Rekabet Kurumu Başkanlığından; (Yargı Kararı Üzerine) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2021-5-003 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 24-19/433-178 Karar Tarihi : 18.04.2024 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK, Berat UZUN B. RAPORTÖRLER : Ahmet Ogün KARAGÜLLE, Oğuzhan ÇUKUR, Batuhan DEMİR, Bengi ESEN, Gülşah DAL C. BAŞVURUDA BULUNAN : -Su Deryası Denizcilik ve Ticaret AŞ Temsilcisi: Av. Selçuk Sencer ESENYEL Levent Mah. Sümbül Sok. No: 61, Beşiktaş/İstanbul D. HAKKINDA İNCELEME YAPILANLAR :-İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı Zühtüpaşa Mah. Bağdat Cd. Feyz Apt. No:84/5 Kadıköy/İstanbul -Yalova Yeşil Körfez Su Birliği İçme Suyu Arıtma Tesisleri Merkez Mahallesi Eskiköy 1. Sokak No: 11 Kadıköy Beldesi Merkez/Yalova (1) E. DOSYA KONUSU: Denizcilik sektöründe gemilere dökme tatlı su tedariki işi ile iştigal eden İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın sektörde bulunan diğer teşebbüslerin faaliyetlerini engellemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği iddiası hakkında, ilgili Kanun çerçevesinde önaraştırma yapılmasına gerek olmadığı yönünde verilen 04.02.2021 tarihli, 21-06/78-M sayılı Rekabet Kurulu kararının iptali istemiyle Su Deryası Denizcilik ve Tic. AŞ tarafından temyiz talebinde bulunulmasıyla Danıştay 13. Dairesi’nin 22.06.2023 tarihli ve 2023/965 E., 2023/3310 K. sayılı bozma kararı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 21.09.2023 tarih ve 2023/1632 E., 2023/120 K. sayılı kararı ile Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 27.01.2022 tarih ve 2021/742 E., 2022/176 K. sayılı kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali üzerine Mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi. (2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 05.01.2021 tarih ve 14170 sayı ile intikal eden gemilere tankerlerle tatlı su tedariki faaliyeti yürüten Su Deryası Denizcilik ve Ticaret AŞ (SU DERYASI) adına Av. Selçuk Sencer ESENYEL tarafından sunulan şikâyet başvurusu ve 14.01.2021 tarih ve 14431 sayılı ek bilgi yazısında özetle; - İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın (İSSU) bir şahıs firması olduğu, gemilere su tedariki alanında faaliyet gösterdiği, söz konusu teşebbüsün dört ayrı teşebbüs sahibinin bir araya gelmesi sonucu kurulduğu ve bu oluşumun
24-19/433-178 2/22 kartel niteliğinde olduğu, teşebbüs ortaklarının İSSU ortaklığından önce sahibi ya da ortağı oldukları teşebbüslerin gemilere su tedarik etme alanında aktif faaliyetlerini sona erdirdikleri ve sahip oldukları su tankerlerini piyasa fiyatının çok altında İSSU’ya kiraladıkları, - İSSU’nun rakiplerine su sattığı, SU DERYASI’nın sektöre giriş yapması ile birlikte İSSU’nun Melisa Denizcilik Gemi İkmal Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti.’ye (MELİSA SU) SU DERYASI’na kıyasla düşük fiyatla su satmaya başladığı, böylece SU DERYASI’nın rekabet etmesinin engellenmeye çalışıldığı, - İSSU’nun Yalova Yeşil Körfez Su Birliği’nden (YKSB) su temin ettiği, YKSB’nin sabit fiyat endeksi olmasına karşın sadece İSSU’ya tarife dışı düşük fiyat üzerinden satışta bulunduğu, diğer teşebbüslere su vermediği veya satış fiyatını yükselttiği; YKSB'nin fiyatlandırma politikası sebebiyle İSSU’nun rakiplerinin İSSU’dan su tedarik etmek durumunda kaldığı, bu durumun YKSB ile İSSU arasında rakiplerin rekabet etmesini kısıtlayıcı bir anlaşma bulunduğunu gösterdiği, bu durumun SU DERYASI’nın faaliyetlerinin zorlaştırıldığı ve rekabet edemez hale getirildiği, - İSSU’nun, SU DERYASI’nın müşterilerini daha uygun fiyat teklifleri vererek ve ürünlerini kalitesiz olduğu, çeşme veya kuyu suyu olduğu, sağlıksız olduğu ve bu nedenle cezalandırıldığı yönünde söylentiler çıkararak kendisine çekmeye çalıştığı iddia edilerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) kapsamında gereğinin yapılması talep edilmektedir. (3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına intikal eden şikâyet başvurusuna yönelik olarak 26.01.2021 tarih ve 2021-5-003/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu hazırlanmıştır. Söz konusu rapor, Rekabet Kurulunun (Kurul) 04.02.2021 tarihli ve 21-06/78-M sayılı toplantısında görüşülmüş olup, 2012/2 sayılı Rekabet İhlallerine ilişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ'in 5. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, başvuruya ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. (4) İSSU’nun şikâyet başvurusu hakkında, ilgili Kanun çerçevesinde önaraştırma yapılmasına gerek olmadığı yönünde verilen 04.02.2021 tarihli, 21-06/78-M sayılı Kurul kararının iptali istemiyle SU DERYASI tarafından açılan davada Ankara 9. İdare Mahkemesi’nin 27.01.2022 tarihli ve 2021/742 E., 2022/176 K. sayılı kararı ile davanın reddine, istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 21.12.2022 tarihli ve 2022/414 E., 2022/1549 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine, karara karşı temyiz talebinde bulunulmuştur. Temyiz talebine istinaden Danıştay 13. Dairesi, 22.06.2023 tarihli ve 2023/965 E., 2023/3310 K. sayılı bozma kararı vermiştir. Danıştay’ın bozma kararı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 21.09.2023 tarih ve 2023/1632 E., 2023/120 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 27.01.2022 tarih ve 2021/742 E., 2022/176 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Söz konusu istinaf kararı ardından ilgili tarihte hâlihazırda Kurulun önaraştırma açılması kararı almasından bahisle 8. İdari Dava Dairesinin kararına karşı temyiz yoluna gidilmemesine 19.10.2023 tarih ve 23-49/953 sayı ile karar verilmiştir.
24-19/433-178 3/22 (5) İlgili Mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi için Kurul tarafından İSSU ve YKSB hakkında 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına 23-39/718-M sayı ile karar verilmiştir. (6) Kurul kararı ve Başkanlık Makamının 06.03.2024 tarihli ve 84853 sayılı görevlendirme onayı doğrultusunda 11.03.2024 tarihinde başlatılan önaraştırma sürecinde 12.03.2024 tarihinde İSSU ve YKSB’de yerinde incelemeler gerçekleştirilmiştir. (7) Dosya kapsamında değerlendirilmek üzere İSSU, YKSB, SU DERYASI, MELİSA SU, Hamidiye Kaynak Suları AŞ. (HAMİDİYE SU), Gemisuyu Denizcilik Limited Şirketi (GEMİSUYU), Özizmail Gemicilik İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (ÖZİZMAİL), Aksu Su Dağıtım Taşımacılık ve Ticaret Limited Şirketi (AKSU), İpek Su Denizcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (İPEK SU), Granit Sutur Su Dağıtım Taşımacılık ve Ticaret Limited Şirketi (GRANİT), Maysu Denizcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (MAYSU), Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiştir. Talep edilen bilgi ve belgelere ilişkin olarak; İSSU tarafından gönderilen cevabi yazılar 20.03.2024 tarih ve 50058 sayı, 27.03.2024 tarih ve 50340 sayı, 29.03.2024 tarih ve 50471 sayı, 29.03.2024 tarih ve 50472 sayı, 01.04.2024 tarih ve 50544 sayı, 05.04.2024 tarih ve 50816 sayı ile, ÖZİZMAİL tarafından gönderilen cevabi yazı 26.03.2024 tarih ve 50316 sayı ile, SU DERYASI tarafından gönderilen cevabi yazı 29.03.2024 tarih ve 50445 sayı ile, MELİSA SU tarafından gönderilen cevabi yazılar 29.03.2024 tarih ve 50447 sayı ve 05.04.2024 tarih ve 50813 sayı ile, GEMİSUYU tarafından gönderilen cevabi yazı 29.03.2024 tarih ve 50448 sayı ve 05.04.2024 tarih ve 50814 sayı ile, HAMİDİYE SU tarafından gönderilen cevabi yazı 29.03.2024 tarih ve 50478 sayı ile, GRANİT tarafından gönderilen cevabi yazı 01.04.2024 tarih ve 50550 sayı ile, AKSU tarafından gönderilen cevabi yazı 01.04.2024 tarih ve 50547 sayı ile, İPEK SU tarafından gönderilen cevabi yazı 01.04.2024 tarih ve 50549 sayı ile, MAYSU tarafından gönderilen cevabi yazılar 01.04.2024 tarih ve 50548 sayı ve 05.04.2024 tarih ve 50817 sayı ile, Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazılar 15.04.2024 tarih ve 50926, 50927 sayılar ile, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazılar 16.04.2024 tarih ve 50967 sayı ve 17.04.2024 tarih ve 50977 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. YKSB’den talep edilen bilgi ve belgeler yerinde incelemenin gerçekleştirildiği 12.03.2024 tarihinde teşebbüs yetkilisi tarafından sağlanmış olup, tutanak altına alınmıştır. (8) Önaraştırma kapsamında yapılan incelemeler, elde edilen bilgiler ve değerlendirmeler çerçevesinde ulaşılan tespit, değerlendirme ve sonuçlara aşağıda yer verilmektedir. (9) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda dosya konusu iddialara ilişkin olarak; a) İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde kontrol değişikliği yaratan bir işlem olduğu, ancak 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan izin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ uyarınca Kurul’un iznine tabi olmadığı, b) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı ile Melisa Denizcilik Gemi İkmal Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti.nin amacı veya etkisi şikâyetçiyi pazardan çıkarmak olan bir anlaşmanın tarafı oldukları iddiasını ortaya koyacak nitelikte herhangi bir delil elde edilemediği,
24-19/433-178 4/22 c) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde, şikâyetçinin İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı ile Yalova Yeşil Körfez Su Birliği arasındaki anlaşma nedeniyle pazardan dışlandığı iddiaları hakkında yapılan değerlendirme neticesinde, ileri sürülen iddiaları ortaya koyar nitelikte herhangi bir delil elde edilemediği, d) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın Melisa Denizcilik Gemi İkmal Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti. ile tedarik ilişkisi kapsamında hâkim durumunu şikâyetçi aleyhine kötüye kullandığı iddialarını ortaya koymaya elverişli herhangi bir delil bulunmadığı, e) İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın Su Deryası Denizcilik ve Ticaret AŞ hakkında müşterilere yanıltıcı ve kötüleyici beyanlarda bulunarak müşterilerin kendi ürünlerini almasını sağladığı iddiasının, 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İncelenen Teşebbüsler Hakkında Bilgi I.1.1. İSSU (10) İSSU, 2010 yılında, Gürbüz Ziya Gül, Murat Temel, Erhan Nezih Divan ve Ayhan Aytekin tarafından adi ortaklık olarak kurulmuştur. Elde edilen bilgi ve belgeler kapsamında İSSU’nun 21.05.2010 tarihinde imzalanan Ortaklık Sözleşmesi ile kurulmuş olduğu, kurucu ortakların Gürbüz Ziya GÜL, Erhan Nezih DİVAN, Murat TEMEL ve Ayhan AYTEKİN oldukları, kurulan ortaklıkta anılan ortakların %(.....), %(.....), %(.....) ve %(.....) oranlarında pay sahibi oldukları, ilgili yılda Gürbüz Ziya GÜL’ün ortağı olduğu GRANİT’e ait Granit isimli gemiyi, Erhan Nezih DİVAN’ın ortağı olduğu İPEK SU’ya ait Tatlısum, Remzi Kaptan ve Yusuf Reis isimli gemileri, Murat TEMEL’in ortağı olduğu AKSU’ya ait Muratbey, Zekibey ve Doruk isimli gemileri ve Ayhan AYTEKİN’in ortağı olduğu MAYSU’ya1 ait Menekşe-1 ve Menekşe-2 isimli gemileri ortaklığa tahsis etmeyi taahhüt ettikleri anlaşılmıştır. 31.01.2013’te Ayhan Aytekin hisselerini Yasemin Ayanoğlu’na devretmiştir. Yasemin Ayanoğlu (Seferoğlu) ise 01.08.2018 tarihinde hisselerini Deniz Akgün’e devretmiştir. (11) Teşebbüsün günümüzdeki hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir. Tablo 1: 2024 Yılı İtibarıyla İSSU’nun Hissedarlık Yapısı (12) Hissedar (13) Hisse Oranı (%) (14) Gürbüz Ziya GÜL (15) (.....) (16) Murat TEMEL (17) (.....) (18) Erhan Nezih DİVAN (19) (.....) (20) Deniz AKGÜN (21) (.....) (22) TOPLAM (23) 100 (24) Kaynak: Teşebbüsten elde edilen bilgi ve belgeler (12) İSSU’nun ortaklarından Gürbüz Ziya GÜL GRANİT’in ortaklığından 2017 yılından itibaren hisselerini devrederek ayrılmış olmakla birlikte hâlihazırda imzaya yetkili müdür olarak görev almaktadır. İSSU’nun diğer ortağı Murat TEMEL, AKSU’nun ortağı 1 İSSU’nun kurulduğu tarihte Menekşe 1 ve Menekşe 2 isimli gemiler May Denizcilik Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. (MAY DENİZCİLİK) ait olup 2012 yılında ilgili gemiler MAYSU tarafından satın alınmıştır. Anılan gemiler ilgili sözleşmeler uyarınca MAYSU tarafından İSSU’ya tahsis edilmiştir.
24-19/433-178 5/22 ve hâlihazırda imzaya yetkili müdürüdür. Erhan Nezih DİVAN, İPEK SU’nun ve Deniz AKGÜN de MAYSU’nun ortağı durumundadır. (13) İSSU’nun faaliyet konusu, denizdeki gemilere insan kullanımına uygun dökme tatlı su ikmali hizmeti sağlanmasıdır. İSSU, Türkiye karasularında (hâlihazırda büyük oranda Marmara Denizi’nde olmak üzere) demir bölgelerine demirleyen ve limanlara yanaşan gemilerin dökme tatlı su ihtiyacını, geminin bulunduğu yere gidip gemiden gemiye su basarak sağlamaktadır. (14) İSSU halihazırda, 209 m3-1027 m3 arası tonaj aralığında 10 adet kiralık gemi ile Türk ve yabancı gemilere hizmet vermektedir. İSSU’nun müşterilerinin %95-98’i yabancı bayraklı gemilerdir. (15) İSSU’nun kiraladığı gemilerin isimlerine ve kapasitelerine aşağıda yer verilmektedir. - MAYSU’dan kiralanan “Menekşe 1” gemisi (1027 ton) ve “Menekşe 2” gemisi (352 ton), - AKSU’dan kiralanan “Murat Bey” gemisi (579 ton) ve “Zeki Bey” gemisi (474 ton), “Doruk” gemisi (209 ton), - İPEK SU’dan kiralanan “Tatlısum” gemisi (600 ton), “Remzi Kaptan” gemisi (435 ton) ve “Yusuf Reis” gemisi (390 ton), - GRANİT’den kiralanan “Granit” gemisi (528 ton), - Bahri Ticaret Limited Şirketi’nden kiralanan “Sima” gemisi (666 ton). I.1.2. Yeşil Körfez Su Birliği (YKSB) (16) YKSB; Devlet Su İşleri tarafından 1980 yılında inşaatına başlanan ve 1989 yılında tamamlanan içme suyu tedariki amaçlı Gökçe Barajı’nın inşaatının bitmesini müteakip “Çınarcık, Yalova, Karamürsel, Değirmendere, Gölcük ve İhsaniye Belediyeleri Su Birliği’’ adıyla İstanbul ve Kocaeli sınırları dâhilinde su getirme hizmetlerini yürüten kamu tüzel kişiliğini haiz mahalli idare birliği olarak 05.07.1989 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuştur. Kurulduğu tarihten 2007 yılına kadar Karamürsel, Değirmendere, Gölcük ve İhsaniye dâhil üye belediyelerin içme, kullanma ve endüstriyel su ihtiyacını karşılamıştır. 2007 yılından itibaren Yalova ve Çınarcık Belediyeleri haricindeki belediyeler hisselerini devrederek birlikten ayrılmışlardır2. (17) 07.12.2005 tarihinde Yalova Valiliği’nce onaylanan YKSB Tüzüğü’ne göre YKSB, Yalova ili dâhilinde içme, kullanma ve endüstriyel su temini konusunda imtiyaz sahibi kuruluş haline gelmiştir. 5355 Sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve YKSB Tüzüğü çerçevesinde YKSB’nin yetki, görev ve sorumlulukları, Yalova ilindeki Yalova ve Çınarcık Belediyeleri ile ihtiyacı olan diğer belediyelerin içme suyu depolarına içme, kullanma, endüstri su ihtiyaçları ile YKSB’nin yetki alanı içerisindeki kişi, kurum ve işletmelerin tarımsal su ihtiyaçlarını temin etmek şeklinde belirlenmiştir. (18) Yalova ve Çınarcık Belediyeleri de 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen “müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma, ve endüstri suyu sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurtmak, işletmek ve işlettirmek” olan hak ve yetkilerini dağıtım depolarına kadar sınırlı olarak YKSB’ye devretmişlerdir. YKSB ihtiyaç halinde ve amaç doğrultusunda; Gökçe Barajı ve başka barajlardan ve diğer su kaynaklarından su getirmek ve her türlü su tesisleri meydana getirmek ve bunun için lüzumlu tesisleri yapmak ve idame ettirmekle yükümlü kılınmıştır. 2 https://www.yksb.gov.tr/kurumsal/
24-19/433-178 6/22 (19) YKSB’nin temel karar organı olan Meclis, Yalova Belediye Meclisi üyelerince belirlenecek sekiz, Çınarcık Belediye Meclisi’nce belirlenecek iki üye olmak üzere toplam 10 kişiden oluşmaktadır ve meclis kararları Yalova Valiliğinin onayı ile kesinleşip yürürlüğe girmektedir. YKSB tarafından sunulan içme, kullanma suyu ve endüstriyel su fiyatları Meclis tarafından çıkarılacak tarifeler ile belirlenmekte; tarifelere ilişkin olarak alınan kararlar Yalova Valiliği’ne gönderilerek onaylanması halinde yürürlüğe girmektedir I.2. İlgili Pazar I.2.1. Sektöre İlişkin Bilgiler (20) Gemiler faaliyetleri gereği uzun süreler tatlı su kaynağından uzak kalmaktadır. Bu doğrultuda gemilerin denize açılmadan önce personel sayısına ve sefer uzunluğuna göre su ihtiyacını önceden planlayarak su temin etmesi gerekmektedir. Personel ve yolcuların günlük ihtiyaçlarının karşılamasının yanı sıra, geminin çalışmasıyla ilgili su gereksinimi ve ambar, tank, güverte gibi alanların temizliği de göz önünde bulundurulduğunda ton bazında su alımı ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. (21) Tatlı su tankı, geminin temiz su ihtiyacını karşılaşmak için kullanılan en temel depolama aracı olup, özel zararsız boya ile kaplanmış çelik malzemelerden veya krom alaşımlı malzeme ile prizmatik ya da silindir şeklinde büyük bölümler şeklinde gemi içinde inşa edilmektedir. Tatlı su tankının içerisinde bulunan temiz su hidrofor aracılığı ile gemilerde kurulan su tesisatına aktarılmaktadır. Her gemide büyük ya da küçük su tankı bulunmaktadır. (22) Gemilere tatlı su ikmalleri liman tesislerinden ve tanker olarak adlandırılan su tedarik gemilerinden yapılmaktadır. Söz konusu iki temin yönteminde suyun niteliği değişmemekte, ancak temin yöntemi değişmektedir. Özellikle limanların bir kapasitesinin olması, limanı kullanmak için sırada bekleyen veya limanı kullanmak istemeyen gemiler için su tankerleri vasıtasıyla su teminini zorunlu kılmaktadır. (23) Gemi suyu ikmali için kullanılan gemilerin ve suyun niteliğinin “Tankerle İçme-Kullanma Suyu Temini ve Nakli Hakkında Tebliğ”3 (29093 sayılı Tebliğ) hükümlerine uygun olması gerekmektedir. Su analiz sonuçlarının ve diğer özelliklerin mevzuata uygun olması, tankerle temin edilen suyun son tüketiciye sıhhi ve güvenli bir şekilde ulaştırmak için gerekli teknik donanımın yeterli olması, su naklinde kullanılacak tankerlerin Tebliğ’de belirtilen teknik ve hijyenik şartları sağlaması durumunda Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından “Tankerle İçme-Kullanma Suyu Temin İzin Belgesi” ve “Tankerle İçme-Kullanma Nakil İzin Belgesi” düzenlenerek ilgili faaliyeti yürütecek teşebbüse verilmektedir. (24) Tatlı suyun gemiye verileceği tankerin ve hortumun temizliği oldukça önemlidir. 29093 sayılı Tebliğ gereğince tankların en az üç ayda bir temizlenmesi, kullanılan suyun sürekli dezenfekte edilmesi ve hortumun belirli şekil şartları altında muhafaza edilmesi gerekmektedir. Tanker sahipleri, aylık olarak su miktarlarını ve teslim tarihlerini bildirmekle yükümlüdür. Bu çerçevede tatlı su ikmalinde kullanılan bir tankerin kayda 3 Resmî Gazete Tarihi: 19.08.2014 Resmî Gazete Sayısı: 29093. İçme-kullanma suyu temin etmek isteyen gerçek veya tüzel kişiler ile kurum veya kuruluşlar, Tebliğ’in 6. maddesinde yer alan bilgi ve belgelerle birlikte bir dilekçe ile Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne başvuru yapmak zorundadır. Başvurunun Müdürlüğe intikali üzerine temin edilecek kaynak ve içme suyu tesisi, su naklinde kullanılacak tankerler ile içme-kullanma suyu temin eden gerçek veya tüzel kişiye veya kurum veya kuruluşa ait depolar mahallinde incelenir ve su numunesi alınır. Alınan su numunelerinin analizleri Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nca yetki verilen laboratuvarlarda yaptırılır.
24-19/433-178 7/22 değer bir temizlik ve değiştirme maliyetine katlanmadan bir başka ikmal görevinde kullanılamayacağı anlaşılmaktadır. (25) Yine 29093 sayılı Tebliğ gereğince gemiye tedarik edilecek suyun kaynağını ve suyun kalitesini gösteren sertifikalara sahip olunması gerekmektedir. Bu çerçevede, gerek talep edilen suyun miktarı gerekse hijyen şartlarını sağlayacak arıtma tesislerine sahip olunmasının büyük yatırımları gerektirmesi göz önünde bulundurulduğunda, kamuya ait arıtma tesislerinin en önemli tedarik kaynağı olduğu anlaşılmaktadır. İnceleme kapsamında edinilen bilgi ve belgeden İSSU ve rakip teşebbüslerin başlıca temin kaynaklarının İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı HAMİDİYE SU ve YKSB olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu sağlayıcılar açıklanan mevzuat çerçevesinde faaliyet göstermektedir4. (26) İnceleme çerçevesinde edinilen bilgilerden atıl durumdaki eski kuru yük gemilerinin, su tankı yapılarak tanker haline çevrilebildiği anlaşılmıştır. Yakıt gemilerinin ise belirli bir yaşa kadar çalıştırılabildiği, yakıt ikmali yapma vasfını kaybetmiş gemilerin de su tankerine dönüştürülebildiği anlaşılmaktadır. (27) Marmara Denizi Bölgesinde gemilere dökme tatlı su ikmali yapan dört teşebbüs bulunmaktadır. Bu teşebbüsler; İSSU, SU DERYASI, GEMİSUYU, MELİSA SU’dur5. Söz konusu teşebbüslerden İSSU ve MELİSA SU 2010 yılında faaliyet göstermeye başlamış, 2019 yılında SU DERYASI ve ardından 2021 yılında GEMİSUYU bu alanda faaliyet göstermeye başlamıştır. Teşebbüsler tarafından hizmetin hızı, geniş alanda ikmal yapılabilmesi, tedarikin bekletilmemesi, verilen suyun belirli standartlarda olması ana rekabet kıstasları olarak beyan edilmiştir. I.2.2. İlgili Pazar I.2.2.1. İlgili Ürün Pazarı (28) Sektöre ilişkin bilgi başlığı altında açıklandığı üzere gemilerin limandan ve tankerlerden olmak üzere iki tatlı su temin yöntemi bulunmaktadır. Arıtma tesislerinde arıtılan su limanlara ve/veya su tankerlerine sağlanmakta, gemiler ise son tüketici olarak limandan veya tanker gemilerinden su temin etmektedir. Bu bakımdan limanların ve su tankerlerinin birbirine ikame hizmetler sunduğu anlaşılmaktadır. (29) Bu noktada arıtma tesisleriyle arıtma tesislerinde üretilen suyun yeniden satıcısı konumundaki limanların ikame hizmetler sunup sunmadıkları incelenmelidir. YKSB tarafından beyan edildiği üzere YKSB’nin asıl faaliyet konusu üyesi konumundaki belediyelerin su ihtiyacını karşılamak olup bunun yanında organize sanayi siteleri, büyük fabrikalar ile küçük işletmelere su sağlamaktadır. Su tankerlerine su sağlama faaliyeti ise toplam faaliyet büyüklüğü içinde küçük bir alanı kapsamaktadır. Bu çerçevede nihai müşteri konumundaki gemilere su sağlamadığını beyan etmiştir. Bununla birlikte teknik anlamda gemilere su sağlamakla su tankerlerine su sağlamak arasında kayda değer bir fark bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Öte yandan HAMİDİYE SU tarafından, nadir de olsa gemilere satış yapıldığı ifade edilmiştir. HAMİDİYE SU tarafından ayrıca yeniden satıcı konumundaki su tankerlerine ve liman işletmelerine satış yapıldığı beyan edilmiştir. Bununla birlikte HAMİDİYE SU’nun ana faaliyetinin ambalajlı su satışı olduğu ve gemilere su satılması amacıyla yeniden satıcılara 4 İlgili mevzuat başta 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Yeşil Körfez Su Birliği Tüzüğü olmak üzere çeşitli diğer mevzuattan oluşmaktadır. 5 ÖZİZMAİL tarafından gemilere tatlı su ikmali alanındaki faaliyetlerin 2023 yılı başı itibarıyla sonlandırıldığı beyan edilmiştir.
24-19/433-178 8/22 sağlanan suyun toplam satışlar içindeki payının %(.....)’den küçük olduğu beyan edilmiştir. Dolayısıyla arıtma tesislerinin gemilere su sağlama kapasitesi bulunduğu ancak ana faaliyet konusu sayılabilecek ölçüde su satışı yapmadıkları anlaşılmıştır. Bu bakımdan, su arıtma tesislerinin gemilere su sağlaması önünde teknik bir engel de bulunmadığı ancak önaraştırma tarihi itibarıyla bu yönde önemli bir yatırım yapmadıkları görülmektedir. Öte yandan limanların ana faaliyetlerinin de elleçleme hizmetlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan gerek arıtma tesislerinin gerek limanların ana faaliyetlerinin gemilere su temin etmek olmadığı ancak karaya yanaşan gemilere su temin edebilmek bakımından ikame bir hizmet sunabilecek teknolojiye sahip oldukları sonucuna varılmaktadır. (30) Diğer yandan su tankerleri su temini konusunda özelleşmiş bir hizmet sunmaktadır. Tatlı su ihtiyacı olan gemilerin bu ihtiyaçlarını su ikmal faaliyeti yürüten teşebbüslere e-posta veya telefon üzerinden ulaştırdığı, fiyat üzerinde anlaşıldıktan sonra su ikmali yapacak su tankerinin su talep eden geminin konumunda ve talep edilen su miktarı kadar tedarik yaptığı anlaşılmıştır. Aksi durumda, limandan su ihtiyacını karşılamak isteyen/karşılamak zorunda kalan gemilerin kendilerini kabul edecek bir liman bulması, limanın olduğu bölgeye hareket etmesi, sıra beklemeyi göze alması ve sonrasında rotasına dönmesi gerekmektedir. Bu bakımdan su ikmal tankerlerinden su tedariki yapmak ile kıyı tesislerinden hizmet alma talebinin ayrıştığı değerlendirilmektedir. (31) Yukarıdaki açıklamalar ışığında İSSU’nun faaliyet alanı ile YKSB’nin faaliyet alanının birbirinden farklılaştığı anlaşılmaktadır. Öte yandan İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un (İlgili Pazar Kılavuzu) 20. paragrafında yer alan "İnceleme konusu işlem gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımlan çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir" ifadesinden yola çıkılarak, alternatif ilgili ürün pazarı tanımlarının ulaşılan sonucu değiştirmeyeceği göz önüne alınarak ilgili ürün pazarı tanımlanmamıştır. Bununla birlikte ileri sürülen iddiaların sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi amacıyla “tankerler vasıtasıyla gemilere tatlı su ikmali pazarı” ve “tankerlere arıtılmış tatlı su temini pazarı” özelinde değerlendirmelere yer verilmiştir. I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar (32) Mevcut dosya kapsamında, kesin bir ilgili ürün pazarı tanımlanmamış olmakla birlikte, İSSU’nun faaliyetleri çerçevesinde tankerler vasıtasıyla gemilere tatlı su ikmali pazarı ve YKSB’nin faaliyeti çerçevesinde arıtılmış tatlı su temini pazarı özelinde yapılan değerlendirmelerde İlgili Pazar Kılavuzu’nun 20. paragrafı doğrultusunda kesin bir ilgili coğrafi pazar tanımı yapılmamakla birlikte anılan kesin olmayan ilgili ürün pazarları bazında ayrı ayrı değerlendirmeler yapılmıştır. (33) İlk olarak İSSU ve rakiplerinin hizmet sahalarının belirlenmesi amacıyla söz konusu teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri bölgeler incelenmiştir. Teşebbüslerden elde edilen bilgi ve belge çerçevesinde İSSU’nun Marmara Denizi’nde Ahırkapı, Tuzla, İzmit, Ambarlı, Kartal, Tekirdağ demir bölgeleri ile tahliye ve yükleme limanlarında faaliyet gösterdiği, nadiren Marmara Denizi dışında hizmet sunduğu, SU DERYASI’nın da İSSU gibi ağırlıklı olarak Marmara Denizi bölgesinde hizmet verdiği, müşteri talebi doğrultusunda nadiren Marmara Denizi dışında hizmet sunduğu, MELİSA SU’nun, İstanbul Liman Başkanlığı’nın Marmara Denizinde belirlemiş olduğu demir sahalarında faaliyet gösterdiği ve GEMİSUYU’nun da benzer şekilde ağırlıklı olarak İstanbul Demir Sahaları ve Tuzla tersane bölgelerinde faaliyet gösterdiği, ayrıca Yalova’da da hizmet
24-19/433-178 9/22 sunduğu beyan edilmiştir. Aşağıda İstanbul Boğazı Güney Girişi demir yerleri gösterilmiştir. Şekil 1: İstanbul Boğazı Güney Girişi Demir Yerleri Kaynak: Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Kullanıcı Rehberi (34) Yukarıdaki şekilde İstanbul Boğazı’nın Güney Girişi’nde yer alan ve demirleme sahalarının yer aldığı bölgeler işaretlenmiştir. Buna göre A bölgesi kıyı tesislerine yanaşacak gemilerin demirleme sahası; B bölgesi kıyı tesislerinden kalkan ve uzun süre demirde kalacak gemilerin demirleme sahası; C bölgesi Tehlikeli madde taşıyan gemiler, nükleer güçle çalışan askerî gemiler ile gazdan arındırma işlemi (gas free) demirleme sahası; G bölgesi Küçükçekmece demirleme sahası ve F bölgesi Kartal demirleme sahası olarak ayrılmıştır. (35) İSSU ve rakipleri ağırlıklı olarak Güney Marmara’da faaliyet gösterdiklerini beyan etmişlerdir. İstanbul Boğazındaki demir yerleri yetkili makamlarca belirlenmiştir. Bu çerçevede, İSSU’nun faaliyetlerine ilişkin olarak şikâyete konu iddialar hakkındaki değerlendirmelerin “İstanbul Boğazı Güney Girişi” coğrafi pazarında yapılmasının uygun olduğu kanaatine varılmıştır. (36) YKSB’nin ana faaliyet gösterdiği coğrafi pazar ise kuruluş amacına uygun olarak Yalova ili ve yakın çevresidir. Yeşil Körfez Su Birliği Tüzüğü’nün 3. maddesinde hizmet götürülecek bölge sınırı “Birliğin merkezi Yalova, yetki alanı Yalova il sınırlarıdır.” olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte İSSU’nun su temin ettiği arıtma tesisleri incelendiğinde YKSB ve HAMİDİYE’den su temin ettiği anlaşılmıştır. Bu bakımdan YKSB esas olarak Yalova bölgesinde faaliyet göstermekle birlikte tankerlere arıtılmış tatlı su temin faaliyeti bakımından, “İstanbul Boğazı Güney Girişi ve Yalova” pazarında faaliyet gösterdiği ve evcut dosya kapsamındaki değerlendirmelerin anılan pazarlar dikkate alınarak yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
24-19/433-178 10/22 I.3. Değerlendirme (37) Danıştay 13. Dairesi’nin 22.06.2023 tarihli ve 2023/965 E., 2023/3310 K. sayılı bozma kararında; - Şikâyet dilekçeleri incelendiğinde, denizcilik sektöründe gemilere su tedariki işi ile iştigal eden İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın sektörde bulunan diğer teşebbüslerin faaliyetlerini engellemek maksadıyla oluşturulan bir kartel olduğu, pazara yeni rakiplerin girmesini engellediği veya daha düşük fiyatla su tedarik ederek pazara giren teşebbüslerin pazar dışına çıkarılmasını amaçladığı iddialarına yer verildiği, - Bununla birlikte Kurul tarafından değerlendirilen ilk inceleme raporu incelendiğinde, şikâyet edilen eylemin izin alınması gereken bir birleşme olabileceği ancak bu konuda dosyada herhangi bir delil bulunmadığı değerlendirmelerine yer verildiği, - Davacının iddialarının 4054 sayılı Kanun'un 4., 6. ve 7. maddeleri kapsamında ihlâl iddialarına ilişkin olduğu, şikâyet başvurusunda yer alan bir takım iddiaların açıkça Kanun kapsamı dışında kaldığı, - Bir kısım iddialarının ise Kanun kapsamında yer aldığı, - Kurul tarafından soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 4054 sayılı Kanun’da belirtilen sürece uyulmaksızın doğrudan ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu doğrultuda mahkeme kararının yerine getirilmesini teminen anılan iddialar; a) Dört ayrı teşebbüsün bir araya gelerek İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı'nı oluşturduğu ve bu oluşumun kartel niteliğinde olduğu, b) Şikâyetçinin pazara girmesinden sonra rakibi MELİSA SU'nun İSSU’dan düşük fiyatla su tedarik etmeye başladığı ve bu durumun şikâyetçinin rekabet etmesini engellediği, c) YKSB'nin fiyatlandırma politikası sebebiyle İSSU’nun rakiplerinin İSSU’dan su tedarik etmek durumunda kaldığı, bu durumun YKSB ile İSSU arasında rakiplerin rekabet etmesini kısıtlayıcı bir anlaşma bulunduğunu gösterdiği, d) İSSU’nun şikâyetçinin müşterilerine daha uygun fiyat teklifleri vererek ve ürünlerinin kalitesiz olduğu, çeşme veya kuyu suyu olduğu, sağlıksız olduğu, bu konu sebebiyle cezalandırıldığı yönünde söylentiler çıkararak kendine çekmeye çalıştığı olmak üzere dört başlık altında incelenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle İSSU'nun oluşumuna ilişkin süreç bakımından 4054 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılacak akabinde ise, ele alınan işleme istinaden oluşturulan İSSU’nun eylemleri ve şikâyete konu diğer hususlar 4045 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri çerçevesinde ayrı ayrı ele alınacaktır. I.3.1. İSSU’nun Kuruluşunun Değerlendirilmesi (38) Şikayete konu iddialardan ilki İSSU’nun kartel niteliği taşıyan bir oluşum niteliği taşıdığı yönündedir. Buna göre, söz konusu iddia, İSSU’nun Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde bir birleşme ve devralma işlemi değil Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde rekabeti sınırlayan bir anlaşma olduğu hususuna işaret etmektedir. Söz konusu iddianın incelenmesi amacıyla, İSSU’nun kuruluşuna ve faaliyetlerine bakılmıştır. Elde edilen bilgi ve belgeler kapsamında İSSU’nun 21.05.2010 tarihinde imzalanan “Ortaklık
24-19/433-178 11/22 Sözleşmesi” ile kurulmuş olduğu, kurucu ortakların Gürbüz Ziya GÜL’ün ortağı olduğu GRANİT’e ait Granit isimli gemiyi, Erhan Nezih DİVAN’ın ortağı olduğu İPEK SU’ya ait Tatlısum, Remzi Kaptan ve Yusuf Reis isimli gemileri, Murat TEMEL’in ortağı olduğu AKSU’ya ait Muratbey, Zekibey ve Doruk isimli gemileri ve Ayhan AYTEKİN’in ortağı olduğu MAYSU’ya ait Menekşe-1 ve Menekşe-2 isimli gemileri ortaklığa tahsis etmeyi taahhüt ettikleri anlaşılmıştır. (39) 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile bir ya da birden fazla teşebbüsün başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması yasaklanmaktadır. (40) Bu çerçevede İSSU’nun kuruluşuna dair işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında ele alınmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere, İSSU’nun ana sözleşmesi niteliğindeki ‘Ortaklık Sözleşmesi’ 21.05.2010 tarihinde imzalanmış ve söz konusu teşebbüs bu sözleşme ile kurulmuştur. Yıllar içinde 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesine dayandırılarak çıkarılan Rekabet Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) kendisi ve ilgili maddeleri değişmiş olmakla birlikte Tebliğ’in kapsamını belirleyen kontrol kavramı hemen hemen aynı kalmıştır. Kontrol değişikliği, bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağını sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka araçların devri ile meydana getirilebilmektedir. Dolayısıyla devralana mülkiyet hakları ya da hisseler devredilmeksizin yönetim ve kaynaklar üzerinde kontrol hakkı veren kiralama anlaşmaları şeklindeki sözleşmeler de devralma işlemi olarak kabul edilmektedir6. (41) İSSU kurucu niteliğindeki “Ortaklık Sözleşmesi”nin konusu sözleşmenin 2. maddesinde; “Bu sözleşme ile ortaklar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan denizlerde, ortaklar tarafından, ortaklığa tahsisi taahhüt edilen gemiler ve ortaklık tarafından satın alınacak, kiralanacak gemiler marifeti ile dökme tatlı su satmaktır.” şeklinde belirlenmiştir. Söz konusu ortaklığa tahsisi taahhüt edilen gemiler ise sözleşmenin “Ortaklığın Sermayesi” başlıklı 7. maddesinde tanımlanmıştır. Ortaklık Sözleşmesi’nin 7. maddesinde ise; “… her bir ortak, aşağıda ismi yanında belirtilen gemileri ortaklığın kullanımına tahsis ederler bunun için ortaklık ile gemi donatanı arasında yapılacak anlaşma, gemilerin bağlı bulunduğu sicile şerh edilir. Gemi tasdiknamelerinde, ortaklık, işleten olarak görünür.” Pilot Ortak 1 : Granit İsimli TC3651 Tanıma İşaretli Gemiyi Ortak 2 :Tatlısum İsimli TCBE6 Tanıma İşaretli, Remzi Kaptan İsimli TC4082 Tanıma İşaretli, Yusuf Reis İsimli TC2923 Tanıma İşaretli Gemileri, Ortak 3 :Murat Bey İsimli TC9253 Tanıma İşaretli, Zeki Bey İsimli TC2642 Tanıma İşaretli, Doruk İsimli TC5771 Tanıma İşaretli Gemileri, 6 14.08.2008 tarih ve 08-50/721-281 sayılı kararda 7 yıl, 10.09.2012 tarih ve 12-43/1323-436 sayılı ve 30.10.2008 tarih ve 08-61/998-390 sayılı kararlarda 5 yıl süreli kiralama sözleşmeleri devralma olarak değerlendirilmiştir.
24-19/433-178 12/22 Ortak 4 :Menekşe 1 İsimli TCBV3 Tanıma İşaretli, Menekşe 2 İsimli TC3786 Tanıma İşaretli Gemileri, Ortaklığa Tahsis Etmeyi Taahhüt Ederler ” şeklindeki düzenlemeyle sözleşme taraflarının ilgili pazardaki faaliyetlerini yürüttükleri mal varlıklarının bir kısmının ortaklığa tahsis edecekleri kararlaştırılmıştır. Söz konusu tasdiknameler 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu çerçevesinde ihtiyati bir kayıt olup kiralama sözleşmeleri çerçevesinde kurucuların mal varlığına ait gemilerin ortaklığın kullanımına bırakıldığı anlaşılmaktadır. (42) İSSU’nun Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde bir yoğunlaşma işlemi olup olmadığına ilişkin son olarak sözleşmenin 8. ve 9. maddeleri incelendiğinde; - Ortaklığın altı aylık dönemler halinde ve en az iki ortak tarafından eşanlı olarak idare edileceğinin, idare yönteminin oybirliği ile değiştirileceğinin, - Gemi alımı, kiralanması, işletme için araç ve gayrimenkul alımı kararlarının oybirliği ile alınacağının, bunun dışındaki kararlarda oy çokluğu aranacağının, - Ortaklığın tüzel kişiliği bulunmaması dolayısıyla edinilen menkul ve gayrimenkullerin ortaklara payları oranında tescil edileceğinin, - Ortaklığın her ayın sonunda ortaklara hesap vereceği, oluşan kârı hisse oranında dağıtacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Özetle söz konusu ortaklık sözleşmesi ile tüzel kişiliği olmayan ancak kurucu ortakların ekonomik faaliyetlerini yürüttükleri gemilerini kiralayarak ortakların faaliyetlerinin tek bir elden sunulduğu, her ortağın alacak, borç ve yönetimden sorumlu olduğu bir yapı kurulmasının amaçlandığı görülmektedir. Yine bu kapsamda İSSU ile GRANİT, MAYSU, AKSU ve İPEK SU arasında kiralama sözleşmeleri yapıldığı, kira süresinin beş yıl olduğu7, Ortaklık Sözleşmesi’nde kararlaştırıldığı üzere ortakların gemilerinin İSSU’ya kiralandığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede Ortaklık Sözleşmesi’nin 7. maddesinde, kiralanan gemilerinin masraflarının kimin tarafından karşılanacağı, bu gemilerin borçlarının kimin yükümlülüğünde olduğu da belirlenmiştir: “Ortaklık tarafından işletilecek gemilerin yakıt su ve liman masrafları dışındaki tüm işletme giderleri gemiyi ortaklığa tahsis eden ortak tarafından karşılanacaktır. Burada belirtilmeyen giderler, giderler dışında ki giderler - özellikle gemi adamlarının ücret ve tazminat alacakları- ortaklık tarafından ödenmek durumunda kalınırsa o gemiyi o gemiyi ortaklığa tahsis etmeyi taahhüt eden ortağın kar payından öncelikle düşülecektir.” (43) Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’un 6. maddesinde “Hukuken tek bir tüzel kişiliğe dönüşecek şekilde bir araya gelmemiş olmakla beraber, daha önce bağımsız olan teşebbüslerin faaliyetlerinin bir araya getirilmesinin tek bir ekonomik bütünlük yaratılmasıyla sonuçlandığı durumlarda da Kanun’un 7. maddesi kapsamında bir birleşmeden söz edilecektir. Bu durum örneğin, iki veya daha fazla teşebbüsün hukuki kişiliklerini korumakla birlikte, sözleşme yoluyla ortak bir yönetim oluşturmaları durumunda ortaya çıkabilecektir.” şeklinde açıklandığı üzere, tüzel kişiliği haiz olmayan çatı kontrol mekanizmalarıyla da birleşme ve devralma mümkündür. GRANİT, MAYSU, AKSU ve İPEK SU’nun İSSU’nun kurulmasıyla İSSU’nun idaresinden, alacaklarından ve borçlarından birlikte sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Bu doğrultuda üçüncü taraflara tatlı su ikmali hizmeti vermeyi 7 Gemi kiralama sözleşmeleri 06.12.2018 tarihinde aynı taraflarca (.....) yıllığına yenilenmiştir.
24-19/433-178 13/22 durdukları ve Ortaklık Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesinden itibaren gemilerini İSSU’ya kiraladıkları anlaşılmıştır. Bu bakımdan, pazardaki aktif sağlayıcı sayısının kayda değer ölçüde azaldığı gözetilerek, İSSU’nun kuruluşunun bir yoğunlaşma doğurduğu sonucuna varılmaktadır. (44) İnceleme çerçevesinde edinilen bilgi ve belgelerden söz konusu yoğunlaşma ile kontrol değişikliği niteliğindeki kullanım hakkı devirlerinin Kurula bildirilmediği anlaşılmıştır. 4054 sayılı Kanun’un 11. maddesinde “Bildirilmesi zorunlu olan birleşme ve devralma işleminin Kurula bildirilmemiş olduğu hallerde, Kurul, herhangi bir şekilde işlemden haberdar olduğu zaman kendiliğinden birleşme veya devralmayı incelemeye alır.” hükmü amirdir. (45) Bu çerçevede ilk olarak söz konusu işlemin bildirilmesi zorunlu olan bir işlem niteliğini haiz olup olmadığı, diğer bir deyişle Kurulun iznine tabi olup olmadığı incelenmiştir. Sözleşmenin imza tarihi göz önünde bulundurularak söz konusu işlemin hangi mevzuat çerçevesinde incelenmesi gerektiğinin tespit edilmesi yerinde olacaktır. (46) 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasında hukukî geçerlilik kazanabilmesi için Kurula bildirilerek izin alınması gereken birleşme ve devralmaların hangileri olduğunun Kurulun çıkaracağı tebliğlerle ilan edileceği hüküm altına alınmıştır. Hâlihazırda yürürlükte bulunan 2010/4 sayılı Tebliğ 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu çerçevede Ortaklık Sözleşmesi’nin yürürlükteki mevzuattan önceki bir tarihte kurulduğu anlaşıldığından ilgili tarihte yürürlükte bulunan 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (1997/1 sayılı Tebliğ) çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Kurulun 13.12.2018 tarih ve 18-47/740-358 sayılı kararında “Kuruldan izin alınması gereken birleşme veya devralma işlemleri 2010/4 sayılı Tebliğ’in ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Ancak dosya konusu devir işlemlerinin bazılarının gerçekleştiği tarihte 1997/1 sayılı Tebliğ yürürlükte bulunmaktadır. Bu işlemlerin gerçekleştiği tarihte 1997/1 sayılı Tebliğ yürürlükte olsa da Kurulun8 ve Danıştay’ın9 tarafın lehine olan düzenlemenin esas alınması gerektiği yaklaşımı dikkate alınarak her iki Tebliğ bakımından da işlemlerin niteliğinin değerlendirilmesi ve tarafların lehine olan düzenlemenin esas alınması uygun olacaktır.” tespiti bulunmaktadır. Dolayısıyla, ilgili karar doğrultusunda İSSU’nun kurulmasına ilişkin sözleşme, 1997/1 sayılı Tebliğ ile 2010/4 sayılı Tebliğ çerçevesinde ve teşebbüsün lehine koşullar gözetilerek incelenmiştir. (47) Mülga 1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde “Bu Tebliğ'in 2 inci maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma sonucunda birleşmeyi veya devralmayı gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamında veya bir bölümünde ilgili ürün piyasasında, toplam pazar paylarının, piyasanın % 25'ini aşması halinde veya bu oran aşmasa bile toplam cirolarının 25 Milyon Türk Lirasını aşması halinde Rekabet Kurulu'ndan izin almaları zorunludur.” hükmü amirdir. (48) Bu çerçevede 2010 tarihli işlem öncelikle 1997/1 sayılı Tebliğ’in ilgili hükmü kapsamında pazar payı eşiğinin ve ardından ciro eşiklerinin aşılıp aşılmadığı bakımından değerlendirilmiştir. (49) İşlem taraflarının pazar payı tahminleri sorulmuş; GRANİT tarafından %(.....), AKSU tarafından %(.....) ve İPEK SU tarafından %(.....) olduğu tahmin edilmiştir. Bu çerçevede işlem taraflarının pazar payları toplamının her halükarda 1997/1 sayılı 8 08.02.2018 tarih ve 18-04/58-32 sayılı, 18.02.2016 tarih ve 16-05/109-49 sayılı kararlar. 9 2006/2722 E. 2010/576 K. sayılı, 2006/2445 E. 2010/233 sayılı Danıştay İDDK kararları.
24-19/433-178 14/22 Tebliğ’de öngörülen %25 pazar payı eşiğini aştığı görülmekte ve anılan Tebliğ çerçevesinde işlemin pazar payı eşiği bakımından izne tabi olduğu değerlendirilmektedir. Bununla birlikte anılan işlem bakımından lehe mevzuatın uygulanması gereği karşısında işlemin 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 2010/4 sayılı Tebliğ’in ciro eşikleri bakımından da değerlendirilmesi uygun olacaktır. (50) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasında yürürlüğe giren ilk halinde “… bir birleşme veya devralma işleminde; a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya b) Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun otuz milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi, aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.” hükmü yer almaktadır10. Yapılan değişiklik ile artık devralma işlemlerinin bildirilmesine dair pazar payı koşulu kaldırılmış ve ciro eşiklerine ilişkin tutarlar da değiştirilmiştir. (51) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerden, yoğunlaşma taraflarından AKSU’nun 2009 yılındaki cirosu (.....) TL, MAY DENİZCİLİK’in 2009 yılındaki cirosu (.....) TL, GRANİT’in 2009 yılındaki cirosu (.....) TL ve İPEK SU’nun 2009 yılındaki cirosu (.....) TL’dir11. İlgili teşebbüslerin 2009 yılındaki toplam ciroları 4.094.030,50 TL’dir. İşlem özelinde yapılan değerlendirme sonucu, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen güncel ciro eşiklerinin aşılmadığı; 2022 yılında yapılan değişiklikten önce geçerli ciro eşiklerinin de aşılmadığı görülmektedir. Bu cihetle söz konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ uyarınca Kurulun iznine tabi olmadığı anlaşılmıştır. (52) Bu noktada İSSU'nun kurulmasına dayanak teşkil eden işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ’e göre pazar payı eşiğinin aşılması sebebiyle izne tabi olduğu anlaşılmış ise de 2010/4 sayılı Tebliğ’deki ciro eşiğini aşılmaması ve lehe olan mevzuatın uygulanması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda işlemin izne tabi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle İSSU’nun kurulmasına yönelik işlemin kontrol değişikliği yaratan bir yoğunlaşma işlemi olduğu, ancak lehe kanun prensibi uyarınca Kurulun iznine tabi olmadığı, bu nedenle işlemin etkilerine dair 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde herhangi bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmış ve şikayetçinin aksi yöndeki iddialarının reddine karar verilmiştir. I.3.2. MELİSA SU'nun İSSU'dan Düşük Fiyatla Su Tedarik Etmesinin Şikâyetçinin Rekabet Etmesini Engellediği İddiası (53) Şikâyetçinin pazara girmesiyle şikâyetçinin rakibi konumundaki MELİSA SU'nun İSSU'dan düşük fiyatla su tedarik etmeye başladığı ve bu durumun şikâyetçinin rekabet etmesini engellediği iddiasının incelenmesi kapsamında öncelikle İSSU’nun ve 10Bahse konu maddede yer alan ciro eşikleri, 04.03.2022 tarih ve 31768 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile yapılan değişiklik ile “… bir birleşme veya devralma işleminde; a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yedi yüz elli milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı iki yüz elli milyon TL’yi veya b) Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun iki yüz elli milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun üç milyar TL’yi, aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.” şeklinde değiştirilmiştir. 11 İşlem taraflarından, İSSU’nun kurulmasından bir önceki mali yıl olan, 2009 yılının ciro bilgisi talep edilmişse de taraflar saklama yükümlülüğünün süresi aşıldığı için bu bilgilere ulaşılamadığını beyan etmişlerdir. Bunun üzerine tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden ilgili bilgi sağlanmıştır.
24-19/433-178 15/22 MELİSA SU'nun tankerler vasıtasıyla gemilere tatlı su ikmali pazarındaki konumları belirlenmiştir. (54) Herhangi bir pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüsün rakiplerinden daha düşük fiyat vererek satışlarını artırmayı çabalamasının veya maliyetlerini azaltmak ve rakipleriyle etkin bir şekilde rekabet edebilmek amacıyla daha ucuz girdi kaynaklarına yönelmesinin olağan karşılanabileceği belirtilmelidir. Söz konusu durumlar pazara yeni girişlerin yapılmasının ardından da gerçekleşebilecektir. Zira yeni teşebbüslerin faaliyet göstermeye başlamasıyla ilgili pazardaki rekabetin artması, mevcut rakiplerin de maliyetlerini ve fiyatlarını düşürerek rekabet etmesi beklenebilecektir. Bununla birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde “Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” ile aynı kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde “Ticarî faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” yasaklanmıştır. Söz konusu mevzuat çerçevesinde ihlal niteliğinde bir karar veya eylemin ortaya çıkabilmesi için MELİSA SU ve İSSU arasında şikâyetçiyi pazar dışına çıkarmayı amaçlayan bir anlaşma yapılmış olması ya da söz konusu teşebbüslerden birinin hâkim durumda bulunması ve hakim durumunu kötüye kullanması gerekmektedir. Aşağıda öncelikle İSSU ve MELİSA SU’nun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde ihlal niteliğinde bir anlaşma yapıp yapmadıkları, ardından, her iki teşebbüsün 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesini ihlal edip etmedikleri değerlendirilmiştir. I.3.2.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme (55) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri” yasaklanmış ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise tahdidi olmamak üzere yasaklanan hallere ilişkin örneklere yer verilmiştir. Söz konusu fıkranın (d) bendinde “Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” yasaklanan hallerden sayılmıştır. (56) Bu noktada öncelikle belirtilmesi gereken husus gerçekleştirilen yerinde incelemelerde ve önaraştırma kapsamında edinilen bilgi ve belge çerçevesinde İSSU ile MELİSA SU arasında şikâyetçinin pazar dışına çıkarılmasını amaçladıklarını gösterir bir anlaşmaya işaret eden bilgi, belge veya iletişim kaydına ulaşılamamıştır. Dolayısıyla İSSU ile MELİSA SU arasında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin amaç bakımından ihlal edildiğini gösterir bir anlaşma bulunmadığı kanaatine varılmaktadır. (57) Diğer yandan, İSSU ile MELİSA SU’nun şikâyetçiyi pazar dışına çıkarmayı amaçlayan paralel davranışlarının etkileri bakımından değerlendirilmesi noktasında inceleme gerçekleştirilmişttir. Öncelikle şikâyetçinin kurulduğu günden mevcut dosya kapsamındaki incelemenin devam ettiği süre içinde pazarda faaliyetlerine devam ettiği görülmektedir. Bunun yanında, pazardan dışlama davranışının İSSU ile MELİSA SU arasındaki dikey nitelikli bir anlaşma çerçevesinde ortaya çıkması rasyonel kabul edilemeyecektir. Şöyle ki şikâyette MELİSA SU’nun İSSU’dan düşük maliyetli su temin ettiği iddia edilmiş olmakla birlikte MELİSA SU aynı zamanda İSSU’nun rakibi konumundadır. İSSU’nun MELİSA SU’ya düşük maliyetle su temin etmesi MELİSA
24-19/433-178 16/22 SU’nun daha rekabetçi teklifler vererek tankerler vasıtasıyla gemilere tatlı su ikmali pazarında daha çok pay alması ve İSSU’nun pazar payı kaybetmesi ile sonuçlanabilecektir. İSSU ile MELİSA SU arasındaki dikey ilişkinin etkilerinin değerlendirilmesi bakımından iki teşebbüs arasındaki ticaretin hacmi de önemli bir gösterge niteliğinde kabul edilebilecektir. İSSU’dan edinilen bilgi çerçevesinde İSSU’nun toplam tatlı su satışları içinde MELİSA SU’nun payı tutar bazında 2020 yılı için %(.....), 2021 yılı için %(.....) ve 2022 yılı için %(.....) olarak gerçekleşmiştir. Bu bakımdan İSSU ile MELİSA SU arasındaki sağlayıcı-yeniden satıcı konumunun şikâyetçiyi pazar dışına çıkartacak ölçüde büyük bir ticari ilişkiye konu olmadığı ve bu yönde bir etki ortaya çıkarmadığı sonucuna varılmaktadır. (58) Açıklanan hususlar çerçevesinde; şikayetçinin İSSU ile MELİSA SU’nun amacı veya etkisi bakımından şikâyetçiyi pazardan çıkarmak amacıyla bir anlaşmanın tarafı olduklarına ilişkin iddiasını ortaya koyacak nitelikte herhangi bir delil elde edilemediği sonucuna ulaşılmıştır. (59) Dosya kapsamında yer alan bir diğer iddia; YKSB’nin fiyatlandırma politikası sebebiyle İSSU’nun rakiplerinin İSSU’dan su tedarik etmek durumunda kaldığı, bu durumun YKSB ile İSSU arasında, rakiplerin rekabet etmesini kısıtlayıcı dikey bir anlaşma bulunduğunu gösterdiği iddiasıdır. İSSU’nun su teminini YKSB’den karşıladığı ve aralarında buna ilişkin anlaşmanın olduğu; YKSB’nin fiyatlarının sabit fiyat endeksi baz alınarak belirlendiği ve bu kapsamda yıllık 400.000 m3 su alımında tonaj ücretinin 2,80 TL olduğu, ancak YKSB tarafından İSSU’nun talep ettiği miktara göre verilen fiyat ile su talebinde bulunan diğer teşebbüslere verilen fiyatın aynı olmadığı; YKSB’nin sabit fiyat endeksi olmasına karşın sadece İSSU’ya tarife dışı düşük fiyat üzerinden satışta bulunduğu, diğer teşebbüslere su vermediği veya satış fiyatını yükselttiği; İSSU ile YKSB arasında bulunan anlaşma nedeniyle İSSU’nun piyasada hakim duruma geldiği ve bu yolla şikayetçinin faaliyetlerinin zorlaştırıldığı iddia edilmektedir. Söz konusu iddia özetle sağlayıcı YKSB’nin İSSU ile anlaşarak rakip alıcılara farklı satış fiyatı uygulamak suretiyle rekabeti kısıtladığına yöneliktir. (60) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar” yasaklanmakta ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise tahdidi olmamak üzere yasaklanan hallere ilişkin örneklere yer verilmektedir. İlgili maddenin (d) bendinde “rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” ve (e) bendinde “münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,” yasaklanan hâllerden biri olarak sayılmaktadır. (61) Mevcut dosya kapsamında sağlayıcı konumda bulunan YKSB’nin tedarikçi konumda bulunan İSSU ile kurduğu ilişki çerçevesinde şikâyetçinin pazardan dışladığı iddiası 4054 sayılı kanunun 4. madde kapsamında bir “dikey anlaşma” olarak ele alınabilecektir. 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) 2. maddesinde yer verildiği üzere; üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak değerlendirilmektedir. (62) İlgili iddia kapsamında İSSU ile YKSB arasında kurulan ilişkinin incelenmesi gerekmektedir. Gemilere su tedariki alanında faaliyet gösteren İSSU ile su temin ettiği
24-19/433-178 17/22 YKSB arasında imzalanan sözleşmeler ile su alım ilişkisi kurulmakta olup, YKSB Meclisi tarafından belirlenen tarifeler uyarınca alınan su miktarı ve metreküp başına talep edilen ücret uygulanmaktadır. Gerekli değerlendirmelerin yapılabilmesi için YKSB’nin fiyat belirleme ve sözleşme ilişkisi kurma sürecine değinmek yerinde olacaktır. (63) YKSB Tüzüğü’ne göre YKSB, Yalova ve Çınarcık belediyeleri ile ihtiyacı olan diğer belediyelerin içme ve kullanma suyu ile endüstriyel su ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş imtiyaz sahibi bir kamu tüzel kişisidir. YKSB’nin temel karar organı olan Meclis, Yalova Belediye Meclisi üyelerince belirlenecek sekiz üye, Çınarcık Belediye Meclisi’nce belirlenecek iki üye olmak üzere toplam 10 üyeden oluşmaktadır ve meclis kararları Yalova Valiliğinin onayı ile kesinleşip yürürlüğe girmektedir. Özetle YKSB tarafından sunulan içme, kullanma suyu ve endüstriyel su fiyatları Meclis tarafından çıkarılacak tarifeler ile belirlenmekte; tarifelere ilişkin olarak alınan kararlar Yalova Valiliği’ne gönderilerek yürürlüğe girmektedir. Aşağıdaki tabloda YKSB’nın yıllar içerisinde uyguladığı fiyat tarifesine yer verilmiştir. Tablo 2: YKSB Taahhütlü Fiyat Tarifesi Yıl/Fiyat Tarifesi 24.01.2020 11.03.2021 24.08.2022 25.11.2022 13.07.2023 100.000 m3 - 7 TL 15,19 TL 16 TL 18 TL 200.000 m3 - 6 TL 13,01 TL 14 TL 17 TL 400.000 m3 2,8 TL 2,84 TL 4,9 TL 5,9 TL 11 TL Kaynak: Yerinde İncelemede Elde Edilen Bulgular (64) Yukarıdaki tablodan anlaşılacağı üzere 2020 yılı içerisinde yalnızca 400.000 m3 su alış taahhüdü verilmesi halinde birim metreküp başına 2,8 TL’den su temini sağlanırken ilerleyen yıllarda su alım miktarına bağlı olarak azalan fiyat tarifesi uygulanmıştır. YKSB tarafından verilen cevabi yazıda liste fiyatlarının kişiler veya teşebbüsler bazında farklılık göstermediği, gelen teklifler üzerine meclis veya yönetimin su satış kararı almadığı ve meclisin yeni bir fiyat tarifesi kararı alana kadar ilgili tarifelerin geçerli olduğu ifade edilmiştir. (65) Öte yandan şikâyetçi tarafından 23.01.2020 tarihinde YKSB’ye iletilen talepte, yıllık 150.000 m3’den az 200.000 m3’den fazla olmamak şartıyla metreküp başına 3,5 TL birim fiyatla su temin etme teklifine YKSB tarafından verilen cevapta 24.01.2020 tarihli Meclis kararında yer alan taahhütlü satış tarifesi ile uyumlu olacak şekilde yalnızca 400.000 m3 su için 2,8TL+KDV bedeli ile su temini sağlanabileceği iletilmiştir. Keza YKSB bünyesinde gerçekleştirilen yerinde inceleme neticesinde elde edilen bulgularda da şikâyete konu teşebbüs İSSU ile YKSB arasında 27.01.2020 tarihinde imzalanan Ek Sözleşme ile 24.01.2020 tarihli Meclis Kararına uyumlu olarak 400.000 m3 su için 2,8 TL+KDV karşılığında anlaşma sağlandığı anlaşılmaktadır. İlaveten İSSU ve YKSB tarafından imzalanan 2010-2020 yılları arasındaki su alım anlaşmalarının ilgili yıllardaki Meclis Kararlarına paralel şekilde güncellendiği yahut feshedilerek güncel fiyat üzerinden imzalandığı görülmektedir. Bu kapsamda YKSB tarafından İSSU’nun talep ettiği miktara göre verilen fiyat ile su talebinde bulunan diğer teşebbüslere verilen fiyatın aynı olmadığı; YKSB’nin sabit fiyat endeksi olmasına karşın İSSU’ya tarife dışı düşük fiyat üzerinden satışta bulunduğu iddiasını ortaya koyacak nitelikte herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmıştır. (66) Diğer yandan Tablo-2’den de görüleceği üzere 2021 yılından itibaren alınan Meclis Kararları ile 100.000 m3 ve 200.000 m3 gibi düşük hacimli su alımları için de fiyat tarifeleri oluşturulmuştur. Bu doğrultuda YKSB’den İSSU’ya oranla daha düşük hacimli
24-19/433-178 18/22 alım yapmak isteyen teşebbüslerin de daha düşük miktarlarda alım yapmasının önündeki kapasite engeli kaldırılmıştır. (67) Geçmiş tarihli Kurul kararlarından benzer iddiaların konu olduğu 11.07.2013 tarih, 13-44/553-247 sayılı kararda da; YKSB’nin su tarifelerinin Meclis kararı ile belirlendiği ve bu kararların Valiliğe gönderilmekle yürürlüğe girdiği, Meclis kararı ile belirlenen tarifenin yürürlüğünün ildeki en yüksek mülki idare amirine havalesi ile mümkün olduğu, anılan tarifenin ilgililerce bilinmesinin önünde yasal/fiili engel olmadığı; su talebi olması halinde YKSB Meclisince belirlenen tarifeye uygun olmak kaydıyla talepte bulunan her teşebbüs için su teminin mümkün olduğu ve YKSB’nin sözleşme ilişkisi içine girdiği taraflar ile bir araya gelerek rakip alıcılar için fiyat tespit etmesinin mümkün görünmediği değerlendirilmiştir. (68) Yapılan incelemeler neticesinde hâlihazırda YKSB’nin hukuki statüsünün devam ettiği ve satışını yaptığı suların Meclis kararı ve Yalova Valiliği onayı ile kesinlik kazandığı göz önünde bulundurulduğunda YKSB ile İSSU arasında rakiplerin rekabet etmesini kısıtlayıcı anlaşma yapıldığı iddiasının kabul edilebilir olmadığı, buna ilaveten ilgili dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucu ihlal niteliği taşıyan herhangi bir somut bulguya ulaşılamadığı sonucuna varılmıştır. I.3.2.2. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme (69) Dosya kapsamında İSSU’nun veya MELİSA SU’nun dışlayıcı veya ayrımcı eylemleri ile hâkim durumunu kötüye kullandığı şeklindeki iddialar 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ele alınmıştır. Bu doğrultuda, öncelikle ilgili pazardaki İSSU’nun ve diğer oyuncuların konumlarına bakılmıştır. (70) Rekabet hukuku analizlerinde belirli bir piyasadaki pazar gücünün tespitinde kullanılan en önemli gösterge, incelenen teşebbüsün ve rakiplerinin pazar payıdır. Belirli düzeydeki pazar paylarının hâkim duruma işaret ettiği kabul edilmektedir. Kurulun yerleşik uygulamasında ve Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Davranışlarına İlişkin Kılavuz’da, %40’ın altında pazar payına sahip olan teşebbüslerin hâkim durumda olması ihtimalinin düşük olduğu kabul edilmekte, bu düzeyin üzerindeki pazar payına sahip teşebbüsler bakımından ise daha detaylı bir incelemeye gidilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. (71) Rekabet hukuku literatürü ve uygulamalarında hâkim durum sayılabilecek pazar gücünün büyüklüğüne ilişkin kesin bir eşik ortaya konmamakta, rekabetin düzeyi için ölçüt sayılabilecek; pazar payları, giriş engelleri, dikey bütünleşik yapı ve kapsam ekonomileri gibi bir dizi ekonomik göstergeye bakılarak değerlendirme yapılmaktadır. (72) Teşebbüslerden elde edilen bilgiler ışığında İstanbul Boğazı Güney Girişi bölgesinde tatlı su ikmali yapan teşebbüslerin pazar paylarının yıllar itibarıyla çok değişmediği, ilgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerden edinilen pazar payı tahminleri doğrultusunda 2020-2022 yılları arasında; İSSU’nun %(.....), SU DERYASI’nın %(.....), MELİSA SU ve GEMİSUYU’nun %(.....) ve ÖZİZMAİL’in %(.....) civarı pazar payı aldığı; 2023-2024 yılları arasında ise İSSU’nun %(.....), SU DERYASI’nın %(.....), MELİSA SU ve GEMİSUYU’nun %(.....) pazar payı olduğu tahmin edilmiştir. (73) Yukarıda tahmini olarak verilen pazar payı bilgilerinden İSSU’nun pazar payının Kurulun yerleşik uygulamasında uygulanan %40 eşiğinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Fakat incelenen teşebbüsün hâkim durumda kabul edilebilmesi için rekabetçi baskılardan ne ölçüde bağımsız davranabildiği önem taşımaktadır . Bu kapsamda, her bir olayın kendine özgü koşul ve özellikleri göz önünde bulundurularak yapılacak olan bir değerlendirme daha sağlıklı olacaktır. Bu bakımdan incelenen
24-19/433-178 19/22 teşebbüsün ve rakiplerinin ilgili pazardaki konumunun yanı sıra pazara giriş ve pazarda büyüme engellerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. (74) Öncelikle pazara ilişkin giriş engelleri kapsamında, gemi suyu ikmali için kullanılan gemilerin ve suyun niteliğinin 29093 sayılı “Tankerle İçme-Kullanma Suyu Temini ve Nakli Hakkında Tebliğ” hükümlerine uygun olması gerekmektedir. Bu piyasada faaliyet gösterecek teşebbüsler tarafından söz konusu 29093 sayılı Tebliğ ekindeki “Tankerle İçme-Kullanma Suyu Temin İzin Belgesi” ve “İçme-Kullanma Nakil İzin Belgesi” alınmaktadır. Devlet denetiminde olan su temin kaynaklarından su tedariki zorunlu olup ayrıca gemilerin tank yapılarının su taşımaya uygun olması gerekmektedir. Öte yandan teşebbüslerden elde edilen bilgiler ışığında pazara girişin yüksek maliyetler gerektirmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar pazara girişte birtakım yasal düzenlemeler mevcut olsa da pazara girişin önünde engel teşkil etmeyeceği, dolayısıyla yasal ve ekonomik açıdan herhangi bir giriş engelinin bulunmadığı değerlendirilmektedir. (75) Tüketicilerin, tankerlerle tatlı su ikmali sunan yeniden satıcılar arasında öncelikle fiyat, hizmet kalitesi, sunulan hizmetin hızı, geniş alanda ikmal kabiliyetinin bulunması, ikmalin bekletilmemesi, verilen suyun belirli standartlarda olması gibi hususları değerlendirerek seçtiği beyan edilmiştir. Bu bağlamda tüketiciler, fiyattaki küçük oranda değişimlere duyarlı olup, tatlı su tedariki için bir başka teşebbüs ile çalışabilmektedir. Aynı zamanda alıcı ile satıcı arasında münhasırlık içeren sözleşmeler yapılmadığı da anlaşılmıştır. Bu bakımdan müşteri konumundaki gemilerin bir alıcı gücü bulunduğu sonucuna varılmaktadır. (76) Ayrıca, bu noktada, pazarda rakip konumda bulunan SU DERYASI’nın tahmini pazar payına bakıldığında pazara yeni girmiş bir teşebbüs olmakla birlikte %(.....) pazar payına ulaştığı, bunun yanında mevcut rakiplerden MELİSA SU ve GEMİSUYU’nun %(.....)’e yakın pazar payına sahip olduğu, dolayısıyla rakiplerin pazarın lideri konumundaki İSSU karşısında rekabetçi baskı uygulayabilecekleri değerlendirilmiştir. (77) Yukarıda yapılan değerlendirmeler ve pazar payı verileri dikkate alındığında İSSU’nun kayda değer bir pazar payı bulunmakla birlikte pazara girişin görece kolay olması, pazarda dikey bütünleşik teşebbüslerin bulunmaması ve yaygın biçimde münhasırlık anlaşmalarının bulunmadığı dikkate alındığında söz konusu pazarda hâkim duruma gelinmesinin oldukça güç olduğu değerlendirilmektedir. Kaldı ki daha ayrıntılı bir inceleme ile tankerler vasıtasıyla gemilere tatlı su ikmali pazarının daha geniş tanımlanması durumunda HAMİDİYE SU ve YKSB gibi sağlayıcıların da pazara dâhil olması veya anılan teşebbüslerin potansiyel rakipler olarak bu pazara girmesi durumunda İSSU’nun hâkim durumda olduğu tespitinin daha da güçleşeceği değerlendirmesi yapılabilecektir. (78) Bununla birlikte Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’un 7. paragrafında 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında incelenen bir davranışın ihlal teşkil edebilmesi için davranışı gerçekleştiren teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda olmasının yanı sıra davranışın bir kötüye kullanma niteliği taşıması gerektiği, Kurulun bu iki temel unsurdan birinin bulunmadığını açıkça gösterebildiği durumlarda diğer unsura ilişkin analize yer vermeyebileceği ifade edilmektedir. Bu doğrultuda bir ihlalin varlığı için gerekli her iki koşuldan herhangi birinin noksan olması, analize konu olay bakımından 6. madde ihlalinin bulunmayacağı anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla aşağıda şikâyete konu olan ayrımcılık yoluyla İSSU’nun hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası incelenecektir.
24-19/433-178 20/22 (79) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapmadan önce söz konusu iddianın rekabet teorisinde nerede durduğunu tespit etmek gerekmektedir. Başvuruda yer alan iddialar ve İSSU ile MELİSA SU arasındaki dikey ilişki dikkate alındığında İSSU’nun SU DERYASI’na yönelik gerçekleştirdiği tek taraflı eylemleri ayrımcılık çerçevesinde değerlendirilebilecektir. Şöyle ki, İSSU’nun üst pazarda hâkim durumda olması koşuluyla, rakip konumdaki MELİSA SU’ya bir mal veya hizmeti sunup eşit konumda olmasına rağmen SU DERYASI’na sunmamış olması gerekmektedir. Ayrımcılık en temel şekliyle hâkim durumdaki teşebbüs tarafından alıcı konumdaki ve eşit durumdaki alıcılara eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürmektir. Somut olayda ise ayrımcı nitelikte bir fiilin ortaya çıkması için İSSU’nun su temini konusunda hâkim durumda bulunması ve MELİSA SU’ya tatlı su tedariki hizmeti kapsamında sunulan koşulların SU DERYASI’na sunulmaması dolayısıyla anti-rekabetçi bir etkinin doğmuş olması gerekmektedir. (80) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerden, MELİSA SU’nun 2021, 2023 ve 2024 (ilk iki ay) yıllarında toplam su alımlarının sırasıyla (.....), (.....) ve (.....) ton olduğu, İSSU’dan aldığı su miktarının sırasıyla (.....), (.....) ve (.....) ton olduğu, dolayısıyla MELİSA SU’nun 2021-2024 yılları arasında İSSU’dan yaptığı alımlarının toplam alımları içerisindeki payının %(.....) ile %(.....) arasında gerçekleştiği görülmektedir. Ayrıca SU DERYASI’nın pazara giriş yaptığı 2020 yılından itibaren elde ettiği pazar payının %(.....) civarında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla MELİSA SU’nun %(.....) civarındaki pazar payı ve MELİSA SU’nun alımları içerisinde İSSU’dan yaptığı alımların miktarı dikkate alındığında MELİSA SU’nun İSSU’dan yaptığı alımlar sebebiyle şikâyetçi SU DERYASI’nın rekabet etmesinin engellenmesinin olası olmadığı değerlendirilmektedir. İlaveten, yapılan yerinde incelemelerde ve bilgi taleplerine verilen cevap kapsamında elde edilen bilgilerden İSSU’nun şikâyetçiye karşı ayrımcı uygulamalar yoluyla hâkim durumunu kötüye kullandığına işaret eden herhangi bir delil elde edilememiştir. Ayrıca, incelemeye kaynaklık eden şikayette ve inceleme kapsamında elde edilen bilgi ve belge kapsamında SU DERYASI’nın İSSU’dan su talep ettiği ve İSSU’nun bu talebi reddettiği de tespit edilememiştir. I.3.2.3. İSSU’nun Şikâyetçinin Müşterilerine Daha Uygun Fiyat Teklifleri Vererek ve Ürünlerinin Kalitesiz Olduğu Yönünde Söylentiler Çıkararak Kendine Çekmeye Çalıştığı İddiasının Değerlendirilmesi (81) Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 21.09.2023 tarih ve 2023/1632 E., 2023/120 K. sayılı iptal kararın yerine getirilebilmesi adına, İSSU’nun, SU DERYASI’nın müşterilerini daha uygun fiyat teklifleri vererek ve ürünlerini kalitesiz olduğu, çeşme veya kuyu suyu olduğu, sağlıksız olduğu ve bu konu sebebi ile cezalandırıldığı yönünde söylentiler çıkararak kendisine çekmeye çalıştığı iddiası, mevcut yasal çerçeve ışığında değerlendirilmiştir. (82) 4054 sayılı Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2. maddesi “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer.” hükmünü amirdir. Anılan madde hükmüne göre 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilen davranışlar esasen aynı Kanunun “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesinde, “Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesinde ve “Birleşme veya Devralma” başlıklı 7. maddesinde düzenlenmiştir.
24-19/433-178 21/22 (83) İSSU’nun şikâyetçi hakkında müşterilere yanıltıcı ve kötüleyici beyanlarda bulunarak müşterilerin kendi ürünlerini almasını sağladığı iddiasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin 54. maddesi ve devamı hükümleri çerçevesinde incelenmesi gündeme gelebilecektir. (84) 6102 sayılı Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasında haksız rekabetin amacına yer verilmiş olup ilgili madde hükmü şu şekilde kaleme alınmıştır: “Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.”. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca ise “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” ibaresi yer almaktadır. Yer verilen bu iki fıkra hükmü birlikte değerlendirildiğinde, haksız rekabetin amaç ve eylem şeklinde iki ana unsurdan oluştuğu görülmektedir. Buna göre amaç unsuru; birinci fıkrada ifade bulan “tüm katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış bir rekabetin sağlanması” olup unsurlardan eylem unsuru ise devam eden fıkrada yer verilen “aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalar”dır. 6102 sayılı Kanun’un 55. maddesinde ise tahdidi olmamak üzere başlıca haksız rekabet davranışlarına yer verilmiştir. Bu çerçevede 6102 sayılı Kanun’un 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ilk alt bendinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek”; aynı bendin ikinci fıkrasında ise “Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek” şeklindeki davranışların haksız rekabet teşkil edeceği belirtilmiştir. Dosya konusu eylemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda yer verilen bu düzenlemenin üzerinde durulması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, gerek rekabet hukukunda gerekse haksız rekabet hukukunda, rekabet kavramına yönelik birtakım unsur ve esasların bulunması söz konusu olsa da bahse konu iki müessesenin farklılaşan menfaatleri ele aldığı belirtilmelidir. (85) Yukarıda yer verilen düzenlemeden hareketle İSSU’nun SU DERYASI hakkında müşterilere yanıltıcı ve kötüleyici beyanlarda bulunarak müşterilerin kendi ürünlerini almasını sağladığı iddiasının, 4054 sayılı Kanun kapsamında değil, 6102 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. İlaveten belirtmek gerekir ki rakip hakkında kötüleyici beyanlarda bulunulması suretiyle haksız rekabet teşkil eden davranışlar geçmişten günümüze kadar çeşitli Yargıtay kararlarına da konu olmuş olup Yargıtay, konusunu bu tür davranışların oluşturduğu hukuki uyuşmazlıkların çözümünde 6102 sayılı Kanun veya ilgisine göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında ve her halükarda haksız rekabet müessesi temelinde değerlendirmelerde bulunmuştur. Kurul içtihadında da yalnızca kötüleme beyanı şeklinde tezahür eden davranışlar değil, haksız rekabet teşkil eden çeşitli davranışlar da 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemektedir. (86) Sonuç itibarıyla, yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; İSSU’nun SU DERYASI hakkında müşterilere yanıltıcı ve kötüleyici beyanlarda bulunarak müşterilerin kendi ürünlerini almasını sağladığı iddiasının, 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği; konunun 6102 sayılı Kanun’un 54. maddesi ve devamı hükümlerinde düzenlenen haksız rekabet düzenlemeleri çerçevesinde ele alınabileceği, bu nedenle söz konusu iddialar hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem tesisine yer olmadığı değerlendirilmektedir.
24-19/433-178 22/22 J. SONUÇ (87) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre a) İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde kontrol değişikliği yaratan bir işlem olduğuna, ancak 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan izin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ uyarınca Kurulun iznine tabi olmadığına, b) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı ile Melisa Denizcilik Gemi İkmal Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti’nin amacı veya etkisi şikâyetçiyi pazardan çıkarmak olan bir anlaşmanın tarafı oldukları iddiasını ortaya koyar nitelikte herhangi bir delil elde edilemediğine, c) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde, şikâyetçinin İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı ile Yalova Yeşil Körfez Su Birliği arasındaki anlaşma nedeniyle pazardan dışlandığı iddiaları hakkında yapılan değerlendirme neticesinde, ileri sürülen iddiaları ortaya koyar nitelikte herhangi bir delil elde edilemediğine, d) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın Melisa Denizcilik Gemi İkmal Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti. ile tedarik ilişkisi kapsamında hâkim durumunu şikâyetçi aleyhine kötüye kullandığı iddialarını ortaya koymaya elverişli herhangi bir delil bulunmadığına, e) Anılan nedenlerle, incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikâyetin reddi ile soruşturma açılmamasına, f) İSSU Gürbüz Ziya Gül ve Adi Ortaklığı’nın Su Deryası Denizcilik ve Ticaret AŞ hakkında müşterilere yanıltıcı ve kötüleyici beyanlarda bulunarak müşterilerin kendi ürünlerini almasını sağladığı iddiasının, 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığına gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy