Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2021-5-052 (Menfi Tespit/Muafiyet)
Karar Sayısı : 22-16/269-121
Karar Tarihi : 07.04.2022
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Cengiz ÇOLAK, Berat UZUN
B. RAPORTÖRLER : Aykut KARAGÖZ, Murat ALACALAR
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği
Temsilcileri: Av. Prof. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Av. Dilay YEŞİLYAPRAK
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No:38/8 Balmumcu-
Beşiktaş/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği
tarafından üyeleri ile paylaşılması öngörülen raporlara menfi tespit belgesi
verilmesi bunun mümkün olmaması halinde muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 14.09.2021 tarih ve
21165 sayı ile giren başvuru üzerine düzenlenen 31.03.2022 tarih ve 2021-5-052/MM
sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Başvuru kapsamında paylaşılması planlanan Yıllık Rapor-II’ye 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit
belgesi verilebileceği,
- Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I kapsamındaki bilgi paylaşımının aynı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bulunduğu ve 8. madde uyarınca menfi tespit belgesi
verilemeyeceği,
- Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I kapsamındaki bilgi paylaşımının 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesindeki koşulları karşıladığı ve söz konusu raporlara
pazardaki etkilerini görmek maksadıyla 5 yıl süreyle bireysel muafiyet
tanınabileceği
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği
(4) Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER), Türkiye’de faaliyet
gösteren her türlü iş makinaları ve bunların yedek parçalarının imalatçı ve
distribütörlerini sektörel çatı altında toplayan bir dernektir. İMDER’e üye olan
teşebbüsler ağırlıklı olarak asfalt serici, belden kırma kamyon, lastikli yükleyici, paletli
ekskavatör, kazıcı yükleyici, silindir, greyder, dozer, teleskopik taşıyıcı, mini
ekskavatör, skid-steer loader (nokta-dönüşlü yükleyici), mini yükleyici, beton
pompaları gibi iş ve inşaat makineleri ile ekipmanlarının üretim ve satışını
gerçekleştirmektedir.
22-16/269-121
2/33
(5) İMDER, üyelerinin temsil ettiği teşebbüslerin öncelikle iş makinaları üretimini,
ithalatını, ihracatını, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmetler alanını bütünü ile
kapsayan ticari faaliyetlerde bulunurken karşılaştıkları sorunların çözümü ve bu
alanlarda yapılacak her türlü düzenlemenin oluşturulmasında ilgili kuruluşlara yardım
faaliyetleri sunmaktadır. Derneğin amacı, Türkiye’de iş makinası kullanımının
yaygınlaşması, sektör ile devlet arasındaki ilişkilerin kurulması, iş makinaları
sektörünün gelişmesi, sektör ile ilgili yurt içinde ve dışında bulunan diğer kuruluşlarla
hukuka uygun olarak iş birliğinde bulunmaktır.
(6) Teşebbüslerin ve yetkili kıldıkları gerçek kişilerin İMDER üyesi olabilmek için derneğin
ana tüzüğü ile yasadaki koşulları sağlamaları koşuluyla yazılı olarak başvurmaları
akabinde, başvuruları derneğin yönetim kurulu tarafından karara bağlanmaktadır.
Başvuruları reddedilen kişiler, ret kararına karşı derneğin genel kuruluna da
başvurabilmek imkânına sahiptir ve genel kurulun verdiği kararlar kesindir. Dernek
tarafından üyelik koşullarını sağlayan tüm başvuruların kabul edildiği; yalnızca
koşulları sağlamayanların reddedildiği belirtilmiştir1. İMDER’e üye olan teşebbüslerin
listesine aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Tablo-1: İMDER Üyesi Distribütörler
İMDER Üyesi Distribütörler
1-Alfatek İth. İhr. ve Paz. A.Ş. 15-Maats İnşaat Makinaları Ltd. Şti. (MAATS)
2-Ascendum Makina Tic. A.Ş. (ASCENDUM) 16-Mann ve Hummel Filtre San. ve Tic. Ltd.
Şti.
3-Borusan Makina ve Güç Sistemleri San. ve Tic.
A.Ş. (BORUSAN)
17-Motto Danışmanlık Mühendislik ve
Teknoloji Ltd.Şti.
4-Ceren Makina İthalat İhracat Paz. Ltd.Şti. 18-Özmak Makina İth. İhr. Paz. A.Ş.
5-Cleanfıx Makina Tic. ve San. Ltd. Şti. 19-Power Tk Servis ve Sanayi ve Tic. A.Ş.
6-Cummıns Turkey Motor Güç Sistemleri Satış
Servis Ltd. Şti.
20-Sanko Makina Paz. ve Tic. A.Ş. (SANKO)
7-Çözüm Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 21-Sif İş Mak. Paz. San. ve Tic. A.Ş. (SIF)
8-Çukurova Ziraat Endüstri ve Tic. A.Ş. 22-Temsa İş Makinaları İmalat Pazarlama ve
Satış A.Ş. (TEMSA)
9-Enka Pazarlama İhracat ve İthalat A.Ş. (ENKA) 23-Uygunlar Dış Tic. A.Ş.
10-Gama Ticaret ve Turizm A.Ş. 24-Yanmar Turkey Makina A.Ş. (YANMAR)
11-Hamamcıoğlu Müesseseleri Ticaret Türk A.Ş. 25-Volvo Group Otomotıv Tic. Ltd. Şti.
12-Hasel İstif Mak. San. ve Tic. A.Ş. 26-Wacker Neuson Makina Ltd.Şti. (WACKER)
13-Kale Makina Pazarlama A.Ş. 27-Xugong İş Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.
(XCMG)
14-Karyer Ticaret Ltd. Şti. 28-Zf Servıces Türk San. ve Tic. A.Ş.
29-Zoomlion CIFA Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ZOOMLION)
Kaynak: Bildirim Formu
1 İMDER Tüzüğü’ne göre derneğe üye olabilmek için yurt içinde veya dışında; ana üretici teşebbüs
tarafından imal edilen veya ettirilen iş makinalarının Türkiye'deki genel distribütörü olan bir teşebbüste
üst düzey yönetici (Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Genel Koordinatör,
Pazarlama ve Satış Müdürü vb. görevlerde) olmak gerekmektedir. Ayrıca derneğin iki asli üyesi
tarafından üyeliğe önerilmek, tüzükte belirtilen ve Yönetim Kurulu'nun uygun gördüğü şartlara sahip
olmak gerekmektedir. Tüzel kişiliğe sahip firmalar veya firmayı temsili haiz kişilerden en fazla üç kişi
İMDER üyesi olarak kabul edilmektedir. İMDER üyelik koşullarına uyacağını taahhüt eden, İMDER Etik
Değerler Bildirgesi'ni imzalayan, iş ve inşaat makinaları sektöründe faaliyet gösteren imalatçı veya
distribütör tüzel kişiliğe sahip teşebbüsler derneğe üye olabilmektedirler. Tüzel kişiler dernekte en fazla
üç üye ile temsil edilebilirler. Bu üyeler tüzel kişi/teşebbüs adına karar vermeye yetkili ve tüzel
kişi/teşebbüs tarafından İMDER'e bildirilen ve üst düzey görevlerde bulunanlardan (Yönetim Kurulu
Üyesi, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Genel Koordinatör, Pazarlama ve Satış Müdürü vb.)
aday gösterilebilir. Üyeliğe kabul edilenler tüzükte belirtilen üyeliğe giriş ücretini ödemek ve üyeliğin
devamı müddetince yıllık aidatını ödemeyi taahhüt etmek zorundadır.
22-16/269-121
3/33
Tablo-2: İMDER Üyesi Üreticiler
İMDER Üyesi Üreticiler
1-Betonstar Makına San. ve Tic. A.Ş. 9-Hidrokon Konya Hidrolik Makine San. ve Tic.
Ltd. Şti.
2-Bosch Rexroth Otomasyon San. ve Tic. A.Ş. 10-Hidromek Hidrolik ve Mekanik Makina İmalat
San. ve Tic. A.Ş. (HMK)
3-Brısa Brıdgestone Sabancı Lastik Sanayi ve
Ticaret A.Ş.
11-Mecalac İş Makineleri San. Tic. Ltd. Şti.
4-Çukurova Makina İmalat ve Tic. A.Ş. 12-Meka İthalat İhracat Pazarlama ve Tic. A.Ş.
5-E-Berk Makina Metalurji İnşaat Turizm
Danışmanlık İth. ve Tic. A.Ş.
13-Mst İş ve Tarım Mak. San ve Tic. A.Ş.
6-Elkon Elevatör Konveyör ve Makina San. ve
Tic. A.Ş.
14-Pimakina Otomotiv İnşaat Mak. Paz. İhr. İth.
San. ve Tic. Ltd. Şti.
7-Els Lift Makina Sanayi Ticaret A.Ş. 15-Titan Makina Madencilik İnş. İmal. İth. İhr. ve
Tic. Ltd. Şti.
8-E-Mak Makine İnşaat San. ve Tic. A.Ş. 16-Tünelmak İş Makineleri Sanayi ve Ticaret
A.Ş.
Kaynak: Bildirim Formu
Tablo-3: İMDER Üyesi Hem Üretici Hem Distribütör Olanlar
İMDER Üyesi Hem Üretici hem Distribütör Olanlar
Putzmeister Makine San. ve Tic. A.Ş.
(PUTZMEISTER)
Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. (TÜRK
TRAKTÖR)
Kaynak: Bildirim Formu
(7) İMDER üyesi 29 adet distribütör, 16 adet üretici, 2 adet hem distribütör hem üretici
teşebbüs bulunmaktadır. İş ve inşaat makineleri pazarında İMDER üyesi olmayan
teşebbüsler de bulunmaktadır. Bununla birlikte, İMDER üyeleri pazarın yaklaşık
%95’ini oluşturmaktadır.
(8) İMDER üyesi olmayan ve görece yüksek pazar payına sahip olduğu ifade edilen
teşebbüsler Tablo-4’te gösterilmiştir.
Tablo-4: İMDER Üyesi Olmayan Teşebbüsler
İMDER Üyesi Olmayan Teşebbüsler
Liebherr Makine Ticaret Servis Ltd. Sti.
TSM GLOBAL Turkey Makina Sanayi ve Ticaret
A.Ş.
Kaynak: Cevabi Yazı
(9) İMDER’in üyesi oldukları birliklerin listesine aşağıda yer verilmektedir.
Tablo-5: İMDER’in Üyesi Olduğu Birlikler
İMDER’in Üyesi Olduğu Birlikler
Makina İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu
Yollar Türk Milli Komitesi
Cece- Comittee For European Construction Equipment
Era European Rental Association
Kaynak: Bildirim Formu
G.2. Sektör Hakkında Bilgi
(10) İş ve inşaat makinaları; insanların iş yapabilme kabiliyetini artıran ve daha kısa sürede
daha büyük işler yapılabilmesini sağlayan makinalar olarak tanımlanmaktadır. Sektör;
malzeme, üretim yöntemi, yakıt, otomasyon, verimlilik, çevre, iş güvenliği vb.
açılardan çeşitli üretim teknolojilerinin uygulandığı makina sanayinin bir alt koludur.
Bu sanayi kolu, yatırıma yönelik faaliyet gösteren bayındırlık, inşaat, altyapı, üstyapı,
madencilik, taş ocakçılığı, geri dönüşüm, sanayi ve endüstriyel tüm yatırımların
22-16/269-121
4/33
gerçekleşmesinde önemli bir rol oynamakta olup ülkedeki genel yatırımların2 önemli
bir bölümünü oluşturmaktadır. Sektörde yer alan ürün grupları aşağıdaki gibidir:
- Ağır İş Makineleri ana grubunda yer alan kazıcılar (ekskavatör),
yükleyiciler, kazıcı yükleyiciler (backhoe ya da bekoloder), dozerler,
greyderler ve silindirler
- Beton Makine ve Ekipmanları ana grubunda yer alan beton pompası,
beton mikseri, beton püskürtme makinesi, beton santralleri
- Asfalt, Yol, Tünel ve Maden Ekipmanları ana grubunda yer alan asfalt
kazıma makinesi, asfalt plenti, asfalt serme makinesi, kaya kamyonu,
skreyper, TBM (Tünel Açma Makinesi)
- Kule vinç ve mobil vinçler
- Kırma, Eleme Makine ve Tesisleri
- Mini Kompakt Makineler ana grubunda yer alan mini ekskavatör, mini
silindir, mini yükleyici, skid-steer loader, mini damper
- Yedek Parça grubunda yer alan filtre, lastik, motor, enerji destek
üniteleri, hidrolik pompalar, hidrolik sistemler, hidrolik kırıcılar, aktarma
organları, yürüyüş grupları, kova ve ataşmanlar
(11) Mayıs 2021 tarihli İnşaat ve Madencilik ve Makine Sektörleri Etkileşimi Raporu’nda3
(Sektör Etkileşimi Raporu), kalite ve performans, üretim maliyeti, zamanında üretim-
teslim, yeni teknolojilere uyum, satış sonrası hizmetlerin etkinliği ve marka
konumlandırması sektördeki rekabetin unsurları olarak sayılmaktadır.
(12) Türkiye’de iş ve inşaat makineleri iç pazar talebinin %55’i distribütörler, %45’i ise
üreticiler tarafından karşılanmakta ve ülkede üretilen ürünlerin yaklaşık %45’i ihraç
edilmektedir. Türkiye, iş ve inşaat makineleri sektöründeki üretim değeri bakımından
2019 yılı itibarıyla Avrupa’da 7. dünyada ise 11. sırada konumlanmıştır. Öte yandan,
Türkiye iş ve inşaat makineleri pazarı Çin ve Hindistan'dan sonra en hızlı büyüme
oranına sahip pazar olarak öne çıkmaktadır.
(13) Sektör Etkileşimi Raporu’nda yer aldığı üzere, iş ve inşaat makineleri sektörünün
neredeyse tüm ana oyuncuları Türkiye’de faaliyet gösterdiğinden, ürünlerin kullanım
ömürleri uzun vadeli ve alıcılar tarafında değiştirme sıklığı düşük olduğundan
teşebbüsler arası rekabet oldukça yüksektir. Yalnızca imalat alanında değil satış
sonrası hizmetler alanında da firmalar birbiriyle rekabet halindedir. İş ve inşaat
makineleri endüstrisi sermaye ağırlıklı bir sektör olduğundan pazara giriş tehdidi
düşüktür. Bu pazara girmek isteyen firmaların yapacakları yatırım miktarlarına karşın
yatırımın geri dönüş süresi sektörün doygunluk seviyesine ulaşmasından dolayı
oldukça uzundur. Sektörde marka bilinirliği ve marka güveni önemli olduğundan, yeni
marka olarak sektöre girebilmek uzun zaman ve yüksek maliyetlere mâl olmaktadır.
Yeni ve küçük firmalar bu sektöre üretim yerine yalnızca ticaret yapmak için bile
girecek olsa, bu sektörde yer edinmek oldukça zaman ve güven gerektirmektedir.
(14) Bununla birlikte, Bildirim Formu’nda iş ve inşaat makineleri pazarına girişte herhangi
bir yasal veya ekonomik giriş engeli bulunmadığı, bunun yanında, iş ve inşaat
makineleri sanayi malları olarak değerlendirildiğinden ve sanayi ürünleri için satış
2 2020 itibarıyla son on yılda gerçekleştirilen baraj, hızlı tren, 3. köprü, 3. havalimanı gibi projelerde iş
ve inşaat makinelerinin öneminin tekrar gündeme geldiği belirtilmektedir.
3 Söz konusu rapor, Makine İhracatçıları Birliği’nce, Türkiye Makina Federasyonu ile yürütülmekte olan
sektörel araştırmalar kapsamında İMDER tarafından hazırlanmıştır.
22-16/269-121
5/33
sonrası hizmet yönetmeliği bulunmadığından, pazara girip faaliyet göstermek isteyen
teşebbüslerin katlanması gereken ek bir maliyetin de bulunmadığı belirtilmektedir.
Pazara son yıllarda PUTZMEISTER, TÜRK TRAKTÖR4, XCMG, YANMAR, Zoomlion
Heavy Industry Science and Technology Co., Ltd. (ZOOMLION) gibi firmaların giriş
yapmış olması da giriş engellerinin bulunmadığına işaret etmektedir. Ayrıca
teknolojinin gelişimiyle inovasyonun ön plana çıktığı bu sektöre girişlerin de mümkün
olduğu ifade edilmektedir.
G.3 İMDER Tarafından Planlanan Bilgi Değişimi Uygulaması
G.3.1 Paylaşıma İlişkin Genel Bilgiler
(15) İMDER tarafından yapılan başvuru esas itibarıyla İMDER tarafından üyeleriyle
“İmderonline” adlı platform üzerinden çeşitli şekillerde iş ve inşaat makinaları satış
adedi ve kiralama adedi bilgilerinin paylaşılmasına ilişkin olup söz konusu
uygulamaya katılım isteğe bağlıdır. Bu kapsamda İMDER, sektöre ilişkin
öngörülebilirlik sağlamak ve kamu otoritelerine gerekli bilgileri sunmak amacıyla;
üyelerden verileri alarak bağımsız bir firma olan Amatis Yazılım ve Bilişim Çözümleri
San. ve Tic. Ltd. Şti. (AMATİS) vasıtasıyla veri aktarımı gerçekleştirmek istemektedir.
(16) İmderonline platformu üzerinden paylaşılması öngörülen, aşağıda yer verilen raporlar,
çeşitli alt kırılımlar ile İMDER üyelerinin iş ve inşaat makinalarının satış ve kiralama
adedi bilgilerini içermektedir. Raporları (i) aylık iş ve inşaat makinalarına ilişkin satış
adedi bilgilerini derleyen rapor, (ii) yıllık iş ve inşaat makinalarının satış adedini içeren
rapor ve (iii) yıllık iş ve inşaat makinelerinin kiralama adedini içeren rapor olmak üzere
üç başlık altında ele almak mümkündür. Paylaşılması planlanan bilgilerin kapsamına
genel itibarıyla aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo-6: İMDER Tarafından Paylaşılan ve Paylaşılması Planlanan Raporlar
Raporlar
Paylaşılan
Bilgi
Alt Kırılım
Coğrafi
Bakımdan
Teşebbüs/Toplu
Bazda
Aylık/Yıllık
Bilginin
Yaşı
Aylık
Rapor
Satış Adedi Büyüklük Türkiye Toplu Aylık
Biten ayın
sonunda
Yıllık
Rapor-I
Satış Adedi Büyüklük İl Toplu Yıllık
3 Ay
Eskitilerek
Yıllık
Rapor-II
Kiralama
Adedi
Uzun/Kısa
Dönem
Türkiye Toplu Yıllık
3 Ay
Eskitilerek
Kaynak: Bildirim Formu
(17) Anılan raporlarda öncelikle (i) makine grubu başlığı altında bir alt kırılıma yer
verilmektedir. Bunlar; ataşman, kırma eleme, makine, mini makine ve diğer
şeklindedir. Akabinde her bir makine grubu (ii) sınıf bazında ikinci bir alt kırılım
içermektedir. Örneğin, makine grubu bazındaki ataşman alt kırılımı, sınıf bazında
"hidrolik delici" ve "hidrolik kırıcı" olarak ikinci bir alt kırılım teşkil etmektedir. Sınıf
bazındaki alt kırılım ise (iii) büyüklük başlığı altında üçüncü bir alt kırılıma
ayrılmaktadır. Örneğin, hidrolik kırıcı sınıfı çalışma ağırlığına göre, hidrolik kırıcı, beko
loder kırıcıları, mini makine kırıcıları ve diğer olarak ayrılmaktadır. Raporlarda
paylaşılan bilgilerin hangi alt kırılımlara göre paylaşılacağının bir örneği Tablo-7’de
yer almaktadır:
4 Türk Traktör 2020 öncesinde kazıcı-yükleyici türündeki makinelerin distribütörlüğünü yaparken 2020
yılından itibaren bu ürünlerin yerli üretimine başlamıştır.
22-16/269-121
6/33
Tablo-7: Bilgisi Paylaşılan Ürünlerin Alt Kırılımları
Makine Grubu Sınıf Büyüklük
Ataşman
Hidrolik Delici Hidrolik Delici
Hidrolik Kırıcı
Beko Loder Kırıcıları
(250‐450 kg.)
Diğer
(Çalışma ağırlığı >450 kg.)
Hidrolik Kırıcı
Mini Makine Kırıcıları
(Maksimum 250 kg.)
Kaynak: Bildirim Formu
(18) Kiralama adetlerinin paylaşılacağı Yıllık Rapor-II’de ise kiralama adetlerini otuz
günden uzun ve kısa döneme ayıran ilave bir alt kırılım daha olacaktır. Bunlara ek
olarak raporların esas olarak geçmişe yönelik satış ve kiralama adedi verilerini
içereceği, raporlarda teşebbüslerin bireysel verilerine yer verilmeyeceği ifade
edilmektedir. Öte yandan İMDER yetkililerinin, uygulamaya gönüllü olarak katılım
sağlayan üyelerini verilerin giriş tarihleri hakkında bilgilendireceği bildirilmektedir.
Platforma üye olan üyeler veri girişlerini belirtilen tarih aralığında, kullanıcı bilgileri ile
sisteme giriş yaparak gerçekleştirecektir. İMDER, üyeleri tarafından sisteme girilen
bireysel verileri göremeyeceğini, yetkilerin yapacakları işlemin toplanan verileri
sisteme aktarmayla sınırlı olacağını ve sistemin yönetilmesi, raporların açıklanması
sürecinin bağımsız üçüncü taraf bir firma olan AMATİS tarafından yürütüleceğini ifade
etmektedir. Bununla birlikte İMDER’in talep olması halinde, ücreti ödenmek kaydıyla,
söz konusu raporları belirli bir ücret karşılığında İMDER üyesi olan veya olmayan
gerçek/tüzel kişiler, üniversiteler, araştırma kuruluşları gibi paydaşlar ile de
paylaşacağı ifade edilmektedir. İMDER gönüllü olarak katılım sağlamayan üye
teşebbüsler dışındaki paydaşlardan her yıl İMDER Yönetim Kurulu kararıyla
belirlenen yıllık aidat bedeli5 karşılığında raporların tamamını paylaşacaktır. Yalnızca
belirli raporların talep edilmesi halinde, talep edilen rapor sayısı ve talebin süresine
bağlı olarak yıllık aidat bedeli üzerinden hesaplama yapılarak ücret belirlenecektir.
İMDER, oluşturulacak raporların üye teşebbüslerle paylaşılmasında sunulacak
fiyatların üçüncü kişilere göre daha avantajlı veya ücretsiz olabileceğini bildirmektedir.
Ayrıca, bilgi değişimine konu yıllık raporların daha az ayrıntı içeren versiyonlarının
internet sitesinden paylaşılarak kamuya açık hale getirileceği bildirilmektedir.
Dolayısıyla ilgili raporlara müşteriler ve diğer üçüncü kişilerin de erişimi mümkün
olacaktır.
(19) İMDER tarafından planlanan bilgi değişimi uygulamasının;
- İMDER üyesi teşebbüslerin pazardaki pozisyonlarını görebilmesini ve
faaliyetlerini geliştirmeye yönelik rekabetçi davranışlarda bulunabilmesini,
- Üye teşebbüslerin her yılın sonunda sağlanan verileri dikkate alması suretiyle
bir sonraki yıl için satın alma yatırım ve planlamasını yapmasını,
- Teşebbüslerin pazar taleplerini karşılayabilmesini (doğru ürünlerin zamanında
siparişlerinin verilebilmesi, sağlıklı stok yönetiminin yapılması, makina
bulunurluğunun artması suretiyle),
5 2021 yılı için aidat bedelinin (.....) TL olduğu bildirilmiştir.
22-16/269-121
7/33
- Müşteri beklentilerinin yoğunlaştığı alanın tespiti ile teşebbüslerin
üretimlerini/siparişlerini sağlıklı bir şekilde planlayabilmesini,
- Ürün talebinin ve talep eğiliminin analiz edilebilmesi sonucunda pazarlama
aksiyonlarını alabilmesini
sağlayabileceği ifade edilmiştir.
(20) İMDER tarafından paylaşılması planlanan bilgilerin derlendiği raporlar özelindeki
ayrıntılara aşağıdaki başlıklar altında yer verilmektedir.
Aylık İş ve İnşaat Makinalarına İlişkin Satış Adedi Bilgilerini Derleyen Rapor
(Aylık Rapor)
Tablo-8: İMDER Tarafından Paylaşılan ve Paylaşılması Planlanan Aylık Raporlar
Raporlar
Paylaşılan
Bilgi
Alt Kırılım
Coğrafi
Bakımdan
Teşebbüs/Toplu
Bazda
Aylık/Yıll
ık
Bilginin
Yaşı
Aylık
Rapor
Satış Adedi Büyüklük Türkiye Toplu Yıllık
Biten ayın
sonunda
Kaynak: Bildirim Formu
(21) Aylık Rapor'da satış adedi verileri, biten ayın sonunda teşebbüs bazında bilgi
içermeden ve ülke çapında toplulaştırılmış olarak kullanıcıların bilgisine sunulacaktır.
Aylık Rapor’da en az beş teşebbüsün katılımının sağlandığı ve katılımcıların hiçbirinin
verisinin konsolide veri içerisindeki ağırlığının %25’in üzerinde olmadığı durumda
satış adedi verileri paylaşılabilecektir. Satış adetlerine ilişkin veriler, makine grubu,
sınıf ve büyüklük kriterlerine göre alt kırılımlarda izlenecektir.
Yıllık İş ve İnşaat Makinalarına İlişkin Satış Adedi Bilgilerini Derleyen Rapor
(Yıllık Rapor-I)
Tablo-9: İMDER Tarafından Paylaşılan ve Paylaşılması Planlanan Raporlar
Raporlar
Paylaşılan
Bilgi
Alt Kırılım
Coğrafi
Bakımdan
Teşebbüs/Toplu
Bazda
Aylık/Yıllık
Bilginin
Yaşı
Yıllık
Rapor-I
Satış
Adedi
Büyüklük İl Toplu Yıllık
3 Ay
Eskitilerek
Kaynak: Bildirim Formu
(22) Yıllık iş ve inşaat makinalarına ilişkin satış adedi bilgilerini derleyen raporun, il
bazında ve teşebbüs bilgisi içermeksizin üç ay eskitilmek suretiyle derleneceği
bildirilmektedir. İMDER tarafından il bazındaki satış adedi verilerinin yıllık olarak
toplanması ve her yıl Nisan ayının başında yayımlanması öngörülmektedir. Yıllık satış
adetlerine ilişkin veriler de makine grubu, sınıf ve büyüklük kriterlerine göre alt
kırılımlarda izlenecektir. Aylık Rapor için söz konusu olan en az beş katılımcı ve
katılımcıların konsolide veri içindeki ağırlığının %25’in üzerinde olmaması şartı Yıllık
Rapor-I için söz konusu değildir.
Yıllık Kiralama Adetlerine İlişkin Bilgileri Derleyen Rapor (Yıllık Rapor-II)
Tablo-10: İMDER Tarafından Paylaşılan ve Paylaşılması Planlanan Raporlar
Raporlar
Paylaşılan
Bilgi
Alt Kırılım
Coğrafi
Bakımdan
Teşebbüs/Toplu
Bazda
Aylık/Yıll
ık
Bilginin
Yaşı
Yıllık
Rapor-II
Kiralama
Adedi
Uzun/Kısa
Dönem
Türkiye Toplu Yıllık
3 Ay
Eskitilerek
Kaynak: Bildirim Formu
(23) İMDER tarafından paylaşılması öngörülen kiralama adetlerini içeren rapor, yıl
bazında, Türkiye genelinde toplulaştırılmış olarak ve 3 ay eskitilerek paylaşılacaktır.
Kiralama adetlerine ilişkin veriler, makine grubu, sınıf ve büyüklük kriterlerine ek
22-16/269-121
8/33
olarak uzun/kısa dönem6 alt kırılımında izlenecektir. Yıllık Rapor-II için de aynı şekilde
olan en az beş katılımcı ve katılımcıların konsolide veri içindeki ağırlığının %25’in
üzerinde olmaması şartı geçerli değildir.
G.4. İlgili Pazar
G.4.1 İlgili Ürün Pazarı
(24) Rekabet hukukunda pazar tanımı, teşebbüsler arasındaki rekabetin sınırlarını tespit
etmekte kullanılan bir araçtır. İlgili pazar, ürün ve coğrafi pazar olmak üzere iki temel
boyuttan oluşmaktadır. Pazarı hem ürün hem de coğrafi bölge boyutlarıyla
tanımlamaktaki amaç, teşebbüslerin davranışlarını sınırlama ve etkin bir rekabetçi
baskıdan bağımsız olarak davranmalarını önleme gücüne sahip rakiplerin ortaya
çıkarılmasıdır.
(25) İlgili ürün pazarının belirlenmesinde talep ikamesi ve arz ikamesine göre
değerlendirme yapılmaktadır. Talep ikamesinin değerlendirilmesi, tüketici gözünde
ilgili ürünün yerine geçer kabul edilen başka ürünlerin belirlenmesini gerektirmektedir.
Bir ilgili ürün pazarı tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri
bakımından birbiriyle değiştirilebilir veya ikame edilebilir olarak kabul edilen bütün mal
veya hizmetlerden oluşan pazarları kapsamaktadır.
(26) Bildirim işlem, iş ve inşaat makinelerinin satış ve kiralama adetlerinin derlenerek
paylaşılmasına ilişkindir. Kurulun sektöre ilişkin kararlarından; 19.10.1999 tarihli ve
99-48/528-333 sayılı Kurul kararında, Nema ile Karl Schaeff arasında yapılan tek
elden dağıtım anlaşmasına menfi tespit verilmesine ilişkin talep değerlendirilmiş ve
ilgili ürün pazarı bakımından "İş ve inşaat makineleri pazarı” olarak ele alınmıştır. İş
ve inşaat makinelerine ilişkin ise; “kaldırma, istifleme, yükleme makineleri, beton
karıştırıcı, arazöz, süpürme ve çöp toplama cihazları, forklift, dozer, greyder,
skreyper, ekskavatör vb. araçlarla özel tertibatlı motorlu taşıtlar, palanga, vinç, gemi
vinci, maçuna, toprak maden, cevher taşıma, kazma, sıkıştırma işlerinde kullanılan
makineleri kapsamaktadır" şeklinde açıklamalar yapılmıştır.
(27) Kurulun bir devralma işlemini değerlendirdiği kararında7 ise, inşaat ekipmanları pazarı
şeklinde bir tanımlama temelinde işlem taraflarının faaliyetlerinin (i) ekskavatör ve (ii)
yükleyici alt segmentlerinde yatay olarak örtüştüğü tespiti yapılmıştır.
(28) Diğer yandan İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında
“Ancak inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif
pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif
tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı
yapılmayabilir.” ifadeleri yer almaktadır. Bu çerçevede, dosya kapsamındaki tespit ve
değerlendirmeler “iş ve inşaat makineleri” ekseninde yapılmakla birlikte, kesin bir ilgili
ürün pazarı tanımı yapılmamıştır.
G.4.2. İlgili Coğrafi Pazar
(29) Bildirim konusu işlem, Türkiye genelinde uygulamaya konulacak olup bilgi değişiminin
konusu ürünler açısından giriş koşulları, tedarik kaynakları ile dağıtım ve pazar
koşullarının bölgesel farklılıklar göstermemesi nedeniyle, ilgili coğrafi pazar “Türkiye”
olarak tanımlanmıştır.
6 Uzun dönem kiralama adetleri otuz günün üzerinde bir süreyle kiralamaya konu olan iş ve inşaat
makinalarının kiralanma adetlerini ifade ederken; kısa dönem kiralama adetleri otuz günden daha az
bir süreyle kiralanan makinaların adetlerini ifade etmektedir.
7 01.04.2021 tarihli ve 21-18/221-93 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
9/33
G.5. İMDER ile Yapılan Görüşme
(30) İMDER temsilcileri ve yetkileri ile 01.12.2021 tarihinde çevrimiçi yapılan görüşmede
özetle;
- İş ve inşaat makinaları sektörünün otomotiv sektörüne benzeyen bir yapıya
sahip olduğu, üretici ve distribütörler tarafından üretilen ürünleri kapsadığı, söz
konusu ürünlerde kullanılan ataşmanlar sayesinde ürünün özelliğinin
değişebildiği, iş ve inşaat makinaları sektöründe de otomotiv sektörüne paralel
olarak iş makinalarının taşıdıkları yük, kapasite, kullanım amaçlarına göre iş ve
inşaat makinalarının kullanım alanlarının değişebildiği, dolayısıyla makinalarda
kullanılan ataşmanlara göre makinaların kullanım alanlarının farklılaşabildiği,
- İş makinaları sektörünün bayi ağı yapılanmasına sahip ve marka içi rekabetin
olduğu, ithalat ve ihracatın olduğu, distribütörlerin pazara kolaylıkla girebildiği,
giriş engellerinin olmadığı bir pazar yapısına sahip olduğu,
- İMDER’in, Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), Otomotiv Sanayi Derneği
(OSD), Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) gibi derneklerin bir
birleşimi şeklinde hem üretici, hem distribütör hem de yedek parça hizmeti
sağlayan teşebbüsleri bir arada toplayan bir dernek olduğu,
- İMDER tarafından paylaşılacak verilerin Türkiye genelinde sadece geçmişe
yönelik adet verisi ile sınırlı olacağı,
- Paylaşılan verilerin pazarın mevcut gidişatının belirlenebilmesi ve bu
doğrultuda teşebbüslerin faaliyet ve yatırımlarına yön vermesine yardımcı
olunabilmesi amacını taşıdığı,
- Paylaşıma konu bilgileri sektör bazında paylaşabilecek TÜİK gibi bir Kurum
bulunmadığı, bu alanda bu verileri sağlayabilecek tek birliğin İMDER olduğu,
bu sebeple bilgi paylaşımının önem arz ettiği,
- İMDER tarafından sağlanacak bir diğer raporun il bazında düzenleneceği, il
bazında düzenlemesi planlanan raporun, ilgili ile yönelik talebi görebilmek,
müşterileri satışın yapıldığı en yakın yere yönlendirebilmek noktasında önem
arz ettiği,
- İMDER tarafından sağlanacak satış verilerinin geleceğe öngörü
sağlamayacağı,
- Üretici ve distribütörler tarafından doğrudan kiralama yapılabildiği, kiralama
verilerinin pazarın ihtiyacını ve potansiyelini tespit etmek açısından gerekli
olduğu, İMDER tarafından paylaşılacak raporda finansal kiralamacılar
tarafından yapılacak kiralamalara ait verilerin sağlanmayacağı,
- Geçmiş aydaki verilerin paylaşılmasının pazarın yapısını gösterebilmek ve
uzun dönemli planlamalara müdahale edebilmesini sağlamak noktasında önem
arz ettiği, pazarın değişken yapısının aylık veri paylaşılmasını gerektirdiği,
- Paylaşılan verilerin rekabeti kısıtlayacak şekilde geleceğe yönelik bir öngörü
oluşturmadığı, sektörün talebinin görülmesini sağladığı
hususları ifade edilmiştir.
22-16/269-121
10/33
G.6. Değerlendirme
(31) Bildirim konusunu, İMDER üyesi teşebbüslere ait iş ve inşaat makinalarının satış
adedi ve kiralama adedi bilgilerinin, grup, sınıf, nitelik alt kırılımlarında toplulaştırılarak
AMATİS aracılığıyla paylaşılması oluşturmaktadır. Bildirime konu uygulamanın
esasının teşebbüsler arasındaki bilgi değişimi olması nedeniyle öncelikle rekabet
hukuku kapsamında bilgi değişimine ilişkin genel çerçeveye ve mevcut başvuruya
benzer nitelikteki geçmiş Kurul kararlarındaki yaklaşıma yer verilmektedir.
G.6.1 Bilgi Paylaşımına İlişkin Genel Çerçeve
(32) Rakipler arası bilgi değişiminin ihlal niteliğinin belirlenmesi rekabet hukukundaki
tartışmalı alanlardan birisini oluşturmaktadır. Zira bilgi değişimi, rekabetin kısıtlanması
sonucunu doğurabileceği gibi, teşebbüslerin ve tüketicilerin daha etkin karar
almalarına imkân tanıma potansiyeline de sahiptir. Teşebbüsler arasındaki bilgi
değişimi, çeşitli etkinlik kazanımları ortaya çıkarabilmektedir. Örneğin bilgi değişimi,
taraflar arasında bilgi asimetrisi sorununu ortadan kaldırabilmektedir. Ayrıca,
teşebbüslerin, kendilerini rakipleriyle kıyaslamalarına imkân sağlayarak etkinliklerini
arttırabilmektedir. Bunun yanı sıra, bilgi paylaşımı, teşebbüslerin, stoklarını
azaltmasına, kolay bozulabilen ürünlerini tüketicilere daha hızlı ulaştırmasına ya da
talebin istikrarsızlığından kaynaklanan maliyetlerini düşürmesine de yardımcı
olabilmektedir. Araştırma maliyetleri azalan ve seçenekleri artan tüketiciler bu
durumdan doğrudan fayda sağlayabilmektedir8.
(33) Ancak, bilgi paylaşımı özellikle, teşebbüslerin, rakiplerinin pazar stratejileri hakkında
bilgi sahibi olmalarını sağladığı durumlarda rekabetin kısıtlanmasına neden
olabilmektedir. Bu tür bilgi değişimleri pazardaki geleceğe ilişkin belirsizlikleri
azaltarak piyasanın öngörülebilirliğini arttırmakta, bu da nihayetinde teşebbüsler
arasında koordinasyona yol açabilmektedir. Hatta rakipler arası bilgi değişimi,
tarafların birbirlerinin faaliyetlerini kontrol etme aracı olarak kullanılmak suretiyle fiyat
tespiti, arz kısıtı gibi üst anlaşmaların delili olarak kabul edilebilmektedir9.
(34) Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz’un (Kılavuz) 58. paragrafında, “bilgi
değişiminin rekabet üzerindeki olası etkileri, her somut olayın kendine has özellikleri
bağlamında incelenmelidir”10 açıklamasına yer verilmiştir. Bilgi değişiminin, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlama etkisinin bulunması için,
fiyat, üretim miktarı, ürün kalitesi, ürün çeşitliliği ya da inovasyon gibi rekabet
parametrelerinden en az biri üzerinde olumsuz etki doğurabilecek nitelikte olması
gerekmektedir. Bilgi değişiminin rekabet üzerindeki etkisi; pazarın yoğunlaşma
derecesi, şeffaflığı, istikrarı, karmaşıklığı ve pazardaki teşebbüslerin benzerliği
(simetri) gibi pazarın yapısına ilişkin unsurlar ile pazarı rakipler arası koordinasyona
elverişli hale getirebilmesi nedeniyle paylaşılan bilginin niteliğine bağlıdır11.
(35) Pazarın özellikleri bakımından öncelikle pazarın şeffaflığı ele alındığında bilgi değişimi
şeffaflığı artırarak, fiyat, miktar, talep, maliyetler gibi rekabete duyarlı unsurlara ilişkin
belirsizlikleri azaltabilmektedir. Bu durumda yeterince şeffaf pazarlarda teşebbüsler
8 Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz, Para. 42.
9 08.02.2002 tarih ve 02-07/57-26 sayılı Gübre kararı, 06.09.2002 tarih ve 02-53/685-278 sayılı Yonga
Levha kararı, 24.02.2004 tarih ve 04-16/123-26 sayılı Seramik kararı.
10 Kılavuz’un 56.vd. paragraflarına göre, piyasada rekabeti kısıtlama amacıyla yapılan her türlü bilgi
değişiminin, etkisine bakılmaksızın rekabeti kısıtladığı kabul edilir. Bilgi değişiminin rekabeti kısıtlama
amacı olup olmadığının değerlendirilmesinde bilgi değişiminin, doğası gereği rekabetin kısıtlanmasına
yol açıp açmayacağı değerlendirilecektir. Geleceğe yönelik planlara ilişkin bir bilgi değişiminin amaç
yönünden rekabeti kısıtlama ihtimali, mevcut verilerin değişimine kıyasla daha fazladır.
11 Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz, Para. 43.
22-16/269-121
11/33
işbirlikçi sonuca daha kolay ulaşabilecektir. Bilgi değişimi öncesinde pazarın şeffaflık
düzeyi ne kadar düşükse, bilgi değişiminin rekabeti bozucu etkisi o kadar yüksek
olacaktır. Pazarın şeffaf hale gelmesine fazla katkıda bulunmayan bir bilgi değişiminin
rekabeti kısıtlama olasılığı, pazardaki şeffaflığı önemli ölçüde artıran bir bilgi
değişimine kıyasla daha düşüktür. Dolayısıyla, pazarın bilgi değişimi öncesi ve
sonrasındaki şeffaflık düzeyi ile bilgi değişiminin bu düzeyi nasıl değiştirdiği, bilgi
değişiminin rekabeti kısıtlayıcı etki doğurma olasılığının belirleyici unsurudur. Bu
bağlamda dikkat edilmesi gereken nokta, teşebbüslerin mevcut bilgiyi, rakiplerinin
davranışlarını öngörmek için ne ölçüde kullanabileceğinin belirlenmesidir.
(36) Pazarın yapısına ilişkin diğer önemli bir unsur pazarın yoğunlaşma derecesidir. Dar
oligopollerde, az sayıda teşebbüsün koordinasyon koşulları konusunda uzlaşmasının
ve anlaşmadan sapmaların izlenmesinin kolay olması nedeniyle işbirlikçi sonuçların
gerçekleşme olasılığı daha yüksektir. Dolayısıyla, dar oligopollerde, bilgi değişiminin
rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol açma olasılığı, diğer oligopollere kıyasla daha fazladır.
(37) Öte yandan teşebbüslerin, karmaşık bir pazar yapısında, işbirlikçi sonuca ulaşmaları
daha zor olup işbirlikçi sonuçların ortaya çıkma olasılığı, arz ve talep koşullarının
görece daha az değişken olduğu, diğer bir deyişle istikrarlı olduğu pazarlarda daha
yüksektir. Yine teşebbüslerin maliyetler, talep, pazar payları, ürün yelpazesi, kapasite
gibi açılardan benzer olduğu simetrik pazar yapılarında, teşebbüslerin rekabetçi
güdüleri de benzer olacağından, bilgi değişimi teşebbüsler arası koordinasyon
ihtimalini artırmaktadır.
(38) Diğer yandan konuya bilginin niteliği bakımından yaklaşıldığında öncelikle değişilen
bilginin rekabete duyarlı (stratejik) bilgi olup olmadığının değerlendirilmesi önem
taşımaktadır. Pazardaki belirsizliği azaltan stratejik verilerin rakipler arasında
değişiminin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girmesi, başka türlü bilgilerin
değişimine kıyasla daha muhtemeldir. Genel olarak fiyata, miktara, müşterilere,
maliyetlere, cirolara, satışlara, alımlara, kapasiteye, ürün niteliklerine, pazarlama
planlarına, risklere, yatırımlara, teknolojilere, AR-GE programlarına ilişkin ve benzeri
bilgilerin rekabete duyarlı olduğu kabul edilmekte ve bu tür verilerin paylaşılması,
tarafların rekabetçi güdülerinin azaltılması suretiyle rekabeti kısıtlayıcı etkiler
doğurabilmektedir. Öte yandan, verilerin stratejik açıdan önemi, bilgi değişiminin
sıklığı ve pazarı kapsama derecesi ile verilerin toplulaştırılmış olup olmadığı ve
güncelliği gibi faktörlere de bağlıdır. Bilgi ticari sır olmaktan uzaklaşıp kamuya mal
olacak bir bilgi niteliği taşıdığında, bireysel özellik taşımak yerine toplulaştırılmış
olduğunda, geleceğe yönelik olmayıp geçmiş verilere dayandığında rekabeti bozucu
etkilerinin sınırlı olduğu kabul edilmektedir. Bilgi değişiminin sıklıkla gerçekleşmesi
piyasadaki teşebbüslerin bu bilgilere göre davranışlarını değiştirmesini
kolaylaştıracağından bilginin değişim sıklığı da değerlendirmede dikkate alınmaktadır.
(39) Bu çerçevede önemli olan husus değişilen bilgi sayesinde rakiplerin birbirlerinin
gelecekteki faaliyetlerine ilişkin tahmin yapma ihtimalinin nasıl etkilendiğidir. Herhangi
bir teşebbüsün bireysel verilerinin tespitini yeterince güçleştirecek şekilde
toplulaştırılmış verilerin değişiminin rekabeti kısıtlayıcı etkilere neden olma olasılığı,
teşebbüs bazındaki verilerin değişimine kıyasla çok daha düşüktür. Satış, kapasite
verileri ya da girdi ve bileşen maliyetleri gibi verilerin bir meslek birliği ya da pazar
araştırma şirketi tarafından toplanması ve toplulaştırılmış halde yayımlanması,
sektörün ekonomik durumuna ışık tutacağından, tedarikçilerin ve müşterilerin yararına
olabilir. Verilerin bu şekilde toplanması ve yayımlanması, pazardaki teşebbüslerin
bilgiye dayalı tercihler yaparak, stratejilerini pazar koşullarına etkin bir şekilde
uyarlamalarını sağlar. Genel olarak, yoğunlaşmış bir oligopol söz konusu değilse,
22-16/269-121
12/33
toplulaştırılmış verilerin değişiminin rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol açma olasılığı
düşüktür.
(40) Bilgi değişiminin rekabeti kısıtlayıcı etkileri bakımından verinin güncelliği önemli bir
faktördür. Geçmiş tarihli verilerin değişiminin rekabeti kısıtlama olasılığı, güncel ve
geleceğe yönelik verilerin değişimine kıyasla daha düşüktür. Verinin rekabeti bozma
riski taşımaması için ne kadar eski olması gerektiğine dair belirlenmiş bir eşik yoktur.
Bu eşik, verinin niteliğine, toplulaştırılmış olup olmamasına, bilgi değişiminin sıklığına
ve ilgili pazarın istikrarı ile şeffaflığı gibi özelliklere bağlıdır. Sık aralıklarla yapılan bilgi
değişimleri, teşebbüslerin pazarda ortak bir anlayışa ulaşmasını ve anlaşmadan
sapmaların izlenmesini kolaylaştırarak, işbirlikçi sonuç riskini artırır. Ancak, bilgi
değişiminin hangi sıklıkla yapıldığında işbirlikçi sonuca sebebiyet vereceği, verinin
niteliği, güncelliği ve toplulaştırılmış olup olmaması gibi unsurlara bağlıdır.
(41) Bilgi değişiminin rekabeti kısıtlayıcı etkileri değerlendirilirken, bilgi değişiminde
bulunan teşebbüslerin ilgili pazarı kapsama derecesi de dikkate alınmaktadır. Zira
bilgi değişimi pazardaki teşebbüslerin birçoğunu kapsıyorsa, yukarıda anılan risklerin
gerçekleşme olasılığı arttığı gibi, bilgi değişiminin tarafı olmayan rakiplerin bilgi
değişiminde bulunan teşebbüslerin rekabeti bozucu davranışlarını sınırlama
potansiyeli de azalmaktadır.
(42) Bilgi değişiminin değerlendirilmesi bakımından dikkat edilmesi gereken son unsur
değişilen bilgilerin ve bilgi değişiminin kamuya açık olup olmamasıdır. Gerçek
anlamda kamuya açık bilgilerin değişiminin genellikle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında ihlal teşkil etmesi beklenmez. Gerçek anlamda kamuya açık
bilgiler, bilgiye erişim maliyetleri bakımından bütün rakipler ve müşterilerce aynı
derecede erişilebilir olan bilgilerdir. Öte yandan bilgi değişiminin gerçek anlamda
kamuya açık bir şekilde yapılması, bilgi değişiminin işbirlikçi etkilerinin diğer
teşebbüsler, potansiyel rakipler ve müşteriler tarafından sınırlanabildiği ölçüde,
pazardaki rekabetin bozulması olasılığını azaltabilir.
(43) Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Federal Ticaret Komisyonu’nun12 (FTC) rakipler
arası işbirliklerine yönelik rehberinde (FTC Rehberi) rakipler arası bilgi
değişimi/paylaşımında rekabete ilişkin endişelerin paylaşılan bilginin niteliğine bağlı
olduğu belirtilmekte, paylaşılan bilgilerin güncel, bireysel ve fiyat, maliyet, çıktı ve
stratejik planlara ilişkin olmasının rekabeti sınırlayabileceği ancak verilerin bireysel
bilgilerin anlaşılmayacağı şekilde toplu olması halinde endişe doğurmayacağı ifade
edilmektedir. Bilgi paylaşımına ilişkin olarak FTC makul bilgi değişiminden
kaynaklanan şeffaflık sayesinde teşebbüslerin daha etkin rekabet edebileceğini;
bunun da daha iyi ürünlerin daha düşük fiyatlara sunulmasını sağlayarak tüketicileri
faydalandırabileceğini belirtmektedir13. Makul seviyede bilgi değişimini tanımlarken
en az üç ay olmak üzere geçmişe yönelik olması, en az 5 katılımcı verisi içerecek ve
hiçbir teşebbüsün toplam verinin %25’inden fazlasını sağlamayacağı şekilde
toplulaştırılmış olması, üçüncü taraf veya ticaret birliği tarafından yönetilmesi halinde
stratejik veri değişimi sayılmayacağı, teknik bilgi içeren ve kendisi stratejik bilgi
olmayan nitelikte bilgilerin paylaşımının da rekabeti sınırlamayacağı ifade
edilmektedir. Hiçbir bilgi değişiminin rakipler arasında fiyatları veya miktarı belirleme
sonucunu amaçlamıyor ve doğurmuyor olması gerekmektedir.
12 https://www.ftc.gov/sites/default/files/documents/public_events/joint-venture-hearings-antitrust-
guidelines-collaboration-among-competitors/ftcdojguidelines-2.pdf (Son Erişim: 23.03.2022).
13 https://www.ftc.gov/news-events/blogs/competition-matters/2014/12/information-exchange-be-
reasonable (Son Erişim: 23.03.2022).
22-16/269-121
13/33
(44) Avrupa Komisyonu’nun (Komisyon) 2011 tarihli Yatay İşbirliği Anlaşmalarına İlişkin
Rehberi’nde de sadece bilgi paylaşımını amaçlayan anlaşmalar olabileceği, rekabetin
unsurlarından fiyat, indirimler ve zamlar, müşteri listesi, üretim/satış miktarları, ciro,
kapasiteler, ürün kalitesi, planlar, ürün geliştirme vb. araştırmalar ve sonuçları üzerine
bilgi paylaşımının rekabet üzerine olumsuz etki doğurabilecek stratejik bilgi niteliğinde
olduğu, bu bilgilerden de en önemlisinin fiyat ve miktar olduğu ancak söz konusu
bilgilerin toplulaştırılma, değişim sıklığı ve bilginin yaşına bağlı olarak stratejik
anlamda değerini kaybettiği ifade olunmaktadır. Bu kapsamda;
- Anlaşmanın pazarın ne kadarını kapladığı,
- Verilerin toplulaştırılması (sıkı oligopol değilse toplulaştırılmış verilerin
paylaşımı sorun doğurmayacaktır),
- Verilerin güncel olmaması (Örnek olarak 1 yaşından küçük verilerin güncel
sayılabileceği belirtilmektedir (IV/31.370 sayılı, IV/36.069 sayılı Komisyon
kararları)
- Bilgi değişiminin sıklığı,
- Bilginin kamuya açık olup olmadığı
hususlarının değerlendirileceği ifade edilmektedir.
(45) Yukarıda yer verilen bilgilere paralel olarak Kurulun bilgi değişimini ele aldığı
kararlarının bir kısmına aşağıda yer verilmektedir.
G.6.2 Bilgi Değişimine İlişkin Kurul Kararları
(46) Bu başlık altında, bildirime konu işlemle paylaşılması öngörülen veriler ile benzer veri
paylaşımlarını içeren kararlara yer verilmiştir.
(47) Kurulun Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) kararında14, teşebbüs birliğinin
internet sitesinin yapımı ve anılan site aracılığıyla çeşitli istatistiklerin paylaşılmasına
yönelik alınan Dernek kararına menfi tespit belgesi verilmesi talebi değerlendirilmiştir.
Anılan kararda söz konusu sitede yayımlanacak verilerin, markaların yeni otomobil ve
hafif ticari araçlara ilişkin yıllık ve aylık bazda toplam satış ve ithalat miktarları, pazar
payı verileri, marka bazında yıllık ve aylık bazda yerli-ithal dağılımı olduğu
görülmektedir. Söz konusu başvuruya, yayımlanacak verilerin arasında markaların
farklı ürün segmentlerinde gerçekleştirdikleri ayrıntılı satış fiyatı ve miktarları ile pazar
payı bilgisinin bulunmaması, verilerin bölge ve il bazında ayrıntılara yer verilmeden
ülke genelinde toplulaştırılmış olması ve pazarın özelliklerinden hareketle anılan bilgi
paylaşımının rekabetçi davranışların koordinasyonuna yol açma potansiyelinden uzak
olduğu tespiti çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesine karar verilmiştir.
(48) Kurulun ODD’ye ilişkin ikinci menfi tespit/muafiyet kararı15, otomotiv piyasasına
yönelik birtakım istatistiki bilgi ve pazara ilişkin analizlerin, ODD internet sitesi, ODD
veri tabanı ve hazırlanan raporlar aracılığıyla yayımlanmasına ilişkindir. Söz konusu
kararda, 2004 tarihli karar kapsamında yer alan verilerin paylaşılmasında bir sakınca
olmadığı; il bazında ayrıştırılmış veriler, lansman bilgileri ve markaların filo satış
rakamlarının paylaşılmasının pazardaki şeffaflığı arttırarak rakip davranışların
tahminini kolaylaştıran ve koordinasyon riski yaratan bilgiler olduğu; bununla birlikte, il
bazındaki verilerin kümülatif olması, lansman bilgilerinde fiyat stratejisi (tavsiye veya
nihai fiyat bilgisi yahut indirim, kampanya vb. bilgiler), satış stratejisi, hedef, stok ve
arz miktarı gibi stratejik bilgilerin yer almaması ve filo satış rakamlarına ilişkin
bilgilerde alıcıların unvanlarının yer almaması koşuluyla bu verilerin yayınlanmasına
14 15.04.2004 tarih ve 04-26/287-65 sayılı Kurul kararı.
15 14.07.2011 tarih ve 11-43/916-285 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
14/33
bireysel muafiyet tanınabileceği belirtilmektedir. Kararda ayrıca Otomotiv
Distribütörlerine yönelik olarak yürütülen soruşturma sonucunda alınan kararda16 yer
alan, başta fiyat stratejisi olmak üzere satış stratejisi, hedef ve stok gibi bilgilerin
paylaşımının koordinasyona ve rekabeti sınırlayıcı etkiye yol açtığı tespitine de yer
verilmektedir.
(49) Kurulun Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) kararında17, “OSD tarafından, aylık
olarak hafif ticari araçlar (otomobil, kamyonet ve minibüs), kamyon, otobüs, midibüs
ve traktör başlıkları altında “kapasite ve kapasite kullanım oranı” bilgilerinin
paylaşılması planlanmaktadır. Bu bilgilerin, firma ve model belirtilmeksizin Türkiye
toplamı olarak paylaşılacağı anlaşıldığından, mevcut haliyle koordinasyon riski
taşımadığı ve bu sebeple bu paylaşımlara menfi tespit belgesi verilmesi gerektiği”
sonucuna ulaşılmıştır. Firma ve model belirtilmeksizin aylık üretim miktarlarının belirli
araç türleri bakımından paylaşılmasının da aynı kapsamda değerlendirilebileceğine
yer verilen kararda, söz konusu bilgilerin firma ve model bazında paylaşılması
talebine ise bireysel muafiyet tanınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. OSD kararında
maliyetlere ilişkin verilerin firma bazında paylaşılması talebine ilişkin olarak ise
aşağıdaki değerlendirmelere yer verilmektedir:
“Otomotiv sanayi firmalarının yan sanayiye ve hammaddeye yaptıkları
ödemeler ile ödenen vergi ve ücretlerin firma bazında paylaşılması, motorlu
taşıtların üretim veya dağıtımında herhangi bir gelişme ve iyileşme ya da
ekonomik veya teknik gelişmeye yol açmamaktadır. Ayrıca sözü edilen bilgi
değişiminin teşebbüslerin fiyata etki eden önemli değişkenlerden olan maliyet
bilgilerinin paylaşılması anlamına geleceği, bu nedenle de pazardaki bir fiyat
koordinasyonunun kolaylaştırıcı unsuru olacağı değerlendirilmektedir.”
(50) Kurulun bir diğer teşebbüs birliği olan Petrol Sanayi Derneği (PETDER) hakkında
aldığı üç karar mevcuttur. Kurul PETDER-I kararında18, akaryakıt, madeni yağ ve
LPG konularında pazar gelişimlerinin takip edilmesi ve endüstri büyüklükleri hakkında
bilgilerin oluşturulması amacıyla yapmakta olduğu çalışmalara menfi tespit belgesi
verilmesi veya muafiyet tanınması talebi incelenmiştir. Anılan kararda bilgi değişimine
konu husus spesifik olarak akaryakıt, madeni yağ ve LPG alanlarında faaliyet
gösteren teşebbüslerin aylık bazdaki satış miktarları olup, bu satışların fiilen
gerçekleştiği ayın tamamlanmasını takip eden ay içinde ülke satışları toplamı olarak
ve teşebbüs bazında PETDER internet sitesinde veya elektronik ortamda
yayımlanması öngörülmüştür. Kararda, çalışmanın konusunu oluşturan verilerden bir
kısmının zaten Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan
veriler olması, verilerin fiyata yönelik olmaması ve bildirim konusu pazarın özellikleri
dikkate alınarak “geçmişe dönük satış miktarlarının bilinmesinin kısa dönemli
koordinasyonlar için elverişli bir araç olmadığı” değerlendirilmesiyle birlikte söz
konusu teşebbüs birliği kararına menfi tespit belgesi verilmiştir.
(51) Kurulun PETDER-II kararının19 konusunu ise PETDER veya bağımsız bir araştırma
kuruluşu tarafından haftalık ya da aylık olarak akaryakıt ve LPG piyasasında
teşebbüslerin satış verilerinin dâhil olduğu bazı bilgilerin toplulaştırma olmaksızın
derlenmesine ve değerlendirmeler ile kamuoyuyla paylaşılmasına menfi tespit belgesi
verilmesi ya da muafiyet tanınması oluşturmaktadır. Kararda özellikle söz konusu
uygulamanın pazardaki şeffaflığı ne kadar attıracağı konusu üzerinde durulmuş, ilgili
16 18.04.2011 tarih ve 11-24/464-139 sayılı Kurul kararı.
17 20.09.2012 tarih ve 12-44/1350-455 sayılı Kurul kararı.
18 20.09.2007 tarih ve 07-76/907-345 sayılı Kurul kararı.
19 22.09.2011 tarih ve 11-48/1215-428 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
15/33
pazarların gerek EPDK’nın uygulamaları gerekse mevzuattan kaynaklanan
yükümlülükler nedeniyle aşırı derecede şeffaflaşmış bir yapı arz etmeleri ve anılan
pazarlarda bilgiye erişimin son derece kolay ve maliyetsiz olmasından hareketle
anılan uygulamanın rekabeti sınırlamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
(52) Kurul PETDER-III kararında20 ise teşebbüs birliğine PETDER-I kararı ile verilmiş olan
menfi tespit belgesinin geri alınıp alınmaması hususu değerlendirilmiştir. Söz konusu
kararda;
“PETDER aracılığıyla akaryakıt ve LPG piyasasında bazı bilgilerin derlenerek
dağıtım şirketleriyle paylaşılmasına yönelik bilgi değişimi uygulamasına
20.09.2007 tarih ve 07-76/907-345 sayılı karar ile verilmiş olan menfi tespit
belgesinin geri alınmasına gerek olmadığı ancak teşebbüs birliği tarafından
iletilen görüş ve öneriler de dikkate alınarak menfi tespit belgesinin
kapsamının; verilerin toplulaştırılmak ve teşebbüs özelinde bilgi
içermemek suretiyle ürün özelinde yayınlanması, bireysel satış verileri ve
pazar paylarının EPDK tarafından yayımlanan verilere paralel olarak
yayınlanması ve ürünlerin alt kırılımlarını içerecek şekilde ayrıntılı bireysel satış
verilerinin ve pazar paylarının ise 3’er aylık dönemler halinde derlenmek
suretiyle yayımlanması şeklinde belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.”
değerlendirmelerine yer verilmiştir. Kararda, verilerin paylaşılma periyoduna ilişkin
olarak;
“Kurulun vermiş olduğu menfi tespit kararı çerçevesinde fiili uygulama dikkate
alındığında, paylaşıma konu bilgilerin, fiili paylaşım tarihi itibarıyla gerçek
anlamda kamuya açık bilgi niteliğinde değerlendirilmesi tereddütlü hale
gelmektedir. Zira PETDER bünyesinde gerçekleşen bilgi değişimi kapsamında
teşebbüslerin her bir aya ilişkin bireysel verileri, hemen izleyen ay
paylaşılmaktadır. Oysa benzer bilgiler EPDK tarafından genellikle asgari 2-3
aylık bir gecikmeyle yayımlanmaktadır. Ayrıca EPDK tarafından sunulan
teşebbüs özelindeki verilerde ürünlerin alt kırılımına ve iç satış yahut transit
ticaret ayrımına ilişkin detay bilgilere yer verilmemektedir.”
değerlendirmesi yer almaktadır. Bu bağlamda, menfi tespit belgesinin kapsamının
“Teşebbüslerin her bir aya ilişkin bireysel satış verileri ve pazar paylarının aynı
koşullarda toplanarak EPDK tarafından yayımlanan verilere ve ayrıntıya paralel
şekilde "benzin, motorin, fuel-oil türleri ve diğer" kalemleri halinde ve yine EPDK ile
aynı gecikme ile yayımlanması” şeklinde belirlenmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla
ilgili Karar’da önceki PETDER kararlarından farklı olarak gerek verilerin
toplulaştırılmasına gerekse de paylaşım sıklığına ilişkin düzenlemelere gidildiği
görülmektedir.
(53) Kurulun Türkiye Likit Petrol Gazcıları Derneği (TLPGD) kararında21, menfi
tespit/muafiyet başvurusuna konu edilen talep kapsamında LPG sektöründe faaliyet
gösteren teşebbüslerin tüplü, dökme ve otogaz kategorilerindeki toplam satış
rakamlarının aylık olarak toplanmasının planlandığı; bu çerçevede anılan ürünlere
ilişkin olarak geçmiş bir ayın üretim ve satış bilgilerinin toplanacağı ve bu bilgilerin
izleyen bir sonraki ay içinde üyelerle ve talep halinde diğer sektör kuruluşları ve
gerekli görülmesi halinde kamuoyuyla paylaşılacağı hususlarına yer verildiği
anlaşılmaktadır. Kararda TLPGD tarafından, toplanacak bilgilerin esas itibariyle EPDK
tarafından da üçer aylık dönemlerde toplanmakta ve yayımlanmakta olduğu; 2011 yılı
20 21.11.2013 tarih ve 13-64/904-384 sayılı Kurul kararı.
21 04.07.2012 tarih ve 12-36/1042-330 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
16/33
Ağustos ayından itibaren ise söz konusu bilgilerin EPDK tarafından aylık olarak
yayımlanmaya başlanıldığı; bu bakımdan sektörün düzenleyici otoritesi tarafından da
yayımlanan söz konusu bilgilerin kamuya açık nitelikte olduğu ifade edilmektedir.
Bununla birlikte kararda gerek tüplü gerekse dökme LPG pazarlarının yüksek
derecede yoğunlaşmış bir yapı arz ettikleri, otogaz LPG pazarındaki yoğunlaşma
oranının ise görece düşük kaldığı belirtildikten sonra 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında şu değerlendirmelere yer verilmiştir:
“Yukarıda yer verilen özelliklere sahip tüplü, dökme ve oto LPG pazarlarının,
bilgi değişimi anlaşmasının rekabete aykırı etki doğurmasına müsait bir yapı
sergilediği; öte yandan, bildirim kapsamında toplanarak değiştirilmesi
planlanan bilgilerin ilgili pazarlar bakımından stratejik bilgi niteliğindeki aylık
üretim ve satış verileri olması, bu verilerin toplulaştırmaya tabi tutulmadan
teşebbüsler bazında paylaşılacak olması, söz konusu verilerin oldukça yakın
tarihli olması ve bu verilerin her ay paylaşılmasının planlanması, öngörülen
paylaşım zamanı dikkate alındığında bahse konu verilerin gerçek anlamda
kamuya açık veriler olarak nitelendirilmelerinin mümkün olmaması, bilgi
toplama ve yayma faaliyetlerinin teşebbüs birliği bünyesinde ve görece sık
gerçekleştirilecek olması ve öngörülen haliyle planlanan bilgi değişimi
sisteminin gerçek anlamda kamuya açık bir bilgi değişimi olarak
değerlendirilmesinin güçlüğü gibi hususlar dikkate alındığında, TLPGD
tarafından yürütülmesi planlanan bildirime konu uygulama kapsamında
gerçekleşecek olan bilgi değişiminin, ilgili pazarlardaki stratejik belirsizliği ve
tarafların bağımsız davranma güdülerini zedelemek, böylelikle rakip
teşebbüsler arasında rekabetçi davranışların koordinasyonunu ve anlaşmayı
kolaylaştırmak suretiyle ilgili pazarlardaki rekabeti kısıtlayıcı etki doğurabileceği
değerlendirilmektedir.”
(54) TLPGD kararında, ilgili pazarda bireysel bazda (firma bazında) bilgi değişiminin
rekabeti zorunlu olandan fazla kısıtlayacağı yönünde aşağıdaki değerlendirmelere yer
verilerek, söz konusu bildirime bireysel muafiyet de tanınamayacağı sonucuna
ulaşılmıştır:
“Dosya konusu bilgi paylaşımı sayesinde teşebbüslerin, pazardaki toplam talep
düzeylerine, endüstrinin büyüklüğüne ve kendilerinin pazardaki konumlarına
yönelik olarak bilgi sahibi olacakları, bu çerçevede üretim, satış ve dağıtım
planlamalarını iyileştirerek etkinlik kazanımları sağlayabilecekleri düşünülebilir.
Ancak bu tür bir etkinlik artışının sağlanabilmesi için, pazar genelinde
toplulaştırılmış verilerin paylaşılması pekâlâ yeterlidir. Hal böyleyken
oldukça güncel nitelikteki, bireysel firma üretim ve satış verilerinin teşebbüsler
arasında değişimi, beklenen etkinliğin sağlanması için kaçınılmaz nitelikte
değildir. Öte yandan, veri toplama ve derleme işlemlerinin bağımsız üçüncü
kuruluşlar eliyle yürütülmesi yerine bu işi TLPGD’nin üstlenmesi de rekabeti
olumsuz etkileyebilecektir. Üstelik ilgili piyasanın yapısı, değişime konu
edilmesi planlanan bilgilerin niteliği ve söz konusu bilgi değişimin uygulama
şekli dikkate alındığında, bildirime konu uygulamanın, ilgili pazarlardaki
rekabetin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde sayılan
türden faydaların elde edilebilmesi için gerekenden daha fazla sınırlanmasına
yol açabilecek nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.”
(55) Kurulun Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) kararında22 ise, BOSAD’a üye
teşebbüslerin tonaj (iç satış miktarları) ve ciro bilgilerinin, geçmiş döneme ait üç aylık
22 26.06.2012 tarih ve 12-35/984-301 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
17/33
ve yıllık sektörel toplam ciro ve satış miktarı olarak kümülatif bir Türkiye verisi olarak
teşebbüs isimlerini belirtmeden, bölgesel olarak ayırmadan, toplam sektör verisi
şeklinde bağımsız bir denetim kuruluşu ile gizlilik anlaşması çerçevesinde
paylaşılmasına ilişkin talep değerlendirilmiştir. Kurul, pazara giriş engellerinin ve
dağıtım kanallarında kısıtlamanın mevcut olmadığını değerlendirdiği boya ürünleri
pazarında, bağımsız denetim kuruluşunun varlığı, verilerin kümülatif olması, kamuyla
paylaşım ve boya pazarında faaliyet gösteren hiçbir teşebbüsün dışarıda kalmaması
hususlarını da dikkate alarak bilgi değişimine muafiyet tanınabileceği sonucuna
ulaşmıştır.
(56) Kurulun, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından BKM Online üzerinden üye
banka bazında aylık işlem adet ve tutarlarının (kart sayısı/adetleri, işyeri
sayısı/adetleri ve e-ticaret işlem tutarları gibi) paylaşılması uygulaması hakkındaki
kararında23 ise verilerin ait olduğu dönemden en az bir çeyrek dönem (üç ay)
sonrasında üyeler ile paylaşılmasına 5 yıl süre ile muafiyet tanınmış, ilgili kararın
karşı oyunda ise bilginin paylaşılmasına ilişkin sürenin altı ay olarak belirlenmesi
gerektiğine ilişkin bir görüşe yer verilmiştir. Kararda üyeler bazında paylaşılacak
veriler ile ilgili olarak, söz konusu verilerin konsolide olmaması, stratejik nitelikte
olmaları, yakın geçmişe ait olması, paylaşımın sürekliliği, pazarın durağan yapısı
rekabeti olumsuz etkileyecek faktörler olarak sayılmış; pazardaki oyuncu sayısının
yüksekliği, yoğunlaşma oranının görece düşük olması, fiyat, maliyet, yatırım, teknoloji,
AR-GE gibi bilgilere yer verilmemesi, bankacılık hizmetlerinin tamamını
kapsamaması, bilgi paylaşım platformunun tüm bankalara açık olması, bankaların
sistemden ayrılmasının önünde herhangi bir engel olmaması ve bilgilerin geleceğe
dönük olmamasına ise riski azaltan unsurlar olarak yer verilmiştir. Neticede yapılan
muafiyet değerlendirmesinde, son kullanıcıya (kart hamili) ilişkin ciro ve adet/miktar
verilerinin üyeler arasında paylaşımının görece risksiz olduğu, üye işyerlerine ilişkin
miktar/adet/tutar ve ciro bazlı verilerin paylaşımının ise üç aylık bir gecikme ile riskinin
azaltılacağı kanaatinden hareketle söz konusu bilgi paylaşımına 5 yıl süreyle bireysel
muafiyet tanınmasının uygun olacağına karar verilmiştir.
(57) Mercedes-Benz Türk Yetkili Satıcıları ve Servisleri Derneği tarafından üye
teşebbüslerin motorlu taşıt satışlarına ve satış sonrası hizmetlerine ilişkin bilgilerinin
toplanmasına ve yayımlanmasına yönelik Kurul kararında24 ise, aylık araç satış
adetlerinin bayi bazında model alt kırılımı olmaksızın binek, hafif ticari, otobüs ve
kamyon kırılımları altında paylaşılmasına menfi tespit belgesi vermiştir. Bununla
birlikte satış sonrası hizmetlere ilişkin olarak “Mekanik” ve “Kaporta” gruplaması
altında araç giriş sayısı ve araç girişi başına yedek parça satışına ilişkin verilerin bayi
bazında paylaşılmasına, içerdiği rekabeti kısıtlayıcı etkiler nedeniyle, 4054 sayılı
Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilemeyeceğine, yedek parça
satışına ilişkin verilerin paylaşımına eşdeğer parça kullanımını sınırlayacak bir
denetim mekanizması olarak kullanılma riskinden ötürü bireysel muafiyet de
tanınamayacağına, araç giriş sayısına ilişkin bilgi paylaşımına ise üçer aylık
kümülatif olması ve alt kırılım içermemesi koşulu ile bireysel muafiyet
tanınmasına karar verilmiştir. Kurul üç aylık dönemler itibarıyla kümülatif olarak her
bir yetkili servisin araç giriş adedi bilgisinin paylaşılmasının, teşebbüslerin pazardaki
konumlarını görmelerine ve ticari kararlarını daha rasyonel bir biçimde almalarına
olanak sağlayacağı değerlendirmesinde bulunmuştur.
23 25.06.2014 tarih ve 14-22/433-196 sayılı Kurul kararı.
24 06.10.2015 tarihli ve 15-37/582-202 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
18/33
(58) Satış-miktar verilerinin bilgi paylaşımına konu olduğu Kurul kararlarından son olarak
Türkiye Seramik Federasyonu (SERFED) kararında25 ise, stratejik bilgi kapsamında
olan özellikle maliyet, satış, üretim ve kapasite verilerinin stratejik niteliğini azaltacak
şekilde yeterince toplulaştırılmadan ve eskitilmeden paylaşılmasının rekabeti
kısıtlayacağı, pazarın yapısı nedeniyle mal ve hizmetlerin alım ya da satım fiyatını
oluşturan maliyetler ile alım satım miktarlarının kontrolüne ve piyasa dışında
belirlenmesine yol açabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
G.6.3 19.11.2020 Tarih ve 20-50/688-302 Sayılı İMDER Kararı
(59) Bu bölümde, İMDER’in üyeleriyle paylaşılan ve/veya paylaşılması öngörülen raporlara
menfi tespit verilmesi ya da muafiyet tanınması talebini içeren daha önceki,
24.01.2020 tarihli başvurusunun değerlendirildiği, 19.11.2020 tarih ve 20-50/688-302
sayılı Kurul kararına değinilmiştir.
(60) Başvuru kapsamındaki raporlar, (i) yeni iş ve inşaat makinalarının satış adetleri, (ii)
ikinci el iş ve inşaat makinalarının satış adetleri ve (iii) iş ve inşaat makinalarının
kiralanma adetleri ile kiralamaya konu makine adetlerine ilişkin olmak üzere üç başlık
altında incelenmiştir. Yeni iş ve inşaat makinalarına ilişkin satış adedi bilgilerini
derleyen ve İMDER üyeleriyle paylaşılmakta olan raporlar; Aylık Rapor, Üç Aylık
Rapor, Yıllık Rapor, Yıllık Genel Toplam Raporu, Karşılaştırma Raporu, Aylık
Karşılaştırma Raporu ve Açıklama Girilenler Raporu olmak üzere yedi rapordan
oluşmaktadır. Bununla birlikte, yeni paylaşılması öngörülen raporlar Yeni Aylık Rapor
(V1), Yeni Aylık Rapor (V2) ve Yeni Üç Aylık Rapor başlıkları ile sunulmuştur.
(61) İkinci el iş ve inşaat makinalarına ilişkin satış adedi bilgilerini derleyen ve o dönem
paylaşılmakta olan Raporlar; "Dönemlik Rapor", "Karşılaştırma Raporu", "Dönemlik
Karşılaştırma Raporu", "Açıklama Girilenler Raporu" ve "Sıfır Makine Karşılaştırması
Raporu" olmak üzere beş adet rapordan oluşmaktadır. Bu raporlardan Dönemlik
Rapor'un iki versiyonu bulunmaktadır. Dönemlik Rapor'un, yeni bir versiyonunun
(Yeni Dönemlik Rapor) İmderonline platformu üzerinden paylaşılması planlanmıştır.
(62) İMDER tarafından paylaşılması öngörülen kiralamaya konu makinalara ilişkin
kiralama adetlerini ve kiralamaya konu makine adedi bilgilerini derleyen raporlar,
Dönemlik Kiralama Raporu (V1),Dönemlik Kiralama Raporu (V2) ve Yıllık Kiralama
Raporu’ndan oluşmaktadır.
(63) Kurul kararında menfi tespit başvurusuna yönelik olarak, bazı raporların bölge
seviyesinde teşebbüs bazlı satış miktarı verilerini bazı raporların ise il bazında satış
miktarı bilgisini içerdiği, aylık ve üç aylık raporda yer alması beklenen verilere kıyasla
daha detaylı bilgi paylaşımlarının öngörüldüğü, her ne kadar teşebbüs temsilcisi
tarafından iş ve inşaat makineleri pazarının istikrarlı yapı sergilemediği ve koordineli
sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ifade edilse de İMDER’e üye olan teşebbüslerin
pazarın %95’ini teşkil ettiği dikkate alındığında başvuruya yönelik daha detaylı bir
inceleme yapılması gerektiği, İMDER tarafından paylaşılacak olan veriler arasında
bireysel veri olarak kabul edilebilecek teşebbüs bazlı satış miktarı verisi bulunduğu,
belirtilen sebeplerle teşebbüs bazında paylaşımı öngören bildirimle ilgili olarak genel
hatları itibarıyla iş ve inşaat makinelerine dair bilgi paylaşımının, menfi tespit
kapsamında ele alınamayacağı değerlendirmesi yapılmıştır.
(64) Kararda muafiyet değerlendirmesine ilişkin olarak ise, başvuru konusu raporların
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerini karşılamakla birlikte, (d)
bendindeki koşulu karşılamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kurul kararında (d) bendi
25 20.08.2021 tarihli ve 20-38/526-234 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
19/33
kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, İMDER tarafından paylaşılacak
olan aylık, üç aylık, dönemlik ve karşılaştırma raporlarının birbirlerini tamamlayıcı
niteliği haiz olduğu, aylık raporlarda yer verilmeyen verilere üç aylık raporlarda yer
verildiği, üç aylık raporda yer verilmeyen verilere dönemlik raporlarda yer verildiği
dolaysıyla üye teşebbüslerin yılın her zamanında birbirini denetleme imkân ve yetisine
sahip olacağının anlaşıldığı, bu nedenle pazar her ne kadar dinamik ve karmaşık
yapıya sahip olsa da paylaşılacak veriler aracılığıyla pazarın şeffaflık seviyesinin
artarak teşebbüsler arası koordinasyon sonucuna yol açabileceği, bu hususların
yanında, raporların teşebbüs bazlı veri paylaşımını öngörmesi, veri paylaşım sıklığı,
paylaşılacak verilerin sınırlarının ve hangi amaçla toplandığının net olmaması,
paylaşılacak verilerin gerçek anlamda kamuya açık veri nitelendirilmesinin mümkün
olmaması, verilerin bağımsız bir araştırma şirketi tarafından değil de dernek
çalışanları tarafından derlenecek olması nedenleriyle rekabetin (a) ve (b)
bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırladığına
hükmedilmiştir.
G.6.4. Menfi Tespit Değerlendirmesi
(65) 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi; “İlgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin
başvurusu üzerine Kurul, elinde bulunan bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın, kararın,
eylemin veya birleşme ve devralmanın bu Kanun’un 4, 6 ve 7 nci maddelerine aykırı
olmadığını gösteren bir menfi tespit belgesi verebilir.” hükmünü amirdir. Bu çerçevede
başvuru konusu işlemin niteliksel olarak bir teşebbüs birliği tarafından uygulanmak
istenen bilgi değişimi niteliğinde olması ve dolayısıyla Kanun’un 6 ve 7. maddeleri
kapsamında olmaması itibarıyla, başvuru konusu uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesinde yasaklanan “rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı taşıyan
veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte” bir teşebbüs birliği kararı olup
olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
(66) Kılavuzun 56. ve 57. paragraflarında bilgi değişiminin, doğası gereği rekabetin
kısıtlanmasına yol açıp açmayacağının değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek
geleceğe yönelik planlara ilişkin fiyat, üretim ya da satış miktarı gibi bilgi
değişimlerinin amaç yönünden rekabeti kısıtlama ihtimalinin, mevcut verilerin
değişimine kıyasla daha fazla olduğu ve bu verilerin genellikle fiyat ya da miktar tespiti
amacı taşıdığı belirtilmektedir.
(67) Başvuruya konu işlem ile sektör açısından öngörülebilirlik sağlamak ve kamu
otoritelerine gerekli bilgileri sunmak amaçlanmakta ve bu amaç doğrultusunda İMDER
üyelerinin iş ve inşaat makinelerine ilişkin satış ve kiralama adetlerinin derlenerek
İmderonline platformu üzerinden paylaşılması planlanmaktadır. Paylaşılması
öngörülen raporlara dair verilerin toparlanması ve yayımlanması süreci İMDER üyesi
teşebbüslerden bağımsız üçüncü taraf bir teşebbüs olan AMATİS aracılığıyla
gerçekleştirilecektir. Söz konusu süreçte İMDER yetkilileri, uygulamaya gönüllü olarak
katılım sağlayan üyelerini verilerin giriş tarihleri hakkında bilgilendirecektir. Veri
girişleri için belirtilen tarih aralığında gönüllü üyeler, kullanıcı bilgileri ile giriş yaparak
veri girişlerini gerçekleştirecektir. İMDER yetkilileri üyeleri tarafından girilen bireysel
verileri göremeyecek, sadece sisteme aktarma işlemini yapacak ancak sistemin
yönetilmesi ve raporların açıklanması süreci üçüncü bir firma tarafından
yürütülecektir.
(68) Başvuru kapsamında paylaşılacak bilgiler ise, aylık satış adedi verilerinin ülke
çapında bireysel veri içermeyecek şekilde paylaşılacağı Aylık Rapor, yıllık satış adedi
verilerinin teşebbüs verisi içermeyecek şekilde, il bazında ve üç ay eskitilerek
22-16/269-121
20/33
paylaşılacağı Yıllık Rapor-I, son olarak yıllık kiralama adedi verilerinin uzun/kısa
dönem ayrımına göre ülke çapında teşebbüs verisi içermeyecek şekilde ve üç ay
eskitilerek paylaşılacağı Yıllık Rapor-II’den oluşmaktadır.
(69) Kılavuz ve geçmiş tarihli Kurul kararları kapsamında toplulaştırılmış verilerin teşebbüs
bazında bilgilerin anlaşılmadığı veriler olduğu ve geçmişe yönelik (kararlar
doğrultusunda iki–üç ay arası) bilgi değişiminin stratejik veri paylaşımı özelliğini
taşımadığı değerlendirilmektedir. Ancak Kılavuz’da yoğunlaşmanın yüksek olduğu
pazarlarda bu durumda bile rekabetin kısıtlanması etkisinin oluşabileceği açıklaması
yer almaktadır. Bu nedenle öncelikle ilgili pazarlardaki yoğunlaşmaya ilişkin
değerlendirme yapılmıştır.
Tablo-11: 2017-2019 Yıllarında En Büyük 10 Teşebbüsün Satış Miktarı Bazında Pazar Payları
Teşebbüs 2017 2018 2019
HMK (…..) (…..) (…..)
WACKER (…..) (…..) (…..)
BORUSAN (…..) (…..) (…..)
SIF (…..) (…..) (…..)
ENKA (…..) (…..) (…..)
SANKO (…..) (…..) (…..)
ASCENDUM (…..) (…..) (…..)
TEMSA (…..) (…..) (…..)
MAATS (…..) (…..) (…..)
TÜRK TRAKTÖR (…..) (…..) (…..)
TOPLAM26 (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Bildirim Formu ve Ekleri
(70) Tablo 11’den 2019 yılında en yüksek pazar payına sahip teşebbüsün pazar payı
%(…..), pazarın CR4 değerinin ise (…..) olduğu; CR4 değerinin 2018 yılında (…..),
2017 yılında ise (…..) olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, pazar paylarının
dalgalı bir seyir izlediği ve en yüksek pazar payına sahip teşebbüslerin yıllar içerisinde
değişebildiği görülmektedir. Pazarın Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI) değerine
bakıldığında da bu değerin 2019 yılında yaklaşık 1250 seviyelerinde olduğu
görülmektedir. Söz konusu HHI değerinin dar oligopol olmayan bir pazar yapısına
işaret ettiği söylenebilecektir.
(71) Diğer yandan iş ve inşaat makinelerine yönelik kiralama adedi bazında ise pazar
tahmini bulunmamaktadır. İMDER, mevcut durumda beş teşebbüsün kiralama hizmeti
verdiğini belirtmiştir. Öte yandan, pazarda iş ve inşaat makineleri üreticileri ve
distribütörleri haricinde, finansal kiralama şirketleri de faaliyet göstermektedir. Mevcut
üretici ve distribütörlerin de kiralama hizmeti vermesinin önünde bir engel
bulunmamaktadır. Anılan hususlar göz önünde bulundurulduğunda, kiralama
pazarının da dar oligopol olmayan bir yapıda olduğu anlaşılmaktadır.
(72) Pazarın yoğunlaşma derecesinin yanında, pazarın şeffaflığı, karmaşıklığı, istikrarlı
olup olmadığı ve pazardaki firmaların benzerliği (simetri) hakkında da değerlendirme
yapılmıştır. Bilgi değişimi, pazardaki şeffaflığı artırmak, pazarın karmaşıklığını ve
asimetriyi azaltmak, pazarı istikrarlı hale getirmek gibi yollarla işbirlikçi sonucu
kolaylaştırabilir. Bu kapsamda, öncelikle iş ve inşaat makinelerine ilişkin verilerin
paylaşıldığı herhangi bir piyasa araştırması bulunmadığını belirtmek gerekmektedir.
Bu yönüyle pazardaki şeffaflığın sınırlı olduğu söylenebilecektir. Başvuruda ayrıca, iş
ve inşaat makineleri sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin fiyat listeleri değişikliği
uygulamalarının birbirlerinden farklılaştığı, bu hususun da teşebbüsler arasındaki
26 En büyük 10 teşebbüse ait pazar paylarının toplamından oluşmaktadır.
22-16/269-121
21/33
fiyatlama stratejilerinin büyük oranda birbirinden farklılaştığına işaret ettiği, dolayısıyla
pazarda ortak fiyat değişim tarihinden kaynaklanabilecek şeffaflık riski bulunmadığı
ifade edilmiştir.
(73) Başvuruda pazarın karmaşıklığına ilişkin olarak, iş ve inşaat makinelerinin marka,
model ve ataşmanın yanı sıra taşıdığı yük ve kullanım alanına göre de alt kırılımlara
ayrılabildiği, her bir alt kırılımda da sınıf, tür/tonaj ayrımının olduğu, pazarda özellikle
yedek parça ürünleri arasındaki geçişkenliğin yoğun ve marka içi rekabetin oldukça
yüksek olduğu, sürekli olarak yeni distribütörlerin pazara girebildiği ve ithalat
baskısının yüksek olduğu, üretici, distribütör, yedek parça dağıtımı, kiralama ve servis
hizmetleri olmak üzere her kademede faaliyet gösterebilen teşebbüslerin bulunduğu,
ayrıca pazarda yalnızca finansal ve operasyonel kiralama yapılabilen teşebbüslerin
de bulunduğu, anılan hususlar nedeniyle pazarın oldukça karmaşık bir yapı sergilediği
belirtilmektedir. Ayrıca, İMDER yetkilileri ile yapılan görüşmede, iş ve inşaat
makinelerinde kullanılan ataşmanlar sayesinde ürünün özelliğinin değişebildiği,
taşınan yük, kapasite, kullanım amaçlarına göre de iş ve inşaat makinelerinin kullanım
alanlarının değişebildiği, dolayısıyla makinelerde kullanılan ataşmanlara göre
makinaların kullanım alanlarının farklılaşabildiği ifade edilmiştir. Bu hususun da pazarı
daha karmaşık hale getirdiği anlaşılmaktadır.
(74) Tablo-11’den teşebbüslerin pazar paylarının istikrarlı bir seyir izlemediği
anlaşılmaktadır. Pazarın talep tarafına bakıldığında ise, iş ve inşaat makinelerinin ana
müşteri grubunun, müteahhitler ve kamu kurumları olduğu, pazarın büyük projelerin
etrafında şekillendiği, inşaat ve madencilik sektörünün pazarın talep kısmında
dalgalanmalara sebep olduğu ve ürün teknolojisinin sürekli olarak yenilendiği göz
önünde bulundurulduğunda pazardaki talebin belirsiz bir yapıda olduğunu söylemek
mümkündür. Anılan hususlar ve pazara son üç yılda beş teşebbüsün girdiği dikkate
alındığında pazarın istikarsız bir yapı arz ettiği anlaşılmaktadır.
(75) Başvuruda, pazarda faaliyet gösteren firmaların fiyat değişikliği tarihlerinin ve maliyet
yapılarının birbirinden oldukça farklılaştığı, bu hususlara ilişkin teşebbüslerin
stratejilerinin de farklı faktörlere göre belirlendiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla,
firmaların benzer olmadığı ve pazarın simetrik pazar özelliği taşımadığı
belirtilmektedir.
(76) İş ve inşaat makineleri sektörünün neredeyse tüm ana oyuncuları Türkiye’de faaliyet
gösterdiğinden, ürünlerin kullanım ömürleri uzun vadeli ve alıcılar tarafında değiştirme
sıklığı düşük olduğundan teşebbüsler arası rekabet oldukça yüksektir. Yalnızca imalat
alanında değil satış sonrası hizmetler alanında da firmalar birbiriyle rekabet
halindedir. İş ve inşaat makineleri endüstrisi sermaye ağırlıklı bir sektör olduğundan
pazara giriş tehdidi düşüktür. Bu pazara girmek isteyen firmaların yapacakları yatırım
miktarlarına karşın yatırımın geri dönüş süresi sektörün doygunluk seviyesine
ulaşmasından dolayı oldukça uzundur. Sektörde marka bilinirliği ve marka güveni
önemli olduğundan, yeni marka olarak sektöre girebilmek uzun zaman ve yüksek
maliyetlere mal olmaktadır. Yeni ve küçük firmalar bu sektöre üretim yerine yalnızca
ticaret yapmak için bile girecek olsa, bu sektörde yer edinmek oldukça zaman ve
güven gerektirmektedir27.
(77) Bununla birlikte, başvuruda 2019 yılında pazar büyüklüğü olarak Avrupa’da 7.
dünyada 11. sırada yer alan Türk iş ve inşaat makineleri sektörünün ihracatını 2018
yılına göre %11,4 oranında artırarak Çin ve Hindistan’dan sonra en hızlı büyüme
oranına sahip ülke konumuna geldiği, pazarın büyüme göstermesinin yatırımcıları
27 İnşaat ve Madencilik ve Makine Sektörleri Etkileşimi Raporu, Mayıs 2021
22-16/269-121
22/33
teşvik eder nitelikte olduğu ve bu itibarla pazarın yeni girişlere açık olduğu ifade
edilmektedir. Bunun yanında, sektöre girişte yasal bir engelin olmadığı, satış sonrası
hizmetlere ilişkin de yükümlülükler getiren bir yönetmeliğin bulunmadığı ifade edilmiş,
pazarda faaliyet göstermek isteyen teşebbüslerin belirli maliyetlere katlanmaları
gerekse de, bu maliyetlerin pazara giriş engeli yaratacak boyutlara varmadığı
belirtilmiş ve son üç yılda beş teşebbüsün pazara giriş yaptığı vurgulanmıştır.
(78) Bilgi değişimine yönelik olarak menfi tespit-muafiyet analizine geçildiğinde ise
öncelikle bilgi değişimine konu unsurlar arasında bir ayrıma gidilmesi gerekmektedir.
Zira bilgi değişimine konu unsurlardan aylık satış adedi verileri görece rekabetçi
açıdan daha riskli olarak değerlendirilebilecek iken dönemlik üç ay eskitmeli olarak
paylaşılacak yıllık satış ve kiralama adedi verileri potansiyel olarak daha az riskli
alanlar oluşturmaktadır. Bununla birlikte, yıllık satış adedi verisinin il bazında
paylaşılacak olması teorik olarak koordinasyona ilişkin risk barındırmaktadır. Bununla
beraber sektörün yüksek heterojen yapısı nedeniyle rekabeti sınırlayıcı anlaşma
ihtimalinin düşüklüğü ve sektörde daha önce bir kartel yapılanması tespit edilmemiş
olması da koordinasyon ihtimalini düşürmektedir.
(79) Kılavuzda stratejik bilgilerin, verilerin toplulaştırılmış, geçmişe yönelik ve üçüncü
taraflarca işleniyor olması hallerinde rekabeti sınırlayıcı stratejik bilgi olma niteliğini
kaybedeceği ifade edilmektedir. Öte yandan, Kurul ve Komisyon dar oligopol olmayan
pazarlarda beş katılımcının üzerinde bilgi paylaşımını toplulaştırılmış olarak kabul
etmektedir. FTC Rehberine bakıldığında ise en az beş katılımcı verisi olduğu ve hiçbir
teşebbüsün verisinin toplam veri içerisindeki ağırlığının %25’in üzerinde olmadığı
halde verilerin toplulaştırılmış olacağı ifade edilmektedir. Başvuruda Aylık Rapor
kapsamındaki veri seti açısından en az beş teşebbüsün verisi toplanmadıkça ve hiçbir
teşebbüsün verisinin toplam veri içerisindeki ağırlığının %25’in üzerinde olmadığı
halde verinin paylaşılmayacağı ifade edilmektedir.
(80) Paylaşılacak verilerin güncelliği dikkate alınırken bilgilerin stratejik niteliğini
kaybetmesi için FTC Rehberinde öngörülen sürenin 3 ay, geçmiş Kurul kararlarında
ise 2-3 ay olduğu görülmekte iken Komisyon’un yaşı 1 yılın altında olan verinin güncel
sayılabileceği ifadesi dikkat çekmektedir. Başvuru konusu teşebbüs birliği kararında
Aylık Raporda verilerin biten ayın sonunda paylaşılacağı belirtilirken yıllık satış ve
kiralama adetlerinin paylaşılacağı raporlarda verilerin 3 ay eskitilmeden üyelerle
paylaşılmayacağı belirtilmektedir. Bu bilgilerden, aylık olarak paylaşılacak satış adedi
verilerinin rekabeti sınırlayıcı stratejik bilgi olma niteliğini kaybedecek kadar
eskitilmesinin planlanmadığı kanaatine varılmıştır.
(81) Kılavuz’da rekabete duyarlı (stratejik) verilere ilişkin aşağıda yer verilen tespitlerin yer
aldığı bölümde, bu veriler arasında satış miktarlarına da yer verilmiştir28:
“Pazardaki belirsizliği azaltan stratejik verilerin rakipler arasında değişiminin 4.
madde kapsamına girmesi, başka türlü bilgilerin değişimine kıyasla daha
muhtemeldir. Stratejik verilerin paylaşılması, tarafların rekabetçi güdülerinin
azaltılması suretiyle rekabeti kısıtlayıcı etkiler doğurabilir. Fiyata, miktara,
müşterilere, maliyetlere, cirolara, satışlara, alımlara, kapasiteye, ürün
niteliklerine, pazarlama planlarına, risklere, yatırımlara, teknolojilere, AR-GE
programlarına ilişkin ve benzeri bilgilerin rekabete duyarlı olduğu kabul edilir.
Genel olarak, fiyat ve miktara ilişkin bilgiler, stratejik niteliği en yüksek
bilgilerdir. Bunları, maliyetlere ve talebe ilişkin bilgiler takip eder. Bununla
birlikte, örneğin, teşebbüsler AR-GE üzerinden rekabet ediyor ise, teknolojik
28 Kılavuz Para. 67.
22-16/269-121
23/33
veriler, rekabet açısından stratejik niteliği en yüksek bilgi niteliği
taşıyabilecektir. Ayrıca, verilerin stratejik açıdan önemi, bilgi değişiminin sıklığı
ve pazarı kapsama derecesi ile verilerin toplulaştırılmış olup olmadığı ve
güncelliği gibi faktörlere de bağlıdır.”
(82) Aylık Rapor kapsamında paylaşılacak veriler özelinde, Kurulun 20.08.2021 tarih ve
20-38/526-234 sayılı SERFED kararında yer verilen hususlara paralel şekilde,
yayımlanacak konsolide verilerin en az beş teşebbüsün katılımının sağlandığı ve
teşebbüslerden hiçbirinin verisinin konsolide veri içerisindeki ağırlığının %25’in
üzerinde olmadığı veriler olarak paylaşılacağı bildirilmektedir.
(83) Kılavuz’un 69. paragrafında ise bireysel ve toplulaştırılmış veri ile ilgili olarak;
“Herhangi bir teşebbüsün bireysel verilerinin tespitini yeterince güçleştirecek
şekilde toplulaştırılmış verilerin değişiminin rekabeti kısıtlayıcı etkilere neden
olma olasılığı, teşebbüs bazındaki verilerin değişimine kıyasla çok daha
düşüktür. Satış, kapasite verileri ya da girdi ve bileşen maliyetleri gibi verilerin
bir meslek birliği ya da pazar araştırma şirketi tarafından toplanması ve
toplulaştırılmış halde yayınlanması, sektörün ekonomik durumuna ışık
tutacağından, tedarikçilerin ve müşterilerin yararına olabilir. Verilerin bu şekilde
toplanması ve yayınlanması, pazardaki teşebbüslerin bilgiye dayalı tercihler
yaparak, stratejilerini pazar koşullarına etkin bir şekilde uyarlamalarını sağlar.
Genel olarak, yoğunlaşmış bir oligopol söz konusu değilse, toplulaştırılmış
verilerin değişiminin rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol açma olasılığı düşüktür.
Teşebbüs bazındaki verilerin değişimi ise bir yandan teşebbüslerin, pazar
konusunda ortak bir anlayışa varmalarını kolaylaştırırken öte yandan tarafların
anlaşmadan sapan ya da pazara yeni giren teşebbüsleri hedef almalarını
sağlayarak uygun cezalandırma stratejileri geliştirmelerini mümkün
kılabilmektedir. Bununla birlikte, bazı pazarlarda toplulaştırılmış verilerin
değişiminin de rekabeti bozucu etkiler doğurabileceği hususu göz ardı
edilmemelidir. Örneğin, yoğunlaşmış ve istikrarlı bir oligopoldeki teşebbüsler
arasında toplulaştırılmış verilerin değişimi, pazardaki fiyatların belirli bir
seviyenin altında oluştuğunu gösteriyorsa, teşebbüsler anlaşma taraflarından
birinin anlaşmadan saptığı sonucuna varabilir ve misilleme yoluna gidebilirler.
Başka bir deyişle, rekabeti bozucu anlaşmanın istikrarlı biçimde
sürdürülebilmesi için, teşebbüslerin kimin anlaşmadan saptığını bilmeleri
gerekmemekte; “birinin” anlaşmadan saptığını bilmeleri yeterli olmaktadır.”
ifadelerine yer verilmektedir.
(84) Bu çerçevede, Aylık Rapor kapsamındaki veriler değerlendirildiğinde, her ne kadar
teşebbüs bazında bilgilerin yer almadığı, verilerin en az beş teşebbüsün katıldığı ve
hiçbirinin konsolide veriler içindeki ağırlığının %25’in üzerinde olmayacak şekilde ve
toplulaştırılmış şekilde ülke çapında paylaşılacağı bilinse de, aynı zamanda iş ve
inşaat makineleri pazarının karmaşık, istikrarsız, dar oligopol olmayan bir yapı arz
ettiği söylenebilecekse de satış adedi verilerinin yeterince eskitilmeden biten ayın
sonunda paylaşılmasının verilerin paylaşım sıklığı ve yaşı itibarıyla yeterince
eskitilmediği göz önünde bulundurulduğunda teorik olarak stratejik olma niteliğini
kaybetmeyeceği, dolayısıyla rekabetçi endişelerin ortaya çıkmasına neden
olabileceği, bu yönüyle söz konusu rapor kapsamında paylaşılacak bilgilerin 4054
sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında menfi tespit belgesi alabilecek nitelikte
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
22-16/269-121
24/33
(85) Yıllık Rapor-I kapsamında paylaşılacak veriler değerlendirildiğinde ise, pazarın yapısı
da göz önüne alındığında raporun teşebbüs bazında veri içermeyecek şekilde yıllık
bazda ve üç ay eskitilerek hazırlanacak olmasının verilerin stratejik niteliğini azalttığı
söylenebilecektir. Bununla birlikte, Aylık Rapor’da geçerli olan raporlamanın en az beş
teşebbüsün katılması ve katılımcıların hiçbirinin ağırlığının %25’in üzerinde
olmayacak şekilde paylaşılabilme şartı Yıllık Rapor-I için söz konusu değildir. Ayrıca,
İMDER’e üye olan teşebbüsler pazarın yaklaşık %95’ini oluşturmaktadır. Anılan bu iki
husus dikkate alındığında, il bazında satış adedi bilgilerinin paylaşılacak olmasının
teşebbüslerin il bazında koordinasyonuna teorik olarak yol açma ihtimali bulunduğu
ve bu nedenle daha detaylı bir inceleme yapılması gerektiği, dolayısıyla söz konusu
rapor kapsamındaki bilgi paylaşımının menfi tespit kapsamında ele alınamayacağı
kanaatine varılmıştır.
(86) Kiralama adedi verilerinin paylaşılacağı Yıllık Rapor-II’de de aynı şekilde geçmiş yıla
ait veriler üç ay eskitilerek paylaşılacaktır. Yıllık Rapor-I’den farklı olarak veriler il
bazında değil, Türkiye çapında toplulaştırılarak ve uzun dönem kiralanma adetleri ile
kısa dönem kiralanma adetleri şeklinde fazladan bir alt kırılıma yer verilerek
paylaşılacaktır. Bu noktada daha önce bahsi geçtiği üzere pazarda iş ve inşaat
makinelerinin kiralanması alanında faaliyet gösteren finansal kiralama şirketlerinin
bulunduğu da vurgulanmalıdır. Yıllık Rapor-II kapsamındaki veriler ise finansal
kiralama şirketlerinin kiralama adedi verilerini içermeyecektir. Kiralama adedi
verilerine ilişkin bu hususun pazarda işbirlikçi sonuçlara ulaşılma riskini daha da
azaltacağı değerlendirilmektedir. Öte yandan, pazarın istikrarsız, karmaşık ve dar
oligopol olmayan yapısı, sektöre yönelik daha önce yürütülmüş soruşturma
bulunmaması ve verilerin üçüncü taraf bağımsız bir firma olan AMATİS aracılığıyla
toplanacak olması birlikte değerlendirildiğinde, üç ay eskitilerek ve Türkiye çapında
paylaşılacak verilerin stratejik olma niteliğini kaybedeceği değerlendirilmektedir. Bu
tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, bildirime konu Yıllık Rapor-II’nin 4054 sayılı
Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi alabilecek nitelikte olduğu
sonucuna ulaşılmıştır.
(87) Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I’de yer alacak verilerin paylaşımına ilişkin bireysel
muafiyet analizine aşağıda yer verilmiştir.
G.6.5. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(88) 4054 sayılı Kanun’un 5.maddesi, madde ile öngörülen ve kümülatif nitelik taşıyan dört
koşulun sağlanması durumunda “teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve
teşebbüs birlikleri kararlarının 4 üncü madde hükümlerinin uygulanmasından muaf
tutulmasına karar verilebileceğini” düzenlemektedir. Bu koşullar 5. maddenin birinci
fıkrasında:
- Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
- Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
- İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
- Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
olarak sayılmış olup muafiyet tanınabilmesi için tüm şartların aynı anda sağlanması
gerekmektedir.
22-16/269-121
25/33
(89) Bu bölümde, yukarıda menfi tespit kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna
ulaşılan iş ve inşaat makinalarına ilişkin satış adetlerinin derlenerek İmderonline
platformu üzerinden paylaşılacağı Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I’in, 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde sayılan bu koşulları sağlayıp sağlamadığı başlıklar altında
incelenmiştir.
(a) Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(90) Bireysel muafiyet değerlendirmesinde aranan bu ilk olumlu koşulun sağlanıp
sağlanmadığının tespiti ve hangi hallerin etkinlik kazanımı sağladığı somut olayın
özelliklerine göre değerlendirilmektedir. Genel olarak, üretim ve dağıtım maliyetlerinin
düşürülmesi, kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni
piyasalara girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin
bulunması hallerinde bu koşulun sağlandığı kabul edilmektedir. Muafiyetin Genel
Esaslarına İlişkin Kılavuz’un (Muafiyet Kılavuzu) 36. paragrafında da, daha iyi üretim
planlaması yapabilme, stok tutma maliyetlerini azaltma ve daha yüksek kapasite
kullanım oranlarına erişimin, maliyetlerin azalması yönünde etkinlik doğurabileceği
ifade edilmektedir.
(91) Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I’de paylaşılması öngörülen bilgiler ile öncelikle
teşebbüslerin pazarın büyüklüğü, bu pazardaki konumları gibi hususlarda bilgi sahibi
olmasının sağlanacağı, bu şekilde teşebbüslerin, pazarda kendilerini daha doğru
konumlandırabileceği ve daha rasyonel kararlar alabilecekleri ifade edilmiştir. Bunun
yanı sıra, ham madde planlaması için sağlıklı pazar öngörüsüne sahip olunacağı,
temin süreleri uzun olan ithal ürünler için doğru öngörü ile planlamalar yapılabileceği,
inşaat sektöründe makine yokluğundan dolayı projelerde yaşanabilecek aksamaların
ve yatırım kayıplarının önüne geçileceği, pazardaki büyüme fırsatlarının tespit
edilebileceği ve sağlıklı Ar-Ge yatırımı yapılmasının sağlanacağı belirtilmiştir.
Neticede, teşebbüslerin pazardaki arz ve talep düzeyine yönelik olarak bilgi sahibi
olacakları, bu çerçevede üretim, satış ve dağıtım planlamalarını iyileştirerek etkinlik
kazanımları sağlayabilecekleri hususu dile getirilmiştir.
(92) Paylaşılacak bilgilerin aynı zamanda yedek parça talebine ilişkin de öngörü
sağlayacağı ve satış sonrası hizmetlerde ürün bulunurluğuna hizmet edeceği, böylece
son kullanıcının aldığı ürün ve servisle ilgili bir gecikme ve eksiklik yaşanmasının
önüne geçileceği belirtilmektedir.
(93) İMDER tarafından yapılan açıklamalarda, Aylık Rapor’da paylaşılacak bilgilerin ay
bazında paylaşılmasının pazarın yapısına özgün niteliklerden ileri geldiği
belirtilmektedir. İş ve inşaat makinelerinin kullanıldığı sektörlerde ihale usulünün
yaygın olması nedeniyle talebin yapısının ve teşebbüslerin satış adedi verisinin
sürekli bir biçimde değişiklik gösterdiği, makine ve yedek parça üreticilerinin ham
madde ve üretim planlamalarının 6 ay ila 1 yıllık bir ön hazırlık aşaması gerektirdiği,
söz konusu hazırlık aşaması için talebin doğru analiz edilmesinin gerekli olduğu, ilgili
pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin ürünleri teslim etme sürelerinin birbirinden
farklı olduğu, ithalatçılar için teslimat süresinin ürünün ithal edildiği ülkeye göre 1-2
aylık eklemeler gerektirebildiği, bu sürelerin yerli üreticiler için ise stok durumuna bağlı
olarak 1-2 hafta alabildiği, küresel çaplı tedarik sorunları da göz önüne alındığında
sağlıklı stok yönetimi yapabilmek için doğru öngörü ve planlamaların sektöre ilişkin
verilerin kısa aralıklar ile analiz edilmesine bağlı olduğu, sadece distribütörlerin değil
yerli üreticilerin de makinelerin önemli bileşenlerini ithal ettiği göz önünde
bulundurulduğunda raporlamanın daha uzun süreleri kapsaması halinde sipariş,
22-16/269-121
26/33
sevkiyat ve üretim gibi süreçlerde alınması gereken aksiyonların gecikeceği ve talepte
yaşanacak bir artışa etkin bir şekilde cevap verebilme imkânının ortadan kalkacağı
ifade edilmektedir. Buna örnek olarak, Mart ayında 100 adet satılan paletli
ekskavatörün, Nisan ayında 300 adede çıktığı, Mayıs ayında da 340 adede çıktığı,
dolayısıyla artışın süreklilik arz ettiği gözlemlenebilirse, Ağustos-Eylül ayındaki ithalat
ve üretim süreçlerinin talepteki artış doğrultusunda planlanabileceği verilmektedir.
Sektöre ilişkin verilerin yokluğunda ise belirli bir tonaj ve nitelikteki makine talebini
öngöremeyen teşebbüslerin, başta talepte yaşanabilecek değişikliklere göre
kendilerini adapte etme, bunun yanı sıra pazarın rekabetçi yapısını sürdürme olanağı
bulamayacağı ifade edilmektedir.
(94) Pazardaki adetsel hareketlerin aylık olarak izlenmesi sonucunda, teşebbüslerin
pazarın geneli veya spesifik olarak belli ürünlere olan talebin hangi ivmede arttığı
veya azaldığını dönemsel olarak takip edebilmeleri ve buna göre talep planlamasını
en doğru şekilde yapılabilmelerinin mümkün olacağı, söz konusu paylaşımların,
özellikle stok siparişlerinin aylık olarak girildiği sistemlerde, stok yönetiminin doğru
şekilde yapılması ve atıl stoklardan kaynaklanabilecek maliyetlerin bertaraf edilerek,
müşteri taleplerinin etkin bir şekilde karşılanmasının sağlanmasına hizmet edeceği
belirtilmektedir. Bu kapsamda stok yönetimindeki etkinliğin yalnızca miktar açısından
değil, müşterilerin taleplerindeki trendin takibi ile pazarın ihtiyaçlarına uygun model
dağılımının doğru sağlanmasına da imkân tanıyacağı ifade edilmektedir. Bu şekilde
aylık raporların analizi sonucunda, müşterilerin taleplerine uygun makine
bulunurluğunun en etkin ve hızlı şekilde sağlanmasının mümkün olabileceği
vurgulanmaktadır.
(95) Başvuruda, iş makinesi üretici ve ithalatçılarının yanı sıra bileşen tedarikçileri için de
geçmişe yönelik aylık satış adetlerinin paylaşılmasının, pazar hareketleri ve talebin ne
şekilde yoğunlaştığının takibi açısından önem arz ettiği, bu doğrultuda talebe göre
şekillenen aksiyonların alındığı, pandemi ve ekonomik şartların olumsuz etkilendiği bu
dönemde verilerin paylaşımının da sonlanması sonucunda, üretim ve tedarik
planlama çalışmalarının olumsuz şekilde etkilendiği ifade edilmiştir.
(96) Ayrıca, lastik gibi bağımsız yedek parça üreticileri ve ithalatçıları için de bilgilerin,
üretim ve sipariş planlamaları açısından önem arz ettiği belirtilmektedir. Lastiklerin
makine özelliklerine göre değişmesi nedeniyle, aylık olarak ve makine alt kırılımı ile
satış adetlerinin takibinin, talebin doğru karşılanması ve yeni bir ürüne ilişkin lastik
üretiminin gerekli olup olmadığı vb. hususlarda değerlendirme yapılmasına imkân
tanıyacağı, örneğin, pazara yeni bir teleskopik yükleyici lastiğinin sunulması
durumunda, üretimin etkin planlanması adına satış adedi bilgilerinin takibinin önem
arz ettiği ifade edilmektedir. Hâlihazırda bu bilgilerin eksikliği nedeniyle lastik
üreticilerinin üretim planlamalarında zorlandığı belirtilmiştir.
(97) Sonuç olarak iş ve inşaat makinalarının pazar yapısına özgü nitelikler sebebiyle bu
makinelerin kullanıldığı sektörlerde talebin yapısı ve teşebbüslerin satış adedi
verilerinin sürekli bir biçimde aydan aya değişiklik gösterdiği, satış adedi verilerinin
aylık dönemlerde derlenmesinin en temel sebebinin, talebin etkin bir şekilde
karşılanması olduğu ve pazarın yapısı uyarınca, sözü edilen etkinliklerin ancak
pazardaki değişikliklerin en azından birer aylık dönemlerle takip edilmesi durumunda
sağlanabileceği belirtilmektedir.
(98) Yıllık Rapor-I’de yer alan il bazındaki bilgiler sayesinde ise, satış gerçekleştirilen ildeki
potansiyel değerlendirilerek, yeni bölge, şube, bayi, satış sonrası hizmetler
müdürlüklerinin açılması, mevcut yapılanmada istihdamın sağlanması ya da
22-16/269-121
27/33
güçlendirilmesi şeklinde aksiyonlar alınabileceği belirtilmektedir. İllere göre talep
analizi yapılarak ihtiyacın olduğu bölgelere makine, yedek parça, servis sevkiyatı ve
planlaması ile uygun envanter hazırlığının daha sağlıklı yapılabileceği, böylece son
kullanıcının aldığı ürün ve servisle ilgili bir gecikme ve eksiklik yaşamaması ve
dolayısıyla hizmet kalitesinin artmasının sağlanacağı ifade edilmektedir. Örneğin,
Aydın ilinde artan yüksek tonajlı ekskavatör talebinin, bu tonajdaki makinelerin ve
yedek parçaların İzmir’de konumlandırılması ve satış sonrası ağının güçlendirilmesi
açısından yol gösterici olacağı, teşebbüslerin bu bölgede satış sonrası hizmetlerini
artırma yönündeki güdülerinin artacağı dile getirilmektedir.
(99) Bilgilerin teşebbüslerin yatırım kararları kapsamında doğru fizibilite çalışmaları
yapabilmelerine imkân tanınması adına da önem arz ettiği belirtilmektedir. Bu
kapsamda örneğin, Bilecik–Isparta hattı üzerinde 28 ton üstü lastikli yükleyici talebinin
yüksek olduğu görüldüğünde, lojistik avantajları da göz önünde bulundurularak
makine veya tamamlayıcı bileşenlerin imalatı veya montajının Ankara gibi yakın
illerde planlanabileceği belirtilmektedir.
(100) Ayrıca, bölgedeki talebin tespit edilebilmesiyle bölgesel yatırımların daha etkin
yapılmasına imkân sağlanacağı, mevcut bir yapının büyütülmesi ya da yeni bir yapı
kurulması için gereken yatırımın, firmaların ihtiyaç ve standartları açısından
değişkenlik gösterebildiği, bu kapsamda yatırımların en az (…..) TL civarında olduğu,
teşebbüslerin kendi standartları, bölgesel özellikler ve arsa maliyetleri doğrultusunda
söz konusu tutarların (…..) TL ile (…..) TL arasına yükselebildiği, tesislerin kurulumun
ise 6-12 aylık bir süre arasında gerçekleştirilebildiği belirtilmiştir. Bahse konu
yatırımların boyutu dikkate alındığında, il bazındaki raporlamaların teşebbüslerin
bütçelerinin etkin kullanımı açısından büyük öneme haiz olduğu vurgulanmıştır.
(101) Ayrıca, bölgesel ürün talebinin ve talep trendinin analiz edilebilmesinin, bölgesel
pazarlama aksiyonlarının planlanabilmesine imkân sağlayacağı ve bölgesel bazda
rekabeti artırıcı pazarlama faaliyetlerinin daha etkin şekilde planlanabilmesinin
(fuarlar, müşteri aktiviteleri, demo aktiviteleri, yerel basın reklamları gibi) sağlanacağı
ve yalnızca satış değil satış sonrası faaliyetlerde de rekabeti artırıcı kampanya vb.
faaliyetlerin planlanabilmesinin mümkün olacağı belirtilmektedir.
(102) Ayrıca, teşebbüslerin, hangi illerde ne tür makinalara yönelik ihtiyaçların daha fazla
olduğuna ilişkin olarak da veriye sahip olacakları ve bu doğrultuda pazarlama
aktivitelerini o bölgelerde geliştirme imkânına haiz olacakları ve bu şekilde talebin
daha yüksek olduğu pazarlarda fiyat rekabeti sağlanabileceği ifade edilmektedir.
(103) Diğer yandan, İMDER tarafından daha önce yayımlanmakta olan raporlar
doğrultusunda, makine üreticilerinin Ar-Ge merkezi ve üretim tesisi yatırımlarını daha
etkin şekilde yapabildiği, bu kapsamda tesislerin konumları ve kapasitelerine ilişkin
değerlendirmelerde piyasadaki talebin analizine imkân tanıyan bu raporların büyük
öneme sahip olduğu ifade edilmektedir. (…..).
(104) Kılavuz’da, kıyaslamalar sonucu planlamaların daha iyi yapılması ile maliyet tasarrufu
sağlanması, üretimin talebin yüksek olduğu piyasalara ya da düşük maliyetli
teşebbüslere kayması, kaynak dağılımının düzelmesi ve potansiyel rakiplerin pazara
girişteki risklerinin düşürülmesi, kamuya açık bilgiler ile tüketicinin araştırma
maliyetlerinin azalması gibi unsurlar bilgi değişimin etkinlik kazanımı ortaya çıkaracağı
alanlar olarak sayılmaktadır. Kurulun FKB kararında29, teşebbüslerin pazarda
kendilerini daha doğru konumlandırması ve piyasa araştırma maliyetlerinin azalması
29 15.02.2018 tarih ve 18-05/79-43 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
28/33
şeklindeki etkinlikler 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesinin (a) bendinde belirtilen
koşulun sağlanması için yeterli görülmüştür. Yine Kurul’un ODD kararında30, pazarın
büyüklüğü, arz ve talebin yapısı gibi hususlarda teşebbüslerin bilgi sahibi olmalarının
ilgili pazarda daha etkin bir rekabetin tesis edilmesini sağlayacağı değerlendirilmiştir.
Diğer yandan, Kurul İMDER tarafından paylaşılmakta olan ve paylaşılması öngörülen
raporlara ilişkin değerlendirme yaptığı kararında31 da, (a), (b) ve (c) bendindeki
koşulların sağlandığı tespit edilmiştir.
(105) İş ve inşaat makinaları pazarında hâlihazırda piyasa araştırmaları bulunmadığından
İMDER tarafından oluşturulması öngörülen raporlar ile pazardaki teşebbüsler
bakımından önemli bir kaynak israfının önüne geçilebilecek ve İmderonline üzerinden
piyasa araştırmasına ulaşılarak maliyet avantajı sağlanabilecektir. Bu bilgiler
kapsamında, Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I’de yer alması planlanan iş ve inşaat
makinelerinin satış adedi bilgilerinin paylaşılmasının muafiyetin ilk koşulunu sağladığı
kanaatine ulaşılmıştır.
(b) Tüketicinin Yarar Sağlaması
(106) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir
anlaşmanın muafiyet alabilmesi için, Kanun’un 5. maddesinin (a) bendinde koşul
olarak getirilen mal ve hizmet sunumunda gelişme, iyileşme veya ekonomik ve teknik
gelişmelerden tüketicinin de faydalanması gerekmektedir. Muafiyet Kılavuzu’nda
tüketicinin, ilgili pazardaki mal ve hizmetlerin doğrudan veya dolaylı tüm kullanıcılarını
içerdiği, söz konusu ürünleri girdi olarak kullananların, yeniden satışını gerçekleştiren
toptancıların ya da perakendecilerin ve bayilerin tüketici olarak tanımlanabileceği
belirtilmektedir. Tüketicinin sağladığı faydanın ölçülmesi ve değerlendirilmesinde ise,
fiyatlarda yaşanan düşüş, satış sonrası hizmetlerde artan etkinlik, ürün çeşitliliği,
tüketicinin ürüne daha kolay ulaşımı, mal arzında devamlılık gibi unsurlar dikkate
alınmaktadır.
(107) Bildirim formunda bu koşul ile ilgili yer alan öncelikli argüman, yukarıda vurgulandığı
üzere pazarın koşullarının daha doğru şekilde tespit edilebilmesi ve bu bilgiler
doğrultusunda teşebbüsler tarafından daha rekabetçi stratejiler belirlenmesinin
sağlanmasıdır. Rekabet düzeyinde sözü edilen şekilde gerçekleşecek bir artışın ise
tüketiciler bakımından fiyat düşüşü, hizmet kalitesinde artış, ürün çeşitliliği gibi
yararlar sağlaması beklenmektedir. Söz konusu bilgilerin paylaşılmasının, piyasadaki
üreticiler açısından doğurduğu çeşitli sonuçlar da tüketici faydasına yol açacaktır. Zira
bilgi değişimi sayesinde teşebbüsler üretim ve ithalat kararlarını daha rasyonel
alabilecekleri için, pazardaki rekabet düzeyindeki artış üretilen/tedarik edilen ürünlerin
maliyetlerinin azaltılması yönünde teşebbüsler üzerinde bir baskıya da sebep
olabilecektir. Maliyetlerin azalması ise tüketicinin daha düşük fiyatlardan
yararlanmasını sağlayacaktır.
(108) Ayrıca, söz konusu raporlama faaliyetleri ile teşebbüslerce sunulan hizmetin, talebin
arttığı ürünlere yoğunlaşacağı, böylece tüketici talebinin daha rekabetçi koşullarla
karşılanmasının mümkün olacağı ve piyasada ürün çeşitliliği ile arz devamlılığının
sağlanacağı ifade edilmektedir. Diğer yandan, tüketici talebinin yoğun olduğu ürünlere
ilişkin olarak tüketici tercihlerinde rol oynayan yeni teknolojik gelişme ve Ar-Ge
çalışmalarının artmasının da sağlanacağı belirtilmektedir.
(109) Muafiyet değerlendirmesine konu raporlamalar ile tüketicilerin genel olarak yukarıda
bahsi geçen faydaları elde edeceği ifade olunmakla birlikte, Aylık Rapor’da satış
30 14.07.2011 tarih ve 11-43/916-285 sayılı Kurul kararı.
31 19.11.2020 tarih ve 20-50/688-302 sayılı Kurul kararı.
22-16/269-121
29/33
adedi bilgisinin aylık olarak paylaşılabilmesi neticesinde, kısa aralıklarda talepteki
trendin tahmin edilerek üretim-dağıtım-satış planlaması ve etkin stok yönetimi
yapılabileceği, böylelikle iş ve inşaat makineleri müşteri gruplarının, makine arzının
kısa zamanda artırılamaması nedeniyle ürün bulunurluğunda problem yaşamayacağı,
özellikle planlamanın öne çıktığı inşaat sektöründe makine yokluğundan dolayı
projelerde yaşanan aksamalar ve telafi edilemez yatırım kayıplarının önüne geçileceği
ifade edilmektedir. Yıllık Rapor-I sayesinde ise il bazındaki ihtiyaçların daha doğru bir
şekilde tespit edileceği ve tüketici taleplerinin hızlı ve doğru bir şekilde
cevaplanabileceği belirtilmektedir.
(110) Bu çerçevede; bilgi değişimi kapsamında teşebbüslerin kendilerini daha doğru
konumlandırmalarından ve pazardaki veri eksikliğinin giderilmesinden tüketicilerin
faydalanacağı, dolayısıyla tüm bu tespitler kapsamında, Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-
I’de yer alacak bilgilerin genel hatları itibarıyla tüketici yararı da sağlayabilecek
nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
(c) İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(111) Muafiyete konu anlaşmanın; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkmasına neden olmaması, bir başka deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya
fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlaması durumlarının, rekabetin ortadan
kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmaması gerekmektedir. Değerlendirmede esas
olan ilgili pazarda rekabetçi sürecin devam etmesidir. Bu doğrultuda bu şartın
karşılanıp karşılanmadığının analizinde, tarafların ve rakiplerin pazardaki durumu,
pazarın yapısı ve anlaşmanın pazardaki rekabetin üzerindeki etkisi, giriş engelleri gibi
hususlar dikkate alınmaktadır. Pazara yeni giriş ihtimallerinin değerlendirilmesi
bağlamında pazarın yapısı ve gelişimi dikkate alınabilecek unsurlardan birini
oluşturmaktadır. Zira durağan veya küçülen bir pazarın, yeni giriş için cazip
olmayabileceği söylenebilecektir.
(112) Tablo-11’de yer verilen pazar payı bilgilerinden iş ve inşaat makineleri pazarının,
teşebbüslerin pazar paylarının zaman içinde değişikliğe uğrayan bir pazar olduğu ve
pazardaki yoğunlaşma oranlarının dar oligopol olmayan bir pazar yapısına işaret ettiği
anlaşılmaktadır. Diğer yandan, pazarda genel olarak ihale usulünün yaygın olması
nedeniyle talep belirsizlik arz edebilmekte, bu yönüyle de pazar istikrarsız bir yapı
sergilemektedir.
(113) İş ve inşaat makineleri genel olarak homojen yapıda değildir ve sektörde her ürün
grubunun alt kırılımları bulunmaktadır. Ayrıca, makineye takılan ataşmana bağlı
olarak ürünlerin kullanım alanları çeşitlenebilmektedir. Örneğin ekskavatörler,
kullanılan ataşmana bağlı olarak beton kesici olarak inşaatlarda kullanılabilmekte,
yine ataşmana bağlı olarak kazı işlerinde kazıcı olarak kullanılabilmektedir. Yine
bekoloder ve ekskavatöre aynı tür ataşman takılarak benzer işler için
kullanılabilmektedir. Bahsi geçen bu hususların pazarın yapısını karmaşık hale
getirdiği görülmektedir. Diğer yandan, iş ve inşaat makineleri sektöründe faaliyet
gösteren teşebbüslerin farklı oranlarda pazar paylarına ve ölçeklere, ayrıca, farklı fiyat
değişikliği tarihlerine ve maliyet yapılarına sahip olması, teşebbüslerin benzer yapıda
olmadıklarını göstermektedir. Pazarda sözü edilen heterojen yapının, rakipler
arasında rekabetin kısıtlanmasına yol açacak bir koordinasyon ihtimalini azaltacağı
değerlendirilmiştir.
(114) İş ve inşaat makineleri sektörünün neredeyse tüm ana oyuncuları Türkiye’de faaliyet
göstermektedir. Sektör genel olarak sermaye ağırlıklı olduğundan pazara giriş tehdidi
düşüktür. Sektörde marka bilinirliği ve marka güveni önemli olduğundan, yeni marka
22-16/269-121
30/33
olarak sektöre girebilmek uzun zaman ve yüksek maliyetlere mal olmaktadır. Yeni ve
küçük firmalar bu sektöre üretim yerine yalnızca ticaret yapmak için bile girecek olsa,
bu sektörde yer edinmek oldukça zaman ve güven gerektirmektedir32. Bununla
birlikte, Bildirim Formu’nda yer aldığı üzere, pazara giriş önünde yasal bir engel33
bulunmadığı gibi satış sonrası hizmetlere ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Ayrıca, Türkiye iş ve inşaat makineleri pazarının büyüme trendinin ve büyüme
yönündeki geleceğe yönelik beklentilerin yatırımcıları teşvik eder nitelikte olduğu
anlaşılmaktadır. Son üç yılda pazara 5 teşebbüsün girmesinin de giriş önünde
aşılmaz engeller bulunmadığına işaret ettiği değerlendirilmiştir.
(115) Bildirim konusu raporlama faaliyetlerinin rakipler arasında bir kısıtlama getirmediği,
söz konusu faaliyetler sonucunda rekabetin sınırlanmasının aksine teşebbüslerin
faaliyetlerinin verimliliği ve potansiyel müşteri tercihlerine ilişkin daha sağlıklı bilgiler
elde edebilecek olmaları sonucunda ürün ve hizmetlerin kalitesinde yaşanması
öngörülen artışlarla ilgili pazardaki rekabetin gelişeceği ifade edilmektedir. Bunun yanı
sıra söz konusu uygulamaya ilişkin herhangi bir yaptırım mekanizmasının
bulunmadığı, bir diğer ifadeyle, raporlama faaliyetlerine İMDER üyelerinin katılıp
katılmama konusunda serbest oldukları ve bu kapsamda sektörde faaliyet gösteren
teşebbüslere herhangi bir kısıtlama getirilmediği hususları dile getirilmektedir.
(116) Muafiyet değerlendirmesine konu İMDER raporlarında yalnızca üye teşebbüslere ait
satış adedi bilgileri yer almaktadır. Bu bilgilerin rekabete duyarlı oldukları
söylenebilecekse de, fiyat, maliyet ve geleceğe yönelik stratejiler gibi bilgilere kıyasla
ilgili pazardaki rekabeti olumsuz etkileme ihtimallerinin daha düşük olduğu
değerlendirilmektedir.
(117) Bu çerçevede, iş ve inşaat makinelerinin niteliği bakımından homojenlikten uzak
farklılaştırılmış ürünler olduğu, pazardaki rekabetin fiyatın yanında kalite, etkin
pazarlama, marka algısı, değişen talebe hızlı yanıt verme, yeni model geliştirme
yeteneği, ürün çeşitliliği ve satış sonrası hizmet ağının yaygınlığı gibi parametrelere
dayandığı anlaşılmaktadır. Bunlar yanında pazarın rekabetçi, karmaşık ve istikrarsız
bir yapı sergilediği dikkate alındığında, anılan hususların bildirime konu bilgi
değişiminin ilgili piyasadaki rekabet üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin önüne
geçebileceği, dolayısıyla Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I’de yer alacak bilgi değişimi
kapsamında 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (c) bendindeki koşulun karşılandığı
sonucuna ulaşılmıştır.
(d) Rekabetin Zorunlu Olandan Fazla Sınırlanmaması
(118) Bu koşula ilişkin olarak genel olarak bilgi değişimine konu verilerin, elde edilecek
faydaların sağlanması için zorunlu olup olmadığı değerlendirilmiştir.
(119) Bildirim Formu’nda etkinlik kazanımlarının ve tüketici faydalarının elde edilebilmesi
için, pazarın yapısını ve büyüklüğünü ortaya koyacak bilgilerin paylaşılmasının zaruri
olduğu, pazar hakkında öngörüde bulunmayı kolaylaştıracak bu tür bilgiler arasında
fiyat, maliyet gibi bilgiler bulunmasına rağmen, İMDER tarafından hazırlanacak
raporlarda bu amacın elde edilebilmesi adına yalnızca satış adedi bilgilerine yer
verilmesinin tercih edildiği, üye teşebbüslerin pazarın yapısını gözlemleyebilmeleri için
32 İnşaat ve Madencilik ve Makine Sektörleri Etkileşimi Raporu, Mayıs 2021
33 Sektörde ithalat işlemlerinin T.C. Ticaret Bakanlığı ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının
belirlediği mevzuatlara uygun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, ilgili bakanlıklar
tarafından ithalata yönelik aranan koşulların ticari hayatın olağan akışı içerisinde makul
karşılanabileceği ve pazara giriş engeli olarak değerlendirilebilecek seviyede olmadıkları
değerlenirilmektedir.
22-16/269-121
31/33
bu bilgilere erişmelerinin yeterli olduğu ve hazırlanan raporlarda rekabetin zorunlu
olandan fazla kısıtlanmasına yol açabilecek türde bilgilerin yer almadığı ifade
edilmekte olup ayrıca rekabetin zorunlu olandan daha fazla kısıtlanmadığını gösteren
bir diğer hususun da, hazırlanan raporların yalnızca geçmiş bilgiler bakımından
derlenmesi olduğu vurgulanmaktadır. Pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin proje
anlaşmaları da genellikle ihale usulü gerçekleştirildiğinden ve her bir projeyi farklı
teşebbüsler üstlenebildiğinden geçmiş satış adedi verilerinin ileriye dönük stratejik
öneme sahip olmadığı ifade edilmektedir.
(120) Başvuruda, dosya kapsamında karşı-olgusal değerlendirme yapılması durumunda da
İmderonline platformu üzerinden aylık satış adedi verilerinin paylaşıldığı dönemde,
sektörün giderek büyüdüğü, kalitenin ön plana çıktığı, rekabetçi piyasa yapısının
korunduğu, ilgili dönemde koordinasyon doğurucu etkilerin oluşmadığı ve pazarda
rekabeti kısıtlayıcı herhangi bir etkinin meydana gelmediği ve Kurum tarafından daha
önce sektöre yönelik önaraştırma veya soruşturma yürütülmediği ifade edilmekte,
yapılacak değerlendirmede bu hususların da göz önünde bulundurulması gerektiği
belirtilmektedir.
(121) Öte yandan, İMDER yetkilileri ile yapılan görüşmede, pandemi nedeniyle küresel
tedarik zincirinin bozulduğu, pandemi öncesinde ürün siparişlerine yönelik planlama
süreçlerinin 8-12 hafta arasında değişirken mevcut durumda 6 ay ila bir yılı bulabildiği,
böyle bir ortamda, İMDER’den başka herhangi bir mecrada iş ve inşaat makinelerine
ilişkin bir verinin paylaşılmıyor olduğu da göz önüne alındığında, üretim planlaması ve
organizasyonu yapabilmek, ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için
bildirime konu raporların paylaşılmasının bir zorunluluk haline geldiği ifade edilmiştir.
(122) Bildirim Formu’nda, bilgi değişimine konu raporların, ücreti karşılığında İMDER’e üye
olan veya olmayan gerçek ve tüzel kişiler, üniversiteler, araştırma kuruluşları gibi
paydaşlarla paylaşılacağı, yıllık raporların daha az ayrıntı içeren versiyonlarının
İMDER’in resmi internet sitesinde yayımlanacağı, talep halinde de kamu kurum ve
kuruluşları ile paylaşılacağı ifade edilmektedir. Raporların elde edilmesinde
uygulanacak ücretin İMDER üyelerinin yıllık aidatları kadar olmasının ve raporların
talep eden herkese sağlanmasının, paylaşımın ayrımcı nitelikte olmayacağına işaret
ettiği söylenebilecektir. Bilgi değişiminin anılan şekilde yapılmasıyla bilgi değişimi
sonucu ortaya çıkabilecek işbirlikçi etkilerin bilgi paylaşımına dâhil olmayan
teşebbüsler ve potansiyel rakipler tarafından sınırlanabileceği, böylece pazardaki
rekabetin bozulması olasılığının azalabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca, bilgi
paylaşımının gönüllülük esasına dayalı olmasının rekabetin zorunlu olandan fazla
kısıtlanmamasına hizmet edeceği söylenebilecektir.
(123) Geçmiş tarihli veriler ile ilgili olarak, verinin rekabeti bozma riski taşımaması için ne
kadar eski olması gerektiğine dair belirlenmiş bir eşik bulunmamaktadır. Bu eşik
verinin niteliğine, toplulaştırılmış olup olmamasına, bilgi değişiminin sıklığına ve ilgili
pazarın istikrarı ile şeffaflığı gibi kriterlere bağlıdır. Sık aralıklarla yapılan bilgi
değişimleri, teşebbüslerin pazarda ortak bir anlayışa ulaşmasını ve anlaşmadan
sapmaların izlenmesini kolaylaştırarak işbirlikçi sonuç riskini artırabilmektedir.
(124) Bu kapsamda, Aylık Rapor’da teşebbüslerin satış adedi verileri Türkiye genelinde,
bireysel teşebbüs verisi içermeyecek şekilde toplulaştırılmış olarak ilgili ayın bitiminde
paylaşılacaktır. Geçmişe dönük satış adedi verilerinin, fiyat, üretim miktarı, kapasite,
maliyet ve ciro gibi bilgilere göre stratejik niteliği düşük olarak kabul edilmektedir.
Aylık Rapor kapsamındaki satış adedi bilgileri yeterince eskitilmeden paylaşılmakla
birlikte, Kurulun SERFED kararında belirtmiş olduğu üzere en az beş katılımcının
22-16/269-121
32/33
katılımının sağlanacağı ve hiçbir katılımcının konsolide veri içindeki ağırlığının %25’i
geçmeyeceği şekilde kurgulanacak, eğer söz konusu şartlar sağlanabiliyorsa veriler
AMATİS aracılığıyla paylaşılabilecektir. Anılan hususlar nedeniyle pazardaki rekabetin
zorunlu olandan fazla sınırlanmayacağı kanaatine varılmıştır.
(125) Yıllık Rapor-I’de yer alacak yıllık satış adedi verileri ise, il bazında düzenlenecek
olmakla birlikte, ilgili yıl bittikten üç ay sonra yani her yıl Nisan ayının ilk gününde
yayımlanacaktır. Yıllık Rapor-I’de yer alacak yıllık satış adedi verileri daha az detay
içerecek şekilde İMDER resmi internet sitesinde yayımlanacaktır. Ayrıca, İMDER’e
üye veya üye olmayan tüm teşebbüsler ücreti karşılığında dosya kapsamındaki
raporlara erişebilecektir. Bu hususlarla birlikte, Yıllık Rapor-I kapsamında teşebbüs
bazında bilgi bulunmaması, pazarın istikrarsız ve karmaşık yapısı ve geçmişe ait
verilerin eskitilerek paylaşılması göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu bilgilerin
paylaşımının rekabetin kısıtlanması açısından zorunlu olanın ötesine geçmeyeceği
kanaatine ulaşılmıştır.
(126) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, bildirime konu Aylık Rapor ve Yıllık
Rapor-I’in 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (d) bendinde düzenlenen rekabetin
zorunlu olandan fazla kısıtlanmaması koşulunu karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır.
22-16/269-121
33/33
H. SONUÇ
(127) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Türkiye İş Makinaları
Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği tarafından üyeleri ile paylaşılması öngörülen
raporlara ilişkin olarak;
- Başvuru kapsamında paylaşılması planlanan Yıllık Rapor-II’ye 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit
belgesi verilmesine,
- Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I kapsamındaki bilgi paylaşımının aynı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bulunduğu ve 8. madde uyarınca menfi tespit belgesi
verilemeyeceğine,
- Aylık Rapor ve Yıllık Rapor-I kapsamındaki bilgi paylaşımının 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesindeki koşulları karşıladığına ve söz konusu raporlara
pazardaki etkilerini görmek maksadıyla 5 yıl süreyle bireysel muafiyet
tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy