Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2021-5-074 (Soruşturma/Uzlaşma) Karar Sayısı : 22-54/834-344 Karar Tarihi : 08.12.2022 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK, Berat UZUN B. RAPORTÖRLER: Eren YALDIZLI, Serkan GÜMÜŞ, Sebahat YILMAZ C. ŞİKÂYET EDEN : Gizlilik talebi bulunmaktadır. D. İLGİLİ TARAF : - Aslan Ticaret Dayanıklı Tüketim Malları ve Ltd. Şti. Temsilcisi: Av. Ahmet Buğra AYDIN Maslak Mah. Ahi Evran Cad. No:21 Polaris Plaza K:15 D:63 Sarıyer/İstanbul (1) E. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulunun 23.06.2022 tarihli ve 22-28/458-M sayılı kararıyla bayilerine yönelik uygulamalarıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak hakkında soruşturma yürütülen Aslan Ticaret Dayanıklı Tüketim Malları ve Limited Şirketi tarafından gönderilen uzlaşma metni neticesinde soruşturmanın sonlandırılması. (2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Aslan Ticaret Dayanıklı Tüketim Malları ve Ltd. Şti.nin (SCHAFER) tedarik ettiği Schafer markalı ürünlerin perakende satış fiyatlarını liste fiyatlarının dışında belirleyen bayilerin satış fiyatlarına müdahale ettiği, liste fiyatlarına uyum gösterilmediği takdirde bayilerin internet satışlarını yasaklamak suretiyle pazardaki rekabeti kısıtladığı iddiası. (3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 07.12.2021 tarih ve 23542 sayı ile giren başvuruya yönelik olarak hazırlanan 05.01.2022 tarih ve 2021-5-074/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu çerçevesinde, Rekabet Kurulunun (Kurul) 13.01.2022 tarih, 22-03/39-M sayılı kararı ile SCHAFER’ın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesini ihlal ettiği iddiası ile ilgili olarak aynı Kanun’un 40. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. (4) Bu kapsamda 17.05.2022 tarihinde SCHAFER’da yerinde inceleme yapılmış olup yürütülen önaraştırma sonucunda hazırlanan 17.06.2022 tarih ve 2021-5-074/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu, Kurulun 23.06.2022 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 22-28/458-M sayı ile SCHAFER hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. (5) Söz konusu karar tarafa 07.07.2022 tarih ve 46488 sayılı yazı ile gönderilmiş olup SCHAFER’ın ilk yazılı savunması, 17.08.2022 tarih ve 30383 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Soruşturma sürecinde dosya kapsamında değerlendirilmek üzere SCHAFER’a bilgi talebi gönderilmiş, tarafça gönderilen cevabi yazı 24.08.2022 tarih ve 30587 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
22-54/834-344 2/14 (6) Kurum kayıtlarına 26.08.2022 tarih ve 30648 sayı ile intikal eden yazı ile SCHAFER tarafından Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ (Taahhüt Tebliği) ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik (Uzlaşma Yönetmeliği) doğrultusunda yürütülmekte olan soruşturma dahilinde taahhüt ve uzlaşma sürecinin başlatılması talep edilmiştir. (7) Söz konusu başvuru hakkında hazırlanan 07.09.2022 tarih ve 2021-5-074/BN-01 sayılı Bilgi Notu, 15.09.2022 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 22-42/613-M sayı ile soruşturma konusu rekabet sorununun açık ve ağır ihlal olarak değerlendirilmesi nedeniyle taahhüt sunma talebinin reddine, uzlaşma başvurusunun ise kabul edilerek uzlaşma görüşmelerine başlanmasına karar verilmiştir. (8) Söz konusu Kurul kararını takiben 17.10.2022 tarihinde, teşebbüs yetkilisi ve temsilcisi ile uzlaşma görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde hazırlanan 22.11.2022 tarih ve 2021-5-074/BN-02 sayılı Bilgi Notu, Kurulun 23.11.2022 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 22-52/792-MUA sayılı uzlaşma ara kararı verilmiştir. (9) Uzlaşma ara kararı SCHAFER’a 23.11.2022 tarihinde 54046 sayı ile bildirilmiş olup bu karara istinaden hazırlanan uzlaşma metni 29.11.2022 tarih ve 33344 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. (10) Uzlaşma metninde SCHAFER ara kararda belirtilen hususları kabul ederek soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılmasını talep etmiştir. (11) Yukarıda yer verilen süreç sonucunda hazırlanan 05.12.2022 tarih ve 2021-5-074/BN-03 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır. (12) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda özetle; Kurulun 23.11.2022 tarih ve 22-52/792-MUA sayılı kararı ve SCHAFER tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde, anılan teşebbüs hakkındaki soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılabileceği ifade edilmiştir. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İlgili Taraf Hakkında Bilgi (SCHAFER) (13) 1995 yılında İstanbul’da kurulan SCHAFER, Schafer markasıyla başta züccaciye olmak üzere, elektrikli ev aletleri ve ev tekstili alanında faaliyet göstermektedir. SCHAFER’ın Türkiye’nin çeşitli illerinde (.....) tescilli şubesi, (.....) bayisi, (.....) distribütörü ve (.....) franchising satış noktası bulunmakta olup bunlardan sadece şubeler doğrudan teşebbüs merkezine bağlıdır. I.2. SCHAFER’ın Dağıtım Sistemi (14) Schafer, 2004 yılında SCHAFER tarafından kurulmuş olup beş ayrı kategoride ürün sunmaktadır. SCHAFER, Schafer markası adı altında üretim yapmamakla birlikte, ticari ilişki içerisinde olduğu tedarikçiler vasıtasıyla ürün tedarik etmektedir. Schafer markalı ürünlerin bir kısmı ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak çalışan firmalar tarafından üretilip SCHAFER’a teslim edilmekte, kalan kısmı ise ithalat yoluyla tedarik edilmektedir.
22-54/834-344 3/14 (15) SCHAFER, Schafer markalı ürünlerin satışını bayi, distribütör ve franchise mağazalar aracılığıyla gerçekleştirdiği gibi münhasıran teşebbüse bağlı şubeler aracılığıyla ve internet kanalı üzerinden nihai tüketiciye doğrudan da satış yapmaktadır. SCHAFER’ın dağıtım kanallarına aşağıda yer verilmektedir: - Münhasır Şubeler ve AVM Satış Noktaları: Schafer tabelası taşıyan, sadece Schafer ürünlerinin satıldığı, bir kısmı alışveriş merkezlerinde bulunan satış noktalarıdır. Şubeler mali ve istihdam edilen personel bakımından SCHAFER’a bağlıdır. Bu bakımdan, şubelerin yürüttükleri ticari faaliyetlerden dolayı SCHAFER üçüncü kişilere karşı ilk dereceden doğrudan sorumlu olmaktadır. SCHAFER’ın Türkiye genelinde (.....) şubesi bulunmaktadır. - Münhasır Olmayan Bayi/Perakende Mağazaları: Bayiler, dönemsel bayilik bağlantı sözleşmesi üzerinden faaliyet göstermekte ve SCHAFER’dan satın aldıkları ürünleri kendi nam ve hesaplarına son tüketicilere satışa sunmaktadır. Bayilerin satışını gerçekleştirdiği ürünlere ilişkin tüketici kanunundan kaynaklı ürün tamiri gibi hususlarda servis hizmeti sağlasa da SCHAFER’ın son tüketiciye karşı sorumluluğu bulunmamaktadır. SCHAFER, bayiler ile ticari ilişkisini cari hesap ve çek üzerinden yürütmekte olup çeklerin tutarı ile SCHAFER tarafından bayilere yapılacak iskonto oranı arasında doğru orantı bulunmaktadır. SCHAFER’ın Türkiye genelinde cari ilişkisinin olduğu (.....) bayisi bulunmaktadır. - E-Ticaret Kanalı: “www.schafer.com.tr” uzantılı internet sitesinden nihai müşteriye doğrudan satış gerçekleştirilen kanaldır. - E-Ticaret Pazar Yeri: SCHAFER, kendi stoğundaki ürünleri TRENDYOL, HEPSİBURADA, N11, AMAZON, VODAFONE, EPTTAVM, ÇİÇEKSEPETİ, GİTTİGİDİYOR gibi pazar yerlerinde de satmaktadır. - Distribütör: Türkiye sınırları içerisinde (.....) illerinde SCHAFER bünyesinde bulunan ürünlerin toptan satış ve dağıtımından sorumludur. Distribütör, bu illerde yer alan firmalar ile ticari ilişkiyi doğrudan kendisi kurmaktadır. - Franchise Mağazalar: Bayiler ile olan sistemdeki kurallar çerçevesinde SCHAFER bünyesinde bulunan ürünleri satmakla yetkili olan münhasır satış noktalarıdır. Türkiye genelinde (.....) satışa yetkili franchise mağaza bulunmaktadır. I.3. İlgili Pazar I.3.1. İlgili Ürün Pazarı (16) SCHAFER, küçük ev aletleri ve ev tekstili sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Ev tekstili, genel olarak evleri dekore etmek amacıyla kullanılan ürünler olarak tanımlanmaktadır. Sentetik iplikler ve kumaşların yanı sıra, pamuk, keten, ipek ve yün gibi doğal ipliklerden yapılan kumaşlar da sektörün ham maddeleri arasındadır. Küçük ev aletleri sektörü, tüketici elektroniği sektörü ve beyaz eşya sektörü ile birlikte dayanıklı tüketim malları ana sektörünü oluşturmaktadır. Küçük ev aletleri sektöründe faaliyet yürüten teşebbüsler; yer temizleme, gıda hazırlama, kahvaltı, pişirme, ütü, kişisel bakım gibi alanlarda kullanılmak üzere ürün sunmaktadır. Tava, tencere, tost makinesi, ekmek kızartma makinesi, ütü, ısıtıcı, yiyecek hazırlama aletleri, süpürge, blender, mikser, mutfak robotu vb. gibi mutfak ve ev gereçleri ile saç şekillendirici gibi kişisel bakım ürünleri küçük ev aletleri sektörü kapsamında değerlendirilmektedir. (17) Dayanıklı tüketim malları ise kullanım süresi genellikle bir yıldan uzun olan ve tüketici tarafından aralıklarla edinilen ürünlerdir. Dayanıklı tüketim mallarının alt sektörü olarak nitelendirilen beyaz eşya sektörü; buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın,
22-54/834-344 4/14 ocak gibi ürünleri içermektedir. Tüketici elektroniği sektörü ise televizyonlar, müzik sistemleri, DVD ya da CD oynatıcılar gibi ürünleri kapsamaktadır. Dosya konusu iddialar, küçük ev aletleri sektörüne ilişkindir. (18) Mutfakta, kişisel bakımda ya da evin gündelik işlerinde kullanılmak üzere farklılaşan küçük ev aletleri kapsamındaki ürünlerin pazardaki tüketiciye sunulma şekli ortak bir kümede ele alınsa da ürün grupları birbirinden fiyat, kalite, kullanım amaçları, kullanım yeri ve nitelikleri gibi pek çok kriter bakımından farklılaşabilmektedir. (19) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında "... inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyorsa ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir." ifadesine yer verilerek, alternatif pazar tanımlarının sonucu etkilemediği durumlarda ilgili pazarın tayin edilmeyebileceği belirtilmiştir. (20) Bu tespitlerle birlikte, dosya kapsamında incelenen iddialar hakkında yapılacak değerlendirmeyi değiştirmeyeceğinden, kesin bir ilgili pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiş, bununla birlikte değerlendirmeler “küçük ev aletleri pazarı” ve “ev tekstili pazarı” esas alınarak yapılmıştır. I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar (21) İncelemeye konu pazarlara ilişkin satışlar Türkiye genelinde farklı illerde gerçekleşebilmekte olup söz konusu ürünler bakımından pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşma, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış koşullarının bölgesel bir farklılık göstermemesi dikkate alınarak her bir ilgili ürün pazarı için ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir. I.4. Değerlendirme (22) Dosya kapsamında elde edilen bilgiler çerçevesinde SCHAFER’ın bayilerinin yeniden satış fiyatına müdahale etmesi söz konusu olup belirtilen hususlar, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yasaklanan eylemler arasında olması nedeniyle iddialar mezkûr Kanun’un ilgili maddesi bakımından incelenmiştir. I.4.1. Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesine İlişkin Değerlendirme - Teorik Çerçeve (23) 4054 sayılı Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesi, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmünü haizdir. Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” yasaklanan haller arasında sayılmıştır. Bu yönüyle rekabeti kısıtlayıcı yeniden satış fiyatının tespiti uygulamaları, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir anlaşma olarak ele alınabilmektedir. (24) Rekabeti kısıtlayıcı dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından grup olarak muaf tutulmasının koşullarını belirleyen 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, alıcı teşebbüsün kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin
22-54/834-344 5/14 engellenmesine ilişkindir. Buna göre, alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi kesinlikle yasaktır. Ancak, sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesi; sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla mümkündür. Bu koşulun sağlanması için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde olduğunun yayınlanan fiyat listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir. (25) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un (Dikey Kılavuz) 18. paragrafında ise yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasının doğrudan yapılabileceği gibi dolaylı olarak da gerçekleştirilebileceği ifade edilmektedir. Sağlayıcı teşebbüsler, akdetmiş oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan belirlemelerinin yanı sıra, aynı ihlali değişik uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da gerçekleştirebilmektedirler. Alıcının kâr marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının uygulayabileceği indirim oranının en üst seviyesinin belirlenmesi, alıcıya tavsiye edilen fiyatlara uyduğu oranda kendisine ilave indirimler uygulanması ya da bu fiyatlara uymaması durumunda teslimatların geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın sona erdirilmesi şeklinde alıcının tehdit edilmesi ya da fiilen bu tür cezai yaptırımların uygulanması yeniden satış fiyatının dolaylı yoldan belirlenmesine örnek olarak verilebilir. (26) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca; azami satış ve tavsiye satış fiyatının ihlal olarak değerlendirilmesi için taraflardan birinin baskı ve teşviki sonucunda fiyatın sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmesi şartı aranmaktadır. Dolayısıyla; sağlayıcı tarafından alıcıya tavsiye veya azami fiyat olarak sunulabilecek olan fiyat, sağlayıcının baskısı ve teşviki marifetiyle alıcı teşebbüs için sabit veya asgari fiyata dönüşürse dolaylı olarak yeniden satış fiyatının tespitinden bahsedilebilecektir. (27) Bunun yanında Rekabeti Kayda Değer Ölçüde Kısıtlamayan Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Karar ve Eylemlerine İlişkin Tebliğ’in (2021/3 sayılı Tebliğ) 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde doğrudan ve dolaylı olarak yeniden satış fiyatının tespiti açık ve ağır ihlal olarak tanımlanmıştır. İlaveten, Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ’de (2021/2 sayılı Tebliğ) de yeniden satış fiyatının tespiti açık ve ağır ihlaller arasında belirtilmiştir. (28) Son olarak, Dikey Kılavuz’un 19. paragrafında; yeniden satış fiyatının tespitine yönelik doğrudan veya dolaylı yöntemlerin, alıcıların uyguladığı fiyatların sağlayıcı tarafından izlenebildiği ve kontrol edebildiği durumlarda daha etkili olacağı açıklamasına yer verilmiştir. Örneğin, standart fiyat listelerinden farklı fiyatlardan satış yapan alıcıları rapor etme konusunda tüm alıcılara getirilecek bir yükümlülük sağlayıcının pazarda uygulanan fiyatları kontrol etmesini önemli ölçüde kolaylaştırmaktadır. I.4.2. İnternet Satışlarının Kısıtlanmasına İlişkin Değerlendirme - Teorik Çerçeve (29) İnternet üzerinden yapılan satışlar, tüketicilerin arama maliyetinin ve işletmelerin dağıtım maliyetinin azalması, işletmelere daha geniş coğrafyaya ve daha fazla tüketiciye ulaşma imkânı sunması ve yeni iş modelleri yaratması nedeniyle dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşmıştır. (30) 2002/2 sayılı Tebliğ’in "Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar" başlıklı 4. maddesinin (b) bendine göre, bir sağlayıcı tarafından alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin
22-54/834-344 6/14 kısıtlamalar getirilmesi, belirli haller dışında, Tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanamayan ağır bir sınırlama olarak düzenlenmektedir. Dikey Kılavuz’un 21. paragrafında ise belli bir bölgeye veya müşteri grubuna yapılacak pasif satışların kısıtlanmasının anlaşmayı grup muafiyeti dışına çıkaran bir ihlal olarak değerlendirileceği ifade edilmiştir. (31) Avrupa Birliği mevzuatında olduğu gibi ülkemiz rekabet hukuku mevzuatında da internet üzerinden yapılan satışlar aktif satış-pasif satış olarak kategorize edildiğinde çoğunlukla pasif satış olarak değerlendirilmektedir. Bu çerçevede bir sağlayıcının alıcılarının internet üzerinden satış yapmasını kısıtlaması bir tür pasif satış kısıtlaması niteliğindedir. Dikey Kılavuz’un 25. paragrafında, “bir sağlayıcının, dağıtıcıların/bayilerin/aIıcıların kendi internet siteleri üzerinden satış yapmalarının kısıtlaması bir tür pasif satış kısıtlaması niteliğindedir” ifadesi yer almaktadır. Böylece, anılan açıklamalar çerçvesinde yetkili dağıtıcıların internet üzerinden satış yapmasının yasaklanması pasif satış olarak nitelendirilmekte ve ilgili anlaşmayı grup muafiyetinin kapsamı dışına çıkaran bir kısıtlama oluşturmaktadır. (32) Dikey Kılavuz’un 28. paragrafında sağlayıcının fiziki satış noktaları veya reklam ve promosyonların yayınlandığı kataloglar için getirebildiği gibi, satış kanalı olarak internetin kullanımına yönelik bazı koşulların öngörebileceği belirtilmiştir. Örneğin sağlayıcının, ürünlerinin satışa sunulduğu internet sitesine yönelik kalite koşulları getirebileceği, bunun gibi internetten alışveriş yapan tüketicilere belli hizmetlerin sunulması şartını öngörebileceği ifade edilmiştir. (33) Paragrafta ilaveten “... bu koşulun amacı, sadece internet üzerinden satış yapan oyuncuları pazarın dışına itmek veya satışlarını kısıtlamak olmamalıdır. Bu koşula ek koşulların getirilmesi de mümkün olmakla birlikte önem arz eden husus, bu koşulların amacının doğrudan veya dolaylı olarak dağıtıcının internet satışlarını engellemek olmamasıdır. Getirilen koşulların gerekçesi, dağıtımın niteliği ve kalitesini, marka imajını ve/veya potansiyel etkinliği artırıcı vb. unsurlar bakımından objektif olarak somut, makul ve kabul edilebilir olmalıdır. Benzer şekilde sağlayıcı, alıcının sadece belirli standart ve koşulları karşılayan ‘satış platformları/pazar yerleri’ üzerinden satış yapmasını isteyebilecektir. Ancak getirilen bu kısıtlamanın amacı, dağıtıcının internet üzerinden satışını ve fiyat rekabetini engellemek olmamalıdır. Bunun gibi, nesnel, tek tip ve ürünün kendine has nitelikleri doğrultusunda şartlar ve gerekçeler öne sürmeden genel olarak platformlardan satışın yasaklanması ihlal olarak değerlendirilebilecektir” ifadelerine yer verilmiştir. (34) Netice itibarıyla, gerek Türk rekabet hukuku mevzuatı kapsamında gerekse mehaz mevzuat olan AB hukukunda internet satışlarına ilişkin kesin ve genel bir yasaklamanın marka içi rekabetin kısıtlanması ve pasif satışların engellenmesi bağlamında ağır sınırlama niteliği taşıdığı kabul edilmektedir. I.4.3. Dosya Kapsamında Elde Edilen Bulgular Hakkında Değerlendirme (35) Bulgu-1: 11.04.2022 tarihinde, Satış ve Pazarlama Müdürü (.....) tarafından (…..) e-posta adresli bayiye gönderilen “2022 yılı sözleşme” konulu e-posta yazışması ekinde bulunan, SCHAFER ile bayisi arasında yapılan sözleşme metninde yer alan maddede bayilerin satışlarını yalnızca “Schafer Perakende Satış Fiyatı Katoloğunda” belirlenen fiyatlar üzerinden gerçekleştirebileceği, bayiler tarafından bu fiyatlara uyulmadığının tespit edildiği durumda sözleşmenin feshedileceği ifade edilmektedir. (36) Bulgu-2: Teşebbüse ait bilgisayarların Ortak Alan klasöründen elde edilen bayilerle yapılan sözleşme metninde Bulgu-1’deki ilgili hükme yer verilmesi, sözleşmenin bayiye
22-54/834-344 7/14 özel olmaması, sözleşmenin bağlantı kurulmak istenen bayilerle imzalanmak üzere önceden hazırlandığını göstermektedir. Sözleşme metninde yer alan bayinin satış fiyatının SCHAFER’ın perakende fiyatıyla aynı olması zorunluluğu ve aksi durumlarda ceza mekanizması olarak fesih hükümlerinin uygulanacağına ilişkin maddelerin ise yeniden satış fiyatının tespitine yönelik olduğu değerlendirilmektedir. (37) Bulgu-1 ve 2 birlikte incelendiğinde her iki bulgunun da SCHAFER ile bayileri arasında akdedilen sözleşmelere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dikey Kılavuz’un 18. paragrafında sağlayıcının alıcı ile akdetmiş oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını belirlemesi durumunda doğrudan yeniden satış fiyatının belirlenmesinden bahsedileceği ifade edilmektedir. (38) Somut olay bakımından Bulgu-1 ve 2’nin SCHAFER ile bayileri arasında akdedilen sözleşmelere ilişkin olduğu, ilgili bulguların sözleşme kapsamında fiyat tespitine ilişkin açık hükümler olduğu değerlendirilmektedir. (39) Bulgu-3: 23.02.2021 tarihinde SCHAFER yetkilisi ve bayi arasında gerçekleşen Whatsapp yazışması incelendiğinde ise SCHAFER çalışanı tarafından “Trendyol Ürün Satışları1” isimli pptx uzantılı bir belgenin bayiye iletildiği, bu iletinin akabinde “Abi fiyatları düzeltirmisin” şeklinde mesaj gönderildiği görülmektedir. Anılan bulgudan yazışmanın tarafı olan bayinin Trendyol üzerinden satışını yaptığı Schafer markalı ürünlerin satış fiyatlarının SCHAFER tarafından tespit edildiği ve uygulanan fiyatların düzeltilmesi yönündeki taleplerinin açıkça ifade edilerek bayinin yeniden satış fiyatına müdahale edildiği anlaşılmaktadır. (40) Bulgu-4: 15.06.2021 tarihinde SCHAFER yetkilisi ve bayi arasında gerçekleşen Whatsapp yazışması bayinin Schafer markalı ürünün satış fiyatının (.....) TL olduğu görülmektedir. Ekran görüntüsünün bayi ile paylaşılmasının ardından SCHAFER çalışanı tarafından “(.....) abi fiyatı Değiştirin abi”, “Bu fiyatta bayi benden almıyor” şeklinde mesaj gönderilmektedir. Söz konusu mesajlarda geçen “Bu fiyatta bayi benden almıyor” şeklinde ifadeden bayinin uygulamış olduğu fiyatın SCHAFER tarafından düşük bulunduğu, “(.....) abi fiyatı Değiştirin abi” şeklindeki ifadeden ise SCHAFER tarafından düşük olduğu düşünülen (.....) TL fiyatın artırılması yönünde açık bir şekilde iradenin ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. (41) Yine Bulgu-4’te yer alan Whatsapp yazışması incelendiğinde; SCHAFER çalışanı tarafından bayinin kendi e-ticaret kanalı olan (.....) sitesinden alınan bir ekran görüntüsünün bayi ile paylaşıldığı, anılan ekran görüntüsünde Schafer markalı bir ürünün fiyat bilgisini de içerecek şekilde satış bilgilerinin yer aldığı görülmektedir. Söz konusu ekran görüntüsünden de anlaşılacağı üzere SCHAFER çalışanı, bayinin Bulgu-4’te yer verildiği şekliyle yalnızca e-ticaret platformlarındaki satışlarını değil aynı zamanda bayinin kendi e-ticaret kanalı üzerindeki satış fiyatlarını da takip etmektedir. (42) Bulgu-5: 25.06.2021 tarihinde SCHAFER yetkilisi ve bayi arasında gerçekleşen Whatsapp yazışmasında, SCHAFER çalışanının yazışmanın tarafı olan bayinin morhipo e-ticaret platformunda yaptığı Schafer markalı ürünün satış ekranın görselinin bayiye gönderildiği görülmektedir. Söz konusu ekran alıntılarında e-ticaret kanallarında (.....) kullanıcı adıyla satıcı olan bayinin satışını yaptığı Schafer markalı ürünün fiyatının (.....) TL olduğu görülmektedir. Ekran alıntılarının devamında gönderilen mesajda SCHAFER çalışanı tarafından “Abi düzeltmen lazım şimdi sana gelişi (.....) tl” şeklinde ifadede bulunulmuştur. Söz konusu ifadeden bayinin platform üzerindeki satış fiyatının düşük bulunarak, yukarı yönlü güncellenmesinin istendiği anlaşılmıştır.
22-54/834-344 8/14 (43) Bulgu-6: 24.09.2021 tarihinde SCHAFER yetkilisi ve bayi arasında gerçekleşen Whatsapp yazışması incelendiğinde SCHAFER çalışanın, fiyat karşılaştırma web sitesi olduğu düşünülen bir web sitesinde Schafer markalı bir ürüne dair yaptığı sorgulamanın sonucunun bayiye gönderdiği görülmektedir. SCHAFER çalışanı tarafından yapılan “Schafer Alia 18 Parça Çelik Çeyiz Seti” isimli ürünün fiyat karşılaştırma sorgulamasının neticesinde üçü e-ticaret platformu, birisi bayinin e-ticaret kanalı olmak üzere dört farklı tedarikçinin fiyatlarının ucuzdan pahalıya olacak şekilde sıralandığı anlaşılmaktadır. Karşılaştırma neticesinde anılan ürünün (.....) TL ile en ucuz perakende satış fiyatının bayinin e-ticaret sitesi olan (.....)’da yer aldığı, ardından (.....) TL ile Trendyol’un, (.....) TL ile Hepsiburada’nın ve nihayetinde (.....) TL ile Gittigidiyor’un geldiği görülmektedir. (44) SCHAFER çalışanının anılan mukayeseli ekran görüntüsünü bayiye göndermesinin ardından “(.....) abi fiyatı düzeltebilirmisin” şeklinde bir mesaj gönderdiği, bayinin SCHAFER’dan gelen bu talebe “Abe 1 saat önce arttırdım fiyatını” şeklinde dönüş yaptığı mezkûr bulgudan anlaşılmaktadır. Bayinin kendi e-ticaret sitesinde sunduğu fiyatın, kendinden sonra en uygun fiyatı sunan e-ticaret platformunun fiyatından %(.....) daha ucuz olduğu göz önünde bulundurulduğunda SCHAFER tarafından gelen “fiyatın düzeltilmesi” yönündeki talebin ilgili ürünün fiyatının perakende fiyatının düşük bulunmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. (45) Bulgu-7: 11.10.2021 tarihinde SCHAFER yetkilisi ve bayi arasında gerçekleşen Whatsapp yazışmasında bayinin SCHAFER çalışanı ile iletişime geçtiği, “6 üründe internet fiyatımın düşük olduğunu söylemiştin”, “Hangi ürünlerdir”, “Söyle fiyatları arttıracağım” şeklinde mesajlar gönderdiği, karşılığında SCHAFER çalışanı tarafından “Tamam” şeklinde bir mesaj geldiği görülmektedir. (46) İlgili bulgu kapsamında gerçekleştirilen iletişim incelendiğinde; söz konusu iletişimden daha önceki bir tarihte SCHAFER çalışanı tarafından bayiye internette satışını gerçekleştirdiği altı ürünün fiyatının düşük olduğu tespitinin iletildiği, bu bilgiyi alan bayinin ilgili ürünlerin hangileri olduğunu SCHAFER çalışanından öğrenmesi halinde internet satış fiyatlarını artırma eğiliminde olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki Whatsapp yazışmalarının tamamına işbu raporda kronolojik bir seyirle yer verildiği göz önünde bulundurulduğunda SCHAFER tarafından belirli aralıklarla tekrarlanan fiyatlara uyum çağrısının bayi tarafından içselleştirildiği, Bulgu-7’de yer verilen iletişimin gerçekleştirildiği tarih itibarıyla bayinin fiyatlama davranışlarında tedarikçisinin yönlendirmesini takip ettiği anlaşılmaktadır. (47) Bulgu-8: SCHAFER yetkilisi ve bayi arasında gerçekleşen ve tarihi tespit edilemeyen Whatsapp yazışmasından, bayinin internet kanalında ürün satışı yapması nedeniyle SCHAFER ile bayi arasında olan ticaretin sonlandırıldığı, bu durum üzerine SCHAFER tarafından bayinin toplamı (.....) TL olan iki adet çekinin bayiye iade edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar bayi, anılan Whatsapp görüşmesinde “ … İnternette ürün satmamızdan dolayı iptal edilen …” şeklinde bir ifade kullansa da çeklerin iadesinin salt internet satışından kaynaklanmadığı değerlendirilmektedir. Yukarıda Bulgu-3, 4, 5, 6 ve 7 olarak yer verilen Whatsapp görüşmelerinin içeriğinden de açıkça görüleceği üzere SCHAFER çalışanı, farklı e-ticaret platformları ve bayinin kendi e-ticaret kanalı olan (.....) internet sitesi üzerinden bayinin satış fiyatlarını takip etmekte ve SCHAFER tarafından tespit edilen fiyatlara uyulmadığı takdirde fiyatlara müdahale etmektedir. Diğer bir ifadeyle, SCHAFER tarafından yapılan müdahale bayinin internet satışlarına ilişkin olmayıp bayinin yeniden satış fiyatlarına ilişkindir. Bununla birlikte SCHAFER’in bayileriyle akdetmiş olduğu bayilik sözleşmeleri incelendiğinde bayilerin online satış
22-54/834-344 9/14 kanallarını kullanımını yasaklayan herhangi bir hüküm düzenlenmediği, online kanallarda satıcı sıfatıyla SCHAFER’in bulunacağı yönünde inhisari bir hüküm yer almadığı görülmektedir. (48) Bulgu 1 ila 7 arasında yer verilen belgeler ile Bulgu-8 bir arada değerlendirildiğinde, SCHAFER’ın bayisinin perakende satış fiyatlarına müdahale ettiği, bayi tarafından uyum gösterilmediği durumda internet satışının kapatılmasının SCHAFER tarafından uygulanan bir müeyyide olduğu görülmektedir. I.4.4. Genel Değerlendirme (49) Mevcut dosya kapsamında SCHAFER’a atfedilen eylemleri genel hatlarıyla iki başlık altında incelemek mümkündür. Bunlardan ilki SCHAFER tarafından bayilerinin yeniden satış fiyatının belirlenmesine, ikincisi ise bayilerin internet satışlarının yasaklanmasına ilişkindir. Söz konusu eylemler hem doktrinde hem de pratikte “yeniden satış fiyatının belirlenmesi” ve “pasif satış yasağı” olarak karşılık bulmuş iki ayrı ihlal müessesesi olarak karşımıza çıkmaktadır. (50) Yeniden satış fiyatının belirlenmesi ve pasif satışların kısıtlanması iki ayrı ihlal müessesesi olarak Türk rekabet hukukunda yer bulsa da somut olay bakımından incelendiğinde SCHAFER tarafından bayilere uygulanan pasif satış yasağı eyleminin yine SCHAFER tarafından bayilere uygulanan yeniden satış fiyatının belirlenmesi eylemini sağlamlaştırmak, fiyat müdahalelerine müspet bir karşılık bulunamadığı durumlarda ceza mekanizması olarak kullanmak üzere uygulandığı değerlendirilmektedir. Diğer bir ifadeyle somut olayda yeniden satış fiyatının belirlenmesi amacına ulaşmak için pasif satış yasağı bir araç olarak kullanılmıştır. (51) Esasen, yeniden satış fiyatının belirlenmesi ve pasif satış yasağı uygulamaları, amacı itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalardır. Rekabet hukuku kapsamında rekabeti kısıtlayıcı amaçtan bahsederken incelemenin konusunu oluşturan eylemin tarafı ve/veya taraflarının subjektif amacından değil bizatihi inceleme konusu eylemin objektif amacından söz edilmektedir. Bu husus Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz (Yatay Kılavuz) kapsamında açıklığa kavuşturulmuştur. Yatay Kılavuz’un 18. paragrafında; bir anlaşmanın rekabeti kısıtlama amacının olup olmadığının değerlendirilmesinde, anlaşmanın içeriği, ulaşmaya çalıştığı hedefler ve anlaşmanın yer aldığı iktisadi ve hukuki çerçevenin dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Bunun yanında, anlaşmanın rekabeti kısıtlama amacı bulunup bulunmadığının tespiti için gerekli bir unsur olmasa dahi tarafların niyetinin de yapılacak değerlendirmede dikkate alınabileceği belirtilmiştir. Görülmektedir ki tarafların niyeti rekabeti kısıtlayıcı amacın tespitinde asli bir unsur olarak olmasa da tali bir unsur olarak değerlendirmeye dahil edilebilecektir. (52) Bu kapsamda yukarıda yer verilen Bulgu-3, 4, 5, 6 ve 7 göz önünde bulundurulduğunda SCHAFER çalışanının bayinin çeşitli online kanallardaki perakende satış fiyatını takip ettiği, yapılan takip neticesinde bayi ile internet satışlarının sonlandırılması için değil bu kanallardaki satış fiyatlarının düzeltilmesi için iletişime geçtiği görülmektedir. SCHAFER’ın, bayisinin online kanallarda yaptığı satışı tespit etmesine rağmen yalnızca fiyatlar hususunda bayisine müdahale etmesinden SCHAFER’ın subjektif niyetinin bayisinin internet satışlarını kısıtlamak değil, SCHAFER tarafından tespit edilen fiyatlara uyumda istikrarı sağlamak için bir müeyyide mekanizması olarak kullanmak olduğu değerlendirilmektedir. (53) Sonuç olarak dosya kapsamında elde edilen belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; SCHAFER’ın uyguladığı internet satış yasağı
22-54/834-344 10/14 uygulamasının yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasında istikrarı sağlamak üzere bir araç olarak kullanıldığı, öne çıkan anlaşmanın yeniden satış fiyatının tespiti anlaşması olduğu, ilgili anlaşmanın doğası itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar arasında yer aldığı, dolayısıyla söz konusu kısıtlamaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olduğu kanaatine varılmıştır. I.4.5. Uzlaşma Süreci ve İdari Para Cezasına İlişkin Değerlendirme (54) 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir." hükmünü amirdir. (55) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (Ceza Yönetmeliği) 4. maddesinde idari para cezası belirlenirken öncelikle temel para cezasının hesaplanacağı; ardından ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak temel para cezasının arttırılmasının ve/veya cezadan indirim yapılmasının söz konusu olacağı düzenlenmektedir. (56) Söz konusu Yönetmelik’in temel para cezasını düzenleyen 5. maddesinin ilk fıkrasına göre; temel para cezası hesaplanırken ihlale taraf olan teşebbüslerin Kurul tarafından saptanacak yıllık gayri safi gelirlerinin, karteller için %2'si ile %4'ü, diğer ihlaller için %0,5'i ile %3'ü arasında bir oran esas alınacaktır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların dikkate alınacağı hükmüne yer verilmiştir. (57) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin beşinci fıkrasında “Soruşturmaya başlanmasından sonra Kurul, ilgililerin talebi üzerine veya resen, soruşturma sürecinin hızlı bitirilmesinden doğacak usuli faydaları ve ihlalin varlığına veya kapsamına ilişkin görüş farklılıklarını göz önüne alarak uzlaşma usulünü başlatabilir. Kurul, hakkında soruşturma başlatılan ve ihlalin varlığı ile kapsamını kabul eden teşebbüs veya teşebbüs birlikleri ile soruşturma raporunun tebliğine kadar uzlaşabilir.”, altıncı fıkrasında “Bu çerçevede Kurul, hakkında soruşturma açılan taraflara, ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettikleri bir uzlaşma metni sunmaları için kesin bir süre verir. Verilen süre geçirildikten sonra yapılan bildirimler dikkate alınmaz. İhlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla soruşturma sonlandırılır.” ve yedinci fıkrasında “Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar indirim uygulanabilir.” hükümleri yer almaktadır. (58) Uzlaşma Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasında ise “Soruşturma tarafları uzlaşma taleplerini yazılı olarak Kuruma iletir. Kurul, 4 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hususları dikkate alarak bu talebi kabul veya ret edebileceği gibi varsa diğer tarafların da uzlaşma görüşmelerine davet edilmesine karar verebilir” düzenlemesi bulunmaktadır. (59) Bu kapsamda soruşturma tarafı SCHAFER uzlaşma talebinde bulunmuş ve başvurusu üzerine Kurul tarafından uzlaşma görüşmelerine başlanmasına karar verilmiştir. (60) Söz konusu Kurul kararı ve Uzlaşma Yönetmeliği hükümleri uyarınca SCHAFER yetkilisi ve temsilcisi ile yapılan uzlaşma görüşmesinde teşebbüse dosya konusu iddiaların içeriği, isnat edilen ihlalin niteliği, kapsamı ve süresi, uzlaşma tarafı olan
22-54/834-344 11/14 teşebbüs hakkında ihlal isnadına dayanak oluşturan başlıca belgeler, sürecin uzlaşma ile sonuçlanması halinde uygulanabilecek indirim oranı ve uzlaşma tarafına verilebilecek idari para cezası aralığı hakkında bilgi verilmiştir. (61) Uzlaşma görüşmesi kapsamında SCHAFER’in uzlaşma sürecinin devam etmesi yönündeki beyanları doğrultusunda gerçekleştirilen uzlaşma görüşmeleri neticesinde alınan 22-52/792-MUA sayılı uzlaşma ara kararında, soruşturma sürecinin uzlaşma ile neticelenmesi halinde, SCHAFER’ın bayilerinin yeniden satış fiyatını belirlemek ve bayilerin e-pazaryeri platformları üzerinden yapacakları internet satışlarına müdahale etmek suretiyle pazardaki rekabeti kısıtladığına, dolayısıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine, Bu doğrultuda, anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2021 yılı gayrisafi geliri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 4.013.024,56-TL idari para cezası uygulanmasına, 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik”in 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına, Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2021 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.009.768,42-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, Uzlaşma Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, uzlaşma metninin Kuruma gönderilebilmesi için ara kararın tebliğinden itibaren teşebbüse 15 gün süre verilmesine, Uzlaşma metninin süresi içinde gönderilmemesi halinde, Kurulun ara kararıyla bağlı olmadığına karar verilmiştir. (62) Bahse konu ara kararda ceza oranı belirlenirken yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alınarak, SCHAFER tarafından yeniden satış fiyatını belirlemek ve bayilerin e-pazaryeri platformları üzerinden yapacakları internet satışlarına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilmesinin “diğer ihlaller” kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış ve temel para cezasına başlangıç oranı olarak %(.....) olarak takdir edilmiştir. (63) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında ihlalin süresinin temel para cezasının tespitinde dikkate alınacağı öngörülmektedir. Belirtilen hükme göre temel para cezasının miktarı; bir ila beş yıl arasında süren ihlallerde yarısı oranında, beş yıldan uzun süren ihlallerde ise bir katı oranında arttırılacaktır. Dosya mevcudu bilgilere göre, SCHAFER tarafından rekabetin ihlal edildiğini gösteren belgelerin tarihleri 23.02.2021 ila 11.04.2022 arasını kapsamaktadır. Bu çerçevede, ihlal bir yıldan uzun beş yıldan kısa sürdüğünden, Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca temel para cezasının yarısı oranında artırılması gerektiği
22-54/834-344 12/14 anlaşılmıştır. Buna göre, uygulanacak temel para cezası oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. (64) Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesine göre, temel para cezasının hesaplanmasından sonra aynı yönetmeliğin 6. ve 7. maddeleri çerçevesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak artırma ve/veya indirme yapılmaktadır. Dosya kapsamında anılan Yönetmelik’in 6. maddesi çerçevesinde ağırlaştırıcı unsurun bulunmadığı değerlendirilmektedir. Yönetmelik’in 7. maddesi kapsamında ise SCHAFER’ın yerinde inceleme sırasında ve sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar temel para cezasının belirlenmesinde teşebbüs lehine yorumlanarak hafifletici unsur olarak dikkate alınmış olup, temel para cezası yarısı oranında indilerek %(.....) olarak belirlenmiştir. (65) SCHAFER tarafından 22-52/792-MUA sayılı ara karara istinaden hazırlanıp gönderilen uzlaşma metninde, kararda belirtilen hususlar kabul edilerek, teşebbüs hakkında yürütülen soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılması talep edilmiştir. (66) Uzlaşma Yönetmeliği’nin 8. maddesinin birinci fıkrasında; “1) Uzlaşma tarafı, uzlaşma ara kararında bildirilen hususları kabul etmesi halinde, aşağıdaki unsurları içeren bir uzlaşma metnini sunar: a) Uzlaşma tarafının ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettiğine dair açık beyanı, b) Kurulun uzlaşma tarafına ihlal nedeniyle verebileceği azami idari para cezası oranı ve miktarı ile tarafın uzlaşma usulü çerçevesinde bu ceza oranını ve miktarını kabul ettiği, c) Uzlaşma tarafının hakkındaki iddialar konusunda yeterli derecede bilgilendirildiği ve kendi görüşlerini ve açıklamalarını aktarmak için tarafa yeterli imkân tanındığı, ç) İdari para cezasının ve uzlaşma metninde yer alan hususların uzlaşma tarafınca dava konusu yapılamayacağı.” hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda SCHAFER tarafından gönderilen uzlaşma metininin Uzlaşma Yönetmeliği’nin 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan unsurları içerdiği görülmüştür. (67) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrasında “Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar indirim uygulanabilir…” hükmü yer almaktadır. Uzlaşma Yönetmeliği’nin 9. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Uzlaşma metninin Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren on beş gün içinde, Kurul tarafından ihlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla ilgili taraf bakımından soruşturma sonlandırılır.” denilmektedir. (68) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, SCHAFER tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde SCHAFER’in yeniden satış fiyatını belirlemek ve bayilerin e-pazaryeri platformları üzerinden yapacakları internet satışlarına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle Ceza Yönetmeliği kapsamında 2021 yılı gayri safi gelirinin %(.....)’i oranında hesaplanan idari para cezasının %25 oranında indirilmesi; dolayısıyla 2021 yılı gayri safi geliri üzerinden üzerinden %(.....) oranında idari para cezası uygulanması ve SCHAFER hakkındaki soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılması sonuçlarına varılmıştır.
22-54/834-344 13/14 J. SONUÇ (69) Rekabet Kurulunun 23.06.2022 tarihli ve 22-28/458-M sayılı kararı uyarınca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında; Kurulun 23.11.2022 tarihli ve 22-52/792-MUA sayılı ara kararına istinaden Aslan Ticaret Dayanıklı Tüketim Malları ve Limited Şirketi tarafından gönderilen ve 29.11.2022 tarih ve 33344 sayı ile süresi içerisinde Kurum kayıtlarına giren uzlaşma metninde ihlalin varlığı ve kapsamı ile uzlaşma ara kararında öngörülen azami idari para cezası oranı ve tutarı teşebbüs tarafından açıkça kabul edilmiş olup a) Aslan Ticaret Dayanıklı Tüketim Malları ve Limited Şirketi’nin bayilerinin yeniden satış fiyatını belirlemek ve bayilerin e-pazaryeri platformları üzerinden yapacakları internet satışlarına müdahale etmek suretiyle pazardaki rekabeti kısıtladığına, dolayısıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine, b) Bu doğrultuda, anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2021 yılı gayrisafi geliri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 4.013.024,56-TL idari para cezası uygulanmasına, c) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik”in 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına, d) Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2021 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.009.768,42-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, e) Rekabet Kurulunun 23.06.2022 tarihli ve 22-28/458-M sayılı kararı uyarınca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılmasına
22-54/834-344 14/14 gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy