Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2023-3-004 (Soruşturma/Uzlaşma-Taahhüt) Karar Sayısı : 23-15/269-91 Karar Tarihi : 23.03.2023 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK, Berat UZUN B. RAPORTÖRLER: Mehmet Mete BAŞBUĞ, Ahmet Buğra KAZAK, Çağan ÜNSAL, Şenol SUAT, Selahattin Burak EKEN, Nur Özen KURT C. İLGİLİ TARAF : - Gerçek Kozmetik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. Zümrütevler Mah. Eski Üsküdar Cad. Ural Sok. No:11/4 Maltepe/İstanbul D. BAŞVURUDA BULUNAN : - Resen (1) E. DOSYA KONUSU: Gerçek Kozmetik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.nin alıcılarının yeniden satış fiyatını belirlemek ve internet satışlarını kısıtlamak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak Rekabet Kurulunun 22.12.2022 tarihli ve 22-56/875-M(5) sayılı kararı ile açılan soruşturma kapsamında Gerçek Kozmetik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan uzlaşma başvurusuna ilişkin olarak Rekabet Kurulunun 02.03.2023 tarihli 23-12/198-MUA sayılı uzlaşma ara kararına istinaden uzlaşma metninin gönderilmesi ve 23.02.2023 tarihli 23-10/173-M sayılı Rekabet Kurulu kararı kapsamında anılan teşebbüs tarafından taahhüt sunulması neticesinde soruşturmanın sonlandırılması. (2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Gerçek Kozmetik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.nin (GERÇEK KOZMETİK) yeniden satıcılarının yeniden satış fiyatını tespit etmek ve internet satışlarını kısıtlamak suretiyle suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesini ihlal ettiği iddiası. (3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulunun (Kurul) 20.10.2022 tarihli ve 22-48/696-M (1-6) sayılı kararları ile başlatılan soruşturmalar kapsamında, kozmetik ve kişisel bakım sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerde gerçekleştirilen yerinde incelemeler neticesinde hakkında delil elde edilen GERÇEK KOZMETİK’e 22.12.2022 tarihli ve 22-56/875-M(5) sayılı Kurul kararı ile yeniden satış fiyatlarını tespit etmek ve internet satışlarını kısıtlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak soruşturma açılmıştır. (4) Soruşturma süreci devam ederken GERÇEK KOZMETİK tarafından 08.02.2023 tarih ve 35533 sayı ile uzlaşma başvurusu yapılmış olup söz konusu başvuruda özetle; 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinde düzenlenen uzlaşma usulüne ilişkin başvurma hakkı kullanılmak istendiğinden uzlaşma talebinin kabulü ile usule ilişkin sürecin başlatılması ve GERÇEK KOZMETİK hakkında yürütülen soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılması taleplerinin bulunduğu hususları ifade edilmiştir. (5) GERÇEK KOZMETİK tarafından yapılan uzlaşma başvurusu, 16.02.2023 tarihli Kurul gündeminde görüşülmüş olup Kurulun 16.02.2023 tarih ve 23-09/144/M sayılı kararı ile
23-15/269-91 2/13 GERÇEK KOZMETİK’in uzlaşma talebi kabul edilerek uzlaşma görüşmelerine başlanılmasına karar verilmiştir. Takiben 22.02.2023 tarihinde, teşebbüs temsilcileriyle uzlaşma görüşmesi gerçekleştirilmiştir. (6) Diğer taraftan soruşturma süreci devam ederken GERÇEK KOZMETİK tarafından Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 15.02.2023 tarih ve 35720 sayı ile intikal eden dilekçe ile taahhüt başvurusunda bulunulmuş olup, söz konusu taahhüt başvurusu 23.02.2023 tarihli ve 23-10/173-M sayılı Kurul kararı ile kabul edilmiştir. (7) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde hazırlanan 28.02.2023 tarihli ve 2022-3-004/BN-03 sayılı Bilgi Notu, Kurulun 02.03.2023 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 23-12/198-MUA sayılı uzlaşma ara kararı verilmiştir. (8) İlgili uzlaşma ara kararı 02.03.2023 tarih ve 59487 sayılı yazı ile GERÇEK KOZMETİK’e bildirilmiş olup, teşebbüs tarafından bu karara istinaden hazırlanan uzlaşma metni 17.03.2023 tarih ve 36648 sayı ile süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu uzlaşma metninde, GERÇEK KOZMETİK, ara kararda belirtilen hususları kabul ederek soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılmasını talep etmiştir. (9) Diğer taraftan GERÇEK KOZMETİK’le yapılan taahhüt görüşmeleri kapsamında teşebbüs tarafından hazırlanan nihai taahhüt metni 17.03.2023 tarih ve 36649 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. (10) Yukarıda yer verilen süreç sonucunda hazırlanan 20.03.2023 tarih ve 2023-3-004/BN-04 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır. (11) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda özetle; - Kurulun 02.03.2023 tarihli ve 23-12/198-MUA sayılı uzlaşma ara kararı ile GERÇEK KOZMETİK tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde, anılan teşebbüs hakkındaki soruşturmanın yeniden satış fiyatlarını tespit etmeye yönelik davranışlar bakımından uzlaşma usulü ile sonlandırılabileceği, - GERÇEK KOZMETİK tarafından sunulan taahhütlerin, yeniden satıcılara getirilen çevrimiçi satış kısıtlamalarını ortadan kaldırdığı ve soruşturma konusu rekabet sorunlarıyla orantılı, bu sorunları gidermeye elverişli, kısa sürede yerine getirilebilir ve etkili şekilde uygulanabilir olduğu, dolayısıyla sunulan taahhütlerin GERÇEK KOZMETİK bakımından bağlayıcı hale getirilmesinin uygun olduğu, - Böylece Kurulun 22.12.2022 tarihli ve 22-56/875-M(5) sayılı kararı uyarınca 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturmanın sonlandırılabileceği ifade edilmiştir. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İlgili Taraf Hakkında Bilgi (GERÇEK KOZMETİK) (12) GERÇEK KOZMETİK, 1998 yılında Gerçek Dağıtım Pazarlama İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olarak kurulmuş, 1999 yılında Gerçek Kozmetik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olarak unvan değiştirdikten sonra 2001 yılından itibaren Gerçek Kozmetik Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olarak faaliyet göstermektedir. (…..). GERÇEK KOZMETİK’in faaliyet alanları; her türlü kozmetik parfümeri, şampuan, kolonya, sabun, ıtriyat, krem, dış bakım mamülleri, çocuk kozmetik ile ilgili her türlü temizlik maddeleri, saç, cilt ve vücut bakım mamülleri ticaretini, imalat, ithalat, ihracat, toptan ve perakende alım ve satımını yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı diğer işlerden oluşmaktadır.
23-15/269-91 3/13 I.2. İlgili Pazar I.2.1. İlgili Ürün Pazarı (13) Kozmetik, 5324 sayılı Kozmetik Kanunu ve 25823 sayılı Kozmetik Yönetmeliği çerçevesinde, insan vücudunun epiderma, tırnaklar, kıllar, saçlar, dudaklar ve dış genital organlar gibi değişik dış kısımlarına, dişlere ve ağız mukozasına uygulanmak üzere hazırlanmış, tek veya temel amacı bu kısımları temizlemek, koku vermek, görünümünü değiştirmek ve/veya vücut kokularını düzeltmek ve/veya korumak veya iyi bir durumda tutmak olan bütün preparatları ve maddeleri kapsamaktadır. Ürün ve ürün grupları bazında birçok alt pazara ayrılabilen kozmetik sektöründe, kremler, makyaj malzemeleri, parfümler, saç boyaları ve sabunlar gibi ürünler belli başlı kozmetik ürünlerini oluşturmaktadır. (14) Geçmiş Kurul kararlarında1 kozmetik ürünleri, harcıâlem (mass market) kozmetik ürünleri ve seçici (selektif) kozmetik ürünleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bu ayrımın dayandığı temel nokta, seçici kozmetik ürünlerinin diğer ürünlerden farklılaştırılmış özel niteliklere sahip olması dolayısıyla, farklı üretim ve pazarlama yöntemleri kullanılarak piyasaya arz edilmesidir. Harcıâlem ürünler, marketler gibi alışılagelmiş perakende satış kanallarıyla pazarlanıp satılabilirken, seçici ürünlerde, ürünün satışı sırasında özel eğitimli personel görevlendirilmekte, müşteri ihtiyaçlarını belirleyebilmek için çeşitli cihazlar kullanılabilmektedir. Harcıâlem ve seçici kozmetik ürünleri genel itibarıyla birbirinden farklılaşmaktadır. Bununla birlikte bu ayrıma gerek duyulmayıp pazarın kozmetik ürünleri olarak daha geniş tanımlandığı Kurul kararları da mevcuttur2. (15) İlgili pazar, yukarıda belirtildiği gibi ürün bazında tanımlanabilecek olsa da dosya bağlamında yapılacak incelemenin sonuçlarını değiştirmeyeceğinden böyle bir kırılıma gitmeye gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede ilgili ürün pazarı “kozmetik ve kişisel bakım ürünleri” olarak belirlenmiştir. I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar (16) İlgili mal ve hizmetlerin özellikleri ile tüketici tercihleri bakımından önemli giriş engellerinin bulunmadığı, farklı bölgeler arasında teşebbüslerin pazar payları veya mal ve hizmetlerin fiyatları bakımından hissedilir bir farklılığın olmadığı, internet satışları yoluyla da pazarın homojenliğinin arttığı dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir. I.3. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler3 (17) Soruşturma sürecinde Likya Farma Emlak Gıda Kozmetik İthalat İhracat Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.de (FARMAUCUZ) yapılan yerinde inceleme sonucu elde edilen belgelerden, GERÇEK KOZMETİK’in rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıdığı veya bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olduğu düşünülen 09.03.2021 – 26.10.2022 tarihleri arasındaki FARMAUCUZ (.....) ve GERÇEK KOZMETİK yetkilisi (.....) arasında gerçekleşen WhatsApp yazışmalarında yer alan ifadeler aşağıdaki şekildedir. 1 10.10.2005 tarihli, 05-66/946-255 sayılı; 08.05.2008 tarihli, 08-32/401-136 sayılı, 09.09.2009 tarihli, 09-41/987-249 sayılı ve 16.09.2021 tarihli, 21-43/638-317 sayılı Kurul kararları. 2 Kurulun15.01.2004 tarihli ve 04-03/48-13 sayılı kararı. 3 Belgelerdeki ifadeler, belgelerin aslına sadık kalmak amacıyla herhangi bir düzeltme yapılmaksızın aynı şekliyle alınmıştır.
23-15/269-91 4/13 Bulgu-1 09.03.2021 (.....) (Gerçek Kozmetik): (.....) similac da fiyatın çok düşük (.....) (Gerçek Kozmetik): Farmazon da (.....) (Gerçek Kozmetik): Yükseltmen lazım abi Bulgu-2 10.03.2021 (.....) (Gerçek Kozmetik): (ürünün fiyatını gösteren bir fotoğraf gönderilmiştir) (.....) (Gerçek Kozmetik): Abi 223 ne (.....): Yanlış yazılmış psf'si (.....): Düzeltim (.....) (Gerçek Kozmetik): (ürünün fiyatını gösteren bir fotoğraf gönderilmiştir) (.....) (Gerçek Kozmetik): (ürünün fiyatını gösteren bir fotoğraf gönderilmiştir) (.....): düzelttildi bütün chicco psfler Bulgu- 3 21.04.2021 (.....) (Gerçek Kozmetik): (ürünün fiyatını gösteren bir fotoğraf gönderilmiştir) (.....) (Gerçek Kozmetik): (.....) yükseltsenize (.....) (Gerçek Kozmetik): 74 yapalım lütfen (.....) (Gerçek Kozmetik): (ürünün fiyatını gösteren bir fotoğraf gönderilmiştir) (.....) (Gerçek Kozmetik): (ürünün fiyatını gösteren bir fotoğraf gönderilmiştir) (.....) (Gerçek Kozmetik): (.....) tüm platformlarda tüm bardakları 74 yapsana sana zahmet (.....) (Gerçek Kozmetik): E bebek sorun çıkanyormuş (.....): Hemen düzenliyoruz abi Bulgu-4 26.10.2022 (.....) (Gerçek Kozmetik): Birde Trendyol da similac 3 fiyat bozukmuş (.....) (Gerçek Kozmetik): Müdahale edermisin rica etsem (.....): Link ? I.4. Değerlendirme I.4.1. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Değerlendirmeler I.4.1.1. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Teorik Çerçeve (18) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, amacı ve etkisi rekabeti engelleme, sınırlama veya bozma olan teşebbüsler arası anlaşmalara, uyumlu eylemlere ve teşebbüs birliklerinin kararlarına karşı bir yasaklama getirmektedir. Bu hüküm, teşebbüsler arası bütün anlaşma, karar ve uyumlu eylemlere geniş bir şekilde uygulanmakta olup hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, diğer teşebbüslerden bağımsız olarak belirlemesini sağlamaktır. (19) Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında özellikle hangi hâllerin bu yasaklama kapsamında yer aldığı düzenlenmekte ve “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” bu hâllerden biri olarak sayılmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde rakipler arası veya rakip olmayanlar arası fiyat anlaşması gibi bir ayrım olmadığından her iki durum da anılan hükmün kapsamına girmektedir. Diğer bir deyişle, söz konusu madde aynı seviyede faaliyet gösteren rakip teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları (yatay anlaşmalar) kapsadığı gibi rakip olmayan, başka bir ifadeyle arz zincirinin farklı seviyelerinde yer alan teşebbüsler arasındaki dikey
23-15/269-91 5/13 anlaşmaları da kapsamaktadır. (20) Mevcut dosya bakımından sağlayıcı ile perakende satış kanalında faaliyet gösteren satıcıların değer zinciri üzerinde farklı seviyelerde faaliyet göstermeleri nedeniyle aralarındaki ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) "Kapsam" başlıklı 2. maddesi çerçevesinde bir dikey ilişki olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, yeniden satış fiyatının belirlenmesi uygulamaları da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemler arasında yer almaktadır. (21) Yukarıda daha önce de ifade edildiği üzere 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde anlaşmaları ilgili Tebliğ ile sağlanan muafiyet kapsamı dışına çıkaran sınırlamalara yer verilmiştir. Bu sınırlamalar arasında “Alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi” hali sayılmış ve “Tarafların herhangi birisinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya tavsiye etmesi mümkündür.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, bu tür hükümleri içeren sözleşmeler ilgili Tebliğ kapsamında sağlanan muafiyetten yararlanamamakta ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamaya tabi hâle gelmektedir. (22) Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 8. paragrafında, “Bazı anlaşmaların amacının rekabeti sınırlamak olduğu ilk bakışta görülebilecek kadar açıktır” ifadelerine yer verilmiş olup bu anlaşmalara verilen örnekler arasında yeniden satış fiyatının belirlenmesi ve yeniden satış fiyatına asgari sınır getirilmesi hâlleri de sayılmıştır. Yeniden satış fiyatının belirlenmesine ilişkin birçok dosyada, yeniden satış fiyatının tespitinin amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olduğu ortaya konulmuş olup yeniden satış fiyatının sağlayıcı tarafından tespiti, piyasada etki doğurup doğurmamasına bakılmaksızın amaç yönünden rekabet ihlali olarak değerlendirilmiştir4. (23) Diğer yandan yeniden satış fiyatının tespitinin, mehaz Avrupa Birliği rekabet hukuku mevzuatı kapsamında da amaç yönüyle rekabeti kısıtladığı kabul edilmektedir. 2014 yılında Avrupa Komisyonu (Komisyon) tarafından yayımlanan “Amaç Yönünden Rekabet Kısıtlarına İlişkin Kılavuz”un5 3.4. maddesinde yeniden satış fiyatının tespitinin amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı olduğu ifade edilmiştir. (24) Yukarıdaki açıklamalar ışığında, sağlayıcıların, alıcıların yapacakları satışlarda sadece azami fiyatların ve tavsiye niteliğindeki fiyatların belirlenebileceği; bunun haricinde, özellikle asgari yahut sabit fiyat olmak üzere, yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik davranışların rekabet ihlali olacağı açıktır. I.4.1.2. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Belgelerin Değerlendirilmesi (25) Yukarıda yer verilen yazışmalar bir bütün olarak incelendiğinde, GERÇEK KOZMETİK yetkilisi olduğu anlaşılan (.....) yeniden satıcı olan FARMAUCUZ'dan ürün fiyatlarını artırmasını veya belirli bir fiyata sabitlemesini talep ettiği, FARMAUCUZ (.....) da bu talepleri yerinde getirdiği görülmektedir. Bu şekilde GERÇEK KOZMETİK'in alıcıların yeniden satış fiyatını yakından takip ettiği, fiyatların istenilen seviyenin altında olması durumunda bu durumdan duyduğu rahatsızlığı alıcılara ilettiği ve alıcıların yeniden satış fiyatına doğrudan müdahale ettiği anlaşılmaktadır. Netice itibarıyla GERÇEK 4 22.11.2018 tarih ve 18-44/703-345 sayılı, 10.01.2019 tarih ve 19-03/23-10 sayılı, 12.11.2019 tarih ve 19-39/610-263 sayılı, 02.11.2011 tarih ve 11-55/1434-509 sayılı, 04.03.2021 tarih ve 21-11/154-63 sayılı, 26.03.2020 tarih ve 20-16/232-113 sayılı, 12.03.2020 tarih ve 20-14/192-98 sayılı, 04.03.2021 tarih ve 21-11/154-63 sayılı Kurul kararları. 5 Guidance on restrictions of competition "by object" for the purpose of defining which agreements may benefit from the De Minimis Notice, Madde 3.4.
23-15/269-91 6/13 KOZMETİK’in alıcılarının yeniden satış fiyatına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği değerlendirilmektedir. I.4.2. Uzlaşma Süreci ve İdari Para Cezasına İlişkin Değerlendirme (26) 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir." hükmünü amirdir. (27) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (Ceza Yönetmeliği) 4. maddesinde idari para cezası belirlenirken öncelikle temel para cezasının hesaplanacağı; ardından ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak temel para cezasının arttırılmasının ve/veya cezadan indirim yapılmasının söz konusu olacağı düzenlenmektedir. (28) Söz konusu Yönetmelik’in temel para cezasını düzenleyen 5. maddesinin ilk fıkrasına göre; temel para cezası hesaplanırken ihlale taraf olan teşebbüslerin Kurul tarafından saptanacak yıllık gayri safi gelirlerinin, karteller için %2'si ile %4'ü, diğer ihlaller için %0,5'i ile %3'ü arasında bir oran esas alınacaktır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların dikkate alınacağı hükmüne yer verilmiştir. (29) Ayrıca, temel para cezasının hesaplanmasından sonra aynı Ceza Yönetmeliği’nin 6. ve 7. maddeleri çerçevesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak artırma ve/veya indirme yapılmaktadır. (30) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin beşinci fıkrasında “Soruşturmaya başlanmasından sonra Kurul, ilgililerin talebi üzerine veya resen, soruşturma sürecinin hızlı bitirilmesinden doğacak usuli faydaları ve ihlalin varlığına veya kapsamına ilişkin görüş farklılıklarını göz önüne alarak uzlaşma usulünü başlatabilir. Kurul, hakkında soruşturma başlatılan ve ihlalin varlığı ile kapsamını kabul eden teşebbüs veya teşebbüs birlikleri ile soruşturma raporunun tebliğine kadar uzlaşabilir.”, altıncı fıkrasında “Bu çerçevede Kurul, hakkında soruşturma açılan taraflara, ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettikleri bir uzlaşma metni sunmaları için kesin bir süre verir. Verilen süre geçirildikten sonra yapılan bildirimler dikkate alınmaz. İhlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla soruşturma sonlandırılır.” ve yedinci fıkrasında “Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar indirim uygulanabilir.” hükümleri yer almaktadır. (31) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik’in (Uzlaşma Yönetmeliği) 5. maddesinin birinci fıkrasında ise “Soruşturma tarafları uzlaşma taleplerini yazılı olarak Kuruma iletir. Kurul, 4 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hususları dikkate alarak bu talebi kabul veya ret edebileceği gibi varsa diğer tarafların da uzlaşma görüşmelerine davet edilmesine karar verebilir” düzenlemesi bulunmaktadır. (32) Bu kapsamda soruşturma taraflarından GERÇEK KOZMETİK uzlaşma talebinde bulunmuştur. Söz konusu başvuru üzerine Kurul tarafından uzlaşma görüşmelerine başlanmasına karar verilmiştir.
23-15/269-91 7/13 (33) Söz konusu Kurul kararı ve Uzlaşma Yönetmeliği hükümleri uyarınca GERÇEK KOZMETİK temsilcileri ile yapılan uzlaşma görüşmesinde teşebbüse dosya konusu iddiaların içeriği, isnat edilen ihlalin niteliği, kapsamı ve süresi, uzlaşma tarafı olan teşebbüs hakkında ihlal isnadına dayanak oluşturan başlıca belgeler, sürecin uzlaşma ile sonuçlanması halinde uygulanabilecek indirim oranı ve uzlaşma tarafına verilebilecek idari para cezası aralığı hakkında bilgi verilmiştir. (34) GERÇEK KOZMETİK’in uzlaşma sürecinin devam etmesi yönündeki beyanları doğrultusunda gerçekleştirilen uzlaşma görüşmesi neticesinde alınan 02.03.2023 tarihli ve 23-12/198-MUA sayılı uzlaşma ara kararında, soruşturma sürecinin uzlaşma ile neticelenmesi halinde; - Gerçek Kozmetik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yeniden satıcılarının satış fiyatının tespit edilmesine yönelik davranışlarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine, - Bu doğrultuda, anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2021 yılı gayrisafi geliri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 4.943.169,88-TL idari para cezası uygulanmasına, - 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve Uzlaşma Yönetmeliği’nin 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına, - Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2021 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.707.377,41-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, - Uzlaşma metninin Kuruma gönderilebilmesi için ara kararın tebliğinden itibaren teşebbüse on beş gün süre verilmesine, - Uzlaşma metninin süresi içinde gönderilmemesi halinde, Kurulun ara kararıyla bağlı olmadığına karar verilmiştir. (35) Bahse konu ara kararda ceza oranı belirlenirken yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alınarak, GERÇEK KOZMETİK’in yeniden satıcılarının yeniden satış fiyatını tespit etmesi suretiyle, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmesi “diğer ihlaller” kategorisinde değerlendirilmiş ve temel para cezası başlangıç oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. (36) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında ihlalin süresinin temel para cezasının tespitinde dikkate alınacağı öngörülmektedir. Belirtilen hükme göre temel para cezasının miktarı; bir ila beş yıl arasında süren ihlallerde yarısı oranında, beş yıldan uzun süren ihlallerde ise bir katı oranında arttırılacaktır. Dosya mevcudu bilgilere göre, GERÇEK KOZMETİK tarafından rekabetin ihlal edildiğini gösteren belgelerin tarihleri 09.03.2021-26.10.2022 arasını kapsamaktadır. Bu çerçevede, ihlal bir ila beş yıl arasında sürdüğünden, Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca temel para cezasının yarısı oranında artırılması gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre, uygulanacak temel para cezası oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. (37) Diğer taraftan, Ceza Yönetmeliği’nin 6. maddesi çerçevesinde ağırlaştırıcı unsurun
23-15/269-91 8/13 bulunmadığı değerlendirilmiştir. Yönetmelik’in 7. maddesi kapsamında ise ihlale konu ürünlerin teşebbüsün yıllık gayri safi gelirleri içerisindeki payının düşük olması hususu GERÇEK KOZMETİK’e uygulanacak para cezasının belirlenmesinde teşebbüs lehine yorumlanarak hafifletici unsur olarak dikkate alınmış olup, temel para cezasında %50 oranında indirim uygulanarak uzlaşma indirimi öncesinde teşebbüse uygulanacak para cezası oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. (38) GERÇEK KOZMETİK tarafından bu karara istinaden hazırlanıp gönderilen uzlaşma metninde mezkûr kararda belirtilen hususlar kabul edilerek, teşebbüs hakkında yürütülen soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılması talep edilmiştir. (39) Uzlaşma Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasında; “1) Uzlaşma tarafı, uzlaşma ara kararında bildirilen hususları kabul etmesi halinde, aşağıdaki unsurları içeren bir uzlaşma metnini sunar: a) Uzlaşma tarafının ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettiğine dair açık beyanı, b) Kurulun uzlaşma tarafına ihlal nedeniyle verebileceği azami idari para cezası oranı ve miktarı ile tarafın uzlaşma usulü çerçevesinde bu ceza oranını ve miktarını kabul ettiği, c) Uzlaşma tarafının hakkındaki iddialar konusunda yeterli derecede bilgilendirildiği ve kendi görüşlerini ve açıklamalarını aktarmak için tarafa yeterli imkân tanındığı, ç) İdari para cezasının ve uzlaşma metninde yer alan hususların uzlaşma tarafınca dava konusu yapılamayacağı.” hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda GERÇEK KOZMETİK tarafından gönderilen uzlaşma metininin Uzlaşma Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan unsurları içerdiği görülmüştür. (40) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrasında “Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar indirim uygulanabilir…” hükmü yer almaktadır. Uzlaşma Yönetmeliği’nin 9. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Uzlaşma metninin Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren on beş gün içinde, Kurul tarafından ihlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla ilgili taraf bakımından soruşturma sonlandırılır.” denilmektedir. (41) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, GERÇEK KOZMETİK tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde Ceza Yönetmeliği kapsamında hesaplanan idari para cezasının %25 oranında indirilmesi; teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle 2021 yılı gayri safi gelirleri üzerinden %(.....) oranında idari para cezası uygulanması ve hakkındaki soruşturmanın yeniden satış fiyatlarını tespit etmeye yönelik davranışlar bakımından uzlaşma ile sonlandırılması sonuçlarına varılmıştır. I.4.3. Taahhüt Başvurusu ve Değerlendirilmesi I.4.3.1.Taahhüte Konu Rekabet Sorunları (42) Dosya kapsamında yapılan incelemelerde GERÇEK KOZMETİK’in yeniden satıcıları ile olan iş ilişkisinde, internet satış yasakları başta olmak üzere satış kısıtlamaları getirdiği görülmüştür. (43) GERÇEK KOZMETİK’in taahhütte konu eylemleri, 2021/2 sayılı Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ (2021/2 sayılı Tebliğ) kapsamında rekabet sorunu olarak değerlendirilmektedir. Teşebbüsün söz konusu rekabet sorunlarını gidermeye yönelik taahhüt sunduğu dikkate alınarak,
23-15/269-91 9/13 anılan eylemler hakkında ayrıca muafiyet değerlendirmesi yapılmasına gerek görülmemiştir. I.4.3.1.1. İnternet Satışlarının Kısıtlanmasına İlişkin Değerlendirmeler (44) İnternet üzerinden yapılan satışlar, tüketicilerin arama maliyetinin ve işletmelerin dağıtım maliyetinin azalması, işletmelere daha geniş coğrafyaya ve daha fazla tüketiciye ulaşma imkânı sunması ve yeni iş modelleri yaratması nedeniyle dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşmıştır. Bu kapsamda internet satışlarına ilişkin gerek Türk rekabet hukuku mevzuatı kapsamında gerekse mehaz mevzuat Avrupa Birliği (AB) hukukunda internet satışlarına ilişkin kısıtlamaların ne şekilde ele alındığı incelenmiştir. (45) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendine göre, bir sağlayıcı tarafından alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi Tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanamayan bir sınırlamadır. Pasif satışların kısıtlanması uygulaması bahsi geçen kısıtlamalar arasında sayılabilecektir. Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un (Dikey Kılavuz) 21. paragrafında da belli bir bölgeye veya müşteri grubuna yapılacak pasif satışların kısıtlanmasının anlaşmayı grup muafiyeti dışına çıkaran bir ihlal olarak değerlendirileceği ifade edilmiştir. Dikey Kılavuz’un 24. paragrafında ise pasif satış başka bir alıcının bölgesindeki veya müşteri grubundaki müşterilerden gelen ve alıcının aktif çabaları neticesi olmayan talepleri karşılamak (alıcı malın teslimatını müşterinin adresine götürerek yapsa dahi) şeklinde tanımlanmaktadır. (46) AB mevzuatında olduğu gibi ülkemiz rekabet hukuku mevzuatında da internet üzerinden yapılan satışlar çoğunlukla pasif satış olarak değerlendirilmektedir. Dikey Kılavuz’un 25. paragrafında, “bir sağlayıcının, dağıtıcıların/bayilerin/alıcıların kendi internet siteleri üzerinden satış yapmalarını kısıtlaması bir tür pasif satış kısıtlaması niteliğindedir” açıklaması yer almaktadır. Böylece, anılan düzenlemeler kapsamında yetkili dağıtıcıların internet üzerinden satış yapmasının yasaklanması pasif satış olarak nitelendirilmekte ve ilgili anlaşmayı grup muafiyetinin kapsamı dışına çıkaran bir kısıtlama oluşturmaktadır. (47) Dikey Kılavuz’un 28. paragrafında sağlayıcının fiziki satış noktaları veya reklam ve promosyonların yayınlandığı kataloglar için getirebildiği gibi, satış kanalı olarak internetin kullanımına yönelik bazı koşullar öngörebileceği belirtilmiştir. Örneğin sağlayıcının, ürünlerinin satışa sunulduğu internet sitesine yönelik kalite koşulları getirebileceği, bunun gibi internetten alışveriş yapan tüketicilere belli hizmetlerin sunulması şartını öngörebileceği ifade edilmiştir. İlaveten “… bu koşulun amacı, sadece internet üzerinden satış yapan oyuncuları pazarın dışına itmek veya satışlarını kısıtlamak olmamalıdır. Bu koşula ek koşulların getirilmesi de mümkün olmakla birlikte önem arz eden husus, bu koşulların amacının doğrudan veya dolaylı olarak dağıtıcının internet satışlarını engellemek olmamasıdır. Getirilen koşulların gerekçesi, dağıtımın niteliği ve kalitesini, marka imajını ve/veya potansiyel etkinliği arttırıcı vb. unsurlar bakımından objektif olarak somut, makul ve kabul edilebilir olmalıdır. Benzer şekilde sağlayıcı, alıcının sadece belirli standart ve koşulları karşılayan “satış platformları/pazar yerleri” üzerinden satış yapmasını isteyebilecektir. Ancak getirilen bu kısıtlamanın amacı, dağıtıcının internet üzerinden satışını ve fiyat rekabetini engellemek olmamalıdır. Bunun gibi, nesnel, tek tip ve ürünün kendine has nitelikleri doğrultusunda şartlar ve gerekçeler öne sürmeden genel olarak platformlardan satışın yasaklanması ihlal olarak değerlendirilebilecektir.” açıklamasına yer verilmiştir. (48) Bunun yanı sıra, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin (c) bendi seçici dağıtım sistemi
23-15/269-91 10/13 özelinde bir hüküm içermekte ve seçici dağıtım sisteminde perakende seviyesinde faaliyet gösteren sistem üyelerinin son kullanıcılara yapacakları aktif veya pasif satışların kısıtlanmasını Tebliğ kapsamı dışına çıkarmaktadır. Sağlayıcı konumundaki teşebbüs belirli bir bölgede sınırlı sayıda alıcıya mal vereceğini belirtmek suretiyle münhasır bölgeler oluştursa dahi, alıcıların bölge dışındaki son kullanıcılara yapacakları aktif veya pasif satışlar engellenemez. Başka bir ifadeyle, seçici dağıtım sistemi üyesi alıcılar, internet kanalı da dâhil olmak üzere, diledikleri bölgedeki son kullanıcıya aktif veya pasif satış yapabileceklerdir. Seçici dağıtım sisteminin varlığı hâlinde sağlayıcının, yeniden satıcıların internet kanalıyla satış yapmasını engellemesi hâlinde bu uygulama pasif satış yasağı olarak değerlendirilecek ve bu nedenle grup muafiyeti kapsamı dışında kalacaktır. (49) Seçici dağıtım sistemi üyesi yetkili satıcıların aktif ve pasif satış yapmakta özgür olması gerektiği dikkate alındığında yetkili satıcıların internetten satışlarının tamamen yasaklanması mutlak bir kısıtlama olarak kabul edilmektedir ve mutlak kısıtlamaların nesnel durumların varlığı dışında muafiyet alması zor görünmektedir. (50) İnternet satış yasakları ile ilgili Kurul kararlarına bakıldığında, Kurulun; Yatsan6, Antis7, Jotun8 ve BSH9 kararları çerçevesinde internet satışlarına ilişkin getirilen kısıtlamaları incelediği görülmektedir. (51) Yatsan kararında öncelikle, internetten satış yasağının, pasif satışların engellenmesi bağlamında ağır sınırlama niteliği taşıdığı belirtilmiş; sonrasında, bu nitelikteki kısıtlamaya ilişkin kamu güvenliğinin ve sağlığının korunması gibi objektif bir gerekçenin ve yeni bir ürünün pazara sunulması/mevcut markanın yeni bir pazarda ilk defa pazarlanması durumunun var olup olmadığı analiz edilerek olay özelinde bu şartların karşılanmadığı sonucuna varılmıştır. Bireysel muafiyet değerlendirmesinde ise teşebbüs tarafından yasaklamanın gerekçesi olarak ileri sürülen bedavacılık riski ve marka imajını koruma sebeplerinin önemli olduğu kabul edilmiş ancak Avrupa Komisyonu’nun Kılavuzda benimsediği yaklaşıma dikkat çekilerek, anılan hedeflere ulaşmak açısından daha az kısıtlayıcı önlemlerin olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, internetin tüketicilere sağladığı faydalara değinilerek kısıtlamanın tüketici nezdinde fayda doğurmasının muhtemel olmadığı belirtilmiştir. (52) İnternet satış yasakları AB rekabet hukuku uygulamalarında da ele alınmış ve muhtelif kararlarda mutlak kısıtlamaların hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) Pierre Fabre hakkında kararı örnek verilebilecektir. ABAD, C-439/09 sayılı Pierre Fabre kararında internet satışlarına getirilen mutlak kısıtlamaların nesnel bir gerekçeye dayanıp dayanmadığını incelemiştir. Pierre Fabre internetten satışının mutlak olarak engellenmesine gerekçe olarak, ürünün doğasının (kozmetik ve kişisel bakım ürünleri) müşteriye bireysel tavsiye vermek için zorunlu olduğu ve prestijli marka imajının internetten yapılan satışlar nedeniyle zarar gördüğü savunmalarını getirmiş ancak ABAD bu türden anlaşmaların nesnel bir gerekçenin olmadığı hallerde amaç bakımından bir rekabet kısıtlaması olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca ABAD prestijli markanın imajının korunması amacıyla, rekabetin kısıtlanmasının meşru bir amaç taşımadığını da kararında ifade etmiştir10. 6 23.09.2010 tarih ve 10-60/1251-469 sayılı Kurul kararı. 7 Antis’e ilişkin Kurulun iki ayrı kararı bulunmaktadır. Antis I: 08.05.2008 tarih ve 08-32/401-136 sayılı Kurul kararı; Antis II: 24.10.2013 tarih ve 13-59/831-353 sayılı Kurul kararı. 8 15.02.2018 tarih ve 18-05/74-40 sayılı Kurul kararı. 9 22.08.2017 tarih ve 17-27/454-195 sayılı Kurul kararı. 10 Pierre Fabre Case C- 439/09, para. 39-46.
23-15/269-91 11/13 (53) Bireysel muafiyet değerlendirmesini yapan Paris Temyiz Mahkemesi (Court of Appeal of Paris) ise yaptığı muafiyet incelemesinde; internet satışlarını mutlak olarak kısıtlayan bir anlaşma ile, tüketicilere kişiselleştirilmiş hizmet tavsiyesi sağlamak için vazgeçilmez olmayan bir kısıtlama getirildiği, zira tüketicilerin, danışma hattı vasıtasıyla ürün hakkında detaylı bilgi alabildiği, ayrıntılı kullanım talimatları da dâhil her türlü bilgiye erişebildiği ve benzer ürünler aracılığıyla çapraz kontrol yapabildiği sonucuna varmıştır. Sahtecilik iddiası ile ilgili olarak ise internet satışları nedeniyle sahteciliğin daha çok arttığı ve Pierre Fabre’nin kısıtlama sebebiyle rakiplere kıyasla bundan daha çok etkilendiğini gösteren herhangi bir bulgu olmadığını değerlendirmiş ve söz konusu anlaşmanın bireysel muafiyetten yararlanamayacağına karar vermiştir11. (54) Yukarıda yer verilen kararlar ve değerlendirmeler doğrultusunda, gerek Türk rekabet hukuku mevzuatı kapsamında gerekse mehaz mevzuat olan AB hukukunda internet satışlarına ilişkin kesin ve genel bir yasaklamanın, marka içi rekabeti kısıtladığı ve pasif satışların engellenmesi bağlamında ağır sınırlama niteliği taşıdığı kabul edilmektedir. I.4.3.2. Taahhüt Metni (55) Taahhüt metni süresi içerisinde, 17.03.2023 tarih ve 36649 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu taahhüt metnine aşağıda yer verilmektedir: “Taahhüt görüşmeleri kapsamında GERÇEK KOZMETİK’in faaliyet gösterdiği alanlarda çevrimiçi mecralarda satış yapılmasının yasaklanmasının/engellenmesinin bir rekabet sorunu olduğu görülmüştür.” “GERÇEK KOZMETİK olarak Şirketimizin dağıtım faaaliyetleri kapsamında iş ilişkisinde bulunduğu tüm yeniden satıcıların herhangi bir marka veya ürünü pazaryerleri de dahil olmak üzere tüm internet sitelerinde satış yapmasına sözleşmesel olarak veya fiilen müdahalede bulunmayacağımıza ve kısıtlama getirmeyeceğimizi, bu kapsamda GERÇEK KOZMETİK tarafından yapılan sözleşmelere “Sözleşme konusu ürünlerin çevirmiçi pazaryerlerinde ve internet üzerinden satışı mümkündür.” hükmünün ekleneceğini taahhüt ederiz.” I.4.3.3. Taahhüt Metninin Değerlendirilmesi (56) 2021/2 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Tebliğ; açık ve ağır ihlaller hariç olmak üzere, 4054 sayılı Kanunun 4 üncü veya 6 ncı maddesi kapsamında ortaya çıkan rekabet sorunlarının giderilmesine yönelik olarak ilgili teşebbüslerce ya da teşebbüs birliklerince sunulan taahhütleri kapsamaktadır.” hükmüne yer verilmiştir. (57) GERÇEK KOZMETİK tarafından sunulan taahhüt başvurusu 2021/2 sayılı Tebliğ uyarınca internet satış yasakları başta olmak üzere yeniden satıcılara getirilen satış kısıtlamalarına ilişkin olduğu ve söz konusu ihlalin açık ve ağır ihlal sayılmadığından bahisle başvurunun da üç aylık süre içerisinde gerçekleştirildiği göz önünde tutulduğunda Kurul 23.02.2023 tarih ve 23-10/173-M sayılı kararıyla taahhüt sürecinin başlatılmasına karar vermiştir. (58) Ayrıca, 2021/2 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “(1) Haklarında yürütülen bir incelemeye taahhütle son verilmesini isteyen taraflar, önaraştırma veya soruşturma sürecinde taahhüt sunma talebinde bulunabilirler. Soruşturma sürecindeki taahhüt sunma talepleri Kanunun 43 üncü maddesinin 11 Hande GÖÇMEN, İnternet Satışlarında Dikey Kısıtlamalar, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezi, Ankara, 2022, s. 20-21.; Courd’appel de Paris, 31 January 2013, RG no. 2008/23812, Pierre Fabre Dermo-Cosmétique SAS. E.T. 09.01.2023; https://www.concurrences.com/fr/review/issues/no-2-2013/Case-Comments-1436/XXX-Distribution-selective-La-Cour.
23-15/269-91 12/13 ikinci fıkrası kapsamında yapılan soruşturma bildiriminin tebliğinden itibaren üç ay içinde Kuruma iletilir. Bu süre geçtikten sonra Kuruma iletilen taahhüt sunma talepleri dikkate alınmaz. (2) Taraflar, taahhüt sunma taleplerini yazılı şekilde Kuruma ileterek taahhüt sürecini başlatır.” hükmü yer almaktadır. (59) Sağlayıcı ve nihai satış noktaları arasında yapılan ve dikey anlaşma olarak nitelenen anlaşmalar 2002/2 sayılı Tebliğ'de düzenlenmekte olup tebliğin Kapsam başlıklı 2. maddesi üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmaların da anılan tebliğ bağlamında değerlendirilebileceğini ifade etmektedir. (60) GERÇEK KOZMETİK tarafından sunulan taahhütlerin, dosya kapsamında yer verilen yeniden satıcılara getirilen çevrimiçi satış kısıtlamalarına ilişkin rekabet sorunlarını ortadan kaldıracağı kanaatine ulaşılmıştır. J. SONUÇ (61) Rekabet Kurulunun 22.12.2022 tarih, 22-56/198-M(5) sayılı kararı uyarınca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında; I- Kurulun 02.03.2023 tarihli, 23-12/198-MUA sayılı ara kararına istinaden Gerçek Kozmetik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gönderilen nihai uzlaşma metni 17.03.2023 tarih ve 36648 sayı ile süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Uzlaşma metninde ihlalin varlığı ve kapsamı ile uzlaşma ara kararında öngörülen azami idari para cezası oranı ve tutarı teşebbüs tarafından açıkça kabul edilmiş olup 1. Gerçek Kozmetik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.nin yeniden satıcılarının satış fiyatının tespit edilmesine yönelik davranışlarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine, 2. Bu doğrultuda, anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2021 yılı gayrisafi geliri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 4.943.169,88-TL idari para cezası uygulanmasına, 3. 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına, 4. Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2021 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.707.377,41-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, II- Gerçek Kozmetik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından sunulan ve Kurum kayıtlarına 17.03.2023 tarih, 36649 sayı ile giren nihai taahhütlerin, yeniden satıcılara getirilen çevrimiçi satış kısıtlamalarına ilişkin rekabet sorunlarını ortadan kaldırabilecek
23-15/269-91 13/13 nitelikte olması nedeniyle kabulüne ve ilgili teşebbüs açısından bağlayıcı hale getirilmesine, III- Böylece Rekabet Kurulunun 22.12.2022 tarihli ve 22-56/875-M(5) sayılı kararı uyarınca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturmanın sonlandırılmasına gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy