Rekabet Kurulu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2022-3-070 (Soruşturma/Uzlaşma) Karar Sayısı : 23-13/223-72 Karar Tarihi : 09.03.2023 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK, Berat UZUN B. RAPORTÖRLER: Kemal KÜÇÜKKAVRUK, Ömer Mert AKÇİL, Zeynep KUŞDEMİR, Oğuzhan ÇİFÇİ, Şenol SUAT C. İLGİLİ TARAF : - Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ Temsilcileri: Av. Volkan AKBAŞ, Av. Şahin YAVUZ Levent Mah. Cömert Sok. No:1 Yapı Kredi Plaza C Blok 40 34330 Beşiktaş/İstanbu D. BAŞVURUDA BULUNAN : - Resen (1) E. DOSYA KONUSU: Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ’nin yeniden satış fiyatlarını tespit etmek ve internet satışlarını kısıtlamak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak açılan soruşturma kapsamında, 23.02.2023 tarihli ve 23-10/168-MUA sayılı uzlaşma ara kararına istinaden Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından gönderilen uzlaşma metni neticesinde soruşturmanın yeniden satış fiyatının tespit edilmesine yönelik iddialar bakımından sonlandırılması. (2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ (AVON) yeniden satıcılarının yeniden satış fiyatını tespit etmek ve internet satışlarını kısıtlamak suretiyle suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesini ihlal ettiği iddiası. (3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 23.05.2022 tarih ve 28141 sayı ile intikal eden Yöntem Profesyonel Kozmetik Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti.ye (YÖNTEM) yönelik başvuru üzerine ve şikâyetçi ile yapılan telefon görüşmeleri ve çevrim içi pazaryerlerindeki satıcıların fiyatlarının incelenmesi sonucu; anılan teşebbüsün yanı sıra Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ (AVON), L’Oreal Türkiye Kozmetik San. ve Tic. AŞ (LOREAL), NAOS İstanbul Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti. (NAOS), Pierre Fabre Dermo Kozmetik Ltd. Şti. (PİERRE FABRE), Kosan Kozmetik Pazarlama ve Tic. AŞ (FLORMAR), Farmasi Enternasyonal Ticaret AŞ (FARMASİ) unvanlı teşebbüslerin de yeniden satıcılarının internet satışlarını kısıtlamak ve/veya yeniden satış fiyatına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiklerine dair şüphe oluşmuş ve Rekabet Kurulu (Kurul) tarafından bahsedilen altı teşebbüs incelemeye dahil edilmiştir. (4) Konuya ilişkin 17.06.2022 tarihli ve 2022-3-040/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 23.06.2022 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 22-28/467-M sayı ile dosya konusu iddialara yönelik olarak YÖNTEM, AVON, LOREAL, NAOS, PİERRE FABRE,
23-13/223-72 2/13 FLORMAR ve FARMASİ hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. (5) Anılan Kurul kararı uyarınca yürütülen önaraştırma sonucunda hazırlanan 12.10.2022 tarih ve 2022-3-040/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu, Kurulun 20.10.2022 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 22-48/696-M(1) sayı ile AVON hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. (6) Söz konusu soruşturmaya ilişkin Soruşturma Bildirimi, Kurumun 31.10.2022 tarih ve 52707 sayılı yazısı ile tarafa tebliğ edilmiş ve taraftan 30 gün içinde birinci yazılı savunmasını göndermesi talep edilmiştir. Soruşturma Bildirimi’ne istinaden tarafın ilk yazılı savunması ile taahhüt başvurusu 05.12.2022 tarih ve 33528 sayılı yazı ile yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir. (7) Soruşturma süreci devam ederken AVON tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 06.02.2023 tarih ve 35476 sayı ile giren başvuruda 4054 sayılı Kanun'un 43. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca uzlaşma talebinde bulunulmuştur. (8) AVON’un uzlaşma başvurusu 06.02.2023 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 09.02.2023 tarih ve 23-07/125-M sayı ile uzlaşma görüşmelerine başlanmasına karar verilmiş olup, 16.02.2023 tarihinde teşebbüsün temsilcileri ile uzlaşma görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Kurum kayıtlarına 21.02.2023 tarih ve 35873 sayı ile intikal eden dilekçe ile AVON tarafından uzlaşma sürecine ilişkin ek belge sunulmuştur. (9) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde hazırlanan 22.02.2023 tarihli Bilgi Notu, Kurulun 23.02.2023 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 23-10/168-MUA sayılı uzlaşma ara kararı verilmiştir. (10) İlgili karar AVON tarafından 27.02.2023 tarihinde tebellüğ edilmiş olup teşebbüs tarafından söz konusu karara istinaden hazırlanan uzlaşma metni 06.03.2023 tarih ve 36272 sayı ile süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. (11) Uzlaşma metninde, AVON ara kararda belirtilen hususları kabul ederek soruşturmanın yeniden satış fiyatlarını tespit etmeye yönelik davranışlar bakımından uzlaşma ile sonlandırılmasını talep etmiştir. (12) Yukarıda yer verilen süreç sonucunda hazırlanan 08.03.2023 tarih ve 2022-3-070/BN-05 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır. (13) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda özetle; Kurulun 23.02.2023 tarihli ve 23-10/168-MUA sayılı uzlaşma ara kararı ile AVON tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde, anılan teşebbüs hakkındaki soruşturmanın yeniden satış fiyatlarını tespit etmeye yönelik davranışlar bakımından uzlaşma usulü ile sonlandırılabileceği ifade edilmiştir. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İlgili Taraf Hakkında Bilgi (AVON) (14) AVON, 21.10.1993 tarihinde “Eczacıbaşı Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” unvanı ile kurulmuştur. 2003 yılında hisselerinin %(.....)’si Avon International (Avon Grubu) tarafından devralınmış olup şirketin unvanı Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirilmiştir1. 2019 yılında ise Natura Cosmeticos S.A. Avon Grubunun tek kontrolüne sahip olmuştur2. AVON’un faaliyet alanları; kendi markasına ait banyo ve duş, saç bakımı, cilt bakımı, renkli kozmetikler, bebek ve çocuk ürünlerinin satışı ve pazarlanmasına ilişkindir. Ayrıca AVON bu 1 01.05.2003 tarih ve 03-28/340-141 sayılı Kurul kararı ile devralma işlemine izin verilmiştir. 2 24.07.2019 tarih ve 19-26/413-182 sayılı Kurul kararı ile devralma işlemine izin verilmiştir.
23-13/223-72 3/13 ürünlerin ithalatı, ihracatı ve toptan ticaretini de gerçekleştirmektedir. I.2. İlgili Pazar I.2.1. İlgili Ürün Pazarı (15) Kozmetik, 5324 sayılı Kozmetik Kanunu ve 25823 sayılı Kozmetik Yönetmeliği çerçevesinde, insan vücudunun epiderma, tırnaklar, kıllar, saçlar, dudaklar ve dış genital organlar gibi değişik dış kısımlarına, dişlere ve ağız mukozasına uygulanmak üzere hazırlanmış, tek veya temel amacı bu kısımları temizlemek, koku vermek, görünümünü değiştirmek ve/veya vücut kokularını düzeltmek ve/veya korumak veya iyi bir durumda tutmak olan bütün preparatları ve maddeleri kapsamaktadır. Ürün ve ürün grupları bazında birçok alt pazara ayrılabilen kozmetik sektöründe, kremler, makyaj malzemeleri, parfümler, saç boyaları ve sabunlar gibi ürünler belli başlı kozmetik ürünlerini oluşturmaktadır. (16) Geçmiş Kurul kararlarında3 kozmetik ürünleri, harcıâlem (mass market) kozmetik ürünleri ve seçici (selektif) kozmetik ürünleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bu ayrımın dayandığı temel nokta, seçici kozmetik ürünlerinin diğer ürünlerden farklılaştırılmış özel niteliklere sahip olması dolayısıyla, farklı üretim ve pazarlama yöntemleri kullanılarak piyasaya arz edilmesidir. Harcıâlem ürünler, marketler gibi alışılagelmiş perakende satış kanallarıyla pazarlanıp satılabilirken, seçici ürünlerde, ürünün satışı sırasında özel eğitimli personel görevlendirilmekte, müşteri ihtiyaçlarını belirleyebilmek için çeşitli cihazlar kullanılabilmektedir. Harcıâlem ve seçici kozmetik ürünleri genel itibarıyla birbirinden farklılaşmaktadır. Bununla birlikte bu ayrıma gerek duyulmayıp pazarın kozmetik ürünleri olarak daha geniş tanımlandığı Kurul kararları da mevcuttur4. (17) İlgili pazar, yukarıda belirtildiği gibi ürün bazında tanımlanabilecek olsa da dosya bağlamında yapılacak incelemenin sonuçlarını değiştirmeyeceğinden böyle bir kırılıma gitmeye gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede ilgili ürün pazarı “kozmetik ve kişisel bakım ürünleri” olarak belirlenmiştir. I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar (18) İlgili mal ve hizmetlerin özellikleri ile tüketici tercihleri bakımından önemli giriş engellerinin bulunmadığı, farklı bölgeler arasında teşebbüslerin pazar payları veya mal ve hizmetlerin fiyatları bakımından hissedilir bir farklılığın olmadığı, internet satışları yoluyla da pazarın homojenliğinin arttığı dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir. I.3. Yerinde İncelemede Elde Edilen Belgeler5 Bulgu 1 (19) 13.06.2022 tarihinde AVON Kıdemli E- Ticaret Uzmanı (.....) ve AVON Türkiye Satış Müdürü (.....) arasında gerçekleşen bilgi kısmında AVON E-Ticaret Müdürü (.....) ve AVON Türkiye Satış Direktörü (.....)’un yer aldığı “Trendyol Yetkisiz Satıcılar (Temsilci).xlsx” konulu e-posta aşağıdaki şekildedir: 13.06.2022-(.....)>(.....) Selam (.....), 3 10.10.2005 tarihli, 05-66/946-255 sayılı; 08.05.2008 tarihli, 08-32/401-136 sayılı, 09.09.2009 tarihli, 09-41/987-249 sayılı ve 16.09.2021 tarihli, 21-43/638-317 sayılı Kurul kararları. 4 Kurulun15.01.2004 tarihli ve 04-03/48-13 sayılı kararı. 5 Belgelerdeki ifadeler, belgelerin aslına sadık kalmak amacıyla herhangi bir düzeltme yapılmaksızın aynı şekliyle alınmıştır.
23-13/223-72 4/13 Daha öncede bahsetmiştim trendyolda bizde temsilci olup yetkisiz satış yapab kişilerin listesi ektedir. Desteğinizi rica ederim. İyi çalışmalar. (.....) (20) Söz konusu e-postanın ekinde çok sayıda temsilci bilgilerinin (ad-soyad, vergi no, şehir, trendyol linki ve mağaza ismi vb.) yer aldığı excel dosyası bulunmakta ve temsilcilerin durumu başlıklı sekmede temsilciler özelinde aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir: “Uzun süredir ürün satışı yapmakta düzenli ürün tedariği yapabiliyor.” “Sorunlu fiyatları var” “Eski çevrim içi satıcı hala ürün tedariği sağlamakta üyeliği olması muhtemel tespit etmesi kolay olmalı.” “OSF si düşük ürünlerin satışını kitliyor” “Sürekli derin stoklu ucuz ürün satabilmekte bitmeyen bir Today stoğu bulunuyor. “2 Aydır satışta anormal fiyat yapıyor” “Çok satan ürünlerden yüklü miktarda alarak dip fiyattan satabiliyor” Bulgu 2 (21) 16.04.2021 tarihinde Avon Türkiye Genel Müdürü (.....) ve AVON Satış Direktörü (.....) arasında gerçekleştirilen Whatsapp görüşmesi aşağıdaki şekildedir: 16.04.2021 (…..): Trendyol hala diğer, yetkisi olmayan Temsilcileri temizlemediği için çok büyük bir risk var. Şimdi (.....)’dan öğrendim. Hala görüşmeleri devam ediyor. O kısımdan gelecek ciro kaybından dolayı hala ayak diriyorlar. Bu nedenle bugün SY’lere açıklayalım ama Temsilci iletişimi için birkaç gün daha beklemek lazım diye düşünüyorum. (…..): Bizim haricimizdeki cironun %(.....)’dan fazlasını (.....) yapıyor o sebeple orijinal planımızdaki gibi duyuralım derim. (.....) zaten Trendyol tarafıyla konuşuyor. (…..): Çok aşağılara düşmüş şu anda %48 Şu anda (.....) ve (.....) ile toplantıdayız. Onlar da linkleri paylaşmalıyım Trendyol’a karşı süreci hızlandırmak için de kozumuz kalsın diyoruz. Bulgu 3 (22) 29.07.2022-02.08.2022 tarihleri arasında UCUZAVAR’ın sahibi (.....), AVON Kıdemli E- Ticaret Uzmanı (.....) ve AVON E-Ticaret Müdürü (.....)’ın yer aldığı “RE: Anormal fiyat hareketi” konulu e-posta aşağıdaki şekildedir: 29.07.2022-(.....)>(.....), (.....) (Trendyol Ekran Görüntüsü iletilmiştir) 01.08.2022-(.....)>(.....) (.....) selamlar, Bu maillerle ilgili aksiyon alıyor musun acaba sen? İlgili kanallara rekabet kuralları çerçevesinde bilgilendirme amaçlı paylaşabiliriz. İyi çalışmalar, (.....) 02.08.2022-(.....)>(…..) Selam (.....), Evet temsilci numaraları ile birlikte (.....)e iletiyorum onlar gerekli aksiyonu alıyorlar. Teşekkürler, (.....),
23-13/223-72 5/13 Bulgu 4 (23) 24.02.2022 tarihinde UCUZAVAR’ın sahibi (.....) ve AVON E-Ticaret Müdürü (.....) arasında gerçekleşen “Mart ayı fiyatlarımız.” konulu e-posta aşağıdaki şekildedir: Bulgu 5 (24) 25.08.2022 tarihinde AVON E-Ticaret Müdürü (.....) ve AVON Türkiye Genel Müdürü (.....) arasında gerçekleşen “Trendyol PP Toplantı Notları” konulu e-posta aşağıdaki şekildedir: “Biz Trendyol üzerinden ihlal yapan satıcıları her ne kadar bildirsek de bir yandan düzenli olarak yeni satıcılar açılacaktır. Bir de ürünlere dair elinde faturası bulunan ve bu nedenle satışı devam edecek olan satıcılar olacaktır. Dolayısı ile her zaman ürünlerimizi satacak farklı farklı çok fazla satıcı olacaktır. Buradaki süreci yukarıda belirttiğimiz üzere çok yakından takip ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz ancak burası bizim kontrolümüzde olan bir alan değil o nedenle kendi kontrolümüzde olan aksiyonlar daha uzun vadeli çözümler sağlayacaktır bize kesinlikle. Bu anlamda ürünlerimizin kanallar arasında dengeli bir fiyat yapısı ile yönetilmesi, anormal fiyat aksiyonuna yol açan aktivitelerimizin/hediye ürün aksiyonlarımızın limitlenmesi, fiyat geçişlerinden önceki dönemlerde stoklanma olmamasının takip edilmesi ve kanallar arası dengeyi bozan kaynakların takip/tespit edilmesi çok kritik bir rol oynuyor…” Bulgu 6 (25) 24.09.2020 tarihinde AVON Satış Müdürü (.....) tarafından AVON Satış Direktörü (.....)’a gönderilen ve sonrasında (.....) tarafından AVON yöneticilerine iletilen “BİM VE DİĞER KANALLAR İLE YAŞANAN ZORLUKLAR” konulu e-posta aşağıdaki gibidir: “(.....) hanım merhaba, Son dönemlerde sadece Tredyol'un fiyatları ile mücade ederken yenileri eklenen (.....) marketleri (bugün gelen yeni bilgi) artık bizi son derece zorlamaktadır. Ürünlerin ulaşılabilirliğini, görünürlüğünü arttıralım tabii ki bu hepimizin istediği bir durum fakat fiyatların uygunluğu (hatta biz çalışanların aldığı fiyatların altında fiyatlar ile), ürünlerimizin (.....) gibi marketlerde bile satılıyor olması artık bizi çok zorluyor. Sizinle hep konuştuğumuz gibi Doğrudan satışı arttıralım, hepimizin sahadaki tek amacı bu fakat bu tarz durumlar bizi ciddi anlamda artık zorlamakta. Birçok toplantıda temsilcilerimize, müşterilerimize nasıl daha çok katalog ulaştırabilirizi tartıştık. (.....) marketlerde de ödeme alınıyor diye gerekirse onlarla bu konuda da bir iş birliği yapalım, (.....) marketlerde katalog satabiliriz diye önerdiğimde; Pazarlama Ekibi (.....) marketlerin marka algısını düşüreceğini dile getirmişti. Şuan (.....) marketlerde ürün satışının olması marka algısına zarar vermeyecek mi? Özellikle temsilci kitlemizin çok büyük bir kısmının (.....) gibi marketlerde alışveriş yapması bizim D.S sonuçlarımızı daha da olumsuz etkilemeyecek mi?” Bulgu 7 (26) AVON İstanbul Avrupa Satış Müdürü (.....)’nun telefonundan elde edilen, aralarında işletmenin sahibi (.....)’un da bulunduğu (.....) adlı Whattsapp grubunda AVON 6 Ekte yer alan excel dosyasında çok sayıda (yaklaşık 3500) Avon ürününün, perakende satış fiyatı ile Trendyol-Hepsiburada, Morhipo, Modanisa, Çiçeksepeti vb. farklı platformdaki satış fiyatı ve Hepsiburada’da uygulanacak kampanya fiyatları listelenmiştir. (.....) Bey merhaba, Genel olarak Mart ayı içerisindeki hazırladığımız fiyat politikası ektedir. İkinci sayfada HB için önereceğimiz ürünler bulunmakta. Uygunluğun ardından HB ye listeyi ileteceğiz. İyi çalışmalar.6
23-13/223-72 6/13 Perakende Operasyonları Lideri (.....) tarafından gönderilen 14.04.2022 tarihli ileti aşağıdaki şekildedir: ((.....) mağazasındaki, ürün görseli ve fiyatının yer aldığı resim paylaşılmıştır) Olması gereken fiyatları aşağıdaki gibi belirttim. Bunlar bugün (.....)’nın tespitleri. Sizden ricam lütfen sizler de kontrol edin ve tüm fiyatlarımız (.....) ürün listesinde yer alan fiyatlarımızla aynı olsun I.4. Değerlendirme I.4.1. AVON ile Satış Temsilcileri Arasındaki İlişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Olup Olmadığının Değerlendirilmesi (27) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs, “piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmaktadır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere bir kişinin teşebbüs olarak nitelendirilebilmesi için ekonomik bir faaliyet göstermesi ve ticari kararlarını bağımsız bir şekilde alabilmesi gerekmektedir. (28) Bununla birlikte teşebbüsler mal veya hizmetlerin alım veya satımında bağımsız teşebbüsleri kullanmak yerine zaman zaman acentelik sistemini de tercih edebilmektedirler. Müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamalar genellikle Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadıkları için, prensip olarak muafiyet rejiminin de konusu değillerdir. (29) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda acente, “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.” olarak tanımlanmaktadır. Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da (Dikey Kılavuz) “teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığıdır. Eğer acente müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir mali ya da ticari risk almamışsa, müvekkilin acenteye atandığı işle ilgili getirdiği kısıtlar Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmayacaktır. Tersinin geçerli olduğu durumda ise acente bir takım riskler üstlenmesinin karşılığında ilgili alanda kendi bağımsız kararlarını vermekte serbest olmalıdır.” ifadeleri yer almaktadır. (30) Dikey Kılavuz’da riskin kimde olduğunun tespitinde, teşebbüsler arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesiyle yetinilmeyeceği, aynı zamanda pazarın ekonomik durumunun da dikkate alınacağı açıklanmıştır. Kılavuzda aşağıda örnek olarak yer verilen hallerden bir ya da daha fazlası söz konusu olduğunda taraflar arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele alınacağı belirtilmiştir7: - Taşıma masrafları da dâhil olmak üzere mal veya hizmetlerin alım veya satımına ilişkin masraflara acentenin katkıda bulunması. - Acentenin satış arttırma faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı olarak katkıda bulunmaya zorunlu tutulması. - Stokta tutulan sözleşme konusu malların finansmanı ya da kayıp malların maliyeti gibi riskleri acentenin taşıması ve satılmayan ürünleri acentenin müvekkile iade edememesi. 7 Dikey Kılavuz, s.7
23-13/223-72 7/13 - Acentenin satış sonrası hizmet, tamir veya garanti hizmeti vermekle yükümlü tutulması. Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda bırakılması. - Satılan ürünün sebep olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişilere karşı acentenin sorumlu olması. Müşterilerin sözleşmenin şartlarını yerine getirmemesinden dolayı, acentenin, komisyonunu alamamasının dışında başka bir sorumluluk taşıması. (31) Avon satış temsilcileri kendi nam ve hesabına hareket etmektedir ve Avon ile aralarında herhangi bir işçi-işveren ilişkisi bulunmamaktadır. Satış temsilcileri ile imzalanan Tali Satıcılık Sözleşmesinin Genel Esaslar başlıklı bölümünde “Satıcı, Şirket’in vekili, acentesi, ticari mümessili veya 4857 sayılı İş Kanunu anlamında çalışanı değildir. Bu nedenlerle Şirket Satıcı’nın haksız fiil, vergi, SSK gibi borç ve mükellefiyetlerinden sorumlu değildir. Satıcı, Şirket adına herhangi bir taahhüde girmek ve hukuki işlem yapmak yetkisine sahip değildir. Satıcı yanlış veya yanıltıcı temsilde bulunamaz.” hükümleri yer almaktadır. (32) AVON satış temsilcileri bulundukları segmentlere göre belirli oranda bir indirimle ürünleri satın alarak müşterilere satmaktadır8. Satış temsilcilerine gönderilen faturada ürün bedeli ve hizmet bedeli yer almaktadır. Satış temsilcileri yine segmentlerine göre değişen vadelere göre (10-25 gün) ürün bedelini AVON’a ödemektedir. Satış temsilcileri müşterilere satış fiyatını kendileri belirlemektedirler. Ayrıca müşterilere satılan ürünlerin bedellerinin tahsilatına ilişkin tüm risk ve sorumluluk satış temsilcilerine aittir. Bununla birlikte satış temsilcilerinin stoklarında bulunan ürünlerin kayıp olması, bozulması vb. riskleri de satış temsilcileri üstlenmektedir. Satış temsilcileri satılan ürünlerin sebep olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişilere karşı AVON ile birlikte müteselsilen sorumludur. (33) Öte yandan AVON tarafından gönderilen cevabi yazıda, satış temsilcilerinin 40 gün içinde koşulsuz olarak ürünleri iade edebileceği ifade edilmiştir. AVON tarafından satış temsilcilerine bir avantaj olarak sağlandığı belirtilen iade imkânı Tali Satıcılık Sözleşmesinde yer almamakta, iade politikası satış temsilcileri için hazırlanmış web sitesinin “Sıkça Sorulan Sorular” bölümünden duyurulmaktadır. (34) Dosya kapsamında tarafın gönderdiği ekran görüntülerinden, ürün iadesi için faturanın altında belirtilen sebep kodlarından ilgili olanın yazılması gerektiği, iadenin ürün değişimi veya ürün bedelinin bir sonraki sipariş faturasından düşülmesi şeklinde gerçekleşebileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla iade sonunda satış temsilcisine nakden bir ödeme yapılmadığı gibi, iade işleminin işleme alınması için iade sebeplerini belirten bir kodun işaretlenmiş olması da koşulsuz bir iadenin varlığına işaret etmemektedir. (35) Diğer taraftan dağıtım sistemi içerisinde satış temsilcileri birbiriyle rekabet etmektedir. Daha çok satış yaparak üst segmentlerde yer alan satış temsilcileri ürünleri daha ucuza tedarik edebilmekte, başka bir deyişle AVON ile daha yüksek indirim oranları ve daha uygun vade koşullarıyla çalışabilmektedir. Bu nedenle satışlarını artırmak isteyen satış temsilcileri son kullanıcılara kendi inisiyatiflerine göre indirimli satış yapabilmektedir. Sonuç olarak, satış temsilcileri müşterilerden yapılacak tahsilat riski başta olmak üzere yukarıda ifade edilen birtakım riskleri taşıdığından, AVON ile satış temsilcileri arasındaki ilişki 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmiştir. 8 Tali Satıcılık Sözleşmesinin 4.2. maddesinde “Satıcı’nın Şirket’ten aldığı ürünlerin satılmasından elde ettiği gelirle ilgili vergi ve diğer yasal yükümlülükler tamamen kendisine ait olup, bu konuda Şirket’ten hiçbir talebi olamaz.” hükmü yer almaktadır.
23-13/223-72 8/13 I.4.2. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Değerlendirmeler I.4.2.1. Teorik Çerçeve (36) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, amacı ve etkisi rekabeti engelleme, sınırlama veya bozma olan teşebbüsler arası anlaşmalara, uyumlu eylemlere ve teşebbüs birliklerinin kararlarına karşı bir yasaklama getirmektedir. Bu hüküm, teşebbüsler arası bütün anlaşma, karar ve uyumlu eylemlere geniş bir şekilde uygulanmakta olup hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, diğer teşebbüslerden bağımsız olarak belirlemesini sağlamaktır. (37) Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında özellikle hangi hâllerin bu yasaklama kapsamında yer aldığı düzenlenmekte ve “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” bu hâllerden biri olarak sayılmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde rakipler arası veya rakip olmayanlar arası fiyat anlaşması gibi bir ayrım olmadığından her iki durum da anılan hükmün kapsamına girmektedir. Diğer bir deyişle, söz konusu madde aynı seviyede faaliyet gösteren rakip teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları (yatay anlaşmalar) kapsadığı gibi rakip olmayan, başka bir ifadeyle arz zincirinin farklı seviyelerinde yer alan teşebbüsler arasındaki dikey anlaşmaları da kapsamaktadır. (38) Mevcut dosya bakımından sağlayıcı ile perakende satış kanalında faaliyet gösteren satıcıların değer zinciri üzerinde farklı seviyelerde faaliyet göstermeleri nedeniyle aralarındaki ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) "Kapsam" başlıklı 2. maddesi çerçevesinde bir dikey ilişki olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, yeniden satış fiyatının belirlenmesi (YSFB) uygulamaları da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemler arasında yer almaktadır. (39) Yukarıda daha önce de ifade edildiği üzere 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde anlaşmaları ilgili Tebliğ ile sağlanan muafiyet kapsamı dışına çıkaran sınırlamalara yer verilmiştir. Bu sınırlamalar arasında “Alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi” hali sayılmış ve “Tarafların herhangi birisinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya tavsiye etmesi mümkündür.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, bu tür hükümleri içeren sözleşmeler ilgili Tebliğ kapsamında sağlanan muafiyetten yararlanamamakta ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamaya tabi hâle gelmektedir. (40) Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 8. paragrafında, “Bazı anlaşmaların amacının rekabeti sınırlamak olduğu ilk bakışta görülebilecek kadar açıktır” ifadelerine yer verilmiş olup bu anlaşmalara verilen örnekler arasında YSFB ve yeniden satış fiyatına minimum sınır getirilmesi hâlleri de sayılmıştır. Yeniden satış fiyatının belirlenmesine ilişkin birçok dosyada, yeniden satış fiyatının tespitinin amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olduğu ortaya konulmuş olup yeniden satış fiyatının sağlayıcı tarafından tespiti, piyasada etki doğurup doğurmamasına bakılmaksızın amaç yönünden rekabet ihlali olarak değerlendirilmiştir9. (41) Diğer yandan yeniden satış fiyatının tespitinin, mehaz Avrupa Birliği rekabet hukuku mevzuatı kapsamında da amaç yönüyle rekabeti kısıtladığı kabul edilmektedir. 2014 9Kurulun 22.11.2018 tarihli, 18-44/703-345 sayılı; 10.01.2019 tarihli, 19-03/23-10 sayılı; 12.11.2019 tarihli, 19-39/610-263 sayılı; 02.11.2011 tarihli, 11-55/1434-509 sayılı; 04.03.2021 tarihli, 21-11/154-63 sayılı; 26.03.2020 tarihli, 20-16/232-113 sayılı; 12.03.2020 tarihli, 20-14/192-98 sayılı ve 04.03.2021 tarihli, 21-11/154-63 sayılı kararları.
23-13/223-72 9/13 yılında Avrupa Komisyonu (Komisyon) tarafından yayımlanan “Amaç Yönünden Rekabet Kısıtlarına İlişkin Kılavuz”un10 3.4. maddesinde yeniden satış fiyatının tespitinin amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı olduğu ifade edilmiştir. (42) Yukarıdaki açıklamalar ışığında, sağlayıcıların, alıcıların yapacakları satışlarda sadece azami fiyatların ve tavsiye niteliğindeki fiyatların belirlenebileceği; bunun haricinde, özellikle asgari yahut sabit fiyat olmak üzere, yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik davranışların rekabet ihlali olacağı açıktır. I.4.2.2. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Belgelerin Değerlendirilmesi (43) Yukarıda tespitlere ilişkin bölümde metinlerine yer verilen Bulgu 1, Bulgu 2 ve Bulgu 3’ten AVON’un doğrudan satış kanalında ürün satan (perakende satış noktası/kioks olan veya mobil olarak satış yapan) satıcılarını yakından takip ettiği, e-ticaret platformlarında satış yapan satıcılara ürün tedariğini durdurduğu görülmektedir. Söz konusu belgelerden Ucuzavar Bilgi Teknoloji Turizm Gıda Pazarlama Ltd. Şti. (UCUZAVAR) dışında e-ticaret platformlarında yapılan satışların AVON için büyük bir risk olarak görüldüğü, bu durumun bertaraf edilmesi için gerekli önlemlerin alındığı anlaşılmaktadır. Nitekim Bulgu 2’de AVON haricinde yapılan cironun %(.....)’ının UCUZAVAR ((.....)) tarafından yapıldığı belirtilmektedir. Bulgu 1’de yer alan “Anormal fiyat yapıyor”, “OSF si düşük ürünlerin satışını kitliyor”, “Sorunlu fiyatları var” gibi ifadelerden AVON’un, doğrudan satış kanallarında faaliyet gösteren satıcıların e-ticaret platformlarında satış yapmamasını istemesinin nedenlerinden birinin, yeniden satış fiyatı üzerinde kontrol sağlayabilmesi olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim “Anormal fiyat hareketi” başlıklı yazışmada (Bulgu 3) UCUZAVAR’ın sahibi tarafından AVON yetkililerine, AVON temsilcisinin Trendyol’da sattığı ürünün ekran görseli gönderildiği, AVON tarafından da gerekli önlemlerin alınması için harekete geçildiği görülmektedir. (44) Bulgu 4’te, UCUZAVAR’ın sahibi tarafından her bir e-ticaret platformu için ayrı ayrı olacak şekilde AVON ürünleri için Mart ayında e-ticaret platformlarında uygulanması planlanan fiyatların, perakende satış fiyatlarının ve Hepsiburada’da uygulanacak kampanya fiyatlarının excel formatında listelenerek AVON’un onayına sunulduğu görülmektedir. Söz konusu belge, yeniden satış fiyatlarının uygunluğu için AVON’a başvurulduğunu ve onay alındığını göstermesi bakımından önem taşımaktadır. (45) AVON’un iç yazışması niteliğindeki Bulgu 5’te, AVON’un doğrudan ve çevrimiçi satış temsilcileri olarak adlandırdığı satıcılar dışında kalan satıcıların (ürünleri bir şekilde tedarik ederek pazar yerlerinde satan) internet satışlarının önüne geçilemeyeceği ifade edilmekte, bu bakımdan AVON’un kendi satış kanallarında anormal fiyat hareketlerine yol açan aktivitelerinin kısıtlanmasının önemi vurgulanmaktadır. Söz konusu yazışmada, fiyat geçişleri öncesinde AVON’un satıcılarının stok yaparak fiyat geçişi sonrasında düşük fiyattan ürün satmasını engellemeye çalıştığı görülmektedir. (46) Yine AVON şirket yöneticileri arasında yapılan bir yazışma olan Bulgu 6’da, ürünlerin (.....) ve (…..)’de uygun fiyatlara satılmasının doğrudan satış kanalını zor durumda bıraktığı ifade edilmektedir. Söz konusu yazışmalardan AVON’un dağıtım sistemindeki öncelikli amaçlarından birinin ürünün farklı kanallarda uygun fiyata satılmasının önlenmesi olduğu anlaşılmaktadır. (47) Bulgu 7’de, AVON çalışanı tarafından (.....)’de yer alan ve yeniden satıcı statüsünde olan AVON mağazasındaki bir AVON ürününün görseli paylaşılarak fiyatların AVON tarafından belirlenen şekilde ((.....) ürün listesindeki fiyatlar) düzeltilmesi gerektiği 10 Guidance on restrictions of competition "by object" for the purpose of defining which agreements may benefit from the De Minimis Notice, Madde 3.4.
23-13/223-72 10/13 yönünde uyarıda bulunduğu görülmekte, benzer şekilde, diğer mağazalarda oluşabilecek farklılıklarının da düzeltilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Söz konusu belge, AVON tarafından, vitrin temsilci olarak adlandırılan ve AVON ürünlerinin perakende satış noktalarında (mağaza, kiosk vb.) satışını gerçekleştiren yeniden satıcıların fiyatlarına doğrudan müdahale edildiğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır. (48) Netice itibarıyla, AVON hakkında elde edilen delillerden teşebbüsün eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca yeniden satış fiyatının tespiti yoluyla rekabetin ihlali olduğu kanaatine varılmıştır. I.4.3. Uzlaşma Süreci ve İdari Para Cezasına İlişkin Değerlendirme (49) 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir." hükmünü amirdir. (50) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (Ceza Yönetmeliği) 4. maddesinde idari para cezası belirlenirken öncelikle temel para cezasının hesaplanacağı; ardından ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak temel para cezasının arttırılmasının ve/veya cezadan indirim yapılmasının söz konusu olacağı düzenlenmektedir. (51) Söz konusu Yönetmelik’in temel para cezasını düzenleyen 5. maddesinin ilk fıkrasına göre; temel para cezası hesaplanırken ihlale taraf olan teşebbüslerin Kurul tarafından saptanacak yıllık gayri safi gelirlerinin, karteller için %2'si ile %4'ü, diğer ihlaller için %0,5'i ile %3'ü arasında bir oran esas alınacaktır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların dikkate alınacağı hükmüne yer verilmiştir. (52) Ayrıca, temel para cezasının hesaplanmasından sonra aynı Ceza Yönetmeliği’nin 6. ve 7. maddeleri çerçevesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak artırma ve/veya indirme yapılmaktadır. (53) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin beşinci fıkrasında “Soruşturmaya başlanmasından sonra Kurul, ilgililerin talebi üzerine veya resen, soruşturma sürecinin hızlı bitirilmesinden doğacak usuli faydaları ve ihlalin varlığına veya kapsamına ilişkin görüş farklılıklarını göz önüne alarak uzlaşma usulünü başlatabilir. Kurul, hakkında soruşturma başlatılan ve ihlalin varlığı ile kapsamını kabul eden teşebbüs veya teşebbüs birlikleri ile soruşturma raporunun tebliğine kadar uzlaşabilir.”, altıncı fıkrasında “Bu çerçevede Kurul, hakkında soruşturma açılan taraflara, ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettikleri bir uzlaşma metni sunmaları için kesin bir süre verir. Verilen süre geçirildikten sonra yapılan bildirimler dikkate alınmaz. İhlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla soruşturma sonlandırılır.” ve yedinci fıkrasında “Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar indirim uygulanabilir.” hükümleri yer almaktadır. (54) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik’in (Uzlaşma Yönetmeliği) 5. maddesinin birinci fıkrasında ise “Soruşturma
23-13/223-72 11/13 tarafları uzlaşma taleplerini yazılı olarak Kuruma iletir. Kurul, 4 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hususları dikkate alarak bu talebi kabul veya ret edebileceği gibi varsa diğer tarafların da uzlaşma görüşmelerine davet edilmesine karar verebilir” düzenlemesi bulunmaktadır. (55) Bu kapsamda AVON uzlaşma talebinde bulunmuştur. Söz konusu başvuru üzerine Kurul tarafından uzlaşma görüşmelerine başlanmasına karar verilmiştir. (56) Söz konusu Kurul kararı ve Uzlaşma Yönetmeliği hükümleri uyarınca AVON yetkilileri ile yapılan uzlaşma görüşmesinde teşebbüse dosya konusu iddiaların içeriği, isnat edilen ihlalin niteliği, kapsamı ve süresi, uzlaşma tarafı olan teşebbüs hakkında ihlal isnadına dayanak oluşturan başlıca belgeler, sürecin uzlaşma ile sonuçlanması halinde uygulanabilecek indirim oranı ve uzlaşma tarafına verilebilecek idari para cezası aralığı hakkında bilgi verilmiştir. (57) AVON’ uzlaşma sürecinin devam etmesi yönündeki beyanları doğrultusunda gerçekleştirilen uzlaşma görüşmesi neticesinde alınan 23.02.2023 tarihli ve 23-10/168-MUA sayılı uzlaşma ara kararında, soruşturma sürecinin uzlaşma ile neticelenmesi halinde; - AVON’un yeniden satış fiyatının tespit edilmesine yönelik davranışının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine, - Bu doğrultuda, anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası ve 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2021 yılı gayrisafi geliri üzerinden üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 4.814.607,41 TL idari para cezası uygulanmasına, - 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik”in 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına, - Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2021 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.610.955,55 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, - Uzlaşma Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, uzlaşma metninin Kuruma gönderilebilmesi için işbu ara kararın tebliğinden itibaren anılan teşebbüse 15 gün süre verilmesine, - Uzlaşma metninin süresi içinde gönderilmemesi halinde, Kurulun işbu ara kararıyla bağlı olmadığına karar verilmiştir. (58) Bahse konu ara kararda ceza oranı belirlenirken yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alınarak, AVON’un yeniden satıcılarının yeniden satış fiyatını tespit etmesi suretiyle, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmesi “diğer ihlaller” kategorisinde değerlendirilmiş ve temel para cezası başlangıç oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. (59) Diğer taraftan, Ceza Yönetmeliği’nin 6. maddesi çerçevesinde ağırlaştırıcı unsurun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Yönetmelik’in 7. maddesi kapsamında ise ihlale konu
23-13/223-72 12/13 ürünlerin toplam ciro içerisindeki payının küçük olması nedeniyle AVON’a uygulanacak para cezasının belirlenmesinde bu durum teşebbüs lehine yorumlanarak hafifletici unsur olarak dikkate alınmış olup, temel para cezasında %40 oranında indirim uygulanarak uzlaşma indirimi öncesinde teşebbüse uygulanacak para cezası oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. (60) AVON tarafından bu karara istinaden hazırlanıp gönderilen uzlaşma metninde mezkûr kararda belirtilen hususlar kabul edilerek, teşebbüs hakkında yürütülen soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılması talep edilmiştir. (61) Uzlaşma Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasında; “1) Uzlaşma tarafı, uzlaşma ara kararında bildirilen hususları kabul etmesi halinde, aşağıdaki unsurları içeren bir uzlaşma metnini sunar: a) Uzlaşma tarafının ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettiğine dair açık beyanı, b) Kurulun uzlaşma tarafına ihlal nedeniyle verebileceği azami idari para cezası oranı ve miktarı ile tarafın uzlaşma usulü çerçevesinde bu ceza oranını ve miktarını kabul ettiği, c) Uzlaşma tarafının hakkındaki iddialar konusunda yeterli derecede bilgilendirildiği ve kendi görüşlerini ve açıklamalarını aktarmak için tarafa yeterli imkân tanındığı, ç) İdari para cezasının ve uzlaşma metninde yer alan hususların uzlaşma tarafınca dava konusu yapılamayacağı.” hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda AVON tarafından gönderilen uzlaşma metininin Uzlaşma Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan unsurları içerdiği görülmüştür. (62) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrasında “Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar indirim uygulanabilir…” hükmü yer almaktadır. Uzlaşma Yönetmeliği’nin 9. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Uzlaşma metninin Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren on beş gün içinde, Kurul tarafından ihlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla ilgili taraf bakımından soruşturma sonlandırılır.” denilmektedir. (63) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, AVON tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde Ceza Yönetmeliği kapsamında hesaplanan idari para cezasının %25 oranında indirilmesi; teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle 2021 yılı gayri safi gelirleri üzerinden %(.....) oranında idari para cezası uygulanması ve teşebbüs hakkındaki soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılması sonuçlarına varılmıştır. J. SONUÇ (64) Rekabet Kurulunun 20.10.2022 tarih ve 22-48/696-M(1) sayılı kararı ile Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında; Kurulun 23.02.2023 tarihli, 23-10/168-MUA sayılı ara kararına istinaden gönderilen nihai uzlaşma metni 06.03.2023 tarih ve 36272 sayı ile süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Uzlaşma metninde ihlalin varlığı ve kapsamı ile uzlaşma ara kararında öngörülen azami idari para cezası oranı ve tutarı teşebbüs tarafından açıkça kabul edilmiş olup 1. Avon Kozmetik Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ’nin yeniden satış fiyatının tespit edilmesine yönelik davranışının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,
23-13/223-72 13/13 2. Bu doğrultuda, anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası ve 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2021 yılı gayrisafi geliri üzerinden üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 4.814.607,41-TL idari para cezası uygulanmasına, 3. 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik”in 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına, 4. Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2021 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.610.955,55-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, 5. Böylece Rekabet Kurulunun 20.10.2022 tarih ve 22-48/696-M (1) sayılı kararı uyarınca yürütülen soruşturmanın yeniden satış fiyatının tespit edilmesine yönelik iddialar bakımından sonlandırılmasına gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy