Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2022-5-033 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 22-30/494-198
Karar Tarihi : 04.07.2022
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Hasan Hüseyin ÜNLÜ,
Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK, Berat UZUN
B. RAPORTÖR : Emine TOKGÖZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN :- Türkiye Futbol Federasyonu
Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri Riva
Beykoz/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Türkiye Futbol Federasyonu ile Krea İçerik Hizmetleri ve
Prodüksiyon A.Ş. arasında imzalanmış olan “Yayın Hakları Sözleşmesi”nde
gerçekleştirilmesi planlanan süre uzatımına ilişkin “2022-2023 ve 2023-2024
Süper Lig ve 1. Lig Futbol Sezonu Yayın Hakları Ek Sözleşmesi”ne muafiyet
tanınması.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 01.07.2022 tarih, 29426
sayı ile intikal eden ve eksiklikleri en son 04.07.2022 tarihli, 29452 sayılı cevabi yazı
ile tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 04.07.2022 tarihli, 2022-5-033/MM sayılı
Muafiyet Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Türkiye Futbol Federasyonu ile Krea İçerik
Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş. arasında imzalanmış olan “Yayın Hakları
Sözleşmesi”nde gerçekleştirilmesi planlanan süre uzatımına ilişkin “2022-2023 ve
2023-2024 Süper Lig ve 1. Lig Futbol Sezonu Yayın Hakları Ek Sözleşmesi”nin 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu, bununla beraber anılan Ek
Sözleşme’nin aynı Kanun’un 5. maddesinde sayılan tüm bireysel muafiyet şartlarını
taşıdığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Yapılan başvuruda; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Krea İçerik Hizmetleri ve
Prodüksiyon A.Ş. (Krea) arasında imzalanmış olan “Yayın Hakları Sözleşmesi”nde
(YHS) gerçekleştirilmesi planlanan süre uzatımına ilişkin “2022-2023 ve 2023-2024
Süper Lig ve 1. Lig Futbol Sezonu Yayın Hakları Ek Sözleşmesi”nin (Ek Sözleşme)
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) çerçevesinde
değerlendirilmesi talebinde bulunulmuştur.
(5) TFF, başvuru sebebini şu şekilde açıklamaktadır:
“2017-2018, 2018-2019, 2019-2020, 2020-2021 ve 2021-2022 futbol
sezonlarında TFF Süper Lig ve TFF 1. Lig müsabakaları yayın haklarının devri
için 2016 yılında TFF tarafından ihale düzenlenmiş ve ihale sonucunda bu yayın
hakları, zikredilen sezonlar açısından taraflar arasında imzalanan YHS ile
Krea’ya devredilmiştir. Söz konusu YHS’nin süresinin 2021-2022 sezonu
sonunda sona erecek olması nedeniyle yeni dönem için ihale yapılmış ancak
22-30/494-198
2/15
(…..) nedeniyle sonuçsuz kalmıştır. (…..) uygun görülerek işbu başvuruya konu
olan ‘Ek Sözleşme’ hazırlanmıştır.”
G.1. Taraflar
G.1.1. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)
(6) 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
çerçevesinde kurulmuş olan TFF, özel hukuka tabi özerk bir tüzel kişiliktir. 5894 sayılı
Kanun’un 3. maddesine göre TFF’nin görevleri şöyle sayılmıştır: a) Türkiye’deki her
türlü futbol faaliyetini yürütmek, düzenlemek ve denetlemek. b) Futbolun gelişmesini
ve yurt sathına yayılmasını sağlamak. c) FIFA ve UEFA’nın yetkili organları tarafından
konulan kuralların gereği gibi uygulanmasını sağlamak, ulusal talimatlar hazırlamak ve
Türkiye’yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek. ç) Yurt içi ve yurt dışı
futbol faaliyetleri için plan, program, benzeri her türlü düzenlemeyi ve anlaşmayı
yapmak ve başarılı sonuçlar sağlanması için gerekli tedbirleri almak. d) Her düzeyde
müsabakalar düzenlemek ve milli takımlar ile kulüp takımlarının uluslararası
müsabakalara katılması ve mücadele edebilmesi için gerekli tedbirleri almak. e) Fair
Play kurallarına uygun olarak bağlılık, dürüstlük ve sportmenlik prensiplerini gözetmek.
f) Üyelerinin, kulüplerin, futbolcuların, hakemlerin, yöneticilerin, teknik direktör ve
antrenörlerin, sağlık personelleri, futbolcu temsilcileri ve müsabaka organizatörleri ile
diğer tüm ilgililerin FIFA, UEFA ve TFF tarafından konulan Statü, talimat ve
düzenlemeleri ile bunların yetkili kurulları tarafından verilen kararlara uymalarını
sağlamak. g) Şiddet, şike, teşvik primi, ırkçılık, doping ve her türlü ayrımcılıkla
mücadele etmek. ğ) Futbolu geliştirmek amacıyla; amatör futbol spor kulüp ve
federasyonları ile bünyesinde futbol branşı bulunan engelliler spor federasyonlarına
her türlü ayni ve nakdi yardımda bulunmak.
(7) Futbol yayınlarının düzenlenmesi 5894 sayılı Kanun’un 13. maddesi çerçevesinde TFF
tarafından gerçekleştirilmektedir. Buna göre, ülkemiz sınırları içindeki tüm futbol
müsabakalarının televizyon, radyo, internet ve her türlü teknik cihaz ve benzeri
araçlarla yayınlanmasına, iletilmesine, yayınların düzenlenmesine ve
programlanmasına münhasıran TFF Yönetim Kurulu yetkili kılınmıştır. Bu yetki TFF’nin
yayın haklarının merkezi olarak pazarlanmasını ve elde edilen gelirin yetkili organlar
tarafından alınan kararlar uyarınca kulüplere dağıtılmasını kapsamaktadır.
(8) Aşağıda açıklanacağı üzere, yayın haklarının üst pazarda merkezi olarak satışının
rasyonalitesi, kulüplere gelir sağlamaktır. Yayın haklarının satışından TFF’nin payı
(…..) olup geri kalan gelirler belli prensipler çerçevesinde kulüplere paylaştırılmaktadır.
Burada dikkat çekilmesi gereken husus ise bu paylaşımda büyük şehir kulüpleri ile geri
kalan kulüpler arasındaki “rekabetçi denge”nin sağlanması ile performansa dayalı
ödüllendirme amacıdır. Merkezi satışın alternatifi kulüplerin tek tek yayın haklarının
satışını gerçekleştirmesi olup bu metot büyük kulüplerden küçüklere kaynakların
yeniden dağıtımı ve böylece rekabet dengesi sağlanması olanağını ortadan
kaldırmaktadır. TFF’ye göre Kulüpler Birliği ile mutabık kalınmış olan bu dağıtım ile
(…..). TFF, yayın haklarının satışından elde ettiği geliri (…..) şu şekilde kulüplere
dağıtmaktadır:
(…..)
.
(9) TFF, merkezi satış ve gelirin dağıtımı ile ilgili şu açıklamaları yapmaktadır: “Böylelikle
hem başarı elde eden kulüpler ödüllendirilmiş, hem de merkezi pazarlama ve dağıtım
kriterleriyle özellikle 4 büyük kulüplerin (Beşiktaş A.Ş., Fenerbahçe A.Ş., Galatasaray
22-30/494-198
3/15
A.Ş., Trabzonspor A.Ş.) kendi müsabakalarını tek tek pazarlamaları halinden çok daha
büyük bir pay/gelir sağlanmaktadır. Ayrıca bu yayın gelirinden TFF Payı hariç, futbolun
gelişimi için alt liglere de kaynak aktarılmaktadır. Dolayısıyla da liglerin rekabetçi
bütünlüğünün sağlanması hedeflenmektedir. Anadolu Kulüplerinin kendi
müsabakalarını pazarlamasında (4 büyük kulüplerle olan müsabakaları hariç) sıkıntı
çekecekleri hususu değerlendirilmiştir.” Aşağıdaki tabloda son iki sezonda kaynak
dağılımının seyri sunulmaktadır:
Tablo 1: Son İki Sezonda Yayın Hakları Satışı Gelirlerinin Dağılımı
Paydaş/Sezon 2020-2021 Sezonu 2021-2022 Sezonu
Süperlig Payı (…..) (…..)
1.Lig Payı (…..) (…..)
2. ve 3. Lig Payı (…..) (…..)
Paraşüt Payı1 (…..) (…..)
Diğer Kesintiler (…..) (…..)
TFF Payı (…..) (…..)
Kaynak: TFF tarafından sunulan bilgiler
G.1.2. Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketi (Krea/Yayıncı
Kuruluş/Krea Grubu)
(10) Digiturk platformunu da içeren Krea, Katar menşeli olup 60 farklı kanal ile 5 kıtada 43
ülkede 7 farklı dilde spor ve eğlence içeriği yoğunluklu yayın yapan beIN Media Group
(beIN) bünyesindedir. Küresel ölçekte faal olan Grup, spor müsabakaları ve
uluslararası organizasyonlar yanında TV prodüksiyonlarının yapımı, dağıtımı ve
medya hakları sahipliği alanlarında da faaldir. BeIN ülkemizdeki faaliyetlerine 2016’da
devraldığı Digiturk platformu ile başlamıştır. BeIn bünyesindeki kanallar2 (beIN logolu)
şunlardır: Agena, Almiram, Antares, Capella, Dünya, Eryan, Fornaks, Freda, Gorin,
Halley, Jüpiter, Kripton, Lepus, Mars, Marti, Menkar, Mensa, Metis, Mimas, Mizar,
Neptün, Oberon, Orion, Orma, Pluton, Polaris, Radek, Satürn, Sedna, Tana, Triton,
Uranüs, Vega ve Venüs. Burada belirtmek gerekir ki futbol yayınları düzenli olarak
yayının söz konusu olması ve çok sayıda izleyici çekmesi gibi faydalar sebebiyle
medya endüstrisi bakımından son derece önemlidir.3 Spor, sağladığı içerik ve izleyici
sayesinde televizyon yayıncılığının gelişmesinde en önemli bileşenlerden biriyken
medya da spor için bir gelir kaynağı ve pazarlama aracıdır.4
(11) Krea’nın dört temel iştiraki bulunmaktadır: Digital Platform Teknoloji Hizmetleri A.Ş.
(DPT), Nebula Yayın Pazarlama ve Reklamcılık A.Ş. (Nebula), Pozitron Medya
Holding A.Ş. (Pozitron) ve Digiturk Europe GmbH (Digieuro). DPT uydu iletim-
transmisyon hizmetlerinin Krea üyelerine sunulmasını sağlayan ve BTK uydu
operatoru lisansını haiz olan şirkettir. Nebula, Digiturk’ün OTT (over the top/akış ile
yayın) hizmetlerinin Türkiye ve KKTC dışında bulunan üyelere Türkçe olarak
sunulmasını sağlamak üzere gerekli satış ve pazarlama faaliyetlerini yürüten şirkettir.
Pozitron ise Digiturk bünyesindeki TV yayın kanallarının her birine ait tüzel kişiliği
bünyesinde bulunduran şirkettir. RTÜK mevzuatı gereği her bir TV kanalının ayrı tüzel
kişiliği bulunması zorunluluğu uyarınca Pozitron altında 34 adet yayıncı şirket
1 Ligden düşen kulüplere ödenmektedir.
2 RTÜK mevzuatı gereği her kanalın ayrı bir tüzel kişiliği olması gereği bulunmaktadır. Bu sebeple
kanalların her birinin unvan uzantısı “Televizyon Yayıncılık A.Ş.”dir.
3 COMP/C.2-37.398 – Joint selling of the commercial rights of the UEFA Champions League, 23
Temmuz 2003, par. 64-68.
4 Spor-medya kompleksi ve yayın hakları ilişkisi için bkz. Tom Evens ve Katrien Lefever, “Watching
Football Game: Broadcasting Rights for the European Digital Television Market,” Journal of Sport and
Social Issues, 35(1), s. 34.
22-30/494-198
4/15
bulunmaktadır. Almanya’da kurulmuş olan Digiturk Europe GmbH ise Krea’nın
distribütörü olarak görev yapmakta olup Digiturk hizmetlerinin Avrupa’da satış ve
pazarlamasını yapmaktadır.
(12) Krea’nın son 3 yılda ödemeli TV yayıncılığı pazar payları şöyledir: 2019 (%(…..)), 2020
(%(…..)) ve 2021 (%(…..)). Krea’nın ödemeli TV pazarındaki önemli rakipleri Türksat
Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş., Lifecell TV Yayın ve İçerik Hizmetleri
A.Ş., Demirören İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Net Ekran 11 Televizyon ve Medya
Hizmetleri A.Ş.’dir. Krea’nın dijital platform yayıncılığı hizmetlerindeki payı hakkında
bilgi sunulmamakla birlikte bu pazardaki önemli rakipleri ise şunlardır: Netflix, Inc.,
Exxen Dijital Yayıncılık A.Ş., Saran Internet TV Yayıncılık A.Ş. ve Amazon Turkey
Video Dijital Yayıncılık Anonim Şirketi gibi teşebbüsler.
G.2. Başvuru Konusu Ek Sözleşme ve İhale/İptal Süreci
(13) Başvuru konusu Ek Sözleşme, 2017-2018, 2018-2019, 2019-2020, 2020-2021 ve
2021-2022 futbol sezonlarında TFF Süper Lig ve TFF 1. Lig müsabakaları yayın
haklarının devri için 2016 yılında düzenlenmiş olan ihale sonucunda TFF ve Krea
arasında akdedilen YHS’nin süresinin 2022-2023 ve 2023-2024 futbol sezonlarını
kapsayacak şekilde iki yıllık süreyle uzatılmasına ilişkindir.
(14) Mevcut YHS’nin süresinin 2021-2022 sezonu sonunda sona erecek olması nedeniyle
yeni dönem için ihale yapılmış olup süreç şöyle gerçekleşmiştir: (…..).
(15) Bu bağlamda İhale, şu sebeplerle TFF Yönetim Kurulu’nun 22.06.2022 tarih ve 03
sayılı toplantısında iptal edilmiştir: (…..).
(16) TFF Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Haklarının Devrine İlişkin İhale Genel
Şartnamesi’nin 5.1.a maddesi şu şekildedir: “(…..).” şeklindedir. Bu bağlamda, TFF’nin
düzenlediği ihaleleri iptal etme yetkisi bulunmaktadır. Bu kapsamda TFF tarafından bir
ihale iptal edildikten sonra yayın hakları, mevcut sözleşmenin uzatılması veya yeni
ihale yapılması suretiyle devredilebilmektedir. Başvuruya konu Ek Sözleşme de bu
şekilde kurgulanmış olup temel olarak, tüm canlı maçlar ve geniş özetleri (Paket D)
kapsayan mevcut Yayın Hakları Sözleşmesi’nin Rekabet Kurumu onayı şartıyla
uzatılmasından oluşmaktadır.
(17) Ancak TFF, bu yetkiyi kullanırken Türk futbolu, kulüpler ve TFF’nin menfaatlerine
öncelik vermektedir. TFF Statüsü’nün “Yönetim Kurulu Yetkileri” başlıklı 35/j maddesi;
“TFF Yönetim Kurulu, futbol müsabakalarının televizyon, radyo, internet ve her türlü
teknik cihaz ve benzeri araçlarla yayınlanmasını düzenlemek ve programlamakla
yükümlüdür.” şeklinde ve Statü’nün “Yayınların Düzenlenmesi” başlıklı 74/3’te yer alan
hükmü ise; “Yönetim Kurulu söz konusu yetkiyi kullanırken Türk futbolunun, kulüplerin
ve TFF'nin menfaatlerine öncelik verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda, TFF
Yönetim Kurulu’nun ihale iptaline yönelik almış olduğu karar ve akdetmek istediği Ek
Sözleşme’nin de Türk futbolunun, kulüplerin ve TFF’nin menfaatleri için
gerçekleştirildiği belirtilmektedir.
(18) TFF tarafından Ek Sözleşme süreci şu şekilde özetlenmiştir:
“2016 tarihli YHS’nin sona ermesi nedeniyle yeni dönem için yayın hakları ihalesi
düzenlenmiş, ihaleye (…..) teklifler elde edilememiştir. Zira, yayın haklarından (…..)
kaynaklardır.
Bu durum karşısında (…..) hareket etmektedir.
İhaledeki tekliflerin düşük kalmasına neden olan temel unsurun, (…..) (…)
22-30/494-198
5/15
Bu ekonomik etkenlerin, yaklaşık (…..), 2 yıl süre ile yapılacak uzatmanın rekabetçi
endişe yaratmayacağı değerlendirilmektedir.”
(19) Kısaca, TFF, açılan ihalede gelen tekliflerin beklentinin oldukça altında kaldığını ve
hizmet kalitesi ile futbolun gelişimini desteklemeye yetecek düzeylere ulaşamadığını
belirtmektedir. Ayrıca, gelinen noktada yeni bir ihale düzenlemek için yeterli vakit
olmadığı gibi, düzenlense dahi daha yüksek bir teklif gelmesinin beklenmediği de ifade
edilmektedir.
(20) Bu noktada, COVID-19’un genel etkileri, seyircisiz süren lig maçları, tedarik zinciri
kısıtları ve enflasyonist bakılar gibi genel iktisadi koşullar gibi sebeplerle dünyada da
TFF’nin başvurusuna benzer süreçler işletilmiştir. Bunun en önemli örneği İngiltere
Premier Ligi’nin mevcut yayın hakları sözleşmelerinin ihalesiz 3 yıl süre ile 2025 sezon
sonuna uzatılmasıdır. 2021 Ağustos’ta 3 yıllık bu uzatmaya 1998 Competition Act
çerçevesinde hükümet (Dijital, Kültür, Spor ve Medya Bakanlığı) tarafından onay
verilmiştir (Exclusion Order). İlgili ihalesiz uzatma kararında özellikle kulüplere finansal
istikrar sağlanması, kulüplerin bölgelerinde önemli iktisadi ve toplumsal, kültürel değer
yaratması ve bunun sürdürülmesi, futbolun ülke için eşsiz bir kültürel konuma sahip
olması, Premier Lig’in uluslararası repütasyon ve yumuşak güç unsuru olması,
sağlanan gelirin futbol genç altyapısı ve diğer dayanışma harcamalarında da
kullanılması, tüm dünyada yayın gelirlerinin düşmesi gibi hususlar vurgulanmıştır.
Premier Lig Yönetim Kurulu Başkanı Richard Masters, uzatma onayı sonrası bu
yatırımın futbolun toparlanması ve pozitif bir geleceğin inşası için kullanılacağını ifade
etmiştir.5
(21) Fransa’da da benzer bir durum yaşanmıştır. Yayıncı kuruluş Mediapro 2020 yılında
COVID-19’un da etkisiyle ödeme yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini ilan etmiş
ve Aralık 2020’de anlaşması Federasyon (LFP, Ligue de Football Professionnel)
tarafından feshedilmiştir. LFP boşa düşen haklar için ihale ilanında bulunmuşsa da
hiçbir yayıncı LFP’nin ilanındaki bedelleri ödemeye istekli olmamıştır. Kulüplerin
finansmanda zorluğa düşmesi ve uluslararası transfer piyasası da dahil komşu
piyasalarda da sıkıntıların olması göz önünde bulundurularak haklar daha düşük
fiyattan Canal+ kuruluşuna yeniden satılmıştır.6
(22) TFF tarafından sunulan bilgi ve açıklamalara göre Türk futbolu da benzer şekilde
finansal açıdan zor bir süreçten geçmektedir. Buna rağmen TFF, yetkin yayıncı
şirketler arasında yarışmayı ençoklayacak şekilde ilanlarla (“İhale Dokümanı”) ihale
düzenlemiş ve teklifleri değerlendirmiştir. TFF’nin ihalesinde, Avrupa Komisyonu
kararlarına7 da paralel şekilde paketler oluşturularak tek alıcının önlenmesi (no single
buyer (NSB)) kuralına uyum sağlanması için çalışıldığı görülmektedir. Ancak verilen
tekliflerden (…..) tüm paketlerin olduğu Paket 4’e (…..) gerçekleşmiştir.
(23) Saran Grubu’nun (…..) olup şöyle formüle edilmiştir: (…..). Paket 4’ün yayıncı kuruluşa
münhasırlık sağladığı düşünüldüğünde (…..) senaryoya göre daha yüksek olacağı
görülmektedir.
(24) Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler çerçevesinde, iktisadi kısıtların da olduğu bir
5 İlgili dokumanlar için bkz. https://www.gov.uk/government/publications/premier-league-broadcast-
rights-potential-exclusion-order#full-publication-update-history; ayrıca bkz:
https://www.wiggin.co.uk/insight/government-confirms-exclusion-order-under-competition-act-1998-to-
extend-premier-leagues-broadcasting-agreements-for-additional-three-years/
6 C. Philipp Heller, Slobodan Sudaric ve Anne-Christin Winkler, “The Centralised Sale of Football Media
Rights in Europe,” NERA Economic Consulting, Berlin, Eylül 2021, s. 6.
7 Komisyon’un UEFA Şampiyonlar Ligi, Premier Lig ve Bundesliga Kararları.
22-30/494-198
6/15
konjonktürde iki büyük teklif sahibi başta olmak üzere potansiyel alıcıların yarıştırıldığı
ve bu bağlamda mümkün olduğu ölçüde piyasa için rekabet ettirildiği, bunun
sonucunda da mevcut sözleşmenin uzatılmasının kulüplere ve Federasyon’a ve
dolayısıyla ülke futbolu ve tüketicilere en fazla faydayı sağlayacak opsiyon olarak
ortaya çıktığı değerlendirilmektedir.
(25) Bu noktada, aşağıdaki bölümde federasyon ve teşebbüs birliklerinin futbol lig/turnuva
yayın haklarının merkezi satışını gerçekleştirmesi ile kulüplerin yayın haklarını bireysel
olarak satması (merkezi olmayan sistem) arasındaki farklar ile ülke tecrübelerine ilişkin
teorik ve ampirik unsurlara yer verilmektedir.
G.3. Yayın Hakları Satış Yöntemleri, Dünya Uygulamaları ve Güncel Tartışmalar
(26) Yayın haklarının satışında korunmaya ve dengelenmeye çalışılan menfaatler söz
konusudur. Kulüpler ve ulusal futbol bunların başında gelmektedir. Diğer taraftan
medya şirketlerine ilgili faaliyetin kapanmaması ve tüketiciler/taraftarlar da talep tarafı
olarak korunmaktadır. Bu bağlamda, yayın haklarının merkezi olarak satılması ve
münhasıran tek bir medya şirketinin uzun vadeli sözleşmelerle bu faaliyeti
gerçekleştirmesi 2000’lerin başından itibaren sorgulanmaya başlanmıştır. Gerek
Avrupa Komisyonu gerekse de ulusal otorite kararları ile birtakım çözümler ile bahse
konu katılık aşılmaya çalışılmıştır.
(27) Merkezi satış yöntemi, takımlar arasındaki “rekabetçi denge” savunmasıyla birlikte tüm
dünyada baskın satış yöntemi olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu yöntemin ciddi
anlamda etkinlik yarattığı kabul edilmektedir. Tek merkezi bir satış noktası sayesinde
hem kulüpler hem de medya şirketleri açısından işlem maliyetlerinin azaltılmasının
sağlandığı, kulüplerin tek tek medya haklarını satması halinde pazarlık, bilgi, üyelik,
ödeme ve benzeri işlem maliyetlerinin ve nihai aşamada tüketicilere/taraftarlara
yansıyan maliyetlerin de artmasının kaçınılmaz olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, ligin
başlı başına markalaşmasına katkı sağlanmasının, insicamlı bir “lig ürünü”nün inşası
ile lig maçlarının tek tek değerinin toplamından daha fazla değer ortaya çıkmasının
(maç günü yayınlarının mümkün olması, lig’e ilişkin ticari unsurlar (ortak tasarım,
merchandising, vb.)) mümkün hale gelmesinin de yaratılan etkinliklerin başında geldiği
ifade edilmektedir.8
(28) Merkezi satış yöntemi ile ilgili Komisyon, kararlarında rekabetin gereğinden fazla
kısıtlanmaması için paketlere ayırma koşulu (kısmi ayrıştırma (partial unbundling)), tek
bir alıcının yasaklanması (örneğin bir teklif sahibinin toplam 6 paketten en fazla 5 paket
satın alabilmesi), şeffaf ve ayrımcı olmayan ihale süreci, yayın anlaşmasının uzun
süreli olmaması, alıcının hakkı kullanma yükümlülüğü (use obligation) gibi taahhüt ve
koşullar ile muafiyetler sağlamıştır.9 Komisyon’un yaklaşımı daha sonra 2007 yılında
spor üzerine hazırlanan Beyaz Kitap’ta analiz edilmiş ve bu çözümlerin ilerideki vakalar
için bağlayıcı olmadığı ve olası çözümlerin bunlarla sınırlı olmadığı tekrar
vurgulanmıştır.10
(29) Yaklaşık 20 yıllık süreçte Almanya, İspanya ve İngiltere ligleri bu yayın politikasının
uygulandığı önemli ülkeler olmuştur. Ödemeli yayıncılık ile çevrimiçi/dijital yayıncılık
geniş bant hizmetlerinin de yaygınlaşması ile futbol yayıncılığında da daha fazla rol
8 The EU and Sport: Background and Context, Commission Staff Working Document Accompanying
Document to the White Paper on Sport (COM (2007) 391 Final), s. 41.
9 Premier Lig (Komisyon’un 2001 tarihli basın duyurusu: “Commission open proceedings into joint selling
of media rights to EPL”) ve Alman Bundesliga dosyaları taahhüt ile sonuçlanırken UEFA Şampiyonlar
Ligi kararında sözleşme değişiklikleri ile yayın haklarının satışında muafiyet tanınmıştır.
10 Working Document (yukarıda dipnot 6), s. 44.
22-30/494-198
7/15
oynamaya başlamış ve açılan yayın ihale paketlerinde alternatif teknolojilere de
teklifler alınmıştır. Bu süreçte Komisyon kararları başta olmak üzere rekabet hukuku
çözümlerinin etkisi çeşitli ampirik çalışmalarla araştırılmış olup aşağıda bu sonuçlar
özetlenmektedir.11
İngiltere Premier Ligi (1992 ve sonrası)
(30) 2008 sezonuna kadar Premier Lig yayın haklarını münhasıran Sky Sports/BSkyB12
tarafından elinde tutmuştur. Bu sezondan itibaren ise Setanta Sports, ESPN ve British
Telecom (BT) gibi şirketler çeşitli kapsamdaki yayın haklarını BSkyB ile paylaşmaya
başlamıştır. 2007-10 dönemi için Setanta; 2010-13 dönemi için ESPN ve sonraki üçer
yıllık peryotlar için BT, BSkyB ile düopol olarak yayınları gerçekleştirmiştir. Aşağıdaki
tabloda İngiltere’de yayın haklarının tekel ve düopol olarak elde tutulması ve tüketici
maliyetleri arasındaki ilişkinin gelişimi sunulmaktadır.
Tablo 2: İngiltere Premier Ligi’nde yayıncı kuruluşlar ve birim maliyetlerin gelişimi
Sezonlar Yayıncı kuruluş(lar) Maç
sayısı/sezon
Yıllık haklar
(Sterlin, milyon)
Canlı maç başına
fiyat (Sterlin)
1992-97 BSkyB 60 42,8 0,71
1997-2001 BSkyB 60 167,5 2,79
2001-2004 BSkyB 110 400,0 3,64
2004-2007 BSkyB 138 341,3 2,47
2007-10 BSkyB ve Setanta 138 568,7 4,12
2010-13 BSkyB ve ESPN 138 591,0 4,28
2013-16 BSkyB ve BT 158 1.006,0 6,37
2016-19 BSkyB ve BT 168 1.712,0 10,19
2019-22 (ilk 160
maç için hesap)
BSkyB ve BT 200 1.488,0 9,30
Kaynak: BBC; Robert Butler ve Patrick Massey, “Has competition in the market for subscription sports
broadcasting benefited consumers? The case of English Premier League,” Journal of Sports
Economics, 2018, s. 5.
(31) Yukarıdaki tabloda da görüleceği üzere BSkyB münhasırlığının sona ermesi ile
tüketicilerin tek üyelik yerine iki üyelik gerçekleştirmesi zorunlu hale gelmiştir. İzleme
başına ödeme (pay per view) gibi opsiyonlar da mevcut olmakla beraber yalnızca
BSkyB’ye üyelik ile en fazla sezonda yayınlanan canlı maçların %80’i
izlenebilmektedir. Diğer taraftan enflasyondan arındırılmış reel fiyatlar çalışıldığında
BSkyB’nin maç başına reel fiyatı yıllar itibarıyla düşerken ikinci üyeliğin reel fiyatı yıllar
itibarıyla artmıştır.13 Fiyat tek başına tüm refah etkilerinin anlaşılması için yeterli
olmayıp daha iyi görüntü, kamera açıları, analizler gibi inovatif unsurlar da önemlidir.
Bununla birlikte düopol yapıda tüketicilerin işlem maliyetinin arttığı ve daha düşük fiyat
ile lig maçlarını izleyebilme (daha düşük kalite bile olsa) tercihinin ortadan kalktığı, maç
başına tüketici maliyetlerini artırdığı sabittir. 2016-17 sezonunda yıllık abonelik maliyeti
BSkyB’nin tekel olduğu son döneme kıyasla %50 oranında artmıştır.14
11 Bu örneklerin tamamının çalışıldığı bir ampirik çalışmada kısmi ayrıştırma ve tek alıcının yasak olduğu
ihalelerde abonelik fiyatlarının ortalama %20 arttığı ortaya konmuştur. Müsabakaların birbirine
tamamlayıcı olduğu varsayımında tek alıcının yasaklanması ile Almanya’da Federasyon’un (dolayısıyla
kulüplerin) 220 milyon Avro’luk ek gelirden mahrum kaldığı, tüketicilerin yıllık yaklaşık 60 Avro daha
fazla abonelik bedeline katlandığı bulgularına ulaşılmıştır.
12 British Satellite Broadcasting (BSB) ile birleşme sonrası yeni unvanı British Sky Broadcasting
olmuştur.
13 Butler ve Massey, ss. 18, 33.
14 Butler ve Massey, s. 28.
22-30/494-198
8/15
Fransa Ligi (Ligue 1)
(32) Fransa’da yayın hakları merkezi olarak satılmakta olup tek alıcıya satış yasağı söz
konusu değildir. Yapılan son ihalede 2020-2025 dönemi için (beş yıllık) paket satışlar
yapılmış ve en büyük yayıncı Mediapro olmuştur. Mediapro, haklarının bir kısmını alt
lisanslama ile beIN Grubu’na devretmiştir. Bu son ihalede yayıncıların toplam ödediği
bedel 1,2 milyar Avro olmuştur. Bununla birlikte, geçen yıl Federasyon tarafından yayın
hakları için ihalede istekli olmayınca yeniden ve daha düşük fiyattan direkt satış
yapılmıştır.
Alman Ligi (Bundesliga)
(33) 2016’dan itibaren tek alıcının tüm canlı maç paketlerini aldığı senaryonun önüne
geçmek için paketlerde bazı maçların birden fazla yayıncı tarafından gösterildiği dizayn
seçilmektedir. Sezon başına ortalama ihale bedeli 1,1 milyar Avro’dur.
(34) Almanya’da taraftarlar tüm ligi izleyebilmek için iki abonelik gerekmesi ile ilgili ciddi
şikâyetlerde bulunmuşlar ve Almanya Rekabet Otoritesi Başkanı da tüm maçların
izlenebileceği bir pakete sahip olunması halinde abonelik fiyatlarının tek alıcı yasağı
ile yükseldiğini ifade etmiştir. Ayrıca, yine Rekabet Otoritesi tarafından 2020’de
yayımlanan iki yıllık Rapor’da bazı taraftarların tek bir abonelik ile tüm maçları
izleyebilmesinin mümkün olmadığı, bunun da rekabeti artırmaktan ziyade tüketicilere
zarar veriyor olabileceği tespit edilmiştir.15
İtalya Ligi (Serie A)
(35) 2008’e kadar kulüpler yayın haklarının bireysel olarak satışını gerçekleştirirken,
2008’den itibaren bağımsız bir aracı ile merkezi satış yapılmaktadır. Yapılan son
ihalede düopol yapı ortaya çıkmış olup ortalama yıllık ihale bedeli 2019-21 dönemi için
1 milyar Avro olmuştur.
İspanya La Liga
(36) 2015 yılına kadar kulüplerin bireysel satışı söz konusu olmuştur. Diğer liglere kıyasla
kulüplerin ortalama geliri düşük gerçekleşmiş olup yalnızca Barcelona CF ve Real
Madrid CF gibi büyük kulüpler direkt (merkezi olmayan) satıştan fayda sağlayan taraf
olmuştur. Sonuç olarak ciddi dengesizliklerin ortaya çıktığı; 2015-16 sezonunda ligdeki
20 takımdan ilk üç kulübün diğerlerine kıyasla %30’dan fazla gelir elde etmiş olduğu
ve bu durumun rekabetçi dengeyi bozduğu ifade edilmektedir. 2015’te yapılan bir
düzenleme ile merkezi satış modeline geçilmiştir. Bu sistem sayesinde hem daha fazla
toplam gelir elde edilmiş hem de daha dengeli bir durum ortaya çıkmış ve küçük
kulüpler de gelirlerden daha adil pay almıştır.
(37) İspanya’da yürürlükteki yayın hakları satış sisteminde tek alıcı yasağı (NSB kuralı) söz
konusu değildir. Son ihalede Telefonica önemli paketleri kazanmış ve ihalelerde
ortalama yıllık yaklaşık 1,1 milyar Avro bedel ödenmiştir.
G.4. İlgili Pazar
G.4.1. İlgili Ürün Pazarı
(38) Futbol yayın haklarının satışı ve futbol yayıncılığında iki ana aşama vardır: i) futbol
müsabakalarının üst pazarda satışı (merkezi satış ya da kulüplerin direkt satışı
metotları ile kısmi ayrıştırma ve paket sistemi) ii) alt pazarda müsabakaların
yayınlanması ve buna ilişkin hakların perakende satışı.
15 Heller vd., s. 25.
22-30/494-198
9/15
(39) Yukarıda da açıklandığı üzere geleneksel çözümlerin refaha olan etkisinin zaman
içinde değiştiği görülmektedir. Tek alıcının yasaklanması ve birbirine tamamlayıcı
paketlerin ayrı ayrı satılmasından ziyade her bir paketin içeriğinin düzenlenmesi ya da
belli hakları içeren paketlerin bedelsiz TV/dijital yayıncılık (reklam ya da veriyle
fonlama) şirketlerine de satılması gibi çözümler önerilmektedir. Bu yeni tip önerilerin
şekillenmesinde üç rekabet endişesi etkilidir:16
i. üst pazarda hakların satışında aşırı yüksek fiyatların önlenmesi,
ii. alt pazarda abonelik fiyatlarında yüksek mark-up’ların önlenmesi,
iii. tüketicilerin çoklu abonelik sorunlarının çözülmesi.
(40) Bunların yanında dördüncü ve bir nevi “varoluşsal” faktör ise kaynakların özellikle
büyük kulüplerden küçüklere yeniden dağıtımı ile ligin sürdürülebilirliği ve büyükşehir
takımları dışındaki kulüplerin de rekabet edebilirliğinin sağlanmasıdır. Yayın hakları
pek çok kulübün birincil gelir kalemini oluşturmaktadır. Yukarıda da yer verildiği üzere
“rekabetçi denge” savunması olarak tarif edilen bu unsur merkezi satışın ve lig
başarılarının merkezindedir. Taraftarların da simetrik bir ligi tercih edeceği
bilinmektedir. Zira rakipler ne kadar kıyaslanabilir olursa müsabakanın neticesi de o
kadar belirsiz ve tüketici/taraftar faydası da o kadar yüksek olacaktır. Diğer taraftan
merkezi satış sonrası gelirlerin kulüplere yeniden dağıtımında performans da
ödüllendirilmeye devam etmektedir. Bu sayede gerek büyük kulüplerin uluslararası
liglere katılarak ülke futboluna gelir sağlaması gerekse de performansın
ödüllendirilmesi ile her maçta daha yüksek rekabet dengesi ve transfer piyasasında
daha fazla rekabet için güdü oluşturulmaktadır17.
(41) Talep tarafında ise yine yukarıda anlatıldığı üzere, müsabakaların birbirini tamamlayıcı
olduğu, tüketicilerin ligi bir bütün olarak gördükleri ve yayıncı kuruluşların ödemeli TV
yanında dijital olarak da yayıncılık yaptıkları görülmektedir.
(42) Bu bilgiler ve önceki Kurul kararları18 çerçevesinde ilgili ürün pazarları şu şekilde
belirlenmiştir: i) Türkiye Süper Lig ve 1. Lig futbol müsabakalarının televizyon yayın
hakları satışı ii) Türkiye Süper Lig ve 1. Lig futbol müsabakalarının televizyon yayın
hizmetleri iii) ödemeli TV yayıncılık hizmetleri, iv) dijital platform yayın hizmetleri v)
alternatif teknolojiler üzerinden Süper Lig futbol müsabakalarının yayın hakları pazarı.
G.4.2. İlgili Coğrafi Pazar
(43) Başvuruya konu yayın hakları satış sözleşmesi ve eki, Türkiye Süper Ligi ve 1. Lig
maçlarını kapsamakta olup yayın hizmetleri ülke çapında yapılmaktadır. Her ne kadar
taraftarlar kendi takımlarının ve dolayısıyla ilgili şehrin/bölgenin müsabakalarına daha
fazla ilgi duysalar da ligin bir bütün olarak değer teşkil etmesi (ve yukarıda da anlatıldığı
gibi ligin her bir müsabakanın tek tek toplamından daha yüksek değerde olması) de
göz önünde bulundurularak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
G.5. Değerlendirme
G.5.1. TFF’nin Teşebbüs Birliği Olması ve Ek Sözleşme’nin 4. Madde
Kapsamında Değerlendirilmesi
(44) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için
oluşturduğu tüzelkişiliği haiz ya da tüzelkişiliği olmayan her türlü birlik, teşebbüs birliği
16 Budzinski, Gaenssle vd., ss. 17-18.
17 Heller vd., s. 17.
18 11.03.2013 tarihli ve 13-58/821-346 sayılı Rekabet Kurulu Kararı.
22-30/494-198
10/15
olarak tanımlanmaktadır. Aynı Kanun’un 4. maddesinde ise “belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma, ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri”
hukuka aykırı sayılarak yasaklanmıştır.
(45) TFF, Kanun’un 3. maddesi bağlamında teşebbüs birliği sıfatını haizdir.19 Diğer yandan,
yukarıda yer verildiği üzere başvuru konusu uygulama, kulüplerin tek tek bağımsız
karar almaları yerine tek bir fiyat ve ürün miktarı (canlı maç sayısı vb. paketlerin
belirlenmesi) belirlenmesi sonucunu doğurduğundan tipik bir ortak satış anlaşmasıdır
(yatay anlaşma). Ayrıca, Ek Sözleşme ile münhasıran tek bir teşebbüse yayın hakları
devredilmekle ve alt pazarlarda rekabet kısıtlanmaktadır. Bu bağlamda, başvuru
konusu Ek Sözleşme 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındadır. Bu bağlamda,
başvuru konusu Ek Sözleşme ile ortaya çıkan rekabet kısıtlarının çeşitli etkinlikler ve
tüketici faydalarıyla giderilip giderilmediğinin irdelenmesi gerekmektedir. Aşağıda,
başvuru konusu Ek Sözleşme’nin Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet
değerlendirmesine yer verilmektedir.
G.5.2. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(46) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aşağıda belirtilen şartların
tamamının varlığı halinde, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs
birliği kararları 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaftır:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.
(47) Bildirime konu uygulamaya yönelik bireysel muafiyet tanınması için varlığı gereken her
bir şart, aşağıda ayrı başlıklar halinde ele alınmıştır.
a. Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması Şartı
(48) Bireysel muafiyet değerlendirmesinde aranan ilk şart, malların üretim veya dağıtımı ile
hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik
gelişmenin sağlanmasıdır. Genel olarak, üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi,
kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara girişin
kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması hallerinde bu
şartın varlığı kabul edilmektedir.
(49) Başvuru konusu Ek Sözleşme’nin, ülkemiz süper ligi ve 1. Ligi’nin devamlılığının
sağlanması, kulüplerin önemli bir gelir kaleminden mahrum kalmaması,
taraftarların/tüketicilerin makul koşullarda lig müsabakalarını izleyebilmeleri
bakımından sağladığı belirlilik ve sağlanan finansal kaynak ile gerek spor endüstrisi
gerekse de ülkemiz futbolunun sürdürülebilirliği bakımından faydalı olacağı ifade
edilmektedir. Yukarıda da yer verildiği üzere, merkezi satış ile özellikle tek alıcıya
yapılan satışlarda kulüplere yapılan kaynak dağıtımının genel iktisadi ve rekabetçi
sonuçları daha olumlu olmaktadır. Yine tüketiciler/taraftarlar bakımından abonelik
19 30.04.2012 tarih ve 12-23/659-181 sayılı Rekabet Kurulu Kararı.
22-30/494-198
11/15
işlem maliyetlerinin düşük olması ve tamamlayıcı müsabakaların tamamını izleyebilme
olanakları başta olmak üzere pozitif etki yaratmaktadır.
(50) Doğal olarak, ligler/federasyonlar merkezi satış sistemi sayesinde yayın haklarını
stratejik görmektedir. Yukarıda da vurgulandığı gibi yayın haklarının satışından elde
edilen gelirler rekabetçi dengeyi sağlamanın yanında performans ve piyasa
büyüklüklerine göre kulüplere dağıtılmaktadır. Aynı zamanda merkezi satış ile lig
çapındaki pazarlıklarla tek tek kulüplerin yapacağı satıştan daha efektif sonuçlar elde
edileceği, profesyonel futbolun gelişmesi ve finansmanı bakımından olumlu etkilerin
yakalanacağı belirtilmektedir.
(51) Diğer yandan yukarıda merkezi satış yöntemi öncesi İspanya’da büyük kulüplerin nasıl
asimetrik şekilde gelir sağladığı ve küçük kulüplerin rekabetçi denge kapasitesinden
mahrum kaldığına yer verilmiştir. Bu bağlamda en açıklayıcı örnek 2014-15 sezonunda
Barcelona FC’nin küçük ölçekli rakibi Eibar’ın 11 katı gelir elde etmiş olmasıdır. Bu
asimetrinin rekabetçi dengeyi sağlayamaması sonucu 2016 sonrası İspanya Primera
Ligi’nde de merkezi satışa geçilmiştir. Diğer yandan yukarıda birden fazla alıcının
(düopol) olduğu yapılarda lig maçlarının tamamlayıcı olması ve ortaya çıkan işlem
maliyetlerinin de yüksekliği sebebiyle hâlihazırda sorgulandığı ortaya konmuştur.
(52) Son olarak, başvuruya konu Ek Sözleşme piyasa için rekabetin sağlanması adına (…..)
teşebbüsten çeşitli paketler için teklif alındıktan sonra mevcut yayıncı kuruluş ile (…..)
imzalanmıştır. Bu şekilde, başvuruya konu Ek Sözleşme ile futbol ve ilgili tüm
pazarların sürdürülebilirliğine katkı sağlanırken lig’in ve kulüplerin markalaşması,
yeterli teknik kapasite ile yayınların taraftarların erişimine sunulması kesintiye
uğramamıştır.
(53) Bu çerçevede, başvuru konusu Ek Sözleşme’nin Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde yer alan koşulu sağladığı değerlendirilmektedir.
b. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması Şartı
(54) Muafiyetin ikinci şartı; anlaşmanın tüketicilere ortaya çıkan objektif faydadan adil bir
pay alma imkânı tanıması gereğidir. 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında
rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi için, yukarıda
değinilen malların dağıtımı veya hizmetlerin sunulmasından elde edilen iyileşmenin
tüketiciye yansıtılması ve ortaya çıkan ekonomik fayda ile tüketicinin elde edeceği
menfaat arasında makul bir denge olması gerekmektedir. Bu çerçevede; fiyatlar
seviyesindeki düşüş, satış sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin
ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın sağlanması gibi koşullar
tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamında değerlendirilebilmektedir.
(55) Bu noktada, merkezi satışın ve dolayısıyla muafiyete konu Ek Sözleşme’nin içerik
bakımından tüketici tercihlerini kısıtlayıp kısıtlamadığı ve tek bir alıcıyla yapılan
anlaşmanın sağladığı işlem maliyetleri tasarrufları gibi etkinliklerin tüketicilere yansıtılıp
yansıtılmadığı önem kazanmaktadır. Yukarıdaki bölümde, Avrupa Ligleri örneklerinden
de görüleceği üzere, tek alıcı yerine düopol olarak yayın yapılan liglerde tüketicilere
yansıyan maliyetlerdeki artışa değinilmiştir. Aşağıdaki Tablo’da Krea’nın 2016’dan beri
taahhütlü liste paket fiyatlarına yer verilmektedir.
22-30/494-198
12/15
Tablo 3: Krea’nın 2016’dan bu yana paket liste fiyatları (12 aylık taahhütlü fiyatlar) (TL)
Paket Ödeme
yöntemi
Ocak
2016
Ocak
2017
Ocak
2018
Ocak
2019
Ocak
2020
Ocak
2021
Ocak
2022
Taraftar (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Süper Lig
Tüm
Maçlar
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Krea’dan Elde Edilen Bilgiler
(56) Krea tarafından sunulan bilgilere göre, yayıncı kuruluş pek çok ürün farklılaştırması ile
farklı talep yapısı ve profilindeki tüketicilere hizmet sunmaktadır. Bu kapsamda; sezon
başında büyük oranda tüm maçları kapsayan Süper Lig içeriklerinin abonelerce tercih
edildiği, sezonun ilerleyen aylarında ise Süper Lig mücadelesinde kalan takımların
taraftarları spor içeriği olan paketleri (yeni abone veya mevcut aboneni sporlu pakete
geçmesi) tercih ettiği ifade edilmektedir. Görüldüğü üzere tüketiciler/taraftarlar talep
yapılarına göre pek çok farklılaştırılmış ürün imkânından istifade edebilmektedir. Krea
ayrıca, dönemsel kampanyalar da yapmaktadır. Tablo 3’ten de görüleceği üzere
abonelik fiyatları ((…..)) gerek mutlak gerekse de artış bakımından özellikle de
yukarıda verilen düopol yapıdaki yabancı liglerdeki artışlara kıyasla makuldür. Diğer
taraftan (…..) düzenlemektedir.
(57) Avrupa Komisyonu’nun yukarıda da değinilen Spor Beyaz Kitabı ve Eklerine göre de
merkezi satış sayesinde yayıncıların, tüketici faydasına olacak şekilde ürünleri ve
yayın kalitesini iyileştirecek yatırımları daha fazla yaptığı ifade edilmektedir. Merkezi
satış ile yayıncılar arşivlenmiş içeriklere ve güncel analizlere, maç günü özel
programları gibi ilave hizmetleri daha fazla sunmaktadır.20
(58) Yine yukarıda yer verildiği üzere merkezi satış ve tek bir alıcının olduğu durumda ligin
bir bütün olarak markalaşması, ülke futbolunun daha sağlıklı gelişmesi gerek gelirlerin
artması gerekse de belli büyük kulüplere daha simetrik rakiplerin ortaya çıkması ile
kolaylaşmaktadır.21
(59) Ayrıca Krea tarafından sunulan bilgilere göre, aşağıda sayılan alanlarda yatırımlar
yapıldığı ve başvuruya konu Sözleşme sayesinde bu yatırımlara devam edileceği ve
geri dönüşünün sağlanacağı ifade edilmiştir:
(…..)
(60) Krea, ayrıca, teknolojinin gelişmesiyle yayın mecralarının sayısının artmasını ve aynı
içeriğin pek çok farklı platformda tüketilebilmesini dikkate alarak hizmetleri farklı
paketler şeklinde sunabildiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, farklı paketler farklı
içerikleri barındırabildiği gibi farklı kullanım süreleri de içerebilmektedir. (…..)
uygulanmaktadır. (…..) gerçekleştirmekte ve potansiyel üyelere yeni abone olma veya
aboneliklerini avantajlı fiyatlarla yenileme olanakları sunmaktadır. Bir diğer
farklılaştırma ise tercihleri doğrultusunda paketlerin yalnızca seçilen (tutulan) takımın
maçlarını kapsayacak şekilde (…..) satın alabilmektedirler.
(61) Krea’nın sunduğu açıklamalara göre, günümüzde haftada 19 müsabaka oynanmasına
rağmen Krea, kanal portföyünü genişletmiştir; tüm Süper Lig müsabakalarını canlı
20 Staff Working Document, yukarıda dipnot 9, s. 41.
21 Staff Working Document, s. 42.
22-30/494-198
13/15
olarak yayınlamaktadır. Dolayısıyla, tüketiciye dilediği karşılaşmayı izleme imkânını
sağlamaktadır. Mali açıdan, (…..) düşük fiyatlar ile sağlanmasının önü açılmıştır.
İlaveten, abone olmasa dahi tüketicilere tek maç satın alma imkânı da tanınmıştır.
(62) Tüm bu bilgiler kapsamında; başvuru konusu Ek Sözleşme’nin Kanun’un 5.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan koşulu da sağladığı
değerlendirilmektedir.
c. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması Şartı
(63) Muafiyetin üçüncü şartı, anlaşmanın veya kararın teşebbüslere ilgili piyasanın önemli
bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırma imkânı tanımaması, bir başka deyişle
sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlamasının
rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamasıdır. Bu şartın amacı,
rekabetin kısmen sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve potansiyel
rekabetin devamının teminidir. İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkıp kalkmadığı değerlendirilirken dikkate alınması gereken başlıca hususların ise;
pazarda hâlihazırda giriş engellerinin olup olmadığı, hâkim durumda olan bir
teşebbüsün bulunup bulunmadığı, dikey anlaşmalar aracılığıyla giriş engeli yaratılıp
yaratılmadığı, pazarın yapısı, tüketici tercihlerinin ne ölçüde kısıtlandığı şeklinde
sıralanması mümkündür.
(64) Yukarıda da yer verildiği üzere, Krea’nın mevcut ve potansiyel pek çok rakibi
bulunmaktadır. Her ne kadar futbol yayın hakları münhasıran Krea’daysa da futbol
içeriğinin yanında başka içeriklerle farklı teknolojilerde rakipler bulunmaktadır. Diğer
yandan Krea’nın futbol yayın haklarını elinde bulundurmasına rağmen son üç yılda
ödemeli TV pazar payının artmadığı (sırasıyla (…..)), rakiplerinin (…..) gözlenmektedir.
(65) Bu noktada dikkat edilmesi gereken, üst pazarda yayın haklarının satışında paketlerin
farklı teknoloji ve ürünleri içerecek şekilde dizayn edilerek ihale edilmesidir. Bu
bağlamda, üst pazardaki paket dizaynının (kısmi ayrıştırma) belirleyici olduğu
görülmektedir. Paketlere gelen teklifler de uzun vadede kulüplerin ve ligin
sürdürülebilirliği kapsamında değerlendirildiğinden ve gerek ihalelerin gerekse de işbu
başvuruya konu Ek Sözleşme’nin süresinin kısa olması bir arada düşünüldüğünde22
ilgili piyasada rekabetin ortadan kalkmadığı ve Ek Sözleşme’nin Kanun’un 5.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan koşulu da sağladığı
değerlendirilmektedir.
d. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi için Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması Şartı (Vazgeçilmezlik ve Ölçülülük)
(66) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen son koşul gereği, tüketicilere yansıtılan
ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde edilmesinde rekabeti daha az sınırlayan bir
yöntem mevcut ise anlaşmaya muafiyet tanınamayacaktır. Bu şart altındaki
değerlendirmelerde genel olarak, uygulamanın rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin, elde
edilecek faydaların sağlanması için zorunlu olup olmadığı dikkate alınmaktadır.
(67) Öncelikle, bildirime konu Ek Sözleşme, iktisadi bağlamdaki zorluklara rağmen piyasa
için rekabeti başarmak için ihalenin gerçekleştirilmesi, fakat lige bir bütün olarak fayda
sağlayabilecek bir teklifin elde edilememesi sonrası gündeme gelmiştir. TFF, toplam
(…..) medya şirketinden çeşitli paketler kapsamında teklifleri toplamıştır. Bu
22 Literatürde, mevcut durumda olduğu gibi yayın haklarının birlikte satıldığı hallerde rekabet açısından
ortaya çıkacak olumsuz etkilerin hak satışının uzun süreli olması halinde ağırlaşacağı kabul görmektedir.
Dolayısıyla sözleşmenin süresi, rekabet analizinde büyük önem taşıyan bir parametredir.
22-30/494-198
14/15
teşebbüslerin unvanları şunlardır: (…..). Bu bağlamda yayın haklarının satışında
defalarca ihaleye çıkılmasına rağmen toplam faydayı maksimize edecek bir netice
alınamaması üzerine bahse konu Ek Sözleşme gündeme gelmiş olup rekabetin
gereğinden fazla kısıtlanması amacı/etkisi söz konusu değildir. Sözleşme’nin iki yıllık
olması ve İngiltere ve Fransa’daki ihalesiz süre uzatımlarından daha kısa olması
itibarıyla da rekabetin herhangi bir şekilde ölçüsüz kısıtlanmadığı
değerlendirilmektedir.
(68) Alt pazarlarda rekabetin kısıtlanmasına ilişkin muhtemel zarar teorilerinden biri de
perakende piyasalardan birindeki hakim durumun ya da pazar gücünün film/sinema
gibi içerikler için kaldıraç olarak kullanılarak futbol yayın haklarına sahip olmayan
yayıncıların dezavantajlı duruma düşürülmesi/dışlanmasıdır. Benzer şekilde yayın
haklarını satın alan teşebbüsün birden fazla yayın platformunda (ödemeli TV, dijital
platformlar vs) olması da yeni hizmetlerin gelişmesinde giriş/genişleme engelleri teşkil
edebilecektir. Bu bağlamda Ek Sözleşme’ye baktığımızda öncelikle Krea’nın bugüne
kadar bağlama ya da farklı içerikleri paket olarak tüketiciye zorunlu sunma gibi bir
strateji izlemediği görülmektedir. Aksine, Krea, spor paketlerini taraftarlara ayrı
sunmakta; bağlama yapmamaktadır. Bunun yanında spor ve diğer eğlence paketlerini
bir arada da sunabilmekte ve bu anlamda tüketici tercih skalasını genişletmektedir.
Krea, bu kapsamda, ayrıca (…..) etmektedir. Hediye süresi bitiminde kendilerine Süper
Lig paketlerine geçiş ile ilgili teklifler sunulmaktadır. Görüldüğü gibi tercihlerin
kısıtlanması ya da kaldıraç ve/veya bağlama gibi açık/örtülü dışlama davranışları söz
konusu değildir.
(69) Diğer yandan Krea’nın pazar payı bir üst koşulun değerlendirmesinde de sunulduğu
üzere pazar kapama riskini (…..) değildir. Teşebbüsün ödemeli TV’de futbol yayın
haklarını elinde bulundurmasına (…..) görülmektedir. Yeni medya pazarları genişbant
sayesinde ve alışkanlıkların değişmesiyle yukarıda da ifade edildiği gibi gelişen bir
pazardır. Diğer taraftan Ek Sözleşme, 2 yıllık olup dünya örneklerindeki 3 ve 4 yıllık
süreli ve görece düşük bedelli direkt (ihalesiz) süre uzatımı koşullarına kıyasla pazar
kapama bakımından daha az risklidir.
(70) Bununla birlikte, işbu muafiyete konu Ek Sözleşme sonrası bağlama ve kaldıraç gibi
stratejiler de dâhil sömürücü ve dışlayıcı tüm olası davranışlar 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi kapsamında incelenebilecektir.
(71) Yukarıda yer verilen bilgiler ve değerlendirmeler kapsamında, muafiyet koşullarından
(d) bendinin de sağlandığı değerlendirilmektedir.
H. SONUÇ
(72) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
- Türkiye Futbol Federasyonu ile Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş. arasında
imzalanmış olan “Yayın Hakları Sözleşmesi”nde gerçekleştirilmesi planlanan süre
uzatımına ilişkin “2022-2023 ve 2023-2024 Süper Lig ve 1. Lig Futbol Sezonu Yayın
Hakları Ek Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna,
- Türkiye Futbol Federasyonu ile Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş. arasında
imzalanmış olan “Yayın Hakları Sözleşmesi”nde gerçekleştirilmesi planlanan süre
uzatımına ilişkin “2022-2023 ve 2023-2024 Süper Lig ve 1. Lig Futbol Sezonu Yayın
22-30/494-198
15/15
Hakları Ek Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan tüm şartları
sağlaması sebebiyle anılan Ek Sözleşme’ye bireysel muafiyet tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy