Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2022-4-031 (Soruşturma) Karar Sayısı : 23-58/1147-409 Karar Tarihi : 14.12.2023 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Berat UZUN B. RAPORTÖRLER: Cüneyd DAL, Sebahat Gözde BİRCAN, Emine YAŞAR, Ayberk GÜLTEKİN, Mehmet Emin GÜNER C. BAŞVURUDA BULUNAN : - Resen D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN : - Uğur Soğutma Makinaları Sanayi ve Ticaret AŞ Temsilcileri: Av. Mustafa Alp YILMAZ, Av. Dilek AKIN OĞUZ, Av. Melodi Olcay KESKİNER, Av. Ekim BAYRAM Dr. Mustafa Enver Bey Cad. No:1/1 K:6 D:61 Alsancak Konak/İzmir (1) E. DOSYA KONUSU: Uğur Soğutma Makinaları Sanayi ve Ticaret AŞ’nin, sağlayıcısı olduğu ürünlerin yeniden satıcılarının satış fiyatına müdahale etmek ve söz konusu bayilerin internet satışlarını sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti. (2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Uğur Soğutma Makinaları Sanayi ve Ticaret AŞ’nin (UĞUR), bayilerinin satış fiyatına müdahale ettiği ve internet satışlarını sınırladığı iddiasının incelenmesi. (3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulunun (Kurul) 04.02.2021 tarihli, 21-06/82-M sayılı, 25.03.2021 tarihli, 21-17/204-M sayılı ve 29.07.2021 tarihli, 21-36/489 sayılı kararları uyarınca başlatılan önaraştırma çerçevesinde yapılan yerinde incelemelerde elde edilen bilgi ve belgeler neticesinde hazırlanan 02.09.2021 tarihli ve 2021-4-023/BN-01 sayılı Bilgi Notu, Kurulun 09.09.2021 tarihli toplantısında ele alınmış ve 21-42/619-M sayılı karar ile UĞUR, Electrolux Dayanıklı Tüketim Mamülleri Sanayi ve Ticaret AŞ ve Miele Elektrikli Aletler Dış Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti'nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti adına anılan teşebbüsler hakkında önaraştırma açılmasına karar verilmiştir. Bahse konu Kurul kararına ek olarak, Kurulun 12.05.2022 tarihli ve 22-21/358-M sayılı kararı ile 4054 sayılı Kanun'un 14. ve 15. maddeleri kapsamında raportörlere verilen yetkilerin, haklarında önaraştırma yapılan teşebbüslerin yeniden satıcıları hakkında da kullanılmasına karar verilmiştir. (4) Anılan Kurul kararları ve Başkanlık Makamının 20.05.2022 tarihli ve 44080 sayılı Olur’u ile başlatılan önaraştırma çerçevesinde, 24.05.2022 tarihinde UĞUR’un merkezinde ve UĞUR Marmara Bölge Müdürlüğünde yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Yerinde incelemeler sırasında UĞUR'dan talep edilen bilgi ve belgeler ise 03.06.2022 tarih, 28493 sayı ve 14.06.2022 tarih, 28855 sayı ile Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına intikal etmiştir.
23-58/1147-409 2/69 (5) Kurulun 09.09.2021 tarihli ve 21-42/619-M sayılı kararı uyarınca yürütülen önaraştırma sonucunda hazırlanan 24.06.2022 tarihli ve 2022-4-022/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu, Kurulun 30.06.2022 tarihli toplantısında görüşülerek, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak UĞUR hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir. (6) Hakkında soruşturma başlatılan UĞUR’a yönelik hazırlanan soruşturma bildirimi, tarafa 24.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup tarafın birinci yazılı savunması, 19.08.2022 tarih ve 30442 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Kurulun 01.12.2022 tarih ve 22-53/808-M sayılı kararı ile UĞUR hakkında yürütülen soruşturma süresinin altı ay uzatılmasına karar verilmiştir. (7) Soruşturma süreci devam ederken 04.01.2023 tarihli ve 56453 sayılı yazı ile Teknosa İç Dış Tic. AŞ’den (TEKNOSA), 09.01.2023 tarih ve 56631 sayılı yazı ile UĞUR’dan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Söz konusu bilgi ve belge taleplerine karşılık TEKNOSA’nın cevabi yazısı 16.01.2023 tarih ve 34711 sayı ile UĞUR’un cevabi yazısı ise 16.01.2023 tarih ve 34716 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. İlaveten, UĞUR’un ek cevabi yazısı 23.01.2023 tarih ve 34941 sayı ile Kurum kayıtlarına alınmıştır. Ayrıca, dosya kapsamındaki ihlal şüphesine dayanak teşkil eden eylemlerin araştırılması amacıyla UĞUR’un çeşitli bayileri ile telefon görüşmeleri gerçekleştirilmiş ve ilgili bayilerden bilgi alınmıştır. (8) Hazırlanan 05.06.2023 tarihli ve 2022-4-031/SR-01 sayılı Soruşturma Raporu 11.06.2023 tarihinde UĞUR tarafından tebellüğ edilmiştir. Teşebbüs 12.06.2023 tarihinde 39564 sayı ile Kurum kayıtlarına giren başvurusunda 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilave süre tanınması talebinde bulunulmuş; bu doğrultuda 22.06.2023 tarihli ve 23-28/537-M sayılı Kurul kararı ile yazılı savunma süresinin 30 gün uzatılmasına karar verilmiştir. UĞUR tarafından hazırlanan ikinci yazılı savunma; 09.08.2023 ve 41418 sayılı yazı ile yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. (9) Takiben hazırlanan 22.08.2023 tarih ve 2022-4-031/EG sayılı Ek Yazılı Görüş’ün UĞUR’a tebliğini takiben üçüncü yazılı savunma süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir. (10) 4054 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılması hususu 02.11.2023 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 23-51/987-M sayı ile sözlü savunma toplantısının 05.12.2023 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Sözlü savunma toplantısı anılan tarihte gerçekleştirilmiştir. (11) Yürütülen soruşturmaya ilişkin Rapor, Ek Görüş, toplanan deliller, yazılı ve sözlü savunmalar ve incelenen dosya muhteviyatına göre nihai karar tesis edilmiştir. (12) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; - UĞUR’un yeniden satıcıların internet üzerinden satış yapmalarını engellediğine yönelik herhangi bir eyleminin tespit edilmemiş olması sebebiyle anılan eylem açısından teşebbüs hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığı, - Diğer taraftan, anılan teşebbüsün yeniden satıcıların satış fiyatına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği, bu nedenle soruşturma tarafı teşebbüse aynı kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrası ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (Ceza Yönetmeliği) 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin üçüncü
23-58/1147-409 3/69 fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası verilmesi yönünde karar alınmasının uygun olacağı ifade edilmiştir. I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Taraf (UĞUR) (13) 1954 yılında Aydın’da kurulan UĞUR; derin dondurucu, su sebili, klima, şişe soğutucusu, süper soğutucu, buz makineleri, teşhir reyonları, mikrodalga fırın, dondurma makinesi ve market dolapları vb. ürünlerin üretim ve satışı faaliyetlerinde bulunmaktadır. UĞUR hisselerinin %(.....) Uğur Global Endüstriyel Ürünler Sanayi ve Ticaret AŞ’ye ait olup hisselerin kalan kısmı ise (.....) ile (.....) aittir. UĞUR, yaklaşık 850 satış noktası ve 250 yetkili servis ile faaliyet göstermektedir. (14) UĞUR’un dağıtım kanalları; doğrudan satışlar, yetkili bayiler aracılığıyla satışlar ve ihale satışlarından oluşmaktadır. Doğrudan satışlar çerçevesinde kurumsal1 müşterilere UĞUR tarafından doğrudan satışların yapıldığı ifade edilirken bu satışların yurt içi satışlar içindeki payının %(.....) olduğu belirtilmiştir. Diğer yandan UĞUR, yetkili bayi kanalı için yaklaşık 791 yetkili satıcı ile “Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri” imzalanmış olduğunu ve söz konusu sözleşme çerçevesinde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü beyan etmiştir. Ek olarak, UĞUR yetkilileri, montaj ve garanti kapsamındaki servis hizmetlerini de anılan sözleşmeler uyarınca yetkili bayileri aracılığıyla gerçekleştirdiğini ifade etmektedir. Bir diğer husus olarak UĞUR’un yetkili bayi dağıtım ağında herhangi bir münhasır bölge ataması yapılmadığı, yetkili bayilerin birbirleri arasında satış yapabileceği gibi gerek kendi internet siteleri ve pazaryerleri yoluyla gerek ise ihale satışları kapsamında satış yapabileceği ifade edilmiştir. Ek olarak, UĞUR’un elektromarketlere doğrudan satışı olmadığı, söz konusu kuruluşlara yetkili bayilerce satış gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. (15) Bununla birlikte UĞUR’un daha ekonomik ürünleri konu alan “Delta” adlı bir markası daha bulunmaktadır. Delta ürünlerinin dağıtımı ise UĞUR ürünlerinden farklılaştığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, UĞUR, Delta markalı ürünlere ilişkin faaliyetlerini, yurt içinde 8 distribütör ile imzalamış olduğu bir yıllık “Distribütörlük Sözleşmeleri” kapsamında yürüttüğünü belirtmiş olup söz konusu distribütörlerin, ürünlerin nihai kullanıcılara satışı ve dağıtımını doğrudan kendileri yapabileceği gibi atayacakları bayiler üzerinden de yapma hakkını haiz olduğunu ifade etmiştir. Ek olarak UĞUR, Delta markalı ürünlerin dağıtımında distribütörlere bölge ataması gerçekleştirmekle beraber bu bölge atamalarının münhasır olmayan bölgeler olarak belirlendiğini beyan etmiştir. I.2. Sektör Hakkında Bilgi (16) Dosya kapsamında incelenen ürünler, derin dondurucu/yiyecek-içecek soğutucu olarak tabir edilen ve dayanıklı tüketim malları arasında sayılan ürünlerdir. (17) Dayanıklı tüketim malları, genel olarak kullanım süresi bir yıldan uzun olan çeşitli ürünleri içermekte ve ağırlıklı olarak beyaz eşya, küçük ev aletleri ve tüketici elektroniği şeklinde üçlü bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Bu kapsamda beyaz eşyalar; buzdolabı, derin dondurucu, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, ocak gibi ürünlerden oluşmaktadır.2 Beyaz eşya ürün grubuna yönelik satış kanalları incelendiğinde; 1 Unilever, Danone, Pepsi, Ülker vb. markalar sayılmıştır. 2 Kurulun 08.02.2018 tarih ve 18-04/49-26 sayılı kararından ve Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneğinin resmi internet sitesinden yararlanılmıştır.
23-58/1147-409 4/69 distribütörler, bayiler, e-ticaret platformları/pazaryerleri, teknomarketler, zincir marketler ve çeyiz mağazaları temel satış kanallarını oluşturmaktadır. (18) Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneğinin (TÜRKBESD) verilerine göre Türkiye, 2022 itibarıyla 33 milyona yaklaşan üretimi ile beyaz eşya sektöründe Avrupa’nın en önemli üreticisi konumundadır. Aynı yıla ait üretimin %78’i ihracata yönelik3 olup ihracat yapılan ülkelerin sayısı 150’yi bulmuştur. Euromonitor verilerine göre ise Türkiye dünya üretiminin yarısını gerçekleştiren Çin’in arkasında ikinci konumunda bulunmaktadır. Türkiye’yi Brezilya, ABD ve Polonya izlemektedir.4 (19) Sektörü oluşturan ürün grupları incelendiğinde, 2022 yılı itibarıyla buzdolapları, beyaz eşya toplam üretiminin yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır. Bunu sırasıyla yaklaşık %23’lük ve %21’lik paylarıyla çamaşır ve bulaşık makineleri takip etmektedir. Dosya kapsamında incelenen belgelerin konusunu teşkil eden derin dondurucu ürün grubu üretimi ise %4 oranındaki pay ile sektörün görece küçük bir bölümünü oluşturmaktadır.5 Diğer taraftan, 2016-2020 arası dönemde derin dondurucu ürün grubundaki ihracat, %20 oranında artış göstermiş olup bu oran, sektörün genelindeki ihracat artış oranının (%12) üstünde kalmaktadır.6 (20) Son olarak, sektörde bir pazarlama stratejisi olarak, sağlayıcılar, farklı gelir grubundaki tüketicilere yönelik üretimlerini farklı markalar altında gerçekleştirebilmektedir. Bu durum, her bir markanın hitap ettiği müşteri grubuna özel olarak farklı tür satış ve pazarlama yöntemleri kullanılabilmesi bakımından sağlayıcılara esneklik tanımakta, aynı zamanda farklı gelir seviyesindeki tüketicilerin değişen beklenti ve ihtiyaçlarına uygun ürünlerin pazarda bulunmasına imkân tanımaktadır. I.3. İlgili Ürün Pazarı ve İlgili Coğrafi Pazar (21) UĞUR tarafından üretimi, satışı, pazarlaması ve dağıtımı gerçekleştirilen ürün portföyü; buzdolabı, derin dondurucu, klima, mikrodalga, sebil, buz makinesi, dondurma makinesi gibi ürünlerden oluşmaktadır. Diğer taraftan, dosya içeriğinde yer alan ve ihlal şüphesine dayanak teşkil eden belgeler ise UĞUR’un üretim ve satışını gerçekleştirdiği “derin dondurucu/yiyecek-içecek soğutucu” ürün grubuna ilişkindir. Derin dondurucular, gıdaların taze kalmasını sağlayacak şekilde uzun süreli saklanmasını mümkün kılan ve elektrik enerjisiyle çalışan beyaz eşyalardır. (22) Bu bakımdan, UĞUR hakkındaki ihlal şüphesine konu belgelerin ilgili olduğu derin dondurucu ürünleri dikkate alınarak ilgili ürün pazarı “derin dondurucu pazarı” olarak belirlenebilecek olmakla birlikte, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında yer alan "... inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyorsa ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir." açıklaması doğrultusunda, alternatif pazar tanımlarının sonucu etkilemeyeceğinden bahisle ilgili ürün pazarının tanımlanmasına gerek görülmemiştir. (23) Öte yandan, inceleme konusu derin dondurucu ürün grubu açısından pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşım, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının, esaslı bir bölgesel 3 Bkz. http://www.turkbesd.org/bilgiler.php?P=22 Erişim Tarihi: 24.05.2023 4 Bkz. http://www.turkbesd.org/bilgiler.php?P=3 ve http://www.turkbesd.org/bilgiler.php?P=26, Erişim Tarihi: 24.05.2023 5 Bkz. http://www.turkbesd.org/bilgiler.php?P=23 , Erişim Tarihi: 24.05.2023 6Bkz.http://www.turkbesd.org/userfiles/files/T%C3%9CRKBESD%20Beyaz%20E%C5%9Fya%20Sekt%C3%B6r%20Raporu%20.pdf , Erişim Tarihi: 24.05.2023
23-58/1147-409 5/69 farklılık göstermediği göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir. I.4. Soruşturma Kapsamında Yapılan İnceleme, Tespit ve Değerlendirmeler I.4.1. Dikey İlişkiler Bağlamında Yeniden Satış Fiyatının Tespiti ve Diğer Sınırlamalara İlişkin Teorik Çerçeve (24) 4054 sayılı Kanun’un, Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar başlıklı 4. maddesi uyarınca “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde dikey veya yatay anlaşmalar konusunda herhangi bir ayrıma gidilmeksizin “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” yasaklanan haller arasında sayılmıştır. (25) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde dikey anlaşmalar “üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar” şeklinde tanımlanmakta olup bu anlaşmaların hangi hallerde grup muafiyetinden yararlanabilecekleri anılan Tebliğ’de açıklanmıştır. Buna göre, 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyeti, kural olarak, sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %30’u aşmaması durumunda uygulanmaktadır. (26) Anılan Tebliğ’in 4. maddesinde yer verilen, grup muafiyeti rejimine tabi olmayan dikey sınırlamalar aşağıdaki gibidir: - Alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi (taraflardan herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür.). - Aşağıdaki haller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi: Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması, Toptancı seviyesinde faaliyet gösteren alıcının son kullanıcılara yönelik satışlarının kısıtlanması, Bir seçici dağıtım sistemi üyelerinin yetkili olmayan dağıtıcılara satış yapmalarının kısıtlanması, Birleştirilmek amacıyla tedarik edilen parçaların söz konusu olması halinde, alıcının bunları üretici konumundaki sağlayıcının rakiplerine satmasının kısıtlanması. - Seçici dağıtım sisteminde, bir sistem üyesinin yetkili olmadığı yerde faaliyet göstermesinin yasaklanması hakkı saklı kalmak kaydıyla, perakende
23-58/1147-409 6/69 seviyesinde faaliyet gösteren sistem üyelerinin son kullanıcılara yapacakları aktif veya pasif satışların kısıtlanması. - Seçici dağıtım sisteminde, sistem üyelerinin kendi aralarındaki alım ve satımın engellenmesi. - Parçaların birleştirilmesi ile oluşturulan malların söz konusu olması halinde, bu parçaları satan sağlayıcı ile birleştiren alıcı arasındaki anlaşmalarda, sağlayıcının bu parçaları son kullanıcılara veya malların bakımı ya da onarımıyla alıcı tarafından yetkilendirilmemiş tamircilere yedek parça olarak satmasının yasaklanması. (27) Soruşturma tarafı olan teşebbüsün incelemeye konu eylemlerinin niteliği göz önünde bulundurularak, 2002/2 sayılı Tebliğ’in yukarıda yer verilen hükümlerinden, yeniden satış fiyatının belirlenmesi ile internet satış yasakları konularına ilişkin genel bilgilere aşağıda yer verilmiştir. Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi (28) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, alıcı teşebbüsün kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesine ilişkindir. Buna göre, sağlayıcı tarafından alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi yasaktır. Ancak, sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Alıcıya bildirilen azami veya tavsiye nitelikteki satış fiyatlarının asgari veya sabit fiyata dönüşmemesi için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde olduğunun yayınlanan fiyat listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir. (29) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un (Dikey Kılavuz) 18. paragrafında yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasının doğrudan yapılabileceği gibi dolaylı olarak da gerçekleştirilebileceği ifade edilmektedir. Sağlayıcı teşebbüsler, akdetmiş oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan belirlemelerinin yanı sıra, aynı ihlali değişik uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da gerçekleştirebilmektedirler. Alıcının kâr marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının uygulayabileceği indirim oranının en üst seviyesinin belirlenmesi, alıcıya tavsiye edilen fiyatlara uyduğu oranda ilave indirimler uygulanması ya da bu fiyatlara uymaması durumunda teslimatın geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın sona erdirilmesi şeklinde alıcının tehdit edilmesi veyahut da fiilen bu tür cezai yaptırımların uygulanması, yeniden satış fiyatının dolaylı yoldan belirlenmesine örnek olarak verilebilecektir. (30) Dikey Kılavuz’un 19. paragrafında ise, yeniden satış fiyatının belirlenmesi uygulamasına yönelik doğrudan veya dolaylı yöntemlerin, alıcıların uyguladığı fiyatların sağlayıcı tarafından izlenebildiği ve kontrol edilebildiği durumlarda daha etkili olabileceği belirtilmektedir. Örneğin, standart fiyat listelerinden farklı fiyatlardan satış yapan alıcıları rapor etme konusunda tüm alıcılara getirilecek bir yükümlülük, sağlayıcının pazarda uygulanan fiyatları kontrol etmesini önemli ölçüde kolaylaştırabilecektir. (31) Bu doğrultuda, sağlayıcı konumundaki teşebbüsler tarafından, yeniden satıcıların satışlarına yönelik yalnızca tavsiye fiyat verilebilir veya azami satış fiyatı belirlenebilir. Bunun haricinde yeniden satıcının asgari satış fiyatının belirlenmesi veya sabit fiyat oluşumuna sebebiyet verecek fiyat tespitinde bulunulması rekabet ihlali teşkil edecektir.
23-58/1147-409 7/69 İnternet Satışlarının Kısıtlanması (32) Dosya kapsamında değinilebilecek bir diğer dikey sınırlama türü ise sağlayıcıların, yeniden satıcıların internet üzerinden gerçekleştirdikleri satışlara yönelik sınırlama getirmesidir. Buna göre, kural olarak, sağlayıcılar tarafından yeniden satıcıların internet satışlarına yönelik sınırlama getirilmesi, taraflar arasındaki dikey nitelikteki anlaşmayı, 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamı dışına çıkarmaktadır. Bununla birlikte sağlayıcı, satış kanalı olarak internetin kullanımına yönelik olarak bazı koşullar öngörebilecektir. Örneğin sağlayıcı, ürünlerinin satışa sunulduğu internet sitesine yönelik kalite koşulları getirebilecek, bunun gibi internetten alışveriş yapan tüketicilere belli hizmetlerin sunulması şartını öngörebilecektir. Özellikle seçici dağıtım sisteminde sağlayıcı, dağıtıcıların en az bir fiziki satış noktasına da sahip olmalarına ilişkin bir yükümlülük getirilebilecektir. Ancak bu koşulun amacı, sadece internet üzerinden satış yapan oyuncuları pazarın dışına itmek veya satışlarını kısıtlamak olmamalıdır. İnternet satışlarına getirilebilecek koşulların amacı doğrudan veya dolaylı olarak dağıtıcının internet satışlarını engellemek olmamalıdır. Öyle ki, internet satışlarına getirilen koşulların gerekçesi, dağıtımın niteliği ve kalitesini, marka imajını ve/veya potansiyel etkinliği arttırıcı vb. unsurlar bakımından objektif olarak somut, makul ve kabul edilebilir olmalıdır. (33) Bu çerçevede, sağlayıcı, alıcının sadece belirli standart ve koşulları karşılayan “satış platformları/pazar yerleri” üzerinden satış yapmasını isteyebilecektir. Ancak getirilen bu kısıtlamanın amacı, dağıtıcının internet üzerinden satışını ve fiyat rekabetini engellemek olmamalıdır. Bunun gibi, nesnel, tek tip ve ürünün kendine has nitelikleri doğrultusunda şartlar ve gerekçeler öne sürmeden genel olarak platformlardan satışın yasaklanması ihlal olarak değerlendirilebilecektir. (34) Yukarıdaki teorik açıklamalar doğrultusunda, UĞUR hakkında ihlal şüphesine neden olan belge içerikleri ile söz konusu belge içeriklerine yönelik teşebbüsün yazılı savunmasında yer alan hususlara ve bu hususlara yönelik raportörlerin değerlendirmelerine aşağıda yer verilmektedir. I.4.2. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler, Belgelere Yönelik Teşebbüsün Yazılı Savunmasında Yer Alan Hususlar ile Belgelere ve Savunmaya İlişkin Değerlendirmeler (35) UĞUR hakkında ihlal şüphesine neden olan belge içerikleri ile söz konusu belge içeriklerine yönelik teşebbüsün yazılı savunmasında yer alan hususlara ve bu hususlara yönelik değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir.7,8 I.4.2.1. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine Yönelik Belgeler, Belgelere Yönelik Teşebbüsün Yazılı Savunmasında Yer Alan Hususlar ile Belgelere ve Savunmaya İlişkin Değerlendirmeler Tespit 70 (36) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bayi Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) arasında geçen 19.06.2014 tarihli ve “YNT: FW: İnternet satışı” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: 7 UĞUR hakkında ihlal şüphesine konu belge içeriklerine yer verilirken soruşturma raporunda yer alan tespit numaralandırmasına sadık kalınmıştır. 8 Belgelerdeki ifadeler, belgelerin aslına sadık kalmak amacıyla herhangi bir düzeltme yapılmaksızın aynı şekliyle alınmıştır.
23-58/1147-409 8/69 (.....): “Merhaba (.....) bey, Aşağıdaki internet web adresinde tokat bayimiz Elmacıoğlu ticaretin olduğu görülmektedir, farklı marka dondurucular var UĞUR markalı ürünlerimizin fiyatlarının tavsiye edilenin altında” … (.....): “Merhaba (.....) Bey Tokat bayimiz Elmacıoglu Ticaretle görüşülüp fiyatları yukarı çekmesi konusunda uyarıldı. İnternetteki fiyatlarda İstanbul bayimiz Beyaz Eşya Merkezi isimli bayimizin internet fiyatının da yukarı çektirtilmesini rica ettiler. www.beyazesyamerkezi.com sayfasında UCF 210 SSL Havele ile õdeme fiyatı 840.02TL yazmaktadır. 125 TL kargo bedeli hariç ama İstanbul merkez teslim bu fiyatı geçerlidir. Bilgilerinize;” (37) UĞUR tarafından yapılan yazılı savunmada, Tespit 70’e konu yazışmaların 19.06.2014 tarihinde gerçekleştirildiği, 4054 sayılı Kanun’un zamanaşımına ilişkin mülga 19. maddesinin yürürlükten kaldırılması ile rekabet ihlâllerindeki soruşturma zamanaşımı süresinin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu (Kabahatler Kanunu) altında yer alan düzenlemelere tabi hale geldiği, Kabahatler Kanunu’nun 20. maddesinde soruşturma zamanaşımının düzenlendiği, soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemeyeceği; maddenin üçüncü fıkrasında nispi para cezası gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğunun belirtildiği, dördüncü fıkrasında da bu sürenin kabahate ilişkin fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir. Bu kapsamda, sekiz yıllık zamanaşımı süresi dikkate alındığında; Kurulun Tespit 70’e konu belgeye ilişkin 14.06.2022 tarihine kadar nihai kararını vermiş ve UĞUR hakkında idari işlem tesis etmiş olması gerektiği, mevcut dosyada ise UĞUR hakkında soruşturma açılması kararının dâhi 30.06.2022 tarihinde, yani Tespit 70’e konu yazışma tarihinden sekiz yıl geçtikten sonra alındığı, bu minvalde Tespit 70’in mesnet gösterilerek ihlal tespitinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığı iddia edilmiştir. (38) Diğer yandan, Tespit 70’e konu yazışmadan hareketle, tüm satış kanalını içine alacak şekilde yapılan perakende satış fiyatlarının UĞUR’un baskısı neticesinde sabit fiyat uygulamasına dönüştüğü yönünde çıkarımda bulunmanın uygun olmadığı, Tespit 70’e konu yazışmada yalnızca tavsiye edilen fiyatların altında ürün satan bayilerin “fiyatları yukarı çekmesi konusunda” uyarıldığı, UĞUR’un ilgili bayilere yaptırım, zorlama, baskı veya teşvikini gösteren herhangi bir ibarenin yahut delilin dosyada yer almadığı belirtilmiştir. Danıştay 13. Dairesinin 06.07.2021 tarih ve E. 2021/969, K. 2021/2654 sayılı Henkel Kararında yer alan ilkeler doğrultusunda, yeniden satış fiyatının tespitine yönelik olarak UĞUR’un baskı veya teşvikinin; her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ortaya konulması gerektiği ifade edilmiştir. (39) Bununla birlikte, UĞUR’un, kendisinin ve bayilerinin faaliyetleri bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine uymak zorunda olduğu, maliyetin altında satış olgusunun ise TTK’da haksız rekabet başlığı altında ele alınan bir durum olduğu, bu kapsamda TTK m. 55/1(a).6’da yer alan, “(…) 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, (…)”
23-58/1147-409 9/69 şeklindeki hüküm ile maliyet altı satışların haksız rekabet olarak nitelendirildiği belirtilmiştir. (40) Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.07.2009 tarih ve E.2007/13685 ve K.2009/8375 sayılı kararında da “... davalının eğer tedarik fiyatlarının altında fiyat teklifi verdiği saptanırsa bu hal dahi TTK’nın 56. maddesindeki genel hüküm uyarınca haksız rekabet oluşturabilecektir.” denmek suretiyle bu husustaki genel yaklaşımın ortaya konulduğu vurgulanmıştır. Bu minvalde, UĞUR’un bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, UĞUR’un bu eksende hareket ederken rekabet hukuku düzenlemelerine sıkı sıkıya uyduğu, hiçbir durumda bayilerine uygulamakta oldukları fiyatlara ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikte bulunmadığı beyan edilmiştir. (41) Tespit 70’e ilişkin yazışmanın içeriğinde, e-postada ismi geçen Elmacıoğlu bayisinin sıklıkla maliyetin altında satışları ile diğer bayiler nezdinde şikâyete konu olan bir bayi olduğu, (.....) tarafından gönderilen e-postadan anlaşılacağı üzere Elmacıoğlu bayisinin, maliyet altı satışları sebebiyle uyarıldığı, bunun akabinde Elmacıoğlu bayisinin, kendisi gibi maliyet altı satış yapan bir diğer bayi olan Beyaz Eşya Merkezi isimli bayinin de UCF 210 SSL ürünün fiyatı hakkında aynı şirket politikası çerçevesinde uyarılmasını talep ettiği, ancak Beyaz Eşya Merkezi bayisi ile konu hakkında temas edildiğini gösteren bir belgenin bulunmadığı, Elmacıoğlu bayisine ilişkin yazışmaya konu UĞUR ürününün ne olduğu, ürünün Elmacıoğlu bayi tarafından satış fiyatının yazışma tarihinde ne olduğu, fiyatın yazışma tarihi ertesinde yükseltilip yükseltilmediği hakkında dosyada hiçbir somut verinin ortaya konulmadığı, dolayısıyla yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya koyulmadığı belirtilerek Tespit 70’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı iddia edilmiştir. (42) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada, UĞUR Kıdemli Bayi Satış Uzmanı (.....) tarafından Tokat’ta bulunan Elmacıoğlu Tüketim Malları Tic. AŞ (ELMACIOĞLU) ünvanlı bayinin UCF 210 SSL kodlu ürüne ilişkin satış fiyatının UĞUR’un tavsiye edilen satış fiyatlarının altında olduğu ifade edilmektedir. UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından cevaben gönderilen e-postada ise anılan bayi ile görüşüldüğü ve fiyatı yükseltmesi konusunda uyarıldığı ifade edilmektedir. (.....) tarafından ayrıca, uyarılan bayinin Beyaz Eşya Merkezi Dayanıklı Tüketim Malları Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı başka bir bayinin kendi internet sitesinde satışa sunulan UCF 210 SSL kodlu derin dondurucuya ait satış fiyatının yukarı çektirilmesi isteği iletilmektedir. (43) Tespit 70’e konu yazışma içeriğinden anlaşıldığı üzere, UĞUR yetkilileri tarafından yetkili satıcıların satış fiyatları internet kanalı vasıtasıyla yakından takip edilmekte ve uygulamadaki satış fiyatının tavsiye edilen satış fiyat listesinin altında olduğu tespit edilen bayiler uyarılıp fiyatları yükseltilmektedir. Yazışmada geçen “Tokat bayimiz Elmacıoglu Ticaretle görüşülüp fiyatları yukarı çekmesi konusunda uyarıldı” ifadesi yeniden satıcıların satış fiyatlarına müdahale edildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, UĞUR tarafından tavsiye adı altında yayımlanan perakende satış fiyatlarının, uygulamada UĞUR’un müdahalesi neticesinde sabit fiyata dönüştüğü değerlendirilmektedir.
23-58/1147-409 10/69 (44) Teşebbüsün savunmasında yer alan hususlardan biri, Danıştay’ın Henkel kararından hareketle isnat edilen ihlalin unsurlarının ortaya konulmadığı ve ispat standardının sağlanmadığı yönündedir. (45) Kurulun yakın tarihli Sony,9 Turkcell,10 Bellona,11 Groupe SEB,12 Baymak13 kararlarında, yeniden satış fiyatının tespitine yönelik uygulamaların, amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı anlaşma niteliğini haiz olduğu ve rekabeti kısıtlayıcı etki doğurmasalar dahi 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak nitelendirileceği belirtilmiştir. Buna ek olarak Kurul, “Rekabeti bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.” tespiti ile amacı rekabeti kısıtlayıcı olan bir anlaşmanın etki doğurup doğurmadığına bakılmasına gerek olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.14 (46) Danıştay 13. Dairesi de 16.10.2017 tarihli ve E. 2011/4560, K. 2017/2573 sayılı kararıyla, Kurulun yeniden satış fiyatının tespitine yönelik yapmış olduğu etki analizi doğrultusunda ihlâl olmadığı yönünde aldığı 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Turkcell-3 kararını, yeniden satış fiyatının belirlenmesinin varlığına işaret eden çok sayıda bulgu ve belge bulunması sebebiyle iptal etmiştir. Danıştay 13. Dairesinin ilgili kararından da görüleceği üzere, yalnızca yeniden satış fiyatına müdahale edildiğini gösterir belgelerin varlığı, ihlalin bulunduğunun kabul edilmesinde yeterli görülmektedir. (47) Bunun yanı sıra, Avrupa Birliği Komisyonunun (Komisyon) uygulamalarına baktığımızda, Komisyonun 01.06.2022’de yürürlüğe giren Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Kılavuzu’nda (AB Kılavuzu), yeniden satış fiyatının tespiti, “doğrudan veya dolaylı yolla alıcının fiyatını belirleme kabiliyetini kısıtlama amacı taşıyan anlaşmalar” şeklinde tanımlandığı görülmektedir.15 Ayrıca, Komisyonun 10.05.2022 tarihli Dikey Grup Muafiyeti Tüzüğünde (AB Tüzüğü) de asgari veya sabit satış fiyatının belirlenmesi gibi ağır rekabet kısıtlamaları içeren belirli türdeki dikey anlaşmaların Tüzük ile sağlanan muafiyetten yararlanamayacağı açıkça belirtilmektedir.16 (48) Türk rekabet hukuku mevzuatı bakımından da yeniden satış fiyatına müdahale eylemine bakış açısının Komisyonun yaklaşımı ile benzer olduğu söylenebilecektir. Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafı şu şekildedir: “Kanun belli tip veya türdeki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları 5. madde koruması dışında bırakan bir düzenleme ihtiva etmemektedir. Teorik olarak 5. maddede yer alan koşulları sağlayan her türlü rekabeti kısıtlayıcı anlaşma ve hüküm muafiyet korumasından faydalanabilir. Fakat gerek hukuken gerek iktisadi olarak doğası gereği rekabeti aşırı ölçüde sınırladıkları ve rekabet üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf edecek nitelikte ekonomik faydalar yaratabilme ihtimallerin oldukça düşük olduğu varsayılan anlaşmaların muafiyet koşullarını sağlama ihtimalinin görece düşük olduğu kabul edilmektedir. Hangi tür kısıtlamaların bu kapsama girdiği konusunda ise geçmiş Kurul 9 Kurulun 22.11.2018 tarihli ve 18-44/703-345 sayılı Sony kararı. 10 Kurulun 10.01.2019 tarihli ve 19-03/23-10 sayılı ile 12.11.2019 tarih ve 19-39/610-263 sayılı kararları. 11 Kurulun 26.03.2020 tarihli ve 20-16/231-112 sayılı kararı. 12 Kurulun 04.03.2021 tarihli ve 21-11/154-63 sayılı Groupe SEB kararı. 13 Kurulun 26.03.2020 tarihli ve 20-16/232-113 sayılı kararı. 14 Kurulun 19.01.2011 tarihli ve 11-04/64-26 sayılı kararı. 15 Commission Guidelines on Vertical Restraints, para. 185. 16 Commission Regulation on the Application of Article 101(3) of the Treaty on the Functioning of the European Union to Categories of Vertical Agreements and Concerted Practices, No 2022/720, para. 15.
23-58/1147-409 11/69 Kararları, grup muafiyet tebliğleri ve kılavuzlar yol gösterici olmaktadır. Fiyat tespiti, bölge ve müşteri paylaşımı, yeniden satış fiyatının tespiti gibi sınırlamalar bu kısıtlamalardandır. Örneğin fiyatları sabitleyen bir yatay anlaşma çıktı miktarını sınırlamak, kaynakların etkin kullanılmamasına neden olmak ve aynı zamanda ilgili pazarda makul olmayan gerekçelerle fiyatı yükseltmek yoluyla tüketici refahının azalmasına sebep olur.” (49) Benzer şekilde, Dikey Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yeniden satış fiyatının tespiti eylemi anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamalar arasında sayılmış olup bu bakımdan ilgili davranışın ağır rekabet kısıtlaması teşkil ettiği ortaya konulmuştur. Bu bakımdan, teşebbüsün, ihlal isnadına konu eylemin etkilerine bakılması gerektiği yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir. (50) Dikey Kılavuz’un 18. paragrafında ise yeniden satış fiyatının belirlenmesi uygulamasının doğrudan yapılabileceği gibi dolaylı olarak da gerçekleştirilebileceği ifade edilmekte; sağlayıcı teşebbüslerin akdetmiş oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan belirleyebileceği gibi, aynı ihlali değişik uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da gerçekleştirebileceği belirtilmektedir. Devamında, alıcının kâr marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının uygulayabileceği indirim oranının en üst seviyesinin belirlenmesi, alıcıya tavsiye edilen fiyatlara uyduğu oranda ilave indirimler uygulanması ya da bu fiyatlara uymaması durumunda teslimatların geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın sona erdirilmesi şeklinde tehdit edilmesi ya da fiilen bu tür cezai yaptırımların uygulanması durumları yeniden satış fiyatının dolaylı olarak belirlenmesine örnek olarak sayılmaktadır. (51) Bu noktada, rekabet hukukundaki anlaşma kavramının daha iyi kavranabilmesi adına 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesine değinilebilecektir. Söz konusu gerekçede; “Bu Kanunun amacı rekabetin korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici, kısıtlayıcı veya bozucu teşebbüsler arası anlaşma ve uygulamaların yasaklanması gerekir. Maddenin amacı bakımından anlaşma, hukuki şekil şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi yoktur.” denilmek suretiyle, Türk rekabet hukukunda anlaşma kavramının borçlar hukukundaki sözleşme kavramından daha geniş bir kavram olduğuna dikkat çekilmekte ve bağlayıcı olma, yazılı şekilde yapılma, yükümlülüklerin ifa edilmemesi halinde uygulanacak yaptırımın düzenlenmesi yahut yürürlük koşulları gibi herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır.17 (52) Tedarik ilişkisinin mevcut olduğu iki taraf arasında yapılan bir anlaşmada alıcıların yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik bir hükmün bulunması, doğrudan yeniden satış fiyatının tespiti sayılacaktır. Ancak belirtildiği üzere, rekabet hukuku bakımından anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu bakımdan, sağlayıcı tarafından, sözleşmede belirlenmese dahi düşük perakende fiyatlarının ortaya çıkmaması için yeniden satıcıların yazılı veya sözlü yollarla uyarılması, tavsiye niteliğinde olduğu net bir şekilde belirtilmeden açıkça uyulması beklenilen fiyatın deklare edilmesi gibi müdahalelerin de doğrudan yeniden satış fiyatının tespiti kapsamında ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla yeniden satış fiyatına müdahalenin doğrudan veya dolaylı olarak şeklinde ayrıştırılmasında, sözleşmede kısıtlamaya dair açık bir hükme yer verilmesi ya da yer 17 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı Otomotiv kararı.
23-58/1147-409 12/69 verilmemesinden ziyade, sağlayıcı tarafından alıcıya yönelik gerçekleştirilen müdahalenin niteliğinin dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir. (53) Son olarak belirtmek gerekir ki UĞUR’un savunmasında atıfta bulunduğu Danıştay 13. Dairesinin Henkel kararında; “Bu çerçevede, amacı itibariyle rekabet karşıtı bir davranış olarak nitelendirilebilecek olan yeniden satış fiyatı tespiti (YSFT) uygulamalarının doğrudan veya dolaylı gerçekleşmesinin ihlâl tespiti açısından bir farkı bulunmamaktadır. Bunun yanında, her somut olayın kendi özellikleri içerisinde değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, dolaylı olarak YSFT edilmesi durumunda ihlâlin belirlenmesi için, 2002/2 sayılı Tebliğ'de ve Kılavuzda yer verilen "baskı veya teşvik etmek" kavramları çerçevesinde, tavsiye fiyatların sabit fiyatlara dönüştürülmesi, YSFT uygulanmasına yönelik zorlamaların olması ve teşebbüslerin fiyat takip sistemleri kurmasının önemli kıstaslar olduğu açıktır.” ifadeleri yer almaktadır. (54) Danıştay, ilgili kararda yeniden satış fiyatına müdahale eyleminin amaç bakımından rekabeti kısıtlayan bir uygulama olduğuna vurgu yapmaktadır. Karardaki bir diğer önemli husus ise baskı, teşvik, zorlama ve fiyat takibi gibi unsurların dolaylı fiyat müdahalelerinde önemli kıstaslar olduğunun belirtilmiş olmasıdır. Sonuç olarak, mevcut dosya kapsamında elde edilen belgelerde, UĞUR tarafından yeniden satıcıların fiyatlama politikasına doğrudan müdahalede bulunulduğu sabit olup bu eylemi sürdürebilmek için fiyatları takip ettiği ve bu sayede fiyatların düşük kaldığı bayiler ile iletişime geçilerek satış fiyatının istenen seviyeye yükseltildiği açıkça görülmektedir. Dolayısıyla mevcut soruşturma kapsamında incelenen eylemlerin doğrudan bir fiyat tespiti uygulaması olduğu değerlendirilmektedir. Kaldı ki yeniden satış fiyatına müdahale politikası kapsamında UĞUR’un baskı unsuru ile yaptırım mekanizmalarına başvurduğu, teşebbüs hakkında elde edilen ve aşağıda yer verilen başkaca belgelerde sabittir. Ek olarak sağlayıcı teşebbüs UĞUR ile UĞUR bayileri arasındaki ticari ilişkiye bakıldığında; UĞUR’un sahip olduğu üretim kapasitesi, pazar gücü, marka bilinirliği, dağıtım ağı, vb. hususlar açısından bayiler karşısında önemli bir pazarlık, ikna ve yaptırım gücüne sahip olduğu, dosya kapsamındaki yazışmaların içeriğinden de bayilerin, bayilik ilişkisinin devamı adına UĞUR’dan gelen talimatlara uyma noktasında hassasiyet göstermek durumunda oldukları anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, UĞUR’un, baskı ve teşvik unsurları ortaya konulamadığından ihlalin ispatlanamadığı yönündeki savunmalarına ilgili mevzuat ve yerleşik içtihat ışığında itibar edilmemiştir. (55) Teşebbüs tarafından yapılan savunmada ayrıca, anılan belgenin soruşturma zamanaşımına uğradığı hususu yer almaktadır. 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder nitelikteki eylemlere ilişkin zamanaşımı süreleri, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndaki düzenlemeye tabidir. Anılan Kanun’un 20. maddesi altında, soruşturma zamanaşımının dolması halinde anılan kabahatten dolayı ilgiliye idari para cezası verilemeyeceği, nispi idari para cezası gerektiren hallerde zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu ve anılan sürenin kabahatin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle başlayacağı hüküm altına alınmıştır. (56) Anılan hüküm çerçevesinde, sekiz yıllık zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiği bakımından fiilin işlendiği tarihin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ihlal olarak değerlendirilen bir eylemin gerçekleşme tarihi esas alınırken anılan eylemin kesintisiz nitelik arz edip etmediği ve teşebbüs hakkında ihlal isnadında bulunulan belgelerin aynı ihlal fiilinin icrası bakımından bir bütünlük teşkil edip etmediği
23-58/1147-409 13/69 önem arz etmektedir. UĞUR hakkındaki ihlal isnadına konu belgeler incelendiğinde, ilgili belgelerin yeniden satıcıların satış fiyatlarına müdahaleyi konu aldığı, bu yönüyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlalini ortaya koyar nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, aşağıda yer verildiği üzere, ihlale dayanak teşkil eden söz konusu belgeler, 2014 ila 2021 yılları arasında gerçekleşen çok sayıda iletişimi göstermekte ve belgelere konu iletişimler arasında kronolojik süreç açısından yakınlık gözlemlenmektedir. Gerçekleşme tarihleri açısından belgelere konu yazışmaların, 2014 ila 2021 yılları arasında homojen bir şekilde dağıldığı ve yazışmaların, aynı amaca yönelik süreklilik arz eden bir eylemin icrası kapsamında bütünlük arz ettiği değerlendirilmektedir. Bu yönüyle, UĞUR hakkında ihlali gösterir belgelere konu eylemin kesintisiz nitelikte olduğu değerlendirilmektedir. (57) İncelemeye konu eylemlerin kesintisiz nitelikte olduğunun tespitinin ardından zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiği hususunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümlerinin kıyasen uygulanabileceği değerlendirilmektedir. TCK madde 66/6; “Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği … günden itibaren işlemeye başlar.” hükmünü amirdir. Anılan hüküm ve genel hukuk prensipleri çerçevesinde, rekabet ihlaline konu eylemin sona erdiği tarihin bir başka deyişle kesintinin gerçekleştiği tarihin soruşturma zamanaşımı süresinin hesaplanması bakımından dikkate alınabileceği söylenebilecektir. (58) Kurulun 08.04.2021 tarihli ve 21-20/247-104 sayılı kararında soruşturma zamanaşımının rekabet ihlallerine uygulanmasına ilişkin olarak: “5326 sayılı Kabahatler Kanunu 20. maddesinde: “Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez. (…) Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde ceza hukuku prensiplerinin kıyasen uygulandığı ve kanun koyucunun zamanaşımı süresinin başlangıç tarihini sırf hareket suçları ve kesintisiz suçlar ayrımına dayalı olarak fiilin işlendiği tarih ile neticenin gerçekleştiği tarih olmak üzere ikiye ayırdığı değerlendirilmektedir. … Amaç yönünden 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edebilecek nitelikte bir eylemin kıyasen sırf hareket suçu niteliğinde değerlendirilmesi ve dolayısıyla eylemin gerçekleştiği tarih kabahatin gerçekleştiği an ile eşanlı olduğundan zamanaşımını başlatan tarihin, yazışmanın yapıldığı tarih olarak tespit edilmesi mümkündür. Bununla birlikte, yazışmaların devam eden tek bir ihlal olarak nitelendirilmesi durumunda, ihlale yönelik yazışmanın yapıldığı son tarihin de zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak esas alınması söz konusu olabilecektir.” şeklindeki değerlendirmede incelemeye konu teşebbüs eylemlerine ilişkin elde edilen beş adet bulgudan tarih bakımından en son gerçekleşen yazışma tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin işletilebileceği ifade edilmiştir. (59) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, dosya kapsamında UĞUR hakkında ihlal isnadında bulunulan belgelere konu eylem, yeniden satış fiyatının tespitine yönelik olup bu kapsamda gerçekleştirilen yazışmaların, aynı amaca hizmet eden tek bir eylemin parçası olarak kesintisiz bir ihlali ortaya koyduğu değerlendirilmektedir. Bu bakımdan, teşebbüs hakkında elde edilen ve en son tarihli belgenin tarihi,
23-58/1147-409 14/69 zamanaşımının işletilmesi gereken tarihtir. Bu doğrultuda, UĞUR’a isnat edilen ihlalin, Tespit 70’e konu olan yazışma tarihi olan 19.06.2014 ile başlamış olup aşağıda yer verilen Tespit 98’e konu yazışma tarihi olan 02.08.2021 itibarıyla kesintiye uğradığı dikkate alındığında, soruşturma zamanaşımı süresinin de 02.08.2021 tarihinden itibaren işlediği değerlendirilmektedir. Söz konusu açıklamalar çerçevesinde, teşebbüsün anılan yazışmanın zamanaşımına uğramasından hareketle ihlal isnadında bulunulamayacağı yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir. (60) Teşebbüsün savunmasında yer alan bir diğer husus, yazışmada adı geçen bayinin maliyet altı satış fiyatı belirlemek suretiyle TTK hükümleri ile yasaklanan eylemi gerçekleştirdiği ve yazışmanın UĞUR’un anılan Kanun’un sınırları çerçevesinde maliyet altı fiyatlama yapılmasının TTK hükümlerine aykırı olduğu yönünde uyarıda bulunmasından ibaret olduğuna ilişkindir. Teşebbüsün savunması dile getirdiği maliyet altı satışa ilişkin TTK m. 55/1(a).6’da düzenlenen hüküm aşağıdaki gibidir: “Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur,” (61) TTK’nın anılan hükmü, TTK’nın “Haksız Rekabet” başlıklı bölümünde 54. maddesi ile birlikte yer almaktadır. TTK’nın 54. maddesinde “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denmek suretiyle haksız rekabetin hangi durumlarda ortaya çıkacağı anlatılmaktadır. Akabinde 55. maddesi ile haksız rekabet olarak nitelendirilen başlıca davranışlar örneklendirilmektedir. (62) TTK’nın haksız rekabeti konu alan ilgili hükümleri ile 4054 sayılı Kanun’un rekabetin korunmasını konu alan hükümlerinin karşılıklı etkileşim içinde oluğu ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikte oluğunu söylemek mümkündür. Zira her iki kanunda yer alan düzenlemeler de etkin rekabetin sağlandığı serbest piyasa ekonomisini tesis etmeyi amaçlamaktadır.18 Bu doğrultuda, teşebbüslerin serbest piyasa ekonomisinde fiyat rekabetine girmelerinin dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğinin ileri sürülmesi, ancak ilgili kanun hükümlerinin yanlış yorumlanmasına dayanmaktadır.19 (63) Haksız rekabetin düzenlendiği TTK hükümleri, iktisadi bir temelden ziyade ahlaki ve etik değerlere dayanmaktadır. Şöyle ki anılan kanun hükümleri genel manada, bir teşebbüsün rakiplerinin benzer nitelikteki ürünlerine ilişkin yanlış ve yanıltıcı nitelikte reklam ve propagandalar ile dürüstlük kurallarına aykırı hareket etmesi ve nihayetinde tüketicileri yanıltması eylemini yasaklamaktadır. Dolayısıyla UĞUR’un savunmasında dile getirdiği TTK’nın m. 55/1(a).6’da yer alan tedarik fiyatının altında satış yapılması hükmü, dürüstlük kurallarına aykırı davranış ilkesine dayanmaktadır. Bir başka deyişle tedarik fiyatının altında satış gerçekleştirilmesi; 18 ŞENOL, P. (2021), Haksız Rekabet ile Rekabet Hukuku Arasındaki İlişkinin Fiyat Tarifeleri Kapsamında Değerlendirilmesi, Sakarya Hukuk Dergisi, Cilt 9, Sayı 2. 19 ÖZKAN, A. (2019), Rekabet Hukukunda Fiyat Tarifeleri, Prof. Dr. Sabih Arkan’a Armağan, On İki Levha Yayıncılık, Ocak 2019.
23-58/1147-409 15/69 - dürüstlük prensibi ile bağdaşmayacak şekilde yanıltıcı nitelikte bir eylemin parçası olması, - süreklilik arz etmesi, - genel bir indirim politikası olduğu yönünde tüketicileri yanıltıcı reklam ve tanıtımlara konu olması durumunda haksız rekabet olarak nitelendirilebilecektir. Netice itibarıyla, bir teşebbüsün maliyet altı satış gerçekleştirmesi tek başına haksız rekabete sebebiyet vermemektedir.20 Yargıtay Genel Kurulunun 11.12.2018 tarih ve E.2017/11-117, K. 2018/1883 sayılı kararında: “Bu itibarla, tedarik fiyatının altında satış yapmak başlı başına haksız rekabet oluşturmaya yetmemektedir. 6102 Sayılı TTK'nın 55/(1)-a-6. maddesi gereğince, haksız rekabetten bahsedebilmek için, tüketicilerin bir işletmeden alışveriş yapmalarını sağlamak amacıyla, işletmede satılan sadece belirli mal veya hizmetin birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunulması ve işletmedeki tüm mal veya hizmetlerin ucuza satıldığı intibaının tüketicide oluşması gerekmektedir. Burada tedarik fiyatının altında satış yapan kişinin genel olarak rakiplerine oranla daha ucuz mal veya hizmet sattığı intibaının da uyandırılması söz konusudur. Dolayısıyla böyle bir durumda tüketiciler, sadece belirli mal ve hizmetlerde değil tüm ürünlerde genel bir ucuzluk olduğu kanısına ulaşmakta ve sadece ucuza satılan mal ve hizmetlerin değil başka mal ve hizmetleri de satın almaktadır (Nomer Ertan, Füsun; Haksız Rekabet Hukuku, İstanbul 2016, s. 227 ) Bu durum 6102 Sayılı TTK'nın 55/ ( 1 )-a-6. maddesinin gerekçesinde de “…bu bendin konusu olan haksız rekabet eylemi İsviçre öğretisinde, “göstermelik (mostra) ile aldatma” veya “mostra ile avlama” diye adlandırılmaktadır. Kastedilen, bazı malların seçilmesi, onların fiyatının tedarik fiyatının altında mostra (göstermelik) olarak satışa sunulması, böylece avlanan tüketicinin aldatılmasıdır. Mostra kullanmak arz (sunma) şeklidir. Hükümdeki “seçilmiş bazı malların ” ibaresi “mostra”yı ifade etmektedir. Dürüstlüğe aykırı olan, sunulan malın “mostra” rolü oynaması, yani kalitesi ve tedarik fiyatı ile seçilmiş mallara hatta miktara özgülenmiş bulunmasıdır. Gerçekte sunanın malı, mostranın kalitesi düzeyinde değildir veya mostrayı gösterenin elinde mostranın kalitesinde yeteri kadar mal yoktur veya satıcı o kalitede malı -varsa- daha yüksek fiyatla satmakta, satmayı amaçlamaktadır…” şeklinde belirtilmiştir.” ifadelerine yer verilerek maliyet altı fiyatlamanın hangi durumlarda haksız rekabet teşkil edeceği detaylıca incelenmiştir. Buna göre, yargı içtihadında yer edinmiş olan anlayış doğrultusunda, maliyet altı fiyatlama, ancak dürüstlük kurallarına aykırı hareket ederek ve tüm ürünlere yönelik genel bir indirim politikası olduğu yönünde tüketicileri yanıltma gayesiyle gerçekleştirildiğinde haksız rekabet olarak değerlendirilebilecektir. (64) Bu çerçevede, TTK’nın ilgili hükümleri ve 4054 sayılı Kanun, uyumlu bir şekilde piyasada adil ve serbest bir rekabet ortamının tesis edilmesini hedeflemekte, bu yönüyle her iki kanun birbirini destekleyici nitelik arz etmektedir. Örnek vermek gerekirse, TTK m. 55/1(a).6 hükmüne benzer nitelik taşıyan 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile faaliyet gösterdiği pazarda hâkim durumda olan bir teşebbüsün, rakiplerini pazar dışına itmek amacıyla maliyet altında ve yıkıcı nitelikte fiyatlama yapmak suretiyle pazarda dışlayıcı etki doğuran ve tüketici zararı yaratan kötüye kullanma eylemleri yasaklanmıştır. Bu doğrultuda, TTK hükümleri ile 4054 sayılı Kanun’daki düzenlemelerin uyum içinde olduğu ve maliyet altı fiyatlamaların yukarıda yer verildiği üzere ancak istisnai hallerde anılan kanun hükümlerine uyumsuzluk teşkil 20 DOLAR N.F. (2021), TTK m.55/1-a-6’da Özel Bir Haksız Rekabet Hâli Olarak Düzenlenen Tedarik Fiyatının Altındaki Sunumlara İlişkin Bir İnceleme, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 7, Sayı 1, s. 115-132.
23-58/1147-409 16/69 edebileceğini söylemek mümkündür. Kaldı ki Kurulun TMMOB21 kararında da ifade edildiği üzere, haksız rekabeti engellemek için rekabeti kısıtlayıcı davranışlarda bulunulması bu davranışları makul kılmamaktadır. (65) Bu doğrultuda, UĞUR’un savunmasını dayandırdığı bayilerin maliyet altı satış yapması hususu, yukarıda izah edildiği üzere, ancak belirli kriterlerin sağlanması kaydıyla TTK hükümlerine aykırılık teşkil edebilecektir. Tespit 70’e konu yazışma içeriği incelendiğinde ise anılan bayilerin fiyatlama politikasının tüketicileri yanıltma amacıyla ve rakipleri karalama politikasıyla yapıldığına dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Kaldı ki yazışmada bahsi geçen fiyatın “tavsiye edilen satış fiyatının” altında olduğu ifade edilmekte, anılan bayinin “maliyet altı fiyatlama” yaptığına dair herhangi bir ifade yer almamaktadır. Sonuç olarak, teşebbüsün savunmasında dile getirdiği maliyet altı fiyatlamanın haksız rekabet teşkil ettiği ve UĞUR’un da bunu engellemeye yönelik bayiye uyarıda bulunduğu yönündeki savunmasına, yukarıda izah edilen hususlar doğrultusunda itibar edilmemiştir. (66) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, teşebbüsün savunması ve tespit içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, UĞUR’un Tespit 70’e konu eylem ile yetkili satıcılarının yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu anlaşılmıştır. Tespit 71 (67) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Bölge Satış Sorumlusu (.....) tarafından UĞUR Bölge Temsilcisi (.....) gönderilen 24.06.2014 tarihli ve “Re: sivas bayisi. Şikayeti.” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: … “Merhaba (.....) Abi; Sanırım bir yanlışlık var. ben senden gelen mailden sonra www.ugurshop.com sayfasına giriş yaptım ve fiyatları kontrol ettim. Bayimizin fiyatlarını yukarı çektireli 2 ay oldu. Ayrıca belirtmiş olduğunuz fiyatlar kesinlikle hatalı. Bayimizin sayfasındaki fiyatların ekran görüntüsü aşağıdaki gibidir. Ayrıca gönderdiğin mailde sanki fiyatları karşılarına sonradan ilave edilmiş gibi duruyor. Saygılarımla,” (68) Teşebbüsün Tespit 71’e yönelik savunmasında, bir önceki tespite yönelik savunmaya paralel şekilde, yazışma tarihi üzerinden sekiz yıl geçmiş olmasından bahisle Tespit 71 mesnet gösterilerek ihlal tespitinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığı ifade edilmiştir. (69) Tespit 71’e konu belgenin, UĞUR bayisi olan Sivas merkezli STM Alışveriş tarafından internette satışa sunulan dört adet ürünün fiyatına ilişkin bir başka bayinin şikâyetini konu aldığı, söz konusu şikâyetten sekiz ay sonra UĞUR çalışanı (.....), bayi şikâyetini içeren bu e-postayı bir diğer UĞUR çalışanı (.....) ilettiği, bahse konu bayi şikâyeti incelendiğinde, Kademoğlu Ticaret’in STM Alışveriş tarafından dört üründe (UCF 150 SSL, UCF 210 SSL, UCF 310 SSL, UCF 410 SSL) “liste altı indirimli” satış yapılmasından şikâyet ettiğinin görüldüğü, bayi şikâyeti tarihinde geçerli olan 20.08.2013 yürürlük tarihli fiyat sirkülerinden görüldüğü üzere,22 ilgili dönemde yazışmaya konu UCF 150 SSL ürününün toptan fiyatının (nakit veya taksitli alıma göre) 717 TL ile 774 TL arasında iken internet satış fiyatının 765 TL, UCF 210 SSL ürününün toptan fiyatının (nakit veya taksitli alıma göre) 802 TL ile 866 TL arasında iken internet satış fiyatının 862 TL, UCF 310 SSL ürününün toptan fiyatının (nakit veya taksitli alıma göre) 918 TL ile 991 TL arasında iken internet satış fiyatının 969 TL, son olarak UCF 21 Kurulun 22.01.2002 tarihli ve 02-04/40-21 sayılı kararı. 22 İlgili fiyat sirküleri, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 17/69 410 SSL ürününün toptan fiyatının (nakit veya taksitli alıma göre) 1000 TL ile 1.080 TL arasında iken internet satış fiyatının 1.056 TL olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede, yazışmaya konu bayinin satış fiyatlarının tamamının TTK m. 55 hilafına, bayi maliyetlerinin altında olduğu ve TTK m. 55 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu iddia edilmiştir. UĞUR’un bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, UĞUR’un bu eksende hareket ederken rekabet hukukunun öngörmüş olduğu düzenlemelere sıkı sıkıya uyduğu, hiçbir durumda bayilerine uygulamakta oldukları fiyatlara ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikte bulunmadığı beyan edilmiştir. (70) Diğer taraftan, Henkel kararında yer alan ilkeler doğrultusunda, yeniden satış fiyatının tespitine yönelik olarak UĞUR’un baskı veya teşvikinin; her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ortaya konulamamış olması gerekçesiyle Tespit 71 kapsamında UĞUR aleyhine herhangi bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (71) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada, UĞUR ürünlerinin perakende satışını gerçekleştiren bir bayi olduğu düşünülen Kademoğlu Dayanıklı Tük. Mal. Mob. Gıda San. Tic. AŞ’nin, bir başka UĞUR bayisi STM Day. Tük. Mal. ve Sanal Mağazacılık AŞ’nin internette satışa sunduğu UCF 150 SSL, UCF 210 SSL, UCF 310 SSL, UCF 410 SSL kodlarına sahip UĞUR markalı dondurucularının satış fiyatlarını UĞUR’a şikayet ettiği anlaşılmaktadır.23 UĞUR Bölge Satış Sorumlusu (.....) tarafından bayinin fiyatına dair bir yanlış anlaşılma olduğu, zira bayinin fiyatının iki ay öncesinde yükseltildiği ifade edilmektedir. Söz konusu ifadelerden anlaşılacağı üzere, UĞUR çalışanları tarafından bayilerin fiyatları takip edilmekte ve fiyatı düşük kalan bayiler uyarılmaktadır. (72) Esasen, yeniden satış fiyatına müdahale eylemi amacı itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olup söz konusu eylem neticesinde pazarda etkinin görülüp görülmediği hususu ihlalin varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Öte yandan teşebbüs tarafından yazışmanın zamanaşımına uğradığı ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmalar, Tespit 70’e ilişkin değerlendirmede detaylı şekilde ele alındığından mevcut tespit özelinde söz konusu savunmalar ayrıca değerlendirilmeyecektir. Sonuç olarak, Tespit 71’e konu yazışma çerçevesinde, UĞUR tarafından bayilerin yeniden satış fiyatına müdahale edildiği kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 72 (73) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Bölge Satış Sorumlusu (.....) ile UĞUR Kıdemli Bayi Satış Uzmanı (.....) arasında geçen 16.08.2014 tarihli ve “Re: Gittigidiyor UDF 7 SL Hk.” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Merhaba, Gittigidiyor web sitesinde UDF 7 SL ürünümüz 1.059.00 TL’ye satılmaktadır. Kargosu ücretsiz ve 100 TL Parapuan hediyeli olarak. Bayilerimiz müşterilerin bu şekilde beyanları durumunda bir şey söyleyemediklerini söylemekteler. Bayilerimiz konu hakkında telefonla ve mail göndererek bu durumdan şikayetçi durumdadır. 23 İlgili belgeye ilişkin savunma değerlendirmesinde yer verilen ünvanlar teşebbüsün birinci yazılı savunmasında yer verilen bilgilerden elde edilmiştir.
23-58/1147-409 18/69 Konu hakkında yardım talep etmekteler. Bilgilerinize.” (.....): “Hangi bayiimizden çıkış yapıldığını tespit etmeye çalışalım (.....) bey yardım rica ederim” (74) Teşebbüsün söz konusu tespite ilişkin savunmasında, önceki tespitlere yönelik savunmalara paralel şekilde, yazışma tarihi üzerinden sekiz yıl geçmiş olmasından bahisle Tespit 72 mesnet gösterilerek ihlal tespitinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığı ifade edilmiştir. (75) Tespit 72’ye konu ticari ilişkide, satıcının bizzat “gittigidiyor” satış platformunu işleten teşebbüs olduğu, bu yönüyle satıcının bir UĞUR bayisi olmadığı, UĞUR’dan doğrudan ürün temin etmeyen TEKNOSA, gittigidiyor, mediamarkt, hepsiburada gibi platformları işleten teşebbüslerin zaman zaman UĞUR’dan ve/veya bayilerinden ürün satın alabildiği ve stoklarında bulundurdukları bu ürünleri, internet sitelerine müşteri çekmek adına TTK m. 55 hilafına toptan fiyatların dahi altında fiyatlardan satışa sunabildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda, Tespit 72’ye konu belge tarihi itibarıyla geçerli olan fiyat sirkülerinde yazışmaya konu UDF 7 SL ürününün toptan satış fiyatının (nakit veya taksitli alımlara göre) 1.000 TL ile 1.080 TL arasında olduğu, söz konusu ürünün ücretsiz kargo ve 100 para puanla 1.059 TL’den tüketiciye satışın maliyet altı satış niteliğinde olduğu, bu hususunun TTK m. 55 hilafına haksız rekabet oluşturan bir satış olduğu, söz konusu yazışmanın, doğrudan UĞUR müşterisi dahi olmayan bir platformun bayi toptan alış fiyatlarının altında satış yapması sebebiyle müşteriler ve bayiler nezdinde yaşanan sorunları içeren şirket içi bir yazışma olduğu ve hiçbir şekilde UĞUR ürünlerinin yeniden satış fiyatına ilişkin olarak baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikini ortaya koymadığı belirtilerek, Tespit 72’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı iddia edilmiştir. (76) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada bir çevrim içi satış platformu olan “gittigidiyor” isimli pazaryerinde Uğur markalı UDF 7 SL koduna sahip çekmeceli derin dondurucu ürününün fiyatının 1.059 TL olduğu, 100 TL ParaPuan24 ile satışa sunulduğu ve uygulanan düşük fiyattan dolayı ortaya çıkan bu durumun diğer UĞUR bayilerinin müşteriler karşısında zor durumda kalmasına neden olduğu ifade edilmektedir. Bu durumdan şikâyetçi olan bayilerin, UĞUR’un ilgili bölge sorumlusu ile telefon veya e-posta yoluyla iletişime geçmekte olduğu belirtilmektedir. İlgili e-postaya cevap olarak düşük fiyatla satış yapan yeniden satıcının hangi UĞUR bayisinden ürün tedarik etiğinin tespit edilmesine yönelik bir e-posta gönderilmektedir. (77) Teşebbüs tarafından Tespit 70 kapsamında yapılmış olan ve anılan yazışmanın zamanaşımına uğradığı savunması ile ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurlarının ortaya konulamadığı yönündeki savunmalar, tekraren bu tespit özelinde de yapılmıştır. Anılan savunmalara ilişkin değerlendirmelere Tespit 70 başlığı altında yer verildiğinden mevcut tespit özelinde ayrıca bir açıklamaya yer verilmeyecektir. (78) UĞUR tarafından yazışmaya özgü yapılan ve farklılık arz eden savunma, yazışmada adı geçen pazaryerinin UĞUR müşterisi olmadığı ve anılan platformdaki satış fiyatına müdahaleyi gösteren baskı ve teşvik unsurlarının belge özelinde bulunmadığı hususudur. 24 QNB Finansbank AŞ’nin (QNB) sunmuş olduğu CardFinans adlı kredi kartına ait bir programdır. Bu programda kredi kartı kullanıcıları QNB POS'larında yapılan harcamalarından ve özel kampanyalardan ParaPuan kazanabilmektedir. Kazanılan Parapuanlar, QNB POS'u olan mağazalarda ve ParaPuan kullanımı yapılabilen e-ticaret sitelerinde para olarak kullanılabilmektedir.
23-58/1147-409 19/69 (79) Anılan yazışmanın içeriği, UĞUR’un doğrudan ürün tedarik etmediği bir başka deyişle aralarında alım satım ilişkisi bulunmadığını belirttiği pazaryerinde düşük fiyata yapılan satışlara istinaden UĞUR bayileri tarafından şikâyet alındığına yöneliktir. Akabinde anılan platformda satılan ürünün hangi bayiden temin edildiği sorulmaktadır. Bununla birlikte, yazışmanın içeriğinden bayi şikâyetinin ardından pazaryerine satış yapan bayinin tespit edilip edilmediği, tespit edildiyse bu bayinin pazaryerine yaptığı satışlardaki fiyatlara müdahale edilip edilmediği belli değildir. Bu bakımdan, Tespit 72’ye ilişkin teşebbüs savunması da dikkate alınmak suretiyle piyasada daha düşük fiyata ürün satılmasını kapsayan bir şikâyeti konu alan söz konusu tespitin, tek başına, UĞUR hakkında ihlal isnadına dayanak teşkil etmeye elverişli olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 73 (80) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR Bölge Temsilcisi (.....) arasında geçen 08.04.2015 tarihli ve “Re: İnternetteki fiyatlarımız” konulu e-posta yazışmalarında şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Merhabalar; İnternette ürünlerimizin toptan fiyatına satılması ve üstüne 100 TL'ye varan indirimlerden dolayı bayilerden oldukça fazla şikayet gelmektedir. Bu fiyat istikrarsızlığının firmamız ve ürünlerimizin prestijini olumsuz yönde etkilemesinin yanı sıra bayilerde bu yüzden aldıkları fiyata ürün satmalarından dolayı mağdur olmaktalar. Kimi bayiler ise ben sizden niye alayım ki internette hem toptan fiyatın altında satılıyor, hemde 100 TL hediye veriyorlar diyenler bile var. Ekli dosyada bugün gittigidiyor sayfasındaki ürünlerimizin fiyatları mevcuttur. Lütfen bütün arkadaşlar internet üzer inden bu şekilde satış yapan bayilerimizi uyaralım. Ben şahsım adına kendi bölgemdeki bayilerimi uyarıyorum ama bazı firmaların toptan fiyatına satış yapmalarından dolayı haklı olarak uyardığım kişiler sitemde bulunuyorlar ve fiyatı geri çekmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar. Unutmayalım ki bayilerimiz kar ettikleri sürece bizim ürünlerin satışına önem verirler (…)” (.....): “Kardeşim aynen Katılıyorum. Artık bu siteler Ugur markasına zarar vermeye başladılar. Biram önce tedbir alınmalı. 4.cü bölgedeki bayilerde bu durumdan şikayetçiler. Müşteriler gelip siz bizi kazıklıyorsunuz diyorlarmış. Onun için biran önce müdahale edilmelidir.” (81) UĞUR tarafından Tespit 73’e yönelik yapılan savunmada, UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, UĞUR’un bu eksende hareket ederken rekabet hukukunun öngörmüş olduğu düzenlemelere sıkı sıkıya uyduğu, hiçbir durumda bayilerine uygulamakta oldukları fiyatlara ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikte bulunmadığı beyan edilmiştir. (82) Buna ek olarak, TTK m. 55 hilafına toptan fiyat veya altında fiyatlardan ürünlerin satışa sunulmasının, UĞUR’un müşteriler nezdinde itibar kayıplarına sebep olduğu, markaya ve şirket prestijine zarar verdiği, müşterilerin UĞUR’u ve bayilerini “kazıkçılık”la suçladığı, maliyetin altında satışlar sebebiyle vücut bulan haksız rekabetin diğer bayilerin bertaraf edilmesini amaçladığı iddia edilmiştir. (83) Ayrıca, yeniden satış fiyatının tespitine yönelik olarak UĞUR’un baskı veya teşvikinin; her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ortaya konulamamış olması gerekçesiyle Tespit 73 kapsamında UĞUR aleyhine herhangi bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (84) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada, çevrim içi satış platformlarındaki fiyatların, fiziksel mağazadaki fiyatlardan daha düşük olması sebebiyle bayilerin ürün
23-58/1147-409 20/69 satamadığı, bayilerin bu konu hakkında şikâyetçi oldukları ve bazı bayilerin sağlayıcı olan UĞUR’un yerine söz konusu düşük fiyatlı satış yapan yeniden satıcılardan ürün tedarik etmenin kendileri için daha avantajlı olacağından bahsettiği belirtilmektedir. Yazışmanın devamında ise internette satış yapan bayilerin düşük fiyattan satış yapmamaları hususunda uyarılmasının talep edildiği, UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) kendi bölgesinde olan bayileri bu konuda hâlihazırda uyardığı ifade edilmiştir. UĞUR Bölge Temsilcisi tarafından verilen cevapta ise söz konusu satışların UĞUR markasına zarar verdiği ve ivedilikle önlem alınması gerektiği belirtilmektedir. Yazışmadan anlaşılacağı üzere, UĞUR tarafından internet kanalı üzerinden yapılan satışlar yakından takip edilmekte ve UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahale politikası çerçevesinde belirlenmiş olan perakende satış fiyatlarından sapmaya sebep olan indirimli satışların fiyat istikrarsızlığı şeklinde addedildiği görülmektedir. İlaveten, yazışmada sabit olduğu üzere, bayilerin internet kanalı üzerinden düşük fiyatlı satışlara ilişkin yaptıkların şikâyetlerin akabinde UĞUR tarafından aksiyon alındığı ve yetkililerin sorumlu oldukları bölgelerdeki satıcıları düşük fiyattan satış yapmamaları yönünde uyardıkları anlaşılmaktadır. Anılan eylemler ile UĞUR’un yeniden satıcıların bağımsız şekilde belirlemesi gereken yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu ve yürüttüğü politika kapsamında bayilerce de bu durumun içselleştirilip belirlenen fiyatın altında satış yapıldığını tespit ettiklerinde doğrudan UĞUR’a şikâyette bulundukları ve UĞUR’un bu şikâyetleri bir takip mekanizması şeklinde kullanarak politikadan sapma yaşanması halinde tekrar müdahalede bulunduğu anlaşılmaktadır. (85) Teşebbüs tarafından Tespit 70 kapsamında yapılmış olan ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu yönündeki savunma ile Henkel kararında ortaya konulan standartların sağlanmadığı ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmalar, Tespit 73 özelinde de tekrar edilmiştir. Anılan savunma, Tespit 70 altında değerlendirilmiş olup ayrıca mevcut Tespit özelinde ilave bir açıklamaya yer verilmeyecektir. Sonuç olarak, Tespit 73’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 74 (86) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Yurt İçi Satış Pazarlama Direktörü (.....) tarafından UĞUR yetkili satıcılarına gönderilen ve diğer UĞUR çalışanlarının da bilgilendirildiği 19.05.2016 tarihli ve “uygulama yanlışları” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Değerli Bayilerimiz, Bildiğiniz üzere bir ay önce, internet satışlarında haksız rekabeti önlemek adına ekli maildeki yazımı sizlerle paylaştım.25 Ve bu yazı üzerine çoğunluk bayiimiz şartlara uyum sağladılar. Vesile ile kendilerine teşekkür ederim. Ancak bazı bayilerimiz de aşağıdaki konularda uyumsuzluk devam etmektedir. 1- Granit Tencere kampanyasının tüketicilerimize tavsiye edilen fiyatı, 22.03.2016 tarihli sirkülerimizle sizlere bildirilmişti, dolayısı ile siteniz deki fiyatlandırmada bu rakamların yazılması en uygunudur. (Örnek …… SSL 150 UCF 1.094 TENCERESİZ, 1.152 TENCERELİ ) 2- Fiyatlandırmaların (kuruş) dikkat edilerek aynı olmasına özen gösterilmesi, gece ve gündüz fiyatlarında değişiklik yapılmadan duyurulması gerekir. 3- Sitelerinizdeki duyurumlarda ,(En Büyük Bayi gibi ) kavram kargaşası oluşturacak duyurumlardan kaçınılması önemlidir. (…)” 25 İlgili yazışmada geçen “ekli mail” ifadesi ile kast edilen e-postanın içeriğine gerçekleştirilen yerinde incelemelerde ulaşılamamıştır.
23-58/1147-409 21/69 (87) UĞUR tarafından Tespit 74’e yönelik yapılan savunmada, söz konusu yazışmanın, TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, UĞUR’un bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, UĞUR’un bu eksende hareket ederken rekabet hukukunun öngörmüş olduğu düzenlemelere sıkı sıkıya uyduğu, hiçbir durumda bayilerine uygulamakta oldukları fiyatlara ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikte bulunmadığı beyan edilmiştir. (88) Bu çerçevede, Tespit 74’ün lafzının tam da bu durumu desteklediği, “internet satışlarında (maliyetin altında satışlar sebebiyle doğan) haksız rekabeti önlemek adına” bilgilendirme yapıldığını gösterdiği, dolayısıyla soruşturma bildiriminde yer alan değerlendirmelerin aksine yazışmada geçen “şartlara uyum sağlama” ifadesi ile kastedilenin “internet satış fiyatlarının UĞUR tarafından belirlenmiş olan fiyat seviyesine çekilmesi” değil, TTK m. 55 hilafına toptan satış fiyatlarının altında/maliyetin altında fiyatlardan satış yapılmaması olduğu belirtilmiştir. (89) Ayrıca, yazışmada geçen “Granit Tencere kampanyasının tüketicilerimize tavsiye edilen fiyatı, 22.03.2016 tarihli sirkülerimizle sizlere bildirilmişti, dolayısı ile sitenizdeki fiyatlandırmada bu rakamların yazılması en uygunudur.” ve “Fiyatlandırmaların (kuruş) dikkat edilerek aynı olmasına özen gösterilmesi” ifadelerinin, bayilere verilen kampanyalı fiyatların aşılmaması hususuna yönelik olduğu ifade edilerek Tespit 74’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı iddia edilmiştir. (90) UĞUR Pazarlama Direktörü tarafından Uğur markalı ürünlerin satışını gerçekleştiren bayilere gönderilen iletide, internet satışlarına yönelik yapılan uyarı neticesinde bayilerin çoğunluğunun şartlara uyum sağladığı, ancak bazı bayilerin UĞUR tarafından belirlenen sirküler ile bayilere bildirilen tavsiye niteliğindeki fiyatlara uyumsuzluk gösterdiği belirtilmektedir. Yazışmanın devamında, fiyatlandırmalarda kuruşların aynı olması gerektiği ve günün farklı saatlerinde farklı fiyatlandırma yapılmaması konusunda uyarıda bulunulmaktadır. (91) Yazışmada geçen ifadelerden hareketle, UĞUR tarafından tavsiye adı altında yayımlanan satış fiyatlarının, UĞUR’un baskısı neticesinde sabit fiyata dönüştüğü anlaşılmaktadır. Söz konusu yazışmada tavsiye niteliğindeki satış fiyatlarının altında satış yapıldığı, ürün tipi ve fiyatlarla örneklendirilmek suretiyle bayilere bildirilmekte ve tavsiye adı altında yayımlanan satış fiyatlarına uyum konusunda bayilere uyarıda bulunulmaktadır. (92) Teşebbüs tarafından Tespit 70 kapsamında yapılmış olan ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğuna yönelik savunma, mevcut Tespit 74 özelinde de yapılmıştır. Anılan savunmalara ilişkin değerlendirmelere Tespit 70 başlığı altında yer verildiğinden mevcut tespit özelinde ayrıca bir açıklamaya yer verilmeyecektir. Sonuç olarak Tespit 74’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 75 (93) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Bölge Satış Sorumlusu (.....) tarafından “Uğur Yurt İçi Satış” isimli e-posta grubuna gönderilen 24.05.2016 tarihli ve “RE: uygulama yanlışları” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
23-58/1147-409 22/69 (.....): “Merhaba (.....) Bey26, 60-13 Cari kodlu Bayimiz Elmacıoğlu A.Ş. (Eva mağaza) İnternetteki Fiyatlarını Bizim istediğimiz gibi güncellemiştir. Ancak Profilo İstanbul Fiyatlarını değiştirmemiş ve İndirimli Fiyattan Granit Tencere Seti vermeye devam etmektedir. Ayrıca Axess Kart ile yapılan Alışverişlerde 100,00 TL Chip para vererek 1.163,32 TL Fiyat vermektedir. Bilginize… İyi Çalışmalar. Saygılarımla,” (94) UĞUR tarafından Tespit 75’e yönelik yapılan savunmada, söz konusu yazışmanın, TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, UĞUR’un, bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, anılan yazışmada yer alan “Bayimiz Elmacıoğlu A.Ş. (Eva mağaza) İnternetteki Fiyatlarını Bizim istediğimiz gibi güncellemiştir.” ifadesi ile kastedilenin “internet satış fiyatlarının UĞUR tarafından belirlenmiş olan fiyat seviyesine çekilmesi” değil, TTK m. 55 hilafına toptan satış fiyatlarının altında / maliyetin altında fiyatlardan duyurulan fiyatların toptan fiyatların üzerine çekilmesi olduğu ifade edilmiştir. (95) Bu kapsamda, Tespit 75’e konu belge tarihi itibarıyla geçerli olan UĞUR fiyat sirkülerinde27 açık bir şekilde görüldüğü üzere, yazışmaya konu UCF 210 SSL Derin Dondurucu ürününün toptan bayi alış fiyatının/bayiye satış fiyatının 1.120 TL ile 1.210 TL arasında değiştiği, Profilo İstanbul’un bu ürünü 100 TL Chip para, Emsan granit set ve çekiliş bileti hediyeleri ile birlikte 1.163,32 TL’ye satışa sunduğu, TTK m. 55 altında haksız rekabet teşkil ettiği düzenlenen maliyetin altında satışlarda maliyetin hesaplanmasında alış fiyatının yanında, tüm masraflar, satıcının konumu, çalıştırdığı personel sayısı vb. değişkenlerin de gözetilmesi gerektiği, bundan hareketle ilgili yazışmada yer alan ifadelerin TTK m. 55 çerçevesinde olduğu ifade edilmiştir. (96) Her halükarda, söz konusu tespitte, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için Henkel kararında da aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı ve her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispatlanan bir ihlalin bulunmadığı belirtilerek Tespit 75’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (97) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada, UĞUR Bölge Satış Sorumlusu (.....) tarafından UĞUR çalışanlarının yer aldığı gruba iletilen e-postada, ELMACIOĞLU isimli bayinin internet kanalı üzerinden satışa sunduğu ürünlerin fiyatını UĞUR’un istediği seviyeye çektiği, ancak bir başka bayi olan Güzel Evim Ev Gereçleri San. ve Tic. Ltd. Şti’nin (GÜZELEVİM) halen istenen fiyattan satış yapmadığı belirtilmektedir. Yazışmadaki ifadelerden anlaşıldığı üzere, UĞUR çalışanları tarafından bayilerin internet kanalı üzerinden satış fiyatlarını doğrudan takip edildiği ve akabinde fiyatı düşük bulunan bayilerin uyarılarak yeniden satış fiyatının istenen seviyeye getirildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu yazışma, UĞUR hakkında elde edilen birçok belge ile benzer şekilde, teşebbüsün yeniden satıcıların bağımsız şekilde belirlemesi gereken satış fiyatına müdahalede bulunduğunu gösterir niteliktedir. 26 UĞUR Yurt İçi Satış ve Pazarlama Direktörü. 27 İlgili fiyat sirküleri, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 23/69 (98) Teşebbüsün her bir tespit özelinde defaten dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere, Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiştir. Anılan savunmalara ilişkin değerlendirmelere Tespit 70 başlığı altında yer verildiğinden mevcut tespit özelinde ayrıca bir açıklamaya yer verilmeyecektir. Sonuç olarak Tespit 75’e konu yazışma kapsamında, UĞUR tarafından yeniden satış fiyatına müdahalede edildiği kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 76 (99) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Yurt İçi Satış Müdür Yardımcısı (.....) tarafından UĞUR Kıdemli Bayi Satış Uzmanı (.....), Yurt İçi Satış ve Pazarlama Direktörü (.....) ve UĞUR çalışanı (.....) gönderilen 13.07.2016 tarihli ve “İnternet satış fiyatları uymama” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: “(.....) bey merhaba, (.....) beyin defaatle uyardığı konu Hakkı'nda bayiniz hiç bir şekilde kendini Çek'i düzen vermediği görülmekte. Konu Hakkı'nda kendisi ile görülebilir misimiz.” (100) UĞUR tarafından Tespit 76’ya yönelik yapılan savunmada, yazışmada geçen “uyarı”nın konusunun ne olduğunu gösteren hiçbir belge bulunmadığı, belge içeriğinin tümü dikkate alındığında ilgili bayinin “uyarı”ya rağmen davranışlarını değiştirmediğinin anlaşıldığı iddia edilmiştir. Söz konusu yazışmanın yeniden satış fiyatının tespitini işaret eden bir yanının bulunmadığı, aksine söz konusu yazışmanın TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (101) Ayrıca, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için Henkel kararında da aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı ve her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispatlanan bir ihlalin bulunmadığı belirtilerek Tespit 76’dan hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (102) UĞUR çalışanları arasında geçen “İnternet satış fiyatları uymama” konulu e-postada, öncesinde uyarıldığı belirtilen bir bayinin anılan uyarıları dikkate almadığından bahsedilmekte ve bu konu hakkında bayi ile iletişime geçilmesi gerektiği ifade edilmektedir. (103) Teşebbüs tarafından Tespit 70 kapsamında yapılmış olan ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu yönündeki savunma, tekraren Tespit 76 özelinde de yapılmıştır. Anılan savunmalara ilişkin değerlendirmelere yukarıda detaylı bir şekilde yer verilmiştir. Kısaca belirtmek gerekirse, TTK hükümleri uyarınca tedarik fiyatının altında satış gerçekleştirme eyleminin salt haksız rekabet teşkil etmediği ve böylesi bir tespit için başkaca unsurların da arandığı gerek literatür gerek içtihat örneklendirmeleri ile ortaya konulmuş olup bu itibarla teşebbüsün savunmasına itibar edilmemiştir.
23-58/1147-409 24/69 (104) UĞUR tarafından yazışmaya özgü yapılan ve farklılık arz eden savunma ise yazışmada geçen “uyarı” ifadesi ile kastedilenin ne olduğunun tam olarak anlaşılmadığı, dolayısıyla söz konusu ifadenin, fiyata müdahale şeklinde yorumlanamayacağı yönündedir. (105) Yazışma içeriği incelendiğinde gerçekten de “(.....) beyin defaatle uyardığı konu Hakkı'nda” ifadesinden uyarıda bulunulan hususun hangi konuda olduğu net bir şekilde anlaşılamamaktadır. Bununla birlikte, e-postanın konusunun “İnternet satış fiyatları uymama” olmasından hareketle, UĞUR’un savunmasında yer verdiği beyanın aksine, yazışma içeriğinde geçen uyarının konusunun fiyat olduğu sonucuna ulaşılabilecektir. UĞUR hakkında elde edilen belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, birçok belgede görüldüğü üzere, bayinin “uygun davranmaması” ya da “kendine çeki düzen vermemesi” gibi ifadeler ile ilgili bayinin UĞUR tarafından tayin edilen fiyatların altında ürün satışı gerçekleştirmesi kast edilmektedir. Keza teşebbüsün Tespit 76’ya yönelik savunmasında da söz konusu yazışmanın, haksız rekabete ilişkin TTK hükümleri kapsamında maliyet altındaki satışların önüne geçilmesine yönelik olduğu ifade edilerek yazışmanın, bayinin fiyatlarının yükseltilmeye çalışıldığına ilişkin olduğu bir anlamda kabul edilmiş durumdadır. Sonuç olarak, Tespit 76’ya konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 77 (106) UĞUR Marmara Bölge Müdürlüğünde yapılan yerinde incelemede alınan ve UĞUR Marmara Bölge Satış Müdür Yardımcısı (.....) ile UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) arasında geçen 18.04.2017 tarihli Whatsapp görüşmesinin içeriği şu şekildedir: (.....): “Şimdi konuşuyorum” (.....): “Tmm abi Teşekkürler.” (.....): “Fiyat 1010 TL ye yükseltiliyor. Yalnız Erbab var onunla konuştun mu bu arkadaş fiyatları hiç düşürmüyor” (.....): “Erbabın fiyatı yüksekti Elmacıoğlunun düşük Onunlada konuşuldu Ama erbaba tekrar bakayım” (.....): “998,94 TL Elmacıoğlu: 998,95” (.....): “Şimdi onun bölge sorumlusunada ulaşıyorum abi Elmacıoğlu ile az önce görüştük” (107) UĞUR tarafından Tespit 77’ye yönelik yapılan savunmada, yazışmanın UED 5170 DTK kodlu ürüne ilişkin olduğu, 01.01.2017 yürürlük tarihli ve söz konusu yazışma tarihi itibarıyla geçerli olan fiyat sirküleri28 incelendiğinde ilgili ürünün bayi toptan alış fiyatının 1.009 TL olduğunun görüldüğü, söz konusu ürünün 979.90 TL olan satış fiyatının ilgili tarihte 1.009 TL olan toptan satış fiyatının altında bir fiyat olduğu belirtilmiştir. Yazışma devamında Erbab olarak ifade edilen bayi için değinilen 998,94 TL ve ELMACIOĞLU olarak ifade edilen bayi için değinilen 998,95 TL fiyatların da ilgili tarihte geçerli toptan fiyatların altında olduğu, bu bakımdan ilgili yazışmanın, TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun 28 İlgili fiyat sirküleri, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 25/69 olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu ifade edilmiştir. (108) Buna ek olarak, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayilerin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek değerde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı ifade edilerek Tespit 77’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (109) Söz konusu Whatsapp yazışmasında UĞUR çalışanlarının kendi aralarında, Emir Çivrilli Erbaboğlu Ticaret (ERBABOĞLU) ve ELMACIOĞLU isimli bayilerin UED 5170 DTK kodlu dikey derin dondurucu olduğu düşünülen ürüne ilişkin fiyat hareketlerine dair bilgi paylaşımında bulunduğu görülmektedir. Anılan bayilerin satış fiyatlarının, UĞUR’un belirlediği fiyatlarla aynı seviyede olmadığının görülmesi üzerine fiyatların düzeltilmesi için bayilerle iletişime geçildiği ve bayiler ile yapılan görüşme neticesinde yazışmaya konu ürünlerin fiyatlarının yükseltildiği anlaşılmaktadır. (110) Teşebbüs tarafından Tespit 70 kapsamında yapılmış olan ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu yönündeki savunma, tekraren Tespit 77 özelinde de yapılmıştır. Anılan savunmalara ilişkin değerlendirmelere Tespit 70 başlığı altında yer verildiğinden mevcut tespit özelinde ayrıca bir açıklamaya yer verilmeyecektir. (111) Teşebbüsün savunmasında yer alan bir diğer husus, UĞUR hakkında elde edilen diğer belgelere ilişkin savunmalarda da yer verildiği üzere, yeniden satış fiyatının tespiti isnadında bulunabilmek için baskı ve teşvik unsurunun ortaya konması gerektiğine ilişkindir. Anılan savunmaya Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde cevap verilmiş olup ilave bir değerlendirmede bulunulmayacaktır. (112) Bunun yanı sıra, teşebbüs savunmasında, UĞUR tarafından bayilere yapılan bilgilendirmelerin, bayilerin "bağımsız bir iktisadi davranış olarak kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek değerde" olmadığı ifade edilmektedir. Teşebbüsün anılan savunmayla esasında bayilerin fiyatlarını yükseltmesi ile UĞUR’un yazışmaya konu bilgilendirmesi arasındaki illiyet bağının sorgulanması gerektiğini iddia ettiği anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki teşebbüsün savunmasında dile getirdiği “satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek değerde” bir müdahale, esasında Tespit 77’ye konu yazışmada açıkça görülmektedir. Zira UĞUR çalışanları arasında geçen yazışmada “Şimdi konuşuyorum… Fiyat 1010 TL ye yükseltiliyor.” ifadelerinden fiyatı düşük olduğu tespit edilen bayi ile iletişime geçildiği ve akabinde bu iletişim neticesinde bayinin fiyatının yükseltildiği hususları, UĞUR yetkilisinin doğrudan kendi beyanı ile ortaya konulmaktadır. Dolayısıyla UĞUR’un savunmasında “bilgilendirme” şeklinde tabir ettiği söz konusu müdahale, bayilerin serbest şekilde belirlemesi gereken satış fiyatına etki edecek değerde gerçekleşmiş ve bayi fiyatını bu doğrultuda yükseltmiştir. Netice itibarıyla UĞUR’un doğrudan bayi ile iletişime geçip satış fiyatının yükseltilmesi şeklindeki müdahalesi sonucu bayinin fiyatı artırdığı doğrudan UĞUR yetkilisinin beyanı ile ortaya konulmakta ve dolayısıyla bayinin fiyat artışı ile UĞUR’un müdahalesi arasındaki illiyet bağı bariz şekilde görülmektedir. Sonuç olarak Tespit 77’ye konu yazışma kapsamında, UĞUR tarafından yeniden satış fiyatına müdahale edildiği değerlendirilmiştir.
23-58/1147-409 26/69 Tespit 78 (113) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bayi Satış Uzmanı (.....) tarafından “Uğur Yurt İçi Satış” isimli e-posta grubuna gönderilen 17.07.2017 tarihli ve “FW: UYGUNSUZ İNTERNET FİYATLARI” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Merhaba Arkadaşlar; 11-06-2017 tarihinde aşağıdaki internet satışı yapan, maili bulunan bayilerimize ilgili mail atılmıştır, internette düşük fiyatlı bayi satışıyla karşılaştığınızda maile referansla uyarıda bulunabilirsiniz, Saygılarımla,” (114) UĞUR tarafından Tespit 78’e yönelik yapılan savunmada, yazışmada bahsedilen “uyarı”nın konusunun ne olduğunu gösteren hiçbir belge bulunmadığı, Kuruma arz edilen “İnternet Kanalı ile Satış Standart ve Kuralları” (İnternet Satış Kuralları)29 belgesinin tarihine bakıldığında bu belgenin 17.08.2017 tarihli olduğu, yazışmada atıf yapılan mailin de bu kurallara referansta bulunduğu, dolayısıyla, yazışmada geçen “internette düşük fiyatlı bayi satışı” ifadesiyle, İnternet Satış Kuralları’nda değinildiği üzere maliyet altı satışların kast edildiği, bu bakımdan söz konusu yazışmanın TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu ifade edilmiştir. (115) Ayrıca, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için Henkel kararında da aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayilerin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı ifade edilerek Tespit 78’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (116) UĞUR çalışanları arasında geçen “FW: UYGUNSUZ İNTERNET FİYATLARI” konulu e-posta yazışmasında, UĞUR Kıdemli Bayi Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR çalışanlarının yer aldığı gruba iletilen e-postada, internetten satış gerçekleştirilen bayilere gönderilen bir e-postadan bahsedilerek, tüm bayilere internetten düşük fiyatlı satış yapılması durumu söz konusu olursa ilgili e-postayı referans gösterilerek uyarıda bulunulabileceğine dair ifadeler yer almaktadır. (117) Teşebbüsün savunmasında iddia ettiği husus, yazışmada geçen uyarı ifadesi ile kastedilenin ne olduğunun anlaşılamadığına ilişkindir. Yazışmanın içeriğinden internet aracılığıyla bayilerin satış fiyatlarının takip edildiği ve satış fiyatı düşük görülen bayinin UĞUR tarafından uyarıldığı anlaşılmaktadır. Zira yazışmada geçen “… maili bulunan bayilerimize ilgili mail atılmıştır, internette düşük fiyatlı bayi satışıyla karşılaştığınızda maile referansla uyarıda bulunabilirsiniz” ifadesinden bahsedilen uyarının konusunun internette uygulanan düşük fiyatlara dair olduğu açıkça görülmektedir. Bu husus, Dikey Kılavuz’un 19. paragrafında “Örneğin, standart fiyat listelerinden farklı fiyatlardan satış yapan alıcıları rapor etme konusunda tüm alıcılara getirilecek bir yükümlülük 29 İlgili belge, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 27/69 sağlayıcının pazarda uygulanan fiyatları kontrol etmesini önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.” şeklinde ifade edilmiş olup söz konusu raporlama sayesinde UĞUR’un yeniden satış fiyatlarını kontrol etmesi kolaylaştırmaktadır. (118) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (119) Sonuç olarak, söz konusu e-posta yazışması, herhangi bir olay özelinde kaleme alınmış bir yazışmadan ziyade UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahale kapsamında yürüttüğü politikanın tüm bayileri kapsayacak şekilde geniş bir tabana yayıldığını da göstermektedir. Bu bakımdan, Tespit 78’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 79 (120) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Bölge Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR bayisi Memicioğlu Ltd. Şti. yetkilisi (.....) arasında geçen 26.07.2017 tarihli ve “Ynt: UYGUNSUZ İNTERNET FİYATLARI” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Merhaba (.....) bey / (.....) bey, İnternet sitesinde COLOURFASHİON markası ile satışını yaptığınız alanda Uğur markalı dondurucu satışlarınızda düşük fiyatlar mevcuttur. Konuyla ilgili diğer firmalara gönderilen yazı aşağıdaki gibi olup, gerekli hassasiyeti sizlerden bekliyoruz. Saygılarımla,” (.....): “Değerli iş Ortağımız, Gerekli hassasiyetin gösteriliceğini belirtir, diğer firmalarında aynı hassasiyeti göstermesini bekliyoruz. Saygılarımızla,” (121) UĞUR tarafından Tespit 79’a yönelik yapılan savunmada, yazışmanın UDF 5 SSL kodlu ürüne ilişkin olduğu, bu ürünün bir çevrim içi pazaryerinde 1.049 TL’ye satıldığı, 01.01.2017 yürürlük tarihli ve Tespit 79 tarihi itibarıyla geçerli olan fiyat sirküleri30 incelendiğinde ilgili ürünün bayi toptan alış fiyatının nakit/taksitli gibi seçeneklere göre 1.009 TL ile 1.089 TL arasında olduğu belirtilmiştir. Söz konusu yazışmanın, TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu ifade edilmiştir. Gerek doktrin gerekse de Yargıtay kararları uyarınca TTK m. 55 altında haksız rekabet teşkil ettiği düzenlenen maliyetin altındaki satışlarda maliyetin hesaplanmasında alış fiyatının yanında, tüm masraflar, satıcının konumu, çalıştırdığı personel sayısı vb. değişkenlerin de gözetilmesi gerektiği, bu minvalde bayilerin mağaza kirası, personel, nakliye/araç, elektrik ve benzeri işletme giderleri ile pazaryerlerine ödedikleri %8-12 civarında komisyon dikkate alındığında toptan bayi alış fiyatı 1.009 TL ile 1.089 TL arasında değişen bir ürünün 1.049 TL’ye satışa sunulmasının açıkça maliyetin altında satış anlamına geldiği ve TTK m. 55 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu ifade iddia edilmiştir. 30 İlgili fiyat sirküleri, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 28/69 (122) Diğer taraftan, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayilerin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı ifade edilerek Tespit 79’dan hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (123) UĞUR yetkilisi tarafından UĞUR bayisine gönderilen e-postada, yazışmaya konu ürünün31 UĞUR bayisi tarafından “colourfashion” satıcı ismiyle çevrim içi pazaryerinde düşük fiyata satışa sunulduğu belirtilmekte ve gerekli düzeltmenin yapılması konusunda uyarıda bulunulmaktadır. Söz konusu e-postaya, bayi yetkilisi tarafından cevaben gönderilen iletide ise düşük fiyatlara ilişkin gerekli aksiyonun alınacağı ve diğer UĞUR bayilerinin de fiyat konusunda aynı hassasiyeti göstermelerinin beklendiği ifade edilmektedir. (124) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (125) Ayrıca belirtmek gerekir ki söz konusu yazışma, UĞUR çalışanı tarafından yetkili satıcıların perakende satış fiyatına doğrudan müdahalede bulunulduğunu ve bayinin de uyarıyı dikkate alarak bu yönde aksiyon aldığını göstermektedir. Dolayısıyla UĞUR’un yapmış olduğu uyarının bayi nezdinde bir baskı uyandırmadığı yönünde bir sonuca varılması, bayi yetkilisi tarafından gönderilen iletinin varlığı karşısında makul görülmemektedir. İlaveten, bayinin diğer satıcıların da aynı şekilde davranmasını beklediği şeklindeki beyanı, sağlayıcı tarafından uygulanan fiyatlara müdahale politikasının pazardaki satıcılar tarafından kanıksandığını ve olağan bir uygulama şeklinde yürütüldüğünü göstermektedir. Sonuç olarak, Tespit 79’a konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 80 (126) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından “Uğur Yurt İçi Satış” isimli e-posta grubuna gönderilen 14.08.2017 tarihli ve “İnternet Fiyatları Hk.” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Merhaba (.....) Bey, 13.08.2017 saat 23:15 itibariyle internetteki düşük fiyatlı satışların ekran görüntüleri sunum dosyası olarak ekte bilgilerinize sunulmuştur. Saygılarımla,” (127) UĞUR tarafından Tespit 80’e yönelik yapılan savunmada, yazışmanın tamamen TTK m. 55 hilafına toptan bayi alış fiyatının altında satış yapmakta olan bayileri konu alındığı, UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan 31 Teşebbüsün savunmasında yazışmaya konu ürünün, UDF 5 SSL kodlu çekmeceli derin dondurucu olduğu belirtilmiştir.
23-58/1147-409 29/69 fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (128) Buna ek olarak, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayilerin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edile bir ihlalin bulunmadığı ifade edilerek Tespit 80’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (129) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada, UĞUR Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR çalışanlarının yer aldığı gruba iletilen e-postada, internetten düşük fiyatlı satış yapan bayilere yönelik bir çalışma yapıldığı ve çalışmanın e-posta ekinde sunulduğu ifade edilmektedir. Teşebbüs tarafından sunulan savunmadan hareketle yazışmaya konu olan ürünlerin UED 5170 DTK koduna sahip dikey derin dondurucu, UDF 5 SSL (UED 5170 DTK) koduna sahip çekmeceli derin dondurucu, UDF 7 SL (UED 7265 DTK) koduna sahip derin dondurucu, UED 210 (UCF 210 SSL) koduna sahip yatay derin dondurucu ve UED 310 (UCF 310 SSL) koduna sahip yatay derin dondurucu olduğu anlaşılmaktadır. (130) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (131) Diğer taraftan, UĞUR’un yetkili satıcılarının satış fiyatlarını takip ediyor olması tek başına satış fiyatına müdahale eyleminin gerçekleştirildiğini ortaya koymamakla birlikte teşebbüsün hakkında elde edilen diğer tespitlere konu olan ve bayilerin fiyatına müdahale edildiğini gösteren belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde anılan yazışmanın, teşebbüsün yeniden satış fiyatına müdahale politikası kapsamında geliştirdiği takip mekanizmasının bir yansıması olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu itibarla teşebbüs hakkında isnat edilen eyleme ilişkin elde edilen belgeler, bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde, Tespit 80’e konu yazışmanın UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahale politikasını destekler nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Tespit 81 (132) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede alınan ve 25.05.2018 tarihinde UĞUR Yurt İçi Satış ve Pazarlama Direktörü (.....) ile UĞUR Yurt İçi Satış Uzmanı (.....) arasında geçen Whatsapp yazışmasının içeriği şu şekildedir: (.....): “(.....) Bağdat ticareti uyaralım” (.....): “Aradım fiyatını güncelledi abi” (133) UĞUR tarafından Tespit 81’e yönelik yapılan savunmada, söz konusu yazışmanın ES 121 DTK kodlu ürüne ilişkin olduğu, 10.04.2018 yürürlük tarihli ve Tespit 81’in tarihi itibarıyla geçerli olan fiyat sirküleri32 incelendiğinde ilgili ürünün bayi toptan alış fiyatının 999 TL olmasına rağmen söz konusu ürünün 698 TL bedel ile toptan satış fiyatının altında bir fiyattan satışa sunulduğu, söz konusu yazışmanın TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi 32 İlgili fiyat sirküleri, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 30/69 pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu ifade edilmiştir. (134) Buna ek olarak, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayilerin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı ifade edilerek Tespit 81’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (135) Teşebbüs tarafından sunulan yazılı savunma çerçevesinde, UĞUR çalışanları arasında geçen yazışmada bahse konu ürünün UES 121 DTK olduğu anlaşılmaktadır. Yazışma içeriğine bakıldığında, (.....), Bağdat Ticaret ismiyle bir çevrim içi pazaryerinde Uğur markalı ürünlerin satışını yapan yeniden satıcının, satış fiyatını düzeltmesi yönünde uyarılması gerektiği ifade edilmekte ve akabinde konuşmanın diğer tarafı olan (.....) tarafından bayi ile iletişime geçildiği ve fiyatın düzelttirildiği belirtilmektedir. (136) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (137) Söz konusu yazışma UĞUR hakkında elde edilen diğer belgeler ile benzer şekilde, teşebbüs tarafından yetkili satıcıların satış fiyatlarının takip edildiğini ve perakende satış fiyatlarında UĞUR tarafından belirlenen fiyatlardan sapmanın tespiti durumunda direkt olarak bayi ile iletişime geçilip bayinin satış fiyatına doğrudan müdahale edildiğini göstermektedir. Bu itibarla Tespit 81’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 82 (138) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede alınan ve 28.05.2018 tarihinde UĞUR Yurt İçi Satış ve Pazarlama Direktörü (.....) ile UĞUR bayisi GÜZEL EVİM çalışanı (.....) arasında geçen Whatsapp yazışmasının içeriği şu şekildedir: (.....): “Bu sitedeki fiyatı düzeltirmisiniz” (.....): “Tabiki müdürüm” (.....): “Ürün günün fırsatının olduğu için biraz zaman alacak ama ben şimdi talimatını geçiyor” (.....): “En geç yarın sabaha kadar hal olmuş olur” (139) UĞUR tarafından Tespit 82’ye yönelik yapılan savunmada, söz konusu yazışmanın UES 121 DTK kodlu ürününe ilişkin olduğu, 10.04.2018 yürürlük tarihli ve Tespit 82 tarihi itibarıyla geçerli olan fiyat sirküleri33 incelendiğinde ilgili ürünün bayi toptan alış fiyatının 1.372 TL olmasına rağmen söz konusu ürünün 1.195 TL bedel ile toptan satış fiyatının altında bir fiyattan satışa sunulduğu ve söz konusu yazışmanın TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. 33 İlgili fiyat sirküleri, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 31/69 UĞUR tarafından bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasının hiçbir zaman engellenmediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (140) İlaveten, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı ifade edilerek Tespit 82’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddia edilemeyeceği ifade edilmiştir. (141) UĞUR yetkilisi tarafından, UĞUR markalı ürünlerin satışını gerçekleştiren GÜZELEVİM çalışanı olduğu değerlendirilen (.....)’a gönderilen iletinin, D-Market Elektronik Hiz. ve Tic. AŞ (HEPSİBURADA) isimli çevrim içi pazaryeri üzerinden satışa sunulan UED 5170 DTK koduna sahip derin dondurucu ürününe ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Anılan yazışmada, (.....) tarafından söz konusu ürünün görseli paylaşılarak ürünün fiyatının düzeltilmesi gerektiği belirtilmektedir. Akabinde bayi çalışanı, ürünün o güne özgü bir indirime tabi olduğunu, bu sebeple indirimli fiyatı kaldırmanın biraz zaman alacağını belirtmekte ve kısa sürede fiyatın düzeltileceği yönünde bilgi vermektedir. Yazışmanın içeriğinden anlaşıldığı üzere, UĞUR, yetkili satıcılarının internet kanalı üzerinden fiyatlarını takip etmekte ve fiyatı düşük olduğunu gördüğü bayileri doğrudan uyararak fiyatın istenen seviyeye çıkarılmasını sağlamaktadır. (142) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (143) Yazışmanın içeriğinden anlaşıldığı üzere UĞUR, yetkili satıcılarının internet kanalı üzerinden fiyatlarını takip etmekte ve fiyatı düşük olduğunu gördüğü bayileri doğrudan uyararak fiyatın istenen seviyeye çıkarılmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla UĞUR hakkında elde edilen birçok belge ile benzer şekilde Tespit 82’ye konu yazışma da UĞUR’un yeniden satış fiyatına doğrudan müdahalesini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Tespit 82’ye konu yazışma kapsamında UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 83 (144) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Yurt İçi Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR çalışanlarına gönderilen 02.03.2020 tarihli ve “FW: İNTERNET Fiyatları hk.” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Merhaba İnternet sitelerinde fiyatları düşük olanlar ektedir, bayilerimize gerekli uyarıların yapılması için yardımlarınızı bekliyoruz bilgilerinize.” (145) UĞUR tarafından Tespit 83’e yönelik yapılan savunmada, ilgili yazışmada UĞUR çalışanları tarafından “internetteki düşük fiyatlı satışlar” şeklinde ifade edilen durumun, UĞUR bayilerinin TTK m. 55 hilafına toptan bayi alış fiyatının altındaki satışlarını konu
23-58/1147-409 32/69 aldığı ve söz konusu yazışmanın TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği belirtilmiştir. UĞUR’un bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu iddia edilmiştir. (146) Buna ek olarak, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı ifade edilerek Tespit 83’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı ifade edilmiştir. (147) UĞUR yetkilileri arasında geçen iç yazışmada, UĞUR hakkında elde edilen diğer belgelerle benzer şekilde yetkili satıcıların satış fiyatlarının takip edildiği görülmektedir. Anılan takip sonrasında fiyatı düşük olduğu saptanan bayiler ise UĞUR çalışanları arasında raporlanmakta ve bahsi geçen bayilere gerekli uyarıların yapılması hususu ifade edilmektedir. (148) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (149) Anılan yazışmada, Tespit 80’e konu yazışma ile benzer şekilde bayilerin satış fiyatlarının UĞUR tarafından internet kanalı vasıtasıyla takip edildiği görülmektedir. Bunun yanı sıra, bahse konu yazışma yalnızca takip hususunu değil bu takip neticesinde düşük fiyata satış yaptığı anlaşılan bayilerin uyarılması hususunu da ortaya koymaktadır. Dolayısıyla anılan yazışma, UĞUR hakkında elde edilen ve bayiler ile iletişime geçilip satış fiyatının yükselttiğini gösteren diğer belgeler ile birlikte ele alındığında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahale iradesinin ve bu yöndeki eylemlerinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Bu itibarla, teşebbüs hakkında isnat edilen eyleme ilişkin elde edilen belgeler bütüncül bir bakış açısıyla dikkate alındığında, Tespit 83’e ilişkin yazışmanın, UĞUR’un sürdürdüğü yeniden satış fiyatına müdahale politikasını destekler nitelikte değerlendirilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Tespit 84 (150) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede UĞUR Yurt İçi Satış Müdür Yardımcısı (.....) mobil cihazından alınan “Uğur Satış Uzmanları” isimli Whatsapp grubunda yer alan 28-29.05.2020 tarihli iletişimin içeriği şu şekildedir: (.....): [UĞUR markalı ürüne ait olduğu düşünülen bir görsel paylaşılmıştır.] (.....): “Fiyat düzeltebilir miyiz? Alış fiyatı suan 7.344 tl” (.....): [Güzelevim adlı yeniden satıcıya UĞUR tarafından düzenlenen fatura olduğu tahmin edilen bir görsel paylaşılmıştır.] (.....): “Alış fiyatı 3267 tl müşteriye kargo dahil 2986 tl ye gitmiş İstanbuldan hataya fiyatı düzelttirelim (.....) Bey Hatay bayimiz bu yüzden satışları iptal oluyor”
23-58/1147-409 33/69 … (151) UĞUR tarafından Tespit 84’e yönelik yapılan savunmada, söz konusu yazışmanın TTK. m. 55 hilafına toptan bayi alış fiyatının altında satış yapmakta olan bir bayiyi konu aldığı, yazışmaya konu UDR 14 SCE kodlu ürünün Arız Soğutma Isıt. End. Mutfak Taah. Tur. Hay. Gıd. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. (ARIZ) tarafından N11 isimli çevrimiçi pazaryerinde 6.750 TL fiyat ile satışa sunulduğu, ancak ilgili tarihte geçerli olan fiyat sirkülerinden de görülebileceği üzere söz konusu ürünün toptan bayi alış fiyatının 7.334 TL olduğu, yazışmanın ikinci kısmında (.....) “Alış fiyatı 3267 tl müşteriye kargo dahil 2986 tl ye gitmiş” şeklindeki ifadesinin bayinin maliyetin altında satış yaptığını açıkça ortaya koyduğu ifade edilmiştir. UĞUR’un, bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, UĞUR’un bu eksende hareket ederken rekabet hukukunun öngörmüş olduğu düzenlemelere sıkı sıkıya uyduğu, hiçbir durumda bayilerine uygulamakta oldukları fiyatlara ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikte bulunmadığı iddia edilmiştir. (152) Ayrıca, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı ifade edilerek Tespit 84’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı ifade edilmiştir. (153) Teşebbüs tarafından yapılan belgeye ilişkin savunmada, Tespit 84’e konu ürünün UDR 14 SCE koduna sahip dondurma teşhir reyonu olduğu ve ARIZ tarafından n11 isimli çevrim içi pazaryerinde satışa sunulduğu ifade edilmiştir. İlgili yazışma, UĞUR satış ekibi arasında gerçekleştirilmekte olup yazışmada öncelikle UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından ARIZ’ın internet satış fiyatını gösterdiği değerlendirilen bilgisayar ekranının fotoğrafı paylaşılarak “Fiyat düzeltebilir miyiz Alış fiyatı suan 7.344 tl” ifadelerine yer verilmiştir. Ardından UĞUR çalışanı (.....) tarafından, GÜZELEVİM’in müşteriye düzenlediği fatura görseli paylaşılarak bayinin alış fiyatının altında bir fiyattan müşterisine satış yaptığı ifade edilmekte ve “fiyatı düzelttirelim” denmek suretiyle bahse konu bayinin satış fiyatına müdahale edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Aksi takdirde Hatay’da yer alan başka bir bayinin satışlarının iptal olmaya devam edebileceği belirtilmektedir. (154) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (155) Tespite konu yazışmadaki ifadelerden anlaşıldığı üzere, UĞUR çalışanları arasında takibi gerçekleştirilen bayi satış fiyatlarına ilişkin bilgiler paylaşıldığı ve fiyatı düşük olduğu görülen bayilerin fiyatının düzelttirilmesine ilişkin talimat verildiği görülmektedir. Anılan eylemlerin UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahale politikasını ve bu politikanın sürdürülebilirliğini sağlamak maksadıyla alınan önlemleri gösterdiği
23-58/1147-409 34/69 değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, Tespit 84’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 85 (156) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR Yurt İçi Satış Müdür Yardımcısı (.....) ile UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) gönderilen 19.01.2021 tarihli ve “FW: Damlayan Ticaret Pttavm fiyatı” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: “Merhabalar Çanakkale bayimizin belirtmiş olduğubizdeki perakende satışımızın 7.519 TL olan UBM30 Buz makinasını 5.500 TL ye satmakta olup, ekran görüntüsü aşağıdaki gibidir. Bayimize gerekli uyarıyı yapabilirmisiniz. İyi çalışmalar.” (157) Söz konusu e-postaya istinaden (.....) tarafından Damlayan Ticaret isimli bayiye gönderilen 19.01.2021 tarihli e-posta içeriği şu şekildedir: “Merhaba (.....) Bey ve (.....) Bey, Aşağıda resmini görecek olduğunuz ürünler için gerekli düzeltmeleri yapmanızı rica ederim.” (158) UĞUR tarafından Tespit 85’e yönelik yapılan savunmada, Tespit 85’e konu yazışmanın UBM 30 kodlu buz makinası ürününe ilişkin olduğu, 09.11.2020 yürürlük tarihli ve Tespit 85 tarihi itibarıyla geçerli olan fiyat sirküleri34 incelendiğinde ilgili ürünün bayi toptan alış fiyatının 6538 TL - 7061 TL arasında olmasına rağmen söz konusu ürünün UĞUR yetkili bayisi Bizimmağaza (Damlayan Ticaret) tarafından 5500 TL bedel ile toptan satış fiyatının altında bir fiyattan satışa sunulduğu belirtilmiştir. UĞUR’un, bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu ifade edilmiştir. (159) Bu kapsamda, Tespit 85’te yer verilen ve UĞUR Yurt İçi Satış Müdür Yardımcısı (.....) bilgisayarından alınan 19.01.2021 tarihli yazışmada esasen TTK m. 55/1(a)-6’ya aykırı bu durum hakkında ilgili bayinin uyarılmasının rica edildiği ve (.....) aynı tarihli müteakip yazışmasında bayiden düzeltme yapılmasının talep edildiği, (.....) tarafından bayiye gönderilen e-postanın yalnızca “gerekli düzeltmeleri yapmanızı rica ederim.” ifadesini içerdiği, bu ifadenin yeniden satış fiyatına müdahale sebebiyle ihlal tespitine dayanak teşkil etmesinin mümkün olmadığı, zira mahkemelerin, her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile bayinin bağımsız bir iktisadi davranış olarak kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir baskı veya teşvikin ortaya konulabildiği hallerde yeniden satış fiyatına müdahale sebebiyle ihlal tespitinde bulunulabileceğine işaret ettiği, Tespit 85’in UĞUR’un bayilerine bu şekilde bir baskısının veya teşvikinin olduğunu göstermediği iddia edilmiştir. Yazışmada geçen “uyarının” tamamen bilgilendirme mahiyetinde olduğu ve bayiye iletilen talebin hiçbir surette zorlama, yaptırım, ceza ve sair unsur içermediği, UĞUR tarafından yapılanın fiyatlara müdahale değil, TTK m. 55’e aykırı durumlara ilişkin bir bilgilendirme olduğu ifade edilerek Tespit 85’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. 34 İlgili fiyat sirküleri, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 35/69 (160) Yukarıda yer verilen yazışma silsilesinin ilk kısmı, UĞUR çalışanları arasında geçmekte olup yazışmada Tokgöz Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti.35 ünvanlı bayi tarafından PtteM Teknoloji ve Elektronik Hizmetler AŞ (PTTAVM) ünvanlı çevrim içi pazaryerinde Bizim Mağaza adıyla UBM 30 kodlu buz makinası ürününün düşük fiyata satıldığı ve söz konusu bayinin uyarılması gerektiği belirtilmektedir. Akabinde UĞUR çalışanı tarafından bayiye gönderilen e-postada anılan bayiye ilgili ürünün görseli iletilerek gerekli fiyat düzeltmesini yapması söylenmektedir. (161) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği, ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (162) Yazışmanın içeriğinden anlaşılacağı üzere, fiyatı düşük olduğu tespit edilen bayinin UĞUR tarafından ivedilikle uyarıldığı görülmektedir. Tespit 85’e konu yazışmada UĞUR, bayi satış fiyatının düşük olduğunu tespit ettikten sonra doğrudan bayi ile iletişime geçmiş ve fiyatın yükseltilmesi hususunda uyarıda bulunmuştur. Anılan uyarının baskı ve teşvikten uzak olduğu yönündeki savunmaya ilişkin detaylı açıklamalar, teşebbüs hakkında elde edilen diğer belgeler altında ayrıntılı şekilde cevaplanmış olup tekraren belirtmek gerekirse, yeniden satış fiyatına müdahalenin mevcut dosyada görüldüğü şekilde doğrudan gerçekleştiği durumlarda baskı ve teşvik unsurunun ihlalin varlığını göstermek bakımından ayrıca ortaya konması gerekmemektedir. Kaldı ki teşebbüs hakkında elde edilen diğer belgelerde görüldüğü üzere, UĞUR’un baskı ve teşvik mekanizması olarak birtakım yaptırımlara başvurduğu da sabittir. Sonuç olarak, Tespit 85’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 86 (163) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Genel Müdürü (.....) tarafından UĞUR Yurt İçi Satış ve Pazarlama Direktörü (.....)’a gönderilen 12.02.2021 tarihli ve “FW: 2021-02-12-publins-fiyat-mağaza-analizi.xlsx” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “(.....) abi, İnternette fiyat istikrarını bozan bayilere son uyarıları yapalım. Devam edenlerin ekranlarını kapattırmanızı rica ederim.” (164) UĞUR tarafından Tespit 86’ya yönelik yapılan savunmada, söz konusu e-posta yazışmasının ekinde yer alan Publins raporunun36 pazarda çevrim içi satış yapmakta olan (Arçelik, Vestel, Beko, BSH vb.) tüm firmalarca ve bayilerce gerçekleştirilen satışlara ilişkin bir pazar araştırmasını konu aldığı, bahsi geçen rapordan UĞUR ürünlerinin fiyatları filtrelenerek pazarda UĞUR ürünlerinin kamuya açık satış verilerinin görülebildiği, diğer taraftan söz konusu raporun, hem pazardaki kamuya açık fiyatlar hakkında istihbarat teşkil ettiği hem de bayilerin TTK m. 55/1(a).6 kapsamında bir uygulaması olup olmadığının anlaşılmasına yardımcı olabildiği beyan edilmiştir. (165) Bu çerçevede, Tespit 86’ya konu yazışmada ve yerince incelemelerde alınan diğer yazışmalarda geçen “fiyat istikrarını bozan bayiler”, “düşük fiyatlı bayiler” ve benzeri ibareler ile kast edilenin esasen TTK m. 55/1(a).6 hilafına toptan fiyatın altında satış 35 Bayi ünvanı ve pazaryeri bilgisine, teşebbüs tarafından yapılan birinci yazılı savunmadaki hususlar neticesinde ulaşılmıştır. 36 İlgili rapor, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 36/69 yapan bayiler olduğu, UĞUR’un bayileri ile olan iletişiminin, TTK altında düzenlenen haksız rekabetin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, UĞUR’un, bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, UĞUR’un bu eksende hareket ederken rekabet hukukunun öngörmüş olduğu düzenlemelere sıkı sıkıya uyduğu, hiçbir durumda bayilerine uygulamakta oldukları fiyatlara ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikte bulunmadığı, ilaveten, tespitlerde bahsi geçen hiçbir bayinin mal alımının durdurulmadığı, tüm bayilerin halen aktif UĞUR bayisi olarak faaliyetlerine devam ettiği belirtilmiştir. (166) Ayrıca, söz konusu tespite ilişkin olarak, yeniden satış fiyatına müdahalenin varlığı için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin ortaya konulamadığı, bu bakımdan her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı ifade edilmiştir. (167) Sürekli olarak internette maliyetin altında satış yapan bayiler ile ticari ilişkilerin yoğun bir şekilde devam ettiği, diğer yandan yazışmada geçen “ekran kapatma” ifadesinin, maliyetin altında satış yapan (yani “fiyat istikrarını bozan” veya “düşük fiyatlarla satış yapan”) bayilere UĞUR tarafından bir yaptırım uygulandığı şüphesini doğurmaması gerektiği belirtilmiş, bu kapsamda “ekran kapatma” ifadesine ilişkin olarak; UĞUR’un, bankalar ile yaptığı görüşmeler çerçevesinde bayi kanalına yönelik olarak düşük komisyon oranlarının olduğu bir ödeme altyapısı olan WEBPOS sistemini (satış işleminden bağımsız yalnızca kredi kartlı tahsilat işlemini sağlayan ekran) bayilere sunduğu ve WEBPOS üzerinden gerçekleşen satışlara ilişkin komisyonu da UĞUR’un üstlendiği, bu kapsamda WEBPOS üzerinden gerçekleşen satışların arka planda bayilerin carisinde alacak kaydedildiği, UĞUR’un bu şekilde alacağına erişme imkânı sağladığı, bayiler açısından ise WEBPOS’un (bir yanda banka komisyonu avantajı vermekle birlikte) UĞUR’a olan borcun fiilen vadesinden önce ödenmesi sonucunu doğurabildiği, Bayilerin nihai tüketicilere yaptıkları satışlarına ait tahsilatlarını WEBPOS üzerinden gerçekleştirmek zorunda olmadıkları ve kendi POS cihazları veya kendi kullandıkları sanal POS uygulamaları üzerinden de ödeme alabildikleri, Bayilerin tamamının WEBPOS kullanmadığı, her satışın WEBPOS üzerinden gerçekleşmediği, UĞUR’un bayi kanalının yaptığı satışların yaklaşık %60’ının WEBPOS haricinde gerçekleştiği ve pazaryerlerinin tahsilatlarını kendi sistemleri üzerinden yapıp satıcılara sonradan ödeme yaptıkları gözetildiğinde, WEBPOS uygulamasının çevrim içi pazaryerindeki satışların gerçekleşmesine doğrudan etki eden bir niteliğinin olmadığı, UĞUR’un bayilerine WEBPOS ile ek bir imkân tanıdığı, ancak bir bayinin bu imkândan yoksun bırakılmasının söz konusu bayinin nihai kullanıcılara satışlarını hiçbir surette engellemediği, bayilerin UĞUR’dan ürün satın alıp alamayacağı hususunun WEBPOS kullanımına bağlı olmadığı, WEBPOS uygulamasının sadece bayilerin banka masraflarından tasarruf etmelerini sağlayan bir ödeme altyapısı olduğu,
23-58/1147-409 37/69 Yazışmalarda geçen “ekran kapatma” ve “hesap kilitlenmesi” olarak ifade edilen hususun, bir bayinin WEBPOS kullanımına izin verilip verilmemesi ile ilgili olduğu hususları ifade edilmiştir. (168) Bununla bağlantılı olarak, UĞUR’un, bayilik faaliyetleri kapsamında bayilere kendi bütçesinden sağladığı bir ek fayda olan WEBPOS’un pazaryerlerindeki toptan satış fiyatı altındaki satışların finansmanı için kullanılmasını arzulamadığı ve ek olarak bu şekilde hukuka aykırı olabilecek satışları destekleyen bir konuma girmek istemediği, WEBPOS sisteminden istifade etmesi durdurulan bayi, ister kendi POS’u üzerinden, ister çevrim içi pazaryerleri üzerinden, ister başka sanal POS’lar kullanarak isterse de nakit olarak nihai kullanıcıya satış yapmaya devam edebildiği, hiçbir şekilde bayilerin bir yaptırım aracı olarak UĞUR’dan mal alımının durdurulmasının söz konusu olmadığı, tespitlerde bahsi geçen bayilerin aktif olarak UĞUR bayisi olarak faaliyetlerine devam ettiği ifade edilerek Tespit 86’dan hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (169) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada, internet kanalı aracılığıyla satış gerçekleştiren bayiler arasında fiyat istikrarını bozan bayilere son uyarıların yapılması ve uyarıların dikkate alınmaması halinde bayilerin ekranlarının kapattırılmasına ilişkin ifadeler yer almaktadır. (170) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup mevcut tespit özelinde ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. (171) Belge içeriği incelendiğinde, UĞUR çalışanları tarafından yetkili satıcıların satış fiyatlarına müdahale politikası kapsamında bayilerin satış fiyatlarının izlendiği, bunun yanı sıra fiyat takibi neticesinde UĞUR tarafından belirlenen perakende satış fiyatına uymayıp internet kanalı üzerinden daha düşük fiyata satış gerçekleştirdiği anlaşılan bayilerin ekranlarının kapattırılması şeklinde yaptırım uygulandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, teşebbüs tarafından yapılan savunmada, Uğur markalı ürünlerin satışını gerçekleştiren hiçbir bayinin mal alımının durdurulmadığı, zira yazışmada geçen ekran kapatma ifadesi ile UĞUR’un bayilerine ilave bir imkân olan WEBPOS ödeme altyapısına erişimin kapatılmasının kast edildiği ve bu durumun bir yaptırım mekanizması olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. (172) Yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik politikanın devamlılığı bakımından teşebbüslerin getirmiş oldukları denetim ve yaptırım mekanizmaları, belirlenen fiyatlara uyum gösterme konusunda bayiler üzerinde baskı kurulmasına sebebiyet verecek unsurlar olarak görülmektedir. Yaptırım olarak düşünülebilecek eylemler, bayiye mal vermenin durdurulması da dâhil olmak üzere çok çeşitli yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. (173) Teşebbüsün savunmasında dile getirdiği WEBPOS uygulamasının işleyişine ilişkin UĞUR’dan talep edilen bilgiye istinaden teşebbüs tarafından gönderilen cevabi yazıda, UĞUR yetkili satıcılarının ürün siparişlerini, servis ve montaj taleplerini ve WEBPOS tahsilat işlemlerini portal olarak kurgulanmış bir sistem üzerinden gerçekleştirdikleri ifade edilmiştir. Extranet Portalı olarak adlandırılan bu sistem, yurt içi satış sonrası hizmetlerin ve finans-muhasebe kanallarındaki süreçlerin yürütülmesini sağlamaktadır. Kısacası, anılan portal üzerinden gerçekleştirilen işlemler, tahsilat, sipariş girme, servis
23-58/1147-409 38/69 (montaj) hizmeti talebi, haberleşme ve içerik paylaşımı olarak sınıflandırılabilecektir. Teşebbüsün cevabi yazısında yer verilen bilgiler doğrultusunda, UĞUR ile yetkili satıcıları arasındaki alım satım ilişkisi kapsamındaki tüm süreçlerin anılan sistem üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla WEBPOS ödemeleri bu portal vasıtasıyla gerçekleştirilen işlemlerden yalnızca bir tanesini oluşturmaktadır. Bu çerçevede, yazışmada geçen “ekran kapattırma” ifadesinin, anılan portalın tamamıyla kapattırılması şeklinde yorumlanması mümkündür. Zira yazışmada, yalnızca WEBPOS kullandırılmasına ilişkin bir kısıtlama yapıldığını gösterecek herhangi bir ifade yer almamaktadır. Anılan ekran kapattırma ifadesi ile daha ziyade teşebbüsün cevabi yazısında bahsettiği portalın fiyat politikasına uymayan yetkili satıcıya bütünüyle kapatılmasının kast edildiği anlaşılmaktadır. Zira anılan sistem, WEBPOS ödemelerinin yanı sıra siparişlerin girildiği ve servis taleplerinin alındığı entegre bir portal işlevi görmektedir. Keza aşağıda yer verilen Tespit 93’e konu yazışmada geçen ifadeler de ekran kapatma eyleminin WEBPOS uygulamasının ötesinde bir eylem olduğunu doğrulamaktadır. Yazışmanın tarafı olan UĞUR bayisinin ifadelerinden, UĞUR tarafından ekranı kapattırıldığı bildirilen bir bayinin servis (montaj) hizmeti talebi oluşturamamasının beklendiği anlaşılmaktadır. (174) Bununla birlikte, yazışmada geçen ekran kapatma ifadesinin, teşebbüsün savunmasında belirttiği üzere sadece WEBPOS kullanımına ilişkin olduğu hususu kabul edilse dahi bu durumun da yine bir yaptırım mekanizması olarak değerlendirilmesi mümkündür. Zira teşebbüsün savunmasından anlaşıldığı üzere, WEBPOS altyapısı sayesinde bayilerin elde ettiği daha düşük ya da sıfır komisyon ödeme imkânı, bayilere rekabet üstünlüğü kazandırabilecek önemli bir maliyet avantajı olarak değerlendirilebilecektir. Bu bakımdan, anılan imkâna sahip bir bayinin ekran kapatma suretiyle WEBPOS uygulaması üzerinden hâlihazırda sahip olduğu bu avantajdan mahrum bırakılması, ilgili bayiyi rakipleri karşısında dezavantajlı konuma düşürebilecektir. Zira maliyet avantajını kaybeden bir bayi, rekabetçi fiyat belirleme imkânından mahrum kalacaktır. Dolayısıyla yazışmada “fiyat istikrarını bozan bayilere ekran kapattırılması” şeklinde ifade edilen ve WEBPOS kullanımından elde edilen avantajların durdurulması şeklindeki eylemin, UĞUR tarafından tespit edilen satış fiyatına uyum göstermeyen bayilere yönelik bir yaptırım olarak görülebileceği değerlendirilmektedir. UĞUR tarafından gönderilen cevabi yazıda belirtildiği üzere, WEBPOS üzerinden alınan ödemelerin, bayilerin UĞUR’a yaptığı toplam ödemeler içindeki oranı, 2021 yılında %(.....), 2022 yılında ise %(.....) şeklinde gerçekleşmiştir. Bu bakımdan, WEBPOS kullanımının bayiler için önem teşkil ettiği anlaşılmakta olup UĞUR’un WEBPOS kullanımına ilişkin ekran kapatma şeklindeki eyleminin bayiler nezdindeki olumsuz etkisi yüksektir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, UĞUR “ekran kapattırma” ifadesine yönelik yaptığı savunmanın kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, Tespit 86’ya konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 87 (175) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR Yurt İçi Satış Müdür Yardımcısı (.....) gönderilen, 18.02.2021 tarihli ve “RE: 2021-02-12-publins-fiyat-mağaza-analizi.xlsx” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
23-58/1147-409 39/69 “Merhaba (.....) Bey, Erbaboğlu Ticaret bayimize gerekli uyarı ve bilgilendirme yapılmış olup fiyatları düzeltmektedir. İyi çalışmalar. Saygılarımla,” (176) UĞUR tarafından Tespit 87’ye yönelik yapılan savunmada, e-posta yazışmasının ekinde yer alan Publins raporu incelendiğinde, ERBABOĞLU’nun birçok ürüne ilişkin olarak 01.02.2021 yürürlük tarihli fiyat sirkülerinde belirtilen toptan bayi alış fiyatının altında, bir başka deyişle TTK m. 55 hilafına maliyetin altında satış yaptığı, yazışmada geçen “bayimize gerekli uyarı ve bilgilendirme yapılmış olup” ifadesi ile kastedilenin TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlar dairesinde fiyatlama yapılmasına yönelik, olduğu ifade edilmiştir. UĞUR’un, bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (177) Ayrıca, Tespit 87’ye dayanak oluşturan e-postanın atıfta bulunduğu raporların ve hiçbir fiyat verisinin incelenmediği, bayiler ile iletişime geçildiğini gösteren hiçbir belge veya bulguya yer verilmediği, iletişime geçildi ise bu iletişimin muhteviyatının değerlendirilmediği belirtilmiş ve Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarına aykırı şekilde şüphe üzerinden kanaate ulaşıldığı ve UĞUR tarafından bayilerin satış fiyatlarına müdahale edildiğini gösteren hiçbir somut delil olmamasına rağmen ilgili belgelerin yeniden satış fiyatına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiğini gösterir nitelikte olduğu değerlendirmesi yapıldığı ifade edilerek, söz konusu yazışmalardan hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı iddia edilmiştir. (178) Teşebbüs tarafından belge özelinde yapılan savunma doğrultusunda, yazışmaya konu olan ürünlerin; UED 7266 DTK, UED 5218 DTK, UDD 600 BK, UDD 660 BK UED 260 kodlarına sahip derin dondurucu ürünleri olduğu anlaşılmıştır. UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR bayisi olan ERBABOĞLU’nun fiyatını düzeltmesi yönünde uyarıda bulunulduğuna dair UĞUR Yurt İçi Satış Müdür Yardımcısı (.....) bilgi verilmektedir. Söz konusu belge, UĞUR hakkında elde edilen diğer belgeler ile benzer şekilde UĞUR tarafından, bayilerin yeniden satış fiyatının takip edildiği ve bu doğrultuda fiyatı düşük kalan bayilerin uyarılarak perakende satış fiyatlarının istenen seviyeye çekilmesinin sağlandığını göstermektedir. (179) İlgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu yönündeki savunmaya ilişkin değerlendirmeye, yukarıda ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Kısaca belirtmek gerekirse, TTK hükümleri uyarınca tedarik fiyatının altında satış gerçekleştirme eyleminin salt haksız rekabet teşkil etmediği ve böylesi bir tespit için başkaca unsurların da arandığı gerek literatür gerek içtihat örneklendirmeleri ile ortaya konulmuş olup bu itibarla teşebbüsün savunmasına itibar edilmemiştir. Kaldı ki söz konusu yazışmada UĞUR tarafından müdahalede bulunulan bayi satış fiyatının maliyet altı olduğuna dair hiçbir ifade yer almamaktadır. Dolayısıyla teşebbüsün maliyet altında satış yapan bayilerin haksız rekabet teşkil eden eylemlerine yönelik uyarıda bulunduğu savunmasına bu yönüyle de itibar edilememektedir. (180) Ayrıca teşebbüsün baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki yapmış olduğu savunmaya Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde cevap verilmiş olup ayrıca değerlendirmede bulunulmayacaktır. Sonuç olarak,
23-58/1147-409 40/69 Tespit 87’ye konu yazışma kapsamında, UĞUR’un bayilerin yeniden satış fiyatına müdahale ettiği değerlendirilmiştir. Tespit 88 (181) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR Yurt İçi Satış Müdür Yardımcısı (.....) gönderilen ve diğer UĞUR çalışanlarının da bilgilendirildiği 18.02.2021 tarihli ve “YNT: 2021-02-12-publins-fiyat-mağaza-analizi.xlsx” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Merhaba (.....) Bey, Malatya merkez Saydam ve Gaziantep merkez Gentinox gerekli uyarılar yapıldı, bayilerimiz uzun süredir n11 ve pttavm üzerinden satış yapmadıkları için fiyat düzeltmeyi unuttuklarını bildirip, hemen fiyat düzeltmeleri yapıldı, bilgilerinize, Saygılarımla,” (182) UĞUR tarafından Tespit 88’e yönelik yapılan savunmada, e-posta ekinde yer alan Publins Raporu incelendiğinde, ilgili yazışmada adı geçen bayilerin birçok ürünü, 01.02.2021 yürürlük tarihli fiyat sirkülerinde belirtilen toptan bayi alış fiyatının altında, bir başka deyişle TTK m. 55 hilafına maliyetin altında sattığı, bu kapsamda yazışmada geçen “gerekli uyarılar yapıldı” ifadesi ile kastedilenin; TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlar dairesinde, uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması ekseninde olduğu ifade edilmiştir. UĞUR’un, bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini mezkur TTK maddesinin çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (183) Ayrıca söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat eden bir ihlalin bulunmadığı belirtilmiştir. (184) Diğer yandan, Tespit 88’e dayanak oluşturan e-postanın atıfta bulunduğu raporların ve hiçbir fiyat verisinin incelenmediği, bayiler ile iletişime geçildiğini gösteren hiçbir belge veya bulguya yer verilmediği, iletişime geçildi ise bu iletişimin muhteviyatının değerlendirilmediği ve UĞUR tarafından bayilerin satış fiyatlarına müdahale edildiğini gösteren hiçbir somut delil bulunmamasına rağmen UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulmasının hatalı olacağı iddia edilmiştir. (185) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada, Saydam ve Gentinox isimleriyle belirtilen UĞUR bayilerinin, N11 ve PTTAVM isimli çevrim içi pazaryerlerinde satışa sundukları UED 7266 DTK, UDD 400 BK ve UDD 300 BK kodlarına sahip derin dondurucu ürünlerinin fiyatları konusunda uyarıldığı, ilgili satıcıların uzun zamandır bahse konu pazaryerlerinde satış yapmadıkları gerekçesiyle fiyat güncellemesi yapmayı unuttuklarını bildirdikleri ve uyarı üzerine fiyat düzeltmesinin hemen gerçekleştirildiği ifade edilmektedir. Yazışma içeriğinden anlaşıldığı üzere, UĞUR çalışanlarının, yetkili satıcıların internet kanalı üzerinden satışa sundukları ürünlerin yeniden satış fiyatlarını takip ettiği ve anılan fiyatların UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahale politikası kapsamında belirlenen fiyatların altında seyretmesi durumunda bayiyi uyardıkları ve fiyatları UĞUR’un belirlediği seviyeye getirdikleri anlaşılmaktadır.
23-58/1147-409 41/69 (186) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 88’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 89 (187) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR bayisi Dolman Otomotiv Tic. ve San. Ltd. Şti. yetkilisi (.....) arasında geçen 07-08.04.2021 tarihli Whatsapp yazışmasında şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “UED 480 fiyatını güncel liste fiyatımız olan 3.450 TL olarak güncelleyebilirmisin” (.....): “mart fiyatlarında kaldık bir türlü vakit bulamadım Diğer ürünler de eski fiyatta kaldı sadece 480 değil 1-1,5 saat müsaade isteyeyim hepsini güncelliyorum şimdi oturup” (.....): “Birde modellerdeki A++ yazılarını kaldırabilirmisin Sonrasında ceza gelsin istemem Bu şekilde yani” (.....): “şimdi fiyatı 3450 yaptım ued 480 için Diğer ürünleri de tek tek kontrol edicem Tamamdır etiketleri de ayarlayalım” (.....): “Günaydın Dün fiyat güncellemesini unuttun galiba Şu anda teknik uyumsuzluk nedeniyle sisteminiz yarına kadar kapalı. Teknik uyumsuzluk giderilmemiş olursa ekranınız yarında açılmayacak Onun için önemlidir” (.....): “Günaydın abi evet bilgim oldu, dün güncelleyemedim sorun değil bugün hallederiz bu şekilde olması gayet güzel firmanın bu konudaki hassasiyetini gösteriyor” (188) UĞUR tarafından Tespit 89’a yönelik yapılan savunmada, yazışmanın yapıldığı tarihte geçerli olan fiyat sirkülerinden görülebileceği üzere, yazışmaya konu UED 480 kodlu ürünün ilgili tarihte bayi toptan alış fiyatının 3.000 TL ve tavsiye edilen perakende satış fiyatının 3.450 TL olduğu, UĞUR’un 03.03.2021 ile 03.04.2021 tarihleri arasında aralarında UED 480 kodlu ürünün de bulunduğu toplamda 13 üründe bir kampanya başlattığı, ilgili ürünün gerek tavsiye edilen perakende satış fiyatında gerekse de toptan bayi alış fiyatında, bu tarihler ve stoklarla sınırlı olmak üzere indirime gidildiği ve ürünün toptan bayi alış fiyatının 2.955 TL olarak, tavsiye edilen perakende kampanya fiyatının ise 3.250 TL olarak belirlendiği ifade edilmiştir. Tespit 89’a konu yazışmanın 08.04.2021 tarihinde, yani uygulanan kampanyanın sona ermesinden beş gün sonra gerçekleştiği, Dolman Otomotiv’in kampanyanın sona ermiş olmasının ertesinde tamamen kendi ihmali/vakit bulamaması sebebiyle (“mart fiyatlarında kaldık bir türlü vakit bulamadım”) fiyatlarını güncelleyemediği ve ilgili tarihte kampanyalı tedarik fiyatları üzerinden alım yapmıyor olmasına rağmen kampanyalı perakende satış fiyatını uygulamaya devam ettiği, bu durumu fark eden UĞUR çalışanın, bayinin kampanyanın sona erdiğinin farkında olmayabileceğini, kampanyalı fiyatlardan satış yapmaya devam etmesi durumunda maddi zararlar görebileceğini gözeterek bayiye kampanyanın sona erdiğini ve güncel tavsiye edilen perakende fiyatlarını hatırlatmak adına “UED 480 fiyatını güncel liste fiyatımız olan 3.450 TL olarak güncelleyebilirmisin” diye sorduğu beyan edilmiştir. (189) Bu kapsamda, bayinin, UĞUR çalışanının sorusuna binaen “mart fiyatlarında kaldık bir türlü vakit bulamadım, Diğer ürünler de eski fiyatta kaldı sadece 480 değil, 1-1,5 saat müsaade isteyeyim hepsini güncelliyorum şimdi oturup… Diğer ürünleri de tek tek
23-58/1147-409 42/69 kontrol edicem” şeklinde cevap verdiği, bayi tarafından verilen bu cevabın, bayinin iradesinin ürünleri kampanyalı fiyattan satmak olmadığını açıkça gösterdiği, UĞUR çalışanın bayiye yöneltmiş olduğu “UED 480 fiyatını güncel liste fiyatımız olan 3.450 TL olarak güncelleyebilirmisin” sorusu hiçbir şekilde bayiye yönelik baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvik içermediği, UĞUR’un hiçbir durumda bayilerine uygulamakta oldukları fiyatlara ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikte bulunmadığı belirtilmiştir. (190) Bunlara ek olarak, “ekran kapatma” olarak ifade edilen hususun, hiçbir surette bayilerin UĞUR’dan alım yapmasını engelleyen ve bayinin tüketicilere satış yapmasını engelleyen bir husus olmadığı, “ekran kapatma” ifadesinin bayinin WEBPOS kullanımına izin verilip verilmemesi ile ilgili olduğu, söz konusu uygulamanın bir çeşit yaptırım mekanizması olarak kabul edilemeyeceği ifade edilerek anılan tespitten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (191) Söz konusu yazışmada UĞUR çalışanının, bayi yetkilisini UED480 koduna sahip sandık tipi derin dondurucunun satış fiyatını güncel liste fiyatı olan 3.450 TL’ye yükseltmesi konusunda uyardığı görülmektedir. Akabinde bayi yetkilisi ilgili ürünün fiyatının belirtilen seviyeye çekildiğini bildirip ayrıca diğer ürünlerin fiyatlarını da kontrol edeceğini ifade etmektedir. Bir sonraki gün ise UĞUR çalışanı, bayinin fiyatlarının değişmediğini tespit etmesi üzerine bayi ile iletişime geçmekte ve söz konusu teknik uyumsuzluk giderilinceye kadar bayinin ekranının kapalı olacağını bildirmektedir. Bayi yetkilisi ise cevaben göndermiş olduğu iletide, fiyatların kısa süre içinde güncelleneceğini ifade etmekte ve fiyat politikasına uyum bakımından UĞUR’un hassasiyetini göstermesi nedeniyle UĞUR’un bu davranışını olumlu gördüklerini bildirmektedir. (192) Yazışmadaki ifadelerden anlaşılacağı üzere, UĞUR’un belirlediği fiyat listesine uyması konusunda bayiye doğrudan UĞUR yetkilisi tarafından talimat verilmekte, sonrasında ise talimata uyulmaması nedeniyle bayinin ekranının kapatıldığı belirtilmektedir. Söz konusu yaptırım karşısında bayi çalışanı, fiyatları bir önceki gün güncelleyemediğini, ancak kısa sürede düzelteceğini bildirmektedir. İlaveten, bayi çalışanı tarafından gönderilen mesajda yer alan “bu şekilde olması gayet güzel firmanın bu konudaki hassasiyetini gösteriyor” ifadesinin, sağlayıcı tarafından uygulanan yeniden satış fiyatına müdahale politikasının sistematik olduğunu ortaya koyduğu değerlendirilmektedir. (193) Teşebbüsün savunmasında dile getirdiği ekran kapatma olarak kastedilenin WEBPOS kullanımı ile ilgili olduğu ve bayiye mal vermeme şeklindeki bir yaptırımı ifade etmediği yönündeki savunmasına ilişkin Tespit 86 başlığı altında değerlendirmede bulunulmuştur. Kısaca belirtmek gerekirse, teşebbüs hakkında elde edilen belgeler ve cevabi yazıda yer alan hususlar birlikte ele alındığında, yazışmalarda geçen ekran kapattırma eyleminin WEBPOS ödeme ekranının ötesinde, UĞUR ile yeniden satıcılar arasındaki tahsilat, sipariş ve servis hizmeti talebi gibi birçok işlevi konu alan portala erişimin kısıtlanması anlamında kullanıldığı tespit edilmiştir. (194) Savunmada yer alan bir diğer husus, ilgili yazışma tarihinin bir kampanya bitimine denk geldiği ve UĞUR yetkilisinin bayinin kampanya süresinin sona ermesine rağmen fiyatları düzeltmeye vakit bulamadığını düşünmesi üzerine bayiyi bu konuda uyardığı, bayinin iradesinin de zaten bu fiyata satış yapmak olmadığının yazışmadaki ifadelerden anlaşıldığı yönündedir. Yazışmanın içeriğine bakıldığında, bayiye yöneltilen talimatın, UĞUR’un savunmasında iddia ettiği şekilde yalnızca kampanya döneminin bittiğine ilişkin bir uyarıdan ibaret olmadığı açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
23-58/1147-409 43/69 Zira yazışmada UĞUR çalışanı tarafından “UED 480 fiyatını güncel liste fiyatımız olan 3.450 TL olarak güncelleyebilirmisin” denmek suretiyle doğrudan fiyat tespitinde bulunulmaktadır. İlaveten, bu uyarı ile yetinilmemekte ve ilerleyen günlerde bayinin fiyatları takip edilerek fiyatın güncellenmediği görüldüğünde bayinin ekranının kapatılması yaptırımı uygulanmaktadır. Dolayısıyla yazışma, savunmada belirtilenin aksine yalnızca kampanya döneminin sona erdiğini hatırlatmaktan oldukça farklılık arz etmektedir. Kaldı ki bir bayinin kendi inisiyatifi ile belirli bir döneme özgü olan kampanyayı uzatmış olabilmesi de muhtemel olup bayinin bu yöndeki kararına da sağlayıcı tarafından müdahale edilmesi makul karşılanmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 89’a konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 90 (195) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR Yurt İçi Satış Müdür Yardımcısı (.....) gönderilen ve diğer UĞUR çalışanlarının da bilgilendirildiği 22.04.2021 tarihli ve “Teknosa satışı hakkında” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: … (.....): “Merhaba (.....) Bey, Geçtiğimiz hafta Malatya merkez bayimize bir müşterimiz Ued 5218 ürünümüzü almak için gidiyor, bayimiz kampanya fiyatını müşterimiz ile paylaşıyor ve müşteri düşüneyim diyerekten mağazadan ayrılıyor, müşterimiz aynı gün öğleden sonra tekrar bayimize gelip siz insanlarla dalma mı geçiyorsunuz yoksa kandırmaya mı çalışıyorsun aynı ürün Teknosa da 2.137 TL gittim oradan aldım dediğinde bayimiz bizim alışımız o fiyat değil yanlışınız olmasın diye sorduğunda hiçbir yanlışlık yok o fiyata aldım sizde oradan alıp daha ucuza satabilirsiniz diye bayimizle münakaşa içerisine girmiştir, bayimiz ile görüşmem sonucu Malatya merkez servisimiz ile irtibata geçerek ürün seri numarası ve görselleri hakkında bilgi istedim, ürün serisi ve görseller ve müşteri fatura nüshası ekte ki gibidir, halen Malatya merkez Park Avm Teknosa mağazasında çok uygun fiyata satılan ürünlerimizin sadece Ued 5218 olmadığını hatırlatarak ürünlerin kaldırılması konusu hakkında yardımınızı rica ederim,” … (196) UĞUR tarafından Tespit 90’a yönelik yapılan savunmada, UĞUR’dan doğrudan ürün temin etmeyen TEKNOSA, gittigidiyor, mediamarkt, hepsiburada gibi platformları işleten teşebbüslerin zaman zaman UĞUR bayilerinden ürün satın alabildiği ve bu ürünleri stoklarında bulundurarak, müşterilerini mağazalarına veya internet sitelerine çekmek adına TTK m. 55 hilafına ilgili ürünleri toptan fiyatların dahi altında fiyatlardan satışa sunabildikleri, çevrim içi pazaryerlerinde bayi toptan alış fiyatının altında gerçekleşen satışların, UĞUR’un, müşteriler nezdinde itibar kaybına sebep olduğu ve UĞUR markasına zarar verdiği, söz konusu platformlardaki satışlar karşısında müşterilerin UĞUR bayilerini “kazıkçılık”la suçladığı ifade edilmiştir. (197) Bu kapsamda, yazışmadan anlaşıldığı üzere, UED 5218 kodlu ürünün TEKNOSA tarafından 2.137 TL’ye, yani kampanyalı/kampanyasız toptan bayi alış fiyatının çok altında bir fiyattan satışa sunulduğu, bu doğrultuda ilgili yazışmanın UĞUR müşterisi dahi olmayan bir teknomarketin toptan fiyatların altında satış yapması ve bu durum sebebiyle müşteriler ve bayiler nezdinde yaşanan sorunları içeren şirket içi bir yazışma olduğu, hiçbir şekilde UĞUR ürünlerinin yeniden satış fiyatına ilişkin olarak baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşviki ortaya koymadığı, UĞUR ile yeniden satış ilişkisi olmayan TEKNOSA’nın satış fiyatlarına UĞUR tarafından müdahale edilebilecek bir zeminin de bulunmadığı ifade edilerek Tespit 90’dan hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (198) UĞUR çalışanları arasında geçen iç yazışmada, Malatya’da yerleşik bir UĞUR bayisinin; aynı ilde yer alan TEKNOSA’nın Malatya Park Avm TEKNOSA Şubesinin,
23-58/1147-409 44/69 UED 5218 kodlu ürünü 2.137 TL’den satışa sunarak bayinin alış fiyatı olduğu beyan edilen 2970 TL’den daha düşük fiyata sattığı, bayinin bu sebeple müşteri ile sorun yaşadığı ve ürünün satışını gerçekleştiremediği yönündeki şikâyetinden bahsedilmektedir. Akabinde anılan zincir teknomarkette düşük fiyata satılan başka ürünler de olduğu ve bu ürünlerin satıştan kaldırılması gerektiği ifade edilmektedir. (199) Teşebbüs tarafından yapılan savunmada, yazışmaya konu ürünlerin satışının durdurulması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı zira TEKNOSA’nın doğrudan UĞUR’dan ürün temin eden bir yeniden satıcı olmadığı, anılan satıcının başka UĞUR bayilerinden ürün temin edebildiği belirtilmiştir. (200) Anılan yazışma, UĞUR’un doğrudan ürün tedarik etmediği bir başka deyişle aralarında alım satım ilişkisi bulunmadığı belirtilen TEKNOSA’da düşük fiyata yapılan satışlara istinaden bir UĞUR bayisi tarafından şikâyet alındığına yöneliktir. Bu çerçevede, UĞUR ile TEKNOSA arasında alım satım ilişkisinin bulunup bulunmadığını teyit etmek amacıyla TEKNOSA’dan bilgi talebinde bulunulmuştur. Teşebbüs tarafından gönderilen cevabi yazıda, TEKNOSA ile UĞUR arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, TEKNOSA’nın 2020 yılında bir UĞUR bayisinden derin dondurucu alımı yaptığı, anılan ürünün satış fiyatının TEKNOSA tarafından belirlendiği, 2021 yılında ise TEKNOSA’nın herhangi bir UĞUR bayisinden alım gerçekleştirmediği belirtilmiştir. (201) Elde edilen bilgiler doğrultusunda, TEKNOSA ile UĞUR arasında dikey yönlü bir sağlayıcı-alıcı ilişkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, UĞUR’un TEKNOSA’nın yeniden satış fiyatına müdahale edebilme imkânının söz konusu olamayacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla UĞUR’un Tespit 90’a ilişkin savunmasında yer alan hususlar ile TEKNOSA’dan elde edilen bilgiler doğrultusunda, piyasada daha düşük fiyata ürün satılmasını kapsayan bir şikâyeti konu alan söz konusu yazışmanın, herhangi bir ihlalin varlığını ortaya koymadığı değerlendirilmiştir. Tespit 91 (202) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Diyarbakır Bölge Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR bayisi Bulutsan Ltd. Şti. yetkilisi (.....) arasında gerçekleşen 11.05.2021 tarihli Whatsapp yazışmasında şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Sosyal medya da Fiyatları uygun seviyeye düzelterek dikkat edelim.” (.....): “Olur abim nasıl çıkalım fiyatları” (.....): “Listeye ve kampsanyaya bağlılık gerek ona göre olsun” (.....): “olur abim” (203) UĞUR tarafından Tespit 91’e yönelik yapılan savunmada, söz konusu yazışmada UĞUR çalışanının, Bulutsan bayisinin toptan bayi alış fiyatı 2.520 TL olan UED 360 D/S kodlu ürünün 2.499 TL’den, yani maliyet altı fiyattan satıldığını gösteren ekran görüntüsünü paylaştığı belirtilmiştir. UĞUR’un, bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu ifade edilmiştir. (204) Ayrıca, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat
23-58/1147-409 45/69 standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilerek Tespit 91’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (205) Uğur yetkilisi ile UĞUR markalı ürünlerin satışında yetkili bayi çalışanı arasında geçen yazışmada, UĞUR çalışanı tarafından sosyal medya üzerinden UED 360 D/S kodlu sandık tipi dondurucu ürünün fiyatlarının düzeltilmesi gerektiği yönünde bayi yetkilisine uyarıda bulunulmaktadır. Bayi yetkilisi ise olumlu dönüş yaparak UĞUR çalışanına fiyatları hangi seviyeye çıkartmaları gerektiğini sormaktadır. UĞUR çalışanı ise liste fiyatlarına ve kampanyalara uyumlu şekilde fiyatların belirlenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Yazışmanın içeriğinden anlaşıldığı üzere, yetkili satıcının bağımsız şekilde belirlemesi gereken perakende satış fiyatlarına UĞUR tarafından müdahale edilmekte ve satış fiyatlarının ne şekilde belirleneceği konusunda yetkili satıcının doğrudan UĞUR’dan talimat aldığı görülmektedir. Bu yönüyle UĞUR’un yazışmaya konu eylemi ile bayilerin bağımsız şekilde belirlemesi gereken perakende satış fiyatına müdahale ettiği anlaşılmaktadır. (206) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Tespit 92 (207) UĞUR Marmara Bölge Müdürlüğünde yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Marmara Bölge Satış Müdür Yardımcısı (.....) ile UĞUR Kıdemli Bayi Satış Uzmanı (.....) arasında geçen 09.06.2021 tarihli ve “RE: Yalvaç bayi şikayeti” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: … “(.....): “Merhaba (.....) bey Birdane Ticaret i arayacağım ama hangi ürünü 2.750 TL den sattığını öğrenebilirmiyim.” (.....): “Ued 7266” (.....): “Merhaba (.....) bey Bayimiz Birdane Ticaret ile görüşmemde ürünü 31.05.2021 akşamı satış olduğunu ürünü hepsi burada nın (.....)nin sayfasından satıldığını, hepsi burada o zaman Uğur ürünlerine %10 indirim kampanyasına girdiğini 3.100 TL den %10 indirimli satış yapıldığını söyledi. (.....)nin sabah hepsi burada indirimini görünce fiyatını yükseltmek için sayfasını kapattığını söyledi. (.....)nin açıklaması bu şekildedir.” … (208) UĞUR tarafından Tespit 92’ye yönelik yapılan savunmada, yazışmaya konu UED 7266 kodlu ürünün hepsiburada isimli çevrim içi pazaryerinde 2.750 TL’den satışa sunulduğu, 01.06.2021 yürürlük tarihli UĞUR fiyat sirküleri incelendiğinde37 UED 7266 ürünü için çevrim içi pazaryerinde 2.750 TL olarak belirlenen fiyatın toptan bayi alış fiyatının altında olduğu, bir başka deyişle TTK m. 55 hilafına maliyetin altında olduğunun anlaşıldığı ifade edilmiştir. UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, UĞUR’un bu eksende hareket ederken rekabet hukuku düzenlemelerine sıkı sıkıya uyduğu belirtilmiştir. 37 İlgili fiyat sirküleri, teşebbüs tarafından birinci yazılı savunmanın ekinde sunulmuştur.
23-58/1147-409 46/69 (209) İlaveten, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilmiştir. (210) Öte yandan, Tespit 92’de yer alan yazışmanın da konusunu oluşturan ve hepsiburada platformunun işleticisi tarafından UĞUR ürünlerine bayilerin iradesi dışında indirim yapılmasına yönelik uygulamanın, haksız rekabete sebebiyet verdiği, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a (6563 sayılı Kanun) 01.07.2022 tarihinde eklenen hükümlerle çevrim içi pazaryerlerinin (elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıların) satıcıların bilgisi olmadan fiyat değiştirmesi veya kampanya yapmasının “haksız ticari uygulama” olarak kabul edildiği ve yasaklandığı, bayilerin, çevrim içi pazaryerlerinin bayilere haber vermeden fiyat değiştirmeleri veya kampanya yapmalarından oldukça rahatsız olduğu, durumun farkına varmaları halinde ürünlerinin ilgili pazaryerinde satışını durdurabildiği ifade edilerek Tespit 92’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı beyan edilmiştir. (211) UĞUR çalışanları arasında geçen ilgili yazışmada, UĞUR’un bayisi olduğu anlaşılan gerçek kişi ticari işletmesinin ((.....)) 2.750 TL’ye sattığı ürünün hangi ürün olduğu sorulmakta ve akabinde ürünün UED 7266 DTK kodlu çekmeceli derin dondurucu olduğu öğrenildikten sonra bayinin aranacağı ifade edilmektedir. UĞUR Marmara Bölge Satış Müdür Yardımcısı (.....) cevabında, bayi ile görüşüldüğü ve ürünün fiyatının çevrim içi pazaryerinin indirimi sebebiyle düşük kaldığı ve bayinin bunu öğrenmesi üzerine ürünü anılan platformda satışa kapattığı yönünde bilgi edinildiği ifade edilmektedir. (212) Anılan yazışmanın içeriğinden anlaşılacağı üzere, UĞUR çalışanları tarafından bayilerin internet satış fiyatları takip edilmekte ve fiyatı düşük olduğu anlaşılan bayiden fiyatın neden düşük olduğuna dair açıklama istenmektedir. İşbu yazışmaya konu olayda ise bayi tarafından yapılan açıklamada fiyat düşüklüğünün sebebinin pazaryerindeki indirimden kaynaklandığı ve bu durum nedeniyle anılan platformdaki satışların kapatıldığı ifade edilmektedir. Bayinin bu yöndeki açıklaması esasında UĞUR tarafından sürdürülen perakende satış fiyatına müdahale politikasının bir göstergesi olarak görülebilecektir. Zira bayilerin perakende fiyatlarını bağımsız şekilde belirleyebiliyor olması halinde, bayinin bu şekilde bir açıklamada bulunup akabinde indirimli fiyatla satış yaptığı için ilgili pazaryerindeki satışlarını sonlandırması muhtemel görülmemektedir. Kaldı ki pazaryerinin satıcıdan habersiz bir indirime gitmiş olması dahi ilgili satıcıyı ilgilendiren bir husus olup bu noktada UĞUR’un müdahalesini gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Dolayısıyla anılan yazışmanın UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahale politikasını ortaya koyduğu değerlendirilmektedir. (213) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 92’ye konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir.
23-58/1147-409 47/69 Tespit 93 (214) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve “Ugur Bilgilendirme” isimli e-posta adresinden UĞUR çalışanlarına gönderilen ve UĞUR yeniden satıcıları ile yapılan görüşmeler neticesinde alınan notların iletildiği 10.06.2021 tarihli ve “FW: 09.06.2021 TARIHLI PLASIYER SEYAHAT NOTLARI” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: … “GÜNLÜK SEYAHAT PLANLARI Bölge Sorumlusu Plan Tarihi Ziyaret Tarihi Ziyaret Notu Bayi Kodu Bayi Adı Bayi İl-İlçe ANADOLU06 ((.....)) 09.06.2021 09.06.2021 ((.....) 09.06.21 18:28) (.....) bey, internet satışarlıyla ilgili dün yaşadığı konunun üzerine kendilerinin aynı zamanda servis olması nedeniyle bir adet 7266 ürünün internet satışı oalrak montaj çağrısının geldiğini bu durumun önüne geçildiğini söylediğimize inandığını ancak müşterinin inanmadığını ve kendilerinin diğer satışları için adının pahalıcıya çıakcağı endişesini anlattı, gerekli takibi yaptığımızı bu gibi durumlar için ekran kapatması yaptığımız anlatıldı, bayimiz internet satışı olan bu bayinin ekranının kapanmadığını ki montaj ataması attığını belirtti, konuyu takip ettiğimiz anlatıldı.
0001004149 PARPAR DTM. SER. DOGALGAZ INS. MOB. SAN. VE TIC. LTD. STI. ISPARTA/YALVAÇ … (215) UĞUR tarafından Tespit 93’e yönelik yapılan savunmada, yazışmaya konu ürünün, ilgili tarihlerde sıklıkla toptan bayi alış fiyatının altında satışa sunulan ve çokça şikâyete konu olan UED 7266 DTK kodlu ürün olduğu, UĞUR’un, bayilerinin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu ifade edilmiştir. (216) Buna ek olarak, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilmiştir. (217) Diğer yandan, düşük fiyata ürün satan bayilerin ekranının kapatılması uygulamasının, UĞUR tarafından bayilerine ek bir fayda olarak tanınan ve temelde ödeme işlemlerinde bankalar tarafından alınan komisyon bedellerinde indirim sağlayan WEBPOS kullanımının kapatılması anlamına geldiği, bu durumun bayilere ürün tedarikinin sonlandırılması anlamına gelmediği, ayrıca bayinin UĞUR’dan ürün tedarik etmesini
23-58/1147-409 48/69 yahut tedarik ettiği ürünleri tüketiciye satmasını engelleyen bir durumun olmadığı, buna ek olarak, ilgili yazışmanın içeriğinden anlaşıldığı üzere sipariş ve satışa olumsuz etki edecek mahiyette ekran kapatma uygulamasının fiilen hayata geçirilmediği ifade edilerek Tespit 93’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı belirtilmiştir. (218) UĞUR yetkilileri tarafından yapılan bayi ziyaretlerine ilişkin alınan notların iletildiği ilgili e-postada, görüşme gerçekleştirilen bayinin, internet kanalı üzerinden satış yapan başka bir bayinin düşük fiyatla ürün satması nedeniyle müşterileri karşısında zor durumda kaldığı ve ürün satmakta zorlandığı yönünde bilgilendirme yapılmaktadır. Şikâyete konu olan ürünün UED 7266 DTK koduna sahip çekmeceli derin dondurucu olduğu anlaşılmaktadır. İletinin devamında ise UĞUR yetkilisinin, anılan bayiye bu gibi durumlarda gerekli takibin yapıldığı ve internetten düşük fiyata satış gerçekleştiren yeniden satıcıların ekranlarının kapatıldığı yönünde bilgi verdiği ifade edilmektedir. (219) Anılan yazışmanın içeriğinden anlaşılacağı üzere, UĞUR yetkilileri tarafından internet kanalında düşük fiyata satış gerçekleştirdiği tespit edilen bayilere anılan fiyatları yükseltmeleri yönünde baskı yapıldığı ve fiyatları yükseltmeyen bayilerin ekranlarının kapatılması suretiyle bir çeşit yaptırım uygulandığı görülmektedir. Teşebbüsün savunmasında dile getirdiği ekran kapatma olarak kastedilenin WEBPOS kullanımı ile ilgili olduğu ve bayiye mal vermeme şeklindeki bir yaptırımı ifade etmediği yönündeki savunmasına ilişkin Tespit 86 başlığı altında değerlendirmede bulunulmuş olup anılan savunmaya ilişkin ayrıca mevcut Tespit özelinde cevap verilmeyecektir. İşbu Tespit 93 özelinde belirtilmesi gereken husus ise UĞUR çalışanının doğrudan kendi beyanı olan “gerekli takibi yaptığımızı bu gibi durumlar için ekran kapatması yaptığımız anlatıldı” ifadesinin, ekran kapatma ile tabir edilen eylemin, düşük fiyatla satış yapılan bayilere karşı ceza mekanizması olarak kullanıldığını açıkça ortaya koymasıdır. Diğer taraftan, bayinin UĞUR yetkilisine cevaben “bayimiz internet satışı olan bu bayinin ekranının kapanmadığını ki montaj ataması attığını belirtti” ifadesini kullanması da teşebbüsün savunmasında dile getirdiği ekran kapatma ile kastedilenin sadece WEBPOS kullanımını olduğuna ilişkin beyan ile ters düşmektedir. Bayinin ifadelerinden anlaşıldığı üzere, ekranı kapattırıldığı bildirilen bir satıcının montaj talebi iletemiyor olmasının beklendiği görülmektedir. Dolayısıyla ekran kapatma eylemi ile UĞUR’un bayilerin montaj talebi iletmelerini engellediği ve bu suretle söz konusu bayilerin satış yapmalarını zorlaştıracak nitelikte eylemlerde bulunduğu ve bu hususun ciddi bir yaptırım mekanizması teşkil ettiği değerlendirilmektedir. (220) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 93’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 94 (221) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Diyarbakır Bölge Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR bayisi (Arlı Soğutma) yetkilisi (.....) arasında 24.06.2021 ve 28.06.2021 tarihlerinde gerçekleşen Whatsapp yazışmasında şu ifadeler yer almaktadır:
23-58/1147-409 49/69 24.06.2021 (.....): “7246 internet fiyat var düzeltme yapalım” (.....): “7246 yokki bizde ” (.....): “Varsa. Ne yapayım sizi. Trendyol baaak.” (.....): “Abe stok ta Bi tane var fiyat 4513 lira yazmışlar” (.....): “Hani yoktu çekin şunu Bir adet ürün içim değer mi. Çıkınız şu işten.” (.....): “Abe zaten iş yok belki oradan bişe çıksa diyoruz Ama fiyatlar hepsi güncel” (.....): “Siz bilirsiniz” 28.06.2021 (.....): [Trendyol üzerinden satılan bir UĞUR markalı ürünün linki paylaşılmıştır.] (.....): “Bunu yukarıya normal fiyat yapalım. Son uyarı” (.....): “Abi şimdi görüştüm bizim fiyatlar güncel trendyol kendisi yüzde 5 Bi uygulama yapmış bizim fiyatlar perakende neyse o” (.....): “Bizim ürünü trendyol yada başkası indirim yapamaz Çıkın lütfen” (222) UĞUR tarafından Tespit 94’e yönelik yapılan savunmada, UĞUR çalışanı (.....), Arlı Soğutma’nın internette TTK. m.55 hilafına maliyetin altında fiyatlardan satış yaptığına ilişkin diğer bayilerin şikâyeti üzerine, yapılan satışın maliyetin altında olup olmadığını kendisi teyit etmeden, bayi ile olan samimi ilişkisini de gözeterek doğrudan bayi ile iletişime geçtiği ve “7246 internet fiyat var düzeltme yapalım” demek suretiyle internette toptan bayi alış fiyatı altında satış yapıldığından hareketle, TTK m.55 uyarınca bunun düzeltilmesi gerektiğini ifade ettiği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (223) Ayrıca, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilmiştir. (224) Öte yandan, Tespit 94’e konu yazışmaya konu olayda, çevrim içi pazaryerinde UĞUR ürünlerinin satıcıların/bayilerin herhangi bir bilgisi yahut iradesi olmaksızın indirime tabi tutulduğu, fiyatı düşen ürünün UĞUR bayilerinin toptan alış fiyatlarının altında kaldığı, (.....) ilgili satışın linkini bayi ile paylaştığı ve “Bunu yukarıya normal fiyat yapalım. Son uyarı” demek suretiyle fiyatların toptan bayi alış fiyatının üzerine çıkarılması tavsiyesinde bulunduğu, bunun üzerine bayinin, “Abi şimdi görüştüm bizim fiyatlar güncel trendyol kendisi yüzde 5 Bi uygulama yapmış bizim fiyatlar perakende neyse o” demek suretiyle esasen kendi iradesi ile maliyetin altında satış yapmadığını ifade ettiği, çevrim içi pazaryeri tarafından satıcının onayı aranmaksızın ürünlerde indirim uygulamasının 6563 sayılı Kanun’a aykırı olduğu belirtilerek Tespit 94’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı ifade edilmiştir. (225) Uğur yetkilisi bayi çalışanı arasında geçen yazışmada, UĞUR çalışanı tarafından çevrim içi pazaryeri olan trendyol üzerinden 4.513 TL’ye satışa sunulan UED 7246 DTK ürün koduna sahip derin dondurucunun fiyatının düzeltilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Buna cevaben bayi yetkilisi tarafından satış yapamadıklarına dair şikâyette bulunulmakta ve fiyatı düşürerek satışları artırmayı umdukları belirtilmektedir. Dört gün sonra yine aynı taraflar arasında geçen yazışmada ise UĞUR yetkilisinin
23-58/1147-409 50/69 trendyol üzerinden yapılan satışlardaki fiyatın yükseltilmesi gerektiğini ve bunun son uyarı olduğunu belirttiği görülmektedir. Bayi yetkilisinin ise fiyatların güncel olduğunu, söz konusu satış kanalındaki fiyat düşüklüğünün doğrudan platformun uyguladığı indirimden kaynaklandığını ifade etmesi üzerine UĞUR çalışanı tarafından, UĞUR markalı ürünlere ne pazaryerinin ne de başkasının indirim yapamayacağı ifade edilerek söz konusu ürünün ilgili mecradaki satışının durdurulması yönünde bayiye talimat verilmektedir. (226) Yazışmanın içeriği ele alındığında, UĞUR yetkilisi tarafından bayi fiyatlarının takip edildiği ve farklı satış kanallarında bayi tarafından gerçekleştirilen satışlardaki fiyatların istenen seviyede olmaması durumunda bayinin uyarıldığı görülmektedir. Anılan uyarı, tavsiye niteliğinden oldukça uzak olup bayinin uyarı neticesinde fiyatı yükseltmemesi akabinde birkaç gün sonra UĞUR’un bu kez daha sert bir ifade kullanarak “bu son uyarı” demek suretiyle bayi üzerinde baskı oluşturduğu görülmektedir. Bayi çalışanı tarafından UĞUR yetkilisinin bu tutumunun doğurduğu baskı nedeniyle teşebbüs yetkilisi, bu kez düşük fiyatların kendilerinden değil pazaryerinin indirim politikasından kaynaklandığı şeklinde açıklama yapma gayretine girmiştir. Dolayısıyla anılan belge, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahale eylemini takip ve baskı unsurları ile desteklediğini ortaya koymaktadır. (227) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 94’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 95 (228) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Diyarbakır Bölge Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR bayisi (Çakı Ticaret) yetkilisi (.....) arasında geçen 28.06.2021 tarihli Whatsapp yazışmasında şu ifadeler yer almaktadır: (.....): [Trendyol isimli çevrim içi satış platformunda Çakı Ticaret tarafından satılan UĞUR markalı ürünün linki paylaşılmıştır.] (.....): “Burdan çıkalım” (.....): “Hemen cikiyorum İşlem tamamlandı” (.....): “Tamam teşekkür ederim” (229) UĞUR tarafından Tespit 95’e yönelik yapılan savunmada, söz konusu yazışmanın UED 480 D/S kodlu ürüne ilişkilin olduğu, “trendyol” pazaryerinde satışa sunulmakta olan UĞUR ürünlerinin satıcıların/bayilerin herhangi bir bilgisi yahut iradesi olmaksızın platformun işleticisi tarafından indirime tabi tutulduğu, fiyatı düşen ürünün fiyatının bayi toptan alış fiyatlarının altında kaldığı, bu durumun 6563 sayılı Kanun’a aykırı olduğu, yazışmada UĞUR çalışanının tepkisinin bu durumu işaret ettiği ifade edilmiştir. Buna ek olarak, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (230) Ayrıca, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede
23-58/1147-409 51/69 bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilerek Tespit 95’ten hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı ifade edilmiştir. (231) UĞUR yetkilisi ile UĞUR markalı ürünlerin satışında yetkili bayi çalışanı arasında geçen yazışmada, UĞUR Kıdemli Diyarbakır Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından, trendyol üzerinden satışa sunulan UED 480 D/S koduna sahip sandık tipi derin dondurucu olduğu düşünülen ürünün internet bağlantısı paylaşılarak bayi yetkilisine söz konusu platformdaki satışların durdurulmasına dair talimat verilmektedir. Akabinde bayi yetkilisi, UĞUR’un talebinin yerine getirildiğine dair dönüş yapmaktadır. (232) Söz konusu yazışmanın içeriği ele alındığında, UĞUR çalışanı tarafından yetkili satıcıların ürünlerini satışa sundukları kanallara müdahalede bulunulduğu görülmektedir. Her ne kadar anılan yazışma fiyat kısıtlamasına dair bir unsur içermeyip daha ziyade bayinin hangi kanal vasıtasıyla satış gerçekleştireceğine dair yapılan bir müdahale gibi görünse de UĞUR hakkında elde edilen diğer belgelerle birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu eylem yeniden satış fiyatına müdahale politikası kapsamında ele alınabilecektir. Belge içeriği ile benzer muhtelif belgelerde de görüldüğü üzere, UĞUR çalışanları, çeşitli çevrim içi platformlar üzerinden gerçekleştirilen satışları takip etmekte ve bayilerin satış fiyatlarının söz konusu platformlarda düşük kalmasından hareketle bayilerin anılan kanaldaki satışlarını kapattırmaktadır. Kimi durumlarda, bir pazaryerinin belli ürün grupları özelinde, satıcılardan bağımsız olacak şekilde yani maliyetine kendisi katlanmak suretiyle gerçekleştirdiği kampanyalarda, UĞUR bayilerinin yer almaması UĞUR tarafından talep edilebilmektedir. (233) Bununla beraber, pazaryerinin satıcıdan bağımsız şekilde indirim uygulamış olması, ürünün o pazaryerinde satışını gerçekleştiren satıcıyı ilgilendiren bir husus olup pazaryerinin bayiden habersiz indirim uyguladığını gerekçe göstererek UĞUR’un bayiye satışı kapattırması makul görülebilecek bir eylem değildir. Zira bu davranış ile UĞUR’un, belirlediği fiyatın altında fiyatla satış yapılmasını engellemek amacıyla bayilerin anılan pazaryerlerindeki satışlarını kapattırmaya çalıştığı görülmektedir. Buradan hareketle, mevcut belgeye konu ürünün satışının durdurulması yönündeki talimatın, yeniden satış fiyatına müdahale amacı doğrultusunda gerçekleştirilen eylemlerin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. (234) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 95’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 96 (235) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Diyarbakır Bölge Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR bayisi ARIZ yetkilisi (.....) arasında geçen 04.07.2021 tarihli Whatsapp yazışmasında şu ifadeler yer almaktadır:
23-58/1147-409 52/69 (.....): “Merhabalar (…) tüm ekranlar kapatıldı bu teknik uyumsuzluklar daha önce atmış olduğumuz uyumsuzluk bulunan bayiler ile aynısı” (.....): [N11 isimli çevrim içi satış platformunda ARIZ tarafından satılan bir UĞUR markalı ürünün linki paylaşılmıştır.] (.....): “Yarın sabah normal perakende fiyatlara çekelim lütfen. Sorun çıkmasın.” (236) UĞUR tarafından Tespit 96’ya yönelik yapılan savunmada, yazışmanın UED 380 kodlu ürüne ilişkilin olduğu, yazışmada geçen “ekran kapatma” ifadesinin, UĞUR tarafından bayilere ek bir fayda olarak tanınan ve temelde ödeme işlemlerinde bankalar tarafından alınan komisyon bedellerinde indirim sağlayan WEBPOS kullanımının kapatılması anlamına geldiği, “ekran kapatma” olarak ifade edilen uygulamanın, hiçbir surette bayilerin UĞUR’dan alım yapmasını yahut bayinin tüketicilere satış yapmasını engelleyen bir husus olmadığı, dolayısıyla “ekran kapatma” uygulamasının bir çeşit yaptırım mekanizması olarak kabul edilemeyeceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (237) İlaveten, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilerek Tespit 96’dan hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı ifade edilmiştir. (238) UĞUR Kıdemli Diyarbakır Bölge Satış Uzmanı (.....) tarafından UĞUR bayisi ARIZ yetkilisine gönderilen iletide, anılan bayinin satış ekranının teknik uyumsuzluklar nedeniyle kapatıldığı ifade edilmektedir. Akabinde N11 adlı çevrim içi pazaryeri üzerinden ARIZ tarafından satışı gerçekleştirilen UED 308 koduna sahip sandık tipi derin dondurucunun internet bağlantısı iletilmekte ve fiyatların normal perakende fiyatlara çekilmesi yönünde talimat verilmektedir. UĞUR çalışanı tarafından belirtilen “teknik uyumsuzluk” ifadesinin, UĞUR hakkında elde edilen muhtelif belgeler ile benzer şekilde, UĞUR tarafından uygulanan yeniden satış fiyatının tespiti politikası kapsamında belirlenen fiyatlara uymayan bayilere yönelik kullanılan bir ifade olduğu ve fiyatlara uymayan bayilerin ekranının kapattırılması suretiyle bayilere yaptırım uygulandığı anlaşılmaktadır. (239) Teşebbüsün dile getirdiği ekran kapatma olarak kastedilenin sadece WEBPOS kullanımı ile ilgili olduğu ve bayiye mal vermeme şeklindeki bir yaptırımı ifade etmediği yönündeki savunmasına ilişkin Tespit 86 başlığı altında değerlendirmede bulunulmuştur Kısaca belirtmek gerekirse, teşebbüs hakkında elde edilen belgeler ve cevabi yazıda yer alan hususlar birlikte ele alındığında, yazışmalarda geçen ekran kapattırma eyleminin WEBPOS ödeme ekranının ötesinde, UĞUR ile yeniden satıcılar arasındaki tahsilat, sipariş ve servis hizmeti talebi gibi birçok işlevi konu alan portala erişimin kısıtlanması anlamında kullanıldığı tespit edilmiştir. (240) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup mevcut tespit özelinde ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 96’ya konu
23-58/1147-409 53/69 yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tespit 97 (241) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Kıdemli Bölge Satış Uzmanı (.....) ile UĞUR bayisi (Merve Ticaret) yetkilisi (.....) arasında geçen 06.07.2021 tarihli Whatsapp yazışmasında şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “Abi slm Bu nasıl fiyat böyle Fabrika lafta bu fiyatlara müdahale ediyor ama hepsi bos” (.....): “Abi şu anda fiyat kıran 7 bayi ekranı kapalı Müdahale etmesek zaten ortalık toz duman olacak” (.....): “Müdahale edilen böyleseye Bilemiyorum” (.....): [ekran görüntüsü paylaşılmıştır.]38 (.....): “Dünkü yazışmalardan sadece birkaç tanesi Eğer müdahale etmediğimizi düşünüyorsan yanılıyorsun” (242) UĞUR tarafından Tespit 97’ye yönelik yapılan savunmada, yazışmada geçen “Abi şu anda fiyat kıran 7 bayi ekranı kapalı” ifadesi ile kastedilenin, TTK m.55 hilafına maliyetin altında satış yapan ve bayiler nezdinde haksız rekabet yaratan bayilerin bu eylemlerini finanse etmemek adına yalnızca ilgili bayiler için WEBPOS uygulamasının erişime açılmamasını konu edindiği, WEBPOS’un kapatılması uygulamasının, hiçbir surette bayilerin UĞUR’dan alım yapmasını yahut bayinin tüketicilere satışlarını engelleyen bir husus olmadığı, WEBPOS’tan istifade etmesi durdurulan bayinin, ister kendi POS’u üzerinden, ister çevrim içi pazaryerleri üzerinden, isterse de nakit olarak nihai kullanıcıya satış yapmaya devam edebileceği belirtilmiştir. UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her daim bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu ifade edilmiştir. (243) Buna ek olarak, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilerek Tespit 97’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı ifade edilmiştir. (244) Söz konusu yazışmada, UĞUR bayisi tarafından pazarda düşük fiyatla satış yapan satıcılara ilişkin şikâyette bulunulmakta ve sağlayıcı tarafından müdahale edilmesine rağmen neden hala düşük fiyatların bulunduğunun anlaşılamadığı ifade edilmektedir. Akabinde UĞUR çalışanı tarafından cevaben yazılan iletide, fiyat politikasına uyum göstermeyen yedi adet bayinin ekranının kapatıldığı belirtilmekte ve bu yöntemle fiyat istikrarını bozan bayilere müdahale edildiğine dair bayi yetkilisi ikna edilmeye çalışılmaktadır. (245) Teşebbüsün dile getirdiği ekran kapatma olarak kastedilenin WEBPOS kullanımı ile ilgili olduğu ve bayiye mal vermeme şeklindeki bir yaptırımı ifade etmediği yönündeki 38 Söz konusu ekran görüntüsünün içeriğine ulaşılamamıştır.
23-58/1147-409 54/69 savunmasına ilişkin Tespit 86 başlığı altında değerlendirmede bulunulmuştur. Kısaca belirtmek gerekirse, teşebbüs hakkında elde edilen belgeler ve cevabi yazıda yer alan hususlar birlikte ele alındığında, yazışmalarda geçen ekran kapattırma eyleminin WEBPOS ödeme ekranının ötesinde, UĞUR ile yeniden satıcılar arasındaki tahsilat, sipariş ve servis hizmeti talebi gibi birçok işlevi konu alan portala erişimin kısıtlanması anlamında kullanıldığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, yazışmada geçen “ekran kapatmak” ifadesinin, teşebbüsün savunmasında dile getirdiğinin aksine, fiyat politikasına uymayan bayilere yönelik bir çeşit yaptırım mekanizması olarak kullanıldığı hususu, mevcut yazışmadaki UĞUR çalışanının “Abi şu anda fiyat kıran 7 bayi ekranı kapalı Müdahale etmesek zaten ortalık toz duman olacak” şeklindeki beyanı ile de açıkça ortaya konulmaktadır. (246) Ek olarak, UĞUR bayisi tarafından dile getirilen “Fabrika lafta bu fiyatlara müdahale ediyor” ifadesini UĞUR’un fiyatlara müdahale politikasının pazarda bilindiği ve bu politikanın gereğinin yapılmadığı durumlarda da fiyat politikasına uyan bayilerden şikâyet alındığı şeklinde yorumlamak mümkündür. Bunun yanı sıra, UĞUR yetkilisi yazışmanın devamında şikâyette bulunan bayiyi ikna çabası olarak yorumlanabilecek şekilde diğer bayiler ile gerçekleştirdiği yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşarak fiyata nasıl müdahale ettiklerini göstermektedir. (247) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 97’ye konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. Tespit 98 (248) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve UĞUR Yurt İçi Satış ve Pazarlama Direktörü (.....) tarafından Gizerler Day. Tük. Mamülleri San. ve Tic. AŞ (GİZERLER) yetkilisi (.....) gönderilen 02.08.2021 tarihli ve “FW: İnternette fiyat farklılığı” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır: (.....): “(.....) Bey Merhaba, Ekteki yazıyı bilginiz amaçlı aynı şekliyle gönderiyorum. Maalesef bu tip uygulamalarla haketmediğimiz eleştirilere maruz kalıyoruz. Sizden ricam gerekli hassasiyeti göstererek bize yardımcı olmanızdır. İlginize teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim .” (249) Yazışmada ifade edilen ekli yazı ise UĞUR markalı ürünlerin satışını gerçekleştiren Aydıneller Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (AYDINELLER) yetkilisi (.....) tarafından UĞUR’a iletilen bir şikâyet yazısı olup yazının içeriğine aşağıda yer verilmektedir: … “Aşağıda model ve fiyat bilgileri olan UĞUR markalı ürünler, ekte bilgileri bulunan bir bayi tarafından internet ortamında bu sabah 09.05 itibari ile düşürüimüştür. (EK.1) 32 yıldır markanızın bayiliğini yapan bir firma olarak aşağıdaki sorularımıza açıklık getireceğinizi ümit eder UĞUR Markasını daha yukarı taşıma gayretinizi samimiyetle destekleyen bir firma olarak çalışmalarınızda başarılar dilerim. Saygılarımla (.....)” … “-Tarafımıza Ulaşmayan bir FİYAT İNDİRİM programı varmıdır ? - İnternet ortamında dileyenin dilediği gibi bir fiyat politilka uygulamayamı konulmuştur ?
23-58/1147-409 55/69 - Söz konusu firmaya özel bir indirimmi uygulanmaktadır ? - Cuma akşamı fiyat indirip, pazartesi sabahı fiyat yükselten firmalara daha ne kadar sessiz kalınacaktır ? - Bu şekilde UĞUR markasının daha da büyüyeceğimi düşünülmektedir.? - Söz konusu firmanın sahibi, diğer UĞUR bayilerinin, kendi müşterileri karşısında düştüğü açıklanamaz durumdan hoşnutmudur ?” … (250) UĞUR tarafından Tespit 98’e yönelik yapılan savunmada, ilgili yazışmanın konusunu bir bayi tarafından maliyetin altında satış yapılması sebebiyle bir başka bayiden şikâyet alınmasının oluşturduğu, şikâyet eden bayinin, diğer bayi fiyatlarından hareketle “Tarafımıza ulaşmayan bir FİYAT İNDİRİM programı var mıdır” diye sorduğu, oluşan bu fiyat farklılığının toptan satış fiyatlarında bir bayiye ekstra indirim verilmesi izlenimi yarattığı, bayi tarafından şikâyete konu edilen beş üründen dördünün toptan bayi alış fiyatının altında yahut buna çok yakın bir seviyede olduğu ifade edilmiştir. Bu çerçevede, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her zaman bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu, UĞUR’un bu eksende hareket ederken rekabet hukuku düzenlemelerine sıkı sıkıya uyduğu, hiçbir durumda bayilerine uygulamakta oldukları fiyatlara ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikte bulunmadığı belirtilmiştir. (251) Ayrıca, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilerek Tespit 98’den hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı ifade edilmiştir. (252) UĞUR yetkili satıcısı AYDINELLER tarafından UĞUR’a gönderilen yazıda, internet kanalında düşük fiyatla satış yapılmasından şikâyetçi olunduğu belirtilmektedir. Yazının devamında GİZERLER’in liste fiyatından daha düşük seviyelerde UĞUR markalı USS 330 DTK kodlu şişe soğutucu, UDD 500 BK kodlu sandık tipi derin dondurucu, UED 3094 DTK kodlu çekmeceli derin dondurucu, UED 480 BK kodlu derin dondurucu ve UED 360 D/S sandık tipi derin dondurucu ürünlerinde satış yaptığını gösteren akakçe fiyat karşılaştırma sitesinden ekran görüntülerine yer verilmektedir. Akabinde UĞUR çalışanı tarafından ilgili ürünlerin düşük fiyata satışını gerçekleştiren GİZERLER’e AYDINELLER tarafından gönderilen e-postanın iletilerek “gerekli hassasiyeti”n gösterilmesinin talep edildiği görülmektedir. (253) AYDINELLER tarafından gönderilen yazının içeriğine bakıldığında, söz konusu iletinin yalnızca bir bayi şikâyetinden ibaret olmayıp aynı zamanda UĞUR tarafından sürdürülen yeniden satış fiyatına müdahale eylemi kapsamında piyasada oluşan fiyat seviyesinin aşağısına inilmesinin akabinde gelişen bir süreç olduğu anlaşılmaktadır. Zira yazışmada geçen “Tarafımıza Ulaşmayan bir FİYAT İNDİRİM programı varmıdır?” … “İnternet ortamında dileyenin dilediği gibi bir fiyat politilka uygulamayamı konulmuştur ?” ifadelerinin, perakende seviyesinde faaliyet gösteren yetkili satıcıların tamamen bağımsız bir şekilde belirlemesi gereken fiyatlara UĞUR’un doğrudan müdahalesinin olduğunu gösterdiği düşünülmektedir. Aksi bir yorumda, söz konusu bayi şikâyetinin temellendirileceği bir zemin oluşmamaktadır. İlaveten, anılan yazışma, yetkili satıcının ilettiği şikâyet ile sınırlı kalmamış; şikâyetin akabinde UĞUR tarafından,
23-58/1147-409 56/69 düşük fiyatla satış yaptığı belirtilen GİZERLER ile iletişime geçilip fiyatın yükseltilmesinin talep edildiği görülmektedir. (254) Teşebbüsün her bir tespit özelinde tekraren dile getirdiği ve ilgili yazışmanın tedarik fiyatının altında satış yapılmasına ilişkin olduğu ve baskı ve teşvik unsurunun ortaya konulamadığı yönündeki savunmaya ilişkin yapılan değerlendirmelere ise Tespit 70’e ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bölümde ayrıntılı şekilde yer verilmiş olup mevcut tespit özelinde ayrıca değerlendirme yapılmayacaktır. Sonuç olarak, Tespit 98’e konu yazışma kapsamında, UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalede bulunduğu değerlendirilmiştir. I.4.2.2. İnternet Üzerinden Satışların Kısıtlanmasına Yönelik Belge, Belgeye Yönelik Teşebbüsün Yazılı Savunmasında Yer Alan Hususlar, Belgeye ve Savunmaya İlişkin Değerlendirmeler Tespit 99 (255) UĞUR’da yapılan yerinde incelemede alınan ve 19.11.2021 tarihinde UĞUR Genel Müdürü (.....) ile UĞUR Yurt İçi Satış ve Pazarlama Direktörü (.....) arasında geçen ve (.....) iletilen bir bayi şikâyetinin alıntılandığı Whatsapp yazışmasının içeriği şu şekildedir: (.....): “(.....) Bey kardeşim Merhaba, Ankara Başaran taahhüt (.....) yaziyorum. Bı konuda yardımınıza ihtiyacımiz var. Fiyat istikrari konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Müşterilerimiz internet görsellerini paylaşıyorlar siz pahalisiniz diye internetten alışverişi tercih ediyorlar. Müşterimizi ikna edemiyoruz mallarin garanti süresi vs konularında değişiklik olduğunu söyleme durumumuz kalmiyor.Arayip görüşme sağladım Kütahya bayisiyim ve Garantili 7 yıl dolap satıyorum der. Bölge sorumlumuz fiyat konusunda bir şey yapamıyoruz der.Biz zamlardan sonra hiç satış yapamadık.İnternetten satış yapmamamız konusunda taahhüt imzalatilmis biz satış yapamıyoruz.Serbest piyasa koşullariyla rekabet edemiyoruz.Konu ile ilgili yardımlarınızı bekliyoruz.İyi Günler....” (256) UĞUR tarafından Tespit 99’a yönelik yapılan savunmada, ilgili yazışmanın UĞUR Genel Müdürü (.....) gönderilen şikâyet mahiyetinde bir bayi mesajı olduğu, yazışma içeriğinden anlaşılacağı üzere bayinin internetteki bazı fiyatlara ilişkin şikâyetlerini bölge sorumlusuna iletmesine karşın bölge sorumlusundan “fiyat konusunda bir şey yapamıyoruz” şeklinde cevap aldığı, buna rağmen söz konusu belgeye dayalı olarak yeniden satış fiyatlarına müdahale edildiği iddiasında bulunulmasının somut deliller ile bağdaşmadığı, UĞUR’un, bayilerin çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını hiçbir zaman engellemediği, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, her zaman bayilerini TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek ve uygulanan fiyatların bu hükme uygun olarak maliyetin altında olmaması hususunda bayilerin bilgilendirilmesi ekseninde olduğu belirtilmiştir. (257) Diğer taraftan, yazışmada yer alan bayi beyanının aksine, UĞUR tarafından internet üzerinden satış yapmaması yönünde söz konusu bayiye imzalatılmış herhangi bir sözleşme, taahhüt ve sair belgenin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu bakımdan, bayinin mesajında geçen “İnternetten satış yapmamamız konusunda taahhüt imzalatilmis biz satış yapamıyoruz.” ifadesi ile bayinin neyi kastettiğinin anlaşılamadığı ifade edilmiştir. (258) İlaveten, söz konusu yazışma içeriğine yönelik soruşturma bildiriminde yer verilen değerlendirmelerde, yeniden satış fiyatına müdahale tespiti için aranan baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvikin varlığının ortaya konulamadığı, UĞUR tarafından bayinin kendi satış fiyatını belirleme serbestliğine etki edecek ölçüde bir müdahalede bulunulmadığı, nihai olarak her türlü tereddütten uzak, kesin ve tartışmasız olarak elde edilmiş açık, somut ve ciddi delillere dayalı olarak ve makul şüphenin ötesinde bir ispat
23-58/1147-409 57/69 standardı ile ispat edilen bir ihlalin bulunmadığı belirtilerek Tespit 99’dan hareketle UĞUR aleyhine bir ihlal iddiasında bulunulamayacağı ifade edilmiştir. (259) Söz konusu yazışmada, bir UĞUR bayisi tarafından UĞUR Genel Müdürü (.....) şikâyet mahiyetinde gönderilen mesajın (.....) tarafından UĞUR Yurt İçi Satış ve Pazarlama Direktörü (.....) iletildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu iletide; yetkili satıcı, fiyat istikrarının korunmaması sebebiyle sorun yaşadığını, internet kanalı üzerinden daha düşük fiyata ürün satışlarının gerçekleştirilmesi sebebiyle müşterilere satış yapamadığını, söz konusu durum nedeniyle bölge sorumlusu ile iletişime geçtiğini, ancak bir sonuç elde edemediğini, internetten satış yapılmaması konusunda kendilerine taahhüt imzalatılması nedeniyle internetten düşük fiyata satış yapan bayiler ile rekabet edemediğini belirtmekte ve bu kapsamda UĞUR yetkilisinden yardım istemektedir. (260) Bununla birlikte, yazışmanın içeriğinden bayi şikâyetinin ardından söz konusu satış fiyatına müdahalede bulunulduğuna dair herhangi bir ifade yer almamaktadır. Zira (.....) tarafından (.....) iletilen yazışmaya herhangi bir cevap verilmemiştir. Bunun yanı sıra, UĞUR’un yazışmada bahsedilen şikâyet kapsamında başkaca bir aksiyon aldığına dair de mevcut dosya kapsamında herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Dolayısıyla piyasada daha düşük fiyata ürün satılmasını kapsayan bir şikâyeti konu eden söz konusu tespitin yeniden satış fiyatına müdahale eyleminin varlığını ortaya koymaya elverişli olmadığı değerlendirilmektedir. (261) Bunun yanı sıra, bayi yetkilisinin internetten satış yapmama hususunda kendilerinden taahhüt alındığı yönündeki ifadesi, UĞUR’un ilgili bayinin internet satışlarını engellediğine yönelik şüphe doğurmaktadır. Bu hususa ilişkin teşebbüs tarafından yapılan savunmada, teşebbüsün bayilerin çevrim içi pazaryerlerinde satış yapmalarını hiçbir suretle engellemediği, hatta UĞUR’un 2017 yılında internet satışlarına ilişkin sürdürdüğü politikayı açıklayan "İnternet Kanalı ile Satış Standart ve Kuralları" isimli bir sirküler yayımladığı, yazışmada geçen bayi beyanı ile kastedilenin ne olduğunun anlaşılamadığı zira anılan bayiye internet satış yasağı getiren herhangi bir belge bulunmadığı belirtilmiştir. (262) Her ne kadar yazışmadaki bayi yetkilisinin ifadesinden UĞUR’un internet satışlarına dair bir kısıtlama getirdiği şüphesi doğsa da böyle bir kısıtlamanın varlığına dair herhangi bir somut bulgu elde edilememiştir. Teşebbüsün internet satışlarına ilişkin yayımladığı sirküleri savunma ekinde paylaşılmış olup anılan sirkülerde görüldüğü üzere, UĞUR markalı ürünlerin satışını gerçekleştiren yetkili satıcıların internet kanalıyla yapacağı satışlara ilişkin prensiplere detaylı şekilde yer verilmiştir. Dolayısıyla hâlihazırda dosya kapsamındaki diğer belgeler incelendiğinde de bayilerin internet kanalı ile satış gerçekleştirdiği anlaşılmakta ve bu durumun aksini gösteren başka bir bulguya da rastlanılmamaktadır. Bu doğrultuda, Tespit 99’a konu yazışmanın, münferit olarak UĞUR’un internet satışlarına yönelik bir kısıtlama getirdiği şeklinde bir ihlali ortaya koymak bakamından yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. I.4.2.3. Belge Değerlendirmelerinin Özeti (263) UĞUR hakkında yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, UĞUR’un, sağlayıcısı olduğu ürünlerin yeniden satışını gerçekleştiren bayilerin satış fiyatına müdahale etmek ve bayilerin internet üzerinden ürün satmalarını engellemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediği incelenmiştir. Bu kapsamda, ihlal iddialarına
23-58/1147-409 58/69 dayanak oluşturan belgelere, bu belgelere ilişkin yapılan değerlendirmelere ve teşebbüs tarafından yapılan savunmalara yukarıda detaylı şekilde yer verilmiştir. (264) İhlal iddialarına dayanak oluşturan belgelerin incelenmesi neticesinde, UĞUR yetkilileri tarafından, UĞUR’un belirlediği yeniden satış fiyatlarından daha düşük bir fiyata ürün satan bayilerin uyarıldığı, “bozuk fiyat” olarak nitelendirilen söz konusu fiyatların belirlenen fiyat seviyesine çekilmesi istenerek doğrudan yeniden satış fiyatının tespit edildiği, buna ek olarak, UĞUR’un belirlediği fiyatlardan satış yapmayan bayilere “ekran kapatma” yaptırımıyla baskı uygulandığı anlaşılmıştır. (265) Teşebbüsün birinci yazılı savunmasında, ihlale dayanak teşkil eden bazı belgeler özelinde soruşturma zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu iddia edilmişse de UĞUR hakkındaki ihlal isnadına konu belgeler incelendiğinde, 2014 ila 2021 yılları arasında süreklilik arz eden ve aynı amaca yönelen çok sayıda iletişimin yer aldığı ilgili belgelerin, yeniden satıcıların satış fiyatlarına müdahale noktasında bütünlük arz ettiği, bu yönüyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında kesintisiz bir ihlali ortaya koyar nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. İncelemeye konu eylemlerin kesintisiz bir ihlali ortaya koymasından hareketle, ihlal isnadına dayanak oluşturan ve zaman bakımından en son tarihli belge olan Tespit 98’e konu yazışma tarihinin 02.08.2021 olduğu görülmektedir. Bu çerçevede, 02.08.2021 tarihinin, soruşturma tarafı teşebbüsün yeniden satış fiyatı tespitine yönelik eylemlerinin kesintiye uğradığı tarih olması nedeniyle zamanaşımının işletilmesi gereken tarih olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda, ihlal isnadına konu bazı yazışmaların, zamanaşımına uğramadığı sonucuna ulaşılmıştır. (266) Ayrıca, ihlal isnadına konu belgelerdeki yazışmalarda geçen ifadelerin, yeniden satıcıların çevrim içi pazaryerlerinden satış yapmasını engelleyecek nitelikte olmadığı, UĞUR’un internette gerçekleşen satışlara ilişkin yaklaşımının, yeniden satıcılarını TTK m. 55/1(a).6’nın çizdiği sınırlara davet etmek olduğu öne sürülmüşse de TTK m.55/1(a).6 uyarınca maliyet altı satış yoluyla haksız rekabetin ortaya çıkması için gereken şartların mevcut dosya kapsamında oluşmadığı, bu nedenle UĞUR tarafından icra edilen ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali niteliğindeki yeniden satış fiyatlarına müdahaleye dönük eylemlerin, TTK m.55/1(a).6 çerçevesinde hukuka uygun olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. (267) Buna ek olarak, teşebbüsün savunmasında, anılan belgelerde yer alan ifadelerin, bayilere fiyatların belirlenmesine ilişkin baskı, tehdit, yaptırım, zorlama yahut teşvik uygulandığını göstermediği, bu yönüyle Danıştay 13. Dairesinin Henkel Kararında yer alan ilkeler ışığında, UĞUR hakkında ihlal isnadında bulunulamayacağı iddia edilmiştir. Bununla birlikte, anılan belgelerde geçen “ekran kapatma” uygulamasının, UĞUR’un belirlediği fiyatların altında ürün satan bayiler açısından baskı, tehdit ve/veya yaptırım niteliği taşıdığı değerlendirilmektedir. Şöyle ki; “ekran kapatma” ifadesi ile kast edilenin uygulamanın; bayilerin ürün siparişlerini, servis/montaj taleplerini ve WEBPOS tahsilat işlemlerini yapabilmesi için kurgulanmış bir sistem olan portalın, UĞUR tarafından belirlenen satış fiyatına uymayan bayilere tamamıyla kapatılması anlamına geldiği, bu yönüyle bayiler üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Her halükarda, yeniden satış fiyatına doğrudan müdahale niteliğindeki teşebbüs eylemlerinin, amaç bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu ve yukarıda yer verilen Kurul kararları ışığında, açıkça bir baskı ya da teşvik unsuru ayrıca aranmaksızın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmiştir.
23-58/1147-409 59/69 (268) Son olarak, Tespit 99 kapsamında UĞUR tarafından yeniden satıcıların internet üzerinden ürün satışlarının kısıtlandığı şüphesine yönelik olarak ise böyle bir kısıtlamanın varlığına dair herhangi bir somut bulgu elde edilememesi, teşebbüsün internet satışlarına ilişkin yayımladığı sirkülerin, internet kanalıyla yapılan satışlara ilişkin prensipleri detaylı şekilde içermesi ve dosya kapsamındaki belgelerden yeniden satıcıların yaygın bir biçimde internet üzerinden satış gerçekleştirdiğinin anlaşılması hususları göz önünde bulundurularak yeniden satıcıların internet satışlarının kısıtlandığından bahisle UĞUR hakkında herhangi bir ihlal isnadında bulunulamayacağı kanaatine ulaşılmıştır. I.4.2.4. Diğer Savunmalar ve Değerlendirilmesi Avrupa Birliği Dikey Anlaşmalar Tüzüğü Kapsamında Yapılan Savunma (269) UĞUR tarafından yapılan savunmada, yeniden satış fiyatının belirlenmesi konusunun, mehaz mevzuat olan Avrupa Birliği mevzuatının, AB Tüzüğü ve buna istinaden yayımlanan AB Kılavuzu ile köklü değişikliklere uğradığı ve yeni AB Kılavuzu’nun, bir sağlayıcının, söz konusu sağlayıcının ürününü “zararına satışlarda bayrak ürün” (loss leader) olarak kullanan belirli bir distribütörü engellemek için minimum satış fiyatı belirlemesine veya asgari ilan fiyatı (MAP- minimum advertising price) belirlemesine cevaz verdiği, AB Tüzüğü’nde bir sağlayıcının ürünlerini zararına satışta bayrak ürün olarak kullanan bir dağıtıcıyı engellemek için yeniden satış fiyatını tespit etmesinin bilakis etkinlik içerebileceğinin ifade edildiği, Yeni AB Tüzüğü karşısında mevcut dosyada UĞUR’un bayilerinden maliyet altı satış yapmamalarını istemesinin “amaç yönüyle” yasak bir ihlal olarak kategorize edilemeyeceği öne sürülmüştür. (270) Teşebbüsün AB Kılavuzu kapsamında yaptığı savunmaya ilişkin olarak öncelikle belirtilmesi gereken, AB Kılavuzu’ndaki ilgili hükmün, belli bir ürünün maliyet altı fiyat ile pazarlanması suretiyle müşteri edinilmesi ve sonrasında oluşan ucuzluk algısıyla, yüksek kar marjları ile satışa sunulan diğer ürünlerin de satışının sağlanmasına yönelik stratejiyi konu aldığıdır. Bu bakımdan UĞUR tarafından AB Kılavuzu’nun ilgili hükmü kapsamında öne sürülen savunma, esasen bir önceki başlıkta ele alınan ve UĞUR’un TTK m. 55/1(a)(6) kapsamında maliyet altı satışları engelleme iradesine sahip olduğu yönündeki savunma ile aynı yöndedir. Ancak UĞUR tarafından icra edilen yeniden satıcıların fiyatlarına müdahale eylemi, maliyet altı satışların önüne geçilmesi eylemini aşacak şekilde yeniden satıcıların UĞUR tarafından belirlenen fiyatlara uymasını sağlamaya yöneliktir. Bu durum, ihlale konu belgelerde geçen “UĞUR markalı ürünlerimizin fiyatlarının tavsiye edilenin altında”, “Granit Tencere kampanyasının tüketicilerimize tavsiye edilen fiyatı, 22.03.2016 tarihli sirkülerimizle sizlere bildirilmişti, dolayısı ile siteniz deki fiyatlandırmada bu rakamların yazılması en uygunudur.”, “Fiyatlandırmaların (kuruş) dikkat edilerek aynı olmasına özen gösterilmesi, gece ve gündüz fiyatlarında değişiklik yapılmadan duyurulması gerekir.”, “… İnternetteki Fiyatlarını Bizim istediğimiz gibi güncellemiştir.”, “İnternette fiyat istikrarını bozan bayilere son uyarıları yapalım. Devam edenlerin ekranlarını kapattırmanızı rica ederim.”, “… fiyatını güncel liste fiyatımız olan 3.450 TL olarak güncelleyebilirmisin”, “Listeye ve kampsanyaya bağlılık gerek ona göre olsun”,” “Bizim ürünü trendyol yada başkası indirim yapamaz Çıkın lütfen”, “Yarın sabah normal perakende fiyatlara çekelim lütfen. Sorun çıkmasın.”, “Abi şu anda fiyat kıran 7 bayi ekranı kapalı Müdahale etmesek zaten ortalık toz duman olacak”, şeklindeki ifadelerden de açıkça anlaşılmaktadır. (271) Sonuç olarak, ulusal mevzuatımız kapsamında 4054 sayılı Kanun, 2002/2 sayılı Tebliğ ve Dikey Kılavuz’da benzer bir istisnaya yer verilmemiş olmasının yanı sıra AB
23-58/1147-409 60/69 Kılavuzu’ndaki söz konusu istisnai durum, yeniden satıcıların, sağlayıcıdan tedarik ettiği ürünü istikrarlı olarak toptan fiyatın altında satmak suretiyle müşteri edinmeyi ve sonrasında diğer ürünlerini daha yüksek marjlar ile satmayı amaçladığı pazarlama stratejisinin engellenmesine yönelik olup mevcut dosya kapsamında incelemeye konu olan UĞUR’un eylemlerinin ise maliyet altı satışların engellenmesinden bağımsız olarak doğrudan yeniden satış fiyatının belirlenmesi niteliğinde olup AB Kılavuzu’nda bahsi geçen istisnai durum kapsamına girmediği değerlendirilmektedir. 2002/2 Sayılı Tebliğ ve 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Kapsamında Yapılan Savunma (272) UĞUR tarafından ürünlerinin zararına satışlarda bayrak ürün olarak kullanılmaması amacıyla uyarılarda bulunulmasının, rekabeti kısıtlayıcı yönü bulunsa dahi bu uygulamanın “herhangi bir sabit fiyat veya minimum fiyat” zorlaması içermediği gözetildiğinde ve UĞUR’un pazar payının %15’in de altında kaldığı dikkate alındığında, 2021/3 sayılı Rekabeti Kayda Değer Ölçüde Kısıtlamayan Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Karar ve Eylemlerine İlişkin Tebliğ (De Minimis Tebliği) kapsamında de minimis bir anlaşma kabul edilebileceği belirtilmiştir. (273) Diğer taraftan, yukarıda ifade edilen husus kabul edilmese bile UĞUR’un eylemlerinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında kabul edilebileceği, bu da kabul edilmese dahi 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi altında sayılan şartların sağlandığı, zira söz konusu eylemler ile a) bayilerin UĞUR markalı ürünleri en azından UĞUR’dan aldıkları fiyattan satabilme imkânının korunarak ve bayilerin dolandırıcı, kazıkçı vb. ithamlarla karşılaşmalarının önlenerek dağıtım sisteminin varlığını ve çalışabilirliğinin koruduğu, UĞUR bayilerinin “dolandırıcı/kazıkçı” ithamları ile karşılaşmalarının önlenerek ve tüketicilerin “aldatıcı olduğu kanunen karine olarak kabul edilmiş (TTK md.55)” uygulamalara maruz kalmalarının önüne geçilerek, UĞUR markasının korunmasına hizmet ettiği çerçevesinde; malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlandığı, b) incelenen uyarıların “kanunen aldatıcı olduğu karine olarak kabul edilen uygulamalar” olduğu gözetildiğinde, tüketicilerin bunlarla karşılaşmasının önüne geçilmesinin kuşkusuz tüketicinin bundan yarar sağlamasına imkân tanıdığı, c) UĞUR’un yurt içi pazar payının düşüklüğü ve uygulamanın 722 UĞUR bayisi içerisinde 15-20 bayiyi konu aldığı gözetildiğinde; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasının söz konusu dahi olmadığı, d) söz konusu uygulamanın bahsi geçen 15-20 bayi ile sınırlı olduğu, UĞUR’un maliyet altı satış yapan az sayıdaki bayisinin sadece tedarik fiyatından satış yapmamasını istediği, fiyatların tavsiye fiyatlara çıkarılması ve sair girişimlerinin olmadığı (hatta ve hatta bayilerin %99’unun tavsiye edilen fiyatlardan farklı fiyattan satış yaptığı ve ikinci yazılı savunma kapsamında sunulan bayi beyanlarının iddiaların tam aksini gösterdiği) hususları göz önüne alındığında rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmadığı ifade edilmiştir. (274) De Minimis Tebliği açık ve ağır ihlaller hariç olmak üzere, piyasada rekabet kayda değer ölçüde kısıtlamayan anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği karar ve eylemlerinin hangi ölçütler esas alınarak belirleneceğine ve soruşturma konusu yapılmayabileceğine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Aynı Tebliğ’in Tanımlar başlıklı 4. maddesinde ise hangi eylemlerin açık ve ağır ihlal olarak tanımlandığı belirtilmektedir. Buna göre “Üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arası ilişkide alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi” açık ve ağır ihlaller arasında sayılmaktadır. Bu kapsamda mevcut dosya kapsamında isnat edilen eylem yeniden satış fiyatının tespiti olup anılan eylemin De
23-58/1147-409 61/69 Minimis Tebliği kapsamının dışında tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, UĞUR’un dosya konusu eyleminin De Minimis Tebliği’nden yararlanmasına dair savunmasına itibar edilmemiştir. (275) Yeniden satış fiyatının tespiti davranışı, bireysel muafiyet bakımından ele alındığında, Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz’un 8. paragrafında dikey anlaşmalar bakımından yeniden satış fiyatına minimum sınır getirilmesinin amacının rekabeti sınırlamak olduğunun ilk bakışta görülebilecek kadar açık olduğu belirtilmektedir. Bunun yanında aynı kılavuzun 9. paragrafında anlaşmanın amaç bakımından 4. maddeyi ihlal ettiğinin tespit edilmesi durumunda; ayrıca anlaşmanın pazarda yarattığı ya da yaratacağı etkilerin araştırılmasına gerek olmadığı, anlaşmanın rekabeti sınırlamak amacıyla yapıldığının tespit edildiği hâllerde ilave olarak anlaşmanın etkilerinin de araştırılmasının ve ihlalin ağırlığının ortaya konulmasının idari yaptırımın belirlenmesi amacına yönelik olduğu yer almaktadır. (276) Aynı kılavuzun 20. paragrafı şu şekildedir: “Kanun belli tip veya türdeki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları 5. madde koruması dışında bırakan bir düzenleme ihtiva etmemektedir. Teorik olarak 5. maddede yer alan koşulları sağlayan her türlü rekabeti kısıtlayıcı anlaşma ve hüküm muafiyet korumasından faydalanabilir. Fakat gerek hukuken gerek iktisadi olarak doğası gereği rekabeti aşırı ölçüde sınırladıkları ve rekabet üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf edecek nitelikte ekonomik faydalar yaratabilme ihtimallerin oldukça düşük olduğu varsayılan anlaşmaların muafiyet koşullarını sağlama ihtimalinin görece düşük olduğu kabul edilmektedir. Hangi tür kısıtlamaların bu kapsama girdiği konusunda ise geçmiş Kurul Kararları, grup muafiyet tebliğleri ve kılavuzlar yol gösterici olmaktadır. Fiyat tespiti, bölge ve müşteri paylaşımı, yeniden satış fiyatının tespiti gibi sınırlamalar bu kısıtlamalardandır. Örneğin fiyatları sabitleyen bir yatay anlaşma çıktı miktarını sınırlamak, kaynakların etkin kullanılmamasına neden olmak ve aynı zamanda ilgili pazarda makul olmayan gerekçelerle fiyatı yükseltmek yoluyla tüketici refahının azalmasına sebep olur.” (277) Anılan hükümden hareketle, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olan bir anlaşmanın her ne kadar teorik olarak Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyete konu olabileceği düzenlense de doğası gereği rekabeti açık şekilde kısıtlayıcı nitelikte olan yeniden satış fiyatının tespiti gibi eylemlerin bireysel muafiyetten yararlanması kural olarak mümkün değildir. (278) Bunun yanı sıra, konuya ilişkin olarak AB uygulamaları incelendiğinde, 01.06.2022’de yürürlüğe giren AB Kılavuzu’nda, yeniden satış fiyatının tespitinin, “doğrudan veya dolaylı yolla alıcının fiyatını belirleme kabiliyetini kısıtlama amacı taşıyan anlaşmalar” şeklinde tanımlandığı görülmektedir.39 Ayrıca, AB Tüzüğü’nde de asgari veya sabit satış fiyatının belirlenmesi gibi ağır rekabet kısıtlamaları içeren belirli türdeki dikey anlaşmaların tüzük ile sağlanan muafiyetten yararlanamayacağı açıkça belirtilmektedir.40 (279) Benzer şekilde, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yeniden satış fiyatının tespiti eylemi, anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamalar arasında sayılmış olup bu bakımdan ilgili davranışın ağır rekabet kısıtlaması teşkil ettiği ortaya konulmuştur. 39 Commission Guidelines on Vertical Restraints, para. 185. 40 Commission Regulation on the Application of Article 101(3) of the Treaty on the Functioning of the European Union to Categories of Vertical Agreements and Concerted Practices, No 2022/720, para. 15.
23-58/1147-409 62/69 (280) Buradan hareketle, yeniden satış fiyatının tespiti eylemine 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Zira söz konusu uygulamanın, istisnai durumlar dışında, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sıralanan ve birlikte sağlanması gerektiği belirtilen muafiyet koşullarını karşılaması beklenmeyecektir. (281) Kurul tarafından alınan birçok kararda, yeniden satış fiyatının tespitinin rekabet ihlali olarak değerlendirilebilmesi için amaç unsurunun varlığının yeterli olduğu belirtilmektedir. Kurulun Baymak41 kararında; “Rekabetin en önemli unsurlarından birisi olan fiyatın, yeniden satış fiyatının tespiti yoluyla belirlenmesinin çoğunlukla, amaç bakımından bir rekabet kısıtı teşkil ettiği kabul edilmekte ve söz konusu uygulamaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet tanınmamaktadır. Zira söz konusu uygulamanın, bazı istisnai haller dışında, 5. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılan “malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” ve “tüketicilerin bundan yarar sağlaması” koşullarını karşılaması beklenmemektedir.” ifadeleriyle yeniden satış fiyatının tespitine yönelik uygulamalara bireysel muafiyet verilemeyeceği, zira anılan eylemin etkinlik kazanımı doğurmasının ve bu etkinliğin tüketiciye yansımasının mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulunulmuştur. Keza yeniden satış fiyatının belirlenmesi neticesinde tüketiciler daha yüksek fiyatlarla karşılaşabilmektedir. Fiyat rekabetinin piyasalarda etkinliği ve dolayısıyla iktisadi refahın artırılmasını sağlayan temel unsur olduğu göz önüne alındığında, marka içi rekabetin fiyata müdahale etmek suretiyle sınırlandırılması tüketici refahını olumsuz yönde etkilemektedir. (282) Benzer şekilde Kurul, “Rekabeti bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.” tespiti ile amacı rekabeti kısıtlayıcı olan bir anlaşmanın etkisinin aranmayacağını açıkça ortaya koymuştur42. Bu doğrultuda, yeniden satış fiyatının tespitinin amaç bakımından rekabeti kısıtlayıcı niteliği haiz olduğu; rekabeti kısıtlayıcı etki doğurmasa dahi anılan uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak nitelendirilebileceği açıktır. (283) UĞUR’un savunmasını dayandırdığı “maliyet altı fiyatlamanın” engellenmesine ilişkin olduğu savunulan uyarıların, teşebbüs hakkında elde edilen bulgulardaki somut delillerden anlaşıldığı üzere, teşebbüsün iddia ettiğinin aksine UĞUR tarafından maliyet altı fiyatlamadan bağımsız olarak doğrudan UĞUR’un tespit etmiş olduğu perakende satış fiyatlarına uyum gösterilmesi konusunda teşebbüsün müdahalesini ortaya koyduğu görülmektedir. Yeniden satış fiyatına müdahale eylemi olarak atfedilen teşebbüs eyleminin yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, gerek hukuken gerek iktisadi olarak bütüncül şekilde ele alındığında herhangi bir etkinlik kazanımı yaratmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. İlaveten teşebbüsün marka bilinirliği ve ihlal süresinin uzunluğu da dikkate alındığında anılan eylemin pazarda doğurdu muhtemel zararının ağırlığının yüksek olduğu ve perakende seviyesinde sabitlenen fiyatların tüketici zararına yol açtığı kanaatine varılmıştır. 41 Kurulun 26.03.2020 tarih ve 20-16/232-113 sayılı Baymak kararı. 42 Kurulun 19.01.2011 tarihli ve 11-04/64-26 sayılı Toros Gübre kararı.
23-58/1147-409 63/69 (284) Sonuç olarak UĞUR tarafından yapılan ve isnat edilen eylemin, De Minimis kapsamında alınması veyahut anılan eylemlere 4054 Sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınması yönündeki savunmaya itibar edilmemiştir. I.4.2.5. İhlalin Süresi ve Etkisi ile Zamanaşımına Yönelik Savunmalar (285) Varlığı iddia edilen ihlalin süresi bakımından UĞUR’un 7 yıl 1 ay 13 gün boyunca 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiğinin ileri sürüldüğü, sadece bayi perakende fiyatlarının maliyet altı olduğu hallerde bayisine perakende fiyatını maliyete çekmesini isteyen UĞUR’un perakende seviyede fiyatları yapay bir seviyede tutmaya çalışmakla suçlanmasının maddi hakikat ile örtüşmediği, örneğin 2018 Mayıs ile 2020 Mart ayı arası 20 aylık dönemde (2019 yılında) hiçbir belge yok iken UĞUR’un bu dönemde de kanunu ihlal etmekle suçlandığı, ayrıca yargı kararları çerçevesinde zamanaşımına uğramış belgelerden hareketle UĞUR’un suçlamalarla muhatap olduğu ifade edilmektedir. (286) Teşebbüsün savunmasında ayrıca, UĞUR’un pazar payının hesaplanmasında TÜRKBESD verilerinin baz alındığı oysa UĞUR’un TÜRKBESD üyesi olmadığı ve TÜRKBESD verilerinin ne UĞUR’un satışlarını ne de üye olmayan diğer kuruluşların satışlarını içerdiği, TÜRKBESD’in sektörün yaklaşık %90’ını temsil ettiği, basitçe UĞUR’un satış rakamlarının TÜRKBESD’in toplam satış rakamlarına eklenmesi suretiyle hesaplama yapılması halinde dahi UĞUR’un pazar payının %(.....) olarak hesaplandığı diğer yandan UĞUR’un, 2018 GFK verilerine göre yaklaşık %(.....) civarında bir paya sahip olduğu iddia edilmiştir. (287) Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci fıkrası “Temel para cezası, Kanunun 4 üncü veya 6 ncı maddelerinde yasaklanmış, piyasa, nitelik ve kronolojik süreç olarak birden fazla bağımsız davranışın saptanması halinde, her bir davranış için ayrı ayrı hesaplanır.” hükmünü amirdir. Söz konusu hüküm doğrultusunda piyasa, nitelik ve kronolojik süreç açısından birbiriyle ilişkili (bağlantılı) davranışlar için tek bir temel para cezasının belirlenmesi; ihlale konu davranışların piyasa, nitelik ve kronolojik süreç açısından birbirinden ayrışması durumunda ise ilgili davranışlar için ayrı ayrı temel para cezasının hesaplanması gerekmektedir. (288) UĞUR’un ihlale konu eylemleri incelendiğinde, söz konusu eylemlerin her birinin ilgili olduğu piyasa itibarıyla derin dondurucu/yiyecek-içecek soğutucu ürünlerini konu aldığı ve bu yönüyle söz konusu eylemlerin piyasa açısından birbiriyle ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Anılan davranışlar, nitelikleri açısından ele alındığında ise benzer şekilde ihlale konu eylemlerin 4054 sayılı Kanun kapsamında yeniden satış fiyatına müdahale edilmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali niteliğini haiz olduğu ve bu yönüyle incelenen davranışların nitelik itibarıyla da bağlantılı olduğu değerlendirilmektedir. (289) UĞUR’un incelemeye konu eylemleri, Ceza Yönetmeliği’nin yukarıda yer verilen hükmünde bahsi geçen bir diğer kıstas olan “davranışlar arasındaki kronolojik bağlantı” açısından ele alındığında, UĞUR’un yeniden satış fiyatının tespit ettiğini gösteren belgelerin 2014 ila 2021 yılları arasındaki toplamda 27 adet yazışmadan oluştuğu, yazışmaların bahsi geçen zaman aralığında 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2020 ve 2021 yıllarında muhtelif tarihlerde gerçekleştiği ve yazışmalar arasındaki zamansal aralıkların nispeten yakınlık arz ettiği görülmektedir. Diğer taraftan, teşebbüsün savunmasında ifade edildiği üzere, 2019 yılında UĞUR’un yeniden satış fiyatına müdahalesini gösteren herhangi bir belgeye ulaşılmamıştır. Bununla birlikte, incelenen eylemlerin yedi yılı aşkın bir zaman dilimine yayıldığı ve bu yedi yıl içerisinde 2019 yılı hariç tüm yıllarda toplamda 27 adet belgeye ulaşılmış olduğu gerçeği karşısında, 2019 yılına ilişkin herhangi bir belgeye ulaşılmamış olmasının, UĞUR’un bahsi geçen
23-58/1147-409 64/69 eylemleri arasındaki süreklilik ve birlikteliğin kesintiye uğradığı sonucuna varılmasını mümkün kılmadığı değerlendirilmektedir. Aksi bir yorumda, diğer bir deyişle 2019 yılında anılan davranışların kesintiye uğradığı yorumunda, Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşebbüs hakkında iki ayrı temel para cezasının belirlenmesi gerekebilecek olup somut olayda ise UĞUR hakkında iki ayrı temel para cezası belirlenmesini gerektirecek şekilde piyasa, nitelik ve kronolojik süreç olarak birbirinden bağımsız iki (ya da daha fazla eylemin) bulunmadığı değerlendirilmektedir. (290) UĞUR’un zamanaşımına uğramış belgelerden hareketle suçlamalarla muhatap olduğu yönündeki savunma ise yukarıda yerinde incelemelerde elde edilen belgelere özgü yapılan savunmaların değerlendirilmesi sırasında Tespit 70 altında detaylıca ele alınmış olmakla birlikte anılan değerlendirmeye mevcut başlık altında tekraren yer verilmesinde fayda bulunmaktadır. 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder nitelikteki eylemlere ilişkin zamanaşımı süreleri, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndaki düzenlemeye tabidir. Anılan Kanun’un 20. maddesi altında, soruşturma zamanaşımının dolması halinde anılan kabahatten dolayı ilgiliye idari para cezası verilemeyeceği, nispi idari para cezası gerektiren hallerde zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve anılan sürenin kabahatin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle başlayacağı hüküm altına alınmıştır. (291) Anılan hüküm çerçevesinde, sekiz yıllık zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiği bakımından fiilin işlendiği tarihin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ihlal olarak değerlendirilen bir eylemin gerçekleşme tarihi esas alınırken anılan eylemin kesintisiz nitelik arz edip etmediği ve teşebbüs hakkında ihlal isnadında bulunulan belgelerin aynı ihlal fiilinin icrası bakımından bir bütünlük teşkil edip etmediği önem arz etmektedir. UĞUR hakkındaki ihlal isnadına konu belgeler incelendiğinde, ilgili belgelerin yeniden satıcıların satış fiyatlarına müdahaleyi konu aldığı, bu yönüyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlalini ortaya koyar nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, yukarıda yer verildiği üzere, ihlale dayanak teşkil eden söz konusu belgeler, 2014 ila 2021 yılları arasında gerçekleşen çok sayıda iletişimi göstermekte ve belgelere konu iletişimler arasında kronolojik süreç açısından yakınlık gözlemlenmektedir. Gerçekleşme tarihleri açısından belgelere konu yazışmaların, 2014 ila 2021 yılları arasında homojen bir şekilde dağıldığı ve yazışmaların, aynı amaca yönelik süreklilik arz eden bir eylemin icrası kapsamında bütünlük arz ettiği değerlendirilmektedir. Bu yönüyle, UĞUR hakkında ihlali gösterir belgelere konu eylemin kesintisiz nitelikte olduğu değerendirilmektedir. (292) İncelemeye konu eylemlerin kesintisiz nitelikte olduğunun tespitinin ardından zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiği hususunda TCK hükümlerinin kıyasen uygulanabileceği değerlendirilmektedir. TCK madde 66/6; “Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği … günden itibaren işlemeye başlar.” hükmünü amirdir. Anılan hüküm ve genel hukuk prensipleri çerçevesinde, rekabet ihlaline konu eylemin sona erdiği tarihin bir başka deyişle kesintinin gerçekleştiği tarihin soruşturma zamanaşımı süresinin hesaplanması bakımından dikkate alınabileceği söylenebilecektir. (293) Kurulun 08.04.2021 tarih ve 21-20/247-104 sayılı kararında soruşturma zamanaşımının rekabet ihlallerine uygulanmasına ilişkin olarak: “5326 sayılı Kabahatler Kanunu 20. maddesinde: “Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez. (…) Nispî
23-58/1147-409 65/69 idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde ceza hukuku prensiplerinin kıyasen uygulandığı ve kanun koyucunun zamanaşımı süresinin başlangıç tarihini sırf hareket suçları ve kesintisiz suçlar ayrımına dayalı olarak fiilin işlendiği tarih ile neticenin gerçekleştiği tarih olmak üzere ikiye ayırdığı değerlendirilmektedir. … Amaç yönünden 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edebilecek nitelikte bir eylemin kıyasen sırf hareket suçu niteliğinde değerlendirilmesi ve dolayısıyla eylemin gerçekleştiği tarih kabahatin gerçekleştiği an ile eşanlı olduğundan zamanaşımını başlatan tarihin, yazışmanın yapıldığı tarih olarak tespit edilmesi mümkündür. Bununla birlikte, yazışmaların devam eden tek bir ihlal olarak nitelendirilmesi durumunda, ihlale yönelik yazışmanın yapıldığı son tarihin de zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak esas alınması söz konusu olabilecektir.” şeklindeki değerlendirmede incelemeye konu teşebbüs eylemlerine ilişkin elde edilen beş adet bulgudan tarih bakımından en son gerçekleşen yazışma tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin işletilebileceği ifade edilmiştir. (294) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, UĞUR hakkında ihlal isnadında bulunulan belgelere konu eylem, yeniden satış fiyatının tespitine yönelik olup bu kapsamda gerçekleştirilen yazışmaların, aynı amaca hizmet eden tek bir eylemin parçası olarak kesintisiz bir ihlali ortaya koyduğu değerlendirilmektedir. Bu bakımdan, teşebbüs hakkında elde edilen ve en son tarihli belge tarihinin, zamanaşımının işletilmesi gereken tarih olduğu değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, UĞUR’a isnat edilen ihlalin, Tespit 70’e konu olan yazışma tarihi olan 19.06.2014 ile başlamış olup aşağıda yer verilen Tespit 98’e konu yazışma tarihi olan 02.08.2021 itibarıyla kesintiye uğradığı dikkate alındığında, soruşturma zamanaşımı süresinin de 02.08.2021 tarihinden itibaren işlediği değerlendirilmektedir. Söz konusu açıklamalar çerçevesinde, teşebbüsün anılan yazışmanın zamanaşımına uğramasından hareketle ihlal isnadında bulunulamayacağı yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir. (295) Son olarak, teşebbüsün ihlalin pazardaki ağırlığının ve UĞUR’un pazardaki gücünün düşük olduğu yönündeki savunmasına ilişkin olarak, daha önce belirtildiği üzere, derin dondurucu/soğutucu ürünlerinde UĞUR’un Türkiye’deki faaliyetlerinin uzun bir geçmişe sahip olduğu ve Uğur markasının tüketici nezdindeki algısının ve bilinirliğinin yüksek olduğu ifade edilebilecektir. 1000’e yakın satış noktası ile UĞUR, gelişmiş bir dağıtım ağına da sahiptir43. Bu bakımdan, dosya kapsamında tespit edilen ihlal niteliğindeki eylemlerin, pazarda gösterdiği/gösterebileceği etkinin kayda değer ölçüde olduğu düşünülmektedir. Keza, ihlal niteliğindeki eylemlerin bayilerin internet satışlarını ve özellikle platform satışlarını konu alması ve platform satışlarının perakende seviyede gerçekleşen satışlardaki ağırlığının hızla artması, incelenen eylemlerin tüketiciler nezdindeki etkisini ağırlaştıran bir diğer unsurdur. Bu bakımdan, teşebbüsün savunmasında belirtildiği üzere, dosyada yer alan pazar payı verilerinin tüm oyuncuların satışlarını içermediği gerekçesiyle UĞUR’un hesaplanan pazar payının aslında daha düşük olduğu kabulünde dahi yukarıda açıklanan gerekçelerle UĞUR’un dosya kapsamında incelenen ihlale konu eylemlerinin pazardaki etkisinin kayda değer seviyede olduğu değerlendirilmektedir. (296) Özetle, yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ışığında; UĞUR yetkilileri tarafından, UĞUR’un belirlediği yeniden satış fiyatlarından daha düşük bir fiyata ürün 43 https://www.ugur.com.tr/ugur-hakkinda, Erişim Tarihi: 21.08.2023
23-58/1147-409 66/69 satan bayilerin uyarıldığı, düşük bulunan fiyatların belirlenen seviyesine çekilmesi istenerek doğrudan yeniden satış fiyatının tespit edildiği, buna ek olarak, UĞUR’un belirlediği fiyatlardan satış yapmayan bayilere “ekran kapatma” yaptırımıyla baskı uygulandığı anlaşılmıştır. İlaveten, UĞUR hakkındaki ihlal isnadına konu belgeler incelendiğinde, 2014 ila 2021 yılları arasında süreklilik arz eden ve aynı amaca yönelen çok sayıda iletişimin yer aldığı ilgili belgelerin, yeniden satıcıların satış fiyatlarına müdahale noktasında bütünlük arz ettiği, bu yönüyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında kesintisiz bir ihlali ortaya koyar nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, ihlal isnadına konu bazı yazışmaların, zamanaşımına uğramadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, ihlale konu yazışmalarda geçen “ekran kapatma” uygulamasının, UĞUR’un belirlediği fiyatların altında ürün satan bayiler açısından baskı, tehdit ve/veya yaptırım niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir. Her halükarda, yeniden satış fiyatına doğrudan müdahale niteliğindeki teşebbüs eylemlerinin, amaç bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu ve yukarıda yer verilen Kurul kararları ışığında, açıkça bir baskı ya da teşvik unsuru ayrıca aranmaksızın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmiştir. (297) Bu bakımdan, teşebbüsün savunmasında belirttiği ve aşağıda sıralanan; Yeniden satış fiyatının tespit edildiğinin ispatında gereken koşulların sağlanmadığı, Danıştay’ın Henkel kararı kapsamında baskı ve teşvik unsurunun ortaya konmadığı, Ekran kapatma olarak ifade edilen hususun yaptırım mekanizması teşkil etmediği, TTK m. 55/1(a)(6) hükmü kapsamında UĞUR’un gerçekleştirdiği uyarıların maliyet altı satış yapan bayilere ilişkin olduğu, AB Tüzüğü’nde yapılan değişiklikler kapsamında UĞUR’un bayilerinden maliyet altı satış yapmamalarını istemesinin “amaç yönüyle” yasak bir ihlal olarak kategorize edilemeyeceği, 2002/2 sayılı Tebliğ ve 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında UĞUR tarafından gerçekleştirilen eylemin bireysel muafiyete konu olması gerektiği hususlarının yukarıda izah edilen sebepler doğrultusunda kabul edilemeyeceği ve ulaşılan sonuç bakımından herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. I.5. Ceza Yönetmeliği Kapsamında Değerlendirme (298) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Kanun’un 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” hükmüne yer verilmiştir. Ceza Yönetmeliği’nin 1. maddesinde ise Yönetmeliğin amacı; “4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyeleri ile bunların yönetici ve çalışanlarına, aynı Kanunun 16 ncı maddesi gereğince verilecek para cezasının tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemek” şeklinde belirlenmiştir. (299) Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde para cezası
23-58/1147-409 67/69 belirlenirken öncelikle temel para cezasının hesaplanacağı, ardından ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurların göz önünde bulundurulacağı belirtilmektedir. Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinde temel para cezası düzenlenmektedir. Buna göre temel para cezası hesaplanırken ihlalde bulunan teşebbüslerin yıllık gayri safi gelirlerinin karteller için % 2’si ile % 4’ü, diğer ihlaller için % 0,5’i ile % 3’ü arasında bir oran esas alınacaktır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların dikkate alınacağı hükmüne yer verilmiştir. (300) Mevcut dosya açısından değerlendirildiğinde, Kanun’un 4. maddesini ihlal eden uygulamalar Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “diğer ihlaller” kategorisinde değerlendirilmiş ve temel para cezası başlangıç oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. (301) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında ise ilk fıkraya göre belirlenen para cezası miktarının bir ila beş yıl arasında süren ihlallerde yarısı oranında, beş yıldan uzun süren ihlallerde ise bir katı oranında artırılacağı düzenlenmiştir. Mevcut dosya bakımından inceleme konusu uygulamaların beş yıldan uzun (19.06.2014-02.08.2021 tarihleri arasında) devam etmiş olduğu değerlendirilmektedir. Bu çerçevede temel para cezası başlangıç oranı bir katı oranında artırılarak temel para cezası oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. (302) Ceza Yönetmeliği’nin 6. ve 7. maddesi kapsamında temel para cezasını ağırlaştırıcı ve hafifletici hususlar düzenlenmektedir. Dosya kapsamında ağırlaştırıcı ve hafifletici unsur bulunmamaktadır. J. SONUÇ (303) Rekabet Kurulunun 30.06.2022 tarihli ve 22-29/473-M(2) sayılı kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre, 1- Uğur Soğutma Makinaları Sanayi ve Ticaret AŞ’nin, yeniden satıcıların internet üzerinden satış yapmalarını engellediğine yönelik herhangi bir eyleminin tespit edilememiş olması sebebiyle anılan eylem açısından teşebbüs hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına, 2- Uğur Soğutma Makinaları Sanayi ve Ticaret AŞ’nin, yeniden satıcıların satış fiyatına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine, 3- Bu nedenle soruşturma tarafı teşebbüse aynı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca 2022 yılı gayrisafi geliri üzerinden takdiren %(.....) oranında olmak üzere 51.373.002,89-TL idari para cezası verilmesine gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere Kurul Üyeleri Hasan Hüseyin ÜNLÜ ve Berat UZUN’un farklı gerekçeleri ve OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
23-58/1147-409 68/69 14.12.2023 tarih, 23-58/1147-409 sayılı Karara ilişkin farklı gerekçe Uğur Soğutma Makinaları Sanayi ve Ticaret AŞ hakkında yürütülen soruşturma sonunda, teşebbüsün ihracat hariç, 2022 cirosu üzerinden (…..) oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Diğer hususlara katılmakla birlikte, aşağıda yer alan gerekçelerle ihracat cirosunun idari para cezası hesabında dışarda bırakılmasına katılmamaktayız. 4054 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır. Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Yönetmelik)’in tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinin (f) fıkrasında ise; “Yıllık gayri safi gelir: Tek düzen hesap planındaki net satışları veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa, Kurul tarafından saptanacak olan, net satışlara en yakın geliri (teşebbüslerin, her ne sebeple olursa olsun, (esas) faaliyet gelirlerini, diğer faaliyetlerden olağan gelir veya karlar gibi net satışların hesaplanmasında dikkate alınmayan hesap kalemleri altında muhasebeleştirmiş olduklarının tespiti halinde, söz konusu bedeller de yıllık gayri safi gelir saptanırken dikkate alınır)” tanımı yer almaktadır. Görüldüğü üzere ne Kanun ne de bu konudaki ikincil düzenlemeler, ihracatın ceza hesabında dışarıda bırakılmasına yönelik herhangi bir düzenleme içermemekte, bilakis teşebbüsün toplam ekonomik gücü üzerinden cezalandırılmasını hedeflediğinden yıllık gayri safi gelirler üzerinden cezalandırılmasını emretmektedir. Esasen teşebbüsün ekonomik gücünün tam olarak hedeflenebilmesi ve bazı farklı muhasebe teknik ve kayıtları nedeniyle zafiyet oluşmaması için çok yakın zamanda yukarıda yer alan Yönetmeliğe “(teşebbüslerin, her ne sebeple olursa olsun, (esas) faaliyet gelirlerini, diğer faaliyetlerden olağan gelir veya karlar gibi net satışların hesaplanmasında dikkate alınmayan hesap kalemleri altında muhasebeleştirmiş olduklarının tespiti halinde, söz konusu bedeller de yıllık gayri safi gelir saptanırken dikkate alınır)” kısmı eklenmiştir.
23-58/1147-409 69/69 Birkaç istisnai karar bulunmakla birlikte, Kurul’un yaygın uygulaması da ihracat rakamları çıkarılmadan cezada toplam cironun esas alınması yönündedir. Bazı dosyalarda ihracat rakamlarının cezaya esas ciroya dahil edilmemesi gerektiği Teşebbüs vekillerince ileri sürülmüş, bu husus çeşitli davalara ve mahkeme kararlarına da konu olmuştur. (Danıştay 13. Daire’nin 09.05.2012 tarihli, 2008/8485 E., 2012/968 K. no’lu Hes Hacılar Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Kararı; Danıştay 10. Daire’nin 28.11.2002 tarihli, 2000/6064 E., 2002/4541 K. no’lu Pak Gıda Üretim ve Pazarlama A. Ş. Kararı; Danıştay 13. Daire’nin 02.04.2013 tarihli, 2009/2586 E., 2013/898 K. no’lu Toprak Seniteri ve Turizm işletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Kararı). “Net satışlar”dan, “yurtdışı satışlar”ın çıkarılması ile bulunan cezaya esas rakamda bir diğer sorun ise; net bir rakamdan brüt bir rakamın çıkarılmasıdır. Şöyle ki, tek düze muhasebe sisteminde gelir tablosunda, yurtiçi satışlar ve yurtdışı satışlar (ve diğer gelirler) ayrı ayrı olmak üzere brüt satış kalemin altında muhasebeleştirilmektedir. Daha sonra satıştan iadeler, satış iskontoları ve diğer indirimler alt başlıklarında satış indirimleri yer almaktadır. Buna göre satış indirimlerinin (satıştan iadeler, satış iskontoları ve diğer indirimler), ne kadarının yurtiçi satışlar, yurtdışı satışlar veya diğer gelirler üzerinden düşüldüğü detayı bulunmamakta, bu kalemler toplam brüt gelir üzerinden düşülerek net satışlar elde edilmektedir. Dolayısıyla net olan bir rakamdan brüt olan bir rakam çıkarılarak (en düşük rakamdan en yüksek rakam çıkarılmakta) hesaplama yapılmış olmaktadır. Bu durum da mahkeme kararlarında ifade edilen “teşebbüsün pazar içindeki gücünü esas alan yaklaşım” anlayışıyla çelişmektedir. Yukarıda yer alan açıklamalarımız, açık mahkeme kararları, ilgili Kanun maddeleri ve ikincil düzenlemeler ile yerleşik Kurul uygulamaları dikkate alındığında, 4054 sayılı Kanun uyarınca uygulanacak idari para cezalarında, ihracat rakamlarının ceza hesabında dışarda bırakılmasının doğru olmadığı, toplam ciro üzerinden para cezasının hesaplanması gerektiği düşüncesiyle, bu husustaki Kurul’un çoğunluk görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır. Hasan Hüseyin ÜNÜ Berat UZUN Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy