmiştir. Bunlardan banka kartları ve ön
ödemeli kartlar ile ödeme yapmak için kart hamilinin, kartın bağlı bulunduğu vadesiz
hesapta fon tutması gerekmektedir. Kredi kartları ile yapılan ödemelerde ise kredi
kartının hesap kesim tarihine dek kart hamilinin ödeme yapması ertelenmekte ve
hatta taksitli işlemlerde ödemeye konu tutarın belli kısımları için ödeme tarihi daha da
ileriye ötelenebilmektedir.
(58) Kart hamiline alışveriş tarihinden daha sonra ödeme yapmaya imkân vermesi yönüyle
kredi kartı, hem bir kredi hem de bir ödeme aracı olarak kabul edilmektedir. Vadenin
ötelenmesi imkânının yanı sıra, kredi kartı ile yapılan ödemelerde kart hamilleri, başta
ödül puan kazanımı olmak üzere çeşitli sektörlerde ve iş yerlerinde geçerli farklı
kampanyalara erişebilmektedir. Bu bakımdan, tüketicilerin farklı ihtiyaçlarını
karşılaması ve ödeme fonksiyonunun yanı sıra kredi sağlama fonksiyonuna da sahip
olması nedeniyle, kredi kartlarıyla yapılan ödemelere ilişkin hizmetlerin, banka kartları
ve ön ödemeli kartlarla yapılan ödemelere ilişkin hizmetlerden ayrı değerlendirilmesi
gerekmektedir.
(59) Kredi kartlarıyla yapılan ödemelere ilişkin hizmetlerin, ilgili ürün pazarının
belirlenmesinde dikkate alınabilecek herhangi bir ayrışmaya uğrayıp uğramadığının
8 Bkz. https://bkm.com.tr/raporlar-ve-yayinlar/donemsel-bilgiler/, Erişim Tarihi: 12.03.2022.
22-16/265-119
19/101
tespitinde ise, kredi kartlarıyla yapılan tek çekim ödemeler ile kredi kartlarıyla yapılan
taksitli ödemelerin tüketiciler ve iş yerleri açısından barındırdığı farklılıklar
incelenmelidir. Tek çekim ödemeler, kart hamilleri açısından hesap kesim tarihine
kadar sınırlı bir vade imkânı9 tanırken; taksitli ödemeler ise geçerli kampanyaya göre
aylık 12 taksite kadar varabilen taksitlendirme imkânıyla kart hamilleri açısından
ödemelerin daha uzun bir zaman dilimine yayılmasını sağlamaktadır. Bu kapsamda
tek çekim ödemeler, kredi kartlarının ödeme aracı fonksiyonunu ön plana çıkarırken;
taksitli ödemeler, kredi kartlarının kredi sağlama fonksiyonunu ön plana
çıkarmaktadır.
(60) Taksitli ödemeler, özellikle enflasyonist baskının yüksek seyrettiği dönemlerde
tüketiciler için daha cazip bir ödeme yöntemi haline gelebilmektedir. Diğer taraftan,
tüketiciler nezdinde taksitli ödemelerin daha değerli hale gelmesi, kredi kartlarıyla
ödemelere ilişkin hizmetlerin çift taraflı yapısı nedeniyle, taksitli ödemeleri iş yerleri
açısından da daha tercih edilebilir kılmaktadır. Bu yönüyle taksitli ödemelerin, iş
yerlerinin cirosunun artması adına kilit bir öneme sahip olduğu söylenebilecektir.
Taksitli ödemelerin tüketiciler ve iş yerleri açısından barındırdığı avantajlar, bu tür
ödemelerin yaygınlık kazanmasını tetiklemiştir. Tüm bu hususlar birlikte
değerlendirildiğinde, mevcut dosya kapsamında ilgili ürün pazarının belirlenmesinde,
kredi kartlarıyla yapılan tek çekim ödemelere ilişkin hizmetler ile kredi kartlarıyla
yapılan taksitli ödemelere ilişkin hizmetlerin ayrı konumlandırılması gerektiği
kanaatine ulaşılmıştır.10
Grafik 1: Yerli Kredi Kartlarının Taksitli/Tek Çekim İşlem Hacmi (Milyon TL)
0
200.000
400.000
600.000
800.000
1.000.000
1.200.000
2017 2018 2019 2020 2021
Taksitli Ödemeler
Tek Çekim Ödemeler
9 BKM verilerine göre 01.03.2022 tarihinde bankaların ortalama fonlama gün sayısı 27,04 olarak
gerçekleşmiştir. (https://bkm.com.tr/wp-content/uploads/2022/02/Takas_Kom_22Subat22.png, Erişim
Tarihi: 07.03.2022)
10 Kart hamillerinin, bankaların mobil uygulamaları veya dijital kanalları üzerinden, tek çekim
ödemelerini vadelendirmesine imkân tanıyan farklı bankacılık hizmetleri, kimi durumlarda tek çekim
ödemeler ile taksitli ödemeler arasındaki çizgiyi belirsiz hale getirse de söz konusu vadelendirme
hizmeti, ancak belli sektörlerde ve belli işlem sınırları dâhilinde dar kapsamda uygulanabilmesi
nedeniyle kararda ilgili pazarın belirlenmesinde dikkate alınmamıştır.
22-16/265-119
20/101
Kaynak: BKM11
(61) İlgili pazarın belirlenmesine yönelik ele alınması gereken son husus ise taksitli
ödemelere ilişkin hizmetlerin alt pazar kırılımlarına ayrılıp ayrılamayacağıdır. Bilindiği
üzere bankalar, bir taraftan tüketicilere kredi kartı pazarlama faaliyeti (kredi kartı
ihracı) yürütürken diğer taraftan da iş yerlerine kredi kartı ile taksitli ödemeleri kabul
etmeleri için fiziki ya da sanal POS hizmeti (üye iş yeri edinme) sunmaktadır. Bu
noktada bankaların pazarda rekabet etmek için benimseyebilecekleri iki farklı iş
modeli bulunmaktadır.
(62) İlk iş modelinde bankalar, doğrudan kendi kredi kartı markalarını oluşturup kart ihraç
etmektedir. Bu durumda taksitli ödeme yapılabilmesi için tek çekim ödemelerden farklı
olarak taksitli ödemelerin niteliği gereği kredi kartını ihraç eden bankanın, ödemenin
yapılacağı iş yeri ile üye iş yeri anlaşması yapmış olması ve bu üye iş yerine kendi
kredi kartı ile yapılacak taksitli ödemeleri kabul etmesini sağlayacak POS hizmetini
sunuyor olması zorunluluk teşkil etmektedir. Diğer bir ifadeyle, tek çekim ödemelerde
kartı ihraç eden banka ile kartı kabul eden bankanın farklı olması durumunda dahi
takas sistemi üzerinden bankalararası onay süreçleriyle iş yerleri ödeme alabilirken, iş
yerlerinin taksitli ödemeleri kabul edebilmesi için kartı ihraç eden banka ile kartı kabul
eden yani iş yerine POS hizmeti sunan bankanın aynı olması gerekmektedir. Bu
bakımdan, kendi kredi kartı markasını oluşturup bu kartları ihraç eden ve yine bu
kartların kabulü için POS hizmeti sunan bir bankanın, ihraç ettiği kart adedini artırması
ve anlaşmalı üye iş yeri ağını genişletmesi, doğrudan bu bankanın kendi pazarlama
çabasını gerektirmektedir.
(63) Bankaların pazarda rekabet etmek için benimseyebilecekleri ikinci iş modelinde ise,
bankalar kendi ihraç ettikleri kredi kartlarına özgü bir marka altında faaliyet göstermek
yerine, birden çok bankanın aynı marka çatısı altında faaliyet gösterdiği bir kredi kartı
ailesi ya da diğer bir ifadeyle ortak markalı kredi kartı programı bünyesinde faaliyet
göstermektedir. Söz konusu iş modelinde marka sahibi banka, kart programına
katılmak isteyen diğer bankalara marka kullanım lisansı vermekte ve katılımcı
bankalar, ilgili kart markası altında kart ihraç ve/veya kart kabul yetkisini elde
etmektedir. Bankaların aynı marka altında kredi kartı ihraç ve kabul faaliyeti
göstermesi sayesinde kart hamilleri; kendi kredi kartlarının program üyesi hangi
banka tarafından ihraç edildiğine ya da ödemeyi kabul edecek iş yerinin program
üyesi hangi bankadan POS hizmeti aldığına bakmaksızın program üyesi herhangi bir
bankanın üye iş yeri ağında yer alan iş yerinde taksitli alışveriş yapabilmektedir. Bu
bakımdan ortak markalı kredi kartı programları, programa üye bankaların birbirlerinin
üye iş yeri ağından faydalanmasını sağlamaktadır. Diğer taraftan, aynı marka çatısı
altında faaliyet gösterilmesi nedeniyle program üyesi bankaların, ilgili marka altında
ihraç edilen kredi kartlarına sahip tüketiciler için geniş bir iş yeri ağında geçerli olan ve
standart koşullar içeren kampanyalar geliştirmesini ve bu kampanyaları ortak şekilde
tanıtmalarını mümkün kılmaktadır. Ayrıca, söz konusu iş modeliyle özellikle küçük
ölçekli bankalar, ortak markalı kredi kartı programlarına dâhil olarak kredi kartlarıyla
taksitli ödemelere ilişkin hizmetlerde daha etkin rekabet edebilme fırsatı
yakalamaktadır.
(64) Yukarıda ifade edildiği üzere, sadece tek bir bankanın uhdesindeki marka altında
ihraç edilen kredi kartları ile taksitli ödeme yapılabilmesi için kredi kartını ihraç eden
banka ile iş yerine POS hizmeti sunan bankanın aynı olması gerekmektedir. Ortak
11 Bkz. https://bkm.com.tr/raporlar-ve-yayinlar/donemsel-bilgiler/, Erişim Tarihi: 12.03.2022.
22-16/265-119
21/101
markalı kredi kartlarında ise ilgili kredi kartlarıyla taksitli ödeme yapılabilmesi için
ödemenin yapılacağı iş yerine, ilgili kredi kartı programına üye bir banka tarafından
POS hizmeti sunulması gerekmektedir. Bu bakımdan, örneğin bir iş yerinin, sadece A
bankası tarafından ihraç edilen X marka kredi kartına sahip tüketicilere taksitli satış
yapabilmesi için A bankasından POS hizmeti alması gerekmekte olup ilgili ödeme
işlemi özelinde bir başka bankanın POS’u iş yeri için alternatif teşkil etmemektedir.
Aynı örnek, ortak markalı kredi kartı programına uyarlanacak olursa, bir iş yerinin,
program üyesi A, B ve C bankaları tarafından ihraç edilen X ortak markalı kredi
kartına sahip tüketicilere taksitli satış yapabilmesi için A, B ve C bankalarının en az
birinden POS hizmeti alması gerekmekte olup ilgili ödeme işlemi özelinde söz konusu
kart programında yer almayan bir bankanın POS’u iş yeri için alternatif teşkil
etmemektedir.
(65) Taksitli ödemeler için kartı ihraç eden banka ile kartı kabul eden bankanın aynı
markaya sahip olması zorunluluğu, ilgili ürün pazarının kredi kartı markası özelinde
tanımlanıp tanımlanamayacağı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu durumda
incelenmesi gereken, taksitli ödeme yapılabilmesi için hem tüketicilerin hem de iş
yerlerinin aynı anda farklı kanallardan hizmet alıp alamadığıdır. Öğretide çoklu erişim
(multi-homing) etkisi olarak isimlendirilen bu durum, bir mal veya hizmetin kullanıcısı
konumundaki tüketicilerin, söz konusu mal ve hizmet ile benzer ihtiyaçları karşılayan
başka mal ve hizmetlerden de aynı anda faydalanmasını ifade etmektedir. Çoklu
erişim oranının yüksek olduğu durumda, tüketicilerin belli bir ürün, hizmet ya da
platforma olan bağımlılığı azalmakta ve bu yönüyle tüketicilerin aynı anda kullanıcısı
olduğu ürün, hizmet ve platformlar birbirinin ikamesi olarak görülebilmektedir. Aksi
durumda ise, yani bir ürün ya da hizmetin alıcısı veya bir platformun kullanıcısı
konumundaki tüketicilerin, söz konusu ürün, hizmet veya platform dışında farklı
kanallardan beslenme oranının düşük olması halinde, tüketicilerin alıcısı olduğu mal
ve hizmetler ile kullanıcısı olduğu platformların, tüketiciler nezdinde ikamesinin düşük
olduğu ve bu yönüyle bağımsız ilgili ürün pazarlarına vücut verebileceği
söylenebilecektir.
(66) Kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin hizmetler ele alındığında, söz konusu
hizmetlerin alıcısı konumunda bir tarafta kredi kartı hamili tüketiciler yer alırken, diğer
tarafta POS hizmeti alan üye iş yerleri yer almaktadır. Bu açıdan, kredi kartlarıyla
taksitli ödemelere ilişkin hizmetler, iki taraflı (çift yönlü) bir yapı arz etmektedir. Diğer
bir ifadeyle, hizmetin bir ayağındaki kart hamillerinin bir kredi kartına atfettiği değer,
doğrudan hizmetin diğer ayağındaki üye iş yerlerini de etkilemektedir. Örneğin, bir
kredi kartı ne kadar çok tüketici tarafından kullanılmaktaysa, iş yerleri o kredi kartına
uyumlu POS edinme konusunda daha istekli olmaktadır. Aynı şekilde, tüketiciler
bakımından bir kredi kartının kabul edildiği iş yeri sayısı ne kadar yüksekse,
tüketicilerin ilgili kredi kartına olan talebi de ona göre artmaktadır. Bu duruma paralel
olarak, kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin hizmetlerin bir tarafındaki alıcıların
sahip olduğu çoklu erişim, nihayetinde hizmetin diğer tarafındaki alıcılara da
yansımaktadır.
(67) Kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin hizmetlerde tüketicilerin yani kart hamillerinin
çoklu erişim imkânlarına bakıldığında, gelirlerine göre belirlenmiş limitler dâhilinde,
tüketicilerin farklı markalı kredi kartlarını birlikte kullanmasının önünde herhangi bir
hukuki ya da teknik engelin bulunmadığı görülmektedir. Nitekim tüketicilerin sahip
olabilecekleri kredi kartı sayısına sınır konulmasına yönelik herhangi bir düzenleme
bulunmadığı gibi, kredi kartı ihraç eden bankalar, kart hamillerine yönelik başka
bankaya ait kartların kullanılmaması yönünde herhangi bir akdi yükümlülük de
22-16/265-119
22/101
getirmemektedir. Aynı şekilde, tüketicilerin farklı markalı kredi kartlarını edinmesinin
ve kullanmasının önünde herhangi bir teknik engel de bulunmamaktadır. Aksine,
gelişen teknolojiyle birlikte yaygınlaşan dijital cüzdan, kart verisi saklama ve kare kod
ile ödeme gibi teknolojiler sayesinde tüketicilerin fiziksel kart taşıma zorunluluğu
ortadan kalkmış olup, kart hamilleri kredi kartlarını dijital ortamlara aktarma imkânı
elde etmiştir. Bu bakımdan, kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin hizmetlerde kart
hamilleri açısından çoklu erişim imkânları mevcuttur. İlaveten, her bir kredi kartı
markasının, ilave taksit vb. farklılaştırılmış kampanyalar sunuyor olması karşısında,
tüketicilerin çoklu erişim imkânlarını kullanma güdülerinin bulunduğu da ifade
edilebilecektir.
(68) Aşağıda yer verilen grafikte, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verileri uyarınca,
bireysel kart hamillerinin farklı bankalarca ihraç edilmiş kaç farklı kredi kartına birlikte
sahip olduğu gösterilmiştir.
Grafik 2: Kart Hamillerinin Farklı Bankalarca İhraç Edilmiş Kredi Kartına Sahiplik Adetleri
Kaynak: TBB Risk Merkezi
(69) Yukarıdaki veriler incelendiğinde, kredi kartı hamillerinin yüzde 46’sının, farklı
bankaların kredi kartlarına aynı anda sahip olduğu görülmektedir. Söz konusu oran,
tüketiciler açısından çoklu erişim oranının yüksek olduğunu göstermektedir.
(70) Kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin hizmetlerde çoklu erişim olanakları iş yerleri
açısından ele alınacak olursa, herhangi bir düzenleme veya sözleşme yoluyla bir iş
yerinin POS hizmeti alabileceği hizmet sağlayıcısı sayısına yönelik bir sınırlama
getirilmediği söylenebilecektir. Bu kapsamda bir iş yeri, olabildiğince çok sayıda farklı
markalı kredi kartı ile taksitli ödemeleri kabul etmek adına, farklı bankalardan POS
hizmeti alabilmektedir. Diğer taraftan, her ne kadar iş yerlerinin aynı anda çok sayıda
farklı bankadan POS hizmeti almasının önünde herhangi bir hukuki engel bulunmasa
da bankaların POS entegrasyonu için aradığı yeterlilik kriterlerinin farklılaşabilmesi
nedeniyle özellikle küçük ölçekli iş yerleri için her bir bankadan POS hizmeti almak
kimi durumlarda teknik olarak zorluk teşkil edebilmektedir. Bununla birlikte, ortak
markalı kredi kartı programlarında, iş yerlerinin taksitli ödemeleri kabul edebilmek için
program üyesi tek bir bankadan POS hizmeti almasının yeterli olması, iş yerlerinin
POS hizmeti almak zorunda olduğu banka sayısının azalmasını sağlamaktadır.
İlaveten, ödeme kuruluşlarının tek bir POS entegrasyonu üzerinden iş yerlerine birçok
farklı banka POS’unu birlikte kullandırabilmesi, iş yerlerinin çoklu erişim imkânlarını
artırmaktadır.
22-16/265-119
23/101
(71) Söz konusu açıklamalar çerçevesinde, her ne kadar özellikle çoklu erişimin sınırlı
olduğu durumlarda marka özelinde pazar ayrıştırmasına gidilmesi mümkün
olabilecekse de, farklı markalı kredi kartlarıyla taksitli ödemelerin gerçekleştirilmesi
adına hem tüketicilerin hem de iş yerlerinin sahip olduğu çoklu erişim olanakları
dikkate alındığında, güncel durumda kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin
hizmetlerde kart markası özelinde pazar ayrıştırmasına gidilmesine gerek olmadığı
değerlendirilmektedir.
(72) Hâlihazırda tüketiciler açısından kredi kartlarının öne çıkan özelliklerinin, taksitli
alışverişe ve ödül puan birikimine imkân sağlanması olduğu göz önünde
bulundurulduğunda; farklı markalı kredi kartlarının benzer taksit ve ödül puan
kampanyalarının bulunduğu, bu yönüyle farklı markalı kredi kartlarının, tüketiciler ve
çift taraflı etkiler nedeniyle iş yerleri açısından birer ikame teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Bonus kararında,12 pazarın Bonus marka kredi kartı program ortaklığı özelinde
daraltılıp daraltılamayacağı değerlendirilirken, piyasadaki rekabetçi dinamiklerin
program ortaklıkları arasında oluşması ve kart hamillerinin farklı program ortaklıkları
arasında geçiş yapabilme imkânı dikkate alınmış ve marka özelinde bir pazar
tanımının yerinde olmayacağı ifade edilmiştir. Diğer taraftan marka özelinde alt pazar
tanımlamasına gidilmesi, sektörlerde yaşanan dijitalleşmeye bağlı olarak yaygınlaşan
platform ekonomilerinin ve ekosistem oluşturma odaklı iş modellerinin dinamiklerinin
anlaşılamamasına ve platformlar ya da ekosistemler arasındaki rekabetin ihmal
edilmesine yol açabilecektir.
(73) Ortak markalı kredi kartı programlarının incelendiği Kurul kararlarında da, ortak
markalı kredi kartı programlarının; bünyesinde birçok ticari firma bulunduran, ilgili
firmalara daha fazla müşteri potansiyeline ulaşma olanağı sağlayan, kredi kartı
müşterilerine de nakit kullanmaksızın bir tek kartla birden fazla firmanın taksit ve ödül
kazanma avantajlarından yararlanma olanağı sunan platform olduklarından hareketle,
ilgili ürün pazarı istikrarlı olarak “çok markalı kredi kartı ihracı ve üye iş yeri edinme
pazarı” olarak belirlenmiştir.13 Buna ek olarak, 28.6.2005 tarih ve 05-41/598-152 sayılı
kararda, taksitli kredi kartları pazarında faaliyet gösteren bankalara yönelik yürütülen
dosyada ilgili ürün pazarı “kredi kartıyla sunulan taksitli alışveriş hizmetleri pazarı”
olarak belirlenmiştir.
(74) Son olarak, yukarıda yer verildiği üzere banka ve kredi kartlarıyla yapılan ödemelerin
bir tarafında kart hamillerinin diğer tarafında ise üye iş yerlerinin bulunması ve her iki
müşteri grubunun birbirini etkiliyor olması dikkate alındığında, söz konusu hizmetlerin
çift taraflı yapı arz ettiği değerlendirilmekte olup, bu nedenle söz konusu hizmetlerin
kart ihraç ve kabul noktasında ayrıştırılmasına gerek bulunmamaktadır.
(75) Açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde, mevcut dosya kapsamında ilgili ürün
pazarları, “banka ve ön ödemeli kartlarla ödemelere ilişkin hizmetler”, “kredi kartlarıyla
tek çekim ödemelere ilişkin hizmetler” ve “kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin
hizmetler” olarak tespit edilmiştir.
Şekil 2: Dosya Kapsamında İlgili Ürün Pazarı Kırılımları
12 07.09.2017 tarih ve 17-28/462-201 sayılı Kurul kararı.
13 Ör. 08.08.2018 tarih ve 18-27/449-219 sayılı Kurul kararı ile, 13.06.2019 tarih ve 19-21/313-137
sayılı Kurul kararı.
22-16/265-119
24/101
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
(76) Her bir ilgili ürün pazarına ilişkin mal ve hizmetlerin, Türkiye içinde homojen olarak
sunulabilmesi ve tüketicilerin ilgili mal ve hizmetlere erişiminde bölgeden bölgeye
herhangi bir esaslı farklılığın bulunmaması nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye”
olarak belirlenmiştir.
I.4. DOSYA KAPSAMINDA ELDE EDİLEN BELGELER1415
I.4.1. Şikâyet Başvurularında Yer Alan Belgeler
Belge 84/1-7:
(77) QNB yetkilisi (.....) tarafından Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) gönderilen
23.01.2021 tarihli “Finansbank (.....) İşbirliği” konulu e-posta içeriği şu şekildedir:
(…)
“(.....) Bey merhaba,
Çok teşekkür ediyoruz, umarız sizlerin de sağlığı yerindedir. Ayrıca bu vesileyle yeni yılının kutluyor,
çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
İletmiş olduğunuz tüm bilgiler ışığında sanal POS talebinize ilişkin olarak Bankamızın ilgili ekip ve
komitesinin yapmış olduğu değerlendirmeler sonucunda maalesef olumsuz görüş çıkmıştır. Bu
kapsamda sanal POS talebinize banka kararı olarak olumlu yanıt veremiyoruz.
İlerleyen dönemde farklı ya da olumlu bir gelişme olursa sizinle iletişime geçeceğimizi şimdiden
belirtmek isteriz.
Anlayışınız için teşekkür ediyoruz.
Saygılarımızla”
(78) Söz konusu e-postaya cevaben 25.01.2021 tarihinde (.....) tarafından, (.....) gönderilen
e-postada ise şu ifadeler yer almaktadır:
“(.....) Hanım öncelikli olarak iyi dilekleriniz için teşekkür ederiz. 2021 yılının hem Bankanız hem
memleketimiz açısından katma değerli ürünlerin sahaya indiği verimli bir yıl olmasını canı gönülden
temenni ederiz.
25.09.2020 tarihinde Sayın (.....) hitaben göndermiş olduğumuz e-posta ile başlatmış olduğumuz ve
sırasıyla 22.10.2020-23.12.20-05.01.2021-19.01.2021 tarihli e-postalarımızla yinelediğimiz işbirliği
talebimize karşılık olarak sizlerden gelen 22 Ocak 2021 tarihli e-posta cevabıyla işbirliği istemimize
olumlu yanıt vermediğinizi anlamış bulunmaktayız.
Genel tecrübelerimize dayanarak ve talebimize konu işbirliği kurgusunun finansal ekosistemde genele
yaygın bir uygulama olduğunu göz önünde bulundurarak, finansal ekosistemdeki en büyük
projelerinden birisi olan TÜVTÜRK istasyonlarında kart (kredi, debit ve ön ödemeli) ile işlem
yapabilme imkânı sağlayan projeyi hayata geçiren Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olarak, sarf edilen
4 aylık bir sürenin sonunda Bankanızca işbirliği talebim izin değerlendirilme sürecinin olumsuz
14 Belgelerin numaralandırılmasında, Önaraştırma Raporu’ndaki belge numaraları korunmuştur.
15 Belgelerin orijinalinde yer alan yazım hataları düzeltilmemiş, aynen korunmuştur.
22-16/265-119
25/101
tamamlanmasının derin üzüntüsü içindeyim.
Daha önce de müteaddit defalar ifade ettiğimiz gibi, talebimiz sadece POS işbirliğidir ve Bankanızın
taksitli satış yapısını başka bir banka POS'u üzerinden uygulayabilmemiz teknik açıdan imkânsızdır.
Hal bu iken HSBC kartlarının Bankanızın tasarrufunda olduğu ve hâlihazırda Bankanız ile işbirliği
halinde olan ödeme kuruluşlarının bulunduğu; ayrıca Şirketimizin gerek yetkilendirmesi gerekse çeşitli
Bankalarla benzeri mahiyette işbirlikleri kurmak suretiyle POS işbirliği konusunda yetkinliğe sahip
olduğu dikkate alındığında, bu kararınız dayanağının anlaşılması mümkün olamamıştır. Bankanızın,
Şirketimizle işbirliği kurmaktan imtina etmesinin gerekçesi de belirtilmediğinden, bu yaklaşımınız,
benzer koşullardaki firmalara eşit koşullarda davranılmadığı anlamında yorumlanmaktadır. Bu
ekosistemde daha büyük projelere imza atma kabiliyetine sahip çalışma arkadaşlarım; da düşünerek,
Bankanız ile bir an önce işbirliği başlatabilmenin heyecanını onlarla paylaşmak üzere aşağıdaki
mektup muhteviyatını da dikkate olmanızı önemle belirtmek isteriz.
İşbirliği eğilimim ize yönelik sizlere gerekli bilgi belgeyi sunmak istediğimiz' bir kez daha tekrar eder
bu hususta sizlere yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.”
QNB FİNANSBANK ÜST YÖNETİMİ
DİKKATİNE
İstanbul —2021
KONU: Şirketimizce Bankanıza yöneltilen iş birliği talebimizin, Bankanızca herhangi bir makul
gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Konunun Bankanız
tarafından bu yönüyle değerlendirilerek, gereğinin yapılmasını talep ederiz.
Sayın (.....) Hanım
(…)
C. BANKANIZIN GEREKÇE GÖSTERMEDEN ŞİRKETİMİZLE İŞBİRLİĞI SÜRECINI UZUN SÜRE
SÜRÜNCEMEDE BIRAKTIKTAN SONRA HERHANGİ BİR GEREKÇE İLERI SÜRMEKSİZİN
REDDETMESİ REKABET HUKUKUNA AYKIRIDIR.
Bildiğiniz gibi Rekabet Kurulu 07.09.2017 tarih ve 17-28/462-201 sayılı kararı ile ödeme ve elektronik
para kuruluşları ile bankaların rekabet içinde olduğunu kabul etmiştir. Bankanızın Şirketimiz ile bir
nevi "yatay rekabet" içinde bulunması sebebiyle söz konusu davranışınız ödeme ve elektronik para
kuruluşu olan Şirketimizi pazar dışına itmek amacıyla hareket etmek olarak yorumlanabilecektir.
Rekabet Kurumu söz konusu kararında Bankaların Şirketimiz gibi şirketleri pazardan dışlayıcı ve
böylece rekabeti kısıtlayıcı davranışları 4054 sayılı Kanun'a aykırı olarak değerlendirmiştir. Söz
konusu karar dolayısıyla, Bankanızın davranışı da 4054 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmektedir.
Sonuç olarak Şirketimiz ile Bankanız arasındaki işbirliği sürecine bir an evvel başlanması ve dostane
bir ilişkinin temellerinin atılması için gereğinin yapılmasını rica ederiz.
Belge 84/7:
(79) HALKBANK yetkilisi (.....) tarafından, Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) gönderilen
31.03.2021 tarihli ve “Halkbank // 58 Hata Kodu” konulu e-posta içeriği şu şekildedir:
Merhaba,
Ödeme Kuruluşlarında yurt dışı kart yetkisi idari kararımız gereği kapalıdır.
Saygılarımla.”
Belge 84/8:
(80) AKBANK (.....) tarafından, Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) gönderilen 12.11.2021
tarihli ve “Notonus İşlemler Hakkında” konulu e-posta içeriği şu şekildedir:
“Merhaba (.....) Hanım;
Daha önce sizinle de konuştuğumuz gibi Cuma günü itibariyle yurt dışı işlemlerin yapılmamasını talep
etmiştik.
22-16/265-119
26/101
Önümüzdeki hafta 15-11-2021 Pazartesi günü itibariyle yurt dışı işlemlerden çıkmak zorundayız.
Yine Pazartesi günü Yurtiçi diğer banka işlemleri için de aynı aksiyonu alıyor olmamız gerekmektedir.
Bilgilerinize;
Saygılarımla”
Belge 84/9:
(81) İŞ BANKASI çalışanı (.....) tarafından, Ödeme Kuruluşu (.....) çalışanı olduğu
düşünülen (.....) gönderilen 19.02.2021 tarihli ve “RE: Bankamız kartları” konulu e-
postada şu ifadeler yer almaktadır:
“Taksitli işlemler için bloke uygulayamıyoruz maalesef,
Ertesi gün oranlarınız ile aynı
İyi çalışmalar”
Belge 84/10-14:
(82) Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) tarafından ZİRAAT çalışanı (.....) gönderilen
22.04.2021 tarihli ve “RE: Valörlü Pos Çalışma Hk.” konulu e-postada şu ifadeler yer
almaktadır:
“(.....) bey merhaba,
Sanal pos çalışma koşullarımızda, TEK Çekim ve TAKSİTLİ işlemler için;
0 Komisyon X gün çalışma modellerinizi paylaşabilir misiniz?
Teşekkürler, iyi çalışmalar”
(83) Söz konusu e-postaya cevaben ZİRAAT çalışanı (.....) tarafından gönderilen e-posta
içeriği şu şekildedir:
“Merhaba,
Bankamız PF16 çalışma prensip ve kuralları doğrultusunda aşağıdaki gibi yeni bloke gün ve oranlan
02.06.2021 tarihine kadar kullanabilirsiniz. Ayrıca Bankamız PF çalışma prensip ve kuralları
doğrultusunda 200,000 TL vadesiz mevduat ortalaması talep etmekteyiz.
İyi çalışmalar
Saygılarımla.
(…)”
(84) Yukarıda yer verilen e-postaya cevap olarak Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....)
tarafından gönderilen e-posta içeriği ise şu şekildedir:
“(.....) Bey Merhaba,
Telefonda da konuştuğumuz üzere; biz (.....) olarak mevcuttaki 1 gün valorlu çalışma modeli ile
devam etmek istiyoruz. Ayrıca ortalama 200 Bin TL gibi bir vadesiz mevduat bırakmamız söz konusu
olamaz. Konuyu gerekli birimlere iletmenizi ve onlardan gelecek cevaba göre kendileriyle toplantı
ayarlamanızı rica ederim.”
Belge 84/15-16:
(85) İŞ BANKASI yetkilisi (.....) tarafından Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) gönderilen
06.03.2020 tarihli ve “FW: Ürün Sunumları” konulu e-posta içeriği şu şekildedir:
16 “PF” ifadesi, İngilizce Payment Facilitator kelimelerinin kısaltması olup ödeme kuruluşlarını ifade
etmek için kullanılmaktadır.
22-16/265-119
27/101
“(.....) Bey merhaba,
Öncelikle gecikmeli yanıt verdiğimiz için kusurumuza bakmayın lütfen.
Sabit POS'lar için aylık 60 TL, Mobil POS'lar ve ÖKC için ise aylık 80 TL kullanım ücreti
bulunmaktadır.
Mail ekinde sisteme tanım yapabilmemiz için gerekli bilgileri iletiyoruz.
Bu aşamada yukarıdaki ücretler sizin için de uygun ise teknik ekiplerimizi ortak bir mailde buluşturup
bundan sonra izlenecek adımları netleştirebiliriz.
İyi çalışmalar dilerim.”
(86) Söz konusu e-postaya cevaben Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) tarafından
gönderilen 06.03.2020 tarihli e-posta içeriği şu şekildedir:
“(.....) Hanım,
Dönüşünüz için teşekkür ederim.
Bizim yönlendireceğimiz iş yerlerinde sizler için terminal ve saha maliyetleri oluşmayacaktır.
Hali hazırdaki cihazlar zaten Profilo ÖKC, mükellef mülkiyetinde ve saha servis hizmeti sözleşmesi
bizim tarafımızda, Profilo bize fatura ediyor, size herhangi bir saha maliyeti yansıtmayacak ve
yansıtmayacağı konusunda sizi yazılı olarak bilgilendirmelerini sağlayacağız.
Ödeal çalışmasında sizin tarafınızda terminal, operasyonel veya geliştirme gibi herhangi bir maliyet
oluşmuyor, tamamı bizde. O nedenle hali hazırda çalışmakta olduğumuz Bankalarda bize bu tip
ücretleri uygulamıyorlar.”
(87) Son olarak, konuya ilişkin İŞ BANKASI yetkilisi (.....) tarafından Ödeme Kuruluşu (.....)
yetkilisi (.....) gönderilen 06.03.2020 tarihli e-postada ise şu ifadeler geçmektedir:
“(.....) Bey,
Bankamız uygulaması gereği size belirtmiş olduğumuz aşağıdaki aylık kullanım ücretleri geçerli
olmaktadır. İyi çalışmalar”
Belge 84/17-18:
(88) Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) tarafından GÖSAŞ (.....) gönderilen 17.03.2020
tarihli ve “RE Garanti BBVA Üye İşyeri Fiyat Teklifimiz” konulu e-posta içeriği şu
şekildedir:
“(.....) Bey merhaba,
Teklifiniz için teşekkür ederiz.
Son gerçekleştirdiğimiz toplantıda aktardığımız üzere ödeme kuruluşu olarak ödül puanı katkısında
bulunamıyoruz.
Hizmet ettiğimiz birçok farklı sektörde üye iş yerimiz var, hepsinin faaliyette bulunduğu hizmet alanı,
çalışma şekilleri ve karlılıkları farklı o nedenle de tamamına flat bir ödeme katkısı uygulamak ne
yazık ki bulunduğumuz sektör dinamikleri açısından uygun değil.
Ödül puan katkısı olmaksızın revize edebilirseniz sevinirim.
İyi çalışmalar”
(89) Söz konusu e-postaya cevaben GÖSAŞ (.....) tarafından gönderilen 17.03.2020 tarihli
e-posta içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
28/101
“Tekrar Merhaba (.....) Bey;
Bankamızın genel uygulaması Bonus iş yerlerinde bu şekilde. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren tüm
perakende Bonus iş yerlerimiz için ödül katkımız bulunuyor. Bu nedenle ödül katkısı olmaksızın
Bonus iş yeri fiyatlaması yapamamaktayız.”
Belge 84/19-20:
(90) Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) tarafından, Ödeme Kuruluşu (.....) üye iş yeri
((.....)) çalışanına ait olduğu düşünülen “(.....)” e-posta adresine gönderilen 06.04.2021
tarih ve “(.....) Güncel Oranlarınız Hk.” konulu e-posta içeriği şu şekildedir:
“Merhabalar,
Öncelikle iyi haftalar dilerim.
(.....) ile marka iş birliğimizi önemsiyor ve uzun yıllar bu ortaklığımızı korumayı arzu ediyoruz.
Birlikte deneyimlediğimiz üzere dönem şartları çok hızlı değişiyor ve sürdürülebilirlik için hep birlikte
değişen şartlara adapte olmaya çalışıyoruz.
Piyasa koşullarından kaynaklanan negatif dalgalanmayı kendi içimizde her ay sonunda
değerlendirerek sizlere yansıtmamak adına elimizden geleni yapıyoruz.
Şu anda geldiğimiz noktada sizlere sunduğumuz oranlar, bankaların bize yansıttığı oranların oldukça
altında kalmış durumdadır.
Dolayısıyla art arda gelen artışlarla birlikte ne yazık ki bizler de şu an sürdürülebilir oranlarımızın
dışına çıktık.
Bildiğiniz üzere 2021 Ocak ortası & Şubat ayında bankaların uyguladığı referans oranında artış
yaşanmıştı.
Mart ayında ise bu artışın üzerine bir de 200 baz puan faiz artışı eklendi. Bu yüzden TCMB Referans
Oranı artışı ve sürekli artan banka faiz oranları sebebi ile bizler de oranlarımızı tekrar güncellemek
zorunda kaldık.
Aşağıda yeni revize oranlarımızı bulabilirsiniz. Gerekli değişiklik tarafımızdan 08.04.2021 tarihinde
sağlanacaktır.
(…)
İyi çalışmalar”
(91) Söz konusu e-postaya cevaben “(.....)” e-posta adresinden gönderilen 07.04.2021
tarihli e-posta içeriği ise şu şekildedir:
“(.....) bey merhabalar,
Piyasa şartları malum, bu sürecin geçmesini bekliuoruz çeşitli aksiyonlarla satışları canlı tutmaya
çalışıyoruz, (.....) çalışmaktan memnunuz, şu dönemde bankaların yoğun ısrarı var en son finansbank
0.99 gibi bir oranla çaşışmak istediklerini dile geyiriyorla biz sizin adınızı vererek geri çeviriyorum ama
benimde yönetimi iknaya devam etmem için oranlara tekrar bakmanızı rica ediyorum.
İyi çalışmalar saygılar”
Belge 84/21-26:
(92) İŞ BANKASI (.....) yetkilisi (.....) tarafından, Ödeme Kuruluşu (.....) çalışanı (.....)
gönderilen 05.11.2020 tarihli ve “RE:Üye iş yerlerinin Amex işlemlerine kapatılması”
konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
22-16/265-119
29/101
“Merhaba,
Aşağıda bilgileri bulunan firmaların kart kuruluşunca belirlenen yüksek riskli MCC kategorisine girmesi
nedeniyle söz konusu firmaların sisteminizde Amex işlemlerine kapatmanız gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederiz.
Saygılarımızla.”
[Üye iş yerlerine ait numara ve isim bilgisinin olduğu bir tablo paylaşılmıştır.]
(93) Söz konusu e-postaya cevaben aynı tarihte (.....) tarafından, (.....) gönderilen e-
postada ise şu ifadeler yer almaktadır:
“(.....) Hanım,
Listeden emin misiniz?
Trendyol Neden?
Galaries Lafayette (DEMSA) neden?
İlk gördüklerim.”
Belge 84/27-28:
(94) Ödeme Kuruluşu (.....) çalışanı (.....) tarafından, QNB çalışanı (.....) gönderilen
14.04.2021 tarihli ve “Finansbank // OKC Üye İşyeri Girişi 20.01.2021” konulu e-
postada şu ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba,
Liste de yer alan Firma kurulum olmadığını ve acil kurulum istediğini bildirdi. Ne zaman kurulum
tamamlanır.
Desteğinizi rica ederiz.”
[İlgili firma bilgisi paylaşılmıştır.]
(95) Söz konusu e-postaya cevaben QNB çalışanı (.....) tarafından aynı tarihte gönderilen
e-postada ise şu ifadeler yer almaktadır:
“Bu firma ile bizim hali hazırda POS ilişkimiz olduğu için listeden çıkarılmıştı.
[İlgili firmaya ait bilgilerin olduğu ekran görüntüsü paylaşılmıştır.]
İyi çalışmalar”
Belge 84/29-30:
(96) Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) tarafından ZİRAAT (.....) e-posta adresleri ile
ZİRAAT (.....) gönderilen 03.09.2021 tarihli ve “PF Tanımları Hk. ACİL” konulu e-posta
içeriğine aşağıda yer verilmektedir:
“merhaba,
Size iletilen pf maillerimize en son 27 Ağustos tarihli mailimize yanıt aldık. Yaklaşık 1 haftadır
tanımlamalar yapılmıyor. Dün sabah tekrar hatırlatma attik ancak yanıt alamadık.
Mağaza tarafında şikayetler alıyoruz, daha önce de bahsi geçmişti. Günlük tamamlama yapılabilir mi?
Talebimizden ziyade şu an bekleyen mağazalarımız için tanımlamaların yapılmasını rica ederiz.
Haftasonu şikayetler almak istemiyoruz kurum olarak.
Iyi çalışmalar.”
(97) Söz konusu e-postaya cevaben ZİRAAT (.....) e-posta adresinden gönderilen
08.09.2021 tarihli e-postada ise şu ifadeler yer almaktadır:
22-16/265-119
30/101
“Merhaba;
27/08/2021 tarihindeki girişler için üye bilgileri paylaşmıştık.
01/09/2021 girişi yapılarak tarafınıza üye iş yeri belirtilen ve giriş için bilgi bekleyen üye iş yerleri
vardı. Onlar içinde bilgiler aşağıda yer almaktadır.”
[İlgili iş yerlerine ait bilgilerin olduğu tablo paylaşılmıştır. Tabloda yer alan bazı iş yerlerinin yanında
“Marka üye iş yeri PF alt bayi girişi uygun bulunmamıştır.” ifadesi yer almaktadır.]
Belge 84/31:
(98) İŞ BANKASI yetkilisi (.....) tarafından, Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilisi (.....) gönderilen
02.12.2020 tarihli ve “RE: (.....) Yeni komisyon Oranları” konulu e-posta içeriği şu
şekildedir:
“(.....) merhaba,
01 Aralık tarihinde Bankamız kartlarından gerçekleşen yaklaşık (.....) TL'lik işlemin diğer banka
poslarına yönlendirilmiş olduğunu tespit ettik. Daha önceki konuşmalarımızda ve toplantımızda da
belirtmiş olduğumuz üzere Bankamız kartlarının bizim poslarımıza yönlendirilmesi önem arz
etmektedir.
Tarafınızdaki kontrolleri ve düzeltmeleri yaparak konu ile ilgili dönüş yapar mısın?
Teşekkürler, iyi çalışmalar”
Belge 84/32-34:
(99) DENİZBANK (.....) e-posta hesabından, Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilileri (.....), (.....)ve
(.....) gönderilen 12.02.2021 tarihli ve “Üye İşyeri Bilgilendirme Hk.” konulu e-posta
içeriği şu şekildedir:
“Merhaba,
Üye iş yerimiz olarak Bankamız POS'ları üzerinden gerçekleştirmekte olduğunuz kart kabul işlemleri
kapsamında Bonus marka kart tek ödeme işlemlerin başka banka poslarından işlem yaptığı tespit
edilmiştir. Bu konu hakkında Bankamız yazısı ekte bilgilerinize sunulmaktadır.
Konuyu bilgilerinize sunarız.
Saygılarımızla“
(100) Söz konusu e-posta içeriğinde yer alan ve DENİZBANK tarafından hazırlanan yazının
içeriği ise şu şekildedir
22-16/265-119
31/101
“Sayın İlgili,
Bankamız nezdine gerçekleştirdiğimiz incelemeler ve Bonus marka sahibi Banka'nın yönlendirmeleri
doğrultusunda Bankamız POS'larından Bonus Üye İşyerimiz olarak gerçekleştirdiğiniz tahsilat
işlemlerinde, taksitli işlemleri Bankamız POS'larından gerçekleştirirken Bonus marka kartlarla yapılan
tek çekim işlemleri başka Banka poslarından gerçekleştirdiğiniz tespit edilmiştir.
Bonus programının en önemli unsurlarından biri olan Bonus üye iş yerlerimizde, tek çekim işlemlerin
başka Bankalara yönlendirilmesi, program ortağı Bankaların kart hamillerinin, düzenlenen
kampanyalardan ve programı destekleyen sadakat puanı kazanımından faydalanamamasına sebep
olarak müşteri memnuniyetsizliğine ve ayrıca marka değerine olumsuz etki yapmaktadır.
Üye iş yerimiz olarak tahsilatlarınıza aracılık etmekte olduğumuz Bonus kart işlemlerinde yukarıda
belirtilen gerekçelerle tek ödeme ve taksitli işlemlerin Bankamız Bonus POS'undan gerçekleştirilmesi
gerekmektedir. İşletmeniz nezdinde hali hazırda tek ödeme işlemleri başka Banka POSlarına
yönlendirme uygulamasına son vermenizi rica ederiz. Mevcut durumun devam etmesi durumunda
Bankamız ile yürütmekte olduğunuz Bonus üye iş yeri çalışmalarının tarafımızca sonlandırılabileceği
hususunu bilgilerinize rica ederiz.
Saygılarımızla”
Belge 84/35-36:
(101) ALTERNATİF tarafından, tek çekim ödemelerin başka banka POS’larından işleme
alınmaması gerektiğine yönelik, Ödeme Kuruluşu (.....) gönderilen 19.02.2021 tarihli
yazının içeriğine aşağıda yer verilmektedir:
(.....)
Sayı: 19.02.2021 - 13181 İstanbul, 19.02.2021
Konu: Bankamız ile akdedilen 02/11/2020 tarihli Üye iş yeri Sözleşmesi ("Sözleşme") tahtında Bonus
POS terminali kullandırma yükümlülüğü
Konuda kayıtlı Sözleşme’nin 8. maddesi tahtında belirtildiği üzere, Bonus POS kullanımına dâhil
olmanız ve dolayısıyla Bonus Kart Programına katılmanız çerçevesinde, ödül programlarından Kart
Hamillerinin yararlandırılması Bonus Kart Programı çerçevesinde önemli unsurlardan biri ve
programın amaçlarındandır.
Yine Sözleşme’nin 8.1 numaralı maddesi uyarınca (.....) demekte ve Bonus kart sahibi Kart
Hamilleri'nin Bonus kart kullanarak yaptıkları harcamalarda ilgili karta ödül kazanım uygulamasından
yararlandırılmasını taahhüt etmektesiniz.
Bonus Sadakat Sisteminin işleyişi, kuralları ve Bonus kart hamillerinin korunması çerçevesinde
bakıldığından kart hamillerinin gerçekleştirecekleri işlemlerden bonus puan kazanımı ya da
kampanyalara katılım gibi Bonus kredi kartına sağlanan avantajlardan eksiksiz yararlanmalarını temin
etmek ve doğabilecek müşteri şikâyetlerini önlemek amacı ile Bonus kartla gerçekleşen tüm
işlemlerin Bankamız Bonus özellikli POS terminalleri üzerinden gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır.
Aksi bir davranış, Bonus kart sahibi müşterilerin mevcut kampanyalardan ve bonu/ödül kazanma
avantajlarından yararlanamamasına sebep olur iken aynı zamanda müşteri şikâyetine neden
olabilmektedir.
Yukarıda belirtilenlerin temelini teşkil eden, Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ile Bankamız arasında
23.12.2010 tarihinde imzalanan Bonus Kredi Kartı Program Paylaşımı Sözleşmesi’ne menfi tespit
belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi Rekabet Kurulu’nun 03.08.2011 tarihli ve 11-44-991-
337 sayılı kararı ile kısmen olumlu karşılanmış ve 4054 saydı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda; anılan maddenin birinci
fıkrasında sayılan şartların tamamının karşılanması nedeniyle, ikinci fıkrası çerçevesinde bahsi geçen
Sözleşme'ye imza tarihi olan 23.12.2010 tarihinden itibaren muafiyet tanınmasına oybirliği ile karar
verilmiştir.
Ayrıca, Bonus kartlar dışındaki diğer kartların Bankamız Bonus POS’u haricindeki poslardan
geçirilmesinin Sözleşmeye aykırılık taşımadığını, bu işlemlere ilişkin tercihin tarafınıza ait olduğunu
da anımsatırız.
22-16/265-119
32/101
Anılan hükümlerin, Bonus Kredi Kartı ile yapılan işlemlerin bir kısmının Bankamız Bonus POS
terminalinden, bir kısmının ise diğer banka POS terminallerinden gerçekleştirilmek sureliyle ihlal
edilmiş olması nedeniyle, işbu ihtarı göndermemiz zaruri olmuştur. Belirtilen ihlallere gün içinde son
vererek ihlallerin giderilmesini ve konuya ilişkin onaylayan yanıtınızı iletmenizi rica ederiz. İşbu
yazımıza, 19.02.2021 tarihinde olumlu yanıtınızın iletilmemesi veya herhangi bir yanıt iletmemeniz,
halinde, Sözleşmedin 12. maddesi kapsamında Sözleşme’nin Banka tarafından tek taraflı olarak ve
başkaca bir merasime gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağını bildiririz.
(.....) (.....)
(.....) (.....)
Kurumsal ve Ticari Bankacılık Grubu Kurumsal Bankacılık Grubu
Belge 84/38-39:
(102) DENİZBANK’ın, tek çekim ödemelerin başka banka POS’larından işleme alınmaması
gerektiğine yönelik yazısına cevaben, Ödeme Kuruluşu (.....) tarafından
DENİZBANK’a gönderilen yazının içeriği şu şekildedir:
DENİZBANK ANONİM ŞİRKETİNE
02.03.2021
Büyükdere Cad. No. 141 34394 Esentepe, İstanbul (Genel Müdürlük)
İLGİ__________: Bonus kredi kartları ile gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yazınız hk.
CEVAP VEREN : (.....)
KONU________: Şirketimizce 6493 sayılı Kanun kapsamında yürütülmekte olan faaliyetlere ilişkin
olarak Bankanızca ileri sürülen taleplere ilişkin açıklamalarımızdan ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Şirketimize ilgide yer alan konuya ilişkin olarak gönderilen yazınız ile tarafımızca aracılık edilen
Bonus Kredi Kartı işlemlerinde sadece Bankanıza ait Bonus POS'unun kullanılması yönünde talimat
verilerek, aksi taktirde Bonus üye iş yeri çalışmalarının Bankanızca sonlandırılabileceği bildirilmiştir.
Öncelikle belirtmek isteriz ki Şirketimiz (.....) 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat
Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında faaliyet
izni sahibi bir ödeme kuruluşudur. Başta ilgili kanun olmak üzere ilgili tüm mevzuata uygun
davranarak ödeme hizmetlerini yerine getiren Kuruluşumuz açısından talep etmiş olduğunuz
hususların hukuka uygun bir talep olmadığını belirtmek isteriz.
Aşağıda yer verecek olduğumuz açıklamalar kapsamında ilgide bilgileri verilen yazınız ile tarafımıza
iletmiş olduğunuz talimatların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'a aykırılık teşkil
edeceğini dikkatinize sunarız. Şöyle ki;
• Türkiye Garanti Bankası A.Ş.'nin, Bankanızın da dâhil olduğu "Bonus Kredi Kartı Programı"
çerçevesinde gerçekleştirdiği uygulama ve eylemler ile aynı piyasada faaliyet gösteren ödeme
kuruluşları aleyhine birtakım sonuçlar doğmasına sebebiyet verdiği, Bonus Kredi Kartı Programına
dâhil olan Bankalara da bu uygulama ve eylemler ile paralel davranılmasına ilişkin yönlendirmelerde
bulunulduğu bilinmektedir.
• Nitekim Bonus Kredi Kartı Programına ilişkin benimsenen uygulamalar daha önce rekabeti
kısıtlayarak 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği iddiası ile Rekabet Kurumu
tarafından incelemeye konu edilmiş. Rekabet Kurul'u tarafından Bonus Kredi Kartı Program
Paylaşımı Sözleşmeleri'nde yer alan hükümlerin 4054 sayılı Kanuna aykırı olduğuna karar verilmiştir.
• Bankalar ile ödeme kuruluşları arasında 4054 sayılı Kanun kapsamında dikey bir ilişki mevcut olup,
22-16/265-119
33/101
bu ilişki kapsamında üye iş yeri edinim pazarına ilişkin bir rekabet hali söz konusudur. Nitekim bu
husus Rekabet Kurulu'nun 2017-4-37 Dosya, 17-28/462-201 Karar Sayılı ve 07.09.2017 tarihli
kararında açıkça izah edilmiştir. Bu anlamda Bankaların ödeme kuruluşlarınca 6493 sayılı Kanun
kapsamındaki hizmetleri sunmasının zorlaştırılması veya kısıtlanması, 4054 sayılı Kanun kapsamında
yasaklanmış durumdadır.
• Yukarıda izah edilen yasal düzenlemeler karşısında, hâkim veya kısmen hâkim durumda olan bir
firma tarafından rakip firmanın faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması, rakip firmaların piyasadaki
faaliyetlerinin zorlaştırılması gibi sonuçlar doğuracak olan uygulamalar 4054 sayılı Kanun'a aykırı
kabul edilecektir.
• Son olarak, bildiğiniz üzere Mart 2021 itibariyle yürürlüğe girmesi beklenen Ödeme Hizmetleri ve
Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik kapsamında ödeme
hizmet sağlayıcılarının, diğer ödeme hizmet sağlayıcılarına altyapı ve ödeme aracı (POS) hizmetleri
sunarken haksız rekabete sebebiyet verebilecek uygulamalardan kaçınması gerektiği yönünde
hükümler düzenlendiği bilinmekte olup, bunun aksine uygulamalar söz konusu Yönetmeliğe aykırılık
teşkil edecektir.
• Şirketimiz, kart hamillerine ve üye iş yerlerine, yasal ve sözleşmesel yükümlülüklerine bağlı kalmak
kaydıyla en uygun şartlarda hizmet vermeyi ilke edinmiş, ticari uygulamalarını da bu doğrultuda
şekillendirmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle Bankanızca, Bonus Kredi Kartları ile gerçekleştirilen
işlemler için diğer Bankalara ait POS'ların kullanılmasının yasaklanması şeklinde bir uygulama
benimsenmesin ve bu kapsamda Bonus Kredi Kartı Programlarına dâhil olmayan Bankalara ait
POS'ların kullanımının sınırlandırılmasının, gerek söz konusu Bankalara gerekse Rekabet Kurulu
tarafından üye iş yeri edinim pazarı açısından rakip kabul edilen ödeme kuruluşlarına karşı 4054
sayılı Kanun kapsamında aykırılık teşkil edeceğini bilginize sunarız.
Gereğinin yapılmasını talep ederiz.
Saygılarımızla,
(.....).
Belge 84/40:
(103) İŞ BANKASI çalışanı (.....) tarafından, Ödeme Kuruluşu (.....) çalışanı olduğu
düşünülen (.....) gönderilen 19.02.2021 tarihli ve “RE: Bankamız kartları” konulu e-
postada şu ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba,
6 gün blokeli POS'unuz ile ilgili komisyon oranlarını daha önce iletmiştik diye hatırlıyorum ama yine
aşağıda bulabilirsiniz.
Bunun yanı sıra. Maksimum kart bir Joyalty programı olup, kartlarımız ile gerçekleşecek işlemlerin
Bankamız POS'una yönlendirilmesi bizim açımızdan son derece önem taşıyor.
Ayrıca, tarafınıza da ilet ilmi; olan sözleşmelerimizde de açıkça belirtmiş olduğumuz üzere bu gibi
işlemler nedeni ile Bankamız kart hamillerinin kazanamadığı MaxiPuanların kart hamillerimize
aktarımının yapılabilmesi için söz konusu tutarları size yansıtmak durumunda da kalacağız.
İyi çalışmalar dilerim.
(…)”
Belge 84/41:
(104) DENİZBANK yetkilisi (.....) tarafından, Ödeme Kuruluşu (.....) yetkilileri (.....) ve (.....)
gönderilen 25.11.2021 tarihli ve “Black Friday Bonus Tek Ödeme İşlem
Yönlendirmeleri Hk.” konulu e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki şekildedir:
22-16/265-119
34/101
“Merhaba (.....) Bey,
Bankamız nezdine gerçekleştirdiğimiz incelemeler ve Bonus marka sahibi Banka’nın yönlendirmeleri
doğrultusunda Bankamız POS’larından Bonus Üye İşyerimiz olarak gerçekleştirdiğiniz tek çekim
işlemleri başka Banka poslarından gerçekleştirdiğiniz tespit edilmiştir.
Bonus programının en önemli unsurlarından biri olan Bonus üye iş yerimizde, tek çekim işlemlerin
başka Bankalara yönlendirilmesi, program ortağı Bankaların kart hamillerinin, düzenlenen
kampanyalardan ve programı destekleyen sadakat puanı kazanımından faydalanamamasına sebep
olarak müşteri memnuniyetsizliğine ve ayrıca marka değerine olumsuz etki yapmaktadır.
Üye iş yerimiz olarak tahsilatlarınıza aracılık etmekte olduğumuz Bonus kart işlemlerinde yukarıda
belirtilen gerekçelerle tek ödeme ve taksitli işlemlerin Bankamız POS’undan gerçekleştirilmesi
gerekmektedir.
Black Friday olması nedeniyle, tek ödeme işlemlerin bugün itibariyle bankamıza yönlendirilmesi
büyük önem arz etmektedir.
İşletmeniz nezdinde hali hazırda tek ödeme işlemleri başka banka POS’larına yönlendirme
uygulamasına son vermenizi rica ederiz. Mevcut durumun devam etmesi durumunda Bankamız ile
yürütmekte olduğunuz Bonus üye iş yeri çalışmalarının tarafımızca sonlandırılabileceği hususunu
bilgilerinize rica ederiz.
Bilgilerinize,
Saygılarımızla”
I.4.2. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler
GARANTİ ve GÖSAŞ’tan Elde Edilen Belgeler
Belge 83/1-3:
(105) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve GÖSAŞ (.....) ile GÖSAŞ (.....)
arasında geçen Whatsapp konuşmasında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(.....): Ne hizmetleri var (.....) ve bizle ne işi var bir ara yazar mısın (.....)
(.....): Bir dönüş yapayım ona göre
(.....): Pf bunlar (.....)
(.....): Şu an anlaşma listemizde
(.....): Risk süreçleri uyum vs ile uğraşıyoruz
(.....): Küçük pflere girmeyelim (.....), sermaye yapıları çok dar – sıkıntı olursa altından kalkmaları zor
(.....): En büyük 3 ü ile konuşuyoruz
(.....): (.....) bahsettiği yavaşlama risk/uyum konusu mu?
(.....): Bu da 3. Sırada
(.....): Evet aynen
(.....): Nedir problem?
(.....): Ben de (.....)da görüştük
(.....): Genel olarak geç kalmamız konusu bir de onların transactionlarını nakit olarak işleme almamız
konusunda şikayeti vardı.
(.....): Geç kalmamız derken risk/uyum değerlendirmesi mi uzun sürüyor, problemi nedir adamın?
(.....): Ona Özel bir durum değil tüm pf ler için risk uyum hukuk ek uygunluk alıyoruz
22-16/265-119
35/101
(.....): Onlara özel sorular da çıktı.
(.....): Benim gelecek hafta firma ile toplantım var bu arada
(.....): Süreci bitti aslında
(.....): Tamam teşekkürler. Ben sana yönlendiririm. Ama risk tarafında çok sıkı duralım, en küçük soru
işaretinde çalışmayalım.
(.....): Ok”
Belge 83/4:
(106) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve GÖSAŞ yetkilisi (.....) tarafından,
GÖSAŞ (.....) ile GÖSAŞ (.....) gönderilen 09.02.2021 tarihli ve “RE: Payment
Facilitator ve yıllık 1 milyon USD ciro eşiği. kuralı” konulu e-postada şu ifadeler yer
almaktadır:
“(.....) Merhaba,
Doküman üstünde istemiş olduğun değişiklikleri yaptım. Excell’i görüş yazımıza ekledim. Ekte
paylaşıyorum.
Dijital Bankacılıktan (.....) ile de konuşup onların görüşlerini de almıştım. Alttaki 3 maddeyi yazdı.
Bizim söylediklerimize paralel ifadeler. (uygulamada PF ve Banka arasında farklılık olmasın)
1. Bankalar kendi risk iştahına göre kimlik doğrulama yöntemi belirleyemez. Sözleşme yaparak
da mevzuatta belirtilen kimlik doğrulama yönteminden daha kolay bir yöntem belirlemezler.
Kimlik doğrulama yöntemleri çok nettir. Sadece mobil bankacılıkta mevzuatta bir istisna
getirilmiştir. Ödeme kuruluşlarında ise taslağa göre üst yönetim karar alırsa kimlik doğrulama
açısından bankalara göre daha rahat hareket edilebilecektir.
2. Bankaların uzaktan sözleşme düzenleme ve kimlik tespiti (ilk müşteri kabulü) için uyması
gereken şartlar için hazırlanan taslak tebliğ, bu ödeme bilgi sistemleri tebliğinde belirtilen
uzaktan sözleşme kurma hükümlerine göre oldukça geniş ve kontrollüdür. Bankalar için daha
fazla kural varken ödeme kuruluşları için çok esnek kurallar söz konusudur.
3. Ağ güvenliği, güvenlik konfigürasyonu, fiziksel güvenlik kontrolleri gibi bankaların tabi olduğu
detaylı bilgi sistemleri kontrollerine ödeme kuruluşları görünmemektedir.
Saygılarımla”
Belge 83/5-9:
(107) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve GÖSAŞ (.....) tarafından, GÖSAŞ
(.....) ile GARANTİ (.....) gönderilen 03.03.2021 tarihli ve “FW: Kural ihlali hakkında
Bankamız yazısı” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
22-16/265-119
36/101
“Merhaba,
DenizBank’tan ekli yazı bugün tarafımıza mail yolu ile ulaştı. Yazıda özetle aşağıdaki hususlar yer
almaktadır.
1) (.....) ve diğer iş yerlerine peşin/taksitli tüm işlemlerin bonus POS üzerinden geçmesi gerektiği
ile ilgili uyarıda bulunduklarını bildirmekle birlikte yazıda tüm işlemlerin Bonus Posundan
geçirileceğine dair bir ifadeye yer verilmemektedir.
Firma yetkilileri ile de görüşerek bonus posundan geçmeyen ciro için puan müeyyidesinin
uygulanması konusunda mutabık kaldıklarını belirtmişlerdir. →
Konu bize sözlü olarak aktarıldığında böyle bir uygulamayı kesinlikle kabul edemeyeceğimizi
belirtmiştik. Denizbank’a konuya sadece Bonus kazanımı çerçevesinde bakılmasının doğru
olmayacağını, daha önceki yazılarımızda paylaştığımız gibi müşterilerin bonus
kazanamamasının yanı sıra kart sahiplerinin kampanyalara dahil olamaması, sadakat
sisteminin ve markamızın zarar görmesi, Gösaş’ın ve Garanti Bankası’nın gelir kaybı vb.
farklı yönlerinin bulunduğu aktarılmıştır.
2) Yazıda peşin/taksitli tüm işlemlerin bonus POS üzerinden geçmemesi durumunda üye iş yeri
ile çalışmalarının sonlandırılmasını istediğimizi ifade etmektedirler →
Denizbank ile görüşmelerimizde peşin/taksitli işlemlerin bonus POS üzerinden geçmesi
gerekliliği hatırlatılmış ve buna aykırı şekilde çalışılmaması gerektiği ifade edilmiştir. Sadakat
sistemi kurallarına uymayan iş yerlerinin sadakat sistemi dışına çıkartılması istenmiştir.
3) Garanti Bankası üye iş yerlerinde de tek çekim işlemlerin başka banka posları üzerinden
gerçekleştirildiğinin gözlemlendiği ve Garanti Bankası’nın sistematik şekilde peşin/taksitli tüm
işlemlerin bonus POS üzerinden geçmesine yönelik kural ihlali yaptığı ifade edilmektedir.
Bu konuda bir üye iş yeri listesi paylaşılmıştır →
Bu konuyu dünkü toplantımızda da kendi içimizde konuşmuştuk. Hem bizim tespitlerimiz hem
de Denizbank tarafından iletilen örneklerin hızlıca incelenmesini sağlıyoruz.
Denizbank daha önce bizlerle paylaştığı yazısında üye iş yerleri ile imzalamış oldukları
sözleşmelerinde tek çekim/taksitli işlemlerin farklı banka poslarından geçirilmesini engelleyen
hükümlerin yer aldığını ve bu kapsamda iş yerlerine bu tarz uygulamalara son vermelerine yönelik
uyarıda bulunduklarını ifade etmişti. En son bu yazı ile birlikte önceki yazılarının aksine bu alandaki
düzenlemelere uyamayacaklarını görüyoruz ve bu konuda Garanti’deki örneklerle karşılıklı olarak
uyumlu değiliz noktasına konunun getirildiğini görüyoruz.
Bu yazıya istinaden aşağıdaki adımlarla ilerleyebileceğimizi düşünüyoruz:
1. Yazıda yazılan hatalı bilgilerin düzeltilmesinin sağlanması,
2. İletilen Garanti iş yerlerindeki aksaklıkların giderilmesi ve cevabi yazımızda bu tarz
aksaklıkları kurum olarak her zaman gidermeye açık olduğumuzun belirtilmesi,
3. Bu alanı yönetmek adına ek sözleşmelerle cezai şart mekanizmalarının getirilmesi,
4. Tüm bunlara rağmen ilerleme sağlanamazsa Denizbank ile aramızdaki işbirliğinin sadece
Bonus acquiring olarak sonlandırılması, ya da son noktada hem issuing hem de acquiring
olarak sonlandırılmasının değerlendirilmesi.”
(108) Söz konusu e-postanın ekinde yer alan ve GARANTİ tarafından DENİZBANK’a
hitaben hazırlanan yazının içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
37/101
Deniz Bank A.Ş.
Genel Müdürlüğü’ne
Sayı :940/ İstanbul 10.03.2021
İlgi : a) Bankamızın 30.12.2020 tarih ve 940/91 sayılı yazısı
b) Bankanızın 03.03.2021 tarih ve KKURN-2021-03 sayılı yazısı
Konu : Bonus oranları değişikliği ve muhtelif uygulamalar hakkında;
Bankanız ile imzalanan Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi (Sözleşme) kapsamında
Bankanıza gönderilen ilgi (a) sayılı yazımız ile Bankamız;
i) Kart sahiplerine üye iş yerleri tarafından verilen bonus oranlarına ilişkin uygulamaların,
gerek bankanız gerekse diğer platform ortağı bankalarımız tarafından Sözleşmelerde
belirlenen tutarların altında belirlenip uygulandığını izlendiğinden bahisle, sektörel ya da
üye iş yeri bazında belirlenmesi yerine bankanız yönetimine bırakıldığı bir yapıya
geçtiğini bildirmiş;
ii) Bir Platform Ortağı Bankamız tarafından Web Üyesi yapılan bir üye iş yerinin, bir diğer
Platform Ortağı Bankamız tarafından Web üyesi yapılmasına ilişkin Sözleşme hükümleri
hatırlatılmış;
iii) Web Üyesi iş yerlerinizde Bonus Kredi kartı ile gerçekleştirilen tüm işlemlerin Bankanız
Bonus POS terminalleri üzerinden gerçekleştirilmesinin önem taşıdığı hususuna
değinerek, Bankanız ile Üye iş yerleri arasında imzalanan sözleşmelerle de yasaklandığı
bilinen bu uygulamaya yönelik olarak kontrollerin sağlanması ve gerekmesi halinde
sözleşmeleriniz ile belirlenen yaptırımların uygulanması gerekliliğini ifade etmiştir.
Tüm bu bilgilendirme ve hatırlatmalardaki temel amaç; Bankanızın yanı sıra Bankamız ve diğer
Platform Ortağı Bankalarımız tarafından edinilen Bonus Kart Hamillerinin, yanıltılmaması, Bonus
Kredi Kartı Programının “alsak alsak bedavaya ne alsak” şeklindeki sloganı ile özdeşleşmiş sadakat
uygulamalarından yararlanmalarını sağlamak, herhangi bir Platform Ortağı Bankamız tarafından
yapılan ve “Bonus Üye İşyerlerinden” harcama yapılmasını özendirmek amacı ile bu üye iş yerlerinde
yapılan harcamalar üzerine kurgulanan kampanya uygulamalarında, Bonus Üye İşyeri olmasına
rağmen harcamanın başka bir üye iş yeri anlaşması yapan kuruluşa ait pos terminali üzerinden
yapılması nedeni ile kampanya kapsamı dışında kalmamasını sağlamak; Bonus markasını ve
Programını korumak amaçlanmıştır.
İlgi “a” sayılı yazımız sadece Bankanıza özgü olmayıp Bankanızın yanı sıra diğer tüm Platform ortağı
Bankalarımıza aynı içerik ve hükümleri içerecek şekilde gönderilmiştir.
Yine ilgi “a” sayılı yazımız, herhangi bir üye iş yerini, sizin ya da diğer Platform Ortağı bankamızın
girdiği herhangi bir sözleşmesel ilişkiyi işaret etmemekte ya da hedeflememektedir.
Yazımızda da ısrarla ifade edildiği üzere, Bonus markasının ve programının korunması ve özellikle
kart hamillerimizin Programın en önemli parçalarından biri olan kampanyalardan sağlıklı bir şekilde
yararlanmasını sağlamak, harcamaları sonrasında ortaya çıkabilecek bir müşteri şikayetinin ve buna
bağlı olarak ilgili Platform Ortağı Bankamızın markasına, ticari itibarına yöneltilebilecek bir iddianın
önüne geçmek hedeflenmektedir.
İlgi “b” yazınızda ifade edilen ve Bankamız tarafından geliştirilmesi talep edilen yapıya ilişkin olarak
tarafımızca bir çalışma yapılmasının mümkün olamayacağını, hedeflenen hususun üye iş yerinin
ihlaline göz yumularak karşılığında bir bedel talep edilmesi olamayacağını, bu tür bir uygulamanın
programı, markayı, kart hamillerini ve diğer Platform Ortağı Bankalarımızı korumaktan uzak olacağını
belirtmek isteriz.
Bankamız, Bankanızın hiçbir ticari ilişkisini kısıtlayıcı, engelleyici bir yaklaşım içerisinde olmayıp,
Taraflar arasındaki Bonus Program Ortaklığı Sözleşmesinin de bu kapsamda bir sözleşme olmadığı,
bu hususlara ilişkin alınan ilgili Kurul kararları ile sabittir. Tarafımızca ifade edilen yegane husus,
Bonus Programının ve bu kapsamda kart hamilleri ile üye iş yerlerimizin korunması amacı ile
22-16/265-119
38/101
Sözleşme amaç ve koşullarının Bankanızın yanı sıra diğer Platform Ortağı Bankalarımıza
hatırlatılmasından ibaret olup, yukarıda da belirtildiği üzere herhangi bir platform ortağı Bankamız ya
da Web Üyesi üye iş yeri işaret edilmemektedir.
Diğer taraftan Bankanızın; Programın ve kart hamillerinin korunması amacı ile taksitli işlemler
dışındaki işlemleri başkaca banka POS terminalleri üzerinden geçirmek suretiyle kart hamillerinin
zarar görmesine neden olabileceğini işaret ettiği Bankamız üye iş yerlerine ilişkin olarak Tarafımızca
gerekli önlemlerin alınması için çalışma başlatıldığı hususunu bilgilerinize sunarız.
Saygılarımızla”
Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
(…..) (…..)
(…..) (…..)
Belge 83/10-13:
(109) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve GÖSAŞ (.....) tarafından, GARANTİ
(.....) gönderilen 05.04.2021 tarihli ve “(.....) sözleşme” konulu e-posta içeriği şu
şekildedir:
“(.....) iyi haftalar.
(.....) için tüm anlaşmalar yapıldı ancak sözleşmede son dakika biz anladığım bazı regülatif
değişikliklere uyum amaçlı değişiklikler istiyoruz. Firma bana ulaştı, süreçlerimizin yavaşlığından
bahsediyor.
Tam nedir konu ve ne zaman final dönüş yaparız?
Teşekkürler.”
(110) Söz konusu e-postaya cevaben GARANTİ (.....) tarafından gönderilen e-posta içeriği
şu şekildedir:
“(.....) iyi haftalar;
Firmadan bize geri dönüş Perşembe günü yapıldı. (.....) ve (.....) ile de konuştuk.
Bu hafta sonuna değin dönmüş oluruz kendilerine.
Üzerinde durduğumuz başlıca konular, taslak yönetmelikle getirilen yükümlülüklere uyum ve
bankadaki diğer birimlerin (güvenli operasyon-uyum-kobi risk vb birimlerin) ilave bir güvenlik
önlemi/raporlama talebi olup olmadığı, tıpkı bonus program ortağı bankalarla olduğu gibi tüm bonus
kartların bizim poslarımızda geçmesi, buna ilişkin cezai düzenlemelerin ne olacağı, Mastercard’ın
getirdiği (işlem hacminin belirli bir tutarı aşması halinde ilgili iş yerini bankaya devretmesi kuralını
uygulamayacağımız için bu nitelikteki iş yerleri için ilave teminat öngörülüp öngörülmeyeceği,
öngörülüyor ise bunun ne olacağı, vade farkının yasaklanması gibi hususlar.
Saygılarımla”
(111) Söz konusu e-postaya cevaben GÖSAŞ (.....) tarafından gönderilen e-posta içeriği şu
şekildedir:
22-16/265-119
39/101
“Son aşamaya geldik başlıyoruz diye biliyordum, bunlar çok yapısal konular. Aşağıdaki ilk konu hariç
diğerleri yeni konular değil, bunlar daha önce konuşulup netleştirilmedi mi firma ile?
- Taslak yönetmelikle getirilen yükümlülüklere uyum ve bankadaki diğer birimlerin (güvenli
operasyon-uyum-kobi risk vb birimlerin) ilave bir güvenlik önlemi/raporlama talebi olup olmadığı,
- Tıpkı bonus program ortağı bankalarla olduğu gibi tüm bonus kartların bizim poslarımızda
geçmesi, buna ilişkin cezai düzenlemelerin ne olacağı,
- Mastercard’ın getirdiği (işlem hacminin belirli bir tutarı aşması halinde ilgili iş yerini bankaya
devretmesi kuralını uygulamayacağımız için bu nitelikteki iş yerleri için ilave teminat öngörülüp
öngörülmeyeceği, öngörülüyor ise bunun ne olacağı,
- vade farkının yasaklanması gibi hususlar.”
(112) Söz konusu e-postaya cevaben GARANTİ (.....) tarafından gönderilen e-posta içeriği
şu şekildedir:
“(.....) merhaba,
Üzerinde anlaştığımız konulardı; ancak firmanın sahibi (.....) son anda bazı çekincelerinin sözleşmede
de olmasını istedi. Bu nedenle (.....) onları iletti ve biz de hukuk ile paylaştık.
1)Bonus:
Çekinceleri: Bizimle anlaşma imzaladıklarında tüm Bonus’ları bize kaydıracaklar ve bizimle
çalışacaklar. Bu konuda mutabıkız. Ancak bizim reddettiğimiz alt iş yerleri olacak. Biz alt iş yerlerini
görüyoruz ve bazıları ile çalışmak istemeyebiliriz. O iş yerleri için yedekte Başka banka Bonus’u
tutacaklar, yine bizim sistemimizde kesinti olması durumunda da yedekte başka banka POS’u
tutacaklar, bir de biz çalışmayı sonlandırırsak veya anlaşamayacağımız bir orana çekersek bizi
bırakıp diğer Bonus Bankası ile anlaşabilmek istiyorlar. İşimiz kesintiye uğrayamaz diyorlar.
Başlangıç sürecinde test ve sonrasında ciroyu kademeli kaydırıp diğer banka ile ilişkiyi
sonlandıracaklar.
Bizim orijinal sözleşmemizde penalty var ve yukarıdaki durumlarda kesinti yapabiliyoruz. (.....) bunu
önemsememişti ama (.....) “karşılıklı iyi niyete ve sizlere ve verdiğiniz sözlere güveniyoruz, hiçbir
tereddüdümüz yok ama sizler değişirseniz zor durumda kalırız” o yüzden bunu da sözleşmeye
koyalım ısrarında bulunmuş.
2) Mastercard: Mastercard ile de konuştuk. “Bizim kuralımız iş yerini devretmek değil, bankanın da iş
yeri ile 3. Bir taraf olarak sözleşme imzalaması tavsiyemiz var. Avrupa’da bile çok az uygulanan bir
kural” dediler.
“Böyle üçlü bir sözleşme veya teminat maddesi eklemek için çalışacağım” dedi (.....) bey.
(.....) 3’lü sözleşmeyi kabul etmişti. Buraya da öyle bir madde konabilir. Bu firma genellikle Kobiler ile
çalışıyor.
3) vade farkının yasaklanması: Bu mevcut sözleşmemizde olmayan bir şey, firmaya ilettiğimiz ve
anlaştığımız kısmında da yok. (.....) Bey’den gelen 11.03 tarihli(yapmayı düşündüğümüz eklemeler)
mailında da yok. İlk kez sözleşmeye konu olacak bir madde.
Saygılarımla”
(113) Söz konusu e-postaya cevaben GÖSAŞ (.....) tarafından gönderilen e-posta içeriği şu
şekildedir:
“1 numara bonus sözleşmemizi değiştirmemiz gerektiği anlamına geliyor diye anlıyorum, bunu Migros
Hepsiburada gibi şirketlerde dahi uyguluyoruz – değiştiremeyiz.
2 numara güzel bir öneri olmakla birlikte süreci uzatacaksa yolda bakalım, şu an aciliyeti yok.
3 numara ise yasada var, sözleşmeye yasayı ekleyip uyulmasını yazalım. Uyum sağlanmaması
halinde ise gelecek cezaların rücu edileceğini ve gerçekleşecek imaj kaybına karşılık da ceza
hakkının saklı olduğunu yazalım.
(.....) dolayısı ile sadece 3 numara kalıyor, yarına son halini (.....) paylaşır mısın lütfen.
22-16/265-119
40/101
Farklı görüşünüz olursa bugüne 15dk set edin lütfen, konuşalım.”
(114) Söz konusu e-postaya cevaben GARANTİ (.....) tarafından gönderilen e-posta içeriği
şu şekildedir:
“(.....)1 numara için sen daha önce taksitli ve peşin işlem dâhil tüm Bonuslu işlemlerde başka banka
pos’u kullanmasınlar ve bunun ihlali halinde Bonus Partnerlerinde %1 ceza koyalım demiştin.
2 numara için Üçlü sözleşme nasıl bir uygulama ben anlamadım. Bu bizi riskten nasıl uzak tutacak,
aynı zamanda bizim üye iş yerimiz olması halinde riskten dolayı sorumluluğu nasıl ödeme kuruluşuna
bırakacağız. Oysa şimdi ödeme kuruluşunun üzerindedir diyebiliyoruz. Bizim önerimiz belirli bir işlem
hacmini geçmesi halinde ( charge back ve fraud kaynaklı risklerimizin ortaya çıkma riskine karşılık)
ilave teminat vermeleri yönünde idi. Biz riskli gördüğümüz üye iş yerlerimizde valör limiti geçmeleri
halinde ilave bloke gün süresi uygulayabiliyoruz. burada da belirlenen bir işlem hacmini (işlem
hacminin ne olması gerektiğini belirlemeliyiz) geçen iş yerleri için ödeme kuruluşu;
sözkonusu tutarları ilgili üye iş yerinin Garanti Bankası hesaplarına alacak kaydedilmesini
sağlamakla ve
bu üye iş yerlerinin sözkonusu tutarları ilave bloke gün boyunca bankaya rehnetmesine imkan
veren bir rehin sözleşmesi imzalatmayı,
bunu yapmayan üye iş yerleri ile olan sözleşmesini sona erdireceğini
taahhüt edebilir.
3 numara, kanundan kaynaklanan bir yükümlülüğü olduğu için, bu tür bir uygulama yapmama
konusunda iş yerlerini uyarmayı, bu tür üye iş yerlerinin tespiti amacıyla gerekli özeni göstermeyi,
merkezi yapı kurulması halinde üye iş yeri sözleşmesi imzalaması öncesinde gerekli sorgulama
yapmayı, bu nitelikte olanlarla bir yıl süre ile sözleşme imzalamamayı, tespiti halinde üye iş yeri
ilişkisini sona erdirmeyi sözleşmeye ekleyebiliriz.
Saygılarımla”
Belge 83/14-15:
(115) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve 07.04.2021 tarihinde GÖSAŞ (.....)
ile GÖSAŞ (.....) arasında geçen Whatsapp konuşmasının içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
41/101
“(.....): (.....) slm. (.....) tarafında biz sıkıntılarımızı ilettik ve süreci durdurduk. (.....) için hazırlanan
cezai şartı da içeren sözleşmeyi imzalamayı kabul ederlerse ilerleyelim mi onlarla da yoksa süreci
tamamen kapattığımızı söyleyelim mi? (.....)la bir görüşme yapacağız birazdan.
(.....): (.....) için ilerlemek istiyoruz neden kapatalım. 2 ay önce ilettiğiniz, anlaştık sandığımız
sözleşmede değişiklik isteyen onlar.
(.....) Anlaşalım mutlaka
(.....): Bonus iş yeri sözleşmesi şartları yüz bin yerde aynı, burada da aynı – sistem çökerse diye
değiştirmeleri anlamlı değil
(.....): Hayır (.....) den bahsetmiyorum (.....) konu.
(.....): (.....) için şu an görüşmek için erken, yeni sözleşme ortaya çıkmalı önce – daha ortada
sözleşme olmadığından üzerinde anlaşacak bir şey yok.
(.....): Kapı açık kalsın değil mi?
(.....): Tabii
(.....): Ok
(.....): Peşin ve taksiti ayrı yerden geçirince şikayet aldığımızı ve vade farkı yaparlarsa regülasyonda
ceza riski oluştuğunu. Bunları sözleşmeye yansıyacak şekilde revize ettiğimizi anlatıp, görüşleri varsa
alalım.
(.....): Pozitif kalın, ortak çalışmanın yolunu bulmamız lazım”
Belge 83/16:
(116) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve 07.04.2021 tarihinde GÖSAŞ (.....)
ile GÖSAŞ (.....) arasında geçen Whatsapp konuşmasının içeriği şu şekildedir:
“(.....): Selam, hergün trendyolun cirosunu takip ediyorum. Her iki günde bir bonus kartların peşin
cirosu başka bankalara kayıyor. Taksitler param aracılığı ile denizbank tan geçiyor. Geçen hafta
param dab da peşin bonus cirosu çıktı. Direkt ykb ike anlaşmış ve peşin bonus ciroları oradan
geçmeye başladı. Her seferinde bankayı uyarıyoruz. Aksiyon alana kadar bastırıyoruz. Sonra
düzeliyor. Bugün de işlem yaptım. Peşin bonus cirosu param aracılığı ile Akbank tan geçmeye
başladı. Gene bankayı uyardık. Sadece bilgi amaçlı paylaşmak istedim.
(.....): (.....) selam. Yakın takip için eline sağlık. Banka ne diyor bu düzenli ihlaller konusunda?
(.....): (.....) ve (.....) alıp son bir kere konuşun, sonra fesih gönderelim noktasına geldim ben. Siz de
bir değerlendirin pazartesi, Salı haberleşelim.
(.....): Olmaması lazım tekrar konuşalım diyor. Artık bugün lütfen artık bu şekilde olmaz, bir çözüm
bulun dedim.
(.....): Haftaya organize ediyorum
(.....): ”
Belge 83/17:
(117) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve GARANTİ (.....) tarafından, GÖSAŞ
(.....), (.....), (.....), GÖSAŞ (.....), GÖSAŞ (.....), GÖSAŞ (.....) ve (.....) gönderilen
09.12.2021 tarihli ve “Ödeme Kuruluşlarına özgü sözleşme” konulu e-posta içeriği şu
şekildedir:
22-16/265-119
42/101
“(.....) bey;
Ödeme kuruluşlarına özgü olarak hazırlanan sözleşmemiz;
Gerçekleştirdiğimiz toplantılarda ifade edilen
Tek bir bonus bankası ile çalışma
Bir bonus bankası ya da ödeme kuruluşu ile bonus kart kabulü konusunda anlaşma yapan alt
üye iş yerlerinin programa dahil edilmemesi,
Bonus kartla gerçekleştirilen işlemlerin banka ya da ilgili bonus bankasına ait bonus
pos’undan geçirilmesi gerekliliği,
Yukarıdaki kuraldan istisna tutulan durumların (teknik arıza-personel hatası-vergi vb kamu
ödemesi) %(.....) i aşmaması aksi taktirde %1 cezaya tabi tutulacağı hususları metne
aktarılmış olup ayrıca
Yeni çıkan tebliğ hükümleri kapsamında gözden geçirilmiş ve bazı maddelerde değişiklik yapılmıştır.
Bu hali ile ödeme kuruluşları ile paylaşılması mümkündür.
Saygılarımla”
Belge 83/18-23:
(118) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve GARANTİ (.....) tarafından,
GARANTİ (.....) gönderilen 29.12.2020 tarihli ve “FW: Yazı Taslağı Hk.” konulu e-
postada şu ifadeler yer almaktadır:
“(.....) Bey merhaba,
Çalışma için teşekkür ederiz. Ben yarın ofiste olacağım. Eğer siz de müsaitseniz imza sürecini
tamamlayarak bankalara paylaşabiliriz.
En önemli noktaları özetlemek gerekirse;
Sektör bazında bonus oranı düzenlemesi sözleşmelerden kaldırıldı.
Her bankanın toplam bonus acquiring cirosu üzerinden min. (.....) bps. Bonus verme
zorunluluğu getirildi. Bu hesaplamaya alt iş yerlerinin de dahil olduğu belirtildi. Bu madde
aylık olarak takasnetten takip edilecek.
Bir bonus üyeiş yeri ile tek bir bonus bankasının çalışması gerekliliği bildirildi. Bu konuda PF
lere ilişkin özel bir madde eklenmedi.
Bir bonus üye iş yerinin Bonus cirosunun tamamının aynı bonus bankası aracılığı ile acquire
edilmesi gerekliliği bildirildi.
Vade farklı taksitli işlemlere ilişkin yazıya bir ekleme yapılmadı.
Saygılarımla,”
(119) Söz konusu e-postanın ekinde yer alan ve ALTERNATİF, DENİZBANK, FİBABANKA,
ICBC, ING, ŞEKERBANK, TEB ve TÜRKİYE FİNANS’a gönderilmek üzere GARANTİ
tarafından hazırlanan, “Bonus Bankalarına Bildirim-29122020” isimli matbu yazının
içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
43/101
“…………………A.Ş.
Genel Müdürlüğü’ne
Sayı : İstanbul 30.12.2020
Konu : Bonus oranları değişikliği ve muhtelif uygulamalar hakkında;
Bankanız ile imzalanan Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi” (Sözleşme) kapsamında
Bankanız bir yandan Bonus markalı kredi kartı çıkartabilmekte, diğer yandan da Bonus markalı
kartları kabul eden üye iş yeri edinmekte ve Bankanız Bonus Kredi kartı sahiplerinin, Bankanızın yanı
sıra Bankamız ve diğer Platform Üyesi Bankalar tarafından oluşturulan üye iş yeri ağında (Web
Üyesi) Bonus kredi kartlarına sağlanan avantajlardan yararlanmasına da imkân vermektedir.
Bu kapsamda Bonus Kredi Kartı sahipleri,
Web Üyeleri nezdinde gerçekleştirdikleri mal ve hizmet alımlarını taksitli olarak yapabilme,
bu üye iş yerleri nezdindeki ilave taksit ya da ilave bonus kazanmaya yönelik kampanyalara
katılabilmekte,
harcamaları karşılığında bonus kazanabilmekte,
kazandıkları bonusları bu üye iş yerlerinde kullanabilme
imkanlarına sahip olabilmektedirler.
Sahip olduğu marka gücünün yanı sıra tüm bu unsurlar, Bonus Platform Ortaklığı yapısı içerisinde
Bankamız ve diğer Platform Ortağı bankalarımızın işbirliği ile geliştirilen Bonus Kredi Kartı
Programının temel ve değişmez yapı taşları olup, bir bütün olarak Bonus Kredi Kartı Programını
oluşturmakta ve tamamlamaktadır.
Böylece; Bonus Kredi Kartı Programı; üye iş yerleri tarafından sunulan ürünlerin kart hamilleri
tarafından taksitli olarak temin edilmesine imkân sağlarken, üye iş yerlerinin de mal ve hizmetlerini
taksitli olarak satabilmelerine imkân sağlamakta, kurgulanan ödül alt yapısı ile kart hamillerinin bu
harcamaları karşılığında kimi zaman üye iş yerleri, kimi zaman Platform Ortağı Bankalar tarafından
“bonus” verilmesi ve verilen bonusların yine üye iş yerleri nezdinde kullanılması suretiyle kendi
ekosistemi içerisinde bütünlük sağlayan bir sadakat programı haline gelmiştir.
Bankamız tarafından büyük emek ve yatırımlarla oluşturulan ve böylece ülkemizin bu özellikleri haiz
en etkin kartı olma özelliğine sahip olan “Bonus Kredi Kartı Programının” ve “Bonus” markasının
korunması, Bankalarımız arasında imzalanan Sözleşme ile üstlenilen yükümlülüklerin yerine
getirilmesi ile birlikte mümkün olabilecektir.
Bu kapsamda;
1. Sözleşmenin 3 nolu Ek’i aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Yukarıda belirtilen esaslar üzerine kurgulanan ekosistemin, sağlıklı bir şekilde varlığını devam
ettirmesi, gerek tarafınızca edinilen Web Üyesi iş yerlerinin, gerekse siz Platform Ortağımızın,
çerçevesi Bankamız ile imzaladığınız Sözleşme ile çizilmiş oranda “bonus” kazandırmasına bağlıdır.
Bankamız ile aranızda imzalanan Sözleşme kapsamında, 3 Nolu ekte, sektör bazında verilebilecek
asgari bonus oranları belirlenmiştir. Anılan Sözleşme, söz konusu oranların Bankamız tarafından
değiştirilmesine de imkân vermektedir.
Sınırlamaları yasal düzenlemelerle belirlenmiş olan taksit uygulamalarındaki yeknesaklıklar nedeni ile
kart hamillerinin tercihindeki en önemli etkenlerden biri kampanyalar ve kazanılan bonuslar haline
gelmiş olup, son dönemde, Platform Ortağı bankalarımız tarafından dönem dönem Ek-3’te belirlenen
oranların dışında farklı uygulamalar yapılmak istendiği görülmektedir. Bu kapsamda değişen müşteri
alışkanlıkları, ekonomik gelişmeler ve sektörel dinamikler nedeni ile Ek 3’ü revize etmek gereği
duyulmuştur. Bu nedenle ilgili düzenlemenin,
tarafınızca web üyesi olarak Bonus Kredi kartı Programına dahil edilen üye iş yerleri ile
imzaladığınız sözleşmeler kapsamında ilgili üye iş yerlerinin bulundukları sektöre bağlı olarak
vermeleri gereken minimum bonus oranlarının yer aldığı Ek 3’ün; 15 Ocak 2021 tarihinden
itibaren geçerli olacak şekilde uygulamadan kaldırıldığını,
bunun yerine geçmek üzere harcamanın hangi sektörde ya da iş yerinde yapıldığına
22-16/265-119
44/101
bakılmaksızın bu oranların Bankanız tarafından belirlenebileceğini,
ancak Bankanız tarafından Web Üyesi yapılan üye iş yerlerinde kart hamillerine
kazandırılacak toplam “bonus” tutarının, tarafınızca web’e dahil edilen Bonus Üyesi iş
yerlerinizde Bonus kredi kartları ile gerçekleştirilen toplam alışveriş cirosuna oranının (.....))
az olmaması gerektiği, (kampanya kapsamında kazandırılan bonuslar bu oranın
hesaplanmasına dahil edilmeyecektir)
şeklinde değiştirildiğini bildirmek isteriz.
Söz konusu oranlar TakasNet cirosu üzerinden ay bazlı takip edilecek olup oranların hesaplamasına
ilgili bankamızın tüm bonus acquiring cirosu (Üye iş yerleri ve ilgili iş yerlerinin alt bayileri de) dâhil
olacaktır.
Belirtilen oranların üzerinde bir oran belirlenmesi, Bankanız ile İmzalanan Sözleşme hükümleri saklı
kalmak kaydıyla Bankanız inisiyatifinde olmakla birlikte, anılan oranlara ilişkin değişiklik bildirimimiz
ve uygulama tarihi olan 15 Ocak 2021, Bankanız ile birlikte eş zamanlı olarak diğer Platform Ortağı
Bankalarımıza da bildirilecektir.
2. Bir Platform Ortağı Bankamız tarafından, Web Üyesi yapılan iş yerinin, bir başka Platform
Ortağı Bankamız ile sözleşme imzalayarak Web Üyesi yapması Bonus Kredi Kartı
Program Paylaşım Sözleşmesine aykırılık taşımaktadır.
Bankanız ile imzalanan Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi dahil tüm Platform Ortağı
bankalarımız ile imzalanan ve Rekabet Kurumu görüşlerine konu edilerek muafiyet kararı aldığımız
Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmelerinde; Platform Ortağı Bankalarımız; bir Platform
Ortağı Bankamız ile Web’e dahil edilmek üzere Bonus Kredi Kartı Programı Üye İşyeri Sözleşmesi
imzalamış gerçek ve tüzel kişilerle, kendisi tarafından Web’e dahil edilmesi amacı ile Bonus Kredi
Kartı Programı Üye İşyeri Sözleşmesi imzalamamayı kabul ve taahhüt etmişlerdir.
Bu hüküm tahtında olmak üzere Platform Ortağı Bankalarımız, bir diğer platform ortağı bankamız
tarafından Web üyesi yapılmış veya Sözleşme’nin devamı süresince Taraflar’dan veya diğer Platform
Üyelerinden herhangi biri tarafından Web Üyesi yapılmış/yapılacak olan üye iş yerlerinin Web
Üyeliğinin her ne şekilde olursa olsun sona ermesi halinde, Sözleşmede belirtilen süre boyunca, söz
konusu üye iş yerinin Bonus Kredi Kartı Programı’na girmesi amacı ile görüşme yapamaz ve bu süre
sonuna kadar Web’e dâhil edemezler.
Anılan düzenlemeye rağmen, üye iş yerleri nezdinde aynı anda birden çok Platform Ortağı
Bankamızın Web Üyeliği vermek suretiyle aynı üye iş yerinde var olabildikleri ve Bonus Kredi Kartı
Programı Üye İşyeri Sözleşmesi imzalatarak yeniden Web’e dâhil edilebildiği görülmüştür.
İlgili üye iş yeri ile Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi kapsamı dışında kalan
işbirliklerini her bir bankamızın serbestçe ve bu Sözleşme hükümlerine tabi olmayacak şekilde kurma
ve ifa etme serbestisi olmasına rağmen, Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi
kapsamındaki işbirliklerinin bu Sözleşme hükümlerine uygun kurulması ve ifası beklenmektedir.
Dolayısıyla Web’e dâhil edilen tüm üye iş yerleri ile Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi
kapsamında imzalanmış bulunan Bonus Kredi Kartı Programı Üye İşyeri Sözleşmelerinin gözden
geçirilerek, ilk sözleşme imzalayan Platform Ortağı Bankamızın bu ilişkisine devam etmesi, diğer
Platform Ortağı bankalarımızın ise (Bonus Programı kapsamı dışındaki sözleşmesel ve üye iş yeri
ilişkisi dışındaki) bu ilişkilerini sonlandırması beklenmektedir.
Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmelerinin açıkça ihlalini taşıyan bu durumun 15.01.2021
tarihine değin giderilmesi beklenmektedir.
Diğer taraftan; Bankanız ile üye iş yeri sözleşmesi imzalayarak Bankanız POS’unu kullanan iş yerinin
6493 sayılı Kanuna tabi ödeme veya elektronik para kuruluşu olması ve bu kuruluşun Bankanızdan
temin ettiği POS’ları 6493 sayılı Kanun hükümleri kapsamında alt iş yerlerine kullandırması
durumunda; “ bu kuruluşlarca POS’un kullandırıldığı alt iş yerinin, Bankanıza ticaret unvanı ve vergi
kimlik veya vatandaşlık numarası ile birlikte bildirilmesi ve bu kapsamdaki tüm işlemlerde ilgili alt iş
yerlerini münferit olarak tanımlamaya yarayacak referans numarasının kullanılması suretiyle söz
konusu alt iş yerleri üzerinden gerçekleştirilecek işlemlerin POS’u temin eden Bankanız tarafından
işlem bazında takip edilebilmesine imkân sağlanması zorunluluğu” kapsamında bu alt iş yerlerinin de
Bonus Kart sahiplerimize yukarıda belirtilen oranlardan az olmamak üzere bonus kazandırmalarının
temin edilmesi gerekmektedir.
22-16/265-119
45/101
Bir web üyesi tarafından verilen bonusların, hangi Platform Ortağı Bankamız tarafından Programa
dâhil edilmiş bir üye iş yeri olduğuna bakılmaksızın minimum aynı oranda verilmesinin, Bonus
markasının gücünü artıracağı ve kart hamillerimizin tercihinde etken olacağı düşünülmektedir. Bu
etkinin artırılması ve kart hamillerimizin gerçekleştirecekleri işlemlerden bonus kazanımı ya da
kampanyalara katılımı gibi Bonus kredi kartına sağlanan avantajlardan eksiksiz yararlanmalarını
temin etmek ve doğabilecek müşteri şikayetlerini önlemek amacı ile, Web Üyesi iş yerlerinde tüm
işlemlerin Bankanız Bonus POS terminalleri üzerinden gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır. Bu
amaçla; Bonus Kredi Kartı ile yapılan işlemlerin bir kısmının Bankanız Bonus POS terminalinden, bir
kısmının ise diğer banka POS terminallerinden gerçekleştiren veya bu nitelikte işlem yapan Web
Üyelerinizin uyarılmasını, ihlale devam edilmesi halinde Web Üyeliklerinin sona erdirilmesi
beklenmektedir.
3. Sonuç İtibariyle: Bankanız ile imzalanan Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi
kapsamında;
3.1. Tarafınızca web üyesi olarak Bonus Kredi kartı Programına dahil edilen üye iş yerleri
ile imzaladığınız sözleşmeler kapsamında ilgili üye iş yerlerinin bulundukları sektöre bağlı
olarak vermeleri gereken minimum bonus oranlarının yer aldığı Ek 3’ün; 15 Ocak 2021
tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde işbu yazımızda belirtildiği şekilde değiştirildiğini ve,
3.2. Bir Platform Ortağı Bankamız tarafından, Web Üyesi yapılan iş yerinin, bir başka
Platform Ortağı Bankamız ile sözleşme imzalayarak Web Üyesi yapmasının Bonus Kredi
Kartı Program Paylaşım Sözleşmesine aykırılık taşıması nedeni ile bu nitelikteki bir Bankanız
uygulamasının varlığı halinde anılan ihlale 15.01.2021 tarihine değin son verilmesi gerektiği,
hususlarını bilgilerinize sunarız. Bonus Kredi Kartı Program bütünlüğünün korunması ve devam
ettirilmesi açısından büyük önem taşıyan bu hususların Bankamızca hassasiyetle takip edileceğini,
Bonus Programının Marka gücüne ve Programa zarar verecek davranışlar karşısında
Sözleşmelerden kaynaklanan haklarımızı kullanmak durumunda kalacağımızı bildiririz.
Saygılarımızla;
T. Garanti Bankası A.Ş.
(…..) (…..)
(…..) (…..)
Dağıtım :
• Alternatifbank A.Ş.
• Denizbank A.Ş,
• Fibabanka A.Ş.
• ICBC Turkey Bank A.Ş.
• ING Bank A.Ş.
• Şekerbank T.A.Ş.
• Türk Ekonomi Bankası A.Ş.
• Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.
Belge 83/24-25:
(120) GÖSAŞ’da yapılan yerinde incelemede alınan ve GÖSAŞ (.....) ile GARANTİ (.....)
arasında 13.09.2022 tarihinde geçen Whatsapp konuşması şu şekildedir:
“(.....): 1.Ödeme kuruluşlarının müşteri kazanımında bankalardan farklı kurallara tabi olması
sebebiyle, bankalar kobilerin e-ticarete geçişte en çok ihtiyaç duyduğu sanal pos taleplerine rekabetçi
yanıt veremez duruma gelmiştir: Ağustos ayında Google’da yapılan sanal pos başvurusu
aramalarının sadece %5’i bir banka adı girilerek yapılmış, %87’si bir ödeme kuruluşu adı girilerek
(bunun da %80’i sadece 2 firma) yapılmıştır. Kalan yüzde 8 marka girilmeden yapılan aramalardır.
Yani bir ödeme kuruluşu tüm aramaların yarıdan fazlası iken tüm bankaların toplamı 10’da biri dahi
22-16/265-119
46/101
değildir. Bu kural farklılıklarına örnek olarak; bankalar tüzel bir müşteriyi pos başvurusu için şubeye
çağırmak ya da şahıs firmalarını video konferans ile teyit etmek zorunda iken ödeme kuruluşları her
iki gruba aynı gün içinde uzaktan dijital olarak ve video konferans ile kimlik teyidi zorunluluğu dahi
olmadan sanal pos verebilmektedir. Banka sadece kendi pos’unu sağlayabilir iken ödeme kuruluşu
tüm banka poslarını tek seferde sunmaktadır. Bu sebeplerle bankalar rekabet edemez duruma gelmiş
ve kendi ödeme kuruluşlarını kurmak zorunda kalmıştır. Bu da milyonlarca dolarlık yurt dışına döviz
yatırımı (bizim durumumuzda amazona microsofta ödenecek (.....) milyon dolar) oluşturmuştur. Bu
sırada bankalar ve ödeme kuruluşlarının fiyatlama regülasyonları da farklı olduğundan, ödeme
kuruluşları bankaların servis veremediği müşteri gruplarına herhangi bir üst sınıra tabi olmadan
fiyatlama yapabilmektedir.
(.....) Bu 2 paragrafta hala geçerli olmayan bir bilgi varsa bana acil yazarsan sevinirim
(.....): Teşekkürler
(.....): (.....) ile görüştüm çağrı. Geçtiğimiz aylarda yapılan düzenlemelerle BtcTurk vb kripto para alım
satımı yapılan şirketlere ödeme kuruluşları aracılığı ile para gönderimi yasaklanmış durumda.
(.....): Dolayısı ile bu fark ne kadar süre kalmış, tam ne zaman düzelmiş yazar mısın bana
(.....): (.....)toplantıya girmiş yanıt veremedi. Toplantı sonrasında dönecek
(.....): ”
HALKBANK’tan Elde Edilen Belgeler
Belge 83/26-29:
(121) HALKBANK’ta yapılan yerinde incelemede elde edilen ve HALKBANK (.....)
tarafından, HALKBANK çalışanı (.....) gönderilen 22.03.2021 tarihli ve “(.....) Hk.”
konulu e-posta içeriği şu şekildedir:
“(.....) Bey merhabalar;
Şubeniz müşterilerinden olan (.....) firma ile ilgili olarak geçen hafta tarafımıza yapılan bildirimde
kendisine bağlı çalışan alt üye iş yerlerinin çoğunluğunda fiktif işlem (POS’un amaç dışı kullanımı)
olduğu tespiti yapılmıştır.
Bu durum ilerleyen safhalarda Bankamızı zor duruma sokacağından dolayı POS çalışmasının
sonlandırılmasının uygun olacağı kanaatindeyiz.
Konuya ilişkin Şubeniz görüşünü de rica ederiz.
Saygılarımızla.”
(122) Söz konusu e-postaya cevaben HALKBANK çalışanı (.....) tarafından gönderilen e-
posta içeriği şu şekildedir:
“(.....) ile önceki jestyiyon döneminde çalışılmaya başlanmıştır. Firma ile Ödeme Sistemi anlaşması
yapılmış sonrasında riskli görülerek bu anlaşma iptal edilmiştir. Son dönemde kredili ve POS üye iş
yeri biçiminde çalışma yapılmaktadır. POS üye iş yerinde de (.....) ile 3. Kişi firmalar (.....) POSlarını
kullanarak ticaret yapmakta, gerçekleşen işlem 3. Kişiye ertesi gün EFT yapılmaktadır. EFT
işlemlerine ilişkin son talimat ektedir. Talimatta adı geçen firmaların tamamı yeni kurulmuştur.
[Dört farklı teşebbüse ait Ticaret Sicil Gazetesi bilgilerinin yer aldığı ekran görüntüleri paylaşılmıştır.]
Yararlanıcı firmaların ticari geçmişi konusunda detaylı araştırma yapılmamıştır. Ancak yeni kurulan ve
yüksek hacimde POS cirosu elde eden firmalar riskli gözükmektedir.
İşlem mahiyetiyle alakalı “Fiktif” olduğuna yönelik tespitinize istinaden firma ile görüşülmeye
çalışılmıştır. Ancak firma yetkilisine ulaşılamamıştır. Firma ile görüşme sağlanana kadar Sanal
posumuzun iptal edilmesi/geçici kapatılması,
EFT işleminin de yapılıp yapılmayacağına ilişkin tarafımıza bilgi verilmesi,
Hususunu değerlendirmelerinize sunarız.”
22-16/265-119
47/101
(123) İlgili e-posta yazışmalarının devamı olarak, HALKBANK yetkilisi (.....) tarafından,
HALKBANK çalışanı (.....) gönderilen 25.03.2021 tarihli ve “FW: 29071191- (.....)
Hakkında” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
“(.....) bey merhaba,
Yapılan görüşmelerde Merkez Bankası denetçileri tarafından bu müşterimizin ödeme kuruluşunun
alt üye iş yerlerinin çoğunda fiktif işlem (amaç dışı POS kullanımı) yapıldığının tespit edildiği,
Bankamıza resmi olarak bildirildiği, konunun Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri tarafından da
Şubenize iletildiği ve sonucunda sanal POS’un hizmetinin de sonlandırıldığı anlaşılıyor.
Alt bayilerinin fiktif işlemleri yapmasından esasen bu müşterimizin güvenlik ve uyum süreçlerinin
yeter seviyede olmadığı ve Bankamıza da risk arz ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda ilgili Daire Başkanlıkları ile koordineli olarak müşteri ilişkisinin sonlandırılması yönünde
bir müşteri değerlendirilmesi yapılması gerektiğini düşünüyorum.
Olası sorularınız olursa lütfen görüşelim.
Saygılarımla/Best regards”
İŞ BANKASI’ndan Elde Edilen Belge
Belge 83/30:
(124) İŞ BANKASI’nda yapılan yerinde incelemede elde edilen ve İŞ BANKASI yetkilisi (.....)
tarafından, İŞ BANKASI yetkilileri (.....) ve (.....) gönderilen, Ödeme Kuruluşu (.....) İŞ
BANKASI’ndan POS temin etmesine yönelik yapılan görüşmelere ilişkin, 10.05.2021
tarihli ve “RE: !!!!! ACİL VE ÖNEMLİ !!!! / Valörlü Pos Çalışma Hk.” konulu e e-posta
içeriği şu şekildedir:
“Merhaba (.....) Hanım,
Biz firma ile çok uzun zamandır görüşme halindeyiz. Stratejik bir konu olduğu için (.....) benzeri tüm
ödeme kuruluşları ile ilgili tüm talepler ekibimizce karşılanıyor. Burada puan kullanımının iptal
edilmesi demek ya Bankamız zararı ya da Maximum Sadakat programı içerisindeki müşterilerimize
puan kullanılamaması nedeniyle Bankamız sadakat programının zayıflaması demektir. Stratejik
olarak da hiçbir ödeme şirketi için kabul etmediğimiz bir durumdur. (.....) dışında çalıştığımız
yaklaşık 30 adet ödeme şirketinde de durum böyledir.
Açıkçası (.....) da bu konuda oldukça agresif, istediğini alamayınca Şubemize veya üst yönetimimize
yönlenen bir firmadır. Bu nedenle kendilerini bize yönlendirmenizi rica ediyoruz.
Eğer on us işlemlerini başka Bankaya götürürlerse biz de onlarla taksitli çalışma durumumuzu veya
temelden sanal POS’umuzu kapatmayı değerlendiriyor oluruz.
İyi çalışmalar”
QNB’den Elde Edilen Belgeler
Belge 83/31:
(125) QNB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve IBTech AŞ17 çalışanı (.....)
tarafından, QNB yetkilisi (.....) ve QNB (.....) gönderilen 29.03.2019 tarihli ve “PF
firmalar hakkında” konulu” e-posta içeriği şu şekildedir:
17 QNB’nin kontrolünde olan ve çeşitli teknolojik altyapı hizmetleri sunan bir şirkettir.
22-16/265-119
48/101
“(.....) hanım, (.....) bey merhabalar,
Ekte bizimle çalışan PF firmaların ciroları vardır. Bu cirolara baktığımız zaman, özellikle ilk 2
firmanın dikkat çektiğini görüyoruz.
1) (.....), 2018 cirosu (.....) MTL (2018 son 2 ay (.....) MTL), 2019 ilk 3 ay (.....)MTL.
2) (.....), 2018 cirosu 2017’ye göre (.....) kat arttı. 2019 cirosu da 2018’e göre yine (.....) kat
artacak gibi.
Bu firmaların bu boyutta ciro yapmaları bize çok tehlikeli geliyor.
1) Bunun gerçek bir ciro olması pek mümkün gelmiyor bize. Zaten artış hızından belli. Bu
arada (.....) ana bankasıyız. (Yani riskin çoğu ve notonus risk bizde)
2) Sanal kumar, bitcoin, altın vs satışları sözkonusu olabilir, tespit yapmakta zorlanıyoruz.
BDDK vs bize ceza kesebilir.
3) Olası bir finansal risk durumunda, bu boyutta bir riski bu PF’ler taşıyamaz. Yeterli miktarda
teminatımız varmıdır ?
4) Olası bir dolandırıcılık durumunda, PF firmaların bu riski taşıyamaması durumunda iflas
etmesi ve tüm sorumlulukların bankamıza yüklenmesi sözkonusudur. (chargeback riski)
Önerimiz özellikle ilk 2 PF özelinde işlemlerin ve ciroların sınırlandırılması veya ilave teminatların
alınmasıdır.
Saygılarımızla
Argun
Not: Garanti bankası tek bir PF ile çalışıyor, (.....).”
[Ödeme Kuruluşlarına ait 2018 ve 2019 yıllarına ait satış ve ciro bilgilerinin yer aldığı bir tablo
paylaşılmıştır.]
Belge 83/32-33:
(126) QNB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve QNB (.....) tarafından, QNB (.....)
gönderilen 31.01.2022 tarihli ve “Ödeme Kuruluşlarından (.....) hakkında” konulu e-
posta içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
49/101
“(.....) Bey merhaba,
Ödeme Sistemleri olarak çalışmak için çok da istekli olmadığımız Ödeme Kuruluşlarından (.....) ve
(.....) için Finansal Suçlar Uyum Bölümü’nün aşağıda tespit ettiği olumsuzluklara göre yüksek risk
kategorisinde bulunmaları nedeniyle, Ocak 2021’de Rekabet Hukuku danışmanımız ve sonrasında
(.....) Bey’den aldığımız görüş ile POS taleplerini olumsuz değerlendirmiştik. Ancak firmalar ısrarcı
taleplerine halen devam etmekteler.
(.....) çalışma talebini ekli tebligatla gönderdi, yazı sizlere de belki ulaşmıştır.
Durumu Yasal Uyum ve Hukuk ekipleri ile değerlendiriyoruz, gelişmelerden sizleri de bilgilendiriyor
olacağız.
(.....) Olumsuzluğa baz gerekçeler
- (.....) hissedarının banka (Litvanya) ve ödeme kuruluşu şeklinde yurt dışı ve offshore
bağlantılarının bulunması
- Firma hissedarının daha önce İran yaptırımlarını delen ve kapatılan bir bankanın YK üyeleri
ile yakınlığının olması nedeniyle yurt dışı transfer işlemleri gerçekleştirmesinin muhtemel
olması
- Kripto para firmaları ile ilişkili olması,
- Daha önce BDDK lisansı olmayan bir firma ile ilişkili olması ve ilgili lisanssız olan firmanın
sahibine illegal bahis sebebi ile operasyon yapıldığının bilinmesi
- Hissedarlarının Malta’daki firmasının illegal bahis işlemlerinde bulunduğu yönünde bilgiler
(.....)- Olumsuzluğa baz gerekçeler
Kasım 2018’de 5 milyon TL sermaye ile kurulan (.....) yetkilileri (.....), (…..), (.....).
- Ortaklarının geçmişte Çiftlikbank ile ilintili olduğu.
- Firmanın Bankamız nezdinde 3. taraf firmaların transfer işlemlerine “alt muhabir çalışma
sistemi ile” aracılık ettiğine yönelik faaliyetleri olduğu,
- Muhabir banka konumundaki JP Morgan Chase Bank’dan firma konusunda sorgu geldiği
- Söz konusu tespitler sonucunda firma ile Bankamızın iş ilişkisinin sonlandırılması gündeme
gelmiştir. Firma yetkilileri ile yapılan toplantı sonucunda yurt dışı transfer işlemlerine aracılık
edilmemesi, sadece cari ve maaş ödemesi kapsamında çalışılması kararı alınmıştır.
- Mayıs ayında sanal POS talebinde bulunması üzerine (.....) edindiği submerchant listesi
talep edilmiştir.
- Submerchant listesi üzerinde yapılan incelemelere göre yurt dışı yerleşik forex siteleri,
sosyal medyada takipçi satın alma siteleri, oyun siteleri gibi muteber olmayan ve riskli
ülkelerde (Sri Lanka, Belize, Makedonya, İsrail gibi) yer alan firmalar tespit edilmiştir.
Saygılarımızla”
TEB’den Elde Edilen Belgeler
Belge 83/34:
(127) TEB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve 09.01.2020 tarihinde GÖSAŞ (.....)
ile TEB (.....) arasında geçen Whatsapp konuşmasının içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
50/101
“(.....): (.....) selam, umarim saglik, keyifler iyidir görüşmeyeli. Senden bir ricam var … Kurumsal iş
kolumuza bağlı müşterilerimizden Olgarlar Grubu’nda uzun sürelere dayanan birçok üründe
çalışmamız var. POS tarafında ise Bonus bankası olarak çalışıyoruz. Firma ile POS ilişkilerimizde
sizde yapılan va aramızdaki sözleşmeye aykırı Bonus POS teklifi nedeniyle bir ihlal durumu
yaşıyoruz. Konuyu Marka Ortaklıkları ekibinize arkadaşlarımız detayları ile iletmişler ancak net bir
cevap alamamışlar. Destek rica ediyorum. Svg, (.....)
(.....): Selamlar, tabii hızlıca bakıp döneceğim. Sevgiler.
(.....): Teklifi geri çekecek ilgili arkadaşlarım. Firmanın istediğini özellikle belirtmemi istediler ama
sonucu değiştirmez. Selamlar.
(.....): Cok tsk (.....), slm & svg”
Belge 83/35:
(128) TEB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve GÖSAŞ (.....) tarafından, TEB (.....)
gönderilen Whatsapp iletisinin içeriği şu şekildedir:
“(.....): (.....) Bey merhaba. Umarım gayet iyisinizdir. Sizden bir ricam var. Teknosa’nın online
cirosuna teklif vermiş TEB. Sözleşmemize aykırı, gözden kaçmış olmalı. Desteğinizi rica ediyorum.
Selamlar.”
Belge 83/36-37:
(129) TEB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve TEB (.....) tarafından, TEB (.....)
gönderilen 07.12.2020 tarihli ve “RE: pos fiyatlaması hk // Olgarlar” konulu e-posta
içeriği şu şekildedir:
“(.....) Hanım Merhaba,
Olgarlar Grubu’nda Bonus bankası olarak çalışıyoruz ve toplam POS cirosunda payımız %(.....)
seviyesindedir. Geçen hafta Olgarlar fiyatlarımız nedeniyle artık bizimle çalışmak istemediğini ve
Garanti Bankası’nın kendisine bizim nerdeyse yarı fiyatlarımıza denk gelecek şekilde teklif verdiğini
belirtmektedir. Pos ekibinden (.....) Garanti Bankası ile görüştü. Garanti Bankası müşterinin kendisi
ile ilk başta tek çekim çalışmaya başladığını ve daha sonra ben TEB ile çalışmak istemiyorum
diyerek fiyat talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Bu durum içeride bonus bankası olarak biz varken
teklif verdiği için açık bir ihlal durumu oluşturuyor. Müşteri normalde geçiş için 1 ay beklemesi
gerektiğini de biliyor. Durumdan sizi de haberdar etmek istedim.”
(130) Söz konusu e-postanın ardından, TEB (…..) tarafından, TEB (…..) gönderilen
07.12.2020 tarihli e-posta içeriği şu şekildedir:
“(.....) bey merhaba,
Garanti bankası bizdeki BONUS pos’lara teklif veriyor, bu grupta yıllardır POS bankasıyız. Önce tek
çekim girmişler, şimdi de ciddi fiyat düşürerek teklif vermişler. Bu konuda aksiyon alabiliyor muyuz?”
(131) Söz konusu e-postanın ardından, TEB (…..) tarafından, TEB yetkilileri (.....) ve (.....)
gönderilen 07.12.2020 tarihli e-posta içeriği şu şekildedir:
“(.....), hemen bakarmısınız, sözleşmeye aykırı hareket ediyorlar, bana acil donus yapın gerekırse
bende hemn konuşacağım. Tsk”
(132) Söz konusu e-postanın ardından, TEB yetkilisi (.....) tarafından, TEB (…..) gönderilen
07.12.2020 tarihli e-posta içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
51/101
“Merhaba (.....) Bey,
GB ile görüştüm tekrar, konuyu inceleyip dönüş yapacaklar kısa bir vakit istediler. Bilgi gelir gelmez
size ileteceğim son durumu.
Bu arada ben geçen hafta da görüşmüştüm ama onlardaki bilgi firmanın tamamen TEB’den
ayrılması nedeniyle teklif verilmesi üzerineydi.
Şimdi düzeltme yaptım GB’ye de ona göre inceleyecekler. Ortada sadece bir POS teklifi var ve GB
daha düşük (hatta oldukça düşük) bir fiyat geçmek istiyor.”
(133) Söz konusu e-postanın ardından, TEB yetkilisi (.....) tarafından, TEB (…..) gönderilen
09.12.2020 tarihli e-posta içeriği şu şekildedir:
“(.....) hanım merhaba,
(.....) Bey ihlal ile ilgili genel müdürleri ile görüştü ve GB teklifi geri çekeceğini iletti.
Biz (.....) konuyu takip edeceğiz.”
Belge 83/38:
(134) TEB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve TEB (…..) tarafından, TEB (…..)
gönderilen 16.12.2021 tarihli ve “RE: (.....) Proje / Eğitim Sektörü Kampanyası” konulu
e-posta içeriği şu şekildedir:
“(.....) Selam,
Garanti Bankası derki;
(.....) Bonus iş yeri olarak gözüküyor ve (.....) mio TL Garanti kart cirosu geçmiş ama TEB’in Bonus
POS ’undan geçmemiş bu ciro. TEB’in Bonus POS’undan geçen Garanti kart cirosu çok küçük bir
tutar.
Bu (.....) mio TL nereden geçiyor bilmiyorum ama (.....) bizle olan anlaşması Bonus iş yeri anlaşması
ise Garanti kartları her zaman TEB’in Bonus POS’undan geçirmesi lazım esasen. Bazı işlemleri
Bonus POS’undan bazı işlemleri başka POS’tan geçirmemesi lazım.
Garanti Bankası kendi sisteminde şuanda bakıyor: Aynı BKM Unique ID’den X TL Garanti kartı cirosu
Bonus POS’tan geçip takas netten geliyorsa ve aynı zamanda Y TL Garanti kart cirosuda Takas
Netten değilde BKM üzerinden geliyorsa diyorki demekki burası Bonus iş yeri ama Garanti kartlarının
cironun bir kısmı takas netten geçiyor, bir kısmı başka banka POS’undan geçip BKM’den geliyor diyip
kaçak ciro olduğunu anlıyorlar. Aynı BKM Unique ID’nin geçen tüm Garanti Kartlar %100 BKM’den
gelse bir şey anlamayacaklar.
Bize yazı yollamışlar tüm POS’larda kaçak ciro %(.....)’i geçerse fesih ederiz diye. (..... ) mio kaçak
ciro var, (.....) mio TL’si (.....).
Garanti kartları nereden geçiriyor (.....) bir konuşurmusun.”
Belge 83/39-45:
(135) TEB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve TEB (…..) tarafından, TEB (…..)
gönderilen 28.12.2021 tarihli ve “Bonus dişi kart programi alternafi” konulu e-posta
içeriği şu şekildedir:
“(.....) Selam,
Bazi alternatif senaryolar ile ilgili size onden iletmemizi istemisti (.....) hnm. Siz inceledikten sonra
uzerinden geceriz birlikte.
1- Biz tamamen yeni bir kredi karti urunu cikartsak, tamamen yeni bir marka ve bu marka Bonus
ozellikli olmasa ve bu yeni urun/marka icin gidip World ile anlassak bu kart World isyerlerinde taksit
yapabilse Garanti bu konuda ne yapabilir? Mevcut Bonus ozellikli urunler hayatina ayrica devam
edecek tabiki. Bu tek tarafli hakli fesih sebebi olurmu? Rekabet hukukunu farkli bir marka ile farkli bir
urun cikartmamiz icin arkamiza alabilirmiyiz?
22-16/265-119
52/101
(.....): Bonus özelliği olmayan bir kart tabiki çıkartabilirsiniz, örneğin cepteteb kredi kartı olduğu gibi.
Ancak diğer bankalar ile bu şekilde bir işbirliğine girmeniz halinde sözleşmenin 14.3.3 maddesi
uyarınca Garanti’nin (.....) gün önceden bankamıza yapacağı ihbar ile sözleşmeyi fesih edebilecektir.
[Sözleşme maddesinin ekran görüntüsü paylaşılmıştır.]
(.....) (Rekabet ) :Genel olarak rekabet hukuku açısından ek ürünlerle piyasanın zenginleşmesi olumlu
olarak değerlendirilir. Ancak sözleşmeye bağlılık ilkesi yanında daha önce Rekabet Kurumu
incelemesinden geçmiş bir sözleşme olduğu da dikkate alınmalıdır. Sözleşmeye aykırı olan bir işlem,
prensipte rekabet hukukuna uygun olsa da çelişkili davranma yasağına tabi olur. Bu noktada,
sözleşmenin süresi de dikkate alınacağı için, yürürlükte olan sözleşmenin güncel tarihte ticari
çıkarlarımızla uyuşmaması söz konusu ise fesih riski dikkate alınarak aksiyon alınması veya GB ile
uzlaşma sağlayarak fesih sebebi olarak öngörülen bu maddenin revize edilmesi, bu kapsamda bir ek
protokol imzalanması önerilir.
2-Ikinci konu olarakta yukaridakinden baska bir urun olarak; Turk havayollari ile anlasip Miles and
Smiles kart cikartsak bu kart Bonus ozellikli olmasa standart bir Kredi karti gibi olsa Garantinin bize
bu isbirligini yapamazsiniz diyebilecegi bir nokta olurmu? Ayrica Garanti disinda X bir banka ile
anlasarak o bankanin POS’larinda sadece bu urune taksit imkani sunsak buna birsey diyebilirmi?
(.....): Sözleşmenin 3. Maddesi(Amaç ve Kapsam ) bu konu ile ilgili bir husus yapılması halinde
Garanti’nin yazılı ön onayına tabi olacağı belirtilmektedir.
[Sözleşme maddesinin ekran görüntüsü paylaşılmıştır.]
3- Acq anlasmamiza gore bizim kazandigimiz isyerlerine tum Bonus kartlara taksit yapabilme imkani
sunuyoruz. Bundan vazgecmek istesek ve sadece issuing anlasmasi ile devam etmek istesek,
issuing tarafta (bizim bonus kartlarimizin Garanti PoS unda islem yapmasi, kartlarin bonus ozellikli
olmasi) sozlesmesel olarak riske girecektir diye tahmin ediyorum ama sektorde issuing acquiring ayri
deallar olabiliyor esasen. Bir banka issuing tarafta marka paylasimi yaparken, acq tarafta bir
sozlesme yapmayabiliyor. Bizim sozlesme de issuing acquiring tek sozlesme gibi ele alindigi icin
bunlarin karsilikli mutabik kalmadan ayrilma imkani yok gibi geldi bana ama hukuki olarak bir kacis
yolu olabilirmi birde size sormak istedim. Yurtdisinda ikisi ayri businesslar oldugu icin birbiri ile bundle
edilemez gibi rekabet kurallari var diye biliyorum ama bizim rekabet hukugu bu detayda birseye
girmiyordur diye tahmin ediyorum.
(.....): Bonus paylaşım sözleşmesi maalesef buna izin vermiyor, bu nedenle bonus programı paylaşım
sözleşmesi imzalanmış ve bir platform kurulmuştur. Bonus kartların da bu bonus üye POS’undan
bonus kartları geçmektedir. Siz tabiki de bonus posu olmayab POS üye iş yerine verebilirsiniz ancak
bu üye iş yeri bnus kartı sizden geçirdiği zaman hangi banka web üyesi yaptıysa o üye iş yerine konu
ile ilgili ihtarname gönderecektir.(Garantinin yaptığı gibi)
acquirer : üye iş yeri bankası ,
ıssuer : kart sahibi banka
acg anlaşması , üye iş yeri gözünden banka ile pos anlaşması
(.....) (REKABET) : 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun (“RKHK”) çerçeve niteliğinde
olup Bonus özelindeki kararlar incelediğinde bu tip bir ayrıma gidilmediği söylenebilir. Rekabet
Kurulu’nun 2017 tarihli kararında Bankalar arasındaki sözleşmelerde yer alan alt lisanslama yasağı
nedeniyle ödeme kuruluşlarının üye iş yeri edinme pazarından dışlanabileceği ve bu durumun tüketici
refahını olumsuz etkileyebileceği değerlendirmesinde bulunulmuştur. Bu nedenle ödeme
kuruluşlarının Bonus platformuna üye bankalarla alt lisans ilişkisi kurmasını engelleyen program
paylaşımı sözleşmelerindeki hükümlerin kaldırılması koşuluyla anılan sözleşmelere bireysel muafiyet
tanınabileceğine karar verilmiştir.”
(136) Söz konusu e-postanın ardından, yine TEB (…..) tarafından, TEB (…..) gönderilen
03.01.2022 tarihli e-posta içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
53/101
“(.....) Selam, siz bu haftada ön değerlendirmenizi tamamladıktan sonra haftaya üzerinden geçmek
üzere bir toplantı yapalım. 2 yeni senaryo daha ekliyorum.
4- Halihazırda Garanti ile Bonus iş yeri sözleşmesi olan bir firma diyelimki Trendyol. TEB Kredi
kartlarıda o iş yerinden Garanti POS'undan geçiyor.
Sonrasında firmanın talebi ile TEB ile Trendyol sadece TEB Kredi kartlarına taksit yapacak ayrı bir
anlaşma yapabilir mi? Bonus anlaşması değil, Bonus puanda verilmeyecek sadece TEB Kredi kartları
tek ödeme ve taksit için TEB POS'undan geçecek ve TEB kartlara TEB POS'undan taksit yapılacak.
Garanti veya diğer bankaların Bonus kartları kesinlikle bu POS'tan geçmeyecek. Bu ürünün ve
sözleşmenin adı TEB Taksitli POS sözleşmesi olacak. Özetle TEB sadece kendi kartlarını içerecek
şekilde ayrı anlaşmalar yapabilir mi? (TEB kartları üzerinde Bonus logosu var diye sözleşme ihlali
sayılır mı?)
(.....): Sözleşmenin 5.2 ve 5.3 maddelerinde TEB dilediği koşullarla olmak üzere her zaman bonus
özelliği taşımayan bir pos verebilirsiniz. Webe dahil etmeyeceksiniz. Bonus özelliği taşımayan TEB
kart ile ilgili ayrı bir anlaşma yapabilirsiniz görüşündeyim. Ancak bonus özellikli teb kartlarını hariç
tutmalısınız.
[Sözleşme maddesinin ekran görüntüsü paylaşılmıştır.]
5-Kaçak Ciro konusunda: İşyerleri Bonus sözleşmesi yaptığında tek ödeme ve taksitli işlemleri de
Bonus POS'undan geçirmelerini istiyoruz sözleşmesel olarak. Ancak iş yerleri tek ödeme için başka
bir bankadan daha ucuz bir fiyat buluyor ve tek ödeme için o bankayı kullanırken, bizim POS'u
sadece taksitli işlemler için kullanıyor. Bu durumda Bonus kart sahibi tek ödemeli işlemlerde bonus
puan kazanamıyor. Ancak bonus puan kazandırmayan iş yerlerimizde var esasen onlarda mağdur
olan bir kart sahibi yok.
Garanti bizdeki bu cironun %(.....) altına inmesini, inmezse haklı sefih sebebi sayacağını söyleyen
resmi yazıyı yazmıştı hatırlarsan. İşyerlerini uyarmamızı ve değişmiyorsa sözleşmemizi fesih
etmemizi istiyorlar. İşyerlerinin bir kısmı bunun rekabete aykırı olduğunu, tek ödemeleri daha ucuz
fiyatlayan bankadan geçirme hakları olduğunu savunuyorlar. Özellikle Ödeme Kuruluşları içinde
Garanti sebebiyle bizden ve Denizbanktan gelen bu uyarılara istinaden birlikleri TODEB aracılığı ile
bu konuda rekabet kuruluna gitmeye hazırlandıklarını söyleyenler var. Rekabet hukuku açısından
bizim sorumluluğumuz ne olur böyle bir durumda?
Aynı şeyi Garanti ile sözleşmesi olan Bonus iş yerleri de yapıyor. Garanti bunu engellemek için şunu
yapıyor: Penaltı uygulaması yapıyor. Bunun altyapısını Garantide yıllar önce ben kurmuştum.
Raporlama ile Garanti Bonus kartı başka banka POS'undan geçiren Bonus iş yerlerini tespit ediyor.
Sonra Garanti Bonus kart sahiplerinin kazanması gereken bonus puanı hesaplayıp üyeiş yeri
hesabından bu puanı alıp Garanti Bonus kart sahibine veriyor. Tabi bunu sadece kendi kartları için
yapabiliyor. Aynı Bonus iş yeri TEB kartını da Garanti POS'undan geçirmek ve benim kart sahibime
de o Bonus'u kazandırmak zorunda ancak penalty uygulaması sadece kendi kartları için yaptığından
TEB kartları sahipleri mağdur oluyor.
Eğer burada sorun kart sahiplerinin tek ödemede Bonus kazanmaması ise, karşılıklı Raporlama ile bu
kaçak ciroyu birbirimize beslersek penalty uygulaması karşılıklı yapılabiliriz bir altyapı geliştirmesi ile.
Böylece iş yerlerini uyarmak/zorlamak zorunda kalmayız. Bonus'u hesaplarından aldığımız sürece iş
yerleri tek ödemede istediği bankayı kullanabilir. Bunu Garantiye önerdiğimizde tek sebep kart
sahibinin Bonus kazanması değil, tek ödemede bizim/sizin POS'u kullanmak zorunda bu altyapı kolay
iş değil gibi bahanelerle yapmak istemiyorlar.
Dolayısıyla kart sahibi mağduriyeti dışında iş yerini yüksek fiyata maruz bırakmada resme girmiş
oluyor.
Örnek: İşyeri X bankasından 20 gün bloke almış oluyor ama Garantinin fiyatı 30 gün bloke diyelimki
başka bankadan geçince gelir kaybediyorlar. Bizim case'de de ciro X bankasından geçince TEB
POS'undan geçmeyince , Garanti TEB'den ciro üzerinden (.....) bps komisyonunu alamıyor. Bu işlemi
yapanlar özellikle Ödeme Kuruluşları. Tek ödemeleri başka bankadan, taksitleri bizden veya
Denizbank'tan geçiriyorlar. Garanti bu Ödeme Kuruluşları ile hala kendisi çalışmıyor. Bu açıdan da
sizden rekabet hukuğu açısından bir değerlendirme almamız mümkün olabilir mi? Bu %(.....) kuralı
bizim (.....) mio TL'den fazla ciro kaybetmemize sebep olacak çünkü iş yerlerine tek ödemeyi bizden
geçirin dediklerimiz arasında sözleşmenizi fesih edin o zaman diyen çok yer var.
SY: Belirttiğiniz konular ile ilgili Garanti tarafımıza yazı göndermiş biz de ekteki gibi cevap vermiştik,
22-16/265-119
54/101
bu hususa istinaden de yine yazı göndermiş ve cevaplar verilmişti, tüm bu yazıları birimden temin
edebilirsiniz. İlk gelen yazııyı ve cevabı da ekte paylaşıyorum. Garanti ile imzalanan sözleşmenin
5.1.8 maddesinde gerekli hükümlerin yer alması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle bizim üye iş yeri
sözleşmemizde de “Ödül Programı” başlıklı maddenin 4. fıkrasında bu yönde hüküm bulunuyor.
Burada sizin dediğiniz gibi sözleşmedde net bir hüküm göremedim ama sözleşme imza sonrası bize
gelen bir yazı olabilir mi? Çünkü üye iş yeri sözleşmemize de bu yönde bir madde koymuşuz. Ayrıca
verilecek kampanya bonuslarıda EK-3, EK-4 ve EK-5 de gösterilmiş ve Garanti’nin bu oranları her
zaman değiştireceği de sözleşmede belirtilmiştir.
[Sözleşme maddesinin ekran görüntüsü paylaşılmıştır.]
BONUS ÜYE İŞ YERİ SÖZLEŞMESİ
[Sözleşme maddesinin ekran görüntüsü paylaşılmıştır.]
(.....) (Rekabet ) : Ekte iletilen 2017 tarihli karar GB’nin Bonus Kredi Kartı Program Ortaklığı
çerçevesinde gerçekleştirdiği uygulamaların ödeme kuruluşlarının aleyhine rekabeti kısıtladığı
üzerinedir. Kararda ödeme kuruluşlarının ilgili piyasaya girişlerini ya da bu piyasadaki rekabet
güçlerini olumsuz yönde etkileyecek uygulamaların hassasiyetle ele alındığı görülmektedir.
Dolayısıyla yürürlükteki sözleşme kapsamında her alanda olduğu gibi (ve önceki aşamalarda da
paylaşıldığı üzere) özellikle ödeme kuruluşları tarafında da rekabet kurallarına dikkat edilmesi
önemlidir. Bu noktada genel olarak RKHK kapsamındaki düzenlemeler dikkate alınmalıdır. Diğer
taraftan, tüm uygulamaların bu yasal düzenleme yanında elbette 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 6493
Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para
Kuruluşları Hakkında Kanun da dâhil olmak üzere tabi olduğu mevzuata uygun biçimde
gerçekleşmesi gerekir.
Buna rağmen ödeme kuruluşları tarafından yöneltilecek olası şikayetlerin, üye iş yerlerinin reddi ya da
işlem yapmama gibi uygulamalarının kötüye kullanma hallerinden “hizmet vermeyi/mal
vermeyi/sözleşme yapmayı reddetme” ve “dışlayıcılık/ ayrımcılık” iddialarına dayalı olabileceği
değerlendirilmektedir. Kural olarak ve RK kararının yorumlanmasında genel olarak, bu yönde bir
yorum yapılabilmesi için iddiaya konu somut olayda bazı koşulların varlığının ispatlanması gerekir.
Eğer; hakim durum söz konusu ise, Bankamızca verilmeyen hizmet ya da imzalanmayan bir
sözleşme nedeniyle alt pazarda faaliyet gösterilememesi sonucu doğuyorsa, reddi açıklayıcı objektif
gerekçeler yoksa ve hizmet vermeme ya da sözleşme yapmama sonucunda ödeme kuruluşu
tarafından girilemeyen alt pazarda rekabet önemli ölücüde kısıtlanıyor ya da ortadan kalkıyorsa
rekabet hukuku açısından problem var demektir.
Diğer taraftan, RKHK’nın 6. maddesi uyarınca Bankamız herhangi bir ürün veya hizmet pazarında
hâkim durumda bulunmamaktadır. Dolayısıyla alternatifler olduğu için hiçbir ödeme kuruluşu için
Bankamızla çalışmak bir zorunluluk olarak görülemeyecektir. Kaldı ki; herhangi bir pazarda hâkim
durumda olunsa bile, risk yönetimi, bilgi ve işlem güvenliği, uyum kuralları, edinim süreçleri ve diğer
prosedürler nedeniyle uyulması gereken kurallar mevcuttur. Olası bir ihlal iddiasında ise bu
hususların somut olayda savunulabilmesi ve objektif şekilde (sözgelimi iş yeri kabul/ret kararlarında)
ayrımcılık ya da dışlayıcılık yapma amacı taşımadığının ve rekabetin herhangi bir şekilde
kısıtlanmadığının ispatlanabilmesi gerekecektir.
Mesajda mevcut komisyon ve ciro örneğinde ise özellikle Kurul denetiminden geçmiş sözleşme ve ek
protokoller kapsamında uygulamanın (tüm taraflar açısından) incelenmesi ve yukarıda belirtilen
hususların Bankamızca savunulabilir, ispatlanabilir olması önem taşımaktadır. İşyerleri açısından
objektif olarak avantajlı olduğu değerlendirilen bir seçeneğin de neden uygulan(ma)dığını hem
sözleşmesel hem de rekabet hukuku açısından açıklayabilmek gerekir.”
(137) Söz konusu e-postanın ardından, TEB (…..) tarafından, TEB (…..) gönderilen
07.01.2022 tarihli e-posta içeriği şu şekildedir:
22-16/265-119
55/101
“(.....) hanım merhaba,
Rekabet hukuku kapsamında ise (.....) hanım diğer hususlarda ben değerlendirdik
Benim görüşlerimi kırmızı((.....)) (.....) hanım’ın görüşlerini mavi ((.....)) renk ile görebilirsiniz.
Farklı bir husus veya sormak istediğiniz husus olması halinde tekrar görüşebiliriz.
İyi hafta sonları.”
Belge 83/46-48:
(138) TEB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve TEB (…..) tarafından, GARANTİ
çalışanı (.....) gönderilen 29.12.2021 tarihli ve “(.....) ile ilgili talebiniz” konulu e-posta
içeriği şu şekildedir:
“(.....) Merhaba,
Dün TEB Bonus iş yeri olan ödeme kuruluşu (.....), Teknosa ile e-ticaret sitesine yönelik yaptığı
anlaşma ile ilgili olarak tarafımıza telefon yoluyla ulaşarak TEB ve Garanti arasındaki sözleşmeye
aykırı hareket edildiğini ve (.....) Teknosa özelindeki işlemlerinin durdurulmasını talep ettiğinizi
iletmiştiniz.
Bu kapsamda, (.....) ile dün ve bu sabah sizlerden gelen tüm ısrarları göz önünde bulundurarak talep
ettiğiniz şekilde görüştük.
(.....) henüz Teknosa’dan hacim geçirmeye başlamadıklarını anlaşmalarının yeni yılda başlayacağını
iletti ve ısrarla yazılı olarak bilgi geçmemizi aksi durumda dikkate almayacaklarını ilettiler. Teknosa
gibi binlerce iş yerlerinin olduğunu da vurguladılar.
(.....)‘ya gerekli uyarıyı bugün yazıyor olacağız, ancak öncesinde hukuk departmanımız (.....) ve
Teknosa arasındaki anlaşmanın TEB ve Garanti arasındaki sözleşmeyi ihlal etmek olmadığını da iletti
bizlere.
Dolayısıyla (.....)’ya hangi hukuki gerekçeyle bir yazı göndereceğimiz konusunda tereddütlerimiz
bulunmaktadır.
Sizlerin hukuki gerekçesini de alabilirsek ona göre bir yol izleyelim hep birlikte.
Sevgiler.
Hukuk departmanımızın görüşü:
Bankamız ile Garanti arasında imzalanan 26/07/2016 tarihli Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım
Sözleşmesi ve 07/09/2017 tarihinde Rekabet Kurulu’nun kararı akabinde 24/10/2018 tarihli ek
protokol imzalanmıştır.
Bu kapsamında öncelikle tanımların açıklamalarını aşağıda görebilirsiniz.
Web üyesi: Garanti veya diğer platform üyeleri veya TEB il imzaladığı/imzalayacağı “Bonus Kredi
Kartı Program Sözleşmesi” hükümleri uyarınca Bonus Kredi Kartı kabulüne ilişkin koşulları kabul
ederek Bonus Kredi Kartı Programına katılan/katılacak olan Üye İşyerlerini
Üye İş yeri: Garanti veya Platform üyeleri veya TEB ile Üye İşyeri Sözleşmesi
imzalamış/imzalayacak gerçek ve tüzel kişileri
Platform üyesi: Garanti ile imzalamış olduğu veya imzalayacağı “Bonus Kredi Kartı Program
Paylaşım Sözleşmesi koşuları dâhilinde olmak üzere Garanti tarafından kendisine Bonus Kredi Kartı
çıkarma lisansı ve Bonus Kredi Kartı kabulüne imkân sağlana Üye İşyeri ilişkisi tesis etme yetkisi
verilmiş olan bankaları
Sözleşmenin 5.1.3. maddesinde (.....) hükmü yer almaktadır.
Devamında ise (.....) hükmü yer almaktadır.
Aşağıdaki tanımlardan gidecek olursak taraflar Garanti veya TEB, diğer platform üyeleri örneğin
Denizbank herhangi biri web üyesi yapmış ise (TEKNOSA) yani bu platforma üye iş yeri olarak almış
ise diğer platform üyeleri bu üye iş yeri ile sözleşme imzalayamaz. Yani bu durumda TEKNOSA ile
garanti ile sözleşme imzalayarak platforma web üyesi olduysa TEB veya diğer platform üyeleri
22-16/265-119
56/101
TEKNOSA ile bu platform için üye iş yeri anlaşması yapamazlar. Kaldı ki mevcut durumda TEB
TEKNOSA ile TEKNOSA’nın web üyesi olması için bir üye iş yeri anlaşması yapılmamıştır, aramızda
imzalanan sözleşmeye istinaden de (.....) bu yönde bir ihtarname çekilmesinin hukuki dayanağı
bulunmamaktadır.
Sözleşmenin 5.1.7. maddesinde ise 6493 sayılı Ödeme Sistemleri Kanun kapsamında lisans almak
suretiyle ödeme hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet gösteren kuruluşların bayilerin, alt bayilerin,
acentaların vb. Teb ile doğrudan sözleşme imzalamaksızın web üyesi gibi faaliyet göstermesi
sonucunu doğuracak uygulamalar ile işbirliklerinin iş bu madde kapsamında alt lisans verilmesi
şeklinde değerlendirileceği konusunda mutabık kalınmış, 24/10/2018 tarihinde yapılan ek protokol ile
ödeme kuruluşlarının webe dâhil edilmesinin alt lisans verme olarak değerlendirilmeyeceği sözleşme
maddesi haline gelmiştir.
Hem ana sözleşmeye hem ek protokole ilişkin ilgili maddeleri ve Rekabet Kurulu kararına ekte de
ulaşabilirsiniz.
Bahsi geçen durum ise; Garanti’nin Teknosa ile üye iş yeri sözleşmesi imzalayarak Teknosa’yı web
üyesi yaptığını, Teknosa ise e ticaret (sanal pos) için (.....) (6493 sayılı kanun uyarınca Ödeme
Kuruluşu) ile ödeme hizmet sağlayıcısı olarak hizmet aldığını, İyzico ile de TEB arasında bir üye iş
yeri sözleşmesi yapıldığını ve TEB’in (.....) web üyesi yaptığını, TEB’in Teknosa ile web üyesi
kapsamında üye iş yeri sözleşmesi yapmadığını değerlendirdiğimizde;
TEB Teknosa ile herhangi bir şekilde sözleşme imzalayarak TEKNOSA’yı web üyesi
yapmadığı (Sözleşme m.5.1.3),
TEB’in sadece ödeme kuruluşu ile sözleşme imzalayarak ödeme kuruluşu bu platform içine
aldığı (Ek Protokol m.5.1.7),
Teknosa’nın da tamamen ticari ilişkisinden kaynaklı olarak e ticaret(sanal pos) işlemeleri için
(.....) ile sözleşme yaptığı ,
İlgili firmaların Garanti’den aldıkları POS’u kullanmasının veya (.....) ile çalışmasının tercihinin
tamamen ilgili Firmalara ait ticari bir tercih olduğunu,
(.....) ise herhangi bir şekilde Teknosa’nın alt bayisi veya franchise olmadığı dikkate alınarak
TEB’in sözleşmeye aykırı bir davranışta bulunmadığı, taleplerin gerek Sözleşme gerekse Rekabet
Kurumu kararına uygun olmadığı kanaatindeyiz.
Garanti tarafından talep edilen hususun yasal gerekçelerle birlikte iletilmesi akabinde yeniden
değerlendirme yapılabilecektir.”
Belge 83/49-50:
(139) TEB’de yapılan yerinde incelemede elde edilen TEB (…..) tarafından, TEB (…..)
gönderilen ve 28.12.2021 tarihli ve “Garanti Bankası kaçak ciro” konulu e-posta içeriği
şu şekildedir:
22-16/265-119
57/101
“(.....) Selam,
Garanti Bankası geçtiğimiz haftalarda bize bir uyarı gönderdi ve %25 civarında olan kaçak ciro
oranının %(.....)’e indirilmesi konusunda bir yazılı uyarı yaptılar.
Bu oran %(.....)’in altına inmezse sözleşme ihlali ve haklı fesih sebebi olabilir diye de yazmışlardı.
Kaçak ciro tanımı nedir dersen şu şekilde
Ekte KOBİ segmentinde yer alan Denge Bilgisayar örneği üzerinden anlatıcam daha anlaşılır olması
için.
Denge Bilgisayar tüm Bonus kartlara (Garanti Bonus kartlarına, bizim Bonus kartlara, Denizbank
Bonus kartlara vs) taksit yapabilmek için bizimle Bonus sözleşmesi imzalamış.
Bizimle imzaladığı Bonugs sözleşmesine göre sadece taksitli işlemleri değil tek ödeme işlemleri de
Bonus POS’un dan geçirmek zorunda.
Ama Denge Bilgisayar (.....) mio TL Garanti Bonus kartların taksitli cirosunu Bonus POS’undan
geçiriyor (mecburen bu POS’tan geçiriyor çünkü başka türlü Garanti kartlarına taksit yapamaz)
Diğer yandan (.....) mio TL’lik Garanti Bonus kartların tek ödeme cirosunu TEB Bonus POS’undan
geçirmiyor muhtemelen Ziraat vs başka biryerden geçiriyor tek ödemesi daha iyi fiyatlı olan.
Bu (.....) mio TL mio TL kaçak cirodur diyor Garanti ve iş yerini uyar tek ödemeleri de Bonus
POS’undan geçirsin diyor veya bu iş yerinin Bonus sözleşmesini iptal et diyor.
Bunun gibi KOBİ segmentindeki kaçak ciroyu toplayınca (.....) mio TL ediyor. Toplam kaçak ciroda
(.....) mio TL.
Bu arada bu (.....) mio ciroyu bir şekilde kendi POS’umuza kaydırabilirsek bu bizimde işimize gelir
çünkü acquiring pazar payı alırız. Şuanda bu ciroyu başka bankalara kaptırıyoruz.
Bu durumda seçeneklerimiz aşağıdaki gibi;
1. Firmaları ikna edip tek ödeme cirosunuda bizden geçirmelerini sağlamak. (Tek ödeme fiyat
pazarlığı yapmak gerekebilir) – en ideal senaryo bu zaten Pazar payı aksiyonu almak
istiyoruz firma ve ciro kaybetmeden Garanti ile sözleşmeyi de riske atmamış oluruz.
2. Bonus POS’ları iptal etmek, standart taksit yapmayan POS’a ikna etmek. Bu durumda da
mevcut fiyatla Garanti Bonus POS’ları yine bizden geçirmek istemez fiyat indirimi yapmadan,
ya fiyat inecek yada sadece TEB kartlarının tek ödeme cirosunun bizden geçmesi için içeride
kalacağız.
3. Firmadan tamamen çıkmak.
Kadirler ekteki listeyi hazırladılar, bölgedeki üyeiş yeri yöneticilerimiz aracılığı ile şube/portföylere bilgi
verilmek üzere harekete geçildi. Senin ekipteki arkadaşlarla da yarın görüşecekler detaylı.
Önden bilgin olması amacıyla iletmek istedim. Senin farklı bir önerin/yönlendirmen olur mu?
Bölgelerle olan ilk toplantında bunu gündem yapabilirseniz iyi olur. Sözleşme feshine bahane olacak
bir koz vermek istemiyoruz o yüzden hızlıca oranı aşağı çekmek istiyoruz. Bunu da pazar payı
kaybetmeden yapmak lazım o yüzden tek ödemeleri de bizden geçirecekleri bir çalışma yapmaya ve
firmalarla görüşerek pazarlık yapmaya ihtiyaç var sahada.
Değerlendirmenizi bekliyoruz.
KOBİ Segmentindeki ilk 10 firma:”
[Excel tablosu paylaşılmıştır.]
(140) Söz konusu e-postanın ardından, TEB (…..) tarafından, TEB (…..), TEB (…..), TEB
(…..) ve TEB (…..) gönderilen 28.12.2021 tarihli e-postada ise şu ifadeler yer
almaktadır:
22-16/265-119
58/101
“Son bir bilgide; Çiçeksepeti TatilBudur ile birlikte görüşmek faydalı olur. Bu firmaları kaybetmeden
kazanmanın bir yolunu bulmamız lazım.
Bu arada biz Bonus POS larinı kapatırsak, başka Bonus bankası ile 1 ay süreyle çalışamazlar. Bu
durumda 1 ay boyunca Bonus kartlara taksit yok demek zorunda kalacaklar. Bir ay sonra gidip
Denizbankla anlaşırlarsa yine tek ödemeleri başka bankadan geçirirlerse bu sefer Denizbank bizim
yaptığımızı yapmak zorunda kalacak gibi bir durum var. Dolayısıyla firmanın tek ödemeler için bir
şekilde şuanda yaptığı bu ciro kaçırma işleminden vazgeçmesi gerekecek.”
ZİRAAT’ten Elde Edilen Belgeler
Belge 83/51:
(141) ZİRAAT’te yapılan yerinde incelemede elde edilen ve ZİRAAT (…..) tarafından,
ZİRAAT (…..), (…..), ZİRAAT (…..) ile ZİRAAT (…..) gönderilen 13.08.2021 tarihli ve
“Marka ÜİY'ler hk.” konulu e-posta içeriği şu şekildedir:
“Değerli Arkadaşlar,
Son dönemde birkaç tane çalıştığımız marka iş yerlerimizin PF ile çalışma talepleri geldi. Geçerli
istisnalar hariç olmak üzere çalıştığımız markalarımızın PF altına geçmeleri ve müşteri bağımızın
kopması doğru bir yol olmaz. Bu nedenle hem yeni gelen PF taleplerini hem de PF ile çalışmak
isteyen markalarımızın taleplerini koordineli olarak değerlendirmemiz lazım. Taleplerin gözden
kaçmaması için gerekirse sistemsel kontroller de koyabiliriz. İşlemleri yapan arkadaşlarımızı da
uyaralım, dikkatli olsunlar.
Son örnek Aydınlı grup kendi marka iş yerimiz olmasına rağmen (.....)da gelmiş. (.....)hanım konuyu
takip ediyor.
İyi çalışmalar..”
Belge 83/52:
(142) ZİRAAT’te yapılan yerinde incelemede elde edilen ve ZİRAAT (…..) tarafından,
ZİRAAT (…..) gönderilen 09.07.2021 tarihli ve “Re: ACİL ZİRAAT HEPSİBURADA PF
TANIMI HK.” konulu e-posta içeriği şu şekildedir:
“Merhaba (.....) Bey,
PF lerden sanal marka iş yerlerine yönelik talep gelirse bizden haber almadan alt üyeiş yeri
açmamalarını belirtmiştik operasyon ekiplerimize. Hepsiburada ile konuştuk kendilerinin böyle bir
talebi olmadığını ilettiler bu yüzden kurulum yapmayın demiştik. Hatta (.....)dan sorumlu MIY
arkadaşımıza firma ile görüşmesini ve marka iş yerlerimizin için PF tanımı göndermemelerini
istemiştik.
Şimdi tekrar iletmişler.
Bilginize
Saygılarımla”
(143) Söz konusu e-postaya cevaben ZİRAAT (…..) tarafından 10.07.2021 tarihinde
gönderilen e-posta içeriği ise şu şekildedir:
“Hem şubeyi hem firmayı uyaralım, kendi markalarımızı PF lerin altına tanımlamasınlar. Operasyona
da hatırlatalım.”
22-16/265-119
59/101
I.5. DEĞERLENDİRME
(144) Bankalarla ödeme kuruluşları arasındaki ilişkilere yönelik şikâyete konu iddialar ile bu
iddialara dayanak teşkil eden belgeler incelendiğinde; bankalar aleyhine öne sürülen
iddiaları şu şekilde sıralamak mümkündür:
a. ödeme kuruluşlarına POS verilmemesi,
b. ödeme kuruluşlarına verilen POS’ların yurt dışı kartlarla işleme kapatılması,
c. bazı kampanyaların ödeme kuruluşlarına verilen POS’lara tanımlanmaması,
d. ödeme kuruluşları ile blokeli veya ertesi gün ödemeli çalışılmaması,
e. ödeme kuruluşlarıyla yüksek üye iş yeri komisyonu oranları ile çalışılması,
f. ödeme kuruluşlarına farklı isimlerle ek maliyet çıkarılması,
g. tek çekim ödemelerin, taksitli ödemelerin yapıldığı POS’tan yapılmasının
zorunlu tutulması.
(145) Sıralanan hususların niteliğine bakıldığında, “a, b, c ve d” maddelerinde yer verilen
iddiaların; bankaların, bir bütün olarak ya da belli iş modelleri özelinde kısmi olarak,
ödeme kuruluşları ile “sözleşme yapmayı reddettiğine” yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan “e ve f” maddelerinde yer verilen iddialar ise, bankaların çeşitli fiyatlama
mekanizmaları ile ödeme kuruluşları aleyhine “fiyat sıkıştırması” uyguladığına
ilişkindir. Son olarak, “g” bendine yer verilen iddia ise “bağlama” uygulaması olarak
ele alınabilir.
(146) Bankaların ödeme kuruluşlarıyla sözleşme yapmayı reddettiği ve ödeme kuruluşları
aleyhine fiyat sıkıştırması uyguladığına yönelik iddiaların, 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi açısından ele alınması gerekmektedir. Bankalar ile ödeme kuruluşları
arasındaki dikey ilişki bağlamında bankaların bağlama uygulamasına yönelik iddialar
ise somut olayın özelliklerine göre hâkim durumun kötüye kullanılması hallerinden biri
olarak incelenebileceği gibi dikey ilişki bağlamında ortaya çıkan ihlallerden biri olarak
da incelenebilecektir. Bağlama uygulamasına yönelik iddialar, temel olarak 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde ele alınmış olmakla birlikte, bağlama
uygulamasının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi özelinde farklılaşan yönleri de
dikkate alınmıştır.
I.5.1. Hâkim Durumun Kötüye Kullanıldığı İddialarına Yönelik Değerlendirme
(147) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile
kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasak kabul edilmiştir.
(148) Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Davranışlarına İlişkin Kılavuz’da (Hâkim
Durum Kılavuzu), bir teşebbüsün sözleşme yapmayı reddetmesinin, hâkim durumun
kötüye kullanılması hallerinden biri olarak kabul edilebilmesi için gereken şartlar
açıklanmıştır. Buna göre;
- Sözleşme yapmayı reddeden teşebbüsün, ilgili pazarda hâkim durumda
olması,
- Reddetmenin, alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da
hizmete ilişkin olması,
22-16/265-119
60/101
- Reddetmenin, alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırmasının muhtemel
olması,
- Reddetmenin, tüketici zararına yol açmasının muhtemel olması,
- Reddetmenin, herhangi bir haklı gerekçeye dayanmaması
gerekmektedir.
(149) Bir teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına yönelik uygulamalarının, Hâkim Durum Kılavuzu
ışığında ihlal niteliği taşıması için gereken şartlar ise şunlardır:
- Teşebbüsün, bir üretim zincirinde birbiriyle bağlantılı üst ve alt pazarlarda
faaliyet göstermesi, diğer bir deyişle dikey bütünleşik yapıda olması ve tek bir
ekonomik bütünlük teşkil etmesi,
- Teşebbüsün üst pazarda hâkim durumda olması,
- Üst pazar ürününün alt pazarda faaliyet gösterebilmek için vazgeçilmez olması,
- Üst ve alt pazar ürünleri arasındaki marjın, üst pazarda hâkim durumda
bulunan teşebbüs kadar etkin bir rakibin alt pazarda kâr elde edemeyecek ve
kalıcı şekilde faaliyet gösteremeyecek kadar düşük olması.
(150) Sözleşme yapmanın reddi ile fiyat sıkıştırmasının, hâkim durumun kötüye kullanılması
hallerinden biri olarak kabul edilebilmesi için farklı şartlar aranmaktaysa da her iki ihlal
türü için aranan ortak şartlar, eylemi gerçekleştiren teşebbüsün ilgili pazarda hâkim
durumda olması ve taraflar arasında dikey bir ilişkinin bulunmasıdır. Yukarıda
açıklandığı üzere, bankalar ve ödeme kuruluşları arasında, POS teminine yönelik
olarak, bankaların sağlayıcı ödeme kuruluşlarının alıcı olduğu dikey bir ilişki
mevcuttur. Bu ilişki kapsamında ödeme kuruluşları, üst seviyede bankalardan temin
ettikleri POS’ları alt seviyede üye iş yeri edinme faaliyetinde kullanmaktadır. Bu
bilgiler ışığında, sözleşme yapmanın reddi ile fiyat sıkıştırması eylemlerinin hâkim
durumun kötüye kullanılması hallerinden biri olarak kabul edilebilmesi için gereken
ortak şartlarından olan dikey bir ilişkinin bulunması şartının somut olayda karşılandığı
tespit edilmiştir. Aranan bir diğer ortak şart, eylemi gerçekleştiren teşebbüsün ilgili
pazarda hâkim durumda olmasıdır. Bu çerçevede, bankaların belirlenen her bir ilgili
pazarda hâkim durumda olup olmadığı araştırılmıştır.
(151) Dosya kapsamında ilgili ürün pazarları “banka ve ön ödemeli kartlarla ödemelere
ilişkin hizmetler”, “kredi kartlarıyla tek çekim ödemelere ilişkin hizmetler” ve “kredi
kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin hizmetler” şeklinde belirlenmiştir. İlgili coğrafi
pazarın ise “Türkiye” olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye’de ilgili pazarlar
özelinde bankaların pazar konumlarına, pazar paylarına ve pazarın yoğunlaşma
derecesine yönelik bilgilere aşağıda yer verilmiştir.
I.5.1.1. Hâkim Durumun Bulunup Bulunmadığına Yönelik Değerlendirme
(152) Genel olarak kartlı ödemelere ilişkin hizmetler, bir tarafında kart hamillerinin diğer
tarafında ise üye iş yerlerinin bulunduğu çift taraflı pazar niteliği taşımakta, bu
kapsamda pazarın kart ihraç ve kart kabul hizmetleri olarak adlandırılabilecek tarafları
bakımından teşebbüslerin pazar payı farklılaşabilmektedir. Bu farklılaşma, pazar payı
analizlerinin pazarın her iki tarafı bakımından ayrı ayrı yapılması ihtiyacını ortaya
çıkarmaktadır. Bu çerçevede, her bir ilgili ürün pazarı bakımından öncelikle
teşebbüslerin kart ihraç pazarındaki pazar payları ve kart kabul pazarındaki pazar
payları ayrı ayrı incelenmiş, sırasıyla kartlardan ve POS’lardan geçen ödeme işlem
hacmi verileri grafiklere aktarılmıştır. Devamında ise ortak markalı kredi kartı
22-16/265-119
61/101
programlarının sahip olduğu bütüncül pazar gücünün ortaya konulabilmesi amacıyla,
program üyesi bankaların verileri toplulaştırılarak sunulmuştur.
Kart İhraç Eden Teşebbüslerin Kart Ödeme İşlemi Hacmine Göre Pazar Payları
Grafik 3: Banka Kartı ve Ön Ödemeli Kart Grafik 4: Kredi Kartı Ödeme Hacmine Göre
Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021) Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..) (…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(153) Kart ihraç eden bankaların banka kartı ve kredi kartı ödeme hacimlerine bakıldığında,
banka kartları bakımından en yüksek pazar payına sahip ilk beş teşebbüsten
ZİRAAT’in %(.....), GARANTİ’nin %(.....), İŞ BANKASI’nın %(.....), YAPIKREDİ’nin
%(.....) ve VAKIFBANK’ın ise %(.....); kredi kartları bakımından en yüksek pazar
payına sahip ilk beş teşebbüsten ise GARANTİ’nin %(.....), YAPIKREDİ’nin %(.....), İŞ
BANKASI’nın %(.....), ZİRAAT ve AKBANK’ın %(.....) pazar payına sahip olduğu
görülmektedir. Kredi kartlarıyla yapılan peşin ve taksitli işlemler kırılımında
teşebbüslerin sahip olduğu pazar payları aşağıda sunulmaktadır.
Grafik 5: Kredi Kartı Tek Çekim Ödeme Grafik 6: Kredi Kartı Taksitli Ödeme
Hacmine Göre Banka Pazar Payları (2021) Hacmine Göre Banka Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..) (…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(154) Yukarıdaki grafiklerde, kart ihraç eden bankaların tek çekim ve taksitli kredi kartı
ödeme hacimlerine bakıldığında, tek çekim ödemeler bakımından en yüksek pazar
payına sahip ilk beş teşebbüsten GARANTİ’nin %(.....), YAPIKREDİ’nin ve İŞ
BANKASI’nın %(.....), ZİRAAT’in ve AKBANK’ın %(.....); taksitli ödemeler bakımından
en yüksek pazar payına sahip ilk beş teşebbüsten ise YAPIKREDİ’nin %(.....),
GARANTİ’nin %(.....), İŞ BANKASI’nın %(.....), ZİRAAT’in %(.....) ve AKBANK’ın
%(.....) pazar payına sahip olduğu görülmektedir.
Kart Kabul Eden Teşebbüslerin Kart Kabul İşlemi (POS) Hacmine Göre Pazar
Payları
(155) Ödeme hizmeti sağlayıcılarının POS işlem hacimlerine göre pazar paylarına aşağıda
yer verilmiştir. Pazar payı verilerinin hesaplanması kapsamında bankaların
POS’larından geçen işlemlerin tamamı dikkate alınmış, diğer bir ifadeyle ödeme
kuruluşları tarafından aracılık edilen işlemler, işlemin geçtiği POS sahibi bankaya
atfedilmiştir.
22-16/265-119
62/101
Grafik 7: POS’tan Geçen Banka Kartı Grafik 8: POS’tan Geçen Kredi Kartı
Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021) Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..) (…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(156) Yukarıdaki grafiklerde, bankalara ait POS’lardan geçen banka kartı ve kredi kartı
ödeme hacimlerine bakıldığında banka kartları bakımından en yüksek pazar payına
sahip ilk beş teşebbüsten ZİRAAT’in %(.....), İŞ BANKASI’nın %(.....), GARANTİ’nin
%(.....), YAPIKREDİ’nin %(.....) ve DENİZBANK’ın %(.....); kredi kartları bakımından
en yüksek pazar payına sahip ilk beş teşebbüsten ise GARANTİ ve YAPIKREDİ’nin
%(.....), ZİRAAT’in %(.....), İŞ BANKASI’nın %(.....) ve AKBANK’ın %(.....) pazar
payına sahip olduğu görülmektedir.
Grafik 9: POS’tan Geçen Tek Çekim Kredi Kartı Grafik 10: POS’tan Geçen Taksitli Kredi Kartı
Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021) Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..) (…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(157) Yukarıdaki grafiklerde, bankalara ait POS cihazlarından geçen tek çekim kredi kartı
ödeme hacimlerine bakıldığında, tek çekim ödemeler bakımından en yüksek pazar
payına sahip ilk beş teşebbüsten GARANTİ’nin %(.....), ZİRAAT ve YAPIKREDİ’nin
%(.....), İŞ BANKASI’nın %(.....) ve AKBANK’ın %(.....); taksitli ödemeler bakımından
en yüksek pazar payına sahip ilk beş teşebbüsten ise YAPIKREDİ’nin %(.....),
GARANTİ’nin %(.....), İŞ BANKASI’nın %(.....), ZİRAAT’in %(.....) ve AKBANK’ın
%(.....) pazar payına sahip olduğu görülmektedir.
(158) Ödeme hizmeti veren teşebbüslerin aracısız (banka ve ödeme kuruluşlarına ait veriler
ayrı ayrı sunulmak üzere) olarak pazar paylarına ise aşağıdaki grafikte yer verilmiştir.
Söz konusu pazar paylarının hesaplanması kapsamında, yukarıdaki grafiklerden farklı
olarak, aracılık edilen işlem ilgili bankaya değil ilgili ödeme kuruluşuna atfedilmiştir.
Ödeme kuruluşları üzerinden geçen işlem hacmi bankalara kıyasla küçük kaldığından
tüm ödeme kuruluşlarının pazar payları diğer kalemi altında kalmaktadır.
Grafik 11: Banka ve Ödeme Kuruluşlarının POS’tan
Geçen Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
22-16/265-119
63/101
(159) Yukarıdaki grafikte yer verildiği üzere, teşebbüslerin POS’undan geçen banka kartı,
tek çekim ve taksitli kredi kartı ödeme hacimlerine bakıldığında, GARANTİ’nin %(.....),
YAPIKREDİ’nin %(.....), ZİRAAT’in ve İŞ BANKASI’nın %(.....), AKBANK’ın %(.....)
pazar payına sahip olduğu görülmektedir. Ödeme kuruluşları içerisinde en yüksek
işlem hacmine sahip olan (.....) işlem hacminin yaklaşık (.....) milyar TL, ona en yakın
ikinci ödeme kuruluşu olan (.....) işlem hacminin (.....) milyar TL olduğu ve bu
bakımından her iki ödeme kuruluşunun da, yaklaşık (.....) milyar TL’lik işlem hacmine
sahip olan ve grafiklerde unvanına yer verilen en küçük işlem hacimli banka olan (.....)
oldukça gerisinde olduğu görülmektedir.
Kart Programlarının Kart Ödeme İşlemi Hacmine Göre Pazar Payları18
Grafik 12: Kart Programlarının Kredi
Kartı Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(160) Yukarıdaki grafikte, kart programlarının kredi kartı ödeme hacimlerine bakıldığında
Bonus’un %(.....), World’ün %(.....), Maximum’un %(.....), Bankkart’ın ve Axess’in
%(.....) pazarı payına sahip olduğu görülmektedir.
Grafik 13: Kart Programlarının Tek Çekim Kredi Grafik 14: Kart Programlarının Taksitli Kredi
Kartı Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021) Kartı Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..) (…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(161) Yukarıdaki grafiklerde, kart programlarının tek çekim ve taksitli kredi kartı ödeme
hacimlerine bakıldığında tek çekim ödemeler bakımından Bonus’un %(.....), World’ün
%(.....), Maximum’un %(.....), Axess ve Bankkart’ın %(.....); taksitli ödemeler
bakımından ise World’ün %(.....), Bonus’un %(.....), Maximum’un %(.....) ve
Bankkart’ın %(.....) oranında pazar payına sahip olduğu görülmektedir.
18 Kart programlarının pazar payı hesaplanırken, program üyesi bankaların kartlarından geçen işlem
hacmi verisi dikkate alınmıştır. Ayrıca programların daha çok kredi kartlarını kapsadığı dikkate alınarak
banka kartı ödemelerine göre pazar payı verilerinin sunulmasına gerek görülmemiştir.
22-16/265-119
64/101
Kart Programlarının Kart Kabul İşlemi (POS) Hacmine Göre Pazar Payları
Grafik 15: Kart Programı Üyelerinin POS’larından Geçen
Kredi Kartı Ödeme Hacmine Göre Program Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(162) Yukarıdaki grafikte yer verildiği üzere, üyelerinin POS’larından geçen kredi kartı
ödeme hacmi bakımından Bonus %(.....), World %(.....), Bankkart %(.....), Maximum
%(.....) ve Axess %(.....) pazar payına sahiptir.
Grafik 16: Kart Programı Üyelerinin Grafik 17: Kart Programı Üyelerinin
POS’larından Geçen Tek Çekim Kredi POS’larından Geçen Taksitli Kredi
Kartı Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021) Kartı Ödeme Hacmine Göre Pazar Payları (2021)
(…..TİCARİ SIR…..) (…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(163) Yukarıdaki grafiklerde görüldüğü üzere, kart programı üyelerinin POS’larından geçen
tek çekim ödeme hacimlerine göre Bonus %(.....), World %(.....), Bankkart %(.....),
Maximum %(.....) ve Axess %(.....); taksitli ödemelere bakıldığında ise World %(.....),
Bonus %(.....), Maximum %(.....), Bankkart %(.....) ve Axess %(.....) pazar payına
sahiptir.
Kart Programlarına Üye Teşebbüslerin Program İçerisindeki Ağırlıkları
Grafik 18: Program Üyelerinin Kredi Kartı Ödeme İşlemi Hacmine Göre Programdaki Ağırlığı (2021)
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(164) Yukarıdaki grafikte kart programlarına üye olan bankaların kredi kartıyla ödeme işlemi
hacimlerine göre pazar payları yer almaktadır. Buna göre;
- Bonus üyelerinden GARANTİ’nin %(.....), DENİZBANK’ın %(.....) ve TEB’in
%(.....) pazar payına sahip olduğu; bunlar dışındaki TÜRKİYE FİNANS, ING,
ŞEKERBANK, ALTERNATİF, FIBABANKA ve ICBC’nin pazar payının ihmal
edilebilir oranda olduğu,
- World üyelerinden YAPIKREDİ’nin %(.....) ve VAKIFBANK’ın %(.....) pazar
payına sahip olduğu; bunlar dışındaki ALBARAKA ve ANADOLU’nun pazar
payının ihmal edilebilir oranda olduğu,
- Maksimum’un marka sahibi olan İŞ BANKASI’nın %(.....) pazar payına sahip
olduğu,
22-16/265-119
65/101
- Bankkart’ın marka sahibi olan ZİRAAT’in %(.....) pazar payına sahip olduğu,
- Axess üyelerinden AKBANK’ın %(.....) pazar payına sahip olduğu,
ODEABANK’ın pazar payının ihmal edilebilir oranda olduğu,
- CardFinans’ın marka sahibi QNB ile Paraf’ın marka sahibi HALKBANK’ın
sırasıyla %(.....) ve %(.....) pazar payına sahip olduğu
görülmektedir.
(165) Yukarıda banka kartı, kredi kartı (tek çekim ve taksitli kırılımında) özelinde ve
bankalar ile kart programları bazında sunulan pazar payı grafikleri bütüncül olarak
incelendiğinde şu çıkarımlar yapılabilmektedir:
- Banka kartlarıyla ödeme işlemi hacmi bakımından ZİRAAT belirgin şekilde
rakiplerinden daha büyük pazar payına sahiptir. Bu pazarda ZİRAAT’in %(.....)
pazar payına karşılık en yakın rakibi olan GARANTİ’nin pazar payı %(.....)
seviyesindedir.
- Kredi kartıyla ödeme işlemi hacmi bakımından ise GARANTİ (%(.....)) ve
YAPIKREDİ (%(.....)) birbirlerine yakın pazar payları ile pazarın ilk sıralarında
rekabet etmekte, onları İŞ BANKASI (%(.....)) ve ZİRAAT (%(.....)) izlemektedir.
Bununla birlikte, kredi kartıyla yapılan tek çekim ödeme işlemi hacmine göre
GARANTİ (%(.....)) ve YAPIKREDİ (%(.....)) pazardaki en büyük iki teşebbüs
iken, taksitli ödeme işlemi hacminde YAPIKREDİ (%(.....)) ilk sıraya çıkmakta
ve ikinci sırada onu GARANTİ (%(.....)) takip etmektedir.
- Kredi kartıyla yapılan ödeme işlemi hacmi açısından en yüksek pazar payına
sahip ilk üç teşebbüsün toplam pazar payının %(.....) seviyesinde olduğu
görülmektedir. Bunlar dışında kalan teşebbüslerin pazar payları genellikle
%(.....) seviyesinin altındadır. Kredi kartlarıyla yapılan tek çekim ödeme işlemi
hacmi bakımından en yüksek pazar payının GARANTİ’ye (%(.....)), en yüksek
ikinci pazar payının YAPIKREDİ’ye (%(.....)) ait olduğu, taksitli ödeme işlemi
hacmi bakımından ise en yüksek pazar payının YAPIKREDİ’ye (%(.....)), en
yüksek ikinci pazar payının GARANTİ’ye (%(.....)) ait olduğu görülmektedir. Bu
iki teşebbüs dışındaki teşebbüsler (İŞ BANKASI, ZİRAAT, AKBANK, QNB,
VAKIFBANK, HALKBANK, DENİZBANK, TEB ve DİĞER) ise her iki pazarda
da benzer pazar paylarına sahiptir.
- Kredi kartıyla yapılan ödeme işlemi hacmi açısından kart programları
incelendiğinde ise yalnızca Bonus (%(.....)) ve World’ün (%(.....)) toplam pazar
payının %(.....) ulaştığı, onları Maximum (%(.....)), Bankkart (%(.....)), Axess
(%(.....)), CardFinans (%(.....)) ve Paraf’ın (%(.....)) takip ettiği görülmektedir.
- Gerek banka kartları gerekse kredi kartları bakımından teşebbüslerin kart ihraç
ve kart kabul hizmetlerinde sahip olduğu pazar paylarının yakın seyrettiği,
başka bir deyişle teşebbüslerin kart ihraç tarafındaki pazar gücü ile kart kabul
tarafındaki pazar gücünün birbirine paralel olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin,
banka kartı ödeme işlemi hacmine göre %(.....) ile pazarda lider konumda olan
ZİRAAT’in, kendi POS’larından geçen banka kartı ödeme işlemi hacmi de
%(.....) pay ile rakiplerinin önündedir. Benzer şekilde, kredi kartı ödeme işlemi
hacmine göre %(.....) pay ile pazarda lider olan GARANTİ’nin, kendi
POS’larından geçen kredi kartı ödeme işlemi hacmi de %(.....) pay ile yine
pazarın ilk sırasında yer edinmektedir. Bu durum, pazarın kart ihraç tarafındaki
22-16/265-119
66/101
pazar gücünün kart kabul tarafına yansıyabildiğini ve tersinin de geçerli
olduğunu göstermektedir.
(166) Yukarıda yer verilen pazar payı verileri ve değerlendirmeler ışığında, pazarın
oligopolistik yapıda olduğu, herhangi bir teşebbüsün %30’un üzerinde pazar payına
sahip olmadığı, Bonus ve World markalı kartlar görece yüksek pazar payına sahip
olsa da Maximum, Bankkart, Axess, CardFinans ve Paraf’ın bunlar üzerinde rekabetçi
baskı uygulamaya devam edebildiği, nitekim banka kartı pazarında en yüksek pazar
gücüne sahip olan ZİRAAT’e ait Bankkartın hem banka kartı hem de kredi kartı olma
özelliği taşıması sayesinde banka kartı pazarındaki gücünü kredi kartı pazarına da
aktarabileceği, pazarda çoklu erişim etkisinin bulunduğu da dikkate alındığında
pazarda faaliyet gösteren herhangi bir teşebbüsün veya kart programının hâkim
durumda olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
(167) Şikâyet edilen teşebbüsler hâkim durumda olmadıklarından, sözleşme yapmanın
reddi ve fiyat sıkıştırması gibi şikâyet konusu eylemler, mevcut dosya kapsamında
rekabet ihlali olarak nitelendirilemeyecektir. Öte yandan, olası tüm rekabetçi
endişelerin giderilebilmesi amacıyla iddia konusu eylemlerin vücut bulup bulmadığının
ortaya konulmasında fayda görülmüş, bu bakımdan sözleşme yapmanın reddi ve fiyat
sıkıştırması eylemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, şayet bu tür eylemler
gerçekleştiyse haklı gerekçelerinin bulunup bulunmadığı hususları incelenmiştir.
I.5.1.2. Sözleşme Yapmanın Reddi İddiasına Yönelik Değerlendirme
(168) Sözleşme yapmanın reddinin ihlal olup olmadığına ilişkin değerlendirmede; reddetme
eyleminin hâkim durumdaki bir firma tarafından gerçekleştirilmesi, ret eyleminin
rekabeti kısıtlayıcı bir etki yaratması ve eylemin nesnel olarak haklı bir gerekçeye
dayanmaması koşulları aranmaktadır.
(169) Öte yandan, Hâkim Durum Kılavuzu’nda, sözleşme yapmayı reddetme iddiaları
değerlendirilirken ihlalin tespiti için çeşitli koşulların birlikte var olması gerektiği
açıklamasına yer verilmiştir. Dolayısıyla Kurul içtihadı, mehaz mevzuat ve son
dönemde artan etki odaklı tartışmalar göz önünde bulundurulduğunda, inceleme
konusu dosya çerçevesinde ihlalin olup olmadığının tespiti bakımından aşağıdaki
hususlar araştırılmıştır:
- Reddetme eyleminin varlığı
- Reddetmenin alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da
hizmete ilişkin olması,
- Reddetmenin alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırmasının muhtemel
olması,
- Reddetmenin tüketici zararına yol açmasının muhtemel olması,
- Reddetmenin herhangi bir haklı gerekçeye dayanmaması.
Reddetme Eyleminin Varlığı
(170) Şikâyet başvurusunda yer verilen ve yerinde incelemelerde elde edilen çeşitli
belgelere bakıldığında ödeme kuruluşlarınca yöneltilen POS taleplerinin çeşitli
bankalar tarafından reddedilmiş olduğu görülmektedir. Buna göre;
- (.....) sözleşme yapma talebinin GARANTİ, YAPIKREDİ, İŞ BANKASI ve
ZİRAAT tarafından,
22-16/265-119
67/101
- (.....), (.....), (.....) ve (.....) sözleşme yapma talebinin doğrudan ve (.....)
sözleşme yapma talebinin ağır sözleşme koşulları getirilmek suretiyle dolaylı
olarak GARANTİ tarafından
reddedildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca yerinde incelemede elde edilen Belge 83/1-3’de
GARANTİ yetkilisinin “Küçük pflere girmeyelim” ifadesinden GARANTİ’nin belirli bir
işlem hacminin altındaki ödeme kuruluşları ile sözleşme akdetmeme iradesinin
bulunduğu, Belge 83/26-29’da HALKBANK’ın (.....) unvanlı ödeme kuruluşu ile
sözleşme ilişkisini sonlandırdığı, Belge 83/32-33’de QNB’nin (.....) ve (.....) sözleşme
talebini reddettiği görülmektedir. Ayrıca, Belge 8/141 ve Belge 84/9’daki yazışmalar
incelendiğinde, bankaların POS’ların yurt dışı kartlarla işleme kapatılması ve blokeli
çalışılmaması gibi uygulamalarla, ödeme kuruluşlarıyla kısmi nitelikte sözleşme
yapmayı reddettiği anlaşılmaktadır.
(171) Dolayısıyla eldeki bulgulardan GARANTİ, YAPIKREDİ, İŞ BANKASI, ZİRAAT,
HALKBANK ve QNB tarafından, yukarıda sayılan ödeme kuruluşları ile gerek mevcut
sözleşme ilişkisini sonlandırmak gerekse en başından böyle bir ilişkiye girmemek
suretiyle sözleşme yapmanın reddi eyleminin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Reddetmenin Alt Pazarda Rekabet Etmek İçin Vazgeçilmez Bir Ürüne Ya Da
Hizmete İlişkin Olması
(172) Sözleşme yapmanın reddi eylemi değerlendirilirken dikkate alınan bir diğer husus,
reddetmenin alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete
ilişkin olup olmadığıdır. Mevcut dosya kapsamında sözleşme yapmanın reddine konu
unsurun bankaya ait ödeme altyapısı hizmeti veya bir diğer ifadeyle POS hizmeti
olduğu görülmektedir. Şikâyet konusu iddia ise her bir bankanın hâkim durumda
olması nedeniyle sahip olduğu POS altyapısının ödeme kuruluşları bakımından
zorunlu unsur teşkil ettiği, dolayısıyla bankaların ödeme kuruluşlarından gelen POS
taleplerine olumlu dönüş yapması gerektiği yönündedir. Bunun yanı sıra şikâyet
başvurusunda, ödeme kuruluşlarının faaliyetlerine devam etmek için her kart
programından kartlara taksit yapabilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu
kapsamda, öncelikle birel olarak bankaların ödeme altyapılarının, ikinci olarak kart
programı altyapılarının zorunluluk teşkil edip etmediği incelenmiştir.
(173) Dosya kapsamında incelenen tüm pazarlarda (“banka ve ön ödemeli kartlarla
ödemelere ilişkin hizmetler”, “kredi kartlarıyla tek çekim ödemelere ilişkin hizmetler” ve
“kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin hizmetler”) nihai üye iş yerleri ve ödeme
kuruluşlarının çeşitli alternatiflerinin bulunduğu, dolayısıyla herhangi bir banka
tarafından sağlanan POS hizmetinin zorunlu olarak kabul edilemeyeceği
anlaşılmaktadır. Öte yandan, herhangi bir ödeme kuruluşunun tüm bankalar ile aynı
anda sözleşme akdettiği geçmiş veya cari herhangi bir örnek bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, yıllar içerisinde işlem hacmi hızla büyüyen ödeme kuruluşlarının bu tür bir
model ile hâlihazırda çalışmadığı görülmektedir. Bu çerçevede, her banka ile ayrı ayrı
sözleşme ilişkisi kurulmasının ödeme hizmetleri pazarında faaliyet gösterebilmek için
zorunlu unsur olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
(174) İkinci olarak, her kart programına taksit yapabilmenin (diğer bir ifadeyle her kart
programındaki en az bir banka ile sözleşme akdetmenin) zorunluluk arz edip etmediği
hususu incelenmiştir. Öncelikle, bankalararası takas sistemi sayesinde yalnızca bir
banka ile sözleşme akdetmiş olan ödeme kuruluşu, tüm tek çekim ödemeleri – takas
komisyonu nedeniyle daha yüksek oranda üye iş yeri komisyonu ödemeye katlanmak
koşuluyla – kabul edebilmektedir. Dolayısıyla takas sistemi, bütün kart programlarının
22-16/265-119
68/101
kartlarıyla yapılan tek çekim ödemelerin kabul edilebilmesi bakımından ödeme
kuruluşlarına geniş bir erişim olanağı tanımaktadır. Bununla birlikte, ilgili kart
programından herhangi bir bankayla sözleşme akdedilemediği durumda ödeme
kuruluşları, taksitli satışlara aracılık edememektedir. Bu çerçevede, kart
programlarının taksitli ödemelere göre pazar paylarına değinmekte fayda
bulunmaktadır.
(175) Kart programlarının taksitli ödeme işlem hacmine göre pazar paylarına bakıldığında,
görece daha yoğunlaşmış bir pazar yapısının geçerli olduğu görülmektedir. World
%(.....), Bonus ise %(.....) pazar payı ile pazarın yarısından fazlasına sahip
konumdadır. Öte yandan, kredi kartıyla taksitli ödeme işlemi hacmi açısından en
büyük pazar payına sahip olan teşebbüslerin (YAPIKREDİ (%(.....)), GARANTİ
(%(.....)), İŞ BANKASI (%(.....)), ZİRAAT (%(.....)), AKBANK (%(.....))) her birinin ayrı
bir kart programı markasının sahibi oldukları, söz konusu teşebbüslerin kart
programları çatısı altında bir araya gelmedikleri, dolayısıyla kredi kartı pazarında
bankalar arasında geçerli olan rekabetin büyük ölçüde kart programları arasındaki
rekabet bakımından da geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
(176) Herhangi bir kart programının kredi kartıyla taksitli ödeme işlem hacmi bakımından
pazar payının %30’un üzerinde olmadığı, Bonus ve World’ün pazarda öne çıkmasına
rağmen pazarda çoklu erişim etkisi bulunduğu hususları dikkate alındığında, kart
programlarının kart sahipleri ve üye iş yerleri için ikame edilebilir olduğu, söz konusu
ikame edilebilirlik sayesinde belirli bir kart programının kartlarına taksit yapamayan
ödeme kuruluşlarının müşterileri nezdinde tercih edilmeye devam edebileceği, bu
kapsamda ödeme kuruluşlarının her kart programından altyapı hizmeti almasının da
ödeme hizmetleri pazarında faaliyet gösterebilmek için zorunlu olmadığı kanaatine
ulaşılmıştır.
(177) Bankalar ile ödeme kuruluşları arasındaki sözleşmesel ilişkilerin görselleştirilebilmesi
adına, (…..) çeşitli ödeme kuruluşlarının sözleşme akdettiği bankalara ilişkin bilgiye
aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
Tablo 1: En Yüksek Ödeme İşlem Hacmine Sahip Ödeme Kuruluşları ve POS Hizmeti Kapsamında
Çalıştıkları Bankalar
A
Y
P
A
R
A
D
Ö
d
e
m
e
E
le
k
t.
P
a
ra
v
e
Ö
d
e
m
e
H
iz
.
A
Ş
IY
Z
İC
O
N
e
s
tp
a
y
Ö
d
e
m
e
H
iz
m
e
tl
e
ri
A
Ş
O
C
T
E
T
Ö
D
E
A
L
P
A
Y
N
E
T
P
A
Y
T
R
T
U
R
K
P
A
R
A
BONUS
GARANTİ
(…..TİCARİ SIR…..)
DENİZBANK
TEB
ING
TÜRKİYEFİNANS
ŞEKERBANK
ICBC
ALTERNATİF
FİBABANKA
WORLD
YAPIKREDİ
ALBARAKA
VAKIFBANK
ANADOLU
AXESS
AKBANK
ODEABANK
MAXIMUM İŞ BANKASI
22-16/265-119
69/101
PARAF HALKBANK
CARDFINANS QNB
ADVANTAGE HSBC19
BANKKART ZİRAAT
SAĞLAM KART KUVEYT TÜRK
Kaynak: (…..) tarafından gönderilen cevabi yazı
(178) Yukarıdaki tablo incelendiğinde, ödeme kuruluşlarının her bir banka ile sözleşmesel
ilişkisi bulunmasa da her kart programından en az bir banka ile sözleşme akdetmiş
olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, örneğin YAPIKREDİ ile sözleşme ilişkisi
bulunmayan (.....)’ın VAKIFBANK ve ANADOLU ile akdettiği sözleşmeler kanalıyla
Word markalı kartlarına taksitlendirme yapabildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, tüm
kart programlarının kartlarına taksit yapabilme ihtiyacı vazgeçilmez olarak kabul
edilse dahi, ödeme kuruluşlarının bu unsura genel olarak erişebildiği anlaşılmaktadır.
(179) Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ışığında, bankalar tarafından
münferiden veya kart programı çatısı altında sunulan ödeme altyapılarının, ödeme
hizmeti sunmak için vazgeçilmez nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Reddetmenin Alt Pazarda Etkin Rekabeti Ortadan Kaldırmasının Muhtemel
Olması
(180) Şikâyet konusu başvuruda, belirli bir banka ile sözleşme akdedilmiş olması halinde
takas sistemi sayesinde bütün banka kartları ile ödeme alınabilse de yükselen üye iş
yeri komisyonu oranları nedeniyle bunun etkin bir yöntem olmadığı belirtilmiştir.
Benzer şekilde, tüm kart programlarına ait kartlara taksit yapılamaması halinde üye iş
yerlerinin ödeme kuruluşları ile çalışma motivasyonlarının düşük olduğu ifade
edilmiştir.
(181) Bankalar tarafından uygulanan üye iş yeri komisyon oranlarına bakıldığında, not-on-
us işlemler için geçerli olan oranların, on-us işlemlere kıyasla daha yüksek olduğu
görülmektedir. Bu durum, anlaşmalı olmadığı bir banka kartına aracılık eden ödeme
kuruluşunun üye iş yerinden daha yüksek oranda üye iş yeri komisyonu tahsil
etmesine yol açmakta, dolayısıyla genel olarak ödeme hizmetleri pazarında daha
etkin rekabet etmesini engellemektedir. Benzer şekilde, belirli kart programlarının
(özellikle World ve Bonus gibi kayda değer pazar payına sahip olan kart
programlarının) kartlarına taksit yapılamaması yine ilgili ödeme kuruluşunun üye iş
yerlerince tercih edilirliğini azaltabilecek, bu imkânları sunabilen rakiplerine kıyasla
rekabet gücünü azaltıcı etki yaratabilecektir.
(182) Öte yandan, söz konusu dezavantajların hâkim durumun kötüye kullanılması
kapsamında sorun teşkil edebilmesi için etkin rekabetin ortadan kalkma ihtimali
bulunması gerekmektedir. Dolayısıyla rekabet hukuku perspektifinden aranan kriter,
reddedilen teşebbüslerin rekabet avantajlarının kısmen azalıp azalmadığı değil,
pazarda kapayıcı etkinin oluşup oluşmadığıdır. Bu çerçevede, her ne kadar ödeme
altyapısına erişim talebi reddedilen ödeme kuruluşlarının rekabette geri kalabilecekleri
kabul edilse de, bu durumun rekabetin tamamen ortadan kalkmasına yol açmadığı
değerlendirilmektedir. Ayrıca, başvuru sahibi ödeme kuruluşlarının genel olarak büyük
kart programlarının tamamının kartlarına taksit yapabilme olanağı olduğu yukarıda yer
verilen Tablo 1’den anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra bankaların, üyesi olmadıkları
kredi kartı programına ait kredi kartlarına kendi POS’larında taksit yapamadıkları
19 BKM tarafından gönderilen cevabi yazıda (…..) ve (…..)’e HSBC tarafından POS sağlanmadığı,
Advantage programı kapsamında QNB üzerinden taksit yapılmakta olduğu belirtilmiştir.
22-16/265-119
70/101
dikkate alındığında, ödeme kuruluşlarının söz konusu dezavantajlarının bankalar için
de geçerli olduğu değerlendirilmektedir. Özetle, sözleşme talebi reddedilen
teşebbüsler bakımından etkin rekabetin ortadan kalkma ihtimalinin bulunmadığı
kanaatine ulaşılmıştır.
Reddetmenin Tüketici Zararına Yol Açmasının Muhtemel Olması
(183) Sözleşme yapmanın reddi eyleminin rekabet ihlali niteliği taşıyıp taşımadığı
değerlendirilirken dikkate alınan bir diğer husus da söz konusu eylemin tüketiciler
nezdinde zarar oluşturup oluşturmadığıdır. Redde konu hizmetten etkilenen ilk tüketici
grubu nihai üye iş yerleridir. Nihai üye iş yerleri, birden fazla bankadan ayrı ayrı POS
tedarik etmek yerine belirli bir ödeme kuruluşu ile sözleşme akdetmek suretiyle
ödeme hizmeti alabilmektedir. Dolayısıyla, anlaşmalı olduğu ödeme kuruluşunun
banka ödeme altyapısına erişememesi, üye iş yerleri üzerinde olumsuz etki
doğurabilecek, daha kapsamlı bir ödeme hizmetini daha uygun koşullarda almasına
engel teşkil edebilecektir. Öte yandan, nihai üye iş yerlerinin doğrudan bankalardan
ödeme hizmeti alabilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla, nihai
üye iş yerleri için bankaların altyapısına erişimin mutlak anlamda kısıtlanması söz
konusu değildir. Sahip olduğu işlem hacmine ve bankayla olan ticari ilişkilerinin
kapsamına göre, bankadan ödeme kuruluşuna kıyasla daha düşük komisyon oranı
üzerinden POS hizmeti alan tüketicilerin bulunduğu bilinmektedir. Öte yandan,
bankalara erişimi kısıtlı olan ve “non-bank customer” olarak tanımlanan üye iş yerleri
bakımından olumsuz etkilerin oluşabileceği açıktır. Bu bilgiler ışığında, tüketicilerin
olumsuz etkilenme ihtimalleri bulunmakla birlikte, elde bulunan ve başvuruda yer alan
veriler ışığında zararın ölçüsünün tam olarak ortaya koyabilmenin mümkün olmadığı
anlaşılmıştır.
Reddetmenin Herhangi Bir Haklı Gerekçeye Dayanmaması
(184) Sözleşme yapmanın reddi eyleminin rekabet ihlali niteliği taşıyıp taşımadığı
değerlendirilirken dikkate alınan son husus, sözleşme yapmayı reddeden teşebbüsün
haklı gerekçesinin bulunup bulunmadığıdır. Yerinde incelemelerde elde edilen banka
iç yazışmalarında, sözleşme talebi reddedilen ödeme kuruluşları hakkında yer verilen
değerlendirmeler incelendiğinde, bankaların çeşitli gerekçelere sahip olduğu
anlaşılmaktadır.
(185) Müşterini tanı (Know Your Customer - KYC) kriterlerinin bankalar ile ödeme
kuruluşları arasında nasıl farklılaştığına yönelik olarak DENİZBANK’ın 15.03.2022
tarih ve 26253 sayılı cevabi yazısında özetle;
- Bankaların, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında
Kanun ve Suç Gelirlerinin Aklanmasının Terörün Finansmanının Önlenmesine
Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik hükümlerine tabi olduğu; bu kapsamda
bankaların, kimlik tespiti ve müşteri tanınması hususunda mevzuatla getirilen
birtakım yükümlülüklerinin söz konusu olduğu, nitekim Bankacılık Kanunu’nun
76. maddesi uyarınca da kapsamlı ve risk bazlı sıkılaştırılmış müşteri tanı
düzenlemelerinin bulunduğu, bankacılık ürün ve hizmetlerinin sunulması
amacıyla müşterilerle akdedilecek işlemlerde müşterinin kimlik tespiti
yöntemine ilişkin ayrıntılı prosedürlerin söz konusu olduğu,
- Öte yandan, 6493 sayılı Kanun’un, uzaktan iletişim aracılığıyla mektup,
katalog, telefon, faks, radyo, televizyon, elektronik posta, SMS hizmetleri gibi
fiziksel olarak karşı karşıya gelinmeksizin sözleşme kurulmasına cevaz veren
22-16/265-119
71/101
düzenlemeler içerdiği; müşterinin kimliğinin doğrulanması amacıyla uzaktan
kimlik tespiti yöntemlerinin kullanılabileceği,
- Elektronik para kuruluşları bakımından, elektronik para ihracına ilişkin
işlemlerin, müşteri ile yüz yüze gelmeksizin münhasıran elektronik ortamda
elektronik bir hesap üyeliği vasıtasıyla gerçekleştirilebileceği; gerçek kişi
müşterinin kimliğine ilişkin bilgilerden yalnızca bir kısmının (ad, soyad, doğum
tarihi, T.C. kimlik numarası) İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü kimlik paylaşım sistemi veri tabanı kullanılarak sorgulanmak
suretiyle teyit edilmesinin yeterli olduğu,
- Anılan sebeplerle, ödeme kuruluşlarının maruz kalabilecekleri yasadışı bahis,
ulusal ve uluslararası finansal ambargoların ihlal edilmesi, finansal
dolandırıcılık amaçlı transferler, kara para aklama, yolsuzluk ve rüşvet gibi
risklerin söz konusu olduğu; yeterli denetim ve uygulama kılavuzlarının
bulunmadığı,
- Mali Suçları Araştırma Kurulunun Sıkılaştırılmış Tedbirler Rehberi’ne göre;
ödeme ve elektronik para kuruluşlarının yüksek riskli müşteri grupları arasında
yer aldığı; bu kapsamda, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının izin/lisans
belgeleri, sermayesi, ortaklık yapısı, ortakların iş geçmişi, sermaye birikimi, iş
tecrübesi, mali gücü, fonlarının kaynakları, şirketin iç kontrol, denetim ve uyum
bölümlerinin yapıları, sayıları, personel tecrübesi, finansal dolandırıcılık, para
aklama, terörün finansmanı, yolsuzluk, rüşvet gibi eylemlerde bulunup
bulunmadıkları, organizasyon yapıları gibi unsurlar hakkında bilgi talep edildiği,
değerlendirme sonucunda yeterli risk yönetimi, iç kontrol, sermaye yapısı,
personel sayısı ve tecrübesi olan ödeme ve elektronik kuruluşların müşteri
olarak kabul edildiği
belirtilmiştir.
(186) GÖSAŞ yetkilileri arasında yapılan yazışmada da bankalar ile ödeme kuruluşlarının
farklı kurallara tabi olduğu konu edilmektedir. Yazışmada yer alan;
“Bankalar kendi risk iştahına göre kimlik doğrulama yöntemi belirleyemez. Sözleşme
yaparak da mevzuatta belirtilen kimlik doğrulama yönteminden daha kolay bir yöntem
belirlemezler. Kimlik doğrulama yöntemleri çok nettir. Sadece mobil bankacılıkta
mevzuatta bir istisna getirilmiştir. Ödeme kuruluşlarında ise taslağa göre üst yönetim
karar alırsa kimlik doğrulama açısından bankalara göre daha rahat hareket
edilebilecektir.
Bankaların uzaktan sözleşme düzenleme ve kimlik tespiti (ilk müşteri kabulü) için
uyması gereken şartlar için hazırlanan taslak tebliğ, bu ödeme bilgi sistemleri
tebliğinde belirtilen uzaktan sözleşme kurma hükümlerine göre oldukça geniş ve
kontrollüdür. Bankalar için daha fazla kural varken ödeme kuruluşları için çok esnek
kurallar söz konusudur.
Ağ güvenliği, güvenlik konfigürasyonu, fiziksel güvenlik kontrolleri gibi bankaların tabi
olduğu detaylı bilgi sistemleri kontrollerine ödeme kuruluşları görünmemektedir.”
ifadelerine bakıldığında, “müşterini tanı” kurallarının, bankalar ile ödeme kuruluşları
bakımından farklılık arz ettiğinin ifade edildiği görülmektedir. Bankalar tarafından POS
hizmeti sağlanmamasının gerekçesi olarak, yukarıda dile getirilen hususların da
(ödeme kuruluşlarının sermaye yapılarının yetersizliği ve tabi oldukları düzenlemelerin
görece hafif olması vb.) dikkate alınması gerektiği açıktır. Yerinde incelemede elde
edilmiş olan ve çeşitli ödeme kuruluşlarıyla bankalar arasındaki sözleşmenin
22-16/265-119
72/101
sonlandırılmasına ya da ödeme kuruluşlarıyla sözleşme akdedilmemesine ilişkin
olarak bankaların şirket içi değerlendirmelerini yansıtan çeşitli belgelere aşağıda yer
verilmiştir.
(187) HALKBANK iç yazışmasında (Belge 83/26-29),
“Şubeniz müşterilerinden olan (.....) firma ile ilgili olarak geçen hafta tarafımıza yapılan
bildirimde kendisine bağlı çalışan alt üye iş yerlerinin çoğunluğunda fiktif işlem
(POS’un amaç dışı kullanımı) olduğu tespiti yapılmıştır. Bu durum ilerleyen safhalarda
Bankamızı zor duruma sokacağından dolayı POS çalışmasının sonlandırılmasının
uygun olacağı kanaatindeyiz.”
denilmektedir. Buna göre (.....) ile HALKBANK arasındaki sözleşmenin, anılan ödeme
kuruluşu tarafından aracılık edilen fiktif işlem hacminin yüksek olması gerekçesiyle
sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.
(188) DENİZBANK iç yazışmasında (Belge 83/31), (.....) ve (.....) toplam işlem hacimlerinin
büyüklüğünden bahisle;
“Bu firmaların bu boyutta ciro yapmaları bize çok tehlikeli geliyor.
1) Bunun gerçek bir ciro olması pek mümkün gelmiyor bize. Zaten artış hızından
belli. Bu arada (.....) ana bankasıyız. (Yani riskin çoğu ve notonus risk bizde)
2) Sanal kumar, bitcoin, altın vs satışları sözkonusu olabilir, tespit yapmakta
zorlanıyoruz. BDDK vs bize ceza kesebilir.
3) Olası bir finansal risk durumunda, bu boyutta bir riski bu PF’ler taşıyamaz.
Yeterli miktarda teminatımız varmıdır ?
4) Olası bir dolandırıcılık durumunda, PF firmaların bu riski taşıyamaması
durumunda iflas etmesi ve tüm sorumlulukların bankamıza yüklenmesi sözkonusudur.
(chargeback riski)
Önerimiz özellikle ilk 2 PF özelinde işlemlerin ve ciroların sınırlandırılması veya ilave
teminatların alınmasıdır.”
denilmektedir. Buna göre, ödeme kuruluşlarının üzerinden geçen yasa dışı
ödemelerin tespitinde zorluklar yaşandığı, söz konusu ödeme kuruluşlarının aracılık
ettiği işlemlerden kaynaklanabilecek risklerin sınırlı sermayeleri nedeniyle bu
kuruluşlarca karşılanamayacak büyüklüklerde olabileceği, söz konusu risklerin nihai
olarak bankanın sorumluluğunda olduğu ve bu durumun bankalar nezdinde çekinceler
oluşturduğu anlaşılmaktadır.
(189) Şikâyet başvurusunda (.....) tarafından, QNB’nin kendisiyle sözleşme yapmayı
reddettiği belirtilmiştir. Buna ilişkin olarak yerinde incelemede elde edilen QNB iç
yazışmasında (Belge 83/32-33), (.....) ve (.....) tarafından iletilen sözleşme yapma
taleplerinin reddedildiği belirtilmiş, buna gerekçe olarak şu hususlar dile getirilmiştir:
“Ödeme Sistemleri olarak çalışmak için çok da istekli olmadığımız Ödeme
Kuruluşlarından (.....) ve (.....) için Finansal Suçlar Uyum Bölümü’nün aşağıda tespit
ettiği olumsuzluklara göre yüksek risk kategorisinde bulunmaları nedeniyle, Ocak
2021’de Rekabet Hukuku danışmanımız ve sonrasında (.....) Bey’den aldığımız görüş
ile POS taleplerini olumsuz değerlendirmiştik. Ancak firmalar ısrarcı taleplerine halen
devam etmekteler.
(.....) Olumsuzluğa baz gerekçeler
- (.....) hissedarının banka (Litvanya) ve ödeme kuruluşu şeklinde yurt dışı ve
offshore bağlantılarının bulunması
22-16/265-119
73/101
- Firma hissedarının daha önce İran yaptırımlarını delen ve kapatılan bir bankanın
YK üyeleri ile yakınlığının olması nedeniyle yurt dışı transfer işlemleri
gerçekleştirmesinin muhtemel olması
- Kripto para firmaları ile ilişkili olması,
- Daha önce BDDK lisansı olmayan bir firma ile ilişkili olması ve ilgili lisanssız olan
firmanın sahibine illegal bahis sebebi ile operasyon yapıldığının bilinmesi
- Hissedarlarının Malta’daki firmasının illegal bahis işlemlerinde bulunduğu
yönünde bilgiler,
(.....)- Olumsuzluğa baz gerekçeler;
(…)
- Ortaklarının geçmişte Çiftlikbank ile ilintili olduğu.
- Firmanın Bankamız nezdinde 3. taraf firmaların transfer işlemlerine “alt muhabir
çalışma sistemi ile” aracılık ettiğine yönelik faaliyetleri olduğu,
- Muhabir banka konumundaki JP Morgan Chase Bank’dan firma konusunda sorgu
geldiği
- Söz konusu tespitler sonucunda firma ile Bankamızın iş ilişkisinin sonlandırılması
gündeme gelmiştir. Firma yetkilileri ile yapılan toplantı sonucunda yurt dışı
transfer işlemlerine aracılık edilmemesi, sadece cari ve maaş ödemesi
kapsamında çalışılması kararı alınmıştır.
- Mayıs ayında sanal POS talebinde bulunması üzerine (.....) edindiği submerchant
listesi talep edilmiştir.
- Submerchant listesi üzerinde yapılan incelemelere göre yurt dışı yerleşik forex
siteleri, sosyal medyada takipçi satın alma siteleri, oyun siteleri gibi muteber
olmayan ve riskli ülkelerde (Sri Lanka, Belize, Makedonya, İsrail gibi) yer alan
firmalar tespit edilmiştir.”
(190) Yukarıda yer verilen belgeler bütüncül olarak değerlendirildiğinde, yazışmalarda
unvanı geçen bankaların ödeme kuruluşları ile olan ilişkilerinde rekabeti kısıtlama
niyetinde olduklarını gösteren herhangi bir ifade bulunmadığı, temel kaygıların
mevzuata uyum ve ödeme kuruluşlarından kaynaklanan risklerin yönetimine ilişkin
olduğu, bunun yanı sıra bankaların rekabet mevzuatını da dikkate aldıkları
anlaşılmaktadır. Bankalar nezdindeki söz konusu endişelerin, sözleşme yapmanın
reddine veya hâlihazırda geçerli olan sözleşmelerin sonlandırılmasına haklı gerekçe
oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
(191) Şikâyet başvurusunda dile getirilen bir diğer husus, çeşitli bankalar tarafından ödeme
kuruluşlarının yurt dışı kartlarla yapılan ödemeleri kabul etmelerinin engellendiğine
ilişkindir. Şikâyet başvurusunda ve yerinde incelemelerde elde edilen çeşitli belgelere
göre ALTERNATİF’in, HALKBANK’ın, AKBANK’ın, yurt dışı kart işlemlerine izin
vermediği anlaşılmaktadır. Yurt dışı kartlarla yapılan işlemlerin durdurulmasının
gerekçesine ilişkin olarak ALTERNATİF tarafından (.....) gönderilen e-postada (Belge
8/141), “40 gün bloke koşulunda da maliyetin altında kalıyoruz. TCMB bankaları yurt
dışı kartlarda 40 gün bloke ile sınırlandırdı fakat reel maliyete baktığımızda 75
günlerde. Bloke günde de bir zarar oluşuyor, yine bu zararı TL ya da YP vadesiz ile
kompanse edebiliriz, aksi durumda çalışmada zarar edileceğinden yurt dışı kart
çalışamayacağız.” denildiği görülmektedir Belgedeki ifadelerden, bankanın TCMB
tarafından belirlenen blokaj süresini uygulasa dahi zarar ettiği, bu nedenle ek bazı
gelir getirici işlemler yapılmaksızın yurt dışı kartlara hizmet vermesinin rasyonel
22-16/265-119
74/101
olmayacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yurt dışı kartlara getirilen yasaklamanın,
makul iktisadi bir gerekçeye dayandığı değerlendirilmiştir.
(192) Sözleşme yapmanın reddi iddiasına ilişkin olarak yer verilen bütün tespit ve
değerlendirmeler birlikte ele alındığında, şikâyet edilen bankaların hâkim durumda
olmadığı, bununla birlikte söz konusu bankaların hâkim durumda olduğu kabul edilse
dahi sözleşme yapmayı reddetme eylemine ilişkin olarak mevzuatta ve Kurul
içtihadında aranan şartlardan herhangi birinin gerçekleşmediği, ayrıca bankaların
ödeme kuruluşlarını dışlama niyetini gösteren herhangi bir belge bulunmadığı
anlaşılmıştır. Bu bakımdan, şikâyet başvurusunda ileri sürülen POS verilmemesi,
ertesi gün veya blokeli çalışılmaması ve yurt dışı kartların işleme kapatılması gibi
uygulamalar ile ödeme kuruluşlarıyla sözleşme yapmanın reddedildiği ve bu
kapsamda hâkim durumun kötüye kullanıldığı iddialarının kabul edilemeyeceği
sonucuna ulaşılmıştır.
I.5.1.3. Fiyat Sıkıştırması İddiasına Yönelik Değerlendirme
(193) Şikayet başvurusunda, ödeme kuruluşlarının bankalara ödediği üye iş yeri komisyonu
üzerine belirli bir marj ekleyerek nihai üye iş yerlerine hizmet sunduğu ancak bankalar
tarafından ödeme kuruluşlarına uygulanan üye iş yeri komisyon oranlarının yüksek
olduğu, kimi zaman TCMB tarafından belirlenen tavan üye iş yeri komisyon oranına
eşit oranda üye iş yeri komisyonu talep edildiği, bankalar tarafından nihai üye iş
yerleri için (ödeme kuruluşu niteliği taşımayan üye iş yerleri–merchants) ödeme
kuruluşlarına kıyasla daha düşük üye iş yeri komisyonları belirlenebildiği, bu fiyatlama
politikasının ödeme kuruluşlarının fiyat marjını sıkıştırdığı iddia edilmektedir.
(194) Bir teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına yönelik uygulamalarının, Hâkim Durum Kılavuzu
ışığında ihlal niteliği taşıması için gereken şartlar; i) teşebbüsün bir üretim zincirinde
birbiriyle bağlantılı üst ve alt pazarlarda faaliyet göstermesi (dikey bütünleşik yapıda
olması) ii) üst pazarda hâkim durumda olması, iii) üst pazar ürününün alt pazarda
faaliyet gösterebilmek için vazgeçilmez olması ve iv) üst ve alt pazar ürünleri
arasındaki marjın, üst pazarda hâkim durumda bulunan teşebbüs kadar etkin bir
rakibin alt pazarda kâr elde edemeyecek ve kalıcı şekilde faaliyet gösteremeyecek
kadar düşük olması şeklinde sıralanabilecektir. Söz konusu şartların ilk üçü,
Sözleşme Yapmanın Reddine İlişkin Değerlendirmeler başlığı altında sunulduğundan
bu bölümde yalnızca “iv)” numaralı son şarta ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.
(195) Hâkim Durum Kılavuzu’nda belirtildiği üzere fiyat sıkıştırması eylemi alt pazar ve üst
pazardaki fiyat ilişkisi ekseninde incelenmektedir. Ödeme kuruluşları, bankalardan
temin ettikleri POS’ları, anlaşma sağladığı üye iş yerlerine sunmakta ve bu yönüyle
bankalar ile üye iş yerleri arasında aracı rolü üstlenmektedir. Bankalar ise iş yerlerine
doğrudan kendileri POS hizmeti sunabileceği gibi ödeme kuruluşları aracılığıyla da
POS hizmeti sunabilmektedir. Bu bakımdan bankalar ile ödeme kuruluşları arasında
bankaların sağlayıcı, ödeme kuruluşlarının ise alıcı konumunda olduğu dikey bir ilişki
bulunmaktadır.
(196) Yapılan inceleme kapsamında bankalardan üye iş yeri komisyonlarına ilişkin veriler
talep edilmiştir. Bu kapsamda bankalardan, ilgili banka nezdinde en büyük işlem
hacmine sahip beş ödeme kuruluşu ile bu ödeme kuruluşlarının her birine işlem hacmi
bakımından en yakın olan beş nihai üye iş yerine; i) banka kartı ii) kredi kartı tek
çekim iii) kredi kartı 2, 3, 6 ve 9 taksitli ödemeleri için verilen üye iş yeri komisyon
oranları on-us ve not-on-us kırılımında ayrıştırılmış olarak talep edilmiştir.
22-16/265-119
75/101
(197) Talep edilen verinin boyutunun büyük olması nedeniyle tüm veri seti üzerinde
inceleme yapılması usul ekonomisi bakımından gerekli görülmemiş, veri setinin
şikâyete konu iddialar ile en yakından ilişkilendirilebilecek kısmı üzerine
yoğunlaşılması tercih edilmiştir. Bu çerçevede, ilk olarak şikâyetlerin daha yoğun
olduğu kredi kartı verileri üzerinde durulmuştur. Başvuruda yer alan iddiaların takasa
girmeyen ödemeleri de kapsadığı dikkate alınarak, bankaların kendilerine ait kartlar
bakımından talep ettiği on-us üye iş yeri komisyon oranlarının incelenmesi uygun
görülmüştür. Bu çerçevede aşağıda yer verilen grafikler, bankalar tarafından, ilgili
bankaların çalışmakta olduğu en yüksek işlem hacmine sahip beş ödeme kuruluşu ve
bu beş ödeme kuruluşuna işlem hacmi bakımından en yakın beş nihai üye iş yerinden
talep edilen tek çekim on-us üye iş yeri komisyonu verileri esas alınarak her bir
ödeme kuruluşu özelinde ayrı ayrı oluşturulmuştur. Söz konusu çalışma kapsamında
üye iş yeri komisyon oranlarının yanı sıra TCMB tavan oranına da bakılmış, şikâyette
belirtildiği üzere bankaların ödeme kuruluşlarına tavan üye iş yeri komisyon oranı
üzerinden fiyatlama yapıp yapmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır.
(198) Son olarak, ödeme kuruluşlarından, bankaların ödeme kuruluşlarından tahsil ettiği
toplam üye iş yeri komisyon tutarı bilgileri ile ödeme kuruluşlarının nihai üye iş
yerlerinden talep ettiği toplam üye iş yeri komisyon tutarı bilgileri talep edilmiştir. Bu
kapsamda, söz konusu komisyon tutarları arasındaki farkın (komisyon marjının), 2020
ve 2021 yıllarında hangi seviyede gerçekleştiği ortaya konmaya çalışılmıştır.
Komisyon marjlarındaki değişimin daha net yansıtılabilmesi amacıyla ödeme
kuruluşlarının bankalara ödediği komisyon tutarı, her iki yılda 100’e endekslenmiş
olup diğer tutarların bu tutarın yüzde kaçı seviyesinde gerçekleştiği yansıtılmıştır.
AYPARA’ya İlişkin Değerlendirme
Grafik 19: ALTERNATİF’in AYPARA ve AYPARA’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai
Üye İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 20: QNB’nin AYPARA ve AYPARA’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 21: ZİRAAT’in AYPARA ve AYPARA’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
22-16/265-119
76/101
Grafik 22: AYPARA'ya İlişkin Komisyon Tutarları ve Komisyon Marjı Oranı
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(199) Yukarıda yer verilen ilk üç grafik AYPARA ve AYPARA’ya en yakın ödeme işlem
hacmine sahip beş nihai üye iş yerinden sırasıyla ALTERNATİF, QNB ve ZİRAAT
tarafından talep edilen üye iş yeri komisyon oranlarını ve son grafik AYPARA’nın
komisyon marjı oranını göstermektedir.
Grafik 19’a bakıldığında, ALTERNATİF tarafından AYPARA’dan talep edilen
üye iş yeri komisyon oranından daha düşük komisyon oranı talep edilen nihai
üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla daha yüksek
komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, AYPARA’dan talep edilen üye iş yeri komisyon oranının genel
olarak TCMB tavan oranından yaklaşık (.....) baz puan20 düşük seyrettiği
görülmektedir.
Grafik 20’ye bakıldığında, genel itibarıyla 2020 yılında QNB tarafından
AYPARA’dan talep edilen üye iş yeri komisyon oranının en yakın ödeme işlem
hacmine sahip nihai üye iş yerlerinden daha düşük seyrettiği, 2020 yılının son
aylarında bu farkın kapandığı ve 2021 yılında nispeten daha yüksek komisyon
talep edilen nihai üye iş yerlerinin komisyon oranına yakın seyrettiği ve 2021
yılı Aralık ayında AYPARA’nın üye iş yeri komisyon oranının önemli oranda
düştüğü görülmektedir. Bununla birlikte, AYPARA’dan talep edilen üye iş yeri
komisyon oranının genel olarak TCMB tavan oranından yaklaşık (.....) baz
puan düşük seyrettiği görülmektedir.
Grafik 21’e bakıldığında ise, 2020 yılının son aylarında ZİRAAT tarafından
AYPARA’dan talep edilen üye iş yeri komisyon oranından daha düşük
komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, ancak 2021 yılı
itibarıyla AYPARA’nın üye iş yeri komisyon oranının genel itibarıyla nihai üye iş
yerlerinden daha düşük seyrettiği görülmektedir. Bununla birlikte, AYPARA’dan
talep edilen üye iş yeri komisyon oranının genel olarak TCMB tavan orandan
yaklaşık (.....) baz puan düşük seyrettiği görülmekte birlikte, bu farkın 2020 yılı
Ekim ayı içerisinde yaklaşık (.....) baz puan olduğu görülmektedir.
Grafik 22’ye bakıldığında, AYPARA’nın 2021 yılında üye iş yerlerinden elde
ettiği komisyon tutarının ve bankalara ödenen ücret tutarının (komisyon ve
diğer ücretler dâhil olmak üzere) 2020 yılına göre arttığı, bir başka deyişle,
AYPARA’nın komisyon marjının azaldığı görülmekle beraber komisyon farkı
tutarının arttığı tespit edilmektedir.
20 Baz puan, faiz oranlarındaki değişimi ifade eden bir ölçüm birimi olup virgülden sonraki dördüncü
haneye karşılık gelmektedir. Diğer bir ifade ile 100 baz puanlık değişim %1’lik değişime tekabül
etmektedir.
22-16/265-119
77/101
ELEKSE’ye İlişkin Değerlendirme
Grafik 23: ING’nin ELEKSE ve ELEKSE’ye En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 24: ŞEKERBANK’ın ELEKSE ve ELEKSE’ye En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 25: ELEKSE'ye İlişkin Komisyon Tutarları ve Komisyon Marjı Oranı
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(200) Yukarıda yer verilen grafikler, ELEKSE ve ELEKSE’ye en yakın ödeme işlem hacmine
sahip beş nihai üye iş yerinden sırasıyla ING ve ŞEKERBANK tarafından talep edilen
üye iş yeri komisyon oranlarını ve ELEKSE’nin komisyon gelir artışı ve komisyon
marjı oranını göstermektedir.
Grafik 23’e bakıldığında, ING tarafından ELEKSE’den talep edilen üye iş yeri
komisyon oranından daha düşük ve daha yüksek komisyon oranı talep edilen
nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, bununla birlikte 2021 yılı içerisinde bir nihai
üye iş yeri birlikte ELEKSE’nin üye iş yeri komisyon oranının diğer nihai üye iş
yerlerinin komisyon oranından daha yüksek seyrettiği görülmektedir. Bununla
birlikte, ELEKSE’den talep edilen üye iş yeri komisyon oranının genel olarak
TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan düşük seyrettiği görülmektedir.
Grafik 24’e bakıldığında, ŞEKERBANK tarafından ELEKSE’den talep edilen
üye iş yeri komisyon oranından daha düşük komisyon oranı talep edilen nihai
üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla daha yüksek
komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, ELEKSE’den talep edilen üye iş yeri komisyon oranının genel
olarak TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan düşük seyrettiği
görülmektedir.
Grafik 25’e bakıldığında, ELEKSE’nin 2021 yılında üye iş yerlerinden elde ettiği
komisyon tutarının ve bankalara ödenen ücret tutarının (komisyon ve diğer
ücretler dâhil olmak üzere) 2020 yılına göre arttığı, bir başka deyişle,
ELEKSE’nin komisyon marjının azaldığı görülmekle beraber komisyon tutarının
arttığı tespit edilmektedir.
22-16/265-119
78/101
IYZICO’ya İlişkin Değerlendirme
Grafik 26: GARANTİ’nin IYZICO ve IYZICO’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 27: İŞ BANKASI’nın IYZICO ve IYZICO’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 28: YAPIKREDİ’nin IYZICO ve IYZICO’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 29: ZİRAAT’in IYZICO ve IYZICO’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 30: QNB’nin IYZICO ve IYZICO’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 31: IYZICO’ya İlişkin Komisyon Tutarları ve Komisyon Marjı Oranı
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
22-16/265-119
79/101
(201) Yukarıda yer verilen grafikler, IYZICO ve IYZICO’ya en yakın ödeme işlem hacmine
sahip beş nihai üye iş yerinden sırasıyla GARANTİ, İŞ BANKASI, QNB, ZİRAAT ve
YAPIKREDİ tarafından talep edilen üye iş yeri komisyon oranlarını ve IYZICO’nun
komisyon marjı oranlarını göstermektedir.
Grafik 26’ya bakıldığında, GARANTİ tarafından IYZICO’dan talep edilen üye iş
yeri komisyon oranından daha düşük komisyon oranı talep edilen nihai üye iş
yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla daha yüksek
komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, GARANTİ’nin IYZICO’dan talep ettiği üye iş yeri komisyon
oranının 2020 yılı içerisinde TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan
düşük seyrettiği görülmekte birlikte, bu farkın 2021 yılı içerisinde yaklaşık (.....)
baz puan olduğu görülmektedir.
Grafik 27’ye bakıldığında, İŞ BANKASI tarafından IYZICO’dan talep edilen üye
iş yeri komisyon oranından daha düşük komisyon oranı talep edilen nihai üye iş
yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla daha yüksek
komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, İŞ BANKASI’nın IYZICO’dan talep ettiği üye iş yeri komisyon
oranının 2020 yılı içerisinde TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan
düşük seyrettiği görülmekte birlikte, bu farkın 2021 yılı içerisinde yaklaşık (.....)
baz puan olduğu görülmektedir.
Grafik 28’e bakıldığında, YAPIKREDİ tarafından IYZICO’dan talep edilen üye iş
yeri komisyon oranından bazı aylar özelinde daha düşük komisyon oranı talep
edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla
daha yüksek komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu
görülmektedir. Bununla birlikte, YAPIKREDİ’nin IYZICO’dan talep ettiği üye iş
yeri komisyon oranının 2020 yılı içerisinde TCMB tavan orandan yaklaşık (.....)
baz puan düşük seyrettiği görülmekle birlikte, bu farkın 2021 yılı içerisinde
yaklaşık (.....) baz puan olduğu görülmektedir.
Grafik 29’a bakıldığında, ZİRAAT tarafından IYZICO’dan talep edilen üye iş yeri
komisyon oranından bazı aylar özelinde daha düşük komisyon oranı talep
edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla
daha yüksek komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu
görülmektedir. Bununla birlikte, ZİRAAT’in IYZICO’dan talep ettiği üye iş yeri
komisyon oranının genel itibarıyla TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan
düşük seyrettiği görülmektedir.
Grafik 30’a bakıldığında, QNB tarafından IYZICO’dan talep edilen üye iş yeri
komisyon oranından bazı aylar özelinde daha düşük komisyon oranı talep
edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla
daha yüksek komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu
görülmektedir. Bununla birlikte, QNB’nin IYZICO’dan talep ettiği üye iş yeri
komisyon oranının genel olarak TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan
düşük seyrettiği görülmektedir.
Grafik 31’e bakıldığında, IYZICO’nun 2021 yılında üye iş yerlerinden elde ettiği
komisyon tutarının ve bankalara ödenen ücret tutarının (komisyon ve diğer
ücretler dahil olmak üzere) 2020 yılına göre arttığı, bir başka deyişle,
IYZICO’nun komisyon marjı azalmasına rağmen komisyon tutarının arttığı tespit
edilmektedir.
22-16/265-119
80/101
OCTET’e İlişkin Değerlendirme
Grafik 32: ALTERNATİF’nin OCTET ve OCTET’e En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 33: PAYNET’e İlişkin Komisyon Tutarları ve Komisyon Marjı Oranı
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(202) Yukarıda yer verilen grafikler, OCTET ve OCTET’e en yakın ödeme işlem hacmine
sahip beş nihai üye iş yerinden ALTERNATİF tarafından talep edilen üye iş yeri
komisyon oranlarını ve OCTET’in komisyon marjı oranlarını göstermektedir.
Grafik 32’ye bakıldığında, ALTERNATİF tarafından OCTET’ten talep edilen üye
iş yeri komisyon oranından bazı aylar özelinde daha düşük komisyon oranı
talep edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar
itibarıyla daha yüksek komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerinin de
bulunduğu görülmektedir. Bununla birlikte, ALTERNATİF’in OCTET’ten talep
ettiği üye iş yeri komisyon oranının 2020 yılı içerisinde TCMB tavan orandan
yaklaşık (.....) baz puan düşük seyrettiği görülmekte birlikte, bu farkın 2021 yılı
içerisinde yaklaşık (.....) olduğu görülmektedir.
Grafik 33’e bakıldığında, OCTET’in 2021 yılında üye iş yerlerinden elde ettiği
komisyon tutarının ve bankalara ödenen ücret tutarının (komisyon ve diğer
ücretler dahil olmak üzere) 2020 yılına göre arttığı, bir başka deyişle, OCTET’in
komisyon marjının azalmasına rağmen komisyon tutarının arttığı tespit
edilmektedir.
22-16/265-119
81/101
ÖDEAL’a İlişkin Değerlendirme
Grafik 34: ANADOLU’nun ÖDEAL ve ÖDEAL’a En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 35: HALKBANK’ın ÖDEAL ve ÖDEAL’a En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 36: ING’nin ÖDEAL ve ÖDEAL’a En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye İşyerinden
Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 37: ÖDEAL'a İlişkin Komisyon Tutarları ve Komisyon Marjı Oranı
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(203) Yukarıda yer verilen grafikler, ÖDEAL ve ÖDEAL’a en yakın ödeme işlem hacmine
sahip beş nihai üye iş yerinden sırasıyla ANADOLU, HALKBANK ve ING tarafından
talep edilen üye iş yeri komisyon oranlarını ve ÖDEAL’ın komisyon marjı oranını
göstermektedir.
Grafik 34’e bakıldığında, ANADOLU tarafından ÖDEAL’dan talep edilen üye iş
yeri komisyon oranının en yakın ödeme işlem hacmine sahip iki nihai üye iş
yeri ile aynı seviyede ve benzer işlem hacmine sahip bir nihai üye iş yerinden
daha yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, ÖDEAL’dan
talep edilen üye iş yeri komisyon oranının TCMB tavan orandan yaklaşık (.....)
baz puan düşük seyrettiği görülmekte birlikte, bu farkın 2021 yılı Aralık ayı
içerisinde yaklaşık (.....) baz puan olduğu görülmektedir.
Grafik 35’e bakıldığında, 2020 yılında HALKBANK tarafından ÖDEAL’dan talep
edilen üye iş yeri komisyon oranından daha düşük ve daha yüksek komisyon
oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, bununla birlikte, 2021 yılı
içerisinde ÖDEAL’ın üye iş yeri komisyon oranının en yakın ödeme işlem
22-16/265-119
82/101
hacmine sahip nihai üye iş yerlerinin komisyon oranlarından daha yüksek
seyrettiği görülmektedir. Bununla birlikte, ÖDEAL’dan talep edilen üye iş yeri
komisyon oranının genel olarak TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan
düşük seyrettiği görülmektedir.
Grafik 36’ya bakıldığında ise, ING tarafından ÖDEAL’dan talep edilen üye iş
yeri komisyon oranından daha düşük ve daha yüksek komisyon oranı talep
edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, 2021 yılı içerisinde ÖDEAL’ın üye iş
yeri komisyon oranının en yakın ödeme işlem hacmine sahip nihai üye iş
yerlerinin komisyon oranından daha yüksek seyrettiği ve 2021 yılı Aralık ayında
ÖDEAL’dan talep edilen üye iş yeri komisyon oranın önemli düzeyde düşüş
gösterdiği görülmektedir. Bununla birlikte, ÖDEAL’dan talep edilen üye iş yeri
komisyon oranının genel olarak TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan
düşük seyrettiği görülmekte birlikte, bu farkın bazı aylar içerisinde yaklaşık
(.....) baz puan olduğu görülmektedir.
Grafik 37’ye bakıldığında, ÖDEAL’ın 2021 yılında üye iş yerlerinden elde ettiği
komisyon tutarının ve bankalara ödenen ücret tutarının (komisyon ve diğer
ücretler dahil olmak üzere) 2020 yılına göre arttığı, bir başka deyişle,
ÖDEAL’ın komisyon marjının azaldığı görülmekle beraber komisyon tutarının
arttığı tespit edilmektedir.
PAYNET’e İlişkin Değerlendirme
Grafik 38: ALBARAKA’nın PAYNET ve PAYNET’e En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 39: VAKIFBANK’ın PAYNET ve PAYNET’e En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 40: QNB’nin PAYNET ve PAYNET’e En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
22-16/265-119
83/101
Grafik 41: PAYNET’e İlişkin Komisyon Tutarları ve Komisyon Marjı Oranı
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(204) Yukarıda yer verilen grafikler, PAYNET ve PAYNET’e en yakın ödeme işlem hacmine
sahip beş nihai üye iş yerinden sırasıyla ALBARAKA, VAKIF ve QNB tarafından talep
edilen üye iş yeri komisyon oranlarını ve PAYNET’in komisyon marjı oranlarını
göstermektedir.
Grafik 38’e bakıldığında, ALBARAKA tarafından PAYNET’ten talep edilen üye
iş yeri komisyon oranından bazı aylar özelinde daha düşük komisyon oranı
talep edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar
itibarıyla daha yüksek komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de
bulunduğu görülmektedir. Bununla birlikte, ALBARAKA’nın PAYNET’ten talep
ettiği üye iş yeri komisyon oranının genel itibarıyla TCMB tavan orandan
yaklaşık (.....) baz puan düşük seyrettiği görülmektedir.
Grafik 39’a bakıldığında, VAKIFBANK tarafından PAYNET’ten talep edilen üye
iş yeri komisyon oranının genel itibarıyla nihai üye iş yerlerinin komisyon
oranları ortalamasından düşük olduğu görülmektedir. Bununla birlikte,
VAKIFBANK’ın PAYNET’ten talep ettiği üye iş yeri komisyon oranının genel
itibarıyla TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan düşük seyrettiği
görülmektedir.
Grafik 40’a bakıldığında, QNB tarafından PAYNET’ten talep edilen üye iş yeri
komisyon oranından bazı aylar özelinde daha düşük komisyon oranı talep
edilen nihai üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla
daha yüksek komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu
görülmektedir. Bununla birlikte, QNB’nin PAYNET’ten talep ettiği üye iş yeri
komisyon oranının genel itibarıyla TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan
düşük seyrettiği görülmektedir.
Grafik 41’e bakıldığında, PAYNET’in 2021 yılında üye iş yerlerinden elde ettiği
komisyon tutarının ve bankalara ödenen ücret tutarının (Komisyon ve diğer
ücretler dahil olmak üzere) 2020 yılına göre arttığı, bir başka deyişle,
PAYNET’in komisyon marjının azalmasına rağmen komisyon tutarının arttığı
tespit edilmektedir.
PAYTR’ye İlişkin Değerlendirme
Grafik 42: QNB’nin PAYTR ve PAYTR’ye En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye İş
Yerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
22-16/265-119
84/101
Grafik 43: İŞ BANKASI’nın PAYTR ve PAYTR’ye En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 44: DENİZBANK’ın PAYTR ve PAYTR’ye En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 45: PAYTR'ye İlişkin Komisyon Tutarları ve Komisyon Marjı Oranı
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(205) Yukarıda yer verilen grafikler, PAYTR ve PAYTR’ye en yakın ödeme işlem hacmine
sahip beş nihai üye iş yerinden sırasıyla QNB, İŞ BANKASI ve DENİZBANK
tarafından talep edilen üye iş yeri komisyon oranlarını ve PAYTR’nin komisyon marjı
oranlarını göstermektedir.
Grafik 42’ye bakıldığında, QNB tarafından PAYTR’den talep edilen üye iş yeri
komisyon oranının en yakın ödeme işlem hacmine sahip nihai üye iş yerlerinin
büyük çoğunluğundan talep edilen komisyon oranlarından daha düşük seviyede
olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, PAYTR’den talep edilen üye iş yeri
komisyon oranının TCMB tavan orandan yaklaşık (.....) baz puan düşük
seyrettiği görülmekte birlikte, bu farkın 2021 yılı Eylül ayı içerisinde azalmaya
başladığı ve Aralık ayı içerisinde yaklaşık (.....) baz puan olduğu görülmektedir.
Grafik 43’e bakıldığında, İŞ BANKASI tarafından PAYTR’den talep edilen üye iş
yeri komisyon oranından daha düşük komisyon oranı talep edilen nihai üye iş
yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla daha yüksek
komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, PAYTR’den talep edilen üye iş yeri komisyon oranının TCMB
tavan orandan bazı aylarda yaklaşık (.....) baz puan daha düşük seyrettiği
görülmekle birlikte genel olarak (.....) baz puan daha düşük seyretmektedir.
Grafik 44’e bakıldığında ise, DENİZBANK tarafından PAYTR’den talep edilen
üye iş yeri komisyon oranının genel itibarıyla en yakın ödeme işlem hacmine
sahip nihai üye iş yerlerinden talep edilen komisyon oranından daha düşük
seviyede seyrettiği görülmektedir. Bununla birlikte, PAYTR’den talep edilen üye
iş yeri komisyon oranının TCMB tavan orandan bazı aylarda yaklaşık (.....) baz
puan daha düşük seyrettiği görülmekle birlikte genel olarak (.....) baz puan daha
düşük seyretmektedir.
22-16/265-119
85/101
Grafik 45’e bakıldığında, PAYTR’nin 2021 yılında üye iş yerlerinden elde ettiği
komisyon tutarının ve bankalara ödenen ücret tutarının (komisyon ve diğer
ücretler dâhil olmak üzere) 2020 yılına göre arttığı, bir başka deyişle,
PAYTR’nin komisyon marjının azaldığı görülmekle beraber komisyon tutarının
arttığı tespit edilmiştir.
TURKPARA’ya İlişkin Değerlendirme
Grafik 46: DENİZBANK’ın TURKPARA ve TURKPARA’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5
Nihai Üye İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 47: AKBANK'ın TURKPARA ve TURKPARA’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai
Üye İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 48: QNB'nin TURKPARA ve TURKPARA’ya En Yakın Ödeme İşlem Hacmine Sahip 5 Nihai Üye
İşyerinden Talep Ettiği Üye İşyeri Komisyon Oranları
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
Grafik 49: TURKPARA'ya İlişkin Komisyon Tutarları ve Komisyon Marjı Oranı
(…..TİCARİ SIR…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen veriler kapsamında raportörlerce yapılan hesaplamalar
(206) Yukarıda yer verilen grafikler, TURKPARA ve TURKPARA’ya en yakın ödeme işlem
hacmine sahip beş nihai üye iş yerinden sırasıyla DENİZBANK, AKBANK ve QNB
tarafından talep edilen üye iş yeri komisyon oranlarını ve TURKPARA’nın komisyon
marjı oranlarını göstermektedir.
Grafik 46’ya bakıldığında, DENİZBANK tarafından TURKPARA’dan talep edilen
üye iş yeri komisyon oranından daha düşük komisyon oranı talep edilen nihai
üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla daha yüksek
22-16/265-119
86/101
komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, TURKPARA’dan talep edilen üye iş yeri komisyon oranının
TCMB tavan orandan bazı aylarda yaklaşık (.....) baz puan daha düşük
seyrettiği görülmekle birlikte genel olarak (.....) baz puan daha düşük
seyretmektedir.
Grafik 47’ye bakıldığında, AKBANK tarafından TURKPARA’dan talep edilen
üye iş yeri komisyon oranından daha düşük komisyon oranı talep edilen nihai
üye iş yerlerinin bulunduğu, aynı zamanda çeşitli aylar itibarıyla daha yüksek
komisyon oranı talep edilen nihai üye iş yerlerinin de bulunduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, TURKPARA’dan talep edilen üye iş yeri komisyon oranının
TCMB tavan orandan bazı aylarda yaklaşık (.....) baz puan daha düşük
seyrettiği görülmekle birlikte genel olarak (.....) baz puan daha düşük
seyretmektedir.
Grafik 48’a bakıldığında ise, QNB tarafından TURKPARA’dan talep edilen üye
iş yeri komisyon oranının en yakın ödeme işlem hacmine sahip nihai üye iş
yerlerinin büyük çoğunluğundan talep edilen komisyon oranlarından daha
düşük seviyede olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, TURKPARA’dan talep
edilen üye iş yeri komisyon oranının TCMB tavan orandan bazı aylarda yaklaşık
30 baz puan daha düşük seyrettiği görülmekle birlikte genel olarak (.....) baz
puan daha düşük seyretmektedir.
Grafik 49’a bakıldığında, TURKPARA’nın 2021 yılında üye iş yerlerinden elde
ettiği komisyon tutarının ve bankalara ödenen ücret tutarının (komisyon ve diğer
ücretler dâhil olmak üzere) 2020 yılına göre arttığı, bir başka deyişle,
TURKPARA’nın komisyon marjının azaldığı görülmekle beraber komisyon
tutarının arttığı tespit edilmektedir.
(207) (…..) ödeme kuruluşlarından ve söz konusu ödeme kuruluşlarına en yakın ödeme
işlem hacmine sahip olan nihai üye iş yerlerinden şikâyete konu bankalar tarafından
talep edilen üye iş yeri komisyon oranları karşılaştırılmış ve bu kapsamda kredi
kartına ilişkin on us işlem verilerine bakılmıştır. Bununla birlikte, (…..) ödeme
kuruluşunun şikâyete konu bankanın çalışmakta olduğu ödeme kuruluşları arasında
ödeme işlemi hacmi bakımından en yüksek hacme sahip ilk beş ödeme kuruluşu
içerisinde yer almadığı durumlarda elde edilen verileri analize dâhil etmek adına
başka banka verilerine de yer verilmiştir.
(208) Bu kapsamda yukarıda yer verilen grafikler bütüncül bir bakış açısıyla
değerlendirildiğinde, bankalar tarafından ödeme kuruluşlarından ve benzer işlem
hacmine sahip nihai üye iş yerlerinden genel olarak birbirine yakın oranlarda üye iş
yeri komisyonu talep edildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen grafiklerde, bankalar
tarafından ödeme kuruluşlarından talep edilen üye iş yeri komisyon oranlarının nihai
üye iş yerlerinden talep edilen oranlardan genel olarak negatif yönde ayrıştığı gibi bir
sonuca ulaşılamamaktadır. Aksine bazı örneklerde, ödeme kuruluşlarından dönemler
itibarıyla daha düşük üye iş yeri komisyonu talep edildiği görülmektedir.
(209) Ayrıca, bankalarla yapılan sözlü görüşmelerde bankalarca talep edilen üye iş yeri
komisyon oranının çeşitli ticari ilişkilere veya üye iş yerlerinin ilgili banka nezdindeki
ürün sahipliğine göre değişim gösterebileceği, buna göre banka ile kredi, mevduat vb.
ticari ilişkileri olan nihai üye iş yerlerinin daha düşük üye iş yeri komisyonu ile
çalışabildiği ifade edilmiştir. Buna ek olarak bankalar tarafından, fonlama
maliyetlerinin TCMB tavan oranındaki artış yüzdesinden daha hızlı artış gösterdiği, bu
22-16/265-119
87/101
nedenle üye iş yeri komisyon oranlarının tavana yaklaşabildiği, dolayısıyla üye iş yeri
komisyonlarının tüm sektörler genelinde arttığı ve sadece ödeme kuruluşları özelinde
bir artış yapılmadığı hususu dile getirilmiştir.
(210) Bununla birlikte, üye iş yerlerinden talep edilen üye iş yeri komisyon oranının genel
itibarıyla TCMB tavan oranından düşük olduğu da görülmektedir. Ayrıca ödeme
kuruluşlarının nihai üye iş yeri ile sanal POS hizmeti konusunda anlaşması
durumunda söz konusu tavan oranlara tabi olmadığı, diğer bir ifadeyle TCMB tavan
oranından daha yüksek üye iş yeri komisyon oranları talep edebileceğini belirtmekte
fayda bulunmaktadır.
(211) Ek olarak, ödeme kuruluşlarının komisyon tutarı ve komisyon marjı grafikleri (Grafik
22, 25, 31, 33, 37, 41, 45, 49) incelendiğinde, ödeme kuruluşlarının 2021 yılında elde
ettiği komisyon marjı oranının 2020 yılına göre azaldığı, ancak ödeme kuruluşlarına
kalan net komisyon tutarının tüm ödeme kuruluşları bakımından arttığı görülmektedir.
Ödeme kuruluşlarının komisyon gelirleri artarken komisyon marjındaki azalmanın,
2021 yılında daha düşük kar marjlarıyla daha büyük hacimli nihai üye iş yerlerine
hizmet sunulmasından kaynaklanabileceği değerlendirilmektedir.21 Yüksek işlem
hacmine sahip nihai üye iş yerlerinin pazarlık gücünün daha yüksek olduğu ve
bankalardan uygun oranlarla ödeme hizmeti alabildiği dikkate alındığında, ödeme
kuruluşlarının bu müşterilerin ödemelerine aracılık edebilmek adına düşük marjlarla
çalışmayı kabul edebildiği anlaşılmaktadır. Ödeme kuruluşlarının üzerinden geçen
işlem hacmi büyüklüğü, bu kuruluşların piyasa değeri belirlenirken dikkate alınan en
önemli unsurlardandır. Bu bakımdan, müşteri portföyünün büyütülerek daha yüksek
işlem hacmine aracılık edilmesi, ödeme kuruluşları için öncelikli bir seçenek olarak
ortaya çıkmaktadır.
(212) Sonuç olarak, bankalarca, ödeme kuruluşlarından, ödeme kuruluşlarına yakın işlem
hacmine sahip nihai üye iş yerlerine göre dışlayıcı nitelikte yüksek üye iş yeri
komisyon oranları talep edilmediği kanaatine ulaşılmıştır. Şöyle ki; ödeme
kuruluşlarının dönemler itibarıyla nihai üye iş yerlerinden daha düşük komisyon
oranları ile çalışabildiği ve ödeme kuruluşundan talep edilen komisyon oranının TCMB
tavan oranından çoğunlukla düşük olduğu görülmektedir.
(213) Bu kapsamda, yukarıda yer verilen analizler, bankalar tarafından, ödeme
kuruluşlarına üye iş yeri edinme pazarından dışlayıcı nitelikte ve nihai üye iş yerinden
talep edilen komisyon oranından önemli ölçüde ayrışacak şekilde bir fiyat sıkıştırması
uygulandığı iddiasını desteklememektedir. Bu bakımdan şikâyet başvurusunda ileri
sürülen, ödeme kuruluşlarıyla yüksek üye iş yeri komisyonu oranları ile çalışılması
suretiyle ödeme kuruluşlarına yönelik fiyat sıkıştırması yapıldığı ve hâkim durumun
kötüye kullanıldığı iddialarının kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
I.5.2. Tek Çekim Ödemelerin Taksitle Ödemelerin Geçtiği POS’a Yönlendirilmesi
Uygulamasının 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Değerlendirilmesi
(214) Şikâyet başvurularında paylaşılan belgeler ile yerinde incelemelerde elde edilen
belgeler doğrultusunda, mevcut dosya kapsamında ele alınan hususların bir bölümü,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi özelinde bir değerlendirme yapılmasını
gerektirmektedir. Açıklandığı üzere ödeme kuruluşları, bankalardan temin ettikleri
POS’ları, anlaşmalı üye iş yerlerine sunmakta ve bu yönüyle bankalar ile nihai üye iş
21 Bankalara ödenen toplam komisyon tutarında 2021 yılında yaşanan yıllık artış, komisyon oranlarının
sınırlı oranda arttığı dikkate alındığında, ödeme kuruluşlarınca aracılık edilen ödeme işlem hacminin
arttığı şeklinde yorumlanmıştır.
22-16/265-119
88/101
yerleri arasında aracı rolü üstlenmektedir. Bankalar ise iş yerlerine doğrudan kendileri
POS hizmeti sunabileceği gibi ödeme kuruluşları aracılığıyla da POS hizmeti
sunabilmektedir. Bu bakımdan bankalar ile ödeme kuruluşları arasında bankaların
sağlayıcı, ödeme kuruluşlarının ise alıcı konumunda olduğu bir dikey ilişkinin
bulunduğunu söylemek mümkündür.
(215) Bu çerçevede, bankalar ile ödeme kuruluşları arasındaki bahsi geçen dikey ilişkinin,
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ (Dikey Tebliğ)
kapsamına girip girmediği hususu irdelenebilecektir. Dikey Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı
2. maddesinin beşinci fıkrası şu şekildedir:
“Rakip teşebbüsler arasında yapılan dikey anlaşmalar, bu Tebliğ ile tanınan
muafiyetten yararlanamaz. Ancak sağlayıcının anlaşma konusu malların hem üreticisi
hem de dağıtıcısı olduğu, alıcının ise bu mallarla rekabet eden malların üreticisi değil
dağıtıcısı olduğu dikey anlaşmalar bu Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden
yararlanır.”
(216) Her ne kadar üye iş yeri edinme faaliyetlerinde ödeme kuruluşları ile bankalar rakip
konumunda olsa da ödeme kuruluşlarının doğrudan kendi POS sistemlerinin
bulunmaması ve sadece bankalardan temin ettikleri POS’ları üye iş yerlerine
kullandırabiliyor olması dikkate alındığında, bankalar ile ödeme kuruluşları arasındaki
ilişkinin, kural olarak Dikey Tebliğ kapsamında incelenebileceği değerlendirilmektedir.
Ayrıca yukarıda yer verilen grafiklerde görülebileceği üzere, mevcut dosya
kapsamında belirlenen ilgili ürün pazarlarının hiçbirinde herhangi bir bankanın, Dikey
Tebliğ’de öngörülen yüzde 30’luk pazar payı eşiğini aşması da söz konusu değildir.
(217) Diğer taraftan, dikey ilişki bağlamında bankalar tarafından ödeme kuruluşlarına
yönelik sergilenen bazı davranışlar, ödeme kuruluşları ile bankalar arasındaki POS
teminine yönelik anlaşmaları, Dikey Tebliğ’de öngörülen muafiyetin kapsamı dışına
çıkarabilecektir. Bankalar tarafından benimsenen uygulamaların niteliğine göre
bankalar ile ödeme kuruluşları arasındaki anlaşmaların, Dikey Tebliğ kapsamında
grup muafiyetinden yararlanamayacağının tespit edildiği durumda ise ilgili anlaşmalar,
genel hükümlere göre bireysel muafiyet analizlerine tabi olacaktır.
(218) Bu kapsamda incelenmesi gereken husus, bankaların kredi kartlarıyla taksitli
ödemelere ilişkin hizmetler ile kredi kartlarıyla tek çekim ödemelere ilişkin hizmetleri
birbirine bağladığı ve ödeme kuruluşlarını, bu iki hizmeti birlikte almaya zorunlu
tutarak ödeme kuruluşlarının tek çekim ödemeleri daha az maliyetli banka
POS’larından geçirmesini engellediğine yönelik iddialardır. Şikâyetçinin iddia ettiği
yönde bir uygulamanın var olup olmadığının tespiti amacıyla bankalarda yerinde
incelemeler gerçekleştirilmiştir. Şikâyet dilekçesinin ekinde de söz konusu iddiaya
ilişkin belgeler sunulmuştur. Mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde; çeşitli bankaların,
anlaşmalı olduğu ödeme kuruluşlarına, ihraç ettikleri kartlarla yapılan tek çekim
ödeme işlemlerini, tedarik ettikleri POS terminalleri üzerinden gerçekleştirilmesi
hususunda ikazda bulunduğu anlaşılmaktadır.
(219) Şikâyet dilekçesinin ekinde paylaşılan; ALTERNATİF tarafından (.....) gönderilen yazı
(Belge 84/35-36); DENİZBANK tarafından (.....) gönderilen yazı (Belge 84/38-39) ve
DENİZBANK tarafından (.....) gönderilen yazı (Belge 84/41) incelendiğinde; adı geçen
bankalar tarafından ödeme kuruluşlarına, “Bonus marka kredi kartı ile yapılan tek
çekim işlemlerin bir kısmının Bonus kart ailesine dâhil olmayan başka bankaların POS
terminalleri üzerinden gerçekleştirildiği, ancak Bonus kart ailesi ortaklığına üye
bankaların kredi kartları ile yapılan taksitli ve tek çekim ödemelerin tamamının Bonus
22-16/265-119
89/101
kart ailesine üye bankaların POS’u üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği” yönünde
bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır.
(220) Benzer şekilde; İŞ BANKASI tarafından (.....) gönderilen yazıda (Belge 84/31) “… 01
Aralık tarihinde Bankamız kartlarından gerçekleşen yaklaşık (.....) bin TL’lik işlemin
diğer banka poslarına yönlendirilmiş olduğunu tespit ettik. Daha önceki
konuşmalarımızda ve toplantımızda da belirtmiş olduğumuz üzere Bankamız
kartlarının bizim poslarımıza yönlendirilmesi önem arz etmektedir.” ifadesinin yer
aldığı görülmektedir.
(221) Teşebbüslerde gerçekleştirilen yerinde incelemelerde elde edilen belgeler
incelendiğinde;
- GARANTİ (.....), GÖSAŞ (.....) gönderilen e-postada (Belge 83/10-13) “… sen
daha önce taksitli ve peşin işlem dâhil tüm Bonuslu işlemlerde başka banka
pos’u kullanmasınlar ve bunun ihlali halinde Bonus Partnerlerinde %(.....) ceza
koyalım demiştin. …”,
- GÖSAŞ (.....) tarafından, GÖSAŞ (.....) gönderilen Whatsapp mesajında (Belge
83/16) “Selam, hergün trendyolun cirosunu takip ediyorum. Her iki günde bir
bonus kartların peşin cirosu başka bankalara kayıyor. Taksitler param aracılığı
ile denizbank tan geçiyor. Geçen hafta (.....) dab da peşin bonus cirosu çıktı.
Direkt ykb ile anlaşmış ve peşin bonus ciroları oradan geçmeye başladı. Her
seferinde bankayı uyarıyoruz. Aksiyon alana kadar bastırıyoruz. Sonra
düzeliyor. Bugün de işlem yaptım. Peşin bonus cirosu (.....) aracılığı ile Akbank
tan geçmeye başladı. Gene bankayı uyardık. …”,
- İŞ BANKASI yetkilisi tarafından, İŞ BANKASI yetkililerine gönderilen e-postada
(Belge 83/30) “… Eğer on us işlemlerini başka Bankaya götürürlerse biz de
onlarla taksitli çalışma durumumuzu veya temelden sanal POS’umuzu
kapatmayı değerlendiriyor oluruz.”,
- TEB (.....) tarafından, TEB (.....) gönderilen e-postada (Belge 83/38) “… (.....)
bizle olan anlaşması Bonus iş yeri anlaşması ise Garanti kartları her zaman
TEB’in Bonus POS’undan geçirmesi lazım esasen. Bazı işlemleri Bonus
POS’undan bazı işlemleri başka POS’tan geçirmemesi lazım.”
ifadelerinin yer aldığı görülmektedir.
(222) POS sahibi bankalar olan İŞ BANKASI, TEB, DENİZBANK ve ALTERNATİF’in,
ödeme kuruluşlarından, ilgili markalı kredi kartlarıyla yapılan tek çekim ödemelerin,
aynı kredi kartlarıyla yapılan taksitli ödemelerin geçtiği POS üzerinden işleme
alınmasını talep ettiği görülmektedir. GARANTİ ise Bonus platformunun işleticisi
olarak program katılımcısı bankalardan, bu bankaların çalıştığı ödeme kuruluşlarının
tek çekim ödemeleri de Bonus POS’larından işleme almasını sağlamalarını talep
etmektedir. Dolayısıyla somut durumda, taksitli ve tek çekim ödemelerin aynı POS’tan
geçirilmesi yönünde bir uygulamanın söz konusu olduğu tespit edilebilmektedir. Bu
tespiti takiben, söz konusu uygulamanın, rekabet hukuku literatüründe karşılığının
tespit edilmesi ve bu uygulamanın rekabeti kısıtlayıcı etkisinin bulunup bulunmadığı
irdelenmesi gerekmektedir.
(223) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası;
“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
22-16/265-119
90/101
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve
teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”
hükmünü haizdir. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (f) bendinde ise; anlaşmanın niteliği
veya ticarî teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya
hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki
alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı
tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar
arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, yasak hallere örnek olarak verilmektedir. Bu
çerçevede, teşebbüsler arasındaki anlaşmanın niteliğine veya ticari teamüllere aykırı
olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının
zorunlu kılınmasını konu edinen uygulama ve anlaşmalar hukuka aykırı
addedilmektedir.
(224) Şu hâlde, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi kapsamında
hukuka aykırı bir davranışın söz konusu olması için gerekli olan unsurlar; i) iki mal
veya hizmetin birlikte satılmasını konu alan bir anlaşma veya uygulamanın olması, ii)
alıcının, söz konusu iki mal veya hizmetten birini satın alabilmek için, diğer mal veya
hizmetin satın almasının zorunlu kılınması, iii) söz konusu iki mal veya hizmetin ayrı
ürün/hizmet olarak kabul edilmesi olarak sıralanabilecektir. Dikey Anlaşmalara İlişkin
Kılavuz’un (Dikey Kılavuz) 208. paragrafında ise; sağlayıcının bir ürünün satışında
farklı bir ürünün kendisinden veya kendi belirlediği bir başkasından satın alınması
koşulu getirmesi durumu “bağlama” olarak nitelendirilmektedir. Bu anlamda, en geniş
tabiri ile bağlama uygulaması, sağlayıcı konumundaki bir teşebbüsün, bir mal veya
hizmetin tedarikini, alıcının ayrı bir mal veya hizmeti de tedarik etmesi koşuluna
bağlamasıdır. Bu çerçevede bankaların; tek çekim ödemelerin, taksitli ödemelerin
geçtiği POS’tan işleme alınmasına yönelik eylemlerinin, bağlama uygulamasının
unsurlarını sağlayıp sağlamadığı değerlendirilmelidir.
(225) Mevcut dosya bakımından incelenen uygulama, sağlayıcı konumundaki bankanın
ödeme kuruluşuna tahsis ettiği POS’tan, belirli markalı kredi kartları ile taksitli
ödemelerin yapılabilmesi için, aynı markalı kredi kartları ile yapılacak tek çekim
ödemelerin de bu bankanın ödeme kuruluşuna tahsis ettiği POS’tan geçirilmesi
yönünde şart koşulmasıdır. Daha önce de ifade edildiği üzere taksitli ödemelerde,
kredi kartını ihraç eden bankanın, ödemenin yapılacağı iş yeri ile üye iş yeri
anlaşması yapmış olması ve bu üye iş yerine kendi kredi kartı ile yapılacak taksitli
ödemeleri kabul etmesini sağlayacak POS hizmetini de sunuyor olması bir
zorunluluktur. Başka bir ifadeyle, bir bankanın ihraç ettiği kredi kartıyla yapılan taksitli
ödemeler, başka bankanın POS’undan geçirilememektedir. Bu bakımdan, söz konusu
kredi kartı ile gerçekleştirilecek taksitli ödemeler, kart programına taraf olan herhangi
bir üye bankanın POS’u üzerinden gerçekleşebilmektedir. Tek çekim ödemelerde ise
kartı ihraç eden banka ile kartı kabul eden bankanın farklı olması durumunda
yukarıda açıklanan takas sistemi üzerinden bankalar arası onay süreçleriyle ödeme
işlemi gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, iş yerlerinin taksitli ödemeleri kabul edebilmesi
için kartı ihraç eden banka ile kartı kabul eden yani iş yerine POS hizmeti sunan
bankanın aynı olması gerekmekteyken, tek çekim ödemeler için böyle bir zorunluluk
bulunmamakta ve tek çekim ödemeler, takas komisyon ücretinin ödenmesi suretiyle,
ilgili kredi kartını ihraç etmemiş veya ilgili kredi kartı programına dâhil olmayan
herhangi bir banka tarafından gerçekleştirilebilmektedir.
(226) Özellik arz eden bir diğer husus ise taksitli ödemeler ve tek çekim ödemeler için
belirlenen komisyon oranlarının farklı olmasıdır. Tek çekim ödemelerde talep edilen
22-16/265-119
91/101
komisyon oranları, taksitli ödemelere aracılık edilen işlemler için talep edilen
komisyon oranına nispeten aşağı seviyede kalmaktadır. Bununla birlikte, tek çekim
ödemeler için ihraççı banka ve kabulcü bankanın farklı olabilmesi, ödeme
kuruluşlarının bir bankanın ihraç etmiş olduğu kredi kartı ile yapılan tek çekim
ödemeleri kabul edebilmek için anlaşma yapabileceği birçok alternatif bankanın
olması sonucunu doğurmaktadır. Başka bir ifadeyle ödeme kuruluşları, tek çekim
ödemeler için potansiyel olarak birçok bankadan herhangi biri ile çalışabilme
seçeneğine sahip olmaktadır.
(227) Diğer taraftan, kendisinden POS tedarik edilen bir bankanın, POS’u tedarik eden
ödeme kuruluşuna, taksitli çekimler dışında tek çekim ödemeleri de kendi POS’u
üzerinden gerçekleştirmesini zorunlu kılması, bir yandan ödeme kuruluşlarının seçim
serbestisini kısıtlamak; diğer yandan da tek çekimle gerçekleştirilecek ödemeler için
POS tedarik edebilecek diğer bankaların da bu ödeme kuruluşu ile çalışmalarının
önünde bir engel teşkil etmek suretiyle, ödeme kuruluşları ve POS sahibi banka
dışındaki diğer kabulcü bankalar bakımından rekabet karşıtı bir endişe
doğurabilecektir.
(228) Ödeme kuruluşları, bankaların talebi üzerine, taksitli ve tek çekim ödemeleri aynı
POS’tan geçirmek ve taksitli ödemeler için çalıştığı bankayla tek çekim ödemeler için
de çalışmak durumunda kalmaktadır. Bu bakımdan bağlama uygulamasının varlığı
için aranan, “iki malın veya hizmetin birlikte satılmasını konu alan bir anlaşma veya
uygulamanın olması” şeklindeki unsurun, somut olayda sağlandığı değerlendirilmiştir.
(229) Bağlama uygulamasının ikinci unsuru ise, alıcının, söz konusu iki mal veya hizmetten
birini satın alabilmek için, diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu
kılınmasıdır. Şikâyet başvurusunun ekinde yer verilen belgeler ile yerinde
incelemelerde elde edilen belgeler incelendiğinde; bankalar tarafından, tek çekim
işlemlerin taksitli işlemlerin geçtiği POS’a yönlendirmesi hususunda ödeme
kuruluşlarının gereken tedbirleri almaya zorlandığı anlaşılmaktadır. Zira bankanın
ihraç ettiği kartların bu bankanın POS’una yönlendirilmesinin önem arz ettiği, bu
sebeple gerekli düzeltmelerin yapılmasının talep edildiği (Belge 84/31); bankanın
talep ettiği yönde düzeltme yapılmadığı takdirde, ilgili banka POS’unun ödeme
kuruluşuna kapatılabileceğinin bildirildiği (Belge 83/30); tek çekim ödemelerin başka
banka POS’una yönlendirilmesi uygulamasına son verilmediği takdirde ödeme
kuruluşunun üye iş yeri çalışmalarının ilgili banka tarafından sonlandırılabileceği
ikazında bulunulduğu (Belge 83/30); veyahut ödeme kuruluşlarının bu yöndeki
uygulaması sonlandırılmadığı takdirde cezai şartın getirilebileceğinin belirtildiği (Belge
83/10-13); ödeme kuruluşlarının bu yöndeki uygulamalarının her tespitinde ilgili
ödeme kuruluşunun uyarıldığı (Belge 83/16) görülmektedir. Buna istinaden, tek çekim
ve taksitli ödemelerin aynı POS’tan geçirilmesi yönünde doğrudan ya da dolaylı olarak
talepte bulunduğu tespit edilen İŞ BANKASI, GARANTİ, DENİZBANK, TEB ve
ALTERNATİF’in, ödeme kuruluşlarını bu hususta zorladığı; başka bir ifadeyle ödeme
kuruluşlarının, tek çekim işlemleri ilgili bankanın POS’undan geçirmek hususunda
zorlandığı anlaşılmaktadır.
(230) Bağlama uygulamasının son unsuru ise birbirine bağlanıp bağlanmadığı irdelenen iki
mal veya hizmetten birinin, diğerinden ayrı mal veya hizmeti teşkil etmesidir. Bu
çerçevede, taksitli ödemelere ilişkin hizmetler ve tek çekim ödemelere ilişkin
hizmetlerin iki ayrı hizmet olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu noktada,
kararda yer verilen ilgili pazarın tayinine ilişkin açıklamalar yol gösterici niteliktedir.
Zira ilgili pazarın tayininde; kredi kartı ile gerçekleştirilen taksitli ve tek çekim
22-16/265-119
92/101
ödemelerin farklı fonksiyonlara sahip olduğu, ayrılan yönleri itibarıyla bunların tüketici
gözünde birbiri ile ikame edilebilir olmadığı ve ayrı ilgili ürün pazarlarını oluşturduğu
değerlendirilmiştir. Nihayetinde ise “kredi kartlarıyla tek çekim ödemelere ilişkin
hizmetler” ve “kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin hizmetler” ayrı pazarlar olarak
tanımlanmıştır.
(231) Ödeme kuruluşları bakımından da bu iki hizmetin ikame edilebilir olmadığı, zira taksitli
ödemeler ve tek çekim ödemeler için farklı komisyon oranlarının belirlendiği, tek
çekim ödemelerin sonlandırılması için takas mutabakat sistemi aracılığıyla bir
mahsuplaşma gerçekleştirmek ve başka banka kartları ile ödeme kabul edebilmek
mümkün iken, taksitli ödemelerin sonlandırılmasında tek alternatifin kredi kartını ihraç
eden bankanın POS’u üzerinden işlem gerçekleştirmek olduğu söylenebilecektir.
Ayrıca, tek çekim ve taksitli ödemelerin kart hamilleri nezdinde aynı işlevlere sahip
olmaması hususunun, ödeme kuruluşlarının da bu iki hizmete olan talebini ekseriyetle
etkileyeceği değerlendirilmektedir. Bu sebeplerle, tek çekim ödemelere ilişkin
hizmetler ile taksitli ödemelere ilişkin hizmetlerin ayrı iki hizmet olduğu ve bu yönüyle
bağlama uygulamasının varlığı için aranan, “ayrı iki ürünün/hizmetin söz konusu
olması” şeklindeki üçüncü unsurun da somut olayda karşılandığı anlaşılmaktadır.
Ancak buradaki bağlama, POS’un ödeme kuruluşuna pazarlandığı ilk aşamada değil,
POS’un kullanımı sırasında ortaya çıkmaktadır.22 Ancak her halükârda, taksitli
ödemelerin kabul edilebilmesi için tek yetkili olan ilgili banka, bir anlamda pazarlık
gücüne sahip olup bu gücü genişleterek tek çekim ödemelerin de kendi POS’undan
geçirilmesini zorunlu tutmaktadır. Tek çekim ödemelerin istenilen POS’tan geçirilmesi
halinde ise ödeme kuruluşu, ilgili bankanın talep ettiği tek çekim ödemeden
kaynaklanan komisyon bedelini ödemek durumunda kalmaktadır.
(232) Açıklanan hususlar çerçevesinde, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir
bağlama uygulamasının varlığına kanaat getirebilmek için gerekli unsurların somut
durum bakımından mevcut olduğu görülmektedir.23 Diğer taraftan yukarıda arz
edildiği üzere, bankalar ile ödeme kuruluşları arasındaki POS teminine yönelik ticari
ilişki; bankaların sağlayıcı, ödeme kuruluşlarının ise alıcı konumunda olduğu dikey bir
ilişkiye vücut vermekte olup bu ilişki kapsamında bankalar ile ödeme kuruluşları
arasında yapılan anlaşmalar da kural olarak Dikey Tebliğ kapsamına girmektedir.
Bununla birlikte, somut olaydaki bağlama uygulaması açısından, bankalar ile ödeme
kuruluşları arasındaki anlaşmayı Dikey Tebliğ kapsamı dışına çıkaracak bir durumun
var olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
(233) Dikey Kılavuz’un 211. paragrafında açıklandığı üzere, bağlama yükümlülüğünü içeren
dikey anlaşmalar, Dikey Tebliğ’in 2. maddesinin ikinci fıkrası gereğince sağlayıcının
pazar payının hem bağlanan ürün hem de bağlayan ürün bakımından %30’u
aşmadığı takdirde ve Dikey Tebliğ’de belirtilen diğer koşulları taşıması kaydıyla grup
muafiyetinden yararlanabilmektedir. Dosya kapsamında şikâyet dilekçesinin eki olarak
sunulan belgeler ve yerinde incelemeden elde edilen belgeler incelendiğinde, dikey
nitelikteki bağlama uygulamasının tek bir sağlayıcı banka tarafından değil, çeşitli
22 Bağlama anlaşmalarının klasik biçiminde iki ürünün bağlanması söz konusudur. Hâlbuki bağlama
anlaşmaları her zaman bu kadar belirgin olmamakta, hemen göze çarpmayan ya da bağlama
açısından tartışmalı olan birçok karmaşık biçimde olabilmektedir.
23 Bağlama anlaşmalarında alıcı tarafından esas olarak talep edilen birinci ürüne “bağlayıcı veya
bağlayan ürün”, bu ürünle birlikte alımı zorunlu kılınan ikinci ürüne “bağlanan ya da bağlayan ürün”
denilmektedir. Mevcut dosya kapsamındaki bağlama uygulamasında; bağlayıcı veya bağlayan
ürün/hizmet bir bankanın kredi kartı ile gerçekleştirilen taksitli ödemelere ilişkin hizmetler iken bağlanan
ya da bağlayan ürün, aynı kredi kartı ile gerçekleştirilen tek çekim ödemelere ilişkin hizmetlerdir.
22-16/265-119
93/101
bankalar tarafından çeşitli ödeme kuruluşlarına karşı gerçekleştirildiği görülmektedir.
Bu kapsamda İŞ BANKASI, GARANTİ, DENİZBANK, TEB, ALTERNATİF bankaları
tarafından, (.....), (.....), (.....), (.....), (.....) gibi ödeme kuruluşlarının tek çekim
ödemeleri de kendi POS’ları üzerinden gerçekleştirmesinin doğrudan ya da dolaylı
olarak talep edildiği görülmektedir. Başka bir deyişle, söz konusu bankaların her biri
özelinde, tek çekim işlemlerin de kendi POS’ları üzerinden geçirilmesi talebini ilettiği
ödeme kuruluşu ile dikey bir ilişki söz konusu olduğundan, bankaların her biri, ödeme
kuruluşları nezdinde birer sağlayıcı konumundadır. Dolayısıyla her bir bankanın
gerçekleştirdiği dikey nitelikteki bağlama uygulamasının, grup muafiyetinden
yararlanabilmesi için bağlayan ve bağlanan ürün pazarlarındaki pazar payının %30’u
aşmaması gerekmektedir.
(234) Bu çerçevede adı geçen bankaların, hem kredi kartlarıyla taksitli ödemelere ilişkin
hizmetlerdeki, hem de kredi kartlarıyla tek çekim ödemelere ilişkin hizmetlerdeki pazar
payları incelenmiş olup pazar paylarına ilişkin verilere, yukarıda Grafik 5 ve 6’da yer
verilmiştir. Grafik 5 ve 6’da görüleceği üzere, bağlama uygulaması gerçekleştirdiği
değerlendirilen İŞ BANKASI, GARANTİ, DENİZBANK, TEB ve ALTERNATİF’in her
biri özelinde, ilgili bankaların bağlayan ve bağlanan ürün pazarlarındaki pazar payları
%30’u aşmamaktadır.
(235) Öte yandan, Dikey Tebliğ’in 4. maddesinde sayılan belirli dikey anlaşmaların Dikey
Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Sayılan haller
arasında bağlama anlaşmaları yer almadığından ve Dikey Tebliğ kapsamında
öngörülen sağlayıcının %30’dan fazla pazar payına sahip olmaması yönündeki şart
sağlandığından, dosya kapsamında incelenen bağlama uygulamasının grup
muafiyetinden yararlandığı değerlendirilmektedir.
(236) Bu noktada Dikey Kılavuz’un 55. paragrafına ayrıca değinilebilecektir. Söz konusu
paragrafta yer verildiği üzere; pazarda faaliyet gösteren pek çok sağlayıcının dağıtım
organizasyonlarını benzer kısıtlamaları kullanarak birbirlerine paralel biçimde
düzenlemeleri, dikey kısıtlamaların olumsuz etkilerini arttırıcı etkiye sahiptir. Bu durum
birikimli etki olarak da tanımlanmakta olup bu anlamda, benzer nitelikteki dikey
anlaşmaların oluşturduğu paralel ağların rekabeti kısıtlayıcı bir etki doğurup
doğurmadığı sorusu gündeme gelebilecektir. Dosya kapsamında incelenen bağlama
uygulaması, her ne kadar doğrudan veya dolaylı olarak GARANTİ, TEB,
ALTERNATİF, DENİZBANK ve İŞ BANKASI tarafından gerçekleştiriliyor olsa da bu
uygulamalarla oluşan paralel ağların birikimli etki yaratarak rekabeti kısıtlaması;
uygulamaların pazardaki kapsama oranının ve sağlayıcı bankaların pazar payları
dikkate alındığında, olanaklı görülmemektedir. Zira Dikey Kılavuz’un 56. paragrafı ve
devamında, paralel ağlar sebebiyle birikimli bir pazar kapama etkisinin ortaya çıkma
ihtimali için, paralel ağların ilgili pazardaki kapsama oranına ilişkin olarak %50 eşiği
öngörülmekte ayrıca paralel ağlar nedeniyle pazara girişin veya pazardaki rekabetin
ciddi biçimde kısıtlanmış olması aranmaktadır. Oysa Grafik-5 ve Grafik-6’da
görüleceği üzere, bağlama uygulamasını gerçekleştiren teşebbüslerin bağlayan ve
bağlanan ürün pazarlarındaki toplam payları dikkate alındığında, söz konusu
uygulamaların pazarı kapsama oranının %50 eşiği altında kaldığı anlaşılmaktadır.
(237) Diğer yandan her ne kadar dosya kapsamında ele alınan bağlama uygulamasının,
Dikey Tebliğ uyarınca grup muafiyetinden yararlandığı ve 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin uygulanmasından muaf olduğu değerlendirilmekteyse de, bankaların söz
konusu bağlama uygulamasını hayata geçirmesine neden olan ticari nedenlere ve bu
kapsamda bağlama uygulamasının pazardaki etkilerine değinilmesi faydalı olacaktır.
22-16/265-119
94/101
(238) Ekonomik bir kazanç elde etme amacıyla faaliyet gösteren teşebbüslerin, nihai gayesi
kar ençoklaştırılması olduğundan söz konusu gayenin elde edilmesi amacıyla çeşitli
pazarlama yöntemlerine ve stratejilere başvurulması, iktisadi rasyonalitenin bir
gereğidir. Bu anlamda bir üründen daha fazla satmayı amaçlamak ve bu amaca
elverişli çeşitli pazarlama yöntemlerine başvurmak, ticari hayatın olağan akışı içinde
beklenebilir bir durumdur. Teşebbüslerin, ürün gamında yer alan her bir üründen daha
fazla satma isteğinin bulunduğu, bu nedenle talebi yüksek olan belli ürünleri olabildiği
ölçüde fazla sayıda satmanın yanında, genellikle bu ürünlere olan talebin avantajını
kullanarak diğer ürünlerin satışını da gerçekleştirmek ya da arttırmak eğiliminde
olduğu ileri sürülmektedir.24 Rekabetin doğası, teşebbüslerin ürün gamlarındaki
ürünlerin satışını arttırmak ve böylece kar elde edebilmek amacıyla teşebbüslerin
çeşitli pazarlama stratejileri ve inovasyon arayışı konusunda itici güç olmak
konusunda kendini göstermektedir. Ancak burada teşebbüsler tarafından rekabet
edebilmek amacıyla başvurulan yöntemler, rekabetle ihtiyaç duyulan faydalar hilafına
bir zarara sebebiyet vermemelidir.
(239) Bu husus değerlendirilirken, kredi kartlarıyla ödemelere ilişkin hizmetlerin kendine has
özelliklerinin göz önünde bulundurulması bir zaruret olarak karşımıza çıkmaktadır.
Zira bu hizmetler, çift taraflı bir platform olarak nitelendirilebilecektir. Şöyle ki; kredi
kartlarıyla ödemelere ilişkin hizmetlerin ilişik olduğu grup, hem üye iş yerleri hem de
kredi kartlarını kullanan kart hamilleridir. Bankalar, bir yandan üye iş yerleri ile
sözleşme akdederek bu iş yerlerinin kartlarla ödeme almasına imkân
sağlamaktayken, bir yandan da nihai tüketicilere, mal ve hizmet alımlarında kullanmak
üzere kart pazarlamaktadır. Bu anlamda söz konusu hizmetler, çift taraflı pazarların
geleneksel örneği olarak gösterilmektedir. Çift taraflı pazarların temel iktisadi özelliği
ise, pozitif şebeke dışsallıklarının bulunmasıdır. Bu anlamda şebeke dışsallığı, bir
tüketicinin bir ürüne verdiği değerin, aynı ürünü alan diğer tüketicilerin sayısına bağlı
olarak değişmesi durumunda ortaya çıkmaktadır.
(240) Bu noktada, çift taraflı pazarlarda rekabet analizinin nasıl yapılması gerektiği ve dikey
kısıtlamaların tespitinde kullanılan ispat yükü gibi temel hususların ele alınmış olması
sebebiyle, Amerikan Yüksek Mahkemesinin (Supreme Court) American Express
(Amex) kararı25 önem taşımaktadır. Yüksek Mahkeme, kredi kartı platformlarında kart
sahipleri ile üye iş yerleri arasındaki ayrılmaz bağlantıya ve karşılıklı dolaylı ağ etkileri
akışına vurgu yaparak; Amex'in anlaşmalarındaki yönlendirme yasağı hükümlerinin
rekabeti kısıtladığı iddiasının, platformun birbirine bağlı her iki tarafı da göz önünde
bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir. Dolayısıyla bu alana
ilişkin yapılacak bir rekabet analizinde, yalnızca üye iş yerleri açısından değil, kart
hamilleri açısından da bir analize gidilerek her iki tarafta oluşan rekabet karşıtı
etkilerin birlikte ortaya konmasının gerektiği belirtilmiştir.26 Yüksek Mahkemede
24 BANKS, T.L. (2019) Distribution Law: Antitrust Principles and Practice, Third Edition, New York:
Wolters Kluwer, s. 7-3. Yazar, böyle bir eğilim üzerine kurulan pazarlama stratejisinin, bağlama
uygulaması teşkil edebileceğini, bağlama anlaşmalarının Amerikan mahkemelerinde çoğunlukla per se
yasak olarak kabul edildiğini ve satıcının, alıcıyı, bir ürününün alımını diğer bir ürünün alımına da
zorlaması şeklindeki bağlama davranışının temel anahtarının, sahip olunan ekonomik gücün
genişletilmesi olduğunu belirtmektedir.
25 Ohio v. American Express Co. (2018), 138 Supreme Court 2274.
26 Yüksek Mahkeme, kredi kartı pazarındaki üye iş yeri ve kart hamili ilişkisini, gazete-reklam
pazarındaki okuyucu ve reklam veren ilişkisinden ayırmıştır. İkincisinde, dolaylı ağ etkilerinin yalnızca
bir yönde işlediğini, zira okuyucuların bir gazetenin içerdiği reklam miktarına büyük ölçüde kayıtsız
olduğunu, bu anlamda gazete-reklam piyasasının tek taraflı bir pazar gibi davrandığını ve buna göre
22-16/265-119
95/101
görülen davada, davacılar, Amex’in söz konusu uygulamasının üye iş yeri komisyon
ücretlerini artırdığını belirtmiş, ancak bu uygulamanın kart hamilleri üzerindeki etkisi
üzerinde durmamıştır. Öte yandan Yüksek Mahkeme; Visa, Mastercard, Discover ve
Amex’in farklı iş modelleri olduğunu ve bu sebeple farklı ücretlerin söz konusu
olabileceğini, bu durumun tek başına Amex’in rekabete aykırı hareket ettiğini
göstermediğini ifade etmiştir.
(241) Yüksek mahkemenin bir diğer önemli tespiti ise Amex’in dava konusu dikey kısıtlama
niteliğindeki uygulamasının markalararası rekabeti arttırdığıdır. Zira Amex, platformun
kredi kartı hamillerinin olduğu tarafta, rakiplerini daha yüksek ödüllü özellikli
(premium) kredi kartları çıkarmaya ve daha düşük gelir grubuna da kredi kartı tedarik
etmeye itmiştir. Platformun üye iş yeri tarafında ise yoğun rekabetin olduğu belirtilmiş,
rekabet karşıtı piyasa kapama etkisinin söz konusu olmadığı zira Amex’in
yönlendirme yasağı hükümlerinin, rakipleri Mastercard, Visa ve Discover’ın üye iş
yerlerine daha düşük komisyon oranları teklif ederek üye iş yerleri ağlarını
genişletmelerinin önünde engel niteliğinde olmadığı ifade edilmiştir.27 Sonuç itibarıyla
Yüksek Mahkeme, rekabeti kısıtlayıcı etkinin ispatı için kredi kartı işlem platformunun
her iki tarafında da rekabeti kısıtlayıcı etkilerin ortaya konması gerektiğine, ancak
davacıların bu etkiyi ortaya koymakta yetersiz kaldığına, en nihayetinde Amex'in
yönlendirme karşıtı hükümlerinin doğası gereği rekabete aykırı olmadığına karar
vermiştir.
(242) Görüleceği üzere Yüksek Mahkeme, görünüşte rekabeti kısıtlayıcı olarak addedilen
bir uygulamanın, meydana geldiği platformun taraflarını ne ölçüde etkileyip
etkilemediğine ayrı bir önem atfetmiştir. Platformun bir tarafında meydana gelen fiyat
artışını, incelenen uygulamanın peşinen bir rekabet kısıtı yarattığı yönünde
değerlendirmemiş; incelenen uygulama sebebiyle gerek platformun fiyat artışının
meydana geldiği tarafta gerekse de platformun diğer tarafında gerçekleşen kazanım
ve kayıpları dikkate almıştır. Bu sonuç, mevcut dosya kapsamında incelenen bağlama
iddiası bakımından da önem taşımaktadır. Zira dosya kapsamında incelenen bağlama
uygulaması ile çift taraflı işlem platformu olan kredi kartı platformunun kart hamilleri
perspektifi tartışılmaya değerdir.
(243) Söz konusu hususa ilişkin olarak elde edilen belgeler incelendiğinde; GARANTİ’nin
talimatı üzerine, TEB, ALTERNATİF ve DENİZBANK’ın, ödeme kuruluşlarından tek
çekimin gerçekleştiği işlemlerin de taksitli çekim işlemlerinin geçtiği POS üzerinden
gerçekleştirilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır (Belge 83/18-23). Anılan belgede
GARANTİ’nin söz konusu talimatının, tek çekimlerin Bonus üyesi olmayan bankanın
POS’undan geçirilmesi uygulaması sebebiyle müşterilerin Bonus kazanamadığı,
ilaveten kart sahiplerinin kampanyalara dâhil olamadığı, sadakat sisteminin ve marka
imajının zarar gördüğü, GÖSAŞ’ın ve GARANTİ’nin gelir kaybının ortaya çıktığı
gerekçelerine dayandırıldığı görülmektedir.
(244) Ayrıca, GARANTİ tarafından DENİZBANK’a gönderilen yazıda (Belge 83/5-9);
analiz edilmesi gerektiğini; iki taraflı işlem platformlarının ise her iki taraf da dikkate alınarak
incelenmesi gerektiğini belirtmektedir.
27 Yüksek Mahkeme, bu tespitine; Amex’in 2005 ila 2010 yılları arasında üye iş yeri komisyon oranlarını
arttırması ile birlikte bazı üye iş yerlerinin rakip ağlara geçmesi, bunun üzerine Amex’in komisyon
oranlarını arttırmaktan vazgeçmesi temel oluşturmaktadır. Bununla birlikte, davanın görüldüğü tarihte,
Amex’in rakiplerinin, üç milyondan fazla üye iş yeri ile anlaşması bulunduğu ve düşük komisyon
oranları teklif ederek geniş bir üye iş yerine sahip olmaları sebebiyle, rakiplerin rekabet edebilirliğinin
engellenmediğine gerekçe olarak gösterilmektedir.
22-16/265-119
96/101
“Tüm bu bilgilendirme ve hatırlatmalardaki temel amaç; Bankanızın yanı sıra
Bankamız ve diğer Platform Ortağı Bankalarımız tarafından edinilen Bonus Kart
Hamillerinin, yanıltılmaması, Bonus Kredi Kartı Programının “alsak alsak bedavaya ne
alsak” şeklindeki sloganı ile özdeşleşmiş sadakat uygulamalarından yararlanmalarını
sağlamak, herhangi bir Platform Ortağı Bankamız tarafından yapılan ve “Bonus Üye
İşyerlerinden” harcama yapılmasını özendirmek amacı ile bu üye iş yerlerinde yapılan
harcamalar üzerine kurgulanan kampanya uygulamalarında, Bonus Üye İşyeri
olmasına rağmen harcamanın başka bir üye iş yeri anlaşması yapan kuruluşa ait pos
terminali üzerinden yapılması nedeni ile kampanya kapsamı dışında kalmamasını
sağlamak; Bonus markasını ve Programını korumak amaçlanmıştır.”
ifadelerinin yer aldığı görülmektedir.
(245) Paralel olarak ALTERNATİF, DENİZBANK, FİBABANKA, ICBC, ING, ŞEKERBANK,
TEB ve TÜRKİYE FİNANS’a gönderilmek üzere GARANTİ tarafından hazırlanan
yazıda (Belge 83/18-23);
“Bonus Kredi Kartı Programının, üye iş yerleri tarafından sunulan ürünlerin kart
hamilleri tarafından taksitli olarak temin edilmesine imkân sağlarken, üye iş yerlerinin
de mal ve hizmetlerini taksitli olarak satabilmelerine imkân sağladığı, kurgulanan ödül
alt yapısı ile kart hamillerinin bu harcamaları karşılığında kimi zaman üye iş yerleri,
kimi zaman Platform Ortağı Bankalar tarafından “bonus” verilmesi ve verilen
bonusların yine üye iş yerleri nezdinde kullanılması suretiyle kendi ekosistemi
içerisinde bütünlük sağlayan bir sadakat programı haline geldiği”
belirtilmiştir. Bu duruma istinaden GARANTİ, program üyesi bankaların, üye iş
yerlerinde kart hamillerine kazandırılacak asgari Bonus puan oranlarının belirlendiği,
kazandırılacak toplam Bonus puan tutarının, Bonus platformu üyesi iş yerlerinde
Bonus marka kredi kartı ile gerçekleştirilecek toplam alışveriş cirosuna oranının (.....)
az olmaması gerektiğini belirtmektedir. Söz konusu hususlar, GARANTİ’nin Bonus
platformu üyesi bankalarla akdettiği marka paylaşım sözleşmelerinde
düzenlenmektedir.
(246) Konuyla ilgili olarak gerek GARANTİ’den gerekse de önaraştırma tarafı diğer
bankalardan, ihraç ettikleri kredi kartları ile gerçekleştirilen tek çekim ödeme
işlemlerinde, söz konusu kredi kartlarının, ait olduğu kart programına üye olmayan
başka bir bankanın POS’undan geçirilmesinin kart programı ve kart hamili
bakımından ne tür dezavantajlar oluşturabileceği hakkında açıklama talep edilmiştir.
(247) GÖSAŞ’ın cevabi yazısında özetle;
- Üye iş yerlerinin bir kart sadakat programına dahil olmak istemesinde en
önemli motivasyon kaynağının, program sahiplerinin ilgili üye iş yerinde
sağlanan avantajları duyurmak amacı ile yaptıkları gazete, TV ve radyo
reklamları ile doğrudan yapılan müşteri bilgilendirmeleri sayesinde marka
bilinirliklerinin artması ve kart sahiplerine sadakat sistemlerinin sunduğu
faydaların o iş yerinde de geçerli olduğunun duyurulması, kart müşterilerinin o
iş yerlerini tercih etmesine neden olması ve bu tercih sonucunda da müşteri
sayılarının ve iş yeri satış hacimlerinin artmasına imkan sağlaması olduğu,
- Kart hamillerinin sadakat programı tercihlerinde ise marka algısı, ücretler vb.
etkenlerin dışındaki temel motivasyonlarının, üye iş yerlerinde elde ettikleri
kıyaslanabilir kazanımlar olduğu ve bunların; sunulan artı taksitler, indirimler,
puan/mil/ödül gibi kazanımlar gibi bankalar tarafından yapılan kampanyalar
nedeni ile elde edilen menfaatler olduğu,
22-16/265-119
97/101
- GARANTİ tarafından ihraç edilen bir kredi kartı ile gerçekleştirilen tek çekim
ödeme işleminin başka bir bankanın POS’undan geçirilmesinin, hem GARANTİ
hem de kart hamili bakımından önemli maliyetlere / dezavantajlara yol açtığı
belirtilmiştir. Bununla birlikte, Kurum kayıtlarına muhtelif tarihlerde intikal eden cevabi
yazılarda konuya ilişkin genel olarak söz konusu uygulamanın gerek bankalar
nezdindeki takas gelirindeki azalma sebebiyle, gerekse de kredi kartı hamilinin ödül,
puan gibi kazanımları elde edememesi sebebiyle dezavantajlı yönlerinin
bulunduğunun belirtildiği görülmektedir. Bu anlamda konuya ilişkin olarak, bankaların
genel uygulaması ve arzusunun, sadakat programları çerçevesinde belirli
kampanyalar tanımladığı kredi kartları ile yapılan tek çekim ödemelerin kendi POS’ları
üzerinden işleme alınması yönünde olduğu söylenebilecektir.
(248) Bu çerçevede, üye iş yerlerinin sadakat sistemlerine dâhil olma istek düzeyi, kart
müşterilerine ne ölçüde fayda sağlandığına bağlı olarak değişebilecektir. Bu
bakımdan, kredi kartı pazarlarının çift taraflı işlem platformu olmasına da bağlı olarak,
üye iş yerleri için, kart hamillerinin elde edeceği faydalar kilit rol oynamakta; kart
hamilleri için de program üyesi kredi kartı hamili olmanın önemi, ilgili kredi kartıyla
ödeme kabul edebilecek üye iş yerlerinin çokluğuna ve kredi kartı kullanımından elde
edeceği kazanımlara bağlı olarak değişebilmektedir. Bu anlamda bankaların ihraç
ettiği kredi kartlarının, bir tarafta üye iş yerlerinin ödeme kabul etmesine hizmet
etmesi, bir yandan da kart hamillerinin kredi kartıyla ödeme yapmasına imkân
sağlaması hususu; bankanın her iki grup bakımından da maksimum kazanç elde
etme isteğini kaçınılmaz kılmaktadır.
(249) Buna istinaden bankalar, sadakat programları ve çeşitli stratejiler ile hem üye iş
yerleriyle anlaşma yapmak hem de tüketicilere kart vermek suretiyle gelirlerini artırma
gayreti içindedir. Bu çerçevede bankalar, ihraç ettikleri kredi kartları ile kart
hamillerine, taksitli ödeme yapabilme, ödül programlarından yararlanabilme, yurt dışı
anlaşmalı kuruluşların üye iş yerlerinde nakit ödeme yapmaksızın mal ve hizmet alımı
gerçekleştirebilme ve ilgili karta sağlanan diğer avantajlardan faydalanabilme gibi
kampanyalar sunmaktadır. Kart hamillerine sağlanan bu faydalar, yukarıda açıklanan
çift taraflı yapı sayesinde platformun diğer tarafı üye iş yerleri bakımından da bir
katma değer yaratmaktadır. Dolayısıyla gerek üye iş yerlerinin gerek kart hamillerinin,
ilgili kredi kartı ile yapılacak ödemeler kapsamında kartı ihraç eden banka tarafından
taahhüt edilen kazanımları elde etmesi önemlidir.
(250) Aksi düşünüldüğünde, üye iş yerlerinin elde edeceği fayda dikkate alınarak belirlenen
üye iş yeri komisyonu; kart hamillerinin, ilgili kredi kartına sahip olmak sayesinde
yararlanabileceği kampanyalar ve kazanacağı ödüller için katlanacağı kart aidatları
gibi ücret kalemleri anlamsız hale gelebilecektir. Bu anlamda, program ortaklığının
sağladığı ve sağlamayı vaat ettiği faydaların, rekabet kısıtına yol açmayacak ölçüde
korunması ve sürdürülebilirliğinin tesis edilmesi elzemdir.
(251) Özetle, kredi kartları ile gerçekleştirilen mal ve hizmet alımlarında, kart hamillerine,
belirli bir ödül/puan/mil/artı taksit gibi ekstra kazanımlar taahhüt edilebilmekte, bunun
için çeşitli kampanyalar oluşturulabilmektedir. Ancak bu kampanyaların hayata
geçmesi için gereken maliyetin hesaplanması ve bu kapsamda yapılacak reklam,
tanıtım vs. stratejilerin oluşturulması; kart hamillerinin yapmış olduğu harcamaların
bankalarca takip edilebilmesini zorunlu kılmaktadır. Tek çekim işlemlerin de taksitli
işlemler gibi ilgili banka POS’u üzerinden geçirilmesinin zorunlu tutulması; her ne
kadar ödeme kuruluşlarının ve dolayısıyla alt üye iş yerlerinin tek çekim ödemeleri
kabul etmek konusunda çalışabileceği banka alternatiflerini kısıtlayabilecekse de tek
22-16/265-119
98/101
çekim işlemlerin başka bir bankanın POS’undan geçirilmesi, kart hamilinin kart
ihraççısı banka tarafından taahhüt edilen ödül ve kampanyalardan yararlanamaması
sonucunu doğurabilecektir. Bu durum ise bir taraftan, sadakat programları için
kurgulanan özel kampanyaları ve bunların arkasındaki operasyonu anlamsız
kılabilecek, bir taraftan da kart hamiline taahhüt edilen faydaların yerine
getirilememesi sebebiyle ilgili kredi kartı markasının imajını zedeleyerek ihraççı
bankayı zarara uğratabilecektir. Nitekim kredi kartı markalarının oluşturulması için
yürütülen operasyonun ve yatırım kalemlerinin büyüklüğü, bankaların kart hamillerine
e-posta, SMS, telefon gibi iletişim kanalları aracılığıyla kampanyalarını duyurduğu ve
kazanımlar taahhüt ettiği hususları dikkate alındığında, bankaların uğrayabileceği
zararın ciddiyeti ortaya çıkmaktadır.
(252) Sonuç olarak, bir bankanın kredi kartı ile gerçekleştirilen tek çekim işlemlerin başka
bankanın POS’undan geçirilmesi durumunda, kart hamiline vaat edilen ödül/puan/mil
vb. kazanımların kart hamiline aktarılamaması nedeniyle, tek çekim işlemlerin de
taksitli işlemlerin geçirildiği POS üzerinden işleme alınması beklenebilecektir. Zira bu
noktada, taksitli ve tek çekim ödemelere ilişkin hizmetlerin birbirine bağlanması
sebebiyle, ödeme kuruluşları nezdinde oluşabilecek rekabet kısıtı, kart hamilleri
bakımından pozitif bir dışsallık sağlamakta, platformun kart hamili tarafına nüfuz
edecek olumlu bir değer yaratmaktadır.
(253) Bankaların yaklaşımı da ihraç ettikleri kartlarla yapılan ödemelerin farklı POS
üzerinden gerçekleşmesi halinde, bu harcamanın tespit edilerek, kart hamiline hak
ettiği ödülün kazandırılması yönündedir. Örneğin İŞ BANKASI’nın Üye İşyeri
Sözleşmesi’nde yer verilen Maxipuan Düzeltme Uygulaması ile, Üye İş Yeri’nin,
anlaşmalı olduğu diğer bankalara ait satış terminallerinden Maximum uygulamasına
dâhil kartlar ile işlem yapıldığının tespit edilmesi halinde, Üye İşyeri tarafından kart
hamiline işlem anında verilmesi gerekirken verilemeyen Maxipuan tutarlarının işlem
anından daha sonraki bir zamanda Üye İş Yeri’ne otomatik olarak borç kaydedilip kart
hamiline kazandırılmasını sağlayan bir sistemin benimsendiği görülmektedir. Paralel
şekilde GARANTİ tarafından da, kart hamillerinin böyle bir kayba uğramaması için tek
çekim işlemlerin farklı banka POS’ları üzerinden gerçekleştiğinin tespit edilmesi
üzerine kart hamiline taahhüt edilen Bonus puanın kazandırılması için bir sistem
işletildiği, ancak kimi durumlarda tespit edilemeyen işlem sebebiyle kart hamilinin
kazanımdan mahrum kalabildiği belirtilmektedir.
(254) Bağlama uygulamasının teorik zeminine dönülecek olursa, Dikey Kılavuz’un 210.
paragrafında, bağlama uygulamasının rekabet üzerindeki asıl olumsuz etkisinin,
bağlanan üründe pazarın kapatılması riski olduğu belirtilmektedir. Bağlama
uygulamasında, rekabet hukukuna ilişkin endişe, dışlayıcı davranışların
değerlendirilmesinde esası oluşturan piyasa kapama etkisine yol açmasıdır. Piyasa
kapamanın etkisi, tüketici zararı, fiyat artışı, ürün kalitesindeki ve yenilik düzeyindeki
düşüşler, mal ve hizmet çeşitliliğinde azalışlar şeklinde gerçekleşebilmektedir.
Dolayısıyla bağlama uygulaması değerlendirilirken bu tür bir etkinin söz konusu olup
olmadığı irdelenmelidir.
(255) 07.09.2006 tarih ve 06-61/822-237 sayılı Kurul kararında, bağlama uygulamasından
söz edebilmek için; bir ürünün satışının ayrı diğer bir ürünün satışına bağlanması
şeklindeki klasik şartın yanında; ürünlerin birlikte satışının ilgili sektöre etkisi, bu
sektörde faaliyet gösteren kuruluşların faaliyetlerinin zorlaştırılıp zorlaştırılmadığı ve
ortaya konan bu satış tavrının rasyonel ekonomik gerekçesinin bulunup bulunmadığı
hususlarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu anlamda, bağlama
22-16/265-119
99/101
uygulamasının varlığına kanaat getirebilmek için uygulamanın hem rekabeti kısıtlayıcı
etkisinin hem de uygulamaya ilişkin rasyonel bir gerekçenin bulunup bulunmadığının
tespit edilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, bağlama uygulamasının rekabeti
kısıtlayıcı etkisi değerlendirilmeli; ancak bu değerlendirme, bağlama davranışının ilişik
olduğu sektörden ve söz konusu davranışın rasyonel gerekçeleri olup olmadığı
hususundan bağışık olarak icra edilmemelidir.
(256) Dolayısıyla dosya kapsamındaki bağlama iddiasının Dikey Tebliğ kapsamında grup
muafiyetinden yararlanabileceği kanaatinden bağımsız olarak; tek çekim işlemlerin,
ilgili kredi kartını ihraç eden bankanın POS’u üzerinden gerçekleştirilmesi yönündeki
uygulamanın, kart hamilleri bakımından, yukarıda açıklandığı üzere olumlu etkiler
yarattığı hususu önem arz etmektedir. Bir anlamda bu uygulama, sektörde
alışılagelmiş kredi kartı sadakat programlarının işlevini yerine getirebilmesi için makul
sayılabilecek iktisadi bir gereklilikten kaynaklanmaktadır.
(257) Ayrıca, taksitli ve tek çekim ödemelerin aynı POS’tan geçirilmesinin talep edilmesi,
aynı markaya ait kredi kartına ilişkindir. Bir bankanın, başka bankanın ihraç ettiği kredi
kartıyla gerçekleştirilen tek çekim işlemlerin kendi POS’undan geçirilmesini talep
etmesi ve bu talebi ödeme kuruluşlarına dayatması gibi bir durum söz konusu değildir.
Dolayısıyla, bağlama uygulamasını gerçekleştiren bir bankanın, bu uygulamasının,
rakibi olan diğer bir bankaya pazarın kapanması sonucuna yol açtığını belirtmek, güç
olabilecektir. Zira diğer bir bankanın pazardaki faaliyetleri, bağlama uygulamasını
gerçekleştiren bankanın kredi kartı ile yapılan işlemlere değil; bizatihi kendi ihraç ettiği
kredi kartı ile yapılan işlemlere ilişkindir.
(258) Sonuç itibarıyla, dosya kapsamındaki bağlama iddiaları bakımından; İŞ BANKASI,
GARANTİ, TEB, ALTERNATİF ve DENİZBANK’ın ödeme kuruluşlarına yönelik
doğrudan veya dolaylı olarak dikey nitelikte bağlama uygulaması gerçekleştirdiği, bu
uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde rekabeti kısıtlayıcı etki
doğurma ihtimalinin bulunduğu, bununla birlikte bağlama uygulamasının dikey
nitelikte olması ve eylemi gerçekleştiren bankaların tek çekim ve taksitli ödeme
hizmetleri pazarlarındaki paylarının %30’u aşmadığı, bu kapsamda incelenen
bağlama uygulamasının Dikey Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlanabileceği, kaldı ki söz konusu uygulamanın kart hamilleri bakımından pozitif
bir dışsallık doğurduğu ve sadakat programlarından beklenen faydayı anlamsız
kılmamak adına icra edildiği düşüncesinden hareketle, ilgili uygulamaya yönelik olarak
bahsi geçen bankalar hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı
değerlendirilmiştir.
I.5.3. Genel Değerlendirme
(259) Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler ile bunlara ilişkin tespit ve değerlendirmeler bir
bütün halinde ele alındığında, öncelikle şikâyete konu hâkim durumun kötüye
kullanılmasına ilişkin ihlal iddiaları bakımından, şikâyete konu bankaların hâkim
durumda olup olmadıkları incelendiğinde, ilgili ürün pazarlarının oligopolistik özellik
göstermesi, herhangi bir teşebbüsün %30’un üzerinde pazar payına sahip olmaması,
tüketicilerin aynı anda birden fazla banka ve kart programından kart temin edebilmesi,
Bonus ve World kredi kartı programlarının görece yüksek pazar payına sahip
olmasına karşın Maximum, Bankkart, Axess, CardFinans ve Paraf kart programlarının
bunlar üzerinde rekabetçi baskı uygulamaya devam edebilmesi ve pazarda çoklu
erişim etkisinin bulunması dikkate alındığında, pazarda faaliyet gösteren herhangi bir
bankanın veya kart programının hâkim durumda olmadığı değerlendirilmiştir.
22-16/265-119
100/101
(260) Şikâyet edilen bankalar hâkim durumda olmadıklarından, sözleşme yapmanın reddi
ve fiyat sıkıştırması gibi hâkim durum temelli şikâyet konusu eylemler, mevcut dosya
kapsamında rekabet ihlali olarak nitelendirilememektedir. Öte yandan, olası tüm
rekabetçi endişelerin giderilebilmesi amacıyla iddia konusu eylemlerin gerçekleşip
gerçekleşmediği, şayet gerçekleştiyse şikâyet edilen tarafların haklı gerekçelerinin
bulunup bulunmadığı hususları incelenmiştir.
(261) Sözleşme yapmanın reddi iddiasına ilişkin olarak, şikâyet edilen bankalar hâkim
durumda kabul edilse dahi ilgili mevzuatta ve Kurul içtihadında sözleşme yapmayı
reddetme eylemine ilişkin aranan şartların herhangi birinin gerçekleştiğinin ortaya
konulamaması ve bankaların ödeme kuruluşlarını dışlama niyetini gösteren herhangi
bir belgenin de bulunmaması nedeniyle bahse konu iddiaların gerçeği yansıtmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
(262) Fiyat sıkıştırması iddiasına ilişkin olarak ise, şikâyet edilen bankalar hâkim durumda
kabul edilse bile bankalar tarafından ödeme kuruluşlarını üye iş yeri edinme
faaliyetlerinden dışlayıcı nitelikte ve nihai üye iş yerlerinden talep edilen komisyon
oranından önemli ölçüde ayrışacak şekilde üye iş yeri komisyonu talep edilmemesi,
aksine ödeme kuruluşlarının dönemler itibarıyla nihai üye iş yerlerinden daha düşük
komisyon oranları ile çalışabildiklerinin de görülmesi, bankalar tarafından talep edilen
üye iş yeri komisyon oranının genellikle TCMB tavan oranından önemli ölçüde düşük
seviyelerde olması ve ödeme kuruluşlarının bankaların tabi olduğu TCMB tavan
oranına tabi olmaması nedeniyle söz konusu iddiaların da yerinde olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
(263) Ödeme kuruluşlarının doğrudan kendi POS sistemlerinin bulunmaması ve sadece
bankalardan temin ettikleri POS’ları üye iş yerlerine kullandırabiliyor olması dikkate
alındığında, bankalar ile ödeme kuruluşları arasında bankaların sağlayıcı, ödeme
kuruluşlarının ise alıcı konumunda olduğu bir dikey ilişki söz konusudur. Ödeme
kuruluşları ile bankalar arasındaki bu ilişki Dikey Tebliğ kapsamında incelenmektedir.
(264) Tek çekim ödemelerin taksitli ödemelerin geçtiği POS’a yönlendirilmesi iddiasına
ilişkin olarak, İŞ BANKASI, GARANTİ, TEB, ALTERNATİF ve DENİZBANK’ın, ödeme
kuruluşlarına yönelik doğrudan veya dolaylı olarak anılan dikey nitelikteki bağlama
uygulamasını gerçekleştirdiği, bu uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında rekabeti kısıtlayıcı etki doğurma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmekle
birlikte, bağlama uygulamasının dikey niteliği ve eylemi gerçekleştiren bankaların tek
çekim ve taksitli ödeme hizmetleri pazarlarındaki pazar paylarının %30’u aşmaması
gibi nedenlerle söz konusu eylemin Dikey Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlanabileceği değerlendirilmiştir. Kaldı ki grup muafiyetinden yararlanmasa dahi,
söz konusu uygulamanın kart hamilleri bakımından pozitif bir dışsallık doğurduğu ve
sadakat programlarından beklenen fayda nedeniyle icra edildiği düşüncesinden
hareketle, ilgili uygulamaya yönelik olarak anılan bankalar hakkında soruşturma
açılmasına gerek olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
22-16/265-119
101/101
J. SONUÇ
(265) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Ödeme kuruluşlarına POS verilmemesi, ödeme kuruluşlarına verilen POS’ların
yurt dışı kartlarla işleme kapatılması, bazı kampanyaların ödeme kuruluşlarına
verilen POS’lara tanımlanmaması, ödeme kuruluşları ile blokeli veya ertesi gün
ödemeli çalışılmaması gibi eylemlerle tümüyle veya kısmi olarak sözleşme
yapmayı reddetmek suretiyle hâkim durumun kötüye kullanıldığı iddialarına
yönelik olarak önaraştırma tarafı teşebbüslere soruşturma açılmasına gerek
olmadığına,
- Ödeme kuruluşlarıyla yüksek üye iş yeri komisyonu oranları ile çalışılması,
ödeme kuruluşlarına farklı isimlerle ek maliyet çıkarılması gibi eylemlerle fiyat
sıkıştırması uygulamak suretiyle hâkim durumun kötüye kullanıldığı iddialarına
yönelik olarak önaraştırma tarafı teşebbüslere soruşturma açılmasına gerek
olmadığına,
- Tek çekim ödemelerin, taksitli ödemelerin işleme alındığı POS’tan işleme
alınmasının zorunlu tutulmasına yönelik uygulamanın, 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığına ve bu nedenle söz konusu uygulamaya yönelik olarak
önaraştırma tarafı teşebbüslere soruşturma açılmasına gerek olmadığına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy